[ { "text": "zler Yahudilere göç kotası koydu. Ayrıca 1000 pound'u olan Yahudiler (2000 yılı kurlarına göre hesaplandığında 100.000 pound'a denk gelmektedir) ve 500 pound'u olan Yahudi profesyoneller kotaya tabi tutulmamaktaydı. Arapların ırak Yahudi yerleşimlerine yaptığı saldırılarda İngilizler halkı koruyamayınca bu Haganah'nın (\"Savunma\") doğmasına sebep oldu; sosyalist yeraltı Yahudi milislerinden oluşan bu grubun amacı Yahudi yerleşimlerini korumaktı.\n1923'te Filistin'deki Yahudilerin sayısı 90.000'e ulaştı. ABD'nin göç yasalarıyla Polonya ve Macaristan'daki antisemitizmden kaçan Yahudiler dışarıda kalınca 1924 ile 1929 yılları arasında 82.000 Yahudi daha Filistin'e yöneldi (4. Aliya). Bu yeni gelen orta sınıf göçmenler şehirlerde küçük işyerleri açtılar; ekonomik fırsatların yetersizliği nedeniyle bu göçmenlerin çeyreği Filistin'den ayrıldı.\n1929 Filistin ayaklanması (\"ayrıca bkz. 1929 Hebron katliamı\"), Valdimir Jabotinsky'nin sağ görüşlü milis grubu olan Irgun'un kurulmasına yol açtı,\nArapların karşı çıkmasına rağmen 1930'larda Avrupa'daki zulümlerden kaçan Yahudiler Filistin'deki Yahudi nüfusunu arttırdı. Faşist rejim dalgası Avrupa'yı etkisi altına alınca Yahudiler vatandaşlıklarından soyuldu, insani ve ekonomik hakları ellerinden alındı ve nedensiz zulümlerle karşılaştılar. Nazi hakimiyetine giren veya Naziler ile ittifak halinde olan ülkelerden (Bulgaristan, Macaristan, Romanya, Hırvatistan, Slovakya ve Slovenya) kaçmak isteyenlerin sayısı artmaya başladı. 1929 ve 1939 yılları arasında 250.000 Yahudi Filistin'e vardı (5. Aliyah). Bu göç edenlerden 174.000'i 1933 ile 1936 yılları arasında geldiler ve bu zamandan sonra İngilizler göç politikalarında daha da kısıtlamacı oldu. Göçler yine genelde Avrupa'dan gerçekleşmekteydi ve bunların çoğu Alman doktor, avukat ve profesör gibi profesyonellerdi.\n1933'te Nazilerle yapılan Haavara Anlaşmasıyla 50.000 Yahudinin toplam 100 milyon dolarlık varlıklarıyla Filistin'e transfer edilmesine izin verildi. Filistin'de, Yahudi göçü ekonominin kalkınmasına katkı sağladı. Hayfa'daki limanın ve petrol rafinerilerinin tamamlanmasıyla hali hazırda baskın olan Filistin'in ziraat ekonomisi değer kazandı. İngilizlerin kota sınırlaması ve Avrupa Yahudilerinin durumunun daha da sefilleşmesi Yahudileri Filistin'e yasadışı yollarla göç etmesine sebebiyet verdi. Yasadışı göçler (Aliyah Bet), Hagana'nın bir kolu olan Mossad LeAliyah Bet ve Irgun tarafından organize edildi. Yahudi mültecilerin çoğu gizlice deniz yoluyla az bir kısmı da Suriye'den kara yoluyla vardı.\nArtan Yahudi göçü 1936-1939 yılları arasında Arap Ayaklanmasına sebebiyet verdi; bu ayaklanmanın amacı İngiliz hakimiyetine son vermekti. Buna çözüm olarak İngilizler Peel Komisyonu ile Celile ve sahil bölgelerinde sadece Yahudilerin ve diğer bölgelerde sadece Arapların yaşamasını kararlaştırdı. Bu konu Yahudiler arasında fikir ayrılıklarına yol açtıysa da Araplar derhal reddetti ve İngilizleri çözümsüz bıraktılar.\nWoodhead Komisyonu (1938) raporunda Peel Komisyonu'nun çözüm üretemediği aktarılıp bunun yerine daha küçük Arap ve Yahudi bölgelerinin yaratılması teklif edildi; fakat bu teklif hem Araplar hem de Yahudiler tarafından reddedildi. 20 yıl sonra Yahudi Ajansı lideri David Ben-Gurion (Peel Komisyonu teklifini kastederek) \"Eğer taksim planı yürürlüğe girmiş olsaydı halkımızın tarihi farklı olurdu ve altı miyon Yahudi Avrupa'da ölmek yerine çoğu İsrail'de yaşıyor olurdu\" dedi. Arap Ayaklanmasına karşı, kutuplaşmayı önlemek için Ben Gurion, \"Havgala\" (misilleme yapmama) politikasıyla karşılık verdi. Bu politikaya karşı çıkan Irgun, Haganah'tan bu noktada ayrıldı.\nAvrupa'da savaşın başlaması an meselesiyken İngilizler Filistin'deki Arapları sakinleştirmeye çalıştı. 1939 Beyaz Sayfa'da ifade edildiğine göre, Filistin'de 450.000'den fazla Yahudinin bulunmasıyla Balfour Deklarasyonunda belirtilen \"Yahudi halkı için millî vatan\" amacına ulaşılmıştır. Beyaz Sayfa, on yıl içinde Araplarla Yahudilerin bir arada yönettiği bağımsız bir Filistin devletini tavsiye etti. Beyaz Sayfa aynı zamanda 1940-1944 yılları arasında 75.000 Yahudinin Filistin'e göç etmesine izin verdi; bundan sonraki göçler ise Arapların onayını alacaktı. Hem Araplar hem de Yahudiler Beyaz Sayfa teklifini reddetti. Mart 1940'ta İngiliz Filistin Yüksek Komiseri, Yahudilerin Filistin topraklarının %95'inde toprak satın almasını yasakladı.\nII. Dünya Savaşı sırasında Yahudi Ajansı İngilizlerin yanında çatışmak için bir Yahudi ordusu kurmaya karar verdi. Her ne kadar Churchill bu planı desteklediyse de İngiliz ordusu ve hükûmeti buna karşı çıktı. İngilizler, Yahudi asker sayısı kadar Filistinli Arapların da aynı sayıda asker sunmasını talep etti ancak çok az sayıda Arap, İngilizler için savaşmaya gönüllüydü. Haziran 1942'de Erwin Rommel'in ordusu Mısır üzerinden Filistin'i işgal etmeye gelmesine rağmen Yahudilerin asker tedarik etmesinin yasaklanması, Filistin'deki Siyonist liderlerin gözünde İngilizlerle sorun yaşanmasının an meselesi olduğu anlamına gelmekteydi. Bu zamanda Yahudi Ajansı, genç kadın ve erkeklerin gönüllü olarak İngiliz ordusuna katılması çağrısında bulundu. İngilizler Haziran 1944'te Avrupa'da çatışmak üzere bir Yahudi Tugayı'nın yaratılmasını kabul etti.\nBaşta ABD ve Rusya olmak üzere, müttefik ordularda bir milyon Yahudi görev aldı. Sadece Rus ordusunda ölenlerin 200.000'i Yahudiydi.\n200 aktivistten oluşan küçük bir grup İngiliz iradesine karşı direnmekten yana olduğu için, İngilizleri destekleyen Irgun'dan ayrılıp Avraham Stern önderliğinde \"Stern Çetesi\" de denen Lehi grubunu kurdu. 1943'te SSCB, Revisyonist Siyonist lider Menahem Begin'i gulagdan serbest bıraktı. Begin Filistin'e gidip, İngilizlerle artan sürtüşme döneminde Irgun'un başına geçti. Aynı zamanda Yitzhak Shamir, Lehi aktivistlerinin soruşturulmadan tutulduğu Eritrea'daki kamptan kaçmayı başardı ve Lehi'nin başına geçti.\nSavaştan Ortadoğu'daki Yahudiler de etkilendi. Kuzey Afrika'nın büyük bir kısmı Nazi kontrolüne girince çoğu Yahudi köle olarak kullanıldı. 1941'de Irak'ta yaşanan darbenin ardından Yahudiler katledildi. Öte yandan Yahudi Ajansı, Filistin'deki Yahudileri yok etmeyi planlayan Rommel'in bölgeye olası gelişine hazırlanmaktaydı.\n1939-1945 yılları arasında yaklaşık 6 milyon Yahudi, Nazi işgail altındaki Avrupa'da öldürüldü. Bunlardan hemen hemen çeyreği çocuklardan oluşmaktaydı. Holokost'un Yahudi dünyasındaki etkisi büyük olmuştur. 1945 öncesinde Polonya ve Almanya'da önemli roller üstlenen Yahudi cemaatleri bugün neredeyse yok olmuştur. ABD ve İsrail'deki Yahudilerin Avrupa'daki akrabaları ve kökleriyle bağları zamanla kopmuştur. Zamanında azınlık olan Sefaradlar Yahudi dünyasında etki sahibi olmaya başladı. Hayatta kalan ülkesiz Orta Avrupa Yahudileri'nin %97'si Filistin'e göç etmek istediklerini belirtmiştir.\nSiyonist akımda ılımlı İngiliz yanlısı (ve İngiliz vatandaşı) Weizmann'ın oğlu RAF uçuşunda öldü fakat İngiltere, anti-Siyonist politikaları nedeniyle olayı önemsizleştirdi. Bu zamandan sonra akımın liderliği, anti-İngiliz Sosyalist-Siyonist parti olan David Ben-Gurion liderliğindeki Mapai partisine geçti. Diasporadaki Siyonist akımın merkezi ise ABD'deydi.\nİngiliz İmparatorluğu, savaş yüzünden büyük ölçüde zayıfladı. Savaş, İngilizlerin Arap petrollerine bağımlı olduğunu farkına varmasını sağladı bu nedenle, Yahudilere bir anavatan kurmalarına yardım etmektense Araplarla samimi ilişkiler kurmaya önem verdiler. Savaşın ardından kısa bir süre sonra Britanya'daki genel seçimleri İşçi Partisi kazandı. Her ne kadar İşçi Partisi konferanslarında yıllarca Yahudilerin Filistin'de bir anavatan kurması dile getirildiyse de, parti hükûmeti ele geçirince 1939 Beyaz Sayfa kısıtlamalarını uygulamaya karar verdi.\nYahudilerin Filistin'e ana giriş yolu yasadışı göçlerle (Aliyah Bet) gerçekleşmekteydi. Avrupa'da, eski partizanlar ve getto savaşçılarının kurduğu Bricha (\"uçuş\") örgütü Holokost'tan sağ çıkan Yahudileri kaçak olarak İtalya'ya, oradan deniz yoluyla İngilizlerin bloke ettiği denizden Filistin'e sokmaya uğraştı. Aynı zamanda Arap ülkelerindeki Yahudiler Filistin'e kara yoluyla varmaktaydı. İngilizlerin çabalarına rağmen 14 yıllık Aliyah Bet döneminde 110.000'den fazla Yahudi Filistin'e gizlice girmeyi başardı.\nBağımsızlıklarını kazanmak için Siyonistler İngilizlere karşı gerilla savaşı başlattılar. Yeraltı Yahudi milis grubu Haganah, İngilizlerle savaşmak için Irgun ve Lehi ile ittifak kurarak Yahudi Direniş Hareketi'ni oluşturdu. Haziran 1946'da, Yahudilerin sabotaj eylemlerinin ardında İngilizler Agatha Operasyonu'nu başlattılar ve Yahudi Ajansı liderleri dahil 2700 Yahudi'yi sorgusuz tutukladılar ve genel merkeze baskın düzenlediler.\nPolonya'da Temmuz 1946'da gerçekleşen Kielce Pogromuyla Holokost'tan sağ çıkan Yahudiler Avrupa'dan kaçtı; İngilizler, Filistin'e yasadışı yollarla girmeye çalışan bu Yahudileri Kıbrıs temerküz kamplarına hapsetti. Holokost'tan sağ kurtulan tutuklulardan büyük bir kısmı çocuk ve yetimdi. Belgesiz ve ülkesiz olan bu Yahudilerin adada kalacağından endişe eden Kıbrıslıların korkusuna cevaben İngiltere ayda 750 Yahudinin Filistin'e girmesine izin verdi.\nBirleşik Yahudi direniş hareketi, Irgun, İngiliz karargahının bulunduğu King David Oteli'ni bombalayıp 92 kişinin ölümüne sebep olunca bölündü. Bombalamayı takip eden günlerde, Filistin'deki Yahudi nüfusunun %20'sini oluşturan Tel Aviv Yahudilerine sokağa çıkma yasağı getirildi ve Yahudiler sorgulandı. ABD Kongresi, İngilizlerin olaya yaklaşımını eleştirdi ve savaş sonrası toparlanmaya yardım edecek olan borcu vermeyi erteledi. 1947'de İşçi Partisi hükûmeti Filistin sorununu Birleşmiş Milletler'e taşıdı.\nBM, Filistin konusunda ne yapılması gerektiğine karar verilmesi için Birleşmiş Milletler Filistin Özel Komitesi (UNSCOP)'ni oluşturdu. Temmuz 1947'de UNSCOP Filistin'e gidip Yahudi ve Siyonist delegelerle görüştü. Arap Yüksek Komitesi bu buluşmayı boykot etti. Aynı anda İngiliz Dışişleri Bakanı Ernest Bevin'in, yasadışı mültecileri taşıyan Exodus 1947 isimli gemiyi Avrupa'ya geri göndermesi tartışmalara sebep oldu. Mülteciler uzun süre gemi hapsinde tutulduktan sonra gemi Hamburg'da boşaltıldı.\nSiyonist olmayan Ortodoks Yahudi (veya Haredi) partisi UNSCOP'a, Ben-Gurion ile dini statüko anlaşmasına varıldığında bir Yahudi devletinin kurulmasına izin verilmesini tavsiye etti. Anlaşmaya göre yeşiva öğrencileri ve ortodoks kadınlar askeri hizmetten muaf tutuldu, Şabat millî hafta sonu yapıldı, hükûmet enstitülerinde Kaşer yemek verileceği sözü verildi ve ayrı eğitim sistemine tabi tutulmalarına izin verildi.\nEylül 1947'de, Hindistan taksiminden bir ay sonra, UNSCOP Filistin'in taksim edilmesini tavsiye etti ve bu fikir BM Genel Kurul tarafından 29 Kasım 1947'de onaylandı. Paylaşım planına göre, biri Yahudi ve biri Arap olan iki devlet kurulacak ve Kudüs Birleş Milletler'in kontrolünde olacaktı. İngilizlerin, topraklardan çekilme tarihi olarak 1 Ekim 1948 seçildi.\nBM, İngilizlerden deniz limanlarını ve yeni göçmenlere yer açmak için cephe arkasındaki toprakları 1 Şubat 1948'e kadar boşaltmasını buyurdu. İngiltere ve BM Güvenlik Konseyi bu kararı yürürlüğe sokmayıp Filistin'e girmeye çalışan Yahudilere engel olmaya devam etti. Anglo-Arap ilişkilerinin sekteye uğramasından çekinen İngiltere, BM'in kararını uygulamayı reddetti. En nihayetinde İngiltere Mayıs 1948'de çekildi fakat \"askerlik yaşı\"nda olan Yahudileri aileleriyle birlikte Mart 1949'a kadar Kıbrıs'ta tutmaya devam etti.\nBirleşmiş Milletler'in Filistin paylaşım planı kararının ardından Filistin'deki Arap ve Yahudi cemaatleri arasında çatışmalar patlak vermeye başladı. Komşu Arap ülkeler, bir Yahudi devleti yaratılmasına karar verilirse buna savaşla cevap vereceklerini duyurdu. Ocak 1948'de, Filistinli ve Ortadoğu'daki Arap gönüllüler Suriye'de bir araya gelip Arap Özgürlük Ordusunu (AÖO) oluşturdular.\nArap-Yahudi şiddeti, İngilizlerin yavaşça bölgeden çekilmesiyle 1948 baharında yükselişe geçti. İngiltere silah ambargosu uyguladı fakat bu yalnızca Yahudileri etkiledi çünkü Filistinli Araplar sınırı bulunan komşu Arap ülkelerden silah tedarik edebilmekteydi.\nFilistinli Arap güçler, Arap Özgürlük Ordusu destekli köy milislerinden oluşmaktaydı. Bunun tersine, Yişuv (Filistin'deki Yahudi cemaati) ise epey organizeydi ve Ben-Gurion liderliğinde daha iyi eğitim almış ve hazırlanmışlardı. Yahudi Ajansı'nın yerlatı milisleri arasında II. Dünya Savaşı gazileri ile birkaç bin kişiden oluşan elit ve profesyonel Palmah güçleri bulunmaktaydı. Yirmi ile kırk dört yaşları arasındaki erkeklerin sayısı kıyaslandığında Yahudiler, yerli Araplara göre daha avantajlıydı. Ayrıca Yahudilerde yok edilme riskinin motivasyonu da mevcuttu.\nKuzeyde, Yahudiler Tiberya, Hayfa ve Safed'de başarılıydı. Arap Yüksek Komitesi'nin görüşüne göre Yahudi kontrolünde Araplar yaşamamalıydı bu nedenle Hayfa'daki Arap nüfus şehirden ayrıldı.\nKudüs yakınlarında Araplar Kfar Etziyon'da 4 Yahudi yerleşim birimini kuşattı; toplam Yahudi nüfusunun altıda birini oluşturan 100.000 Yahudi Kudüs'te kuşatıldı. Tel Aviv'den Kudüs'e ulaşmak için Arapların kontrolündeki topraklardan geçmek gerekmekteydi.\nBüyük Yahudi yerleşim birimleriyle kuşatılmış Yafa'daki çatışmalar sonunda Arap nüfus evlerinden çıkarıldı.\nÇoğunluğunu maddi durumları iyi olan Arapların oluşturduğu 100.000 Filistinli Arap, komşu ülkelere kaçtı. Mayıs 1948'de 150.000 Arap daha ya kaçtı ya çıkarıldı.\n14 Mayıs 1948'de son İngiliz güçleri Hayfa'yı terketti. David Ben-Gurion tarafından yönetilen Yahudi Ajansı, 1947 BM Paylaşım Planına göre İsrail Devleti'nin kurulduğunu bildirdi. Ben-Gurion, yeni devletin ilk başbakanı oldu. Süper güç liderleri olan ABD Başkanı Harry S. Truman ve Sovyet lider Joseph Stalin, İsrail'i derhal tanıdı. Bu zamanda Filistin'deki nüfusun 650.000'ini Yahudiler 1,2 milyonunu Araplar oluşturuyordu.\nArap Birliği üyeleri olan Mısır, Transürdün, Suriye, Lübnan ve Irak, BM'in paylaşım planını reddedip tüm Filistin'in Arapların özerkliğinde olması gerektiğini iddia ettiler. İsrail'e karşı savaş ilan edip derhal istila ettiler. İddialara göre Deir Yasin Katliamı, Arap hükümetlerin araya girmesini hızlandırmıştır. Suudi Arabistan ve Sudan da birlikleriyle destek verdiler. BM Genel Sekreteri Trygve Lie, bu çatışmayı \"savaşın sonundan beri dünyanın gördüğü ilk silahlı saldırı\" olarak tanımladı.\nIsrael Galili komutasındaki Haganah, yeni İsrail devletinin organize ve etkili ordusuydu. Yigal Alon generalliğindeki Palmah ile birlikte 30.000 askerden oluşuyordu ve Haganah'nın yedekte 30.000 eğitimli askeri daha bulunmaktaydı. Buna ek olarak her Yahudi yerleşim birimi iyi eğitilmiş nöbetçilerle korunuyordu. Irgun 3500 ve Lehi 500 adamıyla Haganah'ya katıldı.\nHer bir Arap gücü farklı kalitedeydi fakat Arap devletlerinin ağır ordu ekipmanları vardı. AÖO, 4 ana gruba ayrılmış ve iyi eğitilmemiş 4000 adamdan oluşuyordu. Arap güçleri arasında en iyi eğitilmiş olan Transürdün Arap Lejyonu 40 İngiliz subayın komutasında yaklaşık 10.000 askerden oluşuyordu. Irak, iki hava filosu, bir zırhlı tabur ve 10.000 asker gönderdi; Mısır iki hava filosu ve aralarında bağımsız birimlerin de bulunduğu 7500 asker; Suriye bir tank taburu, bir hava filosu ve 5000 asker; Lübnan ise 2500 asker ve birkaç topçu birliğiyle savaşa katıldı. Filistinli Araplar 4000 kişilik 'Kurtuluş Ordusu'nu oluşturdu.\nİngilizler bölgeden ayrıldığında çoğu Arap Lejyonu Filistin topraklarında mevcuttu. Arap Lejyonu komutanları, 1948'de İngiliz ordusundan ayrılmış yüksek mertebedeki İngiliz komutanlardı ve başkomutan İngiliz Glubb Paşa'ydı. Ürdün güçleri genelde Yahudi devletinin bulunduğu topraklardan uzak durup Batı Şeria ve Doğu Kudüs'e odaklandı; sonradan bu topraklar Ürdün tarafından ilhak edildi.\nKuzey Filistin'de Suriye ve Lübnan güçleri ilk olarak cephede durakladılar. Irak, Nablus-Cenin bölgesine kadar ilerledi fakat bundan öteye geçemediler. İsrail'in Cenin'i geri alma çabaları püskürtüldü (1-4 Haziran). Suriye ve Lübnan güçleri, saldırılarını yinelediler (6-10 Haziran); AÖO ile birlikte Celile'nin büyük bir kısmını ele geçirdiler.\nGeneral Glubb'un Arap Lejyonu Kudüs'ün \"Eski Şehir\" kısmının çoğunu düşmanla karşılaşmadan ele geçirdi; daha da ilerleyip Yeni Kudüs'ün doğu ve güney kısımlarını da ele geçirdi (15-25 Mayıs). Yerli Filistinli Arapların yardımıyla Arap Lejyonu Eski Şehir'in Yahudi çeyreğini fethetti (15-28 Mayıs). Arap Lejyonu, Latrun'u da eline geçirdi ve İsrail'in sürekli ataklarına karşı korudu (25-30 Mayıs ve 9-10 Haziran). İsrail güçleri, Tel Aviv - Kudüs yolu üzerinde saldırılar düzenledi fakat Kudüs'e girmeyi başaramadı. Fakat, daha güneyde dağların içinden geçen yeni bir yol yaptılar. Bu yol 10 Haziran'da tamamlandı. Yahudiler en nihayetinde Tel Aviv - Kudüs arasında Arap köylerini yıktı.\nÖte yandan Mısır, AÖO'nun elindeki Gazze üzerinden sahil şeridi boyunca ilerleme kaydetti ve Tel Avin'in 40 km güneyindeki Aşdod'a kadar vardı. Çoğunluğunu AÖO'nun oluşturduğu küçük bir bölük Kudüs'e kadar ilerledi. İsrail'in Aşdod'u geri alma çabaları püskürtüldü (2-3 Haziran). Mısır, iç topraklardan ilerleyip Beerşeba (20 Mayıs) ile Hebron'u (21 Mayıs) aldı ve Beytüllahim'deki Arap Lejyonu'yla birleşti (22 Mayıs).\nArap ordularının istilası başlangıçta başarılıydı fakat İsrail, dört taraftan aynı anda istila edilmenin şokunu çabuk atlattı. 29 Mayıs 1948'de, İngilizlerin sunduğu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 50 no'lu kararıyla bölgeye silah ambargosu uygulanmaya başlandı. Çekoslovakya, İsrail'e silah göndererek BM'in kuralını çiğnedi. 20 Mayıs'ta BM Güvenlik Konseyi, İsveç asıllı Kont Folke Bernadotte'yi aracı olarak görevlendirildi. 11 Haziran'da BM bir aylık ateşkes ilan etti. Her iki taraf da toparlanıp yeniden organize olmak için bu fırsatı kolluyordu.\nBağımsızlığın ilanından sonra Haganah, İSK oldu. Palmah, Irgun ve Lehi gruplarının bağımsız eylemlerinin kesilmesi ve İSK'ye katılmaları şart koşuldu. Ateşkes döneminde Irgun, \"Altalena\" isimli bir gemiyle özel silah nakliyatı gerçekleştirmeyi denedi. Silahların hükümete verilmesi reddedilince Ben-Gurion geminin batırılması emri verdi. Çatışmada birkaç Irgun üyesi öldürüldü.\nÇoğunu II. Dünya Savaşı gazileri ve Holokost'tan sağ çıkanların oluşturduğu yüklü miktarda Yahudi ülkeye göç etti ve İSK'ye katıldı.\nİsrail'in Suriyelileri Ürdün üzerinden geri itme hücumu püskürtüldü (9-14 Temmuz). İsrail'in gerçekleştirdiği ikinci hücumdaysa sahil şeridinde Hayfa'nın kuzeyine kadar ve iç topraklarda Nazaret'e kadar ilerlendi (12-16 Temmuz). Şiddetli geçen çatışmaların ardında İsrail Lod ve Ramla'yı ele geçirdi (9-12 Temmuz) fakat Arap Lejyonu tarafında Kudüs'ten (9-18 Temmuz) ve Latrun'dan (14-18 Temmuz) püskürtüldü. Güneyde Mısırlılara karşı gerçekleştirilen akınlardan bir sonuç elde edilemedi.\nİSK inisiyatifi ele geçirdi ve Filistin'in büyük bir bölümünde ofansif hareket etti. Bu zamanda İsrail ordusunda 49.000 asker yer almaktaydı. Örgütlenmeleri ve ekipmanları her an gelişiyordu. Arapların erzak tedarik yolları ise uzun ve dayanıksızdı, savaşın süresi uzadıkça erzak tedarik etmekte zorluklarla karşılaşılıyordu.\nİki taraf da dinlenip toparlanmayı dört gözle bekliyordu. Son çatışmalarda İsrail'in başarısı sınırlı olmuştu fakat işlerin kendileri lehine döndüğünü hissediyorlardı bu yüzden hücuma geçmek için daha fazla zamana ihtiyaçları vardı. Ateşkesten faydalanan İsrail asker sayısını ikiye katlayıp 90.000'e çıkardı, bu durum sayısal olarak Arap güçlerine karşı avantaj sağlamaktaydı. Araplar, İsrail'in direnme gücüne ve her cepheden saldırı düzenleme yetisine şaşırmıştı. Arap devletler savaşın bir an önce sona ermesini arzuluyordu. Zafere kesin gözüyle bakan İsrail, BM'in aracılık çabalarına kızgındı çünkü güçlükle kazanılmış toprakların geri verilmesi bekleniyordu. 17 Eylül 1948'de Kont Bernadotte, kimliği bilinmeyen üç kişi tarafından suikaste uğradı; bu kişilerin Lehi üyesi oldukları zannedilmektedir.\nEylül ortasında, ateşkes güneyde İsrail ve Mısır güçleri tarafından bozuldu. İsrail'in baskısı Al Falluca üzerine odaklanmıştı böylece sahildeki Mısır güçleriyle iç topraklardaki Mısır güçlerinin iletişimi kesilmek isteniyordu.\nAÖO'nun Manara'ya saldırısı (22 Ekim) İsrail'in büyük bir karşı hücumla cevap vermesine neden oldu. Manara ve Hula Vadisi Arap askerlerden temizlendi ve AÖO Lübnana kadar itildi; İsrail güçleri güney Lübnan'a girip orada durdu. (22-31 Ekim)\nİç bölgelerde is Tel Aviv-Kudüs cebinin genişletilmesi için Kudüs'ün kuzey ve güneyi itilmeye çalışıldı. Arap Lejyonu'na Bet Gubrin'de yenilen İsrail bu denemeden başarısızlıkla döndü.\nİsraillilerin ana çabası güneydeydi; askerlerinin 15.000'ini bu cepheye yığan İsrail Mısır'a odaklanmıştı. Aşdod ve Gazze'ye düzenlenen ana saldırıda bu bölgeler ele geçirilemedi ve Refah'taki Mısır'ın iletişim hattını kıramadı (15-19 Ekim). Beerşeba'ya düzenlenen saldırı ise başarılıydı, böylece Negev'e giden yol açılmıştı. Hulaykat, ağır çatışmalar sonucunda ele geçirildi ve Mısır'ın iletişim hatları kesildi, böylece Hebron ve Falluca'daki Mısır güçleri izole edilmiş oldu. Mısır, Aşdod (27 Ekim) ile Mecdal'dan (5 Kasım) geri çekilmek ve geri kalan güçlerini Gazze bölgesinde odaklamak zorunda kaldı.\nKasım sonunda İsrail, Suriye ve Lübnan arasında sağlam temellere dayanmayan bir ateşkes ilan edildi. 1 Aralık'ta Ürdün Kralı Abdullah, Arap Filistini'nin Ürdünle birleştirilip Transürdün'ün oluşturulduğunu ve ülkenin isminin Ürdün Haşimi Krallığı olarak değiştirildiğini duyurdu. 'Arap Filistini Kralı' sıfatına benimsemesi çoğu Arap devletince nefretle karşılandı.\nFalluca cebini kırmaya çalışan Mısırlıların çabaları başarısızlıkla sonuçlandı (19 Kasım - 7 Aralık). Her cephede ateşkes ilan edilmesi, İsrail'in tüm güçlerini Mısır'a yönlendirip büyük bir saldırı düzenlemesine olanak sağladı (20 Aralık). İsrail Refah'ı kuşattı (22 Aralık), Asluj (25 Aralık) ve Auja'yı (27 Aralık) ele geçirdi. Albay Alon güneyde Sina'ya ilerledi, ardından kuzeye El Ariş'e yöneldi. Mısırlıların azimli direnişiyle daha fazla doğuya ilerleyemeyen İsrail bu sefer kuzeydoğuya Refah'a yöneldi. İsrail, Refah'a saldırıya hazırlanırken Mısırlılar BM Güvenlik Konseyi'nden bir an önce ateşkes ilan edilmesini istedi ve bu istek derhal yürürlüğe kondu (7 Ocak 1949).\nBM'den Dr. Ralph Bunche'nin arabuluculuğyla Rodos'ta barış görüşmeleri başladı. İsrail, Mısır (24 Şubat), Lübnan (23 Mart), Ürdün (3 Nisan) ve Suriye ile (20 Temmuz) ateşkes imzaladı. Aslen bir barış anlaşması imzalanmamıştır. Kalıcı ateşkesin yürürlüğe girmesiyle sonradan Yeşil Hat adı verilecek olan İsrail sınırları belirlenmiş oldu. İSK, Celile ve Negev'e kadar genişledi. Paylaşım planında İsrail'e bırakılan Taberiye Gölü kenarındaki şerit ise Suriye'ye bırakıldı. Lübnan, Roş Hanikra'da küçük bir alanı işgal etti ve Gazze şeridi Mısır'a kaldı. Mısır'ın İsrail topraklarında halen teslim olmuş askerleri bulunmaktaydı. Ürdün, savaşta işgal ettiği Batı Şeria'yı ve Doğu Kudüs'ü ilhak etti; Mısır ise Gazze'yi ilhak etmektense işgal altında tutmaya devam etti.\nAteşkesin ardından İngiltere Kıbrıs'taki 2000 Yahudi tutukluyu serbest bırakıp İsrail'i tanıdı. 11 Mayıs 1949'da İsrail, Birleşmiş Milletlerin bir üyesi olarak kabul edildi. Savaşta, 650.000 kişilik İsrail nüfusundan, 4000'i İSK askeri olmak üzere 6000 kadın ve erkek öldürüldü.\nBirleşmiş Milletlerin sunduğu rakamlara göre, 1947 ve 1949 yılları arasında 726.000 Filistinli kaçtı veya çıkarıldı. Ürdün dışında, Filistinliler kalabalık halde kötü durumdaki büyük mülteci kamplarında kaldılar. Aralık 1949'da BM, İngilizlerin teklifine cevap olarak Filistinli mültecilere yardım amaçlı bir ajans kurdu (UNRWA).\nKnesset adı verilen İsrail'in 120 sandalyeli parlamentosu ilk olarak Tel Aviv'de toplandı ve 1949 ateşkesinden sonra Kudüs'e taşındı. Ocak 1949'da ilk seçimler yapıldı. Marksist-Siyonist partiler olan Mapai (46) ve Mapam (19) en çok sandalye toplayan partiler oldu. Mapai'ın lideri David Ben-Gurion İsrail'in ilk başbakanı oldu. Knesset, ilk İsrail cumhurbaşkanı olarak Chaim Weizmann'ı seçti.\nKnesset'te hiçbir parti tek başına iktidara gelememiş, hep koalisyon kurulmuştur. 1948'den 1977'ye kadar, İsrail İşçi Partisi'nin temellerini oluşturan Mapai ve Alignment partileri hükûmeti yönetmiştir.\nBu yıllarda İşçi Siyonistlerinin lideri Ben-Gurion'du ve İsrail siyaseti ile ekonomisi genelde sosyalist bir çizgi takip etmekteydi.\n1948'den 1951'e kadar geçen üç yıl içinde Yahudi göç oranı iki katına çıkıp İsrail toplumunda silinmez bir iz bıraktı. Göçmenlerin çoğu ya Holokost'tan kurtulanlar ya da Arap topraklarından kaçan Yahudilerden oluşmaktaydı. Her ne kadar Avrupa ve Ortadoğu'nun her köşesinden Yahudi göçü gerçekleştiyse de en kalabalık gruplar 100.000 üzeri nüfusla Irak, Romanya ve Polonya'dan geldi.\n1949-1951 yılları arasında Libya'dan 30.000 Yahudi kaçtı. 1950'de Knesset, Yahudi soyundan gelenlere eşleriyle birlikte İsrail'de yaşama ve vatandaşlık hakkını veren Geri Dönüş Yasası'nı meclisten geçirdi. %99'u gizli olmak üzere, 50.000 Temani Yemen'den İsrail'e kaçtı. 1951'de Irak Yahudilerine verilen geçici izinle, ülkedeki toplam Yahudi nüfusunun %90'ını oluşturan 120.000 Yahudi İsrail'e göç etme tercihini kullandı. Lübnan, Suriye ve Mısır'dan kaçan Yahudiler de mevcuttu. 1960'ların sonlarında yaklaşık yarım milyon Yahudi Cezayir, Fas ve Tunus'u terketti. Yirmi yıl içinde, hemen hemen Arap ülkelerdeki tüm Yahudiler, yaklaşık 850.000 kişilik nüfusla İsrail'e yerleşti. Arkalarında bıraktıkları mal varlıklarının akıbeti hâlâ tartışma konusudur. Bugün itibarıyla, %75'i Fas'ta ve %15'i Tunus'ta olmak üzere Arap ülkelerinde 9000 Yahudi yaşamaktadır.\n1948'den 1958'e kadar 800.000 kişilik İsrail'in nüfusu iki milyona yükseldi. \"Tasarruf dönemi\" diye bilinen dönemde yemek, yiyecek ve eşyalar karneye bağlandı. Göçmenlerin çoğunun parası veya eşyası yoktu ve maabara denen geçici kamplarda yaşamaktaydı.\n1952'de 200.000'den fazla göçmen çadırlarda veya hükümetin yaptırdığı prefabrik kulübelerde yaşıyordu. İsrail, başta Amerika'daki Yahudi cemaati olmak üzere yurtdışından maddi destek aldı. Yeni devletin maddi zorluklarının baskısı altında Ben-Gurion, Batı Almanya ile tazminat anlaşması imzaladı. Bunun üzerine Knesset'te tartışmalar sürdüğü sırada 5000 kişi gösteri düzenliyor ve polis Knesset'e koridor kurmak zorunda kalıyordu. Tartışmalarda Herut lideri Menahem Begin ile Ben-Gurion birbirilerini faşistlikle suçlayıp Begin, Ben-Gurion için \"holigan\" dedi. Almanya ile diplomatik ilişkilerin açılması için İsrail'e birkaç milyar mark ödendi. 1953'ün sonunda Ben Gurion, Negev'deki Sde Boker isimli kibbutzda emekliye ayrıldı.\n1949'da yeni hükûmet bir kanun çıkarıp 14 yaşına kadar kişilerin eğitiminin ücretsiz ve mecburi olduğunu bildirdi. Devlet, iktidar partisi güdümlü Siyonist, dindarlar için ayrı ve Filistinli Araplar için ayrı müfredat uyguladı.\nOkullar büyük partilerin elindeydi ve her okul göçmenleri kendi okullarına kabul etmek için yarışıyordu. Göçmenlerde \"Siyonist motivasyon\"un eksikliğinden endişe eden hükûmet bütün parti güdümlü müfredatları yasaklayıp tek bir laik sosyalist eğitimi zorunlu kılmaya çalıştı. Eğitim, göçmenlere iş, yemek ve ev tedarik eden \"kamp yöneticileri\"nin elindeydi. Bazı öğretmenler ortodoks Yemenli çocukların peyotlarını dahi kesip onları laik hayata adapte etmeye çalışıyordu. Siyasete muhalif olan göçmenler bazen ayrımcılığa uğrasa da hiç kimse aşsız veya evsiz bırakılmadı. Ortodoks çocuklara yapılan bu muamele ilk İsrail genel soruşturmasını başlattı. Bu kriz koalisyonun yıkılmasına ve 1951'de seçimlere gidilmesine sebebiyet verdiyse de sonuç bir önceki seçimlerden farklı olmadı.\n1953'te parti güdümlü eğitim sistemi kaldırıldı. Genel Siyonizm ile Sosyalist Siyonizm eğitim sistemleri birleştirilip laik bir eğitim sistemi oluşturuldu; Mizrahiler ise Modern Ortodoks sistemini oluşturdu. Dindar Agudat Israel'in ise kendi eğitim sistemini korumasına izin verildi.\nABD ve SSCB yeni devlete desteklerini sunarken İsrail herhangi bir süpergüce bağımlı olmamak için çaba sarf etti. 1952'de bir grup Yahudi doktor, Stalin'i zehirlemeye çalışma suçlamasıyla yargılandı (\"bkz. Doktorların planı\"); benzer bir dava da Çekoslovakya'da gerçekleşti (\"bkz. Slansky davası\"). Bu olaylar ve İsrail'in Bandung Konferansı'na davet edilmemesi, İsrail'in bağlantısız kalma çabalarını fiilen sona erdirdi.\n19 Mayıs 1950'de Mısır Süveyş Kanalı'nı İsrail gemilerine ve ticaretine kapattı. 1952'de Cemal Abdünnasır darbeyle başa geldi. ABD, başta Mısır önderliğindeki Serbest Memur Hareketi ve Abdülaziz El Suud olmak üzere yeni Arap devletleriyle iyi ilişkiler kurmaya çalıştı.\nİsrail, siyasi soyutlanmaya karşı çözümü, yeni bağımsızlığını ilan eden Afrika ülkeleri ile Cezayir'le savaşa giren Fransa'yla iyi ilişkiler kurmakta buldu.\nİsrail'in Ocak 1955'te gerçekleşen seçimlerinde Mapai 40, İşçi partisi de 10 sandalye kazanınca Moşe Şaret, sol görüşlü koalisyonda İsrail'in başbakanı oldu.\nArkeolog ve General Yigal Yadin, Ölü Deniz parşömenlerini İsrail Devleti adına satın aldı. Keşfedilen ilk tomarın tamamı şimdi İsrail'in elinde İsrail Müzesi'ndeydi. 1954'te Uzi silahı ilk defa İSK'de kullanılmaya başlandı.\n1953'te 1956'ya kadar, aralıklarla İsrail sınırında ateşkesi bozan Arap terörü ve İsrail'in karşı saldırıları gerçekleşiyordu. Genelde Mısır tarafından organize edilip desteklenen Filisitin'in \"Fedayi\" saldırıları yine Mısır işgali altındaki Gazze'den başlatılıyordu. Fedayi saldırılarına cevaben İsrail'in Gazze'ye misilleme uygulaması kısır döngü halinde gittikçe büyüyen karşılıklı şiddeti beraberinde getirdi.\n1955'te Mısır hükûmeti füze programları için eski Nazi bilimadamlarını topluyordu. Yükselen gerilim sonucunda İsrail, Gazze, Ürdün ve Suriye'ye saldırılar düzenledi (Aralık 1955 - Temmuz 1956). SSCB destekli Arap devletleri durumu BM'e şikayet etti.\nİki modern ortodoks (ve dini Siyonist) parti olan Mizrahi ve Hapoel HaMizrahi partileri birleşip Milli Dindar Parti'sini oluşturdu. 1992'ye kadar bu parti her koalisyonda yer aldı ve genelde bu partiye Eğitim Bakanlığı verildi.\nABD-Mısır ilişkilerini zedelemeyi ve Mısır'daki Amerikan sitelerini bombalamayı hedefleyen başarısız plan Lavon Olayı, Şaret hükümetinin sonunu getirdi. Planın başarısızlığa uğramasıyla 11 ajan tutuklandı. Sorumluluğu inkar etmesine rağmen olaylar sebebiyle Savunma Bakanı Pinhas Laavon suçlandı. Lavon olayının ardından Şaret istifa etti ve Ben-Gurion tekrar makama döndü.\n1956'da, Fransızlar ve İngilizlerin sahibi olduğu, Mısır'a döviz akışının ana kaynağı olan Süveyş Kanalı'nın, her geçen gün daha Sovyet yanlısı olan Mısır Başkanı Abdünnasır tarafından millileştirildiği açıklandı. Mısır, İsrail'in Kızıldeniz'e ulaşımını engellemek için Akabe Körfezi'ni bloke etti. İsrail, Fransa ile gizli bir anlaşma yapıp Mısır'a karşı askeri bir harekât koordine etti. İngiltere ve Fransa askeri bir harekât için gizli hazırlıklarına başlamıştı. İddialara göre, Fransa İsrail için bir nükleer tesis kurmaya anlaştı ve 1968 itibarıyla İsrail nükleer silah üretmeye başladı.\nİngiltere ve Fransa, İsrail'e, Süveyş Kanalı'na yapılacak harekâtın ön metnini sundu. Buna göre, İsrail Mısır'a saldıracak, İngiltere ve Fransa iki tarafa da geri çekilmesini söyleyecek, Mısır bunu reddedecek ve Kanal Anglo-Fransız güçler tarafından işgal edilip Kanal'ın kontrolünü eline alacaktı.\nMoşe Dayan generalliğindeki İsrail güçleri, 29 Ekim 1956'da Mısır'a saldırdı. 30 Ekim'de, planlandığı üzere İngiltere ve Fransa iki tarafa, savaşmayı bırakıp geri çekilmesini, kendilerinin Kanal'ın kilit yerlerinde asker konuşlandıracaklarını söyledi. Beklenildiği gibi Mısır bu teklifi reddetti ve 31 Ekim'de Mısır'ın hava güçleri etkisizleştirildi.\n5 Kasım'da İsrailliler Sina'yı aştı, aynı gün Anglo-Fransız güçlerin akını başladı. BM'de kargaşa koptu ve ilk defa ABD ile SSCB aynı safhada yer alıp İsrail, İngiltere ve Fransa'yı kınadı. İstemeyerek de olsa 7 Kasım'da teklif edilen ateşkez kabul edildi.\nMısır'ın talebi üzerine BM, acil güç (UNEF) gönderdi. Acil güç olarak BM, 6000 askerli barış koruyucu bölük ve ateşkesi kontrol altında tutmak için 10 ulustan yetkili atadı. 15 Kasım'da BM birlikleri, İsrail ve Mısır güçlerini ayrı tutmak için Sina'yı bölgeler böldü. ABD, Mısır'ın İsrail'e Süveyş Kanalı'nı kullanmasına izin vereceği, Akabe Körfezi'ne serbest giriş vereceği ve Gazze'deki Filistin ayaklanmalırının durduracağı sözünü verince İsrail güçleri Negev'e çekildi. Fakat gerçekte Süveyş Kanalı, İsrail'e kapalı kalmaya devam etti.\nMısır'ın belirttiği rakamlara göre İsrail ile yapılan çatışmada Mısır'dan 1000 kişi öldü, 4000 kişi yaralandı ve 6000 kişi esir düştü; İsrail ise bu rakamların 3000 ölü ve 7000 esir olduğunu belirtti. İsrail'in zararı ise 189 ölü, 899 yaralı ve 4 esir oldu. İsrail'in kaybettiği 15 savaş uçağına karşılık Mısır 8 tane kaybetti. 50 milyon dolar civarındaki Mısır ekipman, araç ve erzağı İsrail'in eline geçti. Anglo-Fransızların 200 Mısır uçağını etkisiz hale getirmesi ve İsrail'in ani saldırısından kaynaklanan şok etkisi İsrail'e avantaj sağlamıştı. Bu çatışma, Batı Avrupa dünyasının Ortadoğu'daki etkisinin sona erdiğinin sinyallerini verdi.\nKüçük bir siyasi memur olan Rudolph Kastner, Nazilerle işbirliği yapmakla suçlanınca, kensidini suçlayan kişiye dava açtı. Kastner davayı kaybetti ve iki yıl sonra suikast sonucu öldürüldü. 1958'de yargıtay Kastner'i temiz çıkardı.\nEkim 1957'de, akli dengesi bozuk birisinin Knesset'e el bombası atmasıyla Ben-Gurion yaralandı. 1959 seçimlerinden Mapai tekrar zaferle ayrıldı; sandalye sayısını 47'ye yükseltirken İşçi Partisi 7 sandalye kazandı. Ben-Gurion, başbakan olarak kalmaya devam etti.\n1959'da İsrail sınırlarında, 1960'ların başına kadar küçük çaplı çatışmalar gerçekleşti. Arap Birliği, ekonomik boykot uygulamaya devam ederken Şeria Nehri havzası üzerindeki hak talepleri konusunda tartışma devam etti. Başta Mısır olmak üzere, SSCB destekli Arap devletleri, ordularını güçlendirmeye devam etti. İsrail'in ordu donanımlarının ana tedarikçisi Fransa'ydı.\nMayıs 1960'ta Mossad, Nazi Holokost'unun baş idarecilerinden Adolf Eichmann'ı Arjantin'den kaçırıp İsrail'e getirdi. 1961'de birkaç ay süren mahkemenin ardından suçlu bulundu ve ölümle cezalandırıldı. 1962'de asılan Eichmann, İsrail mahkemelerince idam cezası verilen tek kişidir. Holokost'tan kurtulanların tanıklıkları ve davanın açıklığıyla büyük yankı uyandırması, halkın Holokost konusunda bilinçlendirilmesi adına bir dönüm noktası oldu.\n1961'de, Lavon olayı sebebiyle Herut partisinin güvenoyu vermemesi Ben-Gurion'un istifa etmesine sebep oldu. Ben-Gurion, göreve devam etmesi için Lavon'un Histadrut (İşçi sendikası) başkanlığından istifa etmesi gerektiğini bildirdi. Talebi kabul edildi ve 1961 seçimlerinde Mapai partisinin 42 sandalye kazanmasıyla Ben-Gurion görevine devam etti. Menahem Begin'in Herut partisi ve Libareller on yedişer sandalyeyle ikinci sırayı paylaştı.\n1962'de aralarından birinin Mısır'ın kimyasal başlıklı füze programı yürüttüğünü belirtmesiyle, Mossad Mısır'da konuyla ilgili çalışan Alman bilimadamlarına suikast düzenledi. Bu olay Ben-Gurion tarafından kınanınca Mossad yüneticisi Isser Harel istifa etti.\nLavon skandalı nedeniyle Ben-Gurion 1963'te tekrar istifa etti. Bu konu hakkında kendi partisi Mapai'ın desteğini alamadı. Levi Eşkol, Mapai'ın yeni lideri olup devletin yeni başbakanı oldu.\n1963'te Yigal Yadin, Masada'da kazılara başladı. 1964'te Mısır, Ürdün ve Suriye birleşik askeri komuta oluşturdular. Ben-Gurion'un hayali olan Negev çölünü Yahudi yerleşkelerine dönüştürmek için, büyük bir mühendislik projesiyle Şeria Nehri'nden başarıyla su aktarıldı. Araplar, cevap olarak su kaynaklarının yönünü değiştirmeye çalışınca İsrail ile Suriye arasındaki gerginlik artmaya başladı.\n1964'te İsrailli Rabinik yetkililer Hindistan'daki Bene Israel'in Yahudi olduğuna kanaat getirip İsrail'e göç etmelerine izin verdi. Halihazırda 2000 kişilik cemaatiyle Koçin Yahudileri 1954'te göç etmişti.\nOcak 1965'te Batı Almanya ile İsrail arasında yapılan anlaşmayla Batı Almanya İsrail'i tanıdı ve İsrail'e 80 milyon dolarlık silah, tank, helikopter ve diğer çeşitli ekipmanlar tedarik etti. Nakliyatlar, Arapların Batı Almanya'yla ilişkilerini kesip komünist Doğu Almanya'yı tanıma tehdidiyle son buldu.\nBen-Gurion, Mapai'dan ayrılıp Rafi isimli başka bir parti kurdu; Şimon Peres ve Moşe Dayan da ona katıldı. Begin'in Herut partisi Liberaller ile birleşip Gahal partisini oluşturdu. 1965 seçimlerine Mapai ile İşçi partisi birlikte girip 45 sandalye topladı ve Levi Eşkol başbakanlığa devam etti. En yüksek ikinci sandalye sayısını Gahal kazanırken Ben-Gurion'un Rafi partisi 10 sandalyeyle meclise girdi.\n1966'ya kadar İsrail'in ana silah kaynağı Fransa'ydı fakat Cezayir'den geri çekilmenin ardından Charles de Gaulle, İsrail'e silah tedarik etmeyi durduracağını bildirdi ve ödenen 50 savaş uçağının parasını geri vermeyi reddetti. 5 Şubat 1966'da ABD, Ortadoğu'da askeriye dengelerini sağlamak için sorumluluğu Fransa ve Batı Almanya'dan devralacağını duyurdu. Askerî donanımlar içinde 200 adet M48 tank bulunmaktaydı. Mayıs ayında ABD, İsrail'e A-4 Skyhawk taktik uçakları göndermeyi kabul etti. 1966'da, İsrail yaşamına entegre olabilmelerini sağlamak için Filistinlilere uygulanan güvenlik kısıtlamaları hafifletildi. İsrail'de ilk siyah-beyaz televizyon yayını başladı.\n17 Mayıs 1967'de Suriye, Mısır ve Ürdün ordularını İsrail sınırına dayadı ve Mısır Tiran Boğazı'nı İsrail gemilerine kapadı. Abdünnasır, UNEF'in Sina'dan ayrılmasını isteyip aksi takdirde savaş başlatacağını duyurdu. Mısır radyoları soykırımın yaklaştığını bildirdi. İsrail cevap olarak yedek askerleri orduya çağırdı; bu nedenle ülke ekonomisi duraksadı. İsrail, millî birlik koalisyonu kurdu ve böylece Menahem Begin'in partisi Herut ilk defa iktidarda söz sahibi oldu. Ulusal yayın sırasında Levi Eşkol kekeleyince İsrail genelinde korku yayıldı. Halkı sakinleştimek için Sina çıkarmasında genelkurmay başkanı olan Moşe Dayan savunma bakanlığına getirildi.\n5 Haziran 1967 sabahı, Dayan görevine başlamak için yemin etmeden önce İsrail, önce Mısır'ın hava kuvvetlerine ardından aynı gün içinde Ürdün ve Suriye'nin hava kuvvetlerine ihtiyadi hava saldırısı düzenledi. İsrail sırasıyla Mısır, Ürdün ve Suriye'ye karşı üstün geldi. 11 Haziran'da bozguna uğrayan Arap güçleri, BM Güvenlik Konseyi'nin 235 ve 236 no'lu kararları olan ateşkesi kabul etti.\nSina Yarımadası, Gazze Şeridi, Golan Tepeleri ve eskiden Ürdün kontrolündeki Batı Şeria İsrail'in kontrolüne girdi. Doğu Kudüs'ü, tartışmaya açık bir şekilde derhal ilhak eden İsrail, şehirdekilere vatandaşlık hakkı verdi. Diğer bölgeler ordu kontrolünde kalıp ilhak edilmedi ve bu bölgelerle ilgili kararlar sonraya bırakıldı. 1981'de Golan ilhak edildi.\n22 Kasım 1967'de BM Güvenlik Konseyi 241 no'lu kararla \"barış için toprak\" formülünü sundu; adil ve sonsuz bir barış için İsrail, 1967'de işgal ettiği topraklardan çekilecek, hüsumet sona erdirilecek, tanınmış sınırlar içinde bölgedeki tüm devletler barış ve güvenlik içinde karşılıklı saygıyla var olacaklardı. Bu kararı iki taraf da kabul etti fakat kararın taraflarca yorumlanış şekli farklıydı ve bu yorumlamalar her barış görüşmesinin temelini oluşturmuştur.\nİngiliz Manda döneminin sona ermesinin ardından Yahudiler ilk defa Kudüs'teki Eski Şehir'i ziyaret edip Yahudiler için en kutsal yer olan Ağlama Duvarı'nda dua etme imkânı buldu. Önceden Ürdün'ün elinde olan bu topraklara, 1949 Ateşkesi'nin ihlal edilmesi pahasına Yahudilerin girmesine izin verilmiyordu. Duvar'ın önündeki açıklık sadece 4 metreydi fakat burası genişletilip açık bir meydana dönüştürüldü; asırlar sonra ilk defa mobilyalar getirildi ve oturacak yer tahsis edildi. 14. yüzyıldan beri sadece girişinde dua edilmesine izin verilen Yahudiliğin en kutsal ikinci mekanı olan Hebron'daki Makpela Mağarası asırlar sonra tekrar Yahudilerin eline geçti. Yahudiliğin üçüncü kutsal yeri olan Betlehem'deki Rahel'in Mezarı tekrar erişilir hale geldi. Sina'daki petrol yatakları İsrail'in kendi kendine yeten enerjisini üretmeyi sağladı.\n1967'den sonra ABD, İsrail'e savaş uçağı tedraik etmeye başlarken Romanya hariç Sovyet Blok'u İsrail ile olan ilişkisini rafa kaldırdı. Polonya'daki antisemit eylemler, ülkede kalan son Yahudilerin İsrail'e göç etmesine önayak oldu.\n1968'de bir grup Dindar Siyonistin lideri olan Moshe Levinger, Hebron yakınlarındaki Kiryat Arba ismindeki ilk Yahudi yerleşkesini kurdu. 1974'e kadar bundan başka dindar bir yerleşim birimi yoktu. Ben-Gurion'un Rafi partisi İşçi-Mapai ittifakıyla birleşirken Ben-Gurion bağımsız kalmayı tercih etti.\n1968'de, 14 olan okuma yaşı zorunluluğu her vatandaş için 16'ya yükseltildi; hükûmet eğitimde sosyal entegrasyona aşırı önem verdi. Büyük şehirlerin Sefarad/Mizrahi muhitlerindeki çocuklar otobüslerle yeni orta okullara taşındı. Bu sistem 2000'e kadar devam etti.\nMart 1968'de İsrail güçleri, Filistinli milisler olan El Fetih'in üssü olan Ürdün'ün Karameh şehrine saldırı düzenledi. İsrail yollarına mayın döşeme sebebiyle yapılan saldırıya iyi hazırlanılmamıştı ve tanklar ağır çamur koşullarında takılıp kalmaktaydı. Altı Gün Savaşı'nın ardından kısa bir süre sonra İsrail adına yaşanan başarısızlık El Fetih'in ve FKÖ'nün Arap dünyasında namının yayılmasını sağladı.\n1969'da Süveyş Kanalı dolaylarında Mısır ile İsrail arasında çatışma patlak verdi. Süveyş Kanalı etrafında bulunan İsrail askerlerine yapılan bombalı saldırılar nedeniyle İsrail uçakları Mısır'ın derinlerine girip missilemede bulundu.\n1969'da görev sırasında kalp krizi geçirip vefat eden Levi Eşkol'ün yerine Golda Meir geçti.\n1969 seçimlerinde, İsrail tarihinde en çok yüzdeyle başbakan olan Golda Meir'in partisi Knesset'te 120 sandalyeden 56'sını kazandı. Modern zamanların Ortadoğu'sunda başbakan olan ilk kadın oldu. Gahal partisi ise 26 sandalyeyle ikinci sırada yer aldı.\nAralık 1969'da İsrail donanma komandoları bir gece Fransa'nın Cherbourg limanından beş füze gemisi kaçırdı. İsrail bu gemilerin parasını Fransa'ya ödemiş fakat Fransa gemileri tedarik etmekten vazgeçmişti. Temmuz 1970'te, Yıpratma Savaşı sırasında Mısır'a yardım eden beş Sovyet uçağı düşürüldü. Bunun ardından tansyonu düşürmek için ABD'nin aracılığıyla Ağustos 1970'te ateşkes ilan edildi.\nEylül 1970'te, Ürdün Kralı Hüseyin, Filistin Kurtuluş Örgütü'nü ülkeden kovdu. FKÖ'ye yardım etmek için Suriye orduları Ürdün'e girdi. Buna karşılık ABD'nin isteği üzerine İsrail, birliklerini Suriye sınırına dayayıp Suriye'yi tehdit etti ve böylece Suriye Ürdün'den çekildi. 1969'da Kahire anlaşmasıyla Lübnan'nın güneyinde Filistinlilere özerklik verilince FKÖ'nün eylemlerinin merkezi Lübnan oldu. FKÖ tarafından kontrol edilen topraklara uluslararası basında \"Fatahland\" dendi ve 1975'ten 1990'a kadar Lübnan İç Savaşı'nda aktif rol aldılar. Bu olaylar ayrıca Suriye'de Hafız Esad'ın başa geçmesine olanak sağladı. Mısır Başkanı Abdünnasır kısa bir süre sonra öldü ve yerine Enver Sedat geçti.\nSovyetlerde artan antisemitizm ve 1967 zaferi beraberinde Sovyetlerden İsrail'e göç dalgası getirdi. Ülkeden ayrılanlar yanlarında sadece iki valiz getirebilmekteydi. Çoğu Yahudi'ye çıkış vizesi verilmedi ve yetkililerce zulme uğradılar. Kimisi tutuklanıp gulag kamplarına götürüldüler; bu kişilere \"Siyon Mahkûmları\" denmektedir.\n1971'de İsrail Kara Panterleri'nin şiddet dolu eylemleri, Mizrahilere karşı uygulanan ayrımcılık ve sosyal uçurum konusunda halkı bilinçlendirdi.\nİsrail'e sığınan Amerikalı Yahudi mafya lideri Meyer Lansky, 1972'de ABD'ye sınırdışı edildi.\nMünih Olimpiyatları sırasında 11 kişilik İsrail takımı Filistinli teröristlerce rehin alındı. Almanların becerisizlikle uyguladığı kurtarma denemesi 11 İsrailli atlet ve antrenörün ölümüyle sonuçlandı. Beş terörist vuruldu ve üç terörist zarar görmeden kurtuldu. Kurtulan üç terörist olaylardan bir ay sonra Alman yetkililerce serbest bırakıldı. İsrail hükûmeti bu olaylara cevap olarak katliamı organize edenlere karşı suikast kampanyası başlattı ve Ehud Barak önderliğinde Lübnan'daki FKÖ merkezine baskın düzenledi.\n1972'de, yeni Mısır Başkanı Enver Sedat, Sovyet müşavirleri Mısır'dan kovdu. Mısır ve Suriye'nin sık sık saldırı tatbikatları yapmaları fakat fiilen harekete geçmemeleri İsrail'de rehavete yol açtı. Ayrıca çatışmayı başlatan taraf olmamak için ve seçim dönemlerinde güvenlik konusu üzerine odaklanıldığından, gelecek bir saldırının uyarılarına rağmen İsrail seferberlik kuramadı.\nYetişkinlerin oruç tuttuğu Yahudiliğin en kutsal günü olan Yom Kippur'a denk gelen 6 Ekim 1973'te Ekim Savaşı olarak da bilinen Yom Kippur Savaşı başladı. Suriye ve Mısır, İsrail savunmasını hazırlıksız yakaladığı bir anda iyi bir planla sürpriz bir saldırı gerçekleştirdi. Savaşın ilk günlerinde, İsrail'in bu saldırının altından çıkıp çıkamayacağı konusunda belirsizlikler mevcuttu. Richard Nixon'ın emriyle ABD ve Sovyetler, müttefiklerinin yardımına koştu. Suriyeliler Golan'da küçük bir tank birliği tarafından püskürtüldü. Mısır, Sina'nın bir bölümünü ele geçirmesine rağmen İsrail kuvvetleri Süveyş Kanalı'nı geçince, Kahire'den 100 km uzaklıktaki Sina'daki Mısır'ın üçüncü ordusu kıstırıldı. 2000 ölü verilen savaşta iki taraf için de ağır maddi hasarlar oluştu ve İsrailliler ne kadar savunmasız olabilecekleri konusunda bilinçlendi. Savaşın ardından hem Mısır hem İsrail anlaşabilmek için çaba sarf etti. 18 Ocak 1974'te ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger'ın yoğun çabaları sonucunda Mısır ile kuvvetlerin geri çekilmesi konusunda anlaşıldı ve benzer bir anlaşma Suriye hükümetiyle 31 Mayıs'ta yapıldı.\nSavaş, OPEC ile uyumlu olarak Suudi hükümetinin, İsrail ile ticaret yapan ülkelere petrol ambargosu uygulamasına sebep oldu. Petrol konusunda yaşanan ciddi sıkıntılar petrol fiyatlarının aşırı derecede yükselmesine sebebiyet verdi ve sonuç olarak çoğu ülke İsrail ile ilişkisini ya kesti ya da düşürdü. İsrail, Asya Oyunlarından ve Asya'daki diğer spor turnuvalarından men edildi.\nAralık 1973'te Gahal ve diğer bazı sağ görüşlü partiler birleşip Begin önderliğinde Likud partisini oluşturdu. 1973 seçimlerinde İşçi partisi 51 sandalye kazanıp Golda Meir başbakanlığa devam ederken Likud partisi 39 sandalye kazandı.\nMayıs 1974'te Filistinliler Ma'alot'ta bir okula saldırıp 102 çocuğu rehin aldı. 22 çocuk öldürüldü. Kasım 1974'te FKÖ'ye BM'de gözlemci statüsü verildi ve Yaser Arafat Genel Kurul'a seslendi. Aynı yılın sonunda Agranat Komisyonu, savaşta hazırlıksız yakanalanmanın sorumluluğunu kimde olduğunu araştırdı ve sonuç olarak hükûmet temize çıkarılıp sorumluların kurmay başkanı David Elazar ve ordu istihbarat kumandanı Eli Zeira olduğu belirtildi. Bu rapora rağmen halkın hükümete olan kızgınlığı Golda Meir'in istifa etmesine sebep oldu.\nMeir'in istifasının ardından, Altı Gün Savaşı'nda kurmay başkanı olan Yitzhak Rabin başbakanlığa geçti.\nRabbi Abraham Isaac Kook'un öğretilerini takip eden Dini Siyonist grup olan Modern Ortodoks Yahudiler, Guş Emunim hareketini başlatıp Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde Yahudi yerleşim birimleri kurmaya başladı.\nKasım 1975'te BM Genel Meclisi, Avusturyalı Genel Sekreter Kurt Waldheim'in kılavuzluğunda 3379 no'lu kararı benimseyip Siyonizm'i bir çeşit ırkçılık olarak tanımladı. Aralık 1991'de ise 46/86 no'lu kararla bir önceki karar feshedildi.\nMart 1976'da, hükümetin Celile topraklarını kamulaştırma planını protesto etmek için İsrailli Araplar greve gitti.\nTemmuz 1976'da, 260 yolcu taşıyan Air France uçağı, Filistinli ve Alman teröristlerce, İdi Amin kontrolündeki Uganda'ya kaçırıldı. Burada Almanlar Yahudi olmayanları uçaktan çıkarıp serbest bıraktı. Hava korsanları 100 küsur Yahudiyi (ve terketmeyi reddeden Fransız mürettebatı) öldürmekle tehdit etti. Mesafenin uzaklığına rağmen, kaçırılan Yahudileri kurtarmak için Rabin, bir kurtarma operasyonunun yapılmasını emretti.\nEski bir Nazi ve muhtemel savaş suçlusu olan ve Yahudi hassasiyetine karşı önceden saldırıda bulunduğu bilinen BM Genel Sekreteri Waldheim, operasyonu \"Birleşmiş Milletler üyesi bir devletin (Uganda) millî egemenliğine yapılmış ciddi bir saldırı\" olarak yorumladı.\n1976'da Lübnan İç Savaşı'nın devam etmesiyle İsrail, Güney Lübnanlıların sınırı geçip İsrail'de çalışmasına izin verdi.\nRabin'in ABD'de İsrail elçiliği yaptığı sırada, bu zamanda yasak olmasına rağmen karısının ABD'de bir dolar hesabı açtığı ortaya çıkınca Rabin görevinden istifa etti.\nRabin'in yerini alan Şimon Peres, 1977 seçimlerinde Alignment partisinin liderliğini yaptı. Ocak 1977'de Fransız otoriteler, Münih Katliamının sorumlusu Abu Daoud'u tutukladı fakat birkaç gün sonra serbest bıraktı. Mart 1977'te tanındık bir Refusnik ve Moskova Helsinki Grubu'nun sözcüsü olan Anatoly Sharansky, 13 yıl ağır işçiliğe mahkûm edildi.\nSürpriz bir sonuçla, Menahem Begin'in Likud partisi 43 sandalyeyle 1977 seçimlerinde iktidara gelince, İsrail tarihinde ilk defa sol görüşlü olmayan bir hükümetle karşılaşıldı. İşçi partisi ise 32 sandalyeyle ikinci sırada yer aldı. Zaferin kilit sebeplerinden biri, İsrail siyasetinde uzun yıllardır rol alan Mizrahilere yapılan ayrımcılıktı. Küçük kasabalardan çıkan yetenekli Mizrahi sosyal aktivistler İşçi partisinde bir yerlere gelemeyince Begin tarafından kucak açıldı. Fas doğumlu David Levy ile İran doğumlu Moşe Katsav gibi politikacılar Begin'e Mizrahi desteğini sunan grubun parçasıydı.\nÇoğu liberal seçmen ise, yozlaşma nedeniyle Değişim için Demokratik Hareket partisine oy vermişti (15 sandalye). Bu parti Begin ile koalisyon kurdu ve bir sonraki seçimlerde ortadan kalktı.\nMizrahi-Aşkenaz ilişkilerinin düzelmeye başladığı bu süreçte Begin, hükümetinde Ultra-Ortodoks Yahudilere de yer verdi. Begin'in ekonomiyi serbestileştirmesi hiper enflasyona sebep olduysa da (%150) ABD'nin İsrail'e maddi destek sunmasını sağladı. Begin'in, Guş Emunim'in Batı Şeria ve Gazze'de Yahudi yerleşim birimlerini desteklemesiyle işgal altındaki Filistinliler ile olan gerginlik daha da arttı.\nBegin, genç yaşta KGB tarafından işkence gördüğü için göreve geldiğinde yaptığı ilk işlerden biri, İsrail gizli servisine soruşturmalarda \"işkence yerine bilgelik kullanılmasını\" emretti. Itamar Mann ve Omer Shatzl, İsrail'de işkencenin devam ettiğini ve Begin'in yönetmeliğinin ceza yememek için göstermelik bir hareket olduğunu dile getirdi. İnsan hakları grupları, İsrail'i işkence metotları kullanmaya devam etmekle ve İsrailli doktorları işkence ibarelerini belgelememekle suçladı.\nKasım 1977'de Mısır Başkanı Enver Sedat, İsrail ile olan 30 yıllık hüsumete son verip İsrail Başbakanı Menahem Begin'in davetini kabul etti ve Kudüs'ü ziyaret etti. Sedat'ın iki günlük ziyaretinde Knesset'te yaptığı konuşma Arap-İsrail tarihinde bir dönüm noktası oldu. Mısırlı lider Orta Doğu'da, İsrail ile Arap ülkelerinin barış yapma seçeneğinin bulunduğu psikolojik bir iklim yarattı. Sedat, İsrail'in var olma hakkını tanıyıp İsrail ile Mısır arasında müzakerelerin başlamasına olanak sağladı.\nSedat'ın ziyaretinin ardından 350 Yom Kippur Savaşı gazisi Peace Now (\"Şimdi Barış\") hareketini başlatıp İsrail hükümetinin Araplarla barış yapmasını destekledi.\nMart 1978'de, on bir silahlı Lübnanlı Filistinli teknelerle İsrail'e ulaşıp, geziye giden ailelerin bulunduğu otobüsü kaçırdı; 13'ü çocuk olmak üzere 35 kişiyi öldürdü. Saldırganlar, Mısır ile İsrail arasında yaşanan barış sürecine karşıydı. Üç gün sonra İsrail, Litani Operasyonunu başlattı. BM Güvenlik Konseyi'nin 425 no'lu kararıyla İsrail çekildi ve yerine BM'in geçici barış kuvvetleri geçti.\nEylül 1978'de ABD Başkanı Jimmy Carter, Camp David'de buluşulması için Başkan Sedat ile Başbakan Begin'i davet etti. 11 Eylül'de barış koşullarının ana hatlarına ve Ortadoğu'da kapsamlı bir barışa karar verildi. İsrail ile Arap ülkelerine müzakere kılavuzu için genel ilkeler belirlendi. Bunun yanı sıra, Filistinlilerin yaşadığı Batı Şeria-Gazze'nin tam özerkliğe geçiş rejimi ve Mısır ile İsrail arasında barışın koşulları belirlendi. Antlaşma 26 Mart 1979'da Begin, Sedat ve şahit Carter tarafından imzalandı. Antlaşmaya göre İsrail, Nisan 1982'de Sina Yarımadası'nı Mısır'a iade etti. İsrail'in Mısır'a bırakmak için çekildiği son topraklar, 1989'da Eilat'ın bitişiğinde bulunan Taba oldu. Buna tepki olarak Arap Birliği Mısır'ı örgütten uzaklaştırdı ve merkezini Kahire'den Tunus'a taşıdı.\nSedat 1981'de, İsrail ile barışa karşı çıkan Mısır ordusundaki İslami fundamentalistler tarafından suikaste uğradı. Antlaşmanın ardından İsrail ve Mısır, ABD'nin en çok maddi yardımda bulunduğu ülkeler haline geldi (bugün itibarıyla ABD'nin en çok para harcadığı ülkeler Afganistan ve Irak'tır).\nAralık 1978'de İsrail ürünü olan Merkava savaş tankları İSK'de kullanılmaya başlandı. 1979'da İran İslam Devrimi'nden kaçan 40.000 İran Yahudisi İsrail'e göç etti.\n30 Haziran 1981'de, Irak'ta Fransa'nın yardımıyla inşa edilen Osirak nükleer reaktörü İsrail hava kuvvetlerince imha edildi. Üç hafta sonra gerçekleşen 1981 seçimlerinde İşçi partisinin 47 sandalyesine karşılık Likud'un 48 sandalye kazanmasıyla Begin başbakanlık görevine devam etti. Ariel Şaron Savunma Bakanlığı'na atandı. Yeni hükûmet Golan Tepelerini ilhak edip El Al'ın Şabat'ta uçmasını yasakladı.\nİsrail'in 1948 savaşından sonra birkaç on yıl boyunca Lübnan sınırı, diğer sınırlara kıyasla daha sakindi. Fakat, 1969'da Kahire Anlaşması ile Güney Lübnan'ın Filistinlilere tahsis edilmesi durumu değiştirdi. Lübnan hükümetinden bağımsız hareket eden FKÖ kontrolündeki topraklara \"Fatahland\" denmeye başlandı (Fatah, FKÖ içindeki en büyük grubu oluşturmaktaydı). Filistinliler sürekli olarak başta Kiryat Şmona olmak üzere İsrail'in kuzeyini bombaladı. Buralarda genelde Arap ülkelerinden kaçan ve Likud'u destekleyen Yahudiler yaşamaktaydı. Filistinlilerin bulunduğu Lübnan topraklarının kontrol altında tutulamaması Lübnan İç Savaşı'nın sebeplerinden biriydi.\nHaziran 1982'de İngiltere elçisi Shlomo Argov'a yapılan suikast teşebbüsü, İsrail'in FKÖ'yü Güney Lübnandan kovmak amacıyla baskın düzenlemesine sebebiyet verdi. Meclis, Lübnan'a sadece 40 km girilmesine izin verirken Şaron kurmay başkanı Raphael Eitan'a daha derine girmesi için müsaade verdi. 1982 Lübnan Savaşı olarak bilinen bu baskında İsrail Beyrut'u işgal etti; ilk defa bir Arap ülkenin başkenti İsrail tarafından işgal edilmiş oldu. FKÖ tarafından kötü muamele gören Şii ve Hristiyanlar İsraillileri memnuyetle karşıladı. İşgal süresinin uzaması ve İran'ın güdümüyle Şiiler İsrail'in aleyhine döndü. İsrailli askerlerin ve Lübnanlı sivillerin sürekli hayatlarını kaybetmesi İsrail'de savaşa karşı muhalefetin doğmasına sebep oldu.\nAğustos 1982'de FKÖ, birliklerini Lübnan'dan çıkarıp Tunus'a konuşlandırdı. İsrail, kendilerini tanıyıp barış yapacak olan Beşir Cemayel'in bakan seçilmesi için çaba verdi. Cemayel, İsrail ile anlaşma imzalanamadan öldürüldü ve ertesi gün Elie Hobeika komutasındaki Falajist Hristiyan kuvvetler iki Filistin mülteci kampına girip katliam gerçekleştirdi. Bunun üzerine İsrail'de bu zaman kadar yaşanmış en büyük savaş karşıtı protesto gerçekleşti; tüm İsrail nüfusunun %10'unu oluşturan 400.000 kişi Tel Aviv'de toplandı. 1983'te Kahan Komisyonu adı altında yapılan soruşturmada, Şaron dolaylı da olsa kişisel olarak katliamdan sorumlu tutuldu. Bir daha bu görevde yer almamasına karar verildi (fakat bu onun başbakan olmasına engel teşkil etmemekteydi).\nEylül 1983'te Begin istifa etti ve başbakanlığa Yitzhak Şamir geçti. 1984 seçimlerinden kesin bir sonuç çıkmayınca 44 sandalyeli Alignment partisinin başkanı Şimon Peres ile 41 sandalyeli Likud partisi başkanı Şamir iktidarı paylaştı. Peres 1984'ten 1986'ya kadar başbakanlık yaparken 1986'dan 1988'e görevi Şamir devraldı. 1984'te, Sefarad Ultra-Ortodoksların Aşkenaz Ultra-Ortodokslar tarafından sürekli ayrımcılığa uğraması nedeniyle siyasi aktivist Aryeh Deri, Agudat Israel partisinden ayrılıp eski hahambaşı Ovadya Yosef ile birlikte Şas partisini kurdu; partinin hedef kitlesi Aşkenaz olmayan Ultra-Ortodokslardı. Seçime ilk girişlerinde 4 sandalye toplayan Şas partisi yirmi yıl boyunce Knesset'in üçüncü büyük partisi oldu. Şas, ülke çapında bedava Sefarad ortodoks okul ağı kurdu. 1984'te kıtlık Etiyopya'yı vurunca 8000 Falaşa gizlice İsrail'e getirildi. Ünlü insan hakları aktivisti ve Aiyonist refusenik Natan Sharansky, 1986'da, iki Sovyet ajanına karşılık gulagdan serbest bırakıldı.\nHaziran 1985'te İsrail, birliklerinin büyük bir kısmını Lübnan'dan çekip arkada küçük birlikleri ve İsrail destekli milisleri tampon bölgede güvenlik amacıyla bıraktı. Maaşlardaki karmaşık indeks bağı Temmuz 1985'te İsrail enflasyonunu perçinledi ve bu zamana kadar dünyanın en yüksek oranı %480 enflasyon ile tarihe geçildi. Peres fiyatlara acil kontrol getirdi ve devlet masraflarını kıstı böylece enflasyonu kontrol altına aldı. 1980'e kadar İsrail lirası olan para birimi Yeni İsrail Şekeli olarak değiştirildi. Ağustos 1987'de İsrail hükümeti, bağımsız İsrail savaş uçağı geliştirme projesi olan IAI Lavi projesini iptal etti. İsrail, bu projenin masrafının altından çıkamadı ve ABD'nin projeye karşı muhalefetiyle karşılaştı. Eylül 1988'de İsrail, Şavit roketiyle Ofeq isimli keşif uydusunu uzaya gönderdi ve kendi uydusunu uzaya gönderebilen sekiz ülkeden biri oldu (bu zamandan sonra iki ülke daha bu yeteneğe ulaşmıştır).\nİsrail'in Batı Şeria ve Gazze'yi işgalinin devam etmesi ve buralarda yerleşim birimleri kurması, İsrail'in bastırma çabalarına rağmen, 1991 Madrid Konferansı'na kadar sürecek olan Birinci İntifada'nın başlamasına sebebiyet verdi. İsrail birliklerinin insan haklarını ihlal etmesi sebebiyle bir grup İsrailli, insan hakları konusunda halkı bilinçlendirme ve kurallara uyma amaçlı B'Tselem örgütünü kurdu.\n1988 seçimlerinde Alignment (39 sandalye) ile Likud (40 sandalye) partileri başa baş mücadele etti. Şamir, İşçi Alignment partisiyle birlikte millî birlik koalisyonu kurmayı başardı.\nMart 1990'da Alignment lideri Şimon Peres, hükümetin güven kaybettiğini belirtip yeni bir hükûmet kurmaya çalıştıysa da bunda başarısız oldu ve Şamir, sağ görüşlü koalisyonun başbakanı oldu.\n1990'da Sovyetler Birliği, Yahudilerin İsrail'e göç etmesine izin verdi. Bundan önce ülkeyi terk etmeye çalışan Yahudiler zorluklarla karşılaşmaktaydı; kaçabilenler ise İsrail'e mülteci olarak sığındı. Birkaç yıl içinde bir milyon civarında Sovyet vatandaşı İsrail'e göç etti. Yeni gelenlerin çoğu Yahudiliklerinden uzaklaşmış oldukları ve beraberinde Yahudi olmayan akrabalarını getirdikleri için halkta endişe oluşturduysa da bu yüksek sayıdaki nüfus beraberinde eğitimli Rus Yahudileri ve güçlü bir Rus kültürü getirdi.\nAğustos 1990'da Irak Kuveyt'e girdi ve Irak ile ABD ve müttefikleriyle Körfez Savaşı başladı. Irak, İsrail'i 39 Scud füzesiyle bombaladı. İsrail misillemede bulunmadı. İsrail, Filistinli nüfus ile İsrail vatandaşlarına gaz maskesi tedarik etti. Mayıs 1991'de 36 saat içinde, 15.000 Beta Israel (Etiyopya Yahudileri) gizlice hava yoluyla İsrail'e getirildi. Müttefiklerin Körfez Savaşı'ndan zaferle ayrılmasının ardından yeni barış olanakları ortaya çıktı. Ekim 1991'de ABD Başkanı George H.W. Bush ve Sovyetler Başkanı Mikhail Gorbachev önderliğinde, İsrailli, Lübnanlı, Ürdünlü, Suriyeli ve Filistinli liderler, Madrid'de tarihi bir buluşma gerçekleştirdi. Şamir, bu fikre karşı olmasına rağmen, Sovyetler Birliğinden gelen yeni göçmenler için gereken maddi yardımın garantisini alınca fikri kabul etti. Konferansa katılması, sağ görüşlü koalisyonun yıkılmasına sebep oldu.\n\"Sert general\" imajlı Yitzhak Rabin, barış yanlısı tavrı ve FKÖ ile hiçbir şekilde barış yapmama söylevleriyle 1992 seçimlerinden 44 sandalyeyle zaferle ayrıldı. Barış yanlısı Siyonist parti olan Meretz 12, Arap ve komünist partiler 5 sandalye kazanınca Knesset'te barış yanlısı bir hükûmet oluştu.\n13 Eylül 1993'te İsrail ve Filistin Kurtuluş Örgütü, Beyaz Saray'da Oslo Barış Anlaşmasını imzaladı. Bölgenin yetkisini İsrail'den geçici Filistin otoritesine bırakan ilkelere karar verildi. İlkeler anlaşmasına göre Batı Şeria ve Gazze'nin kalıcı statüsünün Mayıs 1999'da başlamasına karar verildi. Şubat 1994'te Kah hareketi Hebron'daki Makpela mağarasında 25 Filistinli Arap öldürdü. Irkçılık gerekçesiyle Kah'ın 1992 seçimlerine girmesi yasaklandı. Mayıs 1994'te imzalanan Gazze-Eriha Anlaşması'na göre Filistin'deki yetkilerin İsrail'den Filistin'e aktarılma süreci Ağustos 1994'te başladı.\n25 Temmuz 1994'te İsrail ile Ürdün Washington Bildirgesi'nin altına imza attı ve 26 Ekim'de imzalanan İsrail-Ürdün Barış Antlaşması ile 1948'den bu zamana kadar süren savaş hali ABD Başkanı Bill Clinton şahitliğinde resmen son buldu.\nBaşbakan Yitzhak Rabin ile FKÖ genel başkanı Yaser Arafat, 28 Eylül 1995 tarihinde Washington'da Batı Şeria ve Gazze Şeridi ile ilgili ara dönem anlaşması imzaladı. İsrail ile FKÖ arasında yapılan ilk aşama görüşmeler, bundan önce yapılan anlaşmaların yerini aldı ve buna ABD adına Bill Clinton ve Rusya, Mısır, Norveç ile Avrupa Birliği tanıklık etti. Anlaşmayla FKÖ'nun tekrar işgal altındaki topraklara dönmesine izin verildi ve son durumu tartışmak için Filistinlilere özerklik verildi. Buna karşı Filistinliler terörü durduracağına ve 1917'den sonra gelen Yahudileri kovmaktan ve İsrail'i yok etmekten bahseden Filistin Milli Tüzüğü'nü değiştirmeye söz verdi.\nAnlaşmaya karşı çıkan Hamas ve diğer Filistinli gruplar İsrail'e karşı intihar saldırıları düzenledi. Rabin, saldırıların önüne geçebilmek için Gazze etrafına bariyerler diktirdi. İsrail ile Filistin bölgelerindeki ayrılığın büyümesi, başta inşaat sektörü olmak üzere işçi eksikliğine yol açtı. İşçi sıkıntısını gidermek için İsrail, Filipinler, Tayland, Çin ve Romanya'dan işçi ithal etti ve bunlardan bazıları vizesiz olarak ülkede kaldı. Buna ilave olarak, Afrika'dan yasadışı yollarla İsrail'e göçler gerçekleşti. Terörizmin devam etmesinden kaynaklanan gerginlik Yitzhak Rabin'in 4 Kasım 1995'te aşırı sağ görüşlü bir Yahudi tarafından öldürülmesine sebebiyet verdi.\n1992'de İsrail seçim sistemi değişti ve seçmenler istedikleri kişiye başbakan olmaları için direkt oy ve mecliste görmek istediği partiye ayrı ayrı oy verme şansı buldu. Sistem değişikliğinin sebebi, (başta dindar partiler olmak üzere) küçük partilerin mecliste yer almasını engellemek ve dolayısıyla koalisyon kurulurken verilen imtiyazların azaltılmasıydı. Arzu edilenin aksine, büyük partiler daha az oy alıp küçük partiler seçmenler için daha cazip hale geldi; böylece meclisteki küçük partilerin sayısı arttı. 2006 seçimlerinde bu sistemden vazgeçildi.\nRabin'in ardılı olarak başa gelen Şimon Peres, Şubat 1996'da erken seçime gidilmesine karar verdi. Mayıs 1996'da gerçekleşen seçimlerde seçmenler başbakanı doğrudan seçti ve az bir farkla Likud lideri Benyamin Netanyahu başbakan seçildi. Yoğun olarak gerçekleşen intihar saldırıları sebebiyle Likud, güvenlik üzerine odaklandı. Hamas, saldırıların çoğunu üstlendi. Her ne kadar zamanında Başbakan Netanyahu Oslo Anlaşması'na karşı olduğunu belirttiyse de, anlaşmada kabul edilenleri uygulamaya devam etti fakat bu hükûmet döneminde barış sürecinde yavaşlama başladı. Netanyahu, yavaşça ABD'nin İsrail'e olan yardımlarının kesileceği taahütünde bulundu.\nNetanyahu Ocak 1997'de, Filistin Ulusal Yönetimi ile Hebron Protokolü'nü imzaladı. Böylece İsrail güçleri Hebron'dan çekildi ve bölgenin büyük bir kısmının sivil otoritesi Filistin yönetimine bırakıldı.\nTemmuz 1999'daki seçimlerden İsrail İşçi Partisi lideri Ehud Barak başbakan olarak çıktı. Barak'ın partisi Knesset'te 26 sandalyeyle en büyük partiyi oluşturmaktaydı. 21 Mart 2000'de, Papa Jean Paul İsrail'e tarihi bir ziyarette bulundu. 2000'de İsrail, Güney Lübnan'daki \"tampon bölge\"den tek taraflı olarak çekilme kararı aldı. Güney Lübnan Ordusu'nun bin üyesi (ailelerini yanlarına alarak) İsraillilerle birlikte bölgeden ayrıldı. ABD Dışişlerinin açıklamasında, İsrail BM'in 425 no'lu kararına uygun olarak çekildiği belirtilmiştir. Lübnan, 1967'e kadar Suriye'nin olan ve bu zamandan sonra İsrail'in kontrolüne geçen \"Şeba'a tarlaları\"nın kendilerine ait olduğunu ve dolayısıyla İsrail'in Lübnan'dan tamamiyle çekilmediğini iddia etmektedir. Şeba'a tarlaları konusu Hizbullah tarafından savaş sebebi olarak kullanılmaktadır. Lübnan hükümeti, Hizbullah'ın kontrolüne geçen bu bölgenin, BM kararnamesine aykırı gelerek egemenliğini kabullenmemiştir.\n2000'in sonbaharında, kalıcı bir çözüm bulmak için Camp David'de görüşmelerde bulunuldu. Ehud Barak, Filistin grubunun istediği çoğu verilmesi istenen topraksal ve siyasi imtiyazları kabul etti; hatta Yahudilik için kutsal olan Kudüs'ün doğusunu Filistin'e vermeyi de kabul etti; Arafat ise karşı bir teklifte bulunmadan görüşmelerden ayrıldı.\n28 Eylül 2000'de, İsrail muhalefet lideri Ariel Şaron, Tapınak Dağı olarak da bilinen El Aksa'yı ziyaret etti ve ertesi gün El Aksa İntifadası başladı. David Samuels ve Khaled Abu Toameh'in açıklamasına göre, bu ayaklanma çok önceden planlanmıştı.\nNablus'ta, Yahudilikte bir türbe olan Yusuf'un Mezarı, Filistinlilerce Ekim 2000'de yıkıldı. İsrail ilk defa Scud da dahil olmak üzere balistik füzeleri yok etmek için kullanılan Arrow füzelerini kullandı. 2001'de barış görüşmeleri çıkmaza girince Barak, başbakanlık için tekrar özel bir seçim yapılmasını talep etti. Barak'ın amacı, Filistinlilerle görüşme yapabilmek için güven tazelemekti fakat arzu ettiğinin aksine Ariel Şaron başbakanlığa seçildi ve akabinde doğrudan başbakan seçme sistemi kaldırıldı.\nBarış görüşmelerinin sonuçsuz kalması, Filistin terörünün artması ve Hizbullah tarafından gerçekleştirilen bazı saldırılar, İsrail halkı ve siyasetçilerinde, bir barış ortağı olarak Filistin Ulusal Yönetimi'ne karşı olan güvenin yok olmasına sebep oldu. Çoğu kişide, Filistinlilerin barış görüşmelerini geçici bir çözüm olarak gördüğü intibası uyandı ve halk tarafından Filistinle olan bağların bir an önce kesilmesi istendi.\n\"Pesah katliamı\" ile doruğa çıkan bir seri intihar saldırısına tepki olarak İsrail, Savunma Kalkanı Operasyonu'nu uyguladı ve Batı Şeria etrafına duvar ördü. 2003'te Knesset'te bir seçim daha gerçekleşti ve Likud 27 sandalyeyle en çok milletvekili çıkaran parti oldu. Laik platformda, din karşıtı parti olan Şinuy 15 sandalyeyle ortodoks Şas partisinin önüne geçip seçimleri üçüncü bitirdi. Dahili kavgalar Şinuy partisinin sonunu getirdi. Aralık 2003'te Ariel Şaron, işgal altındaki bazı bölgelerden tek taraflı çekilebileceğini belirtti. Bu demeç sonunda Gazze Şeridi'nden tamamiyle çekilindi.\n2004'te, Siyahi İbranilere İsrail'de kalıcı olarak ikamet etme izni verildi. Bu grup ABD'den 25 yıl öncesinden beri göç etmekteydi fakat Yahudilikleri kesin olmadığı için Geri dönüş Yasası'ndan faydalanamamaktaydılar. İsrail'e belirli bir statüte olmadan yerleşmekteydiler. 2004'ten sonra vatandaşlık haklarına sahip oldular. 2005'te (kimisi zorla da olsa) Yahudiler Gazze'deki evlerinden çıkarıldı ve evleri yıkıldı. İsrail'in Gazze'den tek taraflı çekilmesi 12 Eylül 2005'te tamamlandı. Batı Şeria'dan askerlerin boşaltılması ise 10 gün sonra tamamlandı. Çekilmenin ardında Sderot gibi sınırlara yakın İsrail yerleşim birimleri Gazze'den gönderilen kassam füzeleri ve intihar saldırılarının hedef tahtası oldu. 2005'te Likud'dan ayrılan Şaron, Filistin devletinin kurulmasından ve barış görüşmelerinden yana olan Kadima partisini kurdu. Likud ve İşçi partisinden önde gelen isimler de bu partiye katıldı. İsrail'in Gazze'den çekilmesi Filistinlilerce Hamas'ın bir zaferi olarak yorumlanınca Filistinde 2006 yılındaki seçimlerden, İsrail ile yapılan hiçbir anlaşmayı kabul etmeyen, İsrail'in var olma hakkını tanımayan ve Holokost'un bir Yahudi komplosu olduğunu iddia eden Hamas zaferle ayrıldı. 14 Nisan 2006'da Ariel Şaron'un beyin kanaması geçirmesi üzerine boş kalan makama Ehud Olmert geçti.\n2006 seçimlerinde 29 sandalye kazanan partisi Kadima sayesinde Ehud Olmert başbakan seçildi.\n2005'te Mahmud Ahmedinecad resmen İran'ın cumhurbaşkanı seçildi ve bu zamandan sonra İsrail'e karşı meydan okumalar artışa geçti. İsrailli analistler, barış sürecini sekteye uğratmak için Ahmedinecad'ın Güney Lübnan'da Hizbullah ile Gazze'de Hamas'a silah yardımı yaptığına ve İsrail'e karşı kullanmak üzere nükleer silah geliştirdiğine inanmaktadır. İran'ın Hizbullah'ı desteklemesi ve nükleer silah programı BM'in 1559 ve 1747 no'lu kararlarını ihlal etmektedir. İran ayrıca Holokost inkarcılığını desteklemektedir. İsrail'in Lübnan'dan çekilmesinin ardından Hizbullah İsrail'e karşı olan saldırılarını hızlandırdıysa da İsrail bir misillemede bulunmadı. Aynı şekilde Gazze'den çekildikten sonra gerçekleşen Gazze bazlı saldırılara İsrail'in misillemesi asgari seviyede kaldı. Hükümetin saldırlara fazla tepki göstememesi, sağ görüşlü İsrailliler tarafından eleştirilmesine sebep oldu.\n25 Haziran 2006'da Hamas güçleri sınırı geçip bir tanka saldırdı ve Gilad Şalit isimli yaralı İsrail askerini esir aldı. 12 Temmuz'da Hizbullah Lübnan'dan İsrail kasabalarına ve sınır devriyesine saldırdı ve iki İsrail askeri öldürüldü veya ağır yaralandı. Bu olaylar 2006 İsrail-Lübnan Savaşını başlattı ve Ağustos 2006'ya kadar sürdü. İsrail ordusu Hizbullah'ın kuzey İsrail'i bombalamasını engelleyemediğinden kamu soruştuması başlatıldı.\n2007'de azami zorunlu eğitim yaşı 16'dan 18'e yükseltildi. Darfur soykırımından kaçan ve çoğu Müslüman olan mülteciler yasadışı yollarla İsrail'e vardı ve bunların bazıların sığınma hakkı verildi. Vize süresi dolup da ülkede kalan yabancı işçilere Afrikadan gelen yasadışı göçmenler de eklendi. Yasadışı olarak ülkede kalanların tam sayısı bilinemesine rağmen bu sayının 30.000 ila 100.000 arası olduğu tahmin edilmektedir.\nYolsuzluk soruşturmasına tabi olan Olmert bu olaydan sonra 30 Temmuz 2008'de, Eylül 2008'de yapılacak olan parti seçimlerinde aday olmayacağını belirtti. Kadima seçimlerini kazanan Tzipi Livni koalisyon oluşturamayınca Olmert genel seçimlere kadar görevine devam etti.\n27 Aralık 2008'de resmî olmayan İsrail ile Gazze arasındaki ateşkes, Gazze'nin güney İsrail'i bombalamasıyla bozulunca, İsrail ordusu üç hafta süren bir çıkartma düzenledi ve uluslararası protestolara maruz kaldı.\n2009'daki seçimlerden Likud 27 ve Kadima 28 sandalye kazanmasına rağmen sağ görüşlüler daha çok sandalye kazandığı için Şimon Peres hükûmet kurma görevini Netanyahu'ya verdi. Daha çok Rus göçmenlerin partisi olan Yisrael Beiteinu 15 sandalyeyle üçüncü olurken İşçi partisi 13 sandalyeyle dördüncülüğe geriledi.\n2009'da İsrailli milyarder Yitzhak Tshuva, İsrail kıyılarında büyük bir doğal gaz reservi keşfetti.\n31 Mayıs 2010 tarihinde, yabancı aktivistlerin, Gazze’ye karşı deniz aşırı uygulanan ablukayı aşmalarını çalıştıklarında, Akdeniz’de uluslararası yankı bulan bir olay gerçekleşti ve İsrail askerleri bu aktivistlere müdahale etti. Müdahale esnasında, dokuz Türk aktivist öldü.\n14 Temmuz 2011'de İsrail tarihinin en büyük toplumsal protestosu yaşandı. Çeşitli sosyoekonomik sınıflardan ve dinlerden gelen yüzbinlerce gösterici yaşam standarlarının pahalılığını (özellikle ev fiyatları) ve ülkedeki (eğitim ve sağlık gibi) toplumsal hizmetlerin kötüye gidişini protesto etti. 3 Eylül 2011'de 400.000 göstericiyle protestolar doruk noktasına ulaştı.\nGüney İsrail ve Gazze etrafındaki nüfusu füze tehdidine karşı savunma amaçlı olarak Mart 2011'in sonunda mobil hava savunma sistemi olan \"Iron Dome\" (Demir Kubbe) kullanılmaya başlandı. 7 Nisan 2011'de bu sistem ilk defa Gazze Şeridinden gönderilen Grad füzesini engellemeyi başardı.\nEkim 2011'de İsrail ile Hamas tutuklu takası konusunda anlaşmaya vardı; İsrail askeri Gilad Şalit'e karşılık, İsrail'e karşı terörist saldırı gerçekleştirme veya planlama sebebiyle 280'i ömür boyu hapis cezası alan Filistinli ve İsrailli 1027 Arap serbest bırakıldı.\nMayıs 2012’de Başbakan Benyamin Netanyahu, muhalefet lideri Kadima'lı Şaul Mofaz ile bir anlaşmaya vardı, Kadima’nın hükümete girmesi için. Böylece eylül ayı için planlanan seçimler iptal edilecekti . Buna rağmen, Temmuzda Kadima partisi Netanyahu’nun partisinden ayrıldı. Ayrılma nedenleri Ultra-Ortodoks Yahudilerin askere alınması oldu .\n2012 Haziran’ında, İsrail, 91 Filistinli intihar bombacısı ve diğer militanların vücutlarını, Netanyahu’nun sözcüsü Mark Regev’in “insanı bir jest” diye adlandırdığı bir hareketle, Filistin Otoritesi, Mahmud Abbas’a transfer etti. Bunun amacı, barış görüşmelerini canlandırmak ve Filistin-İsrail arasında direkt görüşmeleri gerçekleştirmekti . 21 Ekim 2012 tarihinde ABD ve İsrail Austere Challenge 12 adlı en büyük hava ve roket koruma sistemi testini yaptı. 3.500 Amerikan asker ve 1.000 İsrail Güvenlik Gücü mensupları katıldı bu egzersize ve üç haftada bitmesi tahmin edildi . Almanya ve İngiltere’de ayrıca katıldı. İsrail’in güneyindeki şehirlere yönelik gerçekleştirilen yüz üzerindeki roket saldırılarına cevap olarak, İsrail, 14 Kasım 2012 tarihinde Gazze’ye yönelik saldırı başlattı. Operasyonun amaçlarından biri Hamas askeri kanadı şefi Ahmed Jabari’nin öldürülmesiydi. Ocak 2013’te İsrail- Mısır arasındaki bariyerler tamamlandı.\n2013 parlamento seçimlerinin sonunda, Likud Yisrael Beiteniu birliğinin seçimde 31 koltuk kazanmasıyla başbakan oldu ve merkezi-laik Yesh Atid (19 koltuk) partisi, sağcı Yahudi Evi (12 koltuk) ve Livni’nin Hatnuah’sıyla (6 koltuk) koalisyon kurdu. İşçi partisi 15 koltukla üçüncü sıradaydı uzun yıllardan sonra.\n\n\n2008 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler\n2008 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler finalinde iki numaralı seri başı İspanyol Rafael Nadal, 4 saat 48 dakika süren 6-4, 6-4, 6-7, 6-7 ve 9-7'lik 5 setlik maçla bir numaralı seribaşı, son beş senenin şampiyonu İsviçreli Roger Federer'i mağlup ederek kariyerinin ilk Wimbledon şampiyonluğuna ulaşmıştır. Nadal bu galibiyetle Federer'in altmış beş maçtır çim kortta yenilmeme ve kırk maçtır Wimbledon'da kaybetmeme rekorunu da kırmıştır. İlk kez İsveçli raket Bjorn Borg'un 1980 yılında aldığı, aynı yıl içinde hem Roland Garros'u hem de Wimbledon'ı kazanan tenisçi unvanına, 2010 yılında Nadal Roland Garros'u da kazanarak ortak olmuştur.\n\n Mikhail Youzhny \"(4. tur)\n Ivo Karlović \"(2. tur)\n Nicolás Almagro \"(2. tur)\n Lleyton Hewitt \"(4. tur)\n Juan Carlos Ferrero \"(2. tur, boynu incindiği için geri çekildi)\n Fernando Verdasco \"(4. tur)\n Tommy Robredo \"(2. tur)\n Jarkko Nieminen \"(2. tur)\n Dmitry Tursunov \"(3. tur)\n Ivan Ljubičić \"(2. tur)\n Nicolas Kiefer \"(3. tur)\n Gilles Simon \"(3. tur)\n Andreas Seppi \"(3. tur)\n Gaël Monfils \"(omzunu incittiği için geri çekildi)\n Feliciano López \"(Çeyrek final)\n Michaël Llodra \"(2. tur, kolu incindiği için geri çekildi)\n\n\nDöğüşbelen, Köyceğiz\nDöğüşbelen, Muğla ili'nin Köyceğiz ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMuğla iline 50 km, Köyceğiz ilçesine 10 km uzaklıktadır.\n\n\nHamitköy, Köyceğiz\nHamitköy, Muğla ilinin Köyceğiz ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMuğla iline 56 km, Köyceğiz ilçesine 3 km uzaklıktadır.\nMahallede 350 hane bulunmaktadır.\n\n\nKaraçam, Köyceğiz\nKaraçam, Muğla ilinin Köyceğiz ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMuğla iline 130 km, Köyceğiz ilçesine 70 km. uzaklıktadır.\nMahallede 350 hane bulunmaktadır.\n\n\nKavakarası, Köyceğiz\nKavakarası, Muğla ilinin Köyceğiz ilçesine bağlı bir mahalledir.\nKavakarası, 1967 yılında köy yerleşimi statüsünü almıştır.\nMuğla iline 80 km, Köyceğiz ilçesine 13 km uzaklıktadır.\nMahallede 226 hane bulunmaktadır.\n\n\nKöyceğiz, Köyceğiz\nKöyceğiz, Muğla ilinin Köyceğiz ilçesine bağlı bir mahalledir.\nKöy ilçe merkezi Köyceğiz ile aynı ismi taşımaktadır.\nMuğla iline 65 km, Köyceğiz ilçesine 9 km uzaklıktadır.\n\n\nOtmanlar, Köyceğiz\nOtmanlar, Muğla ilinin Köyceğiz ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMahallede 259 hane bulunmaktadır.\n\n\nİskoçya hükümdarları listesi\nİskoçya Krallığı hükümdarları listesi İskoçya Krallığı devletinde hükümdarlık yapan kişilerin listesidir. İskoçya Krallığı 843'ten 1707'ye kadar devam eden Britanya adasının kuzeyinde kurulmuş bir devlettir. Bu İskoçya Krallığı devletinin hükümdarları İskoçya Krallarıdır.\nGeçmişten gelen geleneklere göre birinci İskoçya Krallığı Kralı 843'te kurmuş olduğu egemen devletin kralı olan Kenneth MacAlpin (Çináed mac Aılpín) idi. \"İskoçya Krallığı\" ile ondan önce aynı yerde devlet olan \"Piktler Krallığı\" arasındaki kavram farkı olduğu kabul edilmektedir. Fakat bu kavram farkı orta çağlarda ortaya çıkmış olan bir efsaneye ve isimlendirmede yapılan bir anlam karışıklığına bağlanmaktadır. Kral III. Donald döneminde İskoçya resmi silsile listeleri 9. yüzyılın sonunda Latinceden konuşulan dile değiştirildiği zaman, Latince \"Rex Pictorum (Piktler Krallığı)\" teriminin çevirisi \"ri Alban (Alba Krallığı)\" olarak yapılmıştır. Daha eskiden İskoç Galce'de \"Alba\" Britanya'nın tümünü nitelendirmekte iken, çeviri zamanında İskoç Galce anlam değiştirmiş, Alba \"Piktler Krallığı\" anlamına gelmişti. Böylece 843'ten sonraki İskoçca Galce'de \"Alba Krallığı\" olarak ifade edilen \"Piktler Krallığı\" İngilizcede \"İskoçya Krallığı\" oldu. Böylece \"İskoçya Krallığı\"'nın 843'te kurulmuş olduğu günümüzde hem İngiltere'de hem de İskoçya'da kabul edilip kullanılmaktadır. \nİskoçya Krallığı 843 -1707 dönemi içinde \"İskoçya Kralı\" adı verilen hükümdarlar tarafından idare edildi. Fakat 1603'te İngiltere Krallığı ve İskoçya Krallığı tek bir şahıs üzerinde toplandı; 24 Temmuz 1567'den beri İskoçya Kralı olan Vİ. James, şahsen 24 Mart 1603'dan itibaren İngiltere Kralı İ. James oldu. Şahsen krallık tek kişi üstünde olmakla beraber hukuken ve gerçek devlet idaresi bakımından bu iki krallık iki ayrı egemen devletti. Bu iki krallık devleti ve tek şahsın krallığı 1707'de İskoçya Krallığı devletinin İngiltere Krallığı devleti ile birleşip tek bir Büyük Britanya Krallığı kuruluncaya kadar hukuken devam etti.\nİskoçya Krallığı üç ayrı devirde tek bir kral tarafından idare edilmemiştir ve bu karışıklık dönemlerine kimin hükümdar olduğu açıkça bilinmesi imkânsız olmaktadır.\n1603'te İngiltere kraliçesi olan I. Elizabeth'in çocuksuz olarak ölmesinden sonra en yakın akrabası olması dolayısıyla İngiltere Krallığı tahtı kralı İskoçya Krallığı kralı olan İV. James'a geçmiştir. 24 Temmuz 1567'den beri İskoçya Krallığı Kralı olan Vİ. James, aynı zamanda şahsen 24 Mart 1603'dan itibaren İngiltere Krallığı Kralı oldu ve bu krallık için İ. James olarak anılmaya başlandı. Böylece İngiltere Krallığı ve İskoçya Krallığı tek bir şahıs üzerinde toplandı. Fakat şahsen krallık tek kişi üstünde olmakla beraber hukuken ve gerçek devlet idaresi bakımından bu iki krallık iki ayrı egemen devletti. Bu nedenle İskoçya Krallığı kralı olan şu hükümdarlar İngiltere Krallığı için şu değişik isimde tanınmaktadır:\nBu iki krallık devleti ve tek şahsın krallığı 1707'de İskoçya Krallığı devletinin İngiltere Krallığı devleti ile birleşip tek bir Büyük Britanya Krallığı devleti kuruluncaya kadar hukuken devam etti. Böylece son ayrı olarak İskoçya Krallığı hükümdarı ve İngiltere Krallığı hükümdarı olan Kraliçe Anne şahsen hukuken ayrı olan iki krallık devlet başkanı olarak 1702-1707 döneminde saltanat sürdü ve 1707'den sonra ise hukuken tek devletin hükümdarı olarak Büyük Britanya Krallığı hükümdarı olarak 1707-1714 arasında tahtta bulundu.\nSon İskoçya Krallığı taç giyme töreni 1605'te Sconce'da II. Charles için yapılmış olmakla beraber son İskoçya Krallığı hükümdarının, taç giyme töreni yapılmayan, Kraliçe Anne olduğu kabul edilmektedir.\n\n\nPınar, Köyceğiz\nPınar, Muğla ilinin Köyceğiz ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMuğla iline 71 km, Köyceğiz ilçesine 15 km uzaklıktadır.\nMahallede 600 hane bulunmaktadır.\nPınar'ın nüfus bilgileri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:\n\n\nTepecik – Çiftlik Höyüğü\n\nTepecik – Çiftlik Höyüğü, Niğde İl merkezinin kuzeybatısında Çiftlik İlçesi'nin 1 km. doğusunda, Melendiz Dağları'nın hemen doğusundaki küçük bir vadi içinde yer alan bir höyüktür. Tepe, 200 metre çapında (300 x 170 metre boyutlarında) 4-5 metre yüksekliğindedir. İçinde bulunduğu ova, bir yandan su kaynakları zengin ve verimli topraklar sunarken, diğer yandan yakındaki obsidiyen kaynakları höyük açısından uygun bir çevre sağlamaktadır. Höyüğün bulunduğu ova, Mio-Pliosen ile Pleistosen devrelerde oluşmuş bir krater ovasıdır. Krater, Pleistosen dönemde bir göl halindeydi ve Holosen başlarından itibaren dolmayı sürdürerek bir ova haline geldi. Yerleşmenin başladığı MÖ 6. – 7. binyıllarda kısmen göldü ve yerleşme bir göl kenarında ya da yakınında yer alıyordu.\nHöyük ilk kez 1966 yılında I. A. Todd tarafından tespit edilmiştir. Kazılar ise 2000 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Prehistorya Anabilim Dalı'ndan Doç. Dr. Erhan Bıçakçı ve Niğde Müzesi'nden E. Faydalı başkanlığında başlatılmıştır. Kazılar İstanbul Üniversitesi Araştırma Fonu tarafından desteklenmektedir.\nHöyükteki tabakalanma yeniden eskiye göre şu şekildedir.\nRadyokarbon tarihleme yöntemine göre (14C) 3. tabakanın ilk evreleri MÖ 6.000'e tarihlenmektedir. 4. tabakanın ortalarının verdiği tarih MÖ 6.300 olarak görünmektedir.\nYüzeyden yaklaşık 2 metre derinlikten itibaren yapı kalıntılarına ulaşılmaktadır. Çevreden toplanan volkanik taşlardan subasmanlar, düz ve keskin kenarlılar seçilerek inşa edilmiş, düz kenarlar duvarın dış yüzüne bakacak şekilde yerleştirilmiş, büyük taşların araları küçük taşlarla doldurulmuştur. Bu taş subasmanlar üzerine çıkılan duvarlarda kerpiç kullanılmıştır.\nYakınlarda bol obsidiyen kaynağı bulunması dolayısıyla yontmataş endüstrisinde kullanılan hammadde büyük oranda obsidiyen olmaktadır. Dördüncü tabakada ikisi oldukça büyük olmak üzere çeşitli yontma taş işlikleri olduğu görülmektedir. Göllü Dağ obsidiyeni olarak bilinen bu malzeme Yakındoğu'nun en zengin ve kaliteli obsidiyeni olarak bilinmektedir. Bu sayede yerleşmede yontma taş endüstrisi kayda değer bir zenginlik göstermekte, üretilen dilgi ve mızrak uçları gelişkin bir teknolojiye işaret etmektedir. Anadolu'da ve Yakondoğu'da bilinen ok ve mızrak uçları tiplerinden birçoğu Tepecik – Çiftlik Höyük buluntuları arasındadır Öte yandan çok sayıda sürtme taş alet ele geçmiştir. Bunlara, biley taşları, vurgu taşları, ezgi taşları, öğütme taşları ve öğütme tekneleri örnek verilebilir. Bu arada yerleşme, bızlar, perdah aletleri, ıspatulalar ve kaşıklar gibi çok sayıda kemik alet de vermektedir.\nOldukça bol sayıda yabani at, daha az sayıda olmak üzere yabani eşek phalanx kemiğinden (toynak üzerindeki ayak kemikleri) yapılmış çok sayıda idol bulunmuştur. Benzer idoller Kuzey Suriye'nin MÖ 10. ve 9. yüzyıl Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ'ına tarihlenen Dja'de ve Mureybet'te bulunmuştur. Ancak Tepecik – Çiftlik Höyük'te bulunanların yapım tekniği daha farklıdır.\nHöyükteki kazılarda 9 bireye ait gömüte ulaşılmıştır. Bu gömütlerden dördü erişkin, ikisi çocuk, üçü ise bebektir. Gömütlerin bazılarının ilk gömüldükleri yerlerden çıkarılıp başka yere birlikte gömüldükleri düşünülmektedir, çünkü bireylere ait birçok kemik eksiktir.\nTepecik – Çiftlik Höyük esas olarak Neolitik Çağ'dan beri iskan edilmiş bir yerleşmedir. Ele geçen, özellikle kabartmalı kaplar, Köşk Höyük'le karşılaştırılmakla tepedeki yerleşmenin Erken Kalkolitik Çağ'da da sürmüş olduğu kabul edilmektedir.\nBütün höyük alanı günümüzde tarla olarak sürülmektedir. Yöre halkının ifadesine göre bu durum geçmişten beri böyledir. Uzun yıllar sürülmesi dolayısıyla tahribat görmüştür. Öte yandan yöre halkı tarafından, yine uzun yıllar yapılarda kullanılmak üzere höyükten taş alınagelmiştir. Taş çıkarmak için zaman zaman kazı yapılmakta ve sıklıkla mezarlara girilmektedir.\n\n\nSazak, Köyceğiz\nSazak, Muğla ilinin Köyceğiz ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMuğla iline 96 km, Köyceğiz ilçesine 40 km uzaklıktadır.\nMahallede 600 hane bulunmaktadır.\n\n\nSultaniye, Köyceğiz\nSultaniye, Muğla ilinin Köyceğiz ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMuğla iline 40 km, Köyceğiz ilçesine 22 km uzaklıktadır.\nMahallede 90 hane bulunmaktadır.\n\n\nGölgelerin Efendisi\nGölgelerin Efendisi John Flanagan tarafından yazılmış bir fantastik roman serisidir. Gorlan Harabeleri bu serinin ilk roman 1 Kasım 2004'te Avustralya'da 16 Haziran 2005'te ise ABD'de piyasaya sürüldü. Seri 2011 yılından itibaren 15 kitabı vardır ancak çevirimlerden dolayı diğer Avrupa ülkeleri serinin gerisinde izler.15 kitabın ardından aynı yazar tarafından yazılmış olan Kardeşlik Savaşçıları serisi yer alır.Aktörler kitabı bir filme dönüştürmeyi düşünüyorlar.\nHikâye Avrupa ortaçağda dayanan kurgusal bir dünyada gerçekleşir.Serisi dünya çapında 16 ülkede iki milyon sattı.Üstelik New York Times Bestseller'e girmiştir.\nSerinin kahramanı olan çocuk.Araluen Krallığındaki Redmont Eyaletinde Baron Arald'ın koruması altında büyüyen ufak tefek çelimsiz bir yetim olan Will şovalyelik hayalleri kurarken kendini Orman Muhafızı Halt'ın çırağı bulur.Çok iyi bir orman muhafızı olan Will kararlı ve azimlidir.Kölelikten kurtulur,bir Kalkara'yı öldürür,Wargal'ların köprüsünü yıkar,Temuçilere karşı savaşır,Macindaw Şato'sundaki isyanı bastırır,Erak'ı Arridiler`den kurtarır, Sahte peygamber Tennyson'ın foyasını ortaya çıkarır. Aynı zamanda Alyss'ten hoşlanmaktadır.\nGelmiş geçmiş en iyi Orman Muhafızlarından biri olan Halt gölge gibi sessizce hareket edebilir yayı ve oku kusursuz kullanır. Will'i oğlu gibi sever. 7. Kitapta Leydi Pauline ile evlenirler.\nYetimhanede yetişen iriyarı çocuk.Başta Will ile anlaşamazsalar ise sonradan dost olurlar.Savaş okuluna kabul edilen Horace kusursuz kılıç kullanır.Doğuştan dövüş yeteneği vardır.Will'in en yakın arkadaşıdır.10. kitapta Evanlyn (Prenses Cassandra) ile evlenmeye karar verirler. 12. Kitapta Madelyn ( Maddie ) adında bir kızları vardır\nHalt'ın eski çırağı.Esprili ve çok becerikli bir Orman Muhafızı.Diğer orman muhafızlarının aksine kılıcı da kusursuz kullanır.\nAraluen Krallığının eyaletlerinden Gorlan'ın eski baronu.Ürkütücü yaratıklar olan Wargallardan^ oluşan bir ordu kuran Morgarath 15 yıl önce Kral Duncan'a baş kaldırmış ama yenilmişti.15 yıldır intikam planları yapan Morgarath harekete geçmeyi planlamaktadır.2.kitapta Horace tarafından düelloda öldürülür.\nRedmont Eyaletinin lordu.Adil bir yönetici ve cesur bir savaşçıdır.\nSavaş okulununun başkanı ve savaş sanatlarının ustası.\nKeltikada Wargalların elinden sağ kurtulan ve prensesin hizmetçisi olduğunu söyleyen kız.Ancak sonradan Kral Duncan'ın kızı Prenses Cassandra olduğu ortaya çıkar.\nSkandiyalı kuvvetlerin birine öncülük eden kont.Evanlyn ve Will'in kölelikten kurtulmalarına yardımcı olmuştur.\nWill'in yetimhane'den arkadaşı.Lady Pauline'in yanına çırak olarak girmiştir.İlerleme kaydederek Haberci okulundan mezun olmuştur.Will ile birbirlerinden hoşlanmaktadırlar, ve 11. Kitapta evlenirler, ancak 12. Kitapta öldürülür ( ölüdür desek daha uygun olur )\nWill ve Horace Prenses Cassandra'yla Evanlyn ismiyle 2. kitapta karşılaşmaktadırlar.Will ile birlikte esir alınan Evanlyn prenses olduğunu bir süre gizler.Will ile Horace arasında gidip gelmektedir.10. kitapta Horace ile evlenmeye karar verirler. 12. Kitapta Madelyn ( Maddie ) adında bir kızları olur.\nErak'ın yakın dostu ve \"Kurt Rüzgarı\"nda 2. kaptan. 7. kitapta yardım istemek için Halt ile Leydi Pauline 'in düğününü basar.\n5. kitapta Malkallam olduğu sanılan oldukça yetenekli bir şifacıdır.9. kitapta Halt'un hayatını kurtarır.\n8 ve 9. kitapta adı oldukça çok geçen Dışarlıklıların lideri.Herkese kendini sahte tanrısı Alseiass'ın peygamberi olarak tanıtır.\n10. kitapta Nihon- ja imparatorudur. İsyandan kaçmaya çalışır. Onu kurtaran ise horace' dir.\n10. kitapta adı geçen Şukin Şigeru'nun kuzenidir. Kuzeni kaçsın diye Arisaka ile mucadele etmiş ve ölmüştür.\n10. kitapta isyancıların lideridir. Şukin'i öldürmüştür. Şigeru ile yaptığı savaşta Will onu saks bıçağı ile öldürmüştür\n12. kitapta Alyss' i öldüren çetenin lideri\n12.Kitaptaki Prenses Cassandra nın kızı. Çok şımarık bir kız olan Maddie (Madelyn) Orman Muhafızı Will in yanına çırak verilir.\nAynı zamanda kız olan ilk orman muhafızıdır ve Will'in hayatını kurtarır.\n\n\n2007 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler\n2007 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler finalinde Roger Federer beş setlik maç sonunda Rafael Nadal'ı yenerek art arda beşinci kez Wimbledon şampiyonu olmuştur.\n\n\nYangı, Köyceğiz\nYangı, Muğla ilinin Köyceğiz ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMuğla iline 60 km, Köyceğiz ilçesine 3 km uzaklıktadır.\nMahallede 480 hane bulunmaktadır.\n\n\nYeşilköy, Köyceğiz\nYeşilköy, Muğla ilinin Köyceğiz ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMuğla iline 60 km, Köyceğiz ilçesine 4 km uzaklıktadır.\nMahallede 262 hane bulunmaktadır.\n\n\nZaferler, Köyceğiz\nSazak, Muğla ilinin Köyceğiz ilçesine bağlı bir mahalledir.\nNe zaman kurulduğu bilinmemekle beraber eski adı Kıraç'tır. Köy eskiden şimdileri komşusu olan Hamitköy'ün bir mahallesidir. Rivayete göre mahallenin kurucuları simdileri tarım alanı olan Özbaşı mevkiinden gelip mahallesi kurmuşlardır.\nMuğla iline 65 km, Köyceğiz ilçesine 10 km uzaklıktadır.\nMahallede 223 hane bulunmaktadır.\n\n\nKeskin nişancı tüfekleri listesi\nBu liste dünyadaki majör keskin nişancı tüfeklerini sıralamaktadır.\n\n\nZeytinalanı, Köyceğiz\nZeytinalanı, Muğla ilinin Köyceğiz ilçesine bağlı bir mahalledir.\nZeytinalanı, il merkezi Muğla'ya 63 km, ilçe merkezi Köyceğiz'e 8 km uzaklıktadır.\nMahallede 980 hane bulunmaktadır.\n\n\nMihail Lomonosov\nMihail (Mihaylo) Vasilyeviç Lomonosov (Rusça: «Михаи́л (Миха́йло) Васи́льевич Ломоно́сов») (d. 19 Kasım 1711 - ö. 15 Nisan 1765), Dünya çapında ünlü Rus bilim adamı.\nRusya'nın yetiştirdiği en büyük bilim adamlarından biri olan Lomonosov, ansiklopedist, doğa bilimci, fizikçi ve kimyacıdır. Bir disiplin olarak fiziksel kimyayı bugünküne çok yakın bir biçimde tanımlayan ilk kimyacı sıfatıyla tarihe geçmiş ve gelecekte bu alanda yapılması gereken çalışmaların geniş bir programını hazırlamıştır. Moskova Devlet Üniversitesi'nin kurulması projesi de Lomonosov'un eseridir ve 1755 yılında açılan okula yaklaşık 200 sene sonra (1940 yılında) Lomonosov'un adı verilmiştir. Venüs gezegeninin bir atmosferinin olduğunu ilk kez olarak (1761 yılında) iddia etmiştir.\nLomonosov'un dönemi Rusya tarihinin büyük değişimlerle zengin önemli bir evresidir. Rusya Çarlığı'nın son çarı I. Petro reformlarını büyük ölçüde sonlandırmış ve devletini Avrupa'nın en büyükleri sırasına sokacak kesin hamleyi yapmıştır. Nitekim 1721 yılında Rusya'yı imparatorluk ve kendisini imparator ilan edecektir. Bundan bir süre önce, 1709 yılında İsveçlilerin tarihteki en büyük yenilgiyi aldığı ve İsveç kralı Demirbaş Şarl'ın Osmanlı'ya sığınmak zorunda kaldığı Poltava Savaşı'nda Rusya önemli bir zafer kazanmıştır. 1711 yılında Osmanlı Devleti ile imzalanan Prut Antlaşması Rusya'yı belki kaderini sonsuza kadar değiştirecek bir hezimetten kurtarmıştır.\n19 Kasım 1711'de Rusya Çarlığı'nın Arhangelogorod Guberniyası'na bağlı Mişaninskaya köyünde doğdu.Prof Dr.Celal Şengör ve Prof Dr. İlber Ortaylı 16 Aralık 2015 tarihli Teke Tek programında Mihail Lomonosov hakkında bilgiler sunmuştur. Lomonosov'un 18 yaşında köyden yürüye yürüye kente gittiğini ve ilkokula başladığını söylemişlerdir. İlber Ortaylı daha sonra ekleyerek o dönemin Rusya'sında ancak soyluların Üniversite'ye gidebildiğini, ancak Lomonosov'un bir yolunu bulup bu engeli aşıp Üniversite'ye girdiğini söylemiştir. \nRus kaynaklarına göre o tarihlerde Rusya'da bir üniversite bulunmamaktadır. Lomonosov, Славяно-греко-латинскую академию adlı bir okula başlamış ve bu okulu dört senede bitirmiştir. Daha sonra eğitimine Kiev ve St. Petersburg'da devam etmiştir. 1736 yılında Almanya'ya giderek fizik, kimya, mekanik ve madencilik alanlarında \nÜniversitede çalışmalarına devam etmiştir. Beş yıl sonra yurda dönmüş ve 'российской академии наук' da ilk Rus bilim adamı olarak çalışmaya başlamıştır. O tarihe kadar bu akademide sadece yabancı bilim adamları çalışmaktadır. 1955 yılında Moskova'da Rusya'nın ilk üniversitesini kurmuştur.\nLomonosov 18. yüzyılda Rus tarih biliminde etkin Liberal-Asilzade Akımı'na mensuptur. Halk kütlelerinin tarihte belirli bir ölçüde rol oynadığını kabul etmekle beraber, tarihî şahsiyetlerin rolünün belirleyici olduğuna inanmıştır. Rusların İskandinav kökenli olduğunu iddia eden Norman Teorisi'ni inkâr etmiştir. Sarmatizm (Sarmat Teorisi) yanlısıdır. Rusların etnik kökeninin Slavlarla Fin-Ugorların (Lomonosov bunlara «Çudi» der) karışımı olduğuna inanmaktadır.\n\"Kratkiy Rossiyskiy letopisec s rodosloviem\" (Soyağaçlı Kısa Rusya Vakayinamesi, Sankt-Peterburg, 1760) adlı eserinde Lomonosov Rusya'nın 862-1725 yılları arasındaki tarihinin en önemli olaylarına kısaca yer vermiştir. Büyük ilgi gören bu çalışma Lomonosov henüz hayattayken Almancaya, yazarının ölümünden 2 yıl sonra da İngilizceye çevrilmiştir.\nLomonosov'un tarih alanındaki en önemli eseri \"Drevnyaya Rossiyskaya istoriya\" (Eski Rusya Tarihi, Sankt-Peterburg, 1766) adlı çalışmadır. Bu çalışmasında Lomonosov Rusya tarihini Roma İmparatorluğu tarihiyle kıyaslar ve Antik Çağ'ın inançlarıyla Doğu Slavların inançları arasında pek çok ortak nokta tespit eder.\nLomonosov'un en önemli dil bilimi çalışması \"Rossiyskaya grammatika\" (Rusya Grameri) Rusçanın grameri üzerine bu dildeki ilk basılı bilimsel eserdir. Eser 1755 yılında tamamlanmış, 1757 yılında Sankt-Peterburg'da ilk baskısı yapılmış ve yaklaşık 30 senede 4 kere daha basılmıştır. Lomonosov bu çalışmasında Rusçanın birtakım gramer normlarından bahsetmiş, \"sözcük türü\" kavramını açıklığa kavuşturmuş, sözcüklerin imla ve telaffuz kurallarına değinmiştir. Sözcüklerin telaffuzundan bahsederken Lomonosov Moskova konuşmasını ölçüt kabul etmiştir. \n\"Rassujdenie o polze knig cerkovnıh v rossiyskom yazıke\" (Rusçada Kilise Kitaplarının Önemi Üzerine) adlı çalışmasında da Lomonosov Üç Stil Teorisi'ni kullanarak Rusçanın stilistik sistemini yapmıştır.\nMihail Lomonosov'un adını taşıyan doğa objeleri şunlardır: \nRusya'da Lomonosov kenti ve Lomonosovo köyü bulunur. Yine Rusya'nın Moskova, Arhangelsk, Saratov kentlerinde Lomonosov'un adını taşıyan birer cadde, Sankt-Peterburg ve Severodvinsk kentlerinde ise birer meydan vardır.\nUkrayna'nın Konstantinovka kentinde de Lomonosov Caddesi vardır.\nŞu kentlerde birer Lomonosov Sokağı bulunur:\nSankt-Peterburg'daki bir metro istasyonu da Lomonosovskaya adını taşımaktadır.\nRusya'da ve Rusya dışında birtakım eğitim ve kültür kurumları Mihail Lomonosov'un adını taşımaktadır: \n\n\n2006 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler\n2006 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler final maçında turnuva boyunca sadece bir maç kaybeden, Roger Federer 6-0, 7-6(5), 6-7(2), 6-3 lük dört setle iki numaralı seribaşı Rafael Nadal'ı 3-1 mağlup ederek Wimbledon tek erkekler grubunda art arda dördüncü kez şampiyon olmuştur. \n\n Robby Ginepri \"(2. tur)\"\n Marcos Baghdatis \"(Yarı final)\"\n Tommy Haas \"(3. tur)\"\n Dominik Hrbatý \"(2. tur)\"\n Gaël Monfils \"(2. tur)\"\n Jarkko Nieminen \"(Çeyrek final)\"\n David Ferrer \"(4. tur)\"\n Juan Carlos Ferrero \"(3. tur)\"\n Andre Agassi \"(3. tur)\"\n Olivier Rochus \"(3. tur)\"\n Dmitry Tursunov \"(4. tur)\"\n Fernando Verdasco \"(4. tur)\"\n Paradorn Srichaphan \"(2. tur)\"\n Kristof Vliegen \"(2. tur)\"\n Nicolás Massú \"(2. tur)\"\n Paul-Henri Mathieu \"(2. tur)\"\n\n\nNecdet Numan\nNecdet Numan (d. 1951, Düzkaya), Kıbrıs Türkü siyasetçi. KKTC Cumhuriyet Meclisi'nde Ulusal Birlik Partisi'nden Girne milletvekilliği yapmaktadır.\nLiseden mezuniyetinden sonra 1971 yılında Posta Dairesi'nde memur olarak işe girdi ve 1986'ya kadar dairede çalıştı. 1980-86 yılları arasında Çatalköy belediye meclis üyeliği yapan Numan, 1986 yılında belediye başkanlığına seçildi ve 24 Nisan 2009'a kadar kesintisiz olarak bu görevi sürdürdü. 1980 yılında Ulusal Birlik Partisi'nin (UBP) Girne İlçesi İdare Amirliği görevine gelen Numan, 1990 yılında partinin Girne ilçe başkanı seçildi. Ocak 2012 itibarıyla halen bu görevi sürdürmektedir. 2009 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti genel seçimlerinde UBP'den Girne milletvekili seçilmiştir.\nNuman Düzkaya, Çetinkaya ve Doğan Türk Birliği'nde futbol oynamıştır. Düzkaya kulübünün başkanlığını yürütmüştür. Eşi Tözen Numan'la 1973 yılında evlenen Numan'ın bir oğlu vardır.\n\n\nTabancalar listesi\nAşağıdaki tabloda Dünya genelinde kullanılan majör tabancalar listelenmektedir.\n\n\n2005 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler\n2005 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler final maçında İsviçreli Roger Federer 101 dakika süren, 6-2, 7-6(2) ve 6-4'lük üç setle rakibi Amerikalı Andy Roddick'i mağlup ederek tek erkekler grubunda 2005 Wimbledon Tenis Turnuvası şampiyonu olmuştur. Bu zaferle, Federer daha 23 yaşındayken üst üste üçüncü kez Wimbledon şampiyonu olarak tenis tarihinde bu turnuvada 3. kez üst üste tek erkekler şampiyonluğuna ulaşan Bjorn Borg ve Pete Sampras yanındaki yerini almıştır.\n\n David Nalbandian \"(Çeyrek final)\"\n Tommy Haas \"(2. tur)\"\n Ivan Ljubičić \"(2. tur)\"\n Fernando González \"(Çeyrek final)\"\n Dominik Hrbatý \"(2. tur)\"\n Juan Carlos Ferrero \"(4. tur)\"\n Taylor Dent \"(4. tur)\"\n Nicolas Kiefer \"(3. tur)\"\n Feliciano López \"(Çeyrek final)\"\n Richard Gasquet \"(4. tur)\"\n Jiří Novák \"(3. tur)\"\n Nicolás Massú \"(2. tur)\"\n Robin Söderling \"(2. tur)\"\n Mikhail Youzhny \"(4. tur)\"\n Filippo Volandri \"(2. tur)\"\n Olivier Rochus \"(2. tur)\"\n\n\nMuhammed Cevad Bahuner\nMuhammed Cevad Bahuner (1933, Kirman - 1981, Tahran), İran eski başbakanı.\nİran'ın devrimden sonraki üçüncü başbakanı seçildi. 15 Ağustos 1981 ile 30 Ağustos 1981 tarihleri arasında kısa bir süre hizmet verdi. Muhammed Rıza Pehlevi monarşisine karşı hükûmet karşıtı faaliyetleri nedeniyle 1960 yıllarında hapsedildi. 10 Ağustos 1980 ile 10 Ağustos 1981 kültür bakanı olarak görev aldı. İran Devrim Konseyi'nin kurucu üyesi olan Bahunar, İran'ın okul ve üniversitelerden Batı etkisi ve değerlerinden uzaklaşılması taraftarı idi.\nBahunar, Cumhurbaşkanı Muhammed Ali Recai birlikte, Tahran'daki ofisinde, bir bombalama sonucu öldürüldü.\n\n\n2004 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler\n2004 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler grubunda, dünya klasmanında ilk sırada yer alan İsviçreli Roger Federer, Amerikalı rakibi Andy Roddick'i 4-6, 7-5, 7-6(3) ve 6-4'lük dört setle iki buçuk saat süren final maçında 3-1 mağlup ederek 2004 Wimbledon Tenis Turnuvası şampiyonu olmuştur. \n\n\nEskişehir ili genel seçim sonuçları\nEskişehir İli, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) 6 milletvekili göndermektedir. 1920'den beri yapılan tüm genel seçimlerde temsil edilmiş olan Eskişehir İli'nde tek seçim bölgesi vardır.\n12 Haziran 2011 Genel Seçimleri Eskişehir İli sonuçlar;\n\n\nPelin DoÄŸru\nPelin Doğru (d. 8 Ekim 1983) Türk aktris ve tiyatrocu. Suskunlar adlı dizide \"Birsen\" karakterini canlandırarak ün kazandı. Oyuncu Galatasaray Üniversitesi Felsefe bölümü mezunu. Ayrıca Maltepe Üniversiteler Arası Tiyatro Şenliği'nde \"\"En İyi Kadın Oyuncu Ödülü\"\"'nü ve Lions Tiyatro Ödülleri \"\"Kerem Yılmazer Genç Yetenekleri Teşvik Ödülü\"\"'nü almıştır. Güzel aktris İngilizce ve Fransızca dil bilgilerinede sahip. Geçmişte \"\"Rejoice\", \"YKM\", \"Arstil Mobilya\", \"Eti Soho\", \"Eti Burçak\" ve \"Lays Gourmet\"\" gibi markalarının reklamlarında yer almıştır.\n\n\nRüzgâr makası\nRüzgâr makası\", (İngilizce: \"Wind shear\"; WS\"'), rüzgârın yön ve hızında görece kısa bir mesafede meydana gelen ani değişiklik. Hem yatay hem de düşey düzlemde meydana gelebilir.\nİngilizce \"shear\" sözcüğü, bir nesnenin, iki farklı kısmında oluşturulacak zıt yönlerdeki basınç farkı nedeniyle yapısal hasara uğraması anlamına gelir. Bu durum makasın kumaşı keserken, aslında kumaşın bir tarafını aşağı, diğer tarafını yukarı itiyor olmasına benzetilebilir. Wind shear buna benzer şekilde, atmosferin herhangi bir noktasındaki rüzgâr alanının devamlılık etkisini ani bir şekilde sonlandırır ve başka bir rüzgâr alanına geçiş sağlar. Bu geçişe makaslama etkisi (shearing effect) denir.\nWind shearın oluşumu, genellikle atmosferdeki termal dengeyle ilgilidir. Örneğin sıcaklığın yükseklikle arttığı enversiyon tabakasında kuvvetli şekilde görülebilir. Ayrıca sonsuz bir kararsızlık bölgesi olan cephesel sistemlerde, dar alanda oluşan kararsızlık bölgelerinde ve oraj durumunda da wind shear oluşabilir.\nÖzellikle alçak seviyede (örneğin son yaklaşmada) meydana gelen wind shear, hava taşıtlarının hızının, irtifasının veya yan rüzgâr bileşeninin aniden değişmesine neden olabileceği için havacılık açısından oldukça tehlikelidir.\nAlçak seviyelerdeki wind shear özellikle geceleri ve sabah erken saatlerde gerçekleşir. Bunun nedeni gündüze kıyasla hava tabakalarının birbirleri ile daha az karışmasıdır.\n\n\nATP Ödülleri\nATP Ödülleri \"ATP (“Association of Tennis Professionals” )\" tarafından bir sezonda belli kriterlere göre öne çıkan oyunculara ve tenis görevlilerine verilen ödüllerdir. 2011 yılının ödülleri 19 Kasım'da ilan edilmiştir.\n\"Not: 1980 ve 1984 yılında ödül verilmemiştir.\"\n\"Not: 1980 yılında ve 1984 yılından 1988 yılına kadar ödül verilmemiştir.\"\n\n\nGaziantep ili genel seçim sonuçları\nGaziantep İli, (1921'e kadar Ayıntab, 1928'e kadar Gaziayıntab) Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) 12 milletvekili göndermektedir. 1920'den beri yapılan tüm genel seçimlerde temsil edilmiş olan Gaziantep İli'nde tek seçim bölgesi vardır.\n12 Haziran 2011 Genel Seçimleri Gaziantep İli sonuçlar;\n\n\nWS\nWS kısaltması ile şunlardan biri kastedilmiş olabilir:\n\n\nJoan Holloway\nJoan P. Harris (evlilik öncesi soyadı Holloway), AMC'nin televizyon dizisi \"Mad Men\"de bir kurgusal karakterdir. Christina Hendricks tarafından canlandırılmıştır.\n\n\nAlâeddin Muhammed\nAlaaddin Muhammed Harezmşah (ö. Aralık 1221) Harezmşahlar Devleti'nin 1200-1221 döneminde Harezmşah unvanı ile hükümdarı idi. Saltanatının başında Büyük Selçuklu Devleti'nin çökmesi nedeniyle geniş topraklar elde etmiştir. Fakat sonradan Cengiz Han hükümdarlığı altında genişlemeye başlayan Moğollar ile savaşmak zorunda kalmıştır. Moğol orduları Harezmşah ülkesini talan ve harap edip halkına büyük zayiat verdirmişlerdir. Alaaddin Muhammed Harezmsah Moğol ordularına yenildi ve sonunda onlar tarafından kovalanıp Hazar Denizi üzerinde bir adaya saklandı ve 1229'da bu adada açlıktan hayatını kaybetti.\nAlaaddin Muhammed döneminde Büyük Selçuklu Devleti çökmüştü ve Harezmşah Devleti genişlemeye hazırdı. 1204'te Alaaddin Muhammed idaresindeki Harezm orduları 1204'te Herat, 1206'da Belh, Cüzcan, Toharistan, Sistan, Sicistan, 1207'de Semerkant ve 1210'da Taberistan ve Maveraünnehir'ni ellerine geçirdiler. Babasının rakip saydığı günümüzdeki Afganistan'ın büyük bir kısmını idare eden Gurlular ile savaş 1210'da başladı ve aynı yıl Gürlüler devleti ortadan kaldırıldı. 1211'de Taşkent, Fergana, Mekran, güneyde Belucistan, batıda Kazvin ve Azerbaycan fethedildi. 1212'de ise de Karahanlılar Devleti'ne son verilerek tüm toprakları Harzemşahlara katıldı.\nAlaaddin Muhammed kendine \"Şah\" unvanı verdi ve bunu resmen teyit etmesi için Bağdad'da buluna Abbasi Halifesi'ne müracaat etti. Fakat Abbasi Halifesi an-Nasır bu isteği reddetti. Alaaddin Muhammed buna çok kızarak önce kendine yakın Harezmli alimlerden birini Halife olarak ilan etti. Sonra da Halifeyi Bağdat'tan atıp kendi adamını kukla halife olarak Bağdat'a yetiştirmek için ordusu ile Bağdat üzerine sefere çıktı. Fakat Harezm ordusu Zagros Dağları arasında bulunan bir dar geçitten geçmekte iken büyük bir kar tipi ve fırtınaya uğradı. Harezm ordusu çok büyük zayiat verdi ve ordudaki yüksek komutanların isteğiyle ordu Bağdat'a gitmeden geri dönmek zorunda kaldı.\nAlaaddin Muhammed bu başarılarından dolayı büyük planlar yapmaktaydı ve Çin'i ele geçirmek gibi emelleri bulunmaktaydı . Fakat bu dönemde Cengiz Han idaresi altında Moğollar büyük bir güç haline gelmişlerdi ve eskiden Çin'in elinde bulunun Orta Asya'nın büyük bölümünü ellerine geçirmişlerdi. Hatta Moğolların Çin'i almaları bir rüya değildi. 1215'te Cengiz Han komutasındaki Moğollar Çin'deki Çin Hanedanı'nın başkenti olan (sonradan Pekin adını alacak olan Yanjing'i kuşattılar, ellerine geçirdiler ve talan etmişlerdi. Çin İmparatoru ülkesinin tüm kuzeyini Moğol işgaline bırakmış ve başkentini güney de Kaifeng'e çekmişti. Alaaddin Muhammed Moğol tehlikesini görmüştü ve Moğollarla iyi geçinmeye çalışmaktaydı. Alaaddin Muhammed İpek Yolu'nu kullanarak Moğollar ve onların işgali altına geçmiş olan Çinlilerle ticaretin karlı olacağını düşünmekte idi. Moğollarla bir ticaret anlaşması imzaladı ve 500 küsur deveden oluşan büyük kervanları göndermeye ve geri almaya başladı.\nFakat bir Harezm şehri olan Otrar valisi ve Alâeddin Harezmşah'ın amcası olan İnalcık bu ticaretten hoşlanmamakta idi ve Moğol kervanlarının casusluk yapma nedeniyle geldiklerine inanmıştı.\n1218'de 450 Moğol tacirden oluşan bir kervan Otrar'a geldi ve bu kervanda Harezmşah'a Cengiz Han'ın gönderdiği elçi de bulunmaktaydı. Bu Moğol ticaret kervanı, Harzemşah valisi İnalcık tarafından yağmalandı. Bu yağmalamada birçok Moğol taciri öldürüldü ve geri kalanlarının da sakalları yakılıp geri gönderildi. Bu olay tarihe Otrar Faciası olarak geçti ve Moğollarla Harezmşahlar'ın arasını bozdu. Bu olayın neden ortaya çıktığı tartışmalıdır. Bazılarına göre yağmalatma sebebi; Moğol kervanındaki pahalı eşyalar ve değerli kervan mallarıydı. Diğer kaynaklara göre ise kervan Cengiz Han tarafından casusluk amacıyla gönderilmiş ve Moğol tehlikesinden kuşkulu olan Otrar valisi bu kervandaki casus tüccarları öldürerek aklınca Moğol tehlikesini önlemiştir. Diğer kaynaklar ise Otrar Faciası'nda şehre yollanan kervanın savaş çıkartmak için çeşitli kışkırtma yöntemleri kullanıp Harezmler ile Moğollar arasında bir savaş çıkartmasına kıvılcım olma amacı olduğunu bildiriler. Bu olay üzerine Cengiz Han Harezmşah'a Otrar valisinin kendine teslim edilmesini isteyen bir talebini getiren Moğol elçileri yollamıştır. Harezmşah Alâeddin Muhammed bu elçilerden başelçiyi kafasını kestirerek idam ettirmiş ve diğer iki tanesinin de saç sakalını keserek geri göndermiştir. Otrar Faciası ve sonraki elçilere yapılan fena hareketlerin Moğollar'ı savaşa kışkırttığı inkar edilemez.\nBu iki olayın Cengiz Han'ı çok kızdırdığı inkar edilmez bir gerçektir. Cengiz Han bunun üzerine o zamana kadar hazırladığı ordulardan çok daha büyük bir ordunun Harezmşah üzerine gitmek üzere hazırlanmasını emretmiştir. Bu ordu 20 tümenden ve yaklaşık 200.000 askerden oluşmaktaydı. En yetenekli Moğol komutanları ve Cengiz Han ve oğulları tarafından komuta edilmekte idi. Cengiz Han oğlu Ögeday Han'ı başkentinde kaymakam ve varis olarak bırakmıştı. Moğol ordusunun bir kısmı da Çin'i işgal için geride kalmıştı. Sefere çıkan tüm Moğol ordusunun başkomutanlığını da Cengiz Han'ın kendisi yüklenmişti. Cengiz Han Tienşan Dağları'nı geçtikten sonra ordusunu üç kola böldü. Büyük oğlu Cuci Han komutasında bir grup kuzeydoğu Harezm üzerine yürüdü. Cebe Noyan komutasında ikinci grup ise gizlilikle Harezm ülkesinin güneydoğusuna yürüyüşe geçti. Ortada bulunan gruba komutanlar Cengiz Han ve küçük oğlu Tuluy Han olup ve bu grup Semerkant yönüne doğru gitmeye başladı. Cebe Han'ın grubu ve orta grubun Semarkant'ı bir kıskaç altına almaları planlanmıştı. Cengiz Han orduları Çin'den onların çok gelişmiş şehir kuşatma harp silahları, hatta barutlu bombalar ve obüsler ile ordusunu donatmış ve bu yeni silahları kullanmak için ordusuna özel Çinli ve yabancı kuvvetler eklemişti.\nAlaaddin Muhammed Harezmsah'ın ordusu 400.000 kişi kadardı. Ama komutanları arasında rekabet yüzünden koordinasyon imkânı azdı. Ülkenin başkentine yapılan bir askeri strateji divanında, Harezmşah strateji olarak ordusunu nispeten küçük birliklere ayrılarak bu gruplara ülkenin önemli şehirlerini savunma görevleri verdi. Böylece Harezmşah ordusu Moğollara karşı bir birleşik savunma yapacakları yerde, küçük gruplar halinde savunmaya giriştiler. Bu stratejinin, uzun yürüyüşten yorgun olmakla beraber büyük gruplar halinde teksif edilmiş bulunan Moğol ordularının galip gelmesine yol açtığı iddia edilmektedir.\n1219 sonbaharında Cengiz Han orta kolunun birlikleri Otrar kalesi önüne geldiler. Çok büyük olan bu ordu ile kale sarıldı ve Çin ordularının kullandığı Orta Asya'da görülmemiş kuşatma aletleri Moğol ordusu tarafından kullanılmaya başlandı. Otrar kuşatması 5 ay sürdü. Cengiz Han kuşatma sonuna kalmayıp kendi koluyla birlikte bu kale civarından ayrıldı. Sonunda kuşatmaya devam eden Moğollar şehrin kalesine iyi kilitlenmemiş bir huruç kapısından girmeyi ve kale içini ele geçirmeyi basardılar. İç kalenin alınması biraz daha uzun sürdü ve 1 ay sonra da bu iç kale de Moğollar eline geçti. Moğollar savunuculara karşı gayet gaddar davrandılar; Harezmşah savaşçıları hiç esir alınmadan öldürüldüler; şehir halkının çoğu da öldürüldü ve ancak çok az sayıda halk köle olarak alındı. Şehir boşaltıldı ve yerle bir edildi. Otrar Faciası'nı yaratan İnalcık ise en sonuna kadar dayandığı görülmüştür. Ama sonunda esir alındığı ve esir iken ağzından, burnundan ve kulak deliklerinden erimiş gümüş dökülerek boğulup idam edildiği bildirilmektedir.\nOtrar kuşatması devam ederken Cengiz Han ve Toluy Han 50.000 kadar ordu ile güneye gittiler ve Semarkent'a girmeyip batıya Buhara üzerine yöneldiler. Bu yürüyüş sırasında vahadan vahaya geçerek Moğol ordusu Kızıl Kum Çölünü inanılmayacak hızla geçti ve şehir savunucularının hiç beklenmediği bir anda Buhara kale kapıları önüne geldiler. Buhara çok muhkem değildi ve savunması bir sıra sur duvarları ve önündeki hendekten ibaretti. Şehirde bulunan Türk asıllı askerler ve komutanlar üçüncü gün 20.000 kişi ile bir huruç hareketi yaparken yapılan çarpışmada hemen hemen yok edildiler. Şehrin iç kalesi 12 gün daha dayanmakla beraber, şehir liderleri şehir kapılarını Cengiz Han'a açtılar. Moğollar şehri talan ettiler ve bu talandan sonra çıkan yangın da şehri yerle bir etti. Şehirde büyük bir katliam da yapıldı; sağ kalan halkın büyük bir kısmı köle olarak Moğol askerleri arasında bölüştürüldü; şehrin uygun gençleri Moğol ordularına asker olarak alındı ve şehir zanaatkârları ise Moğolistan'a gönderildiler.\nSonra Moğol ordusu Mart 1220'de yeni Harezmşah başkenti olan Semerkand üzerine gitti. Otrar'ı ellerine geçiren Moğol orduları, Cengiz Han'ın oğulları olan Çağatay Han ve Ögeday Han komutasında ana Moğol ordusuna katıldı. Şehrin savunma mevkileri Buhara'dan daha iyi idi ve 100.000 kişilik bir savunma ordusu şehirde bulunmaktaydı. Moğollar şehre hücuma hemen başladılar; fakat üçüncü gün çekilmeye başladılar. Bunu Moğolların yenildiğine atfeden şehrin savunucularından 50.000 kişilik bir kuvvet şehirden çıkıp Moğolları kovalamaya koyuldu. Ama bu bir Moğol hilesi olup, şehirden çıkan orduyu pusuda bulunan Moğol güçleri çembere alınıp büyük zayiatla elemine ettiler. Alaaddin Muhammed Harezmşah ordusuyla Semarkant yakınına gelmişti ve şehri kuşatmadan kurtarmak için kuşatmayı yapan Moğol ordusuna karşı arkadan iki defa büyük hücuma geçti. Ama her iki defasında da geri püskürtüldü. Alaaddin Muhammed Harezmşah moralini yitirip çareyi Cengiz Han ordularından kaçıp saklanmada buldu.\nSemerkand kuşatmasının 5. gününde 17 Mart 1221'de kale savunucularının hepsi, iç kalede savunmaya geçen 20.000 asker hariç, Moğollarla barış görüşmeleri yapıp onlara teslim oldular. Ama Cengiz Han hiç teslim şartlarına ait verdiği sözlere aldırmadan savunucu askerlerin hepsini idam ettirdi. Teslim olan şehir halkına da şehirden dışarı çıkıp şehir önündeki ovada toplanmaları emri verildi. Sivil halk burada katliama uğrayıp tümüyle yok edildi. Moğolların zaferlerini kutlamak için kesilmiş kellerden büyük piramitler yaptıkları belgelenmiştir.\nCengiz Han, kaçan Alaaddin Muhammed Harezmşah'ı arayıp bulmakla oğlu Şubedey Han ile Cebe Noyan'ı görevlendirdi ve bu görev için emirlerine 20.000 kişilik bir ordu verdi. Harezmşah yanında oğlu ve varisi Celaleddin Harezmşah ve küçük bir sadık orduyla batıya kaçtı ve Hazar Denizi üzerinde bir küçük adaya sığındı. Aralık 1220'de bu adada neden olduğu bilinmez şekilde Alaaddin Muhammed Harezmşah hayata gözlerini kapadı. Birçok tarihçi bu ölümü soğuk ve ıslak bir atmosferde pnemoni olmasına bağlarlar; fakat bazı yorumcular ise bunu ülkesini kaybetmesinin şokuna atfederler.\nBundan sonra bütün Harezmşah ülkesi Moğolların istilasına uğradı. Mart 1221'de Hocent, Cend ve Otrar, Mayıs'ta Urgenç, Save ve Habûsan, Temmuz'da Semnan, Ağustos'ta Amul, Rey ve Tahran, Eylül'de Hamedan, Ekim'de Erdebil Moğol işgaline uğradı ve yerle bir edildi. 14 Haziran 1222'de Herat da düştü. Bu Moğol istilası ile uğraşmak Alaaddin Muhammed Harezmşah oğlu ve varisi yerine geçen Celaleddin Harezmşah'a düşmüştür.\n\n\nTarihöncesi memeliler listesi\nBu liste tarih öncesi dönemlerde yaşamış olan memelilerin tamamlanmamış bir listesi olup günümüzde hala yaşayan veya kısa bir süre önce nesilleri tükenen memelileri kapsamamaktadır. Bunun yanında nesli tükenmiş olan tarih öncesi primatlar için bakınız: Fosil primatlar listesi\nGeç Trias Dönemi–Geç Jura Dönemi\nOrta Kretase–Holosen\nGeç Jura Dönemi–Eosen\n\"henüz sıralandırılmamış olanlar\"\nGeç Trias Dönemi–Geç Kretase\nGeç Trias Dönemi–Geç Kretase\nGeç Trias Dönemi–Geç Jura Dönemi\nGeç Kretase–Yeni tarihli\n\"henüz sıralanmamış\"\nSimosthenurus,\nGeç Kretase–Yakın dönemde nesli tükendi\nPaleosen–Yakın dönemde nesli tükendi\nEosen–Yakın dönemde nesli tükendi\nFosil primatlar listesi\nEosen–Yakın dönemde nesli tükendi\nPaleosen–Yakın dönemde nesli tükendi\n\"henüz sıralanmamış olanlar\"\nPaleosen–Eosen\nPaleosen–Pleistosen\nPaleosen–Pleistosen\nEosen–Miyosen\nPaleojen\nEosen–Oligosen\nEosen–Eosen\nOligosen\nPaleosen–Pliosen Çağ\nPaleosen–Yakın dönemde nesli tükendi\n\"henüz sıralanmamış olanlar\"\nPaleosen–Yakın dönemde nesli tükendi\n\"henüz sıralanmamış olanlar\"\nEosen–Yakın dönemde nesli tükendi\nEosen?–Yakın dönemde nesli tükendi\n?- M.S. 1000 \nEosen–Yakın dönemde nesli tükendi\nAyrıca bakınız:\nOligosen–Yakın dönemde nesli tükendi\nMiyosen–Pliosen Çağ\nEosen–Yakın dönemde nesli tükendi\n\"henüz sıralanmamış olanlar\"\nEosen–Yakın dönemde nesli tükendi\n\"henüz sıralanmamış olanlar\"\nEosen–Yakın dönemde nesli tükendi\nEosen–Yakın dönemde nesli tükendi\n\"henüz sıralanmamış olanlar\"\n\n\nAvni Dilligil Ödülleri\nAvni Dilligil Ödülleri tiyatro oyuncusu ve yönetmeni Avni Dilligil (1908 - 21 Mayıs 1971) anısına \"Tiyatro Sanatını Geliştirme Vakfı\" tarafından her yıl farklı dallarda ödüllerin verildiği bir organizasyondur. İlk kez 1978 yılında organize edilen ve 25 kez gerçekleştirilen tören Avni Dilligil'in kızı Çiçek Dilligil'in 26 yıl sonunda 2003 yılından itibaren devam ettirmeme kararıyla kaldırılmıştır.\n\n\nÄ°kili Oyun\n\n\nHisar (dergi)\nHisar, 1950-1980 yılları arasında Ankara'da yayınlanmış olan aylık fikir, edebiyat ve sanat dergisi.\nTürk süreli yayın tarihinin en uzun ömürlü dergilerinden birisidir.. Bu dergi etrafında toplanan şairler Türk edebiyatında “Hisarcılar” olarak anılır.\nÖzellikle Garip akımı ‘na tepki duyan bir grup şair tarafından \"\"eski şiirimizden, millî kültür ve edebiyatımızdan kopmadan yeni ve güzel bir şiir sergilemek, o yıllarda şiirimizi çıkmaza sokanlara ve yozlaştıranlara karşı çıkmak ve tavır almak\"\" parolasıyla 1950 yılından itibaren çıkarılan dergi 7 yıl boyunca aralıksız 75 sayı yayınlandıktan sonra 1957’de yayımına ara verdi. 1 Ocak 1964’te yeniden çıkarıldı. 1980’de 227. sayıdan sonra yayın hayatı sona erdi.\nDergiyi fiilen çıkaran kişi, Mehmet Çınarlı’dır. \"Hisar\"ın yayınlanmasında ve \"Hisar\" topluluğunun oluşmasında Munis Faik Ozansoy yol gösterici rol üstlenmiş; 1975’e kadar ‘Yazı Kurulu Başkanı’ ve başyazar olarak görünmüş ancak resmî olarak dergi yönetiminde yer almamıştır.\nDerginin kurucuları arasında Mehmet Çınarlı ve Munis Faik Ozansoy dışında şu isimler yer alır: İlhan Geçer, subay Gültekin Samanoğlu, Mustafa Necati Karaer, memur Yahya Benekay, tıp fakültesi öğrencisi Fikret Sezgin, Hasan İzzet Arolat ve lise öğrencisi Osman Fehmi Özçelik.\nDördüncü sayıdan itibaren Nevzat Yalçın'ın katılmasıyla derginin dokuz kişilik çekirdek kadrosu on kişiye çıkmıştır. Kısa bir süre sonra Yahya Benekay, Fikret Sezgin, İzzet Arolat hem topluluktan hem de edebiyat ortamından uzaklaşmıştır. Derginin yayına ara verdiği dönemde Osman Fehmi Özçelik’in edebiyat ortamından kopması ve ikinci yayın döneminde Ozansoy’un ölümü ile çekirdek kadro 5 kişiye düşmüş; bu beş kişi derginin yayın hayatının sonuna kadar yollarına devam etmiştir.\nDerginin adı, dergiyi çıkaranların koruma ve savunma eğilimine işaret eder. Mehmet Çınarlı 1987 tarihli bir yazıda \"Bu dergiyi çıkaranlar \"Hisar\"ın yabancı taklitçiliğine karşı milli sanatı, ideoloji baskısına karşı hür düşünceyi, dilde tasfiyeciliğe karşı yaşayan Türkçeyi savunmasını istemişlerdir [...]Edebiyat kitaplarında Hisarcılar diye adımız geçiyor. Eğer Kale deseydik Kaleciler diyeceklerdi. Bunu düşündük, Kale demekten sarfı nazar ettik, Hisar dedik.\" sözleriyle \"Hisar\" isminin seçilme sebebinin anlatmıştır.\nHisarcılar, derginin ilk sayısında bir poetika/beyanname yayınlamamışlardı. Bunun nedeni, \"okuyucuyu kararında serbest bırakmak\" düşüncesi idi. Ancak bu durumun derginin yazınsal duruşu hakkında bazı yanlış anlaşılmalara neden olduğu ileri sürülerek derginin 18 sayısında \"Açıklamak Gerekirse\" başlıklı yazı ile derginin şiir görüşü açıklanmıştır. Mehmet Çınar tarafından kaleme alınmış olan 1 Ekim 1951 tarihli “Açıklamak Gerekirse” başlıklı yazı, kimilerine göre derginin manifestosu niteliğindedir. Bu yazı ile \"Hisar\"ın aruzcu olduğu, muhafazakâr olduğu iddiaları reddedilmiştir.\n\"Hisar\" yazı kurulu üyeleri, derginin çıkışından 17 yıl sonra, bir radyo programında (Ankara Radyosu tarafından hazırlanan 26 Aralık 1966 tarihli \"Radyoda Hisar Saati\" programında) dört madde olarak ilkelerini açıklamışlardır. Bu ilkelerden üçü edebiyat, biri dil ile ilgilidir. İlkeler, daha sonra \"Hisar\" dergisinin 113. ve 114. (Şubat, Mart 1967) sayılarında da yayımlanmıştır.\nİdeoloji karşıtlığı derginin poetikasında önemli rol oynar. Dergi, yayın hayatı boyunca kendini ideoloji karşıtı ve salt sanat taraftarı olarak sunmuştur.\nŞiir ağırlıklı bir dergi olan Hisar’da plastik sanatlar, müzik, sahne sanatlarına dair yazı ve eleştiriler de yer almıştır. Mehmet Kaplan dergide “\"Ruhi Çınar\"” takma adıyla felsefî, “\"Osman Okatan\"” takma adıyla da siyasî denemeler yazdı. Cemil Meriç yazı hayatına ilk defa 1967’de bu dergide \"\"Hint ve Batı\"\" adlı dizi yazılarla başlamış daha sonra \"\"Fildişi Kule’den\"\" başlıklı yazılar kaleme aldı. Hemen her sayı­da Mehmet Çınarlı, Mehmet Kaplan ve Gültekin Sâmanoğlu'nun sanat ve edebi­yatla toplum, devlet ve siyaset ilişkilerini ele alan yazıları yayımlanmıştır.\n\"Hisar\" dergisinin çoğu şiir kitabı olmak üzere hi­kâye, roman, tiyatro ve incelemelerden meydana gelen yirmi dokuz kitaplık bir yayını da olmuştur.\nKuruluşunun 30. yılını 14 Nisan 1980 tarihinde Ankara'da Kültür Bakanlığı, Aydınlar Ocağı ve Türkiye Yazarlar Birliğinin ortaklaşa düzenlediği bir toplantıda kutlayan dergi, aynı yılın aralık ayında 277. veda sayısını çıkararak yayın hayatına son verdi.\n\n\nVallentuna\nVallentuna, İsveç'te bir şehirdir.\n\n\n1972 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası\n1972 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası 1971/1972artistik patinaj sezonunda Avrupa'nın en iyi patencilerini belirlemek amacıyla düzenlenen Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonasıdır. Sporcular kadınlar, erkekler, çiftler ve buz dansında yarışır. Şampiyona, 1972 yılında Göteborg,İsveç'da yapılmıştır.\n\n\n1971 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası\n1971 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası 1970/1971 artistik patinaj sezonunda Avrupa'nın en iyi patencilerini belirlemek amacıyla düzenlenen Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonasıdır. Sporcular kadınlar, erkekler, çiftler ve buz dansında yarışır. Şampiyona, 2–7 Şubat 1971 tarihleri arasında Zürih,İsviçre'da yapılmıştır.\n\n\n1970 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası\n1970 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası 1969/1970 artistik patinaj sezonunda Avrupa'nın en iyi patencilerini belirlemek amacıyla düzenlenen Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonasıdır. Sporcular kadınlar, erkekler, çiftler ve buz dansında yarışır. Şampiyona, 4–8 Şubat 1970 tarihleri arasında Leningrad, SSCB'de yapılmıştır.\n\n\n1969 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası\n1969 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası 1968/1969 artistik patinaj sezonunda Avrupa'nın en iyi patencilerini belirlemek amacıyla düzenlenen Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonasıdır. Sporcular kadınlar, erkekler, çiftler ve buz dansında yarışır. Şampiyona, 1969 yılında Garmisch-Partenkirchen,Batı Almanya'da yapılmıştır.\n\n\n1968 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası\n1968 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası 1967/1968 artistik patinaj sezonunda Avrupa'nın en iyi patencilerini belirlemek amacıyla düzenlenen Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonasıdır. Sporcular kadınlar, erkekler, çiftler ve buz dansında yarışır. Şampiyona, 23–27 Ocak 1968 tarihleri arasında Västerås, İsveç'te yapılmıştır.\n\n\n1967 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası\n1967 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası 1966/1967 artistik patinaj sezonunda Avrupa'nın en iyi patencilerini belirlemek amacıyla düzenlenen Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonasıdır. Sporcular kadınlar, erkekler, çiftler ve buz dansında yarışır. Şampiyona, 1967 yılında Ljubljana,Yugoslavya'da yapılmıştır.\n\n\n1966 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası\n1966 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası 1965/1966 artistik patinaj sezonunda Avrupa'nın en iyi patencilerini belirlemek amacıyla düzenlenen Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonasıdır. Sporcular kadınlar, erkekler, çiftler ve buz dansında yarışır. Şampiyona, 1–5 Şubat 1966 tarihleri arasında Bratislava, Çekoslovakya'da yapılmıştır.\n\n\n1965 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası\n1965 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası 1964/1965artistik patinaj sezonunda Avrupa'nın en iyi patencilerini belirlemek amacıyla düzenlenen Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonasıdır. Sporcular kadınlar, erkekler, çiftler ve buz dansında yarışır. Şampiyona, 11–15 Şubat 1965 tarihleri arasında Moskova,SSCB'de yapılmıştır.\n\n\n2011 Avrupa Amatör Boks Şampiyonası\n2011 Avrupa Amatör Boks Şampiyonası 17–24 Haziran tarihleri arasında Ankara, Türkiye'de gerçekleştirilmiştir. 39ncu Avrupa Amatör Boks Şampiyonasını EUBC organize etmiştir. Turnuvanın sonunda Rusya takım halinde birinci, Azerbaycan ikinci, İrlanda üçüncü olmuştur.\n\n\n\nZane Tamane\nZane Tamane (\"kızlık soyadı\" Teilāne; d. 24 Eylül 1983 Riga ) Letonyalı kadın basketbolcudur.\nTamane, şu anda Fenerbahçe ve Letonya kadın millî basketbol takımlarında oynamaktadır. 2.00 uzunlugundaki Zane Tamane ülkesinin ilk WNBA oyuncusu olmuştur.\n\n\nTav (anlam ayrımı)\nTav aşağıdaki anlamlara gelebilir:\n\n\n2003 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler\n2003 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler final maçında İsviçreli Roger Federer, dünya klasmanında kırk sekizinci sırada bulunan Avustralyalı Mark Philippoussis'i 7-6(5), 6-2, 7-6(3)'lük üç setle mağlup ederek hem ilk Wimbledon hem de ilk Grand Slam şampiyonluğunu kazanmıştır. Bu başarısıyla Federer, dünya kalasmanında iki sıra yükselerek iki numaralı seri başı olmuştur.\n\n\nOstalji\nOstalji, Almanca'da Doğu Almanya'daki hayata duyulan özlemi dile getirmek için kullanılan bir terim. Almanca \"Ost\" (doğu) ve \"Nostalgie\" (nostalji) kelimelerinden türemiştir.\n\"Ostalji\" terimi bazen Doğu Avrupa'daki Polonya ya da Rusya gibi eski komünist ülkelerdeki sosyalist sisteme duyulan özlemi belirtmek için de kullanılır.\n1989'da Berlin Duvarı'nın yıkılmasının ardından bir yıl sonra Alman yeniden birleşmesi gerçekleşti ve Demokratik Almanya Cumhuriyeti'ne ait çoğu sembol yok oldu. Neredeyse tüm DDR markaları mağazalardan kalktı ve yerlerini Batı ürünleri aldı. Fakat zamanla Doğu Almanlar'ın bir kısmı, eski hayatlarındaki bazı figürlere özlem duymaya başladı. \"Ostalji\" terimi özellikle eski DDR zamanındaki günlük hayat ve kültüre ilişkin, birleşmenin ardından yok olan figürlerle ilgilidir.\nGünlük hayatın dışında \"Ostalji\" terimi, işsizlik ve yoksulluğun daha az olduğu eski günler için de kullanılır. Batı Alman dergisi Der Spiegel'in eski Doğu Almanya vatandaşlarına sorduğu \"DDR, bugünkü Almanya'dan daha iyi miydi?\" sorusuna cevap verenlerin %57'si evet demiştir.\nAlmanya'daki iş kolları bu \"Ostalji\" hissine karşı harekete geçerek, DDR günlerini hatırlatacak ürünler piyasaya sürmeye başladı. Doğu Alman yemek şirketleri tekrar canlandı, eski televizyon programlarının DVD'leri satışa sunuldu, Wartburg ve Trabant arabaları tekrar ortaya çıktı. Eski Doğu Almanya hayatı \"Sonnenallee\" (1999), \"Elveda Lenin!\" (2003) ve \"Kleinruppin Forever\" (2004) gibi filmlere konu oldu.\nDoğu Alman kültürünün korunmasını isteyenler, yaya ışıklarının üzerindeki fötr şapkalı adam figürü Ossie Yaya Adam (Ost-Ampelmann)'ı canlandırmak için bir araya geldi. Doğu Alman sınırındaki Berlin, Lübeck ve Erfurt gibi çoğu şehir yaya ışıklarında \"Ampelmännchen\" kullanmaya devam etmektedir. Özellikle Berlin'de ve diğer eski Doğu Alman şehirlerinde Doğu Almanya ile ilgili çokça hediyelik eşya satılmaktadır.\n\n\n2002 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler\n2003 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler finalinde dünya klasmanında bir numaralı seribaşı olan Lleyton Hewitt 6-1, 6-3, 6-2 setlerle toplam bir saat elli altı dakika süren maçta yirmi sekiz numaralı seribaşı Arjantinli David Nalbandian'ı 3-0 mağlup ederek 2002 Wimbledon tek erkekler grubunda şampiyon olmuştur. Hewitt, turnuva boyunca sadece iki set mağlup olurken yirmi bir sette galip gelmiştir.\n\n Rainer Schüttler \"(3. tur)\n Sjeng Schalken \"(Çeyrek final)\n Juan Ignacio Chela \"(1. tur)\n Tommy Robredo \"(1. tur)\n Max Mirnyi \"(1. tur)\n Nicolás Lapentti \"(Çeyrek final)\n Greg Rusedski \"(4. tur)\n Gastón Gaudio \"(2. tur)\n Fabrice Santoro \"(2. tur)\n Todd Martin \"(2. tur)\n Xavier Malisse \"(Yarı final)\n David Nalbandian \"(Finalist)\n James Blake \"(2. tur)\n Ivan Ljubičić \"(2. tur)\n Stefan Koubek \"(2. tur)\n Jarkko Nieminen \"(2. tur)\n\n\nEdgar Feuchtinger\nEdgar Feuchtinger (9 Kasım 1894 - 21 Ocak 1960), II. Dünya Savaşı sırasında bir Alman General.\n1907 yılında Karlsruhe'de bir askeri öğrenci okuluna katıldı. I. Dünya Savaşı'nda Rusya ve Fransa'da teğmen olarak savaştı. Oradayken Verdun Muharebesi, Somme Muharebesi ve Aisne Muharebesine katıldı. Savaştan sonra, Reichswehr'e hizmet vermeye devam etti ve Kasım 1935 tarihinde Binbaşı rütbesine terfi etti. Wehrmacht'da iken Yarbaylığa (Oberstleutnant) terfi etti ve 1939'da 227. Topçu Alayı'nın Komutanı oldu.\nNisan 1943 tarihinde Hızlı Tugay \"West\" Komutanlığına getirildi ve Ağustos 1943 tarihinde 21. Panzer Tümen Komutanı olarak Overlord Harekâtı'ndan sonra Normandiya Çıkarması'na katıldı. 21. Panzer Tümeni B Ordular Grubu'nun ihtiyat ve çarpıcı bir güç olarak, Caen yakınlarına konuşlandırıldı. Ocak 1945'te tutuklandı ve Torgau'da hapsedildi. Bir Alman askeri mahkemesi tarafından vatana ihanet suçundan idam cezasına çarptırıldı. 19 Mart 1945 tarihinde affedildi ama 20. Panzer Tümeni komutanlığından azledildi. Nisan 1945'te İngiliz askerleri tarafından esir alındı. 23 Ağustos 1947 tarihinde Wuppertal Cezaevi'nden tahliye edildi.\n1960 yılında Berlin'de öldü.\n\n\nYazlık (kitap)\nYazlık, gazeteci, yazar, senarist ve oyuncu Gülse Birsel'in yazdığı beşinci kitabıdır. Sabah gazetesinde yer alan köşe yazılarından derlediği kitapta güncel konuları mizah örgüsünde sunmaktadır. İlk basımı Haziran 2011'de yapılan kitap \"pembe\" ve \"yeşil\" iki farklı kapak tasarımıyla okuyucuların beğenisine sunulmuştur.\nYazara göre yazlıkçı ile tatilci kavramları Türk ulusu için ayrım arz etmektedir. “Yazlıkçılıkla tatilcilik aynı şey değildir. Tatilci acele eder, yazlıkçı gevşektir. Tatilci sabahtan akşama kadar güneş kremi, beta karoten hapları, zeytinyağı, koka kola, kakao yağı gibi hızlandırıcılarla başka bir ırka aitmiş gibi görünmeye çabalar, yazlıkçı kitap okur. Tatilci sabahtan akşama kadar mayoyla dolaşır, geceleri gezer tozar. Yazlıkçı sabahtan tişörtünü, şortunu giyer, sallana sallana kahve içer, gazetesini okur. Akşam televizyon seyreder, sessiz film oynar, uyur... Tatilci bulunduğu sıcak iklim beldesinin bütün özelliklerini sınırlı zamanda yaşayabilmek için plan program yapar. Bütün plajlara gider, yeni açılan yerlere takılır, yerel yemeklerden tadar, koşturur durur.\nYazlıkçı balkonunda mangal yapıp, esneye esneye salıncakta sallanır. Tatilci zamana karşı yarışmaktadır, yazlıkçı ise zaman öldürmektedir.”\n\n\nAhmet Çaluda\nAhmet Çaluda (d. 1963, Gökağaç), Kıbrıs Türkü siyasetçi ve sendikacı. KKTC Cumhuriyet Meclisi'nde Ulusal Birlik Partisi'nden Güzelyurt milletvekilliği yapmaktadır.\n1974 yılındaki Kıbrıs Harekâtı'nın ardından Yeşilyurt köyüne yerleşti ve liseyi burada yaşarken tamamladı. Bir süre serbest olarak çalıştı, bunun ardından Köy Kooperatifi'nde işe girdi. 1984 yılında Telekomünikasyon Dairesi'nde telgraf ve teleks operatörün olarak işe başladı. Bu süre içerisinde çeşitli kurumlarda ve sivil toplum kuruluşlarında yer aldı. Ulusal Birlik Partisi'nin (UBP) Yeşilyurt örgüt başkanlığını yürüttükten sonra üç dönemliğine Lefke belediye meclisi üyeliği de yaptı. 1996 yılında Kamu-İş Teşkilatlanma Sekreteri oldu, 1999 yılında sendika başkanlığına seçildi. 2009 yılında milletvekili seçilene kadar bu görevi yürüttü. 2009 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti genel seçimlerinde UBP'den Güzelyurt milletvekili seçildi. 2010 yılında partinin Güzelyurt ilçe başkanı oldu ve Mart 2012 itibarıyla halen bu görevdedir.\nEşi Hayriye Çaluda'yla 1987 yılında evlenen Ahmet Çaluda'nın bir oğlu ve bir kızı vardır.\n\n\nTavaÅŸi Hasan AÄŸa\nTavaşi Hasan Ağa veya Hazinedar Tavaşi Hasan Ağa (?-1632). Sokollu Mehmet Paşa'nın hazinedarıdır.\nDoğum yeri ve yılı bilinmemektedir. Küçük yaşta İstanbul'a getirilmiştir. Ak ağalardan biridir. Daha sonra Sokollu Mehmet Paşa'nın kölesi olmuştur. Sokollu Mehmet Paşa, onu azat etmesine rağmen Tavaşi Hasan Ağa ona bağlı kalmıştır. 1579 yılında Sokollu Mehmet Paşa'nın ölümü üzerine onun yaptırmak istediği Niğde'deki Yeni Hamam'ı yaptırmıştır. 1588 yılında ise Üsküdar'da kendi adını taşıyan Tavaşi Hasan Ağa Camii'yi yaptırmıştır. Rivayete göre, Sokollu şehit olmadan bir gece önce Tavaşi Hasan Ağa'ya Tevarih-i Ali Osman'ın I. Murat'ın şehadeti kısmını okutturmuştur ve Sokollu şöyle dua etmiştir:\n\"Allah'ım sen de bana böyle bir şehadet nasip eyle.\" Ertesi gün Sokollu aynı şekilde şehit edilmiştir.\nTavaşi Hasan Ağa, 1632 yılında Üsküdar'da vefat etmiştir. Naaşı, Tavaşi Hasan Ağa Camii'nin mihrap önüne defnedilmiştir.\nTavaşi Hasan Ağa'nın mezar taşı, talik istifiyle yazılmıştır. Hicri tarihle 1041 senesini gösterir. Miladi karşılığı 1632 olan bu taşa göre Tavaşi Hasan Ağa'nın öldüğü zamanı görebiliyoruz. Mezar taşında:\n\n\n2000 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler\nPete Sampras 2000 Wimbledon Tenis Turnuvası tek erkekler grubu final maçında rakibi Patrick Rafter'ı 6-7(10) 7-6(5) 6-4 6-2 setlerle yenerek şampiyon olmuştur.\nThe seeded players are listed below. Pete Sampras is the champion; others show the round in which they were eliminated.\n\n\n1998 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler\n1998 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler final maçında Pete Sampras rakibi Goran Ivanišević'i, 6-7, 7-6, 6-4, 3-6, 6-2'lik setlerle mağlup ederek beşinci kez Wimbledon şampiyonu olmuştur.\n\n\n\nAmpelmännchen\n, Alman Demokratik Cumhuriyeti'nde (DDR - Doğu Almanya) yaya geçitlerindeki trafik ışıklarında kullanılan sembolik bir insan figürü. 1990'daki Alman yeniden birleşmesi öncesi, iki Alman devleti farklı Ampelmännchen figürleri kullanıyordu. Batı Almanya'da genel bir insan figürü kullanılırken, doğuda fötr şapkalı bir erkek kullanılıyordu.\nDoğu Almanya'da sevilen figürlerden biri olan Ampelmännchen, Demir Perde ülkelerinin sonuna kadar ayakta kalmayı başarabilen Doğu Almanya'ya ait ikonlardan biridir. Berlin Duvarı'nın yıkılmasından bir süre sonra kült statüsüne ulaşan Ampelmännchen, turistler arasında popüler bir hediyelik eşya olmuştur.\nYayalar için ilk trafik ışıkları 1950'lerde konuldu ve çoğu ülkede birbirinden farklı tasarımlar kullanmaya başladı. O dönemlerde arabalar, bisikletler ve yayalar için aynı trafik ışıkları kullanılıyordu. Doğu Berlin Ampelmännchen'ı 1961 yılında trafik psikologu Karl Peglau (1927–2009) tarafından, yeni trafik ışıkları teklifinin bir parçası olarak sunuldu. Peglau, mevcut trafik ışıklarında kullanılan standart renklerin renk körü insanlar için bir anlam ifade etmediği ve ışıkların fazla küçük, zayıf kaldığı konusunda eleştirilerde bulundu. Işıkların mevcut renklerini korurken, üç renk için de farklı şekiller kullanılmasını önerdi. Bu fikir geniş bir çevrede destek görse de, mevcut ışıklarının hepsinin değiştirilmesini gerektireceği ve bu da büyük bir maliyet istediği için plan uygulamaya konmadı.\nFakat motor trafiğinden farklı olarak yaya trafiğinde çocuklar, yaşlılar ve engelliler de bulunabiliyordu ve ışıkların onlar da düşünülerek tasarlanması gerekmişti. Yeni tasarımda küçük adamın, bir barikat gibi yana açılan kolları \"dur\" işaretini vurgularken, yürüyen adamın yandan görünüşü ve hareket halindeki bacakları da geçilebileceğini gösteriyordu. Sarı ışık, yaya trafiğinin çok yoğun olmadığı gerekçesiyle iptal edildi.\nAmpelmännchen resmî olarak 13 Ekim 1961'de Berlin'de tanıtıldı. Fakat o tarihte medya ve toplumun ilgisi sembollerden çok yeni trafik ışıklarının üzerindeydi. Daha sonraları Ampelmännchen o kadar popüler oldu ki; 1980'lerde ebeveynler ve öğretmenler sembolü, çocukların yol güvenliği ve trafik eğitiminin bir parçası olarak kullandı. Doğu Almanya İçişleri Bakanı bu iki trafik ışığı figürünü canlandırmayı ve yol gösterici olarak kullanmayı düşündü. Ampelmännchen, çizgi romanlarda ve trafik ışıklarından bağımsız durumlarda da görülmeye başladı. Kırmızı Ampelmännchen tehlikeli durumlarda kullanılırken, yeşil Ampelmännchen yol gösterici oldu. İçinde bu karakterleri barındıran oyunlar geliştirildi. Radyo yayınlarında Ampelmännchen hikâyeleri yayınlandı. Ampelmännchen'in ünü Doğu Almanya'nın dışına taştı ve 1984'te Çek yol güvenliği filmleri festivalinde \"Ampelmännchen\" içeren bir animasyon filme ödül verildi.\n1990 Alman yeniden birleşmesi sonrası tüm trafik ışıklarını Batı Alman formunda standartlaştırma çalışmaları başladı. Doğu Alman trafik işaretleri de, iki Alman ülkesi arasında yazı tipi farkları olduğu için kaldırıldı. Ampelmännchen içeren Doğu Alman eğitim programları kaldırıldı. Bu durum, Doğu Alman kültürünün bir parçası olan Ampelmännchen'in kurtarılması için bir çağrı yapılmasına sebep oldu. Bu amaçla düzenlenen ilk kampanya 1995 yılında Berlin'de başlatıldı.\nMarkus Heckhausen adındaki Tübingenli bir grafik tasarımcısının Berlin ziyareti sırasında keşfettiği Ampelmännchen'i canlandırma çabası \"VEB Signaltechnik\" kurumu tarafından da destek gördü. Böylelikle figürler pazarlama amaçlı da kullanılmaya başlandı. Ampelmännchen, Doğu Almanya nostaljisi \"Ostalji\" hareketinin maskotu haline geldi. Protestolar sonucunda Ampelmännchen, 2005 yılında Berlin'in batı bölgeleri de dahil yaya geçişlerine geri geldi. Saarbrücken ve Heidelberg gibi bazı Batı Almanya şehirleri de bu tasarımı kullanmaya başladı. Saarbrücken polis şefi Peter Becker, Doğu Alman Ampelmännchen'in, Batı Alman trafik ışıklarına göre daha güçlü sinyale sahip olduğunu söyledi. Fakat Heidelberg'de bir devlet kurumu, trafik işaretlerinin standartlaştırılması için Ampelmännchen'lerin kurulumunun durdurulmasını istedi.\nGünümüzde Almanya'da üç çeşit Ampelmännchen bulunmaktadır; eski Doğu Alman versiyonu, eski Batı Alman versiyonu ve 1992'de tanıtılan yeni versiyon. Doğu Almanlar 1980'den beri Ampelmännchen trafik ışıklarının görünümünü şaka amacıyla değiştirdi. Erfurt'taki trafik ışıklarındaki çoğu Ampelmännchen sırt çantası ya da kamera gibi aksesuarlara sahiptir. 2004'te Joachim Roßberg Ampelmännchen'in kadın versiyonu \"Ampelfrau\"yu tasarladı. Bu tasarım Zwickau, Dresden ve Fürstenwalde'deki bazı trafik ışıklarında kullanılmaktadır.\n\n\nSteppenwolf\nSteppenwolf, 1960'lı yılların sonunda göze çarpmaya başlayan ve kökenleri Toronto (Kanada) ile Los Angeles (ABD) olan rock grubudur.\n1967 yılında vokalde John Kay, gitarda Michael Monarch, bass gitarda Rushton Moreve, klavyede Goldy McJohn ve davulda Jerry Edmonton kadrosu ile kurulmuştur. Grubun kurulmasında, 1960'lı yılların başında John Kay tarafından kurulan The Sparrows isimli grubun dağılması rol oynamıştır.\nGrup, dünya çapında 25 milyondan fazla albüm satmıştır. 8 adet albümü olan grubun \"Born to Be Wild\", \"Magic Carpet Ride\" ve \"Rock Me\" isimli şarkıları Billboard Hot 100 listesinde ilk 10'da yer alma başarısı elde etmiştir.\nSteppenwolf grubu 1968'den 1974'e kadar dünya çapında başarılar elde etmiştir, fakat grup üyelerinin kişisel anlaşmazlıkları grubun çekirdek kadrosunun değişmesine sebep olmuştur. Günümüzde solist John Kay, çekirdek kadrodan kalmış tek kişidir ve 1967'den bu yana 40 yılı aşkın bir süre boyunca solist olarak faaliyet göstermiştir.\nThe Sparrows'dan sonra seçilen Steppenwolf ismi, Gabriel Mekler tarafından Steppenwolf (Türkçe: Bozkırkurdu) isimli romandan esinlenerek John Kay'a önerilmiştir.\nGrubun ilk iki teklileri \"A Girl I Knew\" ve \"Sookie Sookie\" isimli şarkılardır. Grup dünya çapında ününü ise üçüncü teklileri olan ve 1968 piyasaya sürülen \"Born to Be Wild\" isimli şarkıları ile elde etmiştir. Bu şarkı aynı zamanda 1969'da yayımlanan kült film Easy Rider isimli filmin, film müziklerinden biri olarak seçilmiştir. Bu filmde aynı zamanda, yine Steppenwolf'a ait olan \"The Pusher\" \"(uyuşturucu satıcısı)\" isimli şarkı da kullanılmıştır.\n\n\n1997 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler\nPete Sampras final maçında Fransız Cédric Pioline'i 6-4, 6-2, 6-4'lük setlerle yenerek dördüncü kez Wimbledon tek erkekler şampiyonluğunu kazanmıştır.\n\n\n\nBen Yeter miyim?\n\"Ben Yeter miyim?\", Burcu Güneş'in 19 Aralık 2006'da Seyhan Müzik tarafından yayınlanan dördüncü albümü \"Ben Ateş Ben Su\"nun ikinci video klip şarkısıdır.\nŞarkının söz, müzik ve düzenlemesi Mert Ekren'e aittir. Albümün su konseptinde olan akustik altyapıda bir şarkıdır.\nGüneş'in internet sitesindeki ikinci video klip anketinde Kaybol Benle'yle en çok oyu almıştır ve bu anketin sonucunda Hakan Yonat yönetmenliğinde şarkıya video klip çekilmiştir. Güneş'in 2 farklı kostümle kamera karşısına geçtiği video klip, ilk kez 26 Mart 2007 tarihinde Kral TV'de yayınlanmıştır.\n\n\n1996 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler\nTurnuvanın favorisi Wimbledon'ı üç kez kazanmış olan Pete Sampras iken çeyrek finallerde on yedinci eşleşmede Richard Krajicek'e mağlup olarak elenmiştir. Bu Sampras' 1993 ile 2000 şampiyonaları arasındaki ilk mağlubiyeti olmuştur.\nRichard Krajicek final maçında rakibi MaliVai Washington'ı 6-3, 6-4, 6-3'lük setlerle mağlup ederek \"1996 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler\" grubunda şampiyon olmuştur.\n\n\n\nFeridun Huveyda\nFereydun Huveyda (\"Farsça:\" فریدون هویدا) \n(21 Eylül 1924 Şam, Suriye – 3 Kasım 2006 Clifton, Virginia), İranlı diplomat.\n1971'den 1979'a kadar İran'ın Birleşmiş Milletler büyükelçisi olarak görev yaptı. Doktorasını aldı Paris Sorbonne'da yaptı. Birleşmiş Milletler'in uluslararası hukuk, ekonomi ve insan hakları politikalarının hazırlanmasında görev aldı. Ayrıca Uluslararası Terörizm ve Dünya Silahsızlanma Komitesi'ne de başkanlık etti. Huveyda, eski İran Başbakanı Emir Abbas Huveyda'nın küçük kardeşi idi. 82 yaşında evinde kanserden öldü.\n\n\nAlimallah\n\"Alimallah\", Burcu Güneş'in 20 Mayıs 1998'de Raks - Marş Müzik tarafından yayınlanan ilk albümü Aşk Yarası'ndan çıkan ilk video klip şarkısıdır.\nYabancı bir cover şarkı olan \"Alimallah\"ın sözlerini Zeynep Talu yazmıştır. Derlemesini ise Umut Hakan yapmıştır. Şarkı Fransa'da ve Türkiye'de compilation (toplama) bir albümde de yer almıştır.\nVideo klip Hakan Yonat yönetmenliğinde çekilmiştir. Güneş'in 3 farklı kostümle kamera karşısına geçtiği video klip, 22 Mayıs 1998 tarihinden itibaren müzik kanallarında yayınlanmaya başlamıştır.\n\n\n1964 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası\n1964 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası 1963/1964 artistik patinaj sezonunda Avrupa'nın en iyi patencilerini belirlemek amacıyla düzenlenen Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonasıdır. Sporcular kadınlar, erkekler, çiftler ve buz dansında yarışır. Şampiyona, 14–18 Ocak 1964 tarihleri arasında Grenoble, Fransa'da yapılmıştır.\n\n\n1963 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası\n1963 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası 1962/1963 artistik patinaj sezonunda Avrupa'nın en iyi patencilerini belirlemek amacıyla düzenlenen Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonasıdır. Sporcular kadınlar, erkekler, çiftler ve buz dansında yarışır. Şampiyona, 5–10 Şubat 1963 tarihleri arasında Budapeşte, Macaristan'da yapılmıştır.\n\n\n1962 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası\n1962 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası 1961/1962 artistik patinaj sezonunda Avrupa'nın en iyi patencilerini belirlemek amacıyla düzenlenen Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonasıdır. Sporcular kadınlar, erkekler, çiftler ve buz dansında yarışır. Şampiyona, 1962 yılında Cenevre, İsviçre'de yapılmıştır.\nHakem kurulu\nJakem kurulu\nHakem kurulu\nHakem kurulu\n\n\n1961 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası\n1961 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası 1960/1961 artistik patinaj sezonunda Avrupa'nın en iyi patencilerini belirlemek amacıyla düzenlenen Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonasıdır. Sporcular kadınlar, erkekler, çiftler ve buz dansında yarışır. Şampiyona, 26–29 Ocak 1961 tarihleri arasında Deutscher Eislauf-Verband, Batı Almanya'da yapılmıştır.\nHakem kurulu\nHakem kurulu\nHakem kurulu\nHalem kurulu\n\n\n1960 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası\n1960 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası 1959/1960 artistik patinaj sezonunda Avrupa'nın en iyi patencilerini belirlemek amacıyla düzenlenen Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonasıdır. Sporcular kadınlar, erkekler, çiftler ve buz dansında yarışır. Şampiyona, 4–7 Şubat 1960 tarihleri arasında Garmisch-Partenkirchen, Batı Almanya'da yapılmıştır.\nHakem kurulu\nHakem kurulu\nHakem kurulu\nHakem kurulu\n\n\nİran başbakanları listesi\nBu liste, 1906 yılındaki İran Anayasa Devrimi'nden, 1989'daki İran anayasa referandumu'na kadarki sürede görev yapmış İran başbakanlarını göstermektedir. İran başbakanları, ülkede hükûmetin en üst yönetisi konumundaydı. 1989 yılında Humeyni'nin ölümünün ardından yapılan anayasa refarandumuyla başbakanlık makamı kaldırılmıştır. Son başbakan ise, 3 Ağustos 1989'da makamı bırakan Mir Hüseyin Musavi Hamene olmuştur.\n\n\nAşk Yarası (şarkı)\n\"Aşk Yarası\", Burcu Güneş'in 20 Mayıs 1998'de Raks - Marş Müzik tarafından yayınlanan ilk albümü Aşk Yarası'nın ikinci video klip şarkısıdır.\nŞarkının sözleri Seda Akay'a, müziği ve düzenlemesi ise Volkan Şanda'ya aittir. Şarkı, Aşk Şarkıları (1999) adlı compilation albümde de yer almıştır.\nVideo klip Erhan Ceyhan yönetmenliğinde çekilmiştir. Güneş'in 3 farklı kostümle kamera karşısına geçtiği video klip, 23 Temmuz 1998 tarihinden itibaren müzik kanallarında yayınlanmaya başlamıştır.\n\n\n1995 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler\n\"1995 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler\" final maçında Pete Sampras rakibi Boris Becker'ı 6-7(5), 6-2, 6-4, 6-2 setlerle yenerek 1995 Wimbledon Tenis Turnuvası'nda tek erkekler grubunda şampiyon olmuştur.\n\n\n1994 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler\n1994 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler final maçında Pete Sampras rakibi Goran Ivanišević'i 7-6(2) 7-6(5) 6-0 setlerle mağlup ederek 1994 yılının şampiyonu olmuştur.\n\n\n\nHayallerde Gezginim\n\"Hayallerde Gezginim\", Burcu Güneş'in 20 Mayıs 1998'de Raks - Marş Müzik tarafından yayınlanan ilk albümü Aşk Yarası'nın üçüncü video klip şarkısıdır.\nŞarkının sözleri Burcu Güneş'e, müziği Burçin Buke'ye, düzenlemesi ise Garo Mafyan'a aittir.\nVideo klip Münir Karataş yönetmenliğinde çekilmiştir. Kostüm PETİT imzası taşımaktadır. 23 Temmuz 1998 tarihinden itibaren müzik kanallarında yayınlanmaya başlamıştır.\n\n\n1992 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler\n1992 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler grubunda favori olarak görülen Michael Stich çeyrek finalde Pete Sampras'a yenilerek elenmiştir. Andre Agassi final maçında Goran Ivanišević'i 6-7, 6-4, 6-4, 1-6, 6-4 setlerle mağlup ederek ilk kez Wimbledon şampiyonu olmuştur.\n\n\n\n1991 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler\n1991 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler final maçında Michael Stich rakibi Boris Becker'ı 6-4, 7-6(4) ve 6-4 setlerle yenerek tek erkekler grubu Wimbledon şampiyonu olmuştur.\n\n\n1990 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler\n1990 Wimbledon Tenis Turnuvası - Tek Erkekler şampiyonu Stefan Edberg final maçında 6-2, 6-2, 3-6, 3-6, 6-4 setlerle rakibi Boris Becker'ı mağlup etmiştir.\n\n\n\nBurn Notice\nBurn Notice. Eski CIA ajanı Michael Westen'ın (Jeffrey Donovan) görevden uzaklaştırıldıktan sonraki hayatını konu alan dizi. Dizi Michael'ın eski görevine dönebilmek ve uzaklaştırılmasının sebebini öğrenebilmek için gösterdiği çabanın etrafında döner. Bölümler Michael'ın yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım etmesini konu alır.\nMichael, Fiona Glenanne (Gabrielle Anwar) ve Sam Axe (Bruce Campbell) ile birlikte dolandırılmış, mafyaya bulaşmış veya benzeri durumlardan ötürü başı belaya girmiş müşterilerine yardım eder. Daha sonraları bu ekibe Jesse Porter (Coby Bell) da katılır. Zaman zaman Michael'a, annesi Madeline Westen (Sharon Gless) ve erkek kardeşi Nate Westen (Seth Peterson) da yardım eder.\nMichael Westen, yakıldıktan (uzaklaştırıldıktan) sonra kendini Miami'de bulur. Hükûmet tarafından tüm parasına el konmuş, dosyası gizliye alınmış (yani tüm iş geçmişi silinmiş) ve şehir dışına çıkması yasaklanmıştır. Miami'de sıkışıp kalan Michael onu gözetlemek ve hakkında düzenli olarak rapor sunması gereken ajanlardan kendini yakan kişiler hakkında bilgi almaya çalışır. Ayrıca para kazanması gerekmektedir ve çevresinde yardıma ihtiyacı olan müşterilerine karşı elinden geleni yapar.\n\n\nEl Bireh\nEl Bireh (Arapça: البيرة), Batı Şeria'da bir şehirdir. Ramallah'a bitişiktir, Kudüs'ün ise 15 km kuzeyindedir. Kasaba Filistin Ulusal Yönetimi'nin Ramallah ve el Bireh valiliğinde yer alır. Filstin Merkezi İstatistik Bürosu'na göre kasabanın nüfusu 2007 yılı itibarı ile 38,202'dir, bu da onu Ramallah'ın ardından valilikteki en büyük üçüncü yerleşim yapmaktadır.\nEl Bireh Kudüs ile Nablus arasındaki kervan yolunun üzerinde yer alması nedeniyle El Bireh kuzeyle güney arasında ekonomik bir kavşak görevi görmüştür. 860 metrelik bir rakıma sahiptir ve 22.4 kilometrekarelik bir alanı kaplar. Adı \"su kuyusu\" anlamına gelmektedir.\n2004-2005 Filistin yerel seçimlerinde Hamas destekli Reform ve Değişim Listesi on altı koltuktan dokuzunu kazandı, diğer altı koltuğuysa bağımsız listelerden adaylar aldı. Şu anki belediye başkanı Ömer Hammayil'dir.\n\n\nDenizli Basket SK\nSinpaş Denizli Basket, Denizli'de bulunan Türkiye Basketbol Ligi'nde mücadele eden basketbol takımı. İç saha maçlarını 5000 seyirci kapasiteli PAÜ Arena'da oynamaktadır. 2016 yılında ligden çekilmiştir.\nTakım, 1998 yılında Pamukkale Üniversitesi Gençlik Spor Kulübü'nün basketbol takımı olarak kurulmuştur. 1998 yılında ilk kurulduğu sene göstermiş olduğu müthiş başarı ile 2. Lig'e çıkma başarısı göstermiştir. Ancak üniversite yönetimi mali kaynak yetersizliğinden takımın faaliyetini durdurmuştur. 2006 yılında Pamukkale Üniversitesi Gençlik Spor Kulübü'nün basketbol takımı olarak tekrar faailiyete geçmiştir ve 2006-07 sezonunda Bölgesel Lig'e katılmıştır. 2008-09 sezonunda 2. Lig'de mücadele etmeye başlayan takım, 2009-10 sezonunda ligi alt sıralarda tamamlamış ve Bölgesel Lig'e düşmüştür.\n2010-11 sezonunda Bölgesel Lig'i birinci olarak tamamlayan takım, yeniden 2. Lig'e çıkmıştır. 2011-12 sezonunda ligi alt sıralarda tamamlamış ve Bölgesel Lig'e düşmüştür. 2012-13 sezonunda Bölgesel Lig'de istenilen performansı gösteremeyince bir üst lige çıkamamıştır. 2013-2014 sezonunda Göztepe Spor Kulübü'nün telif haklarını satın alarak bir üst lige çıkma hakkı kazanmıştır. Bu sezonda tecrübeli antrenör Gökhan Taştimur yönetimindeki takım, sezonu altıncı sırada bitirmiş ve Play-off yarı finaline kadar yükselmiştir. Play-off yarı finalinde seriyi İstanbul Büyükşehir Belediyespor'a kaybeden takım Türkiye Basketbol Ligi'ne çıkma şansını kaybetmiştir. Takım, 2014 yazındaki kongrede ismini Denizli Basket olarak değiştirmiştir. Takıma 2014 sezonunun başında Sinpaş firması sponsor olmuştur.\nYeni sezona yepyeni bir oluşumla başlayan Denizli Basket özellikle iç sahadaki başarılı sonuçlarıyla sezonu lider bitirmiştir.Taraftarının büyük desteğini alan Denizli Basket, Adanaspor serisini 2-0 kazanarak üst tura geçmiştir.Finalde rakip geçen sene olduğu bir İstanbul takımı olan Tüyap Büyükçekmece Basketbol Takımı oldu.Tüyap Büyükçekmece serisini 3-1 kaybederek Türkiye Basketbol Ligi'ne çıkma şansını kaybetmiştir.\n\n\nToptepe Höyüğü\nToptepe Höyüğü, Trakya Bölgesi'nde Tekirdağ İl merkezinin doğusunda, Marmaraereğlisi'nin 4 km. batısında yer alan bir höyüktür. İlk yerleşim 70 metre genişlikteki denize doğru uzanan kayalık bir burun üzerinde kurulmuştur. Burnun iki yanındaki küçük koylar, bu balıkçı topluluğun kayık ya da sallarını çektikleri koylardı. Höyüğün hemen yanında küçük bir pınar vardır.\nHöyük ilk defa 1966 yılında Ankara İngiliz Arkeoloji Enstitüsü'nden David H. French tarafından tespit edilmiştir. Ancak höyük bir yazlık sitenin arazisinde yer aldığından 1988 ve 1989 yıllarında yapılaşama yüzünden ağır bir tahribata uğramıştır. Durumun fark edilmesi üzerine 1989 yılında, tahribattan kurtulabilen 60 metrekarelik bir alanda Tekirdağ Müzesi adına İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Prehistorya Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. Mehmet Özdoğan başkanlığında kazılara başlanmıştır.\nTahribat öncesi yüzey bulguları höyükte üç kültür evresi olduğunu göstermektedir. En üst tabaka Bizans ve Osmanlı Dönemleri, ikinci tabaka Helenistik - Arkaik Dönemler, üçüncü tabaka ise Erken Tunç Çağı tabakasıdır. Ancak iş makineleri üst tabakaları tahrip ettiğinden kazılara Erken Tunç Çağı tabakalarının çok altından başlanabilmiştir. Bununla birlikte anakayaya kadar olan 3,80 metre kalınlıktaki kültür dolgusunda 14 tabaka saptanmıştır.\nHöyükteki kazılarda ele geçen en dikkate değer parça, 3. evrede bulunan kadın biçiminde büyük depolama kabıdır. Bu kabın biçim ve bezeme özellikleri Orta Tuna Bölgesi'nin Klasik Tisza Evresi'ne ait insan biçimli kaplara benzemektedir. Ancak \"Orta Avrupa'daki tüm örneklerinden çok daha görkemli\" olduğu belirtilmektedir. Bu kültürün Trakya kıyılarına kadar yayılması ilginç bir bulgu olmuştur. Diğer yandan 2. evrede bulunan çanak çömlek, iç yüzeyi açkılanıp dış yüzeyi kaba halinde bırakılmış, tırnak ya da parmak baskı bezemeli kaplar gibi buluntularla Orta Balkanlar'ın Vinča B – C geçiş dönemi ve Karanovo III-IV arasına tarihlenmektedir.\nHöyük, bir yazlık sitenin üç katlı gazino binasıyla ve kuzeye uzanan terası da aynı siteye ait yazlık konutlarla ağır bir tahribata uğratılmıştır. Höyükten geriye pek bir şey bırakılmadığı belirtilmektedir. Höyükte bu tahribatlardan önce 10-12 metre kalınlıkta bir kültür tabakasının olduğu anlaşılmaktadır. Üst tabakalardaki Helenistik Dönem, Kumtepe Ib ve Troya I evresine ait kalıntılar tümüyle yok edilmiştir.\nKazı başkanı Prof. Dr. Mehmet Özdoğan Prehistorya öğrencilerinin her yaz höyükte arazi uygulama çalışması yaptıklarını, ancak 1988 yılında gidilmediğini, 1989 yılı nisan ayında gidildiğinde ise gazino binasının inşa edilmiş olduğunun görüldüğünü yazmaktadır. Ayrıca gazino dışında, 36 dönüme yayılan Helenistik dönem yerleşmesinin yerine yüz kadar yazlık ev yapılmış olduğunu, \"aynı günlerde gazetelerde, buradaki tatil sitesinin reklamı olarak, höyüğün tahrip edilmiş durumdaki bir hava fotoğrafının yayınlandığını\" belirtmektedir. Tahribatın neden olduğu bir başka kayıp da, daha önceden, o güne kadar Anadolu'da hiç bilinmedik bir kültüre ait çanak çömlek parçalarına rastlanmış olmasıdır ki bu kültüre ait çok az sayıda buluntu ele geçmiştir.\nHöyüğün 3. evresine ilişkin radyokarbon tarihlendirme MÖ 4.205 ± 40 ve 4.145 ± 40 gibidir. 4. evre ise MÖ 4.460 ± 180 tarihini vermektedir.\nToptepe Höyüğü 3. evre buluntularının incelenmesinin, Baklanlar ve Orta Avrupa kültürleri ile Anadolu arasındaki ilişkiler yönünden çarpıcı bir tablo oluşturacağı belirtilmekte, bu konudaki görüşleri kökten değiştireceği kazı başkanınca ifade edilmektedir. Nitekim kazı çalışmalarından daha sonra Toptepe Höyüğü'ndeki kabaca MÖ 4.300 yıllarındaki Orta Kalkolitik Çağ yerleşmesi, \"\"Toptepe Kültürü\"\" olarak tanımlanmıştır.\n\n\nGiresun ili genel seçim sonuçları\nGiresun İli, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) 4 milletvekili göndermektedir. 1923'ten beri yapılan tüm genel seçimlerde temsil edilmiş olan Giresun İli'nde tek seçim bölgesi vardır.\n12 Haziran 2011 Genel Seçimleri Giresun İli sonuçlar;\n\n\nLemuria (albüm)\nLemuria, İsveçli senfonik metal grubu Therion'un 2004 yılında çıkardığı albüm.\n\n\nWe Are Young\n\"We Are Young\", Amerikan indie pop grubu fun.'ın Amerikan şarkıcı Janelle Monáe ile birlikte söylediği şarkısıdır. 20 Eylül 2011 tarihinde Fun'ın ikinci stüdyo albümü \"Some Nights\"ın ilk single'ı olarak yayınlandı. Şarkı, grubun ikinci albümü için yazılmış ve kaydedilmiş ilk parçadır. \"We Are Young\", \"Billboard\" dergisi tarafından \"tiyatro orkestrasyonu üzerine inşa edilmiş görkemli bir müzik parçası ve ilham verici etkisi ile parlamakta olan yürütücü, dolaysız bir koro\" olarak tanımlandı.\nParça ilk olarak sadece online sosyal medyanın ilgisini çekti ve çok geçmeden televizyon dizisi \"Glee\" tarafından cover'ı yapıldı. \"Glee\" versiyonunun müzik listelerinde başarı elde etmesiyle şarkı Super Bowl XLVI sırasında yayınlanan bir Chevrolet reklamı için kullanıldı. Şarkı çok geçmeden grubun esas başarısını elde etmesini sağladı, Şubat 2012'de listelerin tepe noktasına ulaştı ve bir \"crossover hit\" oldu. Çağdaş hit radyo istasyonlarında yayınlanmasıyla \"Billboard\" Hot 100 listesinde bir numraya yükseldi. \"We Are Young\", Amerika Kayıt Endüstrisi Birliği tarafından platinum ile sertifikalandı. Şarkı, Fun ile Monáe'nin bir numaraya ulaşmış ilk şarkısıdır ve Monáe'nin Hot 100 listesinde ilk ona girebilen tek şarkısıdır. Mart 2012'de parça Apple Inc. şirketinin üçüncü nesil iPad başlatmadaki Special Event'te kullanıldı.\n\n\nRastahiz Partisi\nİran Milletinin Diriliş Partisi () veya kısaca Rastahiz Partisi (), İran'da kurulan bir siyasi partidir.\nİran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi tarafından 2 Mart 1975 tarihinde kuruldu. Parti, İran'ın yeni tek siyasi partisi olarak faaliyet gösterdi ve İran'da siyasi faaliyetleri üzerindeki tekeli elinde tuttu. Parti 1 Kasım 1978 tarihinde kapatıldı. İran İslam Devrimi'nden sonra İran'daki faaliyetleri yasaklandı. Günümüzde sürgünde bir siyasi parti olarak hayatiyetini devam ettirmektedir.\n\n\nMuhammed Rıza Mehdevi Kani\nMuhammed Rıza Mehdevi Kani (d. 8 Nisan 1931, Kan), İran eski başbakanı.\n1981 yılında kısa bir dönem başbakanlık yaptı. 2011-2014 yılları arasında Uzmanlar Meclisi Başkanlığı yaptı.\n\n\nATP World Tour rekorları\nUluslararası Tenis Profesyonelleri UTP (Association of Tenis Professionals ATP ya da ATP World Tour) 1972 yılında kurulmuştur. UTP'nin alt komiteleri olan “Grand Prix tenis ligi” (1970-1989), “Erkekler Tenis Konseyi” (1974-1989), ITF ve turnuva temsilcilerinden oluşur. UTP 1990'dan itibaren sadece erkek tenis grubu için hüküm sürmeye başlamıştır.\nAşağıda ATP'nin hazırladığı kayıtlardan bir kısmı listelenmiştir.\nAktif oyuncular kalın olarak belirtilmiştir.\nAktif oyuncular kalın olarak belirtilmiştir.\nAşağıdaki oyuncular kariyerleri boyunca bir veya birden fazla Grand Slam kazanmışlardır.\nNot: Grand Slamler kalın olarak belirtilmiştir\n\n\nJózef Gosławski\nJózef Jan Gosławski ( 24 Nisan 1908 Polanówka, Lublin - 23 Ocak 1963, Varşova), Polonyalı heykeltıraş ve madalya sanatçısı.\nMadeni paralarda (örn. balıkçı figürlü 5 zl), heykellerde (örn. Żelazowa Wola'daki Frédéric Chopin anıtı) ve madalyalarda (örn. 1939 Yılı) imzasi bulunur. Birçok yarışmada kazandığı ödüllerin yanı sıra, Gümüş Haç Liyakat Madalyası sahibidir.\n\n\nScala\nScala ÅŸu anlamlara gelebilir:\n\n\nHULC\nEvrensel İnsan Yük Taşıyıcısı veya HULC, Profesör H. Kazerooni ve Ekso Biyonikleri ekibi tarafından geliştirilmiş, hidrolik sistem üzerine kurulmuş, insan biçimli bir dış iskelettir.\nAskerlerin 90 kiloya (200 lbs) kadar olan yükleri saatte 16 kilometrelik bir hızla taşıyabilmeleri için tasarlanmıştır. Berkeley Robotikleri ve İşbilim Laboratuvarı tarafından 2000 yılından beri geliştirme aşamasında olan sistem, Lockhead Martin lisansıyla 26 Şubat 2009 tarihinde AUSA Kış Sempozyumu'nda alenen duyrulmuştur.\nLockheed Martin, 2009 y覺l覺n覺n Ocak ay覺nda Ekso Biyonikleri \n(eski adıyla Berkeley Biyonikleri) ile özel lisans anlaşmasına girdi. Lockheed Martin şu günlerde, ABD Ordusu Natick Askeri Araştırma Geliştirme Mühendislik Merkezi tarafından değerlendirilmiş olan yeni ve sağlamlaştırılmış HULC sistemini geliştirmeye devam ediyor. Yeni HULC sistemi optimize edilmiş kontrol yazılımını, arttırılmış batarya ömrünü, hızlı kullanım ve her kullanıcı için uygun boyutlandırma gibi özellikleri barındırıyor. Ayrıca, Lockheed Martin\ndış iskelet tasarımlarını endüstriyel ve medikal uygulamaları desteklemek amacıyla açıklıyor.\nABD Ordusu Natick Askeri Araştırma Geliştirme Mühendislik Merkezi, Lockheed Martin şirketini 2010 yılının Haziran ayında geliştirilmiş HULC ünitelerinin testleri ve değerlendirmeleri için 1.1 milyon dolar ile ödüllendirdi. Laboratuvar testlerinin 2011'in başlarında yapılması ardından da saha testlerinin yapılması kararları alındı.\nHULC, gücü batarya tarafından sağlanan bir dış iskelet sistemidir. 90 kiloya (200 lbs) kadar olan yükleri cihazın önüne ve arkasında dağıtarak taşır. Yükler dış iskelete iliştirilir ve kullanan kişi baypas edilerek dış iskelet tarafından taşınır. Kullanan kişiye uygulanan etkili güçleri ve kas zedelenmelerini önemli ölçüde düşürür.\nHULC, kalça ve diz eklemlerine güç desteği sağlar. Yenilikçi hidrolik yapısı, yüksek verimle ve bataryayla çalışmasını sağlar. Sarcos/Raytheon XOS 2 gibi diğer dış iskelet sistemleri ayrı bir güç jenearatörüne bağlanmıştır. Ayrıca Lockheed Martin, uygulama süresini arttırabilmek amacıyla, yakıt pillerini (fuel cells) değerlendirdiğini duyurmuştur.\nHULC, kolay giyilebilir bir sistemdir. Katlanmış bir şekilde paketlenir. Askerlerin giyebilmesi için çizmelerinin altına ayak pedlerini takmaları, bel, omuz ve uyluk çevresinden kemerlerini bağlamaları yeterlidir. Ayak pedlerindeki sensörler, kullanıcının hareket kabiliyetlerinin yükseltilebilmesi ve desteklenebilmesi için, hidrolik sistemin hareket etmesini sağlayan onboard mikrobilgisayara sinyal gönderir. Sistemin esnekliği, askerlerin koşabilmesini, yürüyebilmesini, diz çökmesini, sürünebilmesini ve hatta çömelmesini bile sağlar. Tüm bu hareketlere bir engel oluşturmaz.\nVücutla dış iskeletin aynı anda hareket etmesini sağlayan hareketi algılayan sensörlerden ve bu sensörlerle çalışan onboard mikrobilgisayardan başka bir kumanda kolu veya kontrol mekanizması yoktur. Sistemin titanyum yapısı ve hidrolik gücü, askerlerin yeteneklerini, güçlerini ve performanslarını arttırır.\n\n\nDenial-of-service attack\nDenial of Service (DoS saldırısı), internete bağlı bir hostun hizmetlerini geçici veya süresiz olarak aksatarak, bir makinenin veya ağ kaynaklarının asıl kullanıcılar tarafından ulaşılamamasını hedefleyen bir siber saldırıdır. DoS genellikle hedef makine veya kaynağın, gereksiz talepler ile aşırı yüklenmesi ve bazı ya da bütün meşru taleplere doluluktan kaynaklı engel olunması şeklinde gerçekleştirilir. DoS saldırısını; bir grup insanın, bir dükkân veya işyerindeki kapıları tıkayıp, meşru tarafların mağazaya veya işletmeye girmesine izin vermeyerek normal işlemleri aksatması şeklinde örnekleyebiliriz.\nDoS saldırılarının failleri genellikle bankalar veya kredi kartı ödeme sistemleri gibi yüksek profilli web sunucularında barındırılan siteleri veya hizmetleri hedef alır. İntikam, şantaj ve aktivizm bu saldırıları motive edebilir.\nBu saldırı, hedef makineyi o kadar çok dış iletişim isteklerine maruz bırakır ki, artık makine normal oranda istek trafiğine cevap veremeyecek konuma düşer, gittikçe yavaşlar ve artık çevrimdışı olur. DoS saldırılarının iki genel formu vardır; servisin çökmesine sebep olanlar ve servisin aşırı yavaşlamasına sebep olanlar. En önemlileri ise dağıtık şekilde yapılan saldırılardır.\nDağıtık DoS saldırısı ilk olarak, dünyaca ünlü hacker Khan C. Smith tarafından 1998 yılında gerçekleştirildi. Bu saldırı ile, dünya ekonomisine milyarlarca dolarlık zarar verdiği bilinmektedir.\nDağıtık DoS(DDoS), failin birden fazla benzersiz IP adresi kullandığı bir siber saldırıdır.( genellikle binlerce). DDoS saldırılarının ölçeği, 2016 yılına kadar saniyede bir terabiti aşarak son yıllarda artmaya devam etti.\nGelişmiş Kalıcı bir DoS(APDoS), gelişmiş bir kalıcı tehdit(APT) tarafından işgal edilme olasılığı yüksektir.Gelişmiş kalıcı tehdit iyi kaynaklara sahip, son derece yetenekli ve önemli derecede ticari nitelikli bilgisayar kaynakları ve kapasitesine erişen aktörlerdir.APDoS saldırıları özel izleme ve olay tepki hizmetlerine ve özel DDoS azaltma servis sağlayıcılarının savunma yeteneklerine ihtiyaç duyan açık ve yeni bir tehdit oluşturur.\nBu saldırı türü uygulama katmanı(HTTP) floodlarına kadar geniş ağ katmanlı DDoS saldırılını ve (değişken aralıklarla) SQL'i ve XSS saldırılarını içerir. Suçlular genellikle saniyede on milyondan fazla talep içeren 2 den 5'e kadar saldırı vektörünü eş zamanlı kullanabilirler.Bu saldırıların çoğu kurbana saldırmakla kalmaz, aynı zamanda herhangi bir DDoS azaltma yönetimi sağlayan herhangi bir servis sağlayıcıya SYN flood'ları eşlik eder. Bu saldırılar birkaç hafta devam edebilir. Şu ana kadarki en uzun süre 38 gün sürmüştür. Bu APDoS saldırıları yaklaşık 50+ petabits (50,000+ terabits) zararlı trafik içeriyordu.\nSaldırganlar bu senaryoda(çoğu kez) taktiksel olarak birçok hedef arasında geçiş yapar.Bunu DDoS defanslarından kurtulmak için oluşturmuştur. Ancak tüm bunlar sonunda saldırının ana gücünü tek bir kurban üzerinde yoğunlaştırdı.\nBu senaryoda, birkaç çok güçlü ağ kaynağına sürekli erişim olan tehdit aktörleri, genişlemiş DDos trafiğinin müthiş seviyelerini üretme yeteneğine sahiptir.\nAPDoS saldırıları aşağıdaki gibi karakterize edilir: \nBazı satıcılar basit web tabanlı ön uçlara sahip olan ve web üzerinden ödeme kabul eden \"booter\" veya \"stresser\" hizmetleri sunar. Stres test araçları olarak satılır ve geliştirilirler. Yetkisiz DoS saldırıları yapılmasına ve teknik olarak ileri düzeyde bilgisi olmayan saldırganların, gelişmiş saldırı araçlarına saldırganın kullanımını anlamasına gerek kalmadan erişmesine olanak sağlar.\nThe United States Computer Emergency Readiness Team(US-CERT) DoS saldırılarının semptomlarını şu maddeler olarak tespit etmiştir:    \nEk olarak semptomlar şunları içerebilir:\nSaldırı yeterince büyük ölçekte yürütülürse, tüm coğrafi bölgedeki internet bağlantısını, yanlış yapılandırılmış veya zayıf ağ altyapı ekipmanları tarafından, saldırganın bilgisi veya amacı olmadan tehlikeye atılabilir.\nMyDoom gibi durumlarda araçlar kötü amaçlı yazılım içine yerleştirilir ve saldırılarını sistem sahibi bilgisi olmadan başlatır.Stacheldraht, DDoS aracının klasik bir örneğidir.Saldırganın işleyicilere bağlanmak için bir istemci programı kullandığı katmanlı bir yapı kullanılır. Bu da, zombi temsilcilerine komutlar veren ve DDoS saldırısını kolaylaştıran tehlikeli sistemlerdir.Temsilciler,hedeflenen uzak bilgisayarlarda çalışan bağlantıları kabul eden programlardaki güvenlik açıklarını kullanmak için otomatik rutinler kullanarak saldırgan tarafından işleyiciler tarafından ele geçirilir.Her işleyici binlerce aracı kontrol edebilir.\nDiğer durumlarda bir makine anonim grup tarafından organize edilen, (örneğin Geri Ödeme işleminde) sahibin izniyle DDoS saldırısı kapsamında olabilir. LOIC genellikle bu şekilde kullanılmıştır.HOIC ile birlikte farklı özelliklere sahip ücretli ve ücretsiz sürümleri de içeren çok çeşitli DDoS araçları mevcuttur.Korsanlarla ilgili forumlarda ve IRC kanallarında bunlar için bir yer altı pazarı vardır.\nİngiltere'nin GCHQ'sunda DDos için YIRTICILARIN YÜZÜ ve GÖK GÖRLEMESİ adlı araçlar bulunur.\nÇeşitli DoS nedenli açıklar, bellek taşması gibi, sunucu tarafında çalışan yazılımın karışması ve disk alanı doldurması veya mevcut tüm belleği tüketmeye neden olabilir. DoS'un başka türleri, Brute Force'a dayanır, kurbana aşırı miktarda paket yollar ki kullanıcının sistem kaynağını tüketmeye çalışır. Bandwidth tabanlı saldırı ise, saldırganın kurbandan daha fazla bandwidth'e sahip olmasıyla botnet yükleyerek gerçekleştirdiği bir saldırıdır. Diğer tip floodlar ise, kurbanın bilgisayarında açık olan tüm portları meşgul ederek kaynağını tüketmeye yöneliktir. \"Muz saldırısı\" DoS'un başka bir saldırı türüdür. kurbanın dışarıya olan erişimini engeller ve sışa gönderdiği mesajları sürekli kendisine yönlendirerek bir döngü oluşturur. \n\"Pulsing\" zombiler, hedef web sitelerini ara ara ve kısa ömürlü floodingler ile çökertmekten ziyade yavaşlatmak amacıyla yönlendirilmiş tehlikeli bilgisayarlardır. \"denial-of-service\" yerine \"degradation-of-service\" olarak adlandırılan bu tür saldırılar alışılagelmiş zombi istilalarından daha zor tespit edebilir ve web sitelerine uzun süreler boyunca bağlantıyı kesebilir ve engelleyebilir. Degradation-of-service saldırılarına maruz kalma, sunucunun gerçekten saldırıya uğramış olup olmadığının veya normal trafik yükleri altında olup olmadığının belirlenmesi ile daha da karmaşık hale gelir.\nHizmet reddi Seviye 2 Saldırısının amacı , saldırının ortaya çıktığı ağ kesimini bloke eden bir savunma mekanizmasının çalışmasına neden olmaktır. Dağınık saldırı veya IP üst bilgisi değişikliği durumunda saldırıya uğrayan şebekeyi , sistem olmadan İnternetten tamamen bloke eder..\nDDoS saldırısı (Distributed Denial of Service attack), çoklu sistemlerde hedef sistemin kaynakları ya da bant genişliği istilaya uğradığı zaman oluşur, bunlar genellikle bir veya birden fazla web sunucusudur. Bu sistemler saldırganlar tarafından çeşitli yöntemler kullanılarak bağdaştırılır.   \n2015'te DD4BC gibi Dağıtılmış hizmet reddi botnetleri ön plana çıkarak finansal kurumları hedef almışlardır. Siber-gaspçıları genellikle düşük seviyeli bir saldırıdır.Bitcoin'de fidye ödemesi yapılmazsa daha büyük bir saldırı yapacaklarına dair bir uyarı yapılır. Güvenlik Uzmanları fidye ödememek için hedefin web sitelerini önerir.Saldırganlar, hedef ödemeyi yapmaya hazır olduğunu fark edince genişletilmiş bir gasp komplosuna girme eğilimindedirler.\nHyper Text Transfer Protokolü üzerinden get veya post şeklinde çeşitlendirebileceğimiz saldırı çeşidi. HTTP POST FLOOD form ve benzeri web sayfalarına captcha koruması yoksa sınırsız sayıda istek göndererek sitenin yoğun şekilde post isteği almasına neden olarak cevap vermemesine neden olmaktır.Önlem almak için CAPTCHA kullanılmalıdır.\nSmurf saldırısı paketlerin belirli bir ağdaki tüm ana makinelere ; belirli bir makineden gönderilmesi yerine ağın yayın adresi aracılığıyla gönderilmesini sağlayan hatalı yapılandırılmış ay aygıtlarına dayanır. Saldırgan , hedefin adresi gibi görünmesi için kaynak adrese çok sayıda IP paketi gönderir. Böylece ağın bant genişliği hızlıca tükenir ve yasal paketlerin hedeflerine ulaşması engellenir.\nPing floodu , genellikle Unix benzeri ana makinelerden ‘ping’ komutunu kullanarak hedefe çok fazla sayıda ping paketi göndermektir.(Windows sistemlerinde –t bayrağı çok daha az hedef ezme yeteneğine sahiptir ve –l bayrağı Windows’da 65500 ‘ den fazla paketin gönderilmesine izin vermez). Başlatılması çok kolaydır. İlk gereksinim , hedeften daha büyük bir bant genişliğine erişebilmektir.\nÖlüm Ping’i ; hedefe , korumasız bir sistemde hasar sağlayacak , bünyesi kusurlu bir ping paketi göndermektir.\nSiyah Hemşire saldırısı , ulaşılamaz hedef bağlantı noktası ICMP paketlerinden yararlanan bir saldırı örneğidir.\nNükleer Silah Saldırısı bilgisayar ağlarına karşı eski bir hizmet reddi saldırısıdır. Geçersiz ICMP paketlerini hedefe gönderir.Bu saldırıyı sonuca ulaştırabilmek için değiştirilmiş ping kullanarak bozulmuş veriyi tekrar tekrar yollar ve karşı bilgisayarı yavaşlatarak durdurur.\nNükleer Silah saldırısına örnek WinNuke'dur. WinNuke Windows 95'te Netbios işleyicisindeki güvenlik açığından yararlanır.Bir dizi bant dışı veri hedefin makinesinin 139 numaralı TCP girişine gönderilir.Bilgisayarın kitlenmesine ve mavi ekran gelmesine sebep olur.\nSaldırganlar eşler arası sunucularda açık bulmak için birkaç hatadan yararlandı.En agresif eşler arası DDoS atağı DC++'dır.Eşler arası hiçbir botnet yoktur ve saldırgan istemciyle iletişim halinde olmasına gerek yoktur. Bunun yerine saldırgan kukla sahibi olarak davranır.Büyük eşler arası dosya paylaşımı yaparak onların eşler arası ağ bağlantısının kopmasına sebep olur.Kurban kendi istediği siteye bağlanmak yerine saldırganın yönlerdiği siteye bağlanmış olur.\nKalıcı hizmet reddi (PDoS) , sisteme ciddi hasar veren ve donanımın tekrar yüklenmesini gerektiren , e-ticaret dolandırıcılığı olarak da bilinen bir saldırı türüdür. Kalıcı hizmet reddi saldırılarında , Dağıtılmış hizmet reddi saldırılarından farklı olarak , hedefin donanımının (yazıcılar , yönlendiriciler , diğer ağ donanımları gibi ..) uzaktan kontrolünün yapılmasına olanak veren güvenlik açıkları vardır.\nSaldırgan  bu zayıf noktaları , aygıtın yazılımını değiştirmek , bozmak ve hatalı bir aygıt yazılımı ile değiştirmek için kullanır. Meşru bir şekilde yapıldığında ‘yanıp sönme’ olarak adlandırılır.Bu sebeple cihaz onarım yapılıncaya ya da değiştirilinceye kadar kendi orijinal elektroniklerini kullanamaz.\nKalıcı hizmet reddi saldırıları , Dağıtılmış hizmet reddi saldırılarına göre bir root – vserver kullanmaktan daha hızlıdır ve daha az kaynak gerektirir.Bu özelliklerden ve potansiyel yüksek güvenlik olasılıklarından dolayı bu teknik çok sayıda bilgisayar korsanının dikkatini çekmiştir.\nPhlash Dansı , Hewlett Packard’ın Sistem Güvenlikleri Laboratuvar’ında çalışan Rich Smith tarafından ; Londra’daki 2008 EUSecWest Uygulamalı Güvenlik Konferansı’ndaki kalıcı hizmet reddi güvenlik açıklarını tespit etmek ve göstermek için oluşturulmuştur.\nBir DDoS saldırısı, taleplere cevap verecek çok sayıda bilgisayara sahte bir istek gönderilmesini gerektirebilir. özelliğini kullanarak, kaynak adres hedeflenen kurbanın adresine ayarlanır. Bu da tüm yanıtların hedefe gideceği (ve taşıracağı) anlamına gelir.(Bu yansıtılma saldırı formu “DRDOS” olarak da bilinir.)\nICMP Yankı Talebi saldırısı(), Y saldırısının bir biçimi olarak düşünülebilir, çünkü taşan host veya hostlar, yanlış yapılandırılmış ağların yayın adreslerine yankı talebi gönderir ve bu şekilde hostları, mağdura yankı yanıtı paketleri göndermeye ikna eder. Bazı eski DDoS programları bu saldırının dağıtılmış halini uygulamıştır. \nGenişletme saldırıları, bir mağdura gönderilen bant genişliğini büyütmek için kullanılır. Bu genellikle, DNS yanıt trafiğini kullanarak hedef sistemde tıkanıklığa neden olmak için kullanılan, herkese açık erişilebilir DNS sunucuları aracılığıyla yapılır. Pek çok servis, reflektörler gibi davranmak için kullanılabilir. Bazıları diğerlerine oranla daha zorlayıcı olabilir. US-CERT farklı hizmetlerin farklı genişletme faktörlerine işaret ettiğini gözlemlemiştir.\nDNS genişletme saldırıları, daha önce göründüğünden daha büyük bir DNS sunucusu listesini kullanarak, genişletme etkisini artıran yeni bir mekanizma içerir. İşlem genellikle, bir saldırganın hedeflenen mağdurun kaynak IP adresini sahte IP adresi olarak kullanıp, genel DNS sunucusuna bir DNS adı arama isteği göndermesini gerektirir. Saldırgan, mümkün olduğunca çok alan bilgisi istemeyi dener ve böylece hedeflenen mağdura gönderilen DNS kayıt yanıtını genişletmeye çalışır. İstek boyutunun yanıttan önemli ölçüde küçük olması nedeniyle saldırgan, hedefe yönlendirilen trafik miktarını kolayca artırabilir. SNMP ve NTP, bir yükseltme saldırısında reflektör olarak da kullanılabilir.\nNTP yoluyla güçlendirilmiş bir DDoS saldırısına bir örnek monlist olarak adlandırılan bir komuttur. Bu komut, o bilgisayardan istemciye zaman ayırmasını isteyen son 600 kişinin bilgilerini gönderir. Bu saat sunucusuna yönelik küçük bir istek, herhangi bir kurbanın sahte kaynak IP adresini kullanarak gönderilebilir. Bu da mağdura geri istenen veri miktarının 556.9 katıdır. Bu şekilde, hepsinin aynı sahte IP kaynağına istek yolladığı botnet’ler kullanıldığında, güçlendirilmiş olacak ve bu da kurbana büyük miktarda veri gönderecektir.\nBu tür saldırılara karşı savunma yapmak çok zordur çünkü yanıt verileri meşru sunuculardan gelmektedir. Bu saldırı talepleri ayrıca, sunucuya bağlantı gerektirmeyen UDP aracılığıyla gönderilir. Yani, sunucu tarafından bir istek alındığında kaynak IP'nin doğrulanmadığı anlamına gelir. Bu güvenlik açıkları hakkında bilinç kazandırmak amacıyla, kullanıcıların çözümleyicilerini düzeltmelerine veya çözümleyicilerini tamamen kapatmalarına neden olan genişletme vektörlerini bulmaya adanmış kampanyalar başlatıldı.\nRUDY saldırısı, web sunucusunda mevcut oturumların starvasyonu(Bir algoritmada sıra bekleyen işlere bir türlü sıra gelmemesi durumu.) ile web uygulamalarını hedefler. Slowloris'e çok benzer şekilde, RUDY, bitmeyen POST iletimleri kullanarak ve rastgele olarak büyük bir içerik uzunluğu header değeri göndererek oturumları durdurur.    \nShrew Saldırısı TCP üzerinden yapılan bir hizmet reddi saldırısıdır. TCP'nin yeniden iletim mekanızmasındaki bir zayıflıktan yararlanarak bir açık oluşturur. Aynı bağlantıdaki TCP bağlantılarını kesmek için senkronize edilmiş trafik patlamalarını kullanır. \nYavaş Okuma saldırısı , yasal uygulama katmanı istekleri gönderir fakat yanıtları çok yavaş okuyarak sunucunun bağlantı havuzunu tüketmeye çalışır. Yavaş okuma TCP Alım Penrecesi boyutu için çok az miktarda reklam vererek ve müşterilerin TCP alma yedek zaman aralığını yavaş yavaş boşaltarak elde edilir. Bu da çok düşük bir veri akış hızı sağlar.\nGelişmiş Düşük Bant Genişliği DDoS saldırısı, DoS’un daha az trafik kullanan ve mağdurun sistem tasarımında zayıf bir noktayı hedefleyerek etkinliğini arttıran bir formudur. Yani saldırgan, karmaşık isteklerden oluşan trafiği sisteme gönderir. Aslında, gelişmiş DDoS saldırısı, daha az trafik kullanması nedeni ile daha düşük maliyetlidir, daha küçük boyutlu olması tanımlanmasını zorlaştırır ve flow control mekanizmaları tarafından korunan sistemlere zarar verebilme kabiliyetine sahiptir.\nHost, genellikle sahte bir gönderen adresi olan aşırı miktarda TCP / SYN paketleri gönderdiğinde bir SYN flood oluşur.\nBu paketlerin her biri, TCP / SYN-ACK paketini geri göndererek ve gönderen adresinden gelen bir paketi bekleyerek sunucunun yarı açık bir bağlantı oluşturmasına neden olan bir bağlantı isteği gibi ele alınır. Ancak, gönderen adresi sahte olduğu için yanıt gelmez. Bu yarı açık bağlantılar da sunucunun yapabileceği mevcut bağlantı sayısını iyice doldurur. Böylece saldırı sona erinceye kadar meşru isteklere yanıt veremez.\nBir bilgisayara internet üzerinden gelen paketler, bilgisayarda bölünerek aktarılır. Paket verilere ayrıştırılırken, pakette bulunan ofsetler kullanılır. Bu ofset bilgilerinin çakışmaması gerekmektedir. Gözyaşı saldırılarında, paketi gönderen saldırgan, pakete üst üste gelecek ofsetler ekler. Paketi alan bilgisayar, böyle bir durumu kontrol edebilecek mekanizmaya sahip değilse, sistem çöker.\nIp üzerinden ses ; arayan kişilerin kimlik bilgilerini sızdırma gibi yanlışlıklara izin verirken , çok sayıda sesli aramanın ucuz , kolay ve otomatik olarak yapılmasına neden olmuştur.\nABD Federal Soruşturma Bürosu’na göre ; telefon hizmet reddi (TDoS) çeşitli dolandırıcılık şemalarının bir parçası olarak ortaya çıkmıştır ;\nTelefon hizmet reddi , İnternet telefonu olmasa bile var olabilir.2002 New Hampshire Senato Seçimlerinde , telemarketçiler sahte çağrılarla politik muhalifleri engellemeye çalışmıştır.\nTelefon Hizmet reddi , diğer telefon tacizlerinden kaynaklanan çağrı sayısından farklıdır. (muziplik çağrıları , müstehcen telefon görüşmeleri gibi). Sürekli tekrarlanan otomatik çağrılarla hatları işgal ederek mağdurun rutin ve acil telefon görüşmeleri yapmasını ya da almasını engeller.\nİlgili istismarlara SMS flood saldırıları , siyah faks veya faks iletim gönderimleri dahildir.\nDoS saldırılarına karşı savunmalar, genellikle, saldırı tespiti, trafik sınıflandırması ve yanıt araçları kombinasyonunun kullanılmasını içerir. Bunlar, meşru olduklarını belirledikleri trafik akışına izin vermeyi ve diğer trafikleri engellemeyi  amaçlar. Önleme ve müdahale araçlarının bir listesi aşağıda verilmektedir:    \nUygulama ön uç donanımı, trafik sunucularına ulaşmadan önce ağa yerleştirilen akıllı bir donanımdır. Anahtarlar ve yönlendiriciler ile birlikte ağlarda kullanılabilir. Uygulama ön uç donanımı sisteme girerken veri paketlerini analiz eder ve sonra bunları öncelikli, normal veya tehlikeli olarak tanımlar. 25'den fazla bant genişliği yönetimi sağlayıcısı bulunmaktadır.\nKara Delik yönlendirmesiyle, saldırıya uğramış DNS veya Ip adresine bir \"kara delik\"'e(boş arayüz veya mevcut olmayan bir sunucuya) tüm trafik yollanır.Daha verimli olmak ve ağ bağlantısını etkilemekten kaçınmak için, ISS tarafından yönetilebilir.\nBir DNS sinkhole trafiği analiz eden ve hatalı paketleri reddeden geçerli bir IP adresine yönlendirilir.Sinkholing, en güçlü saldırılar için etkili değildir.    \nSaldırı önleme sistemleri (IPS), saldırıların kendileri ile ilişkili imzaları olması durumunda etkilidir. Fakat, saldırılar arasındaki eğilim meşru içeriğe sahip olmakla birlikte kötü niyetlidir. İçerik tanıma üzerinde çalışılan saldırı önleme sistemleri davranış temelli DoS saldırılarını engelleyemez.\nHizmet reddi koruma sistemi , bağlantı tabanlı hizmet reddi saldırılarını ve içeriği kötü niyetli olanları engelleyebilir. IPS’den daha çok soruna odaklanır.Bir DDS , protokol saldırılarına (gözyaşı damlası ve ölüm pingi ) ve ücret tabanlı saldırılara(ICMP ve SYN floodları) da dayanabilir.\nBasit bir saldırı durumunda, güvenlik duvarları saldırganlardan gelen tüm trafiği, protokollere, portlara veya kaynak IP adreslerine dayanarak reddetmek için basit bir kurala sahip olabilir.\nAncak basit kurallarla daha karmaşık saldırıların engellenmesi zor olacaktır. Örneğin, 80. portta(web hizmeti) devam eden bir saldırı varsa, bu porta gelen bütün trafiği engellemek mümkün değildir, çünkü meşru trafikleri de engellemiş oluruz. Ayrıca, ağ hiyerarşisinde güvenlik duvarları çok derinde olabilir, bu yüzden trafik güvenlik duvarına gelmeden önce yönlendiriciler olumsuz etkilenmiş olabilir.\nYönlendiriciler de , anahtarlar gibi bazı hız sınırlayıcı ve ACL özelliklerine sahiptir.Yönlendiriciler de el ile ayarlanır. Çoğu yönlendirici , bir hizmet reddi saldırısı altında kolayca ezilebilir. Cisco IOS , isteğe bağlı olarak floodların etkisini azaltabilen özelliklere sahiptir.\nÇoğu anahtarların bazı hız sınırlayıcı ve ACL yeteneği var. Bazı anahtarlar, trafik şekillendirme , gecikmeli bağlama ( TCP yapıştırma ), derin paket inceleme ve Bogon filtreleme, otomatik hız filtreleme ve WAN üzerinden denial-of-service saldırılarını tespit ve düzeltmek için sahte IP filtreleme sağlayabilir.\nBu şemalar sürece DoS saldırıları bunları kullanarak önlenebilir. Örneğin SYN flood, gecikmiş bağlanma veya TCP yapıştırma kullanılarak önlenebilir. Benzer şekilde içerik tabanlı DoS derin paket inceleme kullanılarak önlenebilir. Kaynaklanan saldırılar Bogon filtreleme kullanılarak önlenebilir. Otomatik hız filtreleme sürece set oran eşikleri doğru ve kademeli ayarlanmış olarak çalışabilir. Wan-bağlantı yük devretme sürece her iki linkler DoS / DDoS önleme mekanizması var olarak çalışacaktır.\nTüm trafik temizlik merkezi boyunca veya ovma merkezi üzerinden proxy,tüneller,dijital çapraz bağlantılar veya doğrudan devreler gibi çeşitli yöntemlerle geçilir.Doğrudan devreler \"kötü\" trafiği(DDoS ve diğer yaygın internet atakları) ayırır ve sunucuya sadece iyi trafik gönderir. Hizmet sağlayıcı \"temizlik merkezi\" veya \"ovma merkezi\" ile aynı yerde bulunmadıkça bu tür hizmetleri yönetmek için internete merkezi bir bağlantı ihtiyacı duyar.\nHizmet sağlayıcı servis örnekleri:\nAkamai Technologies, CloudFlare, Level 3 Communications, Radware, Arbor Networks, AT&T, F5 Networks, Incapsula, Neustar|Neustar Inc, Tata Communications, Verisign, Verizon Communications|Verizon\nGerisaçılım bilgisayar ağı güvenliğinde sahte hizmet saldırılarının yan etkisidir.Bu tür bir saldırıda, saldırgan kurbana gönderilen IP paketlerine kaynak edresini yanıltır veya taklit eder.Genellikle, kurban makinese sahte paketleri ve legal paketleri birbirinden ayırt edemez. Bu nedenle kurban sahte paketleri normalde olduğu gibi yanıtlar. Bu tepki paketleri geri saçılımcı olarak bilinir.\nSaldırgan kaynak adresini rastgele taklit ediyorsa, kurbandan gelen yanıt paketleri rastgele hedeflere göndererir.Bu etki bu gibi saldırıların dolaylı kanıtı olarak ağ teleskopları tarafından kullanılabilir.\n\"Geriye dönük analiz\" terimi,DoS saldırılarının ve kurbanların özelliklerini belirlemek için IP adres alanının istatistiksel açıdan önemli bir bölümüne ulaşan geri saçılım paketlerini gözlemlemek anlamına gelir.\nPek çok ülkede Ddos saldırısı ciddi bir bilişim suçudur ve cezası vardır. Fakat saldırının doğal yapısı gereği saldırıyı yöneten kişilerin tespitini yapmak diğer saldırı yöntemleriyle kıyaslandığında daha zordur.\n\n\n1959 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası\n1959 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası 1958/1959 artistik patinaj sezonunda Avrupa'nın en iyi patencilerini belirlemek amacıyla düzenlenen Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonasıdır. Sporcular kadınlar, erkekler, çiftler ve buz dansında yarışır. Şampiyona, 1959 yılında Davos, İsviçre'de yapılmıştır.\n\n\n1958 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası\n1958 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası 1957/1958 artistik patinaj sezonunda Avrupa'nın en iyi patencilerini belirlemek amacıyla düzenlenen Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonasıdır. Sporcular kadınlar, erkekler, çiftler ve buz dansında yarışır. Şampiyona, 1958 yılında Bratislava ,Çekoslovakya'da yapılmıştır.\n\n\n1957 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası\n1957 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası 1956/1957 artistik patinaj sezonunda Avrupa'nın en iyi patencilerini belirlemek amacıyla düzenlenen Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonasıdır. Sporcular kadınlar, erkekler, çiftler ve buz dansında yarışır. Şampiyona, 14–16 Şubat 1957 tarihleri arasında Viyana, Avusturya'da yapılmıştır.\n\n\nHayalet Sürücü 2: İntikam Ateşi\nHayalet Sürücü 2: İntikam Ateşi (İngilizce özgün adı Ghost Rider: Spirit of Vengeance), Marvel Comics'in aynı adlı çizgi romana dayalı bir 2012 Amerikan 3D doğaüstü süper kahraman filmi. Serinin 2007 yapımında da Nicolas Cage, Johnny Blaze / Ghost Rider rolünde yer almıştır. Ayrıca 2008 yılı yapımı Punisher adlı filmden sonra Marvel Knights tarafından çıkmış olan ikinci filmidir. Film, Mark Neveldine ve Brian Taylor tarafından yönetildi, filmin senaryosu ise David S. Goyer, Scott Gimple ve Seth Hoffman tarafından yazıldı. Film 17 Şubat 2012 tarihinde vizyona girmiştir. Çekimleri Pamukkale ve Kapadokya'da yapılmıştır\nJohnny Blaze (Nicolas Cage), hala Ghost Rider olmanın laneti ile mücadele etmektedir. Bu sırada Johnny Blaze'in fırsat ayağına gelmiştir. Moreau (Idris Elba) adlı bir Fransız Blaze'e bir teklifte bulunur.\nGhost Rider ile lanetli olma mücadelesinden kurtulabilmesini ve kendisini lanetleyen iblis Roarke( Ciarán Hinds)'yle temasa geçebilmesi için Danny (Fergus Riordan) adlı çocuğu bulup temasa geçmesi gerekmektedir. Ancak işler hiç de sanıldığı kadar kolay olmayacaktır.\nOlumsuz yorumlara rağmen, film ilk açılışta $22,115,334 hasılat elde etmiştir. Önceki film Ghost Rider 45.388.836 $ hasılat elde etmiş ve ilk filmden bu yana düşük bir hasılat elde etmiştir.\nToplam yurt içi gişede 49.811.229 $ ve yurt dışında ise 72.487.860 $ ve Genel toplamda 122.299.048 $ hasılat yapmıştır.\n\n\nNomen oblitum\nNomen oblitum (Latince \"unutulan isim\" çoğulu nomina oblita) bazı sebeplerde yaygın olarak kullanılmayan zoolojik isimlendirmede kullanılan teknik bir terimdir.\nUluslararası Zoolojik Adlandırma Kanunu (International Code of Zoological Nomenclature; ICZN) sözlüğünün tanımına göre:\nÖrneğin “\"Tyrannosaurus rex\"” (Osborn, 1905), “\"Manospondylus gigas\"” (Cope, 1892)'un genç sinonimi olarak adlandırılmışken sonrasında yaygın kullanımdan çıkan \"Manospondylus\" \"nomen oblitum\" ilan edilmiş, \"Tyrannosaurus rex\" doğru isim olarak kalmıştır.\nICZN'nin aksine “Uluslararası Botanik Adlandırma Yönetmeliği”ne göre herhangi bir adın yayınlanması için eski adın otomatik olarak reddedilmesine yönelik, Komisyon tarafından herhangi bir eylem gerektiren, hüküm yoktur. Botanik isimlendirmede bu nedenle eski isimlerin geri dönmesi yaygın değildir. CKT061016 \n\n\nGrand Slam tek erkekler şampiyonları listesi\nGrand Slam tek erkekler şampiyonları listesi 1877 yılından günümüze kadar Grand Slam turnuvalarında şampiyon olan tenisçilerin listesidir.\nNot: Kalın yazılmış tenisçiler kariyerlerine devam etmektedirler.\n\n\nAkdeniz Oyunları'nda futbol\nAkdeniz Oyunları'nda futbol 1951 yılından itibaren oynanmış ve günümüze kadar gelen süreçte İtalya en başarılı takım olmuştur.\n\n\nMSL\nMSL kısaltması şu demek olabilir:\n\n\n1956 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası\n1956 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası 1955/1956 artistik patinaj sezonunda Avrupa'nın en iyi patencilerini belirlemek amacıyla düzenlenen Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonasıdır. Sporcular kadınlar, erkekler, çiftler ve buz dansında yarışır. Şampiyona, 19–21 Ocak 1956 tarihleri arasında Paris, Fransa'da yapılmıştır.\n\n\n1955 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası\n1955 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası 1954/1955 artistik patinaj sezonunda Avrupa'nın en iyi patencilerini belirlemek amacıyla düzenlenen Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonasıdır. Sporcular kadınlar, erkekler, çiftler ve buz dansında yarışır. Şampiyona, 27–30 Ocak 1955 tarihleri arasında Budapeşte, Macaristan'da yapılmıştır.\n\n\n1954 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası\n1954 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası 1953/1954 artistik patinaj sezonunda Avrupa'nın en iyi patencilerini belirlemek amacıyla düzenlenen Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonasıdır. Sporcular kadınlar, erkekler, çiftler ve buz dansında yarışır. Şampiyona, 28–31 Ocak 1954 tarihleri arasında Bolzano, İtalya'da yapılmıştır.\n\n\nKategoria Superiore yabancı futbolcuları listesi\nKategoria Superiore'de oynayan yabancı futbolcular listesi 1930 yılından günümüze kadar Kategoria Superiore'ye transfer olmuş futbolcuların listesidir.\n\n\nYahudilikte eÅŸcinsel evlilik\nYahudilikte eşcinsel evlilik ve eşcinsellik, modern Yahudi mezhepleri içinde tartışma konusu ve bölünmelere sebep olmuştur. Yahudilerin yaygın görüşüne göre eşcinsel ilişki günahtır ve Tevrat'ta kesin olarak yasaklanmıştır. Bu görüş Ortodoks Yahudilik tarafından hâlen benimsenmiş olmasına rağmen aynı durum Yeniden yapılanmacı ve Reformist Yahudilik için geçerli değildir. Muhafazakâr Yahudilik, Aralık 2006'ya kadar Ortodokslar ile yanı görüşü benimsemesine rağmen bu zamandan sonra Yahudi Kanunları ve Standartları Komitesi çoğulculuk felsefesi altında çeşitli fikirler sunmuştur. Örneğin bir görüş Ortodoksların duruşunu benimserken bir başka görüş, bazı cinsel eylemlerde bulunulmadığı sürece daha liberaldir.\nÇoğunluğu Yahudi olan İsrail'de 2006 yılında, eşcinsel resmî nikâh büyük çapta destek gördü, İsrail Anayasa Mahkemesi, yurtdışında yapılan eşcinsel evliliklerin tanınmasına karar verdi. Dava, Kanada'da evlenen İsrailli beş erkek çift tarafından açılmıştı. Verilen karar, evliliğin geçerli olup olmadığından ziyade evliliğin kayıtlara geçip geçmemesiyle ilgiliydi. Bugün İsrail'de, eşcinsel çiftler ve evli olmayan karşı cinsten çiftler, evli çiftlerle aynı haklardan yararlanmaktadır.\nReform Yahudilik Birliği (eski adıyla Amerikan İbrani Cemiyeti Birliği), eşcinsel birlikteliği evlilik tanımına dahil etmektedir. Yahudi Yeniden yapılanmacı Federasyonu, seçeneği hahamlara bırakmaktadır.\nBazı Muhafazakâr Yahudiler eşcinsel birlikteliği evlilik olarak tanımlamayı reddeder fakat metinlerde cinsel açıdan aktif çiftlerin monogamist olması koşulu bulunduğundan, eşcinsel çiftlerin bağlılık törenleri düzenlemesine izin verir.\nOrtodoks Yahudilik, geleneksel Yahudi yasaklarına uyup aynı cinsiyetten kişilerin evlenmesi veya ilişkide bulunmasını kabul etmez. ABD'deki Ortodoks Birlik, federal Anayasa'da yapılması düşünülen eşcinsel evliliği yasaklama değişikliğini desteklemişlerdir. Buna rağmen geylerin dahil edilmesini savunan ve hatta gey yaşam tarzını benimseyen ve Eşcinsel Haklarını destekleyen Ortodoks Yahudiler de bulunmaktadır. Örneğin, hahamlığa seçildikten bir süre sonra gey yaşam tarzını benimseyen Ortodoks haham Steven Greenberg, resmî nikâh olarak eşcinsel evliliği desteklemektedir; dini nikâh açısından ise eşcinsel evlilik konusundan kararsız olup bu konu hakkında araştırma yapmaya niyetlidir.\nAvustralya'da, Avustralasya Hahamlar Örgütü açık bir mektup yazıp eşcinsel evliliğin yasallaşmasına karşı olduklarını belirtmiştir. Avustralya Yahudi gazetesi \"Galus Australis\"te Rachel Sacks-Davis, Yahudiliğin genelde evanjelist olmadığını ve bu hahamların din ile devlet işlerini ayırt edemediğini belirtip bu Ortodoks hahamları eleştirmiştir. Avustralya Yahudi cemaatinin önemli bir üyesi olan David Werdiger, Sack-Davis'e cevap verip tartışmayı açmaz bir duruma getirdiğini belirtmiştir.\nMidraş, eşcinsel evlilikten bahseden az sayıdaki antik dini metinlerden biridir. Midraş'ta iki kez şöyle yazmaktadır:\n\"Rabbi Yosef adına Rabbi Huna dedi ki, 'Tufan nesli, bir adamın bir erkek ile veya bir hayvan ile birlikteliği için evlilik belgesi yazılana kadar yok olmamıştı.'\"\nŞubat 2009'da, Knesset üyesi Nitzan Horowitz, eşcinsel evlilik yasa tasarısını meclise sundu.\nAğustos 2009'da yapılan ankete göre İsraillilerin %61'i eşcinsel evliliği desteklerken %31'i karşı çıkmıştır. Ayrıca, eşcinsel çiftlerin evlatlık edinmesini destekleyen %60'a karşı ankete katılanların %34'ü desteklememektedir.\n\n\nGümüşhane ili genel seçim sonuçları\nGümüşhane İli, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) 2 milletvekili göndermektedir. 1920'den beri yapılan tüm genel seçimlerde temsil edilmiş olan Gümüşhane İli'nde tek seçim bölgesi vardır.\n12 Haziran 2011 Genel Seçimleri Gümüşhane İli sonuçlar;\n\n\nOğuz Gökmen\nOğuz Gökmen (d. 1916, Manisa - 20 Aralık 2007 İstanbul). Türk büyükelçi.\nGalatasaray lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunudur. 1940'ta Dışişleri Bakanlığı'na girdi. Uzun süre Dışişleri Bakanlığı'nda Ekonomik ve Sosyal işler genel müdürlüğü yaptı. Bu sıfatla pek çok uluslararası ekonomik anlaşmaları Türkiye adına müzakere etti ve imzaladı. Çeşitli diplomatik görevlerin ardından Arjantin büyükelçiliği (1962-1964), Avrupa Ekonomik Topluluğu nezdinde Türkiye daimi temsilciliği (1964-1966) görevlerinde bulundu ardından Batı Almanya'da (1966-1972), Yugoslavya'da (1976-1978) ve Macaristan'da (1980-1981) büyükelçi olarak görev yaptı. 1981 yılında yaş haddinden emekli oldu. Gökmen, evli bir kızı vardır. Fransızca bilmektedir. Fransızca ve Türkçe olarak basılı kitapları ve pek çok inceleme ve makaleleri vardır. Büyükelçi Volkan Vural'ın kayınpederidir.\n\n\nHakkâri ili genel seçim sonuçları\nHakkâri İli, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) 3 milletvekili göndermektedir. 1933-1936 arasında Van İli'nin ilçesi olan Hakkâri, bu dönem dışında 1920'den beri yapılan tüm genel seçimlerde temsil edilmiştir.\n12 Haziran 2011 Genel Seçimleri Hakkâri İli sonuçlar;\n\n\nErmeni futbolcular listesi\nBu Ermeni futbolcuların isimlerinden oluşan tamamlanmamış bir listedir.\n\n\nNorveç millî futbol takımı futbolcuları listesi\nBu liste Norveç uluslararası futbolcuların isimlerinden oluşan bir listedir. Norveç'i uluslararası arenada temsil eden futbol takımı için bakınız: Norveç millî futbol takımı. Listede en az 25 veya daha fazla resmi maçlara çıkmış olan tüm oyuncular yer almaktadır. Oyuncular oynanan oyunların toplam sayısına göre sıralanmıştır.\n\"29 Şubat 2012 tarihine göre:\"\n\n\nBrezilyalı futbolcular listesi\nBu Brezilyalı futbolcuların isimlerini içeren bir listedir.\n\n\nDanimarkalı futbolcular listesi\nBu liste Danimarkalı futbolcuların bir listesidir.\n\n\nDanimarkalı mimarlar listesi\nBu liste Danimarka'nın önde gelen ve kayda değer mimarların bir listesini içerir.\n\n\nTürk mimarlar listesi\nAşağıdaki liste, kayda değer Türk mimarlarının ismini alfabetik bir sırayla gösteren listedir.\n\n\nJaponya ligi futbolcular listesi\nBu liste Japonya'da en üst düzey futbol ligleri olan Japonya Birinci Futbol Ligi olarak bilinen J1 League ile Japonya İkinci Futbol Ligi olan J2 League'de oynayan futbolcuları oynadıkları millî maç sayısına göre sıralar.\nAşağıdaki tablo 2010 sezonuna kadar olan dönemlerin güncelleştirilmiş bir durumu olup 2010 Japonya Birinci Futbol Ligi ile 2010 Japonya İkinci Futbol Ligi'ni kadar olan süreyi ve önceki dönemleri içerir.\n\n\nOrtak kat\nOrtak kat, birden fazla pozitif tam sayılar arasında ortak olan katlara verilen addır.\nEKOK, birden fazla sıfırdan farklı tam sayıların katları arasında ortak olanların en küçüğü olan sayıdır. Mesela 4 ve 6'nın EKOK'u 12'dir. Mesela formula_1 ve formula_2 için 24 ve 36'nın EKOK'u iki sayının da ortak katları olan formula_3 sayısıdır. Eğer sayılar kendi aralarında asal ise en küçük ortak katları çarpımlarıdır. Mesela 4 ve 9 aralarında asal olduklarından EKOK'u formula_4 dır.\n3 ve 5 say覺lar覺n覺n EKOK'unu bulal覺m:\nYukardaki sayılardan 3 ve 5'in EKOK'u 15'tir.\n\n\nZaman çizelgesi\nZaman çizelgesi, kronolojik olayların zamana göre sıralı bir listesini görüntüleyen bir yoldur. Bazen bir yapay proje olarak tanımlanır.\nTarihin yanında (genellikle) olayları noktalar üzerinde etiketleyen çubuk grafikler kullanılır.\n\n\nTunus beyleri listesi\nTunus Beyliğinin beyleri ve bey süresi aşağıda belirtilmiştir.\n\n\nEbu'l Hasan Ali (Tunus Beyi)\nEbu'l Hasan Ali (Arapça:‎ \"أبو الحسن علي باش‎\"; d. 30 Haziran 1688 - 22 Ekim 1756) Hüseyni Hanedanının ve Tunus Beyliğinin ikinci beyidir. 7 Kasım 1735 ile 22 Ekim 1756 yılları arasında Tunus Beyi olmuştur.\n1756'da öldükten sonra sonra I. Muhammed (1710 - 12 Şubat 1759) geçti.\n\n\nI. Muhammed\nI. Muhammed, (Arapça: \"أبو عبد الله محمد الرشيد باي‎\"; d. 1710 - ö. 12 Şubat 1759) Hüseyni Hanedanının ve Tunus Beyliğinin üçüncü beyidir. 1759'da öldükten sonra II. Ali bin Hüseyin geçti.\n\n\nII. Ali bin Hüseyin\nII. Ali bin Hüseyin (Arapça:\"أبو الحسن علي باي‎\" ; 1712 -1782) Hüseyni Hanedanının ve Tunus Beyliğinin dördüncü beyidir. 1782'de öldükten sonra Hammuda bin Ali geçti.\n\n\nHammuda bin Ali\nHammuda bin Ali (\"Arapça\": \"أبو محمد حمودة باش‎\" ; d. 1759 - ö. 1814) Beşinci Tunus Beyi. 1782 ile 1814 yıllarında Tunus Beyliği yapmıştır. 1814'te öldükten sonra Uthman ibn Ali geçti.\n\n\nBundesliga yabancı futbolcuları listesi\nBundesliga'da oynayan yabancı futbolcular listesi 1963 yılından günümüze kadar Almanya'nın en üst düzey futbol ligi olan Bundesliga'ya transfer olmuş futbolcuların listesidir.\n2011-2013 , 2013-2014 and 2014 - \n2016-\n2016- \n2013- \n2011-\n\n\nİskoçya millî futbol takımı futbolcuları listesi (1-4 maç)\nİskoçya millî futbol takımı futbolcuları listesi (1 – 4 maç), İskoçya Futbol Federasyonu kayıtlarına göre İskoçya millî futbol takımında oynayan futbolcuların listesidir. Listede, 30 Kasım 1872 tarihinde İngiltere'ye karşı oynanan ilk maçtan 29 Şubat 2012'ye kadar 4 defa veya daha az maçta forma giymiş tüm futbolcular yer almıştır.\n\n\nBelçikalı mimarlar listesi\nBelçikalı mimarlar listesi, önemli Belçikalı mimarlarının ismini alfabetik bir sırayla gösteren listedir.\nA - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z\n=Belçikalı mimarları=\n\n\nGrand Slam erkek tenis şampiyonları kronolojik listesi\nBu listede dört Grand Slam'den birini kazanmış 149 erkek tenis oyuncu, ilk kazanandan başlamak üzere, kronolojik olarak sıralanmıştır.\n\n\nGrand Slam kadın tenis şampiyonları kronolojik listesi\nBu listede dört Grand Slam'den birini kazanmış 146 kadın tenis oyuncusu, ilk kazanandan başlamak üzere, kronolojik olarak sıralanmıştır.\n\n\nMan-in-the-middle saldırısı\nMan-in-the-middle attack ( Türkçe: Aradaki adam saldırısı veya Ortadaki adam saldırısı), saldırganın birbiri ile doğrudan iletişim kuran iki taraf arasındaki iletişimi gizlice ilettiği veya değiştirdiği saldırı türüdür. İletişim ağı üzerinde veri paketleri serbestçe dolaşır. Özellikle broadcast olarak salınan paketler, aynı ağa bağlı tüm cihazlar tarafından görülebilir. İlkesel olarak hedefinde kendi IP'si olmayan bir paketi alan makinelerin, bu paketlerle ilgili herhangi bir işlem yapmamaları gerekir. Ancak istenirse bu paketlere müdahale edebilir ya da içeriğini öğrenebilirler. Aradaki adam saldırısı ağ üzerindeki paketleri yakalayarak manipüle etmek olarak özetlenebilir.\nMITM saldırısına bir örnek aktif gizli dinlemedir, saldırgan kurbanlarla bağımsız bağlantılar kurar ve aralarındaki mesajları, aslında tüm konuşma kurbanlar arasında doğrudan gizli bir bağlantı üzerinden gerçekleşiyormuş gibi iletir. Saldırgan, iki kurban arasında geçen tüm ilgili mesajları engelleyebilmeli ve yenilerini enjekte edebilmelidir.Bunu yapmak çoğu durumda basittir; örneğin, şifrelenmemiş bir kablosuz erişim noktasının (Wi-Fi ) erişim menzilindeki bir saldırgan, kendisini ortadaki bir adam olarak ekleyebilir.\nKarşılıklı kimlik doğrulamayı atlamayı veya eksikliğinden faydalanmayı amaçlayan bir saldırı olan MITM saldırısı ancak araya giren saldırgan her bir uç noktanın diğer uçtan beklentisini karşılayabilirse başarılı olabilir. Çoğu şifreleme protokolü, MITM saldırılarını önlemek için özel olarak bir tür uç nokta kimlik doğrulaması içerir. Örneğin, TLS, karşılıklı güvenilen bir sertifika otoritesi kullanarak taraflardan birini veya her ikisini de doğrulayabilir.\nKlasik yöntemlerden biri şudur: ARP zehirlenmesi yaparak yönlendiricinin ARP tablosu taşırılır. Yönlendirici gelen ARP isteklerini yanıtlayamaz hale gelir. Sonrasında ağda broadcast olarak ARP isteği yanıtı paketleri yollanır. Bu durumda ağda yönlendirici arayan bir bilgisayar olursa gerçek yönlendirici yerine saldırganın bilgisayarını yönlendirici olarak tanıyacaktır. Ağ üzerinde verilerini saldırganın bilgisayarı üzerinden gönderecektir. Şifrelenmemiş her veri paketi kolaylıkla açılabilir ve değiştirilebilir.\nKablosuz ağlarda ise paketler tamamen broadcast olarak yayıldığı için herhangi bir ön işleme gerek olmaksızın tüm paketler saldırgan tarafından yakalanabilir. Şifrelenmemiş paketlerin içerikleri kolaylıkla okunabilir. Ancak değiştirilen paketlerin yeniden kurban bilgisayara gönderilmesi için pasif olarak dinleme pozisyonunda olmak yeterli değildir.\nDiyelim ki Alice, Bob ile iletişim kurmak istiyor. Bu arada Mallory, konuşmayı gizlice dinlemek için kesmek ve (isteğe bağlı) Bob'a sahte bir mesaj iletmek istiyor.\nİlk önce, Alice, Bob'dan açık anahtarını ister. Bob açık anahtarını Alice'e gönderirken Mallory bunu engelleyebilirse, MITM saldırısı başlayabilir. Mallory, Alice’e Bob’dan geliyormuş gibi görünen ama Mallory'nin açık anahtarını içeren sahte bir mesaj gönderir.\nBu açık anahtarın Bob'dan geldiğine inanan Alice, mesajını Mallory'nin anahtarıyla şirfeler ve şifreli mesajı Bob'a geri gönderir. Mallory tekrar araya girer, kendi özel anahtarını kullanarak mesajın şifresini çözer, isterse değiştirir ve araya girerek ele geçirdiği Bob'un orijinalde Alice'e göndermek istediği açık anahtarı kullanarak tekrar şifreler. Bob tekrar şifrelenmiş mesajı aldığında, onun Alice'den geldiğine inanır.\nBu örnek, Alice ve Bob'un, bir saldırganın değil birbirlerinin açık anahtarlarını kullandıklarından emin olmaları için bir yönteme ihtiyaç olduğunu gösterir. Aksi takdirde, açık anahtar teknolojisi kullanılarak gönderilen mesajlara karşı böyle ataklar prensipte mümkündür. MITM saldırılarına karşı savunmaya çeşitli teknikler yardımcı olabilir.\nMITM saldırıları iki yolla önlenebilir veya tespit edilebilir: kimlik doğrulama ve müdahale algılama. Kimlik doğrulama, verilen bir mesajın meşru bir kaynaktan geldiğine dair bir kesinlik derecesi sağlar. Müdahale algılama, yalnızca bir mesajın değiştirilmiş olabileceğine dair bilgi verir.\nMITM saldırılarına karşı güvenli olan tüm şifreleme sistemleri, mesajlar için bir kimlik doğrulama yöntemi sağlar. Birçoğu, güvenli bir kanal üzerinden iletiye ek olarak bilgi alışverişini (açık anahtarlar gibi) gerektirir. Çoğu zaman anahtar anlaşma protokolleri kullanan bu protokoller, güvenli kanal için farklı güvenlik gereksinimleriyle geliştirilmiştir, ancak bazıları herhangi bir güvenli kanal gereksinimini ortadan kaldırmaya çalışmıştır.\nTLS gibi bir açık anahtar altyapısı, TCP'yi MITM saldırılarına karşı sağlamlaştırabilir Bu tür yapılarda, istemciler ve sunucular, sertifika otoritesi (SO) olarak adlandırılan güvenilir bir üçüncü tarafça verilen ve doğrulanan sertifikaları takas ederler. Eğer MITM saldırısıyla SO'nun kimliğini doğrulamak için kullanılan orijinal anahtar hedef alınmamışsa, SO tarafından verilen sertifikalar o sertifikanın sahibi tarafından gönderilen iletilerin kimliğini doğrulamak için kullanılabilir. Hem sunucunun hem de istemcinin kimliklerinin doğrulandığı karşılıklı kimlik doğrulama, her iki ucu da MITM saldırısından korur, ancak çoğu bağlantının varsayılan davranışı yalnızca sunucunun kimliğini doğrulamaktır.\nGörsel medya taklidi basit veri paketi iletişiminden çok daha zor ve zaman alıcı olduğundan, ZRTP’de olduğu gibi paylaşılan bir değerin sözlü iletiminin şahitliği ya da bir açık anahtar özetinin ses/görüntü kayıtları gibi kaydedilmiş şahitlikler, MITM saldırılarını engellemek için kullanılır. Bununla birlikte, bu yöntemler işlemi başarıyla başlatmak için döngüde bir insan gerektirir.\nKurumsal bir ortamda, tarayıcının yeşil asma kilit ile belirtilen başarılı kimlik doğrulamasının, her zaman uzak sunucu ile güvenli bağlantı anlamına gelmediğini belirtmekte fayda vardır. Kurumsal güvenlik politikaları, şifreli trafiği denetleyebilmek için çalışma ortamındaki web tarayıcılarına özel sertifikaların eklenmesini gerektirebilir. Sonuç olarak, yeşil bir asma kilit, istemcinin uzak sunucu ile değil yalnızca SSL/TLS incelemesi için kullanılan kurumsal sunucu/proxy ile başarılı bir şekilde kimliğini doğruladığını gösteriyor olabilir.\nBazen \"sertifika sabitlemesi\" olarak adlandırılan HTTP Genel Anahtar Sabitlemesi (HPKP), sunucunun ilk işlem sırasında \"sabitlenmiş\" genel anahtar özetlerinin bir listesini sunmasıyla, SO'nun tehlikeye düştüğü MITM saldırılarının önüne geçer . Daha sonra yapılan işlemlerin doğrulanması için, sunucunun listedeki anahtarlardan bir veya daha fazlasını kullanması gerekir.\nDNSSEC, DNS protokolünü, DNS kayıtlarını doğrulamak için imza kullanacak şekilde genişletir ve basit MITM saldırılarının bir istemciyi kötü niyetli bir IP adresine yönlendirmesini engeller.\nGecikme incelemesi, hash fonksiyonları gibi hesaplaması onlarca saniye süren durumlarda, saldırıyı algılayabilir. Potansiyel saldırıları tespit etmek için, taraflar yanıt sürelerindeki tutarsızlıkları kontrol eder. Örneğin: İki tarafın belirli bir işlemi gerçekleştirmek için normalde belirli bir süre harcadığını varsayalım. Bununla birlikte, bir işlemin diğer tarafa ulaşması anormal bir zaman alırsa, bu işlem üçüncü bir tarafın işlemde ilave gecikme ekleyen girişimin bir göstergesi olabilir.\nKuantum Kriptografi, teoride, klonlamama teoremi ile işlemler için müdahale kanıtı sağlar. Kuantum kriptografisine dayanan protokoller, koşulsuz olarak güvenli bir kimlik doğrulama şemasıyla, klasik iletişiminin bir kısmını veya tamamını doğrular. ör. Wegman-Carter kimlik doğrulaması.\nBir saldırı olduğundan şüphelenilen ağ trafiği, bir saldırı olup olmadığını belirlemek ve varsa saldırının kaynağını belirlemek için analiz edilebilir. Bir saldırı şüphesinde ağ adli analizi gerçekleştirirken incelenecek önemli kanıtlar şunlardır:\nKayda değer, kriptografi içermeyen bir MITM saldırısı, 2003 yılında Belkin kablosuz ağ yönlendiricisi tarafından gerçekleştirildi. Periyodik olarak, üzerinden yönlendirilen bir HTTP bağlantısını yüklenirken: trafiği hedefe iletmekte başarısız olup, bunun yerine kendisi sunucuymuş gibi yanıt dönmüştü. Gönderdiği cevap, kullanıcının istediği web sayfası yerine, bir başka Belkin ürününün reklamıydı. Teknik olarak bilgili olan kullanıcıların itirazlarından sonra, bu 'özellik' yönlendiricinin üretici yazılımının sonraki sürümlerinden kaldırıldı.\n2011'de Hollandalı sertifika otoritesi DigiNotar'ın güvenlik ihlali, sertifikaların sahte olarak verilmesiyle sonuçlandı. Daha sonra, sahte sertifikalar MITM saldırıları gerçekleştirmek için kullanıldı.\n2013 yılında, Nokia'nın tarayıcısı Xpress'in, Nokia'nın proxy sunucularındaki HTTPS trafiğinin şifresini çözdüğü ve şirkete müşterilerinin şifreli tarayıcı trafiğine açık metin erişimi sağladığı ortaya çıktı. Nokia, içeriğin kalıcı olarak saklanmadığını ve şirketin özel bilgilere erişimi engellemek için kurumsal ve teknik önlemler aldığını söyleyerek yanıt verdi.\n2017 yılında Equifax, MITM açıkları konusundaki endişelerini takiben mobil uygulamalarını geri çekti.\nDiğer önemli gerçek hayat uygulamaları aşağıdakileri içerir:\n\n\nTürkiye biteyi, Solidago\nAlem: Plantae \nKlad: Angiosperms ()\nKlad: Eudicots ()\nKlad: Core eudicots \nKlad: Asterids \nKlad: Euasterids I \nTakım: Asterales \nFamilya: Asteraceae ()\nAlt familya: Asteroideae \nOymak: Astereae \nCins: \"Solidago\"\n\nSolidago - Altınbaşak\n\n\nVijayapura\nVijayapura, Hindistan'ın Karnataka eyaletinde bulunan Bangalore Kırsal Bölgesi'ne bağlı bir şehirdir.\nVijayapura, koordinatlarında bulunur. Rakımı 883 metredir. 2001 yılı sayımlarına göre nüfusu 29,458 kişidir. Nüfusun % 52'si erkek, % 48'i ise kadınlardan oluşmaktadır.\n\n\nGrand Slam tek kadınlar şampiyonları listesi\nBu liste Grand Slam turnuvalarının kadın tenis şampiyonlarını sıralamaktadır.\nBir kez Grand Slam kazanmış oyuncular: Nancy Richey Gunter, Ann Haydon Jones, Sue Barker, Kerry Melville Reid, Mima Jaušovec, Chris O'Neil, Virginia Ruzici, Barbara Jordan, Gabriela Sabatini, Conchita Martínez, Iva Majoli, Jana Novotná, Anastasia Myskina, Ana Ivanović, Francesca Schiavone, Li Na, Petra Kvitová, Samantha Stosur, and Viktoriya Azarenka\nIn the 44 years of the Open Era 40 different women have won at least one Grand Slam singles title.\nGrand Slam finallerinde oynayan iki oyuncunun da aynı ülkeden olması durumu sadece dört (Avustralya, ABD, Belçika, Rusya) ülke ile yaşanmıştır.\n\n\nDavid Payne\nDavid Payne, (1843 – 1894) İskoç manzara ressamı.\nPayne, bir taş ustasının oğlu olarak Dumfriesshire'a bağlı Annan şehrinde doğdu. Annan Akademisi'nde eğitim gördü. Ressamlığa başlamadan önce ev boyacılığı yaptı. 1869 yılında Derby'ye gitti, 1880'lerde Derbyshire'ın Duffield ve Barrow upon Trent gibi yerleşim birimlerinde yaşadı. Barrow upon Trent'te yaşayan manzara ressamı George Turner'ın öğrencisi oldu. Manzara ressamı olarak birçok yapıta imza attı. 1894 yılında Sheffield'da ölen sanatçı, evliydi ve 14 çocuğa sahipti. Yaptığı çalışmalar müzelerde ve özel koleksiyonlarda yer almaktadır.\n\n\nYansın Geceler\n\"Yansın Geceler\", Burcu Güneş'in 29 Mayıs 2001'de Erol Köse Production tarafından yayınlanan ikinci albümü \"Tılsım\"ın ilk video klip şarkısıdır.\nŞarkının söz, müzik ve düzenlemesi Erhan Güleryüz'e aittir. Erhan Güleryüz şarkıya daha sonra kendi albümünde de yer vermiştir.\nVideo klip Murad Küçük yönetmenliğinde çekilmiştir. Güneş'in 3 farklı kostümle kamera karşısına geçtiği video klip, 22 Mayıs 2001 tarihinde ilk kez Kral TV'de yayınlanmıştır. Yayınlandığı dönem müzik kanallarının listelerinde 1 numaraya ulaşmıştır.\n\n\nTürkiye biteyi, Antennaria\nAlem: Plantae \nKlad: Angiosperms ()\nKlad: Eudicots ()\nKlad: Core eudicots \nKlad: Asterids \nKlad: Euasterids I \nTakım: Asterales \nFamilya: Asteraceae ()\nAlt familya: Asteroideae \nOymak: Gnaphalieae \nCins: \"Antennaria\"\n\nAntennaria - Kediayağı\n\n\nGary Gardner\nGary Gardner (29 Haziran 1992), Ä°ngiliz futbolcudur. Aston Villa'da forma giymektedir.\nGardner kariyerine ağabeyi Craig ile Aston Villa'da başladı ama önce U-18 maçlarında oynadı. Aralık 2009'da sakatlandı ve kadrodan çıkarılmak zorunda kaldı. Döndükten sonra Aston Villa'nın U-18 takımının önemli oyuncularından biri oldu.\nGardner 10 Ocak 2011'de Aston Villa rezerv takımının 10-1 kazandığı Arsenal maçında bir gol attı. Ayrıca yaptığı iki asistle Andreas Weimann ve Jonathan Hogg'a gol attırdı.\n24 Kasım 2011'de Gardner bir aylığına Coventry City'ye kiralandı. İki gün sonra Brighton & Hove Albion ile yapılan ilk maçında ilk golünü attı. Ama Coventry maçta 2-1 yenildi. 21 Aralık'ta Gardner Coventry ile olan kiralık sözleşmesini uzattı.\n31 Aralık 2011'de Gardner Villa formasıyla çıktığı ilk maçına 3-1 yendikleri Chelsea maçında çıktı. 78. dakikada Marc Albrighton'a yerini bıraktı. 21 Ocak 2012'de Gardner ilk lig maçına 3-2 kazandıkları Wolverhampton Wanderers maçında çıktı. Gary ayrıca 12 Şubat 2012'de 1-0 yenildikleri Manchester City maçında da oynadı.\nGardner İngiltere'nin U-17, U-18, U-20 ve U-21 takımlarında oynadı.\n10 Kasım 2011'de, Gardner İzlanda U-21 ile yapılan maçta 62. dakikada Jason Lowe'un yerine oyuna girdi ve iki gol attı.\n\"24 Mart 2012'ye kadar\"\n\n\nJohn Krueger\nJohn Richard Krueger (14 Mart 1927 - 7 Şubat 2018), Amerikalı akademisyen. Indiana Üniversitesi'nde profesör olarak çalışmış olan Krueger Çuvaşça, Yakutça ve Moğolca dillerinde uzmandır. Yirmiyi aşkın kitabı araştırma kütüphanelerinde kaynak vazifesi görmektedir. Uzman olduğu dillerdeki kitap ve kaynaklardan İngilizceye önemli tercümeleri bulunmaktadır.\n\n\nGrand Slam çift erkekler şampiyonları listesi\nBu liste Grand Slam turnuvalarının çift erkekler tenis şampiyonlarını sıralamaktadır. Ken McGregor ve Frank Sedgman, Grand Slam kazananan ilk ve tek çift erkekler takımını oluşturmuşlardır.\n\n\nTürkiye biteyi, Conyza\nAlem: Plantae \nKlad: Angiosperms ()\nKlad: Eudicots ()\nKlad: Core eudicots \nKlad: Asterids \nKlad: Euasterids I \nTakım: Asterales \nFamilya: Asteraceae ()\nAlt familya: Asteroideae \nOymak: Astereae \nCins: \"Conyza\"\n\nConyza \n\n\nTenis kayıtları ve istatistikleri listesi\n\n\nGrand Theft Auto (anlam ayrımı)\n\n\n1905 Kangra depremi\n1905 Kangra depremi, 4 Nisan 1905 tarihinde Hindistan'ın Himaçhal Pradeş eyaletindeki Kangra bölgesinde meydana gelen bir depremdir. Yüzey dalgası magitüdü ölçeğine göre 7.8 büyüklüğünde gerçekleşen deprem 20,000'den fazla insanın ölümüne yol açtı. Bunun yanı sıra Kangra, McLeod Ganj ve Dharamsala kasabalarındaki evlerin çoğu yıkıldı.\nDepremin hesaplanan merkez üssü Himalaya Dağları boyunca Hindistan levhasının Avrasya levhasıyla çarpışmasından oluşan bindirme faylarının bulunduğu bir bölgede bulunmaktadır.\nDepremden dolayı 100 bin kadar binanın yıkıldığı bildirilmiştir. Yaklaşık 20,000 kişi hayatını kaybetmiştir. 53 bin kadar besi hayvanı da telef olmuştur. Zarar gören bölgeye su getiren su kemerleri de büyük zarar görmüştür. Depremin verdiği zararları telafi etmenin maliyeti yaklaşık 2.9 milyon rupi (1905) olarak hesaplanmıştır.\n\n\nUzak Değilim\n\"Uzak Değilim\", Burcu Güneş'in 29 Mayıs 2001'de Erol Köse Production tarafından yayınlanan ikinci albümü \"Tılsım\"ın ikinci video klip şarkısıdır.\nŞarkının sözleri Burcu Güneş'e, müziği Burcu Güneş ve Melik Yirmibir'e, düzenlemesi ise Tansel Doğanay ve Burcu Güneş'e aittir. Şarkı, 2001 yılının en çok çalınan ve dinlenen şarkılarından olmuştur.\nVideo klip Erol Köse yönetmenliğinde, İstanbul Bostancı'da bir lunaparkta çekilmiştir. Klipte Güneş'e Biri Bizi Gözetliyor adlı yarışmadan tanınan Sinan eşlik etmiştir. Güneş'in 5 farklı kostümle kamera karşısına geçtiği video klip, ilk kez 23 Temmuz 2001 tarihinde Kral TV'de yayınlanmıştır. Yayınlandığı dönem müzik kanallarının listelerinde 1 numaraya ulaşmıştır.\n\n\nGrand Slam çift kadınlar şampiyonları listesi\nBu liste Grand Slam turnuvalarının çift kadınlar tenis şampiyonlarını sıralamaktadır. Dört çift kariyerinde olimpiyatlarda ve dört büyük turnuvada şampiyon olarak \"Golden Grand Slam\" kazanmıştır:Venus Williams ve Serena Williams beraber, Pam Shriver, Gigi Fernández, Maria Bueno ve Martina Hingis farklı eşleşmelerle.\n\n\nPremier League'de oynayan yabancı futbolcular listesi\nPremier League'de oynayan yabancı futbolcular listesi 1992 yılından günümüze kadar İngiltere'nin en üst düzey futbol ligi olan Premier League'de oynamış yabancı uyruklu futbolcuların listesidir.\n\n\nTılsım (şarkı)\n\"Tılsım (Remix)\", Burcu Güneş'in 29 Mayıs 2001'de Erol Köse Production tarafından yayınlanan ikinci albümü \"Tılsım\"ın üçüncü video klip şarkısıdır.\nŞarkının sözleri Aysel Gürel'e, müziği Burcu Güneş, Alper Bergsu ve Devrim Karaoğlu'na, düzenlemeleri ise Tansel Doğanay ve Tufan Taş'a aittir.\nVideo klip Altan Dönmez yönetmenliğinde Macaristan'da çekilmiştir. Dans sahnelerinin de olduğu video klipte, Güneş 3 farklı kostümle kamera karşısına geçmiştir. Kostümler S. Demirel tarafından özel olarak tasarlanmıştır. Video klip ilk kez 23 Temmuz 2001 tarihinde Kral TV'de yayınlanmıştır. Yayınlandığı dönem müzik kanallarının listelerinde 1 numaraya ulaşmıştır.\n\n\nBiz Aşkı Meleklerden Çaldık\n\"Biz Aşkı Meleklerden Çaldık\", Burcu Güneş'in 29 Mayıs 2001'de Erol Köse Production tarafından yayınlanan ikinci albümü \"Tılsım\"ın dördüncü video klip şarkısıdır.\nŞarkının söz, müzik ve düzenlemesi Erhan Güleryüz'e aittir. Şarkı, 2002 yılının en çok çalınan ve dinlenen şarkılarından olmuştur. Erhan Güleryüz şarkıya daha sonra kendi albümünde de yer vermiştir.\nAltan Dönmez yönetmenliğinde çekilen video klip, ilk kez 14 Ocak 2002 tarihinde Kral TV'de yayınlanmıştır. Yayınlandığı dönem müzik kanallarının listelerinde 1 numaraya ulaşmıştır. Youtube Müyap kanalında 1 milyonu aşkın hit almıştır.\n\n\nGrand Slam karışık çiftler şampiyonları listesi\nBu liste Grand Slam turnuvalarının karışık çiftler tenis şampiyonlarını sıralamaktadır. Farklı eşleşmelerle pek çok oyuncu en az bir Grand Slam turnuvasında şampiyon olmuştur. \"Golden Grand Slam\" kazanan tek 'karışık çift' 1963 yılında “Margaret Court” ve “Ken Fletcher” olmuştur. \n1924'te, “Fransa Şampiyonası”, uluslararası rakiplerine kendini açmıştır ve 1925'ten itibaren “Championnats Internationaux de France” olarak değiştirilmiştir. \n\n\nÇile Bülbülüm\n\"Çile Bülbülüm\", Burcu Güneş'in 29 Mayıs 2001'de Erol Köse Production tarafından yayınlanan ikinci albümü \"Tılsım\"ın beşinci ve son video klip şarkısıdır.\nŞarkının sözleri Vecdi Bingöl'e, müziği Saadettin Kaynak'a, düzenlemesi ise Erhan Güleryüz ve Tufan Taş'a aittir. Şarkı, 2002 yılının en çok çalınan ve dinlenen şarkılarından olmuştur.\nVideo klip Murad Küçük yönetmenliğinde çekilmiştir. Güneş, video klipte 3 farklı kostüm kullanmıştır. Video klip ilk kez 25 Mayıs 2002 tarihinde Kral TV'de yayınlanmıştır. Yayınlandığı dönem müzik kanallarının listelerinde 1 numaraya ulaşmıştır.\n\n\nAy Şahit (şarkı)\n\"Ay Şahit\", Burcu Güneş'in 9 Haziran 2004'te Erol Köse Production tarafından yayınlanan üçüncü albümü \"Ay Şahit\"in ilk video klip şarkısıdır.\nŞarkının söz ve müziği Burcu Güneş'e, düzenlemesi ise Tufan Taş'a aittir. Şarkı, En İyi 64 (2004) ve 100 Türkçe Pop (2010) adlı compilation albümde de yer almış, 2004 yılının en çok çalınan ve dinlenen şarkılarından olmuştur.\nVideo klip Murad Küçük yönetmenliğinde çekilmiştir. Güneş, video klipte 4 farklı kostüm kullanmıştır. Kostümler Sibel Karakaşlı tarafından özel olarak tasarlanmıştır. Video klip ilk kez 27 Mayıs 2004 tarihinde Kral TV'de yayınlanmıştır.\n\n\nİlk kazandıkları yaşlarına göre Grand Slam şampiyonları listesi\nBu liste Grand Slam turnuvalarının tek erkekler tenis şampiyonlarını ilk kazandıklarındaki yaşlarına göre sıralamaktadır. \n\n\nSahilden\n\"Sahilden\", Burcu Güneş'in 9 Haziran 2004'te Erol Köse Production tarafından yayınlanan üçüncü albümü \"Ay Şahit\"in ikinci video klip şarkısıdır. Şarkıda Burcu Güneş'e Ceza eşlik etmiştir.\nŞarkının sözü, müziği ve düzenlemesi Mert Ekren'e aittir.\nVideo klip Kubilay Kasap yönetmenliğinde, İstanbul Kumburgaz'da çekilmiştir. Güneş, video klipte 7 farklı kostüm kullanmıştır. Kostümler Sibel Karakaşlı tarafından özel olarak tasarlanmıştır. Video klip ilk kez 12 Ağustos 2004 tarihinde Kral TV'de yayınlanmıştır.\n\n\nÇamaşır topu\nÇamaşır topu (İng. Laundry ball, Wash ball); çamaşır yıkamada deterjan yerine önerilen bir üründür. Topların üreticileri genellikle ürünlerinin nasıl çalıştığı konusunda pseudoscientific (sözdebilimsel) iddialar ileri sürerler ve faydaları konusunu abartırlar.\nBirçok insanın bu toplarla çamaşır yıkamanın deterjansız yıkama ile aynı derecede veya daha düşük etkinlikte olduğunu bildirirken etkilerin birçoğu mekanik etkiye veya soğuk yerine sıcak suyla yıkama fonksiyonlarına bağlanabilir.\nDeğişik imalat tiplerine sahip toplar içlerinde etkili olduğu söylenen nanoteknolojik seramik parçalar, magnetik materyal veya aktif su olduğu belirtilen renkli sıvı taşırlar. Çalışmalar bu topların yıkama etkisi konusunda fark olmadığını belirtse de üreticiler bu bileşenlerin yıkamada özel etkileri olduğunu iddia ederler. Bazı toplar özel deterjan pelletleri veya diğer içerik malzemeleri ile doldurulmuş olabilir.\nÇamaşır topları üreticileri tarafından daha ucuz, genel yıkama tozları veya sıvılarına karşı çevreci, alerji yapmayan sağlıklı ürünler olarak lanse edilir. Buna göre toplar deterjanlar kadar veya ona yakın derecede etkindirler. Su kullanımının azaltılmasında, Enerji kullanımının azaltılmasında, Bakteri ve sporların uzaklaştırılmasında, Sert suyun yumuşatılmasında,\nSuyun pH’ının değiştirilmesinde etkilidir.\nSeramik içeren topların parçalanması makina parçalarına zarar verebilir.\nİddiaların bir kısmı bilimsel olarak desteklenmeyen, diğerleri ise abartılan iddialar olarak görülmüştür. İçeriğinde deterjan bulunan toplar tek başına suyla yıkamadan daha etkili olabilirler. İddiaya göre deterjan üreticileri ihtiyaç olandan fazla deterjan önermekte ve deterjanlar gereksiz dolgu maddeleri içermektedirler. Bazı üreticiler çamaşır toplarının daha az enerji kullanımı gerektiğini söylese de çamaşırların sıcak suyla yıkanmasını önererek lekelerin temizlenmesini, böylece de tüketicinin yanılarak topun işe yaradığını söylemelerine yol açabilirler.\n\n\nSınıfta Kal\n\"Sınıfta Kal\", Burcu Güneş'in 9 Haziran 2004'te Erol Köse Production tarafından yayınlanan üçüncü albümü \"Ay Şahit\"in üçüncü ve son video klip şarkısıdır.\nŞarkının söz ve müziği Burcu Güneş'e, düzenlemesi ise Tufan Taş'a aittir.\nVideo klip Erhan Ceyhan yönetmenliğinde, İstanbul'da bir lisede çekilmiştir. Güneş, 3 farklı kostümle kamera karşısına geçmiştir. Güneş'e video klipte manken ve oyuncu Tolgahan Sayışman eşlik etmiştir. Video klip ilk kez 4 Kasım 2004 tarihinde Kral TV'de yayınlanmıştır. Youtube Müyap kanalında 2 milyonu aşkın hit almıştır.\n\n\nBalıkesir Merkez Havalimanı\nBalıkesir Merkez Havalimanı, Balıkesir'de bulunan ve yurt içi uçuşlar için kullanılan sivil-askeri nitelikli bir havalimanı. 1998 yılında ilk defa hizmete girmiş olup, 3 sene açık kaldıktan sonra 2001 yılında sivil uçuşlara kapatılmış ve 2007 yılında yeniden faaliyete girmiştir.\nŞu anda sadece özel uçuş seferleri için kullanılmaktadır.\n(*)Kaynak: DHMI\n\n\nÜlkelerine göre Grand Slam tekler şampiyonları listesi\nBu liste Grand Slam turnuvalarının tekler tenis şampiyonlarını ülkelerine göre sıralamaktadır. \n\"Not: sadece ilk şampiyonlukları belirtilmiştir.\" \n\n\nRed Snapper\nRed Snapper 1993 yılında Londra'da kurulan bir acid jazz triosudur.\n\n\nRob Zombie\nRob Zombie (d. Robert Bartleh Cummings, 12 Ocak 1965, Haverhill, Massachusetts), Amerikalı heavy metal şarkıcısı, yönetmen, yapımcı, prodüktor, senarist, kıyafet ve dövme tasarımcı . Aynı zamanda White Zombie grubunun kurucusudur.\nYönettiği bazı filmler bazıları şunlardır: \"House of 1000 Corpses\", \"The Devil's Rejects\". Ayrıca 2007 yapımı Halloween ve bunu filmin devamı Halloween II'ın altında da Rob Zombie'nin imzası vardır.\nBir zamanlar Crow serisinin üçüncüsünü yazmak istemiştir.\nFile:Rob Zombie Performing in 2011.png|thumb|Rob Zombie, 2011'de \"Hell on Earth\" turnesinde Slayer'la birlikte sahnede.\n\n\nYeniköy / Gavur Höyüğü\n\nYeniköy / Gavur Höyüğü, Elazığ il merkezinin kuzeybatısında, Pulur / Sakyol Höyük'ün kuzeydoğusunda Laluşağı Köyü'nün 3 km. kuzeyinde yer alan bir höyüktür. Günümüzde Keban Barajı Gölü altında kalmıştır. Adını, yakınındaki göçerlerin mevsimlik köyü Yeniköy'den almaktadır. Tepe, kabaca 200 x 150 metre boyutlarında olup 14 metre yüksekliktedir. Höyükte yapılan kazıları kazı başkanı olarak yöneten Dr. Hamit Zübeyir Koşay, tepenin Huğu-Gavur Höyük olarak da bilindiğini yazmaktadır.\nHöyük ilk kez Dr Hamit Zübeyir Koşay başkanlığındaki Pulur / Sakyol Höyük kazı ekibi tarafından 1972 yılında bir mevsimlik kazı yapılmıştır.\nSöz konusu kısa kazı çalışmasında dördüncü tabakaya kadar inildiği belirtilmektedir. Birinci yapı katı Roma ve Erken Bizans Dönemi'ne tarihlenen çanak çömlek ve taş temellerle temsil edilmektedir. Alttaki 2. ve 3. yapı katları Karaz malı çanak çömlek buluntuları dolayısıyla Erken Tunç Çağı'na tarihlenmektedir.\nErken Tunç Çağı yapı katında ortaya çıkarılan yangın geçirmiş bir oda, bu dönemin yapı tekniğini vermektedir. Altta tek sıra bir taş temel üzerinde kerpiç hamurundan dolgu tekniğinde duvar çıkılmıştır. Duvarların iç yüzü sıvalı olmakla birlikte dış yüzü sıvasızdır. Bir duvara bitişik yarım daire planlı, işlik olarak kullanıldığı anlaşılan bir eklenti vardır.\nÜçüncü yapı katında birbirine bitişik odalardan oluşan bir mimari vardır. Bazı odaların öğütme sekisi ve kubbeli fırın dolayısıyla mutfak olarak kullanıldığı düşünülmektedir. kalın toprak düz tavanların yer yer direklerle desteklendiği anlaşılmaktadır. Duvarların yapım tekniği ikinci tabakada olduğu gibidir.\nHer iki yapı katında da Karaz malından tüm kaplar ele geçmiştir. Hamurlarında mika, bitki ve kum, katkı olarak kullanılmış bu kapların pişirilmeleri genellikle kötü görülmektedir.\nStilize kuş biçimli bir hayvan ve koyun heykelcikleri yerleşmenin dinsel ögeleridir. Kazılarda başkaca idol ele geçmemiştir.\nYontma taş endüstrisinde kullanılan hammadde çakmak taşıdır.\nAğırşakların (dokuma tezgâhlarında kullanılan ağırlıklar) bulunması, bir dokuma endüstrisinin geliştiğini göstermektedir. Ayrıca bir odada bakır cevheri parçaları bulunması da, sınırlı ölçüde bir maden alet üretimini göstermektedir.\nGavur Höyük, Elazığ bölgesindeki yüzlerce Erken Tunç Çağı köyünden biri olarak görülmektedir. Çanak çömlek buluntuları yerleşimin Erken Tunç Çağı II ve III evrelerine tarihlendirilmesine yol açmıştır. Bulunan mutfak malzemelerine bakılarak höyük sakinlerinin tarım ağırlıklı bir geçim tarzı sürdükleri, hayvan besledikleri düşünülmektedir. Esas itibarıyla yoksul sayılabilecek bir yerleşimdir.\n\n\nApo\nApo sözcüğü ile aşağıdakilerden biri kastedilmiş olabilir:\n\n\nBetween the Buried and Me\nBetween the Buried and Me, Amerikan proggresive metal grubu. Grup, Raleigh, Kuzey Karolina'da kuruldu. Grubun diskografisinde toplamda altı stüdyo albümü, bir EP'si ve bir de live DVD/CD'si var.\n\n\nPaul Waggoner\nPaul Waggoner, Amerikan heavy metal grubu Between the Buried and Me'nin solo gitaristi. Bir dönem metalcore grubu Prayer for Cleansing'da da çalmıştır. Waggoner, vegan ve straight edgedir.\n\n\nUluslararası Tıp Öğrenci Birlikleri Federasyonu\nUluslararası Tıp Öğrenci Birlikleri Federasyonu (İngilizce: \"The International Federation of Medical Students' Associations (IFMSA)\") dünyadaki tıp öğrenci birliklerini temsil eden bir sivil toplum kuruluşudur. Mayıs 1951'de kurulmuş olan federasyon dünya çapında 95 ülkede etkinlik göstermektedir. Tıp öğrencilerinin sağlık sorunları hakkındaki farkındalıklarını artırmayı amaç edinmiştir.\n\n\nMastodon (müzik grubu)\nMastodon, 1999'da Atlanta, Georgia'da kurulmuş Amerikan heavy metal grubu. Grubun toplam altı stüdyo albümü vardır. \"The Hunter\", \"Billboard\" 200 listesine 10. sıradan giriş yapmıştır. Grubun son stüdyo albümü \"\"Once More 'Round the Sun\"\" ilk hafta 34,000 adet satarak büyük başarı elde etmiştir.\n\n\nMustafa Ä°lhan\nMustafa İlhan (d. 1946, Yozgat), Türk tıp akademisyeni.\n1970 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olmuş, 1973 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Farmakoloji Doktorasını tamamlamış, aynı üniversitede 1978 yılında doçentliğe, 1988 yılında profesörlüğe yükselmiştir. Yurtdışında da çeşitli dönemlerde çalışmalarda bulunan Prof. Dr. Mustafa İlhan, 1971 yılından bu yana Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı’nda görev yapmaktadır.\nGeçmiş dönemlerde TÜBİTAK, TÜBA, Üniversitelerarası Kurul ve Yükseköğretim Kurulu bünyesindeki çeşitli komisyonlarda üye ve başkan olarak çalışmıştır.\nProf. Dr. Mustafa İlhan'ın Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) kontenjanından Yükseköğretim Kurulu Üyeliğine seçimi cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından 17 Haziran 2004'te ve cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından 19 Temmuz 2008'de onaylanmıştır ve YÖK Genel Kurul üyeliği 19 Temmuz 2012'de bitmiştir. 2011 yılına kadar Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) asli üyesi olan Prof. Dr. Mustafa İlhan, Türk Tıp Akademisi üyesidir.\nProf. Dr. Mustafa İlhan’ın bilimsel çalışmaları Otonom Sinir Sistemi Farmakolojisi, Otakoidler, Solunum ve Dolaşım Sistemi Farmakolojisi alanlarındadır.\n\n\nHipokloröz asit\nHipokloröz asit, HOCl formülüne sahip bir zayıf asittir.\nKlor, suda hipokloröz asit ve hidroklorik asit oluşturacak şekilde çözünür:\nCl + HO → HOCl + HCl\nMikroorganizmalar üzerine parçalayıcı etkiden sorumludur. Bu nedenle HOCl, aktif klor olarak adlandırılır. Suda iyonizasyona uğrar.\nHipokloröz asit pH 6'nın altında çözünmezken bu değerin üzerinde çözünmeye başlar ve pH 9'un üzerinde ortamda hipoklorid iyonu üstün duruma geçer. Bu nedenle, klorun dezenfekte edici etkisi pH'taki artışla azalır. Hipokloröz asit, hipoklorit iyonundan çok daha fazla bakterisidal etki gücüne sahiptir. Bununla birlikte, az miktarda hipokloröz asit ve çok miktarda hipoklorid iyonu olan sodyum ve kalsiyum hipokloridin alkali solüsyonları bakterisidal etkilidir. Bu, hipoklorid iyonunun da dezenfeksiyona katkısı olan bir faktör olabileceğini gösterir. Ağzı açık kalmamalı, havayla temas etmemeli ve ışıktan uzak durmalı. Kapalı olduğu ortamda en az 12 ay dayanabilir.\n\n\nHeadbangers Ball\nHeadbangers Ball, heavy metal müzik hakkında videolar yayınlayan bir televizyon programı. Yayın yaptığı kanallar: MTV2, MTV Australia, MTV Two (eski MTV2 Europe, Avrupa'nın tümünü kapsayan), MTV Adria (eski Yugoslavya'yı kapsayan MTV kanalı), MTV Brand New, MTV Portugal, MTV Finland, MTV Arabia, MTV Norway, MTV Sweden, MTV Denmark, MTV Greece, MTV Türkiye, MTV Hungary ve MTV Japan. 18 Nisan 1987 tarihinde MTV'de başlayan programda gece geç saatlerde hem tanınmış hem de daha arka planda heavy metal ve hard rock sanatçılarının klipleri yayınlanmaktadır.\n1990'larda alternatif rock ve rap müziğin yükselmesiyle \"Headbangers Ball\" ilgi sorunuyla karşı karşıya geldi ve 1995'te program yayından kaldırıldı. Sekiz yıl sonra heavy metalin yeni türlerinin doğması ve hayran sayısının artmasıyla ilgi de kaçınılmaz oldu ve program MTV2'de yeniden yayın hayatına başladı.\n\n\nRevolver (dergi)\nRevolver, Future US tarafından bastırılan aylık hard rock ve heavy metal dergisi. Dergi, ilk başladığında popüler müzik tarzları hakkında yayım yapıyordu, ancak sonraları bunu değiştirdi. Dergi, \"Spin\" dergisi gibi heavy metal ve punk altkültürleri hakkında yazıyor.\nDerginin sloganı \"The World's Loudest Rock Magazine!\" ya da Türkçesiyle \"Dünyanın En Gürültülü Rock Dergisi!\"dir.\n\n\nErnest Lavisse\nErnest Lavisse, (17 Aralık 1842 – 18 Ağustos 1922) Fransız tarihçidir.\nFransa Aisne'de doğdu. 1865’te bir tarihçi olarak akademik çalışmalarına başladı. 1875’te edebiyat doktoru oldu. 1876’da École Normale Supérieure’e atandı. 1888’de Sorbonne' da çağdaş tarih profesörü oldu.\nKonuşma yeteneğinin yüksek olması ve genç öğrencilere yönelik özverili gayretleri ile bilindi. 1871’den sonra Fransa’da yüksek öğrenimin canlandırılmasında emeği geçen önemli bir kişi oldu. Öğrenimde berrak ve açık bir yönteme sahip olduğundan kanıtlama ve kavrama üzerine teknikleri kamuya açık konferansalarında, az sayıda öğrenciye verdiği özel derslerde, kitaplarında, makalelerinde ilgi konusu oldu.\nPrusya’nın zaferi ile sonuçlanan Fransa-Prusya Savaşı' ndan sonra Prusya'nın gelişimi üzerine çalışmalar yapmaya yöneldi ve 1879’da tarih doktorluğu tezini ve \"Etudes sur l'Histoire de la Prusse\" yazdı. Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu ve çöküşü üzerine yaptığı çalışmaları ile bağlantılı olan makaleleri Revue des Deux Mondes isimli dergide yayımlandı. Çağdaş Alman İmparatorluğu ve güçlenmesi üzerindeki çalışmalarını \"Trois empereurs d'Allemagne\" (1888), \"La Jeunesse du grand Frédéric\" (1891) ve \"Frédéric II. avant son avènement\" (1893) isimli eserlerinde topladı.\n7. cildinin tamamı XIV. Louis dönemini içeren \"Histoire de France depuis les origines jusqu'à la Révolution\" isimli eserde çok sayıda asistanı ile birlikte çalıştı. 7. cilt çalışmanın en dikkat çekici yerlerinden olmakla birlikte ele aldığı dönemi ilk defa bütün dilimleri ile aynı hassasiyet ve derinlikle inceleyen bir çalışma oldu. 1892’de Académie Française ‘a profesör olarak kabul edildi ve daha sonra Revue de Paris isimli derginin editörlüğüne getirildi.\n\n\nMYD Müzik\nMYD Müzik, Mustafa Yıldızdoğan'ın sahibi olduğu müzik, film yapım ve üretim şirketi. 2001 yılında Mustafa Yıldızdoğan tarafından kurulmuştur.Gecmiş yıllarda Selçuklu Müzik ve Akbaş Müzik te bulunan Mustafa Yıldızdoğan'nın albümlerinin telif hakları satın alınarak, sanatçının bütün albümleri MYD Müzik imzasıyla yayınlanmıştır. Firma bünyesinde Mehmet Borukcu ve İbrahim Dülger'in albümleri bulunmaktadır.\n\n\n2008'de Türkiye\n2008'deki Türkiye olayları.\n\n\nFederal Meclis (İsviçre)\nİsviçre Federal Meclisi (, , , Romanşça: Assamblea federala), İsviçre'nin çift meclisli federal yasama organıdır. Bern'deki Federal Saray'da toplanır.\nParlamento, 200 üyeli Ulusal Konsey ve 46 üyeli Eyaletler Konseyi'nden oluşur. İki kanadın eşit güçleri vardır. İki mecliste de üyeler kantonları temsil eder; ama Ulusal Konsey'de üye sayıları eyaletlerin nüfuslarına göre belirlenmişken Eyaletler Konseyi'nde altı \"yarı kanton\" hariç tüm kantonlar ikişer üyeyle temsil edilir. İki meclisin üyeleri de sonuncusu 18 Ekim 2015'te ve dört yılda bir düzenlenen seçimlerle belirlenir.\nFederal Meclis ayrı bir anayasal hak olan vatandaş inisiyafiyle birlikte hükûmetin yasama organıdır. Bir yasanın geçmesi için iki meclis tarafından da kabul edilmesi gerekir. Meclisin iki kanadı Federal Konsey, Federal Şansölye, federal yargıçlar veya sadece ülkenin tehlikede olduğu zamanlarda seçilen generalleri seçmek gibi belirli koşullarda Birleşik Federal Meclis olarak bir araya gelebilir.\nPartiler gruplar oluşturarak iş birliği yapabilirler. Resmi bir grubun üyesi olmak komitelere katılma hakkı sağlar ve grup üyesi olmayanlar çoğu tartışmada söz alamazlar. Gruplar en az beş kişiden oluşmalı ve iki kanatta da mevcut olmalıdır. 2015-2019 seçim periyodu itibarıyla meclisteki gruplar aşağıdaki gibidir (UK: Ulusal Konsey, EK: Eyaletler Konseyi) :\n\n\n2004 Yaz Olimpiyatları'nda Küba\nKüba Yunanistan'ın başkenti Atina'da düzenlenen 2004 Yaz Olimpiyatları'na katıldı. Kübalı sporcular organizasyonu 9'u altın 27 madalyayla tamamladı.\n\n\nKurban (film, 1986)\nKurban, Rus yönetmen Andrei Tarkovsky'nin 1986 yapımı son filmidir.\nAlexander (Erland Josephson) ateist bir oyuncu, düşünür ve yazardır. Genç karısı da kendisi gibi bir oyuncudur. Bir kız ve \"Küçük Adam\" diye seslendiği bir oğullarıyla şehirden uzak sakin bir hayat sürmektedirler. Uzun yıllar yaptığı araştırmaların sonucunda şekillenmiş düşünceleri, teknolojinin getirdiklerinden daha çok kaybettirdiklerine odaklanmasına yol açmıştır. Paranoya noktasına varan bu takıntısı yüzünden kendisini kesin olarak nükleer bir felaket yaşanacağına inandırmıştır. Gerçekliği, rüya ve düşlemleri ile karıştırarak yorumlamaya başlayan Alexander'ın tutumları aile içerisinde ruhsal krizlerin yaşandığı bir süreci başlatır.\n\n\nHatay ili genel seçim sonuçları\nHatay İli, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) 10 milletvekili göndermektedir. 1938'de Türkiye'ne katılan ve 1939'da il olan Hatay, 1939'dan beri yapılan tüm genel seçimlerde temsil edilmiştir.\n12 Haziran 2011 Genel Seçimleri Hatay İli sonuçlar;\n\n\nEric Gordon\nEric Gordon (d. 25 Aralık 1988), National Basketball Association (NBA) ekiplerinden Houston Rockets'ta forma giyen Amerikalı profesyonel basketbolcu. 1.93 metre boyunda, 98 kilogram ağırlığındadır.\n\n\nKamber\nKamber sözcüğü aşağıdaki anlamlara gelebilir:\n\n\nPantropi\nPantropi, uzay kolonizasyonunda diğer gezegenlerin koşullarını dünyaya benzetmek veya insan yaşamını destekleyecek uzay habitatları oluşturmak yerine, insanların mevcut bir ortamda gelişebilmelerini sağlamak için genetik mühendisliği gibi yöntemlerle değiştirildiği varsayımsal bir süreçtir. Pantropi terimi ilk olarak bilimkurgu yazarı James Blish tarafından icat edilmiştir. Blish'in konu üzerine yazdığı öyküleri 1957'de \"The Seedling Stars\" adlı antolojide bir araya getirilmiştir.\n\n\nWrestleMania 29\nWrestlemania 29 (logosundaki adıyla WrestleMania NY/NJ), WWE tarafından düzenlenen yirmi dokuzuncu geleneksel (PPV) izle ve öde profesyonel güreş etkinliğidir.\nNew Jersey MetLife Stadı'nda 7 Nisan 2013 tarihinde gerçekleştirilmiştir. New York metropol bölgesinde beşinci ve New Jersey eyaletinde yapılan üçüncü Wrestlemania etkinliğidir.\n\n\nAllsvenskan yabancı futbolcuları listesi\nAllsvenskan'da oynayan yabancı futbolcular listesi, İsveç'in en üst düzey futbol ligi olan Allsvenskan'da 1924 yılından günümüze kadar futbol oynamış yabancı futbolcuların listesidir.\n\n\nAzerbaycan Premyer Ligası yabancı futbolcuları listesi\nAzerbaycan Premier Ligi'nde oynayan yabancı futbolcular listesi 1992 yılından günümüze Azerbaycan'nın en üst düzey futbol ligi olan Azerbaycan Premyer Ligası'nda oynamış yabancı uyruklu futbolcuların listesidir.\n\n\nDeli Dolu (Best of)\nDeli Dolu (Best of), Türk pop grubu Grup Vitamin'in 30 Mart 1996 tarihinde çıkardıkları yedinci stüdyo albümleridir. Albüm, Gökhan Semiz'in ölmeden önce grupla birlikte çıkardığı son albümdür. 1995 yılının son aylarında kayıtlarına başlamışlardır. Best of albümü olmasına rağmen albüme yeni şarkılarda koyulmuştur. Albüm yine parodi üzerine kurulu olmuştur ama pop ve pop rock tarzında şarkı türleri vardır. Bazı şarkılarda Arabesk tınıları vardır. Albümün çıkacağı haberini ilk kez grubun Barış Manço'nun sunuculuğunu yaptığı 7'den 77'ye adlı programın Adam Olacak Çocuk bölümüne konuk olduğunda Selçuk Aksoy söylemiştir. Albümde, eski albümlerde yer alan hit olmuş şarkılar yer almaktaydı. Bazı şarkıların ise remix versiyonları bulunmaktaydı. Her albümlerinde yaptıkları bu albümde de göndermeler vardı. \"Üfürükten Teyyare\", Gökhan Semiz'in grupla birlikte oynadığı son klip olmuştur.\nİlk gönderme o yıllarda çok büyük patlama yapmış rap grubu Cartel'e olmuştur. İkincisi Hakan Peker'in 1995 yılında yayınlanan \"Ateşini Yolla Bana\" adlı şarkıdaki kızı takip etme sahnesine gönderme yapılmıştır. Üçüncü gönderme 1995 yılında çıkış yapan Kerim Tekin'in çıkış şarkısı Cici Baba'daki dans sahnesine olmuştur. Dördüncü gönderme Burak Kut'un 1996'da yayınlanan Yaşandı Bitti şarkısındaki tozlu mikrofonu üfleme sahnesine olmuştur. Beşinci gönderme, gösterilen manşetlerle Yılmaz Morgül'ün \"Geceler\" şarkısının klibine olmuştur. Altıncı gönderme Özlem Tekin'in \"Aşk Her Şeyi Affeder Mi\" şarkısının klibine olmuştur. Yedinci gönderme Candan Erçetin'in \"Umrumda Değil\" şarkısının klibine olmuştur. Lastik fırlatılan siyah elbiseli kadınla Sibel Tüzün'ün \"Beni Bağlamaz\" şarkısının klibine gönderme yapılmıştır. Dokuzuncu gönderme, Mirkelam'ın Her Gece ve Tavla şarkılarına tavla takımıyla koşan adamla yapılmıştır. Klibin sonundaki daktiloyla yazılmış gibi yazılan yazıyla Kenan Doğulu'nun \"İsyan Bu Haykırış\" şarkısının klibinin başlangıcına gönderme yapılmıştır. 11. ve son gönderme ise Soner Arıca'ya olmuştur.\n\n\nCongguo Cuçio Şiehui Çaoci Liensai yabancı futbolcuları listesi\nÇin Süper Ligi'nde oynayan yabancı futbolcular listesi Çin'in en üst düzey futbol ligi olan Congguo Cuçio Şiehui Çaoci Liensai'da oynamış yabancı uyruklu futbolcuların listesidir.\n\n\nIğdır ili genel seçim sonuçları\nIğdır İli, 1992 yılına kadar Kars İli'nin ilçesi olan Iğdır, 1995'ten beri Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) temsil edilmektedir. TBMM'de 2 milletvekilliğiyle temsil edilen Iğdır İli'nde tek seçim bölgesi vardır.\n12 Haziran 2011 Genel Seçimleri Iğdır İli sonuçlar;\n\n\nCanan Tan\nCanan Tan (d. 1951 Ankara) Türk yazar.\nAnkara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunudur. Kendisi değişik edebiyat türlerindeki yarışmalarda birçok derece ve ödül aldı.\nYeni Asır (İzmir) Gazetesi'nde köşe yazarlığı yaptı. Milliyet Pazar'da, güncel olayları esprili bir dille yorumlayan yazıları yayımlayan dı.\nRoman türünde ki yapıtları.\nÖykü türünde ki yapıtları.\nGençlik romanı\n\n\nMuhteşem Devrim\nMuhteşem Devrim, (İngilizce: \"The Glorius Revolution\") \"\"1688 Devrimi\"\" olarak da bilinen, İngiltere Kralı II. James'in, Hollanda genel valisi III. Wilhelm tarafından tahtından indirilmesi; Britanya adasının işgali; III. Wilhelm'in karısı II. Mary ile birlikte İngiltere, İskoçya ve İrlanda krallığını üstlenmesi ve ardından gelen süreçte İngiltere'de hâlâ yürürlükte olan meşrutiyet sistemin temellerinin atılması hadiseleridir.\nHollanda genel valisi III. Wilhelm, İngiliz ayânın daveti üzerine İngiltere'ye ordusu ve donanması ile İngiltere'ye çıktı ve aynı zamanda kayınpederi de olan II. James'i tahttan azletti. II. James'in kızı, karısı II. Mary ile birlikte Büyük Britanya İmparatorluğu tahtına oturdular. Muhteşem Devrim'in ardından İngiltere parlamentosu, \"Bill of Rights (Hakların belgesi)\" ismi verilen bir kanun çıkarttı. Böylelikle, İngiltere Krallığı'nın kilise taassubu ve kral istibdadı ile yönetilmesine son verilmiş, İngiltere Krallığı yeniden \"anayasal monarşi\" ya da \"meşrutiyet\" düzenine dönmüş ve bu düzen, anayasa ile de korumaya alınmıştır.\nKral II. James, ağabeyi II. Charles'ın İngiltere Krallığı ve İskoçya Krallığı esnasındaki restorasyonu takiben önemli icraatlerde bulunmuş; ama birçok Protestan İngiliz ve İskoç'u kızdıracak şekilde York Dükü ve veliaht iken 1668'de Katolik Mezhebini kabul etmişti. Ağabeyi, o zaman II. James'in ilk karısından çocukları olan ve sonradan ikisi de kendi yetkileri ile kraliçe olacak Prenses Mary ve Prenses Anne'nin Protestan olup, Protestan eğitimi ile büyümelerini sağlamıştı. O zaman veliaht olan James, 1677'de kızı Prenses Mary'nin Hollanda reis-i cumhuru olan ve Protestan olan ve anne tarafından kuzeni olan Oranj-Nassua'lu William] ile evlenmesini kerhen kabul etmişti. James, 1683'de kardeşi II. Charles'ın meşru bir vâris bırakmadan ölmesi ile İngiltere Krallığı'na II. James, ve İskoçya Krallığı'na VII. James olarak çıktı. O zamanlar iki ülke hukuken ayrı bulunup ayrı parlamentoları bulunmaktaydı; ama tek bir kralları vardı.\nII. James'in üç yıl sürecek saltanatı sırasında, bir taraftan İngiltere Protestanları ile Katolikleri arasındaki politik çatışmalara, diğer taraftan da bir kralın tanrı tarafından verilmiş sınırsız hakları olması prensibi ile İngiltere Parlamentosu'nun halk adına kullandığı haklar prensibi arasındaki mücadelelere doğrudan doğruya karıştı. James Katolik olduğu için Protestan üyeli Parlamento'da bulunan iki partinin her ikisinden de kendini ayrı bulmaktaydı. Bu partilerden İngiliz Whig partisi, İngiliz Anglikan Protestanlarıyla, yani din adamlarına kıyasla inananlara daha çok kişisel haklar tanımayı savunan \"aşağı kilise\" mensupları ile dolu idi; İngiliz Tory Partisi ise Anglikan kilisesinin papazlarına ve papaz ayinlerine çok önem veren ve inananların bunlara itirazsız tâbi olmasını öngören \"yüksek kilise\" mensupları idi. 1679'da ve 1681'de James daha veliaht iken \"aşağı kilise\" mensupları yani Whig Partisi, Katoliklerin hükümdar olmasını önlemek amacıyla \"Önleme Tasarısı\" adlı kanun tasarılarını Parlamento'ya getirmişlerdi. Ama bu tasarıları Parlamento'dan kanun olarak geçirememişlerdi. James'in İskoçya Parlamentosu'ndaki destekçileri ise Presbiteryen Protestanların 1581'de \"Covenant\" adı ile çıkarılmış insan hakları kanunlarından ayrılmalarını istemekte ve İskoç kiliselerinde de aynı İngiliz Anglikan kiliselerindeki gibi hükümdarın \"episkopos\" (dini liderlik) haklarını kullanabilmesini savunmakta idiler.\nJames tahta geldiği zaman İngiltere parlamentosunda \"yüksek kilise\" inançlı Tory Partisi mensupları çoğunluktaydı. Bunlar yeni kralın kendisinin Katolik olmasına rağmen sırayla arka arkaya varisi iki kızının Protestan olmalarından dolayı başlangıçta fazla endişe etmemekteydiler. Fakat II. James'in resmi dine (Anglikanlık) uymayanlara (genelde Katolik inancını koruyanlara) karşı müeyyide uygulanmasını öngören ama genellikle sıkı uygulanmayan kanunların, mesela \"Test Kanunu\" ve çeşitli ceza kanunlarının feshedilmesini teklif etmesi Tory'leri kuşkulandırdı. Bu feshedilmek istenen kanunlar Anglikan Hristiyanlığının kuruluşuna temel olmuştu ve fesihlerinin Anglikan Protestan mezhebinin resmi devlet mezhebi olması prensibine karşı olduğu düşüncesi ile Tori partisi rahatsız oldu. James bu politikaları ile ne Anglikan ne de Presbiteriyen olmayan diğer Protestan mezheplerine inananları yanına alacağını düşünmüştü. Katolikler ile bu farklı Protestan mezhepleri arasında bir koalisyon kurmaya çalışmaktaydı.\nMayıs 1686'da James, İngiltere merkezi mahkeme sistemine müracaatla, İngiltere'de yazılmamış kanunların uygulanması için mutlaka Parlamento Kanunu olarak Parlamento'dan geçmelerinin gerekli olmadığına dair bir karar aldırmak için yüksek mahkemeye başvurdu. Böylece Parlamento'nun devlet ve hükûmet işlerine karışmasını biraz olsun önlemeyi hedef almıştı. Bu müracaat için bir vasıta olan \"Godden v. Hadava\" adlı dava yüksek mahkeme önüne daha gelmeden bu konuda kendisiyle aynı fikirde olmayan yüksek mahkeme hakimlerini görevlerinden uzaklaştırmaya başladı. Hükümetin \"Genel Avukatı (Solicitor General)\" olan \"Haneage Finch\"'i görevinden aldı. Böylece James'in yaptığı müracaat üzerine karar verecek yüksek mahkeme içinde bu müracaata karşı çıkıp aksinde oy verebilecek hakimlerden arınmış oldu. Sonunda yüksek mahkeme kararı 11 hakim hükümdar lehinde ve 1 hakim hükümdar aleyhinde olarak çıktı.\nAynı yıl Anglikan York Piskoposu John Sharp Katolik aleyhtarı bir vaaz verdiğinde, onun amiri durumunda bulunan Londra Başpiskoposu Henry Compton bunu kınamadı. Bu nedenle kral olarak Anglikan Kilisesi'nin başı olan James, Londra Başpiskoposunun görevinden alınması için emir verdi.\nJames yüksek öğretimde Anglikanların belirleyici rollerine ve öğretim üyesi seçimindeki tekeline karşı çıktı. Oxford Üniversitesi'nin yarı bağımsız iki önemli koleji (Christ Church Koleji ve University College) için Katoliklerin baş idareci/akademik görevlere gelmelerini sağladı. Nisan 1687'de Oxford Üniversitesi'nin yarı bağımsız bir koleji olan Magdelen Koleji'nin bir idareci seçmesi gerekti. Bu seçimde oy verebilecek akademik üyelere James bir Katolik olan Anthony Farmer'i idareci (president) seçmeleri için emir verdi. Fakat seçim yapacak akademik üyeler kolejin kuruluş kurallarına göre Farmer'in uygun bir idareci olamayacağı düşüncesi ile John Hough'u seçtiler. Kolejin kuruluş kuralları makam boş ise belirlenmiş bir zaman dönemi içinde seçimlerin yapılmasını gerektirmekteydi. Bu kurallara göre, başka bir idareci adayının kral tarafından önerilmesi için zaman kalmadığını için, atamalarının meşru olduğunu iddia ettiler. James, kral tarafından aday gösterilmediği için Hough'un başkanlık seçiminin meşru olmadığını bildirdi ve seçmen akademik üyelere Oxford Başpiskoposu'nu başkan seçmelerini emrini gönderdi. James eğer isteğine uyulmazsa koleje diğer dinsel görevleri olan özel bir teftiş komisyonu göndereceğini ve bu komisyonun Kralın istediği gibi Oxford Başpiskoposunu kolej idarecisi olarak göreve getireceğini de açıkladı. Bunun üzerine seçmen akademik üyeler Oxford Başpiskoposu'nun kolej idarecisi olmasını kabul ettiler. Fakat James bununla yetinmedi; isteğini yerine getirmeyen seçmen akademik üyelerden hataya düştüklerini ve kraldan bu hatalarını affetmesi için ona sahsi \"tövbe mektubu\" göndermelerini emretti. Bunu birçok seçmen akademik üye kabul etmedi ve James bunların hepsini idari görevlerinden alıp, akademik işlerinden de attı. Bu kovulan akademisyenler yerine Katolik akademik kadroları Kolej üyesi olarak göreve getirdi.\nJames devlet idaresine de Katolik inançlı kişileri getirmeye başladı. 1687'de Protestan olmayanlara devlet memuriyeti ve üniversite girişini yasak eden \"Test Kanunu\" adlı kanunu ve bunlara uymayanlara ceza getiren ceza kanununu kaldırmak için hazırlığa başladı. Bunu yapmak için, o dönemlerde kanunen mümkün olan, şahsen yeni Parlamento üyelerini seçme yetkisini kullanıp Parlamentoyu kendinin taraftarları ile doldurmayı düşünmekteydi.James, bunu Katoliklerin yanında Anglikan olmayan diğer Protestanların ve hatta \"aşağı kilise\" Anglikanlarının da kabul edeceklerini ve sadece \"yukarı kilise\" mensubu Tory Partisi üyelerinin muhalefet edeceğini beklemekteydi. Bunun yanında devlet memurluklarını ve diğer devlet idaresi olamayan ama memurların seçiminin devlet tarafından yapılan kurumların memurlarını toptan değiştirip yerlerine Katoliklerin seçilmesini öngören bir plan uygulamaya başladı. Bu uygulamaya Krallık Temsilcilikleri (lietenancy) ile Ağustos'ta başlandı; sonra Eylül'de Londra şehri loncalarınıın 1.000'den fazla üyesi üyelikte atıldılar. Ekim'de Londra dışında buluna krallık temsilcilerine James bir emir göndererek buralarda yerel mahkemelerde görev yapan alt-seviyedeki yargıçlarına üç soru sorulmasını ve ancak bu sorulara uygun cevap veren yerel yargıçlara davalara bakma yetkisi verilmesini istedi. Bu sorular: \"Test Kanunu ve ceza kanununun değiştirilmesini kabul edecekler mi?\"; \"Bunları kabul edecek üyelere şahsî destek sağlayacaklar mı\" ve \"çıkarılacak bir \"Endüljans Bildirisi\"'ni kabul edecekler mi\". Aralık'ta tüm ülke içinde bulunan yardımcı kraliyet temsilcileri ve \"Barış Hakimi\" adlı yerel yargıçların görev ve görevlilerin yeniden incelenip değiştirmeler yapılacağı ilan edildi. Bunun üzerine 1688'in ilk üç ayında bu üç soru ülkenin her tarafında bulunan yetkilere soruldu ve bu sorulara uygun olmayan aksi cevap verenler görevlerinde atıldılar. Bu geniş temizlik hareketini kontrol etmek için Kasım'da merkezî bir kontrol edici komite kuruldu. Bu komite Parlamento seçimlerini idare eden şehir ve kasaba belediyelerinde idareyi kontrol altına almak için ve sırf kraliyet isteklerine uygun bir seçim sistemi sağlamak üzere bu yerel idarelere özel ve geniş yetkili idareciler göndermeye başladı. Kraliyet isteklerine kayıtsız şartsız uyacak üyelerden oluşacak bir Parlamento seçmek için bütün bu hazırlıklar tamam olunca, 24 Ağustos 1688'de James yeni Parlamento seçimleri yapılmasını ilan etti.\nBu arada James devamlı silah altında olan bir ordu da kurmaya gayret etmişti. Bu ordunun komutan ve subayları olarak sadece Katolikleri tayin etmişti. İngiltere Krallığı ordusunun alayları için kışlalar Londra yakınlarında Hounslow'da kurulup Londra şehrinde olacak bir isyan hareketine karşı hazırlanmışlardı. James sadece İngiltere Krallığı ile yetinmedi şahsen kralı olduğu İskoçya Krallığı ve İrlanda Krallığı ordularını da Protestan subaylardan arındırmaya ve yerlerine Katolik subaylar görevlendirmeye gayret etti. 1688'de James'in Katolik subayları kontrolü altında üç ordusunda 34.000 asker silah altında bulunmaktaydı.\nParlamento'nun üyeleri James'in bu politikaları aleyhindeydiler ve birçoğu bunu keyfi krallık için bir giriş olarak kabul etmekteydi. Bunların fikirlerini Parlamento'ya getirmelerini önlemek için, James Parlamento üyelerine hiç danışma yapmadan ve ne zaman geri yeni toplantıya açılacağı belirtmeden Parlamento'yu tatile gönderdi.\nNisan 1688'de James \"Endüljans Bildirisi\" adlı daha önce hazırlayıp protestolardan korktuğu için yürürlüğe koymadığı bir bildiriyi tekrar yayınladı ve bütün papazlara bunu kiliselerinde kilise ayinlerine iştirak eden halka okumalarını emrini verdi. Anglikan Kilisesi'nin en yüksek dini lideri olan {Canterbury Başpiskopusu William Sandfort ve diğer önemli 6 piskopos buna itiraz ederek James'e bu politikalarını değiştirmesi için fikirlerini açıkladılar. Bunun üzerine James bu 7 piskoposu \"vatan hainliği ile iftira\" suçu ile Londra Kulesi'nde tutuklattı. Ama bu 7 piskopos kanun gereği mahkemede yargıç karşısına getirdikleri zaman, bu mahkeme bu suçu işlemediklerinden dolayı onları beraat ettirdi. Londra 'da büyük kalabalık bir halk kitlesi beraaat eden piskoposlar lehine gösterilerde bulundular.\nHaziran 1688'de durum daha da ciddileşti. II. James'in Katolik ikinci karısı olan Modena'lı Mary'den bir erkek çocuğu doğdu ve İskoç ve İngiliz kralların çok kullandıkları isim olan \"[[James Francis Edward Stuart\" ismi verildi. Bu doğumdan önce İngiltere Krallığı ve İskoçya Krallığı için veliaht Protestan olarak yetişmiş James'in kızı [[II. Mary|Mary]] idi. James'in erkek çocuğu olmaması dolayısıyla ve bu çocuğun Katolik olarak yetiştirilip eğitilmesine hiçbir kanunî engel olmadığı için yakın bir gelecekte İngiltere Krallığı, İskoçya Krallığı ve İrlanda Krallığı Katolik olan bir kral eline geçip Katolik Kontr-Refermasyon rejiminin uygulanması kaçınılmaz olarak görünmeye başladı.\nBazı Protestanlar bu yeni doğan bebeğin James'in öz oğlu olmadığı dedikodularını yaymaya başladılar. Bu dedikodulara göre James'in karısı normal doğum yapmamış ve doğan çocuk ölü olarak doğmuştu, fakat bir erkek ve Katolik olarak yetiştirilebilecek veliaht isteyen James, karısı ve danışmanları çok büyük bir gizlilikle yeni doğan bir başka çocuk bulmuşlar; bunu bir yatak taşımak için kullanılan metal kap içinde saraya kraliçenin odasına gizlice getirmişler ve yeni doğan erkek veliaht olarak herkese sonradan sunmuşlardı. II. James'in yeni erkek oğlu olduktan sonra Prenses Mary kızkardeşi Londra'da bulunan kızkardeşi Anne ile yaptığı son mektuplaşmada bu doğum hakkında ortaya çıkarılan Prostestan dedikodularının doğru olup olmadığını ona sormuştu. Anne'ın cevabı ve devamlı olarak yayılan dedikodu Mary'nin bu doğum hakkında olan şüphelerini daha da ciddi hâle getirmişti. Mary babasının Katolik İngiltere ve İskoçya Krallıkları kurmak için doğumda ölen bir çocuğunu başka diğer bir bebekle değiştirdiğine ve yeni \"üvey kardeşi\"'nin doğal babası olmadığına kendini iyice inandırmıştı.\nAvrupa'da Katolik Kilisesi'nin Kontr-Refermasyon politikalarını nasıl uygulandığını bile birçok ileri gelen İngiliz Protestan soyluları ve politikacıları bu durumdan korkarak Protestan olan eski veliaht prenses \"Mary\" ve kocası yine Protestan olan Hollanda cumhur-reisi Oranj-Nassau'lu [[III. William|William]]'a 1686'da müracaat edip durumu görüşme talebinde bulunmuşlardı.\nII. James'in aleyhtarları Protestanlar Hollanda reis-i cumhuru olan [[III. William|Oranj'li William Henry]] ve karısı [[II. Mary|Kraliçe Mary]]'nin etrafında toplandılar. Her ikisi de, William anne tarafından ve Mary ise II. James'in birinci kızı olarak, İngiltere Kralı ve İskoçya Kralı olan ve [[İngiliz İç Savaşı]] sırasında idam edilmiş [[I. Charles]]'in torunu idiler; her ikisi de Protestan idiler ve her ikisi de (Mary 2, sırada ve William 4. sırada) İngiltere Krallığı ve İskoçya krallığı varisi idiler. II. James'in yeni oğlu olunca Mary'nin taht varışlığı sırası birincilikten ikinciliğe düşmüş ve William'ın sırası da aynı şekilde bir sıra inmişti. İngiltere Krallığı sarayında II. James oğlu ve Mary ile William veliahtlığını tercih eden iki klik yanında epeyce güçlü olan ve 2. Sunderland Kontu etrafında bulunan, Fransa kraliyet ailesine mensup Katolik olan bir başka prensin veliaht olmasını isteyen üçüncü bir klik de bulunmaktaydı \nOranj'li William kendini Avrupalı Protestanların hamisi olarak görmekte idi. Fransa Kralı [[XIV.Louis]]'nin Fransa'daki Protestanlara karşı tolereans gösterilmesini prensip olarak içeren 1598'de çıkartılmaş [[Nantes Emri]]'ni 1665'te feshetmesine karşı ve [[Köln]] ve Ren Palatın'da ortaya çıkan hanedan kavgaları dolayısıyla ve yeni bir [[Dokuz Yıl Savaşı]]'ni başlatmak için bağdaşıklar toplama sırasındaydı. Bu bağdaşıklık kendini Katolik ve mutlak istibtdat rejimi koruyucusu olarak gören [[Fransa Krallığı]]'na karşı kurulmakta idi. İngiltere Krallığı ve İskoçya Krallığı'nda karışıklık çıkması ve özellikle bu karışıklığa neden olan devlet rejiminin Fransa'nın yakın bağdaşığı olması ve Katolik rejimi getirmek ideali olması, Protestanların koruyucu rolünü alan William'a bir fırsat olarak görünmekteydi. Bundan sonraki olayların gelişmeleri tartışmalara yol açmaktadır. II. James'e karşı bir komplonun hazırlanması İngiltere'de bulunan ve rejimden hoşnutsuz olan kişiler tarafından mı başlatıldığı yoksa İngıtere ve İskoçya tahtlarına göz diken Mary ve William tarafından mı başlatıldığı bu tartışmanın konusudur. \nWilliam İngiltere Krallığı politikalarına bir yıldan uzun bir zamandır karışmaktaydı. James kral olduktan sonra yeğeni ve sonra damadı olan Oranj'lı William ile James'in ilişkileri hızlanır şekilde bozulmaya başlamıştı. 1685'te Oranj'lı William Hollanda ordusunun İskoç ve İngiliz asıllı paralı olarak tutulan askerlerinden oluşan paralı asker birliklerini [[Montmouth İsyanı]]'ni bastırmak için James'in emrine vermişti. Fakat James'in Katolikleri yüksek mevkilere geçirme ve askerlerini Katolik subayların emrine vermesi politikası geliştikçe Oranj'lı William kuşkulanmaya başladı. Kasım 1686'da James \"test Kanunu\" feshedilmesi için Oranj'lı William'ın desteğini istedi. Bunu sağlamak için Quaker mezhebinden olan [[William Penn]]'i [[Lahey]]'e Hollanda'ya gönderdi ama Oranj'lı William bu desteği sağlamaktan kaçındı. Diğer taraftan Oranj'lı William Fransa'ya karşı bir Protestan bağdaşıkları kurmaktaydı. Şubat 1687'de ve Mayıs 1687'de Oranj'lı William \"Everhard van Weede Dijkvelt\" adlı bir elçiyi Londra, İngiltere'ye gönderip Fransız'ların genişleme heveslerine karşı durmak için yardım istedi. James bu Oranj'lı William'ın kurmakta olduğu bağdaşıklık sistemine katılmayı istemedi. Fransız donanmasının gücü çok hızla büyümüştü ve Hollanda donanması'nın bu donanmaya karşı çıkıp galip gelmesi imkânsız görünmekteydi. Bunun için İngiltere'nin özellikle İngiliz donanmasının, desteği Oranj'lı William'ın Fransa'ya karşı açmaya hazırlandığı savaş için elzem görünmekteydi. James'in Hollanda ile bağdaşıklık kabul etmemesi Oranj'lı William planlarını altüst etmişti. Diğer taraftan James'in Katolikleri koruma ve kayırma politikası İngiltere Krallığı ile Fransa arasında bir gizli antlaşma ortaya çıkarmasından Hollandalılar korkmaktaydı. James, Hollanda elçisini böyle bir ittifakın hiç düşünülmediğine inandırdı. Bu elçi Hollanda'ya geri dönerken birçok Protestan İngiliz ileri geleninden Oranj'lı William'dan Protestanlar lehinde destek isteyen mektuplarını birlikte getirmişti.\nAğustos 1687'de İngiltere kraliçesinin annesinin ölümü için taziye mektupları getiren Kont William Nassau de Züylestein, bu sırada James'in kendine bağlı olarak seçtirdiği yeni parlamento üyelerinin Hollanda'ya karşı reaksiyonlarını yakından görmek ve bazı önemli İngiliz politikacıların fikirlerini de öğrenmek için çabalar gösterdi. Bu arada William'dan İngiliz politikacılarına ve onlardan William'a daha gizli olan mektupları da Manş üzerinden şahsen taşıdı.\nKasım 1687'de William bir yüksek Hollanda idarecisinin İngiltere halkına yazdığı bir \"açık mektubu\" yayınlattı. Bu mektupta James'in Protestanlara yönelik politikaları kınamaktaydı.\n1688'de Hollandalıların İngiltere'yi istila etme planlarının yeni bir Katolik varisin doğmasının yakın olması haberi alınca Kasım 1687'de başlarında karar alındığı iddia edilmiştir ama bunu doğruluğu itirazlara yol açmıştır, fakat iyice bilinmektedir ki; Nisan 1688'de İngiltere ve Fransa Manş Denizi'nde yeni bir İngiliz donanma filosunun kurulması için Fransa'nın mâlî destek sağlaması üzerinde bir antlaşmaya varınca, bunun bir bağdaşıklık anlaşması için ilk adım olduğuna inanmışlardır. İngiltere'ye bir askerî yaptırımda bulunmak için çok ciddi olarak politik ve mâlî destek aramaya başlamışlardır.\nWilliam ile İngiliz politikacıları arasında mektuplaşma ilk önce her iki ülkede gerçek adreslere resmi posta sistemi ile iletilmekte idi. Çok geçmeden bu mektuplarda bazen özel şifreli kısımlar veya özel mürekkeplerle yazılmış saklı ve gizli parçalar bulunmaya başladı. Fakat 1688'e doğru İngiltere hükûmeti tüm Hollanda-İngiltere posta servisini durdurmaya başladı. Bazen bu yazışmalar değişik adreslere ticaret gemileri tarafından taşınmaya başlandı. İstilânın hemen başlaması sırasında karşılıklı yazışma gayet önem kazanınca Hollandalılar hızlı yatlar ve özel kuryelerle taşıma hizmetleri kullanmaya başladılar ve İngiltere hükûmeti bunlardan bazılarını yakalamayı başardı.\n[[Dosya:Earl of Romney.jpg|thumb|sağ|200px|Hollanda'nın istilasının yapılması için gerekçe gösterilen \"Yedi İngiliz İleri Geleninin Yardım İsteği\" mektubunun yazarı Romney Kontu]]\nWilliamı Eylül 1688'de İngiltere'yi istila etmeye başlamak için aylarca planlar yaptı. Bu istila için bir gerekçe bulması gerektiğine inanmaktaydı. Nisan 1688'de ileri gelen İngiliz politikacıların Hollanda'dan yardım istemeleri için bir mektup yazmaları ve ilan etmeleri gereğini duyduğunu İngilizler duyurdu. William'ın maiyetinde olan bir İngiliz hatıralarında İngiliz Amiralı Edward Russell ile Oranj'lı Wiiliam arasında bu konuda bir konuşmayı hatırladığını hatıralarına yazmıştır. Mayısta Amiral Russell İngiltere'deki krala muhalefet hareketinin hiç beklemeye niyeti olmadığını ve eğer destek gelmezse İngilizlerin kendilerin bir isyanı organize edeceklerini bildirmiştir. Haziran'da William Kont Zuysteui'nin, kralın yeni doğan erkek çocuğunu ve yeni veliahtını kutlama mesajını Londra'ya götürdüğünde esas görevi William'ın İngiliz destekçileri ile görüşmek olmuştu.\n18 Haziran 1688'de bir piskopos ve 6 soyludan oluşan \"Yedi Ebedi İngiliz\" William'ın istediği \"William'ı Davet\" mektubunu Hollanda'ya gönderdiler; bu Lahey'e sivil giyinmiş Amiral Arthur Herbert, Torrington Earl'i tarafından 30 Haziran'da eriştirildi. \nBu \"Yedi Ebedi İngili\" Shrewsbury Dükü Charles Talbot, 1. Devonshire Dükü William Cavendish, 1. Leeds Dükü Thomas Osborne (Lord Danby), Scarbourgh Kontu Richard Lumley, Henry Comptoon, Edward Russell ve Henry Sidney'den oluşmaktaydı.\nWilliam'ın sırdaşı olan Hans Willem Bentick, 1. Portland Kontu İngiltere'de bir propaganda kampanyası başlattı. Bu kampanyada Willim'in gerçek bir Stuart kralı olduğunu fakat (propaganda broşürlerine göre) genellikle Stuartların kötü alışkanlıkları olan taklitçi Katoliklik, mutlakiyet idaresi ve kadınlara düşkünlükten Allahın nimeti olarak uzak kaldığı belirtmekte idi. Willam için sonradan güya hiç tetiklenmeden ortaya çıkan destek, gerçekte William tarafından detaylı olarak planlanıp ve ajanları tarafından çok dikkatle uygulanmasında ortaya çıkmıştı.\nAğustos 'da İngiliz kara ordusu subayları tarafından Willam'a hiç beklenmedik güçlü destek geldiği öğrenildi. Bunun nedeni James'in uyguladığı politika idi. James Ocak 1688'de İngiliz olup kendine tabi olan kişilerin Hollanda ordusunda hizmet görmesini yasakladı. James Hollanda Cumhuriyeti'nden Hollanda ordusunda bulunan İskoçya ve İngiliz tebaalı paralı askerlerden kurulmuş olan askeri alayları terhis edip ortadan kaldırmasını talep etti. Bu Hollanda tarafından kabul edilmeyince, hiç olmazsa İngiltere'ye geri dönmek isteyen paralı İngiliz ve İskoç askerlerin Hollanda ordusuna verdikleri askeri yeminden serbest bırakılarak isteklerine göre hemen İngiltere'ye geri dönmelerinin sağlanmasını talep etti. William James'in bu isteğini kabul etti. Böylece Hollanda ordusunda bulunan ve Katolik İskoç sulasesini tutan taraflı bir kişi olarak bu orduda bozgunculuk yapabilmaleri olası İngiliz ve İskoç paralı askerleri ordusunu arındırabilecekti. Toplam olarak Hollanda ordusuna bağlı 104 subay ve paralı asker bu ordudan ayrılıp İngiltere'ye döndüler. Geri dönen subaylar İngiltere kara ordusuna alındılar ve bu orduda James'e yakın seçili bir klik oluşturdular. Bu subayların İngiliz ordusu içinde terfilerinin İngiliz ordusunda baştan beri bulunan subaylara tercihen daha çabuk olabilmesi korkusu İngiliz ordusuna baştan beri bağlı bulunan subayları James'ten gocundurdu. Bir ordu subayı olan John Churchill, 1. Marlborough Kontu'nun 14 Ağustor'da William'a gönderdiği bir mektupta \"Ben Tanrıma ve ülkeme hizmet etmek için şerefimi Haşmetli sizin elinize ve emirlerinize koymaktayım\" demektedir. Buna benzer bir tavır Kraliyet Donanması'nda görülmedi. Bazı İngiliz donanma kaptanlarının İngiliz donanmasının Hollanda donanması ile bir çatışmaya girmesini önlemelerinin bu kaptanların şahsen sırf kendi menfaatlerini korumak ve geliştirmek için yaptıkları davranış olduğu kabul edilmektedir. \n\"Muhteşem Devrim\" terimi John Hampden (yaşam yılları 1653-1696) tarafından, 1698 güzünde İngiltere Parlamentosunun Lordlar Kamera'nın bir komitesine verdiği bir açıklama sırasında ilk defa kullanılmıştır. \nİngiliz tarihçilerin genellikle \"Muhteşem Devrim\" adını verdikler bu olaylar İngilizce akademik tarihlerinde ve tarih okutulan Britanya ve koloni okullarında yetişen nesillere okutulmuştur, ancak özellikle bu olayın 300. yıldönümü olan 1989'da birçok İngiliz tarihçisi, okul tedrisatında bu çeşit art-hedefli tarihin yerini tartışan eğitimciler bu isme ve bu ismin altında o zamana kadar kabul edilmiş görünen içeriğe itiraz etmeye başladılar. Bu tip itirazda bulunanlar olayların bir \"devrim\" niteliğinde olmadığını; devrim kriterlerini taşımadığını ve sadece zamanındaki politikacıların anayasa kurallarını değiştirerek bir istibdat rejiminden hukuksal kurallara uyan bir monarşi getirdiklerini ve çok büyük sayıda yabancı ülkeden gelen bir askerî güçle bu değişikliklerin ortaya çıkartıldığını açığa koymuşlardır. Bundan dolayı olayların \"devrim\" değil bir \"yabancı istilâsı\" olduğunu ileri sürmüşlerdir.\nGerçekte bu olayları sınıflandırmak oldukça zordur. Özellikle İngiltere anayasa kurallarının değiştirildiği su götürmemektedir. İngiltere Krallığı tahtına gelmeye meşru hakları olan ve tahta bu olaylardan sonra gelen ko-monark II. Mary ve III. William \"1688 Taç Giyme Yemini Kanunu\" ve \"İngiliz Hakları Yasası\"na göre seçimle gelmiş bir İngiliz Parlamentosu'nun devleti idare etmesi kuralını kabul etmişlerdir, fakat bu olayların ortaya çıkışında üç aşama olduğu iddia edilmektedir: Komplonun hazırlanması; bu komplonun yabancı Hollanda donanma ve ordu güçlerinin kullanılması ile uygulamaya koyulması ve sonunda anayasanın devrimsel şekilde değiştirilmesi. Bu aşamaların hiç olmazsa ilk ikisinin \"istilâ\" niteliği taşıdığı ve ancak üçüncü aşamada bir \"devrim\" ortaya çıkarıldığı kabul edilebilir bir sonuçtur.\nBu nedenlerle bu tartışmaya katılanların vardıkları bir \"tarafsız\" sonuç: Britanyalıların ülkelerine dıştan hiç kimsenin karışamayacağı yönünde mağrur tutumları ile çok başarılı Hollanda propagandasının birleşip, bu olayların istilâ olma niteliklerini zayıflatma ve hatta unutturma emeliyle bu olaylara \"Muhteşem Devrim\" adı verilmiş ve olayların içsel İngiliz politikası icabı ortaya çıktığı empoze edilmiştir. \n[[Kategori:Muhteşem Devrim| ]]\n[[Kategori:Birleşik Krallık-Hollanda ilişkileri]]\n[[Kategori:Ä°ngiltere'de devrimler]]\n\n\nIsparta ili genel seçim sonuçları\nIsparta İli, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) 4 milletvekili göndermektedir. 1920'den beri yapılan tüm genel seçimlerde temsil edilmiş olan Isparta İli'nde tek seçim bölgesi vardır.\n12 Haziran 2011 Genel Seçimleri Isparta İli sonuçlar;\n\n\nBeyzavî\nBeyzavî veya Kadı Beyzavî (dt. ?, Şiraz - öt. 1286 Tebriz), İranlı hukukçu, bilim insanı ve Şafi'i-Eş'ari müfessir.\nTam adı \"Abdullah ibn Ömer ibn Muhammed Nasıruddin el Beydavi\"'dir. Şiraz yakınlarındaki Beyda kasabasında doğmuş ve yetişmiştir. Şiraz'da başkadı iken hocası Muhammed ibn Muhammed Kethani'nin tavsiyesiyle kadılığı bırakarak, İslami bilimler üzerinde çalışmaya başlamıştır. Daha sonra Tebriz'e yerleşmiş ve 1286 yılında burada ölmüştür. \nBölgeye Salgur atabeglerinin hâkim olduğu yıllarda doğmuş ve ölmüş olan el-Beyzâvî’nin hayatının çoğunun geçtiği yer olan Şiraz, Salgurluların başkentliğini yapmış bir şehirdir. İran’ın Fars bölgesine Salgurlu Atabeyliği kurarak hâkim olan Üçoklar, zaman zaman Moğolların ve Harezmşahların güdümünde olmuşlardır. Salgurlulardan İkinci Sa’d’ın kızı Abiş Hâtun’un H.685/M.1286 senesinde (el-Beyzâvî ile aynı yıl) ölmesiyle Salgurlular bu bölgede hâkimiyeti kaybetmiş ve bölge, resmen Moğol idaresi altına girmiştir. Salgurlu Fars Atabegliği, doğrudan Moğol hâkimiyeti altına girdiği bu tarihe kadar 138 yıl hâkimiyetlerini sürdürmüşlerdir. Bu durumda, el-Beyzâvî’nin 100 yıl yaşadığı varsayılsa bile, hayatının tamamının bölgeye Salgurluların hâkim olduğu bir dönemde geçtiğini söyleyebilir. \nEn büyük ve ünlü çalışması Envaru't Tenzîl ve Esraru't Te'vil (tenzilin nurları ve tevilin esrarları) adlı Kur'an tefsiridir. Türkçede ve Türkiye'de Beydavi Tefsiri olarak bilinen bu eser yüzyıllarca medreselerde okutulmuştur. Hatta Osmanlı döneminde seçkin bilim insanları tarafından bu eser padişah huzurunda okunmuş ve kalabalık bir dinleyici kitlesi kazanmış, Osmanlı'da bu Beydavi Tefsiri okuma seanslarına Huzur Dersleri adı verilmiş. Her devirdeki İslam alimleri Beydavi tefsiri hakkında olumlu görüş bildirmiştir. \n\n\nMüfessir\nMüfessir (\"Arapça\": 'مُفسر‎, \"mufassir\", çoğulu: مفسرون‎, \"mufassirūn\"), tefsir ile uğraşan ilahiyatçılara verilen isim.\nKur'an ayetleri üzerinde yorum yapmanın ilk olarak Peygamber Muhammed ve okuma yazma bilen sahabiler tarafından başlatıldığı ifade edilir. Tefsirciler faaliyetlerini başlangıç emri olarak kabul ettikleri şu ayete dayandırırlar;\n\"Vaktiyle Allah, kitap verilen okur yazarlardan: «Andolsun ki, \"onu insanlara anlatacaksınız\" ve gizlemeyeceksiniz.» diye söz almıştı. Derken onlar, onu arkalarına atıp az bir para karşılığında sattılar.\"\nİslam'ın Arap coğrafyasından Arap olmayan topluluklara ulaşmasıyla tefsirin önemi de arttı ve gelişimi hızlandı. Bu dönem müfessirlerine Selman-ı Farisi örnek gösterilebilir. Selman, aslen İranlı olmasına rağmen peygamber toplumu içinde bulunmuş, İslam'ı kabul etmiş ve İranlıların İslam'ı kabul etmesiyle onlara hem fetva vermiş hem de Kur'an ayetlerini açıklamıştır.\nSahabeler devri müfessirleri genel olarak tefsiri bizzat peygamberin açıklamalarıyla yaparken, ardından gelen tabiin devri müfessirleri bunları rivayet ederek tefsir yapmışlardır, daha sonra buna 'rivayet tefsiri' denmiştir. Sonraki devirlerde ise müfessir kendi şahsi bilgileriyle de tefsir yapmaya başlamıştır ki buna da 'dirayet tefsiri' ve 'iş'ari tefsir' denmektedir.\n\"Ana madde\": Müfessirler ve tefsir kitapları listesi\nİslam kaynaklarında ilk müfessir olarak bizzat peygamber gösterilmektedir. Bunun yanında okuma-yazma bilen ilk müslümanlar da Kur'an ayetlerini diğer müslümanlara okuyup açıklamışlardır.\nİbn-i Mesud (ö. 652), Ubeyy bin Ka'b (ö. 640), Zeyd bin Sabit (ö. 665), Ebu Musa el Eşari (ö. 644) ve Abdullah bin Zübeyr (ö. 692)\nAbdullah bin Abbas, bu dönem müfessirlerinin başında gelir. Tabiiler devrinde Mekke okulunu kuran İbn Abbas'tır. Öğrencileri olan: Mücahid (ö.721), Atâ bin Ebu Rebah (Ö. 733), İkrime (ö. 723), Said bin Cübeyr (ö. 714), Tavus (ö. 724)\nAbdullâh İbn Mesud Irak okulunu kurmuştur. Zeyd bin Eslem ise Medine okulunu kurmuş, oğlu Abdurrahman ve Enes bin Malik kendisinden ders almıştır. Bunlardan sonra gelen müfessirler, bunlardan faydalanmışlardır.\nİmam-ı Azam, İmam-ı Şafii, İmam-ı Malik ve Ahmed bin Hanbel, İmam-ı Gazali, Süyuti, Necmeddin Ömer-i Nesefi, Fahreddin er-Râzî, Kadı Beydavi, Seyyid Şerif Cürcani, İbn Kesir.\nMuhammed Esed, Seyyid Kutup, Mevdudi, Ali Sabunî\nTürklerden de büyük müfessirler yetişmiştir. Osmanlı döneminde yetişen; Ahmed ibni Kemal Paşa, Ebussuud Efendi, Senaullah-ı Dehlevi, Molla Hüsrev, Molla Gürani.\nSon dönemde yetişenlerden Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Ömer Nasuhi Bilmen, Mehmed Vehbi, İsmail Hakkı İzmirli, Şemseddin Yeşil, Ömer Feyzi Mardin, Hacı Murad Sertoğlu, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, Osman Nebioğlu, Besim Atalay, H.Tahsin Emiroğlu, Kazım Öztürk, Süleyman Ateş, Ali Rıza Sağman, A.Adnan Sütmen\n\n\nDanimarka Superliga yabancı futbolcuları listesi\nDanimarka Süper Ligi'nde oynayan futbolcular listesi 1991 yılından günümüze Danimarka'nın en üst düzey futbol ligi olan SuperLiga'da oynamış yabancı uyruklu futbolcuların listesidir.\n\n\nÖmer Altuğ (büyükelçi)\nÖmer Altuğ (d. 13 Nisan 1947, İzmir), Türk büyükelçi.\nRobert Koleji ve ODTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunudur. 1972 yılında Dışişleri Bakanlığına girmiş ve çeşitli görevlerin ardından 2001–2005 yılları arasında Tallin Büyükelçisi, 2005-2007 yılları arasında Bakanlık Müşaviri, 2007-2009 yıllarında Bakanlık Birinci Hukuk Müşaviri olarak, 26 Ekim 2009 tarihinden sonra da Vilnius Büyükelçisi olarak görev yapmıştır. İngilizce, Fransızca, az Almanca ve az İtalyanca bilmektedir. Evli ve 3 çocukludur. 2005 yılında Estonya, The Order of the Cross of Terra Mariana (First Class) nişanı vermiştir ve 13 Nisan 2012 itibarıyla yaş haddinden emekli olmuştur.\n\n\nŞanıvar Olgun\nKadriye Şanıvar Olgun, (d. 17 Mart 1954, Yozgat) Türk büyükelçi.\nTED Ankara Koleji ve 1976 yılı Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunudur. Aynı Fakültede Avrupa Ekonomik Topluluğu alanında Yüksek Lisans eğitimi yapmıştır. Dışişleri Bakanlığı'na 1977 yılında girdi. Çeşitli diplomatik görevlerin ardından 2004-2007 yıllarında Litvanya Büyükelçisi, 2007-2009 arasında Küba Büyükelçisi 2009-2010 yılları arasında Orta Avrupa ve Balkanlar Genel Müdürü, 2010-2011 Protokol Genel Müdürü ve 16 Ocak 2012 tarihinden 14 Şubat 2014'e değin Norveç büyükelçiliği görevini sürdürmüş olup 4 Mart 2014 - 15 Kasım 2016 tarihleri arasında Panama büyükelçiliği görevini yürütmüştür. Balkan Kızıldeli'nin eski eşidir ve bir kızı vardır. İngilizce, Fransızca ve İspanyolca bilmektedir.\n\n\n9x18mm Makarov\n9×18mm Makarov (genellikle 9×18mm PM olarak adlandırılır), Sovyet ürünü tabanca ve hafif makineli tüfek fişeği. 20. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren Sovyetler Birliği ve Doğu Bloğu Ülkelerinde standart askeri tabanca fişeği olarak NATO ve Batı Bloğunun kullandığı 9x19mm Parabelluma alternatif olarak kullanılmaya başlanmıştır.\n\n\nLa Liga yabancı futbolcuları listesi\nLa Liga'da oynayan yabancı futbolcular listesi İspanya'nın'nın en üst düzey futbol ligi olan La Liga'da oynamış yabancı uyruklu futbolcuların listesidir.\n\n\nPorpetto\nPorpetto, İtalya'nın Friuli-Venezia Giulia bölgesinde bulunan Udine iline bağlı bir şehirdir. Trieste'nin 50 km. kuzeybatısında, Udine'nin ise 25 km. güneyinde bulunur.\n2004 yılı sayımlarına göre nüfusu 2,717 kişidir.\n\n\nPart of Me (Katy Perry şarkısı)\n\"Part of Me\", Amerikan kayıt sanatçısı Katy Perry'nin bir şarkısıdır. Dans-pop ile pop rock tarzında olan şarkı Perry, Bonnie McKee, Lukasz Gottwald, Max Martin tarafından yazılırken prodüksiyonu Lukasz Gottwald, Max Martin ile Cirkut tarafından gerçekleştirildi. Şarkı, Perry'nin tekrar basım \"Teenage Dream: The Complete Confection\" albümünün ilk single'ı olarak piyasaya sunuldu. Resmî yayım öncesi şarkı defalarca sızdırıldı: 2010'un sonunda şarkının tüm demo hâli internete sızdırıldı ve eleştirmenler şarkıyı Perry'nin önceki single'ı \"California Gurls\" (2010) ile kıyasladılar. Şarkınn sözleri yayımlanmış sürümde değiştirildi ve daha sonradan şarkı sözleri eski koca Russell Brand'e yönelik olduğu spekülasyonları çıktıysa da bunlar, Perry tarafından yalanlandı.\n2012 Grammy Ödülleri'ndeki performansı sonrası şarkı, \"Billboard\" Hot 100 listesine bir numaradan giriş yaptı. Şarkı, Kanada ve Avustralya dahil olmak üzere çeşitli ülkelerin ilk on listesinde yer aldı. Parçaya eşlik eden bir klip, Oceanside, California'daki USMC'nin Marine Corps Base Camp Pendleton'ında çekildi. Klipte, Perry aldatıldıktan sonra Deniz Piyade Okulu'na katılır. Video genellikle olumlu yorumlar aldı; eleştirmenler klibin sanatçının önceki kliplerindne farklı olduğunu belirttiler ve girl power etkisini övdüler.\nParça, \"Teenage Dream\" oturumlarında Perry, Dr. Luke, Bonnie McKee ve Max Martin tarafından \"Hot 100\" listesi bir numara şarkıları \"California Gurls\", \"Teenage Dream\" ve \"Last Friday Night (T.G.I.F.)\" ile birlikte yazıldı. Perry, Bonnie McKee'yi \"Part of Me\" adında bir şarkıda yardım almak için çağırmadan önce McKee ile tesadüfen arkadaş olmuşlardı. \"Rolling Stone\" dergisine göre McKee, şarkının sözlerini yazmak için tüm gece kaldı. Bu arada Perry üçüncü dizeyi duyunca, \"Bir araba alıyoruz.\" diye bağırdı. Blog sahibi Alex Kazemi ile yaptığı bir röportajında McKee, şarkıiçin şunları dile getirdi:\"Yazdığım bir diğer 'Part of Me'nin bonus versiyon ya da başka bir şey olacağını duydum. Bu, güzeldi. Katy çok fazla duyguyla söylüyordu ve ilk defa koroyu dinlediğimde ürperdim. O, çok gerçek, saf bir şarkı.\"\n30 Aralık 2010'da, şarkının demo hâli internete sızdırıldı. MTV.com'a göre, şarkının \"Teenage Dream\" kaydı esnasında kesilmiş olduğu dedikoduları çıktı. Ancak, Perry'nin hayranları tarafından şarkının henüz o dönem açıklanmayan LP'nin tekrar basımında yer alabileceği speküle edildi. 2012'de \"Part of Me\", albümüm tekrar basımının çıkış şarkısı olarak resmî olarak piyasaya sunuldu. 11 Şubat'ta, prömiyerinden önceki gün, şarkının yeni sözleri ile yapısını için son hâli internete sızdırıldı. \"Part of Me\", Perry'nim 13 Şubat 2012'deki Grammy performansı sonrası dünya genelindeki bazı iTunes mağazalarında satışa sunuldu. Şarkısı, şarkının satışından gelecek tüm kârın MusiCares'a bağışlanacağını söyledi. Single'ın kapak fotoğrafı, Mary Ellen Matthews tarafından çekildi.\n\n\nPart of Me\nPart of Me, ÅŸu anlamlara gelebilir:\n\n\nLigue 1 yabancı futbolcuları listesi\nLigue 1' de oynayan yabancı futbolcular listesi 1932 yılından günümüze Fransa'nın en üst düzey futbol ligi olan Ligue 1'de oynamış yabancı uyruklu futbolcuların listesidir.\nSho Ito Grenoble Foot 38\n\n\nKumtepe Höyüğü\n\nKumtepe Höyüğü, Çanakkale İl merkezinin güneybatısında, Kumkale'nin güneyinde, Kara Menderes Çayı'nın batı yakasında yer alan, Çanakkale Boğazı'ndan 2,5 km. ve Ege Denizi'nden 2 km. mesafede bulunan bir höyüktür. Tepe, 100 x 80 metre boyutlarında olup 4-5 metre yüksekliktedir.\nKumtepe Höyüğü, Cincinnati Üniversitesi'nin Troya kazıları sırasında 1934 gibi erken bir tarihte tespit edilmişti. Höyükte kazılar aynı yıl, aynı kazı ekibinden Jeromo Sperling ve Dr. Hamit Zübeyir Koşay başkanlığında başlatıldı. Ancak bu kazılar 5 noktada 10 x 1,5 metrelik hendekler şeklindeydi ve dolayısıyla höyükteki mimari yapı hakkında etraflı veri sağlamaktan uzaktı. İkinci dönem kazıları ise höyükteki yoğun tahribat öğrenildiğinde başlatılmıştır. Bu kazı çalışmaları yine Troya kazı ekibi tarafından ve Çanakkale Müzesi ortak çabasıyla 1993 yılında M. Kofmann başkanlığında başlatıldı ve 1997 yılına kadar sürdürüldü.\nİlk kazılarda varlığı belgelenen en üst tabakanın, daha sonra höyükten iş makineleriyle toprak alınmasın sırasında tümüyle, deyim yerindeyse götürüldüğü anlaşılmaktadır. Höyükteki Ia tabakası Beşik – Sivritepe Höyüğü ile çağdaş olup MÖ 4.800 – 4.000 yıllarına tarihlendirilmektedir. Ib tabakası ise Troya I'den (MÖ 3.000 – 2.600, Batı Anadolu Erken Tunç Çağı I) daha eski olarak görülmektedir. Kumtepe Ic çanak çömleği ise Troya I ile aynıdır. II. tabaka ise Troya IV'le çağdaştır. Bu tabakanın erken evrelerinin kesin bir sonuç olmasa da Geç Kalkolitik Çağ – Erken Tunç Çağı geçiş evresi ya da Geç Kalkolitik Çağ olarak kabul edilebilir. Kumtepe Höyük'ün Ic tabakası ise Troya I ile çağdaştır.\nMimari genel olarak taş temelli ve taş duvarlı, dörtgen planlı ve bitişik yapılardır.\nEle geçen çok sayıdaki pişmiş toprak ağırşaklar (dokuma tezgâhlarında kullanılan ağırlıklar), gelişkin bir dokuma endüstrisine işaret etmektedir. Diğer buluntular arasında bronz iğneler, kıvrık namlulu bir bronz hançer, çakmak taşı ve obsidiyenden kesici, kazıyıcı aletler, sürtme taş yassı baltalar, öğütme taşları, kemik bızlardır.\nİlk kazı döneminde elde edilen çanak çömlek buluntularının önemlice bir kısmı İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde, bir kısmı da Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenmektedir. İkinci kazı döneminin çanak çömlek buluntuları ise Çanakkale Müzesi'ndedir.\nHöyükteki kazılarda gömüt armağanı bulunmayan iki mezar saptanmıştır.\nKumtepe Höyüğü Batı Anadolu'da Troya I öncesi kültürleri aydınlatma konusunda önemli bilgiler sağlamıştır. Öte yandan Kumtepe'de ele geçen çanak çömlekle benzerlik gösteren buluntular Batı Anadolu'da geniş bir bölgede görülmektedir. Bunlara örnek olarak Denizli / Çivril yakınlarındaki Beycesultan Höyüğü, İzmir / Selçuk yakınlarındaki Gökçealan / Kabıla Höyüğü gösterilebilir. Ayrıca Akhisar Ovası'ndaki on prehistorik höyükte benzer çanak çömlek buluntuları ele geçmiştir.\n\n\nKarabük ili genel seçim sonuçları\nKarabük İli, 1995 yılına kadar Zonguldak İli'nin ilçesi olan Karabük, 1995'ten beri Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) temsil edilmektedir. TBMM'de 2 milletvekilliğiyle temsil edilen Karabük İli'nde tek seçim bölgesi vardır.\n12 Haziran 2011 Genel Seçimleri Karabük İli sonuçlar;\n\n\nZeynep Karababa\nZeynep Karababa (d. 1965, Sivas), ozan geleneği sürdüren müzik sanatçıdır.\nZeynep Karababa, halk ozanı Mehmet Ali Karababa'nın kızıdır. Sivas katliamında öldürülen Gülsün Karababa sanatçının kardeşidir.\nZeynep Karababa, 3 adet albüm yayınlamıştır. Sanat hayatına Ankara'da devam etmektedir.\nZeynep Karababa resmi sitesi\n\n\nKaval kemiği\nKaval kemiği (veya \"tibia\"), omurgalıların bacaklarında dizin altındaki iki kemikten (diğeri fibula) daha iri ve dayanıklı olanıdır ve dizi ayak bileğine bağlar.\nDiz eklemine girdiği üst kısmı geniş, alt üçte bire kadar daralan, sonra ayak bileği eklemine doğru tekrar genişleyen prizmoid bir şekli vardır\n\n\nÄ°smail Erkurt Tutu\nİsmail Erkurt Tutu, iş adamı ve eski Samsunspor başkanı.\n1 Ağustos 2010 tarihinde gerçekleşen Samsunspor seçimli genel kurulundaki tek listenin sahibi olan Tutu kulüp başkanı seçilmiştir. Tutu, bir sezon süren kulüp başkanlığı döneminde teknik direktör olarak Hüseyin Kalpar ile çalışmış, sezon sonu ise takımı küme yükselerek Süper Lig'e çıkmıştır.\nTutu başarılı bir başkanlık dönemi geçirmesine rağmen sezon sonu tekrar başkanlık seçimi yapılmış, kendisi tekrar başkan adayı olmamıştır. 4 Haziran 2011'de gerçekleşen seçim sonucunda Kazım Yılmaz dönemi başlamıştır.\n27 Aralık 2014 tarihindeki Samsunspor Olağanüstü Genel Kurulu'nda tekrar başkanlığa aday olan ve iş adamlarının da desteğini alan Tutu Ahmet Yılmaz ile İbrahim Ersöz karşısında oy kullanan 373 delegenin 317'sinin oyunu alarak bir kez daha başkan seçilmiştir. 29 Aralık 2017 tarihine kadar görevini sürdürmüş, Samsunspor o sezon sonunda tarihinde ilk kez 2. Lig'e düşmüştür.\n2014 yılında Samsunspor'un hesap defterlerini inceleyen İçişleri Bakanlığı denetçilerinin raporu sonrasında başkanlığı sırasında hizmeti kötüye kullandığı yönünde kendisine dava açılmış, yapılan ilk duruşma ise delil yetersizliği nedeniyle ertelenmiştir. Tutu, Temmuz 2015'te verilen suçlamaların asılsız olduğu kararı ile beraat etmiştir.\n\n\n2011 Fransa Açık\n2011 Fransa Açık Tenis Turnuvası (ayrıca ünlü Fransız havacının ismiyle Roland Garros olarak bilinir) toprak kortta oynanan açık hava tenis müsabakasıdır. Senenin ikinci Grand Slam turnuvası olan Fransa Açık'ın 110. organizasyonudur. 22 Mayıs ile 5 Haziran 2011 tarihleri arasında Fransa, Paris'teki Roland Garros Stadı'nda gerçekleşmiştir.\n2011 Fransa Açık Tenis Turnuvası yüz onuncu Fransa Açık organizasyonudur. Paris'teki Roland Garros Stadı'nda gerçekleştirilmiştir. Uluslararası Tenis Federasyonu (ITF) gözetiminde ve 2011 ATP World Tour ile 2011 WTA Tour'un bir ayağı olarak Grand Slam kategorisindedir. Tek erkekler ve kadınlar; çift erkekler ve kadınlar; karışık çiftler; 18 yaş altı genç kızlar ve erkekler çift ve tekler ayrıca tekerlekli sandalye grupları altında müsabakalar yapılmıştır. Philippe Chatrier, Suzanne Lenglen ve 1 Numaralı dahil olmak üzere 21 toprak kort kullanılmıştır.\n2010 turnuvasının Avrupa Panasonic perakende satış mağazalarında üç boyutlu olarak yayınlanmasının rağbetine dayanarak Fransa Tenis Federasyonu ve Eurosport, Roland Garros 2011 Fransa Açık Tenis Turnuvası'nın Türkiye dahil Avrupa'da (Fransa hariç) 3D olarak yayınlanacağını duyurmuştur.\n\"Tek Erkekler\nRoland Garros'un açılış gününde, eski bir numaralı seri başı Lleyton Hewitt'in ayak bileğindeki sakatlık sebebiyle turnuvadan ayrılmasıyla yerini alan şanslı mağlup Fransız Marc Gicquel, rakibi Albert Montañés'e mağlup olarak elenmiştir. Dünya klasmanında 99'uncu sırada yer alan ve o güne kadar katıldığı on dört grand slam turnuvasının on üçünde ilk turu geçemeyen İspanyol tenisçi Rubén Ramírez Hidalgo ilk turda on dokuz numaralı seribaşı Hırvat Marin Čilić'i 7-6, 6-4, 6-4 setlerle mağlup ederek elemiştir. David Ferrer ise 6-3, 6-3 ve 6-1 düz setlerle Fin rakibi Jarkko Nieminen'i yrnmiştir.\nTurnuvanın başındaki oyun takviminde yer alan 20 Fransız raketten dokuzu turnuvaya adım atabilmişken, sadece on yedi numaralı Jo-Wilfried Tsonga, Andreas Seppi, Fabio Fognini ve Kei Nishikori'den oluşan dört Fransız raket ikinci tura geçebilmiştir.\n2010 yılı ikinci finalisti Avustralyalı Samantha Stosur, Çek raket Iveta Benešová'yı 6-2 ve 6-3'lük düz setlerle 2-0 eleyerek tek kadınlar açılış maçında elemiştir. On numaralı seribaşı, üç kez yarı finale kalan Jelena Janković, eski şampiyonlardan Svetlana Kuznetsova, on dört numaralı seribaşı Anastasia Pavlyuchenkova ve on yedi numaralı seribaşı Julia Görges diğer ikinci tura geçen kadınlardır. Günün sürprizini María José Martínez Sánchez, on dokuz numaralı seribaşı Shahar Peer'i 7-6, 6-1 iki setle yenerek yapmıştır. Varvara Lepchenko ise 6-3, 2-6 ve 6-3 setlerle Flavia Pennetta'yı 2-1 mağlup etmiştir. Williams Kardeşlerin yokluğunda en yüksek sırada yer alan Amerikalı olan Bethanie Mattek-Sands, rakibi Arantxa Parra Santonja'yı , 2-6, 7-6, 6-3 setlerle elemiştir.\nTurnuvanın Türkiye temcilcisi şanslı mağlup olarak elemelerden geçen Marsel İlhan birinci tur erkekler karşılaşmasının ikinci gününde 2002'de dünya sıralamasında ikinci sırada olan Alman rakibi Tommy Haas'ı 6-4, 4-6, 7-6 ve 6-4 setlerle 3-1 mağlup ederek ikinci tura geçmiştir. İlhan, böylece dört “Grand Slam” turnuvasında da teklerde ana tabloda mücadele eden ilk Türk tenisçi unvanını almıştır. Dünya klasmanında yüz yirmi yedinci sırada bulunan İlhan, ana tabloda mücadele ettiği 2010 Avustralya Açık’a, 2010'da katıldığı Wimbledon Tenis Turnuvası ve 2009 Amerikan Açık’a ikinci turda, 2011 Avustralya Açık’a ilk turda veda etmiştir. Ayrıca “Geleceğe Koşanlar” projesi kapsamındaki sponsorluk sonrası Wimbledon'da ilk 100'e giren ilk Türk tenisçimiz olmayı başarmıştır.\nNovak Đoković rakibi Thiemo de Bakker'ı bir saat otuz iki dakika süren 6-2, 6-1, 6-3 setlerle 3-0 galibiyetle birinci turda eleyerek 2011 sezonu başından itibaren üst üste kazandığı maç sayısını 38'e çıkartmıştır. Arjantinli Juan Martín del Potro ise Ivo Karlović'i 6-7, 6-3, 7-5, 6-4 setlerle turnuvadan yollamıştır. Yirmi iki numaralı seri başı Fransız Michaël Llodra, Belçikalı rakibi Steve Darcis'e 6-7, 6-3, 6-3, 6-3 setlerle 4-1, altı numaralı seribaşı 2010 yılının yarı finalisti Çek Tomáš Berdych ise 3-6, 3-6, 6-2, 6-2, 9-7 setlerle 3-2 Fransız rakibi Stephane Robert'a mağlup olarak günün sürprizini yapmışlardır. Fransız Richard Gasquet rakibi Radek Štěpánek'i 7-5, 6-3, 6-0 setlerle 3-0 yenerken diğer seri başlarından Thomaz Bellucci, Nikolay Davydenko, Gaël Monfils, Janko Tipsarević, Mikhail Youzhny, Viktor Troicki ve Mardy Fish de maçlarını kazanmışlardır.\nDanimarkalı Caroline Wozniacki, Japon rakibi Kimiko Date-Krumm'ı yaklaşık bir saat süren 6-0, 6-2 setlerle rahat bir şekilde elemiştir. Dokuz numaralı seri başı Çek raket Petra Kvitová 2-0'lık ve on iki numaralı seri başı Polonyalı Agnieszka Radwańska da 2-0'lık galibiyetlerle rakiplerini elemişlerdir. Günün elenen en yüksek numaralı seribaşı ise Anastasia Rodionova'ya 7-6, 3-6, 4-6 setlerle 3-1 mağlup olan Nadia Petrova'dır.\nTurnuvanın üçüncü gününde bir numaralı seri başı Rafael Nadal zorlu geçen dört saatin sonunda Amerikalı John Isner'i 6-4, 6-7, 6-7, 6-2, 6-4 setlerle 3-2 mağlup etmiştir. Andy Murray, Fransız rakibi Éric Prodon'ı 6-4, 6-1, 6-3 setlerle mağlup ederek rahat bir maç atlatmıştır. Beş numaralı seri başı İsveç Robin Söderling, yüz on dokuz numaralı seri başı Amerikalı Ryan Harrison karşısında zorlanmadan 3-1 galip olmuştur. Sekiz numaralı seri başı Avusturyalı raket Jürgen Melzer Alman rakibi Andreas Beck'i 6-3, 6-4, 6-2 setlerle 3-0 kolayca yenerken, on altı numaralı Fernando Verdasco, Arjantinli Juan Mónaco'yu 6-2, 7-5, 4-6, 6-4 setlerle eledi. On sekiz numaralı seri başı Gilles Simon, yirmi dört numarı seri başı Sam Querrey, yirmi bir numaralı seri başı Alexandr Dolgopolov ve yirmi numarlı seri başı Florian Mayer ikinci tura adını yazdıran diğer seri başlarıdır. “Wildcard” Fransız Arnaud Clement 6-3, 1-6, 7-6, 6-4 setlerle Filippo Volandri'yi mağlup etmiştir.\n“Kariyer grand slam” peşinde koşan Mariya Şarapova ilk turda karşılaştığı Mirjana Lučić karşısında 55 dakikada 6-3, 6-0 setlerle galibiyete ulaşmıştır. 2 numaralı seri başı Belçikalı Kim Clijsters, 6-2, 6-3 setlerle Anastasiya Yakimova'yı elemiştir. Viktoriya Azarenka, Li Na, Yanina Wickmayer, Jarmila Gajdošová ve Alexandra Dulgheru galibiyete ulaşan diğer seri başlarıdır. 2008 yılının şampiyonu Sırp tenisçi Ana Ivanović, daha ilk turda İsveçli Johanna Larsson'a 7-6, 0-6, 6-2 setlerle 2-1 yenilmiş ve turnuvaya veda etmiştir. Larsson, Grand slam turnuvalarında o güne kadar sadece 2 maç oynamış ve WTA listesinin 64. sırasında yer alıyordu. Vania King'e üç setle boyun eğen 2009 yarı finalisti Dominika Cibulková 6-7, 6-3, 6-2 setlerle 2-1 mağlubiyetle turnuvaya veda etmiştir.\nTurnuvanın dördüncü gününde Marsel İlhan, otuz numaralı seri başı İspanyol rakibi Guillermo García-López'e 6-4, 1-6, 6-2, 4-6 ve doksan yedi dakika süren son 13-11'lik setlerle 3-2 yenilerek ikinci turda turnuvaya veda etmiştir.\nFransa'ya, ilk Roland Garros zaferini elde etmek, dünya sıralamasında bir numaraya yükselmek ve en iyi başlangıç rekorunu kırmak için gelen Novak Đoković üçüncü tura Rumen Victor Hănescu'yu 6-4, 6-1, 2-3 mağlup ederek sezonun art arda otuz dokuzuncu galibiyetini kazanmıştır. Hanescu, üçüncü sette bacağındaki sakatlıktan dolayı maçı terk etmiştir. 2009 Amerika Açık şampiyonu Juan Martin Del Potro, rakibi Blaž Kavčič'i 6-3, 6-2, 6-4 setlerle 3-0 mağlup etmiştir. 2009 Roland Graros şampiyonuRoger Federer, wildcard ile turnuvaya katılan Fransız rakibi Maxime Teixeira'yı 6-3, 6-0, 6-2 setlerle rahatça 3-0 mağlup etmiştir. Yedi numaralı seribaşı David Ferrer, Fransız Julien Benneteau'yu 6-3, 6-4, 6-2'lik setlerle elemiştir. Dokuz numaralı seri başı Fransız Gaël Monfils rakibi Guillaume Rufin'i 6-3, 1-6, 6-1, 6-3 maç setleriyle 3-1, on üç numaralı seri başı Richard Gasquet ise Marcel Granollers'ı 4-6, 6-3, 6-2, 6-4 setlerle 3-1 ve on yedi numaralı seri başı Jo-Wilfried Tsonga da Igor Andreev'i 6-3, 7-6, 6-3 setlerle 3-0 mağlup etmiştir.\nCaroline Wozniacki rakibi Aleksandra Wozniak'ı 6-3, 7-6 setlerle 2-0 mağlup etmiştir. Samantha Stosur, Romanyalı Simona Halep'i 6-0, 6-2 setlerle turnuvadan yollamıştır. Francesca Schiavone üçüncü tura 6-1, 6-2 setlerle Rus rakibi Vesna Dolonts'i yenerek geçerken, üç numaralı seri başı Vera Zvonareva Alman Sabine Lisicki'ye 4-6, 7-5, 7-5 maç setleriyle 2-1 mağlup olmuştur. Roland Garros'ta üç kez yarı final oynayan 10 numaralı seribaşı Jelena Janković, Rus raket Vera Dushevina'yı 6-3, 6-2 , 2009 Roland Garros şampiyonu Svetlana Kuznetsova ise rakibi Irina-Camelia Begu'yu kırk yedi dakikalık 6-1, 6-1 setlerle elemiştir. Fransız Marion Bartoli ve Alizé Cornet de çeyrek finale adlarını yazdırmışlardır.\nRoland Garros'un beşinci günü fırtınalı koşullarda geç saatlere kadar devam etmiştir. Sekiz numaralı seri başı geçen senenin yarı finalisti Jürgen Melzer, yüz on bir numaralı seri başı Lukáš Rosol'a 6-7, 6-4, 4-6, 7-6, 6-4 setlerle yenilerek günün sürprizini yapmıştır. Arjantinli Leonardo Mayer, yirmi yedi numaralı seri başı Marcos Baghdatis'i 7-5, 6-4, 7-6 setlerle mağlup ederken, Kolombiyalı Alejandro Falla, yirmi numaralı seri başı Florian Mayer'i 4-6, 7-6, 6-1, 6-2 setlerle yenerek diğer çeyrek finalisti olmuştur. Yirmi sekiz numaralı seri başı Rus Nikolay Davydenko Antonio Veić'e yenilmiştir. Spaniard Pablo Andújar played well before succumbing 7-5, 6-3, 7-6 to Rafael Nadal. Andy Murray üçüncü tur biletini 7-6, 6-4, 7-5 setlerle mağlup ettiği İtalyan Simone Bolelli'den almıştır.\nKadınlarda 2 numaralı seri başı Belçikalı Kim Clijsters ayak bileğinin sakatlanmasının ardından Hollandalı yirmi yaşındaki Arantxa Rus'a 3-6, 7-5, 6-1 maç setleriyle yenilerek ikinci turda turnuvaya veda etmiştir. Mariya Şarapova on yedi yaşındaki rakibi Caroline Garcia ile 3-6, 6-4, 6-0 maç setleriyle 2-1 galibiyet kazanmıştır.\nTurnuvanın altıncı gününde David Ferrer 6-1, 6-1, 6-3 setlerle Ukraynalı rakibi Sergiy Stakhovsky'i yenmiştir.\nSamantha Stosur, elli bir numaralı seri başı Gisela Dulko'ya 6-4, 1-6, 6-3 setlerle 2-1 mağlup olmuştur. Francesca Schiavone, Peng Shuai'i elemiştir Bir numaralı seri başı Caroline Wozniacki 1-6, 3-6 setlerle Daniela Hantuchová'ya yenilerek günün sürprizini yapmıştır.\nNovak Đoković rakibi Juan Martin del Potro'yu 6-3, 3-6, 6-3, 6-2 setlerle Suzanne Lenglen Kortunda 3-1 mağlup etmiştir. İki yüz yirmi yedi sıra numaralı Antonio Veić ilk kez çeyrek finalde ilk onda yer alan bir oyuncuyla karşılaşarak, Rafael Nadal'a 6-1, 6-3, 6-0 maç setleriyle mağlup olmuştur. Dört numaralı seri başıAndy Murray 6-2, 6-3, 6-2 setlerle doksan beşinci sıradaki oyuncu Michael Berrer'ı turnuvadan yollamıştır.\nÇinli Li Na, Sorana Cîrstea'yı 6-2, 6-2 setlerle;Viktoriya Azarenka, Roberta Vinci'yi 6-3, 6-2; Petra Kvitová, Vania King'yı 6-4, 6-2; Mariya Şarapova ise Chan Yung-jan'ı 6-2, 6-3 setlerle mağlup etmiştir.\nRoger Federer kırk beş dakika da rakibi Stanislas Wawrinka'yı 6-3, 6-2, 7-5 setlerle 3-0 mağlup ederek yirmi sekizinci çeyrek final biletini kazanmıştır. Fabio Fognini, Albert Montañés'i bir saat otuz bir dakika süren 4-6, 6-4, 3-6, 6-3, 11-9 maç setleriyle mağlup ederek son on üç senenin Grand Slam'de çeyrek final oynayan ilk İtalyan tenis oyuncusu olmuştur..\nOn dokuz yaşındaki Anastasia Pavlyuchenkova, üç numaralı seri başı Vera Zvonareva'yı 7-6, 2-6, 6-2 setlerle mağlup ederek turnuvadan yollamıştır. Francesca Schiavone rakibi Jelena Janković'i 6-3, 2-6, 6-4 setlerle iki saat otuz sekiz dakikada mağlup etmiştir.\nJuan Ignacio Chela , Kolombiyalı Alejandro Falla'yı 4-6, 6-2, 1-6, 7-6, 6-2 setlerle yenmiştir. Turnuvanın teklerde tek Fransız temsilcisi olarak çeyrek finale kadar dayanabilen Gaël Monfils 6-4, 2-6, 7-5, 1-6, 8-6 setlerle İspanyol David Ferrer'i elemiştir. Rafael Nadal 7-5, 6-3, 6-3 setlerle Ivan Ljubičić'i yenmiştir. Andy Murray ise on beş numaralı seri başı Victor Troicki'yi mağlup etmiştir.\nLi Na 2-6, 6-1, 6-3 setlerle Petra Kvitová'yı mağlup etmiştir. Viktoriya Azarenka rakibi Yekaterina Makarova'yı 6-2, 6-3 setlerle kolayca mağlup etmiştir.\nNovak Đoković önce Fabio Fognini'yi, bir gün sonra da 4-6, 6-4, 3-6, 6-3, 11-9 setlerle Albert Montañés'yı yenerek çeyrek finale adını yazdırmıştır. \nİskoçyalı Andy Murray on beş numaralı seribaşı Viktor Troicki'yi 4-6, 4-6, 6-3, 6-2, 7-5 setlerle mağlup etmiştir. Troicki altıncı oyunun başında bir puanı smaçla kazandığı anda bir top toplayıcı çocuk koşarak Sırp tenisçinin önünden geçince hakem puanın tekrarlanmasına karar verince buna çok sinirlenen ve tribünlerin antipatisini toplayan Troicki yine de servis kırarak avantaj yakalamıştır. 2003 yılından bu yana ilk kez Roger Federer Roland Garros'un ilk iki favorisi arasında yer alamamıştır. Fakat 6-4, 6-3, 7-6'lık setlerle Fransız rakibi Gael Monfils'i yenerek yarı final biletini almıştır.\nİtalyan Francesca Schiavone 1-6, 7-5, 7-5 setlerle Rus rakibi Anastasia Pavlyuchenkova'yı mağlup ederek çeyrek finalden sıyrılmıştır. Fransız tenisçi Marion Bartoli çeyrek finalde karşılaştığı Rus Svetlana Kuznetsova’yı 7-6/6-4 ile mağlup etmiş ve son dörde kalmıştır. 26 yaşındaki11 numaralı seribaşı bir saat kırk yedi dakika süren mücadelesiyle son altı yılın ilk yarı finale kalan Fransız tenis oyuncusu olmuştur.\nRafael Nadal beş numaralı seribaşı olan rakibi Robin Söderling'i iki setle yenerek 2011 Fransa Açık Tenis Turnuvası şampiyonluğuna bir adım daha yaklaşmıştır. İskoç Andy Murray rakibi Juan Ignacio Chela'yı 7-6, 7-5, 6-2 setlerle yenerek 2006'dan beri ilk kez ilk dört seribaşının Roland Garros yarı finallerinde oynamasına ortaklık etmiştir.\nLi Na kariyerinin ilk Fransa Açık Tenis Turnuvası yarı finaline 7-5, 6-2 setlerle rakibi Viktoriya Azarenka'yı yenerek ulaşmıştır. Mariya Şarapova rakibi Andrea Petkovic'i 6-0 6-3 setlerle Suzanne Lenglen Kort'unda mağlup etmiştir. \nGrand Slam şampiyonaları çerçevesinde Fransa Açık Tenis Turnuvası'nın en dikkat çekici tekler kadın oyuncusu Li Na olmuştur. Çinli raket rakibi Mariya Şarapova'ya kariyerinin ikinci slam finalini yaşatmadan 6-4, 7-5 setlerle 2-0 mağlup etmiştir. Bir \"grand-slam\" turnuvası kazanan ilk İtalyan kadın tenisçi olan beş numaralı seri başı Francesca Schiavone on bir numaralı seribaşı olan rakibi Fransız Marion Bartoli'yi 6-3, 6-3 doksan dakika süren bir maçla 2-0 yenerek final biletini almıştır.\nCasey Dellacqua ve Scott Lipsky rakipleri Katarina Srebotnik ve Nenad Zimonjić ikilisini 7-6, 4-6, [10-7] setlerle mağlup etmişlerdir.\nRüzgarlı bir günde 25. doğum gününde korta çıkan,Rafael Nadal eski bir numaralı seribaşı Andy Murray'ı 6-4, 7-5, 6-4 üç setlik sert mücadeleyle mağlup etmiştir.\nYarı finalde, gelmiş geçmiş en iyi tenisçi olarak kabul edilen İsviçreli üç numaralı seribaşı Roger Federer rakibi iki numaralı seribaşı Novak Đoković'i 7-6, 6-3, 3-6, 7-6 setlerle üç saat otuz dokuz dakika süren bir mücadeleyle yenmiştir. Kariyerinde beş set üzerinden oyandığı 174 maçta 2-0 öne geçip hiçbirini kaybetmeyen Federer üçüncü setin başında rakibine servis kırdırmıştır. Federer, bu maça kadar 41 maç kazanan Djokovic'in, John McEnroe’nun 42 maçlık rekoruna sadece bir maç uzaklıktayken sezona en iyi başlama rekorunu egale etmesine de engel olmuştur.\n2010 yılı finalinde elenen Çek raketler Lucie Hradecká ve Andrea Hlaváčková yedi numaralı seribaşı olan rakipleri Sania Mirza ve Elena Vesnina'yı çift kadınlar finalinde bir saat yirmi bir dakika süren 6-4, 6-3 setlerle mağlup ederek ilk şampiyonluklarını kazanmışlardır.\nAltı numaralı seribaşı Çinli Li Na, önceki senenin şampiyonu olan rakibi İtalyan Francesca Schiavone'yi finalde 6-4, 7-6 setlerle 2-0 yenerek Grand Slam şampiyonu olan ilk Asya'lı unvanını da kazanmıştır. Li kariyerinin ilk şampiyonasını kazandığı maçın sonrasında \"Bazıları artık yaşlandığımı söylüyordu,\" demiştir. \"Böylece yaşlı kadınların da hayallerinin gerçek olabileceğini görmüş olduk. Kolay değildi. 6-0 biten tie-breakte kendime aptalca birşeyler yapma diye temkin veriyordum. Daha önce pek çok kez maç puanı kazandığımda her zaman maçı kaybediyordum. Bu yüzden çok dikkatli oldum. Tabii ki heycan vericiydi. Her oyuncu Grand Slam'de kazanamaz.\" Rakibi Francesca Schiavone Li'nin performansını takdir ederek \" 2-1, 3-1, ve diğer bir sette çok gerçekten çok yüksek oynadı, çok iyi bir oyuncu. Zorlamaktan, risk almaktan yoruldum o da baskısını azalttı. Fakat bu normal bir şeydir. Tenis her zaman böyle bir şeydir. Son setlerde ikimiz de kazanmaya çok yakındık. Fakat sonunda o kazandı. Bu sonucu hak ederek kazandı. Çok mücadele etti ve toprak kortta iyiydi.\" demiştir.\nİki numaralı seribaşı Max Mirnyi ve Daniel Nestor birlikte ilk Grand Slam çiftler şampiyonluklarını, rakipleri Juan Sebastian Cabal ve Eduardo Schwank'ı 7-6, 3-6, 6-4 setlerle yenmişlerdir. İki oyuncu farklı partnerlerle uzun bir kariyere sahip olsa da birlikte 2011 başından itibaren eşleşmişlerdir.\nFransa Açık Tenis Turnuvası finalinde, Rafael Nadal rakibi Roger Federer'i 7-5, 7-6, 5-7, 6-1 yenerek Bjorn Borg gibi altı Roland Garros şampiyonluğuna ulaşmıştır.\nOns Jabeur beş numaralı seribaşı Monica Puig'i genç tekler finalinde 7-6, 6-1 setlerle mağlup ederek ilk Kuzey Afrikalı gençler Grand Slam şampiyonu olmuştur. Turnuvadan iki ay sonra 17 yaşına basmış olan Tunuslu raket, Porto Riko'lu rakibine ilk sette zorlansa da ikinci sette rahat bir oyun sergilemiştir. Pittsburgh'lu , İsveç isimli İtalyan soyadlı, 19 Temmuz 2011'de 18 olan, Bjorn Fratangelo genç tekler finalinde 2-6, 6-3, 8-6 setlerle Avusturyalı rakibi Dominic Thiem'i iki saat yedi dakika süren oyunla şampiyon olmuştur. Fratangelo, 1977'de şampiyon olan John McEnroe'ten sonra ikinci tek genç erkekler Roland Garros şampiyonu olmuştur.\nRafael Nadal - Roger Federer 7-5, 7-6, 5-7, 6-1\nLi Na - Francesca Schiavone, 6-4, 7-6\nMax Mirnyi / Daniel Nestor - Juan Sebastián Cabal / Eduardo Schwank, 7-6, 3-6, 6-4\nAndrea Hlaváčková / Lucie Hradecká - Sania Mirza / Elena Vesnina, 6-4, 6-3\nCasey Dellacqua / Scott Lipsky - Katarina Srebotnik / Nenad Zimonjić, 7-6, 4-6, [10-7]\nBjorn Fratangelo - Dominic Thiem, 3-6, 6-3, 8-6\nOns Jabeur - Mónica Puig, 7-6, 6-1\nAndrés Artuñedo / Roberto Carballes - Mitchell Krueger / Shane Vinsant, 5-7, 7-6, [10-5]\nIrina Khromacheva / Maryna Zanevska - Victoria Kan / Demi Schuurs, 6-4, 7-5\nMaikel Scheffers - Nicolas Peifer, 7-6, 6-3\nEsther Vergeer - Marjolein Buis, 6-0, 6-2\nShingo Kunieda / Nicolas Peifer - Robin Ammerlaan / Stefan Olsson, 6-2, 6-3\nEsther Vergeer / Sharon Walraven - Jiske Griffioen / Aniek van Koot, 5-7, 6-4, [10-5]\nFabrice Santoro / Todd Woodbridge - Arnaud Boetsch / Cédric Pioline, 6-2, 6-4\nGuy Forget / Henri Leconte - Andrés Gómez / John McEnroe, 6-3, 5-7, [10-8]\nLindsay Davenport / Martina Hingis - Martina Navratilova / Jana Novotná, 6-1, 6-2\nBelow are the lists of the wildcard awardees entering in the main draws.\nDaha önce Amerika Açık ve Avustralya Açık elemelerine katılan millî tenisçi Çağla Büyükakçay, Roland Garros eleme ilk turda WTA klasmanında 150'nci sırada bulunan Ukraynalı rakibi Olga Savchuk'a 6-4, 6-3'lük setlerle mağlup olmuştur.\nMarsel İlhan Fransa Açık eleme son turunda Fransız Augustin Gensse karşısında 6-4, 4-0 setlerle 2-0 gerideyken sakatlanarak maçı yarım bırakmıştır. Fakat turnuvaya ana tablodan katılacak olarak listelenen altı tenisçinin çekilmesiyle, İlhan, bu tenisçilerden birinin yerine ana tabloya kalarak \"şanslı mağlup\" olarak birinci turda yerini almıştır.\nAşağıdaki oyuncular “şanslı mağlup” olarak turnuvaya girmiştir:\nAşağıdaki oyuncu “şanslı mağlup” olarak turnuvaya girmiştir:\n\n\n1980 Yaz Olimpiyatları'nda Doğu Almanya\nDoğu Almanya, Sovyetler Birliği'nin başkenti Moskova'da düzenlenen 1980 Yaz Olimpiyatlarına 345 sporcuyla katıldı. 47'si altın olmak üzere toplamda 126 madalya kazanmayı başaran Doğu Almanya, oyunların madalya sıralamasında ikinci sırada yer aldı.\n\n\nJohn Lee Hooker\nJohn Lee Hooker, (d. 22 Ağustos 1917 – ö. 21 Haziran 2001), Amerikalı blues şarkıcısı, söz yazarı ve gitarist.\nGrammy Ödülleri:\nHooker çok sayıda tekli hazırladı, yüze yakınını 1960'larda yayınladı.\nBurada erken dönem klasik kayıtları listelenmiştir.:\nDETROIT YILLARI (1948-1955 arasındaki kayıtlar)\nCHICAGO YILLARI\nFOLK YILLARI (1959-1963 arasındaki kayıtlar)\nABC YILLARI (1965-1974 arasındaki kayıtlar)\nROSEBUD YILLARI (1975-2001 arasındaki kayıtlar)\n\n\nMooney Mite\nMooney M-18 Mite, küçük ve tek kanatlı, tek motorlu ve katlanabilir iniş takımlarına sahip bir kişisel uçaktır. II. Dünya Savaşı döneminde, 1947 - 1954 yılları arasında 283 adet üretilmiştir. Günümüzde halen uçmaktadır. 2965$ gibi, sıradan bir uçağa göre düşük bir üretim maliyeti vardır (Modern ekipmanlarla donatılmış versiyonları). Bakımı oldukça kolaydır ve modernize çalışmaları ev garajlarında dahi yapılabilmektedir. Uçağın ahşap bir yapısı vardır. Tasarım için seçilen NACA 64A215 kanat dizaynı, 2.dünya savaşından sonra ilk kez bir kişisel uçakta kullanılmıştır. Ayrıca uçak \"güvenli-trim\" sistemine sahiptir. Bu mekanik cihaz sayesinde otomatik olarak uçuş düzlemi sabit tutulmaya çalışılmaktadır.\nAmerikan Mooney firması tarafından 1947-1954 yılları arasında Kansas, Kerrville, ve Texas eyaletlerinde toplamda 283 adet üretildi. İlk birkaç uçakta 25 beygir gücünde Crosley otomobil motorları kullanılmış, daha sonraki üretimlerde Continental C-65 4 silindirli 65 beygir gücünde uçak motorları kullanılmıştır. Seri üretim M-18C türevlerinde C-65 motorları kullanılmaktadır. Tek sandalyeli spor M-18'ler için pazarın sınırlı olması sebebiyle fabrika üretimi 1954 yılında durmuş, daha sonra talep sebebiyle M-20 projesi geliştirilmiştir. Günümüzde halen ev garajlarında üretilmektedir.\nHiçbir fabrika türevinde aviyonik bulunmamaktadır.\n\n\nAtâ bin Ebu Rebah\nAtâ bin Ebu Rebah (Arapça: عطاء بن أبي رباح‎) , Tabiin dönemi fıkıh, tefsir ve hadis bilgini.\nEbu Rebah, döneminin en büyük hadis bilgini ve Mekke müftüsüydü. Aslen Yemenlidir ve 647'de Cened bölgesinde doğmuştur. Mekke'ye köle olarak getirilmiş daha sonra özgürlüğüne kavuşmuştur. Sahabelerin pek çoğunu görmüş ve onlardan hadis dinlemiştir. Hadis konusunda ve takvadaki titizliği ile meşhurdur. İslam dünyasında kabul görmüş pek çok hadisi o bildirmiştir.\nEbu Rebah, 732'de Mekke'de ölmüştür.\nİslam ilk dönem müfessirleri\n\n\nPiper J-3 Cub\nPiper J-3 Cub eğitim maksatlı olarak 1937-1947 yılları arasında Piper Aircraft Company tarafından üretilen küçük bir uçaktır. Zamanının en popüler eğitim uçaklarından biridir. Tek motorlu ve iki kişiliktir. Amerika Birleşik Devletleri'nde 19.888 ve Kanada'da 150 adet üretilmiştir. Uçak dizaynı Walter Jamouneau tarafından yapılmış, Taylor E-2 Cub uçağına rakip olarak üretilmiştir. Uzun süre hizmette kalmış bir uçaktır. Geçmişte hava ambulansı, hava postası, ordu eğitim uçağı olarak kullanılan bu küçük uçak günümüzde; kişisel uçak, hava taksi ve akrobasi uçağı olarak kullanılmaktadır. Uluslararası gösterilerde hareket eden bir otobüs üzerine iniş yapabilmesiyle ün kazanmış uçak, piste ihtiyaç duymaksızın kısa mesafeden rahatlıkla havalanabilir. II. Dünya Savaşı'nda da görev yapmıştır. Uçak bir adet Continental A-65-8 65 beygirlik motor kullanır. Küçük bir uçak olmasına rağmen 354 km. uçuş menziline sahiptir ve yakıt tüketimi açısından oldukça ekonomiktir. Yeni bir uçağın maliyeti ortalama olarak 995-2500$ arasındadır. Ekonomik olması, bakım avantajları ve performansı sebebiyle halen Teksas eyaletinde American Legend Aircraft tarafından üretilmektedir.\n\n\nTita\n\n\nWalter Jamouneau\nWalter Corey Jamouneau (D.21 Eylül 1912,New Jersey - Ö. 13 Eylül 1988,Pensilvanya) Piper J-3 Cub tasarımı ile ün kazanan uçak mühendisidir. Taylor H-2 Cub uçağının tasarımını değiştirerek Piper Jub uçağını ortaya çıkarmıştır. Taylor Aircraft Company'de, Clarence Gilbert Taylor tarafından mühendislik kabiliyeti yetersiz görülerek işine son verildi. Daha sonra William T. Piper tarafından işe kabul edilmiş, Piper Aircraft Company'de Piper J-3 Cub başarısına imza atmıştır. Tasarımını üstlendiği bu uçaklar 20.000 adede yakın sayıda üretildi. Piper Aircraft yönetim kurulu üyeliği de yapmıştır.\n\n\nTuran Yüzüak\nTuran Yüzüak, Türk eski futbolcu, voleybolcu, antrenör ve spor yöneticisi.\nFutbola 19 Mayıs Lisesi'nin genç takımında başlayan Yüzüak bir dönem sonra aynı kulüpten ayrılanlar tarafından kurulan Samsun Galatasaray'a transfer olmuştur. Fakat Samsun Galatasaray kapandıktan sonra tekrar 19 Mayıs'a dönmüştür. Yüzüak, 1962-63 yılında Ticaret Lisesi'nden mezun olana dek bu lisenin futbol, basketbol ve voleybol takımlarında oynamıştır.\n19 Mayıs'ta oynadığı dönemde Galatasaray'dan transfer teklifi alan eski futbolcu askerliğe gittiğinden dolayı bu teklifi değerlendirememiştir. Askerlikten sonra Çankırı Karagücü'nde oynarken tekrar Galatasaray'dan teklif gelmiş ve teklifi kabul etmiştir. Fakat iki hafta sonra Samsunspor'un da profesyonel liglere katılım kararını almasıyla Galatasaray'a gitmekten vazgeçmiş ve Samsunspor'a imza atmıştır. Bu imza Yüzüak'ı Samsunspor'un ilk profesyonel futbolcusu yapmıştır. 1965-66 sezonunun son haftasındaki Güneşspor maçında yediği hatalı gol sonrasında futbolu bırakma kararı almıştır. Aynı günlerde Samsun Demirspor'un kalesine geçmesi istenmiş, bu teklifi kulüpte voleybol şubesi açılması şartı ile kabul etmiştir.\nGirişimleri ile Samsun'daki ilk voleybol şubesinin açılmasını sağlayan Yüzüak, aynı zamanda Samsun çevresinde bir voleybol ligi kurulmasına da önayak olmuştur. 1967 yılında Suspor, Tekkeköyspor, Ladikspor ve Samsun Demirspor'un katılımıyla oluşan ligin ilk sezonunda Samsun Demirspor şampiyon olmuştur.\nErtesi yıl 19 Mayıs Lisesi ve DSİ Voleybol'u çalıştırmaya başlayan Yüzüak'ın 19 Mayıs Lisesi Voleybol Takımı, Samsun grup birincisi olmuş ve Adana'da gerçekleştirilen grup birincileri arasındaki organizasyonda ikinci olmuştur. Yüzüak, 1972 yılında DSİ Voleybol ile Anadolu Kupası şampiyonluğu yaşamış, erkekler ikinci liginin kurulduğu ilk yılda da takımı bu lige yükseltmiştir.\nEmekli olduktan sonra spor yöneticiliğine soyunmuş, Türkiye Voleybol Federasyonu'nda iki dönem yönetim kurulu üyeliği yapmıştır.\n\n\nSağlıkevi\nKırsal bölgelerde coğrafya ve yol durumu göz önüne alınarak iki - üç bin nüfus için bir sağlık evi yapılmıştır. Sağlık evleri, sağlık ocağına bağlı olarak çok yönlü hizmet gören kuruluşlardır.\nTıbbi Terminoloji (Tedavi Hizmetleri), MEGEP (Mesleki Eğitim Ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi), ANKARA, 2008.\n\n\nNorth American F-86 Sabre\nF-86 Sabre (Türkçe: Kılıç), North American firması tarafından üretilmiş transonik avcı uçağıdır. İlk uçuşunu 1947 yılında yapan bu avcı uçağından 9860 civarında üretilmiştir. Modern F-15 uçakları ortaya çıkana kadar Amerikan Hava Kuvvetleri'nde görev yapmış ilk hava üstünlük uçağıdır. Zamanının en üstün performansına sahip uçaklardan birisidir ve bunu muadili olan sovyet Mig-15 uçakları karşısında kanıtlamıştır. Kanada tarafından da lisans altında üretilmiştir. Yeryüzünde uçan son askeri F-86 Sabre 1994 yılında Bolivya Hava Kuvvetleri'nde emekliye ayrılmıştır. Geçmişte Türk Hava Kuvvetleri'nde de uzun yıllar hizmet veren bu avcı uçakları bir adet General Electric J47-GE-27 turbojet motoru (Kanada üretimi uçaklar dahil) kullanmaktadır. Görüş açısı yüksek kanopi, hava-hava muharebelerinde atış avantajı sağlayan radarı, sağlam dış yapısı ve taşıdığı 6 adet M3 Browning makineli tüfekği ile üstünlüğünü kanıtlamış bu uçak Kore Savaşı'nda da uçmuştur.\n\n\nAsgarî emniyet irtifâsı\nAsgarî emniyet irtifası (MSA), bir hava taşıtının iniş ve kalkış haricinde alçalabileceği minimum irtifa. MSA kısaltması İngilizce minimum safe altitude kavramının akronimidir.\nİniş ve kalkış için gerekli olduğu haller dışında, kimse bir hava taşıtını aşağıdaki irtifaların altında uçuramaz:\n(a) Her yerde: Eğer bir güç kaynağı bozulursa yerdeki insan veya gayrimenkuller açısından gereksiz tehlike yaratmayacak şekilde bir acil durum inişine müsaade edecek bir irtifa.\n(b) Kalabalık yerler üzerinde: Şehir, kasaba, yerleşke ve en az bin kişilik açık hava toplantıları (spor müsabakası vs.) üzerinde hava taşıtının yatay olarak 2000 feet (600 m) yarıçapındaki çevresinde bulunan en yüksek sabit yapının en az 1000 feet üzeri.\n(c) Kalabalık yerler haricinde: Yüzeyden 500 feet yüksekte. Açık sular ile seyrek nüfuslu alanlarda hava taşıtı hiçbir insana, taşıta veya yapıya 500 feetten fazla yaklaşamaz.\n(d) Helikopterler, motorlu paraşütler ve ağırlık değişimi ile kumanda edilen (weight-shift-control) hava taşıtları eğer uçuşlarını yerdeki insan ve gayrimenkullere tehlike oluşturmayacak şekilde gerçekleştiriyorlarsa:\n\n\nMSA\nMSA, kısaltması ile şunlardan biri kastedilmiş olabilir:\n\n\nPalanga (ÅŸehir)\nPalanga (), Litvanya'nın batısında, Baltık Denizi kıyısında bulunan bir şehirdir.\n\n\n1985 CONCACAF Şampiyonası\n1985 CONCACAF Şampiyonası, dokuzuncu CONCACAF Şampiyonası'dır. Katılan ülkeler Kuzey Amerika, Orta Amerika ve Karayipler'de bulunan ülkelerdir. 24 Şubat - 14 Eylül tarihleri arasında lig usulü düzenlenmiştir. Şampiyonayı kazanan Kanada, CONCACAF bölgesinden 1986 FIFA Dünya Kupası'na ilk kez katılma hakkı elde etmiştir.\nHonduras ikinci tura yükseldi.\nKanada ikinci tura yükseldi.\nKosta Rika ikinci tura yükseldi.\nKanada 1986 FIFA Dünya Kupası'na katılma hakkı kazandı.\n5 Gol\n4 Gol\n3 Gol\n\n\nNatalie Merchant\nNatalie Anne Merchant ( d. 26 Ekim 1963, Jamestown, New York, ABD) Amerikalı müzisyen ve söz yazarı. Alternative rock grubu 10,000 Maniacs'a 1981 yılında katılmıştır. 1993 yılından beri solo kariyerine devam etmektedir.\n\n\nKnights of Honor\nKnights of Honor, Bulgar oyun şirketi Black Sea Studios (şimdiki ismi Crytek Black Sea) tarafından geliştirilmiş, bir gerçek zamanlı strateji oyunudur. Oyun 2004 yılında Avrupa’da Sunflowers GmbH ve 2005 yılında Kuzey Amerika’da Paradox Entertainment tarafından yayımlandı. Oyun, ikinci bin yılın ilk yüzyıllarını üç farklı tarihsel zaman periyodu içerisinde ele alarak Avrupa’nın Orta Çağ döneminde oynanmaktadır. Oyuncu 100’ün üzerinde farklı krallıktan birini oynamak üzere seçebilir.\nKnights of Honor İrlanda’dan Gürcistan’a ve İskandinavya’dan Kuzey Afrika’ya kadar uzanan bir alanı kapsayan geniş bir Avrupa haritası üzerinde oynanır. Harita üzerindeki arazi parçaları eyalet adı verilen parsellere bölünmüştür. Her eyalet bir şehir tarafından yönetilir ve kasabalar, çiftlikler, manastırlar ve liman şehirlerinden oluşan çeşitli “Kırsal Bölge”lere sahiptir. Bu kırsal bölgeler değiştirilemez ve her oyun başlamadan önce harita üzerinde rastgele bir şekilde oluşturulur. Şehirde, kırsal bölgelere veya şehrin kendisine kimi avantajlar getirmesine yarayacak çeşitli binalar yapılmasına olanak tanınır. Bu avantajlara örnek; bir kilise inşa edildiği zaman manastırlardan daha fazla tanrıya hürmet puanı gelmesi veya şehirde bir market inşa edildiğinde kasabalardan daha fazla vergi geliri elde edilmesi gibi. Diğer binalar kimi belli başlı üniteleri eğitebilmek (örneğin kılıçlı üniteler için kılıç yapımcısı veya oklu üniteler için ok yapımcısı) veya surlar ve kuleler inşa ederek şehri savunabilmek için gereklidir. Bir şehirde yapılabilecek toplam bina sayısı ise sınırlıdır. Bu yüzden bir şehirde tüm binaların tamamı inşa edilemez ve oyuncu hangi şehirde hangi binaları inşa edeceğine dikkatli karar vermelidir. Diğer strateji oyunları ile karşılaştırıldığında Knights of Honor’daki bina inşa süreleri çok daha uzundur.\nKaynaklar\nÇeşitli geliştirmeler için harcanabilecek toplam 3 farklı kaynak oyunda yer almaktadır. Para, birimlerin üretimi, binaların inşası vs. için gereklidir. Vergilerle, ticaretle ve krallık gücü arttırılarak kazanılır. Tanrıya hürmet puanları krallık gücünü arttırmak ve farklı dindeki eyaletlerin dinini değiştirmek için kullanılır. Kitaplar ise şövalyeleri eğitmek ve eyaletleri adapte etmekte kullanılır. Şehirler aynı zamanda iş gücü yerine geçen Çekiçler (binaları inşa etmede kullanılır) ve şehirlerin kuşatmalara ne kadar uzun süre dayanabileceğini belirleyen Besin kaynağını üretir.\nDin\nDin, Knights of Honor’da önemli bir yer tutar. Dört farklı din oyunda yer almaktadır: Katolik Kilisesi, Ortodoks Kilisesi, İslam ve Paganizm. Papa orta çağ Avrupa’sında gayet etkin bir konumdadır. Katolik Kilisesi’nden istediği Katolik krallıkları çıkartabilir ve Katolik olmayan krallıklara karşı haçlı seferi düzenlenmesi için çağrıda bulunabilir. Haçlı seferine katılmayı seçen oyuncuya güçlü Haçlı birimleri verilir. Papa öldüğü zaman yerine geçecek yeni Papa Avrupa’daki çeşitli rahiplerin arasından seçilir. Eğer oyuncu gayet tecrübeli bir rahibe sahip ise onun Papa olarak seçilme şansı da artar. Seçilmesi durumunda da oyuncu Papa’yı yönetir ve istediği krallıkları aforoz ederek istediği zaman da haçlı seferi çağrısında bulunabilir. Başarılı bir haçlı seferinin sonucunda haçlı seferinin önderine kesin bir sadakatla bağlı bir kukla devlet oluşur veya şehirden büyük miktarda altın yağmalanır. Katolik kilisesi Batı Avrupa ve Akdeniz’de yer alır. Ortodoks grupları Güneydoğu Avrupa’da yer alır ve Bizans’ı takip eder. Bu gruplar bağımsızlık ilan edebilir ve kendi kiliselerini oluşturabilirler. İslam imparatorlukları Haçlı Seferi’ne benzer olarak Cihat çağrısında bulunma yeteneğine sahiptir ve sonucunda istilacılara veya isyancılara karşı saldırmak üzere sınır boylarında ordular ortaya çıkar. Bu çok güçlü bir yetenektir fakat bir kez kullanıldıktan sonra ikinci çağrıyı yapmak için geçmesi gereken zaman biraz uzundur. İslam ülkeleri Kuzey Afrika’da ve Orta Doğu’da bulunur. Paganizm sadece İskandinavya’da ve Doğu Avrupa’nın bazı bölümlerinde bulunan en küçük dindir. Paganlar tanrıya hürmet (kimi belli başlı birimleri ve yapıları yapmaya ve bazı diplomatik seçenekleri ifa etmeye yarayan dini bir kaynak) puanı toplamazlar ve bu yüzden altın üzerine odaklanmada özgürdürler ve dini gerginlik gibi problemler onları etkilemez fakat gelir cezasına sahiptirler ve diğer tüm dinlerle ilişkileri kötüdür. Paganizm, oyuncuların ya da diğer krallıkların sonradan geçme şansı olmayan tek dindir, bir pagan olarak oyunu oynamak için tek yol oyuna bir pagan ulusu ile başlamaktır. Oyuncu oyun içinde inancından vazgeçebilir ve başka bir resmi dine (paganizm hariç) geçiş yapabilir fakat bu gibi dini çelişkiler genelde krallığı bölünmeye götürür ve sonucunda tekrar ulusları birleştirmek gerekir.\nTicaret ve Egzotik Mallar\nVilayetler kimi belli başlı binaların yapımı için gerekli olan “vilayet özellikleri” adı verilen toplam üç adede kadar doğal kaynağa sahip olabilir. Örneğin bir vilayet eğer “verimli topraklar”’a sahipse o vilayette bir kovanlık inşa edilebilir. Bu gibi binalar krallığa farklı pozitif etkileri olan “ticaret malları”’nı elde etmeyi sağlar. Örneğin, atlar süvari ünitelerin yapımı için gereklidir, şarap nüfusu mutlu eder ve gümüş ise ekstra hazine geliri sağlar. Knights of Honor’da başarılı olmanın kilit noktası bu gibi eyaletlere hükmediyor olmaktır. Uygun eyalet özelliklerine sahip eyaletlerden veya diğer krallıklardan ticaret ile elde edilebilen ticaret mallarının yanında “egzotik mallar” olarak adlandırılmış başka bir ticaret malı türü daha oyunda yer almaktadır. Bu mallar herhangi bir şekilde bir eyalette üretilemez fakat şehirde bir limanın inşa edilmesinin ardından limanın geliştirilmesiyle yapılan bir amirallik binası ile ithal edilebilir. Bunlar; fildişi, mücevherat ve baharat gibi mallardır. Ticaret malları ile birlikte bu egzotik mallar “krallık üstünlükleri”ni aktif hale getirebilmek için gereklidir. Her birinin krallığa farklı bir üstünlük sağladığı ve yine her birinin aktif hale gelebilmesi için bir dizi egzotik mallar ve ticaret mallarına ihtiyaç duyulan toplam on farklı krallık üstünlüğü oyunda yer almaktadır. Örneğin krallıktaki ajanlara kimi avantajlar sağlayan “Secret Order (Gizli Görev)” ismindeki krallık üstünlüğünü aktif hale getirebilmek için ticaret mallarından sütunlar, heykeller, gümüş ve boyaya ve egzotik mallardan ise abanoz ve fildişine sahip olmak gerekir.\nOyunda sayıca fazla eyalete hükmediyor olmak diğer krallıklara karşı yalnızca fazla gelir elde etme değil aynı zamanda daha fazla ticaret ve egzotik mallara ve sonucunda da krallık üstünlüklerine sahip olma avantajı sağlar. Bunun yanında sayıca fazla eyalet daha fazla bakım ve savunma sorununu da beraberinde getirir. Tabii ki oyunda kralımız da yalnız değildir.\nŞövalyeler\n“Şövalyeler” olarak bilinen özel üniteler oyuncunun krallığını krallık yapan asli adamlarıdır. Her krallığın en fazla dokuz şövalye yerleştirilebilecek bir Kraliyet Meclisi vardır. Oyuncu, kralın sahip olabileceği üç varisi ve kralın kendisi de dahil olmak üzere kraliyet ailesinden birini şövalye olarak atayabilir. Kraliyet ailesinden birini şövalye olarak atamanın yararı, atamanın ücretsiz olması ve bu şövalyelerin herhangi bir ücret almamasıdır. Bununla birlikte kraliyet ailesinden atanmış bir şövalye oyun boyunca varlığını sürdüremez ve bir süre sonra ölür. Bu sebepten dolayı özellikle Mareşal ve Casus olarak önemli roller üstlenen şövalyeleri kraliyet ailesinden değil de dışarıdan kiralayarak atamak daha akıllıcadır.\nAltı farklı türde şövalye oyunda kiralanabilir.\nMareşal: Mareşal temel olarak oyuncu tarafından eğitilen askerlere komuta edecek bir generaldir. Diplomasi ve casusluğun dışında toprak ele geçirebilmenin tek yolu mareşalleri kullanmaktır. Mareşaller katıldıkları her savaşın ardından, her birinin birinciden üçüncüye doğru gittikçe daha fazla yarar sağladığı toplam üç farklı seviyesi olan beceriler kazanır. Bunlar, Deniz Amiralliğine terfi ederek istenilen noktada tekne yapabilme yeteneğini kazanmak gibi basit becerilerdir. Bununla birlikte kimi beceriler düşmanın moralini azaltmaya ve şehir kuşatmalarında düşmanın zayiatını arttırmaya yarar. Mareşallerin, tamamıyla tükendiğinde askerlerin moralinin düşmesine sebep olan bir besin sığası vardır. Bu sığa, mareşal oyuncunun herhangi bir şehrine gittiğinde yeniden doldurulabilir.\nCasus: Casus, öğrenilmesi hüner isteyen bir şövalye türüdür. Genellikle casuslar bir şövalye gibi görev verilerek rakip krallıkta zarar verici eylem yapması için kullanılır. Rakip krallıkta hangi göreve getirildiğine göre değişerek bir casus birçok farklı işi yerine getirebilir. Örneğin Casus bir Mareşal olarak atanmışsa bir orduyu kendi krallığına karşı isyan için kışkırtabilir. Tabii ki casuslar verilen görevde her zaman başarılı olamaz. Eğer bir casus yakalanırsa, tutuklanarak oyuncunun kendisini çıkarması için yüksek miktarda altın ödemesi gerekeceği veya çürümeye terk edileceği zindana atılır. Bir casusun gerçekleştirebileceği bir diğer görev ise oyuncunun kendi krallığında, diğer krallıkların casusluğuna karşı önlem olarak kalmasıdır. Eğer başka bir casusun varlığı ortaya çıkarsa, oyuncu o casusu öldürebilir, zindana atabilir, serbest bırakabilir veya para karşılığı krallığına geri iade edebilir. Elbette ikinci seçenek her zaman işe yaramaz. Eğer bir şövalye kiraladıysanız, o şövalye aslında başka bir krallığın casusu olabilir ve casusun hangi krallık adına çalıştığını öğrenmek için işkence yapabilirsiniz.\nTüccar: Tüccar, diğer krallıklar ile ticaret yaparak krallığa fazladan para getiren veya belli başlı kaynakları sağlayan bir ticaret adamıdır. İki krallık arasında ticaretin yapılabilmesi için aralarında bir ticaret anlaşması imzalamaları gerekir. Bir tüccar bir krallık ile ticari ilişki içerisinde iken tüccara basitçe fazladan para getirme veya bir ticaret malını krallığa kazandırma görevi verilebilir. Örneğin, atlı asker eğitebilmek için gerekli olan “atlar” kaynağına ihtiyacı olan bir oyuncu, tüccara, daha önceden Ticaret Anlaşması yaptığı bir krallıktan atlar kaynağını getirme görevini verebilir.\nDin Adamı: Din Adamı, oyuncuya dini işler için tahsis edilmiş bir şövalyedir. Çeşitli iç işleri ve sosyal amaçları yerine getirebilir. Din Adamı, inşacı veya toprak sahibi gibi, atanarak eyaleti yöneten bir şövalyedir. Bir eyalete atandıktan sonra Din Adamı, “kitap - geliri” sayısını bir arttırarak kitap yazmaya başlar. Bütün gün oturup kitap yazmanın yanında Din Adamı'na eyalette iki farklı görev daha verilebilir. Bunlardan birincisi halkı adapte etmedir. Yeni bir eyalet fethedildiği zaman halk genelde önceki krallıklarına karşı sadakat gösterir. Halk adapte edilerek bu sadakatten vazgeçirilebilir ve eyalette isyan çıkma şansı azaltılır. İkincisi ise farklı bir dindeki eyaletin dinini kendi dinine çevirmedir. Bu görev çok masraflı olmasının yanında Din Adamı için de tehlikeli bir iş olabilir. Eğer oyundaki krallığınız Katolik ise Din Adamı’nızın Papa olma ihtimali vardır ve istediğiniz Katolik Krallıkları aforoz edebilir ve istediğiniz zaman da bir Haçlı Seferi çağrısında bulunabilirsiniz. Mevcut Papa öldükten sonra yerine geçecek yeni Papa’nın sizin Din Adamı'nız olma şansı, krallığınızın büyüklüğü ve gücü ile Din Adamı'nın ne denli eğitimli olduğuna göre değişir. Eğer ki krallığınız Ortodoks ise kiliseniz Bizans piskoposunun emrinde olacaktır, bununla birlikte eğer 5. seviye bir Din Adamı'na sahip iseniz kilisenizin bağımsızlığını ilan edebilir ve Din Adamı'nızı bu bağımsız kilisenin piskoposu olarak atayabilirsiniz. Bunu yapmanız durumunda artık Din Adamı'nızın yaş durumu da hesaba katılacak ve eğer kilisenizin bağımsızlığını devam ettirmesini isterseniz, sürekli olarak, Din Adamı'nız öldüğünde yerine geçecek ikinci bir 5. seviye Din Adamı bulundurmanız gerekecektir, aksi takdirde kiliseniz yeniden Bizans piskoposluğunun emrine girecektir.\nToprak Ağası: Bir toprak ağası, ordu için temel bir gereksinim olan besin kaynağı ile ilgili sorumluluğa sahiptir. Şehre bütünüyle besin kaynağı sağlamasından dolayı daha fazla insan şehre gelecektir. Son olarak bir toprak ağasının komutası altındaki şehirler, kuşatmalara daha uzun süre dayanabilir.\nİnşacı: İnşacının tek bir görevi vardır. Bir şehirde daha fazla işçinin çalışmasını sağlar ve böylelikle şehir daha çabuk gelişir. Bir inşacı aynı zamanda yağmalanan bir eyalette yitirilen besin/tanrıya hürmet/işçi gibi değerleri, kasabaların, bir inşacıya sahip olmayan eyaletlere göre daha hızlı bir şekilde geri kazanmasını sağlar.\nŞu bilinmelidir ki, her bir şövalye (Mareşal hariç) daha yüksek bonuslara sahip olabilmesi için kitaplarla eğitilebilir.Mareşaller sadece savaş meydanında yeni yetenekler kazanabilir.\nOyunun asıl amacı Avrupa'nın İmparatoru olabilmektir. Bununla birlikte oyuncu istediğini yapabilmekte özgürdür. Oyunda herhangi bir zaman kısıtlaması yoktur. Oyundaki asıl amaca ulaşabilmenin iki farklı yolu vardır. Birinci yol, Antakya'dan Dublin'e kadar her yeri fethetmektir. Bu, tamamen askeri güç sayesinde gerçekleştirilebilir fakat, oyuncu, farklı bir ülkenin prenslerinden birisi ile kendi prensesini evlendirmesi ve diğer ülkenin kralının ölmesi durumunda, oyuncunun prensesine de miras hakkı düşeceği için oyuncu, diğer krallıktan miras hakkı olarak toprak talep ederek askeri güç kullanmadan da bir eyaleti ele geçirebilir. Ayrıca, imparatorluk toprakları genişledikçe kontrol etmesi de gittikçe zorlaşacağı için oyuncu, eğer kendisini Avrupa'nın İmparatoru olabilecek kadar güçlü hissediyor ise basitçe “Unvan Talebi” yapabilir. Bu, oyuncunun tek başına veya Orta Avrupa'nın diğer güçlü devletleri ile birlikte Avrupa'nın en üstün kralı olabilmesi için oylanacağı anlamına gelmektedir. Bununla birlikte eğer öneri kabul görmez ise, bütün güçlü devletler En Üstün Tahtı ele geçirme girişiminden dolayı oyuncuya savaş açacaktır.\nDaha geniş bir imparatorluğun çekirdek vilayetlerini yeniden birleştirerek ve fethederek genişleyebilen kimi belli başlı krallıklar vardır. Örneğin Kiev, Muscovy (ve Kazan) olarak oynuyorsanız, merkez Rusya’nın (Polotsk, Muscovy, Ryazan, Smolensk, Kiev, Chernigov, Novogorod, Tver, Voronezh, Saratov, Vladimir, Kazan) vilayetlerini ele geçirmek size Rusya İmparatorluğu’nu kurma fırsatını verir. Aynı şekilde Normandy ile oynarken Britanya’nın anahtar vilayetleri ele geçirilerek (ve Wessex, York ve East Anglia krallıkları da yıkılarak) İngiltere krallığı kurulabilir. Yeni bir ulus oluşturmak için gerekli şartlar sağlandığı zaman krallığın adını değiştirip değiştirmemeyi seçebilirsiniz; eğer değiştirirseniz krallığınız birkaç bonus vilayeti almanın yanında bir defaya mahsus olarak altın bonusu da kazanır. Bu gibi krallıklar için bu çok hızlı bir şekilde genişleme imkânı sunar. İşin bir diğer tarafı da şudur ki komşu krallıklar da kendi uluslarını birleştirebilir ve bonus olarak aldıkları vilayetler senin krallığından giden topraklar olabilir.\n\n\nDeportivo Pereira\nDeportivo Pereira, Kolombiya'da merkezi Pereira, Risaralda'da bulunan bir futbol kulübü. 1944 yılında kurulan takım Kolombiya 2. Ligi Categoría Primera B'de mücadele etmektedir. Takım, maçlarını Estadio Hernán Ramírez Villegas'de oynar.\nTakım 1. Lig olan Categoría Primera A'ya ilk kez 1949 yılında çıkmıştır.\n\"28 Ocak 2011 itibarıyla\"\n\n\nBrown Ideye\nIdeye Aide Brown (10 Ekim 1988 tarihinde Yenagoa, Nijerya) Santrafor mevkiinde görev yapan Nijeryalı futbolcudur.\n\n\nEast Side Gallery\nEast Side Gallery (İngilizce:\"Doğu Yakası Galerisi\"), uluslararası bir özgürlük anıtı. Berlin'in Friedrichshain-Kreuzberg semtindeki Mühlenstraße boyunca Berlin Duvarı'nın 1.3 km uzunluğunda bir parçasıdır.\nGaleri, 1990 yılında Berlin Duvarı'nın doğu yakasında dünyanın çeşitli yerlerinden ressamların yaptığı 105 resim içermektedir. East Side Gallery, iki Alman sanat derneği VBK ve BBK'nın birleşmesinin ardından oluşturulmuştur. Kurucu üyeleri Bodo Sperling, Barbara Greul Aschanta, Jörg Kubitzki ve David Monti'dir.\nDünyadaki en büyük ve en uzun süre ziyarete açık kalan açık hava galerilerinden biridir. Jürgen Grosse (INDIANO), Dimitri Vrubel, Siegfrid Santoni, Bodo Sperling, Kasra Alavi, Kani Alavi, Jim Avignon, Thierry Noir, Ingeborg Blumenthal, Ignasi Blanch i Gisbert, Kim Prisu, \nHervé Morlay VR ve diğer sanatçıların resimlerini içermektedir. Bu resimler değişimin zamanını geldiğini ve tüm dünyada daha iyi, daha özgür bir gelecek umutlarını vurgulamaktadır.\nHaziran 2006'da O2 World'dan Spree nehrine ulaşım sağlamak amacıyla 40 metrelik bir bölümü orijinal parçanın batısına taşındı.\nResimlerin üçte ikisi erozyon, graffiti ve vandalizm sebebiyle zarar gördü. Üçte biri ise 2000 yılından itibaren, kâr amacı gütmeyen bir kuruluş tarafından onarıldı.\nTüm resimlerin restorasyonuna 2009 yılında başlanmış olsa da 1990 yılında resimleri yapan ressamlardan 8 tanesi aynı resimleri yapmayı reddetti. Ressamlar, restorasyon sırasında tamamiyle yıkılan kendi eserlerinin izinleri alınmadan kopyalarının yapılmasının telif hakları ihlali olduğunu iddia ederek dava açtılar.\n\n\nAyila Yussuf\nAtanda Ayila Yussuf (d. 4 Kasım 1984, Lagos), orta saha mevkiinde görev yapan Nijeryalı futbolcudur. Dinamo Kiev'den kiralık olarak Metalist Harkiv'de forma giymektedir.\n\n\nKürt İstiklâl Komitesi\nKürt İstiklâl Komitesi (Ekrem Cemilpaşa'ya göre, \"Azadi\", İhsan Nuri Paşa'ya göre, \"Kürdistan Bağımsızlık Komitesi\", Nuri Dersimi'ye göre, \"Kürt İstiklâl Cemiyeti\"), Kürt aşiret ve nüfuz sahiplerinin kurmuş olduğu, hedef olarak bağımsız bir Kürdistan seçilen Kürt gizli örgütü.\nBu örgüt hakkında fazla bilgi yoktur. Dönemin siyasal koşulları nedeniyle üyeleri de gizli tutulmuştur. Cemiyete en büyük destek aşiret liderleri tarafından yapılmıştır bu yüzden cemiyetin önderlik kadrosu aşiret ileri gelenlerinden oluşmaktadır.\nCibranlı Halit 20 Aralık 1924'te Erzurum'da tutuklandı ve Süvari Tümen Komutan Vekili Albay Ferit Bey başkanlığında kurulan Bitlis Harp Divanı'nda yargılandı. Hıyanet-i Vataniye Kanunu gereğince verilen karar sonucu 14 Nisan 1925 saat 5.30'da Bitlis'te Yusuf Ziya Bey, Yusuf Ziya'nın kardeşi Teğmen Ali Rıza Bey, Yusuf Ziya'nın damadı Faik Bey ile Mela Abdurrahman ile birlikte kurşuna dizildi. \nŞeyh Said'in damadı olan Cibranlı Halit'in ölümünden sonra Şeyh Said aynı amaçlar doğrultusunda bir örgüt yapılanması kurmuştur. Azadi Cemiiyeti üyelerinin desteklediği ayaklanma, ordu tarafından bastırılmış ve ayaklanmanın sorumluları idam edilmiştir.\nOğuz Aytepe, \"Kürt İstiklal Komitesi\", \"Tarih ve Toplum\", 173, s. 45-49.\n\n\nØstfold\nØstfold (Norveççe: \"Østfold fylke\") Norveç'in güneydoğu kıyısındaki eyalettir. Askim, Mysen, Fredrikstad, Halden, Moss ve Sarpsborg Østfold'a bağlı olan altı şehirdir.\nAkershus ile İsveç'in Värmland ve Västra Götaland illerine komşu olan eyalatin dahilindeki Sarpsborg ve Fredrikstad en büyük şehirlerdir. Üretim tesisleri genelde burada yer almaktadır. Moss ve Fredrikstad'da tersaneler bulunmaktadır. Ayrıca granit taş madenleri bulunmaktadır.\nEyaletin adının anlamı doğu körfezidir. (Nn: \"Oslofjorden var Fold\") \"Ost\" doğu, \"fold\" ise fiyord, körfez demektir. İsmin kökeni 1543 yılına dayanmaktadır. \nØstfold, petroglifler (kaya resimleri) ve bölge genelindeki mezar höyükleri ile, ülkenin en eski yerleşim bölgeleri arasındadır. Viking medeniyeti altına girmeleri yanı sıra bir dönem Norveç Kralı Harald Fairhair yönetimindeyken İsveç'in egemenliği altına girmiştir. \nDaha sonra İsveç Danimarka egemenliği altındayken, Danimarka Kralı bölgeyi pek çok baron payesine ayırmıştır. “Heggen” ve “Frøland” baronlukları, bugünkü Askim, Eidsberg ve Trøgstad bölgesi, Akershus sınırlarındayken 1768'de Østfold'a bağlanmışlardır. \nİsveç ile Oslo Körfezi'nin ortasında yer almaktadır. Norveç'in en uzun nehri Glomma Nehri eyalet boyunca geçerek Fredrikstad ile Oslo Körfezine akar. Kuzeyi ormanlık bir araziyle kaplı olan bölge İsveç sınırı boyunca dağlıktır. Merkezinde büyük bir göl sistemi vardır. Kıyı şeridi boyunca kayalıklar ve küçük takım adalar bulunmaktadır. \nRüzgâr kış aylarında güneyden kuzeye, yaz aylarında ise kuzeyden kuzeydoğuya eser. Ortalama sıcaklıkları Ocak ayında -3,-5 °C , Temmuz ayında ise 16-17 °C arasında değişmektedir. Kış aylarında kıyıda sıcaklıklar genellikle -1 °C civarındadır. Yıllık yağış miktarı genellikle yaz sonu ve sonbaharda yoğun olup 700–800 mm civarındadır. Bölge denize yakın olduğundan dolayı son bahar ve kış aylarında yoğun sis olmaktadır.\nØstfold Oslo ve İsveç arasında stratejik bir konuma sahiptir. Rygge'de bulunan “Moss Airport” eyalatin tek kamu hava alanıdır. “ Ryanair” bu hava alanından uluslararası uçuşlar sağlayan ana şirketdir. Havaalanı, iki saat uzaklıktaki iki milyondan fazla yolcu taşıyan Gardermoen'deki “Oslo Airport” hava alanı için seferler düzenlemektedir. E6 ve E18 kara yolları ile Oslo-Göteborg demiryolu hattı sayesinde Norveç'ten İsveç'e düzenli bir alt yapıya sahiptir.\nNüfusun çoğu kıyı bölgesinde yer almaktadır. Nüfusun en yoğun olduğu kırsal bölgeleri Moss, Sarpsborg, Fredrikstad ve Halden'dir. Askim ve Mysen dahil olmak üzere kıyı şehirlerinde nüfus yoğunluğu daha fazladır.\n\n\nİmparatorluk çemberi\nBir İmparatorluk Çemberi ( ), Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu'nda bölgesel bir gruplaşmayla ortaya çıkmış bölgedir. Ortak bir savunma yapısı oluşturmak ve imparatorluk vergilerini toplamak amacıyla kurulmuştur.\nHer bir çemberin kendine ait bir Diyeti vardı. Fakat, bu diyete üye ülkeler her zaman İmparatorluk Diyeti'ne üye olmak zorunda değildi.\nİlk olarak 1500 Augsburg Diyeti ile İmparatorluk Reformu'nun bir parçası olarak altı çember kuruldu:\nİlk olarak Habsburg hanedanı ve Elektörler tarafından kontrol edilen topraklar çemberlere dahil edilmemişti. 1512 Trier ve Köln Diyetleri bu bölgeleri de dört çemberde topladı:\nMaximilian'ın Burdundiya mirası ile ilgili Fransız iddiaları üzerine 1512 Diyeti resmî olarak\"Alman Ulusunun Kutsal Roma İmparatorluğu\" () adını kullanmaya başladı.\nİmparatorluk 1581'de Hollanda Cumhuriyeti'nin bölünmesi ve 1679 Nijmegen Antlaşmaları sonrası Fransız ilhakı ile batı topraklarını kaybetmiş olsa da on adet çember 1790'lara kadar değişmeden devam etti. Bu tarihten sonra Fransız Devrim Savaşları'nın etkisiyle Avrupa siyasî haritasında önemli değişimler yaşanmaya başladı.\nBirçok imparatorluk bölgesi çemberlerin dışında kalmıştır. Bunlardan bazıları:\n\n\nPeter Sugar\nPeter Sugar (Ocak 1919, Budapeşte, Macaristan – 5 Aralık 1999, ABD), Amerikan tarihçi, Almanca konuşan ülkeler ve Rusya arasında kalan bölgeyi tanımlamakta olan Doğu Avrupa coğrafyası tarihi ve 1990'lardaki Yugoslav Savaşları esnasında sıklıkla düzenlenen uluslararası konferanslarda konuşmacı olması ile bilinir.\nBudapeşte, Macaristan’da doğdu. \"Budapeşte Lutheran Spor Okulu\"'ndan (\"Budapest's Lutheran Gymnasium\") mezun oldu. Macaristan Millî Buz Hokeyi Takımı'nda oynadı ve ve Macar ordusunda süvari olarak hizmet etti. II. Dünya Savaşı'ndan önce İstanbul’a yerleşerek burada Türkçe öğrendi ve Doğu Avrupa çalışmalarında uzmanlaşmaya başladı. II. Dünya Savaşı esnasında bulunduğu Türkiye'de ABD ordusu adına \"Karşı İstihbarat\" alanında çalıştı. Bu nedenle 1946'da ABD'ye yerleşmesine izin verildi. Yerleştiği New York'ta bulunan City College'de tarih öğrenimi almaya başladı. 1954'te lisans belgesini aldı. Princeton Üniversitesi'ne doktora programı için kaydoldu. Buradan PhD derecesi ile \"Yakın Doğu\" çalışmaları alanından 1959'da mezun oldu.\n\"Sugar\", 1959 yılında Washington Üniversitesi'nde Avrupa ve Osmanlı tarihi öğretimine başladı. 1987'de yılın öğretim üyesi seçildi. 9 Mart 1989'da emekli oldu. Seattle Belediye Başkanı Charles Royer otuz yılı kapsayan bir dönemde profesör olarak üniversitedeki çalışmaları ve katkıları nedeni ile emekli olduğu tarihi O’nun onuruna \"Peter Sugar Günü\" olarak duyurdu.\n\n\nWorld Travel Channel\nWorld Travel Channel, MediaSa Grubu'na ait bir televizyon kanalı (idi). World Travel Channel, Türkiye'nin ilk tatil televizyonu kanalı (idi).Yayınına 2011 yılında başlayan kanal Türksat 3A, Digitürk ve D-Smart platformlarından izlenebilmekte (idi). World Travel Channel, 5 Ocak 2017'de kapanmıştır.\n\n\nPressburg Barışı (1805)\nPressburg Barışı (1805) ya da Dördüncü Pressburg Barışı ya da Pressburg Antlaşması, Pressburg'da (günümüzde Bratislava, Slovakya) imzalanan bir barış antlaşması için kullanılan isim.\nPressburg Barışı ya da Pressburg Antlaşması; ; ) 26 Aralık 1805'de Fransa ile Avusturya arasında Ulm ve Austerlitz Muharebeleri'nde Avusturya'nın aldığı yenilgilerin sonucu olarak imzalandı. 4 Aralık tarihinde ateşkes ilan edildi ve barış görüşmeleri başladı. Antlaşma Pressburg'da Avusturya adına Lihnteştayn Prensi I. Johann Josef ve Macar Kontu Ignác Gyulay ile Fransa adına Charles-Maurice de Talleyrand-Périgord tarafından imzalandı.\n\"Barış ve dostluk\" kuran maddelerin ve Avusturya'nın Üçüncü Koalisyon'dan ayrılmasının dışında bu antlaşma ile önemli Avrupa toprakları da Avusturya'dan alındı. Önceki antlaşmalar Campo Formio ve Lunéville'nin kazanımları tekrar vurgulandı ve İtalya ile Bavyera'daki Avusturya toprakları Fransa'ya geçti. Bavyera Kralı, Württemberg Kralı ve Baden Elektörü Fransızların tarafına geçti. Avusturya bu bölgeler üzerindeki iddialarından istisnasız vazgeçti. Tirol ve Vorarlberg Bavyera'ya verilirken, Venetya, Istrya ve Dalmaçya da daha önce Napolyon tarafından ele geçirilen İtalya Krallığı'na verildi. Augsburg, Bavyera'ya bırakıldı ve Salzburg Elektörlüğü'nü de Avusturya aldı.\nBu antlaşma ile Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu'nun fillen sonu gelmiş oldu. II. Franz Kutsal Roma Cermen İmparatoru unvanınını bırakarak Avusturya İmparatoru unvanını aldı ve Napolyon Ren Konfederasyonu'nu kurdu. Ayrıca savaş tazminatı olarak da Fransa'ya 40 milyon frank ödendi.\n\n\nMakedonya Meydanı (Üsküp)\nMakedonya Meydanı (Makedonca: Плоштад Македонија) Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’ün ana meydanıdır. Makedonya’nın en büyük meydanı olan Makedonya Meydanı, 18.500 m büyüklüğündedir.\nMeydan, şehrin merkezinde, Vardar’ın yanında bulunur. Şehrin simgelerinden Fatih Sultan Mehmet Köprüsü de burada yer alır. Meydan ayrıca ticaret merkezinin, alışveriş yerlerinin, kafelerin de bulunduğu bir alandır. Üsküp’ün ulaşım ağının önemli kısımları da meydanın etrafından geçer.\n2007 yılında Makedonya hükümeti, Ordu Evi, Eski Tiyatro gibi eski yapıları yenileme planı hazırlamıştır. Bunlardan bazıları 1963 yılındaki Üsküp depreminde hasar görmüşlerdi.\n2008 yılında meydana büyük ve yüksek bir Kuzey Makedonya bayrağı eklenmiştir. Aynı dönemde 68 tane daha bayrak da Makedonya’nın çeşitli bölgelerine takılmıştır.\n2 Mayıs 2010 tarihinde Gotse Delçev ve Dame Gruev heykelleri, taş köprünün hemen yanına eklenmiştir. Sonrasında meydanın tam orta yerine büyük bir Büyük İskender heykeli eklenmiş; 8 Eylül 2011 tarihinde de açılışı yapılmıştır.\n\n\nDžafer-beg Kulenović\nDr Džafer-beg Kulenović (1891 - 1956) NDH en yüksek rütbeli Bosnalı biri olarak, Hırvatistan Bağımsız Devleti (NDH) 1941 ve 1945 yılları arasında Başkan Yardımcısı oldu. O Yugoslav Müslüman Örgütü 1939 yılından bu yana da Cumhurbaşkanı oldu.\nKulenović Rajinovci 17 Şubat 1891 tarihinde doğdu.\nKulenović'in ölümünün ardından zaman siyasi parti, Yugoslav Müslüman Örgütü, büyük Bosnalı başkanı olarak göreve 1939'da girmiştir. Kulenović, İkinci Dünya Savaşı öncesi Yugoslavya hükümette bir bakan oldu.\nHırvatistan Bağımsız Devleti (NDH) 7 Kasım 1941 ve savaşın sonuna kadar görev yapmıştır. O aslında Osman Kulenović bu pozisyonda ağabeyi başarmıştı. Savaşın sonunda Avusturya çekildi. O İngiliz güçleri tarafından yakalandığını ve gözaltı merkezine gönderildi.Mile Budak, hangi olasılıkla kendisi bağışladı.\nKulenović sonra Şam'a göç etti.Ölümüne kadar orada yaşadı. Suriye'de iken, Arjantin'de Hırvatlar onun gazetecilik yazılarının derlemesi yayınladı. 1950 yılında Bosnalı Chicago Topluluk o Lahore, Pakistan Dünya Savaşı sonrasında Müslüman Kongresi için yazdığı bir konuşma yayınlandı. Bu yirmi iki broşürdü. İslam inancına Hırvatlara karşı detaylı Sırp saldırganlığı \"Dünya Onların Dini Kardeşleri için Hırvat Müslümanların bir Mesaj\" başlıklı ve Hırvat birlik fikrini destekledi.\nSadece birkaç ay ölümünden önce, Hırvatistan Kurtuluş Hareketi Dr Kulenović kurucuları ve imza atanlardan biri olmak ile kuruldu.\nOğlu Nahid Kulenović Bu Hareketi ile çalışmaya devam etti, ama öldürüldü.\nOnun torunu Džafer Kulenović şimdi biri ana Bosnalı Kuzey Amerikalı Boşnaklar Kongresi (2002-2009) en büyük Bosnalı örgütün Başkan Yardımcısı olarak hizmet ettikten Kuzey Amerika liderleri, ABD, İslam Kültür Merkezi Başkanı olarak Northbrook, Illinois (2004-2009) (eski Bosnalı Kuzey Amerika'da cami) ve Demokratik Hareket Partisi Yönetim Kurulu üyesi olarak (SDA) Saraybosna (2001-2009) içinde. Halen Hilal Bancshares, İslami Bankacılık bir uzmanlık ile Güneydoğu Avrupa ve Güney Asya toplulukları için catering Chicago bölgesinde geliştirilen yeni bir banka girişim Başkanı ve CEO'su olarak görev almıştır.\n\n\nKutrigurlar\nKutrigurlar ilk belirlemelere göre Avrupa Hunlarının bir kabilesi olan Ön Bulgarların Ogurlar gibi öncül boylarından biri olduğu varsayılan Türk boyudur. Bunlar, Avrupa’nın Karanlık Çağ 539-540 dönemlerinde varlık göstermiş atlı göçebe bir topluluktu. Avrupa Hun devletinin askerî kanadında büyük rol oynayan Kutrigurlar, Avrupa Avarlarında da yine önemli bir boy oldu. 6. yüzyılda İmaon Dağları'ndan üç kardeş tarafından yönetilen boy Göktürklerin doğu seferlerinde de askeri anlamda güç kattılar.\nZabergan'ın liderliğindeki (559–562) Kutrigurlar 559 yılında Bizans İmparatorluğu'nun kuzey sınırlarını aşıp saldırılar düzenlediler. Zabergan'dan sonra Avar Kağanlığı'nın kurucusu olan I. Bayan Kutrigurları da yönetmeye başladı. Onun döneminde Kutrigurların da Bizans politikası değişti ve iş birliği yolunu seçtiler.\n\n\nBlack Veil Brides\nBlack Veil Brides, Hollywood, Kaliforniya kökenli Amerikan heavy metal grubu. Grup, Andrew Biersack (vokal), Ashley Purdy (bass, geri vokal), Jake Pitts (gitar), Jinxx (gitar, keman) ve Christian \"CC\" Coma (bateri)'dan oluşuyor. Black Veil Brides'in Kiss grubunun 1980'lerdeki glam metal eylemlerinden etkilendikleri biliniyor.\nBlack Veil Brides, 2006 yılında Brides ismiyle Andy Biersack (vokal), Johnny Herold (gitar) ve Phil Cenedella (bass) tarafından Delhi, Ohio'da kuruldu. Grup bir süre sonra MySpace üzerinden Nate Shipp (gitar) ve Chris Riesenberg (bateri) ile bağlantıya geçti ve Nate ile Chris gruba dahil edildi. İlk şarkısı \"Knives and Pens\" ile tanınmaya başlayan Black Veil Brides'ın ilk müzik videosu YouTube'da 59,146,700'dan fazla izlendi.\nKasım 2009'da David \"Pan\" Burton, grup içindeki çatışmalardan dolayı gruptan ayrıldı. Kısa bir süre Chris \"Hollywood\" Bluser gitarist olarak gruba katıldı. Myspace'de yayınlanan demoların söz yazarı Biersack'di. Black Veil Brides demoları yayınladığında Pan, kendi kayıtlarının da bu demoda olduğunu öne sürdü ve şarkıları gruba katılmadan önce yazmış olduğunu söyledi. \"We Stitch These Wounds\" 'dan önce yayınlanan demolar sayesinde grup şarkıların başlığını değiştirme imkânı buldu ve \"Beautiful Remains\", \"Funeral in Flames\" olarak; \"All Your Hate\", \"Alive and Burning\" olarak değiştirildi. Öte yandan \"Sweet Blasphemy\" aynı kaldı.\nEylül 2009'da Black Veil Brides, bugünkü adını kulanarak bağımsız plak şirketi StandBy Records ile anlaşma imzaladı. Grup, yeni bir albüm ve tur için yazım sürecine girdi. Aralık 2009'da grup, \"On Leather Wings\" başlıklı ilk Amerika turuna çıktı.\n13 Temmuz 2010 grup, ilk albümü \"We Stitch These Wounds\" 'ı yayımladı ve albüm, daha ilk haftasında 10.000'den fazla kopya satarak \"Billboard\" Top 200 listesinde 36. sıraya, \"Billboard\" Independent listesinde 1. sıraya kadar yükseldi. 2010'un sonlarında Black Veil Brides, The Birthday Massacre, Dommin ve Aural Vampire gruplarıyla turneye çıktı.\nHot Topic'in baş müzik görevlisi John Kirkpatrick'in grup hakkındaki sözleri (Grubun t-shirtleri ülkede en çok satan ikinci t-shirt olmuştu) üzerine Black Veil Brides, Lava Records'un başkanı Jason Flom'un dikkatini çeker. Grup, \"D.I.Y.\" modasının sıkı bir takipçisiydi -videolarında görüleceği gibi- bu da dikkatlerden kaçmayan bir detay oldu. Flom, grubu dinledikten ve grupla tanıştıktan sonra tam olarak ne aradığına karar verdi ve grup hakkında HitQuarters'a şunları söyledi:\n\"Onlar on yıllardırki eksikliği geri getiriyor. Onlar gerçekten hayattaki büyük rock kahramanlarından. Makyajları, saçları, derileri ve en önemlisi harika şarkıları, harika çalışları...\"\nFlom sonunda StandBy Records'un kurucusu Neil Sheehan ile Lava'nın yayında grubun başka plak şirketinin daha olması için anlaşmaya vardı.\nBlack Veil Brides, \"God Save The Scream Tour\" 2011'de Murderdolls'un yan grubu olarak sahne aldı. Ardından 18 Mart ile 6 Mayıs arasında AP Tour ile Amerika turnesine çıktı. Grup bunun ardından Vans Warped Tour ile devam etti. Bu turne 24 Haziran 2011 ile aynı yılın 14 Ağustosuna kadar olan aralığı kapsıyordu. Aynı zamanda grubun UK ve Bamboozle'da Download Festival'de yer aldı. 20 Nisan grubun Revolver Dergisi Golden Gods Ödülleri'ni En İyi Grup dalında ve Kerrang! UK Rock Dergisi Ödüllerini En İyi Yeni Grup dalında kazandığı, Kerrang! Ödüllerine En İyi Uluslararası Yeni Grup dalında aday gösterildiği öğrenildi.\nKapak çalışması Nisan'da yayınlanan grubun ikinci stüdyo albümü \"Set the World on Fire\", Lava/Universal Republic tarafından 14 Haziran 2011 tarihinde yayınlandı. Albümle aynı ismi taşıyan parçanın \"Çığlık 4\"'de kullanılması planlandı. Grup, haberlerde bir açıklamayla birlikte filmde kullanılmayan şarkının genişletilmiş bir önizlemesini yayınladı. Bunun ardından, şarkının 23 Mayıs'ta vizyona giren filminde kullanılacağı açıklandı.\nAlbümdeki parçaların klipleri daha albüm çıkmadan önce yayınlandı. Albümün ilk klibi \"Fallen Angels\" teklisine çekildi ve nisanın sonunda yayınlandı. \"Fallen Angels\"ın bir sonucu olarak \"Youth and Whisky\" önizlemesi gecikmeli olarak 3 Mayıs'ta yayınlandı. Albümün sonraki teklisi The Legacy, Patrick Fogarty'nin yönettiği klibiyle birlikte 6 Haziran 2011 tarihinde YouTube üzerinden yayınlandı. Grup, Haziran 2011'de Nürburg, Almanya'da Rock am Ring festivali kapsamında Nürburgring motor sporları kompleksinde çaldı. Ardından \"Set the World on Fire\" albümünün üçüncü teklisi Rebel Love Song'a Patrick Fogarty'nin yönetmenliğinde bir klip çekildi. Çekilen klip 19 Ekim'de YouTube'da yayınlandı. 25 ekimde grup, \"Certain Reasons\"ın tur günlerini Andy Biersack'ın bateri setinin bulduğu yüksek platforma çarpıp burnunu kırmasından dolayı iptal ettiğini duyurdu. Grup, Avenged Sevenfold, Asking Alexandria ve Hollywood Undead'in katılacağı Buried Alive Tour ile turnelere tekrar başlayacağını duyurdu.\nAndy'nin Twitter'ı aracılığıyla yayınlanacak EP'nin başlığının \"\"Rebels\"\" olacağı duyuruldu. Daha sonra EP hakkında fragmanlar YouTube üzerinden yayınlanmaya başladı. İlk fragman Billy Idol cover şarkısı olan \"Rebel Yell\" parçasındaki Andy'nin vokal kayıtlarından oluşuyordu. İkinci fragmanda Andy, EP hakkında daha detaylı bilgiler paylaştı. Üçüncü ve son fragmanda ise 14 kasımda yayınlandı ve önceki albüm \"Set the World on Fire\"dan arta kalan parça \"Coffin\"'in EP'de yer alacağı açıklandı. Grup, Glasswerk National'dan Chris ile bir röportajında Ozzy Osbourne ve Black Label Society'den Zakk Wylde'ın EP'de konuk gitarist olacağını ima etti ve planlandığı üzere 12 Aralık 2011'de yayınlanan \"Rebels\" albümünde Wylde, Kiss coverı Unholy parçasında konuk gitarist olarak yer aldı.\nGrubun bir sonraki albümüyle ilgili olaraksa Jinxx ve Jake Glasswerk National için Chris Droney'e bir röportajda sürekli yeni şarkı yazdıklarını ve planlarının Nisan 2012'de yeni albümün kayıtlarını yapmak olduğunu söyledi. 18 Şubatta Jake Pitts yapımda olan üçüncü albümü ima ederek Twitter'da, \"İnanılmaz şeyler! Sonraki kayıt sizi tekmeleyecek.\" yazdı. Şubat 2012'daki bir röportajda Ashley Purdy, grubun üçüncü stüdyo albümünün 2012 yılının sonunda piyasaya sürüleceğini duyurdu.\n\n\nBlack Veil Brides diskografisi\nAmerikan rock grubu Black Veil Brides'ın diskografisi toplamda iki stüdyo albümü, iki EP, üç tekli ve beş müzik videosundan oluşur.\n\n\nLukman Haruna\nHaruna Abdulkarim Lukman (d. 4 Aralık 1990 tarihinde Jos, Nijerya) orta saha mevkiinde görev yapan Nijeryalı futbolcudur.\n\n\nLava Records\nLava Records, Universal Music Group tarafından kurulmuş bir Amerikan plak şirketi.\n\n\nAustin Ejide\nAugustine Amamchukwu Ejide (d. 8 Nisan 1984, Onitsha) kaleci mevkiinde görev yapan Nijeryalı futbolcudur.\n\n\nBala Hisar\nBala Hisar Afganistan'ın Kabil kentinde yer alan eski bir kaledir. Yapımı tahmini tarih MS 5. yüzyılda civarındadır. Bala Hisar, Kuh-e-Sherdarwaza Dağı arkasında modern şehir merkezinin güneyinde yer alır. Surları çok yüksek ve kalın (20 feet (6,1 m) yükseklik ve 12 feet (3,7 m) kalınlık) olan kabil surları Kuh-e-Sherdarwaza Dağından başlayarak nehre kadar uzanır.\nBala Hisar aslında iki parçaya ayrılır. Aşağıda kalan kısmı Ahır, kışla ve kraliyet sarayları içerirken; yukarıda kalan kısımda konut, cephanelik ve Kabil zindanları nedeniyle kötü bir şöhrete sahiptir. Bu nedenle yerel halk tarafından \"Siyah Kuyu\" olarak da adlandırılır.\nBala Hisar Afganistan'da İlk İngiliz-Afgan Savaşı() (1838-1842) ve İkinci İngiliz-Afgan Savaşı (1878-1880) sırasında işgalci İngiliz ile çatışmaya girdiği 19. yüzyılda Afganistan'ın en kanlı çarpışmaların bazı yerdir.\n1839 yılından itibaren İngilizler, 1879 yılında da isyancı Afgan askerleri tarafından İngiliz Misyonlerinin katliamına kadar kışla olarak kullanılır. 1879 Cephanelik patladı İngiliz Konaklama alanları yanmıştır. Daha sonra İkinci Anglo-Afgan Savaşı sırasında kale büyük hasar gördü. General Frederick Roberts 1880 yılında birliklerin takviye ederek bahar aylarında tekrar kaleyi ele geçirmiştir.\n5 Ağustos 1979 günü Afganistan Kurtuluş Örgütü ve Rus yanlısı rejime karşı ayaklanma başlattı. Ancak ayaklanma kanlı bir şekilde bastırıldı ve isyancıları onlarcası rejim yanlıları tarafından tutuklandı ve idam edildi.\nBala Hisar kez daha Mesud taraftarları ve Hikmetyar'ın güçleri arasında 1990'lı yılların başlarında Afgan iç savaşı döneminde gruplar arasındaki çatışmanın odak noktası oldu.\nKalenin dış duvarına bakıldığında, bu yıkım ve yeniden tahkimat yaşından yapı malzemelerinin katmanlarını görmek mümkündür. 30 yıl öncesinin savaş malzemeleri hala tepenin üstünde yer alır. Tepede çok sayıda tünel ve mağarada bulunmaktadır.\n\n\nŠilutė\nŠilutė (, önceden \"Šilokarčiama\", ), Litvanya'nın güneyindeki Klaipėda Yerel Yönetimi'ne bağlı bir kent. Kent Prusya Litvanyası olarak adlandırılan etnografik çemberin içinde yer alır. Šilutė iki savaş arası dönemde Šilutė Taşra Yönetimi'nin başkentliğini yapmıştır. Kent güncel olarak Šilutė Vilayet Belediyesi'nin merkezidir.\nŠilutė adını Memel ve Tilsit kentleri arasındaki ulaşımda önemli bir geçiş noktası olmasından kaynaklanan \"\"konaklama hanı\"\" ibaresinden alır. Almanca \"Krug\" (Almancada konaklama hanı anlamına gelen arkaik bir sözcüktür) sözcüğünden ile \"\"funda bitkisi\"\" anlamına gelen \"Heide\" kelimesi kentin Almancada Heydekrug olarak adlandırılmasını sağlamıştır. Kent uzun dönem Alman yönetimine bağlı kaldığı için Heydekrug uzunca zaman kullanılmış bir addır. Ayrıca bu adlandırmanın heathland (fundalık) biçiminde olabileceği de düşünülebilir. Aynı tabir (han), Samogitya ağzının özelliklerine göre \"Šilokarčema\" olarak telâffuz edilmiş ve bugünkü kentin adını oluşturmuştur.\nŠilutė, 1511'de Georg Tallat'ın balıkçılık ve diğer ekonomik etkinlikler yapabilmek amacıyla bir konaklama alanının haklarını satın almasıyla işlek bir yerleşim hâline geldi. Kent bu dönemden başlayarak önemli bir balıkçılık merkezi hâlini aldı. Bu dönemde küçük bir kasaba kimliğindeki yerleşim, Samogitya ve Kuronluların yaşadığı çevreden gelen balıkçıların buluşma noktası oldu. Zamanla Rusnė, Karklė, Nida ve Lesnoye gibi yakın bölgelerden gelen balıkçılar kentin balıkçılık kimliğiyle ön plana çıkmasını sağladı. 1550'ye gelindiğinde konaklama mekânının yanına Verden (Verdainė) Kilisesi inşa edildi. 18. yüzyılda kent haklarını isteyen Heydekrug (Šilutė)'un bu isteğine Memel ve Tilsit, 1721 ve 1725'te karşı çıktı. 1722'de Heydekrug taşra idaresi merkezi oldu ve 1818'de bölge yönetiminin başkenti ilan edildi. 1910'da Verden (Verdainė), Szibben (Žibai) ve Cynthionischken (Cintjoniškiai) köyleri ile birleştirilen Šilutė, buna rağmen kent haklarına kavuşamadı. I. Dünya Savaşı sırasında Litvanya'ya bağlanan Šilutė, 1923'te Klaipėda eyaletinin bir parçası hâline getirildi.\nŠilutė; 1939'da Nazi Almanyası tarafından geri alınarak Almanya'ya bağlandı. 1941'de kent hakları verilen Šilutė, kuruluşundan 430 yıl sonra kent statüsüne kavuşmuş oldu. II. Dünya Savaşı yıllarında Stalag Luft VI tutsak kampı Heydekrug'a yakın bir yere inşa edildi. Alman İmparatorluğu'nca Kuzey cephelerinde tutsak alınan düşman askerleri savaş boyunca bu kampta muhafaza edildi.\nGüncel olarak Šilutė'de birçok tarihi yapı bulunmaktadır. Eski postane ofisi (1905), itfaye istasyonu (1911) ve mahkeme binası ile cezaevi (1848) bunlardan birkaçıdır.\nBölgesel bir merkez konumundaki bu kent, gelişkin bir altyapıya sahiptir. Kentte amatör tiyatro, müze, üç adet kilise, birkaç adet konaklama tesisi ve birçok kafe, lokanta ve bar bulunmaktadır. Bunun yanında 1842'de kurulan Šilutės Rambynas'ta önemli sanayi işletmeleri bulunmaktadır. Burada bulunan tereyağı ve peynir işletmeleri bölgenin en eski fabrikalarından olma özelliğini gösterir. Ayrıca, Šilutės Baldai (1890) ve Šilutės Durpės (1882)'te bulunan yaklaşık 50,000 m³'lik bir alandan batalıklık kömürü dış satımı yapılmaktadır. Bölgede yeni kurulan işletmelerle birlikte yem, et entegre ve alkollü ürün üretimi yapılmaktadır. Stumbras bölgenin önemli alkollü ürün markasıdır. Bölgedeki kalkınmayı arttırmak amacıyla devlet, bölgedeki sanayi kuruluşlarına vergi kolaylığı getirmiştir.\nAşağıdaki kentler Šilutė'nin kardeş kentleridir:\n\n\nSex & Hollywood\nSex & Hollywood, rock grubu Black Veil Brides'ın EP'si. Kayıt, Kaliforniya DGK Stüdyoları'na çağrılan yerel bir yapımcı için yapıldı ve 25 Ağustos 2007 tarihinde sadece ABD'de yayımlandı. Resmî şarkı listesi MySpace aracılığıyla 1 Ağustos 2008'de açıklandı.\n\n\nGizem Örge\nGizem Örge (d. 26 Nisan 1993, Ankara), Türk kadın voleybolcu. VakıfBank SK'nin libero oyuncusudur.\nVoleybol hayatına Ankara Eczacı Voleybol Kulübü'nde başladı. 2008 yılına kadar da bu kulüpte lisanslı olarak voleybol oynayıp kulübün 2. lig'e yükselmesinde yer alan kadroda yer aldı. 2008-2009 sezonunda Nilüfer Belediyespor (kadın voleybol takımı)'na transfer oldu. 2012-2013 sezonu için VakıfBank SK ile anlaşmıştır.\nHalen VakıfBank SK'de spor yaşamına devam eden oyuncu Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi Sınıf öğretmenliği 1. sınıfta öğrenim hayatına da devam etmektedir. Gizem Örge, Türkiye Bayanlar Voleybol 1. Ligi'nin 2016 sezonunda en iyi libero ödülünü almıştır.\n\n\nFoster the People diskografisi\nAmerikan bağımsız pop grubu Foster the People 'ın diskografisi bir tane stüdyo albümü, bir tane extended play, altı tane tekli ve dört tane müzik klibi içeriyor.\nMark Foster grubu 2009'da Los Angeles'ta birkaç sene müzisyen ve jingle çalışanı olarak geçirdikten sonra kurdu. Foster \"Pumped Up Kicks\" şarkısını yazdıktan sonra, grup başarıya ulaştı, şarkı 2010'da internet'te büyük bir başarı elde etti ve grup böylece Columbia Records'un kolu olan Startime International'la müzik sözleşmesi imzaladı ve küçük kulüblerde ve Coachella ve South by Southwest gibi müzik festivallerinde şarkı söyleyerek bir hayran kitlesine ulaştı. Mayıs 2011'de ilk albümlerini Torches 'i yayınladıktan sonra, \"Pumped Up Kicks\" şarkıları 2011'in ortalarında radyolarda büyük bir başarı elde etti, şarkıları Alternative Songs müzik listesinde bir numaraya kadar, Rock Songs müzik listesinde üç numaraya kadar ulaştı ve Billboard Hot 100 müzik listesindede üç numaraya yerleşti, ayrıca Adult Top 40 ve Mainstream Top 40 müzik listelerinede girmeyi başardı.\n\n\nVictor Nsofor Obinna\nVictor Nsofor Obinna (d. 25 Mart 1987, Jos, Nijerya), forvet mevkiinde görev yapan Nijeryalı millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2005 yılında Chievo kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Internazionale, Málaga, West Ham United, Lokomotiv Moscow, Chievo, MSV Duisburg, SV Darmstadt ve Cape Town City kulüplerinde oynadı.\n\n\nNewcastle, Yeni Güney Galler\nNewcastle, Avustralya'da, Yeni Güney Galler eyaletinde nüfus bakımından ikinci büyük yoğun nüfusun bulunduğu şehirleşmiş metropoliten bölgenin merkezidir. Bu metropoliten bölge yerel idare bakımından \"Newcastle Şehri Yerel İdare Konseyi\" yanında Lake Macquarie City, \"Cessnock Şehri\", \"Maitland Şehri\" ve \" Port Stephens Şehri\" yerel idare konseylerinin arazilerini de kapsamaktadır. Şehrin yakınında Lake Macquarie City ile Port Stephens arasında uzanan çok güzel sahil plajları bulunmaktadır.\nNewcastle Sidney'in 162knm kuzey-kuzey-doğusunda, \"Hunter Nehri\" ağzında bulunan bir şehirdir. Bu nehrin ağzında büyük bir doğal limanı bulunmaktadır. Newcastle Avustralya'nın kömür ihracatı limanı olarak isim yapmıştır ve bu limandan 2009'da ihraç edilen kömür 97 milyon ton iken 2013'te bunun 180 milyon tona çıkacağı tahmin edilmektedir. Kömür üretimi açık maden oacaklarından yapılıp şehrin içinde bulunduğu Hunter Bölgesinde büyük rezervlere haiz olan Sydney Kömür Havzasının merkezi-doğu kısmında bulunmaktadır.\nNewcastle şehri Hunter Nehrinin ağzının güney yakasında kuruludur. Bu nehrin kuzey yakasında büyük kumullar, bataklık araziler ve\nşu kanalları ile doludur. Şehrin etrafında batıdaki Watağan tepelerinden kuzey kıyılarda bulunan Stockton'a kadar içine yapı yapılması çok kontrol altında bulunan bir yeşil saha ayrılmıştır. Bu nedenle şehrin gelişmesi güney kıyılarda bulunan tepelere doğru olmaktadır. Kuzey kıyıda Newcastle'a sadece bir feribot bağlantısı bulunan küçük Stockton köyü bulunmaktadır. Şehrin etrafında birbirinden çok uzak olmayan birçok eski şimdi kapanmış kömür madeni ocağı ve bunlar yakınlarında kurulmuş kömür maden işçileri yerleşkeleri bulunmaktadır. Bu şekil coğrafi yerleşkeler ta Lake Macquire şehrine kadar ulaşmaktadır.\nNewcastle'ın bulunduğu bölgede \"Awabakal\" ve \"Worimi\" adlarını taşıyan yerli Avusturayalı kabileler mensupları göçmen bir hayat yaşamaktaydılar. \nBu sahilleri ilk ziyaret eden beyaz İngiliz 1797'de teğmen John Shortland olmuştur. Bu ziyaret biraz şans eseri olmuştur. Bu teğmen bir İngiltere'den gönderilmiş suçlulardan oluşan bir grubun HMS Cumberland adlı bir askeri gemiyi Syndney civarında iken ele geçirip kaçmaları üzerine onları yakalamakla görevlendirilmişti. Bu kovalamayı karadan yapmıştı. Kovalamadan dönerken daha bilinmeyen bir ırmağı ve vadisini takibe başlamış ve bu ırmağa ve vadiye güneyde bulunan Yeni Galler valisi John Hunter'a atıfla Hunter Nehri ve vadisi adı vermiştir. Bu ırmak ve vadiyi denize doğru takip ettiğinde nehrin denize ağzında derin bir liman olmaya elverişli bir mevki bulmuştur. Ayrıca çok geçmeden bu mevki yakınlarında geniş kömür yatakları bulunduğunu da anlaşılmıştır.\nBu mevkiin ilk araştırılmasından 2 yıl sonra burada bir suçlular kolonisi kurulup kömür ocaklarının işletilmesine ve yeni limandan denizden nakledilmesine başlanmıştır. Bu kömür Yeni Galler kolonisinin ihracat maddelerinden ilki olmuştur.\nBu yeni koloniye gönderilen İngiltere'den sürgüne gönderilmiş olan hapisler bu yeni koloniyi bir \"cehennem deliği\" olarak nitelendirmeye başlamışlardır. Yeni açılan kömür ocaklarının işletilişinde çok ilkel metotlar kullanılması buna baş neden olmuştur. Diğer taraftan bu kötü şartları bulunan mevkiye ve kömür ocaklarında çalışmak için gönderilen işçilerinden Avustarlya'ya sürgün edilmiş en gayri sosyal ve çok ağır suç işleyen kişiler olması bu mevkiye verilen bu niteliğe bir diğer neden olmuştur.\n19. yüzyılın başında Hunter Nehri ağzı ve civarı çok değişik kişiler (madenciler, uygulanan hapishane şartlarından kaçanlar, kereste için ağaç kesenler) tarafından araştırılıp yerleşilmişti.\nKoloniye yeni vali olan Philip Gidley King bu yeni koloniyi değişik bir değerlendirme yolu da buldu. Bu koloniye gelenler kömür madenlerinde çalışmakta iken etrafta ve özellikle dağlarda bulunan büyük kırmızı sedir ağaçları ile ilgilenmemişlerdi. Yeni vali bu ağaçların kesilerek kereste üretimine önem vermeye karar verdi. Onun zamanında ilk kömür ihracı buradaki limandan Sydney'e yapıldı. 1801'de King, Hunter Nehri ağzına deniz kenarina azılı görülen eski suçlular için kendi adına atıfla \"King's Town\" adı verilen yeni bir kamp kurdurdu. Buraya gönderilenler sürgün suçlular askeri disiplin altında ağaç kesip kereste üretimi ve madenlerden kömür üretimi ile uğraşmaları ön görülmekteydi. Fakat 1802'de bir isyan bu kampın kapatılmasına neden oldu. 1804'te yeniden \"Kömür Nehri\" adı verilen yeni bir azılı suçlulara ceza vermek hedefiyle aynı mevkide diğer koloni de kuruldu. Çok geçmeden, bu kampa en önemli işi kömür çıkartıp limandan nakletmek olduğu için, İngiltere'de Kuzey-Doğu bölgesinde aynı işi yapmakla meşhur şehir olan Newcastle upon Tyne'a atıfla \"Newcastle\" adı verildi.\nKoloniye yeni komutan olarak Calcutta adlı gemide bulunan deniz piyadelerini komutanı olan teğmen Charles Menzies seçildi. Koloni de ipe sapa gelmez kontrol edilmezler azılı suçlu sayılanlar için ayrıca askeri disiplinli özel bir mahpus kolonisi oldu. Bu koloniye ilk suçlular üç gemiyle getirildi ve bunlardan çoğu \"Castle Hill İsyanı\" adı verilen Avustralya'ya sürgüne gönderilen suçluların isyanının elebaşıları idi. Koloninin kurulduğu nehrin ağzında bulunan körfezde özel bir \"kireç yakanlar körfezi\" adı verilen kamp bulunmakta idi; koloniden ceza verilip buraya yollananlar körfez kıyısında bulunan deniz hayvanı kabuklarını toplamak ve bunları yakarak kireç çıkartma işinde kullanılmaktaydılar. Bu kolonide daha da çok sıkı bir disiplin uygulanmaktaydı.\n1815-1818 döneminde koloni komutanı olan Yüzbaşı James Wallis altında buraya gönderilen sürgün suçluların şartaları iyileşmeye başladı. Bir suçlu kolonisi yerine bir şehir kurulmasına karar verildi. Bu yeni yapılacak şehrin planı cizildi ve şehri alanı değişik binalar yapılmak üzere parselelendi. Koloninin eski hapis odalarını bulundaran sahil kıyısındaki bina yerine, yeni bir Anglikan Katedrali yapıldı. Denizde \"Nobbys Burnu\"'nu ana karaya bağlayan bir mendirek yapıldı. Bu yeni binaların yapı kalitesi düşük olduğu için günümüze kadar gelmemişlerdir. Ama çok tamir görmüş mendirek hala bulunmaktadır. 1816'da Avustralya'da ilk kamu ilkokulu bu kolonide açıldı. Yeni gelen komutan Lachlan Macquarie bu Sydney çok yakın olduğunu ileri sürüp, burada kolonide çalışanlara askeri ceza hapishanesi rejiminin uygulanmasının uygunsuz olduğunu ileri sürdü. Buna rağmen, suçlular için özel koloni 1822'ye kadar açık kaldı. Bundan sonra şehrin etrafındaki arazi tarım ve çiftçiliğe de açıldı. 1823'te ise Newcastle'da o zamana kadar uygulanan asker tipi sıkı disiplin uygulanması bırakıldı. O zaman kolonide ancak 100 kadar suçlu kalmıştı; 900 kadar suçlu Port Macquarie'ye gönderilmişti.\nBundan sonra Newcastle şehri bir hapishane kolonisi olmaktan ayrılıp Avustralya içinde yeni kurulan bir göçmen şehri karakterini aldı.\nNewcastle 19. yüzyılda Avustralya için önemli bir liman şehri olmuştu. \"Newcastle and Hunter River\" Şirketi demiryolu ile birlikte Mirpeth-Newcastle-Sydney arasında düzgün tarifeli demiryolu-deniz seferlerini birkaç hızlı istimli yolcu gemisi ile yapmaya başladı. Bunlardan Naomi adlı gemi lüks kabinleriyle birinci sınıf istimli gemi servisi vermekteydi. Newcastle ile Sydney arası 60 deniz mili idi. Bu iki şehir arasında maraşandiz, özellikle kömür taşıma, seferleri yapan istimli yük gemilerine \"60-milciler\" adı verilmekteydi. Bunlar çoğunlukla yeni gelişien büyük Avustralya şehirlerine, (Sydney , Brisbane, Melbourne ve Adelaide) kömür taşıma seferleri için kullanılmaktaydı. Kömür bu şehirlerde havagazı üretmek ve bu şehir limanlarında ve demiryollarında enerji kaynağı olarak kullanılmaktaydı.\nNewcastle civarında kömür çıkarmak için kurulan kömür madenleri 1830'da şehre en yakın olanları ile kurulmaya başladı. Kömür talebi arttıkça gittikçe şehirden 15 km uzakliga kadar şeritler gibi uzanan yollarda maden ocakları açılmaya başladı. Bu Newcastle şehri etrafında dağılmış kömür ocakları yanında kömür madenlerinde çalışanlar için küçük köyler de gelişti. Ancak 1960'li yıllarda bu kömür ocaklarının hepsi kapandı. Küçük madenci köyleri Newcastle'ın varoş köyleri oldu. Kömür, açık madencilik kullanılan çok geniş bir teraslı gayet büyük arena hissini veren ve çok büyük miktarda kömür çıkarılmasını sağlayan \"Kürri Kürri\" ve \"Cessnock\" madenlerine teksif edildi. Ama Newcastle bu madenlere liman olma nitelğını kaybetmedi.\n10 Aralık 1831'de Sydney ile Newcastle arasınada ilk demiryolu hattı açıldı.\n19. yıllarını sonlarından itibaren Newcastle bir sanayi şehri olarak da gelişti. 1850'li yıllarda Newcastle'ın bir varoşu olan Merewether'de bir eritme bakır üretim merkezi açıldı ve bir ikincisi 1890'li yıllarda hizmete girdi. Aynı zamanda Cockle Creek adlı mevkide çinko üretim fabrikası açıldı.\n1885'te Newcastle'da yaklaşık 9 hektar bir arazide güney yarıkürede bulunan en büyük sabun ve mum fabrikası açıldı. Bu fabrika epeyce karlı oldu; ama I. Dünya Savaşı sonunda İngiltere'de neredeyse sabunculuk tekelini sağlayan Lever Bros şirketine satıldı ve 1930'lu yıllarda bu büyük sabun fabrikası kapatıldı.\n1911 şehir civarında çok bulunan kömür nedeni ile BHP adlı Avustralya şirketi ilk defa güney kürede demir-çelik fabrikası kurmaya başladı. Limanın güney yakasında kurulan bu fabrika 1915'te açıldı. Bu fabrika ve yanında açılan diğer yan sanayiler dolayısıyla liman ağzı bir sanayi merkezi halinde gelişti. Mayfield ve etrafındaki bölge demir-çelik üretimi ve maden işleme dolayısıyla büyük çevre sorunlarına kaynak oldu. Ama demir-çelik ve maden üretimi Newcastle ve civarında en yüksek sayıda işçi istihdam eden sektör oldu. Bu sanayi merkezinin önemi II. Dünya Savaşı'nda Pasifik'te savaş sırasında çok daha açıkça ortaya çıktı. Japonlar kuzey Avustralya'da Amerikalılara üs olan Darwin şehri yanında, 1942'de Newcastle'da sahilde bulunan demir-çelik veya diğer ağır sanayı tesislerini de denizden bombaladılar. Newcastle'dan yapılan gemi nakliyatı da Japon denizaltıları tarafından tehdit edildi.\nNewcastle da kömür üretimi ve ağır endüstri 1960li yıllar sonundan başlayarak hızlanarak büyük buhranlı yıllar geçirmeye başladı. Şehrin etrafında bulunan Sockton, Tighes Hill, Carrington, Merewether, Glebe, Wallsend, Warata adlı kömür madenleri birer birer kapanıp 1970'li yıllarda şehir etrafında tek bir açık kömür madeni kalmadı. 1993'te Newcastle Şehir sınırları içinde işsizlik oranı Avustralya'nın en yüksek haddi olan %17'yi aştı. 1999'da Newcastle'da 84 yıldır faaliyet gösteren ve bu dönemde 50.000 kişiden fazla Newcastle'lıya istihdam sağlamış olan demir-çelik fabrikası kapandı. 1990'lı yıllardan itibaren Avustralya ekonomisi, özellikle maden cevheri gibi, sektörlerde gösterdiği büyük gelişme ile işsizlik azaldıysa da Newcastle'da diğer ülke şehirlerinin çok üstünde kalmaya devam etti.\n8 Aralık 1989'da Newcastle şehri Richter ıskalası 5,6 şiddetinde bir deprem geçirdi. 13 kişi hayatlarını kaybettei ve şehrin önemli birçok binası hasar gördü.\n2009'da Newcastle şehri bir hizmet merkezi haline gelmişti. Şehirdeki en büyük istihdam merkezleri \"Hunter New England Bölge Sağlık Servisi\", \"Newcastle Üniversitesi\" ve (eskiden Newcastle Menkul Kıymetler Borsası olan) \"Avustralya Milli Menkul Kıymetler Borsası\" idi.\nNewcastle (Yeni Güney Galler) şehrinin şu yabancı şehirlerle resmi kardeş şehir bağlantıları bulunur:\n\n\nCorey Haim\nCorey Ian Haim (23 Aralık 1971, Toronto – 10 Mart 2010, Kaliforniya), Kanadalı oyuncu.\n\"Crank: High Voltage\" 'da \"Randy\" karakteri, \"Lucas Dream a Little Dream\" 'in devamı olan \"Dream a Little Dream 2\" 'de \"Dinger\" karakterleriyle tanındı. Özellikle 1980'lerde genç kızların sevgilisi olarak tanınan \"The Lost Boys\" ve \"Sliver Bullet\" filmlerinin ünlü oyuncusu, Corey Haim kariyeri boyunca uyuşturucu bağımlısıydı. 38 Yaşında Los Angeles'ta zatürreden dolayı yaşama veda etti.\n\n\nJohann Kaspar Mertz\nJohann Kaspar Mertz (, 17 AÄŸustos 1806 - 14 Ekim 1856), Macar gitarist ve besteci.\nPozsony'de doğmuştur. Çocukluk yıllarını Anton Diabelli, Mauro Giuliani, Wenceslaus Matiegka ve Simon Franz Molitor gibi gitaristlerin yetiştiği Viyana'da geçirmiştir.\n\n\nRebels\nRebels, Amerikan rock grubu Black Veil Brides'ın bir EP'si. EP, iTunes üzerinden 13 Aralık 2011 tarihinde yayınlanmıştır.\nEP üç yeni şarkıyı içeriyor. Birincisi, önceki albüm \"Set the World on Fire\" 'dan arta kalan \"Coffin\". Diğer ikisi de cover parçaları olan Billy Idol'ın şarkısı \"Rebel Yell\" ve Kiss'in şarkısı \"Unholy\". Ayrıca \"Unholy\" parçasında gitar solosunda Zakk Wylde gruba eşlik ediyor. Aynı zamanda \"Rebels\", altı dakika uzunluğunda \"Rebel Love Song\" parçasının klibinden kesitler içeriyor.\nEP'nin kapağı \"Set the World on Fire\" 'ın da kapağını yapan Richard Villa tarafından yapıldı.\n\n\nSüleyman Çobanoğlu\nSüleyman Çobanoğlu (d. 1967, Afyon), Türk şair.\n1967 yılında Afyon'un Sultandağı ilçesine bağlı Üçkuyu köyünde doğdu. İlkokulu burada, ortaokulu Devlet Parasız Yatılı öğrencisi olarak Ankara Lisesi'nin ortaokul kısmında ve Şemsettin Karahisari Ortaokulunda, liseyi ise Afyon Lisesinde okuyarak eğitim hayatını tamamladı. İzmir 9 Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesini bitirdi. İstanbul'a 1991'de geldi. Çeşitli işlerde çalıştı.\nİlk şiirlerini 1990'da yayımladı. Çoğu Dergâh'ta yayımlanan şiirler, 1995'te bir kitapta toplandı. Kanal 7 televizyonunda kültür ağırlıklı çeşitli programların yapım ve sunumunu üstlendi. Millî Gazete'de denemeler yazdı. atv'de yayınlanan Kılıç Günü dizisinin senaristliğini yaptı. TRT'de yayınlanan Sakarya Fırat adlı dizinin senaristliğini yaptı. 2014'te TRT1'de yayınlanan \"Kızıl Elma\" dizisinin senaristidir. 1995 Yılında Türkiye Yazarlar Birliği tarafından \"Şiirler Çağla\" kitabıyla Yılın Şairi ödülüne layık görüldü.\n\n\nRedneck (anlam ayrımı)\nRedneck:\n\n\nVedat Mengi\nVedat Mengi, (d. 1917, Bor, Niğde) - (ö. 17 Temmuz 1982), Türk siyasetçi.\nBabası Halit Hami Mengi, Annesi Ülfiye Mengi'dir. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olmuştur. Erzincan Hakim Muavinliği, Tunceli ve Nevşehir Cumhuriyet Müddei Umumiliği, Afyonkarahisar Ağır Ceza Azalığı, Osmaniye Ağır Ceza Cumhuriyet Müddei Umumiliği, Akşehir Sulh Ceza Hakimliği, serbest avukatlık ve TBMM XI.Dönem Niğde milletvekilliği yapmıştır. Evli ve iki çocuk babasıdır.\n1943 – 1945 yıllarında Erzurum 9. kolorduda askeri adli hâkim olarak askerlik vazifesini yaptı. 1946 yılında Ankara mahkemesinde hâkimlik stajına başladı. Haziran 1946’da Erzincan Hâkim Muavinliğine tayin edildi. Aynı yılın Ağustos ayında Erzincan’dan Tunceli C. Müddeiumumîliğine naklen tayin edildi. 1957’de Nevşehir Cumhuriyet Savcılığına, 1949 yılında da Afyon Ağır Ceza Mahkemesi Üyeliğine tayin edildi. 1952 yılına kadar bu görevde kaldıktan sonra Osmaniye Ağır Ceza Cumhuriyet Savcılığına naklen tayin edildi. 1956’da tenzilen Akşehir Sulh Ceza Hâkimliğine nakledildi. Bir buçuk ay bu görevde kaldıktan sonra istifa ederek Bor’da serbest avukatlık yapmaya başladı. Aynı zamanda CHP ilçe Başkanlığı’nda bulundu. 1957’ye kadar bu görevde bulundu.\n1957 seçimlerinde aldığı 40642 oyla milletvekili seçildi. Dönem içinde Nafia Encümeni’nde görev aldı.\nMilletvekiliği sırasında Niğde ili sorunlarının çözümü sulama ve elmacılığın kooperatifleşmesi yönünde çaba verdi. Yeşil Bor Gazetesi'nde yayınladığı makalesinde de elmanın değer bulmasının bölge için önemine dikkat çekti. Halaç Köyü Elma deresi suyunun verimli kılınması girişimlerinde de bulundu. İlçenin sorunlarına, babasının çözümüne emek verdiği konulara eğildi.\n\n\nHacılar Höyük\nHacılar Höyük, Burdur İl merkezinin 26–27 km güneybatısında yer alan bir höyüktür. Toroslar'ın kuzeye uzanan sırtları arasında oluşmuş bir vadide bulunmakta olup batısında Koca Çay akmaktadır.\nHöyükteki kazılar 1957-60 yıllarında İngiliz Arkeoloji Enstitüsü tarafından, James Mellaart başkanlığında yapılmıştır. Daha sonra 1985 ve 1986 yıllarında İstanbul Üniversitesi adına Prof. Dr. Refik Duru başkanlığında ve Prof. Dr. Gülsün Umurtak'ın da katıldığı sınırlı ölçüde kazılar yapılmıştır.\nKazılarda höyükte üç ana kültür evresinde 12 tabaka belirlenmiştir. En üstten başlamak üzere I. – V. tabakalar Erken Kalkolitik Çağ, VI. – IX. tabakalar Geç Neolitik Çağ ve Mellaart, ana toprağın hemen üzerinde yer alan en eski yerleşimin Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ yerleşimi olduğu belirtmektedir. Bununla birlikte Prof. Dr. Refik Duru başkanlığında yapılan kazılarda, bu tabakanın Çanak Çömlekli Neolitik Çağ'a, dolayısıyla Erken Neolitik Çağ'a tarihlendirilmesi gerektiği öne sürülmüştür.\nII. tabaka MÖ 6. binyılın ikinci yarısına tarihlenmektedir. Dörtgen bir yerleşmedir ve yaklaşık 2 bin metrekarelik bir alana yayılmaktadır. Yerleşimin etrafı taş temelsiz kalın bir kerpiç savunma duvarları ile çevrilidir. Duvarın kuzeyinde taş temelli iki kule vardır. Bu iki kulenin arasında, yerleşmenin ana girişi olan bir kapı mevcuttur. Surla çevrili bu yerleşmede farklı bölümlenme görülür. Batı kesiminde evler bulunur. Merkezde, iki yanında avluların yer aldığı çömlek işlikleri vardır. Doğuda ise günlük yaşamın sürdürüldüğü bölüm bulunur. Evler, biri giriş, diğer esas oda olmak üzere iki odalıdır ve iki katlı oldukları düşünülmektedir. Ana odada bir ocak bulunmaktadır. Kutsal mekan olarak kullanılan yapı bir ana oda, giriş odası, hemen batısında küçük bir mekan, dışta bir küçük avlu ile çakıl taşlarıyla döşeli bir başka mekandan oluşur. Giriş odasında bir ocak ve ekmek fırını bulunmaktadır. Yerleşmenin güney avlusunun ahır olarak kullanıldığı ileri sürülmektedir.\nHacılar IIA'nın yangınla tahribinden sonra kurulan Hacılar I yerleşmesi kültürde belirgin bir değişmeyi göstermektedir. Bu durum, farklı bir topluluğun gelip yerleştiği şeklinde yorumlanmaktadır. Bu yeni gelenler yangın tahribatını temizlerken I. – V. tabakalarda ağır tahribata neden oldukları görülmektedir. Bu yeni yerleşme, tek taş temel üzerine 3 metre kalınlıkta kerpiç duvarlarla inşa edilmiş ve girişi güneydoğudan olan bir kaledir. Tabanlar kilden olup üzerinde hazır izleri görülmektedir. Evlerde kapı bulunamamış olması nedeniyle girişlerin tavandan olduğu düşünülmektedir. Mekanların büyük kısmı depo ve kiler olarak kullanılmış görüldüğünden, bunların üstünde hafif malzemeden yapılmış bir ikinci katın olduğu varsayılmaktadır. Öte yandan yaşanan bir yangın sonucu alt kat mekanlarında kül, üst kattan düşen eşyalar, yıkıntı ve yanmış çocuk iskeletlerinden oluşan yaklaşık 2 metre kalınlıkta bir dolgunun varlığı da bu varsayımı desteklemektedir.\nHöyükteki en önemli buluntulardan biri de arkeolojik yayınlarda \"\"Hacılar tipi\"\" olarak geçen kadın biçimindeki kaplardır. Hacılar'da bulunan \"ayrışık kaplar\"dan bazıları kuş, oturur ve başını geri çevirmiş durumda betimlene bir geyik biçimli kaptır.\nHacılar Höyük seramik çanak çömleği genel olarak elde yapılmış, krem zemin üzerine kahverengi bezemeli çanak çömleklerdir. Oval ağızlı kaseler, küre gövdeli çömlekler, büyücek vazolar, dikdörtgen çanaklar, küpler ve testiler, genel mal türleridir.\nYerleşmenin, Erken Kalkolitik Çağ sonunda, dış saldırılar altında terk edildiği ileri sürülmektedir.\n\n\nVolker Beck\nVolker Beck ÅŸu anlamlara gelebilir:\n\n\n1988 Yaz Olimpiyatları'nda Doğu Almanya\nDoğu Almanya, Güney Kore'nin başkenti Seul'de düzenlenen 1988 Yaz Olimpiyatlarına 259 sporcuyla katıldı. 37'si altın olmak üzere toplamda 102 madalya kazanmayı başaran Doğu Almanya, oyunların madalya sıralamasında ikinci sırada yer aldı.\n\n\nKoçSistem\nKoçSistem, Koç Holding bünyesinde yer alan bilgi teknolojileri şirketi.\nKoçSistem, ABD merkezli Burroughs firması ile \"Koç Ticaret Büro Levazımatı A.Ş.\" arasında yapılan sözleşme ile 1 Şubat 1945'te kuruldu. 1962 yılında bağımsız hale gelen ve \"Koç Burroughs\" olarak yeniden yapılanan şirket, bilgisayar sektöründe faaliyet göstermeye başladı. 1986 yılında Burroughs’un Amerika merkezli bilgisayar firması Sperry Univac ile 1986 yılında birleşerek Unisys (United Information Systems) adını almasının ardından, 1987 yılında Koç Burroughs da ismini Koç-Unisys olarak değiştirdi ve Unisys'in Türkiye'deki faaliyetlerini yönetmeye başladı. İlerleyen yıllarda iş alanının ve marka yelpazesinin genişlemesiyle Koç-Unisys, sistem entegrasyonu projelerine ağırlık verdi. Takip eden on yıl içerisinde, ürün yelpazesinde yer alan markaların çeşitlenmesi ve marka adının sistem entegrasyon projelerine verilen ağırlıkla örtüşmesi için 1997 yılında Koç Unisys ismi KoçSistem olarak değiştirilmiştir.\n1945'te kurulan, Koç Topluluğu'nun bir üyesi ve Koç Bilgi Grubu'nun en eski şirketi olan KoçSistem, kamu ve özel sektörden birçok firmaya bilgi teknolojileri alanında ürün, çözüm ve hizmetler sunmaktadır.\nEntegrasyon çözümleri kapsamında, sistem uygulamaları, işletim sistemi, orta katman yazılımları, veritabanı, sunucu, veri depolama ve yedekleme altyapısı gibi birçok alanda kurulum, bakım ve danışmanlık hizmetleri ile donanım, yazılım sağlama hizmetleri verilmektedir. Yönetilen hizmetler kapsamında ERP, veritabanı, sistem uygulamaları, merkezi sistemler, altyapı gibi sistemlerin yönetimi bulunmaktadır. Ayrıca sanallaştırma, iş sürekliliği ve felaket kurtarma ile bulut bilişim hizmetleri sunulmaktadır. İletişim ağı hizmetleri kapsamında çağrı merkezi, güvenlik, altyapı gibi birçok alanda kurulum, bakım, danışmanlık, yönetim ve donanım/yazılım sağlama hizmetleri; iş istasyonları kapsamında ise ATM/POS, çevre birimler, masaüstü gibi sistemlerin bakım, kurulum ve donanım/yazılım sağlama hizmetleri verilmektedir.\nİş uygulamaları kapsamında; mobil, sayısal yayıncılık, fiziksel güvenlik çözümleri için uygulama geliştirme, donanım, lisans sağlanması ve bakım, danışmanlık hizmetleri verilmektedir. Ayrıca uygulama yönetim hizmetleri, iş zekası (BI), kurumsal kaynak planlanması (ERP), müşteri ilişkileri yönetimi (CRM), iş akışı ve doküman yönetimi (WF & DM), kimlik yönetimi (IDM), yönetişim, risk ve uyumluluk (GRC) ve yönetim danışmanlığı hizmetleri sunulmaktadır.\nİş süreçleri dış kaynak kapsamında çağrı merkezi hizmetleri, baskı merkezi hizmetleri ve veri girişi hizmetleri sunulmaktadır.\nKoçSistem, sayısal yayıncılık ürünü Pixage ve baz istasyonlarının uzaktan yönetimini sağlayan Sitelink olarak iki alt markaya sahiptir.\nKoçSistem, itibar ve marka iletişimine yönelik hayata geçirilen “Art of Communication- İletişim Sanatı” konsepti ile The Stevie Awards For Women in Business kategorisi “İtibar ve Marka Yönetimi” dalında Bronz Stevie ödülünü kazandı ve bu kategoride ödül kazanan ilk ve tek Türk şirketi oldu.\nKoçSistem, kendi geliştirdiği sayısal yayıncılık yazılımı Pixage ile 2012 yılında düzenlenen The European IT Excellence Awards’da “Avrupa’da Yılın Teknoloji Çözümü\" ödülünü kazanmıştır.\nKoçSistem, 50 ülkeden, 3 bin 200 başvurunun yapıldığı dünyanın saygın iş ödülleri organizasyonlarından 9. Stevie International Business Awards’da, \"Yılın İnsan Kaynakları Ekibi\" dalında altın ödülü kazanmıştır.\nKoçSistem, İlk 500 Bilişim Şirketi Türkiye 2011 sıralamasında üç dalda birinci oldu. Donanım bölümünde Yılın Sunucu Sistem Entegratörü olurken, Danışmanlık ve Barındırma Yönetim Hizmetlerinde birinci oldu.\nKoçSistem ayrıca; Sistem Entegratörü, Sistem Entegratörü-Hizmet, Sistem Entegratörü – Donanım, Donanım-Sunucu, Sistem Entegratörü Tablet ve Taşınabilir, Veritabanı Yazılım ve Ar-Ge Sonucu Geliştirilen Ürün olmak üzere toplam yedi kategoride de ikinci oldu. \n2011 yılı net satış gelirlerine göre oluşturulan Bilişim 500 genel listesinde ise KoçSistem, 20’inci sıraya yerleşti.\n\n\nSiricius\nPapa Siricius Roma Piskoposu, Aralık 384'ten 26 Kasım 399' da ölümüne kadar papalık görevini yürüttü. Ölümünden hemen önce Piskopos I. Damasus'in halefi olan Papa I. Anastasius'i papalığa atadı.\nSiricius, Ursicinus'un tüm girişimlerine rağmen oy birliği ile Roma Piskopos'u seçildi. Geleneklere göre Siricius'un Papa olabilmesi için karısını ve çocuklarını terk etmesi gerekiyordu. Papalığı zamanında İspanya piskoposu Priscillian delaletle suçlanarak dönemin Roma imparatoru Magnus Maximus tarafından idam edildi. Siricius imparatorun bu karar ve tedbirine protesto edenlerin başında idi.\nYönetimdeyken Katolik Kilisesi için aktif bir rol üstlendi. 385 yılında çıkardığı bir kararname ile rahipleri eşleriyle birlikte yaşayabileceği konusunda hüküm verdi. Ölmeden önce varisi olarak papalığa Papa Anastasius I atadı. 26 Kasım 399 Vatikan'da öldü.\nYortu Günü 26 Kasım'dır\n\n\nAlytus\nAlytus (Litvanyaca Alytus, Lehçe Olita), Litvanya'nın güneyinde bulunan bir şehirdir.\nLitvanya'nın nüfus bakımından altıncı büyük şehridir. Neman Nehri'nin iki kıyısında, başkent Vilnius'a 105 km mesafededir. Kentin adını Neman Nehri'nin bir kolu olan Alytupis'ten aldığı sanılmaktadır.\nBu yerleşim birimine ilişkin ilk bilgilere 1377 yılına ait belgelerde rastlanır. Stephen Báthory'nin 15 Haziran 1581 tarihli fermanıyla kent statüsüne ve armasına kavuşmuştur. Kentin tarihi arması Litvanya Cumhurbaşkanı'nın 11 Aralık 1995 tarihli kararnamesiyle tekrar onaylanmıştır.\nII. Dünya Savaşı sırasında 22-23 Haziran 1941 tarihinde Alytus SSCB ile Nazi Almanya arasında toplamda yaklaşık 800 tankın katıldığı büyük bir tank muharebesine sahne olmuştur.\n\n\nErica Durance\nErica Durance (d. 21 Haziran 1978, Calgary), Kanadalı oyuncu. Abisi ve ablası ile Three Hills, Alberta 'da bir hindi çiftliğinde büyüdü. Okul bittikten sonra oyunculuk yapmak için Vancouver'a taşındı. Düşük bütçeli korku filmlerinde rol aldı ve daha sonra televizyon Dizilerinde boy göstermeye başladı. Onun tanınmasını sağlayan yapım ise 2004 yapımı \"Smallville\" adlı televizyon dizisindeki \"Lois Lane\" karakteri oldu.\n\n\nChinedu Obasi\nChinedu Ogbuke Obasi (d. 1 Haziran 1986, Enugu, Nijerya), AIK takımında forvet mevkiinde görev yapan Nijerya'lı millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2005 yılında Lyn kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla TSG 1899 Hoffenheim, Schalke 04, AIK, Shenzhen ve AIK kulüplerinde oynadı.\n\n\nDickson Etuhu\nDickson Paul Etuhu (d. 8 Haziran 1982 tarihinde Kano, Nijerya) Ön Lİbero mevkiinde görev yapan Nijerya'lı futbolcudur.\n\n\nElderson Echiéjilé\nUwa Elderson Echiéjilé (d. 20 Ocak 1988 Benin City, Nijerya) sol bek mevkiinde görev yapan Nijeryalı futbolcudur.\n\n\nISA\nISA kavramı ile şunlardan biri kastedilmiş olabilir:\n\n\nDele Adeleye\nAyodele Adeleye (d. 25 Aralık 1988 tarihinde Lagos, Nijerya) Defans mevkiinde görev yapan Nijeryalı futbolcudur.\n\n\nTelemark\nTelemark (Norveççe:\"Telemark fylke\") Norveç'in güneybatı kıyısında yer alan on sekiz belediye ihtiva eden eyalettir. 1919 yılına kadar \"Bratsberg amt.\" olarak adlandırılan bölge, güneydoğusunda Vestfold, kuzeydoğusunda Buskerud, kuzeybatısında Hordaland ile Rogaland, güneyinde Aust-Agder ile komşudur.\nTelemark dört bölgeye ayrılmıştır: “Grenland” (güneydoğu), “Doğu Telemark” (kuzeydoğu), “Orta Telemark” (ilk ikisinin arasında) ve “Batı Telemark” (batı). Güneydoğusunda yer alan Skien eyaletin idari merkezidir.\nTelemark'ın arması 18.12.1970 tarihinde oluşturulmuştur. Değerli bölgeyi sembolize eden altın sarı formun üzerindeki siyah balta savaşçılıklarını ve korunmuş olduğunu, şerit ise Telemark Kanalı'nı sembolize etmektedir.\nKelimenin kökeni İskandinav \"Þelamǫrk\" adı biçemine dayanmaktadır. İlk öğe Germen kabilesi adı olan \"þelir\"in çoğuludur . Son öğe “mǫrk” ise 'arazi, sınır' anlamına gelmektedir. (Ayrıca bkz. Hedmark ve Finnmark)\n1919 yılına kadar “Bratsberg amt”, Bratsberg Valiliği olarak adlandırılmaktaydı. \"Berg\" (dağ) ve \"brats\"(çiftlik) İskandinav dili kelimelerden oluşan bu ad \"sarp dağdaki çiftlik\" anlamına gelmektedir. \nEyalet, Sondre Norheim tarafından icat edilmiş bir stil olan “Telemark kayak”a ve karakteristik “Telemark iniş” stillerine isim anası olmuştur.\nNorveç'in güneybatısında yer alan Telemark birçok tepe ve vadiler de dahil olmak üzere, engebeli ve heterojen bir manzaraya sahiptir. En önemli yükseltileri 1400 ile 2000 metre arasındaki “Mælefjell”, “Gaustatoppen”, “Roan”, “Skorve (Gøysen)”, “Brokefjellet” ve “Roholtfjellet” dağlarıdır. Kıyı şeridi Langesundsfjorden'den Gjernestangen'e kadar uzanır. 1900'lerde Telemark nehir trafiği için önemli bir nokta olmuştur. Skien'dan geçen su yolu 1861 yılında Notodden'e yönlendirilmiş ve 1892 yılında \"Tokke\" vadisi oluşmuştur. 1892 yılında Telemark kanalı tamamlanmıştır ve Avrupa'nın \"sekizinci harikası\" olarak adlandırmaktadır. Bu kanal üzerinden teknelerle komşu köylere ulaşım ve ticaret için taşımacılık yapılmıştır. Günümüzde bu nehirler ve kanallar hala var olup, sadece yaz aylarında turist trafiği için kullanılmaktadır.\nKıyı şeridinin ve ortasından geçen nehrin etkisiyle kış ayları oldukça soğuk geçen Telemark'ın Eylül-Ocak ortalama sıcaklıkları -2;-8 °C aralığındadır. Gaustatoppen'de -12 °C'dir. En düşük ölçülen sıcaklıklar kıyıda –25 °C ve iç kesimde –35 °C'dir. Her 100 metrede yaklaşık 0,7 derece değişim gözlenen Temmuz ayında ortalama sıcaklık, ovalar ve vadilerde 16-17 °C'dir. Ölçülen en yüksek sıcaklık sahilde 33 °C , iç bölgelerde 30 °C civarındadır. Yıllık yağış miktarı iç kesimlerde 800–1200 mm iken alt bölgelerde biraz daha az, dağlarda bazen çok daha fazladır. Sonbahar ve yaz ayları yağışlı geçmektedir.\nGrenland bölgesi içinden geçen E18 güney kısmının, E134 ise iç kısımlarının ulaşımında temel kara yollarıdır. Toplam 4103 km halka açık yolları vardır.Telemark'ın ilk demiryolu hattı olan Larvik-Eidanger-Skien 1882 yılında açılmıştır. Skien'daki Geiteryggen Havaalanı'ndan Bergen ve Stockholm'e uçuşlar yapılmaktadır. Ayrıca Fyresdal ve Notodden havaalanları bulunmaktadır.\nTelemark Norveç'in önde gelen sanayi ve üretim eyaletlerinden birisidir. Toplamda, yaklaşık beş yüz sanayi işletmesi dahilinde orman, metal ve doğal ürünler üretim sanayileri mevcuttur. Eyalette dahilindeki hidroelektrik santralinden ülkenin elektrik üretiminin % 12'si karşılanmaktadır. Ülkenin en hızlı büyüyen bilişim sektörüne sahip olan bölgede tarım küçük birimler ile sınırlıdır. Tarım (tahıl, meyve, sebze) ve sığır, koyun yetiştiriciliği yapılan dağ köyleri vardır. Telemark verimli orman alanı ve % 8'lik büyüme oranı ile önemli bir ormanlık bölgedir. Telemark'ın en eski turizm alanı 1783 yılında turistler tarafından \"keşfedilmiş\" “Rjukan şelalesi” ile 1892 yılında tamamlanan “Bandak-Norsjø kanalı” dır.\nNüfusun en yoğun olduğu yerler Skien, Porsgrunn, Notodden, Rjukan ve Kragerø'dur. Diğer önemli yoğun popülasyon merkezleri Bø, Fyresdal ve Vinje'dir. Nüfus genelde liman kentlerde yoğunlaşmıştır.\n\n\nUluslararası Standart Atmosfer\nUluslararası Standart Atmosfer (ISA), Dünya atmosferinin sıcaklık, basınç, yoğunluk, viskozite gibi özelliklerinin irtifaya bağlı olarak nasıl değiştiğini gösteren bir atmosfer modeli. ISA kısaltması, İngilizce International Standard Atmosphere kavramının akronimidir.\nISA şartlarında deniz seviyesinde sıcaklık +15 °C; atmosfer basıncı 1013,25 mb; yoğunluk 1 ρ/ρ; kinematik vizkozite 1,461 x 10 m/sn; ısı iletkenliği 2,534 x 10 W/m; ses hızı 340,3 m/sn'dir.\n36.090 feet yüksekliğe kadar sıcaklık her 1000 feette 1,98 °C azalır.\nHavacılıkta hava taşıtları arasındaki dikey ayrımın emniyetli bir şekilde sağlanabilmesi için, tüm altimetreler ISA şartlarına göre kalibre edilirler. Altimetrenin ayar penceresine uçucular tarafından 1013,25 mb (29,92 InHg) girildiğinde altimetre uçağın basınç irtifasını (QNE) gösterir. Basıncın 1013,25 mb olduğu hayalî hat ortalama deniz seviyesindeki (MSL) atmosfer basıncından farklı olacağı için altimetrede okunan değer uçağın deniz seviyesinden gerçek yüksekliği değildir.\nPerformans hesaplamalarında kullanılan yoğunluk irtifası (density altitude), ISA şartlarına göre belirlenmiş olan basınç irtifasının 'sıcaklık hatası' giderilmiş halidir.\n\n\nOksana Makar cinayeti\nOksana Makar (Ukraynaca : Оксана Макар) (d. 11 Haziran 1993 – ö. 29 Mart 2012, 18 yaşında) 2012 yılında üç kişi tarafından tecavüz edildikten sonra öldürülen Ukraynalı kadın.\nMakar, Luch adında küçük bir kasabada büyüdü.\nOn sekiz yaşındaki Makar, 8 Mart 2012'de Mıkolayiv'un güneyinde bir kafede tartıştığı 3 adamın cinsel ve fiziksel saldırına uğradı. Saldırganlar muhtemelen bir apartman dairesinde Makar'a tecavüz ettiler. Daha sonra onu boğmaya çalıştılar. Bilincini kaybeden Makar'ı öldü zanneden saldırganlar onu bir şantiyede ateşe verdiler. Bir süre sonra ölmediği fark edilen Makar hemen hastaneye kaldırıldı. %55 yanık hasarı alan Makar'ın sağ koluna ve iki bacağına ampütasyon yapıldı. Akciğerlerinden de hasar alan Makar ayrıca kendi kanı tarafından zehirlenmesini önlemek için her gün ameliyat edilmesi gerekiyordu.\nMaxim Prisyazhnyuk (24 yaşında), Yevgeny Krasnoshchok (23 yaşında), ve Artem Pogasyan (22 yaşında) isimlerindeki üç erkek 11 Mart 2012'de, olaydan üç gün sonra yakalandılar. Ancak iki şüpheli delil yetersizliğinden serbet bırakıldı. Bunun nedeni ailelerinin Mykolayiv yakınlarındaki eski hükûmet yetkilileri ile yerel politikacılarla bağlantıları olduğu ileri sürülmüştür. Fakat FEMEN'lerin yoğun baskısı ve kitlesel protestoların etkisiyle tekrar tutuklandılar.\nKyiv Post gazetesi, saldırıyı \"son yıllar içerisinde Ukrayna'da gerçekleşmiş en iğrenç suçlardan biri\" olduğunu açıklar.\n29 Mart 2012'de Makar aldığı yaralar sebebiyle öldü. Aynı gün Ukrayna içişleri bakanlığı sözcüsü, saldırganların tecavüz ve cinayetle suçlandıklarını ve ömür boyu hapis cezası ile karşı karşıya olduklarını açıkladı.\nMakar, 30 Mart 2012'de Luch kasabasında toprağa verildi. Geleneklere göre bekâr olduğu için gömülmeden önce kendisine bir gelinlik giydirilmiştir.\n\n\nTurhan Fırat\nTurhan Fırat, 14 Mayıs 1937 İstanbul doğumludur. 1957 yılında Galatasaray Lisesi'ni bitirdi. 1961 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun oldu. Dışişleri Bakanlığı'nda Ocak 1962'de göreve başlayan Fırat, 1988-1990 arasında Avrupa Konseyi nezdinde daimi temsilci olarak görev yaptı. 1990-1994 yıllarında Seul Büyükelçisi, 1997-2002 yıllarında UNESCO daimi temsilciliği görevinde bulundu. Turhan Fırat Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ile Bilkent Üniversitesi'nde ders vermiştir. Büyükelçi Cengiz Kamil Fırat'ın babasıdır. 10 Nisan 2020 tarihinde vefat etmiştir.\n\n\nTomur Bayer\nTomur Bayer, 16 Temmuz 1949’da İstanbul'da doğmuştur. Robert Koleji ve 1972 yılı Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunudur. 1973 yılında Dışişleri Bakanlığı'na girmiştir. Çeşitli görevlerin ardından sırasıyla; 2000-2003 yıllarında Seul Büyükelçiliği, 2003-2004 arasında Stokholm Büyükelçiliği, 2004-2009 yılları arasında Uluslararası Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü yapmıştır 1 Kasım 2009-15 Kasım 2013 tarihleri arasında BM Viyana Ofisi Nezdinde T.C. Daimi Temsilciliği görevini yürütmüştür. İngilizce bilmektedir. Evli ve bir çocukludur.\n\n\nSamsunspor 1968-69 sezonu\nSamsunspor 1968-69 sezonu, kırmızı beyazlı ekibin profesyonel liglerdeki ve 2. Futbol Ligi'ndeki dördüncü sezonu, kuruluşununsa dördüncü yılıdır. Resmî kuruluşunun dördüncü yılında 2. Futbol Ligi ve Türkiye Kupası'nda mücadele eden kulüp kupada 1. turda elenmiş, ligi ise \"Beyaz Grup\" şampiyonu olarak tamamlayarak tarihinde ilk defa 1. Lig'e çıkma hakkını kazanmıştır. Samsunspor bu başarısıyla 1. Lig'e yükselen ilk Karadeniz takımı olmuştur.\nSezon öncesi 800.000 lira harcayarak on bir yeni futbolcu takıma kazandırılmıştır.\n\n\nÇukurköy nohudu\nÇukurköy nohudu, ( Cicer heterophyllum veya Cicer kaşanii ) ; Antalya'nın Akseki ilçesine bağlı Çukurköy köyü sınırları içerisinde Selçuk Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Duran tarafından keşfedilmiş olan nohut türü.\nEndemik bir bitki olup nesli yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Yeryüzündeki en uzun boylu nohut türüdür.Boyu 120 cm. civarındadır. Orman Bölge Müdürlüğü tarafından koruma altına alınmıştır.\nTürkiye'de bulunan 1020 tür baklagilden yalnızca 12 nohut türü doğal olarak, 6 tür ise Endemik olarak yetişmektedir. Bu nedenle Çukurköy nohudu nesli tükenmekte olan endemik bir türdür. Çukurköy nohudunun en önemli özelliği, yetiştiği alan itibarıyla iklim şartlarına dayanıklı ve hastalıklara karşı dirençli olmasıdır. Kültürleme çalışmasıyla açık alanlarda, daha nitelikli ve kaliteli nohut yetiştirilebilecekttir.\n\n\nMavi Kelebekler\nMavi Kelebekler, Sinevizyon tarafından yapılan ve Bosna savaşı dönemini anlatan Türk televizyon drama dizisidir. Dizi 1992'de başlayan Bosna savaşında Bosnalı halkının acılarını anlatmaktadır.\nDizi her Perşembe Türkiye'nin devlet televizyonu TRT1'de yayınlanmaktadır. Dizi başlamadan önce ekranda \"Avrupa’nın ortasında ama insanlıktan çok uzakta, tüm dünyanın gözleri önünde yaşanan soykırımda hayatını kaybeden Boşnak Halkı’nın aziz anısına…\" yazılı bir ekran yazısı belirir.\nMavi kelebekler, mezarlarda açan ölüm çiçekleri ile beslenen, kanatları mavi renkli kelebek türüdür. Bu kelebekler Bosna savaşının ve Boşnak halkının acılarının simgesi haline geldi. Sırplar 1992 ve 1995 yılları arası Bosna savaşı sırasında toplu katliamlar düzenlemiş ve Boşnak cesetlerini kimsenin bulmaması için derin mezarlar kazmışlardır. 2007 yılında Bosna-Hersek'in Sırbistan'a karşı açtığı soykırım davası için toplanan Uluslararası Adalet Divanı Sırbistan'ın bir soykırım yaptığına ilişkin bir kanıt olmadığına karar kılmıştır. Bu karardan sonra Bosna devleti toplu mezarların bulunması için bir komisyon kurmuştur. Bir yıl sonra bazı bölgelerin jeolojik yapılarının değişmiş ve mavi kelebekler belirli bölgelerde yaygınlaşmış olması komisyonun ilgisini çekmiştir. Mavi kelebeklerin olduğu bölgelerde kazı çalışmaları yapılmış ve Bosna savaşına ait 300 adet toplu mezarlar bulunmuştur.\nDizinin yayınlandığı TRT kanalı soykırımın 16. yılında \"Mavi Kelebeğin İzinde\" adlı bir program yapmıştır.\nÖlüm Çiçekleri-Saraybosna\n\n\nBirleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı\nBirleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun ticaret ve kalkınma alanında temel organıdır. Türkçe kısaltmasının karşılığı İngilizcede UNCTAD olan bu konferans, özellikle kalkınmakta olan ülkelerde iktisadi büyümeyi ve kalkınmayı hızlandırmak maksadıyla 1964 yılında Cenevre'de yapılan birinci oturumun sonunda daimi hükümetlerarası bir organ olarak kurulmuştur.\n\n\nFredrich Fröbel\nFriedrich Wilhelm August Fröbel (ya da Froebel) (; (d. 21 Nisan 1782 - ö. 21 Haziran 1852), Alman eğitimci ve filozof. Özellikle okul öncesi eğitimle ilgilendi ve 1837 'de ilk çocuk bahçesini kurdu. J. J. Rousseau 'nun ve Pestalozzi 'nin görüşlerinden yana olan Fröbel her şeyin doğaya bırakılmasını ve çocukların gelişmesinin açık havada yapılacak alıştırmalar, oyunlar ve şarkılarla kolaylaştırılması görüşünü öne sürmüştür.\n\n\nJulio Antonio Mella\nJulio Antonio Mella (25 Mart 1903 Havana – 10 Ocak 1929 Meksiko) Kübalı komünist siyasetçi ve Küba Komünist Partisi kurucusudur. Havana Üniversitesinde hukuk eğitimi görürken siyasi fikirleri nedeniyle 1925 yılında atılmıştır. 1929 yılında cinayete kurban giderek öldürülmüştür. Sosyalist Küba hükümetleri tarafından ulusal kahraman olarak kabul edilmektedir.\n1903 yılında Havana'da \"Nicanor McPartland\" adıyla dünyaya geldi. Babası Nicanor Mella Breá (1851–1929), bir terzi ve aynı zamanda Dominik Cumhuriyeti bağımsızlık mücadelesi kahramanı Ramón Matías Mella Castillo'nun oğludur. Mella'nın annesi İrlanda asıllı Cecilia McPartland'dır. Mella çocukluğunda küçük kardeşi Cecilio ile New Orleans'a gidecek, ciğerlerinden rahatsız olan anneleri ise Küba'da kalacaktır. Daha sonra Küba'ya dönen kardeşler babalarının diğer eşi Mercedes Bermúdez Ferreira ile beraber yaşayacaklardır. Mella bu dönemde adını Antonio olarak değiştirecek kardeşi de Nicasio adını alacaktır. İlk ve orta eğitimini Havana'daki Chandler ve Mimó Ortaokullarında tamamlar. Liseyi 1921 yılında Pinar Del Rio'da bitirir.\nİlk kez Alfredo Zayas (1921-24) yönetimi sırasında yeni başladığı Havana Üniversitesindeki devrimci öğrenci liderliği yüzünden olur. Ünieversitedeki ders kitaplarının güncellenmesi, özerklik, parasız eğitim gibi taleplerle başlatılan işgal eylemlerine öncülük yapar. Mella sonraki dönemde başa gelen Gerardo Machado yönetimine başkaldıracaktır. Bu dönemde Ekim Devrimi ile Sovyetler Birliğinde iktidara gelmiş olan Bolşeviklerin öncülüğünde kurulan Komintern'e bağlı Küba Komünist Partisi kurulmasında önemli rol oynar. Üniversitedeki devrimci faaliyetlerinden dolayı okuldan atılan ve tutuklanan Mella 1925 yılına kadar hapis kalır. Salıverilince 1926 yılı başlarında Orta Amerika'ya geçer.\nKüba'da ve özellikle Havana'da çok sayıda komünist ve anarşist eğilmli siyasi parti ve gruplar varolmuştur. bunlardan ilkinin 1906 yılında Manzanillo'da Agustín Martín Veloz tarafından kurulduğu bilinmektedir. Uluslararası anlamda kabul gören ilk komünist parti ise Gerardo Machado diktatörlüğü döneminde kurulur. Bu dönemde Küba Komünist Partisi anti-emperyalist vurgularla öne çıkar.Parti 1925 yılında Moskova merkezli Komintern tarafından tanınır. Küba Komünist Partisi kurucuları şu şekilde sıralanır:\nKurucular içinde yer alan Fabio Grobart 1905 yılında Polonya Bialystok'da doğmuş 22 Ekim 1994 tarihinde Küba'da ölmüştür. Komintern üyesi olan Grobart, Moskova tarafından Karayipler bölgesi için atanmış yetkili olarak değerlendirilir. Bu dönemde Mella yazdığı yazılarda çok sayıda takma isim kullanır.\nParti sonraları seçimlere katılma gerekçesiyle adını \"Halkın Sosyalist Partisi\" olarak değiştirecektir. Bu dönemde Küba'daki siyasi hayattan kopuk bazı değerlendirmeler yapmakla eleştirilen parti Fulgencio Batista yönetimine destek vermekle eleştirilecektir. Komünistler Fidel Castro yönetimindeki 26 Temmuz Hareketine destek verseler de bu harekete 1958 yılına kadar eleştirel yaklaşacaklardır.\nMeksika'da sürgündeyken burada \"Asociación de Nuevos Emigrados Revolucionarios Cubanos\" adlı bir grup kurar. 1927 yılında Brüksel'deki sömürge karşıtı bir uluslararası toplantıya katılır. Daha sonra 1928 yılı Mart ayında Sovyetler Birliği'ne geçerek Moskova'da yapılan Profintern IV. Kızıl Sendikalar Uluslararası Kongresine katılır.\nMachado yönetimi tarafından üniversitelerdeki devrimciler gizli servis tarafından takip edilir. komünist propagandaya karşı alınan önlemler uyarınca kitaplar toplatılır, öğretim üyeleri fişlenir ve öğrenciler baskı altına alınır.\n10 Ocak 1929 günü Mella, Meksiko'da Tina Modotti ile birlikte yürürken Machado yönetiminin gizli servisi tarafından vurulurak öldürülür. Başkentte yakılan cenazesinin ardından Meksika Üniversitesi'nde anısına tören düzenlenir. Külleri 29 Eylül 1933 tarihinde Küba'ya getirilir.\n29 Eylül 1933 tarihinde Küba'ya gelen küllerini törenle gömmek isteyen devrimciler Fulgencio Batista rejimi askerleri tarafından silahlı müdahale sonucu dağıtılır, çıkan olaylarda altı kişi vurularak öldürülür. Havana Üniversitesi yakınlarında konulan Mella büstü Küba Devrimi öncesi dönemin önemli anıtlarından sayılır. Günümüzde Artemisa eyaletindeki Caimito kasabası yakınlarındaki \"Campamento Internacional Julio Antonio Mella\" adı verilen uluslararası dayanışma kampında adı yaşatılır. Her yıl Küba ile dayanışma amacıyla dünyanın çeşitli yerlerinden tugay katılımcıları kampa gelmektedir.\n\n\nStavanger/Sandnes\nStavanger / Sandnes, Norveç'te; Stavanger, Sandnes, Sola ve Randfontein Belediyelerinin birleşmesi neticesinde oluşan ülkenin üçüncü büyük şehridir. Norveç İstatistik burayı köy olarak tanımlamaktadır. 2011 yılı Ocak ayındaki nüfusu 197.852'dir.\n\n\nPlease\nPlease ÅŸu anlamlara gelebilir:\n\n\nOğuz Özge\nOğuz Özge (d. 15 Mart 1949, Balıkesir) Türk büyükelçi\nKadıköy Maarif Koleji ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunudur. 1974 yılından itibaren Dışişleri Bakanlığı'nda çeşitli görevler almıştır. 1999-2004 yılları arasında Moldova Büyükelçisi, 2004-2007 arasında önce Bakanlık Müşaviri sonra Ekonomik İşler Genel Müdürü, 2007-2009 yılları arasında Litvanya Büyükelçisi olarak görev yapmıştır, 2009-2012 yılları arasında Avustralya Büyükelçisi olmuştur. 2012 yılında Dışişleri Bakanlığı müşavirliği görevine getirilmiş ve 2014 yılında emekli olmuştur. İngilizce bilen Oğuz Özge evlidir.\n\n\nPeter Cushing\nPeter Wilton Cushing (d. 26 Mayıs 1913 Kenley, Büyük Londra, İngiltere - ö. 11 Ağustos 1994 Canterbury, Kent, İngiltere ) İngiliz oyuncu.\n1939 - 1986 yılları arasında birçok film, dizi ve özellikle Hammer Films şirketinin yapımcılığındaki birçok yapımda rol almıştır. Bu rollerin arasında ismiyle en fazla özdeşleşenleri Baron Frankenstein ve Dr. Van Helsing rolleridir. Bir diğer Hammer yıldızı Christopher Lee ile ortak birçok filmde yer almış, Vincent Price ile de ortak çalışmaları olmuştur. Hammer filmleri dışında 1977 yapımı Star Wars filmindeki Grand Moff Tarkin ve Doctor Who filmlerindeki Doktor rolleridir.\n\n\nThe Legacy\n\"The Legacy\", Amerikan rock grubu Black Veil Brides'ın toplamda dördüncü, \"Set the World on Fire\" albümününse ikinci teklisi.\nBir çevrim içi radyo sitesi tarafından 29 Mayıs'ta YouTube yayınlanan tekli, grubun ilk kez tekli listesine de girmesine yol açtı. Tekli, Hot Mainstream Rock Tracks listesinde 28. sıraya kadar yükseldi.\n\"Knives and Pens\" ve \"Perfect Weapon\"ın da kliplerini yöneten Patrick Fogarty tarafından yönetilen klip, resmî olarak 30 Mayıs 2011 tarihinde YouTube üzerinden yayınlandı. \"The Legacy\" klibi, YouTube çıkışını takiben iTunes'de yayınlandı. \nAyrıca \"The Legacy\", 'nin 'Clean Sweep' isimli bölümünde kullanıldı. Bölüm ABD'de 6 Ocak'ta, Birleşik Krallık'ta 31 Mart'ta yayınlandı.\n\n\n1988 Yaz Olimpiyatları'nda Amerika Birleşik Devletleri\nAmerika Birleşik Devletleri Güney Kore'nin başkenti Seul'deki 1988 Yaz Olimpiyatları'na katıldı. 332'si erkek, 195'i kadın, toplam 527 Amerikalı sporcu 27 spordaki 230 branşta mücadele verdi. Oyunlar sonunda toplam 94 madalya, 36'sı altın, kazanan Amerika Birleşik Devletleri madalya sıralamasında Sovyetler Birliği ve Doğu Almanya'nın ardından üçüncü sırada yer aldı.\n\n\nNorthern Dancer\nNorthern Dancer (27 Mayıs, 1961 – 16 Kasım, 1990) Kanada doğumlu, 20. yüzyılın en başarılı lider aygırlarından safkan yarış atıdır. \nNorthern Dancer'ın babası Nearctic 1954 Kanada doğumlu bir aygır, annesi Natalma 1957 ABD doğumlu bir kısraktır. 1961 yılında dünya gelen safkanın sahibi Edward P. Taylor'dır. Yarış hayatı boyunca antrenörlüğünü Horatio Luro üstlenmiştir.\nNorthern Dancer katıldığı 18 yarış da 14 birincilk 2 ikincilik 2 adet de üçüncülük elde etmiş toplamda sahibine 580,806$ kazandırmıştır.\nCoronation Futurity Stakes (1963)Summer Stakes (1963)Remsen Stakes (1963)Flamingo Stakes (1964)Florida Derby (1964) Blue Grass Stakes (1964)Kentucky Derby (1964) Preakness Stakes (1964)Queen's Plate (1964)\n\n\nNewcastle (anlam ayrımı)\nLiverpool veya New Castle ÅŸunlar da olabilir:\n\n\nFrance 24\nFrance 24, Türkiye'de Kablo TV'de bulunan uluslararası haber kanalıdır. BBC World News ve CNN rakip olması için Fransa'da kurulmuştur.\n\n\nSulh (hukuk)\nSulh, kelime olarak barış ve uzlaşma anlamına gelir. Hukuki bir terim olarak sulh, ihtilaflı tarafların karşılıklı rıza ve fedakârlıklarıyla, aralarında bulunan hukuki ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlık ya da tereddütlü duruma son vermek için yaptıkları sözleşmeyi ifade eder . Sulh sözleşmesini diğer sözleşmelerden ayıran en belirgin özellik, taraflar arasında daha önce var olan bir hukuki ilişkiye dayanmasıdır. Sulh sözleşmesinin genel olarak kısmi kabul ve kısmi feragatle gerçekleştiği düşünüldüğünde, içerisinde feragat ve kabul barındıran hukuki işlem ve ilişkilerin örtülü olarak sulh içerdiği kabul edilebilir Karşılıklı fedakârlık, uygulamada bir edimde bulunmak şeklinde kendisini gösterir ki bu açıdan sulh; bir şeyi vermek, yapmak ya da yapmamak şeklinde ortaya çıkabilir.\n\n\nTurist Rehberleri BirliÄŸi\nTurist Rehberleri Birliği (kısaca TUREB), Türkiye'de faaliyette bulunan profesyonel turist rehberlerini oluşturduğu mesleki örgüttür. Birlik, faaliyetlerini Cihangir'de bulunan tarihi Cihangir Palas'ta gerçekleştirmektedir. Birliğin icra komitesi başkanlığını 2002 yılından 2013 yılına kadar Şerif Yenen yaptı. Temmuz 2013'ten beri başkanlığını Ahmet Zeki Apalı yapmaktadır.\n1998 yılında dört meslek örgütünün bir araya gelmesiyle oluşmuş, ardından 15 Nisan 2002 tarihinde yedi rehberlik meslek örgütünün; (İRO, İZRO, ARED, AKREDER, KARED, KURED, MARED) yenilenmiş bir protokol etrafında bir araya gelmesiyle genişlemiştir. Birlik çalışmaları 3 Nisan 2006 tarihinden itibaren Profesyonel Turist Rehberleri Birliği Derneği çatısı altında İRO, ARED, KARED, KURED, KARDER, BORED ve ÇARED derneklerinin katılımı ile sürdürülmüştür.\n2010 yılında ise tüm rehber kuruluşları toplanarak yeni bir TUREB protokolu altında birleşmişlerdir. Bu protokola göre;\nTürkiye’de oda ve dernek statüsünde örgütlenmiş rehber meslek örgütleri\n2003 yılından beri her yıl 21 Şubat Dünya Rehberler gününde TUREB Türk kültür ve turizmine çeşitli alanlarda katkıda bulunan kişi, kurum ve kuruluşlara ödüller vermektedir. Aday gösterme ve oylama TUREB internet sitesinden yapılır.\n\n\nLake Macquarie City\nLake Macquarie City , Avustralya'da, Yeni Güney Galler eyaletinde idari bakımdan bir \"Yerel İdare Bölgesi (Local Government Area)\" ve coğrafi bakımdan bir şehirleşmiş yerleşim alanıdır. Lake Macquire City günümüzde 7 Eylül 1984'ten itibaren resmen bir \"Şehir\" olarak sınıflandırılmaktadır.\nLake Macquarie City Yeni Güney Galler eyaletinin nüfus bakımından ikinci büyük yoğun nüfusun bulunduğu Newcastle şehirleşmiş metropoliten bölgesinin içine dahildir. Bu metropoliten bölgede yerel idare bakımından Lake Macquarie City yanında \"Newcastle Şehri Yerel İdare Konseyi\", \"Cessnock Şehri\", \"Maitland Şehri\" ve \" Port Stephens Şehri\" adlı şehir statülü yerel idare konseylerinin araziler bulunmaktadır.\nYeni Güney Galler eyaleti içinde, yerel idareye ait kanunlara göre, hukuken \"şehir\", \"belediye\" ve \"shire\" terimleri arasında hiç fark bulunmamaktadır. Demografik olarak Lake Macquarie City'a ait olduğu kabul edilen arazide şehir, deniz sahillerinde ve denize bağlı bulunan bir tuzlu su gölü etrafında konumlanmış birbirine çok yakın sanki birleşmiş bazıları ufak kırsal, diğerleri şehirleşmiş 92 adet kasabadan oluşmaktadır. Küçük kırsal karakterli kasabalar yanında, büyük ve yüksek nüfus yoğunluklu Toronto, Warners Bay, Belmont, Charlestown and Morisset adlı şehir tipli yerleşim birimleri bulunmaktadır. Bu kasabalardan kuzeyde olanları Newcastle şehrinin varoşlarıdır. Diğerleri ise (örneğin Adamston Heights) hem Lake Macquarie City'nin hem de Newcastle'ın varoşları olma niteliklerini taşırlar.\nLake Macquire City civarı kuzeyinde bulunan Newcastle şehrinin, arazisinin ilk defa bulunmasından sonra ilk defa İngiltere'den sürgün edilen suçlular için bir koloni olarak kurulması ile yakından ilişkilidir. Newcastle 19. yüzyıl sonlarında suçlu sürgünler kolonisi olmaktan çıktıktan sonra o şehrin güneyinde bir sahil tuz gölü etrafında bulunan birbirine bağlı irili ufaklı yerleşkeler halinde bulunan Lake Macquire yerleşim birimi bir \"shire\" olarak resmen kabul edilmiştir. 1 Mart 1977'de bu şehirleşmiş bölgeye \"Belediye (Municipality)\" statüsü ve 7 Eylül 1984'te \"Şehir (City)\" statüsü verilmiştir.\nLake Macquarie City Sidneyin yaklaşık 150 km kuzeyinde bulunmaktadır. Lake Macquarie City şehrine sınır komşuları olan şehir statülü yerleşkeler şöyle verilmektedir:\nLake Macquaire City'nin tahmini nüfusu (2009 Avustralya İstatistik Bürosu tahminlerine göre) 199,277 kişidir. Böylelikle Lake Macquaire City \"Yerel İdare Bölgesi\" tanımlamalarına göre Yeni Güney Galler eyaleti içinde nüfusça 4. gelmektedir. Böylelikle \"Yerel İdare Bölgesi\" tanımlamasına göre nüfus itibarıyla Lake Macquaire City (2009'da tahmini nüfusu 152,659 olan) Newcastle'dan daha büyüktür. Bu nüfusun yüksekliği nüfusun çok hızla büyümesine dayandırılmaktadır. Lake Macquaire City'nin nüfusu 1996-2006 döneminde %7,3 artış göstermiştir ve bundan yıllık artış haddi %0,7 olarak bulunmaktadır.\nŞehri oluşturan nüfus merkezleri arasında \"Belmont\", \"Warners Bay\", \"Cardiff\", \"Charlestown\", \"Glendale\", \"Morisset\", \"Mount Hutton\", \"Swansea\", \"Toronto\", \"Valentine\", \"Eleebana\", \"Speers Point\", \"Boolaroo\" ve \"Booragul\" kasaba/semtleri önemlidir. Şehrin çok güzel deniz sahili ve plaj semtleri arasında \"Catherine Hill Bay\", \"Caves Beach\", \"Blacksmiths Beach\", \"Redhead\" sayılabilir.\nLake Macquarie City çok muhteşem deniz kıyıları ve uzun kumluk plajları ile çok büyük turizm çekmektedir. Ayrıca tuzlu sulu olan ama denizden bir kumulla ayrılmış olan \"Macquire\" Golü diğer bir turizm çeken niteliğidir.\nŞehrin çok önemli ve zengin perakende alışveriş merkezleri bulunmakta ve bunların sayısı da giitikçe artmaktadır. Bunların isimleri \"Charlestown Square\", \"Stockland Glendale\", \"Lake Macquarie Fair\", \"Morisset Mega Market\", \"Morisset Square\",\n\"Morisset Sanayi Bölgesi\" ve hala yapılmakta olan \"Morisset Marketplace\" dir. Bunlardan en büyüğü olan \"Charlestown\" Newcastle'ın merkezi çarşısı ile rekabet etmekte ve burada cironun daha yüksek olduğu ile övünmektedir.\nLake Macquarie City yerel idare alanından küçük tarım ve ikinci seviyede sanayi üretim merkezleri bulunmakta ve çok önemli kömür üretim sanayii hala çalışmaya devam etmektedir. Bu yerel bölge arazileri içinde bulunan \"Eraring Elektrik Santralı\" 1980'lı yıllarda kurulmuş olan ve kömürle elektrik üreten büyük bir santraldır ve günümüzde Yeni Güney Galler eyaletinin elektrik talebinin %25'ini sağlamaktadır.\nLake Macquarie City şehrinin şu yabancı şehirlerle resmi kardeş şehir bağlantıları bulunur:\n\n\nTürk lirası simgesi\nTürk lirası simgesi (₺, görüntü: ) 1 Mart 2012 itibarıyla kabul edilmiş olan, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde de kullanımda bulunan resmî para birimi Türk lirasını simgelemekte kullanılan semboldür.\nPara biriminin uluslararası üç harfli standart kullanımı ise, (ISO standardı ISO 4217) TRY şeklindedir.\nMayıs 2012'de Unicode Teknik Komisyonu, yeni simge için U+20BA TURKISH LIRA SIGN kodlamasını kabul etmiş ve Eylül 2012'de yeni simgeyi içeren Unicode Standardı sürüm 6.2'yi yayınlamıştır. HTML onluk kod karşılığı codice_1 şeklindedir. Simge Türkçe klavye düzenine sahip, Windows işletim sistemine sahip bilgisayarlarda + kombinasyonu ile, Mac işletim sistemine sahip bilgisayarlarda ise + kombinasyonu ile yapılabilmektedir.\nTürkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından, Türk lirasının itibarının perçinlenmesi ve dünyada bilinirliğinin artırılması amacıyla 8 Eylül 2011 tarihinde TL Simgesi Yarışması düzenlenmiş, yarışma sonucunda yeni simge belirlenerek 1 Mart 2012 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından duyurulmuştur.\nToplam 8.362 tasarım arasında seçilen ve Tülay Lale'nin tasarımı olan yeni simge (), yarım çıpa halindeki L harfi içine yerleştirilmiş yukarı doğru çift çizgili küçük T harfinden oluşmaktadır. Çift çizgi doğu-batı köprüsü ve istikrarı, çıpa ise yükselişi ve güveni temsil eder.\nRakamın ya da parasal tutarın solunda olacak şekilde ve boşluk bırakılmadan kullanılması TCMB tarafından açıklanmıştır.\nTürk lirası simgesi açıklanmasının ardından Ermeni dramı simgesine benzerliği ve ters çevrilmişine benzemesi nedeniyle eleştiriler almıştır.\nDönemin ana muhalefet partisi CHP'nin Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak ise başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın isminin ilk harfleri olan RTE'nin Osmanlı İmparatorluğu hükümdarları tarafından kullanılan tuğraları hatırlattığını söylemiştir.\nDil Derneği, 2 Temmuz 2012'de yaptığı duyuru ile simgenin kullanımının Türkçe tamlama kurallarına uygun olmadığını savunmuştur. TCMB tarafından sayının solunda kullanılması tavsiye edilen simgenin Türk dili kurallarına göre sağ tarafta kullanılması gerektiğini açıklamışlardır.\n\n\nİran Silahlı Kuvvetleri\nİran Silahlı Kuvvetleri (), İran'ı karadan, havadan ve denizden gelebilecek her türlü saldırıya karşı korumakla görevli olan askerî kuvvet. İran Kara Kuvvetleri, İran Hava Kuvvetleri, İran Deniz Kuvvetleri, İran Hava Savunma Kuvvetleri, İran Kolluk Kuvvetleri ve İran Devrim Muhafızları Ordusu'dan askerî birliklerden oluşmaktadır.\nİran Silahlı Kuvvetleri'nin 534.000 aktif ve 400.000 yedek personeli bulunmaktadır. Ayrıca Asker sayısı bakımından Dünya'da 13.büyük güçtür. Ortadoğu askerî güçler sıralamasında ise 3.sırada bulunmaktadır.\nSilahlı kuvvetlerin tüm güçleri Genel Karargâh komutası altındadır. Silahlı kuvvetlerin, lojistik finansman planlamasından Savunma ve Silahlı Kuvvetler Lojistik Bakanlığı sorumludur ki bakanlık askerî operasyon komutası ile ilgili değildir.\n\n\nKimyasal madde\nKimyasal madde, bir kimyasal maddenin sabit bir kimyasal bileşimi ve karakteristik özelliklere sahip bir madde türüdür. Bu kimyasal bağlar bozulmadan, fiziksel ayırma yöntemleri ile bileşenlerine ayrılmaz. Bu kimyasallar katı, sıvı veya gaz halinde olabilirler.\nKimyasal maddelerin oluşturulması; yani \"Saf\"' hale getirilmesi için, genelde karışımların haricinde ayarlamak gereklidir. Kimsayal madde kendisine en yakın karakteristik özelliklerdeki molekül, formül birimleri ve atomlardan oluşur. Kimyasal madde için genel bir örnek; nehirdeki izole edilen bir su ile laboratuvar ortamında oksijen ve hidrojen ile yapılan bir suyun aynı oranlara sahip olması olarak gösterilebilir. Genelde saf olarak birbirlerine karıştırılan diğer kimyasal maddelerden bazıları ise; Elmas (karbon), Altın, Sofra tuzu (sodyum klorür ve rafine şeker (sakaroz)dir. Bu gibi kimyasal maddelerin yanı sıra, doğada bulunan basit ya da görünüşte saf maddeler, kimyasal maddelerin karışımı olabilir. Örneğin; musluk suyu, az miktarlarda çözünmüş sodyum klorür ve demir ile kalsiyum gibi diğer kimsayal maddeler içeren bir bileşiktir.\nKimyasal maddeler katı, sıvı, gaz, plazma olarak sıcaklık ya da basınç değişikliklerinde fazları değişebilir. Kimyasal reaksiyonlarla da, başka bir kimyasal maddeye dönüştürülebilir. Isı ve ışık gibi enerji şekilleri madde olarak kabul edilmez ve bu makalenin konusu değildirler.\nSaf maddeler ikiye ayrılır:\nAynı cins atomlardan oluşurlar. Kimyasal ve fiziksel yollarla bileşenlerine ayrılamazlar, çünkü tek cins atom bulundururlar. Belirli yoğunluk, erime ve kaynama noktaları vardır. Saf maddedirler. Homojendirler. Üç sınıfta incelenirler: metaller, ametaller ve soygazlar.\nÖrnekler: Sodyum (Na), Oksijen (O), Helyum (He) vb.\nEn küçük yapı birimi moleküldür. Formüllerle gösterilirler. Kimyasal yollarla bileşenlerine ayrılabilirler, çünkü en az iki atomdan oluşmuşlardır. Belirli yoğunluk, erime ve kaynama noktaları vardır. Saftırlar. Homojendirler. Kendilerini oluşturan maddelerden farklı özellik gösterirler. Oluştuğu maddeler arasında sabit bir oran vardır.İyonik Yapılı ve Moleküler Yapılı atomlardan oluşurlar.\n\n\nDele Aiyenugba\nBamidele Mathew Aiyenugba (d. 20 Kasım 1983 tarihinde Jos, Nijerya)Kaleci mevkiinde görev yapan Nijerya'lı futbolcudur. Nijerya'nın Jos ilinde doğan Bamidele Mathew Aiyenugba Bnei Yehuda kulübünde oynamaktadır.\n\n\nOh Beom-seok\nOh Beom-Seok (d. 26 Şubat 1984, Pohang, Güney Kore), Sağ Bek mevkiinde görev yapan Güney Kore'li millî futbolcudur.\n\n\nGulam-Rıza Ezheri\nGolam Rıza Azhari () (d. 1912, Şiraz – ö. 5 Kasım 2001), İran eski başbakanlarından ve İran Ordusu'nda general.\nAzhari, Şah dönemine denk gelen 6 Kasım 1978 ile 4 Ocak 1979 tarihleri arasında başbakanlık yapmıştır.\n\n\nChris Poland\nChris Poland (d. 1 Aralık 1957), Amerikalı gitarist ve heavy metal grubu Megadeth'in eski üyesi.\n\n\nCafer Şerif İmami\nCafer Şerif İmami (d. 8 Eylül 1910, Tahran – ö. 6 Haziran 1998, New York), İran eski başbakanlarındandır.\nİmami, Şah dönemine denk gelen ve ilki 31 Ağustos 1960 - 5 Mayıs 1961, ikincisi 27 Ağustos 1978 - 6 Kasım 1978 tarihleri arasında başbakanlık yapmıştır.\n\n\nGoogle Code Search\nGoogle Code Search, web kullanıcılarının İnternet üzerinden açık kaynak kod araması yapabilmesi için Google tarafından Google Labs'da 5 Ekim 2006 tarihinde oluşturulan ücretsiz bir sitedir. Code Search, Code Search API ile birlikte 14 Ocak 2011 tarihinde kapatılacağı duyurulmuş, 15 Ocak 2012'de resmen kapatılmıştır.\nlang:, package:, license: ve file: gibi operatörlerle arama yapabiliyordu.\nCVS, Subversion, git ve değişken depolarını, .tar.gz, .tar.bz2, .tar, .zip gibi çeşitli formatlarda arama yapabiliyordu.\nCode Search, sorgularda düzenli ifadelerin kullanımına izin vermekteydi ki o tarihte hiçbir kod arama motoru bu özelliği barındırmamaktaydı. Grep'e benzetilmekteydi ancak Grep'in aksine dünyadaki herkese açık kodlar içinde arama yapmaktaydı.\n31 Aralık 2010 tarihi itibarıyla aşağıdaki programlama dilleri desteklenmektedir.\n[[Kategori:Google yazılımları|Code Search]]\n[[Kategori:Durdurulan Google hizmetleri|Code Search]]\n[[Kategori:Arama motorları]]\n\n\nVarşova-Modlin Mazovya Havalimanı\nVarşova-Modlin Mazovya Havalimanı (Lehçe : \"Mazowiecki Port Lotniczy Warszawa-Modlin\", İngilizce : \"Warsaw-Modlin Mazovia Airport\") ( IATA:\"WMI\", ICAO:\"EPMO\") Kullanılmayan bir askeri havalimanı olan Varşova-Modlin Mazovya Havalimanı, Varşova Polonya'da düşük fiyatlı yolcu taşımacılığı yapan şirketler için bir havalimanına dönüştürülmektedir.\nHavalimanının 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası öncesinde yolcuların hizmetine açılacağı belirtilmektedir. 8 Şubat 2010 tarihinde havalimanı, Polonya Havacılık Kurumu (Urząd Lotnictwa Cywilnego) tarafından sivil havalimanı olarak resmen tescil edilmiştir. Havalimanı, Varşova şehir merkezinin kuzeyinde, 35 km. uzaklıkta bulunan Modlin ilçesine bağlı Nowy Dwór Mazowiecki'de bulunmaktadır.\nYapımına Ekim 2010′da başlanan havalimanında, Wizz Air, tüm uçuşlarını Varşova Chopin Havalimanından, Modlin Havalimanı’na taşıyacağını ve Haziran ayı ortalarında bu havalimanından uçuşlara başlayacağını açıkladı. Ayrıca Ryanair'de Varşova Modlin Havalimanını’nı kullanacak. 16 Haziran 2012′de Ryanair uçuşlarına başlayacak. Varşova Modlin’den Ryanair ile uçulabilecek yerler : Brüksel, Budapeşte, Dublin, Londra, Milano, Oslo, Roma ve Stockholm olacak.\nHavalimanı şu anda 104 metre yüksekliğinde, 2.500m. uzunluğunda ve 60 m. genişliğinde tek geniş bir piste sahip olup, pist kötü durumda ve uygun aydınlatma ile Aletli iniş sistemi (ILS) gibi modern telsiz sistemi gibi seyrüsefer yardımcılarının bulunmadığı belirtilmektedir.\n\n\nKüllük\n\n\nWith Full Force\nWith Full Force, 1994 yılından beri her yıl Almanya'da düzenlenen bir heavy metal, hardcore ve punk festivali.\n2-4 TemmuzŞimdiye kadar katılanlar :\n3-5 Temmuz:\n4-6 Temmuz:\nIn Flames, Machine Head, Cavalera Conspiracy, Bullet for My Valentine, Ministry, Biohazard, Agnostic Front, Life of Agony, Avenged Sevenfold, 1349, A.O.K., Belphegor, Born from Pain, Broilers, Brutal Truth, Caliban, Cataract, Converge, Danko Jones, Death Before Dishonor, Death by Stereo, Devildriver, Die Apokalyptischen Reiter, Discipline, Drone, Enemy of the Sun, Ensiferum, Entombed, Fall of Serenity, H2o, Hardcore Superstar, Heaven Shall Burn, Illdisposed, J.B.O., Japanische Kampfhörspiele, Job for a Cowboy, Krisiun, Lagwagon, Mad Sin, Madball, Mambo Kurt, Mayhem, Meshuggah, Misery Speaks, Moonspell, Morbid Angel, One Fine Day, Pöbel & Gesocks, Primordial, Psychopunch, Radio Dead Ones, Rotting Christ, Ryker’s, She-Male Trouble, Six Feet Under, Slapshot, Subway to Sally, Tech 9, The Accidents, The Destiny Program, The Exploited, The Turbo A.C.'s, Volbeat, War from a Harlots Mouth\n29 Haziran – 1 Temmuz:\nAmon Amarth, As I Lay Dying, Barcode, Benediction, The Bones, Brujeria, The Business, By Night, Caliban, Cannibal Corpse, Children of Bodom, Chimaira, The Creetins, Die Kassierer, Dropkick Murphys, Earth Crisis, Enter Shikari, Ektomorf, Fear My Thoughts, Hatebreed, Ill Niño, Kampfar, Knorkator, KoRn, Lamb of God, Lousy, Manos, Maroon, Misconduct, Moonsorrow, Naglfar, Neaera, One Man Army and the Undead Quartet, Pain, Peter Pan Speedrock, Pro-Pain, Rotten Sound, Satyricon, Sick of It All, Slayer, Smoke Blow, Strung Out, Swallow the Sun, Sworn Enemy, Terror, Turisas, Unearth, Venerea, Volbeat, Walls of Jericho, Zuul FX\n1–3 Temmuz: Crowbar, Mastodon, Obituary, Amen, Betzefer, Cataract, In Flames, Slayer, Spawn, Extreme Noise Terror, Killswitch Engage, Anti-Flag, Kataklysm, Sick Of It All, Iron Maiden, Red Harvest, Raging Speedhorn, Anthrax, Nuclear Assault, Pro Pain, The Hellacopters, Finntroll, Ektomorf, Beatsteaks, Dew-Scented, Die Apokalyptischen Reiter, Subway To Sally, Sich A Surge\nMinistry, Monster Magnet, Manowar, Stormtroopers of Death, Sepultura, NOFX, 59 Times the Pain, Agnostic Front, Amorphis, Boiled Kilt, Children Of Bodom, A.O.K, Beatsteack, Bolt Thrower, Orgy, Die Schinder, Destruction, Discipline, Dritte Wahl, Enslaved, Grave Digger, Hypocrisy, Ignite, In Extremo, Immortal, Lagwagon, Mayhem, Metalium, Troopers, Mercyful Fate, Misfits, Moshquito, OOMPHI, Painflow, Pitchshifter, Richtofen, H2O, Pro Pain, Ryker's, Samael, Satyricon, Six Feet Under, Skyclad, Tanzwut, Theatre Of Tragedy, Terrorgruppe, Temple Of The Absurd, Totenmond\n\n\nFikirtepe Höyüğü\n\nFikirtepe Höyüğü, İstanbul İli'nin Anadolu yakasında, Kadıköy İlçe merkezinin birkaç kilometre doğusunda, Fikirtepe Tepesi'nin doğu kenarında yer alan bir düz yerleşmedir. Denizden 26 metre yükseklikteki yayvan bir tepenin güney-güneydoğu kesiminde, Kalamış Koyu'nda Marmara Denizi'ne dökülen Kurbağalıdere'ye doğru uzanan yamaçta bulunmaktaydı. Günümüz yerleşiminin altında kalmış ve tümüyle tahrip olmuştur. Yerleşmenin Kalamış Koyu'na mesafesi 1.300 metre, Kadıköy Koyuna ise 2 km.dir. eski çağlarda çevrenin ormanlık olduğu, bu yüzden balıkçılık, avcılık ve sınırlı ölçüde de olsa tarım olanaklarına sahip olduğu düşünülmektedir.\nYerleşme ilk olarak 1908 yılında Rum bir demiryolu görevlisi tarafından, bir rastlantı sonucunda saptanmıştır. A.D. Mordtmann'ın yüzey toplamasında ulaştığı buluntular, Temenye Höyüğü buluntularıyla birlikte, bir kısım buluntu da T.J. Arne tarafından satın alınarak Stockholm Müzesi'ne götürülmüştür. Yerleşmede daha sonra Türk Tarih Kurumu adına, İstanbul Üniversitesi öğretim üyelerinden A. M. Mansel, K. Bitlel ve Prof. Dr. Halet Çambel tarafından yönetilen bir ekiple 1942 yılında yüzey toplaması yapılmıştır. Kazılar Mansel başkanlığında 1952-54 yılları arasında ve daha sonra 1962 yılında Şevket Aziz Kansu tarafından yapılmıştır.\nTabakalanma konusunda net bir yayın yoktur. 20. yüzyıl başındaki kazılarda, kullanılabilir teknolojinin yetersizliği ve sınırlı alanda kazı yapılması bunda etkendir. Yakınçağ'a ait çöp çukurları dışında Neolitik Çağ'a tarihlenen sınırlı bir iskandan söz edilmektedir.\nFikirtepe Kültürü'nün tarihlendirilmesi konusu bir süre boyunca farklı değerlendirmelere konu olmuştur. Kazı yapıldığı tarihte söz konusu kültürün Troya öncesi Kalkolitik Çağ'a tarihlendirilmesi öngörülmüştü. Mellaart ve French Fikirtepe Kültürü'nü Geç Neolitik Çağ içinde görme eğiliminde olmuşlardır. Mellaart, Fikirtepe ile Hacılar Höyük IX. – VI. tabakaları denk tutulmaktadır. Mehmet Özdoğan ise, Fikirtepe buluntularını kendi doktora tezinde irdelemiş, çanak çömlek benzerlikleriyle Doğu Çatalhöyük sonu ve Hacılar başlangıcı arasına tarihlendirmiştir. İznik Gölü'nün batı tarafındaki Ilıpınar kazılarının Fikirtepe çanak çömleği vermesiyle Fikirtepe Höyüğü tarihlendirmesinde sonuca ulaşılmış bulunulmaktadır.\nYerleşimde, ulaşılabilinen sınırlı buluntulardan 2 ile 5 metre arası değişen çapta ve çukur tabanlı kulübe tarzı mimari bir yapı görülmektedir. Tabanlar 20 cm. derine inmekte olup dağınık yapılan kulübelerin genellikle dairesel ya da oval planlı olduğu belirtilmektedir. Duvarlar kalın ağaç dikmelerle yapılmıştır. Bu dikmelerin araları daha ince dallarla örülmüş ve yüzey kil ya da çamurlar doldurulmuştur.\nÇanak çömlek, el yapımı, bol kum ve çok ufak taş katkılı hamurdan kurşuni, kızıl kahverengi ve alacalı siyah yüzeyli mallardır. S kıvrımlı gövdeli kaseler ve basık küresel çömlekler yaygındır. Dış yüzeyleri düzlenip açkılanmıştır. Çizi ve oyuk/kazıma bezemeler, Fikirtepe / Pendik Çanak Çömlekli Neolitik Çağ Kültürü'nün en belirgin özelliklerindendir. En çok görülen bezemeler yan yana sıralanmış üçgen ya da dörtgen diziler, kıvrımlı ya da ışınsal çizgilerdir.\nKüçük buluntular arasında pişmiş kilden çok kaba bir biçimde yapılmış hayvan heykelcikleri dikkati çekmektedir.\nYontma taş aletlerin hemen hepsinde çakmak taşı kullanılmıştır. Kuzeybatı Anadolu'nun Epipaleolitik Çağ yontma taş endüstrisi geleneği görülmektedir. Obsidiyen kullanımı çok sınırlıdır. Sürtme taş olarak sınırlı malzeme bulunmaktadır. Bunlar çeşitli boyda balta ve keserler, tokmaklar, havan elleri, öğütme taşlarıdır.\nYerleşimde ölü gömme geleneği, komşu yerleşim Temenye Höyüğü'nde olduğu gibi evlerin tabanı altına gömü yapma şeklindedir. Ölüler \"hocker\" (ana rahmindeki gibi) durumunda gömülmektedirler. Sadece bir mezarda gömüt armağanı görülmüştür. Bu mezara bir kemik kaşık, bir hayvan heykelciği, bir de ayaklı kap konmuştur.\nHayvan kemikleri buluntularından yerleşmede koyun, keçi, domuz ve sığırın evcilleştirildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca yunus ve 13 çeşit balık avlanıldığı anlaşılmaktadır. Bu balık çeşitlerinin yedisi tuzlusu, altısı ise tatlısu balık türleridir. Öte yandan yerleşme sakinlerinin başarılı avcılar olduğu, yabanıl hayvan kalıntılarından görülmektedir. Ava konu olan hayvanların belli başlıları geyik, yaban domuzu, yaban sığırıdır.\nBuluntular üzerinde yapılan radyokarbon tarihleme yöntemi sonuçlarına göre Fikirtepe'de yerleşmenin MÖ 6.400 -5.800 yıllarına dayandığı anlaşılmaktadır.\nFikirtepe çanak çömleği, Kuzeybatı Anadolu'da bilinen en eski çanak çömlek türüdür. Daha da önemlisi bu çanak çömleğin birdenbire gelişkin bir biçimde ortaya çıkmış olmasıdır. Dolayısıyla bu çanak çömlek geleneğinin bölge dışından gelmiş olduğu kabul edilmektedir. Söz konusu çanak çömleğin Konya Ovası buluntularıyla yakın bir benzerlik gösterdiği görülmektedir. Bu durumda, Fikirtepe Kültürü'nün Orta Anadolu'dan bölgeye yayılmış bir kültür olabileceği düşünülmektedir. Bölge dışından da gelmiş olsa Fikirtepe tipi çanak çömleğe günümüz Marmara Bölgesi'ndeki birçok neolitik yerleşmede rastlanmaktadır. Bursa İli'ndeki Ilıpınar Höyüğü, Menteşe Höyüğü, Çanakkale İli sınırları içindeki Kaynarca Mevkii, Edirne Hoca Çeşme Höyüğü ve hatta Eskişehir Demircihöyük yakınındaki bir yerleşmede Fikirtepe malları görülmektedir.\nGünümüzde Fikirtepe Semti yapılaşmalarıyla tümüyle yok edilmiştir. Bugün için eski yerleşmenin yerin bulmak dahi olanaksızdır.\n\n\nAll the Right Reasons\nAll the Right Reasons, Kanadalı müzik grubu Nickelback'in beşinci stüdyo albümü. 4 Ekim 2005 tarihinde yayınlanmıştır. Grubun şu anki bateristi olan Daniel Adair'ın, grupla olan ilk stüdyo albümüdür. 2008 bitene kadar 11 milyon kopya satmayı başardı. Şarkı sözleri Chad Kroeger, besteler diğer grup üyeleri tarafından yazıldı. Albüm, Billboard'un \"10 Yılın En İyi 200 Albümü\" listesinde 13. sıradadır.\n\n\nHacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi\nHacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ankara'da bulunan Hacettepe Üniversitesi bünyesinde, 2007 yılında açılmış bulunan ve 2012-2013 güz döneminde lisans öğretimine başlamış olan hukuk fakültesi. Üniversitenin Beytepe Yerleşkesinde olup; öğretim dili Türkçedir. Bununla beraber, İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca dillerinde seçmeli mesleki yabancı dil öğretiminin yanında çeşitli yabancı hukuk sistemlerine giriş dersleri de verilmekte olan Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesine 2012-2013 Eğitim-Öğretim Yılında 80, 2013-2014 Eğitim-Öğretim yılında 200 lisans öğrencisi kabul edilmiştir. İzleyen yıllarda da öğrenci kontenjanı 200 olmuştur.\nFakülte 2009 yılından bu yana tezsiz Bilişim Hukuku yüksek lisans programı yürütmektedir. 2013-2014 Eğitim-Öğretim yılı Bahar döneminden başlayarak tezli Kamu Hukuku ve Özel Hukuk yüksek lisans programları ile doktora programları faaliyettedir.\nHacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin temeli 4 Mart 2013'te atılan 20.000 metrekarelik binası tamamlanmış olup, öğrenciler 2015-2016 Güz döneminden başlayarak fakültenin yeni binasında öğrenim görmektedirler. Hukuk Fakültesi binasında muhtelif kapasitelerde 13 adet amfi, 2 derslik, 1 toplantı salonu, bir konferans salonu (480 kişi kapasiteli), bir etüt kitaplığı (700 metrekarelik iki kattan oluşmaktadır), (farazi) mahkeme salonu, adli bilişim merkezi, bilgisayar laboratuvarı ile akademik ve idari birimler bulunmaktadır.\nFakülte ayrıca \"Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi\" adında bir hakemli akademik dergi çıkarmaktadır. Fakülte dergisi ULAKBİM Hukuk Veritabanı tarafından indekslenmektedir.\nHacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi ilk lisans mezunlarını 2016 Haziran'ında vermiştir.\nFakülte 2015 yılında 6.633 aday tarafından tercih edilmiştir. \n2015 yılında 514 üniversite adayı bu programı 1.sırada tercih etmiştir. \nAyrıca 2016 yılında 1. Sırada yerleşen adaya ücretsiz yurt imkânı, ilk 5 sırada yerleşen adaylara ücretsiz üç öğün yemek olanağı sağlamıştır.\n\n\nWarcraft III: Reign of Chaos\nWarcraft III: Reign of Chaos (genellikle war3, wc3 veya roc olarak adlandırılır), Blizzard Entermaint tarafından yayınlanmıştır ve Warcraft evreninde geçen serinin üçüncü oyunudur. 3 Haziran 2002 tarihinde Kuzey Amerika'da satışa çıktı. Daha sonra üzerine ek paket olarak \"\" yayınlandı.\nWarcraft III ile orklar ve insanların savaşına yaşayan ölüler ve gece elfleri eklenmiştir. Warcraft hikâyesinde geçen yeni kahramanlar oyunda tek-kişilik moda eklenmiştir. Warcraft III: Reign of Chaos dünyada 4.5 milyon kopya satarak en çok satan oyunlar listesine girmiştir ve birçok kere yılın oyunu ödülünü almıştır.\nOyunla birlikte sunulan harita düzenleyici sayesinde yapılmış birçok farklı oyun modu vardır. Bu modlar (haritalar) Battle.NET aracılığıyla geniş bir kitleye ulaşmıştır. Bunlar arasında en popülerlerinden olan DotA, birçok tekil MOBA oyununun çıkış noktası olmuştur.\nOyun seçilen kahramanın gelişimine ve güçlenmesine dayalı bir oynanışı vardır. Gelişmek için Creep denilen PvE yaratıkları öldürülür. Bu yaratıklar karaktere deneyim puanı verir. Her deneyim puanı karakterin güçlenmesi için önemlidir. Karakterin gelişmesinde bir önemli etkenden biri de etraftaki doğal kaynaklardır. Gelişim için altın, odun ve yiyecek kaynakları toplanması istenir. Toplanılan kaynaklar ile karaktere zırh veya büyüsel eşyalar satın alınır. Amaç verilen hedefleri yok etmek veya savunmaktır. Bu amaçları yerine getirirken karakterinde gelişmesi çok önemlidir. Karşıdaki düşman karakter de kendini geliştirir.\nWarcraft III'ün hikâyesi, Warcraft II'nin hikâyesinin devamı niteliğindedir. İnsanlar orklara karşı kesin zafer kazanmış ve orklar Lordaeron'da iskân kamplarında toplanmış, fakat Thrall isimli genç bir orkun önderliğinde özgürlüklerine kavuşmuşlardı. Hikâye, kısa bir prologun ardından oynanabilen dört ırkın seferleri olarak sefer öncesi ve sonrası videolar, bölüm içi videolar ve diyaloglarla anlatılmaktadır.\nThrall, gizemli bir peygamberden rüya olarak iblislerin geri döneceğini ve durdurmanın tek yolunun batıya, Kalimdor'a gitmek olduğunu öğrenir. Her ne kadar mantıksız gelse de Güruh'u toplar, tutsak kalan diğer orkları, özellikle de eski dostu Grom Cehennemçığlığı'nı kurtarır ve insan gemileriyle Lordaeron'u terk eder.\nAynı peygamber, aynı tavsiyeyi insanlara da bulunmaya kalkışır. Lordaeron kralı Terenas, bu tavsiyeyi reddeder. Thrall ile gitmeyen orkların huzursuzluk çıkarması üzerine hocası Uther ile halka destek olan Lordaeron prensi Arthas, orkların iblislere kurban getirdiğini ve iblislerin dönebileceğini fark eder fakat Uther bu ihtimali saçmalık olarak bulur.\nBu sırada Lordaeron'da bir veba ve yaşayan ölülerin saldırısı baş gösterir. Dalaran'ın baş büyücüsü Antonidas, peygamberin tavsiyesine kulak vermez, ancak vebayı incelemesi için en iyi öğrencisi ve Arthas'ın eski sevgilisi büyücü Jaina'yı gönderir. İkili, vebanın sorumlusu gibi görünen Kel'thuzad isimli ölüm büyücüsünü bulup öldürürler fakat Kel'thuzad ölmeden önce, asıl sorumlunun Mal'ganis isimli bir dehşet efendisi olduğunu ve vebanın tüm ülkeye yayıldığını söyler. Uğradığı bir sonraki köyde Arthas, bu vebanın amacının halkı öldürmek değil, yaşayan ölüye dönüştüğünü öğrenir ve hocası Uther'den yardım almak için Jaina'yı gönderir. Uther zamanında gelmiştir fakat veba yayılmaktadır. Vebayı araştırmak için Stratholme şehrine giden Arthas, yolda peygamberle karşılaşır ve tavsiyesini reddeder. \nStratholme'a vardıklarında şehirdeki herkese vebanın bulaştığını anlayan Arthas, şehri yerle bir etmeye karar verir fakat Uther ve Jaina, bu katliamı yapmamayı tercih edip Arthas'a sırt çevirirler. Arthas da elindeki adamlarla şehri yerle bir eder, Mal'ganis ile karşılaşır fakat onu elinden kaçırır. Onu bulmak için Northrend'e gitmeye karar verir. O esnada peygamber, aynı tavsiyeyi Jaina'ya yapar ve Jaina, bu görevi üstlenip hazırlıklara başlarken Arthas, Northrend'de eski dostu cüce Muradin ile karşılaşır. Muradin, Frostmourne isimli bir kılıcı arıyordur ve Arthas da Mal'ganis'in peşindedir. Bu arayış sırasında Lordaeron'dan gelen bir elçi, Arthas ve adamlarının geri dönmesini söyler fakat Arthas, gemileri yaktırmak için paralı asker tutar, gemileri yaktırır ve adamlarına yalan söyleyip paralı askerlerini adamlarına öldürtür. Muradin, Arthas'ın bu davranışından iğrenmiştir.\nArtık kaçacak yeri kalmayan ve sürekli yaşayan ölülerin saldırısına uğrayan Arthas, Frostmourne'u Muradin ile bulur. Fakat Muradin, kılıcın üstündeki yazılardan kılıcın lanetli olduğunu anlamıştır fakat Arthas, bu laneti üstlenir, kılıcı alır, Muradin'i ölüme terk eder ve Mal'ganis'i bulup öldürür. Fakat Arthas, ruhunu tamamen kaybetmiştir ve zamanla yaşayan ölüye dönüşmüştür. Lordaeron'a döndükten sonra ilk işi, babasını öldürüp krallığı talan etmek olur.\nArthas'ın yeni efendisi, Lich Kralı olarak bilinen ve Warcraft II'de kaderi açıklanmamış olan Ner'zhul'dan başkası değildir. Kendi halkını katleden ve artık halkı tarafından hiçbir zaman kabul edilmeyen Arthas'ı yine bir dehşet efendisi olan Tichondrius ziyaret eder. Arthas, insanken yaptıklarının tersini yapacaktır. Arthas, Lordaeron'daki paladinleri, özellikle de eski hocası Uther'i öldürür, babasının küllerinin bulunduğu vazoya öldürdüğü Kel'thuzad'ın küllerini koyar, elflerin diyarında katliam yapar, elf generali Sylvanas Rüzgarkoşucusu'nu bir hayalet olarak canlandırır, elflerin sihir kaynağı Güneş Kuyusu'nu Kel'thuzad'ı yeniden canlandırmak için kullanır ve ondan dehşet efendilerinin aslında Lich Kralı'nı bir piyon olarak kullandığını öğrenir. Dehşet efendileri ise Ateş Lejyonu denilen bir iblis ordusunun seçkin generalleridir ve Ner'zhul'un daha önce sayısız boyut kapısı açmaya kalkıştığından dolayı onu yakalayıp işkence etmiştir. Buna rağmen Ner'zhul, Lejyon'un Azeroth'a gelmesi için yardımcı olmaktadır. \nİblis lordu Archimonde'dan aldıkları talimatlar doğrultusunda Arthas, Dalaran'ı kuşatır ve Medivh'in sihir kitabını ele geçirir, Kel'thuzad da bu sihir kitabı ile Lejyon'u Azeroth'a getirir.\nO sırada orklar, Kalimdor'a varmıştır ama çıkan fırtınalardan dolayı dağılmışlardır. Thrall, Grom'u ararken kendileri gibi şamanist olan fakat sığıra benzeyen Taurenlerle tanışır ve dost olurlar. Taurenlerin şefi Cairne'e yardım eden Thrall, Grom'u sonunda bulur ve ondan insanların da Kalimdor'a geldiğini öğrenir. Thrall bela istemiyordur fakat Grom, Thrall'ı dinlemez ve insanlara savaş açar. Bu yüzden Thrall, insan üslerini yok edince Grom'u yanına almaz ve yakındaki ormandan odun toplaması için görevlendirir, sonra da Cairne'in tavsiyesi üzerine Kalimdor'un kâhinini arar. Cairne'in ve Taurenlerin desteğiyle kâhini bulduğunda kâhinin aslında peygamberden başkası olmadığını ve insanların da çağrıldığını anlayan Thrall, Grom'un o esnada gece elflerinin ormanını işgal ettiğini, iblis Mannoroth'un kanını içtiğini ve bu kanın etkisiyle gece elflerinin yarı tanrısı Cenarius'u öldürdüğünü öğrenince istemeden de olsa Grom'u kurtarmak için istemeden de olsa insanlarla ittifak kurar ve Grom'u kurtarırlar. Grom, Thrall ile birlikte Mannoroth'u bulur, öldürür ve kendisi de ölür. İnsanlar ve orklar, gece elflerini bulmak için ormana girerler.\nGece elflerinin ay rahibesi Tyrande Fısıldayanrüzgâr, insanları ve orkları ormandan kovmak için savaşırken eski düşmanları Lejyon'un ormanı işgal ettiğini öğrenir ve destek olsun diye uzun süredir uykuda olan druidleri uyandırmaya koyulur. Önce sevgilisi Furion'u uyandırır, sonra Lejyon tarafından bozulmuş gece elfleriyle savaşarak diğer druidleri de uyandırır, fakat bu sırada Furion'un savaş suçlarından ötürü zindana atılmış kardeşi Illidan'ın hücresini keşfederler. Furion her ne kadar karşı olsa da Tyrande, Illidan'ı kurtarır ve yardımını ister. Illidan, emrindeki elfleri organize ederken Arthas ile karşılaşır ve Arthas, Illidan'a Tichondrius'tan ve ormandaki bozulmaya yol açan Guldan'ın kurukafası isimli eşyadan bahseder. Illidan, Guldan'ın kurukafasını bulur, gücünü kendine alır ve bir iblise dönüşür, Tichondrius'u öldürüp bozulmayı durdurur ancak Furion ve Tyrande bunu onaylamayıp Illidan'ı kovarlar.\nTichondrius'un ölümüne rağmen Archimonde, pes etmemiştir ve elflerin ölümsüzlüklerinin kaynağı olan Hyjal Dağı'na saldıracaktır. Peygamber, ondan önce Furion'a rüyasında görünür ve onu bir yere yönlendirir. İnsanlar ve orklar da oraya çağırılmıştır, orada peygamber ortaya çıkar ve Warcraft I'de öldürülen Medivh olduğunu açıkladıktan sonra üç ırkın Ateş Lejyonu'na karşı birleşmesini ister.\nÜç ırk, ortak bir planda anlaşır: Furion, Hyjal Dağı'nda ruhları çağıracaktır, orklar ve insanlar da iblisleri oyalayacaktır. Olanları öğrenen diğer orman halklarının desteği ile Furion ruhları çağırır, Archimonde'u tuzağa düşürüp yener, fakat bu galibiyetin bedeli olarak gece elfleri ölümsüzlüklerinden vazgeçmiştir.\nWarcraft III'ün çoklu oyuncu modu Battle.NET adlı Blizzard Entertainment kuruluşu site tarafından sağlanır. Oyuna eklenen genişleme paketi The Frozen Throne üzerine IceFrog adlı yazılımcı tarafından eklenen oyun modu Defance of the Ancients (DotA) ile çoklu oyuncu modu gelişmiştir. Çoklu-oyuncu özelliğine Battle.NET ve bazı siteler tarafından erişim sağlanmaktadır. Her yıl birkaç kere turnuva düzenlenir ve yüklü miktarda paralar dağıtılır.\n\nLiepāja; (), Letonya'nın batısında, Baltık Denizi kıyısında kurulmuş, tam olarak 21. doğu enlemi üzerinde bulunan bir şehirdir. Letonya'nın Kurzeme Bölgesi'nin en büyük, ülkenin Riga ve Daugavpils'den sonraki en büyük şehridir. Önemli bir liman şehri olan Liepāja'nın 1 Ocak 2011 tarihi itibarıyla nüfusu 83,000'dir.\nLiepāja, Letonya'da \"Rüzgârın doğduğu şehir\" olarak anılır. Bunun sebebi büyük ölçüde sürekli denizden esen esintidir. Imants Kalniņš tarafından bestelenen () isimli şarkı şehrin marşı konumuna gelmiştir. Liepāja'nın ülkenin en rüzgâr alan şehri olması ve bu şekilde rüzgârla tanınmasının bir sonucu olarak ülkenin en büyük rüzgâr türbinleri bu şehirde kurulmuştur.\nŞehrin arması bağımsızlığını kazandığı 18 Mart 1625'den dört gün sonra benimsenmiştir. Armada gümüş bir fonda bölgenin ünlü aslanını kırmızı şekilde, kuyruğu kesik halde ve ön ayakları bir ıhlamur () ağacına dayamıştır.\nLiepāja balıkçılıkla ilgilenen bir koloni tarafından kuruldu ve bilinen ilk ismi 1253 yılında Lyva'dır. On yıl sonra, 1263 yılında şehrin ismi Libau olarak değiştirildi. 1560 yılında ismi Liepāja olarak kabul edildi. Bu zaman boyunca kontrolü Livon ve Polonyalılara ait oldu.\nLiepāja ve bulunduğu bölge (Courland), 1795 yılında Rus İmparatorluğu kontrolüne geçti ve 19. ile 20 yüzyılın başlarında, ABD'ye giden Rus sığınmacılar ve göçmenlerin en büyük limanı oldu. 1919 yılında, Letonya'ya gelen Bolşevikler ile kısa süreliğine Letonya yönetimi burada bulundu.\nCoğrafik açıdan oldukça önemli bir bölgede bulunan Liepāja, askeri tarih açısından da önemli roller almıştır. Ünlü Sovyet limanı Karaosta Karosta buna örnektir. Bir diğer örnek ise Letonya deniz kuvvetlerinin çok büyük bölümde burada olmasıdır.\nBir diğer örnek son yıllarda restore edilmiş Sovyet yapısı olan ve ülkenin en büyük üç havaalanından bir olan Liepāja Uluslararası Havalimanı'dır. Soğuk Savaş boyunca Sovyet Hava Savunma Kuvvetleri'nin askeri üssü olarak kullanılan havalimanı bugün modern bir tesis olarak hizmet vermektedir.\nLiepāja, aşağıdaki yerleşim birimleri ile kardeş şehirdir.:\n\n\nNowy Dwór Mazowiecki\nNowy Dwór Mazowiecki, Polonya'da bir ilçedir. 2008 yılı itibarıyla 42.500 nüfusu bulunmaktadır. 1975 ve 1998 yılları arasında Polonya'nın idari bölünme ve yerel yönetim biçimi olan Varşova Voyvodalığı'nda, Nowy Dwór Mazowiecki ilçesine bağlıydı. 1999 yılında Polonya'da bir büyük il ve on altı en kalabalık yerleşim alanları tarafından oluşturulan Masovian Voyvodalığı veya Mazovia ili sınırları içerisine dahil oldu.\nİlçe merkezinde sürekli büyümekte olan Modlin isimli, köylerin birleşmesiyle oluşan kasaba önemli bir yer tutar. İlçenin adını 1945 yılında Holon'dan gelen Nowy Dwór Yahudi cemaatinden kurtulanların önerisi üzerine almıştır.\n\n\nVelika Gorica\nVelika Gorica (Hırvatça: \"Velika Gorica\") Hırvatistan'ın yedinci büyük kentidir. Turopolje Ovası'nda, konumluldur. Zagreb ilinin (Hırvatça: \"Zagrebačka županija\") sınırları içinde ve il merkezinin 15 km güneydoğusunda bulunur.\nVelika Gorica'nin sınırları içinde nüfusu (2011 nüfus sayımı itibarıyla) 63,511 kişidir. 19. yüzyıl ve 20. yüzyılda Velika Gorica'nin nüfusunun gelişmesi şu gösterimde izlenebilir:\n\n\nThe Long Road\nThe Long Road, Kanadalı müzik grubu Nickelback'in dördüncü stüdyo albümü. 23 Eylül 2003 tarihinde yayınlanmıştır. Bu albüm, Nickelback'in o sırada bateristi olan Ryan Vikedal ile son albümüdür. Albüm, Nisan 2011 tarihine kadar dünya çapında 5 milyon kopya satmıştır. Billboard'un \"10 Yılın En İyi 200 Albümü\" listesinde 157. sıradadır. Tüm besteler grup tarafından; \"Someday\" şarkısının sözleri Ryan Peake, Chad Kroeger ve Mike Kroeger, diğer şarkı sözleri Chad Kroeger tarafından yazılmıştır.\n\n\n2012 Tuareg isyanı\n2012 Tuareg isyanı, Mali'nin kuzey kesimini oluşturan Sahra Çölü'ndeki Azavad bölgesinde Mali hükümetine karşı Tuaregler ve bölgenin diğer halkları tarafından Ocak 2012'de başlatılan ayrılıkçı bir ayaklanmadır. Azavad Ulusal Kurtuluş Hareketi'nin (MNLA) en önemli isyancı grubu oluşturduğu ayaklanma, 1916'dan beridir Tuaregler tarafından gerçekleştirilen ayaklanmalar dizisinin bir parçasıdır. MNLA önceki ayaklanmalarda yer alan isyancılarla 2011 Libya İç Savaşı'nda Ulusal Geçiş Konseyi veya Libya Ordusu için savaşıp geri dönen ve silahlı olan Tuaregler tarafından kurulmuştur.\n22 Mart günü Mali cumhurbaşkanı Amadou Toumani Touré cumhurbaşkanlığı seçimlerine bir ay kala krizi yönetmedeki başarısızlığı gerekçe gösterilerek bir darbeyle devrildi. Demokrasi ve Devletin Geri Getirilmesi için Ulusal Komite (CNRDR) çatısı altında toplanan askerler Mali anayasasını askıya alsa da 1 Nisan günü anayasanın tekrar yürürlüğe konulduğu duyuruldu. İslamcı grup Ensar Dine de daha sonraları ayaklanmanın bir parçası haline geldi ve geniş toprak parçaları üzerinde kontrolü olduğunu iddia etti; ama bu kontrolün varlığı MNLA tarafından tartışma konusu yapıldı. Darbeden kaynaklanan istikrarsızlığın sonucu olarak Mali'nin kuzeyindeki en büyük üç şehir olan Kidal, Gao ve Timbuktu art arda üç günde isyancıların eline geçti. 2 Nisan günü Ensar Dine haberlere göre MNLA'ya saldırarak Timbuktu'dan attı ve bayraklarını yaktı. 4 Nisan günü hedeflediği bölgenin tamamını kontrolü altına geçirdiğini iddia eden MNLA operasyonlarını durduğunu açıkladı. Ertesi gün Azavad bölgesinin bağımsızlığı ilan edildi.\n\n\n2004'te Türkiye\n2004'teki Türkiye olayları.\n\n\nAygün Attar\nAygün Attar (d. 16 Nisan 1962, Kubadlı, Azerbaycan), akademisyen tarihçi.\n1986 senesinde Bakü Devlet Üniversitesi'ni bitirdi. 1994 yılında doçent, 2003 yılında profesör kadrosuna atandı. Prof. Dr. Attar, Çeşitli akademik görevlerin ardından, 2007 yılında göreve başladığı Giresun Üniversitesi'nde 2010 yılına kadar Rektör yardımcılığı yaptı. Giresun Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi dekanlığı görevini de yürütmüş olan Attar 28 Mart 2012 tarihinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Giresun Üniversitesi Rektörlüğü'ne atandı.\nTürkiye ve Jeopolitik, Türk-Ermeni İlişkileri, Yakındönem Orta Asya Tarihi, Transkafkasya Tarihi, Genel Türk Tarihi, Rusya Tarihi, Yakın dönem Orta Doğu Tarihi ve Dış Türkler konularında uzmanlaşmıştır.\nAygün Attar, Rusça, İngilizce ve Farsça dillerini iyi derecede bilmektedir. Attar evli ve üç çocuk annesidir.\n\n\nKim Hyung-il\nKim Hyung-Il (d. 27 Nisan 1984 tarihinde , Güney Kore) Libero mevkiinde görev yapan Güney Kore'li futbolcudur.\n102||4||11||0||18||0||17||1||148||5\n\n\nCho Yong-hyung\nCho Yong-hyung (d. 3 Kasım 1983 Incheon, Güney Kore), Libero mevkiinde görev yapan Güney Koreli millî futbolcudur.\n122||1||5||0||35||0||4||0||166||1\n122||1||5||0||35||0||4||0||166||1\n\n\nKimyasal (anlam ayrımı)\nBir Kimyasal madde özel bir kimyasal bileşim içeren malzemedir.\nKimyasal ayrıca şu anlamlara da gelebilir:\n\n\nKaraman ili genel seçim sonuçları\nKaraman İli, 1989'a kadar Konya İli'nin ilçesi olarak kalan Karaman, 1991'den beri Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) temsil edilmektedir. Karaman İli TBMM'ye 2 milletvekili göndermektedir. .\n12 Haziran 2011 Genel Seçimleri Karaman İli sonuçlar;\n\n\nAust-Agder\nAust-Agder (Norveççe:\"Aust-Agder fylke\"), Norveç'in güneyinde Kuzey Denizi'nin kolu olan Skagerrak kıyısında yer alan, on beş belediyelik eyalettir. 1918 yılına kadar \"Nedenes amt. (valiliği)\" olarak adlandırılan bölgenin sınır komşuları doğuda Telemark, batıda Rogaland ve Vest-Agder'dir. 9,158.15 km²'lik alan üzerindeki eyalet, 2011 verilerine göre 111.495 nüfusa sahiptir. Nikel ve demir cevheri madenleri bulunan eyaletin merkezi Arendal'dır. Bahçıvanlık ve ormancılık başlıca gelir kaynaklarıdır.\nAust-Agder'in yerleşim birimi olması çok eski tarihlere dayanmaktadır. Buzul çağı sırasında yaklaşık on bin yıl önce Norveç'in büyük bir kısmı buzullarla kaplanmıştır. Bu buzulların çekilmesiyle büyük ihtimalle güneyli Avrupalı balıkçılar ve avcılar, buzul kenarında bulunan zengin yaban hayatından yararlanmak için kuzeye yönelmişlerdir. Tarım, balıkçılık ve ticarete dayalı kalıcı yerleşim sonraki tarihlerde ortaya çıkmıştır. Arkeolojik kazaılarda, bulgulara göre M.Ö. 3000-4000 yıl öncesine ait, köy yerleşimi kalıntıları bulunmuştur. Vikingler döneminde aşiret reismleri ve savaşçılar bu bölgeye de yerleşmişlerdir. 16. ve 17. yüzyıllarda Aust-Agder, ahşap ve ahşap malzemelerinin en önemli büyük ihracatçılarından biri olmuştur.\nArma kırmızı ve sarı fonlardan oluşmaktadır. Kırmızı zemin üzerindeki iki altın sarısı kiriş kereste ticaretini ve kırmızı renk savaşçı özelliklerini simgelemektedir. Arma 12 Aralık 1958 yılında onaylanmıştır.\n1 Ocak 1919 tarihine kadar Aust-Agder'e “Nedenes Amt.” denilmekteydi. Agder (Eski Norveççe Agðir ) kelimesinin tam olarak kökeni bilinmemekle birlikte denize doğru uzanmış kara anlamına geldiği rivayet edilmektedir. Bir başka bakış açısına göre ise İskandinav dilinin \"ǫg\" kelimesinin çoğulu olan \"agi\"den türetilmiştir ve \"dev dalgaların toprağı\" anlamına gelmektedir.\nAust-Agder kültürel geçmişini iç bölgelerde tarım ve kıyı alanlarda denizcilik geleneği ile devam ettirmektedir. Kıyı alanı boyunca geleneksel kereste ve ahşap eşya ihracatı yapılmaktadır. Tvedestrand belediyesine bağlı olan Lyngør adası, 1991 yılında “Avrupa'nın en iyi muhafaza edilen köyü” unvanını kazanmıştır. Ayrıca, kıyı kasaba ve köylerde 18. ve 19. yüzyıla kadar uzanan, geleneksel mimarinin örnekleri günümüze kadar dayanmıştır. Arendal'deki “Aust-Agder Eyalet Müzesi” ve Merdø adasındaki yerel müze (aslen 1736 yılında inşa edilmiş bir deniz yüzbaşı evi) denizcilik faaliyetleri ve bu alandaki dünya çapındaki gelişimi ve değişimi Norveç kültürü etkisiyle göstermektedir. Edebiyat alanında, “Gabriel Scott” ve “Wilhelm Krag” gibi yerel yazarları yerel gelenekler ve kıyı alanlarında bulunabilecek doğal çevreyi resmeden romanları ve şiirleri ile tanınmaktadır.\nGüney Norveç'te bulunan Aust-Agder, Skagerrak kıyısında, güney-batısında Rogaland, kuzey-batısında Vest-Agder ve doğusunda Telemark eyaleti ile çevrilidir. “Hardanger platosu”, Norveç'in önemli ulusal parklarından biridir ve kıyı alanının kuzeyinde yaklaşık 250 km. boyunca uzanmaktadır. Bazı nehirler kuzeyde dağlardan başlayarak ve güney kıyı alanlarında derin vadilerden geçerek Aust-Agder boyunca ilerlemektedir. Otra ve Nidelv nehirleri Setesdal vadisi üzerinden geçmektedir. Aust-Agder'in kuzeyindeki yüksek dağlardan yükselen Otra nehri (150 mil/241 km uzunluğunda) güney sahilinden Skagerrak'a akar. Nehrin akarken oluşturduğu dar göller yanı sıra akarsular ve şelaleler de oluşturmaktadır.\nTuzlu su ile kıyı akımlarının çarpıştığı güneyde yaz sıcaklıkları nispeten yüksektir, fakat kışın soğuktur ve genellikle buzlanma oluşur. Kışın rüzgarlar daha çok kuzeyden, iç kıyıların kuzeydoğusundan gelmektedir. Ocak ve Şubat aylarında sahil şeridinde sıcaklık ortalamaları -1 °C iken, kuzeyde -7;-8 °C'ye düşmektedir. Temmuz'da kıyı sıcaklıkları 16-18 °C, iç bölgeler 16-17 °C'dir. Yağışlar kıyıda yıl boyunca ortalama 900 mm, vadilerde ve iç bölgelerde ise 20–30 km değişimleriyle 1400 mm, yılda en az 1000 mm olabilmektedir.\n1970'li yıllarda hava kirliliği tehlikeli noktalara ulaşmıştır. 1980'lerde, özellikle asit yağmuru şeklinde etkisini gösteren bu sorun son yıllarda azalmıştır. Sahili, çok sıcak hava ile soğuk deniz suyunun çakışması sebebiyle bahar aylarında, % 3-4 sıklığında sislidir.\nAust-Agder, ulusal kara yollarının 906 km'lik kısmına (ülke toplamının %3,2sine) sahiptir. Eyalet boyunca uzanan E18 özellikle sahil kesiminin en önemli kara yoludur. “Southern Railway” demiryolu hattı yaklaşık 110 km.lik mesafe üzerinden eyaletten geçmektedir. Deniz taşımacılığı, özellikle liman kent olan Arendal'da, gelişmiştir. Aust-Agder'in kendi havaalanı vardır ve Kristiansand'dan Kjevik'e havaalanına sabit otobüs seferleri yapılmaktadır.\nSanayi gelişiminde ülkenin dördüncü sırasında yer almaktadır. Mühendislik ürünleri imalatı (metal ürünler, makine, elektrik ekipmanları ve ulaşım malzemeleri) eyaletin sanayisinin önemli bir kısmını tutmaktadır. Ayrıca kimyasal ürünler, kâğıt hamuru ve kâğıt / baskı sanayi, ahşap ürünleri ve gıda üretimi önem taşımaktadır. Aust-Agder'in güneyinde, nikel cevheri ve maden yatakları yoğundur. Özellikle 1700-1800 yıllarında demir madenciliği çok önemli bir yer almıştır. Günümüzde sadece feldispat ve kuvars üretimi yoluyla ekonomik operasyonlar için temel teşkil maden yatakları vardır.\nYaz aylarında kıyı bölgelerine yoğun turist akımı olmaktadır. Ayrıca Setesdal (Hovden) başta olmak üzere kuzey kesiminde kış turizmi yapılmaktadır. Hidroelektrik enerji üretiminde Arendal kanalı ve Otra nehir sistemi önemli bir yere sahiptir. Yılda üretilen yaklaşık 4300 GWh. enerji miktarı ülkenin toplam üretiminin % 3.8 'ini temsil etmektedir.\nEyaletin nüfusunun en yoğun olduğu kıyı bölgelerinde yaşayan insanlar nüfusun %77'sini oluşturmaktadır. Başta %8lik oranla Setesdal olmak üzere kalan % 15 iç bölgelerde ormanlık alanlarda yaşamaktadır.\nNüfusun yoğunlaştığı kıyı yerleşimlerinden bazıları Grimstad, Lillesand, Fevik ve Risør'dur.\n\n\nLouis Garrel\nLouis Garrel (d. 14 Haziran 1983, Paris), Fransız oyuncu. \"Ma Mere, Dans Paris, Actrices, The Dreamers ve Les Chansons D'amour\" gibi önemli filmlerde rol almıştır. Yeteneğinin yanı sıra filmlerinde çıplaklığın sınırlarını zorlamasıyla da dikkat çeken oyuncunun özellikle 2011 yapımı Monica Bellucci ile başrolü paylaştığı \"Un Ete Brulant\" filmindeki performansı bu yönünü yansıtır.\n\n\n2008 Yaz Olimpiyatları'nda Benin\n2008 Yaz Olimpiyatları'nda Benin üç farklı kategoride sporcu göndermiştir. Atletizm, yüzme ve taekwondo branşlarında toplam beş sporcu ile temsil edilen Benin, madalya kazanma başarısı gösterememiştir.\nErkekler\n\n\n2004 Yaz Olimpiyatları'nda atletizm - Kadınlar yüksek atlama\n2004 Yaz Olimpiyatları'nda atletizm - Kadınlar yüksek atlama müsabakaları 26-28 Ağustos 2004 tarihleri arasında gerçekleştirildi.\nEleme kriteri: 1,95'i geçen (Q) veya en iyi 12 sporcu içine girenler (q) finale yükselir.\n\n\nEusebios\nCaesarea'lı Eusebius (263 civarı – 339?) (Yunanca: Εὐσέβιος τῆς Καισαρείας, Eusébios tés Kaisareías)(daha çok \"Eusebius Pamphili\" yani \"Pamphilus'un (arkadaşı) Eusebius\" olarak tanınır)\n314 yılı civarında Kayserya Maritima Piskoposu olmuştur. Genellikle, erken dönem Hristiyan Kiliseleri üzerine olan kayıtları ve özellikle \"Kronikler\" ve \"Dinsel Tarih\" adlı çalışmaları nedeniyle Kilise Tarihçiliğinin kurucusu olarak kabul edilir. Kilise tarihi hakkında atıfta bulunduğu Hegesippus'a ait daha erken bir kaynak günümüze ulaşmamıştır.\n\n\nWollongong\nWollongong, Avustralya'da, Yeni Güney Galler eyaletinde coğrafi bakımdan bir şehirleşmiş metropoliten yerleşim alanıdır ve yerel idare bakımından \"Yerel İdare Bölgesi (Local Government Area)\" statülü \"Wollongong Şehri\", \"Shellharbour Sehri\" ve \"Kiama Belediyesi\" idari yerleşim birimlerinden oluşur. Takma adı isminin kısaltmasından çıkartılan \"The Gong\"'dur. Wollongong Sidney'in 88 km güneyinde karayolu ile ortalama 1.5 saat uzaklıkta \"Güney Sahil (South Coast)\" adı da verilen \"Illawara Bölgesi\"'nde bulunup bu bölgenin merkez şehridir. Nüfusu (2009 resmi tahminine göre) 199,277 kişi olup Yeni Güney Galler eyaletinde üçüncü sırada gelmektedir.\nWollongong şehri Avustralyalı beyazlar tarafından yerleşildiğinden beri zengin maden yataklarının işletilmesi ve kurulan sanayileri (özellikle demir-çelik sanayi) ile önem kazanmıştır. Şehirde Yeni Güney Galler bölgesinin en önemli balıkçılık filosu ve balık işleme merkezi bulunmaktadır. Şehirde uluslararası isim yapmış (eskiden Yeni Güney Galler Üniversitesi'nin bir kısmı olan ve günümüzde bu kurumdan ayrılmış olan) Wollongong Üniversitesi vardır ve bu üniversite özellikle gelen çok sayıda Güneydoğu Asyalı öğrenciler dolayısıyla şehrin kozmopoliten bir karakter kazanmasına katkı yapmıştır. Şehir II. Dünya Savaşı'ndan sonra Avustralya'ya gelmeleri artan yabancı göçmenler için çekici olmuştur; güney Avrupa'dan (Makedonya, İtalya, Yunanistan ve Türkiye'den) gelen göçmenlerin çalışma ve yerleşme yeri olmuş ve bunlara son yıllarda Vietnam, Lübnan, İran, Portekiz, İspanya, Afrika, Latin Amerika ve Bosna-Hersek'ten gelen göçmenler eklenmiş ve şehrin kozmopoliten havasını pekiştirmişlerdir.\nŞehirde bölgede en büyük olan iki katedral bulunduğu gibi diğer mezhep dinlerinin dinsel binaları da bulunmaktadır. Bunlar arasında \"Nan Tien\" adlı büyük Budist tapınağının güney yarı kürenin en büyük modern Budist tapınağı olduğu iddia edilmektedir.\nWollongong şehrinin çok özel bir coğrafi konumu bulunmaktadır. Şehir, doğu yönünde Tasman Denizi tarafından ve batı yönünde yüksek uçurumlu olan kumtaşından kayalıklı \"Illawarra Yarları\" adı verilen çok dik ve yüksek uçurumlar tarafından dar ve düz bir sahil şeridi içinde kısılıp kalmıştır. Bu ovalık sahil şeridi güneyde çok genişlemekte; kuzeyde gayet daralmakta ve Wollongong şehri çarşı ve iş merkezi ise bu şeridinin ortasında bulunmaktadır. Yarlar denizden yaklaşık 150 m ile 750 m'ye yükselmektedir ve bu yarların zirvelerinde güneye doğru Keira Dağı (464 m), Kembla Dağı (534 m), Broker's Nose Tepesi (440 m) ve Murray Tepesi (768 m) bulunmaktadır. Bu yarlar içinde kömür tabakaları bulunmaktadır ve geçen iki yüzyılda bu kömürleri çıkarmak için yarların içine delik gibi çok sayıda kömür ocakları açılmıştır. Bazı şehir varoşları yarların alt eteklerine erişmekle beraber, bu yarlar idari kararlarla doğa koruması altına alınmış ve koruma alanında bina yapılması yasak edilmiştir. Böylece korunan yarlarda subtropik maki korusu bitki örtüsü genellikle görülmekte ve bazı alanlarda ise yaprak döken ağaçlardan oluşan korular bulunmaktadır. Bu yarlardan bazı kısa ve hızlı akan ve çok kere seller getiren (Para Creek, Allans Creek, Nostaw Ravine, Jimbob Creek, Mullet Creek ve Macquarie Deresi adları taşıyan) dereler denize inmektedir.\nSahil şeridi kuzeyde gayet daralmaktadır. Bu kuzeyde dar geçit haline gelen bölgeden geçen ana karayolu devamlı yarlardan düşen kayalar tarafından zarar görüp kapanmaktaydı. 2005'te bu dar şerit önüne deniz üzerine deniz altındaki kayalara dayanan hem vasıta hem de yayalar için geçit veren \"Sea Cliff Köprüsü\" adı verilen bir viyadük açılmıştır. \"Güney Sahil Demiryolu \" hattı ise Sidney metropoliten bölgesine gidebilmek için birkaç tünelden geçmektedir. Diğer taraftan kara içinden geçen \"Old Prenses Karayolu\" ve \"Southway Oto Yolu\" yarların daha güneyinden \"Bull Geçiti\" ve \"Mount Pusley Geçiti\"'nden şehre girmektedirler.\nOvalık sahil şeridi güneye gittikçe genişlemektedir. \"Albion Park\" ad verilen en geniş olduğu yerde Pasifik Okyanusu'ndan ince bir kumsal şeridi ile ayrılmış ve tuzlu sulu bir sahil lagünü olan \"Illawarra Gölü\" bulunmaktadır.\nBu ovalık sahil şeridi çok mümbit topraklara haiz olup 19. yüzyılda beyaz göçmenlerin gelip burada tarım ve çiftçilik yapmak için yerleşmelerine neden olmuştur.\nSahil şeridinin önündeki deniz sahillerinde açık altın-renkli ince kumları olan birçok plaj bulunmaktadır. Bu plajlar aralarında denize uzanan kayalık burunlar bulunmaktadır. Bu burunlarain bir kısmı kazılarak ve diğerlerinin öne yapısal mendirekler yapılarak yatlar için elverişli \"Port Kembla\", \"Shellharbour\" ve \"Kiama\" adı verilen korunaklı limanlar yapılmıştır. Wollongong'un merkezinin hemen güneyinde denizde 5 küçük ada bulunmakta ve bu adalar \"Beş Ada Doğa Rezervi\" adı verilen doğa koruma alanları olarak binalardan arındırılmaktadır.\nŞehrin merkez semtleri kuzeyde \"Para Creek Deresi\"'nden güneyde \"Greenhouse Parkı\" na kadar uzanıp Wollongong'un varoşlarını, \"Kuzey Wollongong\"'u ve \"Wollongong Hastanesi\"'ni içine alır. Şehrin iş ve ticaret merkezi dükkanları, iş yerlerini ve büyük mağazaları ihtiva eden \"Crown Street Mall\" ile \"Market Sokağı\", Corrimal Sokağı\", \"Burelli Sokağı\" ve demiryolu hattı ile çevrelenen alandadır. Şehirde ikametgahlar genellikle bir veya iki katlı evlerden oluşmaktadır ama iş ve ticaret merkezinin kuzeydoğusunda yüksek birkaç katlı apartmanlar semti \"Smith's Hill\"'de bulunmaktadır.\nŞehrin doğusunda kayalık ve ve dik sahilli Falstaff Burnu vardır. Bu tepenin bir tarafı 19. yüzyılda sürgün suçlular işçi olarak kullanılarak kazılıp \"Belmore Sığınağı\" adlı bir liman yapılmış ve sonradan kuzeyine bir mendirek yapılıp genişletilerek \"Wollongong Limanı\" yapılmıştır. Belmore Sığınağı Wollongong'da bulunan ticari balıkçılık filosu limanıdır ve balıkçı gemisi sahipleri tarafından kurulan balıkçılık kooperatifi gemileri tarafından kullanılmaktadır. Wollogong Limanı ise daha çok özel yatlar için liman hizmeti vermektedir.\nBu burunun üstündeki tepede \"Falkstaff Tepesi Kalesi\" adı verilen bir tarihi istihkam mevkii, eski gemilerden indirilen toplar ve iki deniz feneri bulunmaktadır. Limanın girişine 1871'de demir levhalar kullanılarak yapılan \"Mendirek Deniz Feneri\" günümüzde kullanılmamakla beraber şehrin bir sembolü olmuştur. 18936'da tepenin üstüne yeni bir deniz feneri yapılmıştır ve günümüzde kullanılmaktadır.\nWollongong merkezine yakın plajlar arasında \"Kuzey Plaj\" limandan \"Para Creek deresi\" ağzındaki lagün kadar uzanır ve \"Wollongog Plajı\" Falstaff Burnun'dan Coniston Plajı'na kadar uzanmaktadır.\nWollongong'un yarı okyanus ve subtropik iklimi vardır. Ortalama en yüksek ısılar kışın 17 °C ve yazın (güney yarıkürede Aralık, Ocak, Şubat aylarında) 26 °C olmaktadır. Gözlemlenen en yüksek ısı Ocak'ta 44,1 °C ve en düşük ısı Temmuz'da 0,8 °C olmuştur.\nSıcak yaz günlerinde çok kerre güneyden hızla gelen soğuk hava kütlesi nedeniyle genellikle hafif rüzgarlar ortaya çıkmakta ve insanları rahatsız edecek kadar yüksek ışılar görülmemektedir. Fakat bazen sıcak aylarda yıldırım, şiddetli yağmur ve hatta dolu yağışlarına sebep olan yaz fırtınaları da Wollongong'da görülmektedir. Kış ayları olan Temmuz ve Ağustos ayları, batıdan gelen bazen 100 km/saat'a ulaşan şiddetli rüzgarlar dolayısıyla, \"rüzgarlı aylar\" olarak nitelendirilmektedir.\nIlık iklimi olması nedeniyle yağmur halinde olan yağışlar, yıl içinde, yıllın ilk aylarında biraz daha fazla olmak üzere, genellikle düzgün olarak dağılmaktadır. Yüksek İlliwara Yarı dolayısıyla denizden gelen bulutlar şehir üzerine yağış sağlamaktadırlar. Yılın herhangi bir zamanında kısa zaman süren ama çok şiddetli yağmur yağışları olağandır ve bazen bunlar yerel sellere sebep olmaktadır. Bunlardan en şiddetlisi 17 Ağustos 1998 gözlemlenmiş ve şehirde üç saatlik bir zaman içinde 316 mm olarak gözlenen yağış getiren yağmurlu fırtına şehrin bazı semtlerini yerel sellerin basması olayını ortaya çıkartmıștır.\nWoollongong şehri varoşları ile kuzey'de \"Helensburgh Şehri\"'nden güneye \"Gerroa\" şehrine kadar uzanmaktadır. Bu idari sınırlar içinde nüfusu 292.190 kişi olup, böylece bu şehir Avustralya'da nüfus itibarıyla 9. sırayı almaktadır. İçinde bulunduğu Yeni Güney Galler eyaleti içinde ise Sidney ve Newcastle şehirlerinden sonra üçüncü sıradadır.\nWollongong'da başlıca turizm çeken yerler bazıları Avustralya'da çok tanınmış olan, çok sayıda yüzme ve surfing plajlarıdır. Bunların yanında şu görülebilecek trizm mevkileri de sayılabilir:\nWollongong şehrinin şu yabancı şehirlerle kardeş şehir bağlantıları bulunur:\n\n\nFritillaria imperialis\nFritillaria imperialis veya Ters lale, genellikle soğuk iklimlerde bulunan bir bitki türü.\nTürkiye'de doğal bir şekilde Tunceli, Afşin, ,Şırnak,Erzurum, Adıyaman ve Hakkâri'de yetişmektedir. Dünya genelinde ise Asya ülkelerinde, Anadolu'dan sonra doğuya doğru İran, Afganistan, Pakistan ve Himalayalarda yetişir. Çok soğuklarda yaprakları donabilir. Ancak bu yapraklar güneşi görmesiyle birlikte yeniden gelişmeye ve büyümeye devam ederler. Türkiye'de \"ağlayan gelin\" olarak da adlandırılan bu bitkinin çiçeği değişik renklerde ve lalenin tersine yere doğru bakarlar. Değişik renk seçeneklerinin bulunması bitkiye estetik bir görünüm katar. Yabani formları ise genellikle turuncu veya kırmızı renklerdedir. Yere doğru bakan çiçeklerin üzerinde, bitkinin taç şeklinde yaprakları bulunur. Doğada yetişen türleri, fare ve köstebek gibi hayvanların bulunduğu, toprağı bol havalandırılmış olan yerlerde daha sıklıkla görülür.\nÇoğunlukla her dalında altı adet çiçeği bulunmaktadır. Çiçekleri oluşumundan itibaren ters bir şekilde büyüme gösterir. Bitkinin boyu genellikle 60 ila 80 cm. arasında değişiklik göstermektedir. Dayanıklı bir tür olan bitki, çiçeklerinin ters durması nedeniyle ünlenmiştir.\n\"Fritillaria imperialis\", çiçeklenmeye başladıktan sonra gübreleme yapılır. Genellikle on ile onbeş gün arayla bitkiye sıvı gübre verilebilir. Gübreleme çiçeklerin daha canlı durmasını sağlar. Dikimi Sonbahar mevsiminde yapılır. Dikim yapılacak toprağa torf ve gübre dikimden yaklaşık olarak 10 gün önce eklenerek havalandırılmalıdır. Soğan olarak dikilen bu bitki, Şubat ayı sonu veya Mart ayı başında çiçek açar.\n\n\nOyuncuya karşı çevre\nOyuncuya karşı çevre ya da sıkça kullanılan İngilizce kısaltma tabirle PvE, uluslararası kabul edilmiş bir oyun terimidir. Devasa çok oyunculu çevrimiçi rol yapma oyunlarında sıkça kullanılır ve zaman zaman oyuncuya karşı canavar (PvM) olarak da anılır. Oyuncunun, bilgisayarın yapay zekâsına karşı savaşması anlamına gelir. Bu terime zıt olarak oyuncuya karşı oyuncu terimi kullanılır.\nGenellikle oyuncu bir PvE modunda tek başına savaşır. Fakat eşli oynanış denilen diğer kişiler ile birlikte bilgisayarın yapay zekasına karşı savaşma şekli de vardır. Çevrimiçi rol yapma oyunlarında karakterin gelişimi için verilen görevlerde bilgisayarın yapay zekasına karşı savaşılması istenir. Bu görevler sonrasında belirli bir ödül ve tecrübe puanı verilir.\n\n\nOyuncuya karşı oyuncu\nOyuncuya karşı oyuncu ya da daha çok kullanılan İngilizce kısaltma tabirle PvP, uluslararası kabul edilmiş bir oyun terimidir. Devasa çok oyunculu çevrimiçi rol yapma oyunlarında sıkça kullanılır. Oyuncu, oyuncuya karşı ya da düello olarak adlandırılır. Bazı oyunlarda oyuncu öldürme (PK) diye de adlandırılır\nBu oyun modu ile belli bir amaç için oyundaki iki karakterin birbirleriyle ile savaşır. İki oyuncu savaş alanı olarak bilinen haritalarda birbirleri ile savaşabilir veya birbirleri ile anlaşarak düello yapabilir. Oyunlara göre farklı bir ödüllendirme şekli vardır. Genellikle savaş alanında yapılan öldürmelerin ödüllendirmesi olur. Günümüzde birçok oyunda kullanılır. Bu oyun tarzı tek başına veya grup halinde uygulanabilir. Grup halinde yapıldığı zaman her karakterden farklı bir özellikler toplanır bu durumda karakterler birbirini tamamlar. Fakat her öldürmede kazandıkları ödülleri paylaşırlar. Karakterleri geliştirmek için PvE önemlidir bu mod PvP'nin sonuçlarını etkiler.\nTerim ilk defa 1988'da yayınlanan Gemstone II adlı oyunda kullanıldı. Daha sonra diğer çevrimiçi oyunlar bunu takip etti.\nPvp Sunucular: \"Player versus player\" için oluşturulmuş sanal sunuculardır. İkili musabakalar yapılan oyunlar için genel bir tabirdir. Oyunda iki karakterin birbiri ile yarışması veya savaşması anlamlarına gelmektedir. Karakter geliştirme oyunlarının yaygın olduğu şu zamanda pvp, player versus player kelimesini oldukça sık duymanız mümkündür. Oyuncuların karşılıklı olarak mücadele edebileceği ortamlara pvp serverler (pvp sunucuları) denmektedir. Bu sunucular sanal ortamda belirli makinelerin devamlı olarak internet alemine yayın yapması ile oluşur. Server yani sunucu ya oyun dosyalarını yükleyerek sunucu sahibi bu dosyaların interneti olan herkese kullanıma açar. Bu şekilde player versus player sunucusu yapısı gerçekleşmiş olur.\nPvp Mod oyunları 2010 yılından itibaren daha da kendini geliştirerek kaliteli bir ikili çarpışmaları ön planda tuttu. Hızla yayılma gösteren pvp mod oyunları ile oyuncular birbirleri ile yarışmanın olanağını yaşamışlardır. 2016 yılına geldiğimizde, birçok pvp mod oyunlarının 3d yani 3 boyutlu ve bir o kadar da iyi ses kalitesinde oyunlar çıktığını gördük. Bunun yanında Türkiye'de oldukça hatırı sayılır bir pvp serverler oyuncuları grubu bulunmaktadır. Pvp Serverler: İngilizce kök kelimelerden türkçe ile çoğul hale getirilmiş bir kelimedir. Aslı Pvp Serverlar dır. Pvp: Player versus player yani iki oyuncunun karşılıklı yarışması demektir. Server: kelimesi ise sunucu anlamına gelir.\n\n\nDaugavpils\nDaugavpils, Letonya'nın Güneydoğu'sunda ismini aldığı Daugava Nehri kıyısında konumlanan bir şehirdir.\nDaugavpils, kelime anlamı olarak \"Daugava Kalesi\" anlamına gelmektedir. 100,000'in üzerindeki nüfusu ile, 230 km Kuzeybatısı'nda yer alan başkent Riga'dan sonra ülkenin en büyük ikinci şehridir. Hem Beyaz Rusya hem de Litvanya sınırında olması sebebiyle (sırasıyla uzaklıkları 33 ve 25 km) Daugavpils, coğrafi olarak önemli bir konumda bulunmaktadır. Aynı zamanda Letonya ile Rusya sınırına 120 km yakınlıkta bulunmaktadır. Daugavpils, bu konumu ile gerek ulaşım gerekse endüstriyel olarak oldukça merkezi bir yerdedir.\nŞehir, pek çok göl ve doğal parklar ile çevrelenmiştir.\nKronolojik olarak şehrin ismi şu şekilde değişmiştir:\nDinaburg (1275—1656) → Borisoglebsk (1656—1667) → Dinaburg (1667—1893) → Dvinsk (1893—1920) → Daugavpils (1920—günümüz)\nŞehrin tarihi 1275 yılında Livonlar tarafından şehrin şu anda bulunduğu yer olan nehir kıyısında Dinaburga Kalesi'nin kurulması ile başlar. 1561 yılında Lehistan-Litvanya Birliği'ne (Livonya Dükalığı) dahil oldu. 1566 yılında ise Livonya Voyvodalığı başkenti oldu ve 1772'de Polonya'nın ilk bölünmesine kadar sürdü. 1577'de, Dünaburg Kalesi Rus çarı Korkunç İvan tarafından ele geçirildi ve yıkıldı. Aynı yıl, yeni kale 20 km yakına tekrar inşa edildi. 1582'de Daugavpils'e Magdeburg kanunları hükümünce haklar verildi. 17. yüzyılda, Rus–İsveç Savaşı süresince Alexis ile başlayarak, şehir Ruslar tarafından ele geçirildi. Şehrin adı Borisoglebsk olarak değiştirildi ve 1656 ile 1667 arasında 11 yıl boyunca yönetildi.\n1784 yılından sonra, şehirde yoğun bir Yahudi nüfusu yaşamaya başladı. Bu etkin toplumdan şehir için önemli ve önde gelen kişiler çıktı. 1897 yılında yapılan Rus İmparatorluğu nüfus sayımında şehirdeki 69.700 kişinin 32.400'ü Yahudiydi. (yaklaşık olarak %44).\nRus İmparatorluğu'nun bir bölgesi olarak şehir 1893 ile 1920 yılları arasında Dvinsk olarak adlandırıldı. Letonya'nın bağımsızlığı ile 1920'de Daugavpils olarak tekrar anılmaya başlandı. 1919 ile 1920 yıllarında şehir Polonya ile Letonya orduları ile Kızıl Ordu arasındaki Daugavpils Savaşı'na ev sahipliği yapmak zorunda kaldı. Daugavpils 1940-1941 ile 1944-1991 yıllarında Sovyetler Birliği sınırları arasında kaldı. Aradaki dönem olan 1941–44 yılları arasında şehre Naziler hakimdi. Naziler burada şehirdeki Yahudi halkın yaşamak zorunda bırakıldığı Daugavpils Gettosu'nu oluşturdu. Soğuk Savaş döneminde şehrin 12 km Kuzeydoğu'sunda Lociki hava üssü bulunuyordu.\n16 Nisan 2010 Cuma günü, şehrin Belediye Başkan yardımcısı Grigory Nemtsov şehir merkezinde silahlı saldırı sonucu öldü. Cinayey halen çözümsüz kalsa da genel olarak Nemtsov'un politik rakipleri tarafından yapıldığı iddia edildi.\nDaugavpils, \"Latgale\" tarihi bölgesinde yer almaktadır ve Daugavpils Bölgesi'nde bir anklav oluşturmaktadır. Toplam olarak kapsadığı alan 72.5 km ²'dır. Şehir, Giva Bölgesi dışında, Daugava Nehri'nin sağ kıyısına kurulmuştur.\nŞehirde karasal iklim hakimdir. Daugavpils, konum olarak denize uzak olması nedeniyle bu yüzden ağırlıklı olarak Letonya'ya göre farklı iklim yapısına sahiptir. Yazlar göreceli olarak sıcak, ancak kışlar ülkenin diğer bölgelerine göre daha soğuk geçer. Ayrıca ülkenin ilk karı genellikle bu bölgeye yağar ve en büyük kar kalınlığına yine Daugavpils'de ulaşır. Şehrin iklimsel sıcak ve soğukluk rekorları ise -43 °C ve +36 °C'dir.\n1 Ocak 2011 tarihi itibarıyla şehrin nüfusu 102.496'dir.\nDaugavpils halkı, Letonya'da 2012 yılında yapılan referandumda 85% oy ile ülkede ikinci dil olarak Rusça'nın kabul edilmesi yönünde oy kullanmıştır.\nŞehir konum olarak Letonya'nın üç komşu ülkesine yakın olmasından yolların birleştiği bir konumdadır. Ayrıca genel bir demiryolları kesişme noktasıdır. \nDaugavpils Uluslararası Havalimanı, Daugavpils'in 12 km Kuzeydoğusu'nda Lociki köyü yakınlarında yer alır.\nGeniş çaplı bir yenileme ve genişletme projesi devam eden havalimanı uluslararası ve yerel yolcu ve kargo taşımacılığına hizmet vermektedir ve 2013 yılında çalışmaların tamamlanacağı öngörülmektedir.\nDaugavpils, aşağıdaki yerleşim birimleri ile kardeş şehirdir:\n\n\nCogitacea lostrallium\nCogitacea lostrallium (\"Kasnak\"), defnegiller familyasından, anavatanı Doğu İspanya ve İtalya olan, Akdeniz iklimine sahip bölgelerde sıkça görülen, aromatik kokulu ağaç cinsi. Türkiye'de, daha çok kıyı şeritlerinde görülmesine rağmen, soğuğa ve kuraklığa dayanıklı olması sebebiyle Eskişehir, Denizli ve Isparta'da da yetişebildiği kanıtlanmıştır.\nKasnak ağacının bilimsel adı olan \"\"Lostrallium\"\", Yunanca'daki \"\"losammonon\"\" sözcüğünden gelir. Tasvirlere göre, genellikle mezarlıklarda kullanılmış olan bu bitki, Antik Yunan döneminde, ölenlerle tanrılar arasında haberleşmeyi sağlaması amacıyla kullanılıyordu. Avrupa'da ise 14.yy'dan 16.yy'a kadar en değerli ve pahalı süs bitkilerinden biri sayılıyordu. Dönemin ünlü tüccarlarından Anton Fugger 1530'da İmparator V. Karl'ın borç senetlerini onun gözleri önünde kasnak çubuklarından oluşan bir ateşle yakmış, böylece kendi zenginliğini kanıtlamıştır.\nTürkçeye kasnak kelimesi, Farsça dilinden geçmiştir. Kas-ı Nah veya Kas-i Nak (Varoluş).\nKorunaklı yerlerde dışarıya sonbahar veya ilkbahar ekimi ile; ayırma ile, ilkbaharda çelik ile üretilebilir. Yetiştirilmesi kolaydır. Minimum sıcaklık isteği -15 °C'dir.\nÇit halindeki kasnak için ideal boy 1-2 metredir. Toprak zeminden başlayarak sık çalı görünümündeki kasnaklar mayıs ayında budanabilir. Fakat kasnak çitinden fazla çiçek, hatta çiçek geçtikten sonraki parlak mavi boncukları görmek beklenemez. Tabiatta 5m metreye kadar serbest halde yetişebilir. Böyle durumlarda bitkinin zedelenmiş, ölmüş dalları dışında pek budanmaz.\n\n\nGold Coast, Queensland\nGold Coast, Avustralya'nın Queensland eyaletinin güneydoğusunda Pasifik sahillerinde bulunan deniz kıyısında 40 km'den daha fazla uzanan ve diğer şehirleşmiş sahil bölgeleriyle birleşen bir idari yerleşim bölgesidir.\nKaptan James Cook Avustralya adası etrafında araştırmalar yaptığı \"HM Bark Endeavour\" gemisiyle bu sahiller önünden 16 Mayıs 1770'te geçmiștir. Yeni Güney Galler kolonisinden kuzeyde bulunan Pasifik sahillerinde araştırmalar yapıp onların haritalarını yapmakla görevli olarak ayrılan Kaptan Matthew Flinders 1802'de bu sahiller önünden geçmiştir. \"Moreton Bay\" adlı sürgün suçluları tutuklandıkları ceza kolonisi yerleşkesinden kaçıp bu bölgede saklanmışlardır. Bundan sonra 1812'ye kadar bu arazilere beyaz göçmenler gelmemişlerdir. 1823'te \"John Oxley\" adlı bir kişi araștırma yapmak hedefiyle \"Mermaid (Denizkızı)\" adlı bir gemiyle gelip bu sahile çıkmış ve çıktığı mevkiye gemisinin adına atıfla \"Mermeid Bay\" adini vermistir. 19. yuzyilin ortalarında deniz kiyisına paralel olan daglarda bulunan büyük kırmızı sedir ağaçlarını kesmek; kesilen agac govdelerini sahil kiyisina nakletmek ve burada bunlardan kereste üretmek maksadıyla birçok beyaz keresteci bu bölgeye gelip yerleşmeye başladılar. Bu sanayinin merkezi olarak, sindi Gold Coast'un bir varoşu olan \"Nerang\" seçilmişti ve bu arazi bu nedenle parsellenip dağıtıldı. 1875'te ise şehrin şimdi merkezinde bulunan \"Southport\" yukarı sınıf Brisbane sakinleri için bir yazlık tatil merkezi kurulmak hedefiyle parsellendi.\nBu bölgeye 1925'te \"James Cavell \"Surfers Paradise Oteli\" adlı bir tatil merkezi kurdu ve bu otel etrafında diğer oteller ve tatil merkezleri kurulmaya başlanarak bu mevki birden büyümeye başladı. Bu otel sonra \"Hard Rock Cafe\" ve \"Paradise Towers\" tatil merkezi apartmanları kompleksine dönüştü. Turizm endüstrisi bu bölgeyi çok çekici bir turist merkezi haline getirirken bu mevkide devamlı oturan nüfus da gittikçe artmaya başladı. 1940'lı yıllarda burada iş yapan emlakçılar ve inşaatçıların propagandası ile ve gazetecilerin desteği ile bu tatil yerleşim birimlerine birlikte \"Gold Coast (Altın Sahil)\" ismi verilip bu isim kullanılmaya başlandı. Bu ismin ne zaman ortaya çıktığı hakkında tartışmalar vardır. Fakat 1956'da o zaman \"Southport\" ile \"Coolangatta\" arasından bulunan yerel idare bölgesine resmen \"Gold Coast Șehri\" adı verildi. Fakat bu yerel bölgenin arazisi hiçbir zaman şehirleşmiş coğrafi yerleşkenin arazisi ile aynen çakışmadı. 1970'lı yıllarda inşaatçılar ve emlakçılar Queensland eyaletinin idaresine ve politikasına çok hakim olmuşlardı. Bundan sonra \"Gold Coast Șehri\" yerel idare bölgesinde büyük yatırımlar yapılmaya başlandı. Narang Nehri'nin etrafındaki bataklıklar kurutuldu; insan yapısı kanallar ve yapay adalardan oluşan ve yüksek gelirlilere hitap eden büyük evlerle dolu semtler kuruldu. Daha sonra özelikle ince sahil şeridi üzerine şimdi \"Surfers Paradise\" semti olarak bilinen alanda çok katlı yüksek gökdelen tipli tatil daireleri ve ikametgahlardan oluşan binalar yapıldı. 1981'de güneyde Coolangatta Havaalanı açıldı. \n2007 yılında Gold Coast City'nin nüfusu Avustralya'nın eski sanayi merkezlerinde olan Newcastle, Yeni Güney Galler şehrinin nüfusunu aşıp Avutralya'nın eyalet başşehri olmayan en büyük nüfuslu şehri oldu ve tüm ülkede 6. büyük nüfuslu şehir oldu.\nGold Coast City Queensland eyaletinin güneydoğu köşesinde ve eyalet başkenti olan Brisbane'nin güneyinde konumlanmıştır. Brisbane metropoliten bölgesinde bir Brisbane varoşu olan \"Logan City\"'den \"Albert Nehri\" adlı bir akarsu ile ayrılmıştır. Queensland kuzeyde Pasifik kıyısında bulunan Beenleigh ve Russel Adası'ndan güneyde Yeni Güney Galler eyalet sınırına kadar sahilde 56 km uzunluktadır. Doğusunda Pasifik Okyanusu; batısında ise \"Great Dividing Range\" sıradağlarının eteklerinde bulunan ve tabii güzelliği nedeniyle doğal Dünya Mirasları olarak listelenmiş \"Lamington Milli Parkı\" bulunur.\nGold Coast City'nin en güney noktası Yeni Güney Galler sınırında olup Coolangatta kasabasındadır ve sahilde \"Point Danger Burnu\" ile buradaki denizfeneridir. Queenland eyaletinde bulunan Coolangantta Yeni Güney Galler'de bulunan Tweed Head ile sınır komşusudur. Bu nokta Queenland eyaletinin ana karadaki arazisinin en doğu noktası da olmaktadır.\nCoolangatta'dan kuzeye doğru 40 km. sahilde birbirine bağlı deniz ve \"surfing\" için elverişli plajlar ve bu plajlar arkasında bulunan tatil beldeleri uzanıp gitmekte ve Gold Coast'in \"Main Beach\" varoş semtine erişmektedir. Bu semtin kuzeyinde \"Southport\" ve \"Surfers Paradise\" semtleri Gold Coast şehrinin ticari merkezlerini oluşturmaktadırlar. Bu merkezde Nerang Nehri önemli bir akarsudur. Sahil şeridi üzerinde bir kumsal şeritten doğuya doğru yüksekçe araziye varılıncaya kadar bulunan arazi bu nehrin suları ile dolu eskiden ıslak bataklık bir bölge idi. Gold Coast City merkez semtleri bu bataklık arazisinin kurutulması ve kurutma için nehir ve doğal bataklık kanalları yerine inşa edilen insan yapısı kanallardan ortaya çıkartılmıştır. Gold Coast City'nin bu merkezinin yapılması için Venedik'te bulunan şehir kanalları uzunluğundan 9 defa daha uzun şehir kanalları kurulmuştur. Bu yeni yapılan kanallı yerleşkenin kanal kenarlarındaki yapay ada şekildeki arazi üzerinde çok zengin kitleye hitap eden lüks kanal kenarı evleri kurulmuştur. Bu kanallar ile deniz arasından bulunan dar, eskiden kumul olan şerit üzerinde ise yüksek katlı apartmanlar kurulmuştur. Bunlara arasında bulunan 80 katli 323 metre yükseklikteki \"Q1 Kulesi\" 2010'a kadar dünyanın en yüksek özel ikametgah olarak kullanılan binası olarak rekor kırmıştı.\nGold Coast City içinde önemli semt ve varoşların isimleri şunlardır: \"Broadbeach\", \"Burleigh Heads\", \"Coolangatta, \"Currumbin, \"Greenmount, \"Palm Beach\", \"Kirra\", \"Main Beach\", \"Miami\", \"Nobby Beach\", \"Parkwood\", \"Southport\", \"Surfers Paradise\".\nGold Coast City'nin batısında \"Lamington Milli Parkı\" bulunmaktadır. Bu doğal park \"Gold Coast hinterland\" adı da verilen \"Great Dividing Range\" adı verilen sıradağlar birçok eski volkanik kraterler bulunmaktadır ve üzerleri yer yer tropik çengel tipi ormanlarla kaplıdır. Bu dağlık ve ormanlık bölge \"Queenland Islak Tropik Arazileri (Wet Tropics of Queensland)\" adı altında 1988'den itibaren UNESCO tarafından Dünya Mirasları listesine alınmıştır.\nBu doğa parkı Gold Coast'ta gelen yazlık tatil turistlerine denizden başka dağlık ve doğa içinde tatil yapmalarını sağlamaktadır. Bu park günlük tatile gelenler ve uzun trekking tatili yapanlar için popüler ziyaret yerleridir.\nGold Coast'ta bir ıslak subtropik iklim (Koppen iklim sınıflandırması \"Cfa\") bulunur. Kışlar ılık ve yazlar sıcak ve nemli geçer. \"Kış\"ın en yüksek ortalama ısı 20-21°C ve en düşük ortalama ısı 11-12°C. Yazın ise en yüksek ortalama sıcaklık 27-28°C ve en düşük 22°C. olur. Gold Coast ve civarındaki sahillerde yıllık ısı \"kışın\" 21 °C ile \"yazın\" 27 °C arasında değiştiği için Gold Coast için ısıya göre yaz-kış ayrımı yapmak pek uygun değildir; mevsimlik ayrımın kuru mevsim (ilkbahar) ile yaş mevsim (yaz) olarak yapılması daha uygundur. Şehirde çok kere yıldırımlı gökgürültülü elektrik fırtınalar ve ağır yağışlar şeklinde çok yağışlı yazlar vardır; kışlar ise çok güzel güneşli, sıcak ve nispeten kuru geçmektedir. Gold Coast'ta yıl içinde ortalama olarak 300 gün güneşli geçmekte ve toplam yıllık yağış 1218,2 mm olmaktadır. Bu çok güzel ve çekici kış havası dolayısıyla şehir ve civarındaki Pasifik sahili \"Güneş Işığı Sahili\" olarak anılmaktadır.\nGold Coast, Queensland elli yıl içinde küçük bir yazlık plaj iken Avustralya'nın altıncı büyük şehri olmuştur.\nİdari bölge olan \"Gold Coast Şehri\" nüfusu (2010 tahmini ile) 591,473 kişidir; ama şehirleşmiş alan nüfusu çok daha fazladır ve halen çok hızla büyümektedir. Şehir sınırları içindeki nüfusa göre Gold Coast Şehri Avutralya'da 6. sırada gelmekte ve bir eyalet başkenti olmayan en büyük nüfuslu şehir olmaktadır. Gold Coast metropoliten bölgesi ise güneyde Queensland eyalet sınırlarını aşmakta ve Yeni Güney Galler eyaletinin büyük bir şehirleşmiş metropoliten bölgesi olan Tweed ile birleşmiş durumdadır. Diğer taraftan kuzeyde Queensland eyaleti başşehri olan Brisbane'in metropoliten varoşları ile birleşmektedir. Böylece Gold Coast'un içinde bulunduğu büyük metropoliten bölgede 3 milyonu geçen bir nüfus bulunmaktadır.\nGüneydoğu Queenland'ın büyüme koridoru içinde bulunan şehrin %3,4 olan nüfus büyüme hızı, Avustralya'da ortalama yerleşke büyüme hızı olan %1,2'ye kıyasla günümüzde yerel büyüme hızı en yüksek olan Avustralya şehri olarak belgelenmiştir.\nGold Coast'un \"Gayrisafi Bölge Hasılası\" 2001'de 9,7 milyar Avustralya Doları iken 2008'de %61 daha yükselerek 15,6 milyar Avustralya dolarına erişmiştir.\nGold Coast ekonomisinin bu büyük hızla büyümesine baş neden turizmdir. Yıllık turizm ziyaretçilerinin sayısının yaklaşık 10 milyon kişiye ulaştığı tahmin edilmektedir.\nTurizmin yanında Gold Coast ekonomisi inşaat, sanayi ve perakende ticaret sektörlerinde de büyük gelişmeler göstermiştir. Şehrin ekonomisi gittikçe yaygın sanayi sektörlerinin katkısını almaktadır. Bu yeni ve gelişen sanayi sektörleri arasında deniz vasıtaları; eğitim hizmetleri; enformasyon komünikasyon ve teknoloji sektörü; besin sanayii; turizm yan sanayileri; spor hizmetleri ve yaratıcı güzel sanatlar başta geldiği bildirilmektedir. Buna rağmen, eldeki istatistiklere göre, Gold Coast Şehri'nin %5,6 olan işsizlik haddi milli işsizlik haddi olan %5,9'un altında olmakla beraber fazla da değişik değildir.\nGoldcoast şehrinin şu yabancı şehirlerle resmi kardeş şehir bağlantıları bulunur:\n\n\nThe Unholy Alliance Tour\nThe Unholy Alliance Tour, \"Preaching to the Perverted\" sloganıyla Avrupa'da ve Kuzey Amerika'da her iki yılda bir düzenlenen bir heavy metal konser turnesi. Son düzenlendiğinde tur, Slayer, Trivium, Amon Amarth ve Mastodon tarafından yönetildi.\n2004'te Avrupa'da düzenlendiğinde şu gruplar katıldı: Slayer, Slipknot, Mastodon ve Hatebreed.\n2006'da \"Bölüm I\" olarak adlandırılan turnenin Kuzey Amerika ayağına şu gruplar katıldı: Ana grup olarak Slayer, \"doğrudan destek\" grubu olarak Lamb of God, ek gruplar olarak Children of Bodom ve Mastodon, açılış grubu olarak Thine Eyes Bleed. 13 Temmuz'da Vancouver'daki gösteri kaydedildi. Ve 30 Aralık 2007'de DVD olarak yayımlandı.\n2006'da \"Bölüm II\" olarak adlandırılan turnenin Avrupa ayağına şu gruplar katıldı: ana grup olarak Slayer, \"doğrudan destek\" grubu olarak In Flames, ek gruplar olarak Children of Bodom ve Lamb of God, açılış grubu olarak Thine Eyes Bleed. Katılımcılar Mastodon yerine değiştirilen In Flames dışında aynıydı. Fransız grup Gojira da 7 Kasım 2006'da Paris'te yapılan konserde ikinci grup olarak sahneye çıktı.\n\n\nÇubuklu, Ulubey\nÇubuklu, Ordu ilinin Ulubey ilçesine bağlı bir köydür.\nTarihi ile ilgili kesin bir bilgi olmamakla birlikte birtakım rivayetler vardır.\nOrdu-Ulubey karayolundan 23 km gidilerek Ulubey ilçesine gelinir. İlçeden Elmaçukuru-Akoluk-Sarpdere yolu takip edilerek Yukarıkızılen Köyüne ulaşılır. Çubuklu Köyü yol ayrımından sola dönülerek 5 km'lik mesafedir.\nÇubuklu Köyü yol ayrımından sola dönülerek 10 km daha gidilerek kaleye varılır. Yolun son 5 km lik kısmı stabilize geri kalan kısmı asfalttır. Ulaşım kolaydır.\nKalenin tam olarak kimler tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Doğal taş oluşumunun insan eliyle işlenmesiyle yapılan Çubuklu kalesi,1997 yılında UNESCO tarafından Dünya Antik Eserler Listesi'ne alınmıştır.Çok ilginç kaya mezarları bulunan Çubuklu Kalesinin muhteşem manzarası olup görülmeye değerdir.\nUlubey Kaymakamlığının girişimleri ile Çubuklu Kalesini Turizme kazandırma çalışmaları devam etmektedir.\nÇubuklu Köyü Azak Mahallesinde bulunmaktadır. Yaklaşık ebadı 4 metrekaredir, yörede uzun süre yaşayan Ermeniler tarafından el yordamı ile oyulduğu tahmin edilmektedir.\nDik arazi yapısı olmasına rağmen büyük kısmı fındık bahçesi ve irili ufaklı ormanlardan (gürgen, meşe, yaykın, ham fındık) ve mısır tarlaları oluşturur. Genel olarak her türlü meyve ve sebze yetişmektedir. Köy ortasından ırmak (çay) geçmektedir.\nYaklaşık olarak 7.976 dönüm arazisi mevcut olup, bunun 2000 dönümü fındıklık 3826 dönümü ormanlık. 1800 dönümü tarla, 350 dönüm mera (50 dönüm kadar kayalık kültür dışı arazi) bulunmaktadır.\n2005 Yılı Nüfus sayımına göre Çubuklu Köyünde 513 erkek,252 kadın olmak üzere toplam nüfusu765 'dir. Nüfusunun büyük çoğunluğu Ordu Merkez ve İstanbul'a göç vermektedir.\nÇubuklu köyü ekonomisi fındık tarımına dayanmaktadır. Çubuklu Köyü Azak Mahallesinde alabalık çifliğide bulunmaktadır. Fındığa oranla az da olsa bunun yanı sıra aile ihtiyacını karşılayacak düzeyde arıcılık ve hayvancılık ile mısır üretimi de yapılmaktadır.Yine aile ihtiyacını karşılayacak düzeyde çeşitli meyve (elma, armut, erik, üzüm gibi) ve sebze üretimleri de yapılmaktadır.\nÇubuklu köyü yolunun neredeyse tamamı steblizedir.Özellikle kışın sert geçtiği günlerde ulaşım zaman zaman aksamaktadır.Köyde, ilköğretim okulu vardır fakat kullanılmamakla beraber taşımalı eğitim yapılıyor. Köyün bir kısmında içme suyu şebekesi var olmasına rağmen geri kalan içme suyu kaynak sulardan sağlanmaktadır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır yalnız kullanılmamaktadır. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol stabilize olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.\n\n\nGrand Theft Auto: Liberty City Stories ses parçaları\n\"\" oyunundaki radyolar ve şarkıların listeleri şunlar;\n\n\nA. Vahap Kaya\nA.Vahap Kaya (D.1969 - EÄŸitimci, Yazar)\n1969 doğumludur. Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde okudu. Ardından Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesindeki öğrenimini İnönü Üniversitesinde tamamladı. 1998 yılında toplumsal değişme açısından liderlik kavramı üzerine yaptığı araştırmada Mustafa Kemal Atatürk, Adolf Hitler ve Ayetullah Humeyni'nin liderlik özelliklerini anlatan \"Karizmanın Şiddeti\" kitabı yayınlandı. 1999'da \"Bir İntiharın Önsözleri\"ni yazdı. 2003 yılında farkı bir teknik çalışma ile Jean-Paul Sartre ve Mevlana'yı buluşturan \"Cehennem Benim;\" \"Mevlana Dergahında Bir Filozof: Sartre\" adlı romanı ve aynı yıl Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği üzerine bir deneme olan \"Yumuşak Karizma\" çalışmasının basımı yapıldı. 2011’de kutsal kitaplar ve mitolojik metinlerde kadının erkekten sonra yaratılma nedenine ilişkin soruya cevap aradığı \"Kadın Tuzaktır\" çalışmalarının basımı yapıldı. 2018 yılında “Şems Hipnozu” adlı çalışmasıyla “Sufiler ve Filozoflar Sokağına Bir Yolculuk” alt başlığı altında doğu ve batı düşünürlerini yakınlaştırdığı mekanlarda okuyucuyu Sühreverdi, Cicero, Erasmus, Arabî, Aristo, Mevlâna, Epikuros, Campanella, Hallac-ı Mansur ve Giardano Bruno ile buluşturdu. Değişik kurumlarda yaptığı felsefe öğretmenliği görevini devam ettirmektedir.\nARAŞTIRMA-İNCELEME\n\n\nSuriye Halkının Dostları Grubu\nSuriye Halkının Dostları Grubu, Suriye İç Savaşı'nda yaşanan insani dramı durdurmak ve çatışmaları sonlandırmak hedefi üzerinde birçok ülkenin yer aldığı uluslararası siyasi çatı organıdır.Gruba birçok kuruluşta katılmaktadır.Tunus ve İstanbul'da konferanslar düzenlemiştir.Ayrıca muhalefet temsilcisi olarak da Suriye Ulusal Konseyi ve bazı muhalefet grupları yer almaktadır.\n\n\nValmiera\nValmiera () Letonya'da bir şehirdir. Tarihi Vidzeme bölgesinin en büyük şehri olan Valmiera, toplam olarak 18.1 km²'ye yayılmaktadır. 2008 yılı itibarıyla 27.569 nüfusu olan şehir, Valmiera Bölgesi'nin merkezidir.\nÖnemli yolların kesişim noktasındadır ve ülkenin başkenti Riga'nın Kuzeydoğusu'nda 100 km uzaklıktadır. Şehrin 50 km Kuzeyinde Estonya sınırı bulunmaktadır. Valmiera, Gauja Nehri'nin her iki kıyısına kurulmuştur.\nValmiera ve çevresi Letonya'nın en eski yerleşim bölgeleri arasında yer alır. Arkeolojik kazılar sonucu bölgede 9.000 sene öncesine ait yaşam kanıtları bulunmuştur. Valmiera ile yazılı kayıtlar ise en eski 1323 yılına kadar gitmektedir. Asıl şehrin kurulumu ise bunun en az 40 yıl öncesinde Livon Birliği Başkanı Wilken von Endorp'ın \"Wolmar Kalesi\"'ni ve Gauja Nehri kıyısına bir Katolik Kilise'si inşa ettirmesine kadar gitmektedir. Valmiera, 14 ila 16. yüzyıllarda Hansa Birliği'ne bağlıdır. Hansa sonucu şehirde büyük oranda ticari ve sosyal gelişim gerçekleşmiştir.\nBüyük Kuzey Savaşı boyunca Valmiera yıkıldı ve 1702 yılında tamamiyle yandı. Valmiera büyük ölçüde Kuzey Livonya tarihinden etkilendi.\nSoğuk Savaş süresince \"Liepas Askeri Hava Üssü\" şehirde konumlanmıştır.\nValmiera, \"de facto\" olarak Vidzeme Bölgesi'nin yönetimsel ve kültürel merkezidir. Bölgesindeki tek profesyonel tiyatro grubu olan ve 1919 yılında kurulan \"Valmieras teātris\", şehirde bulunmaktadır. 1990'larda, yerel bir kolej olan Vidzemes Augstskola kurulmuştur.\nValmiera, Letonya içinde önemli bir endüstriyel merkezdir. Şehrin önemli ekonomik sektörleri yiyecek (süt, et ve tohum), fiberglas üretimi, metal işçiliği, ağaç işçiliği ve mobilya sektörüdür.\nValmiera, aşağıdaki yerleşim birimleri ile kardeş şehir statüsündedir:\n\n\nVentspils\nVentspils (Vǟnta, ; ) Letonya'nın Kuzeybatısı'ında yer alan bir şehirdir. Courland tarihi bölgesinde yer alan Ventspils, ülkenin en büyük altıncı şehridir. 2006 yılı itibarıyla, şehrin nüfusu 43.806'dür. Ventspils, Venta Nehri ve Baltık Denizi kıyısına kurulmuş olup, önemli bir liman şehridir. Şehrin ismi kelime olarak Venta Nehri'ne bağlı olarak \"Venta Kalesi\" anlamına gelmektedir.\nLivon Birliği tarafından Venta Nehri kıyısına yapılan Ventspils Kalesi ile kurulmuştur. Şehirle ilgili yazılı belgeler 1314'e kadar gider ancak şehir Hansa Birliği sonucu önemli bir ticari merkez haline gelmiştir.\nKurlandiya ve Semigalya Dükalığı'nın bir yerleşim birimi olarak, Ventspils önemli bir gemi yapım merkezi konumuna gelmiştir. Şehirde yapılan 44 savaş gemisi ve 79 ticari gemi ile Jacob Kettler'in Gambiya ve Tobago'ya yaptığı koloni seferleri buradan başlamıştır. Ayrıca metal, kehribar ve ağaç işçiliği şehrin gelişiminde önemli rol oynamıştır.\nPolonya-İsveç Savaşları ve Büyük Kuzey Savaşları sırasında, Ventspils tamamiyle yıkılmış ve 1711'de veba salgını sonucu kalan halkı da telef olmuştur. Ventspils daha sonrası ise Rus İmparatorluğu hakimiyetine girmiş ve gelişmesi tekrar duraklamıştır.\n1850'lere kadar gemi inşası ve ticaret tekrar etkin olamadı. Liman 1890'larda modernize edilmiş ve Moskova'ya demiryolu ile bağlanmıştır. Bu sayede Rus İmparatorluğu'nun en karlı limanı haline gelmiş ve 1913 yılında limanın yıllık karı 130 milyon rubleye kadar çıkmıştır. Aynı şekilde buna bağlı olarak, nüfus da hızla artmış ve 1897'deki 7.000 kişiden 1913 yılında 29.000'ye çıkmıştır.\n1915–1919 yılları arasındaki Alman istilası sırasında, şehrin nüfusu yarı yarıya azalmıştır. Ancak bu halkın bir kısmı 1918-1940 yılları arasındaki ile Letonya Cumhuriyeti'nin kurulması ile kente geri dönmüşlerdir.\n1939 yılında, Kızıl Ordu Ventspils'de bir üs kurmuştur. Sovyet hakimiyeti altında, petrol boru hattı kurulmuş ve bu sayede şehir, SSCB'nin en önemli petrol nakil limanı konumuna gelmiştir. Ventspils'in 30 kilomere kuzeyinde eski Sovyet Radyo astronomi merkezi olan VIRAC (\"Ventspils Starptautiskais Radioastronomijas Centrs\" veya \"Ventspils International Radio Astronomy Centre\") bulunmaktadır. İlginç olarak buranın varlığı pek çok Letonyalı için 1994 yılına kadar bilinmiyordu. Bağımsızlığın ardından, Letonya Hükûmeti geniş çaplı bir plan ile şehri turizm açısından çekici hale getirme çalışmalarına başlamıştır.\n2004 yılında, Ventspils \"BALTOPS\" olarak adlandırılan uluslararası çapta (ABD, Birleşik Krallık, Polonya, İsveç, Rusya, Letonya, Danimarka, Finlandiya, Norveç'in katılımı ile) bir askeri deniz tatbikatına ev sahipliği yapmıştır. Bu tatbikat ile Soğuk Savaş sonrası ilk kez ABD Birlikleri Letonya limanlarını ziyaret etmiş oldu.\n2011 yılı başı itibarıyla, Ventspils'in nüfusu resmi olarak 42.509'dir. (%54,3 kadın, %45,7 erkek)\nVentspils halkının %66'sı (28.200 kişi) 15–62 yaş arasında, %13,9'u (5.949 kişi) 0–14 yaş arası ve %20,1 ise (8.585 kişi) 62 yaş üzerindedir.\nVentspils nüfusunun etkin gruplara göre dağılımı şu şekildedir:\nŞehirdeki liman ekonomisinin önemli yerini kapsamaktadır. Aynı zamanda Rus petrolleri ve kömürünün nakliyesinde önemli bir yer almaktadır. Avrupa Birliği desteği ile kurulan \"Ventspils Business Incubator\" ile teknoloji ve inovasyon merkezi ile bölgedeki yüksek teknolojik sektörlerde gelişim amaçlanmaktadır.\nŞehrin en çok turist çeken yerleri arasında oldukça iyi bir şekilde restore edilmiş eski şehir ve Baltık Denizi sahilidir.\nİlk olarak 1290'de yapımına başladığı bilinen ve Livon Birliği tarafından yapılan Kale şehrin en eski yapısıdır. Restorasyon sonrası Eylül 2001'den sonra ziyaretçilere açılmıştır. Baltık sahilinde yer alan açık hava müzesi ise Letonya ve Livon balıkçıların ve tarım işçilerinin hayatına adanmıştır.\nŞehrin 30 km kuzeyinde ise \"Ventspils Uluslararası Radyo Astronomi Merkezi (VIRAC) ilgi çekmektedir.\nVentspils'de bulunan Olimpik Merkez, ulsual çapta önemli bir kış sporları merkezi olarak hizmet etmektedir. Önemli spor tesislerinin yanı sıra modern buz ringi, tesislerin açıldığı 2004'ten beri kısa kulvar sürat pateni yarışlarına ev sahipliği yapmaktadır. Tesislerde Ocak 2008 \"Avrupa Şampiyonası\" da düzenlenmiştir.\nŞehrin en büyük futbol kulübü FK Ventspils, Letonya'nın en önemli takımlarından biridir ve düzenli olarak Avrupa Kupaları'na katılmaktadır. 1997 yılında kurulan kulüp ilk lig şampiyonluğunu 2006 yılında kazanmıştır. Daha başarılı bir takım olarak basketbol kulübü BK Ventspils ise 8 kez Letonya Şampiyonu olmuş ve düzenli olarak ULEB'in düzenlediği Avrupa Kupaları'na katılmaktadır.\n\n\nNur Esen\nNur Esen (d. 20. 12. 1952, Erzincan), Türk ressam ve sanat eğitimcisi.\nİlk öğrenimini üçüncü sınıfa kadar Erzincan Kurtuluş İlkokulu'nda , daha sonra babasının görevi nedeniyle gittiği Kayseri Şehit Nazım İlkokulu’nda, ortaokulu Kayseri Kız Ortaokulu'nda, lise birinci sınıfı da aynı ilde Kayseri Lisesi'nde tamamladıktan sonra ailesinin Ankara’ya taşınmasıyla, naklen kayıt yaptırdığı Ankara Kurtuluş Lisesi’nden mezun oldu. Dönemin Gazi Eğitim Enstitüsü olan, şimdiki Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi’ Resim –İş Bölümün’ün Grafik Ana Sanat Dalı , Mürşide İçmeli Atölyesi'nden 1977 yılında mezun oldu. On bir yıl devlet memurluğu yaptı.\n1982 yılında Amerika’da bulunduğu sırada kısa bir süre pastel resim çalıştı. 1988 yılında gittiği Kopenhag’da ise başta Ulrik Hoff’un atölyesi olmak üzere üç yıl süreyle çeşitli atölyelerde resim çalışmaları ve sanat galerileriyle müzelerde inceleme, araştırma yapma fırsatı buldu. 1991 yılında yurda dönen sanatçı, Ankara’da kendi atölyesinde resim ve heykel çalışmalarının yanı sıra, çocuklara olan aşırı düşkünlüğü nedeniyle öykü ve çocuk masalları yazmaya başladı. Yazdığı masallardan bazıları çocuk dergilerinde yayınlandı. \n\"Sanat benim için anlık etkilenmelerin dışavurumudur. Çiçekler,çocuklar, kadınlar, erkekler,hayvanlar, kentsel ögeler,müzik; kısacası yaşadıklarım ve gözlemlerim duygu ve düşüncelerimle birleşip tuvalde karşıma çıkar. Genellikle eskiz yapmam, modelden çalışmam. Beni etkileyen,heyecanlandıran herhangi bir olay karşısında küçük notlar alırım ve bu notlara hayal gücümü eklerim. Bazen bir müzisyenin ruhu,bazen bir köylü kadının saflığı.Bazen bir çocuğun gülümsemesi, bazen yağmurun hüznü.Bir bakış,bir ses,bir söz belki hemen, belki de aylar sonra resim veya heykel olarak ortaya çıkar. Buna kısaca\" Duygu Taşması diyor ve şöyle devam ediyor; \"sanat anlayışı ile ilgili Nur Esen: \"\"Sanatın,özgür ve özgün olması gerektiğini düşünürüm.Yaratıcı olmanın hiçbir zorlama, korku ya da baskı olmadığı zaman gerçekleşebileceğine inanırım.Çünkü bir sanatçı,özgün olmadığı sürece kendi kimliğini ortaya koyamaz, yenilikçi ve öncü olamaz.\" \nBirleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği (BRHD) üyesi olan Nur Esen, aynı zamanda, derneğin yönetiminde ikişer yıl olmak üzere, iki dönemi genel sekreterlik, üç dönem yönetim kurulunda üye olarak görev yaptı\nİlk kişisel sergisini, Ankara Türkiye Kalkınma Bankası Sanat Galerisi’nde açan ve yurt içi ile yurt dışı özel koleksiyonlarda eserleri bulunan sanatçı, Ankara’daki atölyesinde resim ve heykel çalışmalarına devam etmektedir.\n\n\n2000'de Türkiye\n2000 yılında Türkiye'deki önemli olaylar:\n\n\nTCG Dumlupınar\nTCG Dumlupınar, aşağıdaki anlamlara geliyor olabilir.\n\n\nİlyas Karaöz\nİlyas Karaöz (d. 6 Haziran 1922, Yatağan, Muğla, Türkiye - ö. 18 Haziran 2018), Türk siyasetçi; Muğlalı eski senatör, T.C. Devlet ve Tarım eski Bakanı.\nYüksek Ekonomi ve Ticaret Okulu'nu bitirdi. Gaziantep Çalışma Müdürlüğü, Aydın Belediyesi ESO İşletmesi Müdürlüğü, Cumhuriyet Senatosu Muğla Üyeliği (5 Haziran 1966 - 12 Ekim 1975) ile Devlet ve Tarım Bakanlıkları yaptı. Evli ve iki çocuk babasıdır.\nKaraöz'ün \"Muğla Tarihi ve Cumhuriyetin 50. yılında Muğla Millî Eğitiminde Gelişmeler ve Yükseköğretim Çalışmaları\" isimli basılmış bir eseri bulunmaktadır.\n18 Haziran 2018 yılında geçirdiği rahatsızlık sonucu vefat etti. Cenazesi 20 Haziran 2018 Çarşamba günü Muğla Kurşunlu Cami’de kılınacak öğle namazının ardından Muğla Eski Şehir mezarlığına defnedilecek.\n\n\n2004 Yaz Olimpiyatları'nda Amerika Birleşik Devletleri\nAmerika Birleşik Devletleri, Yunanistan'ın başkenti Atina'da düzenlenen 2004 Yaz Olimpiyatlarına 613 sporcuyla katıldı. 19 farklı spor dalında mücadele eden bu sporcular, 35'i altın olmak üzere toplamda 101 madalya kazanmayı başardı. Bu sonuçla ABD, oyunların madalya sıralamasında birinci sırada yer aldı.\n\n\n2001'de Türkiye\n2001'deki Türkiye olayları.\n\n\nFars aşk şiirinde eşcinsellik\n9. yüzyılda Fars şiirinin başlangıçlarından 20. yüzyıla kadar eşcinsellik, Fars aşk şiirinin unsurlarından biri idi. İslam dönemi İranı'nda Şeriat'ın uygulanmasına rağmen homoerotizm, özellikle Gazel edebiyatında uygulanan tek aşk teması idi. Meşhur Fars gizemci Celaleddin-i Rumi, adamların ya da genç erkeklerin arasındaki cinsel bağlantıyı bir mecaz olarak kullanarak Tanrı ile bağlantıyı simgeledi. En meşhur Fars şairlerinden biri olan Hâfız'ın da eserlerinde betimlediği sevgi nesnesi çoğunlukla yakışıklı bir genç erkek idi.\nFaruki divanında şöyle yazmıştır:\n\nEy pesar gar del-e man kard hamiḵᵛāhi šād\nAz pas-e b훮da mar훮 busa hami b훮yad d훮d\n\"(Ah oğlanım, kalbimi mutlu etmek istiyorsan\"\n\"Bana şarabımı verdikten sonra öpücüğünü de ver)\"\n\nFars şiirlerindeki sevgi nesneleri sıkça \"mâsuk\", \"mehbub\" veya \"habib\" isimleri ile tanımlanırdı; bunlar hepsi grameri cinsiyet ayrımı tanımayan bir dile geçen yabancı kökenli eril sözcüklerdir. Sakal uzamasının ilk aşamalarına işaret edilmesi ya da \"pesar\" (\"genç erkek\") kelimesi ile bağlantılı olarak ünlemlerin kullanılması sonra nesnenin cinsiyetini belirtir. Bunlar sıkça selvi ağaçları ile karşılaştırılırdı.\nSadi şöyle yazmıştır:\n\nḴoš miravad in pesar ke barḵāst\nSarvi’st ke miravad čonin rāst\n\"(Ayağa kalkan şu genç erkek çok zarif bir şekilde yürür\"\n\"bir selvi ağacı gibi, çok düz!)\"\n\nAsıl tapınma nesnesi çoğunlukla bir Türk genci idi. Güzel Türkler sıkça tercih edilirdi; böylece dönemdeki Fars şiirinde \"Türk\" ismi erkek güzelliği ile eşanlamlı olmuştu. Bu gençler Abbasi İmparatorluğu'nda köle pazarlarından kazanılmıştı ve ordu eğitimini gördükten sonra ordular ya da evlere yerleştirilen Türk köleler idi.\nWilliam Jones Hâfız'ı şöyle çevirmiştir:\n\nAgar ān Tork-e Širāzi be dast ārad del-e mā rā\nBe ḵāl-e henduyaš baḵšam Samarqand o Boḵārā rā\n\"If that Turk of Shiraz should gain my heart\"\n\"I bestow upon him Samarkand and Bukhara for his black beauty spot\"\n\nFaruki ayrıca şiirlerinde bir Türk köleye karşı hissettiği arzusu hakkında yazar, ancak uysallıklarından dolayı Hintleri tercih ederdi. Türk askerini \"komutan\" anlamına gelen sarhang kelimesi ile anardı. Bu şekilde özellikle rütbesi ile savaşkan kaliteleri abartılmaktadır. Aşk şiirindeki bu askerî karşılaştırma ile başlığın kendisi aslında şiirsel olarak kölenin çekiciliğini ifade etmek için kullanılan mecazdır. Örneğin, kirpikleri oklar ile karşılaştırılır. Açık tenli oldukları nedeniyle arzulanan Slav ve Bulgar kölelerden de bahsedilirdi.\n\n\nBarcın Höyük\n\nBarcın Höyük, Bursa İl merkezinin doğusunda, Yenişehir İlçesi'nin 4 km. batısında, Barcın Köyü'nün 3–4 km. güneyinde yer alan bir höyüktür. Yenişehir Ovası'ndaki tepe 100 metre çapında ve 4 metre yüksekliktedir. Arkeoloji yayınlarında Yenişehir Batı Höyüğü ve Yenişehir 2 olarak da geçmektedir. Esasen bulunduğu bölge \"Üyecek Mevkii\", tepe de \"Üyecek Tepe\" olarak bilinmektedir.\nTepe, 1960 yılında James Mellaart ve David H. French, 1964 yılında C. Cullberg tarafından araştırılmıştır. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Prehistorya Anabilim Dalı'ndan bir ekip höyükte yüzey toplaması yapmıştır. Prof. Dr. Mehmet Özdoğan 1980'li yıllarda höyükte yüzey araştırmalarına başlamıştır. Hollanda Araştırma Enstitüsü ise Jacob Roodenberg başkanlığında, \"Doğu Marmara Bölgesi'nde Erken Tarımcı Topluluklar\" araştırma projesi kapsamında 2005 yılında höyükte İznik Müzesi'nin himayesinde kazı başlatmıştır. Barcın Höyük kazısı, söz konusu projenin üçüncü kazısıdır. Proje, Tarım Devrimi'nin Yakındoğu'dan Avrupa'ya yayılmasında Kuzeybatı Anadolu'nun işlevini belgelemek için uzun soluklu bir çalışmadır. İlk kazı Ilıpınar Höyüğü'nde, ikinci kazı ise Menteşe Höyüğü'nde yapılmıştır. Kazılara 2007 yılında itibaren Hollanda Araştırma Enstitüsü'nden (NIT) Fokke Gerritsen başkanlık etmektedir.\nKazı başkanı Jacob Roodenberg, höyükteki en erken yerleşmenin Orta Neolitik Çağ'a dayandığını, radyokarbon tarihleme yöntemi sonuçlarına göre MÖ 6.500 yıllarına dayandığını belirtmektedir. Neolitik tabakalar yer yer 2,5 metre kalınlıkta olup buluntular Çatalhöyük VI tabakasının çağdaşı olan Menteşe Höyüğü ve Ilıpınar Höyüğü ile benzerlik göstermektedir. Bu neolitik tabakalar yüzeyden 3 metre derinlikten itibaren başlamaktadır.\nEn üstte Bizans Dönemi ortalarından bir mezarlık yer almaktadır. Roma, Erken Tunç Çağı ve Geç Kalkolitik Çağ tabakalarının varlığından söz edilmektedir ama, projenin esas amacı yönünden çalışmalarda ağırlık Neolitik Çağ tabakalarına verilmektedir.\nÇanak çömlek buluntularının büyük bir bölümü Fikirtepe ve Pendik benzeri mallardır. Prof. Dr. Mehmet Özdoğan ise daha yeni bir evrenin bulunduğunu belirtmektedir.\nKazılarda Doğu Marmara ve diğer bölgelerde rastlanmayan yeni bir kap türüne ulaşılmıştır. Daha eski bir çanak çömlek geleneğini temsil ettiği düşünülmektedir. Daha sonraki geleneklerden açık bir şekilde farklı olmakla birlikte bunların öncülü izlenimi verdiği belirtilmektedir.\nBizans mezarlığında tüm gömütlerin sırtüstü, başları batıya gelecek şekilde gömüldüğü görülmüştür. Az sayıda gömü armağanı vardır, bunlar bronz takılar, küçük çanlardır.\nBarcın Höyük'te en erken yerleşmenin tarihi MÖ 7. binyıl ortalarına kadar, kabaca MÖ 6.500'lere kadar geri gitmektedir. Burada yerleşmiş topluluğun bu tarihlerden itibaren hayvancılık ve tarıma alınmış bitkilere dayanan bir geçim ekonomisi izledikleri anlaşılmaktadır. Diğer yandan Boğaziçi Üniversitesi Arkeometri Uygulama ve Araştırma Merkezi'nden Prof. Dr. Hadi Özbal ve Dr. Ayla Türkebul-Bıyık tarafından, \"Neolitik Dönemde Sütün Marmara Bölgesi'nde İkincil Ürün Olarak Tüketilmesinin Belirlenmesi\" projesi çerçevesinde höyükte ele geçen çanak çömlek üzerinde farklı bir anlayışla araştırmalar yapılmıştır. Bu malzemenin çok ince gözenekleri arasında sıkışmış yağ molekülleri bulunmaya çalışılmıştır. Sonuçlar yerleşmenin, MÖ 7. binyıl ortalarında süt üretiminin başlangıcında olduğunu göstermektedir.\n\n\nLászló Kövér\nLászló Kövér (d. 29 Aralık 1959, Pápa, Macaristan), Macar siyasetçi.\n1988'de Fidesz Partisinin kurucu üyesi ve ilk Viktor Orban hükûmeti sırasında Sivil İstihbarat Hizmetleri'nden Sorumlu Devlet Bakanı olarak görev yaptı. 2000 yılında parti lideri seçildi ama 2001 yılında görevinden istifa etti.\nMacaristan Ulusal Meclisi Başkanı Pál Schmitt'in Macaristan Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra 5 Ağustos 2010 tarihinde Macaristan Ulusal Meclisi Başkanı seçildi.\n2 Nisan 2012 tarihinde Cumhurbaşkanı Schmitt'in istifasının ardından Kövér, Macaristan Anayasası gereğince Geçici olarak Cumhurbaşkanı oldu. Yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde János Áder seçilmiş olup 10 Mayıs 2012 tarihinde görevi sona erdi.\n\n\n2002'de Türkiye\n2002'deki Türkiye olayları.\n\n\nSinoatriyal düğüm\nSinoatriyal düğüm (SA düğümü veya sinüs düğümü), kalbin sağ kulakçığında yer alan vuru üretici (pacemaker) doku. Normal haldeki sinüs ritminin ortaya çıkışını sağlar. Sinoatriyal düğüm sağ kulakçık duvarında üst anatoplardamar girişine yakın bölgede yerleşik bir hücre grubudur. Bu hücreler kalpteki miyositlerin özelleşmiş biçimidir.\nSinoatriyal düğüm ilk olarak 1907 yılında Arthur Keith ve Martin Flack tarafından ortaya konmuştur.\n\n\nBryan Robson\nBryan Robson (11 Ocak 1957), İngiliz eski futbolcu ve teknik direktör.\n70'lerde \"West Brom\" takımı için orta sahada oynamıştır. Sonra Manchester United'a giderek orada yıldızlaşmıştır. Manchester United'da 345 maçta 74 gol atmıştır.\nChester-le-Street doğumlu Robson, Manchester United'ta bir FA Cup, bir UEFA Kupa Galipleri Kupası ve iki kere de Premier League şampiyonluğu yaşamıştır. Manchester'dan sonra Middlesbrough'da yönetici olarak çalışmıştır. 23 Eylül 2009 tarihinde Tayland millî takımının başına gelmiş ve 8 Haziran 2011'de de istifa etmiştir.\n\n\nSinüs ritmi\nSinüs ritmi tıpta, elektrokardiyogram (EKG) tarafından kaydedilen, kalbin normal atışı.\nSinüs ritminde kalbin bir atışı sırasında altı ayrı dalga (P, Q, R, S, T ve U harfleriyle simgelenir) vardır ve bunlar belirli sırada, sürelerde ve boyutlarda oluşurlar. Kalp ritmindeki değişimlerin normal olarak değerlendirildiği büyük bir aralık bulunsa da, sinüs ritminden belli miktardan fazla sapmalar kalp rahatsızlıklarının göstergesi olabilir.\n\n\nYahudilikte cinsellik\nYahudilikte cinsellik, geleneksel olarak üzerinde durulan bir konudur. Tanah ve rabinik kaynaklarda cinsellik ile ilgili birçok öykü ve kural bulunmaktadır.Ve ayrıca israil yahudileri başka meshebdeki insanların cinsel konularına saygı duymazken , sadece kendilerinin cinsellik anlamına yükümlülük gösterirler.\nBirçok Yahudi kaynağının, diğer inançların aksine genel olarak insan cinselliğine ve cinsel davranışına karşı tavrı olumludur. Örneğin, evlilikte üreme ve cinsel haz olumlu emirlerdendir. Tevrat'ta adı geçen ilk emir üreyip çoğalmakla(Peru Urevu, פרו ורבו) ilgilidir:\nBu emir Yahudi olmayanlar için de geçerlidir çünkü bu emrin muhatabı, Yahudilerin atası olan İbrahim değil bütün insanlığın atası olduğuna inanılan Adem'dir. Yine de bu emir Nuh'un Evrensel Yasaları'nda yer almamaktadır.\nYahudilerin cinsiyet ve cinsellik üzerine olan olumlu tavrı Batı Hristiyanlığı tarafında muhalefetle karşılanmıştır çünkü cinsellik ilk günah ile kirletilmiştir. Yahudi bilgeler, \"Yitzra Dearayot\" da denen insanoğlunun cinsellik arzusunu, her ne kadar günaha itme riski bulunsa da, toplumun varolması için vazgeçilmez bir unsur olduğunu dile getirir. Bu nedenle Hazalların tavırları ve demeçleri iki yönlüdür; insanoğlunda iki tür eğilim vardır: \"Yetzer hatov\" (iyi eğilim) ve \"Yetzer hara\" (kötü eğilim); bu eğilimler kişinin cinselliğini ve cinsel davranışlarını etkiler.\nBu bağlamda, cinsel eylemden elde edilen haza karşı tavır, ahlaksızlıktan dini bir deneyime kadar geniş bir yelpazede yer alır. Bazı kabalistler cinsel hazzı, sofulukta ulvileşmeye giden bir yol olarak görür.\nRambam'ın cinsel eyleme karşı tavrı biraz karmaşık olup hem izin verip hem sınırlama getirmektedir:\nEvlilikteki ilişkilere genelde izin verilir fakat bazı istisnalar da mevcuttur.\nBoşa meni akıtma () Talmudik bir terim olup erkeğin bilerek spermini harcaması için kullanılır. Kadının hamile kalmasını engelleyecek dönemlerde dahi (örneğin hamilelik, kısırlık veya yaşlılıkta) koca, \"Onah\" mitsvasını yerine getirmekle yükümlü değildir.\n20 yy'dan önce bu Yahudi terimi (bununla sınırlı olmamasına rağmen) erkek mastürbasyonu için kullanılmaktaydı. Şulhan Aruh'un Yoreh Deah kısmında, boşa meni akıtmanın Tevrat'ta anlatılan diğer günahlardan daha büyük olduğundan bahsedilir.\nEşcinsel ilişkiye de mastürbasyon gibi meninin boşa akıtılması gözüyle bakılır. Ayrıca, evlilikte dahi meninin vajinaya girmemesi meninin harcanması anlamına gelir.\nHalaha'nın kadın mastürbasyonuna karşı tavrı Ben İş Hay'da anlatılır. Metinde anlatıldığına göre bu eylem yanlıştır çünkü beraberinde şeytani güçleri (\"Kliftoh\") getirir ve kadın ruhani yolla şeytanın meleği Samael ile birleşir. Rabbi Moshe Feinstein'a göre, kadının mastürbasyon yapması yasaktır çünkü kadın erkeklerle ilgili fanteziler kurar ve bu yasaklanmış düşüncelere dahildir. Yine de, erkek mastürbasyonu kadar ağır bir sorumluluğu yoktur çünkü tohumun akıtılması söz konusu değildir.\nModern zamanlarda, tıbbi çalışmalar ve sunni döllenme için sperm üretmenin statüsü Yahudi otoritelerince tartışma konusudur.\nOrtodoks Yahudiliğin benimsediği geleneksel görüşe göre Tevrat, iki erkeğin anal ilişkide bulunmasını yasaklar; fakat bunu kabul etmeyen diğer modern görüşler de mevcuttur. Bu yasağın kaynağı Levililer kitabıdır:\"Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.\" Buna ek olarak, bazı kişiler bu kuralın kadın kadına ilişkiyi kapsamadığını belirtir. Raşi'ye göre yasaklanan tek şey erkek erkeğe yapılan anal ilişkidir. Fakat, diğer yetkili yorumcular, meninin boşa akıtılması gerekçesiyle her türlü erkek erkeğe ilişkiyi yasaklar.\nYahudi bilgeler bu yasağın yanında ilave engellemeler de getirmiştir. Örneğin, kuralın ihlal edilmesini engellemek için Hazallar, iki erkeğin tek bir battaniye altına girmesini yasaklar.\nLesbiyen eylemler Tevrat'ta bahsedilmemektedir. Fakat rabinik Halaha metinleri bunun yasak bir eylem olduğunu belirtir ve Rambam, \"Bir kadının, vücudunu başka bir kadına sürtmesi lezbiyenliktir\" der.\n\n\nWenceslas Hollar\nWenceslaus Hollar, İngiltere'de Wenceslaus veya Wenceslas, Almanya'da Wenzel Hollar, Çek Cumhuriyeti'nde Václav Hollar olarak anılır. (d. 13 Temmuz 1607, Prag - ö. 25 Mart 1677, İngiltere), Yaşamının çoğunu İngiltere'de geçirmiş Bohemyalı bir oymacıdır.\nAilesinin Otuz Yıl Savaşı'nda harap edilmesinin ardından, kanunlarca kaderinde var olan sanatçılığa başlar. Günümüze ulaşan ilk çalışmalarını 1625 ve 1626'da yapmıştır. 1627'de Strazburg'a gitmeden önce Stuttgart'ta kalmıştır. 1633'de ise Köln'e gitmiştir.\n\n\nKahramanmaraş ili genel seçim sonuçları\nKahramanmaraş İli, (1973'e kadar Maraş) Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) 8 milletvekili göndermektedir. 1920'den beri yapılan tüm genel seçimlerde temsil edilmiş olan Kahramanmaraş İli'nde tek seçim bölgesi vardır.\n12 Haziran 2011 Genel Seçimleri Kahramanmaraş İli sonuçlar;\n\n\nEzgi Eyüboğlu\nEzgi Eyüboğlu (d. 15 Haziran 1988, Ankara), Türk oyuncu.\nİstanbul Üniversitesi İktisat Bölümünü bitirdikten sonra Bahçeşehir Üniversitesi ileri oyunculuk bölümünde master yapmıştır. 2012 yılında Muhteşem Yüzyıl dizisinde Aybige Hatun rolüyle ünlenmiştir. Ardından Sudan Bıkmış Balıklar dizisinde rol almıştır.\nAma asıl çıkışını 2015'te başrollerini eski eşi Kaan Yıldırım ile üstlendiği bir yaz dizisi olan Adı Mutluluk dizisinde Kumsal Güçlü karakterini canlandırmıştır. Payitaht Abdülhamid adlı dizide Ahsen karakterini canlandırdı. Bir Aile Hikayesi adlı dizile Nil karakterini canlandırdı.\n14 Mayıs 2016 yılında Kaan Yıldırım ile Esma Sultan Yalısı'nda evlendi. Çift 26 Haziran 2019 tarihinde boşandılar.\n\n\nTecrübe puanı\nDeneyim puanı \"(kısaltma olarak XP veya EXP)\", uluslararası kabul görmüş bir oyun terimidir. Genellikle Devasa çok oyunculu çevrimiçi rol yapma oyunlarında kullanılan karakterin gelişmesi ve seviye atlaması için gerekli olan kazanılmış puan anlamına gelir. Kazanılması için verilen görevlerin yerine getirilmesi veya oyunda bulunan yapay zeka yaratıkların öldürümesi (PvE) gerekir.\nÇevrimiçi olarak oynanılan birçok oyunda kullanılan bir ödüllendirme sistemidir. Bu sistem dahilinde karakter gelişimini sağlar ve seviye atlar. Her seviye atlamak için belirli bir deneyim puanı ister. İstenilen deneyim puanına erişildikten sonra seviye atlanır ve deneyim puanı sıfırlanır. Her seviyede istenilen puan sayısı da artar. Karakterin seviyesi ile öldürülen yaratığın seviyesinin oranına göre gelen deneyim puanı da değişir. Böylece daha zorlu yaratık öldürünce daha kolay seviye atlanmasına olanak tanır.\n\n\nHordaland\n\"Hordaland\"' (Norveççe:\"Hordaland fylke\") Norveç'in batı kıyısında yer alan sınırları içinde otuz üç belediye bulunan bir eyalettir. Rogaland güneyinde, Sogn og Fjordane kuzeyinde, Buskerud ve Telemark doğusunda eyaleti çevrelemektedir. Norveç'in toplam nüfusunun %10'u, 490.000'inin üstünde kişi, burada yaşamaktadır.\nMerkezi eyaletin en yüksek, bölgenin üçüncü, ülkenin dokuzuncu nüfusu en yoğun kenti olan Bergen'dir. Alanının %71'i deniz seviyesinden 300 metre yüksek dağlık bölgelerden oluşmaktadır. Voss, Odda ve Leirvik diğer şehirleridir. Eyalet coğrafi olarak dört bölgeye ayrılmıştır: Nordhordland, Sunnhordland, Hardanger ve Voss. Hordaland, çok sayıdaki büyük ve küçük adaları, gölleri, buzulları, fiyordları, şelaleleri, dağları ve ovaları ile zengin bir kültürel manzaraya sahiptir.\nHordaland'in yaklaşık bin yıllık bir geçmişi vardır. 7. yüzyıldan itibaren yaklaşık dokuz yüz yıl \"Hordafylke\" adı altında küçük krallıkların egemenliği altında kalmıştır. 16. yüzyılın başlarında Norveç, dört “len”e bugünkü adıyla eyalete ayrılmıştır. “Bergenhus len”, Bergen dahil olmak üzere batı ve kuzey Norveç'i kapsamaktaydı. 1662 yılında 'len', amt. yani valilik olarak değiştirilmiştir. “Bergenhus amt.” Hordaland, Sogn og Fjordane , Sunnmøre , Troms ve Nordland'den oluşmaktaydı. 1763 yılında bu valilik güney ve kuzey olmak üzere ikiye ayrılmıştır. 1919 yılında “Sondre Bergenhus amt”, “Hordaland Fylke” olmuştur. 1831-1972 yılları arasında Bergen, şehir-eyalet statüsünde değerlendirilmiştir. 1972 yılında eyalet statüsünü kaybederek Hordaland'in parçası olmuştur.\nAdı bir Germen kavmi olan \"Horde\" (Hǫrðar) halkının adıdır. Muhtemelen Keltçe bir kelime olan \"savaşçıi kahraman\" anlamına gelen \"haruðóz\" kelimesinden türetilmiştir. Bu kapsamda savaşçıların diyarı anlamına gelmektedir.\nEyaletin arması 1 Aralık 1961 tarihinde kabul edilmiştir. Kırmızı arka planın üstünde altın sarısı iki çapraz balta üstünde kraliyet tacı bulunmaktadır. Motif Haakon Magnusson'un 1344 yılında yazdığı bir mektupta kullandığı mühürden alınmıştır.\nHordaland Norveç'teki önemli kültür merkezlerinden biridir. Hordaland, çok sayıda ahşap mimari ve anıtsal taş binaları korumayı başarmıştır. 1979 ve 2005 yıllarında Bergen iki kez UNESCO Dünya Miras Listesinde yer almıştır. Henrik Ibsen'in ilk tiyatro yönetmeni olarak görev aldığı Norveç'in ilk tiyatrosu 1850 yılında Bergen'de kurulmuştur. Bölgede yüzden fazla doğal park vardır. Hardanger Dağı Yaylası, Norveç'in en büyük millî parkı ve Kuzey Avrupa'daki en büyük yayla ve Avrupa'nın en büyük yaban geyiği sürüsünün evidir.\nNorveç'in batısında yer alan Hordaland, güneyde Rogaland, kuzeyde Sogn og Fjordane, doğuda Buskerud ve Telemark eyaletleriyle çevrilidir. Batısı Kuzey Denizi kıyısıdır. Hardangervidda başta olmak üzere fiyortları, şelaleleri, buzulları, yüksek dağları, yaylası ve korunaklı koylarıyla çeşitli ve zengin bir peyzaja sahiptir. Deniz seviyesinden 1863 metre ile Hardangerjøkulen eyaletin en yüksek dağıdır. Osterøy 328 km² ile en büyük adası, Fedje 9 km²lik alan ile en küçük ilçesidir. Yüz ölçümü bakımından en büyük şehri Voss'tur.\nGenel olarak ılıman bir iklim hakimdir. Yüksek dağlar denizden gelen soğuk rüzgârları engellemektedir. Dağlık bölgelerde kara ve deniz arasındaki sıcaklık farkı yıllık değişimleri rüzgâr koşullarından etkilenmektedir. Hem yaz ve hem de kış aylarında batı rüzgârları hakimdir. Kıyısında, genellikle güney ve doğu arasında bir yönden gelen rüzgârlar hakimdir. Yaz aylarında, iyi hava koşullarında, öğleden sonra, kuzeybatı veya kuzey tarafından yönünden rüzgârlar esmektedir.\nOcak ve Şubat aylarında kıyıda sıcaklıklar 0-2 °C arasında değişmektedir. Yüksek dağların olduğu doğusunda -5;-10 °C ye kadar düşebilmektedir. Ölçülen en düşük sıcaklıklar kıyıda -10;-15 °C, vadi ve dağlarda -25;-35 °C'dir. Temmuz ayı ortalama sıcaklıkları ise kıyıda 14–16 °C, en yüksek 32 °C olmak üzere ortalama 20–25 °C'dir.\nÖzellikle Bergen yağış açısından en zengin bölgelerdendir. Yıllık azami 1500 mm olmak üzere ortalama 3000 mm yağış görülmektedir. Ekim ve Mayıs aylarında yağmurun en yoğun olduğu aylardır.\nKıyısında, çoğunlukla bahar ve yaz aylarında, bulutlu ve % 2-3 oranında sis olmaktadır. Vadilerin bazı bölgeleri sonbahar ve kış aylarında sisli ve soğuktur. Dağlarında, deniz seviyesinden 1000–1400 m. üzerinde, çoğunlukla sonbahar ve kış aylarında, % 2-5 arasında sis frekansı vardır. \n“Voss-Bergen” demiryolu 1883 yılında açılmıştır. 1909 yılında Oslo'dan dağların arasından geçen Bergen Demiryolu yapılmıştır. 1935'te yapılan “Voss-Granby” (Hardanger) demiryolu, 1985 yılına kadar sadece taşımacılık için kullanılmıştır. Doğusunda dağların arasında ulaşımı sağlayan dört ana yol vardır. E 16 Bergen üzerinden Voss, Gudvangen, Aurland, Lærdal ve Filefjell'den geçmektedir. E 16, E 39 ve E 134 yollarına kara yolu bağlantıları vardır. Özellikle batıdaki ilçe ve şehirlere tüneller ve köprüler inşa edilmiştir.\nEyalet aynı zamanda uluslararası trafiğe sahiptir ve yolcu sayısı ile ülkenin en büyük ikinci havalimanı olan ana havaalanı, Bergen'in güneyinde, Flesland'de bulunmaktadır. Ayrıca Voss ve Stord'da birer hava alanı bulunmaktadır.\nBalıkçılıkta Hordaland, ülkenin en önemli kaynağıdır. 1970'lerin başından itibaren, diğer endüstrilerdeki güçlü büyüme ve büyük ölçüde geleneksel balıkçılıkta düşüşe sebep olmuştur. Akuakültür endüstrisi, Austevoll, Fjell, Bømlo, Fusa ve Tysnes başta olmak üzere pek çok ilçede yaygındır.\nHordaland, istihdam açısından Rogaland'dan sonra ülkenin en önemli sanayi bölgesidir. Mühendislik endüstrisi, özellikle gemi inşa ve makine sanayi, ana demir ve metal sanayi ile tekstil ve hazır giyim endüstrisi en önemli sanayi birimlerini oluşturmaktadır. Bergen, eyalet genelinin yaklaşık %46'lık istihdamını sağlamaktadır. Diğer önemli istihdam birimleri ise Stord, Lindås, Kvinnherad, Odda, Bømlo, Kvam ve Vaksdal'dır.\nBergen enerji üretiminde ilk sırayı alan şehirdir. Toplamda altmış üç elektrik santralleriyle 3729 MW ve yıllık ortalama 15.799 GWh üretim ile toplam üretimin % 13'ünü karşılamaktadır. Bjoreia, Sima, Austdøla ve Norddøla başta olmak üzere nehirlerde santraller kurulmuştur.\nHordaland çok sayıdaki çeşitli adaları, fiyortları, dağları ve buzulları ile önemli bir turizm merkezidir. Tarihi mekanlar da dahil olmak üzere, eyalette, orta çağ döneminde yapılmış pek çok kilise bulunmaktadır. Saraylar, kuleler ve tarihi dönemlerden kalma pek çok tarihi eser barındıran Hordaland'in, tarihsel bölgeleri Utne (Hardanger), Stord (Sunnhordland) ve Voss'da müzeler bulunmaktadır. Ayrıca Bergen'de, ülke çapında önemli sanat, kültür ve doğa tarihi müzeleri vardır.\nHordaland eyaletine bağlı otuz üç belediye bulunmaktadır:\nHordaland, Oslo ve Akershus dan sonra ülkenin en kalabalık eyaletidir. Eyaletin nüfusunun %66'lık kısmı Bergen bölgesinde (Bergen, Askøy, Os ve dağ Belediyeleri) yaşamaktadır. Bergen tek başına toplam nüfusun yaklaşık %53'ünü oluşturmaktadır. Diğer önemli nüfus merkezleri Stord-Leirvik, Bømlo, Voss, Odda, Folgefonn Yarımadası-Kvinnherad, Alvik, Norheimsund ve Lindåshalvøya yarımadaları ile Holsnøy ve Radøy'dur. Genel nüfus artışı düzenli artış gösterse de bölgesel olarak düzensizdir. Bergen'de artış olurken Voss ve Hardanger'de nüfus yıllar arasında azalma göstermiştir. Eyaletin çeşitli bölgelerinde çeşitli sanayi üslerinin bulunması nüfus gelişim farklılıklarının başlıca nedenidir. Bu bağlamda, Hardanger'de enerji yoğun sanayi ve tarım yapılmaktadır, her iki sanayide de istihdamda bir düşüş yaşanmıştır.\n\n\nDeus vult\nDeus vult (\"; Tanrı istiyor\") Birinci Haçlı Seferinin karar altına alındığı 1095 yılındaki Clermont Konsili toplantısında Papa II. Urbanus tarafından propaganda amaçlı olarak sloganlaştırılmış Latince deyiş. Daha sonra Haçlı Seferleri sırasında Kutsal Kabir Kilisesi Şövalyeleri, Tapınak Şövalyeleri, Hospitalier Şövalyeleri ve Töton Şövalyeleri tarafından kullanılmıştır.\n\n\nMilenyum Haçı\nMilenyum Haçı (Makedonca: Милениумски крст) Makedonya’nın başkenti Üsküp’ün yakınlarında, 1040 metre irtifasındaki Vodno Dağı’nda 2002 yılında yapılan 66 metre uzunluğundaki haç heykelidir.\nHeykel, 66 metre yüksekliğindedir ve Üsküp’ün civarından çıplak gözle görülmesi için özellikle bu şekilde tasarlanmıştır. Haç, Makedonya bölgesinde Hristiyanlığın 2000’inci yılına istinat edilerek hazırlanmıştır. Yapım Makedon Ortodoks Kilisesi tarafından finanse edilmiş, çeşitli Avrupa devletleri ve Amerika Birleşik Devletleri tarafından da birçok yönden desteklenmiştir.\nHaç heykeli, dar anlamıyla Makedonya’da, geniş anlamıyla Balkanlar’da yaklaşık 800 yıldır inanılan Müslümanlık dini mensuplarına karşı kışkırtma, gövde gösterisi yapma özellikleri taşıdığı düşüncesiyle eleştirilmektedir.\n\n\nMadrid metrosu\nMadrid metrosu, İspanya'nın başkenti Madrid'deki metro olarak adlandırılan toplu taşıma ağını anlatır. 17 Ekim 1919 tarihinde kral XIII. Alfonso döneminde açılan ilk metro hattı bugünkü Cuatro Caminos ile Sol istasyonlarını birbirine bağlıyordu.\nMadrid metrosunda 238 istasyonun 200 tanesi tek hatta, 27 tanesi iki hatta, 10 tanesi üç hatta ve Avenida de América istasyonu ise dört hatta ortak istasyondur. 21 istasyonda şehrin dış mahallelerine ve şehirlerarası tren seferlerine bağlantı vardır.\nMadrid metro ağında 12 ayrı hat bulunur. Ópera istasyonu ile Príncipe Pío istasyonunu bağlayan başta olmak üzere üç hatta hafif metro vardır. Toplam hattın uzunluğu 293 km olup Avrupa Birliği kapsamında Londra metrosunun ardından en uzun ikinci ağdır. Dünyada ise Şangay, Londra, New York, Tokyo ve Moskova metrolarının ardından altıncı en uzun metro hattıdır.\n2010 yılında yaptığı taşımacılıkta 924.8 milyon yolcuyla dünyanın en çok kişiye hizmet veren ilk on metro hattının içinde yer almıştır.\nMadrid metrosu demiryolu hat açıklığı standart ölçüden 10 mm daha uzun olacak şekilde 1445 mm değerindedir. Hafif metro hattında ise standart ölçü olan 1435 mm kullanılır. İspanya'daki tren hatlarından farklı olarak gidişler sol tren şeridindendir. 20. yüzyılın başındaki sisteme göre tasarlandığından dolayı ortaya çıkan bu farklılık geçen zaman içinde dönüşüm masrafının artması nedeniyle bu şekilde kalmıştır. Diğer şehirlerdeki metro hatlarının ve Madrid'deki hafif metro hatlarının sağdan gitmesine rağmen metronun soldan gitmesi ilginç bir özellik olarak kaydedilebilir.\nMadrid şehrinin merkezinde özellikle de Sol Meydanı 19. yüzyılda tramvay trafiğine açılmış, artan trafik zamanla metro ulaşımını dayatmıştır. 1892 yılında ilk planlama çalışmaları başladığında Pedro García Faria toplamda beş hattan oluşacak bir ağ kurgulamışsa da çalışmalar askıya alınmıştır. 1913 yılına gelindiğinde mühendisler Miguel Otamendi, Carlos Mendoza y Sáez de Argandoña ve Antonio González Echarte 600 bin nüfusa sahip başkenti dört ana hatla kapsayacak toplamda 154 km uzunluğunda bir ağ öngörmüşlerdir. Proje bugünkü 1, 2, 3 ve 4 numaralı metro hatlarının tam olarak bulundukları yerlerde öngörülmüştür. Çalışmalar 19 Eylül 1916 tarihinde başlayacaktır. 17 Ekim 1919 tarihinde kral XIII. Alfonso Sol Meydanı ile Cuatro Caminos arasındaki ilk hattı ulaşıma açar. 3.48 km uzunluğundaki hatta 8 istasyonu bulunur. Metro o kadar başarılı olur ki ilk yılında toplam 14 milyon kişi kullanır. 1926 yılında metro hat uzunluğu 14.8 km'ye çıkar. 1955 yılında çıkan yasa uyarınca \"Compañía Metropolitana de Madrid\" şirketi kurularak metro hizmet satışıyla yetkilendirilir. Şirket aynı zamanda yeni hatlar inşa edecek ve var olan hatları geliştirecektir. İlk icraat olarak istasyonlardaki peronlar 60 ila 90 metre uzatılarak 6 vagonlu metro kullanılmasına olanak tanınır. 1981-82 yılları arasında Madrid metrosu işaretlemesi tamamen değiştirilir. Tasarımcı Arcadi Moradell Bosch tarafından özel olarak geliştirilen sistem çağının diğer işaretlerinden çok farklıdır. 2009 yılında yine aynı tasarımcı tarafından işaretlemeler güncellenmiştir. Şirket ekonomik sıkıntılara girdiği 1978 yılın devlet desteği sayesinde ayakta kalmış, demokrasiye geçiş sürecinin ilk yıllarında yeni hat inşaatları yeniden başlamıştır. 1986 yılında Madrid Belediyesi metronun mülkiyetini almıştır. 1995 yılında başlatılan 1995-99 beş yıllık plan uyarınca hatlar geliştirilirken 8 ve 11 numaralı hatlar oluşturulur. 1999-2003 yılları arasındaki beş yıllık planda ise MetroSur isimli güney bölgesi metro inşaatı başaltılır. 2003-2007 döneminde hafif raylı metro hatları açılır ve çevre belediyeler şehir merkezine bağlanır. Şehir merkezi ile Madrid Barajas Uluslararası Havalimanı metro ile birbirine bağlıdır.\nGünümüzde Madrid metrosunun 293 km uzunluğundaki hattının çoğu yeraltından gitmektedir. Yaklaşık 3.5 milyon Madridliye hizmet veren ulaşım ağı 288 istasyona sahiptir. Şehir merkezinin dışındaki belediyelere de verilen hizmet sayesinde yaygın kullanım artmıştır.\nMadrid metrosunda en düşük yarıçaplı viraj 90 metredir, azami eğim ise %5 seviyesindedir. Raylar beton yapıların üzerinde bulunmaktadır. Tüneller fiziksel özelliklerine göre ikiye ayrılmaktadır. Dar tünellerde genişlik 6.86 metre yükseklik 5.36 metredir. Bu tünellerde ortalama her 630 metrede bir istasyon vardır. Bu tünellerdeki platform uzunlukları hatlara göre değişmekle beraber 60 ila 90 metredir. Geniş tünellerde genişlik 7.74 metre yükseklik de 6.87 metredir. Buradaki istasyonlararası ortalama uzaklık 850 metredir Görece daha yeni olan bu tünellerdeki istasyon platform uzunluğu 110 ila 115 metre arasında değişir.\n\n1999 yılından önce inşa edilen hatlarda 600 V DA kullanılır. Hafif metro hatları 700 V DA kullanırken, 1999 yılından sonra inşa edilen hatlarda 1500 V DA kullanılır. İstasyonların elektrik şebekeleriyle ilgili tümkontrol ve denetimin yapıldığı merkez Alto de Arenal bölgesindedir.\n2004 yılından itibaren Madrid metrosu makina parkını geliştirecek şekilde 1.550 yeni vagon tedarik etmiştir. 718 tanesi dar, 832 tanesi de geniş tüneller içindir. Metroda görev yapan tren çeşitleri şu şekildedir:\nÖzellikle çok yoğun saatlerde farklı hatlardaki vagonlar yoğunluk yaşanan hatlara kaydırılabilmektedir. Moncloa istasyonunda Hat-6 bünyesinde kullanılamayacak olan 7000 ve 9000 serisi trenlerin kullanılmasına çalışılmasından dolayı bazı kazalar yaşanmıştır. Önceden kullanımda olan 300 ve 1000 Serisi trenler elden geçirilerek hatların bakımında kullanılmaktadır. Madrid metrosu bünyesindeki trenlerin çoğu İspanyol CAF şirketi tarafından üretilmiştir. 7000 ve 9000 serileri İtalyan AnsaldoBreda şirketi tarafından üretilmiştir. Tramvaylar Alstom tarafından üretilmiştir.\nMadrid metrosunda tüm istasyonlar engelli yurttaşlar için erişim sağlayamamaktadır. Son dönemde özellikle yeni inşa edilen hatlarda engelliler için olanakların yaratılması ve eski istasyonların revize edilmesi sonucu gelişme sağlanmıştır. Engelliler için en zorlu hatlar sırasıyla 5, 4, 9, 2 ve 1 numaralı hatlardır. en rahat ulaşım sunan hatlar ise sırasıyla 3, 8, 12 ve 11 numaralı hatlardır.\n2012 yılı Şubat ayı itibarıyla Madrid metrosunda 124 istasyonda cep telefonu iletişimi sağlanabilmektedir\nAşağıdaki istasyonlarda cep telefonu iletişimi sağlanabilmektedir:\nTüm metro hattı sabah 06.05 ila 01.33 arasında açıktır. Buna istisna olan 9 numaralı hat Pazar-Perşembe günleri gece 23.00'e, Cuma-Cumartesi günleri ise gece 24.00'e kadar açıktır. 7 numaralı hatta ise Pitis istasyonu 06.35-22.10 arası açıktır. Metronun geliş sıklığı yoğun dönemlerde 2-4 dakikada bir, diğer saatlerde 4-7 dakikada bir şeklindedir.\nMadrid metrosunda ücret tarifesi kullanım sayısı ve hatlara göre aşağıdaki şekilde değişebilmektedir:\nMadrid metrosunda çalışan yaklaşık 7 bin işçi \"Comité de Empresa\" adı verilen komitede temsil edilir. Toplam 35 delegeden oluşan komitede hareket memurluğu, teknik bakım ve yönetim kısımlarındaki teknik elemena ve düz işçiler temsil edilir. Son sendika seçimlerinde ortaya çıkan komite yapısı şu şekildedir:\nMadrid metrosu tarihinde çok sayıda ödüle layık görülmüştür. Bunlardan bazıları şunlardır:\n\n\nOhri Havalimanı\nOhri Havalimanı veya Ohri Aziz Pavlus Havalimanı (Makedonca: \"Аеродром Охрид\") (IATA: OHD, ICAO: LWOH) Makedonya'nın turizm şehri Ohri'de yer alan havalimanıdır.\nHavalimanı, Ohri’ye 9 km uzaklıktadır. Üsküp’ten 145 km uzaklıkta olan havalimanına Struga-Kırçova-Üsküp karayolu ile ulaşılır.\n2008'de Makedonya hükümeti, Türk holdingi olan TAV Havalimanları Holding ile yirmi yıl boyunca Üsküp Havalimanı ile beraber, Ohri Havalimanı’nın işletilmesini içeren sözleşme imzaladı.\n\n\nKim Nam-il\nKim Nam-il (d. 14 Mart 1977 Incheon, Güney Kore), orta saha pozisyonunda görev yapmış Güney Koreli millî futbolcu ve teknik direktördür.\nProfesyonel futbolculuk kariyerine 2000 yılında Chunnam Dragons kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Excelsior, Suwon Bluewings, Vissel Kobe, Tom Tomsk, Incheon United, Jeonbuk Hyundai ve Kyoto Sanga FC kulüplerinde oynadı.\n137||7||||||26||1||||||||\n8||0||||||||||colspan=\"2\"|-||||\n54||1||2||0||3||0||colspan=\"2\"|-||59||1\n199||8||||||||||||||||\n\n\nKim Bo-kyung\nKim Bo-Kyung (d. 6 Ekim 1989 tarihinde Gurye, Güney Kore) orta saha mevkiinde görev yapan Güney Koreli futbolcudur.\nSon güncelleme: 28 Ocak 2011\n50||15||1||0||0||0||51||15\n\n\nVevo\nVevo (veya VEVO) internet üzerinden yayın yapan bir video klip portalidir. İngiltere menşeli çokuluslu müzik kuruluşu EMI'nin lisans vermesiyle Sony Music Entertainment, Universal Music Group ve Abu Dhabi Media'nın ortaklığında kurulmuş ve resmi olarak 8 Aralık 2009'da yayın hayatına başlamıştır. Yayın, reklam ve tanıtım koşullarını Amerika ve Kanada'nın telif hakları yasalarında belirtilen kurallar doğrultusunda oluşturmuştur. Bu yüzden de içeriğinin %70'i Amerika ve Kanada dışındaki ülkelere \"sınırlamalı yayıncılık\" ilkesiyle sunulur. Vevo, halihazırda 60.000'in üzerinde müzik videosuna ev sahipliği yapmaktadır ve şu anda Avustralya, Brezilya, Kanada, Fransa, Almanya, İrlanda, İtalya, Meksika, Hollanda, Yeni Zelanda, Polonya, İspanya, Birleşik Krallık, Türkiye ve ABD'de etkin olarak yayındadır.\n\n\n2008 Yaz Olimpiyatları'nda Beyaz Rusya\nBeyaz Rusya, Çin'in başkenti Pekin'de düzenlenen 2008 Yaz Olimpiyatlarına 177 sporcuyla katıldı. 24 farklı sporda mücadele eden sporcular, 4'ü altın olmak üzere toplamda 19 madalya kazanmayı başardı. Bu sonuçta Beyaz Rusya, oyunların madalya sıralamasında 16. sırada yer aldı.\n\n\nSlavica Đukić Dejanović\nSlavica Đukić Dejanović (Sırpça:Славица Ђукић Дејановић), (d. 4 Temmuz 1951, Rača), Sırp siyasetçi, \"Sırbistan Sosyalist Partisi\" 'nin uzun süreden beri üyesi ve 25 Haziran 2008 tarihinden itibaren Sırbistan Millî Meclisi'nin mevcut başkanıdır.\nSlavica Cukiç Dejanoviç, Sırbistan Millî Meclisi'nin başındaki ikinci kadındır. Nataşa Miciç ise, 2001 ve 2004 yılları arasında bağımsız Sırbistan'nın ilk Meclis Başkanıydı.\nSlavica Đukić Dejanović, 1983 yılında Belgrad Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden yüksek lisans aldı ve 1986'da doktora eğitimini tamamladı. Dejanoviç, 1982 yılından itibaren Kragujevac'da Tıp Fakültesi'nde çalıştı. 1992 itibarıyla bir profesör asistanı oldu. Sonrasında doçent ve birinci yardımcısı oldu. 1996 yılında profesör oldu. 1995'ten 2001'e kadar Kragujevac-Klinik Hastanesi Merkez Müdürü olarak görev yaptı. Dejanoviç, Kragujevac'da Tıp Fakültesi ve Sırbistan Psikiyatristler Derneği başkan yardımcısı dekan olarak Psikiyatri Kliniği direktörlüğü yaptı. Uyuşturucu ve bilim ve teknolojinin Şube Müdürlüğü bünyesinde Tıbbi araştırma Yönetim Kurulu üyesi Komisyonu başkanı oldu.\n18 yaşında iken Yugoslavya Komünistler Birliği üyesi oldu. Dejanoviç Eylem Ligi Konferansı ve Kragujevac Birliği'nin Belediye Encümeni üyesi Daimi başkanıydı. Dejanoviç 12 Eylül 1990 yılından bu yana Sırbistan Sosyalist Partisi üyesi oldu. SPS İcra Komitesi ve SPS Kragujevac Bölgesel Komitesi başkanı bir üyesiydi. 1996 yılında ilk kez SPS başkan yardımcılığına seçildi ve Nisan 1997 yılına kadar bu görevde kaldı. 12 Mayıs 2002 tarihinde ve yine 4 Aralık 2006 tarihinde aynı görev için tekrar seçild. Sırbistan Meclisi ve Federal Milletvekili olarak iki dönem milletvekili olarak görev yaptı. Geçici Sırbistan hükümeti'nde Ekim 2000 ve Ocak 2001 tarihleri ​​arasında Aile Bakımı bakanı oldu.\n\n\nCaricaceae\nCaricaceae (Papayagiller), çiçekli bitkiler içinde Brassicales takımına bağlı bir familya. Orta Amerika ve Güney Amerika ile Afrika'da bulunan çeşitli Tropikal bitkiler bu familya içinde olup, familya her daim yeşil ancak kısa ömürlü ortalama 5-10 metre uzunluktaki çalı, ağaçcık ve pachycaulleri bünyesinde bulundurur. Familyanın pek çok üyesi yenilebilir meyvelere sahiptir. Özellikle familya içindeki \"carica\" cinsi ve türüne bağlı papaya alt türleri anavatanı Güney Amerika'dan; Afrika, Güney Asya, Kuzey Avustralya ve Hindistan'a kadar insanlarca yayılarak pek çok tropik ve Astropika bölgede tarımı yapılır hale gelmiştir.\nFamilya 5 cinsi ve 31 türü bünyesinde barındırır. Bunlar:\n\n\n1988 Yaz Olimpiyatları'nda Romanya\nRomanya, Güney Kore'nin başkenti Seul'de düzenlenen 1988 Yaz Olimpiyatlarına 68 sporcuyla katıldı. 10 farklı sporda mücadele eden sporcular, 7'si altın olmak üzere toplamda 24 madalya kazanmayı başardı. Bu sonuçta Romanya, oyunların madalya sıralamasında 8. sırada yer aldı.\n\n\nAteş fırtınası\nAteş fırtınası \"veya\" Alev fırtınası bir yangının felakete dönüşmesini sağlayan ve şiddetlenerek devam etmesini sağlayan bir doğa fenomeni. Ateş fırtınasında sırasında yangın kendi rüzgâr sisetmini oluşturuyor ve bu rüzgârları şiddetlendirerek içine çekiyor. Genelde bu doğa fenomeni doğal yollarla meydana geliyor, özellikle çalı yangınlarından ve orman yangınlarından oluşuyor. Victoria'daki çalı yangınları, Büyük Peshtigo yangını, Victoria ve Güney Avustralya çalı yangınları veya 1906 San Francisco depreminden sonra oluşan yangın, doğal yollarla oluşan alev fırtınalarından birkaç örnek. Ateş fırtınası ayrıca kasıtlı bir şekilde patlayıcı maddeler sonucunda oluşturulabillir, bu yöntemlerden arasında yangın bombardımanı ve alan bombardımanı var. Kasıtlı bir şekilde oluşan alev fırtınaları arasında Hammburg bombardımanı, Dresden bombardımanı, Tokyo bombardımanı ve Hiroşima'ya atom bombası saldırısı sonucu oluşan alev fırtınaları gösterilebillir.\nAteş fırtınası baca etkisi sonucu oluşan bir fenomen. Oluşan alevler, çevredeki havayı içine daha çok çekerek, daha da güçleniyor ve sert rüzgârların esmesini sağlıyor. Bu hava akımı ateşin yakınlarında veya üstünde esen bir jet stream sonucu daha çok güçlenebillir. Ateşin etrafında oluşan sert rüzgârlar, tekrar alevlerin içine esmesi sonucu, ateş fırtınasının daha da güçlenmesini sağlıyabillir.\nThis would seem to prevent the firestorm from spreading on the wind, but the tremendous turbulence also created causes the strong surface inflow winds to change direction erratically. This wind shear is capable of producing small tornado- or dust devil-like circulations called fire whirls which can also dart around erratically, damage or destroy houses and buildings, and quickly spread the fire to areas outside the central area of the fire. A firestorm may also develop into a mesocyclone and induce true tornadoes. Probably, this is true for the Peshtigo Fire.\nThe greater draft of a firestorm draws in greater quantities of oxygen, which significantly increases combustion, thereby also substantially increasing the production of heat. The intense heat of a firestorm manifests largely as radiated heat (infrared radiation) which ignites flammable material at a distance ahead of the fire itself. This also serves to expand the area and the intensity of the firestorm. Violent, erratic wind drafts suck movables into the fire, while people and animals caught close or under the fire die for lack of available oxygen. Radiated heat from the fire can melt asphalt, metal, and glass, and turn street tarmac into flammable hot liquid. The very high temperatures replicate the conditions of a smelting furnace, where anything that might possibly burn does so readily, until the firestorm runs out of fuel.\nBesides the enormous ash cloud produced by a firestorm, under the right conditions, it can also induce condensation, forming a pyrocumulus cloud or \"fire cloud\". A large pyrocumulus can grow into a pyrocumulonimbus and produce lightning, which can set off further fires. Apart from forest fires, pyrocumulus clouds can also be produced by volcanic eruptions.\nIn Australia, the prevalence of eucalyptus trees that have oil in their leaves results in forest fires that are noted for their extremely tall and intense flame front. Hence the bush fires appear more as a firestorm than a simple forest fire. Sometimes, emission of combustible gases from swamps (e.g., methane) has a similar effect. For instance, methane explosions enforced the Peshtigo Fire.\nThe same underlying combustion physics can also apply to man-made structures such as cities during war or disaster.\nFirebombing is a technique designed to damage a target, generally an urban area, through the use of fire, caused by incendiary devices, rather than from the blast effect of large bombs. Such raids often employ both incendiary devices and high explosives. The high explosive destroys roofs making it easier for the incendiary devices to penetrate the structures and cause fires and the high explosives disrupt the ability of firefighters to douse the fires.\nAlthough simple incendiary bombs have been used to destroy buildings since the start of gunpowder warfare, World War II saw the first use of strategic bombing from the air to destroy the ability of the enemy to wage war. London, Coventry and many other British cities were firebombed during the Blitz. Most large German cities were extensively firebombed starting in 1942 and almost all large Japanese cities were firebombed during the last six months of World War II. However as Sir Arthur Harris, the officer commanding RAF Bomber Command from 1942 through to the end of the war in Europe, pointed in his post war analysis, although many attempts were made to create deliberate man made firestorms during World War II few attempts succeed:\n\n\nTilburg\nTilburg Hollanda'nın en güneyinde bulunan Kuzey Brabant eyaletinde bir şehir ve belediyedir.\nTilburg'un belediye sınırları içinde nüfusu (1 Ocak 2011 tahmini itibarıyla) 206,234 kişidir. Böylece Tilburg Kuzey Brabant eyaletinde 2. büyük şehir (birincisi Eindhoven) ve Hollanda içinde 6. büyük şehirdir. Belediye sınırları içinde iki köy de bulunmaktadır:Berkel-Enschot ve Udenhout. Tilburg ve Goirle belediyeleri şehirsel olarak birleşiktir ve \"BranbantStad\" adı da verilen şehirleşmiş bir metropoliten bölge oluşturmaktadırlar.\nTilburg'da Avrupa'da özellikle hukuk ve ekonomi bilimleri üzerinde isim yapmış Tilburg Üniversitesi bulunmaktadır. \"Avrupa Ekonomik Birliği\" tarafından iktisat ve pazarlama idaresi konularında önemli Avrupa yüksek eğitim kurumu olduğu kabul edilmiştir. Tilburg'da ayrıca iki tane yeni uygulamalı bilimler üniversitesi de bulunmaktadır:Avans Hogeschool ve Fontys Uygulamalı Bilimler Üniversitesi\nTilburg belediyesi sınırları içinde üç tren garı bulunmaktadır: Tilburg Garı, Tilburg Üniversiteit İstasyonu ve Tilburg Reeshof istasyonu.\nTilburg șehrinin șu yabancı şehirlerle kardeș şehir bağlantıları bulunur:\n\n\nKardeş Gibiydiler\nKardeş Gibiydiler (Özgün adı: \"Sleepers\"), 1996 yapımı dram türündeki ABD filmi. Barry Levinson'ın yönetmenliğini üstlendiği film, Lorenzo Carcaterra'nın 1995 yılında yayımlanan aynı adlı romanından uyarlanmıştır. Türkiye'de yayınlanan Suskunlar dizisi de bu konuyu içerir.\n1960'lı senelerde Hell's Kitchen'da büyüyen Shakes, Michael, John ve Tommy ismindeki 4 genç, eşek şakası yaparken yaşlı bir adamın yaralanmasına sebep olurlar. New York da bulunan Wilkenson Center'da bir sene kadar hapis cezası yatan 4 yakın dost, cezaevindeki görevli gardiyanların kötü muamelesine maruz kalır. Kötü şartlar altında kalan, dayak yiyen, gururları incinen ve cinsel istismara uğrayan bu 4 yakın dost 13 sene geçtikten sonra, Wilkenson Center ve gardiyanlarından intikam alma şansını elde ederler\n\n\nBrian Cox\nBenzer adlar \n\n\n2004 Yaz Olimpiyatları'nda Çek Cumhuriyeti\nÇek Cumhuriyeti, Yunanistan'ın başkenti Atina'da düzenlenen 2004 Yaz Olimpiyatlarına 142 sporcuyla katıldı. 20 farklı sporda mücadele eden sporcular, biri altın olmak üzere toplamda 8 madalya kazanmayı başardı. Bu sonuçta Çek Cumhuriyeti, oyunların madalya sıralamasında 42. sırada yer aldı.\n\n\nKim Jung-woo\nKim Jung-woo (d. 9 Mayıs 1982, Seul, Güney Kore), orta saha mevkiinde görev yapan Güney Kore'li futbolcudur.\nson güncelleme : 27 Ekim 2011\n167||26||22||2||29||6||colspan=\"2\"|-||218||34\n52||7||2||0||6||0||colspan=\"2\"|-||60||7\n219||33||24||2||35||6||colspan=\"2\"|-||278||41\n\n\nG.I. Joe: Misilleme\nG.I. Joe: Misilleme (İngilizce: \"G.I. Joe: Retaliation\"), Jon M. Chu'nun yönettiği, 2013 yapımı aksiyon filmi. 2009 yapımı \"\" filminin devamı niteliğindedir. Kuzey Amerika'da 29 Mart 2013'te gösterime girmesi planlanmıştır. Film, Zombieland adlı filmde de yazarlık yapmış, Rhett Reese ve Paul Wernick tarafından yazılmıştır. Filmde ilk filmdeki oyuncu kadrosu Channing Tatum, Arnold Vosloo, Ray Park, Jonathan Pryce ve Lee Byung-hun yer almış, yeni rollerde ise Dwayne Johnson ve Bruce Willis yer almıştır.\nFilmde Joe'ların düşmanları olan, Cobra takımı'nın hükümeti ele geçirip kendilerini özel kuvvet olarak tanıtmalarıyla başlıyor, hemen ardından işbirlikçi kahramanlarımız kollarını sıvazlayıp, oyuna müdahale etmesiyle aksiyon başlamış oluyor.\n2010 Ocak ayında, Zombieland yazarları, Rhett Reese ve Paul Wernick, filmin devamı için senaryo yazmaya işe alındı. Film aslında G.I. Joe: Cobra Strikes başlıklı düşünüldü, daha sonra Reese tarafından reddedildi. Filmin direktörü ilk neticede Stephen Sommers düşünüldü, ama Paramount Pictures Jon Chu'yu direktör seçerek 2011 şubat ayında açıkladı.\nOcak 2011'de, Lee Byung-hun Storm Shadow rolünde oynacağı doğrulandı. Channing Tatum ve Ray Park da sırasıyla, Duke ve Snake Eyes rolleri ile seri devam ediyor. Rachel Nichols, ilk filmde Scarlett oynayan aktris, ikinci filmde oynanmıyacağı açıklandı. Aynı şekilde Sienna Miller ve Joseph Gordon'nunda oynanmıcağı açıklandı.Haziran 2011'de, Dwayne Johnson, Roadblock olarak rol aldı, D.J. Cotrona ve rapçi RZA, sırasıyla Flint ve Kör Master olarak rolleride yer aldı,Elodie Yung ise Jinx rolü için seçilmiştir. Temmuz 2011'de, Adrianne Palicki, Lady Jaye baş kadın rolü için doğrulandı ve yine aynı şekilde Ray Stevenson kötü Firefly canlandıracağı doğrulandı. Arnold Vosloo ise önceki yapımda da oynamış olduğu Zartan rolünde yer alacaktır ve Joseph Mazzello Mouse'yi oynamak için doğrulandı. Ağustos 2011 tarihinde, Walton Goggins, Warden Nigel James rolüne eklendi ve son olarak ise filmde Bruce Willis'in de yer alacağı açıklandı.\nFilmin çekimleri Ağustos 2011'de Louisiana'da başladı ve tamamlandı. Filmin 29 Mart 2013 tarihinde gösterime girmesi planlandı.\nFilmin 29 Mart 2013 tarihinde gösterime girmesi planlandı. Aslında, filmin daha önce 29 Haziran 2012 tarihinde gösterime girmesi planlanmıştı, fakat filmin 3D olarak uluslararası piyasada faizin arttırılması yönünde tarihin değiştirildiği biliniyor.\nFilmin oyuncak yapımı ise Hasbro tarafından teyit edilmiştir. Ayrıca filmin uyarlaması da Hasbro tarafından yapılmıştır.\n\n\nPanel binalar\nPanel binalar eski Sovyetler Birliği cumhuriyetlerinde ve Doğu Almanya dahil olmak üzere tüm Doğu Bloku ülkelerinde inşa edilmiş toplu konutlardır. Bu yapılara panel bina denmesinin sebebi, parçalarının paneller halinde fabrikalarda hazırlanıp montajının inşaat yerlerinde yapılmasıdır. Bu hem inşaatı hızlandırır hem de maliyeti azaltırdı.\nSosyalist yaşamda kullanılmak üzere dizayn edildikleri için daireler oldukça küçüktür ve görsel açıdan da çok sıradan bir mimariye sahiptir. Bir salonu, bir mutfağı ve bir banyosu olan ancak yatak odası olmayan daireler, devlet tarafından genellikle yalnız yaşayan insanlara ya da çocuğu olmayan evli çiftlere verilirdi. Panel binalardaki hemen hemen tüm dairelerde en az bir adet balkon mevcuttur. Onlarca farklı çeşidi olan panel binalar bugün hala milyonlarca insana yuva olmaktadır.\n\n\nToulouse saldırıları\n2012 Toulouse saldırıları, Cezayir asıllı Muhammed Merah'ın, Fransa'nın Toulouse bölgesinde gerçekleştirdiği saldırılardır. Saldırı sonucu 3 Fransız askeri ile 3'ü çocuk 4 Yahudi sivil ölmüştür. Muhammed Merah, Fransız polisinin düzenlediği bir polis operasyonu ile ölü olarak ele geçirilmiştir. Merah bu saldırının, İsrail'in Filistin'de gerçekleştirdiği çocuk katliamlarına intikam amacı taşıdığına inanmaktaydı. Ailesi cenazesini Cezayir'de defnetmek istemiş, ancak talep Cezayir hükûmeti tarafından güvenlik gerekçesiyle reddedilmiştir. Merah'ın cenazesi Toulouse'un müslüman mezarlığına, öldürülen Yahudilerin cenazeleri ise Kudüs'te gömülmüştür.\n\n\n2000 Yaz Olimpiyatları'nda Romanya\nRomanya, Avustralya'nın başkenti Sidney'de düzenlenen 2000 Yaz Olimpiyatlarına 145 sporcuyla katıldı. 16 farklı sporda mücadele eden sporcular, 11'i altın olmak üzere toplamda 26 madalya kazanmayı başardı. Bu sonuçta Romanya, oyunların madalya sıralamasında 11. sırada yer aldı.\n\n\n2000 Yaz Olimpiyatları'nda Japonya\nJaponya, Avustralya'nın başkenti Sidney'de düzenlenen 2000 Yaz Olimpiyatlarına 273 sporcuyla katıldı. 28 farklı sporda mücadele eden sporcular, 5'i altın olmak üzere toplamda 18 madalya kazanmayı başardı. Bu sonuçta Japonya, oyunların madalya sıralamasında 15. sırada yer aldı.\n\n\nFlevoland\nFlevoland Hollanda'nın illerinden birisidir.\nFlevoland ülkenin ortasında eskiden sığ deniz körfezi olan \"Zuiderzee\"'nin altında bulunmaktaydı. Bu il denizden bir kazanılan iki polder, \"Flevopolder\" ve \"Noordoostpolder\". Günümüzde her tarafının rakımı -5m olup denizden 5 metre altındadır. Bu arazinin denizden kazanılması süreci 1932'de başlatılmış ve planlan arazi kazancı ile 1968'de bitirilmiştir. Bu polder arazilere yerleşmeler sonunda 1 Ocak 1986'da denizden kazanılan arazi Hollanda'nın 12. ili olarak, yeni kurulan şehir Lelystad başkenti olarak Hollanda'ya katılmıştır. Bu ilde 6 tane belediye kurulmuştur ve günümüzdeki nüfusu (2011 tahminleri itibarıyla) 394,758 kişiye erişmiştir.\nFlevoland ili Şubat 2011'de Utrecht ili ve Kuzey Hollanda ili birleşip tek bir birleşik \"Ranstad\" adlı il kurulması hakkında görüşmeler yapıp olabilirlilik araştırmaları yapılması üzerinde anlaşmışdır. Hollanda pdiğerolitikacıları bu konuyu epeyce zamandır görüşmekte idiler. Şehirleşmiş Randstad bölgesininin diğer bir parçası olan Güney Hollanda ili de tek bir Randstad ıli tasarısına katılmayı müspet karşılamaktadır. Tek bir Ranstad ilinin (Güney Hollanda ilinin dahil olup veya olmadan) kurulması, son koalisyon hükûmeti kurmak için koalisyona katılan partiler arasında yapılan sözleşmeye de zaten dahil edilmişti.\nFlevoland'da altı şehir bulunmaktadır: il başkenti Lelystad , Almere , Zeewolde , Dronten , Urk ve Noordoostpolder\n\n\n2006'da Türkiye\n2006'daki Türkiye olayları.\n\n\nJülide Ateş\nJülide Ateş (d. 6 Mayıs 1971, Elazığ), Türk haber sunucusu.\nAteş, subay bir baba ve ev hanımı bir annenin ikinci kızı olarak 1971'de Elazığ'da doğdu.\n1996'da Boğaziçi Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü'nden mezun oldu.\nJülide Ateş, İlk evliliğini 1995 yılında iş adamı Cemal Özgörkey ile yaptı. Sadece 6 ay sürdü. Daha sonra \"Sabah\" gazetesinin Dış Haberler servisinde çalışan gazeteci Emre İskeçeli ile 11 Temmuz 2001'de Washington'da evlendi. Çiftin bir tane de çocukları vardır. Ocak 2020'de Ateş, sosyal medya sayfasından yaptığı açıklamayla, Emre İskeçeli ile boşandıklarını duyurdu.\n1990'da yapılan yarışmada \"Türkiye Güzeli\" seçildi. 1991 yılında \"Miss Universe\" ve \"Miss World\" güzellik yarışmalarında dokuzuncu oldu. İlk televizyon deneyimine 1992'de Star Haber'i sunmaya başladı. Ateş, 1 Eylül 1994'te Reha Muhtar'ın ekibi olarak Kanal D'ye geçti. 4 Aralık 1994 yılında Reha Muhtar'ın ayrılması, 5 Aralık 1994 yılında Emin Çölaşan'ın ekibi olmuştur. 12 Şubat 1995'te Emin Çölaşan'ın ayrılması, 13 Şubat 1995 yılında Kanal D'de yalnız sunmuştur. 5 Eylül 1995'te Kanal D'den ayrıldı. 1996 yılında TGRT'ye geçti ve 2006'da TGRT'nin satılması sebebiyle bu kanaldan ayrılmıştır. 2000'de Türk Dil Kurumu tarafından \"Onur Ödülü\" aldı. 2007 yılında Kanal 1'e geçip bu kanaldan ayrıldı. 9 Şubat 2009 tarihinde TRT 2'e geçti. 2011 yılında CNN Türk'e geçip bu kanaldan ayrıldı. 2012 yılında Star TV'de Celal Pir ile sabahları \"Bugün\" isimli haber programını sunmuştur. Star TV'nin kardeşi NTV'ye transfer olmuştur. 16 Temmuz 2014 tarihinde NTV'den ayrıldı. 3 Eylül 2014 tarihinde Habertürk TV ile anlaştı. Show TV'nin Turgay Ciner tarafından satın alınmasından sonra Jülide Ateş, Ece Üner'in yerine haber spikeri oldu. 2015-2018 yılları arasında Show TV Ana Haber bültenini sundu ve yerini tekrar Ece Üner'e bıraktı. 2020'de ise daha önce CNN Türk'te Buket Aydın tarafından sunulan \"40\" programı Buket Aydın'ın bırakmasıyla sona erince program Haber Global'a trasfer oldu. Ateş'in sunucu koltuğuna da oturmasıyla programın adı \"Jülide Ateş ile 40\" olarak değişmiştir sunucu programı sunmaya devam etmektedir.\n\n\n2007'de Türkiye\n2007'deki Türkiye olayları.\n\n\nAhn Jung-hwan\nAhn Jung-Hwan (d. 27 Ocak 1976, Paju, Güney Kore), forvet mevkiinde görev yapmış eski Güney Kore'li futbolcudur.\n2002 FIFA Dünya Kupası'nda İtalya ile oynanan 2. Tur maçı 1-1'lik skorla uzatmalara gitmişken 117. dakikada attığı altın golle İtalya'nın elenmesine sebep oldu. Bunun sonucunda o sıralar formasını giydiği Serie A kulüplerinden AC Peruggia ile sözleşmesi feshedildi.\n88||31||3||0||51||24||-||-||142||55\n30||5||3||0||-||-||-||-||33||5\n72||30||8||6||6||2||11||11||97||49\n16||2||-||-||-||-||-||-||16||2\n12||2||-||-||colspan=\"2\"|-||-||-||12||2\n65||18||0||0||colspan=\"2\"|-||-||-||65||18\n283||88||14||6||57||26||11||11||365||131\n\n\nGökçe, Ula\nGökçe, Muğla'nın Ula ilçesine bağlı bir .\nGökçe, 1989 yılında köy olmuştur. O zamanlardaki adı Ferek'tir.\nKanuni Sultan Süleyman'ın sefer için bu topraklarından geçtiği bilinmektedir. Geçebilmek için deniz üstüne köprü yaptırmıştır. Günümüzde bu köprünün orta tarafı kırılıp yerin altına düşmüştür.\nGökçe, il merkezi olan Muğla'ya 32 km, ilçe merkezi Ula'ya 23 km, diğer önemli bir merkez olan Marmaris'e 23 km. uzaklıktadır.\nYerelNet\n\n\nGroningen (il)\nGroningen ili Hollanda'nın illerinden birisidir. İlin başkenti ve en önemli merkezi ilin ismini aldığı Groningen şehridir. Hollanda'nın kuzeydoğusunda bulunan Groningen ilinin doğusunda Almanya'nın Aşağı Saksonya eyaleti, kuzeyinde Kuzey Denizi, güneyinde Drenthe ili ve batısında Frizya ili bulunmaktadır.\nGroningen ilinde en önemli arazi kullanımı tarım üretimi içindir. İlde bulunan Slochteren mevkii yakınlarıda büyük tabii gaz yatakları bulunmuş ve bu tabii gaz çıkartılıp boru hatlarıyla dağıtılarak tüm Hollanda'da kullanılmaktadır. Groningen ili tarihsel geçmişe sahip olup ilde bulunan hemen hemen her köyde tarihsel anıtlar ve eski evler bulunmaktadır.\nİlin nüfusu (2012 tahmini itibarıyla) 579.034 kişidir. İlin yüzölçümü 2.960,03 km² olmaktadır. Nüfus yoğunluğu (2012 itibarıyla) kişi/km² olmaktadır.\nGroningen ili 20 belediyeler bulunmaktadır:\nGroningen ilinde tipik \"Aşağı Saksonca\" adlı bir dil konuşulmakta ve konuşulan bu dile \"Gronings\" veya \"Gronnegs\" veya \"Grunnegs\" adı verilmektedir. Bu dilin değişik kasaba ve köylerde değişik nuanslı aksanlarla değişik lehçeleri bulunmaktadır. Fakat günümüzde bu ilde yaşayanların çoğu bu dili anlamamaktadırlar, Özellikle ilin başkenti olan Groningen şehrinde, ilin dışarısından gelip şehre yerleşen çok kişi bulunduğu için, bu dil ve lehçeleri gayet az sayıda kişi tarafından bilinip konuşulmaktadır.\nGroningen ilinde toprak kullanımı genellikle tarımsaldır. İlin en önemli iktisadî unsuru Slochteren civarında bulunan doğal gaz alanlarıdır ve buradan Hollanda'nin her yöresine doğal gaz sağlanmaktadır. Groningen ilindeki önemli sanayi kolları şunlardır: doğal gaz, şeker, kâğıt ve karton, kimya sanayii, metal sanayii, gemi yapımı. \n\n\nArıcılar, Ula\nArıcılar, Muğla'nın Ula ilçesine bağlı bir .\nArıcılar, il merkezi Muğla'ya 54 km, ilçe merkezi Ula'ya 30 km. uzaklıktadır.\n\n\nArmutçuk, Ula\nArmutçuk, Muğla'nın Ula ilçesine bağlı bir .\nArıcılar, il merkezi Muğla'ya 24 km., ilçe merkezi Ula'ya 10 km. uzaklıktadır.\n\n\nAtaköy, Ula\nAtaköy, Muğla'nın Ula ilçesine bağlı bir .\nAtaköy, 1992 yılına kadar Çıtlık'a bağlı bir mahalleydi. Mahallenin o zamanki adı Karaağaçyeri mahallesidir. Karaağacyeri mahallesi düzlük alanda meydana gelmiştir. Oysa koyun daha eski yeri, Karateke denilen ve günümüzdeki koy yerleşim alanının yaklaşık 1 km üstünde ve dağ yamacında kurulmuş olan bölgedir.1992 yılında koyun geleceğe yönelik yatırım planları ve gelişmeye açık bir bölge olması dolayısıyla koy önderleri yeni bir yapılanmanın gereğine inanmış ve ayrı bir muhtarlık olarak var olmak için harekete geçmişlerdir. Yapılan referandum sonucu, 1992 yılında ayrı bir muhtarlık olarak kurulmuş ve adini da Ataköy olarak değiştirmiştir. Yapılan görüşmede, köylülerin Ataköy adini tesadüfi seçmedikleri, Mustafa Kemal Atatürk'ün adını kendi köylerinin adında yaşatmak istedikleri anlaşılmaktadır.\nAtaköy, il merkezi Muğla'ya 30 km., ilçe merkezi Ula'ya 25 km. uzaklıktadır.\nAtaköy'ün 2011 yılı itibarıyla nüfusu 657'dir.\n\n\nÇıtlık, Ula\nÇıtlık, Muğla'nın Ula ilçesine bağlı bir .\nArıcılar, il merkezi Muğla'ya 35 km., ilçe merkezi Ula'ya 23 km. uzaklıktadır.\n\n\nÇörüş, Ula\nÇörüş, Muğla'nın Ula ilçesine bağlı bir .\nTürkmen kökenli bir mahalledir.\nÇörüş, il merkezi Muğla'ya 52 km., ilçe merkezi Ula'ya 40 km. uzaklıktadır.\n\n\nElmalı, Ula\nElmalı, Muğla'nın Ula ilçesine bağlı bir .\nArıcılar, il merkezi Muğla'ya 37 km., ilçe merkezi Ula'ya 25 km. uzaklıktadır.\n\n\nGölcük, Ula\nGölcük, Muğla'nın Ula ilçesine bağlı bir .\nGölcük, il merkezi Muğla'ya 12 km., ilçe merkezi Ula'ya 15 km. uzaklıktadır.\n\n\nKaraböğürtlen, Ula\nKaraböğürtlen (ya da Karabörtlen), Muğla'nın Ula ilçesine bağlı bir .. 2014 Türkiye yerel seçimlerinin ardından, Muğla'nın büyükşehir belediyesi olması sonucunda köy iken mahalle olmuştur.\nKarabörtlen mahallesinin kurucusu olarak kabul edilen Balcızade Hüseyin Efendi(1854-1941); 1876'da inşa ettiği iki medreseye ek olarak 12 dükkân, 1 mağaza, 2 fırın ve 2 kahvehane daha inşa ettirmiştir. Civar köylerden topladığı kişileri buraya yerleştirip her bir aileye birer ev yaptırarak Karabörtlen mahallesinin kuruluşuna önderlik etmiştir.\nKaraböğürtlen, il merkezi Muğla'ya 26 km., ilçe merkezi Ula'ya 15 km. uzaklıktadır.\n\n\nKavakçalı, Ula\nKavakçalı, Muğla'nın Ula ilçesine bağlı bir .\nKavakçalı, il merkezi Muğla'ya 50 km., ilçe merkezi Ula'ya 35 km. uzaklıktadır.\n\n\nKızılağaç, Ula\nKızılağaç, Muğla'nın Ula ilçesine bağlı bir .\nKızılağaç, il merkezi Muğla'ya 13 km., ilçe merkezi Ula'ya 7 km. uzaklıktadır.\n\n\nKızılyaka, Ula\nKızılyaka, Muğla'nın Ula ilçesine bağlı bir .\nKızılyaka, il merkezi Muğla'ya 38 km., ilçe merkezi Ula'ya 24 km. uzaklıktadır.\n\n\nPortakallık, Ula\nPortakallık, Muğla'nın Ula ilçesine bağlı bir .\nPortakallık, il merkezi Muğla'ya 38 km., ilçe merkezi Ula'ya 26 km. uzaklıktadır.\n\n\n1831-1833 Osmanlı-Mısır Savaşı\n1831-1833 Osmanlı-Mısır Savaşı, Birinci Osmanlı-Mısır Savaşı ya da İlk Suriye Savaşı, Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın Osmanlı Devleti'ne karşı Filistin, Lübnan, Suriye ve Anadolu'ya düzenlediği seferdir.\n1822'de Girit'teki Yunan isyanının bastırmak için Osmanlı Devleti hukuken devletin valisi ama gerçekte gayet bağımsız olan Mısır valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa'dan donanma desteği istemişti. Kavalalı Mehmet Ali Paşa bu destek verilirse kendisine Şam valiliğinin de verileceğini beklemekte idi. Girit'e gidip Osmanlı donanmasına destek sağlayan Mısır donanması ile bu isyan bastırılmıştı. Bundan sonra Kavalalı Mehmet Ali Paşa kendisine vadedilen Suriye valiliğinin sonradan kendine verilmemesinden dolayı Babıali'deki Osmanlı hükümetine zaten kırgın idi.\n1825'te çıkan Mora İsyanı'nı bastırmak için de Osmanlı devleti hukuken devletin valisi ama bağımsız olan Mısır valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa'dan donanma desteği istedi. Bu sefer Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın Mora Valiliği ve Kandiye (Girit) Valiliği isteği kabul edildi. Mısır valisi oğlu Kavalalı İbrahim Paşa komutasında Mısır donanması Mora kıyılarına geldive Osmanlı donanması ise İskenderiye'den taşınan takviye Mısır ordusu kara birlikleri Mora'daki Osmanlı ordusuna katildi. Bu ordu kullanılarak en sonunda Missolonghi kalesinin kuşatma ile alınmasından sonra isyancı Yunanlar yenildi. Fakat Britanya, Fransa ve Rusya'nın başı çektikleri ve 1815 Viyana Kongresi'nden sonra \"Kongre Sistemi\"ni uygulayan, \"Büyük Güçler (Devlet-i Muazzama)\" bu sistemin amacı olan meşru hükümdarların irsi haklarını halk hareketlerinden ve halk devrimlerinden korumak iken, Yunan isyanı karşısında prensiplerini değiştirdi ve Yunan isyancılarının tarafını tutup Osmanlı Devleti'nden Yunanistan'a bağımsızlık vermesini istedi. Britanya, Fransa ve Rusya'nın katıldıkları bir donanma Mora'ya gönderildi. Bu \"Büyük Güçler\" donanması ile Osmanlı ve Mısır donanması arasında 20 Ekim 1827'de yapılan Navarin Deniz Savaşı'nda Osmanlı-Mısır donanması yenik düştü ve Osmanlı-Mısır donanması tahrip edildi. Bu deniz savaşından sonra Rusya yine Ortodoks Hristiyanlarının ve Yunanistan'ın koruyucusu olarak 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı'nı başlattı. 1829'da Rus orduları Osmanlılara karşı galip gelerek Edirne önlerine kadar geldiler. 14 Eylül 1829'da imzalanan Edirne Antlaşması ile Yunanistan bağımsızlık kazandı ve Kavalalı Mehmet Paşa'ya valiliği vadedilmiş Mora yarımadasının egemenliği bu yeni devlete verildi.\nBöylece Osmanlı-Mısır ilişkilerinde \"Mısır Sorunu\" adı verilen sorunlar ortaya çıktı.\nOsmanlı hükûmeti 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı için Kavalalı Mehmet Ali Paşa'dan Mısır ordusundan takviyeler göndermesi isteyince Kavalalı Mehmet Ali Paşa aşırı şartlar ve isteklerde bulunarak bu takviyeyi sağlamaktan çekinmişti.\n1829'da Mora'nın bağımsız Yunanistan'a verilmesi üzerine Kavalalı Mehmet Ali Paşa'ya Mora valiliği verilmesi için 1816'da verilen vaadin gerçekleştirilmesi imkânsız olmuştu. Kavalalı Mehmet Ali Paşa bu sefer bu valiliğe karşıt bir diğer Osmanlı eyaleti olan Şam (Suriye) valiliğini istedi. Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın genişleme siyasetinden çekinen Osmanlı Hükûmeti bu isteği reddetti. Bundan sonra Kavalalı için Suriye'yi eline geçirmek bir amaç oldu ve bu bölgeyi ele geçirmek için bahaneler aramaya koyuldu.\nİstanbul'da Koca Hüsrev Paşa tavsiyesi ile sadrazam Topal İzzet Mehmed Paşa azledildi ve 28 Ocak 1829'da Reşid Mehmed Paşa sadrazam yapıldı. Bu sadrazam Kavalalı Mehmet Ali Paşa ile \"Mısır Sorunu\"'na çözüm bulmakla görevlendirilmişti.\n1831'de Osmanlı Devleti'nln Akka Valisi olan Abdullah Paşa, bu şehirde bulunan 6.000 fellahın askerlik etmemek nedeni ile Mısır'a kaçtığını ileri sürerek hukuken hâlâ Osmanlı Devleti'nin Mısır Valisi olan Kavalalı Mehmet Ali Paşa'dan bunların geri gönderilmesini isteyip, iki \"eyalet\" arasında bir anlaşmazlık ortaya çıkarttı. Bu anlaşmazlık Suriye'yi eline geçirmek için bir bahane arayan Kavalalı Mehmet Ali Paşa için tam zamanında çıkmıştı. Kavalalı Mehmet Ali Paşa anlaşmazlığı çözmek için Akka'ya Mısır askeri gönderdi ve Mısır Ordusu, bu kaleyi 3 Kasım 1831'de kuşatmaya aldı.\n1831'de Kavalalı Mehmet Paşa, oğlu Kavalalı İbrahim Paşa komutası altında Mısır Ordusunu Suriye'ye hücuma yolladı. Mısır donanması da \"İbrahim Yakan Paşa\" komutasında Yafa'ya çıkartma yaptı ve Kudüs'e yürüyüp bu şehri işgal etti. Mısır Ordusu çok geçmeden Filistin ve Lübnan'ın Akdeniz kıyılarını, Akka hariç olmak üzere fethettiler. Sadece Osmanlı Valisi Abdullah Paşa komutasında bulunan Akka Mısır güçlerinin kuşatmasına direnmeye başladı. Nisan 1832'de İstanbul'da gayet nüfuzlu olan Serasker Koca Hüsrev Mehmet Paşa, Ağa Hüseyin Paşa'yı Anadolu Serdâr-i Ekremliği'ne tayin ettirdi ve onun emrine 45.000 kişilik bir ordu verildi. Bundan sonra Mısır ordusuna karşı yapılan mücadelenin genel hatları İstanbul'da Serasker olan Koca Hüsrev Mehmet Paşa tarafından planlanıp uygulanmaya koyulmaya başlandı.\nAltı ay süren bir kuşatmadan sonra 27 Mayıs 1832'de Akka kalesi Mısır güçleri ellerine geçti. Kavalalı İbrahim Paşa ordusu sonra Şam'ı aldı. 8 Haziran'da Humus'da bir Osmanlı Ordusu ile yaptığı muharebede galip geldi ve bu şehri ele geçirdi. 17 Temmuz'da Halep Mısır Ordusu eline geçti. 29 Temmuz 1832'de Serdar-ı Ekrem Ağa Hüseyin Paşa'nın komutasında İstanbul'dan gönderilen Osmanlı Ordusu ile Kavalalı Ibrahim Paşa komutası altındaki Mısır Ordusu arasında Belen Geçidi'nde büyük Belen Muharebesi yapıldı. Bu muharebede de Mısır ordusu galibiyet elde etti. 30 Temmuz günü Belen Geçidi, Mısır Ordusu'nun eline geçti ve Mısır güçleri Çukurova'ya girdiler. 31 Temmuz'da Tarsus ve Adana Mısır Ordusu'nun eline geçti. Burada Mısır Ordusu Suriye'yi tümüyle eline geçirdiği için hedefine erişmişti. Kavalalı İbrahim Paşa, Kahire'de olan babası Kavalalı Mehmet Ali Paşa'dan gelecek emirleri beklemek için ordusunun harekatını bir müddet durdurdu.\nFakat İstanbul'da Serasker Koca Hüsrev Mehmet Paşa yeni bir Osmanlı Ordusu'nu Serdar-ı Ekrem olarak Sadrazam Reşid Mehmet Paşa komutasında Anadolu'ya gönderdi. Çukurova'da bulunan İbrahim Paşa komutasındaki Mısır Ordusu'na bu haber erişince Mısır Ordusu, Toroslar'ı aşarak Anadolu'ya geçti. İki Ordu, 21 Aralık 1832'de Konya ovasında Konya Muharebesi'ne giriştiler. Bu muharebe ortasında Osmanlı Serdar-ı Ekremi Sadrazam Reşid Mehmet Paşa yaralandı. Bu yaralanması yüzünden Mısır kuvvetlerine esir oldu ve komutası altındaki Osmanlı Ordusu yenik düştü. Osmanlı Ordusu'ndan kalanlar Kütahya'ya çekildiler.\nKavalalı Mehmet Ali Paşa, Avrupalı \"Büyük Güçler\"in \"Kongre Sistemi\" prensiplerini uygulayıp duruma müdahale etmelerini önlemeye çok önem vermekteydi. Bu nedenle çok yavaş ve dikkatli hareket etmekte idi. Örneğin Mısır ordularının ellerine geçirdikleri Filistin, Suriye ve Anadolu'da Cuma hutbelerinde yine Osmanlı Sultanı II. Mahmud'un adı geçmekteydi. Bu yörelerde kendi adına ve kendi ismini taşıyan para bastırmayıp yine Osmanlı sikkeleri tedavülde bulunmakta idi. Ayrıca Kavalalı Mehmet Ali Paşa, ordularının Anadolu'da ilerlemesi sırasında İstanbul'a girerlerse, sadece Sultan II. Mahmud'un değiştirileceğini ve onun yerine daha çocuk olan oğlu Abdülmecid'in tahta çıkartılacağını, özellikle müttefiki olan Fransa'ya, duyurmuştu.\nMısır ordusuna sanki İstanbul yolu açıktı ama ordunun tedarik yolları gittikçe uzamıştı. Osmanlı Devleti ise Mısır ordusunun tedarik yapınca İstanbul'a ilerlemesinden korkmakta idi. Buna karşı bir tedbir olarak Büyük Britanya ve Fransa'dan yardım istendi. Ama Fransa, Mehmet Ali Paşa'yı desteklemekteydi ve hatta Kavalalı İbrahim Paşa'nın baş erkan-i harbi bir Fransız subayı idi. Büyük Britanya, Kavalalı Mehmet Ali'nin hanedanı değiştirmeme vaatleri ve tutumunu kabul edip, Osmanlı Devleti'nin içişlerine karışmak istemediğini belirtip beklenen yardımı sağlamadı. Mart 1833'te Ruslar'dan yardım istendi. 8 Temmuz 1833'da Ruslarla karşılıklı yardımlaşma ve saldırmazlık antlaşması mahiyetindeki Hünkâr İskelesi Antlaşması imzalandı. Rus donanması İstanbul'a gelip Büyükdere'de demir attı.\nRusya'nın bu antlaşmayla kazandığı haklar ve bu antlaşmanın gizli maddeleri Büyük Britanya ve Fransa Hükümetlerini çok kuşkulandırdı. \"Büyük Güçler\" devletleri, özellikle Britanya ve Fransa, doğrudan doğruya Osmanlı Devleti ile ona hâlâ hukuken tabi olan Mısır valisi arasında \"dürüst arabulucu\" rolü oynamaya başladılar. Kütahya'da yapılan müzakerelerden sonra 14 Mayıs 1833'de Kütahya Kovensiyonu imzalandı.\n1833 Kütahya Antlaşması'na göre Osmanlı Devleti Kavalalı Mehmet Ali Paşa’ya Mısır ve Kandiye (Girit) valiliklerinin yanı sıra Şam (Suriye) valiliği verilecekti. Oğlu Kavalalı İbrahim Paşa’ya ise Cidde (Hicaz) valiliği ve Adana muhassıllığı (vergi toplama hakkı) verilecekti. Mısır kuvvetleri Anadolu'dan çekilecek ama Kavalalıların vali olduğu bölgelerde bulundurulabileceklerdi.\nBu antlaşma her iki tarafı da memnun etmemişti. Osmanlı devleti yeniden bu valilikleri eline geçirmek istemekteydi. Suriye ve Filistin'de Mısır asıllı yönetimi bu yöreleri halkından istedikleri yüksek vergiler, zorunlu askerlik yükü ve zorunlu devlet angarya işleri dolayısıyla halkı içinde büyük hoşnutsuz yaratmışlardı. Bunlar ayaklanmalara dönüştü ve Kavalalıların özellikle Suriye'deki durumu kötüleşti. Bu durumdan istifade etmek isteyen Osmanlı Devleti ve II. Mahmut 1839'da yeni bir orduyu Suriye'ye üzerine gönderdi. Bu da ikinci kez 1839-1841 Osmanlı-Mısır Savaşı ortaya çıkarttı.\n\n\nTurgut, Ula\nTurgut, Muğla'nın Ula ilçesine bağlı bir .\nTurgut, il merkezi Muğla'ya 85 km, ilçe merkezi Ula'ya 30 km uzaklıktadır.\n\n\nYaylasöğüt, Ula\nYaylasöğüt, Muğla'nın Ula ilçesine bağlı bir .\nYaylasöğüt, il merkezi Muğla'ya 18 km., ilçe merkezi Ula'ya 21 km. uzaklıktadır.\n\n\nÖrnekköy, Ula\nÖrnekköy, Muğla'nın Ula ilçesine bağlı bir .\nÖrnek mahallesi, 1997 yılında köy olmuştur.\nÖrnekköy, il merkezi Muğla'ya 37 km., ilçe merkezi Ula'ya 22 km. uzaklıktadır.\n\n\nYeşilçam, Ula\nYeşilçam, Muğla'nın Ula ilçesine bağlı bir .\nYeşilçam, il merkezi Muğla'ya 55 km., ilçe merkezi Ula'ya 43 km. uzaklıktadır.\n\n\nYeşilova, Ula\nYeşilova, Muğla'nın Ula ilçesine bağlı bir .\nYeşilova, il merkezi Muğla'ya 35 km., ilçe merkezi Ula'ya 23 km. uzaklıktadır.\n\n\nGdynia\nGdynia (\"Gdiniô\"), ) Polonya'nın Pomeranya Bölgesi'nde bulunan ve Baltık Denizi'nin güney kıyısında yer alan Gdańsk Körfezi'nde önemli bir limanı bulunanan bir şehirdir kentidir.\nDoğu Pomeranya'daki Kaşubya bölgesinde yer alan Gdynia, spaları ile ünlü yerleşim birimi Sopot, Gdańsk şehrini de alan bölge içinde büyük bir metrolpolitan alanı oluşturur ve bir milyonun üzerinde insan bu çevrede yaşar. Bu bölge Polonya'da \"Trójmiasto\" üçlü şehir olarak adlandırılır.\nGdynia, aşağıda listelenmiş yerleşim birimleri ile kardeş şehir statüsündedir:\n\n\nDemircihöyük\n\nDemircihöyük, Eskişehir İl merkezinin yaklaşık olarak 25 km. batısında, Çukurhisar İlçesi'nin kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Eskişehir Ovası'nın batı kenarındaki höyük 80 metre çapında, 5 metre yüksekliktedir. Yerleşim gördüğü dönemlerde genişlik ve yüksekliğinin çok daha fazla olduğu yapılan sondajlardan anlaşılmaktadır. Buluntular Eskişehir Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.\nHöyük ilk kez 1937 yılında K. Bittel tarafından tespit edilmiştir. Sınırlı ölçüde bir kazı yapılmıştır. Daha sonra 1975-78 yıllarında Manfred Korfmann başkanlığında ikinci dönem kazıları yapılmıştır.\nHer iki kazı çalışmalarında da Erken Tunç Çağı'na tarihlenen 17 yapı katı saptanmıştır. Erken Tunç Çağı'nın en alt tabakası olan D tabakasının 4,5 metre altında dahi kültür tabakasının devam ettiği görülmüştür. Ancak daha derine kazılması, ovanın taban suyu nedeniyle mümkün olmamıştır. Burgu ile 1,3 metre daha derine inildiyse de yine de ana toprağa ulaşılamamıştır. Bu durum, Eskişehir Ovası'nın binlerce yılda alüvyon birikimiyle ne denli yükselmiş olduğunu göstermektedir. Bu saptama, Ova'da pek çok neolitik yerleşimin toprak altında kalmış olduğunun düşünülmesine yol açmaktadır. Nitekim Höyük'te D tabakasının altına yapılan sondajlarda çok sayıda neolitik ve Kalkolitik Çağ çanak çömlek parçaları çıkmaktadır. Bu durumda en alt tabakaların Erken Tunç Çağı IA, Kalkolitik Çağ'dan Erken Tunç Çağı'na geçiş evresi olarak tarihlenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.\nHöyüğün 250 metre batısında yer alan ve Sarıket olarak bilinen bölge Höyük'e ait olduğu kabul edilen mezarlık alanıdır. Anadolu'da bilinen en geniş Erken Tunç Çağı nekropol alanıdır.\nYerleşmenin Erken Tunç Çağı ile Orta Tunç Çağı arasında birkaç yüzyıl için kesintiye uğradığı anlaşılmaktadır.\nYerleşme, Erken Tunç Çağı'nda surla çevrili bir yerleşimdir. Erken Tunç Çağı'ndaki tabakalarda yapı planı aynı olmakla birlikte yapı malzemesi farklılaşmıştır. Yapı planları, bir meydan etrafından dairesel ve radyal olarak yan yana dizilmiş evlerden oluşan, surla çevrili dairesel bir yerleşim olarak görülmektedir. Saptanabilen iki giriş olmakla birlikte kazılamayan bölümlerde de iki giriş daha olduğu düşünülmektedir. Tabanı taş döşeli ana girişin hemen yanındaki üç odalı ev dışındaki tüm mekanlar iki odalı olup kapıları meydana açılmaktadır. Meydanın büyük bir bölümü toprakta açılmış erzak çukurlarından oluşur. Bir avlu ya da meydan etrafında dairesel ve radyan biçimde sıralanmış evlerden oluşan bu yapı planı, Eskişehir bölgesinde, Antalya civarında ve yer yer Doğu Anadolu'da görülmekte olan ve \"\"Anadolu tipi yerleşme\"\" olarak adlandırılan bir yapı düzenidir. Ancak, tüm Anadolu için geçerli olup olmadığı konusunda halen kesin veriler yoktur.\nErken Tunç Çağı öncesine tarihlenen çanak çömlek buluntuları üç ana grup olarak sınıflandırılmakta olup bunlardan bir grup mal Fikirtepe malı olarak bilinen çanak çömlek grubudur. Hamuruna kireçtaşı ve kalsit katılmış olan bu çanak çömlekler genelde koyu renk, çoğunlukla koyu kahverengidir. Öte yandan \"Mal D\" olarak tanımlanan beyaz-bej astar üzerine kızıl kahverengi boyalı çanak çömlek, Hacılar Höyük'ün Geç Neolitik - Erken Kalkolitik Çağ'ına tarihlenen V-II evreleri ile çağdaş görülmektedir.\nPişmiş topraktan yapılma idollerin çoğu hayvan heykelcikleridir. Fakat idoller içinde bir tanrıçaya ait olabilecek çıplak kadın betimlemesi de vardır. Diğer pişmiş toprak bulutular çeşitli dokuma ve yün eğirme araçları, fırça sapları sayılabilir.\n\n\n2005'te Türkiye\n2005'teki Türkiye olayları.\n\n\nLee Seung-yeoul\nLee Seung-yeoul (d. 6 Mart 1989, Bucheon, Güney Kore), Forvet mevkiinde görev yapmış Güney Koreli millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2008 yılında FC Seoul kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Gamba Osaka, Ulsan Hyundai, Seongnam Ilhwa Chunma, Jeonbuk Hyundai Motors ve Suwon FC kulüplerinde oynadı.\n85||16||5||0||18||7||8||1||116||24\n!Toplam||10||3\n\n\nLee Young-pyo\nLee Young-pyo (d. 23 Nisan 1977 tarihinde Hongcheon, Güney Kore) Defans mevkiinde görev yapan Güney Koreli futbolcudur.\n77||3||||||20||0||colspan=\"2\"|-||97||3\n75||1||8||0||colspan=2|-||26||0||109||1\n70||0||7||0||6||0||10||0||93||0\n18||0||2||0||colspan=2|-||2||0||22||0\n46||0||4||0||4||0|||10||1||64||1\n286||4||25||0||30||0||48||1||385||5\n\n\nCem Öğretir\nCem Öğretir (d. 8 Ağustos 1973, İngiltere), Türk sunucu ve haberci.\nÖğretir, İngiltere'de doğdu. Çocukluğunu Eskişehir'de geçirdi.\n1995'te Anadolu Üniversitesi Sinema-Televizyon bölümünden mezun oldu.\n2006 yılından beri kendisi gibi haberci ve sunucu olan Seda Öğretir ile evlidir. Çiftin, 1 kızı bulunmaktadır.\nİlk iş deneyimini 1995'de Show TV'de başlayıp Mehmet Ali Birand'in \"32. Gün\" ekibinde yer alarak gerçekleştirdi. 1999 yılında Show TVden ayrılıp Star TV'ye geçti. 2000 yılında Uğur Dündar'ın gelmesine rağmen Star TV'den ayrılarak CNN Türk'e geçti. CNN Türk haber merkezinde editör ve sunuculuk yapmıştır. 2005 yılında CNN Türk'ten ayrılıp Dialog Anlatım İletişim'de ve İletişim Akademisi'nde sunuculuk dersleri vermektedir. 2008 yılında kısa bir süre Fatih Altaylı'nın teklifi üzerinde Kanal 1'e geçti ve bu kanaldan ayrıldı. Daha sonra Erdoğan Aktaş'ın ekibinde yer alan Öğretir, Habertürk'te \"Gün Ortası\" haberlerini sundu. Aktaş'ın atv ve a Haber'e geçmesiyle birlikte, Öğretir de 10 Ağustos 2009'dan beri atv'de \"Ana Haber Bülteni\"ni sunmaktadır. 2012 yılında Burç Kolejinde Ayrıca Burç Koleji bünyesinde Sunuculuk ve Diksiyon Kulübü dersleri vermiştir.\n\n\nKesme hatası\nKesme hatası şu şekilde anlaşılabilir: Sayısal analiz ve bilimsel hesaplamalarda, sonsuz sayıda terimden oluşan bir toplama işlemi, gerektiği zaman, herhangi bir teriminden itibaren kesilerek ikiye ayrılır. Ardından sonlu sayıda terimden oluşan değerce büyük olan ilk kısmın, sonsuz sayıda olan tüm toplama işlemine eşit olduğunun varsayılır. Kesilerek atılan ikinci (geri kalan) kısmın değerce büyüklüğünün ilk kısma göre çok ufak olduğu farz edilir. Bu yaklaşımda oluşan hata bağıl olarak küçüktür ve bu hataya kesme hatası denir.\nÖrneğin, bir formula_1 fonksiyonunu Taylor serisi ile ele alalım.\nHer dereceden türevli, gerçek ya da karmaşık bir formula_1 fonksiyonunun a gerçel ya da karmaşık bir sayı olmak üzere formula_3 aralığındaki \"Taylor serisi\" şu şekilde tanımlanabilir:\nformula_4\nTaylor serisi, yukarıda görüldüğü gibi, toplamı formula_1 fonksiyonunu veren sonsuz sayıda terimden oluşmuştur. Bu terimlerin en büyük ilk iki teriminden sonrasını yok farz edersek:\nformula_6\nSon olarak, bu iki terimin toplamının formula_1'e eşit olduğunu varsayarsanız, yok farz ettiğiniz terimlerin toplamı size kesme hatasının değerini verecektir.\nKesme hatasına \"yuvarlama hatası\", \"kırpma hatası\", \"yuvarlatma hatası\" da denildiğini hatırlatmak gerekir. Bu terimlerin tümü özünde aynı anlamdadır.\nKesme hatası, sıklıkla \"ayrıklaştırma hatasını\" da içerir. \"Ayrıklaştırma hatası\", sonsuza giden bir sürecin sonucuna sonlu sayıda adımla yaklaşılan sayısal yöntemlerde (ör. hesaplamalı akışkanlar dinamiği (CFD) uygulamaları) ortaya çıkar. Örneğin, adi diferansiyel denklemler için kullanılan sayısal yöntemlerde, adım adım diferansiyel denklemin sonucuna yaklaşılır. Ancak, ne kadar çok adım ile yaklaşılırsa yaklaşılsın, yaklaşılarak bulunan değer ile diferansiyel denklemin gerçek değeri arasında bir fark olacaktır. İşte, bu yaklaşma sürecinde oluşan hataya da kesme hatası ya da ayrıklaşma hatası denir.\nKesme hatası teriminin bir başka kullanımı için Aritmetik taşma maddesine de bakılabilir.\n\n\nBijeljina\nBijeljina (Sırp Kiril alfabesi: Бијељина, ) Kuzeydoğu Bosna-Hersek'te bulunan bir şehir ve belediyedir. Şehir Banja Luka'dan sonra Sırp Cumhuriyeti'nin ikinci ve Bosna-Hersek'in ise beşinci en büyük şehridir. Semberija'nın zengin toprakları üzerindedir. Bijeljina, 140,000-150,000 civarında nüfus ile Sırp Cumhuriyeti'nin Doğu bölümünün gayri-resmi merkezi halindedir. Bijeljina konum olarak Sırbistan'dan ve Hırvatistan'dan ise uzaklıktadır. Üretken toprakları ile bölgenin gıda üretimi ve ticaretinde önemli yer almaktadır. Bijeljina geniş şehir merkezi ile dikkat çekmektedir.\nBijeljina şehrinin bulunduğu bölgeye ait en eski yaşam kalıntıları Cilalı Taş Çağı'na aittir. (M.Ö. 5000 ila 3000 yılları). Ayrıca bölgede Neolitik Çağ, Tunç Çağı ve Demir Çağı'na ait kalıntılar da mevcuttur. Bazı kalıntılar arasında Gradac'da bulunan antik köy, Batkovic, Glavičicav ve Kučerina ile Kojčinovac'daki köy ile Triješnici'da bulunmuş sal sayılabilir.\nBölgede bulunmuş en önemli tarihi kalıntılar arasında Batkovic Ostojićevo ile kent arasında kalan Bistrika bulunmaktadır ve 7. ile 12. yüzyıl arasındaki döneme denk gelen 4 siteden oluşmaktadır. Özellikle Chelopek'deki kalıntılar oldukça önem aksetmekte, metal işçiliğin ne kadar gelişmiş olduğunun görülmesinde önemlidir. Burada erimiş demir ve bununla yapılmış demir aletler ile \"Bijeljina Müzesi\"'nde sergilenen grafit potlar bulunmuştur. Bu dönemde Bistrik'de bulunan köy, ki büyük ihtimalle Bistrica olarak anılıyordu, Bijeljina'dan önce tüm vadideki yerleşimin merkezi konumundaydı.\nBijeljina ismi ilk olarak 1446 yılı kayıtlarınde geçmesine rağmen, kullanıma geçmesi 1918 yılından sonrası gelir. Avusturya-Macaristan dönemi boyunca, şehre Bjelina denmekteydi. Bundan önce ise Belina ve Bilina isimleri de kullanılmıştır.\n1838 yılında şehirde ilk papaz okulu açıldı. Modern okul binası 1902 yılında açıldı. Bu okulda 1893-1895 yılları arasında Jovan Dučić çalışt. Jovan Dučić, ünlü bir Hersek'li Sırp şair, yazar ve diplomattır. Günümüzde Bijeljina'nın en merkezi caddesi ismini taşımaktadır.\nŞehrin Belediye binası öncesi önünde 1903-1918 yıllarında hüküm sürmüş Sırp Kralı Petar Karađorđević'in heykeli bulunmaktadır. II. Dünya Savaşı döneminde Ustaşa heykeli kaldırdı ve Savaş sonrası komünist yönetim heykelin tekrar sergilenmesi taleplerini reddetti. 1990'ların ilk döneminde yerel yönetim heykeli tekrar şehir meydanına getirdi.\nYugoslavya'nın kurulması ile, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısında Bijeljina önemli gelişmeler göstermiş, ekonomik ve kültürel konularda yeni yapılanmalar gerçekleşmiştir.\nTavna Manastırı, Bijeljina Belediyesi'nin güneyinde yer almaktadır. Manastısın tarih yazarları Tronosha ve Pech'e göre, Manastır Dragutin'ün çocukları Vladislav ve Urosic tarafından inşa edilmiştir. Stefan Dragutin, 1276 ile 1282 yılları arasında Serbistan Kralı; 1282 ile 1316 yılları arasında ise Sirem Kralı'dır. Tavna Manastırı'nın günümüzdeki kilisesi, aynı yere orijinalinin yerine yapılmıştır. Tavna Manastırı; Ozrena, Liplja, Vozuce ve Gostovica gibi bölgenin en eski manastırları arasında yer almaktadır. Tavna Osmanlı Dönemi'nin ilk yıllarında hasar görmüş ancak daha sonra halk tarafından restore edilmiştir. Daha sonra gerek Osmanlı Dönemi, gerekse II. Dünya Savaşı'nda defalarca hasar görmüştür. 1941 ve 1945 yıllarında Ustaşa tarafından bombalanmıştır. Mezar taşlarının birinde \"Zdravko Jovacnovic, 1943 yılında manastırı korumak için Ustaşa tarafından öldürüldü\" yazmaktadır. İkinci Dünya Savaşı sonrası Manastır tekrar restore edildi.\n1991-1992 yıllarında Bijeljina, yerel Sırp Otonom Yönetimi'nin merkeziydi.\nBijeljina, stratejik konumu nedeniyle Bosna Savaşı'nın ilk başladığı yerlerden biridir. 1992 yılı Nisan ayının ilk günlerinde, şehir Arkan tarafından yönetilen Sırp öncü birliklerinin akınına uğradu. O güne ait haber kaynaklarına göre, 1000'e yakın sivil öldürüldü ve Sırp olmayan halk uzaklaştırıldı. Bu Bosna-Hersek'teki etkin temizliğin ilk örneklerinden biridir. Bijeljina'ya ilk olarak saldırılmasının sebebi olarak Bosna'nın Kuzeydoğusu'nda Sırp sınırına yakın olmasından kaynaklanan stratejik konumu olduğu tahmin edilmektedir. Bijeljina, daha sonra Sırplar tarafından Sırp Cumhuriyeti'ne katıldığı iddia edilmiştir.\nSavaş süresince, Bijeljina'ya Bosna-Hersek'in diğer bölgelerinden yoğun Sırp mülteci akını olmuştur.\nBosna-Hersek'in kuzeydoğusunda yer alan şehir Saraybosna'ya 210, Belgrad'a 139 km. uzaklıktadır. Bijeljina'nın bulunduğu Semberija; Sava Nehri, Drina Nehri kıyılarında bulunan ve Majevica Dağları arasında bulunan düzlük bir bölgedir. Tüm Semberija Bölgesi verimli toprakları ve uygun hava koşulları ile uygun tarım alanlarından oluşmaktadır.\nSemberija, Bosna-Hersek'e bağlı Sırp Cumhuriyeti'nin en gelişmiş tarım bölgesidir. Bölgede ağırlıklı olarak mısır, sebzeler, lahana, biber, domates ve karpuz yetişmektedir. Ayrıca hayvancılık ve meyve yetiştiriciliği de yapılmaktadır.\n1991 yılında sayıma göre, Bijeljina Belediyesi'nin nüfusu 96,796'dur. Bunların dağılımı:\n2005 yılı itibarıyla, şehirde 105,000 kişi yaşamaktadır\nBijeljina, bölgesel olarak her geçen gün daha çok gelişmektedir ve buna paralel olarak nüfusu sürekli olarak artmaktadır. 2010 yılı tahminlerine Bijeljina merkezinde 65,000-70,000 kişi yaşamakla beraber belediye genelinde 140,000 kişiden fazla yaşamaktadır. Bu sayede Bijeljina Şehri Banja Luka'dan sonra Sırp Cumhuriyeti'nin en büyük ikinci kenti olmuştur.\nBijeljina, aşağıdaki yerleşim merkezleri ile kardeşi şehir statüsündedir:\n\n\n2004 Yaz Olimpiyatları'nda Rusya\nRusya, Yunanistan'ın başkenti Atina'da düzenlenen 2004 Yaz Olimpiyatlarına 273 sporcuyla katıldı. 28 farklı sporda mücadele eden sporcular, 28'i altın olmak üzere toplamda 93 madalya kazanmayı başardı. Bu sonuçta Rusya, oyunların madalya sıralamasında 3. sırada yer aldı.\n\n\nCarica\nCarica, çiçekli bitkilerden Caricaceae familyasının tek türünü (\"Carica papaya,\") içine alan bir cinstir. Bu cinsi içindeki papaya (sinonimi \"C. peltata\", \"C. posoposa\"), bugün anavatanı Güney Amerika'dan çok daha uzak bölgelere insan eliyle yayılmış ve yetiştirilmektedir.\nEskiden bu cins yaklaşık 5 ile 10 metre boyunda 20-25 kadar türü içine alırdı. Bu türlerde Orta Amerika ve Güney Amerika'da tropik bölgelerde bulunuyordu ancak yeni genetik araştırmalar bu türlerin \"C. papaya\" türünden farklı \"Carica\" cinsine akraba aynı aile içinde diğer 3 cinse aidiyetini ortaya koymuştur.\nBu sebeple eskiden bu familya içinde gösterilen pek çok tür \"Vasconcellea\" cinsine, bir kısmı da \"Jacaratia\" ve \"Jarilla,\" cinslerine aşağıdaki şekilde dağıtılmıştır:\n\n\nSenegal millî basketbol takımı\nSenegal millî basketbol takımı, Senegal'i uluslararası turnuva ve maçlarda temsil eden basketbol takımıdır.Takımı koç Moustapha Gaye çalıştırmaktadır.\n1968 Yaz Olimpiyatları: finished 15. among 16 teams\nCheikh Fall, Moussa Sene, Alioune Gueye, Babacar Dia, Papa Diop, Mousse N'Diaye, Babacar Traore, Claude Sadio, Claude Constantino, Babacar Seck, Mansour Diagne, Doudou Camara (Coach: Alioune Diop)\n1972 Yaz Olimpiyatları: finished 15. among 16 teams\nCheikh Fall, Babacar Traore, Mohamadou Diop, Babacar Seck, Papa Diop, Alioune Gueye, Pierre Sagna, Abdourahmane N'Diaye, Sylvestre Lopis, Assane Thiam, Joseph Diandy, Doudou Camara (Coach: Amadou Diaw)\n1978 FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası: finished 14. among 14 teams\nMathieu Faye, Bireyma Sadi Diagne, Madiagne N'Diaye, A.Diouf, B.Kaba, J.Lopez, M.Diagne, M.Gueye, J.Toupane, A.Diop, A.Dogue, L.Diop (Coach: I.Diagne)\n1980 Yaz Olimpiyatları: finished 11. among 12 teams\nMathieu Faye, Madiagne N'Diaye, Mohamadou Diop, Oumar Dia, Mamadou Diop, Bassirou Badji, Yamar Samb, Bireyma Sadi Diagne, Yaya Cissokho, Modou Tall, Moussa M'Bengue, Hadrame N'Diaye (Coach: Ibrahima Diagne)\n1998 FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası: finished 15. among 16 teams\nMakhtar N'Diaye, Mamadou Diouf, Mamadou N'Diaye, Cheikh Yaya Dia, Raymond Carvalho, Mouhamadou Sow, Assane N'Diaye, Boubacar Aw, Kader Malik Fall, Vincent Da Sylva, Samba Aly Ngone Niang, Omer Ba (Coach: Ousseynou Ndiaga Diop)\n2006 FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası: finished 22. among 24 teams\nMakhtar N'Diaye, Babacar Cisse, Mamadou Diouf, Sitapha Savane, Malick Badiane, Mamadou N'Diaye, El Kabir Pene, Pape Ibrahim Faye, Mouhamadou Niang, Souleymane Aw, N'Dongo N'Diaye, Meleye N'Doye (Coach: Moustapha Gaye)\n\n\nTCG\nTCG, Türk Deniz Kuvvetleri'ne ait olan gemilerin önadı. \"Türkiye Cumhuriyeti Gemisi\"nin kısaltmasıdır. Kraliyet Donanması veya Alman İmparatorluk Donanması'nın aksine, araçların tür veya sınıflarına bakılmaksızın tüm gemilere TCG önadı verilir.\n\n\nFevzi Rama\nFevzi Rama (d. 1957 Yugoslavya; ö. 1987), Yugoslav futbolcu. Türkiye'de 1986-87 sezonunda Eskişehirspor'da defans oyuncusu olarak 27 lig ve 9 kupa maçında oynamıştır. 1987 sezonunun sonunda geçirdiği trafik kazası sonucu 30 yaşında hayata veda etmiştir.\n\n\nBF Sepâhân\nSepahan Isfahan ya da Foolad Mobarakeh Sepahan Isfahan (Farsça: سپاهان اصفهان), İran'ın İsfahan şehri merkezli futbol kulübü.\nHaziran 2019 itibarıyla;\n\n\nSogn og Fjordane\nSogn og Fjordane (Norveççe: \"Sogn og Fjordane\") Norveç'in batı kıyısında bulunan eyalettir. Kuzeyinde Møre og Romsdal, güneyinde Bergen, doğusunda Oppland ve güneydoğusunda Buskerud ile sınır olan eyalet 18,623 km² yüz ölçümü üzerinde yaklaşık yüz dokuz bin nüfusa sahiptir. Eyalette toplam yirmi altı belediye bulunmaktadır. Sınırlarında Florø , Førde ve Måløy olmak üzere üç kent vardır. Yönetim merkezi Hermansverk'tir. Nærøyfjord ve Urnes kiliseleri UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer almıştır.\nSogn og Fjordane, Orta çağda \"Gulating \" egemenliğinde kurulmuş olan, \"Firdafylke\" (şimdiki Fjordane bölgesi) ve \"Sygnafylke\" (şimdiki Sogn bölgesi) tarihi bölgelerinden oluşmaktadır. Orta çağın sonlarında \"Hordafylke\" (şimdiki Hordaland ) ve \"Sunnmørafylke\" (şimdiki Sunnmøre) ile birleştirilerek \"Bergenhus len\" kurulmuştur. \"Bergenhus len\" Norveç'in dört leninden (bölgesinden) biriydi. Bergen'de bulunan \n\"Bergenhus Kalesi\" adını buradan almıştır.\n19 Şubat 1662 tarihinde, kraliyet kararnamesi ile adı \"Bergenhus amt (valilik)\" olarak değiştirilmiştir. 1689 yılında Sunnmøre, Romsdal eyaletine bağlanmıştır. Daha sonra 1793'te Bergenhus amt \"Nordre Bergenhus\" ve \"Sondre Bergenhus\" olmak üzere, güney ve kuzey, iki ayrı eyalete bölünmüştür. 1 Ocak 1919 tarihinde, Nordre Bergenhus amt Sogn og Fjordane Fylke olarak değiştirilmiştir.\nSogn og Fjordane adı 1919 yılında oluşturulmuştur. \"Sogn\" akarsu anlamına gelir ve üç bölgesinden birinin adıdır. \"Fjordane\" ise fiyort kelimesinin çoğul halidir ve Nordfjord ile Sunnfjord bölgelerini kastetmektedir. Bu bağlamda eyaletin adı akarsu ve fiyortlar anlamına gelmektedir.\nArması, gümüş arka plan üzerinde üç mavi tepeden oluşmaktadır. Arma, arazi üzerindeki üç büyük fiyort ile eyaletin coğrafi durumunu gösterilmektedir. 23 Eylül 1983 tarihinde onaylanmıştır. Üç mavi tepe eyaletin üç önemli fiyordunu aynı zamanda üç bölgesini, Sogn, Sunnfjord ve Nordfjord'u simgelemektedir. Neredeyse tüm köy ve kasabalar bu fiyortların birinin üzerinde bulunmaktadır ve illerin adı fiyortlara dayanmaktadır.\nNorveç'in batısında yer alan eyalet, kuzeyde Møre og Romsdal, güneyde Bergen, doğuda Oppland ve güneydoğuda Buskerud ile komşudur. Fiyordları, adaları, şelaleleri ve dağlarıyla zengin bir coğrafyaya sahiptir. Sogn og Fjordane üç ana bölümden oluşmaktadır: “Sognefjord”, “Sunnfjord” ve “Nordfjord”. Bulandet, Bremanger ve Florø çevresinde birçok takımadalar vardır.\nBatısında yer alan “Hurrungane” sıra dağları bölgenin en yüksek dağlarını oluşturmaktadır. 2,000 metrenin üzerinde 55 zirveleri vardır. “Sunnfjord” Norveç'in en uzun fiyordudur. Nordfjord yaklaşık 100 kilometre uzunluktadır. Ünlü Nærøyfjord eyaletin güneyinde yer alır. Bu UNESCO tarafından listelenmiş fiyort alanıdır.\nStryn Gölü kenarındaki Jostedalbreen Doğa Parkı'nda yaklaşık 500 km²’lik bir alan içinde Norveç’in en büyük buzulu olan “Briksdalsbreen” bulunmaktadır. Bu buzul 1900 yılından günümüze kadar bir miktar küçülmüş olsa da, kalınlığı halen 440 metre civarındadır. Ayrıca Jostedalsbreen buzulunun bir kolu olan Nigardsbreen Luster belediyesi sınırları içindedir.\nAyrıca eyalette şelaleler bölgesi bulunmaktadır. Jotunheim dağlarında yer alan Ramnefjellsfossen (daha önce Utigardfossen denirdi) Norveç'in en uzun, dünyanın üçüncü en uzun şelalesi ve Vettisfossen 275 metre (902 ft) ile Norveç en yüksek şelalelerinden biridir.\nSogn og Fjordane ülkenin ana sanayisinde ve istihdamında en büyük paya sahiptir (% 3.5 - % 8.3).\nBölgede hayvancılık (sığır, koyun, keçi), tarım ve özellikle çilek meyveciliği yapılmaktadır. Orta bölgelerde özellikle Sogn ve Nordfjord'da meyvecilik gelişmiştir. Kürk hayvanları, en başta \"mavi tilki\" ihraç edilmektedir.\nBalıkçılık Sogn og Fjordane kıyılarında önemli bir sektördür. En önemli balık türleri, mavi mezgit balığı , ringa balığı, istavrit ve uskumrudur. Eyalette balık çiftliklerinde üretilen balık miktarı ülke toplamının %11'ini karşılamaktadır. Özellikle somon ve alabalık açısından zengin olan bölge sportif balıkçılık için de tercih edilmektedir.\nMadencilik bölgede yaygın değildir. Gıda, içecek ve ulaşım sanayisi bölgede yoğundur. Vik ve Høyanger, Askvoll'da bıçak, demir ve metal ürünleri endüstrisi, Nordfjord'da tekstil ve hazır giyim ürünleri, Balestrand'da alüminyum ve plastik sanayi, Flora'da ulaşım sanayi gelişmiştir.\nSogn og Fjordane, modern bir karayolu ağına sahiptir. 2011 Kasım'da yaşadıkları Dagmar fırtınası kara yollarında 120 milyon kronluk zarara sebep olan hasar oluşturmuştur.\nEyaletin güneyinden \"Bergen demiryolu\" hattı çok yakın bir mesafeden geçmektedir. Myrdal'a giden Flam demiryolu üzerindeki Aurland fiyordu hattı, Norveç'in en dik ve en ünlü turistik yoludur. Ayrıca Oslo'ya giden ekspres yollar da mevcuttur.\nEyalet (01.01.2011 108.201 nf.) yoğun nüfuslu yerleşim birimlerinden değildir. Forde ve Flora nüfusu en yoğun yerleşim birimleridir. Savaş sonrası dönem boyunca Sogn og Fjordane bir bütün olarak ülkenin en düşük nüfus artışı olan bölgesi olmuştur. 1950'li yılarda nüfus artışı %3 iken sürekli bir düşüşle , nüfus artış oranı 2000'li yılların başından itibaren %1'in altına gerilemiştir. Coğrafi koşullar nüfus yoğunluğunu etkileyen en önemli etkendir.\n1837 yılında eyaletler kendi içlerinde ayrı hükumetlere, yerel idari birimlere ayrılmıştır. Zaman içeresinde eyaletler ve belediye sınırlarında değişimler olmuştur. Şu anda Sogn og Fjordane yirmi altı belediyeden oluşmaktadır.\n\n\nKim Jae-sung\nKim Jae-Sung (d. 3 Ekim 1983, Güney Kore) orta saha mevkiinde görev yapan Güney Kore'li futbolcudur.\n163||14||12||1||33||2||27||9||235||26\n\n\nLee Jung-soo\nLee Jung-Soo (d. 21 Temmuz 1980, Gimhae), defans mevkiinde görev yapan Güney Koreli futbolcudur.\n95||6||5||0||43||0||?||?||143||6\n36||7||0||0||1||0||5||1||42||8\n20||3||||||||||3||2||23||5\n151||16||5||0||44||0||8||3||208||19\n\n\nSonlu fark\nSonlu fark, \"f\"(\"x\" + \"b\") − \"f\"(\"x\" + \"a\") matematiksel ifadesidir.\nSonlu fark, \"b\" − \"a\" ile bölündüğünde ise sonuç Newton katsayısı olur.\nSonlu fark, sonlu farklar yöntemindeki diferansiyel denklemlerin sayısal çözümünde kullanılır. Özellikle sınır değer problemlerinin çözümünde sıkça kullanılır.\nGenelde yalnızca üç tip sonlu fark formu kullanılır. Bunlar: İleri yönde, geri yönde ve merkezi farklardır.\nİleri yönde fark, aşağıdaki formun ifadesidir:\nFormun uygulamasına göre, \"h\" bir değişken ya da sabit olabilir.\nGeri yönde farkta, fonksiyon değerleri olarak \"x\" + \"h\" and \"x\" yerine \"x\" and \"x\" − \"h\" kullanılır:\nMerkezi fark da, ÅŸu ÅŸekildedir:\nBir \"f\" fonksiyonunun \"x\" noktasındaki türevi o fonksiyonun limiti ile tanımlanır:\nEğer \"h\" sıfıra yaklaşmaktansa sabit (sıfır olmayan) bir değer alırsa, o zaman, denklemin sağ tarafını şu şekilde yazmak mümkün olabilir:\nGörüldüğü gibi, ileri yönde fark \"h\" ile bölündüğü zaman, farkın değeri türevin değerine yakınsar (eğer ki \"h\" küçük ise). Bu yaklaşımda hata değeri Taylor teoremi ile bulunabilir. \"f\" sürekli ve türevlenebilir bir fonksiyon ise, hata değeri:\nAynı formülasyon, geri yönde fark için de geçerlidir:\nFakat, merkezi fark ile türevin asıl değerine daha da iyi yaklaşılır çünkü hata değeri, ara uzaklığın (\"h\") karesi ile orantılır (eğer ki \"f\" fonksiyonu iki kez türevlenebilir bir fonksiyon ise):\nMerkezi fark yöntemindeki sorun ise, salınımlı fonksiyonların sıfır türev türetebilmesidir. Merkezi farklar şeması kullanılarak yapılan bir işlemde, eğer değeri sıfır olmayan bir a değişkeni için f(ah)=1; değeri sıfır olan için ise f(ah)=2 ise, türev f'(nh)=0 olacaktır. Bu durum özellikle f fonksiyonunun tanım kümesi ayrık ise önemli bir sorundur.\n\n\nSahar\nSahar (Arapça: صحار‎ İngilizce:Sohar) Umman Sultanlığının başkent Maskat dışında kalan en gelişmiş kentidir. Maskat’ın yaklaşık 200 km. kuzeyinde bulunmaktadır. \"Sahar\", ülkenin eski başkentlerinden birisi ve Denizci Sinbad’ın doğduğuna inanılan yerdir. Zengin bir denizcilik tarihi ve geleneksel bir balıkçı kasabası olmakla birlikte daha çok Sahar Sanayi Limanı ‘nda oluşmuş kitlesel gelişime sahip bir endüstri merkezi olması ile bilinir.\n2010 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre 140.006 kişinin yaşadığı, ülkenin 5. en kalabalık nüfusa sahip kentidir.\n\"Sahar\", kendisini birçok yerel ve uluslararası yatırımcı ve işadamının ilgi odağı haline getiren belirgin bir yatırım ve iktisadi gelişim süreci yaşamaktadır. Bu değişim 2002 yılında Sahar Limanının bulunduğu \"Sahar Sanayi Alanı\"nda oluşan bir dizi yatırım projeleri ile ekonomik yükselişin bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Liman aynı zamanda Hürmüz Boğazı’ na yakınlığı nedeni ile stratejik bir öneme de sahiptir. Liman, \"Sahar Sanayi Limanı Şirketi\" (SIPC) tarafından dünya çapında bir liman biçiminde işletilmektedir. 12 milyar doları aşan mevcut yatırımları ile dünyanın en büyük liman gelişim projeleri arasında bulunmaktadır.\nUmman hükûmeti \"Sahar\" kentine özel bir önem vermekte ve 2020 yılının Umman Ekonomisi Planında geleceğin öncelikli yerleri arasında değerlendirmektedir. Umman hükümetinin amacı Sahar’ı bir bölgesel sanayi merkezi yapmak ve sanayi üretimini petrolden öte çeşitlendirmeye gitmektir. Umman hükûmeti bu ekonomik çeşitlendirmeyi sağlamak için Sahar Sanayi Alanında bir dizi yatırım projesi uygulamaktadır. Örneğin, Körfez İşbirliği Konseyi (GCC) içinde önemli bir yer edinmek üzere 5 milyar dolardan fazla çelik sanayisine yatırmaktadır. Sahar Sanayi Alanında çelikten başka alüminyum sanayisi de bulunmaktadır. \"Sahar Alüminyum Şirketi\" 2004’te kurulmuş olup Sultanlığın ekonomik çeşitlenme projesinde önemli bir pay sahibi başlatıcı projelerden birisi olarak değerlendirilmektedir.\nSahar’da 4 yüksek eğitim kurumu bulunmaktadır:\nSahar’da iki büyük park alanı bulunmaktadır. Birincisi El Humbar’da bulunan Sahar Park, ikincisi Sallan’da bulunan Gümüş Jübile Park’tır.\nSahar merkezinde geleneksel alışveriş yeri olarak Suk (Souk) Pazarı bulunur. Diğer bir geleneksel alışveriş yeri ise Sahar Kalesi yakınındaki El Hucra’da bulunan alışveriş yeridir. Şubat ayında göstericiler tarafından kundaklanan Lulu Market, Safeer Mall, Mars Hipermarket, el Maya ve Centerpoint isimli alışveriş yerleri de bulunmaktadır. Safeer Mall aynı zamanda Carrefour marketini içinde barındırmaktadır.\nKentte \"Sahar Bölgesel Spor Kompleksi\" ve \"Sahar Sinema Plaza\" isimli tesisler bulunmaktadır.\n\n\nI Am Alive\nI Am Alive Ubisoft Shanghai tarafından geliştirilen ve Ubisoft tarafından yayınlanan,bir Hayatta kalma-korku oyunu.\nOyun yeni ve tehlikeli dünyanın karanlık yönlerine ve insanların karanlık taraflarına odaklanmaktadır. \nOyunu oynarken insanların hayatta kalmak için ne kadar kötüleştiği gün yüzüne çıkıyor. \nBaşlangıçta 2005 2007 yılına kadar,Darkworks tarafından geliştirilmekte idi. Fakat oyun Ubisoft Shangai tarafından tamamlanıldı.\n7 Mart 2012'de Xbox Live Arcade ve PlayStation Network için, 3 Nisan 2012 tarihinde ise Kuzey Amerika'da, 4 Nisan 2012 tarihinde\nAvrupa'da, ve yine aynı şekilde Microsoft Windows için 6 Eylül 2012 tarihinde piyasaya sürülmüştür.\nOyun Amerika'nın Haventon kentinde Adam adlı karakterimizin kızı Mary ve karısı Julie'yi aramaya gelmesi ile başlar.Onları arama nedeni depremden sonra hayatta kalıp kalmadıklarıdır . Karakterimiz kamerası ile kendini tanıtır. Chicago'dan geldiğini ve terk ettiği ailesini bulmaya çalışmasını konu alır. Ardından kahramanımız bizi Haventon köprüsüne götürür bu köprüde bize oyundaki kontrol sistemini gösterir. Koşma, hızlanma, tırmanma, atlama ve en önemlisi olan Stamina yani gücü tanıtır. Güç oyunda önemlidir çünkü gerçek hayattan esinlenilmiştir ve koşunca bile gücün gittiğini görürüz. Tırmanırken eğer gücümüz biterse elimizi kaldıramayacak duruma geliriz ve nihayetinde kendimizi bırakır ve ölürüz. Oyunun gerçekçiliğini daha da arttıran, bir olay da yeniden başlama haklarımızın sınırlı olmasıdır. Köprü bölümünden sonra şehire ilk kez gireriz, oyunda zorlu tırmanma yerlerinden ve apokaliptik dünyanın zehirli dumanlarından çok daha tehlikeli bir şey vardır oyunda. O da insandır. Oyunda tamamen çaresiz kalmış ve saldırgan insanlarla karşılaşıyoruz bazıları kendi bölgesini korur bazıları ise sizi öldürüp malzemelerinizi veya etinizi alırlar. Bu apokaliptik dünyada insanlar değiştiği için kötü şeyler yapmaktadır ve yaptıklarının en kötüsü ise insanları yakalayıp tutsak edip etlerinden yararlanmaktadırlar.\nI Am Alive'ın oynayış sistemi diğer oyunlardan epey farklıdır. Bu oyunda en çok güç önemlidir. Güç koşmaya ve daha birçok şeye yarar. I Am Alive'da mekanlar oldukça karadır oyuna siyah beyaz bir hava verilmiştir ve ışıklandırma iyi yapılmıştır. Bu da oyunun diğer oyunlara olan farkını göz ününe koyar. Oyunda daha fazla araç veya puan istiyorsanız insanlara yardım etmelisiniz. Oyunda üç çeşit silah vardır silah, ok , pompalı tüfek. Pompalı tüfeği bize oyun içinde vermez bu silahı oyun içinde insanlara yardım ederek kazanmalısın. İşte bu oyunda bu yüzden hayatta kalmak kadar yardım etmek de önemlidir.\nOyun, Windows7'den sonrası için bazı gerekli programlar ile oynanabilir.\nhttps://web.archive.org/web/20120112024735/http://iamalive-game.ubi.com/iamalive/en-GB/\n\n\nKurban Nasuh Baba Camii\nKurban Nasuh Baba Camii ya da Şeyh Nuri Efendi (Çarşamba) Tekkesi, İstanbul'un Üsküdar ilçesinin Ahmediye Mahallesi'nde yer alan, Osmanlı Dönemi'nden kalma tarihi bir camidir. Şeyh Kurban Nasuh Baba tarafından yaptırılmıştır. Yapımına 1586 yılında başlanan cami, 1 yıllık inşaat sürecinden sonra 1587 yılında ibadete açılmıştır. Cami mimari olarak Osmanlı esintilerini yansıtmaktadır.\nZamanla harap olan camiye, 1600'lü yıllarda El-Hac Ebu Bekir adlı biri mescide minber ekletip cami haline çevirmiştir. Daha sonra yıkılan cami, 1973 yılında tekrar yaptırılmıştır.\nÖzgün planda bir cami olarak inşa edilmiştir. Daha sonra muvakkithanesi ve şadırvanı yapılmıştır. Cami, apartmanların arasında kalmıştır. Caminin bulunduğu bölge 2008 yılındaki düzenlemelere değin Tavaşi Hasan Ağa Mahallesi olarak anılıyordu. Cami, Tabaklar Camii'ye çok yakındır. Caminin banisi Kurban Nasuh Baba mihrap önünde medfundur.\n\n\nKuzey Hollanda\nKuzey Hollanda ili (Felemenkçe:\"Noord-Holland\", Frizce: \"Noard-Holland\") Hollanda'da Kuzey Denizi sahillerinde ve Hollanda'nın kuzeybatı yöresinde bir yarımada üzerinde bulunan bir ildir. İlin başkenti Haarlem olup ildeki en büyük şehir Hollanda anayasasına göre Hollanda Krallığı başkenti ve ülkenin en büyük şehri olan Amsterdam'dır.\nKuzey Hollanda ili ve Utrecht ili ve Flevoland ili ile birlikte Şubat 2011'de bu üç ilinin birleşip tek bir birleşik \"Ranstad\" adlı il kurulması hakkında olabilirlilik araştırmaları yapılması ve görüşmeler üzerinde anlaşmışlardır. Bu konu Hollanda politikacıları tarafından epeyce zamandır görüşülmekte idi. Bir diğer il olan ve şehirleşmiş Randstad bölgesininin bir parçası olan Güney Hollanda ili de tek bir Randstad ıli tasarısına katılmayı müspet karşılamaktadır. Tek bir Ranstad ilinin (Güney Hollanda ilinin dahil olup veya olmadan) kurulması, son koalisyon hükûmeti kurmak için koalisyona katılan partiler arasında yapılan sözleşmeye de zaten dahil edilmişti.\nKuzey Hollanda ilinin büyük kısmı Kuzey Denizi ve eski Zuiderzee körfezi önüne 32 km uzunluğunda 1932'de yapılan Afsluitdijk Barajı ile tatlı su gölleri haline dönüştürülmüş olan Markermeer gölü ve IJsselmeer gölü arasında bulunan geniş bir yarımada üzerindedir. Bu ilin arazisinin yarısından çoğu denizden kazanılan polder arazi olup bu arazilerin rakımları deniz seviyesi altındadır. Texel adası da bu ile bağlıdır.\nKuzey Hollanda ilinde belediye sınırları içinde nüfusu 100,000 üzerinde olan 5 (nüfus büyüklüğü sırasıyla) büyük şehir bulunmaktadır: Amsterdam (bu Hollanda'nın tümü içinde en büyük şehri), Haarlem, Zaanstad ve Haarlemmermeer. Belediye sınırları içinde nüfusu 50.00 ile 100.000 kişi arasında bulunan 7 şehir daha, Hilversum, Amstelveen, Purmerend, Hoorn, Velsen, Alkmaar ve Heerhugowaard bu il içindedir.\nKuzey Hollanda'da 48 belediye bulunmaktadır:\nKuzey Hollanda ilinde tarihsel ve diğer nedenlerle çeşitli bölgeler bulunmaktadır. Bu bölgelerin bazıları resmen kabul edilmektedir ve çeşitli idari nedenlerle yapay olarak yaratılmış bölgesel grupların birer parçalarıdır. Bölgelerin diğerleri gayriresmidir ve çok kere iyice tanımlanıp sınırlandırılmamışlardır ve bazen aynı arazi iki veya daha çok sayıda değişik gayriresmî il bölgesi içinde bulunmaktadır. Bu bölgeler belediyelerden değişik yerleşke kuruluşlarıdır. Güney Hollanda ilinin bölgeleri şu listede verilmektedir:\n\n\nAzavad\nAzavad (devletin resmi adıyla bazı kaynaklara göre Azavad İslam Cumhuriyeti veya Azavad İslam Devleti), Afrika kıtasının batısında yer alan Mali'nin kuzeyinde bulunan ve 2012-2013 yılları arasında bağımsızlığını ilan eden ancak bağımsızlığı tanınmayan bir ülke.\n2012 Tuareg isyanı sonucu ortaya çıkan tablo neticesinde 6 Nisan 2012 tarihinde Azavad Ulusal Kurtuluş Hareketi (MNLA) güçleri sözcüleri bölgenin Mali'den ayrılarak bağımsızlığını ilan ettiğini bildirmiştir. MNLA komitesi bildiri sonrası uluslararası camiayı bağımsızlıklarını tanıması konusunda çağrıda bulunmuştur.\nBağımsızlıkları hem Afrika Birliği hem de Avrupa Birliği tarafından kabul edilmeyen Azavad, uluslararası toplum tarafından Mali'nin parçası olarak kabul edilmiştir. Mali'nin kuzey bölgelerinde, Timbuktu, Gao ve Kidal şehirlerinin de içerisinde olduğu bölgeyi kontrol altına alan MNLA güçleri, ülkenin başkenti olarak Timbuktu ilan edilmiş, burada işlemler bitirilinceye kadar da Gao ülkenin geçici başkent olduğu ifade edilmiştir.\nAzavad'da MNLA güçlerinin yanı sıra oluşan Ensar Din grubu, bölgede dini esasları baz almayan tarafsız bir yönetim düşünen MNLA'nın aksine dini esasları temel alan bir din devleti kurma çabası içerisinde bulunmuştur. Her iki grubun özellikle dini konularda yaşadığı farklılıklar nedeniyle MNLA içerisindeki islami gruplar MNLA'dan uzaklaşarak MNLA'yı bölgelerinden çıkarmışlardır.\nEnsar Din grubu yayınladığı video bildiriminde MNLA tarafından ilan edilen bağımsızlığın \"islam adına yapılmayan bir devrim\" olarak nitelendirdiğini bildirerek yapılan bağımsızlık ilanını kabul etmediklerini ifade etmişlerdir.\n26 Mayıs 2012'de Mali'nin kuzeyini kontrol altında tutan MNLA ile Ensar Din grupları yeni devletin \"İslam Devleti\" olması yönünde fikir birliğine vardıklarını açıklayarak birleşme kararı almışlardır. Ancak bu açıklamadan bir hafta sonra MNLA yaptığı açıklamada bu düşünceden vazgeçtiklerini açıklamıştır.\nFransa 11 Ocak 2013 tarihinde Birleşmiş Milletler kararının yanı sıra Mali hükumetinin de talebi doğrultusunda \"Opération Serval\" adı verilen askeri operasyon başlatmış, bu operasyon neticesinde de Ocak 2013 sonuna kadar ayrılıkçı grupları büyük şehirlerden çıkartarak elinde bulundurdukları bölgedeki hakimiyetlerine son vermiştir.\nMNLA, 14 Şubat 2013 tarihinde yaptığı açıklamada bağımsızlık iddiasından vazgeçtiklerini bildirmiş, Azavad bölgesinin gelecekteki statüsüyle ilgili müzakereye başlayabilmek adına Mali hükumetine çağrıda bulunmuştur.\n\n\nCezayir'in ele geçirilmesi (1516)\nCezayir'in ele geçirilmesi, II. Fernando'nun ölümünden (1516) faydalanarak Barbaros kardeşlerinin Cezayir şehrinin yardımına yetişmek için yapılan sefer. Oruç Reis ve Hızır Reisi'in, ağabeyleri İshak'ın da kendilerine katılmasından sonra korsanlıkla yetinmeyip Kuzey Afrika'da toprak edinmeye başladılar. 1516-1517'de İspanyollara karşı savaştılar ve Tenes, Tilimsan ve Oran kentlerini ele geçirerek Cezayir'i denetimlerine aldılar. Oruç Reis Cezayir hükümdarı ilan edildi. İspanyollar ertesi yıl Cezayir’i geri almak için Araplarla birleşerek saldırıya geçti. Bu savaşta Hızır Reisin ağabeyleri olan İshak Reis ve Oruç Reis öldürüldü. Hızır Reis, Yavuz Sultan Selim adına para bastırıp hutbe okutarak ona bağlılığını bildirdi. Yavuz Sultan Selim de Hızır Reis’i Cezayir Beylerbeyliğine atayarak koruması altına aldı. Bunun üzerine önce Tunus ve Tilimsan Beyleri birleşerek Cezayir'e yürüdüler. Cezayir şehri dışındaki toprakları alıp, Cezayir içindeki halkı ayaklandırdılar. Ayaklanmayı bastıran Hızır Reis beyleri durdurdu. 1519'da Cezayir'e gelen İspanyol donanmasını mağlup etti. Ama Cezayir halkının durumu ve Tunus Beyi ile yapılan savaşın iyi netice vermemesi üzerine gemileri ve kendine bağlı Reislerle Cezayir'i bırakıpSeyşel Adaları’na çekildi.\nHızır Reis 1520-1525 arasında Avrupa'nın Akdeniz kıyılarını vurarak büyük ganimetler elde etti. 1525'te Cezayir'i yeniden ele geçirdi. Ertesi yıl Jijel'e baskın düzenleyen Cenevizli AmiralAndrea Doria'yı yenilgiye uğrattı. I. Süleyman'ın Alman seferi sırasında Andrea Doria'nın Mora kıyılarına saldırması Osmanlıları güç duruma düşürdü. Bunun üzerine Kanuni, Hızır Reis'i İstanbul'a çağırdı ve 1533'te \"Hayreddin\" adını verdiği Hızır Reis'i Osmanlı donanmasının başına (kaptan-ı derya) atadı.\n2. Wikipedia - Barbaros Hayreddin PaÅŸa\n\n\nMustafa Merlika-Kruja\nMustafa Merlika-Kruja (15 Mart 1887, Akçahisar – 27 Aralık 1958, Niagara Şelalesi), 4 Aralık 1941 İtalya işgali sırasında Arnavutluk Bakanı oldu. 19 Ocak 1943 yılında Arnavutluk Özgürlük Bildirgesine imza atanlardan birisidir.\n1912 yılında Trablusgarp Savaşı sırasında Osmanlı ordusuna gönüllü olarak katıldıktan sonra Vali olarak atandı. 1913 yılında Osmanlı'da Maarif Nazırlığı bünyesine alındı ve 1914 yılına kadar danışman olarak görev yaptı. 1918 yılında Telgraf Bakanı oldu. 1921 yılında Arnavutluk parlamentosuna seçildi ve 1924 yılında kaymakam olarak atandı. 4 Ağustos 1939 yılında 25 Ağustos 1945 yılında istifasına kadar İtalya Krallığına bağlı bir senatör olarak görev yaptı. Görev süresi boyunca Dışişleri Bakanlığına bağlı olarak Ticaret ve Gümrük yasama komisyonu üyesi olarak görev yaptı.\n1944 ilkbahar aylarında Arnavutluk'tan İtalya'ya ve oradan Mısır'a tekneyle kaçtı. Eski bir rakibi olan Arnavutluk Kralı Ahmet Zogu ile karşılaştı. II. Dünya Savaşı'ndan sonra Fransa'da yaşadı. Hayatının son yılları Amerika Birleşik Devletleri'nde geçti.\n\n\nCezayir Deniz Seferi (1541)\nCezayir Deniz Seferi, (1541) yılında Kutsal Roma Cermen İmparatoru V. Karl'ın Osmanlı İmparatorluğu denetimindeki Cezayir'i ele geçirmek için düzenlediği başarısız askeri sefer ve kuşatma.\n1533 yılında İstanbul Antlaşması karada bir süreliğine yatışan Osmanlı Devleti-Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu mücadelesi denizde tüm hızıyla sürmeye başlamıştı. Barbaros Hayrettin Paşa Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu'nun parçası konumundaki İspanyolların elinde bulunan Tunus'u 1534 yılında almış, ancak V. Karl bizzat ordusunun ved onanmasının başında Tunus'u kuşatarak kenti geri almıştı. 1537-1540 Osmanlı-Venedik Savaşı'nda ise Venedik'le ittifak kuran İspanya Krallığı 1538 yılında Preveze Deniz Muharebesi'nde Osmanlı Donanması karşısında büyük bir yenilgiye uğramıştı.\n1541 yılında karadaki savaş yeniden başlamış; Kanuni Sultan Süleyman komutasındaki Türk ordusu Budin'i alarak Alman ordusuna büyük darbe vurmuştu. Osmanlı Padişahının seferde olduğu bu dönemde V. Karl da 1535 yılındaki Tunus kuşatmasından sonra bu sefer Cezayir'in geri alınması hedeflemiş ve büyük bir donanma hazırlatmıştı.\nPreveze Deniz Muharebesi'nin mağlubu Ceneviz amiral Andrea Dorya'nın idaresindeki donanma 274'ü savaş gemisi olmak üzere toplam 514 gemiden oluşuyor, 65 baştarda donanmaya ayrı bir heybet katıyordu. Donanmada ayrıca, forsalar haricinde, 12.330 denizci ve 23.900 kara askeri olmak üzere toplam 46.230 kişilik bir muharip güç de bindirilmişti. Alman, İspanyol, Katalan ve İtalyan soyluları da zaferden emin bir şekilde eşlerini de sefere beraberlerinde getirmişlerdi. Üst düzey komutanlar arasında Meksika Fatihi Hernan Cortez de yer alıyordu.\nV. Karl, Fransa ve Felemenk sınırlarındaki gerginlik nedeniyle, öngördüğü şekilde yazın denize açılamadı. Donanma, Akdeniz'de sefere açılmak için çok geç bir tarih olan 28 Eylül 1541'de yelken açtı ve Majorka adasının Palma limanında toplandı. 19 Ekim 1541 tarihinde ise Cezayir açıklarına ulaştı.\nBu sırada Cezayir kalesinde Barbaroszade Hasan Reis 800 Türk leventi ve yaklaşık 5.000 Arap gönüllü süvarisi ve topçu bulunmaktaydı. Kentteki Yeniçeri ocağı ise henüz kurulmamıştı. Osmanlı Donanması bölgeden uzakta olduğu gibi Cezayir filosu da kuşatmaya en azından müdahale edemeyecek mesafedeydi.\n20 Ekim günü Cezayir limanının yakınındaki Harraş Çayı'nın ağzında binlerce askerlik çıkartmayı başlatan V. Karl karargâhını da yakındaki bir tepeye kurmuştu. 23 Ekim'de kuşatma ve ileri harekat başladı. Kuşatmanın tamamlanmasının ardından ise öncelikle Sicilya Kralı Naibi Prens Fernando Gonzaga'nın komutasındaki İspanyol askerleri ve Prens Camillo Colonna'nın idaresindeki Malta Şövalyeleri ve silaşörleri kaleye doğru hücuma geçtiler. Arka saflarda, Cortez ve iki oğlu, Alba dükü, Alman birliklerinin komutanı General von Frundsberg ve Papalık birliklerinin generali Anguillara bulunmaktaydı. Bu birlikler Kudeytü's-Sabun tepesini ele geçirdilerse de kaledekilerin direnişi karşısında önemli kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kaldılar. Hasan Reis komutasındaki birlikler ise 23 Ekim'i 24 Ekim'e bağlayan gece kuşatma kuvvetlerine bir baskın yaparak 3.000 askeri öldürdüler.\nKara birliklerinin iki büyük yenilgiye uğradığı bu günün ardından 24 Ekim'de şiddetli sağanak ve rüzgâr başladı. Müttefik donanmanın 15 kadırgası sürüklenerek karaya oturdu ve kullanılamaz hale geldi, 33 karak ise battı. Bazıları da açık denize sürüklenerek donanmadan koptu. 140 nakliye gemisindeki yaklaşık 8.000 asker boğuldu. Bu felaketlerin üzerine, Osmanlı Donanması ve Cezayir filosunun yardıma geldiği rivayeti de askerler arasında dolaşmaya başladı. Donanmanın fırtınada tamamen kaybolması ve ordunun geri dönememesi riskine karşı V. Karl askerlerin yeniden gemilere bindirilmesini emretti. Oysaki, Cezayir'deki garnizon çok uzun süre dayanacak güçte olmadığı gibi, Osmanlı Donanması da henüz uzaktaydı. İlaveten, Cezayir halkı da 1535 yılında Tunus halkının maruz kaldığı katliamı yaşamamak için Hasan Reis'i teslim olmaya ikna etmeye çalışmaktaydı.\nFırtınada Cezayir kıyılarına yayılmış donanmanın Cezayir'in yaklaşık 8 kilometre doğusundaki Kantara'tül-Afrûn'da (bugünkü Bordj el Bahri ya da Matifu Burnu) toplanması emredildi. 31 Ekim'de ise birlikler gemilere binmeye yöneldi. Bununla birlikte, sevkiyat tam anlamıyla bir fiyasko oldu. Yarıya yakını karaya oturmuş müttefik gemileri Osmanlı birliklerince kullanılamaz hale getirilmişti. Fırtına nedeniyle ikmal düzeni çöken Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu ordusunda açlık, susuzluk ve bitkinlik başlamıştı. Açlık nedeniyle seferde getirilen 4.000 attan boğulmamış olanlar kesilerek yendi. Bu da birliklerin donanmaya çabuk bir şekilde ulaşmasını engelledi.\nHasan Reis bu aşamada daha büyük darbe vurmak için fırsat gördü ve güçlükle Kantara'tül-Afrûn'daki donanmaya ulaşmaya çalışan dağınık birliklere saldırdı. 17.000 ilâ 20.000 Haçlı askeri boğuldu, kılıçtan geçirildi ya da esir düştü. V. Karl'ın kendisi bile donanmaya güçlükle ulaşabildi.\nKutsal Roma Cermen İmparatorluğu donanması tam bir felakete uğrarken, gemilerdeki Müslüman forsaların çoğu da boğuldu. Hasan Reis bunların yalnız 1.800'ünü kurtarabildi. Cortez'in Meksika'dan yağmalanmış zenginliklerle dolu gemisi ile Andrea Doria'nın ve yeğeni Gianettino Dorya'nın baştardaları da battı. V. Karl'ı esir etmeye çalışan Hasan Reis Malta şövalyelerinin direnişini aşamadı. Andrea Doria V. Karl'ı büyük bir gayretle bir kadırgaya bindirebildi. İmaparator'un üzüntüsünden ağladığı ve tacını denize attığı iddia edilir. Donanma önce hâlâ İspanyolların elindeki Becaye'de toplandı. 2 Kasım'da ise denize açıldı ve 3 Aralık'ta Cartagena'ya ulaştı.\n\n\nTunus'un Fethi (1574)\nTunus'un Fethi, İspanya Kralı II. Felipe'nin Tunus'u topraklarına katmasını engellemek için yapılan bir savaştır. 1574'te son Hafsi Hukümdarı İstanbul'a getirilerek öldürülmüştür. Tunus, 1881 yılında Fransızlar tarafından işgal edilene kadar aralıksız Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır.\n\n\nBirinci Doğu Halkları Kurultayı\nBirinci Doğu Halkları Kurultayı, 1- 7 Eylül 1920 tarihleri arasında Bakü’de gerçekleşen, Komintern tarafından organize edilmiş bir uluslararası toplantıdır.\nRusya’da “\"Dünya Devrimi\"” sloganıyla ortaya çıkan Ekim Devrimi’nin ardından dünyadaki “\"milliyetler meselesinin işçi sınıfının önderliğinde nasıl çözüleceğine dair yol haritasını hazırlamak\"\" üzere düzenlenmiştir.\nKurultayın düzenlenmesi Üçüncü Enternasyonal'in ikinci kongresinde kararlaştırılmıştı. “\"Dünyanın en önemli olayı\"” olarak lanse edilen kurultayın başkanlığını, “\"Lenin'in sağ kolu\"” diye bilinen Alexander Zinovyev üstlendi. Kurultay hazırlıklarını yapmakla görevlendirilen komite, bütün Doğu ülkelerine çağrı yaptı ve delege göndermelerini istedi. Türkiye, İran, Mısır, Hindistan, Afganistan, Çin, Japonya, Kore, Arabistan, Suriye, Filistin, Buhara, Dağıstan, Ermenistan, Gürcistan gibi ülkelerden 2000'e yakın delegenin katıldığı kongrede (Azeriler dahil) Türkler, 235 delegeyle kurultaya katılan en büyük grubu oluşturdu. Başta Mustafa Suphi, Ethem Nejat olmak üzere Rusya'da kurulan Türkiye Komünist Fırkası’nın temsilcileri de Kurultay'da delege olarak bulundular. Mustafa Kemal'e bağlı BMM Hükûmeti temsilcileri, Mustafa Suphi ve arkadaşlarından oluşan Türk komünistler, (Kurultay’a katılan Enver Paşa ve arkadaşlarından oluşan İttihatçılar, birbiriyle çekişen 3 ayrı grup idi.\nKurultay, 1 Eylül 1920 ‘de Azerbaycan Cumhurbaşkanı Neriman Nerimanov’un bir konuşmasıyla açıldı.\nAnadolu’daki Türk Kurtuluş Savaşı, Kurultay’ın önemli tartışma konuları arasında yer aldı. Kurultaya TBMM hükûmeti o sırada Moskova'da bulunan Türk heyeti üyelerinden Dr. İbrahim Talî Öngören’in başkanlığında, Trabzon mebusu Hafız Mehmet, Mühendis Aziz ve Yarbay Arif Bey'den oluşan bir heyetle gözlemci olarak katıldı. Enver Paşa , Halil Paşa ve Bahattin Şakir de, kurultaya Fas, Cezayir, Tunus, Trablusgarp, Mısır, Arabistan ve Hindistan Devrimci Örgütleri Birliği'ni temsilen kabul edilmişti.\nKongrenin dördüncü oturumunda Enver Paşa’nın ve İbrahim Tali Bey’in kurultaya sundukları birer bildiri okundu. Kurultay, Ankara hükûmeti önderliğindeki kurtuluş hareketini destekleme kararı aldı. Bu nedenle kurultayın Türk Kurtuluş Savaşı tarihinde önemli yeri vardır.\nKurultay, 7 Eylül'de coşkun konuşmalar, alkışlar ve Enternasyonal marşlarıyla kapandı.\nKurultaydan kısa bir süre sonra İngilizlerle görüşen Bolşevikler, bu kurultayı İngilizlere karşı bir şantaj olarak kullanmış; böylece kurultay bir tür dış siyaset aracına dönüşmüştür. İlkinden sonra ikincisinin düzenlenmesine Komitern tarafından izin verilmemiştir.\n\n\n2004 Yaz Olimpiyatları'nda Çin\nÇin, Yunanistan'ın başkenti Atina'da düzenlenen 2004 Yaz Olimpiyatlarına 407 sporcuyla katıldı. 26 farklı spor dalında mücadele eden bu sporcular, 32'si altın olmak üzere toplamda 63 madalya kazanmayı başardı. Bu sonuçla Çin, oyunların madalya sıralamasında ABD'nin ardından ikinci sırada yer aldı.\n\n\nMunicipium Dardania\nMunicipium Dardanicum veya Municipium Dardanorum, Moesia Superior eyaletine bağlı bir Roma maden kasabası (İbar Vadisi yakınında bugünkü adıyla Socanica olarak geçer). Ulpiana'nın 65 km kuzeydoğusunda yer alır.\n\n\nZelanda (il)\nZelanda ili (Felemenkçe: \"Zeeland\") Hollanda'nın 12 ilinden biridir. Başşehri Middelburg kentidir. İl Hollanda'nın güney-batısında bulunmakta ve Belçika ile sınırın kuzeyinde bir anakara şeridi ile birkaç adadan oluşmakta ve bu nedenle ismi olan \"Zeeland\" ( yani sealand=deniz arazisi) bu adalarda konumlanmasından almıştır.\nPasifikte bulunan Yeni Zelanda ülkesinin adı bu ile izafeten verilmiştir.\nYüz ölçümü yaklaşık 2934 km² olup bunun 1140 km² sudan oluşmaktadır. Zelanda ilinin arazisinin büyük bir kısımın rakımı deniz seviyesinin altında bulunmaktadır. Bu nedenle deniz devamlı kontrol altında bulundurulamktadır ama en son 1953'te büyük bir su baskını olup arazilerin çoğu şu altında kalmıştır. Zelanda ilinin armasında yarı suya batmış bir arslan ve il sloganı metni Latince \"luctor et emergo\" (Türkçe: \"Ben karşı koyarım ve ortaya çıkarım) bulunmaktadır.\nZelanda ili Kuzey Deniz'ne akan birkaç büyük Avrupa nehrinin ağzında bulunan büyük delta üzerinde konumlanmıştır. İlin arazinin büyük bir kısmının rakımı deniz seviyesinin altındadır; çünkü bu araziler tarih boyunca denizden kazanılmıştır.\nTarih öncesi çağlarda bu nehir deltası git sırasında ortay çıkan arazisi çamurlu düzlükler halindeydi. Fakat Kuzey Denizi'nde gelgit olayı dolayısıyla her gün iki defa gelde deniz suları yükselmekte ve gittikçe deniz suları geri çekilmekte idi. Bu yüksek gelgit hareketi zamanla çamurları bazı noktalara yiğarak küçük tepecikler yaratmış ve bu tepecikler kuru dönemlerde gel zamanlarında bile su altına kalmaz oldular. Buralara yerleşmiş olan insan grupları bu çamur tepeciklerinin aralarına yüksekçe çamur set/duvarlar yaparak bu çamurdan tepecikleri birleştirmeye başladılar. Bu setler arasında kalan polder adı verilen deniz seviyesi altında kalan arazilerdeki suyu da degirmenler ve pompalar ile boşaltarak deniz tarafından hiç su ile örtülmeyen ama rakımları deniz seviyesi altında olan adalar haline getirdiler. Böylece adaların şekli hem insanlar hem de doğa tarafından zamanla değiştirilerek sonunda günümüze kadar gelen büyükçe adalar oluşturuldu. Zelanda ilinin büyük bir kısmı bu denizden kazanılan adalar uzerinde bulunmaktadır.\nZelanda ilinde tarihten önceki dönemlerde antik bir pagan dininin Nehalennia adlı bir tanrıçasına tapınmak çok yaygın olduğu bilinmektedir. Bu ya Keltler ya da diğer Alman ırkların yörel tanrıçası olup hangi kültürün bu tanrıçaya taptığı ve hangi tarih dönemlerinde bu tanrıçaya tapınmanın zirveye eriştiği tartışmalıdır. MÖ 2. veya MÖ 3. yüzyılda çok önem kazandığı ve antik Romalılar çağlarında Kuzey Denizi'nde seyahat etmek isteyenler tarafından tapıldığı belgelenmiştir. 1970'ten itibaren bu ilden geçen \"Oosterschele\" delta ırmağı kolunun derinleştirilmesi için yapılan deniz kazılarından 160 kadar küçüklü büyüklü bu tanrıça heykeli çıkartılmıştır. Bu taştan heykel ve heykelciklere Ren Nehri'nde ta Köln'e kadar rastlandığı belirtilmiştir..\nZelanda Kontluğu Ortaçağlarda Zelanda Holland Kontluğu ile Flandara Kontluğu arasında sınır arazisi olup bu iki kontluk da bu arazileri eline geçirmek için çaba vermekte idi. 1299'da Hollanda Kontuluğu Zelanda Kontluğunu ele geçirdi ve bundan sonra Zelanda Hollanda'nın bir parçası oldu. 1432'de Hollanda'nın diğer kısımları ile birlikte Burgundi Kontluğu idaresine girdi. Sonra \"17 il\" ile birlikte Valois Hanedanı'na geçti. 1477'de yapılan soylu evlenmeleri ile \"17 İl\" Habsburg Hanedanı topraklarına katıldı. Seksen Yıl Savaşı'nda Zelanda \"Utrecht Birliği\" içindeydi ve Birleşik Hollanda Cumhuriyeti'nin bir parçası oldu. O zamanlar günümüzde Zelanda'ya bağlı olan \"Zeeuws-Vlaanderen\" bölgesi Flandra Kontluğu'nun bir parçası olmayıp Habsburglar idaresindeydi. Birleşik Hollanda Cumhuriyeti bu bölgeye hücum ederek ele geçirdi. Zelanda ili \"Scheldt (Hollandaca \"Schelde\", Fransızca \"Escaut\") Nehri\" ağzında olduğu için birkaç defa Fransa tarafından (krallık, cumhuriyet ve Napolyon dönemlerinde) işgal edilip onların kurduğu çeşitli devletlere bağlı oldu. Napolyon savaşlarından sonra 1815'te Viyana Kongresi ile kurulan Hollanda Krallığı devletinin Zeelanda ili haline getirildi. I. Dünya Savaşı sırasında hemen güneyinde büyük savaşlar olmakta iken Hollanda tarafsız kaldığı için Zelanda harp görmedi. II. Dünya Savaşı'nda Haziran 1940 ile Kasım 1944 arasında Nazi Almanyası işgali altında kaldı. 1944'te Alman Nazi orduları ve ilerleyen Britanya ve Kanada orduları arasında yapılan \"Scheldt Muharebesi\" sırasında Zelanda çok büyük zarar gördü.\n1953'te Kuzey Denizi büyük bir fırtana ile çalkanıp rakımı deniz altında olan Zelanda arazilerinin hemen hepsi deniz suları altında kaldı. Zelanda'da 1800 kişi bu deniz seli gelmesi ile hayatlarını kaybettiler. Günümüzde eskiden su üzerinde bulunan polder arazilerinin ancak bir kısmı tekrar 1953'ten önceki kara hallerine kısmen getirilebilmişlerdir. Hollanda devleti Delta İmar Kurumu (Deltawerken) adını verdiği gayet büyük bir yatırım kurumu kurdu. Yapılan plan ve programlar ile köprüler, tüneller, baraj, setler ve büyük regülatörler yapılmaları ile Zelanda ilinin coğrafyası değiştiridi. Eskiden feriler tarafından yapılan nakliyat karayolu ve demiryolu ile yapılmaya başldi. Köprüler, barajlar ve tüneller ilin adalarını birbirine yakından bağlandı. Bu yatırımların son etapına 2003'te \"Batı Scheldt Tüneli\"'nin açılması ile erişildi. Batı Schelde ırmağı ağzındaki adalar birbirine karayolu ile bağlandı.\nNüfusu (2011 tahmini itibarıyla) 381.730 kişidir. Bu ilde büyük nüfuslu şehirler bulunmamaktadır. Fakat bu il, özellikle yaz için çoğu Almanya'dan gelen) büyük bir turizm akımına uğramaktadır. Bu ilin bazı bölgelerine yaz tatili zirve döneminde bolgenin nüfusunun 3 veya 4 katından daha büyük sayıda turist geldiği belgelenmiştir.\nZelanda'da ( 2011 itibarıyla) 13 belediye bulunmaktadır:\n\n\nJohn Neville (oyuncu)\nJohn Neville (2 Mayıs 1925, Büyük Londra - 19 Kasım 2011, Toronto), İngiliz tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu. Sanat yaşamı 1949 yılında tiyatro oyunculuğu ile başladı. 1965 yılında İngiltere'de Kraliçenin Onur Listesi'nde OBE'ye seçilerek (Britanya İmparatorluğu Nişanı Görevlisi) ödülüne layık görüldü. 1972'de Kanada'ya yerleşti. Kanada vatandaşlığına geçerek 1984-1989 yılları arası Stratford Festivali'nde (Ontario, Kanada) sanat yönetmeni oldu. Yıllarca sürdürdüğü oyunculuk kariyerinde asıl ününü ise 1988 yapımı \"Baron Munchausen Adventures\" adlı filmle 60'lı yaşlarında elde etti. ABD yapımı bilimkurgu-korku türünün en çok izlenen dizilerinden olan The X-Files'ın 5. sezonunda yer alarak canlandırdığı Rob Bowman karakteriyle tanınan oyuncu uzun yıllardır yaşadığı Kanada'nın Toronto kentinde 19 Kasım 2011 tarihinde öldü.\n\n\nÄ°mla\nİmla veya yazım, bir dilin söz varlığını o dilde yürürlükte olan ses, şekil, köken vb. kurallara uygun olarak yazıya geçirme; dildeki sözleri kurallarına uygun olarak yazma. Alfabetik dillerde standart belirleme açısından imla, ortografi biliminin bir alt disiplinidir.\nDilde imla ve telaffuz arasında sıkı bir ilişki olmasına rağmen bir dildeki alfabetik yazım, seslerin sırasının veya sözcüklerin konuşma dilindeki formlarının her zaman tam bir yansıması olamaz. Ünlü ve ünsüzler, harflerden bahsederken başka, seslerden bahsederken başka anlamlara gelebilir. Örneğin İngilizcedeki y harfi, \"yet\" örneğinde olduğu gibi sözcük başında kullanıldığı zaman ünsüz (), \"noisy\" örneğinde olduğu gibi kelime sonunda kullanıldığında ünlü () olabilir.\nBazı sesler sözcüklerin telaffuzlarında yer almalarına rağmen harf olarak imlada yer almayabilirler. Örneğin Batılı dillerden Türkçeye geçmiş \"spor\" sözcüğünün telaffuzundaki \"i\" sesi; \"grup\" sözcüğünün telaffuzundaki ilk \"u\" sesi bu kelimelerin imlasında yer almaz.\n\n\nJoyce Banda\nJoyce Hilda Banda (d. 12 Nisan 1950) Malavili eğitimci ve siyasetçi. Banda, Afrika ülkesi Malavi'de 2012 ile 2014 yılları arasında ülkenin ilk kadın devlet başkanı olarak devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nMayıs 2009 - Nisan 2012 tarihleri arası Malavi Başkan Yardımcısı olarak görev yapan bir politikacı. Devlet Başkanı Bingu wa Mutharika'nın 5 Nisan 2012 tarihinde ölümünden sonra Başkan vekili olarak onun yerini aldı. Malavi'nin ilk kadın başkanı ve ülkenin ilk kadın başkan yardımcısı oldu. Daha önce 2006 ile 2009 yılları arası Dışişleri Bakanlığı yaptı. Cinsiyet, Çocuk İşler ve Toplum Hizmetleri için Parlamentosu ve Bakan Üyesi oldu. Joyce Banda siyasette aktif olmadan önce Joyce Banda Vakfı, İş Kadınlar Ulusal Birliği (NABW), Genç Kadın Liderleri Ağı ve Açlık Projesi kurucusu idi.\nBanda, Malawi'nin Zomba ilçesinde Malemia köyünden gelmektedir. Cambridge Okulu Belgesine sahiptir. Columbus Üniversitesi'nde Erken Çocuk Eğitimi kaputu Sanatlar Bölümünde lisans derecesi ve İtalya'da aldığı Yönetim alanında diploması vardır. 25 yaşında, üç çocuğu vardı ve Kenya'nın başkenti Nairobi'de yaşıyordu. Joyce Banda'nı kız kardeşi Anjimile Oponyo, Madonna tarafından kurulan Kız Raising Malawi Akademisi'nin başkanıdır.\nJoyce Banda Malavi Cumhuriyeti eski Adalet Bakanı Richard Banda ile evlidir.\nBanda Mayıs 2014 tarihinde gerçekleştirilen devlet başkanlığı seçimlerinde oyların sadece %20,3'ünü alarak üçüncü olmuş, devlet başkanlığını Peter Mutharika kazanmıştır.\n\n\nSahar Limanı\nSahar Limanı, \"Sahar Sanayi Limanı\" olarak da bilinir, Umman’ın El Batinah Bölgesinin Sahar kentinde bulunan aynı zamanda bir sanayi limanıdır. Umman hükûmeti ile Rotterdam Limanı arasında bir Ortak Girişimdir. Liman Sahar Sanayi Limanı Şirketi (SIPC SAOC) tarafından işletilmektedir.\n\n\nJonathan Gibson\nJonathan Michal Gibson (d. 8 Kasım 1987, Kaliforniya), Amerikan profesyonel basketbol oyuncusudur; 2011-2012 sezonunda Trabzonspor forması giymiştir.\nOyun kurucu rolünde oynayan Jonathan Gibson, Hayri Gür Spor Salonu'nda düzenlenen Beko All Star 2012 3 sayı yarışmasına katılmış ve All Star takımına seçilmiş 3 sayı şampiyon olmuştur. All Star maçında yaptığı smaçlarla Trabzon seyircisini kendisine hayran bıraktırmıştır. 2011-2012 sezonunda Trabzonspor'un kümede kalması için en gerekli oyuncularından olmuştur. Genellikle 17-20 sayı ortalamasıyla oynayan Gibson, maçın sonlarında ve kritik yerlerinde kullandığı şutlar, top kayıpları ve pas seçimi ile Trabzonspor'a maç kaybettirdiği olmuştur. Fakat kritik dakikalarda attığı 3 sayılarla takıma katkısı daha fazladır. Takımın pivotu Elton Brown ile takımın yaklaşık %50 sayılarını atmışlar.\n\n\nİşgal Almanyası\nİşgal Almanyası, Almanya'nın II. Dünya Savaşı sonrasında Müttefik Devletlerce kontrol edildiği döneme denir. Amerikan, İngiliz, Sovyet ve Fransız güçlerinden müteşekkil Müttefik Tetkik Yönetimi, 1945'ten 1949'a değin ülkeyi idare etti.\n1945 yılının ilk aylarında İngilizler, Kanadalılar, Amerikalılar ve Fransızlar Ren'i geçerek Batı ve Güney Almanya'yı işgal ettiler. Sovyet ordusu ise Polonya, Macaristan ve Çekoslovakya üzerinden Berlin'e girdi. 16 Nisan ile 2 Mayıs 1945 tarihleri arasında süren çetin bir savaştan sonra Berlin düştü. Bu sırada Adolf Hitler intihar etti. Bundan birkaç gün sonra, 8 Mayıs 1945'te, Fransa'daki Alman ordusu General Dwight Eisenhower'a teslim oldu.\nAlmanya'nın tümü Müttefiklerce işgal edilmişti. İngilizler Ren bölgesini, Hannover, Schleswig-Holstein ve Hamburg'u; Amerikalılar Orta ve Güney Almanya ile Bremen'i; Fransızlar Saarland ve Yukarı Ren'i; Sovyet kuvvetleri Elbe'nin doğusunu ve Königsberg'i (günümüzde Kaliningrad); Polonyalılar, Doğu Prusya'nın geriye kalan bölümünü, Pomeranya'yı, Brandenburg'u ve Oder ile Neisse ırmaklarının doğusunda kalan eyaletleri işgal ettiler.\nABD, Birleşik Krallık ve Sovyetler Birliği'nin 17 Temmuz ile 2 Ağustos 1945 tarihleri arasındaki Potsdam Konferansı'nda aldıkları karara göre Almanya tek bir ülke gibi yönetilecekti. Ama bu karar hiçbir zaman uygulamaya geçmedi ve Müttefikler'in her biri işgal altındaki bölgeyi kendi kurallarınca yönetti.\nBirleşik Krallık, ABD ve Fransa ile Sovyetler Birliği arasındaki görüş farklılıkları giderek keskinleşmeye başladı. Sonunda birlikte çalışma olanağı ortadan kalktı. Almanya doğu ve batı olmak üzere ikiye bölündü. Berlin'in bir bölümü Sovyet bölgesinde kaldı.\nII. Dünya Savaşı'ndan sonra Almanya büyük bir yıkıma uğramıştı. Milyonlarca insan açlıktan kırılıyor ve evsiz kalan milyonlarca Alman derme çatma yerlerde, yıkıntılar arasında yaşamaya çalışıyordu. Fabrikaların çoğu yerle bir olmuştu. Ayakta kalanlar da yakıtsızlıktan ya da hammadde yokluğundan çalışamıyordu. Bunları dışarıdan almak için para da yoktu. Pek çok köprü, lokomotif, kamyon yok edilmiş, demiryolları kullanılamaz hale gelmişti. Sonuç ise yoğun işsizlikti. Müttefikler bu sorunlarla uğraşırken Haziran 1948'de aralarında yeni bir bunalım çıktı. Sovyetler Birliği, Berlin ile Batı Almanya arasındaki ulaşımı kesti. Bunun üzerine Birleşik Krallık ve ABD, Berlin kentinin yiyecek ve öteki gereksinimlerini dokuz ay boyunca havayoluyla karşıladılar.\nBu sırada ABD, Birleşik Krallık ve Fransa yeni bir Alman hükûmeti oluşturma çalışmalarına başladılar. Batı Almanya'nın federal bir cumhuriyet olması kararlaştırıldı. Ağustos 1949 seçimlerinin ardından yeni parlamento Bonn kentinde çalışmaya başladı. Konrad Adenauer, Almanya Federal Cumhuriyeti'nin ilk şansölyesi oldu.\nSovyetler Birliği de Alman Demokratik Cumhuriyeti'nin kurulmasına önayak oldu. 1954'te ABD, Birleşik Krallık ve Fransa, Almanya Federal Cumhuriyeti'nin işgaline bir yıl içinde son verilmesini ve ülkenin bir savunma iş birliği antlaşması olan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'ne (NATO) üye olmasını kararlaştırdılar. Aynı yıl Sovyetler de Alman Demokratik Cumhuriyeti'nin bağımsız bir devlet olduğunu açıkladı.\nMüttefikler Almanya'nın işgali boyunca nasyonal sosyalizmin tüm izlerinin ülkeden silinmesi için çalışmalarda bulundu. Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi bir suç örgütü ilan edildi ve yeniden kurulması yasaklandı. Nasyonal sosyalizmi simgeleyen her şey kaldırıldı, gamalı haç \"yasaklı simge\" olarak nitelendi. Nazi iktidarı boyunca kullanılmış olan bayrak kaldırılarak yerine günümüzde de hâlen kullanılan siyah-kırmızı-altın renklerden oluşan bayrak yürürlüğe kondu. Hitler'in ismini taşıyan yüzlerce sokak tabelası kaldırıldı ve bu sokakların isimleri değiştirildi. Devlet mekanizmasının temelini oluşturan \"\"Reich\"\", yani \"İmparatorluk\" kavramı kaldırıldı. Müttefik askerleri Alman halkına toplama kamplarını gezdirerek öldürülen Yahudilerin cesetlerini gösterdiler. Bu ve buna benzer çalışmalar, Alman toplumunun fikirsel anlamda yeniden yapılanması için sürdürüldü.\n\n\nKevin Davies\nKevin Cyril Davies (d. 26 Mart 1977, Sheffield), İngiliz millî futbolcudur. Şu an Premier League takımlarından Bolton Wanderers'ın formasını giymektedir ve oynadığı takımının kaptanlığını yapmaktadır.\n2009 yılından beri Bolton Wanderers'da takım kaptanlığı yapan Davies, Premier League'de her sezon en çok faul yapan futbolculardan biridir.\nÜvey kardeşi Jamie Jackson'da şu an Chesterfield takımında oynamaktadır.\n1993 yılında Chesterfield takımında profesyonel olan Davies, kariyerindeki ilk maçına 22 Eylül 1993 tarihinde daha 16 yaşındayken EFL Cup mücadelesinde West Ham United karşısında çıktı. Davies, 1997 yılına kadar giydiği Chesterfield forması altında 148 resmi maçta 29 gol atarak başarılı bir performans sergiledi. Mayıs 1997'de Premier League takımlarından Southampton'a transfer olan Davies, 9 Ağustos 1997 tarihinde şu an oynadığı takım olan Bolton Wanderers karşısında ilk Premier League maçına çıktı. 27 Ağustos 1997 tarihinde ise Crystal Palace karşısında kariyerindeki ilk golünü attı. Davies, Southampton formasıyla 30 maçta 12 gol atabildi ve bir sene sonra (yani 1998 yılında) Blackburn Rovers'a 7.5 milyon £ karşılığında transfer oldu. Davies, Blackburn Rovers forması altındaki ilk maçına 15 Ağustos 1998 tarihinde 1-0 kazandıkları maçta Derby County karşısında çıkarken; ilk golünü ise 5 Aralık 1998 tarihinde Charlton karşısında maçın tek golünü attı. Davies, Blackburn Rovers formasıyla 27 maça çıktı ancak iki gol atabildi. Davies, 1999 yılında Southmapton'a geri döndü ve dört yıl o takımda oynadı. Ö dönemde 13 Eylül 2002 tarihinde Millwall takımına kiralık olarak gitti. Davies, Millwall formasını ilk kez 14 Eylül 2002 tarihinde 1-0 kaybettikleri maçta Portsmouth karşısında giyerken; ilk golünü ise 17 Eylül 2002 tarihinde 2-2 biten maçta Burnley karşısında attı. Davies, Millwall formasıyla dokuz maça çıktı ve üç gol attı. Millwall macerasından sonra tekrar Southampton'a geri dönen Davies, takımı FA Cup'ta final oynadı ancak kendisi finalde yer almadı. Southampton finali 1-0 kaybetti ve kupayı Arsenal'e kaptırdı. 23 Temmuz 2003 tarihinde Bolton Wanderers'a transfer oldu. Davies, Bolton Wanderers forması altındaki ilk maçına 16 Ağustos 2003 tarihinde 4-0 kaybettikleri maçta Manchester United karşısında çıkarken; ilk golünü ise 23 Ağustos 2003 tarihinde 2-2 biten maçta eski takımı Blackburn Rovers karşısında attı. Davies, takımıyla ilk sezonunda EFL Cup'nda final oynama başarısı gösterdi. Davies, final maçında Middlesbrough karşısnda bir gol atsa da Bolton maçı 2-1 kaybetti ve ikinci oldu. Aynı zamanda Bolton'da yılın oyuncusu seçildi. 12 Nisan 2008 tarihinde ise yine West Ham United karşısında maçın tek golünü atarak kariyerindeki 100. golünü atmış oldu. 2009-10 sezonunda yaptığı 120 faulle Premier League'de bir sezonda en fazla faul yapan futbolcu rekorunu elinde bulunduran Davies, kendine ait olan rekoru 2010-11 sezonunda 121'e çıkardı. Davies, kariyerindeki 100. sarı kartını 10 Eylül 2011 tarihinde Manchester United oyuncusu Patrice Evra'ya faul yaparak gördü.\nİngiltere'nin çeşitli yaş takımlarında forma giyen Davies, A takım formasını ilk ve son kez 12 Ekim 2010 tarihinde Karadağ karşısında maçın ikinci yarısında Peter Crouch'un yerine oyuna girerek giydi ve o maçta da sarı kart gördü. Davies, bu başarısıyla 33 yıl 200 günlük iken İngiltere formasını giyen en yaşlı ikinci futbolcu oldu.\n!colspan=\"3\"|Chesterfield Toplam\n!129!!22!!10!!6!!9!!1!!0!!0!!148!!29\n!colspan=\"3\"|Southampton Toplam\n!25!!9!!1!!0!!4!!3!!0!!0!!30!!12\n!colspan=\"3\"|Blackburn Rovers Toplam\n!23!!1!!2!!1!!3!!0!!1!!0!!29!!2\n!colspan=\"3\"|Millwall Toplam\n!9!!3!!0!!0!!0!!0!!0!!0!!9!!3\n!colspan=\"3\"|Southampton Toplam\n!82!!10!!8!!2!!5!!1!!0!!0!!95!!13\n!colspan=\"3\"|Southampton Tam Toplam\n!107!!19!!9!!2!!9!!4!!0!!0!!125!!25\n!colspan=\"3\"|Bolton Wanderers Toplam\n!308!!65!!23!!8!!17!!2!!13!!1!!361!!76\n!colspan=\"3\"|Premier League Toplam\n!436!!85!!34!!11!!29!!6!!14!!1!!513!!104\n576||110||43||17||38||7||14||1||671||134\n\n\nAşağı Pınar Höyüğü\nAşağı Pınar Höyüğü, Kırklareli İl merkezinin 3 km. güneyinde yer alan bir höyüktür. Haydardere, bir kıvrım yaparak tepenin kuzeyinden ve batısından geçmektedir. Höyüğün üzerine Geç Antik Çağ'da yapılan bir tümülüs tahribata neden olmuştur. Tümülüs, 38 metre çapında bir çevre duvarı üstüne kurulmuş olup, höyüğün eteklerinden alınan toprakla doldurulmuştur. Oluşan tepenin 19. yüzyıl sonlarında bölgeyi bir süreliğine işgal eden Rus kuvvetleri tarafından hazine aramak için düzleştirilmiş olduğu düşünülmektedir.\nAşağı Pınar Höyüğü, Anadolu'daki höyüklerden belirgin bir farklılık göstermektedir. Bu farklılık \"\"yatay tabakalanma\"\" olarak da adlandırılmaktadır. Höyükteki tarihöncesi dönemlerin ilk yerleşmesi, Aşağı Pınar olarak bilinen mevkide başlamıştır. Daha sonra zaman içinde sürekli olarak batıya kaymış, Erken Tunç Çağı'nda Aşağı Pınar'ın 300 metre batısındaki \"Kanlıgeçit Mevkii\"'ne gelmiştir.\nHöyük, Mehmet Özdoğan tarafından Trakya ve Marmara Bölgelerinde yapılan yüzey araştırmaları sırasında 1980 yılında tespit edilmiş, kayıtlara Salhana adıyla geçirilmiştir. Bazı yayınlarda Kırklareli Höyüğü olarak da geçmektedir. Bölgedeki hızlı yapılaşma sonucu, diğer arkeolojik değerler gibi kısa süre içinde tahrip edileceği endişesiyle 1993 yılında Mehmet Özdoğan Alman Arkeoloji Enstitüsü'nden ve Hermann Parzinger yönetiminde kazılar başlatılmıştır. Başlangıçta Türk ve Alman arkeologlarca sürdürülen kazılara daha sonraki yıllarda Bulgar, İspanyol ve Slovak arkeologlar da katılmıştır. Üçbin metrekare kazı alanıyla günümüzde Güneydoğu Avrupa'da, günümüzden 6.200 – 7.200 öncesine ilişkin en geniş kazı alanıdır. Öte yandan Aşağı Pınar, Doğu Trakya'daki en büyük prehistorik yerleşmedir.\nHöyükteki kazılarda yedi tabaka saptanmıştır. Bu tabakalardan 7-6. tabakalar Neolitik Çağ (MÖ 6.400 – 5.700) ve 5-1. tabakalar da Kalkolitik Çağ (MÖ 5.500 – 4.800) olarak gösterilmektedir. Genel bir çerçevede Aşağı Pınar Mevkii Kalkolitik Çağ yerleşimi, Kanlıgeçit Mevkii ise Erken Tunç Çağı yerleşimi olarak tarihlenmektedir. Höyüğün doğusunda, neolitik yerleşmenin hemen güneyinde farklı bir dolguda, iri hayvan kemiklerinin yanı sıra hem neolitik hem de kalkolitik tabaka buluntularındaki mal gruplarının özelliklerini veren çanak çömlekler ele geçmiştir. Bu nedenle bu dolgunun, Neolitik Çağ'a tarihlenen 6. tabaka ile Kalkolitik Çağ'a tarihlene 5. tabaka arasında bir geçiş evresi olduğu düşünülmektedir. Öte yandan höyüğün Erken Tunç Çağı ile Erken ve Orta Demir Çağı'nda da yerleşim gördüğü anlaşılmaktadır. Demir Çağı ile ilgili olarak tümülüsün tahrip ettiği tabakanın altında birçok çukur olarak temsil edilmektedir. Trakya için tartışmalı olan MÖ 2. binyıl ve Erken Tunç Çağı'na ait duvar ve taba parçaları, bu dönemde yerleşim olduğunu göstermektedir.\nEn alttaki kültür katı olan 7. tabaka, kenarları özenli bir şekilde sıvanmış bir hendekle temsil edilmektedir. Hendeğin 2 metre genişlikte ve 1 metre derinlikte olarak höyüğü çevrelediği düşünülmektedir.\nNeolitik Çağ tabakalarında ağır bir yangın geçirdiği anlaşılan bir yapı ortaya çıkarılmıştır. Boyutları 16 x 8 metre olan üç odalı bu yapının dış duvarları büyük ahşap dikmelerin arası dallarla örülerek ve daha sonra balçıkla kaplanarak yapılmıştır. İç duvarlar da aynı teknikle yapılmıştır ama daha incedir. İki odada kerpiçten yapılma dörtgen ya da yuvarlak ambarlar vardır. Yapı, Erken Neolitik Çağ'ın Karanovo II dönemine tarihlenmektedir. Genişletilen kazılarda bu yapının doğu – batı yönünde uzandığı, birbirine bitişik odalardan oluştuğu anlaşılmıştır. Bu durum 6. yapı katında evlerin doğu – batı yönünde yan yana ve bitişik yapıldığını göstermektedir. Kalkolitik tabakaların düzenli sıralar halinde fakat ayrık yapı tarzıyla karşılaştırıldığında her iki tabakanın birbirinden farklı yaşam tarzı anlayışına sahip olduğu belirtilmektedir.\nÖte yandan neolitik tabaka olan 6. tabakada ele geçen çanak çömlekle Orta ve Batı Balkanlar'ın neolitik buluntuları aynı özellikleri göstermekle birlikte Anadolu'ya özgü buluntu toplulukları da vardır.\nKanlıgeçit Mevkii'ndeki Erken Tunç Çağı yerleşimi akropol olarak tanımlanmakta olan surla çevrili bir yerleşimdir. Esasen MÖ 3.000'li yılların başına tarihlenen bu yerleşimde başlarda Balkan etkiler göstermekte iken Erken Tunç Çağı ortalarından itibaren Anadolu özellikleri vermeye başlamıştır.\nAşağı Pınar Mevkii'ndeki Kalkolitik Çağ yerleşiminin çeşitli buluntuları üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda Bulgaristan'ın Karanovo III-IV kültürü ile aynı süreci yansıttığı belirtilmektedir.\nKazılarda ele geçen bitki kalıntıları yerleşmede üç tür buğday, arpa, bakla ve mercimekgillerin tarıma alındığını göstermektedir.\nKalkolitik Çağ yapı katındaki buluntuların Radyokarbon tarihleme yöntemi MÖ 5.800 – 5.700 yıllarını vermektedir. Buluntular, dönemin Bulgaristan Karanovo II buluntularıyla benzerlik göstermektedir. Bununla birlikte yerleşim düzeni Bulgaristan'daki Karanovo yerleşimlerinden çok farklı olup Orhangazi yakınlarındaki Ilıpınar Höyüğü ile tam bir benzerlik içindedir.\nAşağı Pınar Höyüğü'nün arkeolojik değeri bir bakıma bulunduğu coğrafi konuma, Avrupa ile Anadolu ve daha doğusu arasında doğal bir kültürel köprü üzerinde bulunuşunda yatmaktadır. Kısacası, Neolitik Devrim'in daha genel ifadeyle \"\"Neolitik Paket\"\"in (hayvanlardan ikincil ürün olarak da yararlanma, çanak çömlek yapımı, yerleşik düzenin köyleşmesi gibi) Orta Anadolu üzerinden Ege ve Avrupa'ya yayılmasında höyük önemli bir basamak olmuş görünmektedir.\n\n\nAnabolik steroid\nAnabolik steroidler ya da teknik adıyla anabolik-androjenik steroidler veya halk diliyle steroidler, vücutta testosteron veya daha etkin formu olan dihidrotestosteron (temel erkeklik hormonları) etkilerini taklit eden ilaçlardır. Bu ilaçlar hücrelerde protein sentezini arttırarak dokuların gelişimini uyarırlar. Etkileri özellikle kas dokusunda belirgindir. Anabolik steroidler ayrıca seste kalınlaşma, vücut kıllarında artış, testislerde büyüme gibi erkeksi özellikleri (erkeksi sekonder seks karakterleri) geliştiren androjenik ve virilizan özelliklere sahiptirler.\nAnabolik steroidler ilk kez 1930'larda bulunmuş ve sentezlenmiştir. Günümüzde hâlen kemik gelişimi, erkek ergenliğini uyarmak, kanser ve AİDS gibi kronik hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Bunların dışında çok geniş bir kullanım alanları mevcuttur. Ayrıca vücut gelişimi ve atletik performansın arttırılması gibi medikal olmayan durumlar için de kötüye kullanımı vardır. Bununla birlikte karaciğer hasarı, kolesterol seviyelerinde zararlı değişiklikler, kalp kası zararı, hipertansiyon gibi yan etkileri vardır. Ayrıca hormonal dengesizlikler sonucu jinekomasti ve testiküler atrofi de yapabilir.\n\n\nKutsal Cuma\nKutsal Cuma dünya genelindeki Hristiyanların İsa Mesih'in çarmıha gerilişini ve Golgotha'da ölüşünü andıkları dini gündür. Triduum'un parçası olan Kutsal Hafta'da Paskalya Pazarı'ndan önceki cumaya denk gelen Kutsal Cuma, Musevilerin Hamursuz Bayramı ile çakışabilir. Hayırlı Cuma, Büyük Cuma veya Paskalya Cuması olarak da bilinir; ancak Paskalya Cuması aslında Paskalya Haftası'ndaki cumadır.\n\n\nBartolomeo Contarini\nBartolomeo Contarini, Venedikli iş adamı. 1453 yılında Atina Düşesi Chiara Zorzi ile evlenmesinin ardından doğan çocuğu I. Francesco Acciaioli'nin uygun yaşa erişene kadar, 1451 ile 1454 yılları arasında oğlu adına, eşi Zorzi ile birlikte dükalığın yönetimini üstlenmiştir.\n\n\nJanus Society\nJanus Society, Philadelphia merkezli bir homofil örgütü idi. LGBT'lere yönelik ABD'deki ilk yayınlardan biri olan \"Drum\" dergisinin yayımcısı olarak ve ülkenin ilk LGBT hakları gösterilerinin düzenlenmesinde aldığı rol için dikkate değer.\n\n\nUçuş seviyesi\nUçuş seviyesi (FL), herhangi bir hava taşıtının standart atmosfer basıncı hattına göre irtifası. FL, İngilizce \"flight level\" kavramının kısaltmasıdır.\nStandart basınç (QNE) 1013,25 hPa (mb) veya 29,92 inHg'dir. Hava taşıtlarının altimetrelerine bu değer girildiğinde altimetre ölçeği taşıtın \"bu basınç hattına göre\" yüksekliğini gösterir. Uçuş seviyesi nominal bir irtifadır ve uçağın gerçek irtifasını yansıtmayabilir. Standart basınç hattı çoğunlukla deniz seviyesine eşit olmadığından FL -hemen hemen hiçbir zaman- taşıtın deniz seviyesinden yüksekliğine (AMSL) ya da yerden yüksekliğine (AGL) eşit değildir.\nUçuş seviyeleri 100 feetlik aralıklarla belirtilir. Altimetrede feet cinsinden okunan değerin 100'e bölünmesi (2 sıfır atılması) ile bulunur ve 10.000 feet altında FLxx, 10.000 feet ve üzerinde ise FLxxx formatında gösterilir ve İngilizce olarak telaffuz edilir. Örneğin standart basınca göre 29.500 feet'te uçan bir taşıtın uçuş seviyesi FL295, 9.000 feet'tekininki FL90'dur.\nICAO standartlarına göre uçuş seviyelerindeki rakamlar tek tek telaffuz edilir:\nAncak karışıklıkları önlemek için çift sıfırlı seviyeler yüz ve katları şeklinde ifade edilebilir:\nUçuş esnasında hava taşıtının katettiği arazinin rakımı sürekli değiştiği için alçak seviyelerde altimetreye bölgesel QNH değeri girilir ve AMSL değerine göre (deniz seviyesine göre) uçuş gerçekleştirilir. Ancak bölgeler arası QNH farkları nedeniyle hava taşıtları arasında emniyetli dikey ayrımı (en az 500 feet) sağlamak güçleşir. Bu sorunu gidermek amacıyla her ülke için bir geçiş irtifası (Transition Altitude) belirlenir. Örneğin Birleşik Krallık'ın geçiş irtifası 3000 ft, Almanya'nınki 5000 ft, Türkiye'ninki 10.000 ft ve ABD'ninki 18.000 ft'tir. Ancak bazı kontrollü hava sahalarındaki geçiş irtifaları o ülkenin standart geçiş irtifasından farklı olabilir.\nTırmanıştayken geçiş irtifası katedilirken altimetreye standart basınç değeri (1013,25 hektopaskal) bağlanır. Geçiş irtifası ve üzerinde altimetre AMSL irtifasını değil, uçuş seviyesini (FL) göstermeye başlar.\nAlçalışta ise genellikle geçiş irtifasından 500 feet yukarıda olan geçiş seviyesinde altimetreye QNH veya bazen QFE değeri bağlanır. Bu nedenle geçiş seviyesi ve altında altimetre AMSL veya AGL irtifasını gösterir. Geçiş seviyesi, irtifa değil de uçuş seviyesi olarak belirlendiğinden geçiş irtifası ile arasındaki fark (geçiş katmanı) gerçekte 500 feetten fazla veya az olabilir.\nGeçiş irtifası (TA) ile geçiş seviyesi (TRL) arasındaki bölgeye geçiş katmanı denir. Geçiş katmanının kalınlığı bölgesel QNH değerine göre değişir.\n\n\nSöylenmesi gereken\nSöylenmesi gereken (Almanca: \"Was gesagt werden muss\") nobel edebiyat ödüllü Alman yazar Günter Grass'ın kalema aldığı siyasi içerikli şiirdir.\nBu şiir 4 Nisan 2012'de farklı ülkelerde yüksek tirajlı gazetelerde yayımlandı. Alman Süddeutsche Zeitung'un yanı sıra, İspanyol El Pais ve İtalyan La Repubblica gazetelerinde yayımlanan şiirde, Grass İsrail'i saldırgan politikası sebebiyle dünya barışını tehdit etmekle suçladığı gibi, İran lideri Ahmedinecad'a da, Almanca boş boğaz veya palavracı ile tercüme edilebilecek \"Maulheld\" yakıştırmasında bulunuyor.\nGrass'ın bu çıkışını, Alman basınında bir tepki seli izledi. Muhafazakâr çevreler Grass'ı bilmezlikle, hatta Yahudi düşmanlığıyla suçlarken, çoğu solcu ve ilerici kalem ona hak verdi. İsrail nükleer santralinin Dünya barışını tehdit ettiğini ve artık sessiz kalmayacağını söyleyen Grass, eleştirilerin tümünün kırıcı olduğunu ve şiirindeki fikirlerine değil de, kendisine yöneltildiğini söyledi.\nGrass'ı bu sözleri söylemeye yönelten nedenler ise; İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun Grass'ın şiiri için, \"utanç verici bir karşılaştırma\" olduğunu savunması, İsrailli tarihçi Tom Segev'in ise Haaretz Gazetesi'nde yayınladığı makalesinde kendisinin \"antisemit\" olmaktan çok \"hastalıklı\" bir yapıya sahip olduğunu yazması ve İsrail'in eski Berlin Büyükelçisi Avi Primor'un ise, Grass'ın yanlış istikamette olduğunu söylemesiydi.\nAncak yayımlanan şiire, İran devlet televizyonu Press TV destek vererek, \"İlk kez, Almanya'nın savaş sonrası tarihinde bir entelektüel, İsrail'i bu kadar cesurca eleştirdi\" dedi. Alman Sanat Akademisi Başkanı Klaus Staeck ise, \"İsrail'in düşmanı damgasını yemeden açık bir söz söylenebilmeli\" diyerek Grass'a destek verdi. Şiir dünya çapında da geniş yankı uyandırdı ve medyada geniş yer buldu.\n\n\nMøre og Romsdal\nMøre og Romsdal (Norveççe: \"Møre og Romsdal fylke\"), Norveç'in on dokuz eyaletinden biridir. Bir açıdan “Orta Norveç” bölgesinde bulunan eyalet, “Batı Norveç” bölgesi dahilinde gösterilmektedir. Doğusunda Sør-Trøndelag, güneydoğusunda Oppland ve güneybatısında Sogn og Fjordane ile komşudur. “Sunnmøre”, “Romsdal” ve “Nordmøre” olmak üzere üç bölgeden oluşmaktadır.\nEyaletin arması 15 Mart 1978 tarihinde resmi kraliyet onayını almıştır. Üç altın sarısı Viking gemisi denizcilikteki başarılarını ve eyaletin üç bölgesini simgelemektedir. Mavi fon liman-kentlerinin önemini vurgulamaktadır. Ayrıca \"haç\" simgeleriyle güçlü Hristiyan inançlarını göstermektedirler.\n“Møre og Romsdal” adı 1936 yılında verilmiştir. 1919 yılına kadar \"Romsdal amt(valilik)\", 1919-1935 yılları arasında ise \"Møre fylke\" olarak adlandırılmıştır. \"Møre\", eski kökenlere göre “mærr”dan gelmektedir ve \"deniz\" anlamına gelmektedir. Romsdal \"güç\" anlamına gelmekle birlikte adını aynı adı taşıyan vadiden almıştır. Bu bağlamda adının anlamı deniz bölgesi ve güç vadisidir.\nMøre og Romsdal Batı Norveç'in kuzey kesiminde yer almaktadır. Sør-Trøndelag, Oppland ve Sogn og Fjordane eyaletleri ile çevrelenmiştir. Norveç Denizi'ne 7700 km kıyı şeridine sahiptir ve 15.000 kilometre karelik bir alanı kaplamaktadır.\nKuzeyden güneye, Nordmøre, Romsdal ve Sunnmøre diye üç bölgeye ayrılmıştır. Alanının %4.1'i tarım arazisi ve %18.5'i verimli ormanlarla kaplıdır. Yerleşim özellikle kıyısında, bazı fiyortların içlerinde ve bir ölçüde vadilerin aşağı kısımlarında azdır. Nüfusun büyük bir bölümü adalarda yaşamaktadır. Nüfusunun %67.7'si ilçe ve kasabalarda yaşamaktadır.\nEyaletin iklimi kuzeyinde denizden, doğu ve güneyinde yüksek dağlarından etkilenmektedir. Kış aylarında sahilinde güney ve güneybatı yönlerinde kuvvetli rüzgarlar esmektedir. Kıyı bölgelerde yaz aylarında ise kuzeydoğuya tipik Föhn Rüzgarları, sıcak rüzgarlar esmektedir. Vadilerde genelde kuzeybatı sert rüzgarları hakimdir.\nEyaletin en soğuk ayı şubattır ve Fiyort bölgeler ile iç vadilerde soğukluklar 0 °C'nin altındadır. Ölçülen en düşük veriler kıyıda -10 °C, iç bölgelerde -20 °C'dir. Ağustos en sıcak ayı olmasına rağmen ortalama sıcaklıkları 14-15 °C'dir. Ölçülen en yüksek sıcaklıklar kıyıda 30 °C, vadilerde 25 °C'dir. Genel hava sıcaklıklarını temsilen bazı belediyelerin Ekim , Kasım , Aralık , Ocak ve Şubaat aylarındaki en yüksek ve en düşük sıcaklıkları şöyledir: Molde (25,6 °C), Tafjord (21,8 °C), Sunndalsøra (18,3 °C), Tafjord (17,9 °C) ve Sunndalsøra (18,9 °C).\nYıllık yağış miktarı 1000–2000 mm'dir. Genellikle batı ve kuzeyden gelen hava akımlarıyla, sonbahar en çok yağış düşen mevsimdir. İç bölgelerde ve kıyıda sis oluşmaktadır. Yıllık genel sis oranı % 1'in altındadır.\n“Raumabanen” tek demiryolu hattıdır ve “Andalsnes”den geçmektedir. E39 ve E136 Avrupa yollarına bağlantıları yanı sıra otobandan geçiş mevcuttur. Eyaletin üç büyük şehrinde, Ålesund, Molde ve Kristiansund, limanlar bulunmaktadır.\nÇeyrek milyonun üstünde nüfusa sahip olan eyaletin en yoğun nüfuslu bölgesi güneyinde yer alan Sunnmøre bölgesidir. Kırk binin üstündeki nüfusuyla, en yoğun nüfusa sahip olan şehir de bu bölgede bulunan Ålesunddur. En düşük nüfuslu belediyesi ise \"Stordal\"dır. Nüfusun %56'sını kadınlar, %44'ünü erkekler oluşturmaktadır. 2010 yılı sonu verilerine göre yaş ortalaması 50'dir.\nMøre og Romsdal 36 belediyeye ayrılmıştır: \n\n\nKariyer\nFransızca carrière kelimesinden gelmektedir. kelime öznel anlamı bir yere çıkan, bir yere gelen, anlamına gelmektedir.\nsözlük anlamı : Bir meslekte zaman ve çalışmayla elde edilen aşama, başarı ve uzmanlık\ngenel anlamı : mesleki açıdan mesleki niteliğinin artışının akademik açıdan tanınan çeşitli derece ve katmanlar düzeyinde sınıflara yükselmesine verilen genel adı.\n\n\n1. Hava Kuvveti Komutanlığı\n1. Hava Kuvveti Komutanlığı 2003-2014 yılları arasında Türk Hava Kuvvetleri'nin komutası altında Batı hava sahasını koruyan kuvvettir. Türk Hava Kuvvetleri'nin 2 ana hava kuvvetinden biriydi. Karargâhı Eskişehir'deydi.\n1. Hava Kuvveti Komutanlığı bünyesinde 6 Ana Jet Üssü, 1 Füze Üssü, bu üslere bağlı 4 Av-Önleme Filosu, 4 Av-Bombardıman Filosu, 1 Foto/Keşif Filosu, 1 F-16 Eğitim Filosu, 1 Jet Muharebe Eğitim Filosu, 1 Silah ve Taktikler Filosu, 1 Havadan Erken Uyarı ve Kontrol Filosu, 1 Akrotim Filosu, 1 Test filosu ve kuvvet komutanlığına doğrudan bağlı 1 İrtibat ve Arama-Kurtarma Filosu ile birlikte NATO/CAOC-6 karargahına ev sahipliği yapan 1. Hava Kuvveti Komutanlığı'na bağlı yedek hava meydanları (Akhisar, Dalaman, Afyon, Çorlu), radar mevzi komutanlıkları, üslere bağlı hava savunma birlikleri ve arama-kurtarma kolları da bulunmaktaydı.\n5 Ağustos 2014 tarihinde komutanlığın ismi \"Muharip Hava Kuvveti ve Hava Füze Savunma Komutanlığı\" olarak değiştirildi.\n2014 TSK yeni yürütmelik kanununda 1. ve 2. hava merkez ve komutanlıkları tek merkez altında birleştirildi.\n\n\n2. Hava Kuvveti Komutanlığı\n2. Hava Kuvveti Komutanlığı, 2003-2014 yılları arasında Türk Hava Kuvvetleri'nin komutası altında Doğu hava sahasını koruyan kuvvettir. Türk Hava Kuvvetleri'nin 2 ana hava kuvvetinden biriydi. Karargâhı Diyarbakır'daydı.\n2. Hava Kuvveti Komutanlığı bünyesinde 3 Ana Jet Üssü ve 1 İnsansız Uçak Sistemleri (İUS) ve bu üslere bağlı 2 Av-Önleme Filosu, 3 Av-Bombardıman Filosu, 1 Foto/Keşif Filosu ve kuvvet komutanlığına doğrudan bağlı 1 İrtibat ve Arama-Kurtarma Filosu bulunmaktaydı. Ayrıca, 2. Hava Kuvveti Komutanlığına bağlı yedek hava meydanları (Muş, Ağrı, Sivas, Erzurum), radar mevzi komutanlıkları, üslere bağlı hava savunma birlikleri ve arama-kurtarma kolları da bulunmaktaydı.\n5 Ağustos 2014 tarihinde komutanlık lağvedildi ve yerine, Muharip Hava Kuvveti ve Hava Füze Savunma Komutanlığı'na bağlı olarak \"Muharip Hava Kuvveti ve Hava Füze Savunma Komutan Yardımcılığı\" kuruldu.\n\n\nPrudente de Morais\nPrudente José de Morais Barros (d. 4 Ekim 1841 - ö. 3 Aralık 1902) Breziyalı siyasetçi. Brezilya'nın üçüncü devlet başkanı. Ülkenin ilk sivil devlet başkanı ve Brezilya'nın 1891 Anayasası kalıcı hükümleri uyarınca doğrudan halk oylaması ile seçilen ilk devlet başkanıdır.\n23 Kasım 1891 yılında Floriano Peixoto'nun felç geçirmesi nedeniyle ülkede erken seçim yapılacağı ilan edildi. Hazırlıklar uzun sürmesine rağmen 1893 yılında Paulo Glicerio Francisco tarafından kurulan Federal Cumhuriyetçi Partisi tarafından aday gösterildi.\nAfonso Pena'ya karşı kesin bir zafer kazanarak oyların 276,583 aldı. Rakibi Afonso Pena 38,291 oy alarak seçimi kaybetti. Böylece seçim gelen ilk Cumhurbaşkanı oldu.\nPrudente de Morais merkeziyetçi Floriano Peixoto politikaları ve monarşi taraftarlarının aşırı savunucuları dahil ülkesinin içinde bulunan policial hizipçileri, yatıştırmaya çalıştı. İngiliz saldırıları ve iç isyanlarda diplomasiyi olumlu yöneterek isyanları bastırdı.1895\nAmeliyat geçirmek zorunda kalınca, Prudente de Morais Başkan Yardımcısı Vitorino onun sorumluluklarını devraldı. İsyancıların zaferi ile Antônio Conselheiro Canudos Savaşı'nda galip gelmesi, siyasi durum daha da kötüleştirdi. General Carlos Machado Bittencourt Savunma Bakanı olarak atandı ve isyana müdahale edildi. \nEkonomik krizler nedeniyle dış borçlanma arttı ve yabancı kreditörlere borçlanma hızlandı.\n15 Kasım 1894 yılından 15 Kasım 1898 yılına kadar başkanlık yaptı. Döneminde gerçekleşen Canudos Savaşı ülke tarihine damgasını vurdu. Ülkenin kuzeydoğusunda gerçekleşen Campesinant isyanını Brezilya ordusu kanlı bir şekilde bastırıldı. Kraliçe Viktorya'nın arabuluculuğu ile Portekiz le ikili diplomatik ilişkilerin gelişmesinde önemli rol oynadı. 1891 yılında kurucu Anayasa Konseyi başkanı oldu. İsmi, ölümünün ardından Sao Paulo'nun batısındaki şehre verilmiştir. Soyu Portekiz den Brezilya'ya göçen ilk ailelerden geldiği belirtilmektedir. 3 Aralık 1902 yılında Sao Paulo'nun Piracicaba bölgesinde öldü.\n\n\nCampos Sales\nDr. Manuel Ferraz Campos Sales(d. 15 Şubat 1841 - ö. 28 Haziran 1913) Brezilyalı avukat, kahve çiftçisi ve siyasetçi. 1894 yılında Sao Paulo valisi ve senatörü olarak görev yaptı. Aynı zamanda Adalet Bakanı ve milletvekili görevlerini de yürüttü.\n15 Kasım 1898 tarihinde yapılan seçimlerle devlet başkanlığına seçildi. Görevi süresince sert mali reformlar gerçekleştirerek ekonomiyi dengelemeye çalıştı.\n28 Haziran 1913 tarihinde Santos Sao Paulo, Brezilya da öldü.\n\n\nKim Dong-jin\nKim Dong-Jin (d. 29 Ocak 1982 tarihinde Dongducheon, Güney Kore), Sol Bek mevkiinde görev yapan Güney Kore'li millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2000 yılında Anyang LG Cheetahs / FC Seoul kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Zenit St. Petersburg, Ulsan Hyundai, FC Seoul, Hangzhou Greentown, Muangthong United, Seoul E-Land ve Kitchee kulüplerinde oynadı.\n130||13||8||0||21||1||3||0||162||14\n68||3||4||0||colspan=\"2\"|-||15||2||87||5\n198||16||12||0||21||1||18||2||249||19\n\n\nRodrigues Alves\nFrancisco de Paula Rodrigues Alves (7 Temmuz 1848 - 16 Ocak 1919) Brezilya'nın ilk Hazine Bakanı ve beşinci devlet başkanı. 1887 yılında Sao Paulo valisi olarak görev yapmış siyasetçi. 1902 yılında Brezilya Devlet Başkanı seçildi ve 1906 yılına kadar görev yaptı. Bu dönem zarfında, başkent Rio de Janeiro'yu yeniden şekillendirme çabaları, 1904 \"Aşı İsyanı\"na dek sürdü.\n1918 yılında ikinci dönem için devlet başkanı seçildi. Ancak 16 Ocak 1919 tarihinde göreve başlamadan önce İspanyol gribi salgınınından öldü. Onun yerine başkan yardımcısı Delfim Moreira geçti.\n\n\nTomislav Ružić\nTomislav Ružić (d. 2 Temmus 1979, Zadar, Hırvatistan) Hırvat asıllı Türk profesyonel basketbolcudur. Pivot ve Uzun forvet pozisyonlarında görev almaktadır. Basketbol Süper Ligi ve EuroChallenge'da mücadele eden Gaziantep Basketbol forması giymektedir.\nOyunculuk kariyerine bir Hırvat basketbol kulübü olan KK Zadar'ın genç takımında başladı. 1998 ve 2000 yıllarında takımıyla Krešimir Ćosić Kupası galibi oldu. 2000-01 ve 2001-02 sezonlarında takımıyla EuroLeague'de mücadele verdi. KK Zadar'ın A takımında fazla şans bulamayınca 2003'te Cibona Zagreb'e transfer oldu. Adriyatik Ligi'nde maç başına ortalama 15 dakika süre alırken, maç başına 5,3 sayı ve 2,7 ribaund ile oynadı. 2002-03 sezonunda takımıyla Euroleague'de oynadı.\n2003-04 sezonunda Türk kulüp Beşiktaş'a transfer oldu. Burada maç başına ortalama 10,2 sayı ve 6,7 ile oynadı.\nHemen sonraki sezon Fransız ekip ASVEL'e transfer oldu. \nBurada iki sezon geçirirken, 2004-05 sezonunda maç başına ortalama 28 dakika süre, 10,9 sayı ve 5,9 ribaund ile oynadı. 2004-05 Euroleague sezonunda maç başına 10,1 sayı ve 4,6 ribaund ortalamaları tutturdu. 2005-06 sezonunda ise maç başına ortalama 21 dakika süre, 7,81 sayı ve 3,97 ribaund ile oynadı. 2005-06 ULEB EuroCup'ta maç başına ortalama 6,9 sayı ve 3,3 ribaund istatistiklerini yakaladı.\n2006-07 sezonunda Fransız Birinci lig takımlarından Besançon BCD'de kardeşi Jurica Ruzic ile birlikte oynadı. Burada maç başına 29 dakika süre, 11,2 sayı ve 7,7 ribaund ortalamaları tutturdu.\n2007-08 sezonunda tekrar Türkiye'ye gitti ve bu kez Kepez Belediyespor'a transfer oldu. Antalya ekibinde geçirdiği bu sezonda maç \nbaşına ortalama 36 dakika süre, 14,7 sayı ve 9 ribaund ile oynadı.\n2008-09 sezonunda basketbola başladığı kulüp olan \"KK Zadar\"'a döndü. Bu sezon maç başına ortalama 12,3 sayı ve 6 ribaund ile oynadı. 2009-10 sezonunda ise maç başına ortalama 11,8 sayı ve 8,4 ribaund ile oynadı. 2008-09 ve 2009-10 sezonlarında EuroCup'ta mücadele etti.\n2010-11 sezonunda Türk takımı TOFAŞ ile anlaştı. Bursa ekibinde üç sezon geçiren Ruziç, ilk sezonunda maç başına ortalama 10,25 sayı ve 7,1 ribaund ile oynadı. İkinci sezon başlarken Türk vatandaşlığına geçen Ruziç, maç başına ortalama 10,5 sayı ve 4,5 ribaund ile oynadı. 2012-13 sezonunda ise maç başına ortalama 8,25 sayı ve 3,6 ribaund ile oynadı. Bu sezonda Bursa ekibiyle EuroChallenge Kupası'nda mücadele etti. Oynadığı 14 karşılaşmada maç başına ortalama 24,2 dakika süre, 7,5 sayı ve 4,1 ribaund istatistiklerini yakaladı.\n2013-14 sezonu başında basketbol şubesinde yeniden yapılanmaya giden Beşiktaş, 2003-04 sezonunda takımın formasını giymiş olan, Hırvat basketbolcu Ruziç ile 1 yıllık sözleşme imzaladı.\nBeşiktaş' da 2013-2014 sezonunda 18.9 dakikada 7.5 sayı 4.2 ribaund ortalamaları yakalayan Ruziç, 2014-2015 sezonu başında Jure Zdovc önderliğinde güçlü bir kadro kurmayı hedefleyen güneydoğu ekibi Gaziantep Basketbol ile 2 yıllık sözleşme imzaladı.\nRužić eski Hırvat millî takımı voleybolcusu Barbara Jelić ile evlidir. Tomislav 2003 yılında Beşiktaş'a transfer olduğunda, eşi Barbara da Türk voleybol takımı Eczacıbaşı'na transfer oldu.\n\n\nVirtus Pallacanestro Bologna\nVirtus Pallacanestro Bologna, Bologna şehrinin İtalyan profesyonel basketbol ligi Serie A daki iki takımıdan biri . Virtus Avrupa basketbolunun en önemli ve başarılı takımlarından biridir.\nVirtus Bologna, 1871 yılında bir jimnastik kulübü olarak kuruldu. Takım basketbol şubesini kurduğu 1920'li yıllardan sonra; 15 kez İtalya Serie A şampiyonluğu , 8 İtalya Kupası şampiyonluğu yaşadı. Avrupa basketbolunun futboldaki UEFA Şampiyonlar Ligi ayarındaki EuroLeague'in sürekli katılımcısı oldu.\nVirtus Bologna'nın en iyi sezonu, kazandığı kupalarla 2000-01 sezonu olmuştur. Virtus, bu sezonda İtalya Serie A şampiyonluğu, İtalya kupası şampiyonluğu ve ULEB tarafından düzenlene EuroLeague şampiyonluğunu aynı yılda yaşayarak mücadele ettikleri tüm kupaları kazanarak Triple Crown (basketbol) (Üçlü Taç) yapmıştır. Ayrıca daha önce kulüp kahraman ve ikonu Predrag Daniloviç önderliğinde 1998 yılında FIBA EuroLeague şampiyonluğuda yaşamıştır.\nVirtus'un bu müthiş başarısının ardından büyük başarısızlıklar başladı. Bu başarılarda pay sahibi olan oyuncular, kulüpten teker teker ayrıldılar, 2000-01 sezonu EuroLeague MVP’si Manu Ginobili ve Marko Jaric NBA yolunu tuttular, 2002-03 sezonu sonunda kulüp yaşadığı finansal problemler ve ana sponsor KİNDER’in çekilmesi sonucu 2. lige düştü\nVirtus'un tekrar Avrupa sahnesine dönüşü 2009 yılında oldu. Avrupanın 3 numaralı kupası olan EuroChallenge finalinde Keith Langford’un MVP olduğu maçta Fransız temsilcisi Cholet Basket'i yenerek şampiyon oldu, Bu başarısının ardından 2019 yılında Basketbol Şampiyonlar liginde Şampiyon olmayı başardılar 3 - 5 Mayıs tarihlerinde ve Belçika'nın Anvers şehrindeki Sportpaleis Spor salonunda düzenlenen Final Four Organizasyonunda Yarı finalde Alman temsilcisi Brose Baskets Bambergi 67-50 mağlup ederek Finale yükseldi, Final maçında İspanyanın Iberostar Tenerife takımımı 73-61 yenerek Kupayı Müzesine götürmeyi başardı, Ayrıca Virtus Bolognanın Birleşik Amerikalı Guardı Kevin Puntier Finallerin en değerli Oyuncusu \"MVP\" seçildi\n\n\nLimburg (Hollanda)\nLimburg ili (\"Felemenkçe\" ve \"Limburgca\": \"Limburg\") Hollanda'nın 12 ilinden en güneydoğu ucunda bulunan ildir. Başkenti Maastricht kentidir.\nLimburg ili Hollanda'nın en güneyinde bulunan ve eski \"Limburg Kontluğu\" dolayısıyla ortaya çıkan bir ildir. Kuzeyinde Gelderland ili, kuzey ve kuzeydoğusunda Kuzey Brabant ili bulunur. Doğusunda Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaleti vardır. Güneyinde ve batısının bir kısmında Belçika'nın Felemenkçe konuşulan Flaman Bölgesi'nde Limburg ili ve Fransızca-konuşulan Valon Bölgesi'nde Liège ili bulunur.\nHaritaya bakınca Limburg ilinin Hollanda ülkesinin ana toprakları dışında Almanya ve Belçika'ya sarkan bir uç bölgesi olduğu gayet açıkça görülmektedir. Fakat son yüzyılda ortaya çıkan ekonomik ve sosyal gelişmeler ve özellikle Avrupa Birliği'nin kurulması bu ilin (Belçika, Hollanda ve Lüksenburg'dan oluşan) Benelüks bölgesi ile Almanya'daki büyük şehirleşmiş Ruhr bölgesi arasında uluslararası, hatta küresel, bir köprü görevi yaptığı anlaşılmaktadır. Buna son yıllarda açık (ama pek istenmeyen) bir gösterge bu ilde ve özellikle ilin güney ucunda belgelenen (çok kere alışkanlık getiren maddeler ticareti ile bağlantılı) uluslararası suçların çok artmasıdır.\nYüzyıllar boyunca Limburg ilinin stratejik konumu Avrupa'daki önemli güçler tarafından ele geçirilmek istenen bir mevkii yapmıştır. Limburg mevkiini ele geçirip idare edenler arasında Antik Romalılar, İspanyalı Habsburglar, Avusturyalı Habsburglar, Prusyalılar ve Fransızlar gelmektedir.\nElde bulunan arkeolojik delillere göre ilde yerleşen insanlar arasında Güney Limburg'da çok sayıda Neandertal adamı bulunduğu bunların kamp kalıntılarından anlaşılmaktadır. Bu yörede Cilalı Taş Devri'nde çakmak taşı çıkartmak üzere maden ocakları açılmıştır. Bu çakmak taşı ocaklarının kazılmış dehlizlerine bir örnek günümüzde turistlere açılmış olan insan yapısı mağaralar Rijckholt'da görülebilir. Antik Roma döneminde Limburg'da yaşayanlar büyük bir kısmı Romalı hayat tarzını tercih etmişlerdir ve günümüzdeki önemli Limburg şehir ve kasabalar (\"Mosa Trajectum\" adı ile Maastricht ve \"Coriovallum\" adı ile Heerlen) Romalılar ve Romalı olmayı tercih eden yerliler tarafından kurulmuştur. Antik Romalı şehri olan Maastrich'e Hristiyanlığı kabul ettiren Romalı Piskopos \"Servitius\" 384'te bu şehirde ölmüştür.\nBatı Romalı idaresi batı Avrupada çöktükten sonra Limburg bölgesi Franklar eline geçmiştir. Büyük Frank kralı ve sonradan Batı imparatoru olarak olan tac giydirilen Şarlman'in başşehri Limburg ilinin hemen yakınında Aachen şehrinde idi. Şarlman'ın kurduğu Frank Karolenj İmparatorluğu parçalandıktan sonra aynen Hollanda'nın diğer yöreleri gibi Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu'na bağlı kalmıştır.\nOrta Çağ başında günümüzdeki Limburg bölgesi Brabant Düklüğü, Gelderland Düklüğü, Julich Düklüğü, Liège Prensliği ve Köln prens-başpiskosluğu arasında bölünmüştür. Liège Prensliği'ne ait bulunan bölgede (günümüzde Belçika'da olan bölgde) yüksekçe bir bataklık olan Vesdre Nehri kıyısında Limbourg adını taşıyan bir müstahkem kale kurulmuştu. Bu kale orta çağlarda Limbourg Düklüğü merkezi oldu ve Liège şehrinden kuzeye Meuse Nehri kıyılarına uzanmaktaydı. Fakat günümüzde Limburg, Hollanda ili arazisi bu düklüğün bir parçası değildi. Sonradan 19. yüzyılda bu düklüğün ismini verilmiştir. Eski Limbourg Düklüğü arazisi ise günümüzde Belçika'daki Limburg (il) bölgesinde olup Belçika'nın bir parçasıdır.\nBu dönemde bu bölgedeki dükler, prensler ve prens-piskoposlar hukuken Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu'nun bir parçası olup İmparatora şahsen yeminle bağlı olmalarına rağmen çok zaman bağımsız hükümdarlar gibi bölgelerini idare etmişlerdir. Bu değişik bölgeler arasından zaman zaman çıkan silahlı çatışmalara ve hatta harplere yol açmıştır. Bu silahlı çatışmalar çok kere orta bölgede bulunan Limburg arazisi üzerine olmuştur.\nYeni Çağlarda Limburg'un büyük bir kısmı İspanya Habsburglular ve onları takiben Avusturya Habsburglar ellerine geçmiştir. Ama diğer kısımları Prusya, \"Yedi Birleşik Şehir Felemenk Cumhuriyeti\", Liège Prensliği'nin idaresinde bulunmakta idi.\n1673'de Fransız Kralı XIV. Louis ordusunun başında Limburg'a girerek Maastricht Kalesini kuşattı. Bu kuşatma sırasında ölen bir Fransız komutanı Charles de Batz-Castelmore d'Artagnan sonradan Alexander Dumas (baba) tarafından Üç Silahşörler (1844) romanının kahramanı yapılmıştır.\n1568-1648 döneminde süren Seksen Yıl Savaşı içinde Hollanda Cumhuriyeti'nin İspanyol Habsburg'lara karşı başkaldırıp bu devleti Hollanda'da atma süreci içinde Limburg çok sayıda bazıları çok şiddetli silahlı çatışmalara sahne olmuştur. 4 Nisan 1574'te \"Mook Kırı Muharebesi\"'nde Hollanda orduları yenilip binlerce Hollandalı paralı asker ve Holakomutan \"Oranj-Nassau'lu Prens Willem\"'in iki erkek kardeşi hayatlarını kaybetmişlerdir.. Bu savaşta çoğunluğu Katolik mezhebine mensup olan Limburg'lular İspanyolların tarafında, çoğunluğu Kalvinist Protestan olan Hollandalılara karşı, savaşmışlardır.\nFransa'da Napolyon döneminde tüm Hollanda gibi Limburg ili de Fransız istilasına uğramış ve Fransız'ların kurduğu çeşitli devlet ve hükümetlker altında yaşamıştır. 1815'de Viyana Kongresi ile eski ve Hollanda ve Belçika'nın birleştirilmesi ile kurulan Hollanda Krallığı Limburg yörelerinin idaresini almış ve Maastricht merkezli ve adını bu şehirden alan günümüzdeki Limburg ilinden çok daha büyük arazili bir il \"Maastricht ili\" kurulmuştur. Fakat ilk Hollanda Krallığı kralı Hollandalı I. William Limburg isminin kaybolmasını önlemek için bu bölgenin çoğu eski Limburg Kontluğu arazisi içinde olmamakla beraber yeni Maastricht iline \"Limburg ili\" ismini verdirmiştir.\n1830'da çoğunluğu Katolik mezhebinde olan ama Felemenkçe konuşan Flaman illeri, Fransızca-konuşan Valonya illeri ile birleşerek çoğunluğu Kalvinist mezhebinde bulunan kuzey Hollandalılara karşı isyan ettiler ve Belçika adlı yeni bir devlet kurdular. Önce Limburg ili Belçika idaresini seçmişti. Fakat \"1839 Londra Antalşması\" ile büyük Limburg ili ikiye bölündü. Batı kısmı Belçika'nın bir parçası \"Lüksemburg (Belçika) ili\" oldu. Doğu kısmı ise Meuse Nehri üzerindeki hükümdarlk alanlarını kaybetmek istemeyen Prusyalıları tatmin etmek için \"Almanya Konfederasyonu\" içinde bırakıldı> Ama \"Limburg Düklüğü\" adı verilen bu özerk bölgenin hükümdarlığı şahsen Hollanda Kralı oldu ve bu durum 1839-1866'da döneminde devam etti.). 1867'de yapılan yeni bir \"Londra Antlaşması (1867)\" ile eskiden sadece şahsi hükümdar bağları ile Hollanda'ya bağlı olan \"Limburg Düklüğü\" tüm egemenliği ile Hollanda Krrallığı'na bağlandı. Hollanda hükümü altında \"Limburg Düklüğü\" ismi Şubat 1907'ye kadar kullanıldı ve bu tarihten sonra \"Limburg ili\" ismi kullanılmaya başlandı. Bu nedenle diğer her Hollanda ıllerinde en üst yerel idareci \"Kraliçe Komiseri\" unvanı taşımakta iken Limburg ilinde \"Vali\" unvanı taşımaktadır.\nII. Dünya Savaşı'nda Hollanda ve Limburg ili Nazi Almanya işgali altına girdi. Nazi Almanyası'nın müttefikler tarafından geri atılması süreci içinde Limburg'da birçok şehir, kasaba, ve köy büyük hasar ve insan zayiatı verdi. Limburg ilinin mezarlıklarında sivil ölülerin ne kadar çok olduğu bu döneme ait büyük sayıda mezar taşlarından açıkça anlaşılmaktadır. Bu bölgede savaşlarda ölen askerler için Limburg ilinde Amerikan, İngiliz ve Alman asker ölüleri için ayrı ayrı büyük harp mezarlıkları bulunmaktadır.\nAralık 1991'de o zaman Avrupa Topluğu Maastricht'te yaptığıu toplantıda çok zaman Maastricht Antlaşması olarak anılan \"Avrupa Birliği Antlaşması\"nı imzalayarak {bu antlaşma ile Avrupa Birliği'ni kurdular.\nLimburg, Hollanda ilinde başkent Maastricht ve şu büyük şehirler bulunmaktadır: Heerlen, Roermond, Sittard-Geleen, Vaals, Valkenburg aan de Geul, Venlo ve Weert.\nLimburg, Hollanda'da 33 belediyeler bulunmaktadır:\nLimburg, Hollanda ilinde özel \"Limburgca\" (Felemenkçe:\"Limburgs\") adı verilen bir dil de konuşulmaktadır. 1997'den itibaren Limburgca Avrupa Birliği'nin azınlık dilleri yasasına göre resmi olarak bir dil olarak kabul edilmiştir. Fakat Hollanda, Almanya ve Belçika hükümetleri tarafından resmi bir devlet dili olarak kabul edilmemektedir. Limburgca Hollanda'nın Limburg ili yanında komşu Almanya ve Belçika'da tahminen 1.6 milyon kişi tarafından konuşulmaktadır.\nAma Limburgca konuşulan bölgede hemen hemen her kasaba ve köyün kendine has Limburgca aksanı bulunmakta ve bu yerel aksan ayrımının bazen lehçe ayrımına dönüştüğü bildirilmektedir.\n\n\nBir Çaresi Bulunur\nBir Çaresi Bulunur, Sertab Erener'in Rengarenk albümünün 21 Aralık 2011'de yayınlanan 7'nci video klibidir.\nKlibin hikâyesini “Hayata karşı ümitlerini yitirmiş insanlar, kendisini seven dostları ve aileleri tarafından umutlarını yeniden kazanırlar” sözleriyle anlatan Sertab Erener’e klipte yakın dostu ve ünlü oyuncu Cüneyt Türel eşlik ediyor.\nSon albümü 'Rengarenk’in 7'nci klibi olan şarkının sözleri Sertab Erener’e aitken müziği ise Sertab Erener – Demir Demirkan ortak çalışması. Yönetmenliğini Hande Türkel’in yaptığı video klibin iki gün süren çekimleri Şile, Kibrithane ve İstanbul’un çeşitli semtleriyle Film Sokağı Stüdyoları’nda gerçekleştirildi.\nMüzik kanallarında yayınlanmaya başlayan klip hikayesi ile de beğeni toplamıştır.\n2010 yılında klip çekilmeden radyolarda 1 numaraya yükselmiş, 2011'in sonunda klip çekilmesiyle tekrar gündeme gelmiş ve listelere girmiştir.\nŞarkı aynı zamanda Adını Feriha Koydum , Kavak Yelleri gibi dizilerde de yayınlanmış ve büyük ses getirmiştir.\nAynı şarkı 2012 Kral Müzik Ödüllerinde \"En İyi Klip\" dalında aday adayı olmaya hak kazanmıştır.\n\n\nSafeway Inc.\nSafeway Inc. (NYSE: SWY), Kroger'dan sonra Kuzey Amerika'daki en büyük ikinci süpermarket zinciridir ve Fortune 500 listesinde yer almaktadır. Aralık 2010 itibarıyla batı ve merkez ABD'de ve batı Kanada'da 1.694 branşı vardır. Ayrıca ABD'nin Doğu Yakası'nın merkez Atlantik bölgesinde işlettikleri mağazalar da vardır. Şirketin karargâhı Pleasanton, Kaliforniya'da bulunmaktadır. \"Supermarket News\"un değerlendirmesine göre Safeway, 2010 mali yılı 41 bilyon dolarlık satış tahminlerine dayanarak \"\"Top 75 North American Food Retailers\"\" (\"En İyi 75 Kuzey Amerika Gıda Perakendecileri\") listesinin 4. sırasındadır. 2009 gelirlerine dayanarak Safeway, ABD'nin en büyük 11. perakendecisidir.\n\n\nEylül (kitap)\nEylül, Mehmet Rauf'un ilk psikolojik roman olarak Türk tarihine geçen romanı.\nOlaylardan çok kahramanların ruh halinden bahseden kitap, 1900 yılında Servet-i Fünun dergisinde yayımlanmaya başlamış, 1901 yılında ise kitap halinde basılmıştır. Kitapta; Süreyya, Suat ve Necip Bey arasındaki aşk üçgeni anlatılır.\n\n\nYeÅŸilyurt SK\nYeşilyurt Spor Kulübü, 1956 yılında İstanbul'da kurulmuş spor kulübüdür. Kulübün en etkin ve başarılı şubesi kadın voleybol takımıdır.\nYeşilyurt Spor Kulübü 1956 yılında kurucu başkan Şadi Dilek tarafından kurulmuştur. Kulüp, yıllar boyunca voleybol, basketbol, masa tenisi, su topu, tenis, yelken, yüzme branşlarında faaliyetini sürdürmüştür. Kulübün en başarılı ve bilindik şubesi kadın voleybol takımıdır.\nKulübün kurulduğu günden bu yana profesyonel liglerde en çok mücadele eden şubesi kadın voleybol takımıdır. Takım inişli-çıkışlı performansıyla Türkiye Bayanlar Voleybol Ligi'nde uzun yıllar mücadele etmiş ve Türkiye'yi Avrupa kupalarında 4 kez de temsil etme başarısı göstermiştir. Takım 2019-2020 sezonundan bu yana mücadelesini Vestel Venus Sultanlar Ligi'nde sürdürmektedir.\nYeşilyurt Erkek Basketbol Takımı, kurulduğu günden bu yana inişli-çıkışlı performansıyla Türkiye Erkekler Basketbol 2. Ligi ve Türkiye Erkekler Bölgesel Basketbol Ligi'inde kademeli olarak mücadelesini sürdürmüştür. Takım 2019-2020 sezonunu için Türkiye Erkekler Bölgesel Basketbol Ligi'ne katılmama kararı almıştır.\nYeşilyurt Erkek Sutopu Takımı, yıllarca ekonomik bütçesiyle Türkiye Sutopu Ligi'nde mücadele etmesine karşın son yıllar da aldığı başarısız sonuçlar neticesinde ligden düşmüş yoluna 1. ligde devam etmiştir. Takım 2020 yılında da mücadelesini Büyük Erkekler 1. Ligi'nde sürdürecektir.\nYeşilyurt Kadın Masa Tenisi Takımı, önceki yıllarda Türkiye Masatenisi Süper Ligi'nde mücadele etmesine karşın günümüzde aktif olmayan bir şubedir. Takımın tek Türkiye Masatenisi Süper Ligi şampiyonluğu 1986-1987 senesine ait olup, 1987 yılına ait bir de Türkiye Masatenisi Şampiyonası zaferi mevcuttur.\nYeşilyurt Spor Kulübü voleybol, basketbol ve su topu branşlarının yanı sıra aynı zamanda tenis, yelken ve yüzme şubelerinde de hizmet vermektedir. Tenis takımının geçmişteki en önemli oyuncularından biri ise Marsel İlhan'dır.\nAna Madde : YeÅŸilyurt Spor Salonu\nYeşilyurt Spor Salonu, İstanbul'da bulunan 700 kişi kapasiteli spor salonudur. Yeşilyurt Spor Kulübü tarafından kullanılmaktadır. Salon, 1200 m² parke oyun alanına sahip olup 700 tribün kapasitesiyle Yeşilyurt Spor Kulübü'nün voleybol ve basketbol lig maçlarını oynadığı salonudur.\n\n\nÖmer Önder\nÖmer Önder (1 Ekim 1961, Ankara) çoğunluğu Eurovision Şarkı Yarışması'yla ilgili olmak üzere, Türk televizyon programcısı ve sunucu.\nÖnder, 1 Ekim 1961'de Ankara'da dünyaya geldi ve 1987 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. İhtisasını ÖAD bursuyla Viyana Üniversitesi’nde yaptı. Ankara Hastanesi’nde fizik tedavi uzmanı olarak çalıştı. 1996 yılında kurulan Mydonose Gösteri Sanatları’nın kurucuları ve yöneticileri arasında yer aldı. Magic Gösteri Sanatları’nı kurdu.\nAynı zamanda söz yazarı, piyanist ve besteci olan Önder'in eserleri Zerrin Özer, Erdal Çelik ve Sibel Egemen gibi sanatçıların albümlerinde yer aldı.\n1989 yılında Türkiye'nin ulusal televizyon kanalı TRT'ye katıldı. Eurovision Şarkı Yarışması'nın yorumculuğunu üstlendiği gibi, Türkiye ulusal finallerinde sunuculuk yaptı ve 1993, 1995, 1996, 1997, 2011 ve 2012 yarışmalarında Türkiye'nin oylarını okudu.\nÖnder'in televizyonculuk alanında tam 15 ödülü vardır.\nResmi Site\n\n\nSeyitömer, Kütahya\nSeyitömer, Kütahya'ya bağlı, merkeze yaklaşık 30 km uzaklıkta bulunan beldedir. Nüfusu 2500-2000 arasındadır. Seyitömer 1972 yılında belde haline gelmiştir eski yerleşim yerinin altında linyit yataklarının olması sebebiyle, yerleşim yeri 5 kilometre kuzeybatısına taşınmıştır.\nSeyitömer Beldesinin geçmişe Selçuklulara kadar dayanmaktadır. Seyitömer beldesinin etrafında bulunan Kızık, Kınık gibi Selçuklu boylarının adını taşıyan köylerin bulunması, Seyitömer Beldesi ve çevresinin Selçuklular zamanında Türklerin eline geçtiğini ve iskan edildiği ortaya koymaktadır.Tarihi belgelerden anlaşıldığına göre, Seyitömer'in geçmişteki ismi Şeyh Ömer'dir. Bu isim, Şeyh Ömer hazretleirnden alınmıştır. Şeyh Ömer adı, daha sonraki dönemlerde Seydiömer ve Cumhuriyet döneminde ise Seyitömer olarak değişmiştir.\nSeyitömer Beldesi, Osmanlı döneminde önce Kalınviran kazasına bağlıdır. Daha sonra Gümüş nahiyesine bağlı olan Seyitömer, bir arada Gümüş Seydiömer olarak merkez nahiye olmuştur. Rivayetler arasında Seyitömer'in üç köyün birleşmesiyle oluşmasından oluştuğu söylenmektedir. Seyitömer'in birleştiği köylerden biri olarak ifade edilen Demirciler köyünün varlığı ve şimdiki yerleşim yerinde o dönemki adıyla\"Temircüler\" adıyla meskun olduğu tespit edilmiştir. (1)\nSeyitömer Termik Santrali ismi belde ile özdeşleşmiştir. 2012 yılından itibaren özel sektöre devredilmiştir. (2)\n\n\nTheHunter\ntheHunter, ABD'deki Washington eyaletinin adaları ve çevresine dayalı, Evergreen Avcılık Yedekleri denilen açık bir alanda, mümkün olduğunca gerçekçi bir şekilde vahşi hayvan avlama oyunudur. Bu bilgisayar oyunu ücretsizdir.\ntheHunter ilk olarak Birleşik Krallık bazlı Emote Games ve İsveçli Avalanche Studios tarafından geliştirilmiştir. 18 Şubat 2010'da Avalanche Studios fikir ve tüm haklarını önceki sahibi olan Emote Games'den aldığını duyurdu. Bu alımla ilgili olarak Avalanche'ın online oyun bölümü Expansive World kuruldu ve theHunter'ı geliştirmeye devam etti.\nOyunda Whitehart Island, Logger's Point, Settler Creeks, Redfeather Falls, Hirschfelden ve Hemmeldal adlı haritalar bulunmaktadır. Oyuna ilk başlandığında Logger's Point haritasında olunur. Diğer haritalar ücretli üyeliğe geçildiğinde açılır. Ücretsiz üyelikte sadece katır geyiği (\"mule deer\") avlamaya izin vardır. O haritada bulunan diğer hayvanlar sülün (\"pheasant\"), yaban domuzu (\"feral hog\" türü), çakal (\"kır kurdu\"), ak kuyruklu geyik (\"whitetail deer\") yine oyunda görülebilir fakat onlara ateş edilemez.\nAyrıca theHunter ikincil RPG elementlerine de sahiptir. Oyuncuların, avların izini sürme, saptama gibi yetenekleri gelişir. Silah yetenekleri de avlar üzerinde yapılan isabetli atışlarla gelişebilir.\nAvcılık yeteneklerini geliştirmek avların izlerini sürmede kolaylık sağlar ve silahlarla nişan alındığında titreme sallanma gibi olumsuzluklar azalır.\nYetenekler, görevler ve av istatistikleri oyun tarafından kaydedilir ve web sitesinde oyuncunun profili kısmında gösterilir. Oyun esnasında avlanırken istatistikler bu kısma yansımaz.\n3 Haziran 2013'te çoklu oyuncu özelliği oyuna eklendi ve tam üyeliğe sahip olan kişilere oyun kurabilme ve kurulu oyunlara katılabilme hakkı verildi. Bu haklarla birlikte ücretsiz üyeliğe sahip olan kişiler oyun kurucusu izin verdiği sürece çoklu oyunlara katılabilirler ve bir oyundaki maksimum oyuncu sayısı 8 ile sınırlıdır.\nTüm bu özelliklerle birlikte yeni animasyon setleri, yeni envanter modu, yeni giysiler eklendi ve website tamamen tekrar dizayn edildi.\nDipnot: theHunter oyununu oynayabilmek için Shader Model 3.0 destekleyen grafik kartına ihtiyacınız vardır.Ve muhtemelen Intel Video kartına sahip laptoplarda oyun çalışmayacaktır.\n\n\nKutsal Cumartesi\nKutsal Cumartesi dünya genelindeki Hristiyanların İsa Mesih'in Golgotha'daki Kutsal Kabir Kilisesi'ne defnedilişini andıkları dini gündür. Kutsal Cuma'dan bir gün sonraya, Paskalya'dan bir gün önceye denk gelen Kutsal Cumartesi, Hristiyanların Paskalya'ya hazırlandıkları Kutsal Hafta'nın son günüdür. Paskalya Arifesi, Kara Cumartesi veya Paskalya Cumartesisi olarak da bilinir; ancak Paskalya Cumartesisi aslında Paskalya Haftası'ndaki cumartesidir.\n\n\nWindows Aero\nWindows Aero, Windows Vista ile günümüze gelen bir görsel tema arayüzüdür. Windows Vista ve daha yeni Windows sürümlerinde bulunan bu arayüz, donanım hızlandırmasından yararlanarak işlemciye daha az yük bindirir. Pencere kenarlıklarını şeffaf yapan Aero Glass özelliği ve pencereler arası 3D geçiş yapmayı sağlayan Aero Flip 3D özelliği Windows 8 kararlı sürümü ile kaldırılmıştır. Aero arabiriminde yapılan değişiklikler, görünüm, düzen ve uygulamalarda talimatların ve diğer metinlerin deyimini ve tonlamasını yansıtan arayüz yönergelerindeki değişikliklerle birlikte yeni bir görünümün dahil edilmesi de dahil olmak üzere Windows arabiriminin birçok öğesini etkiledi.\nBu arayüz, RAM (Rasgele Erişim Belleği)'den çok miktarda kullanır. \nWindows Aero, WDDM destekli bir grafik birimine ve ekran çözünürlüğüne bağlı olarak en az 64 MB grafik belleğine ihtiyaç duyar.\nAero arayüzü, Windows XP'nin \"Luna\" temasını (Windows XP görsel stilleri) değiştirerek, Windows arabiriminin tamamen yeniden tasarımı olarak Windows Vista için tanıtıldı. Windows Vista Beta 1'in Temmuz 2005'te piyasaya çıkmasına kadar Aero'nun halka açık veya sızdırılmış yapılarda pek azı gösterildi. Önceki kullanıcı arabirimleri bunlar idi: Longhorn'da yer alan Plex'i 3683-4042 ; Slate, ilk olarak 4042 yapımı Lab06 derlemesinde yer aldı ve geliştirme sıfırlanana kadar kullanıldı ve Jade (4074 - 4094 inşası). Microsoft, Aero temasını 5048 yapıdaki kamu yapılarında kullanmaya başladı. Tam özellikli Aero ile ilk yapı 5219 idi. Build 5270 (Aralık 2005'te piyasaya sürülmüştür), Microsoft kaynaklarına göre neredeyse tamamen Aero temasının uygulanmasını içeriyordu. Ancak o andaki işletim sistemi sürümüyle arasında birçok biçimsel değişiklik yapıldı.\nWindows Aero aşağıdaki özellikleri Windows Vista'ya dahil etti.\nWindows Aero, daha dokunmatik bir arayüz gibi çeşitli UI değişiklikleri ve işaretleme aygıtı hareketleri de dahil olmak üzere birçok yeni görsel efekt ve özellikler ile Windows 7'de revize edildi:\nVista ve 7 tarafından tanıtılan arayüz öğelerini koruyan Windows 8 ve Windows Server 2012, Metro tasarım dilini içeren işletim sisteminin görsel görünümünde değişiklikler yaptı. Bu değişiklikler sonucunda, Aero Glass temasının yerini daha düz, sağlam renkli bir temayla değiştirdi. Çoğu saydamlık efekti, şeffaflığı sağlayan görev çubuğunun yanı sıra arabirimden kaldırıldı (ancak bulanıklık etkisi artık yok). Flip 3D de kaldırıldı; ⊞ Win + Tab ↹ artık Modern uygulamalar arasında geçiş yapıyor.\nWindows 7'ye kıyasla, arayüz pek çok yorumcunun protestosuna rağmen neredeyse hiç şeffaflık efekti, daha az yuvarlatılmış kenar ve düz renkli pencere kenarlığı ile daha düz bir görünüm benimsedi. Windows 8'in yayın öncesi sürümleri Aero Glass'ın güncelleştirilmiş bir sürümünü düz, kare bir görünümle kullandı, ancak Cam teması nihai sürüm için nihayet kaldırıldı.\nWindows 10, bu tasarım desenine devam eder, ancak isteğe bağlı saydamlık ve Aero benzeri bulanıklık efektleri, OS X Yosemite ve iOS 7'ye benzer bazı yerlerde (Başlangıç menüsünde, Eylem Merkezi'nde ve takvim ve hacim açılır pencerelerinde olduğu gibi) da geri yüklenir. Daha düz ve minimalist görünüme sahip yeni sistem simgeleri ve ⊞ Win + Tab ↹ sanal masaüstleri arasında geçiş yapan yeni \"Görev Görünümü\" modunu etkinleştiriyor. Başlık çubuğunun rengi Windows 10 RTM'de (yapı 10240) düz beyaza kilitlendi ve aksan rengi yalnızca Başlat menüsünü ve etkin pencerelerin etrafındaki 1 piksel kenarlığı etkiliyordu. Windows 10 Kasım Güncelleştirmesi (Sürüm 1511) Görev Çubuğunun ve Başlık Çubuğunun rengini rengin veya kullanıcının tercihine göre değiştirme seçeneğini ekledi ve Windows 10 Sürüm 1607'de (Redstone) bu seçenekler ayrıldı, böylece kullanıcılar seçim yapabiliyor. Parlaklık efekti ortadan kaldırıldı ve en altta çizgi sınırıyla değiştirildiğinden kullanıcı arayüzü büyük ölçüde görev çubuğunda değiştirildi ve canlı önizlemeler de değişti. Varsayılan olarak, Başlat menüsü artık tam ekran değil.\nWindows 95'ten bu yana Microsoft, ilk kez kullanıcı arabirimi yönergelerini tamamen estetik, ortak denetimler, görev diyalogları, sihirbazlar, ortak diyaloglar, kontrol panelleri, ikonlar, fontlar, kullanıcı bildirimleri ve kullanılan metnin \"tonu\" gibi metin dosyalarını görüntüler.\nBelirli donanım ve yazılım gereksinimlerini karşılayan Windows Vista ve Windows 7 bilgisayarlarında varsayılan olarak Aero Glass teması kullanılır; bunlar öncelikle donanım ivmesi ve Masaüstü Pencere Yöneticisi (DWM) kullanılarak masaüstüne çeşitli animasyon ve saydamlık efektleri ekler. Windows Vista'nın Denetim Masasına eklenen \"Kişiselleştir\" bölümünde, kullanıcılar \"cam\" efektlerini opak veya şeffaf olarak özelleştirebilir ve renklendirdiği renkleri değiştirebilir. Aero Glass'ı etkinleştirme, gelişmiş Alt-Tab menüsü ve canlı önizleme pencereleri içeren görev çubuğu küçük resimleri ve pencereleri 3B efektli olarak basamaklandıran bir pencere değiştirme mekanizması olan \"Flip 3D\" gibi diğer yeni özelliklere de olanak tanır.\nWindows 7, varsayılan olarak büyük pencere düğmeleri (simge durumuna küçültme, simge durumuna küçültme, kapatma ve sorgulama), revize edilmiş görev çubuğu küçük resimlerini, pencereleri ekranın üst veya yanına sürükleyerek değiştirme becerisi, (ekranın yarısını dolduracak şekilde yan tarafa, ekranı en üst düzeye çıkarmak için üste), görev çubuğundaki Masaüstünü Göster düğmesinin üzerine getirerek tüm pencereleri gizleme ve diğer pencereleri sallayarak en aza indirme kabiliyeti dahil olmak üzere Aero Glass'daki ayrıntılandırmaları içerir. DWM ve uzatma Aero Glass temasını kullanmak için, piksel gölgelendirici 2.0'ı destekleyen 128 MB grafik belleği (veya en az 64 MB video RAM ve 1 GB sistem RAMi) bulunan bir ekran kartı gereklidir. WDDM uyumlu sürücüler. Aero Glass ayrıca Windows 7 Starter'de mevcut değildir, yalnızca Windows Vista Home Basic'de sınırlı bir alan için kullanılabilir ve bir kullanıcının orijinal olmayan bir Windows kopyasını çalıştırdığı algılanırsa otomatik olarak devre dışı bırakılır. Windows Server 2008 ve Windows Server 2008 R2, varsayılan olarak devre dışı bırakılan \"Masaüstü Deneyimi\" bileşeninin bir parçası olarak Aero Glass'ı da desteklemektedir. Windows 8 ve Windows Server 2012'de, DWM tüm sistemlerde kalıcı olarak etkinleştirilmiştir; Buna ek olarak, DWM şimdi uyumlu olmayan grafik donanımı üzerinde yazılım görüntüsü kullanabilir.\nWindows 98'den Windows Server 2003'e kadar kullanılan sihirbaz tasarımı, görsel düzen ve işlevsellik için geçerli olan standartların yanı sıra o zaman aralığındaki çoğu Microsoft ürünüdür. Aero Sihirbazları, Aero geri kalanının estetiğine uyması için görsel güncellemeler içeren ve etkileşim akışını değiştiren Wizard 97'nin yerini alıyor.\nDaha spesifik olarak:\nBildirimler, bildirim alanındaki bir simgeyle birlikte bir uygulama veya işletim sistemi bileşeninin bir olay veya sorunla ilgili bazı bilgiler içeren bir açılır pencere oluşturmasına izin verir. Windows 2000'de tanıtılan ve yaygın olarak \"balon\" olarak bilinen bu pencereler, çizgi romanlarda yaygın olarak kullanılan konuşma balonlarıyla benzeşiyorlar. Balonlar, Windows'un önceki sürümlerinde, özellikle de oyunlar gibi tam ekran uygulamalarla nasıl etkileşim kurduklarına (kabarcık ortaya çıktıkça tüm uygulama en aza indirildi) dolayı, müdahaleciliğinden dolayı eleştirildi. Aero'daki bildirimler, yavaş yavaş solup içeri girerek daha az müdahalecidir, tam ekran bir uygulama veya ekran koruyucu gösterilirse görüntülenmeyecektir; bu durumlarda, bildirimler uygun bir zamana kadar kuyruğa alınır. Aero'nun bildirim pencereleri ile birlikte daha büyük simgeler ve birden fazla yazı tipi boyutu ve renkleri de tanıtıldı.\nSegoe UI yazı tipi, Latince, Yunanca ve Kiril karakter setlerini kullanan dillerle Aero'nun varsayılan yazı tipidir. Okunabilirliği artırmak için varsayılan yazı tipi boyutu da 8pt'den 9pt'a yükseltilmiştir. Windows 8'den önceki Segoe UI yazı sında, sıfır sayısı (\"0\") dar, büyük harf \"O\" geniş, bir rakam (\"1\") üst kancadır. Aero'nun temel simgeleri, önceden Windows XP simgelerini tasarlayan The Iconfactory tarafından tasarlandı.\nVista Kullanıcı Deneyimi Yönergeleri, Aero kullanıcı arabirimi ile kullanılan metnin yazımında \"ton\" konusunu da ele alıyor. Microsoft'un önceki tasarım yönergeleri, kullanıcı arabirimi metninin nasıl dile getirildiğini ele almak için fazla bir şey yapmadı ve bu nedenle, bilgi ve isteklerin kullanıcıya sunulma biçimi, işletim sistemi parçaları arasında tutarlı değildi. Vista ve uygulamaları için yönergeler, teknik olarak doğru tavsiyeyi kesin, objektif ve olumlu olarak sunan iletileri önermekte ve belirli bir sorunu çözmek için motive olmuş akıllı bir kullanıcı olduğunu varsaymaktadır. Özel tavsiye gibi, ikinci kişinin ve etkin sesin (örn. \"Fotoğraflarınızı fotoğraf makinenize yazdırın\") kullanımını ve \"lütfen\", \"üzgünüm\" ve \"teşekkür ederim\" gibi kelimelerin kaçınılmasını içerir.\n\n\nKatalan milliyetçiliği\nKatalan milliyetçiliği, Katalonya için daha fazla politik özerklik veya tam bağımsızlığını isteyen siyasi bir harekettir.\nKatalan milliyetçiliği Birinci Cumhuriyet'te başarısız olmuş İspanya içerisinde bir federal devlet kurma girişiminden bağımsız olarak düşünülür. Valentí Almirall ve diğer entelektüeller bu süreç içerisinde 19. yüzyılda yeni bir politik ideoloji benimsediler. Bu Katalan dilinin tanınmasına yardımcı olmak ve özyönetimin yeniden sağlamanmasını içeriyordu. Bu talepler 1892'de belirtilen Bases de Manresa'da özetlenmiştir.\nKatalan milliyetçiliği başlangıçta çok az destek gördü; fakat Katalan milliyetçiliğinin ilk evreleri ABD'nin son İspanyol kolonilerini işgal etmesi ve topraklarına katması ile sonuçlanan İspanyol-Amerikan Savaşı'ndan sonra destek kazandı. Bunun sebebi çoğunlukla İspanya'nın savaş sonrasında uluslararası pozisyonunun zayıflaması ve Katalan ihracatının en önemli iki varış noktası olan Küba ve Porto Riko'yu kaybetmesidir.\nGeniş bir politik hareket kendisine mevcut siyasi senaryolar içerisinde farklı tanımlar bulabilir. Başlıca Katalan partilerinin çoğunluğunun Katalancılığı belli ölçülere bağladığı halde bazıları bağımsızlar olarak etiketlenmeyi reddetmişlerdir.\nKatalan partilerinin ulusal istekleri de farklılık göstermektedir. Başlıca iki Katalan partisi Katalan Ülkesi fikrine olan bağlılıklarını farkı yollarla ve yoğunlukta göstermiştir. Yönelim ve Birlik (CiU) için konu partinin günlüğündeki ana maddelerden biri değildi, buna rağmen federasyon Valensiya partisi Bloc Nacionalista Valencià \"(\"BNV), Mayorka Sosyalist Partisi ve Mayorka partisi UM ile uzun soluklu bir iş birliği yapmaktan memnundu. Bunun aksine Esquerra Republicana de Catalunya partisi, partiyi Roussillon, Balear Adaları ve Valensiya'ya (özerk topluluk) doğru genişleterek daha önemli adımlar atmıştır.\n\n\nFL\nFL ya da fl ile şu maddeler kastedilmiş olabilir:\n\n\nAşklarım Büyük Benden\nAşklarım Büyük Benden, Türk şarkıcı Murat Boz'un üçüncü stüdyo albümü. 9 Mayıs 2011'de Dokuz Sekiz Müzik etiketiyle piyasaya sürülmüştür. Pop müzik ritimleri içerir, Boz'un 2009 başında yayımladığı \"Şans\" albümünden sonraki ilk stüdyo albümüdür. Prodüktörlüğünü Boz üstlenmiştir.\nDokuz şarkıdan oluşan \"Aşklarım Büyük Benden\", müzik eleştirmenlerinden olumlu geri dönüşler aldı; şarkıcının \"iyi bir yönelim\" içinde olduğu yazıldı. Albümle aynı adı taşıyan şarkı, Nisan 2011'de klibiyle birlikte yayımlandı; albümün satışa sunulmasından sonra ise \"Hayat Öpücüğü\", \"Geri Dönüş Olsa\", \"Kalamam Arkadaş\", \"Bulmaca\" ve \"Soyadımsın\" şarkılarına klip çekildi. Bunlardan \"Geri Dönüş Olsa\" ve \"Kalamam Arkadaş\", Türkiye resmî listesinde zirvesine yerleşti.\n\"Aşklarım Büyük Benden\" albümü, 35.000 satış rakamına ulaştı ve Kadir Has Üniversitesi tarafından düzenlenen ödüllerde, En Has Albüm ödülünü aldı. Boz, albümdeki şarkılarını \"Beyaz Show\", \"Şeffaf Oda\", \"O Ses Türkiye\" gibi çeşitli programların yanı sıra, bazı etkinliklerde ve konserlerinde seslendirdi. Ayrıca albümde yer alan bazı şarkıların remiks sürümleri, Ağustos 2012'de satışa sunulan \"Dance Mix\"te yer aldı.\nMurat Boz, Şubat 2009'da ikinci stüdyo albümü \"Şans\"ı piyasaya sürmüştü ve albümdeki şarkıları 2010 yılı sonlarına kadar klip çekmeye devam etmişti. Nisan 2010'da ise \"Hayat Sana Güzel\" şarkısı single olarak satışa sunmuştu. Şarkıcı, Mayıs 2010'un başında verdiği bir demecinde, yeni albümünün yaz aylarında çıkabileceğini söyledi. Aralık 2010'un sonuna gelindiğinde, Murat Boz'un yeni stüdyo albümünün hazırlıklarını Londra'da sürdürdüğü öğrenildi ve albümde \"daha olgun bir söylem\"in var olduğu belirtildi. Yine aynı tarihte şarkıcı, albümdeki her şarkısını \"slogan\" olarak tanımladı.\nMart 2011'e gelindiğinde Murat Boz, Facebook sayfası üzerinden stüdyo çalışmalarının devam ettiğini hayranlarına bildirdi ve \"Nisan'da sürprizlere açık olun\" dedi. 12 Nisan 2011'de, çıkış şarkısı \"Aşklarım Büyük Benden\" dijital ortamda single olarak satışa sunuldu ve yeni Murat Boz stüdyo albümünün de aynı adı taşıdığı öğrenildi. Aynı ayın sonlarında, bazı şarkıların sözleri dinleyiciyle buluştu. 9 Mayıs 2011'de albüm, Dokuz Sekiz Müzik etiketiyle piyasaya sürüldü. Murat Boz, deneyimlerinin albümde toplandığını ifade etti. Ayrıca şarkıların kendisinin ruh haline göre seçildiğini ekledi.\n\"Aşklarım Büyük Benden\" albümünün prodüktörlüğünü üstlenen Murat Boz, albümde toplam dokuz şarkıya yer verdi. Pop müzik şarkıcı ve söz yazarlarından Fettah Can ile Ayşe Özyılmazel, albümde yer alan isimlerden bazıları oldu. Can, \"Aşklarım Büyük Benden\" ile \"Soyadımsın\" şarkısının oluşturulmasında; Özyılmazel, \"Kalamam Arkadaş\" şarkısının oluşturulmasında görev aldı. Şarkıların düzenlenmesini ise Mert Ali İçelli, Erdem Kınay, Ozan Doğulu, Mert Ekren ve Mustafa Ceceli üstlendi. Tüm bunların dışında albüm, 35.000 sattı ve Kadir Has Üniversitesi tarafından düzenlenen ödüllerden En Has Albüm dalında ödül aldı. \"Siyaset Dergisi\" tarafından düzenlenen ödüllerde ise En İyi Albüm dalında aday gösterildi ancak ödülü alamadı.\n\"Aşklarım Büyük Benden\", müzik eleştirmenlerinden olumlu geri dönüşler aldı ve şarkı sözleri, besteler övgü topladı. Radyocu Michael Kuyucu, albümü \"cool\" olarak nitelendirdi ve şarkıcının \"doğru yolda emin adımlarla\" ilerlediğini yazdı. Ayrıca albümdeki ilk dikkat çeken şeyin \"içi dolu şarkılar\" seslendirilmesi olduğunu ekledi. DJ ve radyo programcısı Olcay Tanberken, olumlu bir eleştiri sundu ve albümü Boz'un \"olgunluk dönemine oldukça yaklaştığı\" bir albüm olarak nitelendirdi. Müzik sitesi Gerçek Pop da olumlu bir eleştiri sundu ve albüme 5 üzerinden 3.5 yıldız verdi. Site, albümü \"Murat Boz'dan İyi Yönelimler\" başlıklı yazısında değerlendirdi. Site albümün \"orta tempo\"lu şarkılardan oluştuğunu belirtti, Boz'un önceki albümlerindeki \"Her Şeyi Yak\" ve \"Sallana Sallana\" \"gibi şarkılar duymak isteyen kitleyi\", bu albümdeki \"Aşkın Suçu Yok\" şarkısının tatmin edeceğini not düştü; şarkıcının yönelimini \"müziğimiz için de [...] kendisi için de\" daha iyi olarak nitelendirdi. Ayrıca albüm kartonetine ise 5 üzerinden 3 yıldız verdi. Popüler Müzik Notları başlığıyla yayın yapan bir diğer müzik sitesi de olumlu eleştiriler yaptı. Site, Boz'un bu albümde \"önceki iki albümünün karması bir çizgi\" yakaladığını yazdı ve \"Geri Dönüş Olsa\"nın albümün \"en orijinal şarkı\"sı olduğunu ekledi.\n\"Aşklarım Büyük Benden\" albümündeki altı şarkıya klip çekildi. İlk klip, single olarak da yayımlanan \"Aşklarım Büyük Benden\"'e çekildi ve 13 Nisan 2011'de yayımlandı. Klibin yönetmenliğini albüm fotoğraflarını da çeken Burak Ertaş üstlendi ve model Sonja Wronski, Boz'a rol arkadaşı olarak eşlik etti. 27 Mayıs 2011'de ikinci klip \"Hayat Öpücüğü\" gösterime girdi, Murad Küçük tarafından yönetildi ve Slovak model Andrea Lehotska klipte yer aldı. Boz, klipte trafik kazaları sonucunda biten aşkları ele aldı. Üçüncü klip \"Geri Dönüş Olsa\"nın çekimleri ise ağustos sonlarında Tülay İbak yönetmenliğinde gerçekleştirildi ve 9 Eylül 2011'de yayımlandı. \"Geri Dönüş Olsa\", Türkiye resmî listesinde bir numaraya oturdu ve Avrupa'da Euro Airplay Top 100 listesinde 84 numaraya kadar ilerledi. Dördüncü klip şarkısı ise \"Kalamam Arkadaş\" olarak seçildi ve Korhan Bozkurt yönetmenliğinde çekilerek 28 Kasım 2011'de gösterime girdi. Şarkı, \"Geri Dönüş Olsa\" gibi Türkiye resmî listesinde zirveye oturdu, Avrupa'da yayımlanan Euro Airplay Top 100 listesinde ise 100 numarada yer aldı. 12 Mart 2012'de beşinci klip \"Bulmaca\", 8 Mayıs 2012'de son klip \"Soyadımsın\" yayımlandı. \"Soyadımsın\" klibinde Boz'a eşlik edenler, bir yarışma sonucunda seçildi.\nYapım görevlileri, \"Aşklarım Büyük Benden\" albüm kitapçığından alınmıştır.\n\n\nTemenye Höyüğü\nTemenye Höyük, İstanbul İli Pendik ilçe merkezinin kabaca 1,5 km. doğusunda, günümüzde Borusan Fabrikası ve SSK Hastanesi bahçesi altında bulunan bir höyüktür. Tepe, Marmara Denizi kıyısında, Temenye Burnu'nun doğusundadır. Oval biçimli, oldukça yayvan bir yükseltidir. Çanak çömlek buluntularına bakılarak 280 x 180 metre boyutlarında olduğu düşünülmektedir. Birçok arkeolojik metinde Pendik Höyük olarak geçmektedir.\nHöyükte Türk Tarih Kurumu adına Şevket Aziz Kansu başkanlığında 1961 yılında 4 küçük sondajdan oluşan bir kazı çalışması yapılmıştır. İlerleyen zamanda, Pendik Höyüğü'nün en derin kültür dolgusunun olduğu tepe bölgesi, buradan geçen demiryolu tarafından tümüyle tahrip edilmiştir. Güneybatısı bir fabrika (Borusan Fabrikası), güneydoğusu ise söz konusu fabrikanın spor tesisi tarafından aynı sonuca uğratılmıştır. Demiryolu yarmasının kuzeyi ise tarım yapılan bir sahadır. Ancak 1980'li yıllara doğru parsellenmiş ve inşaata açılmıştır. Kısa süre sonra bir yapı kooperatifinin inşaatı başlamış ve bir hastane yapımı hazırlıklarına girişilmiştir. Bu durumun öğrenilmesi üzerinde acil olarak bir kurtarma kazısı başlatılmıştır. Kültür Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü adına, Edibe Uzunoğlu başkanlığında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Prehistorya Kürsüsü üyelerinden oluşan bir ekiple kazı çalışmalarına başlanmıştır.\nMimari yapı olarak oval ve dairesel planlı çukurlar ortaya çıkarılmıştır. Zemin toprağında 3-6 metre çapında ve 50–80 cm. derinlikteki çukurların tabanı bazılarında iri yassı taşlarla, bazılarında ise çakıl taşlarıyla döşenmiştir. Bunun üzerinde ahşap bir zemin ve onun da üzerine taban sıvası atıldığı düşünülmektedir. Çukurun dış kenarlarına ise, zemine gömülmeden kalın ağaç gövdelerle çatı oluşturulmuştur. Bu ağaç gövdelerini arası bir çit gibi örülmüş ve ardından çamurla sıvanmıştır. Kazılan iki kulübede taban altında büzülmüş durumda iki yetişkin gömü bulunmuştur.\nFikirtepe Höyüğü'yle karşılaştırıldığında oldukça bol kemik ve boynuz alet bulunmuştur. Yontma taş aletler çoğunlukla çakmak taşından yapılmış olup diğerleri obsidiyendir. Fikirtepe Kültürü'ne dahil diğer çağdaş yerleşmelerdeki gibi Epipaleolitik taş alet geleneğinin bu yerleşmede de sürdüğü görülmektedir.\nHöyük, ele geçen tüm buluntularıyla Fikirtepe Kültürü'nü temsil etmektedir. Ancak Fikirtepe Kültürü ile ilgili buluntuların elde edilebileceği Erenköy, Tuzla ve Göztepe yerleşmeleri tahrip olduğundan geriye sadece Pendik Höyük kalmıştır.\nPendik'te Marmaray çalışmaları sırasında Temenye Höyüğüne ait kalıntılar gün ışığına çıktı. Kaynarca SGK Hastanesi yakınlarında kazı çalışmaları başlatıldı.\n\n\nMoore Elektrik Mühendisliği Okulu\nPensilvanya Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Okulu Alfred Fitler Moore'un bağışları sonucu 4 Haziran 1923'te kurulmuştur.İlk dekanı Harold Pender oldu.\nMoore Okulu bilgisayar endüstrisinin doğum yeri olarak bilinir:\n\n\nSonlu farklar yöntemi\nSonlu farklar yöntemi bir sayısal yöntemdir. Sonlu fark denklemlerinden faydalanır. Bu denklemler ile diferansiyel denklemlerin analitik çözümlerine yaklaşılır.\n\"n\"!, \"n\"'nin faktöriyelini ve \"R\"(\"x\") de n. dereceden Taylor polinomu ile asıl fonksiyonun değerleri arasındaki farkı gösteren kalan terimidir. Örnek olarak \"f\" fonksiyonunun ilk türevini ele alırsak,\nx yerine a ve (x-a) yerine h yazarsak,\nTüm terimleri \"h\" ile bölersek,\n\"f'(a)\"'y覺 yaln覺z b覺rak覺rsak,\nKalan terim formula_6 göreceli olarak ufak olduğu için aşağıdaki yaklaşıma ulaşırız:\nYöntemin oluşturduğu hata, söz konusu denklemin gerçek analitik çözümü ile bu gerçek çözüme yapılan yaklaşma (yaklaşık olarak eşit) arasındaki farka eşittir. Sonlu farklar yöntemindeki temel iki hata: yuvarlama hatası ve kesme hatasıdır. Yuvarlama hatası, bilgisayarın ondalık değerleri bir basamaktan sonra yukarı yuvarlamasından oluşur. Yuvarlama hatasına kesinliğin azalması da denebilir. Kesme hatası da, sonlu fark denkleminin gerçek çözümü ile gerçek çözüme yapılan yaklaşım arasındaki farka eşittir (Burada, yuvarlama hatası sıfır kabul edilir.)\nSonlu farklar yöntemini bir problemi çözmede kullanmak için, önce problemin tanım kümesini ayrıklaştırmak gerekir. Ayrıklaştırma, genelde, tanım kümesini eşit parçalara bölerek yapılır (bir örnek için sağdaki resim).\n\n\nJeremy Allen White\nJeremy Allen White (17 Şubat 1991, Brooklyn), Amerikalı oyuncu.\nŞu sıralar \"Shameless\" isimli ABD dizisinde Phillip \"Lip\" Gallagher karakterini canlandırmaktadır. Jeremy Allen \"Shameless\" dizisine hem Ian hem de Lip karakterleri için seçmelere girmiştir fakat \"Lip\" karakterine seçilmiştir. Dizideki rol arkadaşı olan \"Emma Greenwell\" ile beraberlik yaşamıştır.\n\n\nNigel Martyn\nAntony Nigel Martyn (d. 11 Ağustos 1966, St Austell), İngiliz eski millî kaleci. Kariyeri boyunca 600'ün üzerinde maça çıkmıştır. İngiltere formasını 23 kez giymiş ve o formayla tam dört turnuvada mücadele etmiştir. IFFHS tarafından 21. yüzyılın en iyi 62. kalecisi seçilmiştir.\n1987 yılında Bristol Rovers takımında profesyonel olan Martyn, iki yıl orada kalecilik yaptıktan sonra 1989 yılında Crystal Palace takımına 1 milyon £ karşılığında transfer oldu. İlk sezonunda takımıyla FA Cup'ta final yaşayan Martyn, o finalde yer aldı ancak 3-3 ve 1-0'lık sonuçlarla Manchester United şampiyon oldu. Crystal Palace 1993-94 sezonunda Football League First Division şampiyonu oldu ve Premier League'ye yükseldi. 2005 yılında Crystal Palace taraftarları tarafından tarihin en iyi 11'i arasında yer aldı. Martyn, 1996 yılında Leeds United'a 2.5 milyon £ karşılığında transfer oldu ve kulüp tarihinde en pahalı kaleci transferi olarak tarihe geçti. Martyn, Leeds United forması altındaki ilk maçına 17 Ağustos 1996 tarihinde 3-3 biten maçta Derby County karşısında çıktı. Leeds United, Martyn'in oynadığı dönemlerde 1999-2000 sezonunda UEFA Kupası'nda yarı final, 2000-01 sezonunda ise UEFA Şampiyonlar Ligi'nde yarı final yaşadı. Leeds United'da oynadığı dönemde hemen hemen bütün maçlarda yer alan Martyn, 1 Eylül 2003 tarihinde Everton'a transfer oldu. Martyn, Everton forması altındaki ilk maçına 13 Eylül 2003 tarihinde 2-2 biten maçta Newcastle United karşısında maçın 25. dakikasında Richard Wright'ın yerine oyuna girerek çıktı. Martyn, Ocak 2006'da ayak bileğinden bir sakatlık geçirdi ve o sakatlığı da sezon sonunda da geçmeyince Martyn, 8 Haziran 2006 tarihinde futbolu bıraktığını açıkladı.\nİngiltere'nin çeşitli yaş takımlarında forma giyen Martyn, A takım formasını ise ilk kez 29 Nisan 1992 tarihinde 2-2 biten maçta BDT karşısında giydi. Martyn, Crystal Palace'daki başarısıyla 1992 Avrupa Futbol Şampiyonası'nın İngiltere kadrosunda kendine yer buldu ancak o turnuvada forma giymedi. 1998 FIFA Dünya Kupası'na da çağrılan Martyn, o turnuvada da forma giymedi. 2000 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda da kendine yer buldu ve bu sefer 20 Haziran 2000 tarihinde 3-2 kaybettikleri Romanya maçında ilk kez bir turnuvada forma giydi. Martyn, millî formayı son kez 26 Mayıs 2002 tarihinde 2-2 biten maçta Kamerun karşısında giydi. 2002 FIFA Dünya Kupası'na da çağrılan Martyn, o turnuvada da forma giymedi. Bu turnuva Martyn'in katıldığı son turnuva oldu. Martyn, İngiltere formasını 23 kez giyme başarısı gösterdi.\nMartyn, Mart 2007'de Bradford City takımının kaleci antrenörlüğüne getirildi. 2010 yılında ise görevinden ayrıldı.\n\n\nThe Runaways\nThe Runaways, tamamen kadın üyelerden oluşan, 70'lerin son yarısında etkin olmuş müzik grubu. Dört albümlük stüdyo kayıt geçmişi var. En bilindik şarkıları \"Cherry Bomb\", \"Queens of Noise\", \"Neon Angels on the Road to Ruin\", \"California Paradise\", \"Dead End Justice\" ve \"The Velvet Underground\" albümünün kapak şarkısı olan \"Rock & Roll\".\nThe Runaways 1975'in sonlarına doğru baterist Sandy West ve ritim gitarda Joan Jett olmak üzere kendilerini yapımcı Kim Fowley'e sunuyorlar. Fowley kızlara gruba üye bulmada yardımcı oluyor. Fowley sonraları şu ifadelerde bulunuyor; \"The Runaways'ı ben kurmadım, bir fikrim vardı, onların da fikirleri vardı, toplandık, insanlar sevdi.\" Grubun baş gitaristi Lita Ford sonradan katıldı.\n\n\nÇankaya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi\nÇankaya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, 1997 yılında Ankara'da kurulmuştur. Fakültedeki tüm bölümlerin eğitim dili İngilizcedir. Çankaya Üniversitesi'nin Turkuaz kampüsünde eğitim vermektedir.\nFakültenin dekanı Prof. Dr. Billur Kaymakçalan'dır.\nFakültenin ilk açılan bölümlerinden birisidir. Bölüm başkanı Prof. Dr. Aysu Aryel Erden'dir. Turkuaz Kampüsü'nde faaliyetlerini sürdürmektedir.\nFakültenin ilk açılan bölümlerinden birisidir. Bölüm başkanı Prof. Dr. Billur Kaymakçalan 'dır. Turkuaz Kampüsü'nde faaliyetlerini sürdürmektedir.\n2013 yılında bölümün lisans eğitimi yeni öğrenci alımına kapatılmıştır. Yüksek lisans öğrenci alımı devam etmektedir.\nFakültenin ilk açılan bölümlerinden birisidir. Bölüm başkanı Doç. Dr. Ertuğrul Koç'tur. Turkuaz Kampüsü'nde faaliyetlerini sürdürmektedir.\nFakültenin yeni bölümlerindendir. Bölüm başkanı Yardımcı Doç. Dr. Aslı Göncü'dür. Turkuaz Kampüsü'nde faaliyetlerini sürdürmektedir.\n\n\nKars ili genel seçim sonuçları\nKars İli, 1920'den beri Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) temsil edilmektedir. TBMM'de 3 milletvekilliği ile temsil edilen Kars İli'nde tek seçim bölgesi vardır.\n12 Haziran 2011 Genel Seçimleri Kars İli sonuçlar;\n\n\nNijerya millî basketbol takımı\nNijerya millî basketbol takımı, Nijerya'yı uluslararası turnuva ve maçlarda temsil eden basketbol takımıdır. Takımı koç Ayo Bakare çalıştırmaktadır.\nBaşantrenör: Sanni Ahmed\n\n\nVestfold\nVestfold (Norveççe:\"Vestfold fylke\") Norveç'in batısında yer alan bir eyalettir. Kuzey ve kuzey batısında Buskerud, batısında Telemark ile sınırdır. 2225 kilometre karelik alanında çeyrek milyonun üstünde nüfus barındırmaktadır. Kilometre kareye 103 kişi ile nüfus yoğunluğunda, ülke eyaletlerinin, üçüncü sırasında yer almaktadır. Vestfold'da Larvik, Sandefjord, Tønsberg, Horten, Holmestrand ve Svelvik olmak üzere beş şehir vardır. Toplamda on dört belediyeden oluşmaktadır. Şehirler kıyı şeridinde yer almaktadır. Eyaletin ticaret alanında en gelişkin kenti Tønsberg merkezidir.\nVestfold, İskandinav Viking Çağı'nda bir güç merkezi olmuştur. 10. yüzyılda yerel beylikler burada kendi krallıklarını kurmuşlardır. Borre mezar höyükleri (Borrehaugene), eski çağlara ait önemli keşifleri ile Norveç'in ilk milli parkı ve İskandinavya'nın en büyük Viking mezarlığıdır.\nKuruluş tarihi 871 yılı olarak belirtilen “Tønsberg” Norveç'in en eski şehridir. “Kral Håkon Håkonsson” 1100'lü yıllarda “Slottsfjellet”de büyük bir kale (\"The Castle Hill\") inşa etmiştir. Ayrıca Vestfold'un olduğu bölge, 600'lü yıllarda Oslo Fiyordu'nun ekonomik ve politik merkezi olmuştur. Fiyort içinde ve dışında nakliye açısından Borre stratejik açıdan önemli bir konumda olmuştur. Viking egemenliğindeki Oslo Fiyordu'nun batı bölgesinde, Larvik, ticaret merkezi olmuştur. Vestfold Viking gemileri yaygın olarak bilinmektedir. Oseberg gemisi 1904 yılında Tønsberg'da, “Gokstad gemisi” 1880 yılında Sandefjord'da keşfedilmiştir. Gemi şu anda Oslo'daki müzede sergilenmektedir.\n1821 yılında \"Jarlsberg og Larvik Amt.(valiliği)\" olarak eski iki şehir olan Jarlsberg ve Larvik dahilinde kurulmuştur. 1919 yılından sonra \"Vestfold\" olarak adlandırılmıştır.\nEyaletin arması 30 Ocak 1970 tarihinde resmen onaylanmıştır. Kırmızı fonun üstünde altın sarısı kraliyet tacından oluşmaktadır. Tac, Vestfold'un 9. yüzyılda bir krallık oluşunu simgelemektedir. Taç, 14. yüzyılda “Kral Håkon V Magnusson”un bir mührünün üzerindeki gibi bir ortaçağ tacı olarak şekillendirilmiştir.\nHakim rüzgâr yaz aylarında güney-batı, kışın kuzeyden doğuya eser. Yazları oldukça güçlü ve sık sık dış bölgelerin etkisiyle fırtına oluşmaktadır. Şubat ayında,en soğuk ayda, ortalama sıcaklık sahilde -1 °C, iç bölgelerde yaklaşık ortalama sıcaklık -5 °C'dir. Temmuz ayında ortalama sıcaklık 16-17 °C'dir. Yıllık yağış miktarı sahil kesiminde 700 mm., iç bölgelerde 1200 mm.'dir. İlkbahar ve yaz başlarında az yağış varken genellikle maksimum yağış yaz sonunda düşmektedir. Kıyı ve takımadalarda, çoğunlukla bahar aylarında % 3-5 sıklığında sis oluşmaktadır.\nVestfold'da çeşitli işletmeler ve endüstriler vardır. Bölgesel olarak; Larvik taşocakçılığı sektöründe , Sandefjord işleme sanayinde, Tonsberg gıda sanayi ve petrol rafinerisinde, Holmestrand, Horten elektronik şirketlerinde ve alüminyum sektöründe önemlidir.\nToprakları, iklimi ve topografyası tarıma çok uygundur. Üretken alanlar geniş yer kaplamaktadır. İlçenin arazilerinin %20'si tarım arazileri olup, %56'sında verimli ormanlar vardır. Vestfold'da sebzecilik çok gelişmiştir. Çoğunlukla patates, meyve ve çilek üretimi yapılmaktadır.\nVestfold'un yerleşim birimi haline gelmesi çok eski tarihlere dayanmaktadır. Arkeolojik kazılar ve bulgular antik döneme dair bilgiler sunmuştur. Eyaletin bugünkü yerleşim yoğunluğu kıyılarında daha sıktır. Oslo ve Akershus'dan sonra ülkenin en yoğun üçüncü yerleşim birimidir. İkinci dünya savaşından sonra sürekli artan bir nüfusa sahip olmuştur. En yoğun nüfuslu şehirleri Sandefjord, Tønsberg, Larvik ve Horten'dir. \nVestfold 14 belediyeye ayrılmıştır: \n\n\nAustin ve Ally\nAustin ve Ally (Özgün adı: \"Austin & Ally\") bir Disney Channel orijinal dizisidir. Dizi ABD'de 4 Aralık 2011'de, Türkiye'de 28 Nisan 2012'de başladı. Ondan önce dizinin ön gösterimi ABD'de 2 Aralık 2011, Türkiye'de 10 Mart 2012 idi. Dizinin ilk sezon final bölümü ABD'de 9 Eylül 2012'de yayınlanmıştır. 2. Sezon ABD'de 7 Ekim 2012'de başlamıştır.\nDizi'de şarkı sözü yazan Ally ile rock yapan Austin'in hikâyelerinin birleşmesiyle gerçekleşir. Ally'nin babası müzik market işletmektedir. Austin ile Ally bu dükkanda karşılaşır. Ally şarkı sözü yazarken Austin onun odasına girer. Austin'in beynine bu şarkı kazınmıştır. Bu şarkının Ally'nin şarkısı olduğunu bilmeden çalar ve bu şarkıya video çeker. Bu şekilde bir gecede ünlü olan Austin'e Ally çok kızmıştır. Ama daha sonradan aşık olurlar ve maceraları arkadaşları Dez ve Trish ile birlikte devam eder.\n\n\nİhbar tazminatı\nİhbar tazminatı, işçinin işten haber verilmeksizin veya ihbar süresi bitiminden önce çıkarılması durumunda işveren tarafından işçiye ödenmesi gereken tazminat.\nBu durumun tam tersi de geçerlidir. Yani işçinin kanunda belirtilen süreler dahilinde haber vermeden işi bırakması durumunda işverene ihbar tazminatı ödemesi söz konusu olacaktır.\nMADDE 17. - Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir\nİş sözleşmeleri;\na) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra,\nb) İşi altı aydan birbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra,\nc) İşi birbuçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra,\nd) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra,\nFeshedilmiş sayılır.\nBu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir.\nBildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır.\nİşveren bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir.\nİşverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi feshetmesi, bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddesi hükümlerinin uygulanmasına engel olmaz. 18 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddelerinin uygulanma alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması ayrıca dördüncü fıkra uyarınca tazminat ödenmesini gerektirir.\nBu maddeye göre ödenecek tazminatlar ile bildirim sürelerine ait peşin ödenecek ücretin hesabında 32 nci maddenin birinci fıkrasında yazılan ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve Kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur.\nİhbar tazminatı işçinin çalıştığı yıl süresine bağlı olan ihbar süresi kullanılarak hesaplanır..\n\n\nIrmak TV\nIrmak TV, kültür ve din temalı yayın yapan televizyon kanalı. 30 Mart 2012 tarihinde test yayını başlayan kanal, 21 Mart 2013'te kurulmuştur. Irmak Televizyonu Genel Yayın Müdürü Süleyman Sargın'dır. Radyo Cihan kardeş yayın organıdır.\nKanalda Fethullah Gülen'in yanı sıra çeşitli kişilere ait sohbet, Kur'an-ı Kerim, dua, kadın ve çocuk, kültür ve sanat programları mevcuttu.\nDigiturk platformu üzerindeki yayınları 08 Ekim 2015 tarihinde sonlandırılmıştır. 15 Kasım 2015 tarihinde Türksat uydusundan kaldırılan kanal, Hotbird uydusu üzerinden yayın yapmaktaydı. 4 Mart 2016 tarihinde televizyona kayyım atanmıştır ve kayyım tarafından yayını kesilmiştir. Frekanstan Mefkûre TV yayın başlamıştır. Böylece Irmak TV isim değişikliği dışında aynı yayın şekliyle yayınını sürdürmüştür.\nKanal, 2016 Türkiye askerî darbe girişimi sonrasında çıkartılan OHAL yasası kapsamında kapatılmıştır.\n\n\nPierre Bouvier\nPierre Charles Bouvier (d. 9 Mayıs 1979), Fransız-Kanadalı müzisyen, pop punk grubu Simple Plan'ın en çok bilinen elemanı.\n13 yaşında, arkadaşı Chuck Comeau ile punk rock grubu Reset'e dahil oldu ve grubun basçısı ve vokalisti oldu. Fakat Reset'te olmaktan mutlu değildi. 1999 yılında gruptan ayrıldı. 1 yıl sonra da Chuck Comeau gruptan ayrıldı. Daha sonra grup arkadaşı David Desrosiers ile basçı/vokalist olarak gruba tekrar dahil oldu, Sugar Ray konserinde Chuck Comeau ile yeniden tanıştı ve eski okul arkadaşları Jeff Stinco ve Sébastien Lefebvre ile Simple Plan'i kurdu. Daha sonraDavid Desrosiers'da Reset'ten ayrıldı ve yeni gruba katıldı.\nChuck Comeau ve Patrick Langlois Role Model Clothing'in eş sahibidir. Aynı zamanda MTV reality showu Damage Control'e ev sahipliği yaptı.\n\n\nPhilippe Villiers de L'Isle-Adam\nPhilippe Villiers de L'Isle-Adam (1464, Beauvais - 21 Ağustos 1534, Malta), Hospitalier Şövalyeleri‎'nin üyesi olan, 1521 yılında ise 44. Büyük Usta seçilerek şövalyelerin liderliği unvanını 1534'teki ölümüne kadar taşıyan şövalye.\n1464 yılında, günümüzde Fransa'nın sınırları içerisinde yer alan Beauvais şehrinde doğdu. Osmanlı korsan Kurdoğlu Muslihiddin Reis'in saldırılarından kaçarak, mühimmat ve şövalyelerle birlikte Rodos'a yerleşti. 21 Ocak 1521 tarihinde, Rodos'taki Hospitalier Şövalyeleri‎'nin 44. Büyük Ustası seçilerek şövalyelerin lideri oldu.\n1522'de, Osmanlı İmparatorluğu Padişahı I. Süleyman tarafından yapılan Rodos Kuşatması sırasında, adadaki yaklaşık 7.500 kişinin lideri konumundaydı. 5 ay 28 gün süren kuşatma sonucunda, 22 Aralık 1522 günü teslim olma koşullarını kabul ederek adanın hakimiyetini Osmanlı İmparatorluğu'na bıraktı. Bu şartlara göre şövalyeler, 12 gün içerisinde adayı terk edecek, yanlarına istedikleri mühimmat ve değerli eşyaları alabileceklerdi. Philippe Villiers de L'Isle-Adam liderliğindeki şövalye ve askerler, 1 Ocak 1523 günü gemilerle Girit'e doğru hareket ettiler. İlerleyen yıllarda şövalyelerle birlikte sırasıyla Messina, Viterbo ve Nice şehirlerinde yaşamını sürdürdü. 1530 yılında Kutsal Roma Cermen İmparatoru V. Karl, Malta ve Gozo adaları ile Kuzey Afrika'daki liman şehri Trablus'u şövalyelere bağışladı. Bu tarihten sonra şövalyeler, Malta Şövalyeleri olarak anılmaya başladı. Philippe Villiers de L'Isle-Adam ise, 21 Ağustos 1534'teki vefatına kadar Büyük Usta olarak şövalyelerin liderliği üstlendi.\n\n\nUzunköprüspor\nUzunköprüspor, Türkiye'nin Edirne ilinin Uzunköprü ilçesi merkezli futbol kulübü. 1970 yılında sarı-yeşil renklerle kuruldu.\n1984-1985 sezonunda 3. Ligde mücadele etmeye başladı. 1987-88 sezonunda 2. Lige (Şu anki 1. Lig) yükselmesine rağmen 1995-96 sezonunda profesyonel statüyü kaybetmiş ve hatta bir ara Edirne 1. Amatör Lige kadar düşmüştür. Uzunköprüspor 2015-2016 Sezonunda Edirne Süper Amatör Ligi'ni şampiyon bitirerek 2016-17 sezonunda Bölgesel Amatör Lig'de mücadele etmeye hak kazanmıştır.\n1988-1989\n1984-1988, 1989-1996\n2016-\n1970-1984, 1996-2016\nÅžampiyonluk (1) : 1987-1988\n\n\nVoyvodina bayrağı\nVoyvodina bayrağı, Voyvodina bayrağının üstündü kırmızı bir şerit, arka planı koyu mavi ve ortasında üç sarı yıldızdan oluşmaktadır.\n\n\nPrijedor\nPrijedor (Sırp Kiril alfabesi : Приједор, ) Bosna-Hersek'in Kuzeybatısı'nda yer alan ve yaklaşık toplam nüfusu 110.000 olan bir şehirdir. Prijedor, Bosna-Hersek'e bağlı Sırp Cumhuriyeti'nde ve Bosanska Krajina Bölgesi'nde yer almaktadır.\nPrijedor, Sırp Cumhuriyeti'nin en büyük ikinci, Bosna-Hersek'in ise altıncı şehridir. Şehrin ana ekomomik kaynakları arasında çok çeşitli sektörlerde endüstriyel ürünler, işçilik ve eğitim bulunmaktadır. Şehrin coğrafi konum olarak Avrupa'nın önemli başkentlerine yakın olmasından dolayı endüstriyel ve ticari olarak önemli bir hub konumundadır.\nŞehirde Katolik, Ortodoks ve İslami kültür bir arada yaşamaktadır. Gerek Osmanlı dönemine ait, gerekse Avusturya-Macaristan dönemine ait yapılar kentin silüteini oluşturur. Şehir 2006-2009 yılları arasında büyük bir restorasyon geçirmiştir.\nPrijedor, 1992-1995 yılları arasında Bosna Savaşı döneminde şehirdeki Sırp olmayan halk üzerine uygulanan etnik temizlik ve toplama kampı benzeri sistem oluşturulması ile kötü bir dönem geçirmiştir.\nTarihi kalıntılara göre şehrin geçmişi Antik Roma'ya kadar gitmektedir. Bölgede demir işleme aletlerin arkeolojik olarak çıkmış ve Ljubija'da da Roma Dönemi'ne ait kalıntılar bulunmuştur. Bir rivayete göre Sana Nehri'nin ismi de Romalılar'dan gelmektedir. Ayrıca Zecovi'de İlliryalılar'a ait mezar bulunmuştur. Prijedor ismi ile kez II. Viyana Kuşatması sırasında Kont Adam Bacani'nin mektuplarında geçmektedir.\nII. Dünya Savaşı sırasında, çoğunluğu Sırp olmak üzere şehirdeki sivil halk, Ustaşalar ve Nazi Almanyası Wehrmacht tarafından öldürülmüştür.\nBosna Savaşı sırasında, Sırplar Mayıs 1992'den itibaren Prijedor'a girmiştir. Şehirdeki Müslüman halka ve Hırvat sivillere karşı etnik temizlik başlamıştır. Şehir yakınlarında Omarska, Keraterm ve Trnopolje'de toplama kampları kurulmuştur. Prijedor ve çevresinde 3.300 Hırvat ve Boşnak öldürülmüştür.\nPrijedor şehri, Bosna-Hersek'in Kuzeybatısı'nda, Sana Nehri ve Gomjenica Nehri kıyılarında ve Kozara Dağı'nın Güneybatı tepelerine kurulmuştur. Toplam belediye yüzölçümü 'dür. Şehir 44°58'39\" K ve 16°42'29\" D koordinatlarında ve 133 m (436 feet) rakımdadır.\nŞehir, Bosna-Hersek'e bağlı Bosanska Krajina Bölgesinin tarihi ve kültürel yapısını taşır.\nPrijedor, Sana Nehri ve onun Kozara Dağı'nın güneybatı tepelerinden geçen kollarından kaynaklı alüvyon zemin üzerindedir.\n1910 yılında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu dönüminde yapılan nüfus sayımı sonucu Prijedor'un halkının %59.08'i Ortodoks Hristiyan Sırp'tır. Boşnak halkı büyük oranda Osmanlı Dönemi sonrası Avusturya-Macaristan yönetimi altında göç etmiş, bu sayede Sırp halkı çoğunluk durumunda geçmiştir.\nBu yıllarda yapılan sayımlar sonucu, Prijedor nüfus durumu:\n1991 yılında Prijedor, 112.543 kişi ile Bosna-Hersek'teki en kalabalık altıncı şehirdir.\nPrijedor şehrinin merkezinde ise 1991 yılında 34.635 kişi yaşamaktaydı:\nNot: Günümüzde tüm Müslüman halk Boşnak olarak adlandırılmaktadır.\nŞehir yönetiminin 2008-2013 yılları için hazırlardığı stratejik rapora göre Prijedor'da 100.000 civarında kişi yaşamaktadır. Prijedor savaş sonrası en çok geri göç alan şehirler arasında yer almaktadır. Yine aynı rapora göre, Prijedor Belediyesi'nin aldığı geri göç 24.997'dir. Bunun 22.809'u Boşnak ve 2.188'i ise Hırvat'tır.\nToplam nüfusun %48'i kentsel, %52'si ise kırsal bölgede yaşamaktadır. Etnik kökene göre tahmini nüfuslar ise günümüzde:\nBu raporun dışında bazı kaynaklar ise Prijedor'un tahmin edilenden daha çok nüfusa sahip olduğunu ve %70 kentsel oran ile nüfusun 130.000'e yaklaştığını iddia etmektedir. Gelişen ekonomik aktiviteler, eğitim olanakları ve geri dönen Boşnak ve Hırvat halkı ile şehre yönelimin yoğunlaştırdığı ileri sürülmektedir. Prijedor'da Bosna-Hersek'in diğer bölgelerinden 1.300 civarında öğrenci eğitimini sürdürmektedir.\nPrijedor, aşağıdaki şehirler ile kardeş şehir statüsündedir:\nPartner ÅŸehirler :\n\n\nMercè Rodoreda\nMercè Rodoreda i Gurguí ( d. 10 Ekim 1908 Barselona, Katalonya - ö. 13 Nisan 1983 Girona, Katalonya ) İspanya'nın özerk bölgesi olan, Katalonya'da Katalanca savaş sonrası yoğunluk konularında romanları ile lirizme önemli eserler katan, Katalan romancı.\n1962 yılında yayımlanan \"La plaça del diamant\" (Time of the Doves) isimli romanı yaklaşık 20 dile çevrilmiş ve 1982 yılında aynı isimle sinemaya aktarılarak filmi yapılmıştır.\n\n\nToyota Tundra\nToyota Tundra, Toyota tarafından Mayıs 1999'dan beri üretilen tam boyutlu kamyonet. Tundra, üretildiği yılın sonunda \"Kuzey Amerika'da Yılın Kamyonu\" ödülüne aday gösterilmiş; ayrıca 2000 ve 2008 yıllarında Motor Trend dergisi tarafından \"Yılın Kamyonu\" ödülünü kazanmıştır.\nV8 motora sahip olan Tundra, Toyota T100 ve Toyota Tacoma ile benzerlik taşımaktadır.\n\n\nPoint Blank (2008 video oyunu)\nPoint Blank, Güney Koreli oyun şirketi Zepetto tarafından geliştirilen ve 2008 yılında yayınlanan çevrimiçi birinci şahıs nişancı tarzı oyundur.\nOyun CT-Force ve Free Rebels arasındaki var olan savaş üzerine kurgulanmıştır. \nOyunda rütbe sistemi vardır \"Askeri öğrenci\" rütbesi ile başlanır ve en yüksek rütbe \"Mareşal\"'dir. Maç yaptıkça Tecrübe puanı ve oyun puanı kazanılır. Oyunda bazı özel eşyaları ve silahları satın almak için gerçek para ile satın alabileceğimiz oyun parası kullanılmaktadır. Oyunda 11 farklı mod ve birçok harita bulunur. Point Blank'ın sunucusu olduğu ülkelerde anlaşma nedeniyle diğer sunuculara giriş engellidir.\nCT Force polis ekibi Free Rebels isyancılarına karşı ülkeyi savunurlar. Takımda 3 kadın, 2 erkek karakter vardır.\nErkek karakterler;\nKadın karakterler;\nAyrılıkçı terör örgütüdür. Hükümete karşı isyan çıkarır ve polisler ile mücadele eder. Takımda 3 kadın, 2 erkek karater vardır.Ayrıca bazı modlarda bomba da kurabilirler.\nErkek karakterler;\nKadın karakterler;\nTDM oyuncuların belli bir raund sınırlaması olmadan her ölüşünde yeniden canlanarak birbirlerine karşı üstünlük sağlamaya çalışmasına dayalı bir oyun modudur. Belirtilen zaman bitene kadar veya belirtilen \"kill\" sayısına ulaşılana kadar oyun devam eder. Oyun süresince öldürdüğünüz düşman sayısı değerlidir. Hiçbir yükümlülük olmadan sadece tek bir hedefe kilitlenmek isteyen oyuncular için ideal bir oyun modudur.\nİmha görevi oyuncuların karşı takımdaki rakiplerinin tamamını elimine etmesine dayalı bir oyun modudur. İmha görevindeki asıl amaç bütün düşman güçlerini yok etmektir. Her oyun önceden belirlenen raund kadar sürer. Her bir raund gene önceden belirlenen süre kadar oynanır. Toplam belirtilen raund sayısına ulaşan takım oyunun galibi sayılır. Takım oyunu ve haberleşmenin etkili olduğu bir oyun modudur.\nBomba görevi isyankarların CT güçlerine karşı saldırısını konu alan bir oyun modudur. Bomba görevinde Free Rebels güçleri haritada belirlenen noktalara bomba yerleştirmeye çalışmaktadır. CT güçleri ise önceden belirlenmiş bomba kurulabilecek alanları korumakla yükümlüdür. Strateji ve takım oyununa dayalı bir mod olan bomba görevinde, süresi önceden belirlenmiş raund sayısına ulaşan takım oyunun galibi olur.\nYok etme görevinde her iki takımın koruması gereken kendi takımına ait bir tane hedef vardır. Amaç hem kendi hedefini korumak aynı zamanda da düşmanın hedefini yok etmektir. Round sistemi vardır ve round her iki takımdan birinin hedefi yok etmesiyle round sona erer. Belirlenen rounda ulaşan takım oyunu kazanır.\nDefans görevinde, Free Rebels'ler CT-FORCE ait tanklara sabotaj yapar ve CT-FORCE ise sabotajı engellemeye çalışır. Round sistemi vardır ve round iki tankından sabote edilmesiyle biter. Oyun sonunda belirlenmiş rounda ulaşan takım oyunu kazanır.\nBu modda bütün silahlar kapalıdır. Oyuncular yumruklarını veya muşta silahını kullabilirler. Modda round sınırlaması yoktur. Süre bitene kadar ya da belirlenen puana ulaşılana kadar sürer. Puan limitine ilk ulaşan takım oyunu kazanır.\nBu modda 5 dakika boyunca bir takım dinozor diğer takım ise insan olarak savaşır. Amaç koridorları tutmak ve insan ise dinozorların bölgesindeki portallara kaçmak, dinozor ise kaçan insanları durdurmaktır. 5 dakika sonunda iki takım yer değiştirir. Round sınırlaması yoktur. 10 dakika sonra hangi takımın puanı yüksekse oyunu o takım kazanır.\nBelirli bir süreye veya puan limitine ulaşınca puanı yüksek olan takımın kazandığı moddur. Bu modda can yoktur. Tek kurşun yediğiniz anda ölürsünüz. Amaç hiç hasar almadan öldürebildiğiniz kadar adam öldürmektir. Sis bombası veya yüksekten atlama gibi durumlarda ölmezsiniz. Oyun sonundaki skorunuz Kill/Death(KD) ve HeadShot(HS) istatistiklerinize işlemez. Ama yaptığınız görevler geçerlidir.\nBu modda rakibi öldürmek için kafasından vurmanız gerekmektedir. Kafa dışında bir yerinden vurursanız sadece 1 canı gider ve sonrasındakiler işlemez. Ama bıçakla her vuruşta 1 can alabilir. Böyle öldürmek çok zor olacağından mecburen kafaya isabet almanız gerekir. Belirli bir süreye veya puan limitine ulaşınca puanı yüksek olan takım kazanır. Oyun sonundaki skorunuz Kill/Death(KD) ve HeadShot(HS) istatistiklerinize işlemez. Ama yaptığınız görevler geçerlidir.\nPoint Blank, ABD'de SG Interactive taraf覺ndan Piercing Blow ad覺yla yay覺nlanmaktad覺r.\n\n\nToyota Matrix\nToyota Matrix veya Toyota Corolla Matrix, Toyota tarafından 2002 yılından beri üretilen alt orta sınıf hatchback otomobil. Kanada'da üretilen Matrix, ABD, Kanada ve Meksika'da satılmaktadır.\nBu otomobilin Toyota tarafından üretileni \"Toyota Matrix\", General Motors tarafından üretileni \"Pontiac Vibe\" adını taşımaktadır.\n\n\nMacy's\nMacys, Amerikalı departmanlı mağaza zinciri. 30 Ocak 2010 itibarıyla New York City'nin Herald Meydanı'ndaki amiral mağazasının yanı sıra tüm ABD çapında şirketin işlettiği 800'den fazla mağazası vardır. Ayrıca 300'den fazla mağazasında tüketici elektroniği ürünlerini satan eSpot ZoomShops büfeleri vardır.\nHem popüler kültüründeki nişi hem de ürünlerinin çeşitliliği için tanınan Macy's; Belk, Bon-Ton, Dillard's, Nordstrom, Neiman Marcus ve Saks Fifth Avenue gibi diğer departmanlı mağaza zincirleri ile rekabet eder.\n1924'ten New York City'deki senevî Macy's Thanksgiving Day Parade (\"Macy's Şükran Günü Geçit Töreni\")'i düzenlemiş ve 1976'dan beri kentteki senevî 4 Temmuz havaî fişek gösterisinin sponsorluğunu yapmıştır.\nDünyanın en büyük departmanlı mağazası olarak reklam edilmesine rağmen Güney Kore Busan kentindeki Shinsegae, bu bakımdan Macy's'in amiral mağazasının yerini almıştır. Guinness Dünya Rekorlar Kitabı'na göre Shinsegae'nin 509.810 metre karelik alanı Macy's'inkinden neredeyse iki kat daha büyüktür.\n\n\nOyun Geliştiricileri Konferansı\nGame Developers Conference (kısaca GDC; Türkçe: Oyun Geliştiricileri Konferansı), her yıl Game Developers Choice Awards ve Independent Games Festival kapsamında birkaç kere düzenlenen ve video oyunu sektöründe büyük şirketlerin yapımcılarını ağırlayan konferanstır. Şirketler grafik, ses, tasarım gibi birçok alanda projelerini tanıtır, toplantılar ve fikir alışverişleri yapar.\nİlk defa 1988 yılında \"Bilgisayar Oyunu Geliştiricileri Konferansı\" adıyla ABD,Kaliforniya eyaletinde San Jose şehrinde düzenlendi.\nGDC konferansları yılın belirli kesimlerinde belirli bölgelerde düzenlenir. Konferans genel olarak düzenlendiği yerlere göre değişik adlar kullanılır;\n\n\nRotterdam Limanı\n\nRotterdam Limanı Avrupa’da en geniş liman'dır. Hollanda'nın Rotterdam kentindedir. 1962'den 2004'e kadar dünyanın en işlek deniz limanı olma özelliğini elinde bulundurdu. Bu unvan ilk önce Singapur'a ve ardından Şangay'a kaptırdı. 2012'de \"Rotterdam Limanı\", (TEU) Standardı’na göre yıllık tonaj bakımından dünyanın en fazla konteyner taşımacılığı yapılan limanları arasında 6. oldu .\n105 kilometre kare (41 mil kare)'yi bulan yüzölçümü ve 40 km’ye ulaşan genişliği ile \"Rotterdam Kent Merkezi\" 'nde bulunan tarihi gemi barınağını, Delfshaven kasabasını, Maashaven/Rijnhaven/ Feijenoord bölgesi kompleksini, Nieuw-Mathenesse, Waalhaven ve Vondelingenplaat’ın çevresinde bulunan gemi barınaklarını da içinde bulundurmaktadır. \nEemhaven; Botlek; Europoort ise Calandkanaal kanalı boyunca uzanmaktadır. Nieuwe Waterweg, Scheur ve Maaslakte alanı Kuzey Denizi'ne açılan projelerdir.\n\"Rotterdam Limanı\" ‘nın 14. yüzyıla kadar ulaşan bir geçmişi bulunmaktadır. Rotterdam bir kent olarak küçük bir kasabadan dev bir liman kenti biçimine dönüştü ve bu süreçte liman sürekli olarak genişledi. Daha önceki yüzyıllarda Nieuwe Maas ırmağının kıyılarına iskeleler inşa edildi. 19. yüzyılda Rotterdam kent merkezi ile Kuzey Denizi arasında birçok küçük su kanallarından oluşan zayıf bir bağlantı bulunuyordu, gemiler Voorne-Putten adasının etrafından dolaşmak zorunda idi ve bu da günlerce hatta bir haftadan fazla zaman alabiliyordu.\n20. yüzyılın ilk yarısında liman, kent merkezinden Kuzey Denizine doğru batı yönünde genişlemeye başladı. Ren ve Meuse Irmaklarının denize bağlantısını geliştirmek üzere \"Yeni Sukanalı\" anlamına gelen Nieuwe Waterweg Kanalı tasarlandı. Kanal yatağının yeterli derinliğe ulaşması için yer yer kazı ve derinleştirilme çalışmaları yapıldı, 1872 yılında Nieuwe Waterweg Kanalı kullanıma açıldı ve kanal kıyıları boyunca çeşitli sanayi aktiviteleri faaliyete başladı.\nZaman içinde, yeni iskelelerin ve yeni gemi barınak havzalarının inşa edilmesiyle liman denize doğru genişlemeye devam etti. Nieuwe Waterweg kanalı eteklerinde Europort’un inşa edilmesiyle liman sahası önemli miktarda genişledi. 1970'lerde Kuzey Denizi içinde Hoek Van Holland kasabası yakınlarında inşa edilen Maasvlakte sahasının tamamlanması ile liman Nieuwe Waterweg kanalının güney eteklerinde denizin içine doğru genişletildi.\nSon yıllar içinde çok sayıda ek Rüzgar Türbinlerinin inşa edilmesi ile sahil şeridinin sanayi siluetini ortaya çıkaran bir görünüm aldı. 2004'te İkinci Maasvlakte'nin inşa edilmesi için başlatıcı siyasi onay alındı ancak Alman Devlet Konseyi (Raad van State) 2005'te çevresel sorunların yeterince göz önünde bulundurulmadığını gerekçe göstererek parlamentonun yasama kararı çıkarması yönünde görüş bildirdi. 10 Ekim 2006'da inşaatın 2008'de başlatılması için gerekli onay alındığından 2013'te yeni tesise ilk geminin demir atabilmesi tasarlanmaktadır.\n\"Rotterdam Limanı\" için ilk derece önem taşıyan konular petrokimya ve \"Kargo Gemi Taşımacılığı\" işlerinin yürütülmesi olarak öne çıkmaktadır. Maden, tahıl ve diğer malların Avrupa kıtasına ve diğer dünya ülkelerine taşınması limanda bulunan rıhtımların temel ve önemli bir işlevi durumundadır. Yükler \"Rotterdam Limanı\"'ndan gemi, mavna, tren veya karayolu aracılığı ile sevk edilmektedir. 2000'den bu yana Betuweroute'da hızlı kargo trenin inşa çalışması devam etmektedir. Tren yolunun Almanya bölümünün 2007'de kullanıma açılması ile kentin batı yönünde geniş miktarda petrol rafinerileri inşa edildi. Ren ve Meuse ırmakları bölgenin etki çevresine ulaşım kolaylığı sağlamakta önemli bir yere sahiptir.\nLimanın EECV Rıhtımı 23 m. (75 fit) dip mesafesine sahiptir. Bu mesafe, limanı Brezilya ’da bulunan Ponta da Madeira terminali ile birlikte dünyanın en geniş bulk (Maden, buğday vb.) kargo taşıyıcı gemisi olan Berge Stahl tam kapasite dolu olduğunda demirleyebileceği iki limandan birisi yapmaktadır. Bu gemi sadece gelgit engelli rıhtımlarda demirleyebilmektedir. Bu tür gemiler \"Rotterdam Limanı\" içinde sadece Eurogeul kanalında seyredebilmektedir.\nLimanda konteyner yükleme ve istifleme işlemlerinin çoğunluğu otomatik robotik vinçler ve bilgisayar kontrollü Özel Araçlar (chariot) vasıtası ile yapılmaktadır. Terminal otomasyon sistemi \"ECT\" (Avrupa Konteyner Terminalleri) tarafından uygulanmakta ve geliştirilmektedir.\nDelta terminalinde özel araçlar veya Otomatik İşletilen Araçlar (AGV) insansız olarak her biri sadece bir konteyneri taşımaktadır. Özel Araçlar terminal içinde kendilerine mahsus bir hat olan manyetik ızgara ile düzenlenmiş yollarda seyretmekte ve asfalt piste kadar ulaşmaktadır. Bir konteyner Otomatik İşletilen Araç’a (AGV) yüklendiğinde kızıl ötesi gözler tarafından tanınmakta ve tayin edilen terminal noktasına ulaştırılmaktadır. Bu nedenle bu terminal için \"Hayalet Terminal\" tanımlaması da yapılmaktadır.\nİnsansız Otomatik İstifleme Araçları (ASC), konteynerleri AGV’lerden alarak istifleme avlusuna getirmekte veya bu işlemi diğer yönde de yapmaktadır. Daha yeni olan Euromax Terminali kara tarafında yapılan işlemlerde geliştirilerek kullanılan yeni modeller Straddle taşıyıcılarının kullanımını gereksiz hale getirmiştir.\nLiman, \"Rotterdam Liman İşletmesi\" tarafından işletilmektedir. \n\"Rotterdam Limanı\" ve çevresi Kuzey Denizi ‘nden gelen fırtına kaynaklı deniz kabarmalarına karşı çok hassastır. Delta Çalışmaları adı verilen uygulama tasarımları ile Rotterdam’ı bu etkilere karşı korumak için bir dizi koruma planı tasarlanmıştır. Sonuç olarak Maeslantkering inşa edilerek birleşik bir tasarım oluşturulmuştur. Maeslantkering sel bariyeri Nieuwe Waterweg kanalı ile arasında iki dev kapıya sahiptir. 3 m'yi aşan bir miktarda NAP (Normaal Amsterdams Peil) deniz seviyesi artışı ile bir sel oluşacağı tahmin edildiğinde kapılar pozisyon yerlerine doğru bir duba gibi yüzerler ve su içine doğru alçalarak yerlerini alırlar. Hartelkering adlı başka bir bariyer ise Hartelkanaal'da inşa edilmiştir. \n\n\nProspektif\nProspektif, \"ileriye dönük\" anlamını taşır. Aynı zamanda büyük olasılıkla ya da gelecekte gerçekleşmesi beklenen bir olay anlamında da kullanılır.\n\"Prospektif\", ayrıca şu anlamlara da gelebilir;\n\n\nFerrari F12berlinetta\nFerrari F12berlinetta (F12 Berlinetta olarak da anılır), Ferrari tarafından 2012 yılından itibaren üretilmeye başlanan grand tourer türü otomobil. 2012 yılında Cenevre Otomobil Fuarı'nda Ferrari 599 serisi otomobillerin yerini almış, ayrıca kamuoyuna tanıtılmıştır.\nF12berlinetta'nın gövdesi, Ferrari Stil Merkezi ve Pininfarina'da tasarlanmıştır. Otomobilde, Ferrari FF'ye benzeyen ön bölüm ve Ferrari FF ile Ferrari 458 Italia'nın ortak farları yer almıştır. Otomobilin iç bölümünde, FF esas alınarak hazırlanmış alüminyum ve karbon fiber süslerle beraber yeni \"Bayan derisi\" döşemelik vardır. Ayrıca, F12berlinetta'nın bagaj hacmi 599'a göre daha büyüktür.\nAyrıca, F12berlinetta'nın tasarımının bir bölümü diğer yeni Ferrari otomobillerinde de kullanılmıştır.\nF12berlinetta için bir fiyat belirlenmese de \"Car Magazine\" adlı dergiden Tim Bollard, aracın Birleşik Krallık'ta 2012 sonları veya 2013 başlarında 250.000 £ fiyatla çıkacağını tahmin ettiğini söylemiştir.\n\n\nKırım Tatar mutfağı\nKırım Tatar mutfağı, başta Kırım Özerk Cumhuriyeti olmak üzere farklı ülkelerde ve coğrafi bölgelerde yaşamakta olan Kırım Tatarlarının yemek kültürüdür.\nKırım Tatarları çok zengin bir mutfak kültürüne sahiptir. Bu zenginlik, kendi özdeğerleri yanında tarihleri boyunca birçok kültürle iç içe yaşamış olmalarından kaynaklanmaktadır. Tarihleri boyunca tarım ve hayvancılıkla uğraşan Tatarların, yaşadıkları bölgenin özelliği olan hayvancılık ve yetiştirdikleri sebze ve meyveler (lahana, havuç, patates, domates, biber, patlıcan, üzüm, çilek, incir, elma, armut, şeftali, ceviz) ile başta şırbörek (çiğbörek) olmak üzere hamur işleri, en sık tükettikleri yemek türlerindendir. \"Tatar hamursuz doymaz\" sözünün de işaret ettiği üzere hamur işine ağırlık verilmiştir.\nYaz aylarında kış için hazırladıkları yiyecekleri depoladıkları kilerlerine \"Azbar\" denir.\nGünümüzde yok olmakta olan Kırım Tatarlarına özgü fırınlara ‘’peş’’ denir.\nBol tüketilen Türk kahvesine bazen soğuk olarak süt veya kaymak da eklenerek içilir.\nÖnem verilen günlere özel yemekler de yapılır. Doğumda köbete, hoşaf; düğün öncesinde karafilli yağlı kurabiye, torun sahibi erkekler sakal bıraktıklarında katlama, ölü evinde mayalı hamurla yapılan kıygaşa, bu özel günlerle yemeklerin eşleştirilmesini sağlamıştır.\nSebze yemeklerinde lahana, havuç ve patates yaygın tüketilir, acuka buna örnektir. Şavurma Türk tipine benzer bir dönerdir.\nŞırbörek (çiğbörek), köbete, burma (kol böreği), üyken börek, saraylı kırma böreği, sarı burma, cantık (yantık), şagaraklı şoban kobete (bacalı kıymalı, patatesli börek), baklalı erişte, kaş kaş, çubar bakla, kıyık, mantı, samsa.\nŞurpa (havuç, soğan, patates ve büyük haşlama et), patatesli alişke, kaşıkbörek çorbası, kuzu sorpası (çorbası), oğmaç, kartoplu alişke, mercimekli lakşa, baklalı lakşa, ufak aş (Tatar aş) (mantı çorbası)\nVişneli pirok, incir reçeli.\n\n\nBlizzCon\nBlizzCon, her yıl Blizzard Entertainment tarafından düzenlenen video oyun konferansıdır. Blizzard Entertainment tarafından yapılan StarCraft, Warcraft, Diablo gibi oyunların tanıtımı ve gelişime dair bilgiler aktarılır. Şirketin gelecekteki projeleri ve hali hazırda bulunan projelerinin yazılı veya görsel olarak sunumu yapılır.\nBlizzard Entertainment, BlizzCon aracılığı ile 2005'te , 2007'de , 2008'de StarCraft II ve 2010'da Diablo III gibi büyük projelerini tanıttı.\nKonferans'a seyirci olarak katılmak paralıdır. Her sene paranın miktarı değişir. İlk üç toplantının bileti 100 Amerikan doları olarak fiyat biçilmişti. 2009'daki toplantının fiyatı 125, 2010'da 150 ve 2011'de 175 Amerikan doları olarak belirlendi. Konferansa para verip katılan seyircilere belirli oyunlar için beta key dağıtılır.\nBlizzard Entertaiment, BlizzCon 2012 iptal olduğunu açıkladı.\n\n\nMihaliç peyniri\nMihaliç peyniri, Bursa ve Balıkesir yöresinde, genellikle tam yağlı çiğ \"kıvırcık\" koyun sütünden yapılan, 2–3 mm kalınlığında kabuk ve 3–4 mm çapında yuvarlak gözler içeren, yarıksız, çatlaksız, oldukça tuzlu, sert bir peynir türüdür.\nAdını Bursa'nın Karacabey ilçesinin eski adı olan Mihaliç'ten almıştır. Karacebeyin yanı sıra Susurluk, Gönen ilçelerinde de üretimi yapılır. Halk arasında Mağlıç olarak telaffuz edildiği de görülür. Mihaliç peyniri aynen beyaz peynir'de olduğu gibi tuzlu su içerisinde saklanır. Genellikle salata veya sıcak yemeklerde kullanılır. % 45 oranında yağ içerir.\nPeynir, sert, yağlı, tuzlu ve bol gözeneklidir. Bu nedenle peynir oldukça dayanıklıdır. Özellikle Susurluk tostu olarak bilinen tost arasında kullanılır.\n\n\nGracie Gold\nGracie Gold (d. 17 Ağustos 1995; Newton, Massachusetts), Amerikalı buz patenci.\n2012 ABD Gençler Şampiyonu ve 2012 Dünya Gençler ikincisidir.\nGold 2012 World Team Trophy'ye katılacak olan ABD takımına seçilmiştir.\n\n\nSami Kukkohovi\nSami Kukkohovi (d. 26 Temmuz 1974, Oulu), Fin metal grubu Sentenced'ın bas gitaristi olarak bilinen Fin müzisyen.\nGruba, Taneli Jarva'nın yerini alarak 1996 yılında katılmış ve grup 2005 yılında dağılma kararı alana kadar Sentenced'ta çalmıştır. Başlarda, grupta kısa süreli olarak çalıyordu, fakat , daha sonra gruba resmi olarak katıldı. Grupta bas gitarist olmasının yanı sıra, geri vokalistlik de yapıyordu. Sentenced'ta bas gitaristlik yaparken aynı zamanda hard rock grubu olan Solution 13 grubunda da gitaristlik yapıyordu. Doom metal tarzındaki KYPCK grubunun canlı şovlarında grubun ikinci gitaristliğini yaparak ekibe katkıda bulundu.\nKukkohovi, şu an yeni grubu Fiasco General ile çalmaktadır.\n\n\nSavaÅŸ filmi\nSavaş filmleri konuları başlıca savaş olan filmlerin türüdür. Genellikle deniz, hava veya kara muharebelerini konu alsalar da savaş tutsakları, gizli operasyonlar, askerî eğitim veya benzer konudaki filmler de savaş filmi sayılır. Bazı savaş filmleri muharabeleri anlatmak yerine asker veya sivil halkın günlük yaşamlarına da odaklanabilir. Filmlerin konusu tamamen kurgu olabileceği gibi, tarihteki gerçek olaylar üzerine kurulmuş, dokudrama, biyografik veya alternatif tarihi kurgular olabilir. Çekilmiş savaş filmlerinin çoğu II. Dünya Savaşı'nı konu almaktadır.\nSavaş karşıtı film (İngilizce: anti-war film) terimi savaşın acılı ve korkunç yönlerini göz önüne seren, sıkça siyasi ve ideolojik bakış açısıyla çekilen filmleri belirtmek için kullanılır.\n\n\nAlmere\nAlmere, Hollanda'nın Flevoland ilinde yer alan planlanmış bir kent ve idarî olarak bir belediyedir. Komşu belediyeleri Lelystad ve Zeewolde'dir. Almere şehri denizden kazanılan arazide yapılmakta olup Hollanda'da en yeni şehridir. Şehirdeki ilk evin yapımı 1976'da bitirilmiş ve şehir idaresi 1984'te belediye olmuştur. Almere nüfusu (Mayıs 2011 tahminleri itibarıyla) 191,495 kişi olup, şehir Flevoland ilindeki en büyük şehir ve Hollanda'nın tümünde 7. büyük şehirdir. Şehrin günümüzde 4 semti bulunup 1 semt yapılmakta ve 1 semt de planlanma safhalasındadır. Ekim 2007'de merkezi hükûmet ile yapılan bir anlaşmaya göre 2031'de nüfusunun 350.000 kişiye erişmesi planlanmaktadır.\nAlmere'in nüfusu (Mayıs 2011 tahmini itibarıyla) 191.495 kişidir. Semtlerinin ve toplam nüfusun gelişmesi şu tabloda verilmektedir:\nAlmere şehrinin şu yabancı şehirlerle resmi kardeş şehir bağlantıları bulunmaktadır:\n\n\nLouise de Savoie\nLouise de Savoie (11 Eylül 1476, Pont-d'Ain - 22 Eylül 1531, Grez-sur-Loing), Fransız soylu, Auvergne ve Bourbonnais naibesi, Nemours düşesi ve Fransa Kralı I. François'nın annesi. 1515, 1525-1526 ve 1529 yıllarında Fransa naibesi olarak görev yapmıştır.\nLouise de Savoie, Savoie Dükü II. Philippe ile karısı Marguerite de Bourbon'un ilk kızı olarak 11 Eylül 1476'da, Pont-d'Ain'de doğdu. Babasının 1497'deki vefatının ardından Louise de Savoie'u erkek kardeşi II. Philibert, Savoie'un yeni dükü olmasının yanında ve Savoie Hanedanı'nın yeni lideri oldu. Annesi Claudine de Brosse olan diğer erkek kardeşi III. Charles ise, Philibert'in 1504'deki ölümünün ardından onun yerine geçmişti.\nYedi yaşında annesini kaybeden Louise de Savoie, kardeşi VIII. Charles sayesinde Fransa naibesi olan Anne de Beaujeu tarafından yetiştirildi.\n16 Şubat 1488'de, 11 yaşındayken, Angoulême Kontu Charles d'Orléans ile Paris'te evlendi. Eşi ile birlikte yaşamaya evlilikten birkaç sene sonra, 15 yaşındayken başladı.\nÇiftin ilk çocuğu olan Marguerite, 11 Nisan 1492 günü; ikinci çocuğu I. François ile 12 Eylül 1494 günü dünyaya geldi. 1495 kışında hastalanan eşi Charles, 1 Ocak 1496 günü yaşamını yitirdi.\n19 yaşında eşini kaybetmesinin ardından, iki yıl boyunca çocuklarıyla birlikte Cognac'ta yaşadı. Sonrasında ise kocasının kuzeni olan Kral XII. Louis'nin yanına yerleşti.\nLouise karmaşık politika ve diplomasi konusunda büyük bir farkındalığa sahipti ve Rönesans İtalyasında sanat ve bilimin ilerleyişine oldukça ilgi duymakataydı. Günah çıkarmak için başvurduğu papaz Forlì'li Cristoforo Numai'nin de yardımıyla çocuklarının İtalyan Rönesans ruhuna uygun bir biçimde eğitildiğinden emin oldu. Onlar için özel kitaplar sipariş etti ve François'ya İtalyanca ile İspanyolca öğretti.\nXII. Louis 1505 yılında hastalananıca François'nın kendisinden sonra tahta çıkmasına ve Louise ile eşi Anne de Bretagne'ın da naiplik konseyine katılmasına karar verdi. İyileştikten sonra François kralın gözdesi haline geldi ve 8 Mayıs 1514 tarihinde kralın kızı Claude ile evlendi. Bu evlilikle birlikte XII. Louis François'yı resmen tahtın varisi olarak belirledi.\nXII. Louis'nin 1 Ocak 1515'teki ölümüyle birlikte François Fransa kralı oldu. Louise'e 4 Şubat 1515 tarihinde Angoulême Düşesi, 15 Nisan 1524 tarihindeyse Anjou Düşesi unvanı verildi.\nAnnesi Bourbon ailesinin ana dalının son düklerinden birinin kardeşi olan Louise, 1521 yılında Bourbon Düşesi Suzanne'ın ölümünün ardından yakın akrabalığa dayanarak Auvergne Düklüğü ve Bourbonların sahip olduğu diğer mülkler üzerinde de hak iddia etti. Bu Suzanne'ın dul kocası Bourbon Dükü III. Charles ile kral oğlu tarafından desteklenen Louise'in rekabet içerisine girmesine yol açtı. Sorunu çözmek için Louise Charles'a evlenmek teklifi etti; ama teklifi reddedilince Louise ondan kurtulmak için çalışmalara başladı. Bu Charles'ın sürgün edilmesine ve kaybettiği statüsünü geri kazanmak için krala savaş açmasına yol açtı. 1527 yılında kaybettığı topraklar ve unvanları geri alamadan öldü. Louise topraklarına el konulmuş Auvergne'i geri kazandı ve düşes oldu.\nLouise de Savoy özellikle hükümdarlığının ilk yıllarında oğlunu temsilen siyasi olarak aktif kaldı. Ülkede bulunmadığı durumlarda onun adına naibe olarak görev aldı. Louise kral İtalya'da savaştayken 1515 yılında ve 1525-26 yıllarında kral yine savaştayken ve İspanya'da esirken Fransa Naibeliği yaptı.\n1524 yılında hizmetlilerinden biri olan Jean-Joachim de Paasano'yu bir barış antlaşması için Kardinal Wolsey ile gayriresmî müzakereleri başlatmak üzere Londra'ya gönderdi. Müzakereler başarılı olmasa da ertesi yıl imzalanan More Antlaşması için zemin hazırlamış olabilir.\nKanuni Sultan Süleyman'a yardım talebinde bulunan bir heyet göndererek Osmanlı İmparatorluğu'yla dostluk ilişkilerine önayak oldu; ama heyet Bosna'dayken kayboldu. 1525 yılının aralık ayında Jean Frangipani önderliğinde Osmanlı başkenti İstanbul'a ulaşmayı başaran ve Habsburglara yapılacak bir saldırıyla kral I. François'nın kurtarılmasını talep eden gizli mektuplar taşıyan ikinci bir heyet gönderildi. Frangipani 6 Şubat 1526 tarihinde Süleyman'dan olumlu bir yanıtla geri döndü ve böylece Fransız-Osmanlı ittifakının ilk adımı atılmış oldu.\nFransa ve Kutsal Roma İmparatorluğu arasında Cambrai Antlaşması için yapılan ve 3 Ağustos 1529 tarihinde sona eren müzakerelerde baş müzakereciydi. \"Hanımların Barışı\" olarak anılan bu antlaşma Valois Hanedanı'nın başı olan I. François ile Habsburg Hanedanı'nın başı olan V. Karl arasındaki İkinci İtalya Savaşı'nı sona erdirdi. Anltaşma geçici olarak İtalya'da Habsburg egemenliğini sağlıyordu. Antlaşma Fransa adına Louise de Savoy ve Kutsal Roma İmparatorluğu adına yengesi Avusturyalı Margaret tarafından imzalandı.\nLouise de Savoy 22 Eylül 1531 günü Grez-sur-Loing'de öldü. Anlatılanlara göre bir kuyruklu yıldızı seyrederken soğuk almıştı. Naaşı Paris'teki Saint-Denis'de defnedildi. Ölümünün ardından Auvergne de dahil olmak üzere sahibi olduğu topraklar kraliyete devredildi. Kızı Margaret d'Angoulême ve torunu Jeanne d'Albret aracılığıyla Fransa'nın Bourbon krallarının atasıdır. Torunun oğlu Fransa kralı IV. Henri olarak taç giymiştir.\n\n\nAçlık Oyunları evreni\nAçlık Oyunları Evreni, Amerikalı televizyon yazarı ve romancı Suzanne Collins tarafından yazılmış Açlık Oyunları kitap üçlemesi'nde geçen kurgusal bir distopyadır.\nUzakta fakat belli olmayan bir gelecekte, Panem halkı kıyamet sonrası Kuzey Amerika'da küllerinden doğmuştur. Panem'in kontrolü Rocky Dağları'nın üstünde yer alan ütopik şehir \"Capitol\"'dür. Capitol'ün dışında, ülke şu anda diktatör Başkan Snow tarafından, totaliter bir devletin hegomonyası altında 12 ayrı bölgeye ayrılmıştır. Eskiden Onüçüncü Bölge de bulunuyordu, 75 sene önce Açlık Oyunları'nın başlamasından, yani Açlık Oyunları'nda Kara Günler olarak geçen zamanda çıkan bir ayaklanmada yok oldu.\nCapitol Açlık Oyunları sistemini Panem halkının isyanının cezasını çektirmek, Capitol'ün kesin gücünü göstermek ve karşı ayaklanmanın sonucunu göstermek için geliştirildi. Alaycı Kuş kitabında, Panem kelimesinin Latince \"Panem et Circenses\"'den geldiği söylenmektedir; anlamı \"ekmek ve sirkler\"dir.\n1. Mıntıka mücevher gibi değerli eşyaların üretiminde ustalaşmıştır. Orada yaşayan çocuklar genç yaşlarından itibaren Açlık Oyunları'nda mücadele etmek üzere yasadışı bir şekilde eğitilirler ve Kariyer adı verilir. Katniss onları \"Capitol'un kucak köpekleri\" olarak tanımlar. Oyunlar başladığında Kariyerlerin fazla olduğu mıntıkalar (Mıntıka 1, 2 ve 4) kendi aralarında mücadele etmek zorunda kalana kadar kendi aralarında bir ittifak kurar. 1 ve 2. Mıntıka, Capitol tarafından favori gösterilirler.\n74. Açlık Oyunları'nda 1. Mıntıka'nın her iki haracı da (Marvel ve Glimmer) Kariyer ittifakına katıldı. Glimmer, Katniss tarafından Kariyerler'in üzerine bırakılan izsürücü mutant arılar tarafından öldürüldü. Marvel ise Rue'yu öldürdükten sonra Katniss tarafından öldürüldü.\n\n\nWilliam John Macquorn Rankine\nWilliam John Macquorn Rankine (5 Temmuz 1820 – 24 Aralık 1872) İskoç mühendis, fizikçi ve matematikçi. Rudolf Clausius ve 1. Kelvin Baronu William Thomson ile beraber termodinamiğin kurucuları arasında sayılır.\nRankine buhar makinesi için geliştirdiği teoriyle bilinir. Mühendisliğin teorisi ve pratiğiyle ilgili yazmaları, 1850'ler ve 1860'lardaki basımından çok sonraları dahi kullanılmaya devam etti. 1840'lardan itibaren bilim ve mühendislikle ilgili konularda yüzlerce makale yayınladı.\nİlgi alanı çok geniş olan Rankine, gençliğinde botanik, müzik kuramı ve sayılar teorisi gibi alanlarla ilgilenirken ileriki yıllarda bilim, matematik ve mühendisliğin başlıca alanlarında çalışmalar yaptı. Müzikle amatör olarak ilgilendi ve şarkı söylemenin yanında piyano ve çello için eğlenceli besteler yaptı.\nEdinburgh'da doğan ve Edinburgh Üniversitesi'nde okuyan Rankine, Glasgow'a yerleşti ve orada bekar olarak öldü.\n\n\nEuroport\nEuroport (ya da Europoort) Hollanda'nın Rotterdam Limanı’nda bulunan alanlardan birisidir. \n=Genel bilgi=\n\"Europort\", Hollanda \"Sanayi Alanı\" ile bitişiktir. Ren ve Meuse ırmaklarının eteklerinde ve Hollanda, Almanya, Belçika ve kısmen Fransa etki alanına sahiptir. Çeşitli kriterlere göre dünyanın en işlek limanı ve Avrupa’nın önde gelen kapısı olarak değerlendirilmektedir.\n\"Europort\" mevcut petrokimya rafinerileri ve depolama tankerleri, demir cevheri ve kömür işletmeleri ile olduğu gibi yeni tasarım ürünü araçları ile oldukça ağır sanayi alanı olma özelliğini taşır.\n= Dış bağlantılar =\nRotterdam Limanı \n\n\nArp tablosu\nAddress Resolution Protocol (ARP) ağ katmanı adreslerini bağlantı katmanı adreslerine çevirmek için kullanılan bir iletişim protokolüdür, multicast ağlar için önemli bir fonksiyondur. ARP 1982 yılında RFC 826 tarafından tanımlanmıştır.\nARP tablosu bilgisayar yazılım desteği, Linux çekirdeği güvenlik duvarı modüllerindeki Adres Çözümleme Protokolü(ARP) paket filtre kurallarını korumak için bir ağ yöneticisi aracıdır. Bu araçlar, filtrelenen kuralları içeren tabloları görmek, güncellemek ve oluşturmak için kullanılabilir. Popüler bir uygulama ARP zehirlenmesini önlemek için filtre yapılandırmaları oluşumudur.\nARP, hat protokolü tarafından kapsülleme çalışması yapan bir istek ve cevap protokolüdür. ARP OSI modelinde ikinci katman ile üçüncü katman bağlantısını yapan bir protokoldür. Ancak OSI tarafından geliştirilmemiştir.\nARP aynı zamanda bir duyuru protokolü olarak kullanılabilir. Gönderenin IP adresi veya MAC adresi değiştiğinde diğer konakların donanım adres haritalarını güncellemede kullanılır.\n\n\nGMAT\nGMAT (Graduate Management Admission Test - Lisansüstü Yönetime Geçiş Sınavı) lisansüstü eğitim için İngilizce ve matematik yeteneklerini ölçen standardize edilmiş bilgisayar tabanlı bir sınavdır. Dünya genelinde üniversiteler bu sınav sonucunu lisansüstü eğitime kabul için bir kriter olarak kullanırlar. Sınav bilgisayarda yapılır. Bilgisayar teknolojisinin yeterli olmadığı bazı bölgelerde ise sınav kâğıt üzerinde yapılır. Nisan 2012 itibarıyla sınava giriş ücreti 250$'dır.\nSınav, öğrencilerin sözel, sayısal ve eğitim hayatları boyunca geliştirdikleri analitik yazma yeteneklerini ölçmeyi hedefler. Sınava girenler bu üç alandaki soruları cevaplarlar. Sınavı tamamlamak genelde dört saat sürer.\nSınav sonucunda elde edilen puan beş yıl boyunca kullanılabilir. Sınavda alınabilecek en yüksek puan 800'dür. Son üç yılın sınav ortalaması 542.3'tür.\nThe Analytical Writing Assessment (AWA) sınavın ilk bölümündeki testtir. Bundan sonra sayısal ve en son olarak sözel gelir.\nAnalitik yazma bölümü (The Analytical Writing Assessment) iki kompozisyondan oluşur. Birincisinde öğrenci kendisine verilen bir argümanı analiz etmek zorundadır, ikincisinde ise yine kendisine verilen bir konu hakkında yorum yazmak zorundadır. Her bir kompozisyon için verilen süre 30 dakikadır ve bu testlerden alınan puanlar 0 ile 6 arasındadır. Kompozisyonlar bir bilgisayar ve bir insan tarafından değerlendirilir. Her iki değerlendirici komposizyonlara 0 ile 6 arasında bir puan verir. Eğer verilen bu iki değerlendirme 1 farklılık gösterirse bunların ortalaması alınır. Eğer verilen bu iki değerlendirme bir puandan fazla farklılık gösterirse üçüncü bir değerlendirici tarafından daha değerlendirilir.\nKompozisyonları değerlendiren bilgisayar programı Vantage Learning tarafından geliştirilen \"IntelliMetric\" yazılımıdır. Bu program birkaç dil ve yapı özellikleriyle yaratıcı yazıları analiz eder. İkinci ve üçüncü değerlendiriciler ise insandır. Bunlar da öğrencinin fikirlerini ve bu fikirleri planlı ve açık bir şekilde ifade edebilme yetisini değerlendirir.\nAnalitik yazma bölümündeki iki kompozisyon 0 (en düşük) ile 6 (en yüksek) arasında puan ile değerlendirilir.\nSon üç yılda bu kompozisyon testinin ortalaması 4.4 olmuştur.\nSayısal bölüm 75 dakikada cevaplanması gereken 37 çoktan seçmeli sorudan oluşur. İki çeşit soru tipi vardır: problem çözme ve veri yeterliliği. Sayısal bölüm 0 ile 60 arasında puan alır. Son üç yılda bu bölümün sınav ortalaması 60 üzerinden 36.2'dir. 50'nin üzerinde puan az rastlanır. Sınavda hesap makinesi kullanılmaz.\nBu bölüm öğrencinin sayısal düşünme becerilerini ölçer. Problem çözme soruları çoktan seçmeli aritmetik, basit matematik ve geometri sorularından oluşur.\nVeri yeterliliği bölümü öğrencinin sayısal düşünme becerisini ölçmeye yöneliktir. Öğrenciye iki açıklama ile birlikte bir soru verilir. Öğrenci sorunun açıklama olmadan çözülüp çözülemeyeceğine veya problemi çözmek için yeterince veri olup olmadığına karar vermek zorundadır.\nSözel bölüm 75 dakikada cevaplanması gereken 41 sorudan oluşur. Üç çeşit soru tipi vardır: cümle düzeltme, mantıksal düşünme, okuma ve anlama. Son üç yılda bu bölümün puan ortalaması 60 üzerinden 27.9'dur. Genelde 44 üzeri puan alan az sayıdadır.\nCümle düzeltme bölümü öğrencinin Amerikan İngilizcesi gramerini, kullanımını ve stilini ölçer. Bu bölümdeki sorularda verilen yazıda bir cümlenin altı çizilir ve bu altı çizili kısmın yerine gelebilecek doğru cevap aranır.\nBu bölümde öğrencinin kritik düşünme yeteneği ölçülür. Öğrenciye verilen bir argümanın analiz edilmesi istenir.\nBu bölümde öğrencinin okuma ve okuduğunu anlama yeteneği ölçülür.\nPek çok okul kabul ettikleri en düşük puanı yayınlamazlar. Fakat okullar genelde son aldıkları öğrencilerin ortalama GMAT puanlarını yayınlarlar ve bu da o okula girmek için gerekli minimum puan hakkında bir fikir verir.\nKaliteli ekonomi okullarının çoğu 600 puanın üzerinde bir puanla öğrenci alır. Örneğin Harvard Business School'un GMAT ortalaması 720 civarındadır.\n\n\nDope Stars Inc.\nDope Stars Inc. Roma'da 2003 yılında kurulmuş alternatif ve industrial rock grubudur. Grubun kurucuları Victor Love, Darin Yevonde, Grace Khold ve Brian Wolfram'dır. Dört albüm ve üç EP yayımlamışlardır.\n\n\nIlıpınar Höyüğü\n\nIlıpınar Höyüğü, Bursa İl merkezinin kuzeydoğusunda, Orhangazi İlçesi'nin yaklaşık 2 km. güneyinde, İznik Gölü'nün 2 km. batısında yer alan bir höyüktür. Yerleşim alanı 2,5 hektar olup tepenin çağı 250 metredir. Yüksekliği 3 metreden 10 metreye değişmektedir. Höyükte ilk yerleşmenin günümüzden 8 bin yıl önce gerçekleştiği ileri sürülmektedir. İlk yerleşimcilerin Orta Anadolu'dan 10-15 aile olarak gelip yerleştikleri düşünülmektedir. Höyüğün ilk yerleşmede dahi \"eksiksiz bir tarım ekonomisine sahip olduğu\" anlaşılmaktadır. Şimdilik, bölgede tarıma başlanılan ilk yerleşim olarak görülmektedir.\nHöyük ilk olarak 1948 yılında Prof. Dr. İsmail Kılıç Kökten tarafından saptanmış ve araştırılmıştır. Daha sonra 1960 yılında İngiliz arkeolog James Mellart tarafından, 1964 yılında C. Cullberg, 1965 yılında David H. French tarafından araştırılmıştır. Kazılar ise 1987 – 1995 yılları arasında Hollanda Tarih ve Arkeoloji Enstitüsü adına Jacob Roodenberg başkanlığında yürütülmüştür.\nHollanda Arkeoloji Enstitüsü (Nederlands Instituut In Turkije – NIT) ve bu kuruluşa bağlı Hollanda Yakındoğu Enstitüsü (Nederlands Instituut voor het Nabije Oosten –NINO), Tarım Devrimi'nin Yakındoğu'dan Avrupa'ya yayılmasında Kuzeybatı Anadolu'nun işlevini belgelemek için uzun soluklu bir çalışma başlatmıştı. Ilıpınar Höyüğü'nde 1987 yılında başlatılan kazı çalışması bu projenin başlangıcını oluşturmuştur.\nSöz konusu kazıların ışığında höyükte Erken Neolitik Çağ'dan Bizans Dönemi'ne kadar, romen rakamı ile tanımlanan on tabaka belirlenmiştir. Buna göre IX. – VII. tabakalar Anadolu kronolojisine göre Erken Kalkolitik Çağ'a, VI. tabaka da Erken Kalkolitik Çağ'a MÖ 5. binyıl, V. tabaka Güneydoğu Avrupa'nın Vinča kültürü'ne benzer buluntulardan dolayı MÖ 5. binyılın ikinci yarısına, mezarlık olarak kullanılmış olan IV. tabaka ise Geç Kalkolitik Çağ'a tarihlenmektedir.\nTabakalanma yeniden eskiye şu şekilde sıralanmaktadır.\nEn üst tabakada yer alan Bizans Dönemi mezarlığında gömü armağanları nadirdir. Ele geçen kemer tokası gibi az sayıdaki buluntunun değerlendirilmesiyle mezarlığın MS 6.-7. yüzyıllara tarihlendiği ileri sürülmektedir.\nErken Kalkolitik Çağ'a tarihlenen tabakalardaki mimari, Trakya ve Marmara Bölgesi'ne özgü ahşap malzeme ağırlıklı yapılarıdır. Dal örgü ve pise (dökme kerpiç) tekniğiyle yapılmıştır. Mimari yapıların incelenmesiyle ilk yerleşimin elli hanelik bir köy yerleşimi olduğu sonucuna varılmıştır. Evler, birbirinden ayrı, 4-5 x 6 metre boyutlarında dörtgen planlı tek odalı evlerdir. Kazı başkanı ve ekibi bu tür yapıların en fazla yirmi yıl ayakta kalabileceğini belirtmektedir.. Bu tabakalarda ele geçen bitki ve kemik kalıntılarından yerleşmede sığır, keçi, koyun ve domuz yetiştirildiği, tahıl ve sebze tarımı yapıldığı, avcılığın küçük bir öneme sahip olduğu anlaşılmaktadır.\nVI. tabakada evlerin taban yapısı hakkında bilgi edinilebilmektedir. Tabandan gelecek nemi bloke etmek için zeminden biraz yukarıda dal ve direklerden bir taban örülmüş, bunun üstü kalınca bir balçık tabakasıyla kaplanmıştır. Evlere, duvara bitişik bir tarz sundurmadan girildiği düşünülmektedir. Birbirine bitişik yapılan evlerin bir çeşit hudut yapı sistemi oluşturduğu belirtilmektedir. Bu hudut sistemini köy meydanında tutulan yaşam stoklarını korumayı amaçladığı düşünülmektedir.\nIlıpınar X – VII tabakalarında, ahşap üstü çamur sıvama tarzı yapıların yanı sıra büyük olasılıkla doğal kil yataklarından kesilen büyük kil dilimlerinden yapılan duvarlara da rastlanmıştır. Bu yapı malzemesi, çamurun samanla karıştırılması, kalıba dökülmesi ve güneşte kurutulmasıyla yapılan kerpiçe bir geçiş evrimi olarak görülebilir. Diğer ifadeyle Ilıpınar, kerpice geçişin sürecini vermektedir. Ilıpınar VI. tabakada ise kerpiç, tek inşaat malzemesi haline gelmiştir.\nIV. tabakada elliye yakın mezar bulunmuştur. Ölülerin çoğu genç yaşta ölen yetişkinlerle çocuklar ve bebeklerdir. Buna göre az sayıda insanın yaşlanma olanağı bulduğu düşünülmektedir. Gömütler, basit toprak mezarlara hocker tarzında (bacaklar karna çekik) gömülmüştür. Bazı mezarlarda gömüt armağanı olarak tunç bıçak ve balta bulunmaktadır. Mezarların otuzunda çanak çömlek olarak gömüt armağanı yer almaktadır. Bu gömüt armağanlarını oluşturan çanak çömlek, Marmara Bölgesi yüzey araştırmalarında pek rastlanmayan, bölgeye yabancı bir mal grubudur. Radyokarbon tarihleme yöntemiyle mezarlar, dolayısıyla bu mal grubu MÖ 4. binyıl sonlarına tarihlenmektedir.\nV. tabaka çanak çömleğinin Erken Vinča kültürüne dayandığını belirtilmekte ve kazı başkanınca MÖ 5. binyılın ikinci yarısına tarihlenmektedir.\nIlıpınar Höyüğü kazıları, Trakya ve Marmara Bölgesi arkeolojisinde son derece önemli bir dönemin aydınlatılmasında geniş malzeme sağlamıştır. En önemli katkılarından biri Fikirtepe Höyüğü'nün tarihlendirilmesinde kesinliğe ulaşılmasındaki payıdır. Ilıpınar kazılarında arkeolojik araştırmaların yanında Bursa İli'nin doğa tarihi de araştırmalara konu olmuş, jeomorfolojik çalışmalarla her türlü bitki ve hayvan kalıntılarının, polenlerin incelenmesi sağlanmıştır. Bölgenin doğa tarihine ilişkin bu araştırmalar ilk olarak Ilıpınar Höyüğü kazılarıyla başlatılmıştır. Bu araştırmalar, göreceli kronoloji ile tarihlendirilen Fikirtepe ve Temenye Höyüğü (Pendik) konusunda kesin tarihlendirmeye olanak sağlamıştır. Esasen Ilıpınar, Menteşe Höyüğü, Marmaracık Höyük, Barcın Höyük Fikirtepe Kültürü'nün yayılma bölgesi olarak kabul edilmektedir.\nRadyokarbon tarihleme yöntemi, IX. tabaka için MÖ 4.900, VIII. tabaka için MÖ 4.900 – 4.750, VII. tabaka için MÖ 4.750, VI. tabaka için ise MÖ 4.750 – 4.550 tarihlerini vermektedir. Öte yandan Jacob Roodenberg, ana toprağın 40 cm. yukarısında yer alan evlerin yaklaşık 8 bin yıl eski olarak hesaplandığını belirtmektedir.\n\n\nTomasz Frankowski\nTomasz Frankowski ( d. 16 Ağustos 1974 , Białystok), eski forvet mevkinde forma giyen Polonyalı Millî futbolcudur.\n28 Nisan 1999'de Polonya'nın Çek Cumhuriyeti ile oynadığı hazırlık maçında görev yapmıştır.\nTomasz Frankowski (hat-trick): 12', 63', 66'\n\n\nOppland\nOppland (Norveççe: \"Oppland fylke\"), Norveç'in ortasında yer alan bir eyalettir. Yüzölçümü 25.192 km² olan eyaletin 2012-Ocak nüfusu 187 147'dir. Sınırlarında toplam yirmi altı belediye bulunan Oppland'in dört kenti Gjøvik, Lillehammer, Fagernes, Sel/ Otta'dır. Lillehammer merkez belediyesidir. \nDemir Çağında Oppland'ın bulunduğu bölgede küçük krallıklar kurulmuştur. 1781 yılında bölge \"Kristians Amt.(valiliği)\" olarak adlandırılmıştır. 1919 yılında “yukarı ülke” anlamına gelen \"Uppload\" olarak adlandırılmıştır. 1950 yılında \"Oppland\" olmuştur.\n1989 yılında resmen onaylanan arma yeşil zemin üzerindeki iki \"Pulsatilla vernalis\" (Pasque bahar çiçeği) ve üç yapraktan oluşmaktadır. Üç yaprak “Land”, “Hadeland” ve “Toten” ovalarını simgelemektedir. İki çiçek ise “Valdres” ve “Gudbrandsdalen” vadilerinden doğmaktadır.\nSør-Trøndelag, Møre og Romsdal, Sogn og Fjordane, Buskerud, Oslo, Akershus ve Hedmark eyaletleri ile komşu olan Oppland, Norveç'in iç bölgesinde yer almaktadır. “Galdhopiggen” (2469 m.) dağı en yüksek dağıdır. “Glittertind” (2464 m. buzul seviyesinden) dağı diğer bir yükseltisidir. Gausdal sınırlarında yer alan “Ormtjernkampen” en küçük ulusal milli parktır. “Gudbrandsdalslågen”, 204 km ile eyaletin en uzun nehridir. Mjøsa 365 km² alanıyla Norveç'in en büyük, ayrıca deniz seviyesinden 123 metre derinliğiyle “Hornindalsvatnet”'ten sonra Norveç'in ve Avrupa'nın en derin gölüdür. Randsfjorden Norveç'in dördüncü büyük ve Oppland'in en büyük ikinci gölüdür. Deniz seviyesinden 135 metrede bulunur ve 139.2 km ² bir alana sahiptir. Maksimum derinliği 120 metredir. \nOppland Eyaleti'ne bağlı toplam 26 belediye bulunmaktadır: \n\n\nAntônio Conselheiro\nAntônio Conselheiro(d. 13 Mart 1830- ö. 22 Eylül 1897)Türkçe Anlamı \"Danışma Antonio\" Gerçek adı Antônio Vicente Mendes Maciel. Mahalli Brezilya bir dini lider,vaiz. Canudos köyünün kurucusu ve Canudos İsyanın lideri.1896-1897 Merkezi sivil bir isyanda 15.000 kişi ile birlikte hayatını kaybetti.\n\n\nKastamonu ili genel seçim sonuçları\nKastamonu İli, 1920'den beri Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) temsil edilmektedir. TBMM'de 3 milletvekilliği ile temsil edilen Kastamonu İli'nde tek seçim bölgesi vardır.\n12 Haziran 2011 Genel Seçimleri Kastamonu İli sonuçlar;\n\n\nCanudos Savaşı\nCanudos Savaşı (1896-1897) Brezilya Devleti ile Canudos yerlileri arasında gerçekleşmiştir. Savaş nedeni merkezi otoritenin onayı dışında bölgeye yerleşen 30.000 yerleşimci burada merkezi otoriteye karşı isyan ederek bağımsızlıklarını ilân etmek istediler. Büyük bir Brezilya kuvveti köyü istila ederek neredeyse tüm halkı katletti. Bu savaş Brezilya'nın en kanlı iç isyanı olarak tarihe geçti.\nBaskı, Federal hükümet yeni bir sefer hazırlatmak zorunda bıraktı.2 Ekim 1897 yılında kuşatma altındaki bölge bombardımana tutuldu. Çoğu çocuk ve kadın binlerce sivil bombardımanda öldü.\nGeneral Arthur Oscar de Andrade Guimarães komutası altındaki 3 tugay ve Monte Santo'ya bağlı birliklerle birleşerek büyük bir ordu oluşturuldu ve şehrin hemen yakınına karargâh kuruldu.\nSavaş Bakanın katılımı ile ordu daha da büyütüldü. 8 piyade taburu ve 2 topçu taburu ile birlikte makineli tüfek ve güçlü bir Whitworth 32 (halk tarafından, \"Matadeira\" veya Killer lakaplı) dahil olmak üzere havan ve obüs gibi büyük topçu, 3.000 kişilik kuvveti eklenir. Şehir tamamen yok edildi. Sağ kalan insanların birçoğu sürüldü tecavüze uğradı.\n\n\nRusalka (opera)\nRusalka Çek besteci Antonín Dvořák tarafından hazırlanmış üç perdelik bir operadır. Operanın librettosu, Çek şair Jaroslav Kvapil (1868–1950) tarafından Çek yazarları Karel Jaromír Erben ve Božena Němcová tarafından yazılmış peri masallarından uyarılarak hazırlanmıştır.\nRusalka operasının prömiyer temsili Prag'da 31 Mart 1901 de yapılmıştır. Prömiyer temsilde başrolde soprano Ruzena Maturova'da bulunmaktaydı. Bu eser Prag'da çok popüler oldu ve bu popülerliği ile Çekçe konuşulan ülkelerde hemen yayıldı ve bundan sonra da dış ülkelerde opera evleri repertuvarlarına girdi. Türkiye'de prömiyer temsili Antalya Operası tarafından verilmiştir.\nRusalka operasının 1. Perdesinde bulunan \"Aya şarkı (Měsíčku na nebi hlubokém)\" çok kere ayrı bir konser parçası olarak sunulmakta ve tek başına ses kaydı yapılmaktadır. Bu aryanın keman için de aranjmanı yapılmıştır ve birkaç sinema filminde bu keman parçası arka müziği olarak kullanılmıştır.\nBu eser için şair Kvapil, Erben ile Němcova'nın peri masallarından uyarlayarak bir opera librettosunu bir besteci bulmadan önce hazırlamıştır. Bu peri masalları daha önce hazırlamış olduğu \" Princessa Pampeliška\" adlı tiyatro oyununa benzemekte ve o zamanda Avrupa'da çok ilgi çeken Hans Christian Andersen'in Küçük Deniz Kızı ve Friedrich de la Motte Fouqué'un \"Undine\" adlı masalları gibi \"acıklı, modern peri masalı\" niteliği taşımaktaydı. Libretto 1899'da tamamlanınca Kvapil bunu besteleyecek bir müzisyen aramaya başladı. Kendi tanıdığı besteciler diğer projeler üzeriden uğraşmaktaydılar ama ona tanımadığı besteci Dvořák'in yeni bir opera projesi aradığını bildirdiler. Gerçekten Dvořák Erben'in eserini önceden bilmekteydi ve 1896-97'de onun halk balladları şiirlerini senfonik şiir olarak bestelemişti. Dvořák librettoyu okudu, beğendi ve hemen hızla bestelemeye koyuldu. Bestenin ilk versiyonunu 22 Nisan 1900'da bitirdi ve son versiyonunu Kasım ortasında hazır etti. Rusalka operası Prag'da Milli Tiyatro'da 31 Mart 1901'de ilk olarak temsil edildi. Bu Prömiyer temsilde Rusalka rolünde soprano Ruzena Maturova ve orkestra şefi Karel Kovařoviç idi.\n\"Göl kenarında bir çayırlıkta\"\nGol kenarında üç peri kızkardeş Rusalka gölünün hakimi olan Su Cini Vodnik'i alaya alırlar. Vodnik kızı Rusalka'nın mahzun ve mutsuzluğunu fark etmiştir ve ona derdinin ne olduğunu sorar. Rusalka ölümlü bir prense âşık olduğunu; ama onunla birlikte yaşamak için ölümcül insan olması gerektiğini ve kendinin bunu kabul etmek istediğini söyler. Su Cini Vodnik, kızını bu kararı almaktan vazgeçirmek isterse de başarılı olamaz. O zaman kızına bir de büyücü Jezibaba'ya danışmasını nasihat eder. Rusalka Jezibaba ile konuştuğu zaman o Rusalka'ya insan olduğu takdirde eğer sevgilisi tarafından aldatılırsa hem kendisinin hem de sevgilisinin sonsuza kadar lanetlenip seslerini kaybedeceklerini açıklar. Fakat Rusalka kararında ısrarlıdır. büyücü Rusalka'ya bunu gerçekleştirmek için bir iksir hazırlar ve içmesi için bunu Rusalka'ya verir. Bu sırada Prens avcılarının başında, kovaladığı bir beyaz geyik arkasından sahneye girer. Tek başına gelen Prens, birden karşısında saçları omuzlarına dökülen Rusalka'yı görür ve ondan sanki büyülenir.\n\"Prensin ÅŸatosu\"\n\"Av Bekçisi\" ve \"Aşçı Yamağı\", Prens'in şatosunun bahçesinde Prens ve Rusalka'nın yaklaşan düğünü hakkında dedikodu yapmaktadırlar. Bu arada şatoya bir Yabancı Prenses'de misafir olarak gelmiştir. Prens, bu hırslı ve güzel Yabancı Prenses'le ilgilenmeye başlar. Rusalka'yı baloya hazırlanmasını söyleyerek yanından uzaklaştır. Vodnik gölün derinliklerinden çıkmıştır ve Prens'in Yabancı Prenses'e kur yaptığını izler. Talihsiz kızının kaderi için derin bir kedere kapılır. Prens Prenses'e aşkını ilan eder. Su Cini Vodnik de böylece Prens tarafından aldatılmış olan kızı Rusalka'yı yanına alıp golün dibine çekilir.\n\"Göl kenarında bir çayırlıkta\"\nRusalka lanetlenmiştir ve umutsuzluk içinde kendine yakarışlarda bulunmaktadır. Bu yakarışlar büyücü Jezibaba'nın kalbini yumuşatır. Rusalka'ya eğer sevgilisinin kanını akıtırsa lanetten kurtulabileceğini söyler. Rusalka bunu yapmayı kabul etmez. Artık gölün en derininde oturan bir ölüm perisine dönüşmeyi kabul etmiştir. Fakat Prens de yaptığı hatadan çılgına dönmüş halde ormanda dolaşmaktadır. Rusalka'nın yakında olduğunu hissedip ona geri dönmesi için yalvararak haykırır. Rusalka Prense görünür ve neden kendini aldattığını sorar. Prens, Rusalka'dan kendini af etmesini ister ve Ruslaka'yı öpmek istediğini bildirir. Rusalka bu öpücüğün lanet ve ölüm getireceğini açıklar; ama kararlı Prens'i caydıramaz. İki sevgilinin dudakları bir öpücükle birleşir ve Prens Rusalka'nın kollarında hayatına veda eder.\nRusalka operasının ilk partisyon notaları şu çalgılar bulunan bir orkestra için hazırlanmıştır : 2 flüt, 1 pikolo, 2 obua, 1 İngiliz kornosu, 2 klarinet, 1 bas klarinet, 2 fagot, 4 korno, 3 trompet, 3 trombon, 1 tuba, perküsyon, harp ve yaylı çalgılar.\n\n\nKayseri ili genel seçim sonuçları\nKayseri İli, 1920'den beri Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) temsil edilmektedir. TBMM'de 9 milletvekilliği ile temsil edilen Kayseri İli'nde tek seçim bölgesi vardır.\n12 Haziran 2011 Genel Seçimleri Kayseri İli sonuçlar;\n\n\nAlt bitümlü kömür\nAlt bitümlü kömür, yarı bitümlü kömür , bitümlü şeyl (\"bituminous shale\") ya da bitümlü şist (\"bituminous schist\") olarak da adlandırılan kömür tipi kayaç. MTA tarafından yapılan tanımında, organik çözücülerde çözünmeyen ve kerojen adı verilen organik madde içeren, ince taneli ve genellikle laminalı (bantlı) bir yapıya sahip tortul kayaç (sedimanter) olarak nitelendirilir. Kömürleşme süreci içinde Linyit ve Taşkömürü (bitümlü kömür) arasında yer alır. Linyit ile birlikte bitümlü şeyl \"\"kahverengi kömürler\"\" grubunda yer alır. Linyitten daha kaliteli kabul edilen bitümlü şeyl, yakıldığın açığa çıkan enerji miktarı 17-24 MJ/kg (4.165-5.700 Kcal/kg) civarlarındadır. Linyitte ise bu miktar 17 MJ altındadır. Alt bitümlü kömürün en önemli özelliklerinden biri de sentetik petrol üretiminde kullanılabilir olmasıdır. Örnek olarak Fas'ın sahip olduğu bitümlü şeyl rezervleri 12.3 milyar tondur. Bu miktardan da sentetik petrol olarak 3.42 milyar varil petrol elde edilebilir.\nBulunması 1800'lerin başına dayanan bitümlü şeyl, bu dönemde dikkatleri çeksede 1859'da ticari petrolun keşfi ile arka plana atılır. II. Dünya Savaşı ve Petrol Krizi gibi gibi petrol ticaretinin aksadı ya da petrol'un pahalandığı dönemlerde tekrar tekrar gündeme gelse de, bu dönemleri geçişiyle bitümlü şeyllere olan ilgi yine azalır. Günümüzde petrol kaynaklarının tükenme tehlikesine karşı tekrar önem kazanmaktadır.\nDünyada bilinen bitümlü şeyl rezervleri 411 milyar tondur. Bu miktarında büyük bölümü ABD'de bulunmaktadır.\nTürkiye'nin bitümlü şeyl rezerv miktarı 1.641.381 bin tondur Fakat buradaki bitümlü şeyller içeriğinde yoğun kül barındırır ve rezervin sadece küçük bir bölümü açık işletmeye uygundur.\n\n\nKırıkkale ili genel seçim sonuçları\nKırıkkale İli, 1989'a kadar Ankara İli'nin ilçesi olarak kalan Kırıkkale, 1991'den beri Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) temsil edilmektedir. Kırıkkale İli TBMM'ye 3 milletvekili göndermektedir. .\n12 Haziran 2011 Genel Seçimleri Kırıkkale İli sonuçlar;\n\n\nVest-Agder\nVest-Agder (Norveççe:\"Vest-Agder fylke\") Norveç'in güneyinde yer alan bir eyalettir. Rogaland batı, Aust-Agder doğu ve kuzey, Skagerrak güney sınır komşusudur. Kıyı şeridi 709 km uzunluğundadır. Nüfusu 174 324 (1 Ocak 2012 ) olan eyalet, yönetim merkezi Kristiansand dahil olmak üzere on beş belediyeden oluşmaktadır.\nLindesnes feneri en sık ziyaret edilen turistik yerlerindendir. Eski bir yerleşim birimi olan eyalette, özel kişiler, gruplar, işadamları ve kamu yetkilileri, tek tek ve birlikte çeşitli kültürel anıtların korunması için projeler yürütmektedir.\nOn bir bin yıl önce kıyı şeridinin buzullarla kaplı olduğu öngörülen Vest-Agder yaklaşık sekiz bin yıldır yerleşim birimidir. Arkeolojik bulgulara göre iç bölgeleri uzun bir süre için terk edenler çeşitli yerlerden gelerek, Taş Devri'nde kıyı alanları iskan edinmişlerdir. Silah ve araçlarını oluşturma biçimleri Avrupa'da ve İngiltere'de kullanılan yöntemlerle benzerdir. Tunç Çağı'na ait kaya oymalarında tarım ve nakliyeyi simgeleyebilecek güneş ve gemi sembolleri görülmüştür. Modern zamanlara kadar tarım ve nakliye, Vest-Agder nüfusunun geçim kaynaklarının ana bileşenleri olmuştur. Tarihçilere göre, göçlerle bölge uzun bir dönem terk edilmiştir. Viking medeniyeti altındayken bölge korsan ve yağmacıların yurdu olmuştur. 1300'lü yıllarda veba salgını yaşanan bölgenin tamamen terk edildiği söylenmektedir. 1600'lü yıllarda nüfus bir önceki seviyesine kadar ulaşmıştır. 13. yüzyıldan sonra Avrupa'da ticaretin gelişmesiyle balıkçılık ve kerestecilik önem kazanmıştır.\nMerkez \"Kristiansand\" Kral 4. Christian tarafından 1641 yılında kurulmuştur. Şehir askeri üs, yönetim ve ticaret merkezi olarak kullanılmıştır. 17. yüzyılda Hollanda'ya, 18. yüzyılın ikinci yarısı ve 1900'lerin ilk on yılında (1890 - 1930) yeni bir süper güç olan Amerika'ya göçler olmuştur. 20. yüzyılın ilk yarısında Vest-Agder büyük değişim göstermiştir. Geniş bir yol ağı kurulmuştur. Demiryolu bağlantıları doğu ve batı kıyılarının her ikisi için de kurulmuştur. Son yıllarda, Vest-Agder ekonomik gelişme ve nüfus artışı bakımından ülkenin en önemli bölgelerinden biri olmuştur.\n\"Hallvard Trætteberg \" tarafından tasarlanan, 12 Aralık 1958 tarihinde resmen onaylanan arması yeşil zemin üzerinde altın sarısı üç kat dallı Meşe palamudundan oluşmaktadır. Dalları bölgenin zengin doğasını, meşe ise ormanları ve eyalette önemli bir faaliyet olan ormancılığı simgeler. Bölgede uzun süre ihraç maddesi olan meşe, daha önceden 1930 yılında yerel kereste ürünlerini etiketlemede simge olarak kullanılmıştır. Refah sembolü olan meşe ağacı ile içi boş palamutlar eyalet ve belediyelerin ortak çabalarıyla büyüme ve kalkınmaya teşvik edilen 15 belediyesini belirtmektedir.\nVest-agder'de belediye başkanlarına görev teslimlerinde verilen ve özel günlerde taktıkları simgesel gümüş bir kolye verilmektedir. \"Lise Schönberg\" tarafından tasarlanan kolye, on beş meşe yaprağı ve palamut bir plaka üstüne çelenk gibi sıralanmıştır.\nEyaletin simgesel çiçeği \"Quercus robur\" yani saplı meşe dir. 1989 yılında eyalet kurul tarafından belirlenmiştir. Karar Norveç Botanik Derneği ve Vest-Agder Valiliğin önerisiyle oluşturulmuştur.\nEyaletin resmen belirlenmiş taşı bir çeşit renkli granit olan farsunditttir. Eyalet Konseyi 14 Eylül 1993 tarihinde oy birliğiyle Vest-Agder'in taşını farsunditt olarak seçmiştir. Karar Norveç Jeoloji Konseyi'nin önerisi üzerine alınmıştır.\nGünümüz Vest-Agder ve Aust-Agder bölgesi 1685 yılında \"Christiansand\" adıyla kurulmuştur. Norveç eyalet sisteminin geçmişi birkaç yüzyıla dayanmaktadır. 1837 yılında sınırlar \"Amtstinget (amt.)\" olarak adlandırılan valiliklere bölünmüştür. 1880 yılında “Lister” ve “Mandal” amt. olarak adlandırılmışlardır. Vest-Agder 1919 yılında bugünkü adını almıştır.\nAdını oluşturan \"Vest\", «batı»; \"Agder\" ise «iskele» anlamına gelmektedir. Bu bağlamda eyaletin adının anlamı batı limanıdır. \"Agde\" Akdeniz, Fransa sahil kasabası olan \"Cap d'Agde\" gibi başka yer adlarında da kullanılmıştır.\nVest-Agder kıyısı boyunca Gulf Stream sıcak su akıntısı etkisi altındadır. Bu durum, eyaletin güneşli ve sıcak bir iklime sahip olmasını sağlamaktadır. Ayrıca bölge, güçlü Atlantik rüzgarları ve genellikle Norveç'in kuzey ve batı kıyısında yaşanan yağmurlu fırtınalara karşı korunaklıdır. Skagerrak ve Kuzey Denizi doğusu üzerinden gelen ılık rüzgarlarla bahar Vest-Agder'a erken gelmektedir.\nOrtalama sıcaklıklar ise en soğuk ay olan Şubat ayında –3;–5 °C, Temmuz-Ağustos temel olmak üzere yaz aylarında 15–16 °C'dir. Yıllık yağış miktarı ortalama 1000 mm.'dir. İç bölgelerde ve vadilerde maksimum 1500–2000 mm'lik yağış düşmektedir. Özellikle sonbaharda ve kıyı bölgelerde ilk baharda sis olmaktadır. Vennesla'da yirmi dört saat durmaksızın kar yağışı olduğu gözlemlenmiştir. 4 Şubat 1960 tarihinde 131.8 mm kar düşmüş, kar kalınlığı 15 ila 52 cm yükselmiştir. Aynı gün \"Oddernes\" e ve \"Mestad\" a 19 ile 96 cm kalınlığında 128.7 mm kar yağışı olmuştur. İç ve daha yüksek alanlarda, batıdan doğuya, kar yağışı artmaktadır.\nVest-Agder'de 15 belediye bulunmaktadır. Kristiansand, Mandal, Lyngdal, Farsund ve Flekkefjord kent belediyesidir. Diğer onu kırsal belediyelerdir. 1964 yılına kadar kapsamlı birleşme gerçekleşene kadar eyalette 40 kadar belediye vardı. “Kristiansand” eyalet merkezi ve eyaletin en büyük belediyesidir.\nVest-Agder nüfusu 1875 yılında 78.500 den, 1950 yılında 96 200'e yükselmiştir. Savaştan sonraki ilk yıldan itibaren son yüzyılda nüfus yavaş yavaş artmıştır. Bu bir bütün olarak nüfusun ülke genelinde % 0,8 yükselişi ile karşılaştırıldığında yılda ortalama % 0.3 büyüme vermektedir. Durgunluk veya istihdam düşüşü nedeniyle oluşan büyük miktardaki dış göçler nüfustaki büyümeyi engellemiştir. 1960'lara kadar Amerika'ya yüksek miktarlarda göç olmuştur. İç bölgelerde tarım, kıyı bölgelerde tersanecilik istihdamı artırarak aynı yönde nüfusu etkilemiştir. 1950-2006 dönemi boyunca yıllık ortalama %0.9 nüfus artışı ile bir bütün olarak ülkenin %0.6 oranının üstündedir. Günümüzde Kristiansand, Vennesla, Mandal, Søgne, Flekkefjord, Lyngdal ve Farsund nüfusu en yoğun yerleşim birimleridir.\n\n\nSunset Boulevard\nSunset Boulevard (\"Sunset Bulvarı\"), Los Angeles'ta bir cadde. Downtown Los Angeles'tan Hollywood, West Hollywood ile Beverly Hills'in içinden geçip Santa Monica'ya kadar gider ve aşağı yukarı 35 kilometre uzunluktadır. Hollywood ünlü kültürü ikonu olup kentin en meşhur caddelerindendir.\nYolun tümü boyunca caddenin en az dört şeridi vardır ve çok tıkalıdır; planlanan \"Beverly Hills Freeway\" otoyolunun inşası hiç yer almadı.\nEskiden fahişelerin sık çalıştığı bir bölge idi.\n\n\nTrent Acid\nMichael Verdi \"(d. 12 Kasım 1980 - ö. 18 Haziran 2010)\", Amerikalı profesyonel güreşçi. \"Jersey All Pro Wrestling\" (JAPW)'de güreşen genç bir yetenekti. Ringdeki takma adı \"Trent Acid\" olan güreşçi Michael Verdi 18 Haziran 2010 tarihinde evinde annesi tarafından ölü olarak bulundu.\n\n\nBuford, Wyoming\nBuford, Amerika Birleşik Devletleri, Wyoming, Albany County'de bulunan tüzel kişiliği olmayan yerleşim yeridir. Interstate 80 Karayolu üzerinde Cheyenne ve Laramie arasında bulunur. ABD'nin en küçük kasabasıdır. Bir zamanlar 2000 kişinin yaşadığı kasaba, sahibi Don Sammons tarafından açık artırma yoluyla Vietnamlı bir işadamına satılmıştır.\n\n\nEte Kurttekin\nEte Kurttekin (d. 29 Temmuz 1969, Ankara), Türk müzisyen.\n2010 yılında Sonisphere'in açılış grubu olarak seyirciyle buluşmuştur. Sahne aldığı yerler arasında Babylon, Hayal Kahvesi ve İf Performance Hall sayılabilir. 2011 Van depremi'ne yardım amacıyla düzenlenen Van İçin Rock konserinde yer alan kırk sanatçıdan biridir.\n2010 yılında Yavuz Turgul'un yazıp yönettiği, başrollerini Şener Şen ve Cem Yılmaz'ın paylaştığı Av Mevsimi'nde \"Benden Adam Olmaz\" isimli besteyi düzenlemiş, söylemiş ve filmde rol almıştır.\n2008 yılında Milliyet sponsorluğunda gerçekleşen Cannes Young Lions kampanyasına yaptığı motivasyon şarkısıyla Kristal Elma ödülüne layık görülmüştür.\n2005 yılında Össan Deneç'le birlikte Özlem Tekin'in \"109876543210\" albümünün yapımcılığını ve kısmi aranjörlüğünü üstlendi.\n2004 yılında Rock'n Coke festivalinde yine Össan Deneç'le birlikte Özlem Tekin'in oldukça ses getiren \"OZZ Projesi\"'ni gerçekleştirdi.\n2000 yılında İstanbul'a yerleşti. Özlem Tekin'le çalışmaya başladı.\n1999 yılına kadar Ankara'da Özge Fışkın, Gürbüz Barlas, Uğur Gülbaharlı ve Burak Ersöz'le birlikte Fender Blenders'de çalmıştır.\n1995-1998 yılları arasında Haluk Levent'le çalışmıştır.\n1990-1994 arası zamanının en başarılı gruplarından olan Mindvortex'te yer almıştır.\n1989-1995 yılları arasında Barone Steel'in üyesi olmuştur.\n1985-1988 yılları arasında lise grubu Seth'in bas gitaristliğini yapmıştır. Liseden mezun olmadan kısa süre önce bestesi \"Longing\" İlhan İrem'in prodüktörlüğünü yaptığı \"Winds of Change\" isimli kompilasyonda yer almıştır.\nEte Kurttekin'e canlı performanslarda gitarlarda Arda Albayraktar ve Soner Özsatır, klavyelerde Uğur Gülbaharlı, bas gitarda Uğur Öktem ve davulda Mehmet Demirdelen eşlik etmektedir.\n\n\nGezenek\nGezenek, geometrik yer anlamına gelir. Geometride, \"gezenek\", herhangi bir özelliği paylaşan noktalar kümesidir. Örneğin, bir çember, bir düzlemdeki herhangi bir noktaya eşit uzaklıkta olan noktalar gözeneği olarak tanımlanabilir.\nGezenek, yanı sıra, bir noktanın bir koşulu ya da bazı koşulları sağlamak üzere takip ettiği rota olarak da tanımlanabilir. Örneğin, gene bir çember, bir noktaya eşit uzaklıklarda takip edilen noktalar gezeneği olarak tarif edilebilir.\nTerim, kompleks dinamikte şu şekilde belirir:\nGezenekler genelde iki unsur ile ispat edilir. İlk kısım, eğri üzerindeki her noktanın gezenek şartını sağlayıp sağlamamasına bakılmasıdır. İkinci kısım, her noktanın bu şartı eğri üzerinde sağlayıp sağlamamasıdır. Örneğin, iki farklı nokta arasındaki noktalar gezeneği, iki farklı noktanın açıortayıdır önermesinin ispatlanması için, şu ikisinin gerçeklendiği gösterilmelidir:\n\n\nBeyler\n\n\nSalih Reis\nSalih Reis veya bilinen diğer ismiyle Salih Paşa (1488 - 1568, Cezayir), Osmanlı İmparatorluğu amiralidir. Salih Reis 1488 yılında Kaz Dağı yakınlarındaki bugün Biga ya da Edremit yakınında doğmuştur. 1555 senesinde Cezayirde bulunan Becaye şehrini kuşatmış ve ele geçirmiştir. Salih Reis 1568 yılında Cezayir'de ölmüştür.\nAyrıca; bugünkü Salihli kentine adını vermiştir.\n\n\nVoyvodina arması\nVoyvodina arması Voyvodina'nın resmî armasıdır.\n\n\nKaçinler\nKaçinler (Jingpo), Birmanya'nın kuzeyindeki Kaçin eyaletinde yaşayan halkların en büyüğüdür. Birmanya ordusu ile Kaçin Bağımsızlık Ordusu arasında yirmi yıldır devam eden iç çatışmalar dünya gündeminde sık sık yer almaktadır. Çin ve Hindistan sınırında yer alan bu bölge halkının dini yapısı karışıktır. Birmanya hükümeti, yarısı Budist derken, bazı kaynaklar yarısının Hristiyan olduğunu iddia edebilmektedir. Önemli bir azınlık ise Animizm (Canlıcılık) inancına sahiptir. Kaçin bölgesinde yaşayan ve nüfusu 1.2 milyon olan bu kişiler Jingpo olarak da bilinmektedir.\n\n\nJoli OS\nProje 2008 yılında Netvibes kurucusu Tariq Krim tarafından başlatıldı. Daha sonra iki geliştiriciyle(Romain Huet ve Tristan Groléat) birlikte yoluna devam etti. Ekip, birkaç netbook alıp Paris'in Montorgueil bölgesinde bir ofis kiraladıktan sonra alfa version duyuruldu.Atomico Ventures ve Mangrove Capital Partners tarafından $4.2 milyon yatırım aldı.\nVersion 1.0 2010 da, versiyon 1.1 ise 7 Aralık 2010'da son kullanıcıya duyuruldu. Version 1.2 ise 9 Mart 2011'de resmi olarak yayınlandı.\nKasım 2010'da, netbook tabanlı olan Vye Computers markalı ilk Jolibook üretildi.JoliBook özellikleri şöyle: 10.1-inch ekran, 1.5 GHz Intel Atom N550, 1GB RAM ve 250GB sabit disk. Sloganı \"fast, fun, connected!\" olan Jolibook satışı sadece Birleşik Krallık'ta £280 ve Shop.VyePC.com ile Amazon.co.uk siteleri üzerinden alınabilir.\nNetbooklar için geliştirilen Ubuntu 10.04 LTS (Lucid) tabanlı Jolicloud'un 1.1 versiyonu Aralık 2010'da duyuruldu.Ubuntu depolarını kullandığı için paket bulamama sorunu yok. Sürüm sadece netbooklar değil tüm Intel işlemcili 32Bit mimarisini kullanan cihazlar için yayınlandı.\nVersion 1.2 9 Mart 2011'de Joli OS ismiyle duyuruldu. Yeni versiyonda; yeni boot ekranı,yerel dosya sistemi, uzaktan erişim, opsiyonel arka plan resimleri gibi kolaylık sağlayan özellikler eklendi Tarayıcı olarak Chromium 10 ve Flash 10.2 gömülü halde yayımlandı. Ayrıca Dropbox entegrasyon ve Google Docs dosyaları senkronizasyonu eklendi.\n\n\nBodrum (mimarlık)\nBodrum, bir yapının yol düzeyinden aşağıda kalan bölümüdür. Genellikle az kullanılan eşyayı saklamak üzere kullanılır. Nemli iklimin görülmediği yerlerdeki hemen tüm çağdaş yapılarda bulunmaktadır.\n\n\nHindistan Bağımsızlık Hareketi\nHindistan Bağımsızlık Hareketi Hindistan ve Güney Asya'da gerçekleşen siyasi organizasyon. Hindistan yarımadasında Britanya krallığının ve Doğu Hindistan Şirketinin egemenliğini sonlandırmak amacını güden bir hareketti. 1757'den 1947'ye kadar 190 yıl sürmüştür. İlk askeri bağımsızlık mücadelesi Bengal'de başladı. Daha sonra Hindistan'da devam etti.\nHareketin ilk liderleri ülkenin insanlarına sadece temel hakların verilmesi için mücadele ettiler. Hareket, halk arasında büyük yankı uyandırdı. Hindistan Ulusal Kongresi (INC) ülkenin bağımsızlığıyla ilgili bir bildiri sundu. 20.yüzyılın başlarında liderler ülkenin kendini yönetme hakkını talep ettiler. 1920'lerden itibaren, özgürlük mücadelesinin son dönemlerinde, Kongre Mohandas Karamçand Gandi'nin sivil direniş politikasını benimsedi.\nMuhammed Ali Cinnah Hindistan'daki azınlıkların anayasal hakları için bazı kampanyalar düzenledi. Subhash Chandra Bose gibi efsanevi figürleri daha sonra harekette militan bir yaklaşımı benimsedi. Swami Sahajanand Saraswati'nin düşüncesi benimseyen diğer liderler Hint köylü ve emekçi kitleler için siyasi ve ekonomik özgürlük istedi. Rabindranath Tagore siyasi bilincin gelişmesi için şiiri ve edebiyatı araç olarak kullandılar.\nİkinci Dünya Savaşı dönemi sonunda İngiltere'nin Hindistan çıkışı hareketini (\"Mahatma\" Gandhi önderliğinde) ve Hindistan Ulusal Ordusu (INA)(Netaji Subhas Chandra Bose tarafından yönetilen) ve diğerleri tarafından düzenlenen kampanyalarla doruk noktasına ulaştı ve İngilizlerin çekilmesi hızlandı. Bu çalışmaların sonucu olarak 1947'de Hindistan Bağımsızlık Yasası ilân edildi.\nHindistan Cumhuriyeti kurularak 26 Ocak 1950 yılında anayasa oluşturuldu. Pakistan'a 1956 yılına kadar hakimiyet sağladı. Hindistan Bağımsızlık Hareketi'nin toplumun çeşitli kesimlerini de kapsayan kitle tabanlı hareketti. Ayrıca sürekli ideolojik evrim süreci uygulandı. Hareketin yapısı temel ideolojisi anti-sömürgeci olmasına rağmen, laik, demokratik, cumhuriyetçi, özgürlükçü ve sivil-politik ile birleşen bağımsız kapitalist bir ekonomik gelişme vizyonu ile desteklenmiştir. Hareketin temel ideolojisi anti-sömürgeci olmasına rağmen, bağımsız kapitalist ekonomik kalkınma vizyonuyla laik, demokratik, cumhuriyetçi destekli bir siyasi yapıya büründü.\n\n\n1988 Yaz Olimpiyatları'nda Sovyetler Birliği\nSovyetler Birliği, Güney Kore'nin başkenti Seul'de düzenlenen 1988 Yaz Olimpiyatlarına 481 sporcuyla katıldı. 55'i altın olmak üzere toplamda 132 madalya kazanmayı başaran Sovyetler Birliği, oyunların madalya sıralamasında birinci sırada yer aldı.\n\n\nTürkiye'de bitümlü şeyl madenciliği\nAlt bitümlü kömür, yarı bitümlü kömür, bitümlü şeyl ya da bitümlü şist olarak da adlandırılan kömür tipi kayaçtır. Başlıca özelliklerinde biri de sentetik petrol üretmek olan bu kayaçlar 1800'lü yıllarda bulunduysada talebin yerini o dönemin daha ucuz yakıtı olan petrol'e bırakmasıyla tüm Dünyada arka plana itilmiştir. Türkiye'deki ilk çalışmalar Cumhuriyet Döneminde, MTA'nın kurulmasıyla sentetik petrol üretebilmek için başlamıştır.\nTürkiye'deki tespit edilen rezervler 1.641.381 bin tondur. Bu rezervlerin 555 bin yonu görünür, 1086 bin tonu mühtemel rezervler olarak belirtilir. Ayrıntılı olarak Türkiye'deki rezervler şu bölgelerdedir;\n\n\nEbubekir Öztürk\nEbubekir Öztürk (d. 1 Şubat 1978, İstanbul) Türk oyuncu.\nAslen Kafkas göçmeni olan Öztürk'ün ailesi il olarak Ağrı'ya yerleşmiştir. Ailesi 1965 yılında Ağrı'dan İstanbul ili Eyüpsultan ilçesine göç etmiştir. Askerliğini Şırnak'ta yapan Öztürk, bir çatışmada yaralanmıştır. Şafak Sezer'in asker arkadaşı olan bir kişi sayesinde Sezer ile tanışan Öztürk, onun 1998 yılından itibaren şoförlüğünü yapmaya başlamıştır. Hafızlık ve oyuncu Şafak Sezer'in şoförlüğünü yapan Öztürk, şoförlük yaptığı esnada Sezer tarafından Kutsal Damacana filminde oynamaya ikna oldu. Daha sonra yine Sezer'in başrolünü oynadığı Kolpaçino ve devam filmi Kolpaçino Bomba filmlerinde \"Ganyotçu\" rolünü oynadı.\n2010 yılında da, yine Şafak Sezer ile birlikte Hanımeli Sokağı isimli televizyon dizisinde Ali Kunduz karakterini canlandırdı.\n\n\nJohn Rechy\nJohn Rechy (d. 10 Mart 1934, El Paso, Teksas), Amerikalı yazar. İlk romanı, Meksika ve İskoç asıllı bir eşcinsel adam olarak biyografik arka planını yansıtır. Güney Kaliforniya Üniversitesi'ndeki \"Master of Professional Writing Program\"i öğretir.\nRechy birçok deneme yazmıştır; bunlar hem \"Beneath the Skin\" hem de \"Tigers Wild\"da antoloji hâline getirilmiştir. \"The Nation\", \"The New York Review of Books\", \"Los Angeles Times Book Review\", \"L.A. Weekly\", \"The Village Voice\" ve \"The New York Times Books\" için makale yazmıştır.\nRechy, \"PEN-USA-West\"in \"Lifetime Achievement Award\" (\"Yaşam Boyu Başarı Ödülü\")'ına layık görüldü.\n\n\nDavid Desrosiers\nDavid Philippe Desrosiers (d. 29 Ağustos 1980) pop punk grubu Simple Plan'in en çok bilinen bas gitaristi ve geri vokalisti.\n. Kısa bir süre çeşitli gruplar için davul ve bas gitar çalmıştır ; The Used, Vendetta Red, Green Day, Good Charlotte, aveMxPx.\"The Naked Brothers Band,\" episode 7, \"Naked Idol, Part 2.\" 'nin konuk sanatçısıydı.\nDesrosiers Fender Precision Bass gitar çalıyor.\n\n\nMersin Cup\nMersin Cup toprak kort'larda oynanan, Türkiye'nin üçüncü ATP Challenger turnuvasıdır. Sürekli olması planlanan turnuvanın birincisi Mersin'de, Mersin Tenis, Yelken, Yüzme ve Su Sporları İhtisas Kulübü kortlarında, 7-8 Nisan 2012 tarihlerinde yapılan eleme maçlarını takiben 9 - 15 Nisan 2012 tarihlerinde anatablo maçlarıyla tamamlandı.\nTurnuvada, ana tabloda 5 Türk oyuncu olmak üzere teklerde ve çiftlerde ATP klasmanında toplam 68 sporcu mücadele etti.\n2013 yılında ikincisi gerçekleştirilen turnuva, 6-7 Nisan 2013 tarihlerinde yapılan eleme maçlarının ardından 8-14 Nisan 2013 tarihlerinde yapılan anatablo maçlarıyla tamamlanacak.\nAşağıdaki oyuncular teklerde wildcard (joker) ile anatablo hakkı kazanmıştır. (ATP Sırası = 02/04/2012)\nAşağıdaki oyuncular elemelerden gelerek anatablo hakkı kazanmıştır. (ATP Sırası = 02/04/2012)\nAşağıdaki oyuncular elemelerden gelerek \"şanslı kaybeden (lucky loser)\" olarak anatablo hakkı kazanmıştır. (ATP Sırası = 02/04/2012)\nAşağıdaki oyuncular teklerde wildcard (joker) ile anatablo hakkı kazanmıştır. (ATP Sırası = 01/04/2013)\nAşağıdaki oyuncular elemelerden gelerek anatablo hakkı kazanmıştır. (ATP Sırası = 01/04/2013)\nAşağıdaki oyuncular elemelerden gelerek \"şanslı kaybeden (lucky loser)\" olarak anatablo hakkı kazanmıştır. (ATP Sırası = 01/04/2012)\n2012 ve 2013 yıllarında verilen ödül miktarları aynıdır.\n\n\nŞatodaki Kadın\nŞatodaki Kadın, Wildfell Konağı Kiracısı veya özgün adıyla The Tenant of Wildfell Hall (\"Wildfell Hall’ın Kiracısı\"), İngiliz yazar Anne Brontë'nin ikinci romanı. İlk kez 1848 yılında Acton Bell mahlası ile yayımlanmıştır. \n\n\nTinsel Korey\nGenellikle yerli filmlerinde oynayan Korey, birkaç reklamda oynamış ve ilk olarak 2006 yılında bir filmde küçük bir rolde yer almıştır. 2009 yılında \"Twilight Saga: New Moon\" filminde Emily Young rolüyle daha da tanınır hale gelen Korey, \"Twilight Saga: Eclipse\" filminde de rol almaktadır.\n\n\nGraça Machel\nGraça Machel, DBE (Graça Simbine doğumlu; 17 Ekim 1945) Mozambikli politikacı ve insani yardım gönüllüsü. Güney Afrika Devlet Eski Başkanı Nelson Mandela'nın üçüncü eşi ve Mozambik Cumhurbaşkanı Samora Machel eski dul eşidir.\nGraça Machel, kadın ve çocuk hakları için uluslararası bir savunucusu olan ve 1997 yılında insani çalışmalarından dolayı bir İngiliz dame unvanına terfi ettirildi.\nGraça Machel iki farklı ülkenin tek first lady'si olarak dünyada bu konuda bir ilk olarak bilinir.\n\n\nCall of Duty: World at War silahları listesi\nTreyarch tarafından yapılan Activision tarafından dağıtılan Call of Duty serisinin 5. oyunu olan oyununun silah listesi.\n\n\nFurkan Köse\nFurkan Köse (28 Mayıs 1993, Samsun), kariyerini Samsunspor'da sürdürmekte olan Türk, futbolcu.\nKariyerine 2003 yılında Samsun Yolsporun altyapısında başlayan Furkan, 2011-12 sezonu başında Samsunspor altyapısına transfer olmuştur. 2012 yılının ilk aylarına dek bu takımın altyapısında yer alan futbolcu Mesut Bakkal döneminde as takıma seçilerek 27 Ocak 2012 tarihinde kulübüyle profesyonel sözleşme imzalamıştır. Profesyonel kariyerinin ilk maçına 13 Mayıs 2012 tarihindeki Spor Toto Kupası karşılaşmasında MKE Ankaragücü karşısında çıkan futbolcu ilk lig maçına ise 12 Mayıs 2013 tarihinde 1. Lig mücadelesi olan Adana Demirspor karşılaşmasında çıkmıştır. Köse, profesyonel kariyerinin ilk golünü ise 29 Mart 2014 tarihindeki 1. Lig maçında Şanlıurfasporlu Sezer Badur'dan yemiştir. 2013-14 sezonunda Samsunsporun ilk iki kalecisi olan Soner Şahin ve Atilla Özmen'in sakatlıkları nedeniyle ilk kez uzun süreli olarak forma şansı bulan futbolcu ilk altı maçta gol yemeyerek başarılı bir performans göstermiştir. Bu performansı sonrasında da kulüp, sözleşmesini 3 yıl daha uzatmıştır.\nSamsunsporun as kalecisi hâline gelen Furkan takım kaptanlığını da üstlenmiş, 7 Ekim 2018 tarihinde ise kulüpteki 100. maçına çıkmıştır. Buna karşın 2018-19 sezonunun başında kaptanlık unvanını ve ilk yedi maçta gösterdiği düşük performansı ile de as kalecilik pozisyonunu kaybetmiştir. Sezon sonuna doğru yükselen performansı ile tekrar on bire girmeyi başarmıştır.\nFurkan, 8 Haziran 2019 tarihinde millî boksör Neriman Istık ile evlenmiştir. Aynı ay 21 günlük bedelli askerliğini yapmak üzere birliğine teslim olmuş ve Temmuz 2019'da terhis olmuştur.\n\n\nAykut Çift\nAykut Çift (d. 14 Haziran 1993, Trabzon), kariyerini Gölcükspor'da sürdürmekte olan Türk futbolcudur.\nKariyerine 2005 yılında Samsunspor'un altyapısında başlayan Aykut, 2010-11 sezonunun başına dek bu takımın altyapısında yer almıştır. Hüseyin Kalpar döneminde ise a takıma seçilerek 20 Ekim 2011 tarihinde kulübüyle profesyonel sözleşme imzalamıştır. Kariyerinin ilk profesyonel resmî maçına ise Tarkan Demirhan yönetimindeki Samsunspor'da, 15 Nisan 2012 tarihinde çıkmıştır. Spor Toto Kupası maçında Orduspor karşısında mücadele eden futbolcu 90 dakika sahada kalmıştır. 2012-13 sezonu başında ise Gümüşhanespor'a bir yıllığına kiralanmıştır. Sezon ortasında bu kulüple olan sözleşmesini fesheden Aykut sezonun kalan yarısını ise İskenderunspor 1967'de kiralık olarak geçirmiştir. 2013-14 sezonu başında da Belediye Vanspor'a kiralanan futbolcu sezonun ikinci yarında da 1930 Bafraspor'a kiralık gönderilmiştir. Bu iki takımda toplam 23 maçta forma giyip 5 gol atan futbolcu 2014-15 sezonu başında Samsunspor ile idmanlara çıkmış ancak teknik direktör Erhan Altın tarafından yetersiz görülmesi üzerine sözleşmesini karşılıklı olarak feshedilmiştir. Aykut, serbest kalmasının ardından ise Gölcükspor ile anlaşmıştır.\n\n\nMikrotom\nMikrotom (Yunanca; \"mikros\" (küçük) ve \"temnein\" (kesmek)), alınan doku örneklerinin son derece ince bir şekilde kesilerek incelenmesine imkân tanıyan kesme aracı. Mikrotom, mikroskopta incelenecek materyallerin görünür ışık altında (ışık mikroskobu) veya elektron ışınımı altında (elektron mikroskobu) histopatolojik olarak incelenebilmesi için hazırlık aşamasında kullanılan önemli bir araçtır.\nİncelenecek dokuların istenilen kalınlıkta kesilebilmesi için mikrotomlarda çelik, cam veya elmas bıçaklar kullanılır. Çelik bıçaklar hayvan veya bitki dokularının ışık mikroskobunda incelenmesi aşamasında, cam bıçaklar ışık mikroskobisi için ince kesitler alma ve elektron mikroskobu için çok ince kesitler alınması için, endüstriyel tip elmas bıçaklar kemik ve diş gibi sert dokuların kesilmesinde ve cevher kalitesindeki elmas bıçaklar elektron mikroskobu için çok ince kesitlerin hazırlanmasında kullanılırlar.\nMikrotomlar incelenecek dokuları bir insan saç telinden daha ince kesebilirler, 0.05 ve 100 µm aralığında kesitler alınabilir.\nMikrotom ilk olarak 1865 yılında İsviçreli anatomist Wilhelm His tarafından keşfedilmiştir.\n\n\nSociété Nationale de Radiodiffusion et de Télévision\nFas Ulusal Radyo ve TV Topluluğu Société Nationale de Radiodiffusion et de Télévision (SNRT) Fas'ın ulusal kamu yayıncılığı yapan devlet televizyon ve radyosudur. Ayrıca SNRT EBU (Avrupa Yayın Birliği)'nun kurucu üyelerindendir. Üyeliği 1950 yılından beri sürmektedir. 1980 Eurovision Şarkı Yarışması'nın Fas'ta yayınlanmasını sağlamıştır. Fas, Eurovision'a ilk ve tek olarak 1980 yılında katılmıştır.\nSNRT'nin şu an yayın yapan 9 televizyon kanalı bulunmaktadır. Son yıllarda birçok Türk dizisini yayınlamaktadır.\nSNRT'nin şu an yayın yapan 5 radyosu vardır.\n\n\nNegotin\nNegotin ÅŸu anlamlara gelebilir;\n\n\nÄ°sa Turan\nİsa Turan (d. 6 Ağustos 1969, Trabzon), Türk eski genç millî futbolcu, antrenör ve teknik direktör. Hamza Hamzaoğlu'nun yanında Bursaspor'da yardımcı antrenörlük yapmaktadır.\nFutbol hayatına 1982 yılında Trabzonspor altyapısında başlayan Turan 1989 yılına dek bu takımın farklı altyapı kategorilerinde forma giymiştir. 1989-90 sezonunda a takıma yükselen futbolcu 1989-90 sezonu sonunda doğru MKE Ankaragücü'ne transfer olmuştur. 1992-93 sezonu başında dört sezon boyunca formasını giyeceği Samsunspor'a transfer olmuştur. 2. Lig'de şampiyon olarak 1. Lig'e yükselen takımda yer alan Turan 1996 yılında İstanbulspor'a imza atmıştır. Kariyerinin kalan bölümünü Adanaspor, Sakaryaspor ve Aydınspor çatısı altında sürdüren futbolcu 2000 yılında kariyerini sonlandırmıştır.\nİsa Turan iki farklı kategoride millî olmuştur. Trabzonspor'da oynadığı dönem 16 ve 18 yaş altı millî formaları giyen Turan toplam 7 maça çıkmış fakat gol bulamamıştır.\nFutbolculuk kariyerini sonlandırdıktan sonra antrenörlük kurslarına giden Turan, kursu bitirdikten sonra bir futbol okulu açmış ve Samsunspor'un altyapısında antrenörlüğe başlamıştır. 2005 yılında Ertuğrul Sağlam'ın yardımcısı olarak a takım antrenörlüğüne soyunan Turan, bu görevden sonra İlkadım Belediyespor'un başına geçmiştir. Daha sonra Lüleburgazspor ve Çarşambaspor'un da teknik direktörlüklerini üstlenmiş, 2012 yılında ikinci kez Lüleburgazspor'un başına geçmiştir. 2013 yılına kadar bu takımda görev yapan Turan, 2013 yılında ise takım teknik direktörü Hamza Hamzaoğlu'nun isteğiyle Akhisar Belediyespor'da altyapı koordinatörlüğüne getirilmiştir. Hamzaoğlu'nun Akhisar Belediyespor'dan ayrılması üzerine istifa eden 2014 yılının aralık ayında ise Galatasaray'da teknik direktörlüğe getirilen Hamzaoğlu'nun yardımcısı olarak bu takımda göreve başlamıştır.\n\n\nTarkan Demirhan\nTarkan Demirhan (d. 16 Ağustos 1968, Çarşamba), Türk antrenör ve teknik direktör. Çarşambaspor'un teknik direktörlüğünü yapmaktadır. Celal Bayar Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu mezunudur.\nKariyerine 1996 yılında Samsunspor'da gençlik gelişim antrenörü olarak başlayan Demirhan, 1999'da Çarşambaspor antrenörlüğüne getirilmiştir. 2000 yılında bu takımın teknik direktörlüğüne getirilmiş ve 2001 yılına dek bu görevini sürdürmüştür. 2004 ve 2010 arasındaki dönemde Samsunspor, Ünyespor ve İlkadım Beledyespor'da farklı görevler üstlenen antrenör, 17 Ocak 2010 tarihinde Samsunspor A2 teknik direktörlüğüne getirilmiştir. 30 Mayıs 2011 tarihinde ise görevinden ayrılmıştır. 12 Nisan 2012 tarihindeyse kısa süreli olarak Samsunspor'un başına geçmiştir. (Ocak 2014-?) Bölgesel Amatör Lig'de mücadele eden Çarşambaspor'un teknik direktörlüğü yapmıştır.\n\n\nDelfshaven\nDelfshaven (ya da Delft Limanı) Hollanda’nın Rotterdam kentinin güneyinde Nieuwe Maas Irmağının sağ kıyısında bulunan bir ilçedir.\n1886’dan beri belediyesi bulunmaktadır. Delfshaven kasabası Delft şehrinin limanı etrafında gelişmiştir. \"Haven\" liman anlamına gelmektedir. Delft’in kendisi büyük bir ırmağın kenarında değildir. Bu nedenle 1389 ’da kentin yaklaşık 10 km. (6 mil) güneyinde, uzak denizlerden gelecek büyük gemilerin yanaşabileceği bir gemi barınağı inşa edildi. Rotterdam kenti ile rekabet sağlamak için gemilerden ücret/tarife tahsil etmekten kaçınıldı. Yeni yerleşim \"Delft Limanı\" yani \"Delfshaven\" olarak adlandırıldı.\n1620’de Pilgrim pederleri Speedwell isimli gemi ile buradan önce İngiltere ardından Amerika ’ya giderek Plymouth Kolonisi ‘nin ilk yerleşimcilerinden oldular. O günden sonra kasabanın \"Eski Kilise\"si (Oude Kerk) \"Pelgrimskerk\" veya Pilgrim Pederleri Kilisesi olarak da bilindi.\nBalıkçılık, gemi yapımcılığı ve jenever içkisi imalâtı kasabanın başta gelen kazanç kaynaklarıdır. Alman Doğu Hindistan Şirketi \"Delf Limanı\"nda önemli derecede iskele ve ambarlar inşa etti. Şirketin kumandanlarından Piet Hein, \"Delfhaven\" doğumludur.\n\"Delf Limanı\" 1811 ’e kadar Delft kasabası ve belediyesine bağlı iken 1811’de ayrı bir belediye oldu. Delfshaven 1886 ’da Rotterdam ’a bağlandı. İlçede halen yaklaşık 73.000 kişi yaşamaktadır. Kasabanın küçük tarihsel merkezi bu güne kadar özenle korunmuştur. Merkezin mütevazı yerel müzeleri, bir bira fabrikası ve yiyecek-içecek yerleri bulunmaktadır.\n1940 yılında Rotterdam Alman uçakları tarafından hava bombardımanına maruz kaldığı esnada \"Delfshaven\" bu saldırıdan hasar görmeden kurtuldu. II. Dünya Savaşı ‘nın sonraki yıllarında Rotterdam ’ın batısı müttefikler tarafından 31 Mart 1943 ’te bombalanarak yıkıldı.\n\n\nGacallar\nGacallar, Trakya yerlilerinden kabul edilen bir halktır. Yunanistan ve Bulgaristan dâhil Trakya'nın her yerinde yaşamaktadırlar.\nÇeşitli teoriler mevcuttur: Gacallar, Deliorman bölgesinin Osmanlı öncesi Türk halkı olduğuna dair iddialar vardır. Kuzey'den gelmişlerdir ve Çıtaklarla ve Gagavuzlarla ilgileri de düşünülür. Osmanlılarla tanışıp karışınca İslam'a geçmişlerdir.\nİkincisi ise; 93 Harbi'yle bu bölgeden Türkiye'ye göçüp de Trakya'da kalanların, burada meskün buldukları yerli ve İslam halktır. Onlara yerli anlamında Gacal diyenlerse, Deliorman göçmeni Gacal, Tatar, Pomak ve Yörük göçmenlerdir. Türk Trakyasının bu ikinci Gacalları, gerçekte Yörük ve Tatar Türkleridir.\n18.yy'a kadar Traklar gibi geçmişte Trakça dilini kullanmaktaydılar. Şu an ise bölgeden bölgeye farklılık gösterebildiği gibi Trakya'da yaşayan bütün Gacalların konuştuğu dil Türkçedir.\nGacallar'ın, çoğunlukla Balkanlar'da yaşadığı ve özellikle Bulgaristan (Deliorman) ve Türkiye'de çoğunlukla Trakya bölgesinde yaşadıkları belirtilmektedir. Örneğin, bir sınır ilçesi olan Kofçaz ve Edirne'nin Keramettin Köyü halkı kendilerini Gacal olarak tanımlamaktadır. Türkiye Trakyasında bulunan şehirlerimizin tümünde Gacal yaşamaktadır. \nNüfuslarının toplamda 14.000 civarında olduğu tahmin edilmektedir.\nRus bilgini Moşkov gibi kimi tarihçiler, Gacalların Peçeneklerin soyundan geldiklerini ileri sürerler. Şkorpil gibi bilginlerse, Asparuh Han'ın yönetiminde ilk Tuna Bulgar Devletini kuran Türklerin torunları olduklarını sanırlar.\nTürklerin fiziksel tipi, özellikle kentlerde, pek belli olmaz. Ancak, Gacal denilen Deliorman Türkleriyle Kırcaali'nde yasayan Türkler, başka kavimlerle pek karışmış değildir.\n\n\nBülent Sevlü\nBülent Sevlü (14 Aralık 1971, Hamburg), sağ ve sol kanat oyuncusu eski futbolcudur. Türkiye'de Antalyaspor, Diyarbakırspor ve Adanaspor formaları giymiştir. En parlak dönemini Antalyaspor'da geçirmiştir. Bir dönem yurtdışında da futbol oynamıştır.\nAntalyaspor'da 1991-1997 yılları arasında oynamıştır. En parlak dönemlerini Antalyaspor'da geçirmiştir. 7 yılda toplam 27 gol atma başarısı göstermiştir. O yıllarda birçok büyük kulübün transfer listesine girmiştir. Üstün top tekniği ve kafa vuruşlarıyla dikkatleri üzerine çekmiştir. 1993-94 sezonunda Antalyaspor ile play-off'ları kazanarak 1. Lig'e çıkma başarısı göstermiştir.\nKiralık olarak kısa bir zaman Diyarbakırspor forması giymiştir. Bu takım formasıyla 2 golü vardır. Antalyaspor'dan ayrıldıktan sonra kısa bir süre Adanaspor forması giymiştir. Daha sonra sırasıyla tekrar Antalyaspor, Ankaraspor ve Kütahyaspor formaları giymiştir. 2002 yılında Antalya Demirspor takımı ile amatör futbola dönüş yaparak profesyonel futbol hayatını noktalamıştır.\nAntalyaspor'da gösterdiği başarı kendisini U-21 millî takıma kadar yükseltmiştir. U-21 millî takım ile 2 maça çıkmıştır.\n\n\nÖzcan Bizati\nÖzcan Bizati (d. 31 Mayıs 1968, Denizli), Türk eski amatör futbolcu, antrenör ve teknik direktör.\nSarayköy, Beypazarı Şekerspor, TMO Spor ve Keçiörenspor gibi takımlarda forma giyen Bizati henüz 21 yaşında menisküs sakatlığı nedeniyle futbolu bırakmak zorunda kalmıştır.\nFutbolculuk kariyerini sonlandırdıktan sonra ODTÜ Beden Eğitimi Bölümü'ne giden Bizati, UEFA'nın antrenörlük kurslarına da giderek pro-lisans almıştır. 2000-2002 sezonlarında MKE Ankaragücünde Ersun Yanal'ın yardımcılığını yapmıştır.2002-2004 sezonunda aynı görevi Gençlerbirliğinde sürdürmüştür. 2004-2006 yıllarında A miili takıkımızda Ersun Yanal'ın yardımcılığını yapmıştır. A Milli takım da çalıştığı dönemde geçici olarak A2 Milli takım sorumluluğunu da üstlenmiştir. İlk teknik direktörlük deneyimini 2007-08 sezonunda MKE Ankaragücü'nde yaşayan antrenör, ertesi sezon Pendikspor'da görev almıştır. 9 Ekim 2008'de de bu görevinden ayrılmıştır. Günümüzde ise Denizlispor' da antrenörlük yapmaktadır.\n2012-2013 sezonunda Trabzonspor'da teknik direktör Şenol Güneş'in yardımcılığını yapmıştır. Kendisinden önce bu görevde Ünal Karaman bulunmakta idi. 2013-2014 ve 2014-2015 sezonlarında Denizlispor'da, 2015-2016 sezonunda Boluspor' da teknik direktörlük yapmıştır.\n\n\nAkçaşehir, Karaman\nAkçaşehir Karaman iline bağlı bir kasabadır. Halk arasında eski isimleri olan Adışar veya Akçaşar olarak da anılır. 2007 nüfus sayımına göre toplam nüfus 2403 kişidir. Kasaba 90'lı yılların başından itibaren çevre il ve ilçelere ve aynı zamanda İstanbul'a önemli miktarda göç vermektedir. İdari yönden Karaman merkez ilçesine bağlıdır. Karaman'ın kuzeydoğusunda bulunur ve il merkezine 45 km uzaklıktadır. Güneydoğusundaki Ayrancı ilçesine 20, kuzeyindeki Karapınar ilçesine 38, doğusundaki Ereğli ilçesine 53 km uzaklıkta bulunur. Söz konusu il ve ilçelere asfaltlanmış kara yolları aracılığı ile ulaşım yapılabilmektedir.\nAkçaşehir Karaman ovası üzerinde kuruludur. Güneyinde ve güneydoğusunda Çakır Dağları ve Toros Dağlarının diğer uzantıları, batısında eski bir volkanik dağ olan Karadağ, kuzeyinde ve doğusunda kurak ve kumul düzlükler bulunur. Çakır Dağları en yüksek noktasında 1387 metre yükseltiye sahiptir. Kasabanın denizden yüksekliği 1009 metredir. Toprakları genellikle kireçli özellik gösterir.\nİklimi kışları soğuk, yazları sıcak ve kurak, tipik karasal iklim özellikleri gösterir. Kış aylarında sıcaklık -15 °C’ye kadar düşerken, yaz aylarında 35 °C'ya kadar yükselir. Yağış genellikle kış aylarında kar, sonbahar ve ilkbahar aylarında yağmur olarak görülür. Yıllık yağış miktarı 300 mm civarındadır. Bitki örtüsü karasal iklim koşullarına uygun bozkır bitkileridir. Güneyindeki Çakır dağlarında menengiç çalıları ve meşe ağaçları da görülür. Eskiden orman olduğu anlaşılan bu alan kuraklık ve tahribat sonucu orman vasfını yitirmiştir. 2001 yılında başlanan çalışmalar ile Çakır Dağları'na tekrar orman vasfı kazandırılması hedeflenmektedir.\nAkçaşehir bölgesinde yapılan kazılara ve bulunan tarihi eserlere dayanılarak bölgenin M.Ö. 3000 yıllarından itibaren yerleşim alanı olarak kullanıldığı düşünülmektedir. Kasabanın batı girişindeki dağlarda bulunan Akçaşehir höyüğünde bulunan mezarlar ve gözyaşı şişeleri, tahıl ve şarap küpleri bölgenin çok eski devirlerden beri yerleşim alanı olduğunu göstermektedir. Kasabadaki en önemli tarihi eser Akçaşehir merkez camisidir. Kitabesi olmaması nedeni ile yapım tarihi kesin olarak bilinmese de Selçuklular zamanında inşa edildiği düşünülmektedir. Aynı zamanda caminin çeşitli yerlerinde Yunan alfabesiyle yazılmış Türkçe yazılara da rastlanmıştır.\nKasabanın halkının temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Yörede herhangi bir akarsu bulunmaması nedeni ile, yeraltı su kaynaklarının elektrik motorları ile çıkarılması vasıtası ile sulama yapılır. Aynı zamanda Ayrancı Barajı vasıtası ile de sulama yapılabilmektedir. Kasabadaki tarım arazilerinin yaklaşık üçte birinde sulu tarım yapılmaktadır. Son yıllarda yeraltı su kaynaklarında, verimsiz ve bilinçsiz sulama nedeni ile önemli azalmalar gözlenmiştir. Yer altı sularındaki azalmalar, gelişmiş sulama altyapılarının bulunmaması, tarım alanlarının küçük ve parçalı olması, büyük ölçekte ziraat tesislerinin bulunmaması, geleneksel tarım ürünlerinin dışında üretim yapılmaması kasaba tarımındaki en önemli sorunlardır.\nGenellikle buğday başta olmak üzere tahıl, baklagiller, şeker pancarı ve meyve tarımı yapılır. Ayrıca kasaba çevresinde, doğal olarak yetişen ve son derece değerli bir yabani mantar türü olan dolaman mantarı bahar aylarında yöre halkı tarafından toplanmakta ve pazarlanmaktadır.\nKasaba elma yetiştiriciliğine önemli bir yere sahiptir.Karaman ili içerisinde ve Türkiye genelinde en kaliteli elma yetiştirilen alanlardandır. Yaklaşık 50.000 civarında elma ağacı olduğu tahmin edilmektedir. İklim koşullarına bağlı olarak yıllık 25.000 ton civarında elma hasadı yapılır.\nKasabada küçük çaplarda küçükbaş ve büyükbaş hayvan yetiştiriciliği de yapılmaktadır. Çakır Dağları ve çevresindeki meralar hayvan yetiştiriciliğine olanak sağlamış ve hayvancılık açısından hayati öneme sahiptir.\nKasabada ayrıca belediye tarafından işletilen bir un fabrikası, kasaba halkı tarafından oluşturulan bir kooperatif tarafından işletilen bir soğuk hava meyve depolama tesisi faaliyet göstermektedir. Kasabanın kuzeydoğusunda önemli miktarlarda linyit kömürü rezervlerine rastlanmış fakat henüz işletmeye açılmamıştır.\n\n\nDirk Wüllbier\nDirk Wüllbier (d. 29 Temmuz 1966, Aschersleben), Alman futbolcu, antrenör ve teknik direktör.\nKariyerine 1985 yılında Hallescher'de başlayan Wüllbier 1992 yılına dek bu takımda oynamıştır. Sezon sonunda Stuttgarter Kickers'a imza atan futbolcu 2001-02 sezonunda SC Echterdingen'e imza atana dek bu takımda yer almıştır. Futbolcu, kariyerini TSV Waldenbuch'da noktalamıştır.\nAktif futbol kariyerini noktaladıktan sonra 2002 yılında Stuttgarter Kickers'ın 19 yaş altı takımının yardımcı antrenörlüğüne getirilen Wüllbier, ilk teknik direktörlük deneyimini ise TSV Waldenbuch'da yaşamıştır. 2011-12 sezonunda ise Samsunspor'da kondisyonerlik görevini üstlenmiştir.\n\n\nYakıt boşaltımı\nYakıt boşaltımı, (Genellikle havacılıkta kullanılan İngilizce tabirleri ile: Fuel dumping veya fuel jettison) uçakların genellikle kalkıştan kısa süre sonra acil iniş yapma durumunda kalması halinde uygulanan prosedürdür. Kalkışın ardından, varış noktasına ulaşmadan önce ve uçağın ağırlığı uçağın yapısal iniş ağırlığının altına inmediği durumlarda, uçakta \"yakıt boşaltım sistemi\" bulunması halinde yakıt boşaltımı yapılabilir. Bu sayede inişde yangın riski ve uçağın yapısal hasar görmesi önlenir.\nYakıt boşaltımı olan uçaklarda, uçağın medikal bir acil durum veya yangın gibi bir sebepten dolayı hemen kalktığı veya rota üzerindeki alternatif bir meydana inmesi gerekirse, yakıt boşaltımının zaman alacağından, maksimum iniş ağırlığının (İng. \"Maximum landing weight\") üzerinde iniş yapılabilir. (\"Overwieght landing\") Hemen hemen tüm uçak tiplerinde, neredeyse kalkış ağırlığına yakın ağırlıkta inmesi sonucu uçakta yapısal bir hasar gelmesi mümkün olmasa da, bu iniş sonrası yapılması gereken teknik inceleme ve gerektiği durumda bakım masraflarından dolayı yakıt boşaltımı prosedürü uygulanır. 2010 yılında Qantas havayollarına ait bir Airbus A380, Endonezya üzerindeyken, motordaki bir patlama sonucu ve sonrasında meydana gelen yakıt boşaltım sistemin arızası nedeniyle, maksimum iniş ağırlığının (386 ton) 50 ton fazlası ile indi. Daha sonra uçak, 135 milyon $ harcanarak 18 ay sonrasında yeniden uçuşa başladı.\nYakıt boşaltımı prosedürüne başlamak için, öncelikle acil durum (Mayday) deklare etmek gerekmektedir. Hava trafik kontrolörü ile koordine ederek pilotlar ICAO veya FAA kurallarına uyacak şekilde seyrek nüfusun olduğu yerlere ve mümkünse deniz üzerinde yakıt boşaltımı yaparlar. İşlem sırasında yine ICAO ve ülke regülasyonları bağlı olarak minimum bir uçuş irtifasında uçulmalıdır.\n\n\nTürkiye'deki tabiat parkları listesi\nTürkiye'deki tabiat parkları listesi, Türkiye'deki tabiat parklarının derlentiği listedir. 7 Mayıs 2018 kayıtlarına göre Türkiye'de 229 adet tabiat parkı mevcuttur.\n\n\nPierre Joliot\nPierre Joliot (d. 12 Mart 1932, Paris), Fransız biyolog. Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi'nde çalışmakatadır.\nIrene Joliot-Curie ile Frederic Joliot Curie'nin çocuğu, Helene Joliot'un kardeşi, Marie Sklodowska-Curie ve Pierre Curie'nin torunudur.\n\n\nNivelle Taarruzu\nNivelle Taarruzu, I. Dünya Savaşı'nın Batı Cephesi'nde Fransızlar tarafından yapılmış bir akındır. 1917 ilkbaharında gerçekleştirilen taarruz süregiden savaşı 48 saat içinde sona erdirmeyi amaçlamış, ancak 10.000'in üzerinde kayıpla sonuçlanarak bu hedefin çok gerisinde kalmıştır. Taarruzun ardından Fransız Ordusu'nda ayaklanmalar çıkmıştır.\n\n\nDzi Croquettes\nDzi Croquettes, 2009 Brezilya yapımı belgesel film.\nDzi Croquettes, mizahi ve ironi yetenekleri kullanarak dönemin Brezilya hükümetine karşı ve onun şiddetiyle karşılaşan bir tiyatro grubu. Askeri rejim tarafından yasaklanmasına rağmen Tiyatro ve Dans dilleriyle dünya çapında gay hareketinde devrim yaratmışlardır. Brezilya 'daki diktatörlüğün şiddet yıllarında, 1970 ve 1980 lerin Brezilya popüler kültüründe önemli yer edinmişlerdir.Aidsin baş göstermeye başladığı dönemlerde onların gösterilerini izleme fırsatı yakalamış olan her birey için unutululmayacak büyük bir efsane olmuşlardır.\nOnları Paris'e getirerek, şöhret olmalarında büyük rol oynayan ve daha sonra onlarla yakın arkadaşlıklar kuran Mick Jagger, Jeanne Moreau, Ömer Şerif, Maurice Béjart, Josephine Baker ve Liza Minnelli gibi ünlü isimler tarafından sevilip begenilmiştir. Ayrıca filmin yönetmeninin babası Américo Issa bu grupla çalışmıştır.\n\n\nMenteşe Höyüğü\n\nMenteşe Höyüğü, Bursa İl merkezinin doğu-kuzeydoğusunda, Menteşe Köyü'nün yaklaşık 500 metre güneybatısında yer alan bir höyüktür. Höyük, Yenişehir Ovası'nın kuzeybatısında olup, 100 x 4 metre boyutlarındadır. Ilıpınar Höyüğü'ne 25 km. mesafededir. Yakın zamanlara kadar tepenin birkaç yüz metre mesafesinde bataklık bir alan vardı. Bu bataklık alan antik çağlarda geniş bir alana yayılmış bir göldü. Höyük'te ele geçen buluntular İznik Müzesi'nde sergilenmektedir.\nHöyükte Hollanda Tarih ve Arkeoloji Enstitüsü adına James Mellaart 1960 yılında, David French de 1961 yılında yüzey araştırmaları yapmışlardır. Kazılar ise Hollanda Arkeoloji Enstitüsü (Nederlands Instituut In Turkije – NIT) ve bu kuruluşa bağlı Hollanda Yakındoğu Enstitüsü (Nederlands Instituut voor het Nabije Oosten –NINO), Tarım Devrimi'nin Yakındoğu'dan Avrupa'ya yayılmasında Kuzeybatı Anadolu'nun işlevini belgelemek için uzun soluklu bir projesinin Ilıpınar Höyüğü kazıları ardından ikinci adımı olarak 1995 yılında Jacob Roodenberg başkanlığında yine Ilıpınar kazı ekibi tarafından ve İzmit Müzesi'nin katılımıyla başlatılmıştır.\nYüzeyden 30 cm. derinden itibaren Roma buluntularıyla birlikte prehistorik buluntular, birbirine karışmış halde bulundu. Bu karışık duruma arazideki çok sayıdaki tarla faresinin yuva açma çabalarının neden olduğu anlaşılmaktadır. Açılan sondajda, kültür dolgusunun 5,5 metre derinlikte olduğu görülmektedir. Bununla birlikte kazılarda ana toprağa ulaşılamamıştır. Tam belirlenme olmasa da üç tabaka görülmektedir. En üstteki tabaka Ilıpınar VA tabakasına benzerliği dolayısıyla Erken Kalkolitik Çağ'a tarihlenmektedir. Onun altındaki 2. tabaka sadece yanık dolgularla temsil edilmektedir. 3. tabaka ise Geç Neolitik Çağ'a tarihlenmektedir.\nMimari olarak bir avlunun ortasında bir fırın ve kare şeklinde bir ocak bulunmuştur. Yağmur suları ve atık sular için açılan kanallar vardır. Yoğun yanık alanlar ve taş yığınlar görülmektedir.\nGömütlerin tümü 1. tabakada bulunmuştur. Açığa çıkarılan sekiz gömütün üçü çocuk, beşi bireylere aittir. Oval çukurlara hocker (ana rahmindeki pozisyon) durumunda gömülmüşlerdir. Bir çocuk mezarındaki boncuklar ve iki kaba yapılı çanak çömlek dışında gömüt armağanı yoktur. Bir kadın mezarında rastlanan çürümüş ahşap parçaları, ölülerin ahşap kalaslar üzerine yatırılarak gömüldüğü şeklinde yorumlanmaktadır. Boyları yaklaşık 1,55 metre olan brakisefal ırktan bu insanların çoğunda kemik ve eklem sorunları olduğu görülmektedir. Erkeklerle kadınlar arasında belirgin boy farkı yoktur. İskelet dişlerinin incelenmesinde hem tarımcı, hem de avcı-toplayıcı topluluklara özgü bulgular saptanmıştır. Höyükteki yerleşme, çanak çömlek ve gömüt gelenekleri yönünden Ilıpınar Höyüğü VA tabakası kültürüyle aynı görülmektedir.\nYuvarlak ya da oval planlı, basit dal örgülü, çukur tabanlı mimari buluntular, Ulubat Gölü kıyısındaki Aktopraklık Höyük'de, İstanbul civarındaki Fikirtepe ve Temenye'de (Pendik) de görülen bir mimaridir.\nHollanda Tarih ve Arkeoloji Enstitüsü'nün Neolitik Devrim'in Yakondoğu'dan Avrupa'ya yayılmasını belgelemeyi amaçlayan projesinin ikinci adımı olan höyükteki kazılardan daha önce Ilıpınar Höyük'te kazı yapılmıştı. Bu höyükteki bulgularla birleştirildiğinde Menteşe Höyük yerleşiminin MÖ 7. binyılın ikinci yarısından itibaren başladığı, ilk yerleşimin Ilıpınar Höyük'ten birkaç yüzyıl daha erkene dayandığı anlaşılmaktadır. Menteşe Höyük ana toprağının bir metre üstüne kadar çıkan en eski tabaka, kırık çakmak taşı, kemik ve boyunuz aletler, öğütme taşları, hayvan kemikleri ve çömlek parçalarından oluşan dolgunun radyokarbon tarihlemesi MÖ 6.500 – 6.400 tarihlerini vermektedir. Bu bulgu da Ilıpınar'dan birkaç yüzyıl öncesini göstermektedir. Bu tarihleme ayrıca Menteşe Höyük'ü Orta Anadolu'nun Orta Neolitik Çağ'ına yerleştirmektedir.\n\n\nEmine Ata\nEmine Ata (d. 31 Aralık 1972, Ankara), TRT Ankara Radyosu Türk Halk Müziği Ses Sanatçısı.\nİlk, orta ve lise tahsilini Ankara’da tamamladı. Müzik hayatına ‘HAMOY’ derneği THM Korosu’na katılarak başladı. 1986 yılında ön dinleme sınavını kazandı. 1987 yılında TRT Ankara Radyosu THM Gençlik Korosuna girdi. 1991 yılında yapılan amatör ses yarışmasında bölge ikinciliğini kazandı. 1994 yılında TRT Ankara Radyosu THM Korosuna istisnai akitli ses sanatçısı olarak katıldı. 2001 yılında seslendirdiği ‘Sen Gelmez Oldun’ isimli eserle en çok dinlenen ve en çok istek alan sanatçı seçildi. 2007 yılında TRT İzmir Radyosu’nda kadrolu ses sanatçısı olarak göreve başladı. Halen TRT Ankara Radyosu THM Müdürlüğü’n de ses sanatçısı olarak görevine devam etmektedir. TRT FM, Radyo 4 ve TRT Türkü Radyolarında çeşitli programlarında görev alıyor.\nİlk Halk Müziği çalışmalarına Serbülent Yasun'un şefliğini yaptığı HAMOY Derneğin de başladı. Daha sonra Ankara Radyosu THM Gençlik Korosu'nda, Mustafa Özgül, Hikmet Taşan ve Yaşar Aydaş gibi hocalardan eğitim aldı. TRT 1 Televizyonun da yayınlanan “ Türkülerle Süper Gece ” adlı THM müzik programın da uzun süre \" Solist Sanatçı \" olarak yer aldı. TRT AVAZ Televizyonun da yayınlanan Türkü Söylemek Lazım programın da Sunucu-Solist olarak görev alıyor.\nTürkiye Radyo Televizyonu tarafından yapılmış EMİNE ATA - Solo Albümler Serisi - THM Albümü bulunmaktadır.\n1994 tarihinden bu yana TRT Ankara Radyosunda kadrolu ses sanatçısı olarak görev yapmakta ve konserlere katılmaktadır.\n\n\nFuduntu\nFuduntu, Fedora tabanlı bir linux dağıtımı olup Andrew Wyatt tarafından geliştirilmeye başlanmıştır. Fuduntu, taşınabilir bilgisayarlar ve netbooklar için tasarlanmaya devam etmektedir. Pencere yöneticisi olarak GNOME kullanılan dağıtım IA-32 ve x86-64 platformlarını destekliyor. Ancak proje oylanarak 30 Eylül 2013 tarihinde sona erecek ve proje biterek siteleri tamamen kapanacaktır.\nSon versiyonu 2012.4. Versiyon numaraları ve tarihleri:\n\n\nTekin Dereli\nTekin Dereli, Prof. Dr. (d. 30 Kasım, 1949, Ankara), Türk teorik fizikçi, uygulamalı matematikçi ve akademisyen. Halen Koç Üniversitesi Fizik Bŏlũmünde Profesör ve Bilimsel Diploma Üstü Eğitim başkanı.\n30 Kasım 1949 tarihinde Ankara'da doğdu. 1967'de Ankara Fen Lisesi'nden mezun oldu. 1971'de Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fizik Bölümünden Yüksek Şeref derecesi ile B.S. diplomasını aldı. Doktora tezini Orta Doğu Teknik Üniversitesi teorik fizik dalı üzerinde hazırladı ve 1976'de bu üniversiteden Doktora derecesini aldı.\n1973-1987 döneminde Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü'nde akademisyen olarak görev yaptı. Bu üniversitede 1973-1979'da \"ınstructor\", 1979-1984'te \"Asistan Profesör\" ve 1984-1987'de \"Assosiye Profesör\" unvanları ile akademisyen olarak çalıştı. 1981'de Habiltasyon tezini bu üniversitede hazırlayıp verdi.\n1987'de Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi'nin Fizik Bölümü'ne \"Yüksek Enerji Fiziği Profesörü\" olarak atandı ve bu üniversitede 1996 yılına kadar iş gördü. 1996 yılında yine Orta Doğu Teknik Üniversitesi'ne geçip ve 1996-2001 döneminde \"Uygulamalı Matematik Profesörü\" görevini üzerine aldı. Bu görevde iken aynı zamanda \"Bilimsel Eğitim Bölüm Başkanlığı\" da yaptı. 2001'den günümüze kadar Koç Üniversitesi'nde \"Fizik Profesörü\" görevi yapmaktadır.\nProf. Dr. Tekin Dereli Türkiye dışında da misafir akademisyen olarak teorik fizik üzerinde akademik çalışmalar ve görevler yapmıştır. ABD'de 1974-1975'te Yale Üniversitesi'nde \"misafir bilim adamı\", 1974-1975'te Brandeis Üniversitesi'nde \"Araştırma Fellow\" olarak çalışmıştır. 1977-1978 döneminde Avusturya hükümeti finansmanı ile Viyana Üniversitesi \"Teorik Fizik Enstitüsü\"'unde \"Einstein-Memorial-Foundation Fellow\" olarak çalışmalar yapmıştır. İngiltere'de Lancaster Üniversitesi'nde 1979-1991 döneminde \"Bilim ve Mühendislik Araştırma Kurumu\"'ndan burslu araştırmacı, (1982, 1984, 1986, 1990, 1992, 1994, 1995 ve 1997) yıllarında \"Misafir NATO Araştırmacı Fellow\" olarak ve 2000-2001 döneminde ise \"Levershulme Misafir Profesörü\" olarak araştırıcı görevlerinde bulunmuştur. 1988-1989'da ise Almanya, Karlsruhe Üniversitesi'nde \"A. von Humboldt Vakfı Fellow\" olarak çalışmıştır. 1986, 1987 ve 1989'da Trieste, İtalya'da bulunan \"Uluslararası Teorik Fizik Merkezi (ICTP)\" araştırma merkezine bağlı üye olarak yazları bu kurumda araştırma çalışmalarında bulunmuştur.\nTekin Dereli çalıştığı akademik kurum yanında birçok akademik ve bilimsel toplantı ve konferanslarda aratırmaları hakkında tebliğler sunmuş ve çok sayıda Türkiye üniversitesi ve bilimsel kurumunda bilimsel konferanslar vermiştir. Ayrıca tek başına veya diğer bilimciler ile birlikte hazırladığı birçok konferans tebliğini uluslararası bilimsel konferanslara sunmak için birçok kere yurtdışına gitmiştir. Bu tebliğlerin bir kısmı ve diğer hazırladığı bilimsel makaleler uluslararası bilimsel dergilerde yayımlanmıştır.\nTekin Dereli 1992'de TÜBİTAK Teşvik (Fizik) Ödülü ve 1996'da TÜBİTAK Bilim (Fizik) Ödülü ile şereflendirilmiştir. Türkiye'de bilim alanında prestijli olan Sedat Simavi Fen Bilimleri Ödülü'ne 1989'de \"Euler Form Eylemleri ve Kozmolojik Sabitin Sıfır Olması\" adlı çalışmalarıyla layık görülmüştür. 1989'da ise yine bilim alanında prestijli \"Prof. Mustafa Parlar Ödülü\" ile şereflendirilmiştir.\nTekin Dereli'nin çeşitli bilimsel dergilerinde çok sayıda bilimsel makelesi yayımlamıştır. 1993-2000 döneminde TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi yazıişleri kurulunda görev yapmıştır. Tekin Dereli 1993-1996'da UNESCO Türkiye Milli Komisyonu üyeliği yapmıştır.\n1993'ten beri Türkiye Bilimler Akademisi üyesidir.\nEvli ve iki yetişkin çocuk babası olan Tekin Dereli, İngilizce, Almanca ve Fransızca bilmektedir.\n\n\nWrocław Üniversitesi\nWroclaw Üniversitesi, Wrocław, Polonya'da yer alan üniversitedir. 43.000 öğrencisi vardır.\n\n\nBaukis ile Filemon\nBaukis ile Philemon, Yunan ve Roma mitolojisinde anlatılan bir öykünün kahramanlarıdır. Evli ve yaşlı, yoksul bir karı kocadırlar.\nKarı koca bir gün iki yolcu kılığında Phrygia (Frigya)'da dolaşan baş tanrı Zeus (Romalılarda Jupiter) ile oğlu Hermes (Romalılarda Mercury)'i küçük kulübelerinde konuk ederler.\nZeus ile Hermes tanrıların yaşadığı Olympos dağından insanların erdemini sınamak için tebdili kıyafetle yeryüzüne inmişlerdir. Romalı yazar Ovidius'a göre Tyana, Azra Erhat'a göre Pergamon kentine gelen yorgun iki tanrı kentteki erdemsizliğe tanık oldukları gibi kentteki hiçbir ev sahibi tarafından konukluğa kabul edilmezler.\nBaba ve oğul iki tanrı kızgınlıkla kentten ayrılırken, kentin hemen dışındaki küçük bir tepenin üstündeki bir kulübenin kapısını son kez çalarlar. Baukis ve Philemon tanrıları tanımazlar ama büyük bir sevgiyle kapılarını çalan kılık değiştirmiş Zeus ile Hermes'i evlerine kabul ederler, ağırlarlar, sofra kurarlar. Karınları aç iki tanrının önüne evlerinde ne var ne yoksa koyarlar. Ancak tanrıların görünmez bereketi ile sofradaki yiyecekler, kupalardaki ekşi şarap hiç eksilmez. Baukis ile Philemon konuklarına dinlenmeleri için kendi yataklarını bile verirler.\nSabah olduğu zaman, Tanrılar tanrısı Zeus ev sahiplerinin konukseverliğinden hoşnut, kim olduklarını açıklar. Baş tanrı olarak dileyecekleri her şeyi yerine getireceğini söyler. Tanrılardan çekinen yaşlı karı koca önce bir şey istemezler ama Zeus'un ısrarıyla dileklerini bildiriler: Yaşlıdırlar ve artık yaşamdan bekledikleri bir şey yoktur. Tek korkuları; birbirine çok seven bu çiftten birinin önce ölmesi diğerinin yalnız kalmasıdır. Zeus'tan ölümlerinin birlikte olmasını sağlamasını isterler. Zeus bu isteği kabul eder.\nZeus ve Hermes kentten ayrılırken bu kentin erdemsiz insanlarını cezalandırırlar. Kente bir tufan gönderirler. Yağan yağmurlarla oluşan seller kenti kaplar ve örter.\nBaukis ile Philemon'un kulübesinin bulunduğu tepe suların üstünde kalır. Tepenin üstünde beyaz mermerden bir tapınak yükselir.\nBirbirine sarılmış Baukis ile Philemon, ayaklarının toprağa kök saldığını, kollarından, başlarından dallar çıktığını fark ederler. Yaşlı karı koca, gövdeleri aynı, dalları farklı bir ıhlamur ve çınar ağacına dönüşür.\nZeus verdiği söz tutmuş, birlikte can vermek isteyen erdemli karı kocanın birbirlerinden ayrılmadan gövdeleri bir dalları ayrı bir ağaca dönüşmelerini sağlamıştır.\n\n\nSevgisiz Yaşayamam\nSevgisiz Yaşayamam, Emel Sayın'ın 1986 yılının Aralık ayında çıkardığı Türk sanat müziği albümü.\n\n\nBornholm\nBornholm, Danimarka'nın Baltık Denizi'nde bulunan adası.\nAdada bağımsızlığı savunan oldukça aktif bir siyasi hareket var.\n1990'lardan bu yana özerklik talebini dile getiren Bornholm Öz Yönetim Partisi, İskoçya bağımsızlık referandumu sırasında desteğini artırmıştı. 2017 Katalonya krizi de partiye ilgiyi artırmış durumda.\n\n\nMarie d'Agoult\nMarie d'Agoult (\"Kontesi\") (d. 31 Aralık 1805, Frankfurt; ö. 5 Mart 1876, Paris), Alman yazar. \"Daniel Stern\" takma adını kullanarak yazmıştır. Romantizm içeren eserler üreten yazarın mezarı Paris'te Père Lachaise Mezarlığı'ndadır.\n\n\nTılsım (film)\nTılsım (İngilizce özgün adı: \"Wishmaster\"), Amerikalı yapımcı Robert Kurtzman'nın yönettiği, yapımcılığını Wes Craven'in üstlendiği, Tammy Lauren, Andrew Divoff ve Robert Englund'un rol aldığı, 1997 çıkışlı, gerilimli bir fantastik/korku filmi.\nFilmin müzikleri 13. Cuma film serisi gibi filmlerin bestecisi, ünlü müzisyen Harry Manfredini tarafından bestelenmiştir. Limited Edition etiketiyle, 1997 yılında piyasaya sunmuştur. dört yıl sonra aynı etiketle albüme faklı katkılar yaparak, tekrar satışa sunmuştur.\n\"Orijinal Film Müziği\":\n\n\nDigiturk Euro\nDigiturk ( ), Avrupa'da sayısal yayın yapan bir dijital platform. 1999 yılının Ocak ayında kurulmuş, 2000 yılının Nisan ayında hizmet vermeye başlamıştır. Eutelsat 7A uydusu üzerinde yer almaktadır. Türksat uydusunda da bazı kanallarının yayını vardır.\nToplam kanal sayısı 200'ün üzerindedir. Aynı zamanda Digiturk HD , Digiturk Plus ve Digiturk IQ hizmeti ile de HD kalitesinde yayın imkânı sunmaktadır.\nSüper Lig ve Basketbol Süper Ligi'nin yayın haklarına sahiptir. Çok sayıda ulusal kanalı HD kalitesinde yayınlamaktadır. 15 Şubat 2013'te Digiturk IQ (Dilediğin Yerde, Dilediğin Zaman) hizmeti ile yayın izlenilebilirliği artırılmıştır.\nKasım 2006'ya kadar Cryptoworks adlı şifreleme sistemini kullanmış, 2010'dan itibaren ise daha güçlü bir şifreleme sistemi olan Irdeto adlı şifreleme sistemine geçmiştir. 2011 yılının 3. çeyreğinden itibaren de Türksat ve Eutelsat uydularındaki Lig TV yayınlarında Cryptoworks şifreleme sistemini tamamen kaldırmış, modüllü üyelikleri iptal edip bu üyelere Irdeto kutu ve kart vermiştir. 1 Mart 2011 tarihinden beri yeni logosunu kullanmaktatır.\n13 Temmuz 2015 tarihinde Katar merkezli medya grubu Al Jazeera bünyesindeki beIN Media Group'a satıldı. 26 Ağustos 2016 tarihinde beIN Media Group'a satışın tamamlandığı duyuruldu. Yapılan açıklamada Digiturk'e ait kanalların beIN Media Group kalitesiyle yenileneceği duyuruldu ve 13 Ocak 2017 Cuma günü yenilenen kanallarıyla ve yep yeni isimleriyle yayın hayatlarına devam etmektedir.\nDigiturk HD, abonelik paketinizde bulunan HDTV yayınlarını izlemenizi sağlayan ek bir servistir. 1080i formatında yayın yapılmaktadır. Bazı kanallar Dolby Digital ses kalitesiyle de izlenebilmektedir. HD uydu alıcıları Humax tarafından HDMI çıkışlı olarak üretilmektedir. Tüm cihazlar Irdeto 2 smart kart girişlidir. Humax cihazlar USB üzerinden bağlanan harddiskleri kullanarak PVR özelliklerini kullanabilmektedir.\nDigiturk IQ, şimdilik Humax digikutularda bulunan bir özelliktir. DVDigi adı altında tekrar izle, seç izle ve kirala izle olmak üzere 3 servis verilmektedir. Tekrar İzle servisi ile ulusal kanallarda son 1 hafta içinde oynanmış dizi ve programlar izlenebilmektedir. Seç İzle ile üyelik paketinde bulunan içerikler (film, dizi, belgesel, spor v.d) istendiği zaman izlenebilmektedir. Kirala izle hizmeti ile de yakın zamanda vizyonda bulunan filmler kiralanarak izlenebilmektedir.\nDigiaktif Portal üzerinden YouTube, Facebook, Twitter, beIN Sports, tvHAVA ve daha birçok uygulamaya erişilebilmektedir. Bu özelliklerin kullanılabilmesi için cihazın Ethernet arabirimi üzerinden internete bağlı olması gereklidir.\nCihazda bulunan USB girişine bağlanan harddisk desteği ile yayınlar kaydedilebilir, canlı yayın durdurulabilir, geri veya ileri sarılabilir. Ayrıca harddisk'de bulunan müzik, resim gibi multimedia içeriklerini görüntüleyebilme özelliğine sahiptir. Digiturk IQ özelliğinin yakında tüm kutularda olması beklenmektedir.\n\n\nSeviyye Talip\nSeviyye Talip, Halide Edib Adıvar'ın 1910 yılında İstanbul'da yayımladığı feminist bir romandır.\nYazarın ilk eserlerinden birisi olan roman, bir kadının kocasını terk ederek sevdiği erkekle yaşamasını konu alır. Roman, birinci tekil kişi tarafından (Fahir) anlatılmıştır.\nBatı kültürü ile yetişmiş, sıradışı, güçlü bir kadın olan \"Seviyye\", aşık olarak evlendiği kocası \"Talip Bey\" ile aralarındaki aşkın bittiğini ve Macar asıllı müzik öğretmeni \"Cemal\"’e aşık olduğunu keşfeder. Ortak zevkleri olan batı müziği, Seviyye ile Cemal’i birbirine daha da bağlar. Seviyye, kocası kendisini boşamayı reddedince onu terk edip Cemal ile yaşamaya başlar; evli olmadığı bir adamla yaşamanın tüm zorluklarına karşı mücadele eder.\nİngiltere’de felsefe okumuş Avrupaî bir aydın olan \"Fahir\", geleneksel bir kadın olan halasının kızı \"Macide\" ile evlidir. Fahir’e göre Macide, bıktırıcı bir şekilde ev işleriyle uğraşan, memleket meselelerine ilgisi olmayan, eşine yeterli derecede arkadaş olamayan bir kadındır.. Fahir, İngiltere’den döndükten sonra karısını değiştirmeye, Batılı kültüre göre şekillendirmeye çalışır. Fahir’in yenilik arzusu ve annesinin eski düzeni arasında çatışma yaşayan Macide, kocasını memnun etmek ve vatanını modern bir kadın olarak temsil etmek adına hızlı bir değişim gösterir; örneğin kendi kendine İngilizce öğrenir, piyano dersleri alır ve memleket meselelerini yakından takip etmeye başlar. Macide’deki değişimlere rağmen Fahir, Seviyye’ye aşık olur.\nCemal ile nikahsız yaşadığı için toplum içinde çok zor duruma düşen Seviyye, sonunda kocası boşanmaya razı olunca sevgilisi Cemal ile evlenir.\nFahir, Seviyye’ye olan aşkı yüzünden karısı Macide’yi kaybedince savaşa katılıp ölmeyi ve bir kahraman olarak anılmayı tercih eder.\n\n\nFord B-MAX\nFord B-MAX, Ford Motor Company'nin Ford B3 platformu üzerinde tasarlanan yeni subcompact mini MPV aracı. 2011 Cenevre Otomobil Fuarı'nda konsept otomobil olarak sergilenen araç, Barselona'daki 2012 Mobil Dünya Kongresi'nde resmi olarak tanıtıldı. Aracın üretimi Haziran 2012'de başlayacak, satışı ise Temmuz sonlarında yapılacaktır.\nB-MAX'in tasarımı, Ford'un \"kinetic design\" temasına uyumlu olarak hazırlandı. Ön ve arka kapıların içerisine entegre edilen B sütunu sayesinde 1,5 metre’ye ulaşan kapı açıklığı ile araç, yolcularına içeriden panoramik bir görüntü sağlamaktadır. Aracın tasarımında arka kapılar kayar kapı olarak tasarlanmıştır. Baş tasarımcı Stefan Lamm, B-MAX'in Euro NCAP çarpışma testlerinde beş yıldız alacak şekilde tasarlandığını açıklamıştır.\nB-MAX, Ford'un yeni 3 silindirli 1.0 litre SCTi EcoBoost motorlarıyla donatıldı. Araçta PowerShift altı ileri çift kavramalı otomatik şanzıman veya beş ileri manuel şanzıman, turboşarjlı direkt enjeksiyon ve start-stop sistemi bulunmaktadır. CO salımı 100g/km olan bu motor, çevreyle dost olarak tasarlandı. Araç, Ford'un Craiova, Romanya fabrikasında üretilecektir.\n\n\nNurdan Karagöz\nNurdan Karagöz (d. 25 Ocak 1987), -48 kilogram kategorisinde yarışan Türk halterci.\nRusya'nın Kazan şehrinde düzenlenen 2011 Avrupa Halter Şampiyonası'ndaki koparma dalında gümüş madalya kazandı. Aynı yıl Fransa'nın başkenti Paris'te yapılan Dünya Şampiyonası'nda, silkme ve toplamda bronz madalyanın sahibi oldu. Son olarak Türkiye'nin Antalya şehrindeki 2012 Avrupa Şampiyonası'nda ise silkme ve toplam kategorilerinde, Polonyalı Marzena Karpińska'nın ardından ikinci sırayı elde etti.\n\n\nFord C-MAX\nFord C-MAX (sık kullanılan adıyla Ford Focus C-Max), Ford Motor Company tarafından 2003 yılından bu yana Saarlouis, Almanya fabrikasında ve 2011'den beri Kuzey Amerika'da üretilen kompakt MPV otomobil. İlk nesli sadece Avrupa pazarı ve kısmen Yeni Zelanda için üretilen araç, ikinci neslinden itibaren Kuzey Amerika'da da satışa sunulmuştur. Büyük MPVler S-MAX ve Galaxy'nin üretime girişiyle C-MAX, Ford'un en küçük ikinci MPV'si olmuştur.\nC-MAX Mk I, daha sonraları Focus Mk II ve Premacy/Mazda5 tarafından da kullanılan Ford C1 platformunu kullanan ilk araçtır. Aracın iç kod adı C214'tür.\nAraç beş koltuğa ve geniş bir bagaj alanına sahiptir. Aracın yükleme alanı arka koltuklar katlanarak arttırılabilmektedir. Bazı modellerde çapraz kayan arka yan koltuklar bulunmaktadır. Araçta Focus'la aynı bağımsız arka süspansiyon kullanılmaktadır.\nAracın sıralı dört silindir motorları Focus ile aynıdır.\n1.6 L Duratec C-MAX'in baz motorudur. 1.6 L Ti-VCT Duratec motoru da kullanılmaktadır.\n1.8/2.0 L Duratec HE serisi araçta kullanılan diğer benzinli motorlardır.\n1.6/2.0 L Duratorq Ford/PSA motorları aracın dizel motor seçenekleridir.\n*Overboost\nAralık 2006'da yapılan Bologna Otomobil Fuarı'nda C-MAX'ın makyajlı versiyonu \"Ford C-MAX\" adıyla tanıtıldı ve 2007 baharında satışa sunuldu. Aracın makyaj öncesi versiyonu (2003-2007) Ford Focus C-MAX olarak adlandırılmaktaydı. İsim değişikliği, Ford'un 2006 yılında satışa sunulan Ford S-MAX ile başlattığı \"Max\" serisine uyum sağlamak için yapılmıştı.\nMakyaj, aracı Ford'un 'Kinetic Design' tasarım çizgisiyle uyumlu hale getirdi. Bu tasarım çizgisi, eşkenar yamuk biçimli ön ızgara, büyük lastik yuvaları ve açılı ön farlardan oluşuyordu.\nÜçüncü nesil Focus ile aynı dönemde, ikinci nesil C-MAX (C344) geliştirildi. Ford'un yeni global C1 platformu üzerine geliştirilen araç, 2009 Cenevre Otomobil Fuarı'nda gösterilen Iosis Max konseptiyle önemli benzerlikler taşımaktaydı. Ford, yeni C-MAX'e ek olarak daha uzun bir aks aralığına sahip, yedi koltuklu minivan olan Ford Grand C-MAX modelini geliştirdi.\nYeni C-MAX 2009 Frankfurt Otomobil Fuarı'nda tanıtıldı. İlk Avrupa modelleri 2010 sonunda 5 ve 7 koltuklu versiyonlar olarak satışa sunuldu. Rusya pazarında sadece 7 koltuklu model satıldı. 2011 Kuzey Amerika Uluslararası Otomobil Fuarı'nda Ford, 7 koltuklu yeni C-MAX'in Kuzey Amerika tanıtımını yaptı, ancak bu model satışa sunulmadan önce iptal edildi.\nYeni Mk2 platformu, sınıfında Tork Vektör Kontrolü (TVC) desteği sunan ilk model oldu. Yeniden tasarlanan C-MAX'te düz katlanan üçüncü koltuk sırası, elektrik motoru destekli arka bagaj kapağı, arka park kamerası, park desteği ve panoramik sunroof yer aldı. HD Radio, Sirius XM, Sync, çift bölgeli klima sistemi ve navigasyon sistemi farklı donanım seviyelerinde standart veya opsiyonel olarak satışa sunuldu.\nAracın aerodinamiği geliştirilerek, sürtünme katsayısı (\"c\") 5 koltuklu modelde 0,30'a, grand C-MAX'te ise 0,32'ye düşürüldü.\nÖnceki C-MAX gibi ikinci nesil de Focus ile aynı sıralı dört silindir benzinli ve dizel motor seçenekleriyle satışa sunuldu.\n1.6 L Duratec Ti-VCT 85 PS, 105 PS ve 125 PS'lik üç farklı versiyonla üretildi.\n1.6 L EcoBoost motoru 150 ve 182 PS'lik iki farklı versiyonda üretildi.\n1.6/2.0 L Duratorq Ford/PSA yapımı dizel motorlar yenilendi, Ford'un 1.8 L Endura motoru üretimden kaldırıldı.\n*Overboost\nMotorlarla birlikte Ford IB5 (1.6 Duratec Ti-VCT), B6 (1.6 EcoBoost/1.6 Duratorq), Durashift MMT6 (2.0 Duratorq) manuel ve Ford Powershift çift debriyajlı şanzıman (2.0 Duratorq) satışa sunuldu.\nFord, 2011 Kuzey Amerika Uluslararası Otomobil Fuarı'nda Ford C-Max Energi şarj edilebilir hibrit (\"plug-in hybrid\") ve C-Max Hybrid modellerini tanıttı. Araçların 2012'de Kuzey Amerika'da, 2013'te ise Avrupa'da satışa sunulması planlandı.\nC-MAX Energi modelinin 800 km'den (500 mil) fazla menzili olması beklenmekte. Konvansiyonel C-MAX gibi C-MAX Energi ve Hybrid modellerini sadece beş koltuklu olarak tasarlandı. Bu araçların, Ford Escape Hybrid ve Ford tarafından 2011'de kapatılan Mercury markasının Mariner Hybrid modellerinin yerine geçmesi planlanıyor.\nKuzey Amerika için üretilecek C-MAX Energi ve C-MAX Hybrid modelleri, 2012 Focus ve Ford Focus Electric modelleriyle aynı fabrikada, Ford'un Michigan, ABD'deki Wayne fabrikasında üretilecek. Tüm Avrupa versiyonlarının ise Valencia, İspanya fabrikasında üretilmesi planlanıyor. Ford, C-MAX modellerini ABD ve Kanada'da 2012'nin ikinci yarısında, 2013 model yılıyla satışa sunacak.\nFord, C-MAX Hybrid modelinin Toyota Prius'tan daha iyi yakıt tüketimi, C-MAX Energi modelinin ise sadece elektrikli modda elektrikli Toyota Prius Plug-in Hybrid modelinden daha iyi mil başına galon eşdeğeri (MPG-e) enerji verimliliği sağlayacağını açıkladı. C-MAX Energi, 2012 Washington Otomobil Fuarı'nda Green Car Journal tarafından 2012 Green Car Vision Award ile ödüllendirildi.\nC-MAX üretimi, Ford'un Valensiya, İspanya fabrikasında gerçekleştiriliyor. Elektrik hibrit ve şarj edilebilir hibrit versiyonlar ise üretim maliyetlerini düşürmek için Wayne, Michigan, ABD'de üretilecek.\n\n\nEurogeul\nEurogeul (ya da Euro-Maas) Kuzey Denizi'nde Rotterdam Limanı bağlantısı sağlamak üzere kazı çalışması ile oluşturulmuş bir kanaldır. 57 km. uzunluk ve 23 m. derinliğe sahiptir.\nRotterdam Limanı ’na deniz erişimini sağlamaktadır.\n\"Eurogeul Kanalı\" ’nın son 14 kilometresi \"Maasgeul\" olarak adlandırılmıştır. 20 metreden fazla dip mesafesine (draft) sahip gemiler sadece \"Eurogeul Kanalı\"’ndan giriş yapabilirler. Diğer gemiler \"Maasgeul\" Kanalı'na doğrudan katılarak giriş yapabilirler. Güzergâhlar kesin olan koşullar ile düzenlenmiştir.\nKanal sürekliliğinin sağlanması için kanal hattı tabanı taranarak her yıl 5 ile 7 ton arasında kumun tahliyesi yapılmaktadır.\n2008'de ikinci bir kanal kazılarak \"Eurogeul Kanalı\" genişletilmiştir.\nKanaldan limana katılım her gün için yaklaşık 1 gemi ortalamasına denk düşmektedir.\n\n\nAbigail ve Brittany Hensel\nAbigail \"Abby\" Loraine Hensel ve Brittany \"Britty\" Lee Hensel (d. 7 Mart 1990), disefalik yapışık ikizler. İkizlerin kafaları ayrı olmasına rağmen vücutları tektir. Dış görünüm itibarıyla simetrik tek bir vücuda sahip görünen ikizlerin göğüs kafesleri tek ve gövdeleri tek bir pelvise bağlıdır. Bununla birlikte kalp, akciğerler gibi hayati organlar ve omurga, omurilik, mide gibi organlar ise çifttir.\nİkizler kendi tarafındaki vücut yarılarını kontrol etmektedirler. Sağdaki kol ve bacak ile soldaki kol ve bacak ikizler tarafından ayrı ayrı kontrol edilmektedir. Buna rağmen koordineli bir şekilde hareket edebilmektedirler.\nAbigail ve Brittany Hensel, Carver County, Minnesota'da, bir hemşire olan Patty ve bir marangoz ve bahçıvan olan Mike Hensel çiftinin kızları olarak doğdular. İkizlerin Dakota isminde bir erkek kardeşleri ve Morgan isminde bir de kız kardeşleri vardır.\nİkizlerin doğumundan sonra doktorların ayırma işleminin ciddi ölüm riski taşıdığını söylemeleri üzerine, ebeveynleri ayırma seçeneğini reddettiler. Kızların büyümeye başlaması ile yürüme ve diğer meziyetleri yapabildiğini gören ebeveynleri daha sonra ayrılmamaları yönünde verdikleri kararı desteklediler.\nAbigail ve Brittany, vücutlarının üst kısmında ayrı ayrı organlara sahipken göbek seviyesinin altında ise ortak organlara sahiptirler. Bunun bir istisnasını omurilik oluşturur.\n\n\n1980 Yaz Olimpiyatları'nda Sovyetler Birliği\nSovyetler Birliği, Moskova'da düzenlenen ev sahipliği yaptığı 1980 Yaz Olimpiyatlarına 339 erkek, 149 kadın 488 sporcuyla katıldı. 69'u altın olmak üzere toplamda 195 madalya kazanmayı başaran Sovyetler Birliği, oyunların madalya sıralamasında birinci sırada yer aldı.\n\n\nKarmin\nKarmin (ya da Karmen), karminik asit veya alüminyum tuzundan elde edilen parlak kırmızı renk pigmenti. Bu pigment Dactylopius coccus ailesindeki bazı böceklerden ve Ermeni cochinealı ya da Polonya cochinealı gibi belirli Porphyrophora türlerinden üretilir.\nBu madde, kozmetikte allık, ruj vb. sanayisinde kullanılır. Birçok kuruluş, karmin sıvısını doğal gıda boyası olarak görmektedir. Gerçekten de böyledir ve bir yan etkisi bulunmamaktadır. Duyarlı kişilerde alerji etkisi yaptığı söylenir. Ayrıca karmin sıvısı ilaç ve gıda sanayisinde kullanılır.\nEt, sos, meyve preperatları, reçel ve marmelatlar, koruyucular, jelatinli tatlılar, pasta ve fırın ürünleri, dondurmalar, şekerlemeler ve süt ürünlerinde de doğal renklendirici olarak kullanılır.\n\n\nTesla vanası\nTesla vanası veya \"Tesla valfı\" sıvıların kısmen veya tamamen sadece tek yönde akışına izin veren, herhangi hareketli parçadan oluşmayan statik bir vanadır. Bu statik özelliği sayesinde diğer tüm vanalardan ayrılır. Nikola Tesla tarafından 1916 yılında icat edilmiştir (fakat 1920 yılında patentlenmiştir). Sıvının akışına izin verip vermemesi vananın içindeki girinti ve çıkıntıların kendine has dizaynı sayesindedir. Pratikte ise icadından beri Tesla vanası fazla kullanım alanı bulamamış ve fazla geliştirilmemiştir. Coanda etkisini kullanan karıştırıcılar da benzer bir prensibi kullanır.\n\n\nAğrı ilindeki yerleşim yerleri listesi\nBu madde ilçelere göre Ağrı ilindeki yerleşim yerleri listesidir. Ağrı'ya bağlı 7 ilçe, bu ilçelere bağlı 4 belde ve 563 köy bulunmaktadır.\nAğrı\nDiyadin\nDoğubayazıt\nEleÅŸkirt\nHamur\nPatnos\nTaşlıçay\nTutak \n\n\nAmasya ilindeki yerleÅŸim yerleri listesi\nBu madde ilçelere göre Amasya ilindeki yerleşim yerleri listesidir.\nAmasya\nGöynücek\nGümüşhacıköy\nHamamözü\nMerzifon\nSuluova\nTaşova\n\n\nFord Sigma motoru\nFord Sigma motoru, Ford Motor Company tarafından üretilen ve satılan sıralı 4 silindir benzinli motor serisi.\nİlk başta Ford \"Zetec-SE\" adıyla satılan motorlar, daha sonra güncellenerek Duratec adını almışlardır. Motorun en güncel versiyonu \"Duratec Ti-VCT\" olarak adlandırılmaktadır. 1990'ların ortalarında tasarlanan motorlar günümüzde halen üretimdedirler. Sigma serisi motorlar, Yamaha ile birlikte tasarlanmışlardır. Ford'un yeni küçük modellerine göre hazırlanan Sigma serisi, daha eski \"Ford HCS\" ve daha küçük hacimli \"Ford CVH\" motorlarının yerini almıştır.\nFord Sigma motorunu güncelleyerek Duratec adını vermiştir\".\nGünümüzde Sigma motorları Focus, Fiesta, C-MAX ve Mondeo modellerinde kullanılmaktadır.\n\n\nJacinda Barrett\nJacinda Barrett, 2 Ağustos 1972, Brisbane, Avustralya doğumlu oyuncu.\nQueensland doğumlu bir itfaiyecinin kızı olan barrett, 1988 yılında Avustralya da, yıllık dergi Dollly covergirl yarışmasını kazanmıştır. Avrupa genelinde on yedi yaşında modelliğe başlamıştır. 1995 yılında MTV Üyesi olarak, The Real World Londra: adında müzik ve gençlik kanalında, ilk kez televizyon ekranlarında görünmeye başlamıştır. 1997 yılındaki ilk filmi, Campfire Tales filmi olmuştur.\n29 Aralık 2004'te, Amerikalı Aktör Gabriel Macht ile evlenmiştir. Çiftin 2007 yılında, Satine Anais Geraldine Macht adında bir kız çocuğu olmuştur.\n2009 yılında Barrett, ABD Vatandaşlığına geçmiştir.\n\n\nAfyonkarahisar ilindeki yerleÅŸim yerleri listesi\nBu madde ilçelere göre Afyonkarahisar ilindeki yerleşim yerleri listesidir.\nAfyonkarahisar\nBaşmakçı\nBayat\nBolvadin\nÇay\nÇobanlar\nDazkırı\nDinar\nEmirdaÄŸ\nEvciler\nHocalar\nÄ°hsaniye\nÄ°scehisar\nKızılören\nSandıklı\nSinanpaÅŸa\nSultandağı\n\n\nMÖ 20. yüzyıl\n\n\nMÖ 21. yüzyıl\n\n\nMÖ 26. yüzyıl\nMÖ 26. yüzyıl, MÖ 1 Ocak 2600'den başlayarak MÖ 31 Aralık 2501'e kadar süren bir yüzyıldır.\n\n\nMÖ 27. yüzyıl\nMÖ 27. yüzyıl, MÖ 1 Ocak 2700'den başlayarak MÖ 31 Aralık 2601'e kadar süren bir yüzyıldır.\n\n\nAfganistan'da afyon üretimi\nAfganistan, 2001 senesi hariç olmak üzere, 1992 yılından beri Myanmar ve \"Altın Üçgen\" ülkelerini geçerek en yüksek yasadışı afyon üreticisi konumuna yerleşmiştir. 2001 senesi bu istatistiğin dışında tutulur. İran, Pakistan ve Afganistan'dan oluşan Altın Hilal isimli afyon üretici ülkeler arasında Afganistan ana üretici konumundadır. 2001 senesinde Taliban yönetiminin devrilmesinin ardından haşhaş üretimi arttı. Taliban bu dönemden sonra afyon üretiminden haraç keserek milyon dolarlar kazandı. UNODC veritabanına göre, afyon çiçeği üretimi Taliban yönetiminde geçmişteki 4'lü (2004–2007) gelişim yıllarından daha fazladır. Aynı zamanda şimdilerde Afganistan'da afyon çiçeği tarımı için kullanılan tarım alanı Latin Amerika'daki kola tarımı topraklarından daha fazladır. 2007 senesinde, tıp için uygun saflıkta olmayan afyonlu ilaçların %92'si Afganistan'dan dünya pazarına açılmıştır. Bu da 4 milyar dolar civarında bir ihracata denk gelir. Bunun dörtte biri afyon çiçeği tarımcılarına giderken geri kalanı bölgenin resmi yetkililerine, isyancılara, diktatörlere ve uyuşturucu kaçakçılarına gitmektedir. Taliban'ın afyon çiçeği yasağından önceki yedi yıl içerisinde (1994-2000), Afgan tarımcıların brüt gelirdeki payı 200.000 aile arasında bölüştürüldü. Afyonlu ilaçlara ek olarak, ülke haşhaş üretiminde de dünyada birinci sıradadır.\n\n\nMÖ 28. yüzyıl\nMÖ 28. yüzyıl, MÖ 2800'den başlayarak MÖ 2701'e kadar süren bir yüzyıldır.\n\n\nMÖ 29. yüzyıl\nMÖ 29. yüzyıl, MÖ 1 Ocak 2900'den başlayarak MÖ 31 Aralık 2801'e kadar süren bir yüzyıldır.\n\n\nMÖ 30. yüzyıl\nMÖ 30. yüzyıl, MÖ 1 Ocak 3000'den başlayarak MÖ 31 Aralık 2901'e kadar süren bir yüzyıldır.\n\n\nMÖ 32. yüzyıl\nMÖ 32. yüzyıl, MÖ 1 Ocak 3200'den başlayarak MÖ 31 Aralık 3101'a kadar süren bir yüzyıldır.\n\n\nElektrik direÄŸi\nElektrik direği, demirden yapılan enerji hatlarındaki elektrik kablolarını taşıyan yapılara verilen addır. Boyları genellikle 18 ile 32 metre arasında değişir. Ağırlıkları 750 kilo ile 3,5 ton arasında değişir. Düz demir, civatalar yardımı ile iskelet halinde direk yapısına dönüştürülür. Bir hatta kurulan direklerin en fazla 2 cm hata payı bulunur.\n2 ile 6 metre arasında parçalar birleştirilerek ana gövde yapılır. Her telin bağlantığı porselene ikişer tane olmak üzere adına \"kuşkonmaz\" denilen birimler yerleştirilir. Kuşkonmaz, porseleni kuş dışkılarından korur.\nÇukurun açılması 1 saat kazı gerektirir. İskeleti yapmak 2 saat sürer. Ardından betonun kuruması için 1,5 gün beklenir.\nToprak 3 metre kadar açıldıktan sonra içine beton dökülür. Direğin ayakları gömülür. Sabit tutmak amacıyla 2 metre sac kalıplar kurulur.\n\n\nMÖ 18. yüzyıl\nMÖ 18. yüzyıl, MÖ 1 Ocak 1900'den başlayarak MÖ 31 Aralık 1801'e kadar süren bir yüzyıldır.\n\n\nMÖ 33. yüzyıl\n\n\nVaryete\nVaryete, birbirleri arasında ilişki bulunmayan şarkı, dans, hokkabazlık, temsil gibi tiyatro oyunlarının yer aldığı gösteriler. Varyetelerde, özellikle müzikal ve skeç oyunlarına yer verilir. Bu gösterilerde genelde tanıtımı yapan bir sunucu vardır. Varyeteler, tiyatro sahnelerinden radyolara buradan da televizyonlara geçmiştir. Saturday Night Live, Chappelle's Show, The Muppet Show varyete şovlarına yer veren bilinen TV programlarına örnek gösterilebilir.\n\n\nBabal覺k haklar覺 ak覺m覺\nBabalık hakları akımı, üyeleri öncelikli olarak aile hukuku, velayet, çocuğa destek gibi baba ve çocuğa etki eden konularla ilgilenen akım. Evlilik dışı ilişkiden çocuk sahibi olmuş ya da boşanmış çoğu baba, çocuğun velayet hakkını anne ile eşit ölçüde paylaşmak ister.\nBabalık hakları akımının başlangıcı özellikle endüstri toplumlarında boşanmaların artmasıyla ile oluşmuştur. 19. yüzyılda ABD, İngiltere ve Avustralya gibi ülkelerdeki yargı birimleri genelde vesayet hakkını babalara verir ve kadınlara vesayet hakkı tanımazdı. Günümüzde, yapılan psikolojik araştırmaların da desteğiyle genelde anneler vesayet hakkına daha yakın kabul edilir. Babalık hakları akımı ile çift ayrıldıktan sonra vesayet hakkının sadece bir ebeveynde olmaması gerektiği her iki ebevynin de çocukla ilgilenebileceği savunulmuştur. Babalık hakları akımı, babaların hukuki süreçte dezavantajlı durumda olduğu ve bu duruma karşı babaların haklarını savunmayı hedefler.\n\n\nMetin Özata\nMetin Özata (d. 4 Mayıs 1958, Burdur) Türk profesör.\n1958 yılında Burdur'da doğdu. İlkokul ve ortaokul eğitimini Burdur'da tamamladıktan sonra 1975 yılında Burdur Lisesi'nden birincilikle mezun oldu. 1982 yılında GATA Askeri Tıp Fakültesi'nden birincilikle mezun oldu. 1986 yılında Batı Almanya'nın Wiesbaden şehrinde, USAF Regional Medical Center'da çalıştı. 1990 yılında İç Hastalıkları Uzmanı, 1992 yılında ise Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı oldu. 1992-1993 yılları arasında Chicago Üniversitesi'nde, Prof. Leslie J. DeGroot'un laboratuvarında, tiroid kanserleri ve tiroid hormon rezistansı üzerinde araştırma yaptı. 1994 Nisan ayında yardımcı doçent, 1994 Ekim ayında doçent, 2003 yılında profesör oldu.\nTiroit hastalıkları, diyabet ve obezite üzerine özgün araştırmaları olan Prof. Dr. Özata, dünyada ilk kez, bir Türk ailede şişmanlığa neden olan \"Leptin Gen Bozukluğu\"nu saptamıştır. Yurtdışındaki saygın tıp dergilerinde yayınlanmış çok sayıda araştırma makaleleri ve kongrelerde sunulmuş birçok tebliği vardır. Davetli konuşmacı olarak da yurtdışında kongrelerde verdiği konferanslar vardır.\nEvli ve iki çocuk babası olup, İngilizce ve Almanca bilmektedir. The Endocrine Society (A.B.D.), American Thyroid Association, International Diabetes Federation ve Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği üyesidir.\nKendisi tarafından yazılmış kitaplar:\nKatkıda bulunulan kitaplar:\nGATA Araştırma Merkezi Tıbbi Araştırma Bölüm Başkanlığı ve Gülhane Tıp Dergisi Yardımcı Editörlük görevlerini yapan Prof. Özata'nın yaptığı bilimsel araştırmalar nedeniyle aldığı ödüller vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:\n\n\nKalp ve damar cerrahisi\nKalp ve damar cerrahisi, kalp cerrahları tarafından gerçekleştirilen kalp veya dört büyük damar üzerinde yapılan cerrahi operasyonlardır. Çoğunlukla, endokardit, akut romatizmal ateş, ateroskleroz gibi sebeplerden doğan sessiz iskemi kalp krizi, konjenital kalp rahatsızlıkları ya da kalp kapağı hastalıkları gibi komplikasyonaları tedavi etmek için yapılır. Bu cerrahi aynı zamanda kalp nakli konusunu da içerir.\n\n\nMaasvlakte\nMaasvlakte Hollanda ’nın Rotterdam liman kenti yakınlarında bulunan Europoort ’un bir parçası olan bir gemi barınağı ve \"Sanayi Alanı\" 'dır.\nGemi barınağı, 1960 ’larda Kuzey Denizi 'nde dolgular ve kum desteği yapılarak oluşturuldu. İhtiyaç duyulan kumlar büyük ölçüde Kuzey Denizi ve Oostvoorne Gölü ’nden sağlandı. Bu göl, \"Maasvlakte\" inşaat çalışmaları esnasında oluştu. Alanda çıkarılan kumların arasında çeşitli fosiller bulundu. Fosillere halen de rastlanılmaktadır.\n\"Maasvlakte\" alanı tamamlanmadan önce gemiler için tehlike içeren kum kıyıları idi.\n1973 ’te batı Avrupa ’nın en büyük bulk terminali durumuna gelen EMO, \"Maasvlakte\" 'de çalışmaya başlayan ilk şirket oldu. 1989 ’da \"Frans Swattouw\" 'un \"Amazonhaven\" 'de inşa ettiği terminal 1990 ’da EMO’ya satıldı.\n\"Maasvlakte\" 'da çeşitli büyük şirketler ve daha küçük olanları bulunmaktadır. Maersk, Avrupa Konteyner Terminalleri (ECT) ve Euromax burada bulunan üç büyük konteyner terminalidir. Bu firmalar dünyanın en geniş gemilerini bünyelerinde barındırmaktadır.\nBüyük dağıtım merkezleri için özel bir birim oluşturulmuştur. Bunlardan en büyükleri Reebok, DHL ve Kloosterboer firmalarıdır. Kloosterboer çoğunlukla Farm Fries ürünleri üzerinde çalışmaktadır.\n\"Maasvlakte\" nin bir yanında bulunan çok derin bir çukur olan Slufter, zehirli atıkların ve kirlenmiş kumların depolandığı yerdir. Tümüyle dolduğunda kapatılarak öylece bırakılması tasarlanmaktadır. 2000 yılına kadar tümüyle dolması beklendiği halde şu ana kadar sadece %50’si dolmuş bulunmaktadır.\nBölgede E.ON tarafından çalıştırılan bir enerji santrali vardır.\nÇoğunluğu Almanya olmak üzere bütün Avrupa ’ya doğrudan ulaşan tren hatları bulunmaktadır. Ayrıca Ren ve Maas denize açılım vermektedir. Bunlar da daha küçük ırmak gemileri için iyi bağlantılar sağlamaktadır. A15 Otobanı doğrudan Almanya ’ya eriştiği gibi \"Maasvlakte\" 'ye de bağlantı vermektedir.\nMaasvlakte 2010 ve 2011 yılı içinde Maasvlakte 2 ile genişletilmiştir. \"Maasvlakte 2\" tümüyle tamamlandığında 1000 hektar net sanayi sitesini kapsayacağı gibi derin suya doğrudan erişimli bir konuma sahip olacaktır.\n\n\nMÖ 5. yüzyıl\nMÖ 5. yüzyıl MÖ 490 yıllarında başlar ve MÖ 400 yıllarında sona erer.\n\n\nBudin Eyaleti\nBudin Eyaleti, Budin Beylerbeyliği veya Budin Paşalığı (Macarca: \"Budai vilajet\", Sırpça: \"Budimski vilajet\" veya Будимски вилајет, Hırvatça: \"Budimski vilajet\"), Osmanlı İmparatorluğu'nun bir eyaleti. 1526'daki Mohaç Muharebesi sonrasında Osmanlı İmparatorluğu'na bağlanan Macaristan Krallığı'nın başkenti Budin'e 1530, 1540 ve 1541 yıllarında Habsburg Hanedanı'nın kontrolündeki Avusturya Arşidüklüğü tarafından gerçekleştirilen ve başarısızlıkla sonuçlanan kuşatmalar sonrasında kurulmuştur. 1552'de Temeşvar ele geçirilmiş ve Temeşvar ve çevresinde Temeşvar Eyaleti kurulmuştur. 1606'da Zitvatorok Antlaşması'yla Eğri ve Kanije şehirleri de alınarak Eğri (1596) ve Kanije (1600) Eyaletleri kurulmuştur. 17. yüzyılda II. Viyana Kuşatmasının başarısızlığından sonra 2 Eylül 1686'da Habsburg ordusu Budin şehrini düşürdü ve eyalet de düşmüştür.\nNüfus sayımında etnik gruplardan Macarlar, Hırvatlar, Sırplar, Slovaklar ve Müslümanlar vardı.\nSokullu Mustafa Paşa 12 yıl boyunca paşalık yaparak, Budin'in en uzun süre yöneticilik yapan paşası olmuştur. Budin belerbeylerinin listesi aşağıdaki gibidir:\n\n\nAyırma taşıyıcısı\nAyırma Taşıyıcısı (ya da Straddle Carrier) ISO standardında konteynerleri taşımak ve istiflemek üzere liman terminalleri ve ağır taşıyıcı gerektiren avlularda kullanılan bir araçtır.\nStraddle’lar konteynerleri kaldırır, taşıyabilir ve 4 seviye üste kadar istif edebilirler. konteyner ile birlikte saatte 30 km.ye kadar ulaşabilen düşük bir hız ile hareket ederler. Makineyi kullanacak işçi aracın en üst kısmının ortasında bulunan hem ön hem de geri tarafı aynı şekilde görebileceği bir kabinde oturur. Ayırma Taşıyıcıları, 2 tam dolu konteyner ağırlığına denk gelen 60 ton ağırlığı kaldırabilirler.\n=Galeri=\n\n\nBob Usta\nBob the Builder, Keith Chapman tarafından oluşturulmuş, İngiliz, çocuk televizyon dizisidir. Orijinal seride Bob ve arkadaşı Wendy'nin bir grup iş makinesi arkadaşlarıyla olan inşaat maceralarını konu alır. Dizi ilk olarak tek kamera ile yapılmaktayken 2004 tarihi itibarıyla multi kamera olup CGI sisteme geçmiştir.\n\n\nAktopraklık Höyüğü\n\nAktopraklık Höyüğü, Bursa İl merkezinin 25 km. güneybatısında, Nilüfer İlçesi'nin batısında, Ulubat Gölü'nün doğu kıyısında yer alan bir höyüktür. Akçaları Sırtı Höyüğü ve Aktopraklık Mevkii olarak da bilinmektedir. Höyük, göle dökülen iki dere yatağının ayırdığı iki yükselti üzerinde, bir de bu yükseltilerden birinin güney yamacında olmak üzere ayrı üç alana yayılmıştır. Bu yerleşimler A, B ve C olarak adlandırılmaktadır. Bir Neolitik Çağ yerleşmesi olan Aktopraklık C yerleşmesi daha sonra Aktopraklık B yerleşmesine taşınmış ve bundan sonra, Erken Kalkolitik Çağ'da Aktopraklık C mezarlık olarak kullanılmıştır. Aktopraklık C mezarlığının 1.400 metrekarelik bir alana yayılmış olduğu belirtilmektedir. Tepe, 150 x 100 metre boyutlarında olup yüksekliği iki metredir.\nHöyük ilk olarak 2002 yılında, sanayi sitesi yapılacak alanda, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Prehistorya Anabilim Dalı'ndan bir ekibin yaptığı yüzey araştırmaları sırasında tespit edilmiştir. Söz konusu kürsüden Prof. Dr. Necmi Karul başkanlığında 2004 yılında kurtarmak kazılarına başlanmıştır. Ertesi yılki kazıların hemen ardından Bursa Arkeoloji Müzesi'nin sit alanı belirleme çalışmalarında höyüğün 100 metre kadar kuzeyine Kalkolitik Çağ'a tarihlenen bir mezarlık tespit edilmiştir. Mezarlık kazısı da 2006 yılı programına katılmıştır.\nTepelerin Neolitik Çağ'da iskan edildiği ve bu iskanın Erken Kalkolitik Çağ ve Orta Kalkolitik Çağ boyunca devam ettiği belirtilmektedir.\nAktopraklık A, Ilıpınar V tabakasıyla benzerlik göstermektedir.\nAktopraklık B yerleşimindeki tabakalardan birinde Erken Kalkolitik Çağ'a tarihlenen Ilıpınar VII – VIII tabakalarıyla denk olan Balkanlar'ın Orta Neolitik tipteki figürinleri, kemik aletler ve çok miktarda mermer bilezik ve boncuk bulunmuştur.\nAktopraklık C yerleşimi mimarisi, dal örgü ve yuvarlak planlı yapılar olarak görülmektedir. Kuzeybatı Anadolu'daki Menteşe, Fikirtepe ve Temenye gibi yerleşimlerde görülen yuvarlak ya da oval biçimli, basit dal örgülü, çukur tabanlı evler Aktopraklık Höyük'de de karşımıza çıkmaktadır. Ölüler evlerin taban altına gömülmüştür. Fikirtepe Kültürü özellikleri taşımaktadır. Roma Dönemi'nde yeniden iskan edilmiştir.\nAktopraklık C Neolitik çanak çömleği bölgedeki diğer yerleşimlerde olduğu gibi monokram mallarla temsil edilmektedir. Ancak bu tabakalarda Menteşe Höyüğü ve Barcın Höyük'te sık rastlanan krem ve bej rengi mallar da oldukça fazladır. Bu tip mallar Fikirtepe Höyüğü ve Temenye Höyüğü'nde (Pendik) az rastlanırsa da Fikirtepe Kültürü'nün erken evrelerinde daha yoğundur.\nAktopraklık C nekropolünde ölülerin \"hocker\" (ana rahmindeki gibi) gömüldüğü görülmektedir. Mezarlarda bulunan çanak çömlek, mermer bilezik ve boncuklar, Aktopraklık B ile ilişkilendirilmektedir. Bunun altındaki tabaka ise \"Fikirtepe tabakası\" olarak tanımlanmaktadır ve Ilıpınar IX – X ile denk görülmektedir.\nHöyükteki ilk iskanın MÖ 6. binyıla dayandığı anlaşılmaktadır. Yerleşmenin geçim stratejisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır.\nHöyükte elde edilen buluntular Ilıpınar Höyüğü'nün Son Neolitik – Kalkolitik tabakaları ile benzerlik göstermektedir.\n\n\nÃœmit Tokcan\nÜmit Tokcan (d. 15 Kasım 1944, Ordu), Türk halk müziği sanatçısıdır.\nBatum´dan göçen Kafkas kökenli bir ailenin oğlu olarak Ordu'da dünyaya geldi ilkokul ve ortaokul eğitimini Ordu´da lise eğitimini İstanbul´da Haydarpaşa Lisesi'nde tamamladı. Orta öğrenim yıllarında Ordu Musiki Cemiyeti´nde ilk müzik çalışmalarına başladı Lise yıllarında devam ettiği Türk Musikisi Cemiyeti´nde, Neriman Tüfekçi ve Nida Tüfekçi gibi sanatçıların öğrencisi oldu.\n1966 yılında, TRT´nin açmış olduğu \"Türk Halk Müziği Stajyer Ses Sanatçılığı\" sınavını kazandı. Stajyerlik süresi içinde, Neriman Tüfekçi, Nida Tüfekçi, Tuncer İnan, Yücel Paşmakçı gibi usta sanatçılardan dersler aldı 1969 yılında Ankara´da, askerlik hayatı başladı.\nAskerlik görevi süresince, Ankara Radyosu´nda, Ordu, Tokat ve Giresun yörelerinden derlediği türkülerin yorumunda gösterdiği başarı ile kısa sürede halk tarafından sevilerek tanınmaya başlandı Askerlik dönüşü TRT İstanbul Radyosu´nun kadrolu Türk Halk Müziği Ses Sanatçısı oldu. Konservatuvardan mezun olduktan sonra sanat yaşamına Aksaray Musiki Cemiyeti'nde başladı. Daha sonra İstanbul Radyosu'na girdi. 1974'te \"Şirvan\" ile sinemaya geçti.\n15 yıl süren sahne hayatının ardından 1987 yılında tekrar TRT´ye kadrolu sanatçı olarak geri döndü Türkiye´nin çeşitli yörelerinde ve yurt dışında birçok ülkede konserler veren Ümit Tokcan, bilhassa geniş ses sahası, ses rengi ve kıvrak hançeresi ile seslendirdiği Orta Anadolu´nun \"Bozlak\" ve türkülerini ve ayrıca; Orta/Doğu Karadeniz bölgesi türkülerini ustaca yorumlaması ile kendini sanat camiasına kabul ettirdi. 22 adet kaset, 7 adet long play sahibi olan Ümit Tokcan, çeşitli yörelerden 60 kadar da türkü derleyerek Türk Halk Müziği repertuvarına kazandırdı \"Hekimoğlu derler benim aslıma\", \"Oy bir sigara ver bana\", \"Yayladan mı geliyon\", \"Sokakbaşı meyhane\" gibi parçalar derleyerek seslendirdiği türkülerden bazılarıdır. Ümit Tokcan, hâlen TRT İstanbul Radyosu THM Ses Sanatçısı olarak çalışmalarına devam etmektedir.\n\n\nManastır Eyaleti\nManastır Eyaleti, Rumeli Eyaleti'nin kaldırılmasından sonra kurulan Osmanlı eyaletidir. Ayrıca Osmanlı Devletinin en büyük eyaletidir. 1846'da Vidin ve Niş de eyâlet olmuştur. 1864'te kabul edilen Teşkil-i Vilayet Nizammamesiyle Manastır Eyaleti son bulmuştur.\nManastır, 1826'ya kadar Rumeli Eyaleti'ne bağlı bir sancaktı. Rumeli Eyaleti 1826 yılında kaldırılınca Rumeli, Edirne, Manastır, Selanik olarak 4 ayrı eyalete bölünmüştür.\nEyaletin sancakları:\nEyaletin valileri:\n\n\nMÖ 34. yüzyıl\nMÖ 34. yüzyıl, MÖ 1 Ocak 3400'den başlayarak MÖ 31 Aralık 3301'a kadar süren bir yüzyıldır.\n\n\nMÖ 35. yüzyıl\n\n\nSinoviyal sıvı\nEklemlerde, iki kemiğin birleştiği bölgede, bu bölgeyi saran sinovial zarın (Sinoviyum) salgıladığı kayganlaştırıcı bir maddedir. Bu kayganlaştırıcı madde eklemin kolay hareket etmesini sağlar.\nVücudumuzun, eklem kıkırdaklarını sürtünme nedeniyle aşınmaktan korumak için, kendi kendine ürettiği, Hyaluronik asit içerikli kayganlaştırma sıvısıdır. Bu sıvının yoksunluğunda, kıkırdak yüzey aşınarak Osteoartrit hastalığı oluşur.\nİleri derecede osteoartritli hastaların tedavisi için, cerrahi müdahale ile suni eklem protezi takılır.\nEklemlerde sinovial sıvının azalmasına bağlı olarak şu şikayetlerde bulunulabilir:\n-Bir ya da iki eklemde ağrı ve sertlik veya katılık hissi,\n-Hareket sırasında eklemden kıtırtı şeklinde ses gelmesi,\n-Eklemin genişlemesi, deforme olması,\n-Bazı durumlarda şişlik\nBu belirtiler osteoartrit hastalığının göstergesi olabilir. Bir fizik tedavi uzmanının değerlendirmesi ve teşhisi önemlidir.\n\n\nKayıp hazineler listesi\nBu kayıp veya bulunamayan hazinelerin listesidir.\n\n\nKırklareli ili genel seçim sonuçları\nKırklareli İli, 1923'ten beri Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) temsil edilmektedir. TBMM'de 3 milletvekilliği ile temsil edilen Kırklareli İli'nde tek seçim bölgesi vardır.\n12 Haziran 2011 Genel Seçimleri Kırklareli İli sonuçlar;\n\n\nNieuwe Waterweg\nNieuwe Waterweg 1872 yılında açılan yaklaşık 10 km. uzunluğa sahip yapay su kanalı. Rotterdam ve Limanından Ren-Meuse ırmakları ile Kuzey Denizine bağlantı sağlamak üzere inşa edildi.\nDünyanın en işlek limanlarından birisi olan Rotterdam Europort’a denizaşırı gemilerin ulaşımını sağlayan işlek bir kanaldır. Kuzey Denizi girişinde 1997 ‘de tamamlanan Maeslantkering adı verilen bir sel önleyici sistem bulunmaktadır. \"Nieuwe Waterweg\" kanalı üzerinde veya altında herhangi bir köprü veya tünel bulunmamaktadır.\n19. yy. ortalarında Rotterdam, temel olarak Almanya ve İngiltere arasında mal sevkiyatının yapıldığı dünyanın en geniş limanlarından birisi idi. Ren deltasında bulunan birçok irili ufaklı su yolları artan gemi trafiğine yeterli gelmediğinden ulaşım güçlükleri oluştu.\n1863’te Rotterdam ve Kuzey Denizi arasında bağlantı kanalı yapılmasına izin veren yasa çıkarıldı. Su Mühendisi Pieter Caland, Hoek van Holland ve Ren Irmağı ağzının genişletilerek oluşturulacak kanalın tasarımı için görevlendirildi. 1731 ’de hazırlanan bir başka tasarım da bulunmakta idi. Ancak uygulamaya geçilmesi artık ertelenemez bir gereklilik doğurmuş bulunmakta idi.\nYapım çalışmaları 31 Ekim 1863’te başladı. İlk etap Rozenburg ’ta bulunan çiftlik alanlarının kamulaştırılarak Hoek van Holland’a aktarılmasını içeriyordu.\nİkinci etap boyunca birbirine paralel iki set inşa edilmesi iki yıl sürdü. Caland, kazı alanından çıkarılacak atıkları denize aktarmak ve alüvyon birikimini azaltmak üzere setleri denize doğru 2 km. genişletmeyi uygun gördü.\nSetlerin tamamlanması üzerine, üçüncü etap kanal alanının kazılma çalışması olarak 31 Ekim 1866’da başladı ve üç yıl sonra tamamlandı Kanaldan çıkarılan toprağın büyük kısmı diğer baraj ve setlerin inşaatında güçlendirme çalışmaları için kullanıldı.\nSon dördüncü etap, deniz ve ırmak arasında kalan engelin kaldırılması idi. 1872’de Nieuwe Waterweg tamamlandı ve Rotterdam ile Kuzey Denizi arasında kolay erişim açıldı.\nAkım ve erozyon nedeni ile gemi hattı bir miktar genişlemiş bulunmaktadır. Bu nedenle dev tankerlerin geçişi için kanal dibinin sürekli olarak temizlenmesi çalışmaları yapılmaktadır.\n1997’de Delta Çalışmalarının son bölümü olan Maeslantkering, Nieuwe Waterweg kanalının denizle birleştiği yerde Beaufort ölçeğine göre 10 ile 12 arasında şiddete sahip deniz fırtınalarından Rotterdam’ı korumak üzere bir sel bariyeri olarak uygulamaya konuldu.\n\n\nİbnü'l-Hattâb\nİbnü'l-Hattâb (tam adı: Samir Salih Abdullah Suvailem, Arapça: سامر صالح عبد الله السويلم‎) (14 Nisan 1969 - 20 Mart 2002), Arap savaşçı.\nSovyet-Afgan Savaşı, Tacikistan İç Savaşı, Birinci ve İkinci Çeçen Savaşı'na katılmış mücahittir. Çeçen Mücahitler Örgütü'ne finansman sağlamıştır. 1999 yılında gerçekleşen Dağıstan Operasyonu'nda Rusya'ya karşı savaşmıştır.\n2002 yılında Rus istihbarat servisi FSB tarafından kendisine gönderilen mektupla zehirlenerek öldürüldü. Rusya ile Çeçenistan arasında 1999 yılında çıkan İkinci Çeçen Savaşı savaşı sonrasında Rusya'nın en çok aranılanlar listesinin başında bulunuyordu. ABD tarafından, Hattab'ın Usame bin Ladin'e bağlı El-Kaide örgütü ile ilişkisi olduğunu iddia edilmiştir.\n\n\nMoynak\nMuynak ve Moynaq şeklinde de telaffuz edilen Moynak, Özbekistan’nın batısında yer alan Karakalpakistan’ın kuzeyinde bulunan bir şehirdir. Aral Gölü’nün küçülmesinden dolayı 1980’lerden beri Moynak’ın nüfusu hızlı bir şekilde azalmaktadır ve şu anda sadece birkaç bin kişi şehirde oturmaktadır.\nBir zamanların telaşlı balıkçılar topluluğu ve Özbekistan’ın onbinlerce nüfusa sahip tek liman kenti olan Moynak şimdi ise hızlıca geriye çekilen Aral Gölü’nün kıyısından kilometrelerce uzakta, adeta kendi eski halinin gölgesi gibi. Balıkçılık her zaman bölgenin ekonomisinin bir parçası oldu ve Moynak bir balıkçılık ve konserve merkezi haline geldi. Bununla birlikte sığ sulardaki aşırı avlanma Aral Gölü kurudukça ekonomiyi çökmeye çok duyarlı hale getirdi. Gölü besleyen nehir kollarından suyun sulama için ayrılmasıyla yapılan pamuk üretiminin hakim olduğu bölgesel tarımsal tekli kültür ve tarımsal kimyasalların fazlalığından kaynaklanan kirlilik gölün buharlaşmasına sebep oldu ve kalan suyun yüksek derecede tuzlu ve toksik oluşu, gölü ve Moynak’ı da içine alan bölgedeki kasabaların sakinlerini yok eden çevresel felakete sebep oldu.\nMoynak’ın en büyük turistik cazibesi Sovyet dönemi süresince bir zamanların gururlu balıkçı filosunu oluşturan paslanmış gemileri ve balıkçılık sanayisi merkezi olarak Moynak’ın mirasına adanmış tek odalı bir müze. Kuru ve kirli göl yatağı boyunca güçlü rüzgarlar tarafından tetiklenen zehirli toz fırtınaları, orada kalmayı seçen çoğu etnik Karakalpakistanlı birkaç vatandaş arasında kronik ve akut hastalıkların sayısını arttırıyor ve göl tarafından yumuşatılmayan hava, şehirde yazların daha sıcak ve kışların da daha soğuk geçmesine sebep oluyor.\n\n\nLombok Boğazı\nLombok Boğazı (Endonezce: \"Selat Lombok\") dünyanın en önemli boğazlarından birisi olup Hint Okyanusu'nu Cava Denizi'ne bağlamaktadır. Lombok Boğazı Endonezya'da bulunan Bali ile Lombok Adaları arasındadır. Gili Adaları ise Lombok'un yanındadır. Coğrafi durumundan dolayı Hint Okyanusu ile Pasifik Okyanusu arasında çok önemli bir geçiş noktasındadır.\n\n\nMÖ 36. yüzyıl\n\n\nRachel Stevens\nRachel Stevens (d. 9 Nisan 1978, Londra), İngiliz şarkıcı, söz yazarı, oyuncu, dansçı ve manken.\n1998 yılında İngiltere 'de 7 arkadaşıyla birlikte kurdukları S Club 7 adlı müzik grubuyla tanındı; grup adıyla çektikleri TV film ve dizilerinde rol aldı. 2003 'te bu gruptan ayrılarak solo kariyerine başlayan Rachel Stevens yedi single ve iki de albüm piyasaya sürdü. 2008 yılında BBC kanalında yayınlanan \"Strictly Come Dancing\" adlı dans yarışması programına katılarak burada ikincilik elde etmiştir.\n\n\nMÖ 37. yüzyıl\n\n\nMÖ 38. yüzyıl\n\n\nMustafa Hayrullah Diker\nMustafa Hayrullah Diker (d. 1873, İstanbul – ö. 25 Ağustos 1950), Türk doktor, asker, akademisyen, siyasetçi.\nTürkiye’de nörolojinin öncülerindendir. İlk Türkçe adli tıp kitabının yazarıdır. VI. ve VII. dönem TBMM’de milletvekili olarak görev yapmış bir siyasetçidir.\n1875 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Babası, Şehremaneti memurlarından Mehmet Salih Efendi’dir. İlköğrenimini Üsküdar Rüstem Paşa İptidai Mektebi'nde, orta öğrenimini Fatih Askeri Rüştiyesi’nde, lise öğrenimini Mülkiye İdadisi’nde tamamladıktan sonra Mektebi Tıbbiyei Askerîyei Şahane'de yükseköğrenim gördü. 1897’de yüzbaşı rütbesiyle mezun oldu.\nTıbbiyeden mezun olduktan sonra, bir sene Manastır Askeri Hastanesi'nde görev yaptı. 1898'de İşkodra fırkasına mensup bir tabur tabipliğine, 1900'de Kastamonu vilayeti frengi mücadele tabipliğinde, 1905'te Bahriye Merkez Hastanesi’nde çalıştı.\n1910'da Savunma Bakanlığı’nın sağladığı burs ile akliye ve asabiye hastalıkları ihtisasını yapmak için Paris’e gitti ve üç sene kaldı. Paris’teki ilk yılında Paris Üniversitesi Tababeti Adliye ve Akliye Enstitüsü'nde akıl hastalıkları öğrenimi gördü ve adli tıp diplomasını aldı. Ardından iki sene staj yaparak sinir hastalıkları ihtisasını tamamladı.\n1913’te yurda döndükten sonra, Bahriye Merkez Hastanesi mütehassıslığına atanan Mustafa Hayrullah, bu görevi sırasında 'Tababet-i adliyeyi mecani' (Akıl Hastalarında Adli Tıp) adlı ilk Türkçe adli tıp kitabını yazdı. I. Dünya Savaşı sonlarında fırkateyn tabipliğine terfi etti.\nMütareke döneminde bimarhaneye dönüşen Zeynep Kamil Hastanesi’nin başhekimi olarak görev yapan Mustafa Hayrullah, arkadaşları ile 'Mecmua-i Seririyye' adlı bir tıbbi dergi çıkardı.\n1924'te askerlikten albay rütbesi ile ayrıldı ve Haydarpaşa Tıp Fakültesi’nde kurulan Türkiye’nin ilk bağımsız nöroloji kiliniğinin başına geçti. 1933’teki üniversite reformu sonrasında Bakırköy’e taşınan nöroloji kliniğinde görevine devam eden Mustafa Hayrullah, 1936'da ordinaryüs profesör unvanını aldı.\n1939’da yaş haddi nedeniyle üniversiteden emekli olduktan sonra; VI. Dönem (Ara Seçim) Kastamonu, VII. Dönem İstanbul Milletvekilliği yapmıştır.\n25 Ağustos 1950’de hayatını yitirdi.\n\n\nBreitling\nBreitling 1884'te kurulmuş İsviçreli saat üreticisidir. Profesyonel havacılar için saat üretmesiyle ünlüdür. Şirketin ürettiği tüm saatlerin hammaddesi yurt içinden sağlanmaktadır.\n\n\nMÖ 43. yüzyıl\n\n\nMÖ 45. yüzyıl\n\n\nMax de Crinis\nProfesör Max de Crinis (d. 1889 – ö. 1945), Köln ve Berlin'de psikiyatride, T4 Ötenazi Programı'nda bir tıp uzmanıydı.\nMax de Crinis, Avusturya'da 1931'de Nazi Partisi'ne katıldı. Bir SS üyesi değildi. Alman psikiyatrisinde en açık sözlü ve etkili Nazi rejiminin en üst düzeydeki psikiyatrik danışmanıydı. De Crinis, 1941 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tıbbi direktörü oldu. Ayrıca Zihinsel Hijyen Avrupa Ligi'nde yönetici idi.\n1 Mayıs 1945 tarihinde potasyum siyanür ile ailesini öldürdükten sonra, kendisi de bir siyanür tablet alarak intihar etti.\n\n\nKonçe\nKonçe (Makedonca: Конче) Makedonya'nın güneydoğusunda bir köy ve belediye merkezidir.\nKonçe’nin bulunduğu bölge 14. yüzyılda, bölgedeki birçok yerle beraber, Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmıştır.\nOsmanlı İmparatorluğu dönemi sonrasında, küçüklü büyüklü birçok muharebe sonrasında Konçe bölgesi, Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı egemenliğine girmiştir. 1918 sonrasında Yugoslavya Krallığı olarak 1943 yılına dek egemenlik sürmüştür.\n1943 yılı ile beraber Yugoslavya Krallığı ortadan kalkmış, yerine Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti kurulmuştur. Konçe’nin de dâhil olduğu bölge, bu kez de sosyalist Yugoslavya idaresine girmiştir.\n1991 yılında Makedonya’nın Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nden bağımsızlığını ilan etmesiyle Konçe, bağımsız Makedonya Cumhuriyeti içinde bugününe gelmiştir.\n2002 sayımlarına göre Konçe Belediyesi’nin toplam nüfusu 3.536 kişidir. Bu nüfusun etnik dağılımı şu şekildedir: Makedonlar 3.009; Türkler 521. Konçe köy merkezinde ise Türkler, toplam kasaba nüfusunun % 55’ini oluşturur.\n\n\nRostuşa\nRostuşa (Makedonca: Ростуша) Makedonya'nın batısında, Arnavutluk sınırı yakınlarında bir köy ve belediye merkezidir.\nRostuşa’nın bulunduğu bölge 14. yüzyılda, bölgedeki birçok yerle beraber, Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmıştır.\nOsmanlı İmparatorluğu dönemi sonrasında, küçüklü büyüklü birçok muharebe sonrasında Rostuşa bölgesi, Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı egemenliğine girmiştir. 1918 sonrasında Yugoslavya Krallığı olarak 1943 yılına dek egemenlik sürmüştür.\n1943 yılı ile beraber Yugoslavya Krallığı ortadan kalkmış, yerine Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti kurulmuştur. Rostuşa’nın da dâhil olduğu bölge, bu kez de sosyalist Yugoslavya idaresine girmiştir.\n1991 yılında Makedonya’nın Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nden bağımsızlığını ilan etmesiyle Rostuşa, bağımsız Makedonya Cumhuriyeti içinde bugününe gelmiştir.\n2002 sayımlarına göre Mavrova ve Rostuşa Belediyesi’nin toplam nüfusu 8.618 kişidir. Bu nüfusun etnik dağılımı şu şekildedir: Makedonlar 4.349; Türkler 2.680; Arnavutlar 1.483.\n\n\nTearçe\nTearçe (Makedonca: Теарце) Makedonya'nın kuzeybatısında, Kosova sınırı yakınlarında bir köy ve belediye merkezidir.\nTearçe’nin bulunduğu bölge 14. yüzyılda, bölgedeki birçok yerle beraber, Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmıştır.\nOsmanlı İmparatorluğu dönemi sonrasında, küçüklü büyüklü birçok muharebe sonrasında Tearçe bölgesi, Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı egemenliğine girmiştir. 1918 sonrasında Yugoslavya Krallığı olarak 1943 yılına dek egemenlik sürmüştür.\n1943 yılı ile beraber Yugoslavya Krallığı ortadan kalkmış, yerine Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti kurulmuştur. Tearçe’nin de dâhil olduğu bölge, bu kez de sosyalist Yugoslavya idaresine girmiştir.\n1991 yılında Makedonya’nın Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nden bağımsızlığını ilan etmesiyle Tearçe, bağımsız Makedonya Cumhuriyeti içinde bugününe gelmiştir.\n2002 sayımlarına göre Tearçe Belediyesi’nin toplam nüfusu 22.454 kişidir. Bu nüfusun etnik dağılımı şu şekildedir: Arnavutlar 18.950; Makedonlar 2.739; Türkler 516.\n\n\nOslomey\nOslomey (Makedonca: Осломеј) Makedonya'nın batısında bir köy ve belediye merkezidir.\nOslomey’in bulunduğu bölge 14. yüzyılda, bölgedeki birçok yerle beraber, Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmıştır.\nOsmanlı İmparatorluğu dönemi sonrasında, küçüklü büyüklü birçok muharebe sonrasında Oslomey bölgesi, Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı egemenliğine girmiştir. 1918 sonrasında Yugoslavya Krallığı olarak 1943 yılına dek egemenlik sürmüştür.\n1943 yılı ile beraber Yugoslavya Krallığı ortadan kalkmış, yerine Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti kurulmuştur. Oslomey’in de dâhil olduğu bölge, bu kez de sosyalist Yugoslavya idaresine girmiştir.\n1991 yılında Makedonya’nın Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nden bağımsızlığını ilan etmesiyle Oslomey, bağımsız Makedonya Cumhuriyeti içinde bugününe gelmiştir.\n2002 sayımlarına göre Oslomey Belediyesi’nin toplam nüfusu 10.420 kişidir. Bu nüfusun etnik dağılımı şu şekildedir: Arnavutlar 10.252; Makedonlar 110.\n\n\nArama algoritması\nArama algoritmaları, bilgisayar biliminde seçili özelliklere göre istenilen bilgileri bulan algoritmalardır. Listeler, metinler ve şekiller üzerinde çalışırlar.\nAranılan diziyi ikiye bölecek şekilde bir eleman seçilir. Sağındaki ve solundakilere bakılır. Algoritmanın çalışması için dizinin sıralı olması koşulu bulunmaktadır. Bu şekilde aranan sayı bulunana kadar işlem yapılır. Algoritmanın çalışması örnek üzerinden şu şekilde açıklanmıştır:\n[1,2,4,7,9,11,15]\nşeklinde bir dizi verilmiş olduğunda, aradığımız sayının da 4 olduğunu kabul ettiğimiz takdirde, dizinin eleman sayısı 7'dir. Bu durumda ortadaki eleman 4. eleman olarak seçilir ve 7 sayısı ile aranan sayı kontrol edilir. 4<7 olduğu için 4. elemanın solundaki sayılara bakılır:\n[1,2,4]\nşeklinde elde edilen yeni alt dizinin üzerinde algoritma yeniden çalıştırılır. Dizinin eleman sayısı 3'tür ve ortadaki elemanı 2. eleman olarak seçilir. Eleman değeri 2'dir ve aranan değer 4 ile karşılaştırılır. 4>2 olduğu için 2. elemanın sağ tarafında arama devam eder:\n[4]\nTek başına aranan elemanın bulunduğu 4 değeri kaldığından dolayı, bu değer ile aranan değer karşılaştırıldığında aranan değere ulaşılmış olur.\nBütün çizge aramalarında ve özellikle ağaç aramalarında daha sık kullanılır. Başlangıç düğümüne yakın düğümlerin dolaşarak yoluna devam eder. Bir seviye uzaklaşmadan önce, o seviyeye kadar olan bütün düğümleri dolaşmış olması gerekir. Örneğin; ağaç araması sırasında, her satırda soldan sağa olmak üzere sıra ile bulana kadar arama yapar. Aranan düğüme ulaşmadan önce, aranan düğüm ile başlangıç düğümü arasındaki seviyelerde bulunan bütün düğümleri dolaşmak zorunda olması gibi bir dezavantajı vardır. Bu durum, algoritmanın hedefi bulmasını geciktirir. Resimdeki öncelik A-B-C-D-E-F-G-H-I-İ-J\nAyrıca ağaç olmayan bir çizgede de kullanılabilir. Örneğin aşağıdaki şekilde 1'den başlanarak dolaşılması halinde, öncelik 1-2-5-3-4-6 olacaktır.\nAğaç yapılarında kullanılır. Arama işlemine, Yukarıdan aşağıya sol öncelikli olarak arama yapar. Resimdeki aramada öncelik A-B-C-D-E-F-G-H-I-İ-J şeklindedir.\nEnine arama algoritmasında verilen örnek grafın aynısı derin öncelikli olarak aransaydı, muhtemel arama sıralamalarından birisi 1-5-4-6-2-3 olabilirdi\n\n\nCemal Azmi Bey\nMehmet Cemal Azmi Bey (d. 1868, Arapkir - ö. 17 Nisan 1922, Berlin), Osmanlı devlet adamı.\nI. Dünya Savaşı sırasında olağanüstü sivil ve askeri yetkilerle Trabzon valisi olarak görev yapan Cemal Azmi; savaştan sonra kurulan mahkeme tarafından Trabzon’da Ermeni kırımı yapmaktan suçlu bulunup idama mahkûm edilmiş ve Ermeni komitacıların düzenlediği bir suikast sonucu Berlin'de öldürülmüştür.\nTartışmalı bir kişilik olan Cemal Azmi Bey, bir yandan Trabzon valiliği döneminde binlerce Ermeninin boğulmasından sorumlu tutulmakta ve \"Trabzonin kasapi\" olarak anılmakta iken bir yandan da Rus donanmasının şehri bombalamasına karşı durmuş, Türk ordusuna erzak sağlamak ve Türk ahaliyi Ermeni grupların saldırılarından korumak için büyük çaba göstermiş kurban olarak görülür.\n1868 yılında Arapkir’de dünyaya geldi. Babası defter-i hakani (Tapu dairesi) müdürlerinden Osman Nuri Bey, annesi Gülsüm Hanım’dır.\nArapkir’deki ilk tahsilinden sonra öğrenimine İstanbul’da devam etti.1891’de Mülkiye Mektebi’nin yüksek kısmını bitirdi ve öğretmenliğe başladı. Elaziz İdadisi’nde öğretmenlik, Şam Islahhanesi’nde mektep müdürlüğü yaptıktan sonra Suriye Vilayeti maiyet memurluğunda kaymakamlık stajı yaptı. 1896-197 arasında Suşehri , Ustrumca, Avrethisar, Kosova Merkez kazası kaymakamlıklarında bulundu.\nKosova Merkez Kazası kaymakamlığı sırasında İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne üye oldu.. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra Seniçe mutasarrıfı olarak atandı. Ardından Siverek, Bolu, Lazistan sancaklarında mutasarrıf olarak görev yaptı. Rize’de görev yaparken kendisine “\"eli sopalı mutasarrıf\"” nâmı verildi. I. Dünya Savaşı öncesinde Trabzon’a vali olarak atandı.\nCemal Azmi Bey, savaş boyunca çeşitli ülkelere ait istihbarat kuruluşlarının üssü haline gelen Trabzon’da dört yıl vali olarak görev yaptı. Osmanlı gizli örgütü Teşkilat-ı Mahsusa’ya her türlü destek ve yardımı sağladı; toplantılarına katıldı; daha önce görev yaptığı Rize bölgesindeki eşkıyaların Teşkilat-ı Mahsusa emrine girmesini sağladı. 3. Ordu’nun ihtiyaçlarını karşılamada etkin rol aldı.\nRuslar’ın Erzurum'u işgal etmesi üzerine 17 Şubat 1919’da Trabzon’u Rum Metropolit Hrisontos’a teslim ederek şehri terketti, vilayet erkanı ile birlikte o zaman bir ilçe merkezi olan Ordu'ya yerleşti.\nİşgalci İtilaf Devletleri tarafından tutuklanmak isteyince ülkeyi terketti, ailesiyle Berlin’e yerleşti. Berlin’de küçük bir dükkân açarak tütün ticareti ile uğraştı. Dükkânı, kendisi gibi ülkeden kaçan Talat Paşa, Dr. Bahattin Şakir Bey, Doktor Nazım gibi ittihatçıların buluşma noktası haline geldi.\n“\"Trabzon Tehcir Mahkemesi\"” olarak adlandırılan davada gıyabında yargılandı. İttihat ve Terakki merkezinden aldığı emirleri Trabzon’da uygulamakla suçlandı; birçok Ermeni’nin onun emriyle kurşuna dizilerek veya kayıklara bindirilip denize atılarak öldürüldüğü iddia edildi. 21 Mayıs 1919’da sonuçlanan davada suçlu bulunup gıyabında idama mahkûm edildi.\nCemal Azmi Bey’in ismi, 1919’da Erivan’da toplanan \"Batı Ermenileri İkinci Kongresi\"'nde öldürülmesine karar verilen kişiler arasında yer alıyordu.\n17 Nisan 1922’de Berlin’de “\"Nemesis\"” adlı Ermeni örgütün fedaileri tarafından İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin ileri gelenlerinden Dr. Bahattin Şakir Bey ile birlikte ailesinin gözü önünde öldürüldü. Mezarı, Berlin Türk Şehitliği’ndedir.\n1926'da Türkiye hükümeti, Ermeni çeteciler tarafından siyasi nedenlerle öldürülenlerin ailelerine yardım etmek için bir yasa çıkardı. Meclisin kabul ettiği listede Talat Paşa, Cemal Paşa, Bahattin Şakir, Cemal Paşa’nın yaveri Süreyya ve Nusret Beyler ve Sait Halim Paşa ile birlikte Cemal Azmi Bey de yer aldı.\n\n\nAdolfo Pérez Esquivel\nAdolfo Pérez Esquivel ( d. 26 Kasım 1931 ) İspanyol kökenli, Arjantinli insan hakları savunucusu, toplum organizatörü, pasifist, ressam ve heykeltıraş. Esquivel 1980 yılında Nobel Barış Ödülünü almaya hak kazanmıştır.\nPérez Esquivel, Galiçya Poio'dan Arjantin'e göç eden İspanyol bir balıkçının çocuğu olarak Buenos Aires'te dünyaya geldi. Kendisi henüz üç yaşındayken annesi vefat etti. Yoksul bir aileden olmasına rağmen Esquivel, Manuel Belgrano Güzel Sanatlar Okulunda resim ve heykeltıraşlık eğitimi aldı. Bu eğitimin ardından La Plata Ulusal Üniversitesi'nde eğitimini tamamladı. Mimari bir akademisyen olarak 25 yıl boyunca profesörlük yaptı. İlk ve Orta öğretim ile Üniversitelerde eğitim verdi. Yaptığı çok sayıda heykel medyada yer aldı. Pérez Esquivel, 1960'larda halkı esas alan Latin Amerika Hristiyan pasifist gruplar ile çalışmaya başladı.\n1974 yılında Latin Amerika tabanlı şiddet içermeyen yollarla yoksulların kurtuluşunu teşvik eden toplulukların genel koordinatörlük görevi için öğretmenliği bıraktı. Arjantin'de 1976 yılında General Jorge Rafael Videla'nın sistematik baskı ile iktidara gelmesinin ardından Pérez Esquivel, insan haklarını savunmak ve kurbanların ailelerini desteklemek için halk tabanlı kuruluşların oluşumunu, aralarındaki iş birliğini ve finansman için gerekli kaynakların bulunmasını sağladı.\nBu yıllarda kurduğu \"El Servicio de Paz y Justicia\" (\"Hizmet, Barış ve Adalet Vakfı\", ya da kısaltılmış adıyla SERPAJ) STK'sı bu bağlamda gelişti ve uluslararası bir kampanya ile askeri rejim tarafından uygulanan zulüm ve kirli savaşın kınanmasını teşvik ederek, insan haklarının savunulmasında bir araç olarak kamuya hizmet etti. SERPAJ kurulduğu tarihten itibaren \"Uluslararası Uzlaşma Bursu\" (IFOR) üyesi olup, tüm bu sürede Esquivel'ın çalışmalarını desteklemiştir.\nPérez Esquivel, 1975 yılında Brezilya Askeri Polisi tarafından gözaltına alındı​​. Latin Amerika ve Kuzey Amerika piskoposları ile birlikte, 1976 yılında Ekvador'da hapse atıldı. 1977 yılında Arjantin Federal Polisi tarafından Buenos Aires'te tekrar gözaltına alınan Pérez Esquivel, 14 ay süresince mahkemeye çıkartılmadan işkence görerek tutuldu.\nPérez Esquivel, insan hakları savunma çabalarından dolayı 1980 yılında Nobel Barış Ödülü'ne layık görüldü.\n\n\nChihuahua (ÅŸehir)\nChihuahua, Meksika'nın kuzeyinde yer alan ve Chihuahua eyaletinin merkezi olan şehir. Deniz düzeyinden 1.430 m yüksekte, Batı Sierra Madre'nin bir vadisinde yer alır.\n\n\nBen R. Mottelson\nBen Roy Mottelson ( d. 9 Temmuz 1926 ) ABD doğumlu Danimarkalı nükleer fizikçi. Atom çekirdeğinin küresel olmayan geometrisi üzerine yaptığı çalışmalardan dolayı 1975 yılında Nobel Fizik Ödülü'nü kazanmıştır.\nGürcistan'dan Amerika Birleşik Devletleri Illinois eyaletinin Chicago şehrine göç etmiş mühendis Goodman Mottelson'un oğlu olarak doğdu. Chicago'nun kenar banliyolerinden birisi olan La Grange'da Lyons İlçesi Lisesi'nden mezun oldu. 1947 yılında Purdue Üniversitesi'nde lisans eğitimi aldıktan sonra 1950 yılında Harvard Üniversitesi'nde nükleer fizik alanında doktorasını tamamladı. Harvard'dan arkadaşı olan Traveling Sheldon'un isteği üzerine, 1957 yılında Danimarka Kopenhag'da yeni kurulan İskandinav Teorik Fizik Enstitüsü'nde (Nordita) profesör oldu. 1971 yılında ise Danimarka vatandaşı oldu.\n1950 ve 1951 yıllarında James Rainwater ve Aage Bohr ile birlikte nükleon davranışlarını tek tek dikkate alan atom çekirdeğinin modellerini geliştirmişlerdi. Etkin bir iç yapıya sahip olarak çekirdek basit damla sıvı tedavisinin ötesine taşındı. Bu modeller, belirli çekirdeklerin küresel olmayan dağılımı dahil olmak üzere nükleer özelliklerini, açıklayabilir ilk örneklerdir.\nMottelson'a James Rainwater ve Aage Bohr ile ortaklaşa olarak yaptıkları \"atom çekirdeklerinin kolektif ve parçacık hareketi ile bu bağlantı dayalı atom çekirdeğinin yapısı teorisinin gelişimi arasındaki bağlantıyı ortaya çıkarttıklarından dolayı\" 1975 yılında Nobel Fizik Ödülü verildi.\n1948 yılında Nancy Jane Reno ile evlenen Mottelson'un bu evlilikten 3 çocuğu bulunmaktadır. Mottelson 1983 yılında Britta Marger Siegumfeldt ile evlenmiştir.\n\n\nSaltillo\nSaltillo, Meksika'nın kuzey kesiminde yer alan ve Coahuila eyaletinin merkezi olan şehir. Büyük merkez platosunun kuzey kısmında, 1.599 m'lik bir yükseklikte yer alır.\n\n\nMetropolitan alan\nMetropolitan alan, nüfusu büyük olan şehirlerin ekonomik, toplumsal ve siyasal olarak etkili oldukları alanlardır. Metropolitan alanlar genellikle bir büyükşehir ile çevresindeki diğer şehirler, varoşlar ve yerlerden oluşur. Metropolitan alanların genel bir açık tanımı ya da sınırları olmayıp ülkeden ülkeye değişmektedir. Sosyal, ekonomik ve politik kurumlar değiştikçe, metropolitan alanlar önemli ekonomik ve politik bölgeler haline geldi.\n\n\nJames Rainwater\nLeo James Rainwater ( d. 9 Aralık 1917 - ö. 31 Mayıs 1986 ) bazı atom çekirdeklerinin asimetrik şekillerin belirlenmesinde yaptığı çalışmalar nedeniyle 1975 yılında Nobel Fizik Ödülü almaya hak kazanmış Amerikalı fizikçi.\nRainwater, 9 Aralık 1917 tarihinde Idaho eyaletine bağlı Council şehrinde doğdu. Ancak 1918 yılında yaşanan büyük grip salgınında babasının vefat etmesi üzerine Kaliforniya Hanford şehrine taşındılar. 1939 yılında Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü'nde lisansını aldıktan sonra doktorasını tamamlamak üzere Columbia Üniversitesi'ne gitti. 1946 yılında Enrico Fermi ile birlikte Üniversitenin daire başkanı ve profesörü olarak çalışmaya başladı.\nII. Dünya Savaşı sırasında Manhattan Projesi takma adı verilen ve yeraltında ilk kullanılabilir atom bombası icat çalışmalarında yer aldı. 1949 yılında tüm atom çekirdeklerinin küresel olduğuna inanılıyordu. Ancak Rainwater bunun aksi olduğunu ispat etmek için çalışmalar yaptı. Fikirleri daha sonra Aage Bohr Ben R. Mottelson'un yaptığı deneyler ile doğrulandı.Rainwater ayrıca X-ışınlarının bilimsel olarak anlaşılmasına katkıda bulundu ve ABD Atom Enerjisi Komisyonu'nda deniz araştırma projelerine katıldı.\n1946 yılında Columbia Üniversitesi'nde fizik öğretim üyeliği görevinin ardından 1952 yılında profesörlük yapmaya başladı. 1982 yılında Pupin Fizik Profesörü seçildi. 1963 yılında Ernest Orlando Lawrence Fizik Ödülünü aldı.\nRainwater'a Ben R. Mottelson ve Aage Bohr ile ortaklaşa olarak yaptıkları \"atom çekirdeklerinin kolektif ve parçacık hareketi ile bu bağlantı dayalı atom çekirdeğinin yapısı teorisinin gelişimi arasındaki bağlantıyı ortaya çıkarttıklarından dolayı\" 1975 yılında Nobel Fizik Ödülü verildi.\n\n\nJulian Schwinger\nJulian Seymour Schwinger (12 Şubat 1918 – 16 Temmuz 1994), Nobel Fizik Ödülü sahibi Yahudi kökenli Amerikalı teorik fizikçi.\nJulian Schwinger, 1918'de New York'ta, Avrupa'da yükselen Yahudi karşıtlığından dolayı ABD'ye göçmüş Yahudi bir ailenin oğlu olarak doğdu. Lisans eğitimine New York Şehir Koleji'nde başladı. 16 yaşında ilk bilimsel makalesini yayımladı. Columbia Üniversitesi Moleküler Işın Laboratuvarı Başkanı Ben Rabi, doktora yapması için Schwinger’i ikna etti. 1939 yılında manyetik saçılma ile ilgili tez konusu ile doktorasını aldı. Daha sonra iki yıl kadar Ulusal araştırma görevlisi olarak Kaliforniya Üniversitesi'nde çalıştı. Purdue Üniversitesi'nde mühendislik öğrencilerine temel fizik öğretiminde bulundu. Aynı zamanda nükleer fizikçi olarak elektromanyetik radar sorunları ile ilgilendi. Elektron hızlandırıcıları ile ilgili düşünmeye başladı. 1945 yılında Harvard Üniversitesi'nde doçent olduktan iki yıl sonra profesör oldu. Daha sonraki yıllarda çok çalıştı ama deneysel endişeleri nedeni ile daha genel teorik sorunlarla uğraştı.\n1969 yılında \"Parçacıklar, Kaynaklar ve Alanlar\" adlı çalışmasını yayımladı. 1943 yılında II. Dünya savaşı sırasında atom bombası projesi için Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'ne gönderildi. Matematiksel fiziğin çeşitli alanlarında büyük gelişmeler üretti.\nSchwinger, özellikle kuantum elektrodinamiği (QED) teorisi üzerine yaptığı çalışmalarla ve bir döngü sırasına göre göreceli hızda değişmeyen pertürbasyon teorisini geliştirmek için, QED renormalizasyon alanında yaptığı çalışmalarla tanınır. Schwinger varyasyonel yaklaşım ve kuantum alanlar için hareket denklemleri gibi modern kuantum alan teorilerinde sorunları çözmüş olan yüzyılın en büyük fizikçilerinden birisi olarak kabul edilmektedir.\n1965 yılında özel görelilik teorisi ile kuantum mekaniğini kaynaştırmasından dolayı Nobel kazandı. 1972 yılından 1994'e kadar Los Angeles Kaliforniya Üniversitesi'nde çalıştı ve 70 doktora öğrencisi oldu. Çağdaş kuantum alan teorisinden büyük ölçüde sorumlu; Kuantum alanları için hareket denklemleri oluşturmuştur. Elektromanyetizma ile zayıf kuvveti birleştirmeye yönelik çalışmaları bulunmaktadır.\n1951 Einstein ödülü, 1964 ABD Ulusal bilim madalyası, 1949 Işık ödülü ödüllerinden bazılarıdır.\n\n\nSaluen\nSaluen Nehri, Çin'de Nu Nehri olarak bilinir, Myanmar'daki en uzun nehir. Tibet'in doğusundaki Tanggula Dağlarından doğar ve çoğunlukla güney yönünde akarak Çin'in Yunnan yönetim bölgesiyle Myanmar'ın doğu kesiminden geçer. Yaklaşık 2.400 km'lik çığırının sonunda Martaban Körfezi kıyısındaki Moulmein'de Andaman Denizi'ne dökülür. Gyaing ve Ataran nehirleriyle birlikte küçük bir alüvyonlu delta oluşturur. Aşağı çığırı Myanmar-Tayland sınırının yaklaşık 130 km'sini çizer.\nYukarı çığırında yüksek tepeleri (900-1.800 m) dar ve derin boğazlarla yardıktan sonra Shan Platosunu aşar. Birmanya Karayolu, üzerindeki Huiting Köprüsü'nden geçer. Bazı bölümleri hafif teknelerle ulaşıma elverişliyse de tehlikeli ivintileri, önemli bir suyolu olarak kullanılmasını engeller. Myanmar'ın güneydoğu kesimindeki ormanlardan elde edilen tikağacı kerestelerinin taşınmasında nehirden yararlanılır. Nehrin sağ kolunu oluşturan Pilu Nehrinde (\"nam\") bir hidroelektrik santrali kurulmuştur. Saluen Çavlarının da enerji ve sulama potansiyeli vardır. Nehrin aşağı çığırının 160 km'ye yakın bir bölümü ulaşıma elverişlidir.\n\"Saluen\" ismi, nehrin Birmanca isminin transkripsiyonudur (သံလွင်မြစ်; ). Myanmar Hükümeti'nin nehre verdiği resmî İngilizce çeviri ise \"Thanlwin\"dir. Nehrin diğer yerel dillerdeki isimleri ise şöyledir: Tayca: แม่น้ำสาละวิน; Doğu Pwo dili: ကၟံင့်ယှောတ်ခၠေါဟ်; S'gaw Karen dili: ဃိၣ်လီၤကျိ; ve Mon dili: သာန်လာန် .\nÇin'de bu nehir Nu Nehri ya da \"Nujiang\" () olarak bilinir. Bu isim, bölgede Nu halkından çok sayıda insanın yaşamasından kaynaklanır. Yünnan'daki Dai halkı üyeleri arasında ise \"Hong\" Nehri olarak bilinir (Tai Nuea dili: ᥑᥨᥒᥰ \"xoong\"; Tai Long dili: ၶူင်း \"xuung\"). Nehrin Tibet'ten geçen üst kısımları Tibetlilerin arasında \"Nagqu\" olarak bilinir (, kelime anlamıyla \"kara nehir\", ).\n\n\nTorreón\nTorreón, Meksika'nın kuzeydoğusunda, Coahuila eyaletinin ise güneybatı kesiminde yer alan şehir.\n\n\nAyrımsal kristallendirme\nAyrımsal kristallendirme, karışımdaki iki bileşen de suda çözündüğünden, bileşenlerin farklı çözünürlüklere sahip olmalarından yararlanılarak uygulanan ayırma tekniğidir. Örneğin tuz-şeker karışımını ayırmak için önce suya atılarak çözünmeleri sağlanır. Sıcakta daha iyi çözündükleri için karışım iyice ısıtılır. Daha sonra soğutmaya başladığımızda, sıcaklık düştükçe çözünürlükleri azalacak ve kristal olarak çökmeye başlayacaklar. Önce şeker, daha sonra da tuz kristal olarak çöker.\n\n\nŞapsığ lehçesi\nŞapsığ lehçesi (Adığece шапсыгъабзэ \"Şapsığabze\" ; Kabardeyce шапсыгъэбзэ \"Şapsığebze\"), Adığecenin Şapsığlar (шапсыгъхэр) tarafından konuşulan lehçesidir. Adigey’deki küçük bir grup dışında bugün Krasnodar Krayı’nın Tuapse ve Lazarevsk ilçelerine bağlı köylerde yaşayan (yaklaşık 10 bin) Şapsığların dil değişkesi, 1924-1945 yıllarında feshedilene kadar Şapsığ Ulusal Rayonu'nda yazı ve edebiyat dili olsa da, Adigey Cumhuriyetinin dışında kaldıklarından günümüzde anadillerinde eğitim ve yayın hakkından yararlanamamaktadırlar. Şapsığca Çerkeslerin ibadet dilidir ve 1906'da İstanbul'da yayımlanan Adıgece Mevlid (Адыгэ Мэулыд) Şapsığ lehçesiyle kaleme alınmıştır.\nŞapsığ Adığecesi, Türkiye’de 1923 yılına değin, Kabardeyler dışında Osmanlı Adiğeleri arasında bir yazı ve ibadet dili olarak kullanılmıştır.\nŞapsığ lehçesi, Türkiye’de Kabardeyce dışındaki Çerkes lehçelerini şu ya da bu ölçüde etkilemiş ya da eritmiştir. Bu da şimdiki Adigey Cumhuriyetinin dili olan ve Çemguy lehçesine dayanan Adığece ile diaspora arasındaki kopukluğu daha da derinleştirmiştir. Kafkasya’da ikişer adet ç (ч, чъ), ç’ (чӀ, кӀ), j (ж, жь), ş (ш, щ) sesi, vb vardır. Bu sesler Türkiye’de tek sese inmiş, Kafkasya’da kullanılan fakat Türkiye’de kullanılmayan bu farklı sesler diasporada anlaşılamamakta ve sorun oluşturmaktadır. Bu arada Kafkasya’da bulunmayan “ge”, ”ke” ve “k’e” (кӀьэ) gibi sesler Türkiye’de vardır ve halen kullanılmaktadır. Türkiye'de “Kabe”, “kitap”, “Kemal” denirken, Kafkasya'da “Çabe”, “Çıtap” ve “Çemal” denmektedir.\n\n\nMehmet Nihat Ömeroğlu\nMehmet Nihat Ömeroğlu, (d. 27 Nisan 1947, Antakya), Türk hukukçu, Kamu Başdenetçisi ve Türkiye'nin ilk Ombudsmanı\n27 Nisan 1947 tarihinde Antakya’da doğdu. Antakya Lisesini bitirmiş, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 1971 yılında mezun olduktan sonra, askerliğini Bilecik’te yedek subay olarak yaptı.\nAntakya hakim adayı olarak mesleğe başladıktan sonra sırasıyla; Lice, Azdavay, Ulukışla, Enez, Pınarhisar, Gaziantep Hakimliği, Bursa Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı ile Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri (2003-2004) ve Ceza İşleri (2004-2005) Genel Müdürlüğü görevlerinde bulundu.\n25 Temmuz 2005 tarihinde Yargıtay Üyeliğine seçildi. Yargıtay 5. Ceza Dairesi üyesi iken 27 Nisan 2012 tarihinde yaş haddinden emekli olduktan sonra, TBMM Genel Kurulunca Kamu Başdenetçisi olarak seçildi ve 4 yıl bu görevi sürdürdü. 8 Haziran 2017 tarihinden Mayıs 2019’a dek Türkiye Halk Bankası A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı, Mayıs 2019 tarihi itibarıyla Ziraat Bankası yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmaktadır.\nYayımlanmış çok sayıda mesleki inceleme yazısı ve makaleleri olup, evli ve 3 çocuk babasıdır.\n\n\nTürkiye Cumhuriyeti Kamu Denetçiliği Kurumu\nKamu Denetçiliği Kurumu, Türkiye'nin Kamu ile idarenin her türlü eylem, işlem, tutum ve davranışlarını, insan haklarına dayalı, adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden inceleyen, araştıran ve önerilerde bulunan kurumdur.\n29 Haziran 2012 tarihli ve 28338 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu ile idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere TBMM’ye bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz özel bütçeli Kamu Denetçiliği Kurumu kurulmuş olup, 29/3/2013 tarihi itibarıyla şikayet başvuruları alınmaya başlandı.\n\n\nOsman Kotaran\nOsman Talha Kotaran (d. 20 Mayıs 1994, Bursa) Santrafor mevkinde forma giyen Türk futbolcudur.\nFutbola 2004 yılında 10 yaşında Bursaspor'da başladı.\n\n\nJosé Carreras\nJosep Maria Carreras i Coll ya da sahne adıyla José Carreras (d. 5 Aralık 1946, Barselona), dünyaca ünlü Katalan tenor.\n\n\nSebastian Koch\nSebastian Koch (d. 31 Mayıs 1962, Karlsruhe), Alman oyuncu.\nKoch; Karlsruhe, Almanya doğumludur. Stuttgart'ta büyüdü. Annesi, onu yalnız bıraktı ve çalıştığı çocuk evinde biraz zaman geçirdi. 1982-1985 yıllarında Koch Münih Otto Falckenberg Okulu'nda okudu ve Theater der Jugend (Gençlik Tiyatrosu) ile bu süre çalıştı. Ulm ve Darmstadt belediye tiyatrolarında rol aldıktan sonra, 1990 yılında Berlin'de tiyatro'da boy göstermeye başladı. Çok sayıda film ve televizyon dizilerindeki rollerinin yanı sıra, bu süre içinde popüler Alman suç temalı dizilerde sık sık küçük rollerde yer aldı.\n2006 ve 2007 yılları Oscar Wilde'in An Ideal Husband Lord Goring rolünü oynarken, 12 yıllık bir aradan sonra Bochum Tiyatrosu'nda sahneye çıktı. Yine 2006 yılında hayatının film uyarlamasında Reinhard Mohn'u canlandırdı.\nKoch, Yuliya Snigir ile birlikte, Die Hard serisinin beşinci filmi olan Die Hard A Good Day filminde Rus kötü adam olarak rol aldı.\nKoch Berlin'de yaşıyor ve gazeteci Birgit Keller ile birlikte bir kızı var. Ayrıca, oyuncu Anna Schudt ve Hollandalı oyuncu Carice van Houten ile bir ilişkisi vardı.\n\n\nII. Diego de Almagro\nII. Diego de Almagro (1520 - 16 Eylül 1542), Panamalı suikastçı.\nKomutan olan babası Diego de Almagro, Francisco Pizarro'ya açtığı savaşta yenildiği için başı kesilerek idam edlimiştir. II. Diego de Almagro babasının yerine geçmiş ve 1542 yılında 20 zırhlı askerle birlikte Francisco Pizarro'nun kalesini basmış, Pizarro'yu öldürterek babasının intikamını almıştır.\n\n\nAnne Nurmi\nAnne Marjanna Nurmi veya bilinen adıyla Anne Nurmi (doğum 22 Ağustos 1968 Tampere, Finlandiya), Lacrimosa adlı müzik grubunun üyesi Fin şarkıcı, besteci, söz yazarı ve klavyeci. İsviçre'de yaşamaktadır.\nGençliğinde kilise korolarında şarkı söylemiş ve klavye çalmaya başlamıştır.\n1987'de Anne ve Jyrki adlı şarkıcı, \"Noidat\" (Türkçe: \"Cadılar\") adlı gotik rock müzik grubunu kurmuştur. 1989'da gruba Nauku ve Toby adlarında iki kişi daha katılmıştır. Grup, ismini \"Two Witches\" (Türkçe: \"İki Cadı\") olarak değiştirmiş ve şarkılarını İngilizce olarak yazmaya başlamıştır.\n1993'te Two Witches, Lacrimosa ile turneye çıkmıştır. Anne, burada Almanya doğumlu müstakbel kocası Tilo Wolff ile tanışmıştır. Tilo, Anne'nin sesine öylesine hayran kalmıştır ki, onu kendi müzik grubu Lacrimosa'ya davet etmiştir ve böylece Anne, 1994'te bu grubun üyesi olmuştur.\nAnne, Kontralto ses türüne sahiptir.\n\n\nKfar Kama Şapsığcası\nKfar Kama Şapsığcası ya da Kfar Kama Çerkesçesi (Şapsığca Кфар Камэм ешапсыгъэбзэ), İsrail'in kuzeyinde Kfar Kama beldesinde yaşayan Şapsığlardan 3.000 Çerkes tarafından konuşulan Şapsığcanın bir şivesidir.\nKfar Kama'daki okulda Çerkesçe, İbranice, Arapça ve İngilizce karma eğitim yapılmaktadır.\nKfar Kama'daki Şapsığ aileleri: Абрэгь, Ачумыжъ, Бгъанэ, Бат, Бжьэхьакъуэ, БлэнгъэпсI, БэтIыуашъ, Зази, Коблэ, Къалыкъу, Къэтыжъ, ЛъыIужъ, ЛIыпый, Наго, Натхъо, Наш, Нэпсэу, Тхьэухъо, Гъоркъыжъ, Хъэзэл, Хьэдищ, Хьэхъу, Чуэмчуэ, Чушъхьэ, Шэугьэн, Шъуагьэ, Шъэгьашъ,Шхьэлахъуэ\n\n\nTom Hollander\nThomas Anthony \"Tom\" Hollander (d. 25 Ağustos 1967), In the Loop, Enigma, Gosford Park, Cambridge Spies, Aşk ve Gurur, Karayip Korsanları, Valkyrie ve Hanna filmlerinde yer alan bir İngiliz aktör.\nEjderha Okuluna gitti ve sonra Abingdon Okulunda baş koro şefi oldu.\nBir genç olarak, Hollander, Ulusal Gençlik Tiyatrosu ve Ulusal Gençlik Müzik Tiyatrosunun (daha sonra Çocuk Müzik Tiyatrosu olarak da bilinir) bir üyesi oldu. 1981 yılında, on dört yaşında, Leon Garfield John Diamond'da bir BBC dramatizasyonunda kendisine başrol verildi.\nHollander Londra'da, Notting Hill'de yaşıyor.\n\n\nÄ°srail'deki Çerkesler\nİsrail Çerkesleri ya da İsrail Çerkezleri veya İsrail Adığeleri (Çerkesçe Адыгэхэ), 19. yüzyılda Çerkesya'nın Rus İmparatorluğu tarafından ele geçirilmesinden sonra başlatılan Çerkes Sürgünü adlı etnik temizlik hareketinde Kuzey Kafkasya'dan Osmanlı İmparatorluğu topraklarına gelen Çerkeslerin daha sonra oluşturulan İsrail sınırlarında kalan kısmıdır. Günümüzde Kfar Kama ile Rehaniya adlı iki yerleşimde yaşarlar. Ebu Guş yerleşimindekiler ise Memlûkler dönemi Çerkeslerine dayanır.\nKfar Kama'dakiler Şapsığlardan olup Kfar Kama Şapsığcası denen ağızları okulda öğretilmektedir. Rehaniya'dakiler ise Abzehlerdendir.\n\n\nLenna\nLenna veya Lena, orijinali \"Playboy\" dergisinin Kasım 1972 sayısındaki bir fotoğraftan kesilmiş, 1973'ten beri kullanılan 512×512 piksel standard test görüntüsü. İsveçli model Lena Söderberg'e ait olan fotoğraf, Dwight Hooker tarafından çekilmiştir. Görüntü işleme algoritmalarının (sıkıştırma ve gürültü azaltma gibi) testlerinde ve ilgili bilimsel yayınlarda en sık kullanılan görüntüdür.\n\n\nDoris Singleton\nDoris Singleton, doğum adı: Dorthea Singleton (d. 28 Eylül 1919 - ö. 26 Haziran 2012), Amerikalı oyuncu. \"American Ballet Theatre\" 'da 1930´lu yılların ortasında balerin olan, daha sonra radyo programlarında rol alan Singleton´ın yıldızı, \"I Love Lucy\" dizisinde parlamıştı.\nSingleton 1950'ler, 1960'lar ve 1970'lerde aralarında \"Perry Mason\", \"My Three Sons\", \"All in the Family\" ve \"Hogan´s Heroes\" olmak üzere birçok televizyon dizinde rol aldı. Ünlü oyuncu 26 Haziran 2012'de 92 yaşında hayata gözlerini yummuştur. \n\n\nHakuç lehçesi\nHakuç lehçesi (Adigece хьакӀуцубзэ, къaрaцхaибзэ), Rusya’daki Kıyıboyu Şapsığya'da Soçi'ye bağlı Thağapş (Kirova) köyünde ve Türkiye'de yaşayan Çerkes boyu Hakuçlar tarafından konuşulan Adigece değişkesidir. Yalnızca Türkiye'de konuşulan Hakuç, aynı zamanda dillerini unutan Ubıhların da anadilleridir. Anadili Ubıhça olan son kişi olan Tevfik Esenç ayrıca Hakuç lehçesi de konuşabiliyordu.\n\n\nRâşid (Abbâsî halifesi)\nRâşid veya \"Ebu Cafer Râşid \"Billah\"\" Tam adı \"Ebu Cafer \"Râşid Billah\" el-Mansur bin el-Fadhl al-Mustarşid\" (Arapça:\nأبو جعفر الراشد بالله المنصور بن الفضل المسترشد ; Abū ja`far ar-râchid bi-llah al-mansūr ben al-fadhl al-mustarchid, (d. 1109 – ö. 6 Haziran 1138) 1135–1136 döneminde hüküm süren Bağdad Abbâsî Hâlifelerinin otuzuncusudur.\nBabası halife Mustarşid'in Irak Selçuklu Devleti Sultanı Giyaseddin Mesudile yaptığı savaşı kaybedip hemen sonra bir Haşhaşı fedaisi tarafından öldürülmesi ile Râşid Bağdad'da Abbâsî halifesi oldu.\nBabası gibi, halifeliği Selçuklu'lara bağlılıktan kurtarmak için çabalara girişti. Raşid, babası bir Haşhaşî tarafından öldürülmesine rağmen, onun ölümüne Sultan Giyaseddin Mesud'un neden olduğunu inanmaktaydı ve babası Mustarşid'on ölümünün öcünü almak da istemekteydi. Bu arada sadece Įrak Selçuklu Sultanı olmakla beraber Abbasi Halifelerini bağımlı oldugu Selçuklu Sultanı olduğu kabul edilen Sultan Giyaseddin Mesud Bağdad'a elçisini göndermiş ve 1050'den itibaren Abbasi Halifesini korumak için Selçuklu sultanına verilmesi görenek haline gelmiş olan yıllık yüksek tazminatın verilmesini de istemek üzere Halife Raşid huzuruna çıkmıştı. Halife Raşid gelen bu Selçuklu elçisini ona hakaret ederek huzurundan kovdu. Sonra da halk kitlelerini kışkırtarak Selçuklu elçilerinin kaldığı konağa halkı hücum ettirip konaktaki malları talan etmelerine sebep oldu. Zengiler hükümdarı olan I. İmadeddin Zengi'in de, Sultan Giyaseddin Mesud'un Dubeys'ı öldürüp yerine bir diğer emir ataması nedeni ile Sultan Giyaseddin Mesud'la arası iyi değildi. Halife Raşid bu nedenle Zengiler tarafından desteklenmekte idi.\nFakat Įrak Selçuklu Sultani Giyaseddin Mesud Halife Raşid'in hareketlerini çok ciddiye almış ve ordusu ile Bağdad'da yönelmişti. Sultan Giyaseddin Mesud Bağdad'i kuşatmaya aldı. Bağdad nehir ve derin kanalları ile ve yüksek bakımlı surları ile bu kuşatmaya hazırlıklı idi ve karşı koymaya başladı. Ama bir müddet geçtikten sonra halife bu kuşatmadan kurtulamıyacağından korkmaya başladı. Bu nedenle Raşid Bagdad'dan gizlice Musul'a Zengilerin idaresine kaçtı.\nHalifenin kaçmasında sonra Bağdad şehri Sultan Giyaseddin Mesud'a teslim oldu. Selçuklu Sultanlarının 1055'den beridir Bağdad halifeleri üzerindeki üst idareci hükümdar statüsü gene geri getirildi. Şehrin ve ülkenin ileri gelenlerinden bir danışma meclisi toplandı. Sultan Mesud'un isteklerine uyan bu mecliste Raşid'i halifelikten uzaklaştırıldı. Bu meclis kaçan Raşid yerine Bağdad Abbâsî halifesi olarak amcası (yani eski halife Mûstazhir'nın oğlu) Muktafî'yi yeni halife seçti.\nSabık halife Raşid İsfahan'a kaçtı. Fakat orada 1138'de bir Haşhaşiler fedaisi tarafından öldürüldü.\n\n\nCharles Napier (oyuncu)\nCharles L. Napier (12 Nisan 1936 - 5 Ekim 2011), Amerikalı oyuncu. Charles Napier, entrikacı bir istihbarat subayını canlandırdığı \"Rambo\" filminde Sylvester Stallone ile oynamıştı. Ünlü oyuncuün rol aldığı diğer filmler arasında \"Cazcı Kardeşler\", \"Philadelphia\" ve \"Kuzuların Sessizliği\" bulunuyor.\nNapier 5 Ekim 2011'de Kaliforniya'da bulunan Bakersfield Memorial Hastanesi'nde 75 yaşında ölmüş, Bakersfield Mezarlığı'na gömülmüştür.\n\n\nJack Gleeson\nJack Gleeson (d. 20 Mayıs 1992), İrlandalı televizyon ve sinema oyuncusu. HBO kanalında yayınlanan \nGame of Thrones \"(Taht Oyunları)\" dizisindeki \"Joffrey Baratheon\"(Lannister) karakteri ile tanınmıştır.\nJack Gleeson İrlanda′nın Cork şehrinde doğmuştur. Yedi yaşında oyunculuğa başladı. Gleeson'ın oyunculuk kariyeri, uzun metrajlı filmlerde küçük roller ile başladı. Batman Başlıyor (2005), Shrooms (2007) ve A Shine of Rainbows (2009) rol aldiğı ilk filmler oldu. 2010 yılında, Alicia Duffy'nin Bütün İyi Çocuklar filminde öncü rol oynadı.\nJack Gleeson 2009 yılında, ABD'nin önde gelen kanal grubu Home Box Office'in Game of Thrones dizisinde \"Joffrey Baratheon\" karakteri ile başladı. Bu karakterinde,\"Yedi Krallığın\" veliaht prensini ve babasının ölümünden sonra tahta geçen acımasız ve sert bir karakteri canlandırmıştır.\nGleeson hâlen \"Dublin Trinity Koleji\"nde eğitimine devam etmektedir. Ayrıca 2012 yılında aynı üniversite de burs kazanmıştır. Jack Gleeson Game of Thrones dizisi tamamlandıktan sonra emekli olmaya karar verdiğini belirtmiş, akademik kariyerine devam edeceğini söylemiştir.\n\n\nBeydeÅŸ, Siverek\nBeydeş, Şanlıurfa ilinin Siverek ilçesine bağlı bir mahalledir.\nSiverek ilçe merkezine uzaklığı 20 km'dir. merkez köy konumundadır\n\n\nHanağzı, İslahiye\nHanağzı, Gaziantep ilinin İslahiye ilçesine bağlı bir mahalledir.\nGaziantep il merkezine 80 km, İslahiye ilçesine 3 km uzaklıktadır.\n\n\nMülkören, Bozova\nMülkören, Şanlıurfa ilinin Bozova ilçesine bağlı bir mahalledir.\nŞanlıurfa il merkezine 45 km, Bozova ilçesine 17 km uzaklıktadır.\n\n\nHacılar, Bozova\nHacılar, Şanlıurfa ilinin Bozova ilçesine bağlı bir mahalledir.\nŞanlıurfa il merkezine km, Bozova ilçesine km uzaklıktadır.\n\n\nNöbet\nNöbet; kesintiye uğramaması gereken çeşitli görevleri yerine getirmek amacıyla belirli bir yerde, sıra ile, belirli bir süre boyunca gerçekleştirilen hizmet. Türkçeye Arapça \"nawba\" (sıra) sözcüğünden geçmiştir. Nöbet tutan kişiye nöbetçi denir. \"Nöbet\" veya \"nöbetçi\" sözcükleri ile şunlardan biri kastedilmiş olabilir:\n\n\nGüzelköy, Haliliye\nGüzelköy, Şanlıurfa ilinin Haliliye ilçesine bağlı bir mahalledir.\nŞanlıurfa il merkezine uzaklığı km'dir.\n\n\nYukarıakören, Haliliye\nYukarıakören, Şanlıurfa ilinin Haliliye ilçesine bağlı bir mahalledir.\nŞanlıurfa il merkezine uzaklığı km'dir.\n\n\nNadire, Eyyübiye\nNadire, Şanlıurfa ilinin Eyyübiye ilçesine bağlı bir mahalledir.\nŞanlıurfa il merkezine uzaklığı km'dir.\n\n\nŞeyhçoban, Haliliye\nŞeyhçoban, Şanlıurfa ilinin Haliliye ilçesine bağlı bir mahalledir.\nŞanlıurfa il merkezine uzaklığı km'dir.\n\n\nKazıklı, İslahiye\nKazıklı, Gaziantep ilinin İslahiye ilçesine bağlı bir mahalledir.\nGaziantep il merkezine 125 km, İslahiye ilçesine 35 km uzaklıktadır.\n\n\nKuşçumustafa, İslahiye\nKuşçumustafa, Gaziantep ilinin İslahiye ilçesine bağlı bir mahalledir.\nGaziantep il merkezine km, İslahiye ilçesine km uzaklıktadır.\n\n\nOrtaklı, İslahiye\nOrtaklı, Gaziantep ilinin İslahiye ilçesine bağlı bir mahalledir.\nGaziantep il merkezine 115 km, İslahiye ilçesine 25 km uzaklıktadır.\n\n\nSakçagözü, Nurdağı\nSakçagöz, Gaziantep ilinin Nurdağı ilçesine bağlı bir mahalledir.\nGaziantep il merkezine 50 km, Nurdağı ilçesine 20 km uzaklıktadır.\n\n\nÇakmak, Nurdağı\nÇakmak, Gaziantep ilinin Nurdağı ilçesine bağlı bir mahalledir.\nGaziantep il merkezine km, Nurdağı ilçesine km uzaklıktadır.\n\n\nİçerisu, Nurdağı\nİçerisu, Gaziantep ilinin Nurdağı ilçesine bağlı bir mahalledir.\nGaziantep il merkezine km, Nurdağı ilçesine km uzaklıktadır.\n\n\nGüllüce, Araban\nGüllüce, Gaziantep ilinin Araban ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMahallenin Gaziantep il merkezine uzaklığı 100, Araban ilçesine uzaklığı 33 km. olup rakım 520 m'dir.\n\n\nTreap\nTreap ya da tree heap (ağaç öbeği), arama, ekleme, silme gibi temel işlemler için log(n) zamanı garanti eden dinamik bir ikili arama ağacıdır. İkili arama ağacına sıralı şekilde ekleme yapılırsa binary arama ağacı bağlantılı listeye dönüşür ve arama ancak O(n) zamanda yapılabilir. Bu durumu ortadan kaldırmak için treap her düğümde binary arama ağacında kullanılan asıl değere ek olarak bir de rastgele olusturulmus bir anahtar tutar. Treap veri yapısı hem asıl değere göre veri ağacının kurallarına uyularak hem de rastgele anahtar ata düğümden küçük olacak şekilde kurulur.\nTreap ilk defa Cecilia R. Aragon ve Raimund Seidel tarafından 1989 yılında önerilmistir. Treap adı İngilizce ağaç anlamına gelen \"tree\" ve öbek anlamına gelen \"heap\" sözcüklerinin birleştirilmesinden oluşmuştur. Treap oluşturulurken ağaç yapısını bozmayacak şekilde işlemler icra edilir ardından treap'in heap yapısını bozmamak adına gerekli düzeltmeler sağa veya sola döndürme (right or left rotate) işlemleri ile yapılır.\nTreap değerlerin rastgele anahtarlara göre sıralı olarak eklenmesi şeklinde de düzeltme işlemleri yapılmadan oluşturulabilir.\nBütün değerleri rastgele bir sirayla eklenmis bir ağaçta rastgele secilen bir elemana uzaklik O(log n)'dir. Kok dugumden secilen herhangi bir baska elemana\ngidilirken su an bulundugumuz elemanin altinda n elaman oldugunu varsayalim. Su anki elamanin bizim aradigimiz elaman olma olasiligi n elaman rastgele\nbicimde dagildigindan 1/n'dir.Sol alt agac p-1 eleman barindirdigindan ayni mantikla gitmek istegimiz elemanin orada olma olasiligi p-1/n'dir. Ayni sekilde\nsag alt agac n-p dugum barindirdigindan olasilik n-p/n'dir. Bir adimda gelinecek alt agac buyuklugunun beklenen degeri (p-1)·(p-1)/n + (n-p)·(n-p)/n + (1·1/n)\nolarak ortaya cikar. P'nin butun degerleri 1 ile n arasinda esit olasilikla dagildigindan her adimda ziyaret edilecek agac buyuklugude ayni sekilde dagilir.\nYukaridaki ifadenin 1'den n'e kadar degerlerinin n ile bolumu:\n(1/n)∑ (p-1)2/n + (n-p)2/n + 1 = (1/n)((2/3)n2 - n + 4/3) = (2/3)n + O(1/n) seklinde ortaya cikar.\nBu ifadeninde gosterdigi gibi, O(log 3/2n) adimda istenilen noktaya ulasilmasi beklenir. Bu sebepten ekleme, silme ya da arama islemlerinin O(log n) zamanda\nyapilabilir.\nArama islemi ikili arama agacindaki gibi anahtar degerleri goz ardi edilerek yapılır.\nBir x degerini agaca eklemek icin rastgele olacak sekilde bir p anahtar degeri uretilir. Agaca ikili arama yapildiktan sonra uygun dugumde yeni bir\nyaprak dugum olusturulur.Bu noktadan sonra p degeri dugumun atasindan kucuk olana kadar saga ya da sola dondurme islemi dugum uzerinde uygulanir. Boylece hem agac yapisi hem de\nheap ozelligi korunmus olur.\nBir x degerini agactan silmek icin once ikili arama yapilarak dugumun yeri tespit edilir. Eger dugum bir yaprak dugumse silinir. Eger degilse tek cocugu varsa aralarinda\ndondurme islemi uygulanarak dugum yaprak dugum haline getirilir. Eger birden fazla çocuk varsa p degerine gore uygun olan çocuk secilerek dondurme islemi uygulanir. Bu islemler\ndugum yaprak dugum oluncaya kadar devam eder.\nBir Treap istenilen bir noktadan iki ayri treap'e bolunmek istendiginde iki farkli durum ortaya cikar. Bolunmenin istendigi deger treapte mevcut degilse\no deger en yuksek anahtar degeriyle treap'e eklenerek degerin kok dugum olmasi saglanir. Ardindan dugumun sol cocugu ve sag cocugu iki ayri treap olarak kok dugumden baglantilari\nkoparilir. Deger Treapin icinde ise degerin bulunmasina mutakip deger uygun dondurme islemleriyle kok dugum yapılır. Kok dugumun sol ya da sag cocugunun kok ile baglantisi\nkoparilarak ayri bir treap olarak kullanilabilir. Bu islem basitce bir ekleme islemi yapmakla ayni zamanda yani O(log n) zamanda tamamlanir.\nIki treap birlestirilirken on sart olarak bir treap'teki en buyuk degerin obur treapteki en kucuk degerden kucuk oldugu kabul edilir.\nIlk treapteki en buyuk elemandan buyuk diger treapteki en kucuk elemandan kucuk olacak sekilde bir x degeri agaca en kucuk anahtar degeriyle eklenir(sol çocuk ve sag çocuk treap kok dugumleri olacak sekilde). Ekleme isleminden sonra\nbu dugum yaprak dugum olacagindan kolayca silinir ve elimizde birlesmis bir treap kalir. Bu islemde bolunme islemi gibi ekleme islemi kadar yani O(log n) zamanda tamamlanir.\nIkili arama agaclarinda kullanilan lokal bir degiskeni ekleme basarili oldugunda arttirmak ve silme islemi basarili oldugunda azaltmak bolunme ve birlesme\nislemleri sonrasi treap icin hatali sonuc verir. Bu yaklasimin yerine her dugumde sag ve sol çocuk sayilari tutulmali ve bu sayilar dondurme islemleri sonunda guncellenmelidir.\nBu yontemle hatasiz bir bicimde treapin eleman sayisi bolunme ve birlesme islemleri sonucu O(1) zamanda ogrenilebilir.\n\n\nAlevilik (anlam ayrımı)\n\n\nBektaşî inancı\nHurûfî-Bektâşî inancı Hurûfîlik akımı İranlı bir Şiî mutasavvıf olan “Fadl’Allah Ester-Âbâdî” tarafından kuruldu. Helep sınırlarından Batı Anadolu’ya doğru hareket eden “Hurûfîler” Seyyid Nesîmî’nin H. 820 / M. 1417 yılında Halep’te i’damından sonra Irak’tan Azerbaycan’a, ve oradan da Doğu Anadolu’ya kadar olan bölgelerde Hurûfîliği yaydılar. Nesîmî’nin Divânı ve menâkıbnâmesi birçok mutasavvıf için iyi bir kaynak ve sermaye teşkil etti. Nesîmî, daha Fadl’Allah Yezdânî’nin “Hurûfîlik” mezhebinin ortayha çıkmasından beş asır önce yaşayan Hulûl ve ilhada yönelik söylemleri nedeniyle de aynı âkıbeti paylaşmış olan Hallâc-ı Mansûr’un muıkibi olarak telâkki edildi. Aslen İbâh’îyyûn olan “Hurûfîler”, aynı zamanda Mücessime’den olduklarından ötürü Cenâb-ı Hakk’ı cisim olarak, Bâtınîliğin esas umdesi olan hulûle olan inançları nedeniyle de “Fadl’Allah Hurûfî” şeklinde tecelli ettiğine i’tikat ederler.\nBektâşî an’anesine göre Hulûl ve ilhad ihtivâ eden söylemleri nedeniyle H. 309 / M. 922 yılında zındiklikten i’dam edilen Hallâc-ı Mansûr da “Seyyid Nesîmî” ile ortak bir âkidenin kurbanı olması sebebiyle “Hurûfîler” tarafından yüceltilmektedir. Bu hâdise bütün mutasavvıflar tarafından gerek şiir ve edebiyât âleminde bir ıztırap ve acı konusu olarak ve gerekse onun \"“En-el Hak”\" sözünün işaret ettiği \"“Vahdet-i Vücud”\" dâvasıyla alâkalı olan örnekler arasında sıklıkla bahsedilmektedir. Diğer taraftan, Rıfâ’îyye Tarikâtı Pîri Ahmed er-Rıfai ise Hallâc’ı yermiş, ve Hallâc’ın sözlerini küfriyât olarak nitelendirerek onun evliyâlığını dahi şüpheyle karşılamıştı. Ayrıca, H. 904 / M. 1499’da Sultan Hüseyin Baykara tarafından vezirliğe getirilen Emîr Kemal’ed-Dîn Hüseynî, hazırladığı \"Mecâlis’ûl-Uşşâk\" adlı eserin bir faslını Hallâc’a ayırmıştı. Kabri Bağdad’ın batısında Ma’ruf Kerhi’nin meşhedi yanındadır.\n“Hurûfîler”, Kur'an-ı Kerîm üzerinde çok zaman harcamışlardır. İslâm’ın resmî sınırlarının dışına çıkmamış görünmek maksadıyla, mûhkemâtı müteşâbihâtın yerine müteşâbihâtı da mûhkemâtın yerine koymak suretiyle pek çok hurûf ve hesaplamalar yaparak çeşitli te'vil şekilleri icâd etmişlerdir. Hurûf hakındaki tefsirât-ı Bâtın’îyye’ye göre:\nİslâm’ın zâhir hükümleri Hurûfîler’in gözünde hiçbir değer ifâde etmez. Irak Nebtî ve Kermâtîleri ile Suriye Nusayrîleri ve İran Şîʿa-i Bâtın’îyye’si ve bilumum Dürzîler bu hususta bir benzerlik göstermektedirler.\nFadl’ûl-Lâh Yezdânî’nin vefâtından sonra müridi \"“Ubeyd’ûl-Lâh Mahmud”\" aynen Bâtın’îyye gibi İbâh’îyyûn olan \"“Nokta”\" mezhebini ortaya çıkardı. Ubeyd’ûl-Lâh’a göre birçok noktanın birleşmesiyle meydana gelen harfler, mânasız birer gölge olup esâs olan noktadır. \"İmâm Zeyn el-Âb-ı Dîn’nin “En-Noktat’ûl-İlm’ûn” sözünün delâlet ettiği varsayılan harflerin vücutları mutlaka nokta ile kâimdir.\" Hattâ, “Vücûd-û Mutllâk” mertebesine delâlet etmek maksadıyla İbranîler’in Kabalâ’sının ikinci kitâbı olan Zohar da, Tevrat’ta nakledilmek üzere İbrânî alfabesinin en küçük harfi olan \"“Yu-Jode”\" yani \"“Lâfz”\" ile tabir edilmektedir.\nYahudi Cabbalisme’i Mukaddes Kitâb’ın biri zahirî ve öteki bâtınî iki ayrı mânasının bulunduğu esâsından yola çıkar. Bâtınî mânası kelimeler ve harflerin derûnî mânasıdır ki, bunun herkes tarafından anlaşılması mümkün değildir. Hurûfîlik’te kullanılan “Kelâm-ı Mâhfûz” \"(logos endiathetos)\" ve “Kelâm-ı Melfûz” \"(logos prophorikos)\" ayrımı bu usulden gelmektedir. Kabalizm etkileri tasavvufa ilk defa \"“Hâkim Tırmızî”\" aracılığıyla girdi. \"“Sabiî Akımları ve Harraf Mektebi”\" aracılığıyla Fârâbî’nin de haberdar olduğu bu “Kabalizm Cereyanları” \"“İhvân’ûs-Safa Risaleleri”\" üzerinde bir hâyli etkili olmuştur. Fakat “Bâtınîler”, “Hurûfîler”, “Nôktâvîler”, ve bu vesileyle de “Bektâşîler” üzerindeki tesirleri çok daha fazla olmuştur.\nHurûfîlik mesleği Yahudilerin Kabal ve “Neveflâtunî” âkideleriyle şerh ve imâları temeli üzerine inşa edilmiş bir halita demekti. Yahudilerin “Kabalâ Mezhebi” ile ortaklık arzeden Hurûfî talimâtının en önemli ana kaynağı İbrahim peygambere ait bir muhaverede aşağıda ana hatları verildiği şekliyle şöyle açıklanmaktadır: \nDolayısıyla Hilkât’in sırını idrak edebilmek için bu yirmi iki harf ile on kadar adedin Esrar ve Havass’ına dikkat etmek gereklidir. Bu harflerin içerdiği önem ise aşağıdaki şu sözlere dikkat etmek suretiyle anlaşılabilir:\nÇoğu sufîlerin hurûfun çeşitli şekillerine atfedilen sırlara ilgili tefsirleri “Hurûfîlik” gibi karıncalı i’tikadların zuhur etmesine yönelik teşvikkâr yollar açmıştır. Hurûfî Mezhebi ile alâkalı olan bazı ıstılahat, kendisini mutasavvıf olarak tanıtan şairlerin hemen hemen büyük bir kısmı tarafından kabul gördüğünden yazmış oldukları eserler, hurûfâta dair pek çok rümûzâtla doludur. Sufî Edebiyâtının meşhur şâirlerinden olan ve Hurûfîliğe intisap etmeyenlerin dâhi hurûf ve kelimâtın rümûz ve işâretlerinin mânalarına değinen birçok şiirleri mevcuttur. Hattâ Muhy’id-Dîn İbn Arabî’nin Şecere-i Numânîyye’si, Şerâf’ed-Dîn Ahmed Bunî’nin Esrâr-ı Hurûf’u ve bu konuda daha birçok âlimlerin sınıflandırmalarından anlaşıldığına göre i’tikaden kendilerinden asla şüphe edilmesi mümkün bile olmayan bazı meşhur mutasavvıfların dahi eserlerinde hurûfla ilgili gizemli ifadeler kullanmaktan kendilerini alamadıkları görülmektedir.\nMezheben Hurûfî olan mutasavvıfanın divanları titizlikle incelenirse bunların muhteviyatlarında hurûfa esrar atfeden birçok şiirleri de ihtivâ ettikleri anlaşılır. Gerek İran’da ve gerekse Anadolu’da yaşayan Hurûfîler arasında “Üsküdarlı Hâşım Baba” gibi şairler ortaya koydukları eserler aracılığıyla bu mezhebin etrafa yayılması ve yüceltilmesi için bir hâyli hizmet etmişlerdir. Hattâ Noktacılığın tesiri altında kaldığı anlaşılan meşhûr sûfîlerden “Seyyid Ali’ûl-Hemedanî” bile, Vücûd-û Mutllâk’ı “nokta” tâbiriyle zikretmektedir.\nAnadolu’da 13. Asra damgasını vuran Babâîlik hareketinin devamı niteliğinde olan ve İran Râfizîliği’nin yayılmasına hizmet eden en büyük tarikât, 14. Asrın sonlarında ortaya çıkan Şiîliğin Hurûfîlik mezhebinin şiddetli tesirleri altında fa’aliyetlerini sürdüren Bektâşî Tarikâtı olmuştu.\nH. 796 / M. 1394 yılında Hurûfîlik akımının kurucusu “Fadl’Allah Yezdânî” i’dam edilince başta damadı \"“Ali’ûl-A’lâ”\" olmak üzere Hurûfîler’in çoğu Kırşehir’deki Hacı Bektâş Dergâhı’na sığındılar. Böylece Hurûfîliği Kırşehir’de Hacı Bektâş Tekkesi’nin yoldaşları arasında Hünkâr’ın tâlimatı diyerek yaymaya başladılar. H. 822 / M. 1419 yılında vefat eden ve kendisini Hacı Bektâş’ın hâlifesi olarak tanıtan \"“Ali’ûl-A’lâ”\" adındaki bu Hurûfî-Babasının bütün tâlimatı günümüzdeki Bektâşî inanışlarıyle tam bir ittihad göstermektedir. Aynı zamanda bu tarikâta, \"“Âşık”\" adı verilen ellerinde saz ve koltuklarında şarap tulumbaları taşıyan şahsiyetleri getirenler de Hurûfîler’dir.\nBütün “Şîʿa-i Bâtın’îyye” kollarında olduğu gibi Bektâşîler de kendi içlerinde mürid, baba, dede baba gibi ayrı ayrı rütbelere hâiz bazı basamak ve makâmlara bölünmüşlerdir. Çeşitli din ve âkidelerin serpilmiş tohumlarından pek çok örnekler ihtiva ettiği gibi bir ucu Hint felsefesine dayanan tenasüh ve hulûle inanmak ve tüm canlı mahlûkâta karşı aşırı saygı duyguları beslemek Bektâşîliğin ana ilkeleri arasında yer alır. Bektâşî İlâhiyâtı Vahdet-i Vücudun neff-i vücuda kadar vardığı gibi Hristiyanlık ile de ortak tarafları mevcuttur. İslâmiyet’in ruhbaniyet ve keşişliğe şiddetle muhalefet etmesine karşın Bektâşîler de tam aksine evlenmenin aleyhine tavır alır, ve alâmeti tecrit olarak da Balım Sultan türbesinin eşiğinde kulakları doldurarak Menkûş takmak en yüksek Tevellâ ve Teberra’yı ifade eder.\nOsmanlı İmparatorluğu devrinde Yanya’ya biâhare Manastır Vilâyeti’ne bağlı olan Avlonya kasabası Anadolu’daki Hacı Bektâş Ocağı’nın Dedebabalarının çoğunu yetiştirmekteydi. Bütün din ve mezheplere kendi kapısını açmış olan Bektâşîlik, İslâmîyet’in resmî i’tikadını tanımayan çeşitli din ve i’tikad mensuplarını da kendi hudutları içerisine almakta hiçbir sakınca görmemiştir. Geçmişte “Türkiye Bektâşîleri” arasında Katolik ve Ortadoksluk gibi Hristiyan dininin mezheplerinden olan Rum ve Ermenilere mensup Canlar, Babalar, Dedebabalar ve hattâ zâviye yöneten Hristiyan Bektaşiler’e sıkça rastlanmaktaydı. Anadolu’nun vaktiyle İslâm dinine girmemiş olan “Türk Hristiyanları” arasında da pek çok Bektaşileri vardı. Avrupa’daki Bektâşîliğin en çok geliştiği bu çevrelerde İslâmiyet duyguları pek zayıf ve gevşek olduğu gibi yaşamış oldukları Hristiyan memleketlerinde mevcut gâyr-i İslâmî bâtıl i’tikadların çoğunu da paylaşmaktadırlar. Toska Arnavutları’ın önemli bir kesimi mezheben Câferiyye Şiîliği’nden olup tarikâten ise Bektaşi’dirler. \nBektâşîliğin bütün an’anesi Bedr’îyye, Kalender’îyye, ve diğer “Şîʿa-i Bâtın’îyye” mezhepleriyle ortak bir cephe arz etmektedir. Fadl’Allah Hurûfî’nin Bektâşî öğretisi içine yerleştirmeyi başardığı âkaidin hâkim olduğu yörelerde vaktiyle Şeyh Halife ve Hasan Cevrî’nin müridleriyle diğer Şiî-Babalar tarafından serpiştirilmiş birçok i’tikatlar mevcuttu. “Bektaşilik Tarikatı” Hurûfî tesirlerine maruz kaldıktan sonra, Hurûfîliğin inanış ve kuramları hakkındaki esasları içeren Fadl’Allah Yezdânî’nin Câvidannâme’si, Şeyh Sâfî’nin Hakikâtnâme’si, Ali’ûl-A’lâ’nın Mâhşernâme’si, Emîr Gıyâs’ed-Dîn’in İstivânâme’si, Frişte Oğlu’nun Ahiretnâme’si ve yine bu konuda yazılmış olan Aşıknâme, Hidâyetnâme, Mukaddeme’t-ûl-Hâkayık, Muharremnâme-i Seyyid İshâk, Nihâyetnâme, Tûrabnâme, Miftâh’ûl-Gayb, Tuhfet’ûl-Uşşak, Risâle-i Nokta, Risâle-i Hurûf, Risâle-i Fazl’ûl-Lah, ve Viran Abdal risalesi gibi eserler Bektâşî canlarının üstâdları tarafından hürmetle eller üstünde tutulmaktadır.\nHicrî 559 yılının Ramazan Ayı’nın On Yedinci günü 8 Ağustos 1164 tarihinde “Kıyâm-ı Kıyâmet” adıyla anılan günde “Alâ Zikrihi’s-Selâm Hasan Sâni ” Elemût Kalesi’de yapılan büyük merâsimde bütün dinî tekliflerin tamamiyle ilga edildiğini ilân etti. Verdiği beyânatta: \"“Ben İmâm-ı Zamân’ım, emir ve neyh’e ait ne kadar tekâlif mevcutsa hepsini lağvettim. Halk Bâtınen hüdâya merbut kalmalı, Zâhirde ise tamamen hürdür.”\"\nKur'an-ı Kerîm’de anlaşılan mâna zâhirî değil bâtınîdir. Böylece, “Bâtınîler” bütün dinî kayitleri ve hattâ içtimaî yükümlülükleri dahi istinasız kaldırıp atmışlardır. Bu husustaki “Melâhide-i Bâtın’îyye” i’tikatı bütün “Hurûfi–Bektaşiler” tarafından da aynen paylaşılmaktadır. Hurûfîlik’te ise sadece haftada iki rek’at Cuma Namazı farzı kabul edildikten sonra geri kalan diğer ibâdet hükümlerinin tamamı ve bütün İslâmî mevzuatlar lağvedilmiştir.\nHurûfîler, Dokuzuncu Hicrî asır / On Beşinci Milâdî yüzyılda çok sıkı bir tâkibâta maruz kaldılar. Osmanlı hudutları içerisine İran’dan, Hindistan’dan ve Türkistan’dan bazı tuhaf âkideler taşıyan dervişlerin girmesi üzerine, hükûmet bu garip kılıklı ecnebiler aleyhinde soruşturma başlatmak zorunda kalmıştı. Çelebi Mehmed ve Sultân Koca Murad Sâni devirlerinde süregelen bâtınî telkinlerin tortuları bu yüzyılda tekrar hareketlenmeğe başlamışlardı. “Şekayık” müellifi İbn-i Hallikân’nın naklettiğine göre “Fahr’ed-Dîn-i Acemî” küfr ve ilhâd suçlamasıyla Edirne’de canlı canlı yakılarak ölüme mahkûm olan Hurûfîler’in ateşlerini tutuşturmaya çalışırken bu arada kendi sakalını da dağlamıştı.\n\n\nSigortam.net\nSigortam.net, online ve telefon üzerinden sigorta karşılaştırması ve satışı alanında Türkiye’de hizmet veren ilk platformdur. Sigortam.net'in amacı; kullanıcılarının ihtiyaç duyduğu en uygun ya da kapsamlı sigortaya ulaşmalarını sağlamaktır. 2001 yılından itibaren 2 milyonun üzerinde müşterisine hizmet vermiştir.\nİlk adımları 2000'li yıllarda bilgi teknolojileri konusunda çalışan bir ekibin bir araya gelmesiyle, 27 Mart 2001’de T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü’nden Sigorta ve Reasürans Brokerliği ruhsatlarını aldı. İlk online satışı 9 Mayıs 2001 yılında yapmıştır.\n2002: Altın Örümcek Yarışması'nda 'En İyi Bankacılık, Finans ve Sigortacılık Sitesi' kategorisinde üçüncülük ödülü almıştır ve 'En İyi Web Sitesi' kategorisinde ise ilk on site arasına girmiştir.\n2003: Altın Örümcek Yarışması'nda, 'En İyi Bankacılık, Finans ve Sigortacılık Sitesi' kategorisinde üçüncülük ödülü almıştır.\n2007: Altın Örümcek Yarışması'nda Sigortam.net, 'En İyi Sigortacılık Sitesi' kategorisinde birincilik ödülü almıştır.\n2011: Altın Örümcek Yarışması’nda halk oylaması sonucunda Sigortacılık Kategorisinde Halkın Favorisi seçilmiştir.\n2015: Kristal Elma Festivali'nde \"Basın Dalı Sigortacılık ve Diğer Finansal Hizmetler Kategorisi\" ile \"İnternet Markaları Kategorisi\"nde birer \"Bronz Elma\", 13. Altın Örümcek Web Ödülleri'nin Sigortacılık kategorisinde ise 3.'lük ödülü kazanmıştır.\n1. iLab\n2. Sigortam.net Hakkında\n\n\nE-gazete\nE-gazete, teknolojinin gelişmesiyle birlikte son dönemlerde ortaya çıkan elektronik bir yayın akımıdır. Gazete ve haber şirketlerinin daha fazla okunmaya sahip olmak için yaptığı bir uygulamadır. Dünyada gelişmiş ülkelerde \"e-gazete\"ye rağbet artmıştır.\nE-gazete, tablet ve telofanlara uygulanan elektronik bir gazetedir. Normal (sanal olmayan) gazetenin aynısı gerekli şekilde küçültülerek ve geliştirilerek tabletlerden de okunabilme olanağı sunar. Türkiye'de son dönemlerde (2012-günümüz) e-gazete uygulaması yayılmaktadır.\n\n\nJulia Blake\nJulia Blake (d. 13 Mayıs 1937, Londra), İngiliz asıllı Avustralyalı tiyatro ve sinema ve dizi oyuncusu.\nİngiliz baba ve Avustralyalı bir annenin çocuğu olarak 13 Mayıs 1937'de Londra'da doğmuştur.\n1963'te başladığı oyunculuk kariyerinde birçok dizi, tiyatro ve sinema filminde rol almasına karşın ilerleyen yaşına rağmen başarılı bir oyunculuk gösterdiği 2012 yapımı gerilim-dram filmi \"Last Dance\" ile tanınmıştır.\nBlake has also worked extensively in Australian cinema, with appearances in:\n\n\nErkan Kolçak Köstendil\nErkan Kolçak Köstendil (d. 16 Ocak 1983, Bursa), Türk oyuncu, yönetmen, yazar.\nÇeşitli tiyatro oyunlarında, film ve dizilerde rol alan sanatçı, Ulan İstanbul dizisindeki rolü ile Türkiye'de geniş kitlelerce tanındı. Çektiği kısa filmler ile çeşitli ulusal ve uluslararası yarışmalarda ödül almıştır.\n1983 yılında Bursa'da doğdu. Bursa Atatürk Lisesi'nden mezun oldu. Lise yıllarında futbolculuk yaptı, Bursaspor'da oynadı. Futbol kariyerinden vazgeçerek tiyatroya yöneldi. Yükseköğrenimini Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümünde yaptı.\nTiyatro çalışmalarına Tuncay Özinel Tiyatrosu’nda başlayan oyuncu, \"AuT\" ve \"Karşı Cinsle Tanışma Sanatı\" isimli oyunlarda farklı karakterleri canlandırdı. Televizonda ilk defa, 2005 yılında Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin üçüncü sezonudaki \"galerici\" rolünü canlandırdı; sinemaya ise ilk defa Güz Sancısı (2008) filminde \"nümayişçi\" rolü ile başladı.\n2009 yılında \"Facebook dizisi\" olarak bilinen \"Mukadderat\" adlı diziyi yazıp yönetti. Aynı yıl \"M.A.T\" adlı polisiye dizinde \"Emre\" karakterini canlandırdı. Senaryosunu yazıp yönettiği \"Vakit\" adlı kısa film, 2010 yılında gerçekleşen Sinepark 4. Kısa Film Festivali'nde, Eskişehir Kral Midas Kısa Film Festivali'nde, 47. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde ödüller aldı.\n2009-2011 yılları arasında \"Sakarya Fırat\" dizisinde canlandırdığı \"Er Mahmut Karakum\" karakteri ile tanınmaya başlayan sanatçı; ardından \"Torbacının Esrarı, Babalar ve Evlatlar, Merhamet ve One Night in İstanbul\" gibi yapımlarda yer aldı. \"Ulan İstanbul\" adlı dizideki \"Karlos\" karakteri ile ünü yayıldı.\n2014'te isimli sinema filminde \"Şenol\" karakterini ve İtirazım Var'da \"Süpermen\" karakterini canlandırdı. 2015'te \"Güven\" canlandırdığı Kara Bela filminden sonra \"Muhteşem Yüzyıl Kösem\" adlı tarihi dizide \"Şahin Giray Han\" karakterini oynadı. Onur Ünlü'nün 2017 yapımı \"Put Şeylere\" filminde rol aldı. 2017’de başlayan Ay Yapım’ın Çukur dizisinde ‘Vartolu Sadettin / Salih Koçovalı’ karakterini canlandırıyor.\nOrta metraj film olan \"Torbacının Esrarı\" adlı filmin senaryosunu yazarak çekimlerini Amsterdam ve İstanbul'da gerçekleştirdi. 4 kısa filmlik projesinin ilik ayağı olan senaryosunu yazıp yönettiği \"Suma\" adlı filmi ile 2018'de Los Angeles Film Ödülleri'nde komedi dalında mansiyon kazandı.\nAyrıca Oyuncu günümüzde kendi yazıp kendi oynayıp kendi yönetip tek çalışmalı tiyatro projesi 12 Numaralı Adam ile birçok ülkeyi dolaşmaktadır.\n\n\nYalanın İcadı\nYalanın İcadı (orijinal adıyla The Invention of Lying), yönetmenliğini Ricky Gervais ve Matthew Robinson ikilisinin yaptığı 2009 yılı ABD yapımı, fantastik romantik komedi filmidir. Oyuncuları arasında Ricky Gervais, Jennifer Garner ve Jonah Hill yer almaktadır.\nYalan söylenilmeyen bir dünyada yaşayan Mark'ın işten kovulması ve ev kirasını ödeyememesiyle olaylar başlamıştır. Kişisel çıkarı için yalan söyleme fırsatı yakalayan Mark elde ettiği bu şansı sonuna kadar kullanacaktır.\n\n\nAC motor\nAC motor, alternatif akım (AC) kullanılarak sürülen bir elektrik motorudur. Rotor ve Stator olmak üzere iki temel kısımdan oluşmaktadır. Stator, makinenin sabit kısmıdır ve makinenin çalışması için gerekli olan manyeto-motor kuvveti oluşturur. Rotor ise hareket eden kısımdır ve statorda oluşan manyeto-motor kuvvetinden etkilenerek manyetik enerjiyi mekaniksel enerjiye çevirir. Senkron ve asenkron (ya da indüksiyon ) makineler olmak üzere iki çeşit AC makine vardır. Senkron motorlar statora verilen akımla aynı frekansta çalışabilirken asenkron motorlar indüksiyon akımı ile çalıştıkları için verilen akımla aynı frekansa çıkamazlar. AC motorlar genellikle üç fazlı elektrik sistemiyle çalışırlar. Fakat bazı özel uygulamalar için tek fazlı motorlar da vardır.\n\n\nAzerbaycan (gazete)\nAzerbaycan (Azerice: Azərbaycan), Azerbaycan Cumhuriyeti'nin yasama organı Azerbaycan Millî Meclisi tarafından çıkarılan yasa, kararname, yönetmelik ve genelge gibi düzenlemelerin yayımlanarak yürürlüğe girdiği resmî gazetedir. Azerbaycan Millî Meclisi bünyesinde hazırlanmakta ve Bakü'de basılmaktadır.\nİlk sayısı Azerbaycan Halk Cumhuriyeti'nin ilan edildiği 1918 yılında çıktı. Azerbaycan Cumhuriyeti'nin bağımsızlığına kavuşmasıyla, 1991 yılında tekrar çıkmaya başlamıştır. 1998'den beri de internet ortamına aktarılmaktadır.\n\n\nGüvenlik mühendisliği\nGüvenlik mühendisiliği, kurum ve kişilerin taşınır ve taşınmaz mallarının üzerinde oluşabilecek riskleri, ilerleyen teknoloji ve karmaşıklaşan mimari yapılar ve alanlarda uygulanacak fiziki ve elemanlı güvenlik tedbirlerinin nasıl olması gerektiğini etüt eden, bunun paralelinde gelişmiş bir mühendislik dalı.\n\n\nKostas Slukas\nKonstantinos \"Kostas\" Slukas (, d. 15 Ocak 1990), Yunan profesyonel basketbolcudur. Aynı zamanda Yunanistan millî takımında da forma giymektedir. Sol elini kullanan oyuncu, 1,90 m boyunda olup oyun kurucu pozisyonunda görev yapsa da ihtiyaç duyulduğu zamanlarda şutör gard olarak da görev yapabilmektedir.\nSlukas, alt yapı kariyerine Mandoulides'in genç takımında başladı ve profesyonelliğe ilk adımını 2008 yılında Yunanistan Ligi'nin iki büyük takımından birisi olan Olympiakos ile anlaşarak attı. 2009-10 sezonunda takımıyla Yunanistan Kupası'nı kazanarak kariyerinin ilk şampiyonluğu elde etti. Pire ekibinde iki sezon geçirdikten sonra 2010 yılında Aris Selanik takımına kiralandı.\nSlukas, Aris formasıyla çıktığı otuz dört lig karşılaşmasında maç başına 8.3 sayı, 3.0 ribaund ve 2.9 asist ortalamalarıyla kapattığı sezonun ardından Olympiakos'a geri döndü. Ayrıca Aris formasıyla ortaya koyduğu performansıyla 2010-11 sezonunun Yunanistan Ligi'nde En İyi Genç Oyuncusu Ödülünü kazandı.\nSlukas, Olympiakos'a geri döndükten sonra 27 Ocak, 2012 tarihinde EuroLeague'de oynanan Galatasaray Medical Park maçının son saniyesinde orta saha gerisinden attığı üçlükle maçı 69-69'ya taşıyarak uzatmalara gidildi. 2011-12 sezonunda toplam on beş Euroleague maçında forma giyen ve ortalama 14 dakika parkede kalan Slukas, maç başına 5.5 sayı, 1.6 asist, 1.7 ribaund istatistiklerine ulaştı. Olympiacos, İstanbul’da düzenlenen Euroleague Final Four’unda yarı finalde Barcelona'yı ve finalde ise CSKA Moskova’yı Yorgo Printezis'in son saniyede attığı basketle 62-61 mağlup ederek şampiyonluğa ulaştı. Slukas, aynı sezonu takımıyla Yunanistan Ligi'ninde şampiyonu olarak tamamladı. Ayrıca sezonda çıktığı otuz iki lig maçında maç başına 6.2 sayı, 1.2 ribaund ve 2.0 asist ortalamalarıyla oynadı. Haziran 2012'de Olympiakos ile olan mevcut sözleşmesini üç yıl daha uzatarak takımda kaldı.\nSlukas, 2012-13 sezonunda da takımıyla Euroleague şampiyonluğu yaşayarak bu başarıyı 2004-2005 yılları arasında gerçekleştiren Maccavi Tel Aviv'den bu yana üst üste ikinci kez şampiyon olan ilk takım oldular. 28 Şubat 2014 tarihinde oynanan Fenerbahçe Ülker maçında 22 sayı atarak Euroleague kariyer sayı rekorunu kırdı. Slukas, 2015 yazında Olympiacos'la biten sözleşmesini uzatma teklifini kabul etmeyip takımdan ayrıldığını açıkladı.\n29 Haziran, 2015 tarihinde Türkiye Ligi ekiplerinden Fenerbahçe ile üç yıllık sözleşme imzaladı.\nYunanistan millî takımınında düzenli olarak formasını giyen Slukas, genç takımlar düzeyinde 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası'nda 2007 yılında gümüş 2008'de ise altın madalya kazandı ve 15.0 sayı, 4.0 asist ve 5.9 ribaund ortalamalarıyla bitirdiği turnuvanın en iyi beşine seçilme başarısı gösterdi. 2009 19 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası'nda gümüş madalya, 20 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası'nda 2009'da altın. 2010 yılında ise ise gümüş madalya kazandı.\nSlukas, A millî takımı formasını ise resmi bir turnuvada ilk kez 2011 Avrupa Basketbol Şampiyonasında altıncı olan takımda giydi ve turnuvada sahada maç başına 6 dakika kalabildi. Ayrıca 2013 Avrupa Basketbol Şampiyonası ve 2015 turnuvalarındada Yunanistan forması giydi. 2014 FIBA Basketbol Dünya Kupası'ndada Yunanistan kadrosunda yer alan Slukas, forma giydiği altı karşılaşmada 4.2 sayı, 1.7 asist ortalamaları tutturdu ve takımı turnuvayı dokuzuncu sırada tamamladı.\nOlympiacos\nFenerbahçe\nSloukas'ın ayrıca Anastasia Slouka adında 2013 yılından bu yana Panathinaikos forması giyen kendisi gibi basketbolcu olan bir kız kardeşi bulunmaktadır.\n\n\nÄ°skenderiyeli Aleksandros\nPapa İskenderiyeli Aleksandros (ö. 326 ya da 328), 19. İskenderiye patriği. Patrikliği süresince o günlerde Kilise'nin karşılaştığı bir dizi sorun ile ulaşmıştır. Paskalya'nın tarihi, Lycopolisli Meletius'un eylemleri ve en önemlisi Aryanizm. İznik Konsilinde, Aryanizm'e karşı muhalefetin liderliğini yapmıştır. Ayrıca en önemli kilise babalarından İskenderiyeli Athanasius'un hocası olarak hatırlanır.\n\n\nMüstansır (Fâtımî halifesi)\nMûstensir veya \"El-Mûstensir Billâh\" veya tam künye \"Ebū Tamīm El-Mustensir Billāh Maāḏ Bin aẓ-Zāhir\", (Arapça:(أبو تميم \"المستنصر بالله\" معاذ بن الظاهر) (d. 5 Temmuz 1029 Kahire - ö. 24 Aralik 1094). Adı \"El-Mûstensir Billâh\", \"Allah'a kendisini zafere erdirmesi için yakaran\" anlamına gelmekte idi.\n13 Haziran, 1036 tarihinde henüz altı yaşındayken Fâtımî İmâmı ve Hâlifesi oldu. Elli sekiz yıl süren imamlık ve halifelik döneminin başlarına devletin yönetimini annesi üstlendi.\nBabası Halife Ali ez-Zâhir'in son yıllarında \"Ali Bin Carcarai\" rakiplerini elimine ederek Vezir olmuş ve devletin iktidar gücünü eline toplamayı başarmıştı. Halife Az Zahir'in 1036'da ölmesinden sonra da onu takip eden küçük yaştaki oğlu Halife El-Mustansır Billah'ın da 1044'e kadar Veziri olarak görevde bulundu.\nHalife Ali Az-Zahir'in son yıllarında \"Ali bin Carcarai\" rakiplerini elimine ederek Vezir olmuş ve devlet iktidar gücünü eline toplamayı başarmıştı.\nVezir \"Ali bin Carcarai\" 1044'e kadar kuzey Suriye'de komşu olduğu Bizans İmparatorluğu iyi geçinme siyaseti sürdürdü. Zaten Bizans İmparatorluğu elinde çok küçük Kuzeye Suriye kısımları kalmıştı. Vezir \"Ali bin Carcarai\" döneminde Fatımiler Devleti Suriye'de en geniş sınırlarına erişti. Vezir \"Ali bin Carcarai\" 1044'te öldü.\n1044'te ölen Ali bin Carcarai Yerine Vezir olarak sırayla İbni El-Anbari ve sonra Ebu Mansur Sadaka geçti. Bu iki vezir kendilerini pek gösteremediler. 1050-1058 döneminde Vezir olarak Ebu Muhammed Hasan bin Abdurrahman Yazur atandı ve bu vezirlik döneminde başarılı reformlar yaptı. O vezirlikten ayrıldıktan sonra 1058-1073 döneminde 15 yıl içinde arka arkaya çabuk değişen 40 Vezir bu göreve atandı. Bunlardan hiçbiri fazla başarı gösteremedi. Bununla beraber hepsi de devletin hazinesini devamlı tamtakır bırakacak şahsi projeler uygulamaktan sakınmadılar.\nBedr el-Cemâli hem Vezir, hem Silahlı Kuvvetler Komutanı (Emir el Juyuş), hem de Şii Daiileri Başı (Dabi El-Duat) unvanları taşımakta idi ve Fatimler Halifesi ve İmamı olan Mustansir'in en önemli devlet adamı idi. Aslı Ermeni bir köle idi ve bir Suriyeli emir Cemal El-Devle tarafından nispeten düşük bir fiyatla satın alınmıştı. Sonra da kölemen gulam askeri olarak Fatimeler Suriye ordusuna girdi. Gayet ustun yetenekli olduğu için rütbelerden ilerleyerek Suriye'de onemli bir liman şehri olan Akka valisi oldu. 1074'te ise tüm Fatimiler devleti ordusu \"Silahlı Kuvvetler Komutanı (Emir El Juyus)\" görevine gelip Fatimiler devletinin idaresini fiilen eline aldi.\n1094'te ölümüne kadar Fatimiler devletinin çeşitli diğer en üst idare görevlerini (Vezir, Şii Baş Daii gibi) üzerine alıp Fatimiler Devleti'ni (resmen Halife hariç) her yönü ile şahsen fiilen idare etti,\n1065-1072 döneminde Nil Nehri'nin olanaksal olarak suyunun azalması ve sellerin zamanında gelmemesi dolayısıyla Mısır'da tarım aksadı ve halk kitleleri büyük açlık çektiler. Müstensir saray ahırlarında daha önce de 10,000 kadar at bulunmakta iken bu atlara yas veya kuru yem bulunamaması ve açlık dolayısıyla ahırdaki atların öldürülüp yenmesi ahırdaki at sayısı hemen hemen sıfıra inmişti. Önce sadece gayet zayıf üç tane Halifeyi taşıyabilecek at bulunmakta idi; durum daha da kötüleşince de ancak sadece halifeye tek bir at bulunabilmekte olup halife saraydan ayrılıp bir yere gitmesi gerektiği zaman maiyeti ve korumaları kendine yürüyerek refakat etmesi gerekmekte idi. Böyle bir sırada kendine refakat eden maiyetinde bulunanların bazıları o kadar aç ve takatsiz kalmışlardı ki uzunca bir seyahatten sonra bazıları açlıktan bayılmışlardı. Mısır'daki halk açlıktan büyük zayiat verdi ve geride kalanlar gayet sıhhatsiz ve zayıf kalmışlardı. Bu halde veba salgının başlayıp hızla yayılması gecikmedi. Mısır'ın şehir ve köylerinde açlık ve veba dolayısıyla nüfus gayet azaldı. Özellikle kentsel alanlardaki iki fakir mahallelerde ve kırsal alanlarda fakir köylerde nüfus gayet azalmıştı ve sokaklarda bir sürü yan yana olan evlerden çoğu metruk ve boş kalmıştı.\nMüstensir'in uzun halifelik döneminde Fatimilerin çeşitli değişik kavimler ve milletler mensuplarından kurdukları Fatimiler ordusu içinde devamlı mücadeleler olmakta idi. Önce Mağrip'ten gelen Berber kavimleri mensuplarının önemli olduğu orduda Mısır ele geçirildikten sonra, aşağı Mısır'dan Sudan'dan toplanan askerler de önem kazandı. Suriye'yi ellerine geçirdikten sonra, yani Mustensir dönemine, Fatimiler ordusu içinde Ermeni asıllılar ve Türk asıllılar da önem kazanmaya başladı. Özellikle 1062'de ve yine 1067'de ordu içinde Yukarı Mısır ve Sudan asıllı askerler ile Türk asıllı gulam askerler arasındaki çatışmalar birer asker isyanı ve hatta bir iç savaş haline dönüştü. Bu iç savaş şeklinde askerler arasında çarpışmalarında Türk asıllı gulamların üstün geldiği belirtilmektedir,\nAşağı Nil Vadisinde ise batıdan gelen Berber asıllı göçebe aşiretler ile Aşağı Mısır'ın yerleşik halkı arasında devamlı çatışmalar olmaktaydı. Halife Müstensir'in döneminde ortaya çıkan kıtlık ve tarımın zor dönemler yaşaması Aşağı Nil bölgesine gelen göçebe Berber kavimler mensuplarının kırsal alanlarda yaptıkları talanlar, nehir ve kanal kıyılarının koruma duvarlarına verdikleri zararlar dolayısıyla daha da ciddileşti.\nUzun süren halifelik döneminde, Bâtinîliğin yayılmasında da çok önemli bir rol üstlendi. Bâtinîliğin Dâî A’zâmlik mertebesine ulaşmış olan nâdir hâlifeler arasında en önemlilerindendir.\nİslâm tarihinde en uzun süre hâlifelik yapan hükümdar olarak ün yaptı. 24 Aralık 1094'te öldü ve yerine oğlu Mustâli Fâtimî İmâmı ve Hâlifesi oldu.\n\n\nZambiya'nın illeri\nAfrika kıtasının güneyinde bulunan Zambiya devleti kendi içerisinde il olarak adlandırılan 10 idari bölgeye ayrılmış durumdadır. Her ilin kısıtlı yetkilere sahip olsa da bölgesel yönetimleri mevcuttur. 2011 tarihine kadar dokuz olan il sayısı söz konusu yılda Kuzey ve Doğu illerinde yer alan ilçelerin bazılarından Muchinga bölgesi oluşturularak ülkedeki il sayısı ona çıkartılmıştır.\nİdarî ve kültürel şartlar göz önünde bulundurularak oluşturulan bölgeler kendi içerisinde yine idari ve kültürel şartlar dikkate alınarak ayrıca toplamda 105 ilçeye ayrılmıştır. Ülke genelinde 2013 yılına kadar 72 olan ilçe sayısı daha sonra oluşturulan yeni ilçeler ile 105 ilçeye çıkartılmıştır.\n\n\nZambiya'nın ilçeleri\nAfrika kıtasında bulunan Zambiya on bölgenin yanı sıra 105 adette ilçeye ayrılmış konumdadır. 2011 yılında Kuzey ve Doğu bölgelerinde bulunan birkaç ilçenin birleştirilmesi sonucu oluşturulan Muchinga Bölgesi listede de belirtilmiştir. Ülke genelinde 2013 yılına kadar 72 olan ilçe sayısı daha sonra oluşturulan yeni ilçeler ile 105 ilçeye çıkartılmıştır. Her bir bölgeye ait olan ilçeler şu şekildedir:\n\n\nHelmuth James Graf von Moltke\nHelmuth James Graf von Moltke (d. 11 Mart 1907 – 23 Ocak 1945), bir Alman hukukçu. II. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası tarafından işgal edilen topraklardaki insanların insan hakları ihlalleri yıkmak için harekete geçti ve daha sonra Kreisau direniş grubunun kurucu üyesi oldu. Üyeleri Nazi Almanyası'nda Adolf Hitler hükümetine karşı çıktı.\nMoltke, 1927-1929 yılları arası Breslau, Viyana, Heidelberg ve Berlin'de hukuki ve siyasi bilimler okudu. 1931 yılında Avusturya'da Freya Deichmann ile evlendi. 1928 yılında Moltke işsiz genç işçiler ve genç çiftçiler ve de öğrencilerin bir araya gedildiği Löwenberger Arbeitsgemeinschaften (Löwenberg Çalışma Topluluğu) organizasyonunda üniversite öğretmen ve gençlik hareketinin liderleri oldu.\n1934 yılında, küçük bir hukuk sınavına girdi. 1935 yılında, Nazi Partisine katılmak zorunda oldu, çünkü bir hakim olmak için buna zorunluydu. Bunun yerine, Berlin'de bir avukatlık bürosu açtı. Uluslararası hukuk ile uğraşan bir avukat olarak Hitler'in rejimi yüzünden yurttan kaçan mağdurlara yardım ve kişileri korumak için yurt dışına gitti. 1935 ile 1938 yılları arasında düzenli olarak İngiltere'yi ziyaret etti. Londra'da ve Oxford'da İngiliz hukuk eğitimini tamamladı.\n1943 yılında Moltke iki kez İstanbul'a gitti. Resmi gerekçesinde Türkiye'nin bazı Alman ticari gemilerinde eserlere el koymasının önlemek için olduğunu belirtti. Gerçek nedeni ise Hitler karşıtı unsurların, Türkiye'de yaşayan Alman mülteci, Stratejik Hizmetler Ofisi (OSS) üyeleri, Alman askeri istihbaratına karşı bir koalisyon tarafından Dünya Savaşını sona erdirmek için bir çabalara katılmasıydı.\nGestapo tarafından Ocak 1944'te tutuklandı. Bir yıl sonra, Ocak 1945'te, Roland Freisler'in başkanlık etiiği Halk Mahkemesi, (Volksgerichtshof) kendisi aleyhine hiçbir kanıt veya bir darbe meydana getirmek için herhangi bir komploya katılmış olduğunu ispatlayamadı.\nMoltke 11 Ocak 1945 tarihinde idama mahkûm edildi ve Berlin'de Plötzensee Hapishanesi'nde on iki gün sonra idam edildi.\n\n\nStand and Sing of Zambia, Proud and Free\nStand and Sing of Zambia, Proud and Free ya da Lumbanyeni Zambia (Türkçe: \"Zambiya, kalk ve söyle, onurlu ve özgür bir şekilde\"), Afrika ülkesi Zambiya'nın ulusal marşıdır. Ülkenin 24 Ekim 1964 tarihinde bağımsızlığını kazanması neticesinde kabul edilen ulusal marş, İngilizce'nin yanı sıra Bemba dilinde de söylenmektedir. Ulusal marşın melodisi Güney Afrika Cumhuriyeti'nde siyasi bir marş olarak kullanılan ve 1897 yılında Güney Afrikalı Enoch Sontonga tarafından bestelenen \"Nkosi Sikelel’ iAfrika\" marşından birebir alınmıştır.\n\n\nAkgöz\nAkgöz, tropikal, subtropikal, ılıman bölgelere ve Avustralasya ile Doğu ve Güney Asya'ya özgü, küçük ve ötücü kuşlardır.\n\n\nKleerup\nAndreas Kleerup ya da sahne adıyla Kleerup (doğum 2 Nisan 1979), İsveçli albüm yapımcısı ve şarkıcı. Et Boys isimli İsveçli grubun da bir üyesidir. Tarzı ve şarkılarıyla İsveç'te ün sağlamıştır.\n\n\nBob Sura\nBob Sura (25 Mart 1973), Amerikalı basketbolcu. Boyu yaklaşık 1,97 (7'7) dir. 1993 - 2000 yılları arasında Washington Bullets ve New Jersey Nets takımlarında forma giymiştir. Ayrıca \"My Giant\" adlı filmde Billy Crystal ile birlikte başrolü oynamıştır.\n\n\nSierra Nevada Corporation\nSierra Nevada Corporation (SNC), ABD merkezli uzay sistemleri, ticari yörünge taşımacılığı, mikro uydular, enerji, tele-tıp, ve nanoteknoloji gibi konularda uzmanlaşmış elektronik sistem sağlayıcısı ve sistem entegratörü bir teknoloji şirketidir. Şirket merkezi Nevada, Sparks'ta bulunmaktadır. İş alanları bölgesel ve küresel 16 eyalet ve ülkede 30 farklı merkezde bulunmaktadır. SNC, astronotları yerküre alçak yörüngesine uçuracak ticari personel taşıma yeteneğini geliştirecek, NASA tarafından seçilen, sadece üç firmadan biri olmuştur.\nSNC'de 3000 kişi çalışmaktadır. SNC'de, altı farklı iş alanı vardır, ve dünya çapında bulunan çok sayıda müşteri destek siteleri ile birlikte 17 eyalette 31 yerleri vardır.\nŞirket 1963 yılında Nevada'da kurulmuş ve Türk kökenli Fatih Özmen ve Eren Özmen çifti tarafından 1994 yılında satın alınmıştır. \nGeniş bir mühendislik geçmişi olan Fatih Özmen, Reno Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümünden yüksek lisans derecesi ile mezun olmuş ve 1981 yılında SNC'ye katılmıştır. İlk yıllarında tasarım ve geliştirilmesinde katkıda bulunduğu çok sayıda yüksek teknoloji sistemi SNC'nin birçok önemli entegrasyon programı başarısında katkı sağlamıştır.\n2 Ocak 2015 tarihinde, SNC Amerika Birleşik Devletleri Ordusu layık olduğunu duyurdu, 17 milyon $ takip Taşınabilir Kule Sistemleri (MOTS) üretimi için Low Rate İlk Üretim sözleşmesi imzalandı, Ordu'nun yaşlanan AN / TSW-7A hava trafik kontrol (ATC) kuleleri değiştirilmesini kapsamaktadır.\n27 Şubat 2013 tarihinde, Sierra Nevada Corporation ve ortağı Embraer tarafından sunulan Embraer EMB 314 Super Tucano, Afganistan askeri keşif ve eğitim yetenekleri sağlamak için ABD Hava Kuvvetleri Hafif Hava Desteği sözleşmesi için bir teklif aldı. 25 Eylül 2014 tarihinde, SNC Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetlerinin ilk A-29 Super Tucano uçağını teslimini duyurdu. Teslimi Pentagon ABD güçlerinin çoğunluğu ayrıldıktan sonra ülkedeki hava üstünlüğünü sağlamalıdır, 20 uçakla, Afganistan'ın askeri tedarik Hafif Hava Desteği (LAS) programı sözleşmesini doldurarak başlangıcını işaret ediyor.\nGorgon Stare, bir geniş alan gözetleme sensörü, geliştirilmiş ve Eglin Hava Kuvvetleri Üssü, Florida MQ-9 Reaper test ediliyor. 53. Kanat ile. Bu sensörler Pod ile Hava Kuvvetleri Büyük Safari grubu ve Sierra Nevada Corp. tarafından 2009 yılından bu yana gelişmede olmuştur.\nSNC'nin Taşıma Teletıp Sistemi yakalar ve başlayan hasta bakımı ve durum bilgilerini iletişim, yeni bir yetenektir, yaralanma noktasında ve bir tıp merkezine geldiğinize kadar devam ediyor. Açılış Nevada Teletıp Zirvesi'nde 24 Eylül 2014 tarihinde, SNC başarıyla ABD Ordusu Tıbbi Malzeme Kurumu için yeteneğini gösterdi. Nevada Milli Muhafız Ordusu MEDEVAC birimi gösteri görevinde uçtu.\nKolorado Devleti iki Çoklu Görev Uçak (MMA) çalıştırmak için Kamu Güvenliği, Yangın Önleme ve Kontrol (DFPC) Anabilim Dalı Bölümü ve Kontrol sağlamak için 23 Temmuz 2014 tarihinde, SNC kendi ISR iş alanı Yangın Önleme Colorado Bölümünden bir sözleşme kazandığını duyurdu.\nMayıs 2015 tarihinde Türk hükümeti, kendi Türk bölgesel jet projesini duyurdu, farklı boyutta iki bölgesel uçağın yerli üretimini içerir proje, 32 koltuklu TRJ-328 jeti ve 70 kişilik TRJ-628 jetinden oluşmaktadır. Uçaklar sırasıyla 2019 ve 2023 yıllarında hizmete girecektir. TRJ-328 eski Fairchild Dornier 328JET'in modern bir versiyonudur. Dornier uçaklarının hakları Sierra Nevada Corp. elinde bulunmaktadır.\n16 Aralık 2008 günü, SNC SpaceDev'in satın alındığını duyurdu. SNC şimdi Dream Chaser adlı bir yörünge uzay aracı geliştiriyor.\n1 Şubat 2010 tarihinde, Sierra Nevada Corporation Dream Chaser gelişimi için NASA'nın Ticari Ekip Geliştirme (CCDev) Programın 1. aşamasında 20 milyon dolar para ile kazandı. Aşama 1 CCDev programında ödül 50 milyon dolar, Dream Chaser ödüllü fonların en büyük payını temsil etmektedir.\n\n\nMecdi Boysan\nMustafa Mecdi Nizami Boysan (d. 1886, Gümülcine - ö. 25 Aralık 1956, Ankara), Türk iş insanı, CHP Edirne eski milletvekili ve Mustafa Kemal Atatürk'ün eniştesi.\n1886 yılında Gümülcine'de Ömer Hamdi Bey ile Nazmiye Cemile Hanım'ın oğlu olarak dünyaya gelen Mustafa Mecdi Boysan, çiftçilik yapmakta iken daha sonraları sanayi sektörüne adım atarak fabrika işletmeye başlamıştır. Fabrikatörlüğünün yanı sıra müteahhitlik de yapan Boysan, 1935 yılında yapılan genel seçimler sonrası Cumhuriyet Halk Partisi'nden Edirne milletvekili olarak meclise girmiştir. Yine aynı yıl Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün kız kardeşi Makbule Atadan ile evlenen Boysan 1939 yılında milletvekilliği sona erince mesleğine devam etmiştir.\nAtatürk'ün ölümünden bir süre sonra Makbule Atadan'dan boşanan Mecdi Boysan, 25 Aralık 1956 tarihinde 70 yaşında iken vefat etmiştir. Fransızca,Almanca, Rumca ve Arapça bilirdi.\n\n\nCuju\nCuju (), günümüzdeki futbolla büyük benzerlikler gösteren ve antik çağlarda oynanan top oyunu. İlk olarak MÖ 3.-2. yüzyıl civarlarında, askerî eğitim amacıyla oynandığı tespit edilen oyun; Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (kısaca FIFA) tarafından futbolun en eski formu olarak kabul edilmektedir.\n\n\nAydın Erten\nAydın Erten (d. Diyarbakır, 1942 - ö. 10 Ağustos 2000), İzmir'in Gültepe belediye başkanlarından. 1973 yerel seçimlerinde seçilip iki dönem başkanlık yapmıştır. Tariş direnişine destek verdiği, işgal sırasında işçilere kumanya dağıttığı için 12 Eylül yönetimi tarafından gözaltına alınmış ve işkence görmüştür.\nOrtaokul ve lise yılları Karşıyaka'da geçer. Ege Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi'nde okumuştur. 68 kuşağındandır. CHP il gençlik kolları başkanlığı yapmıştır. 12 Mart Muhtırası sırasında CHP İl Yönetim Kurulu Üyesi idi. 1973 seçimlerinde AP'nin kalesi olarak bilinen Gültepe'den belediye başkanı seçildi. 31 yaşında başladığı görevinde Türkiye'nin alışık olmadığı bir belediye başkanı portresi çizmeye başladı. TEK’in elektrik direği bağlamayı reddettiği Gültepe’de, sabaha kadar işçileriyle birlikte çalışıp direk dikti. Toros Mahallesi’nde sosyal konut yapılması için halka arsa dağıttı. Kurduğu tesis ile belediye aracılığıyla ekmek üretti. Halka ucuz ekmek dağıttı.\nErten, Gültepe'yle sınırlı kalmıyordu. Söke, Atalan, Kızılcahavlu ve Göllüce'de köylünün toprak işgali eylemine katılıyor, Aliağa'daki işçi eylemlerinde en ön saflarda yer alıyordu. Adı ve şöhreti Fatsa Belediye Başkanı Fikri Sönmez'le birlikte tüm ülkeye yayılmıştır.\n1977 yerel seçimlerinde ikinci kez belediye başkanı seçildi. Tariş Direnişi'ne destek vermesi, işgal sırasında işçilere kumanya dağıtması devleti çok kızdırdı. 12 Eylül Darbesi ile görevden alındı. Baskılar ve işkenceler dönemi hayatına girecekti. 17 yıl siyasi yasaklı kaldı. Baskı dönemlerinde bile ünvansız olarak siyaset yaptı. 1998 CHP İzmir İl Kongresi'nde başkan adayı oldu ancak en yakın arkadaşı olan Bülent Baratalı’ya karşı seçimi kaybetti. Kongrede yaptığı konuşma ve açıkladığı düşünceleri CHP'liler tarafından miras olarak kabul edilmiştir.\nHasta yatağında, \"Emek düşmanları sevinmesin. Bu yatışım yeni bir mücadelenin başlangıcıdır\" diyen Erten, 10 Ağustos 2000 tarihinde akciğer kanseri nedeniyle vefat etti.\nHer yıl İzmir Gültepe Toros Mezarlığı'nda 10 Ağustos'larda yapılan anmalar, o mezarlıkta yatıyor olması, Gültepe'nin ve önderliğini yaptığı halkın kendisi unutmadığını göstermektedir.\n\n\n1972-73 Türkiye 3. Futbol Ligi\nTürkiye 3. Futbol Ligi 1972-1973 Sezonu, profesyonel 3. Lig'in kuruluşundan itibaren düzenlenen altıncı sezonudur.\n\n\nDevre anahtarlama\nDevre anahtarlama, ağın düğümleri içerisinde iki nokta arasında ayrılmış haberleşme yolu oluşturur. Bu yol düğümler arasında sıra ile fiziksel linklerin oluşturulması ile kurulur. Bağlantı için her bir link üzerinde lojik kanal ayrılır. Bağlantıya dayalıdır, belirlenen frekans bandı atanır (4 kHz telefon için, PSTN).\n\n\nİlâhî Nizam ve Kâinat\nİlâhî Nizam ve Kâinat, Dr. Bedri Ruhselman’ın 1959 yılında ruhsal irtibat celseleri yoluyla almış olduğu ruhsal tebliğleri düzenleyerek yazdığı eserdir. Kitap Ruhselman’ın vasiyeti üzerine, 1959 yılından itibaren, görevlendirilmiş üç kişi tarafından zamanı gelince açığa çıkarılmak üzere, üç nüsha hâlinde, 54 yıl boyunca, İstanbul Karaköy’deki 5. Noter’de saklanmış, nihayet 2 Nisan 2013 tarihinde MTİAD1950 yayınevi tarafından yayımlanarak piyasaya sürülmüştür.\nKitap, dünya insanının nereden gelip nereye gittiğini; tekâmül aşamaları ve geçişlerini, dünyanın işlevini, maddeyi, maddenin yapısını, maddî mekanizmaları, ruhu, ruh ve madde münasebetinin nedenlerini ve nasıl kurulduğunu, âlemleri, şuuru, uykuyu, rüyaları, manyetizmayı, zamanı, zamanın idraklere hitap eden kısımlarını, üst âlemlerdeki zaman yapısını, kaderi, kader mekanizmasını, dünyayı sevk ve idare eden planları, cennet ve cehennem sembolleriyle ifade edilmiş bilgilerin özlerini, dünyada yaşanacak coğrafî değişikleri, devre sonu inkılâbının (dönüşümünün) son aşamalarında neler yaşanacağını, kısaca ruhtan madde kâinatına, fizikten kuantuma, zaman kavramından boyut kavramına, vicdandan erdeme kadar birbirinden farklı pek çok konuyu net bir şekilde, açık bilgilerle ele almaktadır. Kitabın son kısımlarında ise daha çok dünyanın geleceğine ilişkin kehanetler bulunmaktadır.\n1959 yılında yazılmış olan bu kitaptaki bazı kehanetlerin gerçekleştiği iddiaları da bulunmaktadır. Bunlardan bazıları günümüzde yaşanan iklim değişikliğinin, küresel ısınmanın, elementlerin sayısının yüzden fazla olduğunun, 1932-33 yıllarında öne sürülmüş olan karanlık maddenin varlığının, gezegenlerin Güneş’ten kopmadan oluştuğunun, o zamanlar 2,5 milyarı bulan insan nüfusunun büyük çapta doğum vakalarıyla hızla 7 milyara doğru ulaşacağının (54 yıl için yıllık ortalama %1.9 artış), kanser vakalarının çok fazla artacağının, kutup buzullarının 2009-2019'lu yıllardan itibaren hızla erimeye başlayacağının bu kitapta önceden bildirildiği iddialarıdır.\n\n\nFutbol kuralları\nFutbol kuralları, futbolun oynanması için hazırlanan kurallardır. Uluslararası Futbol Birliği Kurulu (kısaca IFAB) tarafından yazılmış olup, sporun en büyük yönetim kurumu Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (kısaca FIFA) tarafından yayımlanmaktadır. 17 ana kuraldan oluşmaktadır.\nKuralları oluşturan 17 ana madde aşağıdaki gibidir:\n\n\nMesud (Irak Selçuklu meliki)\nGıyaseddin Mesud (d. yak. 1108 - ö. 13 Eylül 1152) Büyük Selçuklu Devleti hükümdarı olan amcası Sultan Ahmed Sencer'e bağımlı olarak Irak ve batı İran'da hüküm süren Irak Selçuklu Devleti sultanlığı yaptı.\nBağımlı Iraklı Selçuklu Devleti arazisi babası Muhammed Tapar dönemi sonunda büyük bir karmaşıklığa anarşiye boğulmuştu. Bu anarşi içinde Iraklı Selçuklu Devleti'nin ilk hükümdarı Giyaseddin Mesud'un ağabeyi olan Sultan II. Mahmut oldu. 1120-21 yılında on iki yaşında iken Gıyaseddin Mesud ağabeyine karşı bir ayaklanma yapıp kendini Irak Selçuklu Sultanı ilan etti; ama 1121 yılında Atabek Ak Sungur Burşukî aracılığı ile iki kardeşin arası bulundu. II. Mahmud, sultan olarak hükmetmeye devam etti ve küçük kardeşini affetti. Gıyaseddin Mesud'a Azerbaycan eyaletinin valisi olarak görev verildi.\n1131'de Irak Selçuklu Sultanı olan ağabeyi II. Mahmud öldü. Yine de Büyük Selçuklu Devleti ve Sultan Sencer'e bağımlı olan bu devlet hükümdarlığı için, güç merkezi Irak'ta olan Gıyaseddin Mesud, kardeşleri ve kuzenleri ile mücadeleye girişti. Bu taht mücadelesinde II. Mahmut'un oğlu kuzeni Davud, güç merkezi batı Selçuklu topraklarının doğusunda olan kardeşi II. Tuğrul ve güç merkezi Fars ve Huzistan olan Selçuk Şah bulunmaktaydı. Gıyaseddin Mesud bu sırada Musul Atabeyi olan I. İmâdüddin Zengî'nin de desteğini sağlamıştı.\nÖnce 1131'de Davud babasının ölümü ile 1131'de Irak Selçuklu Sultanı ilan edildi. Davut'a sultan olarak atabek olarak Ak Sungur el-Ahmedli ve emir Maragha destek sağlamaktaydı. Fakat Sultan Davud'un idaresi altında olan araziler babasının ölümünden önce bu devlete ait bulunduğu kabul edilen toprakların ancak küçük bir kısmında, güney Azerbaycan'da, hüküm sürebildi. 1132'de Irak Selçuklu Devleti'nin bağımlı olduğu Sultan Ahmed Sencer bu alt hükümdarlığın işlerine karıştı ve Gıyaseddin Mesud'un kardeşi ve Sultan Davud'un amcası olan I. Tuğrul, Sultan Sancar'ın isteği ile Sultn Davud'un yerine Irak Selçuklu hükümdarlığına geçti. I. Tuğrul, Irak'ta güç bazı olan Gıyaseddin Mesud'a karşı bir askeri sefer açtı. Fakat Mayıs 1133'de Gıyaseddin Mesud'la yaptığı muharebeden yenik çıktı. Tuğrul Tikrit'e çekilmek zorunda kaldı. 1134'te I. Tuğrul öldü. 1133'de Gıyaseddin Mesud Bağdad emirlerinden Sultan olduğuna dair biat aldı ve kendine halife Müsterşid tarafından büyük bir törenle Sultan unvanı verildi. I. Tuğrul öldükten sonra 1134'te Gıyaseddin Mesud hiç rakipsiz Hemedan merkezli Irak Selçuklu Devleti sultanı oldu.\nHalife Müsterşid Selçuklu devletinden bağımsız kalmak istemekteydi. Sultan Gıyaseddin Mesud ile halife Müsterşid'in arası açılmıştı. 1133'de İmameddin Zengi ile ittifak yapan Gıyaseddin Mesud Zengi'nin Muştarsid'in ordusu tarafından korunan Musula hücum edip bu kaleyi kuşatmışlardı. Önce Halife Müsterşid ordusuyla İmamaeddin Zengi'nin Atabey olduğu Şam'a hücum edip o şehri kuşatmaya aldı. Bu kuşatma sonuçsuz kaldı çünkü Halife'ye ait Irak topraklarının doğusunda çıkan bir isyanla uğraşmak zorunda kaldı. Bu arada Bağdad'da bulunan emirler Halife Müsterşid'e Gıyaseddin Mesud'a doğrudan doğruya hücum etmesini tavsiye etmekteydiler. Halife bu tavsiyeleri kabul edip ordusuyla Batı İran'a hücuma geçti ve bu ordu ile Mayıs/Haziran 1135'te Gıyaseddin Mesud'un başkenti olan Hemedan önlerinde bulunan Daimarg adlı kaleye kadar ilerledi. Burada Halife Muştarsid ordusu ile Sultan Gıyaseddin Mesud ordusu arasında 14 Haziran'da büyük bir muharebe yapıldı. Bu Daimarg muharebesi sırasında Müsterşid ordusunda bulunan bazı Türk asıllı emirler halife ordusunu bırakıp Türk asıllı Sultan Gıyaseddin Mesud ordusuna katıldılar. Sonunda Halife Müsterşid'in ordusu yenik düştü. Halife Müsterşid Sultan'a esir düştü. Halifenin ordusunun büyük bir kısmı da esir olarak alındı ve bunlara için fidye gelmesine kadar esirler Kazvin civarındaki Dar-ı Cihan kalesine ve Rey şehrine gönderildiler. Sultan Gıyaseddin Mesut Halife Müsterşid'e iyi davrandı ve Bağdat'daki sarayından uzaklaşmaması şartı ile onu serbest bıraktı.\nFakat halifenin serbest bırakılmasından iki ay sonra halife çadırında ölü olarak bulundu. Halife'nin vücudunda 20 kadar derin hançer yarası bulunmaktaydı ve burnu ve kulakları kesilmişti. Halife Müsterşid'e karşı bu suikastın Sünni halifenin Emir Dübeys'e karşı tutumunda hiç hoşlanmayan bir Nizarı Haşhaşi fedaisi tarafından yapıldığı çok olası görülmekteydi. O günleri eserlerinde ele almış olan klasik olmuş tarih yazarları olan İbn-i Esir ve İbn-i Cezvi bu suikastın kimin ve ne sebeple yapıldığını tarihlerinde bildirememektedirler. Fakat bazı modern tarihçiler bu suikastın büyük olasılıkla Gıyaseddin Mesud tarafından azmettirildiğini iddia etmektedirler.\nHalife Müsterşid'in yerine halife olan oğlu Raşid'in babasının öldürülmesinin intikamını almak istediği için Sultan Mesud'a çok karşı olduğu da iddia edilmektedirler. Halife Raşid 1135'te halife olduktan sonra kendi huzuruna çıkan ve bu arada göreneksel yıllık tazminatı talep eden Sultan Gıyaseddin Mesud'un elçisine hakaretle huzuruna attırmış ve Bağdatlı halkı kışkırtarak Sultan Mesud'un elçilik binanı talan ettirdi. Sultanı Gıyaseddin Mesud Halife Raşid'in bu hareketlerini çok ciddiye aldı. Ordusu ile Bağdat'ta yönelip Bağdat'ı kuşatmaya aldı. Bağdad kalesi bakımlı yüksek surları ve şehir etrafında geçilemeyecek derin nehir ve kanallar bulunduğu için kuşatmaya hazırlıklı olup direnmeye başladı. Fakat halife Raşit bu kuşatmadan kurtulamayacağından korkmaktaydı ve gizlice Musul'a Zengilerin idaresine kaçtı. Halifenin kaçmasında sonra Bağdat şehri Sultan Gıyaseddin Mesud'a teslim oldu.\nBu fetihten sonra Selçuklu Sultanlarının 1055'ten beridir Bağdad halifeleri üzerindeki üst idareci hükümdar statüsü geri getirildi. Şehrin ve ülkenin ileri gelenlerinden bir danışma meclisi toplandı. Sultan Mesud'un isteklerine uyarak bu meclis Raşit'i halifelikten uzaklaştırdı.\n1141'de o zamana kadar Irak Selçuklu Devleti'nin üst hükümdarı olan Büyük Selçuklu Devleti hükümdarı ve Gıyaseddin Mesud'un amcası olan Sultan Ahmed Sencer Kara Hitaylar'la yaptığı Katvan Savaşı'nda hiç beklenmedik bir şekilde yenilmiştir. Sonradan Sultan Sencer tekrar güç kazanmasına rağmen Büyük Selçuklu Devleti'nin alt devletlere olan gücü azalmıştır.\nIrak Selçuklu Devleti'ne dahil olduğu kabul edilen batı İran ve Azerbaycan'da önce 1131'de Sultan Davud hükümdar iken Sultan Sencer'in isteği ile II. Tuğrul hükümdar olmuş ve Gıyaseddin Mesud II. Tuğrul'dan 1134'te hükümdarlığı almıştı. Fakat Sultan Davud hükümdarlıktan ayrılınca Batı İran ve Azerbaycan yerel emirler tarafından idare edilmeye başlamıştı ve Sultan'ın gücü buralarda geçmiyordu. Bu emirlerin başında Emir Bozaba gelmekteydi. 1147'de Sultan'ın kuzeni Melikşah Emir Bozaba'yı ve diğer yerel idareci emirleri yenip bu arazileri Selçuklu devletine bağlamıştır.\n1148'de Gıyaseddin Mesud kendine karşı bir klik kurmuş olan askeri mirler ve kardeşi III. Mahmud'un oğlu olan kuzeni III. Melikşah ayaklanması ile uğraşmak zorunda kalmıştır. Melikşah'ın isyanını da sonunda bastırmıştır. Gıyaseddin Mesud Melikşah'i affetmiş ve kızlarından birini onunla evlendirmiştir. Böylece Melikşah Gıyaseddin Mesud'un en uygun varisi olma niteliğini kazanmıştır.\nÇok hareketli geçen saltanat döneminde Gıyaseddin Mesut siyasal gücünü ve ülkesinin tüm vergi potansiyelini kullanamadığı belirtilmektedir. Buna neden de (Osmanlı devletinde kullanılan tımar sistemine benzeyen) askeri başarıları dolayısıyla \"İkta\" sistemi ile kendilerine malikaneler bağışlanmış olan emirlerin tutumu olduğu iddia edilmektedir. Bu emirler o kadar güç kazanmışlardır ki bazıları Selçuklu devletinin dağılmasından sonra bağımsız hükümdar olmuşlardır. Örneğin İmameddin Zengi. Ünlü klasik Arap tarihçisi İbn-i Esir bunun Selçuklu devletinin hızla gücünü kaybetmesine neden olduğunu belirtmişlerdir.\nGıyaseddin Mesud 1152'de başkenti olan Hemedan'da öldü. Yerine kuzeni olan III. Melikşah geçti.\n\n\nSafevî-Kızılbaş tarihi\nSafevî-Kızılbaş tarihi; Safevîler adlarını bir Sünnî olan Sultân’ûl-Halvetî Zahid Gilani’nin kızı “Bibi Fâtıma” ile evlenen ve böylece Gilani’nin vefâtından sonra da kendi adıyla anılan Safevî Tarikâtı kuran Safiyüddin Erdebilî’den almaktadır. Şeyh Cüneyd devrinde Şiîliğin “İmâmiye-i İsnâ‘aşer’îyye/Onikicilik” mezhebini resmen benimseyen Safevî’îyye Tarikâtı, Cüneyd’in torunu İsmâ‘il zamanında kurulan Safevî Devleti’nin de altyapısını oluşturdu.\nİsmâ‘il Safevî’nin himâye altına almak istediği \"“Anadolu Alevîleri”\" Çaldıran Muharebesi esnasında aralarındaki mezhebî akrabalıktan dolayı Safevîler’e destek verdiler. Safevî ordusundaki askerler, kafalarına İsmâ‘il’in babası Şeyh Haydar’ın icâdı olan ve On İki İmâm inancını anımsatmak maksadıyla \"“On İki kıvrımılı - kızıl renkli kumaş ile sargılanan mihverler”\" takmalarından ötürü de \"“Kızılbaş”\" olarak adlandırıldılar.\n“Muhammira \"(Kızıl-Giyinenler Fırkası)\" Mezhebi”, El-Mukannaʿîyye, Hûrremdîn’îyye ve Kûl’îyye gibi aslen \"“Mazdekçî”\" olan fırkalar tarafından oluşturulan mezheplerin mensuplarını tanımlamada kullanılan bir ortak üst kimlik tâbiriydi. Hûrremdîn’îyye mezhebi ise aslen Azerî ve Türkmen boylarından oluşan “Bâbek’îyye” ve “Mazyâr’îyye” fırkalarından müteşekkildi. \"Bû’ Müslim’îyye, Muhammira, ve İshâk et-Türk’îyye\" gibi hep Türkler’den oluşan bu mezheplerin tamamı “Rizâm’îyye” mezhebinin uzantıları olup “Riyâh’îyye” fırkası ile birlikte Râvend’îyye’nin taraftarlarından müteşekkil olan mezheplerdi. Bu mezheplerin hepsinin ortak yanlarıysa i’tikaden Mücessime’den olmaları ve “Muhtâr’îyye”, “Hâşim’îyye”, “Kebr’îyye” mezhepleri gibi Ghulat-i Şîʿa’dan olan ve \"Ali’nin oğullarından Muhammed bin Hanifîyye’nin ulûhiyetini esas alan “Keysân’îyye” mezhebinden türeyen kollar\" olmalarıydı.\nİran’da zamanın en güçlü hanedanı olan Karakoyunlu hükûmdârı Cihan Şah Şeyh Cüneyd’e Erdebil’i terk etmesini aksi takdirde şehri yakıp yıkacağını bildirmişti. Bu hâdise üzerine Şeyh Cüneyd, Karakoyunlular’ın hasımları olan Akkoyunlu Uzun Hasan’dan sığınma talebinde bulunmuş ve daha sonra da Uzun Hasan’ın kızkardeşi “Hatice Begüm” ile evlenerek bu ilişkiyi bir akrabalığa dönüştürmeyi başarmıştı. Şeyh Cüneyd’in Şirvanşahlar üzerine düzenlenen bir seferde ölümü üzerine yerine geçen oğlu Şeyh Haydar da, Uzun Hasan’ın Trabzon Rum İmparatorluğu Prensesi Theodora Despina Hatun’dan olan kızı “Martha Âlemşâh Begüm” ile evlendi. Bu evlilikten doğan İsmâ‘il ise daha sonra Safevî Devleti’ni kurdu. Uzun Hasan’ın “Pontus Rum Prensesi Theodora Despina Hatun” ile evlendirilmesinin sebebi ise Theodora Despina’nın babası IV. İoannis (Trabzon imparatoru)’un kendi ülke toprakları olan Trabzon Rum İmparatorluğu’nun Osmanlı istilâsından korunması için Uzun Hasan’nın yardımına muhtaç olmasıydı.\nSekizinci hicrî asırda Anadolu hemen hemen tamamıyla Şiî bir hüviyete bürünmüştü. Harezm’den geri dönen aşîretler, asırlar boyunca çeşitli mezhep mücadelelerinden bitâp düşmüş bir çevrenin sâhip olduğu i’tikadları da beraberlerinde getirmişlerdi. İlhanlılar’ın yıkılması ve Moğol saraylarında yaşayan Şiî ulûlarının buralardan tardedilmelerinden sonra Diyâr-ı Bekir Türkmen Beyliği’nin oluşumuna kadar geçen süre zarfında bu aşîretler bağımsız olarak yaşamlarını sürdürmüşlerdi.\nDiyâr-ı Bekir Türkmen Beyliği’nin “Akkoyunlu Aşîreti” tarafından kurulması üzerine İlhanlı ve Moğol saraylarını terk eden Şiî âlimleri bu topraklara sığındılar. Çünkü Akkoyunlu Hükûmeti Şiîliği resmî mezhebi olarak kabuletmişti. H. 837 / M. 1434 tarihinden sonra Şiîlik olanca gücüyle Anadolu’daki intişarına devam etmekteydi. H. 892 / M. 1487 yılında Karakoyunlular Akkoyunlular tarafından mağlûp edilince ülkeleri ellerinden çıktı. Bilâhare Akkoyunlular da H. 907 / M. 1502 tarihinde Nahçivan civarında İsmâ‘il Safevî Hatai ile giriştikleri meydan muharebesini kaybederek tarih sahnesinden silindiler.\nOn dördüncü asırda, “Ali bin Şehâb’ed-Dîn-i Hemdânî” ve “Lûtf’ûl-Lâh Nişaburî” ile Hurûfîliğin kurucusu olan “Fadl’ûl-Lâh Ester-Âbâdî” Anadolu’da Râfızîliğin yayılmasında en etkin rolü oynayan şahsiyetlerin başında gelmektelerdi. Sünnî Timur Hükûmeti’nin varisi olan “Şâh-Rûh” uygulamaya koyduğu en şiddetli tedbirlere rağmen bu cereyanın önünü almakta bir başarı sağlayamıyordu. Sonunda, H. 857 / M. 1453 yılında İran’daki dînî hâkimiyet bilûmum “Şîʿa” mezheplerinin üstünlüğü altına girdi. Safevî Tarikâtı pîri ve ayni zamanda Şeyh Hâmid Hâmid’ûd-Dîn-i Aksarayî’nin de mürşidi olan Hoca Âlâ’ed-Dîn-i Âli’nin devrinde Bâtınîlik Safev’îyye tarikâtının bünyesine girdi. Bunun oğlu olan “Şeyh Şâh” nâmıyla ünlenen “Şeyh İbrahim” zamanında ise Safevi Tarikatı’nın mâli yapısı epey güçlenmişti. Şiî Karakoyunlu hükümdarı Cihan Şah’ın tehditleri neticesinde İbrahim’in oğlu Şeyh Cüneyd devrinde Karakoyunlular’ın himâyesi altına giren tarikât, bu yönetimin idaresi altında iken Şîʿa’nın “İmâmiye-i İsnâ‘aşer’îyye/Onikicilik” mezhebini resmen kabul etmek zorunda kaldı. Bilhassâ Keyumers’in girişimleri neticesinde Rüstemvârlar’ın hâkimiyetleri altında bulunan bölgelerde Şiîlik tam mânasıyla resmîyyet kazandı.\nAkkoyunlular çökmesi üzerine İsmâ‘il Safevî önce Tebriz’i kendisine payitaht edindi ve sonra da buradan İran’ın tamamının fethine başladı. Dokuzuncu hicrî asrın Şiî’ûl-Mezhep mutasavvıfları arasında seçkin bir yere sâhip olan “Hoca Ahmed Hitlânî” ve onun baş müridi olan “Seyyid Muhammed Nûrbahş” Safevîler’in ortaya çıkmasında çok mühim gayretler sarfederek başlıca rolü üstlendiler.\nNûrbahş’ın Mehdiliğini ilân ederek büyük bir ihtilâlin çıkmasına sebebiyyet veren “Hoca İshâk Hitlânî” Timur’un oğlu “Şahrûh” tarafından i’dam edilirken, o sıralarda henüz bulûğ çağına ermemiş bir çocuk olan “Nûrbahş” i’dam edilmemişti. Şehriyâr köylerinden Sulfan’da ikâmet eden, hattâ H. 871 / M. 1467 yılında Hindistan’a “Mevlâna İmad’ed-Dîn” adında bir de dâî göndermiş olan “Nûrbahş”, H. 889 / M. 1484 tarihine kadar hiç aralıksız Şiîlik propagandalarıyla meşgul olmuştu. Nûrbahş’ın vefâtı üzerine bütün varını yoğunu ayni dâva uğruna harcayan “Şems’ed-Dîn Muhammed Ceylânî Lâhcı” yerine geçti. Hattâ İsmâ‘il Safevî Şiraz’ı feth ettiğinde kendisini ziyâret ederek himmet dualarını almıştı.\nŞiîliği tamim etmekle ünlü “Nûrbahş’îyye Tarikâtı”, “Seyyid Kâsım Feyiz Bahş” tarafından İran’da kuruldu. Dokuzuncu hicrî asırda Hindistan’a kadar yayılan bu tarikât tamamıyla Bâtınî bir simâ arz etmekteydi. Bununmüridlerinden Keşmir taraflarına dâî olarak atanan “Mîr Şems’ed-Dîn Irakî” de tam bir “Şîʿa-i Bâtın’îyye” mensubuydu. Horasan, Azerbaycan, İran, Irak hudutlarından Anadolu’ya giren “Nûrbahş’îyye Tarikâtı” dervişlerinin gayretleriyle Safevîler, hükûmetlerinin temeltaşlarını atmağa muvaffak oldular.\nBu devrin Bâtın’ûl-Mezhep şairlerinden Emîr Şahı, Sebnervârî ile, İmamiye Şiası’ndan Hasan Sebzvârî’nin H. 854 / M. 1450 tarihinde İmâm Rıza hakkında inşad ettiği medhiyeler sayesinde şöhret kazanan Şiîler’den “Fahr’ed-Dîn Evhadi Müstevfî”, “İbn-i Hüssâm”, “Baba Sevdâî”, “Kâtibî”, “Nerşizî”, ve “Nesîmî” müridleri Şiî zümrelerin sayılmağa değer mübeşşirleri arasında yer almaktaydılar.\nDokuzuncu hicrî yüzyılın sonlarında İsmâ‘il Safevî’nin Şiîliğin “İmamiye-i İsnâ‘aşer’îyye/Onikicilik” mezhebini İran’da resmen kabul etmesinden sonra Anadolu’nun mezhebî vaziyeti de bir hâyli karışık bir hâle gelmişti. Yavuz Sultan Selim ile Safevîler arasında vuku bulan Çaldıran Muharebesi’ne rastlayan zaman dilimi içerisinde, kararlaştırılmış olan İran seferi sebebiyle Safev’îyye yakınlaşmasından doğması olası ihtilâllerin önünü almak için, Yavuz’un emriyle kırk bin Hatai taraftarı Türk de i’dam edilmişti.\nSafevi Hanedanı doğu ve batısında yer alan Sünnî Türk devletleri’ne karşı kendi istiklâlini sürdürebilmek için, İran’da Şiîliği resmi bir devlet mezhebi şekline sokmağa ve İran’ın çeşitli mıntıkalarında yaşayan Sünnîler’e de zorla kabul ettirmeğe mecburdular. Siyasî bir maksada yönelik olan bu harekete karşı da, Osmanlı Devleti’nin Sünnîliği şiddetle yüceltmesi ve Safevîler’in Anadolu ve Rumeli’de sürdürmekte oldukları şiddetli Şiîlik yanlısı propagandalarına en hâşin şekillerde mukabelelerde bulunması din kisvesi altında gizlenen siyâsî menfaatlere dayalı tarihî zaruretlerden başka bir şey değildi.\nTarihi İpek Yolunun kara bölümünü kontrol eden ve bu ticareti elinde bulunduran Türkmenler’in gittikçe güçlenerek Karadeniz ve Akdeniz’deki limanlara inmeleri başta Osmanlılar olmak üzere Ceneviz ve Venedikliler'i telaşlandırmıştır. Safevî Şahı İsmâ‘il'in daha fazla batıya gelmemesini isteyen Osmanlılar Çaldıran'da Şah İsmâ‘il'in ordusunu bozguna uğratarak bölgede kesin hâkimiyet sağlamıştır. Yükselme ve varlık döneminde sessiz kalan Kızılbaşlar, Osmanlı Devleti’nin duraklama döneminde çiftçilerin vergi sorunları \"(ekonomik),\" Tımar sistemi’nin bozulması \"(askerî)\" ve iyice teokratikleşen yönetim gibi nedenlerle Celâli isyanını başlattılar. Bu ayaklanmalar Kuyucu Murat Paşa ve IV. Murad gibi padişah ve sadrazamlar tarafından kanlı bir şekilde bastırıldı. Osmanlı Devleti’nin gerileme döneminde Pir Sultan Abdal’ın bir vali tarafından asılması üzerine sorunlar yeniden baş gösterdi ve Sivas bölgesi ayaklanmaya başladı. Daha sonra, Amasya ve Tokat bölgelerinde başlayıp süren ayaklanmalara, Tanzimat sonrasında Tunceli de katıldı. Osmanlı Devleti’nin dağılma döneminde Dersim ayaklanmaları ile devam eden Celali ayaklanmaları Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla sona ermiştir.\nمن داها نسنه بيلمه زه م Men daha nesne bilmezem,\nآللاه بير محممد على́دير Allah bir Muhammed-Ali'dir.\nاؤزوم غوربتده سالمازام Özüm gurbette salmazam,\nآللاه بير محممد على́دير Allah bir Muhammed-Ali'dir.\nاونلار بيردير، بير اولوبدور Onlar birdir, bir oluştur,\nيئردن گؤيه نور اولوبدور Yerdən göğe nur oluştur,\nدؤرد گوشه ده سيرر اولوبدور، Dört guşede sır oluştur,\nآللاه بير محممد على́دير Allah bir Muhammed-Ali'dir.\nختايى بو يولدا سردير Hatai bu yolda sırdır,\nسرين وئره نلر ده اردير Sırın verenler de erdir,\nآيدا سيردير، گونده نوردور Ayda sırdır, günde nûrdur,\nآللاه بير محممد على́دير Allah bir Muhammed-Ali'dir.\n\nÅževketiye\n\n\nAgnes Monica\nAgnes Monica Muljoto (1 Temmuz 1986, Cakarta), Endonez şarkıcı. Doğan Cakarta, o çocuk şarkıcı olarak altı yaşındayken eğlence sektöründe kariyerine başladı. O üç çocuk albümleri kaydetti. O da birkaç çocuk televizyon programları sunum oldu.\n2003 yılında, Agnez geri Endonezya müzik endüstrisinde ismini mancınık, hangi onun ilk yetişkin albümü \"And the Story Goes\" başlıklı yayınladı. Vatan Onun başarısı Agnez uluslararası arenada bir kariyer almak için bir hedef belirlemek, teşvik. 2005 yılında yayımlanan ikinci albümü, Açık \"Whaddup A..'?!\", O Amerika Birleşik Devletleri şarkıcı aldı Keith Martin işbirliği. Agnez iki Asya drama dizisi çekimleri, yer \"The Hospital\" Tayvan içinde ve \"Romance In The White House\".\nAgnez onun üçüncü albümü sacredly Açık 2008 ve 2009 yılında, Güney Kore, Seul ve \"Asia Song Festival\" onun performansları için bir iki yıl üst üste ödül \"Sacredly Agnezious\" (2009), o kadar yer almaya başladı Kayıt üreticisi ve söz yazarı. 2010 yılında, o yetenek gösterisi bir yargıç olarak atandı, \"Indonesian Idol\". O da American Music Awards 2010 Los Angeles 'ın kırmızı halı, ABD üzerine ev sahibi ve icracı biri oldu.\nTicari başarısının yanı sıra, Agnez Endonezya ödüllerin çoğunu sayıda bir şarkıcı. O da dahil olmak üzere kupa onlarca kazandı 17 Anugerah Musik Endonezya, 8 \"Panasonic Gobel Awards\", 5 Nickelodeon Endonezya Choice Ödülleri ve 4 MTV Endonezya. Buna ek olarak, o, anti-ilaç Asya Büyükelçisi yanı sıra insan ticaretiyle mücadelede \"MTV EXIT\" elçisi olarak güvenilir olmuştur.\nO ABD etiketli bir kayıt anlaşması imzaladı, The Cherry Party, Sony Music Entertainment aittir. Onun ilk uluslararası tek, \"Coke Bottle\", Eylül 2013 yılında indie yayınlandı, ve Timbaland, Amerikan rapçiler sahip, Sony Music erken 2014 yılında yeniden piyasaya edildi ve TI.\nAgnes Monica Muljoto doğdu Cakarta, Endonezya, 1 Temmuz 1986 tarihinde bir Yang aile Çinli Endonezyalılar. O Jenny Siswono, eski masa tenisi oyuncusu ve Ricky Muljoto, eski basketbolcu genç çocuk. Onun ağabeyi, Steve Muljoto, onun yöneticisidir. O Tarakanita ilköğretim okulu ve Pelita Harapan ortaokul katıldı.\n\n\nI. Celestinus\nPapa Aziz I. Celestinus (d.??, Roma, Batı Roma İmparatorluğu (günümüzde İtalya) - ö. Roma, Batı Roma İmparatorluğu (günümüzde İtalya). 10 Eylül 422 ile 26 Temmuz 432 döneminde papalık yapmıştır. \"Liber Pontificalis\"e göre, papalığı 3 Kasım'da başlamıştır. Fakat, Tillemont, tarihi 10 Eylül olarak gösterir.\n431 yılında, İstanbul Patriği Nestorius'un lanetlendiği Birinci Efes Konsili'ne kişisel olarak katılmasa da bir delegasyon yollamıştır.\n\n\nMagyar Nemzet\nMagyar Nemzet; \"(Türkçe:Macar Ulusu)\" Macaristan'da yayınlanan günlük bir gazetedir.\nIlımlı muhafazakâr ve günlük bir gazete olarak 1938 yılında Sándor Petheő tarafından kurulmuştur. Nisan 2000 tarihinde diğer muhafazakâr günlük gazete Napi Magyarország'ı bünyesine katmıştır. Gazete, Viktor Orbán'ın yönettiği milliyetçi muhafazakâr siyasi parti Fidesz'i desteklemektedir. Başyazılar genelde sosyalist ve liberal partiler olan Macar Sosyalist Partisi ve Özgür Demokratlar Birliği'ne karşı duruş sergilemektedir. Gazetenin başlıca rakibi, sosyalist hükûmetleri ve eski komünist partiyi destekleyen Népszabadság gazetesidir. Magyar Nemzet, hükûmetlerin sosyalist gazeteleri destekleyip kendi fonlarını kesmesinden şikâyet ederek, muhafazakâr haberlere fiili sansür uyguladığını iddia etmektedir.\n\n\nNépszabadság\nNépszabadság; (Türkçe: \"Halkın Özgürlüğü\"), Macaristan'da yayınlanan günlük bir gazetedir.\nSol eğilimli ve günlük bir gazete olarak 1956 yılında Macar İşçi Partisi'nin (\"Magyar Dolgozók Pártja\") yayın organı olarak kurulmuştur. Daha sonra 1989 yılına kadar komünist Macar Sosyalist İşçi Partisi'nin (\"Magyar Szocialista Munkáspárt\") yayın organı olmuş ve aynı yıl partiden koparak bağımsız olarak yayın hayatına devam etmiştir. Bundan sonra Macar Sosyalist Partisi'nin (\"Magyar Szocialista Párt\") destekçisi olarak devam etmektedir. Gazetenin sahibi İsviçre merkezli medya şirketi Ringier AG olmakla birlikte, %26,7'lik hissesi Macar Sosyalist Partisi'ne ait Szabad Sajtó Alapítvány Vakfı'na aittir.\n\n\nNorveç Futbol Federasyonu\nNorveç Futbol Federasyonu (NFF) ( NFF), Norveç futbolunun yönetim organı. Federasyon 1902 yılında kuruldu. Görevleri erkek ve kadın millî takımları yönetmek, ülkedeki ulusal lig ve kupaları organize etmektir. Norveç Futbol Federasyonu Başkanı Yngve Hallen'dir. 1 Ocak 2004 tarihi itibarıyla Norveç'te 373.532 kayıtlı oyuncu ve 1.814 kulüp bulunmaktadır.\nNFF, 1908 yılında FIFA'ya, 1954 yılında ise UEFA'ya katıldı.\nNorveç Futbol Federasyonu, İsveç Futbol Federasyonu, Danimarka Futbol Federasyonu ve Finlandiya Futbol Federasyonu ile beraber 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası organizasyonunu organize etmek için girişimde bulunmuşlardır. Ancak bu girişim başarısız olmuş ve turnuvayı İsviçre Futbol Federasyonu ve Avusturya Futbol Federasyonu ortak girişimi organize etmeye hak kazanmıştır. İsveç Futbol Federasyonu Norveç Federasyonu'na 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası'nı ortak düzenlemek için bir teklif sundu. NFF ve Norveçli politikacılar bu öneriye destek verdiler, ancak Euro 2016 sonunda Fransa'ya verildi.\n\n\nMelahat Pars\nMelahat Pars (d. 1918, Fatih, İstanbul, Türkiye- ö. 17 Mayıs 2005, İstanbul) Klasik Türk müziği bestekâr ve eğitmeni.\nBabası İsmail Hakkı Bey, annesi Zehra Hanım olan Melahat Pars ilkokul çağlarında müziğe olan ilgisini fark eden ailesi tarafından kanuni Mustafa Bey’den nota ve usul dersleri aldırılmıştır. Ardından Darutta'lim-i Musiki’ye devam ederek, udi Fahri Kopuz'dan ud ve makam dersleri almıştır. 1944 yılında TRT Ankara Radyosu'nun açtığı sınavda başarı göstererek, solist olarak çalışmaya başlamıştır. 1948 yılında hüzzam makamındaki \"Âvâre gönül yine sensiz hicrâna daldı\" ve \"Gamlı Hazan\" gibi birçok bestesi bulunmaktadır. Sanatçı Emel Sayın ve Bülent Ersoy'un üstadlarındandır.\n\n\nAleksandros (piskopos)\nAleksandros (; c. 237/240 – c. 340)\n\n\n\nCandies (müzik grubu)\nCandies, 1973-1978 yılları arası faaliyet gösteren Japon müzik grubudur..\nVokal (orta) : Sue (1,2,3,4) Ran (5,6,7,8,9,10,11,12,13,14,15,17,18) Miki (16)\n\n\nArpacık, Ulus\nArpacık, Bartın ilinin Ulus ilçesine bağlı bir köydür.\nKöyde 2018 resmî sayım sonuçlarına göre 181 nüfus yaşamaktadır.\n\n\nSarıfasıl, Ulus\nSarıfasıl, Bartın ilinin Ulus ilçesine bağlı bir köydür.\nKöyde 2018 resmî sayım sonuçlarına göre 218 nüfus yaşamaktadır.\n\n\n2012-13 Euroleague Çeyrek Finalleri\n2012-13 sezonu EuroLeague turnuvası çeyrek finalleri sonuçları aşağıda yer almaktadır. Çeyrek finaller 2013 yılında 9 Nisan ve 25 Nisan tarihlerinde oynanacaktır.\n\n\nJapon Koresi\nJapon Koresi, 19. yüzyıldan itibaren Japon İmparatorluğu'nın etkisi altına girmeye başlayan Kore'nin, 1910'dan 1945'e kadar Japonya tarafından ilhak edilerek sömürgeleştirildiği tarihî dönem. İşgalin bittiği 15 Ağustos Kore Kurtuluş Günü olarak kutlanmaktadır.\nHiroşima ve Nagasaki'ye atom bombası atılması ve Kore yarımadasına Rusların asker çıkarması sonrasında teslim olan Japonya'nın Kore'deki 35 yıllık egemenliği son buldu. Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği 38. paralel boyunca bir kontrol bölgesi ile ülkeyi geçici olarak işgal etmeye karar verdiler.\n\n\nPatrick Blackett\nPatrick Maynard Stuart Blackett, Baron Blackett (18 Kasım 1897, Londra - 13 Temmuz 1974) LN, CH, RSÜ , Bulut odası, Kozmik ışın ve paleomanyetizma üzerine çalışmaları için bilinen İngiliz deneysel fizikçi. Ayrıca II. Dünya Savaşı sırasında geliştirilmekte olan yöneylem araştırması askeri stratejinde danışmanlık görevi yapmıştır. Blackett 1960'larda üçüncü dünya ülkelerinin kalkınması amacıyla işi hükumetlerini destekleyen sol görüşe sahipti.\nBlackett, İngiltere Londra'nın Kensington ilçesinde doğdu. Babası Arthur Stuart bir borsacıydı ve Caroline Maynard ile evliydi. Kızkardeşi Marion Milner ise aldığı eğitimin ardından psikanalist olmuştur. Baba tarafından dedesi Rev Henry Blackett uzun yıllar Croydon'da rahiplik yapmıştı ve dedesinin kardeşi Edmund Blacket Avustralyalı bir mimardı. Anne tarafından dedesi Charles Maynard ise Hindistan Ayaklanması sırasında Kraliyet Topçu subayıydı. Blackett ailesi ile birlikte sırasıyla Kensington, Kenley, Woking ve Guildford'da yaşadı. Surrey'de hazırlık okuluna gitti. Ana hobileri arasında model uçak ve kristal radyo bulunuyordu. Ardından iki yıl süre ile Britannia Royal Naval Koleji'nde eğitim gördü.\nBlackett, 1914 yılı Ağustos ayında I. Dünya Savaşı'nın patlak vermesi üzerine bir Deniz Harp Okulu öğrencisi olarak asteğmen rütbesiyle Deniz Kuvvetlerinde aktif hizmete başladı. 1918 yılında terfi etti ancak 1919 yılında prestijli Cavendish Laboratuvarından etkilendi ve Cambridge'de matematik ve fizik okumak için Deniz Kuvvetlerini bıraktı.\n1921 yılında Magdalene Koleji'nden mezun olduktan sonra, Blackett 1923 yılından 1933 yılına kadar Cambridge, Kings Koleji Cavendish Laboratuvarı'nda Profesör Rutherford ile birlikte deneysel fizikçi olarak on yıl geçirdi. Rutherford bu esnada azot atomunun çekirdeğinin, azot içine hızlı alfa parçacıklarını ateşleyerek dağılabileceğini öğrendi. Bu parçalanmanın görünür parçalarını bulabilmek amacıyla Blackett bir bulut odası kullanmak istedi. 1924 yılında bu iyonize parçacıklardan 415.000 parçayı gösteren toplam 23.000 fotoğraf çekmişti. 1924-1925 yıllarını Almanya Göttingen'de James Franck ile birlikte atom spektrumları ile çalışmak için geçirdi. 1932 yılında Giuseppe Occhialini ile birlikte çalıştı ve bir kozmik ışının parçacık odasına geçtiği esnada fotoğraflarını çekmek için Geiger sayaçlarından oluşan bir sistem geliştirdi.\n\n\nÖzgür Özel\nÖzgür Özel (d. 21 Eylül 1974, Manisa), Türk siyasetçi ve eczacı, 24., 25., 26. ve 27. dönem Manisa milletvekili. 24 Haziran 2015 tarihinden beri Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekilliği görevini sürdürmektedir.\nÖzgür Özel, 21 Eylül 1974 tarihinde Manisa'da Talat ve Şükran çiftinin çocuğu olarak doğdu ve ilköğretimini Manisa Merkez Gazi İlkokulu'nda tamamladı. Orta ve lise öğrenimine İzmir'de bulunan Bornova Anadolu Lisesi'nde başladı, son yılında Manisa Lisesi'ne geçip oradan mezun oldu. Bornova Anadolu Lisesi Almanca Bölümü ve Manisa Lisesi’nde tamamlamasının ardından 1997 yılında Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesinden mezun oldu.\nÜniversiteden mezun oluşunun ardından Özel, 2011 yılına yapılan seçimlerde milletvekili seçilene kadar serbest eczacılık mesleğini sürdürdü. 2007 yılından sonra Türk Eczacıları Birliği'nde (TEB) yönetim kurulu üyeliği sayman ve iki dönem genel sekreterlik görevlerinde bulundu. Ayrıca eczacılık kariyeri boyunca 163 tane kongre ve konferansta yazılı ve sözlü bildiri, sunum ve panel yöneticiliği görevini üstlendi. Uluslararası Eczacılık Federasyonu, Avrupa Birliği Eczacılık Grubu ile Avrupa Eczacılık Forumu'na üyelikleri bulundu.\nÖzel, 2009 yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)'den Manisa Belediye Başkan adayı oldu fakat seçilemedi. İlk defa 2011 Türkiye genel seçimleri'nde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Manisa milletvekili olarak meclise girdi. 2014 yerel seçimleri’nde tekrar aynı partiden Manisa Büyükşehir belediye başkan adayı oldu fakat yine seçilemedi. Haziran 2015 ve Kasım 2015 Türkiye genel seçimleri'nde tekrar CHP Manisa milletvekili olarak meclise girdi. 18. Cumhuriyet Halk Partisi Olağanüstü Kurultayı'nda CHP parti meclisi üyesi seçildi. Milletvekilliği döneminde Türkiye Büyük Millet Meclisi Sağlık Komisyonu ve CHP Cezaevleri İnceleme Komisyonu üyesi oldu. 24 Haziran 2015 tarihinde CHP grup başkanvekilliği görevine seçildi.\nÇağdaş Gazeteciler Derneği ve Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından verilen 2015 Uğur Mumcu Yılın Siyasetçisi Ödülü'nü almıştır.\nÖzel diğer CHP Manisa milletvekilleriyle birlikte Soma'daki maden ocaklarının incelenmesi için bir meclis komisyonu kurulmasını teklif etmiş, bu önergenin gündeme alınmasıyla ilgili yaptığı 29 Nisan 2014 tarihli konuşmada ocaklardaki denetim ve güvenlik eksikliklerinden bahsetmiş, konuşma 13 Mayıs 2014 Soma Maden Faciası sonrası ülke gündeminde uzun süre tartışılmıştır.\nEvli ve bir çocuk babası olan Özel, iyi düzeyde Almanca ve İngilizce bilmektedir.\n\n\nAli Dürüst\nAli Dürüst (d. 14 Mayıs 1955, İstanbul), Türk iş adamı. Boğaziçi Üniversitesi mezunudur. Ayrıca, Galatasaray Lisesi ve Dürüst Şirketler Grubu adlı şirketin yöneticisidir. İlk olarak Faruk Süren'in yönetiminde yer alan Dürüst, 2011 yılında Ünal Aysal'ın yönetiminde 2.Başkan olarak göreve gelmiştir. 2013 yılının Temmuz ayında Galatasaray yöneticiliğinden ayrılmıştır. 2014'te ise olağanüstü genel kurul sonucu seçilen Duygun Yarsuvat tarafından Sportif A.Ş.'nin başına getirilmiştir. Fatih Terim'in Türkiye Milli Takımlar Genel Direktörü olduktan sonra kendisinin isteği ile Türkiye Futbol Federasyonu 1. Başkanvekilliği ve İcra kurulu üyesi olarak görev yapmaktadır.\n\n\nLusaka Bölgesi\nLusaka, Afrika ülkesi Zambiya'nın toplamda var olan on bölgesinden bir tanesidir.\nLusaka bölgesi yüz ölçümü açısından ülkenin en küçük bölgesi konumunda bulunurken, nüfus açısından ülkenin en büyük bölgesi konumundadır. Bölge kuzeyde Merkez Bölgesi, kuzeydoğuda Doğu Bölgesi, güneydoğuda Güney Bölgesi, doğuda Mozambik, güneyde ise Zimbabve ile komşu konumundadır.\nBölgenin idari başkenti, aynı zamanda ülkenin de başkenti konumunda olan Lusaka'dır. Bölge kendi içerisinde ayrıca beş ilçeye ayrılmış konumda olup, bu ilçeler şu şekilde sıralanmaktadır:\nBölge genelinde 2010 resmi verilerine göre 2,198,996 kişi yaşamaktadır. Bu nüfus ile Zambiya nüfusunun %20'sini oluşturan bölge 21,896 km² yüz ölçümü ile ülkenin en küçük bölgesi konumundadır.\n\n\nMagic 8-Ball\nMagic 8-Ball, Mattel firması tarafından üretilen, fal bakmada veya tavsiye vermede kullanılan bir oyuncaktır.\n8-ball 1940'larda \"sihirli top\" olarak adlandırıldığı Three Stooges ve You Nazty Spy kısa metrajlı filmlerinde kullanıldı. 1950 yılına kadar şu anki biçiminde değildi. Fonskiyonel bileşenini Cincinnati medyumu ,annesi Mary'nin, \"alın yazısı\" adlı cihazından esinlenen Albert C. Carter icat etmiştir. Carter, cihazı stoklama konusunda mağaza sahibi Max Levinson'ı ikna ettiğinde Ohio Mekanik Enstitüsü'nden mezun olan eniştesi Abe Bookman'ı aradı. 1944'te cihazın patentini aldı. 1946'da Bookman, Levinson ve Alabe Crafts, Şti. (Albert ve Abe)'de çalışmak için gelen başka bir ortağını atadı. Alabe adı altında cihazı The Syco-Seer olarak pazarladı ve sattılar. Bookman'a göre Carter bir alkolikti, patent 1948 yılında onaylanmadan önce vefat etti. Bookman Syco-Seer'a birkaç iyileştirme yaptı ve 1948'de bir yanardöner kristal top içine koydu. Başarısız olsa da, yeni ürün Chicago's Brunswick Bilardo Masası'nın dikkatini çekti. 1950'de geleneksel bir siyah-beyaz 8-top yapması için Alabe Crafts görevlendirildi.\nMagic 8 Ball siyah-beyaz 8-top'a benzeyen içi boş plastik bir küredir. İçindeki silindirik rezervuarda beyaz, plastik, icosahedral kalıpta alkol içinde yüzen koyu mavi bir boya vardır. Kalıbın 20 yüzünde olumlu, kararsız ve olumsuz olmak üzere üç çeşit farklı cevap yazılıdır. Bu mesajların okunabilmesi için topun altında şeffaf bir pencere bulunur.\nTopu kullanmak için öncelikle pencere olan yüzü aşağıda tutulmalıdır. Sonra topa evet veya hayır tarzında cevap verilebilecek bir soru sorulmalı, kullanıcı topu hareket salladığında içindeki sıvılar birbirine karışır ve cevap döner. Kalıp üst tarafa döndüğünde yüzlerden birine karşılık gelir. Mavi zemin üzerine beyaz renkteyi yazıyı aktarmak için mavi sıvı yer değiştirir. Bazı kullanıcılar topu dikey olarak çıkartmadan sallamasına rağmen talimatlar bunun yapılmasına karşı uyarır; çünkü kabarcıklar meydana gelebilir.\nMagic 8 Ball'un verebileceÄŸi 20 cevap:\nMuhtemel cevapların 10 tanesi olumlu (●), 5 tanesi olumsuz (●) ve 5 tanesi kararsız (●).\nOlasılık Kuramı'nda Kupon Toplayıcısının Problemi'ni kullanarak Magic 8 Ball'un tüm 20 cevabından ortalama 72 sonucu çıkar.\n\n\nBeşiktaş (futbol takımı) 1992-93 sezonu\nBeşiktaş, 1992-93 sezonunda Türkiye 1. Futbol Ligi, Türkiye Kupası ve UEFA Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etmiştir. Geçen sezonki şampiyonluğuyla UEFA Şampiyonlar Ligi'ne ilk katılan Türk takımı olmuştur. Beşiktaş, 1992-93 sezonunda Türkiye 1. Futbol Ligi'ni averaj farkıyla ikinci bitirmiştir. Ayrıca Türkiye Kupası'nda finalde Galatasaray'a, Şampiyon Kulüpler Kupası'nda da ilk turda Göteborg'a elenmiştir.\n\n\nUshan Çakır\nUshan Çakır (d. 23 Mayıs 1984; Karşıyaka, İzmir), Türk oyuncu.\nBir İstanbul Masalı, Belalı Baldız, Kuzey Rüzgarı, Gece Gündüz, 20 Dakika, Kurt Seyit ve Şura gibi dizilerde rol almıştır. 2011 yılında Leyla ile Mecnun'da canlandırdığı Arda karakteriyle ünlenmiştir.\nDedemin İnsanları, Uzun Hikâye ve Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi filmlerinde rol almıştır. Çeşitli dizilerde seslendirmeler de yaptı.\n\n\nRyan Lewis\nRyan Lewis (d. 25 Mart 1988), Amerikalı müzik yapımcısı, müzisyen ve DJ. \"Instrumentals\" adlı albümünün yapımcılığının yanı sıra, \"The VS. EP\" (2009) ve \"The Heist\" (2012) albümlerini yayına hazırlamıştır.\nLewis 2008 yılında rapçi Macklemore ile Myspace'den arkadaş oldu. Lewis, ikilinin tüm müziklerinin yapımcılığını, kayıt, mühendisliğini ve mix'lerini yaptı, Kendi yönettiği müzik videoları \"Same Love\", \"Thrift Shop\", \"And We Danced\", \"Otherside (Remix)\", \"Can't Hold Us\" ve \"White Walls\"'tur.\n\n\nBatman'ın ilçeleri\nBatman ilinin ilçeleri,\nHâlen görevde olan Vali ve ilçe kaymakamları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.\n2019 Yerel seçimleri sonucu seçilerek göreve başlayan ilçe belediye başkanlıklarının bilgileri aşağıdadır.\nBeşiri İlçesi İkiköprü Belediye Başkanı Osman Karabulut (HDP), 6 Aralık 2019 tarihinde görevden alınarak, yerine kayyum atanmıştır.\nKozluk İlçesi Bekirhan Belediye Başkanı Fırat karabulut 10 Aralık 2019 tarihinde partisi HDP'den istifa etmiştir.\nBatman İl Genel Meclisi üye sayısı 22'dir. Batman Belediyesi meclisi üye sayısı ise 37'dir. İlçe belediyelerinin toplam üye sayısı 135'dir.\nBelediye Meclis üyelerinin sayıları ilçenin son nüfus sayımına göre 9 ile 55 üye, İl genel meclisi üye sayılara 100.000 nüfusa kadar 2 ile 5 üye olarak belirlenir.\nİl genel meclisi ve belediye meclisi üyelikleri için yapılan seçimlerde, onda birlik baraj uygulamalı nispi temsil sistemi, belediye başkanlığı seçiminde ise çoğunluk sistemi uygulanır İl genel meclisi ve belediye meclisi üye sayıları ilçe nüfusuna göre, kontenjandan kalan sayıların partilere dağılımı ise D'Hondt Sistemine göre belirlenir (Kanun:2972-Madde:23)\nBatman ili nüfusu: 608.659'dur. Bu nüfusun %83,68'i şehirlerde yaşamaktadır (2019 sonu).\nİlin yüzölçümü 4.477 km'dir. İlde  km'ye 136 kişi düşmektedir. (Bu sayı merkez ilçede 706’dir.)\nİlde yıllık nüfus % 1,60 oranında artmıştır.  Nüfus artış oranı en yüksek ve en düşük ilçeler: Merkez ilçe (% 3,10), Sason (-% 6,07)\n04 Şubat 2020 TÜİK verilerine göre merkez ilçeyle beraber 6 İlçe, 11 belediye, bu belediyelerde 136 mahalle ve ayrıca 283 köy vardır.\n\n\nSurvivor (Fırıldak Ailesi)\n\"Survivor\", Türk animasyon televizyon dizisi Fırıldak Ailesi'nin birinci sezonunun 10. bölümüdür. Star TV kanalında 15 Nisan 2013 tarihinde yayınlandı. Bölüme Türk sunucu ve yapımcı Acun Ilıcalı konuk olmuştur. Acun Ilıcalı konuk yıldız olarak yer aldığı bölümde kendi çizgi karakterini seslendirmiştir. Bölüm, Haluk Can Dizdaroğlu tarafından yazıldı ve Haluk Can Dizdaroğlu tarafından yönetildi.\nAilemiz bu bölümde büyük beğeniyle izlenen Survivor'a katılır.\nFırıldaklar'ı adaya götüren uçak düşünce Sabri ve Tosun ile diğer aile fertleri başka başka adalara çıkarlar. Aşırı motive olan ve kendini çok kaptıran Sabri kendini yarışmada zannetse de yarışma aslında diğer fertlerin bulunduğu adadadır. Sürprizler bununla sınırlı kalmaz elbette.\nPeki ailemiz adadaki zorlu ÅŸartlara ayak uydurabilecek mi? \nBüyük mücadelelerin ve olağanüstü karşılaşmaların sonucunda kazanan kim olacak?\nİlk kez \"Survivor\" bölümünde diziye bir ünlü kendi sesi ile konuk olmuştur. Nisan ayının ilk haftasında seslendirmeleri yapılan bölümde Acun Ilıcalı konuk yıldız olarak yer aldığı bölümde kendi çizgi karakterini seslendirmiştir. Bunun yanı sıra bölümde birçok yeni karakter yer almıştır. Zeki karakterinin taktığı bandanada \"Müslüm Baba\" yazısı yer almıştır. Böylelikle Müslüm Gürses anılmıştır. Ayrıca Nihat Doğan, Nihat ve Doğan adında iki farklı karakter olarak Survivor adasında yer almıştır.\n\"Survivor\" 15 Nisan 2013'te Star TV'de gece kuşağında yayınlanmıştır. Bölüm reyting sıralamasında Total'de 2,02 reytingle 30., AB grubunda ise 2,39 reyting ile 19. olmuştur. Bölümün yayınlandığı günkü rakipleri arasında Kanal D'de Galip Derviş, atv'de Kim Milyoner Olmak İster?, Show TV'de Herşey Yolunda Merkez ve FOX'da Yer Gök Aşk bulunuyordu.\nBölüm televizyon eleştirmenlerinden değişik geri dönüşler aldı. Twitter'da Trent Topic oldu.\nMesut Yar Survivor bölümü için : \"Fırıldak Ailesi kamuoyunca aşina olunan sesleri kullanarak dublaj üzerinden yarattığı çekim merkezini bu haftaki bölümde Acun Ilıcalı'yı konuk ederek resmen ikiye katladı..\nAmerika'da animasyonları ünlülerin seslendirdiğini ve neredeyse oyunculuk kaşesi aldığını biliyoruz. Bizde bu işler şimdilik hatır gönülle yürüyor..\nAma bakın , önümüzdeki günlerde ciddi bir pazar oluşacak. Duruma erken uyanan \"Fırıldak Ailesi\" konuk seslerle o sektörün kapısını aralıyor. Sektöre yeni bir ekmek teknesi giriyor yani. Hayırlısı olsun..\" demiştir.\nMedyatava sitesi : \"Büyükler için ilk animasyon dizisi olan \"Fırıldak Ailesi\" dün gece ekrana gelen #öylehirsliyimki hashtag'i ile Twitter'da Trend Topic oldu. Acun Ilıcalı’nın da ilk kez seslendirme yaparak katıldığı Star TV dizisinde Fırıldak Ailesi Survivor’a katıldı. Adadaki zor şartlarla uğraşan Acun bunlar yetmezmiş gibi bir de Fırıldak Ailesiyle uğraşmak zorunda kaldı.\" demiştir.\"\nTelevizyon Eleştirmeni Yüksel Aytuğ : \"Acun'nun etinden, sütünden, yününden faydalananlar kervanına bu hafta Star TV'nin animasyon dizisi \"Fırıldak Ailesi\" de katıldı. Fırıldaklar, Survivor'a katılınca; Acun Ilıcalı da hem çizgi karakteriyle hem de sesiyle diziye dahil olmak zorunda kaldı.\nEvet, Fırıldak Ailesi 23.00 sularında yayına giren 'büyükler için' bir çizgi dizi. Ama işin içine animasyon girince, çocukları ekrandan uzaklaştırmakta kolay olmuyor. Ebeveynlerin koyduğu yasakları delen ya da bir şekilde o saatte televizyon izleme şansını (ya da şanssızlığını) elde eden çocuklar bu çizgi dizi içindeki 'zararlı' unsurlar ile 'göz göze' geliyorlar.\nKabul ediyorum; bu kanalın ya da yapımcının suçu değil ama ortada bir realite var: Çocuğu çizgi diziden uzak tutmak zor. Bu hafta bırakın çocukları, beni bile rahatsız eden bir-iki sahne vardı Fırıldak Ailesi'nde. Sokakta yaşayan bir karakterin pantolonunu indirip cinsel organını gösterdiği ve Kadıköy Altınyol'daki meşhur boğa heykelinin arkasına geçtiği sahneler buzlama efektlerine rağmen beni son derece rahatsız etti.\" demiştir.\n\n\nTigon\nTigon ya da aklan, erkek kaplanla dişi aslanın çiftleşmesinden ortaya çıkan yavruya verilen isim. Bu isim İngilizcedeki aslan (\"lion\") ve kaplan (\"tiger\") kelimeleri birleştirilerek türetilmiştir. Ters melezi olan kaslandan daha ender bir melezdir.\n\n\nLikopolisli Meletius\nMelitius (325 yılından sonra ölmüştür), Mısır'da Likopolis Piskoposudur. Erken kilise tarihide birçok bölünmeye neden olan mezheplerden biri olan ve hata yapmış Hıristiyanların Kiliseye yeniden kabulünün kolaylaştırılması ile ilgili Melitian hareketi (yaklaşık 305) kurucusu ve ismini verendir.\nBazıları, Melitius'un Arian İhtilafı'nın baş aktörü Arius'u diyakoz olarak atadığına inanır ama bu konuda uzmanlar bölünmüşlerdir.\n\n\nSiemens-Schuckert\nSiemens-Schuckert, Almanya kökenli, elektrik araçları üzerine üretim yapan bir endüstriyel kuruluştur. Kuruluş 1966 yılında Siemens AG ile entegre olmuştur.\n\n\nKörting Hannover\nKörting Hannover A.G., bir Alman endüstri şirketidir. Şirket, Hannover'de 19. yüzyıl sonlarında, önceleri Körting Brothers A.G. adıyla kurulmuş, 20. yüzyılda faaliyetlerini sürdürmüştür. Tüm Almanya ve Avrupa'da enjeksiyon pompalarının (ya da dizel yakıt pompası) geliştirilmesinde öncü bir rol üstlendiği kabul edilmektedir. Şirket halen pompa ve pompa kullanımıyla vakum düzenekleri üretmeyi sürdürmektedir. Berthold ve Ernst Körting kardeşler tarafından 1 Kasım 1871 tarihinde küçük bir ofiste kurulan şirkette Berthold, şirketin ticari faaliyetlerini, Ernst ise işlerin teknik yanını üstlenmiştir. Şirket kısa sürede endüstride başarıyla kullanılabilen ilk enjektörü geliştirdiler ve patentini aldılar. İki işçiyle işe başlayan girişim, kısa bir süre sonra piyasadan yoğun talep görmüştür. Bir sene geçmeden işletme 1872 yılında bir fabrika binası kiralıyarak üretime başladı ve işçi sayısını 41'e çıkardı. Burada 12 beygir gücünde buhar makineleri üretmeye de başladılar. Bu arada üretim yelpazesi genişletildi ve dizel yakıt pompaları yanında jet pompaları üretilmeye başlandı. Birkaç yıl içinde işletme hızla genişledi ve Avrupa'nın değişik ülkelerinde temsilcilikler oluşturuldu.\n\n\nMacadamia tetraphylla\nMacadamia tetraphylla Proteaceae ailesinden güney Queensland ve kuzey New South Wales-Avustralya'ya özgü bir ağaçtır. Macadamia Nut (Makademya Fındığı), Bauple Nut, Prickly Macadamia, Queensland Nut, Rough-shelled Bush Nut veya Rough-shelled Queensland Nut(Sert Kabuklu Queensland Fındığı) olarak da bilinir.\nBu tür yoğun yapraklı ve 18 metre yüksekliğe ulaşır. Dişli kenarları olan yapraklar,7 ile 25 cm arası uzunluğundadır. Uzun, krem pembeden mora kayan çiçekleri,odunsu, yuvarlak 2–3 cm çapında ve yenilebilir tohumlu meyveleri içerir.\nMacadamia, Meksika'ya giren ve Michoacán,Jalisco eyaletlerinden yetiştirilen bu ürün ve Meksika marketlerinde önemli bir ihracat girdisi olmuştur. Hawaii bu bitkinin en büyük üreticilerindendir.\nMakademya'nın bu türü sert,daha kalın ve zor kırılır kabuklu ama tatlı meyveleri ve 4lü yapıdaki yapraklarıyla, bütün yapraklı ve biraz daha az tatlı meyveli ama daha ince kabuklu ve çok az daha büyük integratifolia ve 3lü yapıdaki yaprakları,küçük ve acı tatlı meyveleri bulunan ternifolia türünden ayrılır. İntegratifolia türünden çok olmasa da biraz daha fazla soğuğa dayanıklı bir tür olup Avustralya'da integratifolia türüne oranla biraz daha güneye yayılım göstermektedir. \n\"Macadamia tetraphylla\" ilk Avustralya'nın avrupalılarca ticari ürün olarak yetiştirilen doğal . İlk ticari Makademya çiftliği 1880'de Rous Mill'de, Lismore'dan 12 km uzakta,Charles Staff tarafından yapıldı ve ağaçların hepsi \"M. tetraphylla\" idi.. Buradaki bitkiler sonrasında 20.yüzyılda modern varyeteler için anaç olarak kullanıldı. Bu orijinal çiftlik sonrasında temizlenip 1990larda modern aşılanmış varyetelerle ağaçlar değiştirildi.\nTetraphylla türü, sürekli olarak daha zor kırılır ve kalın kabukları nedeniyle kültüre alınıp, anaç olarak integratifolia türü için veya bu türle çaprazlanıp hibrit türler yaratılması için kullanılması,çevre ve orman talanı nedeniyle doğal yabani ortamında tehdit altındadır.\nPek çok kabuklu yemiş türü ve zeytin gibi diğer yemişler gibi Makademya tekli doymamış yağlar yönünden çok zengindir.(yaklaşık %86 oranında). Tekli doymamış yağlar kandaki kolestrolün düşürülmesine yardımcıdır.\nBununla birlikte cilt bakımı için kullanılan macadamia yağı yaklaşık %22 Omega 7 palmitoleic asit içerdiğinden dolayı değerlidir Bu asit mink yağında da %17 oranında bulunup,makademya onun botanik bir alternatifidir. Mink yağına nazaran daha fazla deri bakımını sağlayan palmitoleic asit içermesi ve üzerine Macadamia'nın yüksek antioksidan özelliği onun özellikle cilt bakımı için kozmetikte yoğun talep görmesine yol açmıştır. Fakat pek çok tohumun yaptığı gibi Makademya'da insanlarda alerjik reaksiyonlara neden olabilmektedir.\nBu reaksiyonlar dudaklarda şişme, boyunda aşırı derece kaşıntı gibi semptomlar ve anafilaksi şeklinde olur. Bu sebeple özellikle bu tohumları hiç tüketmemiş çocuk ve yetişkinlerinde kullanımında dikkat etmesi gerekir.\n\n\nMert Öğün\nMert Öğün (d. 1977, Ankara) Türk televizyon sunucusu.\n\n\nCarol Dweck\nCarol Dweck , Amerikalı Psikolog, profesör.\nCarol Dweck Stanford Üniversitesi Psikoloji Bölümünde Lewis and Virginia Eaton profesörüdür. 1967 yılında Bernard Koleji'nden mezun olan Dweck doktorasını 1972 yılında Yale Üniversitesi'nde tamamlamıştır. Stanford Üniversitesi'ne katıldığı 2004 yılından önce Harvard, Columbia ve Illinois(UOI) Üniversitelerinde öğretim üyeliği yapmıştır. Dünyaca ünlü Psikoloji Profesörlerinden biridir.\n\n\nKoruma\nKoruma veya fedai, bir kimseyi herhangi bir tehdide karşı, yakın mesafeden korumakla görevlendirilmiş özel eğitimli kişi. Korumalar, korunacak kişi tarafından kiralanmış sivil kişiler olabileceği gibi; polis, asker gibi güvenlik güçleri mensubu da olabilirler. Aslen refakatçi anlamına gelen eskort sözcüğü de zaman zaman -özellikle güvenlik güçlerinden oluşmuş koruma timlerini- belirtmek için kullanılır. Modern Türkçede muhafız sözcüğü ise daha çok bir devlet büyüğünü veya tesisi korumak üzere tahsis edilmiş askerî birlikler için, çoğunlukla birliğin türü ile birlikte (muhafız alayı, muhafız taburu vs.) kullanılır.\n\"Fedai\" sözcüğü Arapça kökenlidir ve \"feda etmek\" anlamındaki fadâ ( فدا ) kökünden gelir. Muhafız sözcüğü de yine Arapça kökenlidir ve \"muhafaza etmek\" (korumak) kökünden gelir. Türkçeye İngilizceden geçen \"eskort\" sözcüğünün kökeni ise İtalyanca \"scorgere\" (rehberlik etmek) fiilinin geçmiş zaman, dişi hâli scorta'ya dayanır.\n\n\nEskort\nEskort, \"eşlik eden kişi\" anlamında İngilizce kökenli bir sözcüktür. Eskort sözcüğü ile şunlardan biri kastedilmiş olabilir:\n\n\nFrits Zernike\nFrits Zernike ( d. 16 Temmuz 1888 - ö. 10 Mart 1966 ), 1953 yılında kendi buluşu olan Faz kontrast mikroskobu ile Nobel Fizik Ödülü'nü kazanan Hollandalı fizikçi. Keşfettiği mikroskop iç hücre yapısını incelerken, hücreleri boyalama yaparak öldürmeden rahatça çalışılmasına olanak sağlar.\nZernike, Hollanda Amsterdam'da Carl Frederick ve Antje Dieperink'in çocuğu olarak dünyaya geldi. Anne ve babası matematik öğretmeni olan Zernike, özellikle babasının fiziğe karşı olan tutkusunu paylaştı. Amsterdam Üniversitesi'nde fizik, kimya ve matematik alanlarında eğitim gördü. 1912 yılında gazlardaki opalleşme (yanardönerlik) üzerine yaptığı çalışmalar için bir ödül aldı. 1913 yılında Groningen Üniversitesi astronomik laboratuvarında, Jacobus Cornelius Kapteyn'in asistanı oldu. 1914 yılında Leonard Salomon Ornstein ile birlikte Ornstein-Zernike denklemi'nin türetilmesinde teorik olarak kritik rol oynadı. 1915 yılında, aynı üniversitede teorik fizik alanında bir pozisyon elde etti ve 1920 yılında teorik fizik profesörlüğüne terfi etti.\n\n\nGülçin Çaylıgil\nGülçin Çaylıgil (7 Ocak 1925, İstanbul - 10 Nisan 2013, Muğla), Türk avukat, düşünce özgürlüğü savunucusu.\n7 Ocak 1925 yılında İstanbul'da doğdu. 1950 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. 1952 yılında başladığı mesleğine sağlık sorunları nedeniyle 2007 yılında veda etti. 55 yıl süren meslek hayatında özellikle düşünce suçlarıyla ilgili davalarda savunma avukatı olan Çaylıgil, ilk davasında Türkçeye çevirdiği bir makaleden dolayı komünizm propagandası yapmak suçundan yargılanan Adnan Benk'i savundu. Ardından Orhan Apaydın, İlhan Selçuk, Orhan Kemal, Bilgesu Erenus, Ahmet Altan, İpek Çalışlar, İlhami Soysal, Doğan Avcıoğlu, Çetin Altan, Erdal Atabek, Ali Sirmen, Vedat Günyol, Alp Kuran, Uğur Mumcu, Server Tanilli, Memet Fuat, Can Yücel, Neşe Düzel, Harun Karadeniz, Talat Turhan ve Yalçın Küçük'ün de aralarında bulunduğu birçok yazar, gazeteci, sanatçı ve siyasinin avukatlığını yaptı\n12 Mart döneminde Deniz Subayları davası, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının İstanbul'daki davaları, \"Aydınlık\" gazetesi davası, Madanoğlu davası, Türkiye Komünist Partisi davası, 12 Eylül döneminde \"Cumhuriyet\" gazetesi davası, Türkiye İşçi Köylü Partisi davası, DİSK davası, 1984 Aydınlar Dilekçesi davası, Türkiye Halk Kurtuluş Partisi - Cephesi davası, Devrimci Sol davası ve Barış Derneği davasında da savunma avukatlığı yaptı.\n2001'de Orhan Apaydın Demokrasi ve Barış Vakfı Ödülü'nü Yaşar Kemal ile birlikte aldı. 2007'de Hrant Dink ve Ragıp Zarakolu ile birlikte \"basın özgürlüğünün korunması konusundaki çalışmalara katkıları\" nedeniyle Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Basın Özgürlüğü Ödülü'ne layık görüldü.\nTürkiye Barolar Birliği delegesi ve yönetim kurulu başkan yardımcısı ayrıca İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezi Yürütme Kurulu üyesi olarak görev aldı.\nYaklaşık 3 yıl Muğla'nın Bodrum ilçesinde yaşamını sürdüren Çaylıgil, 10 Nisan 2013'te evinde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Cenazesi Bodrum Adliyesi önünde düzenlenen törenin ardından Gümbet Karaburgaz Mezarlığı'nda defnedildi. 12 Nisan 2013'te meslektaşları tarafından İstanbul Barosu Merkez binası önünde anma töreni düzenlendi.\nHakkında, Bilgesu Erenus'un kaleme aldığı \"Böyle Bir Dünya: Gülçin Çaylıgil Davası\" adlı bir kitap bulunmaktadır.\n\n\nRol\nRol, sinema, tiyatroda, bir kişiliği canlandıran oyuncunun söylemesi ve yapması gereken hareketlerin genel adıdır.\n\n\nSancar Maruflu\nSancar Maruflu (d. 7 Ağustos 1950; Karşıyaka, İzmir) belediyeci, girişimci, demokratik kitle önderi ve bir halkla ilişkiler uzmanıdır. Kırım kökenli Marufoğulları ailesindendir.\nİlk ve orta öğrenimini babasının memuriyet görevleri nedeniyle Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde tamamladı. Özel Erdem Lisesi’nin ardından Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden lisans, Ankara Üniversitesi S.B.F. Basın Yayın Yüksek Okulu’ndan yüksek lisans diploması aldı. Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü’nde stratejik iletişim uzmanlığı unvanı kazanan Maruflu, çeşitli gazete ve dergilerde yazarlık, yöneticilik, imtiyaz sahipliği, genel yönetmenlik yaptı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde başkan danışmanı ve yardımcılığı, Protokol ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nü üstlendi. Yaşar Holding’de de çalışan Maruflu, 1983’te Hisdaş Medyapol’ü kurdu. Bu şirketle Hakkâri'den Edirne'ye devlet törenleri hazırladı.\nİzmir’i Sevenler Platformu, Ulusal Birlik Platformu, Ege Kültür Platformu Genel Başkanı olan Maruflu, Karşıyaka Rotary Kulübü’nün de kurucularından. 2001 de “Son on yılın en başarılı iletişimcisi”, 2003'te “Son on yılın en başarılı sivil toplum lideri” seçildi.\nİzsev çatısı altında Dario Moreno gibi, Tanju Okan gibi İzmir'in ölmüş değerli insanlarıyla ilgili yaptığı anmalar ve ödül törenleri, görülmeye değer vefa örnekleridir. Bu kişilerle ilgili geniş bir fotoğraf, kartpostal, gazete, kitap, kupür, obje ve belge arşivine sahiptir ve tabii ki onlardan da çok, anıları olduğunu aktarır.\n\n\nUhuru Kenyatta\nUhuru Muigai Kenyatta (d. 26 Ekim 1961, Nairobi, Kenya), 9 Nisan 2013 yılından bu yana Kenya'nın 4. Devlet Başkanıdır. Kendisi daha önce 2001-2002 yılları arası Yerel Yönetimler Bakanı olarak Kenya Hükûmetinde ve 2002 yılından 2007 yılına kadar Resmi Muhalefet Lideri idi; sonradan 2008-2013 yılları arası Başbakan yardımcısı oldu. 2002 yılında Gatundu Güney Seçim Bölgesinden Meclis Üyesi olarak görev yaptı. Kenyatta Ulusal Birlik Partisinin (PNU) bir parçası olduğunu Kenya Afrika Ulusal Birliğinin (KANU) Yönetim Kurulu Başkanıdır.\nKenyatta, Kenya'nın ilk Devlet Başkanı Jomo Kenyatta'nın (1964-1978) oğludur. Kenya'nın Kikuyu etnik kökenine ait olması, siyasi hayatında önemli bir rol oynamıştır. Nairobi'deki St. Mary Okuluna gitti. Oradan ABD'de Amherst College'da siyaset bilimi okudu.\n2001 yılında Parlamentoya Aday oldu. Cumhurbaşkanı Daniel arap Moi'nin altında Yerel Yönetimler Bakanı oldu ve siyasi acemiliğine rağmen, halef olarak Başkan Moi tarafından tercih edildi; Kenyatta Aralık 2002 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde KANU'nun adayı olarak yarıştı ama büyük bir farkla muhalefet adayı Mwai Kibaki'ye kaybetti. Ardından Meclis'te Muhalefet Lideri oldu. bir koalisyon hükûmetinin parçası olarak Nisan 2008'de Başbakan Yardımcısı ve Ticaret Bakanı olmadan önce Aralık 2007 başkanlık seçimlerinde yeniden seçilmek için Kibaki seçildi ve Ocak 2008'de Kibaki tarafından Yerel Yönetimler Bakanı seçildi.\nBaşbakan Yardımcısı olarak görev yaparken, akabinde, 2009'dan 2012 yılına kadar Maliye Bakanı olarak görev yapmıştır. 2007 seçimlerindeki şiddetli çatışmalar sonrasında insanlığa karşı suç işlemekten dolayı Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (ICC) Sanık oldu ve Ocak 2012 tarihinde Maliye Bakanı istifa etti. 2013 seçimleri oylamasında tek turda bir çoğunluğa sahip olan Raila Odinga'yı yenerek, Mart 2013 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kenya Cumhurbaşkanı olarak seçildi.\n\n\nMonarşianizm\nMonarşianizm, 3. yüzyılda Sabellius’un görüşlerinin etkileşimiyle ortaya çıkmış ve yayılmıştır. Bu görüş monarşi (tek prensip) anlamındadır. İlahi tekliği vurgulamaktadır. \"Homoousios\" olarak Tanrı Baba ile Nasıralı İsa'nın \"aynı mahiyetten\" eş-tözlü ve eş-ebedi/ezeli olduklarını söyleyen denklik üzerine kurulu Teslis inancını savunanların tam zıddı bir görüştür.\nBizanslı deri tüccarı Theodotus tarafından savunulmuştur. Mesih, vaftiz olduğunda yalnızca insandı, ahlak standartlarının çok yüksek olmasından ötürü Tanrı, onu oğulluğa kabul edip Ruhça güçlendirdi. Böylelikle mucizeler yapabildi. Bu nedenle bu görüşe evlatlık edinme anlamında (adoptionizm) bir isim de verilmektedir. Bu görüşü o dönemde Antakya'da piskoposluk yapan Samsatlı Pavlus savunuyordu ve sonunda Antakya Sinod'u tarafından sapkın olarak değerlendirilerek 268 yılında görevinden alındı.\nBu inanışta olanlar hem Tanrı’nın tekliğine hem de Mesih’in ilahiliğine inanırlar. Bu insanlara göre Tanrı tektir. Ama kendisini hem Baba, hem Oğul ve hem de Kutsal Ruh olarak gösterebilir. Tek Tanrı’da üç kişilik değil, Tek Tanrı’nın kendini farklı farklı yüzlerde göstermesi tarzında bir algıya sahiptirler.\n\n\nSamsatlı Pavlus\nSamsatlı Pavlus, bugün Adıyaman ili sınırlarında kalan Samosata'da dünyaya gelmiştir. 200 ile 275 yılları arasında yaşamış, 260 ile 268 yılları arasında Antakya Patriği görevi yapmış Hristiyan din adamıdır. Monarşianizm görüşüne inanırdı. Evlatlık edinme anlamında (adoptionizm) görüşünün öncülüdür. Antakya Sinod'u tarafından sapkın olarak değerlendirilerek 268 yılında görevinden alınmıştır.\n\n\nGölköy Kalesi\nGölköy Kalesi, Ordu'nun en yüksek kalesidir. Eski zamanlarda etrafı çeşitli kapanlarla (tuzaklar) çevrili olduğundan Ordu'da işgal edilemeyen tek yerdir. Savaş anında Tayfun Paşa komutasındaki askerler tarafından korunmuştur. Kalenin yüksekliği 150 metredir.\nKalenin adının \"Tayfun Paşa Kalesi\" olarak anılması önerilmiş, fakat Tayfun Paşa bunu reddetmiştir.\n\n\nArka Sokaklar bölümleri listesi\nBu maddede \"Arka Sokaklar\" dizisinin bölümleri yer almaktadır.\n\n\nİstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü\nİstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümü Avcılar Kampüsü'nde yer alan Mühendislik Fakültesi'ne bağlı en eski bölümlerdendir. Örgün ve İkinci Öğretim Lisans ve Lisansüstü programlarına sahiptir. 1999-2000 eğitim ve öğretim yılında Bilgisayar Mühendisliği Bölümünde %30 İngilizce zorunlu eğitime geçilmiştir.\nBilgisayar Bilimleri Mühendisliği adıyla 1989 yılında açılmış, 1989-1990 eğitim öğretim yılında faaliyete başlamıştır. 1999 yılında adı Bilgisayar Mühendisliği olarak değiştirilmiştir.\n\n\nI. Paulus (başpiskopos)\nI. Paulus ya da I. Paul ya da Günah Çıkaran Aziz Paul (ö. yaklaşık 350), altıncı Konstantinopolis Başpiskoposu, 336 ya da 340 yılında seçilmiştir. Yortu günü 7 Hazirandır.\nSelaniklidir, Konstantinopolis'te diyakozluk, patriklikte öncülü yaşlı Piskopos Konstantinopolisli Alexander'ın sekreterliği yapmıştır. Alexander, Aryanlar ile Teslis inancı savunuları arasındaki açık tartışma devam ederken son nefesini verdi. Teslis inancı savunuları baskın çıktı; Paulus, Konstantinopolis'te Piskopos seçilip göreve başladı.\nTüm bu olaylar olurken, İmparator II. Constantius uzaktaydı. Dönüşünde kendisine danışılmamasını kızdı. Arian piskoposlarından oluşan bir synod topladı, Paulus'un piskoposluğa uygun olmadığını açıkladı, onu sürgüne gönderdi ve İzmitli Eusebius'i Konstantinopolis'e getirdi. Bunun 338 yılında olduğu düşünülmektedir, Eusebius 341 yılında öldü. Paulus bir kez daha göreve getirildi; fakat Arianlar uygun zamanda el koydular: İzmitli Teonyis, Heraclealı Teodorus ve diğer Arian piskoposları, piskopos Makedonios'u Aziz Pavlus kilisesinde kutsadılar ve şehir tekrar iç savaşın kurbanı oldu.\nİmparator, bunu duyduğunda Antakya'daydı. Orada süvarilerin generali Hermogenes'e Paulus'u kovması için emir verdi. İnsanlar piskoposlarına yapılan şiddeti evlerine kaçtıkları için duyamayacaklardı. General ayaklarına ip bağlamış ve şehirde zafer turu atmıştı. Konstantius, otoritesine karşı yapılan bu isyanı kolay atlatmayacaktı. İsyana katılanlara ceza vermek için tüm hızla Konstantinopolis'e geldi. İsyancılar, gözyaşı ve yakarışlar içerisinde İmparator'un önünde diz çöktüler. İmparator, onların tahıl izinlerinin yarısından mahrum ederek tatmin oldu ama Paulus'un şehri terk etmesini istedi.\nİskenderiyeli Athanasius, İskenderiye'den, Marcellus, Ankara'dan ve Asclepas, Gazze'den sürügün edildiler. onlarla beraber Paulus, Roma'ya gidip Papa I. Julius'e danıştılar. Papa konuları birçok kez inceledi ve onları İznik Konsili amentüsüne sadık buldu, komünyona kabul etti, onların sebeplerine sarılıp Doğu'da bulunan tüm piskoposlara güçlü bir mektup yazdı. Athanasius ve Paulus tekrar makamlarına döndüler, Doğu piskoposları Papa Julius'a onun tavsiyesindeki eylimi kabul ettiklerine dair cevap verdiler.\nİmparator Konstantius gene Antakya'daydı ve Konstantinopolis halkının seçimine karşı iradeliydi. Doğu prefecti Filippus şehirdeydi, Paulus'u görevden alıp Makedonios'u tekrar onun yerine koyması için emir verdi. Filippus, Hermogenes'in ünü ve riskleri üstüne çekmek konusunda hazır değildi ve imparatorluk emri hakkında bir şey söylemedi. Boğaziçi kıyılarında bulunan saraya bitişik Zeuksippos isimli ünlü halk banyosunda, Filippus, Paulus'u bazı kamu işlerini konuşmak üzere davet etti. Paulus geldiği zaman, ona imparatorluk emrini gösterdi ve onun sarayada sahile götürülüp, gemiye bitirilip kendi memleketi Selanik'e gönderilmesini emretti. Filippus, onun İlirya'yı ve uzak vilayetleri ziyaret etmesine izin verdi ancak Doğu'ya tekrar ayak basmasını yasakladı.\nPaulus daha sonra önce zincirlenerek Mezopotamya'da Singara'ya sonra Emesa'ya en sonunda öleceği Ermenistan'da Cucusus'a götürülmüştür.\n\n\nElle muamele\nElle muamele veya handjob (\"İngilizce: el muamelesi\") erkeğin penisinin, erkek veya dişi cinsel partneri tarafından, genellikle orgazm ve boşalma noktasına kadar el vasıtasıyla uyarılmasıdır. Elle muameleden farklı olarak dişinin vajinasının, klitorisinin veya vulvasının manuel uyarılmasına parmaklama denilirken, partnerler tarafından aynı anda uygulanan manuel uyarılmaya da ortak mastürbasyon denir.\nFuhşun yasa dışı olduğu yerlerde, cinsel hizmet sunan masaj salonları, müşterilerine elle muamele teklif edebilir, aynı zamanda kanunların dışına da çıkmaz.\nMasaj salonlarındaki tabirle, masöz tarafından; masajın bir parçası olarak veya masajdan sonra yapılan elle muameleye \"mutlu son\" denir. 1975'te A.J. Velarde tarafından yapılan bir çalışmaya göre, ABD'nin Pasifik Kıyı şeridindeki ismi verilmeyen bir şehirde \"elle muamele\", masözlerin işe alınma koşulu olarak sunduğu hizmetlerden biridir.\n\n\nCopperbelt Bölgesi\nCopperbelt, Afrika ülkesi Zambiya'nın toplamda var olan on bölgesinden bir tanesidir.\nCopperbelt bölgesi yüz ölçümü açısından ülkenin en küçük bölgelerinden biri konumunda bulunurken, nüfus açısından ülkenin en büyük ikinci bölgesi konumundadır. Bölge batıda Kuzeybatı Bölgesi, güneyde Merkez Bölgesi, kuzeyde ve doğuda ise Kongo Demokratik Cumhuriyeti ile komşu konumundadır.\nBölgenin idari başkenti Ndola'dır. Bölge kendi içerisinde ayrıca on ilçeye ayrılmış konumda olup, bu ilçeler şu şekilde sıralanmaktadır:\nBölge genelinde 2010 resmi verilerine göre 1,958,623 kişi yaşamaktadır. Bölge 31,328 km² yüz ölçümü ile ülkenin en küçük ikinci bölgesi konumundadır.\nBölgenin ismi olan Copperbelt (Türkçe:Bakır kemer) bölgede yüksek miktarda bulunan ve çıkarılan bakırdan gelmektedir.\n\n\nKuzeybatı Bölgesi (Zambiya)\nKuzeybatı, Afrika ülkesi Zambiya'nın toplamda var olan on bölgesinden bir tanesidir.\nKuzeybatı bölgesi yüz ölçümü açısından ülkenin en büyük bölgelerinden biri konumunda bulunurken, nüfus açısından ülkenin en küçük bölgesi konumundadır. Bölge güneybatıda Batı Bölgesi, güneydoğuda Merkez Bölgesi, doğuda Copperbelt Bölgesi, kuzeyde Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve batıda ise Angola ile komşu konumundadır.\nBölgenin idari başkenti Solwezi'dir. Bölge kendi içerisinde ayrıca yedi ilçeye ayrılmış konumda olup, bu ilçeler şu şekilde sıralanmaktadır:\nBölge genelinde 2010 resmi verilerine göre 706,462 kişi yaşamaktadır. Bölge 125,826 km² yüz ölçümü ile ülkenin en büyük bölgelerinden biri konumundadır.\nBölge içerisindeki ulaşımında son derece yetersiz olduğu Kuzeybatı, ülkenin en az gelişmiş bölgelerinin başında gelmektedir. Nüfusun çok büyük bir bölümü geçimini çiftçilikten elde etmektedir.\n\n\nAlva Noto\nAlva Noto, (d. 18 Eylül 1965), Signal ve Cyclo gruplarının üyelerinden olan ses sanatçısı. Sanatçının sahne adı Alva Noto' dur.\n1965 yılında Doğu Almanya'nın Chemnitz şehrinde dünyaya geldi.Çocukluğunda yarasaları saplantı haline getirmiş ve onlarla iletişim kurabileceğini düşünmüş ve bu ilerleyen yaşlarında müziğini etkilemiştir. Mimari ve peyzaj tasarımında çalıştıktan sonra ses ve boşluğun teorik özellikleriyle ilgilenmiştir.\nNicolai osilatör ve sinyal jeneratörleri kullanarak sesin formalarını değiştirdi. Çalışmalarına ritmik özellikler katmak için ardıştırıcı(\"sequencer\") kullanmamayı tercih etti. Çalışmalarında sık sık elektronik bilgi iletim seslerini düzenleyerek kullandı, örneğin faks makinesinden ve modemlerden çıkan sesler ve bilgisayar farelerinde olan tıklatma sesleri.\nAyrıca görsel sanatla da uğraşan sanatçı yaratıcı süreçlerin mikroskobik bakışlarını yaratmak için sanat ve müziği birbirinin tamamlayıcısı olarak kullanır. Nicolai'nin uygulamaları ses, resim ve heykelin yakınsamasıyla biçimlendirilir ve sanatçı bunun sonucunda birimlere ayrılmış sistemler ve kodlar aracılığıyla filtrelenmiş yaratıcılık düşüncesini keşfeden kurgular oluşturur.\nMüzik özellikleri belirgin bir şekilde sanatına da yansımıştır. Nicolai'nin çalışmaları katı mantıksal sistemlerin bünyesindeki kısıtlamaları, potansiyel güzelliği ve yaratıcılığı ortaya çıkarır.\n\n\nLuapula Bölgesi\nLuapula, Afrika ülkesi Zambiya'nın toplamda var olan on bölgesinden bir tanesidir.\nLuapula bölgesi hem yüz ölçümü açısından hem de nüfus açısından ülkenin en küçük bölgelerinden biri konumundadır. Bölge batıda Kongo Demokratik Cumhuriyeti, doğuda ise Kuzey Bölgesi ile komşu konumundadır.\nBölgenin idari başkenti Mansa'dır. Bölge kendi içerisinde ayrıca yedi ilçeye ayrılmış konumda olup, bu ilçeler şu şekilde sıralanmaktadır:\nBölge genelinde 2010 resmi verilerine göre 958,976 kişi yaşamaktadır. Bölge 50,567 km² yüz ölçümü ile ülkenin küçük bölgelerinden biri konumundadır.\n\n\nBatı Bölgesi (Zambiya)\nBatı, Afrika ülkesi Zambiya'nın toplamda var olan on bölgesinden bir tanesidir.\nBatı bölgesi yüz ölçümü açısından ülkenin en büyük bölgesi konumunda bulunurken, nüfus açısından ülkenin en küçük üçüncü bölgesi konumundadır. Bölge kuzeyde Kuzeybatı Bölgesi, doğuda Merkez Bölgesi ve Güney Bölgesi, batıda Angola, güneyde ise Namibya ile komşu konumundadır.\nBölgenin idari başkenti Mongu'dur. Bölge kendi içerisinde ayrıca yedi ilçeye ayrılmış konumda olup, bu ilçeler şu şekilde sıralanmaktadır:\nBölge genelinde 2010 resmi verilerine göre 881,524 kişi yaşamaktadır. Bölge 126,386 km² yüz ölçümü ile ülkenin en büyük ikinci bölgesi konumundadır.\n\n\nBeton bariyer\nBeton bariyer (İngilizce: \"Jersey barrier\") özellikle kara ulaşımında araç trafiğini ayırmak için kullanılan betondan yapıdır. Araçların çarpması durumunda oluşacak hasarı azaltmak için özel olarak tasarlanmış şekildedir.\nJersey bariyeri olarak da bilinen beton bariyer 1950'li yıllarda ABD'deki New Jersey eyaletindeki Stevens Teknoloji Enstitüsü tarafından otoyollardaki geliş gidiş istikametlerindeki trafiği ayırmak üzere tasarlamıştır. Uygulama ilk kez 1959 yılında başlatılmıştır. Tipik bir beton bariyer yerden 81 cm (32 inç) yüksektedir, çelik iskeleti olan betondan imal edilir. Bariyerler üzerilerindeki çıkıntılar sayesinde geçmelşi olarak birbirleriyle bağlantılı olacak şekilde de kullanılabilir. Yol inşaatlarında yaygın şekilde kullanılmaları ve taşınabilir olmaları sayesinde trafiğin geçici olarak farklı bir yöne kanalize edilmesi gibi farklı uygulamalarda da kullanılır.\nBeton bariyerin tasarımı, olası bir kazada hasara en aza indirmek ve kaza yapan aracın diğer şeride geçmesini öneleyecek şekilde yapılmıştır. Bariyerlerin eğimleri ve çeşitli açılarının değiştirilmiş türleri de mevcuttur. Kanada'daki ilk örnekler 107 cm (42 inç) yüksekliğinde yapılmıştır. Özellikle ağır vasıta trafiğini yoğun olduğu yollarda özellikle güçlendirilmiş bariyerler kullanılmaktadır.\nBeton bariyerler toplumsal olaylar ve askeri harekâtlarda bir tür tahkimat olarak da kullanılmaktadır. Özellikle bombalı saldırılara karşı askeri üs güvenliğinin alınmasında sıkça görülmektedir.\nTaşınabilirliğin çok önemli olduğu alanlarda kısa dönemli kullanımlar için şekli beton bariyerlere benzeyen içi boş polietilen bariyerler de kullanılmaktadır. Kullanılacağı yere konulduğu zaman genellikle içi suyla doldurulan bariyerler asgari seviyede koruma sağlayabilmektedir. Çarpan araçların güvenliğini sağlamaktan uzaktır.\n\n\nGentleman\nGentleman (stilize edilmiş şekliyle GENTLEMAN), Güney Koreli şarkıcı Psy'nin 2013 yılında yayınlanan, K-pop türündeki single'ı. Sözleri, Korece ve İngilizce karışımından oluşmaktadır.\n12 Nisan 2013 tarihinde dijital ortamdan yayınlanmıştır. Yayınlandıktan sonra, Güney Kore'de en çok indirilen şarkılardan biri haline gelmiş ve YouTube'taki en popüler videolardan biri olmuştur.\nŞarkı, medeniyetin getirdiği kibarlıkla alay etmektedir.\n\n\nLouise Brown\nLouise Joy Brown (d. 25 Temmuz 1978) İn vitro fertilizasyon yöntemiyle dünyaya gelen ilk insandır.\n\n\nYucef Merhi\nYucef Merhi 8 Şubat 1977'de Venezuela'nın Caracas şehrinde doğdu. Kendisi hem şair hem de bilgisayar programcısıdır. Venezuela'da dijital sanatın öncüsü olmuştur. Central University of Venezuela ve New School üniversitelerini bitirmiştir. Sanat alanındaki çalışmalarına 1980'ler de başlamıştır. Sekiz yaşındayken sergilediği Net@tari çalışması bir video oyun konsolu içeren ilk sanat eseridir. Merhi elektronik devreler, bilgisayarlar, video oyun sistemleri ve dokunmatik ekranlar içeren birçok yapıt oluşturmuştur.\nNew York University, Pace University, California Arts Institute, Sandberg Institute, Universidad Central de Venezuela and Instituto Universitario de Estudios Superiores Armando Reverón gibi birçok üniversitede konferanslar vermiştir. Eserleri 40 tan fazla ansiklopedi, katalog, sözlük, okul kitabı ve doktora tezinde belgelenmiştir.\nÇalışmaları teknoloji ve dil arasındaki bağlantıları keşfetmek açısından önemlidir. Çalışmalarında teknoloji ve dil ikilisini sosyal, politik, ekonomik, dini ve psikolojik konuları işaret etmekte kullanır. Onun yapıtlarında görünen aslında onun şiirinin genişlemiş yansımasıdır.\nMerhi'nin çalışmaları birçok yerde sergilenmiştir. Bunlardan bazıları New Museum of Contemporary Art, Bronx Museum of the Arts,El Museo del Barrio ve Exit Art' dir.\nSanatçı ayrıca 10. İstanbul Bienali ve Borusan Kültür ve Sanat Merkezi'ndeki sergilerde de bulunmuştur.\nMerhi çeşitli kurumlardan birçok ödül almıştır. Bu kurumlardan bazıları New Museum of Contemporary Art, Orange County Museum of Art, Los Angeles County Museum of Art ve Bronx Museum of the Arts' dır.\n\n\nNevena Božović\nNevena Božović (Sırp Kiril: Невена Божовић, ; d. 15 Haziran 1994, Mitroviça), Sırp şarkıcı. Nevena ilk olarak 2007 Eurovision Çocuk Şarkı Yarışması'nda Sırbistan'ı \"Piši mi\" (Sırpça:Пиши ми) adlı şarkıyla temsil etmiş ve 3.olmuştur. 2013 yılında Prvi glas Srbije yarışması'na katılmış ve üçüncü olmuştur.\nAynı yıl diğer finalistler Mirna Radulović ve Sara Jovanović ile birlikte Moje 3 grubunu kurmuş ve müzik grubu ile 2013 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Sırbistan'ı \"Ljubav je svuda\" (Sırpça:Љубав је свуда) adlı şarkıyla temsil etmiş ancak yarı finali geçememiştir. Nevena daha önce Eurovision Çocuk Şarkı Yarışması'nda da yarışmıştır. Božović bu kez solo şarkıcı olarak 2019 Eurovision Şarkı Yarışması'nda \"Kruna\" adlı şarkıyla temsil edecek.\n\n\nÇarpım tablosu\nÇarpım tablosu, çarpma işlemlerini hızlı bir şekilde tanımlamak için kullanılan matematiksel bir tablodur. Temel aritmetik işlemlerin en önemli parçası kabul edilir.\n\n\nChris Garneau\nChris Garneau (d. 5 Kasım 1982), Amerikalı şarkıcı, müzisyen, söz yazarı. İlk albümü olan Music For Tourists'i çıkardıktan sonra başta ABD olmak üzere Kanada, Brezilya, kimi Avrupa ülkeleri ve Asya'da turneler düzenlemiştir.\nGarneau, ilham kaynağı olarak Jeff Buckley, Nina Simone, Nico ve Chan Marshall'ı almıştır. New York eyaletinde Brooklyn'de ikamet etmektedir. İkinci albümü olan \"El Radio\" ise 7 Temmuz 2009'da çıkmıştır.\nBir Boston yerlisi olan Garneau, ilkokul döneminde ailesiyle birlikte Paris'te ve New York'a taşınmadan önce ise New Jersey'de yaşamıştır. Müziği olan aşkını küçükken piyano öğrendiği zamanlarda keşfetmiştir. Liseden sonra Garneau, Berklee College of Music'e yazılmıştır ancak bir dönem okuduktan sonra Brooklyn'e taşınmıştır. Orada şarkı sözü yazmaya ve küçük mekanlarda canlı müzik yapmaya başlamıştır.\nGarneau son olarak \"Absolutely Kosher\" adlı bir plak şirketiyle anlaşmıştır. İlk albümü olan \"Music For Tourists\"'i 2006 Ekim'inde çıkarmıştır, iTunes'ta çıkması ise Ocak 2007'de gerçekleşmiştir.\nGrey's Anatomy dizisinin dördüncü sezonunda Garneau'nun müziği yer edinmiştir. Ayrıca albümleri ve şarkıları hakkındaki röportajlar için televizyon kanallarına da çıkmıştır.\nElliott Smith'in şarkısı olan \"Between the Bars\" yorumu Pedro Almodavar'ın \"La piel que habito (İçinde yaşadığım deri)\" adlı filminde kullanılmıştır.\n\n\nÇukurbağ, Çamardı\nÇukurbağ, Niğde ilinin Çamardı ilçesine bağlı bir köydür.\nKöyün tarihi hakkında bilgi yoktur.\nNiğde'nin Çamardı ilçesine 7 km uzaklıktadır. Coğrafi açıdan Niğde'nin Güney-Doğusunda bulunmaktadır.Ecemiş Çayı da köyün yakınlarında bulunmaktadır.Ayrıca köyün eteklerinde bulunduğu Aladağlar turistik bir öneme sahiptir. Niğde merkezi İç Anadolu Bölgesi'ne girmesine rağmen köy Akdeniz Bölgesi sınırları içerisindedir.\n\n\nGranülometri\nGranülometri, karışım oluşturacak malzemelerin, karışıma hangi oranlarda katılacağını belirleyen ifadedir.\nÖrneğin bir beton numunesi üretilmesi için tane çapı 0.25mm ile 63mm arasında olan tanelerden belli miktarlarda alınarak bir karışım hazırlanır. Bu karışımdaki tanelerin hangi çaptaki bileşenlerden oluştuğu yüzdeleriyle hesaplanır. Daha sonra ise granülometri eğrisi çizilerek standartlar arasında kaldığı yeri belirlenerek, seçim yapılır.\nEğer standartlara herhangi bir uyumsuzluk varsa karışım oranları yeniden belirlenerek granülometri değiştirilir.\n\n\nHilvan\nHilvan, Şanlıurfa iline bağlı bir ilçedir.\n1820 li yıllarda Hacı Musa diğer adı kabile olarak Seymenler isminde bir Türkmen aşireti reisi, aşireti ile birlikte Uluyazı (Hoşin) köyünden göç ederek harabe halinde bulunan Karacürün'e (Hilvan) yerleşmiştir. Karşılıklı iskan yasası neticesinde yöremizden Türkler haymanaya oradanda Kürtler bu yöreye iskan edilmişlerdir. Bu aşiret zamanında köy meydanında bulunan Karadibek taşından dolayı bu anlama gelen Karacürün (\"Curnereş\") ismi verilmiştir. Daha sonra çevreden gelen başka aşiretlerin birbirleriyle kaynaşmasıyla büyümüştür.\nKaracürün, Siverek ilçesine bağlı olan Uluyazı nahiyesine bağlanmıştır. Karacürün'ün konumu itibarıyla Uluyazı nahiyesine göre daha çok gelişmesi, nahiye ve köylerin buraya bağlanmasına sebep olmuştur. 1926 yılında Şanlıurfa iline ilçe merkezi olarak bağlanarak Hilvan adını almıştır. Hilvan ismini, Gölcük yoluna 5 km mesafede halen Hilvan olarak anılan, ancak yeni ismiyle Balkı olarak bilinen köyden almaktadır. Balkı (Hilvan) köyünde çok eski medeniyetlere dayanan birçok tarihi kalıntı ve harabeler mevcuttur. \n\n\nSomaliland Silahlı Kuvvetleri\nSomaliland Silahlı Kuvvetleri, Uluslararası tanınırlığı olmayan Somaliland Cumhuriyeti'nin ordusu.\nSilahlı Kuvvetler içinde Kara Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri ve Hava Savunma Kuvvetleri barındırır. Ayrıca, Polis gücü Somaliland Silahlı Kuvvetleri'ne bağlıdır.\nSomaliland hükûmeti bütçesinin %30'luk kısmını orduya harcamaktadır. 2006 yılında yayınlanan bir bütçe raporunda orduya 41 milyar Somaliland Şilini harcandığı belirtilmiştir. Somaliland Silahlı Kuvvetleri'ne BM tarafından uygulanan silah ambargosu yüzünden silah satılmasına izin vermez. 9 Şubat 2012 itibarı ile İsmail Mohamed Hassan Shaqale Genelkurmay Başkanlığı yapmaktadır.\nOrdu resmi bir emir komuta zinciri kullanmıyordu. Ancak 2013 yılının Ocak ayında başlatılan uygulama ile rütbe sistemi oluşturuldu. Etiyopya 2008 yılından beri Savunma Mühendislik Fakültesinde 50 Somaliland askeri eğitti.\nSomaliland Deniz Kuvvetleri korsanların sahildeki saldırılarını önlemek amacıyla ve ülke için bir deniz gücü oluşturulması amacıyla 2009 yılında kuruldu. Kuruluşundan beri yüzlerce korsanı yakalayıp yargılanmasını sağladı. İngiltere Somaliland Deniz Kuvvetlerine ekipman ve eğitim açısından önemli destek vermiştir. İngiltere'den devriye tekneleri, silahlar ve yeni marka kamyonetler alınmıştır. Ayrıca, Deniz Kuvvetlerine bağlı hücumbot ve nakliye gemileri varıdır. Bu gemiler bakımsız olsa da kullanılmaktadır.\nSomaliland Hava Savunma kuvvetleri eski ekipmanlar kullanır. Uçaksavarlar ve az sayıda kullanılabilir durumda olan hava savunma radarı kullanılır. 1990'da Siad Barre rejiminin önemli bir hava üssü de Hergesia hava üssüydü. Rejimin yıkılmasının ardından hava üssünden kaçan pilotlar ve teknisyenler uçakları ve ekipmanlarını bıraktılar. Somaliland Hava Savunma Kuvvetlerinde Hergesia hava üssünde bulunan tahrip edilmiş ve yedek parça eksikliği nedeniyle kullanılamayan uçakları bünyesine aldı.\n\n\nKatırcılar\nKatırcılar, 1987 yapımı Şerif Gören filmidir. Filmin başrollerinde Kadir İnanır, Halil Ergün, Ayşegül Aldinç bulunmaktadır. Film Bingöl'de çekilmiştir.\nFilmde katırcılıkla hayatlarını kazanan üç adamın hikâyesi ve yaşadığı zorluklar anlatılmaktadır. Bu üç adam katırlarda kaçak mal taşıdıkları için başları jandarmayla belaya girer ve olaylar gelişir.\nKadir İnanır - Rüstem\nHalil Ergün - Abdurrahman\nAyşegül Aldinç - Ayşegül\nNecmettin Çobanoğlu - Ramazan\nBülent Bilgiç - Gürcan Çavuş\n\n\nKyle Hines\nKyle Hines (d. 2 Eylül 1986, Sicklerville, New Jersey, ABD) profesyonel Amerikalı basketbolcudur. Şu anda İtalya Basketbol Ligi ve EuroLeague takımlarından Olimpia Milano'da oynamaktadır. 1.98 boyunda 111 kg ağırlığında olan Hines Uzun forvet ve Pivot pozisyonlarında görev alabilmektedir. 2011-12 ve 2012-2013 sezonlarında Olimpiakos ile EuroLeague şampiyonluğu yaşamıştır.\nHines 2008 NBA Seçmeleri'nde hiçbir takım tarafından seçilmedikten sonra profesyonel kariyerine İtalyan 2. Lig ekibi Società Veroli Basket takımında başladı. Amerikalı basketbolcu burada geçirdiği 2 sezonda 2 kez İtalya 2. Lig Kupası'nı kazandı ve 2009 yılında kupanın MVP'si seçildi.\nHine 2010, Ağustos ayında Alman ekibi Brose Baskets takımına 1 yıllık sözleşmeye imzayı attı. Amerika'lı oyuncu Brose ile Alman Kupası ve Alman Ligi şampiyonlukları yaşadı ve 2011 Almanya Ligi Finallerinin MVP'si seçilme başarısı gösterdi. Hines ayrıca Almanya Ligi All-Star maçında ortaya koyduğu performansla MVP seçilme onuruna erişti.\nAmerika'lı oyuncu 2012, Temmuz ayında Yunan ekibi Olimpiakos takımına transfer oldu. Hines Olimpiakos takımı ile 2011-12 ve 2012-13 sezonlarında üst üste 2 kez EuroLeague 2011-12 sezonunda ise A1 Ethnikis şampiyonlukları yaşama başarısı gösterdi. O gerek attığı sayılarla gerek yaptığı sert savunmalarla tüm kulvarlarda Olimpiakos'a beklendiğinden çok daha fazla katkı sağlamıştır ve mevkisinin Avrupa'da özellikle 2012-13 sezonunda gösterdiği performansla önemli oyuncularından biri olmuştur. Hines 24 Haziran, 2013 tarihinde Olimpiakos ile olan sözleşmesini feshetmiştir.\nAmerika'lı basketbolcu 28 Haziran, 2013 tarihinde Rusya Ligi ekibi PBK CSKA ile iki yıllık anlaşma imzaladı.\n\n\nKan (şarkı)\n\"Kan\" (, ), 1991 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İsrail'in temsilcisi Duo Datz tarafından seslendirilen İbranice şarkıdır. İsrail, 139 puanla üçüncü olmuştur.\n\n\nTutuş\nTutuş ile şu maddeler kastedilmiş olabilir:\n\n\nHayat Avcısı\nHayat Avcısı (İngilizce özgün adı: The Imposter), 1994 yılında ABD'nin Teksas eyaletinde ikamet eden 13 yaşındaki Nicholas Barclay'in ortadan kaybolmasının ardından, 1997 yılında Fransız şarlatan ve dolandırıcı Frédéric Bourdin'in kaybolan Nicholas Barclay olduğunu iddia ederek ortaya çıkmasını anlatan gerçek bir olaya dayanan 2012 Birleşik Krallık yapımı belgesel biyografi filmidir.\nFilmin tamamı belgesel tarzında, gerçek ve rol yapılan röportajlar, televizyon görüntüleri ve biyografi filmi içeriği çoğu zaman birbiri ile dram dizilerinde olduğu gibi karışmış durumdadır. Gerçek seyircinin filmin neresinin gerçek veya rol yapıldığını dikkatli bir şekilde takip etmesi gereklidir. Filmde gerçek Frédéric Bourdin ve Nicholas Barclay'in Amerikan ailesinin bazı gerçek üyeleri ile görüşmeler röportaj şeklinde yapılmıştır.\n13 Haziran 1994 yılında San Antonio, Teksas'ta; 13 yaşındaki Nicholas Barclay ansızın kaybolur. Kayboluşu medyaya fazla yansımaz. Ancak aile Nicholas'ı aramak için girişimlerde bulunur ve kayıp ilanı polise verilir. Nicholas kaybolduktan üç yıl dört ay sonra, 7 Ekim 1997 tarihinde İspanya'nın Linares şehrinde polise turist olduğunu söyleyen bir kişiden 14-15 yaşlarında korkmuş, üzerinde kimlik ve belge bulunmayan bir çocuk bulunduğu yönünde ihbar gelir. Alınan ihbar doğrultusunda polisler bir telefon kulübesinde çocuğu bulur ve polis merkezine götürürler. Polis merkezinde adını ve nereden geldiğini söylemeyen çocuk için yapılacak tek şey onu bakımevine koymaktır.\nBakımevinde görevliler çocuğun gerçek kimliğini öğrenmeye çalışırlar ve bu yönde sıkıştırırlar. Çocuk görevlilere Amerikalı olduğunu ve evden kaçtığını ancak ailesine bu durumu yalnızca kendisinin bildirebileceğini, başka bir işlem yapılmasını istemediğini söyler. Bunun için geceyi bakımevinin ofisinde geçirmek ister. Durumu yadırgamayan görevliler çocuğun bu isteğine izin verirler. Ofiste kalan çocuk Amerika'da çeşitli polis karakollarını arar. Polislere İspanya'dan Jonathan Dorian adında bir polis memuru olduğunu ve birkaç yıldır kayıp olan Amerikalı bir çocuk bulduklarını, çocuğun adını ve yaşadığı yeri bilmedikleri için araştırma yaptıklarını söyler. Amerika'daki polis karakollarında görevli polisler, Arlington, Virginia'da bulunan kayıp ve mağdur çocuklar bürosunu aramasını söylerler. Bunun üzerine kayıp ve mağdur çocuk bürosunu arayan çocuk burada görevli Lorraine'e ulaşır.\nKendisi ile ilgili detaylı bilgileri veren çocuğa Lorraine, üç yıl önce kaybolan Nicholas Barclay'in özelliklerinin bu çocuk ile uyuştuğunu söyler. Lorraine'den çocuk ile ilgili bilgileri faks olarak isteyen kişi daha sonra tekrar Lorraine'e telefon açarak çocuğun (yani kendisinin) Nicholas olduğunu söyler. Güzel haberi alan Lorraine durumdan aileyi haberdar eder. Aile duyduğuna inanamaz. İlk haberi alan abla Carey Gibson, derhal İspanya'daki bakımevini telefonla arar. Karşısına yine kayıp çocuk, kendisinin Jonathan Dorian isimli polis memuru olduğunu söyleyerek çıkar. Polis memuru rolü yapan çocuk ofiste tek başına olduğu ve kendisini Nicholas'ın yerine koyduğu için Carey'e çocuğun konuşmak istemediğini söyler ve polis memuru olarak kendisinin bir sosyal hizmetli gibi çalıştığı yönünde güven verici konuşmalar yapar.\nAslında, kendisini çocuk olarak ihbar eden daha sonradan açık kimliği belli olacak olan şarlatan ve dolandırıcı Fransız asıllı Frédéric Bourdin'dir. Bourdin 23 yaşında olmasına rağmen büyük beden elbiseler giyerek polise kendisini çocuk olarak göstermiştir. Bakımevinde gece ofiste kalmasının bir nedeni Amerika ile İspanya arasında olan saat farkını kullanmak ve polise ulaşarak kendisine yeri bir kimlik bulmak içindir. Nicholas Barclay'in bulunduğu haberi ailede ve tüm çevresinde sevinç ile karşılanır. Durumdan İspanya Madrid'te bulunan ABD büyükelçiliği ve San Antonio, Teksas'ta bulunan FBI Karargâhı haberdar edilir. Artık Nicholas olduğunu söyleyen Bourdin bile kendi yalanlarından korkmaya başlamıştır. ABD'nin İspanya büyükelçiliğinden görevlendirilen görevli gelmeden önce Bourdin yani yeni girdiği kimlikle Nicholas korkusundan kaçmaya çalışır fakat kısa sürede yakalanır. Aslında kendiside yeni bir aile ve kimlik istediğinden dolayı zaman zaman buradan ve yalanından kaçıp kaçmamakta kararsızlıklar yaşar. Bu arada çocuğun bulunmasını haber alan Özel Ajan Nancy B. Fisher'da aileyi arayarak çocuk geldiğinde onunla görüşmek istediğini söylemiştir.\nBüyükelçilikte görevli Başkonsolos Philip French başta olmak üzere tüm görevliler ise çok uzun süredir kayıp olan çocuğun aile ile kısa sürede buluşturulmasını istemektedirler. Ancak çocuğun Nicholas olduğunun doğrulanması gereklidir. Ertesi gün bakımevine, kayıp Nicholas'ın renkli fotoğrafları, ABD'deki kayıp ve mağdur çocuklar bürosu tarafından zarfla gönderilir. Bourdin zarflardan çıkan fotoğrafları gördüğünde şok olur. Çünkü kayıp çocuk Nicholas sarışın, mavi gözlü ve kendisine hiç benzemeyen beyaz tenli birisidir. Benzeyen tek yön Bourdin'in sözleriyle yalnızca ellerindeki beş parmaklarıdır. Bourdin, Nicholas olma fikrinden vazgeçmek ister, fakat oyuna devam etme niyeti ağır basar. Bakımhanedeki kız çocuğuna kendisine Nicholas'ta bulunan dövmelerin aynısından yaptırır. Aldığı saç boyası ile saçlarını sarıya boyar. Bu esnada abla Carey uçakla İspanya'ya gitmek için yola çıkar. Ülke dışına hiç çıkmamış olan abla Carey, İspanya'ya ulaştıktan sonra bir aile ile bakımevine gider. Kendisinde Nicholas'a benzemek için değişiklik yapan Bourdin'i kucaklar ve ona aile ile ilgili fotoğraflar gösterir. Carey, Nicholas'taki değişikliği anlamış ancak yıllardır kötü şartlarda bulunduğu ve hafızasını kaybettiğini öğrendiği için onun kardeşi Nicholas olduğuna inanır. Carey fotoğraflardaki herkesi Bourdin'e tanıtır. Çünkü Bourdin aynı zamanda kendisiyle ilgili hiçbir soruya cevap vermemiş yalnızca zorla kaçırılmış, tecavüze ve diğer başka kötülüklere maruz kalmış, üzerinde deneyler bile yapılmış, tanınmasın diye şekli değiştirilmiş bir çocuk rolünü herkese yutturmuştur. Bu psikoloji ile çocuğa yani Nicholas olmak isteyen Bourdin'e yaklaşan herkes benzer bir psikoloji ile hareket ederek, ona sanki hiçbir şey bilmiyormuş ve hafızası silinmiş gibi davranırlar.\nİspanya'daki ABD konsolosluğu, çocuğun gerçekten Nicholas olup olmadığıyla ilgili uzmanlar görevlendirirler. Uzmanların yaptığı testte, Bourdin'in Nicholas olduğunu kanıtlayabilecek tek şey aileden gelen eski fotoğraflardır ve Bourdin'in şansına Nicholas'ın ablası bu fotoğrafları ona ilk tanıştıkları gün detaylıca açıklamıştır. Testte 5 fotoğraftan sonuncusunda hata yapsa da, uzmanlar artık Bourdin'in Nicholas olduğuna inanmışlardır. Gerekli işlemler ve Bourdin'in çok değer verdiği yeni pasaport ile kimlik işlemleri tamamlandıktan sonra Bourdin, Nicholas olarak abla Carey ile birlikte Teksas'a gider. Uçaktan indikten sonra Nicholas'ın annesi başta olmak üzere tüm aile bireyleri Bourdin'in sıcak bir şekilde karşılarlar. Bourdin'in korktuğunu, tedirgin olduğunu, biraz tuhaf olduğunu ve çok farklı gözüktüğünü hissetseler de tüm aile bireyleri abi Jason dışında kendisini sıcak şekilde karşılarlar. Yoğun psikolojik travma geçirdiğini düşündükleri Nicholas'ın ilerleyen zamanlarda başına gelenleri anlatacağını düşünmektedirler. Çünkü Nicholas olan Bourdin başına gelenler ile ilgili neredeyse hiçbir şey konuşmamaktadır.\nBourdin yani yeni kimliğiyle Nicholas Patrick Barclay, artık liseye giderek okumaya da başlamıştır. Bu esnada başına gelenleri kayıp ve mağdur çocuk bürosu görevlisi Lorraine'e anlatmak zorunda kalır. Yalanlarına devam ederek yüksek rütbeli askerlerin kendisini kaçırdığını ve zorla tuttuğunu, ülke dışına çıkarıldığını, parmaklarının ve sol bacağının levye ile kırıldığını, tecavüze uğradığını, işkence gördüğünü, göz renginin değişmesi için gözlerine sıvı damlatıldığını ve İspanya'da kendisini kaçıran örgütün elinden kaçtığını anlatan Bourdin'e, Lorraine aile nedeniyle kısmen de olsa inanmak zorunda kalır. Çünkü aile Bourdin'i Nicholas olarak sahiplenmiş görünmektedir. Kısmen inanmamasının en büyük nedenlerinden birisi çocuğun yaşının 16 olması gerekirken daha büyük göstermesi, ayrıca sarışın ve mavi gözlü, beyaz tenli olan kayıp çocuğun sakallarının siyah renkte gür olarak çıkmasındaki tuhaflıktır. Bu esnada olayı medya duyar. Çok uzun bir süre sonra kaybolan bir çocuğun başka bir ülkede bulunması her zaman görülen bir olay değildir ve bu nedenle Hard Copy isimli medya şirketi çocuğun bulunması için özel dedektif Charlie Parker'ı tutar. Özel dedektif Charlie Parker çocuğu bulur ve medyaya çıkarır. Bu durum Bourdin'in kendisini daha fazla ve gerçek Nicholas olduğunu da doğrulayacağı için Bourdin bu oyuna devam eder. Ancak FBI çocuğun çok fazla medyaya çıkmasını istememektedir. Çünkü kendisini kaçıranların yüksek rütbeli asker kişiler olduğunu söylemesi toplumda olumsuz etki oluşturabilirdi.\nMedyanın çekim yaptığı bir ara özel dedektif Charlie Parker, kaybolan çocuk Nicholas ile Nicholas olduğunu söyleyen Bourdin'in fotoğraflarını yan yana görür. Zaten Nicholas'a benzemediğini düşündüğü Bourdin'in görüntülerini ve fotoğrafı alır. Parker fotoğrafları Photoshop resim işleme programında yan yana getirir. Parker daha önce Londra Emniyetinden insanların kulaklarının da birbirine asla benzemediğini ve ayırt edici bir özellik olduğunu öğrenmiştir. Kayıp çocuk Nicholas ile Nicholas olduğunu söyleyen Bourdin'in de kulakları hiç mi hiç birbirlerine benzememektedir. Bu durumu görevli Lorraine'e söyler. Ancak Lorraine kendisine bu işe karışmaması gerektiğini ve soruşturmanın devam ettiğini söyler. Bourdin'in Nicholas olmadığı yönündeki kuvvetli şüphelerden dolayı hükûmet yetkilileri de soruşturma başlatmıştır. Ancak buradaki tuhaflık, Nicholas'ın tüm aile bireylerinin bulunan bu çocuğun Nicholas olduğunu kuvvetli bir şekilde iddia etmelerindedir. Kendisini hiç benzemediği halde Nicholas'a benzeten aileden Bourdin'de şüphelenir. Artık çok net bir şekilde bu aile bireylerinin kayıp çocuk Nicholas'ı öldürerek gömdükleri yönünde düşünmeye başlar. Fakat bu durumu kimseye söyleyememektedir ve Nicholas'ın bir ara çıkıp geri geleceği endişesini de artık kaybetmiştir.\nLorraine, aileden izin alarak Bourdin'i Houston'a geçirdiği travma nedeniyle hastanede yardım etme bahanesi ile götürür. Adli tıp uzmanı olarak tanıtılan kişi yaptığı incelemeler sonucunda Bourdin'in Nicholas olmadığını ve yaşının çok büyük olduğunu, Fransız aksanıyla konuştuğunu açıkça Lorraine söyler. Lorraine bu durumu derhal Nicholas'ın ablası Carey Gibson'a telefon ile bildirir ve Bourdin'in almak için havaalanına gelmemesini söyler. Fakat Carey ertesi gün bu konuşma hiç olmamış gibi Bourdin'i almak için havaalanına gelir. Bourdin'in Nicholas olmadığını bilen yetkililer bu duruma izin vermek zorunda kalırlar. Ancak daha sonra Nicholas'ın annesinden DNA için kan almak istediklerinde anne bu duruma aşırı tepki verir ve kendisinden kan örneği alamayacaklarını söyler. Yetkililer ise aldıkları mahkeme kararından sonra anneden kan örneği alırlar ve yapılan inceleme sonucunda Bourdin'in Nicholas olmadığı kesinleşir. Bourdin'in alınan parmak izleri kimliğinin tespit edilmesi amacıyla dünya genelinde diğer ülkelere gönderilir.\n3 Mart 1998 tarihinde İspanya'daki ABD büyükelçiliği Bourdin'in gerçek kimliğinin tespit edildiğini Lorraine'e telefon ile bildirir. Bourdin ise bu esnada yavaş yavaş gerçek kimliğini ifşa etmektedir. Gerçek adı Frédéric Bourdin olan, İnterpol tarafından aranan Bourdin bir Fransız'dır. Yasa dışı oldukça fazla faaliyetleri bulunan Bourdin, geçmiş tarihlerde de dünyanın pek çok ülkesinde farklı isimlerde seyahat etmiş ve kendisine defalarca çocuk süsü vermiştir. 1992 yılından itibaren Avrupa başta olmak üzere pek çok ülkede farklı isimlerle bulunmuştur. Hiç kimse bunun gerçek olduğuna inanmaz ancak kayıtlar doğruyu söylemektedir. Bourdin bir hayat avcısıdır. Bu olayın tespit edilmesi üzerine Bourdin derhal tutuklanır.\nBourdin hapse girdikten sonra olay medyaya çok büyük oranda yansır. Bourdin ise cezaevinden San Antonio Polis Dairesini arayarak, Nicholas'ın annesinin kendisine kayıp çocuğu öldürüp gömdüklerini söylediğini iddia eder. Bu iddia kapsamında soruşturma açılır. Soruşturmada şüpheliler tüm aile bireyleri olmak üzere özellikle anne, abla ve evden uzun süre uzak kalan ağabey Jason'a yöneltilmiştir. Ayrıca anne Dollarhide poligrafa (yalan makinesi) girmeyi kabul etmiştir. Üç defa yapılan testten sonra annenin yalan söylediği ve Nicholas'ın kaybolması ile ilgili bir şeyler bildiği ortaya çıkmıştır. Bu arada ağabey Jason'da soruşturmada kaçamak cevaplar vermektedir. Fakat Jason ifadesinden bir gün sonra, yüksek dozda uyuşturucudan ölü olarak bulunur. Yapılan soruşturma daha sonra delil yetersizliğinden dolayı kapatılır.\nGerçek kimliği belli olan Frédéric Bourdin yalanla ve hileyle posaport edinmekten dolayı altı yıl hapis cezası alır. Yüksek ceza almasının nedeni ceza kanunlarıdır. Floresville, Teksas'ta bulunan Wilson Vilayet Cezaevi'nde çok sayıda kayıp çocuğun ailesi ile ücretli telefon görüşmeleri yapar. Hatta o yıllarda Tampa, Florida'da kaçırılan meşhur bebek Sabrina Aisenberg'in olayını bile çözebileceğini iddia eder. Bourdin 2003 yılı Ekim ayında cezasının tamamlanmasının ardından Fransa'ya sınırdışı edilir. Bundan üç ay sonra 14 yaşındaki kayıp Leo Balley'in kimliğini çalmaya kalkışır. Ancak DNA tespiti sonucunda bunun gerçek olmadığı tespit edilir. Günümüzde halen Fransa'da yaşayan Bourdin evli ve üç çocuğu bulunuyor. Nicholas Barclay ise hala arananlar listesinde aranmaya devam ediliyor.\nFilmin yönetmeni Bart Layton bugüne kadar televizyon için çok sayıda belgesel yönetti. Ancak bu film kendisinin uzun metrajlı ilk filmidir. Film dünya genelinde olumlu eleştiriler almıştır. İngiltere merkezli bir sinema dergisi \"Total Film\" ve \"The Guardian\"'dan film eleştirmeni Peter Bradshaw filme beş yıldız verdiler.\nFilm 2012 yılında Seattle Uluslararası Film Festivali'nde ve Temmuz ayında Revelation Perth Uluslararası Film Festivali'nde gösterildi.\n2010 yılında aynı senaryo ile Jean-Paul Salomé'nun yönetmenliğinde Bukalemun isimli film yapılmıştır.\nToplam 14 adaylığı bulunuyordu ve 1 BAFTA Film Ödülü olmak üzere film 10 ödül kazandı.\n\n\nDukak (Suriye Selçuklu Şam meliki)\nDukak veya Ebu Nasır Şemsulmülk Dukak (ö. 8 Haziran 1104) 1095-1104 yılları arasında Suriye Selçuklu Devleti Şam Meliki.\nDukak'ın babası Büyük Selçuklu Devleti'ne tabi bir alt-hükümdarlık olan Suriye Selçuklu Devleti hükümdarı Tutuş ve annesi ise \"Safvet el-Mülk Hatun\" idi. Kardeşi sonradan Halep Meliki olan Fahrülmülk Rıdvan idi.\nBabası Tutuş Büyük Selçuklu Devleti Sultanı olan Berkyaruk'a isyan edip 1095'te İran'a yürümüş; Rey'de yapılan savaşta yenik düşmüş ve bu savaşta ölmüştü. Kardeşi olan Rıdvan önce kendini Suriye Selçuklu Devleti'nin tümü için Sultan ilan etti. Dukak'a önce ailenin El Cezire'deki arazileri miras kalmıştı. Ama Dukak kardeşi Rıdvan ile Halep'te yaşamaya başladı. Fakat çok geçmeden kardeşine karşı bir ayaklama tertip etti. Şam'ı kontrolü altına alıp kardeşi Rıdvan'ı tahttan uzaklaştırdı. Bu ayaklanma Suriye'de bir anarşi yarattı ve bir iç savaş ortaya çıkarttı. Dukak Antakya Emiri olan Yağı-Sayan'ın desteğini sağlamıştı. Yağı-Sayan'ın Rıdvan ile şahsen anlaşmazlığı bulunmuyordu ama Rıdvan'ın atabeyi olan Cenâhüddevle ile arası açıktı. Dukak ve Yağı-Sayan'ı destekleyen diğer bir kişi de Kudüs Emiri olan Artukoğlu İlgazi Bey idi. İlgazi Bey'in kardeşi olan Artukoğlu Sökmen Bey ise Rıdvan'ı desteklemekteydi.\nRıdvan Antakya Emiri olan Yağı-Sayan'a hücum etti. Dukak ve İlgazi Bey Yağı-Sayan'a yardım sağlamak için harekete geçince Rıdvan Şam şehrini de kuşatma altına aldı. Fakat çok geçmeden Rıdvan'ın, müttefiki ve eski atabeyi olan Cenâhüddevle ile arası açıldı. Cenâhüddevle, Rıdvan'a bağlı olan Humus şehrini eline geçirdi. Cenâhüddevle ile anlaşmazlığı bulunan Yağı-Sayan ise daha önce Cenâhüddevle nedeni ile Rıdvan'a karşı iken Rıdvan'ın eski atabeyi ile arasının açılması Rıdvan ile Yağı-Sayan birbirine yaklaştırdı. Bu yeni yakınlığı askeri müttefikliğe dönüştürmek için Rıdvan ile Yağı-Sayan'ın kızı evlendirildi. Bu iki yeni müttefik orduları ile birlikte Şayzar şehrine hücuma karar verdiler.\nFakat tam bu sırada Birinci Haçlı Seferi Frank Haçlı ordularının Anadolu'da ilerlemekte oldukları ve hedeflerinin batı Suriye, Filistin ve Kudüs oldukları öğrenildi. Bunun üzerine kurulmuş olan bütün müttefiklikler kenara bırakıldı ve o zamana kadar birbirleriyle mücadele veya ittifak eden emirler ayrı ayrı kendi şehirlerine çekildiler. Birçok tarihçi bu ayrı ayrı olma eğilimini büyük bir tarihsel hata olarak kabul etmektedirler; bu tarihçilere göre Müslüman emirler eğer bütün iç düşmanlıklarını ortadan kaldırıp büyük bir dış düşman olan Haçlılara karşı birleşip birlikte savaşlardı, Birinci Haçlı Seferi'nin sonucu çok daha değişik olabilecekti.\n1097-1098 kış döneminde Birinci Haçlı Seferi Haçlı orduları Antakya'yı kuşatma altına aldılar. Antakya emiri olan Yağı-Sayan ve oğlu Şems-i Devle Haçlılara karşı büyük direnme gösterdiler. Yağı-Sayan, Şam Meliki olan Dukak'tan askeri destek istedi. Dukak'ın Şam'dan gönderdiği takviye kuvveti Haçlıların en önemli komutanlarından olan Boemondo tarafından etraftan talan iaşe toplama sırasında çözümlendi ve Boemondo büyükçe bir Haçlı gücü ile bu takviye gücüne bir baskın yapıp onları yenik düşürüp geri püskürttü. Dukak acele yeni bir askeri birlik kurup Haçlılara hücum edeceğine Şam'dan Humus'a çekildi ve gayet yavaş bir şekilde yeni birlikler kurmaya başladı. Yağı-Sayan diğer Müslümanlardan destek istemek zorunda kaldı. Bu destek Musul Atabeyi Gürboğa tarafından organize edilmekteydi. Gürboğa bu işi çok yavaşa almıştı. Ama etrafında bir büyük Müslüman ordusu kurmayı başardı ve bu orduya Şam Meliki Dukak da katıldı. Fakat Gürboğa'nın yavaş hareketi dolayısıyla ve kale içinden Firuz adlı bir kişinin ihaneti ile Antakya kalesi Şubat 1098'de Haçlılar eline düştü. Gürboğa'nın destek gücü şehir önüne ancak 5 Haziran yetişti. Gürboğa güçleri Antakya kalesinde bulunan Haçlılar ordularını kuşatmaya aldı. Fakat Haçlılar, güya bir mucize ile İsa'nın Kutsal Mızrak'ını Antakya Katedrali'nin mihrabı altında buldular. Bundan aldıkları büyük dinsel ve moral güçle 28 Haziran'da bir huruç hareketine geçtiler. Bu muharebe sırasında Dukak ve Şam güçleri savaş alanını bırakıp geri kaçtılar. Böylece Gürboğa'nın Müslüman ordusu Haçlılar tarafından büyük bir yenilgiye uğratıldı. Bu arada Kudüs şehri Dukak'ın Şam Melikine tabi olarak Artuklu Sökmen Bey tarafından idare edilmekteyken 1098 yazında Fatimiler'in hücumuna uğradı. Fatimiler Mısır'dan Başvezir El-Afdal komutasında büyük bir ordu göndererek Kudüs'ü zaptettiler. Fatimi başveziri Kudüs'te Fatimi Kudüs Emiri İftiharüddevle komutasında nispeten küçük bir ordu bırakıp Mısır'a geri döndü. Temmuz 1098'de Kudüs'ün Haçlılara karşı savunmasını bu küçük ordu yaptı.\nDukak Suriye'de çeşitli müttefikler ile birlikte çeşitli düşmanlara karşı savaş yapmakta iken Dukak'a miras kalan Güney Anadolu ve El Cezire toprakları buralarda bulunan tabi emirler tarafından işgal edilmişti. Dukak Haçlılarla uğraşmayı bir kenara bırakıp bu arazilerin geri alınması derdine düştü. Bu nedenle 1099'da Diyarbakır üzerine yürüyüp bu şehri tekrar eline geçirdi. Bu sıralara Haçlılar Kudüs'ü kuşatıp ele geçirdiler ve Doğu Akdeniz kıyılarında bir seri Haçlı devleti, özellikle Kutsal Kudüs Krallığı kurmakla uğraşmaktaydılar.\n1100 yılı içinde Şam Meliki Dukak'a tabi olan çeşitli yerel Müslüman emirler Kudüs Krallığı'na karşı birçok hucum ve akın düzenlemeye başladılar. Bunların başında Golan'da yaşayan Bedevi aşiretinin reisi Emir Savad gelmekteydi. Bu emir Haçlı devletinin en ileri gelenlerin, Kudüs Kralı Godfrey de Bouillon ile Antakya Prensi I. Boemondo'nun yeğeni ve varisi olan Tancred'e bile hücumda bulunmaktan çekinmemiştir. Bu Haçlı Frankları çok kızdırmıştı ve Tancred buna karşılık olarak Şam'ın varoş köylerine kadar uzanan bir karşı talan akını organize etti. Ayrıca Tancred bir politik jest olarak Şam'a Dukak'a altı kişilik bir elçi heyeti gönderdi ve Dukak'tan ya Hristiyanlığa dönmesini ya da Şam'ı bırakmasını istedi. Fakat Dukak bu jesti Tancred'e karşı bir jestle karşıladı. Kendisine gelen 6 kişilik Hristiyan elçi heyetini Müslümanlığa dönme teklifi yaptı. Bunlardan biri Müslüman oldu diğer beşinin kelleri kesilerek idam edildiler. Diğer taraftan Kudüs Kralı Godfrey de Bouilon Tancred'ın talan akınlarına katıldı ve Şam'dan 5 günlük mesafede kadar olan köylere bile hücumlar yaptı. Bu Tancred akınlarının sonucunda Golan tepelerinde yaşan bedevilerin reisi Emir Savad, Şam Melikliği tabiliğinden ayrılıp kendine daha emniyetli yaşam sağlayan Kudüs Krallığı tabiliğine geçtiğini ilan etti.\nTemmuz 1100'de ilk Haçlı Kutsal Kudüs Krallığı Kralı seçilen Aşağı Lorraine Dükü Godfrey de Bouillon ölmüştü ve yerine kardeşi ve Urfa Kontu olan I. Baudouin seçilmişti. Ekim 1100'de I. Baudouin Kudüs'e gelmekte iken Beyrut yakınlarında dar bir nehir vadisi olan \"Nahr el-Kalb\" vadisinden geçmek zorunda idi. Şam Meliki olan Dukak bu dar nehir vadisinde I. Baudouin'e bir pusu hazırladı. Fakat Haçlılar Dukak'ın ordusunun ilerlemesini önleyip onun yenik olarak geri çekilmesini sağladılar. I. Baudouin Kudüs'e Kasım ayında ulaşabildi.\n1103'de Dukak'ın eski atabeyi olan ve Humus Emiri olan Cenâhüddevle bir suikasta kurban giderek öldürüldü. Bunun üzerine Şam Meliki olan Dukak bu şehri almak üzere harekete geçti ve Humus'a girerek bu şehri Şam Melikliği arazisine kattı.\n1104'te Dukak hastalanıp yatağa düştü. Kendini takip edecek hükümdarı düşünmeye başladı. Küçük yaşta olan oğlunun, II. Tutuş adıyla kendinden sonra Şam Meliki olmasını vasiyet etti. Oğlunun yetişkinliğe erişmesine kadar bir naip ve atabey aradı ve annesi olan Safvet el-Mülk Hatun Emir Tuğtekin'in atabey olmasını tavsiye etti ve Dukak bunu kabul etti. Dukak 8 Haziran 1104'te vefat etti.\nÖnce Dukak'ın oğlu II. Tutuş olarak Şam Melikliği tahtına geçirildi. Ama gerçek iktidar gücü Şam Atabeyi olan Tuğtekin elinde idi. Tuğtekin bundan sonra Dukak'ın annesi Safvet el-Mülk Hatun ile evlendi ve II. Tutuş'u da fazla tahtta kalmadan meliklikten hal etti. Onu tahttan indirdikten Şam'da yerel Böriler egemen oldular ve bundan sonra 1154'e kadar Şam'da Böriler hanedanından atabey oldular.\n\n\nMeopta\nMeopta, Çek-Amerikan optik sistem üreticisi firmanın ismidir. Firma 1933'te Optikoteçna adıyla Çekoslovakya'da kurulmuş ve 1939-1945 yılları arasında işgal altında, Alman ordusu için sadece askeri amaçlı üretim yapmıştır. 1946'da adı Meoptaya değişerek Sovyetler Birliği'nin bünyesinde soğuk savaş döneminde daha çok askeri amaçlı optik sistemlerin üretiminde rol almıştır. Şirket Flexaret serisi twine lens reflex teknolojisi fotoğraf makineleri ve ayrıca çok sayıda kamera ve diğer optik aksamında üretimini gerçekleştirmiştir. 1992'de firma %100 özel bir firma haline dönüşerek sivil üretime ağırlık vermiştir.\nGünümüzde firmanın üretimini yaptığı dürbün ve diğer optik aksam dünyada yüksek performansı optik aksam arasında yer almaktadır. Özellikle firmanın üretimini yaptığı tüfek dürbünlerinin performansı kullanıcıların beğenisini çekmektedir.\nTLR 6x6\nFolding 6x6\nInterchangeable lens (viewfinder/rangefinder) 35mm\nFixed lens 35mm\nStereo 35mm\n16mm Subminiature\nBüyük format 13x18\n8 mm Cameras\n9.5 mm kameralar\n16 mm kameralar\n8 mm and 9.5 mm Projectors\n16 mm Projectors\n35 mm Projectors\n\n\nLove Me (Justin Bieber şarkısı)\nLove Me, Kanadalı pop şarkıcısı Justin Bieber'ın şarkısıdır. Şarkının sözleri Bruno Mars, Ari Levine, ve Phillip Lawrence tarafından yazılmış, prodüktörlüğü Bill Malina ve DJ Frank E. tarafından yapılmıştır. Şarkı yalnızca, Bieber'ın ilk EP'si My World'ü tanıtmak için iTunes'da promosyon teklisi olarak yayınlandı. Şarkı, elektropop olmasına karşın dans-pop ve R&B özgüleri de içerir. Şarkının nakaratı, İsveçli, The Cardigans grubunun 1996 çıkışlı \"Lovefool\" şarkısını barındırmaktadır. \"Love Me\", albümde başarı gören en iyi şarkılardan biri olarak değerlendirilmiştir ve kritikçiler şarkının disko-pop havasını olumlu karşılamışlardır.\nŞarkı, Kanada ve Amerika'da sırasıyla on iki ve otuz yedinci basamağa kadar yükselmiştir. Şarkı ayrıca Birleşik Krallık'ta ana tablo ve R&B tablosuna girmeyi başarmıştır. Şarkının müzik videosu, 3 Ağustos 2010'da yayınlanmıştır ve \"dünya çapındaki hayranlara takdir amaçlı, onlara desteklerinden dolayı minnettar olmak için.\" Klipteki sahneler, Bieber'ın canlı performanslarından, sahne arkası görüntülerinden ve mavi-beyaz bir ekranın önünde dans ederken, şarkı söylerkenki görüntülerden oluşmaktadır. Bieber, My World ve My World 2.0 albümlerini tanıtmak için çıktığı My World Tour'un her ayağında konserlere bu şarkıyla çıkmaktadır.\n\n\nTatar Ramazan (dizi)\nTatar Ramazan, oyuncuları Bülent İnal, Burak Yamantürk, Osman Soykut, Burcu Kara, Özge Özpirinçci ve Umut Karadağ'ın yer aldığı, atv'de yayınlanan dizidir. 2. sezonda Burcu Kara ve Özge Özpirinçci ana kadroya dahil edilmiştir. Fakat daha sonra Osman Soykut diziden ayrılmıştır. Dizi, 26 Ocak 2014'te yayınlanan 26. bölümüyle ekranlara veda etmiştir.\n\n\nFrédéric Bourdin\nFrédéric Bourdin, (d. 13 Haziran 1974) Fransız basınında Bukalemun lakabıyla tanınan ünlü seri dolandırıcı. Bourdin'in çocuk taklidi yaparak 500'den fazla kişi kimliğine girdiği ve bu yöntemle dolandırıcılık yaptığı iddia edilmektedir. Bunlardan üçünün ise gerçekten kayıp kişiler olduğu tespit edilmiştir.\nBourdin, Fransa Hauts-de-Seine ilinin Nanterre komününde doğdu. Bourdin aşırı ırkçı olan dedesi tarafından büyütüldü. Annesi ile evli olmayan Cezayir'li Kaci isimli göçmenin ilişkisi sonucunda dünyaya geldiğini belirten Bourdin daha sonra evden kaçtı ve Paris'e kadar seyahat etti.\nBourdin 1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nin Teksas eyaleti San Antonio şehrinden Nicholas Barclay isimli kayıp çocuk kimliğini çaldı. Nicholas Barclay kaybolduğu gün tarih 13 Haziran 1994'ü gösteriyordu ve Nicholas arkadaşlarıyla basketbol oynuyordu. Ancak Nicholas daha sonra eve hiç gitmemişti ve kendisinden bir daha da haber alınamamıştı. 1997 yılında Nicholas'ın kimliği çalan Bourdin, İspanya'da Fransız aksanıyla İngilizce konuşuyordu ve Nicholas'ın aksine esmer tenli, kahverengi gözlüydü. Nicholas ise beyaz tenli ve mavi gözlü bir çocuktu. Bourdin aileyi yıllar sonra bir fuhuş çetesinin elinden zorla kaçtığını söyleyerek ikna etmiş ve Teksas'a gitmeyi başarmıştı.\nBourdin, Nicholas'ın ailesi ile yaklaşık olarak 5 ay kadar birlikte yaşadı. 1997 yılında kaybolduktan uzun bir süre sonra başka bir ülkede bulunan çocuk olmasından dolayı medyanın ilgisini çekti. Ancak bu ilgi olayı araştıran hükûmet yetkilileri ve bir özel dedektifin de ilgisini çekmişti ve Bourdin kaybolan çocuk Nicholas'a hiç benzemiyordu. Fakat aile Bourdin'in Nicholas olduğunda ısrar ediyordu. 1998 yılı Şubat ayında FBI aileden ve Bourdin'den mahkeme kararıyla örnekler alarak DNA testi yaptı. 1998 yılı Eylül ayında Nicholas olmadığı anlaşılan Bourdin suçunu kabul etti ve San Antonio Federal Mahkemesinde Pasaport dolandırıcılığı ve yalan yere yemin suçlarından, ceza yasaları uyarınca cezasının karşılığının iki katı olarak 6 yıl hapis cezası aldı.\nBourdin 2003 yılından ABD'den Fransa'ya sınır dışı edildikten sonra Grenoble'a yerleşti. Ardından 1996 yılından bu yana Fransa'da kayıp olan Léo Balley isimli 14 yaşındaki çocuğun kimliğini çalmaya çalıştı. Ancak DNA testi ile onun Léo Balley olmadığı tespit edildi.\n2004 yılında İspanya'da bombalama olayları esnasında annesinin Ruben Sanchez Espinoza olduğunu iddia eden bir yetişkin olarak polis tarafından soruşturuldu. Polis gerçeği öğrendiğinde onu tekrar Fransa'ya sınır dışı etti.\n2005 yılı Haziran ayında Bourdin, 15 yaşında ailesinin bir trafik kazasında öldüğünü söyleyen yetim İspanyol Francisco Hernandes-Fernandez olduğunu söyleyerek Pau'da bulunan Jean Monnet Kolejinden bir ay süreyle kaldı. Sürekli olarak genç gibi hareket ediyor ve vücudunun büyük bölümünü kapalı tutarak, gözlük ve şapka takarak, tüy dökücü kremler kullanarak gençmiş gibi davranıyordu. Okulda 12 Haziran tarihinde öğretmeni Bourdin hakkında hazırlanan bir televizyon programında onu gördü ve sahtekarlığını ortaya çıkardı. 16 Eylül tarihinde Bourdin sahte kimlik taşımak ve kullanmak suçundan dolayı dört ay hapse mahkûm oldu. Kendisiyle yapılan röportajlarda \"aşk ve sevgi\" arayan bir çocuk olduğunu belirtmiştir. Yetimhaneye birkaç defa daha yetim gibi davranarak gelmiş ve bulunmuştur.\n8 Ağustos 2007 tarihinde Bourdin bir yıl süren flörtü sonrasında Isabelle isimli Fransız kadınla evlendi. Bu evlilikten üç çocukları bulunmaktadır. \"Daily Mirror\" gazetesinin haberine göre Bourdin bir daha asla kimseyi taklit etmeyeceğini iddia etmiştir.\nBourdin 2008 yılında \"New Yorker\" gazetesinde köşe yazarı olar David Grann ile bir röportaj yaptı. Bourdin artık bir baba ve bir koca olduğunu söyledi. Röportajda yeni bir insan olduğunu söyleyen yazara \"hayır ben buyum\" dedi.\n2010 yılında Fransız yönetmen ve senarist Jean-Paul Salome tarafından, Bourdin'in yerine geçtiği Nicholas Barclay'in durumunu kurgusal olarak anlatan Bukalemun isimli filmde sergilendi. Filmde Bourdin'i (Filmde Fortin olarak değiştirildi) Kanadalı aktör Marc-André Grondin oynamıştır. Film 2010 yılında Tribeca Film Festivali'nde gösterime girmiştir.\nFilmden uyarlanan belgesel biyografi filmi \"The Imposter\" ise Barty Layton yönetmenliğinde çekilmiş ve film 2012 yılı Ocak ayında Sundance Film Festivali'nde gösterime girmiştir.\n\n\nÇalgı'daki yıldızlar listesi\nBu liste Çalgı Takım Yıldızındaki dikkate değer yıldızlar listesi olup, azalan parlaklığa göre sıralanmıştır.\n\n\nKim Jong-nam\nKim Jong-nam (d. 10 Mayıs 1971 - ö. 13 Şubat 2017), Kuzey Kore eski lideri Kim Jong-il'in en büyük oğludur. 1998'den 2001 yılına kadar babası tarafından Kuzey Kore'nin yeni lideri için belirgin varisi olarak kabul edilmişti. Kim Jong-nam, sahte pasaport kullanarak gizlice Japonya'ya gitmek ve Mayıs 2001'de Disneyland'ı ziyaret etme amacının başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, babasının gözünden düşmüştür. Kim Jong-nam'ın, üvey kardeşi Kim Jong-un 2010 yılının Eylül ayında varis seçildi. Sürgündeki Jong-nam ailesi Kuzey Kore rejiminin eleştirmeni ve reform yapılmasını gerektiğini bir savunucusu haline gelmiştir. Kim Jong-nam’ın Malezya'da suikaste uğradığı ve öldürüldüğü iddia edilmiştir.\n1998 yılında, Kim Jong-nam, geleceğin lideri olarak terfi edildiğini belirten bir görev olan Kuzey Kore güvenlik Bakanlığı'nda üst düzey bir pozisyona atandı. Bilgi teknolojisi (BT) sektöründe gelişmekten sorumlu, DPRK Bilgisayar Komitesi Başkanı olarak atandığı bildirildi. 2001 yılının Ocak ayında, IT sektöründe Çinli yetkililerle görüşmeler yapmak için Şangay'da babasına eşlik etti.\n2001 yılının Mayıs ayında, yanında iki kadın ve oğlu olarak tanımlanan dört yaşında bir çocukla Narita Uluslararası Havalimanı'na geldiğinde tutuklandı. Mandarin Çincesinde \"şişko ayı\" anlamına gelen \"Xiong Pang\" takma adı kullanarak sahte Dominik Cumhuriyeti pasaportu ile yakalandı. Kim Jong-nam'ın, üzerinde beyaz bir gömlek ve koyu renk ceket ve güneş gözlüğü ile birlikte boynunda bir altın zincir olduğu bildirildi. Birkaç gün gözaltında tutulduktan sonra, Japon hükümetinin talimatı üzerine Çin'e sınırdışı edildi. Kim Jong-nam, görünüşe göre, yetkililerin sorduğu sorulara, Tokyo yakınındaki, Urayasu'da, Tokyo Disneyland'ı ziyaret etmek için Japonya'ya girdiğini söyledi. Bu olay, babası Kim Jong-il'in utanç duyması nedeniyle Çin'e planladığı ziyaretinin iptaline neden oldu.\nTokyo olayına kadar, Kim Jong nam, babasından sonra ülkenin lideri olacağı bekleniyordu. Babası Çin'e resmi bir ziyarette bulunurken Kim Jong-un sorumlu bırakılmıştır.\nGüney Kore televizyon ve South China Morning Post, Kim Jong-nam'ın bir Portekiz pasaportuna sahip olduğunu 2007 yılında bildirilmiştir. Ancak, Portekiz yetkilileri ve Macao'nun Portekiz konsolosu Pedro Moitinho de Almeida, \"böyle bir belge gerçekten varsa, kesinlikle sahte olduğunu\" ifade etti.\nOcak 2009 yılında, Kim Jong-nam, babasından sonra Kuzey Kore'nin lideri olmak ile ilgili \"hiçbir ilgisi olmadığını\" söyledi.\nHaziran 2010 yılında, Kim Jong-nam bir otelde asansör beklerken, Makao Associated Press'e kısa bir röportaj verdi. Basın'ın son rivayetine, Avrupa'ya iltica etmek ile ilgili planları olmadığını belirtmiştir. Kim Jong-nam, 2007'ye kadar Makao'da Coloane Adası'nın güney ucunda bir apartman dairesinde yaşamıştır.\nEylül 2010 yılında, küçük üvey kardeşi Kim Jong-un, yeni varis yapıldı. Kim Jong-un babası Kim Jong-il'in ölümünden sonra 24 Aralık 2011 tarihinde Kuzey Kore'nin Yüce Lideri ilan edildi.\n1 Ocak 2012'de, Japon günlük gazetesi Yomiuri Shimbun, Kim Jong-Nam'ın Babasının ölümünü o gün öğrendikten sonra gizlice 17 Aralık 2011 tarihinde Makao'dan Pyongyang'a uçtuğunu bildirdi ve babasına son saygılarını sunmak için Kim Jong-un'un ona eşlik ettiği düşünüldü. Makao'ya dönmek için birkaç gün sonra spekülasyonları önlemek için cenazeye katılmadı.\nGüney Kore gazetesi Chosun Ilbo, Kim Jong-nam'ın iki karısı, en az bir metresi ve birkaç çocuk sahibi olduğunu bildiriyor. İlk eşi Shin Jong-hui (d. 1980) ve oğulları Kum-sol (d. 1996), Pekin'in kuzey eteklerinde \"Dragon Villa\" adlı bir evde yaşamaktadırlar. Jong'un ikinci eşi Lee Hye-bin'in (d. 1970), oğulları Han-sol (d. 1995) ve kızları Sol-hui (d. 1998) Makao'da mütevazı bir apartmanın 12. katında yaşadığını ve metresi Yong-la'nın (d. 1980), Makao'da yaşayan, eski bir Air Koryo uçuş görevlisi olduğunu bildirmiştir.\nKim Jong-nam 2011 yılında Bosna-Hersek-Mostar'da, Birleşik Dünya Kolejine kaydoldu. Jong-nam, çoğu zaman kumar ve aşırı harcamalarına ilişkin medya tarafından önem verilmiştir.\nGüney Kore basını, Kim'in 13 Şubat 2017'de, Malezya'daki Kuala Lumpur Uluslararası Havalimanı'ndaki zehirli iğne ile, iki Kuzey Koreli kadın casus tarafından öldürüldüğünü bildirdi.\n\n\nSlugterra\nSlugterra, Asaph Fipke tarafından oluşturulmuş Amerika-Kanada ortak yapımı bir dizidir. İlk gösterimini 3 Eylül 2012'de Disney XD'de yapmıştır. Seri, Kanadalı bir yapım şirketi olan Nerd Corps Entertainment tarafından üretilmiştir.\nDizinin konusunda Eli Shane 15 yaşına geldiğinde babasının mektubunda yazmış olduğu istekle yer altında bir yer bulur. Burada çeşitli türde ve güçde sülükler yaşamaktadr. Eli Shane babasından kendine kalan ünle ve yeni edindiği dostlarla birçok kötü karakterle savaşır. İlk sülüğü babasından edindiği Burpy'dir. Ona bu macerasında yardım eden birçok sülüğü vardır.\n\n\nBukalemun (film, 2010)\nBukalemun ( İngilizce: The Chameleon, Fransızca: Le Caméléon ) 2010 yapımı, yönetmenliğini Jean-Paul Salomé'nin yaptığı Kanada, Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri ortak yapımı filmdir.\nSenaryosu Natalie Carter tarafından düzenlenen film gerçek bir hikâyeye dayanmaktadır. 1990'lı yıllarda Frédéric Bourdin'in (Filmde Fortin olarak değiştirildi) Teksas, San Antonio'da kaybolan Nicholas Barclay adındaki çocuğun yerine geçmesini konu alır. Hikâye bir miktar değiştirilmiş olmasına rağmen filmin tamamı hemen hemen gerçek hikâyeye dayanır. Aynı hikâyenin 2012 yılında Bart Layton yönetmenliğinde The Imposter adıyla belgesel biyografi filmi çekilmiştir.\nFilm önemli eleştirmenlerden oldukça fazla olumsuz yorum almıştır.\n\n\nJason Day (golfçü)\nJason Day (d. 12 Kasım 1987), PGA Tour'da yarışan Avustralyalı golfçü. 2011 yılında düzenlenen Masters ve Amerika Açık'ta ikinciliği bulunmaktadır. Oyuncu 2011 yazında dünyanın en iyi 10 golfçüsü arasına girmiştir.\n\n\nJason Day\nJason Day adlı kişiler:\n\n\nJim Furyk\nJames Michael Furyk (d. 12 Mayıs 1970), Amerikalı golfçü.\n2010'da FedEx Cup şampiyonluğuna ulaşan Furyk aynı yıl PGA Tour'un en iyi oyuncusu da seçilmiştir.\n\"The Grinder\" ve \"The Businessman\" takma adlarıyla anılan oyuncu 2003 Amerika Açık'ı kazanma başarısı göstermiştir. Furyk 2006 sonbaharında dünya sıralamasının ikinci basamağına dek yükselmiştir.\n\n\nDivane (film, 1960)\nDivane, senaryo, yapım ve yönetmenliğini Baki Çallıoğlu'nun üstlendiği 1960 yapımı Türk filmidir.\nFilmin başlıca oyuncuları Serpil Gül ve Ekrem Bora'dır.\n\n\nAşk Hırsızı\nAşk Hırsızı, şu anlamlara gelebilir,\n\n\nAşk Hırsızı (film, 1960)\nAşk Hırsızı, Orhan Erçin'in senaryosunu yazdığı, Hüseyin Peyda'nın yönettiği 1960 yapımı Türk filmidir.\nFilmin başlıca oyuncuları,\n\n\nAşk Hırsızı (film, 1963)\nAşk Hırsızı, Osman F. Seden'in yönettiği 1963 yapımı Türk filmidir. Filmin senaryosu Bülent Oran ve Osman F. Seden'e aittir.\nFilmin başroldeki oyuncuları Zeki Müren ve Leyla Sayar'dır.\n\n\nOtlukköy, Midyat\nOtluk, Mardin ilinin Midyat ilçesine bağlı bir mahalledir. Kürtçe ismi Zivinga Dirêj'dir.\nMardin il merkezine 79 km, Midyat ilçesine 25 km uzaklıktadır.\n\n\nGünahsızlar\nGünahsızlar, şu anlamalra gelebilir,\n\n\nGünahsızlar (film, 1944)\nGünahsızlar, yapım ve yönetmenliğini Faruk Kenç'in üstlendiği 1944 yapımı Türk filmidir.\nFilmin başlıca oyuncuları şunlardır,\n\n\nHürriyet Şarkısı\nHürriyet Şarkısı, yapım, senaryo ve yönetmenliğini Faruk Kenç'in üstlendiği 1951 yapımı Türk filmidir.\nFilmin başlıca oyuncuları şunlardır,\n\n\nAllaha Ismarladık (film, 1951)\nAllaha Ismarladık, Sami Ayanoğlu'ın yazıp yönettiği, Esat Mahmut Karakurt'un romanından uyarlanan 1951 yapımı Türk filmi.\nİşgal altındaki İstanbul'dan Anadolu'ya silah ve mühimmat taşıyan Kuvay-i Milliyecilerin mücadelelerinin arka planda yer aldığı filmde işgal kuvvetleri komutanının kızı Miss Betty ile Yüzbaşı İzzet Bey'in aşkları anlatılır.\n\n\nAllahaısmarladık\nAllahaısmarladık, şu anlamlara gelebilir,\n\n\nAlaattin Turhan\nAlaattin Turhan, Türk bürokrat. 1968-1971 yılları arasında Şabanözü Kaymakamlığı , 1985-1988 yılları arasında Mardin, 1988-1991 yılları arasında Çankırı Valiliği görevlerini yürüten Turhan, 2003-2006 yılları arasında yürütmekte olduğu Nevşehir Valiliği görevinden emekliye ayrılmıştır.\n\n\nAşk Rüzgarı (film)\nAşk Rüzgârı, Nevzat Pesen'in hem yönetmenliğini, hem senaryo yazarlığını, hem de yapımcılığını üstlendiği 1960 yapımı Türk filmi.\nSiyah-beyaz filmin başrollerinde Göksel Arsoy, Leyla Sayar ve Sunay Uslu var.\n\n\nEndometriyal polip\nEndometriyal polip, rahimin iç yüzeyinde dokudan kaynaklı olan iyi huylu bir et parçası veya et beni olarak bilinir. Rahim’in iç yüzeyinde bazı bölümlerde normalden fazla büyümesi durumunda rahim boşluğa doğru itilir ve polip meydana gelir. İtilen dokular endometriyum ile olan bağlantıyı kaybetmez. Rahimdeki bu bağlantı çok ince ise buna saplı polip denir. Saplı polipler zamanla rahim’in dışına sarkabilir. Endometriyal polipler sadece bir tane yâ da duruma göre sayısı fazla olabilir.\nPoliplere neden olan faktörler bilinmez. endometrial hiperplazine genelde fazla östrojenin salgılanması ‘nın neden olduğu düşünülür. Meme kanserinde tamoksifen tedavisi alan kişilerde endometriyal poliplere sık rastlanmaktadır.\nEn çok rastlanan problemler kanamanın fazla olmasıdır. Regli kanamasının fazla olması veya iki regli döneminin arasında lekeli kanamalar olması polip’in belirtisidir. Menopoza girmiş kadınlarda da görülen kanamaların sebebinde endometriyal polip olabilir. Bazı kişilerde regli sonrasında akıntı ile birlikte kahverengi lekelerin gelmesi polip olabileceğini gösterir. Düzensiz kanamalar ve cinsel ilişki esnasında olan kanamalar regli olduğu dönemde oluşan kramplar gibi belirtilere neden olabilir.\n\n\nBertul KocabaÅŸ\nBertul Kocabaş (15 Şubat 1992, Hamm), Alman-Türk futbolcudur. Forvet pozisyonunda görev almakta olup, 2. Lig ekiplerinden Sarıyer'de forma giymektedir.\nFutbolculuğa 2007 yılında Rot Weiss Ahlen altyapısında başladı. 2008 yılında profesyonel sözleşmeyi imzaladıktan sonra Rot Weiss Ahlen formasıyla 2 sene içerisinde 30 maçta 12 gol attı ve 13 asist yaptı. 2010 yılında Hamburg II takımına transfer oldu. Burada da 2 sene içerisinde 50 maçta 20 gol attı ve 21 asist yaptı.. 27 Haziran 2012 tarihinde Kardemir Karabükspor'a transfer oldu. Karabük'ün Yenice ilçesinden Almanya'ya göç eden bir ailenin Almanya'da dünyaya getirdiği genç futbolcu, kendi memleketi olan Karabük'ün formasını giymesinin onur verici olduğunu belirterek, \"Alman alt yapısında yetişip kendi memleketimde oynamaktan mutlu olacağım. Kardemir Karabükspor'u en iyi yere ulaştırmak için elimden geleni yapmaya çalışacağım. Kardemir Karabükspor forması altında hedefimin Millî takıma kadar yükselmek. Onun içinde var gücümle çalışacağım\" dedi.\n\n\nJeff Green\nJeffrey Lynn Green (28 Ağustos 1986) Houston Rockets Kısa Forveti . Green Georgetown Üniversitesi'nde oynadıktan sonra 2007 NBA seçmeleri'nde 1. tur 5. sıradan Boston Celtics tarafından seçilmiştir. Hemen ardından Ray Allen ve Glen Davis karşılığında Seattle SuperSonics'e (şimdiki adı ile Oklahoma City Thunder) takas olan Green 2010-2011 NBA sezonu'nda tekrar Celtics'e gönderilmiştir.Memphis forması giyen Green,18 Ocak 2016 tarihinde Lance Stephenson ve Draft 1.tur seçme hakkı karşılığında Los Angeles Clippers'a takaslanmıştır.\n\n\nAzerbaycan'daki diplomatik temsilcilikler listesi\nBu sayfada, Azerbaycan'da bulunan yabancı diplomatik temsilcilikler yer almaktadır. Başkent Bakü'de 50 büyükelçilik bulunmaktadır.\nBakü\nGence\nNahçivan\n\n\nDede Karkğın\nDede Garkın, Dede Kargın ya da Dede Karkın Vefâ’îyye tarikâtının ruhanî önderi ve Horasan erenlerindendir.\nGünümüzde Mardin il sınırları içerisinde yer alan Dedeköy'de yaşamıştı. Elvan Çelebi'nin \"\"Menâkıbu'l Kudsiyye-Fi Menâsıbi'l-Ünsiyye\"\" adlı eserinin ilk bölümü \"Dede Ğarkın\" hakında günümüzde elde kalan en önemli kaynağı teşkil etmektedir.\nİçlerinde en önemlisi Ebû'l-Bekâ Baba İlyâs olmak üzere Şeyh Osman, Aynu'd-Devlet Dede, Hacı Bağdın, ve Hacı Mihman isimlerinde beş büyük hâlife yetiştirmişti\n\n\nMurat Gök\nMurat Gök (d. 1972, Adana - ö. 12 Nisan 2013, Samsun), Türk özel yetkili savcı, hukukçu.\n2009 yılında atandığı İzmir Adliyesi'nde iki yıl boyunca Özel Yetkiyle görev yapmış, belediyeler de dahil, kamu kurumlarındaki suç örgütlerine yönelik operasyonlarla adını duyurmuş ve \"Süper Savcı\" lakabıyla anılmaya başlamıştır.\nCumhuriyet Savcısı Murat Gök, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca özel yetkileri alınarak düz savcı olarak 2009 yılında Samsun’a atandı. Bu sırada kitap yazmayı düşünüyordu.\nSamsun’da Cumhuriyet Başsavcılığı’nda zaman aşımı incelemesine bakarak görev yapan ve özel koruma ile gezen Cumhuriyet Savcısı Murat Gök, kaldığı Samsun'daki Adliye Lojmanları’ndaki evinde 12 Nisan 2013'te 41 yaşında ölü olarak bulunmuştur.\nBir süredir karaciğer yetmezliğinde tedavi gören Murat Gök'ün cenazesi kendi isteğiyle Samsun'da toprağa verilmiştir. Yapılan tetkiklerin sonucunda ölüm sebebi \"doğal nedenler\" olarak basına yansımıştır. Faili meçhul bir cinayete kurban gittiği, ailesi tarafından iddia edilmektedir.\n\n\nSuç Çetesi\nGangster Squad, Türkçe adıyla Suç Çetesi, senaryosu Beall Will tarafından yazılan ve Ruben Fleischer'ın yönetmenliğini yaptığı 2013 ABD yapımı aksiyon suç filmidir. Filmde Josh Brolin, Ryan Gosling, Sean Penn, Nick Nolte, Emma Stone, Anthony Mackie, Giovanni Ribisi, Michael Peña ve Robert Patrick rol almıştır.\nFilm gerçek bir olaya dayanmakta olup, genel hikâyesi 1940'lı ve 50'li yıllarda Los Angeles Polis Departmanı görevlileri ve dedektiflerinin Mickey Cohen ve çetesine karşı şehri güvende tutmak için oluşturdukları \"Gangster Squad birimi\" adlı gruba dayanmaktadır. Film ilk başta 7 Eylül 2012 tarihinde vizyona çıkması için hazırlandı ancak 2012 Aurora çekimi nedeniyle yayım tarihi Warner Bros Pictures tarafından 11 Ocak 2013 olarak değiştirildi.\n\n\nYüz Karası (albüm)\nYüz Karası, 1981'de yayınlanan Bülent Ersoy'un Türküola'dan çıkan on beşinci stüdyo albümüdür.\nAlbümünde yer alan tüm şarkılar Klasik Türk müziği tarzı ağırlıkta olup sanatçı Bülent Ersoy tarafından makam ve usullerine uygun olarak yeniden yorumlanmıştır. Albümünde diğer şarkılardan farklı olarak Orhan Gencebay, Selami Şahin, Coşkun Sabah gibi sanatçıların bestelerinede yer veren Ersoy ayrıca bu albümüne sekizinci sırada \"Yaylı Tanbur, Taksim, Haber Gelmez\" adlı klasik esere yer vermiştir. Albümde yer alan şarkıların söz ve müziklerinin tamamı farklı sanatçılara ait olup Klasik Türk müziği'nde seçkin eserler olarak bilinir. Albümde ilk sırada yer alan sözleri Mehmet Yüzüak 'a ait \"Yüz Karası\" adlı şarkı ayrıca albüme ismini vermiştir. Yapımcılığını Türker İnanoğlu'nun yaptığı, yönetmenliğini Orhan Aksoy'un üstlendiği, başrolleri Bülent Ersoy, Yusuf Sezgin, Serpil Çakmaklı ve Ekrem Bora'nın paylaştığı \"Yüz Karası / Şöhretin Sonu\" adlı sinema filmi de bulunmakta olup filmde bu şarkıyada yer verilmiştir. Albümde ve filmde ayrıca \"İşte Bizim Hikayemiz\" adlı şarkı da bulunmaktadır.\n\n\nGökben Derviş\nGökben Derviş, ( d. 25 Nisan 1986 İzmir ) Türk şair.\nİstanbul'da yaşayan Derviş, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Sahne ve Görüntü Sanatları, Oyunculuk Ana Sanat Dalı mezunudur.\nŞiir ve yazıları; Hayal, Şiiri Özlüyorum, Akköy, Mühür, Akatalpa, Eliz, Dize, Karakalem, Kurşun Kalem, Şiirsaati, Denizsuyukasesi, Temren, Varlık, Sincan İstasyonu, Özgür Edebiyat… gibi dergilerde yayımlanmış ve yayımlanmaya devam etmektedir.\n\"Yalnızlık Manifestosu\" adlı dosyası, Homeros Edebiyat Ödülleri Kemal Özer Şiir Ödülünde (2010) birincilik almıştır. Aynı dosya, Memet Fuat Genç şiir ödülünde (2010) övgüye değer bulunmuştur. 2011 Arkadaş Zekai Özger Şiir ödülü, Jüri Özel Ödülünü almıştır. 2013 yılında Homeros Edebiyat Ödülleri / Bir Şiiri İnceleme yarışmasında “Tristram: Politik, Poetik, Estetik ve Etik Bir Şiir Tasarımı” adlı çalışmasıyla birinci olmuştur.\n\n\nAvustralya tarihi\nAvustralya tarihi, Avustralya yüzölçümünün ve insanlarının, önceki yerli ve sömürge toplumlarının tarihini ifade eder. Avustralya Aborjinlerinin ilk olarak 40.000 ila 60.000 yıl önce Malay Takımadalarından tekneyle Avustralya anakarasına geldiklerine inanılıyor. Kurdukları sanatsal, müziksel ve spiritüel gelenekleri, insanlık tarihinin en uzun süre yaşatılan gelenekleri arasındadır.\nAvrupalılar tarafından Avustralya'ya bilinen ilk keşif 1606 yılında Hollandalı denizci Willem Janszoon tarafından gerçekleştirilmiştir. Diğer Hollandalı seyrüseferciler 17. yüzyılda batı ve güney kıyıları keşfedip kıtayı \"Yeni Hollanda\" olarak adlandırdılar. Deniz salatalığı toplayan Makassarlı trepangcılar 1720 yılından sonra veya muhtemelen daha önce Avustralya'nın kuzey kıyılarını ziyaret ettiler. Diğer Avrupalı kaşiflerin ardından James Cook 1770 yılında Britanya için Avustralya'nın doğu kıyısının haritasını çizdi ve Botany Körfezi, Yeni Güney Galler'de (günümüzde Sidney) bir koloni kurulmasını destekleyen raporuyla geri döndü.\nBritanya gemilerinden oluşan İlk Filo, bir ceza kolonisi kurmak amacıyla Ocak 1788'de Botany Körfezi'ne ulaştı. Sonraki yüzyıllarda kıtada diğer Britanya kolonileri kuruldu ve Avrupalı kaşifler kıtanın iç kısımlarını keşfetmeye başladı. Avustralya Yerlileri bu dönemde büyük ölçüde güçsüz kaldı ve sömürgecilerin getirdiği hastalıklar ve çıkan çatışmalar sonucunda sayıca azaldı.\nAltına hücum ve tarımsal sanayi beraberinde refah getirdi. 19. yüzyılın ortalarından itibaren altı Britanya kolonilesinde özerk parlamenter demokrasiler kurulmaya başladı. Koloniler 1901 yılında oylanan referandumla federasyonlaşarak tek çatı altında birleşti ve böylece modern Avustralya devleti kuruldu.\nAvustralya, her iki dünya savaşında Britayna'nın tarafında savaştı ve II. Dünya Savaşı sırasında Japon İmparatorluğu tarafından tehdit edildikten sonra Amerika Birleşik Devletleri'nin uzun süreli müttefiki oldu. Asya ile ticareti arttı ve savaş sonrası çok kültürlü göç programı ile her kıtadan 6,5 milyondan fazla göçmen aldı. Nüfusu 60 yıl içinde üç katına çıktı ve 2010 yılında yaklaşık 21 milyona ulaştı. 200 farklı ülkeden gelen nüfusu ile dünyanın en büyük 14. ekonomisini temsil etmektedir.\n\n\nTürkmenistan'daki diplomatik temsilcilikler listesi\nBu sayfada, Türkmenistan'da bulunan yabancı diplomatik temsilcilikler yer almaktadır. Başkent Aşkabat'da 30 büyükelçilik binası bulunmaktadır.\nAÅŸkabat\nAÅŸkabat \nMerv\n\n\nSecret Garden (dizi)\nSecret Garden (, \"Sikeurit Gadeun\") SBS yayınlanan bir 2010 Güney Kore TV dizisidir.\n\n\nGaius Claudius Glaber\nGaius Claudius Glaber, Üçüncü Köle Savaşı'nı bastırmak üzere görevlendirilmiş Romalı Preator. \nRomalıların, isyanı henüz bir savaş olarak görmediği dönemde, ayaklanmayı bastırmak için 3.000 kişilik bir askeri kuvvet oluşturdu. Askerleriyle birlikte isyancı köleleri Vezüv Yanardağı'nda kıstırdı. Ancak Spartaküs ve isyancı kölelerin ağaç dallarından yaptıkları halatlarla dağdan indikleri bilinmektedir. Bu olaydan sonraki çatışmada Romalıların yenildiği ve Gaius Claudius Glaber'in öldüğü sanılmaktadır.\n\n\nHotJava\nHotJava, (sonraki ismiyle HotJava Browser) modüler, genişletilebilir bir Java temelli web tarayıcısıdır. Java temelli ilk web tarayıcısı olma özelliğine sahiptir. HotJava Temmuz 2011'den bu yana desteklenmiyor\n1994 yılında bir grup Java yazarı WebRunner isminde bir tarayıcı oluşturmaya başladılar. Bu tarayıcı Mozaik internet tarayıcısının Java haliydi. 1995 yılında isim değiştiren WebRunner California'daki SunWorld konferansında tanıtıldı.\n\n\nCourageous\nCourageous, Türkçe adıyla Korkusuzlar, 30 Eylül 2011 tarihinde sinemalarda gösterime giren, Sherwood Pictures'in yapımını üstlendiği ve yönetmenliğini Alex Kendrick'in yaptığı bağımsız Hristiyan dram filmidir. Film Sherwood Pictures stüdyolarının \"Flywheel\", \"Facing the Giants\" ve \"Fireproof\" filmlerinin ardından dördüncü yapımıdır. Filmin yapımı 2010 yılında Georgia eyaletinin Albany şehrinde tamamlanmıştır. Filmin dağıtımı daha önceki filmler gibi, Sony şirketine bağlı Provident Label Group tarafından yapılmıştır.\nSenaryoyu yönetmen Alex Kendrick senarist kardeşi Stephen Kendrick ile birlikte yazmıştır. Film yalnızca $2.000.000 bütçe ile çekilmiş ve yalnızca açılışı yaptığı hafta sonundan hafta başına kadar bütçesini kazanmış ve diğer hafta sonunda $9.100.000 hasılat elde etmiştir.\nAdam Mitchell, Nathan Hayes ve diğer polis ortakları kasabada polistirler. Polislik görevlerinin dışında ise bir aileleri ve çocuklarına karşı babalık görevleri bulunmaktadır. Ancak meslekleri nedeniyle babalık görevlerini tam olarak yerine getiremezler. Fakat içlerinden Adam Mitchell'ın kızı küçük yaşta sarhoş bir şoför nedeniyle trafik kazasında ölür. Bunun ardından Adam ile diğer arkadaşları çocuklarına daha iyi babalık yapma amacıyla bir anlaşma imzalarlar. Anlaşma sonrasında ilginç olaylar bu grubu beklemektedir.\n\n\nŞehsuvar Aktaş\n\n\nYves Jégo\nYves Jégo (d. 17 Nisan 1961, Besançon) Fransız siyasetçi.\nHukuk ve Siyaset Bilimi eğitimi almış, çeşitli şirketlerin insan kaynaklarında görev üstlenmiş, 2010 yılında Paris Barosu'na kayıtlı bir avukat olmuştur.\n1995 yılı itibarıyla Montereau-Fault-Yonne belediye başkanlığı görevini üstlenmiştir. RPR yönetiminde görev almıştır. 2002 yılından itibaren Seine-et-Marne milletvekilidir. Nicolas Sarkozy'e yakınlığı ile bilinmektedir. Ayrıca 2002 yılında UMP'ye girmiş, 2004-2007 yıllarında UMP yönetiminde bulunmuş, 2007 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimleri kampanya sürecinde Sarkozy'nin danışmanlığını üstlenmiş, 2. François Fillon Hükümeti'nde Denizaşırı illerden sorumlu Devlet Sekreterliği görevini yürütmüştür. 2009 yılında Radikal Parti'ye girmiştir, 2009 yılı itibarıyla partinin genel başkan yardımcısıdır. 2011 yılı itibarıyla de UMP'den ayrılmıştır. 2012 seçimleri sonucunda Bağımsızlar ve Demokratlar Birliği grubuna üye olmuştur. Eşcinsel evlilikleri destekleyen birkaç merkez sağ ve sağ çizgideki milletvekilinden birisi olmuştur.\nAnn-Katrin Jégo (2014 yılı itibarıyla Paris Konseyi üyesi) ile evlidir. Çiftin 4 çocuğu vardır.\nYerel yönetimler\nMeclis\nHükümet\nDiğer\n\n\nAnderson Bamba\nAnderson Bamba (doğum 10 Ocak 1988), Brezilyalı futbolcudur. Eintracht Frankfurt'ta forma giymektedir.\n\n\nAdam Scott (golfçü)\nAdam Derek Scott (d. 16 Temmuz 1980), PGA Tour'da yarışan Avustralyalı golfçü. 2013 Masters şampiyonudur. 2007 yılında katıldığı Mercedes-Benz Championship'ten ikincilikle ayrılan Scott, dünya sıralamasında üçüncü basamağa yükselme başarısı göstermiştir. Dünya çapında 18 birinciliği bulunan oyuncu, 2004 Players Championship ve 2011 WGC-Bridgestone Invitational'da da şampiyonluğa ulaşmıştır.\n\n\nAdam Scott\nAdam Scott adlı kişiler:\n\n\nOh du lieber Augustin\nOh du lieber Augustin (\"Ah, sevgili Augustin\") 1679 yılında Viyana'da Marx Augustin tarafından bestelenmiş şarkıdır. The More We Get Together ve Did You Ever See a Lassie? çocuk şarkısı olarak İngilizce söylenmektedir.\nSöz ve Müzik: Marx Augustin (1679)\nNakarat:\nAch, du lieber Augustin,\nAugustin, Augustin,\nAch, du lieber Augustin,\nAlles ist hin!\n1. Geld ist hin, Mädl ist hin,\nAlles ist hin, Augustin!\nAch, du lieber Augustin,\nAlles ist hin!\nNakarat\n2. Rock ist weg, Stock ist weg,\nAugustin liegt im Dreck.\nAch, du lieber Augustin,\nAlles ist hin!\nNakarat\n3. Und selbst das reiche Wien,\nHin ist's wie Augustin;\nWeint mit mir im gleichen Sinn,\nAlles ist hin!\nNakarat\n4. Jeder Tag war ein Fest,\nJetzt haben wir die Pest!\nNur ein großes Leichenfest,\nDas ist der Rest.\nNakarat\n5. Augustin, Augustin,\nLeg' nur ins Grab dich hin!\nAch, du lieber Augustin,\nAlles ist hin!\n\n\nFuad Raufoğlu Hacıyev\nFuad Raufoğlu Hacıyev (22 Temmuz 1942), Yönetmen, Öğretim Üyesi, Azerbaycan Devlet Sanatçısı.\nAzerbaycan'da Tiyatro Akademisi'nde Reji üzerine bölüm başkanlığı yaptıktan sonra 1993 yılında Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Halil Cin'in davetiyle Konservatuvar'ın tiyatro bölümünün kuruluşunu sağlamak için eşi Prof. Dr. Zamine HACIYEVA ile Türkiye'ye geldi. Prof. Bozkurt KURUÇ ve Semih SERGEN ile birlikte Tiyatro bölümünü açan Raufoğlu, Selçuk Üniversitesi'ndeki derslerle paralel olarak Ankara Devlet Tiyatrosu'nda, Antalya ve Mersin Devlet Opera ve Balesi'nde oyunlar yönetti. Yönettiği 100'ün üzerinde oyunu olan usta yönetmen, 20 yıldan beri Selçuk Üniversitesi Dilek Sabancı Devlet Konservatuvarı Sahnet Sanatları Bölümü Tiyatro Anasanat Dalı'nda ders vermektedir. Aynı zamanda Azerbaycan Devlet sanatçısıdır.\nAyrıca ünlü besteci ve Sovyet Devlet Sanatçısı Rauf Hacıyev'in oğludur. Sanatçı, babasının vefatından sonra babasının adını soyadı olarak kullanmaktadır.\n\n\nOnur Cenik\nOnur Cenik (d. 24 Eylül 1993; Hagen), Türk asıllı Alman futbolcudur. Giresunspor'da oynamaktadır.\nFutbolculağa 2007 yılında Borussia Dortmund II alt yapısında başlamıştır.18 Ocak 2013 yılında Kardemir Karabükspor'a transfer olmuştur.\n\n\nFluid (web tarayıcı)\nFluid, Todd Ditchendorf tarafından 9 Aralık 2007 tarihinde oluşturulmuş Webkit temelli bir tarayıcıdır. Mac OS için tasarlanmıştır. Bu tarayıcı çıktığı dönemde Mozilla ile karşılaştırılmış, Lifehacker, TechCrunch gibi dergilerce bahsedilmiştir. 1 Mayıs 2011 tarihinde bu tarayıcının 1.0 sürümü yayımlandı. Güncel sürümü 1.6'dır.\n\n\nKosova'daki diplomatik temsilcilikler listesi\nKosovo Cumhuriyeti 17 Şubat 2008 yılında bağımsızlığını ilan ettiğinden beri Türkiye'de dahil 99 Birleşmiş Milletler üyesi tarafından tanınmıştır. Bu sayfada, Kosova'da bulunan yabancı diplomatik temsilcilikler yer almaktadır. Hâlihazırda başkent Priştine'de 22 büyükelçilik yerleşkesi bulunmaktadır.\nPriştine\nPriştine\n\n\nYaşar Çetin\nYaşar Çetin (d. 10 Şubat 1985, Karabük), Türk futbolcudur. Kırşehir Belediyespor'da forma giymektedir. \n2003 yılında Kardemir Karabükspor takımında profesyonel olmuştur. Kariyeri boyunca Karabükspor, Tarım Kredispor, Ofspor, Şanlıurfa Belediyespor, Tokatspor, Buğsaşspor, Sarıyer, Kastamonuspor 1966, Etimesgut Belediyespor, İnegölspor'da forma giyen oyuncu 2019-20 sezonu öncesi Kırşehir Belediyespor'a transfer olmuştur. \nDaha çok 2. Ligde oynayan oyuncu 2. Ligde çıktığı 355 maçta 101 gol atarak 100'ler kulübüne girmiştir. Toplamda ise 460 maçta 147 golü bulunmaktadır.\n2 kez U 21 millî takımında oynamış ve gol atmıştır.\n\n\nBobby Darin\nBobby Darin, doğum adıyla Walden Robert Cassotto (14 Mayıs 1936 - 20 Aralık 1973), Amerikalı şarkıcı, söz yazarı ve oyuncu.\nMüzik kariyerine, Amerikalı pop sanatçısı Connie Francis için söz yazarak başlayan Darin, 1958 yılında kendisine ait olan \"Splish Splash\" adlı şarkıyla 1 milyon satış rakamına ulaşarak herkesin dikkatini üzerine çekmeyi başardı. Takip eden zaman içerisinde Bobby Darin; \"Dream Lover\", \"Mack the Knife\" ve \"Beyond the Sea\" adlı şarkılarıyla dünya çapında üne kavuştu.\nDarin 1962 yılında, kariyerindeki ilk filmi olan, karısı Sandra Dee ile birlikte oynadığı \"Come September\" ile Altın Küre kazandı. 1960'lı yıllarda, Demokratlar'ın adayı Robert F. Kennedy'nin başkanlık seçimleri için yürüttüğü kampanyada yer almış. Darin, Kennedy'nin Los Angeles'teki Ambassador Hotel'de suikasta uğradığı 4/5 Haziran (1968) gecesinde orada bulunanlardandı.\nKendisi gibi oyuncu olan Sandra Dee'yle 1 Aralık 1960'ta evlenen Darin'in, 1961 yılında Dodd Mitchell adında bir oğlu oldu. 1967 yılında eşinden boşanan Darin, aynı zamanda kalp rahatsızlığıyla da mücadele ediyordu.\nKalp hastalığı nedeniyle 1973 yılında vefat etti.\n\n\nTanrı Şahidimdir\nTanrı Şahidimdir, şu anlamlara gelebilir,\n\n\nTanrı Şahidimdir (film, 1951)\nTanrı Şahidimdir, yönetmenliğini Mehmet Muhtar'ın üstlendiği 1951 yapımı Türk filmidir. Filmin yapımcısı Turgut Demirağ'dır.\nFilmin başlıca oyuncuları,\n\n\nVatan ve Namık Kemal\nVatan ve Namık Kemal, şu anlamalara gelebilir,\n\n\nVatan ve Namık Kemal (film, 1951)\nVatan ve Namık Kemal, yönetmenliğini Talat Artemel, Sami Ayanoğlu ve Cahide Sonku'nun üstlendiği 1951 yapımı Türk filmidir. Filmin yapımcısı Cahide Sonku'dur.\nFilmin başlıca oyuncuları,\n\n\nPuranalar\nPuranalar Antik Hint döneminden kalma, evrenin yaratılması, tanrılar ve kralların hikâyelerini, Hint coğrafyası ve inanışları ile ilgili konuları içeren masalları veya efsaneleri anlatan metinlerdir.\nBu metinler Mahabarata veya Ramayana gibi destan deÄŸillerdir.\n\n\nDNA (Little Mix şarkısı)\nDNA, Little Mix'in Ağustos 2012'de yayınladığı albümlerinin 2. klip parçasıdır. Little Mix, Barnes, Peter Kelleher, Kohn ve James'in beraber yaptığı şarkının albümde bir de akustik tarzı bulunmaktadır. Syco etiketiyle satışa sunulmuştur.\n\n\nWings (Little Mix şarkısı)\nWings Britanyalı müzik grubu Little Mix'in çıkış parçasıdır. Little Mix, Tom Barnes, Ben Kohn, Iain James, Heidi Rojas, Erika Nuri, Michelle Lewis, Mischke Butler, Peter Kelleher, Kyle Coleman ve Christopher Dotson gibi birçok kişinin beraber yaptığı parçanın süresi 3 dakika 39 saniyedir. Klibi Youtube'de 100 milyondan fazla izlenmiştir.\n\n\nBitmeyen Şarkı\nBitmeyen Şarkı, Orhan Elmas'ın yönettiği 1976 yapımı filmdir. Başrollerinde Gönül Yazar, Rıza Farezi, Hayati Hamzaoğlu, Sami Hazinses oynamıştır.\n\n\nI. Julius\nPapa Aziz I. Julius (d. ??, Roma - ö. 352, Roma) 6 Şubat 337 ile 12 Nisan 352 arası papalık yapmıştır.\nPapalık görevini yapmakta iken genellikle Doğu Roma İmparatorluğu'nda bulunan Hristiyan kiliseleri ve piskoposları arasında yayılan Aryanizm inançları üzerine eğilip bu bu inançlıları tekrar Birinci İznik Konsili ile kabul edilen ana inanç prensiplerine uyan asıl Hristiyanlık inançlarına geri dönüştürmek için uğraş vermiştir. 342'de bunun için önce Roma'da bir sinod toplantısı yaptırmıştır. Sonra da 343'de 170 piskoposun katıldığı Doğu Roma Augustus İmparatoru II. Konstantin ve Batı Roma Augustus İmparatoru Konstans'ın destekleri ile o zaman \"Dakya Diyakozluğu\" içinde bulunan \"Serdica (modern Sofya)\"'da \"Serdica Konsili\"'ni toplamıştır. Bu konsilde Roma'da bulunan Aziz Petrus'un görevinin devamı olan Roma Piskoposu Papa'nın Hristiyanlık üzerinde en yüksek otorite olduğu tekrar açıklanmıştır.\nPapa I. Julius 345'te günümüzde Hristiyanlığın en büyük kutlama günü olan İsa'nın doğum günü olarak 25 Aralık gününü seçilmesini de kabul etmiştir. Bundan önce tek bir kutsal bayram olarak İsa'nın doğumundan 12 gün sonra olan Epifani kabul edilip kutlanmakta idi ve Papa I. Julius bu bayramı ve zamanını değiştirmiştir. Ama İsa'nın doğum günü Noel kutlamanın 25 Aralık'ta olduğunu kabul etmiştir.\n\n\nVeda - Ervah-ı Ezelde\nMüslüm Gürses'in ölmeden önce kaydettiği son albümüdür. Vasiyeti üzerine albümünün adı \"Veda\" koyulmuştur.Ölümünden 40 gün sonra 15 Nisan 2013 günü tüm müzik marketlerde satışa sunulmuştur. Albümün dağıtıcısı Kadırga Müzik'tir.\nParça Listesi:\n1. Ah Neyleyim Gönül\nSöz & Müzik: Mehmet Ali Metin\n2. Karadır Kaşların\nSöz & Müzik: Anonim\n3. Bunca Gamı Bunca Derdi\nSöz: Ali Baba Müzik: Aşık Daimi\n4. Pencereden El Eder\nSöz & Müzik: Abdülkadir Algın\n5. İp Attım Ucu Kaldı\nSöz & Müzik: Anonim\n6. Çaya İner Ağlarım\nSöz & Müzik: Selahattin Çelik\n7. Bülbülün Kanadı Sarı\nSöz & Müzik: Anonim\n8. Kalenin Dibinde\nSöz & Müzik: Anonim\n9. Duman Duman Olmuş (Uzun Hava)\nSöz & Müzik: Anonim\n10. Ervah-ı Ezelde\nKaynak Kişi: Sümmani Baba Müzik: Yavuz Top\n11. Bana Yücelerden Seyreden Dilber\nSöz & Müzik: Mahzuni Şerif\n\n\nMarkus (papa)\nPapa Aziz Markus (Latince: \"Marcus\"; İtalyanca: \"Marco\"; İngilizce: \"Mark\"; Fransızca: \"Marc\") (d.?? - ö. 7 Ekim 336, Roma), 18 Ocak 336 ile 7 Ekim 336 arası papa.\nPapa olmadan önceki yaşamı hakkında elimizde gayet az bilgi bulunmaktadır. \"Liber Pontificalis\" kaynağına göre aslen Romalı olup babasının adı \"Pricus\" idi.\nMarkus 18 Ocak 336'da Papa I. Sylvester ölünce onun yerine papa oldu. Bu görevde 8 ay 20 gün kaldıktan sonra 7 Ekim 336'da öldü. Bu görevde iken Papalık tarafından Hristiyanlık kilisesi piskoposları ve Hristiyan şehitlerinin listeleri olan \"Depositio episcoporum\" ve \"Depositio martyrum\" hazırlanmaya başlanmıştır. \"Liber Pontificalis\" kaynağına göre Papa Markus Ostia Piskoposu'na özel yünden yapılmış bir piskopos cübbesini hilat olarak vermiş ve böylece bu piskoposlara yeni seçilen papaları ilk defa kutsulama hakkını tanımıştır. Yine \"Liber Pontificalis\" kaynağına göre Papa Markus Roma'da \"San Marco Bazilikası\"nın temelini attırmış ve İmparator I. Konstantin'in kiliseye bağışladığı şehrin hemen dışındaki araziler üzerinde bulunan Balbina Katkombları üzerine bir mezarlık kilisesi yaptırmıştır.\nPapa Markus kendi eceliyle öldü ve Balbina'da bulunan katakomb mağara mezarlığına gömüldü. 1048'de cesedi Vellestri kasabasında yeni bir mezara nakledildi. 1145'te ceset kalıntıları yeniden Roma'ya getirilerek San Marco Bazilikası sunağı altına bir ölü kalıntıları vazosu içinde gömüldü.\nAnma yortusu 7 Ekim'de kutlanmaktadır.\n\n\nHal창sk창r Z창bit창n\nHalâskâr Zâbitân (Türkçe: Kurtarıcı Subaylar) ya da Halâskâran (Türkçe: Kurtarıcılar), 1912 yılının mayıs ayında örgütlenen Hürriyet ve İtilaf Fırkası yanlısı silahlı örgüt. İttihat ve Terakki muhalifi olan örgüt kurulduğu günden Bâb-ı Âli Baskını'nın gerçekleştiği tarihe kadar birçok eylem gerçekleştirmiştir.\nGazetelerde sert bildiriler yayınlayan ve Askerî Şura'ya muhtıra veren Halâskâr Zâbitân, Sadrazam Mehmed Said Paşa'nın istifa etmesine neden olmuştur. Meclis-i Mebusan Başkanı Halil Bey'e tehdit mektubu göndererek İttihat ve Terakki çoğunluklu meclisin dağılmasını istemiş, bu istekleri meclis tarafından kınansa da Ahmet Muhtar Paşa'nın girişimleri sonrası meclis dağıtılmıştır.\n\n\nRichard Neutra\nRichard Joseph Neutra (8 Nisan 1892 - 16 Nisan 1970), Avusturya doğumlu Amerikan mimar. Güney Kaliforniya'da yaşamış ve kariyerinin büyük bir bölümünü inşa etmiş bu kişi modernci mimarların en önemli isimleri arasındaydı.\nNeutra Viyana'nın Leopoldstadt ilinde 8 nisan 1892 tarihinde zengin bir Yahudi ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldi. Yahudi Macarlarından babası Samuel Neutra'nın (1844-1920) demirci dökümhanesi vardı ve annesi Elizabeth \"Betty\" Glaser Neutra (1851-1905) Viyana'da İsrail Kültür Cemiyeti'nin bir üyesiydi. Richard'ın ABD'ye göç eden iki kardeşi ve Viyana'da evlenen bir de kız kardeşi vardı.\nNeutra Viyana'da 1910 a kadar Sophiengymnasium okuluna gitti ve 1910-1918 yılları arasında Viyana Teknoloji Üniversitesinde Adolf Loos'un öğrencisi oldu. Max Fabiani ve Karl Mayreder'in öğrencisiydi. 1912 yılında Ernst Ludwig Freud (Sigmund Freud'un oğlu) ile İtalya'ya ve Balkanlar'a eğitim gezisine gitmeyi kabul etti.\nBirinci dünya savaşından sonra Neutra, peyzaj mimarı Gustav Amman ile birlikte çalıştığı yere, İsviçre'ye gitti. 1921 yılında kısa bir süre Alman kasabası Luckenwalde'de şehir mimarı olarak hizmet verdi ve daha sonra aynı yıl içinde Berlin'de Erich Mendelson'un ofisine katıldı. 1922 yılında Neutra çalıştığı firmanın Filistin'in Haifa şehrindeki yeni bir iş merkezi yarışmasına ve 1923 yılında Berlindeki Zehlendorf konut projelerine katkıda bulundu. 1922 yılında bir mimarın kızı olan Dione Niedermann ile evlendi.\nNeutra 1923 yılında ABD'ye taşındı ve 1929 yılında Amerikan vatandaşı oldu. Neutra, üniversiteden yakın arkadaşı Rudolf Schindler'in Kaliforniya'daki Kings Road House'ta beraber yaşayıp çalışma davetini kabul etmeden önce kısa bir süre Frank Lloyd Wright için çalıştı. Neutra'nın ilk çalışması Los Angeles'ta Schindler'in sahil evinin bahçesindeki bir peyzaj işiydi. Philip Lovell için Newport sahilinde, Olive Hill - Hollywood'daki Aline Barnsdall için Wright ve Schindler'in binasına bir çardak ve sığ bir havuz tasarladı(1925). Schindler ve Neutra 1926-27 yılları arasında Milletler Cemiyeti yarışmasında işbirliği yaptılar; aynı yıl içinde tasarımcısı Carol Aronovici(1881-1957) olan Sanayi ve Ticaret için Mimari Grubu'nu (AGIC) kurdular. Ardından, kendi yöntemini geliştirerek uluslararası biçimde birçok bina tasarladı. Lovell Heath House ve Richard ve Dion Neutra VDL Araştırma Evi dahil bunlardan on iki tanesi, Tarihi Kültür Abideleri (HCM) olarak adlandırılmıştır. Kaliforniya'da sıkı bir geometrik biçime sahip ancak havadar ve yüzyıl ortası modern mimaride Batı Sahili çeşidini simgeleyen yapılarıyla ünlü oldu. Edgar J. Kaufmann, Galka Scheyer ve Walter Conrad Arensberg müşterileri arasındaydı. 1930'lu yılların başlarında serbest başarıyı yakalayabilmiş Gregory Ain, Harwell Hamilton Harris ve Raphael Soriano dahil birkaç mimarı yetiştirdi.\n1932 yılında, Neutra modern mimaride asistanlığını Philip Johnson ve Henry-Russell Hitchcock un yaptığı Modern Sanatlar Müzesinin temellerini attı. 1949 yılından 1958 yılına kadar Neutra nihayet ona daha büyük kurumsal ve ticari binalar tasarlama fırsatını tanıyan Robert E. Alexander ile bir ortaklık kurdu. 1955'te ABD İçişleri Bakanlığı Neutra'yı Karachi de yeni bir elçilik binası tasarlaması için görevlendirdi. Neutra'nın görevlendirmesi Atina'daki Walter Gropius, Yeni Delhi'deki Edward Durell Stone, Lahey'deki Marcer Breuer, Bağdat'taki Josep Lluis Ser, Londra'daki Eero Saarinen gibi ünlü mimarların hırslı projelerinin bir parçasıydı. 1965 yılında oğlu Dion Neutra ile ortaklık kurdu. 1960 ve 1970 yılları arasında Neutra, dördü İsviçre'de, üçü Almanya'da, biri de Fransa da olmak üzere Avrupa'da 8 tane villa tasarladı. Bu dönemde göze çarpan müşterileri ZEIT gazetesinin sahibi Gerd Bucerius ve bunun dışında iş veya bilim dünyasının simalarıydı.\nNeutra Almanya'nın Wuppertal kentinde, 16 Nisan 1970 yılında 78 yaşında öldü.\nMüşterilerine hevesle sanatsal bir görünüm sunmaya çalışan diğer mimarlara karşın projenin büyüklüğünü önemsemeden müşterilerinin gerçekten ihtiyaç duyduğu şeylere dikkatini vermesiyle ünlü biriydi. Neutra bazen müşterilerinin ihtiyaçlarını keşfedebilmek ve onları daha çok şaşırtabilmek için kapsamlı anketler yapardı. Mimaride sanatsal, peyzaj ve uygulanabilir rahatlığın karışımıydı.\nNeutra keskin bir ironi anlayışı vardı. Hayat ve Şekil adlı otobiyografisinde film yapımcısı olan anonim bir müşterisi hakkında ilginç bir anektodunu aktarmıştır. Neutra, müşterisine tasarladığı evin hendeğinin çevresini elektriklendirmiş ancak ve İranlı uşağı sabahleyin cesetleri bulup özel tasarlanmış çöp fırınında yakmış. Bu gerçek bir müşteri olan Josef von Sternberg hakkında çok abartılmış bir söylentiydi. Hendekli bir evi vardı ama elektrikli bir ev değildi.\nRomancı/filozof Ayn Rand, San Fernando Vadisi'ndeki Von Sternberg Evi'nin (Şimdi yıkıldı) ikinci sahibiydi. Neutra ve Rand evdeyken harika bir fotoğrafları Julius Shulman tarafından çekilmiştir.\nNeutra'nın evvelki suluboyaları ve çizimleri, seyahat ettiği birçok yer (Birinci dünya savaşında özellikle Balkanlara yaptığı geziler) ve portre eskizleri, Gustav Klimt, Egon Schiele gibi sanatçılardan etkilendiğini gösterdi. Neutra'nın çizim yeteneği olan kızkardeşi Josefine, Neutra'ya örnek olmuş ve Neutra'nın çizime olan eğilimini geliştirmişti.\nEn önemli ve en çok fotoğraflanan Neutra tasarımı binalardan biri 1962'de yapılmış California'daki Maslon House of Rancho Mirage 2002 de utanç verici bir şekilde yıkılmıştı.\nNeutra'nın ünlenmiş Gettysburg Cyclorama binası 8-9 Mart 2013'te National Parks Service (Ulusal Parklar Servisi) tarafından yıkıldı.\n1964, (rebuilt with son Dion Neutra) Los Angeles, Kaliforniya\n\n\nKacper Przybylko\nKacper Przybylko, (d. 25 Mart 1993, Bielefeld, Almanya) Polonyalı-Alman futbolcudur. 1. FC Köln'de forma giymektedir.\nBielefeld doğumlu futbolcu, futbola TuS Jöllenbeck'te başlayıp daha sonra şehrin en büyük takımı DSC Arminia Bielefeld'de başladı. 2008 yılında bu takımın U-17 seviyesinde mücadele etmeye başladı. İki sene sonra da U-19 kadrosuna yükseldi. 2011-12 sezonunun başında beşinci lig NRW-Liga'da mücadele eden DSC Arminia Bielefeld II'da oynamaya başladı. 7 Ağustos 2011'de SV Bergisch Gladbach 09 karşısında kariyerinin ilk maçına çıktı. İlk golünü ise bir hafta sonra SV Schermbeck'e kaydetti. 2-1 kazandıkları maçta iki golü de atan futbolcu, yarı sezonda oynadığı bu takımda 13 maçta 15 gol attı. KFC Uerdingen'i 6-0 yendikleri maçta 4 gol birden kaydetti. Böylece 3. Liga'daki A takıma yükseldi. 1 Ekim 2011'de 1.FC Heidenheim ile oynanan maçta 61. dakikada Patrick Schönfeld'in yerine oyuna dahil oldu. Daha sonra bir kez daha Bielefeld forması giymeyi başardı.\n31 Ocak 2012'de Bundesliga ekibi 1. FC Köln'e transfer oldu. Sezona, dördüncü ligde mücadele eden 1. FC Köln II takımında devam etti. 17 maçta 10 gol 4 asist ile etkili başladığı sezonu tamamlamış oldu. 2012-13 sezonunda ise 2. Bundesliga'ya düşmüş Köln'de forma şansı bulmaya başladı. 18 Ağustos 2012'de SpVgg Unterhaching ile oynanan DFB-Pokal'da ilk 11'de sahaya çıkarak ilk kez 1. FC Köln forması giydi. Ligde ise formayı ilk kez dördüncü hafta mücadelesi olan Energie Cottbus maçında devre arasında oyuna dahil olarak giydi. Zaman zaman birinci takımda forma giyse de ikinci takımda da forma giymeyi sürdürdü. 14 Nisan 2013'te VfR Aalen ile oynanan maçta 81. dakikada oyuna dahil olan futbolcu, 90+3'te galibiyet golünü attı. Przybylko, Köln için ilk golünü atarken, Bundesliga'ya çıkma mücadelesi veren Köln maçı 1-0 kazandı.\n\n\nOsmanlı Tokadı (dizi)\nOsmanlı Tokadı, 2013 yılı Nisan ayında TRT'de yayınlanmasına başlayan, yönetmenliğini Mustafa Şevki Doğan'ın yaptığı senaryosunu Necati Şahin, Resul Ertaş ve Oktay Berber'in yazdığı Türk televizyon dizisidir.\nDizi yayına girdikten sonra ilk gün sosyal medyada yankı uyandırmıştır. Filmde Doğan Bey rolünü oynayacak olan Hasan Kaçan kardeşi Metin Kaçan'ın ani intiharı nedeniyle dizide oynamaktan vazgeçmiştir. 12 Nisan'da final yaparak bitmiştir.\nİstanbul'un Fethi sırasında Bizans surlarına ilk Osmanlı bayrağını dikecek olan kişi olmak isteyen Doğan Bey ve Şahin Bey birbirlerine zıt olan iki karakterdir. Fakat görev yerlerini terk eden bu ikiliye Akşemseddin ceza verir.\n\n\nOsmanl覺 Tokad覺 (anlam ayr覺m覺)\nOsmanlı Tokadı şu anlamlara geliyor olabilir;\n\n\nMustafa Necip\nMustafa Necip (d. ? - ö. 23 Ocak 1913, İstanbul), İttihat ve Terakki üyesi fedai.\nBâb-ı Âli Baskını'nda aktif rol üstlenenlerden biri olan Mustafa Necip, Enver Bey ve yanındakilerle birlikte Bâb-ı Âli'ye girmiştir. Mustafa Necip, baskın sırasında silahlı çatışmaya giren ve ölen ilk kişidir. Baskın sırasında Sadaret Yaveri Ohrili Nâfiz Bey, Enver Bey'in öncülüğündeki darbecilere ateş açmış fakat hiçbirinde isabet bulamamıştır.\n\n\nSapancalı Hakkı\nSapancalı Hakkı, İttihat ve Terakki üyesi fedai.\nBâb-ı Âli Baskını'nda aktif rol üstlenenlerden biri olan Sapancalı Hakkı, Enver Bey'e hazırlıkların tamamlandığını bildiren ve baskının başlamasını sağlayan kişidir.\n\n\nİzmitli Mümtaz\nİzmitli Mümtaz, İttihat ve Terakki ve Teşkilât-ı Mahsusa üyesi subay.\nBâb-ı Âli Baskını'nda aktif rol üstlenenlerden biri olan İzmitli Mümtaz, Enver Bey ve yanındakilerle birlikte darbeyi gerçekleştirmiştir.\n\n\nÖmer Naci\nÖmer Naci (d. 1878 - ö. 1916, Kerkük), İttihat ve Terakki ve Teşkilât-ı Mahsusa üyesi subay.\n1878 yılında İstanbul'da doğdu. Bursa'daki Işıklar Askeri Lisesi'nde okurken hocaları da, arkadaşlarının hemen hepsi de kendisinin geleceğin başarılı bir askeri değil de güçlü bir şair ve ateşli bir hatip olarak görüyorlardı. Çok okuyordu, okuduklarının çoğu Namık Kemal'in, Tevfik Fikret'in şiirleri ve Jön Türklerin gizli yayınlarıydı. Bu yüzden de sık sık başı derde giriyordu. Bunun sonucu olarak Bursa'daki öğrenim yıllarında izin zamanlarını okulun cezaevinde geçiriyordu. Ömer Naci Subay çıktıktan sonra İttihat ve Terakki Fırkasına girdi; burada yönetim kurulu üyeliğine kadar yükseldi; Bâb-ı Âli Baskını öncesi halkı galeyana getiren hatiplerden birisi olan Ömer Naci, halkı Kâmil Paşa Hükûmeti aleyhine kışkırtmış ve darbe sırasında halkın da İttihat ve Terakki'nin yanında olmasını sağlamıştır. Subay olarak Kafkas Cephesi'nde, İran'da bulundu. Buralarda Teşkilatı Mahsusa görevlisi olarak baskınlar düzenledi, çete savaşları verdi. Kerkük'te 1916 yılında tifüse yenik düşerek hayatını kaybetmiştir.\nManastır Askeri İdadisinde (lise) Mustafa Kemal'i en çok etkileyen arkadaşlarından biri Ömer Naci'dir. Ömer Naci, Mustafa Kemal'e edebiyat ve şiir merakı aşılayacaktır.\nİlerleyen yıllarda İttihat ve Terakki'nin hatibi olacak olan ve genç yaşta hayatını kaybeden Ömer Naci, Bursa İdadisi'nden kovularak, Manastır İdadisi'ne yollanmıştı.\nMustafa Kemal hatıralarında şunları anlatıyor:\nBu ikazı yapan kitabet öğretmeni Mehmet Asım Efendi'dir. Aynı olayı Mustafa Kemal Paşa, daha sonra arkadaşı Ali Fuat Paşa'ya şöyle anlatır:\n\"Eğer Kitabet Öğretmenimiz imdadıma yetişmeseydi, ben de şair olup çıkacaktım. Çünkü hevesim vardı. Asım Efendi beni bir gün çağırdı ve 'Bak oğlum Mustafa, dedi, şiiri falan bırak. Bu iş senin iyi bir asker olmana mani olur. Diğer hocalarınla da konuştum. Onlar da benim gibi düşünüyorlar. Sen Naci'ye bakma, o hayalperest bir çocuk. İleride belki iyi bir şair ve hatip olabilir, fakat askerlik mesleğinde katiyen yükselemez.' Hocamın ne kadar haklı olduğunu hadiseler ispat etti. Çok arzu ettiği halde Naci kurmay subay olamadı.\"\nBu ikaz ve yönlendirmenin Mustafa Kemal'in hayatını ve kaderini doğrudan etkilediğine şüphe yoktur. Fakat Ömer Naci'nin de Mustafa Kemal'in fikri altyapısının oluşmasında diğer faktörlerle birlikte önemli bir rol oynadığı da kesindir.\n\n\nAfganistan tarihi\nAfganistan tarihi, yazılı olarak izleri bölgenin Ahameniş İmparatorluğu hakimiyeti altında olduğu MÖ 500'lü yıllara kadar süren bir tarihtir fakat MÖ 3000 ile 2000 yılları arasında topraklarında ileri düzeyde kentleşmiş bir kültürün var olduğuna dair kanıtlar da bulunmaktadır. Büyük İskender ve ordusu, Gaugamela Savaşı'nda Pers İmparatorluğu'nu yenilgiye uğrattıktan sonra MÖ 330 yılında Afganistan'a ulaştı. Greko-Baktrialılar, Mauryalılar, Kabil Şahiler, Kuşanlar, Seferîler, Samanîler, Gazneliler, Gurlular, Timurlar, Babürler, Hotakîler ve Dürraniler dahil birçok güçlü krallık, günümüz Afganistan topraklarında başkentler kurdular.\nSon Afgan imparatorluğu olan Dürrani İmparatorluğu, 1747 yılında Ahmed Şah Dürrani'nin Paştun aşiretlerini birleştirmesiyle kuruldu. Zamanla Britanya ve Rusya imparatorlukları arasında bir tampon bölge konumuna gelen Afganistan, 1919'da göstermelik Britanya kontrolünden bağımsızlığını kazandı. Kısa süreli bir demokrasi denemesi, 1973'te darbe ve 1978'de komünist karşı darbesi ile sona erdi. Sovyetler Birliği, yönetimde kalmakta zorlanan Afgan komünist rejimini desteklemek için 1979 yılında uzun ve yıkıcı bir savaşı tetikleyerek ülkeyi işgal etti. SSCB, uluslararası güçlerin destekliği antikomünist mücahitler tarafından baskı altında kalınca 1989 yılında ülkeden geri çekildi. Bir dizi iç savaşın ardından Kâbil, 1996 yılında Talibanın kontrolüne geçti. Ülkedeki iç savaşı ve anarşiyi sona erdirmek için 1994 yılında ortaya çıkan Taliban, Pakistan tarafından desteklenen radikal bir hareketti.\n11 Eylül 2001'de New York'ta düzenlenen saldırıların ardından Usame bin Ladin'i sakladığı öne sürülen Taliban rejimi, Amerika Birleşik Devletleri ve müttefik devletler ile Taliban karşıtı Kuzey İttifakı tarafından düzenlenen askerî müdahale sonucunda devrildi. 2001'de Birleşmiş Milletler sponsorluğunda düzenlenen Bonn Konferansı, yeni bir anayasanın kabulü, 2004'te bir başkanlık seçimi ve 2005'te Ulusal Meclis seçimleri dahil olmak üzere, ülkenin siyasi anlamda yeniden yapılanması için bir süreç oluşturdu. Hamid Karzai, 7 Aralık 2004'te Afganistan'ın demokratik yollardan seçilen ilk cumhurbaşkanı oldu. Afganistan Ulusal Meclisi, 19 Aralık 2005'te açıldı. Karzai, 2009'da ikinci dönem için yeniden cumhurbaşkanı seçildi. İstikrarlı bir merkezî hükûmet oluşturma konusunda elde edilen kazançlara rağmen, özellikle ülkenin güney ve doğusunda yeniden dirilen Taliban ve taşralarda devam eden istikrarsızlık, Afgan hükûmeti için ciddi sorunlar teşkil etmektedir.\n\n\nCezayir tarihi\nCezayir tarihi, genellikle Mağrip denilen Kuzey Afrika'nın verimli kıyı ovalarının tarihidir. Avrupa ve Orta Doğu'ya hareket eden insanlar için bir geçiş bölgesi olan Kuzey Afrika'da yaşayan halklar, diğer bölgelerden gelen halklardan etkilenmiştir. Bu karışımdan ortaya çıkan Berberiler (Kartacalılar, Romalılar ve Bizanslılar tarafından kıyı bölgelerinden itilmelerine rağmen) dil ve kültür bakımından İslam'ın yayılması ve Arapların gelişine kadar bölgeye büyük ölçüde hakim oldular.\nYüzyılı aşkın bir süre Fransa'nın sömürgeci yönetimi altında kaldıktan sonra 1950'lerde bağımsızlıklarını elde etmek için mücadele eden Cezayirliler, 1962 yılında hedeflerine ulaştılar. Cezayir'in önde gelen siyasi partisi Ulusal Kurtuluş Cephesi (FLN), bağımsızlık mücadelesinin bir parçası olarak 1954 yılında kurulmuş ve o zamandan beri ülke siyasetine büyük ölçüde hakim olmuştur.\nCezayir hükûmeti, halkın taleplerine yanıt olarak 1988'de çok partili sistemi uygulamaya başladı ancak Aralık 1991'de düzenlenen seçimlerin ilk turunda İslami Selamet Cephesi'nin (FİS) beklenmedik bir şekilde başarılı sonuç elde etmesinin ardından, Cezayir ordusu seçimlere müdahale etti ve laik kesimin endişelerine kulak vererek aşırı dinci bir hükûmetin yönetimi ele geçirmesini engellemek için ikinci turu erteledi. Ordu, FİS üzerinde baskı kurmaya başlayınca örgütün destekçileri hükûmet hedeflerine saldırılar düzenlemeye başladı. Çatışmalar bir ayaklanmaya dönüştü ve 1992-1998 yılları arasında yaşanan yoğun şiddet olayları 100.000'den fazla kişinin ölümüyle sonuçlandı. Bu ölümlerin birçoğu radikal isyancıların köylülere yönelik ayrım gözetmeyen katliamları sonucunda meydana geldi.\nHükûmet, 1990'ların sonunda üstünlük kazanmayı başardı ve Ocak 2000'de FİS'in silahlı kanadı olan İslami Selamet Ordusu dağıldı. Abdülaziz Buteflika, 1999'da askeriyenin desteğiyle ve yaygın olarak hileli görülen bir seçimle devlet başkanlığını kazandı. 2004 yılında ikinci dönem için yeniden seçildi ve 2008'de anayasaya yapılan bir değişiklikle görev süresi sınırı kaldırıldıktan sonra 2009'da ezici bir çoğunlukla üçüncü kez seçildi.\nButeflika, yüksek oranda işsizlik, konut sıkıntısı, elektrik ve su temininde sıkıntılar, devlet bazında verimsizlik ve yolsuzluk, radikal militanların sürdürdüğü faaliyetler dahil olmak üzere süregelen birçok sorunla karşı karşıya kalmaya devam etmektedir. Vaaz ve Savaş için Selefi Grubu (GSPC), 2006 yılında Mağrip el-Kaidesi'ni oluşturmak için el-Kaide ile birleşti ve Cezayir hükûmeti ile Batılı çıkarları hedef alan bir dizi adam kaçırma ve bombalama eylemlerini başlattı.\n2011'de hükûmet, Arap Baharı karşısında ülkede 19 yıldır yürürlükte olan olağanüstü hâl kısıtlamalarının kaldırılması ve seçilmiş meclislerde kadın kotalarını arttırmak gibi bir takım siyasi reformlara imza attı. Mayıs 2012'de düzenlenen parlamento seçimleri ve Kasım 2012'de düzenlenen yerel seçimler, FLN'nin hakimiyetinin devamı ve İslamcı muhalefet partilerinin kötü performansı ile sonuçlandı. Ülkedeki siyasi protesto faaliyetleri 2012'de düşük düzeyde kalsa da, farklı gruplar tarafından düzenlenen küçük ve bazen şiddet içeren sosyoekonomik gösteriler olağan olmaya devam etmektedir.\n\n\nMerkez Bölgesi (Zambiya)\nMerkez, Afrika ülkesi Zambiya'nın toplamda var olan on bölgesinden bir tanesidir.\nMerkez bölgesi yüz ölçümü açısından ülkenin en büyük üçüncü bölgesi konumunda bulunurken, nüfus açısından ülkenin orta yoğunluktaki bölgelerinden biri konumundadır. Bölge merkezde yer alması ile ülkenin diğer bütün bölgeleri ile komşu konumundadır. Bölge ayrıca kuzeyde Kongo Demokratik Cumhuriyeti ile de komşu konumundadır.\nBölgenin idari başkenti Kabwe'dur. Bölge kendi içerisinde ayrıca altı ilçeye ayrılmış konumda olup, bu ilçeler şu şekilde sıralanmaktadır:\nBölge genelinde 2010 resmi verilerine göre 1,267,803 kişi yaşamaktadır. Bölge 94,394 km² yüz ölçümü ile ülkenin en büyük dördüncü bölgesi konumundadır.\n\n\nHasan Basri Bilgin\nHasan Basri Bilgin, ( d. 1945 Isparta) Türk öğretmen, yazar.\n10 yıl çeşitli liselerde ve bir süre Eğitim Enstitüsü’nde öğretmenlik yaptı. 1977 seçimlerinde, Belediye Başkanlığı ile başlayan kısa siyaset denemesi 1980 ihtilali ile sona erdi. Yazı dünyasına ünlü eseri “Çakıl Taşları” ile 1967’de girmişti. Uzun bir aradan sonra; hayatın anlamını sorgulayan “Tut Elimi İstanbul”, tarih serisinden; “Bu Topraklarda Güller Kırmızı Açar Paşam” ve “Çanakkale 1915” romanlarını yazdı. Bu romanların peşinden de \"Ben Fatih' ve Yavuz Sultan Selim'in anlatıldığı \"Efetürk Yavuzhan\" romanlarını yazdı. Türklerin Altın Çağı (Mazideki Adamlar) eseri de sıra dışı romansal pasajlardan ve tarihe ve günümüze yolculuklarını anlatan bir kitap Yediveren Yayınlarından yayınlandı.Son olarak da bir sahabinin hayatını anlattığı \"Ebu Zer\" romanını yayınlattı. \"\n\n\nFehime Sultan\nFehime Sultan (d. 3 Temmuz 1875, İstanbul - ö. 15 Eylül 1929, Nice), Osmanlı Sultanı V. Murad’ın kızı.\n1875'te Dolmabahçe Sarayı'nda dünyaya geldi. Osmanlı Sultanı V. Murad ile eşlerinden Meyliservet Kadınefendi'nin kızıdır.\nBabasının tahta indirilmesinden sonra tüm aile ile birlikte Çırağan Sarayı'nda göz hapsinde tutuldu. Babasının nezaretinde iyi bir eğitim aldı. Piyano çalmayı öğrendi, marşlar besteledi.\n26 yaşında iken II. Abdülhamit tarafından bir daha Çırağan'a dönmeme koşulu ile ablası Hatice Sultan ile birlikte Yıldız Sarayı'na aldırıldı.\n12 Eylül 1901'de Yıldız Sarayı'nda Ali Galip Paşa ile evlendi. Çift, Sultan Abdülhamit'in düğün hediyesi olan yalıda yaşadı. Bu evlilik, 1908’de boşanma ile sonlandı. Fehime Sultan, ilk evliliği sırasında tanışıp aşık olduğu subaylıktan ayrılma Mahmud Bey ile evlendi ve Cumhuriyet'in ilanı’na kadar yalısında yeni eşi ile birlikte yaşadı.. \nİstanbul'un işgali üzerine sonra kurulan gizli direniş örgütlerine katıldı.\n1924'te halifeliğin kaldırılmasından sonra Fransa'nın Nice kentine sürgüne gitti. Eşi İstanbul'da sattıkları mülklerin parasını da alarak kendisini terkedince yalnız ve parasız kalan Sultanın bakımını kölesi üstlendi. Kölesi dilenerek topladığı paralarla Fehime Sultan'a bakmaya çalıştı. Yokluk içinde 15 Eylül 1929'da veremden hayatını kaybetti. Nereye defnedildiği bilinmiyor.\nTRT 1'de 2017'de yayın hayatına başlayan dizisinde Elif Özkul tarafından canlandırılmaktadır.\n\n\nAruba tarihi\nAruba tarihi, Venezuela'nın kuzeyinde Karayipler'de bir ada olan Aruba'nın tarihidir.\n1499'da keşfedilen ve İspanya sömürgesi olan Aruba, 1636'da Hollanda'nın kontrolüne geçti. Ada ekonomisine üç ana sanayi hakim olmaktadır. 19. yüzyılda altına olan hücumu, 1924'te açılan ilk petrol rafinerisinin getirdiği refah izledi. 20. yüzyılın sonlarında turizm sektöründe büyük bir patlama yaşandı.\nAruba, 1986'da Hollanda Antilleri'nden ayrıldı ve Hollanda Krallığı'nın ayrı özerk bir üyesi oldu. Tam bağımsızlığa doğru hareket, 1990'da Aruba'nın isteği ile durduruldu. Hollanda hükûmeti, adanın savunmasından ve dışişlerinden sorumludur.\n\n\nHatice Sultan (V. Murad'ın kızı)\nHatice Sultan (d. 5 Nisan 1870, İstanbul– ö. 12 Mart 1938 Beyrut), Osmanlı Sultanı V. Murad’ın kızı.\nHatice Sultan, 5 Nisan 1870 tarihinde babasının Kurbağalıdere'deki villasında doğdu.Babası Sultan'dı V. Murad ve annesi Şayân Kadınefendi, Batır Zan'ın kızı. İkinci çocuktu ve babasının en büyük kızı ve annesinin tek çocuğu. Kadar villada gizli yetiştirildi Murad tahta çıktı.\nMurad'ın 30 Mayıs 1876'da tahta çıkmasından sonra, amcası Sultan Abdülaziz 'in ifadesinin ardından, ailesi Dolmabahçe Sarayı'na yerlıştı. Üç ay boyunca hüküm sürdükten sonra, 30 Ağustos 1876'da,zihinsel dengesizlik nedeniyle ve Çırağan Sarayı'nda hapsedildi. Hatice ve annesi onu hapsetti.\nAilesinin hapsedildiği sırada Hatice Sultan altı yaşındaydı. On yaşına geldiğinde, zaten mutlu, gülen, neşeli bir kızdı. Hikayeleri severdi ve onları dinlerken hikayelere kendi sonlarını bile oluşturarak hem canlı bir hayal gücüne sahip olduğunu hem de yaşı için oldukça gelişmiş olduğunu kanıtlardı.\nYaşlandıkça duyguları hızla daha belirgin hale geldi. Okumayı öğrendiği anda roman aldı. O, şimdi ve sonra bütün gece onları okuyarak, babasının kitapları arasından romanları gizlice seçerdi. Bu romanların çoğu, Gevherriz Kalfa ve babası tarafından Fransızca öğretildiği için Fransız yazarların eserleriydi.\nFilizten Kalfa'ya göre, Hatice Sultan doğası gereği biraz romantikti. O kadar güzeldi ki, \"Prenseslerin yıldızı\" olarak adlandırılabilirdi o günün. Hassas, ateşli ve coşkulu bir kadındı.\nEkim 1898'de, Hatice Sultan ve kız kardeşi Fehime Sultan Alman imparatoriçesi Schleswig-Holstein'dan Augusta Victoria ile bir araya geldi kocası ile Alman imparatoru Wilhelm II ile İstanbul'u ziyaret etti. O zaman ikisi Yıldız Sarayı'nda yaşıyordu. Abdul Hamid, İmparatoriçe'ye kendi kızlarını tanıtırsa, ancak onları dahil etmezse, oldukça inciteceklerini fark etti, bu yüzden de törene katılmalarını sağladı.\nYıllar geçtikçe ve Hatice Sultan tamamen yetişkin bir kadına dönüştüğünde, açıkça bir kocayı özlemişti. Uzun süredir, annesi ve büyük kalfaları sayesinde şikayetleri babasının dikkatine geldi. Murad şikayetlerini Abdul Hamid'e gönderdi. İkincisi, kendisi ve kız kardeşi için koca bulmak görevini düşünür, ancak bir koşulda, saraydan ayrıldıktan sonra geri dönemeyebilecekleri. \nBununla prenseslere ne yapmak istedikleri soruldu. Her ikisi de Çırağan Sarayı'ndan ayrılıp evlenmeyi tercih etti. Abdul Hamid, iki prenses Yıldız Sarayı'na getirildi. Ortaköy'deki villalardan birinin tamamen yenilenmesini ve yeni bir villa yapılmasını emretti. Tamamen döşenmiş, daha sonra çekilen fotoğrafları sipariş etmiş ve fotoğrafları Murad'a göndermiştir. \nNihayet 1901'de Abdul Hamid, kız kardeşi Fehime Sultan ve Sultan Abdülaziz'in kızı ile Emine Sultan ile evliliğini düzenledi babasının \"Ali Vasıf Paşa, Kod Yazarı\" unvanını alan masa görevlileri. Evlilik 12 Eylül 1901'de Yıldız Sarayı'nda gerçekleşti. Çiftlere ikametgahları olarak Ortaköy saraylarından biri verildi. İkisinin birlikte bir kızı vardı, Ayşe Hanımsultan 1902'de doğdu.\nNaime Sultan, Sultan II. Abdülhamid nin kızı bitişik villada komşu olmuştu. Hatice Sultan, kocası Mehmed Kemaleddin Paşa ile üç aydır ilişki içerisindeydi. Filizten Kalfa'ya göre, evlenebilmeleri için Naime Sultan'ın öldürülmesine karar verdiler. Bu bölüm 1904'ün başlarında meydana geldi. \nOrtaya çıkan skandal Abdul Hamid'i kızdırdı. İlk önce kocasından Naime Sultan boşandı. Sonra Kemaleddin Paşa'yı askeri onurlarından çıkardı ve Bursa'ya sürdü. Hatice'nin babası Murad, diyabetikti ve olayı duyduğunda, sıkıntısının şoku kısa bir süre sonra ölümüne neden oldu.\nBabası, Bursa Valisi Kemaleddin Paşa'yı kendi sürgünde korumakla görevlendirilen Semih Mümtaz, Naime'ye bir komplo hakkında hiçbir şeyden bahsetmiyor, aksine Hatice Sultan ve Kemaleddin Paşa arasındaki ilişkinin sevgi değişiminden oluştuğunu iddia ediyor Bahçe duvarının üzerinden atılan mektuplar, dürtüsel Kemaleddin Paşa tarafında ısıtmalı aşk mektupları. Hatice Sultan'ın Paşa'nın mektuplarının çalındığını ve bilerek Sultan'ın kendisi için seçtiği fakir kocanın intikamıyla Abdul Hamid'e ifşa edildiğini iddia ediyor.\nBatı basını, yalnızca Sultan'ın kayınpederinin tutuklandığını ve Hatice Sultan arasındaki gizli yazışmalar sonucu sürgüne gönderildiğini bildirdi.\nHatice ve kocası kısa süre sonra boşandı. Eşinden boşanmak zorunda kalmasına ve Kemaleddin Paşa'nın sürgüne gönderilmesine rağmen, Abdul Hamid daha sonra onu affetti ve tekrar Yıldız Sarayı'na davet edildi. \nHatice Sultan Ali Vasıf Paşa'yı boşandıktan sonra Hayri Bey'in oğlu Rauf Hayreddin ile evlendi, 1 Mayıs 1909'da Ortaköy Sarayı'nda . İkisinin birlikte üç çocuğu vardı, Sultanzade Osman Bey 1910 doğumlu ve 31 Ocak 1911'de öldü, Sultanzade Hayri Bey 12 Haziran 1912'de doğdu ve Selma Hanımsultan 13 Nisan 1913'te doğdu. İkisi 1918'de Birinci Dünya Savaşı sırasında boşandı. \nMart 1924'te imparatorluk ailesinin sürgünde Hatice Sutan ve çocukları Beyrut, Lübnan, burada 12 Mart 1938'de altmış yedi yaşında öldü. Şam, Suriye 'de Sultan Selim Camii'ne defnedildi. Annesi onu yedi yaşından fazla geride bıraktı 1945 yılında ölüyor. \nTRT 1'de 2017'de yayın hayatına başlayan dizisinde Gözde Kaya tarafından canlandırılmaktadır.\n\n\nDark Souls\n\"Dark Souls\", genellikle iyi eleştiriler almıştır ve oldukça ilgi ve eleştiri almış zorluk derecesiyle birlikte anılmaktadır. Nisan 2013'e kadar, From Software \"Dark Souls\" oyununun 2.3 milyondan fazla kopyasının satıldığını duyurmuştur.\n\n\nAnguilla tarihi\nAnguilla tarihi, Porto Riko'nun doğusunda Karayipler'de bir ada olan Anguilla'nın tarihidir.\n1650'de Saint Kitts'ten gelen İngiliz yerleşimciler tarafından kolonize edilen Anguilla, 19. yüzyılın başlarına kadar Büyük Britanya tarafından yönetilmekteydi. Ada, halkın itirazlarına rağmen, Saint Kitts ve Nevis ile birlikte Britanya'ya bağımlı tek bir bölge haline geldi. Çeşitli ayrılıkçı girişimler başarısızlıkla sonuçlandı. 1971'de, iki yıl üren bir isyan sonrasında, Anguilla'nın ayrılmasına nihayet izin verildi. Bu düzenleme resmî olarak 1980'de tanındı ve Anguilla, Britanya'ya bağımlı ayrı bir bölge oldu.\n\n\nSahte para makinesi\nSahte para makinesi, Morötesi ışık yayarak özel imal edilmiş para kâğıtlarının içine lazerle işlenen hologram üzerinde özel bir parlama yaratarak paranın gerçek ya da sahte olduğunu tespit etmeye yarayan, şehir elektriği ile çalışan bir alettir.\nGerçek parada, sadece kâğıt içinde gömülü bulunan hologram parlarken. Sahte parada bu hologramlar parlamaz. Ayrıca sahte parada beyaz yüzeylerde de parlama olur. Gerçek para kağıdında ise bu olmaz. Bu, gerçek parada kullanılan özel bir kâğıt sebebi ile gerçekleşir.Para kağıdının mor ışığı absorbe etmesinden kaynaklanır. Normal kâğıtlarda beyaz yüzey mor ışığı (özellikle karanlıkta) yansıtır.\n\n\nFas tarihi\nFas tarihi, günümüzde Fas Krallığı olarak bilinen ülke topraklarının ve halklarının tarihidir.\n788'de, Arapların Kuzey Afrika'yı fethinden yaklaşık yüzyıl sonra, bir dizi Faslı Müslüman hanedanları Fas'ı yönetmeye başladı. 16. yüzyılda Sadi hanedanı, özellikle Sultan Ahmed el-Mansur (1578-1603) döneminde yabancı istilacıları püskürttü Osmanlıların da yardımıyla Vadisseyl Muharebesi zaferi kazanıldı 1578'de ve bir altın çağı başlattı. Mevcut Fas kraliyet ailesinin de mensubu olduğu Alevî Hanedanı'nın kökleri 17. yüzyıla dayanmaktadır ve Muhammed bin Abdullah'a kadar inmektedir.\n1860 yılında İspanya'nın Fas'ın kuzeyini işgal etmesiyle Avrupalı ​​güçler arasında yarım yüzyıl sürecek ve Fas'ın egemenliğini giderek aşındıracak olan ticari rekabet başladı. 1912'de ülke üzerinde himaye kuran Fransa ile uzun süreli bağımsızlık mücadelesi 1956'da başarıyla sona erdi. Uluslararası bir şehir haline gelen Tanca ve İspanyol malları aynı yıl yeni kurulan devlete teslim edildi. Mevcut hükümdarın dedesi olan Sultan V. Muhammed, devleti anayasal monarşi olarak şekillendirdi ve 1957'de kral unvanını aldı.\nFas, Birleşmiş Milletler tarafından Batı Sahra üzerinde bir idarî güç olarak tanınmasa da, bölgede idari yönetimi fiilen uygulamaktadır. Birleşmiş Milletler, Fas ve Polisario Cephesi arasındaki doğrudan müzakerelerde yardımcı rol üstlenmektedir, ancak bölgenin statüsü henüz çözülmemiştir.\n1990'lı yıllarda kademeli gelişen siyasi reformlar, ilkin 1997'de bir araya gelen iki meclisli yasama organının kurulmasıyla sonuçlandı. Fas, orta düzeyde özgür bir basına sahiptir ama hükûmet monarşiye, İslam'a ve Batı Sahra'nın statüsüne karşı geldiğini düşündüğü gazetecilere karşı harekete geçmektedir.\nŞubat 2011'de, Arap Baharı protestolarından etkilenen binlerce Faslı, daha fazla demokrasi ve kamuda yolsuzluğun sona ermesi talebiyle ülke çapında birden çok ilde haftalık gösteriler başlattı. Faslı güvenlik güçlerinin protestolara tepkisi, başka bölgedelerdeki şiddet olayları ile karşılaştırıldığında genel olarak daha bastırılmış düzeyde kaldı. Kral VI. Muhammed, yeni bir anayasa ve erken seçim dahil bir reform programı ile hızlı bir şekilde yanıt verdi. Meclise ve başbakana bazı yeni yetkiler veren ancak nihai otoriteyi hükümdarın elinde bırakan yeni anayasa, Temmuz 2011'de referandumla kabul edildi. Kasım 2012'de düzenlenen erken seçimlerde, ılımlı İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi en fazla koltuk sayısını kazanarak Fas'ta iktidara gelen ilk İslamcı parti oldu.\nFas, Ocak 2012'de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2012-13 dönemi geçici üyesi oldu.\n\n\nThe Island of Doctor Agor\nThe Island of Doctor Agor, Tim Burton'ın 1971'de, on üç yaşındayken yazdığı, çektiği ve aynı zamanda Doktor Agor rolünde oynadığı Amerikan yapımı kısa-animasyon filmidir. Tim Burton'ın ilk filmi olarak bilinen yapım H. G. Wells'in \"\"The Island of Doctor Moreau\"\" adlı hikâyesinden uyarlanmıştır. Filmdeki karakterler Tim burton'ın sınıf ve mahalle arkadaşları tarafından canlandırılmıştır.\n\n\nAnti-tank engelleri\nAnti-tank engelleri, modern savaşlarda tanklara karşı savunma amaçlı yapılmış olan özel engeldir. Tahkimat yapılan bölgelerin etrafına açılan hendek şeklindeki anti-tank engeli sayesinde tankın ilerleyişinin durdurulması amaçlanır. İlk olarak I. Dünya Savaşı'nda İngiliz tanklarına karşı Almanlar tarafından kullanılmıştır.\nAnti-tank engelin bir tankın geçemeyeceği derecede genişlikte ve derinlikte olması gerekmektedir. İlerleyen ordular tarafında önceden durumun belirlenmesi halinde önlem alınabileceği için savunma konumundaki tarafın bu tür engelleri olabildiğince gizlemesi başarı oranını artıracaktır. Halihazırda var olan doğal engellerle birlikte de kullanıldığı görülmüştür. Daha iyi savunma sağlaması için ejderha dişi gibi engellerle birlikte de kullanılmıştır. Bilinen en yaygın kullanımı II. Dünya Savaşı sırasında Kızılordu birlikleri tarafından 1943 yılındaki Kursk Muharebesinde olmuştur. Günümüze kadar gelen anti-tank engelleri çok az sayıdadır, çoğu çeşitli inşaat işleri sırasında ortadan kaldırılmış durumdadır.\nBu tür engeller yine zırhlı birlikler kapsamındaki köprü kuran zırhlı araçlar tarafından geçilebilir hale getirilmektedir.\n\n\nKuzey Bölgesi (Zambiya)\nKuzey, Afrika ülkesi Zambiya'nın toplamda var olan on bölgesinden bir tanesidir.\nKuzey bölgesi yüz ölçümü açısından ülkenin en büyük bölgesi konumundayken, 2011 yılında bu bölgenin bir kısmı ile Muchinga Bölgesi oluşturulması ile orta büyüklükteki bir bölge konumuna gelmiştir. Aynı gerekçeler ile de nüfus açısından ülkenin en büyük üçüncü bölgesi konumundayken orta yoğunluktaki bölgelerinden biri haline gelmiştir. Bölge batıda Luapula Bölgesi, güneydoğuda Muchinga Bölgesi, kuzeydoğuda Tanzanya ve kuzeyde ise Kongo Demokratik Cumhuriyeti ile komşu konumundadır.\nBölgenin idari başkenti Kasama'dır. Bölge kendi içerisinde ayrıca sekiz ilçeye ayrılmış konumda olup, bu ilçeler şu şekilde sıralanmaktadır:\nBölge genelinde 2010 resmi verilerine göre 1,759,600 kişi yaşamaktadır. Bölge 147,826 km² yüz ölçümü ile ülkenin en büyük bölgesi konumundadır.\n\n\nKreasyon\nKreasyon (Fransızca: \"création\"), yaratım veya bir terzinin veya modaevinin yarattığı her türlü yeni model anlamına gelen bir sözcüktür. Fransızcadan Türkçeye geçmiştir.\nSeri üretimi olmayan, zanaat işçiliği istemeyen, her türlü somut sanat eserinin var olan sergi ortamında; sanat eserinde anlatılan konunun bütünsellik süreçleri veya ayrışık sanat konu anlatımlarının var olan sanat galerisinin mimari dokusu içinde sergi organizasyonunu düzenleme işi olarak da tanımlanır. Bu işi genelde eseri sergilenecek sanatçılar kendileri organize eder.\n\n\nBosna-Hersek'teki diplomatik temsilcilikler listesi\nBu sayfada Bosna-Hersek'te diğer ülkelerin bulundurduğu dış temsilcilikler listelenmiştir. Başkent Saraybosna, 42 büyükelçilik residansına ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca, 44 ülke diğer ülkelerin başkentlerinde bulunan akredite büyükelçilikler vasıtasıyla Bosna-Hersek devleti ile ilişkilerini sürdürmektedir.\nSaraybosna\nSaraybosna\nBanya Luka\nMostar\nBanya Luka\nMostar\nTuzla\n\n\nQuarto\nQuarto 4’e 4 ölçülerinde basılan kitaplardır. Tam bir kâğıdın bir yüzüne 4, öteki yüzüne de 4 sayfa basılıp katlanır ve 8 sayfalık formalar elde edilir. Bu, 1 quarto olan bir kitabın 4 tane normal kitaba eşdeğer olduğu anlamına gelir. Bu teknikle basılan ilk kitap 1452-53 yıllarında Gutenberg tarafından üretilen Sibyllenbuch'tur. Daha sonra, Shakespeare'in eserleri ve İncil de bu formatta basılmıştır.\n\n\nMei Terumi\nMei Terumī, Japonca manga ve anime serisi Naruto'da kurgusal bir karakterdir. Dördüncü Mizukage Yagura'nın ölümünden sonra Kirigakure'nin beşinci kage'si olmuştur. (Godaime Mizukage) Kekkei genkai sahibi (Yōton, Futton) güçlü bir ninjadır. Doğal yapısı itibarı ile üç farklı çakra tipine sahiptir. (Ateş, Su ve Toprak) Ateş ve toprak çakralarını karıştırıp \"Yōton\" elementini, ateş ve su elementlerini karıştırarak \"Futton\" elementini oluşturabilmektedir. Yōton, ağzından istediği hedefe doğru yönlendirebildiği çok akışkan ve çabuk katılaşan bir lavdır. Futton ise ağzından bulunduğu ortama bıraktığı asidik bir sisdir. Kendisi aynı zamanda asidik sisin etki alanını ve pH değerini de kontrol edebilmektedir.\n\n\nAbzahlar\nAbzahlar ya da Abzehler (Adığece \"абдзэхэхэр\", Kabardeyce \"абдзаххэр\",Rusça \"абадзехи\", Arapça أبزاخ), Çerkeslerin diasporadaki en büyük nüfusa sahip olan boyudur. Türkiye Çerkeslerinin çoğunluğunu oluştururlar ve ayrıca Suriye ile Ürdün'de de yaşarlar. İsrail Çerkesleri içinde Şapsığlardan sonra ikinci ve son sırada olup Rehaniye kasabasında yaşarlar. Kafkasya’da ise Abzah lehçesi konuşan tek köy Adigey Cumhuriyeti’nde bulunan Hakurine Hable/Хьэкурынэхьабл (Şovgenovski)’dir. 1999 yılında Kosova'dan getirilen Abzah boyundan Çerkesler için Adigey Cumhuriyetinde Mefehable adlı köy kurulmuş ve bununla birlikte Adigey'deki Abzah köyü ikiye çıkmıştır. Osmanlı sadrazamı Salih Hulusi Kezrak Abzah kökenlidir. Batı Çerkeslerinin Bjeduğ, Temirgoy gibi boylarında bey (pşı) ve soylu sınıfı varken, Şapsığ, Hakuç ve Abzahlarda bu sınıflar görülmez. Kabardeylerdan sonra en kalabalık Çerkes boyudur. Rus-Kafkas Savaşında Natuhaylar ve Ubıhlarla birlikte en ön saflarda yer almıştır. Diğer Çerkes boylarına göre asillerin nüfuzu daha az ve sınıf farklılıkları daha az belirgindir.\nKafkas sıradağlarının kuzey eğiminde Pşış, Pşeha, Laba ve Psekups ırmaklarının vadilerinde yaşayan Abzahların bölgesi, Şapsığ ve Ubıhlarla sınırı oluşturan sıradağlar boyunca Abazaların (Abazinlerin) topraklarına kadar uzanıyordu. Abzah adı Abaza adına \"-h\" («aşağı(da)») lokativ eki getirilerek oluşturulmuştur. Dağlarda yaşayan Abazalara göre daha aşağıda olmaları nedeniyle diğer Çerkes toplulukları tarafından bu şekilde adlandırıldıkları bütün araştırmacılar tarafından kabul ediliyor.\nKafkas Dağları'nın kuzey eteklerinde ve Kuban'ın orta mecrasına katılan kollarının suladıkları bölgede yaşarlardı. Tarihte başlıca yaşadıkları bölgeler:\n\n\nBesleneyler\nBesleneyler ya da Besneyler, Besniyler Besniler (Doğu Çerkesçesi \"беслъэнейхэр\", Rusça \"бесленеевцы\"), Rusya ve Türkiye'de yaşayan Doğu Çerkesleri kolundan Çerkes boyu. En yakın akrabaları yıllar önce onlardan ayrıldıkları Kabardeyler olup, onlar gibi Besleneylerde de \"pşı\" (bey) sınıfı bulunmaktaydı. Konoko sülalesi Besleneylerdeki tek pşı sülalesidir. Besleneyler, Büyük Laba nehrinin sağ kıyısında ve Urup nehrine dökülen küçük ve büyük Tegem nehri çevresinde otururlardı. Dilleri Doğu Çerkesçesinin Merkezî Çerkesçe olarak da bilinen Besleneyce ağzı olsa da edebî dil olarak Kabardeylerin ağzı esas alınarak oluşturulan Kabardeyceyi kullanırlar. Günümüzde Rusya'da Karaçay-Çerkesya'daki iki köy ile Krasnodar Krayındaki iki köyde yaşarlar.\nKabardey beylerinin (pşılarının) soy atası sayılan İnal ya da Yınal'ın torunlarından Beslen ya da Beslan'ın adına \"-ey\" («aaitlik, sahiplik» bildiren ek) lokativ eki getirilerek oluşturulmuştur. Beslan şahıs adı Kıpçak Türkçesi kökenli olup \"bey/biy + aslan/arslan\" biçiminde açıklanır.\nBesleneyler, Büyük ve Küçük Laba vadileri ile Urup (Varpa) havzasında otururlardı. Ayrıca Kuban Ovası ile Çegen, Fars ve Psefır vadilerine kadar da yayılmışlardır. Batılarında Çemguylar ve Abzehler bulunur. Güneybatı ve güneylerinde ise Barakay, Kazılbeğ, Segerey ve Başılbeğ gibi Abaza oymakları bulunur. Kuzeyden ise Kuban Nehri tarafından sınırlanır.\nRusya'da 5 Besleney köyü bulunmaktadır:\n\n\nBerchtoldstag\nBerchtoldstag (aynı zamanda \"Bechtelistag, Bächtelistag, Berchtelistag, Bärzelistag\", Lihtenştayn'da \"Bechtelstag, Bechtle\", Glarus'ta ise \"Nachneujahr (Naanüüjaar)\" denir) köken olarak Alamanlar halkların kutladığı, özellikle İsviçre'nin birçok bölgesinde ve Lihtenştayn'da kutlanan bir bayram. İsviçre'nin birçok bölgesinde 2 Ocak'ta kutlanırken, Thurgau kantonunun başkenti Frauenfeld'de 3 Ocak'ta kutlanır. 14. yüzyıldan beri kutlanmakta olduğu tahmin edilmektedir.\nBerchtoldstag, Perchta adındaki mitolojik bir yaratıktan gelmektedir. Perchta, \"Wild Hunt\" denilen vahşi avın bazı topluluklara göre lideri ve hayvanların koruyucusudur. İspanyol Pirenelerindeki 12. gece geleneklerinde bir insan/hayvan figürüne benzer. Fakat İsviçre ansiklopedisi \"Schweizerisches Idiotikon\"'e göre daha çok Yunan epifanilerinden aktarılmıştır.\n\n\nHeyeti Nasiha\nHeyeti Nasiha, 1919 yılında yeni bir vatandaşlık tanımını halka anlatmak ve işgalcilere karşı direniş gösterilmemesi için nasihat etmek üzere görevlendirildiği söylenen heyet. Heyet bir ay görev yapmış, daha sonra 19 Mayıs 1919'da Samsun'dan yeni bir heyet göreve başlamıştır. Heyette Rum, Ermeni, Yahudi temsilciler bulunmaktadır. Heyetin amacı ile ilgili o tarihte bir belirsizlik göze çarpmaktadır.\nİzmir'deki Köylü Gazetesi şöyle yazar:\n\"“Padişah ve sadrazamımızın Anadolu’ya göndermeye karar verdikleri Heyet-i Nasiha’nın görevinin “öğüt” vermek olduğu anlaşılıyorsa da, bu öğüdün cinsi bugüne kadar tam olarak bilinmiyordu. Bugün heyetin görevi biliniyor. Padişahımız savaşın getirdiği sıkıntıdan pek muzdarip olan devlet anasırı arasında dostluk, birlik ve sevgi istiyorlar. Padişahımız, Anadolu’ya heyetler göndererek hepsi evlâtları ve tebaaları olan muhtelif anasıra memlekette kardeşçe, vatandaşça yaşamaları hakkındaki ulvî arzuları ileteceklerdir. Padişahımızla hükümetimizin bu teşebbüsleri, memlekette anasır farkı kalmadığını ve hukuk-u vataniyede müsavatın kurulduğunu göstermesi itibarıyla gayet mühimdir.Eski bildiklerimiz geçmiştir. Artık şovenizm denilen koyu kızıl milletçilik taassubu bundan sonra eski heyecan ve sıcaklığını koruyamaz. Bu koyu kızıl milletçilik taassubu insanlık ve medeniyet için bir afettir. Dünyada milliyet farkları olsa bile insanlık ve beşeriyet farkları yoktur… Evvelce Anadolu’da Türk ve Rum kardeş gibi idi…”\"\nAydın'daki Esat Hoca heyete karşıdır ve heyete der ki:\n\"“..sebeb-i teşrifinizi bildiğimiz için istikbalinize varamadık. Bizim nasihata ihtiyacımız yoktur. Hristiyanlarla iyi geçinmediğimizi kim söylüyor? Eğer siz söylüyorsanız bütün cihan umumî efkârına siz ilân ve tebliğ etmiş oluyorsunuz. Bu havaliyi gezeceksiniz, Hristiyan mahalleleri mamur ve âbâdân (şen, bayındır), İslâm mahalleleri ise muhtac-ı ümrandır. Biz Türkler, cephelerde harp edip aziz vatanımızı korumaya çalışırken, onlar fabrikalar kurmuşlar, bağlar, bahçeler içinde yaşarlar. Servet, saadet, refah her şey onlarda, fakr-ü zaruret Türkler de toplanıyor. Nasihati bizlere değil, bizi iktisaden öldürmeye çalışan zümreye vermeniz lâzımdır.”\"\n\n\n2013 Masters Turnuvası\n2013 Masters Turnuvası 11-14 Nisan tarihleri arasında Augusta National Golf Club'da düzenlenen golf turnuvasıdır. Ángel Cabrera'yı playoffta geride bırakan Adam Scott ilk büyük turnuva şampiyonluğuna ulaşmıştır. Scott, Masters'ı kazanan ilk Avustralyalı olma unvanını da elde etmiştir.\n\n\nObito Uchiha\nObito Uchiha, Japonca anime ve manga serisi \"Naruto\"da kurgusal bir karakterdir. Konoha köyünün chūnin seviyesinde eski bir ninjasıdır. Üçüncü Ninja Savaşı sırasında kayanın altında kalarak ölmek üzereyken takım arkadaşı Kakashi Hatake'ye doğum günü hediyesi olarak sol gözündeki Sharingan'ı vermiştir ve Kakashi'ye Rin Nohara'ya iyi bakmasını isteyerek öldüğü sanılmıştır. Daha sonra Uchiha Madara tarafından kurtarılmış ve takım arkadaşı Rin'in ölümünü gördükten sonra Mangekyou Sharingan'ını uyandırarak Madara'ya Mugen Tsukuyomi planlarında yardım etme kararı almıştır.Naruto'nun doğduğu gece Kyuubi'yi Konoha'nın üstüne salmıştır ve Itachi Uchiha'nın Uchiha klanını katletmesine yardım etmiştir. Akatsuki'ye katıldığı ilk zamanlarda Tobi isimli komik ve aptal birisi olarak dursada Sasuke'yi aramak için oluşturulan grup ile savaşırken sesi, davranışları ve sol gözü değişmiştir ve bundan sonra da Madara Uchiha adını kullanmıştır. Pain'in Konoha'ya saldırmasını sağlamıştır aynı zamanda Sasuke'ye abisi hakkındaki gerçekleri anlatmıştır ve ona Eternal Mangekyou Sharingan'ı elde etmesine yardım etmiştir. 5 Kage toplantısında 4. Shinobi Savaşını ilan etmiştir. Ayni zamanda Sasuke ve Karin Uzumaki'yi kurtarıp Sasuke'nın Danzo'dan intikamını almasını sağlamıştır ve Danzo'da duran Shisui'nin sağ gözünü almıştır. Danzo'dan aldığı Uchiha Shisui'nin sağ gözünü Nagato'nun Rinnegan'larını alabilmek uğruna Izanagi için feda etmiştir. Bu savaş sonrası sol Rinnegan'ı kendi gözüne takmış ve Sağ gözüde saklamıştır. 4. Shinobi Savaşı başlamadan Yakushi Kabuto ile birlik olmuştur ve 3 delikli bir savaş maskesi takmaya başlamıştır. Kamui'yi ustalıkla kullanmasına rağmen çocukluk arkadaşı Kakashi Hatake tarafından tekniği ortaya çıkarılmıştır ve Kakashi'nin Kamui boyutuna gönderdiği Naruto'nun kopyası sayesinde maskesi düşmüştür. Kakashi ile savaşırken ölmenin eşiğine gelmiştir fakat Juubi'nin jinchuuriki'si olarak kurtulmuştur. Naruto'nun Obito'nun içinden Kuyruklu canavarları çıkarmasını fırsat bilen Siyah Zetsu Obito'nun bedenine girerek Madara için Gedo Rinne Tensei No Jutsu kullanmıştır fakat önce Gedo Mazō sonra da Siyah Zetau Obito'nun içinde olduğundan hayatta kalmıştır.\nİçindeki kuyruklu canavar çıkarılınca ölmeyen tek istisna Juubi'nin Jinchuriki'sidir çünkü Juubi'nin kabuğu Gedo Mazo büyük bir hayat enerjisi taşır. Ancak Madara, planı uygulamak için Juubi'nin Jinchuriki'si olması gerektiğinden Rinnegan'ına kavuştuktan hemen sonra çağırma tekniği kullanarak Obito'nun içinde kalan Juubi'nin kabuğunu çağırır ve Obito artık sadece Siyah Zetsu'nun çakrası sayesinde hayatta kalır. Siyah Zetsu Obito'nun kontrolünü ele alır ve eski arkadaşı ile eski öğretmenine karşı dövüşmesini sağlar. Obito henüz ölmeye niyetli değildir, vücudunun kontrolünü tekrar ele geçirir ve Madara'yla konuşmaya başlar. En son izlediği yolun yanlış olduğunu anlar, Madara'ya ihanet ederek içindeki gücün birazını alır ve o an ölmüş olan Naruto'nun yanına Kamui kullanarak ışınlanarak onu tekrar hayata döndürür. Naruto gerçek dünyaya geri döndükten sonra uzay-zaman boyutunda Sakura'yla yalnız kalan Obito ondan Rinnegan'ı yok etmesini ister fakat Sakura oyalanınca diğer tarafta Kakashi'den Obito'nun diğer gözünü alan Madara çoktan uzay-zaman boyutuna gelir ve Rinnegan'ı elde eder. Madara planını gerçekleştirirken ihanete uğradıktan sonra Naruto, Kaguya ile olan savaşta Obito'nun gücüne ihtiyaçları olduğunu düşünerek Siyah Zetsu'nun ayrıldığı Obito'ya yeni güçleriyle biraz daha yaşama şansı verir. Obito'da artık öleceğini bildiği için son anlarında tüm gücüyle savaşmaya başlar ve Naruto ekibine büyük yardımı dokunur ancak artık Obito'nun süresi dolmuştur. Ölmeden önce Naruto'ya \"Hokage olacağına inanıyorum.\" der, son nefesini verir. Son nefesini verdikten sonra yapması gereken bir işin daha kaldığını düşünen Obito kalan son chakrasıyla Kakashi'ye iki gözünü birden verir ve Kakashi'de artık Susanoo açmıştır. Bu sayede Kaguya'nın mühürlenmesi kolaylaşır. Hayatında çektiği acılar yüzünden birçok yanlış yapan Obito, başlattığı yıkım dolu savaşın sona ermesiyle birlikte huzur içinde hayata veda eder.\nObito'nun küçükken Kakashi'ye söylediği \"Ninja dünyasında görevlerine sadık kalmayanlar pisliktir ancak arkadaşlarına sırt dönenler onlardan da pisliktir\" demesi Kakashi'nin hayat felsefesi olmuştur.\n\n\nBesleney lehçesi\nBesleney lehçesi (Kabardeyce \"беслъэнеибзэ\", Adigece \"бэснэибзэ\"), Rusya Federasyonu'nda Karaçay-Çerkesya'daki iki köy ile Krasnodar Krayındaki iki köyde ve Türkiye'de yaşayan Besleneyler tarafından konuşulan bir Kabardeyce lehçesidir.\nBesleneyce, Çerkes dilleri içerisinde en ahenkli değişke olarak görülür ve o yüzden “Уубэщтмэ убыхыбзэ, ухъонэщтмэ шапсыгъабзэ, улъэӀощтмэ абдзэхабзэ, уубзэщтмэ бэснэибзэ” («Dedikodu ve kötüleme için Ubıhça, sövmek/küfretmek için Şapsığca, istemek/dilenmek için Abzehçe, övmek/tatlı dil dökmek için Besleneyce») denir.\nÇorum iline bağlı tamamı Besleney olan Kırkdilim köyünde 40 yaşın üstündekiler Besleneyce konuşurken, gençler ve yeni yetişenler dillerini kaybetmektedirler.\n\n\nKarin\nKarin, Japonca anime ve manga serisi Naruto'da kurgusal bir karakterdir. Uzumaki klanındandır. Orochimaru'nun arka plandaki işlerini yürütmekteydi. Orochimaru'nun ölümünden sonra Uchiha Sasuke'nin kurduğu gruba katılmıştır. Kendisi sensör tip bir ninjadır. Seride kadın olarak görünse de animede erkek olduğu belirtilmiştir. Diğer insanlara vücudunun belirli kesimlerini ısırtarak çakrasını onlarla paylaşıp tedavi olmalarını sağlayabilmektedir. Uchiha Sasuke ile birlikte Akatsuki'de yer almıştır. Uchiha Sasuke'ye aşıktır. Yaşanan bir takım olumsuzluklardan sonra Uchiha Sasuke'yi umursamadığını söyleyip Konoha'ya bilgi vererek yardımda bulunmuşsa da hala ona bağlıdır.\n\n\nFenerbahçe Boks Şubesi 1999-2000 sezonu\nFenerbahçe Boks Şubesi 1999-2000 sezonunda Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupasında ikinci oldu. Türkiye Ferdi Boks Şampiyonası'nda 1 altın ve 5 gümüş madalya aldı, 2000 Yaz Olimpiyatları'nda altı kişilik ulusal takıma dört boksör verdi.\n1998-99 sezonunda Türkiye Kulüplerarası Boks Şampiyonası'nda şampiyon olan Fenerbahçe 11-18 Temmuz 1999 tarihlerinde Kiev'de ilk kez düzenlenen Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'na akatıldı. Dokuz ülkeden 20 takımın katıldığı şampiyonada Fenerbahçe 3 altın, 5 de gümüş madalya alarak ev sahibi takımın ardından Avrupa ikincisi oldu.\nİstanbul Şampiyonası 4-5 Aralık 1999 tarihlerinde Sarıyer Spor Salonunda yapıldı. Beşiktaşlı sporcular Fenerbahçeli sporculara oranla daha başarılı oldu.\nTürkiye Ferdi Boks Şampiyonası 22-26 Aralık 1999 tarihlerinde Kütahya'da düzenlendi. 6 sıklette finale çıkan Fenerbahçeli sporcular bekleneni veremediler ve sadece bir altın madalya kazanabildiler.\nŞampiyona bu sezon yapılmadı.\n\n\nCanımsın (albüm)\nCanımsın, 2002'de yayınlanan Bülent Ersoy'un Avrupa Müzik'dan çıkan stüdyo albümüdür.\nAlbümünde yer alan tüm şarkılar Klasik Türk müziği tarzı ağırlıkta olup sanatçı Bülent Ersoy tarafından klasik yorumla seslendirilmiştir. Albümde aslı şiir olan sözleri şarkıya uyarlanan Ahmet Selçuk İlkan ve Alkan Özalan tarafından yazılan \"Hani Bizim Sevdamız\", dokuzuncu sırada yer alan sözleri Ali Tekintüre'ye müziği Yavuz Taner' ait olan \"Unutamazsın\" şarkıları albümünde çıkış şarkıları olmuştur.\nKariyerinde Türk Sanat Müziği geleneğini albümünde yine sürdüren Bülent Ersoy'un yaylıların, kemanların, kanun, ud, klarnet, akordeon ve neyin yine şarkılarında olduğu albümü Avrupa Müzik etiketiyle yayınlanmıştır. Albümünde daha önce Alişan tarafından seslendilen \"Ah Le Yar\" ve sözleri ile müziklerinin İlhan Şeşen'a ait olduğu \"Ellerimde Çiçekler\" şarkılarını seslendirmiştir.\n\n\nIruka Umino\nIruka Umino, Japonca anime ve manga serisi Naruto'da kurgusal bir karakterdir. Konoha köyü Akademisinde öğretmenlik yapmaktadır. Uzumaki Naruto'nun ilk öğretmenidir. İlk başlarda onu eğitmek istemese de mecbur kalıp öğrencisi olarak kabul etmiştir. Naruto'yu korumak için hayatını riske atmıştır. Uzumaki Naruto ve Iruka arasında güçlü bir bağ vardır. Iruka, onu kardeşi gibi gördüğünü dile getirmiştir ki chuunin sınavlarında sadece Naruto'yu desteklemiştir. Temel ninja yeteneklerine sahiptir. Halen köy akademisinde öğretmenlik yapmaktadır.\n\n\nAbzah lehçesi\nAbzah lehçesi (Adığece \"абдзэхабзэ\"), Türkiye başta olmak üzere diasporada ve Rusya'da yaşayan Abzahlar tarafından konuşulan Çerkes dillerinden Adığecenin bir lehçesidir. Kafkasya’da Abzah lehçesi konuşan tek köy Adigey Cumhuriyeti’nde bulunan Hakurine Hable (Şovgenovski)’dir.\n\n\nBesleney\nBesleney/Беслъэней ya da Бэснэй/Besney şu anlamlara gelebilir:\n\n\nHatıkuaylar\nHatıkuaylar ya da Hatukaylar, Hatkoylar, Hadgoylar (Çerkesçe: Хьатыкъуай, \"Hatıquay\"; Rusça: Хатукай, \"Hatukay;\" Гатюкай, \"Gatyukay\"; Arapça: حتوقاي‎, \"Hatuqway‎\"; İbranice: חתוקאי, \"Khatokay\") Bir Çerkes (Adige) kabile-boyudur. Ufak bir grup olmakla beraber diğer Çerkes boyları ve komşu halklara karşı sürekli savaşan savaşçı kimlikli bir boy olarak biliniyorlardı. Kafkasya'da Temirgoyların komşusu olarak Şhaguaşe ve Pşışe nehirleri arasındaki arazide yaşıyorlardı. Batı Çerkeslerinden olan Hatukay boyu Kafkasya’da kalmadığı için Çerkes diyalektolojisinde adları geçmez. Adığe (Çerkes) bayrağında yer alan ve 12 Çerkes boyunu temsil eden yıldızlardan biri de Hatukayları ifade eder.\nHatukaylar Batı Çerkes boy prensliklerinden olmakla beraber tarihsel anayurtları Kuban Nehri çevresindedir. Hatukaylar küçük bir topluluk oldukları için bazen Çemguy boyunun bir alt grubu olarak varsayılır. Komşuları: Bjeduğlar (Batı), Abdzahlar (Güney) ve Çemguylar (Doğu). 18. yüzyılın sonlarında Bjeduğların batısında ve Kuban Nehri'nin sol tarafı ile Şagvaşe'nin sağ tarafında oturuyorlardı. Ancak 19. yüzyılın ilk yarısında daha doğuya kayarak Bjeduğlar ve Çemguyların arasına yerleşmişlerdir.\nRus işgalinden önce Hatukaylar diğer Çerkes boylarına ve Kırım Tatarlarına karşı birçok savaş veren savaşçı bir boy olarak bilinirdi.\nHatukay prenslerinden en bilineni Aslan-Giray olarak geçer. Fiziksel olarak güçlü olmasa da, yetenekli bir konuşmacı ve liderdi. Onun hükmünde Hatukaylar gücünün zirvesine ulaştılar. Ölümünden sonra prenslik iç savaşa girdi ve eski gücünü kaybetti.\nRusya'nın Kafkasya'yı işgalinden sonra, Hatukay boyunun anavatanı ele geçirildi ve Hatukay boyuna mensup olanlar diğer Çerkes boyları arasında dağıtıldı. Bu sebeple Hatukay boyu yok oluşla karşı karşıya geldi.\nHatukay isminin kökeni ile ilgili bir iddia ismin Хьаты (\"Hatti\") ve Къуэ (\"Oğul\") kelimelerin birleşiminden \"Hattilerin Evladı\" gibi bir anlama geldiğidir. \"Hatti\" antik bir isimdir ve Anadoludaki Hatti uygarlığından gelir.\nHititler (Hititçe \"Nesili\") de aynı isimle anılmaktaydı. Bu isim, Nart Destanlarında Peterez'in konuştuğu dil Hattice olarak geçmektedir.\nDiğer bir iddia ise, ismin Prens Büyük İnal'ın oğlu Temruk'un oğlu Hatko'dan geldiğidir. Hatko, Taman Yarımadası'nın prensi olmakla beraber prensliğinin adı Хьатыкъуай (Hatko'nun yeri) idi.\nGeleneksel Hatukay kültürü, Çerkes kültürünün parçasıdır. Hatukaylar, tarım, sığır ve at yetiştiriciliğiyle uğraşırlardı. İslam öncesinde Hatukaylar, Çerkeslerin tanrıları olan Şıble (şimşek ve yıldırım tanrısı), Sozereş (bereket tanrısı), Yemiş, Ahin ve Hakustaş gibi tanrılara tapıyorlardı.\nHatukay dili,Çerkesce’nin Batı kolu ağızlarından biridir. Çerkesce ise, Kafkas dillerinin Kuzeybatı Kafkas dilleri öbeğine bağlı bir dildir. Hatukay dili Kafkasya'da kalmadığı gerekçesiyle Çerkes literatüründe geçmez.\nHatukay sülaleleri (лъэкъуацIэ):\nThe Hatuqwai Nation\n\n\nTandı Uranhay\nTandı Uranhay, (Tuva Türkçesi:Таңды Урянхай (Tañdı Uranhay) Moğolca: Tagna Urianhai; Rusça:Урянхайский край}}; İngilizce:Tannu Uriankhai, Geleneksel Çince: 唐努烏梁海; Basitleştirilmiş Çince: 唐努乌梁海; Hanyu Pinyin: Tángnǔ Wūliánghǎi)\nTıva'nın 1914 yılından 1921 yıla kadarki Rusya imparatorluğunun hamiliğine kadar adlandırılmış bölge adıdır. Tandı Uranhay 1912 yılına kadar Tsin (Цин) adlı bir Mançur ( Çin Devleti'nin) işgal bölgesi olarak kaldı.\n1912-1913 yıllarında Çin'de Sinhay (Синьхай) devriminin sonrasında Tıva beyleri (тыва нояннар): Ambın-noyan Kombu-Dorju Çamzı Kambı-lama, Gun noyan Buyan Badırgı ve diğerleri) tıpkı II. Mahmut gibi \"denize düşen yılana sarılır\" düşüncesiyle Çarlık hükümetine Çin devletine karşı Rusya imparatorluğu'nun koruyuculuğuna girme dileğinde bulunurlar.\n1914 yılının Nisan 4'te (17) II. Nikolay S.D.Sazonov'un cevabi mektubunda Tandı Uranhay'ın 5 bölgesinin (хошунунуң) halkının Rusya işgaline alınmasına «Согласен» yani katılıyorum diye yanıt verilmiş olduğu söylenir, o yıldan beri Rusya- Tuva birlikte sloganı yayılır. 2014 yılında Rusya- Tuva 100 yıl birlikte sloganı öne çıkmıştır..\nDaha sonra yönetimin isteği ile Tandı Uranhay 7 bölgeye ayrılmıştır: Beezi, Daa, Maadı, Oyunnar, Salçaktar, Tojular ve Çoodular.\n20nci asır başında, Tandı Uranhay bölgesi Çarlık Rusyası işgaline girecektir. Fakat sonunda Tuva Türkleri, Tuva Ulus Cumhuriyeti adıyla bağımsız bir devlet oluşturabilecektir. Yine de bu çok uzun sürmeyecek dıştan yıkamayan Ruslar, Sovyetler devrinde içten ele geçirmek için devlet başkanını kendi taraflarına çekerek 1944 yılında istila edeceklerdir.\nUranhaylar kendilerini yerine göre Tufa, Tofa, Tuba, Tuha olarak adlandırmaktaydılar. Kendileri Urangay sözcüğünü de bilmekte ve onu Sahalar kalın a ve geniz sesi olan ng ile telaffuz etmektedirler.\n\n\nOsman Şişko\nOsman Şişko (d. 12 Mart 1979, Trabzon, Türkiye), Türk gazeteci, televizyoncu.\nŞişko, 12 Mart 1979'da Trabzon'da dünyaya geldi. İlköğrenimini Namık Kemal İlkokulu'nda, ortaöğrenimini Zehra Kitapçıoğlu Ortaokulu'nda, lise öğrenimini ise Trabzon Endüstri Meslek Lisesi'nde tamamladı. Şişko, üniversite öğrenimini Anadolu Üniversitesi Basın Yayın ve Çalışma Ekonomisi bölümünde sürdürmektedir. Şişko, evli ve bir çocuk babasıdır\nGazetecilik mesleğine 1997 yılında, Trabzon’da yayın yapan Kuzey TV adlı yerel kanalda başlayan Şişko, daha sonra mesleği Zigana TV ve ardından Karadeniz Gazetesinde sürdürdü. 2003 yılında vatani görevini tamamladıktan sonra Trabzon'da kurulan yerel spor gazetesinde de spor muhabirliği yapan Şişko, Sabah Gazetesi ve ATV'nin Doğu Karadeniz muhabirliğini yürüttü. 2005 ve 2007 yılları arasında Anadolu Ajansı Trabzon Bölge Müdürlüğü görevini yürütmüş olan Şişko, 2007 yılından 2018 yılına kadar Doğan Haber Ajansının Trabzon bölge muhabirliğini yaptı. 2018 yılında Demirören Haber Ajansı Bursa Bölge Müdür olarak Bursa’ya atandı. 2020 yılı itibarıyla Dünya Gazetesi Karadeniz Bölge Temsilcisi olarak yeniden memleketine döndü. Doğu Karadeniz ve Güney Marmara Bölgesinde yaşanan tüm sıcak gelişmelerde, ulusal TV kanallarına canlı bağlantı yaparak olayları anlatan Şişko, Hürriyet ve Dünya Gazetesinde de köşe yazarlığı yapmaktadır. Türkiye, Trabzon ve Bursa Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Spor Yazarları, Haber Kameramanları derneği üyesi olan Şişko, Türkiye Foto Muhabirleri derneğinin Başkan yardımcılığı görevini sürdürmektedir. Osman Şişko fotoğrafçılık ve haber dallarında da çok sayıda ödüle sahiptir.\n\n\n1973-74 Türkiye 3. Futbol Ligi\nTürkiye 3. Futbol Ligi 1973-74 Sezonu, 3. Lig'in yedinci sezonudur.\n\n\nBen Hecht\nBen Hecht, (28 Şubat 1894; New York - 18 Nisan 1964 New York), Amerikalı yazar ve senarist.\nİlk senaryosu \"Underworld\"'ü (Yeraltı Dünyası 1927) Josef von Sternberg için yazdı.\nLewis Milestone'ın \"The Front Page\" (İlk Sayfa 1931), Howard Hawks'ın \"Alkapon\" (Scarface) (1932), William Wyler'ın \"Ölmeyen Aşk\" (Wuthering Heights) (1939), Alfred Hitchcock'ın \"Aşktan da Üstün\" (Notorius) (1946), Charles Vidor'un \"Silahlara Veda\" (A Farawell to Arms) (1957) filmlerinde çalıştı.\nKendisi de Charles Mac Arthur ile birlikte pek çok film yaptı: \"Crime Wihout Possion\" (Tutkusuz Suç 1934) ve \"The Scoundrel\" (Kaba Adam 1935).\n\n\nMyron W. Krueger\nMyron Krueger (d. 1942, Gary, Indiana) ilk interaktif sanat çalışmalarını geliştiren Amerikalı bilgisayar sanatçısıdır. Ayrıca ilk sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik araştırmacılarından biridir.\nKrueger, Wisconsin–Madison Üniversitesi'nde Bilgisayar Bilimi üzerine doktorasını yaparken, birkaç erken interaktif bilgisayar sanat eserleri üzerinde çalıştı. 1969'da, Dan Sandin, Jerry Erdman and Richard Venezky ile birlikte \"glowflow\" adı altında ses ve görüntüye duyarlı bir bilgisayar kontrollü çevre oluşturdular. Bu çalışmada bilgisayar; katılımcılar, galeri ve başka bir binadaki sanatçı arasında gerçek zamanlı eşsiz bir ilişki yaratmak için kullanılmıştı. 1971'de onun \"Psişik alanı\" çevredeki katılımcıların hareketlerini algılamak için duyusal bir taban kullandı. Sonraki projesi, \"Videoplace,\" Ulusal Bağış'tan parasal destek sağlanarak 1975'te Milwaukee Sanat Müzesi'nde sergilendi.\n1974 'ten 1978'e kadar M. Krueger \"Videoplace\" çalışmasına kurumsal destek sağlamak için Wisconsin–Madison Üniversitesi Uzay Bilimi ve Mühendislik Merkezi'nde bilgisayar grafik araştırmaları yaptı. 1978'te, Connecticut Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Fakültesi'ne girip burada donanım, yazılım, grafik ve yapay zeka dersleri verdi.\n\"Videoplace\", Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve hatta Japonya'da sanat ve bilim başlıkları altında sergilendi. Bu çalışma 1985 ve 1990'da SIGGRAPH Sanat Gösterisi'nde yer aldı. \"Videoplace\" ayrıca 1985 ve 1989'da SIGCHI(Bilgisayar-İnsan Etkileşim Konferansı)'da ve 1999 Ars Electronica Festivali'nde sergilendi.\nKrueger, sonraları Videoplace'ten bir donanımı başka bir parça \"Small Planet\" için kullandı. Bu çalışmada, katılımcılar küçük, bilgisayar yapımı, üç boyutlu bir gezegen üzerinde uçabiliyorlardı. Katılımcılar uçarken bir çocuğun uçmaya çalışması gibi kollarını yana açarak sağa, sola yatıyor veya yukarı aşağı hareket ediyorlardı. Small Planet, SIGGRAPH '93, Interaction '97 (Ogaki), ve Mediartech '98 (Floransa)'te gösterildi.\nKrueger, \"interaktivite sanatının\" sanatın tersine \"etkileşimli olması gerektiğini\" düşündü. Bu da, insanlar ve bilgisayarlar arasındaki etkileşimi açığa çıkaran ilginç bir fikirdi. Buradaki amaç bir sanat projesindeki gibi kendi kendine etkileşimin yerine kullanıcıya bazı tepkiler veren bir çalışma yaratmaktı.\n\n\nÇemguylar\nÇemguylar ya da Ç’emguylar, K’emguylar, Kemguylar, Kemırgueyler, Kemirguveyler veya Temirgoylar (Batı Çerkesçesi \"кIэмгуй, чIэмгуй\", Doğu Çerkesçesi \"кӀэмыгуейхэр, кӀэмыгуехэр\", Rusça \"темиргоевцы, кемиргоевцы\"), Rusya'ya bağlı Adigey Cumhuriyeti ile Türkiye'de yaşayan Batı Çerkeslerinden bir Çerkes boyu. Çemguylara Şapsığlar 'Kemguy', Kabardeyler 'Kemırguey', Ruslar 'Temirgoy' der. Nüfusları Kafkasya'da fazla iken diasporadaki en küçük Çerkes topluluğudur. Şapsığlar, Hakuçlar, Abzehler gibi Batı Çerkeslerinde bey (pşı)/soylu sınıfı bulunmaz iken, Bjeduğlarda olduğu gibi Çemguylarda da bu sınıflar görülür. Çemguyların tarihi toprakları Bjeduğların doğusunda ve Hatukay ile Kuban arasındaki Laba ve Belaia nehirleri arasındadır.\nAdigey Cumhuriyetindeki Batı Çerkesçesi yazı dili Çemguyların ağzı (кIэмыргъуэйбзэ) esas alanırak oluşturulmuştur.\nKuban Nehri ile Laba ve Şagvaşe nehirleri arasındaki bölgede otururlar. Çemguyların yaşadıkları bölge kuzeyden Kuban, doğudan Besleneyler, batıdan Bjeduğlar, güneyden ise Abzehler tarafından çevrilir.\nAdigey Cumhuriyetindehi Çemguy köyleri:\n\n\nMoana Carcasses Kalosil\nMoana Carcasses Kalosil (d. 27 Ocak 1963), bir Vanuatulu politikacı. 23 Mart 2013-15 Mayıs 2014 tarihleri arası Vanuatu başbakanıydı. Annesi Tahitili, babası Fransızdır.\n2003 yılından itibaren 2004 yılına Başbakan Edward Natapei'nin altında Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı. Parlamento seçimleri sonrasında, Başbakan Serge Vohor'un altında 28 Temmuz 2004 tarihinde Maliye Bakanı oldu. Ham Lini 2004 yılında daha sonra başbakan olunca maliye bakanlığı görevine devam etti. 14 Kasım 2005 yılına kadar bu görevde kaldı. Aralık 2009 - Aralık 2010 tarihlerinde Edward Natapei'nin Kabinesinde İçişleri Bakanı ve Çalışma Bakanı oldu. Aralık 2010'dan itibaren Haziran 2011 tarihleri ​​arasında Maliye Bakanı idi.\n2005 yılının Kasım ayında kabinedeki görevi kaybetti ve muhalefet liderliğindeki Vanuatu Yeşiller Partisi (Yeşil Konfederasyonu) bir üyesi oldu. Bu vesileyle muhalefet genel başkan yardımcısı oldu.\n\n\nNiklas Backman\nNiklas Backman (doğum 13 Kasım 1988), İsveç'li futbolcudur. AIK'da forma giymektedir.\n\n\nPer Karlsson\nPer Karlsson (doğum 2 Ocak 1986), İsveçli futbolcudur. AIK'da forma giymektedir.\n\n\nNils-Eric Johansson\nNils-Eric Johansson (doğum 13 Ocak 1980), İsveçli futbolcudur. AIK'da forma giymektedir.\n\n\nRobert Ã…hman Persson\nRobert Åhman Persson (d. 26 Mart 1987), İsveçli futbolcudur. AIK'da forma giymektedir.\n\n\nAlexander Milošević\nGoran Alexander Sjöström Milošević (; d. 30 Ocak 1992), stoper mevkinde forma giyen Sırp asıllı İsveçli millî futbolcudur. Bundesliga ekiplerinden Darmstadt 98'de ve İsveç millî takımında forma giymektedir.\nMilošević, Rissne IF takımında futbol kariyerine başladı ve daha sonra Vasalunds IF takımına transfer oldu. 17 yaşına kadar forvet pozisyonunda oynadı. Vasalund'da orta açık ve daha sonra defansın gerisinde oynaması için ikna edildi.\nAllsvenskan'da 28 maç oynadı, Svenska Cupen'da süre almadı. Toplam 28 maçta (1 asist) katkı yaptı. 2 sarı kart gördü.\n2011-12 sezonunda 75.000 € bedelle AIK Fotboll takımına transfer oldu. Şubat 2011 tarihinde AIK ile dört yıllık sözleşme imzaladı. İskoç kulübü Celtic ve Serie A kulübü Fiorentina ile antrenmanlara çıktı.\nLiverpool, Arsenal, Tottenham Hotspur ve Sunderland gibi takımların takibine girdi. AIK direktörü Jens Anderson \"İngiltere'den birkaç kulüp onu takip ediyor.\" şeklinde demeç verdi. Sırp kulübü FK Partizan ve Ajax dahil olmak üzere birçok Hollanda kulübü de oyuncu ile ilgilendi. Bundesliga kulübü SV Werder Bremen, €600.000 değerinde resmî bir teklif yaptı fakat AIK teklifi geri çevirdi.\nAIK'deki ilk golünü 22 Nisan 2012 tarihinde GIF Sundsvall maçında 45 metre uzaklıktan attı.\nAllsvenskan'da 6 maç, Svenska Cupen'de 2 maç, Supercupen'de 1 maç olmak üzere, toplam 9 maçta oynadı. 1 gol attı; 2 sarı 1 kırmızı kart gördü.\n2012-13 sezonunda Allsvenskan 18 maç, U21 Allsvenskan Norra 1 maç toplam 19 maçta oynadı.(1 asist) yaptı.5 sarı 1 kırmızı kart gördü. 2013-14'te ise Allsvenskan 27 maç, Svenska Cupen 1 maç toplam 28 maçta oynadı. 3 gol, 2 asistlik katkı yaptı. 3 sarı kart gördü.\nMilosevic 7 Ocak 2015'te Beşiktaş'a transfer oldu. 1 milyon € bonservis ödenen futbolcu, siyah-beyazlı takımla 3,5+2 yıllık sözleşme imzaladı. Beşiktaş formasıyla ilk maçına 29 Ocak 2015 tarihinde Sarıyer ile oynan Türkiye Kupası maçında çıktı. Kupada çıktığı ikinci maçın 42. dakikasında sağ ayak 5. tarak kemiği kırıldı. Ameliyat olan Milosevic, sezonu kapattı. 2014-15 sezonunun son maçı olan Beşiktaş-Gençlerbirliği maçının 86. dakikasında oyuna girerek dönüş yaptı. Sakatlığı sebebi ile ilk sezonunda sadece 1 lig, 2 kupa maçında forma giydi.\n2015-16 sezonunda Beşiktaş teknik direktörü Slaven Bilic Premier League ekiplerinden West Ham United'ın başına geçince, Beşiktaş'ın yeni teknik direktörü Şenol Güneş oldu. İyi bir sezon başı hazırlık kampı geçirdi. Süper Lig'de 1, Türkiye Kupası'nda 3 maç olmak üzere toplamda 4 maçta forma giydi. 1 sarı 2 kırmızı kart gördü. Fazla forma şansı bulamadı. Devre arasında Almanya Bundesliga ekiplerinden Hannover 96'ya sezon sonuna kadar kiralandı.\n2015-16 sezonu 2. devresinde, 31 Ocak 2016 tarihinde, Hannover 96 kulübüne sezon sonuna kadar kiralandı. Bundesliga da 10 maçta görev aldı.1 sarı kart gördü.\n2016-17 sezon başında 17.08.2016 tarihinde, Bundesliga ekiplerinden SV Darmstadt 98 kulübüne sezon sonuna kadar kiralandı.\nMilošević, Sırp U-17 millî takımı ile 5 maç oynamıştır. 2011 yılında, İsveç U-19 genç millî takımının çalıştırıcısı Hans Lindbom'un davetini kabul ederek İsveç U-19 millî takımının eğitim kampına katıldı.\nİsveç U-21 takımıyla 2015 yılında Avrupa Futbol Şampiyonası Şampiyonu oldu. Milosevic bütün maçlarda 90 dakika boyunca görev yaptı. Turnuvanın en dikkat çeken isimlerinden biri oldu.\nAlexander'in babası Goran Milošević, Sırbistan'dan göç etmiştir ve annesi Fin kökenli bir İsveçlidir.\n\n\nHelgi Daníelsson\nHelgi Valur Daníelsson ( [ˈhɛlkɪ ˈtʰanɪjɛlsɔn]; d. 13 Temmuz 1981, Uppsala), İzlandalı futbolcudur. AIK'da forma giymektedir. Doğduğu ülke olan İsveç'in de pasaportuna sahiptir.\nDefansif orta saha oyuncusu Helgi, İzlanda'nın çeşitli yaş kategorilerinde birçok kez millî takım formasıyla mücadele etmiştir. Millî takım teknik direktörü Lars Lagerbäck tarafından millî takım kaptanlığına getirilmiştir.\n\n\nDaniel Tjernström\nDaniel Tjernström (d. 19 Şubat 1974), İsveçli futbolcudur.\n\n\nMartin Kayongo-Mutumba\nMartin Kayongo-Mutumba (d. 15 Haziran 1985), Ugandalı eski millî futbolcudur. Orduspor'da forma giymektedir.\nMartin Mutumba, 1985 yılında Stockholm'ün biraz dışındaki Solna`da doğmuş, Stockholm'ün Türk mahallesi olarak da bilinen Rinkeby banliyo semtinde büyümüştür. Rinkeby'li olduğu için Türkçe de bilmektedir. Maçlara kafasında Rinkeby semtine gönderme amacı taşıyan `R-by` yazan bandana ile çıkar. İsveç`te yabancı uyruklu olarak yaşamanın zorluklarına sık sık dikkat çeken Mutumba, bu konuya dikkat çekmek isteyen `Karakafalar - biz böyleyiz` kitabına da katkı vermiştir. Stockholm'ün kuzeyindeki yabancı uyruklu olduğu için toplum tarafından farklı konumlandırılan ve çıkışı futbolda arayan gençlerin örnek aldığı isimlerden biridir.\nAIK'nın 2009 şampiyonluğunda büyük emeği olan oyunculardan biri olan Mutumba daha sonra takım arkadaşı Bojan Djordjic ile Macar ekibi Videoton'a transfer olmuş ancak başarılı olamamıştı. Daha sonra AIK`ya geri dönmüştü. Mutumba, 2009 şampiyonluğunun önemli isimleri Bojan Djordjic ve Kanny Pavey ile birlikte takımın `kült` oyuncularından biri olmuştur.\n2009 şampiyonluğunda AIK, son maçında IFK Göteborg deplasmanına gitmişti. Karşılaşmayı IFK Göteborg kazanırsa IFK Göteborg, AIK yenilmemeyi başarırsa ise AIK şampiyon olacaktı. Maçtan en az 1 puanla ayrılıp şampiyon olacaklarına inanan Martin Mutumba maçtan önce göğsüne `AIK Şampiyon` anlamına gelebilecek `AIK Guld` dövmesi yaptırmış ve 1 gol atarak 1-2 kazandıkları maçtan sonra şampiyonluk kutlamalarında bu dövmeyi taraftarlara göstermişti.\n2013 sezonu sonunda ise AIK ile kontratı biten Mutumba yönetime `bana bir otobüs kartı, kankalarıma da maç bileti verin yeter` diyerek kontratını uzatmak ve AIK'da kalmak için isteğini dile getirmişti. Daha sonra AIK mevcut kontratından daha iyi bir kontrat önermesine rağmen Çaykur Rizespor'un araya girmesi ve 28 yaşındaki oyuncuya bir daha göremeyeceği bir kontrat önermesi ile Mutumba profesyonelce davranmış ve bu kontrat teklifini kabul etmiştir.\n6 Ocak 2014 tarihinde Türkiye'ye gelen Mutumba sağlık kontrolünden sonra, İstanbul'da 2,5 yıllık sözleşmeye imzayı attı. 11 Ocak 2014'te ise Ofspor ile oynanan hazırlık maçında ilk kez yeni takımının formasını giyen oyuncu, bu maçta 1 gol atmış ve Sezer Özmen'e 1 de asist yapmıştır ve performansıyla beğeni toplamıştır.\n7 Ağustos 2014 tarihinde, Orduspor ile 2 yıllık sözleşme imzaladı. Orduspor'dan yapılan yazılı açıklamada: \"Transfer çalışmalarını sürdüren kulübümüz Ugandalı orta saha oyuncusu Martin Mutumba ile anlaşmaya varmıştır. 2 yıllık resmi sözleşmeye imza atan oyuncumuza 'hoş geldin' diyoruz. Orduspor camiasına hayırlı olsun\" ifadelerine yer verildi. 2015 yılının Ocak ayında takım kaptanı Emre Aygün'ün ayrılmasının ardından teknik direktör Ziya Doğan'ın raporu doğrultusunda Mutumba kaptanlık görevine getirildi.\n\n\nKenny Stamatopoulos\nKyriakos \"Kenny\" Stamatopoulos (Yunan: Κυριάκος \"Κένι\" Σταματόπουλος , 28 Ağustos 1979, Kalamata), Yunan-Kanadalı eski kalecidir.\n\n\nLalawélé Atakora\nLalawélé Atakora (d. 9 Kasım 1990, Lomé), Togolu futbolcudur. Kuveyt ligi'nde Kazma takımında forma giymektedir.\nSüper Lig ekiplerinden olan Balıkesirspor'da 2013-2014 sezonunda forma giymiştir.\nAtakora, futbol kariyerine Norveç'in Fredrikstad takımında başlamıştır. Fredrikstad'ta oynadığı dönemde; IFK Värnamo ve AIK takımlarına kiralanmıştır. 2012 yılında AIK'a transfer olmuştur. 2013 yılında, 1. Lig'e yükselen Balıkesirspor'a, transfer etme opsiyonu ile kiralanmıştır.\n2013-14 sezonunda 1. Lig'de mücadele eden ve şampiyon olan Balıkesirspor takımında toplam 36 lig maçına çıktı ve 5 gol attı. Türkiye Kupası'nda ise 3 karşılaşmada forma giydi.\n\n\nRobin Quaison\nRobin Quaison (d. 9 Ekim 1993), İsveçli futbolcudur. Serie A ekiplerinden Palermo'da oynamaktadır.\nAık'in altyapısında futbola başladı.2011'de Väsby United'a transfer olan oyuncu Väsby United forması ile 19 maçta 8 gol kaydedince tekrar AIK'e döndü.AIK forması ile 2014'e kadar 51 maçta 7 gol kaydetmiştir.Başta Leeds, QPR, Ajax ve Hellas Verona gibi takımların transfer listelerine girmeyi başaran oyuncu Temmuz 2014'te Serie A ekiplerinden Palermo'ya transfer oldu.\nİlk maçına 23 Ocak 2013'te Kuzey Kore'ye karşı çıkmıştır. İlk golünü 26 Ocak 2013'te 2013 King's Cup maçında Finlandiye'ya karşı kaydetmiştir.\n\n\nMartin Lorentzson\nMartin Lorentzson (doğum 21 Temmuz 1984), İsveçli futbolcudur. AIK'da forma giymektedir.\n\n\nKennedy Igboananike\nKennedy Igboananike (d. 26 Şubat 1989), Nijeryalı futbolcudur. AIK'da forma giymektedir.\n\n\nKwame Karikari\nKwame Amponsah Karikari (d. 21 Mayıs 1992, Ho), Ganalı futbolcudur. Forvet pozisyonunda oynamaktadır.\nKarikari, profesyonel futbol kariyerine 2009 yılında, ülkesinin International Allies takımında başlamıştır. 2011 yılında İsveç takımlarından AIK'a transfer olmuştur. 2012 yılının başında, tecrübe kazanması için Degerfors IF'ye kiralanmış ve burada 15 maçta 6 gollük bir performans göstermiştir. Ağustos 2012'de bonservisini elinde bulunduran AIK tarafından geri çağrılmış ve burada da forma giymeye başlamıştır. 2 Temmuz 2013 tarihinde, 1. Lig'e yeni yükselen Balıkesirspor'a bir yıllığına, Balıkesirspor'un oyuncuyu transfer etme opsiyonu ile kiralanmıştır.\nBalıkesirspor formasıyla 1. Lig'de çıktığı 23 karşılaşmada 11 gol atan Karikari, Türkiye Kupası'nda ise forma giydiği 3 maçta 1 gol atmıştır. Balıkesirspor forması giydiği 2013-14 sezonunda, kırmızı-beyazlılar Süper Lig'e yükselme başarısı göstermiştir. Sezon sonunda kiralaması bitmiş, AIK kulübüne geri dönmüştür. İsveç'e dönmesinden sonra, Balıkesirspor transfer teklifinde bulunmuştur. AIK kulübü, yapılan teklifi kabul etmiş; sonrasında Karikari, yapılan görüşmelerde Balıkesirspor yönetimi ile anlaşamamıştır.\n2014 yılı sonunda, kulübü AIK ile sözleşmesi bitmiştir. Sözleşmesi yenilenmeyen Ganalı futbolcu, 2015 yılı başında Halmstads BK kulübüne transfer olmuştur. 2015-16 sezonu öncesinde, Süper Lig'den 1. Lig'e düşen Balıkesirspor tarafından yeniden bir sezonluğuna kiralanmıştır.\n\n\nIvan Turina\nIvan Turina (3 Ekim 1980 - 2 Mayıs 2013), eski Hırvat millî kaleci. AIK'da forma giymekteydi.\nÖlüm haberi AIK Fotboll takımının 2 Mayıs 2013 günü resmi web sitesinde bir açıklama ile; \"Kalecimiz Ivan Turina'nın, çarşambayı perşembeye bağlayan gece hayatını kaybettiğini derin üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. AIK'e 2010 yazında Dinamo Zagreb'ten katılan 32 yaşındaki futbolcu, lige kısa sürede uyum sağladı. ABD'nin Portland kentinde Şubat ayında düzenlenen sezon öncesi kampta, AIK yetkilileri Turina'nın sözleşmesini 2016 yılına kadar uzattı. Ivan'ın eşine, iki kızına, akrabalarına ve dostlarına taziyelerimizi bildiririz. Sevenlerinin başı sağolsun.\" şeklinde kamuoyuna duyuruldu.\n\n\nViktor Lundberg\nViktor Lundberg (d. 4 Mart 1991), İsveçli futbolcudur. Randers FC'da forma giymektedir.\n\n\nDaniel Majstorović\nDaniel Majstorović (d. 5 Nisan 1977), İsveçli futbolcudur. AIK'da forma giymektedir.\n\n\nGüney Bölgesi (Zambiya)\nGüney, Afrika ülkesi Zambiya'nın on bölgesinden biridir.\nGüney bölgesi yüz ölçümü açısından ülkenin en büyük beşinci bölgesi konumunda bulunurken, nüfus açısından en büyük üçüncü bölge konumunda bulunmaktadır. Bölge kuzeyde Merkez Bölgesi, kuzeydoğuda Lusaka Bölgesi, batıda Batı Bölgesi, doğuda ve güneyde Zimbabve, güneybatıda ise Namibya ile komşu konumundadır. Ayrıca dünya üzerinde tek dörtgen sınır bölgesinde bölgenin ve böylelikle ülkenin Botsvana ile bağlantısını sağlayan ve metrelerle ifade edilen sınır çizgisi tartışmalıdır. Söz konusu sınıra bağlantısı olan Botsvana, Zambiya, Zimbabve ve Namibya ülkelerinin sınır anlaşmaları ile sınırlarına karşılıklı olarak resmiyet kazandırmadıkları için kabul görmeyen bir sınır noktası konumunda olan bu bölge belirsizliğini korumaktadır.\nBölgenin idari başkenti Livingstone'dur. Bölge kendi içerisinde ayrıca on bir ilçeye ayrılmış konumda olup, bu ilçeler şu şekilde sıralanmaktadır:\nBölge genelinde 2010 resmi verilerine göre 1,606,793 kişi yaşamaktadır. Bölge 85,283 km² yüz ölçümü ile ülkenin orta ölçekli bölgelerinden biri konumundadır.\n\n\nAbatis\nAbatis, savaşlarda savunma amaçlı yapılmış çoğunlukla sivriltilmiş ağaç dallarının düşmana karşı doğrultularak bir sıra boyunca dizilmesiyle oluşturulan tahkimat engelidir. Ağaçlar birbirlerine tellerle bağlanır. Abatis, çoğunlukla tel üstüvaneyle birlikte kullanılır.\nAbatisin Roma İmparatorluğu döneminde kullanıldığına dair bilgi vardır. Yoğunlukla kullanıldığı en son büyük savaş ise Amerikan İç Savaşı olmuştur. Abatis yerine günümüzde çoğunlukla dikenli tel engelleri tercih edilmektedir. Ancak bu tür malzemelerin bulunamaması durumunda kullanılabilmektedir. Özellikle anti-tank engeli olarak ağaçların kökten kesilerek devrilmesiyle oluşturulan abatisler tercih edilmektedir. Açıyla ve birbirlerinin üzerine düşecek şekilde kesilmiş ağaçlar da önemli bir engel oluşturabilmektedir. Basit bir şekilde ve hızlıca önemli bir engel oluşturulabilmesi abatisin en önemli avantajıdır.\nAbatis'in önemli bir zayıflığı, yakılarak kolaylıkla ortadan kaldırılabilmesidir. Abatisi oluşturan kısımlar eğer birbirlerine tel değil de iple bağlanmışsa ateşte kolaylıkla yanan ipten kurtulan tekil engeller ilerlemeye çalışan kuvveter tarafından uzak mesafeden kancayla çekilerek ortadan kaldırılabilmektedir.\nModern savaş taktiklerinde artık pek kullanılmasa da çok sayıda ülke ordusu abatis türü tahkimatı eğitim amacıyla sıklıkla kullanmaktadır.\n\n\nÅŒnoki\nŌnoki, (Ryōtenbin no Ōnoki adıyla da bilinir) Japonca anime ve manga serisi Naruto'daki kurgusal bir karakterdir. Iwagakure'nin üçüncü Tsuchikage'sidir.\nKısa boylu, jutsu sayesinde uçabilen ve bir başkasının uçabilmesini sağlayabilen bir ninjadır. Üç farklı çakra tipini aynı anda kullanabildiği için Kekkei Tōta sahibidir. \"Jinton\" elementini oluşturabilmektedir. Jinton kullanmayı ustası ve ondan önceki Tsuchikage olan Mū'dan öğrenmiştir. Yaşlılık problemi olan bel ağrılarından çok çekmektedir.\n\n\nMÅ«\nMū, Japonca manga ve anime serisi Naruto'da kurgusal bir karakterdir. Iwagakure'nin ikinci Tsuchikage'sidir. Kekkei Tōta sahibi sensör tip bir Ninja'dır. Üç çakra tipini aynı anda kullanabilmektedir. (Ateş, Rüzgâr, Toprak) Üçüncü Tsuchikage'nin öğretmenidir.\n\n\nYuukimaru\nYūkimaru, Japonca manga ve anime serisi Naruto'da kurgusal bir karakterdir. Genç ve öksüz biridir. Üç kuyruklu (Sanbi) bijuu'yu kontrol edebildiği için Orochimaru'nun deneklerinden biri olmuştur. Uzumaki Naruto ile tanıştıktan sonra düşünceleri değişmiştir. Annesinin katili Shōton kullanıcısı Guren eşliğinde üç kuyrukluyu bulunduğu boyuttan çağırmıştır. Daha sonra gelişen olayların seyrinde Guren ile birlikte hayatını devam ettirme kararı almıştır.\n\n\nNarciso Yepes\nNarciso Yepes (d. 14 Kasım 1927 ö. 3 Mayıs 1997), İspanyol gitarist ve aranjör.\nİcrasındaki kendine has tekniğiyle, özgün bir çizgi oluşturmuştur. Bilinen hiçbir konserinde icra etmemiş olsa da esası çok eskilere dayanan ve lut adı verilen, ud ve gitara benzeyen telli bir çalgının da virtüözü olduğu bilinmektedir.\nAktif olduğu yıllar içerisinde klasik gitara büyük katkılarda bulunmuş, İspanyol luthier Jose Ramirez ile birlikte \"Bartolex\" denen 10 telli klasik gitarı yapmış ve kullanmıştır. Bu gitara uygun eserler besteleterek ve var olan eserlerden uyarlamalar yaparak dünya klasik gitar repertuvarına da büyük katkılarda bulunan sanatçı, bunların haricinde klasik müzik repertuvarında bulunan ama aslında lavta ve lut için yazılan, Barok döneme ait besteler ve benzerlerini yaptığı gitara uyarlamıştır. Bahsi geçen gitarın, aşağıdan yukarıya ilk 6 teli bilinen klasik gitarla aynı özellikler ve akort düzeninde olup, yukarıya saymaya devam ederken 7, 8, 9 ve 10. teller ise icra edilen esere göre farklı şekillerde akort edilebilen bas tellerden oluşmaktadır.\nÖlümünün ardından Bartolex de çeşitlendirilerek (gövde tipleri, elektronik ekipmanları, tel sayıları vs.) gitaristlerin beğenisine ve kullanımına sunulmuştur.\n\n\nAçılır kapanır köprü\nAçılır kapanır köprü, genellikle tahkim edilmiş kale surlarının girişinde kapı görevi gören ve bir hendeğin üzerinden geçiş sağlayan köprünün adıdır.\nOrta Çağ'da genellikle hendeklerle korunan kalelerde ana kapıdan çıkışta ahşap köprüler kullanılırdı. İlk örneklerde bu geçişi sağlayan köprüler saldırı sırasında özellikle yıkılabilir veya ortadan kaldırılabilir şekilde olurdu. Sonrasında açılır kapanır köprüler kullanılmaya başlandı ve yaygınlaştı. Bu tür köprüler kapalı durumdayken dış kale kapısına ilave koruma da sağlıyordu. Köprüye erişmeye çalışanlar da kale burçlarındaki mevzilerden engellenirdi. Köprü ip veya zincir yardımıyla açılıp kapatılırdı. Ağır kapıların kaldırılıp indirilmesinde bir dengeleyici baskül mekanizması çoğu zaman bulunurdu. Özellikle Fransa'da ve İngiltere'de çok sayıda şatoda çalışır durumda açılır kapanır köprü günümüze kadar gelmiştir.\n\n\nTar-Elendil\nDördüncü Númenor hükümdarı olan Tar-Elendil İkinci Çağ’ın 350 yılında doğmuştur. Tar-Elendil,Tar-Amandil ‘in oğlu ve varisidir. Earendur erkek kardeşi, Mairen ise kız kardeşidir.\nTar-Elendil hayatının sonlarında evlendi. 521 yılında doğan Silmarien, 532 yılında doğan Isilme onun kız çocuklarıydı. En küçük çocuğu olmasına rağmen 543 doğumlu Tar-Meneldur onun varisi oldu. Çünkü Númenor hükümdarı erkek olmak zorundaydı.\nSilmarien oğlu Valandil Andunie Lordları'nın ve Gondor ile Arnor Kralları soyunun ilk atası oldu. Tar-Elendil Silmarien’e Barahir’in Yüzüğü’nü verdi ve Arnor Kralları için o bir yadigar oldu.\nTar-Elendil dedesi Vardamir Nolimon gibi bir bilim adamıydı. O Vardamir’in kitaplarını toplayıp irfan içeren kitaplar yaptı ve lakabı Parmaite’ydi yani \"Elinden kitap düşmeyen\" olarak tanındı.\nTar-Elendil 590 yılında babasından krallığı devraldı. Saltanatının 600.yılında, Orta Dünya’ya ilk kez Númenor gemileri gelmiştir ve bu yolculuğu yapan kaptanın adı Veantur'dur. Veantur’un kızı Almarian Tar-Elendil oğlu Meneldur ile evlenmiştir.\nTar-Elendil'in oğlu Tar-Meneldur tahtı 740 yılında aldı ve o zamana kadar Tar-Elendil 150 yıl hüküm sürdü. Tar-Elendil 751 yılında 401 yaşında öldü.\nhttp://tolkiengateway.net/wiki/Tar-Elendil\n\n\nTar-Amandil\nTar-Amandil üçüncü Númenor hükümdarıdır. İkinci Çağ’ın 192. yılında doğdu. Babası Vardamir Nolimon, kız kardeşi Vardilme, erkek kardeşleri ise Aulendil ve Nolondil'dir. Tar-Amandil'in oğlu ve varisi Tar-Elendil, küçük oğlu Earendur ve kızı Mairen'dir. Tar-Amandil 148 yıl hüküm sürdükten sonra 590 yılında oğlu Tar-Elendil tahta geçti. Tar-Amandil 603 yılında 411 yaşındayken öldü.\nhttp://tolkiengateway.net/wiki/Tar-Amandil\n\n\nHakan KurtaÅŸ\nHakan Kurtaş (7 Eylül 1988, İzmir, Türkiye), Türk dizi ve sinema oyuncusu.\nLise hayatını Bursa Anadolu Lisesinde tamamladıktan sonra, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nden mezun olan Kurtaş'ın annesi iktisatçı, babası çocuk doktoru. Annesi, Hakan 3 yaşındayken İktisat bölümünden mezun olup ardından tekrar sınava girerek resim öğretmenliğini de bitirmiştir. Kendisinden küçük 2 erkek kardeşi vardır. Üniversiteden önce profesyonel kulüplerde basketbol oynadı. Karikatürler çizer, müzikle uğraşır.\nBir dönem \"Leman\", \"Uykusuz\" mizah ve karikatür dergilerinde karikatürleri yayınlanmıştır.\nTiyatro'ya orta okulda ilgi duymaya başlayan Kurtaş, Lisede bu işi yapmaya karar verir. 2010 yılında DOT Tiyatrosunun Punk Rock oyununda yer alır. Daha sonra atv'de yayınlanan Ezel dizisinin final bölümünde \"Can Uçar\" karakterini canlandırmıştır.\n2011-2012 yıllarında TMC yapım tarafından Kanal D hazırlanan ve daha sonra Star TV'ye transfer olan Bir Çocuk Sevdim dizisinde \"Sinan Harmangil\" rolüyle asıl çıkışını yapmıştır.\n2012 yılında başrolünü Hatice Aslan ile paylaştığı Vücut filminde başından trajik olaylar geçen \"İzzet Gündoğdu\" karakterini canlandırmıştır.\nYine 2012 yılında DOT tiyatrosunun Murat Daltaban yönetmenliğindeki oyunu Beautiful Burnout/Süpernova'da bir boksörü canlandırmıştır. Rolüne hazırlanmak için uzun süre boks eğitimi almıştır.\nEn son Esme Madra yönetmenliğindeki Meşakkat ve Karısı kısa filminde oynamıştır, bu film Akbank 9. Kısa Film Festivali'nde 'Kurmaca Kısa Filmler' kategorisinde yarışmıştır.\n2013 yılında Arkadaşları Ulaş Tuna Astepe ve Efe Tunçer ile birlikte Bir Aralık adlı müzik grubu kurmuşlardır. Kurtaş bu müzik grubunda hem söz yazıp beste yapıyor, hem de gitar çalıp şarkı söylüyor. Şarkılarını da İnternet üzerinden yayınlamışlardır.\n\n\nDoğu Bölgesi (Zambiya)\nDoğu, Afrika ülkesi Zambiya'nın toplamda var olan on bölgesinden bir tanesidir.\nDoğu bölgesi yüz ölçümü açısından ülkenin orta ölçekli bölgelerinden biri konumunda bulunurken, nüfus açısından ülkenin en büyük dördüncü bölgesi konumundadır. Bölge kuzeyde Muchinga Bölgesi, güneybatıda Lusaka Bölgesi ve Merkez Bölgesi, doğuda Malavi, güneyde ise Mozambik ile komşu konumundadır.\n2011 yılında oluşturulan Muchinga bölgesine, Doğu bölgesinden ilçeler ilave edilmiştir.\nBölgenin idari başkenti Chipata'dır. Bölge kendi içerisinde ayrıca yedi ilçeye ayrılmış konumda olup, bu ilçeler şu şekilde sıralanmaktadır:\nBölge genelinde 2010 resmi verilerine göre 1,707,731 kişi yaşamaktadır. Bölge 69,106 km² yüz ölçümü ile ülkenin en büyük ikinci bölgesi konumundadır.\n\n\nAy'ın ikiye bölünmesi\nAy'ın ikiye bölünmesi (Arapça: Şakk-ul Kamer), bazı hadisler ve Kamer suresinin ilk ayetlerine dayanılarak Muhammed'e atfedilen, Ay'ın dolunay halinde iken bir gece Muhammed'in el işaretiyle ikiye ayrılması mucizesi.\nKamer suresi ilk üç ayeti; \"Vakit yaklaştı ve ay yarıldı. Onlar bir mûcize görseler hemen yüz çevirip, 'Bu öteden beri bilinen bir sihir!' derler. Hep yalan saydılar ve kişisel arzularına uydular; oysa her iş yerli yerindedir.\" şeklindedir.\nAbdullah İbni Mes'ud'dan, \"Biz Minada Allah'ın peygamberi ile birlikteydik ki ay ikiye ayrıldı. Onun bir parçası dağın öbür tarafında iken diğeri bu yanındaydı. Allah'ın peygamberi bize \"şahit olun\" dedi.\nBazı Müslümanlar kanyon görünümüne benzer NASA ay fotoğraflarını, ayın belirli bir zaman önce ikiye ayrılıp yeniden birleştiği inancına kanıt olarak ileri sürerler.\nİnanç bazı Kamer suresinin ilk ayetlerinin yorumlarına eklenen hadis rivayetleri ile desteklenir. Buna karşın ayetlerin eski Arap edebiyatında bu anlama gelmediği, hadislerin zayıf olduğu görüşleri de vardır.\nMucizeler gerçekliği İslam ilahiyatında tartışmalı konulardandır. Dolunay halindeki Ay'ın ikiye yarılması, parçalardan birinin Mekke'de bir dağın arkasına, diğerinin de önüne kadar indiği ve sonra gökyüzünde tekrar birleştiklerini ifade eden bu rivayetler de âlimler, hadis kritiği yapanlar ve İslam filozofları arasında tartışmalara konu olmuştur. Bazı araştırmacılar bu hadislerin zayıf, güvenilmez ve uydurma rivayetler olduğu üzerinde dururlarken İslami filozoflar Kamer suresindeki ifadelerin allegorik olduğunu, gerçekten Ay'ın parçalandığı anlamına gelmediğini ifade etmişlerdir. Bazıları bunun bir görsel illüzyon olduğunu, bazı tefsirciler ise ayette sözü edilen parçalanmanın ileride, kıyametin kopması zamanında gerçekleşeceğini ifade etmişlerdir.\n\n\nMuchinga Bölgesi\nMuchinga, Afrika ülkesi Zambiya'nın toplamda var olan on bölgesinden bir tanesidir.\nMuchinga, Kuzey ve Doğu bölgelerine ait olan ilçelerin bir kısmının bir araya getirilmesi ile 2011 yılında kurulmuştur. Bu bölgelerin ilçelerinin yanı sıra yeni ilçe de kurulan bölgenin güncel bilgileri mevcut olmamakla birlikte Kuzey Bölgesi ile Doğu Bölgesi arasında yer aldığı bilinmektedir.\nMuchinga sahip olduğu yüz ölçümü ile ülkenin en büyük dördüncü bölgesi konumundayken, nüfus açısından ülkenin en az nüfusa sahip ikinci bölgesi konumundadır. Bölge güneyde Doğu, güneybatıda Merkez, batıda Luapula Bölgesi, kuzeybatıda Kuzey bölgeleri ile komşu konumuda bulunurken, kuzeyde Tanzanya, doğuda da Malavi ülkeleri ile sınıra sahiptir.\nDönemin devlet başkanı Michael Sata Ekim 2011'de yaptığı açıklamada yeni ilin kurulacağını açıklamıştır. Sata, Kasım 2011 tarihinde de ilinin bakanını da açıklamıştır. Bu karar doğrultusunda da meclis yeni ilin kurulmasını onaylayarak ülkenin onuncu ilinin kuruluşunu resmen ilan etmiştir.\nBölgenin merkez şehri Chinsali'dir. 2011 yılında oluşturulan bölgenin toplamda yedi adet ilçesi bulunmaktadır.\n\n\nCORDIC\nCORDIC ya da Volder algoritması (Coordinate Rotation Digital Computer, Türkçe: Koordinat Döndüren Sayısal Bilgisayar), hiperbolik ve trigonometrik fonksiyonların hesaplanmasında kullanılan, basit ve verimli bir algoritma.\n\n\nOpenOffice.org\nOpenOffice.org (kısaca OOo), 1999 - 2011 yılları arasında geliştirilmiş açık kaynaklı ve ücretsiz bir ofis paketi. Sun Microsystems'in 1999 yılında kurum içi kullanım için edindiği StarOffice'in açık kaynaklı bir türevidir. OpenOffice.org'un temelini oluşturan StarOffice ise 1985 yılında geliştirilmeye başlanmıştır. OpenOffice.org; Writer (kelime işlemci), Calc (hesap tablosu), Impress (sunu), Draw (çizim), Math (formül düzenleyici) ve Base (veritabanı) bileşenlerini içerir.\n1 Mayıs 2002'de 1.0 sürümünü yayınladı. 2011 yılına gelindiğinde Sun'ın o zamanki sahibi olan Oracle, artık paketin yeni bir sürümünü sunmayacağını açıkladı ve projeyi Apache Yazılım Vakfı'na bağışladı. Apache Yazılım Vakfı, paketi Apache OpenOffice adı ile geliştirmeye başladı. Diğer yandan aynı dönemde OpenOffice.org'un kodları temel alınarak LibreOffice projesi başlatıldı.\nOpenOffice.org, günümüzde bir ISO/IEC standardı olan OpenDocument (ODF) dosya biçimini ilk kullanan öncü ofis yazılımıdır. Dosya kaydetmek için öntanımlı olarak ODF biçimlerini kullanmakla birlikte diğer birçok farklı dosya biçimini desteklemiştir.\nProje ve yazılım, Sun tarafından geliştirilirken gayri resmi olarak OpenOffice olarak adlandırılıyordu, ancak bu terim 1999'dan beri Benelüks'te Open Office Automatisering tarafından ticari bir marka olarak tutulduğundan telif hakkı ihlallerine yol açmamak amacıyla resmi olarak OpenOffice.org olarak adlandırıldı.\nOpenoffice.org yayınlandığı dönemde çeşitli indirme siteleri, dağıtılan CD'ler, Linux dağıtımları aracılığıyla serbestçe dağıtılabiliyor olması pazar payı tahminini güçleştirmekteydi. Proje, bir pazar payı analizi için bilinen Linux dağıtımları toplamlarını ve analist beyanlarını ve anketlerini temel alarak verileri belirlemeye çalıştı.\nValve'a göre, Temmuz 2010 itibarıyla, Steam kullanıcılarının % 14.63'ü makinelerinde OpenOffice.org kurmuştu.\nBir web analitiği hizmeti tarafından 2010 yılında 200.000'den fazla İnternet kullanıcısına dayanan bir pazar payı analizi yaptı. Analize göre Çin'de %0.2, ABD'de ve İngiltere'de %9, Almanya, Polonya ve Çek Cumhuriyeti'nde %20'den fazla pazar payına sahip olduğu bildirildi.\nMicrosoft Office Ağustos 2007 itibarıyla genel pazarın (gelirle ölçülen) %95'ini elinde tutmasına rağmen, 2004 yılında yapılan araştırmalarda OpenOffice.org ve StarOffice'in işyeri pazarında %15-20 pazar payına sahip olduğu bildirildi. Colorado Üniversitesi araştırmasında, OpenOffice.org'un \"geri döndürülemez\" bir kullanıcı tabanına sahip olduğu ve büyümeye devam edeceği bir noktaya ulaştığını bildirdi.\nProje, Eylül 2007 itibarıyla 98 milyondan fazla indirildi. Yaklaşık olarak onuncu yıl dönümünün başlangıcına tekabül eden Şubat 2010 itibarıyla toplamda 300 milyon kez indirildi.\nBaşlangıçta C ++ ile yazılmış olmasına rağmen OpenOffice.org giderek, paketlenmiş bir JVM de dahil olmak üzere Java sanal makinesi'ne ve dolayısıyla Sun Microsystems firmasına daha fazla bağımlı hale geliyordu. OpenOffice.org, Özgür Yazılım Vakfı tarafından özgür yazılım olmayan Java'ya bağımlılığının artması nedeniyle eleştirildi.\n2.0 sürümden itibaren farklı ve açık kaynak kodlu Java ürünlerinin altında çalışması (örneğin GNU Classpath) için çabalar yoğunlaştı. Sonucunda Red Hat, Fedora bunu başardı. Sun ise OpenOffice.org'un gelecekteki sürümlerinin özgür Java uygulamaları üzerinde çalışacağı ve daha önce OpenOffice.org 2.0'nin özgür Java uygulamalarını kullanmasını engelleyen sorunları düzeltilmesine yönelik bir geliştirme yapmayı kabul etti. 13 Kasım 2006'da Sun, özgür GNU Genel Kamu Lisansı kapsamında Java'yı serbest bırakmayı taahhüt etti ve Mayıs 2007'de OpenJDK isimli özgür Java yazılımını yayınladı.\n\n\nSOS1\nSOS1,insan hücre membranında bulunan bir çeşit Hidrojen Sodyun antiporter taşıyıcısıdır.Hücre membranında bulunur.Hücre dışındaki Hidrojen iyonlarını hücre içine alırken sodyum iyonlarını hücre dışına verir.\nBu nedenle hücre pH'ını düşürücü etkisi vardır. SOS1 aktivasyonu artarsa, hücre sitoplazması asitliği çok artacağından, hücre nekroza uğrayabilir.Hücreye etkileme fizyolojisi karmaşık olmakla birlikte kısaca özetlenebilir:Hücre dışı sodyum konsantrasyonu(NaCl,tuz) artışı, sodyum reseptörlerince algılanır. Bu reseptörlerin başlattığı birtakım hücresel mekanizmalar hücre içi Kalsiyum konsantrasyonunun artışına neden olur. Kalsiyum konsantrasyonu artışı, SOS2 ve SOS3 adlı iki tip hücre içinde bulunan proteini, SOS1 proteinini aktive etmesi için uyarır. Sonuçta SOS2 ve SOS3, hücre zarında yerleşik bulunan SOS1'i aktive etmiş olur.\n\n\nYaÄŸmur Beklerken (roman)\nYağmur Beklerken, Tarık Buğra'nın 1981 tarihli romanı.\nEser, Türkiye'nin ilk yıllarına yaşanan siyasi olayların Anadolu taşrasındaki sonuç ve yansımalarını konu edinir. Romanda 1930 yılında bir Anadolu kasabasında, Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın kurulmasının ve aynı yıl yaşanan büyük kuraklığın sonucu olarak halkın yaşadığı gerginlikler anlatılmıştır. Romanın baş kahramanı, kasabada yaşayan bir aydın olan \"Rahmi\" 'dir. On bölümden oluşan roman, Rahmi'nin kasabada Serbest Cumhuriyet Fırkası'nı kurmada görev almasıyla değişen hayatı ve ilişkileri etrafında gelişir. Eser, bir çağ ve dönem romanı olarak değerlendirilir.\n1992 yılında 6 bölümlük bir TV dizisi olarak filme çekilmiştr.\nRoman, her biri başlıklı 10 bölümden oluşur. Roman bölümlerinin başlıkları şunlardır\nRomanın olay örgüsü, 1930'ların şirin bir Anadolu kasabasında bir parkın açılış töreninde başlar. Bu açılışa katılan roman kişileri Rıza Efendi ve Avukat Rahmi geçmişe dönülerek okuyucuya tanıtılır.\nBir ay kadar sonra kasabada bir başka açılış gerçekleşir: Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın şubesi açılacaktır. Bu arada kasabalılar kuraklık nedeniyle endişelidir. Avukatlığın yanı sıra çiftçilikle de uğraşan Rahmi ise Ankara'dan su motoru getirip kuyu kazdırarak susuzluk sorununu kendi açısından çözer.\nKuraklık devam ettikçe kasabada sinirler gerilir. Cumhuriyet Halk Fırkası başkanı ile Belediye Reisi su kaynaklarının kullanımında akrabalarını kayırmakta, bu da tepkiye neden olmaktadır. Beldede yeni siyasi fırkanın bir şubesinin kurulması için yürütülen hazırlıklar mevcut gerginlikleri su üstüne çıkarır. Avukat Rahmi ve Rıza Efendi fırkadan uzak durmak istemektedir ama Rahmi, Serbest Fırka'nın kasabadaki kurucusu Kenan Bey'den partiye girmesi için bir teklif alınca kararsızlığa düşer. Sahip olduklarını siyaset yüzünden kaybetmekten korkan Rahmi'nin düşüncesi, partiye katılmama yönündedir. Bu arada halk yağmur duasına çıkar. Duadan sonra bir miktar yağmur yağar ama beklentileri karşılamaya yetecek kadar çok yapmamıştır ve bu, suyun adaletsiz dağıtımı yüzünden gerginliği arttırmaktan başka işe yaramaz.\nRahmi, babasının ölümünden sonra kendisini yetiştirdiği için minnet borcu duyduğu Kenan Bey'in hastalanması üzerine parti kurma işini üstlenip partinin belde başkanı olur. Halkçı parti taraftarları, yeni parti taraflarını iyi karşılamazlar. Tüm kasabalılar gazeteleri takip etmeye başlar ve gazete yazarları tarafından birbirlerine karşı kışkırtılırlar. İnsanların rekabetleri, düşmanlıkları Fırka meselesi ile açığa çıkar. Özellikle de kasabanın iki köklü ailesi olan Mumcular ve Gülbeyazlar aileleri karşı karşıya gelmiştir.\nKenan Bey’in hastalanıp ölmesinden sonra fırkacılık işini iyice yoğunlaşan ve belediye seçimlerine hazırlanmaktan ailesine bile vakit ayıramayan Rahmi bir süre sonra fark eder ki parti, yeni devlet düzenini içine sindiremeyen inkılapları benimsemeyen kimselerin toplanma yeri olmaya başlamıştır. İki partinin taraftarları arasında gittikçe artan gerilimi yatıştırmaya çalışan Rahmi, belediye seçimleri sırasında usülsüz oy sayımı nedeniyle çıkan olaylarda kaymakam ve Belediye Reisi’ni kurtarır. Kasaba halkı, onun çabası sayesinde sakin bir şekilde oy kullanır ve seçimi Cumhuriyet Halk Fırkası kazanır.\nRahmi Bey, seçimi kaybettikten sonra Serbest Fırka taraftarlarınca suçlu olarak görülür. Kendisi, artık siyasetten çekilmek, ailesine vakit ayırmak ister. Ankara’dan gelen mebusluk teklifini reddeder. Kasaba halkı ise kuraklıktan kurtulur ama bu sefer dolu nedeniyle ekinleri kaybetme tehlikesi ile yüz yüze gelir.\n\n\nKuteks\nKuteks, kaliteli pamuklarının yetiştirildiği Ege Bölgesinin Menderes ovasında 1984 yılında kurulmuş, medikal tekstil alanında üretim yapan, tıbbı sarf malzeme konusunda tüm üretimini kendi bünyesinde yapan üretici kuruluş.\n2002 yılında Uğur Şirketler Grubu’na dahil olarak grubun medikal alanda bilinir markası haline gelmiştir. Sürekli büyümeye devam eden şirket, 2010 yılında Fortune markası ile yeni medikal ürünleri bünyesine dahil etmiş, 2012 yılında da Daffny (Radicula GmbH) ile doğal kozmetik ürünler alanına girmiştir. Yaklaşık 45.000 m² alan üzerinde üretim yapan firma, yurt içi ve yurt dışında da 30’a yakın ülkeye satış gerçekleştirmektedir.\nUğur Şirketler Grubu´nun tıbbi sarf malzemeleri üreten şirketi Kuteks 2012 Ocak ayında Avrupa'da 20 yıllık geçmişi olan ve doğal kozmetin ürünleri üreten Alman kozmetik markası Avalon’un sahibi Radicula GmbH firmasını satın aldı ve Daffny Naturcosmetics olarak markasını değiştirerek üretimine devam etti. Bu satın alma ile 113 patent de Türkiye’ye transfer edildi.\n2012 yılında satın alınan Radicula GmbH nin Almanya sağlık bakanlığı’na bağlı BDIH (Bundesverband deutscher Industrie-und Handelsunternehmen für Arzneimittel, Reformwaren, Nahrungsergänzungsmittel und Körperpflegemittel e.V.) sertifikası ile çalışmasından ötürü üretim şartlarında çok katı kurallara dahildir. BDIH sertifikası ile üretim yapılan ürünlerde %1 oranında bile kimyasal kabul edilmediği için Daffny Naturcosmetics ürünleri %100 doğal ürün üretmektedir.\n\n\nSüleyman Kuranel\nSüleyman Kuranel (d. 1911, Gaziantep) - (ö. 4 Ocak 1987), Türk siyasetçi.\nİstanbul Güzel Sanatlar Fakültesi Yüksek Mimari Bölümü mezunudur. Gaziantep Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü, Gaziantep Yapı ve Yol Limited Şirketi Müdürlüğü, Gaziantep Şehir Meclisi Üyeliği, TBMM IX., X. ve XI. Dönem Gaziantep Milletvekilliği, IX. ve X. Dönem Bayındırlık Komisyonu Başkanlığı yapmıştır. Evli ve dört çocuk babasıdır.\n\n\nCevdet San\nAli Cevdet San (d. 1908, Nizip, Gaziantep) - (ö. 12 Ağustos 1993), Türk siyasetçi.\nİstanbul Üniversitesi Yüksek Mühendislik Okulu mezunudur. Titaş İnşaat Şirketi Şantiye Şefliği, Zonguldak Ereğli İçme Suyu Projesi Mühendisliği, Artırım İnşaat Şirketi Devlet Demiryolları Cebeci Varyantı Mühendisliği, Ticaret Türk Anonim Şirketi Şantiye Şefliği ve Mesul Mühendisliği, TBMM IX., X. ve XI. Dönem Gaziantep Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve bir çocuk babasıdır.\n\n\nJanet Cardiff\nJanet Cardiff Kanadalı enstalasyon sanatçısıdır. 1957 yılında Brüksel, Ontario'da doğmuştur. Ortağı George Bures Miller ile çalışmaktadır ve ikisi de Berlin'de yaşamaktadır. Uluslararası alanda ün kazanmaya 1995 yılında ses ve görüntü yürüyüşü ile başlamıştır. Çalışmaları genellikle ses üzerinedir.\nÇalışmada ziyaretçiler taşınabilir bir ses aletiyle daha önceden belirtilmiş bir doğrultuda Cardiff'in sesi ile ilerler. Bu sırada çevreden gelen ortam sesleri ile kayıt sesleri birbirine karışır. Aynı zamanda kayıt tekniği sayesinde ses 3 boyutlu algılanır ve ziyaretçiler üstünde neyin gerçek neyin kayıt olduğu karmaşasını ortaya çıkarır.\nBu çalışmada 20 tane çekmecesi olan antika tahta bir dolap kullanılmıştır. Her çekmece açıldığında dolabın içinden farklı bir müzik gelir ve bu şekilde dinleyici istediği müziği oluşturma imkanına sahip olur.\nEv tamamen genellikle ingiltere'de üretilmiş antika ingiliz edebiyatı kitaplarından yapılmıştır. Evin camı yoktur tamamen kendini çevrelemiştir ve bu sefer etkilenilecek olan ses kitapları okurken kafamızın içinde oluşan düşüncelerimizdir.\nSon zamanlarda Alberta sanat galeri'sinde sergileri olmuştur(2010). Hamburger bahnhof Berlin Almanya(2009).Fruit market galerisi Edinburgh(2008), Barcelona çağdaş sanat müzesi (2007), Louisiana çağdaş sanat müzesi(2006), Washington ve Vancouver sanat galerisi(2005),Luhring Augustine, New York (2004), Cincinati (2003), Ontario sanat galerisi ve Kanada Ulusal Galerisi (2002), Oakville galerileri(2000).\n\n\nMahoşlar\nMahoşlar ya da Mehoşlar (Batı Çerkesçesi \"мэхъош\", Doğu Çerkesçesi \"мыхъошэхэр\", Rusça \"махошевцы, махоши, мухоши, мухошевцы, меххоши, махошъ\"), Rusya ile Türkiye'de yaşayan Batı Çerkeslerinden küçük bir Çerkes boyu. Çerkes Sürgününde Türkiye'de Samsun ilinin Alaçam ilçesine yerleşmişlerdir. Günümüzde diğer Çerkes/Adığe boylarına onların bir sülalesi olarak karışmışlardır.\nMahoşlardan bilhassa 1858-1859 yıllarında Osmanlı topraklarına birçok grubun göç etmiş olduğuna dair kayıtlara Osmanlı Arşiv belgelerinde rastlanmıştır.\nLaba ve Şagvaşe ırmaklarının orta mecraları arasında ve Fars'ın yukarı boylarında oturuyordu. Daha önceleri ise Batınkoy'un kuzeyinde ve Laba'nın batısında oturmaktaydı.\n\n\nZaman Tüneli Arşiv 1\nZaman Tüneli Arşiv 1, Ferdi Tayfur'un albümüdür.\nKısım A\nKısım B\nSöz-Müzikler: Ferdi Tayfur\n\n\nSelahattin Ünlü (siyasetçi)\nSelahattin Ünlü (d. 1909, İslahiye, Gaziantep) - (ö. 1 Şubat 1985), Türk siyasetçi.\nAnkara Adliye Meslek Okulu mezunudur. Ankara İcra Dairesi Memurluğu, Elazığ Sorgu Hakimliği, Çiftçlik, İslahiye Müteşebbis Heyeti Başkanlığı, TBMM IX., X. ve XI. Dönem Gaziantep Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve Altı çocuk babasıdır.\n\n\nÄ°hsan Dai\nİhsan Dai (d. 1921, Gaziantep) - (ö. 1 Eylül 2002), Türk siyasetçi.\nİstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunudur. Sabun ve Yün Mensucat Fabrikatörlüğü, Tüccarlık, Belediye Başkanlığı, Ülkü Basımevi sahipliği, Ülkü Gazetesi sahipliği ve Başyazarlığı, TBMM X. ve XI. Dönem Gaziantep Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve iki çocuk babasıdır.\n\n\nEkrem Cenani\nEkrem Cenani (d. 1901, Gaziantep) - (ö. 30 Temmuz 1994), Türk siyasetçi.\nİstanbul Hukuk Fakültesi mezunudur. Müdafaa-yı Hukuk Cemiyeti Üyeliği, Çiftçlik, Serbest Avukatlık, Şura-yı Devlet Mülazımlığı, Birecik Nizip Cumhuriyet Savcılığı, İzmir Sulh Hakimliği, Gaziantep Çiftçi Derneği Kuruculuğu ve Başkanlığı, TBMM IX., X. ve XI. Dönem Gaziantep Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve bir çocuk babasıdır.\n\n\nSamih Ä°nal\nSamih İnal (d. 1912, Kilis) - (ö. 30 Eylül 1980), Türk siyasetçi.\nİstanbul Tıp Fakültesi mezunudur. Kadın Hastalıkları ve Doğum Mütehassısıdır. Bala Hükûmet Tabipliği, Ankara Doğumevi Asistanlığı ve Doğum Mütehassıslığı, İzmir Memleket Hastanesi Asistanlığı ve Kadın Doğum Hastalık Uzmanlığı, Ankara Seyyar Doğum Mütehassıslığı, Ankara Doğum ve Çocuk Bakımevi Mütehassıslığı, TBMM IX., X. ve XI. Dönem Gaziantep Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve bir çocuk babasıdır.\n\nAli Åžahin\nÅžu anlamlara gelebilir:\n\n\nAli Şahin (1921 doğumlu siyasetçi)\nAli Şahin (d. 1921, Gaziantep) - (ö. 14 Ocak 1972), Türk siyasetçi.\nİstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Artvin, Ardemiç, Oğuzeli, Birecik Cumhuriyet Savcılıkları, TBMM XI. Dönem Gaziantep Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve yedi çocuk babasıdır.\n\n\nYandı Gönlüm\nYandı Gönlüm, Ferdi Tayfur'un albümü.\nsıralaması\nKısım A\nSöz Ve Müzikler\nFerdi Tayfur\n\n\nAli Şahin (1934 doğumlu siyasetçi)\nAli Şahin (d. 1934, Andırın, Kahramanmaraş), Türk siyasetçi.\nAnkara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Osmaniye, Hınıs, Saimbeyli, Kazan ve Elbistan İlçeleri Hakimlikleri, Serbest Avukatlık, TBMM XVIII. ve XX. Dönem Kahramanmaraş Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve beş çocuk babasıdır.\n\n\nGannicus\nGannicus veya Cannicus (d. bilinmiyor - ö. MÖ 71, Lucania), Capua'daki Lentulus Batiatus'un sahip olduğu gladyatör okulundan Kelt gladyatör.\nTrakyalı Spartacus, Galyalı Crixus ve Oenomaus ve de Romalı Castus ile birlikte Üçüncü Köle Savaşı (MÖ 73-71) sırasında isyancı kölelere liderlik etmiştir. MÖ 71 yılının kışında, Castus ile birlikte yanına çok sayıda Kelt ve Alman isyancıyı alarak Spartacus'le yollarını ayırmış ve isyandaki ikinci ayrılığa sebep olmuştur. Gannicus ve Castus, Marcus Licinius Crassus, Lucius Pomptinus ve Quintus Marcius Rufus'un bir çatışmada onları yendiği Soprano Dağı (Mount Camalatrum) yakınlarındaki Lucania'da hayatlarını kaybetmişlerdir.\n\n\nBjeduğ lehçesi\nBjeduğ lehçesi (Adigece \"Бжъэдыгъубзэ\") (Kabardeyce \"Бжьэдыгъубзэ\"), Rusya Federasyonuna bağlı Adigey Cumhuriyetinin Kuban Nehri boyunda ve Türkiye'de Çanakkale ilinin Biga ilçesinde yaşayan Bjeduğlar tarafından konuşulan bir Adigece lehçesidir.\nÇemguy lehçesindeki [tsʷ] Bjeduğ, Şapsığ ve Abzeh diyalektlerinde [tɕʷ] () sesine dönüşmüştür. Kabardeycede ise ise [v] () sesine dönüşmüştür.\nBjeduğ lehçelesinden araç durumu için kullanılan sonek -мджэ (-md͡ʒa) or -джэ (-d͡ʒa)'dir. Fakat Abzah lehçesi ve Kabardeycede -мкӏэ (-mt͡ʃa) or -кӏэ (-t͡ʃa) olarak kullanılır. Şapsığ lehçesi ve bazı Kabardeyce lehçelerindeise -мгьэ (-mɡʲa) or -гьэ (-gʲa). (Örnek: Uzunyayla Kabardey lehçesi, Kahramanmaraş Kabardey diyalekti)\nGelecek zaman eki ~эщт (~aɕt)'tir ve bazı durumlarda ~ыщт (~əɕt) olarak kullanılır. Bjeduğ ve Şağsığ lehçelerinde gelecek zaman soneki ~т (~t) olarak kullanılır.\n\n\nAbdülkadir Atik\nAbdülkadir Atik (1894, Kilis - 25 Temmuz 1979), Türk siyasetçi.\nTıp Fakültesi mezudur. Kilis, Rumkale ve Kayseri Merkez Hükûmet Tabiplikleri, Kilis Gümrük Muhafaza Taburu Muharipliği, Serbest Doktorluk, Kilis Belediye Başkanlığı, TBMM X. Dönem Gaziantep Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve dört çocuk babasıdır.\n\n\nSiyahi Abazalar\nSiyahi Abazalar ya da Abhaz Zencileri, Abhazya'da ve çok az olarak da Türkiye'de yaşayan Etiyopya (Habeş) kökenli siyahiler.\nTürkiye'de Abazaca ve Abhazca konuşan Kafkasyalılara ayırtetmeksizin Abaza ortak adı kullanılır.\n\n\nGalip Kınoğlu\nGalip Kınoğlu (d. 1898, Kilis) - (ö. 28 Ekim 1985), Türk siyasetçi.\nİstanbul Mülkiye ve Hukuk Fakülteleri mezunudur. Kilis İrfaniye İlkokul Öğretmenliği, Çal, Yumurtalık İlçesi Müddeî-i Umûmîlikleri, Maraş Mahkemesi Asliye Azalığı, Birecik, Ankara, Kırşehir ve Manisa Hâkimi, İzmir Ticaret Mahkemesi Başkanlıkları, Temyiz Mahkemesi Üyeliği, Yargıtay Üyeliği, Ankara İcra Başkanlığı, TBMM IX. Dönem Gaziantep Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve iki çocuk babasıdır.\n\n\nYaÄŸmur Beklerken (film)\nYağmur Beklerken, 1992 yılında yönetmen Tunca Yönder tarafından TRT için 6 bölümlük TV dizisi olarak çekilen filmdir.\nTarık Buğra'nın aynı adlı romanından uyarlanmıştır.\n\n\nYeniden Yapılanma ve Yenilenme (İsviçre)\nYeniden Yapılanma ve Yenilenme İsviçre tarihinde 1814 ile 1847 arasındaki dönemdir.\n1814 ile 1830 arasındaki dönem Yeniden Yapılanma (Restoration) olarak anılır. Napolyon Bonapart 1798'de Eski İsviçre Federasyonunu işgal ederek konfederasyonu yıktı ve yerine merkezi bir Helvetia Cumhuriyeti'ni kurdu. Federalistler ve birlikçiler arasındaki anlaşmazlıklar sürünce 1803'de Napoleon'un müdahalesi ile çıkan ve sonradan eklemeler yapılan Aracılık yasası ile İsviçre’nin özerkliğini büyük oranda geri veren ve 19 kantondan oluşan yeni bir kondeferasyon kuruldu. Böylece Napolyon tarafından yapılan değişiklikler geri alınmış ve eski rejim yeniden yapılandırılmış oldu.\nYenilenme (Regeneration) ise restore edilen federalist eski rejimin 1830 ile 1848 arasındaki dönemde Temmuz Devrimi ile başlayan liberal sosyal hareketlerin etkisi altında kaldığı dönemdir. Protestan kantonlarda köylüler kantonal yapıya katılmaya çalışmış ve kısmen de şehirlere silahlı yürüyüşlere giriştiler. Protestanların bu kalkışması 1830'lar boyunca katoliklerde gerici bir tepkinin yükselmesine yol açtı ve 1847'deki Sonderbund Savaşının patlamasına yol açtı.\n\n\nKişi adı\nKişi adı, bir bireyin kolaylıkla tanınması amacıyla kullanılan uygun isimlerden oluşan kişi adı olup, genellikle doğumda veya genç yaşlarda soyadı ile birlikte verilir. Verilen bu ad bir insan için nadir durumlar dışında neredeyse evrenseldir. Bu durumlara bir örnek olarak, herhangi bir yazılı kayıt bulunmadan doğal afet veya başka türlü nedenlerle tek başına büyümüş vahşi çocuklar gösterilebilir. Çocuk Hakları Sözleşmesi'nde bir çocuğun doğumdan itibaren isim hakkına sahip olduğunu belirtilir. Amazon ormanlarında yaşayan Machiguenga insanı gibi bazı dünyadan izole olmuş kabilelerde ise özel isimler bulunmayabilir. \nAdlandırma kuralları bazı kültürlerde oldukça güçlü veya esnek olabilir. Adlandırma da kültürler arası etkileşim de önemli faktörlerden birisidir. Ancak tarihsel kayıtlardan adlandırma kurallarının zaman içerisinde değişim gösterdiği bilinmektedir.\nDoğumda verilen gerçek isimlerin ortak bileşenleri şunlardır:\nBazı insanlar hükümetlar tarafından yapılan kovuşturma veya bazı iş ya da eylemlerinin sosyal alay olması korkusuyla gerçek adlarını gizleyip anonim olarak kalmayı seçerler. Kişilerin kimliklerini gizlemek için seçtiği bir başka yöntem takma bir ad seçmektir.\nBazen kişiler tek bir ad ile anılır ve bilinirler. Örneğin Pen ve Teller sihirbaz ikilisinin Teller olarak tanınması gibi.\n\n\nXavier Dolan\nXavier Dolan (d. 20 Mart 1989; Montreal, Quebec) bazen Xavier Dolan-Tadros diye de anılan Kanadalı aktör ve film yapımcısı. Öğretmen, aktör ve şarkıcı olan Geneviève Dolan ile Manuel Tadros'ın oğludur. Kendisi \"J'en suis!\"'in eski bir çocuk oyuncudur. Dolan, hem yönetip hem oynadığı film olan \"Annemi Öldürdüm (J'ai tué ma mère)\" filmi ile uluslararası alanda dikkat çekti ve bu filmle 2009 Cannes Film Festivali'nde 3 ödül kazandı. Başrol oynadığı \"Annemi Öldürdüm\" filmi, 20'den fazla ülkede kopya sattı. Annemi Öldürdüm filminden sonra, ikinci filmi olan \"Hayali Aşklar\"ı \"(Les Amours Imaginaires)\" yönetti ve filminde oynadı. Film çok yakın iki arkadaşın aynı gizemli adama tutulmasını anlatmaktadır. Film, 2010 Cannes Film Festivali'nde ayakta alkışlandı ve Sidney Film Festivali'nde ödül kazandı.\nDolan, eşcinseldir ve bunu yarı otobiyografik filmi Annemi Öldürdüm filminde açıklamıştır. Üçüncü filmi \"Laurance Anyways\", aynı şekilde Cannes'de rekabet etti. \"Mommy\", 2014 Cannes Film Festivali'nde ana yarışma kategorisinde yarıştı ve Jüri Ödülü kazandı.\nDolan, Geneviève Dolan adında öğretmen bir anne ile Mısır asıllı Kanadalı bir şarkıcı-oyuncu olan Manuel Tadros'un oğulları olarak Montreal, Quebec, Kanada'da doğdu. Dolan \"J'en suis!\", \"Le Marchand de sable\" ve \"La Forteresse suspendue\" gibi birçok filmde ve \"Omertà, la loi du silence\" adında bir televizyon dizisinde çocuk oyuncu olarak yer aldı.\nDolan kendisinin yazıp yönettiği ve başrolünü oynadığı \"Annemi Öldürdüm\" (\"J'ai tué ma mère\") adında uzun metrajlı ilk filmi ile uluslararası kamuoyunun ilgisini çekti. Film ilk gösterimini 2009 Cannes Film Festivali'ndeki Director's Fortnight programında yaptı ve sekiz dakika boyunca ayakta alkışlanan film Sanat Sinema Ödülü, Prix Regards Jeunes ve SACD Ödülü'nü kazandı. \"Annemi Öldürdüm\" daha sonra 20'den fazla ülkeye satıldı.\n\"Annemi Öldürdüm\" filminden sonra, Dolan ikinci uzun metrajlı filmi \"Hayali Aşklar\"ı (\"Les Amours imaginaires\") yönetti ve film özel olarak finanse edildi. Filmde, aynı gizemli genç adama sırılsıklam aşık olan iki arkadaş ve onların ister istemez zarar gören dostlukları anlatılmaktadır. Mayıs 2010'daki 63. Cannes Film Festivali'nde Un Certain Regard kategorisinde ilk gösterimini yaptı ve ayakta alkışlandı. Haziran'daki Sydney Film Festivali'nde Resmi Müsabaka üst ödülünü kazandı.\nÜçüncü filmi \"Laurence Anyways\" 2012 Cannes Film Festival'inde Un Certain Regard kategorisine seçildi ve bu kategoride en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandı.\nMayıs 2012'de, Dolan dördüncü filminin Michel Marc Bouchard'ın \"Tom Çiftlikte\" (\"Tom à la ferme\") adlı oyununun uyarlaması olabileceğini açıkladı Film dünya çapındaki ilk gösterimini 2 Eylül 2013'te Venedik Uluslararası Film Festivali'nin ana yarışma kategorisinde yaptı.\nDolan'ın 2014 yapımı filmi \"Mommy\", 2014 Cannes Film Festivali Jüri Ödülü'nü Jean-Luc Godard'ın filmi \"Goodbye to Language\" (\"Adieu au langage\") ile paylaştı. Festivalin 2014 yılındaki Jüri Başkanı Jane Campion'du ve Dolan ödülü alırken: \"\"The Piano\" [Campion'un filmi] benim kim olduğumu gerçekten tanımlayan izlediğim ilk filmdi... Beni ruh, irade ve güce sahip güzel kadınlar için film yazmak isteyen biri yaptı. Onunla [Campion] aynı sahnede bulunmak bile olağanüstü.\" \n69.Cannes Film Festivali'nde Juste La Fin Du Monde filmiyle Jüri Büyük Ödülü'ne layık görülmüştür.\n\n\nMüptelayım Sana\n\"Müptelayım Sana\", Türk şarkı sözü yazarı ve şarkıcısı Harun Kolçak'nun ilk stüdyo albümü \"Beni Affet\"de, ikinci sırada yer alan şarkılardan biridir. Şarkı, yine Harun Kolçak'ın 2006'da yayımlanan albümü \"Müzisyen\"de de yeniden yorumlanmıştır.\nAynı şarkı Ozan Doğulu prodüksiyonluğunda hazırlanan ve 2011 yılında yayınlanan \"130 Bpm Allegro \" albümünde Ziynet Sali tarafından yeni tarzı ile seslendirilmiştir.\n\n\nFederal bir devlet olarak İsviçre\nFederal bir devlet olarak İsviçrenin ortaya çıkışı 12 Eylül 1848'de İsviçre Federal Anayasasının kabul edilmesiyle gerçekleşti. İsviçre'de 1847'de çıkan ve 27 gün süren Sonderbund savaşına bir çözüm amacıyla gelişen yeni anayasa ABD Anayasası ve Fransız Devriminin getirdiği fikirlerin yoğun etkisi altında yapıldı. Sonraki onyıllar boyunca defalarca değişiklikler yapılan anayasa ancak 1999'da tümüyle yeni bir anayasa ile değiştirildi. İsviçre'nin kantonları bu anayasaya kadar çeşitli anlaşmalarla bir araya gelmiş olan bağımsız kantonların bir toplamı iken, yeni anayasa ile birlikte ilk kez güçlü bir hükûmet tarafından yönetilen federal bir yapı görünümü vermeye başladı.\n\n\nBeni Affet (albüm)\nBeni Affet, Harun Kolçak'ın birinci stüdyo albümüdür. 14 Kasım 1991de Raks Müzik etiketiyle yayımlanmıştır.\nDüzenlemeler: Onno Tunç\n\n\nFenerbahçe Boks Şubesi 2000-01 sezonu\nFenerbahçe Boks Şubesi 2000-01 sezonunda Türkiye Ferdi Boks Şampiyonası'nda bir yıl aradan sonra şampiyon olurken, Türkiye Kulüplerarası Boks Şampiyonası'nda ikinci oldu.\nFenerbahçe, 19-24 Kasım 2000 tarihlerinde Samsun'da düzenlenen Türkiye Ferdi Boks Şampiyonası'nda 3 altın, 3 gümüş ve 3 bronz madalya kazandı ve Beşiktaş, Polis Akademisi ile Büyükşehir Belediye Ankaraspor gibi rakiplerini geride bırakarak bir yıl aradan sonra Türkiye şampiyonluğuna ulaştı.\nŞampiyona 27 Mart-1 Nisan 2001 tarihlerinde Ankara'da düzenlendi. 2000 yılından itibaren kadrosundaki soydaş sporcularla yollarını ayıran Fenerbahçe'nin şampiyon boksörleri Ramazan Palyani ve Selim Palyani'yi transfer eden Polis Akademisi bu sayede altı puan farkla şampiyon olurken, Türkiye Kulüplerarası Boks Şampiyonası'nın son üç sezonunun şampiyonu Fenerbahçe ikincilikte kaldı.\n\n\nGirls (dizi)\nGirls 15 Nisan 2012'de Amerikan televizyon kanalı HBO'da yayınlanmaya başlamış televizyon dizisi. Lena Dunham hem dizinin yaratıcısı hem de baş rollerinden biridir. Dizide New York'ta yaşayan 20'li yaşlarda yakın arkadaşların başından geçenler anlatılmaktadır. Dizinin dayanak noktası, 26 yaşındaki Dunham'in hayat tecrübeleri ve başından geçen bir takım olaylardan ilham alınarak, ana karakterin önemli yönlerini, ortaya koymaktır. Lena Dunham dizinin senaristliğini ve pilot bölümünün yönetmenliğini de yapmıştır. Birinci ve ikinci sezonları 10 bölümden oluşmaktadır. 25 Ocak 2013'te HBO, 12 bölümden oluşacak olan 3. sezon için diziye onay vermiştir.\n\n\n\nBeni Mahvettiler\nBeni Mahvettiler, Talat Gözbak'ın yazıp yönettiği, 1951 yapımı Türk filmi.\nFilmde iğfal edilen genç bir kızın hikâyesi anlatılmaktadır.\n\n\nRosa López\nRosa María López Cortés (d. 14 Ocak 1981; Láchar, Granada), İspanyol şarkıcıdır. 2002 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İspanya'yı \"Europe's Living a Celebration\" adlı şarkıyla temsil etmiş ve 81 puanla yedinci olmuştur.\n\n\nGraeme McDowell\nGraeme McDowell MBE (d. 30 Temmuz 1979), PGA Tour ve European Tour'da yarışan Kuzey İrlandalı golfçü. Pebble Beach'te düzenlenen Amerika Açık'ı kazanarak Avrupalıların bu turnuvadaki 40 yıllık şampiyonluk özlemini sona erdirmiştir. European Tour'da yedi birinciliği bulunan oyuncu Dünya Kupası'nda İrlanda'yı, Ryder Cup'ta ise Avrupa'yı temsil etmiştir.\n\n\nEkrem Çetin\nEkrem Çetin (d. 1934, Kilis) - (ö. 3 Haziran 2005), Türk siyasetçi.\nİlkokul mezunudur. Serbest Tüccarlık, Çiftçilık, Toprak Mahsulleri Ofisi İskenderun Bölge Müdürlüğü Memurluğu, Gaziantep Çimento Fabrikası Tahakkuk ve İrtibat Memurluğu, Kilis Esnaf Kefalet Kooperatifi Murakıplığı, Kilis Ziraat Odaları Birliği Gaziantep Temsilciliği, Kilis Güzelleştirme ve Kalkındırma Derneği ve Kilis Köyleri Kalkındırma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanlığı, Kilis Tarihi Camileri Yaptırma Yaşatma ve Onarım Derneği Başkanlığı, Kilis Belediye Başkanlığı, TBMM 5.(XVI) Dönem Gaziantep Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve dokuz çocuk babasıydı.\n\n\nMehmet Özkaya\nMehmet Özkaya (d. 1928, Nizip, Gaziantep) -Türk siyasetçi.\nOrtaokul mezunudur. Tüccarlık, Uluyatır Belediye Başkanlığı, Nizip Ziraat Odası Başkanlığı, Nizip Şehir Meclisi Üyeliği, Fabrikatörlük, Gaziantep Sanayi Odası Meclis Üyeliği, TBMM 4.(XV), 5.(XVI) ve XIX. Dönem Gaziantep Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve yedi çocuk babasıdır.\n\n\nJ. D. Pardo\nJorge Daniel \"J.D.\" Pardo (d. 7 Eylül 1980, Kaliforniya), Amerikalı oyuncu. 2002 yılından bu yana oyunculuk yapmaktadır.\nOyuncu şu anda NBC kanalında yayınlanmakta olan bilimkurgu dizisi \"Revolution\"'da oynamaktadır ve Nate Walker/Jason Neville karakterini canlandırmaktadır.\n\n\nPAPI\nPAPI (Precision Approach Path Indicator), pilotlara iniş esnasında yardımcı olan, pist yanıbaşında konuşlanmış, ışıklı bir sistem. İnişin son yaklaşma (final) safhasında uçağın doğru süzülüş hattı üzerinde olduğu renk farklarına bakılarak tespit edilir. PAPI lambaları, pist eşiğinin (threshold) yaklaşık 300 metre ilerisine, piste dik şekilde yerleştirilir.\nDoğru süzülüş hattındaki bir uçağın pilotu 2 kırmızı, 2 beyaz lamba görür. Beyazların sayısının artması uçağın normalden yüksekte olduğunu, kırmızı lambaların artması uçağın alçaktan yaklaştığını belirtir.\n\n\nJaneler\nJaneler (Batı Çerkesçesi \"жанэхэр\", Rusça \"жанеевцы\"), Kuzey Kafkasya'da yaşamış Batı Çerkeslerinden bir Çerkes boyu. 1778'e kadar Kuban'ın sağ sahilinde oturan Janeler, Ruslar'ın yaklaşması üzerine bu nehrin sol sahiline çekilmişlerdir. 1864'e kadar Adegum Irmağı boyunca ve Pşets ile Kholay vadilerinde, Karakubanski Adası'nda yaşadılar. Doğudan Şapsığlar, güneyden de Natuhaylar ile komşu idiler. Ancak büyük ölçüde bu iki kabileye karışarak erimiş olduklarından, göç devresinde nüfusları çok azalmıştır. Lehçelerini konuşan kimse kalmamıştır.\n\n\nNatuhaylar\nNatuhaylar ya da Natuhaçlar, Natıkuaceler (Çerkesçe \"натIхъуадж-адыгэ, натыхъуэджэхэр, нэткъуадж, нэтыхъуай\", Rusça \"натухайцы\"), Batı Çerkesleri kolundan bir Çerkes boyudur. Sayıları 1864 sürgününden önce 240 bin olan Natuhaylar Anapa dolayında yaşıyorlardı. Sürgünden sonra Natuhaylar’dan Anapa yakınındaki Hatramtuk (Хьатрамтыку) köyü kalmıştır. 1864 yılı sonrasında kurulan Hatramtuk köyü 1924 yılında yerinen kaldırılarak, Adigey’in Tahtamukay rayonuna taşınmış ve şimdiki küçük Natuhay (Нэтыхъуай) köyünü oluşturmuştur. Lehçelerini konuşan kimse kalmayan Natuhaylar Kafkasya'da Rusya'ya karşı en faal bir biçimde karşı koyan kabileler arasında yer almışlardı.\nKaradeniz kıyılarında, Taman Yarımadası'ndan kıyı boyunca Şapsığ, Ubıh ve Abzeh bölgelerine kadar uzanan alanda yaşıyorlardı. Adegum, Tsemez, Taşıps, Bakan, Lieşepsin, Kudak, Nefılh (Nepif), Psıf, Khups, Prebeps vadileri Natuhaylara ait idi. Anapa ve Novorossiski çevrelerinde daha yoğun olarak bulunuyorlardı.\n\n\nTürkiye Spor Yazarları Derneği\nTürkiye Spor Yazarları ve Spor Kulübü Derneği (TSYD), 14 Nisan 1963'te İstanbul'da kurulan sosyal amaçlı dernek.\nDernek, Uluslararası Spor Yazarları Birliği (Association Internationale de la Presse Sportive - AIPS) üyesidir. TSYD'nin İstanbul, Ankara, Antalya, İzmir, Adana, Bursa, Trabzon ve Konya illerinde olmak üzere sekiz şubesi vardır.\nKuruluşundan bu yana derneğin birçok şubesi Türkiye Spor Yazarları Derneği Kupası adı altında çeşitli futbol karşılaşmaları düzenlenmektedir.\n\n\nAdemıylar\nAdemıylar ya da Adameyler (Çerkesçe \"адэмыехэр\", Rusça \"адамийцы\"), Batı Çerkesleri kolundan bir Çerkes boyudur. Kuban Nehri civarında yaşayan Ademıylar Çemguylara karışmışlardır. Ademıylar üzerine ilk ve en geniş bilgiyi 1667 yılında Evliya Çelebi vermiştir.\nKuzey Kafkasya'dan 1864 yılında ilk olarak Balkanlar'a sürülen Ademeyler daha sonra Anadolu'da Alibeydüzü, Bozüyük, Akpınar, Bozüyük gibi köylere yerleştirilmişlerdir. Ayrıca, Üçpınar, Pınarbaşı, Methiye, Pınarbaşı köylerinde Kabardeylerin sülalesi olarak Adamey aileler bulunmaktadır.\n\n\nYecerukaylar\nYecerukaylar ya da Yegerkoylar (Çerkesçe \"еджэрыкъоехэр\", Rusça \"егерукаевцы\"), Batı Çerkesleri kolundan bir Çerkes boyudur. Ciraki ve Ratazay civarında yaşayan Yecerukaylar Çemguylara karışmışlardır. Günümüzde lehçelerini konuşan kimse yoktur.\n\n\nMamhığlar\nMamhığlar ya da Mamheğler (Çerkesçe \"мамхэгъхэр, мамхыгъ\", Rusça \"мамхеги\"), Batı Çerkesleri kolundan bir Çerkes boyudur. Kurcips ve Belaya nehirleri civarında yaşamışlardır. Mamhığlar üzerine ilk ve en geniş bilgiyi 1667 yılında Evliya Çelebi vermiştir. 19. yüzyılda Тлевцежевы, Патукай, Духхабль, Хачемзий, Дачехабль, Кураль adlı Mamhığ köyleri bulunuyordu. Günümüzde lehçelerini konuşan kimse yoktur.\n\n\nBebekli Kilise\nAdana Bebekli Kilise veya Aziz Pavlus Kilisesi, üzerinde Meryem'in tunçtan heykelinin bulunduğu, tahminen 1880-90 yılları arasında yapılan Adana'nın merkezindeki İtalyan katolik kilisesidir. Ermeni Apostolik Kilisesi olarak inşa edilmiştir. 1915 Ermeni Kırımı'ndan sonra Adana'da Ermeni cemaat kalmamıştır ve Bebekli kilise Katolik Cemaate verilmiştir. Kilisenin tepesindeki Meryem Ana’nın 2.5 metrelik tunç heykeli bebeğe benzetildiği için halk arasında Kilisenin ismi \"Bebekli Kilise\" olarak geçer. Kilise Pavlus adına yaptırılmıştır. Kilise hem katolik cemaati, hem de Protestan Cemaati tarafından kullanılmaktadır.\nKilise, 2011 yılında kılıç ve bıçakla saldırıya uğramış, İsa ve Meryem ikonaları kırılıp, eşyaları tahrip edilmiştir. Öte yandan, saldırganlar verdikleri ifadelerinde ise Ogün Samast'a özendiklerini söylediler.\n\n\nCopacabana, Rio de Janeiro\nCopacabana, Brezilya’nın Rio de Janeiro şehrinin güney bölgesi olan Zona Sul’da yer alan bir ve Portekizcede bairro adı verilen bir mahalledir. Yaklaşık 4 kilometre uzunluğunda dünyanın en tanınmış plajlarından biri burada yer almaktadır.\nBölgenin orijinal ismi Tupi dilinde \"Sacopenapã\" (socós’un (bir kuş türü) yolu anlamına gelir) idi. 18. yüzyıla kadar bu isimle anılan bölge Virgen de Copacabana’ya adanmış bir şapelin inşa edilmesinde sonra bugünkü ismini almıştır.\nCopacabana Princesa Isabel Caddesi’nden başlar ve Posto Seis’de sona erer. Copacabana’nin hemen sonunda iki ufak plaj yer almaktadır: Birincisi Fort Copacabana’nın içinde diğeri de bu plajın hemen yanında yer alan Diabo (Şeytan) plajıdır. Sörf yapanların uğrak yeri olan Arpoador plajının hemen sonunda şehrin önemli mahallelerinden birisi olan Ipanema yer alır. Copacabana 2016 Yaz Olimpiyatları’na sahiplik yapacak dört \"Olimpik Bölge’den\" birisidir.\nRio de Janeiro Turizm Sekreterliği Riotur’a göre bölgede 63 otel ve 10 pansiyon yer almaktadır.\nCopacabana Plajı \"Posto Dois\" (cankurtaran kulesi iki) ile \"Posto Seis\" (cankurtaran kulesi altı) arasındaki bölgede yer almaktadır. Leme mahallesi Posto Um’da (cankurtaran kulesi bir) yer alır. \nPlajı her iki ucunda tarihi kaleler yer almaktadır. 1914 yılında inşa edilen Fort Copacabana Posto Seis’in güney ucunda yer almaktadır. 1779’da inşa edilen Fort Duque de Caxias ise kuzey uçta yer almaktadır.\nTüm plaj boyunca oteller, restoranlar, barlar, gece kulüpleri ve rezidans binaları yer almaktadır.\nCopacabana Plajı yeni yıl kutlamalarında her yıl binlerce kişiyi ağırlamaktadır. Ayrıca FIFA Plaj Futbolu Dünya Kupası etkinliklerine defalarca ev sahipliği yapmıştır.\nEk olarak Burası Amerikan futbolu’nun Brezilya’da ilk kez oynandığı yerdir.\nCopacabana kordonu yürümek için inşa edilmiş 4 kilometre uzunluğunda bir kaldırımdır. Roberto Burle Marx tarafından tasarlanan ve 1970 yılında inşa edilen kordon siyah/beyaz renkli ve geometrik dalgalı bir şekle sahiptir.\nİnsani Gelişme Endeksi’ne göre 2000 yılı nüfus sayımı itibarıyla Copacabana’nın puanı 0.902’dir.\nBrezilya Coğrafya ve İstatistik Enstitüsü’ne göre Copacabana’da 160,000 kişi yaşamakta olup bunun yüzde 27.5’i yani 44,000’i 60 yaşı ve üstündedir. 7.84 kilometrekarelik bir alana yayılan Copacabana bölgesinin nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 20,400 kişidir.\nBölgede on bir ile on üç katlı yüksek rezidans yapıları yan yana yoğun birşekilde yer almaktadır. Müstakil evler ve iki katlı yapılar çok nadirdir.\nCopacabana’ya 40'tan fazla otobüse ek olarak üç metro istasyonunda ulaşılabilmektedir: Cantagalo, Siqueira Campos ve Cardeal Arcoverde.\nCopacabana’yı birbirine parallel üç ulaşım arteri baştan sona katetmektedirler. Bunlardan ilki Atlantic Caddesi olup plaja paralel olarak 6 şeritli olarak hizmet vermektedir. Diğer iki arter Nossa Senhora de Copacabana Caddesi ve Barata Ribeiro/Raul Pompéia Caddesi olup her ikisi de 4 şeritli ve de 3.5 kilometre uzunluğundadır. Barata Ribeiro Caddesi, Sá Freire Alvim Tüneli’nden sonra Raul Pompéia Caddesi olarak devam etmektedir. Bahsi geçen üç ana arteri yirmidört adet cadde kesmekte olup, yedi adet cadde de birinden veya ikisinden birden geçmektedir.\n\n\nVenedik doçeleri listesi\nBu Venedik Cumhuriyeti doçeleri listesi 697-1797 tarihleri arasında İtalya'da Venedik Cumhuriyeti'nde bir aristokrat seçmenler koleji tarafından seçilmiş olan; \"doçe\" (İtalyanca: \"Doge\") adı verilen; seçildikten sonra hayat boyu devlet başkanlığı yapan devlet adamlarının listesidir. Venedik Cumhuriyeti'nde ilk \"doçe\" Bizanslılara tabi olarak 697 seçilmiş olan Paolo Lucio Anafesto olup 120'nci \"doçe\" olan Ludovico Manin 1797'de bu görevden feragat etmesi ile bu makam sona ermiştir. Bu listede \"doçe\"ler hakkında verilen tarihler geleneksel olup en eski \"doçe\"ler hakkında olanlar geleneksel olarak tespit edilmiştir ve belgelerle doğrulanmaları imkansızdır.\n\n\nMarkus Halsti\nMarkus Halsti (doÄŸum 19 Mart 1984), Fin futbolcudur. FC Midtjylland'de forma giymektedir.\n\n\nErik Friberg\nErik Friberg (d. 10 Şubat 1986), İsveçli futbolcudur. Malmö FF'de forma giymektedir.\n\n\nDardan Rexhepi\nDardan Rexhepi (d. 16 Ocak 1992), İsveç kökenli Kosovalı millî futbolcudur. Malmö FF'de forma giymektedir.\n\n\nJiloan Hamad\nJiloan Hamad (d. 6 Kasım 1990, Bakü), İsveçli-Iraklı futbolcu. HNK Gorica'da forma giymektedir.\nAslen Irak'ın Ranya şehrinden olan Kürt bir ailenin oğlu olarak Bakü'de dünyaya geldi. 15 yıl boyunca Saddam Hüseyin'e karşı peşmerge olarak savaşan babası, Kürtleri hedef alan El-Enfal Operasyonu sonrası ailesini alarak ülkeyi terk etmek zorunda kalmıştı. Jiloan Hamad'ın doğumundan sonra altı ay Türkmenistan'da bir mülteci kampında kalan aile, bir buçuk yıl da Rusya'da mülteci olarak kaldıktan sonra İsveç'in Örebro şehrine göç etmiştir.\n\n\nSimon Thern\nSimon Thern (d. 8 Eylül 1992), İsveç'li futbolcudur. Malmö FF'de forma giymektedir.\n\n\nIvo PÄ™kalski\nIvo Pękalski (d. 3 Kasım 1990), Polonya asıllı İsveçli futbolcudur. Malmö FF'de forma giymektedir.\n\n\nRicardo Ferreira da Silva\nRicardo Ferreira da Silva ya da kısa adıyla Ricardinho (doğum 9 Eylül 1984), Brezilyalı futbolcudur. Kebele'de forma giymektedir.\n\n\nJohan Dahlin\nJohan Dahlin (d. 8 Eylül 1986, Trollhättan), İsveçli millî kaleci. FC Midtjylland'da forma giymektedir.\nFutbola doğduğu şehir Trollhättan'da başlayan Dahlin, altyapısında başladığı FC Trollhättan ile 2003 yılında profesyonelliğe geçiş sözleşmesi imzaladı. Sonra sırasıyla Åsebro IF, FK Lyn ve Trelleborgs FF formalarını giydi.\n8 Temmuz 2009 tarihinde İsveç'in en büyük kulüplerinden biri olan Malmö'ye transfer olan Dahlin, burada 105 kez forma giydi. Malmö takımıyla 2010 ve 2013 yıllarında lig şampiyonluğu yaşayan Dahlin, yine 2013 yılında alınan Svenska Supercupen'da da takımı adına görev aldı.\n23 Aralık 2013'te Gençlerbirliği ile anlaşan Dahlin, 2013-2014 ara transfer döneminin başlamasıyla Gençlerbirliği'ne resmen transfer oldu. Gençlerbirliği'nde toplamda 20 lig maçında görev alan Dahlin, Ocak 2015'te 450.000 € transfer bedeliyle İsveç'in FC Midtjylland kulübüne transfer oldu.\nİsveç millî futbol takımıyla ilk millî maçına ABD karşısında Ocak 2009'da çıkan Dahlin, toplam 3 kez millî formayı giymiştir.\n\n\nEmil Forsberg\nEmil Forsberg (d. 23 Ekim 1991), Alman kulüplerinden RB Leipzig'de forvet olarak görev yapan İsveçli futbolcudur.\n\n\nAlexander Blomqvist\nAlexander Blomqvist (d. 3 Ağustos 1994), İsveçli futbolcudur. Trelleborgs FF'de forma giymektedir.\n\n\nFoliasyon\nFoliasyon (\"Yapraklanma\"), kayaç içindeki minerallerinin fiziksel olarak mika ve kille yeniden düzenlenmesi ile de meydana getirilebilir.\nYapraklanma gösteren kayalarda herhangi delici düzlemsel bir yapı mevcuttur.\nHer katman bir kağıt gibi ince, ya da kalınlığı bir metre üzerinde olabilir.\nKelime \"yaprak\" anlamına gelen Latince folium'dan gelmektedir ve tabaka gibi düzlemsel yapısını ifade eder.\nYapraklanmış metamorfitler genellikle önemli bir basınç farkı ya da saf olmama durumunda oluşur.\nYapraklanma, orojenik kuşakların tipik, bölgesel, metamorfik sıkıştırmasından etkilenen kayalarda yaygındır. \nKayrak, fillit, şist ve gnays; yapraklanma gösteren kayaç ve standart çamur taşların da ilerleyici metamorfizması ile oluşum sırası bulmaktadır.\nKayrak tipik bir arduvazlı dilinim mikroskobunun fillosilikat kristalleri ile tercih edilen bir yönelimden kaynaklanmaktadır. \nGnays da yapraklanma daha tipik olarak bileşim mineral fazları ayrımı sayesinde şerit ile temsil edilir. \nYapraklanmış kaya da kopmuş kaya kütleleri S-tektonik olarak bilinir.\nYapraklanma genellikle bir kaya içinde mineral tercih edilen bir yönü oluşturmaktadır.\nGenellikle bu fiziksel kuvvetin bir sonucudur ve minerallerin gelişme üzerindeki etkisini gösterir. Bir yapraklanma düzlemsel yapının tipik olarak en fazla ana gerilme yönüne dik açılarda oluşturur. Makaslanmış bölgelerinde, ancak bir kaya içinde düzlemsel bir yapı rotasyonu, toplu taşıma ve azalması nedeniyle ana gerilme yönüne direkt olarak dik olabilir.\nYapraklanma kayaç içindeki minerallerinin fiziksel olarak yeniden düzenlenmesi ile mika ve kilin yeniden düzenlenmesi ile de meydana getirilebilir. Genellikle bu yapraklanma diyajenez, metamorfizma ve düşük dereceli gömülme metamorfizması ile ilişkilidir. Yapraklanmanın orijinal sedimanter yatakları paraleldir, ancak bu çoğu zaman için biraz açıyla odaklı olabilir.\nLevhamsı minerallerinin büyümesi, genellikle mika grubun deformasyon sırasında prograd metamorfik reaksiyonlarının bir sonucudur. Bir metamorfik kuşak yüzeylemesinden belirgin basınç gerilmesi ile birlikte olmadığı, genellikle kötüleşen metamorfizması bir çözüm oluşturmayacaktır. Yeni mineral büyümesi mevcut yapraklanma üst baskının olsa da, bir granit halesi termal metamorfizmanın, ayrıca bir yapraklanma içindeki mika büyümesi ile sonuçlanması muhtemel değildir.\nMetamorfik kayaçlar, volkanik kayalar ve sokulum kayaçları sekmeli minerallerin yerleşimi bir yapraklanma oluşturabilir. Metamorfik kayaçların tipik örnekleri geniş yassı mineral hamur büyüme veya rotasyon nedeniyle bir sıralama oluşturan porfiroblastik dokulu şistler bulunur.\nMagmatik kayaçlar büyük bir magma odalarında, özellikle ultramafik sokulumlar ve genellikle plajiyoklaz çıtaları konveksiyon sırasında kristallerin kümüle uyumuna göre yapraklanmış olabilir. Granit duvarının kayaların ağdalı magma üzerinde sürtünme direnci nedeniyle yapraklanma oluşabilir. Lavlar genellikle yüksek derecede viskoz, felsik, ağlomera, kaynaklanmış tüf ve piroklastik dalgalanma depozitleri, bir akış yapraklanma, hatta sıkıştırılmış eutaxitic yapının korunması olabilir.\nGnayslar tipik Metamorfik farklılaşma, metamorfik kaya kütlesi içinde şeritleşme ve kimyasal bileşim nedeniyle oluşur. Genellikle bu farklı mineral topluluğu formları ile ilksel kayalarının kimyasını temsil eder. Ancak, bileşimsel şeritleşme şeritler içine kimyasal ve mineralojik farklılaşmaya neden çekirdeklenmesi süreçlerinin sonucu olabilir. Bu genellikle dikey asal gerilme mika büyüme ile aynı prensibi izler. Metamorfik farklılaşma bandı bileşimsel protoliti açıları mevcut olabilir.\nBüklüm dilinim yapraklanması belirli bir türüdür.\nYapraklanma, asli gerilme yönüne dik olarak formları genellikle, kısalması yönünde kaydeder. Bu, genellikle, bunların eksenel bölgeleri içinde eksenel bir düzlemsel-yapraklanma kıvrımları oluşturan, bir eksen ile ilgilidir. \nBir kıvrım eksen düzlemi ve kat üzerinde bir yüzey arasındaki kesişme ölçüm kat dalma sağlayacaktır. Bir yapraklanmanın katlanabilir bir gözlenen dalma eşleşmiyorsa, büyük olasılıkla farklı bir deformasyon olayı ile ilişkilidir.\nKesme alanlarında yapraklanma ve bindirme fayları düzlemi içindeki, ulaşım yönü, bindirme veya kayma üzerinde hareket duygusu hakkında bilgi sağlayabilir. Genel olarak, şiddetli kesişme açısı taşıma yönünü gösterir. \nYapraklanma, bölgesel anlamda, granit gibi sert, sıkıştırılamaz cisimler etrafında eğrinin eğilimindedir. Böylece, en sert anlamda her zaman düzlemsel değildir ve yerel etkiler nedeniyle bölgesel gerilme alanı dikey olma kuralına, aykırı olabilir. \nBu porfiroblastların etrafında oluşabilir bir megascopic sürümüdür. Genellikle mostra el örneğinin ve mikroskopik ölçekte yapraklanmanın ince gözlenmesi bir harita ya da bölgesel ölçekte gözlemleri tamamlar.\nBir yapraklanmadan söz ederken şunları bilmenizde yarar vardır.\nGeoteknik mühendisliği büyük bir yapraklanma düzlemi oluşturabilir. Örneğin, kaya kütlelerinin mekanik davranışı üzerindeki etkisi (mukavemet, deformasyon, vb), tünel, vakıf, eğim veya inşaat olabilecek bir süreksizlik meydana getirebilir.\n\n\nBrendan Dooling\nBrendan Dooling (27 Ocak 1990) Amerikalı oyuncu. The CW kanalında yayınlanan gençlik dizisi \"The Carrie Diaries\"de Walt Reynolds karakteriyle bilinmektedir.\nBrendan Dooling Bellport, New York'ta doğdu ve buradaki Gateway Acting School'da oyunculuk dersleri aldı. 2011'de \"Chuggington\" ile kariyerine başlayan Dooling, daha sonra \"\" adlı bir animasyon filminde Chippy rolünü seslendirdi. Bir yıl sonra \"Somewhere Road\" adında bir kısa filmde rol aldı. Guy Pearce'ın başrolünde olduğu \"Breathe In\" filminde Ryan karakterini oynadı. Ardından 2013 yılında kariyerinde büyük bir yükselme gösterdiği \"The Carrie Diaries\" dizisine başladı. AnnaSophia Robb ile dizinin başrol oyuncu kadrosunda yer aldı. Fakat dizi Mayıs 2014'te yayından kaldırıldı. Şu anda Brooklyn, New York'ta yaşamaktadır. Hero dergisinin Ekim 2013 sayısında Dooling'in röportajı ve fotoğraf çekimleri bulunmaktadır. Ayrıca Ultimate Frizbi'den hoşlanmaktadır.\n\n\nBekir Kaleli\nBekir Sıtkı Kaleli (1900, Akçadağ, Malatya) - (ö. 24 Ocak 1961), Türk asker ve siyasetçi.\nHarp Okulu ve İstanbul Hukuk Fakültesi mezunudur. Zabit Vekilliği, Mülâzımıevvellik ve Mülâzımısanilik, İhtiyat Zabit Namzetleri Talimgâhı Öğretmenliği, İstanbul Hücum Taburu Bölük Zabitliği ve Yaverliği, Bâb-ı Âli Hücum Müfreze Komutanlığı, İstanbul Maltepe Endhat Mektebi Ögretmenliği, Kocaeli Müdafaa-yı Hukuk Üyeliği, 3. Kafkas fırkası Emir Fırkası, Askerî Mektepler Müfettişliği ve İstanbul Merkez Kumandanlığı Subaylığı, İstanbul Liman Şirketi Müfettişliği, Emniyet Sandığı Avukatlığı, TBMM V., VI., VII. ve VIII. Dönem Gaziantep Milletvekilliği, V. ve VI.Dönem TBMM Başkanlık Divânı Kâtipliği yapmıştır. Evli ve üç çocuk babasıdır.\n\n\nNikolaj Coster-Waldau\nNikolaj Coster-Waldau (d. 27 Temmuz 1970, Rudkøbing Danimarka), Danimarkalı tiyatro ve sinema oyuncusu.Kopenhag’ın güneybatısındaki Tybjerg adlı ufak bir kasabada büyüyen Coster-Waldau, kütüphaneci bir anneyle özel bir şirkette idari işlere bakan bir babanın oğlu. Babasının alkol sorunu, o henüz altı yaşındayken anne-babasının ayrılmasıyla son bulsa da aileye çok çektirir. Bir röportajında evdeki bu kargaşadan kaçmak istediğini anlatan Coster-Waldau, soluğu National Theatre School’da alır. Başvurusunun kabul edilmesiyle, 2011’de zirveye ulaşacak oyunculuk hayatı başlar. Amerikan televizyon dizisi New Amsterdam'da Dedektif John Amsterdam karakterindeki performansıyla dikkat çeken oyuncu, 2011'den beri HBO kanalı için çekilen Game of Thrones dizisinde Jaime Lannister karakterini canlandırmaktadır.\n\n\nUğur Çakı\nUğur Çakı (d. 29 Mayıs 1974) İzmir, Bornova doğumlu sanatçı.\nSeramik, heykel, resim ve video enstelasyon çalışmaları yapmakta olan Uğur Çakı, 2005 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümünü bitirdi. Eğitimi süresince pek çok karma sergide yer alan sanatçı 2002 yılında Kahire Seramik Bienali’ne katılmaya hak kazandı ve \"Jüri Gençlik Ödülü\"ne layık görüldü; böylece ilk uluslararası başarısına ulaştı. 2003 yılında Arjantin Seramik Bienali’ne katılan sanatçı, 2006 yılında ilk kişisel sergisini İstanbul’da gerçekleştirdi. Ulusal ve uluslararası 35 karma, yedi kişisel sergi gerçekleştiren Uğur Çakı, toplam 10 prestijli ödülün de sahibidir. 2010 yılının ikinci yarısında İngiltere Delegasyonu tarafından \"Société Nationale des Beaux-Arts\" Fransız Güzel Sanatlar Kurumu’nun her yıl düzenlediği Louvre Salon Sergisi’ne davet edildi ve \"Prix Special\" ile ödüllendirildi. Aynı yıl \"International Elite Art Monaco\" sergisine üç eseri seçildi. 2012 yılında \"Marie Curie Art Event\" kapsamında Londra’nın dünyaca ünlü sanat galerisi \"Saatchi Gallery\"de eseri sergilendi. 2013 yılında New York Çağdaş Sanatlar Bienali'’ne Çinli sanatçı Ai Weiwei ile birlikte onur konuğu olarak davet edildi. Sanatçı Marsilya, Venedik, Dubai, Riga, Londra, Moskova, Rio De Jenerio ve İstanbul’da gerçekleştireceği sergiler için çalışmalarına İstanbul ve Urla’daki atölyelerinde devam etmektedir. Uğur Çakı Türkiye’de Lin Art Gallery, Londra da Lahd Gallery, New York ta küratör Pietro Franesi tarafından temsil ediliyor.\n\n\nEÅŸref Dizdar\nEşref Dizdar (d. 1883, Giresun - ö. 5 Haziran 1958), Türk asker ve siyasetçi.\nMekteb-i Hukuk 3. Sınıf terktir. Ordu Vilayeti Umumi Meclis Azalığı, Daimi Encümen Üyeliği, Belediye Meclisi Azalığı, Giresun Belediye Başkanlığı, Osmanlı Meclis-i Mebusan IV. Dönem Trabzon Mebusluğu, TBMM VII. Dönem (Ara Seçim) Sivas, VIII. Dönem Giresun Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve üç çocuk babasıdır.\n\n\nMusa Kazım Okay\nMusa Kazım Okay (d. 1892, Giresun) - (ö. 28 Mayıs 1958), Türk asker ve siyasetçi.\n1. Kolordu Müşavirliği ve Mahâkim Müdürlüğü, İstanbul İase Müdür Yardımcılığı, Dâhiliye Nezâreti İaşe Encümeni Müfettişliği, Giresun Lisesi Müdürlüğü, Giresun Maârif Müdürlüğü, TBMM II., III., IV. Dönem Giresun ve V., VI. ve VII. Dönem Konya, VIII. Dönem Giresun Milletvekilliği, II. Dönem Divân-ı Riyâset Kâtipliği yapmıştır. Evli ve iki çocuk babasıdır.\n\n\nAhmet Ulus\nAhmet Ulus, (d. 1893, Van Türkiye) - (ö. 2 Eylül 1979) Türk siyaset adamı.\nOrtaokul mezunudur. Hâkimiyet-i Milliye Basımevi Ustabaşılığı, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyeliği, TBMM V. ve VI. Dönem Ankara, VII. ve VIII.Dönem Giresun Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve üç çocuk babasıdır.\n\n\nMetil bromür\nMetil bromid, kimyasal formülü CHBr olan renksiz, zehirli bir gaz. \"Bromometan\" olarak da bilinir. Zehirliliğinden faydalanılarak bilhassa tarım ürünü depolarında böcek öldürücü olarak kullanılır. Haşerelere karşı kullanılırken ekseriya kloropikrinle karıştırılarak kullanılır. Metil bromür kolayca sıvılaşan, yanıcı olmayan, suda az çözünen rahat organik çözücülerde kolayca çözünen bir maddedir.\n\n\nGyula Grosics\nGyula Grosics (; (d. 4 Şubat 1926 - 13 Haziran 2014), Macaristan millî futbol takımı adına 86 kez forma giyen ve 1950'lerin efsanevi Altın Takım kadrosuna seçilen eski Macar kaleci. Grosics'e yaptığı başarılı kurtarışları sonucu Kara Panter (, ) lakabı verilmiştir.\nGyula Grosics gerektiğinde ekstra bir savunma oyuncusu gibi gelişen ataklarda topu karşılama özelliği ile öne çıkmıştır. \"stoper-kaleci\" diye tabir edilen bir oyun tarzı benimsemiştir. Grosics arka arkaya üç FIFA Dünya Kupası organizasyonunda Macaristan forması giymiştir. 1954 FIFA Dünya Kupası, 1958 FIFA Dünya Kupası, 1962 FIFA Dünya Kupası'nda Macar millî takımı ile boy gösterdi. 1954 FIFA Dünya Kupası'nda takımı ile gümüş madalya kazandı ve All Star Takımı kalecisi seçildi. Kişisel kariyeri ise kendi ülkesinde geçti. Dorogi FC, MATEOSZ Budapest, Teherfuvar, Budapeşte Honvéd, Tatabánya ve Ferencvárosi takımlarının formalarını giydi. 1962 yılında futbolu bıraktı.\nKomünist rejim Ferencvárosi ile sözleşme imzalamasına izin vermemişti. 2008 yılında, 46 yıl sonra en sevdiği kulüp olan Ferencvárosi takımı ile oynama fırsatı verildi. 82 yaşındaki Grosics, Sheffield United takımına karşı bir dostluk maçında Ferencváros forması giydi. Maçın başlama vuruşunu gerçekleştirdi ve birkaç dakika oyunda kaldı.\nGrosics, 13 Haziran 2014'te kalp ve akciğer problemleri sebebiyle 88 yaşında hayatını kaybetti.\n\n\nAbdirahman Mohamud Farole\nAbdirahman Mohamud Farole (d. 6 Haziran 1945, Eyl, Somali), Somalili bir politikacı. Puntland'ın dördüncü ve şimdiki başkanıdır. Somalicenin yanı sıra, akıcı şekilde Arapça, İtalyanca ve İngilizce konuşabilmektedir.\nLübnan'da Beyrut Uluslararası İstatistik Enstitüsü İstatistik Bölümünde Diploması aldı. 1985 yılında, Farole Mogadişu'da Somali Ulusal Üniversitesi Ekonomi ve Ticaret lisansını tamamladı. Albany'de New York Devlet Üniversitesi'nde okudu. Sonra 2005 yılında, Avustralya'da La Trobe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Diplomasını aldı.\nFarole, Hargeisa ve Berbera'da üst düzey bir yönetici olarak çalıştı ve Somali Merkez Bankası yabancı ve uluslararası bölümlerinde üst düzey bir denetçi / bölüm yöneticisi olarak görev yaptı. 1970-1986 yıllarında Ticari ve Tasarruf Bankası Genel Müdürü oldu.\nAbdullahi Yusuf Ahmed'in altında Somali kuzeydoğu Puntland eyaletinin Maliye Bakanı olarak ve 1990'larda Nugaal bölge valisi olarak görev yaptı. Daha sonra Mohamud \"Adde\" Muse Hersi, Puntland eski başkanı bölgesel hükümette Bakan Planlama olarak görev yaptı.\nFarole, Puntland bölgesinin 2008-2009 başkanlık seçimlerinde aday olarak kendini sunmak için Avustralya'dan Somali'ye döndü. 2009 yılı Ocak ayında, Puntland'ın dördüncü başkanı olmak için görevdeki Cumhurbaşkanı Muse dahil olmak üzere diğer dokuz adayı yendi.\nOcak 2011'de, Farole, çok sayıda idari ve sosyal reformlar ve girişimler yaptığı için çeşitli Somali medyası tarafından 2010 Yılınının kişisi olarak seçildi.\n\n\nQuintus Marcius Rufus\nQuintus Marcius Rufus (ö. MÖ 71 Brundisium, İtalya), Üçüncü Köle Savaşı sırasında Marcus Licinius Crassus'un sahip olduğu lejyon birliklerindeki Romalı komutandır.\n\n\nCrannog\nCrannog (İrlandaca:\"crannóg\", İskoçça (Kelt):\"crannag\"), Cilalı Taş Devrinde İrlanda ve İskoçya'da görülen insan yapısı adalardır. Kısmen karaya bağlı veya tamamen bağımsız olacak şekilde göl, ırmak veya haliçlerde yapılmış örnekleri bulunur. Crannoglar ahşaptan veya tamamen taştan da imal edilmiştir. Günümüze kadar gelen örnekleri genellikle 10 ila 30 metre çapında dairesel şekillidir. Üzerinden hayvancılık yapılamayacak kadar küçük bir alana sahip olduğu için yoğunlukla tarım yapılmıştır.\nİrlandaca \"crannóg \" kelimesi eski İrlandacadaki \"crannóc\" kelimesinden gelir. Kökeni \"crann\" (ağaç) kelimesinden gelen bu söz ahşap yapı veya gemi anlamına gelmekteydi. Kelimenin modern olarak ortaya çıkması 12. yüzyılda olur. Kelimenin ilk olarak adayı mı yoksa adanın üzerindeki yapıyı mı tanımladığı bilinmemektedir. Crannog'un değişik anlamları arasında tahta parçası, karga yuvası, kürsü, arabacı koltuğu veya sandık, kutu sayılabilir. Günümüzdeki İngilizcedeki anlamı ise eski çağlarda İrlanda ve İskoçya'da kullanılmış olan insan yapısı küçük adaya karşılık gelir.\nCrannoglar İrlanda'da 1200, İskoçya'da da 347 adet bulunmaktadır. Bazı örneklerde tamamen su altında kalmış cranngolar da keşfedildiğinden dolayı sualtı araştırmaları devam etmektedir. İrlanda'daki en yoğun crannog varlığı Midlands bölgesindeki Drumlin Belt bölgesindedir. İskoçya'da ise Argyll, Dumfries ve Galloway bölgelerinde yoğun olarak görülür.\nCrannoglar kuruluş malzemesi, şekli ve yapılma amacına göre çok farklı türde olabilmektedir. İskoçya'daki Milton Gölünde II. Dünya Savaşının ardından C.M.Piggott tarafından yapılan kazılarda önemli bulgulara ulaşılmıştır. Buna göre crannog, çevresi ağaç kazıklarla belirlenmiş, karayla bağlantı yolu olan ve ortasında tipik bir Demir Çağı olan evden oluşur. Ev olarak bir adanın tercih edilmesi günümüzde garip gelse de 19. yüzyıla kadar İrlanda ve İskoçya'da temel ulaşımın deniz ve nehir yollarıyla sağlandığı düşünülürse durum anlaşılacaktır. AYrıca savunma amacıyla zor ulaşım tercih edilebilmektedir.\nCrannogların tanımlanmasında sadece ahşap kullanımında ısrarcı olunursa kapsam dışında kalacak çok büyük yerleşimler vardır. İskoçya'nın Atlantik Okyanusu kıyılarında sıklıkla görülen taştan cranngolar da bu kapsamdadır. Crannog kazılarının çoğunluğu 19 ve 20. yüzyılda görece düşük stndartlarda yapılmış, kurutulan göllerdeki bu tür yapılar görmezden gelinmiş, buluntuların kayıt altına alınmasında sorunlar yaşanmıştır. Crannogların farklı dönöemlerde yeniden kullanılması yerel kültürde unutulmamasına yol açmış ve günümüzdeki kültürde önemli bir yer işgal eder konumda kalmıştır. Crannoglar farklı dönemlerde farklı amaçlarla kullanılmıştır. Eski çağlarda buralarda evler bulunurken, Orta Çağ'da varlıklı üst sınıfların sığınağı görevini görmüştür.\nTamamen insan eliyle yapılmış olan en eski crannog İskoçya'nın Kuzey Uist bölgesindeki Olabhat Gölündeki \"Eilean Domhnuill\"'dir. Yapılan radyokarbon testlerinde yapım yılı olarak MÖ 3650 - 2500 aralığı belirlenmiştir. Tunç Çağı öncesinde crannogların İrlanda'daki varlığı belirsizdir. MÖ 4500 döneminde göl kenarında yerleşimler olduğu bilinse de bunlar özellikle inşa edilmiş adalar değildir. Crannog yapımının zirveye çıktığı dönem MÖ 800 - MS 200 dönemidir. Tahkimat amacıyla yoğunlukla kurulan crannoglar hem ev hem de sığınak olarak kullanılagelmiştir. Toplumdan dışlanmış kişiler veya inzivaya çekilmiş olan din adamları tarafından da tercih edilmiştir.\nCrannogların inşa süreçleri dönemlerine göre oldukça farklı olabilmektedir. Öncelikle uçları sivriltilmiş kütüklerle çevresi çevrilen yapının duvarları kille kapatılırdı. Kalaslar birbirlerine geçecek şekilde geçirilince ortaya çıkan yapının içi kaya, taş, toprak vb eldeki malzemeyle doldurulurdu. Crannog üzerine birden fazla yapının kurulduğu da görülmüştür. Bazı crannoglarda karayla bağlantıyı sağlayan yol suyun az altında olacak şekilde inşa edilmiştir.\nİrlanda'daki Craggaunowen ve İskoçya'daki Perthshire Tay Gölündeki crannogların bazıları yeniden imal edilmiştir. Çeşitli turistik faaliyetlere ev sahipliği yapan crannoglarda eski çağlara ait üretim şekilleri ve gündelik yaşama dair canlandırmalar ve festivaller yapılmaktadır.\n\n\nFenerbahçe Konukevi\nFenerbahçe Konukevi Fenerbahçe Spor Kulübü'ne ait bir sosyal tesistir.\nFenerbahçe Burnu'nda yer alan tesis, kulübün eski idari merkezinin iç ve dış kısımlarının dekore edilmesi ile oluşturulmuştur. 8 ayda yapımı tamamlanan 2 katlı konuk evinde 6 tanesi süit toplam 24 oda bulunmaktadır. 60 kişiye hizmet verebilen konuk evinde kafeterya ve kahvaltı salonu da mevcuttur.\n\n\nSupercupa României\nSupercupa României, Liga I şampiyonu ile Cupa României şampiyonları arasında oynanan, her sezon başında düzenlenen kupa organizasyonudur. Kupada en başarılı takım 6 kez kazanan Steaua Bükreş'tir.\n22 Temmuz 2005 tarihinde, Fransız Frangı ve Samsung Electronics şirketleri ile bir yıllık sponsorluk anlaşması imzalanmış ve kupanın adı 2005, 2006 yılları için Supercupa României Samsung olarak değiştirilmiştir.\n9 Ekim 2006 tarihinde, Fransız Frangı ve Ursus Bira (SABMiller grubunun bir parçası) şirketleri bir sonraki üç sezon için sponsorluk anlaşması imzalamış ve kupanın günümüzdeki adı Supercupa României Timisoreana olmuştur.\n2009-10 sezonundan itibaren kupanın formatı değişmiştir. Romanya Ligi şampiyonu takım aynı zamanda Romanya Kupası'nı da kazanmışsa, finalde Romanya Ligi ikincisiyle karşılaşır. Bunun ilk örneği 2010 yılında yaşanmıştır. CFR Cluj, hem lig hem de kupada şampiyon olduğu sene finalde lig ikincisi FC Unirea Urziceni'yle karşılaşmıştır.\nKupada final tek maç üzerinden yapılır beraberlik halinde on beşer dakikalık iki uzatma devresi oynanır, eşitliğin bozulmaması durumunda ise seri penaltı atışları şampiyonu belirler.\n\n\nAdrian Hasler\nAdrian Hasler (d. 11 Şubat 1964), Lihtenştayn Ulusal Polis şefi ve Lihtenştayn'ın şimdiki Başbakanı. Hasler, eğitimli bir ekonomisttir. Lihtenştayn Gymnasium okulundan ayrıldıktan sonra, St. Gallen Üniversitesi'nde işletme okudu. 2001 yılında Lihtenştayn Eyalet Parlamentosu'nun İlerici Vatandaş Partisi'nin (FBP) üyesi olarak seçildi. Mart 2004'te, yeni polis şefi olmak için partiden istifa etti. 1 Nisan 2004'te geçici polis şefliğini reddetti ve daha sonra başkan yardımcılığını reddetti. 2012 yılında, Başbakanlık görevi için FBP'den aday olarak seçildi; parti daha sonra 2013 Parlamento seçimlerini kazandı. Adrian Hasler, Gudrun Hasler ile evli ve Pascal ve Luis adlı iki oğlu bulunmaktadır.\n\n\n2013 Seravan depremi\n2013 Seravan depremi; 16 Nisan 2013 tarihinde, İran yerel saati ile UTC+04.30 15:14′te merkez üssü Sistan ve Belucistan Eyaleti′nin Seravan ve Haş şehirleri arasındaki dağlık bir alanda meydana geldi. Deprem; İran′ın Haş kentine 86 km, İranşehr kentine 167 km ve Zahidan şehrine 198 km mesafede meydana gelmiştir.\n\n\nLaos pasaportu\nLaos pasaportu Laos hükûmetinin uluslararası seyahati kolaylaştırmak için Laos vatandaşlarına verdiği belgedir.\nHenley Vize Kısıtlamaları Endeksi'nin 2016 yayınına göre Laos vatandaşları sınır kapısında vize alarak veya vizesiz 47 ülkeye seyahat edebilirler. Bu sayede Laos vatandaşları Dünya'da seyahat özgürlüğü açısından 90. sırada yer almaktadır.\nLaos pasaport sahipleri aşağıda gösterilen bilgilere göre, kısa vadeli turistik amaçlar için, çeşitli ülke ve bölgeler için (veya vize-on-varış) vizesiz erişim hakkına sahiptir:\n\n\nEyüp Doğanlar\nEyüp Doğanlar (d. 1943, Niğde), Türk siyasetçi.\n1943 yılında, Niğde ilinin Koyunlu köyünde doğdu. 21. dönem TBMM Niğde milletvekilliği yapan ilgili, aynı zamanda TOBB Ağaç ve Mobilya Sektör Kurul Başkanı, Ankara Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi, Sincan Organize Sanayi Yürütücü Kuruluş Başkanı vb. değişik kurum/kuruluşların yönetiminde de yer almıştır. Ticari yaşamına 1955 yılında halıcılık sektöründe başlayan ilgili sırasıyla mobilya ve tekstil sektöründe faaliyetlerine devam etmiştir.\n\n\nKramatorsk\nKramatorsk (Ukraynaca: Краматорськ), Ukrayna'nın doğusunda, Donetsk Oblastı'nda yer alan kent. Son sayımlara göre şehrin nüfusu 200.000'e yakındır.\nKramatorsk'ta baskın dil Rusçadır. Nüfusun %63,4'ü Rusça konuşurken, %36'sı Ukraynaca konuşmaktadır. 2001 sayımına göre şehrin etnik kökeni ise şöyledir:\n\n\n2013 ABU TV Şarkı Festivali\n2013 ABU TV Şarkı Festivali Asya-Pasifik Şarkı Yarışması'nın ikincisi olacaktır. şu an sadece 15 ülke katılımını onaylamıştır. Yarışma, Vietnam'ın başkenti Hanoi şehrinde düzenlenecektir.\n\"Ayrıntılı bilgi için Ev sahibi şehir, Hanoi sayfasına bakın.\"\n1954-1976 yılları arasında Kuzey Vietnam'ın başkenti olan Hanoi'nin nüfusu 6,232,940 kişidir (2008).\n\n\nMy Mad Fat Diary\nMy Mad Fat Diary, Rae Earl’ün \"My Mad Fat Teenage Diary\" isimli kitabından senaryolaştırılmış e4 çıkışlı dizi. İlk sezonu 14 Ocak 2013 tarihinde yayınlanmaya başladı. Altı bölümlük sezon 18 Şubat 2013'te sona erdi. İkinci sezonun ilk bölümü 17 Şubat 2014'te yayınlandı. Sezonun yedi bölümden oluşacağı belirtildi.2. sezon 31 Mart 2014'te sona erdi. 3. sezon 23 Haziran 2015'te yayınlanmaya başlandı 7 Temmuz 2015'te sona erdi. (3 bölüm.)\nHikâye, 1996 yılında geçiyor ve Rae'nin birkaç aydır kaldığı klinikten çıkmasıyla başlıyor. Klinikte kaldığını kimseye söylemeyen Rae buradan çıkmasına rağmen Kester isimli psikoloğu ile terapilere devam ediyor ve ara ara klinikteki arkadaşı Tix’i görmeye geliyor. Psikoloğunun ricası üzerine günlüğü yazmaya başlıyor.\nRae klinikten çıktıktan sonra çocukluk arkadaşı Chloe ve Chloe'nin arkadaş grubuyla takılmaya başlıyor. Rae arkadaş grubunda önemli bir yer almaya ve cinsel kimliğini kazanmaya başlıyor.Cinsel kimliğinde aradığı soruları arkadaşlığında buluyor.\nRachel 'Rae' Earl: Dizinin başkarakteri olan Rachel aşırı kiloludur. Hayal gücü fazladır ve müzikten iyi anlar. Eğlenceli bir kız ve kendini sevdirmeyi biliyor. Kendine Rae diye hitap edilmesini istiyor. Annesiyle sorunları var ve babasıyla son bölümlere doğru tanışıyor.\nTix: Racel'in en iyi akadaşıdır. Kilo kaybından ölmüştür.\nLinda Earl-Bouchtat: Bazen umursamaz bir anne olan bu kadın, Rachel'ı gerçekten seviyor.\nDr. Kester: Rachel'ın psikoloğu olan Kester, Rachel'ı umursuyor ve Rachel ile ilgileniyor. Rachel'ın ilerleme katetmesine rolü tartışılmaz derecede yüksek.\nFinn Nelson: Rachel'ın takıldığı gruptaki erkeklerden biri. Ilk bölümlerde huysuzluğuyla dikkat çekiyor. Fakat sonrasında beklenmedik bir şekilde Rachel'dan hoşlanıyor ve ikisi çıkmaya başlıyorlar.\nChloe Gemell: Rachel'ın çocukluğundan beri en yakın arkadaşı olan Chloe, güzel ve alımlı bir kız. Kendinden çok emin gözükse de içten içe Rachel gibi olmak istiyor ve güvensizlikler yaşıyor. Ayrıca Finn'den uzun zamandır hoşlanıyor.\nArchie: İlk bölümlerde Rachel'la çıkan ama daha sonra bunu homoseksüelliği unutmak için yaptığı öğrenilen , gruptan bir erkek. Rae'nin grupta Chloe'den sonra en yakın arkadaşı.\nChop: Grubun eğlenceli ve olumlu erkeği , son bölümlere doğru Izzy'nin sevgilisi.\nIzzy: Dizinin başından beri Chop'a ilgi duyan , sevimli ve eğlenceli , gruptan bir kız.\nKarim: Rae'nin üvey babası. İyi üvey baba profilini çizmiştir.\n\n\nErdal Bakkal\nErdal Bakkal ya da Şimbilli Erdal (d. 24 Aralık 1965, Kireçburnu, İstanbul), \"Leyla ile Mecnun\" isimli dizide Cengiz Bozkurt'un canlandırdığı kurgusal karakterdir. Bozkurt, 2014'teki bir röportajında \"sokakta yürürken hâlâ elinde Erdal Bakkal saati, şimdi senin saatini aldım abi, bununla fotoğraf çektirmemiz lazım abi, diyenler\" olduğunu ve insanların bu karakteri unutmadığını söylemiştir. Bozkurt, başka bir röportajında karakterin sevilmesinin \"çevrenizdeki tanıdık birine benziyor!\" şeklinde yorumlamıştır. \nErdal Bakkal, dizideki diğer karakterlerin aksine para düşkünüdür; gerçekçidir ve bu yönü nedeniyle çoğu zaman diğer karakterleri zor durumda bırakır. Bütün bu sebeplerle de kendisine sıklıkla beddua edilir, bu bedduların örnekleri şöyle verilebilir: \"\"senin o bıyıklarına sansür koysunlar e mi Erdal; senin o bıyıkların inşallah uzasın o kirpiklerine değsin, kirpiklerinle bıyıkların denk olsun inşallah e mi Erdal abi; Erdal inşallah sana benzeyen bir kızın olur inşallah böyle bıyıklı falan.\" \nCengiz Bozkurt’un canlandırdığı Erdal Bakkal karakteri, evinin altındaki \"Erdal Bakkal\" isimli dükkanı işletir. \"Çay Erdal Bakkal'da içilir\" sloganıyla ticaret yapar ve (Ege Tanman'ın canlandırdığı Kaan adında bir çırağı vardır. Bu dükkan Kireçburnu 2. Alakır Sokak’ta bulunmaktadır. Nurten isminde bir eşi ve Nurten’in yeğeni Gotik Leyla ile birlikte otururlar. Erdal Bakkal, Nurten’in doğumsırasında çocuğuyla beraber ölmesi ve Gotik Leyla’nın bir jokerle kaçmasından sonra tek başına yaşamaya başlamıştır. \nDizinin bir bölümünde Telat Abi’nin aklına uymuş ve tüm mal varlığını borsaya yatırmış ancak kaybedince mahalleden ayrılmak zorunda kalmıştır. Bu durumdan mahalle sakinlerinin birleşip kendisine yardım etmesiyle kurtulmuştur. \nSenarist Burak Aksak'ın Ben de Özledim dizisinde açıkladığı Leyla ile Mecnun finaline göre her şeyin Mecnun'un hayal dünyasında yaşandığı dizide Erdal Bakkal aslında tuzluktur.\nİnegöl Bakkallar Kooperatifi, Cengiz Bozkurt'a Erdal Bakkal tiplemesi için 2012'de bir plaket göndermiştir.\n\n\nBhutan pasaportu\nBhutan pasaportu, Bhutan vatandaşlarına yurt dışı seyahatleri için verilen belgedir. Yeni Bhutan pasaportu Dışişleri Bakanlığı tarafından verilir.\nHenley Vize Kısıtlamaları Endeksi'nin 2016 yayınına göre Bhutan vatandaşları sınır kapısında vize alarak veya vizesiz 51 ülkeye seyahat edebilirler. Bu sayede Bhutan vatandaşları Dünya'da seyahat özgürlüğü açısından 90. sırada yer almaktadır.\n\n\nKiribati pasaportu\nKiribati pasaportu, Kiribati vatandaşlarına yurt dışı seyahatleri için verilen belgedir.\nKiribati vatandaşları Birleşik Krallık ve İrlanda'ya vizesiz seyahat edebilme hakkına sahiplerdir.\nKiribati pasaportuna sahip vatandaşlar, 23 Haziran 2016 tarihinden itibaren Schengen Bölgesi’ne girişte vize muafiyetinden yararlanabilmektedirler.\nHenley Vize Kısıtlamaları Endeksi'nin 2020 Raporu'na göre Kiribati vatandaşları sınır kapısında vize alarak veya vizesiz 122 ülkeye seyahat edebilirler. Bu sayede Kiribati vatandaşları Dünya'da seyahat özgürlüğü açısından 48. sırada yer almaktadır.\n\n\nSezgin Tanrıkulu\nMustafa Sezgin Tanrıkulu (d. 27 Mayıs 1963; Lice, Diyarbakır), Türk siyasetçi ve avukat. 1997 Robert Kennedy İnsan Hakları ödülüne layık görülen Tanrıkulu, 2010–2016 yılları arasında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcılığı görevini üstlenmiştir. İlk defa 2011 Türkiye genel seçimleri'nde CHP İstanbul milletvekili olarak meclise girmiştir.\nMustafa Sezgin Tanrıkulu 27 Mayıs 1963 tarihinde Diyarbakır'ın Lice ilçesinde Kürt bir ailede dünyaya geldi. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. Dicle Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Kamu Hukuku alanında yüksek lisans, Kültür Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde doktorasını tamamladı.\nMezun oluşunun ardından 1985 yılında serbest avukatlık yapmaya başladı. 1986–2002 yılları arasında Diyarbakır Barosu Genel Sekreterliği ve Başkan Yardımcılığı, 2002–2008 yılları arasında ise Diyarbakır Barosu Başkanlık görevini üstlendi. Ayrıca 1988 yılında İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi'nin kuruculuğuna öncülük etti. Türkiye İnsan Hakları Vakfı kurucuları arasında yer aldı ve 1998′den itibaren Diyarbakır Temsilciliğini yaptı. 1997 Robert Kennedy İnsan Hakları ödülüne layık görüldü.\n2010 yılında Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) katılarak siyasete giren Tanrıkulu, Aynı yıl 19 Aralık tarihinde İnsan Haklarından sorumlu Genel Başkan yardımcılığı görevine getirildi ve ilk defa 2011 Türkiye genel seçimleri'nde İstanbul milletvekili olarak meclise girdi. Haziran 2015 ve Kasım 2015 Türkiye genel seçimleri'nde tekrar CHP İstanbul milletvekili olarak meclise girdi. 25 Ocak 2016 tarihinde Genel Başkan yardımcılığı görevi bitti.\nTürkçe ve orta düzeyde İngilizce bilmektedir. Evli ve 3 çocuk babasıdır.\n\n\nDoğu Timor pasaportu\nDoğu Timor pasaportu, Doğu Timor vatandaşlarına yurt dışı seyahatleri için verilen belgedir. Ülke resmen BM kontrolünde bağımsız oluncaya kadar ülke vatandaşları 2002 yılına kadar diğer ülkeleri ziyaret etmeleri için BM seyahat belgesini kullanmak zorunda kalmışlardır.\nDoğu Timor pasaportu Mavi renktedir. Pasaportunun ön yüzünün ortasında sarı renginde ülke arması, bunun yukarısında ülkenin adı ve aşağısında \"pasaport\" yazısı bulunmaktadır. Pasaportta genellikle ad, fotoğraf, imza ve sahibinin doğum tarihi, ve bunu tanımlamak için yardımcı diğer faktörler içerir.\nDoğu Timor pasaportuna sahip vatandaşlar, 26 Mayıs 2015 tarihinden itibaren Schengen Bölgesi’ne ve İngiltere'ye girişte vize muafiyetinden yararlanabilmektedirler.\nHenley Vize Kısıtlamaları Endeksi'nin 2016 Raporu'na göre Doğu Timor vatandaşları sınır kapısında vize alarak veya vizesiz 82 ülkeye seyahat edebilirler.Bu sayede Doğu Timor vatandaşları Dünya'da seyahat özgürlüğü açısından 86. sırada yer almaktadır.\n\n\nBeşiktaş (futbol takımı) 1993-94 sezonu\nBeşiktaş, 1993-94 sezonunda Türkiye 1. Futbol Ligi, Türkiye Kupası ve UEFA Kupa Galipleri Kupası'nda mücadele etmiştir. Beşiktaş, 1993-94 sezonunda Türkiye 1. Futbol Ligi'nin ilk yarısını beşinci bitirmiş ve devre arası teknik direktörlüğe Christoph Daum'u getirmiştir. Sezon sonunu dördüncü bitiren Beşiktaş Türkiye Kupası'nda finalde Galatasaray'ı eleyerek şampiyon olmuş, UEFA Kupa Galipleri Kupası'nda da ikinci turda Ajax'a elenmiştir.\n\n\nBenin pasaportu\nBenin pasaportu, Benin vatandaşlarına yurt dışı seyahatleri için verilen belgedir.\nBenin pasaportu mavi renktedir. Benin pasaportunun ön yüzünün ortasında ülke arması, bunun yukarısında ülkenin adı ve aşağısında \"pasaport\" yazısı bulunmaktadır. Pasaportta genellikle ad, fotoğraf, imza ve sahibinin doğum tarihi, ve bunu tanımlamak için yardımcı diğer faktörler içerir.\nBenin vatandaşları Batı Afrika Ülkeleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) üyesi ülkelere vizesiz seyahat edebilmektedirler.\nBenin pasaportunun veri sayfası / bilgi sayfası İngilizce ve Fransızca olarak basılmaktadır.\nHenley Vize Kısıtlamaları Endeksi'nin 2016 Raporu'na göre Benin vatandaşları sınır kapısında vize alarak veya vizesiz 59 ülkeye seyahat edebilirler. Bu sayede Benin vatandaşları Dünya'da seyahat özgürlüğü açısından 79. sırada yer almaktadır.\n\n\nGine pasaportu\nGine pasaportu, Gine vatandaşlarına yurt dışı seyahatleri için verilen belgedir.\nGine vatandaşları Batı Afrika Ülkeleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) üyesi ülkelere vizesiz seyahat edebilmektedirler.\nGine pasaportunun veri sayfası / bilgi sayfası İngilizce ve Fransızca olarak basılmaktadır.\nHenley Vize Kısıtlamaları Endeksi'nin 2016 yayınına göre Benin vatandaşları sınır kapısında vize alarak veya vizesiz 46 ülkeye seyahat edebilirler. Bu sayede Gine vatandaşları Dünya'da seyahat özgürlüğü açısından 91. sırada yer almaktadır.\n\n\nCastus (isyancı köle)\nCastus (bilinmiyor – MÖ 71, Lucania), esareti yüzünden Roma ordusundan kaçan Romalı asker.\nDaha sonradan bir gladyatör olmuştur ve Capua'daki Lentulus Batiatus'un sahip olduğu gladyatör okulundan kaçmıştır. Trakyalı Spartacus, Galyalı Crixus ve Oenomaus ve de Kelt Gannicus ile Üçüncü Köle Savaşı (MÖ 73-71) sırasında isyancı kölelere liderlik etmiştir. MÖ 71'deki Lucania bölgesinde gerçekleşen Cantenna Çatışması'nda isyancıların diğer komutanı Gannicus da dahil olmak üzere birçok Galyalı ve Cermen isyancıyla birlikte Marcus Licinius Crassus'un Romalı lejyonları tarafından öldürülmüştür.\n\"Spartacus\"ün Blessing Mokgohloa tarafından canlandırılmıştır. Dizide, Romalı bir komutan yerine Numidyalı bir Kilikya korsanı olarak tanıtılmıştır.\n\n\nNizari fıkhı\nNizari fıkhı, İsmâil’îyye mezhebinin bir kolu olan Nizarîlik şubesinin kendine has İslâmî hukûk, ilke ve kurallarını tanımlayan, temelleri Meymûn’ûl-Kaddâh ve oğlulları tarafından atılan Bâtınî fıkıh öğretisi. Bu fıkha göre İmâmet sona ermemiş olup hâlâ babadan oğula geçmektedir. Günümüzdeki imâmları Nizârîlik mezhebinin Kırk Dokuzuncu İmâm-ı Zamânı olan IV. Ağa Han'dır. Nizârî mezhebinin âkidesine göre İmâmet babadan oğula geçmek suretiyle hiç kesintiye uğramadan günümüze kadar ulaşmıştır. Nizar'ın Mısır'dan ayrılması ve vefât etmesinden sonra ise oğlu El-Hâdî bin el-Nizâr'ın Elemût Kalesi'nde Gayba halinde \"Gizlenen-İmâm\" olarak İmâmet'i devam ettirdiğine inanılmaktadır.\n\"İmam Hazır\" olarak adlandırdıkları şimdiki devrin imamının peygamberden daha üst mevkide olduğunu kabul eden Nizârîler'in oruç ibadeti Ramazan Ayı'nın Yirminci gecesinden başlar ve ertesi gün öğle vaktine kadar devam eder. Sünniler'de \"Kırkta Bir\" olarak belirlenmiş olan Zekât oranı ise \"Onda Bir\" ilâ \"Sekizde Bir\" arasında tespit edilmektedir.\nŞafak vakti, güneşin hemen batışından sonra, ve gece vakitlerinde günde toplam üç defa altışar rekat olarak icra edilen bir namaz şekli olan \"Nizari-Mukaddes Dua İbadeti,\" genellikle yüzleri Mekke istikametinde kıbleye dönük olarak inşa edilen \"\"Cemaathane\"\" adı verilen kutsal mekanlarda icra edilir.\nNizari Kutsi-Dua ibadeti iki ayrı pozisyondan oluşmaktadır. Bunlar, Nizârîler'in ku'uud adını verdikleri oturma şekli ve namazın her rekatının sonundaki secde durumlarıdır. Güney Asya'da sonradan Müslüman olan \"Hocalar\" kolunda ise \"Mukaddes Dua\" ayakta icra edilmetedir. Dua esnasında belirli yerlerde tesbih kullanılmaktadır. Mukaddes Dua'nın sonuna gelindiğinde ise şahıs yanında bulunan diğer komşusuna doğru dönerek \"\"Şah yo Didâr\" (Allah'ın Selam'ı üzerinize olsun!)\" diyerek selam verir. Diğer Müslüman gruplardan farklı olarak Nizârîler'in namaz esnasındaki imamları, Nizarilik mezhebindeki kadın-erkek eşitliğini vurgulamak amacıyla, erkek veya kadın olabilmektedir.\nNizârîler'in Mukaddes-Dua adını verdikleri namaz Fatiha Suresi ile başlar. Çeşitli rekatlarda Nisa Suresi, Maide Suresi, Fetih Suresi ve Enfal Suresi'nden seçilmiş ayetler ezberden Arapça olarak okunur. Namazın en son rekatında ise İhlas Suresi okunmak suretiyle \"Mukaddes Dua\" tamamlanmış olur. Sonunda her iki tarafa \"Şah yo Didâr\" dendikten sonra, kişiler bir alçak gönüllülük ifadesi olarak kendi müridlerinin secde yaptığı yerin tozunu alarak üç defa kelime-i şehadet getirerek kendi yüzlerine sürerler. Dua'nın sununa doğru ise aşağıda yer alan Nizârîler'in bütün imâmlarının isimleri Ali'den başlamak suretiyle en son imama gelene kadar sırasıyla zikredilir.\nAşağıda Nizârîliğin kabul ettiği imâm silsilesi yer almaktadır.\n1. Ali bin Ebu Talib \n2. Hüseyin bin Ali\n3. Zeynelâbidîn\n4. Muhammed el-Bakır\n5. Cafer-i Sâdık\n6. İsmâil bin Câ'fer el-Mûbarek\n7. Muhammed bin İsmâ‘îl eş-Şâkir\n8. Vâfî Ahmed \n9. Muhammed et-Taki \n10. Razî ʿAbd Allâh \"(Hüseyin bin ʿAhmed)\" \n11. Mehdi (Fâtımîler hanedanı kurucusu)\n12. İkinci Fâtımî Hâlife/İmâmı Kaim \"(Muhammed el-Kaim bi-Emrillah)\"\n13. Üçüncü Fâtımî Hâlife/İmâmı Mansur \"(İsmail Mansur bi-Nasrillah)\"\n14. Dördüncü Fâtımî Hâlife/İmâmı Mu‘izz \"(Ebu Tamim el-Mu‘izz Li-Dinillah)\"\n15. Beşinci Fâtımî Hâlife/İmâmı Ebû Mansûr Nizâr el-ʿAziz bil-Lâh\n16. Altıncı Fâtımî Hâlife/İmâmı EbûʿAlî el-Mansûr el-Hâkim bi-EmrʿAllâh \"(Dürzîler'in ortaya çıkışı)\"\n17. Yedinci Fâtımî Hâlife/İmâmı ʿAlî ez-Zâhir li-Îʿzâz Dîn’il-Lâh\n18. Sekizinci Fâtımî Hâlife/İmâmı Ebû Tamîm Ma’add el-Mûstensir bil-Lâh \"(Mustâ‘lîlik kolu ayrıldı.)\"\n19. Ebû Mansûr Nizâr el-Mustafâ li-Dîn’il-Lâh ibn el-Mûstensir bil-Lâh\n20. Elemûtlar \"Birinci Gizlenen-İmâmı\" El-Hâdî bin el-Nizâr \"(Ebû Mansûr Nizâr el-Mustafâ li-Dîn’il-Lâh'ın öz oğlu olarak tanıtılan)\"\n21. Elemûtlar \"İkinci Gizlenen-İmâmı\" El-Môhtadî bin el-Hâdî \"(Ebû Mansûr Nizâr el-Mustafâ li-Dîn’il-Lâh'ın öz torunu olduğu iddia edilen - I. Muhammed)\" \n22. Elemûtlar \"Üçüncü Gizlenen-İmâmı\" El-Kahir bin el-Môhtadî bi-Kuvvet’ûl-Lâh / bi-Ahkâmî’l-Lâh bin el-Hâdî bin el-Nizâr \"( I. Hasan - Hasan bin el-Muhammed bin Ali )\" \n23. Elemûtlar \"Birinci Gözüken-İmâmı\" Hasan-ı Sâni Alâ Zikrihi’s-Selâm \"( II. Hasan - Nasıl ki İslâm inancına göre Muhammed'in adı her zikredildiğinde veya işitildiğinde sallallahu aleyhi ve sellem ibâresinin söylenmesi dînî bir mükellefiyyet hâlini almışsa, Nizâr’îyye Mezhebi'nin âkidesine göre de Alâ Zikrihi’s-Selâm Hasan Sâni'nin adının duyulması veya söylenmesi hâlinde sâmimî bir Nizârî'nin \"\"Alâ Zikrihi’s-Selâm\"\" ibâresini onun peygamberliğini kalben ikrâr etmek maksadıyla tekrarlaması şarttır.)\" \n24. Elemûtlar \"İkinci Gözüken-İmâmı\" Nûr’ûd-Dîn Muhammed Sâni \n25. Elemûtlar \"Üçüncü Gözüken-İmâmı\" Celâl’ed-Dîn Hasan-ı Sâlis\" \n26. Elemûtlar \"Dördüncü Gözüken-İmâmı\" Alâ’ed-Dîn Muhammed bin Hasan-ı Sâlis \n27. Elemûtlar \"Beşinci ve Son Gözüken-İmâmı\" Rükneddin Hür Şah\n\"(Bağımsız Elemût Nizârî Devleti 1256 yılında Hülagû tarafından sona erdirildi. 1256 yılından sonra Nizârîler inançlarını Sûfilik şemsiyesi altında devam ettirdiler.)\" \n28. Şems’ed-Dîn Muhammed \n29. Kâsım Şâh\n30. İslâm Şâh\n31. Muhammad ibn İslâm Şâh\n32. II. Mûstensir bil-Lâh\n33. Abd’ûs-Selâm Şâh\n34. Gârib Mîrzâ / III. Mûstensir bil-Lâh\n35. Ebû Zer ʿAli Nûr’ûd-Dîn\n36. Murâd Mîrzâ\n37. Z’ûl-Fikâr ʿAli I. Halîl’ûl-Lâh\n38. Nûr’ûd-Dahr (Nûr’ûd-Dîn) ʿAli\n39. ʿAli II. Halîl’ûl-Lâh\n40. Şâh II. Nizâr\n41. Seyyid Ê¿Ali\n42. Hasan Ê¿Ali\n43. Kâsım ʿAli \"(Seyyid Câʿfer)\"\n44. Ebû’l-Hasan ʿAli \"(Bekir Şâh)\"\n45. Şâh II. Halîl’ûl-Lâh\n46. Hasan ʿAli Şâh Mahallâtî \"(I. Ağa Han)\"\n47. ʿAli Şâh Ni'metullâhî \"(II. Ağa Han)\" (Şâh ʿAli Şâh resmi Nizârî listesine göre)\n48. Sultân Muhammad Şâh \"(III. Ağa Han)\"\n49. Şâh Kerîm’ûl-Hûseynî \"(VI. Ağa Han)\"\n\n\nErnie Els\nTheodore Ernest \"Ernie\" Els (d. 17 Ekim 1969), Güney Afrikalı golfçü. \"\"The Big Easy\"\" takma adıyla anılmaktadır. 65 kariyer birinciliğinin dördünü büyük turnuvalarda elde etmiştir. Bunlar Amerika Açık (1994, 1997) ve Britanya Açık'tır (2002, 2012).\n\n\nFaul (futbol)\nFaul, futbol maçlarında oyuncular tarafından yapılan ve hakem tarafından kurallara aykırı olarak tanımlanan hareketler. Futbol kurallarının 12. maddesinde \"fauller ve fena hareketler\" başlığıyla ele alınmış, yapılan hareketin faul olarak tanımlanması için aşağıdaki şartları sağlaması gerekmektedir:\nHakemin faul kararı vermesinin ardından, yapılan ihlale göre hakem tarafından direkt veya endirekt serbest vuruş kararı verilir. Direkt serbest vuruşlarda vuruşun gerçekleştirilmesinin ardından top kimseye değmeden kaleye girerse gol değeri kazanabilirken, endirekt serbest vuruşlarda bu durumun aksi söz konusudur. Savunma yapan takım oyuncuları tarafından, kendi ceza alanı içerisinde yapılan fauller sonucunda ise penaltı vuruşu kullanılır. Yapılan fauller sonrasında hakem, kurallara göre oyuncuları ikaz niteliğinde olan sarı kartla veya oyuncunun oyundan ihraç edildiğini ifade eden kırmızı kartla cezalandırabilir.\nAşağıda belirtilen ihlallerden birisi hakemin kanaatince dikkatsiz, kontrolsüz veya aşırı güç kullanarak yapılırsa, karşı takım lehine bir direkt serbest vuruş verilir:\nBir oyununun aşağıdaki 3 ihlalden birini yapması durumunda ise rakip takım lehine bir direkt serbest vuruş verilir:\nYukarıdaki ihlallerin herhangi biri bir oyuncu tarafından, kendi ceza alanı içerisinde yapılırsa; diğer takım lehine penaltı vuruşu verilmektedir.\nKaleci, kendi ceza sahasında aşağıdaki 4 ihlalden birini yaparsa, rakip takım lehine bir endirekt serbest vuruş verilir:\nBir oyuncunun, hakemin kanaatine göre aşağıdaki ihlallerden birini yapması durumunda rakip takım lehine bir endirekt serbest vuruş verilir:\nBir oyuncunun ikaz edildiğini belirtmek için sarı, oyundan ihraç edildiğini belirtmek için kırmızı kart kullanılır. Bu kartlar oyundaki oyunculara gösterilebileceği gibi, yedek kulübesindeki oyunculara da gösterilebilir. Hakemler; oyun alanına girdiği andan, maçın bitişi sonrasında sahadan çıkana kadar kart kullanma yetkisine sahiptir. İhraç edilen oyuncular, sahanın çevresini ve teknik alanı terk etmek zorundadır.\nEğer bir oyuncu aşağıdaki 7 ihlalden birini yaparsa uyarı verilip, sarı kart gösterilir (ilk üç madde aynı zamanda yedek oyuncular için de geçerlidir):\nEğer bir oyuncu aşağıdaki 7 ihlalden birini yaparsa, kırmızı kart gösterilerek oyundan ihraç edilir:\nMaç esnasında bir ihlal veya kusur oluştuğunda hakem, karşı takım avantajlı durumunu sürdürüyorsa oyunun devam etmesine izin verebilir. Hakemler, avantaj kuralını uygulamak veya oyunu durdurmak kararını verirken aşağıdaki durumları göz önüne almalıdır:\nAvantaj kuralı uygulanmış; fakat ihlali gerçekleştiren oyuncunun sarı kart görmesi gerekiyorsa, oyunun durduğu ilk anda kendisine sarı kart gösterilir.\n\n\nFaul\nFaul aşağıdaki anlamlara gelebilir:\n\n\nLucius Pomptinus\nLucius Pomptinus (ö. MÖ 71), Üçüncü Köle Savaşı sırasında Marcus Licinius Crassus'un emri altındaki Romalı komutan. Cantenna Çatışması'ndan önceki MÖ 71'de gerçekleşen Camalatrum Dağı Çatışması'nda öldürülmüştür.\n\n\nKaradere Ormanları\nKaradere Ormanları. Karadere, Bolu ilinde bulunan ormandır. Bolu ili ve Düzce ili arasında kalan Karadere ormanları Bolu merkeze 20 km uzaklıkta Düzce merkeze ise 53 km uzaklıktadır. Bolu'nun doğa harikası olan Yedigöller'e ise 5 km uzaklıktadır. Bu ormanların içinde Ayı Kayası, sarıçam ve Turan Göbek bölgeleri bulunmaktadır. Ayrıca bu Karadere ormanların içinden Melen Çayı'na bağlanan dere vardır ve içerisinde doğal alabalık (mercan) yetişmektedir.\n\n\nTürkiye Atletizm Federasyonu\nTürkiye Atletizm Federasyonu (TAF), atletizm sporunun Türkiye'deki yönetim teşkilatı olan spor federasyonu.\n1922'de Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı (TİCİ) bünyesinde kurulan Türkiye Atletizm Federasyonu, aynı yıl Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği (IAAF) üyeliğine kabul edildi.\n\n\nCole Porter\nCole Albert Porter (9 Haziran 1891 – 15 Ekim 1964), Amerikalı besteci ve söz yazarı. Zengin bir ailenin çocuğu olarak Indiana'da dünyaya geldi. Otoriter dedesinin isteklerine karşı gelerek hukuk okumak yerine müzik eğitimi aldı. Yavaş bir başlangıcın ardından 1920'lerde başarı elde etmeye başladı ve 1930'larda Broadway müzikallerinin en önemli bestecilerinden biri oldu. Birçok başarılı Broadway bestecisinin aksine, aynı zamanda söz yazarıydı.\n1937'de bindiği at devrilince bacakları ezildi ve hayatının geri kalanını engelli olarak geçirdi. Bacaklarının kesilmesine karşı çıktı ve tam 34 kere ameliyat olmak zorunda kaldı. 1940'lı yılların başında engelinin de verdiği etkiyle hit müzikaller çıkaramasa da, 1948 yılında “\"Kiss Me, Kate\"” müzikali ile en iyi müzikal dalında \"Tony Ödülü\"'nü kazandı.\nPorter'ın diğer müzikallerinden bazıları Fifty Million Frenchmen, DuBarry Was a Lady, Anything Goes, Can-Can ve Silk Stockings. Başlıca hit şarkıları \"Night and Day\", \"I Get a Kick Out of You\", \"Well, Did You Evah!\", \"I've Got You Under My Skin\", \"My Heart Belongs to Daddy\" ve \"You're the Top\".\n\n\nMuhammed bin Nusayr\nEbû Şu'ayb Muhammed bin Nusayr, Alavî-Nusayrî inancının adını aldığı şâhsiyet olup İmamiye-i isna aşeriye Şiîliğinin Onbirinci İmâmı Hasan el-Askerî'nin öğrencilerindendir.\nİbn Nusayr kendisini Şiîliğin İsnâaşeriyye mezhebinin Onbirinci İmâmı Hasan el-Askerî ile gayba halindeki Onikinci İmâmları olan Muhammed Mehdi'nin temsilcisi olarak tanıtmıştır. İbn Nusayr'in takipçileri, Nusayriler (), Alavî () veya Arap Alevîleri olarak adlandırılmışlardır.\n\n\nMedar, Akhisar\nMedar, Manisa ilinin, Akhisar ilçesine bağlı ovalık bir arazi üzerine kurulmuştur. Kasabanın ilk adı Medar'dır. Daha sonra mahallenin adı Ovaköy olarak değiştirilmiş, 1990 yılında Medar adını yeniden almıştır. 1974 yılına kadar köy olan yöre daha sonra belediye yönetimine geçmiştir. Kasaba halkı tütüncülük, zeytincilik, sebzecilik ve hayvancılık yaparak geçimlerini sağlarlar. 2011 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi'ne göre Medar'ın nüfusu 1.871 kişidir.\n\n\nDoğu Çerkesleri\nDoğu Çerkesleri ya da Doğu Adığeleri (Çerkesçe Адыгэхэр), Çerkeslerin doğu kolu olup Doğu Çerkesçesini konuşan ve Rusya'ya bağlı Karaçay-Çerkesya ile Kabartay-Balkarya Cumhuriyetlerinde yaşayan ve Çerkes Sürgünü'nde Çarlık Rusyası döneminde Kafkasya'dan Osmanlı İmparatorluğu topraklarına sürülüp tehcir ettirilen ve bugün Türkiye'de diasporayı (\"хэхэс\") oluşturan Kuzey Kafkas halkı. Günümüzde Kafkasya'daki Çerkeslerin çoğu Doğu Çerkesleri azı Batı Çerkesleri iken, diasporada bunun tam tersidir. Kafkasya’da Kuzey Osetya’nın Mozdok bölgesinde yaşayan 3 bin kişilik bir Hristiyan Kabardey topluluk dışında Çerkeslerin tamamı Sünni Hanefi Müslümandır.\nAna boyu Kabardeyler ile onlardan ayrılan Besleneylerdir. Kabardey-Balkarya ve Karaçay-Çerkesya Çerkeslerinin neredeyse tamamına yakını Kabardeydir. İki Besleney köyü (Beçmızaye ile Kurğokuaye) Krasnodar Krayı'nın Uspensk rayonundadır.\nRusya Federasyonunda resmî kullanımda idarî birimine göre iki ayrı halk olarak kabul edilirler: Karaçay-Çerkesya'dakiler \"черкесы\" («çerkesler») ve Kabartay-Balkarya'dakiler \"кабардинцы\" («kabardinler»).\nKaraçay-Çerkesya içinde 2010 etnik nüfus sayımına göre Karaçaylar %41,Ruslar %31,6 Çerkesler %11,9'du. Abazalar ise %7,8 idi. Çerkezler ve Abazalar genellikle ülkenin kuzey bölgesinde Abazinsky, Adige-Khablsky, Habezsky bölgelerinde yaşarlar.\nDiyasporada Doğu Çerkesçesi konuşanların sayısı az olup Kafkasya'dakiyle ters orantılıdır. Türkiye’deki Çerkesler içinde dillerini en iyi koruyan grup olan Kabardeylerin en yoğun yaşadığı bölge, esas olarak Kayseri ve Sivas’a bağlı köylerin bulunduğu Uzunyayla ile Maraş-Göksun ilçesidir.\n\n\nZona Sul\nZona Sul (Türkçe: Güney Bölgesi) Brezilya’nın Rio de Janeiro şehrinin Tijuca Massif bölgesi, Atlantik Okyanusu ve Guanabara Körfezi arasındaki bölgeye verilen isimdir. Bölgenin büyük kısmı São Conrado, Vidigal, Leblon, Ipanema, Copacabana ve Leme gibi Atlantik Okyanusu kıyısındaki mahalleler oluşturur.\nBölgede yer alan Urca, Botafogo, Flamengo ve Glória mahalleleri ise Guanabara Körfezi’nde yer alırlar. Santa Teresa, Catete, Laranjeiras, Cosme Velho, Humaitá, Lagoa, Jardim Botânico ve Gávea mahalleri ise bölgenin batı kısımında yer alıp Tijuca Ormanı’nın yanında konumlanmışlardır. Zona Sul bölgesinde birçok favela da yer almaktadır. Bunların başında São Conrado’ya yakın olan Rocinha favelası, Leblon’a yakın olan Vidigal favelası, Copacabana’ya yakın olan Cantagalo ve Ladeira dos Tabajaras favelaları ile Botafogo bölgesindeki Morro Dona Marta gelmektedir.\nZona Sul bölgesi Rio de Janerio şehrinin en ünlü plajlarına ev sahipliği yapmasının yanında şehrin en önemli turistik ziyaret yerlerinin başında gelen Lagoa Rodrigo de Freitas, Tijuca Ulusal Parkı’nın büyük bölümü, Kesmeşeker Dağı, Corcovado ve şehrin en önemli simgelerinden olan Kurtarıcı İsa heykeli’ne ev sahipliği yapmaktadır. Şehrin en zengin bölümü olan Zona Sul her yıl binlerce turist tarafından ziyaret edilmektedir.\n\n\nRua Farme de Amoedo\nRua Farme de Amoedo (Türkçesi ile Farme de Amoedo Caddesi) Brezilya’nin Rio de Janeiro şehrinin önemli LGBT caddelerinden birisidir. Cadde Vieira Souto Caddesi ile Alberto de Campos Caddesi arasında yer alır.\nBu caddeden esinlenilerek şehrin Ipanema bölgesinde yer alan bu alanına \"Farme de Amoedo gay bölgesi\" de denmektedir. Bölge Teixeira de Mello ve Joana Angélica Caddeleri arasında ve de Barão da Torre, Visconde de Pirajá, Prudente de Morais ve Vieira Souto Caddelerini dikey kesiştiği alan olarak kabul edilir. Farme de Amoedo bölgesi Rio de Janeiro şehrinin en yoğun eşcinsel nüfusunun olduğu yerdir. Bölgede birçok LGBT bar, gece kulübü ve restoranlar yer almaktadır.\n\n\nLisa Chappell\nLisa Irene Chappell (d. 18 Ekim 1968, Auckland), Yeni Zelandalı oyuncu ve şarkıcı.\n2009 yapımı \"Coffin Rock\" adlı sinema filmi ile yıldızı parlamıştır.\n\n\nNasip Ä°yem\nNasip Özçapan İyem (1921 - 30 Temmuz 2011, İstanbul), Türk seramik sanatçısı, heykeltıraş ve ressam. 1950'lerde soyut resim çalışmaları yapan sanatçı 1960'lı yıllardan itibaren seramik sanatçısı olarak çalıştı. Nasip İyem, Nuri İyem'in de eşiydi. Nasip İyem eşiyle birlikte pek çok karma sergiye de katılmıştı. Seramik sanatçısı Nasip İyem 30 Temmuz 2011'de 90 yaşında vefat etti, İyem'in cenazesi Bebek Camii'nde kılınan ikindi namazı ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.\n\n\nŞeyh Hasanlılar\nŞeyh Hasanlıların Anadolu’ya göçleri hakkında değişik rivayetler mevcuttur. Bir rivayete göre Bağdat’ın Tuba kasabasından gelmişlerdir ve Ali bin Ebu Talib’in neslindendirler. Diğer bir rivayete göre Horasanlı Abbasî Halifeleri nesli olarak zikredilmişlerdir. Son olarak ise Vefaî Tarikatı kurucusu Tacül Arifiyn Seyyid Ebul Vefa evlatlarından ve Hace Ahmed Yesevî tarikatından icazetli Şeyh Ahmed Yesevî neslinden zikredilmişlerdir. Bu rivayetlerin birbirine karışmasının sebebi belgelerin fazla ve farklı olmalarındandır.\nŞeyh Hasan ve Seyh Ahmed Dede kardeştirler. Türbeleri Elazığ ilinin Baskil Ilçesine (Eski Malatya) bağlı Şeyh Hasan Köyü‘ndedir. Şeyh Hasan ve Şeyh Ahmed Dede‘nin eski mezar taşında \"1188 YA ALLAH KONYA\" yazı ve senesi mevcut olup bu tarihin doğum mu yoksa Hakk‘a yürüme mi olduğu hakkında kesin bir bilgi yoktur. Bu tarihlerde İran Horasan’ın Nişabur Kenti’nden Malatya‘nın Şeyh Hasan Köyü‘ne geldikleri de bilinir. Eski mezar taşlarının Alevî inanç mezar kültüründe çokça rastlanan çiçek motifleri ile süslü olup Karakaya Barajı nedeni ile nakil çalışmaları esnasında kaybolduğu bilinmektedir.\nŞeyh Hasanlılar genel olarak Alevî bir aşirettir. Bölgeye göre Sünnî olarak hayatını devam ettirenler de mevcuttur.\nŞeyh Hasanlılar, Ocak (Manevi Önderler) ve aşiret olarak iki bölüme ayrılılar. Şeyh Hasanlıların Ocak mensupları başta Şeyh Hasan Köyü olmak üzere Elazığ, Malatya, Tunceli, Erzincan, Sivas, Tokat, Samsun gibi yerlerde mevcutlardır. Aşiretleşme ise Tunceli’de başlamış ve zamanla Türkiye’nin çeşitli bölgelerine yayılmıştır.\nŞeyh Hasanlıların Aşiret Kolları:\nVe bu ana kolların kendi alt kolları da mevcuttur. Hepsine birden genel olarak Şeyh Hasanlı adı verilmektedir.\n\n\nRoberto Jiménez Gago\nRoberto Jiménez Gago (doğum 1 Mart 1986), İspanyol kaleci. Olimpiakos'da forma giymektedir.\n\n\nJavier Paredes\nJavier Paredes (d. 5 Temmuz 1982), Ä°spanyol futbolcudur. Real Zaragoza'da forma giymektedir.\n\n\nÁlvaro González Soberón\nÁlvaro González Soberón (doğum 8 Ocak 1990), İspanyol futbolcudur. Real Zaragoza'da forma giymektedir.\n\n\nRodrigo Ríos Lozano\nRodrigo Ríos Lozano (doğum 6 Haziran 1991), İspanyol futbolcudur. Real Zaragoza'da forma giymektedir.\n\n\nFrancisco Montañés\nFrancisco Montañés (doğum 8 Ekim 1986), İspanyol futbolcudur. Real Zaragoza'da forma giymektedir.\n\n\nJosé Manuel Fernández Reyes\nJosé Manuel Fernández Reyes (d. 18 Kasım 1989), İspanyol futbolcudur. Real Zaragoza'da forma giymektedir.\n\n\nGlenn Loovens\nGlenn Loovens (d. 22 Ekim 1983), Hollandalı millî futbolcudur. Sheffield Wednesday'de forma giymektedir.\n\n\nStefan Babović\nStefan Babović (d. 7 Ocak 1987), Sırp millî futbolcudur. Real Zaragoza'da forma giymektedir.\n\n\nLucas Daniel Wilchez\nLucas Wilchez (d. 31 AÄŸustos 1983), Arjantinli futbolcudur. Real Zaragoza'da forma giymektedir.\n\n\nÁdám Pintér\nÁdám Pintér (d. 12 Haziran 1988), Macar millî futbolcudur. Ferencvárosi'de forma giymektedir.\n\n\nIvan Obradović\nIvan Obradović (doğum 25 Temmuz 1988), Sırp futbolcudur. Legia Warszawa'da forma giymektedir.\nİlk maçına 6 Eylül 2008'de Faroe Adaları karşısında çıkmıştır.Tek golünü ise 15 Ekim 2008'de 2010 DKE maçıdan Avusturya'ya karşı kaydetmiştir.\n\n\nRubén Rochina\nRubén Rochina (d. 23 Mart 1991), İspanyol futbolcudur. Granada'da forma giymektedir.\n\n\nAdrià Carmona\nAdrià Carmona (d. 8 Şubat 1992), İspanyol futbolcudur. Albacete'de forma giymektedir.\n\n\nGüngören, Arguvan\nGüngören, Malatya ili Arguvan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nArguvan İlçesi'ne 14 km uzaklıktadır.\n\n\nBaltaoğlu Süleyman\nBaltaoğlu Süleyman Bey, 15. yüzyılda yaşamış Osmanlı devlet adamı ve kaptan-ı derya.\nBaltaoğlu Süleyman Bey, aslen Bulgar asilzâdesi olup II. Murad zamanında devşirme olarak saraya alındı. Eğitimde başarı gösterince kapıcıbaşılığa yükselip birçok devlet hizmetlerinde bulundu. Haçlı orduları karşısında başarılı olamayan uç beyi Turahan Bey'i Halil Paşa|Veziriazam Halil Paşa'nın emriyle tutuklayarak 1443'te Tokat'a hapse gönderdi). Edirne-Segedin Antlaşması'nın ön hazırlıklarının yapıldığı müzakerelerinin kararlarını Macar Kralı Ladislas'a 1444'te bildiren elçi oldu ve antlaşmayı imzalattı, Osmanlı idaresindeki Sırp kalelerini tahliye edip Sırplara teslim etti.\nÇeşitli kademelerdeki görevlerinde gösterdiği başarıları dolayısıyla II. Murad'ın itimadını kazanan Baltaoğlu Süleyman Bey, daha sonra sancak beyliğine yükseldi. Fâtih devrinde Karaman kuvvetleriyle mücadele etti. 1449'da Osmanlı donanmasının başında Midilli Adası'na akın düzenledi ve Kalonya kasabasını ele geçirdi.\n1451'de Gelibolu sancak beyi olarak kaptan-ı derya oldu.\n1453 baharında 400 civarında savaş ve nakliye gemisinden oluşan donanmasıyla kuşatmaya katılmak üzere İstanbul önlerine gelip bugünkü Baltalimanı'na yerleşti. 18 Nisan'da başta Büyükada olmak üzere bütün adaları fethetmesine rağmen 20 Nisan'da Bizans'a yardım için gelen üç Ceneviz ve bir Bizans gemisinin Haliç'e girmesini önleyemeyince görevinden alındı.\nSavaş sırasında bir gözünü kaybeden Baltaoğlu Süleyman Bey kaptan-ı deryalıktan azledildikten sonra kara ordusunda görev yapmış, birçok savaşa katılmıştır. Ölüm tarihi hakkında kaynaklarda herhangi bir bilgi yoktur.\n\n\nÇıkma kule\nÇıkma kule (İngilizce: \"bartizan\", Portekizce: \"guarita\", İspanyolca: \"garita\", İtalyanca: \"garitta di vedetta\", Fransızca: \"Échauguette\"), özellikle 14-16. yüzyıllarda kullanılmış olan kale surlarındaki korumayı artırmaya yarayan tahkimat türüdür.\nGenellikle kale surlarının köşe bölgesinde yer alır. Sur hizasından ileride ve yüksekte olması sebebiyle daha uygun bir açıyla surların savunulmasına yara. Genellikle içine okçular yerleştirilir, uygun okçu delikleri ve mazgallardan ok atmaları sağlanır.\nGenellikle Orta Çağ Avrupasında görülse de özellikle Latin Amerika liman kentlerindeki tahkimatlarda sıklıkla görülür.\nKare veya yuvarlak şekilli, üstü açık veya kapalı olmak üzere farklı türlerde olabilmektedir.\n\n\nFizik (Aristoteles)\nFizik, Aristoteles tarafından yazılan, Batı bilim ve felsefesinin temel metinlerinden biridir. Bu metinde varlık, varolan, değişim, devinim, zaman, hareket, \"ilk hareket ettirici\" gibi belli başlı hususlardan söz etmektedir. Bir anlamda Aristoteles'in Metafizik metniyle (ki bu metin de fizikten sonra gelen anlamındadır) bir arada değerlendirilmesi gereken, bu nedenle de Aristoteles metafiziğinin parçası olarak adlandırılabilecek bir metindir.\nMetin bölümlere ayrılmış sekiz kitaptan oluşmaktadır.\n\n\nAugusta Raurica\nAugusta Raurica İsviçre'deki bir Roma arkeolojik siti ve bir Açık hava müzesi. Ren nehrinin güney kıyısında ve Basel'ın 20 km. doğusunda Augst ve Kaiseraugst köylerinin yakınında bulunur ve Ren nehri üzerindeki bilinen en eski Roma kolonisidir.\nAugusta Raurica ya da \"Colonia Augusta Rauracorum\" MÖ. 44 yıllarında Lucius Munatius Plancus tarafından Helvetler ile akraba olan Galyalı bir Kelt kabilesi olan Raurici'lerin eski yerleşim bölgesine kurulmuştur. Bu döneme ait hiçbir arkeolojik varlığa rastgelinememiş olması Jül Sezar'ın ölümünün ardından çıkan bir iç savaş yüzünden koloni yerleşiminin yıkılmış olabileceği ya da Plancus'un kolonisinin August'ta değil günümüz Basel'inde olabileceği şeklindeki tartışmalara neden olmuştur.\nMunatius Plancus'un mezar yazıtında sadece \"Colonia Raurica\" adından bahsedilir. Yer yer parçalanmış ve Augustinus dönemine ait bir kitabede ise \"Colonia P[aterna] (?) M[unatia] (?) [Felix] (?) [Apolli]naris [Augusta E]merita [Raur]ica\" (parantez içindeki harfler tahminidir) Bu bölük pörçük referansın dışında \"Augustus\" adına yapılan ilk belirgin tanıklık coğrafyacı Batlamyus tarafından \"Augústa Rauríkon\" biçiminde antik Yunanca olarak verilmiştir.\nAugusta Raurica, Augustus'un işgal planları çerçevesinde diğer iki koloni ile birlikte önemli bir rol oynuyordu. Aynı şekilde Augustus'un adını taşıyan diğer iki koloniden biri \"Augusta Praetoria\" — Büyük St. Bernard Geçidi'nin güney ucunda, şu an İtalya'daki Aosta şehri — diğeri ise \"Augusta Vindelicum\" — Tuna nehrinin ileri karakolu olan, şu an Almanya'daki Augsburg — idi. Bu üç Augustae bir üçgenin köşelerini oluşturuyordu. Böylece üçgen Augustus'un fethettiği Alpleri kaplıyor ve üçgenin uzun kenarı ise Ren dirseğinden Tunaya kadar uzanarak fethedilmemiş olan Germania'yı sarıyordu.\n\n\nKitwe\nKitwe, Afrika kıtasında bulunan Zambiya devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin kuzey kesiminde Copperbelt Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2010 resmi nüfus verilerine göre 522.092 kişi yaşamaktadır. 2000 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 376,124 kişi yaşamaktaydı.\nKitwe, Copperbelt bölgesinin en büyük şehri olmasının yanı sıra, ülke genelinde de en yüksek ikinci nüfusu barındıran şehir konumundadır. Kitwe aynı zamanda ülke içerisinde bakır madenlerinin çok sayıda bulunduğu ve bakır çıkartılması ve işletilmesinin en yoğun şekilde gerçekleştiği yer konumundadır.\n\n\nKorean Broadcasting System\nKorean Broadcasting System (KBS) (, \"Hanguk Bangsong Gongsa\") 1927'de Güney Kore hükûmeti tarafından kurulan Güney Kore'nin ulusal kamu yayıncısıdır. Televizyon, radyo ve çevrimiçi hizmetler sunan, Güney Kore'nin en büyük televizyon ağıdır.\nKBS ilk olarak Kore Genel Valisi tarafından Kyeongseong Broadcasting Corporation ismiyle 16 Şubat 1927'de radyo kanalı olarak kuruldu. Bir süre ulusal yayın yaptıktan sonra 1948'de Seul Merkez Yayın İstasyonu olarak yeniden adlandırıldı.\nGüney Kore'deki televizyon yayınları ilk defa 12 Mayıs 1956'da ilk televizyon kanalı HLKZ-TV ile başladı. 1961'de KBS'ye satıldı.\nKBS'nin statüsü 3 Mart 1973'te kamu yayıncısı olarak değişti.\nKBS, Güney Kore hükûmeti ve lisans ücretleri tarafından finanse edilen bir kamu kuruluşudur ancak bağımsız olarak yönetilmektedir. Anayasa'nın bir parçası olarak, KBS başkanı, yönetim kurulu tarafından önerildikten sonra Güney Kore Cumhurbaşkanı tarafından seçilir. KBS'nin gelirinin yaklaşık %37,8'i zorunlu televizyon lisans ücretinden, %47,6'si ise ticari reklam satışlarından geliyor.\nKBS World, KBS'nin uluslararası televizyon ve radyo kanalıdır. 1 Temmuz 2003'te yayın hayatına başlayan kanal haber, spor, televizyon dizileri, eğlence ve çizgi film gibi programlarla 24 saat yayınlanmaktadır. KBS World'ün yayınları tüm dünyadan izlenebilmektedir.\n\n\nA (Naruto karakteri)\nA, \"Ē\", \"Ei\" Japonca manga ve anime serisi Naruto'da kurgusal bir karakterdir. Kumogakure'nin dördüncü raikage'sidir. (Yondaime Raikage) Üçüncü raikage'nin oğludur. Babasının ölümüyle raikage'lik koltuğuna oturmuştur. Babası gibi çok hızlı ve güçlüdür. Yaşayan Ninjalar arasında en hızlı Ninjalardan biridir. Partneri ve üvey kardeşi Killer B ile çifte kement tekniğini kullanırlar. Dördüncü Ninja savaşında Ninja birliklerine baş komutanlık yapmaktadır. Uchiha Sasuke ile olan savaşında sol kolunu kaybetmiştir. Uchiha Sasuke, Amaterasu ile A'nin kolunu yakınca kolunu kesmek zorunda kalmıştır.\n\n\nCüce eliptik galaksi\nCüce eliptik galaksiler veya dEs, diğerlerine göre daha küçük olan eliptik galaksilerdir. dE olarak sınıflandırılırlar ve galaksi grupları ve kümeleri halinde oldukça yaygındırlar.\nEn yakın Cüce eliptik (\"dE\"s) galasilerden biri, Andromeda galaksisi'nin uydu galaksisi olan M32'dir. 1944 yılında Walter Baade bireysel yıldızları çözümleyerek, Yerel grup üyeleri olan NGC 147 ve NGC 185'in cüce eliptik galaksi olduğunu doğrulamıştır. 1950'lerde, Ocak ve Başak kümeleri yakınında başka dEs keşifleri de olmuştur.\n\n\nHematüri\nHematüri, idrarın içinde kan hücreleri bulunmasıdır.\nGözle bakıldığında görünemeyen ancak mikroskopla bakıldığında, idrar içerisinde bulunan fazla sayıda kan hücresine \"Mikroskopik Hematüri\" adı verilir. Makroskopik Hematüride ise idrarda çıplak gözle görülecek kadar belirgin kanama vardır ve idrar çay ya da kola rengindedir. Hematüriye yol açabilecek birçok neden olabilir.\n\n\nYalnızız\nYalnızız, Peyami Safa'nın Doğu-Batı sentezini konu aldığı romanı.\nİlk olarak Yeni İstanbul gazetesinde 11 Eylül 1950-20 Aralık 1950 tarihleri arasında 286-385 numaralı sayılarda tefrika edildikten sonra 1951 yılında Nebioğlu Yayınevi tarafından 343 sayfa hâlinde yayımlanır. Romanın ilk baskısında \"Prolog\" adlı bir bölüm de bulunur. Daha sonra yazarın isteği doğrultusunda bu bölüm çıkarılır.\n\n\nDüğün fotoğrafçılığı\nDüğün fotoğrafçılığı, evlenen gelin ve damat çifti için yapılan, düğünü ve düğün ile ilgili diğer aktiviteleri konu alan fotoğraf çekimidir. Çiftin pozlu fotoğrafları, nikâh seremonisi, düğün eğlencesi, hazırlıklar ve benzeri aktivitelerin biri ya da daha fazlasının fotoğraflanmasını kapsar.\nTeknolojinin gelişmesiyle doğru orantılı olarak fotoğrafçılık da aynı hızla gelişmiştir. Önceleri ağır ekipmanları sebebiyle, sadece stüdyoda yapılabilen özel çekimler şimdi kolay taşınabilirliklerinden dolayı doğada ve herhangi bir açık alanda rahatlıkla yapılabilmektedir.\nProgram düğün gününden önce çift ve fotoğrafçının görüşüp günü planlamasıyla şekillenir. Düğün günü sabahtan organizasyon sonuna kadar tüm hazırlıklar, olaylar ve özel pozlar fotoğraflanır. Daha sonra fotoğraflar dijital olarak işlendikten sonra kişisel beğenilere göre düzenlenen albümler haline getirilir.\n1826’da fotoğrafın Joseph Nicephore Niepce tarafından keşfedilmesi ile neredeyse eş zamanlı olarak düğün fotoğrafı da çekilmeye başlanmıştı. Akıllarda kalan ilk fotoğraf bu tarihten 14 yıl sonra Kraliçe Victoria ve Prens Albert’in düğün fotoğrafı oldu. Fotoğrafçılığın bu erken yıllarında çiftler aslında düğünleri için fotoğrafçı ile anlaşmıyorlardı. 19. yüzyılın ortalarına kadar çiftler düğünden önce ya da sonraki bir günde, sahip oldukları en iyi kıyafetlerini giyip fotoğrafçıya poz veriyorlardı. 1860’larda ise, günümüzde de hala devam eden düğün kıyafetleri ile poz verme ve düğün mekanlarında fotoğraf çekilmesi aktiviteleri gerçekleştirilmeye başlanmıştı. Fotoğrafçının ağır ve hacimli ekipmanları taşınma zorluğu sebebi ile bu dönemde tek bir fotoğraftan oluşan stüdyo çekimleri yapılıyordu. 1880’lerde ise düğün albümü kavramı oluşmaya başladı, hatta fotoğrafçılar düğün eğlencesinden de fotoğraf çekmenin arayışlarına girmeye başladılar. Bu aslında günümüzdeki düğün günü hikâyesi oluşturmanın başlangıcı olarak düşünülebilir. Düğünün, sadece poz vermek yerine özel bir an olarak tören ve eğlence ile birlikte fotoğraflanması kavramı ise 2. dünya savaşı sonrasına dayanmakta. Film teknolojisinin ilerlemesi, makinelerin ışık duyarlılıklarının gelişmesi ve tepe flaşlarının keşfi ile birlikte stüdyo fotoğrafçıları da çekimler için düğün mekanlarını kullanmaya başladılar. 1970’lerde ise bugünkü çağdaş düğün fotoğrafçılığının temelleri atılmaya başlandı. Düğünü belgesel bir yaklaşımla fotoğraflama fikri de bu dönemde ortaya çıktı ve hızla yayıldı. Bu yaklaşımın Türkiye'de uygulanmaya başlaması ise zaman aldı, ve dijital fotoğrafçılığın keşfinin ardından ülkemize geldi. Bu zamana kadar düğün mekanında çekilen “şipşak” ve stüdyoda temel ışık düzenleri ile poz verilerek çekilen fotoğraflar, düğün fotoğrafçılığı ile eşleştirildi.\nBu süre zarfında, belgesel ve çağdaş düğün fotoğrafçılığı özellikle Amerika ve Avrupa’da bir hayli yol kat etti. Bugün dünya düğün fotoğrafçılığında sıra dışı işler yapan çok başarılı isimler bulunuyor. Türkiye’de de geç başlamasına rağmen, bilgiye ulaşımın çok hızlı olduğu son dönemlerde, hızlı bir ilerleme gerçekleşiyor. Bunun sonucunda çok iyi işler çıkaran fotoğrafçılar ortaya çıkmaya başladı. Wedding and Portrait Photographers International (WPPI) ve Wedding Photojournalist Association (WPJA) gibi kuruluşlara fotoğrafçılarımız kabul edilip, Dünya düğün fotoğrafçılığında dikkat çekmeyi başardılar.\nYaratıcı veya sanatsal öğeler taşıyan düğün fotoğrafçılığından bahsetmeden önce, terminolojileri biraz irdelemekte fayda var. Şu anda düğün fotoğrafçılığında iki ana görüş söz konusu: birincisi geleneksel diğeri ise belgesel düğün fotoğrafçılığı. Geleneksel düğün fotoğrafçılığı kaba anlamda çifte poz verdirerek görsel açıdan tatmin edici fotoğraflar üretmeyi hedeflerken, belgesel düğün fotoğrafçılığı ise düğün gününde yaşanan olayları, çifte poz verdirmeden ya da çok az yönlendirerek, fotoğraflarla belgelemeyi hedefler. Aslında düğün fotoğrafçılarının çoğu da bu iki daldan birini seçmek yerine, bu tarzlar arasında bir yerlerde kendini konumlandırır. Bunda “müşteri memnuniyeti” kavramının etkisi yadsınamaz.\nBu ana dallara ilave olarak çağdaş ve moda fotoğrafçılığı öğeleri taşıyan düğün fotoğrafçılığı hem dünyada hem de Türkiye’de hızla gelişmektedir. Burada mantık aslında moda dergilerindeki gibi yoğun bir fotoğraf düzenleme ve post prodüksiyon üzerine kurulu.\nBunun yanı sıra sadece dış çekim veya \"gelinliği kirlet\" konseptinden oluşan düğün fotoğrafçılığı da özellikle Asya ve Güney Amerika ülkelerinde oldukça sıklıkla yapılmaktadır. Bu tarz fotoğrafçılıkta, nasıl fotoğraflar çekileceği bir ön çalışma ile tespit edilmektedir. Ardından, mekan ve poz tespiti ile çekimler gerçekleştirilmektedir.\nÜlkemizde pek kullanılmasa da dünyada sanatsal düğün fotoğrafı kavramına en yakın terim; çağdaş düğün fotoğrafçılığı. Burada fotoğrafçı kurgusal ya da belgesel ögeleri tek basına kullanmayı seçebileceği gibi, bunları harmanlamayı da tercih edebiliyor. Hatta düğün atmosferini gösterebilmek için manzara, doğal hayat – makro, mimari fotoğraflar çekip bunları düğün fotoğrafları serisine ekleyebiliyor. Bu tarzdaki düğün fotoğrafçıları, yaratıcı ve klişeden uzak serbest kadrajlar kullanabiliyor. Bütün bunları bir araya getirebilmek için de çağdaş düğün fotoğrafçısın hem görsel hem de entelektüel bir vizyonun olması, bu dalda başarılı olması açısından önem kazanıyor. Ayrıca yukarıda bahsedilen fotoğraf dallarına teknik olarak hakim olmak da önem taşıyor. Düğün fotoğrafçılığı ticari bir dal olduğu için fotoğrafçının zevkine ve tarzına ya da hissiyatına göre çekim yapma özgürlüğüne sahip olması da üzerinde konuşulması gereken bir konu.\nYakın bir zamana kadar Türkiye’de klişeler içerisinde ilerleyen düğün belgeseli artık Çağdaş Düğün Fotoğrafçılığına doğru kayıyor. Çiftlerin anlayışının değişimi ve fotoğrafçılarının vizyonun gelişmesi de Türk fotoğrafçıların dünya düğün fotoğrafçılığındaki değerini her geçen gün arttırıyor. Türkiye, dünyanın farklı ülkelerinden gelen çiftlerin de evlenmek için seçtikleri önemli bir kavşak. Bu çiftler, uluslararası düğün fotoğrafı kurumları veya arama motorları sayesinde portfolyolarına ulaştıkları Türk fotoğrafçılar ile çalışmayı, kendi ülkelerinden getirecekleri fotoğrafçılara tercih ediyorlar.\nBelgesel Düğün Fotoğrafçılığı\nBelgesel düğün fotoğrafçılığı, düğün gününün hiçbir düzenleme yapılmadan olduğu gibi fotoğraflanması demektir. Belgesel düğün fotoğrafçılığı tarzının geleneksel düğün fotoğrafçılığından farkı poz verdirmeden ve müdahale etmeden, olayların doğal akışı içerisinde fotoğraflanmasıdır. Belgesel düğün fotoğrafçısının en temel amacı tamamen size ait olan o günün hikayesini yaşandığı gibi anlatabilmektir. Belgesel tarzı düğün hikayelerinin en çok tercih edilme nedeni ise düğün gününüzde yaşadığınız her ayrıntının, her duygunun fotoğrafçı tarafından ölümsüzleştiriliyor olması. Bu sayede hem kendinize hem de günün koşuşturmacası içerisinde kaçırdığınız birçok ayrıntıya dışarıdan bir gözle tekrar bakabiliyorsunuz.\nUfuk Sarışen Makale - Çağdaş Düğün Fotoğrafları – Foto Atlas, Düğün Fotoğrafçısı\n\n\nKabwe\nKabwe, Afrika kıtasında bulunan Zambiya devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin orta kesiminde Merkez Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2010 resmi nüfus verilerine göre 202,914 kişi yaşamaktadır. 2000 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 176,758 kişi yaşamaktaydı.\nKabwe, Merkez bölgesinin en büyük şehri olmasının yanı sıra, ülke genelinde de en yüksek dördüncü nüfusu barındıran şehir konumundadır. \n1964 yılına kadar \"Broken Hill\" olarak adlandırılan Kabwe, ülkenin başkenti Lusaka'nın 130 km kuzeyinde yer almaktadır.\n\n\nChingola\nChingola, Afrika kıtasında bulunan Zambiya devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin kuzey kesiminde Copperbelt Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2010 resmi nüfus verilerine göre 179.658 kişi yaşamaktadır. 2000 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 147.448 kişi yaşamaktaydı.\nChingola, Copperbelt bölgesinin en büyük üçüncü şehri olmasının yanı sıra, ülke genelinde de en yüksek beşinci nüfusu barındıran şehir konumundadır.\n\n\nMufulira\nMufulira, Afrika kıtasında bulunan Zambiya devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin kuzey kesiminde Copperbelt Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2010 resmi nüfus verilerine göre 140.000 kişi yaşamaktadır. 2000 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 122.336 kişi yaşamaktaydı.\nMufulira, Copperbelt bölgesinin büyük şehirleri arasında yer almakta olup, ülke genelinde de en yüksek altıncı nüfusu barındıran şehir konumundadır. Mufulira aynı zamanda Afrika kıtasında bulunan en büyük yeraltı madenine sahiptir.\nZambiya'yı, ülkenin üçüncü devlet başkanı olarak, 2002 yılından öldüğü yıl olan 2008 tarihine kadar yöneten Levy Mwanawasa bu şehirde doğmuştur.\n\n\nBeşiktaş (futbol takımı) 1994-95 sezonu\nBeşiktaş, 1994-95 sezonunda Türkiye 1. Futbol Ligi, Türkiye Kupası ve UEFA Kupa Galipleri Kupası'nda mücadele etmiştir. Beşiktaş, 1994-95 sezonunda Türkiye 1. Futbol Ligi'nde şampiyon olmuştur. Ayrıca Türkiye Kupası'nda altıncı turda Bursaspor'a elenmiş ve UEFA Kupa Galipleri Kupası'nda da ikinci turda Auxerre'a elenmiştir.\n\n\nLivingstone, Zambiya\nLivingstone, Afrika kıtasında bulunan Zambiya devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin güney kesiminde Güney Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2010 resmi nüfus verilerine göre 136.897 kişi yaşamaktadır. 2000 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 97.488 kişi yaşamaktaydı.\nLivingstone, Güney bölgesinin en büyük şehri olmasının yanı sıra, ülke genelinde de en yüksek yedinci nüfusu barındıran şehir konumundadır.\n1911 ile 1935 yılları arasında Kuzey Rodezya'nın başkenti olan şehir, Zimbabve sınırına çok yakın bir konumda bulunmaktadır.\nAfrika kıtasında misyonerlik faaliyetlerinde bulunan İskoçyalı David Livingstone'dan ismini alan şehir, Victoria Şelalesi'ne çok yakın bir konumda bulunmaktadır. Bu özelliği nedeniyle özellikle de komşu ülke Zimbabve'de yaşanan ekonomik ve sosyal sıkıntılardan dolayı turistlerin şelalelere ulaşmak için çok daha sık tercih ettiği gezi güzergahını oluşturmaktadır.\n\n\nDemir dikeni\nDemir dikeni (Latince: \"calcitrapa\"), özellikle tahkimatlarda korumayı artırmaya yarayan anti personel silahı ve engelidir. İki veya daha çok çivi veya metalde malzemenin bir dört yüzlü oluşturacak şekilde birleştirilmesinden meydana gelir.\nKelimenin aslı Latince \"calcitrapa\" kelimesinden gelir. Yine Latince \"tribulus\" kelimesi de üzerine yalınayak basıldığında yaralanmaya yol açan yabani kimyongiller veya denizkestanesini tanımlar.\nDemir dikenlerin en erken olarak MÖ 331 yılındaki Gaugamela Savaşı'nda kullanıldığı tarihçi Quintus Curtius tarafından yazılır. Roma İmparatorluğu zamanında demir dikenine \"murex ferreus\" denilmiştir. Partlar tarafından Romalılara karşı Carrhae Muharebesinde başarıyla kullanılmıştır.\nJaponlar tarafından kullanılan demir dikenine \"makibişi\" denilir. Samuray tahkimatlarını korumak için geliştirilmiştir. Feodal Japonya'da yaygınlıkla kullaılan sandaletleri kolaylıkla delebilecek şekilde tasarlanmıştır.\nDemir dikeni II. Dünya Savaşı sırasında ve günümüzde özel harekât birliklerince sıkça kullanılmaktadır.\nDemir dikeni hayvan, savaş fili, insan ve develerin ilerleyeişini yavaşlatıp durdurabilir. Modern çağlarda lastik tekerlekli taşıtlara karşı da kullanılabilmektedir. Günümüzde özellikle toplumsal olaylarda, gösterilerde bulundurulması ve kullanılması yasaklanmıştır.\nDemir dikeni benzeri bir mantığa sahip olan punji kazığı da yere dik olarak yerleştirilmiş ucu sivriltilmiş kazıklardan oluşur. Bu tür tahkimat üzerine basma şeklinde değil kazıklarla dolu bir çukura düşme veya bubi tuzağı sonucu çarpma şeklinde çalışır.\nII. Dünya Savaşı sırasında devasa demir dikenleri anti-tank engelleri olarak kullanılmıştır. Benzer şekilli ejderha dişi de bu amaçla kullanılmıştır. Bu tür tahkimat özellikle Normandiya Çıkartması sırasında yoğunlukla kullanılmıştır.\nDemir dikeni simgesi arma biliminde sık kullanılır. Çok sayıda soylu aile ve askeri birliğin de simgesidir.\n\n\nMelik-i Acem Türbesi\nMelik-i Acem Türbesi bu türbe içerisinde I. Süleyman'ın oğlu Şehzade Bayezid ve oğullarının cenazeleri bulunmaktadır. Ayrıca Abdulvehab Gazi'nin de türbesi bulunmaktadır. Bu türbe Sivas'ta surların dışında yer almaktadır.\n\n\nLuanshya\nLuanshya, Afrika kıtasında bulunan Zambiya devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin kuzey kesiminde Copperbelt Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2010 resmi nüfus verilerine göre 120.000 kişi yaşamaktadır. 2000 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 115.579 kişi yaşamaktaydı.\nLuanshya, Copperbelt bölgesinin beşinci büyük şehri olmasının yanı sıra, ülke genelinde de en yüksek sekizinci nüfusu barındıran şehir konumundadır.\nŞehirde ayrıca Zambiya'nın en eski bakır madenciliği işletmesi bulunmaktadır.\n\n\nKasama\nKasama, Afrika kıtasında bulunan Zambiya devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin kuzey kesiminde Kuzey Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2010 resmi nüfus verilerine göre 113.779 kişi yaşamaktadır. 2000 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 74.243 kişi yaşamaktaydı.\nKasama, Kuzey bölgesinin en büyük şehri olmasının yanı sıra, ülke genelinde de en yüksek dokuzuncu nüfusu barındıran şehir konumundadır.\n\n\nİbiş'in Rüyası\nİbiş’in Rüyası, Tarık Buğra'nın 1970 tarihli romanı.\nRoman, 1930'lu yıllarda İstanbul'da geleneksel tiyatro anlayışı ile oyunculuk yapmayı inatla sürdüren bir ortaoyuncunun çileli sanat hayatını ve fırtınalı aşkını anlatır. Ortaoyununun ünlü ismi Naşit Özcan'ın hayatından ilham alarak kaleme alınan eser, yazarı Tarık Buğra'nın hayatından da izler taşır. İlk defa 1970 yılında \"Hisar Yayınları\" tarafından yayımlanan eser yazara “\"TRT Roman Ödülleri Yarışması\"”nda Başarı Ödülü kazandırdı.\nİstanbul’da bir Paşa’nın oğlu olan Nahit, on iki yaşındayken ailesiyle izlediği bir oyununu etkisiyle tiyatroya karşı yoğun ilgi duyar. Ailesi tiyatroyu sevmektedir ancak oğullarının tiyatrocu olma isteğine karşı çıkarlar. Ne olursa olsun sanatçı olmak isteyen Nahit, lise öğrencisi iken evi terk eder, Darülbedayi'ye müracaat ederek devrin ünlü ismi Muhsin Bey'in dikkatini çekmeyi başarır. Küçük rollerle tiyatro çalışmalarına başlar. Tiyatroda tanıştığı \"Vedia\" ile evlenip iki çocuk sahibi olur. Ancak Vedia, zamanla tiyatroya ilgisini kaybedip kocasını da tiyatrodan uzaklaştırmaya çalışır; bir gün çocuklarını da alarak tiyatro tutkusu hiç sönmeyen Nahit'i terk eder.\nİnişli çıkışlı bir tiyatro hayatı sürdüren Nahit, “\"İbiş\"” rolü ile başarıyı yakalar. Bu roldeki başarısı onun artık hep İbiş'le özdeşleşmesine neden olur; Shakespeare'den, Pirandello'dan oyunlar sergilemek arzusundadır ancak üzerine yapışan İbiş karakteri nedeniyle bu tür oyunlarda başarılı olamaz. Nahit, İbiş olduğunu kabullenir ve bu karakteri geliştirmek üzere çaba harcayıp mesleğinde ilerler.\nNahit oyunculuk yaptığı Nuran Tiyatrosu'nun yöneticisi olur ve onu İstanbul'un en büyük tiyatrosu haline getirir. Vedia ile çocukların hatırına yeniden birleşirler; ancak geçinememektedirler. Nuran Tiyatrosu’nun kadrosuna giren ve Nahit'in çocukluk arkadaşı olan Sadi Rıza, Nahit'in başarılarını kıskanmaktadır, onun ayağını kaydırmak için fırsat kollar. Vedia'ya Nahit'in bir metresi olduğunu söyler ve çift tekrar ayrılır.\nNahit, Veida'nın kendisini terk etmesnde Sadi'nin de etkisi olduğunu öğrenince onu tiyatrodan uzaklaştırır. Nahit'in arkadaşını tiyatrodan kovduğu gün, tiyatroya bir kantocu adayı gelir. Genç ve güzel bir kadın olan Hatice, hasta annesine ve kız kardeşine bakmak için iş istemektedir. Hatice'deki sanat yeteneğini fark eden Nahit, onunla ilgilenir. Önce kantolara çıkararak sahneye alıştırır, sonra değişik rollerle onu başarılı bir oyuncu yapar. Giderek Nahit'in Hatice'ye duyduğu hayranlık, aşka dönüşür. Hatice de ona saygı ile karışık bir ilgi duymaktadır. Aralarında çalkantılı bir ilişki yaşanır.\nSadi Rıza, tekrar tiyatroya girmek için Nahit'i ikna etmeyi başarır. Nahit'i kıskandırmak isteyen Hatice ona aşırı ilgi gösterir. Hatice’nin kendisinden uzaklaşması, diğer oyuncuların kıskançlık ve kaprisleri nedeniyle iyice yalnız kalan Nahit, Sadi Rıza’yı yeniden kovar.\nBir gece Sadi sarhoş olarak tiyatroya gelince Nahit, onu sahneye çıkarır ve rolünü onun üzerinde oynar. Bu sahne seyirciyi oldukça eğlendirirken Nahit'in iç dünyasında fırtınalar kopar ve sahneyi bırakır. Olanları dehşet içinde izleyen Hatice kendini vurur ve tiyatro kapanır.\nÜzüntüden kahrolan Nahit yaşadıklarını bir rüyaya benzetir, -nihayet bir rüyanın sonunda uyanmak gibi- gerçeklerle yüz yüze kalır.\nRoman, 1970 yılında yayınlandığında okuyucu tarafından büyük bir ilgi ile karşılamış ve bu ilgi üzerine bizzat yazar tarafından piyes olarak düzenlenmiştir. İbiş’in Rüyası piyesi, Devlet Tiyatroları tarafından 1972-1973 sezonundan itibaren sahnelendi .\nRoman, 1979 yılında Sırrı Gültekin tarafından filme alındı ve TRT televizyonlarında yayınlandı.\n\n\nUzak anılar\nUzak anılar, \"The Long Remembering\" başlığı altında 1957 yılında Poul Anderson tarafından yayınlanan bir deneyimdir.\nBu deneyim aslında \"The Magazine of Fantasy & Science Fiction\" dergisinde yayınlandı. Vol 13/5,n° 78, .\nFrancis Carsac tarafından Fransızcaya çevrildi. O da dahil, birkaç yerde daha yayınlanmıştır:\nAnlatıcı, kendisini bir bilimsel deney olarak görüyor, hipnoz altında, atalarından birinin ruhuna ulaşmayı amaçlıyor. O kişinin bazı hayat bölümlerini, birkaç saat veya gün eşdeğerinde bir kısmını yaşayacak, yeri ve gününü belirleme imkansızlığında. Anlatıcı bu deneyimi için ödeniyor. Cesedi deneyim yerinden ayrılmayacak, ve hiçbir fiziksel şey olamayacak : \"dönüşü\" bir rüya çıkışı eşdeğerinde olacak, ve o zaman\" uzak anılarını\" anlatacaktır.\nDeneyim gerçekleşir.\nİsmi Argnach ve Hommes kabilesinde yaşıyor. Sevdiği kadın, Evavy-Unaroa, dengesiz Dev'ler tarafından kaçırıldı. Devlerin maymunumsu yüzleri, uzun kolları, büyük kafatasları, gür kaşları, kısa ve dar çeneleri var. Sakar ve beceriksiz, ateşi bilmiyorlar. Fiziksel olarak çok güçlüler, ama zeki değiller.\nArgnach devlerin toplumuna gidip Evavy-Unaroa'yı kurtarmayı karar verir. Kabilesinin diğer üyeleri bu eylemine karşı uyarmaktadır, cesurca ama çok tehlikeli. Belki genç kadın çoktan ölmüştü? Kabilesinin bir üyesinin kaybı zaten yeterli değil mi? Ek olarak bir de bir savaşçının zarara uğramasını mı bırakalım? Argnach kararını korur. Bu nedenle tek başına gidecektir.\nDevlerin izlerini takip eder ve nihayet yerlerini keÅŸfeder..\nGece olduğunda, Argnach onlara saldırır : Evavy-Unaroa'nın nerede tutuklu olduğunu anlar, ve kurtarır. Ikisi kaçıp koşarak uzaklaşırlar, ve daha sonra bir kano kullanırlar. Kampa geri dönerler, kabile üyelerinin alkışları altında.\nAnlatıcı 20. yüzyılın gerçeğine geri döner. Rüyasının büyük satırlarını deneyimi organize eden bilim adamlarına teslim eder. Kendisi belki 20.000 yıl öncesine taşındığını, ve o dönem buzullararası olma ihtimalini, ve Cro-Magnon kabilesine karşı olan Neandertaller kabilesi karşı toprak mücadelesinde olduğu bir döneme gitmiş olasılığını duyururlar. Zaman yolcusu evine döner, karısının beklediği yere.\nHikâyenin sonu kısa ama dokunaklı bu satırlarla sona eriyor: Claire sigara koydu, ayağa kalktı ve bana doğru geldi.\n- Peki, canım?\n- Her ÅŸey iyi gitti, dedim. Ben biraz yorgunum. Bana biraz kahve yapabilirmisin, ister misin?\n- Tabii ki, tabii ki ... Ama sen, sevgilim nerelerdeydin?\nBeni tuttu ve mutfağa çekti.\nOna bakıyordum, temiz ve alımlı, biraz tombul, cildindeki kremle, kırmızı dudak boyasıyla, kılıfı, gözlüğü, ve özenle kıvrılmış saçları.\nBaşka bir yüz gelir aklıma, güneş ve yelden tabakalanmış bir yüz, alaca bir yele gibi saçlar, ve yaz gününün açık mavisi gibi gözler. Bana yönelmiş çilli bir burunu hatırlıyorum, ev işleri nedeniyle kararmış, ve bana doğru uzattığı işden sertleşmiş ellerini.\nVe bildim ki yaptıklarıma karşı o benim cezam olacakdı ve hiçbir zaman sonlanmiyacağını. \n\"Histoires de voyages dans le temps\" (zaman arası yolculuk hikâyeleri) toplamasının genel ön söz ile bir ön söze sahip, dahası her yeni deneyimin birey ön sözü vardır.\nDeneyiminin ön sözünde, Goimard Jacques yazdığı deneyimdeki yolcu, sübjektif bir yolculuk tamamladığını anlatıyor: \"(...) Sadece seyirci olduğunu : geçmişe yönelik hiçbir paradoks mümkünlüğü olmaması. Ama gelecekte karşılık bir tepki olabilir. \"\n\n\nTopun oyunda ve oyun dışı olması\nTopun oyunda ve oyun dışı olması, futbolda, topun hangi durumlarda oyunda hangi durumlarda oyun dışında olduğunu belirten futbol kurallarının dokuzuncu kuraldır.\nAşağıdaki durumlar dışında, maçın her iki devresinin başlangıcı ile bitişi arasındaki tüm zamanlarda top oyundadır (topun hakemlere, kale ve köşe bayrak direklerine çarpıp oyun alanı içerisinde kalması durumları da dahil):\nDaha önceden belirlenmesi koşuluyla, topun gol olup olmadığı yönünde hakem kararını desteklemek amacıyla gol çizgisi teknolojisi de kullanılabilmektedir.\nTopun oyun dışında olduğu durumlarda oyuna yeniden başlama yöntemleri ise aşağıdaki gibidir:\n\n\nÇerkesya Ermenileri\nÇerkesya Ermenileri (Çerkesçe адыгэ ермэлхэр \"Adığe-yermelher\", Ermenice չերքեզահայեր \"çerk'ezahayer\", Rusça: черкесогаи «Çerkesohaylar», черкесские армяне «Çerkes Ermenileri», горские армяне «Dağ Ermenileri», закубанские армяне «Kuban Ermenileri»), Çerkesler arasında Adigey Cumhuriyetinde Maykop'ta ve Krasnodar Krayında 1839 yılında kurulan Armavir'de (Yermelkale) yaşayan Ermeniler. 2008 rakamlarına göre 50 bin kişilik Ermeni arasında 2002 sayımına göre Batı Çerkesçesi 230 kişinin, Doğu Çerkesçesi de 222 kişinin anadilidir.\n\n\nBayram Günü\nBayram Günü (Fransızca özgün adı: Jour de fête), Jacques Tati'nin yönettiği 1949 Fransa yapımı satirik komedi filmidir. Bu film Türkiye'de Mart 1991'de 10. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nde yönetmenin diğer filmleriyle birlikte gösterilmiştir. Film İngilizce konuşulan ülkelerde The Big Day (Türkçe: \"Büyük Gün\") adıyla gösterime verilmiştir.\nSinema yazarı Georges Sadoul'a göre Max Linder'den beri en büyük Fransız komedyeni olan Jacques Tati'nin ilk uzun metrajlı filmi olan \"Bayram Günü\", yönetmenin bir önceki filmi olan, kısa metrajlı (15 dakikalık) \"L'École des facteurs\"ün (\"Postacılar Okulu\", 1947) birçok ögesini bünyesinde barındırmaktadır. Bu filmde de küçük ve sakin kasabanın 'nevi şahsına münhasır' sakar postacısı, yılda bir kez düzenlenen festivalde seyrettiği bir Amerikan propaganda filminden etkilenerek posta hizmetlerini tıpkı ABD Posta Servisi'nin hızıyla yerine getirmeye çalışır ama onun Amerikalı meslektaşları gibi ileri teknolojili araç gereçleri, helikopteri vb yoktur, onun yerine sahip olduğu külüstür bisikleti ve sonsuz azmiyle ortalığı karıştırmakta gecikmez.\nBu film de Tati'nin modern teknolojiyi amansızca eleştirdiği filmlerinden biridir ve hem yönetmenliğini yapıp hem de senaryosunu yazdığı tüm filmlerinde olduğu gibi başrolü de yine kendisi üstlenmiştir. Bu filmdeki başrol \"\"postacı François\"\", bir sonraki filmi Bay Hulot'nun Tatili'nde (\"Les Vacances de monsieur Hulot\", 1953) ilk kez adıyla sanıyla ortaya çıkacak olan Jacques Tati'nin alter egosu \"\"Bay Hulot\"\" karakterinin bir prototipidir. Sinemaya geçmeden önce müzikhollerde ve kabarelerde pandomim gösterileriyle kariyerine başlayan Tati, hayatı boyunca çok az film yapmış olmasına rağmen tüm zamanların en iyi 50 yönetmeni arasında yer almaktadır.\nTati bu filmini \"Thomson Color\" adı verilen deneysel bir renk sistemiyle çekecekti ve aynı zamanda da Fransa'nın ilk renkli filmi olacaktı, ancak bu renk sistemine güvenemeyen Tati tedbir olarak ikinci bir kamera kullanarak aynı sahneleri eşzamanlı olarak bir de siyah-beyaz filme çekti. Tati'nin kuşkuları doğru çıktı, Thomson şirketi iflas etti ve renkli negatifler kullanılamadı. Böylece \"Jour de fête\" 1949'da siyah beyaz kopyasıyla gösterime verildi. Jacques Tati 1964'te filmin bazı sahnelerini elle boyadı (kısmen renkli kopya). 1995'te ise yönetmenin kızı Sophie Tatischeff ve görüntü yönetmeni François Ede renkli kopyayı restore ettiler. Yani filmin pratikte üç farklı versiyonu vardır.\n\"Bayram Günü\" Venedik Film Festivali'nde \"Altın Aslan\" ödülüne aday gösterildi ama bu ödülü kazanamadı. Aynı yarışmada \"En İyi Özgün Senaryo\" dalında \"Uluslararası Ödül\"ü kazandı.\nZaman 1940'lı yılların sonlarıdır. Fransa'nın tam ortasında yer alan küçük ve sakin taşra kasabası \"Sainte-Sévère-sur-Indre\"de hayat son derece yavaş ilerlemektedir. Bir nehir kenarında kurulmuş olan bu yerleşim yeri, çevresinin pastoral manzarası ile aslında bir kasabadan çok şirin bir köy görünümündedir. Kasabanın sakar ve beceriksiz postacısı François (Jacques Tati) çok sevdiği ve adeta kendisiyle özdeşleşmiş külüstür bisikletiyle posta dağıtırken mümkün olduğunca ağırdan alır, her fırsatta işini bırakarak kasabalının bir takım işlerine yardımcı olmaya çalışır ama onları da yüzüne gözüne bulaştırır. Kasabalı, aklı çabuk karışan, biraz da bön bir adam olan François ile inceden dalgasını geçmektedir. İnsanlar yüzüne karşı işinin ne kadar önemli olduğu söyleyerek onu pohpohlarlar, ama arkasından da alay ederler. François küçümsendiğinin farkında bile değildir. O işini büyük bir ciddiyetle sürdürür.\n\"Bastille Günü\" dolayısıyla kasabada yılda bir kez düzenlenen panayır oranın insanlarının tekdüze hayatlarına büyük bir değişiklik getirmektedir. Panayır için her yıl gelen gezici lunapark da kasabada dört gözle beklenmektedir. Daha etkinlikler başlamadan kasaba karnaval havasına girmiştir bile. Halk büyük bir gayretle günler öncesinden hazırlıklara başlar, sokakların ve dükkânların süslenmesi, lunaparkın kurulmasına el birliğiyle yardımcı olur. Atlıkarıncaların, çadır sinemasının ve diğer oyun pavyonlarının inşasına postacı François da katılır. Nihayet 'büyük gün' gelir (Filmin İngilizce adı bu anlama gelen \"The Big Day\"dir), içki su gibi akmaktadır. Kasabalının kendisine yaptığı kötü bir şaka sonucunda şarap yerine daha sert bir içkiden içen postacı François hemen sarhoş olur. Alkolün etkisi altındayken çadır sinemasında ABD Posta Servisi'nin marifetlerini anlatan bir haber filmi seyreden François, Amerikalı meslektaşlarına özenir ve arkadaşlarının da dolduruşuyla kasabadaki posta işlerini tıpkı filmdeki postacılar gibi jet hızıyla yerine getirmeye karar verir. Ancak François, teknolojinin son nimetlerinden faydalanan Amerikalı posta görevlilerinin modern donanımına sahip değildir. Onun altında motosikletler, emrinde hızlı trenler ve helikopterler, otomatik tasnif makineleri vb yoktur, onun sadece çok sevdiği külüstür bir bisikleti vardır. Postacı bu durumdan yılacak adam değildir. Aynen filmde gördüğü sistemin hızında çalışmaya başlar ama bu nafile gayreti başına olmadık kazalar getirecek, birçok komik durum ortaya çıkacaktır.\nErtesi gün Lunapark ve göstericiler çadırlarıyla diğer malzemelerini toparlayarak kasabadan ayrılırlar. Kasaba eski sakin günlerine döner.\nJacques Tati ilk uzun metrajlı çalışması olacak \"Bayram Günü\"nü \"Thomson Color\" adı verilen deneysel bir renk sistemiyle çekecekti ve bu film aynı zamanda Fransa'nın da ilk renkli filmi olacaktı. Ancak bu renk sistemine güvenemeyen Tati tedbir olarak ikinci bir kamera kullanarak aynı sahneleri eşzamanlı olarak bir de siyah-beyaz filme çekti, yani filminin bir yedeğini almış oldu. Çekimler tamamlandığında Tati kuşkularında haklı çıktı, Thomson şirketi iflas etmiş olduğu için pozlandırılmış renkli negatifler kullanılamadı, çünkü bu hiç denenmemiş renk sistemiyle çekilmiş filmleri banyo edecek başka bir şirket bulunamıyordu. Renkli negatifler arşivlerin tozlu raflarını boylarken ekip eldeki yedek siyah beyaz negatiflerle çalıştı ve \"Jour de fête\" 1949'da siyah beyaz kopyasıyla gösterime verildi. Tati 1964'te filmin bazı sahnelerini elle boyadı (kısmen renkli kopya). 1995'te ise kendisi de bir sinema kurgucusu olan yönetmenin kızı Sophie Tatischeff ve görüntü yönetmeni François Ede renkli kopyayı arşivden indirerek restore ettiler. Yani filmin pratikte üç farklı versiyonu vardır. Bunlar:\nYedek kamerayla eşzamanlı çekilen siyah-beyaz negatiflerden kurgulanan 1949 tarihli bu ilk sürüm 70 dakikaydı.\nFilmin ilk siyah-beyaz sürümünden hiçbir zaman tatmin olmamış olan Tati 1964 yılında filmi tekrar elden geçirdi. Bazı sahnelerde yer alan bayrak, flama, balon, süsleme kâğıtları, içki kadehleri gibi nispeten küçük objelerle, filmin jenerikteki adı ve son yazısını bizzat kendi eliyle kare kare boyadı. \"Scopochrome\" adı verilen bu zahmetli işlemle yetinmeyip yeni çektiği bazı sahneleri de filme ekledi. Müziği yeniden kaydedildi. Filmin mizanseni de biraz değişmişti. Örneğin filme, önceki versiyonda olmayan yeni bir karakter eklenmişti. Filmin ilk dakikalarından başlayarak filme dahil olan bu yeni karakter genç bir ressamdı ve festivalin başlayacağı gün yürüyerek kasabaya geliyor ve izlenimlerini resim defterine çiziyordu. Olaylar sanki onun gözünden aktarılıyor, film bir anlamda onun ağzından anlatılıyordu (Filmin İngilizce DVD'sinde dış ses olarak ressamın hafif alaycı anlatımı film boyunca işitilir). Bu karakterin yer aldığı sahneler filme o kadar ustalıkla eklemlenmişti ki, özgün versiyonu bilenler en küçük bir rahatsızlık duymadılar. Ressamı oynayan aktör Alexandre Wirtz'ti ve doğal olarak sadece bu sürümün jeneriğinde adı geçiyordu. Bu sürümde haliyle filmin kurgusu da biraz değişmiş ve süresi de 86 dakikaya çıkmıştı.\nYönetmenin ölümünden çok sonra, 1995 yılında kızı Sophie Tatischeff ve sinematograf François Ede'nin arşivlerdeki Thomson Color negatiflerden restore ettiği versiyon budur. Aslında restorasyon Panoramic Films şirketinin öncülüğünde, \"Fransız Kültür Bakanlığı\", \"Ulusal Sinematografi Merkezi\", \"Film Arşivi\", Canal+, \"Fondation Groupama Gan pour le Cinéma\" ve Kodak'ın da katkılarıyla 1987 tarihinde tamamlanmıştı. Ama gösterime sunulması 1995 yılına kadar ertelenmiştir. Renkli negatifleri tamamen kayıp olan, yani eksik kalan bazı sahneler de siyah beyaz versiyondan alınan ilgili bölümlerin bilgisayar desteğiyle renklendirilmesiyle filmdeki yerlerine eklenmişlerdir. Filmin renkleri ne bugünkü filmlerin renklerine ne de o yılların parlak Technicolor renklerine benzemektedir. Soluk ve neredeyse silinmeye yüz tutmuş bu renkler biraz da fotoğrafçılığın ilk yıllarında kullanılan Lumière kardeşlerin icadı olan \"Autochrome\" renklerini andırmaktadır. Bu versiyon kurgu ve mizansen olarak daha çok 1949 versiyonuna benzemektedir ve ressam karakterinin olduğu sahneler artık filmde yer almamaktadır. Buna karşılık 1964 versiyonunda bulunmayan bazı sahneler de bu renkli versiyonda vardır. Filmin hemen başındaki kısa prolog bölümünde bir dış ses filmin çekim ve renklendirilme öyküsünü özetler. 1995 sürümü renkli versiyon 76 dakikadır.\nFilmin çekimleri II. Dünya Savaşı sonrasında Fransa'nın yaralarını sarmaya çalıştığı bir döneme denk gelmişti. Fransa, Marshall Planı çerçevesinde ABD'den ekonomik kalkınma yardımı almaya başlayan 16 ülkeden biriydi. ABD, İngiltere'den sonra en büyük yardımı bu ülkeye yapmıştı. Ancak bunun bir de bedeli vardı. Örneğin bu anlaşmanın sanat-kültür ayağı, Fransa'nın belli bir miktarda Hollywood filmini ithal etme koşulunu da dayatmaktaydı. Ulusal kültürel kimliğine her zaman sahip çıkmış ve bununla övünen, üstelik ezelden beri Amerika'nın kültürel hegemonyasından çekinmiş bir ülke için bu dayatma onur kırıcıydı. Fransızlar da savaşta kendilerini kurtaran müttefikleri ABD'ye minnet duymakla, bu yardım planına boyun eğmemek arasında ikiye bölünmüşlerdi. \"Jour de fête\" bu nedenlerle Jacques Tati'nin 'en Fransız' filmi sayılmaktadır. Filmde postacı François'nın işleri Amerikanvari yapmaya çalışması hicvedilir. Sonunda bu sistemin Fransa için 'uygun olmadığı' vurgulanır. François öykündüğü Amerikalılar gibi davranırken hep çuvallar. Yani filmde işlenen birincil tema ABD'nin Fransa'ya yaptığı \"ekonomik ve kültürel zorlama\" ve \"kültürler arası çatışma\"dır.\nFilmde işlenen diğer tema ise \"gelişen teknolojinin tüm insanlığın ortak değerlerini ve geleceğini tehdit etmesi\" temasıdır ki bu Tati'nin tüm filmlerinin ortak paydasını oluşturur.\nEsasen klasik bir dramatik örgüsü olmayan film arka arkaya sıralanmış birçok gag (gülüt)'den oluşmuştur. Hem görsel hem de laflara dayalı bu espriler ses efektleriyle de desteklenmişti. Sinemaya geçmeden önce pandomim sanatıyla uzun süre ilgilenmiş olan Tati, büyük bir titizlikle bu mimlerin koreografisini çalışmıştı. Bu \"gag\"lerden birinde kasabaya gelen panayır işçisi Roger (Guy Decomble) çadır sinemasının kurulumu sırasında çadırın önünde kasabalı genç kız Jeannette'e (Maine Vallée) kur yaparken arka planda sinemada gösterilmekte olan bir Amerikan westerninin İngilizce ses kuşağı işitilir. Filmin kahramanı olan Arizonalı kovboy da belli ki o esnada filmdeki sevgilisine kur yapmaktadır. Roger Jeannette'le konuşur gibi yaparken bu filmin ses kuşağına uygun hareket eder hattâ elindeki İngiliz anahtarını bir tabanca gibi çevirir vb, Jeannette de bozuntuya vermez duruma uyar. Ta ki bir elektrik kesintisiyle filmin sesi ağırlaşıp komik bir hale gelinceye kadar. Zaten bu noktada Roger'nin karısı (Santa Relli) duruma müdahele eder. \"Jour de fête\" Tati'nin en içten filmi, aynı zamanda tamamen kırsalda çekilmiş olan tek filmidir.\nHem görsel hem de işitsel esprilere dayanan, ses efektleriyle de süslü bu slapstick tarzındaki komedi filmi, atmosferiyle altmış yıl öncesindeki Fransa kırsalını ve küçük kasaba yaşantısını tüm güzelliğiyle betimlemektedir.\nKazandıkları\nAdaylık\n\"Bayram Günü\" (Jour de fête, 1949) filminin bugüne kadar hemen tüm ev videosu formatlarında dağıtımı yapılmıştır. Video formatlarının piyasaya ilk verildikleri versiyonları aşağıya alınmıştır.\n\n\nUzunyayla atı\nUzunyayla atı, 19. yüzyılın sonlarında 1864 yılında Kuzey Kafkasya’dan Anadolu’ya Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesindeki Uzunyayla'ya gelen Kabardey Çerkeslerinin beraberinde getirdikleri Kafkas ırkı atlar ile yük atı olarak bilinen Macar ırkı (Nonius atı) atların çiftleştirilmesi ile ortaya çıkmış bir at ırkıdır. Uzunyayla at ırkı, sürati, çevikliği, hiç durmaksızın çok uzun mesafe yol katedebilmesi, çok zeki, hisli olması ile ünlüdür. Uzunyayla atlarının Soluh, Yeluh, Yağan, Mercan ve Trama adı verilen beş ana hattan meydana geldiği ve bunlardan Soluh (yelesi kuyruğa kadar gelen at) hattının en yaygın olduğu bildirilmektedir.\nBaş uzunluğu Malakan atı hariç Anadolu atlarının hepsinden uzun olduğu gibi, Türkiye atları içinde kulak uzunluğunun baş uzunluğuna oranı en küçük olanıdır.\n1937 yılında kurulan \"Uzunyayla Koşum Atı Yetiştirme Cemiyeti\", 12 Eylül Darbesinin ardından diğer cemiyetlerle birlikte kapatılmış, başka sahip çıkan olmayınca da atlar neslinin tükenmesi tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır.\nEskiden Uzunyayla yılkılarının kış aylarını Çukurova’da geçirdiğinden Çukurova atı üzerinde Uzunyayla atının etkisi olduğu tahmin edilmektedir. Ancak Uzunyayla atlarının başları daha kaba, profilleri dış bükeydir (koçbaşlılık) ve bu özellik nedeni ile Çukurova atlarından ayrılırlar.\n\n\nEau de vie\nEau de vie, ( çoğul, eaux de vie ) meyvelerin fermantasyon'unun ardından çift damıtma yoluyla elde edilen berrak ve renksiz yüksek alkollü brendi türü içeceklerin genel adıdır. Meyve tadı genellikle çok hafif olur.\nFransızca Eau su ve vie ise yaşam anlamına geldiğinden dolayı, Türkçe çevirisiyle Hayat suyu veya Yaşam suyu anlamlarına gelir. Ancak \"Eau de vie\" olarak okunur ve telaffuz edilir. Fransızca dışında başka dil konuşulan ülkelerde genellikle, üzüm dışındaki meyvelerden yapılmış damıtılmış içecek anlamına gelir. Terimin benzer yerel çevirileri üretilen meyveye göre değişik şekillerde tabir edilebilir. Örneğin; Akdeniz ülkeleri gibi Türkiye'de üretilen ve çokça tanınan rakı da bu tür içecekler kapsamına girer. Ayrıca Eau de vie Fransızca bir terim olmasına rağmen benzer içecekler (örneğin, Almanya'da Schnapps, Romanya'da Țuică, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya'da Pálenka, Macaristan'da Pálinka, Sri Lanka'da Hindistan cevizi rakısı ve Gürcistan'da Chacha gibi... ) diğer ülkelerde de üretilmektedir. Bu tür alkollü içecekler Fransız dışında, İngilizce konuşan dünya ülkelerinde brendi olarak bilinir.\n\n\nHenrique Capriles Radonski\nHenrique Capriles Radonski (d. 11 Temmuz 1972, Karakas), Venezuelalı siyasetçi ve avukattır. 2000'den 2008 yılına kadar, Karakas'daki Baruta'nın Belediye Başkanlığını yürütmüştür. Kasım 2008'de, hükümetin adayı Diosdado Cabello'yu yenerek, Miranda Valisi seçilmiştir. 2017 yılına kadar bu görevi üstlenmiştir. 2013 yılında Hugo Chavez'in ölümünden sonra, Capriles geçici Devlet Başkanı Nicolás Maduro ile 2013 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde muhalefet adayı olarak tekrar yarışmış ve seçimi kaybetmiştir. 2017 yılında, valiliğinde meydana gelen \"idari usulsüzlük\" suçlamasından ötürü siyasi faaliyetlere katılımı Maduro hükûmeti tarafından 15 yıl boyunca yasaklanmıştır.\n1998 yılı Aralık ayı seçimlerinde Venezuela Temsilciler Meclisine seçilen Capriles, Ağustos 1999'da iki yıl için Temsilciler Meclisi başkanı olarak Anayasa Meclisi tarafından Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı. 26 yaşındayken siyasete giren Capriles, Venezuela parlamentosuna seçilmiş en genç üye olmuştur. 1998 seçimlere Venezuela'daki Hristiyan Demokratik Partisi'nden (COPEI) girmiştir.\nTemmuz 2000 seçimlerinde, Baruta'dan Belediye Başkanı seçildi. 2002 Venezuela darbe girişimi olaylarına adı karışmıştır. 12 Nisan 2002 günü, Carmona hükûmeti iktidarı aldığı sırada bazı muhalif göstericiler Karakas’daki Küba Elçiliğine giderek buranın önünde gösteri yapmaya başlarlar. Açıklanan amaçları Chávez hükûmeti üyelerinin elçiliğe sığındığı ve bu kişilerin elçilikten çıkartılması gerektiğidir. Elçiliğe karşı gösterilerin saldırıya dönüşmesi üzerine Küba Cumhuriyeti Venezuela Büyükelçisi Germán Sánchez Otero, elçiliğin bulunduğu Baruta Belediye Başkanı Henrique Capriles Radonski ile görüşmüş ve polise haber vermiştir. Ancak artık binanın elektrik ve suyunu kesen göstericilere polis müdahale etmemiştir. Elçilik önündeki gösteriyi düzenleyen ve Küba Elçiliğinin ele geçirilmesi talimatını veren kişinin o gün olay yerinde bulunan Castro karşıtı Kübalı muhalif Salvador Romaní olduğu hem elçilik görevlilerince bildirilmiş hem de yıllar sonra kendisi tarafından doğrulanmıştır. Elçiliğe karşı saldırılar belediye başkanının ve Kardinal Ignacio Velasco’nun araya girmesiyle hafifleyecek, Carmona hükümetinin devrilmesiyle de sona erecektir. Olaylardan sonra açılan kamu davası sonucu olaylarla ilgili Belediye Başkanı Radonski suçlanacak ancak suçsuz bulunacak, firari sanık Romani ise suçlu bulunacaktır.\nChavezci aday, aktör Simón Pestana'yı yenerek, oyların % 79'unu alarak, Ekim 2004'te yeniden seçildi.\n7 Ekim 2012'de, Capriles Devlet Başkanı Hugo Chavez'e karşı devlet başkanlığı seçimini kaybetti.\n\n\nGlobe Tiyatrosu\nGlobe Tiyatrosu (İngilizce: \"Globe Theatre\") 1599 yılında Shakespeare'in oyuncular topluluğu tarafından inşa edildi ve 29 Haziran 1613'de yangında yıkıldı.\n1997 yılında II. Elizabeth'in Globe Tiyatrosu'na modern bir yorum arayışı altında Shakespeare's Globe inşa edildi. Shakespeare's Globe esas tiyatronun mevkîinden yaklaşık 230 metre uzakta bulunmaktadır. Günümüzde halen daha geçmiş geleneklere saygı çerçevesi altında kapalı gişe oynamaktadır.\n\n\nTerraria\nTerraria, Re-Logic firması tarafından 16 Mayıs 2011 tarihinde piyasaya sürülen bir aksiyon-macera/rol yapma oyunudur. Steam, Xbox Live ve Playstation Network üzerinden de oynanabilir. Çıktığı gün 50.000, bir hafta içerisinde 200.000, Ocak 2013' e kadar 2.000.000 satmıştır. Oyuncunun amacı, oyuncuya sunulan 2D dünyayı araştırmak ve inşa etmektir.\nRe-logic şu an Engine software ile Terraria Otherworld projesi üzerinde çalışmaktadır.\nTerraria keşif odaklı, inşa, üretim, mücadele, madencilik üzerine türü bir yapımdır. Oyun kare ordaklı grafik tasarımı ile dönemini hatırlatan bir yapıya sahip. ve oyunlarıyla benzer olan bu oyun da keşif-aksiyon stili oynanışı ile ünlenmiştir.\nOyun belirli bir dünyada başlıyor. Oyuncu oyuna 3 temel eşya ile başlıyor: Kazı için kazma, çarpışmak için kılıç, ağaç kesmek için bir balta. Oyunda bazı yerlerde mağara bulunmakta. Bu mağaraları dolaşırken pek çok kaynaklar özellikle cevherler bulabilirsiniz. Oyuncu oyuna 100 can ve 20 mana ile başlıyor. Bu sayılar belirli eşyalarla arttırılabilir. Ayrıca bu kaynaklar ve tonla eşya haritanın yüzeyinde, genel ve nadir sandıklarda veya bazı düşmanlardan bulunabilir. Oyuncu bu kaynakları uygun üretim yerinde yeni eşyalar yapmak için kullanabilir. Örnek olarak; masa veya sandalye gibi eşyalar çalışma masasında üretilebilir, metal cevherleri fırında eritilebilir, zırhlar örs üzerinde üretilebilir. Terraria'daki birkaç gelişmiş eşya için ise pek çok üretim gerekir, bir tarifin ürünü başka bir tarifin bileşeni olabilir.\nOyuncular Terraria'da pek çok düşman tipiyle karşılaşabilir. Balçık topları, zombiler, iskeletler, uçan gözler ve lara özel çeşitli yaratıklar gibi. Bazı düşmanların ortaya çıkış olasılığı oyuncunun konumu, saat, etkinlikler, oyuncunun etkileşimleri gibi pek çok duruma bağlı olabilir. Oyuncu bu düşmanlarla kılıç, yay, büyü gücü, yaratık çağırma eşyaları ile savaşabilir. Ayrıca oyuncular nadir eşyalar, yüksek miktarda oyun için para düşüren ve farklı savaş mekanikleri mücadele edebildiği bazı Boss savaşları yapabilir. Bu boss'lar çağırma eşyalarıyla veya bazı kriterler karşılandığında rastgele olarak ortaya çıkabilirler ama bazıları sadece belirli yer ve zamanda ortaya çıkabilir. Bunları yenerek oyun içi ilerlemenizi arttırabilirsiniz.\n\n\n1974-75 Türkiye 3. Futbol Ligi\nTürkiye 3. Futbol Ligi 1974-75 Sezonu, 3. Lig'in sekizinci sezonudur.\n\n\nKosta Protić\nKosta Protić (; 29 Eylül 1831 - 4 Haziran 1892) Sırp asker ve siyasetçi.\n1855 yılında Berlin'de Topçu okulunda eğitim gördü. 1873-1875 yılları arasında savaş bakanı olarak görev yaptı. 1 Eylül 1876 tarihinde Osmanlı Devleti ile Sırp Prensliği arasında yapılan Aleksinaç Muharebesi'nde Sırp ordusunun kumandanıydı. Daha sonra 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nda Sırp birliklerine kumandanlık yaptı. 1888'de Nikola Hristić'in başbakanlığı altında tekrar savaş bakanı oldu. 19 Ocak 1889-7 Mart 1889 tarihleri arasında 1,5 aylık bir süreyle başbakanlık yaptı. Babası I. Milan'ın tahttan feragat etmesi üzerine küçük yaşta tahta çıkmış olan Aleksandar Obrenović'ın naiplerinden biriydi. 1892 yılında öldü.\n\n\nVirüs evrimi\nVirüs evrimi evrimsel biyoloji ve virolojinin virüslerin evrimiyle ilgilenen alanıdır. Pek çok virüs (özellikle RNA virüsleri) kısa jenerasyon zamanlarına ve görece yüksek mutasyon hızlarına sahiptir. Bu özellikleri doğal seleksiyonla kombine edildiğinde virüslerin yeni çevre şartlarına adapte olmalarına imkân tanır.\nVirüs evrimi özellikle influenza, AIDS (HIV), hepatit (örn. HCV) nedeniyle epidemiyolojinin önemli alanlarından biridir. Dirençli mutasyon genellikle tedavinin başlangıcından sonra, hafta veya ay içinde görüldüğü gibi başarılı aşı ve antiviral geliştirilmesinde sorunlara neden olmaktadır. Virüs evrimi üzerine geliştirilmiş ana teorilerden biri de çeyrek tür modelidir.\n=Kaynakça= \n\n\nOrteke\nOrteke (Kazak Türkçesi: Ортеке) – Kazak Türklerinin halk dansı. Onun \"kuvırşak teke, jeke biyşi ve biyşiler tobı orındaytın\" türleri var. Birincisinde masa üstüne konulan kukla-tekenin ayağı, boynu, bedenini hareketlendirme edip yapıldığında, saz şeklindeki dombıranın sesi ile hareket etmesini sağlamak için dombıracının tellere değen parmaklarına bağlanır. Böylece teke dediğimiz dağ keçisi oynamaya başlar. \n\n\nHasan Basri Özdemir\nHasan Basri Özdemir (d. 1983, Adana), Türk yönetmen.\nAslen Batmanlı olan 7 çocuklu bir ailenin en büyük çocuğudur. Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo TV Sinema bölümünü 2009 yılında bitirmiştir.\n2010 yılında çekmiş olduğu \"Toruk\" belgeseli, 2011'de 18. Altın Koza Film Festivali'nde jüri özel ödülüne layık görülmüş ve TRT ekranlarında yayınlanmıştır. Görüntü yönetmenliğini yaptığı \"Hala\" filmi 2013 yılında Cannes Film Festivali standlarında yerini almıştır. Pek çok tanıtım filmi, belgesel film, kısa film çekimleri yapmış Erciyes Üniversitesi'ni Musa Ak, Veysel Akşahin, Halil Aygün gibi isimlerle birlikte ilk defa ulusal alanda başarıya kavuşturmuştur. 2013 yılında Kırıkkale Üniversitesi Görsel, İşitsel Teknikler ve Medya Yapımcılığı bölümünde belgesel sinema derslerini vermeye başlamıştır.\nKayseri/Talas'ta bulunan Yücel Çakmaklı Film Atölyesi'nin Akif Kaya, Kerim Abanoz, Erol Mutlu ve Alper Şahin'le birlikte kurucularındandır. Bu atölyede Altınçınar Film Festivali organizasyonunun düzenlenmesiyle birlikte; fotoğrafçılık, senaryo yazımı, film izleme analiz gibi kursların verilmesi ve çeşitli atölye çalışmaları yapılmaktadır.\n\n\nAlain Madelin\nAlain Madelin (d. 26 Mart 1946, Paris) Fransız siyasetçi.\nKüçüklüğü Paris, Belleville'de geçmiştir. 16 yaşından itibaren milliyetçi akımlarda yer almış, 1963 yılında Aşırı sağcı bir çizgide bulunan Milliyetçi Öğrenciler Federasyonu'nda görev almış, aşırı sağcı Occident'nın kurucusu olmuştur. Bazı eylemlerinden dolayı mahkûmiyet almıştır.\n1968 Sonbaharı'ndan Paris Hukuk Fakültesi'ne dönmüş ve ardından Bağımsız Cumhuriyetçiler Partisi'ne kayıt yaptırmış, Valéry Giscard d'Estaing'in 1974 ve 1981 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimleri kampanyalarında yer almıştır. 1978-2007 yılları arasında milletvekilliği yapmış, yerel yönetimlerde görev almıştır. İlk kohabitasyon hükümetinde Sanayi Bakanlığı, 2. kohabitasyon hükümetinde Ticaret Bakanlığı yapmış ve ardından Alain Juppé başbakanlığında Maliye Bakanı olmuş, ancak başbakan ile ekonomi politikalarında anlaşmazlığa düşüp 3 ay sonra istifa etmiştir. 1997 yılında Cumhuriyetçi Parti'nin başına geçmiş ve partinin adını Liberal Demokrasi'ye çevirmiştir, UDF'ten ayrılmıştır. 2002 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda %3,91 oy almış ve UMP'nin kuruluşunda partisi ile beraber liberal kanat olarak yer almıştır. 2003 yılında Irak'a askeri müdahaleye destek vermiştir, 2006 yılında yaptığı açıklama ile bir sonraki seçimlerde aday olmayacağını duyurmuştur.\nParis Barosu'na kayıtlı bir avukat olup, boşanmış ve 3 çocuk babasıdır.\nMeclis\nYerel Yönetimler\nAvrupa Parlamentosu\nHükümet\nParti Yönetimi \n\n\nPaolo Renier\nPaolo Renier (d. 21 Kasım 1710 - ö. 13 Şubat 1789), 1779-1789 döneminde Venedik Cumhuriyeti'ne \"Doçe\" unvanı ile devlet başkanlığı yapan sondan bir önceki dükadir.\n31 Aralık 1778'da IV. Alvise Giovanni Mocenigo'nun ölümünden sonra yapılan seçimden sonra 14 Ocak 1779'da tahta çıktı. 10 yıl 29 gün süren Venedik Cumhuriyeti \"Doçe\"'luk saltanatından sonra 13 Şubat 1789'de Venedik'te öldü.\nVenedik Cumhuriyetinin son \"doçe\"'sindan bir önceki olan doçelik döneminde en önemli olaylar Venedik Cumhuriyeti sınırları dışında olup Fransız Devrimi'ne nedenlerin Fransa'da gelişmesidir ve Paolo Reiner'in Şubat 1789'da ölümünden sonra bu devrim 14 Temmuz 1789'da Paris'lilerin Bastille Hapishanesine hücumları ile ortaya çıkacak ve Venedik Cumhuriyeti'nin 1797'de sona ermesine neden olacaktı.\nPaolo Renier Venedikli Andrea ve Elisabette Morosini'nin oğlu idi. Ailesi çok zengindi ve Venedik'te yuksek tabakadan eski politik elit aileleriden biriydi. Tarih, antik Yunanca ve Latince dilleri ve felsefe üzerinde çalışmalar içeren bir klasik eğitim aldı. Kendinin tercüme ettiği Eflatun'un felsefe eserlerinde ele alınan idareci sınıfının sanki yeni olarak ortaya çıkmış Venedikli temsilcisi gibiydi. Çok iyi bir konuşmacı, çok inadırıcı bir hatip ve kurnaz ve başarılı politik stratejist idi. Onu bilenler onun çok kolayca taktikler bulup hiç zorluk çekmeden bunları uygulandığını belirtmişlerdir. Politik kariyere bir \"reformcu\" görüşü ile İtalya'da bulunan \"Liberte Muratori\" adlı farmason cemiyeti üyesi olarak başladı. İlk uğraşı Venedik Cumhuriyeti'nin en yüksek siyasi kurulu olan Onlar Konseyi'ne bağlı devlet sırlarının saklanmasını ve ortaya çıkartılmamasını sağlamak için kurulmuş olan \"Devlet'in Üç Soruşturucu\" kurulunun olağanüstü yetkilerini kısıtlamaya çalışmak şeklinde oldu. \nSonra kendine dış ülkelerde elçilik görevleri verilmeye başlandı. Bu görevlerin ilkini alır almaz reformcu fikirlerini değiştirdi. Eski reformcu yoldaşlarına sırtını dönerek daha tutucu olarak görülmeye başladı. Paolo Renier Venedik Cumhuriyeti adına Avusturya İmparatorluğu nezdindeki Viyana elçisi ve Osmanlı Devleti nezdindeki İstanbul elçisi oldu. Bu elçilikleri sırasında da tekrar yeni servet edindiği görüldü. Bu yeni servetine nedenin yeni mansıplar satması ve dış ülkelerle dış ticaret için büyük rüşvetler alması olduğu kabul edilmektedir.\nPaolo Reiner Venedikli yüksek tabakadan ailelerden birine mensup Guistina Dona adında bir kadın ile ilk evliliğini yapmıştır. Bu evlilikten 5 çocuğu olmuştur. Fakat karısı erkenden öldüğü için dul kalmıştır. Sonra bir varyete dansözü olan Giovanna Margherita Dalmet'i metres olarak almıştır. Bu kadın Venedik yüksek tabakasından değildi ve bu tabakanın mensuplarının isimlerinin işlendiği \"Altın Kitap\"'ta ismi tescil edilmemişti. Fakat Reiner sonra bu kadınla evlendi. Paolo Reiner Doçe olur olmaz bu ikinci karısının Altın Kitap'da tescilli bir Venedik soylusu asıllı olduğu iddiasını savunması gerekti. Gizli polis kayıtlarına göre, yeni Doçe olunca karısını yüksek tabaka mensubu ve Altın Kitap'a tescil edilmesi gerektiğini anlamıştı ve 300 kişiye rüşvet vererek onların yeminiyle karısının Altın Kitap'a isminin tescil edilmesini sağlamıştır.\n14 Ocak 1779'da yapılan \"doçelik seçmen koleji\" oylamalarında mevcut 41 oydan 40'ını alarak Venedik Cumhuriyeti \"doçe\"'lik tahtına geçti. Bazı kişiler tarafından sevilmeyip hatta nefret edildiği için suikast tehdidi mektupları almakta idi ve makamından her ayrılışında yüksek sayıda koruma ve gayet sıkı koruma tedbirleri uygulanması gerekmekteydi. Venedik halkına kendini sevdirmek için epeyce harcamalar yapmak zorunda kaldı. Bu harcamaları finanse etmek için de devlet memuriyetleri için mansıp satmaya başladı. 1780'de reformcular bu mansıp satmanın durdurulmasını istediler. Kariyerine eski bir reformcu olarak başlayan Reiner Doçe olunca eski reformcu müttefiklerinden ayrılmıştı. Bu reformculara aldırmamak ve onları dinlememekle yetinmedi ve onların tutuklanmalarını sağladı.\nVenedik etrafındaki sığ denizde, denizde şiddetli fırtınalar olduğu zamanlar sular yükselip şehrin meydan ve sokaklarının sular altında kalmasına yol açmaktaydı. Bunları önlemek için ilk defa Paola Renier hükûmet döneminde \"mürazzi\" denilen deniz duvarlarının yapılmasına başlanmıştır.\nYine Paolo Reinier döneminde Venedik birçok prestijli devlet adamını şehre misafir olarak karşılamıştı. Bunlar arasında Papa Vİ. Pius, Rusya Çar'ı I. Paul ve İsveç Kralı III. Gustav bulunmakta idi. \n1786'de Reiner'in \"doçe\"lik döneminde Alman yazarı Goethe İtalya Seyahati adlı eserini yazmak için Venedik'e gelip bir müddet kaldı ve sonra İtalya seyahatine devam etti.\n1785-1786'da gücünü çok kaybetmiş olan Venedik Donanması bir filo halinde son defa bir deniz harp seferi için Venedik'ten ayrıldı. Bu donanma filosuna Angelo Emo komuta etmekteydi. Bu filonun hedefi Osmanlı Devleti'ne resmen bağlı olan ama gayet bağımsız olarak Akdeniz'de korsanlık faaliyetleri gösteren Cezayir, Tunus ve Libya'lı korsanlara karşı güç gösterisi yapmaktı. Bu nedenle bu donanma Güney Akdeniz'de bazı korsan yatağı olan limanlarını top ateşine tuttu.\nOcak 1789'da Doçe gayet ciddi bir hastalığa yakalandı ve yatağa düştü. 13 Şubat 1789'da hayata gözlerini yumdu. Tam bu sırada Venedik'te geleneksel karnaval eğlenceleri yapılmaktaydı. Halkın eğlencelerine bir engel teşkil etmemek için Doçe'nin ölümü haberi gecikme ile halka açıklandı; Paolo Reiner'in öldüğü haberi halka ancak 2 Mart'ta ilan edildi. Doçe'yi sevmeyen büyük bir halk grubu karnaval kıyafetlerini tekrar giyinip Doçe'nin ölümünü sevinçle kutladılar. Onun aleyhine yeni alaycı şarkılar bestelenip söylendi ve yeni hicivci sone şiirleri yazılıp yayımlandı.\nCesedi \"San Nicolo da Tölentino Kilisesi\"'nde gömülmüştür ve kilise içindeki mezarı üstünde sadece tek bir kitabe yazılı mermer mezar taşı bulunmaktadır.\n\n\nYedicilik\nYedicilik ya da Arapça orijinal ismiyle Seb’îyye/İmâmet (İsmâ‘ilî i'tikadı); Bâtınî-İsmâilîyye i'tikadının İmâmet kuramını tanımlamakta kullanılan bir tâbir olup, İsmâilîlik mezhebinden olmayan diğer Şîʿî-Bâtınî i'tikatlar ile Hasan bin Sabbah'ın \"Melâhîde-i Bâtınîyye\" i'tikadı için de geçerlidir. Irak kıt’asında fi’len Şîʿa-i Bâtın’îyye’yi teşkilâtlandıran Meymûn’ûl-Kaddâh’dan itibaren zamanımızdaki Hindistan Bâtınîleri’nin reisi ve Nizârî İsmâilîleri’nin mukaddes makâmının Sâhib-î Â’zamları olan Ağa Hanlar’a gelinceye kadar geçen on üç asırlık “Bâtınîlik” tarihini topyekün mütalaa etmedikçe bu önemli harekâtın ortaya çıkardığı mezhebe dâir hakikî bir fikir elde etmek mümkün değildir.\n\"“Bâtınîlik Hareketi”\" Mısır’da Fâtımî Hâlifelerinden Ebû Tamîm Ma’add el-Mûstensir bil-Lâh’tan, İran’da Hükümet-î Melâhide’yi kuran meşhur Hasan bin Sabbah’ın Elemût Devleti’ndan, Suriye Bâtınîler Reisi Râşid’ûd-Dîn Sinan’ın ikâmet ettiği Misyaf Kalesi’nden, Anadaolu’da bütün Bâtınîlerce üstâd-ı â’zam mertebesine yükseltilmiş olan Hallâc-ı Mansûr, Ebû’l Vefâ Harezmî, Baba İlyâs Horasanî, Hacı Bektaş Veli ve Fadl’Allah Ester-Âbâdî’den İmâd’üd-Dîn Nesîmî’ye kadar süregelen uzun bir yolda yürüyen şahsiyetlerden, bil’umum Afrika Bâtınîliği’ni idare eden İbn-i Meserret’ten, Hindistan Bâtınîliği’ni meydana getiren Ahmed bin Keyyâl’den, ve Türkistan Bâtınîliği’ni kuran Nâsır-ı Hüsrev’den oluşan koca bir teşkilâtlanmanın ürünü olarak vücûda gelmiştir.\nBir taraftan eski İran ruhu ve perestişkârlığı ile Arap haricîliği, kendi siyâsi ihtirâslarını tatmin amacıyla kutsî birer hakikât şeklinde sundukları masalları, uydurdukları efsane ve hurafeleri, Şiîliğin umumî çatısı altında kaynaşan tarikât ve mezhepler aracılığıyla Türk toplumlarının i’tikatlarının içine sokmayı başarmış, onları ruhî bünyelerinden yaralayarak yüzyıllar boyunca gelişme ve ilerlemelerine engel olmuş, ve en nihâyetinde de onları İslâmiyet’in saf ve gerçek imân ve i’tikadından uzaklaştırmayı başarmışlardır. Diğer taraftan da mistik ve felsefî nazariyât vasıflarıyla bir takım tarikâtlerin tanıttığı efkârın temsilcisi konumunda bulunan, ve gün geçtikçe de göçebe Türk kâvimleri üzerindeki etkilerini arttıran Rind, Kalender ve Babalar, bilûmum “Şîʿa-i Bâtın’îyye” mezheplerinin Türkler arasında yayılmasında başrolü oynamışlardır.\nİslâm’ın hudutlarının gün geçtikçe genişlemesi neticesinde Zerdüştîler, Mâniler, Harran Sâbîileri, Yunan felsefe sisteminin tâkipçileri, Keldanîler, Irak Nebtîleri, Asur dinlerinin kalıntıları ve Şamanîler hep Bâtınîliğin i’tikadî hudutları içerisine dâhil edilmiş bulunuyorlardı. Türkler arasında yüzyıllarca sönmeden süregelen bu akidelerin ilk kaynakları da Alevî-Bâtınîliği’nin yönetim merkezlerine bağlı bulunmaktaydı. Tüm Alevî-Bâtınî mezheplerinin temellerini oluşturan bu önemli yolun kökenin başka dinlerin şemsiyesi altında barındığı ve İslâmiyet’in bünyesine daha sonradan nüfuz ettiği anlaşılmaktadır. \"Karamîta, İsmâ‘îl’îyye, Seb’îyye, Muhammer’îyye, Mübeyyezâ (El-Mukannaʿîyye), Nizâr’îyye, Sabbah’îyye ve Melâhide-i Bâtın’îyye\" gibi daha bir takım isimler de ayni \"“Bâtınî-Alevîlik”\" teşkilâtının çeşitli muhitlerde aldıkları değişik nâmlar arasındadır. Batılılar ise doğuda “Melâhide-i Bâtın’îyye” olarak adlandırılan kola \"“Haşşaşiyôn / Assassins”\" adını vermişlerdir.\nBu konuda ortaya atılmış birkaç kuram bulunmaktadır:\n“Eshâb-ı Şek” adı verilen avâm mezhebin siyâsi kimliği ve taşıdığı dinî akideler hakkında herhangi bir fikre sahip değildi. Mezhebin asıl amacı ve gayesi sadece yüksek makamları işgal etmekte olan dâîler tarafından bilinmekteydi. Davetler dokuz mertebeye ayrılmış olup davetçiler de bu taksimata göre hareket etmeğe mecburlardı. Bu arada, “Bâtınîler” tarafından ortaya bir de “İmâm-ı Muhtafî” mes’elesi atılmıştı. Bu kurama göre, “Dünya hiçbir zaman imâmsız kalamaz ve de kalmayacaktır. İmamet Ali’den İsmâil bin Câ'fer el-Mûbarek’e gelinceye dek hep aşikâr iken, İsmâ‘il bin Câ’fer’den sonra ise hep gizli kalacaktır.” Bu yeni kuram aracılığıyla “Şîʿa-i Bâtın’îyye Mezhebi” bir nev’i kendi yolunu imâm silsilesi açıkça belirgin olan Bâtınî İsmâilîyye mezhebinden de ayırmış bulunmaktaydı. Aslında, bu fikirde İran kisralarının muhteşem makâmları saklıydı. Ali’nin torunu Ali Zeyn el-Âb’ı-Dîn’in annesinin soyunun İran hükümdârlarından oluşu, ondan gelen nesil vasıtasıyla İrânîliğin merkezine işaret etmekteydi. Şîʿa-i Bâtın’îyye Teşkilâtı’nın güçlenmesi üzerine ʿAbd Allâh İbn-i Meymûn da artık Araplar’a karşı olan nefretini gizlemeye gerek görmemekte ve el altından Ehl-i Beyti imha siyâseti izlemekteydi.\nAbbâsîler devrinde (M. 750 – M. 1258) çeşitli Şîʿa fırkaları tarafından yönetime karşı gizli bir muhalefet hareketi tertip edilmekteydi. Bu muhalefet gruplarının arasında Ön-İsmâ‘îlî topluluklarının destekçilerinin en tanınmışlarından olan \"“Mûbârek’îyye”\" adı verilen topluluk ta yer almaktaydı. İsmâ‘îlî düşünce sistemine göre, \"İmâm Câʿfer es-Sadık\" (M. 702 – 765) ikinci oğlu olan İsmâil bin Câ'fer el-Mûbarek’i (M. 721 – 755) İmâmet’e veliaht olarak tayin etmişti. Bununla beraber, İsmâ‘îl babasından evvel vefat etti. Bazıları onun gizlendiğini iddia ettiyseler de, Ön-İsmâ‘îlî fırkaları onun ölümünü kabul ettiler ve İsmâ‘îl’in en büyük oğlu olan Muhammad bin İsmâ‘îl’i (M. 746 – 809) imâmları olarak tanıdılar. Muhammad bin İsmâ‘îl, mensuplarının çoğu Küfe’de oturan “Mûbârek’îyye Fırkası” ile olan alâkasını tüm yaşamı boyunca sürdürdü.\nİsmâ‘îl bin Câ’fer el-Mûbarek’in yedinci ve sonuncu imam olduğuna inananlar “Yediciler” veya “Yedici İsmâ‘îlîler” olarak tanımlandılar. M. 809 yılında Muhammad bin İsmâ‘îl’in vefatı üzerine “Mûbârek’îyye Fırkası” da ikiye ayrıldı. En önemli ve fa’al kolunu Karmatîler’in oluşturduğu “Yediciler,” İsmâ‘îl bin Câfer el-Mûbarek’in oğlu olan Muhammad bin İsmâ‘îl’in gizlenen Mehdi olduğuna ve bir gün adâlet dağıtmak üzere tekrar ortaya çıkacağına inandılar. Muhammad bin İsmâ‘îl’in öldüğünü kabûl eden ve daha sonraki yıllarda \"“Fâtımî İsmâ‘îlîleri”\" olarak ortaya çıkan küçük fırka ise günümüzde mevcut olan çağdaş İsmâ‘îlî mezheplerinin oluşumuna öncülük ettiler. Böylece, gizlendikleri yerleri ve isimleri bilinmeyen imâmların yönetimi altına giren İsmâilîyye mezhebi, kendi i'tikatlarını \"“Dâîler – Dâvetçiler”\" aracılığıyla ana karargâhları olan Suriye’den etrafa yaymağa başladılar. Bu hâdise, daha sonraları Mustâlîlik kolunun yayılmasında etkin bir araç hâline dönüşecek olan “Dâvah” hareketinin ruhânî başlangıcına işaret etmekteydi. \nArap ruhunu kendi içinden ağır bir şekilde yaralamağa yönelik çok önemli bir projenin uygulanmasında rol üstlenen \"“Ebû’l-Hattâb Mehmed bin Zeyneb”\" adında çok zeki bir köle, gelecekte vuku bulacak hâdiseleri önceden kestirebilmeye olanak sağlayan bir ilmîn esrarına vâkıf olduğu iddiasıyla, müphem ve esrarlı fikirler üzerinde merak uyandırmağa pek müsait bir muhitte, \"“Benî Esed\"\" havalisinde ortaya çıktı. “Ebû’l-Hattâb Mehmed bin Zeyneb” elinde bulundurduğu bir kuzu derisinin üzerinde yazılı birtakım işaret ve harfler vasıtasıyla \"“gizemli”\" bir ilmin keşf ve istihracından yararlandığını anlatmakta ve bu ilmin kendisine İmâm Câʿfer-i Sadık tarafından öğretildiğini de eklemekteydi. İşte doğuda hurûf ilminin temelleri arasında yer alan esrarlı bilgilerin başında gelen \"“Cifr İlmî”\" esasta bu kuzu derisine yazılı olan şeylerden meydana gelmekteydi. Bu karmakarışık ilimden hiç kimse bir şey anlamadığı gibi \"İmâm Câʿfer-i Sadık\" ta hâdiseden bihâberdi. Durum berraklığa kavuşur kavuşmaz Ehl-i Beyt’in riyâsetini temsil eden Câʿfer derhal \"“Ebû’l-Hattâb”\" ile hiçbir alâkası bulunmadığını ilân etti.\n\n\nYediciler\nel-İsmâʿîliyyetû'l-hâlise / el-İsmâʿîliyyetû'l-vâkıfa; ya da Yediciler () İsmâilîyye Şiîliğinin bir koludur. İsmâil bin Câ'fer el-Mûbarek'in Yedinci ve sonuncu imâm olduğuna inanmalarından ötürü \"\"Yediciler\"\" olarak ün salmışlardır. En meşhur ve fa'al olan kollarını Karmatîler'in oluşturduğu \"\"Yediciler\",\" İsmâ'il bin Câ'fer'in oğlu olan Muhammed bin İsmâ'il el-Maktum'un bir gün adalet dağıtmak üzere dünyaya Mehdi olarak geri döneceğine de inanmaktadırlar. Bazen, İsmailîliğin Mustâlîlik ve Nizarîlik kolları da yediden fazla imâma sahip olmalarına rağmen \"\"Yediciler\"\" olarak adlandırılmaktadırlar.\nAbbâsîler devrinde (M. 750 – M. 1258) çeşitli Şîʿa fırkaları tarafından yönetime karşı gizli bir muhalefet hareketi tertip edilmekteydi. Bu muhalefet gruplarının arasında Ön-İsmâ‘îlî topluluklarının destekçilerinin en tanınmışlarından olan \"“Mûbârek’îyye”\" adı verilen topluluk ta yer almaktaydı. İsmâ‘îlî düşünce sistemine göre, \"İmâm Câʿfer es-Sadık\" (M. 702 – 765) ikinci oğlu olan İsmâil bin Câ'fer el-Mûbarek’i (M. 721 – 755) İmâmet’e veliaht olarak tayin etmişti. Bununla beraber, İsmâ‘îl babasından evvel vefat etti. Bazıları onun gizlendiğini iddia ettiyseler de, Ön-İsmâ‘îlî fırkaları onun ölümünü kabul ettiler ve İsmâ‘îl’in en büyük oğlu olan Muhammad bin İsmâ‘îl’i (M. 746 – 809) imâmları olarak tanıdılar. Muhammad bin İsmâ‘îl, mensuplarının çoğu Küfe’de oturan “Mûbârek’îyye Fırkası” ile olan alâkasını tüm yaşamı boyunca sürdürdü.\nDaha sonraları İsmâ‘îl bin Câ’fer el-Mûbarek’in Yedinci ve sonuncu imâm olduğuna inananlar \"“Yediciler”\" veya \"“Yedici İsmâ‘îlîler”\" olarak tanımlandılar.\nM. 809 yılında Muhammad bin İsmâ‘îl’in vefatı üzerine “Mûbârek’îyye Fırkası” da ikiye ayrıldı. En önemli ve fa’al kolunu Karmatîler’in oluşturduğu “Yediciler,” İsmâ‘îl bin Câfer el-Mûbarek’in oğlu olan Muhammad bin İsmâ‘îl’in gizlenen Mehdi olduğuna ve bir gün adâlet dağıtmak üzere tekrar ortaya çıkacağına inandılar. Muhammad bin İsmâ‘îl’in öldüğünü kabûl eden ve daha sonraki yıllarda \"“Fâtımî İsmâ‘îlîleri”\" olarak ortaya çıkan küçük fırka ise günümüzde mevcut olan çağdaş İsmâ‘îlî mezheplerinin oluşumuna öncülük ettiler. Böylece, gizlendikleri yerleri ve isimleri bilinmeyen imâmların yönetimi altına giren İsmâilîyye mezhebi, kendi i'tikatlarını \"“Dâ’îler – Dâvetçiler”\" aracılığıyla ana karargâhları olan Suriye’den etrafa yaymağa başladılar. Bu hâdise, daha sonraları Mustâlîlik kolunun yayılmasında etkin bir araç hâline dönüşecek olan “Dâvah” hareketinin ruhânî başlangıcına işaret etmekteydi. \nİmâmların numaralandırılması \"(İsnâaşerîyye)\" ile aynıdır, fakat İmâmet son imâm olarak kabul edilen 7. İmâm İsmâil bin Câ'fer el-Mûbarek \"(Yedinci Ali)\" ile nihâyete erdirilmektedir.\n\n\nHilary Koprowski\nHilary Koprowski (d. 5 Aralık 1916, Varşova - ö. 11 Nisan 2013, Philadelphia), Çocuk Felci aşısını ilk kez başarıyla uygulayan Polonyalı hekim, araştırmacı ve bilim adamı.\nKoprowski'nin, ilk kez 1950 yılında geliştirdiği aşı sayesinde felç edici ve öldürücü etkiye sahip hastalık ortadan kalkmıştı.\nÇocuk felci için ilk başarılı ağız yoluyla aşıyı geliştiren araştırmacı Dr. Hilary Koprowski 1957'den beri yaşadığı Philadelphia'daki evinde 11 Nisan 2013'te 96 yaşında ölmüştür.\n\n\nİsmail bin Ca'fer es-Sâdık\nİsmail bin Ca‘fer es-Sâdık (719/728 - 755), İmam Cafer-i Sadık'ın en büyük oğlu ve Şiîliğin İsmâilîyye Mezhebi'nin ismini aldığı şâhsiyettir.\nBabasından önce öldüğünden fiilen imâm olamamıştır. İsmâilîyye'ye göre İmâmet İsmâ‘îl bin Câfer el-Mûbarek’in oğlu Yedinci imâm olan \"\"Muhammed bin İsmâ‘îl eş-Şâkir\"\" ile devam eder.\nAbbâsîler devrinde (M. 750 – M. 1258) çeşitli Şîʿa fırkaları tarafından yönetime karşı gizli bir muhalefet hareketi tertip edilmekteydi. Bu muhalefet gruplarının arasında Ön-İsmâ‘îlî topluluklarının destekçilerinin en tanınmışlarından olan \"“Mûbârek’îyye”\" adı verilen topluluk ta yer almaktaydı. İsmâ‘îlî düşünce sistemine göre, \"İmâm Câʿfer es-Sadık\" (M. 702 – 765) ikinci oğlu olan İsmâil bin Câ'fer el-Mûbarek’i (M. 719 ÷ 722 – 762) İmâmet’e veliaht olarak tayin etmişti. Bununla beraber, İsmâ‘îl’in babasından evvel vefat etmesi üzerine, onun ölümünü kabullenen \"Ön-İsmâ‘îlî fırkaları\" İsmâ‘îl’in en büyük oğlu olan Muhammad bin İsmâ‘îl’i (M. 746 – 809) imâmları olarak tanıdılar. İsmâ‘îl bin Câ’fer el-Mûbarek’in ölümünü kabullenemeyeyen ya da gayba halinde gizlenen Mehdi olduğuna inananlar ise “Yediciler” veya “Yedici İsmâ‘ilîler” olarak tanımlandılar.\n\n\n2012 NBA Playoffları\n2012 NBA Playoffları, Amerika Profesyonel Basketbol Liginin 2011-2012 normal sezonun bitiminde başlamıştır. Doğu Konferansı şampiyonu Miami Heat, Batı Konferansı şampiyonu Oklahoma City Thunder takımını NBA finalleri serisinde 4-1 ile yenerek tarihindeki ikinci şampiyonluğu elde etmiştir. Yıldız oyuncu Lebron James finallerin en değerli oyuncusu seçilmiş ve bunu kariyerinde ilk defa kazanmıştır. Utah Jazz ilk defa eski antrenorleri Jerry Sloan dışında playfflara katılma hakkını elde etmişti. San Antonio Spurs e ilk turda 4 maçı da kaybederek elendiler. Doğu Konferansı nda sekizinci sırada yer alan Philadelphia 76ers takımı konferansı birinci sırada bitiren Chicago Bulls u ilk turda 4-2 ile eleyerek bunu NBA tarihinde başaran beşinci takım oldu. Miami Heat geçen seneden sonra bir kez daha finallere yükselmeyi başardı ve Oklahoma City tarihinde ilk defa finallere kalan Oklahoma City Thunder takımının rakibi oldu. Finallerin ilk maçını Thunder kazanmasına rağmen Heat arka arkaya dört maç kazanarak şampiyonluğu elde etti. Bu kulüp tarihi adına ikinci şampiyonluktu ve Lebron James kariyerinde ilk defa finallerin en değerli oyuncusu olma ödülünü aldı.\nChicago normal sezonda 2-1 üstünlük sağladı.\nSon Playoff eşleşmesi: 1991 Doğu Konferansı Yarı Finalleri (Chicago 4–1 kazandı).\nMiami normal sezonda 3 maçı da kazandı.\nSon Playoff eşleşmesi: 2000 Doğu Konferansı Yarı Finalleri (New York seriyi kazandı 4–3).\nOrlando normal sezonda 4 maçın 3 nü kazandı (3-1)\nSon Playoff eşleşmesi: 1995 Doğu Konferansı Finalleri (Orlando kazandı. 4–3).\nBoston normal sezonda iki maç kazandı (2-1)\nSon Playoff eşleşmesi:2008 Doğu Konferansı İlk Tur (Boston seriyi kazandı 4–3).\nMiami nomral sezonda 3-1 kazandı\nSon Playoff eşleşmesi: 2004 Doğu Konferansı Yarı finalleri (Indiana kazandı 4–2).\nPhiladelphia normal sezonda 2-1 ile kazandı\nSon Playoff eşleşmesi: 2002 Doğu Konferansı İlk Tur (Boston kazandı 3–2)\nBoston normal sezonda yapılan dört maçın üçünü kazandı (3-1):\nSon Playoff eşleşmesi: 2011 Doğu Konferansı Yarı finalleri (Miami kazandı 4–1).\nSan Antonio kazandı 3–1\nSon Playoff eşleşmesı: 2007 Batı Konferansı Finalleri (San Antonio kazandı 4–1).\nOklahoma Cityö dört maçın üçünü kazandı (3-1)\nSon Playoff eşleşmesi: 2011 Batı Konferansı Finalleri (Dallas kazandı 4–1).\nLos Angeles Lakers normal sezonda üç maç kazandı. 3-1\nSon Playoff eşleşmesi: 2009 Batı Konferansı Finallerı (Los Angeles Lakers kazandı 4–2).\nThe Clippers normal sezonda iki maç kazandı 2-1\nSon Playoffları eşleşmesi: Clippers ve Grizzlies ilk defa 2012 Playofflarında karşılaştılar.\nSan Antonio iki maç kazandı 2-1\nSon Playoff eşleşmesi: Spurs ve Clippers tarihleri nde ilk defa 2012 playofflarında karşılaştılar\nOklahoma normal sezonda iki maç kazandı 2-1\nSon Playoff eşleşmesi: 2010 Batı Konferansı İlk Tur (Los Angeles Lakers kazandı 4–2).\nSan Antonio normal sezonda yapılan üç maçın ikisini kazandı 2-1\nSon Playoffları eşleşmesi: 2005 Batı Konferansı Yarı finalleri San Antonio seriyi 4–2 ile kazandı\nHer iki takımda normal sezonda birer kez maç kazandı\nSon Playoff eşleşmesi: Her iki takımda bu playoff'ta ilk defa karşı karşıya geldiler.\n\n\nMuhammed bin İsmâil eş-Şâkir\nMuhammed bin İsmâil eş-Şâkir ya da Muhammed bin İsmâil el-Mektûm ( Doğumu: 746 – Ölümü: 809 ) İsmail bin Ca'fer es-Sâdık'in oğlu ve İsmaililik Mezhebi'nin kurucusudur.\nAbbâsîler devrinde (M. 750 – M. 1258) çeşitli Şîʿa fırkaları tarafından yönetime karşı gizli bir muhalefet hareketi tertip edilmekteydi. Bu muhalefet gruplarının arasında Ön-İsmâ‘îlî topluluklarının destekçilerinin en tanınmışlarından olan \"“Mûbârek’îyye”\" adı verilen fırka da yer almaktaydı. İsmâ‘îlî düşünce sistemine göre, \"İmâm Câʿfer es-Sadık\" (M. 702 – 765) ikinci oğlu olan İsmâil bin Câ'fer el-Mûbarek’i (M. 721 – 755) İmâmet’e veliaht olarak tayin etmişti. Bununla beraber, İsmâ‘îl'in babasından evvel ölümü üzerine bazıları onun gizlendiğini iddia ettiyseler de, Ön-İsmâ‘îlî fırkaları onun ölümünü kabullenerek İsmâ‘îl’in en büyük oğlu olan Muhammad bin İsmâ‘îl’i imâmları olarak tanıdılar.\nM. 809 yılında Muhammad bin İsmâ‘îl’in vefatı üzerine “Mûbârek’îyye Fırkası” da ikiye ayrıldı. Bunları içinde en önemli ve fa’al kolunu Karmatîler’in oluşturduğu “Yediciler,” İsmâ‘îl bin Câfer el-Mûbarek’in oğlu olan Muhammad bin İsmâ‘îl’in İslâm'ın gerçek islahâtçısı olan gizlenen Mehdî, yeryüzünde adaleti hâkim kılacak olan son nâtık nebi, ya da kâ'im olduğuna inanarak adâlet dağıtmak üzere bir gün tekrar geri döneceğini beklediler.\nMuhammad bin İsmâ‘îl’in öldüğünü kabûl eden ve daha sonraki yıllarda \"“Fâtımî İsmâ‘îlîleri”\" olarak ortaya çıkan küçük fırka ise günümüzde mevcut olan çağdaş İsmâ‘îlî mezheplerinin oluşumuna öncülük ettiler. Böylece, gizlendikleri yerleri ve isimleri bilinmeyen imâmların yönetimi altına giren İsmâilîyye mezhebi, kendi i'tikatlarını \"“Dâ’îler – Dâvetçiler”\" aracılığıyla ana karargâhları olan Suriye’den etrafa yaymağa başladılar.\nİmâmet (İsmâilî i'tikadı), Şîʿa’nın diğer fırkalarında olduğu gibi imâmların adedinin aslında \"On İki\" değil de \"Yedi\" olduğu esâsı üzerine inşa edilmişti. \"Yedi\" adedinin kudsiyeti ile mezhebin bütün temsiliyeti “Bâtınîlik” i'tikadının kurucusu ve \"\"Yedinci İmâm\"\" olan Muhammed bin İsmâ‘îl eş-Şâkir'e aitti. Yedicilik i'tikadına göre kâdim dinler tamamen ilga edilmiştir ve bu yedi imâmın dini yaymakla ve yüceltmekle görevlendirilmiş birer de yardımcıları bulunmaktadır. Peygamberlere “Nâtık/Konuşan” ve yardımcılarına ise “Sâmet/Susan \"(Esâs/Vâsi)\" İmâm” unvanları verilmiştir. Her yedi “Sâmet” silsilesinin sonunda bir “Nâtık” gönderildiği ve böylece dinin sürekli olarak geliştirildiğine inanılır. İmâmet (İsmâilî i'tikadı) temelinde \"\"Yedili Devir\"\" inancını ihtiva eder. İslâm Dîni'nin ilk peygamberi kabul edilen Âdem’den ve oğlu Şit’ten itibaren altı tane \"“Nâtık–Sâmet”\" silsilesi gönderilmiştir. Âdem ile oğlu Şit de sayıldığında en önemli ve \"\"Yedinci\"\" \"“Nâtık–Sâmet”,\" \"\"Muhammed bin İsmâ‘îl eş-Şâkir\"\" ile \"\"ʿAbd Allâh İbn-i Meymûn\"\" olarak ortaya çıkmaktadır. Bu \"“Nâtıklar ve Sâmetler silsilesi”\" sırasıyla: 1. Âdem ile oğlu Şit, 2. Nûh–Sam, 3. İbrahim–İsmâ‘il, 4. Mûsâ–Hârun, 5. İsâ–Şem’ûn, 6. Muhammed bin ʿAbd Allâh–Ali bin Ebâ Tâlib, ve 7. Muhammed bin İsmâ‘il (Meymûn’ûl-Kaddâh)–ʿAbd Allâh İbn-i Meymûn ve oğulları olarak verilmektedir. Kur'ân-ı Kerîm'in tasavvufî yorumunu yapan ve gözle görülen eşyanın mânalarını kaldıran ʿAbd Allâh İbn-i Meymûn'dur. Her \"Bâtınî,\" dinî tekliflerin yürürlükten kaldırılmakla birlikte sadece milletlerin an’anelerine hürmeten bunlara değer verildiğine, ve diğer İslam mezheplerinde daha önceleri yapılmış olan bütün semavî nass’ların açıklamaları ile nakledilen hadislerin tamamının uydurma olduğuna inanmakla yükümlüdür.\n\n\nGöksun Çavdar\nGöksun Çavdar (d. 8 Şubat 1974 Vernon, Fransa) Türk klarnet virtüözü. 11 yaşında Türkiye'ye geldikten sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’na girerek Tülay Örser’den klarnet ve Kamil Özler'den kompozisyon eğitimi aldı. İlerleyen yıllarda sibemol klarnetin yanı sıra alto saksofon ve soprano saksofon çalarak birçok sanatçıya eşlik etti.\nTürk popüler müziğinin büyük bir bölümüne katkıda bulunan sanatçı sayısız albümde çaldı ve Türk popüler müziğinin önde gelen isimlerine sahnede ve albüm kayıtlarında eşlik etti. Bunlardan bazıları: Ajda Pekkan, Burcu Güneş, Candan Erçetin, Fahir Atakoğlu, Göksel Baktagir, Gürol Ağırbaş, Halil Sezai, Kenan Doğulu, Nil Karaibrahimgil, Mısırlı Ahmet, Ozan Doğulu, Sezen Aksu, Sıla, Volkan Konak, Zara, Zuhal Olcay, Zülfü Livaneli.\n22 yıldır kadrosunda yer aldığı Devlet Modern Folk Müziği Topluluğu’nun yanı sıra Nabız ve Ozan Doğulu Project ve Rubato'nun da bir üyesi olan Göksun Çavdar, bu projelerle eş zamanlı olarak bir yandan birlikte çalıştığı müzisyenlere konser ve stüdyoda eşlik ederken, bir yandan da film, dizi ve belgesel müzikleri yapmaktadır.\n\n\nEjderha diÅŸi\nEjderha dişi, ilk olarak II. Dünya Savaşı sırasında kullanılmış olan anti-tank engeli tahkimattır. Tank ve mekanize piyade hareketini engelleyip ölüm bölgelerine sevk etmek için kullanılır. Siegfried Hattında yoğun olarak kullanılmıştır. Bu engeller özel istihkam birlikleri ve araçları tarafından temizlenebilmektedir.\nEjderha dişi II. Dünya Savaşı sırasında Avrupa'daki çoğu cephede kullanılmıştır. Nazi Almanyası tarafından Siegfried Hattı ve Atlantik Duvarı boyunca yoğunlukla kullanılmıştır. Ejderha dişi türüne göre değişmekle beraber genellikle 90 ila 120 cm uzunluğundaydı. Ejderha dişlerinin arasında mayın ve tel üstüvane gibi ilave tahkimat konulurdu. Fransız Ordusu tarafından Maginot Hattında kullanılmış, İngiltere'de ise olası bir Nazi işgaline karşı 1940-1941 döneminde sahil savunma hatlarına döşenmişti.\nEjderha dişi genellikle mayınlı arazinin ardından kullanılırdı. Yaklaşık 30m genişliğinde hat boyunca dökülen betonun üzerine ve alttan kazılıp patlatılamayacak şekilde toprağın yaklaşık 1 metre altında kalacak şekilde yerleştirilirdi. Ön sıralardaki ejderha dişleriyle arka sıralardakilerin yükseklikleri farklı olabilirdi. Özellikle tankların geçmesini imkânsız hale getirecek şekilde ve sıklıkla yerleştirilirdi. Ejderha dişleriyle korunan bölgelerde kullanılan ilave tahkimatla beraber özellikle topçu birliklerinin de zarar veremeyeceği önemli bir engel halini alırdı.\nÇok sayıda kullanılmalarından ve uzun süre boyunca sağlam kalabilen yapısından dolayı günümüzde hala binlerce ejderha dişi eski muharebe meydanlarında görülebilmektedir.\nGünümüzde İsviçre stratejik bölgelerde ejderha dişi kullanmaktadır. Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki sınır bölgesinde ejderha dişleri hala varlığını korumaktadır.\n\n\nBülent Tezcan\nBülent Tezcan (18 Mayıs 1965, Havza), Türk siyasetçi ve eski Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı. 30 Temmuz 2012 - 10 Ağustos 2018 tarihleri arasında Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü. 2011 yılından beri yapılan tüm genel seçimlerde Aydın milletvekili olarak meclise girdi.\nBülent Tezcan 18 Mayıs 1965 tarihinde Samsun'un Havza ilçesinde doğdu. Babasının adı Ferhat, annesinin adı Hanım'dır. 1989 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu.\n1990 yılından itibaren Aydın'ın Kuşadası ilçesinde serbest avukat olarak çalışmaya başladı. Çok sayıda demokratik kitle örgütünde üye ve yönetici olarak çalıştı. Kuşadası İlçe Başkanlığı ve iki dönem Aydın İl Başkanlığı görevlerini sürdürdü. Evli ve iki çocuk babası olan Tezcan, orta düzeyde İngilizce bilmektedir.\nİlk defa 2011 Türkiye genel seçimleri'nde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aydın milletvekili olarak meclise giren Tezcan, 30 Temmuz 2012 tarihinde CHP Hukuk ve Seçim İşlerinden sorumlu genel başkanlığı görevine başladı. Haziran 2015 ve Kasım 2015 Türkiye genel seçimleri'nde tekrar CHP Aydın milletvekili olarak meclise girdi. Anayasa Komisyonu üyesidir. Ayrıca Adalet Komisyonu üyeliği de yaptı.\nTezcan, 29 Ekim 2016 tarihinde milletvekilliği yaptığı Aydın'da bir restoranda silahlı saldırıya uğramış ve ayağından yaralanmıştır. Bacağından yaralanan Tezcan ameliyat edildi. Restoranda silahlı saldırıya uğramasına ilişkin \"Sükunetli yaklaşmak gerekiyor. Şu anda zaten güvenlik güçlerimiz olaya müdahale  etmiş durumda.\" ifadelerini kullanmıştır.\n\n\nKarakaya, Ürgüp\nKarakaya, Nevşehir ilinin Ürgüp ilçesine bağlı bir köydür.\nKarakaya Köyü, Nevşehir’e 39 km, Kayseri’ye 35 km uzaklıktadır. Güneybatısında Aksalur, batısında Sofular, 8 km güneyinde Kızılırmak'ın geçtiği Sarıhıdır köyleri ile komşu Kayseri il sınırına yakın yer almaktadır. 1140 m rakımlıdır. Erciyes Dağı köyden görülmektedir. Köy tipik iç anadolu karasal iklime sahiptir. Köyün güneyinden ipek yolu geçtiği bilinmektedir. Uluyol olarak bilinen bu yol Avanos, Saruhan tarafından gelip köyün arazisi içinden geçerek Kayseri'ye uzanmaktadır.\nKöyde yaklaşık 157 hane bulunmaktadır. Köyde iş imkânları fazla olmadığından sanayi kentlerine iç göçler nedeniyle nüfus azalmaktadır. Köy nüfusu yurt dışında Almanya, Hollanda, Belçika, Avusturya gibi ülkelerde yaşamakta, yurt içinde çoğunluk Ürgüp, Nevşehir, Kayseri gibi civar kentlerde ikamet etmektedir. Yaz nüfusu buralardan gelen gurbetçilerle birlikte nüfus iki katına çıkmaktadır.\ntarım ve hayvancılık geçim kaynağı olarak yapılmakta ama eskiye nazaran azalış görülmektedir. Köy, yapılan araştırmalara göre su kaynakları bakımından zengin bir yatağa sahiptir. Köyün ayvası meşhurdur. Bunun yanı sıra üzüm, elma, kayısı, kabak, arpa ve buğday gibi ürünler yetiştirilmektedir. Meşhur yiyecekleri; tandır yemekleri, tandır çöreği, yufka, bazlama, mantı, erişte, bulamaç, asidedir.\nKöyde ilköğretim okulu vardır ancak ortaöğretim için öğrenciler Aksalur kasabasına veya Ürgüp’e gitmektedirler. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon vardır. Yollar asfalt kaplamadır. Köyde birer adet köy kahvesi ve camii bulunmaktadır.\nKöyün kuruluşu tam olarak bilinmemekle birlikte 17.-18. Yüzyıla dayanmaktadır. İlk yerleşenler hakkında söylenenler Kozaklı ilçesine bağlı Taşlıhöyük köyünden gelen kardeşlerden bir kısmı göç edip buraya yerleşmişlerdir. Köyün ilk yerleşim yeri vadi içerisinde bulunan kayadan oyma mağaralarda yaşanmakta idi. Köy içinde ne zaman yapıldığı bilinmeyen ve şu an viran halde bulunan bir kale bulunmaktadır. Köy mezarlığı içerisinde yaşadığı tarih tam bilinmeyen Şeyh Ahmet Dede adında bir zat yatmaktadır. Türbe içerisindeki Arapça yazılarda Hicri 1220 tarihli duvar yazıları bulunmaktadır. Türbe hakkında çeşlitli rivayetler vardır. Köyün güneyinde Aksalur arazisinde yer alan Alocaş mevkiinde 2002 yılında yapılan çalışmalar sonucunda dünyanın en eski şarap üretim mahzenleri bulunmuştur. Alocaş mahzenleri yanında eski bir mezarlıkta bulunmaktadır. Yine oraya yakın Beşiktepe mevkiinde kayadan oyma damlar mevcuttur. Sarımamad denilen yerde dere içerisinde tarihi kesin bilinmeyen yaklaşık 3x3m. ebatlı bir kaya kilise bulunmakta; kilise içinde mezar odalar, duvarlarında ise tahrip olmuş resimler ve işaretler bulunmaktadır. Kazankaya ve Kalecikkaya da değişik görünümüyle ilgi çeken yerler arasındadır.\n\n\nHalide Ä°ncekara\nHalide İncekara (d. 18 Eylül 1959, Değirmenlik, Akseki, Antalya, Türkiye), Türk siyasetçi.\nYönetici; İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ni bitirdi. Yüksek lisansını aynı fakültede uluslararası işletmecilik alanında tamamladı.\nÖzel sektörde üst düzey yönetici olarak çalıştı. Gazete ve dergi köşe yazarlığı, televizyon'da program danışmanlığı yaptı. Gençlik, çocuk, kadın-aile ile ilgili dernek ve vakıf kuruculuğu ile yöneticilikleri görevlerini üstlendi. 1999 yılında İstanbul Küçükçekmece'den İl Genel Meclis Üyeliği'ne seçildi. Gönüllülük adında yayınlanmış bir kitabı bulunmaktadır.\nTBMM 22, 23 ve 24. Dönemde İstanbul Milletvekili seçildi. TBMM'de 22. Dönemde Avrupa Konseyi ve BAB üyeliklerinde bulundu. Çocuk Hakları İzleme Komitesinin kurucuları arasında yer aldı. 22. Dönemde çocuklarda ve gençlerde artan şiddet eğilimi ile 23. Dönemde kayıp çocukların sorunları araştırılması ve gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonlarının Başkanlığını yaptı. 23 ve 24. Dönemde Türkiye-AB KPK Üyesi oldu. 24.Dönemde Üstün Yetenekli Çocuklar Araştırma Komisyonu Başkanlığı görevini yürüttü.\nİncekara, AK Parti Genel Başkan Danışmanlığı görevini de yürütmektedir. Ayrıca Üsküdar Üniversitesinde projelerden sorumlu rektör danışmanı olarak görev yapmaktadır.\nİngilizce bilen İncekara, evli ve 3 çocuk annesidir.\n\n\nSable kurabiye\nSable kurabiye shortbread hamurundan yapılan bir çeşit kurabiye veya bisküvidir. İlk olarak Aşağı Normandiya Caen de yapılmiş olabilir. Sable yapımında en yüksek kalitede tereyağı kullanılır. Tereyağı dışında un, yumurta sarısı, ve şeker içerir. İsteğe bağli vanilya, badem, limon ve ya çikolata eklenebilir. Bu kurabiyelerle sandviç kurabiyesi yapılabilir.\n\n\nAziz Yusuf Günü\nSaint Joseph Günü (\"Almanca konuşulan ülkelerde Josefstag\") Katolik Kilisesinin önemli dini bayramlarından biridir. Her yıl 19 Mart'ta Yusuf (Yeni Ahit) ile Meryem'in anısına kutlanır.\nBavyera'de \"Josefi\" günü, İsviçre'de bazı yerlerde \"Seppitag\" ve Avusturya'nın bazı yerlerinde \"Josephinentag\" denildiği de olur.\nJoseph anmaları özellikle ortaçağda Avrupa'da gelişmiştir. 19 Mart günü ise ilk olarak 12. yüzyılda ortaya çıktı. 1870'te Papa IX. Pius Joseph'i tüm kilisenin koruyucu azizi olarak ilan etti.\nJoseph veya Josef katoliklerde oldukça sık kullanılan bir ilk isimdir. İsim gününün kutlandığı bölgelerde aile ve arkadaş çevresi arasında kendi anlamını taşır. Joseph Kitab-ı Mukaddese göre marangoz olduğu için işçilerin, özellikle el işçilerinin ve marangozların koruyucusu sayılır. Bunun dışında evlilik koruyucusu olarak da kabul edilir.\n\n\nDenizci Sinbad\nDenizci Sinbad ya da kısaca Sinbad, kurgusal bir denizci ve hikâye kahramanıdır. Sinbad, Orta Doğu kökenli bu hikâyenin yanı sıra Binbir Gece Masalları'nda da geçer. Asya, Afrika ve Güney denizleri boyunca yaptığı seferler sırasında karşılaştığı fantastik, büyülü ve farklı canavarlar ve yaşadığı olayları konu alır, farklı kültürlerde farklı hikâyeleri bulunur.\nBatı kültüründe Sinbad'ın sık sık özgün hikâyeleri yazılmıştır. Çocuklar için çizgi roman ve filmleri de vardır.\n\n\nTafoni\nTafoni, kaya yüzeyinde oyuk biçimindeki bir aşınma şeklidir.Kurak, yarıkurak, sıcak bölgelerde granitoid yerlerde kayaların çukur yerleri ile gölgede kalan bölümlerinde, kılcallığa bağlı olarak oluşan 1 metre ya da daha büyük çukurluklara denilmektedir.Nemli ve ılıman bölgelerdeki daha küçük boyutlu Tafonilere “bal peteği erozyonu,arı yuvası” gibi adlar verilmektedir.\n\"Tafoni\" kelimesinin kökeni belirsizdir. Tafoni Yunancada mezar anlamına gelen “taphos” kelimesinden gelir. Tafoni ile ilgili bilinen en eski yayın 1882 yılında ortaya çıkmıştır.\nKıyı bölgelerinde ve kurak alanlarda tuzlu malzemenin ayrışmasına ve ayrıca mikroorganizmaların aşındırmasına veya ufalanmaya yol açan günlük sıcaklık değişmelerine bağlı olarak meydana gelir. Kimyasal ayrışma, tuz kristaizasyonu, rüzgar erozyonu, donma-çözülme tafoniyi oluşturan temel etkenlerdir. Tafoni granit ve kireçtaşı gibi granül bir kayanın içinde bulunmaktadır. Tafoniler küçük mağara özellikleri de göstermektedir.Bunlar genellikle bir yamaç,uçurum veya kayaların aralarında ortaya çıkmaktadır. Tafoni dünyanın her bölgesinde, genellikle gruplar halinde her türlü ortamda bulunabilirler; ancak deniz bölgelerinde, gelgit alanları ile yarı kurak ve kurak çöllerde çok miktarda bulunmaktadır. Ayrıca granitik kayaçlarda da görülür. Oluşumlarında litoloji ve iklim değişiklikleri etkili olmuştur.\nTafoninin küçük versiyonlarına “Alveol” denir. Alveollerin oluşumlarının tuz ayrışması sonucu olduğu öne sürülmüştür. Bunlar Hindistan'ın Tar Çölü, Jodhpur-Ajmer, Ürdün’ün Petra kenti, Kıyı Kaliforniya bölümünde bulunur. Ayrıca Dünya genelinde Kutup bölgelerinde ve Antarktika’da bulunmaktadır.\n\n\nAhmet Hamit Selgil\nAhmet Hamit Selgil (d. 1902, İstanbul) - (ö. 8 Aralık 1989), Türk asker ve siyasetçi.\nAskerî Tıbbiye mezunudur. Frengi Hastalıkları uzmanıdır. Kolordu Ser Tabip Muavinliği, Gülhane Cildiye Asistanlığı ve Başmuavinliği, Ankara Cebeci Hastanes# Cilt Hastalıkları Mütehassıslığı, Ankara Deri ve Tenasül Dispanseri Baştabîpliği, Devlet Demiryolları İdaresi Ankara Hastanesi Uzman Doktorluğu, Tıp Fakültesi Dermatoloji Kliniği Uzmanlığı ve Ögretim Görevliliği, Gureba Hastanesi Mütehassıslığı, Türkiye Maarif Cemiyeti Başkanlığı, TBMM VII. Dönem Afyonkarahisar, VIII. Dönem Ankara Milletvekilliği yapmıştır. Evlidir.\n\n\nMuammer Eriş\nMuammer Eriş (d. 1897, Bursa - 24 Eylül 1973), Türk siyasetçi.\nİstanbul Darülfünun Riyaziye Bölümü mezunudur. Hollanda Bankası Memurluğu, Deutsche Orient Bank Memurluğu, Türkiye İş Bankası Muhasebe Müdürlüğü, İstanbul Şubesi 2.Müdürü ve Müdürlüğü, Genel Müdür Yardımcılığı ve Genel Müdürlüğü, TBMM V. Dönem (Ara Seçim), VI., VII. ve VIII. Dönem Ankara Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve dört çocuk babasıdır.\n\n\nİsa'nın göğe yükselişi\nİsa'nın göğe yükselişi ya da İsa'nın miracı (, İsviçre ve Lichtenştayn'da Auffahrt), Hristiyanlıkta İsa'nın Tanrı'nın yanına geri çekilmesi olayıdır. Paskalya'dan 39 gün sonra, Paskalya orucundan ise 40 gün sonra kutlanır. Bu yüzden bayram daima perşembe gününe denk gelir. Bu şekilde en erken 30 Nisan'da, en geç 3 Temmuz'da kutlanır.\nHristiyan öğretisindeki miraç günlerinden biridir. İsa'nın öldükten 3 gün sonra dirildiğine ve birçok insana görüldükten sonra, 40. günde havarilere görünüp, göğe, Tanrı'nın yanına yükseldiğine inanılır.\n\n\nİsa'nın dirilişi\nİsa'nın dirilişi, Hristiyanlıkta İsa'nın çarmıha gerildiği cuma gününü izleyen pazar gününde mucizevi şekilde hayata dönmesi olayıdır. Hristiyan inancının ve teolojisinin merkezî doktrini olarak kabul edilir ve İznik Konsili'nin kararlarına göre o \"Kutsal Kitap'ta belirtilene uygun şekilde üçüncü gün yeniden dirildi.\"\nPaskalya Bayramı, İsa'nın dirildiğine inanılan 3. gün kutlanır. \n\n\nÄ°zzet Ulvi Aykurt\nİzzet Ulvi Aykurt (d. 1879, Eskişehir) - (ö. 8 Kasım 1957), Türk siyasetçi.\nMülkiye Mektebi mezunudur. Eskişehir Şer’iye Mahkemesi Kayıt Memurluğu ve Başkatipliği, Kütahya Tahrirat Katipliği, İzmit, Kayseri, Gümüşhane Sancakları İdare Meclisi Başkatipliği, Mekke Emaneti Divan Efendiliği, Ulukışla ve Akşehir Kaymakamlıkları, Ankara Erkek Lisesi Tarih Öğretmenliği, Hâkimiyet-i Milliye Yazarlığı ve Yazı İşleri Müdürlüğü, Müdâfaa-i Hukuk 1. Grup Katipliği, Maarif Vekaleti Hususi Kalem Müdürlüğü, Türk Ocakları Muallimler Birliği Umumi Katipliği, Türk Dili Tetkik Cemiyeti Kol Başkanlığı, TBMM II., III., IV. ve V. Dönem Afyonkarahisar, VI. Dönem Hakkâri, VII. Dönem Eskişehir Milletvekilliği ve IV. Dönem Parlamentolar Türk Grubu Kurucu Üyeliği yapmıştır. Evli ve üç çocuk babasıdır.\n\n\nİsa'nın çarmıha gerilişi\nİsa'nın çarmıha gerilişi, MS 30 ve 33 arasında bir dizi sorgulama ve işkencenin ardından Roma'nın Yahudiye eyaletine bağlı Golgota'da İsa'nın çarmıha gerilmesi olayıdır. Yeni Ahit müritlerinde bu olaydan bahseden metinler, diğer antik kaynaklar tarafından ispatlanmış olan dört kanonik müjde ile ve Hristiyan olmayan kaynaklar tarafından doğrulanan tarihsel ve teolojik bir olay. \nHer bir kitapta İsa'ya ilişkin bu beş olay, diğer tüm Kitab-ı Mukaddes hikâyelerinden çok daha detaylı bir biçimde anlatılır. Araştırmacılar neredeyse saat saat olayın gelişmesini okura anlatmak istendiğini belirtirler.\n\n\nPietro Lando\nPietro Lando (d. 1462 - ö. 9 Kasım 1545 ), 1539–1545 döneminde Venedik Cumhuriyeti'ne \"Doçe\" unvanı ile devlet başkanlığı yapan 78'inci dükadır. 28 Aralık 1538'de Doçe Andrea Gritti'nin ölümünden sonra yapılan seçimden sonra 19 Ocak 1539'da tahta çıktı. 6 yıl 9 ay 20 gün süren Venedik Cumhuriyeti \"Doçe\"'lük saltanatından sonra 9 Kasım 1545'te 82 yaşında Venedik'te öldü.\nVenedik yüksek tabakası mensupları olan Giovanni Lando ve Stella Foscari'nin oğlu idi. Eğitiminde, diğer aristoratik Venedikli gençler gibi, klasik Yunan Eflatun felsefesi incelemeleri ağırlıklı oldu. Gençliğinde birçok Venedikli gibi Yakın ve Orta Doğu'da deniz ticaretinde çalıştı.\nVenedik'e döndükten sonra önce hukukçu-avukat olarak işe başladı. Sonra Vatikan'a Papalık Devleti nezlinde Venedik Cumhuriyeti elçisi olarak gönderildi. Bu görevden sonra Venedik donanması komutanı (kaptan-general) olarak tayin edildi ve bu yüksek görevi başarılı olarak ifa etti. 1509'da Papalık Devleti orduları ile Faenza'da bir muharabe sırasında esir oldu. Papalık devleti zindanlarında üç yıl tutuklandı. Ancak 1512'de salıverildi. Bu tutuklama ve Papalık zindanlarında gördüğü kötü muamele yüzünden bundan sonra epeyce zaman evine inzivaya çekildi.\nSonra Venedik Cumhuriyeti'ne bağlı Padova'ya şehir valisi, podesta, olarak tayin edildi. Bu görevde iken Padova Üniversitesi'nde çok kalıcı reformlar yaptı. 1534'te Venedik Cumhuriyeti'nin önemli devlet görevlerinden biri olan \"San Marco Proküratöorü (Başssavcı)\" görevine getirildi. Bu görevi yaparken Doçe Andrea Gritti'ye yakınlığı ile tanındı. 268 Aralık 1538'de Gritti ölünce doçe olmaya en favori aday olarak görülmekteydi.\nGerçekten \"doçe seçmenler konseyi\" tarafından 19 Ocak 1539'da \"doçe\" olarak seçildi. Geleneksel yeni \"doçe\" seçilme kamu eğlenceleri, dört kişinin ölmüne sebep olan bir paralı katil olayı dolayısıyla gecikti ama katil yakalanıp idam edilince gecikmiş eğlenceler yapıldı.\nVenedik Doçe'si olduğu zaman 1537-1540 Osmanlı-Venedik Savaşı devam etmekte idi. Osmanlı orduları Venedik'in doğu komşusu olan Dalmaçya kıyılarını ve hinderland arazilerini ellerine geçirmişlerdi. Bu savaş içinde Lando daha \"doçe\" olmadan Osmanlı donanması 28 Eylül 1538'de Preveze Deniz Savaşı'nı kazanmıştı ve Osmanlı Kaptan-ı Deryası Barbaros Hayreddin birçok Venedik elinde bulunan Ege Denizi adalarını ve Mora yarımadasında bulunan Venedik kıyı kalelerini eline geçirmişti. Pietro Lango Vendeik Cumhuriyeti '\"doçe\"'si olarak bu savaşa sona vermek için 1540'ta Osmanlı Devleti ve I. Süleyman ile, içinde birçok Venedik aleyhinde madde ihtiva eden bir antlaşma imzalaması gerekti. Bu antlaşma ile Venedik Mora kıyılarında bulunan kalelerini kaybetti; Mora yarımadasından tümüyle çekilmeyi taahhüt etti ve ayrıca yüksek bir tazminat ödemeyi kabul etti.\n1539'da ve 1543'de havanın tarım için elverişli olmaması yüzünden birçok kırsal arazide yaşayan köylü ve şehirlerde yaşayan fakir düşük tabaka halk mensupları büyük açlık çektiler. Bu nedenle Venedik'te Lando hiç sevilmeyen bir \"daco\" niteliği kazandı.\n1544'te Papalığın İtalya'da engizisyon araştırmaları ve muhakemeleri uygulamak istemesi dolayısıyla Papalık ile Venedik arasında bir anlaşmazlık çıktı. Venedik Cumhuriyeti, İtalya'da epeyce büyük bir arazinin de hükümdarlığını yapan Katolik Papası ve kilisesinin kendi topraklarında nüfuz kazanmasını istemediği için İtalya engizisyonunun Venedik Cumhuriyeti topraklarında uygulanmasını yasakladı.\nLando yaşlandıktan sonra hükûmet etmeyi kendi başına hiç danışman dinlemeden yapması hakkında çok şikayetler ve söylentiler şehirde ortaya çıkmaya başladı. Venedik Cumhuriyeti devlet ilerigelenleri onu ileri yaştan dolayı bunaklaması nedeniyle Doçe tahtından indirmeyi düşünmeye başladıkları belgelenmiştir. Fakat 82 yaşında iken 9 Kasım 1545'te öldü. Mezarı Sant'Antonio di Castello Kilisesinde idi ama bu kilise 1807'de yıkıldığı için günümüzde Venedik'te bulunmamaktadır.\n\n\nMusa Kazım Tunç\nMusa Kazım Tunç (d. 1875, Karahisarı - ö. 9 Şubat 1967), Türk asker ve siyasetçi.\nHarbiye mezunudur. Edirne Kolağalığı, Binbaşılık, Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Dairesi ve Konya Redif Fırkası Görev, 2. Kolordu Kurmay Subaylığı, Yarbaylık, Ankara Ahzı Asker Kurmay Başkanlığı, 1. Ordu ve Adana Menzil Müfettişliği, Miralaylık, Konya Ahzı Asker Kalem Başkanlığı, Müdafaa-ı Millye Vekâleti Asker Alma Dairesi Başkanlığı, Ankara 5. ve Konya 4. Kolordu Asker Alma Heyeti Başkanlığı, TBMM II. ve III. Dönem Afyonkarahisar Milletvekilliği ile II. Dönem Lahiya Encümeni Reisliği yapmıştır. Evli ve beş çocuk babasıdır.\n\n\n2012-13 NBA sezonu\n2012-13 NBA sezonu Amerikan Profesyonel Basketbol Ligi (NBA)'in 67. sezonudur. 30 Ekim 2013'te başlayan normal sezon 17 Nisan günü sona ermiştir. 17 Şubat 2013 tarihinde Houston da 62. si düzenlenen All-Star yıldızlar karması maçını Batı takımı 143-138 kazanmıştır. Playofflar 20 Nisan günü başlayacaktır.\n\n\nÄ°zzet Akosman\nİzzet Akosman (d. 1897, Afyonkarahisar) - (ö. 2 Ekim 1973), Türk siyasetçi.\nFransız Lisesi ve Cenevre Yüksek Ticaret Mektebi mezunudur. Afyon Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Üyeliği, İstanbul Ticaret ve Zahire Borsası Kuruculuğu, Akosmanzade İzzet Firması Kuruculuğu, İstanbul Ticaret Odası İdare Heyeti Üyeliğ ve TBMM III., IV., V. ve VI. Dönem Afyonkarahisar Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve bir çocuk babasıdır.\n\n\nKatolik Yortusu\nCorpus Christi (okunuşu \"korpus kristi\", ) veya Corpus Domini, Katolik Kilisesi'nin Efkaristiya âyininde İsa'nın \"gerçek\" et ve kanı yenilerek kutlanılan önemli bir yortusudur. Litürjide yortuya \"İsa'nın eti ve kanı yortusu\" denilir, bâzı yörelerde \"Prangertag\" veya \"Blutstag\" da denilir. İngilizce ve İspanyolca konuşulan ülkelerde ise Latince \"Corpus Christi\" adı kullanılır.\nBu Katolik yortusu, Paskalya'dan 60 gün sonraki Perşembe günü kutlanır ve bu yüzden 21 Mayıs ile 21 Haziran tarihleri arasına düşer. Yortu, Paskalya'dan önceki Kutsal Hafta ve Kutsal Perşembe ile ve İsa'nın Son Akşam Yemeği ile de ilişkilidir. Kutsal Hafta'nın sakin karakterinden dolayı Kutsal Perşembe günü cafcaflı gösterilere izin verilmez. Bu yüzden Katolik yortusu Hamsin Yortusu'ndan iki hafta sonraki Perşembe günü yapılır. Korpus Christi'nin resmî bayram olarak kabul edilmediği ülkelerde ise yortu Pazar günü yapılır.\n\n\nAli Haydar Çerçel\nAli Haydar Çerçel (d. 1890, Afyonkarahisar) - (ö. 18 Ağustos 1966), Türk siyasetçi.\nMülkiye mezunudur. Maliye Vekaleti 2.Şubede 4.Sınıf Katiplik, Afyon Lisesi, Afyon Öğretmen Okulu Öğretmenlikleri, Afyon Lisesi Müdürlüğü, Burdur, Aydın-Muğla ve Saruhan Maarif Müdürlükleri, Maarif Vekaleti Ortaöğretim Şube Müdürlüğü, Erzurum Bölgesi Maarif Eminliği ve TBMM III., IV., V., VI ve VII. Dönem Afyonkarahisar Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve iki çocuk babasıdır.\n\n\nCemal Akçin\nCemal Akçin (d. 1889, Afyonkarahisar) - (ö. 18 Aralık 1940), Türk siyasetçi.\nHukuk Mektebi mezunudur. Afyon Elektrik Müessesesi Müdürlüğü ve TBMM IV., V. ve VI Dönem Afyonkarahisar Milletvekilliği yapmıştır.\n\n\nKimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi\nKimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi, Ebru Nihan Celkan yazdığı tek perdelik tiyatro oyunu. İstanbul'da yaşayan bir transseksüel olan Umut'un hayatının anlatıldığı eser, ilk kez 17 Aralık 2012'de Altıdan Sonra Tiyatro'da Sumru Yavrucuk'un yönetmenliğinde sahnelendi. Yavrucuk, aynı zamanda Umut karakterini de canlandırdı.\n2012 yılında Altıdan Sonra Tiyatro bünyesinde \"6 Üstü Oyun\" projesi başlatıldı. Bu proje kapsamında oyun yazarları Ayşe Bayramoğlu, Civan Canova, Ebru Nihan Celkan, Mirza Metin, Yeşim Özsoy Gülan ve Yiğit Sertdemir bir araya geldi ve her biri \"bugün\" temasıyla yeni bir oyun yazdı. Aralık ayından itibaren ise tiyatroda yeni oyunları prömiyeri yapılmaya başlandı. Celkan'ın bu proje dahilinde yazdığı \"Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi\", ilk kez Sumru Yavrucuk'un rejisiyle 17 Aralık 2012'de prömiyer yaptı.\nTek kişilik bir oyun olan \"Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi\"'nin kahramanı Umut'tur. Umut, seyirciye anılarını, ailesini, hayallerini, acılarını, transeksüel olduğu için yaşadığı zorlukları, aldığı tehditleri mizahi bir dille anlatır.\nOyunun Kumbaracı50 topluluğu tarafından ilk kez sergilenişinin aldığı ödüller:\n\n\n2013 NBA Playoffları\n2013 NBA Playoffları Amerika Profesyonel Basketbol Ligi 2012-13 normal sezonun bitiminde 20 Nisan 2013 tarihinde başlayacaktır. Her iki konferanstan 8 er takım şampiyonluk mücadelesi verecektir. Konferans birincileri konferansın sonuncusu olan takımla eşleşir. 2. sıradaki takım 7. ile 3. sıradaki 6. sırada yer alan ile karşılaşırken 4. ve 5. sıradakiler birbiri ile eşleşirler. Dallas Mavericks 2000 yılından sonra ilk defa playofflarda yer almadı. Denver Nuggets normal sezonda 57 galibiyet alarak kulüp rekoru kırdı ve üçüncü sırada yer aldı. Los Angeles Clippers tarihinde ilk defa 50 galibiyet barajını geçerek playofflara adını yazdırdı. Ligi ilk sırada bitiren geçen senenin şampiyonu Miami Heat 66 galibiyet ile kulüp rekorunu genişletti. 2012 yılında Brooklyn'e taşınan Nets organizasyonu; ligde 49 galibiyet alarak playofflara ilk defa katılma hakkı elde etti. Normal sezonda \"yılın en çok gelişme gösteren oyuncusu\" ödülüne layık görülen Indiana Pacers forveti Paul George playofflarda ilk turda karşılaştıkları Atlanta Hawks eşleşmesinin ilk maçında 23 sayı, 11 ribaund ve 12 asist ile kariyerinin ilk playoff triple double'ını yapmış oldu. Üst üste üçüncü kez finallere kalmayı başaran Miami Heat serinin son maçında San Antonio Spurs takımını yenerek kulüp tarihinin üçüncü şampiyonluğunu elde etti. Lebron James geçen seneden sonra bu senede finallerin en değerli oyuncusu seçildi.\nMiami normal sezonda rakibine karşı 3 kez galip geldi (3-1)\nSon Playoff eşleşmesi: Her iki takımda ilk defa 2013 Playoffları nda karşı karşıya gelecekler\nNew York normal sezonda rakibine karşı 3 kez galip geldi (3-1)\nSon Playoff eşleşmesi: 2011 Doğu Konferansı İlk Tur Boston kazandı (4–0)\nHer iki takım normal sezonda birbirlerine karşı ikişer galibyet aldı (2-2)\nSon Playoff eşleşmesi: 1996 Doğu Konferansı İlk Tur (Atlanta seriyi kazandı 3–2).\nChicago normal sezonda rakibine karşı 3 kez galip geldi (3-1)\nSon Playoff eşleşmesi: 1998 Doğu Konferansı İlk Tur Chicago New Jersey karşısında seriyi 3-0 kazandı\nHer iki takımda normal sezonda ikişer maç kazandı (2-2):\nSon Playoff eşleşmesi: 2011 Doğu Konferansı Finalleri (Miami seriyi 4-1 kazandı)\nHer iki takımda normal sezonda ikişer maç kazandı (2-2):\nSon Playoff eşleşmesi: 2000 Doğu Konferansı Finalleri (Indiana seriyi 4-2 kazandı)\nIndiana normal sezonda 2-1 üstünlük sağladı\nSon Playoff eşleşmesi: 2012 Doğu Konferansı Yarıfinalleri (Miami 4–2 kazandı)\nOklahoma City normal sezonda 2 maç kazandı (2-1)\nSon Playoff eşleşmesi: 1997 Batı Konferansı Yarıfinalleri Houston, Seattle SuperSonics karşısında seriyi 4-3 kazandı\nSan Antonio normal sezonda iki maç kazandı (2-1)\nSon Playoff eşleşmesi: 2008 Batı Konferansı Finalleri (Los Angeles seriyi kazandı 4–1)\nDenver normal sezonda üç maç kazandı (3-1)\nSon Playoff eşleşmesi: Her iki takımda ilk defan bu Playoff eşleşmesinde karşı karşıya gelecekler\nLos Angeles Clippers normal sezonda üç maç kazandı (3-1)\nSon Playoff eşleşmesi: 2012 Batı Konferansı İlk Tur (Los Angeles seriyi 4–3 kazandı).\nMemphis normal sezonda 2 maç kazandı (2-1)\nSon Playoff eşleşmesi: 2011 Batı Konferansı Yarıfinalleri (Oklahoma City seriyi kazandı 4–3).\nNormal sezon eşleşmesi\nHer iki takımda norma sezonda ikişer maç kazandı (2-2)\nSon Playoff eşleşmesi: 1991 Batı Konferansı İlk Tur (Golden State kazandı 3–1)\nHer iki takımda normal sezonda iki maç kazandı: (2-2)\nSon Playoff eşleşmesi: 2011 Batı Konferansı İlk Tur (Memphis 4–2 kazandı)\nMiami Heat normal sezonda oynanan iki maçıda kazandı: (2-0)\nSon Playoff eşleşmesi: Her iki takımda ilk defa 2013 NBA Finallerinde karşı karşıya geldi\n\n\n2014 NBA All-Star Maçı\n2014 NBA All-Star Maçı 16 Şubat 2014 günü New Orleans şehrinde New Orleans Arena da oynanmıştır. 63. düzenlenecek olan etkinlikler 2013-14 NBA ligi nin devre arasında olmuştur. NBA ligi komisyoneri David Stern 16 Nisan 2012 tarhinde açıklamıştır. 6 yıl aradan sonra New Orleans ikinci kez All-Star Hafta sonu müsabakalarına ev sahipliği yaptı. Doğu Karması, Batı Karmasını 163 - 155 yendi. Cleveland Cavaliers takımının oyun kurucusu Kyrie Irving maçın en değerli oyunucusu seçildi.\n\n\nMeryem'in Göğe Çıkışı\nMeryem'in Göğe Çıkışı (ya da Meryem'in Göğe Kabulü, () Katolik Kilisesinin 15 Ağustos'ta kutladığı bir bayram. Eski Katolik Kilisesi tarafından Meryem'in göğe kabul edilişi 15 Ağustos olarak belirlendi. Benzer şekilde bazı Ortodoks kiliseleri, özellikle Süryani Ortodoks Kilisesi de 15 Ağustos tarihini Meryem'in ölüm tarihi olarak kabul eder. Rus, Sırp, Gürcü ve Kıptî Ortodoks kiliseleri Meryem'in göğe kabulünü 28 Ağustos olarak kabul ederler. İskenderiye Kıptî Kilisesi ise 29 Ağustos'u bayram olarak kutlar.\n\n\nChipata\nChipata, Afrika kıtasında bulunan Zambiya devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin doğu kesiminde Doğu Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2010 resmi nüfus verilerine göre 95.000 kişi yaşamaktadır. 2000 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 73.110 kişi yaşamaktaydı.\nChipata, Doğu bölgesinin en büyük şehri olmasının yanı sıra, ülke genelinde de en yüksek onuncu nüfusu barındıran şehir konumundadır. Chipata, Malavi sınırına çok yakın bir konumda bulunmakta olup, Malavi şehri olan Mchinji ile Malavi başkenti Lilongwe'yi birbirine bağlayan demiryolu hattının Chipata'ya kadar uzatılması gerçekleştirilerek bu iki ülke birbirine bağlanmıştır.\nMalavi sınırına yakınlığının yanı sıra şehrin Mozambik'e olan uzaklığı da çok sayılmamaktadır. Şehir özellikle Mozambik'te yaşanan iç savaş döneminde birçok mülteciye ev sahipliği yapmış olup, günümüzde de hala iç savaş sona ermesine rağmen geri dönmeyen mültecilerin belli bir bölümüne ev sahipliği yapmaya devam etmektedir.\n\n\nMeryem'in ebedi bekâreti\nMeryem'in ebedî bekareti bakire Meryem'in İsa'yı doğurmuş olmasına karşın gerçekten ve ebedî olarak bakire olduğu şeklindeki Hristiyanlık dogmasıdır. Dogmaya göre Meryem, tüm hayatı boyunca hep bakire kalmış, İsa'yı sadece biyolojik oğlu olarak doğurmuş ve mucizevî şekilde bakire doğum gerçekleşmiştir.\n4. yüzyılda dogma Kilise babaları tarafından büyük ölçüde desteklendi ve 7. yüzyılda birkaç Ekümenik konsil tarafından da onaylandı. Dogma katolik ve anglo-katolik inançları öğretmek amacıyla kullanıldığı gibi, Ortodoks kilisesi ve Doğu Ortodoks Kiliseleri tarafından da kendi litürjilerinde kullanılarak sürekli şekilde Meryem'in \"ebedî bakireliği\" tekrarlandı.\nMartin Luther gibi bâzı erken dönem Protestan reformcuları ile Hugh Latimer ve Thomas Cranmer gibi Anglikanizm'in kurucuları da \"geleneği izlediler ve Meryem'in ebedî bakireliği fikrini miras olarak aldılar.\" Buna karşın sonraki reformcular bu öğretiden uzaklaştılar. Buna karşın ebedî bekâret dogması Anglikan ve Lüterci teologlar tarafından desteklenmektedir.\n\n\nMeryem'in günahsız gebeliği\nMeryem'in günahsız gebeliği, Meryem'in ilk günahtan azade olarak Dünya'ya gelmiş olduğu şeklindeki Katolik Kilisesi dogmalarından biridir. Hristiyanlık inancına göre bütün insanlar ilk günah ile birlikte doğar ve bu günahtan arınmak için vaftiz edilirler. Ancak İsa'yı doğuran Meryem diğer insanlar gibi değil, ilk günahtan azade olarak doğmuş, bu yüzden de vaftiz edilmesine gerek kalmamıştır. Bu inanç, Roma Katolik Meryemolojisi'nin dört ana dogmasından biridir. Diğer üç dogma ise Meryem'in ebedî bekâreti, Tanrı'nın annesi olması ve Meryem'in göğe kabulüdür. Meryem'in sık sık saf ve günahsız olduğunu anlatmak için özellikle sanatsal ve kültürel bağlamda Latincede \"immaculata\" denilir.\nMeryem'in günahsız gebeliği, Meryem'in ebedî bekâreti veya Meryem'in bakire doğum yapması ile karıştırılmamalıdır. Meryem'in günahsızlığı daha doğarken ilk günah ile birlikte doğmadığına ilişkin tamamen ayrı bir konudur ve Meryem'in annesi Azize Anna ile ilişkilidir. Doktrin Geç Antik Çağ'ın sonlarına doğru geniş şekilde yayılmış olmasına karşın Papa IX. Pius tarafından 8 Aralık 1854'te Ineffabilis Deus olarak bilinen bir papalık fetvasıyla resmî olarak ilan edilmiştir. Roma Katolik Kilisesi dışında resmî bir doktrin değilse de bâzı bağımsız kiliseler tarafından da kabul edilmiştir. Katolik Dünyası'nda 8 Aralık tarihi Günahsız gebelik yortusu olarak kutlanır. Avusturya, İtalya, İsviçre'nin katolik ağırlığı olan kantonlarında resmî tatildir.\n\n\nAyas (film)\nAyas, Pepee'nin yapımcıları tarafından beyaz perde için hazırlanan, 2013 yılı Türk yapımı, ilk Türk çocuk çizgi sinema filmidir.\nDüşyeri Çizgi Film Stüdyoları tarafından 3 yıllık bir çalışma sonucu doğan RGG Ayas, Düşyeri ve BKM'nin ortaklığı ile 22 Kasım 2013'te izleyicisiyle buluşuyor.\n6 yaşındaki Ayas'ın maceralarının konu edildiği film İstanbul'da geçiyor. Filmin müziklerinde yöresel ezgilere yer verilmesi, Pepee gibi Ayas'ında gelenek ve değerlerine düşkün bir çocuk olduğunu gösteriyor.\nFilmin hedef kitlesi 6 - 12 yaş olsa da, yapım şirketinin uzmanlar ışığında yaptığı açıklama; sinemada oturma ve film izleme bilincindeki her yaş grubu çocuğun Ayas'ı gönül rahatlığı ile izleyebileceği yönünde.\nFilm daha gösterime girmeden isminin İngilizce sanılmasından kaynaklı eleştiriler alsa da, aslında 'Ayas' karanlıkta parlayan ay ışığı anlamına gelen bir Türk ismi. Filmin afişinde de yer alan RGG'nin anlamı ise bir sır ve bu sırrı yalnızca RGG'si olanlar öğrenebiliyor.\n2013 yılında vizyona girmesi planlanan uzun metrajlı filmin maliyeti 4 milyon Dolar olarak açıklanmıştı. İspanyol yapımı Pocoyo ile benzerliğine ilişlin çıkan telif ihlali iddialarının ardından, yapımcı firma sürpriz bir şekilde vizyona Pepee yerine \"Ayas\" isimli yeni bir karakterle çıkma kararı aldı.\nPepee’nin mucidi Düşyeri ile BKM Film’in ortak projesi. 6 yaşındaki ‘Ayas’ın hayatından bir bölümü yansıtan film, 75 kişilik bir ekibin 3 yıllık emeği sonunda ortaya çıktı. Hikâyesinin yanı sıra kahramanları ve müzikleri ile de çocukların ilgisini çekmesi bekleniyor. Filmin bütçesi 5.000.000'dir.\n\n\nGama Doradus değişeni\nGama Doradus değişenleri, yüzeylerinde radyal olmayan zonklamalarla aydınlatma gücü farklılaşan değişen yıldızlardır. Bu yıldızlar, genellikle genç erken F veya geç A tipi ana kol yıldızlarıdır. Parlaklık dalgalanmaları, 0,4-3 gün süresinde 0,1 kadirdir. Prototipi Gama Doradus, 1963 yılında bir sebep olmadan değişen yıldız olarak tanımlanmıştır. İlk olarak 1990'ların ikinci yarısında karakterize edilen bu tip değişen yıldızların altında yatan fiziksel nedenler ise hâlen araştırılmaktadır.\n\n\nGord\nGord, Orta Çağda Slavlar tarafından sıklıkla kullanılan tahkimatlı yerleşim yerine verilen isimdir.\nCermen dillerindeki \"gard\", \"gart\" şeklinde de tanımlanan yerleşim şekli Slav dillerindeki kent anlamındaki \"gordъ\" halinde bugünkü grad veya gorod haline evrilmiştir. Slav dillerindeki \"gordъ\" çitle çevrilmiş alan anlamındadır. Hint-Avrupa dil ailesindeki bazı dillerde \"garden\" gibi bahçe anlamına gelen tarımsal bölgeler anlamında evrimleşse de modern Slav dillerinde kent anlamına doğru evrimleşmiştir.\nBenzer yapıların MÖ 1300 - MÖ 500 döneminde Lusatia kültüründe, daha sonra ise MS 7. ve 8. yüzyıllarda günümüz Rusya, Belarus, Ukrayna, Polonya, Slovakya, Çek Cumhuriyeti ve Almanya'nın doğusunda görülmüştür. Bu yapıların tepe, ada veya hakim yerlerde kurulduğu anlaşılmaktadır.\nTipik bir gord, bir grup ahap evden oluşur. Evler bir sıra veya çembere denk gelecek hizada kurulmuştur. Evlerin etrafında toprak veya tahtadan duvarlar bulunur. Duvarların önünde de çit veya hendek olabilir. Etrafında göl, ırmak gibi doğal engeller olan gordlar at nalı şeklinde de olabilmektedir. Gordların çoğu nüfus yoğunluğunun az olduğu stratejik öneme sahip doğal korunaklı yerlerde kurulurdu. Slav kabileleri devlet kurmak üzere birleştiklerinde gordlar nüfus yoğunluğu az olan sınır bölgelerini tahkim etmek için kullanılır oldu. Bir yöneticinin konağı konumundaki ticaret yolunun üzerindeki gordlar, etrafında yerleşimin serpilmesine yol açmıştır. Tehlike anında bölge halkının içine sığınmasına yarayan gordlar daha büyük kale, kremlin veya iç kaleye evrilmiş, dış kısımlar ise kentleri oluşturmuştur.\n\n\nToby Turner\nToby Joe Turner (d. 3 Mart 1985, Niceville, Florida), sahne ismi Tobuscus ile de tanınan Amerikan aktör, komedyen, müzisyen ve internet kişiliği. Los Angeles'ta yaşamaktadır ve YouTube videolarının yanında televizyon ve filmlerdeki rolleriyle de tanınır. 30 Mart 2013 itibarıyla üç YouTube kanalında 8 milyondan fazla takipçisi ve 1.9 milyar izlenme sayısı vardır.\n\n\n2011 Ä°spanya Grand Prix\n2011 İspanya Grand Prix (resmî adıyla 2011 Formula 1 Gran Premio de España Santander 2011), 22 Mayıs 2011 tarihinde İspanya'daki Circuit de Catalunya pistinde yapılan Formula 1 yarışı. 2011 Formula 1 sezonunun beşinci yarışıdır.\n66 turdan oluşan yarışı, Red Bull pilotu Sebastian Vettel 1. olarak bitirmiş; McLaren pilotları Lewis Hamilton ve Jenson Button sırasıyla 2. ve 3. olmuştur.\n\n\nTom Kite\nThomas Oliver Kite, Jr. (d. 9 Aralık 1949), Amerikalı golfçü.\nGolfle altı yaşındayken tanışan Kite ilk turnuva birinciliğini 11 yaşında elde etmiştir. Eğitimini Teksas Üniversitesi'nde sürdürmüş ve Harvey Penick tarafından çalıştırılmıştır.\nOyuncu tek büyük turnuva şampiyonluğunu 2000 Amerika Açık'ta kazanmıştır.\n\n\nBoston Maratonu bombal覺 sald覺r覺s覺\nBoston Maratonu bombalı saldırısı, ABD'nin Boston kentinde her yıl düzenlenen Boston Maratonu'nun bitiş noktasında, 15 Nisan 2013 tarihinde yerel saatler 14.49'u gösterirken gerçekleşen, 3 kişinin ölümü ve 200'den fazla kişinin yaralanması ile sonuçlanan bombalı bir saldırıdır.. Saldırıdan 3 gün sonra olaydan sorumlu olduğu sanılan 2 kişinin fotoğrafları FBI tarafından civardaki kameralardan tespit edilerek medyada yayınlanmış, bunun üzerine kaçmaya çalışan zanlılar 18 Nisan gecesi Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde görevli bir polisi öldürmüşlerdir. Zanlıları takibe alan polis görevlileriyle zanlılar arasında gerçekleşen ve sabahın erken saatlerine kadar süren bir silahlı bir çatışma sonucu Çeçen asıllı Tamerlan Tsarnaev ağır yaralı olarak ele geçirilmiş ve kısa bir süre sonra hastanede ölmüştür. Kardeşi Cevher Tsarnaev ise çatışma sırasında kaçarak bir süre izini kaybettirmiş ama Boston'un banliyölerinden biri olan Watertown semtinde gece geç saatlare kadar süren bir insan avı sonucu yaralı olarak ele geçirilmiştir. Bu insan avı sırasında 19 Nisan 2013 günü boyunca Boston ve civarı bölgelerde toplu taşımacılık araçları, iş yerleri, okullar ve üniversiteler de dahil olmak üzere birçok kuruluş kapatılmış ve şehirde oturan insanlardan evden dışarı çıkmamaları ve kapılarını kilitli tutmaları istenmiştir.\nPatlamalar 15 Nisan 2013 tarihinde (Pazartesi günü), Massachusetts eyaletinin en büyük kenti olan Boston'da her yıl kutlanmakta olan Yurtseverler Bayramı sırasında meydana geldi. Geleneksel olarak her yıl bu bayram gününde koşulan Boston Maratonu o gün herhangi bir saldırının gerçekleşeceği ile ilgili hiçbir belirti olmadan başladı. Güvenlik görevlileri bölgeyi patlamalardan önce iki kere taramış; bu taramalardan sonuncusu patlamalardan sadece 1 saat önce gerçekleşmişti. İzleyicilerin bölgeye giriş ile çıkışı ve eşya getirip götürmesinde hiçbir sınırlama bulunmuyordu.\nBombalar; patlayıcı maddelerden, metal parçalarından ve yuvarlama elemanlarından oluşmakla beraber ev yapımıydı ve siyah naylon torbalarla sırt çantalarına kouşmuştu. Bombalar \"düdüklü tencere patlayıcısı\" olarak tarif edilmiştir ve yapımında \"Fagor\" marka bir tencere kullanıldığı düşünülmektedir. Diğer bombanın yapımında ise yapımı belirsiz bir metal kap kullanılmıştır. İki patlama arasında 13 saniye bulunmaktadır. Patlamalar yakındaki binaların camlarını kırmış olsa da bu binalara yapısal bir zarar vermemiştir.\nBirinci patlama sırasında bitişteki saat 04:09:43'i göstermekteydi. Bombalar birinci yarışı bitirdikten yaklaşık olarak 2 saat sonra patladı. Bu sırada ise maratonda yarışı bitirmemiş 5700 koşucu bulunmaktaydı. Bazı yarışçılar 14:57'ye, patlamalardan 8 dakika sonrasına kadar bitiş çizgisini geçmeye çalıştı.\nBombalamalarda toplamda 3 kişi ölmüş ve 200'den fazla kişi de yaralanmıştır. Bombaların yere yerleştirilmesinden dolayı yaralananların çoğu vücudlarının alt bölgelerinden ve bacak kesimlerinden yara almışlardır. Tıbbi müdahele gerektiren yaralar şarapnel yaraları, kulak zarı patlaması, uzuv kopmaları ve sakatlanmalar gibi savaş yaralarına benziyordu. Boston Medical Center'daki travma cerrahisi şefi bu durumla ilgili olarak şu sözleri söylemiştir: \"Biz ortopedi cerrahı olarak uzuvlarından sakatlanan hastaları tedavi etmeye alışığız ama 16 tanesini birden tedavi etmek olağanüstü bir durum. Ayrıca genelde patlama yaralarıyla karşılaşmayız.\"\nPatlama sırasında ölenlerin tümü maratonu izlemeye gelmiş olan izleyicilerden oluşmaktaydı. Koşuculardan ölen olmamıştır. Ölenlerin kimlikleri şöyledir: \nBoston yakınındaki Medford semtinde oturan 29 yaşındaki restoran müdürü Krystle M. Campbell; Boston Üniversitesi'de lisansüsütü eğitimi yapmakta olan 23 yaşındaki Çin vatandaşı Lü Lingzi (); ve Boston'un Dorchester semtinde oturan 8 yaşındaki bir erkek çocuğu Martin Richard.. Ayrıca zanlıların yakalanmadan hemen önce öldürdükleri 26 yaşındaki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü kampüs polisi Sean Collier de saldırının kurbanları arasındadır.\n10 yerel hastanede 170'ten fazla insan tedavi edilmiştir. İkisi çocuk olmak üzere, yaralıların en az 15 tanesi 16 Nisan tarihinde kritik durumda bulunmaktaydı.\nBirçok yaralı alt bacak yaralanmaları ve şarapnellere maruz kalmışmıştır. Bu durum, patlayıcıların yere yakın bir yere yerleştirildiğini göstermektedir. Bazı yaralıların kulak zarları yırtılmıştır. En az 13 kişinin bacaklarının kesilmesine (ampütasyon) mecbur kalınmıştır. Doktorlar yaralıların vücutlarından \"yuvarlanma elemanı tipi\" metal bilyalar ile 1 ile 2.5 santimetre boyunda marangoz çivileri çıkardıklarını belirtmiştir. Ayrıca patlama bölgesinde yerlerde de benzer nesneler bulunmuştur. Doktorlara göre, bombaların yere yakın olması, yaraların gövde ve kafa yerine daha çok bacak ve ayak bölgelerinde olmasına neden olmuş; ve yaraların ölümcüllüğünü azaltmıştır.\nPatlamalardan 3 gün sonraki insan avında ise MBTA (Massachusetts Bay Transportation Authority=Massachusetts Körfez Ulaşım Birimi) polis memuru 33 yaşındaki Richard Donohue, Jr., zanlılarla girişilen silahlı çatışmada kritik bir biçimde yaralanmıştır.\nKurtarma ekipleri, tıbbi elemanlar, görgü tanıkları ve koşucular olayın hemen sonrasında yaralılara yardım etmeye çalıştı.\nMaraton patlama anından hemen sonra durdurulmuştur. Polis, koşularını henüz tamamlamamış olan koşucuları bitiş çizgisinden uzağa, Boston Commons ve Kenmore Caddesi'ne yönlendirmiştir. Yakınlardaki Lenox Oteli ise tahliye edilmiştir. Polis patlama bölgesi çevresindeki 15 sokaklık bir bölgeyi yaya ve araç trafiğine kapamış; bu bölge 16 Nisan günü 12 sokağa indirilmiştir. Bölgede bulunan Massachusetts National Guard (Massachusetts Milli Askeri Kuvvetler) askerleri de yerel yetkililere yardım için katılmıştır. Bomba imha ekipleri bölgeyi aramıştır. Birçok görgü tanıkları patlamalardan kaçış sırasında çantalarını terkederek kaçmiş; bu çantaların içinde başka bomba olması ihtimali gözönünde bulundurulmuştur. Boston emniyet müdürü Edward F. Davis vatandaşlara sokaklardan uzak durmalarını tavsiye etmiştir.\nHer ne kadar bölgede terkedilmiş paketlerde başka bombaların olabileceği düşünülmüşse de başka bombalar bulunmamıştır. 15 Nisan'da ise, Boston Bomba İmha Timi Boylston Caddesi'ndeki 600 numaralı blokta bulunan bir paketi kontrollü olarak imha edeceğini açıklamıştır. Bazı haber kaynakları ilk başta daha çok bombanın bulunduğunu belirtmiştir.\nGüvenlik tedbiri olarak, Federal Havacılık Kurulu (FAA) Boston hava sahasını geçici olarak uçuşa kapatmıştır. Bazı Massachusetts ulaşım seferleri durdurulmuş, eyaletteki diğer bazı şehirler ve komşu eyaletlerin polis kuvvetleri harekete geçirilmiştir. Amerika Birleşik Devletleri Başsavcısı Eric Holder bakanlığın tüm kaynaklarının patlamaların soruşturması için yönlendirileceğini belirtmiştir. Amerika Birleşik Devletleri Deniz Kuvvetleri yerel yetkililere yardım için kendi bomba imha timleri de patlama bölgesine göndermiştir.\nMassachusetts Acil Durum Kontrol Dairesi vatandaşlara tanıdıklarıyla sesli arama yerine SMS mesajları ile haberleşmelerini tavsiye etmiş, buna gerekçe olarak da kalabalık telefon hatları gösterilmiştir. Boston'taki cep telefonu hatları yoğun trafiğe maruz kalmasına rağmen işlek kalmıştır. Bazı yerel medya kuruluşları ise yanlış olarak cep telefonu hattının çöktüğünü iddia etmiştir.\nAmerikan Kızılhaçı yaralanan koşucuların tanıdık ve aile üyelerinin durumlarıyla ilgili bilgilere ulaşmalarına yardım etmiştir. Boston Emniyet Müdürlüğü ise tanıdıkları ve akrabalarını merak eden insanlar için bilgi alabilecekleri bir yardım hattı kurmuştur. Google Person Finder ise kayıp kişilerin aratılabileceği servisini \"Boston Marathon Explosions\" adı altında açmıştır.\nPatlamaya yakın bölgedeki birkaç otelin kapanması nedeniyle barınmasız kalan turistlere Boston'daki yerli halkın evlerini açtıkları öğrenilmiştir.\nAlkol, Tütün, Ateşli Silahlar ve Patlayıcılar Bürosu (ATF), CIA, and Milli Terörizmle Mücadele Teşkilatı (National Counterterrorism Centre) ile birlikte saldırı hakkında soruşturma açan FBI, bombalamaları \"terörist bir eylem\" olarak değerlendirmiştir. Şu ana kadar ise sadece iki zanlının kimliği tespit edilebilmiştir.\nAmerika Birleşik Devletleri hükümet yetkilileri saldırılardan önce herhangi bir istihbarat veya ihbarın mevcut olmadığını açıklamıştır. ABD Temsilciler Meclisi istihbarat alt komisyonu üyesi Peter King, bu durumla ilgili olarak: \"Geçen hafta, ABD'de güncelliğimi koruyan tehditlerle ilgili çok gizli brifinglerde bulundum ama bununla ilgili en küçük bir iz bile yoktu.\" demecini vermiştir\nBombalamaların gerçekleştiği günün akşamı, saat 18:00'de düzenenlen basın konferansında, Boston emniyet müdürü Edward F. Davis gazetecilere henüz kimsenin gözaltında olmadığını açıkladı. Zanlı olarak değerlendirilmemekle birlikte, aralarında patlama bölgesinde görülen Suudi kökenli bir kişi bulunan birkaç kişi sorgulanmış ve bazıları gözaltına alınmıştır. 16 Nisan sabahı, emniyet görevlileri Boston yakınındaki Revere semtinde patlamadaki şarapnelden yaralanmış Suudi bir kişinin evinde arama yapmıştır. CNN evinde arama yapılan kişinin saldırıyla hiçbir bağlantısının olmadığının anlaşıldığını ve ismi açıklanmayan bir yetkili de bu kişinin \"sadece yanlış zamanda yanlış yerde olduğunun anlaşıldığını\" belirtmiştir.\n18 Nisan günü yerel saatle 17:20'de yapılan basın toplantısında FBI zanlıların fotoğraflarını ve olay bölgesindeki kameralardan elde edilen video görüntülerini basına açıklamıştır. Görüntülerde zanlıların olay yerinde ve olay saatlerinde sırtlarında çantalar taşıyarak amaçlı bir şekilde birbirlerini izleyerek yürüdükleri görülmektedir. Yetkililer halktan bu kişilerin kimliklerini saptamak için yardım istemiştir. Yetkililer ayrıca İnternet ve sosyal medyada yanlış kişilerin hedef alınmasına engel olmak istediklerini belirtmişlerdir. Bu görüntülerin basına aktarılması zanlıların kimliklerinin anlaşılmasında büyük bir rol oynamıştır.\nGörüntülerin basına açıklanmasından kısa bir süre sonra yerel saatle 22:48'de zanlılar Massachusetts Teknoloji Enstitüsü kampüsünde görev yapan 27 yaşındaki güvenlik görevlisi Sean Collier'i vurarak öldürmüşlerdir. Collier Massachusetts General Hospital hastanesine götürülmüş ancak kurtarılamamıştır.\nİki zanlı daha sonra Boston'un Brighton semtinde bir Mercedes marka bir SUV aracı gaspederek aracın sürücüsünü rehin almışlardır. Aracın sürücüsünün banka kartını kullanarak 800 dolar para çeken zanlılar bir benzin istasyonunda benzin alırken aracın sürücüsü kaçmayı başarmıştır. Kaçan sürücünün polise haber vermesi sonucu güvenlik kuvvetleri aracı takibe almışlardır.\nSaldırıyı ve sonrasındaki soruşturma sürecini konu alan, yönetmenliğini Peter Berg'ün üstlendiği \"Kara Gün\" (\"Patriots Day\") adlı film, 2016'da yayımlandı. Saldırıdan yaralı olarak kurtulan Jeff Bauman'ın saldırı sonrasındaki hayatını konu alan David Gordon Green'in yönetmenliğini üstlendiği \"Pes Etme\" (\"Stronger\") ise 2017'de vizyona girdi.\n\n\nNo New Friends\n\"No New Friends\", Amerikalı prodüktör DJ Khaled'in \"Suffering from Success\" adlı yedinci albümüden çıkan ilk single'ıdır. Drake, Rick Ross ve Lil Wayne'in seslendirdiği parçanın prodüktörlüğünü Boi-1da, Vinyl ve Noah \"40\" Shebib üstlendi. 19 Nisan 2013'te internet üzerinden satışa sunuldu. Şarkı, başlangıçta Drake'in \"Started from the Bottom\" parçasının remiksi olarak tasarlanmıştı, ancak daha sonra Drake parçayı DJ Khaled'e verdi.\n\n\nYavuz Sultan Selim Ağlıyor\nYavuz Sultan Selim Ağlıyor, yönetmenliğini Sami Ayanoğlu'nun üstlendiği 1951 yapımı Türk filmidir. Filmin yapımcısı Cemil Filmer'dir.\nFilmin başlıca oyuncuları,\n\n\nAbdullah bin Sebe\nAbdullah bin Sebe (Arapça: عبد الله بن سبأ), Sebeilik mezhebinin kurucusu olan kişi.\nİslam literatüründe daha çok üçüncü halife Osman'ın Medine'deki evinin kuşatılarak öldürülmesi ve Ali'nin dördüncü halife olmasıyla sonuçlanan ve 'fitne' olarak adlandırılan süreçte oynadığı rol üzerinde çok tartışmalara sebep olmuştur. Hatta bazı kaynaklar onun gerçekte var olmayan hayali bir kişilik olduğunu öne sürerler.\nAbdullah bin Sebe hakkındaki anlatılar Seyf bin Ömer adlı ilk dönem İslam tarihçisinin rivayetlerine dayanır. Taberi de tarihindeki bilgileri bu şahsın rivayetlerine dayandırır. Buna göre; siyahi bir Yemenli Yahudi kadının oğlu olan Abdullah bin Sebe, Osman'ın halifeliği zamanında Müslüman olmuştur. Daha sonra Hicaz, Basra, Kufe ve Şam'da sapkın fikirlerini yaymaya çalışmış başarılı olamayınca da Mısır'a gitmiştir. Burada 'Muhammed'in de İsa gibi tekrar yeryüzüne döneceğini' ve 'Ali'nin Muhammed'in varisi olduğu' gibi İslam itikadında olmayan fikirleri yaymaya başlamıştır.\nMısır'da yaydığı bu fikirler kendisine taraftar bulmuş ve Osman'ın halifeliği konusunda itirazda bulunan bir kitle oluşturmayı başarmıştır. Bunun sonucunda Mısır halkından dört bin, Irak halkımdan da dört bin kişi Medine'ye giderek Halife Osman'a isyan etti. Evini kuşatarak onu öldürdüler, yerine Ali'yi halife olarak seçtiler. Pek çok İslam alimi bu sürecin arkasında Abdullah bin Sebe'nin bulunduğunu belirtirler.\nOsman'ın katillerinin bulunmasını isteyen ve arasında Ayşe, Talha ve Zübeyr gibi sahabelerin bulunduğu grup, Ali'nin bu işte isteksiz ve ağır davrandığı gerekçesiyle ona isyan başlattı. Bunu üzerine Ali ordusuyla Irak'a çekildi. Kufe halkından dokuz bine yakın kişinin de desteğini aldı. Bu sırada Ali'ye karşı çıkan grup Basra'ya ulaşmıştı. Bu esnada iki şehrin halkı arasındaki görüşmelerde sorunun sulh yoluyla çözülmesinde ittifak edilmişti. Ama Abdullah bin Sebe ve yandaşları Ayşe taraftarlarına saldırarak çatışmanın fitilini ateşledi. Sonuçta Talha ölmüş, Zübeyr geri çekilmiş Ayşe de çatışmaya son vererek Medine'ye çekilmiştir.\nİslam tarihçileri ve din bilginleri yukarıdaki sürecin tamamında Abdullah bin Sebe ve onan uyan Sebeiye taraftarlarının kışkırtması olduğunu öne sürer.\nSavunduğu fikirler ve etrafına topladığı kişilerin itikatları ile ilk Ghulat-i Şîʿa mezhebi olan Sebe'îyye'nin temelleri atılmış oldu. Ali bin Ebâ Tâlib Merkedî tarafından lânetlenen ve ölüme mahkûm edilen bu şahısın infâzından taraftarlarının daha da artacağından endişe edilmesi nedeniyle son anda vazgeçildi.\nAbdullah bin Sebe'nin varlığı ve sahabe arasındaki 'fitne'nin ilk sebebi olduğu yönündeki yaygın inanışa karşı ciddi eleştiriler getirilmiştir. Bu eleştirilerin özünü, İslam alimlerin seçkin birer sahabe olan Osman, Ali ve Ayşe'nin iktidar mücadelesi gibi dünyevi ve aşağı bir derece için kan dökmeyeceklerine olan inanışları ve bu fitnenin kaynağını onlara değil de kötü bir figüre yüklemek istedikleri üzerindedir.\n\n\n1975-76 Türkiye 3. Futbol Ligi\nTürkiye 3. Futbol Ligi 1975-76 Sezonu, 3. Lig'in dokuzuncu sezonudur. Bu sezonda küme düşme uygulanmamıştır.\n\n\nSebeilik\nSebeilik (\"Sebe’îyye\"); İslâm dinine ilk defa Allah'ın insanlara hulûl ederek insanın ulûhiyeti ilkesini sokan \"\"ʿAbd Allâh İbn-i Sebe\"\" isimli Yemenli bir Yahudi tarafından Ghulat fikirler üzerine inşâ edilerek kurulmuş olan mezhep. Günümüzde Nusayrî inancında hâkim olan Ali'nin ulûhiyeti ve tanrısallığı ilkesi, Alevi fırkaları içerisine ilk defa bu mezhep mensûpları tarafından taşınarak karıştırılmıştır.\nİnanış esasları Ali bin Ebu Talib üzerinden şekillenmiştir. İbn-i Sebe, Tevrat'ta her peygamberin vekili olduğunu gördüğünü ve Ali bin Ebu Talib'in İslam Peygamberi Muhammed'in vekili olduğunu; Muhammed'in en üstün peygamber olduğunu, Ali'nin de en üstün vekil olduğunu dile getiriyordu. Ayrıca bunun da üzerine \"\"Mesih İsa'nın döneceğini söyleyip de Muhammed'in döneceğini söylemeyene hayret ederim\"\" demiştir.\nYine bazı Sebeilik mensûpları \"\"İlah, Ali ve ondan sonra gelecek imamlara hulûl etmiştir.\"\" şeklindeki söylemleriyle İslâm'a insanın ulûhiyeti ilkesini sokmuşlardır.\nAralarından bir zümre de tanrının Ali ile birleştiğini iddia etmişler ve \"\"Allah işte sensin\"\" demiştir.\n\n\nFato / Ya İstiklal Ya Ölüm (film, 1949)\nFato / Ya İstiklal Ya Ölüm, yapım ve yönetmenliğini Turgut Demirağ'ın üstlendiği 1949 yapımı Türk filmidir.\nFilmin başlıca oyuncuları,\n\n\nFato / Ya İstiklal Ya Ölüm\n\n\nGaliyye\nGhulat-i Şîʿa ya da Galiyye, Şii teolojide Ehli beytten bazı kişilere ilahlık atfeden veya ana akım Şiiler tarafından \"aşırı\" olarak tanımlanan ekstremist grup (fırka)ları tanımlamakta kullanılan bir tâbirdir. \"Müellihe\" de denir. Daha sonraki dönemlerde 12 imamcılar, Zeydiler veya bazen de İsmaililer tarafından kabul edilmeyen Şii gruplar için kullanılmıştır. İmâmet i'tikadı konusunda aşırı görüşler besleyerek Şîʿa'ya bağlanan gruplar ve Müslüman görünüp Ali ve onun soyundan gelen imâmlara ilâhlık veya peygamberlik isnâdında bulunanlar için kullanılmıştır.\n\"\"Galiyye\"\" itidal çizgisini aşanlara verilen isimdir. Haddi aşmak mânasına elen \"\"güluv\"\" kökünden çoğul anlamında bir nisbet ismi olup \"\"İtidal çizgisini aşanlar\"\" anlamına gelmektedir. Bu kökten üretilen \"\"Ghulât, eh’ûl-gulüv, ashâb’ûl-gulüv\"\" terkipleri de aynı anlama gelmektedir.\nİmamiye extremizm için üç özellik belirlemiştir; Hulul, tenasüh ve ibaha.\nKurulan ilk Ghulat mezhep, \"\"ʿAbd Allâh İbn-i Sebe\"\" isimli Yemenli bir Yahudi tarafından inşâ edilen Sebe’îyye'dir.\n\n\nTârgu Neamț\nTârgu Neamț (Latince: Ante Castrum Nempch, Macarca: Németvásár, Almanca: Niamtz), Romanya'nın en büyük üçüncü şehridir.\n\n\nŞor Milli Parkı\nŞor Türkleri Milli Parkı (Rusça:Шорский национальный парк) 1990 yılında organize edilmiştir. Sovyet bakanlığı 27 Aralık 1989 yılı. № 386 sayılı «Kemerova bölgesi Şor Milli Parkı oluşturma günü». ile hazırlanmıştır.\nŞor Milli Parkı, Kemerovo Oblastı güney kesimindeki Taştagol ilçesindedir. Kuzeyden güneye 110 km, doğudan batıya 90 km yüzölçümü vardır. Taştagolda milli parkın yönetim organı vardır.\nPosta adresi: 652990, Kemerova oblast, Taştagol şehri, Sadovaya caddesi No: 8.\nTabiat Alanı: dağlık tayga\nRelyef: Milli Park arazi son derece dağ sisteminin nehir vadileri ile disseke karmaşık vardır. 500–800 m ortalama yüksekliği, en yüksek zirvelerinden 1,600-1,800 m ulaşmak.\nİklim: klim Asya kıtasının merkezine yakın parkın bulgu nedeniyle, kıta ve şiddetlidir. Çevreleyen yüksek sırtlar Dağ Shoria batı Salair sırtı güneyden - Altay dağ sistemi ve doğu sırtları Kuznetsk Alatau ve Batı Sayan , benzersiz bir iklim rejimi oluşturmak. Ocak ayı ortalama sıcaklığı -20-22 derece. Temmuz C, - 17-18 derece. Ortalama sıcaklık yüksekliği ile Dağlarda C. düşen edilir. 1,500-1,800 mm kadar rüzgar yamaçlarında dağlarda 900 mm yıllık ortalama yağış. Kar Ekim ayından Nisan ayına kadar, altı aydan fazla sürer. Kar örtüsü derinliği orta depresyonlarda, 200–250 cm ulaşır - güney ve güney-batı yönü hakim rüzgarlar fazla 400 cm..\nSu: Mras-Su adındaki akarus ana akarsudur. Yeraltı, dağ ve yağmur sularından beslenir.\ntoprak yapısı: baskın toprak tipleri daha az bir ölçüde, podzolik toprağa, çim-podzolik ve. Bunun üst kısmında - SOD-podzolik topraklar alt Tayganın bölgesinin bir parçası olarak ve podzolik esas olarak ortaya çıkar. Tüm bu topraklarda onlara odunsu bitki büyümesi için oldukça elverişli..\nBulunan türlerin sayısı:\nFlora ve bitki örtüsü:\nSibirya ormanlarının eşsiz ve zengin bitki örtüsü burada çok açık fark edilir. Sibirya Kandığı, kendine özgü türler vardır. iyah tayga hakim parkın bitki örtüsü. Orman tipleri dağ topluluklar tarafından temsil edilmektedir. Sedir ve köknar ağacı ile topluluk hakim. Çok daha az yaygındır ladin, çam, beyaz huş , kavak . Orta yaşlı ve olgunlaşan tarlaları en önemli oran yaş yapısı. Olgun stand oranı sadece ormanlık arazi beşte biri kadardır. Shirokotravnye krupnotravnye ve orman toplulukların en yaygın türleri. Daha az önemli çalılar kuş kiraz ve kül ile yosun ve otsu çalı-orman tipleri oranı, ve bir bayan-eğrelti otu, eğrelti, bir savaşçı kuzey, hezaren çiçeği yüksek kupyr orman orman katta. Ormanların diğer payı ihmal edilebilir düzeydedir. Orta Shoria ormanlarında güney Sibirya dağların eşsiz ve zengin bitki örtüsü kalır. .\nFauna : Teriofauna Milli Parkı birçok türleri: tavşan , sincap , samur , vizon , su samuru , Wolverine , tilki , kurt , vaşak , geyik . Bu türlerin yanı sıra Sibirya gelincik, sincap, su sıçanı, misk faresi , Hamster , stoat , gelincik , bozkır kokarca, porsuk , bozayı , yaban ren geyiği , misk geyik , karaca , alageyik. Avifauna temsilcileri arasında, pek çok avlanan şunlardır: ortak yeşilbaş , shoveler, kılkuyruk , boz ördek, çıkrıkçın, Teal, Kırmızı- parkta kuşların nadir türler arasında vb olan kara leylek , altın kartal , Alaca doğan , balıkkartalı . Nehirlerde vardır grayling , goldilocks , alabalık .\nŞoryada yazın at ile dağ yürüyüşleri, zirvelere tırmanma ve mağaralarda gezme çam ormanlarının tabii kokuları ile dinlenme insan sağlığı için oldukça faydalıdır. Dağlı Şoryada turistik araçlar ile gezi ve yürüyüş parkurları mevcuttur.\nMilli Parkta turistik rotalar:\nSpor heveslileri kayak için — Mustag dağı tercih ederler, «Dağlı Şorya'nın incisi» — KulTayga dağı ve Tazgol adlı etnografik müze ve göller akarsular, şelaleler Mras-Su vb. önemli çekim merkezleridir\nŞor Milli parkı bölgesinde 25 anıt içinde en sık konuğun geldiği 6 yerler şöyledir:\n\n\nPV Telescopii değişeni\nPV Telescopii değişeni, değişen yıldızların bir türüdür ve Değişen Yıldızlar Genel Kataloğu'nda kısaca PVTEL olarak belirtilmiştir. Değişen yıldızların bu sınıfı, helyum ve karbonun artırılmış çizgileri ve zayıf hidrojen çizgileriyle, helyum üstdevleri Bp yıldızları olarak tanımlanmaktadır. Yani, bu yıldızların hidrojen tayf çizgileri B sınıfı yıldızlar için normalden daha zayıfken, helyum ve karbon çizgileri daha güçlüdür. Prototipi, küçük ama karmaşık parlaklık değişkenine ve dikeyhız dalgalanmalarına sahip olan PV Telescopii'dir. PV Tel yıldızları diğer B sınıfı yıldızlara kıyasla son derece hidrojen eksikliğine sahiptir ve parlaklıkları, birkaç saat ile birkaç yıl arasında değişen zaman ölçeklerinde değişir. 2008 yılı itibarıyla, Değişen Yıldızlar Genel Kataloğu'nda doğrulanmış on iki PV Tel değişeni vardır.\n\n\nBarabási-Albert modeli\nAlbert-László Barabási ve Réka Albert tarafından geliştirilen BA modeli büyüme prensibi ve tercihi bağ kurma mantığı ile bağlantı sayısı dağılımını daha gerçekçi bir şekilde modeller. Erdos Renyi yaklaşımından farklı olarak grafiğin oluşumu tüm noktaların var olduğu bir durumdan başlamaz, noktalar teker teker eklenir. Her yeni nokta m sayıda bağlantı kurar ve bağlantı kuracağı noktayı seçme olasılığı şu formül ile ifade edilir:\nBu formüldeki ifadesi “i” noktasının bağlantı sayısıdır. Bu formüle göre bağlantı sayısı yüksek olan noktalar yeni eklenen noktalar için daha çekici bağlantı seçeneği sunar. Bundan dolayı bağlantı sayısı bol olan noktaların bağlantı sayısı daha da artacaktır. Bu yaklaşımın gerçek sistemleri başarılı bir şekilde modellemesi için hem noktaların tek tek eklenmesi, hem de seçme olasılığının var olan bağlantılara göre olması gerekmektedir. \nNoktaların bağlantı sayısı dağılımı şu formül ile verilir:\nErdos Renyi grafiğine benzer bir şekilde BA modeli küçük dünya etkisini gösterir:\nKomşuluk ilişkisi bu model tarafından çok gerçekçi bir şekilde yansıtılmaz, ancak seçim formülünde yapılacak değişimler ile bu sorun çözülebilir. Bu tür değişimler modeli daha gerçekçi yapar ancak modelin çözümlenmesini zorlaştırır.\n\n\nWatts-Strogatz modeli\nDuncan J. Watts ve Steven Strogatz tarafından geliştirilen bu model düzenli yapıda bir grafik ile başlayıp az sayıda noktayı rastgele seçilen farklı noktalara bağlayarak grafiği baştan düzenler. Bu yaklaşım gerçek karmaşık ağlarda (ve Erdos Renyi modelinde) gözlemlenen küçük dünya etkisini korur. Bu karmaşık ağ teorisi için önemli bir adımdır ancak benlenmedik şekilde bağlı noktaları yaratamaz.\n\n\nHattâbiyye\nHattâb’îyye, İslâmiyet'e ilk defa hulûl bâtıl i'tikadının girmesine vesile olan \"\"Cifr İlmî\"\" mûcidi Ebû’l-Hattâb el-Esedî tarafından kurulan bir Ghulat-i Şîʿa fırkasıdır.\n\"“Ebû’l-Hattâb el-Esedî”\" tarafından tüm haramların helâl olarak kabul edilmesi fikri olan İbahiyye i’tikadının yayılmasına hizmet etmek amacıyla, ilk defa ʿAbd Allâh İbn-i Sebe’nin ortaya atmış olduğu “Ali’nin ulûhuyeti ilkesi” ile “Allah’ın Ali’in zâtında tecelli ettiği hulûliyye i'tikadı” üzerine inşa edilen, ve daha sonraları Bezîgıyye, Muammeriyye, Umeyriyye, Mufaddaliyye, Muhammise mezheblerinin de i'tikadî alt yapılarını oluşturan Hattâbiyye Mezhebi’ne göre Allah önce İslâm peygamberi Muhammed Mustafa’nın zâtında tecelli etmiş olup, daha sonra da sırasıyla altı büyük imâm olan Ali el-Mûrtezâ, Hasan el-Mûctebâ, Hüseyin Seyyid eş-Şühedâ, Ali Zeyn el-Âb’ı-Dîn, Muhammed el-Bakır, Câʿfer-i Sâdık’a ve en son olarak da Ebû’l-Hattâb el-Esedî’nin vücutlarına hulûl etmiştir.\nEbû’l-Hattâb el-Esedî’nin mezhebinin fikirleri daha sonra ortaya çıkan “Bâtıniyye” ve “İsmâ‘iliyye” mezheplerinin i'tikatları üzerine de kuvvetle tesir etmiştir. Ebû’l-Hattâb el-Esedî’nin son peygamber olduğuna inanan takipçilerinin kurduğu “Hattâbiyyetû'l-Mutlâka” mezhebi ne göre ise, “Ebû’l-Hattâb el-Esedî” en son imâm olup kendisinden sonra başka bir peygamber ya da imâm gelmeyecektir. Hulûl’îyye i'tikadı ve Ali’nin ulûhuyyeti tüm Ghulat-i Şîʿa mezheplerinde, İbahiyye i'tikadı ise “Haricîlik” ve “Şîʿa-i Bâtıniyye” mezheplerinin çoğu kollarında mevcuttur.\n\n\nEbû'l-Hattâb el-Esedî\nEbû’l-Hattâb el-Esedî, (; \"Tam adı: Ebū'l-Ḫaṭṭāb Muḥammad ibn Abī Zeynab Miklaṣ el-Aǧdaʿ el-Esedī\"), İbaha ve hulûl i'tikadlarını İslâm'a sokan, \"“gizemli”\" Cifr İlmi’ni tasarlayan Ghulat-i Şîʿa Hattâb’îyye mezhebinin kurucusu olan şâhsiyettir.\nArap ruhunu kendi içinden ağır bir şekilde yaralamağa yönelik çok önemli bir projenin uygulanmasında rol üstlenen \"“Ebû’l-Hattâb Mehmed bin Zeyneb”\" adında çok zeki bir köle, gelecekte vuku bulacak hâdiseleri önceden kestirebilmeye olanak sağlayan bir ilmîn esrarına vâkıf olduğu iddiasıyla, müphem ve esrarlı fikirler üzerinde merak uyandırmağa pek müsait bir muhitte, \"“Benî Esed\"\" havalisinde ortaya çıktı. “Ebû’l-Hattâb Mehmed bin Zeyneb” elinde bulundurduğu bir kuzu derisinin üzerinde yazılı birtakım işaret ve harfler vasıtasıyla \"“gizemli”\" bir ilimden yararlandığını anlatmakta ve bu ilmin kendisine İmâm Câʿfer-i Sadık tarafından öğretildiğini de söylemekteydi. İşte doğuda hurûf ilminin temelleri arasında yer alan esrarlı bilgilerin başında gelen \"“Cifr İlmî”\" esasta bu kuzu derisine yazılı olan şeylerden meydana gelmekteydi. Bu karmakarışık ilimden hiç kimse bir şey anlamadığı gibi \"İmâm Câʿfer-i Sadık\" ta hâdiseden bihâberdi. Durum berraklığa kavuşur kavuşmaz Ehl-i Beyt’in riyâsetini temsil eden Câʿfer derhal \"“Ebû’l-Hattâb”\" ile hiçbir alâkası bulunmadığını ilân etti.\n\n\nCorcovado Dişli Raylı Demiryolu\nCorcovado Dişli Raylı Demiryolu (Portekizce: Trem do Corcovado) Brezilya’nın Rio de Janeiro şehrinde yer alan Corcovado Dağı ile Cosme Velho arasındaki dişli raylı demiryolu hattıdır. Bu hat yaklaşık 710 metre yükseklikteki dağın doruğuna kadar çıkmaktadır. Dağın doruğunda ise Kurtarıcı İsa heykeli ve Rio’nun kuşbakışı görülebileceği bir gözetleme platformu yer almaktadır.\nDemiryolu hattı 3.8 kilometre uzunluğundadır. 1,000 mm çapında Riggenbach dişli raylı system kullanılmaktadır. Bu tren hattı 9 Ekim 1884 tarihinde imparator II. Pedro tarafından kullanıma açıldı. Zamanla buharlı trenlerin kullanımdan kalkmaya başlamasıyla, 1910 yılında Brezilya’da elektrikle çalışan ilk tren hattı olma unvanını aldı. 1980 yılında İsviçre’nin Winterthur şehrinde yer alan SLM firması tarafından modernize edildi.\nHat boyunca dört adet tren çalışır. Her tren iki vagondan oluşmaktadır. Normalde bu trenlerden üçü aynı anda çalışmaktadır. Dağı doruğu ile Cosme Velho arasında seferler her 20 dakikada bir yapılır, her sefer de yaklaşık olarak 20 dakika surer. Ortalama olarak saatte 540 yolcu taşınmaktadır. Hattın kapasitesinin limitli olmasından dolayı yoğun turizm dönemlerinde bekleme dönemleri uzun olabilmektedir. Hat her gün sabah 8:30 ile akşam 18:30 arası hizmet vermektedir.\nBu hattı kullanan tanınmış kişilerin başında Papa XII. Pius, Papa II. John Paul, Alberto Santos-Dumont, German Sueiro Vasquez, Albert Einstein ve Diana, Galler Prensesi gelmektedir.\n\n\nEl-Mukanna\nHâşim el-Mukanna \"(Peçeli)\" ya da Peçeli Hâşim () (d: ? - ö: 780/783) Ebû Mûslim Horasanî’nin Abbâsîler tarafından gaddarane bir şekilde kâtli sonrasında Merv şehrinde ortaya çıkan, Ebû Mûslim Horasanî'nin ölmediğine ama Mehdi olduğuna inanan ve Hûrremîler Hareketi'nin oluşumunda etkin rol oynamış olan yalancı bir peygamber.\nAbbâsîleri iktidara taşıyan bu müthiş inkılâbı meydana getiren Ebû Mûslim Horasanî’ye yine Abbâsîlerin revâ gördükleri bu menfur cinayet karşısında sonsuz nefret duyanlar, El-Mukanna gibi ilâhî kuvvetleri kendinde topladığına inanılan bir başbuğa muhtaçtılar. Fosforlu maddelerle yüzünü parlatan ve ulûhiyet dâvasına kalkışan El-Mukanna adındaki bu \"“peçeli”\" kişi böyle bir ortamda kendisinde gördüğü sonsuz bir kuvvetle ortaya çıktı. “Ebû Mûslim Horasanî, Muhammed’den daha efdâldir,” diyordu. Bu fikrin altında Abbâsîlerin Muhammed adına haksız olarak taşımakta oldukları hilâfet tâcının değerini düşürmek ve Arap varlığını sarsmak amacı yatmaktaydı. Ayrıca, halka Cenâb-ı Hak’kın da insan suretinde olduğunu söylemekteydi.\nTarihçi el Bağdâdî el-Farḳ beyne’l-fıraḳ eserinde aktardığına göre ordusunda Hallaclı Türkler ile Soğdlular vardı Siyam ve Kêş bölgelerinde sağlam kaleler inşa etti \nİhtilâl Irak’ta başladı. Ebû Mûslim Horasanî’nin taraftarlarından oluşan “Mübeyyize” fırkaları El-Mukanna'nın komutası altında birleştiler. Hattâ Buhârâ hükümdarı da önemli destek kuvvetleri ile El-Mukanna'ya yardımcı oldu. Abbâsî halifesi Mehdi (H. 169, M. 786) Oğuz Türklerinden oluşan kuvvetli bir ordu ile bu isyânı bastırmağa çalıştı. İhtilâlciler, hep geçmişteki İran ruhânîlerinin elbiseleri gibi beyazlar giymişler ve beyaz bayrak altında toplanmışlardı. Bu renk hürriyete, nûra ve hayâta işaret etmekteydi. Abbâsîler’in bayrakları ve kıyâfetleri ise onlara göre efendilik nişânesi ve hâkimiyetin alâmeti olarak algıladıkları siyah renkten oluşmaktaydı. Hâlife Mehdi’nin sevk ettiği ve Sa‘îd el-Haraşî'nin komutasındaki 70 bin kişilik Abbasi ordusu kaleyi kuşattı kalenin kuştmasının uzun sürmesi üzerine Mukanna taraftarları arasında görüş ayrılıkları ve ümitsizlik baş gösterdi en sonunda kale komutanı dahil 30 bin asker teslim oldu. Geri kalanlar intihar etti Mukanna ise kendini ve ailesini ateşe atarak intihar etti.[https://islamansiklopedisi.org.tr/el-fark-beynel-firak [8]] Fakat onun yandaşları efkâr-ı umûmiyeyi kaybetmemek amacı ile yeni bir çare buldular. “El-Mukanna ölmedi ama İsa gibi göğe çekildi,” diyorlardı. Sonunda bu mühim ihtilâli desteklemiş olan Buhârâ hükümdarı da yakalanarak i’dam edildi. Fakat “Beyazlar” fa’aliyetlerini gizliden gizliye devam ettirmekten geri kalmıyorlardı. “Mübeyyezâ” akideleri sönmüyor, aynı fikir ve maksatları doğuran yeni mezhebe ait gizli oluşumlara da bu i’tikatlar aktarılıyordu.\nHer şeyde ortaklığı savunan El-Mukanna görünüşte tam bir Mazdekçî idi. Ortaya attığı “Eşitlikçilik Dâvası” halkın üzerinde bir yıldırım etkisi yapmış ve kitleler onun bayrağı altında hürriyete kavuşacaklarına içtenlikle inanmışlardı.\nİslâm yazarları \"Beyazlar\" fırkasını dâva itibarı ile Mazdekçîlerle özdeştirdiklerinden onları “Zındik” olarak tanımladılar.\nel baÄŸdadi el fark beynel frak\n\n\nGülseren Onanç\nGülseren Onanç, (d. 1965 Mardin), Türk iş kadını, siyasetçi.\n1965 yılında Mardin'de dünyaya geldi. 4 yaşında iken ailesinin İstanbul'a göç etmesi nedeniyle çocukluğu İstanbul'da geçti.\nİstanbul Çemberlitaş Kız Lisesi ve Bakırköy Kocasinan Lisesi’ndeki ortaöğreniminin ardından İTÜ İşletme Fakültesi'nden 1987 yılında mezun oldu. Bir yıl İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde çalıştıktan sonra Michigan State Üniversitesi'nde uluslararası pazarlama konusunda MBA derecesi aldı.1991'de eğitimini tamamladıktan sonra Eczacıbaşı, Balsu ve Ferrero şirketlerinde çalıştı. Eczacıbaşı firmasındaki görevi nedeniyle Rusya'da yaşadığı 3 yıllık dönemde SSCB'nin dağılış sürecine tanıklık etti.\nTeknoloji tabanlı pazarlama çözümleri sunmak üzere 2000 yılında Go4 Marketing, 2003 yılında Ticketturk adlı şirketi kurdu. Aynı yıl kurulan Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER)'nin kurucuları arasında yer aldı. 2007'de dernek başkanlığına seçildi. Başkanlığı sırasında kadınların işgücüne katılımın önündeki engelleri kaldırmak ve Türkiye’nin Avrupa Birliği ile müzakere sürecine katkıda bulunmak amacıyla çeşitli faaliyetlerde bulundu. 2011 Türkiye genel seçimlerinde milletvekili adayı olmak için KAGİDER başkanlığından ayrıldı ve siyasete girdi\n2010 sonunda, CHP Parti Meclisi'ne seçildi ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine atandı. 2011 Genel seçimlerinde İstanbul milletvekili adayı oldu ancak meclise giremedi. 17 Nisan 2013 tarihinde CHP’deki genel başkan yardımcılığı görevinden istifa etti. Ayrıca Okan Üniversitesi Danışma Kurulu üyesidir.\n\n\nSeoul Broadcasting System\nSeoul Broadcasting System (SBS) (, \"Eseubieseu\") Güney Kore'de bir ulusal radyo ve televizyon ağı 1990 yılında kurulmuştur. Mart 2000'de, şirket yasal olarak Seoul Broadcasting System kurumsal adını değiştirerek, SBS olarak bilinen.\n\n\nJobbik\nJobbik - Daha İyi Bir Macaristan Hareketi (), bir Macar siyasî partisi.\nParti, ilk olarak 2002 senesinde \"Sağcı Gençlik Topluluğu\" (\"Jobboldali Ifjúsági Közösség – JOBBIK\") ismiyle, Katolik ve Protestan Macar üniversite öğrencileri tarafından kuruldu ve 24 Ekim 2003 tarihinde siyasî bir parti halini aldı.\nMacaristan'da yapılan 2010 genel seçimlerinde yüzde 16.67 oy alarak ülkenin en büyük 3. partisi konumuna gelmiştir.\nParti şu anda kendisini modern muhafazakâr halk partisi olarak tanımlıyor. Son (2/28/2020) IDEA tarafından Euronews için yapılan kamuoyu yoklaması, önde gelen siyaset bilimci Balázs Böcskei tarafından analiz edildi ve eski milliyetçi parti Jobbik'in merkezci bir partiye dönüşümünü tamamladığını ve oy tabanının değiştiğini yorumunda bulundu. Şimdi ağırlıklı olarak ılımlı bir AB yanlısıdır.\nJobbik, 2011'in Nisan ayında Ermenilerin Dağlık Karabağ’da Azerbaycanlılara karşı toplu katliam gerçekleştirdiğini tanıyan bir karar tasarısını gündeme aldı. Tasarı Ermeni cephesinde şok etkisine neden oldu. Ermenistan hükûmeti tasarıya tepki göstererek, kabul edilmesi halinde ‘Macaristan’ın uluslararası imajının sarsılacağını’ savundu.\nGábor Vona, iktidara gelmeleri durumunda Hocalı Katliamı'nı bir soykırım olarak tanıyacaklarını söylemiştir.\nJobbik küreselleşen kapitalizmi ve Macaristan'da yabancı yatırımcıların etkisini reddeder.\nJobbik, Macaristan toprakları dışında yaşayan Macar azınlıkların da haklarını savunmaktadır.\nJobbik, siyaset bilimi tarafından aşırı sağ bir parti olarak sınıflandırılabilir ancak parti yönetimi sol veya sağ görüşün her ikisini de reddetmektedir. Jobbik yönetimi partiyi yalnızca \"vatansever\" olarak tanımlamaktadır. Jobbik Partisi bağlı bulunduğu siyasal ideolojiyi hiçbir elit tabakayı desteklemeyen, popülist (halkçı) ve milliyetçi bir duruş olarak tanımlamıştır.\nMitinglerinde Nazi Partisi benzeri görüntüler veren, taraftarları tek tip üniforma ve kol bandı takan Jobbik, faşist olduğu konusundaki eleştirilere, “Biz sağcı bir parti bile değiliz. Sadece vatanseveriz” diye yanıt verirken seçim sloganı olarak da kendine, “Macaristan Macarlarındır” sözlerini seçmişti.\n\n\nPonçik\nPonçik, pişiye benzeyen bir çeşit tatlıdır. İçine sarı veya kakaolu krema ya da reçel konulabilir. Polonya'nın geleneksel mutfağında yer alır. Rusya ve Ukrayna'da da yapılan çeşitleri vardır.\n\n\nMenteÅŸe, Honaz\nMenteşe, Denizli'nin Honaz ilçesine bağlı bir mahalle.\n\n\nÉric Besson\nÉric Besson (d. 2 Nisan 1958, Marakeş) Fransız siyasetçi.\nAnnesi Lübnan kökenli olup, babası ise Fransız ordusunda pilottur ancak Éric Besson doğmadan üç ay önce babası ölmüştür. Bunun üzerine annesi Mısır ve Lübnan kökenli bir dişçi ile evlenmiştir.\nMontpellier Ticaret Okulu'nu ve Paris Siyasal Bilgiler Enstitüsü'nü bitirmiştir.\nÖzel sektörde çalışmış, çeşitli şirketlerde görev almıştır. Ulusal Girişimcilik Ajansı'nda danışmanlık yapmış, Kanadalı HRM Grubu'nun insan kaynaklarında görev almış ve başkan yardımcılığına kadar gelmiştir.\n1983-2009 yılları arasında Açlığa Karşı Hareket'in eski başkanı, yazar Sylvie Brunel ile evli kalmış, bu evlilikten Alexandra (d. 1989) adında bir kızı olmuştur. 2010 yılında Yasmine Tordjman adlı 24 yaşındaki Tunuslu bir üniversite öğrencisi ile evlenmiştir.\n1993 yılında Sosyalist Parti'ye girmiş, 1995 yılında Donzère belediye başkanlığına seçilmiştir. 1997-2007 yılları arasında milletvekilliği yapmış, 2003-2007 yılları arasında Sosyalist Parti'nin yönetiminde Ekonomiden sorumlu Ulusal Sekreter olarak yer almıştır. 2007 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecinde Ségolène Royal ile ters düşmüş, parti yönetiminden ve Royal'in kampanya ekibinden ayrılmış, daha sonra da Sosyalist Parti'den istifa etmiştir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda Nicolas Sarkozy'ye destek olmuştur. 2007-2012 yılları arasında François Fillon Hükümetlerinde de çeşitli görevlerde bulunmuştur. Sarkozy'nin başarısızlığı sonucunda, 2012 Fransa genel seçimlerinde aday olmamış ancak belediye başkanlığı görevine devam etmiştir.\nYerel Yönetimler\nMeclis\nHükümet\nDiğer\n\n\n22 (Taylor Swift şarkısı)\n\"22\" Amerikalı şarkıcı ve söz yazarı Taylor Swift'in dördüncü stüdyo albümü \"Red\" (2012)te yer alan şarkılardan biri. Sözleri başta Swift olmak üzere, Max Martin ve Shellback tarafından yazılmış, şarkının prodüktörlüğünü ise Martin ve Shellback yapmıştır. 12 Mart 2013'te albümün dördüncü single çalışması olarak yayınlandı. Şarkıda 22 yaşında olmanın keyifli yanları anlatılmaktadır. Müzik eleştirmenlerinin çoğu sanatçının Max Martin ve Shellback tarafından oluşturulan bu yeni pop sound'una övgülerde bulundu ve şarkıyı sevdiler.\n\"22\" 12 Mart 2013'te Birleşik Devletler'de ve 31 Mart 2013'te de Birleşik Krallık'taki pop radyolarına single olarak verildi. Ayrıca CD single olarak sanatçının web mağazasında, video klibin yayın tarihiyle aynı gün, 13 Mart 2013'te, satışa sunuldu. Şarkı yalnızca CD olarak ve sitedeki özel toplu paketlerin içiresinde, Red Tour ürünleri ve bir T-shirt ile, satılmaktadır.\n\n\nJean-Pierre Jouyet\nJean-Pierre Jouyet (d. 13 Şubat 1954, Montreuil, Seine-Saint-Denis) Fransız bürokrat siyasetçi.\nParis Siyasal Bilgiler Enstitüsü (IEP de Paris) ve Ulusal İdare Okulu (ENA) mezunudur. 1981-1988 yılları arasında Paris Siyasal Bilgiler Enstitüsü'nde Araştırmalar Direktörü olarak görev yürütmüştür. Ulusal Siyasal Bilgiler Vakfı Yönetim Kurulu üyesidir. 1982 ve 2006-2007 yıllarında ENA'da öğretim üyesi olmuştur. Boğaziçi Enstitüsü Bilimsel Komite üyesidir. ENA'dan mezun olduktan sonra Maliye Müfettişi olmuş, 1988-1991 yılları arasında Sanayi Bakanı Roger Fauroux'nun kabine direktörlüğünü yapmış, 1991-1994 yılları arasında AB Komisyonu Başkanı Jacques Delors'un Kabine direktörü yardımcısı ve 1994-1995 yıllarında da Kabine direktörü olmuş, 1995-1997 yıllarında avukatlık yapmış, 1997-2000 yılları arasında Başbakan Lionel Jospin'in kabine direktörü yardımcılığında bulunmuş, 2000-2004 yılları arasında Hazine Müdürlüğü yapmış ardından Uluslararası Ekonomik Konulardan sorumlu Büyükelçi olmuş, 2007 Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde PS ile UDF arasında ittifak oluşturulması gerektiğini savunan bir bildirinin imzacıları arasında yer almıştır. Nicolas Sarkozy'nin cumhurbaşkanı seçilmesiyle beraber oluşan hükümette Avrupa işlerinden sorumlu olmuş, 2008-2012 yılları arasında Finansal Piyasalar Otoritesi Başkanlığı'nı yürütmüştür. 2012 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ENA'dan sınıf arkadaşı olan François Hollande'ı desteklemiştir. 2012-2014 yıllarında Mevduat ve Sevkiyat Fonu Genel Müdürü, 2013-2014 yıllarında da Kamu Yatırımı Bankası Yönetim Kurulu Başkanı olmuştur. 16 Nisan 2014 itibarıyla François Hollande tarafından Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine getirilmiştir. Hollande'ın görev süresi dolunca kendi genel sekreterlik görevi de son bulmuştur. 2017-2019 yıllarında Fransa'nın Birleşik Krallık büyükelçisi olmuştur. 2019 yılı itibarıyla OECD nezdinde Fransa'nın Daimi Temsilcisidir.\nHükümet\nDiğer\n\n\nGama Cassiopeiae değişeni\nGama Cassiopeiae değişeni (GCAS) (ayrıca kabuklu yıldız olarak da adlandırılır), yıldızının ekvator çevresinde bir gaz diskine sahip olan değişen yıldız türüdür. Madde çıkışı nedeniyle parlaklıkları düzensiz değişimler gösterir. Mekanizmaları kısmen hızlı döndürücüler olarak açıklansa da, hâlen gizemli olarak kabul edilirler. Bu yıldızlar, O7.5 ile F5 sınıfları arasındadır ancak tayfları çok genişletilmiş soğurma çizgileri ile karakterizedir. Dönme hızları 200–250 km/sn civarındadır ve yıldız yapısının bozulacağı noktadan çok uzak değildir.\nGama Cassiopeiae değişenleri dört kategoriden oluşan alt bölümlere ayrılmıştır:\nEn parlak örnek Achernar ise de, prototipi kabuklu yıldız Gama Cassiopeiae'dir. Kendine özgü bir yıldız olan HR 2309, küçük ve iyi tanımlanmış bir halka yapısı gösterir. Diğer örnekler:\n\n\nAntonella Mularoni\nAntonella Mularoni (d. 27 Eylül 1961), reis-naip ve dışişleri ve siyasi işler devlet sekreteri olarak görev yapmış San Marinolu siyasetçi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde hakimdir. Antonella Mularoni, Bologna Üniversitesi hukuk bölümünden mezundur.\n\n\nHere's To Never Growing Up\nHere's To Never Growing Up Kanadalı şarkıcı Avril Lavigne'in 5. albümünden çıkan ilk Single'dır . Bu tekli 9 Nisan 2013 tarihinde çıkmıştır . Şarkı Avril Lavigne , David Hodges , Chad Kroeger , Jacob Kasher ve şarkının yapımcısı Martin Johnson tarafından yazılmıştır .\n\"Here's To Never Growing Up \" Avril Lavigne , David Hodges , Chad Kroeger , Jacob Kasher ve şarkının yapımcısı Martin Johnson tarafından yazılmıştır . Lavigne Twitter'da şarkıyı son albümünden ilk tekli olarak piyasaya süreceğini açıkladı . 20 Mart 2013 tarihinde, Lavigne teklinin çıkış tarihinin 9 Nisan 2013 olacağını açıkladı. Ve şarkının 11 saniyelik kısmı yayınlandı . Lavigne sonra Facebook üzerinden Single kapağını yayınladı . 6 Nisan 2013 günü Epic Records 19 saniyelik bir kısım yayınladı . Single 9 Nisan 2013 tarihinde yayınlandı.\nŞarkı sürümü üzerine ağırlıklı olarak olumlu eleştiriler aldı. Lavigne şarkının klibinde giydiği giysilerin kendisinin 2002 yılında çıkan Complicated şarkısında giydiği giysilere benzeyeceğini söyledi.\n8 Nisan 2013 tarihinde, Lavigne şarkı için video çekimlerine başladı. Lavigne'in yanında onun eski grup arkadaşlarından Evan Taubenfeld ve Devin Bronson videoda görünür, ve video bir mezuniyet balosunda çekilecektir.\n\n\nSeda Demir\nSeda Demir, (d. 8 Mart 1983, İstanbul, Türkiye) Türk dizi ve sinema oyuncusu. 2007 ve 2010 yılları arasında rol aldığı Yaprak Dökümü dizisindeki Sedef rolüyle tanınır.\nFuarlarda hostestlik yaptı, arkadaşlarının teşvikiyle ajansa kayıt oldu. Birçok kez deneme çekimlerine çağrıldı, bir süre çekimlere gitmeyi reddetsede çekimlere katıldı. İlk işi Türkiye İş Bankası reklamında oynamak oldu. Sonrasında çeşitli reklamlarda rol aldı. İlk dizi deneyimini Yaprak Dökümü dizisindeki Sedef rolüyle yaptı.\n\n\nDayk\nDayk, jeolojide ortamdaki bir kayacın içerisinde daha önceden var olan ya da sonradan gelişen bir çatlak içerisine ilerleyen kaya tabakasına verilen addır. Eğer çatlak katmanlı bir kaya tabakası içinde gelişiyorsa burada oluşan yapıya “hendek” ya da “eşik” denir.\nDayklar çevresindeki kayaçları keser konumda bulunan, yüzeyleri hemen hemen birbirine paralel; kalınlık, uzunluk oranları oldukça fazla olan magmatik kayaç kütleleridir. Kalınlıkları birkaç cm ile birkaç km arasında değişir.\nDayklar daha önce oluşmuş fay ve çatlak sistemlerinde oluşabileceği gibi magma ocağındaki yüksek basınç ve sıcaklık sonucu üstteki kayaç kütlerinin parçalaması ile ortaya çıkan çatlaklarda da oluşabilir. Işınsal, koni ve çember şeklinde gelişen dayklar gözlenir.\nDayk magmandan gelen malzeme ile yani lavların sokulması ile oluşmuş ise bunlara ”magmatik dayk” denir. Çatlaklar içerisine sedimanter malzemenin dolması ile oluşuyorsa bunlara “sedimanter dayk” denir. Birbirine yaklaşık olarak paralel olan, çok sayıdaki dayka “dayk toplulukları” adı verilmektedir.\nDoğada bilinen en büyük dayka örnek olarak Rodezya'da kalınlığı 4 km, uzunluğu 450 km olan “Büyük Dayk” verilmektedir.\n\n\nRodrigo García\nRodrigo García (d. 24 Ağustos 1959) Kolombiya doğumlu televizyon ve film yönetmenidir. \nKolombiyalı yazar Gabriel García Márquez ve Mercedes Barcha Pardo'nun oğlu olarak 1959 yılında Bogotá, Kolombiya'da doğdu. \"Nine Lives\", \"Albert Nobbs\", \"Six Feet Under\", \"Carnivàle\" ve \"Big Love\" gibi bağımsız filmleri ve dizileri yönetti. Şu anda Amerika'da yaşamaktadır.\n\n\nSimon CanaÅŸia\nSimon Canaşia (Gürcüce სიმონ ჯანაშია 13 Temmuz 1900 - 5 Kasım 1947 Tiflis), Gürcü tarihçi ve Gürcistan Bilimler Akademisi'nin kurucularında biri. 1900 yılında Gürcistan'ın batısında Guria bölgesinin Ozurgeti ilçesine bağlı Makvaneti (მაკვანეთი) köyünde doğan Canaşia'nın babası etnoğraf ve öğretmen Nikoloz Canaşia (1872-1918)'dır.1922 yılında Tiflis Üniversitesi'nden mezun olan Canaşia, aynı üniversitede araştırma görevlisi/okutman (1924-1930), doçent (1930-1935) ve profesör (1935-1947) olmuştur.\n\n\nAnnecy Uluslararası Animasyon Film Festivali\nAnnecy Uluslararası Animasyon Film Festivali (Fransızca: \"Festival International du Film d'Animation d'Annecy\"), Fransa'nın güney batısında bulunan Annecy kentinde düzenlenen uluslararası film festivalidir. 1960'tan bu yana devam etmektedir.\nFestivalin yarışma bölümünde animasyonlar şu sınıflara göre ödüllendirilmektedir:\n\n\nMozdok rayonu\nMozdok rayonu (Rusça \"Моздокский район\", Osetçe \"Мæздæджы район\"), Rusya Federasyonuna bağlı Kuzey Osetya-Alanya'nın belediyelik bir rayonu. Yönetim merkezi Mozdok şehridir. 2010 yılı rakamlarına göre nüfusu 86.921 kişidir.\n\n\nSinbâd\nSinbâd (), ya da Sinbâd el-Mecûsî ( \"Sinbâd el-Mecûsî\") (d: ?, Âhan, Nişapur - ö: 755) Sekizinci yüzyılda Abbâsîler Hâlifeliği'ne karşı bir ayaklanma tertip eden Nişabur yakınlarında \"\"Âhan\"\" adında bir köyden olan İranlı din adamı.\nSinbâd, 747 yılında Abbâsîler'e karşı ayaklanma başlatan Ebû Mûslim Horasanî'nin en yakın, sâdık ve güvendiği bir arkadaşı idi. Nizamülmülk'ün \"Siyâset-Nâme\" adlı eserinden öğrendiğimiz kadarıyla, Ebû Mûslim Horasanî Hâlife El-Mansûr tarafından öldürüldüğü Bağdad'a seyahatine başlamadan evvel Rey'deki tüm askerî yetkilerini Sinbâd'a devretmişti. \nEbû Mûslim Horasanî'nin 755 tarihinde ihânete uğrayıp katledilişinine çok öfkelenen Sinbâd Mekke'nin üzerine yürümeyi ve Kâbe-i Mûazzama'yı yıkmağa yemin etmişti. Bundan başka Sinbâd dinî bir târikât doktrini olarak \"Ebû Mûslim Horasanî'nin tam Hâlife El-Mansûr tarafından katledileceği anda Allah-u Teâlâ'nın yüce adını \"( )\" zikrettiğini ve o anda beyaz bir güvercine dönüşerek göğe çekildiğini vâaz etmekteydi. Onun öğrettiği bu doktrin Iranlı Şiî Müslümanlar, Zerdüştler ve Mazdekçiler arasında çok sayıda taraftar topladı ve neticede Rey, Herat ve Sistan'da büyük isyânlar çıktı.\nFakat, tüm bu ayaklanmalar Hâlife El-Mansûr'un \"\"Juhar ibn Murad\"\" adındaki generali tarafından yetmiş gün zarfında kanlı bir şekilde bastırıldı. Sinbâd Taberistanlı Hûrşid'in yanına kaçtıysa da orada Hûrşid'in kuzenlerinden biri tarafından öldürüldü. Sinbâd İslâmiyet ile Zerdüştlük karışımı bir doktrini vâaz etmekteydi. Fakat, onun Hicaz üzerine yürümek ve Kâbe-i Mûazzama'yı yıkmağa yemin etmesinden aslında tam bir Mazdekî-Zerdüşt olduğu anlaşılmaktadır. Daha sonraki devirlerde ortaya çıkan Ebû Mûslim Horasanî'nin tâkipçilerinden ve “Eşitlikçilik Dâvası” savunucularından olan El-Mukannaʿ ise tam mânâsıyla bir Mazdekçî idi. İslâm yazarları \"\"Mübeyyezâ\" (Beyazlar)\" fırkasını dâva itibarı ile Mazdekçîlere benzettiklerinden onları \"“Zındikler”\" olarak tanımladılar. \n\n\n2015 Eurovision Şarkı Yarışması\n2015 Eurovision Şarkı Yarışması, 60. kez gerçekleştirilen geleneksel Eurovision Şarkı Yarışması'dır. Conchita Wurst'un \"Rise Like a Phoenix\" şarkısıyla 2014 yarışmasını kazanması üzerine Avusturya'nın Viyana şehrinde düzenlendi. Böylece Avusturya 1967 yarışmasından sonra ikinci kez ev sahipliği yaptı. Yarışmanın ilk olarak yarı finallerinin 12 ve 14, finalinin ise 16 Mayıs 2015 akşamı gerçekleştirileceği 2014 yılında delegasyon başkanı tarafından açıklanmıştı. Daha sonra ise bu tarihler yarı finaller için 19 ve 21, final için ise 23 Mayıs 2015 olarak değiştirilmiştir. Sunuculuğunu Mirjam Weichselbraun, Alice Tumler ve Arabella Kiesbauer üstlenmiştir.\nKırk ülke katılımını onaylamıştır, ilk defa katılmıştır ve , beş yıllık aradan ve ve , bir yıllık aradan sonra geri döndüklerini açıklamıştır. ise mali ve siyasi nedenlerden dolayı 2015 yılında katılmayacağını açıklamıştır.\nBu yıl Eurovision Şarkı Yarışması yaklaşık 197 milyon kişi tarafından izlenerek yeni bir rekor alındı. 20 Nisan 2015 tarihinde Universal Music Group tarafından 2015 Eurovision Şarkı Yarışması resmi albümü yayınlanmış, albümde 40 ülkenin şarkıları yer almıştır.\n6 Ağustos 2014 tarihinde, Viyana'nın 2015 Eurovision Şarkı Yarışması'na ev sahipliği yapacağı açıklanmıştır. Ev sahibi mekân olarak 16,000 kişilik kapasiteye sahip Wiener Stadthalle seçilmiştir.\n2014 Yarışması'nda Avusturya'nın zaferinden sonra devlet kanalı Viyana veya Salzburg'un yarışmaya ev sahibi şehir olma olasılığını ortaya çıkarmıştır. Viyana, Klagenfurt, Innsbruck, Aşağı Avusturya, Graz, Yukarı Avusturya, Burgenland ve Vorarlberg şehirlerinin mekân ve tanıtım maliyetini karşıladıklarını; Salzburg'un ihaleden çıkmasına rağmen hâlâ ilgilendikleri bildirildi.\nAvusturya'nın başkenti Viyana'nın ev sahibi kent olma şansının yüksek olmasıyla birlikte iki adet aday mekânı bulunmaktadır: Yıl boyunca Erste Bank turnuvalarına adaylık yapacak olan Wiener Stadthalle ve birçok konser ve yıl boyunca fuar merkezi olacak olan Messe Wien. Bu mekânlar sırasıyla 16.000 ve 30.000 kapasiteye sahiptir. Ayrıca yarışta Stadthalle Graz ve Schwarzl Freizeit Zentrum ile birlikte Avusturya'nın en büyük ikinci kenti olan Graz kentide bulunmaktadır. Klagenfurt'ta bulunan 30.000 kapasiteli Wörthersee Stadion'de bu ev sahipliği yarışmasına katılmıştır. Ancak, stadyumun yarışmaya ev sahipliği yapabilmesi için uygun bir niteliğe sahip değildir. Innsbruck'ta bulunan Olympiahalle ise 1964 ve 1976 Kış Olimpiyatları'nda artistik patinaj ve buz hokeyi müsabakalarına ev sahipliği yapmıştır. Beşinci olarak Linz şehrinde bulunan Brucknerhaus arenası yarışma için yeterli kapasiteye sahip olmasa da ihaleye dahil olmuştur. Coğrafi olarak Linz şehrine yakın olan Wels ise yarışmayla yakından ilgilenmiştir. Oberwart şehrinde bulunan Exhibition hall ve Vorarlberg şehrinde bulunan Vorarlberger Landestheater arenalarıda son aday olan mekânlardan biridir.\n29 Mayıs 2014 tarihinde, 2015 yarışması için ORF ve EBU ev sahibi olabilmek için mekân hakkında bazı gereklilikleri ve ayrıntıları yayımladı. ORF 13 Haziran 2014 yılına kadar aday mekânların belirtilen gereklikleri ve ölçütleri sağlayabilecekleri hakkında bilgilerini istedi.\n13 Hazirandan sonra ORF 2015 Eurovision Şarkı Yarışması'na ev sahipliği yapabilecek 12 adet mekânı açıkladı: ORF 21 Haziran günü 3 şehri (Viyana, Innsbruck ve Graz) aday sürecinin son aşamasında kısa listeye almıştı.\nSeçilen şehir Ağustos 2014 öncesinde açıklanması uygun görülmüştü.\nSahne ve arenanın tasarımı için 2500 ton meteryal kullanılmıştır. 1400 spot lambası ve 5000 adet prizi bağlamak için 20 km uzunluğunda kablolar kullanılmıştır. Sahne 14,3 m genişiliğinde ve 44 m yüksekliğindedir. Sahne tasarımı için 700 kişi çalışmıştır. 26 kamera kullanılmıştır. Ziyaretçi salonu ve yiyecek ikramı için 800 gönüllü çalışmıştır. 1700 gazeteci ve 10.000 seyirci arenada yer almıştır.\nYarışma 2008 yılından bu yana olduğu gibi iki yarı final ve bir büyük finalden oluşmuştur. Her iki yarı finalde de en yüksek puana sahip ilk on ülke, ev sahibi ülke Avusturya ve yarışmaya finansal kaynak sağlayan beş ülke (Büyük Beşli olarak da bilinir): Almanya, Birleşik Krallık, Fransa, İspanya, İtalya ve Eurovision'un 60. yılı nedeniyle özel olarak davet edilen Avustralya ile finalde yarışmaya hak kazanmıştır.\nEBU 2011 yılında, 2015 Yarışmasından önce beklenen sonuçlar ile 1956 yılından bu yana tüm yarışmaları dijital olarak arşivleme kararı almıştı. Daha sonra arşivin hazır olarak yarışmanın 60. yıl dönümünde çıkacağını bildirilmiş ve yayına hazır formatlarda gazetecilere sunulmuştur. Şu anda arşivler \"seçilen içerik\" adlı buton ile Eurovision web sitesi aracılığıyla kamuya erişilebilir haldedir.\n1 Eylül 2014 tarihinde 60. Eurovision Şarkı Yarışması'nın kuralları yayınlanmıştır. 2009 yılından günümüze kadar kullanılan, televoting ve müzik sektörünün profesyonellerinden oluşan jürilerin oylarının yarı yarıya birleştirilmesi ile oluşturulan oylama yönetimi her yıl olduğu gibi 2015 yarışmasında da kullanılmıştır. Bu sisteme göre her katılımcı ülkenin müzik endüstrisinde profesyonel beş jüri üyesi bulunmalıdır. Ülkelerin ulusal jüri üyelerinden her biri, kendi ülkesi dışında diğer ülkelere oy vermek zorundadır. Her jüri üyesi beğendiği on ülkeyi ilk sıradan son sıraya doğru sıralar. Aynı şekilde tele oylama uygulamasından en çok oy alan ilk on ülkede sıralanır. Jüri oylarının tam sıralaması ve halk oylarının tam sıralaması birleştirilerek ülkenin yarışmacılara vereceği oylar ortaya çıkarılır ve birinci sırada yer alan yarışmacı ülke 12 puan, en alt sırada yer alan yarışmacı ülke 1 puan alır. Bir tele oylama durumunda (teknik sorunlar/oyların yetersizliği) veya jüri hatası (teknik sorun/kuralların ihlali) sonucunda ülkeler sadece tele oylama/jüri oylamasını baz alabilir.\nBu yılın katılımcı ülkelerinin jüri üyeleri 1 Mayıs 2015 tarihinde EBU tarafından açıklanmıştır. Her ülkenin beş tane olmak üzere toplamda iki yüz yetmiş jüri üyesi bulunmaktadır. Ulusal jürilerin her beş üyesinin ismi, 1 Mayıs 2015 tarihinden yarışmanın başlangıcına dek açıklanmış ve yarışmanın ardından jüri üyeleri yapmış oldukları sıralamaları açıklamak zorunda kalmıştır. Bu uygulama 2014 yılında EBU tarafından oylama sisteminin daha şeffaf olması ve herhangi bir oy avcılığının olmaması amacıyla yapılmıştır. Buna ek olarak her bir jüri üyesi, geçmişte ikiden fazla kez bu görevde bulunmamış olmalı, oy gününde en az on altı yaşında olmalı, herhangi bir katılımcı ülkenin yayın kanalı çalışanı olmamalı, müzik endüstrisinde çalışır olması, temsil ettikleri ülkenin vatandaşı olmalı, yarışmacılarla herhangi bir bağı olmaması ve tarafsızlığına göre oy vermesi gerekmektedir.\nEv sahibi şehrin devir teslim töreni ve Yarı finalde yarışan Otuz üç ülkenin hangi yarı finallerde yarışacağı 26 Ocak 2015 tarihinde Viyana Belediye Binası'nda yapılan kura ile belirlenmiştir. Bu törenin sunuculuğunu Andi Knoll ve Kati Bellowitsch üstlenmiştir. Doğrudan finalist olan yarışmacı ülkeler (Almanya, Birleşik Krallık, Fransa, İspanya, İtalya, Avustralya ve Avusturya) dışında kalan ülkelerin adları, önceki on yıldaki oylama kalıplarına dayalı olarak beş fanusa ayrıldı. Bu fanuslardan çekilen 17 ülke 19 Mayıs 2015'teki birinci yarı finale dahil oldu, diğer 16 ülke ise 21 Mayıs 2015'te ikinci yarı finalde yarışmıştır.\nFanuslar, tele oylama ortağı Digame tarafından aşağıdaki gibi belirlenmişlerdir: \nDaha önceki yıllarda olduğu gibi ülkelerin yarı final/finalin hangi kısmında sahne alacakları ev sahibi yayıncı tarafından karar verilmiş ve EBU Yönetim Danışmanı ve Referans Grubu tarafından onaylanmıştır. 2013 yılından bu yana olduğu gibi yarışmacıların sahneye çıkış sıraları, gösterileri daha heyecanlı hâle getirmek, tüm yarışmacıların sahne dışına çıkışında zaman kazanmak, birbirine benzeyen şarkıların art arda sergilenmesini engellemek amacıyla delegasyon ekibi yerine yapımcılar tarafından belirlendi.\n16 Mart 2015 tarihinde Viyana'da gerçekleştirilen bir delegasyonlar toplantısı sırasında ev sahibi ülke Avusturya'nın finalde on dördüncü sırada sahne alacağı belirlendi. 23 Mart 2015 tarihinde ise her iki yarı final için de sahneye çıkış sıraları kamuoyuna duyuruldu. Buna göre birinci yarı final Moldova ile ikinci yarı final ise Litvanya ile başladı. Yarı finallerden sonra gerçekleştirilen finalistlerin basın toplantıları ve doğrudan finalde yarışan ülkelerin (Avustralya, Almanya, Birleşik Krallık, Fransa, İspanya ve İtalya) temsilcilerinin 22 Mayıs 2015 tarihinde gerçekleştirilen ilk bireysel basın toplantılarında, şarkıcıların çektikleri kuralar sonucunda ülkelerin finalin hangi kısmında sahneye çıktıkları belirlenmiştir. Buna göre de final Slovenya ile başlamış ve İtalya ile bitmiştir.\n31 Temmuz'da EBU, Eurovision Şarkı Yarışması'nın 60. yıl dönümünde bir kutlama olarak genel logosunu yeni ve daha iyi grafiklerle yenilenmiş bir sürümünü yayımladı. 11 Eylül 2014 tarihinde ise 2015 Eurovision Şarkı Yarışmasının sloganı \"Köprüler kuralım\" olarak belirlendi. ORF Genel Müdürü Alexander Wrabetz yarışmanın sloganınını şöyle yorumladı: \"Viyana'da yapacağımız şarkı yarışması ile müzik tarzı, kültürler ve diller arasında köprüler kurmak istiyoruz. Bütün Avrupa'yı birleştiren bu gücün ışığında, ülkeler arasında köprüler inşa etmek ve katılımların olmasını amaçlıyoruz.\" Yarışmanın tematik grafik tasarımı, 25 Kasım 2014 tarihinde Avrupa Yayın Birliği tarafından yayınlandı. Tema çeşitliliğini ve köprüler kurmayı sembolize etmek amacıyla dalgalı küreler kullanıldı. Temanın renkleri aynı zamanda sanatçı, şarkı ve seyircilerin müzikal çeşitliliğini ve tarzlarını temsil ederken bireyselliği vurgulamıştır. Yarışmacılar slogana ithafen final gösterisinin başında arenaya özel ışık efketleri ve süslemeler ile hazırlanan \"sihirli köprü\" ile girmiştir.\nÜlkeler sahne almadan önce gösterilen ve yaklaşık bir dakika uzunluğundaki tanıtıcı görüntüler olan \"postcardlar\"da, tıpkı 2013 ve 2014 yılında olduğu gibi her ülkenin temsilcileri yer almıştır. Bu yılki kartpostalların konusu ise her yarışmacının Avusturya'dan bir kargo alması ve bu kargoyu açtıklarında Avusturya'nın dokuz eyaletinden birinde yapacakları görev ile ilgili nesneleri görmesi ve kendilerini bir anda Avusturya'da o görevi gerçekleştirirken bulmaları olmuştur. Yolculuklardaki görevler kültürden spora, ekonomiden bilime ve geleneklerden moderne değişir. Örneğin Estonya'nın temsilcileri aldıkları kargonun içinde spor eldivenlerini görmüş ve kendilerini bir anda Salzburg eyaletinin Mattsee şehrinde kendilerini kaykay yapmak için bekleyen çiftin önünde bulmuşlardı. Görev tamamlandıktan sonra ise bir hatıra fotoğrafı çektirmişler ve bu fotoğraf Viyana'nın bir meydanında sergilenmiştir. Bu yıl kısmen de olsa ilk defa kartpostal çekimleri katılımcıların ülkelerinde yapılmıştır.\nBu yılki yarışmada, ekranın alt köşesinde yer alan, ülkelerin sahneye çıkış sırası ve isminin yazdığı yerin yanında ülkelerin üç harflik kısaltmaları halinde \"hashtag\"'ları yer almıştır. Örneğin, Birinci yarı finalin ilk ülkesi olan Moldova, sahneye çıktığında alt köşede \"01 Moldovia #MDA\" yazısı yer almıştır. Twitter'da ülkenin üç harflı hashtagları yazıldığında yanda otomatik olarak Eurovision kalpleri çıkmıştır. Aynı zamanda 2010, 2011 ve 2012 yarışmalarında olduğu gibi yarışmacılar sahneye çıkmadan önce kameraya selam vermiştir.\nAndi Knoll, Kurier gazetesiyle yaptığı bir röportajda 2015 Eurovision Şarkı Yarışması'nın sunuculuğunu yapabileceğini açıklamıştır. Conchita Wurst ise greenroom sunuculuğuyla ilgilendiğini Eurovision.tv'de duyurmuştur. 19 Aralık 2014 tarihinde, EBU ve ORF Mirjam Weichselbraun, Alice Tumler ve Arabella Kiesbauer üçlüsünün 60. Eurovision Şarkı Yarışması'nın sunucuları olacağı açıklanmıştır, böylece Eurovision tarihinde hepsi kadından oluşan bir sunucu komitesi ilk defa olmuştur. Wurst ise Yeşil oda sunucusu seçilmiştir. 2007 yılından bu yana ilk kez sunucular ikinci dil olan Fransızcaya ağırlık vermiştir.\n2014 Mayıs ayında ev sahibi yayıncı ORF ve EBU arasında yapılan ana organizasyon ekibinin seçilmesi toplantısında, kurul temsilcileri tarafından Edgar Böhm yarışmaya 2015 yılında yönetmen olarak atandı. Yayınların resmî teknoloji ortağı ABD merkezli büyük yazılım ve bilişim şirketi Microsoft üstlenmiştir. Yarışmanın ışıklandırma ve aydınlatma ortağı Osram olmuştur. Diğer sponsorlar arasında havayolu şirketi Avusturya Havayolları ve posta şirketi Österreichische Post yer aldı.\nBu yıl toplam 100.000 bilet satışa çıkarıldı. Bu biletler altı prova ve üç canlı yayın olmak üzere dokuz gösteriye dağıtılmıştır. Her gösteride yaklaşık 15.00 seyirci yer almıştır.\nYarışmanın biletleri Kasım ayında satışa çıkarılacaktı. Fakat nedeni bilinmeyen bir sebep nedeniyle 21 Aralık 2014 tarihinde satışa çıkarılmıştır. Biletler satışa çıktığından itibaren 20 dakika içerisinde tükenmiştir. İkinci bilet satışı 29 Ocak, üçüncü ve son bilet satışı 27 Şubat 2015 tarihinde olmuştur. Nisan ayının ortasında ise provalar ve canlı gösteriler için 20.00 bilet daha satışa çıkmıştır.\nAvrupa Yayın Birliği (EBU) ve British Broadcasting Corporation (BBC) Eurovision Şarkı Yarışması'nın altmışıncı yıl dönümünü kutlamak amacıyla düzenlen konser programıdır. 22 Ekim 2014 tarihinde EBU Eurovision Şarkı Yarışması'nın altmışıncı yılını özel bir yıl dönümü gösterisi ile kutlamak için Birleşik Krallık televizyon kanalı BBC ile anlaştığını duyurmuştur. 2005 yılında da Eurovision Şarkı Yarışması'nın 50. yıl dönümü kutlaması yapılmıştı. Kutlama Londra'da Royal Albert Hall'da yapılacağı teyit edilmiş; Eurovision Birleşik Krallık yorumcusu Graham Norton ve 2013 Eurovision Şarkı Yarışması sunucusu Petra Mede sunucu olmuştur. Üye yayıncıların tekliflerinin değerlendirildiği açıklandı. 2015 yılının yapımcısı Edgar Böhm, 60. Eurovision Şarkı Yarışması yıl dönümün yapımcılığını BBC'nin üstleneceğini doğrulamıştır. Jon Ola Sand yarışmanın yıl dönümünü andığını söylemiştir.\nGösterinin yapılacağı resmi olarak 3 Şubat tarihinde açıklanmış, BBC gösterinin 31 Mart 2015 tarihinde Eventim Apollo, Hammersmith, Londra'da yapılacağı teyit edilmiştir. Yarışmanın biletleri 6 Şubat tarihinde satışa sunulmuştur, on dört ülkeden on beş şarkıcı yarışmaya katılımlarını teyit etmiştir.\nFinal oylamasında, Rusya puan alırken yuhalanmış ve ilk üçe girmesiyle büyük bir tepki almıştır. Rus şarkıcı Polina Gagarina Greenroom'da oylamayı izlerken ağlamış, medya bunu Rusya'nın yuhalanması nedeniyle olduğunu söylemiştir. Eurovision Yönetim Şefi Jon Ola Sand, \"dostça bir savaş...siyasi bir savaş değil\" diyerek Eurovision'un amacını vurgulamış, sunucu Alice Tumler final gecesi şunları söylemiştir: \"Sloganımız 'köprüler kurmak' ve bu gece müzik politikanın üstünde olmalıdır...\" Ama bu tavsiyeye rağmen, sahnede yuhalanmalar devam etmiş ve seyirciler yuhalanma seslerini alkış sesleriyle bastırmaya çalışmıştır.\nAvrupa Yayın Birliği, Karadağ ve Makedonya'nın finaldeki jüri oylarını nedeni açıklanmadan iptal etmiştir. EBU bu kararının ardından şunları söylemiştir: \"Karadağ ve Makedonya'nın finaldeki jüri oyları PwC tarafından incelenmiş ve yarışmanın bağımsız gözlemcileri olan İcra Danışman ve Referans Grubu Başkanı kuruluna başvurularak iptal edilmiştir. Her iki ülkeninde oylaması %100 tele oylama üzerinden yapılmıştır. İki ülkenin jüri oyları Haziran ayında yapılacak kurul toplantısında ele alınacaktr.\"\nGürcistan'ın final performansı sırasında buhar makinesi bozularak sahne gri dumanlarla kaplandı ve şarkıcı Nina Sublatti bir anlığına kayboldu.\n23 Aralık 2014 tarihinde, otuz dokuz ülkenin 2015 Eurovision Şarkı Yarışması'na katılımları onaylanmıştır. ilk defa konuk ülke olarak katılmıştır ve , beş yıllık aradan ve ve , bir yıllık aradan sonra geri döndüklerini açıklamıştır. ise mali ve siyasi nedenlerden dolayı 2015 yılında katılmayacağını açıklamıştır. Son boşvuru tarihi 15 Eylül'de bitmiştir. Ülkeler, finansal nedenler dışında 10 Ekim 2014 tarihine kadar yarışmadan çekilebilir veya katılabilirler.\n10 Şubat 2015 tarihinde, EBU, Avustralya ulusal kanalı SBS'nin uzun zamandır Eurovision'u yayınlaması ve ülkenin Eurovision'u takip etmesi üzerine 'yı 60. Eurovision Şarkı Yarışması'na davet etmiştir. EBU, yarı final ülkelerinin \"finale kalma olasılığını\" azaltmaması için Avustralya'yı ön eleme olmadan finale taşımıştır. Avustralya 60. yıl dönümü anısına bir defalığına Eurovision'a katılmış olacaktır ve eğer Avustralya Eurovision'u kazanırsa 2016 Eurovision Şarkı Yarışması'na geri dönebilecek fakat SBS'nin ev sahipliğinde farklı bir EBU üyesi ülkede düzenlemesi gerekecektir. EBU gelecek yarışmalarda da farklı ülkeleri Eurovision'a davet edebileceğini açıklamıştır. Avustralya'nın katılımıyla normalde yirmi altı olan finalist sayısı yirmi yediye yükselmiştir. Bu yarışma tarihinin en yüksek katılımı olmuştur. Bu katılımla beraber Okyanusya bölgesinin ilk katılımcısı Avustralya olmuştur.\nMichele Perniola ve Anita Simoncini Eurovision Çocuk Şarkı Yarışması'nda San Marino'yu temsil etmiştir. Perniola 2013 yılında, Simoncini ise The Peppermints grubunun \"Breaking my Heart\" şarkısı ile San Marino'yu 2014 yılında temsil etmiştir. Amber Bondin, 2012 Eurovision Şarkı Yarışması'nda adına yarışan Kurt Calleja tarafından seslendirilen This is the Night adlı şarkı için yardımcı olmuş ve Malta yarışmayı 21. olarak tamamlamıştır. Beyaz Rusya'yı temsilcisi olan Uzari, temsilcisi Anastasia Vinnikova'nın seslendirdiği \"I Love Belarus\" şarkısı için vokalistlik yapmıştır. 2015 Eurovision Ermenistan temsilcisi Genealogy grubu üyesi İnga Arşakyan, önceden 2009 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Ermenistan'ı \"Can Can\" adlı şarkı ile temsil etmiş ve 92 puanla onuncu olmuştur. 2008 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Azerbaycan'ı Elnur & Samir ikilisi Day After Day isimli şarkıyla temsil etmiş ve 8. olmuşlardır. Bu yıl Elnur Hüseynov ülkesini tek başına \"Hour Of The Wolf\" isimli şarkıyla temsil etmiştir. Sloven ikilisi Maraaya grubunun üyesi Raay, 2014 yılının Slovenya temsilcisi Tinkara Kovač tarafından seslendirilen \"Spet (Round and Round)\" şarkısının vokalini yapmıştır. 2010 yılında İzlanda'yı temsil eden Hera Björk, bu yıl tekrar yarışmaya dönmüştür..\nHalk ve jüri oylamasının kombine edilmesi sonucunda ortaya çıkan yarı final sonuçları finalden kısa bir süre sonra ayrıştırılmış olarak da kamuoyuna duyurulmuştur.\n16 ülke bu yarı finalde yarışmıştır. Avustralya, Avusturya, Fransa ve İspanya, bu yarı finalde oy kullanmıştır. Turuncu renkle işaretlenen on şarkı finale yükseldi.\n17 ülke bu yarı finalde yarışmıştır. , , ve , bu yarı finalde oy kullanmıştır. Turuncu renkle işaretlenen on şarkı finale yükseldi.\nAşağıdaki tablo, birinci yarı finalde oy kullanan ülkelerin 12 puanlarını hangi ülkelere verdiklerini göstermektedir:\nAşağıdaki tablo, ikinci yarı finalde oy kullanan ülkelerin 12 puanlarını hangi ülkelere verdiklerini göstermektedir:\n%50 jüri %50 halk oylamasının getirildiği 2009 yılından bu yana ilk kez halk oylaması birinciyi seçemedi.\nAşağıdaki tablo, finalde oy kullanan ülkelerin 12 puanlarını hangi ülkelere verdiklerini göstermektedir:\nBir ülkenin Eurovision Şarkı Yarışması'a katılması için potansiyel bir Avrupa Yayın Birliği (EBU) aktif üyesi olması gerekir. EBU 56 aktif ülke için 2015 Yarışması katılım davetiyeleri gönderdi. Kırk ülke katılımlarını teyit etmiştir, diğer ülkeler ise neden katılmadıklarını aşağıdaki listede açıklamışlardır.\nOrganisation Générale des Amateurs de l'Eurovision (Türkçe: \"Eurovision Hayranları Genel Topluluğu\") veya yaygın olarak bilinen kısaltılmış ismi ile OGAE, Eurovision Şarkı Yarışması'nın iki büyük uluslararası hayran kulübü ağlarından birisidir. Kulübün Avrupa'da pek çok şubesi vardır. OGAE, 1984 yılında Finlandiya'da çalışmalarına başlamıştır. Eurovision Şarkı Yarışması'nda en az bir kez yer almış tüm ülkeler kendi OGAE kulüplerine sahip olabilirler. yarışmaya katılmayan diğer ülkeler ise 2004 yılında \"OGAE Rest of World\" (OGAE Dünyanın geri kalanı) ismi altında birleştirilmiştir. Topluluk her yıl kar amacı gütmeyen dört yarışma (Şarkı Yarışması, İkinci Şans Yarışması, Video Yarışması ve Ev Yapımı Besteler Yarışması) düzenler.\nHer yıl yarışmadan önce, yarışmaya katılan şarkıları oylamak OGAE hayran kulüpleri için bir gelenek haline gelmiştir. 1 Mayıs 2015 tarihinde 2015 yarışmasında yer alan şarkılar kırk hayran kulübü tarafından yarışma ile aynı oylama formatında oylanmıştır.\nMarcel Bezençon Ödülleri ilk defa 2002 Eurovision Şarkı Yarışması sırasında Tallinn, Estonya'da yarışma finalindeki en iyi şarkıları onurlandırmak üzere verilmiştir. Söz konusu ödül töreni fikri Christer Björkman (1992 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İsveç'i temsil etmişti ve günümüzde İsveç delegasyonunun başkanıdır) ile Richard Herrey (1984 Eurovision Şarkı Yarışması'nı İsveç adına kazanan Herreys grubunun bir üyesi)'e aittir. Ödüllere, kendisini onurlandırmak amacı ile, Eurovision Şarkı Yarışması'nın kurucusu olarak kabul edilen Marcel Bezençon'un ismi verilmiştir. Ödüller; Basın Ödülü, Artist Ödülü ve Besteci Ödülü olmak üzere üç ayrı kategoride 23 Mayıs 2015 tarihinde yapılan final sonrasında verilmiştir.\nBarbara Dex Ödülü, 1997 yılından beri House of Eurovision isimli hayran sitesi tarafından gerçekleştirilen bir oylama sonucunda en kötü giyinen şarkıcıya verilen mizahi bir ödüldür. Ödülün ismi, 1993 yılında kendi tasarladığı elbiseyi giyen ve sonuncu gelen Belçikalı şarkıcı Barbara Dex'ten gelmektedir. \n2015 yılında yarışma 197.000.000 izleyiciye ulaştı. Böylece izleyici sayısı önceki baskıya göre 2.000.000 arttı. Aşağıdaki tablo yayınlayan bazı ülkelerdeki izlenme verilerini göstermektedir.\nAşağıdaki sıralama, ülkelerin performanslar sonunda oylarını verdiği sıralamaya göre oluşturulmuştur. Algoritma, oylamaya daha fazla heyecan katmak için 2011 yılına benzer şekilde kullanılmıştır. Oy sözcüleri, ülkelerin adlarının yanlarında yazılmıştır.\nNotlar\nEurovision Song Contest: Vienna 2015, 2015 yarışmasının resmî albümüdür. Avrupa Yayın Birliği ve Universal Music Group tarafından 20 Nisan 2015 tarihinde satışa çıkmıştıt. Albüm kırk ülkenin yarı finalde ve finalde yarışan, finale yükselemeyen şarkılarını dahil tümünü içermektedir.\n\n\nJenő Buzánszky\nJenő Buzánszky (4 Mayıs 1925, Újdombóvár - 11 Ocak 2015, Esztergom) eski Macar millî futbolcu ve teknik direktör. Macaristan'da sağ bek mevkisinde görev yapmaktaydı. 1950'li yıllarda Güçlü Macarlar olarak bilinen efsanevi Macaristan millî takım kadrosunda yer almayı başarmıştır. Efsanevi kadroda, Ferenc Puskás, Zoltán Czibor, Sándor Kocsis, József Bozsik ve Nándor Hidegkuti gibi tanınmış futbolcularda yer almaktaydı. Altın kadroda yer alan oyuncular arasında Honved veya MTK Budapest takımlarında forma giymeyen tek oyuncuydu. Altın takımın kalecisi Gyula Grosics ile birlikte o kadroda hayatta olan tek futbolcudur. Buzánszky, kulüp kariyerinde ise yalnızca iki takımda forma giymiştir. Bir yıl Pécs 2010 kulübünde forma giydikten sonra, Dorogi takımına gitti. 274 lig maçında forma giydi ve futbolu bırakarak antrenör oldu. 1996 yılında Macaristan Futbol Federasyonu başkan yardımcısı oldu.\nBuzánszky 12 Kasım 1950 yılında, Bulgaristan ile 1-1 berabere kalınan maçta ilk kez millî formayı giymiştir. Ardından Macaristan millî takımı için 48 kez forma giydi ve efsanevi Altın Takım kadrosuna ismini yazdırdı. Macaristan ile birlikte 1952 Yaz Olimpiyatları'nda şampiyonluk yaşadı. 1953 senesinde Orta Avrupa Uluslararası Kupası'nda Macar millî takımı ile birlikte şampiyonluk yaşadı. 1954 Dünya Kupası'nda beş maçta Macaristan forması giydi ve takımı turnuvada final oynadı.\n\"Futbolcu olarak\"\nMacaristan\n\n\nDombóvár\nMacaristan'da Tolna'ya bağlı bir kasabadır. Yüzölçümü 78,48 km, nüfusu ise 2004 yılı sayımlarına göre yaklaşık 20,655'dir.\n\n\nMiyom\nMiyom, rahmin adale tabakasından çıkan urlara verilen addır. Rahimde mevcut olan miyomlar genelde iyi huylu tümörlerdir. Genellikle rahmin kendi dokusundan kaynaklanarak ortaya çıkmaktadır. Bu tümörlerin çapları 1–15 cm büyüklüğündedir; rahim ağzında ve rahim gövdesinde gelişebilmektedir. Ekseriyetle rahmin içerisinde bulunurlar. Rahimde mevcut olan bu miyomlara fibroidler, leyomiyomata, leyomiyom ve fibromiyom gibi çeşitli isimler verilebilir.\nKadının rahminde mevcut olan miyomlar kendi aralarında 3 grupta oluşmaktadır:\n\n\nTestere 3D\nYönetmenliğini Kevin Greutert'in yaptığı 2010 ABD yapımı Testere'nin yedinci filmi. Filmin senaristliğini Patrick Melton ve Marcus Dunstan yapmıştır. Serinin bu filmi sinemaya 3D olarak vizyona girmiştir. Diğer filmlerine göre daha fazla bütçeyle çekilen bu film yine gişe rekortmeni olmuştur.\nJigsaw’un ölümcül oyunları devam ederken, Jigsaw’dan kurtulan bir grup insan kendilerine yardımcı olmak için destek ararlar ve bu kişi Bobby Dagen’den başkası değildir. Dagen, Jigsaw’dan kurtulmuş nadir insanlardan biridir ve sahip olduğu bazı gizli sırlar yeni bir dehşet dalgası yaratacaktır. Bir önceki filmde Jill Tuck, Hoffman'ı öldürmeye çalışmış ancak başarılı olamamıştır. Bu filmde ise Hoffman'ın kurbanı olmuştur. Artık polisler Dedektif Mark Hoffman'ın Testere olduğunu öğrenmiştir ve Ajan Strahm'a kurulan tuzağın sahte olduğunu öğrenmişlerdir.\n\n\nAteÅŸteyim\nÇelik'in ilk solo stüdyo albümüdür. Aralık 1993'te çıkmıştır.\n\n\nBenimle Kal (anlam ayrımı)\n\n\nBenimle Kal (albüm)\nÇelik'in 2. albümüdür. 1995'te çıkmıştır.\n\n\nAkova, Darende\nAkova, Malatya'nın Darende ilçesine bağlı bir mahalledir.\n185 nüfuslu mahallede yaklaşık 60 hane bulunmaktadır. Eski adı Karadiğin'dir. Darende ilçe merkezine 14 km uzaklıkta bulunan Akova mahallesinde sebze, buğday, arpa ve bölgenin temel tarım ürünü olan kayısı yetiştirilir. Mahallede sağlık ocağı ve okul bulunmaktadır.\n\n\nTestere (film müziği)\nTestere (film müziği) (Saw: Original Motion Picture Soundtrack), Testere filminin resmi film müzikleri albümüdür. 5 Ekim 2004 tarihinde Sony Music Australia tarafından yayınlanmıştır.\nTüm şarkılar Charlie Clouser, Page Hamilton, Danny Lohner ve Chas Smith tarafından yazılmıştır.\nCharlie Clouser tarafından:\n\n\nRyan McGinley\nRyan McGinley, ( d. 17 Ocak 1977 ) Amerikalı fotoğrafçıdır. Kariyerine 1998'de New York'ta fotoğraf çekerek başlamıştır. 2003 yılında 25 yaşında olan McGinley, Whitney Museum of American Art'ta solo sergisi olan en genç sanatçılardan biriydi. 2003'te American Photo Magazine tarafından yılın fotoğrafçısı seçildi. 2007'de International Center of Photography (Uluslararası Fotoğraf Merkezi) tarafından Young Photographer Infinity Award'a layık görüldü.\nRyan David McGinley,Ramsey,New Jersey'de 7 çocuklu bir ailenin en küçük oğlu olarak doğdu.Erken yaşından itibaren rol modelleri kaykaycılar,graffiticiler,yazarlar ve sanatçılardı.1995'te New York'taki Parsons School of Design'daki Grafik Tasarımı bölümünde okumaya başladı.1998'de East Village'e taşındı.Evinin duvarlarını arkadaşlarının polaroid fotoğraflarıyla doldurdu.\n\n\nYaman Sevda\nÇelik'in 3. albümüdür. 1996'da çıkmıştır.\n\n\n1976-77 Türkiye 3. Futbol Ligi\nTürkiye 3. Futbol Ligi 1976-77 Sezonu, 3. Lig'in onuncu sezonudur.\n\n\nSevdan Gözümün Bebeği\nÇelik'in 4. albümüdür. 1997'de çıkmıştır.\nSöz & Müzikler: Çelik\n\n\nAlison Mosshart\nAlison Nicole Mosshart, (d. 23 Kasım 1978) Amerikalı şarkıcı, şarkı yazarı ve ara sıra modellik yapmış, India rock grubu olan The Kills'in ve rock grubu olan \"The Dead Weather\"'in vokalisti olarak bilinir.\nMüzik kariyerine 1995'te Florida punk rock grubuyla başladı.\n\n\nSamurai 7\nSamurai 7, gerçekleşen savaşlardan sonra bulundukları köyleri yağmalamaya başlayan samuraylara karşı korumak için samuray arayan insanların ve bu savaşçı makinelere karşı savaşan kiralık samurayların maceralarını ve mücadelelerini anlatan anime serisidir. Türkiye'de Türkçe seslendirme ile yayınlanmıştır.\n\n\nOs Guinness\nOs Guinness bir yazar ve sosyal eleştirmendir. II. Dünya Savaşı yıllarında Çin’de dünyaya geldi. 2 erkek kardeşi de dahil olmak üzere beş milyon kişinin öldüğü Henan kıtlığından sağ olarak kurtulan Guinness, 1951’de diğer birçok yabancı kişi gibi sınır dışı edilerek 1951 yılında Avrupa’ya, eğitim gördüğü İngiltere’ye gitti. Üniversiteyi University of London’da okudu ve sosyal bilimler üzerine doktorasını Oriel College, Oxford’da tamamladı.\nOs, The American Hour, Time for Truth, The Call, Invitation to the Classics, Long Journey Home, Unspeakable, ve A Case for Civility kitapları dâhil olmak üzere birçok farklı konuda 30 kitap yazdı veya düzenledi. Son kitabı A Free People’s Suicide: Sustainable Freedom and the American Future 2012'de InterVarsity Press tarafından yayınlandı.\nGeçmişinde BBC için bağımsız olarak muhabirlik yaptı. 1984’te Amerika’ya geldiğinden beri at the Woodrow Wilson Center for International Studies’de misafir uzmanlık ve the Brookings Institution’da misafir uzmanlık ve öğretim üyeliği yaptı. 1986-1989 yılları arası The Williamsburg Charter derneğinde idari müdür olarak hizmet verdi. Bu pozisyonda iken eski ABD başkanları Jimmy Carter ve Gerard Ford’un ayrıca William Rehnquist ve Warren Burger, Coretto Scott King, Elie Wiesel gibi önemli isimler ve bazı meclis üyelerinin de imzaladığı the Williamsburg Charter’ın taslağına yardım etti. Guinness, ayrıca devlet okullarında müfredatta kabul edilen “En Derin Farklılıklarımızla Yaşamak” programında yazarlarından birisidir.\n1991’de Trinity Forum’u kurdu ve burada 2004’e kadar uzman akademisyenlik yaptı. Os, Avrupa ve Amerika’da (TED dâhil olmak üzere) birçok politika ve iş konferansında sık sık görülen bir konuşmacı ve seminer lideridir. Dünya genelinde üniversitelere olan sayısız yönlendirmeleriyle birçok farklı düşünür neslini etkilemiştir.\nOs aynı zamanda New York’daki EastWest Enstitüsünde uzman akademisyenlik yapmıştır ve burada İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 18 Maddesini tekrar doğrulayan “Dinsel Özgürlükler için Yönetmelik” eserini hazırlamıştır ve bu eser 2012’de Birleşmiş Milletler İnanç Özgürlüğü Raportörlüğü’nün onayı ve desteği ile Brüksel’de Avrupa Parlamentosunda yayınlanmıştır.\nKorkunç “Nanking Katliam ve Tecavüzleri”ni yaşadığı yıllar, Hindistan’a yaptığı yolculuk ve doğu dinlerini daha iyi anlamak için Rishikesh’te bir gurunun altında çalıştığı dönem, ve Winston Churchill, Bertrand Russell, Arnord Totnbee ve A.J. Ayer dâhil olmak üzere önceki nesillerdeki birçok önemli lider ve düşünürle tanışması Os’un hayatının şekillenmesinde etkili rol oynayan birçok olayların arasındadır.\n\n\nLaff Records\nLaff Plak Şirketi Amerika Birleşik Devletleri Batı Sahili'nde kurulan, komedi ve eğlence kayıtlarında uzmanlaşmış küçük bir bağımsız plak şirketidir. Sanatçıları arasında Richard Pryor, Redd Foxx, LaWanda Page, George Carlin, siyahi vantrilok ikilisi Richard And Willie, Kip Addotta, Belle Barth, Rex Benson ve Skillet & Leroy vardır.\nLaff'ın piyasa sürümlerinin, albüm kapaklarında ve plak üstündeki müstehcen içeriğinden dolayı, şöhreti kötüydü. Bu isimlerin çoğu ön kapağında \"Sadece Yetişkinler\" uyarısıyla gösterilmek ve el altından satılmak zorundaydı, on yıllar önce adı kötüye çıkmış Ebeveyn Uyarısı etiketi albüm kapaklarının demirbaşıydı. Birçok Laff albüm kapağı üstsüz modelleriyle ön plana çıkmıştı. Laff ayrıca daha önce piyasaya sürülmüş isimleri yeni isimler ve sanat çalışmalarıyla yeniden ambalajlamasından ve plak basımlarının tartışmalı kalitesinden dolayı da kötü üne sahip oldu. Laff'ın piyasaya çıkardığı Richard Pryor'ın çok büyük miktardaki albümleri buna tipik bir örnek sorundur. Pryor doğrudan katılarak Laff'ten sadece bir albüm çıkardı, \"Craps (After Hours)\", bundan sonra daha büyük marka olan Stax ile bir anlaşma imzaladı. Stax'ın 1974'te \"That Nigger's Crazy\" albümünü piyasaya sürmesinden sonra Laff Pryor'ı mahkemeye verdi; olay, 1969 ve 1973 yılları arasında Pryor'un yaptığı plaklardan albümler derlemesine izin verilmesi karşılığında Laff'ın Pryor'a özgürlüğünü vermesiyle yatıştırıldı.\nLaff 1980'lerin ortasında bir ara Kip Addotta'nın hit albümü olan \"Wet Dream\" (Dr. Demento radyo programının fanlarının favorisi) ile faaliyetine son verdi, fakat yine de karlı albümlerinin birçoğu sonradan bir süre için diğer markalar aracılığıyla dağıtımını yaptı. 1993'te Island Plak Şirketi özetle orijinali Laff tarafından piyasaya çıkarılmış, Pryor'ın \"Craps (After Hours)\" albümünü içeren, Richard Pryor ve Redd Foxx çalışmalarından bazılarını yeniden yayımladı. Bu yayımlar Island'ın ana şirketi Polygram'ın Universal Music tarafından devralınmasından sonra mağaza raflarından kayboldu.\n2002 yılında Richard Pryor ve eşi/yöneticisi Jennifer Lee Pryor Richard'ın Laff lisanslarının ve ham bantlarının tümünün haklarını bir davada kazandı. Pryorlar daha sonra tüm \"Craps (After Hours)\" albümünü ve diğer en iyi Laff yayımlarını içeren kasetleri inecelemesi ve antoloji yapması için Rhino Records'a tam yetki verdi. Ürünler 2-CD seti \"\" halinde 2005'te yayımlandı.\nGeriye kalan bazı Laff lisansları Uproar Entertainment tarafından yeniden piyasaya çıkarıldı.\n1940'larda Laff Records adı altında 78 RPM disklerini daha önce piyasaya süren bağlantısız şirketin var olduğunu göz önünde bulundurun. Bunların bir tanesi New York temelliydi, ikincisi iddialara göre Chicago'dandı, ve üçüncüsü isimleri Laff-Disc adı altında yayımladı, sonra adı L D olarak kısaltıldı. Hepsi muhtemelen Los Angeles etiketi operasyonlara başlamadan uzun süre önce geçersizleşmişti.\n\n\nHaskala\nHaskala (; \"aydınlanma\", \"eğitim\" < \"akıl\", \"zihin duyusu\" anlamındaki שכל \"seel\" kökünden gelir), Yahudi Aydınlanması, 18. ve 19. asırlarda Avrupa Yahudileri arasında ortaya çıkan bir toplumsal harekettir. Hareketin savunucuları, aynı devirde Avrupa'da tezahür eden Aydınlanmanın öne çıkardığı fikirleri benimsemekten yana tavır aldı. Yahudilerin Avrupa cemiyet hayatına entegre olması için bunun gerekli olduğunu, dindışı bilimler, İbrani dili ve Yahudi tarihi konusunda eğitimin artırılmasını teşvik etti. Haskala, bu yönüyle, Avrupa Yahudilerinin seküler dünyayla iç içe hâle gelmesinin başlangıcıdır. Bunun neticesinde ilk Yahudi siyasi hareketleri doğdu ve Yahudilerin, içinde yaşadıkları Avrupa toplumlarında onlarla eşit haklara sahip bir hayat sürme kavgaları başladı. Aşkenazi Yahudiliğinin -özellikle Kuzey Amerika'da ve İngilizce konuşulan diğer Amerika ülkelerinde- farklı dini akımlara veya mezheplere bölünmesinin tarihteki başlangıcı, Haskala savunucularının içtihatlarına karşı alınan çeşitli tavırlardır. Haskala hareketinin liderlerine \"Maskil\" (מַשְׂכִּיל) denir.\nDaha dar anlamıyla haskala Tanah İbranicesi ve ayrıca şiirsel, ilmi ve İbrani edebiyatının eleştiriye müsait kısımları üzerinde yapılan çalışmaları anlatırken kullanılır. Günümüzde bu terim ayrıca Mişna ve Talmud gibi ikincil derecedeki Yahudi dini kitapları hakkında yapılan son devre ait eleştirel incelemeleri anlatırken bunların Ortodoks Yahudilerin bu kitapları analiz yaklaşımından farklılığını göstermek için dile getirilir.\nHaskala, Avrupa Aydınlanmacılığından, Yahudi inançlarının felsefesinde ve temellerinde değişikliğe yol açan bir reform olmakla ayrılır. Haskalacılar, Yahudilerin Avrupa toplumları içinde eşit haklara sahip bir konuma gelebilmesi için Yahudilerin günlük yaşamlarında yapmaları gereken değişiklikleri öneriyordu. Hareketin Ortodoks Yahudiliğe yönelik reddiyeci temáyülleri Yahudi asimilasyonuna etken oldu, Doğu Avrupa’da ise yeniden filizlenen Yahudi tasavvufu ve geleneksel hahamlık sistemiyle çatıştı. Bu cümleden olarak Reform Yahudilik ve Yeni Ortodoks Yahudilik mezhepleri dallandı. Spinoza ve Salomon Maymon gibi erken dönem Haskala savunucuları ládíní bir kimliğe bürünmeyi savunmuşlarsa da 19. asra kadar seküler Yahudi akımların Yahudiliğin yerini alması gerçekleşmedi (burada zikredilenlerden birincisi etnik Yahudilik ikincisi dini Yahudilik anlamındadır).20. asırda Gerşom Şolem Haskalacı tarihçiler tarafından göz ardı edilen Yahudi tasavvufuna yeniden önem verilmesine öncülük etti.\n\n\nHakkın Sesleri\nHakkın Sesleri ahlâki,millî ve dini salabetin örnek temsilcisi,iman,istiklâl ve hürriyet şairimiz Mehmet Âkif Ersoy'un \"Safahat\"ını oluşturan kitablardan üçüncüsüdür. 1913 yılının ilk aylarında Balkan Harbi yenilgisi günleri içerisinde kaleme alınan ve 10 şiirden ibaret olan Hakkın Sesleri aynı yılın Haziran ayında İstanbul'da Sebilürreşad Kütüphanesi'nin 7 nolu kitabı olarak yayımlanmıştır. Hakkın Sesleri Akif'in bazı ayetlere manzum yorumunu yapdığı şiirlerden meydana gelir.Süleyman Nazif'in ifadesiyle \"Kur'anı Kerim'i Cenab-ı Hak Türk lisanıyla inzal etmeyi murad etseydi; Cebrail'i bi-şüphe şairi olurdu\"hak verdiren şiirlerdir.Balkan Savaşı yıllarında yazılan bu şiirlerde Akif umutsuzlukla çırpınır,öfkeyle haykırır,çaresizlilke ağlar.Fakat umudunu kaybetmez;halkın silkinerek üzerindeki ölü toprağı ataçagına dair inancını korumaya başlar.10 şiir, 482 mısra.Sekiz ayet ve bir hadisin açıklaması ile milletin düştüğü felaketlerden kurtulma yollarını göstermeye çalıştı. Ayetlerden ve bir hadisten hareket eden Âkif, tembelliğe, hissizliğe, yeise, akılsızlıklara, cehalete ve milletin içine serpilen ayrılık tohumlarına saldırmış, milleti uyandırmaya çalışmıştır.Nurettin Topçu'nun Akif'in şiirinde bulduğu \"isyan\" ve \"iman\" en yoğun şekilde görüldüğü eser Hakkın Sesleri'dir.\n\n\nBûka Baranê\nBûka Baranê (Türkçe: \"Yağmurun Gelini\", Kürtçe'de \"gökkuşağı\" anlamına gelir), Dilek Gökçin'in yönetmenliğini üstlendiği 2013 yapımı belgesel filmdir.\nBelgesel, 1989 yılında Hakkâri'nin Yüksekova ilçesinin Karlı köyünde bir fotoğraf karesine yansıyan ilkokul öğrencilerinin 1990'lı ve 2000'li yıllarda yaşadıklarını konu alıyor.\n11 Nisan 2013'te 32. Uluslararası İstanbul Film Festivali kapsamında gösterildi.\n\n\nSelânik Mülkiye Rüştiyesi\nSelânik Mülkiye Rüştiyesi (\"Selanik Ortaokulu\"), Selanik sınırları içinde yer aldığı bilinen ve ilköğretimden sonraki aşama olan \"ortaokul\" düzeyinde eğitim ve öğretim veren okuldur. Mustafa Kemal Atatürk'ün kısa süren ortaokul öğrenimi Selânik Mülkiye Rüştiyesi'nde başlamış ve burada son bulmuştur.\n\n\nTestere II (film müziği)\nTestere II (film müziği) (Saw II: Original Motion Picture Soundtrack), Testere II filminin resmi film müzikleri albümüdür. 25 Ekim 2005 tarihinde Image Entertainment tarafından piyasaya çıkarılmıştır.\nCharlie Clouser tarafından bestelenen parçalar, aynı zamanda CD'de yayınlandı.\n\n\nTestere III (film müziği)\nTestere III (film müziği) (Saw III: Original Motion Picture Soundtrack), Testere III filminin resmi film müzikleri albümüdür. 24 Ekim 2006 tarihinde Warcon Enterprises tarafından piyasaya çıkarılmıştır.\nTestere 3 Albümü'nde toplam 54 şarkı bulunmaktadır. Tüm şarkı listesi aşağıdaki gibidir:\nTüm şarkılar Charlie Clouser tarafından bestelenmiştir.\n\n\nTestere IV (film müziği)\nTestere IV (film müziği) (Saw IV: Original Motion Picture Soundtrack), Testere IV filminin resmi film müzikleri albümüdür. 23 Ekim 2007 tarihinde Evolution Music Partners şirketi tarafından piyasaya çıkarılmıştır.\n\n\nİsmail Şenol\nİsmail Şenol, (d. 14 Temmuz 1984 , İzmir) televizyon sunucusu ve spor gazetecisi. Özellikle spor programı sunuculuğu ve basketbol müsabakalarını anlatımıyla tanınmıştır.\nİsmail Şenol İzmir, Karşıyaka'da doğdu. Üniversite yıllarına kadar İzmir'de yaşadı. İlk gençlik yıllarında atletizm ve futbol ile uğraştı. Çeşme'de yatılı olarak okurken iki sezon boyunca Çeşme Belediyespor'da futbol oynadı. 2002 yılında İstanbul'a eğitim için gelen Şenol, Yeditepe Üniversitesinde Turizm ve Otelcilik İşletmeciliği bölümünü okuduktan sonra Bahçeşehir Üniversitesinde FIFA-CIES Spor Yönetimi bölümünde yüksek lisans eğitimini aldı. beIN SPORTS Türkiye'de spor spikerliği ve sunuculuk yapmaktadır.\n2003 yılında Basketbolseverler.com adlı internet sitesindeki makale yarışmasını kazanan Şenol, batug.com, Fanatik Basket, 6. Adam, SLAM'de basketbol yazıları yazdı. 2010 Dünya Şampiyonası ve 2011 NBA Final serisi boyunca Milliyet'te yazan Şenol, kısa bir süre Hürriyet'te yazdıktan sonra Beko Basketbol Ligi'nde 2012 Final Serisi süresince Sözcü gazetesinde yazarlık yaptı. İsmail Şenol ayrıca ABD'in en popüler internet sitelerinden ESPN'de Enes Kanter hakkında bir makale yazdı.\nİsmail Şenol, 2006 yılında SLAM editörü olarak adım attığı Doğuş Yayın Grubu'nda NBA TV ekibine katılarak televizyonculuğa adımını atmıştır. Maç yorumculuğu, spikerliği, spor muhabirliği, editörlük, radyo ve televizyonda program yapımcılığı görevlerinde bulunmuştur. Şenol ayrıca Kobe Bryant, Kevin Durant, Dirk Nowitzki, Pau Gasol, Zeljko Obradoviç gibi birçok önemli isimle röportajlar yaptı. Deron Williams'ın Beşiktaş'a transferini NTV Spor'da duyuran Şenol, dünya basınında haberin kaynağı olarak referans gösterildi.\nİsmail Şenol, Basketbol Adamları Derneği tarafından 2012 yılının en iyi basketbol spikeri seçildi.\nİsmail Şenol, Boğaziçi Üniversitesi Spor Ödülleri'nde \"2016 Yılının En İyi Spor Yorumcusu\" ödülünü aldı.\n\n\nAli Rıza Babaoğlan\nAli Rıza Babaoğlan (d. Ağustos 1986, Mersin), Türk bilgisayar mühendisi ve bilişimci.\nÇerkes asıllı olan Babaoğlan, Yusuf Kalkavan Anadolu Lisesi ve Başkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünü tam burslu olarak kazanmış ve bitirmiştir.\nÜniversite öğrenciliği döneminde IBM Avrupa merkezi tarafından Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgesinin (EMEA) en gelecek vadeden 75 öğrencisi arasına seçilen Babaoğlan, IBM'in İsviçre’deki Zürih Merkez Araştırma Laboratuvarı'nda inovasyon eğitimi almıştır. Babaoğlan, mezuniyeti öncesi Microsoft Office 2007 ürün ailesinin geliştirilmesinde öğrenci çalışan olarak görev almış ve \"\"En İyi Öğrenci Çalışan Ödülü\"\"ne layık görülmüştür. Zürih eğitimi sonrasında Türkiye’ye dönen Babaoğlan, Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 2008 yılında kurulan ilk Türk Millî Teknoloji Takımına davet edilmiş ve Türkiye’yi, Hollanda'da düzenlenen olimpiyatlarda ilk defa resmi olarak bilişim teknolojileri ve iletişim alanında temsil etmiştir. Yarışma sonrasında dönemin Hollanda Kraliçesine Türkiye'deki çalışmalarını ve projelerini aktaran bir sunum yapmıştır.\n2009 yılında Genç Liderler ve Girişimciler Derneği (JCI) tarafından Türkiye’deki en başarılı on genç arasına seçilen ve ödüllendirilen Babaoğlan, Başarılı Gençler isimli kitaba konu olmuş Türkiye’nin yetiştirdiği etkili bilgisayar mühendisleri arasındadır.\nHalen Bilkent Üniversitesi'nde İşletme Yönetimi (MBA) Yüksek Lisansına devam etmektedir.\nBabaoğlan iş kariyerinde başta TÜBİTAK olmak üzere, yerel ve global alanda Microsoft, IBM ve SAP gibi dünya devi teknoloji firmalarda görev yapmıştır.\nHalen dünyanın en etkin İnternet çözümlerinden birisi olan LinkedIn’de Türkiye ve Türki Cumhuriyetlerden Sorumlu Bölge Yöneticiliği yapmakta olan Babaoğlan, İrlanda’da yaşamaktadır. Yurt içi ve yurt dışında özellikle “İnternet” temalı etkinliklere davetli konuşmacı olarak katılan Babaoğlan; Almanya, Azerbaycan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Sırbistan, Lübnan, İrlanda, Kuzey Kıbrıs ve İtalya’da seminerler vermiştir. Bu alandaki çalışmalarına paralel olarak dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün baş danışmanlarından Kemal İlter ile Bloomberg HT'de 2011 yılında bir televizyon programda katılan Babaoğlan, devlet yönetiminde sosyal medya'nın rolü konusunu analiz etmiş ve İnternetin politika üzerindeki etkilerini üzerine çalışmalarını dile getirmiştir. Sonrasında da sosyal medya ve siyaset üzerine çalışmalar yapan Babaoğlan, sosyal medya'nın seçmenler üzerine etkisini anlatan bazı makaleler yazmıştır. Garry Kasparov'u Türkiye'ye getiren ve Fatih Projesi konusunda çalışmalara öncülük eden Babaoğlan, 2013 Taksim Gezi Parkı Protestoları'nın ilk haftasında CNN Türk'te Şirin Payzın'ın programına katılmıştır. Sosyal medya ve siyaset ilişkisi üzerine soruları cevaplayan Babaoğlan, sonrasında \"Gezi Parkı Sürecine Dijital Vatandaşın Etkisi\" başlıklı ücretsiz bir kitap yayınlamış ve süreç içerisinde sosyal medya üzerinde yaşananları neden-sonuç ilişkisi ile aktarmıştır. 2016 yılında da Boğaziçi Zirvesi'nde bir konuşma da yapan Babaoğlan, birçok gazete ve dergide \"Teknoloji ve Bilişim Geleceği\" alanlarında değerlendirmelerde bulunmuştur. 2017 yılında Lübnan'da Başbakan Saad Hariri'nin daveti ile Beyrut'a giden ve orada Hariri ile görüşen Babaoğlan, teknoloji alanında Türkiye'nin başta Orta Doğu olmak üzere diğer ülkelerle yaptığı birçok çalışmaya katkı sunmuştur.\nBabaoğlan'ın ismi yaptığı çalışmalar neticesinde halen \"\"Dünyanın En Başarılı Gençleri\" Listesinde\" yer almaktadır.\n9 Mart 2020 tarihinde Ali Babacan tarafından kurulan Demokrasi ve Atılım Partisi'nin kurucu üyeleri arasında yer almıştır.\n\n\nWillie Anderson (golfçü)\nWilliam Law Anderson (21 Ekim 1879 - 25 Ekim 1910), İskoç asıllı Amerikalı golfçü. 1901, 1903, 1904 ve 1905'teki şampiyonluklarıyla Amerika Açık'ı dört kez kazanan ilk oyuncu olmuştur. World Golf Hall of Fame üyeleri arasında bulunan Anderson'ın bir turnuvada üst üste üç şampiyonluk rekoru kırılamamıştır.\n\n\nWillie Anderson\nWillie Anderson adlı kişiler:\n\n\nHale Irwin\nHale S. Irwin (d. 3 Haziran 1945), Amerikalı golfçü. Amerika Açık'ta üç şampiyonluğu bulunan Irwin 1990'daki birinciliğine 45 yaşında imza atmış ve bu turnuvanın en yaşlı şampiyonu olma unvanını elde etmiştir. Irwin yaşamını golf sahası tasarımcısı olarak sürdürmektedir.\n\n\nAlex Smith (golfçü)\nAlex Smith (1872 - 21 Nisan 1930), İskoç golfçü. 1906 ve 1910'da Amerika Açık şampiyonluğuna ulaşan Alex'in kardeşi Willie de 1899 Amerika Açık'ta birinci olmuştur.\nSmith 1901 Amerika Açık'ta Willie Anderson'a playoffta boyun eğmiştir.\n\n\nAlex Smith\nAlex Smith adlı kişiler:\n\n\nJohn McDermott (golfçü)\nJohn J. McDermott Jr. (12 Ağustos 1891 – 1 Ağustos 1971), Amerikalı golfçü. Amerika Açık'ı kazanan ilk Amerikalıdır. 19 yaşında elde ettiği birincilikle bu turnuvanın en genç şampiyonu olma unvanına sahip olmuştur.\n\n\nTransport for London\nTransport for London (TfL), İngiltere'nin başkenti Londra'da 2001 yılından bu yana şehir ulaşımının büyük bir bölümünden sorumlu olan yerel yönetim organı. Londra'da ulaşım stratejisinin uygulanması ve ulaşım hizmetlerini yönetmektedir.\n\n\n2013-14 Süper Lig\n2013-14 Süper Lig, Süper Lig'in Spor Toto sponsorluğunda düzenlenen 4., toplamda 56. sezonudur.\nSüper Lig maçları Digiturk'teki Lig TV, Lig TV 2 ve Lig TV 3 kanallarından yayınlanmıştır. Sezonun ikinci yarısından itibaren Digiturk her hafta bir maçı şifresiz yayınlamaya başlamıştır.\nSüper Lig fikstürü 17 Temmuz 2013 tarihinde Lig TV'nin Ayazağa'daki merkez stüdyolarında düzenlenen kura çekimi belirlenmiştir. \nSezon 16 Ağustos 2013 tarihinde Medical Park Antalyaspor - Kayseri Erciyesspor maçında Cüneyt Çakır'ın yönetiminde başlamıştır. Fakat bu maçta gol kaydedilmemiştir. Sezonun ilk golünü Çaykur Rizespor - Gençlerbirliği maçında Sercan Kaya atmıştır.\nSezon sonunda 5. haftadan itibaren devraldığı liderlik koltuğunu bir daha bırakmayan Fenerbahçe bitime 3 hafta kala toplamdaki 19. şampiyonluğunu ilan etmiştir. Fenerbahçe ligi şampiyon olarak tamamlamasına karşın UEFA'dan aldığı iki yıllık Avrupa kupalarından men kararı nedeniyle bir sonraki sezonda Galatasaray Şampiyonlar Ligi grup aşamasından, Beşiktaş ise Şampiyonlar ligi üçüncü ön eleme aşamasından kupalara katılmaya hak kazanmıştır.\nElazığspor,Medical Park Antalyaspor ve Kayserispor ligden düşen takımlar olmuştur.\nAntalyaspor en son 2007-08 1. Lig sezonunu 61 puanla ikinci tamamlayarak Süpe Lig'e yükselmiştir. Lig'de oynadığı 6 sezonun ardından beşinci kez 1. Lige düşmüştür. Daha önceden düştüğü 4 sezon ise; 1984-85, 1986-87, 2001-02 ve 2006-07 sezonlarıdır.\nKayserispor'un en son 2003-04 2. Futbol Ligi A Kategorisi'ni altıncı tamamlamasına rağmen ligi ikinci tamamlayarak Süper Lig'e yükselen Kayseri Erciyesspor 9 Temmuz 2004 tarihinde yapılan Genel Kurul ile ismini Kayserispor ve renklerinide sarı-kırmızı yaptı. Yükseldiği sezondan sonra 10 sezonla tarihinde aralıksız olarak en uzun süre Süper Lig'de mücadelesinin ardından altıncı kez 1. Lige düşmüştür. Daha önceden düştüğü 5 sezon ise; 1974-75, 1979-80, 1985-86, 1995-96 ve 1997-98 sezonlarıdır.\nSezon sonunda Sivasspor ligi beşinci sırada bitirerek ve Eskişehirspor Türkiye Kupası finalisti olarak Avrupa Ligine katılım hakkı kazanmasına karşın şike davası nedeniyle UEFA'nın verdiği birer yıllık men cezası nedeniyle Avrupa kupalarına katılamamıştır. Ligi altıncı sırada bitiren Kasımpaşa'nın UEFA lisansı alamaması sebebiyle ligi yedinci sırada bitiren Kardemir Karabükspor ile sekizinci sırada bitiren Bursaspor Avrupa kupalarına katılmaya hak kazanmıştır.\nSüper Lig'de birinci transfer dönemi 20 Haziran 2013'te başlayıp 6 Eylül 2013'te biterken, ara transfer dönemi 7 Ocak 2014'te başlayıp 3 Şubat 2014'te sona erdi.\n= Puan Tablosu =\n= Sonuçlar =\n= Takımların haftalık sıralaması =\n= Takımların haftalardaki performansları =\n= Ä°statistikler =\n!Sıra\n!Futbolcu\n!Takım\n!Gol\n!Sıra\n!Futbolcu\n!Takım\n!Asist\n\n\nJohn McDermott\nJohn McDermott adlı kişiler:\n\n\nBaşlama vuruşu\nBaşlama vuruşu, futbolda oyuna başlama yöntemlerinden birisi. Futbol maçlarını oluşturan her iki devrenin başlangıcında, atılan gol sonrasında ve eğer oynanıyorsa her iki uzatma devresinin sonunda, oyuna başlama amacıyla yapılır.\nMaçın veya uzatma devrelerinin başlangıcındaki başlama vuruşunu yapacak takımın belirlenmesi için, her iki takım kaptanının katılımıyla hakem tarafından bir para atışı yapılır. Kazanan takım ilk devrede hücum yapacağı kaleyi seçerken, diğer takım ise maça başlayacak olan taraf olur. İkinci devre ise kaleler değişir ve başlama vuruşunu diğer takım gerçekleştirir. Herhangi bir takımın attığı gol sonrasında ise, gol yiyen takım oyuncuları tarafından yapılan başlama vuruşuyla oyun tekrar başlar.\nSahanın tam ortasındaki orta noktada hareketsiz duran topa, hakem tarafından verilen işaret sonrasında vuruşu yapacak oyuncu tarafından vurulmasıyla maç başlamış olur. Topun ileriye (rakip sahaya) doğru hareket etme zorunluluğu 2016 yılında yapılan kural değişiklikleriyle kaldırılmıştır. Başlama vuruşu esnasında her iki takım oyuncuları kendi yarı sahasında bulunmak zorundadır. Rakip takım oyuncuları ise toptan en az, orta yuvarlak çizgisiyle belirlenen 9,15 m'lik (10 yd) mesafede bulunmak zorundadır.\nVuruşu yapan oyuncu, başka birisi dokunmadan topa ikinci kez dokunursa; rakip takım lehine ihlalin gerçekleştiği noktadan endirekt serbest vuruş verilir. Başlama vuruşunun başka bir suretle ihlal edilmesi durumunda ise vuruş tekrarlanır.\n\n\nIrfan Å kiljan\nIrfan Škiljan (d. 1973 Jajce, Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti), Bosnalı kökenli Avusturyalı yazılım geliştirici. Adını taşıyan ücretsiz İrfanview yazılımı ile bilinir.\n\n\nHakem atışı\nHakem atışı, futbolda topun oyunda olduğu sırada, yazılı olmayan sebeplerden ötürü oyunun hakem tarafından durdurulması sonrasında uygulanan, oyunu yeniden başlatma yöntemidir. Hakem, oyunun durduğu noktada topu yere bırakır ve top yere değdiği an oyun kaldığı yerden devam eder. Eğer oyun kale alanı içerisinde durdurulmuşsa; hakem atışı, oyun durduğu anda topun bulunduğu yere en yakın kale çizgisine paralel olan kale alanı çizgisi üzerindeki noktadan başlatılır.\nTop yere değmeden bir oyuncunun topa dokunması ve top yere değdikten sonra hiçbir oyuncuya dokunmadan oyun alanı dışına çıkarsa atış tekrarlanır. Eğer hakem atışında top doğrudan rakip kaleye vurulur ve kaleye girerse kale vuruşu, kendi kalesine vurulur ve kaleye girerse rakip takım lehine köşe vuruşu verilir.\n\n\nWalter Hagen\nWalter Charles Hagen (21 Aralık 1892 – 6 Ekim 1969), Amerikalı golfçü. 11 büyük turnuva şampiyonluğuyla bu alanda Jack Nicklaus ve Tiger Woods'un ardından üçüncü sıradadır. İki Amerika Açık birinciliği bulunan Hagen 1922'de elde ettiği Britanya Açık şampiyonluğuyla bu turnuvayı kazanan ilk Amerikalı olmuştur. Oyuncunun ayrıca beş PGA Şampiyonası birinciliği bulunmaktadır.\n\n\nJulius Boros\nJulius Nicholas Boros (3 Mart 1920 - 28 Mayıs 1994), Macar-Amerikalı golfçü. Amerika Açık'ta iki şampiyonluğu bulunmaktadır. Boros 1982'de World Golf Hall of Fame'e girmiştir.\n\n\nEnlem-sıcaklık ilişkisi\nEnlem-sıcaklık ilişkisi, enlem ile sıcaklık dağılışı arasındaki sıkı ilişkiyi ifade eden kavram. Ekvatordan uzaklaşıldıkça Dünya'nın geoit şeklinin bir sonucu olarak; güneş ışınlarının yere düşme açısı küçülür, yani ışınlar yere daha eğik açıyla gelirler. Eğik gelen güneş ışınlarının ısıtma gücü dik gelen ışınlara nispeten daha düşüktür. Çünkü;\nBu ısıtma gücünün azalmasıyla birlikte ekvatordan kutuplara doğru sıcaklık azalış gösterir. Enlem-sıcaklık ilişkisi Dünya üzerindeki sıcaklığın dağılışında en önemli etkenlerden biridir. Buna bağlı olarak;\n\n\nLee Trevino\nLee Buck Trevino (d. 1 Aralık 1939), Meksikalı-Amerikalı golfçü. Altı büyük turnuva şampiyonluğu bulunmaktadır. Amerika Açık, Britanya Açık ve PGA Şampiyonası'nı ikişer kez kazanan dört oyuncudan biridir. \"The Merry Mex\" ve \"Supermex\" takma adlarıyla anılmaktadır.\n\n\n5 Seconds of Summer\n5 Seconds of Summer Avustralyalı bir punk rock müzik grubudur. 2011 yılında, Sydney'de kurulmuş olup, grup üyeleri Luke Hemmings (vokal, gitar), Michael Clifford (vokal, gitar), Calum Hood (bas gitar, vokal) ve Ashton Irwin (bateri,gitar vokal)'den oluşmaktadır.\n5 Seconds of Summer, Aralık 2011'de Luke Hemmings, Michael Clifford ve Calum Hood'un aynı okula (Norwest Christian Okulu) gitmesinden sonra bir araya gelip Youtube'a popüler şarkıları cover'ladıkları videoları yüklemeleriyle kuruldu. Aralık 2011'de bateristleri Ashton Irwin gruba katıldıktan sonra şu anki 5SOS oluşmuş oldu.\nGrubun ilk keşfediliş dönemi, One Direction grubundan Louis Tomlinson'ın \"Gotta Get Out\"'ın YouTube linkini paylaşması ile başladı. Bunun ardını, aynı gruptan Niall Horan, 19 Kasım 2012'de yayınlanan \"Out Of My Limit\" video klibinin linkini bir tweetinde paylaşması takip etti.\nYoutube'da 184 milyon görüntülenme, Twitter ve Facebook'ta büyük bir takipçi kitlesine sahipler. Grup 2012-2013 yılları arasında One Direction grubunun Avrupa, Amerika, Birleşik Krallık ve Avustralya'yı içeren Take Me Home Tour adlı turunda ön grup olarak sahne almıştır. Bir sonraki yıl, tekrar One Direction'a Where We Are Tour'da açılış grubu olarak eşlik etmişler, ve son defa One Direction'la birlikte tur yapmışlardır. Bu sirada She Looks So Perfect adlı EP'lerini çıkarmışlardır. EP, Avrupa ve Birleşik Krallık için yayınlandığı 23 Mart 2014 tarihinde Birleşik Krallık Top 40 listesinde birinci sıraya yerleşmiştir.\nCapitol Records ile anlaşmalı olan grup, 2014 yılında Columbia'ya bağlı olarak kendi plak etiketleri olan Hi Or Hey Records'u kurmuşlardır.\n2015 yılında Hi Or Hey Records'ta Hey Violet adlı grupla çalışmaya başlamışlardır.\nGrup, 4 Mayıs 2015'te kendi turları olan Rock Out With Your Socks Out turunu düzenlemiş, bu tur başlığı altında Kuzey Amerika, Avrupa ve Avustralya'da toplam 69 tane konser vermiştir. Turun son konserleri sırasında, yeni albümleri Sounds Good Feels Good'un çıkacağını duyurarak, She's Kinda Hot adlı teklilerini hayranlarıyla paylaşmışlardır. 13 Eylül 2015'te, turun bitmesiyle birlikte, yeni albümün yayınlanma hazırlıklarına geçilmiştir. Bu tur, grubun ilk dünya turu olarak anılmaktadır.\nAlbümden, Fly Away, Money, Jet Black Heart gibi birkaç şarkı Nova FM aracılığıyla hayranlara duyurulmuş, 23 Ekim 2015 tarihinde ise albüm Sounds Good Feels Good başlığı altında iTunes'ta yayınlanmıştır.\n5 Seconds Of Summer, şu an yeni turları olan Sounds Live Feels Live için hazırlık içerisindedir. Bu turun, Asya, Birleşik Krallık, İrlanda ve Kuzey Amerika'yı kapsayacağı belirtilmiştir. Ayrıca bu tur grubun ikinci dünya turu olacaktır.\nMichael Clifford (vokal,gitar): Tam adı Michael Gordon Clifford. (d. 20 Kasım 1995)\nCalum Hood (bas gitar,vokal): Tam adı Calum Thomas Hood, (25 Ocak 1996)\nAshton Irwin(bateri,vokal): Tam adı Ashton Fletcher Irwin, (d. 7 Temmuz 1994)\nLuke Hemmings(gitar,vokal): Tam adı Luke Robert Hemmings, (d. 16 Temmuz 1996)\n5 Seconds of Summer, McFly, Blink-182, All Time Low, Green Day, Mayday Parade, Boys Like Girls ve Busted gibi gruplardan etkilendiklerini dile getirmiÅŸlerdir.\nBillboard Yıl Ortası Müzik Ödülleri\n\n\nSevgilerimle (Çelik albümü)\nSevgilerimle, Çelik'in 5. albümüdür. 1998'de çıkmıştır. 1,2 ve 16. sıradaki yeni parçalar haricinde bir toplama albümüdür.\n\n\nOnu Düşünürken\nÇelik'in 6. albümüdür. 1998'de çıkmıştır.\n\n\nBat覺rb覺y B覺rs覺r\nBatırbıy Bırsır (Çerkesçe \"Бырсыр Батырбый\", Rusça \"Батырбий Махмудович Берсиров\" 6 Nisan 1939, Hakurınehable/Хьэкурынэхьабл, Adigeya), Batı Çerkeslerinden dil bilimi uzmanı, profesör, pedagoji ve sosyal bilimler üzerine Rusya Akademisi ile Adığe (Çerkes) Uluslararası Bilimler Akademisi (AMAN) üyesidir.\n\n\nUnutamam\nÇelik'in 7. albümüdür. 2000'de çıkmıştır.\n\n\n8inci\nÇelik'in 8. albümüdür. 2001'de çıkmıştır.\n\n\nDiu Muharebesi (1509)\nDiu Muharebesi, diğer adıyla İkinci Chaul Muharebesi, 3 Şubat 1509 tarihinde Umman Denizi'nin Diu açıklarında, Portekiz İmparatorluğu ile Osmanlı, Venedik ve Ragusa destekli Memlüklü-Gucerat Sultanlığı-Kalkülta Krallığı birleşik donanması arasında gerçekleşmiş bir deniz muharebesidir. Muharebede birleşik donanmanın geri çekilmesiyle, Portekizliler kritik bir zafer kazanmış oldu. Portekizlilerin Ümit Burnu'ndan geçecek ticaret yolunun güvenliği büyük ölçüde sağlanmış oldu. Bu ticaret yoluyla, Portekizlilerin bir asır boyunca sürecek ticari üstünlüğü oluştu.\n\n\nÇerkesya Rumları\nÇerkesya Rumları ya da Urımlar (kendilerince урым \"Urım\", Çerkesçe \"адыгэ урымхэр\" \"Adığe Urımher\", Rusça \"черкесские греки\" «Çerkes Rumları», \"горские греки\" «Dağ Rumları», \"закубанские греки\" «Kuban Rumları»), Kuzey Kafkasya'da Çerkesler arasında yaşayan ve anadilleri Çerkesçe olan az sayıdaki Ortodoks Hristiyan topluluğu. Ukrayna ve Gürcistan'da yaşayan Türk dilli Urumlar ile karıştırmamak gerekir.\n\n\nYol (Çelik albümü)\nÇelik'in 9. albümüdür. 2002'de çıkmıştır.\n\n\nEoliyen süreçler\nJeoloji bilimi ve meteorolojide rüzgâr faaliyetleri ve özellikle rüzgârın yeryüzünü şekillendirebilmesi eoliyen süreci oluşturur. \nRüzgâr, yeryüzündeki kayaçları aşındırma, taşıma ve biriktirme faaliyetleri ile şekillendirir.\nRüzgâr ortaya birçok ayırt edici özellik çıkarmasına ve çok etkili bir boylanma etkeni olmasına karşın, ırmak kanalları tipik olarak kuru olsa da kurak bölgelerde çoğu aşınma şeklini akarsular oluşturur. Rüzgâr malzemeleri iki şekilde aşındırır:\nAbrazyon: Sıçrayan kum tanelerinin bir nesneye çarpmasını kapsar.\nDeflasyon: Rüzgârın gevşek yüzey çökellerini kaldırması olayına deflasyon denir.\nRüzgâr bulanık bir akışkan olup bu yüzden akarsu ile aynı biçimde çok miktarda çökel taşır. Rüzgâr tipik olarak sudan daha büyük bir hızla esmesine rağmen daha düşük bir yoğunluğa sahip olduğundan yalnızca kil ve silt boyutlu parçaları asılı yük olarak taşıyabilir. Kum ve daha büyük parçacıklar ise zeminde yatak yükü olarak hareket ederler.\n\n\nÇift maçlı eliminasyon sistemi\nÇift maçlı eliminasyon sistemi, bazı sporlarda iki takımın, her biri bir takımın iç sahasında olmak üzere iki kez karşılaştığı ve kazanan tarafın bu iki maç sonunda belirlendiği sistemdir. Maçlar sonunda rakibine sayı bakımından üstünlük kuran takım, turun galibi olur. Bu sistem futbolda, deplasman golleri kuralıyla da uygulanabilir. Bu kurala göre her iki maç sonunda atılan gollerin sayısı eşitse, deplasmanda daha fazla gol atan takım kazanan taraf olur. Bu gollerde de eşitlik varsa uzatma süresi, eşitliğin sürmesi durumunda ise penaltı vuruşlarına geçilir.\n\n\nUpton Park\nUpton Park İngiltere Premier League takımlarından West Ham United takımının maçlarını oynadığı Boleyn Ground stadyumunuda içerisinde bulunduran bölgedir.\n\n\nCüneyt Akalın\nCüneyt Akalın (d. 1945, İstanbul), Türk siyaset bilimi doçenti.\n1945 İstanbul doğumludur. İlköğrenimini Ankara Sarar İlkokulu’nda tamamladıktan sonra Galatasaray Lisesi’ne girmiş ve bu liseden 1965 yılında mezun olmuştur. Bu arada, AFS Uluslararası burslarından yararlanarak, öğrenimine bir yıl ABD’de devam etmiştir. 1965’te girdiği Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden 1969’da mezun olmuştur. Aynı yıl adı geçen fakültede asistan olmuştur. Daha sonra SBF’den ayrılarak İstanbul’a yerleşmiş ve\ngazeteciliğe başlamıştır. Hürriyet, Cumhuriyet, Aydınlık gazetelerinde muhabir, dış politika yazarı, araştırma sayfası editörü, spor editörü vb. olarak çalışmıştır.\nCüneyt Akalın politik tavır olarak ulusalcı çevrelere yakınlığı ile bilinmektedir. Talat Paşa Komitesi'ne üyedir ve Ermeni Soykırımı İddialarını da reddetmektedir.\nA.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesinde basladığı doktora çalışmasına İ.Ü. İktisat Fakültesi Siyaset Bilimi Kürsüsünde devam etmiştir. 1999’da savunduğu “Uluslararası İlişkiler Ortamında 27 Mayıs Hareketi” adlı teziyle, “siyaset bilimi-uluslararası ilişkiler doktoru” unvanını elde etmiştir. 1995 yılında Galatasaray Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak göreve başlamış; 1999 sonbaharında yardımcı doçentliğe getirilmiştir. 2001 yılında Marmara Üniversitesi’ne geçmiştir. Halen de bu üniversitenin İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünde görev yapmaktadır. Akalın, 2006’da da doçent unvanını almıştır. Şimdiye kadar Siyasi Tarih, Türk Siyasal Hayatı, Siyasi-İdari Yapı, Gazetecilik, Uygarlık Tarihi, Türk Dış Politikası, Siyasetin Temel Kuram ve Kavramları, İnsan Hakları ve Medya, Uluslararası Medya dersleri vermiştir. Yurt içinde/dışında yayımlanmış çok sayıda makale kaleme almış, İngilizce ve Fransızcadan Türkçeye kitaplar çevirmiştir.\nTÜMÖD üyesidir.\n\n\nAvni Tan\nHüseyin Avni Tan (d. 1890, Kayseri) - (ö. 21 Mayıs 1961), Türk siyasetçi.\nİstanbul Askerî Tıbbiye mezunudur. Operatör Doktortur. Seyyar 4.Operatör Muavinliği, 12.Topçu Alayı 2.Tabur Tabipliği, 125.Alay 3.Tabur Tabipliği, İnşaat Taburu Tabipliği, İran, Irak ve Kafkas Cepheleri Tabur Tabipliği ve Sıhhiye Bölüğü Operatörlüğü, 6.Ordu Menzil 2.Hastanesi Baştabipliği, Pendik Yedek Subay Karargâhı Alay Doktorluğu, Askerî Tıbbiye Dâhiliye Doktorluğu, Kastamonu ve Afyonkarahisar Askerî Hastanesi Operatörlüğü, Afyon, Kütahya, Kırklareli, Bartın, Kastamonu, Trabzon, Niğde Memleket Hastaneleri, Eskişehir Frengi Hastanesi Operatörlükleri, Sungurlu, İnebolu, Afyon, Gülnar Hükûmet Doktoru, Elazığ Sıhhat Müdürlükleri, Eskişehir Şifa Yurdu Doktorluğu, Sıhhiye Müfettişliği, Bartın ve Silifke Hastanesi Operatörlüğü, Afyon Belediye Doktorluğu, TBMM IX. Dönem Afyonkarahisar Milletvekilliği yapmıştır. Harp ve Muharebe Gümüş Liyakat Madalyası sahibidir. Evli ve üç çocuk babasıdır.\n4.(XV) ve 5.(XVI) Dönem Afyonkarahisar Milletvekiliği ile Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı yapmış Dr.Mete Tan'ın babasıdır.\n\n\nMehmet Rıza Çerçel\nMehmet Rıza Çerçel (d. 1919, Afyonkarahisar) - (ö. 28 Ocak 1998), Türk siyasetçi.\nAnkara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Devlet Hava Yolları Muamelat Memurluğu, Müdür Muavinliği ve Levazım Müdürlüğü, Ulaştırma Bakanlığı Ticaret Dairesi Uzmanlığı, Devlet Hava Yolları Genel Müdür Yardımcılığı ve Genel Müdürlüğü, Nightingale Hemşire Mektepleri ve Hastaneleri Vakfı, Yüksek Tahsil Öğrencilerine Yardım Vakfı Başkanlığı, Devlet Malzeme Ofisi Yönetim Kurulu Üyeliği, Türkiye Kızılay Derneği Genel Başkanlığı, TBMM X., XI., 3.(XIV) ve 4.(XV) Dönem Afyonkarahisar Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve iki çocuk babasıdır.\n\n\nYusuf Ziya Yılmaz\nÅžu anlamlara gelebilir:\n\n\nÇocuk Pozu\nÇocuk pozu, orijinal Rumence adıyla Poziția copilului, ( İngilizce: Child's Pose ) 2013 Romanya yapımı, yönetmenliğini Călin Peter Netzer'in yaptığı 63. Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı ödülü kazanmış olan filmdir.\n\n\nYusuf Ziya Yılmaz (1927 doğumlu siyasetçi)\nYusuf Ziya Yılmaz (d. 1927, Gerger, Adıyaman - ö. 2011, İstanbul), Türk siyasetçi.\nİstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Çardak Cumhuriyet Savcı Yardımcılığı, Mudurnu Cumhuriyet Savcılığı, Serbest Avukatlık, TBMM 3.(XIV) Dönem Adıyaman Milletvekilliği yapmıştır. Evlidir.\n\n\nNil Göncü\nNil Şükran Göncü (d. 10 Nisan 1950, İstanbul - ö. 3 Eylül 1969), Türk sinema oyuncusu. Metin Erksan'ın yönettiği filmi \"Kuyu\" filminde başrol oynayarak sinemaya adım atmıştır. Yaşamı boyunca dört sinema filminde rol alan oyuncu son filmi \"Sarı Çizmeli\" 'yi çevirirken bağırsak düğümlenmesi rahatsızlığı nedeniyle kaldırıldığı Şişli Etfal Hastanesi 'nde 19 yaşında ölmüştür. Cenazesi Teşvikiye Camii'nden kaldırılarak Zincirlikuyu Mezarlığı' na defnedilmiştir.\n\n\nDemir Leydi (film)\nDemir Leydi (Özgün adı: The Iron Lady), 2011 Büyük Britanya yapımı yarı-biyografik film. Filmde 20. yüzyılın en uzun süre görevde kalan Birleşik Krallık başbakanı (1979-1990) olan Margaret Thatcher'ın (1925-2013) yaşamının bir bölümü anlatılmaktadır. Filmin yönetmeni Phyllida Lloyd'dur. Thatcher, öncelikle Meryl Streep tarafından canlandırılmıştır, bununla birlikte siyaset öncesi ve erken siyasi yılları da Alexandra Roach tarafından canlandırılmıştır. Thatcher'ın kocası, Denis Thatcher; Jim Broadbent tarafından ve Thatcher'ın en uzun süre hizmet eden kabine üyesi ve nihai yardımcısı, Geoffrey Howe; Anthony Head tarafından canlandırılmıştır.\nMeryl Streep, bu filmdeki performansı ile 84. Akademi Ödülleri sonucunda En İyi Kadın Oyuncu Akademi Ödülü'nü kazanmıştır. Film aynı yıl ayrıca En İyi Makyaj Akademi Ödülü'nü de almıştır.\n\n\nTöngeldüzü, Perşembe\nTöngeldüzü, Ordu ilinin Perşembe ilçesine bağlı bir mahalledir.\n\n\nSeramik mühendisliği\nSeramik mühendisliği inorganik, metalik olmayan malzemelerden nesneleri oluşturma bilim ve teknolojisidir. Bu, ya ısıl hareketle, ya da yüksek saflıktaki kimyasal çözeltilerinden çökelme reaksiyonları kullanılarak düşük sıcaklıklarda sağlanır. Bu tanım, hammaddelerin saflaştırılması, söz konusu kimyasal bileşiklerin üretimi, ürüne dönüştürülmesi, yapı kompozisyon ve özelliklerinin incelenmesi çalışmalarını içerir.\nSeramik malzemeler atomik ölçekte uzun mesafeli düzenlenmiş, kısmen ya da tamamen kristal bir yapıya sahip olabilirler. Cam seramikler sınırlı ya da kısa mesafeli düzende amorf ya da camsı yapıda olabilirler. Bunlar ya soğutma ile katılaşan ergiyik bir kütleden şekil alırlar ya da hidrotermal ve sol-jel sentezleme metotları ile düşük sıcaklarda sentezlenirler.\nSeramik malzemelerin kendilerine has davranışları, onların malzeme, elektrik, kimya ve makine mühendislik uygulamalarında kullanımına neden olmaktadır. Bir ısı direnci olarak seramikler, metal ve polimer gibi malzemelerin uygun olmadığı pek çok görevlerde kullanılabilirler. Seramik malzemeler, maden, havacılık, tıp, rafineri, gıda ve kimya endüstrileri, paketleme teknolojisi, elektronikler, elektrik ve ışığın dalga boyu iletiminde yaygın olarak kullanılmaktadırlar.\nSeramik mühendisliği, malzeme mühendisliği ve biliminin inorganik, metalik olmayan malzemeleri kapsayan branşını oluşturur (diğer iki branş metalurji mühendisliği ve polimer mühendisliğidir). Seramik mühendisleri tasarlanan malzemeleri diğer mühendislik disiplinlerinin kullanımına uygun hale getirebilir. Bunlara telekominasyon ağı için optik cihaz ve cam fiberler, cep telefonları için kullanılan elektronik seramikler, jet motorlarının çok daha etkili sıcaklıklarda çalışmasını sağlayan yüksek sıcaklık malzemeleri, hastalıklı dokuların tedavisinde kullanılan biyo uyumlu seramikler vd. örnek olarak verilebilir. Seramik mühendisleri fizik ve kimyanın temel prensiplerini kullanarak atomik seviyedeki yeni malzemelerin nasıl modelleneceğini anlamaya çalışırlar ve daha sonra da mühendislik tasarımlarını yararlı formlara dönüştürme sürecini işleme koyarlar.\nDünyada ilk Seramik Mühendisliği programı günümüzde adı, Malzeme Bilimi ve Mühendisliği olan Ohio State Üniversitesinde Prof. Dr. Yük. Müh. Edward Orton, Jr. tarafından 1894 yılında kurulmuştur. Orton, bugünkü Amerikan Seramik Derneği'nin de kurucuları arasında yer almaktadır. Orton’dan sonra ABD’de birçok program kurulmuş ve mezun vermiştir. Örneğin Washington Üniversitesi Seramik Mühendisliği bölümünden 1971 yılında mezun olan İrlanda kökenli Amerikalı astronot Bonnie J. Dunbar bu simalardan birisidir. Günümüzde ise malzeme programı, mühendislik fakültelerindeki program sıralamalarında MIT’de 1 numaralı rank değerine sahip bölümlerdendir. Türkiye'de ise lisans düzeyinde program faaliyetlerine 1993 yılında başlamıştır.\nDört yıllık eğitim öğretim süresince fizik, mühendislik matematiği, kimya, termodinamik, malzeme termokimyası, ölçme bilgisi, fizikokimya, kalite kontrol, elektrik bilgisi, statik ve dinamik, yönetim ve organizasyon, mukavemet, mühendislik etiği, malzeme bilimi, istatistik, mühendislik ekonomisi ve iktisat gibi temel mühendislik disiplini derslerinin yanı sıra malzemelerin fiziksel özellikleri, mekaniksel davranışlar, hammaddeler ve temel işlemler, malzeme karakterizasyonu, ısıl süreçler, diferansiyel denklemler, kristal olmayan malzemeler, metalik malzemeler, ilgili laboratuvar dersleri, seramik süreçler, sinterleme, enerji denklemleri, ileri malzemeler ve kompozitler, faz diyagramları, cam seramikler, ileri teknoloji seramikleri, polimer malzemeler, cam üretim teknolojisi, ekstraktif metalurji, yarı iletkenler, katı hal fiziği, elektronik malzeme ve seramikler, alaşımlar, aletli analiz, kauçuk teknolojisi, ince film teknolojisi, elektrik, manyetik ve optik özellikler, uzay ve havacılık malzemeleri, döküm teknolojisi, yapısal seramikler, biyoseramik malzemeler, polimer matris kompozitler, teknik camlar, toz metalurjisi, inşaat malzemeleri, dünya seramik endüstrisi, nano malzemeler, çimento ve beton, refrakterler, Kaynak mühendisliği, polimer kimyası, tekstil malzemeleri, terracotta, ürün geliştirme, X-Işınları, endüstri makinaları ve fırınları, akışkanlar mekaniği, ekonomik metalurji, sensörler, slikatların fizikokimyası, elektroteknik, fotovoltaik malzemeler, manyetik sistemler, disiplinler arası uygulamalar, dental ve medikal malzemeler, seramik zırh malzemeler, nükleer seramikler ve seçmeli dersler okutulmaktadır. \nTürkiye'de 1993 ile 2013 yılları arasında mezun olan tüm seramik mühendisleri, ilgili üniversitelerin mühendislik fakültelerini tamalayarak bu unvanı almışlardır. Yüksek lisansını aynı ana bilim dalında tamamlayan mezunlar mühendislik - mimarlık hakkındaki kanuna esasen yüksek mühendis unvanına da haizdirler.\nKullandığımız cep telefonlarının, her türlü bilgisayarların, projeksiyonların, tomografi cihazlarının, uçak motor gövdelerinin, mekiklerin, uyduların, zırhların, nükleer depolayıcıların, rüzgâr türbin komponentlerinin, enerji endüstrisinin, ultra yüksek sıcaklık uygulamalarının, süperiletkenlerin kısacası yüksek teknolojinin oluşumunda hep ileri malzemelerin sunduğu avantajlar vardır. Özellikle 1987 yılında İsviçreli Prof. Karl Alexander Muller ve Federal Alman Johannes George Bednorz'un Nobel Ödülü almalarına da vesile olan seramik süper iletkenler üzerine yaptıkları çalışmalar soncunda bilgisayar ve elektronik teknolojisi inanılmaz bir gelişim göstermiştir.\nİleri seramikler (advanced ceramics, oksit, karbür, nitrür ve kompozitleri) özellikle ABD, Japonya, İngiltere ve Almanya'da milyar dolarlık bir sektöre hitap etmektedir. Market 2018 tahminine göre yıllık 408 milyar dolarlık bir pazara ulaşacaktır. Bunların başında elektronik, askeri, uzay ve havacılık endüstrileri gelmektedir. Otomobil bujilerinden nükleer malzemelere (enerji üretimi ve nötron absorblayıcı sızdırmazlık), aşındırıcılardan roket parçalarına, seramik transistör, kapasitor ve entegre devrelerden fiber optiklere, yüksek sıcaklık türbin motorlarından uzay mekiklerine, uzay teleskoplarının lenslerinden tokluğu artırılmış kırılmaz malzemelere, gelişmiş tıbbi cihazlardan, biyoendüstriye, süper iletken ve lazerlerden ultra hızlı bigisayar sistemlerine kadar geniş bir kullanım alanı mevcuttur.\nDünyada önemli bazı firmalar; ACM Tucson, Coorstek, Ceradyne, Reynards, Saint Gobain Advanced, Kyocera, Huper, Morgan Tech, Ceram, Orion Ind, International Ceramic Engineering, Ceramtec AG North America, Fraunhofer, Superior Tech Ceramics, Alcoa, Astro, Cemanco, Ceralink, Crystal Systems, Crytex Composites, Dai Ceramics, Gaiser, Materion, Ortech, Monofrax, Oasis Materials Corp, Pacific Rundum USA, Protech Materials, Quantum Glass, Scientific Materials Co, Semicontek LLC, Silicon Carbide Products, Zircoa, CPS Technologies Corporation, COI Ceramics Inc, Cookson Group PLC, Covalent Materials Corporation, General Electric Company, Momentive Performance Materials, KEMET Corporation, AVX Corp, American Technical Ceramics Corp., Murata Manufacturing Co. Ltd., NGK Insulators Ltd., Samsung Electro-Mechanics Company Ltd., Taiyo Yuden Co., Ltd., TDK Corporation, Vishay Intertechnology, Inc., and Yageo Corp. Dynacer, Hitom Ceramics, Certec Advanced Cer., Asahi Glass Company Limited, Bayer AG, Brush Wellman Incorporated, Carpenter Technology Corporation, Honeywell, Noritake, Toshiba Ceramics Company Limited, Yageo Corporation vd.\nSeramik Mühendisliği, dünyanın en önemli mühendislik akredite kuruluşu ABET'in tanıdığı 21 mühendislik disiplini arasında yer almaktadır.\nTürkiye'de bu alanda ABET tarafından tanınan mühendislik eğitimi yalnızca İTÜ metalurji ve ODTÜ malzeme programlarıdır.\n\n\nBollywood Film Ödülleri\nBollywood Film Ödülleri 1999-2007 yılları arasında Long Island’da düzenlenen ve Hindistan’ın Mumbai kentindeki Bollywood film endüstirisinin en iyi film ve oyuncularına verilen ödüllerdir.\nÖdül, 1992’de, Bollywood Grub’un başkanı Kamal Dandona tarafından \"Nataraj Ödülleri\" olarak başlatılmıştır.\n\n\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Film\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Film, 1999-2007 yılları arasında Long Island’da düzenlenen Bollywood Film Ödülleri'ni kazanan filmlerin listesidir.\n\n\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Yönetmen\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Yönetmen, 1999-2007 yılları arasında Long Island’da düzenlenen Bollywood Film Ödülleri'ni kazanan yönetmenlerin listesidir.\n\n\nMokotów\nMokotów, Polonya'nın başkenti Varşova'nın nüfus bakımından en büyük semtlerinden biridir. 226.911 kişinin yaşadığı kent 35,4 kilometrekarelik alan üzerine kuruludur. Vistül Nehri'ne göre güneybatıdadır. Komşuları güneyde Ursynów, kuzeyde Śródmieście ve Praga Północ, batıda Ochota ve Włochy, doğuda Wawer'dir.\n\n\nBüyük Hayaller\nBüyük Hayaller, 2011 yılında KBS2 kanalında yayınlanan Güney Kore'nin televizyon dizisi. Dizi 29 Ocak - 3 Mart 2012 tarihleri arasında Türkiye'de TRT Okul kanalında yayınlanmıştır.\n\n\nNecat Tunçsiper\nNecat Tunçsiper (d. 1927, Mersin) - (ö. 11 Mart 2013, Balıkesir), Türk siyasetçi.\nAnkara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İl Genel Meclisi İdari Komisyon Başkanlığı, İl Genel Meclisi Başkanvekilliği, Serbest Avukatlık, TBMM XVII. ve XVIII. Dönem Balıkesir Milletvekilliği ve XVII. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi İçişleri Komisyonu Başkanlığı yapmıştır. Evli ve iki çocuk babasıdır.\n\n\nJosep Maria Mauri\nJosep Maria Mauri i Prior (d. 1941), Bir Katalan Katolik rahip ve piskopos. Andorra Eş Prensi Başpiskopos Joan Enric Vives i Sicília'nın mevcut kişisel temsilcisidir. 1965 yılında rahip rütbesi verilmiştir. 20 Temmuz 2012 tarihinde kişisel temsilcisi olarak göreve yemin etti.\n\n\nİbrahim Cevdet Yörük\nİbrahim Cevdet Yörük (d. 1877, Balıkesir) - (ö. 5 Kasım 1960), Türk siyasetçi.\nİdadi mezunudur. Tüccarlık ve çiftçilik, Müdafaa-yı Hukuk Cemiyeti Merkez Kurulu Üyeliği, TBMM I. Dönem Karesi ve IV. Dönem Balıkesir Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve dört çocuk babasıdır.\n\n\nIrmak'taki yıldızlar dizini\nBu liste Irmak takımyıldızındaki dikkate değer yıldızlar listesi olup, azalan parlaklığa göre sıralanmıştır.\n\n\nNail Gönenli\nNail Gönenli (d. 1924, Gönen, Balıkesir - ö. 27 Eylül 1969, Sofya, Bulgaristan), Türk asker ve binici. 1945'te süvari subayı olan Gönenli 1950'den sonra Milli Binicilik Ekibi'nde yer almaya başladı.\nBiniciliği yarbay oluncaya kadar sürdürdü; sonra da antrenörlük yaptı ve çok sayıda binici yetiştirdi. 1969'da Balkan Binicilik Şampiyonası'na katılan Türk ekibi­nin antrenörü olarak gittiği Sofya'da geçirdi­ği kalp krizi sonucunda öldü.\nÇok sayıda ulus­lararası yarışmada birinci olmuştur. Kızı Hayal Gönenli de kendisi gibi binicidir.\n\n\nSX Arietis değişeni\nSX Arietis değişenleri, değişen yıldızların bir türüdür. Alfa2 Canum Venaticorum değişenlerinin yüksek ısılı benzerleridir ve güçlü manyetik alanlar ile yoğun He I ve Si III tayf çizgileri sergilerler. Bir günlük süre içerisinde yaklaşık 0,1 kadir parlaklık dalgalanmalarına sahiptirler. Bazen \"helyum değişkenleri\" olarak da adlandırılırlar. Böyle bir örnek, Alfa Sculptoris'dir.\nSamus N.N., Durlevich O.V., vd. \"Combined General Catalog of Variable Stars (GCVS4.2, 2004 Ed.)\"\n\n\nSelçuk Soğukçay\nSelçuk Soğukçay, (d. 8 Ağustos 1961, İstanbul) Türk tiyatro oyuncusu ve yazarı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Türk Dili Ve Edebiyatı bölümünde okudu.\nİstanbul Belediyesi Şehir Tiyatrosunda 1984 yılından beri oyuncu ve yazar olarak görev yapmaktadır.\nSinema ve televizyonda; seslendirme ve seslendirme yönetmenliği de yapan Selçuk Soğukçay, İBB Şehir Tiyatrosu sanatçısı Hülya Arslan Soğukçay ile evlidir. Eylül Soğukçay adında, Kadir Has Üniversitesi Tiyatro Bölümü mezunu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu'nda oyuncu olan bir kızı vardır.\n\n\nUçurtma Avcısı (film)\nThe Kite Runner, Amerikalı yapımcı Marc Forster tarafından çekilen, 2007'de gösterime giren Amerikan filmi.\nAfgan yazar Khaled Hosseini’nin (Halit Hüseyni) aynı adlı çok satan romanından uyarlanan “Uçurtma Avcısı-The Kite Runner”da, uzun yıllardır Kaliforniya’da yaşayan Amir adlı bir Afgan göçmeninin, çocukluk arkadaşı Hasan’ın oğlunun başının dertte olduğunu öğrendikten sonra ona yardımcı olmak için Taliban yönetiminin kontrolündeki ana vatanına geri dönüşünün çarpıcı öyküsü anlatılır.\nAday\n\n\nTestere V (film müziği)\nTestere V (film müziği) (Saw V: Original Motion Picture Soundtrack), Testere V filminin resmi film müzikleri albümüdür. 21 Ekim 2008 tarihinde Evolution Music Partners şirketi tarafından piyasaya çıkarılmıştır.\nTüm şarkılar Charlie Clouser tarafından bestelenmiştir.\n\n\nInvalidovna\nInvalidovna (Fransız \"\"hôtel des invalides\"\"), Prag ilçesi olan Karlín'de bir yapıdır.\nInvalidovna 1731-1737 yılları arasında Kilián Ignác Dienzenhofer tarafından savaş malulleri (gazileri) için yatakhane olarak inşa edildi. Modeli 1679 yılında Paris'te gaziler için resmi olarak açılan bina olan Les Invalides'ti. Orijinal tasarımın sadece dokuzda biri tamamlandı. En fazla 1200 hasta ikamet etti. 1935'te tüm sakinler Hořice'teki başka bir \"invalidovna\"'ya taşındılar ve bina Çek ordusu tarafından kullanıldı. Ardından ordu arşivi olarak kullanıldı. Bina 2002'de büyük bir sel sonucunda zarar gördü ve arşiv malzemelerinin çoğu tahrip oldu. Invalidovna'yı şu sıralar pahalı bir rekonstrüksiyon beklemektedir. Gelecekte Charles University of Prague'ın Felsefe Fakültesinin bir bölümü olarak kullanılma olasılığı mevcuttur.\nInvalidovna metro istasyonuna bu binanın adı verilmiştir.\n\n\nJung Hong-won\nJung Hong-won (d. 9 Ekim 1944), Güney Kore'li savcı ve Güney Kore'nin eski Başbakanı.\nJung Hong-won, Sungkyunkwan Üniversitesi'nden mezun oldu ve Hukuk Diploması (lisans) aldı. Yargı Sınavını geçtikten sonra savcı oldu. Walker Hill Casino skandalı gibi birçok yüksek profilli vakaları çözmesi ile sonradan tanındı. 2012 yılında savcı işinden istifa etmiş, Park Geun-hye hükümetinin 1. Başbakan adayı için aday gösterilmiştir. Güney Kore Ulusal Meclisi adaylığını onaylandıktan sonra 26 Şubat 2013 tarihinde Başbakanlık görevine atanmıştır.\n27 Nisan 2014 tarihinde, 16 Nisan 2014 tarihinde MV Sewol adlı bir geminin batışını izleyen olayda 200'den fazla kişi ölmüş, bunun üzerine Cumhurbaşkanına başbakanlıktan istifasını sunmuş ve istifası kabul edilmiştir.\n\n\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Kadın Oyuncu\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Kadın Oyuncu, 1999-2007 yılları arasında Long Island’da düzenlenen Bollywood Film Ödülleri'ni kazanan kadın oyuncuların listesidir.\n\n\nBollywood Film Ödülleri - En İyi Erkek Oyuncu\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Erkek Oyuncu, 1999-2007 yılları arasında Long Island’da düzenlenen Bollywood Film Ödülleri'ni kazanan erkek oyuncuların listesidir.\n\n\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, 1999-2007 yılları arasında Long Island’da düzenlenen Bollywood Film Ödülleri'ni kazanan yardımcı kadın oyuncuların listesidir.\n\n\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, 1999-2007 yılları arasında Long Island’da düzenlenen Bollywood Film Ödülleri'ni kazanan yardımcı erkek oyuncuların listesidir.\n\n\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Kötü Adam\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Kötü Adam, 1999-2007 yılları arasında Long Island’da düzenlenen Bollywood Film Ödülleri'ni kazanan kötü adamların listesidir.\n\n\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Komedyen\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Komedyen, 1999-2007 yılları arasında Long Island’da düzenlenen Bollywood Film Ödülleri'ni kazanan komedyenlerin listesidir.\n\n\nBollywood Film Ödülleri – En İyi İlk Film (kadın)\nBollywood Film Ödülleri – En İyi İlk Film (kadın), 1999-2007 yılları arasında Long Island’da düzenlenen Bollywood Film Ödülleri'ni ilk filmleriyle kazanan kadın oyuncuların listesidir.\n\n\nBollywood Film Ödülleri – En İyi İlk Film (erkek)\nBollywood Film Ödülleri – En İyi İlk Film (erkek), 1999-2007 yılları arasında Long Island’da düzenlenen Bollywood Film Ödülleri'ni ilk filmleriyle kazanan erkek oyuncuların listesidir.\n\n\nBollywood Film Ödülleri – Eleştirmenler Ödülü (kadın)\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Eleştirmenler Ödülü (kadın), 1999-2007 yılları arasında Long Island’da düzenlenen Bollywood Film Ödülleri'ni kazanan kadın oyuncuların listesidir.\n\n\nMehmet Emir\nMehmet Emir ya da \"Mehmet Cavit\" ya da \"Mehmet Demir\" (d. 1880, Burhaniye, Balıkesir) - (ö. 3 Ekim 1950), Türk siyasetçi.\nHususi eğitim almıştır. Fabrikatörlük, Çiftçilik, Kazar İdare Meclisi Üyeliği, Livâ Genel Meclisi, Donanma Cemiyeti, Maârif Maliye Cemiyeti Üyelikleri, Müdafaa-yı Hukuk Başkanlığı, Ayvalık Cephesi Millî Alay Komutanlığı, İzmir Kuzey Cephesi Grup Komutanlığı, Genel İhtiyat Kuvvetleri Komutanlığı, TBMM II. Dönem Karesi, III., IV., V., VI.ve VII. Dönem Balıkesir Milletvekilliği yapmıştır. İstiklal Madalyası sahibidir. Evli ve altı çocuk babasıdır.\n\n\nİçinde Yaşadığım Deri\nİçinde Yaşadığım Deri (Özgün adı: \"La piel que habito\"), İspanyol yönetmen Pedro Almodóvar'ın 2011 yapımı psikolojik gerilim filmi. Başrollerinde Antonio Banderas ve Elena Anaya'nın oynadığı film, Thierry Jonquet'in \"Tarantula\" adlı romanından uyarlandı. Film İngilizce olmayan filmler dalında BAFTA En İyi Film Ödülü, Yabancı dildeki filmler dalında Satellite Ödülüne layık görüldü, ayrıca Cannes başta olmak üzere çok sayıda festivalde en iyi film adayı olarak gösterildi.\nFilm, kızına tecavüz eden bir adamdan intikam almaya çalışan ve psikolojik sorunları olan bir plastik cerrahın saplantıları ve insan derisini yeniden üretmek için verdiği uğraş anlatılıyor.\nBaşarılı bir plastik cerrah olan Dr. Robert Ledgard (Antonio Banderas) bir trafik kazasında vücudu tamamen yanan eşine yeni bir deri yaratmak için 12 yıl boyunca uğraşır ve nihayet bunu başarır. Ancak eşi aynada yanan vücudunu görünce intihar eder. Küçük kızı Norma bu intiharı görerek psikolojik bir travma yaşar ve insanlardan uzak durmayı tercih eden, içine kapanık bir çocuk haline gelir. Dr. Ledgard, kızını daha sosyal hale getirmek için çabalar, ancak bu daha kötü şekilde sonuçlanır, kızı kötü şekilde bir tecavüze uğrar.\nZaten psikolojik sorunları olan Dr. Ledgard kızına tecavüz eden ve ölümüne yol açan Vicente'i izleyip, yakalar ve cinsiyet değiştirme ameliyatı için denek olarak kullanmaya başlar. 6 yıl süren çok sayıda ameliyat sonrasında Vicente, Dr. Ledgard'ın ölen karısı Vera'nın (Elena Anaya) bir kopyasına dönüşür.\nPedro Almodóvar, Thierry Jonquet'in Tarantula adlı kitabını filmin prömiyerinden 10 yıl önce okumuştu. Romanda onu cezbeden şeyin \"Doktor Ledgard'ın intikamının büyüklüğü\" olduğunu belirtmişti.\nYönetmen, film projesini 2002 yılında duyurduğunda iki başrol için Antonio Banderas ve Penélope Cruz'u düşünüyordu, fakat daha sonra Banderas'ın yanına Elena Anaya'yı getirdi. \"İçinde yaşadığım deri\", yönetmenin 1980'lerde Banderas ile birlikte yaptığı çalışmalardan 21 yıl sonra birlikte yaptıkları ilk çalışma oldu. Yapımcılığını El Deseo'nun yaptığı film 10 milyon Euro'luk bir bütçeyle çekildi.\nSahne çekimleri 23 Ağustos 2010'da başladı ve çekimler 4 ay içinde tamamlandı. Film Santiago de Compostela, Madrid ve Toledo'nun dışında bir köy evinde çekildi.\nFilmin prömiyeri 19 Mayıs'ta 2011 Cannes Film Festivalinde yapıldı. Filmi üreten El Deseo firması, filmin dağıtımı konusunda endüstrinin ihtiyaçlarına göre hareket ederek Almodóvar'ın diğer çalışmalarından daha farklı bir strateji izledi. Yönetmenin filmleri genellikle önce bahar aylarında İspanya'da gösterime girer, ardından yılın son çeyreğinde uluslararası gösterimlere geçilirdi. \"İçinde yaşadığım deri\" ise sonbaharda, 16 Ağustos 2011'de 20th Century Fox aracılığıyla İngiltere'de gösterime girdi. İspanya prömiyeri ise 2 Eylül 2011'de yapıldı. ABD'de ise aynı yılın 12 Ekim'deki 49. New York Film Festivali'nde gösterildikten sonra 14 Ekim'inde Sony Pictures Classics aracılığıyla sınırlı sayıda dağıtımı yapıldı. following its American premiere at the 49th New York Film Festival on 12 October 2011.\nFilm, hem uluslararası basında hem Türkiye'de çok sayıda olumlu/olumsuz eleştiri aldı. Kerem Akça, Habertürk'teki eleştirisinde Almadovar'ın etrafı saran \"ağlak\" motiflerle uğraşmasına rağmen, bu öyküden bir kimlik bunalımı, saplantı ve cinsiyetler arası mücadele teması çıkardığını tespit ediyor: \"Kuşkusuz Almadovar'ın hedefi de kent burjuvazisinin gidişatını masaya yatırırken sapkınlığa varan cinsel arzuların, bastırılmış sevginin ve plastik cerrahinin zararlarını inceleyen gerilim örgüsünü doğrudan doğruya hissettirmek. Sürprizleri fazla açık edemesek de önceden uyarmakta fayda var: Lafını bile ağzımıza alırken yutkunduğumuz tartışmalı meselelerin, böylesi özgün bir metotla işlendiğini görmek zor.\"\nRadikal gazetesinden Uğur Vardar, filmin yer yer \"arabesk\" olarak nitelenebilecek bir bütün içinde sunulduğunu belirtir. \"Bu tablo içinde ‘İçinde Yaşadığım Deri’, İspanyol dehanın genel çizgilerinin uzağında gibi seyreden ve daha çok Cronenberg haletiruhiyesine yakın düşen bir film olmuş. Lakin, öykü bittiğinde yine de ortaya çıkan işin, sırf cinsel kimlikler labirentindeki yolculuğu itibarıyla bile ‘Almodovar alamet-i farikası’ taşıdığına ikna olabilirsiniz.\"\nAtilla Dorsay ise Sabah gazetesindeki yazısında filmi oldukça sert bir şekilde eleştirdi. Dorsay Almadovar'ın bir önceki filmi Kırık Kucaklaşmalar ile birlikte inişe geçtiğini ve \"İçinde yaşadığım deri\" ile bu inişin devam ettiğini yazdı. \"Sonuç olarak, karşımızda minör bir Aldovar filmi var. Elbette hayranları onun her şeyini sevebilir, zaten seviyor da... Ama çok sevsek de, yönetmenlere ve de oyunculara kör bir hayranlık beslemek, doğrusu bize ve mesleğimize uymuyor. Ve düşündüğümüzü yazıyoruz. Koşulsuz 'fan'ları kusura bakmasın!\"\n\n\nSirannon\nSirannonun temelleri 2005 senesinde İzmir’de Wesretkau tarafından atıldı. 2005-2007 dönemini kadro değişimleri ve beste yazımıyla geçiren grup 2007 de \"Annon Morin\" adını verdiği 5 parçadan oluşan demosunu kaydetti. Ancak grupça alınan bir kararla demoyu yayınlamaktan vazgeçen Sirannon, vakit kaybetmeden ilk albümünün kaydına başladı. \"Semper Caliga\" adını alan albüm; 1 intro, 1 outro ve 11 parçadan oluşmaktadır. Amerika’lı Unmerciful Death Productions ile yapılan anlaşmadan sonra albüm Rusya, Estonya, İsveç, Fransa, Yunanistan, ABD, Meksika, Barbados, Kolombiya gibi ülkelerde ve ebay.com, amazon.com gibi sitelerde satışa çıktı.\nAyrıca bu albüm Türkiye metal tarihinde yapılmış ilk bayan black metal albümüdür.\nPek çok fanzin, radyo ve kritiğe konu olan, birçok röportajla ve yer aldığı yurt dışı compilationlarla, başta Güney Amerika ülkeleri olmak üzere geniş bir kitle tarafından takip edilen grup 6 senelik gitaristi Haec’in ADB’ye yerleşmesinden sonra kadrosunu tekrar yeniledi ve vakit kaybetmeden yeni besteler üretip soundunu geliştirerek yapacağı yeni kayda odaklandı.\nKurulduğundan beri 3 konser veren grup, çok fazla canlı\nperformansta yer almayı çeşitli sebeplerle tercih ve kabul etmemiştir. Daha çok üretime kanalize olmayı tercih edip, sound olarak yer yer raw, yer yer old school, yer yer paganik öğeleri barındıran bir tarz benimsemiştir.Sirannon, daha geniş bir kitleye ulaşabilmeyi ve kendini daha iyi gösterebileceği canlı performanslarda yer almayı kendine hedef edinmiştir.Hayatın zorluklarıyla baş ederken asla boyun eğmemeyi ve yüzyıllardır insanoğlunun önüne konulan tüm tabulara ve işlenmemiş konulara el atmayı felsefe olarak benimsemiştir.\nWesretkau - Bateri \nLygbereth - Bas Gitar \nLeinth - Vokaller \nNemain - Gitar\nAnnon Morin (Demo-2007) – Yayınlanmadı\nSemper Caliga (Albüm-2011) – Çıktı\nForgotten Laments Of The Forsaken (EP-2012) - Yakında\n\n\nManolya (film)\nManolya, Paul Thomas Anderson tarafından yazılan ve yönetilen 1999 yapımı Amerikan filmidir. Ricky Jay'in anlatıcı rolünde boy gösterdiği yapımın başrollerini Tom Cruise, Philip Baker Hall, Philip Seymour Hoffman, William H. Macy, Julianne Moore, John C. Reilly ve Jason Robards paylaşmaktadır.\nTom Cruise filmdeki rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilmiş ve aynı dalda Altın Küre Ödülü'nü kazanmıştır. Anderson, Manolya'nın -iyisiyle kötüsüyle- hayatı boyunca yapacağı en iyi film olduğunu düşündüğünü söylemiştir.\nManolya, birbirleri ile uzaktan veya yakından ilişkili bir grup insanın tesadüflere dayalı öyküsünü anlatır. Bu kişiler polis memuru Jim Kurring; bir ihbar üzerine Jim ile tanışan kokain bağımlısı Claudia Wilson; Claudia'nın babası ve bir çocuk bilgi yarışmasının sunucusu Jimmy Gator; yarışmanın dahi çocuğu Stanley Spector; aynı yarışmanın geçmişteki şampiyonlarından Donnie Smith; yarışmanın eski yapımcısı, ölümcül kanser hastası Earl Partridge; Earl'ün kendinden genç ve güzel eşi Linda; Earl'ün yardımsever hastabakıcısı Phil Parma ile Earl'ün görüşmediği oğlu, kız tavlama kursları veren, narsist Frank Mackey'dir.\n\n\nAffet\nÇelik'in 10. albümüdür. 2003'te çıkmıştır.\n\n\nGariban (albüm)\nÇelik'in 11. albümüdür. 2005'te çıkmıştır.\n\n\nManolya (anlam ayrımı)\nManolya ÅŸu anlamlara gelebilir:\n\n\nBates Motel (dizi)\nBates Motel, Universal Television tarafından A&E'de yayınlanmak üzere yapılan, Lost dizisinden tanıdığımız Carlton Cuse, Kerry Ehrin ve Anthony Cipriano tarafından geliştirilen ABD drama televizyon dizisi.\n1960 yapımı \"Sapık\" filminin bir \"modern önceli\" olan dizide Hitchcock'un filminde anlatılan olayların öncesinde, Norman Bates ve annesi Norma'nın hayatı anlatılmaktadır. Fakat dizi filmdeki gibi Fairvale'de değil, başka bir hayali kasaba olan White Pine Bay'de geçmektedir. Dizi Norma'nın, kocasının ölümünün adından, bir sahil kasabası olan Oregon'da bir motel satın almasıyla başlar; böylece o ve Norman yeni bir hayata başlayabilecektirler.\nDizi Kanada'da Aldergrove, British Columbia'da çekildi ve 18 Mart 2013'te ilk gösterimini yaptı. A&E, pilot bölümü yayınlamadan 10 bölümden oluşan ilk sezonu sipariş etti.\n8 Nisan 2013'te, A&E olumlu eleştirileri ve güçlü izlenme oranlarını göz önüne alarak \"Bates Motel\"i ikinci sezona uzattığını açıkladı. 2014'te yayınlanmasına ve çekimlerin 2013 yazında başlamasına karar verildi. Daha sonra dizinin 5.sezonunun final sezonu olacağı açıklandı.\n8 Nisan 2013'te, Bates Motel dizisinin 2.sezona uzatılacağı açıklandı. 10 bölümden oluşan bu sezon ilk sezon finalindeki Blaire Watson cinayetinin Norman üzerindeki etkisi gösteriliyor. Artık Norman'ın psikolojisi yavaş yavaş bozulmaya başlamıştır. 2014 yazında sezon finali yapan dizi şimdi 3.sezonu bekliyor.\n9 Mart 2015'te Bates Motel dizisi 3.sezon 1.bölümü yayınladı. Bu sezonda diğer sezonlar gibi 10 bölümden oluşuyor.\nBu sezon artık Bates ailesi dağılmaya başlıyor. Norman akıl hastanesine yatırılmak isteniyor, Dylan başka bir ev alıp Caleb ile yeni bir hayata başlıyor. Norma Bates ise Norman'la tek başına uğraşmak zorunda kalıyor. 11 Mayıs'ta sezon finali yapan dizi şimdi 4.sezonu bekliyor.\nHenüz tarih bilinmese de dizinin 4.sezonu onaylandı. Kesin bir tarih belirtilmedi ama 2016 yılının Mart ayında Bates Motel dizisinin prömiyeri yapıldı.\nBu sezon Norman'ın bilinç kayıpları artmaya başladı ve Norma'yı öldürmeye çalıştı. Bu yüzden Norman akıl hastanesine yatırılmıştır. Ancak sigorta meselesi yüzünden Norma ve Alex evlenmek zorunda kalmışlardır.\nThe show currently has a score of 65 on Metacritic, indicating \"generally favorable reviews\". On its premiere night, it broke rating records for an original drama series on A&E. It drew in a strong 3 million viewers total including a total of 1.6 million viewers watching it in the 18-49 demographic.\n\n\nKod Adı Aşk\nÇelik'in 12. albümüdür. 2006'da çıkmıştır.\n\n\nKalp Gözü (dizi)\nKalp Gözü 2004 yılında Kanal 7'de yayınlanan bir dizidir. Diziyi Süleyman Çobanoğlu sunmuştur. Yönetmenleri Gül Güzelkaya ve Gülizar Vatanlar'dır. 2007 yılında sona ermiştir. Dizi 15 bölümden oluşur.\n\n\nCeza kartı\nCeza kartı, bazı sporlarda oyuncuları, antrenörleri veya takımdaki diğer görevlileri uyarma ve cezalandırma amacıyla kullanılan kartlardır. Genel olarak müsabakaların hakemleri tarafından, ihlali gerçekleştiren kişiye gösterilir. Kartı eline alan hakem, ihlali gerçekleştiren kişiye bakarak kartı havaya kaldırır. Kartın rengi veya şekli, ihlalin durumu ve büyüklüğüne göre değişiklik gösterebilir.\nHakemlerin herhangi bir dilden bağımsız, renkli kartlar kullanarak kararlarını iletmesi fikri, ilk olarak Britanyalı futbol hakemi Ken Aston tarafından ortaya atıldı. 1966 FIFA Dünya Kupası'nda hakem sorumlusu olan Aston, aynı zamanda FIFA Hakemler Komitesi'nin üyesiydi. Kupanın çeyrek finallerinde İngiltere ve Arjantin, Wembley Stadyumu'nda karşı karşıya geldi. Maçın ardından yayınlanan gazete raporları, hakem Rudolf Kreitlein'in İngiliz oyuncular Bobby ve Jack Charlton'u uyardığı, ayrıca Arjantinli Antonio Rattin'i oyundan attığını yazdı. Ancak hakem bu kararları maç esnasında açık olarak belirtmemişti. İngiltere teknik direktörü Alf Ramsey, maç sonrası durumun açıklığa kavuşturulması için FIFA'ya başvurdu. Ortaya çıkan durum, Aston'u, hakem kararlarının oyuncu ve izleyicilere net biçimde aktarılması için yöntemler düşünmeye itti. Aston trafik ışıklarının (sarı - uyarı, kırmızı - dur) çalışma prensibini temel alacak bir renk kodlu sistemin, dil engelini ortadan kaldırarak, bir oyuncunun cezalandırıldığının herkesçe anlaşılmasını sağlayacağı fikrine ulaştı. Sonuç olarak Meksika'daki 1970 FIFA Dünya Kupası'nda ilk kez, ihtar için sarı ve oyundan atılma için kırmızı kartlar kullanıldı. Ceza kartlarının kullanımı, bu dönemden sonra farklı sporlara da uyarlanarak genişledi. Her sporda, temel fikir, sporun kendi özel kural ve yönetmelikleriyle kullanıma alındı.\nSarı kart; farklı sporlarda, farklı anlamlarda kullanılmaktadır.\nSadece eskrim'de kullanılır.Oyuncunun diskalifiye olması anlamına gelir.2 çeşit siyah kart cezası vardır.\n1.6 ay turnuvadan men edilmek.\n2.Sporcunun lisansının iptal edilip başka bir spor dalından hiçbir şekilde lisans alamamak,bu sporlara satranç da dahildir.Ayrıca bu cezayı alan sporcunun hakemlik,seminer ve antrenörlük belgesi var ise hepsi iptal edilir.\n\n\nKalp Gözü (single)\nÇelik'in tek single'ıdır. 2011'de çıkmıştır.\n\n\nCan't Be Tamed\nCan't Be Tamed Amerikalı şarkıcı Miley Cyrus'un 3. stüdyo albümüdür. Albüm 18 Haziran 2010 tarihinde Hollywood Records imzasıyla satışa sunuldu. Albüm dans-Pop ve pop ağırlıklı bir albümdür. Cyrus bu albümün tanıtımı için 2009 yılında Wonder World Tour'a çıktı. Albüm Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Billboard 200'de 3 numaraya kadar ulaşırken, Birleşik Devletler'deki Albums Chart sıralamasına göre 8, Almanya'da 4 numaraydı. Can't Be Tamed albümü 1.5 milyon kopyanın üstünde sattı.\n\n\nHasan bin Zeyd\nEl-Dâî’Kebîr Hâlife Hasan bin Zeyyid Tam adı: El-Ḥasan ibn Zeyyîd ibn Muḥammed ibn Ismā‘il ibn el-Ḥasan ibn Zeyyîd bin Hasan el-Mûctebâ bin Ali el-Mûrtezâ (; ö. 6 Ocak 884), el-Da‘î el-Kebîr (, \"En büyük dâvetçi\"), Ali el-Mûrtezâ'nın neslinden olup Taberistan'daki Alavîler Zeydî Hânedanlığı'nın kurucusu olmuştur. Deylem-Taberistan-Gürgan bölgesi ve Türkistan'da \"\"El-Dâî’Kebîr Hâlife – İmâm Bil’Hâkk\"\" nâmıyla ün salmıştır.\nHicrî 98 / M. 717 yılında “Yezid bin Mühelleb” Taberistan, Cürcan ve etrafındaki şehirleri fethettikten sonra bu muhitlerde Abbâsîler’den El-Mansur devrine kadar sürekli olarak kırk sene boyunca Alevîlik propagandaları yürütüldü.\nHicrî 138 / M. 756 yılında ise Sinbâd \"(Sünbâd/Sonpâth)\" adındaki bir Mecûsî İslâm âkideleri üzerinde bozguncu etkiler yaratan ve pek çok kişiyi peşinden sürükleyen yeni bir mezhep ortaya attı.\nM. 785 yılında \"“Ali Zeyn el-Âb’ı-Dîn’in torunu Hasan bin Zeyd’ûl-Alevî”\" Taberistan’da \"“Hanedân-ı Ehl-i Beyt”\" nâmına Alevîlik faaliyetlerine başlamış ve \"“Rüstemdarlar’dan Feridun’un oğlu Bâdüsyân”\" da dahil olmak üzere etrafına pek çok itibâr sahibi soyluları çekmeği başarmıştı. \nDokuzuncu asrın sonlarına yaklaşıldığı devirlerde Abd’ûl-Lâh bin Tâhir’in Oğlu Muhammed’in dirliği olan Deylem-Taberistan kıt’ası, onun nâmına \"“Câbir bin Hârun”\" adındaki Hristiyan kâtibi tarafından yönetilmekteydi. Bu adamın yaptığı mezâlime tahammül edemeyen \"Taberistanlılar,\" Alevîler’den bir önderin etrafında teşkilâtlandılar. Bu yeni önderin daha deneyimli olan ve Cürcan’da yaşayan Hasan bin Zeyyid’i tavsiye etmesi üzerine ise, harekâtı yönetmek için Zeyyid’i Taberistan’a davet ederek \"“El-Dâî’Kebîr Hâlife ve İmâm Bil’Hâkk”\" ünvânı ile Hicrî 250 / M. 864 yılının Ramazan ayında kendisine biât ettiler. Bu gelişmeler neticesinde Abbâsîler’in Taberistan valisi olan \"“Süleyman bin Tâhir”\" firar etmek zorunda kaldı. Etrafa mektuplar yollayan \"“Hasan bin Zeyyid”\" bu muhitlerdeki halkı kendisine biât etmeğe dâvet etti. Mülûk Bâvendîyye’den “Şehrîyâr” bu dâvete icâbet edenlerin başında gelmekteydi. \n\n\n76. Akademi Ödülleri\n76. Akademi Ödülleri töreni (Oscar), 2003 yılının en iyi filmlerini ödüllendiren törendir. 1 Mart 2004 tarihinde UTC 1:30'da başlamıştır. Tören Kaliforniya'daki Hollywood Kodak Tiyatrosu'nda yapılmış ve ABC televizyonundan canlı yayınlanmıştır. Gösteri Joe Roth tarafından düzenlenmiş ve komedyen Billy Crystal tarafından sekizinci kez sunulmuştur.\n76. Akademi Ödülleri'ne En İyi Film Ödülü de dahil olmak üzere 11 ödül için aday olan ve aday olduğu tüm ödülleri kazanan filmi damgasını vurmuştur.\nKazananlar ilk sırada listelenmiş ve kalın yazılmıştır, devamındaki listede ise diğer adaylar yer almaktadır.\nAşağıdaki 16 film birden fazla adaylık kazanmıştır:\nAşağıdaki 3 film birden fazla ödül almıştır:\n\n\n1977-78 Türkiye 3. Futbol Ligi\nTürkiye 3. Futbol Ligi 1977-78 Sezonu, 3. Lig'in onbirinci sezonudur.\n\n\nMilat (Çelik albümü)\nÇelik'in son albümüdür. 2012'de 2 CD olarak çıkmıştır.\n\n\nUluslararası Hindistan Film Akademisi Ödülleri\nUluslararası Hindistan Film Akademisi Ödülleri, kısa adıyla IIFA Ödülleri, Uluslararası Hindistan Film akademisi tarafından verilen ödüllerdir.\n2000'den beri verilen ödüllerin listesi.\n\n\nKarin Viard\nKarin Viard (d. 24 Ocak 1966, Rouen, Fransa), Fransız oyuncu. 2011 yapımı \"Polisse\" ile 2012 yapımı \"Parlez-moi de vous\" filmlerindeki üstün oyunculuğuyla göz doldurmuştur.\n\n\nFilm festivalleri listesi\nFilm festivalleri listesi, dünyanın en büyük festivallerinin kıtalara göre sınıflandırılmış bir listesidir.\n\n\nGama Eridani\nGama Eridani (γ Eri, γ Eridani), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 203 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızdır. Geleneksel adı Zaurak'dır ve \"tekne\" anlamına gelir. tayf sınıfı M0.5IIICa-ICr - olan yıldızın görünen parlaklığı +2,95 kadirdir.\n\n\nHasan bin Zeyyîd bin Hasan\nHasan bin Zeyyîd bin Hasan ( d. ? - ö. 783 ) Tam adı: Hasan bin Zeyyîd bin Hasan el-Mûctebâ bin Ali bin Ebâ Tâlib Merkedî. Hasan el-Mûctebâ'nın oğullarından olan Zeyyîd'in oğlu ve Hasan el-Mûctebâ'nın da torunudur. Hâlife El-Mansûr döneminde Medine valiliği yapmıştır. Aynı zamanda Taberistan Zeydî-Alevîler Hanedanlığı'nın kurucusu olan El-Dâî’Kebîr Hâlife – İmâm Bil’Hâkk Hasan bin Zeyyid'in dedesi olan Muhammed ibn İsmâ‘il'in de dedesidir.\nAli bin Ebâ Tâlib Merkedî'nin oğlu Hasan el-Mûctebâ'nın torunuydu. İktidâr kavgasına girişmemiş ve Abbâsîler Hâlifeliği'nin kurulmasına rıza göstermişti. Abbâsîler'in ilk hâlifesi olan Seffah (Abbasi), Hasan bin Zeyyîd'in kızı ile evlenmişti. Bu nedenle de Seffah (Abbasi) Hasan bin Zeyyîd'in sayında ailesiyle birlikte yaşamasına müsaade etmişti.\n767 yılında Mansur (Abbasi), Hasan bin Zeyyîd'i Medine Valiliği'ne atamış, fakat iki giriştiği tartışmadan sonra 772 tarihinde bu görevinden azlederek mal varlığını müsaadere etmişti. Hâlife Mansur (Abbasi)'nin 775 tarihinde vefâtından sonra başa geçen yeni hâlife Mehdi (Abbasi), Hasan bin Zeyyîd'in mallarını iade etmişti.\nHasan 783 tarihinde Mekke'ye yaptığı bir Hac esnasında vefat etti ve el-Hajir'e gömüldü.\n\n\nSoyut isim\nSoyut isim, soyut ad veya mana ismi; varlığı düşünce yoluyla kabul edilen, söylendiğinde zihinde belli bir görüntü veya tasavvur uyandırmayan bir kavramın adı: soy, ün, korku, söz, bilgi, gönül, kötülük, güzellik, doğruluk vb. Soyut olmayan, yani fiziksel varlıklara verilen isimlere ise \"somut isim\" denir. Bir sözcüğün birden fazla anlamı varsa bunlardan biri veya bir kısmı soyut iken diğerleri somut olabilir.\nSoyut isimler oldukça yaygındır ve insan iletişimin önemli bir kısmını oluştururlar. Diller ortaya çıktığında insanoğlu öncelikle somut varlıklara isim vermiştir: yiyecek, taş, ağaç, kuş, ateş vs. Zamanla iletişim geliştikçe ve karmaşıklaştıkça sadece somut kavramlar yeterli olmamaya başlamış ve soyut kavramlar ortaya çıkmıştır.\nPek çok soyut isim, sözcük kök ve gövdelerine belirli yapım eklerinin eklenmesi ile oluşturulur. Örneğin \"çocuk\" sözcüğü somut iken -lik eki eklenerek oluşturulan \"çocukluk\" sözcüğü soyuttur zira duyu organlarıyla algılanamayacak bir dönemi tanımlar. Benzer şekilde Türkçede isim ve sıfatlara -et ve -iyet eklerinin eklenmesi ile oluşturulan pek çok isim soyuttur: cesaret, esaret, hassasiyet vs.\nBazı sözcük gruplarında sıklıkla veya her zaman soyut isimlere rastlanır. Bu sözcük gruplarının başlıcaları şunlardır:\nMitolojik, dinî ve hayalî varlıklara verilen isimlerin soyut olup olmadığı konusu tartışmalıdır. Bazı akademisyenlere göre tanrı, melek, ruh gibi sözcükler duyu organları ile tespit edilemeyecek kavramlara karşılık geldiği için \"soyut\" olmalıdır. Bazı akademisyenler ise bunların -\"sevgi\", \"cesaret\" gibi soyut isimlerden farklı olarak- tasavvur edilmeleri \"mümkün\" olduğu için, yani bir şekle büründürülebileceği için \"somut\" isim olmaları gerektiğini düşünür; zira gerek dinî metinlerde gerekse edebî eserlerde ve sanat eserlerinde antropomorfik tanrılara veya melek, şeytan figürlerine sık sık rastlanır.\n\n\nTestere VI (film müziği)\nTestere VI (film müziği) (Saw VI: Original Motion Picture Soundtrack), Testere VI filminin resmi film müzikleri albümüdür. 2 Şubat 2010 tarihinde Evolution Music Partners şirketi tarafından piyasaya çıkarılmıştır.\nTestere VI (film müziği) Saw VI: Original Motion Picture Soundtrack, Every Time I Die, Chimaira, Suicide Silence, Nitzer Ebb, Mushroomhead ve Lacuna Coil gibi isimlerin şarkılarından oluşmaktadır. 18 parça 3 gruba ayrılmıştır. Ayrıca albümde 3 bonus parça vardır.\nTüm şarkılar Charlie Clouser tarafından bestelenmiştir.\n\n\nTamási\nMacaristan'da Tolna'ya bağlı bir kasabadır. Yüzölçümü 125,001 km, nüfusu ise 2004 yılı sayımlarına göre yaklaşık 9.626 kişidir.\nTamási şehri Macaristan'daki en güzel kaplıcaları barındırmaktadır. Spa ve açık hava banyosu olanaklarına sahiptir. Termal su sıcaklığı 52 santigrat'dır.\n\n\nNicolas Devauchelle\nNicolas Duvauchelle (d. 27 Mart 1980, Paris), Fransız model ve oyuncu.\n1999 yılında oyunculuğa adım attı. Nicolas Duvauchelle en başarılı rolü ise Fransız oyuncu Karin Viard ile birlikte rol aldığı 2012 yapımı \"Parlez-moi de vous\" adlı yapımdaki rolüdür.\n\n\nHasan bin Zeyd'ül-Alevi\nHasan bin Zeyd’ûl-Alevî, İmam Zeyd'in oğlu Ali Zeyn el-Âb’ı-Dîn’in torunudur. 785 yılında Taberistan'da başlattığı hûruç hareketiyle nâm salmıştır.\nHicrî 98 / M. 717 yılında “Yezid bin Mühelleb” Taberistan, Gürgan ve etrafındaki şehirleri fethettikten sonra bu muhitlerde Abbâsîler’den El-Mansur devrine kadar kırk sene boyunca aralıksız olarak Alevîlik propagandaları yürütüldü. Hicrî 138 / M. 756 yılında ise Sinbâd \"(Sünbâd/Sonpâth)\" adındaki bir Mecûsî İslâm âkideleri üzerinde bozguncu etkiler yaratan ve pek çok kişiyi peşinden sürükleyen yeni bir mezhep ortaya atmıştı.\nBu hadiseden otuz yıl sonra M. 785 yılında \"“Ali Zeyn el-Âb’ı-Dîn’in torunu Hasan bin Zeyd’ûl-Alevî”\" Taberistan’da \"“Hanedân-ı Ehl-i Beyt”\" nâmına dâvetlerine başladı. Hattâ \"“Benî Bâdüsîyân”\" nâmıyla meşhur \"“Rüstemdad”\" hükümdârı \"“Abd’ûr-Rahmân ibn Rüstem”\" de Hasan bin Zeyd’ûl-Alevî’ye tâbi olanlar arasındaydı.\nDeylem, Âmül ve bütün Taberistan şehirlerinde \"“Alevîlik”\" propagandalarının şiddetli bir şekilde devam ettiği bu devirde \"“Rüstemdarlar’dan Feridun’un oğlu Bâdüsyân”\" hükümdârlık makâmına geçince Abbâsîler’in aleyhine fa’aaliyetler sürdürmekte olan ihtilâlcilerin önderi Hasan bin Zeyd bin Ali’ûl-Alevî’ye de büyük ihsânlarda bulunmuştu.\n\n\nRabita Bakü\nRabita Bakü, 2004 yılında kurulan bir Azerbaycan kadın voleybol takımı. Maçlarını 2,500 seyirci kapasitesine sahip Serhadçi İdman Olimpiyat Merkezi'nde oynamaktadır.\nRabita Bank 2001 yılında Rabitachi Bakü olarak kuruldu ve daha sonra 2004 yılında bugünkü adını aldı. Kulüp 2007-08 sezonunda Avrupa CEV Kupası organizasyonuna ilk kez katıldı, ancak Hit Nova Gorica takımı tarafından saf dışı bırakıldı.\n2008-09 yılında, Challenge Kupası organizasyonunda çeyrek finale ulaştılar. 2010-11 sezonunda Avrupa Bayanlar Voleybol Şampiyonlar Ligi'nde finale çıktılar. Finalde VakıfBank Güneş Sigorta TT takımına mağlup oldu ve turnuvayı ikinci olarak tamamladı. Yine aynı turnuvada 2013 yılında final oynama başarısı gösteren takım, yine VakıfBank takımına yenildi ve turnuvayı ikinci tamamladı.\nRabita Bakü, 2011 FIVB Bayanlar Dünya Kulüpler Şampiyonası'nda daha önce 2 kez finalde kaybettiği VakıfBank TT takımını finalde 3-0 yenerek Dünya Şampiyonu olarak tarihinin en büyük zaferini elde etti. Rabita Bakü 2012 yılında yine aynı turnuvaya Wild Card ile katıldı. Finale kadar çıkan takım Brezilya ekibi Finasa/Osasco'ya 3-0 kaybederek turnuvayı 2. tamamladı. Kulüp Azerbaycan Bayan Voleybol Süper Lig'inde 2008-09, 2009-10, 2010-11 ve 2011-12 olmak üzere 4 kez şampiyon olma başarısı göstermiştir.\nAntrenör: Marcello Abbondanza \n\n\nKafue\nKafue, Afrika kıtasında bulunan Zambiya devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin güney kesiminde Lusaka Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2010 resmi nüfus verilerine göre 90.000 kişi yaşamaktadır. 2000 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 45.890 kişi yaşamaktaydı.\nKafue, Lusaka bölgesinin başkent Lusaka'dan sonra en büyük ikinci şehri olmasının yanı sıra, ülke genelinde de en yüksek onbirinci nüfusu barındıran şehir konumundadır. Kafue, başkent Lusaka'nın 44 km güneyinde bulunmaktadır.\n\n\nChililabombwe\nChililabombwe, Afrika kıtasında bulunan Zambiya devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin kuzey kesiminde Copperbelt Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2010 resmi nüfus verilerine göre 75.747 kişi yaşamaktadır. 2000 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 54.504 kişi yaşamaktaydı.\nChililabombwe, Kongo Demokratik Cumhuriyeti sınıra sadece 10 km mesafede bulunmakta olup Zambiya devlet demiryolları olan \"Zambia Railways\" 'in güzergahlarından en kuzeyde bulunan noktasını oluşturmaktadır.\n\n\nLiberman Agámez\nLiberman Agamez, ( d. 15 Şubat 1985 ) Kolombiyalı voleybolcu.\nPasör çaprazı olarak oynar ve 2,08 boyundadır. Yunanistan'da Nikea, Pagrati ve son olarak da Panathinaikos takımlarında oynayan Agamez Panathinaikos ile 2 kez takımlarına Yunanistan Kupası’nı kazandırmıştır. 2009 yılında Avrupa CEV Kupası'nda en skorer oyuncu olurken, aynı zamanda en değerli oyuncu seçilmiştir. Arkas Spor'daki 3.senesidir.\n\n\nSolwezi\nSolwezi, Afrika kıtasında bulunan Zambiya devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin kuzey kesiminde Kuzeybatı Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2010 resmi nüfus verilerine göre 45.000 kişi yaşamaktadır. 2000 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 38.121 kişi yaşamaktaydı.\nSolwezi, Kuzeybatı bölgesinin en büyük şehri konumunda olup, bu bölgenin de aynı zamanda merkez başkentini oluşturmaktadır. Şehrin, Copperbelt Bölgesi sınırına çok yakın bir konumda bulunmasından dolayı bu bölgeye bağlı bir şehir olarak düşünülmektedir.\n\n\nMongu\nMongu, Afrika kıtasında bulunan Zambiya devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin batı kesiminde Batı Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2010 resmi nüfus verilerine göre 49.549 kişi yaşamaktadır. 2000 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 44.310 kişi yaşamaktaydı.\nMongu, Batı bölgesinin en büyük şehri konumunda olup, bu bölgenin de aynı zamanda merkez başkentini oluşturmaktadır.\nŞehri, komşu ülke Angola ile karayolu ile bağlama düşünceleri mevcut olup, bu proje ile şehri en hızlı ve yakın bir biçimde bir limana bağlama düşüncesi hakim olmaktadır.\n\n\nAt hırsızlığı\nAt çalma ya da at hırsızlığı, başkasına ait olan at ya da atları çalıp kendine mal etmektir.\nAmerika Birleşik Devletleri'nde özellikle de Vahşi Batı'da at hırsızlarını asarak idam etme yöntemi benimsenmiştir.Buna benzer uygulama da İslamiyet Öncesi Türk toplumlarında görülmüş ve at koşuma çalanlar idam edilmiştir.\nÇerkesler (Adığeler) ve Abazalar ile Abhazlarda at çalmak yiğitlik göstergesi olup delikanlılar için kızlarla evlenebilmenin bir koşuludur. Kafkas-Rus savaşlarında, Çerkesler için en büyük prestij, akınlarla Rus askerlerinin bulunduğu yerleri basıp, oradan onların atlarını almaktır; bu baskınlarda elde edilen ve getirilen atlardan dolayı, zamanla evlenmek isteyen delikanlıların Rus birliklerine baskın yapıp at getirmesi istenmiş; bu yüzden de Türkiye’de böyle bir algı oluşmuştur; biraz da espri konusu yapılarak, biraz da abartılarak “Çerkesler, at hırsızı” denilmiştir; halbuki bu at getirme meselesi, Çerkeslerin cesaretinin bir göstergesidir. Çerkeslerde başlık, Kafkasya'da evlenecek gencin sınırı aşıp Ruslardan bir at çalıp getirmesi ve atı kızın dayısı, amcası ya da oğullarından birine vermesi ve böylece yiğitliğini ispat etmesi şekli ile başlamıştır.\n\n\nMansa\nMansa, Afrika kıtasında bulunan Zambiya devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin kuzey kesiminde Copperbelt Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2010 resmi nüfus verilerine göre 55.000 kişi yaşamaktadır. 2000 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 41.059 kişi yaşamaktaydı.\nMansa, Luapula bölgesinin en büyük şehri konumunda olup, aynı bölgenin merkez başkentini oluşturmaktadır.\n\n\nVala Önengüt\nVala Önengüt,   (31 Ocak 1929 - 31 Ocak 1997), Tiyatro,seslendirme sanatçısı,şair ve senarist\nSanat yaşamına 11 yaşında İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda başlayan, bir ara TRT'de satranç programı'da sunmuştur.Özellikle Yul Brynner'ı uzun yıllar başarıyla seslendirmiştir.\n1928-29 Yılbaşı gecesinde İstanbul’da doğdu. 11 Yaşındayken İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun çocuk bölümünde tiyatro yaşamına başladı. 1944'te Avni Dilligil’in yönetimindeki Ses Tiyatrosu’nda, Delidolu oyunundaki fotomuhabiri rolü ile tam profesyonelliğe başlar. Avni Dilligil’in Ses Tiyatrosu’ndan sonra yine Avni Dilligil’in kurduğu Avni Dilligil-Nevin Seval Tiyatrosu ile tiyatro yaşamına devam ederken, 1945'te Devlet Konservatuvarı imtahanını kazanarak Ankara’ya gider. 1946 Baharında Avni Dilligil’in yazdığı bir mektuptan etkilenerek, eğitimini yarıda bırakıp İzmir Şehir Tiyatrosu’nun kuruluşuna katılır. 28 Şubat 1946’da Strindberg’in “Suçlu mu” oyununda İzmir Şehir Tiyatrosu’nun ilk oyunundaki yerini alır. Sonra İstanbul’a döner ve dublaja başlar. Yul Bryner ve John Wayne’e uzun yıllar ses veren Vala Önengüt bu arada sesinin bas tonundan yararlanarak Devlet Operası’nda korist olarak da görev alır. Md. Butterfly, Carmen vb. operalarda Ruhi Su ve Muammer Esi gibi dev sanatçıların arasında bas partisyonlar okur. 1958’de İstanbul Oda Tiyatrosu’nu kurar ve Nazım Hikmet’in “İnek” adlı oyunu ile turneler yapar. Sonrasında da birçok bulvar oyunları ve tiyatrolar kurup turnelere çıkan sanatçı, Genco Erkal’ın Dostlar Tiyatrosu’nda iki sezon sahneye çıktıktan sonra en son İstanbul Devlet Tiyatroları’nda misafir oyuncu olarak görev alır ve Aralık 1996 yılında hayata gözlerini yumar.\n\n\nBerlin Maratonu\nBerlin Maratonu (resmî adı BMW Berlin-Marathon), her yıl Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen maraton. Genellikle eylül ayının son hafta sonunda gerçekleştirilmektedir. İlk kez 1974 yılında düzenlenmiştir.\n\n\nKartallar Yüksek Uçar\nKartallar Yüksek Uçar, 1983 yılında TRT 1'de yayınlanan, senaryosunu Attilâ İlhan'ın yazdığı Türk televizyon dizisidir.\nİlk yıllarından itibaren Cumhuriyetin gelişiminin temel alındığı dizi konusu iki ailenin çatışmasını işlemektedir.\nİlk yıllarından itibaren cumhuriyetin gelişiminin temel alındığı dizi konusu iki ailenin çatışmasını işliyor. İki aileden birisi olan Banazlar kentte (İzmir) ticaretle uğraşan zengin bir ailedir. İkinci aile, Hanımağa grubu ise kasabalı (Turgutlu) ve \"kasaba zenginliği\"nden sermaye birikimiyle birlikte \"kentli zenginliğe\" geçişi sergiler. İki aile arasındaki ekonomik çatışma kültürel alana, ilişkiler düzeyine de yansır; bu çatışmalar çerçevesinde de Türkiye'nin ekonomik ve kültürel alanda bugünlere gelişi sergilenir. Bu iki aile hem birbirleriyle kapışırlar, hem ikisi de sürekli büyür ve gelişirler.\nAilelerden biri önce nakliyeci, sonra ambalajcı, ithalatçı ve sonunda da bir holding olur. Öteki aile mafya ile iş birliği yapar, gazino çevresiyle zenginleşip işi silah kaçakçılığına kadar götürür. Bütün bu olaylar içerisinde önplanda insanların sorunları, aşkları, öfkeleri, kinleri işlenir.\n\n\nAmagat yasası\nAmagat yasası ya da kısmi hacimler yasası, ideal gazların karışımını açıklayan gaz yasalarından biridir. Bu yasaya göre; bir gaz karışımının hacmi, karışımı oluşturan gazların aynı koşullarda ayrı ayrı kaplayacakları hacimlerin toplamına eşittir.\nFransız fizikçi Emile Amagat anısına bu isim verilmiştir.\nİdeal gaz yasasına göre diğer şartların aynı olması durumunda kısmi hacimler gazların mol sayılarıyla doğru orantılıdır. Örneğin 2 mol H, 4 mol He ve 3 mol Ar gazlarından oluşan karışım 18 L hacim kaplamaktaysa bu gazların kısmi hacimleri:\n\n\nKasungu, Malavi\nKasungu, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin orta kesiminde Merkez Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 53.436 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 42 351 kişi yaşamaktaydı.\nKasungu, başkent Lilongwe'den sonra Merkez bölgesinin en büyük şehri konumunda olup, aynı isimli ilçeninde merkez şehri konumundadır.\n\n\nCemile Cevher Çiçek\nCemile Cevher Çiçek (1926; Maçka, Trabzon - 26 Şubat 2010; Şile, İstanbul), Türk ses sanatçısı, derlemeci ve nota yazıcıdır.\n1946 yılında İstanbul’a yerleşti. 1950 yılından itibaren Sadettin Kaynak'ın tavsiyesi üzerine Hasan Sözeri’nin yönettiği Karadeniz’den Sesler Topluluğunda, İstanbul Radyosu'nda göreve başladı. Muzaffer Sarısözen sayesinde de Yurttan Sesler Topluluğu'nda yıllarca çalışmalarını sürdüren Cemile Cevher Çiçek, 1979 yılında emekliye ayrıldı.\nCemile Cevher, bilhassa seslendirdiği Karadeniz Bölgesi Türküleri ve horon havaları ile tanındı. Gerek radyo yayınları, gerek doldurduğu plak ve kasetler ve gerekse de yurt içi ve yurt dışında verdiği konserlerle pek çok türkünün, ülke genelinde yayılıp sevilmesini sağladı. Ses sanatçılığı yanında, Türkiye’nin çeşitli yörelerinden yaptığı derlemelerle TRT Türk Halk Müziği Repertuvarına ‘Derleyici’ ve ‘Notalayıcı’ sıfatlarıyla onlarca türkü kazandırdı ve bunları seslendirdi. Ayrıca çeşitli kurumlarda, eğitimcilik görevinde bulunarak öğrenciler yetiştirdi. Özellikle Karadeniz Bölgesi türküleri ve horon havaları ile tanındı.\nTürk halk müziği sanatçısı Ali Ekber Çiçek ile evlendi. Çift, çocukları olmadığı gerekçesiyle 8 yıllık evliliklerini sonlandırdı. Cemile Cevher Çiçek, 26 Şubat 2010 tarihinde, İstanbul Şile'deki evinde hayatını kaybetti. Şilede hayatının son günlerinin geçtiği evinin bulunduğu sokağa adı verilmiştir.\n\n\nKaronga, Malavi\nKaronga, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin kuzey kesiminde Kuzey Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 48.577 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 41.074 kişi yaşamaktaydı.\nKaronga aynı isimli ilçeninde merkez şehri konumunda olup, Tanzanya sınırına yakın bir konumda bulunmaktadır.\n\n\nMangochi, Malavi\nMangochi, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin güney kesiminde Güney Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 46.953 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 39.369 kişi yaşamaktaydı.\nMangochi aynı isimli ilçeninde merkez şehri konumunda olup Malavi Gölü kıyısında bulunmaktadır.\n\n\nWe Write the Story\n\"We Write the Story\" (Türkçe: \"Hikayeyi biz yazarız\"), ABBA'nın iki eski üyesi Björn Ulvaeus ve Benny Andersson'un İsveçli DJ ve albüm yapımcısı Avicii ile besteledikleri bir şarkı. Şarkının kim tarafından seslendirileceği henüz açıklanmamıştır. 2013 Eurovision Şarkı Yarışması'nın tema müziği olarak kullanılacak olan şarkı, yarışma finalinin gerçekleştirildiği 18 Mayıs 2013 tarihinde yayınlanmıştır.\nAvrupa Yayın Birliği 15 Nisan 2013 tarihinde, 2013 Eurovision Şarkı Yarışması'nın tema müziğinin Benny, Björn ve Avicii tarafından besteleneceğini açıklamıştır. Yarışmanın yapımcılarından biri olan Martin Österdahl, bir \"Eurovision marşı\" yazılması fikrinin yarışmanın planlanmaya başlandığı ilk günlerden beri var olduğunu ve SVT'nin en başından beri Benny, Björn ve Avicii ile çalışmak istediğini belirtmiş ve \"Benny, Björn ve Avicii'nin 2013 Eurovision Şarkı Yarışması için eşsiz bir şarkı bestelemeyi kabul ettiklerini bildirmekten son derece mutluyuz,\" demiştir.\nABBA'nın yarısını oluşturan Björn Ulvaeus ve Benny Andersson, ev sahibi yayıncı SVT'nin \"yarışma vizyonuna\" katıldıklarını belirtmiş ve bunu, \"İsveç'in en büyük müzikal ihracatı\" olarak tanımlanmışlardır. Şarkı canlı olarak ilk defa yarışmanın finalinde, 18 Mayıs 2013 tarihinde seslendirilecek ve aynı gün içerisinde yayınlanacaktır.\n\n\nAli Ekber Tufan\nAli Ekber Tufan, (14 Ocak 1870 - 13 Kasım 1970, Melekli), Türk siyasetçi. Erivan Rus Gymnasium mezunu. Bölgede, \"Ramazanoğlu\" (Melekli) olarak bilinen geniş bir aileye mensuptur.\nRus İmparatorluğu Çarlık Duması Müsavat Partisi son dönem Erivan milletvekili, Azerbaycan Millî Şûrâsı Müsavat Partisi 1'inci dönem Iğdır milletvekilidir.Aynı zamanda Difai Gizli Teşkilatı'nın ve \"İttihad-i İslam Türk Birliği Cemiyeti\"nin Iğdır temsilciliğini (1910) ve Erivan Müsavat Partisi temsilciliği görevlerini yürütmüştür.\nBirinci Dünya Savaşı sırasında Cemiyet-i Hayriye'nin Iğdır temsilcisi olarak Balkan Savaşı'nda, 93 Harbi'nde düzenli orduya Kafkasya üzerinden para yardımı toplanmasını düzenlemiş ve yürütmüştür..\nRus Çarlığı'nın dağılmasının ardından doğan otorite boşluğundan dolayı, doğum yeri olan Iğdır'a dönerek Mehmed Emin Resulzade ile birlikte eş zamanlı çalışmalara başlamış ve Türk ordusunun Iğdır'a ulaşabilmesi için Iğdır'da müslüman halkı örgütleyerek Iğdır İcrâ Komitesi'ni (1915-1917) kurdu. Ermeniler'in de katıldığı, başkanı Türk olmak şartı ile 5 Türk ile 5 Ermeni'den oluşan komitenin başkanlığını üstlendi. Ermeniler'in Bakü'ye saldırmasının ardından Iğdırlı Ermeniler yönetimden istifa etmiş, ardından Iğdır merkezinde bulunan hükûmet konağı 4000 nüfuslu Melekli'ye taşınarak, Iğdır Milli Cumhuriyeti; (1918-1920) Iğdır, Tuzluca, Aralık, Şerur, Doğu Beyazıt, Vedibasar, Serdarabad'ı kapsayan ve başkenti Melekli şeklinde ilân edilmiştir. Başkanlığına Ali Ekber Tufan'ın seçildiği bu cumhuriyet, Mavera-i Kafkasya Cumhuriyeti (SEYM) Meclisi tarafından tanınmıştır. Bu sebeple \"tanınmış, bağımsız ilk Türk cumhuriyeti\"dir.\nKafkasya'da Türk halkını silahlandırmak adına yapılan gizli Tiflis Türk Kurultayı'na katılan Ali Ekber Tufan, Iğdır Milli Hükûmet Birliklerini bu sayede Taşnak çetelerine karşı savunacak hâle getiren silah teminini Mehmed Emin Resulzade'nin yardımlarıyla elde etmiştir.\nWilson İlkeleri adına bölgeye gelen Amerika Genelkurmay Başkanı General James Harbord, Ali Ekber Tufan ile birlikte bölgeyi gezerek İtilaf Devletleri'ne; \"Büyük Ermenistan denilen yerde Ermeni göremedim\" raporunu iletmiştir. Bu durum, Lozan Barış Antlaşması sürecinde Iğdır'ın Türkiye sınırlarında kalması için büyük önem arz eder.\nErmeni Devrimci Federasyonu (Taşnaksutyun) lideri, Erivan Gimnazyumu'ndan ve Iğdır'dan çocukluk arkadaşı general Drastamat Kanayan \"General Dro\" ile, savaşan iki toplumun liderleri olarak karşı karşıya geldiler. Melekli-Kireler Savaşı'nda General Dro, Ali Ekber Tufan'a karşı mağlup oldu.\nAli Ekber Tufan, millî mücadele sürecinde bölgede kurulan Aras Türk Cumhuriyeti, Cenubi Garb-i Kafkasya Hükumeti, Mavera-i Kafkasya Cumhuriyeti (SEYM), Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti (1.Dönem Müsavat Partisi Iğdır milletvekili) kurucuları arasında yer almış, Cenubi Garb-i Kafkasya Hükumetini dağıtmak için bölgeye gelen Anzak Birlikleri'yle çatışarak onları bölgeden uzaklaştırmış, Malta Sürgünü'nden kurtulmuştur.\n1920 Yılının Haziran ayında şiddetlenen Ermeni Saldırılarına karşı Erhacı Bölgesine çekilme kararı alan Ali Ekber Tufan, \"12 Kasım 1920 Iğdır'ın Kurtuluşu Günü\" bölgeye ulaşan Kâzım Karabekir komutasındaki Türk Ordusuna, 10 Bini aşkın milis gücü desteği sağlayarak, Aras Nehri boyunca mevzilenen Ermeni Kuvvetlerine karşı taarruz etmiştir.\nZorlu savaş günlerinde çeşitli sebeplerden dolayı babası, annesi ve kızını kaybeden Ali Ekber Tufan, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasından sonra başlatılan \"nüfûs mübâdelesi\" ile Sürmeli bölgesinin Türk Ocağı başkanlığını üstlenerek Iğdır'a göç eden halk ile ilgilenmiş, belediyecilik alanında çalışmalara yön vermiş ve birçok siyasi partinin kurulmasına öncülük etmiştir.13 Kasım 1970 tarihinde hayata gözlerini kapatan Tufan'ın ölümü İran, Azerbaycan gibi ülkelerde büyük teessür uyandırdı.Naaşı bugünkü Melekli-Çaybaşı aile kabristanındaki anıt mezarına defnedilmiştir.\n\n\nSıradan İnsanlar\nSıradan İnsanlar (Özgün adı: Ordinary People) 1980 yapımı Amerikan drama filmi. Filmin yönetmeni Robert Redford'dur. Önemli oyuncular ise Donald Sutherland, Mary Tyler Moore, Judd Hirsch ve Timothy Hutton'dur.\nFilmin senaryosu Alvin Sargent tarafından oluşturulmuştur. Senaryo 1976 yılında çıkan ve Judith Guest tarafından yazılan \"Sıradan İnsanlar\" romanı üzerine dayanmaktadır.\nFilm, En İyi Film Oscarı da dahil 4 Oscar kazanmıştır.\n\n\nSalima, Malavi\nSalima, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin orta kesiminde Merkez Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 31.267 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 27.083 kişi yaşamaktaydı.\nSalima aynı isimli ilçeninde merkez şehri konumundadır.\n\n\nNkhotakota, Malavi\nNkhotakota, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin orta kesiminde Merkez Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 27.700 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 24.707 kişi yaşamaktaydı.\nNkhotakota aynı isimli ilçeninde merkez şehri konumundadır.\n\n\nNick Calathes\nNicholas William \"Nick\" Calathes (Yunanca: Νικ Καλάθης \"Nik Kalathis\", d. 7 Şubat 1989, Casselberry), Yunan-Amerikalı basketbolcu. Yunanistan millî basketbol takımında yer almaktadır. 1.98 boyunda olan Calathes, point guard ve şutör gard mevkilerinde görev almaktadır. 2013 yılında NBA'de mücadele eden Memphis Grizzlies takımının formasını giymiştir. Halen Barcelona takımında oynamaktadır.\n\n\nLiwonde\nLiwonde, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin orta kesiminde Güney Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 27.950 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 23.274 kişi yaşamaktaydı.\n\n\nBalaka, Malavi\nBalaka, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin güney kesiminde Güney Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 26.706 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 22.103 kişi yaşamaktaydı.\nBalaka aynı isimli ilçeninde merkez şehri konumundadır.\n\n\nHasretinden Prangalar Eskittim\nHasretinden Prangalar Eskittim, Ahmed Arif'in 1968 yılında yayımlanan şiir kitabıdır. Şairin hayattayken yayımlanan tek kitabı olmakla birlikte, Türkiye'nin en çok satan şiir kitapları arasındadır. 2006 yılında Everest Yayınları'nda 57. basıma ulaşan kitap, 2008 yılından bu yana Metis Yayınları tarafından yayımlanmaktadır.\nAhmed Arif'in \"halk edebiyatı, türkü, ağıt ve masallardan beslenen 'toplumcu-devrimci' şiirlerinden\" oluşan kitap, \"sosyalist hareketin kutsal kitaplarından biri\" olarak anılmaktadır. Kitapta yer alan şiirlerin birçoğu şarkı olarak bestelenmiştir. İkinci şiir kitabı, \"Yurdum Benim Şahdamarım\" adıyla Everest Yayınları tarafından 2003 yılında yayımladı.\n25 Eylül 2012'de, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde 30.321 kişi aynı anda kitaptaki \"Anadolu\" isimli şiiri okuyarak Guinness Rekorlar Kitabına girdi.\n2012'de Kemal Kocatürk tarafından tiyatroya uyarlandı.\n\n\nKuesta\nKuesta (İspanyolca ‘’dağ yamacı‘’), tabaka basamağı. Bu tür basamaklar, sert ve yumuşak tabakaların bir yana doğru biraz meyilli olduğu yerlerde meydana gelir. Doğuşlarında suyun süpürmesinin ve akarsuların aşındırmasının esaslı rolü vardır.\nAlın kısmı korniş ve şev bölümlerini kapsar. Korniş, sert katmanın bulunduğu yere rastlayan dikliktir. Şev ise sert katmanın altında yer alan katmanın yarattığı, kornişe oranla eğimi daha az olan bölümdür.\nKuesta cephesinin gerisinde yer alan ve katmanların eğimi yönünde eğimli olan, resekant ırmaklarla yarılmış ve parçalanmış topoğrafya yüzeyidir.\nKuesta cephesinin önünde yer alan ve yumuşak katmanlarda gelişmiş bulunan bakışımsız çöküntü alanıdır. Kuesta cephesine rastlayan kenarı karşı kenardan daha diktir. Boyuna olarak Subsekant ırmağın yatağı burasıdır.\nKuestalar sert ve yumuşak katmanların kalınlıklarına ve eğim derecelerine göre çeşitli görünümde olurlar. Katmanların eğimi arttıkça, kuestalar birbirine yaklaşır ve sıkışırlar. Sert katman kalın, yumuşak katman ince olursa kütlesel kuestalar ortaya çıkar. Sert katmanların arasında yer alan yumuşak katmanların daha kalın olduğu durumlarda ise Subsekant depresyon çok belirgindir. İki sert katman ve iki yumuşak katman birbirini izlerse bu durumda çift kuesta ortaya çıkar. Yamaç eğimi 30° aşarca oluşan şekle \"hogbek\" adı verilir.\n\n\nMzimba, Malavi\nMzimba, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin kuzey kesiminde Kuzey Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 25.061 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 20.756 kişi yaşamaktaydı.\nMzimba aynı isimli ilçeninde merkez şehri konumundadır.\n\n\nDedza, Malavi\nDedza, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin orta kesiminde Merkez Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 22.484 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 20.375 kişi yaşamaktaydı.\nDedza aynı isimli ilçeninde merkez şehri konumundadır. Şehir, Mozambik sınırına çok yakın bir konumda bulunmaktadır.\n\n\nNsanje, Malavi\nNsanje, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin orta kesiminde Merkez Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 21.175 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 19.720 kişi yaşamaktaydı.\nNsanje aynı isimli ilçeninde merkez şehri konumundadır. Ülkenin en güney ucunda bulunan ilçenin içerisinde yer alan şehir, konumu nedeniyle birçok Mozambik vatandaşı tarafından alışveriş, sağlık nedenleriyle ziyaret edilmektedir.\n\n\nRumphi, Malavi\nRumphi, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin kuzey kesiminde Kuzey Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 19.504 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 17.369 kişi yaşamaktaydı.\nRumphi aynı isimli ilçeninde merkez şehri konumundadır.\n\n\nZeta Eridani\nZeta Eridani (ζ Eri), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 110 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızdır. Tayf sınıfı A5M olan yıldızın görünen parlaklığı +5,02 kadirdir. Yıldızın tarihsel ismi Zibal'dir.\n\n\nMchinji, Malavi\nMchinji, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin orta kesiminde Merkez Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 19.817 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 16.452 kişi yaşamaktaydı.\nMchinji aynı isimli ilçeninde merkez şehri konumundadır. Başkent Lilongwe'nin 110 km batısında bulunan şehir, Zambiya sınırına çok yakın bir konumda kurulmuş olup, sınırın diğer tarafında Chipata şehri bulunmaktadır.\n\n\nChitipa, Malavi\nChitipa, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin orta kesiminde Merkez Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 19.975 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 14.732 kişi yaşamaktaydı.\nChitipa aynı isimli ilçeninde merkez şehri konumundadır. Şehir ülkenin en kuzeybatı bölgesinde yer alan aynı isimli ilçe içerisinde bulunan bir yerleşim yeridir. Chitipa şehri Malavi, Zambiya ve Tanzanya ile üç ülkenin sınırlarının kesiştiği noktaya yakın bir konumda yer almaktadır.\n\n\nMulanje, Malavi\nMulanje, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin orta kesiminde Merkez Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 17.639 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 15.781 kişi yaşamaktaydı.\nMulanje aynı isimli ilçeninde merkez şehri konumunda olup, Mozambik sınırına yakın bir yerleşim yeridir.\n\n\nEta Eridani\nEta Eridani (η Eri, η Eridani), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 136 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızdır. Tayf sınıfı K1 III-IV olan yıldızın görünen parlaklığı +3,89 kadirdir.\nEta Eridani, Gökada içinde Güneş'e göre 50,6 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 14.500 ile 26.200 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nNtcheu, Malavi\nNtcheu, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin orta kesiminde Merkez Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 18.795 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 14.680 kişi yaşamaktaydı.\nNtcheu aynı isimli ilçeninde merkez şehri konumundadır.\n\n\nMwanza, Malavi\nMwanza, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin güney kesiminde Güney Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 18.772 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 14.551 kişi yaşamaktaydı.\nMwanza aynı isimli ilçeninde merkez şehri konumundadır. Şehir, Mozambik sınırına çok yakın bir konumda yer almaktadır.\n\n\nIota Eridani\nIota Eridani (ι Eri), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 151 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızdır. Tayf sınıfı K0 III olan yıldızın görünen parlaklığı +4,12 kadirdir.\nIota Eridani, Gökada içinde Güneş'e göre 31,8 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 22.800 ile 24.200 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nCaduceus\nCaduceus, Yunan mitolojisinde tanrı Hermes'in altından asası. Ateş çıkarabilme ve uzlaştırma gücüne sahiptir. Mitolojiye göre Hermes'e, ağabeyi Apollon zenginlik ve servetin sihirli asasını verir. Asa, uyuşmazlık içinde olan herhangi iki şeyi uzlaştırma gücüne de sahiptir. Hermes yeni asasını denemek için birbirlerine öfkeyle tıslayan iki yılanın arasına sokar. Yılanlar kavgalarını unutup, asanın etrafına sarılırlar ve o günden sonra hep asanın üzerinde kalırlar. Ayrıca çift yılanlı Hermes'in Caduceus'unun üzerinde de bir çift kanat bulunmaktadır.\n\n\nKappa Eridani\nKappa Eridani (κ Eri), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 507 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızdır. Tayf sınıfı B5 IV olan mavi altdev yıldızın görünen parlaklığı +4,23 kadirdir.\nKappa Eridani, Gökada içinde Güneş'e göre 29,5 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 20.300 ile 24.400 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nLambda Eridani\nLambda Eridani (λ Eri), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 809 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızdır. Tayf sınıfı B2 IV olan mavi altdev yıldızın görünen parlaklığı +4,25 kadirdir.\nLambda Eridani, Gökada içinde Güneş'e göre 3,1 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 24.200 ile 34.000 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nMu Eridani\nMu Eridani (μ Eri), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve güneşten yaklaşık olarak 520 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızdır. Tayf sınıfı B5 IV olan mavi altdev yıldızın görünen parlaklığı +4,00 kadirdir.\nMu Eridani, Gökada içinde Güneş'e göre 28,5 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 21.800 ile 24.600 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nAÄŸ Bilgi Servisi\nAğ Bilgi Servisi, ( The Network Information Service ya da NIS ( Normalde Yellow Pages (YS) diye adlandırılır.)), kullanıcı ve host adları gibi sistem konfigürasyonu bilgilerinin dağıtımını yapan sunucu-istemci rehberi hizmeti protokolüdür. NIS, Sun firması tarafından geliştirilmiştir.Bu teknolojinin hemen hemen diğer tüm Unix satıcıları tarafından lisansı alınmıştır. Çünkü İngiliz telekom şirketi PLC; kâğıt tabanlı ticari telefon rehberi için İngiltere' de tescilli bir marka olarak \"Yellow Pages\" ismini sahiplenmiştir. Sun şirketi bu ismi NIS olarak değiştirmiş olsa da hala bütün komutlar ve fonksiyonlar \"yp\" ile başlar.\nNIS/YP, bilgisayar ağlarındaki kullanıcı ve grup bilgilerini host adlarını,diğer e-mail adlarını ve diğer text tabanlı tabloların \nbilgilerinin sistem korumasını ve dağıtımını yapar. Örneğin Unix ortamı ortakları kullanıcı tanımlamaları için /passwd gibi, ve gizlilik ilkeleri için /shadow gibi bölgeleri yerleştirmişlerdir. NIS, NIS domaininin herhangi bir istemci kullanıcıları tanımlamak için kullanılan başka bir \"küresel\" kullanıcı listesini ekler.\nYöneticiler,dış işlemler de parola verisi hizmetleri için,Unix crypt hash algoritmalarının çeşitli sürümlerini kullanan kullanıcıların kimliğini doğrulamak için NIS'i yapılandırma yeteneğine sahiptirler. Ancak bu gibi durumlarda, herhangi bir NIS istemcisi, çevrimdışı kontrolü için tüm parola veri tabanını geri alabilir. Kerberos daha güvenli bir şekilde kimlik doğrulama işlemek için tasarlanmıştır.\n\n\nNu Eridani\nNu Eridani (ν Eri), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 674 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızdır. Tayf sınıfı B2 III olan mavi altdev yıldızın görünen parlaklığı +3,92 kadirdir.\nNu Eridani çoklu yıldız sisteminin birincil bileşeni, 4,08 saatlik bir süre içerisinde parlaklığı 3,8 ve 3.90 kadir aralığında değişen, β Cep türü bir değişen yıldızdır. Gökada içinde Güneş'e göre 15,8 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 24.600 ile 29.100 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nJonas Eriksson\nJonas Eriksson (d. 28 Mart 1974, Luleå), İsveçli futbol hakemi. 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda görev almış ve hâlen UEFA Şampiyonlar Ligi maçlarında görev almaktadır.\n\nÅževketibostan\nŞevketibostan (Osmanlıca شوكتِ بوستان) ya da bostanotu, şevketotu, mübarekdikeni, akkız (\"Cnicus benedictus\"), papatyagiller familyasından, Batıda Portekiz'in kuzeyinden Fransa'nın güneyine, Doğuda İran'ın doğusuna kadar Akdeniz Havzasında yetişen ve yemeği yapılan, 60 cm boyunda bir yıllık dikenli bir bitki. Topraküstü kesimleri körpeyken kesilip toplanan bitki, iyice soyulup dikenlerinden arındıldıktan sonra sebze olarak tüketilmek üzere Ege ve Akdeniz bölgesindeki pazarlarda satılmaktadır.\nEge Bölgesinde sıklıkla tüketilen yabani bitkilerden olan Şevketibostan ya da \"askalivrus/askolibrus\" (Ασκαλίβροι, Ασκολίμπροι) Girit mutfağında ve Girit'ten batı Anadoluya göç eden Girit Türkleri tarafından kemikli kuzu etiyle pişirilerek (şevketibostan yemeği) ya da haşlama salata (şevketibostan salatası) olarak tüketilir. Girit'in dağ köylerinde bundan farklı olarak hâlâ arapsaçıyla veya enginarla birlikte de pişirilmektedir.\nTürkiye'de 2 varyetesi bulunur:\n\n\nŞevketibostan yemeği\nŞevketibostan yemeği malzeme olarak şevketibostan, kuzu eti, soğan, sarımsak, zeytinyağı, su, ve tuz kullanılır. Egenin yöresel yemeklerinden biridir.\n\n\nFIAPF\nFIAPF ( Açılımı: Fédération Internationale des Associations de Producteurs de Films ; İngilizce: International Federation of Film Producers Associations ; Türkçe: Uluslararası Film Yapımcıları Birliği Federasyonu ) 1933 yılında oluşturulan Paris merkezli, görsel ve işitsel üretimde önde gelen 27 ülkeden, 30 üye derneğin oluşturduğu kuruluştur. FIAPF dünyanın en önemlileri de dahil olmak üzere uluslararası film festivalleri, düzenlenlenmesinden de sorumludur.\nFIAPF film üreticilerini belirli politikalar doğrultusunda yönlendirir ve önemli alanlarda siyasi eylemlerin koordine edilmesine yardımcı olur. Ayrıca;\nve ticaretle ilgili konularda üyelerine yardımcı olur.\n2008 yılı itibarıyla FIAPF, dünya çapında 52 film festivalini resmi olarak tanımaktadır. FIAPF film festivallerini Yarışmalı, Özel Alan Yarışmalı, Yarışma Dışı ve Belgesel/Kısa Film gibi türlerde sınıflandırır. \nAşağıdaki film festivallerine FIAPF tarafından yarışmalı festival statüsü verilmiştir.\nAşağıdaki film festivallerine FIAPF tarafından özel alan yarışmalı festival statüsü verilmiştir.\nAşağıdaki film festivallerine FIAPF tarafından yarışmalı olmayan festival statüsü verilmiştir.\nAşağıdaki film festivalleri FIAPF tarafından belirlenen belgesel ve kısa film festivalleri statüsündedir.\n\n\nBalçova Yaşamspor\nBalçova Yaşamspor veya sponsorluk anlaşması gereğince Fabrika Bakım Montaj Balçova Yaşamspor, Türkiye'nin İzmir ilinin Balçova ilçesinde kurulmuş spor kulübüdür. Kulüp, 2012 yılında Fahrettin Altay Spor Kulübü adlı İzmir kulübünün isim ile logo haklarını satın alarak belediye destekli bir futbol kulübü olarak ortaya çıkmıştır. Bölgesel Amatör Lig'deki ilk senesinde grubunda şampiyon olmuş ve 2013-14 sezonunda 3. Lig'de mücadele etme hakkını elde etmiştir. 2013-2014 sezonunda 3. Lig 2. Grupta yer almaktadır. 2013-14 sezonunda 3.Lig 2.Grubu 16.bitirmiş küme düşmüştür. Balçova Yaşamspor yönetimi küme düştükten sonra Liglerden çekilme kararı almış. Süper Amatöre düşmüştür. halen liglerden çekilmiş bulunmaktadır.\nKulüp 2014-15 sezonu öncesinde Balçova Belediyespor olan ismini FBM Yaşamspor olarak değiştirmiştir.\n2014-15 Türkiye Kupası 3. turunda 1. Lig ekiplerinden Elazığspor'u 1-0 mağlup ederek gruplara kalmayı başarmıştır.\n\n\nFilm Yapımcıları Meslek Birliği\nFilm Yapımcıları Meslek Birliği veya kısaca FİYAB, Türkiye'de Turizm Bakanlığı'na bağlı olarak faaliyet gösteren, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kanunu ve 5101 sayılı kanunlara dayanılarak 28 üye tarafından kurulmuş meslek birliğidir. FİYAB, Uluslararası Film Yapımcıları Birliği Federasyonu üyesidir.\nAmacı Türkiye'de sinema sektörünün gelişmesi ve üst platformlara taşınmasıdır. Bu nedenden dolayı başta telif hakları olmak üzere film yapımcılarını bir araya getiren birlik, yasalarla film yapımcılarına tanınan hakların takibini de yapar. Yapımcıların kamuoyu tarafından tanınması ve film endüstrisinin geliştirilmesi için gerekli tedbirleri alır ve film ticareti ile ilgili konularda üyelerine yardımcı olur. Birliğin Ankara merkezi dışında İstanbul ilinde de şubesi bulunmaktadır.\nTürkiye'de FIAPF'nın koordinasyonunda Uluslararası İstanbul Film Festivali ile Antalya Altın Portakal Film Festivali başta olmak üzere film festivallerinin organizasyonlarını da düzenler.Ayrıca yurt dışında Türkiye'nin tanıtılması amacıyla film etkinliklerini gerçekleştirir.\n\n\nDuo Datz\nDuo Datz (İbrani: אורנה ומשה דץ, \"Orna U-Moşe Datz\"; İbranicede yaygın olarak kullanılan isimleri ile דץ ודצה, \"Datz Ve-Datza\") veya İsrail dışında kullandıkları isimleri ile Orna ve Moşe Datz, İsrailli müzik ikilisi. İtalya'nın başkenti Roma'da gerçekleştirilen 1991 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İsrail'i \"Kan\" isimli şarkı ile temsil edip 139 puan ile üçüncü olmuşlardır.\nOrna ve Moşe Datz, yirmi bir yıl evli kalmışlar ve 22 Aralık 2006 tarihinde, evliliklerini bitirdiklerini basına açıklamışlardır.\n\n\nToju ağzı\nKuzeydoğu ağzı veya Toju ağzı Tuva Cumhuriyetinin kuzeydoğusunda, Biyhem akarsuyunun üst havzasında, Toju bölgesinde söyleşilen, Tuva ağzılarının arasında en sade, bozulmamış ve eski Tuva Türkçesine en yakın ağızdır. Toju bölgesinin ulusu Toju yerine Todu demektedirler. Tuva Cumhuriyetinde Toju ağzı günümüzde artık çok az kişi toplam 5000 kişi söyleşmektedir. Toora-hem, İy, Adır-Kejik yerleşimlerinde ve yaylaklarda yaşayanlar tarafından konuşulur. Halkı geyik (ivi) ve avcılık yapar. Tuva'nın öbür bölgelerinden çok uzak olan bu bölge diğer ağızlara göre biraz daha farklıdır. Tuva Türklerinden bazı araştırmacılar Toju ağzını da iki topluluğa ayırır. Akarsu boyu konuşması ve tayga (ormanlıktakilerin) konuşması.\nTuva Türkçesinin genel kabul görmüş ve yazı dili olmuş ağzı, Kızıl ve dolayı olan orta bölük ağzıdır. Dolayısıyla yazı dili bir merkez ağzından gelişmiştir denebilir.\nBaşlıca özellikleri şöyledir. Parantez içi resmî Tuva Türkçesidir.\n\n\nNR1 Müzik\nNR1 Müzik, bir Türk müzik şirketi. 1997 yılında Ömer Karacan tarafından kurulmuştur.\nTeoman (şarkıcı), Aslı Gökyokuş, Athena (grup), Vega (grup), Duman (grup) ve Bumerang (grup) gibi ve daha birçok ünlüyü Türk müzik piyasasına kazandırdı.\n\n\nMete Tunçoku\nMete Tunçoku, Uluslararası İlişkiler profesörü ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) kurucu rektörüdür.\n13 Şubat 1946'da Denizli'nin Çal beldesinde doğmuştur.\nLisans eğitimini 1969 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Diplomasi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde tamamlamıştır. Prof. Dr. Tunçoku yüksek lisans eğitimini Kyoto Üniversitesi'nde 1973 yılında Hukuk Fakültesi'nde Uluslara arası Hukuk üzerine gerçekleştirdiği yaptığı tezle tamamlamıştır. Tunçoku'nun tez başlığı \"1920 – 1930 Dönemi Japon – Kore İlişkilerinde Ekonomik Faktörlerin Rolü\" dür.\nTunçoku doktora eğitimini Japonya'nın Kyoto Üniversitesi'nde 1978 yılında Uluslararası Hukuk alanında \"19. yüzyıl Japon ve Türk Siyasal Modernleşme Hareketlerinde Yabancı Uzmanların Rolü\" başlığıyla tamamlamıştır.\nMete Tunçoku Türkçenin yanı sıra İngilizce ve Japonca bilmektedir.\n1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Atatürk ve Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi (AÇASAM) Müdürlüğü 10.2002<>09.2006 \n2 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fakülte Yönetim Kurulu Üyesi 10.2002<> --- \n3 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fakülte Kurul Üyesi 10.2002<>09.2006 \n4 İlden - Türkiye Doğu Asya Araştırmalar Vakfı Kurucu & Başkanı 09.2002<>12.2007 \n5 Orta Doğu Teknik Üniversitesi Bölge Araştırmaları Merkezi Müdürü 09.1999<>07.2001 \n6 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Kurucu Rektör 11.1992<>10.1993 \n7 Orta Doğu Teknik Üniversitesi Bölge Araştırmaları Merkezi - Müdürü 08.1988<>10.1992 \n8 Orta Doğu Teknik Üniversitesi Bölüm Başkanı 10.1987<>11.1992 \n9 Orta Doğu Teknik Üniversitesi Bölüm Başkan Yard. 09.1985<>10.1986 \n10 Orta Doğu Teknik Üniversitesi Yönetim Kurulu Üyesi 09.1982<>07.1985 \n11 ODTU Dekan Vekili 07.1982<>09.1982 \n12 Denizcilik Müsteşarlığı Uluslararası İlişkiler Danışmanı 01.1982<>07.1982\n1 Türkiye'deki Japon Dili Eğitimi ve Japonya Araştırmalarının Son Durumu ” Perikansha, Tokyo,2002: s.162-177 (Japonca) 2002 \n2 The Rights of Minorities in International Laws and Treaties: The Case of the Turkish Minority in the People's Republic of Bulgaria” International Journal of Turkish Studies, Sayı.4, Nu.2, Sonbahar/Kış 1989. (İngilizce) 1989 \n3 Turkish Political Modernisation and The West: From a Historical Perspective ” Kansai University Faculty of Law Journal, Şubat 1988. (Japonca) 1988 \n4 Stratford Canning and 19th Century Turkish Political Modernization Movements” Hogaku Ronso [Law Journal], Kyoto University Faculty of Lavv, Ekim 1980, Sayı.107, nu.32; and Sayı.108, nu.l. (Japonca) 1980 \nYayınevi : The Simul Press Inc. Tokyo, 1996 \nYayınevi : Biblio Press. Inc. - Tokyo, 1989 \nYayınevi : Ankara, 1997. (2002, II. Baskı, 2005, III. Baskı,), İstanbul, T.C. İş Bankası Kültür Yayınları, 2007, Gözden geçirilmiş I. Baskı. 2007 \nYayınevi : Türk Tarih Kurumu, 2002, (2005, II. Tıpkı Basım, 2007, Gözden geçirilmiş III. Baskı, 2007 \nYayınevi : Özgüzelişler - Ankara, 1986\n\n\nBülent Gürbüz\nBülent Gürbüz (1930, İstanbul - 7 Aralık 2004, İstanbul), Türk futbolcu ve teknik direktör. Kaleci pozisyonunda görev yapmıştı.\nProfesyonel kariyerine 1952 yılında, Beşiktaş'ta başladı. 1953-54 sezonunda İstanbul Profesyonel Ligi şampiyonluğu yaşadı. 1956-57 sezonunda Varol Ürkmez'in yedeği olarak kalmasının ardından 26 Haziran 1957 günü Kasımpaşa ile, 7.000 lira karşılığında ve aylık 300 lira maaşla iki yıllık sözleşme imzaladı. Üç sezon burada oynamasının ardından 1960-61 sezonu başlangıcında, teknik direktör Leandro Remondini tarafından Turgay Şeren'in yedeği olarak Galatasaray'a transfer edildi. 1961-62 ve 1962-63 sezonlarında Millî Lig; 1962-63, 1964-65 ve 1965-66 sezonlarında Türkiye Kupası; 1966 yılında ise ilk kez düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kupası şampiyonlukları yaşadı. 1967 yılında takıma Yasin Özdenak ve Tatomir Radunović'in transfer edilmesinin ardından Boluspor kadrosuna katılsa da, kaleci Mehmet Başaygün'ün arkasında kaldı. Ertesi sezon Muğlaspor ile oyuncu-teknik direktör olarak anlaştı.\n1953-1958 Akdeniz Kupası kapsamında İtalya'nın B millî takımıyla 26 Haziran 1955'te oynanan ve 1-1 sonuçlanan maçta ilk ve son kez Türkiye millî takımı formasını giydi.\n1969-71 yılları arasında Çanakkalespor'un teknik direktörlük görevini yapan Gürbüz, 1972 Temmuz'unda buradaki görevine geri döndü. 1975'in Ekim ayında, görevine son verilen Fahrettin Cansever'in yerine Galata'nın teknik direktörlüğü görevini üstlendi. Ertesi yıl TEKEL'in teknik direktörü oldu. 1981 yılında, üçüncü kez Çanakkalespor'un başına geçti. 1981-82 sezonunda takımı 2. Lig'e yükseltmesinin yapmasının ardından takımdan ayrıldı ve aynı yıl içerisinde Bağlarbaşıspor ile anlaştı.\n7 Aralık 2004 tarihinde İstanbul'da vefat eden Gürbüz'ün cenazesi, Büyük Selimiye Camii'nde kılınan ikindi namazına müteakip, Karacaahmet Mezarlığı'nda defnedildi.\n\n\nRazi Abdullah\nRazî ʿAbd Allâh \"(Hüseyin bin ʿAhmed)\" ya da ʿAbd Allāh ar-Raḍī / ʿAbd Allāh al-Zakī (ar-Raḍī ʿAbd Allāh / al-Zakī ʿAbd Allāh) (Gerçek İsmi: al-Ḥusayn ibn Aḥmad ibn ʿAbd Allāh ar-Raḍī/al-Zakī ya da al-Ḥusayn ibn Aḥmad ibn ʿAbd Allāh ibn Muḥammad ibn Ismāʿīl (ﺍلحسين بن أحمد بن عبد اللّه بن محمد بن إسماعيل) (Doğum: 219 Hicrî, Ölüm: 268 Hicrî, Milâdî 881 , Askar, Syria, İmam: Hicrî 225-268) Soyadı: \"al-Raḍī/al-Zakī\") İmâmet (İsmâilî i'tikadı)'na göre \"Onuncu\" İsmâilîyye İmâmı. İsmâ‘îl’îyye/Mustâ‘lîyye/Davudî İsmailîlik i'tikadına göre \"Onuncu İmâm\" Ḥusayn ibn Aḥmad ibn ʿAbd Allāh ar-Raḍī/al-Zakī\" (Raḍī Abdullah)'dır.\n\n\nSade (Sertab Erener albümü)\nSade, Türk şarkıcı Sertab Erener'in onuncu stüdyo albümü. Albümün ilk teklisi \"İyileşiyorum\" 15 Mart 2013 tarihinde video klibi ile yayınlandı ve Sertab Erener'in yeni albüm dönemi başladı. Türkiye'de 13 Nisan 2013 tarihinde yayınlanmıştır.\nSertab Erener müzik kariyerinin 20. yılına özel albümü \"Sade\" 12 Nisan 2013 tarihinde GNL Entertainment etiketiyle yayınlanmış, albümün yayınının ardından birçok radyoda albüme ikinci sırada yer alan \"İyileşiyorum\" en çok çalınanlar arasında girmiş ve dikkat çekmiştir.\nAlbümü için “20 yılın birikimi diyebilirim, bugüne kadarki tüm albümlerimden tınılar var” diyen Erener, \"Sade\" albümünde ilk kez kendi albümünü prodüktörlüğünü yapmıştır. Albümünde birçok söz yazarı ve besteciyle çalışan Erener albüm kayıtlarını İstanbul Dozer Studios ve Db Müzik'te yapmıştır. Mastering Çağlar Türkmen'e, düzenlemeler ise Mustafa Ceceli'ye aittir.\nAlbümün ilk klibi \"İyileşiyorum\"a çekildi. Klip ve kartonet fotoğrafları Cem Talu yönetmenliğinde hazırlandı.\n\n\nSoyot Tuka Türkçesi\nSoyot Tuka Türkçesi veya Soyot Türkçesi (ayrıca Soyot-Tuğka, Soyıt-Dukha, Soyıt-Tuha da denilir) (Rusça:Сойо́тско-цата́нский язык (ya da сойо́тский) — Türk dilleri içinde Tuvaca, Tofaca ve Kök Monçakçaya en yakın bir Türk lehçesidir. İki şive veya ağza ayrılır: Birincisi, Buryatyada Soyot Türkleri tarafından konuşulan Soyotça (Soyıt), dil tükenmek üzeredir. İkincisi Moğolistanın Darhat yöresinde Moğolcada Çatan (Moğolca: Цаатан) denilen Tu'ka (Dukha) (Duha Türkçesinde: тyъha) dilidir. Tu'ka Türkçesi de Moğolistanda yine Uygur Uranhay dili ve Çatan dili olmak üzere yine iki ağza ayrılır.\n2000'li yılların hemen başında Soyot Türkçesi için Kiril Alfabesine dayalı bir alfabe kabul edildi. Soyot Türklerinin çocukları için Dil Öğrenim kitabı, Soyotça öğreten öğretim kitaplarında bu alfabe kullanılmaktadır. Günümüzde Moğolların etkin olduğu Buryatyada Soyot Türkleri dillerinin tükenmesiyle karşı karşıyalar .\nSoyot Türklerinin kullandığı alfabe (согласно сойотско-бурятско-русскому словарю 2003 г.):\n\n\nDuhaca\nDuha Türkçesi, Duhaların dilleri Duhaca (\"Tuʰha sös\" , SIL International dkh, MultiTree 1hv) Sayan dilleri grubundan Tuvacanın ayrıksı bir lehçesidir ve hızla soyu tükenmektedir. Doğu Tuvacası konuşan Toju Tuvaları ile Tofaların lehçesine daha yakındır. Günümüzde Moğolca ile karışık kullanılmaktadır.\nUNESCO'ya göre dilleri Buryatya'daki Soyotların dili içinde değerlendirilir ve kültürleriyle birlikte yok olma tehlikesindedir. Rusçada \"Soyot-Tsatan dili\" () adı altında ele alınır ve iki lehçesinden biri Buryatya'daki Soyotların (сойыт тыл \"Soyıt tıl\") diğeri ise Moğolistan'daki Duhaların (тyъha тыл \"Tuha tıl\") şivesidir.\n\n\n2013 Cannes Film Festivali\n2013 Cannes Film Festivali, her yıl Cannes Film Festivali kapsamında düzenlenen ve bu yıl 66'ncısı Fransa'nın Cannes şehrinde düzenlenen film festivalidir. Festival 15 ve 26 Mayıs 2013 tarihleri arasında düzenlenecektir. Steven Spielberg yarışmada jüri başkanı olarak ilan edilmiştir. Yeni Zelandalı yönetmen Jane Campion Cinefondation ve kısa film bölümleri için jüri başkanı olarak ilan edilmiştir. Fransız aktris Audrey Tautou festivalin açılış ve kapanış törenlerinde ev sahibi olarak ilan edilmiştir.\nFestivalin açılışı Baz Luhrmann'ın yönettiği \"Muhteşem Gatsby\" filmi ile yapılacak ve Jérôme Salle tarafından yönetilen \"Zulu\" ile kapanış yapılacaktır. Festival için tasarlanan afişte Paul Newman ve eşi Joanne Woodward'un görüntüleri bulunmaktadır. Festivalin resmi bölümlerinden olan Un Certain Regard bölümünün açılışında ise Sofia Coppola'nın yönettiği \"The Bling Ring\" filmi gösterilecektir.\nAşağıdaki filmler rekabet bölümü için seçilmiştir:\nAşağıdaki filmler Un Certain Regard bölümü için seçilmiştir:\nAşağıdaki filmler yarışma dışında gösterilecektir:\n\n\nKök Monçakça\nKök Monçak Türkçesi (Rusça:Кёк-монча́кский язык)— Türk dilleri içinde, Tuva Türkçesi, Tofa Türkçesi, Soyot Tuka Türkçesi ve Tsengel Türkçesi gibidir. En yakın olarak TsengelTürklerinin Tuva ağzı söylenebilir. Bu ağız Tuva Türkçesi ve Tsengel Tuva dilinin bir ağzıdır. Moğolistan ve Çinde konuşulur.\n\n\nMuhammed et-Taki\nMuhammed et-Taki, Muhammed el-Hâbib ya da Ahmed bin ʿAbd Allâh bin Muhammed et-Takî (Gerçek İsmi: Aḥmad ibn ʿAbd Allāh ibn Muḥammad ibn Ismāʿīl (أحمد بن عبد اللّه بن محمد بن إسماعيل) ya da Aḥmad ibn ʿAbd Allāh ibn Muḥammad at-Taqi) (Doğum: Hicrî: 198 / Milâdî: 813/814, Ölüm: Hicrî: 225, Milâdî: 839/840, Salamia, Syria, İmam: Hicrî 212-225, Milâdî: 827/828 - 839/840) Soyadı: \"et-Takî\") İmâmet (İsmâilî i'tikadı)'na göre \"Dokuzuncu\" İsmâilîyye İmâmı. İsmâilîyye/Mustâlî/Davudî İsmailîlik i'tikadına göre \"Dokuzuncu İmâm\" Ahmed ibn ʿAbd Allāh ibn Muhammed et-Takî'dir.\n\n\nOmicron1 Eridani\nOmicron Eridani (ayrıca Beid olarak bilinir), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 122 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızdır. Tayf sınıfı F2 II-III olan dev yıldızın görünen parlaklığı +4,04 kadirdir ve bir Delta Scuti değişenidir.\nGökada içinde Güneş'e göre 18,3 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 24.200 ile 37.400 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nOrtak Sağlık ve Güvenlik Birimi\nOrtak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) Kamu kurum ve kuruluşları, organize sanayi bölgeleri ile Türk Ticaret Kanununa göre faaliyet gösteren şirketler tarafından, işyerlerine iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sunmak üzere kurulan gerekli donanım ve personele sahip olan ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yetkilendirilen şirketlerdir.\n6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun şirketlere getirdiği işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı bulundurma yükümlülüğünü şirketler, ilgili niteliklere sahip personelleri kendi bünyelerinde bulundurarak veya yetkilendirilmiş bir Ortak Sağlık Güvenlik Biriminden hizmet olarak alarak yerine getirebilirler.\n“Ortak Sağlık Güvenlik Birimi’’ ve İşyeri Sağlık ve Güvenliği birimi ile eş zamanlı ve ortak yaptıkları çalışmalar çerçevesinde , işyerinde normal iş akşının güvenli bir ortamda sağlanmasını ve verimli çalışma ortamının oluşturulmasını sağlamaya çalışırlar. Bütün bu çalışmalar doğrultusunda daha çalışmalar daha önceden yapılan kontrollerin sonucu belirlenen plan çerçevesinde yapılır.\nBuna göre Ortak Sağlık Güvenlik Birimi;\na) İşçilerin sağlık gözetimi,\nb) Çalışma ortamının gözetimi,\nc) Eğitim, danışmanlık ve bilgilendirme\nç) İlk yardım ve acil müdahale\nd) Kayıt ve istatistik,\ngörevleri başta olmak üzere buna benzeri diğer birçok görevleri yerine getirmek, kontrol etmek ve yürütmekle yükümlüdür. Ortak Sağlık Güvenlik Birimi çalışma ortamının gözetimi için işyerlerinde sağlık ve güvenlik tehlikelerine karşı yürüteceği her türlü önleyici ve düzeltici faaliyetleri düzenler.\n\n\nÖmeriye Katliamı\nÖmeriye katliamı, 23 Nisan 1997'de Cezayir'in Mediya bölgesindeki Ömeriye köyünde 42 sivilin radikal İslamcı asiler tarafından öldürülmesi. 25 sivilin yaralandığı olayda 17'si kadın, 3'ü bebek 42 kişi balta ve bıçaklarla öldürüldü. Aynı köye 1996 yılında gerçekleşen saldırıda da 25 sivil hayatını kaybetmişti.\nİlk parlamenter genel seçimine geri sayan Cezayir'de 5 yıldır hükûmet güçleri ve asiler arasında çatışmalar devam etmekteydi. Olaydan önceki haftalarda yaklaşık 300 kişi hayatını kaybetmişti.\n\n\nTsengel Türkçesi\nTsengel Türkçesi Türk dilleri içinde Moğolistan'da söyleşilen bir şeklidir. Sayan Türk dilleri içindeki Tuva Türkçesi, Tofa Türkçesi, Soyot Tuka Türkçesi ve Kök Monçak Türkçesi ile oldukça yakındır. Moğolistan Tsengel ilçesinde konuşulur. Fonetik ve gramatik özellikleri Eski Türk dilinin arkaik özelliklerini içinde apaçıkça barındırır.\n\n\nSedat Kalaycı\nSedat Kalaycı (d. 5 Temmuz 1966, Zonguldak), eski futbolcu ve teknik direktör.\n1986'de Kardemir Karabükspor΄de başladı.Düzenli olarak 15 yıl bu takımda forma giydi.Daha sonra Kartalspor ve Kastamonuspor formalarını giyerek futbolu bıraktı.\n\n\nPi Eridani\nPi Eridani (π Eri), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 477 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızdır. Tayf sınıfı M1 III olan kırmızı dev yıldızın görünen parlaklığı +4,44 kadirdir.\nGökada içinde Güneş'e göre 72,4 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 20.400 ile 37.600 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nTau1 Eridani\nTau Eridani (τ Eri), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 46 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızdır. Tayf sınıfı F7 V olan ana kol yıldızının görünen parlaklığı +4,50 kadirdir.\nGökada içinde Güneş'e göre 34,3 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 22.100 ile 25.200 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nVâfî Ahmed\nVâfî ʿAhmed (ʿAbd Allâh bin Muhammed), Câfer el-Musaddık ya da Ahmed el-Vâfî (Gerçek İsmi: ʿAbd Allāh ibn Muḥammad ibn Ismāʿīl (عبد اللّه بن محمد بن إسماعيل); Doğumu: 179 Hicrî, Ölümü: 212 Hicrî, Milâdî 828, Salamiyya, Suriye, İmâm: 197-212 Hicrî, 813-828 Milâdî; Soyadı: \"el-Vâfî\") İmâmet (İsmâilî i'tikadı)'na göre \"Sekizinci\" İsmâilîyye İmâmı. İsmâilîyye/Mustâlî/Davudî İsmailîlik i'tikadına göre \"Sekizinci İmâm\" \"(Vâfî Ahmed)\" ʿAbd Allâh bin Muhammed bin İsmâ‘il'dir.)\n\n\nFilm festivali\nFilm festivali veya film festivalleri, genellikle bir veya daha fazla yerdeki sinemalarda gösterilen uzun metrajlı filmlerin görüntülenmesi amacıyla yapılan organizasyonlardır. Günümüzde film festivallerine tüm halka açık film gösterimleri ekleyerek filmlerin tanıtımları da yapılır. Festivallerde gösterilen filmlerin içeriği, festivalin odak noktasına bağlı olarak uluslararası filmler veya yerli film endüstrisi tarafından üretilen filmler olabilir. Bazen festival belirli bir film yapımcısına veya türe (örneğin, kara film) ya da konuya (örneğin, korku film festivalleri) odaklanarak şekillenebilir. Festivaller genelde yıllık olarak düzenlenir. Kısa film festivalleri veya festivallerde bu tür filmlere özel düzenlenen gösterimler sayesinde uzmanlaşma sağlanabilir.\nFilm festivallerinden en tanınmış olanı muhtemelen Cannes Film Festivali'dir. Diğer önemli film festivalleri ise Berlin ve Venedik olarak gösterilebilir. Türkiye'deki en çok bilinen ve tanınan film festivalleri ise İstanbul ve Antalya film festivalleridir.\n\n\nAnthony Hamilton (oyuncu)\nAntony Hamilton (d. 4 Mayıs 1952, Liverpool; ö. 29 Mart 1995, Los Angeles), İngiltere doğumlu Avustralyalı oyuncu.\nÜnlü aksiyon-macera serisi \"Görevimiz: Tehlike\" 'nin 1988 yılında yayınlanan Tv dizisi versiyonuyla adını duyurmuş olan oyuncu bu türde bazı \"James Bond\" filmlerindede rol almıştır.\nAntony Hamilton AIDS nedeniyle ABD'de 42 yaşında ölmüştür, cenazesi ise yakılmıştır.\n\n\nErol Ersoy\nErol Ersoy (d. 15 Nisan 1962, İzmir), Türk eski futbol hakemi.\nİzmir'de, amatör olarak Kınıkspor'da dört yıl boyunca futbol oynadı. Türk Hava Kuvvetlerinden emekli olduktan sonra Balçova'da uluslararası bir gayrimenkul danışmanlık firmasının temsilciliğini yapmasının yanında Re/Max Final isimli gayrimenkul danışmanlık firmasının da sahibiydi.\nİzmir bölgesi hakemlerinden olan Ersoy, hakemlik kariyerine 1983'te başladı ve ertesi sene il hakemi oldu. 31 Ekim 1992'deki Gaziantepspor-Galatasaray maçında yardımcı hakem olarak yer alarak ilk kez bir Türkiye 1. Futbol Ligi (sonraki adıyla Süper Lig) maçında görev aldı. 21 Ağustos 1994'teki Samsunspor-Vanspor maçında ise aynı ligde ilk kez orta hakem olarak görev yaptı. 1998 Türkiye Kupası Finali'nin ikinci maçını, 1998 Cumhurbaşkanlığı Kupası maçını, 1996 Başbakanlık Kupası maçını yönetti. Avrupa kupalarındaki ilk maçını 22 Temmuz 1998 tarihinde, UEFA Kupası'nın 1998-99 sezonunda Tiligul-Tiras Tiraspol ile Anderlecht arasında oynanan ön eleme turu maçıyla yönetti. 25 Temmuz 2001'de, Bohemian-Halmstads arasında oynanan 2. eleme turu maçında görev alarak ilk ve tek UEFA Şampiyonlar Ligi maçına çıktı.\n12 sezon boyunca Süper Lig'de, 138 maçın hakemliğini yapan Ersoy, Avrupa kupalarında da 10 maç yönetti. 19 Şubat 2006'da yönettiği Gaziantepspor-Trabzonspor maçının ardından hakemlik kariyerini sonlandırdı ve futbol maçlarında gözlemci olarak görev almaya başladı.\n\n\nDeliler, Bozova\nDeliler, Şanlıurfa ilinin Bozova ilçesine bağlı bir mahalledir.\nŞanlıurfa il merkezine uzaklığı km, Bozova ilçe merkezine km uzaklıktadır.\n\n\nVuda\nVuda ya da Vouda veya Kalo Horio (Yunanca: Καλό Χωριό), Kıbrıs'ta Larnaka kazası'nda bir belediye olup Larnaka şehrinin 10 km batısındadır. 1974 önce Kıbrıs Türklerinin çoğunlukta olduğu bir yerleşim idi. 1864 Çerkes Sürgünü sırasında Kafkasya'dan gelen Çerkeslerin (ve Abazaların) yerleştirildiği yerdir.\n\n\nKalaba, Avanos\nKalaba, Nevşehir'in Avanos ilçesine bağlı bir kasabadır.\nBelde halkı Oğuz Avşar Türkmenlerinden oluşmaktadır.\nNevşehir iline 45 km, Avanos ilçesine 30 km uzaklıktadır.\nTürkmen kültür, gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır.\n\n\nBaÅŸkavak, Hekimhan\nBaşkavak, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine 86 km. , Hekimhan ilçesine 30 km mesafededir.\n\n\nSarıkız, Hekimhan\nSarıkız, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nHekimhan ilçesine 10 km mesafededir.\n\n\nDursunlu, Hekimhan\nDursunlu, Malatya ilinin büyükşehir olması ile birlikte köy statüsünden Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalleye dönüşmüştür. Köy İlçenin büyük köylerindendir.\nMahallenin nüfusu kışın azalan yazın çoğalan bir yapıya sahipdir.Gurbetçi,çalışan,eğitim sorunları ile gidenler yazları geri döner ve kışa doğru geri giderler. Mahallenin nüfusu 93'dir. İki mahalleden oluşan mahallede 150 civarında yazlık veya sürekli oturulan ev vardır. Yaz aylarında mahallenin nüfusu 500 kişiyi bulur.\n\n\nYayladamı, Hekimhan\nYayladamı, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\n\n\nÇimenlik, Hekimhan\nÇimenlik, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine , Hekimhan ilçesine km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 'dir.\n\n\nYeşilpınar, Hekimhan\nYeşilpınar, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine 54, Hekimhan ilçesine 22 km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 'dir.\n\n\nSaraylı, Hekimhan\nSaraylı, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine , Hekimhan ilçesine km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 'dir.\n\n\nHacılar, Hekimhan\nHacılar, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine , Hekimhan ilçesine km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 11044 'dir.\n2012\n\n\nTaÅŸoluk, Hekimhan\nTaşoluk, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine , Hekimhan ilçesine 30–35 km mesafededir. Ayrıca Sivas malatya karayolundan başlayarak\nköye kadar yollarına asfalt dökülmüştür.\n\n\nGüzelyayla, Hekimhan\nGüzelyayla, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine , Hekimhan ilçesine km mesafededir.\nMahallede okul vardır. Sağlık ocagı var. İçme suyu sebekesi ve telefon hattı mevcuttur.\n\n\nDereköy, Hekimhan\nDereköy, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine , Hekimhan ilçesine km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 'dir.\n\n\nÇanakpınar, Hekimhan\nÇanakpınar, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine , Hekimhan ilçesine km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 'dir.\n\n\nBahçedamı, Hekimhan\nBahçedamı, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine , Hekimhan ilçesine km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 'dir.\n\n\nKavacık, Hekimhan\nKavacık, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine , Hekimhan ilçesine km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 'dir.\n\n\nYeÅŸilkale, Hekimhan\nYeşilkale, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nKöy; Malatya Hekimhan ilçesine 35 km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 35'dir.\n\n\nAksütlü, Hekimhan\nAksütlü, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nKöy; Malatya il merkezine , 63 km 1 saat Hekimhan ilçesine 39 km 44 dk mesafededir.\n2020 72 erkek 35\nKadın 36\n\n\nKurÅŸunlu, Hekimhan\nKurşunlu, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\n\n\nSöğüt, Hekimhan\nSöğüt, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nKürtçe ismi Dimezın yani Büyükköy'dür.\nKöy; Malatya il merkezine , Hekimhan ilçesine km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 'dir.\n\n\nBeykent, Hekimhan\nBeykent, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nKöy; Malatya il merkezine , Hekimhan ilçesine km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 'dir.\n\n\nKaraköçek, Hekimhan\nKaraköçek, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine , Hekimhan ilçesine km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 'dir.\n\n\nBallıkaya, Hekimhan\nBallıkaya, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine , Hekimhan ilçesine km mesafededir.\n\n\nKozdere, Hekimhan\nKozdere, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nKöy; Malatya il merkezine 80 , Hekimhan ilçesine 27 km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 'dir.\n\n\nDikenli, Hekimhan\nDikenli, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nKöy; Malatya il merkezine , Hekimhan ilçesine km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 'dir.\n\n\nIşıklı, Hekimhan\nIşıklı, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine 100 , Hekimhan ilçesine18 km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 'dir.\n\n\nKaraçayır, Hekimhan\nKaraçayır, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine , Hekimhan ilçesine km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 'dir.\n\n\nUÄŸurlu, Hekimhan\nUğurlu, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine , Hekimhan ilçesine km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 'dir.\n\n\nMollaibrahim, Hekimhan\nMollaibrahim , Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine , Hekimhan ilçesine km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 'dir.\n\n\nHaydaroÄŸlu, Hekimhan\nHaydaroğlu, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine , Hekimhan ilçesine km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 'dir.\n\n\nHeyran, Astara\nHeyran — İran'ın, Astara şehristanı'nda bir köydür.\n\n\nDeveci, Hekimhan\nDeveci, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine , Hekimhan ilçesine km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 'dir.\n\n\nDumlu, Hekimhan\nDumlu , Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine 80 km, Hekimhan ilçesine 6 km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 'dir.\n\n\nKarslar, Hekimhan\nKarslar, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine , Hekimhan ilçesine km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 'dir.\n\n\nDelihasanyurdu, Hekimhan\nDelihasanyurdu, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine 95 km , Hekimhan ilçesine 35 km mesafededir.\nMahallenin nüfusunun çoğunluğu İstanbul'da ikamet etmektedir\nbir bölümüde malatya merkezde yaşamaktadır\n\n\nDikili, Hekimhan\nDikili, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir 1800 yıllarında Hasan oğlu Süleyman Şatırzade tarafından kurulmuş olup 3 kabile tarafından yönetilmektedir.Köyün gelir kaynağı hayvancılık ve arıcılık olup Köyde ceviz yetişmektedir.\nMalatya il merkezine 118 km ,Hekimhan ilçesine 39 km mesafededir. 1806 m rakimdandir.\nKarasal iklim yaşanmakta olup; yazlar sıcak ve yağışsız, kışlar ise uzun ve kar yağışlıdır.\nMahallenin nüfusu\n\n\nYaÄŸca, Hekimhan\nYağca, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine , Hekimhan ilçesine km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 'dir.\n\n\nDavulku, Hekimhan\nDavulku, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine , Hekimhan ilçesine km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 'dir.\n\n\nAşağı Sazlıca, Hekimhan\nAşağı Sazlıca, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine , Hekimhan ilçesine km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 'dir.\n\n\nYukarı Sazlıca, Hekimhan\nYukarı Sazlıca, Malatya ilinin Hekimhan ilçesine bağlı bir mahalledir.\nMalatya il merkezine , Hekimhan ilçesine km mesafededir.\nMahallenin nüfusu 'dir.\n\n\nMponela\nMponela, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin orta kesiminde Merkez Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 16.775 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 14.322 kişi yaşamaktaydı.\nMponela Dowa ilçesi sınırlarında yer almakta olup, başkent Lilongwe'nin 60 km kuzeyinde bulunmaktadır.\n\n\nNkhata Bay, Malavi\nNkhata Bay, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin kuzey kesiminde Kuzey Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 12.219 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 11.260 kişi yaşamaktaydı.\nNkhata Bay aynı isimli ilçeninde merkez şehri konumunda olup, Malavi Gölü kenarındaki konumu nedeniyle de limanı bulunan ve Malavi deniz hatları işletmesi olan \"MS Ilala\" tarafından sık ziyaret edilen bir noktadır.\n\n\nLuchenza\nLuchenza, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin güney kesiminde Güney Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 11.922 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 10.751 kişi yaşamaktaydı.\nLuchenza Thyolo ilçesi içerisinde yer almakta olup, Mozambik sınırına yakın bir konumundadır.\n\n\nNtchisi, Malavi\nNtchisi, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin orta kesiminde Merkez Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 9.334 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 7.812 kişi yaşamaktaydı.\nNtchisi aynı isimli ilçeninde merkez şehri konumunda olup, başkent Lilongwe'nin 80 km kuzeyinde bulunmaktadır.\n\n\nThyolo, Malavi\nThyolo, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin güney kesiminde Güney Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 8.582 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 7.496 kişi yaşamaktaydı.\nThyolo aynı isimli ilçeninde merkez şehri konumundadır.\n\n\nChikwawa, Malavi\nChikwawa, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin güney kesiminde Güney Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 7.175 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 6.998 kişi yaşamaktaydı.\nChikwawa aynı isimli ilçeninde merkez şehri konumundadır.\n\n\nZulu (film, 2013)\nZulu, yönetmenliğini Jérôme Salle'nin yaptığı Fransız suç filmidir. Film 2013 Cannes Film Festivali'nin kapanış filmi olarak seçilmiştir.\n\n\nP覺r覺lt覺l覺 Hayatlar\nPırıltılı Hayatlar (Özgün ad: \"The Bling Ring\"), filmin yönetmeni Sofia Coppola tarafından yazılan, senaryolaştırılıp uyarlanan, konusu gerçek bir olaya dayalı 2013 yapımı filmdir. Filmde Emma Watson, Taissa Farmiga ve Leslie Mann'ın yanı sıra yeni oyuncular Israel Broussard ve Katie Chang rol almaktadır. Filmin çekimleri 2012 yılı Mart ayında başlamıştır. Filmin açılışı 14 Mayıs 2013 günü 2013 Cannes Film Festivali'nin Un Certain Regard bölümünde yapılmıştır.\nHollywood'da ünlülere karşı takıntıları bulunan ve nerede olduklarını izlemek için internet kullanan elebaşı Rebecca ve üyeleri Marc, Nicki, Sam ve Chloe olan suç çetesi tarafından işlenen gerçek olaylar konu edilmiştir. Olayın gerçek kurbanları arasında Paris Hilton, Lindsay Lohan, Megan Fox, Rachel Bilson, Audrina Patridge ve Orlando Bloom bulunmaktadır.\nÇekimler öncelikle Los Angeles ve Kaliforniya'da gerçekleştirilmiş olup, 2012 yılı Nisan ayında Batı Hollywood , Lynwood ve Venedik'te gerçekleştirilmiştir. Paris Hilton'un Bling Ring çetesinin gerçek kurbanı olduğu doğrulanmıştır. Filmde Kirsten Dunst ve Gavin Rossdale'da küçük bir rol almıştır. Filmin bazı sahneler ünlü kurbanların evlerinde ve Lynwood'da gerçekleştirilmiştir.\n\n\nMillenicom\nMillenicom; Azerbaycan merkezli SOCAR Holding'e bağlı, 2004 yılından itibaren Türkiye'de alternatif operatör olarak hizmetlerine devam eden İnternet servis sağlayıcısıdır. Millenicom, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından verilmiş olan Sabit Telefon Hizmeti (STH), İnternet servis sağlayıcılığı hizmeti (İSS) ve Altyapı İşletmeciliği (AİH) lisanslarına sahiptir.\nMillenicom, 80'i aşkın uluslararası telekom operatörüyle ara bağlantıya sahiptir ve şebekesi üzerinde yılda 2,5 milyar dakikalık telefon görüşmesi yapılabilmektedir. Şirketin, hem bireysel hem kurumsal müşterilerine bütünleşik telekom hizmetleri sunabilmek için 2010 yılında aldığı Sanal Mobil Şebeke İşletmeciliği (MVNO) lisansı bulunmaktadır. Türkiye'de kurumlara yönelik A-Tipi Abonelik hizmeti sunan ilk iki işletmeciden biri olan Millenicom, 30.000'den fazla kuruma sabit telefon hizmeti sağlamaktadır. \nMillenicom, ilk 16 Mbps ADSL2+ hizmetini tüketiciyle buluşturduğu Doping ADSL markasıyla 120.000'den fazla aboneye ulaşmıştır. 2007 yılında Türkiye'nin ilk \"arama bazında operatör seçimi\" hizmeti olan 1045'i sunmaya başlayan Millenicom, 2 milyonu aşkın tekil sabit hat abonesi tarafından kullanılmaktadır. Bireysel müşterilere genişbant ve sabit telefon hizmetleri, KOBİ'lere ise Millenicom Kurumsal iletişim Çözümleri markası ile sabit telefon, genişbant ve ofis iletişim çözümleri sunmaktadır.\nMillenicom, 2019'un 4. çeyreği itibarıyla Türkiye'deki İnternet servis sağlayıcıları arasında %1,72 ile en büyük 5. pazar payına sahiptir.\nMillenicom, ulaştığı %39.484 büyüme oranıyla Deloitte Technology Fast500 EMEA 2009 Programı'nda Avrupa, Ortadoğu ve Afrika'nın en hızlı büyüyen teknoloji firmaları arasında ikinci sırada yer almıştır.\nTelekomcular Derneği tarafından 2012 Yılının Bilişim Şirketi olarak Millenicom seçilmiştir.\n\n\nHoracio Cartes\nHoracio Manuel Cartes Jara (d. 5 Temmuz 1956, Asunción), Nisan 2013 seçimlerinde Paraguay Devlet Başkanı seçilen bir Paraguaylı iş adamı. Colorado Partisi'nin bir üyesi olarak ve 15 Ağustos 2013 tarihinde göreve başladı ve bu görevi 15 Ağustos 2018 tarihine kadar sürdürmüştür.\nTütün, alkolsüz içecekler, et üretimi ve bankacılık dahil olmak üzere Grupo Cartes holding'in sahibidir. 2001 yılından bu yana Club Libertad futbol kulübünün başkanıdır.\nABD'nin Oklahoma eyaletinde eğitim gören ve geçen yıl şampiyon olan Libertad futbol takımının da başkanı olan Cartes'in tütün tarlalarına ek olarak bir içecek fabrikası, tarım tesisleri ve yatırım fonları bulunuyor.\nCartes'in babası bir Cessna uçağı franchising holding'inin sahibi idi. Horacio Cartes, ABD'de havacılık mühendisliği okudu. 19 yaşına geldiğinde döviz işine başladı. Daha sonraki yıllar içinde, Tabesa adlı ülkenin en büyük sigara üreticisi ve büyük bir meyve suyu şişeleme şirketi de dahil olmak üzere 25 şirketin kurulmasına yardımcı olmuştur.\nCartes 1989 yılında yedi ay boyunca para dolandırıcılığı suçundan hapse atıldı. Sonunda bir mahkeme tarafından aklandı.\n2000 yılındaki bir uyuşturucu operasyonunda polis, kokain taşıyan bir uçağını ele geçirdi, çiftliğinde ise esrar buldu ve uyuşturucu ticareti ile hiçbir ilgisi olmadığını ve de uyuşturucunun yasallaştırmasına karşı olduğunu iddia etti.\n2010 yılından itibaren bir gizli WikiLeaks belgesi, Cartes'den kara para aklama araştırmalarının odağı olarak bahsetti.\n2008 yılında kadar siyasete karışmamış ve hatta bir şekilde seçmen olarak kayıtlı olmamıştır. 2009 yılında merkez sağ Colorado Partisi'ne katıldı. Ekonomik yeteneği onu 2013 başkanlık seçimlerinde partisinden adaylığını koymasında yardımcı oldu.\nBaşlattığı seçim kampanyasında, uluslararası yatırımları çekmek, istihdam yaratmak için kamu İşletmelerin modernize etme, ülkenin altyapısını yükseltmek için özel sermayeyi artırmayı vadetti. 21 Nisan 2013'te, % 45.80 oy ile Paraguay Devlet Başkanı seçildi.\n2018 devlet başkanlığı seçimlerinde seçimi kazanan Mario Abdo Benítez'e makamı devrederek görevinden ayrılmıştır.\n\n\nLivingstonia\nLivingstonia, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin kuzey kesiminde Kuzey Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 7.601 kişi yaşamaktadır.\nLivingstonia, Karonga ilçesinin içerisinde yer almakta olup, ülkenin üçüncü büyük kenti olan Mzuzu'nun 120 km kuzeyinde bulunmaktadır.\n\n\nTaruni Sachdev\nTaruni Sachdev (d. 14 Mayıs 1998, Mumbai; ö. 14 Mayıs 2012, Nepal), Hint çocuk oyuncu ve model.\n2003 yılında daha 5 yaşındayken ufak çocuk rollerinde yer alarak oyunculuğa başlayan çocuk yıldızın en bilinen filmi ise 2009 yapımı \"Paa\" adlı yapımdaki rolüdür. Oyunculuğun yanında modellikte yapmıştır. Doğum günü olan 14 Mayıs 2012'de yolculuk yaptığı uçağın Nepal'de düşmesi sonucu Hint çocuk yıldız Sachdev 14 yaşında ölmüştür, cenazesi yakılarak külleri doğum yeri Mumbai'de toprağa verilmiştir.\n\n\nDowa, Malavi\nDowa, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin orta kesiminde Merkez Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 6.852 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 6.041 kişi yaşamaktaydı.\nDowa aynı isimli ilçeninde merkez şehri konumunda olup, başkent Lilongwe'nin 50 km kuzeyinde bulunmaktadır.\n\n\nChipoka\nChipoka, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin orta kesiminde Merkez Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 6.247 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 5.476 kişi yaşamaktaydı.\nChipoka, Salima ilçesi içerisinde yer almakta olup, Malavi Gölü kıyısında bulunması nedeniyle ülke içerisindeki en büyük dört limandan bir tanesine sahi olan kent konumundadır.\n\n\nMonkey Bay\nMonkey Bay, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin orta kesiminde Güney Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 5.118 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 5.939 kişi yaşamaktaydı.\nMonkey Bay, Mangochi ilçesi içerisinde yer almakta olup, Malavi Gölü'ne kıyısı bulunan şehirlerden bir tanesi konumundadır.\n\n\nPhalombe, Malavi\nPhalombe, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin orta kesiminde Merkez Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 6.126 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 4.741 kişi yaşamaktaydı.\nPhalombe, Mulanje ilçesi içerisinde yer almaktadır. Şehir konum itibarıyla Mulanje dağının eteklerine kurulu olduğu için özellikle yağmur sezonlarında oluşan heyelan nedeniyle çamur ve su baskınları yaşanmaktadır. Son olarak 1991 yılında meydana gelen şiddetli su ve çamur baskınında yüzlerce kişi hayatını kaybetmiştir.\n\n\nArapsaçı (anlam ayrımı)\nArapsaçı şu anlamlara gelebilir:\n\n\nMediha Sultan\nMediha Sultan (d. 30 Temmuz 1856, İstanbul - ö. 7 Kasım 1928, Nice), Son Osmanlı padişahı Vahdeddin'in ablası, Damad Ferid Paşa'nın eşi ve Abdülmecid'in yirminci kız çocuğudur. Validesi dördüncü ikbal Gülüstü Hanım'dır.\nAşık olduğu Abdurrahman Sami Paşa'nın oğlu Necib Paşa'yla evlenmesine razı olmayan padişahı manevi annesini aracı kılarak ikna etti ve 27 Ocak 1877'de nikâhları kıyıldı, 8 Haziran 1879'da ise düğünleri yapıldı. Kocasının 30 yaşında ölümü üzerine 30 Nisan 1886'da Damad Ferid Paşa ile evlendi. Kocasının Millî Mücadele aleyhine tutum sergilemesinden dolayı Büyük Taarruz'un kazanılması üzerine 21 Eylül 1922 yılında kocasıyla birlikte Türkiye'den ayrılıp Nice'e yerleştiler ve ikisi de burada öldüler.\n\n\nChiradzulu, Malavi\nChiradzulu, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin güney kesiminde Güney Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 2.798 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 2.327 kişi yaşamaktaydı.\nChiradzulu aynı isimli ilçenin de merkez şehri konumundadır.\n\n\nMachinga, Malavi\nMachinga, Afrika kıtasında bulunan Malavi devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin orta kesiminde Merkez Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 1.273 kişi yaşamaktadır. 2008 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 1.228 kişi yaşamaktaydı.\nMachinga aynı isimli ilçenin de merkez şehri konumundadır.\n\n\n2012 Cannes Film Festivali\n65'inci 2012 Cannes Film Festivali 16 - 26 Mayıs 2012 tarihinde Fransa'nın Cannes şehrinde düzenlenmiş uluslararası film festivalidir. İtalyan film yönetmeni Nanni Moretti festivalin rekabet bölümünde jüri başkanlığı yapmıştır. İngiliz oyuncu Tim Roth ise Un Certain Regard bölümünün jüri başkanlığını yapmıştır. Fransız oyuncu Bérénice Bejo'da festivalin açılış ve kapanış törenlerine ev sahipliği yaptı.\nFestivalin açılışı Wes Anderson tarafından yönetilen Amerikan filmi \"Moonrise Kingdom\" ile yapıldı ve kapanışı ise \"Claude Miller\"'ın son filmi Therese Desqueyroux ile yapıldı. Gösterimi yapılacak filmler ile ilgili önemli duyuru 19 Nisan 2012 tarihinde yapıldı. Festivalin resmi tanıtım afişinde ise ölümünün 50. yıldönümü nedeniyle Marilyn Monroe bulunuyor.\nAltın Palmiye ödülü Avusturyalı yönetmen Michael Haneke'ye \"Aşk\" filmiyle verildi. Haneke daha önce de 2009 yılında \"The White Ribbon\" adlı filmiyle Altın Palmiye ödülünü kazanmıştı. Cannes Film Festivali Büyük Ödülü ise Matteo Garrone'ye \"Reality\" filmiyle, Jüri ödülü'de Ken Loach'a \"Meleklerin Payı\" filmiyle verildi.\nResmi seçimler Paris'teki Grand Hôtel'de 19 Nisan 2012 tarihinde açıklandı. Açıklamanın ardından gelen yorumlar arasında, gazeteciler Hollywood filmlerinin yarışmada olağan dışı yüksek sayıda yer aldığını, ana yarışmada herhangi bir kadın yönetmen bulunmadığını hem de uzun metrajlı film yönetmenlerinin yarışmada olmadığını belirttiler. Ancak festivalin sanat yönetmeni Thierry Fremaux insanların sadece yarışma filmlerine odaklanması gerektiğini söyleyerek konuyla ilgili şu cevabı verdi: \"Seçim bir bütündür ve bütün paketi göz önünde bulundurmanız gerekir.\" \nAşağıdaki filmler rekabet bölümüne seçilmiştir.\n\n\nÓscar Denis\nOscar Denis Sánchez (d. 2 Ekim 1946, Concepción), bir Paraguaylı politikacı ve eski Devlet Başkanı Yardımcısıdır. 2012 Haziran ayında seçildi. Yapılan seçim üzerine Paraguay Senatosu'nda Senatör oldu.\n\n\nAlaturka 2000\nAlaturka 2000, 2000'de yayınlanan Bülent Ersoy'un Universal - S Müzik'dan çıkan stüdyo albümüdür.\nMüzik kariyerinde Türk Sanat Müziği geleneğini bu albümünde de yine sürdüren Bülent Ersoy'un toplamda on iki şarkıdan, on klasik tarzda, bir anonim ve bir arabesk şarkıdan olaşan albümü S Müzik etiketiyle yayınlanmıştır. Albümünde daha önce Zeki Müren tarafından ve diğer Türk Sanat müziği solistlerince seslendirilen şarkılar yeniden Ersoy tarafından usul, ve makamlarına uygun olarak seslendirmiştir. Albüm Ersoy'un son Türk Sanat Müziği albümü olma özelliği de göstermektedir.\n\n\nMetro: Last Light\nMetro: Last Light (Türkçe: Metro: Son Işık) Ukraynalı oyun geliştirici 4A Games'in Metro 2033'ün ardından geliştirdiği, yayımcılığını Deep Silver'ın üstlendiği birinci şahıs nişancı türünde hayatta kalma-korku oyunudur. Çıkış tarihi Mayıs 2013'tür. Linux, Mac OS X, Microsoft Windows, Xbox360 ve PlayStation 3 platformlarına çıkarılacaktır.\nOyun öncelikle\" Metro 2034\" olarak duyuruldu. Metro 2033'ün devamı niteliğindeki oyunun, yazar Dmitry Glukhovsky'nin geliştirme aşamasına senaryo olarak katkı sağlamasına rağmen devam kitabı Metro 2034 ile bağlantısı yoktur. Başlangıçta THQ firması tarafından 2012'nin ikinci çeyreğinde yayınlanması beklenirken, 2 Şubat 2012'de oyunun 2013'ün ilk çeyreğine ertelendiği açıklandı.Ocak 2013'te THQ'nun kapanmasından sonra oyunu Deep Silver satın almıştır.\n2011 E3 fuarında resmi olarak gösterilen oyun, Wii U platformunu da içeriyordu. Sonradan oyunun yapımcıları tarafından bu platforma çıkarılmayacağı, ek olarak yalnızca PlayStation 3 platformuna çıkarılacağı açıklandı.\nLive Action tanıtım filmi oldukça ilgi görerek toplamda yaklaşık 4 milyon kişi tarafından izlendi. İlk live action videosunun ardından metrodaki 3 ayrı karakterin yaşamına odaklanan 3 farklı video daha 2012 Kasım-Aralık ayları arasında yayınlandı.\n4A Games tek oyunculu moda odaklanıldığı için, oyunun çok oyunculu modla çıkmayacağını açıkladı. Yalnız, oyunun çok oyunculu modu iptal edilmemiş olup oyun yayınlandıktan sonra yayınlanma ihtimali vardır.\nOyunun asıl yayımcısı THQ Aralık 2012'de iflasını açıkladı. Oyunun yayın hakları Ocak 2013'te yapılan açık arttırmada Dead Island oyununun da yayımcısı olan Deep Silver firması tarafından satın alındı. Firma, oyunu Mayıs 2013 tarihine erteledi.\n\"Metro: Last Light\" övünç kaynağı muazzam ışık efektleri ve gelişmiş fizik özelliklerine sahip bir grafik testi teknolojisini de aynı anda hem PC hem konsol oyuncularına sunmaktadır.\nOyun, öncülü Metro 2033 gibi kıyamet sonrası bir gelecekte geçmektedir. Artyom, Karaderililerin yuvasını imha etmiş ve D6 üssüne yerleşen Korucu takımının kadrolu neferi olmuştur. Bir gün Khan, esrarengiz göçebe, D6 üssüne gelir ve Artyom'la Koruculara füze saldırısından bir Karaderili'nin kurtulduğu bilgisini verir. Khan, Karaderili'nin insanlığın geleceğinin anahtarı olduğuna inanır, ve yaratığı bir tehdit olarak görüp öldürülmesini isteyen Korucuların lideri Albay Miller'in aksine onunla barışılmasını ister. Khan'ı alıkoyan Miller, Artyom'u Karaderili'yi öldürme göreviyle dış yüzeye yollar ve peşine grubun en iyi keskin nişancısı, alaycı kızı Anna'yı takar.\nArtyom, yalnızca bir çocuk olduğu anlaşılan Karaderili'yi bulmayı başarır. Yaratığa dokunduğunda transa geçen Artyom ayıldığında yaratıkla birlikte Alman askerleri tarafından yakalanır. İyi niyetli, Komünist Kızıl Hat askeri Pavel Morozov tarafından kurtarılır. Ve ikili, metro tünellerinde ve dış yüzeyde birlikte verdikleri hatırı sayılır mücadelelerin sonunda yakın arkadaş olurlar. Kızıl Hat istasyonuna vardıklarında Pavel'in yüksek rütbeli bir Kızıl subay olduğu ortaya çıkar, ve Artyom tutuklanır. Bir şekilde kaçmanın yolunu bulan Artyom, kaçarken Kızılların askeri istihbarat şefi General Korbut'un D6'yı ele geçirip tüm metro tünellerini kontrolü altına alma planını öğrenir. Korbut'a Pavel'in yanı sıra D6 üssünden çaldığı biyosilah numuneleriyle Kızıl Hat'ta kaçan hain korucu Lesnitsky de yardım etmektedir.\nArtyom, Khan'ın yardımıyla Karaderili'yi kaçırmanın bir yolunu bulur. Artyom yaşadığı bir seri geriye dönüş sahnesinden (flashback) sonra çocukluğunda bir kere Karaderililerin kendisini kurtardığını görür ve son kalan Karaderili çocuğu korumaya karar verir. Artyom, Karaderili'yi Polis'e geri götürürken, önce Lesnitsky ve sonra Pavel'le yüzleşir. Karaderili gücünü onların zihnini okumak için kullanır ve General Korbut'un, D6 üssünü ele geçirdikten sonra, tesisteki biyosilahı Kızıl Hat ve paralelindeki tüneller hariç, metroda yaşayan tüm insanlığı yok etmek için kullanma planını Artyom'un görmesini sağlar. Bu yüzleşmelerin ardından Artyom'a iki seçenek sunulur; ya düşmanını bağışlayacaktır ya da öcünü alacaktır. Karaderili çocuk tercihlerine göre yorum yapacaktır.\nİkili metronun merkez istasyonu, tüm grupların barış içinde olduğu Polis'e varır. Karaderili telepatik yeteneğini Kızıl Hat lideri Başkan Moskvin'in herkesin içinde suçlarını itiraf etmesi için kullanır. Ve barış konferansının, General Korbut'un Polis'e rahatça saldırması için planlanmış basit bir tezgâh olduğu ortaya çıkar. Artyom, Miller, Khan ve Korucular, Korbut'un ordusuna karşı son bir direnişte bulunurlar, fakat hezimete uğrarlar.\nÖncülü Metro 2033 gibi, Metro Last Light da iki farklı sona sahiptir. Normal olan kötü sonda, Artyom D6 üssünün kendini imha aletini etkinleştirir, Korbut'un tesisi kullanarak insanlığın geri kalanını yok etmesini önler. Sonuç olarak Artyom da dahil, tüm Korucular ve Kızıl Hat askerleri ölür. Yıllar sonra Anna, çocuğuna babasının yani Artyom'un efsanesini anlatır. Alternatif olan iyi sonda, Karaderili çocuk D6 üssündeki gizli bir odada uyku halindeki diğer kurtulmuş olan Karaderililere ulaşır. Karaderililer, Korbut'un askerlerini yener, Artyom'un kendini ve D6'yı feda etmesine gerek kalmaz. Oyunun değişmez sonunda ise Karaderililer bir gün yeniden dönüp iletişim kuracaklarını söyler ve Karaderili çocuk el sallayıp veda eder.\n\n\nThe Secret of Kells\nThe Secret of Kells, 59. Berlin Uluslararası Film Festivali kapsamında, 8 Şubat 2009 tarihinde ilk gösterimi yapılan, İrlanda-Fransız-Belçika ortak yapımı animasyon filmi. 2009 yılında En İyi Animasyon Filmi dalında Akademi Ödülü adayı olmuştur.\n\n\nYaban Çiçeği\nYaban Çiçeği (ya da \"Boys Over Flowers\" veya \"Boys Before Flowers\") 2009 yılında KBS2 kanalında yayınlanan Güney Kore'nin televizyon dizisi. Türkiye'de, TRT Okul tarafından yayınlanmaktadır. Dizinin orijinal isminin Türkçe karşılığı Yaban Çiçeği'dir. Dizi orijinalinde bir manga olan ve Japonya'da dizi olarak da yayınlanıp çok tutulan Hana Yori Dango'nun Kore versiyonudur.\nGeum Jan-di fakir bir aileden gelmektedir. Bir gün yaptığı bir kahramanlıktan dolayı Seul'un en iyi kolejinde burslu okumaya hak kazanır. Ancak okulun ilk günü zengin öğrenciler tarafından aşağılanır ve ezilir. En başta da Goo Jun-pyo...\nBir kuru temizlemecinin kızı olan Geum Jandi yaptığı kahramanlık sonucu ülkenin en iyi okuluna girmeye hak kazanır .İlk başta Jun-Pyo'nun en yakın arkadaşından hoşlanır .Fakat sonra Jun-Pyo'ya aşık olur. Birlikte tatlı ve çekişmeli bir aşk yaşarlar .\nF4 [Çiçek Dörtlüsü] grubunun lideri ve ülkenin en zengin holdinginin varisi .İlk başlarda şımarık ve kendini beğenmiş gibi gözüksede Geum Jan-di 'yle tanıştıktan sonra olgunlaşıp ,sevecen bir insana dönüşmüştür \nGoo Jun-Pyo 'nun en yakın arkadaşıdır . İlk başta bir mankenle çıksada sonradan Geum Jan-di'ye aşık olmuştur . Fakat Jan-di , Jun-Pyo'yu sevdiği için ondan vazgeçmiştir.\n\n\nKızıl Nehir (kitap)\nKızıl Nehir (İngilizce: Down River), Amerikalı yazar John Hart tarafından yazılmış bir polisiye-gerilim romanıdır.\n\n\nHermine Agavni Kalustyan\nHermine Ağavni Kalustyan, (d. 1914, İstanbul – ö. 3 Eylül, 1989), Türk matematikçi ve siyasetçi.\n1914 yılında Türkiye Ermenisi bir ailede dünyaya geldi. Paris Yüksek Kız Öğretmen Okulu'ndan ve İstanbul Üniversitesi Matematik Bölümü'nden mezun oldu. 1941 yılında \"Konform tasvir ve sulp bir cismin düzlem hareketi\" (\"Représentation conforme et mouvement d'un plan sur un plan\") başlıklı teziyle doktorasını İstanbul Üniversitesi'nde danışmanları Prof.Dr. Richard von Mises ve Prof.Dr. William Prager'in yanında tamamladı. 1948 ve 1973 yılları arasında Ermeni Esayan Lisesi'nde müdür ve Galatasaray Lisesi'nde matematik öğretmeni olarak görev yaptı. 1961 Anayasası'nı yapan Kurucu Meclis'e \"devlet başkanı temsilcisi\" olarak atandı. 1975'te \"Yeryüzü Geçmişte ve Şimdi: Fezaya Doğru\" adlı Ermenice bir kitap yayımladı.\nHermine Kalustyan, Ermenicenin yanı sıra Türkçe, Fransızca ve İngilizce bilmekteydi.\n\n\nTau2 Eridani\nTau Eridani (τ Eri), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 187 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızdır. Tayf sınıfı K0 III olan sarı dev yıldızın görünen parlaklığı +4,75 kadirdir. Yıldızın geleneksel adı olan Angetenar, Arapça \"Nehir bendi\" anlamına gelir.\nAngetenar, bir çoklu yıldız sisteminin birincil bileşenidir ve gökada içinde Güneş'e göre 15,2 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 23.300 ile 39.300 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nKaludi Laskari\nKaludi Laskari (d. 1894 – ö. 23 Şubat 1979), Rum asıllı Türk hukukçu ve siyasetçi.\n1894 yılında Kırklareli'nin Demirköy ilçesinde doğdu. Keşif subayı olarak katıldığı Çanakkale Savaşında sağ kolunu omuz hizasında kaybetti. Hukuk eğitimini tamamladıktan sonra uzun yıllar İstanbul'da Rum cemaatinin temsilciliğini ve Rum Ortodoks Patrikhanesi'nin hukuk müşavirliğini üstlendi. 1961 Anayasası'nı yapan Kurucu Meclis'e devlet başkanı temsilcisi olarak atandı. 23 Şubat 1979'da vefat etti.\nRumca ve Fransızca bilmekteydi.\n\n\nTau3 Eridani\nTau Eridani (τ Eri), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 89 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızdır. Tayf sınıfı A3 IV-V olan beyaz altdev yıldızın görünen parlaklığı +4,09 kadirdir.\nGökada içinde Güneş'e göre 22,5 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 23.100 ile 43.900 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nOtto Strasser\nOtto Johann Maximilian Strasser (d. 10 Eylül 1897, Bad Windsheim – ö. 27 Ağustos 1974, Münih), Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi'nin (Nazi Partisi, NSDAP) bir Alman politikacısı ve üyesiydi. Otto Strasser, kardeşi Gregor Strasser ile birlikte, partinin sola dönük önde gelen bir ismi nedeniyle Adolf Hitler ile anlaşmazlıklar yaşayıp partiden ayrılmıştır. NSDAP'yi bölmüş ve Hitler'in elinden almak amacıyla Kara Cephe adlı bir grup oluşturdu. Bu grup aynı zamanda onun sürgün ve gizli bir muhalefet grubu olarak II. Dünya Savaşı sırasında görev yaptı.\nI. Dünya Savaşı'nda aktif bir rol aldı. Otto Strasser 2 Ağustos 1914'te gönüllü olarak Bavyera Ordusu'na katıldı. Teğmen rütbesine yükseldi ve iki kez yaralandı. 1919 yılında Almanya'ya döndü. Freikorps'ta görev yaptı. Aynı zamanda, Almanya Sosyal Demokrat Partisi'ne katıldı. 1920 yılının Mart ayında Weimar Cumhuriyeti'ni devirmek amacıyla bir darbe girişimi olan Kapp Darbesi muhalefetine katıldı. O yıl partiden ayrıldı. 1925 yılında NSDAP'ye katıldı. Kardeşi Gregor Strasser birkaç yıldır bu partinin üyesi idi ve bir gazeteci olarak gazete için çalıştı. Bankalar ve sanayinin kamulaştırılmasına destek verdi. Sonradan Hitler ile anlaşmazlığa düştü. Partide aşağılanmış olmasına rağmen, yine de o, kardeşi Gregor ile birlikte, 1930 yılında Hitler tarafından NSDAP'den kovulana kadar, parti içinde solcu nasyonal sosyalistlerin lideri olarak çalışmaya devam etti.\nKovulmasının ardından, NSDAP'yi bölmek için bir girişim olarak radikal eski nasyonal sosyalistlerden oluşan Kara Cephe adlı kendi partisini kurdu. Partisi, 1933 yılında Hitler'in iktidara yükselişine karşı koyamadı. 1934 yılında Uzun Bıçaklar Gecesi'nde kardeşi Gregor Strasser de dahil önemli muhalifler öldürülmüştür.\nBu olaydan sonra Strasser, ilk olarak Avusturya'ya kaçtı. Daha sonra Prag, İsviçre ve Fransa'ya gitti. 1940 yılında, İsviçre'de eşini iki çocuğunu bırakarak Portekiz'den Bermuda'ya gitti. 1941 yılında, Kanada'ya göç etti ve \"Ottawa Tutsağı\" olarak ünlendi. Bu süre boyunca, Joseph Goebbels tarafından nasyonal sosyalistlerin \"Bir Numaralı Halk Düşmanı\" olarak kınandı ve kellesine 500.000 dolarlık ödül konuldu. Strasser Montreal'e yerleşti. 1942'de, Nova Scotia'da, Clarence'te Almanca konuşan Çek asıllı Adolph Schmidt'e ait bir çiftlikte bir süre yaşamış, daha sonra, Paradise'e taşınmıştır. Bir marketin üzerindeki kiralık bir dairede on yıl daha yaşamını sürdürmüştür. Nasyonal sosyalizmin birçok doktrinleri hâlâ etkili eski bir NSDAP üyesi olarak, Müttefik Güçler tarafından ve daha sonra Batı Alman hükûmeti tarafından savaştan sonra Batı Almanya'ya dönmesi engellenmiştir.\nSürgün hayatı sırasında, Üçüncü Reich ve New Statesman dahil olmak üzere, İngiliz, Amerikan ve Kanada gazeteleri, hakkında Nazi liderliği ile ilgili makaleler yazdı.\nStrasser, Almanya Federal İdare Mahkemesinin bir kararı ile (daha önce Batı Alman hükûmeti tarafından girişi reddedildikten sonra) tarafından 1955 yılında Almanya'ya geri dönmesine izin verildi ve Münih'e yerleşerek tekrar vatandaşlık aldı. 1956 yılında kendi yeni \"milliyetçi ve sosyalist\" odaklı partisi olan Alman Sosyal Birliğini (genellikle Almanya'nın 1949-1952 yılları arası yasaklı Sosyalist Reich Partisi'nin bir halefi olarak adlandırılır) oluşturmak için çalıştı ama destek bulamadı. Hayatının geri kalanında, 1974 yılında Münih'te ölümüne kadar neo-Nazizmi yaymak için çalışmalarda bulunmaya devam etti.\n\n\nTau4 Eridani\nTau Eridani (τ Eri), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 303 ışık yılı uzaklıkta bulunan ikili yıldız sistemidir. Tayf sınıfı M3/M4 III olan sistemin parlak bileşeni bir kırmızı devdir ve görünen parlaklığı +3,66 kadirdir.\nGökada içinde Güneş'e göre 49,3 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 21.100 ile 27.300 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nKızıl gelgit\nKızıl gelgit, kırmızı gelgit veya kızıl akın (İngilizce: \"Red tide\"), suda yaşayan bazı fitoplanktonların yüksek konsantrasyonlarının neden olduğu bir alg patlaması türü. Bu durumda ateşrengi algler kırmızı veya kahverengi renk alır. \nKızıl akın sırasında \"Karenia brevis\" gibi su yosunları suya brevetoksin adlı toksik kimyasallar bırakabilir. Bu zehirli maddeler özellikle algler ile beslenen yumuşakçalar tarafından dokularında konsantre edilir. Bu canlıların tüketimi nörotoksik kabuklu zehirlenmesine (NSP) yol açabilir. \"Texas Department of State Health Services\"'e göre kızıl akın sırasında yakalanmış balık, karides ve yengeçlerin etlerinde toksinler depolanmadığı için bu ürünlerin tüketiminde sorun bulunmamaktadır.\n\n\nTau5 Eridani\nTau Eridani (τ Eri), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 293 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızdır. Tayf sınıfı B9 V olan mavi altdevin görünen parlaklığı +4,30 kadirdir.\nGökada içinde Güneş'e göre 27,1 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 19.900 ile 24.400 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nTau6 Eridani\nTau Eridani (τ Eri), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 57 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızdır. Tayf sınıfı F5 IV-V olan beyaz altdevin görünen parlaklığı +4,20 kadirdir.\nGökada içinde Güneş'e göre 46,7 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 18.200 ile 29.400 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nFazilet Eczanesi\nFazilet Eczanesi, Haldun Taner'in 1960 yılında yazdığı üç perdelik bir tiyatro oyunudur.\nYazar, 1952 yılında yayınlanan “Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu” isimli kitabında yer alan “\"Bir Eczanenin Akşam Müşterileri\"” başlıklı kısa öyküsünü oyunlaştırarak bu eseri meydana getirmiştir. Oyun, 1950’li yıllarda İstanbul'da Fazilet Eczanesi'nin sahibi \"Sadettin Dertsavar\" adlı eczacının çevresinde geçen olaylar üzerine kuruludur ve bir yaz mevsiminin üç günü boyunca Boğaz kıyısındaki eczaneye girip çıkan, her biri gündelik hayatlarını sürdürmekte olan 27 sıradan İstanbullu'nun yaşamlarından bir kesit sunmaktadır. Eski ile yeni arasındaki çatışmayı, bir eczacının mesleği ve çevresindeki değişikliklere uyum güçlüğü çerçevesinde işleyen eser, dönemin eczacılık anlayışı, eczacı-hasta ilişkileri, gibi konulara ilişkin detaylı gözlemleri yansıtır.\nİlk defa 1960 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları'nda sergilenen oyun, 1976–1977 ve 1982–1983 dönemlerinde Devlet Tiyatroları'nda sergilenmiştir.\nYazar, eserin hazırlanış sürecinde İstanbul Erenköy'deki Afiyet Eczanesi'nden esinlenmiş ve bu eczanede yaptığı gözlemlerden yararlanmıştır\n\n\nAlisha Glass\nAlisha Glass (Leland, 5 Nisan 1988), Amerikalı kadın voleybolcudur.\n2013 yılında Fenerbahçe'ye transfer oldu. Pasör mevkisinde görev yapmaktadır. 2009 yılından bu yana Amerika millî takımında da forma giymektedir. Penn State University takımında kariyerine başlamıştır. 2014-15 sezonu yaz transfer döneminde 1 sezon forma giydiği Fenerbahçe'den ayrılmıştır.\nAmerika millî takımı ile mücadele ettiği 2010 World Grand Prix ve 2011 World Grand Prix turnuvalarında altın madalya kazanmıştır. 2011 yılında düzenlenen Voleybol Dünya Kupası'nda ise takımı ile gümüş madalya kazanma başarısı göstermiştir.\n\n\nÄ°stanbul Kartal Belediyespor\nKartal Belediyespor, 1982 yılında İstanbul'un Kartal ilçesinde kurulan futbol kulübüdür. Bölgesel Amatör Lig'de mücadele etmektedir. Kartal Belediyespor futbol, güreş, uzakdoğu sporları, basketbol, voleybol ve masa tenisi gibi spor dallarınıda bünyesinde barındırmaktadır.\n2008-2009 sezonu sonunda, Yıldırım Bosnaspor takımının isim hakkını satın alan Kartal Belediyesi, takımın adını İstanbul Kartal Belediyespor olarak değiştirerek liglerdeki mücadelesine devam etti. 2009-2010 sezonu sonunda 3. Lig'den Bölgesel Amatör Lig'e düşen kulüp, 2010-2011 sezonu sonunda Bayrampaşa ekibi Tunaspor'a play-out maçında 1-0 kaybedince İstanbul Süper Amatör Ligi'ne düştü.\n\n\nKeçe Kurdan\nKeçe Kurdan, Aynur Doğan'ın 2004'te yayınlanan ikinci stüdyo albümü.\nAlbümde ağırlıklı olarak Aynur Doğan'ın sözleri ve müzikleri kendisine ait şarkıları ağırlıktadır. Kürt müziği üstadlarından Mikail Aslan'ın \"Pervane\" şarkısını yeni yorumuyla seslendiren Doğan, ayrıca Şivan Perwer'e ait \"Keçe Kurdan\" şarkısıyla dikkat çekmiştir. Albümdeki sözleriyle tanınan Nizamettin Ariç de albümde yer alan söz yazarlarından olup yine albümde bir Mikail Aslan şarkısı yer almaktadır.\nAlbümde beşinci sırada yer alan \"Dar Hejiroke\", Türkçe karşılığı \"İncir Ağacısın\" adlı şarkı 2005 yapımı başrollerinde Şener Şen ve Meltem Cumbul'un yer aldığı Gönül Yarası filminde Aynur Doğan tarafından filmin bir bölümünde söylenmiş, şarkının Türkçe sözlerini Şener Şen aktarmıştır.\nSerdar Ateşer'den Burhan Bayar'a yedi aranjörün elinden çıkan albümde türkücüye halk müziği virtüözlerinin yanı sıra operacılar ve yabancı sanatçılardan oluşan altmış beş kişilik kadro albümünde eşlik etmiştir. Kürtçe ağırlıklı albümde iki de Türkçe şarkı yer almaktadır. Abdullah Yüce'nin \"Ölürsem Kabrime Gelme İstemem\"i 27 yıldır yeni bir albümde yorumlanmamış olup bu albümle birlikte bu sona ermiştir.\nAlbüm Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26 Şubat 2005 tarihli kararıyla toplatılmış, mahkeme, albüme adını veren \"Keçe Kurdan\" adlı parçada Kürt kızlarının dağlarda savaşmaya davet edildiğini, bu nedenle yasa dışı silahlı örgüt propagandasının yapıldığı gerekçesiyle albümün toplatılarak yasaklanmasına karar vermiş ancak karar daha sonra kaldırılmıştır.\nAlbüme ismini veren \"Keçe Kurdan\" adlı şarkıyı bir radyo kanalı çalmış 16 Mart 2009 tarihinde Adana Başsavcılığı şarkıyı alan radyo hakkında \"bölücülük\" iddiasıyla dava açmıştır. Söz konusu davada davalı radyo yönetmeni beraat etmiştir.\nAyrıca \"Keçe Kurdan\" şarkısı \"Dünya Kadına Yönelik Şiddete Son\" sloganıyla Sezen Aksu, Nilüfer, Şebnem Ferah gibi birçok sanatçının yer aldığı Güldünya Şarkıları adlı albümün tanıtım gecesinde Ajda Pekkan ve Aynur Doğan tarafından birlikte seslendirilmiştir.\n\n\n2011 Cannes Film Festivali\n64. Cannes Film Festivali, 11 - 22 Mayıs 2011 tarihleri arasında yapılan film festivalidir.\nAna yarışmanın jüri başkanlığını Amerikalı aktör Robert De Niro yapmıştır.\nKısa film yarışmasının jüri başkanlığını ise Fransız film yapımcısı Michel Gondry yapmıştır.\nGüney Koreli yönetmen Bong Joon-ho ise en iyi ilk film yapımcısına verilen Caméra d'Or için jüri başkanı olmuştur.\nWoody Allen tarafından yazılan ve yönetilen \"Midnight in Paris\" festivalin açılış filmidir. Mélanie Laurent açılış ve kapanış seremonilerini sunmuştur.\nAltın Palmiye (Altın Palmiye) ödülünü Terrence Malick'in yönetmenliğini yaptığı Amerikan filmi \"The Tree of Life\" kazanmıştır. Filmin yapımcılarından ikisi, Bill Pohlad ve Sarah Green, Malick adına ödülü kabul etti.\nAşağıdaki filmler açılış ve kapanış için resmi olarak seçilmiştir:\n\n\nTau8 Eridani\nTau Eridani (τ Eri), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 376 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızdır. Tayf sınıfı B5 V olan mavi ana kol yıldızının görünen parlaklığı +4,62 kadirdir.\nGökada içinde Güneş'e göre 27 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 21.300 ile 24.300 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nI. Alvise Mocenigo\nI. Alvise Mocenigo (d. 26 Ekim 1507 - ö. 4 Haziran 1577), 1570-1577 döneminde Venedik Cumhuriyeti'ne \"Doçe\" unvanı ile devlet başkanlığı yapan 85'inci Venedik dükasıdır.\n1507'de doğan Alvise Mocanıgo'nun babası Tommaso Mocanıgo ve annesi Lucrezia Marcello idi. Bu ailenin 5 erkek çocuğundan en büyüğü idi. Ailesi Venedik Cumhuriyeti'nin tanınmış ilerigelen soylu sülalelerindendi.\nGençliğinde antik kalıntılar ve eşyalara çok merak sarmıştı. Önce devletin iç idareci memurluğunda hızla ilerledi. Sonra dışişleri için önemli elçiliklere getirildi. 1545'te V. Karl (Kutsal Roma İmparatoru) (\"Şarlkent\") nezdinde Venedik Cumhuriyeti'nin elçisi olarak tayin edildi. 1557'de Vatikan'da Papa IV. Paulus nezdine elçi yapıldı. 1564'te tekrar İmparator nezdinde Venedik Cumhuriyeti elçisi oldu. 1566'da Venedik Cumhuriyeti'nin en yüksek idare konseyi olan Onlar Konseyi üyesi yapıldı ve 1567'de en yüksek idareci görevi olan \"San Marco Proküratörü (Savcı)\" olarak göreve getirildi.\n1567'de yapılan \"doçe\"lik seçimlerinde çok favori bir adaydı. Fakat \"Doçelik Seçmen Koleji\"'nde yapılan seçimlerde çok küçük bir farkla Pietro Loredan doçe seçildi. Fakat Pietro Loredan yaşlı idi ve kısa süren \"doçe\" görevi yaptıktan sonra öldü ve 11 Mayıs 1570'te Alvise Mocenigo 'Venedik Cumhuriyeti\" doçesi olarak seçildi.\nAlvise Mocenigo'nun \"Doçe\"lik görevine başlangıcı, Osmanlı Devleti ile Venedikliler elinde bulunan Kıbrıs adası üzerinde savaş başlangıcına rastladı. Osmanlı ordusu serdar Lala Mustafa Paşa’nın komutasında 15 Mayıs 1570’te kaptan-ı derya Piyale Paşa komutasında donanmaya bindirilerek İstanbul’dan ayrıldı. 1 Temmuz 1570'te Osmanlı ordusu Kıbrıs'a asker çıkarmaya başladı. 22 Temmuz’da Lefkoşa kuşatıldı ve bu kale 9 Eylül’de Osmanlılar eline geçti. Baf, Limasol ve Larnaka kaleleri Osmanlılarca alınmasından sonra 8 Eylül 1570'te Mağusa kalesi kuşatıldı. Vendikli ve müttefikleri tarafından savunulan bu kale 1 Ağustos, 1571'de Osmanlı güçlerine teslim olmak zorunda kaldı.\nKıbrıs'ın Osmanlılar tarafından fethi ile Venedik Doçe'si olan Alviso Mocenigo, Papa V. Pius'nun gayretleri ile birlikte, Papalık, Venedik, İspanya krallığı'dan oluşan Osmanlılara karşı bir ittifak kurulmasını sağladı. 15 Mayıs 1571'de bu birleşme antlaşması imzalanıp bir Kutsal İttifak oluştu. Bu Kutsal İttifak ile bir Haçlı donanması kuruldu ve komutasına V. Karl'in gayri-meşru oğlu Don Juan de Austria (Avusturyalı Johann) getirildi. Buna katılan Venedik donanması amiralı Vaniero idi. Avrupa'nın prens, asilzâde, amiral ve generalleri de Haçlı donanmasında görev almıştı. Osmanlı donanması komutanları olan Müezzinzade Ali Paşa ile Pertev Paşa'nın yanlış tutumları dolayısıyla bu iki donanmanın 7 Ekim 1571'de yaptıkları İnebahtı Deniz Muharebesi'nde Kutsal İttifak Donanması galip geldi. Osmanlı donanması bozulup 142 gemi yok olması ve 20 bin Osmanlı askeri ölmesi sonucu ortaya çıktı. Ölenler arasında, Müezzinzade Ali Paşa başta olmak üzere birçok Osmanlı paşası ve beylerbeyi de vardı.\nFakat Alvise Mocenigo ve Venedik Cumhuriyeti bu büyük savaş galibiyetinden pek kalıcı stratejik sonuç alamadı. Özellikle Kıbrıs adası tekrar hiç Venedik eline geçmedi. Osmanlı devleti sadrazamı Sokollu Mehmed Paşa büyük gayretlerle kısa bir sezon içinde yeni bir Osmanlı donanması kurdurdu. Bu yeni Osmanlı donanması ertesi yaz tekrar denize açıldı ve Venedik ve Kutsal İttifak üyeleri deniz güçleri bu yeni donanmaya hücuma yanaşmak istemediler. Osmanlı devletine gönderilen Venedik elçisine Sadrazam Sokullu Mehmed Paşa, İnebahtı Deniz Muharebesi'yle ilgili olarak \n\"Biz Kıbrıs'ı almakla sizin kolunuzu kestik, siz İnebahtı'da bizi yenmekle, sakalımızı tıraş ettiniz. Kesilen kolun yerine yenisi gelmez, fakat kesilen sakalın yerine daha gür çıkar.\" \ndiye verdiği açıklama Osmanlı-Türk tarihlerindede çok iyi bilinmektedir. Bu savaşlardan sonra Venedik Cumhuriyeti ve Doçesi I. Alviso Mocenigo İstanbul'a gönderilen elçi ile Kıbrıs'ın Venedik elinden çıkmasını kabul eden bir antlaşma imzalamak zorunda kaldı. Bu antlaşma ile Venedik Doğu Akdeniz'de olan ticaretini korumak için Osmanlı Devletine üç tane yıllık taksitle 300.000 düka altın tazminat da vermeyi kabul etti. Fakat bu da Venedik'in pek yararına olmadı. Osmanlı devleti Doğu Akdeniz ticareti için Hollandalı, Fransız ve İngiliz tüccarları tercih eder oldu.\nI. Alvise Mocenigo'nun sonraki hayatı da pek rahat geçmedi. Karısı olan Loredana Marcello 1572'de öldü. 11 Mayıs 1574'te ilk defa ve Aralık 1577'de ikinci defa Doçe'lerin yaşadığı ve devlet merkezi bürokrasinin çalıştığı tarihi Dükalık Sarayı yangınlarla harap oldu. 1677'de denizden gelen fırtına ile Venedik Körfezi'nde deniz suları yükseldi ve şehir sular altında kaldı. Aynı yıl şehirde veba salgını başladı.\nI. Alvise Mocenigo 4 Haziran 1577'de öldü.\nI. Alviso Mocenigo'nun çocukları olmadığı için biriktirmiş olduğu büyükçe servetini varisleri olarak kardeşlerine bırakmıştır. Ama vasiyetine göre onların da oğullarına ve ahvadlarına \"Alvise\" adı vermeleri gerekmekteydi. Bu nedenle Mocenigo sülalesinden olan üç daha \"Alvise\" ismini taşıyan \"doçe\" bulunmaktadır.\nVenedik'te 25 '\"doçe\"'nin mezarı bulunduğu Santi Giovanni ve Paolo Bazilika'sı yahut (San Zanipolo)\"'da karısı ile birlikte bir anıt şeklinde lahit anıt-mezarı vardır. Bu mezarın ilk mimarı 1580'de Girolamo Grapiglia ve bitiren mimarı 1646'da Francesco Contin'dir. Bu lahit-anıt Bazilikanın ana koridorunun batı duvarında ve Pietro Mocenigo'nun lahit anıtı yanındadır. Bu lahit anıt iki katlı bir anıt şeklinde İstirya mermer taşından yapılmıştır. Alt katında iki evliya heykeli ve \"Doçe\"yi gösteren iki röliyef bulunur. Lahit-anıtın ikinci katında solda doçenin yatan heykeli ile üzeri kapalı bir gri mermerden bir lahit ve sağda karısının yatan heykeli ile üzeri kapalı yine gri mermerden bir lahit bulunmaktadır.\n\n\nTau9 Eridani\nTau Eridani (τ Eri), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 327 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızdır. Tayf sınıfı B6 V+... olan mavi ana kol yıldızının görünen parlaklığı +4,62 kadirdir. α² CVn değişeni olan yıldızn parlaklığı, 29,04 saatlik süre içerisinde 4,57 ile 4,61 kadir aralığında değişmektedir.\nGökada içinde Güneş'e göre 27,3 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 24.100 ile 27.300 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nBeyaz Bant\nBeyaz Bant, Michael Haneke tarafından yazılan ve yönetilen 2009 yapımı siyah beyaz filmdir. Almanya'daki bir kasabanın I. Dünya Savaşı'ndan hemen önceki durumunu konu almaktadır. Haneke'ye göre yapım \"her türden terörizmin (siyasi ya da dini) kökenlerini\" ortaya koymaktadır.\nFilm 62. Cannes Film Festivali'nde büyük ödül Altın Palmiye'yi kazanmıştır.\n\n\nContrac Cobus\nContrac Cobus Alman otobüs üreticisi şirket. 1978 yılında Almanya'nın Wiesbaden kentinde kurulmuştur. Havaalanları içinde yolcu transferinde kullanılmak üzere alçak tabanlı otobüsler üretmektedir.\n\n\nAkova (anlam ayrımı)\nAkova adlı yerleşim birimleri:\n\n\nKayseri Saat Kulesi\nKayseri Cumhuriyet Meydanı'nda bulunan, Sultan II. Abdülhamit'in emriyle 1906 yılında yaptırılan saat kulesidir.\nİnşaasını Tavlusunlu Salih Usta'nın üstlendiği yapının masraflarını Vilayet Muhasebe-i Hususiyesi (Özel İdare) karşılamıştır. Kesme taştan yapılan, kare planlı yapının içi ise silindir şeklindendir. 10 metre yüksekliğindeki saat kulesinin çinko çatısında bir de rüzgâr gülü bulunmaktadır. Mekanizması Leipzig'den getirilen saat mekanizması, 4 yöne bakan kadranları çalıştırmaktadır.\n\n\nKuzey Kafkasya halkları\nKuzey Kafkasya halkları ya da Çerkesler ya da Çerkezler (Osmanlıca چركسلر, Arapça شركس), Çarlık Rusyası döneminde Kuzey Kafkasya’da yaşarlarken Kafkas-Rus Savaşında yenilmeleri üzerine 1864 Çerkes Sürgünü'nde Osmanlı İmparatorluğu topraklarına sürülüp tehcir ettirilen ve bugün diaspora olarak Türkiye, Suriye ve Irak gibi ülkelerde yaşayan Adığe ve Adığe olmayan Kuzey Kafkas halklarına Türkiye ve Ortadoğu'da verilen ortak ad. Çerkeslerin baskın unsurunu oluşturan Adığeler dışında ayrıca Kuzeybatı Kafkas dillerini konuşan Ubıhlar, Abazalar, Abhazlar; İran dillerini konuşan Osetler; Türk dillerini konuşan Karaçaylar, Balkarlar; Kuzeydoğu Kafkas dillerini konuşan Çeçenler, İnguşlar ve Dağıstan (Dağıstan dillerini konuşan Kafkasyalılar ile Türk dilli Nogaylar ve Kumuklar) halkları da bu tanımlamaya girer. Sünni Müslümandırlar. Karaçaylar, Balkarlar ve Adığeler Hanefi mezhebinden, İnguşlar, Çeçenler ve Dağıstanlılar ise ağırlıklı olarak Şafii mezhebindendir. Türkiye'deki Çerkeslerin 893 köy-kasabası bulunmaktadır.\nÇarlık Rusyasında bütün Adığeler için kullanılan Çerkes (\"черкесы\") adı, 1920'li yıllardan beri günümüz Rusya'sında yalnızca Karaçay-Çerkesya Cumhuriyetindeki Adığeler için resmî olarak kullanılmakta ve diğer Adığe grupları (\"aдыгейцы\" Adigeyler, \"кабардинцы\" Kabardeyler, 2002 yılından beri: \"шапсуги\" Şapsığlar) dahil edilmemektedir.\nRusya’da 1897 yılında yapılan ilk genel nüfus sayımından iki yıl önce \"Rus İmparatorluğu’nda Yaşayan Halkların Alfabetik Listesi\" başlığıyla bir ön çalışma yapılmış. 1895 yılında Petersburg’ta yayınlanan bu listede Rusya halklarının değişik yayınlarda yer alan ve farklı yıllara ait nüfus bilgileri derlenerek dilleri, dini inançları ve yaşadıkları bölgeyle ilgili kısa bilgiler verilmiştir. Buna göre Çerkeslerin/Adığelerin (Черкесы) 1891 yılındaki nüfusu 161.950 kişidir ve Ubıhlar (Убыхи) 25.000 (1867), Abhazlar (Абхазцы) 60.000 (1886) {Abazinler yer almamış}, Balkarlar (Балкары) 3.000 (1875), Karaçaylar (Карачаевцы) 25.000 (1891), Osetler (Осетины) 164.490 (1886), Çeçenler (Чеченцы) 195.900 (1891), İnguşlar (Ингуши) 28.000 (1891), Avarlar (Авары) 96.000 (1885), Dargiler (Даргинцы) 54.300 (1891), Laklar (Кази-Кумухи) 24.000 (1891), Lezgiler-kısmen (Кюринцы) 55.000 (1891), Lezgiler-kısmen (Лезгины) 597.000 (1886), Sahurlar (Цахурцы) 2.430 (1875), Tabasaranlar (Табасаранцы) 14 460 (1891), Kumuklar (Кумыки) 108.800 (1891) Çerkeslerin dışında tutulmuştur\nTürkiye'de ve diğer Osmanlı diasporasında \"Çerkes\" (Arapça \"Şerkes\") terimi dar ya da geniş anlamda kullanılıp kullanılmamasına göre farklı tanımlanır ve daha çok bütün Kuzey Kafkasyalıları kapsayacak kadar geniş tutulur:\nAdığe: Rusya'da resmî olarak yalnızca Adigeya Cumhuriyetindeki Çerkesler için kullanılan \"Adığe\" terimi, Türkiye'deki bütün Çerkesler (dar anlamda) tarafından kullanılmakta ve kendilerini yaygın biçimde \"Çerkes\" olarak görmektedir. Bunun dışında boy adlarıyla da öne çıkar ve onları kullanırlar.\nKabardey ya da Kabartay veya Kabarda : Rusya'da Kabartay-Balkarya Cumhuriyetinde yaşayan Kabardeyler Rusçada \"Kabardin\" olarak bilinse de kendilerini esas olarak \"Adığe\" biçiminde adlandırırlar. Türkiye’deki Çerkesler içinde dillerini en iyi koruyan grup olup en yoğun yaşadıkları bölge, esas olarak Kayseri ve Sivas’a bağlı köylerin bulunduğu Uzunyayla ile Maraş-Göksun ilçesidir. Anadolu Kabartay lehçesi Türkçeden kelime aldığı gibi Kafkasya Kabartay lehçesi de Rusçadan kelime almakta ve her ikisi de birbirinden farklılaşmaktadır.\nUbıh (Rusça telaffuza göre) ya da Vubıh (Çerkesçe telaffuza göre) : Kafkas sıradağlarının güneybatı eğiminde, Hotsa ve Şahe (\"Шэх\") nehirleri arasında 40 verst boyunca akan ve Şahe’ye dökülen Ubıh nehrinin dağlık vadilerinde yaşayan Ubıhlar (Ubıhça \"туахы, пэху, апэху\", Çerkesçe \"убыххэр\"), 1862-1864 yıllarında Soçi bölgesinden göç etmek zorunda kalmış ve Karadeniz’de gemi yoluyla Trabzon, Samsun, İstanbul ve Varna’ya gelmişlerdir. 19. yüzyılda Samsun ilinin Kavak kazasında Ubıhlar için kurulan köyler: Bükceğiz, Çataltepe, Toptepe, Doruk, Germiyan (Abzeh karışık), Kapıhayat, Karapınar, Karlı, Sıralı. Rus İmparatorluğu'ndaki Ubıhların (Убыхи) 1867 yılındaki nüfusu 25.000 kişidir. Günümüz Rusyasında Ubıh olarak adlandırılan halk yaşamamaktadır. Ubıhçayı konuşan son kişi Tevfik Esenç'in Ekim 1992'de ölmesiyle birlikte Ubıhların dili yok olmuştur. Günümüzde yalnızca Türkiye'de yaşayan Ubıhlar Adığecenin Türkiye'de konuşulan Hakuç Çerkesçesi denen lehçesini anadil olarak benimsedikleri gibi, kendilerini de \"Adığe\" olarak nitelendirirler. Günümüzde Türkiye’de Ubıhların en çok yaşadığı şehir Samsun’dur. Samsun’da ise Ubıh köylerinin en fazla olduğu yer Kavak ilçesidir. Ubıhlar üzerine en geniş ilk bilgiyi 1667 yılında Evliya Çelebi vermiştir.\nAbaza : tıpkı \"Çerkes\" adı gibi \"Abaza\" adı da Rusya'da kullanılandan farklı anlamda olup, Türkiye'de (ve diğer Osmanlı coğrafyasında) hem Rusların Abazin (Абазин) dedikleri Aşuvaları hem de Abhaz (Абхаз) denen Apsuvaları belirten bir ortak addır. Türkiye'de \"Çerkes\" adına sahip çıkan Abazin ve Abhazların aksine, Abhazya'daki Abhazlar kendilerini \"Çerkes\" olarak görmez ve böyle adlandırılmaya karşı çıkarlar; zira, günümüz Rusçasında \"Çerkes\" adı yalnızca Karaçay-Çerkesya Cumhuriyetindeki Adığeler için resmî olarak kullanılmaktadır. Rusçada \"Abhaz\" denen Abazalar (Apsuvalar) Türkiye'nin iç-batı bölgelerinde (İzmit, Adapazarı, Düzce, Bolu, Bursa-İnegöl, Kütahya, Bilecik ve Eskişehir) yoğunlaşmışken, Rusçada \"Abazin\" denen Abazalar (Aşuvalar) ise iç-doğu bölgelerinde (Bilecik, Eskişehir, Samsun, Amasya, Tokat, Yozgat, Sivas, Kayseri, Adana) yerleşmişlerdir. Uzunyayla köylerinde yaşayan her Abazin ailenin bir Kabardey, Hatukay veya Abzeh ailesi ile kan bağı vardır ve bu bağlar o denli güçlüdür ki, Uzunyaylalı Abazinler \"Adığe\" ismini kendilerine genel ad olarak seçmiş ve Çerkes kelimesinin karşılığı olarak benimsemiştir. Abazinler iki ana kola ayrılırlar: \"Tapanta/Aşuva\" ya da \"Altı kesek Abaza\" (6 gruptur: Loo, Bibard, Darıkua, Khılış, Jantemir, K'açüa) ile \"Aşharuva\" (7 gruptur: T'am, Bağ, Mısılbiy, Kızılbiy/Kızılbek, Başılbiy, Barakay, Şahgirey/Şegerey/Çegrey). Barakeyler'in çoğunluğu, Kızılbiy, Başılbiy, Mısılbiy ve Şegereyler'in önemli bir bölümü Osmanlı topraklarına göç etmişlerdir. K'açuaların bir kısmı 1863 yılında Türkiye'ye göç etmiştir. Abhazya’daki Abhazlar Karaçay-Çerkesya'daki Abazinleri topluca \"Aşuva\" (ашəуа) diye adlandırır. Türkiye’de ise bu konuda bir karışıklık vardır. Orta Anadolu'daki (özellikle Uzunyayla’da) Aşharuvalar kendilerini \"Aşuva\" saymazlar, sadece Tapantaları \"Aşuva\" kabul ederler. Abhaz ve Abazinlerin birlikte yaşadığı daha batıda ise (Eskişehir, Bilecik, Bursa) kullanım farklıdır. Burada \"Aşharuva\" bir topluluk adı olarak bilinmez, Apsuvalar (yani Abhazlar) dışındaki bütün Abazalar (yani Abazinler) \"Aşuva\" olarak adlandırılır. Kimilerinin Abhazcaya dahil ettikleri Sadzların (Cigetlerin) dilleri Sadzca 2 lehçeden (Kıyı Abazacası ve Dağ Güney Abazacası) oluşur ve Abhazca ile Abazaca arasında sınıflandırılır. Sürgünde Osmanlı coğrafyasına (Türkiye, Ürdün, Suriye, Acaristan) gönderilen Müslüman Abhazlar arasında Sadzlar (Aibgalar, Pshular) da vardı.\nKuşha ya da Kuşka : Kabartay-Balkarya'daki Doğu Çerkesçesinde \"Kuşha\" (Къущхьэ «dağlı») adı Türk dilli Balkarlar (\"Tawlu\" Таулу «dağlı») ve İran dilli Osetler için ortak ad olarak kullanılırken, Türkiye'de yalnızca Osetler (\"Digor Kuşha, Asetin Kuşha\") için kullanılmaktadır. Türkiye'de \"Çerkes\" adına sahip çıkan İran dilli Osetlerin aksine, Güney Osetya'daki Osetler kendilerini \"Çerkes\" olarak görmez ve böyle adlandırılmaya karşı çıkarlar. Türkiye'deki Oset köyleri ve 1960 -1965 yılları arasındaki hane sayısı: Yozgat ilinde Başçatak (5), Poyrazlı (150), Boyalık (65), Karabacak (35), Pınarkaya ya da Kayapınar (52); Sivas ilinde Yeniköy (?), Alaman (10), Büyüktopaç (15), Kahvepınarı (40), Kapaklıkaya (20), Konaközü (15), Yücebaca (8); Kayseri ilinde Sıvgın (8); Tokat ilinde Batmantaş (20); Kars ilinde Bozat (60), Hamamlı (20), Yukarı Sarıkamış (20), Selim (75); Erzurum ilinde Budaklı ya da Lekbudak (12); Muş ilinde Bulanık ilçesinde (15), Karaağıl (60), Kurganlı ya da Simo (35), Sarıpınar ya da Hamzaşeyh (15), Sarıdavut (12), Yaramış (10), Tepeköy (8); Bitlis ilinde Akçaören ya da Ağcaviran (15), Otluyazı ya da Hülük (50). 1960 -1965 yılları arasında mevcut olan bu köylerden günümüzde yalnızca ikisi (Boyalık ile Poyrazlı) aktif olup ayaktadır ve diğerleri büyük şehirlere göç etmiştir.\nKaraçay-Malkar : Rusya'da Karaçay-Çerkesya ile Kabartay-Balkarya'daki Kıpçak Türk dilli Karaçaylar-Balkarlar \"Çerkes\" adını kullanmaz iken, Türkiye'dekiler bu adı benimsemişlerdir. Osmanlı Türkçesinde Karaçay Türkleri için Kara Çerkes (قره چركس), Balkar Türkleri içinse Dağ Çerkes (طاغ چركس) adı da kullanılmıştır. Türkiye'deki Karaçay köyleri: Konya ilinde Başhöyük, Sarayönü kasabası (2000 kişi), Tokat ilinde Arpacıkaraçay, Sulusaray köyü (179 kişi) ile Çılehane, Almus köyü (153 kişi), Eskişehir ilinde Ertuğrulköy, Sivrihisar ya da Yakapınar köyü (289 kişi), Belpınar, Çifteler köyü (173 kişi), Yazılıkaya, Han köyü (80 kişi), Akhisar, Han köyü (61 kişi), Gökçeyayla, Han köyü (147 kişi, 1993 öncesi Afyon İscehisar'a bağlıydı), Afyonkarahisara ilinde Doğlat, İscehisar köyü (150 kişi), Kayseri ilinde Eğrisöğüt, Pınarbaşı köyü (77 kişi), Ankara ilinde şimdi Gölbaşı ilçesinin mahallesi durumuna gelen Yağlıpınar, Gölbaşı köyü (82 kişi).\nÇeçen : hem Çeçenler hem de İnguşlar için ayırt etmeden Türkiye ve Ortadoğu'da \"Çeçen\" adı kullanılır. En büyük Çeçen nüfus Türkiye'de (100.000) bulunmakta ve bunu Ürdün (8.000), Mısır (5.000), Suriye (4.000) ve Irak (2.500) izlemektedir. Çeçenlerin Türkiye'de 24 köyü bulunmaktadır: Sivas ilinde Alaçayır, Şarkışla, Bozkurt, Şarkışla, Canabtal, Şarkışla, Demirköprü, Şarkışla, Kahvepınarı, Şarkışla, Kazancık, Şarkışla, Yukarıhüyük, Kangal köyleri; Yozgat ilinde Karalık, Sorgun, Kesikköprü, Saraykent köyleri; Kayseri ilinde Aşağıborandere, Pınarbaşı köyü; Kahramanmaraş ilinde Altınyayla, Andırın, Çardak, Göksun, Gücüksu, Göksun (Behliöyl) köyleri; Adana ilinde Ağaçlı, Ceyhan, Dikilitaş, Ceyhan köyleri; Kars ilinde Aydınalan, Kars (İslamsor), Yenigazi, Sarıkamış köyleri; Muş ilinde Çöğürlü, Muş, Kıyıbaşı, Muş, Serinova, Muş, Bağiçi, Varto, Tepeköy, Varto, Ulusırt, Varto köyleri; Çanakkale ilinde Çınardere, Biga köyü.\nLezgi : Türkiye'deki en büyük birinci Dağıstanlı grubu olan Lezgilerin (лезгияр \"Lezgiyar\" ya da лекьер \"Leker\") Türkiye'deki köyleri: Balıkesir ilinde Ortaca, Balıkesir (Kirne) ve Yaylaköy, Manyas (Dümberez) köyleri; İzmir ilinde Dağıstan, Bergama köyü.\nAvar : Türkiye'deki en büyük ikinci Dağıstanlı grubu olan Kafkasya Avarlarının (магIарулал \"Mağarulal\" «Dağlılar» ya da аварал \"Avaral\" veya Туркиялъул магӀарулал \"Turkiyalul Mağarulal\" «Türkiye Avarları») Türkiye'deki sayısı tam olarak bilinmese de 53.000 olarak tahmin edilmektedir. Türkiye'deki köyleri: Kahramanmaraş ilinde Ortatepe, Göksun) ve Kireçköy, Göksun köyleri, Sivas ilinde Kadılı, Yıldızeli köyü. Tsez dili konuşan \"Tsuntal/Tsuntin\" Avarlarının Tokat ilinde Dereağzı, Tokat, Akbuğday(Zamair), Turhal Ballıca, Pazar, Ovacık, Pazar köyleri ile Sivas ilinde Selimiye, Zara ve Osmaniye, Zara köyleri bulunur. \"Tsumadin\" Avarlarının Akçamescit, Sivas köyü bulunur. Andi dillerini konuşan Avarlar Ortaklar, Yıldızeli köyünün Sultaniye mahallesinde Lak ve Dargilerle birlikte yaşamaktadır. \"Hunzak\" ve \"Karalal\" Avarlarının Üçtepe, Sivas köyü bulunur. Yalova ilinde Güneyköy, Yalova (ayrıca Dargi ve Lezgi), Çıldır ilinde Dirsekkaya, Çıldır (ayrıca Lak ve Lezgi) köyü gibi karışık köyler de bulunmaktadır.\nDargi : Türkiye'deki az nüfuslu Dağıstanlı gruplarından olan Dargilerin (дарганти \"Darganti\") köyleri: Sivas ilinde Tsudahar Dargilerinin Fındıcak, Yıldızeli köyü en büyük Dargi köyüdür. Akuşa Dargilerinin Laklarla birlikte yaşadıkları Baltalar, Şarkışla ile Burnukara, Şarkışla köyleri bulunur.\nLak : Türkiye'deki az nüfuslu Dağıstanlı gruplarından olan Lakların (лакку \"Lakku\") köyleri: Sivas ilinde Dargilerle birlikte yaşadıkları Baltalar, Şarkışla ile Burnukara, Şarkışla köyleri bulunur. Çıldır ilinde Avar ve Lezgilerle birlikte Dirsekkaya, Çıldır köyünde yaşarlar.\nKumuk : Türkiye'deki en büyük Türk dilli Dağıstanlı gruplarından olan Kumukların köyleri (çoğu diğer Kafkas gruplarıyla karışık hâldedir): Bursa ilinde Koşuboğazı, Mustafakemalpaşa (tamamen asimile olmuşlar), Yeniköy, Orhangazi beldesi (ayrıca Avar, Dargi), Sivas ilinde Belcik, Yıldızeli (Yavuzköy), Yağlıdere, Yıldızeli (Yağköy), Süleymaniye, Hafik (ayrıca Avar, Türk), Tokat ilinde Almus ilçesine bağlı Doğançaylı köyü (ayrıca Karaçay), Çermik, Artova (ayrıca Avar, Dargi), Çirdağ, Artova (ayrıca Avar, Dargi), Gültepe. Erbaa (ayrıca Avar, Dargi), Yeniderbent, Zile (ayrıca Lezgi), Bahçebaşı, Turhal (ayrıca Karaçay), Çanakkale ilinde Türklerle karışık olarak Akköprü, Biga, Aziziye, Biga, Bahçeli, Biga, Doğancı, Biga, Geyikkırı, Biga, Kalafat, Biga (Bozna).\nNogay ya da Nogay Tatarı : Türkiye'deki en az nüfuslu Türk dilli Dağıstanlı gruplarından olan Nogayların köyleri (Kumuklarla karışık): Tokat ilinde şimdi Turhal ilçesine bağlı Üçgözen mahallesi ile Almus ilçesine bağlı Cihanköy. 17. yüzyıl seyyahlarından Evliya Çelebi'nin Seyahatnâme'sinde Nogaylar üzerine de bilgi bulunmaktadır. Çelebi, Kalmukların baskısıyla Nogayların yaşadıkları siyasi dönüşümü, Büyük Nogay Ordası’nın çözülmesinden sonra Osmanlı Devleti arazisine ve Kafkaslara doğru çekilmelerini ve kendilerine yeni bir yurt edinme çabalarını gözlemlemiştir.\nOsmanlı'da (ve ondan miras Türkiye ile Orta Doğuda) \"Çerkes\" nitelemesi Adığeler dışında ayrıca Abazalar, Abhazlar, Osetler, Karaçaylar ve Balkarlar gibi farkli dil ailelerinden dilleri konuşan Kuzey Kafkasyalıları topluca belirtmek için yaygın biçimde kullanılır ve bu tanıma Çeçenler ile Dağıstan dillerini konuşan Kafkas halkları da dahil edilir.\nSultan II. Abdülhamit döneminde 1882 yılında kaleme alınan \"Çerkesistan Tarih-i Umûmiyesinin Sûret-i Tanzîmine Dair Lâyihadır\" başlıklı kapsamlı bir Çerkes Tarihi tasarısında \"kıt’a-i mezkûrede sâkin olub lisân ve ahlâk ve ahvâl ve kavmiyetce biri birine mübâyin bulunan Abaza, Lezgi, Çeçan, Nogay, Dağıstan vesâire gibi akvâm ve kabâil-i müte’addide kisvelerinin müşâbeheti cihetiyle ecânib nazarında umûmen Çerkes zann olunmuşdur\" denmekte ve görüldüğü üzere bütün Kuzey Kafkasyalılar için \"Çerkes\" nitelemesi yapılmaktadır.\nBugün Türkiye'de yaşayan Kuzey Kafkasyalılar, Şeyh Şamil'in yakalanmasının ardından 1864'te bölgenin Ruslarca ilhakının tamamlanmasıyla, Osmanlı topraklarına sürgün nedeniyle göç etmek zorunda kalanların torunlarıdır. Bölge nüfusunun %90‘ına tekamül eden yaklaşık 1,5 milyon kişilik büyük bir göç söz konusudur. Genellikle, Çerkez olarak adlandırılan bu göçmenler Osmanlı entelektüel yaşamına girmişler, milli mücadele ve cumhuriyetin kurulmasında aktif rol oynamışlardır.\nTürkiye'de hem yazı dilinde hem de halk arasında Çerkes terimi Adığe olmayan (Abaza, Abhaz, Oset, Karaçay-Balkar, Çeçen-İnguş, Dağıstan) bütün Kuzey Kafkasyalıları topluca adlandırmak için de yaygın biçimde kullanılır. Ancak, son yıllarda Çerkes ifadesinin kullanılması bir şekilde Adığelerle sınırlandırılmıştır. Gürcistan'dan ayrılıp bağımsızlıklarını ilân eden Abhazya ile Güney Osetya halkı kendini Çerkes olarak görmez ve Çerkes günümüzde Adığe ile sınırlanmıştır. Türkiye’deki Kuzey Kafkasya kökenli birey ve aileler, Türkiye'nin 43 ili, 143 ilçesi ve bunlara bağlı 893 köy-kasabasında varlıklarını sürdürmektedirler.\n1965'te yapılan Türkiye Genel Nüfus Sayımı'na göre Kuzey Kafkasyalıların dilleri:\nDoğu Akdeniz bölgesindeki Çerkes (geniş anlamda) yerleşim yerleri 5 şehir merkezi (Mersin, Adana, Osmaniye, Kahramanmaraş ve Antakya), 4 ilçe merkezi (Ceyhan, Tufanbeyli, Göksun ve Reyhanlı) ve bu yerleşim yerlerine bağlı köyler ve kasabaları içermekte olup, bu bölgede örneklem yöntemiyle yapılan bir araştırmaya göre, anadilini hiç bilmiyen 1820 (% 22,0), anlayan fakat konuşamayan 1579 (% 19,1), hem anlayan hem konuşabilen 4723 (% 57,2), konuşabilen ve yazabilen 141 (% 1,7) kişidir. Yine aynı bölgede üst kimlik olarak sırasıyla Müslüman (% 86), Çerkes (% 78,3), Adığe (% 77,5), Kafkasyalı (% 52,8) ve Türk (% 34,8) sonucu alınmıştır. Müslüman kimliğini kendileri için üst kimlik olarak bildirenler arasında Abazalar (% 91), Adığeler (% 86,7), Çeçenler (% 82,1), Avarlar (% 74,5) ön sıradadır. Örneklemin % 61,4’ünün (1374 kişi) cevap verdiği Çerkes kimliği kategorisinde örneklemin %78,3’ü yüzde yüz Çerkes kimliğinde görürken % 92’si yüzde elli ve üzeri Çerkes kimliğinde kendilerini görmektedir. Bu oranların boylar bakımından sonuçları ise; Abazaların % 80,5’i kendilerini yüzde yüz bu kimliğe ait hissederken % 100’ü yüzde elli ve üzerinde; Adigelerin % 81,3’ü kendilerini yüzde yüz bu kimliğe ait hissederken % 97,6’sı yüzde elli ve üzerinde; Avarların hiçbiri kendilerini yüzde yüz bu Çerkes kimliğe ait hissetmezken % 0,8 yüzde elli ve üzerinde; Çeçenler, yüzde yüz Çerkes kimliğe ait hissetmemekle beraber % 79,1’i yüzde elli ve üzerinde kendilerini bu kimlik kategorisinde görme şeklindedir. Özellikle Çeçenlerin % 85’i kendilerini Çerkes kimliğinde hiç görmemektedir.\nKıbrıs'ta Çerkes denildiğinde gerek halk arasında gerekse araştırmacılar arasında hem Adığeler hem de Abazalar/Abhazlar algılanmaktadır. Eylül 1864'te İstanbul'da 3 Yunan gemisine bindirilen kadınlı erkekli 2.700 Çerkesten oluşan grup iki haftalık yolculuğun ardından Kıbrıs’a varmış, 1.400 den fazla Çerkes ise yolculuk sırasında can vermiştir. Ocak 1865’e gelindiğinde hayatta kalan Çerkeslerin sayısı sadece 300 kişi idi. Gelen Çerkeslerin sayısının o dönemde daha fazla olabileceğine rağmen, o dönemde gerek Kıbrıslı Rumların, gerekse Kıbrıslı Türklerin tepkilerinden dolayı, Çerkeslerin Kıbrıs'a iskânı sınırlı tutulmuştur. Gemilerle getirilen Çerkesler Larnaka civarındaki günümüzde Kuzey Kıbrıs'ta Lefkoşa'ya bağlı Erdemli (Tremeşe) ve Yiğitler (Arçoz) köyleri ile 1974 Barış Harekatı öncesi çoğu Kıbrıslı Türklerden oluşurken bugün Güney Kıbrıs'ta kalan Vuda (Vouda ya da Καλό Χωριό) köyünün yanı sıra, bir kısmı da toplu olarak Limasol'da daha sonra Çerkez Çiftliği olarak adlandırılan bölgeye yerleştirilmişlerdir.\nOsmanlı döneminde Irak topraklarına getirilen Kuzey Kafkasyalılar Çeçen, Dağıstanlı ve Adığe kökenli olup Kerkük, Diyala, Bağdat, Musul ve Felluce bölgelerine yerleştirilmişlerdir. Ayrıca, Kuzey ve Güney Dağıstan'dan gelen aileler Duhok, Erbil ve Süleymaniye'ye yerleşmişlerdir. Günümüzde Irak'ta \"Çerkes\" adıyla bilinen Kuzey Kafkasyalıların % 75'ini Çeçenler oluşturmaktadır. Irak'ta en fazla tanınan 18 Çerkes aşiretinden üçü Çeçen kökenli olup diğerleri El-Lezgi, Avar, Kumuk, Tabasaran, Abzeh, Kabardey, Şapsığ, Nahşoy olarak ifade edilebilir. Irak Çerkesleri ayrı bir kimlik olarak tanınmadıkları gibi birçok haktan da mahrum durumdadırlar.\nSuriye’de çoğunluğu Şam, Halep ve Humus’ta yaşayan 90 ilâ 100 bin Çerkes vardır ve bu \"Çerkes\" nitelemesi geniş anlamda olup Adığeler dışında ayrıca Oset, Çeçen ve Avarları da kapsar.\nMısır ve Suriye’de 267 yıl varlık gösteren Memlûk Devleti, sultanlarının eğitim aldıkları askerî okullara (tıbâk) göre, Bahrî Memlûkler ya da Türk Memlûkler (1250–1382) ve Burcî Memlûkler ya da Çerkes/Çerkez Memlûkler (1382–1517) olmak üzere iki dönem halinde ele alınır. Nil Nehrindeki bir adada bulunan tıbâkta yetiştirilen memlûkler (kölemenler) dönemi Bahrî olarak adlandırılırken Kahire’de bulunan Kalat’ul-Cebel’de eğitimini almış olan memlûkler dönemi Burcî olarak tanımlanır. Bahrîler döneminde Mısır’a getirilen memlûkler Kıpçak ülkesi ve Mâveraünnehr gibi Türk havzalarından satın alındığı için bunların çoğu Türk kökenli (özellikle de Kıpçaklar) olurken, Burcî Memlûkler Kafkasya’dan getirildiği için Çerkesler (geniş anlamda Kuzey Kafkasyalılar) ve Gürcüler gibi Müslüman değişik Kafkas halklarından olmakta idi.\nKuzey Kafkasyalıların Osmanlıdaki ilk örgütlenmeleri 1908'den sonra kurulan Çerkes İttihad ve Teavün Cemiyeti'dir. 1915 yılının aralık ayında Kuzey Kafkasyalılar ve Azerbaycanlılar tarafından bir \"Kafkas Komitesi\" kurulmuştur. Komite'den Azerbaycanlı üyeler ayrılınca \"Şimali Kafkasya Siyasi Muhacirler Komitesi\" adı altında kültürel faaliyetler ağırlıklı olmak üzere çalışmalarına devam etmiştir.\nCumhuriyet döneminde Türkiye'de genel siyasî gelişmelere tabi olan Kuzey Kafkasyalılar 1946'da \"Dosteli Yardımlaşma Derneği\" kurulana kadar örgütsüz kalmışlardır. Bünyesinde yalnızca Kuzey Kafkasyalıları barındıran ilk örgütlenme 1953 yılında kurulan \"Kuzey Kafkas Türk Kültür ve Dayanışma Derneği\"dir. 1960 sonrasında birçok dernek kurulmuştur. Bu dernekler 1980'lerin sonuna kadar genelde kültürel faaliyetler göstermişler, Kuzey Kafkasya ile gayri resmi kanallardan ilişkilerini yürütmüşlerdir. Ülkedeki siyasi çekişme ve kutuplaşmalar bu derneklere de yansımıştır. 1984'ten sonra yeniden kurulan derneklerin sayısı SSCB'deki çöküşün ardından bölgede görülen parçalanmışlığa paralel olarak artmıştır. Kuzey Kafkasyalılarca kurulan yaklaşık 112 adet dernek ve vakıf faaliyet göstermektedir. Ankara'da iki tane, İstanbul'da bir tane federasyon bulunmaktadır. Kafkas Derneği-Kaf-Der (1993), İstanbul Kafkas Vakfı (1995), Birleşik Kafkasya Derneği (1951), Birleşik Kafkasya Konseyi (1993), Demokratik Çerkes Platformu (2000), Şamil Vakfı (1978), Alan Kültür ve Yardım Vakfı (1989), Abhaz Kültür Derneği, Konya'da Karaçay Kafkas Kültür Derneği, Eskişehir'de Karaçay-Balkar Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Çeçen Dernekleri, Dağıstanlılar Derneği, Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi, Kafkas Çeçen Dayanışma Komitesi başlıca sayılabileceklerdir.\nÇerkeslerin Türkiye'de 1993 Nisan ayında kurulan Kafkas Dernekleri Federasyonu (Kaffed) bünyesinde 55 derneği bulunmaktadır:\nKuzey Kafkasya cumhuriyet ve bölgeleriyle bire bir ilişki içinde bulunan bu dernekler, bölge gündemini yakından takip ederek Türkiye'nin iç ve dış politikasında etkili olmaya çalışmaktadırlar. Bunlar, Türkiye'nin bölgedeki gelişmelere ve bölge siyasetine daha aktif müdahil olmasını istemektedirler. Türkiye‘yi Çeçenistan ve Abhazya'ya yetersiz insani yardım verdiği, Rusya ve Gürcistan‘ın toprak bütünlüğüne yönelik politikalarıyla Çeçen ve Abhazları yalnız bıraktığını, ülkeye Çeçen mültecilerin gelmesinin engellendiği gerekçeleriyle eleştirmektedirler. Öte yandan, özellikle Çeçenistan sorununa yönelik yapılanlara Rusya sert tepki göstermekte ve Türkiye'den Kafkasya derneklerince yürütülen faaliyetlerin durdurulmasına yönelik talepleri olmaktadır.\n\n\nUpsilon1 Eridani\nUpsilon Eridani (υ Eri), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 127 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızdır. Tayf sınıfı K0 III-IV olan turuncu dev yıldızın görünen parlaklığı +4,51 kadirdir.\nGökada içinde Güneş'e göre 58,2 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 17,800 ile 29.700 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nTestere 3D (film müziği)\nTestere 3D (film müziği) (Saw 3D: Original Motion Picture Soundtrack), Testere 3D filminin resmi film müzikleri albümüdür. 2 Kasım 2010 tarihinde Evolution Music Partners şirketi tarafından piyasaya çıkarılmıştır. Daha önceki filmlerin albümlerinde olduğu gibi tüm şarkılar Charlie Clouser tarafından bestelenmiştir.\nAlbümü oluşturan 30 şarkı, 2 Kasım 2010 tarihinde iTunes üzerinden yayınlanmıştır.\nTüm şarkılar Charlie Clouser tarafından bestelenmiştir.\n\n\n1461 Trabzon 2012-13 sezonu\n1461 Trabzon 2012-13 sezonu, 1461 Trabzon'un 1. Lig'deki ilk sezonu, kuruluşunun ise dördüncü yılıdır. 2011-12 sezonu'nda Kırmızı Grubu 2. sırada bitirerek 1. Lig'e yükselmiştir.\n\n\nUpsilon2 Eridani\nUpsilon Eridani (υ Eri), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 214 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızdır. Tayf sınıfı G8 IIIa olan sarı dev yıldızın görünen parlaklığı +3,81 kadirdir. Yıldız ayrıca; Theemim (veya Theemin) ve Beemin adlarıyla da bilinir.\nGökada içinde Güneş'e göre 16,3 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 23.600 ile 42.000 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nMuhammed el-Cevâd\nMuhammed el-Cevâd (Arapça: محمّد الجواد) veya Muhammed el-Takî (15 Haziran 811, Medine - 25 Kasım 835, Bağdad), Şiîliğin bir fırkası olan İsnâaşeriyye’nin dokuzuncu imamıdır.\n15 Haziran 811 (19 Ramazan 195) yılında Medine'de doğdu. Babası Ali er-Rızâ, annesi Muhammed'in eşlerinden Mariye'nin kavminden Sudanlı bir kadındır.\nTam adı 'Ebû Ca'fer Muhammed bin Ali er-Rızâ bin Musa el-Kâzım bin Ca'fer es-Sâdık' olup daha çok Ebû Ca'fer Muhammed, Muhammed el-Takî, Muhammed el-Cevâd, Ebû Ca‘fer es-Sânî isimleriyle bilinir. Cömert anlamındaki 'Cevad' lakabı olup daha başka Takī, Münteceb, Necîb, Murtazâ, Kāni gibi lakaplar da ismiyle beraber yazılır.\nBabası Ali er-Rıza öldüğünde (818) 7 yaşındaydı. Bu durum o dönem Şii toplumunda çeşitli tartışmaları da başlatmıştır. Bu topluluklardan İsnâaşeriyye (onikiciler) imametin şartı olan ilmin önceki imamdan alınamayacağı durumlar olabileceğini, imam adayının rüya, ilham veya ilahi yolla da ilim sahibi olabileceğini öne sürerek onun imamlığını kabul eder. Buna delil olarak da bu tartışmalar sırasında Muhammed el-Cevâd'ın “Ali'nin de müslüman olduğunda dokuz yaşında olduğunu” söylediğini öne sürerler.\nBabasının ölümünden sonra Abbasi halifesi Me'mun tarafından Bağdad'a getirtildi ve halifenin kızı Ümmü’l-Fazl ile evlendi. Burada sekiz yıl kaldı ve sonra hac için mekke'ye geldi. Me'mun'un ölümü üzerine yeni halife Mu'tasım-Billâh'ın davetiyle 835 yılında tekrar Bağdad'a döndü. Aynı yılda da (Zilkade 220) burada vefat etti. Mekke'de dedesi Mûsâ el-Kâzım’ın mezarının yanına defnedildi. Bu mezar yerleri Şia tarafından kutsal sayılır ve ziyaret edilir. Şia kaynakları onun halife Mu'tasım-Billâh tarafından zehirletildiğini iddia etse de bu konuda geçerli bir kaynak yoktur.\n\n\n2010 Cannes Film Festivali\n63. Cannes Film Festivali, 12 - 23 Mayıs 2010 tarihleri arasında Fransa'nın Cannes şehrinde düzenlenen film festivalidir.\nDünya çapında en tanınmış ve prestijli film festivallerinden biri olarak nitelendirilen Cannes Film Festivali, 1946 yılında kurulmuştur. Festivalin en prestijli ödülü olan Altın Palmiye ödülünü 2010 yılında Apichatpong Weerasethakul'un yönettiği Tayland filmi olan \"Uncle Boonmee Who Can Recall His Past Lives\" kazanmıştır.\nUluslararası yarışmanın jüri başkanlığını Amerikan yönetmen Tim Burton yapmıştır. Diğer bazı önemli jüri üyeleri ise Kate Beckinsale, Emmanuel Carrère, Benicio del Toro ve Alexandre Desplat olmuştur.\nFestivalde Altın Palmiye ödülünü Apichatpong Weerasethakul'ın yönettiği bir Tayland filmi olan \"Uncle Boonmee Who Can Recall His Past Lives\" kazanmıştır. Bu film 1997'den beri bu ödülü kazanan ilk Asya kaynaklı filmdir.\nAşağıdaki filmler Altın Palmiye için yarışmışlardır.\nAşağıdaki filmler Un Certain Regard kategorisinde gösterildiler.\n\n\nBurhan Apaydın (Kayserili)\nBurhan Apaydın, (1926, Kayseri - 21 Aralık 2012), Türk hukukçu.\nAnkara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. 1963 yılında TRT’nin kurucu kadrosu içinde yer alarak, kurucu genel müdür vekilliği görevinde bulunmuştur. 1994-1997 yıllarında ADD Genel Başkan Yardımcılığı, 1997-1998 yılları arası Genel Başkanlık görevinde bulunmuştur. Evli ve 2 çocuk babasıydı.\n\n\nKazanılmış başarısızlık sendromu (psikoloji)\nKazanılmış başarısızlık sendromu veya öğrenilmiş çaresizlik sendromu, organizmanın göstermiş olduğu tepkilerin sonuca ulaşmaması durumunda, sonucu değiştiremeyeceğine karşı oluşan inanç ile gelen bir ruh hâli durumudur. İnsanlarda zamanla oluşan başarısızlıklar karşısında kişinin bir şeyleri başarma isteğini günden güne kaybetmesi sonucunda, belli bir konuda veya genel olarak başarısız olacağına dair bir inanç geliştirmesi ile kendini gösterir.\nKavram, ’ın 1960'lı yıllarda öğrenme ve korku arasındaki ilişkiyi incelerken Ivan Pavlov’un \"klasik koşullanma\" deneyinden yola çıkarak incelenip ortaya konmaya başlamıştır.\nMartin Seligman'ın deneyleri ve \"öğrenilmiş çaresizlik\" teorisi, 1967 yılında Pennsylvania Üniversitesi'nde depresyona olan ilgisi ile birlikte ve bunun bir alt kolu olarak incelenmeye başladı. Seligman ve meslektaşları, köpeklerle birlikte başladıkları deneylerde, ilk fazda hoş olmayan bir durumdan kaçma seçeneği verilmeyen köpeklerin, çaresizliğe şartlandıklarını, deneyin ikinci fazında hoş olmayan bir durumdan kaçma seçeneği verildiğinde de bu fırsatları kullanmadıklarını gördüler. Deneyler, kediler, fareler ve balıklar ile sürdürülerek benzer sonuçlar elde edildi.\nİnsanların bilişsel yeteneklerinin ve olayları yorumlama yeteneklerinin farklı olmaları nedeniyle hayvanlarla aynı koşullandırmalara tabi olmayabilecekleri nedeniyle benzer bir çalışma da insan deneklerle gerçekleştirildi. İlk olarak Japon asıllı Amerikalı bilim adamı Donald Hiroto insanlarda da benzer koşullar altında deneyler yaptı ve yine benzer sonuçlara ulaşarak insanlarda öğrenilmiş çaresizlik olgusunu kanıtladı.\nKavramın bilim dünyasına kazandırılmasından sonraki süreçte, yine Martin Seligman'ın yaptığı deney ve incelemeler sonucunda, kendisi deneyip başarısız olan bireylerin (iyi niyetle deneyim aktarımı düşüncesiyle de olsa) çevrelerindeki diğer bireylerin benzer denemeyi yapmalarını engellemeye başladıkları bulgusuna ulaşıldı. Bu da kavramın \"öğretilmiş çaresizlik\" olarak tanımlanabilecek sosyal boyutunu ortaya koymaktaydı.\nÖğretilmiş çaresizlik ve kaybetmişlik kültüründe, çevre tarafından bireylere neleri yapamayacakları o kadar güçlü bir biçimde aktarılır ki, bireyler içindeki başarma güçlerine, önlerindeki fırsatlara ve karşılaştıkları koşullara bakmaksızın, hiçbir denemede bulunmadan peşinen kaybetmeyi kabullenirler.\nKişi bu durumda genelde depresyona yakın bir ruh hâli içine girilebilmektedir.\nNe kadar ders çalışırsa çalışsın sınavdan düşük not alan bir öğrencinin, \"\"Nasıl olsa yüksek not alamayacağım.\"\" düşüncesiyle ders çalışmaktan vazgeçmesi öğrenilmiş çaresizlik belirtisidir.\nÖğrenilmiş çaresizlikte pasiflik söz konusudur. Ayrıca öğrenilmiş çaresizlik içerisinde olan birinde, pekiştireç ve cezadan kaçmaya isteksizlik vardır. Aslında bir nevi depresyon olarak algılanan öğrenilmiş çaresizlik, bunalımdaki insanların çaresizliği öğrenmesi sonucu meydana gelmektedir. Bu tip insanlar depresif durumda oldukları için hedeflerine \"\"Ne olursa olsun yapamayacağım.\"\" mantığıyla yaklaşmaktadır. Bununla beraber depresyon, öğrenilmiş çaresizliğe göre daha kapsamlı bir kavramdır. Çünkü öğrenilmiş çaresizlik belirli bir hedef ya da olguyla ilişkilendirilebilir. Fakat depresyon daha genel ve görecelidir.\nKişinin öncelikle tarafsız ve fazla duygusal olmayan bir bakış açısı içinde olayları objektif değerlendirmeyi öğrenmesi, mesleki açıdan telafi edebileceği eksiklerinin farkına varması ve bunları tamamlama aşamasında duygularından ziyade mantığı ile davranması önemli bir kaldıraç noktasıdır.\n\n\nTRT Radyo Haber\nTRT Radyo Haber, TRT tarafından 2010 yılında kurulmuş haber içerikli yayın yapan bir radyodur.TRT Haber kanalının kurulmasının ardından kurulmuştur. Türkiye'nin ve dünyanın gündemini 24 saat kesintisiz olarak yayınlamaktaydı. Ancak günümüzde yayın hayatı sonlandırılmış olup, yerini TRT'nin Kent Radyolarına bırakmış ve bu radyolar dışındaki istasyonlarını yeniden Radyo-3'e bırakmıştır.Ocak 2017'de yeniden yayın hayatına başlamıştır.\n\n\nUhingen\nUhingen, Almanya'da Baden-Württemberg eyaletine bağlı Göppingen ilçesinde yer alan bir şehirdir.\n\n\nLauterstein\nLauterstein, Almanya'da Baden-Württemberg eyaletine bağlı Göppingen ilçesinde yer alan bir şehirdir.\n\n\nSüßen\nSüßen(Türkçe:Süssen), Almanya'da Baden-Württemberg eyaletine bağlı Göppingen ilçesinde yer alan bir şehirdir.\n\n\nUpsilon3 Eridani\nUpsilon Eridani (υ Eri, d Eri), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 296 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızdır. Tayf sınıfı K4 III olan turuncu dev yıldızın görünen parlaklığı +3,97 kadirdir.\nGökada içinde Güneş'e göre 45,5 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 20.400 ile 26.200 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n-out.add=.\n\n\nUpsilon4 Eridani\nUpsilon Eridani (υ Eri), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 178 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldız sistemidir. Birincil bileşen, tayf sınıfı B9V olan mavi ana kol yıldızıdır ve görünen parlaklığı +3,54 kadirdir.\nSistemin ana bileşeni aslında yaklaşık beş günlük bir yörünge süresi olan spektroskopik ikilidir.\nGökada içinde Güneş'e göre 24,1 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 21.300 ile 24.300 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nPhi Eridani\nPhi Eridani (φ Eri), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 154 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldız sistemidir. Çoklu sistem olan birincil bileşen, tayf sınıfı B8IV-V olan mavi ana kol yıldızıdır ve görünen parlaklığı +3,54 kadirdir.\nGökada içinde Güneş'e göre 23,7 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 21.100 ile 24.200 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nKırık Kucaklaşmalar\nKırık Kucaklaşmalar (İspanyolca özgün adıyla \"Los abrazos rotos\"), Pedro Almodóvar'ın yönettiği 2009 yapımı İspanyol filmi. Başrollerinde Almadovar'ın vazgeçemediği yıldızlar Penélope Cruz, Lola Dueñas ve Ángela Molina'nın yer aldığı film Altın Küre, Altın Palmiye ve BAFTA Ödüllerine aday gösterildiyse de festivallerde önemli bir başarı elde edemedi. Bir aşk üçgeni çerçevesinde kurulan filmin müziklerini ise Alberto Iglesias yaptı.\nHarry Caine takma adını kullanan Mateo Blanco (Lluís Homar)senaryo yazarak yaşayan kör bir sanatçıdır. 14 yıl önce geçirdiği bir trafik kazasında gözlerini, aynı kazada birlikte kaçtığı sevgilisi Magdalena (Penélope Cruz) ise hayatını kaybetmiştir. Hem arkadaşı, hem yapımcısı olan arkadaşı Judit (Blanca Portillo) ve Judit'in oğlu Diego (Tamar Novas), Blanco'nun iki önemli yardımcısıdır. Bir gün unutmak istedikleri geçmişinden gelen bir adam Blanco'yu geçmişi ile yüzleşmeye iter.\nFilm geriye döner ve filmin ana kahramanı olan Lena (Penélope Cruz) ile tanışırız. Lena, Ernesto Martel'in (José Luis Gómez) yanında sekreter olarak çalışmaktadır. Martel, zengin bir iş adamıdır, Lena'ya tutkulu bir yakınlık duymaktadır ve nihayet Lena'nın babasının hastalığı ile aradığı fırsatı bulur. Lena, Martel'in metresi olarak yaşamaya başlar. Yaşadığı satın alınmış bir mal olma hali Lena'yı iyice sıkar ve oyuncu olmaya karar verir. Oyuncu seçimlerinde tanıştığı Blanco ile aralarında bir aşk başlar ve bunu Martel'den gizlerler. Lena'ya ölümcül bir tutkuyla bağlı olan Martel çiftin peşine eşcinsel oğlu Ray X'i takar.\nFilm 14 yıllık iki dönem arasında geliş gidişlerle devam eder ve diğer Almadovar filmlerinde olduğu gibi beklenmedik sürprizler ortaya çıkar.\nFilm, festivallerde umulan başarıyı gösteremediği gibi yönetmenlerden de aşırı övgüler alamadı. Fatih Özgüven, \"Radikal\"deki köşesinde filmin bir Almadovar filmi için \"hayal kırıklığı\" olduğunu yazdı. Alper Turgut ise \"Kırık Kucaklaşmalar, kesinlikle Almadovar'ın en iyi filmi değil. Ama inadına davetkâr ve seyredilmeye değer.\" şeklinde bir değerlendirmeyle filmin kaçırılmaması gerektiğini belirtti.\nBuna karşın Ali Erden, filmin, yönetmenin \"Çıplak Ten\", \"Annem Hakkında Her Şey\" ve \"Konuş Onunla\" filmleri ile birlikte \"unutulmayacak\" filmlerinden biri olduğunu yazdı. Filmler ilgili en olumlu eleştiri ise Milliyet gazetesinden Nil Kural'dan geldi. Nil Kuran'a göre film \"Melodram ve komedi arasında gidip gelirken, iki türün de hakkını sonuna kadar veriyor. Özetle her filmi hazine değerindeki kariyerinde edindiği ustalığını, yaratıcılıkla süsleyip karşımıza çıkarıyor. “Kırık Kucaklaşmalar”, Almodovar’ın kariyerini bilenler için ayrı bir anlam da taşıyor. Zira usta sinemacı kendi filmlerine de fazlasıyla gönderme yapıyor. “Kırık Kucaklaşmalar”, özellikle de Almodovar'ın evrenini sevenler için “Film bitmesin” dedirtenlerden...\"\nCan Dündar, filmi Yeşilçam melodramlarıyla karşılaştırdı. Bugüne kadar başka eleştirmenler de Almadovar filmlerinin konularının Yeşilçam melodramları biçiminde olduğunu belirtmişlerdi. Dündar yazısında neden Yeşilçam filmlerinin önemsenmediğini, buna karşın Almadovar'ın bir kült film yönetmeni haline geldiğini sorguluyor. Dündar'a göre bunun nedeni Yeşilçam filmlerinin \"sakat bir ahlak anlayışının kurbanı\" olmaları, birer \"mesaj kaygısı\" olmaktan öteye gidemeyişleridir. Buna karşın Almadovar kahramanlarını \"yargılamıyor\", \"acındırmıyor\". Dündar'ın çarpıcı ifadeleriyle \"onların başına gelenleri ahlak sosuna bulayıp “Görün de ibret alın” diye gözünüze sokmuyor. Tersine karakterlerini yara bere içinde de olsa ayakta tutuyor. Onlar da teslim olmayıp mücadele ediyorlar. Yeni bir hayata başlama cesaretini gösteriyorlar. Kırık da olsa, kucaklaşıyorlar.\"\n\n\nKötü Eğitim\nKötü eğitim (\"İspanyolca: La mala educación\") İspanyol yönetmen Pedro Almodóvar'ın 2004 yapımı filmi. Başrollerinde Gael García Bernal, Fele Martínez, Daniel Giménez Cacho ve Lluís Homar'ın yer aldığı film, çocukluktan kalma arkadaşlıklar ve aşklar, çocuk tacizi ve cinayette suç ortaklığı gibi temaların etrafında gelişiyor.\nCésar, Goya, BAFTA gibi çok sayıda ödüle aday gösterilen film, ABD'de New York Film Eleştirmenleri Birliği Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü ve National Board of Review Award for Best Foreign Language Film ödüllerini aldı. Film, eleştirmenlerden oldukça olumlu eleştiriler aldı ve bazı eleştirmenler tarafından Almadovar sinemasının baş yapıtlarından biri olarak gösterildi. Ayrıca küçük bir bütçeyle yapılan film 40 milyon dolar gibi iyi bir hasılat yakaladı.\nFilm, \"film içinde film\" tarzında üç ayrı senaryodan oluşur. Filmde Gael García Bernal üç farklı karakteri canlandırmıştır. Almadovar, filmin senaryosu üzerinden 10 yıldan beri çalışmış olduğunu söylemiştir.\nBaşarılı bir film yönetmeni olan Enrique (Fele Martínez), yeni filmi için bir konu aramaktadır. Adının Ignacio olduğunu söyleyen birisi, ki daha sonra aslında Juan (Gael García Bernal) olduğunu öğreniriz, Enrique'ye bir öykü getirir. Öykü yönetmen Enrique'nin de çocukluğunun geçtiği kilise okulunda başlar ve okulun müdürü ve öğretmen, olan Peder Manolo'nun (Daniel Giménez-Cacho) Ignacio'yu taciz etmesi ile başlar. Fakat öykü, bir çocuk tacizi öyküsü olarak kalmaz, zira Ignacio, aşık olduğu Enrique'in okuldan atılmasını önlemek için kendisini Peder Manolo'ya sunmuştur. Sonraki yıllarda Ignacio büyür ve eşcinsel, uyuşturucu bağımlısı ve ameliyat için paraya ihtiyacı olan bir kahraman olan Zahara olur.\nFilm, tekrar günümüze, Enrique ile Ignacio olduğunu iddia eden Juan'ın ilişkisine döner. Enrique öyküyü çekmeye karar verir, fakat Juan/Ignacio filmde Zahara rolünü oynamak istemektedir. Enrique, Ignacio'yu araştırmaya başlar ve büyüdüğü yere gidip ailesini bulduğu zaman, öyküyü yazan Ignacio'nun ölmüş olduğunu, kendisine gelen kişinin ise Ignacio'nun kardeşi Juan olduğunu öğrenir. Enrique, Juan'ın filmde oynamasını kabul eder ama bunun yolu da Enrique'nin yatağından geçmektedir.\nSenaryo'ya daha sonra tekrar Peder Manolo girer. Belki de hayatının sonlarını yaşamakta olan, hasta bir adam olmuştur ve her şeyi Enrique'e itiraf etmeye gelmiştir. Herkesin sürprizleri o kadar çoktur ki, filmin her aşamasında yeni bir sırlar ve olaylar dizisi ile karşılaşırız. Katiller ve masumlar sürekli yer değiştirirler.\nFilm, kilise rahiplerinin çocukları taciz etmeleri ve bunu örtbas etmeleri de anlatıyor. Almadovar'ın kendisi de çocukken bir Katolik okulunda eğitim görmüş ve rahiplerin çocuklara cinsel tacizde bulunduğuna tanıklık etmiş. Bu yüzden, her ne kadar bir kilise eleştirisi gibi görünse de Almadovar derdinin bu olmadığını şöyle açıklıyor:\"Kötü Eğitim, beni kötü eğitmiş olan rahiplerden aldığım bir intikam değil; eğer öyle olsaydı, intikam almak isteseydim, kırk yıl beklemezdim. Kilise beni hiç ilgilendirmiyor. Film, o zamanda geçiyor olsa bile, 80’lerin başındaki Madrid’den ibaret değil. Beni ilgilendiren 60’ların baskıcı tutumundan sonra, İspanya’nın 80’lerde yaşadığı özgürlük. Bu yüzden o dönemlerde çocuk olan kahramanların 80’lerde yetişkin olarak yaşadıkları beni ilgilendiriyor.\"\n\n\nBlut und Ehre\nBlut und Ehre (Türkçe: Kan ve Onur), nasyonal sosyalistlerin gençlik teşkilatı Hitler Gençliği'nin 1926'dan 1945'e kadar kullanmış olduğu slogandır.\nBu slogan, nasyonal sosyalizmin temelini oluşturan başlıca ilkelerden bir tanesiydi. Alman ırkçılığının ideoloğu Alfred Rosenberg, bu sloganın aynısını taşıyan \"Blut und Ehre\" isimli bir kitap yazmıştı. Bu kitap, Alman nasyonal sosyalistlerin ırk kavramı konusundaki görüşlerinin doktrini olmuştu. Rosenberg kitabında Alman ırkının yabancı ırklar tarafından bozulmasına karşı, saf kan Alman ırkından oluşan homojen bir toplumun inşa edilmesi ve diğer ırklarla kaynaşmamış bu üstün toplumun korunumu hakkında görüşlerini belirtiyordu. Nasyonal sosyalistler, yabancı ırklardan ayrılan saf kan topluma bir onur bahşetmişlerdi.\n\n\nGöğüs siperi\nGöğüs siperi, bir tahkimat türüdür. Muharebe sırasında ayakta duran bir askerin boyu yüksekliğinde koruma sağlamak amacıyla genellikle toprak kazılarak elde edilen mevzidir. Daha kalıcı örnekleri arasında taştan inşa edilen mazgal sayılabilir.\nGenelde kısa süreli olacak tahkimatlarda tercih edilen göğüs siperi uzun vadeli olduğu zaman taş veya ahşap malzemeden yapılırdı. Ancak barutun bulunmasıyla ve muharebelerde kullanılmasının artmasıyla taş yerine ahşap malzeme tercih edildi. Bunun sebebi olası bir şarapnel etkisinde taş parçalarının ahşap parçalarına göre daha ölümcül olmasıydı. Genellikle savunmacının ayakta, çömelerek veya yatarak ateş etmek için kullanılmesi gereken göğüs siperinin üst kısmı eğimli olurdu. Bundan amaç çok yakına gelen düşmana daha rahat ateş edebilmektir.\n\n\nAfrika Yılı\nAfrika Yılı olarak, Afrika kıtasında 1960 yılında 18 sömürge kolonisinin sömürgesi oldukları ülkelerden bağımsızlığını kazanması sonucu ortaya çıkmıştır. Bir yıl içerisinde birçok ülkenin bağımsızlığını kazanması neticesinde 1960 yılı \"Afrika Yılı\" olarak nitelendirilmiştir. Bu bağlamda 14 Fransa, 2 Birleşik Krallık, 1 Belçika ve 1 İtalya sömürgesi bağımsız olmuştur.\nBu ülkeler şu şekilde sıralanmaktadır:\nİtalyan Somalisi'nin bağımsızlığını ilan ettiği gün, kendisinden 5 gün önce bağımsızlığına kavuşan Britanya Somalisi ile birlikta Somali ile yeni bir devlet oluşturmaları neticesinde günümüzde o yıl 17 ülkenin bağımsız olduğu yönünde yorumlar yapılmaktadır.\nAfrika kıtasında bağımsızlığını kazanan birçok ülke 1963 yılında Afrika Birliği Örgütü çatısı altında birleşmiş, bu birlik daha sonradan lav edilerek yerini Afrika Birliği örgütüne bırakmıştır.\n\n\nOğul Odası\nOğul Odası (), Nanni Moretti'nin yönetmenliğini yaptığı 2001 yapımı filmdir. Oğullarını yitiren bir anne-babanın yaşadıklarını konu almaktadır. Filmin büyük bölümü Ancona ve çevresinde çekilmiştir.\nYapım 2001 Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye'nin sahibi olmuştur. Film, Empire dergisi tarafından 2008 yılında hazırlanan \"gelmiş geçmiş en iyi 500 film\" listesine de girmiştir.\n\n\nFil (film)\nFil, Gus Van Sant tarafından yazılan ve yönetilen 2003 yapımı Amerikan filmidir. 1999 yılında meydana gelen Columbine Lisesi Katliamı'ndan izler taşıyan yapımın çekimlerinde Portland, Oregon'da \"Watt High School\" adlı kurgusal bir okul kullanılmıştır. Filmin başrollerini John Robinson, Alex Frost ve Eric Deulen paylaşmaktadır.\n\n\nBeşiktaş (futbol takımı) 1995-96 sezonu\nBeşiktaş, 1995-96 sezonunda Türkiye 1. Futbol Ligi, Türkiye Kupası ve UEFA Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etmiştir. Beşiktaş, 1995-96 sezonunda Türkiye 1. Futbol Ligi'ni üçüncü bitirirken, Türkiye Kupası'nda çeyrek finalde Galatasaray'a elenmiş ve UEFA Şampiyonlar Ligi'nde de ön elemede Rosenborg'a elenmiştir.\n\n\nChi Eridani\nChi Eridani (χ Eri), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 58 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir ikili yıldızdır. Birincil bileşen, tayf sınıfı G8IV olan sarı altdevdir ve görünen parlaklığı +3,70 kadirdir. İkincil bileşen ise muhtemelen zayıf bir kırmızı cücedir.\nGökada içinde Güneş'e göre 62,7 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 19.400 ile 30.000 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nPsi Eridani\nPsi Eridani (ψ Eri), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 737 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızdır. Tayf sınıfı B3V olan mavi altdevin görünen parlaklığı +4,81 kadirdir.\nGökada içinde Güneş'e göre 21,8 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 24.700 ile 31.800 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nÖzgürlük Rüzgarı\nÖzgürlük Rüzgârı, Ken Loach tarafından yönetilen 2006 yapımı savaş filmidir. İrlanda Bağımsızlık Savaşı (1919-1921) ve İrlanda İç Savaşı'nı (1922-1923) konu almaktadır. Film, adını \"The Wind That Shakes the Barley\" şarkısından almıştır.\n\n\nEnrico Letta\nEnrico Letta (d. 20 Ağustos 1966, Pisa), Demokratik Parti başkan yardımcılığı yapmış, İtalya eski Başbakanı. Enrico Letta Marche'yi temsil etmektedir.\nLetta, Pisa Üniversitesi'nde ve Sant'Anna İleri Araştırmalar Okulu'nda okudu. Amcası Gianni Letta, Silvio Berlusconi'nin üst düzey yardımcılarından biriydi.\nHristiyan Demokrasi'nin genç bir üyesi olarak 1991 ve 1995 yılları arasında, Avrupa Halk Partisi'nin Gençlik başkanı oldu. 1994 yılında İtalyan Halk Partisine katıldı. 1997 yılında partinin genel sekreter yardımcısı oldu ve 1998 yılında, 32 yaşında, Massimo D'Alema'nın kabinesinde bakan olarak atandı. 2001 genel seçimlerinde Temsilciler Meclisine seçildi. 2004 ile 2006 yılları arasında Kuzey-Doğu bölgesi Avrupa Parlamentosu üyesi oldu. 7 Kasım 2009 tarihinde Demokrat Parti Sekreter Yardımcısı seçildi.\nLetta, 2013 genel seçimleri sonrasında, 24 Nisan 2013 tarihinde Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano tarafından yeni hükûmeti kurmakla görevlendirildi.\nEnrico Letta, partisinin desteğini kaybetmesinden sonra, Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano, 14 Şubat 2014 tarihinde Letta'nın Başbakanlık görevinden istifasını kabul etti.\nEnrico Letta'nın Dire Straits dinlemesi ve Subbuteo oynamaya düşkün olduğu bilinmektedir. Fransızca ve İngilizce bilmektedir.\n\n\nDon't Go\nDon't Go, Turgut Akaçık'ın yazıp yönettiği, Annecy Festivali'nden ödüllü, animasyon türünde, Türk yapımı bir kısa filmdir.\n\"Hani gözlerinizi kocaman açsanız da göremediğiniz şeyler vardır ya... Bazen kedinizin en iyi oyun arkadaşı olurlar!\" şeklinde özetlenen hikâye, bir ev kedisi ile Pinky isimli sevimli karakter arasında, reel dünyada geçen kovalamacayı anlatmaktadır.\n\n\nPapak\nPapak, kuzu postundan yapılan uzun tüylü kalpak türüdür. Genellikle Kafkasya, Doğu Anadolu Bölgesi ve Orta Asya'da kullanılır. Karapapakların adlarında görülür.\nEski kaynaklarda geçmeyen Türkçe papak kelimesi Azerice'de \"papaq\", Türkmencede \"papak\" biçimindedir. Nogayca \"papak\" ya da \"papak börk\" kullanılır. Kafkas Türk diyalektleri yoluyla Rusçaya \"папаха\" (ya da \"папах\") olarak geçmiştir. Rus Dilinin Etimoloji Sözlüğü yazarı Max Vasmer 'e göre Azericeden Rusçaya geçmiştir. Gürcüce ფაფახი [pʰapʰaxi] ve Ermenicede փափախ biçimleri kullanılır.\n\n\nSodyum politungstate\nSodyum Politungstate (SPT), ağır sıvı yapımında kullanılan bir bileşiktir.\nFormülü, Na(HWO) ya da 3NaWO9WOHO dur.\nKatı SPT, beyaz kristaller şeklindedir, sıvı SPT ise açık sarı-yeşil renkli transparan bir sıvıdır.\nSPT, suda kolayca çözünür. pH-nötr bir sıvıdır. Elde edilebilen ağır sıvının maksimum yoğunluğu 3,1 gr/cm tür (25 °C sıcaklıkta).\nYüzdürme (swim) ya da çöktürme (sink) analizlerinde kullanılan çinko-klorid ya da çok zehirli halojenli hidrokarbonlarla karşılaştırıldığında SPT kullanımının birçok avantajı vardır. Zehirli ve yanıcı değildir. Kokusu yoktur. Aspiratör altında ya da çeker ocakta çalışma zorunluluğu yoktur. Yeniden kullanılabilir. Saf su ile karıştırılarak yoğunluğu 1,1-3,1 gr/cm arasında ayarlanabilir. Yüzen ya da çöken malzeme, saf su ile kolayca temizlenebilir.\n\n\nTürkiye Dijital Oyunlar Federasyonu\nTürkiye Dijital Oyunlar Federasyonu, Türkiye'de oyun sektörünün kademeli olarak geliştirilmesi ve bu sahada ülkenin bölgede lider bir konuma yükselmesi, ülkede anenevi oyun kültürünün yaygın hâle getirilmesi gibi hedeflerle 2011 yılında Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanlığı altında kurulan 61. federasyondur. Ancak, Eylül 2013’te Gelişmekte Olan Spor Branşları Federasyonu kapsamına alınarak lağvedilmiştir.\n\n\nL'Enfant\nL'Enfant (Türkçe: \"Çocuk\") yönetmenliği Jean-Pierre Dardenne ve Luc Dardenne (Dardenne kardeşler) tarafından yapılan 2005 yapımı Belçika filmidir. Film 2005 Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazanmıştır.\n\n\nİstanbul Ticaret Üniversitesi Ticari Bilimler Fakültesi\nİstanbul Ticaret Üniversitesi Ticari Bilimler Fakültesi, İstanbul Ticaret Üniversitesi'ne bağlı olarak 2001 yılında kurulan fakülte. Fakültede İngilizce ve Türkçe eğitim yapan bölümler olup, öğrenim süresi 4 yıldır. Fakültenin dekanı Prof. Dr. Ahmet Kara'dır.\nFakültede öğrenciler, 350.000'den fazla üyesi bulunan İTO'nun imkanlarından faydalandırılmaktadır.\n\n\nYeÅŸil liberteryenizm\nYeşil liberteryenizm (ayrıca eko liberteryenizm olarak da bilinir) Amerika'da gelişmiş melez bir politik felsefedir. Liberteryenizmle sosyal ilerici değerleri birleştirmeye çalışır. Serbest piyasa ekonomisi ve çevreciliğin harmanlanması sonucu \"serbest piyasa çevreciliği\" kavramı ortaya çıkmıştır.\n\n\nİstanbul Ticaret Üniversitesi rektörleri listesi\nİstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörleri, İstanbul Ticaret Üniversitesi'nin 2001 yılında kurulmasından itibaren rektör olarak görev yapan kişilerdir.\nProf. Dr. A. Sait Sevgener, 2001 - 2005 yılları arasında, üniversitenin ilk rektörü olarak görev yapmıştır.\nProf. Dr. Ateş Vuran, 2005 - 2009 yılları arasında, üniversitenin ikinci rektörü olarak 4 yıl görev yapmıştır.\nProf. Hayri Durmuş 6 ay vekil rektör olarak görev yapmıştır.\nProf. Dr. Sabri Orman, 2009 - 2011 yılları arasında, üniversitenin üçüncü rektörü olarak görev yapmıştır.\nProf. Dr. Yücel Oğurlu, 2011 yılında 4 ay rektör vekili olarak görev yapmıştır. 2019 yılı itibarıyla rektör olarak görev yapmaktadır.\nProf. Dr. Nazım Ekren, 2011-2019 yıllarında üniversitenin rektörü olarak görev yapmıştır.\n\n\nİstanbul Ticaret Üniversitesi Eminönü Kampüsü\nİstanbul Ticaret Üniversitesi Eminönü Kampüsü, İstanbul Ticaret Üniversitesi'nin merkez kampüsüdür. Kampüs, Galata Köprüsü, İstanbul Boğazı, Süleymaniye Camii, Kapalıçarşı ve Mısır Çarşısı'nın kesişim noktasında yer almaktadır.\nEminönü'nde Haliç'in kıyısında yer alan kampüs, İstanbul Ticaret Odası'nın eski yerleşimi olduğu halde 2001 yılında üniversiteye hediye edilmiş ve üniversite ilk defa burada eğitime başlamıştır. Hukuk Fakültesi 2013 yılınca Sütlüce Kampüsü'ne taşınana kadar uzun yıllar boyunca burada eğitim yapmıştır.\nHukuk Fakültesi'nin taşınmasının ardından ağırlıklı olarak yüksek lisans derslerinin yapılmaya başlandığı kampüs, Rektörlüğe de ev sahipliği yapmakta ve bir TOEFL Merkezi barındırmaktadır.\n\n\nİstanbul Ticaret Üniversitesi TOEFL Merkezi\nİstanbul Ticaret Üniversitesi TOEFL Merkezi, İstanbul Ticaret Üniversitesi'nin Eminönü Kampüsü'nde bulunan TOEFL merkezidir.\nNew Jersey kaynaklı ile iş birliği içinde bulunan üniversite, her yıl tüm dünyada 1 milyondan fazla kişinin İngilizce dil bilgisini ölçmek için uygulanan TOEFL sınavının İstanbul'da yapıldığı birkaç merkezden biri olarak Eminönü Kampüsü'nde bir Merkez'e sahiptir.\nMerkezde uygulanan TOEFL sınav türü TOEFL iBT'dir. \"Internet-based test\" anlamına gelen iBT, sınavın bilgisayar ekranı üzerinde internet bağlantısıyla doğrudan tarafından yapılmasını ifade eder. 120 puan üzerinden değerlendirilen ve 4 saat 15 dakika süren sınav için merkezde, her katılımcı için tasarlanmış bölmeli ortamda sese karşı yalıtımlı kulaklıklar kullanılmaktadır.\n\n\nOsman: Bir Deli OÄŸlan\nOsman: Bir Deli Oğlan, Turgut Akaçık'ın yazıp yönettiği, animasyon türünde, Türk yapımı bir kısa filmdir. Film, seyirciyle ilk kez Canlandıranlar Festivali'nde buluşacaktır.\n\n\nAC Libertas\nAC Libertas 1928 yılında San Marino'nun Borgo Maggiore şehrinde kurulan bir futbol kulübüdür. Libertas San Marino'da yer alan en eski futbol kulübüdür. Takımın renkleri kırmızı ve beyazdır.\nTakım 2007 yılında UEFA Kupası'nda ön elemelere gitmeye hak kazanmıştır. Ancak ilk turda karşılaştığı İrlanda ekibi Drogheda United'a toplamda 1-4 yenilerek turnuvadan elenmiştir.\n\"24 Temmuz 2014 itibarıyla\"\n\n\nLibor Kozák\nLibor Kozák (d. 30 Mayıs 1989, Opava, Çekoslovakya), futbolcudur. İngiltere Premier Lig takımlarından Aston Villa'da forma giymektedir. Forvet bölgesinde görev yapan oyuncu Çek Cumhuriyeti millî takımınında formasını giymektedir.\nOyuncu 2012-13 sezonunda çeyrek finalde elendikleri Avrupa Ligi'nde toplam 8 gol kaydetmiştir.\nLibor Kozak 2 Eylül 2013'te Aston Villa'ya 7.000.000 Pound'a transfer olmuştur.\n\n\nRamazan Aydın\nRamazan Aydın Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nin (ÇOMÜ) 4. rektörüdür. 2 yıllık Rektör Vekilliği görevi ile birlikte ÇOMÜ'de 8 buçuk yıl Rektörlük makamında bulunmuştur.\nEylül 1998’de ÇOMÜ Rektörlüğü'ne atanan Prof. Dr. Ramazan Aydın Mart 1999'a kadar bu görevini sürdürmüştür. Ardından yeniden ÇOMÜ Rektörü olarak atanmış ve iki dönem bu görevi sürdürmüştür.\n\n\nKöçek (film)\nKöçek, başrollerinde Müjde Ar ve Mahmut Hekimoğlu'ın oynadığı yönetmenliğini ise Nejat Saydam'nın yaptığı 1975 yapımı Türk filmidir.\nBütün arkadaşları erkek olan ve erkek gibi yaşayan çift cinsiyetli Caniko (Müjde Ar), gündüzleri sokaklarda top koşturan bir mahalle çocuğu, geceleri ise para kazanmak için köçeklik yapmakta olan bir gençtir. Günün birinde serseriler tarafından kaçırılır ve tecavüze uğrar. Saldırganlar Caniko’nun çift cinsiyetli olduğunu görüp onu bıçaklarlar. Kan kaybeden Caniko acil olarak hastaneye kaldırılır ve orada ameliyat edilerek tam bir kadın olur. Kadınlığa alışması hiç de kolay olmayan Caniko, zaman içinde mahalleden arkadaşı olan ve kendisine ilgi duyan çapkın futbolcu Adnan (Mahmut Hekimoğlu)’a aşık olur. Müjde Ar’ ın Türk sinemasındaki ilk filmi.\n\n\nOrta Afrika Cumhuriyeti'ndeki ÅŸehirler listesi\nBu listede Afrika ülkesi Orta Afrika Cumhuriyeti 'nde bulunan şehirler listelenmiştir. Orta Afrika Cumhuriyeti'nin en yüksek kentsel yığışımına sahip yeri başkent Bangui bölgesidir. Bölgede 2003 verilerine göre 622.771 kişi yaşamaktadır. Bu sonuçlara göre ülke nüfusunun %20'si başkent ve çevresinde yaşamaktadır. Aşağıda belirtilen listede 8 Aralık 1975, 8 Aralık 1988 ve 8 Aralık 2003 tarihlerinde gerçekleştirilen resmî nüfus sayım sonuçları açıklanmış olup, listeye 2003 sonuçlarına göre nüfusu 6.000 ve üzeri olarak açıklanan şehirler dahil edilmiştir. Bu listede belirtilen nüfusa şehirlerin banliyöleri ilave edilmemiştir.\n\n\nTurhan Akarca\nTurhan Akarca (1922, İstanbul - 12 Ekim 2011, Kıyıkışlacık, Milas, Muğla), Türk siyasetçi.\nAnkara Üniversitesi Ziraat Fakültesi mezunudur. Çiftçilik, Milas Belediye Başkanlığı, TBMM X. ve XI. Dönem Muğla Milletvekilliği ve Ziraat Komisyonu Başkanlığı yapmıştır.\n\n\nEÅŸref Cengiz\nEşref Cengiz (d. 1936, Diyarbakır) - (ö. 15 Nisan 2012) Türk siyasetçi.\nİzmir Özel Makine Okulu mezunudur. Çiftçilik, Tüccarlık, TBMM 5.(XVI) Dönem Diyarbakır Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve on çocuk babasıdır.\n\n\nBimbo, Orta Afrika Cumhuriyeti\nBimbo, Afrika kıtasında bulunan Orta Afrika Cumhuriyeti devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin güney kesiminde Ombella-Mpoko Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 267.859 kişi yaşamaktadır. 2003 tarihinde gerçekleştirilen son resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 124.176 kişi yaşamaktaydı.\nBimbo, başkent Bangui'nin yaklaşık olarak 10 km güneybatısında bulunmakta olup, Demokratik Kongo Cumhuriyeti sınıra yakın bir konumdadır. Şehir, ülke genelinde başkentten sonra en yoğun nüfusun barındığı ikinci şehir konumundadır.\nŞehir bağlı olduğu Ombella-Mpoko Bölgesinin başkenti konumunu 1964'te özerk şehir statüsü verilen Bangui'den devralmış, ancak 1967'de bu görevi Boali şehrine devretmiştir. 1982 yılında yapılan yeni bir düzenleme ile Bimbo yeniden Ombella-Mpoko bölgesinin başkenti statüsüne kavuşmuştur.\n\n\nBahattin Karakoç\nBahattin Karakoç aşağıdaki anlamlara gelebilir:\n\n\nBahattin Karakoç (siyasetçi)\nBahattin Karakoç (d. 1933, Bismil, Diyarbakır) - (ö. 12 Kasım 1987) Türk siyasetçi.\nİstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Serbest Avukatlık, TBMM 4.(XV) ve 5.(XVI) Dönem Diyarbakır Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve üç çocuk babasıdır.\n\n\nBerbérati\nBerbérati, Afrika kıtasında bulunan Orta Afrika Cumhuriyeti devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin batı kesiminde Mambéré-Kadéï Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 108.620 kişi yaşamaktadır. 2003 tarihinde gerçekleştirilen son resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 76.918 kişi yaşamaktaydı.\nŞehir bağlı olduğu Mambéré-Kadéï Bölgesinin başkenti konumunda olup, Kamerun sınırına yakın bir konumda bulunmaktadır.\n\n\nPost\nPost ya da pösteki, koyun ve keçi gibi küçükbaş memeli hayvanların yün ve derisiyle birlikte tabaklanmış kürkü. Elde edildiği hayvana göre \"koyun postu, kuzu postu, keçi postu\" olarak adlandırılır.\nPost sözü Türkçeye Farsça پوست \"pōst\" kelimesinden geçmiştir.\nTüylü kalpak türü olan papaklar kuzu postundan yapılır. Dekoratif zemin yaygısı olarak da kullanılır.\n\n\nFikret Badazlı\nFikret Badazlı (d. 1940, Kaş, Antalya) - (ö. 27 Aralık 2010, Antalya), Türk siyasetçi.\nErkek Sanat Enstitüsü mezunudur. Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanlığı, TBMM XXII. Dönem Antalya Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve dört çocuk babasıdır.\n\n\nKaya Bengisu\nKaya Bengisu (d. 1923, Ödemiş, İzmir) - (ö. 5 Ekim 2007), Türk siyasetçi.\nİstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Serbest Avukatlık, Ödemiş Adli Müzaheret Şefliği, Ödemiş Halkevi Başkanlığı, Ödemiş Belediye Meclis Üyeliği, Ödemiş Fikir ve Sanat Kulübü Başkanvekilliği, Ödemiş Zeytinlik Gölcük Köyü Yol Yaptırma Dernek Başkanlığı, Gölcük Yaylası Turizm Derneği Başkanlığı, TBMM 4.(XV) ve 5.(XVI) Dönem İzmir Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve üç çocuk babasıdır.\n\n\nCarnot, Orta Afrika Cumhuriyeti\nCarnot, Afrika kıtasında bulunan Orta Afrika Cumhuriyeti devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin batı kesiminde Mambéré-Kadéï Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 55.483 kişi yaşamaktadır. 2003 tarihinde gerçekleştirilen son resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 45.421 kişi yaşamaktaydı.\nŞehir bağlı olduğu Mambéré-Kadéï bölgesinin başkenti Berbérati'den sonra en büyük ikinci şehri konumunda olup, Kamerun sınırına yakın bir noktada bulunmaktadır.\nŞehir ismini Fransız siyasetçisi olan ve Fransa'da Üçüncü Cumhuriyet döneminin dördüncü cumhurbaşkanı olarak 1887-1894 yılları arasında cumhurbaşkanı olarak görev yapan Sadi Carnot 'tan almaktadır.\n\n\nBambari\nBambari, Afrika kıtasında bulunan Orta Afrika Cumhuriyeti devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin orta kesiminde Ouaka Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 41.334 kişi yaşamaktadır. 2003 tarihinde gerçekleştirilen son resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 41.356 kişi yaşamaktaydı.\nŞehir bağlı olduğu Ouaka bölgesinin başkenti konumunda olup, Ouaka nehri kıyısında kurulmuş bir konumdadır.\n\n\nHendek\nHendek, özellikle kale, bina veya kenti çevreleyen geniş, derin ve genellikle suyla dolu tahkimattır. Bazı örneklerde su engeli olarak da daha karmaşık yapay göllere evrildiği görülmüştür. Modern dönemlerde hendek veya su engelleri artık önleyici etkileri kaybolduğundan görsel olarak tercih edilmeye başlanmıştır.\nBilinen en eski hendekler Mısır'daki kazılarda ortaya çıkmıştır. Antik Mısır'ın Nubiya bölgesindeki Buhen tahkimatı bunun örneklerindendir. Babil, Asur uygarlıklarında da hendek görülmüştür.\nOrta Çağ boyunca kalelerin etrafına açılan hendekler tahkimatı artırmak amacıyla kullanılmaya başlanılmıştır. Uygun koşullarda hendekler suyla doldurulurdu. Hendek sayesinde kuşatmada kullanılan silahların kale surlarına yaklaşmasına engel olunur. Ayrıca istihkamcıların yerin altından surlara yaklaşması da engellenmiş olur. Sonraki dönemde özellikle topçuluğun gelişmesiyle hendek yerine kale savunmasında ilave koruma sağlayan tabya ortaya çıkmıştır. Yıldız kale tasarımlı kalelerde hendekler kullanılmaya devam edilmiştir.\nGünümüzde Nijerya sınırları içindeki Benin kentinin savunma tahkimatında sur ve hendek kullanılmıştır.\nJaponya'da kalelerin etrafındaki su dolu hendekler yoğunlukla kullanılmıştır. Kentin merkezinde yer alan bu kaleler sayesindeki hendekler su yoluyla taşıma konusunda da kullanılmıştır. Hendekler Çin'deki Yasak Şehir, Hindistan'daki Vellore, Kamboçya'daki Angkor Vat ve Tayland'daki Chiang Mai'de hendek kullanılmıştır.\nAmerika kıtasında Mississipi kültüründe tahkim edilmiş köylerin dışına hendekler yapıldığı bilinmektedir. Bunun yanı sıra Mayalar Becan kentinde hendek kullanmıştır.\nHendekler günümüzde askeri tahkimat olarak kullanılmasa da modern tehlikelere göre hâlen engel olarak kullanılmaktadır. Bununla birlikte ortaya çıkan çeşitli ayaklanma ve çatışmalarda bir eylem türü veya savunma aracı olarak olarak zaman zaman kullanılır.\nABD'nni Güney Karolina eyaletinde Wylie Gölü üzerinde kurulu olan Catawba Nükleer Santralinin etrafı güvenlik amacıyla doğal gölün yanı sıra suni beton hendeklerle çevrilidir. Ayrıca çeşitli sınır bölgelerinde yasadışı geçişlerin engellenmesi için doğal engel olarak kullanılmaktadır.\nGünümüzdeki çok sayıda modern hayvanat bahçesi artık hayvanları kafeslerin yerine diğer tarafına geçilemez hendeklerle insanlardan ve birbirlerinden ayırmaktadır.\n\n\nBouar\nBouar, Afrika kıtasında bulunan Orta Afrika Cumhuriyeti devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin batı kesiminde Nana-Mambéré Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 38.921 kişi yaşamaktadır. 2003 tarihinde gerçekleştirilen son resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 40.353 kişi yaşamaktaydı.\nŞehir bağlı olduğu Nana-Mambéré bölgesinin başkenti konumunda olup, başkent Bangui'yi karayolu ile Kamerun'a bağlayan güzergâh üzerinde bulunmaktadır.\n\n\nBossangoa\nBossangoa, Afrika kıtasında bulunan Orta Afrika Cumhuriyeti devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin kuzeybatı kesiminde Ouham Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 38.530 kişi yaşamaktadır. 2003 tarihinde gerçekleştirilen son resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 36.478 kişi yaşamaktaydı.\nŞehir bağlı olduğu Ouham Bölgesinin başkenti konumunda olup, başkent Bangui'nin 303 km kuzeyinde bulunmaktadır.\n\n\nBria\nBria, Afrika kıtasında bulunan Orta Afrika Cumhuriyeti devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin kuzeydoğu kesiminde yer alan Haute-Kotto Bölgesi'nin batı ucu bölümünde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 44.185 kişi yaşamaktadır. 2003 tarihinde gerçekleştirilen son resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 35.204 kişi yaşamaktaydı.\nŞehir bağlı olduğu Haute-Kotto bölgesinin başkenti konumundadır.\n\n\nBangassou\nBangassou, Afrika kıtasında bulunan Orta Afrika Cumhuriyeti devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin güneydoğu kesiminde Mbomou Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 35.634 kişi yaşamaktadır. 2003 tarihinde gerçekleştirilen son resmî nüfus sayım sonuçlarına göre 31.553 kişi yaşamaktaydı.\nŞehir bağlı olduğu Mbomou Bölgesinin başkenti konumunda olup, eski dönemlerde bu bölgede kurulu olan Bang Assou Sultanlığı'nın başkent görevini üstlenmiştir.\nŞehir konum itibarıyla Demokratik Kongo Cumhuriyeti sınıra çok yakın bir yerleşim bölgesidir.\n\n\nNola, Orta Afrika Cumhuriyeti\nNola, Afrika kıtasında bulunan Orta Afrika Cumhuriyeti devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin güneybatı kesiminde Sangha-Mbaéré Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 43.020 kişi yaşamaktadır. 2003 tarihinde gerçekleştirilen son resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 29.181 kişi yaşamaktaydı.\nŞehir bağlı olduğu Sangha-Mbaéré bölgesinin başkenti konumunda olup, ülkenin güneybatı ucunda Kamerun ve Kongo Cumhuriyeti sınırlarına yakın bir konumda yer almaktadır.\n\n\nKaga-Bandoro\nKaga-Bandoro, Afrika kıtasında bulunan Orta Afrika Cumhuriyeti devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin kuzey kesiminde ülkenin iki ticaret bölgesinden biri olan Nana-Grébizi Ticaret Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 27.926 kişi yaşamaktadır. 2003 tarihinde gerçekleştirilen son resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 24.661 kişi yaşamaktaydı.\nŞehir bağlı olduğu Nana-Grébizi Ticaret Bölgesinin başkenti konumunda olup, ülkenin orta kesimine yakın bir konumda bulunmaktadır.\n\n\nSibut\nSibut, Afrika kıtasında bulunan Orta Afrika Cumhuriyeti devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin orta kesiminde Kémo Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 24.680 kişi yaşamaktadır. 2003 tarihinde gerçekleştirilen son resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 22.419 kişi yaşamaktaydı.\nŞehir bağlı olduğu Kémo Bölgesinin başkenti konumunda olup, başkent Bangui 'nin 188 km kuzeyinde bulunmaktadır.\n\n\nMbaiki\nMbaiki, Afrika kıtasında bulunan Orta Afrika Cumhuriyeti devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin güneybatı kesiminde Lobaye Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 25.406 kişi yaşamaktadır. 2003 tarihinde gerçekleştirilen son resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 22.166 kişi yaşamaktaydı.\nŞehir bağlı olduğu Lobaye Bölgesinin başkenti konumunda olup, Kongo Cumhuriyeti sınırına yakın bir konumda bulunmaktadır. Mbaiki'nin de bağlı bulunduğu Lobaye ülke içerisindeki sayıları gittikçe azalan Pigmeler'in yoğun olarak yaşadığı bir bölge konumundadır.\nMbaiki, o dönem için ülkenin batısında bulunan diğer şehirler olan Nola, Berbérati, Carnot ve Bouar yerleşim alanları ile birlikte Fas-Kongo Antlaşması ile 4 Kasım 1911 yılında Yeni Kamerun ile Alman Kamerunu sömürge sisteminin bir parçası haline gelse de, 1919 yılında gerçekleştirilen Versay Barış Antlaşması ile bölge tekrar Fransız Ekvatoral Afrikası'na bağlanmıştır.\n\n\nBozoum\nBozoum, Afrika kıtasında bulunan Orta Afrika Cumhuriyeti devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin kuzeybatı kesiminde Ouham-Pendé bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 22.380 kişi yaşamaktadır. 2003 tarihinde gerçekleştirilen son resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 20.665 kişi yaşamaktaydı.\nŞehir bağlı olduğu Ouham-Pendé bölgesinin başkenti konumundadır.\n\n\nPaoua\nPaoua, Afrika kıtasında bulunan Orta Afrika Cumhuriyeti devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin kuzeybatı kesiminde Ouham-Pendé Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 19.187 kişi yaşamaktadır. 2003 tarihinde gerçekleştirilen son resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 17.370 kişi yaşamaktaydı.\nŞehir bağlı olduğu Ouham-Pendé Bölgesinin bölge başkenti Bozoum'dan sonra en büyük ikinci şehri konumunda olup, Çad sınırına yakın bir konumda bulunmaktadır.\n\n\nBatangafo\nBatangafo, Afrika kıtasında bulunan Orta Afrika Cumhuriyeti devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin kuzey kesiminde Ouham Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 18.281 kişi yaşamaktadır. 2003 tarihinde gerçekleştirilen son resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 16.420 kişi yaşamaktaydı.\nŞehir bağlı olduğu Ouham Bölgesinin bölge başkenti Bossangoa'dan sonra en büyük ikinci şehri konumundadır.\n\n\nTrofeo Alfredo di Stéfano\nTrofeo Alfredo di Stéfano, İspanyol spor gazetesi Marca tarafından La Liga'da yılın futbolcusunu belirlemek için verilen bir ödüldür. Ödül efsanevi oyuncu Alfredo Di Stéfano'nun adını taşımaktadır. İlk ödül 2007-08 sezonunda verilmiştir.\n\n\nKabo\nKabo, Afrika kıtasında bulunan Orta Afrika Cumhuriyeti devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin kuzey kesiminde Ouham Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 19.372 kişi yaşamaktadır. 2003 tarihinde gerçekleştirilen son resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 16.279 kişi yaşamaktaydı.\nŞehir bağlı olduğu Ouham Bölgesinin en büyük üçüncü şehri konumunda olup, Çad sınırına çok yakın bir konumdadır.\n\n\nIppy\nIppy, Afrika kıtasında bulunan Orta Afrika Cumhuriyeti devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin orta kesiminde Ouaka Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 15.366 kişi yaşamaktadır. 2003 tarihinde gerçekleştirilen son resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 15.196 kişi yaşamaktaydı.\nŞehir bağlı olduğu Ouaka Bölgesinin bölge başkenti konumundadır.\n\n\nAlindao\nAlindao, Afrika kıtasında bulunan Orta Afrika Cumhuriyeti devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin güney kesiminde Basse-Kotto içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 18.281 kişi yaşamaktadır. 2003 tarihinde gerçekleştirilen son resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 16.420 kişi yaşamaktaydı.\nŞehir bağlı olduğu Basse-Kotto Bölgesinin en büyük şehri konumundadır.\n\n\nRachel Amanda\nRachel Amanda Aurora (d. 1 Ocak 1995, Cakarta), Endonezyalı oyuncu ve şarkıcı.\n\n\nYaloké\nYaloké, Afrika kıtasında bulunan Orta Afrika Cumhuriyeti devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin kuzey kesiminde Ombella-M'Poko Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 20.351 kişi yaşamaktadır. 2003 tarihinde gerçekleştirilen son resmî nüfus sayım sonuçlarına göre 13.608 kişi yaşamaktaydı.\nŞehir bağlı olduğu Ombella-M'Poko Bölgesinin bölge başkenti Bimbo'dan sonra en büyük ikinci şehri konumundadır.\n\n\nNdélé\nNdélé, Afrika kıtasında bulunan Orta Afrika Cumhuriyeti devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin kuzey kesiminde Bamingui-Bangoran Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 13.704 kişi yaşamaktadır. 2003 tarihinde gerçekleştirilen son resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 10.850 kişi yaşamaktaydı.\nŞehir bağlı olduğu Bamingui-Bangoran Bölgesinin bölge başkenti konumundadır.\n\n\nObo, Orta Afrika Cumhuriyeti\nObo, Afrika kıtasında bulunan Orta Afrika Cumhuriyeti devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin kuzey kesiminde Haut-Mbomou Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 10.036 kişi yaşamaktadır. 2003 tarihinde gerçekleştirilen son resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 7.187 kişi yaşamaktaydı.\nŞehir bağlı olduğu Haut-Mbomou Bölgesinin bölge başkenti konumunda olup, ülkenin en güneydoğu ucunda Demokratik Kongo Cumhuriyeti sınırına yakın bir yerleşim bölgesidir.\n\n\nOmega Eridani\nOmega Eridani (ω Eri), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 235 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızdır. Tayf sınıfı F4III+ olan beyaz dev yıldızın görünen parlaklığı +4,40 kadirdir.\nGökada içinde Güneş'e göre 13,5 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 24.000 ile 45.000 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nBirao\nBirao, Afrika kıtasında bulunan Orta Afrika Cumhuriyeti devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin kuzey kesiminde Vakaga Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 8.405 kişi yaşamaktadır. 2003 tarihinde gerçekleştirilen son resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 6.019 kişi yaşamaktaydı.\nŞehir bağlı olduğu Vakaga Bölgesinin bölge başkenti konumunda olup, ülkenin en kuzeyindeki büyük yerleşim yerini oluşturmaktadır. Şehir Çad ve Sudan sınırlarına yakın bir konumda bulunmaktadır.\n\n\nBollywood Film Ödülleri – Eleştirmenler Ödülü (erkek)\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Eleştirmenler Ödülü (erkek), 1999-2007 yılları arasında Long Island’da düzenlenen Bollywood Film Ödülleri'ni kazanan erkek oyuncuların listesidir.\n\n\nMobaye\nMobaye, Afrika kıtasında bulunan Orta Afrika Cumhuriyeti devletinde bir şehirdir.\nŞehir ülkenin güney kesiminde Basse-Kotto Bölgesi içerisinde yer alan bir yerleşim yeridir. Şehirde 2013 tahmini nüfus verilerine göre 8.367 kişi yaşamaktadır. 2003 tarihinde gerçekleştirilen son resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 7.176 kişi yaşamaktaydı.\nŞehir bağlı olduğu Basse-Kotto Bölgesinin bölge başkenti konumunda olup, Ubangi nehri kıyısında Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ne sınır bir yerleşim bölgesidir.\n\n\nBollywood Film Ödülleri – En Sansasyonel Oyuncu (kadın)\nBollywood Film Ödülleri – En Sansasyonel Oyuncu (kadın), 1999-2007 yılları arasında Long Island’da düzenlenen Bollywood Film Ödülleri'ni kazanan kadın oyuncuların listesidir.\n\n\nBollywood Film Ödülleri – En Sansasyonel Oyuncu (erkek)\nBollywood Film Ödülleri – En Sansasyonel Oyuncu (erkek), 1999-2007 yılları arasında Long Island’da düzenlenen Bollywood Film Ödülleri'ni kazanan erkek oyuncuların listesidir.\n\n\nÒ¦\nҦ (büyük) ҧ (küçük), Abhazcanın yazımında kullanılan Kiril alfabesinde yer alan bir harftir. Türkçedeki \"p\" harfinin sesine yakın bir ses olan /pʰ/'yi temsil etmektedir.\n\n\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Şarkı Sözü Yazarı\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Şarkı Sözü Yazarı, 1999-2007 yılları arasında Long Island’da düzenlenen Bollywood Film Ödülleri'ni kazanan şarkı sözü yazarlarının listesidir.\n\n\nF Eridani\nf Eridani (f Eri / f Eridani) Bayer belirtmesi, Irmak takımyıldızı içindeki iki yıldızı belirtmektedir:\n\n\nาด\nҴ (büyük) ҵ (küçük), Abhazcanın yazımında kullanılan Kiril alfabesinde yer alan bir harftir. Türkçedeki \"ts\" harfinin sesine yakın bir ses olan /tsʼ/'yi temsil etmektedir.\n\n\nSovyet pasaportu\nSovyet pasaportu SSCB vatandaşıları için Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği yasaları üzerine verilen bir kimlik belgesidir.\nKimlik belgesi olan Sovyet pasaportu, genel amaçları adı, doğum tarihi, cinsiyet, doğum yeri, milliyet ve vatandaşlık vb bilgilerin yanı sıra, pasaport sahibinin fotoğrafını içerir.\nSovyetler Birliği'nin pasaport sistemi, tarihi boyunca bir dizi dönüşümler geçirdi. Sovyetler Birliği vatandaşı olarak on altı veya daha büyük bir yaşta ise, iç pasaport var olması gerekmekteydi. Buna ek olarak, (заграничный паспорт, загранпаспорт, zagranpasport, genellikle kafa karıştırıcı \"yabancı pasaport\" olarak) seyahat yurt dışına çıkış için bir pasaport gerekliydi. Sıradan bir \"SSCB zagranpasport\" adıyla bilinen bir, bir kamu hizmeti pasaportu (служебный паспорт, sluzhebny pasport), bir diplomatik pasaport ve bir denizci pasaportu gibi yurt dışında çeşitleri vardı.\nİç pasaport, Sovyet cumhuriyetlerinin MVDs yerel ofislerinde \"pasaport büroları\" (паспортный стол, pasportny stol) tarafından verilmekteydi.\n\n\nÓ¶\nӶӷ (küçük), Abhazcanın yazımında kullanılan Kiril alfabesinde yer alan bir harftir. Türkçedeki \"ğ\" harfinin sesine yakın bir ses olan /ɣ ~ ʁ/'yi temsil etmektedir. Ӷ hırıltılı bir G sesidir (Ģ). “Yumuşak-G” (Ğ) harfine benzer ama sert ve hırıltılıdır. Almanların gırtlaktan çıkan R harfinin taşıdığı ses değerine benzer (Ř). Arapçadaki Gayın (غ) harfidir. Batı Anadolu Türkçesinde Ğ sesine dönüşmüştür, ancak Türkiye’nin doğu bölgelerinde yaygındır. Örneğin: \"Doģan (Doğan)\". Buradaki Ğ hırıltılı olarak söylenir. Bu nedenle Yumuşak Ğ harfinini aksine Arapçada kelime başında da yer alabilir. Mesela: \"Ģayb (Gayb)\"... Bazı dillerde, örneğin Gagavuzca ve Kırgızca’da Ğ harfi sesli harflerin art arda iki kere yazılmasıyla -gizli olarak- elde edilir. Örneğin: \"Uur (Uğur)\". Uniform Türk Alfabesinde \"Ƣ\" olarak yer alır.\n\n\nAteş Mehmet Paşa\nAteş Mehmet Paşa veya Ateş Mehmet Salih Paşa (ö. 31 Aralık 1866) Osmanlı denizcisi. 1863-1865 döneminde kaptan-ı derya görevi yapmıştır.\nTrabzon doğumludur. Çekirdekten kalyoncu denizci olarak Tersane-i Amire'de yetişmiştir. Cesareti dolayısıyla \"Ateş\" lakabı verilmiştir. Kırım Savaşı sırasında Osmanlı donanmasının en büyük kalyonu olan Mahmudiye'nin süvari kaptanı olarak görev yapmıştır. Bu savașta bu gemi büyük yararlıklar göstermiştir ve gemi \"Gazi\" unvanı ile şereflendirilmiştir. Sonra Ateş Mehmet Paşa Osmanlı donanmasında çeşitli amiralliklere karşıt gelen rütbelerinden olan riyale, patrona ve kapudâne-i humâyûn rütbelerine terfi etmiştir. İngiltere'den Osmanlı donanması zırhlı istimli harp gemileri sipariş edildiğinde, bu gemilerin yapılmasında ve teslim alınmasında hazır bulunmak üzere Londra'ya gönderilmiştir.\nİngiltere'de iken 19 Ocak 1863'de davetle İstanbul'a çağrılmış ve kaptan-ı derya görevine tayin edilmiş ve vezirlik rütbesi ile de şereflendirilmiştir. Aynı yıl Sultan Abdülaziz'in Mısır seyahatine katılmıştır. Bu görevde iken tersanede haylice ıslahat yapmıştır. yakından ilgilenmesi ile Osmanlı donanmasını dünyadaki en büyük donanmalar arasında olmasına çaba vermiştir. Hacı Vesim Paşa'nın 1865'te kaptan-ı deryalığa getirilmesi ile görevinden ayrılmıştır.\nAteş Mehmet Paşa 31 Aralık 1866'da hastalanmış ve birkaç gün sonra da vefat etmiştir. Kılıç Ali Paşa türbesinin bahçesine defnedilmiştir. Ateş Mehmet Paşa'nın kırılmış kalyon direği ve parçalanmış yelken tasvirli mezarı Osmanlı dönemi mezar taşı tipolojisi bakımından nadir örneklerdendir.\nSicill-i Osmani onu şöyle değerlendirmiştir\nYiğit, cömert, sert, tedbirli, tersanede hizmete kadirdi.\n\n\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Müzik Direktörü\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Müzik Direktörü, 1999-2007 yılları arasında Long Island’da düzenlenen Bollywood Film Ödülleri'ni kazanan müzik direktörlerinin listesidir.\n\n\nÒ¬\nҬ (büyük) ҭ (küçük), Abhazcanın yazımında kullanılan Kiril alfabesinde yer alan bir harftir. Türkçedeki \"t\" harfinin sesine yakın bir ses olan /tʰ/'yi temsil etmektedir.\n\n\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Kadın Şarkıcı\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Kadın Şarkıcı, 1999-2007 yılları arasında Long Island’da düzenlenen Bollywood Film Ödülleri'ni kazanan kadın şarkıcıların listesidir.\n\n\nӠ\nӠ (büyük) ӡ (küçük), Abhazcanın yazımında kullanılan Kiril alfabesinde yer alan bir harftir. Türkçedeki \"dz\" harfinin sesine yakın bir ses olan /dz/'yi temsil etmektedir.\nAyrıca, ses olarak Macarcada ve Bulgarcada yer alır. Türkçede bulunmayan sert bir D harfidir. DZ (ʣ: D+Z) olarak da seslendirilir. Slav dillerinde, ayrıca Kiril alfabesini kullanan bazı dillerde J harfinin türevi olan bir sestir. Gagavuzların da kullandığı Moldova alfabesinde (ve birebir aynı olan Rumen alfabesinde) resmi olmayan harfler arasındadır. Bu dillerdeki eski metinlerde birebir Noktalı D biçimiyle rastlanır (Ḑ). Boşnakçadaki Slav kökenli kelimelerde yer alır. Günümüzde ise genelde bu harfin arkasından gelen bir Z ile birlikte kullanılır. Örneğin Macarcadaki \"Bodza\" (Boḑa: Mürver Meyvesi).\nBazı alfabelerde ise Arapçadakinden biraz daha farklı olan ama yakın kaynaklardan çıkan bir DZ sesini göstermek için ڏ harfi kullanılmıştır. Belarus'da yaşayan Lipka Tatarlarının alfabesinde ise bu sesi tam olarak karşılamak için şeklinde bir harf üretilmiştir.\n\n\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Erkek Şarkıcı\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Erkek Şarkıcı, 1999-2007 yılları arasında Long Island’da düzenlenen Bollywood Film Ödülleri'ni kazanan erkek şarkıcıların listesidir.\n\nҞ\nҞ (büyük) ҟ (küçük), Abhazcanın yazımında kullanılan Kiril alfabesinde yer alan bir harftir. Türkçedeki kalın \"k\" harfinin sesine yakın bir ses olan /qʼ/'yi temsil etmektedir.\n\n\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Kostüm Tasarımı\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Kostüm Tasarımı, 1999-2007 yılları arasında Long Island’da düzenlenen Bollywood Film Ödülleri'ni kazanan kostük tasarımcılarının listesidir.\n\n\nG Eridani\ng Eridani (g Eri), HD 24160, Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 210 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızdır. Tayf sınıfı G9III olan sarı dev yıldızın görünen parlaklığı +4,17 kadirdir.\nGökada içinde Güneş'e göre 22,7 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 22.600 ile 36.100 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Koreografi\nBollywood Film Ödülleri – En İyi En İyi Koreografi, 1999-2007 yılları arasında Long Island’da düzenlenen Bollywood Film Ödülleri'ni kazanan koreografların listesidir.\n\n\nาพ\nҾ (büyük) ҿ (küçük), Abhazcanın yazımında kullanılan Kiril alfabesinde yer alan bir harftir. Türkçedeki kalın \"ts\" harfinin sesine yakın bir ses olan /ʈ͡ʂʼ/'yi temsil etmektedir.\n\n\nÒ¼\nҼ (büyük) ҽ (küçük), Abhazcanın yazımında kullanılan Kiril alfabesinde yer alan bir harftir. Türkçedeki kalın \"ts\" harfinin sesine yakın bir ses olan /tʂ/'yi temsil etmektedir.\n\n\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Hikâye\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Hikâye, 1999-2007 yılları arasında Long Island’da düzenlenen Bollywood Film Ödülleri'ni kazanan hikâye yazarlarının listesidir.\n\n\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Diyalog\nBollywood Film Ödülleri – En İyi Diyalog, 1999-2007 yılları arasında Long Island’da düzenlenen Bollywood Film Ödülleri'ni kazanan diyalog yazarlarının listesidir.\n\n\nH Eridani\nh Eridani (h Eri), HD 23319, Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 184 ışık yılı uzaklıkta bulunan çift yıldızdır. Birincil bileşeni, tayf sınıfı K2.5III olan turuncu dev yıldızın görünen parlaklığı +4,59 kadirdir.\nGökada içinde Güneş'e göre 32,5 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 22.300 ile 37.200 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nYabancı Dilde En İyi Film Altın Küre Ödülü\nEn İyi Yabancı Dilde Film Altın Küre Ödülü, ABD menşeli film ödül töreni olan Altın Küre Ödülleri'nden birisidir.\n1986 yılına kadar En İyi Yabancı Film Altın Küre Ödülü olarak verilmekteydi ve bu nedenle ABD kaynaklı olmayan herhangi bir film bu ödülü alabiliyordu. 1987 yılından sonra ise ismi En İyi Yabancı Dilde Film Altın Küre Ödülü olarak değiştirilmiştir. Bu değişiklik ile ABD kaynaklı olmayan İngilizce filmler En İyi Film ödülüne aday gösterilebilir hale geldi.\n1965-1972: En İyi Yabancı Film – Yabancı Dilde Film\n1973-1985: En İyi Yabancı Film\n1986–günümüz: En İyi Yabancı Dilde Film \n\n\nBlut und Boden\nBlut und Boden (Türkçe: Kan ve Toprak), insanların yaşadıkları topraklara bağlılık duyması fikrine dayalı, köylülüğe vurgu yapan bir nasyonal sosyalizm öğretisidir. İlk olarak 19. yüzyılda Alman millî romantizmini geliştirmek amacıyla ortaya çıkmıştır. 20. yüzyılın ilk yarısında ise Alman nasyonal sosyalistlerin ırkçı prensiplerinden biri olmuştur.\nKan ve Toprak öğretisine göre köylülük, insanlığın yaşam kaynağıdır. Kentsel nüfusun aksine, köy hayatını yaşayan bir çiftçi, üreten sınıf olarak, yeniden doğacak milletin ve ırkın dayanak noktası olacaktır. Aynı kan bağına sahip bir toplum, mevcudiyetini koruyabilmek için sahip olduğu toprakları korumak zorundadır. Eğer halkın sahip olduğu topraklar, dolayısıyla bir ulusun yaşamını sürdürdüğü ülke, başka bir ulusun saldırısına uğrarsa kendisini savunabilir. Bunun yanında, ortak bir kan bağına sahip toplumun ülke sınırlarını genişletmesi, düşmanlarını defetmesi meşrudur. Almanya'nın nasyonal sosyalizm döneminde Kan ve Toprak öğretisi, bir yayılma politikasına dönüştürülerek \"Lebensraum\"un da dayanak noktası olmuştur.\n\n\nİngiliz Mustafa Paşa\nİngiliz Mustafa Paşa (o. 1 Ekim 1870) Osmanlı denizcisi. Uzun yıllar bahriye reisliği ve 1863 yılında 20 gün kadar kaptan-ı derya görevi yapmıştır.\nTersane-i amire'de yetişmiştir. Bu eğitimi sırasında gayet iyi İngilizce öğrenmiştir. Bu nedenle kendine lakab olarak \"İngiliz\" denilmiştir. Donanma içinde rütbelerde ilerleyerek liva, ferik ve sonra bahriye reisi olmuştur. Yıllarca Bahriye Reis-i görevini ifa etmiştir.\n1 Ocak 1863'de kaptan-ı derya görevi verilmiştir. Fakat bu görevde 20 gün bile kalmadan Londra'da bulunan Ateş Mehmet Paşa davetle İstanbul'a çağrılmış ve 19 Ocak 1863'de İngiliz Mustafa Paşa görevini ona devretmiştir. 1867'de kumanda meclis reisliğine tayin edilmiștir. Fakat az bir müddet sonra bu görevden de ayrılmıştır.\n1 Ekim 1870'te vefat etmiştir. Mezarı Aşıkpaşa'da Seyyid Velayet Türbesi bahçesindedir.\nSicill-i Osmani onu şöyle değerlendirir\nİffetli, köse ve orta boylu olup doğru ve ehliyetliydi. \n\n\nKassem G\nKassem Gharaibeh, (Kassem G olarak da bilinir) Amerikan komedyen ve aktördür, internet üzerinden yayınladığı videolarıyla ünlüdür. YouTube kanalı, \"Kassem G\", yüzlerce videoyu barındırır, özellikle \"California On\" ve \"Going Deep\" video serileri bu videolardan en çok bilinenleridir. Nisan 2013 itibarı ile \"KassemG\"nin 2.2 milyondan fazla abonesi vardır, videoları 345 milyon kez izlenmiştir, ve ikinci kanalı, \"KassemGtwo\"nun, yarım milyonun üzerinde abonesi vardır.\nKassem G, Ürdün'de doğmuştur, babası Ürdünlü, annesi ise Mısırlıdır. Çok küçük yaşta Amerika'ya taşınmıştır.\nKassem G, yapımcı Maker Studios ile tanışana kadar hafta sonları mizah gösterisi yapıyordu. Shay Butler ve Lisa Donovan ona, nasıl YouTube videoları yapılacağı hakkında yardım ettiler ve bu sayede abonelerinin sayısında büyük bir artış oldu. 2009'da Kassem G yardımcı kurucu olarak, Butler ve Donovan ile birlikte Maker Studios'u kurdular.\n2011'in Haziran ayında ve 2012'nin Ocak ayında Ray William Johnson tarafından yapılan \"Equals Three\" serisini geçici bir süreliğine kendi YouTube kanalında yayınladı.\n\n\n14. IIFA Ödülleri\n14. IIFA Ödülleri, Uluslararası Hindistan Film Akademisi Ödülleri'nin 14.südür.\n\n\n53 Eridani\n53 Eridani (53 Eri), Irmak takımyıldızı içinde yer alan ve yaklaşık olarak 110 ışık yılı uzaklıkta bulunan çift yıldızdır. Birincil bileşeni, tayf sınıfı K1III olan turuncu dev yıldızdır ve görünen parlaklığı +4,1 kadirdir. Çift yıldız olduğu Gerard Kuiper tarafından tespit edilmiştir. Geleneksel adı Sceptrum (Latince \"scepter\") olan sistem, yaklaşık olarak 77 yıllık bir yörünge süresine sahiptir.\nGökada içinde Güneş'e göre 50,7 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 20.100 ile 24.300 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.\n\n\nShake It Off (Taylor Swift şarkısı)\n\"Shake It Off\" Amerikalı şarkıcı-söz yazarı Taylor Swift'in yayınlanan beşinci stüdyo albümü \"1989\" için yazılan bir şarkıdır. Swift, Martin ve Shellback tarafından yazılan şarkı, uptempo pop türündedir ve Swift'in önceki country müziğinden uzaklaşma belirtileri gösterir. \"Shake It Off\"\"\" albümde 6.sırada yer alır ve albümün çıkış parçasıdır. Şarkı, 18 Ağustos 2014'te Yahoo!'nun canlı oturumu sırasında yayınlanmıştır, müzik videosu da aynı gün sunulmuştur. Birkaç saat sonrasında şarkı dijital indirilmeye başlanmıştır.\n\"\"\"Shake It Off'\"\"' 6 Eylül 2014'te \"Billboard\" Hot 100 listesine 1 numaradan giriş yaptı, Swift'in ABD'de ikinci 1 numara single'ı oldu ve listenin tarihinde listeye 1 numara giren 22. şarkı oldu. Şarkı 2015 People's Choice Ödülleri'nde \"Favori Şarkı\"\"\" ödülünü kazandı, ayrıca 2015 Grammy Ödülleri'nde \"Yılın Şarkısı\"\"\", \"Yılın Kaydı\" ve \"En İyi Pop Solo Performans\" kategorilerine aday oldu.\nŞarkı eleştirmenlerden farklı yorumlar aldı. Lipshutz \"Swift neden popun kraliçe arılarından biri olduğunu kanıtlıyor: Tahmin edebileceğiniz üzere, başarılı olacağı kesin bir hit gibi geliyor kulağa.\" demiştir. The 405'ten Tarynn Law şarkıyı övdü ve akılda kalıcı şeklinde karakterlendirdi. Halperin şarkıya pozitif yorumlarda bulundu. The Daily Telegraph'tan Alice Vincent da şarkıya pozitif yorumlar verdi, \"akılda kalıcı, neşeli bir parça\" şeklinde nitelendirdi. The Guardian'dan Molly Fitzpatrick de şarkıyı akılda kalıcı buldu ama Swift'in yazma yeteneğini göstermediğini belirtti.\nThe Daily Beast için yazan Kevin Fallon, \"onun bu yöndeki yeni kariyeri ne yazık ki iç karartıcı.\" dedi, ancak \"Shake It Off' harika bir pop şarkısı\" diye bir itirafta bulundu. \"En azından müzikal olarak Swift'in yaptığı ilgi çekici bir şarkı ve bu kişisel değil, en azından Taylor Swift'ten beklediğimiz bir şarkı gibi değil\" gibi yorumlarda da bulundu. Fallon Swift'in pop müziğe geçişi hakkında onun sesinin kullanılmadığını hissettiğini söyleyerek eleştirdi. The Village Voice, yıllık Pazz & Jop anketinde \"Shake It Off'u, yine bir Swift single'ı olan \"Blank Space\" parçasından sonra gelerek 2014'ün en iyi 4.şarkısı seçti.\nŞarkı Billboard Radio Songs listesine tüm biçimlerde 29 milyon dinlenmeyle 45 numaradan girdi. Mainstream Top 40 listesine Mariah Carey'nin \"Dreamlover\" (1993) şarkısıyla birlikte yüksek giriş yapan şarkı olarak 12 numaradan girdi. \"Shake It Off\" burada onun 2008'deki hit country \"Love Story\" şarkısı ve 2013'te 7 hafta üst üste zirvede kalan \"I Knew You Were Trouble\" single'ından sonra üçüncü 1 numarası oldu. Billboard Adult Top 40 listesine listeye en yüksek numarayla giriş yapan şarkı olarak 9 numaradan girdi. Buradaki 6. haftasında \"I Knew You Were Trouble\" şarkısından sonra Swift'in ikinci 1 numarası oldu, ve Celine Dion'un \"Because You Loved Me\" şarkısıyla birlikte en kısa sürede 1 numara olan şarkı oldu. Country Airplay listesinde şarkı listeye 58 numaradan girdi, ancak sadece iki ülkede şarkı 4 kereden fazla çalındı. Şarkı listede sadece 1 hafta kaldı. Radio Songs listesinde şarkı Swift'in üçüncü 1 numarası oldu, 2013 hiti \"I Knew You Were Trouble\"dan sonra. \"Shake It Off\", art arda olmayan 4 hafta boyunca listede 1 numara kaldı.\n\"\"\"Shake It Off\" Billboard Hot 100'e 1 numaradan girdi, bu listede bunu yapan 22. şarkı oldu. İlk hafta dijital satışlarından 544,000 kopya sattı, böylece 2014'te ilk hafta satışlarında en fazla, tüm zamanlarda ise 5. en fazla satan şarkı oldu, Adele'den \"Hello\" 1, Flo Rida'dan \"\"Right Round\"\" 2, Swift'ten \"We Are Never Ever Getting Back Together\" 3, Katy Perry'den \"Roar\"\"\" 4. sırada yer aldı. Bu hafta boyunca, \"Shake It Off\" ayrıca 18.4 milyon satış elde topladı ve 71 milyon 'airplay' dinleyiciye ulaştı. Şarkı ikinci haftasında 355,000 kopya sattı ve bir numarada kaldı. Ardından \"Shake It Off\", Meghan Trainor'un \"All About That Bass\" şarkısının 1 numara olmasıyla listede ikinci sıraya düştü ve 8 ardışık hafta boyunca 2 numarada kaldı, ancak 15 Kasım 2014'te 1989 yayınlandıktan ve listeye 1 numaradan giriş yaptıktan sonra \"Shake It Off\" yeniden 1 numaraya yükseldi. Toplamda \"Shake It Off\", Billboard Hot 100 listesinde 4 ardışık olmayan hafta boyunca 1 numarada, 24 ardışık olmayan hafta boyunca top 10'da kaldı, böylece \"Shake It Off\", Swift'in top 10'da en uzun süre kalan şarkısı oldu. 1989'un ikinci single'ı olarak yayınlanan \"Blank Space\"\"\", \"Shake It Off\"un yerini aldı ve 1 numara oldu, bu durum Swift'i Hot 100 listesinin 56 yıllık tarihi boyunca listenin zirvesini değiştiren şarkının kendi şarkısı olan ilk kadın sanatçı yaptı. \"Shake It Off\", 2014 Billboard Year End Listesi'nde 13. sırada yer aldı. Şarkı, ABD'de 3.43 milyon kopyayla 2014'ün en çok satan 8. şarkısı oldu, Ağustos 2015'le beraber bu rakam 4,000,000 kopyaya ulaştı. Şarkı, 15 Eylül 2015'te Amerika Kayıt Endüstrisi Birliği (RIAA) tarafından 8× platin sertifikaya sahip oldu. Kuzey Amerika, Kanada'da ilk haftasında 48,000 kopya ile \"Shake It Off\", \"We Are Never Ever Getting Back Together\"dan sonra gelerek Swift'in üçüncü 1 numarası oldu, böylece bu listeye 1 numaradan giren single sayılarında Eminem ve Katy Perry'le eşitlendi. Yıl sonunda şarkı Kanada'da 341,000 kopya sattı.\nŞarkı ayrıca Avrupa'da da büyük başarılar elde etti. 30 Ağustos 2014'te, Birleşik Krallık'ta \"Shake It Off\" Swift'in top 10'a 4 numaradan giren 6. şarkısı oldu. 9 hafta sonra \"Shake It Off\", 2 numaraya yükseldi, böylece \"Love Story\" ve \"I Knew You Were Trouble\" ile birlikte ülkede ulaşabildiği en yüksek zirve numarasına yeniden ulaştı. Ayrıca bu, 1989'dan en yüksek numaraya ulaşan şarkı oldu. 20 Kasım 2014 tarihine şarkı 570,000 kopya sattı, ve Birleşik Krallık'ın 2014'te en çok satan 11. şarkısı oldu. Kasım 2015'e göre ise ülkede 881,000 kopya sattı. İrlanda'da şarkı listeye 14 numaradan girdikten sonra ikinci haftasında 3 numaraya atladı, böylece şarkı Swift'in beşinci top 10'a giren şarkısı oldu. Fransa'da \"Shake It Off\"\"\" 6 numarada zirve numarasına ulaştı ve ülkedeki ilk top 10'una ulaştı.\nAvustralya'da Australian Singles Chart'a 5 numaradan girdi ve haftanın listeye en yüksek giren şarkısı oldu, ikinci haftasında ise 1 numaraya yükseldi, \"Love Story\"den sonra Swift'in ikinci single'ı bu listede 1 numaraya ulaştı. \"Shake It Off\" 1 numara olarak 3 hafta listede kaldı, \"Love Story\"den beri Avustralya'da harcadığı süre en fazla olan şarkı oldu. Şarkı Australian Recording Industry Association (ARIA) tarafından 350,000 satışıyla beraber 5× sertifikaya sahip oldu. Yeni Zelanda'da listeye haftanın en yüksek girişli şarkısı olarak 2 numaradan girdi ve ikinci haftasında 1 numaraya yükseldi, böylece \"Shake It Off\" 2012 hiti \"We Are Never Ever Getting Back Together\"dan sonra ikinci bir numara olan single'ı oldu. Beşinci haftasında şarkı ardışık olmayan 2 hafta boyunca 1 numarada kaldı, New Zealand Singles Chart'ta \"We Are Never Ever Getting Back Together\"dan beri harcadığı en uzun süre oldu.\nVideo Mark Romanek tarafından yönetildi ve şarkının yayınlandığı günle aynı olarak 18 Ağustos 2014'te yayınlandı. Çekimler 3 gün sürdü ve video Haziran 2014'te, Van Nuys, Kaliforniya'da film edildi. Swift, bu videoda birçok farklı rolde yer aldı. Genellikle yeteneksiz ve sakar kızı oynadı. 9 farklı kostümle videoda yer alan Swift, klibin en sonunda siyah üstü, pantolon-taytı ve ayakkabılarıyla hayranlarıyla birlikte dans etti.\n\"Shake It Off'\", Youtube'da 1.51 milyar izlenmeye ulaştı ve böylece sitede en çok izlenen 7. video oldu. Ayrıca Youtube'da en çok izlenen videoların top 40'ında 3 videosu birden bulunan sanatçılar sadece Swift ve Justin Bieber'dır.\n\n\nPete Waterman Entertainment\nPete Waterman Entertainment (PWE), Pete Waterman'ın sahibi olduğu müzik yapım şirketi. İlk adı PWL (Pete Waterman Limited) olan şirket, yapımcılar Stock Aitken Waterman tarafından kullanıldı.\n\n\nLophotibis cristata\nLophotibis cristata Threskiornithidae familyasında yer alan monotipik kuş cinsi Lophotibis içinde sınıflandırılan tek kuş türüdür. İki alt türü de Madagaskar'a endemiktir ve buradaki ormanlık alanlarda yaşar.\nMonotipik \"Lophotibis\" cinsinin tek türü olan \"Lophotibis cristata\" türünün üç alt türü tanınmaktadır:\nYaklaşık 50 cm boyunda orta büyüklükte bir kuştur. Gövde tüyleri kahverengi ve siyah-kahverengidir. Kanadının yarısı beyaz renklidir. Kafası siyah renkli ve yeşilimsi parlak tüylere sahiptir. Ensesinde beyaz renkli sorguç türü uzun tüyler vardır. Göz çevresindeki tüysüz deri ve bacaklar kırmızı, gaga sarı renklidir.\nBöcekler, örümcekler, kurbağalar, sürüngenler, salyangozlar ve diğer omurgasızlarla beslenir. Avlanırken çiftler ya da küçük gruplar hâlinde bulunurlar. Ağaçlara çalı çırpıdan oluşmuş yuvalar kurarlar. Dişiler genellikle iki ila üç yumurta yumurtlar. Üreme mevsimleri eylül ile ocak ayları arasındaki yağmurlu dönemdir.\n\n\nTheristicus caerulescens\nTheristicus caerulescens Threskiornithidae familyasında yer alan bir aynak türüdür.\nBoyu 71 ila 76 cm. arasındadır. Tüyleri gri-siyah renklidir ve ışığın durumuna göre mavimsi parlaklık görümür. Ensesinde ve boynunun arkasında uzun tüyler bulunur. Alnında ince beyaz bir çizgi vardır. Gagası koyu gri, ayakları kırmızıdır.\nGüney Amerika'da Brezilya'nın ortasından güney ve güneydoğuya, Bolivya'nın doğusu ve kuzeyi, Paraguay, Uruguay ve Arjantin'in kuzeyinde bulunurlar. Görece yaygın olan bir kuştur ve Pantanal'da kolaylıkla izlenebilir. Otlaklarda, savanlarda ve bataklıklarda yaşar.\nBöcekler, larvalar, salyangozlar ve nadiren de küçük amfibilerle beslenirler. Koloni hâlinde yuva yapmazlar. Yuvalar 8 ila 20 m. uzunluğunda yüksek ağaçların tepesinde ve genellikle su kenarındadır. Yuvaları çalı çırpı ile birlikte ot ve yapraklardan oluşur. Dişiler iki ila üç yumurta yumurtlar ve kuluçka süreleri 28 gündür.\n\n\nTheristicus caudatus\nTheristicus caudatus Threskiornithidae familyasında yer alan bir aynak türüdür. Oldukça büyük bir aynak olan bu kuş Güney Amerika'nın doğusu ve kuzeyinde açık alanlarda bulunur.\nDaha önceleri benzer \"Theristicus melanopis\" türü bu türün bir alt türü olarak kabul edilmekteydi. Ancak bu tür hemen hemen tamamen Güney Amerika'nın daha serin kısımlarında bulunur, göğsünün alt kısmı koyu gri değil ten rengidir ve kanatlarında beyaz renkli kısımlar bulunmaz. İki alt türü vardır:\nBoyu yaklaşık 75 cm'dir. Boynu ten rengi, karnı ve uçuş tüyleri siyah renklidir. Kanatlarında büyük beyaz bir kısım bulunur. Uçarken görece kısa bacakları kuyruğun arkasına geçmez. Gagası ve gözlerin etrafındaki tüysüz deri siyahımsıdır. Ayakları ise kırmızı renklidir.\nTarlalar, bataklıklar, savanlar ve otlaklar gibi çeşitli açık alanlarda yaşarlar. İki ana popülasyonu vardır. \"Th. c. caudatus\" Güney Amerika'nın kuzeyinde ve ortasında Kolombiya, Venezuela, Guyana ve Brezilya'da bulunur. \"Th. c. hyperorius\" ise Güney Amerika'nın ortasından güneye Brezilya'nın güneyi, Bolivya'nın kuzeyi, Paraguay, Uruguay ve Arjantin'in kuzeyinde buşunur. Hemen hemen tamamen tropikal ya da subtropikal ılıman düzlüklerde yaşar. Sınırlı sayıda bölgede biraz daha yüksek rakımlara çıktığı görülmüştür. Göçmen değildir ancak bölgesel olarak yer değiştirebilir. Panama'da geçici konuk olarak gözlemlenmiştir.\nBöcekler, örümcekler, kurbağalar, sürüngenler, salyangozlar, omurgasızler ve küçük memelilerle beslenir. Yuvasını ağaçlara yapar. Dişi kuş iki ila dört arasında yumurta yumurtlar.\n\n\n25 (sayı)\n25 (yirmi beş), bir sayı. Doğal sayı sisteminde 26'dan önce yer alır ve 24'ten sonra gelir.\n\n\nAhmet Ersin\nAhmet Ersin, (d. 1950, İhsaniye, Seferihisar, İzmir), Türk siyasetçi.\nİstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Serbest Avukatlık, Türkiye Büyük Millet Meclisi XVIII., XXII. ve XXIII. Dönem İzmir Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve üç çocuk babasıdır.\n\n\nVeli Aksoy\nVeli Aksoy, (d. 1950, Koyundere, Soma, Manisa), Türk siyasetçi.\nEge Üniversitesi Mimarlık Mühendislik Yüksekokulu İnşaat Mühendisliği Bölümü mezunudur. Menemen Belediyesi Fen İşleri İnşaat Mühendisliği ve Müdürlüğü, Büyük Çiğli Belediye Meclis Üyeliği, İzmir İI Genel Meclis Üyeliği, Serbest İnşaat Mühendisliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi XVIII., XIX. ve XX. Dönem İzmir Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve iki çocuk babasıdır.\n\n\nAli Rıza Bodur\nAli Rıza Bodur (d. 1946, Uşak), Türk siyasetçi.\nİzmir İktisadi ve Ticari İlimler Yüksekokulu mezunudur. İzmir Millî Eğitim Müdürlüğü Memurluğu, İzmir Köy-Koop. Kuruculuğu, Tariş İncir, Üzüm, Pamuk ve Yağlı Tohumlar Satış Kooperatifleri Birlikleri, İzmir Belediyesi, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu, İZDAŞ ve KUTLUTAŞ-DILLINGHAM Ortak Girişiminde Yöneticilik, Büyükşehir Belediye Meclisi Üyeliği, TBMM XX. ve XXII. Dönem İzmir Milletvekilliği, XX. Dönem Çevre Komisyonu Başkanlığı yapmıştır. Evli ve bir çocuk babasıdır.\n\n\n26 (sayı)\n26 (yirmi altı), bir sayı. Doğal sayı sisteminde 27'den önce yer alır ve 25'den sonra gelir.\n\n\n27 (sayı)\n27 (yirmi yedi), bir sayı. Doğal sayı sisteminde 28'den önce yer alır ve 26'dan sonra gelir.\n\n\nNükhet Hotar\nProf. Dr. Nükhet Hotar, (d. 1961, Malatya), Türk siyasetçi ve akademisyen.\nDokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Teorisi ve Kantitatif Yöntemler Bölümü’nden mezun olduktan sonra, aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü, İktisat Ana Bilim Dalı’nda Yüksek Lisans; Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı’nda ise Doktora çalışmalarını tamamlamıştır. Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim elemanı olarak göreve başlayan Hotar; 1990 yılında Yardımcı Doçent, 1992 yılında Doçent ve 1998 yılında Profesör unvanını almış; 1998 - 2002 yılları arasında Çalışma Ekonomisi Anabilim Dalı Başkanlığı görevini de yürütmüştür.\n10 yıl boyunca Ege Bölgesi’ndeki tek kadın resmi arabulucu olarak çalışmış; birçok kamu kurum ve kuruluşu ile sendikalarda eğitimler vermiştir.\n2002 yılında siyasete girerek, Adalet ve Kalkınma Partisi’nde 14 yıl boyunca Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürütmüştür. 22., 23., 25. ve 26. dönem İzmir Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bulunan Hotar, bu süreçte Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Başkan Vekilliği; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Üyeliği de yapmıştır.\nÇalışma ekonomisi, aile araştırmaları, sendikacılık, ücretler ve toplu sözleşme gibi alanlarda akademik çalışmalar yapan ve çok sayıda yayını bulmaktadır.\n2018 yılının Haziran ayında yapılan genel seçimleri için milletvekili adaylığı için başvuru yapmadı. 15 Temmuz 2018 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Dokuz Eylül Üniversitesi rektörlüğüne atandı.\nBir çocuk annesidir.\n\n\n28 (sayı)\n28 (yirmi sekiz), bir sayı. Doğal sayı sisteminde 29'dan önce yer alır ve 27'den sonra gelir.\n\n\nMehmet Sayım Tekelioğlu\nMehmet Sayım Tekelioğlu, (d. 22 Ekim 1950, Kayseri), Türk siyasetçi.\nİstanbul Teknik Üniversitesi Makina Fakültesi Uçak Bölümü mezunudur. Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nde Yüksek Lisans, Dokuz Eylül Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü'nde Doktora yapmıştır. Dokuz Eylül Üniversitesi ve Celal Bayar Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyeliği, Sakarya Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Kurucu Dekanlığı, Adalet ve Kalkınma Partisi Kurucular Kurulu Üyeliği, TBMM XXII. XXIII. ve XXIV. Dönem İzmir Milletvekilliği, XXII. ve XXIII. Dönem Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi ve Avrupa Güvenlik ve Savunma Asamblesi – Batı Avrupa Birliği (Batı Avrupa Birliği Parlamentolararası Avrupa Güvenlik ve Savunma Asamblesi) Türk Delegasyonu Üyeliği, XXIV. Dönem Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Başkanlığı ve Türkiye - Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu Türk Grubu Üyeliği yapmıştır. Evli ve üç çocuk babasıdır.\n\n\n2014 Yaz Gençlik Olimpiyatları'nda judo\n2014 Yaz Gençlik Olimpiyatları'nda judo müsabakaları, 17-21 Ağustos 2014 tarihleri arasında Longjiang Spor Salonu'nda gerçekleştirilmektedir. Olimpik judo müsabakaları 9 farklı kategoride yapılmaktadır.\nHer Ulusal Olimpiyat Komitesi erkek ve kızlarda maksimum birer sporcu ile toplamda 2 sporcu ile katılım gerçekleştirebilirler. 8-11 Ağustos 2013 tarihinde düzenlenen 2013 Judo Dünya Şampiyonası'nda alınan sonuçlarla müsabakalara katılacak 86 sporcu belirlenmiştir. Yarışmalara katılacak sporcuların 1 Ocak 1996 ile 31 Aralık 1998 tarihleri arasında doğmuş olmaları gerekmektedir. Ayrıca katılan sporcuların en az mavi kemer sahibi olmaları gerekmektedir.\nTakvim Nanjing Gençlik Olimpiyat Oyunları organizasyon Komitesi tarafından açıklanmıştır.\n\n\nTheristicus melanopis\nTheristicus melanopis Threskiornithidae familyasında yer alan bir aynak türüdür. Güney Amerika'nın güneyinde açık alanlarda bulunur.\nDaha önceleri benzer \"Theristicus caudatus\" türünün bir alt türü olarak kabul edilmekteydi. Ancak bu tür hemen hemen tamamen Güney Amerika'nın daha serin kısımlarında bulunur, göğsünün alt kısmı koyu gri değil ten rengidir ve kanatlarında beyaz renkli kısımlar bulunmaz. Aynı şekilde \"Theristicus branickii\" türü de bu türün bir alt türü olarak kabul edilmekteydi.\nBoyu yaklaşık 75 cm'dir. Baş, boyun ve göğsünün alt tüyleri ten rengindedir. Tepe ve ensesi tarçın rengindedir. Üst kısımları ve göğsündeki şerit gri renkli; karın ve uçuş tüyleri siyah renklidir. Kanatları örten tüyleri beyazdır. Gaga ve gözlerin çevresindeki tüysüz deri siyah, ayaklar ise kırmızı renklidir.\nGüney Amerika'nın güneyinde Arjantin'in güneyi ve ortası ile Şili'de deniz seviyesinden yaklaşık 2,500 m. rakıma kadar olan bölgede yaşar. Kısemn Peru'nun sahillerinde de görülür.\n\n\nMelisa Çakmaklı\nMelisa Çakmaklı (d. 15 Aralık 1997), Türk judocu.\nJudo sporuna ilköğretim okulu yıllarında başladı. Bu yıllarda il antrenörü Muzaffer Uluçam ile birlikte çalıştı. Osmangazi Belediyespor'da kariyerine devam etti.\n26-27 Nisan 2014 tarihlerinde Romanya'nın Pitesti kentinde düzenlenen Ümitler Avrupa Kupası 44 kg müsabakalarında Moldovalı Ana Rotary'i yenerek altın madalya kazanmıştır.\n17 Ağustos 2014 tarihinde Nankin'de düzenlenen Yaz Gençlik Olimpiyatları judo müsabakaları 44 kg kategorisinde Azeri rakibi Leyla Aliyeva'yı yenerek altın madalyanın sahibi olmuştur. Bu madalya Türkiye adına 2014 Yaz Gençlik Olimpiyatları'nda alınan tek altın madalya olmuştur. Çakmaklı ayrıca 2014 yılı içerisinde Romanya’da düzenlenen Judo Gençler Avrupa Şampiyonası’nda Avrupa ikincisi ABD’nin Florida eyaletinde düzenlenen Genç Judocular Dünya Şampiyonası’nda ise üçüncü oldu. 2015 yılında ise Avusturya'da düzenlenen Gençler Avrupa Şampiyonası’nda gümüş madalya'nın sahibi oldu. 2016 yılında Yunanistan’ın başkenti Atina’da düzenlenen Gençler Avrupa Şampiyonası’nda 48 kiloda şampiyon olarak altın madalyaya ulaştı. 2017 yılında Rize'de düzenlenen Türkiye Gençler Judo Şampiyonası'nda 48 kiloda altın madalyanın sahibi oldu.\nÇakmaklı büyükler kategorisindeki ilk şampiyonluğuna 24 Ocak 2016 tarihinde 19 yaşında iken Erzurum'da düzenlenen Türkiye Şampiyonasında ulaştı. Çakmaklı büyükler kategorisinde uluslararası turnuvalardaki ilk madalyasını 2016 yılının Mart ayında Saraybosna'da gerçekleştirilen Büyükler Avrupa Kupası'ndaki bronz madalya ile elde etti. 2017 yılı Şubat ayında Galatasaray'a transfer oldu.\n\n\nRakımlarına göre başkentler listesi\nBu listede ulusal başkentler yüksekliğe göre sıralanmıştır. Bu listede ilk sırada bulunan Bolivya, fiilen iki başkenti olan bir ülkedir – hukuki başkenti Sucre olmasına karşın, ülke bakanlar kurulu'nun bulunduğu La Paz'dan yönetilir ve bu yüzden fiilen yönetimsel başkentidir.\nUlusal başkent olarak La Paz sayılırsa, o zaman Bolivya bu listede 1 numara olarak sıralanır, ancak Sucre ulusal başkent olarak sıralanırsa, o zaman Ekvador'un başkenti Quito Dünya'nın en yüksek ulusal başkenti olarak sıralanır.\n\n\nErdal Kalkan\nErdal Kalkan, (d. 20 Ocak 1946, İnece, Kırklareli), Türk siyasetçi.\nİstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Serbest Avukatlık, Ressamlık, Türkiye Büyük Millet Meclisi XVIII. Dönem Edirne, XXIII. ve XXIV. Dönem İzmir Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve üç çocuk babasıdır.\n17 kişisel yağlı boya sergisi açmıştır.\n\n\nRon Simmons\nRon Simmons (d. 15 Mayıs 1958; Perry, Georgia) emekli Amerikalı profeyonel güreşçi ve futbolcu. Nation of Domination grubunun üyesidir. Gruptaki adı Faaroq'dur.\n\n\nSigurimi\nSigurimi ( \"Devlet Güvenlik Müdürlüğü\"), Arnavutluk Sosyalist Halk Cumhuriyeti'nin gizli servisiydi. Enver Hoca tarafından 1944 yılında II. Dünya Savaşı sonlarında kurulmuş olup mevcut siyasi sistemi korumak ve muhalif siyasi hareketleri bastırmakla görevliydi. 1991 yılında sosyalist yönetimin sona ermesinin ardından yerini SHIK'e bıraktı.\n\n\nReşat Oğuz (siyasetçi)\nReşat Oğuz, (d. 1910, Antalya – ö. 1 Nisan 1987), Türk siyasetçi.\nAnkara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunudur. Anamur Merkez Okulu, Antalya Cumhuriyet ve Dumlupınar, Bitlis Ortaokulu, Afyon Lisesi, Antalya Lisesi, Ankara 1. Ortaokul, Ankara Erkek Lisesi, Ankara Musiki Öğretmen Okulu, Ankara 4. Ortaokul Türkçe Öğretmenlikleri, Antalya Lisesi Edebiyat Öğretmenliği ve Müdür Yardımcılığı, Kayseri ve Edirne Liseleri Müdürlükleri ve Öğretmenlikleri, Millî Eğitim Bakanlığı Müfettişliği ve Başmüfettişliği, Bağdat Büyükelçiliği Kültür Ataşeliği, Din Eğitimi Genel Müdürlüğü, Türk Dil Kurumu Üyeliği, Cumhuriyet Senatosu Antalya Üyeliği (14 Ekim 1973 – 14 Ekim 1979) yapmıştır. Evli ve iki çocuk babasıdır.\n\n\nAbdurrahim Erdem\nAbdurrahim Erdem (1922; Taşağıl, Manavgat, Antalya - 14 Nisan 2008), Türk siyasetçi.\nİstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Su Bölümü mezunudur. ABD'de Sulama ve Barajlar Bölümü Eğitimi almıştır. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Kısım Mühendisliği, Bayındırlık Müdürlüğü, Antalya Devlet Su İşleri Başmühendisliği ve Antalya 13. Bölge Müdürlüğü, TBMM 4.(XV) Dönem Antalya Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve üç çocuk babasıdır.\n\n\nTheristicus branickii\nTheristicus branickii Threskiornithidae familyasında yer alan bir aynak türüdür. Güney Amerika'da And Dağları'nda yaşar.\nDaha önceleri benzer \"Theristicus melanopis\" türünün bir alt türü olarak kabul edilmekteydi.\nBoyu yaklaşık 75 cm'dir. Baş, boyun ve göğsünün alt tüyleri ten rengindedir. Tepe ve ensesi tarçın rengindedir. Üst kısımları ve göğsündeki şerit gri renkli; karın ve uçuş tüyleri siyah renklidir. Kanatları örten tüyleri beyazdır. Gaga ve gözlerin çevresindeki tüysüz deri siyah, ayaklar ise kırmızı renklidir. İbiğinin ve gagasının daha kısa olması, kanadı örten tüylerin daha koyu gri olması, göğsünün alt kısmındaki tüylerin daha soluk olması ve tepesi ile ensesindeki tarçın rengi tüylerin daha parlak ve daha çok olması ile \"Theristicus melanopis\" türünden ayrılır.\nGüney Amerika'da And Dağları'nda Ekvador'dan Şili'nin kuzeyine olan bölgede ve Bolivya'da yaşar.\n\n\nHasan Akçalıoğlu\nHasan Akçalıoğlu, (d. 1921, Alanya, Antalya) - (ö. 20 Temmuz 1973), Türk siyasetçi.\nHarp Okulu mezunudur. Albaylık, Türkiye Büyük Millet Meclisi 2.(XIII) ve 3.(XIV) Dönem Antalya Milletvekilliği yapmıştır. Evlidir.\n\n\nAy, Işığında Saklıdır\nAy, Işığında Saklıdır, başrollerinde Aydan Şener ve Toprak Sergen'in yer aldığı 1996 tarihli tv filmi.\n\n\nBostrychia olivacea\nBostrychia olivacea Threskiornithidae familyasında yer alan bir aynak türüdür. Afrika'da Kamerun, Kongo Cumhuriyeti, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Fildişi Sahili, Gabon, Gana, Kenya, Liberya, Sierra Leone, Tanzanya ve Zambiya'da yaşar.\n\"B. olivacea\" türünün dört alt türü tanınmaktadır. Daha önceleri bir alt tür olarak sınıflandırılan \"Bostrychia bocagei\" ayrı bir tür olarak kabul edilmiştir.\n\n\n31 (sayı)\n31 (otuz bir), bir sayı. Doğal sayı sisteminde 32'den önce yer alır ve 30'dan sonra gelir.\n\n\nLa gata\nLa gata, Televisa'da, Canal de las Estrellas'ta yayınlanan Meksika yapımı televizyon dizisidir.\n\n\n32 (sayı)\n32 (otuz iki), bir sayı. Doğal sayı sisteminde 33'den önce yer alır ve 31'den sonra gelir.\n\n\n33 (sayı)\n33 (otuz üç), bir sayı. Doğal sayı sisteminde 34'den önce yer alır ve 32'den sonra gelir.\n\n\n34 (sayı)\n34 (otuz dört), bir sayı. Doğal sayı sisteminde 35'den önce yer alır ve 33'den sonra gelir.\n\n\n35 (sayı)\n35 (otuz beş), bir sayı. Doğal sayı sisteminde 36'dan önce yer alır ve 34'den sonra gelir.\n\n\n36 (sayı)\n36 (otuz altı), bir sayı. Doğal sayı sisteminde 37'den önce yer alır ve 35'den sonra gelir.\n\n\n37 (sayı)\n37 (otuz yedi), bir sayı. Doğal sayı sisteminde 38'den önce yer alır ve 36'dan sonra gelir.\n\n\n38 (sayı)\n38 (otuz sekiz), bir sayı. Doğal sayı sisteminde 39'dan önce yer alır ve 37'den sonra gelir.\n\n\n39 (sayı)\n39 (otuz dokuz), bir sayı. Doğal sayı sisteminde 40'tan önce yer alır ve 38'den sonra gelir.\n\n\n41 (sayı)\n41 (kırk bir), bir sayı. Doğal sayı sisteminde 42'den önce yer alır ve 40'tan sonra gelir.\n\n\n43 (sayı)\n43 (kırk üç), bir sayı. Doğal sayı sisteminde 44'den önce yer alır ve 42'den sonra gelir.\n\n\nİbrahim Demir (siyasetçi)\nİbrahim Demir (d. 1950, Serik,Antalya),Türk siyasetçi.\nİstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsü, İstanbul Üniversitesi Hukuk ve Lozan Hukuk Fakültesi mezunudur. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Avrupa Ekonomik Topluluğu Hukuku Masterı yapmıştır. Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Haber Merkezi Dış Haberler Muhabirliği, Devlet Planlama Teşkilatı Uzman Yardımcılığı ve Uzmanlığı, Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Görevliliği, TBMM XVIII. Dönem Antalya Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve bir çocuk babasıdır.\n\n\nÄ°brahim Demir\nÅžu anlamlara gelebilir:\n\n\n47 (sayı)\n47 (kırk yedi), bir asal sayı. Doğal sayı sisteminde 48'den önce yer alır ve 46'dan sonra gelir. Gümüş elementinin atom numarası, Titanyum elementinin atom kütlesidir.\n\n\n48 (sayı)\n48 (kırk sekiz), bir sayı. Doğal sayı sisteminde 49'dan önce yer alır ve 47'den sonra gelir.\n\n\nDiamonds Are a Girl's Best Friend\n\"Diamonds Are a Girl's Best Friend\", ilk olarak \"Gentlemen Prefer Blondes\" (1949) adlı Broadway müzikalinde Carol Channing tarafından seslendirilen ve Jule Styne ile Leo Robin tarafından yazılan bir şarkı.\nMarilyn Monroe, 1953 yapımı \"Gentlemen Prefer Blondes\" filminde canlandırdığı Lorelei Lee karakteriyle şarkıyı seslendirdi. American Film Institute, şarkıyı tüm zamanların en önemli 12. film şarkısı seçti. Monroe'nun performansı simgesel olarak değerlendirildi ve Madonna, Kylie Minogue, Geri Halliwell ve Anna Nicole Smith gibi kişiler tarafından örnek alındı. Madonna'nın \"Material Girl\" şarkısının klibinde Monroe'nun performansı canlandırıldı.\n\n\nJean Mallot\nJean Mallot (d. 20 Ağustos 1952, Nizerolles (Allier)) Fransız sosyalist siyasetçi.\nDevlet Mühendislik Okulu'nu bitirmiştir. Cornell Üniversitesi'nden MBAsı vardır. 1984'te Ulusal İdare Okulu'nu bitirmiştir. Maliye ve Ekonomi Bakanlığında, maliye ve genel ekonomi kontrolörü olarak çalışmıştır.\nSosyalist Parti üyesi olan Mallot, Allier Federasyonu'nun birinci sekreterliğini yapmış ve Sosyalist Parti Ulusal Konseyi'nde (Parti Meclisi) yer almıştır. 2007 Fransa genel seçimlerinde milletvekili seçilmiştir.\n2011 yılında yapılacak olan Sosyalist Parti cumhurbaşkanlığı önseçiminde aday olacağını 18 Haziran 2009 tarihinde kendi blogunda açıklamış mizahi bir ton kullanarak kendi destekleme komitesini belirtmiştir. Ancak daha adaylıktan çekilip Martine Aubry'yi desteklemiş ve kampanya ekibinde Sağlık-Sosyal Güvenlik Birimi'nde yer almıştır. 2012 Fransa genel seçimlerinde Allier 2. seçim çevresinden milletvekili adayı olmak istese de adaylar aynı seçim çevresinden 2007'den bu yana milletvekili seçilen Bernard Lesterlin'i yeniden aday olarak seçmişler ve Mallot milletvekili adayı olamamış ve 2012 seçimleri ardından Jean Mallot Parlamento ile ilişkiler bakanı Alain Vidalies'in kabine direktörü ve başbakan Jean-Marc Ayrault'nun siyasi işler danışmanı olmuştur ve 2014 yılındaki hükümet değişikliğine dek bu görevleri sürdürmüştür. 2014 Avrupa Parlamentosu seçimleri'nde aday olsa da milletvekili seçilememiştir.\nYerel Yönetimler\nMeclis\nDiğer\n\n\nKarim Guédé\nKarim Abdul-Jabbar Guédé (d. 07 Ocak 1985), SC Freiburg takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Fransız ve Alman asıllı Slovak millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2003 yılında SC Concordia kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Hamburger SV II, Petržalka, Slovan Bratislava, SC Freiburg, SC Freiburg II kulüplerinde oynadı.\n\n\nSebastian Freis\nSebastian Freis (d. 23 Nisan 1985), Greuther Fürth takımında forvet pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2004 yılında Karlsruher SC II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Karlsruher SC, 1. FC Köln, SC Freiburg, Greuther Fürth kulüplerinde oynadı.\n\n\nAlfred Kunze Spor Parkı\nAlfred-Kunze-Sportpark, 1915 yılında Almanya'nın Leipzig şehrinde inşa edilmiş olan 10,889 kişi kapasiteli stadyumdur. FC Sachsen Leipzig takımı maçlarını bu stadyumda oynamaktadır.\n\n\n1990 FIFA Dünya Kupası elemeleri - UEFA Grup 2\n1990 FIFA Dünya Kupası elemeleri - UEFA Grup 2 dünyanın en prestijli kupası olan FIFA Dünya Kupası'na katılabilmek için mücadele eden Arnavutluk, İngiltere, Polonya ve İsveç millî takımlarının yer aldığı Avrupa kıtası elemelerinin gruplarından bir tanesidir.\nOynanan 12 maç toplamda 26 gol ile atıldı. Maç başına gol ortalaması 2,17 olarak belirlendi.\n\n\nCantuÄŸ Temel\nCantuğ Temel (d. 10 Haziran 1994; Samsun), Türk futbolcudur. Kaleci pozisyonunda görev almakta olup, 3. Lig ekiplerinden Beylerbeyi'nde forma giymektedir.\nBafralı Polis Canel Temel ve ev hanımı Kevser Temel'in oğlu olarak dünyaya geldi. U-17'ye kadar Orta Saha futbolcusu olan Cantuğ Temel, Orduspor'da ve U-19 millî takımda ise kalecilik mevkiine geçti. Babasının görevi dolayısı ile 17 yıl Ordu'da bulunan Cantuğ, ilk olarak Ordu Merkez Hamdullah Suphi Tanrıöver İlkokulu okul takımında kaleci olarak başladı. Okul maçlarındaki başarıları Orduspor teknik heyetinin dikkatini çekmesi sonucu 2005 yılında lisans çıkartılarak Orduspor genç takımında futbola başladı. Orduspor'un farklı yaş gruplarında maçlara çıkan Cantuğ, 2012 sezon başında ise o szeon Süper Lig'de bulunan Orduspor ile 5 yıllık profesyonel sözleşme imzalayarak kendini 4 yıllığına Orduspor'lu yaptı. \n2013-14 sezonunda Güngörenspor'a kiralanan Cantuğ, 10 Kasım 2013 günü oynanan Bayrampaşa maçında takımın as kalecisinin sakatlanmasıyla 19.dakikada \"32\" numaralı formasıyla sahaya dahil oldu. Daha sonra 8 Aralık günü oynanan Bozüyükspor maçında da görev yaptı. Toplamda 2 maça çıkabildi sezon sonunda ise Orduspor'a döndü.\n2014-15 sezonu öncesinde ise Evren Özyiğit ile yollarını ayıran Süper Lig ekibi Akhisar Belediyespor ile 5 yıllık sözleşme imzaladı. Bu takımda memleketi Samsun'un plakası olan \"55\" numarayı giyeceğini ifade etti.\n2012 yılında Cantuğ'un başarılı olması millî takım İzleme Komitesinin de dikkatini çekti. Bu nedenle ilk önce U-19 ve ümit millî takımlarının kamplarına davet edildi. Feyyaz Uçar yönetiminde ilk maçına Portekiz karşısında 4 Aralık 2012 günü çıktı. Emre Kılınç, Berk İsmail Ünsal, Ozan Tufan, Salih Uçan, Ahmet Yılmaz Çalık ve Enver Cenk Şahin'in yanı sıra Onur Can Piri gibi kalecileri bulunduran takım ile 14 Millî maça çıktı. Bu takım ile Rusya'da bir de şampiyonluk yaşadı. Daha sonra Türkiye U-20 takımına çağrılan Cantuğ, bu takımın 3 kez formasını giydi. 2012 yılında ise ilk kez U-21 takımına çağrılan Temel, 2013 yılında ise İslami Dayanışma oyunları için Erdi Güncan gibi oyuncularla Türkiye Olimpik takımına çağrıldı.\n\n\nCihan Yıldız\nCihan Yıldız (d. 3 Mart 1995; Gelsenkirchen), Almanya pasaportlu Türk futbolcudur.\nCihan Yıldız, 3 Mart 1995'te Almanya'nın sanayi şehri olarak bilinen ve Türk gurbetçilerin çoğunlukta olduğu Gelsenkirchen'de dünyaya geldi. Futbola Hamit Altıntop, Halil Altıntop ve Kaan Ayhan gibi isimlerin de formasını giydiği Gelsenkirchen şehrinin takımı Schalke 04'de başladı. Bu takımın tüm seviyelerinde forma giyen Cihan, 2009-10 sezonunda Kaan Ayhan ve Mehmet Şahin'in de formasını giydiği U-17 kategorisine Dirk Reimöller tarafından çıkartıldı. O sezon ilk maçına 21 Şubat 2010'da FC Köln U-17 karşısında çıktı. 17.hafta oynanan Duisburg maçında 1 gol kaydeden oyuncu, 8 maça çıktı ve 1 gol attı. 2010-11 sezonunda ise Münster maçıyla başlayan sezonda ilk maçta gol atarak başlayan Cihan, Max Meyer ve Kaan Ayhan ile dikkatleri üzerine çekti. O sezon 3 tanesi Gladbach maçında olmak üzere 13 maçta 8 gol attı. 2011-12 sezonunda da U-17 ile devam eden Cihan, o sezon daha defansif bir rol aldı 21 maça çıktı, 2 gol attı ve 1 asist yaptı. 2012-13 sezonunda ise yaşı gereği Kaan Ayhan, Kubilay Sönmez ve Max Meyer ile Schlake U-19 takımına yükseldi. O sezon sol beki forvet arkası ve ön libero gibi mevkiilerde 6 maçta forma şansı buldu.\n2013-14 sezonu öncesinde ise Nuri Şahin, Koray Günter ve İlkay Gündoğan'ın formasını giydiği Borussia Dortmund'un U-19 takımına transfer oldu. Bu takımda Eyüp Koçoğlu ve Serdar Bingöl gibi gurbetçi isimlerle forma giyen Cihan, Marc-Patrick Meister'in yönetimindeki takımda ilk maçına 11 Ağustos günü Wuppertaler U-19 takımı karşısında sağ kanat mevkiinde çıktı. 2. hafta oynadığı VfL Theesen U19 maçında 1 gol atıp 1 asist yaparak skora katkı veren Cihan, SSC Napoli, Arsenal FC ve Marsilya gibi takımların U-19 takımlarının olduğu UEFA Gençler Ligi'nde 6 maça çıkıp 2 gol attı ve 2 asist yaptı. O sezon ligde ise 20 maça çıktı 3 gol attı 3 asist yaptı.\n2014-15 sezonunda ise Süper Lig'e yükselen İstanbul Başakşehir FK takımına transfer oldu ve Abdullah Avcı'nın çalıştırdığı takıma 4 yıllık sözleşme imza attı. Takımında, U21 ve Ziraat Türkiye Kupası maçlarına çıktı.\n2015-16 sezonunda 1. Lig de yer alan Kayseri Erciyesspor ile 1 yıllığına kiralık olarak sözleşme imzaladı.\n2016-17 sezonunda 2. Lig'de mücadele eden Kastamonuspor 1966 ile kiralık olarak sözleşme imzalamıştır.\nHem Türk hem de Almanya pasaportu olan Cihan, 2009 yılında Schalke 04 U-17 takımıyla gösterdiği performansın ardından Frank Engel tarafından Almanya U-15 takımına çağrıldı. Bu takımla 2 maça çıktı. Daha sonra ise 2010 yılında U-16 takımına çağrıldı. Kıbrıs Cumhuriyeti'ne karşı oynanan maçta forma giyen Cihan, 15 Şubat 2011'de oynanan maçta 1 tanede gol attı.\n\n\n2013 UEFA millî takımlar sıralaması\nUEFA tarafından her 2 yılda bir Kasım veya Aralık aylarında eleme maçlarının tamamlanmasından sonra açıklanır. Sistem her 2 yıllık periyotlar şeklinde yürümektedir. Her periyot yılına göre, FIFA Dünya Kupası veya Avrupa Futbol Şampiyonası eleme maçlarını ve finallerini kapsamaktadır. Özel maçlar dikkate alınmamaktadır.\n2013 millî takımlar sıralaması, 12 Aralık 2013 tarihinde açıklanmış ve 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası elemeleri kura çekiminde torbaların belirlenmesi için kullanılmıştır.\n\"Not: Ukrayna ve Polonya 2012'nin ev sahibi oldukları ve eleme oynamadıkları için kural gereği 2014 eleme maçları, 2012 elemeleri olarak da alınmıştır.\"\nBuna göre; 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası elemeleri kura çekiminde torbalar aşağıdaki şekilde oluşmuştur.\nNot: Fransa (30,992 katsayı 11. sıra) ev sahibi olduğu ve eleme oynamayacağı için listede yer almamıştır.\nUEFA tarafından her 2 yılda bir Kasım veya Aralık aylarında eleme maçlarının tamamlanmasından sonra açıklanan Millî Futbol Takımlarının sıralamasında kullanılan katsayıdır. Yeni katsayı hesaplama metodu 20 Mayıs 2008 tarihinde ilan edilmiş ilk olarak Kasım 2009 da açıklanmıştır. .\nSistem her 2 yıllık periyotlar şeklinde yürümektedir. Her periyot yılına göre, FIFA Dünya Kupası veya Avrupa Futbol Şampiyonası eleme maçlarını ve finallerini kapsamaktadır. Özel maçlar dikkate alınmamaktadır. Oynanan her millî maç için aşağıda belirtilen kurallara göre puanlar verilir ve maç başına puan hesaplanır.\n\n\nRobot of Sherwood\n\"Robot of Sherwood\", Büyük Britanya bilimkurgu dizisi \"Doctor Who\"nun sekizinci sezonunun üçüncü bölümü. Mark Gatiss'in yazdığı bölümün yönetmenliğini Paul Murphy üstlenmiştir. Peter Capaldi ve Jenna Coleman baş rolü üstlenirken Tom Riley ve Ben Miller konuk oyunculardandır.\nOn İkinci Doktor ve Clara, 1190 yılındaki Sherwood Ormanı'na iner ve Robin Hood ile tanışır. Robin, Doktor'u meydan okmaya davet eder ve Doktor, bir kaşıkla Robin'i yener. Clara, Robin'in Leydi Marian'ı aradığını öğrenir, ancak Doktor yanlış bir şey olduğuna inanır. Robin, ödülün altın bir ok olduğu Notthingham Şerifi'nin okçuluk yarışmasına katılır. Doktor, sonik tornavida ile hedefi patlatarak yarışmayı keser. Doktor'un gücünün ilgisini çeken Şerif, robot şövalyelerine Doktor'u yakalama emri verir. Doktor, robotların onu, Robin ve Clara'yı yakalamasına izin verir, böylece Şerif'in planları hakkında daha fazla bilgi edinebilecektir.\nDoktor ve Clara, Şerif'in çökmüş bir uzay gemisini (bir kalenin parçası olarak gizlenmiş) ve dünyayı ele geçirmek için robot şövalyelerini kullanmayı planladığını öğrenir. Şerif ve şövalyeler, motor devrelerini onarmak üzere yeterli altın toplamak için kırsal bölgeyi yağmalamışlardır, ancak motorlar çok hasar görmüştür ve İngiltere'nin yarısını yok edecek bir patlama oluşturacaktır. Motorlar ayrıca yörünge yapmak için yeterli kapasiteye sahip değildir. Clara ve Robin kaleden kaçarlar, ancak Doktor tekrar mahkûm olur. Doktor mahkumları robotlara karşı bir isyanla yönetir. Robotların çoğu yok edilir ve mahkumlar kaçar. Robin günü kurtarmak için geri döner. Şerif, Robin'i bir düelloya davet eder ve Robin, Şerif'i altın bir tekneye devirerek düelloyu kazanır.\nKalan robotlar tarafından kontrol edilen uzay gemisi havalanır. Doktor bunun için gemiyi Dünya yüzeyinden uzaklaştıracak kadar altın sağlamayı planlar. Robin'in yarışma sırasında kolu yaralandığından; Doktor, Clara ve Robin yarışmadan kazandıkları altın oku gemiye ateşlemek için beraber gönderir ve daha sonra gemi zararsız bir şekilde yörüngeye girer. Doktor ayrılmaya hazırlanırken Robin'in gerçek biri değil bir efsane olarak hatırlanacağını itiraf eder. Robin, Clara'ya Doktor'un benzer geçmişe sahip bir kahraman olduğunu belirtir. Doktor ve Robin karşılıklı olarak kahraman olduklarını inkar ederler. Robin, rollerinin başkalarına adlarında kahraman olmaları için ilham vermek olduğunu öne sürer. Doktor ve Clara oradan ayrılırken Doktor, Robin'i esaretten kurtardığı Leydi Marian'la birlikte bırakır.\nRobin Hood, onun adamları ve çevresinin gerçek olması hakkında şüphesi olan Doktor, Clara ile kendisinin bir miniskopta olabileceğini düşünür. Daha önce Üçüncü Doktor'un \"Carnival of Monsters\" (1973) hikâyesinde bir miniskop yer almıştır.\nBölüm 15 Nisan'da Fforest Fawr ve 17 Nisan'da Caerphilly Kalesi'nde çekilmiştir.\n\n\n1990 FIFA Dünya Kupası elemeleri - UEFA Grup 3\n1990 FIFA Dünya Kupası elemeleri - UEFA Grup 3 dünyanın en prestijli kupası olan FIFA Dünya Kupası'na katılabilmek için mücadele eden Avusturya, Doğu Almanya, İzlanda, Sovyetler Birliği ve Türkiye millî takımlarının yer aldığı Avrupa kıtası elemelerinin gruplarından bir tanesidir.\nOynanan 20 maç toplamda 47 gol ile atıldı. Maç başına gol ortalaması 2,35 olarak belirlendi.\n\n\n2011 UEFA millî takımlar sıralaması\nUEFA tarafından her 2 yılda bir Kasım veya Aralık aylarında eleme maçlarının tamamlanmasından sonra açıklanır. Sistem her 2 yıllık periyotlar şeklinde yürümektedir. Her periyot yılına göre, FIFA Dünya Kupası veya Avrupa Futbol Şampiyonası eleme maçlarını ve finallerini kapsamaktadır. Özel maçlar dikkate alınmamaktadır.\n2011 millî takımlar sıralaması, 16 Kasım 2011'de açıklanmış ve 2 Aralık 2011 tarihinde Kiev'de yapılan 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası finalleri kura çekiminde torbaların belirlenmesi için kullanılmıştır.\n\"Not: Ukrayna ve Polonya 2012'nin ev sahibi oldukları ve eleme oynamadıkları için kural gereği 2010 eleme maçları, 2012 elemeleri olarak da alınmıştır.\"\nBuna göre; 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası finalleri kura çekiminde torbalar aşağıdaki şekilde oluşmuştur.\nUEFA tarafından her 2 yılda bir Kasım veya Aralık aylarında eleme maçlarının tamamlanmasından sonra açıklanan Millî Futbol Takımlarının sıralamasında kullanılan katsayıdır. Yeni katsayı hesaplama metodu 20 Mayıs 2008 tarihinde ilan edilmiş ilk olarak Kasım 2009 da açıklanmıştır. .\nSistem her 2 yıllık periyotlar şeklinde yürümektedir. Her periyot yılına göre, FIFA Dünya Kupası veya Avrupa Futbol Şampiyonası eleme maçlarını ve finallerini kapsamaktadır. Özel maçlar dikkate alınmamaktadır. Oynanan her millî maç için aşağıda belirtilen kurallara göre puanlar verilir ve maç başına puan hesaplanır.\n\n\nOff-the-Record Messaging\nOff-the-Record Messaging (kısaca OTR) bir anlık mesajlama şifreleme sistemidir. OTR aslında şifrelemek için kullanılan bir İletişim protokolüdür.\n\n\nUlrike Folkerst\nUlrike Folkerts (d. 14 Mayıs 1961, Kassel, Almanya), Alman oyuncu. Televizyon dizisi \"Tatort\" 'da canlandırdığı polis şefi Lena Odenthal karakteriyle sivrildi.\nKendisi oyunculuğuyla \"Bambi Ödülü\" kazandı.\n\n\nBostrychia bocagei\nBostrychia bocagei Threskiornithidae familyasında yer alan bir aynak türüdür. Afrika'nın batısında São Tomé ve Príncipe'ye endemik bir türdür. Daha önceleri \"Bostrychia olivacea\" türünün bir alt türü olarak sınıflandırılan \"Bostrychia bocagei\" ayrı bir tür olarak kabul edilmiştir.\nKanat açıklığı 248 mm., gaga boyu 73 mm., tarsus uzunluğu 52 mm. ve kuyruk uzunluğu 95 mm.'dir. Başı mat zeytin yeşilidir. Gözün çevresi ve gaganın tabanı siyah renklidir. Kanatları örten tüyler hafif bronz rengindedir.\nGenellikle 450 m. rakımın altındaki ormanlarda bulunur. Orman tabanında ve su yollarının yanındaki bataklıklarda besinini arar.\nOldukça küçük olan popülasyonu 50 ila 249 bireyden oluşmaktadır.\n\n\nAhteri\nAhterî (d. 1496, Afyonkarahisar; ö. 1561, Kütahya), Türk yazar, âlim.\nAsıl adı Muslihiddin Mustafa bin Şemsüddin Karahisârî'dir.\nAhterî'nin doğum tarihi hakkında kesin bir bilgi bulunmamakla birlikte onun 1496'da doğduğuna dair rivayetler vardır. Afyonkarahisar’da doğduğu için 'Karahisarî' nispetiyle de anılmaktadır . Muslihiddin Mustafa Efendi Farsça 'yıldız' anlamına gelen 'ahter' kelimesinin ism-i mansubu olan 'ahterî' kelimesini kendisine mahlas olarak seçmiştir. Ahterî Mustafa Efendi'nin babası bilinen hattatlardan Karahisarlı Şemsüddin Ahmed Çelebi olup hattatlar arasında \"Karahisarî\" diye şöhret bulmuştur. Şemsüddini Karahisarî, kıymetli ve üstat hattatlardan olup, Süleymaniye Camii'nin büyük yazıları ve Kasımpaşa'daki Piyale Paşa Camisi'ndeki bir ayeti kerime onun eseridir. 1529 senesinde vefat ederek İstanbul'da Sütlüce'de Mürşidi Cemalii Karamanî Türbesi haziresine defnedilmiştir. Hattatlar arasında \"Yakut-ı Rum\" diye de şöhret bulmuştur.\nİlk ilim tahsilini Afyon’da yapan Muslihiddin Mustafa Efendi, eğitimini ilerletmek için Kütahya’ya gelmiştir. Kütahya’da Haliliye Medresesi'nde müderrislik yapmış ve kitaplarla meşgul olmuş, bu arada da bir hayli talebe yetiştirmiştir. 1561 yılında vefat etmiştir. Mezarı, Kütahya’da Pirler Mahallesi'nde bulunan Karadonlu Camii’nin karşısında bulunmaktadır.\nEdebiyatta Arapça üzerine uzman olan Ahterî kısa boylu, köse ve çirkin bir zat imiş.\n\n\nKarel Gott\nKarel Gott (14 Temmuz 1939 - Plzeň; 1 Ekim 2019 - Prag) Çek Caz şarkıcı ve oyuncu. 1968 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Avusturya'yı temsil etmiştir.\nKarel, ORF tarafından 1968 Eurovision Şarkı Yarışması için Avusturya'yı temsil etmesi için görevlendirmiş, şarkısı \"Tausend Fenster\" adlı şarkı ile katıldığı yarışmada, 66 puanla on altıncı olabilmiştir.\n\n\nBostrychia carunculata\nBostrychia carunculata Threskiornithidae familyasında yer alan bir aynak türüdür. Etiyopya'nın dağlarına endemik bir türdür. Etiyopya ve Eritre'de bulunur.\nBüyük ve koyu renkli tüylere sahip olan bu aynak türünün omuzlarında beyaz bölgeler bulunur ve göz çevresi de beyazdır. Gaganın tabanının altında ince bir ibiği bulunur. Bu iki özellik ve yanakta beyaz çizgi olmaması yakın akrabası hadada aynağından (\"Bostrychia hagedash\") ayırt edilmesini sağlar. Ortalama boyu 60 cm'dir.\nEtiyopya'nın dağlarından 1500 ila 4100 m arasındaki rakımlarda yaşar. Ayrıca Eritre sahillerinde de gözlemlenmiştir. Yüksek rakımlardaki otlakları ve akarsu boylarını tercih eder. Çoğunlukla kayalıklarda bulunduğu gibi açık alanlarda, ekili tarlalarda, şehir parklarında ve zeytin ağacı (\"Olea africana\") ile ardıç ağacından (\"Juniperus procera\") oluşan ormanlarda da görülür. İnsanın yarattığı yapılara adapte olan bu kuş yağmurlu mevsimlerde Addis Ababa'nın hotellerinin bahçesinde de görülürler.\nSosyal bir kuş olan bu aynak türü genellikle 30 ile 100 kuştan oluşan kolonilerde yaşar ancak tek ya da çift olarak beslenirken de görülebilir. Beslenirken düzenli bir şekilde yerde yürür ve önündeki toprağı karıştırır. Solucanlar, böcek larvaları, küçük omurgasızlarla beslendiği gibi bazen kurbağa, yılan ve fare de yediği görülür. Bazen evcil hayvan sürülerinin yanında görülür. Tek ya da çift olarak ağaçlara tüner ya da gruplar hâlinde kayalıklarda bulunur. Göçmen değildir, mevsimsel olarak yer değiştirebilir.\nÜreme kolonilerine 3000 m rakımın üzerinde nadiren rastlanır, 1800 ila 2000 m rakımda ağaçlarda yuvalanırlar. 500 ya da daha fazla kuşa kadar büyüklükte üreme kolonilerine de rastlanır. Yuva ağaç dalları ve çelılardan oluşan ve ot ile ağaç kabukları ile döşenmiş platformlardır. Güneşten daha çok yararlanmak için doğuya doğru dönüktürler. Üreme dönemi mart ile temmuz ayları arasındadır, ara sıra aralık ayında kuru mevsimde de üredikleri görülür. Dişi kuş kirli beyaz renkte iki ila üç kalın kabuklu yumurta yumurtlar.\n\n\nPeter Horton\nPeter Horton Avusturyalı şarkıcı ve oyuncu. 1967 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Avusturya'yı temsil etmiştir.\n\n\nBizim Aile (film)\nBizim Aile, 1975 yapımı Türk filmi. Ergin Orbey'in yönettiği filmde, Münir Özkul, Adile Naşit, Tarık Akan ve Itır Esen baş rollerinde oynamıştır.\nYaşar Usta’nın fabrika arkadaşı Talat Usta ve eşi, Yaşar Usta ile Melek Hanım’ı evlendirmeye çalışmaktadır.Bu çabaları başarılı olur fakat Yaşar Usta’nın dört, Melek Hanım’ın üç çocuğu vardır. Fakat bu çocuklar birbiri ile anlaşamıyor,sürekli kavga ediyorlardı. Melek Hanım’ın oğullarından biri olan Ferit’in kız arkadaşı Alev’in babası,Alev’in Ferit ile sevgili olduğunu öğrenince Yaşar Usta ve ailesini rahat bırakmaz ve ilk Yaşar Usta’yı işinden kovar ardından aileyi evlerinden atar. Yaşar Usta Alev’in babası ile görüşür.Alev’in babası Saim Bey hatasını anlar ve evlerini onlara geri verir.\n1976 yılında vizyona giren film İstanbul’da çekildi. Ana çekim mekanı olan, Yaşar Usta’nın çocukları ile birlikte taşındığı Melek Hanım’a ait olan köşk Üsküdar’ın Altunizade semtinde bulunmaktadır. Günümüzde klinik olarak kullanılan yapı birçok Yeşilçam filminin çekim mekanı olarak kullanıldı. Alev’in ve babası zengin fabrikatör Saim Bey’in ikamet ettiği yapı için ise Yeniköy’de yer alan Said Halim Paşa Yalısı seçildi.\n\n\nTeenagers from Outer Space\nTeenagers from Outer Space veya The Gargon Terror veya (İngiltere'de) The Ray Gun Terror, 1959 yapımı bilimkurgu filmdir. Filmde Dünya'ya iniş yapan dünyadışı bir uzay gemisi ve bu gemidekilerin Dünya'yı yiyecek temini için bir çiftlik olarak kullanmak istemeleri işlenmiştir. Geminin mürettebatı gençlerden oluşmaktadır ve bunlardan ikisi diğerlerinin faaliyetlerine karşı çıkmaktadırlar. Bağımsız olan filmin dağıtımı Warner Brothers tarafından yapılmıştır.\n\n\nMehmet Edip Ağaoğulları\nMehmet Edip Ağaoğulları, (d. 1891, Edirne) - (ö. 9 Eylül 1958), Türk siyasetçi.\nHarp Okulu mezunudur. Üsteğmenlik, Tüccarlık, Çiftçilik, Vilâyet Meclisi Umûmî Azalığı, Türk Ocağı Başkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi VII. ve VIII. Dönem Edirne Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve iki çocuk babasıdır.\n\n\nMehmet Şevket Öktem\nMehmet Şevket Öktem (d. 1897, Babaeski) - (ö. 11 Ocak 1955), Türk siyasetçi.\nOrtaokul mezunudur. Babaeski Belediye Başkanlığı, Çiftçilik ve Müteahhitlik, Türkiye Büyük Millet Meclisi VIII. Dönem Edirne Milletvekilliği yapmıştır. Evlidir.\n\n\nKore Yarımadası\nKore Yarımadası, Doğu Asya'da bulunan bir yarımadadır. Asya kıtasından Pasifik Okyanusu içine doğru yaklaşık 684 mil (1.100 km) güneye uzanır. Doğuda Japon Denizi (Doğu Denizi) ve batıda Sarı Deniz ile çevrilidir. Kore Boğazı bu iki denizi birbirine bağlamaktadır.\n\n\nCemal Köprülü\nAhmet Celalettin Köprülü ya da \"Cemal Köprülü\", (d. 1893, İstanbul) - (ö. 1 Şubat 1979), Türk siyasetçi.\nİstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi mezunudur. Kabataş, İstanbul, Galatasaray, İstanbul Kız, Ankara Orta Muallim Mektebi, Ankara Erkek, Ankara Kız, Ankara Erkek Orta Muallim, Ankara Gazi Mektepleri Almanca Öğretmenlikleri, Dışişleri Bakanlığı Tercüme Kalemi Almanca Mütercimliği, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Almanca Öğretmenliği, Gazi Terbiye Enstitüsü Almanca ve Garp Edebiyatı, Alman Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği, TBMM IX. ve X. Dönem Edirne Milletvekilliği, IX. Dönem Millî Eğitim Komisyonu Başkanlığı yapmıştır. Evli ve bir çocuk babasıdır.\n\n\nMehmet Enginün\nMehmet Enginün, (d. 1912, Balıkesir) - (ö. 10 Eylül 1979), Türk siyasetçi.\nAnkara Hukuk Fakültesi mezunudur. Bursa Yenişehir Tahsil Müfettişliği, Başhukuk Müşavirliği, Muhakemat Genel Müdürlüğü Avukatlığı, Yürk Nahiyesi Müdürlüğü, Tekirdağ Hâkim Adaylığı, Viranşehir Cumhuriyet Savcı Yardımcılığı, Uzunköprü Hâkim Yardımcılığı ve Sorgu Hâkimliği, Çorum Ağır Ceza Mahkemesi Üyeliği ve Başkanlığı, TBMM IX. ve X. Dönem Edirne Milletvekilliği yapmıştır. İnci Enginün dışında bir çocuğu daha vardır.\n\n\n2014 Yaz Gençlik Olimpiyatları'nda eskrim\n2014 Yaz Gençlik Olimpiyatları'nda eskrim müsabakaları, 17-20 Ağustos 2014 tarihleri arasında Nanjing Uluslararası Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilmiştir. Olimpik eskrim müsabakaları 7 farklı kategoride yapılmaktadır.\nHer Ulusal Olimpiyat Komitesi erkek ve kızlarda maksimum üçer sporcu ile toplamda 6 sporcu ile katılım gerçekleştirmişlerdir. Katılacak 60 sporcu 3-12 Nisan 2014 tarihinde Bulgaristan'ın Filibe şehrinde düzenlenen 2014 Cadet Dünya Şampiyonası'nda aldıkları derecelere göre müsabakalara dahil olmuşlardır. Ve bunlara ilaveten Avrupa'da ilk 4, Amerika'da ilk 2, Asya/Okyanusya'da ilk 2 ve Afrika'da ilk sırada yer alan toplam 10 eskrimcide müsabakalara katılma hakkı elde etmiştir.\nYarışmalara katılacak sporcuların 1 Ocak 1997 ile 31 Aralık 1999 tarihleri arasında doğmuş olmaları gerekmektedir.\nTakvim Nanjing Gençlik Olimpiyat Oyunları organizasyon Komitesi tarafından açıklanmıştır.\n\n\nAtalay Demirci\nAtalay Demirci (d. 8 Temmuz 1976, Nallıhan), Türk televizyon sunucusu, radyo sunucusu, yazar, şair, oyuncu ve komedyen.\nİlk kez 1999 yılında sahneye çıkmıştır. 2008 yılında itibarıyla Ankara Sanat Evi bünyesinde sahneye çıkmaya başlamıştır. 2008 yılında Ses Tv'de yayınlanan \"Akıl Küpleri\" adlı televizyon programını sunmuştur. 2011 yılında \"\" adlı filmde, \"Tetikçi Bedo\" adlı karakteri oynamıştır. 2013 yılında \"Yetenek Sizsiniz Türkiye\" yarışmasında birinci olmuştur. 2013 yılında \"Kel Alaka\" adlı gösterisine başlamıştır. 2014 yılında \"Kel Alaka\" adlı gösterisi, Tv8'de yayınlanmaya başlanmıştır. 2014 yılında Tv8'de yayınlanan \"100 Kişiye Sorduk\" adlı yarışma içerikli televizyon programını sunmuştur. 2015 yılında \"O Ses Türkiye\" adlı televizyon programının yıl başına özel bölümünde yarışmıştır. 2015 yılında \"Güvercin Uçuverdi\" adlı filmde, \"Yüksel Güvercin\" adlı karakter ile başrol oynamıştır. 34 farklı ülkede 3 binden fazla gösteri yapmıştır.\nDemirci'nin sosyal medya hesabının Ayyıldız Tim adlı hacker grubu tarafından ele geçirilmesi ve 29 Temmuz 2016 tarihinde Hakan Şükür ve Enes Kanter ile yaptığı belirtilen yazışmalarının medyaya yansıması sonrasında 5 Ağustos 2016 tarihinde FETÖ/PDY soruşturması kapsamında göz altına alındı. 6 Ağustos 2016 tarihinde Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen Demirci, \"terör örgütüne üye olma\" suçundan tutuklandı.\nAnkara 19. Ağır Ceza Mahkemesinde 3 Mart 2020 tarihinde görülen karar duruşmasında \"silahlı terör örgütüne üye olmak\" suçundan 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.\n\n\nHadada aynağı\nHadada aynağı (Bostrychia hagedash) Threskiornithidae familyasında yer alan bir aynak türüdür. Sahra altı Afrika'da bulunur.\nHadada aynağının üç alt türü tanınmaktadır:\nYaklaşık 76 cm. boyunda gri ve kısmen kahverengi tüylü büyük bir aynak türüdür. Yanaklarında dar beyaz bir yatay şerit bulunur. Ağız kenarlarına kadar gelmese de bu şeritten \"bıyık\" olarak bahsedilir. Kanatların üzerindeki tüylerde yanardöner mor bir parıltı vardır. Ayakları siyahımsı, büyük gagası grimsi-siyahtır ve üst gagasında kızıl bir şerit bulunur. Ayaklarının üst kısımları da benzer kırmızı renktedir. Geniş kanatları güçlüdür ve yoğun orman içinde kuşun kolay kalkmasını ve manevra yapabilmesini sağlar. Uçarken ya da şaşırdığında yüksek sesli karakteristik \"haa-haa-haa-da-dah\" sesinden adı gelmektedir.\nSahra altı Afrika'da açık otlaklar, savanlar ve su havzalarında olduğu kadar şehirlerdeki parklarda ve yeşil alanlarda da bulunurlar. Sudan, Burundi Etiyopya, Senegal, Uganda, Tanzanya, Gabon, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Kamerun, Gambiya, Kenya, Somali ve Güney Afrika'da yaşarlar.\nUzun kıvrık gagasıyla yumuşak topraktan çıkardığı solucanlarla beslenirler. Ayrıca büyük böcekler, örümcekler ve küçük kertenkelelerle de beslenirler. Salyangoz yedikleri de görülür.\n\n\nNazmi Özoğul\nNazmi Özoğul, (d. 1918, Edirne) - (ö. 8 Ekim 1987), Türk siyasetçi.\nHarp Okulu mezunudur. Kore Kara Kuvvetleri Komutanlığı Piyade Müfettişliği İstihbarat Subaylığı, 40. Tümen Gelibolu Kilitbahir Tabur Komutanlığı, F.İ.U.Rs.Harp Tarihi Dairesi Subaylığı, 4. Yurtiçi Bölge Komutanlığı Seferberlik Şubesi Emir Subaylığı, Yazarlık, Adalet Partisi Kurucu Üyeliği, TBMM 1.(XII) ve 2.(XIII) Dönem\nEdirne Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve üç çocuk babasıdır.\n\n\nHorasan (bölge)\nBüyük Horasan veya Antik Horasan (Farsça: خراسان بزرگ veya خراسان کهن) Antik İran'ın tarihsel bir bölgesidir. İran'dan sonra sırasıyla Afganistan, Türkmenistan, Pakistan ve Tacikistan sınırları içinde de alanı vardı.\n\n\nCevat Sayın\nMehmet Cevat Sayın, (d. 1927, Edirne) - (ö. 13 Şubat 1993), Türk siyasetçi.\nİstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Serbest Avukatlık, Türkiye Büyük Millet Meclisi 3.(XIV) ve 4.(XV) Dönem Edirne Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve bir çocuk babasıdır.\n\n\nBrezilya Platosu\nBrezilya Yaylaları veya Brezilya Platosu (Portekizce: Planalto Brasileiro) Brezilya'da yer alan ve ülke yüzölçümünün yaklaşık yarısını kapsayan, Brezilya'nın doğu, güney ve orta bölümlerinin çoğunu barındıran, geniş bir coğrafi bölgeye verilen isimdir. Yaklaşık 4.500.000 km² alanı kapsamaktadır. Ayrıca Brezilya'nın nüfusunun büyük çoğunluğu (190.755.799; 2010 nüfus sayımına göre) bu bölgedeki dağlık ya da hemen bitişiğindeki dar kıyı bölgesinde yaşamaktadır.\n\n\nBenek gerdanlı aynak\nBenek gerdanlı aynak (Bostrychia rara) Threskiornithidae familyasında yer alan bir aynak türüdür. Afrika'da tropikal bölgelerde bataklık ormanlarda bulunur.\nDiğer aynak türleri gibi uzun bacaklı ve kıvrık uzun gagalıdır. Başlarının tepesinde sorguç tüyleri vardır. Boyunları diğer aynaklara göre kısadır. Kanat açıklıkları 270 ila 290 mm, gaga uzunlukları 115 ila 130 mm ve tarsus uzunlukları 56 ila 65 mm'dir. Tüyleri asıl olarak kahverengi - mavi renklerdedir. Küçük ve koyu renkli bu aynağın ayırt edici özelliği ten rengi benekli gerdanıdır. Diğer kısımlar koyu renkli tüylerle kaplıdır ve gözlerini çevreleyen tüysüz deri mavi renklidir. Uçarken geniş kanatları ve kısa kuyrukları ile ayırt edilebilirler. Genç kuşların tüyleri daha soluk renkli ve sorguçları da daha kısadır.\nBenek gerdanlı aynak Angola, Kamerun, Orta Afrika Cumhuriyeti, Kongo Cumhuriyeti, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Fildişi Sahili, Ekvator Ginesi, Gabon, Gana, Gine, Liberya, Nijerya, Sierra Leone ve Uganda'da bulunur. Büyük bir alan yayılmış olsa da çok kolay rastlanmazlar. Göçmen değildirler. Yaşam alanı ormanlık bataklıklar ve akarsuların yanındaki ormanlardır.\nYalnız dolaştıkları ve genellikle sessiz oldukları için kolay gözlemlenemezler. Rahatsız edildiklerinde yerden uçarak kalkar ve yakınlardaki ağaçlara sessizce tünerler. Sabah ve akşam alacakaranlıkta uçarken çıkardıkları ses sayesinde fark edilebilirler.\nHepçil olan benek gerdanlı aynak bitkilerin yanı sıra çeşitli küçük kabuklular ve böceklerle beslenirler. Solucan, larva ve salyangoz gibi omurgasızları da yerler.\nYuvalarını yerden bir ila altı metre yükseklikte ağaçlara yaparlar. Dişi kuşlar yalnız yaptıkları yuvaya iki yumurta yumurtlar. Su seviyesinin düşük olduğu uzun kurak mevsimler dışında her zaman üreyebilirler.\nGine-Kongo bölgesindeki diğer kuşlar gibi yaşam alanı yok olması ve habitat parçalanmasından muzdariptirler. Bu kuşların tercih ettiği yoğun yağmur ormanlarının yok edilmesi önemli bir sorundur. Avlanma da olumsuz etki yapmaktadır.\n\n\nDeconstruction Records\nDeconstruction Records, 1987'de Birleşik Krallık'ta kurulan bir müzik şirketi.\n\n\nCevad Heyet\nProf. Dr. Cevad Heyet (Farsça: جواد هیئت, Azerice: \"Cavad Heyət\"; 24 Mayıs 1925, Tebriz - 12 Ağustos 2014, Bakü), İran Azerisi cerrah, Türkolog. Hem tıp hem Türkoloji alanında çalışmalar yapmış olan Heyet, İran’da kalp cerrahisinin kurucusu ve öncüsü olarak kabul edilir. İran’da yayınlanan en eski ve sürekli Türkçe dergi olan Varlık dergisini yayınlayan Heyet, arkadaşı Hamit Nutki ile birlikte ilmî Türkoloji’nin temelini atmıştır. “\"İki Azerbaycan'ın Aksakalı\"”, “\"Çağımızın Dede Korkut’u\"”, “\"Asrımızın Promete’si\"”, “\"Bilge Dede\"” lakaplarıyla tanınır.\n24 Mayıs 1925 tarihinde Tebriz’de dünyaya geldi. Babası, bir din ve siyaset adamı olan Ali Heyet’tir. Ali Bey, Meşrutiyet Fermanı'nı Necef’ten Tahran’a götüren heyetin başında olduğu için aile “\"Heyet\"” soyadını almıştır.\n1941 yılında Tahran Tıp Fakültesi’nde başladığı tıp öğrenimine İstanbul’da devam etti. İran’dan Türkiye’ye gönderilen ilk öğrenci grubundaydı. 1946 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Uzmanlık eğitimi için üç yıl daha İstanbul’da kalan Heyet, 1949’da Paris’e giderek ihtisasını orada tamamladı, 1952’de Yüksek Mütehassıs Cerrah olarak Tahran’a döndü.\nHidayet ve Adliye devlet hastanelerinde cerrahlık klinikleri kurup başkanlığını yapan Heyet, daha sonra \"\"Cavid\"\" adlı özel bir hastane kurarak hizmetini ve çalışmalarını burada devam ettirmiştir.\n1961 yılında İran’da ilk açık kalp ameliyatını; 1969’da ise ilk kalp kapakçığı değiştirme, insanlarda böbrek nakli, köpeklerde kalp nakli ameliyatlarını gerçekleştirdi. 1963 yılında Dünya Cerrahlar Cemiyeti’ne, 1983’te Fransa Cerrahi Akademisi’ne üye seçildi. 12 yıl boyunca \"\"Tıp Bilimi\"\" (Daneşe Pezeki) adlı dergiyi yayımladı.\n1979’daki İran devriminin ardından doğan koşulları değerlendirerek bir Türkoloji dergisi yayımlamaya başladı. Varlık dergisini çıkararak, dergide Azerbaycan-Türk dili, edebiyatı, tarihi ve folkloruyla ilgili makaleleri yayınladı. Dergi, dilin yeniden canlanmasında çok önemli bir rol oynadı ve böylece, dünya Türkoloji biliminin önemli dergilerinden biri olarak literatüre geçti.\nHeyet, Azerbaycan'da gerek tıp, gerekse Türkoloji alanında birçok üniversitenin fahri doktoru ve profesörü unvanını aldı. Türkiye’de de Türk Dil Kurumunun şeref üyesi, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinin de fahri doktorudur.\nCevat Heyet, 12 Ağustos 2014 tarihinde Azerbaycan’da hayatını kaybetti. Cenazesi Bakü Fahri Hıyabanı'nda toprağa verildi.\n\n\nJustin Bieber's Believe\nJustin Bieber's Believe, (ya da promosyon adıyla \"Believe Movie\") Kanadalı şarkıcı Justin Bieber'ın 2011 yapımı konser-biyografi filminin ardından çıkan ikinci filmidir. Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'da 25 Aralık 2013'te, Open Road Films tarafından yayınlanmıştır. Film, eleştirmenlerden karışık yorumlar almıştır. 2014 Ocak ortasına kadar sadece Amerika'da $6.2 milyon gişe yapmıştır.\nBieber'ın 2011 yapımı filmine bir devam niteliğinde yapılan bu film, şarkıcının Believe Tour sayesinde Dünyaca ünlü bir süperstara dönüşünü anlatıyor. Bieber'la yapılan yeni röportajlarda, uzun zamandır kapalı kutu ardında kalan sorular cevap buluyor. Müziğe olan tutkusu, ilişkileri, genç yaşta spot ışıklarının etkisi altına girmesi ve daha önce görülmemiş sahne şovu görüntüleri ile birlikte yine daha önce hiç görülmemiş sahne arkası görüntüleri de bu belgeselde mevcut. Film ayrıca, Justin'in annesi Pattie Malette, akıl hocası Usher, menajer Scooter Braun ve şarkıcı Ludacris'in de görüntülerini kapsamaktadır.\n2012 yılının Mayıs aylarında medyada Bieber'ın \"Never Say Never\"'a devam niteliğinde bir film yayınlanacağı dedikoduları dolaşmaya başlamıştır. Fakat bu dedikodular, Bieber tarafından 2013 Ocak'ta doğrulanana kadar netlik kazanmamıştır. Bieber'ın, Twitter üzerinden attığı Tweet'de, Believe Tour'a ait konser görüntülerinin 26-27 Ocak 2013'te, Miami'deki American Airlines Arena'da çekileceği yönündedir. Yaklaşık iki ay sonra, Mart 2013'te film için 4-5 milyon dolarlık bir bütçe konulmuştur. 11 Ekim 2013'te, Yönetmen Jon M. Chu'nun tekrar yönetmenlik koltuğuna geçeceği duyurulmuştur. Bu esnada, Bieber YouTube'daki \"kidrauhl\" kanalında \"Onun Hikayesine Dair Fazlası Var\" başlığı ve #BelieveMovie hashtag'ı altında bir bir teaser yayınlamıştır. Bu da, filmin başlığının \"Believe\" olacağını kanıtlamıştır. Filmin resmi fragmanı, Yahoo! Movies tarafından 15 Kasım 2013'te yayınlanmıştır. Fragmanın yayınlanmasından bir gün sonra yönetmen Jon M. Chu, Instagram hesabına koyduğu bir fotoğrafla, filmin 3D olmayacağını doğrulamıştır. Filmin galası, 18 Aralık 2013'te Los Angeles, Kaliforniya'da yapılmıştır.\nFilm, eleştirmenler tarafından zayıf yorumlara maruz kalmıştır. \"Metacritic\", filme yapılan tüm yorumları toplayarak 100 üzerinden 39 puan vererek, \"genellikle olumsuz\" notunu düşmüştür. Metacritic ve IMDB kullanıcıları, filme 10 üzerinden 1.5 vererek adeta \"ezmişlerdir\". The Washington Post'dan Stephanie Merry film için, \"şarkıcı hakkında ufak gerçekleri aralıyor\" demiştir. Ayrıca, filme 5 üzerinden 1.5 vererek şu notu düşmüştür, \"her şeye rağmen o bir insan. Bu belgeselin gösterebileceği tek şey bu.\" Los Angeles Times yazarı Mikael Wood film için, \"yetenek, muhtemelen onun hakkında en az ilgi çekici olan şey\" demiştir. Buna ek olarak hayranları kastederek, \"ona sadık bir şekilde bağlı olanlar ve umutla bekleyenler, \"Believe\" den bir şeyler almış olabilirler fakat, daha fazlasını hak ediyorlardı.\" demiştir.\n\"Believe\", Blu-Ray ve DVD olarak, 8 Nisan 2014'te yayınlanmıştır. DVD ve Blu-Ray versiyonlarında, filmden çıkarılan ve uzatılan bazı ek sahneler mevcuttur.\n\n\nLizi Pop\nLiza Japaridze (Gürcüce: ლიზა ჯაფარიძე; 19 Eylül 2004) Gürcü Pop şarkıcı. Lizi, Malta'da yapılacak 2014 Eurovision Çocuk Şarkı Yarışması'nda ülkesi Gürcistan'ı temsil etmiştir.\n\n\nHasan Habibi\nHasan İbrahim Habibi (29 Ocak 1937 - 31 Ocak 2013), İranlı siyasetçi, avukat ve akademisyen.\nİran Devrimi'nde aktif rol oynadı. İlk kabinenin Kültür Bakanı, ardından Bilim Bakanı oldu. 1985-1989 yılları arasında ise Adalet Bakanı olarak görev yaptı. Son olarak 1989-2001 yılları arasında Rafsancani ve Hatemi'nin cumhurbaşkanı yardımcılığı görevini yürüttü. Bu makama atanan ilk cumhurbaşkanı yardımcısıdır.\n\n\nHasan & Ä°brahim\nHasan Ignatov ve Ibrahim Ignatov (Bulgarca: Хасан Игнатов и Ибрахим Игнатов, 15 Aralık 2003 in Şumnu, Bulgaristan) Bulgar-Türk asıllı piyanist ikilisi. Malta'nın Valletta şehrinde yapılan 2014 Eurovision Çocuk Şarkı Yarışması'nda Eurovision Çocuk Şarkı Yarışması'nda Bulgaristan'ı Krisya Todorova ile birlikte \"Planet of the Children\" isimli şarkı ile temsil ettiler.\nİkizler Hasan ve İbrahim müzisyen ailesinde doğdu. Babaları, Denis Ignatov Bulgar kökenli ve anneleri Sebile Kazımova Türk kökenli. Onların, ikiz ablaları var Merlin Ignatova ve Nermin Ignatova 1997 doğumlu . Beş yaşında ikizler babaları Denis Ignatov dan ilk müzikal talimat almış ve müzik öğretmeni Marinela Marinova ile 21 Eylül 2011 piyano ile profesyonelce çalışmaya başladı. Çocuklar, babası ve ikiz ablaları Merlin ve Nermin ile birlikte \"İkizler\" grubunda yer alıyorlar.\nHasan ve İbrahim Pancho Vladigerov, Bach, Rachmaninov, Liszt Beethoven, Mozart'ın ve diğerleri gibi ünlü Avrupa ve dünya bestecilerinin eserlerinden ve klasik müzik ile ilgileniyorlar . Onların büyük hayali dünyaca ünlü konser piyanisti ve iletkenler olmak ve Bulgaristan ve Şumnu'yu uluslararası ve dünya müzik sahnelerinde yüceltmektir.\nOnların küçük yaşına rağmen genç piyanistler Hasan ve İbrahim, çeşitli ulusal ve uluslararası yarışmalarda 50'den fazla ödülleri var - Bulgaristan, Türkiye, Makedonya, Avusturya, Malta, ABD ve Rusya. Kısa bir müzik kariyerine rağmen , bireysel performans ve piyano ikilisi olarak piyano virtüözleri Hasan ve İbrahim Ignatovi birçok prestijli ulusal ve uluslararası yarışmalar kazandı: 9. Uluslararası Yarışması \"Franz Schubert\" , 7. Uluslararası Piyano Yarışması \"Liszt-Bartok, Ligeti , \"4. Ulusal Yarışma\" Dimitar Nenov\" , Uluslararası Alman ve Avusturyalı müzik yarışma , Ulusal Yarışma \"Pancho Vladigerov\" \" 10. Uluslararası Yarışma \"Genç Virtüözler\" , Uluslararası Piyano Yarışması \"VIVAPIANO\" 2014 , 2 Uluslararası Genç Piyanistler Yarışması \"Andrei Stoyanov\" , 24 Ulusal Şarkıcı ve çalgıcılar Yarışması \"Svetoslav Obretenov \" , , 9. Uluslararası Piyano Yarışması \"Pera Piyano\" (İstanbul, Türkiye) , Uluslararası Genç müzisyenler rekabetí \"Ohrid Pearls\" , , 12. Uluslararası Rotary Müzik Yarışması (Moskova, Rusya) ve diğerleri. 8 yaşında \"Dimitar Berbatov\" Vakfı'nın çocukları arasında bulunmaktadırlar. 9 yaşında Uluslararası Müzik Festivali \"Varna Summer\" 2013'te yer aldılar. \n\n\n2014 Ferguson protestoları\n2014 Ferguson protestoları, Missouri eyaletine bağlı Ferguson kasabasında yaşayan Michael Brown isimli silahsız siyahi gencin beyaz bir polis tarafından uygulanan polis şiddeti sonucu ölümüne yönelik başlayan tepkiler ve ardından Missouri genelinde başlayan protestolardır. Protestolar Amerika'nın dört bir yanına yayılmıştır. Türkiye Devleti, Amerikan Hükümetine sorumluluk ve itidal çağrısı yaparak eylemcilere yapılan orantısız güç kullanımı için ' kaygı verici ' ifadelerini kulanmıştır.\nABD'nin Missouri eyaletine bağlı St. Louis kentinde 9 Ağustos 2014 tarihinde \"Darren Wilson\" isimli 28 yaşındaki bir polis tarafından öldürülen 18 yaşındaki siyahi genç Michael Brown için ölümünden bir gün sonra 10 Ağustos'ta mum ışığı nöbeti ile başlayan protestoları durdurmak için «Ferguson Emniyet Müdürlüğü» yetersiz kalmış Missouri Millî Muhafızları'na müdahale için yetki verilmiştir. Kasabaya daha sonra siyahi bir polis müdürü atandı ancak tansiyon düşmedi. Protestoların büyümesi üzerine 18 Haziran 2014 tarihinde kent genelinde sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş ancak olayların büyümesi ve yasağa uyulmaması polis ve askerlere müdahale emri verilmiştir. Birçok insan polislerlerin orantısız müdahalesi sonucu hastenelik olmuştur.Amerikan polis,askerinin basına saldırması Amerika'da 'basında özgürlük ilkesinin' çiğnendiğinin göstergesidir.\nProtestocuların sadece yürümek zorunda kaldığı kasabada protestocular gözaltına alınıyor. Muhabirler ise güvenlik güçlerinin baskısı altında olup birçok muhabir polislerce gözaltına alınmıştır. Daha sonra protestocular tarafından sosyal medya Twitter üzerinden #itsbiggerthanyou hashtagi yapılan eylem çağrısında, \"İnsan olma hakkımız için mücadele etme zamanı geldi. Bir araya gelmemize ve radikal değişiklik talebimize destek olun\" denildi.\n15 Ağustos 2014 tarihinde Missouri Valisi Jay Nixon silahsız bir gencin polis tarafından vurularak öldürülmesinin ardından Batı Florissant Caddesi'nde aynı gün devam eden protestoları bastırmak için bölgede bulunan ve biber gazı kullanan çevik kuvvet ve SWAT ekiplerini çekerek yerlerine otoyolda devriye olarak görev yapan ekipleri görevlendirdi.\nFerguson dışında ülke geneline yayılan protestoların bir kolu New York'ta yüzlerce kişi farklı noktalarda protesto gösterilerinde bulundu.\nABD'de polisler tarafından vurularak öldürülen Siyahiler için Ferguson, Missouri'de başlayan eylemler dünyanın dört bir yanına yayılmıştır. Dünyadaki hukuksuzlara karşı Ferguson'daki eylemlerden esinlenerek birçok ülkede protestolar düzenlenmiştir. Bu eylemlerin bir yarısı \"Ferguson protestoları\"na destek için diğer yarısı da Ferguson'daki eylemlerden esinlenerek yapılmıştır.\nAile avukatları, otopsi için St Louis İlçesi polis yetkililerine güvenmediklerini belirterek, Michael Brown'u öldüren polis memurunun tutuklanması için de çağrıda bulundu Ama Mahkeme Sonucunda Michael Brown'u öldüren polis memuru Davadan Beraat Etti Bunun Üzerine Protestoların İkinci Dalgası Başladı.\nMichael Brown isimli gencin polis şiddeti sonucu ölümünün ardından başlayan protestolarda polis \"orantısız güç\" kullanmış, polisin protestoculara karşı müdahele için Amerika Birleşik Devletleri Silahlı Kuvvetleri envanterindeki silahları kullanması ve ordunun Missouri polisine 4 milyar $ değerinde silah ve teçhizat gönderdiğinin basın yoluyla ortaya çıkması sosyal medyada eleştiri konusu olmuş, ABD Başkan Barack Obama ise orantısız polis şiddetini eleştirirken Vali Nixon'ın arkasında durmuştur. Yine protestolarda Holokost'tan kurtulmuş 90 yaşındaki bir kadın da gözaltına alınmıştır.\n19 Ağustos 2014 tarihinde süren protestolar sırasında iki polis tarafından 25 yaşındaki \"Powell Kajieme\" isimli ikinci bir siyahi genç erkek daha öldürdü. St Louis emniyet müdürlüğünden yapılan açıklamada protestolarda öldürülen ikinci gencin \"hırsızlık yaptığı ve bıçak taşıdığı\" söylendi. ABD'nin Missouri eyaletinde polisin ikinci bir siyah erkeği öldürmesinin ardından barışçıl protesto gösterileri düzenlendi.\nBinlerce kişi olayları ve protestoları yayınlamayan CNN'e tepki göstermek için Atlanta'daki merkezi önünde toplanmış ve kanalı sloganlarla protesto etmişlerdir. Ferguson'daki olayları takip ettiği sırada bir polis Anadolu Ajansı muhabiri Bilgin Şaşmaz'a silah doğrultmuş ve ölümle tehdit etmiş, daha sonra aynı polis memuru süresiz açığa alındı ve daha sonra görevden alınmıştır.\nFerguson protestoları sırasında birçok muhabir, polisler tarafından darp edildiklerini ve tehdit edildiklerini söylerken en az 11 gazeteci gözaltına alındı. 13 Ağustos'ta Washington Post muhabiri Wesley Lowery ve Huffington Post muhabir Ryan Reilley tutuklandı. Washington, New York şehrinde de olaylar büyümüş binlerce kişi gözaltına alınmıştır. Amerika polisinin aşırı şiddeti ve orantısız gücü dünyanın birçok yerinde tepkilere neden olmuştur.\nTwitter'ın kurucusu Jack Dorsey, müzisyen Nelly protestolara #MIKEBROWN yazılı tişörtü ile katıldı, Keke Palmer, Kareem Abdul-Jabbar, Carmelo Anthony (vb...)\n\n\nI Can't Give You Anything but Love\n\"I Can't Give You Anything but Love\", müziği Jimmy McHugh'ya, sözleri ise Dorothy Fields'a ait olan bir caz şarkısı. İlk kez 1928'de Adelaide Hall tarafından seslendirildi.\nAmerikalı şarkıcılar Tony Bennett ve Lady Gaga, \"I Can't Give You Anything but Love\"ın kendi versiyonlarını ortak caz albümleri \"Cheek to Cheek\"in (2014) ikinci single'ı olarak 19 Ağustos 2014'te yayımladılar.\n\n\nCheek to Cheek\nCheek to Cheek ÅŸu anlamlara gelebilir:\n\n\nCybaeus abchasicus\nCybaeus abchasicus Türkiye, Gürcistan ve Rusya'da bulunan bir su örümceği türü.\nEncyclopedia of Life'da Cybaeus abchasicus \n\n\nCybaeus angustiarum\nCybaeus angustarium Avrupa ve Azerbaycan'da bulunan bir su örümceği türü.\nEncyclopedia of Life'da Cybaeus angustarium \n\n\nGlenn L. Martin\nGlenn Luther Martin (17 Ocak 1886 – 5 Aralık 1955), Amerikalı havacılık öncüsü idi. Kendi tayyaresini tasarlayıp üretti, aktif bir pilot idi. Birkaç birleşme ile karıştırmanın neticesinde bugünkü Lockheed Martin şirketi, 1912'de kendi tayyare şirketi olarak kuruldu. University of Maryland, College Park'a yaptığı bağışlar ile Glenn L. Martin Institute of Technology ve Mühendislik Fakultesi kurulmuştur.\n\n\nCybaeus balkanus\nCybaeus balkanus Bulgaristan, Sırbistan ve Makedonya'da bulunan bir su örümceği türü.\nEncyclopedia of Life'da Cybaeus balkanus \n\n\nCybaeus intermedius\nCybaeus intermedius İsviçre ve İtalya'da bulunan bir su örümceği türü.\nEncyclopedia of Life'da Cybaeus intermedius \n\n\nCybaeus montanus\nCybaeus montanus İsviçre ve İtalya'da bulunan bir su örümceği türü.\nEncyclopedia of Life'da Cybaeus montanus \n\n\nCybaeus raymondi\nCybaeus raymondi Fransa'da bulunan bir su örümceği türü.\nEncyclopedia of Life'da Cybaeus raymondi \n\n\n2014 Ferguson protestoları zaman çizelgesi\nAşağıdaki zaman çizelgesi 2014 Ferguson protestoları sırasında ve sonrasında yaşanan olayları içermektedir.\nPolis kurşunuyla siyahi genç Michael Brown'un öldürülmesinden bir gün sonra 10 Ağustos 2014 tarihinde Ferguson, Missouri'de çoğunluğu siyahilerden oluşan halk ayaklanması başladı.\nProtestoların ilk gününde gece mum ışığı nöbeti başlamış ancak aynı gece polis ile göstericiler arasında şiddetli çatışmalar patlak vermiştir. Olayların büyümesi üzerine Ferguson Emniyet Müdürlüğü tarafından protestoculara yönelik orantısız müdahale başlamıştır.\n10 Ağustos'tan beri devam eden protestoların beşinci günü 13 Ağustos'ta polis Washington Post muhabiri Wesley Lowery ve Huffington Post muhabiri Ryan Reilley'i gözaltına aldı.\n\n\nJudith Resnik\nJudith Arlene Resnik (5 Nisan 1949 – 28 Ocak 1986), Amerikalı mühendis ve NASA astronotu. İnfilak eden Challenger Uzay Mekiği STS-51-L görevi fırlatma esnasında hayatını kaybetmiştir.\nİkinci Amerikalı kadın astronot olan Judith Resnik, yörüngede 145 saat günlüğü tutmuştur. Carnegie Mellon University mezunu olup University of Maryland'den elektrik mühendisliğinde Ph.D.'si vardı.\n\n\nCallobius claustrarius\nCallobius claustrarius erkeklerinin boyu 8 mm'ye, diilerin ise 11 mm'ye ulaşabilir. Bu örümcek türü Avrupa'da dağlık bölgelerde yaşar, özellikle eski, ıslak ormanlarda taşların altında bulunur. Nadir bir tür olarak bilinir.\nAlt türü \"C. claustrarius balcanicus\" (Drensky, 1940) yalnızca Bulgaristan'da bulunur.\n\n\nCybaeus vignai\nCybaeus vignai Fransa ve İtalya'da bulunan bir su örümceği türü.\nEncyclopedia of Life'da Cybaeus vignai \n\n\nStilelibero\nStilelibero(Türkçe karşılığı:\"Doğaçlama\"),İtalyan pop müzisyeni Eros Ramazzotti'nin 2001 yılının Mayıs ayında çıkarttığı bir albümüdür.Bu albümün hazırlandığı sırada Ramazzotti'ye Cher,Adelio Cogliati ve Giudetti yardımcı olmuştur.Bu albümdeki Piu' Che Puoi,L'Ombra Del Gigante ve Fuoco Nel Fuoco şarkılarının singleları yayımlanmıştır.Ayrıca bu albüm,BMG etiketiyle yayımlanıp Avrupa Birliği ülkelerinde yok satmıştır. Bu albüm , Latin Amerika'da ve İspanya'da Estilo Libre adıyla İspanyolca olarak yayımlanmıştır.\n\n\nCybaeus adenes\nCybaeus adenes ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus aizuensis\nCybaeus aizuensis Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus akiensis\nCybaeus akiensis Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus amicus\nCybaeus amicus ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus aokii\nCybaeus aokii Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus aquilonalis\nCybaeus aquilonalis Çin ve Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus aratrum\nCybaeus aratrum Kore'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus asahi\nCybaeus asahi Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus bam\nCybaeus bam Rusya'nın Kuril Adaları'nda bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus basarukini\nCybaeus basarukini Rusya'nın Sahalin Adası'nda bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus biwaensis\nCybaeus biwaensis Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus brignolii\nCybaeus brignolii Türkiye'de bulunan bir su örümceği türü.\nPaolo Marcello Brignoli için.\n\n\nCybaeus communis\nCybaeus communis Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus confrantis\nCybaeus confrantis Rusya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus cylisteus\nCybaeus cylisteus Çin'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus deletroneus\nCybaeus deletroneus Çin'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus desmaeus\nCybaeus desmaeus Çin'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus echinaceus\nCybaeus echinaceus Çin'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nGeorges Gorse\nGeorges Gorse (d. 15 Şubat 1915, Cahors - ö. 17 Mart 2002, Paris) Fransız siyasetçi, eski bakan Sol Gaullist\nÉcole normale supérieure'e 1936 yılında girmiş ve 1939 yılında Edebiyat alanında diploma sahibi olmuştur. Mısır'da bir Fransız lisesinde öğretmenlik ve Kahire Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yapmıştır ve Kahire Üniversitesi'nde gelecekte evleneceği eşi ile tanışmıştır.\n1940 yılında General de Gaulle'ün yaptığı çağrıya ilk yanıt veren isimlerden olmuş ve Özgür Fransa'nın Ortadoğu delegasyonunun enformasyon hizmetinin başında yer almıştır. Direniş madalyası sahibidir ve Geçiş meclisinde yer almıştır.\nKurucu Meclis'te 1945-1951 yıllarında SFIO'dan milletvekili seçilmiştir. 1957 yılında Guy Mollet Hükûmeti tarafından yeni ve bağımsız Tunus Devleti büyükelçiliğine atanmıştır. Roma Antlaşması'nın ardından 1959 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu daimi temsiliğine atanmıştır. Cezayir Cumhuriyeti Geçiş Hükûmeti ile Fransa arasında savaş sonrası Évian Antlaşması yapılmasının ardından 1963-1967 yıllarında Cezayir büyükelçiliği görevinde bulunmuştur. 1967-1997 yılları arasında Gaullist partilerden (UDVème, UDR ve RPR) Hauts-de-Seine milletvekilliği yapmış, Michel Debré, Georges Pompidou ve Pierre Messmer Hükümetlerinde yer almıştır.\nArap Dünyası ve Medeniyeti'ni iyi bilen Georges Gorse, 1991 yılındaki Körfez Savaşı'na karşı çıkmıştır.\nDiplomasi\nHükümet\nYerel Yönetimler\nMeclis\n\n\nCybaeus jilinensis\nCybaeus jilinensis Çin'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus akaanaensis\nCybaeus akaanaensis Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus anaiwaensis\nCybaeus anaiwaensis Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus ashikitaensis\nCybaeus ashikitaensis Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus bitchuensis\nCybaeus bitchuensis Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus echigo\nCybaeus echigo Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus enshu\nCybaeus enshu Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus fujisanus\nCybaeus fujisanus Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus gassan\nCybaeus gassan Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus gonokawa\nCybaeus gonokawa Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus hatsushibai\nCybaeus hatsushibai Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus hibaensis\nCybaeus hibaensis Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus higoensis\nCybaeus higoensis Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus hiroshimaensis\nCybaeus hiroshimaensis Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus inagakii\nCybaeus inagakii Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus itsukiensis\nCybaeus itsukiensis Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus jaanaensis\nCybaeus jaanaensis Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus jinsekiensis\nCybaeus jinsekiensis Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus kawabensis\nCybaeus kawabensis Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus kiiensis\nCybaeus kiiensis Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nRuby (Supernatural)\nRuby ABD'nin The CW kanalında yayınlanan Supernatural adlı dizide 3 Sezonunda Katie Cassidy , 4 sezonunda da Genevieve Padalecki tarafından canlandırdılan kurgusal bir karakterdir.\nRuby 3 sezonda diziye dahil olan bir şeytandır, 3 Sezonda Ruby Karakterini oyuncu Katie Cassidy canlandırmıştır , Ruby Sam'e Dean konusunda yardım edebileceğini söyler. Her fırsatı değerlendirmek zorunda hisseden Sam Ruby'le iş birliği yapmayı kabul eder. Ruby ona her konuda yardım eden,insanlığını tam olarak kaybetmemiş bir iblis gibidir.Bu da Sam'in güvenini kazanmasını kolaylaştırır.Sonunda Sam ve Ruby, Dean'in anlaşmasının bulunduğu Lilith adlı iblisi bulur.Fakat anlaşma süresi dolmuş ve Ruby'nin Dean için hiçbir şey yapmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır.Dean için son gelmiştir.Bu arada Lilith Sam'i öldürmeye çalışır fakat gücünün Sam'e etki etmediğini görünce korkarak kaçar. Süresi dolan Dean'in cehennem köpekleri tarafından parçalanarak cehenneme gönderilmesiyle sezon sona erer. Dördüncü sezonun sonunda ise Ruby'nin başından beri hainlik yaptığı anlaşılınca Ruby öldürülür dördüncü sezonda Ruby karakterini oyuncu Genevive Padalecki canlandırmışır.\nSezon 3 bölüm 1 - \"The Magnificent Seven\" - (2007) - (Katie Cassidy)\nSezon 3 bölüm 2 - \"The Kids Are Alright\" - (2007) - (Katie Cassidy)\nSezon 3 bölüm 4 - \"Sin City\" - (2007) - (Katie Cassidy)\nSezon 3 bölüm 9 - \"Malleus Maleficarum\" - (2008) - (Katie Cassidy)\nSezon 3 bölüm 12 - \"Jus in Bello\" - (2008) - (Katie Cassidy)\nSezon 3 bölüm 16 - \"No Rest for the Wicked\" - (2008) - (Katie Cassidy)\nSezon 4 bölüm 1 - \"Lazarus Rising\" - (2008) - (Genevieve Padalecki)\nSezon 4 bölüm 2 - \"Are You There, God? It's Me, Dean Winchester\" - (2008) - (Genevieve Padalecki)\nSezon 4 bölüm 3 - \"In the Beginning\" - (2008) - (Genevieve Padalecki)\nSezon 4 bölüm 4 - \"Metamorphosis\" - (2008) - (Genevieve Padalecki)\nSezon 4 bölüm 9 - \"I Know What You Did Last Summer\" - (2008) - (Genevieve Padalecki)\nSezon 4 bölüm 10 - \"Heaven and Hell\" - (2008) - (Genevieve Padalecki)\nSezon 4 bölüm 12 - \"Criss Angel Is a Douche Bag\" - (2009) - (Genevieve Padalecki)\nSezon 4 bölüm 14 - \"Sex and Violence\" - (2009) - (Genevieve Padalecki)\nSezon 4 bölüm 16 - \"On the Head of a Pin\" - (2009) - (Genevieve Padalecki)\nSezon 4 bölüm 21 - \"When the Levee Breaks\" - (2009) - (Genevieve Padalecki)\nSezon 4 bölüm 22 - \"Lucifer Rising \" - (2009) - (Genevieve Padalecki)\n\n\nSandrine Mazetier\nSandrine Mazetier (d. 16 Aralık 1966, Rodez, (Aveyron)) Fransız sosyalist ve feminist siyasetçi.\nKlasik Edebiyat alanında lisans yapmıştır. İletişim ve Bilgi Hizmetleri Yüksek Okulu'nda reklam piyasası alanbında eğitim görmüştür. Özel Sektörde İletişim Müdürü olarak çalışmıştır.\n1986 yılındaki Devaquet Kanunu'a karşı yapılan öğrenci eylemlerinde yer almış, önce Sosyalist Parti sempatizanı olmuş ardından 1988 yılında François Mitterrand'ın cumhurbaşkanlığı kampanya sürecinde Parti'ye üye olmuştur. Mazetier'nin ilk sosyalist angajmanı Front National ile sağın yapabileceği bütün ittifaklara karşı mücadele etmek olmuştur.\n1995 belediye seçimlerinde Paris 12. arrondissement belediye meclisine seçilmiş ve muhalefette yer almıştır. 1997 Fransa genel seçimlerinde milletvekili adayı olmuş ancak seçimleri kaybetmiştir. 2001 yılındaki belediye seçimlerinde bu sefer Paris 12. arrondissement belediye meclisinde bu sefer Sosyalistler yönetimi kazanınca çoğunlukta yer almıştır. 2001-2008 yıllarında Bertrand Delanoë'nin yardımcılığını üstlenmiştir.\n2007 Fransa genel seçimlerinde Nicolas Sarkozy'nin yakın dostu olarak bilinen Arno Klarsfeld'i yenerek ilk kez milletvekili seçilmiştir. Milletvekilliği seçimleri kampanya sürecinde Dominique Strauss-Kahn, Bertrand Delanoë ve Ségolène Royal gibi güçlü isimler kendisine destek vermiştir. 2007-2009 yıllarında Sosyalist Grubun Eğitimden sorumlu grup başkanvekilliğini ve 2009-2012 yıllarında ise Göçten sorumlu grup başkanvekilliğini üstlenmiştir.\nStrauss-Kahn ve Martine Aubry'ye yakınlığıyla bilinen Sandrine Mazetier, 2002'deki kuruluşundan itibaren Sosyalizm ve Demokrasi akımında, 2008 yılından itibaren ise Reconstructeurs inisiyatifinde aktif şekilde yer almıştır. 2008 Reims Kurultay'ında Parti liderliği için ve 2011 yılında yapılan önseçimlerde cumhurbaşkanlığı adaylığı için Martine Aubry'yi desteklemiş ve Aubry'nin cumhurbaşkanlığı kampanya ekibinde göçten sorumlu olarak yer almıştır.\n2012 yılından itibaren Meclis başkanvekili olarak görev yapmakta olup ayrıca Sosyalist Parti'nin göçten sorumlu Ulusal Sekreteri olmuştur.\nYerel Yönetimler\nMeclis\n\n\n1990 FIFA Dünya Kupası elemeleri - UEFA Grup 4\n1990 FIFA Dünya Kupası elemeleri - UEFA Grup 4 dünyanın en prestijli kupası olan FIFA Dünya Kupası'na katılabilmek için mücadele eden Finlandiya, Hollanda, Galler ve Batı Almanya millî takımlarının yer aldığı Avrupa kıtası elemelerinin gruplarından bir tanesidir.\nOynanan 12 maç toplamda 29 gol ile atıldı. Maç başına gol ortalaması 2,42 olarak belirlendi.\n\n\nSerey Die\nSerey Die (d. 7 Kasım 1984, Abidjan), İsviçre Ligi ekibi FC Basel takımında oynayan Fildişi Sahilili millî futbolcudur.\n\n\nGiovanni Sio\nGiovanni Sio (d. 31 Mart 1989, Saint-Sébastien-sur-Loire), Fransa doğumlu Fildişi Sahili asıllı oyuncu. Gençlerbirliği takımında oynamaktadır.\n\n\nStefana Veljković\nStefana Veljković (d. 9 Ocak 1990, Jagodina), Sırp profesyonel kadın voleybolcudur. Orta oyuncu mevkisinde oynayan 1,91 cm boyundaki oyuncu, ulusal takımında ve İtalya Bayanlar Voleybol Ligi takımlarından AGIL Novara takımında forma giymektedir.\n\n\nEnner Valencia\nEnner Valencia (d. 4 Kasım 1989, San Lorenzo) Ekvadorlu oyuncu. Premier League ekibi Everton takımında kiralık olarak oynamaktadır.\n\n\nMarcos Rojo\nFaustino Marcos Alberto Rojo ya da kısaca Marcos Rojo (d. 20 Mart 1990, La Plata), Premier League ekibi Manchester United takımında defans pozisyonunda görev yapan Arjantinli millî futbolcu.\nEstudiantes LP takımının altyapısında 2000-2008 yılları arasında 8 yıl forma giyen genç Rojo 2008 Yılında A Takımla antrenmanlara başladı.\nTakımında 3 sezon forma giyen Rojo performansı ile Spartak Moscow'lu yöneticilerin dikkatini çekti ve 2011-2012 Sezonunda Rus ekibinin yolunu tuttu.\nRus ekibinde antrenmanlara başlayan genç Rojo Rossiyskaya Premyer-Liga'da sadece 8 maç forma şansı buldu ve gol atamadı. Daha çok forma şansı bulmak isteyen Rojo 2012-2013 sezonu Yaz transfer döneminde Portekiz ekibi Sporting CP takımına transfer oldu. Rus ekibinde Arjantin millî futbol takımı aday kadrosuna çağrıldı.\nPortekiz ekibinde düzenli olarak forma giymeye başlayan genç Rojo 2 sezon takımında düzenli forma giymeye başladı. 2014 FIFA Dünya Kupası'nda Arjantin millî futbol takımının kadrosuna çağrıldı ve Dünya Kupasında yıldızı parlayan oyunculardan biri olan Rojo 2014-2015 Sezonu yaz transfer döneminde Manchester United teknik direktörü Louis van Gaal'ın ısrarı ile Nani + 17 Milyon Euro ya İngiliz Ekibi Manchester United'a transfer olmuştur.\nİngiliz ekibinde antrenmanlara başlayan Rojo,Rio Ferdinand'ın Queens Park Rangers'a transfer olmasından sonra boşalan 5 numaralı formayı giymeye başlamıştır.\nArjantin millî futbol takımı teknik direktörü Alejandro Sabella tarafından kadroya çağrılan Rojo'nun Dünya Kupasında yıldızı parlayan oyunculardan biri oldu. Arjantin ile finale kadar giden Rojo ve arkadaşları Almanya'ya uzatmalarda 114. dakikada Mario Götze'nin attığı gole engel olamamış ve Dünya Kupasını 2. Olarak tamamlamıştır.\n\n\nFloortje Meijners\nFloortje Meijners (d. 16 Ocak 1987, Oldenzaal), Hollandalı profesyonel kadın voleybolcudur. Pasör çaprazı mevkisinde oynayan 1,92 cm boyundaki oyuncu, ulusal takımında ve Türkiye Bayanlar Voleybol Ligi takımlarından Galatasaray takımında forma giymektedir.\n\n\nDenis Baupin\nDenis Baupin (d. 2 Haziran 1962, Cherbourg (Manche) Fransız siyasetçi. Avrupa Ekolojisi - Yeşiller milletvekili.\n1984 yılında École centrale Paris'yi bitirmiş ve mühendis olmuştur. 'Terre des Hommes' adlı uluslararası dayanışma örgütünün yöneticiliğini yapmıştır. 1989 yılında Yeşiller'e kaydolmuştur. Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu'nun danışmanlığını üstlenmiş, ardından 1997 yılında da Çevre Bakanı Dominique Voynet'nin danışmanlığına getirilmiştir. 1995 yılında Paris 20. arrondissement belediye meclisi üyesi ve 2001 yılında da Paris konseyi üyesi olmuş ve aynı yıl 20. arrondissement belediye başkan adayı olmuş ancak seçilememiştir. 2001-2008 yıllarında Paris belediye başkan yardımcılığına getirilmiş ve Ulaşımdan sorumlu olmuştur. 2008 yılında ise Çevre, Sürdürülebilir Kalkınma ve İklim Planından sorumlu belediye başkan yardımcılığına getirilmiş ve milletvekili seçildiği 2012 yılında belediye başkan yardımcılığından istifa etmiştir. \n2012 yılı itibarıyla Paris milletvekili olup, meclis başkanvekilliği görevinde de bulunmuştur. Ayrıca Konut Bakanı Emmanuelle Cosse'un eşidir.\nYerel Yönetimler\nParti Yönetimi\nMeclis\nDiğer\n\n\nDaryl Janmaat\nDaryl Janmaat (d. 22 Temmuz 1989, Leidschendam) Hollandal覺 oyuncu. Newcastle United FC tak覺m覺nda oynamaktad覺r.\n22 Temmuz 1989 tarihinde Hollanda’nın güneybatısında bulunan Leidschendam şehrinde dünyaya gelen Daryl Janmaat, altyapıda Feyenoord forması giydi ancak Feyenoord tarafından yeterli görülmedi ve sonunda yollar ayrıldı. Genç Janmaat tercihini bu kez ADO Den Haag altyapısından yana kullanıp ve 18 yaşındayken ilk kez den Haag formasıyla profesyonel lig maçına çıktı. Hemen o sezon Heerenveen kapıya dayandı ve Daryl Janmaat’ı kadrosuna kattı. Janmaat Heerenveen’de 4 sezon kalıp ve başarılı bir performans sergileyerek Hollanda’nın devlerinin radarına girmeyi başardı ve tercihini de altyapısında bulunduğu ancak gönderildiği Feyenoord’dan yana kullandı. Bonservisi elinde olan Janmaat, o dönem mali sıkıntılar yaşayan Feyenoord için bulunmaz hint kumaşından farksızdı. Çünkü bonservis bedeli ödemeden transfer ediliyordu. Ronald Koeman yönetiminde çıkış yakalayan Janmaat, 2014 yılına kadar bu takımda forma giydi ve ligde 63 maça çıkıp 6 gol attı.\n2014 yılında Mathieu Debuchy'i Arsenal'e yollayan Newcastle United, 2014 FIFA Dünya Kupası'nnda başarılı performans gösteren Janmaat'ı £6.000.000 karşılığında kadrosuna kattı. İlk maçına ise 17 Ağustos 2014 günü Manchester City FC karşısında çıktı.\nHollanda millî takımının çiçeği burnunda teknik direktörü Louis van Gaal tarafından ilk kez 2012 yılında Türkiye maçı için davet almayı başardı. 2014 FIFA Dünya Kupası'nda da kadroda yer alan Janmaat turnuvayı 3.bitiren takımda 5 maça çıktı ve 2 asist yaptı.\n\n\nBruno Martins Indi\nBruno Martins Indi (8 Şubat 1992, Barreiro) Hollandalı oyuncu. Stoke City takımında oynamaktadır.\nGine-Bissaulu gurbetçi bir ailenin çocuğu olan Indi, küçük yaşta Rotterdam'a taşındı. 2010 yılında A takıma alınan İndi, ilk maçına 22 Ağustos 2010'da Heracles Almelo karşısında çıktı. 2014 yılına kadar bu takımda forma giyen oyuncu €7.7 milyon karşılığında FC Porto'ya transfer oldu. \n\n\nDaley Blind\nDaley Blind (d. 9 Mart 1990, Amsterdam) Hollandalı futbolcudur. Eski futbolcu Danny Blind'in oğlu olan Daley, Ajax takımında oynamaktadır.\n1990 Amsterdam doğumlu olan Daley Blind, Eski AFC Ajax kaptanı Danny Blind’in oğlu olarak doğdu. 4 yaşında Ajax altyapısına giren Blind, 2007 yılında profesyonel oldu ve 2008 yılında da kulübün altyapı bünyesinde bulunan en iyi oyuncu seçildi. 2008 yılında ayrıca ilk kez A Takım ile maça çıkan Blind, daha sonra beklenen şansları bulamayacaktı. Arada Groningen’e kiralanan Blind dönünce de fırsat bulamayacaktı. Tıpkı gitmeden önceki durumu gibi, yine Martin Jol tarafından tercih edilmiyordu. Jol’un transfer manyaklığı ve Teemu Tainio ile Thimothee Atouba gibi iki tecrübeli oyuncu ile Blind’in önünü kesmesi sonucu Anderlecht kulüpler talip oldu.\nMartin Jol’un kötü gidiş sonrası görevden ayrılmasıyla, Frank de Boer göreve geldi ve Blind’in neler yapabileceğini altyapı döneminden çok iyi biliyordu ve ona şans verdi. Blind’in A Takımda kendini kanıtlaması biraz sürdü. Önce sol bek, ardından da ön libero olarak kendini kanıtlayıp Hollanda Ligi’nin en iyi oyuncularından biri olarak seçildi. Ajax ile ligde 4 şampiyonluk ve 1 Hollanda Süper Kupa şampiyonluğu yaşayan Blind, kaptanlardan biri oldu.\n30 Ağustos 2014 günü Louis van Gaal yönetimindeki Manchester United FC'a £13.8 M bonservis karşılığında transfer oldu. \nİlk olarak Hollanda U-15 takımınyla başlayan Blind, sırasıyla 16, 17, 19 ve 23 yaş altı takımların hepsinde forma giydi. 2013 yılında ise Louis van Gaal tarafından A millî takıma çağrıldı. İlk maçına 2013 yılında çıkan Blind, 2014 Dünya Kupası'nda yaklaşık 40 metreden Robin van Persie'ye yaptığı asist ile dikkat çekti. Dünya 3.sü olan takımda 7 maça çıktı, 3 asist yaptı ve 1 gol attı. \n\n\nGraziano Pellè\nGraziano Pellè (d. 15 Temmuz 1985, San Cesario di Lecce) İtalyan oyuncu. Congguo Cuçio Şiehui Çaoci Liensai takımlarından Shandong Luneng Taishan FC'de oynamaktır.\nLecce eyaletindeki San Cesario di eyaletinde doğan Pellè, Monteroni di Lecce'li. Erkek kardeşi Fabian ile ortaklaşa 12 yaş altı ulusal şampiyon olduktan sonra balo salonunda çalışmaya başladı. Yerel kulüp Lecce kulübü seçmelerine girdi ve Lecce'de oynamaya başladı; Babası Roberto Serie C'de Lecce ye transfer oldu ve babasıyla birlikte forvet oldu. Graziano, iki Campionato Primavera ödülü ve 2002 Coppa Italia Primavera ödülünü kazandı. Serie A'da ilk maçını 11 Ocak 2004'te Bologna'ya karşı 2-1 kaybettikleri maçta 10 dakika görev aldı ve sezonda toplam iki kez forma giydi.\nOcak 2005'te Pellè, istediği forma ulaşamadı ve Serie B takımlarından Catania'ya kiralandı. Yaz aylarında, 20 yaş altı ekibiyle 2005 FIFA Dünya Gençler Şampiyonası'na katıldı ve çeyrek finale çıktı ve dört gol attı. 2005-06 sezonunda Lecce'ye döndü ve tekrar kiralık verildi. Transfer döneminin ilk yarısında Crotone 'ye kiralık verildi.\n2006-07 sezonunda Pellè, yine bir kulübe kiralandı, bu sefer Cesena'ya on golle yenilikçi bir yıl geçirdi.\n\n\nNyquist’i̇n kararlılık kriteri\nNyquist’i̇n kararlılık kriteri, Bell Telefon Laborauarlarında çalışan İsveç kökenli Amerikan bir elektrik mühendisi olan Harry Nyquist Bell tarafından 1932 yılında keşfedilen, bir dinamik sistemin kararlılığını araştırmaya yarıyan bir yönteme ‘’’Nyquistin Kararlılık Şartları’’’ denir. Bu ktriter Kararlılık teorisinde ve Kontrol teorisinde kullanılmaktadır. Bu metodu uygulayabilmek için yalnızca açık sistem fonksiyonunun nyquist grafiğini bilmek gerektiğinden, kapalı yahut açık sistemin kutup ve sıfırları tam olarak bilinmese dahi bu yöntem uygulanabilir. Diğer bir ifadeyle bu yöntemin uygulanabilmesi için sistemin matematiksel modeli bilinmesesine gerek yoktur; sistemin sadece frekans cevabı kullanılarak kararlılığına nyquist metoduyla bakılabilir. Dolayısıyla sağ yarı düzlemde singularlık olan transfer fonksiyonlarına hatta rasyonel olmayan transfer fonksiyonlarına bu yöntem uygulanabilir. Üstelik bu yöntem çok giriş çıkışlı sistemler üzerinde kullanılacak şekilde genellenebilir.\nNyquist kriteri geribildirim tasarımı ve analizinde elektrik ve kontrol mühendisleri tarafında sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Bu kriter oldukça genel kullanımı olan bir kararlılık testi olmasına rağmen kullanım yalnızca doğrusal zamanda değişmeyen(LTI) sistemlerle sınırlıdır. Doğrusal olmayan sistemlerin kararlılığı Lyupanov kriteri, çember şartı gibi yöntemlerle test edilir.\nAçık çevirim transfer fonksiyonu formula_1, geribildirim transfer fonksiyonu formula_2 olan bir sistemin kapalı transfer fonksiyonu formula_3 olur. Sistemin kararlılığın belirleyen şey de formula_4 ifadesini sıfır yapan değerlerdir. Nyquist şartları frekans değiştikçe sistemin kararlılığının nasıl değiştiğini gösterir\nNyquist kriterleri kompleks analizdeki argüman prensibi üzerine kurulmuştur. Argüman prensibi şunu söyler:\nÖnbilgi: s-düzleminde bir yönü olan kapalı çizgiye kontür denir. formula_5 ile gösterilir. Herhangi bir sürekli F(s)fonksiyonu s- düzlemindeki bir kontürü F(s)-düzleminde başka bir kontöre -formula_6- çevirecektir.\ns-düzleminde çizili F(s)’in kutup ya da sıfırlarının üzerinden geçmeyen bir kontür, F(s)- düzleminde orjini formula_7 kere çevreler. Burada F(s)’in s-düzlemindeki kontürün içinde olan kutup sayısı P, sıfır sayısı Z dir. Örneğin F(s) = N(s)/D(s)’in bütün kökleri ve sıfırları kontürün içinde kalmışsa N(s) polinomunun kök sayısı Z’yi, D(s) polinomunun kök sayısı P’yi ifade eder.\nYukarıda kararlılığın frekansla değişimini araştıracağımızı söylemiştik. 1+G(s)H(s) ifadesinin sıfır olduğu an kararlılığın bittiği noktadır. Dolayısıyla 1+GH ifadesinin sıfırlarını (Z) araştırmalıyız. Bu ifadeyi 1+KN/D şekline yazabiliriz. O halde:\nformula_8\nformula_9\nSitemin kararlı olması için F(s) polinomunun sağ yarı-düzlemde sıfır yapan değer bulunmamalıdır. Bu yüzden kararlılığı test etmek için bütün sağ yarı-düzlemi kapsayan bir kontör çizip Z nin sıfır olup olmadığına bakarız. \nD(s) polinomunun kontör içindeki kökleri P yi verir. D(s) +KN(s)’in kökleri olan Z yi araştırmaktayız. N yi bulursak Z yi bulabiliriz.\n\n\nJean Royer\nJean Royer (d. 31 Ekim 1920, Nevers (Nièvre) - ö. 25 Mart 2011, Chambray-lès-Tours (Indre-et-Loire)) Fransız muhafazakâr sağ siyasetçi, eski bakan.\nİlk kez 1958 yılında milletvekili seçilmiş ve 1993 yılına kadar hiçbir meclis grubuna üye olmamıştır. 1959-1995 yıllarında Tours belediye başkanlığı görevinde bulunmuştur. 1973 yılında Ticaret Bakanı olarak atanmış ardından, 1974 yılında kurulan yeni hükûmette Posta ve Telekomünikasyon Bakanı olmuş, Georges Pompidou'nun ölümünün ardından 11 Nisan 1974 tarihinde bakanlıktan istifa ederek cumhurbaşkanı adayı olmuştur. Ancak seçimlerde %3,17 oy almıştır. Ara seçimlerle beraber 9 Mayıs 1976'da tekrar milletvekili seçilmiş ve 1997'ye değin milletvekilliği görevini sürdürmüştür. 30 Nisan 1993 - 21 Nisan 1997 tarihlerinde Cumhuriyet ve Özgürlük grubunun üyesi olarak milletvekilliğini yürütmüştür.\n1999 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde milli egemenlikçi Philippe de Villiers'nin listesini desteklemiş, 2002 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise Jean-Pierre Chevènement'a destek vermiştir.\nYerel Yönetimler\nMeclis\nHükûmet\n\n\n2015 UEFA millî takımlar sıralaması\n2015 millî takımlar sıralamasının 14 Ekim 2015 tarihindeki hali 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası elemeleri sonundaki play-off maçları ve 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası finalleri kura çekimlerinde kullanılmıştır.\n\"Not: Fransa ev sahibi olduğu ve eleme oynamadığı için kural gereği 2014 Dünya Kupası elemeleri alınır.\"\nSon Güncellenme: 11 Temmuz 2016 01:17\n\n\nGranyöz\nGranyöz veya kaya levreği (\"Argyrosomus regius\") sciaenidae ailesine ait bir balık türüdür. Ağzının içindeki sarı renk dolayısıyla \"sarı ağız\" ve \"halili\" olarak da adlandırılmaktadır.\nEti beyazdır. Ekonomik değeri yüksek olan balık, derin suları sever ve etçil olarak beslenir. İlkbahar ortalarından ağustos ayına kadar süren bir üreme dönemine sahiptir. Avcı balıklar olup hamsi ve sardalya ile birçok kabuklu türünü tüketir. Maksimum boyu 230 cm ve maksimum ağırlığı da 103 kg olarak kayıt altına alınmıştır.\n\n\nSikloalkan\nSikloalkan (İngilizce: \"cycloalkane\"); karbon atomları arasında bir ya da daha fazla sayıda halka bulunduran molekülleri kapsayan hidrokarbon bileşiklerinin genel adıdır. Alkanlar gibi moleküldeki her bir atom arasında yalnızca birer tane kimyasal bağ bulunmaktadır. Sikloalkanlarda yalnızca karbon ve hidrojen atomları yer almaktadır. Sikloalkanlar doymuş yapıdadır, çünkü hidrojenasyon gerçekleştirilemez.\nSikloalkanların genel formülü CH şeklindedir. Burada \"n\" harfi karbon atomunun sayısı, \"g\" harfi bileşikteki halka sayısıdır. Sikloalkanlar, sahip oldukları karbon sayısına göre adlandırılır: Siklopropan (3 karbonlu), siklobütan (4 karbonlu), siklopentan (5 karbonlu), sikloheksan (6 karbonlu). Sikloalkanlar büyüklüklerine göre de sınıflandırılabilir.\nFiziksel özellikleri alkanlara benzemektedir, ancak aynı sayıda karbona sahip bir alkan ile sikloalkan kıyaslandığında sikloalkanın donma, kaynama, yoğunluk gibi özelliklerinin alkandan yüksek olduğu gözlenir.\n\n\nWarner Music Group\nWarner Music Group (WMG), bilinen adıyla Warner Music, merkezi New York'ta bulunan Amerikalı bir küresel müzik şirketi. Alanında ABD'nin en büyüğü olan şirket, dünyada ilk üç içindedir. Warner Bros. Records, Parlophone Records ve Atlantic Records gibi şirketleri bünyesinde bulundurmaktadır.\n\n\nWyoming'deki adaların listesi\nAşağıda Wyoming'deki adaların bir listesi verilmiştir. Wyoming 253.348 km²'lik alanı kaplayıp ABD'deki en büyük onuncu eyalettir.\nWyoming büyük çoğunluğu Jackson Gölü ve Yellowstone Gölü üzerinde bulunan 32 adaya sahiptir. Güneybatıda bulunan Green River'da bulunan adalar da vardır.\n\n\nD.Gray-man\nD.Gray-man (ディー・グレイマン Dī Gureiman), Katsura Hoshino tarafından yazılıp çizilmiş Japon manga serisidir. Seri, Allen Walker adındaki Kara Emir (Black Order) isimli Exorcist grubunun üyesi olan bir çocuğun, Millennium Earl ve Akuma ordusuna karşı verdiği mücadeleyi konu almıştır.\nSeri 2004 yılında haftalık olarak çizgi roman baskılarıyla tanınmış, 3 Ekim 2006 yılında animesiyle gösterime girmiş ve 30 Eylül 2008 tarihinde toplam 103 bölümle sona ermiştir. Türkiye'de ise diğer birçok manga animesi gibi öncelikle çeşitli Web sitelerinde gösterilmiştir. İlk kez 2012 yılında Kidz TV'nin (Animez) kuşağında yayına girmiştir.\n\n\nAstralwerks\nAstralwerks, Amerikalı bir müzik şirketi. Universal Music Group bünyesinde bulunmaktadır.\n\n\nPseudibis gigantea\nPseudibis gigantea, Threskiornithidae familyasında yer alan bir aynak türüdür. Kamboçya'nın kuzeyinde yaşar. Az sayıda kuş Laos'un en güney ucunda hayatta kalmıştır. Son zamanlarda Vietnam'da Yok Đôn Ulusal Parkı'nda gözlemlenmiştir.\nEn büyük aynak türüdür. Erişkinlerinin boyu 102 ila 106 cm. arasında olduğu ve ağırlıklarının 4,2 kg. olduğu tahmin edilmiştir. Kuyruğu 30 cm., tarsus uzunluğu 11 cm. ve gaga boyu 20,8 ila 23,4 cm. arasındadır. Erişkinlerin gövdesi koyu gri-kahverengi tüylerle kaplıdır ve başları ile enselerinin üstü tüysüz ve gri renklidir. Kafanın arkasında ve omuz bölgesinde koyu renkli bantlar vardır. Soluk gümüş gri kanatların ucundada siyah renkli şeritler bulunur. Gaga sarımsı kahverengidir. Ayaklar turuncu, gözler koyu kırmızıdır. Genç kuşların kafalarının arkasında boyunlarına kadar kısa siyah renkli tüyler bulunur ve gagaları daha kısa, gözleri ise kahverengidir.\n\"P. gigantea\" bataklıklarda, göllerde, geniş ırmaklarda, taşkın arazilerde ve yarı açık ormanlarda yaşar. Önceleri Tayland'ın güneydoğusu, Kamboçya'nın ortası ve kuzeyi, Laos'un güneyi ile Vietnam'ın güneyinde ürediği düşünülmektedir. 1920'lere kadar Mekong Deltası'nda oldukça yaygınsa da günümüzde burada soyu tükenmiştir. Kamboçya, Laos'un güneyi ve muhtemelen Vietnam'da çok küçük bir popülasyon hayatta kalabilmiştir. Günümüzdeki popülasyonunun 100 çift kuş olduğu tahmin edilmektedir ancak bu rakam bile iyimserdir.\n\n\nFestival Records\nFestival Records (daha sonraki adıyla Festival Mushroom Records), 1952'de Sidney'de kurulan ve 2005'e kadar faaliyet gösteren Avustralyalı bir müzik şirketi. 1961'de News Limited bünyesine katıldı.\n\n\nPseudibis davisoni\nPseudibis davisoni, Threskiornithidae familyasında yer alan bir aynak türüdür. Kamboçya'nın kuzeyinde, Vietnam'ın güneyinde, Laos'un en güneyinde ve Endonezya'da Doğu Kalimantan'da çok az yerde bulunur. Epitet adı Britanyalı ornitolog William Ruxton Davison'a ithafen verilmiştir.\nErişkinlerin boyu 75 ila 85 cm. arasındadır. Tüyleri koyu renklidir. Boyunlarında yakın mesafeden mavimsi görünen soluk şerit ayırt edici özelliğidir. Tüysüz başı siyah renklidir. Bacakları kırmızıdır. Kanadının ön iç tarafında beyaz leke bulunur.\nGöllerde, bataklıklarda, yavaş akan akarsu kıyılarında ve açık ormanlıklarda yaşar. Günümüzde küresel popülasyonunun 250'den az olduğu ve muhtemelen 49 civarı olduğu tahmin edilmektedir ancak 2009 yılında yapılan bir saha araştırmasında 310 birey sayılmıştır. 2010 yılında ise Kamboçya'da 429 kuş bulunmuştur.\n\n\nThreskiornis spinicollis\nThreskiornis spinicollis, Threskiornithidae familyasında yer alan bir aynak türüdür. Avustralya'nın tamamına yakınında, Yeni Gine'de ve Endonezya'nın bazı bölgelerinde bulunur. Erişkinlerin boyunlarında oldukça ayırt edici olan saman benzeri tüyler bulunur.\nBoyları 60 ila 75 cm arasında olan büyük kuşlardır. Koyu kanatları günışığında yanardöner çok renkli bir parıltıya sahiptir. Sırtları ve yaka bölgeleri koyu renklidir. Boyunlarının büyük kısmı, altları ve kuyruk altları beyazdır. Uzun ve aşağı kıvrık siyah gagaları vardır. Bacaklarının üst kısmı kırmızı, ayaklarına doğru alt kısmı ise koyu gridir. Erişkinlerin boyunlarında saman benzeri tüyler bulunur.\nErkeklerin gagalarının daha uzun olması ve dişilerin göğüslerinin üst kısmında koyu bir şerit bulunması dışında cinsiyetler birbirine benzer. Genç kuşların renkleri daha soluktur; kısa gagaları daha az kıvrıktır ve boyunlarında saman benzeri tüyler yoktur.\nBatı Avustralya, Güney Avustralya'nın bazı bölgeleri ve Tazmanya'nın güneybatısı haricinde Avustralya'nın tamamında bulunurlar. Doğu kıyısında daha yaygındırlar ve Norfolk Adası ile Lord Howe Adası'nda da yaşarlar. Ayrıca Endonezya ile Yeni Gine'de de bulunurlar. Sığ tatlısu havzalarında, ekili arazilerde, bataklık ve lagünlerin kıyılarında ve otlaklarda yaşarlar. Kurak ve tuzlusu havzaları ile kıyılardaki çamurlu sahillerden uzak dururlar. Aşırı derecede göçebedirler ve sürekli olarak uygun yaşam alanı arayışı içindedirler. Yapraksız ağaçların üst dallarında tünemiş hâlde gözlemlenebilirler.\n\"Threskiornis moluccus\" gibi çok çeşitli besin maddeleri yemek için adapte olmamışlardır. Sığ sularda su böcekleri, yumuşakçalar, kurbağalarla beslenirler. Karada ise çekirgelerle beslendikleri için çiftçi dostu olarak adlandırılırlar. Ayrıca küçük sürüngenlerle de beslenirler.\nSazlıklarda, ya da su üstündeki ağaçlarda kap şeklinde bitki ve dallardan oluşmuş büyük yuvalar yaparlar. Sıklıkla \"Threskiornis moluccus\" türü ile birlikte büyük koloniler hâlinde yuvalanırlar. Üreme mevsimi kuzeyde mart, güneyde temmuz-aralık ayları arasındadır ancak bazı bölgelerde ağır yağmur mevsiminden sonra yılın tüm zamanı üreyebilirler. Nests are used year after year.\n\n\nFCC\nFederal İletişim Kurulu, İngilizce resmi ismiyle Federal Communications Commission (FCC) (\"The Commision\" yani Kurul olarak da hitap edilir), ABD'nin eyaletler arası ve uluslararası radyo, televizyon, tel, uydu ve kablo iletişmini denetleyen bağımsız bir devlet dairesi. Kongre kanunu (bakınız 47 U.S.C. § 151 ve 47 U.S.C. § 154) ile kurulmuştur. FCC geniş bant, rekabet, tayf, medya, halk emniyeti ve anavatan güvenliği alanlarında altı hedefe doğru çalışmaktadır. Kurul kendini modernize etme aşamasındadır.\n\n\nHaris Džinović\nHaris Džinović (d. 26 Eylül 1951, Saraybosna), eski Yugoslavya ülkelerinde tanınmış Bosnalı halk müziği ses sanatçısıdır.\n\n\n2015 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İsviçre\nİsviçre, Avusturya'nın başkenti Viyana'da yapılan 2015 Eurovision Şarkı Yarışması'na katılımını onaylamıştır. İsviçre'nin şarkı ve temsilcisi, ülkenin kamusal yayın kuruluşu SRG SSR idée suisse (SRG SSR) tarafından düzenlenen \"\"Die grosse Entscheidungs Show\"\" isimli ulusal final doğrultusunda seçilmiş, Mélanie René'nin seslendirdiği Time to Shine 2015 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İsviçre'yi temsil etmiştir.\n2015 yarışması'ndan önce, İsviçre Eurovision Şarkı Yarışması'na Elli beş kez katılmış, ilk katılımını 1956 yılında gerçekleştirmiştir. İsviçre, en iyi sonucunu aynı zamanda ilk zaferini Eurovision Şarkı Yarışması'nın ilk yarışması'nda \"Refrain\" adlı şarkısıyla Lys Assia ile kazanmış, ikinci zaferini ise 1988 yılında \"Ne partez pas sans moi\" adlı şarkısıyla Celine Dion ile ikinci ve son birinciliğini kazanmıştır. Yarı final uygulaması getirilen 2004 Eurovision Şarkı Yarışması'ndan bu yana dört kez finale çıkmayı başarmıştır. 2005 yılında Görevlendirme sistemi ise Estonyalı kız grubu Vanilla Ninja'nın seslendirdiği \"Cool Vibes\" adlı şarkıyla katılarak, finale yükselmiş final'de İsviçre'ye 8.lik getirmiştir. 2005'teki başarıları nedeniyle 2006 yılında İsviçre direkt olarak finalde yarışmıştır. ülke, 2007-2010 yıllarında yine Görevlendirme sistemi uygulamasına rağmen finale çıkmayı başaramamıştır. 2011 yılında, ülke Ulusal final organize etmeye karar vermiş, 4 yıl aradan sonra finale çıkmayı başarmıştır. 2014 yılında, \"Hunter of Stars\" adlı şarkısıyla Sebalter ülkesini temsil etmiş, finalde 13. olmuştur. bu sonuç, İsviçre'nin 2005 yılından sonraki en iyi sonucu olmuştur.\n19 Mayıs 2014 tarihinde SRG SSR kanalı İsviçre'nin 2015 Eurovision Şarkı Yarışması'na katılımlarının onayladıklarını duyurmuş, aynı zamanda İsviçreli katılımcıyı belirlemek için Die grosse Entscheidungs Show isimli Ulusal final ile seçeceklerini belirtmişlerdir. Organizatörler, 18 Temmuz 2014 tarihinde ise Ulusal final'in detaylarını açıklamıştır.\nDie Große Entscheidungsshow, İsviçre'nin 2015 Eurovision Şarkı Yarışması'na temsilci seçmek için bu yıl 5.si gerçekleşecek SRG SSR kanalı tarafından oluşturulan bir Ulusal finaldir. Ulusal finali İsviçre'de yayın yapan dört yayıncı tarafından gerçekleştirilecektir: İsviçreli-Alman yayıncı Schweizer Radio und Fernsehen (SRF), İsviçreli-Fransız yayıncı Radio Télévision Suisse (RTS), İsviçreli-İtalyan yayıncı Radiotelevisione svizzera (RSI) ve İsviçreli-Rumen yayıncı Radiotelevisiun Svizra Rumantscha (RTR).\nSeçim süreci, canlı gösteriler ve oylamalar sonucunda üç aşamada gerçekleştirilecektir. ilk aşamada yarışma için SRF/RTR, RTS ve RSI kanalları ikinci aşama için kendi katılımcı alımlarını gerçekleştirecektir. SRF/RTR kanalları dokuz katılımcı gönderecek, RTS kanalı altı katılımcı gönderecek ve RSI kanalı üç katılımcı gönderecektir. İkinci aşama olan \"Uzman kontrolü\"nde on sekiz katılımcı canlı performanslarını sergileyecektir. Jüri üyeleri üç şarkıcı ve şarkıyı SRF/RTR kanallarından, iki şarkıcı ve şarkıyı RTS kanalından ve bir şarkıcı ve şarkıyı RSI kanalından seçecektir. Üçüncü ve son aşamada seçilen altı katılımcı canlı yayında Ulusal finalde performanslarını sergileyecekler ve böylece kazanan şarkıcı ve şarkı İsviçre'yi Viyana'da temsil etmeye hak kazanacaktır.\nThe SRF/RTR seçimi internet ortamında ilgilenen katılımcılar online ortamda şarkılarını gönderebilecektir. Platforma katılım alımları 29 Eylül 2014 tarihinde başlayıp, 27 Ekim 2014 tarihinde bitecektir. İnternet kullanıcıları favori katılımcılarını 3 ve 17 Kasım 2014 tarihleri arasında oylayacaktır. İnternette oylanan katılımcılar en yüksek oyu alan dokuz katılımcı ikinci aşama olan \"Uzman kontrolü\" aşamasına geçmeye hak kazanacaktır.\nRTS kanalı katılımcılar için başvuruları 9 Eylül 2014 ve 27 Ekim 2014 tarihleri arasında açmıştır. başvurular kapandığında, kanala 26 katılımcı başvurmuştur. On katılımcı RTS tarafından 23 Kasım 2014 tarihinde Lozan RTS Studio 15 stüdyolarında jüri paneli Catherine Colombara, Laurent Pavia, Emile Felber, ve Nicolas Tanner karşısında performanslarını sergilemiş, bunlardan altısı \"Uzman kontrolü\" turuna seçilmiştir.\nRSI kanalı katılımcılar için başvuruları 16 Temmuz 2014 ve 15 Ekim 2014 tarihleri arasında açmıştır. 4 Kasım 2014 tarihinde Jüri paneli 2008 İsviçre katılımcısı Paolo Meneguzzi, Iris Moné ve Simone Tomassini başvuran 28 katılımcıyı değerlendirip, yapılacak Uzman kontrolü seçimi için üç katılımcı seçmiştir.\nSeçilen on sekiz katılımcının katıldığı uzman kontrolü 7 Aralık 2014 tarihinde Zürih'te yapılacaktır. Katılımcılar jüri üyeleri önünde performnanslarını sergileyecektir. Jüri üyeleri üç şarkıcı ve şarkıyı SRF/RTR kanallarından, iki şarkıcı ve şarkıyı RTS kanalından ve bir şarkıcı ve şarkıyı RSI kanalından seçecektir.\nDie Große Entscheidungsshow 31 Ocak 2015 tarihinde Bodensee Arena, Kreuzlingen'de gerçekleştirilecektir. Gösteri iki aşamadan oluşmaktadır: ilk aşamada katılımcılar İsviçre'yi temsil etmek için katıldıklar şarkıları seslendireceklerdir. ikinci aşamada ise diğer şarkıcıların seslendirdikleri şarkıları cover yapacaklardır. İkinci aşamada Deborah Bough \"Shake It Off\" adlı şarkıyı (Taylor Swift şarkısı), Timbelle \"Rude Boy\" adlı şarkıyı (Rihanna şarkısı), Licia Chery \"All About That Bass\" adlı şarkıyı (Meghan Trainor şarkısı), Andy McSean \"Chasing Cars\" adlı şarkıyı (Snow Patrol şarkısı), Mélanie René \"Chandelier\" adlı şarkıyı (Sia şarkısı) ve Tiziana \"The Power of Love\" adlı şarkıyı (Frankie Goes to Hollywood şarkısı) seslendireceklerdir. gecede 2014 Eurovision Şarkı Yarışması'nın kazananı Conchita Wurst performansını sergilemiştir.\nKazanan katılımcı Halk oylaması (50%) ve jüri oylamaları (50%) kombine edilerek yarışmanın kazananı \"Time to Shine\" adlı şarkıyla Mélanie René olmuştur. On jüri üyesi dört İsviçreli kanalın seçtiği temsilcilerden olmuştur. SRF kanalından dört temsilci: Peter Ramon Baumann (ESC Fanclub), Lilly Behling (Die grössten Schweizer Talente'de müzik yönetmeni), Dano Tamasy (Radio SRF 3 müzik yönetmeni) ve Mark B. Lay (vokal eğitmeni); RTS kanalından üç temsilci: Grazia Covre (kareograför), Valerie Ogier (gazeteci) ve Nic Maeder (İsviçreli grup Gotthard'ın solisti); RSI kanalından iki temsilci: Sebalter (şarkıcı; 2014 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İsviçre'yi temsil etmişti) and Simone Tomassini (şarkıcı); ve RTR kanalından bir temsilci Alice Bertogg (RTR televizyon sunucusu; şarkıcı).\nBütün ülkelerin dışında Big 5 ülkeleri (Almanya, Birleşik Krallık, Fransa, İspanya ve İtalya) ve Ev sahibi ülkenin hangi yarı finalde oy kullanacağı belirlenmiş ve Yarı finalde yarışacak ülkeleri beş fanusa koyarak hangi yarı finalde yarışacağı belirlenmiştir. 26 Ocak 2015 tarihinde Viyana Belediye Binası'nda gerçekleştirilen yarı final kuraları sırasında, İsviçre'nin ikinci yarı finalin ikinci kısmında yarışacağı belirlenmiştir. Yarışmanın yapımcıları, İsviçre'nin ikinci yarı finalde Kıbrıs Cumhuriyeti'nden önce ve 2015 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İsveç'ten sonra on dördüncü sırada sahne almasına karar verdiler.\nİsviçre'de yarışmanın Fransızca olarak birinci yarı final RTS.ch (canlı) kanalından; ikinci yarı final RTS Deux kanalından; final ise RTS Un kanalından; Almanca olarak yarı finaller SRF zwei kanalında Sven Epiney; final ise SRF 1 kanalından; Radyo yayını ise Peter Schneider ve Gabriel Vetter yorumculuğunda Radio SRF 3 kanalından; İtalyanca olarak ikinci yarı final RSI La 2 kanalından; final ise RSI La 1 kanalından yayınlanacak ve İsviçre'nin finalde oyları Laetitia Guarino tarafından okunacaktır.\nİkinci yarı finalde verilen puanlar:\nFinalde verilen puanlar\nBeş kişiden oluşan İsviçreli jüriler şunlardır:\n50% jüri oylaması ve 50% halk oylaması ile kombine edilmiş İsviçre oyları sonuçları.\n50% jüri oylaması ve 50% halk oylaması ile kombine edilmiş İsviçre oyları sonuçları.\n\n\nFrançois de Rugy\nFrançois de Rugy (d. 6 Aralık 1973, Nantes) Fransız çevreci siyasetçi.\nParis Siyasal Bilgiler Enstitüsü'nden 1995 yılında mezun olmuştur. 1991 yılında Brice Lalonde'un Ekoloji Nesli partisine üye olmuş ve 1994 yılında partiden ayrılmıştır. 1997 yılında Yeşiller'e üye olmuştur. 1997 Fransa genel seçimlerinde Jean-Marc Ayrault'nun karşısına aday olarak çıkmış ancak seçimleri kaybetmiştir. 1997-2002 yıllarında Meclis Radikal-Yurttaş ve Yeşil Grubun (RCV) genel sekreter yardımcısı olmuştur. 2001 yılında Nantes Belediye Başkanı Jean-Marc Ayrault'nun ulaşımdan sorumlu yardımcısı olmuştur.\n2007 yılı itibarıyla Loire-Atlantique milletvekilidir. 2007-2012 yıllarında Cumhuriyetçi, Demokrat Sol Grup (Komünistler ve Yeşiller oluşturmuştur) kontenjanından meclis başkanlık divanında sekreter olarak görev almıştır. Ayrıca Yeşiller Meclis'te 2012 yılında grup kurunca grubun eş başkanı olmuştur. 27 Haziran 2017 tarihinde Meclis Başkanı seçilmiştir. 4 Eylül 2018 tarihinde ise Devlet Bakanı, Dayanışmacı ve Ekolojik Dönüşüm Bakanı olarak atanmıştır.\nLoire-Atlantique'in Brötanya bölgesine dahil olmasını savunmaktadır. Ayrıca Notre-Dame-des-Landes'da Büyük Batı Havaalanı yapılmasına karşı çıkmaktadır. Eşcinsel evliliği ve eşcinsellerin evlat edinmesini savunmaktadır. Ayrıca ne dindardır ne de dinlere inanmaktadır.\nYerel Yönetimler\nMeclis\nHükümet\n\n\nTayyib Kanarya\nTayyib Kanarya (d. 17 Ekim 1995, Kayseri), Türk futbolcu. Süper Lig ekibi Kayseri Erciyesspor'da oynamaktadır.\n1995 yılında Kayseri'de dünyaya gelen Tayyib, 2005 yılında Kayseri İl Özel İdaresispor takımında futbola başladı. 2006 yılında ise 11 yaşındayken Kayseri Erciyesspor takımı yetenek avcılarının dikkatini çekti ve bu takıma transfer oldu. 2009-10 sezonuna kadar çeşitli kategorilerde forma giyen Tayyib, 2005 yılında U-15 takımına yükseldi. İlk maçına 24 Ekim 2009'da çıktı. Bu takımla 20 maçta 5 gol attı. Daha sonra U-17 takımına yükseldi ve bu takımda ise 18 maça çıkıp 9 gol attı. U-18 takımında 5 maça çıkıp 1 gol attı. Daha sonra U-19'a alınan oyuncu burada 1 maça çıktıktan sonra yetenekleri nedeniyle kendinen üst yaş grubu olan U-21 Ligi'ne alındı. Rıdvan Çeçen'in takımında A Takım'dan gelen Uğur Demirkol, Kerim Avcı ve Yusuf Balcıoğlu gibi isimlerle forma giyen Tayyib, 56 maça çıkıp 25 gol attı.\n2014-15 sezonu öncesinde Bülent Korkmaz'ın takımın başına getirilmesiyle takım kampına alınan Tayyib, ilk çıktığı maçta 22 Temmuz 2014 tarihinde TRT Kupası maçında Akhisar Belediyespor karşısında 1 gol attı. 3 Ağustos 2014 günü oynanan Kasımpaşa SK maçında da gol attı. Ağustos 2014'te ise takımıyla 5 yıllık profesyonel sözleşme imzaladı.\n\n\nL'ombra del gigante\nL'ombra del gigante (Türkçe karşılığıyla: Dev Gölgenin Ardından), İtalyan müzisyen Eros Ramazzotti'nin 3 Temmuz 2001 tarihinde tekli olarak yayınladığı parçasıdır. Şarkı, Ramazzotti'nin 2000 yılının sonbaharında çıkan \"Stilelibero\" albümünde yer almıştır. Sözleri Lorenzo Cherubini, Claudio Guidetti ve Adelio Cogliati'ye aittir.\nŞarkının klibi aksiyon filmlerini andırmaktadır. Klip Miami sahillerinde bulunan bir helikopter pistinde çekilmiştir.\n\n\nDimetiltriptamin\nDimetiltriptamin veya kısa adıyla DMT, beyin dolaylarındaki pineal bez tarafından uyku sırasında salgılanan bir çeşit halüsinojendir. Triptofan kaynaklıdır. Serotonin ve melatonin hormonlarıyla izomerdir. Salgılanması rüyaların görüldüğü evreye denk gelir ve etkilerinin arasında \"zaman algısında değişim\" vardır.\nBeyin, uyku dışında sadece ölüm ve doğum sırasında DMT salgılar. \"Işık görmek\" yine hem içilen DMT sırasında hem de ölüm sırasında yaşanır.\nHalk arasında \"üçüncü göz\" diye tabir edilen yerin denk geldiği yer aslında DMT'nin salgılandığı pineal bezin tam üstüdür.\nGünümüzde Peru'da bazı kabileler tarafından \"ayahuska\" adıyla kullanılmaktadır. Kullanımı birçok ülkede yasaktır.\n\n\nKorsan Ãœtopya\nKorsan ütopyaları, anarşist yazar Peter Lamborn Wilson tarafından onun \"Korsan Ütopyaları\" adlı eserinde bir zamanlar korsanlar tarafından tedarik amaçlı kullanılan gizli adaları tarif etmede kullanıldı. Wilson'ın kavramı büyük ölçüde spekülasyona dayanmaktadır ve hatta o bile biraz fantastik olduğunu kabul etmiştir. Wilson'ın görüşü korsanların hükümetlerin ötesinde çalışan ve sınırsız özgürlüğü benimsemiş yerleşim bölgelerininin özerk proto-anarşist toplumların erken formu olduğudur.\n\n\nSol piyasa anarÅŸizmi\nSol piyasa anarşizmi, sol liberteryenizm, bireyci anarşizm ve liberter sosyalizmin bir formudur. Kevin Carson, Roderick T. Long, Charles Johnson, Brad Spangler, Samuel Edward Konkin III, Sheldon Richman, Chris Matthew Sciabarra, ve Gary Chartier gibi günümüz akademisyenleriyle ilişkilidir. Radikal bir şekilde serbest piyasaların değerini vurgulamaktadırlar. Bu liberteryenler serbest piyasalar aracılığıyla devletçi ve kapitalist ayrıcalıkların ortadan kalkacağına inanmaktadır. Taraftarları sol piyasa anarşistleri veya piyasa odaklı sol liberteryenler olarak ifade edilmektedir.\n\n\nAlt ana toplardamar\nInferior vena kava (diğer bilinen adıyla posterior vena kava), Vücudun alt veya art bölgesinde bulunan toplardamarların birleşerek kalbin sağ kulakçığına açılan damarıdır. Ayrıca vücuttaki en büyük toplardamardır.\nYaklaşık 10–12 cm uzunluğunda olup, yaklaşık 20–30 mm çapındadır. Karın boşluğunda, 4. ve 5. bel omurları çizgisinde iliyak toplardamarlardan oluşur. Omurganın sap tarafından diyaframa doğru yukarı uzandıktan sonra göğüs kafesi içinde kısa bir süre ilerler ve sağ kulakçığın alt-arka parçasından kalbe açılır.\nAlt ana toplardamara çok sayıda toplardamar dalı katılmaktadır. Bu dallar; bel toplardamarı, böbrek ve böbreküstü toplardamarları, frenik toplardamarlar, testis ve yumurtalığın toplardamarları ve kapı toplardamarıdır.\n\n\nAmerika Birleşik Devletleri Hazine Bakanlığı\nAmerika Birleşik Devletleri Hazine Bakanlığı (), ABD federal hükümetinin, hazinesi ve maliyeden sorumluğu bakanlığıdır. Devletin gelirini yönetmek için 1789'da bir Kongre Kanunu'yla () kurulmuştur. Bakanlık Kabine'nin bir üyesi olan Hazine Bakanı tarafından yönetilir.\n\n\nMeningoensefalit\nMeningoensefalit (Yunanca: \"meninges\" zar; \"enkephalos\" beyin; -\"itis\" iltihap) Meninkslerin iltihabı veya enfeksiyonu olan menenjit ile beyin iltihabı veya enfeksiyonu olan ensefalitin aynı anda görüldüğü hastalığa verilen isimdir.\nProtozoanlar, virüsler ve bakteriler neden olabilirler.\nBazıları şunlardır:\n\n\nHenri Coppens\nHenri 'Rik' François Coppens (29 Nisan 1930, Anvers - 5 Şubat 2015, Antwerp), forvet olarak oynayan eski Belçikalı millî futbolcu ve teknik direktör. 1954 FIFA Dünya Kupası'nda forma giyip İngiltere karşısında bir de gol kaydetmiştir.\n\n\nHalk Cephesi\nHalk Cephesi (HC), Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (DHKP-C) sempatizanlarının kurduğu yapılanmadır.\nTürkiye'nin yoksul mahallelerinde yoğunlaşmış durumdadır. Halk Cephesi amaçlarının yoksul mahallelerde yapılan fuhuş, yozlaşmaya, uyuşturucu satılımı gibi durumlara son vermek olduğunu belirtmiştir. Özellikle İstanbul'un yoksul mahallelerinde etkin olan örgüt Gazi Mahallesi, Sancaktepe, Okmeydanı, Avcılar ve kendileri kurmuş oldukları Küçük Armutlu (Sarıyer'de) ve Çayan Mahallesi'nde (Nurtepe) etkilidir. Halk Cephesi, ismini en çok 1 Mayıs'ta Taksim'de yapılan eylemlerde duyurmuştur. 2012 yılında tek tip kıyafetlerle ve kızıl bayraklarıyla gerçekleştirmiş oldukları yürüyüşleri ile adından söz ettiren Halk Cephesi yürüyüşe 20-25 bin sempatizanla katılmış ve bu katılım sendikalardan sonra en yoğun katılım olmuştur.\n2013 ve 2014 yıllarında 1 Mayıs'ın Taksim'de kutlanmasını yasaklatan devlete karşı en şiddetli çatışmaları kendileri yapmıştır. İsrail'in Gazze'ye saldırması üzerine birçok Halk Cephesi ve DHKP-C mensubu savaşmak için Gazze'ye gitmiştir.\n\n\nÉric Raoult\nÉric Raoult (d. 19 Haziran 1955, Paris), Fransız siyasetçi, eski bakan.\nParis Siyasal Bilgiler Enstitüsü mezunudur. 1974 yılında Cumhuriyet için Demokratlar Birliği'ne (UDR) ve 1976 yılında da Cumhuriyet için Birlik'e (RPR) üye olmuştur. 1978'de Paris Hava Kuvvetleri'nde Nicolas Sarkozy ile beraber askerlik hizmetini tamamlamıştır. Ayrıca Fransa Basın Enstitüsü'nde ekonomik bilimler alanında lisans yapmış ve 1979 yılında mezun olmuştur. 1983 yılında Le Raincy belediye başkan 1. yardımcısı olmuş ve 1985 yılında Roger Karoutchi'nin ardından RPR'in gençlik hareketinin başına geçmiştir. 1986-1995 ve 2002-2012 yıllarında Seine-Saint-Denis milletvekilliği görevinde bulunmuş, 1995-2014 yıllarında Le Raincy belediye başkanlığı yapmıştır. 1. Alain Juppé Hükümeti'nde Entegrasyon Bakanı 2. Alain Juppé Hükümeti'nde Şehir Bakanı olarak görev yapmıştır.\nYerel Yönetimler\nMeclis\nHükümet\n\n\nErik Aadahl\nErik Aadahl (d. 16 Eylül 1976, San Francisco) Amerikalı ses editörü.\n1998 yılında Güney Kaliforniya Üniversitesi Sinema Sanatları bölümünden mezun oldu. Ses editörlüğünü yaptığı: \"\" filminde Akademi Ödülleri için aday gösterildi. Aadahl özellikle 2014 yılında çekilmiş Godzilla filmindeki Godzilla canavarın \"kükreme\" sesi üzerinde çalıştı.\n\n\nSülüklü, Cihanbeyli\nSülüklü (Kürtçe: çalıko), Konya'nın Cihanbeyli ilçesine bağlı bir beldedir.\n\n\n2012 Avrupa Futbol Şampiyonası elemeleri - A Grubu\nBu sayfada 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası elemeleri'nin A Grubu maçları yer almaktadır.\nA Grubu'nda karşılaşacak rakipler 21 ve 22 Şubat 2010 tarihinde Almanya'nın Frankfurt şehrinde belli olmuştur.\n\n\nMaksutlu\n\n\nArtur Mas i Gavarró\n\"Mas i Gavarró Katalanca bir isimdir. Mas birincil soyad, ikincili ise Gavarró'dur.\"\nArtur Mas i Gavarró (Katalanca telaffuz: [ərˈtur ˈmas]; d. 31 Ocak 1956), İspanyol politikacı ve devlet adamı. Liberal milliyetçi CDC (Convergència Democràtica de Catalunya) partisinin lideridir. Ayrıca Convergència i Unió koalisyonuna da başkanlık yapmaktadır.\nBarselona Üniversitesi'nden ekonomist derecesini elde etmiştir. Katalanca ve İspanyolca'ya ek Fransızca ile İngilizce de konuşabilmektedir. Mas'ın ideolojisi Ekonomik Liberalizm'e yönelmek ve Katalan Bağımsızlığı'na olan desteği arttırmak. Sosyal olaraktan genellikle gündemdeki konulara ılımlı bir yaklaşımda bulunmuştur. Eşcinsel haklarında olduğu gibi. Ancak eşcinsel evliliği desteklememiştir.\n2010'da Mas İspanya'dan kurumsal ayrılık referandumunda evet diyeceğini bildirmişti. İktidarda olmak ve Katalan Bağımsızlığını politik gündeminin ana maddesi haline getirmiştir.\nBarselona'da dört çocuklu zengin fabrikatör bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Mas'ın annesi Sabadell,babası ise El Poplenoludur. Lycée Français de Barcelone(Barselona'da Fransızca eğitim veren bir okul)'da okumuştur. Ardından Barselona Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nden mezun olmuştur ve Helena Rakòsnik ile evlenmiştir.\nKatalonya'da politik sorumluluklar elde etmeden önce özel sektör ve kamu da farklı pozisyonları elinde bulunduruyordu. Özellikle Katalan işletmelere uluslararası statü kazandırmakla ilgileniyordu.\n1987-1995 yılları arasında Barselona Şehir Konseyi'nde CDC (Convergència Democràtica de Catalunya)'yi temsil etmiştir.\nKatalon Hükümeti'nde aldığı ilk kayda değer sorumlulukları Jordi Pujol i Soley'in başkanlık süresince almıştır (1980-2003). 1995-1997 yılları arasında Toplumsal İşler Bakanlığı yapmıştır. 1997-2001 yılları boyunca da Ekonomi ve Finans Bakanlığı görevini yapmıştır.2000-2003 yıllarında Hükûmet Sözcülüğü'de yapmıştır.\n2007'den beri özellikle üzerinde durduğu nokta Katalanizmin Yeniden Yapılandırılmasına (Katalanca: Refundació del catalanisme) ön ayak olmak. Bu yeniden yapılandırma Katalanist Hareket'in ilkeleri ve değerleri üzerine inşa edilip Katalan toplumunun içindeki milliyetçi duyguyu ortaya çıkarıp onu canlandırmayı esas alır.\n\n\nRick McCallum\nRick McCallum (d. Richard McCallum; 22 Ağustos 1954, Heidelberg), Genç Indiana Jones'un yanı\nsıra Yıldız Savaşları üzerine yaptığı çalışmalarıyla tanınan\nAlman asıllı Amerikalı film yapımcısı. George Lucas ile birlikte sık sık yaptığı çalışmalarıyla bilinir.\n\n\nPaul Bhattacharjee\nGautam Paul Bhattacharjee (d. 4 Mayıs 1960 – ö. 12 Temmuz 2013) , Hint kökenli İngiliz oyuncu\nBhattacharjee, James Bond serisinin \"Casino Royale\" filminde canlandırdığı doktor karakteriyle biliniyordu. Ayrıca yine \"The Best Exotic Marigold Hotel\" ve \"Dirty Pretty Things\" filmlerinin yanı sıra \"EastEnders\" , \"Spooks\" ve \"Waking the Dead\" dizilerinde rol almıştı.\n10 Temmuz 2013 günü katıldığı tiyatro provası sonrası esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolan Paul Bhattacharjee 12 Temmuz 2013 tarihinde ölü olarak bulunmuştur..\n\n\nJennifer White\nCarly Anne Friedman veya sahne adıyla Jennifer White (d. 6 Şubat 1988; Agoura Hills, Kaliforniya), Amerikalı porno yıldızı.\n6 Şubat 1988 yılında Kaliforniya'nın Agoura Hills şehrinde doğan Jennifer White; All Girl Massage, Brazzers, Babes, Evil Angel, Mofos ve Twistys gibi şirketlerle sözleşme imzalamıştır. Mayıs 2020 itibarıyla All Girl Massage ile 5, Brazzers ile 18, Babes ile 2, Evil Angel ile 30, Mofos ile 4, Naughty America ile 22 ve Twistys ile 5 sahnede yer almıştır.\n\n\n2009 UEFA millî takımlar sıralaması\nUEFA tarafından her 2 yılda bir Kasım veya Aralık aylarında eleme maçlarının tamamlanmasından sonra açıklanır. Sistem her 2 yıllık periyotlar şeklinde yürümektedir. Her periyot yılına göre, FIFA Dünya Kupası veya Avrupa Futbol Şampiyonası eleme maçlarını ve finallerini kapsamaktadır. Özel maçlar dikkate alınmamaktadır.\n2009 millî takımlar sıralaması, Aralık 2009'da açıklanmış ve 7 Şubat 2010 tarihinde Varşova'da yapılan 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası elemeleri kura çekiminde torbaların belirlenmesi için kullanılmıştır.\nBuna göre; 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası elemeleri kura çekiminde torbalar aşağıdaki şekilde oluşmuştur.\nNot: Ukrayna (28,133 katsayı 19. sıra) ve Polonya (26,620 katsayı 23. sıra) ev sahibi oldukları ve eleme oynamayacakları için listede yer almamıştır.\nUEFA tarafından her 2 yılda bir Kasım veya Aralık aylarında eleme maçlarının tamamlanmasından sonra açıklanan Millî Futbol Takımlarının sıralamasında kullanılan katsayıdır. Yeni katsayı hesaplama metodu 20 Mayıs 2008 tarihinde ilan edilmiş ilk olarak Kasım 2009 da açıklanmıştır. .\nSistem her 2 yıllık periyotlar şeklinde yürümektedir. Her periyot yılına göre, FIFA Dünya Kupası veya Avrupa Futbol Şampiyonası eleme maçlarını ve finallerini kapsamaktadır. Özel maçlar dikkate alınmamaktadır. Oynanan her millî maç için aşağıda belirtilen kurallara göre puanlar verilir ve maç başına puan hesaplanır.\n\n\nDördüncü Doktor\nDördüncü Doktor, İngiliz bilimkurgu dizisi olan Doctor Who'nun baş karakteri olan Doktor'un dördüncü enkarnasyonu. Tom Baker tarafından yedi sezon canlandırılan Dördüncü Doktor, dizinin en çok oynanan Doktor rejenerasyonu olmuştur. Ayrıca, Birleşik Krallık'ta en çok tanınan Doktor olarak bilinir.\nDoktor, yüz yıllardır TARDIS aracılığıyla yol arkadaşlarıyla beraber uzay ve zamanda yolculuk eden bir Zaman Lordu'dur. Doktor ölümcül bir yara aldığında vücudu fiziksel ve kişisel olarak yenilenmeye başlar. Bu duruma rejenerasyon denir. Baker bu zaman lordunun dördüncü enkarnasyonunu canlandırmıştır. İlk yol arkadaşı korkusuz bir gazeteci olan Sarah Jane Smith (Elisabeth Sladen) olmuştur. Önceki rejenerasyonundan beri kendilerine biraz daha geç katılan bir cerrah olan Harry Sullivan (Ian Marter) ile beraber Doktor'un yanındadır. Sonra robot bir köpek olan K-9 onlara katılmıştır. Daha sonraki yol arkadaşları vahşi savaşçı bir uzaylı olan Leela (Louise Jameson), Zaman Leydisi Romana (Mary Tamm ve Lalla Ward), soylu bir uzaylı Nyssa (Sarah Sutton), zeki bir insan olan Adric (Matthew Waterhouse) ve Avustralyalı hostes Tegan (Janet Fielding) olmuştur.\nDördüncü Doktor Tom Baker, dizide inanılmaz bir başarı sağlamış ve dizinin ikonu haline gelmiştir. Popüler kültürde hala bile Dördüncü Doktor'un uzun ve rengarenk atkısına gördermeler yapılmaktadır. Onuncu Doktor David Tennant'la birlikte dizideki en başarılı Doktor kabul edilmektedir.\n\n\nGabriel Iancu\nGabriel Cristian Iancu (d. 15 Nisan 1994, Bükreş), Viitorul Constanța'da sol açık olarak görev yapan Rumen futbolcudur.\nMart 2012'de takım arkadaşı Țîru ile beraber Ajax'tan transfer teklifi aldı. Ayrıca Galatasaray Iancu ile ilgilendi. 2012-13 sezonuna kadar Viitorul Constanța'ta forma giyen Iancu 30 lig maçına çıktı ve 11 gol attı.\nAralık 2012'de Iancu, Steaua Bükreş ile açıklanmayan bir ücret karşılığında beş yıllık sözleşme imzaladı. Ancak Romanya medyası transferin 500.000 € karşılığında gerçekleştiğini iddia etti. Sözleşmesine 25 milyon €'luk bir sözleşme fesih bedeli kondu.\n30 Temmuz'da Şampiyonlar Ligi play-off turunda deplasmanda karşılaştıkları Dinamo Tiflis'e iki gol attı.\n\n\n1990 FIFA Dünya Kupası elemeleri - UEFA Grup 5\n1990 FIFA Dünya Kupası elemeleri - UEFA Grup 5 dünyanın en prestijli kupası olan FIFA Dünya Kupası'na katılabilmek için mücadele eden Kıbrıs Cumhuriyeti, Fransa, Norveç, İskoçya ve Yugoslavya millî takımlarının yer aldığı Avrupa kıtası elemelerinin gruplarından bir tanesidir.\nOynanan 20 maç toplamda 54 gol ile atıldı. Maç başına gol ortalaması 2,7 olarak belirlendi.\n\n\n1990 FIFA Dünya Kupası elemeleri - UEFA Grup 7\n1990 FIFA Dünya Kupası elemeleri - UEFA Grup 7 UEFA dünyanın en prestijli kupası olan FIFA Dünya Kupası'na katılabilmek için mücadele eden Belçika, Çekoslovakya, Lüksemburg, Portekiz ve İsviçre millî takımlarının yer aldığı Avrupa kıtası elemelerinin gruplarından bir tanesidir.\nOynanan 20 maç toplamda 52 gol ile atıldı. Maç başına gol ortalaması 2,86 olarak belirlendi.\n\n\n1990 FIFA Dünya Kupası elemeleri - UEFA Grup 6\n1990 FIFA Dünya Kupası elemeleri - UEFA Grup 6 dünyanın en prestijli kupası olan FIFA Dünya Kupası'na katılabilmek için mücadele eden Macaristan, Malta, Kuzey İrlanda, İspanya ve İrlanda millî takımlarının yer aldığı Avrupa kıtası elemelerinin gruplarından bir tanesidir.\nOynanan 20 maç toplamda 47 gol ile atıldı. Maç başına gol ortalaması 2,35 olarak belirlendi.\n\n\nCarlos Bacca\nCarlos Bacca (d. 8 Eylül 1986, Puerto Colombia) Forvet (futbol)|forvet mevkiinde görev yapan Kolombiyalı futbolcudur. La Liga ekiplerinden Villareal'de forma giymekmetdir\n= Kulüp Kariyeri =\nSevilla'da 71 resmî maçta 34 gol attı.\n2 Temmuz 2015 tarihinde, 30 Milyon € karşılığın'da, Milan Carlos'u renklerine bağladı.\n\n\nKostas Manolas\nKonstantinos \"Kostas\" Manolas (d. 14 Haziran 1991, Naxos), defans mevkiinde görev yapan Yunan millî futbolcudur. SSC Napoli'de forma giymektedir.\nAileden AEKli olmanın zirvesinde bir adamdı. 20 yıllık futbolculuk kariyerinin tamamını AEK’te geçirmiş, 700 maça çıkmış bir amcaya, Stelios Manolas’a sahipti. AEK’e imza attığı gün “Tuttuğum takıma geldiğim için çok mutluyum, burada efsane olacağım, futbolu burada bırakacağım, burada olmak bir rüya” şeklinde açıklamalarda bulundu. Hatta bir kulüpte efsane olmuş oyuncuların olmazsa olmazı sakat sakat derbi oynamış, üstelik o maçta bir de gol atarak gerçek AEK’li olmuştu. Golü attığı takım Olimpiakos, kendisinin çenesini kıran futbolcu ise Kostas Mitroglou idi. İlerleyen zamanlarda kulübünde dört ay boyunca parasını alamayınca, Premier League’den Newcastle, Everton, Tottenham Hotspur, Sunderland, Fulham, hatta kimi iddialara göre Manchester United, Arsenal, Liverpool ve Juventus'dan teklif alsa da Olimpiakos ile sözleşme imzaladı. 2012-13 ve 2013-14 sezonlarında takımıyla ligde şampiyon olan Manolas, bu süreçte 49 maça çıkıp 4 gol kaydetti. 2013-14 sezonunda ise UEFA Şampiyonlar Ligi’nde de çeyrek finalin kapısından dönmüşlerdi ve Manolas, bu maçların biri hariç maçların tamamında 90 dakika sahada kalmıştı.\n\n\nPanayotis Kone\nPanagiotis Kone (d. 26 Temmuz 1987, Tiran), orta saha mevkiinde görev yapan Arnavutluk doğumlu Yunan millî futbolcudur. Serie A ekiplerinden Fiorentina'da forma giymektedir.\nProfesyonel kariyerine 2005 yılında AEK Atina kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Iraklis, Brescia, Bologna, Udinese, Fiorentina kulüplerinde oynadı.\n\n\nMorgan Schneiderlin\nMorgan Schneiderlin (9 Kasım 1989, Obernai, Fransa), orta saha mevkiinde görev yapan Fransız futbolcudur. Premier League ekiplerinden Everton takımında forma giymektedir.\nStrasbourg altyapısın'da başlayan ve bu takımda profesyonelleşen Morgan, altyapıyla birlikte bu takım'da 13 yıl geçirmiştir.\nSouthampton'da 7 yılını geçiren Morgan, 171 resmi maça çıkmış ve toplam'da 14 gol atmıştır.\n13 Temmuz 2015 tarihinde, 35,00 milyon € karşılığında, Manchester United'a transfer olmuştur.\nManchester'da 32 lig maçında 1 gol atmıştır.\n2016-17 sezonunun kış transfer döneminde Manchester United'tan Everton'a 22.90 milyon € karşılığında transfer olmuştur.\nEverton'da 2 tanesi ilk 11 olmak üzere 4 lig maçına çıkmıştır.\n\n\nSead KolaÅ¡inac\nSead Kolašinac (20 Temmuz 1993, Karlsruhe), sol bek mevkiinde görev yapan Bosna-Hersek asıllı Alman futbolcudur. Arsenal'de forma giymektedir.\n\n\nBlerim Džemaili\nBlerim Džemaili ( okunuşu: d. 12 Nisan 1986, Kalkandelen, Makedonya), orta saha mevkiinde görev yapan, Makedonya doğumlu Arnavut asıllı, İsviçreli millî futbolcudur. İsviçre millî futbol takımında da oynamaktadır.\nFekredin ve Shemije Xhemaili adında, Bogovinje, Makedonya'dan gelen Arnavut bir ailenin çocuğu olarak Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti'nde 1986 yılında dünyaya geldi. Blerim henüz 4 yaşındayken ailesiyle birlikte İsviçre'nin Zürih şehrine göç etti. Küçük yaşlarda futbola ilgi duyan Blerim, futbola ilk adımını 9 yaşında Oerlikon Zürich kulübü altyapısında girerek attı. 1 sene burada forma giyen Dzemaili burada gösterdiği performans ve fiziğiyle dikkat çekerek FC Unterstrass takımına transfer oldu. 14 yaşında ise Blerim, İsviçre 3. Ligi ekibi olan YF Juventus takımına transfer oldu ve 1 sene bu takımın altyapısında görev yaptıktan sonra 2001 yılında scoutların dikkatini çekmesiyle Zürich'e transfer oldu. Bu takımın altyapısında her geçen gün bir seviye daha yükselen Blerim Dzemaili, 17 yaşına kadar bu altyapıda geldiği kategoriyle birlikte tüm kategorilerde görev yaptı.\nFC Zürich altyapısında çeşitli kategorilerde görev yapan Xhemaili, FC Zürich takımında 2003 yılında ise profesyonel oldu. Zürich ile ilk sezonunda henüz 17 yaşındayken 30 maça çıktı ve 2 gol atıp 3 asist yaparak ligin en yetenekli genç oyuncusu seçidli.\nÖn libero ve orta saha mevkiilerinde görev yapan Džemaili, 2004-05 sezonunda takımının Schweizer Cup'ı almasında büyük pay sahibi oldu. Hızlı paslaşma, agresif oyunu ve ortalama %84 pas başarısıyla dikkat çekti. O sezon ligde ise 26 maçta 1 gol atıp 2 asist yaptı. \n2004-05 sezonundaki performansıyla dikkat çeken Xhemaili, 2005-06 sezonunda ise henüz 19 yaşında FC Zürich kulübünün yeni kaptanı oldu ve İsviçre Ligi tarihinde en genç 5 kaptandan biri oldu. Güçlü bir kadroyla giren ve Džemaili'nin kaptanlığını yaptığı FC Zürich, 2005-06 sezonunda ise Super League şampiyonu oldu. Dzemaili ise 32 maça çıktı, 3 gol attı ve 2 asist yaptı.\n2006-07 sezonu geldiğinde ise Dzemaili birçok Avrupa ekibinden teklif alan Dzemaili, 2006-2007 sezonunda ise 23 maça çıktı 3 gol attı ve 5 asist yaparak 8 gole direkt etki etti. Sezon sonunda ise Super League (İsviçre) şampiyonu yeniden FC Zürich oldu.\nXhemaili, 2006-07 sezonu bitmeden Premier League Bolton Wanderers ile 9 Şubat 2007'de ön sözleşme imzaladı. Böylelikle 2007-08 sezonunda bu takımın forma giyeceği açıklandı.\n2006-07 sezonunda takıma katılan Dzemaili'nin Bolton serüveni pek de iyi başlamadı ve diz çapraz bağları koptu ve 6 ay sahalardan uzak kalacağı açıklandı. Džemaili ilk maçına ise takımının FA Cup maçında Sheffield United'a kaybettiği maçın son dakikalarında çıktı. [[Dzemaili 2006-07 sezonunda tek bir [[Premier League]] maçına bile çıkamadan kiralık listesine konuldu.\nDžemaili 2008-09 sezonu öncesinde [[Serie A]] ekibi [[Torino FC|Torino]]'ya 1 sezonluğuna kiralandı. Transferin son günü olan 1 Eylül 2008'de Torino ekibine kiralanan, Dzemaili, bu takım ile ilk maçına 24 Eylül 2008 günü [[Chievo]] karşısında çıkmıştır. 2008-09 sezonunda Torino art arda kötü sonuçlar alıp Serie B'ye düşse de Dzemaili tam 29 maça çıkmış, 2458 dakika süre almış ve 8 sarı kart görmüştür. [[Ignazio Abate]] ile takımın en iyi 2 oyuncusundan biri olan Blerim, gerek şutları gerek pas kalitesi gerekse beklenmeyen çıkışları ile dikkat çekmiştir.\n2009-10 sezonu geldiğinde ise oyuncunun bonservisi [[Bolton Wanderers FC|Bolton Wanderers]] takımından alınmıştır. 2009-10 sezonunda ilk maçına Coppa Italia'da Figline karşısında çıkmış, takımı 1-0 galip gelmiştir.\nDžemaili, 31 Ağustos 2009'da ise [[Daniele Vantaggiato]] ile yollarını ayıran [[Parma Calcio 1913|Parma]]'ya 1 yıllığına kiralanmıştır. 2009-10 sezonunda [[Francesco Guidolin]] yönetiminde ilk maçına 27 Eylül 2009'da [[Cagliari]] karşısında çıkmış ve 68 dakika sahada kalmıştır. [[Valeri Bojinov]] ile dikkat çeken isimlerden biri olan Dzemaili, [[Serie A]] kariyerindeki ilk golü ise 10 Ocak 2010 günü [[Livorno]] deplasmanında atsa da takımı 2-1 mağlup ayrılmıştır. Sezon boyunca 16 maça çıkmış, 1 gol atmış 1291 dakika sahada kalmıştır.\n2009-10 sezonunda gösterdiği performans ile birçok [[Serie A]] ekibinin radarına giren Dzemaili, Torino'ya dönmeden €7.000.000 bedel ile tamamiyle [[Parma]] oyuncusu olmuştur. İlk maçına 22 Eylül 2010 günü [[Lecce]] maçının 2.yarısında [[Hernan Crespo]]'nun yerine girerek çıkmıştır. [[Sebastian Giovinco]], [[Antonio Candreva]], [[Hernan Crespo]], [[Cristian Zaccardo]] gibi isimlerin olduğu kadroda \"10\" numaralı formayı terleten Dzemaili, [[Pasquale Marino]]'nun takımında değişilmez olmuş ve 1 Mayıs 2010 günü ise [[Serie A]] kariyerindeki ikinci golünü [[Palermo]] ağlarına atmıştır.[[Franco Colomba]] yönetiminde devam eden sezonda [[Gabriel Paletta]] ve [[Stefano Morrone]] ile ortasahanın değişilmezi olarak devam etmiştir. Takımın 12.tamamladığı sezonda [[Felipe Melo]]lu [[Alessandro Del Piero]]lu [[Juventus FC|Juventus]]'u da son maçta 1-0 mağlup eden takımda 90 dakika görev almıştır. Sezon boyunca 26 lig maçında 2222 dk süre almış, 1 gol atmış ve 10 sarı kart görmüştür.\n2010-11 sezonunda fark yaratan bir perfomans gösteren Dzemaili, 25 Haziran 2011 tarihinde ise [[Fabiano Santacroce]] (kiralık) + [[Manuele Blasi]] (bedelsiz) + €9 milyon bedel ile o sezon [[Ezequiel Lavezzi]], [[Gökhan İnler]], [[Andrea Dossena]] ve [[Goran Pandev]] gibi flaş transferler yapan ve kadrosunda [[Edinson Cavani]]'yi bulunduran [[SSC Napoli|Napoli]] kulübüne transfer olmuştur. Džemaili, [[Walter Mazzari]] yönetimindeki [[SSC Napoli]] ile ilk maçına 10 Eylül 2011 tarihinde çıkmış, \"20\" numaralı formasıyla [[Cesena]] karşısında 90 dakika süre almış ve Marek Hamsik'i yedek bırakmıştır. 4 gün sonra ise ilk uluslararası tecrübesini [[UEFA Şampiyonlar Ligi]] maçında [[Roberto Mancini]]'nin çalıştırdığı ve [[Yaya Toure]], [[Sergio Agüero]], [[Edin Dzeko]], [[Samir Nasri]] ve [[David Silva]] gibi flaş transferler yapan [[Manchester City FC]] karşısında yaşamıştır ve bu maçın 57.dakikasında [[Ezequiel Lavezzi]]'nin yerine girerek deplasmanda 1-1 biten maçta 13 dakika süre almıştır. Sezon boyunca 21 [[Serie A]] maçında görev yapan Dzemaili, Napoli ile ilk golünü 3 Aralık 2011 günü [[Lecce]] maçında atmıştır. Sezon boyunca 3 tane de lig golü atan Blerim, 9 sarı kart görmüştür. [[UEFA Şampiyonlar Ligi]]'nde ise [[FC Bayern München|Bayern Münih]], [[Manchester City FC]] ve [[Villarreal CF]]'in bulunduğu grupta 6 maçta da görev yapmış, 171 dakika alıp 1 sarı kart görmüş takımı ise grubu 2.sırada tamamlayarak üst tura yükselmiştir. Son 16 turuna kalan takımda [[Chelsea FC|Chelsea]]'yi 3-1 yendikleri maçta da görev almış ancak takımı elenmiştir. O sezon [[Coppa Italia]]'da da finale kalan takımda bu alanda 3 maça çıkıp 289 dakika süre almşış, bu 289 dakikanın 89 dakikasını ise final maçında [[Juventus FC|Juventus]]'a karşı görev yapmıştır. Bu maçı takımı ligde gol kralı olan [[Edinson Cavani]] ve [[Marek Hamsik]]'in golleriyle 2-0 yenerken Dzemaili de [[FC Zürcih]]'den sonra ilk kupasını almıştır. O sezon ligde ise 28 maçta 3 gol atan oyuncu 4 tane de asist yapmıştır ve kariyerinin en verimli sezonunu geride bırakmıştır. \n2012-13 sezonunda ise [[Valon Behrami]] kadroya katılmış ve Dzemaili'nin [[Gökhan İnler]]'den sonra rakip sayısı artmıştır. O sezon ilk maçına 20 Eylül 2012 günü [[UEFA Avrupa Ligi]] maçında AIK karşısında çıkan Dzemaili, bu maçta bir de gol atmıştır ve ilk uluslararası golünün alına imzasını atmıştır. İlk lig maçına ise 26 Eylül günü [[Palermo]] karşısında çıkmış, 2. Lig maçında ise [[ACF Fiorentina|Fiorentina]] maçında da o sezon ilk golünü kaydetmiştir. [[UEFA Avrupa Ligi]]'nde [[Dnipro]], [[AIK]] ve [[PSV]]'nin bulunduğu gruptan çıkan Napoli'de 6 maçın 5 tanesinde görev yapmış ve 2 gol atmıştır. 2.turda ise Çek ekibi [[Viktoria Plzen]] rakibini safdışı etmiş Dzemaili de her iki maçta da görev yapmıştır. [[Serie A]]'da 30 Mart 2013'te kariyerindeki ilk hat-trickini 5-3 kazanılan eski takımı [[Torino]] karşısında yapılan maçta yapmıştır. Maçın ardından ünlü [[Goal.com]] sitesi Dzemaili için \"spektaküler\" manşetini atmıştır. Bir hafta sonra 2-0 kazanılan [[Genoa CFC|Genoa]] maçında da bir gol atan Dzemaili,27 Nisan'da 3-0 kazanılan [[Delfino Pescara 1936|Pescara]] maçında da 1 gol atmıştır. O sezon tüm kulvarlarda 24 maça çıkan oyuncu 9 gol atmış ve kariyerindeki en golcü sezonu yaşamıştır. Bu gollerin yanında 2 si ligde 1 tanesi UEFA'da olmak üzere 3 tane de asist yapmıştır.\n2013-14 sezonunda ise değişime giden takım, [[Edinson Cavani]]'yi rekor bedel ile [[Paris Saint-Germain FC]] takımına satmıştır. Takıma [[Raul Albiol]], [[José Callejon]] ve [[Pepe Reina]] gibi isimleri kadrosuna katan ve takımın başına [[Rafael Benitez]]'i getiren Napoli'de ilk maçına 29 Temmuz 2013 günü oynanan [[Galatasaray (futbol takımı)|Galatasaray]] hazırlık maçında çıkmış ve [[Gökhan İnler]] ile yan yana başladığı maçta 90 dakika sahada kalmıştır. Takımı 9 kişi kalan Galatasaray karşısında 3-1 galip gelmiştir. İlk resmi maçına ise 31 Ağustos 2013 günü [[Chievo]] deplasmanında çııkmış, ilk golünü ise 25 Eylül günü [[Sassulo]] takımına atmıştır. [[Olympique de Marseille]], [[Borussia Dortmund]] ve [[Arsenal FC]] ile [[UEFA Şampiyonlar Ligi]]'nde aynı grupta yer alan takımıyla 6 maçın 3 tanesinde süre almış takımı gruptan çıkamamıştır. Yoluna [[UEFA Avrupa Ligi]]'nde devam eden takımda bu kulvarda da 1 maça çıkan Dzemaili, takımının [[Swansea City AFC|Swansea City]]'ye elenmesine engel olamamıştır. Sezon boyunca [[Serie A]]'da sadece 18 maça çıkmasına rağmen 6 kritik gol atıp 4 asist yapmıştır. Sezon sonunda [[Coppa Italia]] şampiyonu olan takımında final maçında [[ACF Fiorentina|Fiorentina]] karşısında yedek kulübesinde oturmuştur.\n2014-15 sezonu öncesi İsviçre millî futbol takımı kadrosunda yer alan Dzemaili, bu turnuvada Fransa'ya attığı frikik golü ve etkili performansıyla dikkat çekse de takımıyla sezon başı kampına devam etmiştir. Takımının [[FC Barcelona]] ile oynadığı hazırlık maçında 6 Ağustos 2014 tarihinde o sezon ilk maçına çıkan Dzemaili, Barcelona'nın yeni transferi [[Claudio Bravo]]'nun koruduğu kaleyi 81.dakikada 30 metreden avlayarak takımının 1-0 galip gelmesini saplamıştır. Transfer döneminin bitimine doğru ise [[David López Silva]] ve [[Jonathan de Guzmán|De Guzmán]] transferlerinin ardından kadro derinliği nedeniyle kadroda düşünülmediği ve satış listesine konulduğu ifade edilmiştir.\n[[Dosya:Blerim Xhemaili'14.JPG|thumb|Blerim Džemaili'nin Galatasaray'da giydiği formanın sırtında Arnavutça olan \"Xhemaili\" yazmaktadır.]]\n2014-15 transfer döneminin bitimine 1 gün kala ise adı [[Stephane M'bia]] ve [[Alex Song]] gibi orta saha oyuncuları ile anılan Galatasaray ile görüşmelere başlandığı açıklanmış, takım arkadaşı [[Goran Pandev]] için ve [[Eskişehirspor]]'un genç oyuncusu [[Tarık Çamdal]] için de görüşmelere başlandığı borsaya bildirilmiştir. Transferin son günü ise [[Milano]]'dan [[Goran Pandev]] ile sabah 10:45 civarı İstanbul'a inen oyuncu, sağlık kontrolünden geçmiş ve akşam saatlerinde ise 2.350.000 EUR karşılığında 3 sezonluk sözleşme imzalandığı açıklanmıştır ve şu ifadelere yer verilmiştir; \"Dzemaili'nin transferi konusunda Napoli ve oyuncu ile anlaşılmıştır. Buna göre kulübüne 2.350.000 EUR ödenecektir. Futbolcuya ise, 3 futbol sezonunun her bir sezonunda sırasıyla 2.400.000 EUR, 2.100.000 EUR ve 2.100.000 EUR sabit transfer ücreti ödenecektir.\" ifadelerinde bulunulmuştur. Oyuncunun en son [[Ceyhun Gülselam]]'ın terlettiği 6 numaralı formayı giyeceği açıklanmıştır.\nBlerim Džemaili 13 Eylül 2014 tarihinde, [[Galatasaray (futbol takımı)|Galatasaray]] ile ilk [[Süper Lig]] maçına [[Eskişehirspor]] karşısında çıkmıştır. Bu maçta 90 dakika sahada kalan Xhemaili, 58 kez topla oynamış, 49 pas vermiş ve 38 isabetli pas verip 10685M mesafe katetmiştir. 90+3.dakikada gol atan Xhemaili'nin bu golü ilk pozisyonda [[Olcan Adın]]'ın 20CM ile ofsaytta olması nedeniyle sayılmamıştır. Daha sonra 16 Eylül 2014 günü oynanan [[UEFA Şampiyonlar Ligi]] müsabakasında [[RSC Anderlecht]] karşısında ilk 11'de başlayan Dzemaili, takımının 1-1 berabere kaldığı maçta 90 dakika sahada kalmış ve 10.609 M ile takımının en çok koşan 2.futbolcusu olmuştur.\n[[Dosya:Lionel Messi (L), Blerim Dzemaili (R) - Switzerland vs. Argentina, 29th February 2012.jpg|thumb|Džemaili 2012 yılında Arjantin ile oynanan hazırlık maçında [[Lionel Messi]]'yi markaja alırken.]]\n[[Arnavutluk]] ve [[Kuzey Makedonya|Makedonya]] pasaportlarına da sahip olan Blerim Dzemaili, millî takım tercihini futbol altyapısını aldığı İsviçre’den yana kullandı. Alt yaş gruplarının ardından 2006 yılında A millî formayı sırtına geçiren orta saha oyuncusu, ilk maçına 1 Mart 2006'da İskoçya karşısında çıktı. ülkesinin [[2006 FIFA Dünya Kupası]] kadrosunda da kendisine yer bulsa da, Almanya’daki turnuvada sahaya çıkma fırsatı olmadı. 2008 Avrupa Şampiyonası ve [[2010 FIFA Dünya Kupası]] kadrolarına dahil edilmeyen Dzemaili, 6 Eylül 2013 tarihinde [[2014 FIFA Dünya Kupası elemeleri]] kapsamında 4-4 berabere biten İzlanda maçında penaltıdan gol atarak kariyerindeki ilk millî gol sevincini yaşadı. 2014 yılında ise ünlü teknik adam [[Ottmar Hitzfeld]] tarafından kadroya dahil edildi ve [[2014 FIFA Dünya Kupası]]’nda büyük turnuva oynama şansını elde etti. Napoli'den takım arkadaşları olan [[Valon Behrami]] ve [[Gökhan İnler]]'in yedeği olan Blerim, grubun 2.maçında oyuna sonradan dahil oldu. 81.dakikada oyuna giren Behrami, takımının 5-0 geride olduğu maçta vurduğu frikik sonucu takımının tek golünü [[Hugo Lloris]]'in koruduğu kaleye 3 kişilik barajın altından attı ve kariyerindeki ilk Dünya Kupası golünü atmış oldu.\n[[Kategori:1986 doğumlular]]\n[[Kategori:YaÅŸayan insanlar]]\n[[Kategori:İsviçreli futbolcular]]\n[[Kategori:Kalkandelen doğumlular]]\n[[Kategori:İsviçre millî futbol takımı futbolcuları]]\n[[Kategori:Makedonya Arnavutları]]\n[[Kategori:Arnavut asıllı İsviçreliler]]\n[[Kategori:Orta saha futbolcuları]]\n[[Kategori:FC Zürich futbolcuları]]\n[[Kategori:Bolton Wanderers FC futbolcuları]]\n[[Kategori:Torino FC futbolcuları]]\n[[Kategori:Parma Calcio 1913 futbolcuları]]\n[[Kategori:SSC Napoli futbolcuları]]\n[[Kategori:Galatasaray SK yabancı futbolcuları]]\n[[Kategori:İsviçreli gurbetçi futbolcular]]\n[[Kategori:İngiltere'deki gurbetçi futbolcular]]\n[[Kategori:İtalya'daki gurbetçi futbolcular]]\n[[Kategori:Türkiye'deki gurbetçi futbolcular]]\n[[Kategori:İngiltere'deki İsviçreli gurbetçiler]]\n[[Kategori:İtalya'daki İsviçreli gurbetçiler]]\n[[Kategori:Türkiye'deki İsviçreli gurbetçiler]]\n[[Kategori:Super League futbolcuları]]\n[[Kategori:Serie B futbolcuları]]\n[[Kategori:Serie A futbolcuları]]\n[[Kategori:Süper Lig futbolcuları]]\n[[Kategori:2006 FIFA Dünya Kupası futbolcuları]]\n[[Kategori:2014 FIFA Dünya Kupası futbolcuları]]\n[[Kategori:2016 Avrupa Futbol Şampiyonası futbolcuları]]\n[[Kategori:2018 FIFA Dünya Kupası futbolcuları]]\n[[Kategori:Bologna FC 1909 futbolcuları]]\n[[Kategori:Genoa CFC futbolcuları]]\n\n\nBio-Dome\nBio-Dome, yönetmenliğini Jason Bloom'un üstlendiği 1996 yapımı bir ABD komedi filmi.\n\n\nTatlı Bela\nTatlı Bela ile şunlar kastedilmiş olabilir:\n\n\nSiklobütan\nSiklobütan (İngilizce: Cyclobutane); molekül formülü (CH) olan, organik bir bileşiktir. Siklobütan bir sikloalkan bileşiğidir. Bir tane halkaya sahiptir. Siklobütan renksizdir, sıvılaştırılmış biçimde ticari olarak temin edilebilir. Siklobütanın tek başına ciddi bir ticari veya biyolojik bir değeri yoktur, ancak siklobütanın karmaşık türevleri hem ticari olarak hem de biyolojik olarak büyük önem ihtiva edebilir. Biyoteknolojide karmaşık türevleri çok önemli bir yere sahiptir. Siklobütanın erime noktası −91 °C, kaynama noktası 12.5 °C olup, yoğunluğu 0.720 g/cm³'tür. \n\n\nFrank Aaen\nFrank Aaen (d. 25 Temmuz 1951 Nørresundby) Danimarkalı ekonomist ve Enhedslisten partisi Parlamento Üyesi (Folketing). 15 Mart 2006 tarihinde Tromboz hastalığı geçirdi\n\n\nJani Aaltonen\nJani Aaltonen (d. 22 Ocak 1990) Åbo IFK oynamakta olan Finlandiyalı futbolcu.\n\n\nBela Talbot\nBela Talbot ABD'nin The CW kanalında yayınlanan Supernatural adlı dizide Lauren Cohan'nin canlandırdığı kurgusal bir karakterdir.\nBela Talbot(gerçek adı Abby), zengin müşteriler için doğaüstü objeler çalar ve bununla beraber sahte objeler götürdüğü de olur. \nBobby'e göre Bela; avcı dünyasında kendi yerini bulmuş, ama tipik avcılardan biraz daha farklı işlerle meşgul. Bela'nın ölülerle iletişime geçebilme yeteneği var ve bunu yeni kaynaklar hakkında bilgi edinmek için kullanıyor. Bad Day at Black Rock(3x3) bölümünde Bela, Dean'e John'un kilitli kasasını bulmak için bir Oijua tahtası kullandığını söyledi ve Fresh Blood(3x7) bölümünde de bir ruh ona Gordon'ın yerini söylemişti. \n14 yaşındayken Kesişen Yollar Şeytanı'yla kendi ruhu üzerine 10 yıllık bir anlaşma karşılığında babasının tacizleri yüzünden ailesini öldürttü. Bu yüzden Hayalet Gemi ona kendini göstermişti ve denizcinin ruhu onu da boğmaya çalışmıştı.\nSezon 3 bölüm 3 - \"Bad Day at Black Rock\" (2007)\nSezon 3 bölüm 6 - \"Red Sky at Morning\" (2007)\nSezon 3 bölüm 7 - \"Fresh Blood\" (2007)\nSezon 3 bölüm 10 - \"Dream a Little Dream of Me\" (2008)\nSezon 3 bölüm 12 - \"Jus in Bello\" (2008)\nSezon 3 bölüm 15 - \"Time Is on My Side\" (2008)\n\n\nAlmería ilindeki belediyeler listesi\nBu liste İspanya'nın Endülüs özerk bölgesi'nde bulunan Almeria ilindeki belediyelerin listesinin bir sayfasıdır.\n\n\nGalip Derviş (3. sezon)\nGalip Derviş dizisinin üçüncü sezonu, 19 Ekim 2014'te başlamış, alınan erken final kararıyla 28 Aralık 2014 günü bitmiştir. Dizinin 56. bölümüyle veda edeceği, dizinin yapımcısı Mahmut Kayımtu tarafından açıklanmıştır.\n25 Mayıs 2014 günü ikinci sezonunun finalini yapan Galip Derviş, kanal tarafından 3. sezon onayı almıştır. Dizinin oyuncularından Engin Günaydın, kendisiyle yapılan bir röportajda üçüncü sezonun dizinin final sezonu olacağını söylemiştir. 19 Ekim 2014 günü üçüncü sezonuna başlayan dizi, düşük reytingleri sebebiyle 28 Aralık 2014 günü erken final yaparak ekranlara veda etmiştir.\nSezon boyunca, dizinin ilk iki sezonunda olduğu gibi, diziye birçok ünlü oyuncu konuk olarak katılmıştır.\n\n\nCórdoba ilindeki belediyeler listesi\nBu liste İspanya'nın Endülüs özerk bölgesi'nde bulunan Córdoba ilindeki belediyeler listesinin bir sayfasıdır.\n\n\nHuelva ilindeki belediyeler listesi\nBu liste İspanya'nın Endülüs özerk bölgesi'nde bulunan Huelva ilindeki belediyeler listesinin bir sayfasıdır.\n\n\nYeşil Göl (Tragöß)\nYeşil Göl (), Tragöß civarında Steiermark/Avusturya'da bir durgun sudur. Hochschwab Grubu'nun güney tarafında Adriyatik Denizi'nin 776 m. üzerinde bulunmaktadır. Dalgıçların hedefledikleri güzel göllerden biridir.\nGölün suyu, tarihöncesi çağlarda Meßnerin Dağı'nın yamacında oluşan bir heyelan set gölüdür.\nGöl, karın erimesiyle gelen berrak, zümrüt yeşili kar sularıyla beslenmektedir. Su renksiz olmasına rağmen ışığın suda kırılması ve tabanındaki taşların rengiyle bu görüntüye verir. Bu yüzden su genelde soğuk (5-6 °C) olup su seviyesi, mevsimlere bağlı olarak hatırı sayılır şekilde değişmektedir. En derin olduğu zaman erken yazda takrîben 10 m. kadardır. Berrak sudan dolayı görüş uzaklığı 50 m. olan Yeşil Göl, bu yüzden dalgıçlarca pek sevilmektedir. Göl, sonbaharda neredeyse tamamen kurumaktadır.\nSakin su yüzeyi ve ışığın kırılmasıyla su altından cıvardaki dik ve kayalıklı dağ yamaçlarını geniş bir açıyla görümek, dalgıç gözlüğüyle sırtüstü yüzülüp göle dik olarak yukarı bakıldığında bir bakışla sağ ve solda kalan dağları görmek mümkündür. Çünkü dalgıç gözlüğünün ışığı ıraksak gözlük gibi toplaması, geniş açı etkisini denkleştirmekte, yok ekmektedir.\n\n\nTorstein Aagaard-Nilsen\nTorstein Aagaard-Nilsen (d. 11 Ocak 1964, Oslo) çağdaş Norveçli besteci.\nAagaard-Nilsen Kuzey Norveç'teki Lotofen bölgesinin Kabelvåg semtinde büyüdü. 1986'dan 1990'a kadar Bergen Müzik Konservatuvarı'nda (bugünkü Grieg Akademisi) ve Bergen Üniversitesi'nde eğitimini tamamladıktan sonra 1990 ile 1994 yılları arasında çağdaş klasik müzik öğretmeni olarak Bergen Konservatuvarı'nda çalıştı. Ayrıca Nilsen \"Autunnale-festivalen\"in lideri oldu. 1992 ve 1993 yıllarında arasında bestelediği \"Forsvarets Stabsmusikkorps Vestlandet -Norveç Ordu Bandosu, Bergen (NABB)\" adlı eserleri tanınmasında önemli olmuştur. Bu dönemde Aagaard-Nilsen üflemeli bandolar ve orkestralar için birçok eserler yazdı.\nAagaard-Nilsen, çeşitli okul ve amatör orkestralarda şef olarak ve aynı zamanda \"Manger Folkehøgskule\" korosunda öğretmen olarak çalışıyor. Nilsen Ketil Hvoslef, Jostein Stalheim ve Knut Vaage ile beraber \"Av garde\" adlı kendi gruplarını kurdular.\n\n\nIchirō Hatoyama\nIchirō Hatoyama, ailesinin ilk erkek çocuğuydu. Zaten ismi de Japoncada \"ilk erkek çocuk\" anlamına gelmektedir. Kent soylu varlıklı bir ailenin çocuğu olarak Tokyo'da dünyaya geldi. Babası Kazuo Hatoyama (1856-1911) Yale mezunuydu ve aynı zamanda Japonya Temsilciler Meclisi Sözcülüğünü yapan bir politikacıydı. Annesi Haruko Hatoyama (1863-1938) ise ünlü bir yazar ve Kyoritsu Kadınlar Üniversitesi'nin kurucusuydu.\nIchirō, bir Protestan Hristiyan (Baptist) ve aynı zamanda bir Mason Üstadıydı. Japonya'da savaş sonrasında Başbakan olan Hristiyan Japonların üçüncüsüydü.\nIchiro'nun tek erkek çocoğu Iichirō Hatoyama, kariyerine Japonya Maliye Bakanlığı Bütçe Bürosu'nda memur olarak başladı. Iichirō, Bakan Yardımcılığı makamına kadar yükseldikten sonra emekli oldu. Emekli olduktan sonra politikaya atılan Iichirō Hatoyama, 1976-1977 yılları aradında Japonya Dışişleri Bakanlığı makamına kadar yükseldi.\nIchirō'nun torunlarından biri, Yukio Hatoyama, 2009 yılında Japon Demokrat Partisi'nden Başbakan olarak seçildi.\nIchirō, 1915 yılında Rikken Seiyūkai partisinden (\"Anayasal Hükûmetin Dostları Partisi\") Temsilciler Meclisi'ne seçildi. 1946 yılında başbakan olmak üzereyken, Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanlığı tarafından siyasi faaliyetlerden beş yıllığına men edildi. Zira Müttefik Komutanlığı, onun 1930 ve 1940'lı yıllar boyunca işbaşındaki otoriter rejimle işbirliği yaptığını düşünmekteydi. 1951 yılında siyasete dönmesine izin verildi. Başbakanlık döneminde, 1955 yılında Sovyetler Birliği ile diplomatik ilişkilerin yeniden kurulmasına çalıştı ve Tokyo Duruşmasında ömür boyu hapis cezası almış olan \"A sınıfı savaş suçlularının\" şartlı tahliye edilmesi için gayret gösterdi.\n2005 yılında gizliliği kaldırılan ve 2007 yılında National Archives and Records Administration tarafından kamuoyuna açıklanan CIA dosyalarında, aşırı milliyetçi bir grubun, 1952 yılında dönemin başbakanı Shigeru Yoshida'ya suikast düzenleyerek, yerine Ichirō Hatoyama tarafından yönetilen, daha şahin politikalara sahip bir hükûmet kurma hazırlığında olduklarından bahsedilmektedir. Bu darbe planı uygulamaya geçirilememiştir.\nIchirō ve Hatoyama ailesinin bazı üyeleri, \"kardeşlik\" (örgüt, cemiyet kardeşliği; İngilizce \"fratarnity\" burada mason kardeşliğinden bahsedilmektedir) düşüncesinin avukatlığını yapmaktaydı. Arındırma dönemi esnasında (1946-1951), Ichirō'nun eline, orijinali Almanca olarak Avusturyalı bir mason olan Richard Nikolaus von Coudenhove-Kalergi tarafından yazılmış \"Bireye karşı totaliter devlet\" isimli kitabın İngilizce tercümesi (\"The Totalitarian State against Man\") eline geçti. Waseda Üniversitesi'nden profesör Kesazō Ichimura (1898-1950), Ichirō'dan bu kitabı Japoncaya tercüme etmesini istedi. Bu kitap Ichirō'da \"kardeşlik\" (Japonca yūai-友愛) düşüncesine karşı büyük büyük bir sempati uyandırdı ve sonrasında büyük bir şevkle bu kurumu savunmaya başladı.\n29 Mart 1951 tarihinde 1. derece mason olarak bu camiaya dahil oldu ve 26 Mart1955 tarihinde de 2. derece mason hâline geldi ve masonluk kariyeri ilerleyerek bu şekilde devam etti.\nIchiro'nun torunları da \"kardeşlik\" savunucularıdır. Böyle olmakla birlikte Japon basınının konuyla ilgili soruları Yukio Hatoyama'nın ofisi tarafından yalanlanmış, ise Hatoyama'nın masonluğu konusunda sessiz kalmayı tercih etmiştir. Ancak diğer torunu Kunio Hatoyama,25 Ağustos 2002 tarihinde Japonya'da katıldığı bir televizyon programında (\"Takajin no money\") Avustralyalı eşi Emily'nin babasının mason olduğunu söyledi. Ancak kendisinin mason olup olmadığını açıklamaktan ısrarla kaçındı. Masonluk daveti almadığını, kardeşi Yukio'nun da mason olduğunu tahmin ettiğini söyledi.\nYukio ve Kunio kardeşler, kız kardeşleri Kazuko ile birlikte, büyük babaları Ichiro'nun 1953'te kurduğu ve ilk başkanlığını üstlendiğini \"Yuai Kyokai\" (veya \"Yuai Birliği\") isimli kardeşlik orgütünün üyesi oldular. Ichirō'nun oğlu Iichirō da, bu örgütün 3. başkanıydı.\nIchiro'nun torunları, 2008 yılında Hatoyama Hall'da (Hatoyama kaikan) \"Hatoyama Yuai-Jyuku\" isimli bir \"kardeşlik\" okulu kurdular.\n\n\nJaén ilindeki belediyeler listesi\nBu liste İspanya'nın Endülüs özerk bölgesi'nde bulunan Jaén ilindeki belediyeler listesinin bir sayfasıdır.\n\n\nHayride to Hell\nHayride to Hell, senaryosu ve yönetmenliği Kimble Rendall tarafından üstlenilen 1995 yapımı bir Avustralya kısa filmi.\n\n\nNiels Klapwijk\nNiels Klapwijk (d. 19 Eylül 1985, Amersfoort), Hollandalı profesyonel voleybolcudur. Smaçör mevkisinde oynayan 2,00 cm boyundaki oyuncu, Türkiye Erkekler Voleybol Ligi takımlarından Beşiktaş takımında forma giymektedir.\n\n\nHaykırış (film)\nHaykırış (İngilizce: \"Cut\"), yönetmenliğini Kimble Rendall'ın üstlendiği ve başrollerinde Molly Ringwald, Tiriel Mora ve Kylie Minogue'un yer aldığı 2000 yapımı bir Avustralya komedi korku filmi.\n\n\nHınalık dili\nHınalık dili veya Kınalık dili (Azerbaycanca: Xınalıq dili, Hınalıkça: каьтш мицӀ); Azerbaycan sınırları içerisinde bulunan Hınalık Köyü(Xınalıq) halkınca konuşulan bir dil. Kuzeydoğu Kafkas dil ailesine mensup bir dildir. Konuşanların sayısı kaynaklara göre değişiklik barındırmaktadır. Dili konuşanların sayısı bir kaynağa göre 1000, başka bir kaynağa göre 3000 olarak geçmektedir.\nUNESCO'nun Tehlike Altındaki Dünya Dilleri listesinde \"ciddi tehlike altında\" sınıfındadır.\nHınalık dili - Türkçe Sözlük Vikisözlük'te!\n\n\nMichèle Tabarot\nMichèle Tabarot (13 Ekim 1962, Alicante, İspanya) Fransız merkez sağ siyasetçi. UMP eski genel sekreteri.\n1983-1995 yıllarında Cannet belediye başkan yardımcılığı yapmış, 1995 yılı itibarıyla de Cannet belediye başkanıdır. 1997 seçimlerinde UDF'ten milletvekili adayı olsa da seçimleri kaybetmiştir. 2002 seçimlerinyle beraber ilk kez mecliste yer almıştır. 2009-2012 yıllarında Meclis Kültür İşleri Komisyonu Başkanlığı görevini yürütmüştür. 2012 UMP kurultayında genel başkanlık için Jean-François Copé'yi desteklemiş ve Copé'nin genel başkan olduğu kongrede genel sekreterlik görevine getirilmiştir. Böylelikle UMP tarihinde ilk kadın genel sekreter unvanını almıştır. 2014 yılında başkan Copé'nin hakkındaki iddialar ve Avrupa Parlamentosu seçimlerindeki UMP'nin başarısızlığı üzerine parti üst yönetimiyle beraber Tabarot da istifa etmiştir.\nYerel Yönetimler\nMeclis\nParti Yönetimi\nDiğer\n\n\nAhmet Kesim\nAhmet Kesim (d. 5 Ocak 1990, Borçka), Türk futbolcudur.\nAhmet Kesim 1990 yılında doğdu. Futbola 2000 yılında İstanbul Kastamonuspor'da başladı. 2001 yılında Galatasaray seçmelerine katıldı ve bu seçmeleri geçti. Galatasaray altyapısında A2 şampiyonluğu yaşadı. A2 Ligi'nde 85 maçta 8 gol kaydetti. 2011-12 sezonunda Bozüyükspor'a kiralanan Kesim, 12 maça çıktı. 2012-13 sezonunda ise Aydınspor 1923 takımına kiralandı. İlk sezonunda 29 maça çıkıp 2 gol attı ve sezon sonunda takımıyla şampiyonluk yaşadı. Bir sonraki sezonda ise oyuncunun bonservisi satın alındı. 2013-14 sezonunda 30 maça çıktı ve 3 gol attı. 2014-15 sezonunda ise Osmanlıspor'a transfer oldu.\n14 Ağustos 2015 tarihinde, Alanyaspor 1 yıllığına kiralamıştır.\n\n\nSiklopentan\nSiklopentan; yüksek yanıcılığa sahip olan bir sikloalkandır.\nBeş karbonlu olan bu bileşik bir halkaya sahiptir. Molekül formülü CH'dur. Benzine benzer bir kokusu vardır ve renksizdir. Erime sıcaklığı −94 °C , kaynama sıcaklığı ise 49 °C'dir. Bu bileşik ilk olarak Alman kimyager Johannes Wislicenus tarafından 1893 yılında elde edilmiştir. Çeşitli kullanım alanları mevcuttur. Sentetik reçinelerin üretiminde, kauçuk yapıştırıcıların üretiminde, poliüretan yalıtım köpüğünün üretiminde ve nicelerinde etkin bir yere sahiptir.\n\n\nCybaeus kiuchii\nCybaeus kiuchii Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus kumaensis\nCybaeus kumaensis Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus kunisakiensis\nCybaeus kunisakiensis Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus maculosus\nCybaeus maculosus Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus magnus\nCybaeus magnus Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus melanoparvus\nCybaeus melanoparvus Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus mellotteei\nCybaeus mellotteei Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus minoensis\nCybaeus minoensis Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus miyagiensis\nCybaeus miyagiensis Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus miyosii\nCybaeus miyosii Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus monticola\nCybaeus monticola Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus nipponicus\nCybaeus nipponicus Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus nojimai\nCybaeus nojimai Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus obedientiarius\nCybaeus obedientiarius Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus okafujii\nCybaeus okafujii Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus okayamaensis\nCybaeus okayamaensis Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus petegarinus\nCybaeus petegarinus Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus rarispinosus\nCybaeus rarispinosus Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nPelin Emniyetli\nPelin Çelik Emniyetli (d. 23 Mayıs 1982-İstanbul) millî voleybolcu. Paşa Hüseyin lakaplı Gençlerbirliği, Adana Demirspor, Fenerbahçe ve Mersin İdman Yurdu takımlarında futbol oynamış Hüseyin Çelik’in kızıdır. Voleybola Ankara Vakıfbank’ta başladı. 1997 yılında Vakıfbank A takımına yükseldi. Bu takımın 2000 yılında kapatılması üzerine İstanbul’a gitti ve çeşitli kulüplerde oynadı. 2003 yılında yeniden Ankara'ya geldi ve voleybol kariyerini üç sezon boyunca Türk Telekom kulübünde sürdürdü. Daha sonra iki sezon Fenerbahçe’de görev yapan Pelin, 2008 yılında DYO Karşıyaka kulübüne transfer oldu. Bir sezon DYO Karşıyaka kulübünde oynadıktan sonra 2009 yılında yeniden Ankara'ya dönerek Ankaragücü kulübünde voleybol kariyerini sürdürmeye başladı. Pelin Millî formayı 132 kez giydi. 2010 yılında Beşiktaş JK'la anlaştı. 2010-11 sezonunda Beşiktaş JK ile mücadele ettikten sonra ertesi yıl Azerbaycan'ın Rabita Bakü takımına transfer oldu.\n\n\nHakan Olkan\nHakan Olkan (d. 9 Ocak 1992, İstanbul) Mersin İdman Yurdu'nda görev yapan Türk futbolcudur.\nHakan Olkan 1992 yılında doğdu. Futbola 2002 yılında Küçüksu Yeni Mahallespor takımında başlayan oyuncu, 2005 yılında İstanbul GVSİMS takımına transfer oldu. 2008 yılında ise şehrin en büyük 3 takımından biri olan Beşiktaş altyapısına giren Hakan, 2 sene bu takımda oynadı. 2010 yılında ise Göksu Türkdoğan'ın da yetiştiği Yeniköy Spor'a transfer oldu. 2012-13 sezonunda ise Çerközköyspor'da oynayan oyuncu, 27 maça çıktı 1 gol attı. 2013-14 sezonunda ise Çıksalınspor'a transfer oldu. O sezon 29 maça çıkıp 7 gol atan Hakan, 2014 yılında ise Süper Lig ekibi Mersin İdman Yurdu takımının yolunu tuttu. 2014-2015 sezonu boyunda 1 yıllığına 2. Lig Beyaz Grup takımlarından Tarsus İdman Yurdu Kulübüne kiralandı.\n\n\nFigueres\nFigueres (, ), Alt Empordà bölgesinin başkentidir. İspanya'nın Katalonya özerk bölgesindeki Girona iline bağlıdır.\nFigueres, Salvador Dali'nin doğduğu şehirdir. Teatre-Museu Dalí'ye ev sahipliği yapmaktadır. Müze, Dali tarafından tasarlanmıştır ve günümüzde turistik bir mekandır. Şehir aynı zamanda makine gücüyle çalışan ilk denizaltının mucidi Narcís Monturiol i Estarriol'un doğum yeridir. 1990-2000 yılları arasında üne kavuşan İspanyol şarkıcı Mónica Naranjo da yine Figueres doğumludur.\nŞehrin adı Vizigot kökenli, \"Ficaris\" kelimesinden gelmektedir. Şehre 1267 yılında Kral Jaime I tarafından imtiyazlar tanınmıştır ancak dört yıl sonra Empúries Kontu tarafından şehir yakılmıştır.\nŞehir İspanya İç Savaşı boyunca cumhuriyetçi hükumete sadık kaldı ve birçok kez isyancıların bombalı saldırlarına maruz kaldı. Figueres 1950'lilerin başın yeniden yapılanmaya başladı. Ekonomisi turizme dayalı olarak gelişti.\n\n\nOberliga (futbol)\nOberliga Almanya futbol liglerinin 5. basamaktaki ligidir. Bir üst ligi Regionalliga bir alt ligi ise Verbandsliga 'dır.\n\n\nFelix Klaus\nFelix Klaus (d. 13 Eylül 1992), Hannover 96 takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2009 yılında Greuther Fürth II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Greuther Fürth, SC Freiburg II, SC Freiburg, Hannover 96 kulüplerinde oynadı.\n\n\nSebastian Kerk\nSebastian Kerk (d. 17 Nisan 1994), 1. FC Nürnberg takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine SC Freiburg II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla SC Freiburg, 1. FC Nürnberg, Kaiserslautern kulüplerinde oynadı.\n\n\nImmanuel Höhn\nImmanuel Höhn (d. 23 Aralık 1991), Darmstadt 98 takımında defans pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2010 yılında SC Freiburg II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla SC Freiburg, Darmstadt 98 kulüplerinde oynadı.\n\n\nDennis Diekmeier\nDennis Diekmeier (d. 20 Ekim 1989), Hamburg takımında defans pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine Werder Bremen II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla 1. FC Nürnberg, Hamburg, Hamburger SV II kulüplerinde oynadı.\n\n\n121'ler Manifestosu\n121'ler Manifestosu (Fransızca: \"Manifeste des 121\", tam başlık: \"Déclaration sur le droit à l’insoumission dans la guerre d’Algérie\" veya \"Declaration on the right of insubordination in the Algerian War\") 121 entelektüel tarafından imzalanmış, 6 Eylül 1960 Vérité-Liberté dergisinde yayımlanmış bir açık mektuptur. Fransız hükümetini, Gaullist Michel Debré'nin ve kamuoyunun Cezayir Bağımsızlık Savaşı'nı meşru bir bağımsızlık savaşı olarak tanımaya çağırmıştır. Fransız ordusunun işkencelerini kınayan, yetkilileri Fransız vicdani retçilerine saygı duymaya davet eden bir açık mektuptur.\nBildirim Dionys Mascolo, Maurice Blanchot ve Jean Schuster tarafından tasarlanmıştır.\nCezayir Savaşı'nda İtaatsizlik Hakkı Üzerine Deklarasyon\n\n\nPierre-Michel Lasogga\nPierre-Michel Lasogga (d. 15 Aralık 1991), Hamburg takımında forvet pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine Bayer Leverkusen II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Hertha BSC II, Hertha Berlin, Hamburg, Hamburg kulüplerinde oynadı.\n\n\nZoltán Stieber\nZoltán Stieber (d. 16 Ekim 1988), 1. FC Kaiserslautern takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Macar millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2007 yılında Aston Villa kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Yeovil Town, TuS Koblenz, Alemannia Aachen, Mainz 05, Mainz 05 II, Greuther Fürth, Greuther Fürth II, Hamburg, 1. FC Nürnberg, 1. FC Kaiserslautern kulüplerinde oynadı.\n\n\nNicolai Müller\nNicolai Müller (d. 25 Eylül 1987), Hamburg takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2006 yılında Greuther Fürth II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Greuther Fürth, SV Sandhausen, Mainz 05 II, Mainz 05, Hamburg kulüplerinde oynadı.\n\n\nPodoloji\nPodoloji, ismi Yunanca \"podos\" (ayak) ve \"logos\" (bilim) kelimelerinden türeyen ayak hastalıkları üzerine tedavi ve bakım hizmeti sunan bir sağlık alanıdır.\nPodolog, yara bakımı ve sağaltımında podolojik bakış açısını ve tedavi yöntemlerini uygulayan meslek elemanıdır. Ayak hastalıklarına neden olan faktörleri belirleyerek, tedavisini buna göre planlayan, uygulayan ve tekrarların önlenmesine yönelik koruyucu girişimleri hayata geçiren kişidir. Özel (hekime bağımlı olmadan) olarak veya uzman hekimle birlikte çalışan podolog, aynı zamanda ayak sağlığı bakımı ve koruma eğitimlerini yerine getirerek, bu alanlarda istihdam edebilir. Kamu kurumu dışında aynı zamanda özel olarak da kendi hizmetini sunma yetkisine sahiptir.\nBunlara ek olarak podolog; ayak sağlığı sorunlarına neden olan biyomekanik faktörleri tespit edebilir, uygun tedavi ve girişimleri belirleyerek uygulayabilir. Hastaların biyomekanik sorunlar bakımından değerlendirilerek, aynı yetkin kişiler tarafından yardımcı araç ve ortezlerin üretilmesi; tanıya bağımlı ortez ve yardımcı araç kullanımının yerine, hastaya ve/veya hasta ayağına özel tedavi girişimlerinin gerçekleştirilmesi ile daha etkin tedavi olanağı sunmaktadır. Çeşitli cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılan motor ve frezlerle, uygulanan yeni cilt bakım teknikleriyle, cilt hastalıklarının iyileşmesi hızlandırılmakta ve topikal ilaçların etkinliği arttırılmaktadır. Podoloji motoru ve frezler yardımıyla cerrahi tedaviye başvurulan major nasırlarda bile cerrahi girişime gerek duymadan nasır rezeksiyonu gerçekleşmekte ve hastanın postoperatif dönemde geçireceği immobilizasyondan da korunması sağlanmaktadır. Tırnak hastalıklarının tedavisinde uygulanan tırnak teli, tırnak batmasında kalıcı sonuç elde edilen ve birçok hastayı cerrahi girişimden koruyan bir diğer podolojik tedavi yöntemidir.\n\n\nMehmet Enes Sığırcı\nMehmet Enes Sığırcı (d. 24 Şubat 1993, İstanbul) Türk futbolcudur. 1. Lig ekiplerinden Altınordu'da forma giymektedir.\nMehmet Enes Sığırcı 1993 yılında doğdu. Futbola Yeşilyurt Belediyespor'da başlayan M. Enes, 3 sene bu takımda forma giydi. 2008 yılında ise MKE Ankaragücü altyapısına girdi. 3 sezon burada oynayan M. Enes, 2011 yılında Lüleburgazspor takımında profesyonel oldu. Bu takımda 24 maça çıktı, 1 gol attı. 2012 yılında Erzincan Refahiyespor'a transfer oldu ve 2 sezonda 33 maça çıktı. 2014 yılında ise Süper Lig'in yeni ekibi Mersin İdman Yurdu takımına transfer oldu.\nM. Enes, transferi sonrasında \"Kısa süre de olsa Hatay gibi hedefi olan ve büyük bir camianın formasını giydiğim Hatayspor'dan çok güzel anılarla ayrılıyorum, bu kısa sürede başta Hatayspor Kulüp Başkanı Sayın Jan Baram, Hatayspor Yönetimindeki Ağabeylerim, Teknik Direktör Ahmet Taşyürek ve Teknik heyetteki İlhan Hocam-Metin Hocam-Zafer Hocam-masör-malzemeci ağabeylerim, Kulüp çalışanları, her zaman desteklerini hissettiğim Basın Mensupları ve en son birlikte sevinip birlikte ağladığım o büyük Hatayspor taraftarlarından helallik istiyorum, hakkım varsa benden yana helal olsun sizlerin de hakkınız varsa bana helal etmelerini istiyorum. Hatayspor her zaman gönlümde çok ama çok ayrı yeri olacak.\" ifadelerinde bulundu.\n2014-15 sezonu ara transfer döneminde kiralık olarak Yeni Malatyaspor ile yarım sezonluk sözleşme imzalamıştır. Kiralık olduğu süre içinde toplam 12 maça çıkmış, 1 gol atmıştır. Bu sezonda Yeni Malatyaspor ile birlikte şampiyonluk sevinci yaşamıştır.\n2018-2019 sezonunda Altınordu'ya transfer oldu. Halen bu takımda forma giymektedir.\n\n\nCybaeus ryunoiwayaensis\nCybaeus ryunoiwayaensis Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus sanctus\nCybaeus sanctus Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus sasakii\nCybaeus sasakii Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus shingenni\nCybaeus shingenni Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus taraensis\nCybaeus taraensis Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus tottoriensis\nCybaeus tottoriensis Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus tsurugi\nCybaeus tsurugi Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus tsurusakii\nCybaeus tsurusakii Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus urabandai\nCybaeus urabandai Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus yoshidai\nCybaeus yoshidai Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus yoshiakii\nCybaeus yoshiakii Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus longus\nCybaeus longus Kore'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus mosanensis\nCybaeus mosanensis Kore'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus kunashirensis\nCybaeus kunashirensis Rusya'nın Sahalin Adası ile Kuril Adaları'nda ve Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nSiklohekzan\nSikloheksan (İngilizce: \"cyclohexane\"); molekül formülü CH olan, bir tane halka bulunduran sikloalkanlara dahil olan bir bileşiktir. Sikloheksan renksiz, yanıcı bir sıvıdır. Çeşitli yollardan eldesi mümkündür. Sikloheksanın erime sıcaklığı 6,47 °C, kaynama sıcaklığı ise 80,74 °C'dir.\n\n\nCybaeus striatipes\nCybaeus striatipes Rusya'nın Sahalin Adası ile Kuril Adaları'nda ve Japonya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus triangulus\nCybaeus triangulus Kore'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus aspenicolens\nCybaeus aspenicolens ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nAleska Diamond\nAleska Diamond (d. 6 Ağustos 1988, Komló), Macar porno yıldızı. Brazzers ve Mofos gibi önemli şirketler ile sözleşme imzalamıştır. Temmuz 2018 itibarıyla Brazzers ile 7 ve Mofos ile 3 sahnede yer almıştır.\n\n\nCybaeus blasbes\nCybaeus blasbes ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus bulbosus\nCybaeus bulbosus ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus cascadius\nCybaeus cascadius ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus chauliodous\nCybaeus chauliodous ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nMehmet TaÅŸ\nMehmet Taş (d. 20 Mart 1991, Mersin), Türk futbolcudur. Orta saha pozisyonunda görev almakta olup, 1. Lig takımlarından Giresunspor'da forma giymektedir.\nMehmet Taş, 20 Mart 1991 tarihinde Mersin'de doğdu. Mersin Çınarspor altyapısında futbola başladı. 2005 yılında ise MKE Ankaragücü'ne transfer oldu ve 5 sene bu takımın altyapısında görev yaptı. 2010 yılında Ankara Demirspor'a kiralandı ve 9 maça çıktı. 2010-11 sezonunda Hatayspor'da görev yapan Taş, 2011 yılında Nazilli Belediyespor'a transfer oldu ve 3 sezonda 65 maça çıkıp 3 gol attı. 2014-15 sezonunda ise adı Trabzonspor ile de anılsa da Süper Lig'in yeni ekibi Mersin İdman Yurdu takımına transfer oldu.\n\n\nMuammer Zülfikar Yıldırım\nMuammer Zülfikar Yıldırım (d. 14 Eylül 1990, Diyarbakır) Sivasspor'da görev yapan Türk futbolcudur.\nZülfikar Yıldırım, 1990 yılında Diyarbakır'da doğdu. Futbola ailesinin işi nedeniyle göç ettiği Ankara Esnafspor'da başlayan Zülfikar, 2006 yılında yine Ankara takımı olan Türk Telekom'a transfer oldu ve 2007 yılında ise bu takımda profesyonel oldu. 4 sezonda 9 resmi maça çıkan Muammer, 2011 yılında ise Belediye Vanspor'a transfer oldu. 2 sezonda 60 maça çıkan Muammer, 2013 yılında ise Mersin İdman Yurdu ile sözleşme imzaladı. O sezon 1 Türkiye Kupası, 1 PTT 1. Lig ve 1 A2 ligi maçına çıktı. Sezon sonunda takımı Süper Lig'e yükseldi.\n\n\nDidem Balçın\nDidem Balçın (d. 18 Mayıs 1982, Ankara) Türk oyuncu.\nAnkara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Tiyatro Bölümü Oyunculuk Anasanat Dalı’ndan mezun oldu. Mezun olduktan sonra İstanbul’a gelerek çeşitli dizilerde sinema ve reklam filmlerinde rol aldı. İlk olarak Levent Kırca Tiyatrosu’nun “Ateşin Düştüğü Yer” oyununda görev aldı. 2009 yılında Nergis Öztürk ile beraber kendi tiyatrosunu kurdu. ”Bunu Yapan İki Kişi” isimli komedi oyunu ile \"Li̇ons En İyi̇ Komedi̇ Kadın Oyuncu\" ödülünü ortağı ile birlikte paylaştı. Daha sonraki yıllarda birçok tiyatro oyununda görev alan başarılı oyuncu, 2011 yılında ablası Özlem Kunduracı ile beraber \"Doda Sanat\" Eğitim Danışmanlık Yapım Şirketini kurdu.\nAyrıca babası TRT Radyosu’nda çalışmaktadır ve annesi Nur Balçın ise 1975 senesinde Japonya tarafından düzenlenen bir güzellik yarışmasında Türkiye’yi temsil etmiştir.\n\n\n2015 UEFA ülkeler sıralaması\n2015 UEFA ülkeler sıralaması ile ülkelerden 2016-17 UEFA Şampiyonlar Ligi ve 2016-17 UEFA Avrupa Ligi'ne katılacak takımların sayısı ve bu takımların maçlara başlayacağı turlar belli olacaktır.\n\n\nCybaeus conservans\nCybaeus conservans ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus consocius\nCybaeus consocius ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus constrictus\nCybaeus constrictus ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus cribelloides\nCybaeus cribelloides ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus devius\nCybaeus devius ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus eutypus\nCybaeus eutypus Kanada ve ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus gidneyi\nCybaeus gidneyi ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus giganteus\nCybaeus giganteus ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus grizzlyi\nCybaeus grizzlyi ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus hesper\nCybaeus hesper ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nBeşinci Doktor\nBeşinci Doktor, İngiliz bilimkurgu dizisi olan Doctor Who'nun baş karakteri olan Doktor'un beşinci enkarnasyonu. Peter Davison tarafından canlandırılmıştır.\nDoktor, yüz yıllardır TARDIS aracılığıyla yol arkadaşlarıyla beraber uzay ve zamanda yolculuk eden bir Zaman Lordu'dur. Doktor ölümcül bir yara aldığında vücudu fiziksel ve kişisel olarak yenilenmeye başlar. Bu duruma rejenerasyon denir. Baker bu zaman lordunun beşinci enkarnasyonunu canlandırmıştır. Yol arkadaşları zeki biri olan Adric (Matthew Waterhouse), soylu bir uzaylı olan Nyssa (Sarah Sutton) ve Avustralyalı hostes Tegan Jovanka (Janet Fielding) önceki rejenerasyondan beri yanında olmuştur. Daha sonraki maceralarda ona bir okul çocuğu Vislor Turlough (Mark Strickson) ve Amerikan kolej öğrencisi Peri Brown (Nicola Bryant) yol arkadaşlığı yapmıştır.\n\n\nYunus Emre Yalçın\nYunus Emre Yalçın (d. 12 Eylül 1994, Konak), Türk futbolcudur. Orta saha pozisyonunda görev almakta olup, 2. Lig ekiplerinden Kırklarelispor'da forma giymektedir.\nYunus Emre Yalçın 12 Eylül 1994'te Konak'ta doğdu. Futbola 9 yaşında Atillaspor'da başlayan oyuncu, 2012 yılında Konyaspor'a transfer oldu. Bu takımda 2 sezon boyunca 52 maça çıktı ve 9 gol attı. 2013 yılında ise Konyaspor ile 5 yıllık profesyonel sözleşme imzaladı.\n2013-14 sezonunun sonunda Theofanis Gekas, Alexander Hleb ve Hasan Kabze gibi isimleri bulunduran Konyaspor A Takımı kadrosuna Mesut Bakkal tarafından alındı. Sezonun son maçında 16 Mayıs 2014 günü Eskişehirspor karşısında Ali Çamdalı'nın yerine oyuna girerek \"25\" numaralı formasıyla kariyerindeki ilk resmi maçına çıktı. Maçtan sonra ise \"Bu benim ilk Süper Lig maçımdı. Heyecanlıydım. Ama elimden geleni yapmaya çalıştım. Mutluyum. İnşallah bundan sonra daha fazla fırsat bulacağım ve bunu da en faydalı şekilde kullanacağım. Sezonu bizim için iyi bir yerde tamamladığımıza inanıyorum. Emeği geçen herkese katkısından dolayı teşekkür ediyorum.\" ifadelerinde bulundu.\n\n\nCybaeus morosus\nCybaeus morosus ABD ve Alaska'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus multnoma\nCybaeus multnoma ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nZaimoğlu\nZaimoğlu şunlara karşılık gelebilir:\n\n\nVolkan Fındıklı\nVolkan Fındıklı (d. 13 Ekim 1990), Muğla doğumlu Türk futbolcudur. Süper Lig ekiplerinden Konyaspor'da forma giymektedir.\n13 Ekim 1990 Muğla doğumlu olan Volkan Fındıklı futbola 2001 yılında amatör olarak Marmaris Belediye Gençlik Spor'da başladı. 2009 yılında Konyaspor'a transfer olan Volkan 1'i Türkiye Kupası olmak üzere 11 maçta forma giydikten sonra aynı sezon devre arasında Çanakkale Dardanel'e geçti.3 sezonda 39 maç oynayan Volkan Fındıklı 2012-2013 sezonunda Konyaspor'un pilot takımı Anadolu Selçukspor'a transfer oldu. 2013-2014 sezonunda 31 maçta 2 bin 774 dakika Anadolu Selçukspor forması giyerken, 3 gol, 4 sarı kart,1 kırmızı kartlık performans ortaya koydu.\n2014-15 transfer döneminde ise Mesut Bakkal'ın çalıştırdığı Konyaspor'a transfer oldu ve 3 yıllık sözleşme imzaladı.\nKonyasporda 2 numaralı formayı giymektedir. Konyaspora teknik direktör değişikliğinden sonra Aykut Kocaman ' ın verdiği şansı iyi değerlendirmiş ve uzun süre forma şansı bulmuştur . 2016-2017 sezonunda Konyaspor'la birlikte UEFA Avrupa Ligi'ndede forma giyme şansı bulmuştur.\n\n\nCybaeus paralypropriapus\nCybaeus paralypropriapus ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus penedentatus\nCybaeus penedentatus ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus patritus\nCybaeus patritus ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus perditus\nCybaeus perditus ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus reducens\nCybaeus reducens ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus sanbruno\nCybaeus sanbruno ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nSerhan Yılmaz\nSerhan Yılmaz (d. 20 Şubat 1995, Gaziantep), Türk futbolcudur. Forvet pozisyonunda görev almakta olup, Gaziantepspor'dan kiralık olarak 3. Lig ekiplerinden Darıca Gençlerbirliği'nde forma giymektedir.\n20 Şubat 1995'te Gaziantep'te dünyaya gelen Serhan, futbola 12 yaşında Gaziantepspor altyapısında başladı. 2012 yılına kadar altyapıda U-16 liginde 6 maçta 11 gol, U-18 liginde 18 maçta 14 gol, U-21 Ligi'nde ise 43 maça çıktı ve 21 gol kaydetti. 2012 yılında ise Gaziantepspor ile 2 yıllık profesyonel sözleşme imzaladı. 2013 yılında Bugsaşspor'a kiralanan oyuncu bu takımda forma şansı bulamadı. 2013-14 sezonu öncesinde Gaziantepspor'a dönen Serhan, o sezonda ise Erzincan Refahiyespor takımına kiralandı. Bu takımda 29 lig maçına çıkan oyuncu, 8 gol kaydetti. 2014-15 sezonunda ise Okan Buruk'un çalıştırdığı Gaziantepspor'a döndü. Daha sonra ise 5 yıllık yeni sözleşme imzaladı.\n\n\n2009 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Çek Cumhuriyeti\nÇek Cumhuriyeti, Rusya'nın başkenti Moskova'da yapılan 2009 Eurovision Şarkı Yarışması'na katılmıştır. İlk başta Česká televize (ČT) 2007 ve 2008 yarışmalarında elde edilen kötü dereceler nedeniyle çekilmek istese de 2009'daki yarışmaya katılımını onaylamıştır. Birinci yarı finalde yarışan şarkı hiç puan alamayarak sonuncu olmuştur.\nČT Eurovision'da çek Cumhuriyeti'ni temsil edecek şarkıcıyı seçmek için bir iç seçim, şarkıyı seçmek için de bir ulusal final düzenlemiştir. Gipsy.cz, Moskova'da Çek Cumhuriyeti'ni temsil etme hakkı kazanmıştır.\nÇek Cumhuriyeti'ni Moskova'da temsil edecek şarkıyı seçmek için oylamaya iki şarkı sunulmuştur. Oylamanın nasıl olacağı açıklanmamıştır, ama 1 ve 14 Mart arasında gerçekleştirilmiştir. 16 Şubat'ta yapılan bir basın toplantısyla oylamanın nasıl olduğu açıklanmıştır. Kazanan şarkı 21 Mart'ta resmen ČT Anděl Müzik Ödülleri'nde sunulmuştur. Gipsy.cz Aven Romale adlı şarkısını seslendireceği açıklanmıştır.\nŞarkının 30 Ocak'ta, 12 Mayıs 2009'daki birinci yarı finalde yarışacağı açıklanmıştır. Daha sonra, ČT yalnızca birinci yarı finali ve finali yayınlayacağını, ikinci yarı finali yayınlamayacağını açıklamıştır. Birinci yarı finalde ikinci sırada sahneye çıkan Gipsy.cz hiç puan alamamış ve sonuncu olmuştur.\n\n\nCybaeus thermydrinos\nCybaeus thermydrinos ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nDoma TV\nDoma TV, 2 Ocak 2011'de yayın hayatına başlayan Hırvatistan ulusal, ticari televizyon kanalıdır . Kanalın ilk programı,Mia Kovačić ve Igor Mešin tarafından sunulan \"Hoşgeldin Doma\" 'dır. İlk konukları ise Nina Badrić'dir.\nDoma TV, Warner Bros ve Sony,BBC, Mediaset, ITV (Granada) ve RDF gibi dünyaca ünlü büyük şirketlerin yapımlarını yayınlamalarını yanı sıra kendi orijinal yapımlarınıda yayınlamaktadır.\n\n\nCybaeus tardatus\nCybaeus tardatus ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus scopulatus\nCybaeus scopulatus ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus septatus\nCybaeus septatus ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus shoshoneus\nCybaeus shoshoneus ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus vulpinus\nCybaeus vulpinus ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus waynei\nCybaeus waynei ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus silicis\nCybaeus silicis ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus simplex\nCybaeus simplex ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus somesbar\nCybaeus somesbar ABD'de bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus signifer\nCybaeus signifer ABD, Kanada ve Alaska'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus sinuosus\nCybaeus sinuosus Kanada'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus reticulatus\nCybaeus reticulatus ABD, Kanada ve Alaska'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus signatus\nCybaeus signatus Peru'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus minor\nCybaeus minor Avrupa'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nCybaeus strandi\nCybaeus strandi Transilvanya'da bulunan bir su örümceği türü.\n\n\nÇavuşçiftliği\n\n\nAktoprak\n\n\nJonathan Tah\nJonathan Tah (d. 11 Şubat 1996), Alman millî futbolcudur. Bundesliga'nın Bayer Leverkursen takımında defans oyuncusu olarak forma giymektedir.\n\n\nJacques Zoua\nJacques Zoua (d. 6 Eylül 1991), Kamerunlu futbolcudur. Ligue 1'de Ajaccio takımında forvet oyuncusu olarak forma giymektedir.\n\n\nSlobodan Rajković\nSlobodan Rajkovic (d. 3 Şubat 1989), Palermo takımında defans pozisyonunda görev yapan Sırp millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2005 yılında OFK Beograd kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Chelsea, PSV, Twente, Vitesse, Hamburger SV, Darmstadt 98, Palermo kulüplerinde oynadı.\n\n\nLeon Andreasen\nLeon Hougaard Andreasen (d. 23 Nisan 1983), orta saha pozisyonunda görev yapan Danimarkalı millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2001 yılında AGF Aarhus kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Werder Bremen, Mainz 05, Fulham, Hannover 96, Hannover 96 kulüplerinde oynadı.\n\n\nMiiko Albornoz\nMiiko Martín Albornoz Inola (d. 30 Kasım 1990), Hannover 96 takımında defans pozisyonunda görev yapan İsveç asıllı Şilili millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2007 yılında IF Brommapojkarna kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Malmö FF, Hannover 96 kulüplerinde oynadı.\n\n\nSalif Sané\nSalif Sané (d. 25 Ağustos 1990), Hannover 96 takımında defans pozisyonunda görev yapan Fransız asıllı Senegalli millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2010 yılında Bordeaux kulübünde başladı.\n\n\nEdgar Prib\nEdgar Prib (d. 15 Aralık 1989), Hannover 96 takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Rus-Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2008 yılında Greuther Fürth II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Greuther Fürth, Hannover 96 kulüplerinde oynadı.\n\n\nManuel Schmiedebach\nManuel Schmiedebach (d. 5 Aralık 1988), Bundesliga'nın Hannover 96 takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2006 yılında Hertha BSC II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Hannover 96 II, Hannover 96 kulüplerinde oynadı.\n\n\nHardcore güreşi\nHardcore güreşi, diskalifiyeli olmayan, masa, sandalye, merdiven, raptiyeler, sopa, çekiç, dikenli teller, ve diğer tüm yabancı maddelerin kullanıldığı bir profesyonel güreş türüdür. Hardcore maçları genellikle kanlı geçmektedir. İlk başta basit bir maç olarak görülse de 20. yüzyılın sonlarına doğru daha ilkel ve sert teknikler kullanılmaya başlandı. 2000'li yılların başından itibaren WWE'de o zamanlar hardcore maçları olmasa da masa, sandalye, merdiven (TLC) maçlarında yeni teknikler ortaya çıkmaya başlayınca, zamanla WWE Hardcore Şampiyonluğu da oluşmaya başladı. Bazı güreşçiler de hardcore maçlarında bolca kan döktüler ve gerçekten şiddetli bir şekilde dövüştüler. Bunun sonucunda hardcore maçları daha gelişmiş oldu ve daha zevkli bir hal aldı.\n\n\nTakeo Fukuda\nFukuda, 14 Ocak 1905 tarihinde Gunma'da dünyaya geldi. Samuray kökenli bir aileden gelen Fukuda'nun babası Gunma'nın valisiydi. Eğitimini ise Tokyo Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde tamamladı.\nII. Dünya Savaşı sırasında ve öncesinde Fukuda, Maliye Bakanlığı'nda bürokratlık yaptı. Hükûmette Baş Kabine Sekreteri görevini yürüttü. Savaştan sonra ise 1946-47 yılları arasında Japon Bankacılık Bürosunun başkanlığını üstlendi. 1947'den 1950'ye kadar da Bütçe Bürosunda çalıştı.\nFukuda 1952 seçimlerinde Gunma 3. Bölgesi'nden milletvekili olarak Japonya Temsilciler Meclisi'ne girdi. Fukuda'nın siyasi akıl hocası Nobusuke Kishi, savaştan sonra \"A sınıfı savaş suçlusu\" suçlanacak, sonrasında ise başbakan olacaktı.\nFukuda 1957 yılında parti sekreterliğine seçildi. Sonrasında çeşitli bakanlık görevlerinde bulundu. 1959-69 arasında Tarım Orman ve Balıkçılık Bakanlığı, 1969-1971 Yılları arasında Maliye Bakanlığı, 1971-1973 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı ve 1974-1976 yılları arasında da Ekonomik Planlama Ajansı Başkanlığı görevlerinde bulundu. 1972 seçimlerinde başbakanlık seçimlerinde Kakuei Tanaka karşısında mağlubiyete uğradı.\nİktidardaki Liberal Demokrat Parti'nin, 1976 seçimlerinde aldığı kötü sonuç neticesinde, partinin lidirliğini Takeo Miki'den aldı. 1978 yılına kadar bu görevde kaldı. Fakat hükûmeti parlamentodaki diğer küçük partilerin desteğine bağlıydı. İzlediği agresif dış politikalar sebebiyle \"şahin\" olarak adlandırılan Fukuda, Japon hava yollarının kaçırılan bir uçağı olayında, hava korsanlarına karşı btakındığı teslimiyetçi tutum ağır eleştiriler almasına sebep oldu. Bu eleştirilere şu şekilde yanıt vermişti \"\"İnsan hayatının değeri yeryüzünde başka hiçbir şeyle ölçülemez.\"\nLDP'nin içindeki klikleşmeyi ve bölünmeleri engellemek amacıyla partisine ön seçim sistemini getirdi. İronik bir şekilde, 1978 yılında parti genel başkanlığı ile ilgili yapılan ilk ön seçimde rakibi Masayoshi Ōhira tarafından yenilgiye uğratıldı ve başbakanlıktan istifa etmeye zorlandı. Fukuda daha sonra InterAction Council of Former Heads of State and Government isimli organizasyonda yer aldı ve 1990 yılında da aktif politikayı bıraktı.\nFukuda, tek evliliğinden beş çocuk sahibi oldu: çocuklarının üçü erkek, ikisi ise kızdı. Büyük oğlu Yasuo Fukuda, Shinzō Abe'nin ani istifası neticesinde, Eylül 2007'de başbakan oldu ve bu makamda bir yıl boyunca görev yaptı. Böylelikle ilk kez, bir başbakanın çocuğu Japonya'da babası gibi başbakan oluyordu. Buna ilave olarak, Japonya başbakanlarından Junichiro Koizumi, siyasi hayatına Fukuda'nın sekreteri olarak başlamıştı. Bu iki politikacı, 1970'lerden sonra, hem özel hem de siyasi, çok yakın dostluk geliştirmişlerdi. Hatta Koizumi'nin nikâh töreninde damadın sağdıcı Fukuda idi.\nFukuda, Tokyo Women's Medical College hastanesinde kronik anfizemden dolayı 5 Temmuz 1995 tarihinde, 90 yaşında yaşamını yitirdi.\n\n\nSevilla ilindeki belediyeler listesi\nBu liste İspanya'nın Endülüs özerk bölgesi'nde bulunan Sevilla ilindeki belediyeler listesinin bir sayfasıdır.\n\n\nFace (profesyonel güreş)\nFace, profesyonel güreşte \"kahraman\" veya \"iyi adam\" olan ve seyircileri coşturan bir güreşçinin sahip olabileceği kişilik türüdür. Face olan güreşçiler, genellikle heel (kötü) karakterden dönen kişilerdir. Face karakterine sahip olan güreşçi, senaryo gereği kötü adamlara karşı dürüstçe mücadele eder ve yaptığı her davranışı (mikrofon performansı, yaptığı hareketler, vs.) seyircilerin coşmasını sağlar. Mesela; WWE'nin profesyonel güreşçisi The Rock, face karakterine en iyi örnektir. Rock, kariyerine ilk başladığında face karakteri pek dikkat çekmemişti ama heel karakter olunca dikkat çekmişti ve face karaktere dönüş yapınca daha çok dikkat çekip taraftarlar tarafından daha çok sevildi.\n\n\nHeel (profesyonel güreş)\nHeel, profesyonel güreşte \"rezil adam\" veya \"kötü adam\" ve yaptığı her davranışta seyircileri sinirlendirmeyi başaran bir güreşçinin sahip olabileceği kişilik türüdür. Heel olan güreşçiler, bazen face karakterinden dönen, bazen de güreş kariyerine heel olarak başladığı gibi devam eden güreşçilerdir. Heel karakterine sahip olan güreşçi, senaryo gereği iyi karakterli güreşçilere karşı her yoldan galip gelmek için bütün hileleri, kural dışı bütün hareketleri yaparak seyircileri sinirlendirip kendini onlara nefret ettirir. Buna en iyi örnek güreşçi Chris Jericho. Jericho, WWE'de kariyerine başladığı zaman face karakterdi ve çok sevildi ama heel karakter olmaya başlayınca taraftarlar ondan nefret ederek bir yandan onun karakterinin istenildiği gibi tutmasını sağladılar.\n\n\nMarit van Eupen\nMarit van Eupen (d. 26 Eylül 1969, Arnhem) Hollandalı kürekçi.\n2000 Yaz Olimpiyatları'na birlikte katıldığı Kirsten van der Kolk ile hafif çift kürekte altıncı sırada tamamladılar. Dört yıl sonra katıldığı 2004 Yaz Olimpiyatları'nda Bronz madalya almaya hak kazandılar. Bu Olimpiyatlardan sonra onlar (Gifu, 2006 (Eton ve 2007 (Münih'te Dünya Şampiyonu oldular. 2008 yılında onlar Luzern Kürek Dünya Kupası buluşmasında ikinci oldu ve aynı sene 2008 Yaz Olimpiyatları'nda Olimpiyat altını kazandılar.\n2006 yılında Van Eupen \"Altın Kürek\" ödülünü almaya hak kazandı. Bu ödül ilk olarak 1892 yılında Janus Ooms'a verilmişti. 2005 ve 2008 yılları arasında üst üste üç yıl Yılın Amsterdam Sporcusu ödülünü almaya hak kazandı.\n\n\n2014 UEFA ülkeler sıralaması\n2014 UEFA ülkeler sıralaması, ülkelerden 2015-16 UEFA Şampiyonlar Ligi ve 2015-16 UEFA Avrupa Ligi'ne katılacak takımların sayısı ve bu takımların maçlara başlayacağı turları belirlemekte kullanılır.\nÜlkelerden Avrupa Kupalarına katılan takımların maçlara başlayacağı turlar için UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi sayfalarına bakınız.\n\"Not: 2015-16 sezonundan itibaren, Avrupa Ligine aynı ülkeden en fazla 3 takım katılabilecektir. (fair-play hariç)\"\nÜlke Katsayısı hesaplama metodu\nBir ülkeden o sezon UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi'ne katılan tüm takımların aldığı puanlar toplanır ve katılan toplam takım sayısına bölünür. Bu puanlama ülke takımları için şu şekildedir:\nElemelerde;\nGruplar ve sonrasında;\n\"Not: Penaltı atışlarıyla tur geçmek puanı etkilemez. (120 dakika sonucu dikkate alınır)\"\nBonus Puanlar;\nÖrnek katsayı hesaplaması\nBir sezonda aynı ülkeden 5 takım;\nX takımı Şampiyonlar Ligi ön elemeleri 3. turunda 1 galibiyet 1 mağlubiyet alarak Avrupa Ligi 4. ön eleme turuna düşsün. Bu turda da 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak elensin.\nY takımı Avrupa Ligi 2. ön elemesini 2 galibiyetle geçsin. 3. ön eleme turunda 2 mağlubiyet alarak elensin.\nZ takımı 4. ön eleme turunu 2 galibiyetle geçerek gruplara kalsın. Gruplarda 2 galibiyet 4 mağlubiyet alarak elensin.\nR takımı 3. ve 4. ön eleme turlarını 3 galibiyet 1 beraberlikle geçerek gruplara kalsın. Gruplardan 4 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak bir sonraki tura kalsın ve bu turda 2 maçı da kaybederek elensin.\nP takımı ise gruplarda 1 galibiyet 2 beraberlik 3 mağlubiyet alarak elensin.\nBu durumda ülke puanı:\n\n\nAínsa-Sobrarbe\nAínsa-Sobrarbe İspanya'nın Aragon özerk bölgesindeki Huesca ilininde bulunan bir belediyedir. 2010 (INE) itibarıyla, belediye 2.180 kişilik bir nüfusa sahiptir.\nAínsa Sobrarbe bölgesinin ekonomik kalkınma başkentidir.\nAşağında Aínsa-Sobrarbe belediyesine bağlı köyler aşağıda verilmiştir:\n\n\nGiorgi Rehviaşvili\nGiorgi Rehviaşvili (; d. 1 Şubat 1988), Rustavi doğumlu Gürcü futbolcudur. SK Çihura Saçhere'da forma giymektedir.\n1.02. 1988 Gürcistan doğumlu Rehviaşvili futbola yaşadığı ülkenin takımı olan Metallurgist takımında başladı ve daha sonra sırasıyla Zugdidi, Dinamo Tbilisi ve SK Çihura Saçhere takımlarında forma giydi. Sol ayaklı oyuncu 1.80 boyunda stoper ve sol kanatta görev yapıyor. Kariyeri boyunca 94 lig maçında forma giydi. Aynı zamanda UEFA Kupası ve Şampiyonlar Ligi ön elemesinde toplamda 20 maç forma giydi. 2014-15 sezonu öncesinde Bursaspor ile oynanan ve takımının bir üst tura yükseldiği UEFA Avrupa Ligi ön eleme maçında dikkat çekti.\n2014-15 transfer döneminde ise Boluspor'a transfer oldu.\n\n\nKent (grup)\nKent, İsveç'in Eskilstuna şehrinde kurulmuş, İsveçli bir rock/pop müzik grubudur.\nGrup, İsveç radyosunda çalan parçalarıyla kendine bir yer edinmiştir. İsveç'in en popüler rock grubudur, fakat İsveç ya da İskandinavya dışında pek tanınmamaktadırlar. Önceden İsveççe yazdıkları \"Isola\" ve \"Hagnesta Hill\" albümlerinin İngilizce versiyonlarını çıkarmışlar, fakat beklentilerini karşılamayınca vazgeçmişlerdir.\nKent şimdiye dek 11 tane stüdyo albümü çıkarmış ve bunlar toplamda 3 milyon adetten fazla satmıştır. Ayrıca, şu ana kadar değişik dallarda 20 kez İsveç Grammy Ödülü(Grammis)'nü almaya hak kazanmışlardır.\n\n\n2013 UEFA ülkeler sıralaması\n2013 UEFA ülkeler sıralaması, ülkelerden 2014-15 UEFA Şampiyonlar Ligi ve 2014-15 UEFA Avrupa Ligi'ne katılacak takımların sayısı ve bu takımların maçlara başlayacağı turları belirlemekte kullanılır.\nÜlkelerden Avrupa Kupalarına katılan takımların maçlara başlayacağı turlar için UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi sayfalarına bakınız.\nÜlke Katsayısı hesaplama metodu\nBir ülkeden o sezon UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi'ne katılan tüm takımların aldığı puanlar toplanır ve katılan toplam takım sayısına bölünür. Bu puanlama ülke takımları için şu şekildedir:\nElemelerde;\nGruplar ve sonrasında;\n\"Not: Penaltı atışlarıyla tur geçmek puanı etkilemez. (120 dakika sonucu dikkate alınır)\"\nBonus Puanlar;\nÖrnek katsayı hesaplaması\nBir sezonda aynı ülkeden 5 takım;\nX takımı Şampiyonlar Ligi ön elemeleri 3. turunda 1 galibiyet 1 mağlubiyet alarak Avrupa Ligi 4. ön eleme turuna düşsün. Bu turda da 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak elensin.\nY takımı Avrupa Ligi 2. ön elemesini 2 galibiyetle geçsin. 3. ön eleme turunda 2 mağlubiyet alarak elensin.\nZ takımı 4. ön eleme turunu 2 galibiyetle geçerek gruplara kalsın. Gruplarda 2 galibiyet 4 mağlubiyet alarak elensin.\nR takımı 3. ve 4. ön eleme turlarını 3 galibiyet 1 beraberlikle geçerek gruplara kalsın. Gruplardan 4 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak bir sonraki tura kalsın ve bu turda 2 maçı da kaybederek elensin.\nP takımı ise gruplarda 1 galibiyet 2 beraberlik 3 mağlubiyet alarak elensin.\nBu durumda ülke puanı:\n\n\nAleksandar Prijović\nAleksandar Prijović (d. 21 Nisan 1990), Super League ekiplerinden PAOK takımında forvet pozisyonunda görev yapan İsviçreli asıllı Sırp millî futbolcudur.\nSırp ebeveyne sahip olsa da İsviçre doğmlu olan Prijovic, U-17 ve U-19 kategorisinde Sırbistan millî takım formasını giydi. U-20 ve U-21’de ise İsviçre millî formasını terletti. Bunda Sion’da oynarken kendisine yapılan baskının etkili olduğunu açıklamıştı daha öncelerde. Futbola St. Gallen altyapısında başladı. 2006 yılında ise Serie A ekibi Parma'nın dikkatini çekti ve bu takıma transfer oldu. Sırbistan U-17 millî takımıyla İtalya ile karşılaşırken onu izleyen Parma yetkilileri 1 senelik sözleşme teklif etti. Daha sonra sözleşme imzalayan oyunsu Serie A'da sadece 1 maça çıktı ve daha sonra İngiliz ekibi Derby County'e transfer oldu.\n2012’de Molde ile denemelere çıkmasında rol oynayan o zamanın teknik direktörü Solskjaer var bunların içinde. O dönemde Solskjaer’in Prijovic'i transfer edelim önerisi kulüp tarafından onaylanmasa da, Solskjaer o dönemde Tromsö'yü çalıştıran Högmo’ya bu ismi öneriyor. 2012’de Tromsö’nün başında olan tecrübeli hoca bu öneriyi dikkate alıp Prijovic’i Tromsö kadrosuna katıyor. 2012’de 95 kilo olan golcü oyuncu, Högmo’nun kilo vermesini istemesiyle beraber, kilosunu kısa sürede 83’e kadar çekti. Bu takımda 26 maça çıkıp 5 gol attı.\nDjurgarden’a 2013 Ağustos’unda transfer olduktan sonra ilk resmi maçını Norrköping’e karşı oynayan Prijovic, yaptığı hat-trick ile bir anda dikkatleri üzerine çekmiş, hatta kimi site ve gazetelere ‘Prijovic adeta Zlatan İbrahimovic’i hatırlattı manşetini attırmıştı. O maç sonrasında svd.se adlı İsveç haber sitesinde rastladığım zamanın Djurgarden hocası Högmo “Aleksandar potansiyeli yüksek bir oyuncu. Çoğu kişi bunu şimdi fark ediyor. Onun güvenini kazanıp, ona şans vermeniz potansiyeline ulaşması için en önemli faktör.” ifadelerinde bulunmuştu.\n2014-15 transfer döneminde ise Boluspor'a transfer olmuştur.\nLegia Warszawa:\nPAOK:\n\n\nAdebayo Akinfenwa\nSaheed Adebayo Akinfenwa (d. 10 Mayıs 1982), İngiliz futbolcudur. Wycombe Wanderers takımında forvet oyuncusu olarak forma giymektedir.\n\n\n84 (sayı)\n84 (seksen dört), bir sayı. Doğal sayı sisteminde 85'den önce yer alır ve 83'den sonra gelir.\n\n\n85 (sayı)\n85 (seksen beş), bir sayı. Doğal sayı sisteminde 86'dan önce yer alır ve 84'den sonra gelir.\n\n\nSen Allah'ın Bir Lütfusun\nSen Allah'ın Bir Lütfusun, Ebru Gündeş'in 27 Mart 1998 tarihinde yayınlanan beşinci stüdyo albümü. Raks Müzik ve aynı şirkete bağlı Marş Müzik etiketleriyle piyasaya sürülmüştür. Aralarında Fantezi müzik, Türk sanat müziği ve Türk halk müziği parçalarının bulunduğu 12 şarkıdan oluşan albüm, Gündeş'e pek çok ödül kazandırarak türünün en kaliteli ve başarılı örneklerinden oldu.\n5 Nisan 1998'de MÜ-YAP'ın hazırladığı en çok satan 50 albüm listesinde ilk 10'dan giriş yapan albüm, 25 Nisan ve 2 Mayıs haftalarında Megavizyon ve Mephisto müzik marketlerinden derlenen ve pop albümlerinin yer aldığı listelerde 2 numarada yer aldı. Albümün ilk klibini aynı adı taşıyan şarkıya dönemin Fenerbahçe'li defans oyuncusu Uche Okechukwu ile birlikte çekildi. Uche, klipte aldığı rolden dolayı hiçbir ücret almadı.\n\n\n86 (sayı)\n86 (seksen altı), bir sayı. Doğal sayı sisteminde 87'den önce yer alır ve 85'den sonra gelir.\n\n\n87 (sayı)\n87 (seksen yedi), bir sayı. Doğal sayı sisteminde 88'den önce yer alır ve 86'den sonra gelir.\n\n\n88 (sayı)\n88 (seksen sekiz), bir sayı. Doğal sayı sisteminde 89'dan önce yer alır ve 87'den sonra gelir.\n\n\n89 (sayı)\n89 (seksen dokuz), bir sayı. Doğal sayı sisteminde 90'dan önce yer alır ve 88'den sonra gelir.\n\n\n90 (sayı)\n90 (doksan), bir sayı. Doğal sayı sisteminde 91'den önce yer alır ve 89'dan sonra gelir.\n\n\nReha Erginer\nReha Kemal Erginer (d. 1 Nisan 1970, Manisa), Türk eski futbolcu, teknik direktör.\nReha Kemal Erginer, futbola doğduğu şehrin takımı olan Manisaspor'da başladı. Daha sonra Göztepe, Bergamaspor, Bucaspor, Soma Linyitspor, Denizlispor ve Fethiyespor gibi takımlarda 160 maça çıkıp 14 gol atan Erginer, 2001 yılında 31 yaşında Fethiyespor'da futbolu bıraktı.\n2002 yılında Mustafa Uğur'un yanında Kayserispor'da yardımcı antrenörlüğe getirilen Erginer, 2003 yılında Mustafa Uğur ile birlikte takımdan ayrıldı. 2003 yılında ise adaşı Reha Kapsal'ın Ankaraspor'da yardımcılığına getirildi. 1 sezonda burada görev yapan Erginer, 2004 yılında MKE Ankaragücü'nde yardımcılığa getirildi ve Hakan Kutlu ve Hikmet Karaman gibi teknik adamların yardımcılığını yaptı. 2010-11 sezonunda da Hikmet Karaman'ın yardımcısı olarak Manisaspor'a geçen Erginer, 2012-13 sezonunda Süper Lig'den düşmesine 1 hafta kala Manisaspor'un başına getirildi. 1 sezon burada görev yapan Erginer, 2014-15 sezonu öncesinde ise Boluspor teknik direktörü olarak açıklandı.\n\n\n2012 UEFA ülkeler sıralaması\n2012 UEFA ülkeler sıralaması, ülkelerden 2013-14 UEFA Şampiyonlar Ligi ve 2013-14 UEFA Avrupa Ligi'ne katılacak takımların sayısını ve bu takımların maçlara başlayacağı turları belirlemekte kullanılır.\nÜlkelerden Avrupa Kupalarına katılan takımların maçlara başlayacağı turlar için UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi sayfalarına bakınız.\nÜlke Katsayısı hesaplama metodu\nBir ülkeden o sezon UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi'ne katılan tüm takımların aldığı puanlar toplanır ve katılan toplam takım sayısına bölünür. Bu puanlama ülke takımları için şu şekildedir:\nElemelerde;\nGruplar ve sonrasında;\n\"Not: Penaltı atışlarıyla tur geçmek puanı etkilemez. (120 dakika sonucu dikkate alınır)\"\nBonus Puanlar;\nÖrnek katsayı hesaplaması\nBir sezonda aynı ülkeden 5 takım;\nX takımı Şampiyonlar Ligi ön elemeleri 3. turunda 1 galibiyet 1 mağlubiyet alarak Avrupa Ligi 4. ön eleme turuna düşsün. Bu turda da 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak elensin.\nY takımı Avrupa Ligi 2. ön elemesini 2 galibiyetle geçsin. 3. ön eleme turunda 2 mağlubiyet alarak elensin.\nZ takımı 4. ön eleme turunu 2 galibiyetle geçerek gruplara kalsın. Gruplarda 2 galibiyet 4 mağlubiyet alarak elensin.\nR takımı 3. ve 4. ön eleme turlarını 3 galibiyet 1 beraberlikle geçerek gruplara kalsın. Gruplardan 4 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak bir sonraki tura kalsın ve bu turda 2 maçı da kaybederek elensin.\nP takımı ise gruplarda 1 galibiyet 2 beraberlik 3 mağlubiyet alarak elensin.\nBu durumda ülke puanı:\n\n\nNational Film and Sound Archive\nNational Film and Sound Archive (NFSA), Avustralya'daki ulusal düzeydeki görsel işitsel gereçlerin ve ilgili ögelerin gelişiminden, korunmasından, tanıtılmasından ve bunlara erişimin sağlanmasından sorumlu arşiv. Koleksiyonda 19. yüzyılın sonundan itibaren üretilen eserler bulunmaktadır. 1935'te Avustralya Ulusal Kütüphanesi'nin bir parçası olarak kurulan arşiv, 1984'te bağımsız bir kuruluş hâline geldi.\n\n\nSounds of Australia\nSounds of Australia (önceki adıyla National Registry of Recorded Sound), National Film and Sound Archive'ın 2007'de hayata geçirdiği Avustralya'daki hayat hakkında bilgi veren veya bunu yansıtan kültürel, tarihsel ve estetik öneme sahip ses kayıtları derlemesi.\n\n\nLas Palmas ilindeki belediyeler listesi\nBu liste İspanya'nın Kanarya Adaları özerk bölgesi'nde bulunan Las Palmas ilindeki belediyeler listesinin bir sayfasıdır.\n\n\nRobert Fabre\nRobert Fabre (d. 21 Aralık 1915, Villefranche-de-Rouergue (Aveyron) - ö. 23 Aralık 2006, Villefranche-de-Rouergue), Fransız siyasetçi.\nRadikal Parti'den ayrılarak Sol Radikaller Hareketi'ni (MRG) 1972 yılında kurmuş ve 1978 yılına dek genel başkanlığını üstlenmiştir. François Mitterrand ve Georges Marchais ile beraber Sol Birliğin ortak programını imzalamıştır. 1978 yılında Valéry Giscard d'Estaing tarafından verilen İstihdam ile alakalı geçici görevi kabul etmesi üzerine partisinden ihrac edilmiştir. 1980 yılında Cumhurbaşkanı Giscard d'Estaing tarafından Cumhuriyet Aracısı (Ombudsman) olarak atanmış, 1986 yılında da Meclis Başkanı Louis Mermaz tarafından Anayasa Konseyi üyeliğine atanmıştır.\nYerel Yönetimler\nMeclis\nDiğer\n\n\nAsturias ilindeki belediyeler listesi\nBu liste İspanya bulunan Sevilla ilindeki belediyeler listesinin bir sayfasıdır.\n\n\nFeud (profesyonel güreş)\nFeud, profesyonel güreşte çoklu güreşçilerin veya güreşçilerin grupları arasındaki rekabetin adı. Bunlar özellikle televizyonda olayların içinde, süregelen öykü entegre edilmiştir. Kan davaları, belki tek bir maç sırasında, aylarca hatta yıllarca sürebilir veya mantıksız hızı ile çözülebilir. Feudlar genellikle face ile heel karakterlere sahip güreşçiler veya gruplar arasında geçmektedir.\n\n\n2014 Dünya Kadınlar Voleybol Şampiyonası\n\n2014 Bayanlar Dünya Voleybol Şampiyonası, 23 Eylül -12 Ekim tarihleri arasında İtalya’da düzenlenecek. 24 takımın katılacağı turnuvada maçlar; Roma , Bari , Milano , Modena , Trieste ve Verona kentlerinde oynanacak.\n\n\nTommy Hilfiger Corporation\nTommy Hilfiger, lüks hazır giyim ve moda perakendeciliği sektörlerinde faaliyet gösteren Amerika Birleşik Devletleri merkezli şirket. Şirket 1985 yılında kurulmuştur ve bugün itibarıyla 100 ülkede 2000'den fazla mağaza ve bağımsız perakende şirketlerinde satılmaktadır. Ürünleri arasında erkek, bayan ve çocuk giyim ürünleri, spor giyim, denim ve aksesuar, takı, saat, parfüm ve ev mobilyası gibi ürünler bulunmaktadır. 2010 yılının mayıs ayından itibaren \"Phillips-Van Heusen\" grubu bünyesinde bulunmaktadr.\n\n\nThe McMahon-Helmsley Faction\nThe McMahon-Helmsley Faction (diğer isimleri; The McMahon-Helmsley Regime ve The McMahon-Helmsley Era), heel karakteri özelliğini taşıyan grup olarak 1999 yılında WWF tarafından kuruldu. 2002 yılında son bulan grupta ön plana çıkan isimler; Triple H ve onun senaryo gereği eşi (sonradan gerçek hayatta da eşi oldu) Stephanie McMahon-Helmsley idi. Ayrıca D-Generation X grubundaki üyeler de, Helmsley-Faction grubuna katılmışlardır.\n\n\nJan Schlaudraff\nJan Schlaudraff (d. 18 Temmuz 1983), forvet pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2001 yılında Hassia Bingen kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Borussia Mönchengladbach, Borussia Mönchengladbach II, Alemannia Aachen, Bayern Munich, Bayern Munich II, Hannover 96 ve Hannover 96 II kulüplerinde oynadı.\n\n\nTank Girl\nTank Girl, Jamie Hewlett ve Alan Martin tarafından yaratılmış olan bir İngiliz çizgi romanıdır.\nİlk olarak Jamie Hewlett tarafından çizilen Tank Girl, aralarında Philip Bond, Glyn Dillon, Ashley Wood, Warwick Johnson-Cadwell, Jim Mahfood, Rufus Dayglo, Andy Pritchett ve Mike McMahon'un da bulunduğu pek çok ünlü çizer tarafından kaleme alındı.\nNükleer savaşlar sonrasında kimyasal ve ekolojik felaketlerin ardından dünya çölleşmiş durumdadır. İnsan hayatı için en değerli madde, aynı zamanda en az bulunan şey olan sudur. Tank Girl, yüksek teknoloji ürünü silahlarla donattığı eski model bir tankla birlikte baskıcı devlete kafa tutan, serseri ve özgür ruhlu, feminist bir militandır.\n1980'li yılların punk kültüründen derin bir şekilde etkilenen Tank Girl çizgiromanı; ideolojik açıdan anarşik, heteroseksüel olmayan cinsel yönelimlerin yer aldığı, psikedelik bir anlatım tarzına sahiptir. Çizgiromanda sık sık gazete sayfalarından kes-yapıştır, foto-kolajlar, bilinç akışı gibi pek çok teknik bir arada kullanılmaktadır.\n\n\nThe Alliance (profesyonel güreş)\nThe Alliance (ya da diğer adıyla; ECW/WCW Takımı), 2 Temmuz 2001 tarihinde, ECW ile WCW'un birleşmesiyle WWF'e karşı heel karakter özelliğine sahip olarak kurulan gruptur. Bu grubun amacı; WWF'i ve onun başkanı Vince McMahon'ı iflas ettirmekti. Fakat grubun kurulmasının asıl sebebi; WCW ile ECW'un iflas edip kapanmak üzere olmasıdır. Bu süre zarfında gruba katılıp, gruptan ayrılanlar oldu. 18 Kasım 2001 tarihinde Survivor Series'te \"WWF Takımı\" ile karşılaşan grup bu maçta kendi üyeleri Kurt Angle'ın Alliance'ın takım kaptanı Steve Austin'e saldırıp WWF Takımından The Rock'a yenilmesine sebep olması nedeniyle hem grup dağıldı, hem de grubun kurucuları Shane McMahon ile Stephanie McMahon-Helmsley WWF'ten kovuldular.\n\n\nMarkus Miller\nMarkus Miller (d. 8 Nisan 1982), kaleci pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur. Profesyonel kariyerine 2000 yılında VfB Stuttgart II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla FC Augsburg, Karlsruher SC, Hannover 96 kulüplerinde oynadı.\n\n\nAndre Hoffmann\nAndré Hoffmann (d. 28 Şubat 1993), Bundesliga'nın Hannover 96 takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine MSV Duisburg II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla MSV Duisburg, Hannover 96, Hannover 96 II, Fortuna Düsseldorf kulüplerinde oynadı.\n\n\nFelipe Trevizan Martins\nFelipe Trevizan Martins ya da kısaca Felipe (d. 15 Mayıs 1987), Hannover 96 takımında defans pozisyonunda görev yapan Brezilyalı futbolcudur. Bundesliga'nın Hannover 96 takımında defans oyuncusu olarak forma giymektedir.\nProfesyonel kariyerine 2007 yılında Coritiba kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla R. Standard de Liège, Hannover 96 kulüplerinde oynadı.\n\nSamuel Åžahin-Radlinger\nSamuel Şahin-Radlinger (d. 7 Kasım 1992), kaleci pozisyonunda görev yapan Avusturyalı futbolcudur.\nHaziran 2016'da oyuncu Sıla Şahin ile evlenmesinin ardından \"Şahin-Radlinger\" soyadını kullanmaya başlamıştır.\n\n\nChristian Pander\nChristian Pander (d. 28 Ağustos 1983), defans pozisyonunda görev yapmış Alman millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2002 yılında Schalke 04 II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Schalke 04 ve Hannover 96 kulüplerinde oynadı.\n\n\nMarcelo Guedes\nMarcelo Antônio Guedes Filho bilinen adıyla Marcelo (d. 20 Mayıs 1987), Stoper mevkinde forma giyen Brezilyalı futbolcudur. Ligue 1 ekiplerinden Olimpik Lyon'da forma giymektedir.\nSão Vicente şehrinde doğan, Marcelo futbol kariyerine Santos takında başladı. Takımı ile il profesyonel maçlarına 2007 sezonunda çıktı. İki sezonda toplam 65 maça çıkan Marcelo Avrupa Kulüplerinin dikkatini çekti 2008 yılında Avrupa ya tranfer oldu.\nMarcelo, Santos performansı sonucu, 1 Eylül 2008 tarihinde, Polonya Ekstraklasa ligi ekiplerinden Wisła Kraków'a transfer oldu. Eski kulübü Santos Marcelo ile sözleşmelerini 2011 yılına kadar olduğunu söyleyerek lisansını vermeyi reddetti. 2008 yılındaki yapılan mahkemede Marcelo bu iddiaları reddetti ve Wisła Kraków tarafından lisansı çıkartıldı.\nMarcelo yeni takımı ile Ekstraklasa ligindeki ilk sezonunda şampiyonlukla yaşadı. ilk sezonunda 21 maçta görev yapan Marcelo 3 gol atarak, şampiyonlukta takımına katkı yaptı. Defanstaki partneri Arkadiusz Głowacki ile iyi bir uyum yakalayan Marcelo Ekstraklasa liginde yılın en iyi defans oyuncusu ödülünü aldı.\n2009-10 sezonunda, Ekstraklasa liginde toplam 7 gol atan Marcelo, takımdaki en skorer üçüncü futbolcu oldu.\nPolonya'daki başarılı performansı sonucu 8 Temmuz 2010 tarihinde, Hollanda Eredivisie ligi takımlarında PSV'ye transfer oldu ve 3 yıllık sözleşme imzaladı. Hollanda'daki ilk sezonunda tüm kulvarlarda toplam 45 maçta forma giyen Marcelo, 3 gol ile takımına katkı yaptı.\nAşağıdaki kampanyada, Marcelo Heracles Almelo ve KNVB beker yenerek, Hollandalı kıyafeti ile ilk kupasını kazandı.\nPSV'deki ikinci sezonunda takımı ile ilk kupasını kazandı. KNVB beker kupasında Heracles Almelo ile oynanan final maçında forma giydi ve Hollanda kariyerindeki ilk forması ile tanıştı. 3 yıl Hollanda ekibinde mücadele ederken Beşiktaş'ın Kanadalı futbolcusu Atiba Hutchinson'la birlikte oynayan Marcelo, 91 lig maçında forma giydi. Bu maçlarda 6 gol 2 asistle oynarken, hiç kırmızı kart görmedi.\n10 Ağustos 2013 yılında Bundesliga köklü takımlarından Hannover 96'ya transfer oldu. Marcelo Guedes, Alman ekibinde 2.5 sezon kalırken toplam 79 resmi maçta forma giydi. Bu karşılaşmalarda 3 gol atan Marcelo, 2 kez de kırmızı kart gördü.\n2014-2015 sezonunda Marcelo Bundesliga da 34 maç ve DFB-Pokal da 1 maç olmak üzere, 35 maçta görev aldı.2 gol 2 asist yaptı.4 de sarı kart gördü.\n2015-16 sezonun devre arasında Beşiktaş ile transfer görüşmelerine başladı ve 1 Şubat 2016 tarihinde Beşiktaş'a transfer oldu. Beşiktaş’ın Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yaptığı açıklamada,\n16 Haziran 2016 tarihinde Alman ekibi Hannover 96 kulübü, resmi internet sitesinden yaptığı açıklamayla, Brezilyalı oyuncu için siyah-beyazlıların satın alma opsiyonunu devreye soktuğunu duyurdu. Yapılan açıklamada, tüm formalitelerin tamamlandığı ve anlaşmanın sağlandığı belirtildi. Hannover 96 Sportif Direktörü Martin Bader de yaptığı açıklamada, \"Marcelo gelecek sezon Şampiyonlar Ligi'nde oynamak için Türkiye'de kalmak istedi. Ona başarılar diliyoruz\" ifadelerini kullandı.\n\n\nEl Çek Tabip Sinem Üstünden\nEl Çek Tabip Sinem Üstünden, bestesi Selahattin İnal'a, güftesi Tokatlı Erzurumlu Emrâh'a ait hicaz makamında düyek usûlündeki, şarkı formundaki Tokat yöresine ait türkü.\nEl Çek Tabip Sinem Üstünden\nSen Benim Derdimi Bile Bilmezsin (Dertliyim Vay) \nYarem Yürektendir Yoktur İlacın\nSen Benim Yaremi Sarabilmezsin (Dertliyim Vay)\nYüzün Güleçtir İçerin Hayın\nÇeken Bilir Bu Sevdanın Yayın (Dertliyim Vay)\nYıktın Viran Ettin Ömrüm Sarayın\nSen Onun Bir Taşın Örebilmezsin (Dertliyim Vay)\n\n\nThekla Carola Wied\nThekla Carola Wied (doğum adı : Thekla Wiedmann d. 5 Şubat 1944 , Breslau, Almanya), Alman oyuncu. \nWied 5 Şubat 1944'te Berlin'de doğdu. 1967'de oyunculuğa başladı.\n1989 yapımı \"Rivalen der Rennbahn\" adlı yapımla tanındı.\n\n\nThe Authority (profesyonel güreş)\nThe Authority, 19 Ağustos 2013 tarihinde kurulan ve heel karakteri taşıyan bir profesyonel güreş grubudur. Grubu kuranlar; Triple H ve Stephanie McMahon'dır. Grubun karakterleri, taraflara göre; The Corporation ve The McMahon-Helmsley Faction grubuna benzemektedir.\nGrubun ortaya çıkışı; Ağustos 2013'te SummerSlam mücadelesinde, özel hakemin Triple H olduğu WWE Şampiyonluğu maçında John Cena'yı mağlup eden ve kemeri kazanan Daniel Bryan'ın Triple H'den \"Pedigree\" yemesi, bunun sonucunda Money In The Bank kontratı elinde bulunan ve istediği zaman WWE Şampiyonluğu için maç yapabilme hakkı kazanan Randy Orton, hemen bu hakkını kullandı ve Bryan'ı tuş edip kemerin yeni sahibi oldu. Kurulduğundan itibaren Randy Orton, Kane ve Batista'yı gruba dahil eden ekip, grup kurulduğunda Daniel Bryan ile feuda girmeye başladı. Bu dönemlerde Triple H ile Stephanie, \"güçlü çift\" olarak anılıyorlardı. Daha sonra gruba The Shield ile New Age Outlaws katıldı. Bu dönemlerde Orton kemeri Bryan'a kaptırdı. Bryan ise boynundan sakatlanınca, boşta kalan kemeri yine John Cena kazandı. İlk olarak New Age Outlaws, ardından da Batista gruptan ayrıldı. Daha sonra The Shield gruptan ayrıldı ve Authority'e karşı feuda girdiler. Fakat, Haziran 2014'te Seth Rollins'in, Roman Reigns ile Dean Ambrose'u dövmesi sebebiyle hem The Shield dağıldı, hem de Rollins gruba geri döndü. Haziran'dan itibaren Nikki ve Brie Bella ile feuda girmeye başlayan Stephanie, özellikle Daniel Bryan'ın eşi Brie ile büyük sorunlar yaşadı. Bu ikilinin yaşadığı olaylar tutuklanmaya kadar bile gitti ve bu feud seyircilerin büyük dikkatini çekti. Bu günlerde Brock Lesnar, WWE'ye geri döndü ve ayrıca gruba da menajeri Paul Heyman ile birlikte dahil edildi. Lesnar, Cena'ya karşı kemer için savaşa girdi. 17 Ağustos'ta \"SummerSlam\"'de; Orton ile Reigns, Ambrose ile Rollins, Cena ile Lesnar, Brie ile Stephanie karşı karşıya geldiler. Orton maçı kaybederken; Rollins, Lesnar ve Stephanie maçlarını kazandılar. Lesnar, kemerin yeni sahibi oldu. Brie'nin ikizi Nikki, ringe kadar geldi ve Stephanie, ikizlerin arasında kaldı. Herkes, Nikki'nin Brie'ye yardım edeceğini düşünürken Nikki, Brie'ye tokat attı ve hem Stephanie'nin maçı kazanmasını sağladı.\n\n\n4A Engine\n4A Engine THQ Metro 2033 serilerinde kullanılmak üzere geliştirilen orta ölçekli bir grafik motorudur. Direct3D API 9, 10,11, OpenGL 3.2 desteğinin yanı sıra NVidia PhysX ve NVidia's 3D Vision desteğide bulunur.\nMotor 'in X-Ray Motoru ile piyasaya sürülmesinden bir yıl sonra dağılan GSC Game World üyelerinden Oles Shishkovtsov, Oleksandr Maksimchuk tarafından yazılmıştır. 4A Games firması ile aynı adı taşır. PC, Xbox 360, ve PlayStation 3'te çalışmaktadır.\nShishkovtsov'a göre Xbox 360'ta gelişim aşamasında işlem güçünün yüzde yüzünü 30ms kare başına yaklaşık 3.000 görev kullanımı ile çalışmıştı. Bu durum Playstation 3'te hemen hemen aynıydı. Motor mozaikleme (Tesellation), gerçek zamanlı yansımalar, renk doğrulama, film efektleri, ve HDR ile çok çekirdekli işlemeyi destekler.\nA4 Engine Metro 2033 oyunda ise daha gelişerek hacimsel sis ve çift PhsyX hassasiyeti, nesne bulanıklığı, deri shaderi için alt yüzey dağılımı, bütün geometrik şekil ve yüzeyler için parallax eşlemenin yarattığı daha az zorlayan LOD.\nMotorunda kullanılan PhsyX sisteminin önemli bir yeri vardır. Yok edilebilir ortamlardan giysi ve su simülasyonuna kadar birçok alanda NVidia PhysX teknolojisi kullanıldı. Ses konusunda ise 3D ses konumlandırma, spatialisation ve zayıflama yeteneğine sahiptir.\n4A Engine'in, X-Ray motorunun kopyası olduğu yönünde suçlamalar bulunmaktadır. 4A, suçlamaları reddetmiştir. Shishkovtsov; X-Ray'in konsol portunun çok zor olduğunu söylemiştir.\n\n\nJacob Mulenga\nJacob Mulenga (d. 12 Şubat 1984, Kitwe), Zambiyalı futbolcudur. Forvet pozisyonunda oynamaktadır. Şu anda Congguo Cuçio Şiehui Çaoci Liensai'de mücadele eden Shijiazhuang Ever Bright takımında forma giymektedir.\n\n\n2011 UEFA ülkeler sıralaması\n2011 UEFA ülkeler sıralaması, ülkelerden 2012-13 UEFA Şampiyonlar Ligi ve 2012-13 UEFA Avrupa Ligi'ne katılacak takımların sayısını ve bu takımların maçlara başlayacağı turları belirlemekte kullanılır.\nÜlkelerden Avrupa Kupalarına katılan takımların maçlara başlayacağı turlar için UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi sayfalarına bakınız.\nÜlke Katsayısı hesaplama metodu\nBir ülkeden o sezon UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi'ne katılan tüm takımların aldığı puanlar toplanır ve katılan toplam takım sayısına bölünür. Bu puanlama ülke takımları için şu şekildedir:\nElemelerde;\nGruplar ve sonrasında;\n\"Not: Penaltı atışlarıyla tur geçmek puanı etkilemez. (120 dakika sonucu dikkate alınır)\"\nBonus Puanlar;\nÖrnek katsayı hesaplaması\nBir sezonda aynı ülkeden 5 takım;\nX takımı Şampiyonlar Ligi ön elemeleri 3. turunda 1 galibiyet 1 mağlubiyet alarak Avrupa Ligi 4. ön eleme turuna düşsün. Bu turda da 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak elensin.\nY takımı Avrupa Ligi 2. ön elemesini 2 galibiyetle geçsin. 3. ön eleme turunda 2 mağlubiyet alarak elensin.\nZ takımı 4. ön eleme turunu 2 galibiyetle geçerek gruplara kalsın. Gruplarda 2 galibiyet 4 mağlubiyet alarak elensin.\nR takımı 3. ve 4. ön eleme turlarını 3 galibiyet 1 beraberlikle geçerek gruplara kalsın. Gruplardan 4 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak bir sonraki tura kalsın ve bu turda 2 maçı da kaybederek elensin.\nP takımı ise gruplarda 1 galibiyet 2 beraberlik 3 mağlubiyet alarak elensin.\nBu durumda ülke puanı:\n\n\nMadam Vastra, Jenny Flint ve Strax\nMadam Vastra, Jenny Flint ve Strax (Doktor ile birlikte Paternoster Çetesi olarak da bilinir) Steven Moffat'ın oluşturduğu ve sırayla Neve McIntosh, Catrin Stewart ve Dan Starkey tarafından canlandırılan, Birleşik Krallık yapımı bilim kurgu dizisi \"Doctor Who\"da hayali bir üçlüdür.\nBu üçlü ilk kez altıncı sezonda \"A Good Man Goes to War\" adlı bölümde görünmüştür. Madam Vastra (bir Silurian) ve Jenny Flint (bir insan) evlidir. Sonraki bölümlerde 19. yüzyılda Londra'da yaşadıkları görülmüştür. Strax, ilk kez başka bir gezegende yaralı askerlere bakan Sontaran bir hemşire olarak görülmüştür. Amy Pond'u kurtarmak için On Birinci Doktor'a yardım etmişlerdir. Amy'yi kurtarmayı başarsalar da Strax savaşta ölmüştür. Ancak birkaç gün sonra yayınlanan \"The Battle of Demons Run: Two Days Later\" adlı önbölümde Vastra ve Flint onu uyandırmak üzereyken görünmüştür. Daha sonra Strax 19. yüzyılda onların uşağı olmuştur.\nDaha sonra üçlü çeşitli bölümlerde ortaya çıkmıştır. \"The Crimson Horror\" adlı bölümün ilk yarısında merkezi bir role sahip olmuşlardır. En çok göründükleri bölüm On İkinci Doktor'un tamamını oynadığı ilk bölüm olan \"Deep Breath\" bölümüdür.\nSteven Moffat üçlünün 9. sezonda gözükmeyeceğini açıkladı, ayrıca gelecekte herhangi bir noktada gözükmelerinin düşük bir olasılık olduğunu söyledi.\nAyrıca kendilerine ait bir spin-off kısa öyküsü olan \"Devil in the Smoke\", internetten yayınlanan önbölümlerde ve Doctor Who web sitesinde yayınlanan Strax'ın \"Field Report\" adlı videosunda yer almışlardır. Bu üç karakter, Vastra ve Jenny arasındaki türler arası bir eşcinsel evlilikle dikkatleri çekmiştir.\n\n\nBağlantı (ana demet)\nMatematikte, bir bağlantı üzerinde paralel taşımanın bir kavramını tanımlayan bir araçtır; Şöyle ki, bir \"bağlantı\" veya en yakın noktalar üzerinde özdeş lifler için bir yoldur bir \"M\" düzgün manifold üzerinde \"P\" bir ana G-demet üzerinde bir ana \"G\"-bağlantı ve bu bağlantının özel bir tipidir ve grup \"G\" nin hareketi ile karşılaştırılabilir.\nBir ana bağlantı bir Ehresmann bağlantısı kavramının özel bir durumu olarak gösterilebilir ve bazen bir ana Ehresmann bağlantısı denir.Bu herhangi lif demeti üzerinde bağlantılar(Ehresmann) birleşmeli demet yapımı yoluyla \"P\" için ilişkiye yol açar. Özelde,herhangi birleşmeli vektör demeti üzerinde ana bağlantı bir eşdeğişken türev uyarır, böyle bir işlemci taban manifold içinde teğet yönler boyunca bu demetlerin bu dilimleri diferansiyellenebilir.Ana demetler bir düzgün manifoldun çerçeve demeti üzerinde bir doğrusal bağlantının keyfi ana demetler kavramı için genelleştirilebilir.\nDiyelimki \"π\":\"P\"→\"M\" bir \"M\" düzgün manifold üzerinde bir düzgün ana \"G\"-demet olsun.O zaman bir \"P\" üzerinde bir ana \"G\"-bağlantı ve \"G'\"nin bu \"P\" Lie cebri içindeki değerler ile formula_1 üzerinde bir diferensiyel 1-form G-eşitdeğişken ve yeniden üretme \"P\" üzerinde ana vektör alanları'nın Lie cebri üreteçleri dir.\nDiğer bir deyişle, bu \"ω\" , formula_2 nin bir ögesidir böylece\nBazen \"ana G-bağlantı\" terimleri (\"P\",\"ω\") ve \"ω\" çiftinin kendisi için adlandırma olarak ana bağlantının bağlantı formu veya bağlantı-1-formu denir.\n\"P\" üzerinde bir ana G-bağlantı aşağıdaki yol içinde \"P\" üzerinde \"ω\" bir Ehresmann bağlantısı içinde üzerinde belirlenir. ilkinci note that the temel vektör alanları generating the \"G\" action on \"P\" provide a bundle isomorphism ( \"P\"nin tanıtım örtüsü) dan demet \"VP\" formula_8 ye, burada \"VP\" = ker(d\"π\") is the kernel of the teğet eşleme formula_9 which is called the vertical bundle of \"P\". It follows that \"ω\" determines uniquely a bundle map \"v\":\"TP\"→\"V\" which is the identity on \"V\". Such a projection \"v\" is uniquely determined by its kernel, bu \"TP\"nin \"H\" düzgün bir altdemeti (yatay demet denir) böylece \"TP\"=\"V\"⊕\"H\". Bu bir Ehresmann bağlantısıdır.\nAksi takdirde, \"P\" üzerinde bir Ehresmann bağlantısı \"H\"⊂\"TP\" (veya \"v\":\"TP\"→\"V\") bir ana \"G\"-bağlantısı \"ω\" tanımlar,ancak ve ancak bu formula_10 anlamında \"G\"-eşitdeğişkendir.\nBir ana demet \"P'\"nin bir yerel önemsizleştirmesi \"M\" nin \"U\" bir açık altkümesi üzerinde \"P \"nin bir \"s\" kesiti ile veriliyor . Then the pullback \"s\"\"ω\" of bir temel bağlantılar formula_1'nin içinde değerler \"U\" üzerinde bir 1-formdur.Eğer \"s\" kesiti yerine konularak bir yeni \"sg \"kesiti (\"sg\")(\"x\") = \"s\"(\"x\")\"g\"(\"x\") ile tanımlanıyor,burada \"g\":\"M\"→\"G\" ve (\"sg\")\"ω\" = Ad(g) \"s\"\"ω\"+\"g\"d\"g \"ise bir düzgün haritadır.Ana bağlantı formula_1-değerli 1-formlarının ailesi ile eşsizlik belirlenir ve özel olarak daha eski veya daha fazla fizik odaklı literatür içinde bu 1-formların ayrıca bağlantı formlarıdır veya 1-formların bağlantısı denir.\nGrup \"G\" sağ öteleme ile teğet demet \"TP\" üzerinde hareketlerdir.Bölüm uzayı \"TP\"/\"G\" ayrıca bir manifoldtur, ve \"TM\" üzerinde bir lif demetinin yapısını devralır bu \"dπ\":\"TP\"/\"G\"→\"TM\" olarak ifade edilmişti. Diyelimki ρ:\"TP\"/\"G\"→\"M\" \"M\" üzerine izdüşüm olsun.Bir eklemeli yapı taşıyan ρ izdüşümü altında \"TP\"/\"G\" demetinin lifleridir.\n\"TP\"/\"G\" demetine ana bağlantıların demeti denir.dπ:\"TP\"/\"G\"→\"TM\" nin bir dilimi ve Γ böylece Γ : \"TM\" → \"TP\"/\"G\" \"M\" üzerinde vektör demetlerinin bir doğrusal morfizmdir, \"P\" içinde bir ana bağlantı ile tanıtılabilir.Aksine, bir ana bağlantı \"TP\"/\"G\" nin Γ bir kesiti gibi yukarıda tanımlandığı gibi ortaya çıkarmaktadır.\nSonuç olarak, diyelimki Γ bu anlamda içinde bir ana bağlantı olsun. Diyelimki \"q\":\"TP\"→\"TP\"/\"G\" bölme eşlemesi olsun,bağlantının yatay dağılım demeti\nEğer \"ω\" ve \"ω' \" ana bağlantılar bir ana demet \"P\" üzerinde, ise \"ω' \"- \"ω\" farkı bir formula_1-değerli 1-form \"P\" üzerinde yalnızca bu \"G\"-eşitdeğişken değildir, ama bu anlamda yatay içinde \"P\"nin \"V\" dikey demetinin herhangi bir dilimi üzerinde bu kayboluyor. Dolayısıyla bu temel ve böylece ek demet içindeki değerleri ile \"M\" üzerinde bir \"1\"-form ile tanımlanıyor\nDiğer taraftan, Bu tür bir biçim \"P\" üzerinde (geriçekme yoluyla) bir \"G\"-eşitdeğişken yatay 1-form üzerinde tanımlanıyor, ve ana \"G\"-bağlantılarının uzayı 1-formların bu uzay için bir afin uzayıdır.\n\"G\" nin herhangi doğrusal gösterimi \"W\" için burada \"M\" üzerinde bir birleşmeli vektör demeti formula_16, ve bir ana bağlantı herhangi vektör demeti gibi üzerinde bir eşdeğişken türev uyarır.Bu eşdeğişken türev \"M\" üzerinde formula_16 nin dilimlerinin uzayı aslında kullanılıp tanımlanabilir ve \"P\" üzerinde \"G\"-eşitdeğişken \"W\"-değerli fonksiyonların uzayı için izomorfiktir . Daha da geneli,\"k\"-formlar içindeki değerleri ile formula_16 nin uzayı is \"P\" üzerinde identified with the space of \"G\"-eşitdeğişken ve yatay \"W\"-değerli \"k\"-formların on . Eğer \"α\" bir \"k\"-form gibi, ise bu dış cebir d\"α\"dir,\"G\"-eşitdeğişkene rağmen, uzun yatay değildir. Bununla birlikte,düzenleme d\"α\"+\"ω\"Λ\"α\" dir. Bu formula_16-değerli (\"k\"+1)-formlar için \"M\" üzerinde formula_16-değerli \"k\"-formlardan bir dış eşdeğişken türev d tanımlanıyor .Özel olarak, eğer \"k\"=0 ise, formula_16 üzerinde biz bir eşdeğişken türev elde ederiz.\nBir ana \"G\"-bağlantısı \"ω'\"nın Eğrilik formu formula_1-değerli 2-form Ω ile tanımlanıyor\nBu \"G\"-eşitdeğişken ve yataydır , bu nedenle formula_24 içinde değeri ile \"M\" üzerinde bir 2-form için denk gelir . bu nicelik ile eğriliğin kimliği bazen \"ikinci yapı denklemi\" diye adlandırılır.\nEğer ana demet \"P\" çerçeve demet, veya (daha geneli) eğer bu bir katı form, ise bağlantı bir afin bağlantının bir örneğidir ve eğri yalnızca değişmez değildir, bu bağlamda katı form \"θ\"nın eklemeli yapısı, bu \"P\"üzerinde bir eşitdeğişken R-değerli 1-form,dikkate alınmalıdır. özel olarak,\"P\" üzerinde burulma formu,bir R-değerli 2-form Θ ile tanımı\nΘ \"G\"-eşitdeğişken ve yatay, ve böylece bu inenler \"M\" üzerinde bir teğet-değerli 2-form için, \"burulma\" olarak adlandırılır. Bu denklem bazen \"ilk yapı denklemi\" olarak adlandırlır.\n\n\n2010 UEFA ülkeler sıralaması\n2010 UEFA ülkeler sıralaması, ülkelerden 2011-12 UEFA Şampiyonlar Ligi ve 2011-12 UEFA Avrupa Ligi'ne katılacak takımların sayısını ve bu takımların maçlara başlayacağı turları belirlemekte kullanılır.\nÜlkelerden Avrupa Kupalarına katılan takımların maçlara başlayacağı turlar için UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi sayfalarına bakınız.\nÜlke Katsayısı hesaplama metodu\nBir ülkeden o sezon UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi'ne katılan tüm takımların aldığı puanlar toplanır ve katılan toplam takım sayısına bölünür. Bu puanlama ülke takımları için şu şekildedir:\nElemelerde;\nGruplar ve sonrasında;\n\"Not: Penaltı atışlarıyla tur geçmek puanı etkilemez. (120 dakika sonucu dikkate alınır)\"\nBonus Puanlar;\nÖrnek katsayı hesaplaması\nBir sezonda aynı ülkeden 5 takım;\nX takımı Şampiyonlar Ligi ön elemeleri 3. turunda 1 galibiyet 1 mağlubiyet alarak Avrupa Ligi 4. ön eleme turuna düşsün. Bu turda da 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak elensin.\nY takımı Avrupa Ligi 2. ön elemesini 2 galibiyetle geçsin. 3. ön eleme turunda 2 mağlubiyet alarak elensin.\nZ takımı 4. ön eleme turunu 2 galibiyetle geçerek gruplara kalsın. Gruplarda 2 galibiyet 4 mağlubiyet alarak elensin.\nR takımı 3. ve 4. ön eleme turlarını 3 galibiyet 1 beraberlikle geçerek gruplara kalsın. Gruplardan 4 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak bir sonraki tura kalsın ve bu turda 2 maçı da kaybederek elensin.\nP takımı ise gruplarda 1 galibiyet 2 beraberlik 3 mağlubiyet alarak elensin.\nBu durumda ülke puanı:\n\n\nKudbettin Tekin OÄŸrak\nKudbettin Tekin Oğrak (d. 13 Nisan 1994), Türk futbolcudur. Süper Lig ekiplerinden Mersin İdman Yurdu'nda oynamaktadır.\nMardin'in Suriye ile sınır ilçesi Nusaybin'de doğan Kudbettin, Sekiz çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak doğdu. Yavuz Selim İlköğretim Okulu'nda hocaları tarafından keşfedilen Kudbettin, okul takımına alındı. Takım Mardin'de şampiyon olunca, Danone Kupası'nın mayıs ayının başında Mersin'de düzenlediği bölge elemelerine katıldılar. Bu başarı, takıma İstanbul yolunu açtı. Kudbettin'in yıldızı da burada parladı. Orta sahadaki çalımları, gol asistleri ve attığı gollerle turnuvanın en yetenekli futbolcusu seçildi. Yavuz Selim İlköğretim Okulu öğrencileri bu ayın sonunda Türkiye elemelerine katıldı. Fransa'nın Lyon şehrinde gerçekleşen Danone Uluslar Kupası'nda Türkiye Karması'nda olan Kudbettin, Ersun Yanal ve Rıdvan Dilmen'in yönettiği takımda takımıyla Dünya 6.sı oldu. Şampiyon ise Rusya oldu. 2007 yılında Bucaspor'a transfer oldu. U-15 ve U-16 takımlarında forma giyen Kudbettin, Salih Uçan ile birlikte takımın en çok dikkat çekenlerinden oldu.\n2009 yılında Galatasaray hocası Ali Polat'ın dikkatini çeken oyuncu, Galatasaray'a transfer oldu. Hüseyin Tokmak ile takımın en çok dikkat çekenlerinden olan Kudbettin, ilk maçına Kartalspor karşısında 25 Ekim 2009'da çıktı. O sezon 8 maça çıkan Kudbettin, Ocak 2010'da oynanan Sakaryaspor maçında da gol attı. \n2010 yılında ise Tayfun Hut'un çalıştırdığı U-17 takımına yükseldi. Bu takımda Muhammed Alperen Uysal ve Emre Can Coşkun gibi isimlerle görev yapan Tekin, 17 maça çıktı ve Fenerbahçe ve BJK maçlarından birer gol attı.\n2011-12 sezonunda Zafer Koç yönetimindeki U-18 takımına çıkan Tekin, 12 maça çıktı. \n2011-12 devre arasında Mersin İdman Yurdu'na transfer oldu. Bu takımda ise U-21 takımında görev yaptı. Memduh Özbalta'nın takımında ilk sezonunda U-21 liginde 15 maçta görev yaptı.\n2012-13 sezonunda ise Orhan Köse yönetiminde 37 maçta görev yaptı.\n2012-13 sezonunda gösterdiği performansla dikkat çeken Tekin, Raheem Lawal, Murat Ceylan ve Wissem Ben Yahia gibi isimleri kadrosunda bulunduran Mersin İdman Yurdu A Takımı kampına dahil edildi. Yaz dönemini bu takımla geçiren Tekin, Hakan Kutlu tarafından beğenilse de bir sezon daha U-21 takımına gönderildi. Sedat Hazımoğlu'nun takımında 16 maçta oynadı ve Antalyaspor maçında 1 gol attı.\n2014-15 sezonunda ise Süper Lig'e yükselen A Takımda Rıza Çalımbay tarafından A takım kadrosuna alındı. Takım ile birlikte kamp geçiren oyuncu, Servet Çetin, Gökçek Vederson, Serkan Balcı, Welliton ve Oktay Delibalta gibi isimlerle hazırlık maçlarında görev yaptı ve takımıyla 16. Cumhuriyet Kupası şampiyonluğu yaşadı. Akabinde ise 5 yıllık profesyonel sözleşme imzaladı.\nKudbettin, Bucaspor'da gösterdiği performans ile Turhan Mesci'nin dikkatini çekti. İbrahim Yılmaz, Erten Ersu, Alperen Uysal, Recep Niyaz, Taha Can Velioğlu, Okay Yokuşlu, Salih Uçan ve Yunus Mersin gibi isimlerle U-15 Millî Takımının 10-12 Mart 2009 tarihleri arası TFF Riva Millî Takımlar Tesisleri'nde yapacağı ara kampın aday kadrosuna çağrıldı.\n\n\nSilurian (Doctor Who)\nSilurianlar, Birleşik Krallık yapımı bilimkurgu dizisi \"Doctor Who\"da sürüngen benzeri insansı kurgusal bir ırk. Malcolm Hulke tarafından oluşturulmuş ve ilk kez 1970 yılında \"Doctor Who and the Silurians\" adlı bölümde görünmüştür. İlk Silurianlar, tarih öncesinde bilimsel olarak gelişmiş bilinçli insansılar olarak tanıtılmıştır. 1970 yılında gösterilen Silurianlar geniş ve üç gözlü bir kara canlısıdır. 1972 yılında \"The Sea Devils\" adlı bölümde \"Deniz Şeytanı\" adıyla Silurianların denizde yaşayan kuzenleri görünmüştür. 1984 yılında \"Warriors of the Deep\" adlı bölümde Silurianlar ve Deniz Şeytanları bir arada yer almıştır. Uzun bir süre sonra 2005 yılından itibaren yapılan modern seride 2010 yılından itibaren görünmeye başlamışlardır.\nYaygın adı Silurian olan bu yaratıklar farklı adlarla anılmışlardır. \"Silurian\" adının yanında \"Eosenler\" gibi adlar kullanılmıştır. Modern seride ilk kez 2010 yılında \"The Hungry Earth\" adlı bölümde görünmüşlerdir.\n\n\nMehmet KuruoÄŸlu\nMehmet Kuruoğlu (d. 10 Ağustos 1990), Türk futbolcudur. 3. Lig ekiplerinden Düzcespor'da kiralık olarak oynamaktadır.\n12 yaşında Trabzonspor altyapısında futbola başlayan Mehmet, 19 yaşında bu forma altında profesyonelliğe adım attı. Ardından 1461 Trabzon takımına transfer olan genç oyuncu, burada ilk profesyonel maçına çıktı. 2014 yılına kadar 119 maça çıkıp 5 gol atan Mehmet, 2014 yılında takımının küme düşmesiyle Trabzonspor'a döndü. Halilhodzic tarafondan kadroda düşünülmeyen Mehmet Boluspor'a kiralandı.\n\n\n2009 UEFA ülkeler sıralaması\n2009 UEFA ülkeler sıralaması, ülkelerden 2010-11 UEFA Şampiyonlar Ligi ve 2010-11 UEFA Avrupa Ligi'ne katılacak takımların sayısını ve bu takımların maçlara başlayacağı turları belirlemekte kullanılır.\nÜlkelerden Avrupa Kupalarına katılan takımların maçlara başlayacağı turlar için UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi sayfalarına bakınız.\nÜlke Katsayısı hesaplama metodu\nBir ülkeden o sezon UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi'ne katılan tüm takımların aldığı puanlar toplanır ve katılan toplam takım sayısına bölünür. Bu puanlama ülke takımları için şu şekildedir:\nElemelerde;\nGruplar ve sonrasında;\n\"Not: Penaltı atışlarıyla tur geçmek puanı etkilemez. (120 dakika sonucu dikkate alınır)\"\nBonus Puanlar;\nÖrnek katsayı hesaplaması\nBir sezonda aynı ülkeden 5 takım;\nX takımı Şampiyonlar Ligi ön elemeleri 3. turunda 1 galibiyet 1 mağlubiyet alarak Avrupa Ligi 4. ön eleme turuna düşsün. Bu turda da 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak elensin.\nY takımı Avrupa Ligi 2. ön elemesini 2 galibiyetle geçsin. 3. ön eleme turunda 2 mağlubiyet alarak elensin.\nZ takımı 4. ön eleme turunu 2 galibiyetle geçerek gruplara kalsın. Gruplarda 2 galibiyet 4 mağlubiyet alarak elensin.\nR takımı 3. ve 4. ön eleme turlarını 3 galibiyet 1 beraberlikle geçerek gruplara kalsın. Gruplardan 4 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak bir sonraki tura kalsın ve bu turda 2 maçı da kaybederek elensin.\nP takımı ise gruplarda 1 galibiyet 2 beraberlik 3 mağlubiyet alarak elensin.\nBu durumda ülke puanı:\n\n\nHasan HatipoÄŸlu (futbolcu)\nHasan Hatipoğlu (d. 19 Temmuz 1989), Türk futbolcudur. 1. Lig ekiplerinden Altınordu'da oynamaktadır.\nHatipoğlu, futbol kariyerine Çağlayanspor adlı amatör kulüpte başlamış, 7 ay sonra Manisaspor'un altyapısına geçmiştir. 2007-08 sezonu başında amatör liglerde mücadele eden Manisa BB'a transfer olmuştur. Ertesi sezon ise, başka bir amatör kulüp olan Ayvalıkgücü Belediyespor'da forma giymiştir. 2009-10 sezonu öncesinde, 3. Lig ekiplerinden Afyonkarahisarspor ile ilk profesyonel sözleşmesini imzalamıştır.\n2011-12 sezonu öncesinde, 2. Lig'de mücadele eden Balıkesirspor ile sözleşme imzalamış ve Batman Petrolspor'a kiralanmıştır. Ertesi sezon, Balıkesir ekibine geri dönmüş ve A takımda forma giymeye başlamıştır. Aynı sezon Balıkesirspor, 2. Lig Beyaz Grup'u ilk sırada tamamlayarak 1. Lig'e yükselmiştir.\n2013-14 sezonunda da kadroda kalmış ve 22 lig maçında forma giymiştir. Sezonu 2. sırada tamamlayan kırmızı-beyazlı ekip, 39 yıl aradan sonra yeniden Süper Lig'e yükselmiştir. 2014-15 sezonu öncesinde, stoper pozisyonuna Ante Kulušić ve Nuno André Coelho transfer edilmiş; Hatipoğlu, kadrodaki yerini korumuştur.\n\n\nErtuÄŸrul Furkan\nErtuğrul Furkan (d. 29 Nisan 1989), Türk futbolcudur. Kaleci pozisyonunda oynamaktadır. Sultanbeyli Belediyespor'da forma giymektedir.\n\n\n2008 UEFA ülkeler sıralaması\n2008 UEFA ülkeler sıralaması, ülkelerden 2009-10 UEFA Şampiyonlar Ligi ve 2009-10 UEFA Avrupa Ligi'ne katılacak takımların sayısını ve bu takımların maçlara başlayacağı turları belirlemekte kullanılır.\nÜlkelerden Avrupa Kupalarına katılan takımların maçlara başlayacağı turlar için UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi sayfalarına bakınız.\nÜlke Katsayısı hesaplama metodu\nBir ülkeden o sezon UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi'ne katılan tüm takımların aldığı puanlar toplanır ve katılan toplam takım sayısına bölünür. Bu puanlama ülke takımları için şu şekildedir:\nElemelerde;\nGruplar ve sonrasında;\n\"Not: Penaltı atışlarıyla tur geçmek puanı etkilemez. (120 dakika sonucu dikkate alınır)\"\nBonus Puanlar;\nÖrnek katsayı hesaplaması\nBir sezonda aynı ülkeden 5 takım;\nX takımı Şampiyonlar Ligi ön elemeleri 3. turunda 1 galibiyet 1 mağlubiyet alarak Avrupa Ligi 4. ön eleme turuna düşsün. Bu turda da 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak elensin.\nY takımı Avrupa Ligi 2. ön elemesini 2 galibiyetle geçsin. 3. ön eleme turunda 2 mağlubiyet alarak elensin.\nZ takımı 4. ön eleme turunu 2 galibiyetle geçerek gruplara kalsın. Gruplarda 2 galibiyet 4 mağlubiyet alarak elensin.\nR takımı 3. ve 4. ön eleme turlarını 3 galibiyet 1 beraberlikle geçerek gruplara kalsın. Gruplardan 4 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak bir sonraki tura kalsın ve bu turda 2 maçı da kaybederek elensin.\nP takımı ise gruplarda 1 galibiyet 2 beraberlik 3 mağlubiyet alarak elensin.\nBu durumda ülke puanı:\n\n\nDavid Abwo\nDavid Solomon Abwo (d. 10 Mayıs 1986), Nijeryalı futbolcudur. 1. Lig ekiplerinden Giresunspor'da oynamaktadır.\n1986 yılında Nijerya'da doğan Abwo, futbola doğduğu şehrin takımı Jos City Raiders FC'de başladı daha sonra Niger Tornadoes, Nasarawa United ve son olarak ülkenin en büyük altyapılarından Enyimba International FC'ya girdi ve profesyonel oldu. 2006 yılında Süper Lig ekibi Gençlerbirliği'ne önerilen futbolcu bu takıma transfer oldu ve ilk maçına 20 Ocak 2006 günü Fenerbajçe SK deplasmaında \"45\" numaralı formasıyla 87.dakikada Mehmet Çakır'ın yerine girerek çıktı. O sezon 6 maçta görev yapan oyuncu bekleneni veremeyince sözleşmesi feshedildi ve RC Dijon FCO takımına transfer oldu. Daha sonra US Créteil-Lusitanos, Lombard-Pápa TFC, Zagłębie Lubin gibi takımlarda 183 maça çıkıp 25 gol attı.\n2014-15 transfer döneminde ise 1. Lig'e yükselen Giresunspor'a transfer oldu.\n\n\nAnton Çiçulin\nAnton Chichulin (d. 27 Kasım 1984), Kazak futbolcudur. 1. Lig ekiplerinden Giresunspor'da oynamaktadır.29 Aralık 2014'te Giresunspor yönetimi ile anlaşarak sözleşmesini feshetmiştir.\n\n\nHüseyin Eroğlu\nHüseyin Eroğlu, (d. 2 Kasım 1972, Delmenhorst) Türk eski futbolcu, teknik direktör. 2012-2013 sezonunun başından beri Altınordu FK'da teknik direktörlük yapmaktadır.\nProfesyonel futbol yaşamı 1994 yılında Soma Sotesspor'da başladı. Sırasıyla TKİ Soma Linyitspor, Marmaris Belediyespor, Akhisar Belediyespor, Eskişehirspor, ve Kemalpaşaspor takımlarında forma giyip aktif futbolculuk yaşamını 2005 yılında tamamladı. Bu süreç boyunca 308 maça çıkıp 34 gol kaydetti.\nEge Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’ndan mezun oldu. Antrenörlük kariyerine Bucaspor Futbol Akademi’de başladı. 2007’de Türkiye ikincisi, 2010’da Nike Premier Cup Türkiye Şampiyonu ve Avrupa Grup 1’incisi olan Bucaspor Futbol Akademi U-15 takımının teknik direktörlüğünü yaptı. 2010-2011 ve 2011-2012 sezonlarında Bucaspor’da yardımcı antrenörlük görevinde bulundu. 2012-13 sezonunda Altınordu FK'nun başına getirildi. Altınordu ile 2012-2013 sezonunda 3. Lig, 2013-2014 sezonunda ise 2. Lig şampiyonlukları yaşadı.\n\n\nJames Foley (gazeteci)\nJames Wright Foley (18 Ekim 1973 - 19 Ağustos 2014), Amerikalı fotomuhabir ve gazeteci.\nABD'nin New Hampshire eyaletine bağlı Rochester kentinde doğup büyüdü.\nFoley, ABD'nin çeşitli yerlerinde öğretmenlik yaptıktan sonra 2000'li yıllarda gazeteciliğe başladı.\n\"Medill Gazetecilik Okulu\" 'ndan mezun olan Foley, daha sonra sahada çalışmaya karar verdi.\nKardeşinin ABD hava kuvvetleriyle savaşmaya gitmesiyle, Foley'nin çatışma bölgelerine merakı arttı ve ABD ordusuyla birlikte bölgeye gazetecilik yapmaya gitti. 2011 yılında Kaddafi'ye karşı ayaklanmaları takip etmek için Libya'ya giden Foley, orada muhalif isyancıları takip ederek birçok basın kurumuna haberler geçti.\nLibya'da çalışırken fotomuhabir Anton Hammerl öldürüldü, Foley ve diğer meslektaşları da tutuklandı. 18 gün boyunca tutuklu kalan Foley'den bu süre zarfında haber alınamadı.\nLibya'daki görevinin ardından Orta doğuda görev alan Foley IŞİD örgütünün bulunduğu Kuzey Irak'ta IŞİD'li militanlarca yakalandıktan bir süre sonra başı kesilerek katledilmiştir.\n\n\nAdanaspor 2014-15 sezonu\nAdanaspor 2014-15 sezonu, turuncu beyazlı ekibin 1. Lig'deki yirmi yedinci sezonu, kuruluşunun ise altmışıncı yılıdır. 2013-14 1. Lig sezonunun onikinci tamamlamıştır. Adanaspor bu sezonda 1. Lig'de mücadele etmiştir.\n\n\nThreskiornis moluccus\nThreskiornis moluccus, Threskiornithidae familyasında yer alan bir aynak türüdür. Avustralya'nın tamamına yakınında bulunur. Tüylerinin çoğu beyaz renklidir, tüysüz başı ve ayakları siyah renklidir, uzun gagası aşağıya doğru kıvrıktır.\nTarihsel olarak kentsel alanlarda nadiren görünen bu aynak türü 1970'lerden itibaren giderek artan sayılarda Avustralya'nın doğu kıyısındaki kentsel alanlara göç etmiştir ve günümüzde Wollongong, Sidney, Gold Coast, Brisbane ve Townsville'de yaygın olarak görülür. Yararlı tür mü zararlı tür mü olduğu konusunda tartışmalar devam etmektedir. Yeni Güney Galler'in kuzeybatısındaki Macquarie Bataklıkları gibi doğal üreme alanlarındaki popülasyonlar ortadan kaybolmuştur. Buna rağmen Sydney'nin bazı bölümlerinde bu aynaklar kokuları ve rahatsız edici doğaları nedeniyle itlaf edilmektedir. Kardeş türü kutsal aynaktır.\nİlk olarak Georges Cuvier tarafından 1829 yılında \"Ibis molucca\" olarak tanımlanmıştır. Afrika'nın kutsal aynağı (\"T. aethiopicus\") ve Asya'nın \"Threskiornis melanocephalus\" aynağı ile üst tür kompleksinin bir parçasını oluşturduğu düşünülmektedir. Bu tür kompleksi içindeki yeri yıllar boyunca değişmiştir. Birçok eski rehber kitapta Holyoak tarafından 1970 yılında kapsamlı bir tüy renk ve şekilleri çalışması yapılana kadar \"T. molucca\" olarak söz edilmekteydi. Holyoak üç türün benzerliklerini göstermiş ve Avustralya taksonunun erişkin tüyleri ile \"T. aethiopicus\" türüne, genç kuş tüyleri ile de \"T. melanocephalus\" türüne benzediğini göstermiştir. Bu üç türün \"T. aethiopicus\" adı altında tek bir tür olarak sınıflandırılması gerektiğini önermiştir. Bu öneri bilimsel çevrelerce 1991 yılında Lowe ve Richards'ın tüy renklerini tekrar değerlendirilmesine kadar kabul görmüştür. Bu çalışma sonucunda \"T. molucca\"nın tekrar ayrı bir tür olarak tanınmasını önermişlerdir. Bunun ardından gelen kromozom araştırması her üç türün de ayrı karyotipe sahip olduğunu göstermiştir. Bu çalışmalardan sonra \"T. moluccus\" birçok otorite tarafından ayrı bir tür olarak sınıflandırılmaktadır.\nİki alt türü tanınmaktadır:\n\"T. moluccus\" 65 ila 75 cm. arasındaki boyu ile oldukça büyük bir aynak türüdür. Tüysüz başı ve boynu siyah renklidir. Uzun ve aşağıya doğru kıvrılan gagasının uzunluğu erkeklerde 16,7 cm.'nin üzerinde, dişiler de ise bu uzunluğun altındadır. Boyutsal olarak kısmen bir eşeysel dimorfizm görülür; erkekler 1,7 ila 2,5 kg. arasında, dişiler ise 1,4 ila 1,9 kg. arasında ağırlığa sahiptir. Karşılaştırılacak olursa ak aynak nadiren 1 kg. ağırlığa ulaşır. Gövde tüyleri beyaz renklidir ancak kahverengi tonlar görülebilir. Kanat içi ikincil tüyler ve kuyruk tüyleri siyahtır. Kuyruğun ist kısmı kuş üreme dönemindeyken sarılaşır. Bacaklar ve ayaklar koyu renklidir ve kanatların altında kırmızı renkli deri görülür. Erişkin olmayan kuşların gagaları daha kısadır. Genç kuşlarda baş ve boyun tüylüdür.\nBu kuştan genellikle kötü bir koku yayılır. Koku çürüme kokusu olarak tanımlanamasa da rahatsız edici bir kokudur.\nSesi uzun süren karga sesine benzer.\nCinsel olgunluğa üç yaşında ulaşır ve 28 yıl kadar yaşayabilir.\nAvustralya'nın doğusu, kuzeyi ve güneybatısında yaygın olarak bulunur. Bataklık su havzalarında açık otlaklarda yaşar ve Avustralya'nın doğu kıyısı şehirlerinde parklarda ve Wollongong, Sidney, Perth, Gold Coast, Brisbane ve Townsville gibi şehirlerin çöplüklerinde de bulunurlar. Tarihsel olarak kentsel alanlarda nadir görünen bu kuş ilk olarak 1970'lerin sonunda kuraklık sonrası şehirlere doğru göç etmeye başlamıştır. 1998 yılındaki kuraklık sonrası şehir popülasyonları daha da artmıştır.\nYakın geçmişte bu türü soyu tehdit altında bir tür olarak mı zararlı bir tür olarak mı sınıflandırmak hakkında tartışmalar yapılmıştır. Turistik alanlardaki kuşlar kötü kokuları nedeniyle sorun teşkil etmektedirler. Bu nedenle itlaf edilmektedirler. Ayrıca leşçilik özellikleri ve çöp kutularından çöpleri etrafa yaymaları nedeniyle de sorunlu bir tür olarak görülmektedirler. Parklarda piknik yapanların sandviçlerini bile aşırdıkları görülmektedir. Bu tarz davranışları ve uygun olmayan yerlerde yuvalanmaları ve esaret altındaki hayvanlarla rekabet içinde olmaları nedeniyle Victoria'da çok sayıda kuşun yeri değiştirilmiş ancak bu kuşlar birkaç gün sonra tekrar aynı yere geri dönmüştür.\nYeni Güney Galler'in kuzeybatısında bulunan Macquarie Bataklıkları ana üreme bölgelerinden biriydi, ancak 1998 yılında orada 11.000 çift kuş üremekteyken 2000 yılından beri hiçbir kuşun üremediği bildirilmiştir.\nKara ve suda yaşayan omurgasızlar ile insanların atıklarıyla beslenirler. En çok tercih ettikleri besinler kerevit ve midyelerdir.\nÜreme mevsimi bölgeden bölgeye değişiklik gösterir. Avustralya'nın güneyinde ağustos ile kasım ayları arasında, kuzeyde ise yağmurlu dönemden sonra şubat ile mayıs ayları arasındadır. Yuva, çalı çırpı, ot ve sazlıklardan ibaret, akarsu, göl ya da bataklık kıyısındaki ağaçlara yapılmış sığ kase şeklinde platformlardan oluşur. Diğer su kuşlarıyla birlikte yuva yaparlar. Dişi kuş 65 mm. x 44 mm. boyutlarında iki ila üç adet soluk beyaz yumurta yumurtlar. Kuluçka süresi 21 ila 23 gündür. Tüysüz ve beslenme için yardıma ihtiyaç duyarak yumurtadan çıkan yavrular 48 günde palazlanırlar.\n\n\nThreskiornis moluccus pygmaeus\nThreskiornis moluccus pygmaeus, Threskiornithidae familyasında yer alan \"Threskiornis moluccus\" aynak türünün ayırt edilebilir cüce formundan oluşan bir alt türüdür. Bazı otoriteler \"Threskiornis pygmaeus\" adı altında ayrı bir tür olarak sınıflandırmaktadır. Yalnızca Melanezya'daki Solomon Adaları'nın Rennell Adası ve Bellona Adası'nda yaşar.\nOldukça yaygın olan bu aynak 30 kuşa kadar olan gruplar hâlinde yol kenarlarında, sahillerde ve ormanlarda görülebilir. Ayrıca tavuklarla birlikte besin ararken köylerde de gözlemlenebilir. Yerde yaşayan omurgasızlarlar beslenir. Küçük koloniler hâlinde ormanlardaki ağaçlarda ve Tegano gölündeki adacıklarda ürer.\n\n\nGeronticus\nGeronticus, Threskiornithidae familyasında yer alan bir kuş cinsidir. Koyu renkli olan ve başları tüysüz deri ile kaplı bu kuşların adı Yunanca \"yaşlı adam\" anlamına gelen γέρωντος (\"gerontos\") kelimesinden gelir. Kelaynak olarak adlandırılırlar.\n\"Geronticus\" cinsinde yaşayan iki tür vardır. Boynunda uzun sorguç benzeri tüyler olan kelaynak (\"G. eremita\") Akdeniz'de yaşar ve kritik tehlikedeki türlerdendir. Son buzul çağından sonra dağılımı Almanya Alp Dağları|Alpleri]]ne kadar yayılmış olsa da yaşam alanı yok olması ve avlanma nedeniyle buralarda soyu tükenmiştir. Tepesi kırmızı tüysüz deri ile kaplı olan ama sorguç tüyleri bulunmayan Güney Afrika kelaynağı (\"G. calvus\") hassas türler arasında yer alır ve Afrika'nın güneyinde subtropikal kesimde yaşar.\nAynakların çoğı gibi uzun bacaklı ve aşağıya kıvrık uzun gagalı olan bu cins de sosyal kuşlardır. İki \"Geronticus\" türü tüysüz yüzleri ve kafaları ile birlikte ağaçlar yerine kayalıklarda üremeleri ve su havzalarından çok kurak bölgeleri tercih etmeleri nedeniyle diğer aynaklardan ayrılırlar. Daha az su hayvanı ve daha çok kara hayvanı ile beslenirler. Toplu olarak çekirge sürülerini avladıkları bilinir. Ancak 20. yüzyılın ortalarından itibaren pestisitlerin kullanılmasıyla birlikte birçok bölgede soyları tükenmiştir.\nGeronticus perplexus bu cins içinde sınıflandırılan en eski fosildir. Fransa'da Miyosen'in ortasından kalma 12 ila 14 milyon yıl önceye ait tek buluntu humerusun bir parçasıdır. İlk önce bir balıkçıl olarak değerlendirilmiş ve\"Ardea\" ile \"Proardea\" cinsinde sınıflandırılmıştır. Yaşayan türlerden daha plesiomorf olan bu türün tüm yaşayan aynak türlerinin yaklaşık 15 milyon yıl kadar önce evrimleştiği teorisine uygun olarak \"Geronticus\" soyunun eski bir üyesini temsil ettiği düşünülmektedir.\nGeronticus apelex Güney Afrika kelaynağının doğrudan atasıdır. Güney Afrika'da Pliyosen'in başlarına ait beş milyon yıl önceye giden fosil kalıntıları bulunmuştur.\nAvrupa'da yaşayan ataları Geronticus balcanicus Bulgaristan'da Pliyosen'in sonlarından kalma fosil kalıntılarıyla tanımlanmıştır. Bulunan tek kalıntılar yaşayan kelaynakların kemikleri ile aynı sayılabilen bir sol ve bir sağ carpometacarpus parçalarıdır. Bununla birlikte günümüz kelaynağından ayırt edilemeyecek kuşların iki milyon yıl önce en azından İspanya olmak üzere Akdeniz'in batısında yaşadıkları düşünülmektedir. Dolayısıyla soyu tükenmiş bu tür \"G. eremita\"nın doğrudan atası olabilir. Ancak bazı otoriteler \"G. balcanicus\" türünün Avrupa'nın kuzeydoğusunda yaşamış olan başka bir tür olduğunu düşünmektedir.\n\n\nPlegadis ridgwayi\nPlegadis ridgwayi Threskiornithidae familyasında yer alan bir aynak türüdür. Güney Amerika'da yaşar.\nBoyu yaklaşık 56 cm. uzunluğundadır. Koyu renkli tüyleri kahverengi ve mor yanardöner parıltıya sahiptir. Kanatlar ve kuyruğu da metalik parıltıya sahiptir.\nGüney Amerika'da Peru, Bolivya, Şili ve Arjantin'de And Dağları'nda 3100 ila 4800 m. rakımlar arasında bulunur. Doğal yaşam alanı bataklıklardır.\n\n\nHadi İnşallah\nHadi İnşallah, 2014 yapımı Türk komedi filmi. 28 Kasım 2014 tarihinde vizyona giren filmin senaryosunu Murat Kaman ve Emrah Kaman yazmış, yönetmenliğini Ali Taner Baltacı yapmıştır. 25 Film'in yapımcısı olduğu filmin başrolleri Murat Boz ile Büşra Pekin tarafından paylaşılmıştır.\nFilmin Nil Karaibrahimgil tarafından hazırlanan müzikleri 28 Kasım 2014 tarihinde Netd Müzik YouTube kanalında yayınlanmıştır.\nFilm PuCCa'nın Küçük Aptalın Büyük Dünyası kitabından esinlenerek yaratılmıştır.\n\n\nBerlam balıkları\nBerlam balıkları (Merlucciidae), Gadiformes takımından, yenilebilen bir tuzlu su balığı familyasıdır. Çoğunlukla Atlantik ve Akdeniz'de bulunurlar. Ayrıca bu familyadan bazı türler Güney Pasifik'te (Merluccius gayi), Güney Afrika kıyılarında (Merluccius capensis), Kuzey Amerika kıyılarında (Merluccius bilinearis) ve Arjantin ve Uruguay kıyılarında (Merluccius hubbsi) bulunurlar.\nGövdesi uzun ve ince ve kafası sivridir. Sırtında bulunan yüzgeçlerden ilki kısa ikinci yüzgeci ve kuyruğu uzundur. Berlam balıkları familyalarına özgü olarak ağızları ve solungaçları siyah renklidir. Boyları 130 cm'ye kadar çıkabilmektedir.\nBalık yiyicidir, ringa, uskumrugiller ve çaça ile beslenirler.\n\n\nMariele Millowitsch\nMarie-Luise („Mariele“) Millowitsch (d. 23 Kasım 1955, Köln), Alman oyuncu.\n\n\nBerlam\nBerlam (\"Merluccius merluccius\"), \"Merluccius\" cinsinden, yenilebilen bir tuzlu su balığıdır. Bu tür çoğunlukla Akdeniz ve Atlantik'te İzlanda ile Moritanya arasında bulunur. Ringa balığı ile beslendiğinden genellikle ringa balığı ile birlikte yakalanırlar. Gece avlanırlar. Gündüzleri genellikle kumlu, çamurlu derinliklerde 30 metre ile 400 metre derinlikte bulunurlarsa da 1000 metreye kadar bulundukları da olur.\nGövdesi uzun ve ince ve kafası sivridir. Sırtında bulunan yüzgeçlerden ilki kısa ikinci yüzgeci ve kuyruğu uzundur. Berlam balıkları familyalarına özgü olarak ağızları ve solungaçları siyah renklidir. Boyları 140 cm'ye kadar ağırlıkları 15 kg'ya kadar çıkabilir\nYavruları küçükken kabuklularla büyüdükçe küçük ve ortaboy balıklar ve kafadan bacaklılarla beslenir. Yetişkinler yamyam davranışı gösterebilir ve gençleri yiyebilir. Erkekler 3-4 yılda cinsel olgunluğa dişiler ise 8 yılda cinsel olgunluğa ulaşır.\n\n\nÄ°rfan Can Kahveci\nİrfan Can Kahveci (d. 15 Temmuz 1995), Türk millî futbolcudur. Süper Lig ekiplerinden İstanbul Başakşehir'de forma giymektedir.\nBabası Çorum Bayatlı, annesi ise Yozgatlı olan İrfan Can, Ankara'nın Ayaş ilçesine bağlı Bayat Köyü'nde doğdu. İki kardeş olan İrfan Can'ın bir de ablası bulunmaktadır. Annesi ev hanımı, babası ise OSTİM'de çalışan bir motor ustasıdır. İrfan, liseyi bitirdikten sonra Gazi Üniversitesi BESYO'ya girdi.\nFutbola 7 yaşında Gençlerbirliği Futbol Okulu'nda başladı. Futbol okulunda geçirdiği yıllardan sonra seçmelerde kendini göstererek Gençlerbirliği Altyapısına giren İrfan, Fuat Çapa döneminde Gençlerbirliği ile profesyonelliğe geçiş sözleşmesi imzaladı ve 2012-2013 sezonunda Gençlerbirliği A2 takımında düzenli olarak forma giymeye başladı. Gençlerbirliği A Takımı'yla da, 27 Nisan 2012'de, Türkiye Kupası mücadelesinde ilk kez Kayserispor'a karşı maçın son 5 dakikasında forma giyen İrfan, 2013-2014 sezonunda tecrübe kazanması için Gençlerbirliği'nin altyapı takımı olan Hacettepe'ye gönderildi. Burada 34 maçta 4 gol kaydeden ve 2013-2014 sezonu sonunda Hacettepe'nin 2. Lig'e yükselmesine katkıda bulunan İrfan, 2014-2015 sezonu başında Gençlerbirliği A Takımı kadrosuna alındı.\n2012 yılının başında Hakan Tecimer yönetimindeki Türkiye 17 yaş altı millî futbol takımına çağrılan Kahveci, Türkiye formasını ilk olarak Azerbaycan'a karşı giydi. 4-0 galibiyetle biten o maçta bir asist yaptı. Bir sonraki Ukrayna maçında da forma giyen İrfan, ilk millî golünü kaydetti. Türkiye U-17 takımında toplamda 7 maçta forma giyip 1 gol kaydeden İrfan, Türkiye U-18 takımında 4 kez, Türkiye U-20 takımında ise 3 kez forma giymiştir.\n\n\nEudocimus\nEudocimus, Threskiornithidae familyasında yer alan bir kuş cinsidir. Üyeleri Yeni Dünya'da ABD'nin güneyinden Orta Amerika, Karayipler ve Güney Amerika'da sıcak bölgelerde yaşar.\nBu cins içinde iki tür sınıflandırılmaktadır:\nKendi aralarında melezleşebilen bu türler bazen aynı tür olarak kabul edilir.\n\"Eudocimus\" cinsi \"Plegadis\" cinsi ile yakından bağlantılı ama daha eskiye dayanmaktadır. Fosil buluntuları çok azdır ancak Miyosen'in başlarından kalma \"Plegadis paganus\" fosil türü bazı geçiş özelliklerini göstermektedir.\n2010 yılında kaşıkçıların mitokondriyal DNA incelemelerinde Chesser ve arkadaşları, çalışmaya dahil olan \"E. ruber\", \"Nipponia nippon\" ve \"Threskiornis aethiopicus\" arasındaki ilişkileri de gözden geçirmiş ve \"E. ruber\" türünün daha erken zamanlarda ayrıldığını ve kaşıkçılar ile Eski Dünya aynakları ile yakın akraba olmadığını göstermiştir.\n\"E. albus\" türüne benzeyen Pliyosen'in ortalarından kalma fosil kalıntıları Florida'da ve Kuzey Carolina'da bulunmuştur. Peru'da yaşayan ve soyu tükenmiş iki türe ait fosiller bulunmuş ve bu kalıntılardan \"Eudocimus peruvianus\" türü tanımlanmıştır. \"E. albus\" günümüzde de Peru'da yaşamaktadır.\nErişkinlerin boyu 56 ila 61 cm. arasında, kanat uzunlukları da 85 ila 95 cm. arasındadır. Uzun ve aşağıya doğru kıvrık gagaları vardır. Bacakları pembe, yüzlerindeki tüysüz deri kırmızıdır. Uçarken kolayca görülen siyah kanat uçları dışında tüyleri ya tamamen beyaz (\"albus\") ya da tamamen kızıl (\"ruber\") renklidir. Genç kuşlar daha çok kahverengi, alt kısımları beyaz ve tüysüz kısımlar soluktur.\nBu kuşlar genellikle kıyılarda bataklık su havzalarında yaşar. Su üzerindeki ağaç ya da çalılıklara çalı çırpıdan platform şeklinde yuvalar yaparlar. Dişiler iki ila beş sayıda yumurta yumurtlar. \"Eudocimus\" cinsi aynaklar tekeşlidir ve diğer su kuşlarıyla birlikte koloni hâlinde yuvalanırlar.\n\"Eudocimus\" cinsi aynaklar uzun gagalarıyla yerde ya suda besin ararlar. Balıklar, kurbağalar, kabuklular ve böceklerle beslenirler. Boyunları ileriye, bacakları da geriye doğru uzanmış olarak uzun hat şeklinde sıra hâlinde uçarlar.\n\n\nÇağrı Bülbül\nÇağrı Bülbül (d. 1 Şubat 1992, Altındağ), Türk futbolcudur. Orta saha pozisyonunda görev almakta olup, 1. Lig ekiplerinden Giresunspor'da forma giymektedir.\nAnkara'nın Altındağ ilçesinde doğan Çağrı, futbola Gençlerbirliği Futbol Okulu'nda başladı. Altyapı takımlarında sürekli Hacettepe'de forma giyen Çağrı, 2011-2014 yılları arasında 3 sezon boyunca 3. Lig'de top koşturdu ve 75 maçta 1 gol attı. 2013-2014 sezonu sonunda Hacettepe'nin 2. Lig'e yükselmesine katkıda bulunan Çağrı, 2014-2015 sezonu başında Gençlerbirliği A Takımı kadrosuna alındı.\n\n\nAhmet OÄŸuz (futbolcu)\nAhmet Oğuz (d. 16 Ocak 1993), Türk futbolcu. Süper Lig ekiplerinden Gençlerbirliği'nde, sağ bek mevkiinde forma giymektedir.\nÖnce Şekerspor'un Altyapısına yazılan Ahmet, sonrasında 2002 yılında Gençlerbirliği Altyapısına geçti. Altyapı takımlarında forma giyen Ahmet, Hacettepe formasıyla 2011-2014 yılları arasında 3 sezon boyunca 3. Lig'de top koşturdu ve 61 maçta 1 gol attı. 2013-2014 sezonu sonunda Hacettepe'nin 2. Lig'e yükselmesine katkıda bulunan Ahmet, 2014-2015 sezonu başında Gençlerbirliği A Takımı kadrosuna alındı.\n\n\nAk başlı aynak\nAk başlı aynak (\"Plegadis chihi\") Threskiornithidae familyasında yer alan bir aynak türüdür. Koloniler hâlinde bataklıklarda genellikle çalılık ya da alçak ağaçların üzerine yaptıkları yuvalarda ürerler. ABD'nin batısından Meksika'ya, Brezilya'nın güneydoğusu ve Bolivya'nın güneydoğusundan Arjantin'in ortalarına ve Şili'nin ortasının kıyı kesimlerinde üreme dönemini geçirirler. Kışları üreme döneminde bulundukları yerler dışında Kaliforniya'nın güneyi ve Louisiana'dan güneye olan bölgede de geçirirler.\nAk başlı aynak üreme dönemi dışında bayağı aynak ile benzer tüylere sahiptir ancak daha küçük boyutlu ve tüylerinin renk tonu daha sıcaktır. Üreme döneminde ise yetişkinlerin tüysüz pembe yüzlerinin çevresinde beyaz tüyler bulunur. ÜReme döneminde gagaları gri ve ayakları parlak kırmızı renklidir. Erişkinlerin gözleri yıl boyunca kırmızıdır halbuki bayağı aynakların gözleri koyu renklidir. İki türün de genç kuşları birbirine benzer.\nAk başlı aynak Kanada, ABD, Orta Amerika ve Güney Amerika'nın güney yarısında yaşar. 2012 yılında küresel popülasyonu 1,2 milyon birey olarak tahmin edilmiştir ve sayıları artmaktadır.\nAk başlı aynak yakın akrabası bayağı aynak ile çok büyük benzerlikler taşır ve geçmişte bayağı aynağın alt türü olarak sınıflandırılmaktaydı. Bir teoriye göre Yeni Dünya'ya gelen küçük bir bayağı aynak popülasyonu izole olarak ak başlı aynak türüne evrimleşmiştir. Ancak yakın geçmişte yapılan moleküler filogenetik araştırmalar ak başlı aynağı bayağı aynak ile parafiletik olduğunu göstermektedir. Gerçekten de ABD'de deki ak başlı aynak popülasyonunun Brezilya'nın güneyindeki ak başlı aynak popülasyonundan çok bayağı aynak popülasyonu ile daha yakın akraba olduğu görülmektedir.\nAk başlı aynak aralarında böcekler, sülükler, salyangozlar ve solucanlar bulunan çok çeşitli organizmalarla beslenirler. Ayrıca balık, kerevit ve kurbaüa gibi omurgalılarla da beslenirler. Beslenirken uzun gagasıyla yerde besin arar.\nBataklıklarda genellikle çalılık ve alçak ağaçlarda koloniler hâlinde yuvalanırlar. Bataklıkların yoğun bitki örtüsüne sahip olduğu yerleri tercih ederler. Sazlıklardan yuva yaparlar. Dişi kuş üç ila dört arasında mavi-yeşil yumurta yumurtlar.\nEsâret altındaki ak başlı aynaklar ortalama on dört yıla kadar yaşamaktadır. Doğal ortamlarında ortalama yaşam süreleri dokuz yıldır ancak kaydedilen en yaşlı ak başlı aynak 14 yıl altı aylıktır.\n\n\n1. Manuel Valls Hükûmeti\n1. Manuel Valls Hükûmeti, Fransa'da Beşinci Cumhuriyet'in 37. hükûmetidir. 2014 belediye seçimleri ardından 31 Mart 2014 tarihinde başbakanlığa Manuel Valls atanmış, 2 Nisan 2014 tarihinde bakanlar ve 9 Nisan 2014 tarihinde ise devlet sekreterleri atanmıştır. 25 Ağustos 2014 tarihinde hükûmet içi fikir anlaşmazlıklarının artması sonucu hükûmet istifa etmiştir.\n3 Haziran 2014 tarihli revizyon\n\n\nRobert Downey Sr.\nRobert John Downey Sr. (24 Haziran 1936), Amerikalı oyuncu, yazar ve film yönetmeni. Ayrıca Robert Downey Jr.'ın babasıdır. Putney Swope gibi kült ve klasik filmlerin yönetmen ve senaristliğini yapmış, New York Madison Avenue reklam dünyasında önemli bir üne kavuşmuştur.\n\n\nJames Lesure\nJames Lesure (d. 21 Eylül 1970), Siyahi kökenli Amerikalı oyuncu. \"Las Vegas\" adlı televizyon dizisindeki rolüyle tanınmıştır.\n\n\nDiriliş: Ertuğrul\nDiriliş: Ertuğrul, TRT 1'de yayımlanan Türk televizyon dizisi. Yapımcılığını Tekden Film'in üstlendiği, senaryosunu Mehmet Bozdağ'ın yazdığı, yönetmenliğini Metin Günay'ın yaptığı, başrollerini Engin Altan Düzyatan, Hülya Darcan ve Esra Bilgiç'in paylaştıkları dizinin ilk bölümü 10 Aralık 2014 tarihinde yayınlandı. İlk bölümün yayınlanmasının ardından yayınlandığı günün AB grubu reyting sıralamasında 1. sırada yer aldı. Ayrıca dizi 2015 yılının en iyi dizisi ödülünü aldı. Ardından 43. Pantene Altın Kelebek Ödülleri'nde 2016 Yılının En İyi Dizisi ödülünü kazandı. Ödül verilirken sunucudan kaynaklandığı düşünülen olumsuz olaylar yaşanmıştır. 29 Mayıs 2019'da sona erdi.\nDizinin ilk sezon hikâyesi 13. yüzyılda Kayı boyunun Tapınak Şövalyeleri'ne karşı olan mücadelelerini konu almaktadır. Dizinin ikinci sezon hikâyesi ise 13. yüzyılın ortalarında yine Kayı boyunun bu sefer Moğollar’a karşı olan mücadelelerini konu almaktadır. Üçüncü sezonda ise 13. yüzyılın ortalarında Söğüt 'e yerleşen Kayı Boyu Ertuğrul Bey önderliğinde Bizans İmparatorluğu ve Çavdaroğulları Obasına karşı mücadele edecektir. Dizi için 6 ay kadar hazırlık yapılmıştır. Oyuncuların tamamına at binicilik dersleri verilirken, erkek oyunculara da kılıç kullanma dersleri verildi.\n\"The New York Times\", \"Diriliş: Ertuğrul\"un Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi söylemlerine paralel ilerlediğine dikkat çekerek \"hem düşmanlara karşı ulusal bir varlık gösterme konusundaki derin arzuyu, hem de Türkiye'nin içinde bulunduğu karman çorman gerçeklikten rahatlatıcı bir fantezi dünyasına kaçma isteğini\" yansıttığı yorumunu yaptı.\nDiriliş \"Ertuğrul\" dizisinin hazırlık süreci Şubat 2014’te başladı. 5 ayda hikâye ve çizimler bitti. Moğolistanlı Gambat’a 3 ay boyunca çizimler yaptırıldı. Ekipler çalışmaya Mayıs ayında başladı.\nDiriliş \"Ertuğrul\" 60 kişilik dekor ve sanat ekibi 4 ay çalıştı ve hala çalışmaya devam etmekteler. Kostümler ve dekorlar için 4000 metrekare kumaş kullanıldı. Diriliş \"Ertuğrul\" dizisinin oyuncuları, yan cast ve devamlılıklı figürasyon 3 ay at binme, kılıç kullanma ve ok atma dersleri aldı. Dizideki koreografiler için Kazakistan’dan dünyaca ünlü Cengiz Han, Cehennem Melekleri 2, 47 Ronin, Barbar Conan gibi filmlerde yer alan özel koreografi ekibi Nomad geldi. Nomad hem oyuncuları, hem de atları eğitti ve dövüş koreografilerini hazırladı. Dizide kullanılan atlar da satın alındı ve özel olarak eğitildi. Ayrıca ceylan, koyunlar, keçiler, bülbül ve keklikler de ekibin bir parçası oldu. İlk bölümün çekimleri yaklaşık 1 ay sürdü.\nDiriliş \"Ertuğrul\" için 1000’e yakın kostüm ve binlerce savaş malzemesi ve aksesuar sıfırdan yapıldı. Kostümlerde ve börklerde kullanılan mücevherler takılar, sanatta kullanılan bakırlar, kılıçlar, kalkanlar ve tüm aksesuarlar Türkiye’nin her yerinden toplatıldı. Ahşap malzemeler tek tek elle yapıldı.\nDiriliş Ertuğrul için Riva ve Beykoz Kundura Fabrikasına 2 plato kuruldu. Kayı Obası Riva’da yeniden canlandı. Riva’daki plato, asıllarına uygun şekilde yapılan 600 metrekarelik Süleyman Şah otağı ve 35 adet çadırla birlikte toplam 40.000 m² alanda kurulmuştur. Diriliş \"Ertuğrul\" set alanında ayrıca 12 adet değişik ebatlarda oba dükkanları, 1 adet kilimhane, otağ meydanı ve talimhane yer almaktadır.\nBeykoz Kundura Fabrikasında 6000 m²’lik kapalı alana Halep, Halep Sarayı, arz odası, konuk odaları, koridorlar, zindanlar, Karatoygar mekanı, Selçuklu kasrı, Tapınakçılar salon ve odaları, tekke ve çadır içleri yapıldı. Yine Kundura Fabrikası’ndaki 5000 m²’lik açık alana Halep çarşısı, kale içi, Süleyman Şah çadır içi, Tapınakçıların zindanı, koridoru ve ibadethanesi inşa edildi.\nAlınan karar ile dizinin 3. sezon çekimlerinin Nevşehir (Kapadokya)'de yapılması kararlaştırıldı.\nBirinci sezon, Kayı Obası beyi Süleyman Şah oğlu Ertuğrul Bey'in Şehzade Numan ve çocuklarını bir grup Tapınak Şovalyesinden kurtarmasıyla başlar. Selçuklu Şehzadesi'nin kızı Halime'ye gönlünü kaptıran Ertuğrul, onu ve ailesini kendi obasına götürür. Ama çok geçmeden Selçuklu komutanı Kara Toygar çıkagelir ve Şehzade ile ailesini geri ister. Oba beyi Süleyman Şah, bu isteği yerine getirmeyince Kara Toygar başka yollara başvurmak zorunda kalır. Kayı Obası, bir yandan da göç edecek bir yurt arayışındadır. Son olarak Halep'e gitmek için toydan karar çıktıktan sonra rüyası üzerine Süleyman Şah, elçi olarak önden oğlu Ertuğrul'u Halep Emiri El Aziz'in sarayına gönderir. Kayı Boyu, Halep'e göç ettikten sonra Ertuğrul öğrenir ki Tapınakçıların kolları Halep sarayına kadar uzanmıştır. Sultan El Aziz'in en güvenilir komutanı Nasır'ın bile hain olduğunu öğrenen Ertuğrul, hem Tapınakçıların oyunlarını Sultan'a gösterip gözünü açmakla uğraşırken bir yandan da Şehzadelerin yanlış ele düşmelerine engel olmaya çalışmaktadır. Sezonun son iki bölümünde ise Ertuğrul ve Kayı alpleri Tapınakçıların sarayını ele geçirir ve Kayı bayraklarını sarayda dalgalandırırlar.\nKayılar kış dolayısıyla tekrar yollara düşer. İkinci sezonun başında bütün Kayı obası Moğolların saldırısına uğrar ve birçok kayıp verir. Bu saldırının ardından Kayı Obası, bölgede bulunan Dodurga Obası'na sığınır. Ertuğrul ise Moğoldan Baycu Noyan'ın eline tutsak düşer. Kayı Obası, Dodurgalıların misafirperverlikleri karşısında müteşekkir iken bir yandan da kayıplarının yaslarını tutarlar. Ertuğrul, Anadolu'daki yeni düşmanı Noyan'ın elinden kurtulmayı başarıp obasına geri döner ama görür ki obasında da hainler cirit atmaktadır. Obadaki hainleri ortaya çıkartmaya çalışırken suçlu durumuna düşen Ertuğrul son çareyi kaçmakta bulur. Konya'dan gelen Korkut Bey'in hatunu Aytolun'un abisi Gümüştekin Bey gelerek Ertuğrul'u yargılamak ister. Bir yandan Aytolun, Gümüştekin ve kızı Goncagül ile uğraşan Ertuğrul ve alpleri, diğer yandan da Moğollar ile cenk etmektedirler. Deli Demir ve Halime Hatun, Konya'ya giderlerken yolda karşılarına eski bir Kayı alpi çıkar. Yıllardır ölü sanılan Süleyman Şah oğlu Sungur Tekin'in aslında Sultan Alâeddin'in casusu olduğu ortaya çıkar. Sungur Tekin ise bu casusluğunu Noyan'a karşı kullanmak isterken Saadettin Köpek'in tuzaklarına düşer ve abisi Gündoğdu ile birlikte Ertuğrul'a sırt çevirir. Sungur Tekin, Ertuğrul ve alplerinin peşine düşünce Noyan, fırsattan istifade kaçmaya çalışır ama Ertuğrul onu öldürür. Sungur Tekin ise ağır yaralanır. Ertuğrul, obayı Bilecik'e taşımak niyetindedir ama beyliği alamayınca peşinden kendisini takip edenleri de alarak kardeşlerinden ayrı yola düşmüştür. Sezonun sonunda Gündoğdu ve Sungur Tekin geride kalırken Hayme Ana ve Ertuğrul, birlikte Bilecik'e yola çıkarlar. Kayıların beyliği ise Ertuğrul'a geçer.\nKayılar artık ikiye bölünmüştür. Ertuğrul Bey'in önderliğindeki oba bir süredir sıkıntıdadır. Ertuğrul Bey, ticaretten pek anlamadığından dolayı bu sıkıntı biraz uzun sürmüştür. Bu durum da oba halkının ara ara hoşnutsuzluğuna sebep olmuştur. Ama bütün bunların yanında Ertuğrul Bey'in yeni düşmanları ile eski rakibi Emir Saadettin Köpek bir olmuş ve dinlenmemektedirler. Yakın bölgede bulunan müslüman Çavdar Obası beyi Candar Bey'in oğlu Ural, Ertuğrul'un alplerine gece saldırısı düzenleyince Candar Bey, olayı örtbas edip Kayılar ile ilişkilerini düzeltmek istemiştir. Hanlıpazar sahibi Simon’dan ortak kilimhane için yeni bir tezgâh istenmiştir. Bunu duyan Ural çok sinirlenip kadınların kervanını adamlarına bastırmıştır. Gündüz ölümün eşiğine gelmiş, Halime Sultan ve Aslıhan Hatun kaçırılmıştır. Ural ve Aliyar Ertuğrul’a yardım edince dostluk kurulmuştur. Simon ve Maria zehiri mektubun içine döküp Turgut Alp aracılığıyla Ertuğrulu zehirlerler. Ertuğrul iyileşir, fakat bunu ahaliden gizler ve aniden Hanlıpazar’ı basar ve fetheder. Simon ve Tüccar Hasan kaçar. Ural Simon’u öldürerek Simon ile kirli ilişkisini örtbas eder ve kendini kahraman sayarak han ve pazara ortaklık talep eder. Bamsı suikasta kurban giden Karahisar tekfurunun kzına aşık olur, ama hırslı Türk düşmanı ve tekfur katili Vasilius, Helena Hatun ile evlenmek ister. Bunu duyan Bamsı sinirlenir.\n\n\nRené Capitant\nRené Capitant (d. 19 Ağustos 1901, La Tronche (Isère) - ö. 23 Mayıs 1970, Suresnes (Hauts-de-Seine)) Fransız gaullist siyasetçi. Eski adalet bakanı.\nBabası eski yargıç Henri Capitant'dır (1865-1937). Paris Hukuk Fakültesi'nden mezun olmuş ve ardından Hukuk doktorası yapmıştır. 1930'da Strazburg Üniversitesi'nde görevlendirilmiştir. 1930'lu yıllarda Antifaşist Entelektüeller Teyakkuz Komitesi'nde görev almıştır. 1940 yılında General de Gaulle direniş çağrısına uyarak, direniş hareketine katılmıştır. 1941 yılında Cezayir Üniversitesi'nde hukuk profesörü olarak görev almıştır. Geçiş hükümetinde milli eğitim bakanlığı yapmıştır. Fransa'nın işgalden kurtulması sonrası, 1945-1951 yıllarında milletvekilliği yapmıştır. Sol gaullist olarak bilinen René Capitant, Demokratik Sol Birlik - Gaullist Birlik hareketinin kurucuları arasında yer almıştır. Ardından Fransa Halkı Birliği'nin (RPF) önemli yöneticileri arasında yer almıştır. 1962-1968 yıllarında Paris milletvekilliği yapmıştır. 1960'lı yıllarda başbakan Georges Pompidou'ya karşı muhalefetiyle gündeme gelmiş, gaullist hareketi sağcılaştırdığını savunmuş ve Demokratik İş Birliği'nin (UDT) her alanında şunu belirtmiştir: \"\"Gerçek gaullizm soldadır.\"\"\nFransa'daki Mayıs 1968 olaylarının ardından yapılan hükûmet revizyonu ile beraber adalet bakanı olmuş ve 1968 yılı sonbaharında geçirdiği kalp krizi sonucu Cumhurbaşkanı de Gaulle'e istifasını sunsa da istifası reddedilmiştir. 27 Nisan 1969 tarihinde yapılan referandumun reddedilmesi sonucu Cumhurbaşkanı de Gaulle istifa etmiştir, de Gaulle'e sadık olan Capitant da aynı gün bakanlıktan istifa etmiştir.\n1969 yılında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Georges Pompidou'yu desteklemeyi reddetmiştir. 23 Mayıs 1970 tarihinde kalp krizinden ölmüştür.\nYerel Yönetimler\nMeclis\nHükümet\n\n\nÇukurkuyu, Bor\nÇukurkuyu, Niğde'nin Bor ilçesine bağlı bir beldedir. Beldeye bağlı 2 mahalle bulunmaktadır. Bunlar; Bektik Mahallesi ve Türkmenyurdu Mahallesi'dir.\n1928 yılından beri aynı adla anılan köy, 1956 yılında belde belediyesi statüsünü alarak beldeye dönüştürülmüştür. Çukurkuyu ismi daha eski bir yerleşim olan Kızılca, Kızılcalılar tarafından verilmiştir. Kasabanın yerleşimi ve kurulması Kızılca'da ikamet eden 4 kardeşten birinin ayrılıp 3 km yakına yerleşmesi sonucu başlamıştır ve oluşmuştur.\nBelde; Niğde il merkezine 40 km, Bor ilçe merkezine 25, Altunhisar ilçe merkezine ise 16 km uzaklıktadır. Kızılca Kasabasına 3 km uzaklıktadır.\n\n\nUcarı, Acıpayam\nUcarı, Denizli'nin Acıpayam ilçesine bağlı bir mahalle.\n\n\nKaranlıkdere, Bor\nKaranlıkdere, Niğde ilinin Bor ilçesine bağlı bir köydür.\n1928 yılında adı Asbuzu olan köyün adı sonradan Karanlıkdere olarak değiştirilmiştir. 1990'lı yıllarda belediye statüsü alarak beldeye dönüşen kasabanın belediye statüsü, nüfusunun 2000 kişinin altına düşmesi üzerine 2013 yılında sona erdi.\nKöy, Bor ilçe merkezine 20 km uzaklıktadır.\n\n\nPhablet\nPhablet (Phonelet, Tabphone veya Fablet olarak da bilinir), akıllı telefon ile tablet bilgisayarların birleşimi için kullanılan bir kelimedir. Şu an mobil aygıtların en son form faktörlerinden biri olarak kabul ediliyor. Phabletler genellikle 5.5-6.9 inç arasında ekran boyutlarına sahiptir. Mobil web taramalara ve multimedya içeriklere elverişlidir. Bu yüzden genellikle iş insanları veya multimedya içeriklerle ilgilenen kişiler tarafından tercih edilir.\nPhabletler yazımı, çizimi, not almayı ve açıklama girmeyi kolaylaştırmak için kalemle kullanıma karşı optimize edilir (veya Stylus Kalem adı verilen dokunmatik ekran kalemi cihaz ile birlikte gelir). Benzer formdaki cihazlar 1993'ten beri üretse de phablet akımı Samsung Galaxy Note öncülüğünde 2011 yılında başlamıştır.\nGünümüzde ise Galaxy Note 3, Galaxy Note 8.0, Galaxy Tab 3 8.0, Xperia Z Ultra, Xperia T2 Ultra, Nokia Lumia 1520 gibi cihazlar phablet cihazlar olarak üretilmekte ve satışa sunulmaktadır. Galaxy Mega kalemle kullanımı desteklemediği için kullanıcı kitlesi tercihini Galaxy Note'dan yana yapmıştır.\nPhabletler, az yer kaplaması, daha hafif oluşu ve işlevselliğinden ötürü tablet ve bilgisayarlara tercih edilmektedir.\n\nKayumjan Åžaripov\nKayumjan Şaripov (d. 27 Haziran 1991), Türk Metal Kırıkkalespor'da forma giyen Kırgız millî futbolcudur.\nOsmanlıspor'a transfer olduktan sonra lig maçlarında forma şansı bulamayan Şaripov, 2015-2016 sezonunda Bölgesel Amatör Lig ekibi Elaziz Belediyespor'a transfer oldu. Bölgesel Amatör Lig 2. Grup'ta takımıyla birlikte şampiyon olup 3. Lig'e yükseldikten sonra 2. ve 3. liglerde yabancı oyuncu oynatılamaması nedeniyle kulüple olan sözleşmesi sona erdi.\n\n\nAndreas Samaris\nAndreas Samaris (d. 13 Haziran 1989, Patras), orta saha mevkiinde görev yapan Yunan futbolcudur. Benfica'da forma giymektedir.\n13 Haziran 1989'da, Yunanistan/Patras'ta dünyaya gelen Samaris, profesyonel futbol kariyerine 17 yaşında doğduğu şehrin takımı PAO Varda takımında başladı. 3 sene doğduğu şehrin takımı Varda forması terlettikten sonra 20 yaşında Panionios'a transfer oldu. Panionios'ta başarılı bir performans sergiledi ardından 23 yaşında Yunan devi Olmpiakos'a transfer oldu.\n350 bin bedel ile Olympiakos'a transfer oldu. Bonservisi alınıp kiralık olarak Panionios'a yollandı. Artık as olarak çıkma zamanı gelmişti. 13/14 sezonu onun yükseldiği sezon oldu. 13/14 sezonun Olimpiakos forması ile 38 maça çıkan Samaris, 4 gol 5 asist'e imza attı. Gol veya asistten çok oynadığı oyun ile dikkatleri üzerine topladı. Olympiakos formasıyla ilk golünü Panthrakikos'a karşı atan Samaris o maçta aynı zamanda 2 de asist yaptı. Tek sezonda oyununa çok şey katan Samaris, Olympiakos ile birlikte lig şampiyonluğu yaşadı.\n2014-15 transfer döneminde ise 10,00 milyon € bonservis bedeli karşılığında Olimpiakos'a transfer oldu.\n2014 FIFA Dünya Kupası'nda Yunanistan kadrosunda bulunan Samaris, toplam 2 maça çıktı ve 78 dakika oyunda kaldığı Fildişi Sahili maçında takımının ilk golünü attı. Toplamda ise Yunanistan formasını 6 kez giyen Samaris, ilk maçına ise 2013 senesinde çıktı.\n\n\nMartin Linnes\nMartin Linnes (d. 20 Eylül 1991, Kongsvinger), Sağ bek mevkinde oynayan Norveçli millî futbolcudur. Galatasaray'da forma giymektedir.\nFutbol kariyerine Sander kulübünün alt yapısında başlamıştır. Daha Sonra Kongsvinger kulübünün alt yapısına geçmiştir.\nProfesyonel futbol kariyerine alt yapısında da forma giydiği Norveç'in Kongsvinger kulübünde başlamıştır.\nİlk sezonunda Norveç'in 1. ligi olan Eliteserien de 15 maçta maçta görev almıştır. 3 de kupa maçında forma giyen Linnes ilk seoznunda 18 maçta Kongsvinger formasını giymiştir.\nKongsvinger kulübündeki 2. sezonunda takımın bir alt ligi olan Adeccoligaen ligine düşmesi ile 2. Ligde forma giymiştir. Kongsvinger'deki 2. sezonunda 26 Eliteserien de maça çıkmış ve bu maçlarda 1 de gol atmıştır. 3 de kupa maçında görev alan Linnes toplam da 29 maçta forma giymiş 1 de gol atmıştır.\nKongsvinger takımdaki performansı ile dikkat çeken Linnes 2012 yılında Molde kulübü ile 5 yıllık sözleşme imzalamıştır.\nMolde kulübündeki ilk yılında 24 lig maçı olmak üzere, 3 Norveç Kupası, 8'de Avrupa Kupları olmak üzere 35 maçta forma giydi ve bu maçlarda 1 gol attı.\nSağ bek olmasına rağmen golcü kimliği ile ön plana çıktı. Molde'deki 2. sezonunda 24 lig maçında 4 gol, 6 Norveç Kupasında 1 gol ve 4 Avrupa Kupası maçında 1 gol olmak üzere, toplamda 34 maçta forma giydi, 5 gol attı ve 6 asist yaptı.\nMolde'deki 3. sezonunda ligde 28 maç ve 4 gol, Norveç Kupasında 6 maç, Avrupa Kupası'nda 4 maç olmak üzere toplamda 38 maçta forma giydi ve 4 gol attı.\nMolde'deki 4. sezonunda ligde 28 maç ve 2 gol, Norveç Kupasında 2 maç, Avrupa Kupası'nda 11 maç ve 1 gol olmak üzere toplamda 41 maçta forma giydi ve 3 gol attı.\n11 Ocak 2016 tarihinde €2 milyon karşılığında Galatasaray ile yıllığı €1 milyon olmak üzere 3.5. yıllık sözleşme imzaladı. Martin 2015-16 sezonunda Galatasaray forması ile 17 resmi maça çıkıp 2 asist yapmıştır.\nSezonun ilk maçında Kardemir Karabükspor karşısında ilk 11'de başlamıştır. Fakat maç içinde teknik direktör Jan Olde Riekerink ile tartışması sonucunda Riekerink tarafından oyundan alınmış, ikinci Süper Lig maçında forma şansı bulamamıştır. Ligde 10 hafta üst üste forma giyemeyen Linnes, 12. haftadaki Bursaspor mücadeleyle yeninden sahalara döndü. 26. haftada Adanaspor, 33. haftada Alanyaspor ve 34. haftada Konyaspor mücadelelerinde asist yaptı. Toplamda 26 resmi maçta forma giyip 1 gol 5 asist ile oynadı. Ayrıca Bursaspor'a karşı 3-1 galip gelinen TFF Süper Kupa maçıyla Galatasaray'da ilk kupasını kazandı.\nSezonun ilk maçında Kayserispor'a karşı ilk 11'de maça başladı ve 1 tane de asist yaptı. Ligin ilk 4 haftasındaki mücadelelerin tamamında 90 dakika forma şansı buldu. Daha sonraki haftalarda aralıklı olarak forma giydi. Igor Tudor'un takımdan ayrılıp yerine Fatih Terim'in gelmesiyle birlikte 17. haftada Göztepe maçında 90 dakika forma şansı buldu. Sezon boyunca 20 tanesi lig olmak üzere 28 maça çıktı, 4 asist yaptı. Ayrıca yıl sonunda Galatasaray ile ilk Süper Lig şampiyonluğunu yaşadı.\n2018-19 sezonu da genel anlamda rotasyon oyuncusu olarak geçirdi. Ligdeki ilk 9 maçın sadece 1 tanesinde forma giydi. Ligin 12. haftasındaki derbide Fenerbahçe maçında takımını 2-0 öne geçiren golü kaydetti. 34. haftada şampiyonluğun garantilenip çıkıldığı Sivasspor maçında 1 gol 1 asist ile oynadı. 18 Eylül 2018'de Lokomotif Moskova maçına kariyerinin ilk UEFA Şampiyonlar Ligi maçına çıktı. Galatasaray'ın 2018-19 sezonunda oynadığı 6 Şampiyonlar Ligi maçının 5'inde forma giydi. Tüm kulvarlarda toplam 33 resmi maça çıktı ve sezonu 4 gol 2 asist ile tamamladı. Sezon sonunda Galatasaray ile ilk Türkiye Kupası ve ikinci Süper Lig şampiyonluğunu yaşadı. 11 Nisan 2019'da takımı ile 2 yıllık yeni sözleşme imzaladı.\nLigin ilk yarısında yabancı kuralı sebebiyle lisansı çıkarılmadı. Bu yüzden herhangi bir maçta forma giyemedi. İkinci yarıda ise lisansı yeniden çıkarıldı. Sezonun kalan kısmında 12 tanesi lig olmak üzere 16 maça çıktı.\n\n\nForever Strong\nForever Strong, Ryan Little tarafından yönetilen ve 26 Eylül 2008'de David Pliler tarafından yazılmış ve yayımlanmış bir spor filmidir. Filmin başrollerinde Sean Faris, Gary Cole, Penn Badgley, Arielle Kebbel, Sean Astin, Neal McDonough, Olesya Rulin bulunmaktadır.\nRick Penning , rugby liginde bir takımda oynamaktadır. Çok yeteneklidir fakat sorunları yüzünden kendini oyuna tam veremez. Bar çıkışında sarhoşken polislere yakalanır ve cezalandırılır. Cezasına gözetmenlik yapacak kişi ise rakip takımlardan birinin koçu Gelwixtir. Rick kendini keşfetme yolunda Gelwixten yardım alacak ve önlerindeki büyük final maçını beraberce bekleyeceklerdir. Bu onların hayattaki en büyük sınavlarından biri olacaktır.\n\n\nWWE Armageddon\nArmageddon, WWE'nin eski bir pay-per-view programıdır. Raw ile SmackDown programlarını kapsayan etkinlik, 12 Aralık 1999 tarihinde Sunrise, Florida'da başladı, 14 Aralık 2008 tarihinde Buffalo, New York'ta sona erdi ve yerini programı aldı.\n\n\nJean Le Garrec\nJean Le Garrec (d. 9 Ağustos 1929, Palais, Belle-Île-en-Mer (Morbihan)) Fransız sosyalist siyasetçi.\n1970'li yılların başında Birleşik Sosyalist Parti'ye (PSU) üye olmuş ve 1974 yılında Michel Rocard'ı takip ederek Sosyalist Parti'ye katılmıştır. 1981-1993 ve 1997-2007 yıllarında Nord milletvekili olmuştur. Bakanlık, Meclis Maliye ve Kültürel İşler Komisyonları Başkanlığı ve Meclis Başkanvekilliği gibi görevlerde bulunmuştur. Martine Aubry'nin başını çektiği Sosyalist Parti içindeki \"Réformer\" Çalışma Grubu'nda yer almıştır. 2007 milletvekili seçimlerinde aday olmayarak siyasetten çekilmiştir.\nYerel Yönetimler\nMeclis\nHükümet\nDiğer\n\n\nZâfir\nZafir veya El-Zafir bi-din Allah (d: Şubat 1133 – ö: Mart 1154, Kahire) Tam Adı: \"Ebu Muhammad El-Zafir bi-dīn Allah İsmāīl bin El-Ḥafîz\" .\n8 Ekim 1149 - Mart 1154 döneminde Yedinci Fâtımî Hâlifesi ve İsmâilîyye-Hafizilik Mezhebi'nin \"\"Ikinci İmâmı\"\".\nZafir (El-Zafir bi-din Allah) babası Fatımi Halifesi lHâfız'in dördüncü erkek çocuğu idi. Ama ağabeyleri daha babası hayatta iken ölmüşler ve Zafir babası tarafından varis ve veliaht olarak ilan edilmişti. Babası Halife Hâfız 8 Ekim 1149'da ölmesi üzerine 17 yaşına daha girmemiş iken Fatımiler Halifesi tahtına geçirildi. Bu tahta çıkma nedeniyle Fatımiler ordusu askerlerinin kendine bağlığını sağlamak için Vezir'in tavsiyesi ile ordu mensuplarına büyük bahşişler dağıttı.\n(\"Vasıta\" unvanıyla da anılan) Vezir Bin El-Masal (veya Nedim al-din Salim Ebül-Fath bin Muhammad bin El-Masal Lukka El-Magrib El-Afdal) devleti idaresinin tümünün üzerine almıştı. Gayet yakışıklı bir genç olan halifeyi sarayda cariyeleri ile sarayda harem zevkleri ile uğraşmaya teşvik etti. Babasının hükûmet döneminde bile Fatimiler devletinin Mısır üzerindeki iktidar gücü gayet zayıflamıştı ve bu zayıflama Zafir döneminde de devam etti. Vezir Bin Masal devamlı Fatımiler ordusu içinde bulunan Berber asıllı birlikler ile Sudan ve güneyden toplanan siyahi birlikler ve kölemen Türk asıllı birlikler arasından çıkması olağan hale gelen ciddi anlaşmazlıklara çözüm bulmakla zamanının geçirmekte idi. Daha halife tahta geçtikten hemen sonra Vezir Kasım 1149'da bir asker isyanını bastırmak ve bu isyan elabaşılarını elimine etmek zorunda kalmıştı. \nTam bu sırada bir önceki Vezir olan ve İskenderiye valisi olan El-Adil bin El-Salar isyan ederek İskenderiye'den Kahire üzerine yürüdü. Halife, Vezir Bin El Masal'ı Havf bölgesine yeni asker toplamak üzerine gönderdi ve Bin El-Salar Kahire'ye girdi. Fakat El-Masal Berberler, Bedevi Araplar ve güneyde Sudan sınırından siyahilerden epeyce çok sayıda asker topladı. Bu yeni ordusu ile Aralık 1149'da El-Salar üzerine hücuma geçip bir geçici başarı kazandı. El-Salar Yukarı Mısır'a geçildi ve burada ordusunu güçlendirmeye çalıştı. El-Salar'ın üvey oğlu olan Abbas Nasr bin Ebu-l Kutup komutasında (ve Talai bin Rüzzik'in içinde bulunduğu) bir ordu 19 Şubat 1150'de El-Masal ordusu ile Bahnasan vilayetinde \"Dalaran (veya Dillas) Muharebesi\"'ne girişti ve El-Masal bu muharebeyi kaybetti ve bu savaşta El-Masal öldürüldü.\nEl-Adil bin El-Salar \"El-Adil\" lakabı ile halife Zafir tarafından Kahire'de Fatımiler Devleti Veziri tayin edildi. Vezir olarak önce Fatımiler sarayında ortaya çıkartılan bir saraylılar komplosu ile uğraşmak zorunda kaldı. Komplocuların önderleri idam edildi ve komploya diğer katılanlar devletin güney sınırlarına sürgüne gönderildiler.\nHaçlı Kudüs Krallığı'nın Mısır'a gözünü dikmiş olduğu bilinmekte idi ve Haçlılar Fatimilerin elinde bulunan Filistin topraklarına akınlara başlamışlardı. Yeni Vezir El-Adil bin El-Salar bu Haçlılar sorunu çözmek için El Cezire'de Selçuklu Musul Atabeyi olan Nureddin Zengi ile müteffiklik anlaşması yapmaya karar verdi. Ekim veya Kasım 1150'de Haçlılar veya Avrupa'dan gelen bazı gemiler Fatımiler elinde bulunan \"Farama\"'ya hücum edip bu şehir limanını ele geçirip yaktılar. Vezir El-Salar buna karşılık vermek için 1151 yazında Doğu Akdeniz sahillerine bir Fatımi filosu göndererek Haçlılar elinde bulunan Yafa, Akka, Sayda, Beyrut ve Trablusşam limanlarına hücumlarda bulundu ve Filistin'e hac için batı Avrupa'dan gelen birçok Hristiyan hacı öldürüldü. Bu hücumlarla Doğu Akdeniz kıyıları ticaretini, özellikle kumaş ticaretini hatta Fatimiler sarayına gönderilen kumaşlar ticaretini bile, dondurdu. Halep'te olan Nureddin Zengi bu denizden Fatımilerin Haçlılara üzerine hücumlarını karadan Haçlılara üzerine yaptığı hücumlarla destekledi; ama sonunda kendine bağlı olan Şam Emiri'ne karşı tedbir uygulanmasını önlemek için bu kara destek akınlarını durdurdu. \n1153'de Haçlılar Kudüs Krallığı Filistin'de en son ve en büyük Fatimi kalesi ve liman şehri olan Aşkelon şehrini kuşatmata aldılar. Nisan 1153'de Vezir El-Adil bin Salar üvey oğlu olan El-Abbas Nasr ve yardımcı komutanı olan Usama bin El-Devla bin Mundih'i Haçlıların kuşatmakta oldukları Aşkelon kalesini kurtarmak için hazırlanan orduya komutan atadı. Bundan ne Abbas'ı ne de Usama memnun oldular. Ordu ile Bilhays şehrine varılınca El-Abbas Nasr oğlu olan Nasıraddin Nasr'ı Kahire'ye Vezirlik görevinin kendine verilmesini istemek üzere halife Zafir'e gönderdi. Halife Zafir ile oğlu Nasıraddin Nasr gayet iyi arkadaştılar; Nasıraddin Nasr halife El-Zafir'in nedimi olarak açıkça bilinmekteydi ve genellikle ikisinin arasında yakın eşcinsel ilişki olduğu kabul edilmekteydi.\nNasıreddin Kahire'ye gidip halife ile görüştü ve halife onun babasının Vezir olma isteğini redetmedi. O gece Nasıraddin El-Adil'in annesinin ve babası El-Abbas Nasr'ın cariyelerinin kaldığı büyükannesinin aile konağında kalmaktaydı. Nasıraddin o gece Vezir El-Adil'in odasına girdi o uyurken kafasını keserek onu öldürdü. Bu ölüm haberi ile halifinin kendisini Vezir tayin etmeye hazır olduğu haberini güvercin postası ile babası El-Abbas Nasr'a'a gönderdi.\n9 Nisan 1153'de El-Abbas Nasr Kahire'ye geri döndü. Abbas Vezir olmak için Halife Zafir ve en yakın danışmanları ile görüştü. Bu danışmanlar, genellikle öldürülmüş olan El-Adil El-Salar'ın adamları oluduğu için, Abbas'ın Vezir olmasına itiraz ettiler. Başlıca itirazları Abbas'ın Sünni olması ve onun gayet yakın akrabası olduğu El-Adil El-Salar'ı öldürtmesi idi. Ama ayrıca kendine yardımcı komutan olan Usama bin Mundih'in Suriye hükümdarı olan Zengilerin bir adamı hatta casusu olduğu idi. Buna rağmen Abbas bin Nasr Vezir olarak tayin edildi. Halife danışmalarının tutumunu Usama bin Mundih öğrenmişti. El-Abbas Nasr'a bunu istihbarat olarak verdi ve El-Abbas Nasr'ın Vezir'liğini sağlamlaştırması için Halife Zafir'i tahttan indirip; onu öldürttüp; daha çok etkilenebilinecek bir halifenin tahta geçirlmesini tavsiye etti.\nAbbas El-Nasır oğlu Nasıraddin Nasr'ı, eşcinsel sevgilisi olduğu Halife Zafir'e babasının iyi bir Vezir olacağına inandırmak için gönderdi. Nasıraddin Nasr sevglisi olduğu Halife Zafir ile Vezir'in sarayı olan Maymuniyye'de o akşam buluştular. Bu sarayın korumaları sayısı çok azdı. Halife ile Nasıraddin Nasr arasında ne geçtiği bilinmemektedir. Fakat Nasıraddin Nasr'ın 21 yasında olana Halife Zafir'i bıçaklayıp öldürdüğü ve cesedini saray zeminde bir mermer taş altında sakladığı bilinmektedir. Nasıraddin Nasr ertesi sabah bu durumu babası Vezir Abbas'a da bildirdiği iddia edilmektedir.\nBuna rağmen Vezir Abbas Nasr sabahleyin Saray'a giderek Halife ile görüşmek istedi ve Halife'nin bulunamadığı için kendi ile görüşemeyeceği kendine bildirildi. Saray'da bulunan halifenin bir kölesi halifenin öldürülmesi ve cesedinin saklanması görmüştü; önce saray bahçesinei saklandı ve sonra eski halifenin iki küçük kardeşine olan biteni anlattı. Abbas Nasr ıse konağına geri döndü ve oğlu Nasıraddin Nasr geri dönmemişti. Oradan saraya geri döndü ve sarayın kapılarını zorla açtırdı ve sözde soruşturmalara başladı. Önce halifenin küçük iki kardeşini da soruşturmaya tuttu. Bunlardan olanı şahit köleden öğrenmiş olan Cibril Yusuf Abbas Nasr'a Halifeye ne olduğunu oğlu Nasırullah Nasr'a sormasını açıkça söyledi. Abbas El-Nasr bu Zafir'in kardeşlerı olan iki prensi öldürttü. Sonra da halife Zafir'in idam edilen kardeşları tarafından öldürtüldüğünü ilan etti.\nSonra'da öldürttüğü prenslarden olan Ebu-Cafer'in 5 yaşında oğlu olan İsa'yı karşısına getirtti. Onun El-Faiz bi-Nasrillah adı ile Fatimi Halifesi olarak tahta geçtiğini ilan etti. Bu çocuğun halifenin sarayda karışıklığı ve iki amca ve babasının ölülerini gördükten sonra büyük bir psikolojik kriz geçirdiğini ve 11 yaşında iken ölene kadar zaman zaman sara nöbetleri geçirdiği de bildirilmektedir.\nEl-Abbas Nasr'ın ise Vezirliği çok sürmedi. Mısır'da uzun süren bir iç savaş başladı, Bu savaşın başında bir taşra eyaleti valisi olan ve güney Mısır'da aşiret reislerinin desteği ve bir kısım Fatımiler ordusu mensuplarından kurulan bir ordu ile Talai bin Rüzzik El-Salih Kahire'ye yürüyüp şehri kuşatmaya aldı. Vezir olan El-Abbas Nasr, oğlu Nasıraddin Nasr ve Usama bin Mundih bir kulede bir müddet direnişte bulunduktan sonra devlet hazinesi ile birlikte Kahire'den kaçtılar.\nTemmuz 1154'te yeni çocuk halifenin naibi ve Vezir olarak Talai bin Rüzzik El-Salih atandı.\nAğustos 1154'te Haçlılar Kudüs Krallığı Filistin'de en son ve en büyük Fatimi kalesi ve liman şehri olan Aşkelon şehrini kuşatmaya aldılar ve bu kaleyi ellerine geçirdiler. Böylece Fatimiler doğu Akdeniz kıyılarında ve Filistin'de bulunan en önemli stratejik kale ve ticari limanını kaybettiler.\n\n\nJonathan Ayité\nJonathan Ayité (d. 21 Temmuz 1985), Togolu futbolcudur.\n2014-15 sezonunda 19 gol atarak 1. Lig gol kralı olmuştur.\n\n\nWrestleMania 2000\nWrestleMania 2000 (ya da normal adıyla WrestleMania 16), WWE tarafından düzenlenen pay-per-view programıdır. 2 Nisan 2000 tarihinde düzenlenen bu programın sponsorluğunu Snickers, ev sahipliğini ise Anaheim, Kaliforniya'da yer alan Arrowhead Pond yaptı.\n\n\nYussif Chibsah\nYussif Chibsah (d. 30 Aralık 1983), Ganalı futbolcudur. Ljungskile SK'da oynamaktadır.\n\n\nWrestleMania X-Seven\nWrestleMania XVII (ya da normal adıyla WrestleMania 17), WWE tarafından düzenlenen pay-per-view programıdır. 1 Nisan 2001 tarihinde düzenlenen bu programın sponsorluğunu Snickers, ev sahipliğini ise Houston, Teksas'ta yer alan Astrodome yaptı.\n\n\nWrestleMania X8\nWrestleMania X8 (ya da normal adıyla WrestleMania 18), WWE tarafından düzenlenen pay-per-view programıdır. 17 Mart 2002 tarihinde düzenlenen bu programın sponsorluğunu Skittles, ev sahipliğini ise Toronto, Kanada'da yer alan SkyDome yaptı.\n\n\nCJ\nCJ, ÅŸu anlamlara gelebilir:\n\n\n35 saat kanunu\n35 saat kanunu, 1998 ve 2000 yıllarında parlamento tarafından oylanıp 2000 yılında Lionel Jospin Hükümeti tarafından yürürlüğe sokulan kanun, Fransız iktisadi politikası açısından bir ölçüt olarak görülmektedir. Ücretli çalışma zamanın yasal olarak haftada 35 saat ile sabitlenmesini sağlayan kanundur.\n1981 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimleri kampanya sürecinde François Mitterrand'ın hazırladığı \"\"Fransa için 110 öneri\"\"den biri olan 35 saat haftalık çalışma süresi Mitterrand'ın seçildiği döneminde ancak 39 saate düşürülebilmiş ve 1997 milletvekili seçimlerine giden süreçte Sosyalist Parti'nin programına dahil edilmiştir. 35 saat kanunu Çalışma Bakanı Martine Aubry tarafından parlamentoya sunulmuş ve parlamentodan geçirilmiştir.\nBu kanunun; istihdam yaratmak, sosyal diyaloğu sağlamak; ayrıca çalışanlara serbest zaman yaratıp, yaşam şartlarını ve çalışanların sağlığını iyileştirmeyi hedeflemiştir.\nBu kanuna hem iş adamları hem de sağ muhalefet tepki göstermiştir.\nFransız işçi sendikaları tarafından yönetilen Sosyal ve Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü'nün (IRES) açıklamasına göre 2002 yılında net 500 bin istihdam yaratılmıştır. Kanunu geçiren dönemin Çalışma Bakanı Martine Aubry'nin açıklamasına göreyse yaklaşık 400 bin net istihdam yaratılmış, hastaneler ve yerel yönetim çalışanları hariç.\n\n\nD-Generation X\nD-Generation X (bilinen adıyla; DX), üç kez kurulup aynı seferde dağılan, 1997 yılında başlayıp 2010 yılında devri sona eren, WWE'nin kurduğu bir profesyonel güreş grubudur. Bu grupta ön plana çıkan isimler; Triple H ile Shawn Michaels'dır.\n\n\nÇine Madranspor\nÇine Madranspor, 1926'da Aydın ilinin Çine ilçesinde kurulmuş bir spor kulübüdür.\n1926'da Yeşil-Sarı renklerle kurulan Çine Madranspor, 1956'da İstanbul 1984-1985, 1985-1986 ve 1986-1987 sezonlarında 3. Lig'de mücadele etti. Ancak 1986-1987 sezonunu 6. Grupta 15. sırada tamamlayarak Amatör Lig'e düştü. 2010-2011 sezonunda Bölgesel Amatör Lig'de mücadele etmeye başlayan kulüp, 2013-2014 sezonunda Bölgesel Amatör Lig 7. Grup'ta lider bitirmiş ve 03 Mayıs 2014 tarihinde 3. Lige yükselme play-off maçında Manisa Belediyespor'u 84. ve 87. dakikalarda bulduğu gollerle mağlup ederek 27 yıl sonra tekrar 3. lige yükselmiştir. 2014-2015 ve 2015-2016 sezonlarında 3. Lig'de mücadele eden ekip, tekrar düşmüştür. Şu an Bölgesel Amatör Lig 8. Grupta mücadele etmektedir. İç saha maçlarını Çine ilçesindeki Yüksel Yalova Stadyumu'nda oynamaktadır.\n\n\nValérie Létard\nValérie Létard (d. 13 Ekim 1962, Orchies (Nord)) Fransız merkez sağ siyasetçi.\nYerel Kalkınma ve Dayanışmacı Ekonomi alanında diploma sahibidir. Sosyal-demokrat Parti'ye katılmıştır. Valenciennes belediye başkanı Jean-Louis Borloo tarafından belediye ekibinde yer alması önerilmiştir. UDF'ten 2001 yılında senatör seçilen Valérie Létard, sosyal konular ve şehir politikaları üzerine çalışmalar yapmıştır. 2. François Fillon Hükümeti'nde devlet sekreteri olarak görev almıştır . 2011 yılında senato başkanlığı için aday olmuş ancak seçimleri Sosyalist aday Jean-Pierre Bel kazanmıştır. Halen UDI'de siyaset yapmaktadır. Ayrıca Jean-Louis Borloo'ya yakınlığıyla bilinmektedir.\n\n\nKevin Gray\nKevin Gray (d. 25 Şubat 1958 ; ö. 11 Şubat 2013), Amerikalı tiyatro oyuncusu.\nDuke Üniversitesini bitirdi. 1985'te Broadway müzikali olan Stephen Sondheim'in yönettiği müzikal operet \"Pacific Overtures\" ile sahne yaşamına adım attı. Bunu 1986'da yine bir müzikal olan \"Operadaki Hayalet\" 'te küçük bir rol yakip etmiş oyuncu bu gösterinin Dünya prömiyerindede rol almıştır.\nOyuncu Kevın Gray 55 yaşında kalp krizi sonucu ölmüştür.\n\n\nDennis Burkley\nDennis Henry Burkley (10 Eylül 1945 – 14 Haziran 2013), Amerikalı oyuncu. Los Angeles'ın Vay Nuys bölgesinde dünyaya gelen oyuncu, Teksas'ın Grand Prairie bölgesinden büyümüştür.\nBurada Teksas \"Christian Üniversitesi\" 'ne gittikten sonra, televizyon ve film projelerinde yer almaya başlamıştır. \"King of the Hill\", \"My Name is Earl\" gibi televizyon dizilerinde yer aldıktan sonra Con Air, Tin Cup ve The Doors filmleride rol almıştır.\n1997-2010 yıllarına televizyon dünyasına damga vuran King of the Hill dizisinde \"Principal Moss\" karakteriyle özdeşleşen oyuncu 67 yaşında uykusunda ölmüştür.\n\n\nGildart Jackson\nGildart Jackson (?-?), Amerikalı oyuncu.\n1997'de oyuncu Melora Hardin ile evlenmiş iki çocukları bulunmaktadır.\n\n\nAMD Jaguar\nJaguar ya da Family 16h kod adlı AMD tarafından düşük güç tüketen Bobcat mimarisinin devamı hatta benzer bir mimari kullanan SoC (System on a Chip) üretimine dayalı bir mikroişlemcidir. İki yönlü Superscalar ve Alan Dışı Emir(OoE) yeteneğine sahiptir. Ayrıca Jaguar mimarisi AMD'nin Yarı Özelleştirilebilir İş Ünitesi (Semi-Custom Business Unit) ailesinin 4 üyesini oluşturur. Kabini;Notebook ve mini bilgisayarlar.Temash tabletler.Kyoto mikro sunucular ve gömülü uygulamalar için G-Series. Hem Playstation 4 hem de Xbox One jaguar mimarisini kullanır..\nJaguar çekirdeği bu komut ve komut setlerini destekler: MMX, SSE, SSE2, SSE3, SSSE3, SSE4a, SSE4.1, SSE4.2, AVX, F16C, CLMUL, AES, BMI1, MOVBE (Move Big-Endian komutu), XSAVE/XSAVEOPT, ABM (POPCNT/LZCNT), ve AMD-V.\nDoku haritalama birimi|Doku Eşleme Birimleri : Render Çıkış Birimi|Render Çıkış Üniteleri\n\n\nRudy Salles\nRudy Salles (d. 30 Temmuz 1954, Nice) Fransız merkez sağ siyasetçi, milletvekili\nAvukatlık olan Rudy Salles, 1983 yılında Nice belediye meclisi üyeliğine seçilmiş ve 1995 yılına kadar bu görevi sürdürmüştür, 1986-1992 yıllarında Provence-Alpes-Côte d'Azur bölgesel konseyi üyesi olmuştur. 1988 yılından itibaren Alpes-Maritimes milletvekilidir. Meclis Sekreteri ve Başkanvekili gibi görevlerde bulunmuş, 2007 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimleri UDF için kampanya yapıp François Bayrou'yu desteklemiş ancak Bayrou'yu MoDem'in kuruluşunda takip etmemiş, 2. turda Nicolas Sarkozy'ye oy vermiş ve Yeni Merkez'de yer almıştır. 2008 yılından itibaren Christian Estrosi'nin belediye başkanlığında, turizm ve uluslararası işlerden sorumlu belediye başkan yardımcılığı görevindedir. Ayrıca Fransa-Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu üyesidir.\nYerel Yönetimler\nMeclis\n\n\n2007 UEFA ülkeler sıralaması\n2007 UEFA ülkeler sıralaması, ülkelerden 2008-09 UEFA Şampiyonlar Ligi ve 2008-09 UEFA Kupası'na katılacak takımların sayısını ve bu takımların maçlara başlayacağı turları belirlemekte kullanılır.\nÜlkelerden Avrupa Kupalarına katılan takımların maçlara başlayacağı turlar için UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası sayfalarına bakınız.\nÜlke Katsayısı hesaplama metodu\nBir ülkeden o sezon UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası'na katılan tüm takımların aldığı puanlar toplanır ve katılan toplam takım sayısına bölünür. Bu puanlama ülke takımları için şu şekildedir:\nElemelerde;\nGruplar ve sonrasında;\n\"Not: Penaltı atışlarıyla tur geçmek puanı etkilemez. (120 dakika sonucu dikkate alınır)\"\nBonus Puanlar;\nÖrnek katsayı hesaplaması\nBir sezonda aynı ülkeden 5 takım;\nX takımı Şampiyonlar Ligi ön elemeleri 3. turunda 1 galibiyet 1 mağlubiyet alarak Avrupa Ligi 4. ön eleme turuna düşsün. Bu turda da 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak elensin.\nY takımı Avrupa Ligi 2. ön elemesini 2 galibiyetle geçsin. 3. ön eleme turunda 2 mağlubiyet alarak elensin.\nZ takımı 4. ön eleme turunu 2 galibiyetle geçerek gruplara kalsın. Gruplarda 2 galibiyet 4 mağlubiyet alarak elensin.\nR takımı 3. ve 4. ön eleme turlarını 3 galibiyet 1 beraberlikle geçerek gruplara kalsın. Gruplardan 4 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak bir sonraki tura kalsın ve bu turda 2 maçı da kaybederek elensin.\nP takımı ise gruplarda 1 galibiyet 2 beraberlik 3 mağlubiyet alarak elensin.\nBu durumda ülke puanı:\n\n\nDJ Magazine\nDJ Magazine (Dj Mag olarak da bilinir) Birleşik Krallık'ta aylık olarak çıkartılan bir dergidir. Genel olarak dans müzik, gece hayatı, DJ'ler ve elektronik müzik ekipmanlarını ele alır.Dergi aylık olarak Portekizce, Polonyacı, Ukraynaca, Litvanca, Bulgarca, İspanyolca, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve Almanca'ya çevrilir.\nAyrıca resmi Türkçe bir web sitesine de sahiptir.\nHer hafta ücretsiz olarak internet sitesinden yeni albümler, müzik klipleri ve yeniliklerle ilgili e-dergi yayınlanmaktadır.\nDünyadaki en iyi gece kulüplerini belirlemeyi hedefleyen oylamadır.Önceleri sadece dj'lere açık olan oylama 2010 yılında halka açılmıştır.2010 yılındaki seçimde 75.000 oy kullanılmıştır.\nHer yıl kullanıcıların oylarıyla en iyi 100 dj'in seçildiği bir oylamaya ev sahipliği yapmaktadır.Her yıl 350.000'den fazla oy kullanılmakta ve sonuçları 10 milyon kişi sonuçları görüntülemektedir.Kullanıcılar sadece DJ Mag'in Facebook sayfasından oylamaya katılabilir.\n\n\nJean-Christophe Fromantin\nJean-Christophe Fromantin (d. 30 Ağustos 1962, Nantes) Fransız merkez sağ siyasetçi.\nParis Uygulamalı Ticari Bilimler Hür Yüksek Okulu'ndan 1986 yılında mezun olmuştur. Evli ve 4 çocuk babasıdır ve 1985 yılından itibaren Neuilly-sur-Seine'de yaşamaktadır. Şirket yöneticiliği yapmıştır. 2007 seçimlerinde milletvekili adayı olsa da ilk turdan milletvekilliğini kaybetmiştir. 2008 yılı itibarıyla Neuilly-sur-Seine belediye başkanıdır. 5 Eylül 2011 tarihinde \"Territoires en mouvement\" (Hareketli Topraklar) partisini kurmuş ve genel başkanı olmuştur. 2012 yılında milletvekili seçilmiş ve Jean-Louis Borloo başkanlığında Meclis'te Bağımsızlar ve Demokratlar Birliği adında kurulan gruba dahil olmuş ayrıca aynı adla kurulan partinin kurucusu ve yöneticisi olmuştur. Borloo'nun partinin başkanlığından ayrılması üzerine genel başkanlığa aday olmuş ancak yapılan seçimin ilk turunda elenmiştir.\nYerel Yönetimler\nMeclis\nDiğer\n\n\n2006 UEFA ülkeler sıralaması\n2006 UEFA ülkeler sıralaması, ülkelerden 2007-08 UEFA Şampiyonlar Ligi ve 2007-08 UEFA Kupası'na katılacak takımların sayısını ve bu takımların maçlara başlayacağı turları belirlemekte kullanılır.\nÜlkelerden Avrupa Kupalarına katılan takımların maçlara başlayacağı turlar için UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası sayfalarına bakınız.\nÜlke Katsayısı hesaplama metodu\nBir ülkeden o sezon UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası'na katılan tüm takımların aldığı puanlar toplanır ve katılan toplam takım sayısına bölünür. Bu puanlama ülke takımları için şu şekildedir:\nElemelerde;\nGruplar ve sonrasında;\n\"Not: Penaltı atışlarıyla tur geçmek puanı etkilemez. (120 dakika sonucu dikkate alınır)\"\nBonus Puanlar;\nÖrnek katsayı hesaplaması\nBir sezonda aynı ülkeden 5 takım;\nX takımı Şampiyonlar Ligi ön elemeleri 3. turunda 1 galibiyet 1 mağlubiyet alarak Avrupa Ligi 4. ön eleme turuna düşsün. Bu turda da 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak elensin.\nY takımı Avrupa Ligi 2. ön elemesini 2 galibiyetle geçsin. 3. ön eleme turunda 2 mağlubiyet alarak elensin.\nZ takımı 4. ön eleme turunu 2 galibiyetle geçerek gruplara kalsın. Gruplarda 2 galibiyet 4 mağlubiyet alarak elensin.\nR takımı 3. ve 4. ön eleme turlarını 3 galibiyet 1 beraberlikle geçerek gruplara kalsın. Gruplardan 4 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak bir sonraki tura kalsın ve bu turda 2 maçı da kaybederek elensin.\nP takımı ise gruplarda 1 galibiyet 2 beraberlik 3 mağlubiyet alarak elensin.\nBu durumda ülke puanı:\n\n\nIntel TeraHertz\nIntel TeraHertz Intel'in 2001 yılında dizayn ettiği bir transistör tipidir. Zirkonyum Dioksit ve daha yeni materyalleri bünyesinde barındırarak süper üstün yalıtım oluşturur.Silikon dioksit yerine zirkonyum kullanmak yüksek hızlarda düşük güç kullanımı ile beraber akım kaçağını düşürür.\nAyrıca bu yapının bir elemanıda \"tükenmiş alt tabaka transistör\" yani yalıtım gömülü bir tabakanın üstünde yer alan, silikon bir ultra-ince bir tabaka halinde inşa edilen bir CMOS cihazıdır.Bu ultra-ince silikon katman transistörün hızlıca açılıp kapanmasını sağlayarak sürücü akımını en üst düzeye çıkarır.\nDiğer bir deyişle, transistor kapatıldığında, istenmeyen sızıntı akım ince yalıtım tabakasında en aza indirgenir.Bu tükenmiş alt tabaka transistör geleneksel silikon üzerinde yalıtkan şemalarına oranla 100 kat daha az sızıntı sahip olmanızı sağlar.Intel tükenmiş alt-tabaka transistörün bir başka yenilik de silikon tabakanın üstünde düşük bir direnç temas kullanılmasıdır.Transistör bu nedenle çok hızlı, çok küçük ve daha az güç tüketir.\nDiğer bir önemli unsur gofret silikon dioksit yerine yeni bir malzeme geliştirilmesidir.Tüm transistörlerin aktif bölgesinden birer kapı kontrolcüsü bulunur.Görevi kapı transistörün açık-kapalı durumunu kontrol etmek amacı ile bir \"kapı-dielektrik\" madde ile kaplanmıştır.\nIntel'e göre, yeni tasarım sadece 0,6 volt gücündedir. Bu teknoloji 2001 yılında ortaya çıkmış olmasına rağmen 2014 yılında dahi kullanılmamıştır.\n\n\nKargo kültü\nKargo kültü kolonileşen toplulukların ticari ağları ile temasa geçilince ortaya çıkan, çok çeşitli uygulamaları kapsayan Melanezya binyılcı hareketidir. Hareket adını çeşitli seremonik davranışların maddi bolluk getireceği (\"kargo\") inancından almıştır.\nKargo kültü çoğunlukla krizlerin birleşiminde ortaya çıkar. Toplumsal stres altında karizmatik bir figürün liderliğinde bu şekilde bir hareket ortaya çıkabilir. Söz konusu lider genellikle geleneksel ahlaka dönüş yapılarak elde edilebileceği düşünülen, geçmişten gelen bir etkiye bağlı olan, gelecekle ilgili bir \"görüye\" (veya \"mit-rüya\") sahip olabilir. Bu lider halihazırdaki rejimi, toplumsal hiyerarşi ve ego sınırlarının çöktüğü anlamına gelecek şekilde eski sosyal düzeni ortadan kaldıran bir rejim şeklinde betimleyebilir.\nKolonileşen gruplarla temas, Melanezya'nın yerli halklarının diğer topluluklar hakkındaki düşüncelerini önemli ölçüde değiştirmiştir. Kargo kültü hakkındaki ilk teoriler uygulayıcıların teknoloji, kolonizasyon ve kapitalist reformu anlamakta başarısız olduklarını ileri sürmüştür. Bu düşünceye göre kargo kültü, kaynak dağıtımı yapan ticaret ağlarının yanlış anlaşılması ve ticaretin kesilmesinden sonra da söz konusu ürünleri elde etme çabasıdır. Ancak pek çok uygulayıcı öncelikle yeni toplumsal ilişkiler oluşturma ve devam ettirmeye yoğunlaşmakta, maddi ilişkiler ikinci planda kalmaktadır.\n20. yüzyılın sonlarında alternatif teoriler ortaya çıkmaya başlamıştır. Örneğin Kaplan ve Lindstorm gibi bazı akademisyenler Avrupalıların bu hareketi ticari ürünlere duyulan hayranlıkla betimlemesine ve bu yaklaşımın Batı'nın meta fetişizmi hakkında neler söylediğine yoğunlaşmıştır. Diğerleri ise her hareketin belirli tarihsel bağlamları yansıtması ihtiyacına işaret etmiş ve Avrupalılar takas ilişkisi kurmaya çalışmamışsa \"kargo kültü\" terimini kullanmaktan kaçınmıştırlar.\n\n\nSanat ve Edebiyat Nişanı\nSanat ve Edebiyat Nişanı (Fransızca: \"Ordre des Arts et des Lettres\"), Fransa Kültür Bakanlığı tarafından 2 Mayıs 1957'de hayata geçirilen bir nişan. \"Commandeur\", \"officier\" ve \"chevalier\" olmak üzere üç seviyesi vardır.\n\n\nGirl next door\nGirl next door veya All American girl, genellikle romantik hikâyelerde yan komşu olan, tatlı, sevecen, alçakgönüllü ve dürüst kız veya kadın arketipi. Erkek Fatma, valley girl, femme fatale veya girly girl stereotipleri gibi belirgin bir stereotipi temsil etmektedir. Benzer özellikleri taşıyan erkekler için \"boy next door\" ifadesi kullanılır.\n\n\nAk aynak\nAk aynak (\"Eudocimus albus\") Threskiornithidae familyasında yer alan bir aynak türüdür. ABD'nin doğu kıyılarının kuzeyinden güneye doğru Meksika Körfezi boyunca Yeni Dünya tropik kıyılarının çoğunda yaşar. Orta boyda bir kuş olan bu aynağın tüyleri beyaz, aşağıya doğru kıvrık uzun gagası ve uzun ayakları parlak kızıl-turuncu ve yalnızca uçuş sırasında görülen kanat tüylerinin ucu da siyah renklidir. Erkekler dişilerden daha büyüktür ve gagaları daha uzundur. Üreme döneminde ABD'nin Atlantik kıyısı boyunca Meksika ve Orta Amerika'nın doğu kıyılarında bulunurlar. Üreme dönemi dışında yaşadıkları alan Kuzey Amerika'nın içlerine ve Karayipler'e kadar uzanır. Ayrıca Güney Amerika'da Kolombiya ve Venezuela kıyılarında da bulunur. Venezuela'nın ortasındaki popülasyon kızıl aynak ile birlikte bulunur ve bu iki tür kendi aralarında çiftleşebilmektedir. Ak aynak ile kızıl aynak bazı otoriteler tarafından tek tür olarak sınıflandırılmaktadır.\nAsıl olarak böcekler ve küçük balıklar gibi küçük su canlılarıyla beslenirler. Çoğu bölgede en çok tercih ettikleri besin kerevittir ancak yaşam alanının durumuna ve avların bulunup bulunmamasına göre beslenmelerini adapte edebilirler. Beslenirken görsel olarak değil gagasıyla sığ sularda tabanı tarayarak ve avının şeklini dokunarak anlama yoluyla avlanır.\nÜreme döneminde ak aynaklar su yakınında çok büyük koloniler hâlinde bir araya gelirler. Çiftler genel olarak tekeşlidir ve ebeveynlerin ikisi de yavruların bakımı ile ilgilenir. Ancak erkekler üreme şanslarını artırmak için diğer dişilerle de çiftleşme yoluna gidebilmektedir. Üreme döneminde erkeklerin çiftleşmemiş erkekler ve genç kuşlardan besinlerini aşırdıkları görülmüştür.\nÇevreye işlenmemiş atıklar yoluyla karışan metil cıva nedeniyle insanlardan kaynaklanan çevre kirliliği ak aynakların davranışını olumsuz olarak etkilemiştir. Metil cıvaya maruz kalan kuşların hormon düzeyleri değişmekte ve bu nedenle çiftleşme ve yuva yapma içgüdüleri etkilenmekte, dolayısıyla da daha düşük üreme oranları ile karşılaşılmaktadır.\nAk aynak, Carl Linnaeus tarafından 1758 yılında \"Systema Naturae\" adlı eserinin 10. baskısında tanımlanan kuş türlerinden biridir ve bu tanımlamada ikili adlandırma olarak \"Scolopax albus\" adı verilmiştir. Epitet adı, Latince \"ak\", \"beyaz\" anlamına gelen \"albus\" kelimesidir.\nJohann Georg Wagler bu türe günümüzde kullanılan ikili adlandırmasını diğer üyesi kızıl aynak (\"E. ruber\") olan yeni \"Eudocimus\" cinsini kurarken, 1832 yılında vermiştir. Bu iki türün, tek bir türün alt türleri olarak mı yoksa birbirleriyle çok yakın akraba iki ayrı tür olarak mı hakkında uzun tartışmalar olmuştur ve Amerikan Ornitologlar Birliği bu iki türü parapatrik olmalarından ötürü bir üst tür olarak değerlendirmektedir. Gözlemlenmiş melezlerin olmaması bu iki türün ayrı olarak değerlendirilmesinde önemli bir faktör olmuştur.\nAncak 1987 yılında araştırmacılar Cristina Ramo ve Benjamin Busto tarafından yayımlanan bir saha araştırmasında, Kolombiya ve Venezuela'nın Los Llanos bölgesinde, ak aynak ile kızıl aynağın birlikte yaşadığı bölgelerde melez popülasyonların varlığının kanıdı bulunmuştur. Araştırmacılar yaptıkları gözlemlerde iki türün bireylerinin birbirleriyle eşleştiklerini, açık turuncu rengi tüylere ya da arada turuncu tüyleri olan beyaz tüylere sahip olan melezlerin varlığını ortaya koymuşlar ve bu iki türün tek bir tür olarak sınıflandırılmasını önermişler ve bu öneri de en azından bir arası rehberi tarafından dikkate alınmıştır. Melez aynaklara, Florida'da yaşayan ak aynak popülasyonlarına kızıl aynakların katılmasından sonra burada da rastlanmıştır. Ara renklere ya da kırmızı renklere sahip melezler nesiller boyunca devam etmiştir.\nOrnitologlar James Hancock ve Jim Kushlan da tüy rengi, boyut, deri rengi ve üreme döneminde gaganın renginin koyulaşması gibi teşhis özelliklerindeki farkları dikkate alarak bu iki türün tek bir tür olduğunu savunmaktadır. Bir süre boyunca ayrı kalan popülasyonların sonradan Güney Amerika'nın kuzeybatısında tekrar buluştuklarını dile getirmekte ve bu iki türün arasındaki renk farkının beslenme sırasında pigmentleri almaya olanak kılan bir enzimin varlığıyla olduğunu belirtmektedirler. Güney Amerika'da bulunan beyaz tüylü kuşların \"albus\" taksonundan çok \"ruber\" taksonuna mı mensup olduğunu ve bunu belirleyebilmek için daha kapsamlı araştırmaya gerek olduğunu ortaya koymuşlardır.\nErişkin ak aynakların beyaz tüyleri ve pembe tüysüz yüz derileri ayırt edici özellikleridir. Erişkinlerin kanatlarının ucunda bulunan siyah kısımlar yalnızca uçarken görünür. Üreme dönemi dışında uzun ve aşağıya doğru kıvrık olan gagası ile uzun bacakları parlak kızıl-turuncu renktedir. Üreme döneminin ilk on gününde gagadaki deri koyulaşarak koyu pembeye ve ayaklardaki deri de mor tonlu kızıla dönüşür. Daha sonra soluk pembeye dönüşen gaganın ucu da siyahlaşır. Erkek ve dişi kuşlar benzer tüy renklerine sahip olduğu için erişkin ak aynakların cinsiyeti dış görünüşünden belirlenemez. Ancak boyut ve oran olarak erkek ile dişi arasında bir eşeysel dimorfizm vardır. Erkekler dişilerden daha büyük ve ağırdır, aynı zamanda gagaları da daha uzun ve tıknazdır. Florida'nın güneyinde yapılan bir araştırma sonucunda erkeklerin ağırlığının 872,9 g ila 1261 g, dişilerin ağırlığının 592,7 g ila 861,3 g arasında değiştiği ve erkeklerin ortalama ağırlığının 1036,4 g, dişilerin ortalama ağırlığının 764,5 g olduğu bulunmuştur. Erişkin ak aynakların boyu 53 ila 70 cm arasında, kanat açıklığı ise 90 ila 105 cm. arasında değişir. Diğer standart ölçüler ise kanat yayı 20,5 ila 31 cm., kuyruk uzunluğu 9,3 ila 12,2 cm., tarsus uzunluğu 6,75 ila 11,3 cm., gaga boyu da 11 ila 16,9 cm. arasındadır.\nYumurtadan yeni çıkan ak aynak mor hav tüy ile kaplıdır. Kafa ve kanatlarda bu hav tüyler koyu kahverengi ve siyaha doğru çalar. Göğüs genellikle tüysüzdür ve tepelerinde beyaz hav tüyler bulunur. İrisler kahverengidir. Ucu koyu gri olan gaganın dışında tüysüz deriler pembemsidir ancak yumurtadan çıktıktan birkaç gün sonra deri grileşir. Yumurtadan çıkan kuşun gagası kısa ve düzdür ve beş ila dokuz gün içinde düşen bir yumurta dişi bulunur. Altıncı günden sonra gagada üç siyah halka oluşur ancak altı haftalık iken gaga griye döner. Genç yavruların gri ile kum rengi-gri kahverengi tüyleri ikinci ila altıncı haftalar arasında çıkar. Yüz ve gaga birkaç hafta sonra pembeye dönüşürken ayaklar gri kalır. Bu evrede irisler arduvaz grisine dönüşür. Palazlandıktan sonra genç ak aynakların tüyleri çoğunlukla kahverengidir ancak arkaları, kanat altları ve alt kısımları beyaz renklidir. Ayaklar açık turuncu renge dönüşür. Genç kuş büyüdükçe sırtından başlayarak tüyleri beyazlaşır ve dereceli olarak tüy değiştirdikten sonra erişkinlerin beyaz tüylerine kavuşur. Bu değişiklik ikinci yılın sonunda kısmen tamamlanır ancak kafada ve boyunda kalan kahverengi tüyler üçüncü yılın sonunda beyazlaşabilir. Genç kuşlar erişkin boy ve ağırlığına erişmek için iki yıl geçirirler.\nDiğer aynak türleri gibi ak aynak da boynu ileri ayakları da geriye doğru uzanmış olarak, sıklıkla uzun ve sık olmayan hat şeklinde ya da V şeklinde uçarlar. Kuzey Carolina'da 1986 yılında yapılan bir saha çalışmasında erişkin ak aynakların %80'inin bu şekilde uçtuğu ve genç kuşların yaz boyunca bu şekilde uçmayı öğrendikleri gözlemlenmiştir. Bu formasyonlarda uçmanın aerodinamiği iyileştirmesi enerji tüketimini azaltmaktadır. Hat şeklinde uçan kuşlar sırasıyla kanat çırpma ve süzülme şeklinde dalgalı bir düzende uçarlar. Dairesel olarak süzülerek yükselen kuşlar da gözlemlenmiştir. Kuşlar 20 km. ya da daha fazla mesafe katederken 500 ila 1000 m. yüksekliğe süzülerek çıkıldıkları görülür. Ak aynaklar çoğunlukla yerden 60 ila 100 m. yükseklikte süzülerek ya da saniyede 3,3 kanat çırpışıyla uçmaktadır.\nAk aynaklar asıl olarak \"urnk, urnk\", ya da \"hunk, hunk\" olarak tarif edilen korna sesine benzer bir ses çıkarırlar. Uçarken, kur yaparken ve rahatsız edildiklerinde bu sesi çıkarırlar. Kuşlar ayrıca besin ararken yumuşak bir \"huu-huu-huu\" sesi çıkardıkları gibi kur esnasında da ciyaklarlar. Yuvadaki yavrular ebeveynlerinden besin isterken tiz perdeden \"zziu\" sesi çıkarırlar.\nErikin olmayan ak aynaklar ile kızıl aynakları birbirinden ayırabilmek oldukça zordur. Gerçi genç kızıl aynakların bacakları ve tüysüz derileri biraz daha koyudur. Erişkin olmayan bir ak aynak yine erişkin olmayan bir bayağı aynak ile karıştırılabilir ancak genç bayağı aynaklar tamamen kahverengi tüylere sahiptir ve genç ak aynaklarda olan olan beyaz göğüs ve arka tüyler yoktur. Erişkinler, daha büyük olan ve kanatlarının ucunda daha fazla siyah tüy bulunan kara boyunlu orman leyleğinden ayırt edilebilirler.\nTek bir kolonide 30.000'den fazla kuşun gözlemlendiği ABD'nin Florida eyaletinde ak aynak çok yaygın olarak rastlanan bir kuştur. Ayrıca Karayipler'de, Meksika'nın hem doğu hem de batı kıyılarında, Orta Amerika'da Kolombiya ve Venezuela'ya kadar olan bölgede de yaşarlar. Üreme dönemi dışında yaşadıkları bölge kıtanın içlerine kuzey de Virginia eyaletine ve batıda Teksas eyaletinin doğusuna kadar uzanır. Dolaşmayı seven bu türün normal dağılım alanından uzaklarda bazen küçük sürüler hâlinde gözlemlendiği bilinmektedir.\nKuzey Amerika'da Kuzey ve Güney Carolina'da Florida'ya kadar olan Atlantik ve Meksika Körfezi kıyısında üreme dönemini geçirirler. Meksika'nın batı kıyısında bulunan Colima eyaletindeki Cuyutlán lagünü izole ve bölgesel olarak önemli bir üreme alanıdır. Ak aynaklar üremek için kullandıkları bölgelere her zaman geri dönmezler on binlerce kuştan oluşan büyük üreme kolonileri aynı bölgede bir ya da iki mevsim geçirebilir. Yaşadığı bölgelerde popülasyonlar zaman içinde farklı eyaletlere topluca yer değiştirmişlerdir. 1940'lara kadar ak aynaklar çoğunluğu Everglades'te olmak üzere büyük sayılar hâlinde yalnızca Florida'da üreme dönemini geçirmekteydi. ABD'nin diğer bölgelerindeki kuraklık nedeniyle 1930'larda burada 400.000'den fazla ak aynak üreme için bulunmaktaydı. 1950'lerde ve 1960'larda ise Alabama'da, Louisiana'da ve sonra Kuzey ve Güney Carolina'da, Florida'nın Meksika Körfezi kıyılarında en sonda 1970'lerde Teksas'ta büyük koloniler görülmeye başlandı. 1970'ler ile 1990'ların başında ise Güney Carolina ve Florida'da üreme kolonileri azalarak yok oldu ancak Louisiana'da ve Kuzey Carolina'da sayıları oldukça arttı. Çevredeki su havzalarının büyüklüğüne ve kalitesine göre üreme kolonileri bir ila on yedi yıl arasında sürmektedir. En uzun süre kullanılan üreme kolonilerinin bulunduğu bölgeler 800 km²'den büyük su havzalarıdır. Su havzalarının bozulması üreme için kulllanılmamasının nedenlerinden biridir. Güney Carolina'da Pumpkinseed Adası'nda üreme kolonisinin popülasyonu Hugo Kasırgası'nın su havzalarını tuzlu su ile doldurması sonucunda 1989 ile 1990 yılları arasında 10.000 kuştan 0'a düşmüştür.\nKıyılara yakın sığ bataklıkları, su havzalarını ve mangrov bataklıklarını tercih etmelerine rağmen ak aynaklar çeşitli habitatlarda yaşarlar. Ayrıca çamurlu gölcüklerde, gelgit düzlüklerinde ve hatta sulanmış çimenliklerde de sıklıkla görülürler. Özellikle Florida'nın güneyinde kıyıdan uzak yaşayan popülasyonlar bataklıklar, küçük gölcükler ve taşkına uğramış tarlaları tercih eder. Buradaki kuşlar yaz yağmurları ile su seviyelerinin yükselmesiyle birlikte daha kıyıdaki alanlara giderler.\nFlorida'nın ortasında Pliyosen'in ortalarından, Kuzey Carolina'da da Pliyosen'in sonlarından kalma ak aynaklara benzeyen fosil kalıntıları bulunmuştur. Peru'nun kuzeyinde bulunan kalıntılardan soyu tükenmiş ve ak aynaktan çok az farklı \"Eudocimus peruvianus\" türü tanımlanmıştır. Kalıntılar 13.900 yıllıktır. Ak aynaklar günümüzde Peru'da hâla yaşamaktadır.\nFlorida'da üreme mevsiminin sonlarına doğru yapılan bir saha çalışmasında, ortalama bir günde erişkin ak aynağın 10,25 saati besin aramak için, 0,75 saati uçmak için ve 13 saati de dinlenme, tüneme ve yuvalarıyla ilgilenme için harcadığı görülmüştür. Tüneme sırasında çoğunlukla uzun gagalarıyla tüylerini temizler, başlarının yanlarındaki yağ bezlerini sırtlarındaki tüylere sürerler. Ak aynaklar genellikle yalnızca kendilerini temizlerler, kur yapma sırasında birbirlerini temizledikleri görülebilir. Genellikle temizlenmeden önce yıkanırlar. Ak aynaklar 5 ila 20 cam. derinliğindeki suda çömelerek kanatlarıyla kendilerini ıslatarak yıkanırlar. Kur yapma sırasında yüzlerce kuş bir arada yıkanabilir.\nAk aynaklar bölgelerini yabancılara karşı korurlar. Agonistik ya da tehdit nümayişleri gagaları yatay şekilde ileriye doğru hamle yapma ya da dik durarak diğer kuşa karşı gagalarını sertçe açıp kapama davranışlarından oluşur. Sıklıkla rakip kuşlara doğru hamle yaparak başını ya da kanatlarını ısırabilirler.\nAk aynaklar ilkbaharda eşlerini seçer ve sıklıkla diğer su kuşları türleriyle birlikte devasa koloniler hâlinde üreme dönemini geçirirler. Uygun beslenme ve yuva yapabilme alanları bulunur bulunmaz yuva yapmaya başlarlar. Sıklıkla su üzerinde, ağaç ya da çalıların dallarında olan yuva yerini dişi kuş seçer ve erkeğin getirmeye yardım ettiği malzemelerle dişi kuş yuvayı yapmaya başlar. Tipik olarak dişi kuş bir ila beş yumurta yumurtlar, ancak genellikle iki ila üç yumurta yumurtlanır. Yumurtalar kahverengi lekelere sahip mat soluk mavi-yeşil renktedir ve boyutları 5,8 x 3,9 cm.'dir; ortalama ağırlıkları 50,8 g.'dır. Kara içindeki kolonilere göre kıyı kolonilerinde yumurta sayısı genellikle daha azdır ancak palazlanma oranında belirgin bir istatistiki fark yoktur. Çiftleşme ve kuluçka süresi boyunca erkek kuş beslenmek yerine aç kalarak yuvasını ve eşini tehditlerden korur. 2006 yılı üreme döneminde dişi bir ak aynağın başka ak aynaklara ait olan birkaç yuvadaki yavruları da beslediği görülmüştür ki bu davranış bu tür için ilk defa gözlemlenmiştir.\nHer ne kadar ak aynaklar bariz olarak tekeşli olsalar ve her iki ebeveyn de yavrulara birlikte baksalar da erkek kuş kendi eişi le çiftleştikten sonra yuvadan ayrılarak diğer dişilerle de çiftleşebilir. Eş dışı çiftleşmeler tüm çiftleşmelerin %45'ini oluştursa da bunların ancak %15'i başarılı olabilmektedir. Tek bir eşle çiftleşmeyerek erkek kuş üreme başarısını oldukça artırabilmektedir. Her ne kadar dişiler eşleri dışında erkek kuşlarla çiftleşmeye hazır olsalar da kendilerini koruyan erkek eşleri nedeniyle bu çiftleşmelerde başarı oranı azalmaktadır.\nAk aynakların üreme başarısı bulundukları ekosistemin yağmur ve su düzeyleri gibi hidrolojik koşullarına bağlıdır. Düşük ve azalan su seviyeleri besine ulaşabilmeyi kolaylaştırır. Aksine üreme döneminde su seviyeleri arttığında ise besinler dağılır ve avlanma başarısı azalır. Besin bulmanın zorlaştığı dönemlerde yuva sayıları ve ortalama yumurta sayıları düşük olmaktadır. Ebeveynlerin bir ya da iki yavruyu 20 günlüğe kadar büyütebilme başarı oranları yuvalar arasında %5 ila %70 arasında değişebildiği gibi yakın koloniler arasında da farklılıklar gösterebilmektedir. Balık ve kerevitin az olduğu yıllarda ebeveynler yavrularına hamamböcekleri ile çöplüklerden buldukları çürümüş besinleri de yedirdiği görülür. Çalışmalar aynı zamanda yüksek sayıda yuva yapılan yıllarda baharda su seviyelerinin daha hızlı düşen yıllar olduğunu göstermektedir. Hızlı su seviyesi düşüşü kerevitlerin avlanabileceği daha büyük alanlar olması demektir. Bu çalışmalar ak aynakların yuva bölgelerini seçerken üreme başarısızlık olasılığını gözetmekten çok besin bulunulabilirliği ve yuvalara avcı tehditlerinin az olması gibi diğer faktörlere dikkat ettiğini göstermektedir. Florida'nın güneyindeki su havzalarının drenajı sığ sularda besin arayan ak aynaklar gibi türleri etkilemiş ve sayıları artmıştır.\nYavrulamanın başarısız olmasının ana nedeni kuşların yuvaları terketmeleridir ki bunun da nedeni oldukça yüksek gelgitler sonucunda oluşan su baskınlarıdır. Yüksek gelgitlerden hemen sonra ebeveynler %61 oranında yuvalarını terketmişlerdir. Yuvaların içindeki yumurtalar su baskını sonucunda suya kapılarak denize gider. Kuluçkaya yatmış olan ebeveyn, su seviyesi yuva tabanının 3 ila 8 cm. üzerine çıktığında genellikle yuvayı terkederler. Yine de bazı durumlarda ebeveynlerin yumurtaları başka yuvalara taşımaya çalıştıkları gözlemlenmiştir. Yuvaların yapıldığı bazı bölgelerin her sene yüksek gelgitlere maruz kalma riskine rağmen yakınlardaki bol besin kaynakları ve tehdit edici unsurların azlığı nedeniyle ak aynaklar yine de buralara yuva yapmaya devam etmektedir.\nYumurtalar yaklaşık üç haftalık bir kuluçka süresinden sonra çatlar ve yavrulara her iki ebveyn de birlikte bakar. Erkekler günün büyük bir bölümünde yuvada kalırken, dişiler de gecenin büyük bir bölümünü yuvada geçirirler. Ebeveynler yuvadaki görevlerini sabah ve akşam nöbetleşe değiştirir. Yavruların beslenmesi genellikle yuvadaki görevlerinin nöbet değişikliği sırasında olur. Diğer zamanlarda yavrular çok az beslenir ve geceyarısı ile sabah saat 6 arasında besleme yapılmaz. Yavru ölüm oranı ilk yirmi günde çok yüksektir ve Everglades bölgesinde yavruların üç haftalığa kadar yaşaması oranı %37 ila %83 arasındadır. Besinin az olduğu dönemlerde cinsiyete bağlı olarak ak aynak yavruları palazlanmadan ölebilirler. Yavrularda eşeysel dimorfizm olan birçok kuş türünde büyük erkek yavrular besin ihtiyaçları daha zor karşılandığı için yüksek ölüm oranına sahiptir. Ancak erkek ak aynak yavruları dişilerden ortalama %15 büyük olmalarında rağmen daha düşük ölüm oranına sahiptirler. Neden erkek yavruların bu şartlar altında daha yüksek yaşama oranı olduğunun araştırılması gerekse de ebeveynlerin daha büyük olan erkek yavruları ilk olarak beslediğinden şüphelenilmektedir. Bunun nedenlerinin de ya ebeveynlerin daha büyük olan yavrunun yaşama şansını daha yüksek görmesi ya da daha büyük olan erkeklerin daha küçük dişilerden besinleri daha kolay kapması olabilir.\nÜreme kolonisindeki yavruları %7 ila %75 arası başka avcılar tarafından avlanabilmektedir. Ak aynak yuvalarını talan eden \"Corvus ossifragus\" türü karganın Kuzey Carolina'da yapılan bir saha çalışmasında yuvalardaki yumurtaların %44'ünü yediğini göstermiştir. Yumurta ve yavru avcıları arasında \"Quiscalus major\", gece balıkçılı (\"Nycticorax nycticorax\"), martılar, ve muhtemelen akbabalar olduğu kadar bayağı opossum (\"Didelphis marsupialis\"), rakun (\"Procyon lotor\"), ve \"Elaphe\" cinsi yılanlar sayılabilir. Özellikle kuluçkanın son haftasında ebeveynlerin yuvaya daha fazla dikkat göstermesi nedeniyle yumurta kayıp oranı zamanla azalır. Yüksek yuva yoğunluğu ve aynı anda yumurta yumurtlanmaması daha uzun kuluçka süresi ve yumurtaların avlanabilmesi için daha fazla kolaylık sağladığından yumurtaların kaybolma oranını artırır.\nAk aynaklar yaşamlarının üçüncü yazında üremeye başlar ancak esaret altındaki kuşların dokuz ila on aylık iken de üremeye başladıkları görülmüştür. Esaret altında en uzun süre yaşayan ak aynak 20 yıldan fazla yaşamıştır, doğal ortamında ise halkalandıktan 16 yıl 4 ay sonra bulunan ak aynak olduğu kaydedilmiştir.\n\n\nWWE 2K15\nWWE 2K15 Ekim 2014'te piyasaya sürülmüş bir video oyunudur. Oyunu Visual Concepts ve Yuke's geliştirmiş, 2K Sports ise yayımlamıştır. PlayStation 3 ve Xbox 360 için Avrupa'da çıkış tarihi 31 Ekim 2014, Kuzey Amerika'da 28 Ekim 2014; PlayStation 4 ve Xbox One için Avrupa'da 21 Kasım 2014, Kuzey Amerika için 18 Kasım 2014 olarak belirlenmiştir.\nOyunun roster belirlenişi SummerSlam weekend de yapılmıştır. John Cena, Cesaro, Sheamus, Roman Reigns, Stone Cold, Hulk Hogan ve Sting gibi isimler katılmıştır.\nWWE '13'te bulunan Attitude Era modu, WWE 2K14'te ise 30 Years of WrestleMania gibi modlardan sonra, WWE 2K15'te de 2K Showcase modu vardır. 2K Showcase'de iki farklı yaşanmış rekabet vardır. Biri John Cena ve CM Punk'un 2011-2013 yılları arasındaki rekabeti, diğeri de Triple H ve Shawn Michaels'ın 2002-2004 yılları arasındaki rekabetini içerir. DLC Paketlerinde ise Path of the Warrior, Hall of Pain ve One More Match gibi DLC hikâyeleri vardır.\nOyunda NBA 2K15'in My Career moduna benzer bir mod bulunmuştur. Oyuncu WWE Performance Center'dan WWE Hall of Fame'e kadar kendi seçimlerini yapıp kendini istediği alanda geliştirerek ilerleyecektir. Bu mod Playstation 4,Xbox One ve PC versiyonu için özeldir. KINECT veya PSCAMERA'sı bulunan oyuncular yüzlerini aktarabileceklerdir.\nMyCareer modu PS3 ve Xbox 360'ta bulunmadığından bu iki platform için yaratılmıştır. Adrian Neville, Bo Dallas, Corey Graves, Rusev, Sami Zayn gibi NXT güreşçilerinin maçlarını içerir.\n\n\nSouleymane Tandia\nSouleymane Tandia (d. 30 Kasım 1986), Senegalli futbolcu. 1. Lig ekiplerinden Orduspor'da oynamaktadır.\n\n\nİstanbul'da 1946 Türkiye genel seçimleri\n1946 Türkiye genel seçimleri İstanbul ilinin sonuçları;\n\n\nAli Ä°lhan\nAli İlhan (d. 8 Ocak 1980, İstanbul) Türk yönetmen ve senaryo yazarı.\n8 Ocak 1980 tarihinde İstanbul'da doğdu.\n2003 yılında ilk kısa filmi \"Delik\"i çekti. Katıldığı tüm ulusal ve uluslararası festivallerde derece alan \"Delik\" filmini, 2004 yapımı \"Aşağılık Herif\" (İfsak finalisti) ve 2006 yapımı \"Belki\" izledi.\n\"Belki\" kısa filminin ardından Çağan Irmak'la birlikte yönetmen yardımcısı olarak çalıştı.\n2005 yılında Türkiye'nin tek kısa film yayınlayan ve film çekimini öğreten sitesi olan \"www.benimsinemalarim.com\"u kurdu ve bu siteyle Altın Örümcek ödülünü kazandı.\n2008'de İtalya'nın Rimini kentine yerleşti. Rimini'de tanıştığı \"Sinyora Enrica\"dan esinlenerek \"Sinyora Enrica ile İtalyan Olmak\" adlı ilk filminin senaryosunu yazdı. Yönetmenliğini de yaptığı \"Sinyora Enrica ile İtalyan Olmak\" filmini 2010 yılında Rimini ve İstanbul'da çekti.\nFilmin başrollerinde, uluslararası oyuncu Claudia Cardinale'nin yanı sıra İsmail Hacıoğlu, Lavinia Longhi, Teoman Kumbaracıbaşı, Nilay Cennetkuşu yer aldı. Acun Ilıcalı da filmde konuk oyuncu oldu.\n2011 yılında Rimini'den Roma'ya taşınan Ali İlhan, ikinci uzun metraj filminin hazırlıklarını burada sürdürüyor.\n\"Signora Enrica ile İtalyan Olmak\", 2010 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde ilk kez yabancı bir oyuncuya, Claudia Cardinale'ye Altın Portakal kazandırdı. Film ayrıca, Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü'nü de aldı.\n\"Signora Enrica ile İtalyan Olmak\" filminin kazandığı diğer ödüller şunlardır:\nNew York City Uluslararası Film Festivali (NYCIFF):\nPalma de Mallorca Cine de Autor Film Festivali:\nIFS Durres Film Festivali:\nTenerife Uluslararası Film Festivali:\nMiami Beach-Sicilya Film Festivali:\n\n\nİzmir'de 1946 Türkiye genel seçimleri\n1946 Türkiye genel seçimleri İzmir sonuçları;\n\n\nIbrahim Sissoko\nİbrahim Sissoko (d. 30 Kasım 1991), Fildişi Sahili'li futbolcudur. 1. lig ekiplerinden Eskişehirspor'da forma giymektedir.\nIbrahim Sissoko, 1991 yılında doğdu. 2006 yılında Cissé Institut Football Club takımında futbola başlayan Sissoko, 2010 yılında ise Académica takımına transfer oldu. O sezon profesyonel olan oyuncu, 2 sen boyunca 22 maça çıktı.\nOcak 2012'de ise Alman ekibi Wolfsburg €1.5 milyon bedel ile serbest kalır maddesini kullandı ve bu takıma transfer oldu.\nSissoko Wolfsburg'un A takımında düşünülmeyin ve Temmuz 2012'de kadrosunda Jean-Alain Boumsong'u da bulunduran Yunan ekibi Panathinaikos'a kiralık olarak transfer oldu. Teknik direktör Felix Magath ise \"Tecrübe kazanması adına çok önemli bir kulüp oldu.\" açıklamalarında bulundu. Bu takım ile 28 lig maçına çıktı 2 gol attı ve 4 asist yaptı. Sissoko, 4 kez UEFA Şampiyonlar Ligi ön eleme aşamasında da forma giydi. Bu aşamada Motherwell FC maçlarında 1 gol atıp 1 asist yaptı. Bir sonraki turda ise takımı Málaga CF takımına elendi ve UEFA Avrupa Ligi'ne gitme hakkı kazandı. NK Maribor, Tottenham Hotspur ve SS Lazio ile eşelşen takım, 6 maçta sadece 1 galibiyet alırken Sissoko bu maçların 5 tanesinde \"3\" numaralı formasıyla görev yaptı. Sezon sonunda takımın antrenörü Jesualdo Ferreira tarafından beğenilip bonservisi alınmak istense de kulübü olumsuz yanıt verdi.\nSissoko Temmuz 2013'te Saint-Étienne'e kiralandı. O sezon ilk maçına Ligue 1'in 3.haftasında Lille karşısında çıktı. Sezonun ilk yarısında 4 lig ve 1 UEFA Avrupa Ligi maçında görev yaptı.\nSissoko, 2013-14 sezonunun 2.yarısında ise İspanya 2. Ligi ekiplerinden RC Deportivo de La Coruña takımına kiralandı. O sezon 16 lig maçına çıkan Sissoko, 1 gol atıp 1 asist yaptı.\n2014-15 sezonu öncesinde VfL Wolfsburg'a dönen Sissoko, transfer döneminin kapanmasına 1 hafta kala Süper Lig ekibi Eskişehirspor ile bonservis bedeli ödenmeden 3 yıllık sözleşme imzaladı.\n8 Temmuz 2015 tarihinde, Konyaspor İbrahim Sissoko ile 2 yıllık sözleşme imzaladı.\n\n\nKars'ta 1946 Türkiye genel seçimleri\n1946 Türkiye genel seçimleri Kars ili sonuçları;\n\n\nBurç, Çamardı\nBurç, Niğde ilinin Çamardı ilçesine bağlı bir köydür.\nKöy, 1928 yılından beri aynı adı taşımaktadır. 1999'da belediye statüsü alarak beldeye dönüşen kasabanın belediye statüsü, nüfusunun 2000 kişinin altına düşmesi üzerine 2013 yılında sona erdi.\nKöy; Niğde il merkezine 73 km, Çamardı ilçe merkezine ise 5 km uzaklıktadır.\n\n\nTrabzonspor 1997-98 sezonu\n1997-98 Trabzonspor sezonu Bu sezonda bordo mavili ekip Türkiye 1. Futbol Ligi'de üst üste 23. sezonunu geçirdi.\nTrabzonspor 1997-98 sezonunu 66 puanla üçüncü sırada tamamlamıştır.\nTrabzonspor Türkiye Kupası'na altıncı kademeden itibaren dahil olmuştur. Trabzonspor altıncı kademedeki rakibi Şekerspor'u deplasmandaki ilk maçta 2-0 ve kendi evindeki maçta da 3-0 yenerek çeyrek finale yükselmiştir. Trabzonspor çeyrek finaldeki rakibi Fenerbahçe'ye deplasmandaki ilk maçta 2-1 yenilmiş, kendi sahasındaki ikinci maçı hükmen 3-0 kazanarak yarı finale yükselmiştir. Trabzonspor yarı finaldeki rakibi Galatasaray'la yarı finalin ilk maçında kendi sahasında 0-0 berabere kalmış, deplasmandaki ikinci maçı 4-2 kaaybederek Türkiye Kupası'ndan elenmiştir.\nTrabzonspor 1997-98 sezonunda UEFA Kupası'nda mücadele etmeye hak kazanmıştır. Trabzonspor ilk turda İskoçya'nın Dundee United takımıyla eşleşmiştir. Trabzonspor; kendi sahasındaki ilk maçı 1-0 kazanmış, kendi deplasmandaki ikinci maçta 1-1 berabere kalarak ikinci tura yükselmiştir. Trabzonspor; ikinci turdaki rakibi Almanya'nın VfL Bochum'u kendi sahasında 2-1 mağlup etmiş fakat deplasmandaki ikinci maçı 5-3 kaybederek UEFA Kupası'ndan elenmiştir.\n\n\nHipergeometrik fonksiyon\nÖzel fonksiyonların önemli bir bölümünü oluşturan hipergeometrik fonksiyonlar matematik, fizik, mühendislik ve olasılıkta karşımıza çıkar.\nformula_1 ve formula_2 reel ya da kompleks sabitler olmak üzere formula_3 olarak ifade edilen seriye Gauss hipergeometrik serisi veya hipergeometrik seri denir. Bu ifade formula_4 geometrik serisinin bir genelleştirilmesi olduğundan bu adı alır.\nformula_5 değeri sıfır ya da negatif bir tam sayı olmamalıdır. Hipergeometrik serisi formula_6 için yakınsak, formula_7 için ıraksaktır. formula_8 olduğu zaman formula_9 ise seri mutlak yakınsaktır. formula_10 iken formula_11 ise seri yakınsaktır.\nHipergeometrik serisi aşağıdaki şekilde yazılabilir. formula_12 dir.\nHipergeometrik fonksiyonu ifade eden formula_13 gösterimi yerine formula_14 Gösterimide kullanılır. Yani formula_15 olup, bu fonksiyon Gauss hipergeometrik fonksiyonu veya hipergeometrik fonksiyon olarak bilinir.\nformula_16 veya formula_17 ÅŸeklindedir.\n\n\nYasuhiro Nakasone\nNakasone, fakir bir dağ şehri olan Takasaki'de dünyaya geldi. Babası kereste ticareti ile uğraşıyordu. Eğitimini Tokyo Üniversitesi'nde tamamladı. II. Dünya Savaşı sırasında Japon Donanmasında mutemetlik görevi yapan muvazzaf bir subaydı.\n1947 yılında, İçişleri Bakanlığındaki gelecek vadeden görevinden istifa etti. Ülkesinin mağlubiyeti üzerinde büyük bir etki ve üzüntü yaratmıştı. Diğer yandan Japonya'nın geleneksel değerlerinden hızla uzaklaştığını, kimliğini yitirdiğini düşünerek ve bu konuda bir şeyler yapma arzusuyla Parlamento seçimlerine girdi. Demokratik Parti'den Japonya Temsilciler Meclisi üyesi olarak Japonya Ulusal Dieti'ne girdi. Yasama organının acemi bir üyesi olarak, 1951 tarihinde Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı General MacArthur'a, müttefik işgalini eleştiren, sert bir dille yazılmış 28 sayfalık bir mektup gönderdi. Daha sonra Nakosone'ye, General Arthur'un kızgınlıkla bu mektubu çöpe attığı söylendi. Bu tavrı, onun sağ kanattaki politik yerini tescil etmiş oldu. Esas şöretini ise, 1952 yılında Japonya'nın yenilgisi için İmparator Hirohito'yu suçlayan çıkışıyla yaptı. 1955 yılında Nakasone'nin zorlamasıyla, hükûmet, nükleer enerji araştırmaları için Endüstriyel Bilimler ve Teknolojiler Araştırma Ajansı'na yaklaşık 14 milyon USD civarında ödenek verdi. Nakasone Liberal Demokrat Parti (LDP) içinde hızla yükseldi. 1959 yılında Nobusuke Kishi hükûmetinde Bilim Bakanlığı yaptı. 1967 yılına Ulaştırma Bakanlığı, 1970'te Savunma Ajansı Başkanlığı, 1972'de Uluslararası Ticaret ve Endüstri Bakanlığı ve 1981'de de Devlet Bakanlığı görevlerinde bulundu.\n1982 yılında Nakasone Başbakan oldu. Hükümetinin Dışişleri Bakanı Shintaro Abe ile birlikte, Japonya'nın Çin ve Sovyetler Birliği ile ilşkilerinin güçlendirilmesi konusunda önemli gelişmeler kaydettiler. Nakasone, Amerika Birleşik Devletleri başkanı Ronald Reagan ile, insanların \"Ron-Yasu dostluğu\" adı verdikleri çok yakın dostluk ilişki geliştirdi. Japonya ve Filipinler arasında 1986-1987 yılları arasında devam eden, iki ülke arasındaki ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkileri güçlendirmeyi hedefleyen, bir dizi özel görüşmeler esnasında, Filipinler Devlet Başkanı Corazon Aquino ile de yakın dostluk geliştirdi. Ülkesinde de özelleştirme faaliyetlerine önem verdi. Japon Ulusal Demir Yolları'nın da aralarında bulunduğu, bir dizi kamu kuruluşunun özelleştirilmesi onun hükûmeti döneminde gerçekleşti.\nNakasone, milliyetçi tavırlarıyla da dikkat çekmişti. \"A Sınıfı savaş suçlusu\" olarak hüküm giymiş 14 Japon'un isminin de, oldukça büyük tartışmalardan sonra, 1978 yılında Yasukuni Tapınağı'na (Japonya için savaşırken hayatını kaybeden tüm Japonların adının yazıldığı tapınak) yazılmasının ardından, Nakosone bu tapınağı iki defa ziyarete gitti. Başbakanlık yaptığı son dönemde, Japonya'nın başarısını, ABD'nin aksine, toplumda yaşayan başka milletten azınlıklar olmamasına bağlaması yönünde yaptığı açıklama, ülkede yaşayan Koreliler başta olmak üzere, diğer azınlıkları rahatsız etti. Daha sonra sözlerinin aslında, azınlık sorunlarına rağmen ABD'nin ekonomik başarısını takdir etmek amacıyla söylendiğini ileri sürerek, yaptığı gafı toparlamaya çalıştıysa da, çok başarılı olamadı.\n1984 senesinde, Japonya'nın Çin'i resmen tanımasının 12. yıl dönümünde, Çin hükûmetinin davetiyle Çin gezisine çıkan 3,000 Japon genciyle birlikte bu ülkeyi ziyarete gitti. Bu gezisinde Nakasone'ye, Çin Komünist Partisi Genel Sekreteri Hu Yaobang'ın kızı özel olarak eşlik etti. Gezi sonrasında Yaobang, Nakasone'ye gösterdiği aşırı ilgi yüzünden Çin Komünist Partisi'nin diğer üyeleri tarafından eleştirilere maruz kaldı.\nNakasone 1987 yılında makamını Noboru Takeshita 'ya bıraktı. Bir yıl sonra ismi, diğer bazı LDP milletvekkileri ile birlikte, Recruit skandalı adlı olaya karıştı.\nBaşbakanlığından sonraki on beş yıllık süre boyunca Diet üyesi olarak kalmasına rağmen, politik ağırlığı günden güne azaldı. 2003 yılında partisi 73 yaş limiti getirince, tüm çabalarına rağmen Nakasone seçim ve Diet dışında kaldı ve siyasi hayatı sona erdi. Bu hamle, Junichiro Koizumi'nin parti yönetimindeki yaşlı üyeleri tasfiye etmek amacıyla yaptığı bir hamle olarak değerlendirilmiştir.\nNakasone'nin oğlu, Hirofumi Nakasone de Diet üyesiydi; Keizō Obuchi hükûmetinde Eğitim Bakanlığı, Taro Aso hükûmetinde de Dışişleri Bakanlığı görevlerinde bulundu.\n\n\nThe Legacy (profesyonel güreş)\nThe Legacy, 5 Ocak 2009 tarihinde kurulan ve 27 Nisan 2010 tarihinde sona eren, WWE'nin eski bir profesyonel güreş grubudur. Grupta; Randy Orton, Cody Rhodes ile Ted DiBiase vardı. Bu grup özellikle Triple H ve McMahon ailesiyle (Vince, Shane ve Stephanie) birlikte girdiği feudla bilinmektedir.\n\n\nWWE United States Championship\nWWE United States Championship (WWE Birleşik Devletler Şampiyonluğu), günümüzde WWE Intercontinental Championship ile beraber WWE'nin ikinci seviye durumunda olan şampiyonluk kemeridir. Kemerin şu anki sahibi onu ilk kez alan Apollo Crews'dır.\nKemer, 1988 yılında WCW'a geçiş yaptı ve 2001 yılına kadar hizmet verdi. İki sene boyunca hiçbir organizasyonlarda kullanılmayan ve değerini kaybetmek üzere olan şampiyonluk; 2003 yılında WWE'nin SmackDown'ın o zamanki genel müdürü Stephanie McMahon'ın çabalarıyla tekrar organizasyonlarda yer almaya başladı.\n\n\nWWE Raw Tag Team Championship\nWWE Raw Tag Team Championship (WWE Raw Takım Şampiyonluğu), günümüzde WWE'nin Raw'daki takımların hedefi olan şampiyonluk kemeridir. Şu anki şampiyonlar, kemerleri ilk kez alan The Street Profits (Angelo Dawkins ve Montez Ford) takımıdır.\nUnvan, 20 Ekim 2002 tarihinde Dünya Takım Şampiyonluğu'nun alternatifi olarak, WWE'nin o zaman SmackDown'da genel menajer olan Stephanie McMahon tarafından oluşturulmuştur. Kemeri en çok kazananlar; dört kez ile Cesaro ve Sheamus olurken, kemeri en uzun sürede tutanlar ise 483 gün ile The New Day'dir.\n\n\nThe Shield (profesyonel güreş)\nThe Shield, Dean Ambrose, Roman Reigns ve Seth Rollins tarafından kurulan profesyonel güreş grubu.\nGrup, 18 Kasım 2012 tarihinde yapılan Survivor Series izle ve öde etkinliğinde debut'unu gerçekleştirmiştir. The Shield, Aralık 2012'den Mayıs 2013'e kadar altı kişilik takım maçlarında televizyonda görünen yenilmezlik rekorunu kırarken, WrestleMania 29'da galibiyet almıştır. Bu süre içerisinde takım maçlarında Big Show, Chris Jericho, Daniel Bryan, John Cena, Kane, Randy Orton, Ryback, Sheamus, The Wyatt Family (Bray Wyatt, Erick Rowan ve Luke Harper) ve The Undertaker ile karşılaşmıştır.\nMayıs 2013'te yapılan Extreme Rules'da Ambrose, WWE United States Championship kemerini alırken; Rollins ve Reigns, WWE Tag Team Championship kemerini almış ve The Shield'ın üç üyesi de kemer sahibi olmuştur. Rollins ve Reigns, Ekim 2013'e kadar WWE Tag Team Championship kemerini elinde tutarken; Ambrose, Mayıs 2014'e kadar United States Championship kemerini koruyarak WWE bayrağı altında kemeri en uzun süre elinde tutan güreşçi olmuştur. Reigns, Shield üyesiyken 2013 Survivor Series ve 2014 Royal Rumble etkinliklerinde en çok güreşçi eleme rekorunu kırmıştır.\n2014 yılında The Shield, The Wyatt Family ve Evolution (Batista, Randy Orton ve Triple H) gruplarına karşı altı kişilik takım maçlarında galip gelirken and WrestleMania XXX'da The Authority'den Kane ve The New Age Outlaws'u (Billy Gunn ve Road Dogg) yenmiştir. The Shield, geçmişinin farklı noktalarında CM Punk ve The Authority ile beraber ayrı ayrı aynı tarafta yer alırken, onlarla rekabete de girmiştir. Sayısız \"Raw\" ve \"SmackDown\" programlarında ana etkinliğe çıkarken, üçlü 2014 Payback etkinliğinin son maçında da yer almıştır. 2 Haziran 2014 tarihinde Rollins, Ambrose ve Reigns'e saldırıp The Authority'ye katılmış ve gruptan ayrılmıştır. Sonraki aylarda Ambrose ve Reigns kendi yoluna gidince The Shield sona ermiştir.\nGrubun ayrılmasından sonra Shield'ın her üyesi WWE World Heavyweight Championship kemerini almaya çalıştı. Üçü de toplam altı kez dünya şampiyonu olurken (üç kez Reigns, iki kez Rollins ve bir kez Ambrose), 2016 Money in the Bank etkinliğinde üç dakika içinde kemeri taşımış oldu. 2017 SummerSlam etkinliğine doğru Ambrose ve Rollins yeniden birleşti. Etkinlikte Cesaro ve Sheamus'ı yenerek Raw Tag Team Championship kemerlerini aldı. 9 Ekim \"Raw\" programında Reigns, Ambrose ve Rollins ile beraber The Miz'le yüz yüze geldi. Resmî olarak tekrar kurulan The Shield; Cesaro, Sheamus ve The Miz'e saldırdı.\nThe Shield, varlıklarının başlangıcından beri \"haksızlık\" olarak algıladıkları her şeye karşı savaşmaya niyetli olduğunu dile getirmiştir. Her birinin kendi tarzına sahip olduğu, koruyucu elbiseler de dahil olmak üzere siyah ring kıyafetleri (kurşun geçirmez yelek de dahil) ile seyircilerin yanından ringe gitme eğilimleri ve elde taşınan kameralarla birinci şahıs perspektifinden çekilen kendilerine ait promolarıyla tanınmıştır. Mükemmel ekip çalışması ve takımın iyiliği için kendilerini bir birey olarak feda etmeye istekli olan bir grup olmuştur. The Shield, konuşmalarında WWE'den \"kendi alanı\" olarak bahsetmiş, takma adlarını \"The Hounds of Justice\" (\"Adaletin Tazıları\") olarak belirlemiştir.\nBireysel olarak karakterleri:\nWWE antrenörü ve yapımcısı Joey Mercury, grubun karakterinin dışında akıl hocası olmuştur.\nAmbrose, Reigns ve daha sonra NXT Şampiyonu olacak Seth Rollins'ten oluşan grup, 18 Kasım 2012 tarihinde Survivor Series'de kötü karakterli olarak debut yaptı. Ana etkinlikte gerçekleşen CM Punk, John Cena ve Ryback arasında WWE Şampiyonluğu için üçlü tehdit maçına karıştı. Üçlü, Ryback'e yorumcu masasının üzerine powerbomb yaparken, Punk'ın Cena'yı tuşlayarak kemerini korumasına yardımcı oldu. 26 Kasım \"Raw\" programında grup, kendisini \"The Shield\" olarak tanıttı ve \"adaletsizliklere\" karşı savaşacağını söyledi. CM Punk veya Paul Heyman'a çalışmadıklarını söylemelerine rağmen üçlü, ilerleyen haftalarda yapılan \"Raw\" ve \"SmackDown\" programlarında taraftarın arasından gelerek Punk'ın Ryback, The Miz ve daha sonra WWE Takım Şampiyonu olacak Team Hell No (Daniel Bryan ve Kane) gibi rakiplerine saldırdı. Ayrıca Randy Orton, Brad Maddox'ı yendikten sonra Orton'a da saldırdı. Daha önce WWE Şampiyonluğu için Hell in a Cell etkinliğinde yapılan Hell in a Cell maçında hakemlik yapan Maddox, Punk'ın Ryback'i yenmesine yardımcı olmuştu. Gerçekleşen bu olayların ışığında The Shield, ilk maçına 16 Aralık'taki etkinliğinde Ryback ve Team Hell No'ya karşı TLC maçına çıktı ve zafer kazandı.\nTLC'den sonra The Shield, Punk ve Maddox'ın rakibi olan Ric Flair, Brodus Clay ve Sheamus gibi güreşçilere saldırmaya devam ederken; ayrıca Mick Foley, Tommy Dreamer ve Ricardo Rodriguez'e saldırdı. The Shield'ın saldırıları, ayrıca Randy Orton ve Sin Cara'nın senaryoya göre sakatlıklarının nedeni olarak yazıldı.\n2 Ocak 2013 \"NXT\" programında (6 Aralık 2012 tarihinde çekildi) The Shield, ilk kez NXT'de göründü ancak Reigns ve Rollins daha önce NXT'de güreşmişti ve Rollins, ilk NXT Şampiyonu olmuştu. Rollins, kemerini Corey Graves'e karşı savundu ama maçta Ambrose ve Reigns, Graves'e saldırdı ve Graves, maçı diskalifiye ile kazandı. Bu sonuçla Rollins kemerini korudu. The Shield daha sonra NXT soyunma odasının tamamına egemen olsa da Big E Langston onlara karşı koydu. 9 Ocak \"NXT\" programında (önceki programla aynı tarihte çekildi) Rollins, Langston ile kemerin ortada olduğu diskalifiyesiz maçta karşılaştı. NXT'nin diğer güreşçileri, Ambrose ve Reigns'i etkisizleştirirken; Langston, Rollins'i yenerek NXT Şampiyonluğu kemerini aldı.\n7 Ocak \"Raw\" bölümünde The Shield, bir kez daha CM Punk'a yardım etti ve WWE Şampiyonluğu için yapılan TLC maçında Ryback'e saldırdı. Bu sonuçla Punk kemerini korudu. Üçlü, 21 Ocak \"Raw\" programında Punk'ın kemerine aday olan The Rock'a triple powerbomb yaptı. Bunun sonucu olarak Mr. McMahon, eğer Shield maça karışırsa Punk'ın kemerini elinden alacağını söyledi. Dört gün sonra \"SmackDown\" programında Punk, The Shield'ı çağırdıktan sonra onların ittifakını inkâr ederek gelecek kemer maçına karışmamalarını söyledi. Ancak, Punk'ın 27 Ocak'ta yapılan Royal Rumble'daki kemer maçında ışıklar söndü. Karanlıkta The Rock, The Shield'ın saldırısına uğradı ve ışıklar geri geldiğinde The Rock'un kırılan yorumcu masası üzerine yığılmış oldu görüldü. Punk, bunun üzerine The Rock'u tuşladı ve kemerini korudu. Ancak hemen Mr. McMahon maçı yeniden başlattı ve yeniden başlayan maçta The Rock, WWE Şampiyonluğu kemerini kazandı. Ertesi gece \"Raw\" programında McMahon, Punk'ın menajeri Paul Heyman'ın The Shield ve Brad Maddox'a kendilerine çalışması için para verdiği görüntüleri gösterdi.\n28 Ocak \"Raw\" bölümünde The Shield, John Cena'ya saldırdı. Sheamus ve Ryback, cena'ya yardıma gelse de onlar da saldırıya uğradı. Sonraki hafta \"Raw\" programında Maddox, The Shield'ı çağırdı ve Heyman ile çalıştıkları görüntüleri McMahon'a kendisinin verdiğini söyledi. Bunun üzerine The Shield, Maddox'a saldırdı ancak Cena, Ryback ve Sheamus gelip üçlüyü uzaklaştırdı. Grup, Cena'nın herhangi bir güreşçinin eylemlerinin sonuç vermeyeceği ve zihniyetlerinin Ryback ve Sheamus gibi diğer güreşçilere yayılmış bir ortam oluşturması nedeniyle \"on yıl süren hakslızlık\"tan dolayı saldırılarını haklı olarak gösterdi. 17 Şubat'taki Elimination Chamber etkinliğinde iki takım arasında yapılan altı kişilik takım maçını The Shield kazandı.\n18 Şubat \"Raw\" programında ilk kez \"Raw\"da maça çıkan The Shield; Ryback, Sheamus ve Chris Jericho'dan oluşan takımı yendi. Sheamus, daha sonra The Shield ile savaşmak için Randy Orton'la ittifak kurdu. 1 Mart \"SmackDown\" programında Orton'ın Big Show'la maçı sırasında The Shield geldi ancak Sheamus ve Big Show üçlüyü uzaklaştırdı. Ardından Big Show, Orton'a saldırdı. Sheamus da Big Show'a \"Brogue kick\" yaptı. 11 Mart \"Raw\" programında The Shield'ın ilk teke tek maçı Rollins ve Big Show arasında gerçekleşti. Maç sırasında Ambrose ve Reigns, Big Show'a saldırdı ve Show diskalifiye ile maçı kazandı. İki kez Orton ve Sheamus'ın The Shield'ı savuşturmasına yardım etmesine rağmen Big Show, ardından ikisine saldırdı. The Shield, daha sonra WrestleMania 29'da karşılaşmak için Orton ve Sheamus'a meydan okudu ve takım arkadaşı bulmalarını istedi. Big Show, maç için gönüllü olsa da Orton ve Sheamus, takım arkadaşı olarak Ryback'i seçti. Bu arada Mark Henry, Ryback'i oyalayarak The Shield tarafından saldırıya uğramasına neden oldu. Bu yüzden Ryback, WrestleMania 29'da Henry ile maça çıkacaktı. Takım arkadaşı olmayan Orton ve Sheamus, sonunda Big Show'un teklifini ona güvenmedikleri hâlde kabul etti. 7 Nisan'da gerçekleştirilen WrestleMania 29'da The Shield, rakibinin beraber harekt etmelerindeki yetersizliğine karşı avantajlı olarak WrestleMania'deki ilk maçını kazandı.\n8 Nisan \"Raw\" programında The Shield, The Undertaker'a saldırmaya çalıştı ancak Team Hell No gelince geri çekilmek zorunda kaldı. Bunun sonucunda 22 Nisan \"Raw\" programında The Brothers of Destruction ve Team Hell No karışımı olan takımla (Undertaker, Kane ve Bryan) karşılaştı ve maçı kazandı. 26 Nisan \"SmackDown\" programında Ambrose, teke tek ilk maçına The Undertaker karşısında çıktı ve pes ettirilerek yenildi. Maçtan sonra The Shield, Undertaker'a saldırdı ve ona yorumcu masası üzerine triple powerbomb yaptı. 29 Nisan \"Raw\" programında üçlü, Team Hell No ve WWE Şampiyonu John Cena ile altı kişilik takım maçında karşılaştı. Reigns, Cena'yı tuşlayarak maçı takımına kazandırdı. Ambrose, daha sonra Birleşik Devletler Şampiyonu Kofi Kingston'la rekabete girdi. Bu rekabetin kıvılcımı The Usos (Jey ve Jimmy Uso) ve Kingston'la karşılaştıkları maç oldu. Ambrose, Kingston'ı tuşlayarak maçı takımına kazandırmıştı. 13 Mayıs \"Raw\" programında The Shield'ın televizyonda görünen altı kişilik takım maçlarındaki yenilmezlik serisi; Cena, Kane ve Bryan'a karşı yaptıkları elemeli takım maçında sonlandı. Kane ve Bryan elendikten sonra Cena, Rollins'i tuşladı ancak Reigns ve Rollins, Cena'ya saldırınca diskalifiye oldu ve ardından Ambrose da diskalifiye oldu.\n19 Mayıs'ta yapılan Extreme Rules etkinliğinde Ambrose, Kofi Kingston'ı yenerek United States Championship kemerini alırken; aynı gece Rollins ve Reigns, Team Hell No'yu yendi ve WWE Tag Team Championship kemerlerinin sahibi oldu. Ambrose, 24 Mayıs \"SmackDown\" programında Kingston ile rövanş maçına çıktı ve Rollins ile Reigns'in karıştığı maçta diskalifiye olması sebebiyle kemerini korudu. 27 Mayıs \"Raw\" programında Ambrose, Kingston'la bir rövanş maçına daha çıktı ve kemerini yine korudu. Aynı gece Rollins ve Reigns, Team Hell No ile yaptıkları rövanş maçında WWE Tag Team Championship kemerlerini korudu. 14 Haziran \"SmackDown\", programında The Shield'ın televizyondaki altı kişilik takım maçlarında olan tuşlanmama/pes olmama serisi Team Hell No ve Randy Orton'a karşı sona erdi. Daniel Bryan, Rollins'i pes ettirdi. 16 Haziran'daki Payback etkiniğinde Ambrose, Kane'e karşı saydırma yoluyla Birleşik Devletler Şampiyonluğu kemerini korurken; Rollins ve Reigns, Bryan ve Orton'a karşı takım kemerlerini başarıyla savundu. Ertesi gece \"Raw\" programında Ambrose, Kane ile kemerin ortada olduğu rövanş maçına çıktı ve yine Rollins ve Reigns'in maça karışmasıyla diskalifiye olup kemerini korudu.\nThe Shield, Christian'a saldırdıktan sonra, The Usos WWE Tag Team Championship kemerlerine bir numaralı aday oldu. 28 Haziran \"SmackDown\" programında Ambrose, Reigns ve Rollins; bu üç güreşçiye yaptıkları altı kişilik takım maçını kaybetti. 14 Temmuz'daki Money in the Bank etkinliğinin gösteri öncesi maçında Rollins ve Reigns, The Usos'u yenerek WWE Tag Team Championship kemerlerini korudu. Etkinliğin ilerleyen saatlerinde takım şampiyonları, Ambrose'un World Heavyweight Championship Money in the Bank merdiven maçına karıştı. Ancak The Usos gelip Reigns ve Rollins'e saldırdıktan sonra Ambrose maçı kazanamadı. The Shield, daha sonra Mark Henry ile rekabete başladı. Henry ve The Usos'a karşı yaptıkları iki altı kişilik takım maçını kazansa da; Henry, Big Show ve Rob Van Dam'e yenildi. 18 Ağustos'ta yapılan SummerSlam'in gösteri öncesi programında Ambrose, Van Dam'e karşı kemerini korudu.\n19 Ağustos \"Raw\" programında The Shield, baş işletme görevlisi Triple H ile çalışmaya başladı. Triple H'in rejimine karşı konuşan Big Show ve Dolph Ziggler gibi güreşçilere saldırırken; korumaları gereken WWE Şampiyonu ve \"WWE'nin yüzü\" Randy Orton'a karşı kemere bir numaralı aday olan Daniel Bryan'a yardım etti. 15 Eylül'de yapılan Night of Champions etkinliğinde Ambrose, Ziggler'a karşı; Rollins ve Reigns; The Prime Time Players'a (Darren Young ve Titus O'Neil) karşı kemerlerini korudu. 6 Ekim'de yapılan Battleground'da senaryoya göre kovulmuş oaln Cody Rhodes ve Goldust, işlerini geri almak için Rollins ve Reigns'i kemerlerin ortada olmadığı maçta mağlup etti. 23 Eylül \"Raw\" programında The Shield, on bire üç elemeli handikap maçında her üesi tuşlanarak mağlup oldu. İlk önce Reigns elenirken onları The Usos, Ziggler ve Bryan tuşladı. 14 Ekim \"Raw\" programında Rollins ve Reigns, Rhodes kardeşlere karşı diskalifiyesiz maça çıktı ve Big Show'un kendilerine saldırısından sonra WWE Tag Team Championship kemerlerini kaybetti. 16 Ekim \"Main Event\" programında Ambrose, Ziggler'a karşı kemerini korudu. 27 Ekim'de yapılan Hell in a Cell etkinliğinde Rollins ve Reigns, üçlü tehdit takım maçında Rhodes Brothers ve The Usos'a yenilirken; Ambrose, Big E Langston'a saydırma ile yenildiğinden kemerini korudu.\nThe Shield'da anlaşmazlıkların ilk tohumu (özellikle Ambrose ve Reigns arasında) grupta tek kemer sahibi olan Ambrose'un bununla övünmesi, ama genel olarak The Shield'ın maçlarında tuşlanan güreşçinin Ambrose olmasıyla atıldı. 24 Kasım'da yapılan Survivor Series'de The Shield, The Real Americans (Antonio Cesaro ve Jack Swagger) ile takım olarak Survivor Series elemeli takım maçında Rey Mysterio, Rhodes Brothers ve The Usos'u yendi. Ambrose, ilk elenen güreşçi olurken; bir kişiyi eleyen Rollins, dördüncü elenen oldu ve Reigns, dört rakibini eleyip tek kurtulan güreşçi oldu.\nKasım'ın sonlarında CM Punk, Triple H'i eleştirdikten sonra The Shield'ın saldırısına uğradı. Ama Punk, 15 Aralık'ta yapuılan etkinliğinde The Shield'a karşı handikap maçında galip geldi. Reigns, Punk'ı hedeflerken yanlışlıkla Ambrose'a spear yaptı ve Punk'ın bu maçı kazanıp tek başına The Shield'ı yenen tek güreşçi olmasına neden oldu. Punk, karakterinin dışında yaptığı bir röportajda, TLC'deki maçta Reings'in \"gerçekten, ama gerçekten güçlü\" gibi gösterildiğini ama o maçı kaybetmeyi reddettiğini söylemişti.\n2014 yılına doğru Punk'ın The Shield ile dalga geçmesi grubun üyeleri arasında tansiyonların yükselmesine neden oldu. Ambrose'un müdahalesi olsa da Reigns, Punk'ı teke tek maçta yenen tek Shield üyesi oldu. Grubun üç üyesinin de yer aldığı 2014 Royal Rumble maçında Ambrose, Reigns'i elemeye çalışırken; Reigns, Ambrose ve Rollins'i eledi. Reigns, maçı finalist olarak bitirirken 12 güreşçiyi eleyerek bir Royal Royal maçında en çok güreşçiyi eleme rekorunu kırdı. Ambrose ve Rollins ise üçer kez rakiplerini elerken; Rollins, CM Punk'tan sonra maçta en çok süre harcayan ikinci güreşçi oldu.\n27 Ocak \"Raw\" programında The Shield, altı kişilik takım maçında Daniel Bryan, Sheamus ve John Cena'yla karşılaştı. Kazanan takım, WWE World Heavyweight Championship kemeri için Elimination Chamber maçına girebilecekti. Ancak The Wyatt Family, The Shield'ın rakibine saldırınca Ambrose, Reings ve Rollins, diskalifiye ile yenilmiş oldu. The Shield, intikam sözü verdi ve The Wyatt Family ile aralarında maç ayarlandı. İki kötü karakterli takım arasında WWE, 10 Şubat \"Raw\" programında The Shield'ı izleyiciye ısındırırken The Wyatt Family, aynı gece yapılan yüzleşmede geri çekilen taraf oldu. Bu arada yine aynı gece \"Raw\" programında Ambrose'un kemeriyle yaptığı açık meydan okumaya Mark Henry cevap verdi. The Shield'ın maça karışmasıyla Ambrose, kemerini diskalifiye ile korudu. Gelecek hafta Reigns, Henry'yi yardımsız yendikten sonra Ambrose ile aralarında yine gerilim yaşandı. 23 Şubat'ta yapılan Elimination Chamber'da The Wyatt Family ile yaptıkları maçta Ambrose ve Bray Wyatt, kalabalık arasında kavga etti. Ancak Wyatt ringe geri döndükten sonra Rollins ve Reigns'e karşı sayıca üstün olan Wyatt Family maçı kazandı. 3 Mart \"Raw\", programında yapılan rövanş maçında ise The Shield'ın zayıf takım çalışmasından dolayı The Wyatt Family, bu maçı da kazandı. Maç sırasında Rollins, grubu bir araya getirmeye çalışmaktan bıktığını söyleyerek ringi terk etmişti.\n7 Mart \"SmackDown\" programında The Shield üyeleri, aralarındaki şüpheleri gidermek için ringde buluştu. Üçlü Rollins, son yaptığı sayesinde Ambrose ve Reings'in sonunda tam bir takım olduğunu söyledi. Üçlü kısa süre birbirine vurduktan sonra sonunda uzlaştı.\nThe Shield'ın bir sonraki rekabeti, The Authority'nin Operasyon Yönetmeni Kane ile oldu. 17 Mart \"Raw\" programında The Shield'a Jerry Lawler'a saldırması için emir verilmişti. Ama The Shield, onun yerine Kane'e saldırdı ve iyi karakterli bir takım oldu. Buna misilleme olarak 21 Mart \"SmackDown\" programında Kane ve The New Age Outlaws, The Shield'a saldırdı. Bu saldırı Rybaxel (Curtis Axel ve Ryback) ve The Real Americans'ın da yer aldığı ve WWE Takım Şampiyonluğu kemerine adayın belirleneceği ölümcül dört yönlü takım maçı sırasında gerçekleşti. Sonraki hafta \"Raw\" programında The Shield, intikam için Rybaxel'a saldırdı. Aynı gece The Real Americans'ı yendi. Daha sonra Kane ve The New Age Outlaws, WrestleMania XXX'da karşılaşmak için üçlüye meydan okudu. WrestleMania'daki maçta üstün taraf olan The Shield maçı kazandı.\nWrestleMania sonrası \"Raw\" programında Kane, yanlışlıkla Triple H'in önceki ay \"SmackDown\"da The Shield'a karşı saldırmak için plan yürüttüğünü ağzından kaçırdı. Triple H, yeni WWE Dünya Ağırsiklet Şampiyonu Daniel Bryan'la kemer maçında karşılaşmadan önce Kane, Orton ve Batista; Bryan'a saldırmıştı. The Shield, maça karışarak Triple H'e karşı Bryan'ı diğer güreşçilerden korudu. The Shield, sonunda 8 Nisan \"Main Event\" programında The Wyatt Family'yi altı kişilik takım maçında mağlup etti. 14 Nisan \"Raw\" programında Triple H, The Shield'ı 11'e 3 handikap maçına koydu. Sayı üstünlüğüne karşı koyamayan The Shield; Evolution grubunu tekrar kuran Triple H, Orton ve Batista'nın saldırısına uğradı ve maç sonuçsuz bitti. 25 Nisan \"SmackDown\" programında yine 11'e 3 handikap maçı ayarlansa da The Shield, önceden altı güreşçiyi maça çıkamaz hâle getirdi ve kalan beşine karşı handikap maçında galip geldi. 2 Mayıs \"SmackDown\" programında Ambrose, Birleşik Devletler Şampiyonluğu kemerini Alberto Del Rio, Curtis Axel ve Ryback'e karşı ölümcül dört yönlü maçta korudu.\n4 Mayıs'ta yapılan Extreme Rules'da The Shield, Evolution'ı yendi. Ertesi gece \"Raw\" programında Ambrose, 20 kişilik battle royal'da kemerini savunmaya zorlandı. Rollins ve Reigns'in maça dahil olması yasaklandı (ringin dışında durabilirler ancak maça karışamazlar). Ambrose son ikiye kadar ringde kalmasına rağmen Sheamus'a yenildi ve Ambrose'un 351 gündür koruyup rekor kırdığı (WWE bayrapı altında) Birleşik Devletler Şampiyonluğu kemer saltanatı sona erdi. 1 Haziran'daki Payback etkinliği için The Shield ve Evolution arasında elemeli No Holds Barred maçı ayarlandı. The Shield, etkinlikteki maçta hiçbir üyesi elenmeden maçı kazandı.\nPayback'ten sonra 2 Haziran \"Raw\" programında, Triple H Evolution'ın The Shield ile rekanete devam etmesi hakkında konuştu, ancak Batista WWE'den ayrıldı ve bu rekabet resmî olartak sona erdi. Gecenin ilerleyen saatlerinde The Shield ringdeyken Triple H geldi ve \"her zaman bir B planının var olduğunu\" söyledi. Ardından Rollins, Ambrose ve Reigns'a çelik sandalye ile saldırdı ve The Authority'ye katılarak tekrar kötü adam oldu. 9 Haziran \"Raw\" programında Rollins, ihanetinin bir iş arkadaşlığı ilişkisini kesmek olduğunu ve kendi oluşturduğu grubu dağıtmasının bir sakıncası olmadığıno söyledi. Hâlâ The Shield etiketini kullanan Ambrose ve Reigns, Rollins'in ihanetini \"kanser\" olarak tarif ederken onun \"en affedilmez günahı işlediğini\" söyledi. Gecenin ilerleyen saatlerinde Ambrose ve Reigns son kez The Shield olarak maça çıktı ve John Cena ile takım olarak The Wyatt Family'yi yendi.\nAmbrose ve Reigns, birbirlerinin arasını bozmadan yolları ayırmaya karar verdi. Ambrose, Rollins'ten intikam almayı hedeflerken; Reigns, WWE Dünya Ağırsiklet Şampiyonluğu kemerine odaklandı. 13 Haziran \"SmackDown\" programında ikisi hâlâ The Shield üyesi olarak tanıtıırken, Ambrose, yeni müziğiyle ringe girdi ve farklı bir kıyafet giymeye başlamıştı. 16 Haziran \"Raw\" programında Reigns, yine The Shield kıyafetiyle ringe gelirken müziğini de değiştirmedi. Ambrose ve Reigns, artık kendi başına çalışırken The Shield sessizce dağıldı. 24 Haziran \"Main Event\" programında Reigns, artık kendi yolunda olduğunu ve artık The Shield ile olmadığını söyledi. Bu sonuçla The Shield resmî olarak dağılmış oldu.\nJuly ve Ağustos 2017 arasında Dean Ambrose ve Seth Rollins'in birleşeceği ve Shield'ın geri döneceği söylentileriyle beraber haftalar boyunca birleşmenin sinyalleri verildi. İkisi The Shield'ın imza yumruk hareketini yapmak isterken birbirlerini reddettiler. Rollins'in üç yıl önceki ihanetinden dolayı Ambrose'un Rollins'e bir güvensizliği vardı. 31 Temmuz \"Raw\" programında Rollins, Sheamus'a karşı kazandıktan sonra Cesaro ve Sheamus'ın saldırısına uğradı. Ambrose, geldi ve Rollins'i kurtardı. Maçtan sonra arka alanda Ambrose, Rollins'e yine bu tarz durumlarda kalırsa yardım etmeyeceğini söyledi. Ertesi hafta Rollins, Sheamus'a karşı rövanş maçını kaybettikten sonra yine ikisinin saldırısına uğradı. Ambrose, yardıma gelmedi. Gecenin ileleyen saatlerinde Ambrose, Cesaro'yu yendi ama o da ikisi tarafından saldırıya uğradı. Ardından Rollins, Ambrose'un yardımına geldi. Ambrose, sonunda Rollins'e güvendiğini belirtip Shield yumruğunu yapmak istedi ancak bu sefer Rollins bunu reddett Sonunda 14 Ağustos \"Raw\" prgramında fiziksel bir sürtüşme yaşayan ikili, Cesaro ve Sheamus'ın gelmesiyle onları oradan uzaklaştırdı. Ardından yumruklarını tokuşturan ikili tekrar birleşti. Olanların ardından Raw Genel Müdürü Kurt Angle, Cesaro ve Sheamus ile Ambrose ve Rollins arasında SummerSlam'de gerçekleşecek Raw Takım Şampiyonluğu maçı ayarladı. Ambrose ve Rollins, SummerSlam'de kemerleri kazandı. Böylelikle Ambrose, grubun ilk Triple Crown ve Grand Slam şampiyonu oldu.\nNo Mercy'deki John Cena zaferinden sonra 25 Eylül \"Raw\" programında Roman Reigns, \"Miz TV\"ye konuk oldu. The Miz, The Shield'ı iğneledi ve eğer The Shield olsaydı The Miztourage (Curtis Axel ve Bo Dallas) ile birlikte onları yenebileceklerini söyledi. Biraz tarıştıktan sonra Reigns ve Miz arasında maç ayarlandı. Reigns, Miz'i yendikten sonra Miz ve The Miztourage'ın saldırısına uğradı. Ertesi hafta Reigns, Intercontinental Championship kemeri için Miz'ler karşılaştı. Ancak Cesaro ve Sheamus maça karıştı. Miz, Cesaro ve Sheamus, Reigns'e The Shield'ın imza hareketi olan triple powerbomb'u yaparak grubu taklit etti. Program sona ermeden önce Reigns, arka alanda Ambrose ve Rollins ile yüz yüze geldi. 9 Ekim \"Raw\" programında açılışı Miz, Cesaro ve Sheamus ile beraber yaptı. Reigns onları böldükten sonra Ambrose ve Rollins de geldi. Resmî olarak bir araya gelen Shield, Cesaro ve Sheamus'a saldırdıktan sonra Miz'e triple powerbomb yaptı. Bunun üzerine etkinliği için The Shield ile The Miz, Cesaro ve Sheamus takımı arasında TLC maçı ayarlandı. Gecenin ilerleyen saatlerinde The Shield, Braun Strowman'a Matt Hardy ile yaptığı maç sonrasında saldırdı. Strowman'a yorumcu masası üzerine triple powerbomb yaptı. Miz, daha sonra TLC'deki maça Strowman'ın da eklenmesini istedi. Angle isteksizce bunu kabul etti ve sonuç olarak bu maç, 4'e 3 handikap TLC maçına dönüştü. 16 Ekim \"Raw\" programında üç Shield üyesi ilk kıyafetleri ve ringe giriş müzikleriyle geri döndü. Ambrose ve Rollins, Cesaro ve Sheamus'a karşı Raw Takım Şampiyonluğu kemerlerini korurken; Reigns, Strowman'a üstü açık kafes maçında yenildi. Maç sırasında Kane geri dönüş yaptı Reigns'e saldırarak yenilmesine neden oldu. Ardından The Miz, Kane'i takımının beşinci üyesi olarak duyurdu. 20 Ekim'de Reigns, sağlık durumu nedeniyle maçtan çıkarıldı ve onun yerine Angle kendisini maça dahil etti.\n22 Ekim'de yapılan etkinlikte, The Shield'ın ring kıyafetleriyle gelen Ambrose, Rollins ve Angle, The Miz'e triple powerbomb yaptıktan sonra maçı kazandı. Reigns'in hastalığının devam etmesi nedeniyle Kasım ayındaki Birleşik Krallık turu sırasında yapılan canlı bir etkinlikte Triple H (Shield kıyafetiyle), Reings'in yerine maçta yer aldı. Daha sonra Ambrose ve Rollins'in Survivor Series'de SmackDown Takım Şampiyonları The Usos ile kemerlerin ortada olmadığı brand'ler arası bir maçta karşılaşacağı açıklandı. Ancak 6 Kasım \"Raw\" programında Cesaro ve Sheamus ile yaptıkları kemer maçı sırasında SmackDown'dan The New Day göründü ve ortalık karıştıktn sonra ikili kemerlerini rakiplerine kaptırdı. Bu sonuçla 78 günlük saltanatları sona erdi. Ertesi hafta \"Raw\" programında Reigns geri döndü ve The Shield, 19 Kasım'da yapılacak olan Survivor Series'de The New Day'e bir maç için meydan okudu. Maçı kazanan The Shield oldu. Etkinlikten önce \"Raw\" programında The Shield, Cesaro, The Miz ve Sheamus'ı yenerek 2014 yılında ayrıldıklarından beri ilk üçlü galibiyetini aldı. 20 Kasım \"Raw\" programında diğer Shield üyelerinin yardımıyla Reigns, The Miz'i yenerek Kıtalararası Şampiyonluğu kemerini aldı. Böylelikle Triple Crown ve Grand Slam şampiyonluğu başarısına ulaşan ikinci Shield üyesi (ilki Ambrose) oldu.\n2014 yılının geri kalanı, Rollins'in ihaneti ve The Authority'ye katılması nedeniyle, Ambrose ve Rollins arasındaki rekabetle geçti. John Cena ve Ambrose The Authority'ye karşı kısa süreli bir ittifak kurarken, Ambrose'un aksine Reigns hızlıca dünya kemerine dikkatini verdi. Ambrose ve Rollins arasında süren uzun süreli rekabet, 2014 yılında \"Pro Wrestling Illustrated\"da Yılın Rekabeti ödülünü aldı. Yılın sonunda \"Pro Wrestling Torch\" yazarı Shawn Valentino, The Shield'ı \"üç başlı ejderha\" olarak nitelendirdi ve WWE yılın hikâyesi listesinde grubun yaptıklarını yedinci sıraya koydu. Ayrıca The Shield için \"son yıllarda en havalı olaylardan biriydi ve çoğu hayran grubun erken ayrıldığına inanıyordu\" yazdı ve ek olarak \"The Shield'ın her üyesinin kendisine bir marka oluşturduğunu ve her birinin gelecekte büyük bir yıldız olacak gibi göründüğünü\" söyledi.\nÜç eski Shield üyesi de grubun dağılmasıyla, dört ay boyunca WWE izle ve öde etkinliklerinin ana etkinliğinde yer aldı. Ayrıca Rollins, 2014 Money in the Bank merdiven maçını kazandı. Daha sonra WrestleMania 31 ana etkinliğinde sözleşmesini yatırdı ve WWE Dünya Ağırsiklet Şampiyonu oldu. Aynı zamanda Reigns, 2015 Royal Rumble maçını kazanmış ve Rollins'in sözleşmesini yatırdığı ana etkinlik maçında yer alıyordu.\nResmî olarak takım beraber çalışmamasına rağmen bazen Ambrose ve Reigns nadiren beraber çalışmaya devam etti ve The Shield'ın ayrılmasından sonra dostlukları sürdü. 9 Ocak 2015 \"SmackDown\" programında Reigns, Rollins ve Big Show'a karşı handikap maçına konmuştu. Ambrose, Reigns'in yardımına geldi ve maçı kazanmasına yardımcı oldu. İkisi The Authority'ye karşı yardımlaşmaya devam etti. 4 Mayıs \"Raw\" programında Ambrose, Rollins'i yendi ve WWE Dünya Ağırsiklet Şampiyonluğu için ilk fırsatını elde etti (Operasyon Yönetmeni Kane'in maç öncesi koyduğu şart). Böylelikle Payback'te Reigns ve Randy Orton'ın da olduğu ölümcül dört yönlü maça eklendi. Ancak maçta Rollins tarafından tuşlandı. Maç sırasında Ambrose, Reigns ve Rollins, kısa süreliğine birleşerek Orton'a triple powerbomb yapmıştı. Ambrose, daha sonra 31 Mayıs'ta yapılan Elimination Chamber'da Rollins ile yüzleşti. The Authority'nin köşesinde bulunduğu Rollins, Ambrose'un kendisine diving elbow drop yapması sırasında hakemi itti ve bu yüzden diskalifiye ile maçı kazanan Ambrose, kemeri alamadı. Daha sonra Authority'nin saldırısına uğrasa da yardımına Reigns geldi. Ambrose, Reigns ile beraber kemerle kaçtı ve Ambrose, Rollins'e Money in the Bank'te merdiven maçı için meydan okudu. Ancak 14 Haziran'da gerçekleşen etkinlikte merdiven maçını kaybetti.\nRollins, 4 Kasım'daki Dublin, İrlanda'da yapılan canlı bir etkinlikte birden fazla diz sakatlığı (Sunset flip powerbomb hareketini yaptığı sırada ön çapraz bağ, medial kollateral bağ ve medial menisküsünden sakatlandı) geçirdiğinden kemer boşta kaldı ve yeni şampiyonun belirlenmesi için bir turnuva ayarlandı. 9 Kasım \"Raw\" programında başlayan turnuvada 16 güreşçi yer aldı ve yeni şampiyonu belirleyecek final maçı Survivor Series'de ayarlandı. 26 Ekim \"Raw\" programında Reigns, kemere bir numaralı aday olmak için yapılan ölümcül dört yönlü maçı kazandıktan sonra Triple H geldi ve Reigns'e The Authority'ye katılması için teklif yaptı. Eğer kendilerine katılıtsa onun doğrudan kemer maçında yer alacağını söyledi. Ancak o, turnuvada rekabet etmek isteyerek bu teklifi reddetti ve Triple H'e saldırdı. 16 Kasım \"Raw\" programında Ambrose, Reigns, Alberto Del Rio ve Kevin Owens yarı finale kaldı. Finalin yapılacağı etkinliğe Reigns-Del Rio ve Owens-Ambrose maçları ayarlandı. 22 Kasım'da yapılan Survivor Series'de Ambrose ve Reigns maçlarını kazandı ve ikisi de ana etkinlikteki finale kaldı. Reigns, Ambrose'u yenip boştaki kemeri aldıktan beş dakika on beş saniye sonra Sheamus geldi ve Money in the Bank sözleşmesini yatırarak kemeri kazandı.\n2015 yılının sonrasına doğru Ambrose, 13 Aralık'ta yapılan etkinliğinde Kevin owens'ı yenerek ilk kez Kıtalararası Şampiyonu oldu. Ertesi gece \"Raw\" programında Reigns, Sheamus'tan WWE Dünya Ağırsiklet Şampiyonluğu kemerini geri aldı. Bunun üzerine 24 Ocak 2016 tarihindeki Royal Rumble etkinliğinde kemerini savunmak zorunda kalan Reigns, Royakl Rumble maçında geri dönüş yapan Triple H'e elendi. Royal Rumble maçında Ambrose da finale kadar gelse de Triple H'e elendi ve kemerin yeni sahibi Triple H oldu. 21 Şubat'ta yapılan Fastlane'de Ambrose ve Reigns, WrestleMania 32'de Triple H ile kemer maçına çıkmak için Brock Lesnar'a karşı üçlü tehdit maçında yer aldı. Ambrose'a spear yapan Reigns, onu tuşladı ve maçı kazandı. 3 Nisan'da Reigns, Triple H'i yenerek üçüncü kez WWE Dünya Ağırsiklet Şampiyonluğu kemerini kazandı.\nReigns, Extreme Rules'da kemerini AJ Styles'a karşı başarıyla savunduktan sonra sakatlıktan geri dönen Rollins, Reigns'e saldırdı ve kemeri kaldırarak hiç kaybetmediğini belirtti. The Shield'ın üç üyesi, 13 Haziran \"Raw\" programında Ambrose'un sunduğu \"Ambrose Asylum\" segmentinde bir araya geldi. Rollins ve Reigns'in Money in the Bank ana etkinliğindeki kemer maçı ve Ambrose'un yer aldığı the Money in the Bank merdiven maçından bahsedildi. Segmentin sonunda üç güreşçi kavga etti. 19 Haziran'daki etkinlikte Ambrose, Money in the Bank merdiven maçını kazandı ve Rollins'in kemeri geri aldığı ana etkinlikte Money in the Bank sözleşmesini yatırarak Rollins'i yendi. Böylelikle aynı gece üç Shield üyesi de şampiyonluk yaşadı. 19 Haziran'da yapılan 2016 WWE seçmelerinde Ambrose, SmackDown'a seçilirken; Rollins ve Reigns, Raw'a seçildi. 24 Temmuz'da yapılan Battleground etkinliğinde The Shield'ın üç eski üyesi de adı WWE Şampiyonluğu olarak değişen kemer için üçlü tehdit maçında yer aldı. Ambrose, temiz bir şekilde Reigns'i tuşlayarak kemerini korudu.\nThe Shield üyeleri (bu sefer üçü de iyi karakter) bu sefer 20 Kasım'da yapılan Survivor Series'deki geleneksel 5'e 5 Survivor Series eleme maçında kısa süreliğine birleşti. Team Raw'dan Rollins ve Reigns ile Team SmackDown'dan Ambrose, Ambrose'un düşmanı ama aynı takımda yer aldığı AJ Styles'a triple powerbomb yaptı. Aralık 2016'da üçlü, \"Tribute to the Troops\" programında tekrar birlikte görünürken, The Club (AJ Styles, Karl Anderson ve Luke Gallows) ve The New Day (Big E, Kofi Kingston ve Xavier Woods) ile aynı segmentte yer aldı. Nisan 2017'de Ambrose, Superstar Shake-up sonucu Raw'a geçerken; Rollins ve Reigns de Raw'da kaldı.\n\n\nFlorian Ballas\nFlorian Ballas (d. 8 Ocak 1993), 2. Bundesliga'nın Dynamo Dresden takımında defans pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2011 yılında 1. FC Nürnberg II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Hannover 96 II, Hannover 96, 1. FC Saarbrücken, FSV Frankfurt, Dynamo Dresden kulüplerinde oynadı.\n\n\nLeonardo Bittencourt\nLeonardo Bittencourt (d. 19 Aralık 1993), 1. FC Köln takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2010'da Energie Cottbus II kulübünde başladı.\n\n\n2. Manuel Valls Hükûmeti\n2. Manuel Valls Hükûmeti, Fransa'da Beşinci Cumhuriyet'in 38. hükûmetidir. 25 Ağustos 2014 tarihinde hükûmet içi fikir anlaşmazlıklarının artması sonucu istifa eden hükûmetin ardından 25 Ağustos 2014 tarihinde başbakanlığa tekrar Manuel Valls atanmış, diğer üyeler ise 26 Ağustos 2014 tarihinde atanmıştır. 6 Aralık 2016 tarihinde Başbakan Manuel Valls'in Sosyalist Parti'nin cumhurbaşkanlığı önseçiminde aday olmak için istifa etmesiyle hükûmet son bulmuştur.\n4 Eylül 2014 tarihli atama\n21 Kasım 2014 tarihli atama\n17 Haziran 2015 tarihli atama\n2 Eylül 2015 tarihli atama\n27 Ocak 2016 tarihli atama\n11 Åžubat 2016 tarihli revizyon\nHükûmete Girenler\nGörevi Değişenler\nHükûmetten Ayrılanlar\nLaurent Fabius, Sylvia Pinel, Marylise Lebranchu, Fleur Pellerin\n30 AÄŸustos 2016 tarihli atama\n1 Eylül 2016 tarihli atama\nMaliye ve Ekonomi Bakanı nezdinde, Sanayiden sorumlu Devlet Sekreteri : Christophe Sirugue\n\n\nÄ°oannis Melissanidis\nİoannis Melissanidis (Yunan: Ιωάννης Μελισσανίδης, 27 Mart 1977, Münih), emekli Yunan artistik jimnastikçi. Avrupa ve Dünya Jimnastik Şampiyonalarında madalya kazanan ilk Yunan sporcu olan Melissanidis, 1996 Yaz Olimpiyatları'nda yer hareketleri disiplininde altın madalya kazanmıştır.\n\n\nNenad MilijaÅ¡\nNenad Milijaš (doğum 30 Nisan 1983), Sırp futbolcudur. Nei Mongol Zhongyou'da forma giymektedir.\n\n\nThe Voice UK\nThe Voice UK, John de Mol tarafından yaratılan ve \"The Voice of Holland\"dan uyarlanan bir Birleşik Krallık yetenek yarışması. 24 Mart 2012'de BBC One'da yayımlanmaya başlandı. Yarışmanın kazananı £100.000 ve Universal Republic ile bir müzik anlaşması elde etmektedir.\n\n\nGeorgi Petroviç Alekseev\nGeorgi Petroviç Alekseev (Ukraince: Георгій Петрович Алексєєв) (10 Mayıs 1834 - 14 Şubat 1914) - Ukrayna'nın Dnipro vilayetinde bir toprak sahibi ve koleksiyoncuydu. Uzun yıllar bu vilayetteki soyluların başkanı olmuş, hayır faaliyetleri ve sosyal hizmetlerinden dolayı Dnipro onursal şehirlisi ilan edilmiştir.\nGeorgi Alekseev 14 Mayıs 1834'te Yekaterinoslav vilayetinin Kotovka Novomoskovsky ilçesinde (günümüzde Ukrayna'nın Dnipro bölgesindeki Mahdalynivka Rayonu'nda) soylu bir aileye doğdu. Babası ve annesi Peter D. and Barbara Ilinichna Alekseev idi. Lise eğitimini Yekaterinoslav'da tamamladıktan sonra üniversite için Harkiv Üniversitesi'ne gitti ve oranın hukuk fakültesinden 1856'da mezun oldu.\nGeorgi Alekseev, babası ve büyükbabası gibi, şehrinin kalkınması için hayır faaliyetleri yapardı. 1856'dan itibaren on yıl boyunca Yekaterinoslav okulları, liseleri ve yetimhanelerinin fahri mütevellisi oldu, fakir öğrencilere malî destek verdi ve onların okul malzemesi temin ederdi. Özellikle şehir kütüphanesi ve klasik erkek gymnasiumuyla ilgilenmiş, iki tane burs programı kurmuş ve bu okulun uzun yıllar fahri mütevellisi olmuştu. 1875'te Yekaterinoslavskaya şehrinin meclisine seçildi.\nAlekseev, İmparatorluk Mahkemesi Nazırı unvanıyla vilayet meclisinin bir üyesi oldu. 1874'te Yekaterinoslav soylularının başı olarak şeçildi ve 1886'ya kadar bu unvanını korudu. 1886'da Yekaterinoslav soylularının başı olarak ziyarete gelen İmparator III. Aleksandr ve eşini kıymetli bir tepsi üzerinde ekmek ve su sunarak karşıladı. Daha sonraları, Alekseev sık sık başkent Moskova'ya gidip orada İmparator ve İçişleri Bakanı'nın davetlerine katıldı. Üst düzey ilişkileri sayesinde şehrine yaptığı hizmetleri nedeniyle Mayıs 1887'de Katerinoslav Onursal Şehirlisi unvanını aldı. Alekseev, faaliyetleri ve önemli toplumsal hizmetlerinden dolayı hayatı boyunca İmparator tarafından kendisine İmparatorluk ve Rusya'nın tüm nişanları (Aziz Andrew nişanı hariç) verilmiştir.\nAlekseev'in çeşitli bilimsel çalışmaları olmuştur. Bilimsel yayınlarda eşyazar olmuş, ayrıca kendi başına nümismatik konusunda eserler yazmıştır. Uzun yıllar Sankt-Peterburg'daki Rus İmparatorluk Arkeoloji Derneği'nin fahri üyesi, ve Moskova'daki İmparatorluk Arkeoloji Derneği'nin tam üyesi olmuştur. Ayrıca Vladimir, Poltava ve Dnipro şehirlerinde müzeler ve tarih komisyonlarının da fahri üyesi olmuştur. Dinyeper bölgesindeki antik eserleri biriktiren ilk antika koleksiyoncusu olmuş, pek çok değerli eseri kayıptan kurtarmıştır. Eski para koleksiyonunun zenginliği Rusya çapında üçüncü gelir (Prens Alexandr Mikhailoviç ve Kont II. Tolstoy'unkilerden sonra). Tarihçi Yavornitski ile olan uzun yıllar süren bir dostluğu olmuş, onun araştırmalarına malî ve manevî olarak desteklemiştir.\nİlya Repin, Türk Sultanına Mektup Yazan Zaporojya Kazakları tablosundaki Kozaklardan biri için Alekseev'i model olarak kullanmıştır.\nAlekseyev ömrünün son yıllarını doğduğu Kotovke'de geçirmiştir. 15 Şubat 1914'te öldüğünde tüm kasaba halkı onun cenazesine gelmiştir. Ölümünün ardından antika koleksiyonları ve diğer kiymetli eserler Dinyeper Millî Tarih Müzesine bağışlanmıştır.\nGeorgi Alekseev, Fransız kontu Dyubrel-Helion-point-Geroner'in kızı Maria Elizabeth Angelo ile evlendi (karısı, evlendikten sonra Angele Petrovna olarak anıldı). Vera ve Olga adlı iki kızlerı oldu. Olga, 16 yaşında ölünce, babası onun anısına bir kilise inşa ettirdi. Alekseev'in öbür kızı Vera (1863-1955) prens Nikolay Petroviç Urusova (Vladimir ve Grodno eyaleteleri Vali yardımcısı ve daha sonra Poltava valisi) ile evlendi.\n\n\nThe Voice (Avustralya)\nThe Voice, John de Mol tarafından yaratılan ve \"The Voice of Holland\"dan uyarlanan bir Avustralya yetenek yarışması. Programın sunuculuğunu Darren McMullen ve Faustina Agolley yapmaktadır. İlk olarak 15 Nisan 2012'de Nine Network'te yayımlandı.\n\n\nAlain Vidalies\nAlain Vidalies (d. 17 Mart 1951, Grenade-sur-l'Adour (Landes)) Fransız sosyalist siyasetçi. Ulaştırmadan sorumlu Devlet Sekreteri.\nPau ve Bordeaux'da Hukuk eğitimini tamamladıktan sonra avukat olmuş ve iş hukuku alanında uzmanlaşmıştır. 1988-1993 yılları arasında Landes milletvekilliği yapmış, 1997-2012 yıllarında yine Landes milletvekilliği görevinde bulunmuştur. Jean-Marc Ayrault hükümetlerinde parlamento ile ilişkiler bakanlığı görevinde bulunmuş, 2. Manuel Valls Hükümeti'nde Ulaştırmadan sorumlu Devlet Sekreteri olmuştur. Jean Poperen'in ölümünün ardından, Poperenist hassasiyeti taşıyan az sayıda isimdan biri olmuştur. 2008 Reims Kurultayı'nda parti liderliği için ve 2011 yılında Sosyalist Parti'nin önseçiminde de cumhurbaşkanlığı için Martine Aubry'yi desteklemiştir.\nYerel Yönetimler\nMeclis\nHükümet\nDiğer\n\n\nPeshwa\nPeshwa (Maratça: पेशवे), unvan bakımından günümüz başbakanlık makamına eşit konumdaki Maratha idari sistemidir. Maratha İmparatorluğu'nun hükümdarı Shivaji tarafından ortaya çıkarılmıştır.\nPeshwa, imparatorluktaki en güçlü ikinci adam konumundadır. Peshwalar, bakanlar da dahil olmak üzere imparatordan sonraki en üst rütbeli yöneticiler olarak görülürlerdi. 1749'a kadar peshwalar devleti ve Maratha ordusunu yönetiyorlardı. 1749'dan 1818 tarihine kadar devlet içinde gayrıresmi yöneticiler olarak bulunmuşlardır.\n\n\nJames Deen\nJames Deen (d. 7 Şubat 1986; Pasadena, Kaliforniya), Amerikalı porno yıldızı.\n\n\nFleur Pellerin\nFleur Pellerin (d. 29 Ağustos 1973, Seul) Fransız siyasetçi.\nDoğumundan kısa bir süre sonra yetimhaneye verilmiş, Şubat 1974'te Fransız bir aile tarafından evlat edinilmiş ve Fleur Pellerin adını almıştır. Montreuil ve Versay'da yaşamıştır. \nTicari ve Ekonomik Bilimler Yüksek Okulu'ndan mezun olmuştur. Paris Siyasal Bilgiler Enstitüsü'nde öğrenimini tamamlamış, ardından Ulusal İdare Okulu'nu bitirmiştir. \nSayıştay'da önce denetçi ardından hakim olarak görev almıştır. 2002 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Lionel Jospin'in kampanya ekibinde 2007 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ségolène Royal'in kampanya ekibinde ve 2012 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de François Hollande'ın kampanya ekibinde yer almıştır. \n2012-2014 yıllarında KOBİ ve Dijital Ekonomi Bakanı olmuş, ardından kısa bir süre Dış Ticaretten sorumlu Devlet Sekreterliği görevinde bulunmuş ve 2. Manuel Valls Hükûmeti'nde Kültür Bakanı olarak atanmış, 11 Şubat 2016 tarihinde yapılan revizyon ile hükûmet dışı kalmıştır.\nHükûmet\n\n\nIris Berben\nIris Berben (d. 12 AÄŸustos 1950, Detmold), Alman oyuncu.\n\n\n2005 UEFA ülkeler sıralaması\n2005 UEFA ülkeler sıralaması, ülkelerden 2006-07 UEFA Şampiyonlar Ligi ve 2006-07 UEFA Kupası'na katılacak takımların sayısını ve bu takımların maçlara başlayacağı turları belirlemekte kullanılır.\nÜlkelerden Avrupa Kupalarına katılan takımların maçlara başlayacağı turlar için UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası sayfalarına bakınız.\nÜlke Katsayısı hesaplama metodu\nBir ülkeden o sezon UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası'na katılan tüm takımların aldığı puanlar toplanır ve katılan toplam takım sayısına bölünür. Bu puanlama ülke takımları için şu şekildedir:\nElemelerde;\nGruplar ve sonrasında;\n\"Not: Penaltı atışlarıyla tur geçmek puanı etkilemez. (120 dakika sonucu dikkate alınır)\"\nBonus Puanlar;\nÖrnek katsayı hesaplaması\nBir sezonda aynı ülkeden 5 takım;\nX takımı Şampiyonlar Ligi ön elemeleri 3. turunda 1 galibiyet 1 mağlubiyet alarak Avrupa Ligi 4. ön eleme turuna düşsün. Bu turda da 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak elensin.\nY takımı Avrupa Ligi 2. ön elemesini 2 galibiyetle geçsin. 3. ön eleme turunda 2 mağlubiyet alarak elensin.\nZ takımı 4. ön eleme turunu 2 galibiyetle geçerek gruplara kalsın. Gruplarda 2 galibiyet 4 mağlubiyet alarak elensin.\nR takımı 3. ve 4. ön eleme turlarını 3 galibiyet 1 beraberlikle geçerek gruplara kalsın. Gruplardan 4 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak bir sonraki tura kalsın ve bu turda 2 maçı da kaybederek elensin.\nP takımı ise gruplarda 1 galibiyet 2 beraberlik 3 mağlubiyet alarak elensin.\nBu durumda ülke puanı:\n\n\nDee Wallace\nDeanna Bowers, bilinen adıyla Dee Wallace (d. 14 Aralık 1948, Kansas), Amerikalı oyuncu. Birçok film ve dizide rol aldı. En bilinen rolü \"Lassie'nin Yeni Maceraları\" adlı dizideki rolüdür.\noyuncu Christopher Stone ile evlenmiştir.\n\n\nThe Kylie Show\nThe Kylie Show, Avustralyalı sanatçı Kylie Minogue'un The London Studios'da kaydedilen ve 10 Kasım 2007'de ITV'de yayımlanan tek seferlik bir televizyon programı. Minogue'un müzikteki 20. yılını kutlamak amacıyla yapılan programda aynı zamanda sanatçının onuncu stüdyo albümü \"X\" tanıtıldı. Program ayrıca 5 Şubat 2008'de Seven Network'te gösterildi.\n\n\nThe Sullivans\nThe Sullivans, yapımcılığını Crawford Productions'ın üstlendiği ve 15 Kasım 1976 – 10 Mart 1983 arasında Nine Network'te gösterilen bir Avustralya televizyon dizisi. Dizide Melbourne'de yaşayan orta sınıf bir aile ve II. Dünya Savaşı'nın üzerlerinde bıraktığı etki anlatıldı.\n\n\nSkyways (dizi)\nSkyways, Crawford Productions tarafından Seven Network için yapılan bir Avustralya televizyon dizisi. 1979-1981 arasında gösterilen dizi, kurgusal Pasifik Uluslararası Havalimanı'nda geçmekte ve orada çalışan pilot ve havayolu çalışanlarının hayatlarını konu almaktaydı.\n\n\nShivaji\nShivahi Bhonsle (Maratça:ʃiʋaˑɟiˑ bʱoˑs(ə)leˑ) ilk Maratha İmparatoru. Shivaji AdilŞah Sultanlığı'na karşı başlattığı mücadelede Raigad Kalesi'ni ele geçirmiş ve Maratha Devleti'nin başkenti ilan etmiştir.\n\n\nDouglas (1990 doğumlu futbolcu)\nDouglas Pereira dos Santos, (d. 6 Ağustos 1990; Monte Alegre de Goiás, Brezilya), Süper Lig takımlarından Beşiktaş'ta forma giyen savunma oyuncusu.\nFutbola Goiás alt yapısında başladı.\n11 Şubat 2012 yılında São Paulo ile sözleşme imzaladı.\n26 Ağustos 2014 tarihinde 4.000.000 € karşılığında Barcelona'ya transfer olmuştur.\n26 Ağustos 2016 tarihinde kiralık olarak İspanya La Liga ekiplerinden Real Sporting de Gijón ile kiralık olarak 1 yıllık sözleşme imzaladı.\n30 Ağustos 2017 tarihinde kiralık olarak Portekiz ekiplerinden Benfica ile kiralık olarak 1 yıllık sözleşme imzaladı.\n2018-19 sezonu öncesinde kiralık olarak Sivasspor ile anlaştı.\n27 Temmuz 2019 tarihinde Beşiktaş ile 3 yıllık sözleşme imzaladı. Beşiktaş Kulübünden yapılan açıklamada; “Futbol Takımımız, yeni sezon transfer çalışmaları kapsamında Douglas Pereira dos Santos ile 3 yıllık sözleşme imzaladı. Beşiktaşımıza önemli hizmetlerde bulunacağına inandığımız Douglas Pereira dos Santos’a Beşiktaş Ailesi’ne hoş geldin der, başarılar dileriz.” Denildi.\n\n\nTehlike Altındaki Dünya Dilleri Atlası\nTehlike Altındaki Dünya Dillerinin Atlası veya Tehlike Altındaki Dillerin Kırmızı Kitabı; UNESCO tarafından yayımlanan, yeryüzündeki tehlike altındaki dillerin kapsamlı bir listesini içeren bir kitaptır. Kitabın ilk çıktığındaki adı \"Tehlike Altındaki Dillerin Kırmızı Kitabı\" (Red Book of Endangered Languages) iken sonraları \"Tehlikedeki Dünya Dillerinin Atlası\" (Atlas of the World's Languages in Danger) olarak değiştirilmiştir.\n1992 yılında Quebec'te Uluslararası Dilbilimciler Kongresi'nde tehlike altındaki dillerin konusu tartışıldı. Tartışmanın sonunda Tehlikedeki Diller Komitesi kuruldu. Yine 1992 yılında dünyanın bu konuya dikkatini çekmek için Paris'te uluslararası bir toplantı düzenlendi. Toplantının UNESCO'nun bünyesine dahil olacak kadar önemli olduğu kabul edildi.\nStephen Wurm'un teşviki ile bir arştırma merkezi kuruldu ve bu verilerden yola çıkılarak UNESCO'nun Tehlike Altındaki Dillerin Kırmızı Kitabı yayımlandı.\n\n\nArtvin ilindeki yerleÅŸim yerleri listesi\nArtvin'e bağlı 8 ilçe ve 320 köy bulunmaktadır.\n\n\nÇamlıbel, Yüreğir\nÇamlıbel, Adana'nın Yüreğir ilçesine bağlı bir mahalledir.\n\n\nBaba Mondi\nEdmond Brahimaj veya Hacı Baba Edmond Brahimaj (Arnavutça: \"Haxhi Baba Edmond Brahimaj\", d. 1959 veya 1960, Avlonya) Arnavut müslüman dini lider, Dedebaba, ve dünyadaki bütün Bektaşilerin lideri (\"Kryegjysh\").\n4 Mart 1935'te Arnavutluğun Avlonya ilin, Avlonya ilçesi'nin Avlonya kentin, Avlonya semtinde doğdu. 2011'den beri Dünya Bektaşilerin dini lideri. Onun öncesiki Haci Dedebaba Reshat Bardhi idin. Görevini Tiran'daki Dünya Bektashi Merkezinde sürdürüyor.\nHaci Dedebaba Reshat Bardhi'nin 2 Nisan 2011 tarihinde ölmesinden beri, Haci Baba Edmond Brahimaj dünyadaki tüm Bektaşilerin dini lideridir.\n\n\n2012 okul öncesi eğitim programı\n2012 okul öncesi eğitim programı, 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Türkiye genelinde tüm bağımsız ana okulları ve ana sınıflarında uygulamaya başlanan eğitim programı. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve UNICEF'in teknik destek sağladığı program Temel Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir.\n2006 Okul öncesi eğitim programının, eğitim bilimlerinde yaşanan gelişmelere adaptasyonun sağlanması ve çağın gereklerini karşılamak için güncellenmesi ihtiyacı doğmuştur. Gelişmiş ülkelerde uygulanan okul öncesi programlarının incelenmesi için Güney Kore, İngiltere, Almanya gibi ülkelere gözlem ve inceleme komisyonları gönderilmiştir. Güncelleme çalışmaları için 10 ilden okul öncesi öğretmenleri ve 18 üniversiteden öğretim elemanları belirlenmiş ve 3 ayrı komisyon kurulmuştur. Komisyon çalışmaları 30 Ocak- 1 Haziran 2012 Tarihleri arasında Ankara'da sürdürülmüştür. Programın koordinatörlüğünü Prof. Dr. Gelengül Haktanır üstlenmiştir.\nProgram güncelleme çalışmalarına UNICEF'ten yabancı araştırmacılarda katılmışlardır. Hazırlanan taslak program, Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı'na sunulmuş ve onay alındıktan sonra, 2012-2013 eğitim öğretim yılında 10 pilot ilde uygulanmaya başlanmıştır (Van, Erzurum, Ağrı, Şanlıurfa, Diyarbakır, Hatay, Mersin, Ankara, İzmir, Adana).\nPilotlama çalışmalarında, pilot okul, öğretmen ve idarecilerinin yıl boyunca belirli aralıklarla e-anketler doldurmaları sağlanarak bilgi alışverişinde bulunulmuştur. Son düzenlemeleri yapılan 2012 Okul öncesi eğitim programı, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının 09/09/2013 tarihli ve 132 sayılı, 25/09/2013 tarihli ve 133 sayılı Kurul Kararları ile 2013-2014 eğitim öğretim yılından itibaren uygulanmaya başlanmıştır.\nProgramın temel özelliği çocukların ilgi ve ihtiyaçlarını göz önüne alarak planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesidir. Bu yüzden etkinliklerde hazır eğitim setleri ve hazır plan kullanmak programın temel felsefesine aykırıdır. Millî Eğitim Bakanlığı öğretmenlerin kendi planlarını yapmaları için, doküman yükünü hafifletmiş ve örnek bir plan kitabı yayınlamıştır. Etkinliklerde sonuçtan çok sürece önem verilir. \nProgramda eğitimin planlı bir şekilde yürütülmesi önemlidir. Ancak program, öğretmenin yaptığı bir günlük planın tamamını, uygulama sırasında değiştirmesine izin verecek kadar esnektir. Çocukların ve çevrenin durumuna göre planlar tamamen esnetilebilir. Ancak değiştirilen noktalar değerlendirme kısmına geçerli gerekçeleri ile birlikte yazılır.Montessori eğitiminin tersine öğretmen araç gereç kullanmada tamamen özgürdür. Program mekansal olarak da öğretmeni sınırlamaz. Ancak ekiniliklerin açık havada yapılması önerilir. Ayrıca etkinlik süreleri ve sayısı konusunda öğretmene, 2006 programına göre çok daha fazla özgürlük tanır. Dünyada uygulanan birçok programın aksine, 2012 programına kazanım ve gösterge eklenebilir. Bu yönü ile program eklektik bir özellik gösterir. \n2012 Programının bir diğer özelliği etkinliklerin oyunlaştırılarak çocuklara verilmesidir. Ancak oyunlaştırma yanlış algılanmaktadır. Bazı öğretmenlere göre çocukların arkadaşları ya da oyuncakları ile serbest oynaması, bazılarına göre ise öğretmen liderliğinde grup oyunlarının oynanması şeklinde algılanmaktadır. Kullanılan hazır eğitim setleri ve planlarda bu algıyı güçlendirmektedir. Oyunlaştırma; öğretmen yaratıcılığı, çocukların ilgi ve istekleri doğrultusunda, kazanım ve göstergelerin senaryolaştırılması veya oyuna dönüştürülmesi olarak tanımlanabilir. Oyunlaştırma için yaratıcı öğretmenlere ihtiyaç vardır. Yaratıcılık, iyi bir fiziksel çevre, çocuğa göre hazırlanmış destekleyici bir program ve bu alanda özenle yetiştirilmiş yetenekli personelle geliştirilebilir. Bu yüzden oyunlaştırma kavramı üzerinde, program tanıtım kitabında özellikle durulmuştur.\n2006 Öncesi eğitim programlarında (Okul öncesi eğitim program ve öğretmen kılavuzu 1989 yılında hazırlanmış ve okul öncesi eğitim kurumlarında 1994 yılına kadar uygulanmıştır. 1994 yılında yenilenen program 2002 yılına kadar kullanılmıştır. 2002 yılında programda değişiklikler yapılarak kullanılmaya devam edilmiştir ) amaçlar ve kazanımlardan ziyade konuların verilmesi ön plana çıkarılmıştır. Ancak 2006 programı ile birlikte konular, kazanım ve göstergelerin verilmesi için amaç olarak kullanılmaya başlandı. Aynı özellik 2012 programına da uygulanmıştır. Konuların araç olması, öğretmen üzerindeki baskıyı azaltmakta ve yaratıcılığını daha üst düzeyde kullanmasına yardımcı olmaktadır.\n2012 Programı dünyada uygulanan diğer programların, uygulanabilecek yaratıcı ve yararlı özellikleri alınarak ve Türkiye'nin değerleri - eğitim sistemi göz önünde bulundurularak oluşturulmuştur. Öğretmene tanıdığı yoğun özgürlük ve öğretmenin, öğreten değil, rehber olarak betimlenmesi programın etkililiğini artırmaktadır. Ancak buna rağmen yapılan bazı araştırmalarda diğer eğitim programları ile eğitilen çocukların gelişim alanlarında daha başarılı oldukları tespit edilmiştir. Henüz bilimsel bir çalışma bulunmamasına rağmen, 2012 okul öncesi programının, diğer programlarla karşılaştırıldığı araştırmalarda daha az başarılı olmasının nedeni; eğitim seti ve hazır plan kullanımının, öğretmenlerin yaratıcılıklarını ve öğretmenlik becerilerini olumsuz etkilemesinden kaynaklandığı düşünülmektedir.\n\n\nMike Morasky\nMike Morasky Amerikalı bir besteci, animatör, görsel efekt sanatçısı, yönetmen ve programcıdır. Valve'ın \"Portal 2\", \"Team Fortress 2\", \"Left 4 Dead\" ve \"Left 4 Dead 2\" oyunlarının müziklerini bestelemesiyle tanınır. Ayrıca \"Yüzüklerin Efendisi\" ve \"Matrix\" üçlemelerinde görsel efekt çalışmaları yapmıştır ve Steel Pole Bath Tub, Milk Cult ve DUH müzik gruplarının kurucusudur.\nMorasky, Valve'ın \"\", \"Team Fortress 2\", \"Left 4 Dead\", \"Left 4 Dead 2\", \"\", \"Portal 2\" ve \"Portal\" oyunlarının bestecisidir. Aynı zamanda \"Left 4 Dead 2\"deki kurgusal hard rock grubu Midnight Riders'ın elektro gitarist, klavyeci, bas gitarist ve bestecisidir.\nAyrıca \"Yüzüklerin Efendisi\" ve \"Matrix\" film üçlemelerinin görsel efekt sanatçısı ve teknik yönetmenidir.\nValve'ın resmî web sitesinde \"Morasky'nin hayatı ve kariyeri, yapmayı çok sevdiği postmodern ses kolajları gibidir. Montana'da bir bar grubunun ergen gitaristi, Tokyo'da ödül almış deneysel bir besteci, Silikon Vadisi'nde ses donanımı programcısı, dünyayı turlayan yeraltı art rock'çı, televizyon 3D animatörü ve yönetmeni, Fransa ve Japonya'da elektronik ses kolajı sanatçısı, Yüzüklerin Efendisi ve Matrix üçlemelerinde görsel efekt sanatçısı, bir sanat okulunda yapay zeka animasyonu eğitmeni. Şu sıralar, Mike Valve'da bütün bu şeylerin karışımını yapıyor.\"\n\n\nManchester United FC istatistikleri ve rekorları listesi\nManchester United Football Club Old Trafford, Greater Manchester merkezli bir İngiliz profesyonel futbol kulübüdür. Kulüp 1878 yılında Newton Heath LYR FC adıyla kurulmuş ve 1885 yılında profesyonel olmuştur. 1892 yılında English Football League'e katılmıştır. 1901 yılında islaf eden kulüp 1902 yılında Manchester United adıyla yenilenmiştir. Manchester United şu anda İngiliz futbolunun en üst düzey ligi olan Premier League'de mücadele etmektedir. 1975 yılından sonra en üst lige yükselen kulüp o yıldan beri hiç küme düşmemiştir. 1656 yılında Avrupa Kupası'nı kazanan ilk İngiliz futbol takımı olmuştur.\nBu liste Manchester United kulübünün elde ettiği en büyük başarıları ve rekorları içermektedir. Oyuncu rekor kayıtları bölümü en çok maçta forma giyen futbolcuları ve en golcüleri kapsamaktadır. Ayrıca Manchester United oyuncularının uluslararası sahnede elde ettiği başarıları ve kulüp tarafından alınan veya ödenen en yüksek transfer ücretlerini de göstermektedir. Kulübün 1910 yılından beri evi olan Old Trafford ve 1946-1949 yılları arasında maçlarını oynadığı Maine Road'daki seyirci rekorlarını da listelemektedir.\nKulüp FA Cup'ı 11 kez alarak bu kupayı en çok kazanan takım olmuştur. 13 kez Premier League şampiyonu olmuş ve İngiltere'nin en üst düzey ligini 20 kez kazanmıştır. Kulüp adına ilk maçına 1991 yılında çıkan Ryan Giggs toplam 950 maça çıkarak kulübün en çok maç oynayan futbolcusu olmuştur. Takımın en golcüsü olan Bobby Charlton ise 1956 ve 1973 yılları arasında bu kulüpte oynamış, çıktığı 758 maçta 249 gol atmıştır.\n\"Tüm istatistikler 28 Aralık 2013 tarihine kadardır.\"\nManchester United'ın Newton Heath LYR adıyla kazandığı ilk kupa 1886 yılında Manchester Kupası olmuştur. Profesyonel olduktan sonra ilk başarısı, 1907-08 sezonunda Football League First Division şampiyonluğu olmuştur. Kulüp sonraki sezon ilk kez FA Cup'ı kazanmıştır. 1990'lar Manchester United'ın en başarılı dönemi olmuştur. Beş lig şampiyonluğu, dört FA Kupası, bir Lig Kupası, beş Community Shield (biri ortak), bir UEFA Şampiyonlar Ligi, bir UEFA Kupa Galipleri Kupası, bir UEFA Süper Kupası ve bir Kıtalararası Kupa elde etmiştir.\nKulüp 20 kez ile en çok lig şampiyonluğu, 11 kez ile en çok FA Kupası kazanan ve 18 kez ile FA Kupası finalinde en çok maç yapan takım olmuştur. Ayrıca Premier League şampiyonu olan ilk takımdır ve bu ligde 13 kez şampiyon olarak en çok şampiyon olan takım olmuştur. 1968 Şampiyon Kulüpler Kupası Finali'de aldığı kupayla İngiltere'ye ilk Şampiyon Kulüpler Kupası'nı getiren takımdır. En son Ağustos 2013'te Community Shield alan takım bu ödülü en çok kazanan takım olmuştur.\n\"Kalın yazılı futbolcular şu anda oynamaya devam etmektedir.\"\n\"Yalnıza resmî maçlar yer almaktadır. Parantez içindeki sonradan oyuna girme sayısı oynadıkları maç sayısına dahildir.\"\nAşağıdaki oyuncular Manchester United'da oynarken Ballon d'Or ödülü almışlardır.\nAşağıdaki oyuncu Manchester United'da oynarken Avrupa Altın Ayakkabı Ödülü almıştır.\nAşağıdaki oyuncular Manchester United'da oynarken UEFA Yılın Futbolcusu ödülünü almışlardır.\nAşağıdaki oyuncu Manchester United'da oynarken FIFA Dünyada Yılın Futbolcusu ödülü almıştır.\nAşağıdaki oyuncu Manchester United'da oynarken FIFA Puskás Ödülü almıştır.\nManchester United'ın en çok transfer ücreti ödediği futbolcu Ağustos 2014'te 59,7 milyon £ karşılığında Real Madrid'den gelen Ángel Di María'dır. Kulübün önceki transfer ücreti rekoru aynı yılın Ocak ayında Chelsea'den Juan Mata'yı ttransfer etmek için ödedikleri 37,1 milyon £'dur. 2004 yılında Wayne Rooney için ödenen 27 milyon £ genç oyuncu transfer ücreti rekoru olmuştur.\nManchester United'ın Newton Heath adıyla bonservis ücreti ödediği ilk transferi Ocak 1900'de Ashford'dan gelen Gilbert Godsmark'tır. Manchester United, Ashford'a 40 £ ödemiştir. Kulübün 1.000 £ bonservis ücreti ödeyerek aldığı ilk futbolcu 1910 yılında Glossop'tan gelen Leslie Hofton olmuştur. 1953 yılında Barnsley, Tommy Taylor'ı isteyen Manchester'dan 30.000 £ istemiştir. Ancak Matt Busby genç oyuncu için 30.000 £ vermek istememiş ve teklifi 1 £ düşürerek 29.999 £ teklif etmiştir. Sonra, Busby kendi cüzdanından biraz para almış ve çay servis etmesi için oradaki bir kadına vermiştir.\nManchester United, 100.000 £'u geçen ilk transferini Ağustos 1962'de Torino'dan Denis Law için 110.000 £ vererek yapmış ve İngiliz transfer ücreti rekorunu kırmıştır. Kulüp aynı rekoru 1981 yılında 1.5 milyon £ karşılığında West Bromwich Albion'dan Bryan Robson'ı transfer ederek kırmıştır. Ocak 1995'te 7 milyon £ karşılığında Andy Cole'ü transfer eden United, 18 ay önce 3.75 milyon £ karşılığında Roy Keane'i transfer ederek kırdığı transfer ücreti rekorunu yeniden kırmıştır. 2001 yazında önce PSV kulübünden 19 milyon £ karşılığında Ruud van Nistelrooy'u ve bir ay sonra Lazio'dan 28.1 milyon £ karşılığında Juan Sebastián Verón'u transfer ederek aynı transfer döneminde iki kez en yüksek transfer ücreti rekorunu kırmıştır.\n\"Adı kalın yazan futbolcular İngiliz kulüpleri arasındaki en pahalı transfer rekorunu kırmıştır.\"\nTemmuz 2009'da Real Madrid, Cristiano Ronaldo için 80 milyon £ ödemiş ve ödenen en yüksek transfer ücreti rekorunu kırmıştır.\nManchester United'dan, Newton Heath adıyla bonservis ücretiyle alınan ilk oyuncu William Bryant olmuştur. Nisan 1900'de 50 £ karşılığında Blackburn Rovers'a transfer olmuştur. Aynı ayda, Manchester City 250 £ vererek İskoç forvet Joe Cassidy'yi almıştır. 1.000 £'yu geçen ilk transfer ücretini 12 yıl sonra Harold Halse için Aston Villa vermiştir.\nKulüpten İngiliz kulüpleri arasında ödenen en yüksek transfer bedeliyle alınan futbolcu Mart 1949'da Johnny Morris olmuştur. Bu transferi Derby County 24.500 £ karşılığında yapmıştır. 35 yıl sonra Haziran 1984'te Milan 1,5 milyon £ karşılığında Ray Wilkins'i transfer etmiş ve Manchester United'a ilk milyon poundu kazandıran takım olmuştur. Ayrıca transfer ücreti rekorunu kırmıştır. İki yıl sonra Barcelona 2,5 milyon £ karşılığında Mark Hughes'u alarak rekor kırmıştır. Manchester United'ın en son en çok para kazandığı oyuncu Temmuz 2009'da Cristiano Ronaldo olmuştur. Real Madrid bu transfer için 80 milyon £ ödemiş ve en yüksek transfer ücreti rekorunu kırmıştır.\n\n\nÜçüncü dereceden denklemler\nÜçüncü dereceden denklemler, derecesi 3 olan polinomların oluşturduğu denklemlerdir. Bu denklemlerin genel formu aşağıdaki gibidir\nformula_1\n\"x\" değişken yani bilinmeyendir ve \"a\", \"b c\" ve d katsayılar (\"a\" ≠ 0 şartıyla), \"d\" ise sabit sayıdır.\nformula_2\nformula_3\nformula_4 olur.\n\"Diğer iki kökü:\"\nformula_5\nformula_6\nÜçüncü dereceden denklemin kökleri ile katsayıları arasındaki bağıntılar:\nKökler toplamı: formula_7\nKökler çarpımı: formula_8\nVe formula_9 dır.\nKökleri verilen üçüncü dereceden denklemin yazılması:\nKökleri x, x ve x olan üçüncü derece denklem formula_10 dır.\nDenklemin bir kökü biliniyorsa:\nDenklemin bilinen kökü p olsun ve bu denklem\nformula_11 şeklindedir. Çünkü bir (x-p) parantezi alınıp geriye ikinci dereden denklem kalmıştır. Üçüncü denklemin bir kökü biliniyorsa Polinom bölmesi yapılır. Geriye kalan ikinci dereden denklem çarpanlara ayırma veya formula_12 formülüyle çözülebilir. Bu denklemin açılmış hali aşağıdadır.\nBu denklem genelde formula_13 ÅŸeklindedir.\n\n\nEmmanuelle Mignon\nEmmanuelle Mignon (d. 26 Nisan 1968, Paris) Fransız devlet memuru.\n1990 yılında Paris Ticari ve Ekonomik Bilimler Yüksek Okulu'ndan, 1992 yılında Paris Siyasal Bilgiler Enstitüsü'nden ve 1995 yılında da Ulusal İdare Okulu'ndan mezun olmuştur. Ardından Danıştay'da denetçi olmuştur. Paris Siyasal Bilgiler Enstitüsü'nde kamu hukuku dersleri ve Paris Ticari ve Ekonomik Bilimler Yüksek Okulu'nda (ESSEC) vergi hukuku dersleri vermiştir. 1997 yılında AGİT gözlemcileri arasında yer alarak Bosna-Hersek'teki seçimleri takip etmiştir. 1998 yılında Danıştay tetkik hakimi olmuş ardından Danıştay Davalar Dairesi'nde raportörlük yapmış devamında Danıştay dokümantasyon merkezi sorumlu ve hükûmet komiseri olmuştur.\n2002 yılında içişleri bakanı Nicolas Sarkozy'nin kamusal özgürlükler ve hukuki sorunlardan sorumlu danışmanı olmuş ve 2004 yılında Nicolas Sarkozy'nin maliye bakanı olması üzerine bu sefer maliye bakanlığında görev üstlenmiş ve Sarkozy UMP genel başkanı olup bakanlıktan ayrılınca 2007 cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri için UMP'de konuşmalardan ve projelerin hazırlanmasından sorumlu olmuştur.\n7 Eylül 2004 tarihinde Le Monde'a verdiği bir demeçte kendisini: \"Ben her zaman muhafazakârdım, düzeni severim. Piyasadaki görünmez ele, ekonomik konulara, kişisel çabaya ve bireysel inisiyatife inanıyorum\" (buradaki muhafazakârdan kasıt İngiliz muhafazakârlığıdır.)\nNicolas Sarkozy'nin cumhurbaşkanı seçilmesiyle beraber cumhurbaşkanlığı kabine direktörlüğüne atanmış, Temmuz 2008'de büyük anayasa değişikliği onaylandıktan kısa bir süre sonra kabine direktörlüğünden cumhurbaşkanlığı danışmanlığı görevine getirilmiştir. 2010 yılı başında Danıştay'a dönmüş ve ardından cumhurbaşkanlığındaki görevinden ayrılmıştır.\n2007-2009 yılları arasında Chambord Şatosu yönetim kurulu başkanlığı görevini üstlenmiştir.\n2010-2012 yıllarında özel sektörde görev almış ve 2012 yılında Danıştay'a geri dönmüş ve 2012 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Nicolas Sarkozy'nin kampanya ekibinde yer almıştır.\n\n\nSinan KaradaÄŸ\nSinan Karadağ (d. 20 Ocak 1995, Hamm), Türk futbolcudur. Kayseri Erciyesspor'da forma giymektedir.\nSinan Karadağ 20 Ocak 1995'te Sinop'un Ayancık bölgesinden göç etmiş bir ailenin 4.çocuğu olarak Almanya'nın Hamm bölgesinde doğdu. Futbola 7 yaşında doğduğu bölgenin takımı Hammer SpVg'de başladı ve 2009 yılına kadar burada forma giydi. 2009 yılında ise VfL Bochum scoutlarının dikkatini çekti ve bu takıma transfer edilen Sinan, 2012 yılına kadar bu takımda forma giydi. 2011-12 sezonunda U-19 takımına yükselen oyuncu, bu takım ile tam 21 maça çıktı. Tolga Çokkoşan gibi gurbetçi isimlerle forma giyen Sinan, 2012 yılında Preußen Münster altyapısına transfer oldu. Bu takım ile 10 maça çıkıp 1 gol atan Sinan, 2013-14 sezonunda ise VfL Theesen'e transfer oldu ve 23 maça çıktı. 2014 yılında DSC Arminia Bielefeld'e transfer olan Sinan, bu takımda forma giyemedi.\n2014-15 sezonu öncesinde ise Bülent Korkmaz'ın çalıştırdığı Kayseri Erciyesspor tarafından deneme idmanlarına çıkan oyuncu, Türkiye Spor Yazarları Derneği Kupası maçında Gençlerbirliği karşısında da mücadele etti ve teknik direktörün beğenisini kazanınca bu takıma transfer oldu.\n\n\nHuzur N Darem\nHuzur N Darem, Dr. Fuchs'un ilk solo albümü. Albüm 12 Aralık 2004 tarihinde Hammer Müzik etiketiyle satışa çıkmıştır. Albümün prodüktörlüğünü ve yapımcılığını Sagopa Kajmer yapmıştır. Albüm isminin Farsça karşılığı \"Huzurum Yok\"tur.\n\n\nÇözüm süreci\nÇözüm süreci ya da barış süreci, Türkiye'de uzun yıllardan beri devam eden Kürt sorununu çözmeye yönelik Adalet ve Kalkınma Partisi hükûmeti tarafından başlatılan sürecin adıdır. 1984 yılında başlayan ve 30 yıldan fazla süren çatışmalar neticesinde 40.000 ile 100.000 arasında can kaybı ve ekonomik zarar meydana geldi. 1999 ile 2004 yılları arasında tek taraflı ateşkes olsa da, daha sonrasında çatışmalar şiddetlenerek arttı.\nSürecin koordinatörlerinden Beşir Atalay, çözüm sürecinin Recep Tayyip Erdoğan'ın 2005'teki Diyarbakır konuşmasıyla işareti verilen paradigma değişikliğinin ve 2009'da başlatılan Millî Birlik ve Kardeşlik Projesi ve demokratik açılımın devamı niteliğinde olduğunu belirtmiştir.\nSüreç 16 Temmuz 2014'te Resmî Gazete'de \"Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun\" adıyla yayınlanarak kanunlaşmıştır.\n2015 Ceylanpınar saldırısı sonrası sürecinin sona erdirilme süreci başladı.\nTürkiye Cumhuriyeti ile Kürtler için özgürlük, geniş politik ve kültürel haklar, bağımsız bir Kürdistan veya otonom bir devlet kurmak isteyen çeşitli Kürt grupları arasında silahlı çatışmalar 1984 yılından beri devam edegelmiştir. Bu gruplardan en büyüğü ve en aktifi Türkiye Cumhuriyeti, ABD, Avrupa Birliği ve NATO tarafından terörist organizasyon ilan edilen PKK'dır. Ayaklanma, isyan ve çatışmalar Türkiye genelinde yaşansa da, en çok Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde meydana gelmiştir. PKK'nın Irak Kürdistan'ındaki militan varlığı, Türkiye'nin bu bölgeye belirli aralıklarla hava ve kara harekatı düzenlemesine sebep olmuştur. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi, PKK'nın operasyonlarını engelleyecek askerî güçleri olmadığını bildirmişlerdi. Çatışmalar Türkiye'nin turizm endüstrisini etkilemiş ve Türkiye ekonomisini yaklaşık 300-450 milyar dolar zarara uğratmıştır.\nPKK'nın 27 Kasım 1978'de kurulmasının ardından, Türk Silahlı Kuvvetleri ile arasında küçük çatışmalar başladı. Fakat büyük isyan ve ayaklanma 15 Ağustos 1984 yılında PKK'nın Kürt ayaklanmasını ilan etmesiyle başladı. Bu çatışmalar 1 Eylül 1999'da PKK'nın ateşkes ilan etmesiyle son buldu. Fakat 1 Haziran 2004'te PKK'nın ateşkesi sonlandırmasıyla çatışmalar tekrar başladı. 2011 yazından sonra çatışmalar şiddetlenerek artış gösterdi.\n28 Aralık 2012'de bir televizyon röportajında Recep Tayyip Erdoğan Kürt sorununu çözmek için hükûmetin İmralı'da hapis yatmakta olan Abdullah Öcalan ile görüşmeler yapıldığını duyurdu. Süreç devam ederken Paris'te üç PKK'lı yöneticinin öldürülmesi, Öcalan'ın konuşmalarının basına sızdırılması ve AK Parti'nin Ankara ofisinin bombalanması gibi birkaç olay çözümü sabote etmeye yönelik eylemler olarak değerlendirildi. Daha sonra, yapılan bu eylemler kınandı ve sürecin devam ettiği duyuruldu. Son olarak 21 Mart 2013'te, hükûmet ile Abdullah Öcalan arasındaki görüşmelerden aylar sonra, Abdullah Öcalan'ın mektubu hem Türkçe hem de Kürtçe olarak Diyarbakır'da Nevruz etkinlikleri sırasında okundu. Mektupta PKK'nın silahlı güçlerinin Türkiye topraklarından çekileceği ve silahlı mücadeleye son verildiği bildirildi. PKK Öcalan'ın bu emirlerine uyacağını ve Türkiye topraklarından çekileceğini açıkladı. Erdoğan mektubu olumlu karşılayıp, PKK'nın çekilmesiyle daha somut adımların atılacağını duyurdu.\n25 Nisan 2013'te, PKK bütün silahlı güçlerini Türkiye topraklarından Kuzey Irak'a çekeceğini resmî olarak duyurdu. Hükûmete, Kürtlere ve basının çoğuna göre bu hareket 30 yıllık çatışmaların sonunu getiren adım oldu. İkinci aşama olan anayasal değişiklikler ile ilgili çalışmaların da çekilmeyle birlikte başladığı bildirildi.\n11 Temmuz'da TBMM'den Cumhurbaşkanı onayına gönderilen çözüm süreci ile ilgili kanun 15 Temmuz'da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylanarak \"Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun\" adıyla Resmî Gazete'de yayınlanarak yasalaştı.\nHükûmetin çözüm süreci kapsamında aşağıdaki hususlarda gerekli çalışmaları yürüteceği bu kanunla belirlendi;\n4 Nisan'da hükûmet yedi bölge komisyonundan oluşan ve görevi çözüm sürecini halka anlatmak ve teşvik etmek olan Akil İnsanlar Heyeti'ni açıkladı. Hükûmetin haftalar öncesinde entelektüel ve halkın sevdiği isimlerden oluşan bir komisyon kurulacağını duyurmasından sonra, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç \"Akil İnsanlar\" listesini 4 Nisan'da kamuoyuna açıkladı.\nListede entelektüel, ünlü, yazar, akademisyen ve sanatçılara yer verildi. Ülkenin yedi bölgesinde aktif olarak çalışacak ve bölgesel olarak toplantılar yapacak gruplardan oluşan komisyonlar teşkil edildi.\n2009 yılı Oslo görüşmeleri olarak adlandırılan MİT-PKK görüşmelerinin muhtemel başlangıç tarihi olarak addedilir. Görüşmelerin net olarak ne zaman başladığı bilinmese de 2009 ortaları olduğu yönünde görüşler vardır.\n\n\nRob Van Dam\nRobert \"Rob\" Alex Szatkowski (d. 18 Aralık 1970), ringte Rob Van Dam (RVD) adıyla bilinen Amerikalı profesyonel güreşçi ve oyuncu. Şu an WWE'de güreşmektedir. ECW'da (1996-2001) güreştiği yıllarda başarılı bir performans sergiledi ve 2001 yılında WWE ile sözleşme imzaladı. En büyük başarısı ise 2006 yılında yaşadığı WWE Şampiyonluğu'dur. Bitirici hareketi ise \"Five-Star Frog Splash\"'dir. Alberto Del Rio ile uzun süreli bir kavgadan sonra dövüş kararı çıkmış ve Alberto Del Rio onu yenmiş sonrasında Rob Van Dam kazanmıştır. \n\n\nMuhammed Rıza Arif\nMuhammed Rıza Arif (d. 19 Aralık 1951, Yezd), İranlı politikacı ve akademisyen.\nTahran Üniversitesi ve Stanford Üniversitesi'ni bitirerek elektrik mühendisi oldu. Hatemi'nin ilk kabinesinde teknoloji bakanı olarak görev yaptı. 2001-2005 yılları arasında Muhammed Hatemi'nin cumhurbaşkanı birinci yardımcısı görevini yürütmüştür. 2013'teki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday oldu ancak reformcuların oylarının bölünmemesi için adaylığını geri çekti.\n\n\nTim Dierßen\nTim Dierßen (d. 15 Ocak 1996), Hannover 96 takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine Hannover 96 II kulübünde başladı. Daha sonra ise Hannover 96 kulüplerinde oynadı.\n\n\nValmir Sulejmani\nValmir Sulejmani (d. 1 şubat 1996), Hannover 96 takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman asıllı Kosovalı millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine Hannover 96 II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Hannover 96, 1. FC Union Berlin ve 1. FC Union Berlin II kulüplerinde oynadı.\n\n\nRobert Almer\nRobert Almer (d. 20 Mart 1984), Austria Wien takımında kaleci pozisyonunda görev yapan Avusturyalı millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2002 yılında SC Untersiebenbrunn kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla DSV Leoben, FK Austria Wien Amateure, SV Mattersburg, Austria Wien, Fortuna Düsseldorf II, Fortuna Düsseldorf, Energie Cottbus, Hannover 96 ve Austria Wien kulüplerinde oynadı.\n\n\nAnne-Marie Escoffier\nAnne-Marie Escoffier (d. 15 Ağustos 1942, Dax (Landes)) Fransız radikal sol siyasetçi. Eski bakan. Üst düzey devlet memuru.\nLyon III Üniversitesi'nden mezun olmuştur. 1962-1970 yıllarında İtalyanca, Latince ve Klasik Edebiyat profesörlüğü yapmıştır. 1970-1982 yıllarında Akademik alanda yöneticilik yapmıştır. 1982 yılından itibaren İçişleri Bakanlığında çeşitli görevler üstlenmiştir. 1999-2001 yıllarında Aveyron, 2001-2002 yıllarında ise Yonne valisi olmuştur. 2008 yılında senatör seçilmiş, 2. Jean-Marc Ayrault Hükümeti'nde Yerelleşmeden sorumlu Bakan olmuştur. Eylül 2014'te yapılan senato seçimlerini kaybetmiştir.\nValilik\nYerel Yönetimler\nSenato\nHükümet\n\n\nPuberfoni\nPuberfoni ya da \"Mutasyonel Falsetto\", preadolesan dönemde yüksek perdeli (ince) sesi, adolesan ve yetişkinlik döneminde alçak perdeli (kalın) sese çevirmede yetersizlik ile karakterize bir ses bozukluğudur. Puberte (ergenlik) dönemindeki bireylerde ortaya çıkıp düzeltilmediği takdirde ileride de devam eden ses perdesinin normal olmayan düzeyde ince olması ile karakterizedir. Puberfoni genel olarak erkeklerde görülen bir ses bozukluktur. Kızlarda da görülebilmesine rağmen kadın sesinin yüksek perdeli olması sebebiyle fark edilmeyebilir.\nErişkin erkekte yalnızca 125 Hz civarında olması gereken temel frekans (F0) ses falsetto fonasyonunda 200–220 Hz hatta daha da yüksektir. Bunun nedeni, vokal kordların yalnızca ön yarısının kullanılmasıdır.\nPuberfoni tanısı laringoskopi ile konulabilir. Videolarengostroboskopik incelemede vokal yapılar gergin ve ses tellerinin kapanışı tam değildir. Puberfoni, bir perde kontrol bozukluğu olmakla birlikte, sesin gürlük düzeyinin ayarlanmasında da bozukluk vardır. Perde bozukluğunun üç özelliği vardır.\nI. Ses perdesi istenmeyen düzeyde incedir.\nII. Hastalar tek perdeden konuÅŸurlar. \nIII. Perde kırılmaları görülür.\nPuberfoni tanısının başlıca basamağını hastanın şikayeti oluşturur. Hastalar, seslerinin kendilerine uygun olmadığının bilincindedir ve bundan şikayetçidir. Hastalar, sosyal ortamlarda sıkıntı duyduklarından pasif, olgunlaşmamış, asosyal tipte görülebilirler. İnce, zayıf, kırılgan, nefesli, sabit tonda bir konuşma vardır.\nPuberfoni hastalığının tedavisi ses terapisidir. Ancak F0 bulunamayan veya ses terapisine cevap vermeyen durumlarda cerrahi tedavi de yapılabilir. Cerrahi tedavide vocal cord gerginliğini azaltmak için gevşetme laringoplasti (İsshiki tip 3 tiroplasti) yapılır.\n\n\nYo (yazılım)\nYo, iOS, Android ve Windows Phone platformları için geliştirilmiş bir sosyal ağ uygulaması. Yazılımın ilk versiyonu arkadaş olarak eklenen kişilere yalnızca ses ve metin olarak \"yo\" gönderme işlevini yerine getirmekteyken 21 Ağustos 2014 tarihli güncelleme ile yazılıma profil oluşturma seçeneği ve farklı kullanım alanları da eklenmiştir.\nMobli CEO'su Moshe Hogeg'in Or Arbel'den yardımcısıyla iletişim kurmasını sağlayacak tek butonlu basit bir uygulama geliştirmesini istemesi fikriyle doğan Yo, Or Arbel tarafından sekiz saat içerisinde geliştirilip 2014 yılının 1 Nisan Şaka Günü'nde Android ve iOS platformlarında yayınlanmıştır. 2014 yılının haziran ayında Yo'nun fikir babası ve kurucu ortağı Moshe Hogeg ile ismi açıklanmayan bir grup yatırımcı tarafından $1.200.000 yatırım alan yazılım 1 Temmuz günü de Windows Phone'da yerini almıştır. Ertesi gün ise IFTTT çeşitli senaryolarda kullanabilmek için Yo altyapısını internet sitelerine entegre etmiştir. 11 Temmuz'da 2.000.000 kullanıcı sayısını aşan yazılım Business Insider'ın 18 Temmuz 2014 tarihli haberine göre $5–10.000.000 arasında bir değerlemeye ulaşmıştır. Business Insider'ın değerlemesinin ardından $300.000 daha yatırım alarak toplamda $1.500.000'lık bir tohum yatırımı miktarına ulaşmıştır.\n19 Haziran 2014 tarihinde hack'lenen Yo, ağustos ayında çeşitli senaryolarda kullanılabilmek üzere kapsamlı bir güncelleme almıştır. Bu güncellemeyle birlikte yazılıma karşıdaki kullanıcıya internet sitesi bağlantısı gönderebilme, kullanıcı profili oluşturabilme ve hashtag kullanabilme özellikleri eklenmiştir. Ancak uygulamaya resim, video veya sesli mesaj ekleme planlarının olmadığı Or Arbel tarafından açıklanmıştır.\nYo'nun çıkışının ardından aynı işlevi gören birçok yazılım geliştirilmiştir. Yalnızca \"Hodor\" kelimesinin gönderildiği HODOR adlı uygulama ile yalnızca \"aiyo\" kelimesinin gönderilebildiği aiYO isimli uygulama bu benzer uygulamalar arasında yer almaktadır. Ayrıca yine Yo'dan esinlenerek geliştirilen Lo-Yo isimli uygulama da tek tuşla bulunulan konumu karşıdaki kullanıcıya bildirmeye yaramaktadır. Or Arbel, Yo'dan esinlenerek geliştirilen uygulamalar hakkında yaptığı bir açıklamada bu durumu memnuniyetle karşılamış, benzer uygulamalar geliştirilmesine olumlu yaklaştığını belirtmiş ancak YOLO isimli uygulama gibi Yo'dan birebir kopyalanarak geliştirilen uygulamalara karşı olduğunu belirtmiştir.\n\n\nAnarchy Archives\nAnarchy Archives projesi, kurucuları tarafından anarşizmin teori ve tarihini araştıran, online araştırma merkezi olarak tanımlanmaktadır. Proje 1995 yılında Pitzer College'de siyaset bilimi öğretim üyelerinden Profesör Dana Ward tarafından yaratılmıştır. Proje o tarihten sonra Pitzer College Siyaset Bilimi öğrencileri tarafından geliştirilmiş ve 1997 yılı baharında internet sitesi İngilizce olarak yayına başlamıştır\nProje iki ana bölümden oluşmaktadır.\nİnternet sitesinde, sosyalizm ve anarşizmin çeşitli dallarını temsil eden (bireyci anarşistler, sendikalist ve anarko komünistler) yazarların toplu eserlerine İngilizce olarak erişilebilmektedir:\n\n\nGurka kaması\nGurka kaması (), bir Nepal bıçağı. Nepal'de ve Güney Asya'da silah olarak kullanılır. Palaya benzer.\n\n\nSteve Coppell\nStephen James \"Steve\" Coppell (d. 9 Temmuz 1955) İngiliz eski futbolcu, teknik direktör ve futbol direktörü. En son Portsmouth'ta futbol direktörlüğü yapmıştır.\nFutbolcuyken sağ açıkta oynamış, hızı ve çalışkanlığı ile bilinmiştir. Manchester United ile yerel başarılar ve İngiltere ile Dünya Kupası kazanmıştır. Bir diz sakatlığıyla futbolu bırakmış ve teknik direktörlüğe başlamıştır.\nBristol City, Brighton & Hove Albion, Manchester City, Brentford'u çalıştırmıştır. Ayrıca uzun süre Crystal Palace ve Reading kulüplerini çalıştıran Coppell bu takımlarda İngiltere'nin ikinci düzey liglerinde çalışmış ve kulüpler o zamana kadarki en büyük başarılarını elde etmiştir. Ayrıca Ian Wright'ı keşfetmiştir. Oyuncu ün kazanmış ve millî takıma girmiştir.\nCoppell, Manchester United'da oynarken Liverpool Üniversitesi'nde ekonomiden bir derece almıştır.\n\n\nThierry Mandon\nThierry Mandon (d. 30 Aralık 1957, Lozan) Fransız sosyalist siyasetçi.\nHukuk ve Sosyoloji lisansı yapmıştır. 1987 yılında da Paris Siyasal Bilgiler Enstitüsü'nden mezun olmuştur. 1984 yılında öğrenciyken siyasete atılmış, 1986 yılındaki bölgesel seçimlerde Brice Lalonde'un listesinde yerel almıştır. Ardından Sosyalist Parti'ye katılmıştır. Parti'de Laurent Fabius ardından da Martine Aubry çizgisini takip etmiştir. 1988-1993 yıllarında Essonne milletvekilliği yapmıştır. 1994-2012 yıllarında genel konseyi üyeliği ve 1995-2012 yıllarında belediye başkanlığı görevinde bulunmuştur. Dijon kurultayı öncesi Arnaud Montebourg'un başkanlığında Sosyalist Parti içerisinde oluşan Yeni Sosyalist Parti'nin (NPS) kurucu metninin hazırlanmasında yer almıştır. 2011 yılında Sosyalist Parti'nin yaptığı önseçimlerde cumhurbaşkanlığı için Arnaud Montebourg'u desteklemiş ve kampanya ekibinde siyasi danışman olarak yer almıştır. 2012 yılında tekrar Essonne milletvekili seçilmiş ve 2012-2014 yıllarında Sosyalist grubun sözcülüğünü üstlenmiştir. 3 Haziran 2014 itibarıyla Devlet Reformu ve Sadeleştirmeden sorumlu Devlet Sekreteri olmuştur.\nYerel Yönetimler\nMeclis\nHükümet\n\n\nTrabzonspor 1998-99 sezonu\n1998-99 Trabzonspor sezonu\nBu sezonda bordo mavili ekip Türkiye 1. Futbol Ligi'de üst üste 24. sezonunu geçirdi.\nTrabzonspor 1998-99 sezonunu 58 puanla dördüncü sırada tamamlamıştır.\nTrabzonspor Türkiye Kupası'na altıncı kademeden itibaren dahil olmuştur. Trabzonspor altıncı kademedeki rakibi Gaziantepspor'u kendi sahasındaki ilk maçta 5-4 yenmiş, deplasmandaki maçı 3-1 kaybederek Türkiye Kupası'ndan elenmiştir. 5-4 biten ilk maçta her iki takımdan birer futbolcu \"hat-trick\" yapmıştır. Bu durum Türkiye Kupası tarihinde ilk ve son kez gerçekleşmiştir.\nTrabzonspor 1998-99 sezonunda UEFA Kupası'nda mücadele etmeye hak kazanmıştır. Trabzonspor ilk turda Polonya'nın Wisła Kraków takımıyla eşleşmiştir. Trabzonspor; deplasmandaki ilk maçı 5-1 ve kendi evindeki ikinci maçı da 2-1 kaybederek UEFA Kupası'ndan elenmiştir.\n\n\nKylie Minogue'un kazandığı ve aday gösterildiği ödüller listesi\nAvustralyalı şarkıcı ve oyuncu Kylie Minogue'un kazandığı ve aday gösterildiği ödüller, kendisinin müzik ve oyunculuk alanında yapmış olduğu katkıların sonucudur.\n\n\nRock, Paper, Shotgun\nRock, Paper, Shotgun; Alec Meer, Jim Rossignol, Adam Smith, John Walker ve eskiden Kieron Gillen ve Quintin Smith'in yazdığı Birleşik Krallık merkezli PC oyun blogu. Temmuz 2007'de kurulmuştur. 2010'da websitesi Eurogamer ile ortak olmuştur.\n\n\nYoung Talent Time\nYoung Talent Time (YTT), Network Ten'de yayımlanan eski bir Avustralya televizyon programı. Orijinal program 1971-1988 arasında yapıldı ve Johnny Young tarafından sunuldu. 2012'de tekrar çekilen programın sunuculuğunu ise Rob Mills üstlendi.\n\n\nJasmina Tešanović\nJasmina Tešanović (Sırpça: Јасмина Тешановић) (d. 7 Mart 1954), Sırp yazar, feminist, siyasal aktivist, çevirmen, ve sinemacı.\n\n\nİç içe kökler\nMatematikte iç içe kökler kök içinde köklü ifadelerin bulunması durumudur.\nformula_1 genel denklemi için:\nformula_2 yandaki denklemde her iki tarafın n dereceden kökü alınırsa formula_3 şeklinde düzendi.\nformula_3 denkleminde sol tarafta x ve sağ tarafta kökün içinde x vardır. Her ikisi de x tir. Sol taraftaki x kök içindeki kökün içine bir defa yazılırsa formula_5 olur.\nİki defa yazılırsa formula_6 olur. Burada -x/a ve -b/a şeklinde bir tekrarlanma var.\nSol taraftaki x kök içindeki kökün sonsuz defa yazılırsa :formula_7 şeklinde bir içe sonsuz kökler meydana gelir. İç içe sonsuz köklerin kaynağı buradan gelmektedir.\n\"Bunun tersi de doğrudur.\" Birinci kökün içindeki -b/a nın çarpım durumunda olan köklü ifadeye formula_8 denilirse formula_1 elde edilir.\nÇünkü : formula_10 içe içe sonsuz kökün her tarafın n ninci kuvveti alınırsa formula_11 şeklinde olur işleme devam edilirse formula_12 oldu sağ taraftaki ifade zaten x e eşitti. formula_13 ve ispat tamamlanmış olur.\nGenel Sonuç : formula_14 dir.\nEğer denklem formula_15 şeklinde ise : Burada c sabit sayısı yoktur.\nformula_16 şekline dönüşür. Sol taraftaki x kök içindeki x yerine bir defa yazılırsa formula_17 olur. İki defa yazılırsa formula_18 şeklinde olur. Burada içe içe kök içinde -b/a lar devam eder. Bu işlem sonsuz defa uygulanırsa iç içe sonsuz kökler meydana gelir. formula_19 şeklinde sonsuza gider. \"Bunun tersi de doğrudur\".\nTersi için formula_19 denkleminin her iki tarafının n dereceden kuvveti yani üssü alınırsa formula_21 devam edilirse formula_22 bu denklemde ise sağ taraf x e eşitti. formula_23 yerine x yazılırsa formula_24 olur. Bu denklem düzenlenirse formula_15 denklemi elde edilir. formula_15 denkleminde formula_27 Şimdi iç içe köklü ifadelerin içindeki ikinci köklü ifadeye neden x denildiği ispatlandı.\nGenel Sonuç 2 : formula_28 ve formula_29 olur.\nGenel Sonuç 2 için ikinci yol: formula_30 bu ifadede c=0 alınırsa sonuç 2 : yine elde edilir. Çünkü c=0 olması durumunda formula_31 denkleminde artık sabit sayı olmaz.\nformula_32 ÅŸeklinde olur.\nÄ°spatlar dan sonra bir ispat daha\nformula_33 şeklinde gösterilen iç içe kökler denir. formula_34 işlemin sonucuna m denilirse formula_35 şeklinde bir denkleme dönüşür. (Çünkü ikinci köklü ifadede sezgisel olarak m ye eşit oluyor.İspatı yukarıda yapıldı) formula_36 olur işleme devam edilirse formula_37 eşit olur. Her iki tarafın formula_38 dereceden kökü alınırsa formula_39 eşit olur. formula_34 eşitti. O zaman formula_41 eşitliğinde doğrudur.\nformula_42\nYukarıda ispatlar yapıldı. Genel iç içe kökler oluşturuldu.\nformula_1 denkleminde formula_10 eşitti. formula_45 alınması durumunda formula_46 denklemi ve formula_47 oluşur.\nSonuç olarak formula_48 eşittir.\nİkinci dereceden denklemin bir kökü formula_49 dır. O zaman x ler aynı olduğundan eşitleme yapılır. formula_50 eşitliği yazılabilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta iç içe köklü ifadenin pozitif bir sonucu olması. Negatif sonuçlar çözüm kümesine alınamaz. (Bir ispat daha yapıldı.)\n\"İkinci dereceden denklemde sabit sayı yok ise :\"\nformula_51 şeklinde bir denklem oluşur. Yandaki denklem formula_15 denkleminin formula_53 için özel bir durumudur. formula_15 denkleminde formula_55 eşitti. Burada formula_45 için\nformula_57 olur. x ler eşit olduğundan dolayı formula_58 eşitliği yazılabilir.\nformula_59 eşittir.\nformula_60 ve formula_61 dönüşümleri yapılırsa: formula_62 işleme devam edilirse formula_63\nformula_64 eşitliğine dönüşür. Daha da düzenlisi her iki tarafı formula_65 ile çarpılırsa iç içe Karekökler genel sonucu formula_66 olur. Burada formula_67 olduğuna dikkat ediniz.\nformula_68\nformula_60 dönüşümü yapılırsa: formula_70 olur.\nformula_71 ,\nformula_72 şeklinde olan köklere iç içe kökler denir.\nKökler üssü ifadelerin kesirli biçimidir.\nformula_73 şeklindeki ifade üssü sayıların bir özelliğidir. İç içe köklerde aynı şekildedir. Kök sembolü aslında kesirli üsler için özel bir parantezdir. Aslında aynılar.\nEn önemli özelliği : formula_74 bu ifade köklü ifadeleri ve üslü ifadeleri birbirine bağlayan bir eşitliktir. Bu özellikten yola çıkarak formula_75 şeklindeki ifadeyi üssü ifadeye çevirmek mümkün.\nformula_75 burada ilk olarak formula_77 şeklinde olur. Devam edilirse formula_78 aynı şekilde formula_79 şeklinde olur.formula_73 özelliği uygulanırsa formula_81 olur.\nSıra formula_81 ifadesinde formula_83 biçimine dönüşür. Bu da aynı şekilde formula_84 olur.Aynı özellik uygulanırsa formula_85 sonucuna ulaşılır. formula_86 ifadesi formula_87 formundada yazılabilir.\nformula_88\nA-) formula_89 köklü ifadesi için formula_90 denilirse her iki tarafın karesi alınırsa formula_91 şekline dönüşür.\nformula_91 ifadesinin her iki tarafının karekökü alınırsa formula_93 şeklinde olur. formula_90 denilmişti. O zaman formula_95 eşitliği olur.\nformula_96\nB-)\nformula_97 ise formula_98 denilirse her iki tarafın karesi alınırsa formula_99 şekline dönüşür.\nformula_99 ifadesinin her iki tarafının karekökü alınırsa formula_101 şeklinde olur. formula_98 denilmişti. O zaman formula_103 eşitliği olur.\nformula_104\nNot: Bu işlemler ispata dayalıdır. İçerisinde ezbere dayalı bir işlem yoktur. Tamamen mantık üzerinedir.\n\n\nLogie Ödülleri\nTV Week Logie Ödülleri, 1959'dan beri düzenli olarak dağıtılan Avustralya televizyon ödülleri. Başlangıçtaki adı Star of the Year olan ödül, daha sonra televizyonun mucidi John Logie Baird onuruna Logie olarak adlandırıldı. Pek çok dalda verilen ödülün en bilineni Altın Logie'dir.\n\n\nNora Berra\nNora Berra (d. 21 Ocak 1963, Lyon) Fransız merkez sağ siyasetçi.\nOran'da tıp eğitimi almıştır. Ardından Fransa'ya dönüp çeşitli hastanelerde çalışmıştır. 2001 yılından itibaren RPR ve UMP'de yerel yönetimlerde siyaset yapmıştır. 2008 yılı itibarıyla Lyon belediye meclisi üyesidir. 2009 yılında Avrupa Parlamentosu'na seçilmiştir. 2. ve 3. François Fillon Hükümeti'nde görev almıştır. 2012 UMP kurultayında başkanlık için François Fillon'u, 2014'te ise Nicolas Sarkozy'yi desteklemiştir. Cezayirli bir ailenin kızı olan Nora Berra, evli ve iki çocuk annesidir.\nYerel Yönetimler\nAvrupa Parlamentosu\nHükümet\n\n\nVielleicht geschieht ein Wunder\nVielleicht geschieht ein Wunder, () Carmela Corren tarafından seslendirilen ve 1963 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Avusturya'yı Almanca ve İngilizce dillerinde seslendirilerek temsil eden şarkı.\n\n\nAvustralya Televizyonlarındaki En Popüler Kişilik Altın Logie Ödülü\nAvustralya Televizyonlarındaki En Popüler Kişilik Altın Logie Ödülü, kısaca Altın Logie, 1960'tan beri dağıtılan bir Logie Ödülü. Kazanan halkın oylarıyla belirlenmektedir.\n\n\nSelahattin Hakkı Esatoğlu\nSelahattin Hakkı Esatoğlu, (d. 1925, Ürgüp) - (ö. 8 Ağustos 1970), Türk siyasetçi.\nİstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Serbest Avukatlık, Son Telgraf ve Ulus Gazeteleri Yazarlıkları, Yaratış Dergisi sahipliği, Yazarlık, TBMM 2.(XIII) ve 3.(XIV) Dönem Nevşehir Milletvekilliği yapmıştır. Bir çocuk babasıdır.\nİstanbul Senatörü Fevzi Hakkı Esatoğlu'nun kardeşidir. Ayrıca CHP eski grup başkanvekili Hakkı Suha Okay'ın dayısıdır.\n\n\nMehmet Bilgin\nMehmet Bilgin, (d. 1922, Genç - ö. 22 Mayıs 2015 ), Türk siyasetçi.\nHarp Okulu mezunudur. Bakırköy 3. Piyade Alayı Subayı, Kırklareli 268. Hudut Alayı Subaylığı, Manisa Alayı İnzibat Subaylığı, Edirne Sınır Tugayı 3. Tabur Subaylığı, Erzurum 220. Piyade Alayı Subaylığı, Genelkurmay Harekât Başkanlığı A.B.C. Bölük Komutanlığı, Kimya Grubu Eğitim Subaylığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Muhabere Ana Depo Karargâhı Bölük Komutanlığı, Millî Savunma Bakanlığı Araştırma Geliştirme Başkanlığı Uzmanlığı, Ordu Donatım Okulu Özel Silahlar Öğretmenliği, Serbest Ticaret, TBMM 3.(XIV) Dönem Bingöl Milletvekilliği, Cumhuriyet Senatosu Bingöl Üyeliği (12 Ekim 1975 – 12 Eylül 1980), Cumhuriyet Senatosu Başkanlık Divânı Kâtip Üyeliği yapmıştır. Evli ve dört çocuk babasıdır.\n22 Mayıs 2015 tarihinde İstanbul'da vefat etmiştir.\n\n\nThe Vicar of Dibley\nThe Vicar of Dibley, Richard Curtis tarafından yaratılan ve senaryosu Curtis ile Paul Mayhew-Archer tarafından yazılan eski bir BBC dizisi. 1994 ie 2007 arasında yayımlandı. Oxfordshire'daki kurgusal Dibley köyünde geçmektedir.\n\n\nNur in der Wiener Luft\nNur in der Wiener Luft, () Eleonore Schwarz tarafından seslendirilen ve 1962 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Avusturya'yı Almanca dilinde seslendirilerek temsil eden şarkı.\n\n\nKen Hodcroft\nKen Hodcroft (1953, Newcastle) İngiliz Hartlepool United FC başkanı ve Artan Petrol Kurtarma genel müdürüdür.\nHodcroft, Newcastle doğumlu ama ailesi ile Leeds'e taşınmıştır. Ken Hodcroft Leeds Grammar School'da üst düzey bir eğitim görmüştür.\n\n\nAdab-ı Muaşeret\nAdab-ı Muaşeret, 15 Mayıs 2009 tarihinde vizyona giren, yönetmenliğini Emre Akay'ın yaptığı erkek ve kızlar arasında geçen bir gençlik lise filmidir.\n29 Şubat Lisesi'nde kızlar ve erkekler arasında kurulmuş iki ayrı grubun maceralarını konu almaktadır. Matematik öğretmeni olan babası Nurettin Bey'le (Salih Kalyon) birlikte okul değiştirme rutinlerinin sıklaşması Aykut'u (Tarık Ündüz) bunaltmaya başlamıştır. Bu sefer yapacakları okul ve şehir değişikliği, Aykut'un hayatında bambaşka bir kapı aralayacaktır. Zeynep (Yıldız Asyalı), kızlardan oluşan \"Adab-ı Muaşeret\" adlı çetenin lideridir. Adap kızlarına karşı direnen grupsa, okulun asi öğrencilerinden Eko'nun (Bora Akkaş) liderliğindeki \"Mokokolar\" çetesidir. Bu iki çete arasındaki ezeli rekabet, sene boyunca birbirinden eğlenceli atışmalara sebep olacaktır. Öğrencilerin kafalarına göre hareket ettikleri çivisi çıkmış bu okulu hizaya sokmak üzere yeni görevine başlayan Nurettin Bey'i zor günler beklemektedir. Fakat en büyük desteği okulun kıdemlilerinden Edebiyat öğretmeni Fatma Hanım (Hasibe Eren) nam-ı diğer Miss Piggy'den görecektir.\n\n\nThreskiornis solitarius\nThreskiornis solitarius, Threskiornithidae familyasında yer alan soyu tükenmiş bir aynak türüdür. Hint Okyanusu'nda Réunion adasında yaşamıştır.\n\n\nÖmer Mart\nÖmer Mart, (d. 1910, Bayramiç) - (ö. 24 Kasım 1986), Türk siyasetçi.\nAmerika Missouri Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunudur. Erzurum Merkez Gazi Paşa İlkokul Öğretmenliği, Erzurum Ilıca Bucağı Merkez Okulu Müdürlüğü, Balıkesir Öğretmen Okulu Eğitim Metodu Öğretmenliği, Vefa Lisesi, Karagümrük Ortaokulu, Cağaloğlu 1. Ortaokulu, İstanbul Erkek Öğretmen Okulu İngilizce Öğretmenlikleri, İstanbul Erkek Öğretmen Okulu ve Eğitim Enstitüsü Ruh Bilim Öğretmenliği, Millî Eğitim Bakanlığı Müfettişliği, TBMM IX. Dönem Çanakkale, X. Dönem Kayseri Milletvekilliği, IX. ve X. Dönem TBMM Başkanlık Divânı Kâtip\nÜyeliği yapmıştır. Evli ve bir çocuk babasıdır. Kendisi öldükten sonra Çanakkale`de kalan arsalarından biri ailesi tarafından Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı`na bağaşlanmıştır ve kendi adını taşıyan bir okul yaptırılmıştır.\n\n\n2009 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa\nFransa, Rusya'nın başkenti Moskova'da yapılan 2009 Eurovision Şarkı Yarışması'na katılmıştır. Fransa'yı, ülkenin en çok tanınan sanatçılarından Patricia Kaas temsil etmiştir. Fransız yayıncısı France Télévisions bir iç seçim düzenlemiş ve \"Et s'il fallait le faire\" adlı şarkı seçilmiştir. Daha sonra bu şarkı Kaas'ın \"Kabaret\" adlı albümüne eklenmiştir.\nBüyük Dörtlüden biri olan Fransa finalde doğrudan yarışmıştır. Fransa 14 Mayıs 2009'daki ikinci yarı finalde oy kullanmıştır. Üçüncü sırada sahneye çıkan Fransa sekizinci olmuştur. Fransa'ya en yüksek üç puandan birini veren tek ülke 10 puan veren Rusya olmuştur.\nFrance 3 kanalında yayınlanan Eurovision finalini televizyon sunucusu ve oyuncu Cyril Hanouna ile gazeteci ve radyo/televizyon yapımcısı Julien Courbet sunmuştur. Yarı finallerden sadece ikinci yarı final France 4 kanalında yayınlanmış ve sunucular Peggy Olmi ile Yann Renoard olmuştur.\n\n\nSehnsucht (Jimmy Makulis şarkısı)\nSehnsucht, () Jimmy Makulis tarafından seslendirilen ve 1961 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Avusturya'yı Almanca dilinde seslendirilerek temsil eden şarkı.\n\n\nKader Arif\nKader Arif (d. 3 Temmuz 1959, Cezayir) Fransız sosyalist siyasetçi.\n4 çocuklu bir ailenin en büyüğü olarak Cezayir'de dünyaya gelmiştir. Babası Fransız ordusunun yanında yer almış ve ardından ailesiyle beraber Cezayir'den ayrılıp Fransa'ya yerleşmiştir.\n1999 yılında Toulouse II-Le Mirail Üniversitesi Görsel-İşitsel Yüksekokul'da iletişim masterı yapmıştır. Lionel Jospin'e yakınlığıyla bilinen Kader Arif, Lionel Jospin'in siyasetten çekilmesiyle François Hollande'a yakınlaşmış ve 2012 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecinde de François Hollande'ın kampanya ekibinde Avrupa konusunda danışman olarak yer almıştır. Hakkındaki iddialar nedeniyle 21 Kasım 2014 tarihinde hükümetteki görevinden istifa etmiştir\nYerel Yönetimler\nAvrupa Parlamentosu\nMeclis\nHükümet\n\n\nDursun Akçaoğlu\nİhsan Dursun Akçaoğlu, (d. 1919, Çerkeş) - (ö. 12 Mayıs 1986), Türk siyasetçi.\nİstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunudur. Göğüs Hastalıkları Mütehassısıdır. Şebinkarahisar, Gerede, Kemalpaşa ve Giresun Hükûmet Tabiplikleri, Gerede Kızılay Başkanlığı, Başvekâlet Millî Savunma Yüksek Kurulu Genel Sekreterliği Sağlık Uzmanlığı, Ankara Göğüs Hastalıkları Kliniği Mütehassıslığı, Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekâleti Harp Sağlık Komitesi Müdürlüğü, Kızılay Genel Merkez Azalığı, TBMM XI. ve 2.(XIII) Dönem Çankırı Milletvekilliği, Sağlık Koleji Enfeksiyon ve Sosyal Hastalıklar Öğretmenliği, Gevher Nesibe Eğitim Enstitüsü Deontoloji Öğretmenliği, Sağlık Bakanlığı Mesleki Öğretim Genel Müdürlüğü Uzmanlığı, Sağlık Bakanlığı Danışma ve İnceleme Kurulu Üyeliği, Ankara Valiliği Okullar Sağlık Müfettişliği yapmıştır. Evli ve üç çocuk babasıdır.\n\n\n2009 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Bosna-Hersek\nBosna-Hersek, Rusya'nın başkenti Moskova'da yapılan 2009 Eurovision Şarkı Yarışması'na katılmıştır. Bosna-Hersek yayıncısı Bosanskohercegovačka radiotelevizija (BHRT), bir iç seçimle Bosna-Hersek'in 2009 yılındaki temsilcisini belirlemiştir. Regina adlı bir müzik grubu \"Bistra voda\" şarkısıyla Bosna-Hersek'i temsil etmiştir.\n2008'deki yarışmada Laka ile 10. olan Bosna-Hersek'in bulunduğu yarı final 30 Ocak'ta yapılan bir çekilişle belli olmuştur. Ülke 12 Mayıs 2009'daki birinci yarı finalde yer almıştır. Finale yükselen şarkı finalde 9. olmuştur.\n\n\nNuri Çelik Yazıcıoğlu\nNuri Çelik Yazıcıoğlu, (d. 1933, Dumlupınar), Türk siyasetçi.\nGazi Eğitim Enstitüsü ve Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü mezunudur. Kurşunlu Çavundur Köyü İlkokul Öğretmenliği, Trabzon Beşikdüzü Kız Öğretmen Okulu Eğitim Şefliği, Zonguldak İlköğretim Müfettişliği, Kastamonu Kız Öğretmen Okulu Müdürlüğü, Hasanoğlan Öğretmen Okulu Eğitim Şefliği, Millî Eğitim Bakanlığı Başmüşavirliği, TBMM 3.(XIV) ve 5.(XVI) Dönem Çankırı Milletvekilliği, 3.(XIV) Dönem Millet Meclisi Başkanlık Divanı Kâtip Üyeliği yapmıştır. Evli ve altı çocuk babasıdır.\n\n\nMehmet Ali Arsan\nMehmet Ali Arsan, (d. 1933, Ilgaz, Çankırı) - (ö. 21 Mayıs 2002), Türk siyasetçi.\nFlorida State Üniversitesi'nde Ziraat İhtisası yapmıştır. Çiftçilik, Nakliyatçılık, İ.D.A. da Tercüman ve Daire Müdür Yardımcılığı, Page Şirketi Mütercimliği, Roymond Şirketi Türkiye Mümessilliği, Ankara Arsan Taksi İşletmeciliği sahipliği, Gazetecilik, Başkent Gazetesi Fıkra Yazarlığı ve Yazarlık, TBMM 2.(XIII) ve 4.(XV) Dönem Çankırı Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve üç çocuk babasıdır.\n\n\nAtabağı, Baykan\nAtabağı, Siirt'in Baykan ilçesine bağlı bir belde.\nEski ve Kürtçe adı olarak bilinen Comaniye, 1700 yıllara dayanır. Cumhuriyetin kuruluş yılından sonra köy adını Atabağı olarak değiştirilmişitir. Atabağı, 3 Ekim 1991'de belde belediyesine dönüştü.\nİl merkezine 38 km, ilçe merkezine 25 km uzaklıkta bulunmaktadır. Baykan ilçesine 2, Kurtalan ilçesine 13, Siirt iline 1 adet köy servisi olup günlük sefer yapılmaktadır.\nBeldede genellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşılmaktadır.\nBeldemizde aile sağlık ocağı bulunmaktadır.\n2000 nüfus sayımına göre beldenin nüfusu 4800 olarak tespit edilmiştir. 2010 nüfus sayımına göre ise beldenin nüfusu 3550'dir.\n\n\n2009 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Ermenistan\nErmenistan, Rusya'nın başkenti Moskova'da yapılan 2009 Eurovision Şarkı Yarışması'na katılmıştır. Ermenistan yayıncısı Ermenistan Kamu Televizyonu tarafından düzenlenen ulusal finalde İnga ve Anuş, \"Can Can\" adlı şarkıyla Ermenistan'ı temsil etmeye hak kazandı.\nBirinci yarı finalde yarışan Ermenistan finale yükselmiş ve finalde 92 puanla 10. olmuştur. Ülkenin bu yıla kadarki en düşük Eurovision derecesi olmuştur ve ülke dördüncü kez ilk ona girmiştir.\n\n\nTalossa\nTalossa ya da Talossa Krallığı, 1979 yılında 14 yaşındaki Robert Ben Madison tarafından kurulan bir devlettir. Anayasal monarşi ile yönetilir.\n\n\nArda Uskan\nArda Uskan (d. 1947, İstanbul) - (ö. 28 Ağustos 2014), Türk gazeteci ve sunucu.\nİstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü son sınıf terktir. 1972 yılında \"Milliyet\"te gazeteciliğe başladı. Altı yıl orada çalıştıktan sonra sinemaya geçmek için gazeteden ayrıldı. İki film, pek çok fotoroman çekti, yirmiye yakın film senaryosu yazdı. 1982 yılında Gelişim Yayınları'na girdi ve Nokta dergisinin ilk sayısından itibaren Ercan Arıklı'yla çalışmaya başladı. Sekiz yıl, aralıksız \"Nokta\"nın genel yayın yönetmenliğini yaptı. İlk özel televizyonun ilk haber müdürü oldu ve “Nefes Nefese” isimli bir haber programı yaptı. Daha sonra Kanal 6’nın kuruluşunda bu kanalda yine haber müdürü olarak görev yaptı. 1995 yılında bir grup arkadaşıyla birlikte “özel haber ekibi” olarak atv'ye geçti. Daha sonra aynı kanalda program yapımcısı olarak çalıştı. 2000 yılında tekrar yazılı basına dönerek \"Radikal\" gazetesinde köşe yazıları yazdı, \"Aktüel\" dergisinde \"Varyete\" ekini çıkardı. 28 Ağustos 2014 tarihinde karaciğer kanserinden ölmüştür.\n\n\nHervé Novelli\nHervé Novelli (d. 6 Mart 1949, Paris) Fransız sağ siyasetçi, eski bakan.\nParis-Dauphine (Paris IX) Üniversitesi'nde ekonomi bölümünde eğitim görmüştür. Gençliğinde aşırı sağ hareketlerde yer almıştır. 1973-1974 yıllarında Front National'de siyaset yapmış, 1974-1981 yıllarında Yeni Kuvvetler Partisi'nde (PFN) görev almış, 1980'lerin başında PFN'den ayrılarak Bağımsızlar ve Köylüler Ulusal Merkezi'ne kaydolmuş (CNIP) ardından da UDF'e girmiştir. 1986-1988 yıllarında PTT Bakanı Alain Madelin'in kabine şefi olmuştur. Alain Madelin'e yakınlığıyla bilinmektedir. 1990 yılında Cumhuriyetçi Parti'nin üst yönetiminde yer aldı. UDF'ten Cumhuriyetçi Parti'nin ayrılıp Liberal Demokrasi Partisi'ne dönüşmesiyle beraber bu partide siyaset yapmaya devam etmiştir. 2002 yılından itibaren UMP'de siyaset yapmaktadır.\nYerel Yönetimler\nMeclis\nHükümet\nAvrupa Parlamentosu\nDiğer\n\n\nYusuf Mersin\nYusuf Mersin (d. 23 Eylül 1994, Londra), İngiliz-Türk futbolcudur. Kaleci pozisyonunda görev yapmakta olup, EFL League Two ekiplerinden Crawley Town'da forma giymektedir.\n1989 yılında İngiltere'ye göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak 1994 yılında Londra'da doğan Yusuf Mersin, eski futbolcu olan ve bir dönem Kasımpaşa SK'da forma giyen babasının yönlendirmesiyle 5 yaşında futbola Milwall takımında başladı. 12 sene boyunca bu takımda aralıksız olarak forma giyen Mersin, burada gösterdiği performansla dikkkat çekti. Milwall'da oynarken büyük takımlardan teklif alan Mersin, Chelsea FC ve Arsenal FC gibi takımlardan teklif alsa da Ocak 2011'de 1 milyon pound bonservis bedeliyle Liverpool FC'a transfer oldu.\n2011-12 sezonunda ise Liverpool FC U-18 takımında fazla süre alamasa da Tyrell Belford ve Danny Ward'ın arkasında bekledi. 2012-13 sezonunda ise Ryan Fulton'ın arkasında bekleyen Mersin, sadece 1 maça çıkabildi. 2013-14 sezonunda ise U-21 takımına yükselen Yusuf, 22 maçın 7 tanesinde süre aldı. Aynı zamanda rezerv takımda yer alan Yusuf, Luis Suarez, Daniel Sturidge, Steven Gerrard ve Simon Mignolet gibi isimlerle A Takım ile idmanlara çıktı. Yusuf, Newcastle United ile oynanan ve Liverpool’un 3-1 kazandığı özel maçta da A takım kalesinde yer aldı. 2014-15 transfer döneminde ise serbest bırakıldı. \n2014-15 transfer döneminde adı Galatasaray ile de anılan Mersin, babasının eski takımı Kasımpaşa SK ile 3 yıllık sözleşme imzaladı.\nLondra'da doğduğu için İngiliz pasaportu da bulunan Yusuf, tercihini Türkiye millî futbol takımından kullandı. Yusuf, ilk olarak 2010 yılında Ferhat Südoğan'ın takımına Ukrayna maçı için çağrıldı. Recep Niyaz, Salih Uçan ve İbrahim Yılmaz gibi isimlerle süre alan Mersin, U-16 seviyesinde 4, U-17 seviyesinde 12 ve U-18 seviyesinde ise 1 kez forma giydi.\n\n\nBeing Human (BK dizisi)\nBeing Human, 18 Şubat 2008 tarihinde yayınlanmaya başlanan, fantastik dram türündeki Birleşik Krallık yapımı bir dizi. \nMatthew Bouch'un yapımcılığını üstlendiği dizi Toby Whithouse tarafından geliştirilmiştir. 2008 yılında gösterime giren dizi 5 sezon sürmüştür.\n\n\nAnkara Roma Tiyatrosu\nAnkara Roma Tiyatrosu, Türkiye'nin başkenti Ankara'da Altındağ ilçesine bağlı Ulus semtinde Hisar Caddesi ile Pınar Sokak arasında yer alan Antik Roma Tiyatrosudur. Yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte MS 2. yüzyıla tarihlendirilmektedir.\n1982 yılında bir inşaatın temel kazısı sırasında bulunan arkeolojik veriler neticesinde 1982-1986 yılları arasında Anadolu Medeniyetleri Müzesi öncülüğünde yapılan kazılar neticesinde ortaya çıkarılan yapı 25 Şubat 1992 tarihinde 1. ve 2. derece arkeolojik sit alanı olarak tescillendi. Yapılan kazılarda tonozlu parados binaları, döşemeli orkestra, seyirci oturma yerleri (cavea), sahne odasından arta kalan temel ve duvarların yanı sıra birçok heykel ve parçaları bulundu.\nSit alanında yapılan kazılar sonucunda ele geçirilen eserleri iki grupta toplamak mümkündür. Tiyatronun keşfedilmesiyle birlikte başlayan ve 1982-1986 yılları arasında devam eden ilk kazılar sonucunda, Antik Roma döneminden kalma pek çok obje bulunmuştur. Bunların hemen hemen hepsi tiyatroda kullanıldığı düşünülen plastik eserlerdir. 2009-2010 döneminde yürütülen çalışmalarda ise daha çok tiyatronun sonraki dönemlerde kullanımıyla ilgili verilere ulaşılmıştır. Bu bağlamda; yapının Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde seramik-cam üretim atölyesi olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Etrafta bulunan hatalı üretilmiş seramik kalıntıları, lüleler ve çoğu okunamayacak durumda olan sikkeler bu iddiayı destekleyen önemli kanıtlardandır. Kazılarda bulunan eserlerin büyük çoğunluğu Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin alt katında sergilenmektedir.\n2009-2010 yılları arasında yürütülen son kazı çalışmalarından sonra antik tiyatro Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne devredildi ve yapının restore edilmesi gündeme geldi. Oluşturulan proje kapsamında tiyatronun aslına uygun olarak üç boyutlu modellemesi yapıldı ve \"cavea\" kısmının tamamen yenilenmesi kararlaştırıldı. Fakat inşa edilirken Ankara taşı kullanılmış olmasına karşın restorasyon sırasında oturma kısmının tamamen beyaz renkli mermerle kaplanması pek çok uzman tarafından tepkiyle karşılandı. Yapılan açıklamalarda restorasyonun tarihe ve yapının aslına uygun yapılmadığı, aksine sıfırdan bir tiyatro inşa edildiği öne sürüldü.\nAntik tiyatroda yeniden restorasyon yapılması için Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından 5 Ağustos 2020 tarihinde ihaleye çıkılması kararlaştırıldı.\n\n\nKayırlı, Niğde\nKayırlı, Niğde ilinin merkez ilçesine bağlı köy.\nKöy, 1476 yılından beri aynı adı taşımaktadır.\n\n\nMatías Suárez\nMatías Suárez (d. 9 Mayıs 1988; Córdoba, Arjantin), Pro League takımlarından Anderlecht'te forma giyen ve forvet mevkisinde görev yapan futbolcudur.\nSuárez profesyonel kariyerine 2005 yılında Belgrano'da başladı ve Primera B Nacional'de 2007-08 sezonunda gol kralı oldu.\n2008 yılında ise Anderlecht'e transfer oldu ve 2011 yılında Chelsea'ye transfer olan Romelu Lukaku ile bu takımın en çok dikkat çekenlerinden oldu. 2011/12 sezonunda kariyerinin en iyi sezonunu geçiren Suárez, o sezon takımıyla şampiyonluk yaşadı ve yılın oyuncusu seçildi. Başarılı sezonun ardından CSKA Moskova ile resmi sözleşme imzalayan Matias Suarez, bu takımın sağlık testlerinden geçemedi ve transfer gerçekleşmedi.\n\n\nAleksandar Mitrović\nAleksandar Mitrović (d. 16 Eylül 1994; Smederevo, Sırbistan), Premier League ekiplerinden Newcastle United takımında forma giyen ve forvet mevkisinde görev yapan futbolcudur.\n16 Eylül 1994'te zamanın Yugoslavya’sının Semendire şehrinde dünyaya gelen Aleksandar Mitrovic, 11 yaşındayken Sırbistan’ın köklü kulüplerinden olan Partizan’ın alt yapısına katıldı. Alt yapıda geçen altı sezonun ardından Partizan’ın yetiştirici kulübü olan Teleoptik’te kendine yer buldu. Burada çıktığı 26 karşılaşmadı attığı yedi gol ile kendisi adına merak uyandırdı. 2012-2013 sezonunun başında da Partizan ile profesyonel sözleşmeye imza atan Mitrovic, Siyah - Beyazlı forma ile 42 maçta 18 gol atıp beş de asist yapma başarısını gösterdi. Lazar Markovic’in de içinde olduğu Sırbistan Ligi’nin En İyi On Biri’ne seçilme başarısı da gösterdi.\n2012-13 sezon sonunda Belçika Ligi takımlarından RSC Anderlecht’e 5 milyon Avro karşılığında transfer oldu. İlk maçına Zulte Waregem karşısında çıktı ve 2 asist yaptı.\nSırp futbolcu, millî takımlar seviyesinde de(alt yaş grupları dahil) 19 maçta 11 gol atarak rüştünü ispat etti.\n\n\nSilvio Proto\nSilvio Proto (d. 23 Mayıs 1983; Charleroi, Belçika), Pro League takımlarından Anderlecht'te forma giyen ve Kaleci mevkisinde görev yapan futbolcudur.\n\n\nAndy Najar\nAndy Najar (d. 16 Mart 1993; Choluteca, Honduras), Pro League takımlarından Anderlecht'te forma giyen ve kanat mevkisinde görev yapan Honduraslı millî futbolcudur.\n\n\nAero Ae 04\nAero Ae04 1921 yılında Çekoslovakya'da üretilmiş çift kanatlı avcı uçağıdır. Aero Ae 02'nin başarılı şekilde testi geçmesi neticesinde Husnik ve Vlasak, uçağı Çekoslovak Ordusunun talepleri yönünde revize ettiler. Böylelikle Aero Ae04 ortaya çıktı. Ancak o da Aero Ae 02 gibi alıcıların ilgisini çekemedi ve sadece prototipi uçma imkânı buldu. İlk kez 1921 yılında II. Prag Havacılık Fuarı'nda uçan Aero Ae04, 6361 metre irtifaya çıkarak ulusal rekoru da kırmıştı. Uçağa ilgi olmaması, tasarımcılarını Aero Ae04'ü daha da geliştirmeye itti. Böylelikle Aero Ae 02 ile başlayan tasarım, Aero A.18'e evrilecekti.\n\n\nFabrice N'Sakala\nFabrice N'Sakala (d. 21 Temmuz 1990; Le Blanc-Mesnil, Fransa), Süper Lig takımlarından Alanyaspor'da forma giyen ve Sol bek mevkisinde görev yapan futbolcudur.\nSeine-Saint-Denis, Le Blanc-Mesnil'de doğan N'Sakala futbol kariyerine AS Bondy'de başladı. Paris banliyölerinden ayrılmadan ve Aube'de Troyes AC'ye trasnfer olmadan önce kulübün genç takımlarında dört yıl geçirdi. Kulübün genç takımlarından piştikten sonra Fransa'nın genç milli takımlarımda forma giydi. Teknik direktör Ludovic Batelli Troyes AC takınına transfer oldu. \nİlk profesyonel maçına 9 Eylül 2008'de Angers'a takımına karşında çıktı. N'Sakala'nın ilk maçında Troyes 2-1 galip geldi. \n29 Ağustos 2013'te N'Sakala, Belçika Pro League takımlarından Anderlecht'e açıklanmayan bir ücret karşılığında transfer oldu ve üç yıllık bir sözleşme imzaladı.\n23 Ağustos 2016 tarihinde Süper Lig takımlarından Antalyaspor'a bir yıllık kiralık olarak sözleşme imzaladı. Burada gösterdiği performans ile bir yıl sonra 2017-18 sezonunda bonservisi ile Antalyaspor'a transfer oldu. Üç yıllık sözleşme imzaladı.\nFransa'nın U17, U18, U19 ve U21 takımlada forma giyen N'Sakala, A milli takım tercihini köklerinin takımı olan Kongo Demokratik Cumhuriyeti Millî Futbol Takımı tercih etti. \nFransa genç milli futbol takımlarında toplam 11 maça çıkan Fabrice N'Sakala bu maçlarda gol atma başarısı gösterememiştir.\nKongo Demokratik Cumhuriyeti takımı ile ilk maçına 28 Mart 2015'de çıkan N'Sakala 11 maçta forma giymiş bu maçlarda gol atma ve asist yapma başarısı gösterememiştir.\n\n\nBram Nuytinck\nBram Nuytinck (4 Mayıs 1990; Heumen, Hollanda), Pro League takımlarından Anderlecht'te forma giyen ve Stoper mevkisinde görev yapan futbolcudur.\n\n\nChancel Mbemba Mangulu\nChancel Mbemba Mangulu (d. 8 Ağustos 1994), Pro League takımlarından Anderlecht'te defans pozisyonunda görev yapan Demokratik Kongolu millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2013 yılında Anderlecht kulübünde başladı.\n\n\nOlivier Deschacht\nOlivier Deschacht (d. 16 Şubat 1981; Belçika), Pro League takımlarından Zulte Waregem'de forma giyen ve Sol bek mevkisinde görev yapan futbolcudur.\n\n\n1990 FIFA Dünya Kupası elemeleri (CONMEBOL)\n1990 FIFA Dünya Kupası için olan elemelerin Güney Amerika (CONMEBOL) bölgesinde 9 takımdan 2'si direkt finale çıktı. 1 tanesi de kıtalararası play-off'a katıldı. CONMEBOL üyelerinden Arjantin 1986 şampiyonu olarak otomatikman finallere katıldı. Eleme süreci 30 Temmuz 1989'da başladı ve 24 Eylül 1989'da bitti.\nTakımlar üç takımlı üç grup halinde dağıtıldı. Çift maçlı eliminasyon sistemi kullanıldı. 3 grup birincisinden en başarılı ikisi direkt finale çıkmıştır. En başarısız grup birincisi CONMEBOL / OFC Kıtalararası Play-off'a katıldı.\nKura çekimi Zürih, İsviçre'de 12 Aralık 1987'de yapıldı.\nUruguay ikinci başarılı grup birincisi olarak finallere çıktı.\nKolombiya en başarısız grup birincisi olarak CONMEBOL / OFC Kıtalararası Play-off'a katıldı.\nBrezilya en başarılı grup birincisi olarak finale çıktı.\nMaçın 67. dakikasında Brezilya 1-0 öndeyken Şili ceza alanına tribünlerden atılan bir meşaleden sonra kaleci Roberto Rojas kendini yere bıraktı. Arkadaşları ceza alanına gelince Rojas'ı kanlar içinde buldu ve hemen sedye getirilerek Rojas oyundan alındı. Bu olaylardan sonra hakem maçı tatil etti. Karşılaşma ile ilgili FIFA soruşturma başlattı ve atılan meşalenin Rojas'a isabet etmediği belirlendi. Soruşturma raporuna göre Şili kalecisi Rojas meşale atılınca kendini yere bırakmış ve yerdeyken maç öncesinde eldiveninin içine sakladığı jiletle yüzüne yaralar açmıştı. Maç sonucuna göre 1990 Dünya Kupası'nda yer alma hakkını kaybeden Şili, ceza alarak 1994 FIFA Dünya Kupası elemeleri'nde yer almadı. Bu organize olayın olacağını bilen Şili teknik direktörü Orlando Aravena ile takım doktoru Daniel Rodriguez ve kaleci Rojas'a, futboldan ömür boyu men cezası verildi. (Bu ceza 2001 yılında kaldırıldı)\n\n\nLeander Dendoncker\nLeander Dendoncker (d. 25 Nisan 1995; Passendale, Belçika), Pro League takımlarından Anderlecht'te forma giyen ve Orta saha mevkisinde görev yapan futbolcudur.\n\n\nGohi Bi Zoro Cyriac\nGohi Bi Zoro Cyriac (d. 5 Ağustos 1990; Daloa, Fildişi Sahili), 1. Lig takımlarından Giresunspor'da forma giyen ve forvet mevkisinde görev yapan futbolcudur.\n\n\nLuka Milivojević\nLuka Milivojević (7 Nisan 1991; Kragujevac, Yugoslavya SFC), Olimpiakos formasını giyen ve Orta saha mevkisinde görev yapan futbolcudur.\n\n\nMichaël Heylen\nMichaël Heylen (d. 3 Ocak 1994; Wommelgem, Belçika), Pro League takımlarından Anderlecht'te forma giyen ve Defans mevkisinde görev yapan futbolcudur.\n\n\n2014-15 UEFA Şampiyonlar Ligi grup aşaması\n2014-15 UEFA Şampiyonlar Ligi grup aşaması 16 Eylül 2014'te başlayıp 10 Aralık 2014'te sona erecektir. Bu aşamada 16 takımı Play-off'tan gelmek üzere 32 takım gruplarda ilk iki sırayı almak için mücadele edecektir. Gruplarını üçüncü sırada bitiren takımlar 2014-15 UEFA Avrupa Ligi son 32 turuna dahil olurken, sonuncu bitirenler ise Avrupa kupalarına veda edecektir.\n32 takımın yer aldığı grup kuraları 28 Ağustos 2014 TSİ 18.45'te Grimaldi Forum, Monako'da çekildi. .\nKulüpler 2014 UEFA kulüp katsayılarına göre 4 torba halinde sıralandılar.2013-14 şampiyonu Real Madrid otomatik olarak birinci torbada yer aldı. Aynı ülke takımları aynı grupta yer almayıp,aynı tarih ve aynı saatlere maçları denk getirilmedi. Rus takımlarının iç saha maçları ise sert hava şartlarından dolayı son grup maçlarına denk getirilmemiştir. Maximum rating amacıyla A-D grupları farklı tarih, E-H grupları farklı tarih olmak üzere maç fikstürleri hazırlanmıştır.32 takım aşağıdaki gibi sıralandı.\nHer takım rövanş usulü olmak üzere grubunda 6 maç yapacaktır. Gruplarını ilk iki sırada bitiren takımlar 2014-15 UEFA Şampiyonlar Ligi eleme aşaması Son 16 turu, üçüncü bitirenler 2014-15 UEFA Avrupa Ligi son 32 turuna dahil olurken, sonuncu bitirenler ise Avrupa kupalarına veda edecektir.\nNormal futbol puan sistemi (galibiyet 3, beraberlik 1, mağlubiyet 0) uygulanır. Puan eşitliğinde ise:\n\n\nBesnik Hasi\nBesnik Hasi, (25 Aralık 1971, Gjakova) Arnavut eski futbolcu, teknik direktör. 2016 yılından beri Legia Warszawa'de teknik direktörlük yapmaktadır.\nFutbola 1988 yılında Liria Prizren'de başlayan Bednik Hasi, sırasıyla NK Zagreb, FK Dinamo Pančeva, KF Prishtina, NK Samobor, KRC Genk, TSV 1860 München, Anderlecht, Lokeren ve Cercle Brugge KSV takımlarında oynadıktan sonra 2008 yılında futbolu bıraktı.\n2008 yılında Anderlecht yardımcı antrenörü olan Hasi, 2014 yılında ise takımın başına geçti.\n\n\nRenaud Cohade\nRenaud Cohade (d. 29 Eylül 1984), Ligue 1 kulüplerinden Saint-Étienne'de orta saha olarak forma giyen Fransız futbolcudur.\n\n\n1990 FIFA Dünya Kupası elemeleri (CAF)\n1990 FIFA Dünya Kupası için olan elemelerin Afrika (CAF) bölgesinde 26 takımdan 2'si finale çıktı. Eleme süreci 3 Haziran 1988'de başladı ve 19 Kasım 1989'da bitti.\nÖn eleme turuna 26 takım katıldı. FIFA Mauritius and Mozambik'in tekliflerini ödenmemiş borçlar yüzünden geri çevirdi, kalan 24 takım yarışmaya başladı. Lesotho, Ruanda ve Togo 12 Aralık 1987'de maç oynamadan çekildi. Libya ilk turu kazanıp ikinci tura geçti, ama çekildi ve çekilmeden önce yaptığı maçlar iptal edildi.\n16 başarısız Afrika ülkesi ikişerli eşleşerek rövanş maçları oynadılar. 3 takımın çekilmesiyle diğer 3 takım direkt İkinci Tur'a çıktı. Diğer takımlar arasında kazananlar İkinci Tur'a yükseldi.\nİlk tur'un sekiz birincisi en başarılı sekiz CAF takımıyla yarıştı. 16 takım dört takımlı dört gruba ayrıldı. Grup birincileri final turuna çıktı.\nLibya bir maç oynadıktan sonra çekildi.\n4 grup birincisi ikişerli olarak eşleştirildi ve çift maçlı eliminasyon sistemi ile yarıştı. Kazananlar 1990 FIFA Dünya Kupası'na katılma hakkı kazandılar.\nMısır 1-0 kazandı ve 1990 Dünya Kupası'na katılmaya hak kazandı.\nKamerun 3-0 kazandı ve 1990 Dünya Kupası'na katılmaya hak kazandı.\n\n\nFlorentin Pogba\nFlorentin Peilé Pogba (d. 19 Ağustos 1990), Ligue 2 kulüplerinden Sochaux'da sol bek olarak forma giyen Gineli futbolcudur.\nFlorentin 2007 yılında İspanyol ekibi Celta Vigo altyapısına transfer oldu. Orada iki sezon geçirdikten sonra 2009 yılında Sedan'a geçti. A takım kadrosuna ilk kez 20 Kasım 2010 tarihindeki Coupe de France maçı için alındı. FC Steinseltz karşısında yaptıkları maçı 2-0 kazandılar. Ligdeki ilk maçına 5 Şubat 2011 tarihinde Boulogne'ya 1-0 yenildikleri maçta çıktı.\n11 Ağustos 2010 tarihinde Gine'nin Mali ile yaptığı hazırlık maçı için Teknik direktör Michel Dussuyer tarafından kadroya alındı. İkinci yarıda oyuna girdi ve Gine 2-0 yenildi.\nPogba'nın ikiz kardeşi Mathias ve küçük kardeşi Paul de profesyonel futbolculardır.\n\n\nPhilippe Adnot\nPhilippe Adnot (d. 25 Ağustos 1945, Rhèges (Aube)) Fransız merkez sağ siyasetçi.\nÇiftçilik yapmıştır. 1989 yılından itibaren Aube senatörüdür. Ilımlı ve Liberal Hareketi kurmuş ve başkanlığını yapmaktadır. Senato'ya girdiğinden beri hiçbir gruba üye olmayan senatörler (RASNAG) arasında yer almaktadır ve 1998 yılından itibaren Senato'da RASNAG'ın temsilcisi olmuştur. Troyes Teknoloji Üniversitesi'nin kurulmasında katkıları olmuştur.\n2012 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinde François Bayrou'yu desteklemiştir.\nYerel Yönetimler\nSenato\nDiğer\n\n\nAndrea L'Arronge\nAndrea L’Arronge (d. 7 Nisan 1957 ; Münih), bir Alman oyuncu.\n\n\nMichaela Rosen\nMichaela Rosen (d. 1956; Viyana) , Avusturyalı aktris.\n\n\nMichael von Au\nMichael von Au (d. 25 Eylül 1964 ; Berlin), Alman aktör.\n\n\nJanina Hartwig\nJanina Hartwig (d. 8 Haziran 1961, Berlin), Alman oyuncu.\n\n\nAvcıpınarı\n\n\nJill Flint\nJill Flint (d. 25 Kasım 1977), Amerikalı televizyon ve film oyuncusu.\n\n\nFriedreich ataksisi\nFriedreich ataksisi, sinir sisteminde ilerleyici hasara neden olarak yürüme bozukluğundan konuşma problemlerine kadar geniş bir semptom yelpazesine sahip otozomal resesif geçişli bir hastalıktır. Kalp hastalıklarına ve diyabete yol açabilir ancak düşünme yeteneğini etkilemez.\nFriedreich ataksisi'ndeki ataksi omurilikteki sinir dokusunun dejenerasyonu nedeniyle gelişir. Omurilik incelir ve sinir hücreleri miyelin kılıflarını kaybetmeye başlarlar.\nHastalık, ismini ilk kez 1860'larda bu durumu açıklayan Alman doktor Nikolaus Friedreich'ten almıştır.\nFriedrich, patoloji profesörü olarak çalıştığı Heidelberg Üniversitesi'nde 1863 yılında hastalığın belirtilerini gösteren beş hastayı rapor eden 3 makale hazırlamıştır. Daha ayrıntılı gözlemlerini aktardığı başka bir makaleyi ise 1876 yılında hazırlamıştır.\n\n\nKerbal Space Program\nKerbal Space Program (genelde KSP olarak da bilinir), Windows, Mac OS X, and Linux gibi işletim sistemleri için Squad tarafından geliştirilen bir uçuş-uzay simulasyonudur. İlk versiyonu 24 Haziran 2011 tarihinde yayınlanmıştır. 20 Mart 2013 tarihinden bu yana kendi resmi sitesi aracılığıyla Steam üzerinden satışa sunulmuştur. Program, bu süre zarfında en çok satan 3 oyundan biri olma başarısı göstermiştir. Programla ilgili güncellemeler yayınlanmaya devam etmektedir. Bunda KSP' nin oyun modları için büyük destek verdiğini ve piyasaya çıkışından kısa bir süre sonra oyunla ilgili büyük bir topluluk kurduğunu da unutmamak gerekir. Uzay endüstrisinde yer alan birçok kişi de oyuna ilgi duymaktadır.\n\nOvča\nOvča (Sırpça: Овча, ) ) Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da bulunan bir banliyö. Palilula Belediyesi'ne bağlıdır.\nYerleşim yeri; Sırpçada Ovča (Овча) olarak, Rumencede Ofcea olarak, Macarcada Ovcsa veya Bárányos olarak ve Almancada Gisellenhain olarak bilinir.\n\n\nVreme\nVreme (Sırpça: Време) Belgrad merkezli haftalık haber dergisi.\n\n\nThe Jordan Times\nThe Jordan Times (Arapça: جوردان تايمز) Ürdün'ün başkenti Amman merkezli günlük İngilizce gazete.\n\n\nKastamonu'da 1946 Türkiye genel seçimleri\n1946 Türkiye genel seçimleri Kastamonu ili sonuçları;\n\n\nKayseri'de 1946 Türkiye genel seçimleri\n1946 Türkiye genel seçimleri Kayseri ili sonuçları;\n\n\nKırklareli'de 1946 Türkiye genel seçimleri\n1946 Türkiye genel seçimleri Kırklareli ili sonuçları;\n\n\nDamián Martínez\nDamián Emiliano Martinez (2 Eylül 1992), Arjantinli kaleci. Arsenal'de forma giymektedir.\nDamián 2012 yılında Arsenal'in altyapısından yetişerek üst takıma alınmıştır, Alındığı sezon acil kredi için Oxford United'a kiralanmıştır.\n\n\nKırşehir'de 1946 Türkiye genel seçimleri\n1946 Türkiye genel seçimleri Kırşehir ili sonuçları;\n\n\n61. Türkiye Hükûmeti\nHükûmet ve parti başkanlığını Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı 61. Türkiye Hükûmetidir. 2011 Türkiye genel seçimleri'nin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hükûmeti kurma görevini vermesinin ardından kurulan hükûmettir.\nBakan yardımcılığı görevi ihdas edildi. İlk Bakan Yardımcısı Yalova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof.Dr. Davut Kavranoğlu oldu. Kavranoğlu, Bilim ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün'ün yardımcılığına atandı. Bakanlar Kurulu'na alfabetik düzen getirildi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bakanların bugüne kadar önem sırasına göre belirlenen protokoldeki yerlerini, “Bütün bakanlarım eşit öneme sahip. Yanlış algılamaya neden oluyor” diyerek alfabetik düzene soktu. Buna göre bakanların, Bakanlar Kurulu'ndaki oturma pozisyonlarından, makam otomobillerine takılan kırmızı plakaların dizilimine kadar tüm protokol, yeniden düzenlendi.\nBu kabinede devlet bakanlıkları kaldırılarak bakanlar kurulunda köklü bir değişikliğe gidildi. İlk defa bu kabinede yer alacak bazı bakanlıklar kurulmuştur. Yeni bakanlıklar şunlardır:\nKabinede iki kere değişikliğe gidildi. 24 Ocak 2013'te İçişleri Bakanı, Kültür ve Turizm Bakanı, Millî Eğitim Bakanı, Sağlık Bakanı değiştirildi. 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturması sonrasında 25 Aralık 2013'te ise Başbakan Yardımcısı, Adalet Bakanı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı, Avrupa Birliği Bakanı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı, Çevre ve Şehircilik Bakanı, Ekonomi Bakanı, Gençlik ve Spor Bakanı, İçişleri Bakanı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı değiştirildi.\n\n\n62. Türkiye Hükûmeti\n62. Türkiye Hükûmeti, AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'nun kurduğu hükûmettir.\n29 Ağustos 2014'te kurulmuştur. Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanı seçilmesinden dolayı kurulmuştur. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hükûmeti kurma görevini Davutoğlu'na vermesinin ardından kurulan hükûmettir. 6 Eylül 2014 Cumartesi günü Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yapılan güven oylaması sonucunda 133 ret oyuna karşılık alınan 306 kabul oyuyla 62. Türkiye Hükûmeti Davutoğlu başbakanlığında güven oyu alarak göreve başladı. Hükûmet, 7 Haziran 2015 genel seçimlerinin ardından, AK Parti'nin tek başına iktidar olamaması üzerine 9 Haziran 2015 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a istifasını sundu ve Erdoğan istifayı kabul etti. 63. Türkiye Hükûmeti kurulana kadar görevine devam etti.\n7 Mart 2015 tarihinde Anayasa’nın 114'üncü maddesi gereğince 7 Haziran 2015 Türkiye genel seçimleri öncesi İçişleri Bakanlığı'na müsteşar Sebahattin Öztürk, Adalet Bakanlığı'na müsteşar Kenan İpek ve Ulaştırma Bakanlığı'na müsteşar Feridun Bilgin atanmıştır.\n\n\n60. Türkiye Hükûmeti\nTürkiye Cumhuriyeti 60. Hükûmeti ya da 2. Erdoğan Hükûmeti (29 Ağustos 2007 - 6 Temmuz 2011) olarak da isimlendirilen hükûmettir.\n22 Temmuz 2007 Erken Genel Seçimleri'nden sonra kurulan hükûmettir. Hükûmet 29 Ağustos 2007'da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylanmış olup Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yanı sıra aşağıdaki bakanlardan oluşmaktadır. 1 Mayıs 2009 günü bu hükûmette kısmî bir makam değişikliğine gidilmiştir. 14 Haziran 2011 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e 60. Hükûmet'in istifasını vermesi ile son bulmuş ancak anayasa gereği yeni hükûmetin kurulduğu 6 Temmuz 2011'e değin sürmüştür.\n\n\nGümüşören\n\n\nDelhi Dynamos FC\nDelhi Dynamos FC, 17 Temmuz 2014'te Hindistan Süper Ligi'nde kurulmuştur. Takımın kurucusu DEN Networks şirketidir. Kulübün şu an başkanı yoktur ve ilk teknik direktörü Hollandalı eski futbolcu Harm van Veldhoven olmuştur.\nDEN Networks Hindistan'ın önde gelen televizyon Kablo dağıtım şirketidir. 17 Temmuz 2014'te şirketin önde gelenleri tarafından kurulmuştur.\n\n\nÄ°shak Cihangiri\nİshak Cihangiri Kuhşahi (; d. 10 Ocak 1957, Sircan), İranlı siyasetçi.\n1984-1992 yılları arasında Ciruft milletvekili, 1992-1997 yılları arasında İsfahan Valisi 1997-2005 yılları arasında Sanayi Bakanı olarak görev yaptı. 2013 yılında İran cumhurbaşkanı seçilen Hasan Ruhani tarafından birinci cumhurbaşkanı yardımcısı olarak atandı.\n4 Mart 2020 tarihinde Coronavirüsü salgınına yakalandığını duyurdu.\n\n\nPerviz Davudi\nPerviz Davudi (; d. 5 Şubat 1952, Tahran), İranlı siyasetçi.\nAslen Astara'lı Azeri kökenli bir ailede doğmuştur. 1981 yılında İowa Üniversitesi'nin ekonomi bölümünü bitirdi. 11 Eylül 2005 - 17 Temmuz 2009 tarihleri arasında Mahmud Ahmedinejad'ın cumhurbaşkanı birinci yardımcılığı görevini yürüttü.\n\n\nHarm van Veldhoven\nHarm van Veldhoven (28 Eylül 1962, Luyksgestel) Hollandalı eski futbolcu ve teknik direktör. Harm van, Forvet,Orta saha ve defans mevkiinde oynayabilmekteydi. 17 yaşında altyapıdan Lommel United'a katılmıştır. Şu an da 17 Temmuz 2014'te Hindistan Süper Ligi'nde kurulan Delhi Dynamos FC kulübünün ilk teknik direktörüdür. Şu anda KVC Westerlo kulübünün teknik direktörlüğünü yapmaktadır.\n\n\nİstihbarat teşkilatı\nİstihbarat teşkilatı, kolluk, millî güvenlik, savunma ve dış politika hedeflerine destek amacıyla analiz ederek veya araştırarak bilgi ve istihbarat toplamaktan sorumlu devlet kurumudur. İstihbarat teşkilatlarının açık veya gizli, casusluk, istihbarata karşı koyma, iletişimi durdurma, kriptoanaliz, diğer kurumlar ile iş birliği ve kamu kaynaklarının değerlendirilmesi gibi görevleri bulunmaktadır. Bu bilgilerin toplanma ve yayılması istihbarat analizi veya istihbarat olarak bilinir.\nİç istihbarat ve dış istihbarat arasında bir ayrım bulunmaktadır. İç istihbarat terörizm ve karşı istihbarat gibi iç tehditler ile ilgilenmektedir. Dış istihbarat ise yabancı devletlerin siyasi ya da ekonomik faaliyetlerine ilişkin bilgi toplama içerir.\nEn ünlü istihbarat teşkilatları CIA, KGB, Mossad ve MI6'dır.\n\n\nAnnie Oakley\nAnnie Oakley (13 Ağustos 1860 - 3 Kasım 1926), Amerikalı keskin nişancı ve gösterici. Asıl adı Phoebe Ann Mosey olan Oakley, Buffalo Bill'in Vahşi Batı Gösterisi ile Amerika'yı gezmiş ve silahıyla gösteriler düzenlemiştir. Gösterilerinden en bilineni iskambil kâğıtlarını mesafeden 22 kalibre tüfekle havada düşürmeden art arda vurup delik deşik etmekti.\n\n\nMuhammed Bun Abdullah Dione\nMuhammed Dione (d. 1961), Cumhurbaşkanı Macky Sall tarafından 6 Temmuz 2014 tarihinde atanan Senegal Başbakanı olarak atanan bir Senegalli politikacı. Dione daha önce, Batı Afrika Devletleri Merkez Bankası, Birleşmiş Milletler Endüstriyel Gelişme Örgütü ve başbakan olarak atanmadan önce Başkan'ın danışmanı olarak görev yapmıştır. Muhammed Dione bir bilgisayar mühendisidir.\n\n\n2014 Gazi KoÅŸusu\n2014 Gazi Koşusu, Türkiye'de binicilik sporunun en önemli organizasyonlarından Gazi Koşusu'nun 88. yılı. Yarış Veliefendi Hipodromu'nda 39. yarış gününde 29 Haziran 2014 tarihinde koşuldu. Saat 17:15'te 2400 çim pistte 3 yaşlı 20 adet safkan İngiliz yarış atının katılımı ile gerçekleşti. Yarışı Levent Gelgin'in sahibi olduğu ve Aydın Küçükaksoy tarafından antrene edilen Win River Win yavrusu olan Blaze To Win, jokey Halis Karataş idaresinde 2.35.04 derece ile kazanmıştır.\n\n\n1990 FIFA Dünya Kupası elemeleri - CAF Birinci Tur\nCAF Birinci Tur 1990 FIFA Dünya Kupası için olan elemelerin Afrika (CAF) bölgesindeki ilk turdur.\nEn başarısız 16 Afrika takımı eşleşerek çift maçlı eliminasyon sistemi ile yarıştı.\nLesotho, Ruanda ve Togo eşleştirme yapılmadan sonra çekildi. Bu yüzden onlarla eşleşen takımlar - Zimbabve, Zambiya ve Gabon - direkt tur atlayabildi.\nBirinci Tur'u kazanan sekiz takım İkinci Tur'a geçtiler ve en başarılı sekiz Afrika takımı ile yarıştılar.\nAngola toplamda 2 - 1 kazandı ve İkinci Tur'a yükseldi.\nLesotho çekildi ve Zimbabve otomatik olarak İkinci Tur'a yükseldi.\nRuanda çekildi ve Zambiya otomatik olarak İkinci Tur'a yükseldi.\nMalavi toplamda 3 - 2 kazandı ve İkinci Tur'a yükseldi.\nLibya toplamda 3 - 2 kazandı ve İkinci Tur'a yükseldi.\nLiberya toplamda 2 - 0 kazandı ve İkinci Tur'a yükseldi.\nTunus toplamda 5 - 3 kazandı ve İkinci Tur'a yükseldi.\nTogo çekildi ve Gabon otomatik olarak İkinci Tur'a yükseldi.\n\n\nErika (şarkıcı)\nErika (şarkıcı) doğum adı : Erika De Bonis (d. 5 Şubat 1984) , İtalyan kadın pop şarkıcısı.\n2001'de start verdiği müzik kariyerinde \"Ditto\", \"I don't Know \" ve \"Relations\" isimli müzik albümleriyle beğeni topladı.\nÖzellikle \"I don't Know\" adlı parçası oldukça ses getirmiş sanatçının Dünya'ca tanınmasını sağlamıştır.:\n\n\nNBA play-off 3 sayı kariyer liderleri listesi\nBu sayfa NBA'de play-off'lar tarihinde kariyerlerinde en çok üçlük atan oyuncuların listesidir.\n\n\n1990 FIFA Dünya Kupası elemeleri - CAF İkinci Tur\nCAF İkinci Tur 1990 FIFA Dünya Kupası için olan elemelerin Afrika (CAF) bölgesindeki ikinci turdur.\nBirinci Tur'u kazanan sekiz takım en başarılı sekiz Afrika takımı ile eşleşti: Cezayir, Kamerun, Fildişi Sahili, Mısır, Kenya, Fas, Nijerya ve Zaire.\n16 takım dört takımlı dört gruba bölündü. Her gruptaki dört takımdan ikisi İkinci Tur'a direkt çıkmış ve diğer ikisi Birinci Tur'u kazanmıştır. Takımlar maçları rövanşlı olarak oynadı. Dört grup birincisi Final Turu'na katıldı.\nLibya ilk grup maçından sonra çekildi; ikinci grup maçı rakipleri olan Cezayir'e verildi, ama sonra FIFA tarafından Libya'nın tüm sonuçları iptal edildi.\n\n\nKuban (anlam ayrımı)\nKuban sözcüğü ile şunlardan biri kastedilmiş olabilir:\n\n\nKuban\nKuban (; ; ; ), Güney Rusya'da Kuban Nehri çevresinde, Karadeniz kıyısında Don Stepleri, Volga Deltası ve Kafkasya arasında, ve Kırım Yarımadası'ndan Kerç Boğazı ile ayrılmış olan bir coğrafî bölgedir. Krasnodar Krayı hem resmen hem gayriresmî olarak sıkça Kuban olarak belirtilse de, Kuban sadece burayı içermez, ayrıca Adıge, Karaçay-Çerkesya Cumhuriyetlerini ve kısmen Stavropol Krayını da içerir.\nBölgenin güneyinde Kafkasya'nın batı etekleri vardır, kuzeyinden Kuban nehri geçer. Rostov-na-Donu ile Kafkas Dağları arasında Kuban stepleri bulunur. Kuban nehri bu step bölgesinin ortasından geçer ve nehrin toplama alanı Kuban bölgesinin büyük bir kısmını oluşturur. Nehrin ovası Rusya'nın önemli tahıl, pirinç ve pancar üretim kaynaklarından biridir.\nKuzey Kafkasya'daki ilk insan yerleşimlerinin günümüzden yaklaşık 200.000 yıl önce Anadolu'dan göç edenler tarafından olduğu düşünülmektedir. En eski bulgular, Psekup Nehri üzerindeki Saratov konumunda el baltalarıdır. Bölgenin batı kısmındaki Staniza Ilskaja'da içinde taş gereçler olan bir korunak keşfedilmiş, bu kültürün Orta Paleolitik döneme ait olduğu belirlenmiştir. Kuban'ın çeşitli yörelerinde Yukarı Paleolitik döneme ait pek çok kalıt bulunmuştr. Bulunan gereçler arasında çeşitli yontma taşlar bulunmuştur. O dönemler Kafkas Dağları buzlarla kaplı olduğu için yerleşimler dağ etekleri ve ovalarda bulunmuştur. M.Ö. 3700-3000 arasında Maikop kültürü, M.Ö. 3300-2700 arasında Novotitorovka kültürü de bu bölgede yaşamıştır.\nM.Ö. 2400-2000 arasından kalma pek çok Bronz Çağı dolmen kümeleri (300'lük gruplar halinde) vardır. O dönemde Kuzey Kafkasya önemli bir maden işleme merkezi olmuştur. Bu teknoloji yerel Maikop kültürü ile ilişkilidir. Bu çağın insanları başlıca dağ etekleri ve kuzeydeki ovalarındaki tepelere yerleşmiş ve pek çok kurgan inşa etmiştir.. Bu dönem ait bulgular arasında kıymetli metalden mücevherat, kıymetli taşlar ve inciler bulunmaktadır. Maikop kültürünün çömlekleri kırmızı tonlarla süslenmiş seramik süslere sahiptir, son dönemlerinde çömleklerin çömlek tekerleği ile yapıldığı anlaşılmaktadır. Kumaş yapımı için örgü tekniklerinin de kullanılmaktaydı.\nMilattan sonraki bin yıl zarfında pek çok Hristiyan kilisesi inşa edilmiştir. Bu kiliselerin pek azı günümüze kadar kalabilmiştir. Kuban bölgesindeki camiler Dağıstan ve Çeçenistan'dakilerden farklılık gösterir. Genelde alelade bir eve benzerler, minareleri kısadır.\n16-18. yüzyıllar arasında Kuban nehrinin sağ tarafında Nogay kabileleri, sol tarafında Çerkesler yaşadı. Kafkas Savaşı (1763-1864) sırasında, 1783'te, Kuban bölgesi (bu yöre Küçük Tataristan olarak adlandırılıyordu, o yörede yaşayan Tatar kökenli halktan dolayı) Kırım Hanlığı'ndan Rus İmparatorluğu'na geçti. Kuban nehri, 18 ve 19.yüzyılda buraya yerleşen Kuban Kozaklarının adının kaynağıdır. Rus devleti, güney sınırlarını güçlendirmek amacıyla, Karadeniz Kozak Host'unu ve Don Kozaklarını bu bölgeye yerleştirdi. Osmanlı-Rus Savaşı (1787-1792) sırasında gösterdikleri yararlıklardan dolayı Rus İmparatoriçesi II. Katerina, Karadeniz Kozaklarına Kuban bölgesini kendilerine vatan yapmaları için bahşetti. Başkent Yekaterinodar (\"Katerina'nın hediyesi\"; günümüzdeki adıyla Krasnodar) inşa edildi.\n1770'ler ve 1780'lerde II. Katerina 120,000 Nogay, Besarabya ve Azak Denizi'nin kuzeydoğusundaki yurtlarından Kuban'a ve Kafkaslara göçettirdi. Ancak 1783'te birkaç bin asi Kubanlı Nogay'ını katletti. Bunun üzerine Nogay kabileleri Osmanlı İmparatorluğu'na göçetti.\nGerek Kuban'da gerek yakınındaki Osetya, Çeçenistan ve Dağıstan'da Hristiyan ve Müslüman topluluklar beraber yaşamaktaydı. Rus Çarlığı Kozakların yardımı ile Kafkasya eteklerine doğru genişledi. Rus-Çerkes Savaşı'nın (1763–1864) önemli çarpışmaları Kuban'da gerçekleşti.\n1841-1863 yılları arasında Çarlık devleti Kuban'a Rus göçmenleri yerleştirdi. Orada yaşayan Çerkesler Kafkasya'ya doğru itildiler veya Anadolu'ya göç etmeye zorlandılar. 1860'ta Kuman'da yaşayan Nogayların 70.000'ndan 50.000'i Osmanlı Devleti'ne göç etti. 1860-64'te bir dizi askeri manevra sonucu Kuzey Kafkasya ve Karadeniz kıyılarındaki tüm Müslüman köyler boşaltıldı, bu halk ya dağıtıldı, ya göçe zorlandı ya da öldürüldü. 19. yüzyılın ikinci yarısında bu bölge idarî olarak Kuban Oblastı ve Karadeniz Okrugu (ki bu sonradan Karadeniz Guberniyası'na dönüşmüştür) olarak düzenlendi.\nRus Devrimi sırasında Kuban halkı kendi içinde bölünmüştü. 1917'de hem bir Kuban Sovyet Cumhuriyeti, hem de Kuban Radası oluşmuştu. Rada tüm Kozak kabilelerinin başlarından oluşan bir meclisti, ama Rada'nın başı Çar tarafından atanırdı. 1913-1918 arasında Kuban Sovyet Cumhuriyeti ise, Rus Sovyet Federal Sovyet Cumhuriyeti'nin parçası idi. Başkenti Yekaterinodar idi. Bu Cumhuriyet, Mayıs-Haziran 1918'a arasında Kuban-Karadeniz Sovyet Cumhuriyeti ile birleşti, sonradan da Kuzey Kafkasya Sovyet Cumhuriyeti'inin parçası oldu.\nKuban Rada tarafından 28 Ocak 1918 tarihinde Cumhuriyet, 16 Şubat 1918 tarihinde bağımsızlık ilan edilmiştir. I. Dünya Savaşı'nda General Anton Denikin komutasındaki Rus birlikleri Kuzey Kafkasya'yı işgal ettiler. Ekim Devrimi'ni izleyen iç savaşta Denikin'in birlikleri Ağustos 1918'de Krasnodar'ı ele geçirdiler ve buradaki Bolşevik karşıtı Kuban Halk Cumhuriyeti güç kazandı. Ancak bölge halkı ile Beyaz Rus ordusu arasındaki ilişkiler gergindi. Halk Cumhuriyeti'nin yönetimi bağımsız bir devlet olmaya girişince 1919'da Kızıl Ordu birlikleri Rada hükümetini feshetti ve başbakanı idam etti. Daha sonra Denikin Kızıl Ordu karşısında mağlup düşünce Kuban Cunmhuriyeti ile Terek Cumhuriyeti kısa bir süre için (1919-1920), Kuzey Kafkasya Emirliği olarak birleştiler. Ancak, 1920'de Kızıl Ordu Kuban'ı ele geçirdi. Kuban Kozaklarının Host'u feshedildi.\nKızıl Ordu'nun galibiyetininden sonraki ilk yıllarda Kuban'lı asiler 1924'e kadar Sovyet yönetimine karşı direndi. Sovyet memurları çeteler tarafından öldürüldüler, ve 1924'te bir seçim boykotu oldu. 1930'lu yıllara Kuban'da yaşayan Ukraynalıların Ruslaştırılmasına yönelik bir kampanya başlatıldı. 1932'de, bütün devlet yazışmaları Rusçaya dönüştürüldü. Daha evvelki yıllarda Ukraince eğitim mümkünken, 1932'de bu yasaklandı. 1932-1933'te 1500 Ukraince konuşan aydın tutklanıp idam edildi, Ukraince hocaları tutuklanıp sürgüne yollandı. 1932'de Ukraince eğitim yasaklandı. 1932-33 yıllarındaki zorunlu kolektivizasyon (Holodomor) Kuban'daki Ukrayna kökenli halkı özellikle etkiledi. Ukraya etnisitesine ait olan kişiler 1927'de nüfusun %55'ini oluştururken 1959'da bu oran %4'e, 2002'de %0,9'e düştü.\nİkinci Dünya Savaşı sırasında \nKuban bölgesinin büyük bir bölümü idari olarak günümüzde Krasnodar Krayı'ndan oluşur. Krasnodar Krayı, Rusya'nın federal birimlerinden biridir.\n\n\nElementary\nElementary, Sir Arthur Conan Doyle tarafından yaratılan Sherlock Holmes karakterinin günümüze uyarlanmasıyla oluşturulan Amerikan polisiye drama dizisi. Robert Doherty tarafından oluşturulmuş dizide, Sherlock Holmes rolünde Jonny Lee Miller, Dr. Joan Watson rolünde ise Lucy Liu oynamaktadır. İlk sezonu Eylül 2012'de CBS'de yayınlanmaya başlanmıştır. Dizi başlıca New York'ta çekilmekle birlikte Londra'da geçen kısımları da vardır.\nSherlock Holmes, İngiltere'den gelen,eski bir uyuşturucu bağımlısıdır ve suçları çözmeye yardımcı olmak için New York Şehri Polis Teşkilatı'nda danışman dedektif olarak görev yapmaktadır. Sherlock, Başkomiser Thomas Gregson'a son derece saygılı davranırken, vaka sırasında prosedüre bağlı kalmaması, başkomiser ile anlaşmazlıklar yaşamasına sebep olmaktadır. Sherlock'a gün içerisinde Joan Watson arkadaşlık etmektedir. Dr. Joan Watson eski bir cerrahtır ve Sherlock'un rehabilitasyonuna yardımcı olması için Sherlock'un, John Noble'nin canlandırdığı babası tarafından işe alınmıştır. Bir süre sonra Joan Watson ile Sherlock Holmes birlikte çalışmaya başlamıştır ve suçları çözerken Sherlock, Joan Watson'a eğitim vermektedir. Dizide Natalie Dormer'in canlandırdığı, Irene Adler olarak da bilinen Jamie Moriarty ile Sherlock'un devam eden çatışması vardır. Diğer yardımcı karakterlerse, Sherlock'un İngiltere'ye dönmesini isteyen abisi Mycroft Holmes ve Dedektif Marcus Bell'dir. Sherlock'un Londra'daki adresi yine Baker Sokağı 221B'dir ve ev sahibesi de Mrs.Hudson'dır.Ayrıca Londra'da birlikte çalıştığı bir diğer Dedektif'de Gareth Lestrade'dir.Abisi Mycroft'sa Diyojen adlı bir restoran işletmektedir.\nDizinin sezon ve bölüm sayısı ile DVD çıkış tarihleri aşağıdaki gibidir.\n\n\nChristoph Janker\nChristoph Janker (d. 14 şubat 1985), FC Augsburg takımında defans pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2004 yılında 1860 Munich II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla 1860 Munich, 1899 Hoffenheim, Hertha Berlin, Hertha BSC II, FC Augsburg kulüplerinde oynadı.\n\n\nMarcel Ndjeng\nMarcel Biyouha Ndjeng (d. 6 Mayıs 1982), Atlético Baleares takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur. Kardeşi Dominique Ndjeng de futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2001 yılında 1. FC Köln II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Fortuna Düsseldorf, Paderborn 07, DSC Arminia Bielefeld, DSC Arminia Bielefeld II, Borussia Mönchengladbach, Borussia Mönchengladbach II, Hamburger SV, Hamburger SV II, FC Augsburg, Hertha Berlin, Paderborn 07 ve Atlético Baleares kulüplerinde oynadı.\n\n\nBakanlar Kurulu (Azerbaycan)\nAzerbaycan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu (Azerice: Azərbaycan Respublikası Nazirlər Kabineti), Azerbaycan Cumhurbaşkanı tarafından onun icra yetkilerinin yürütülmesi amacıyla oluşturulan, kendi faaliyetlerinde doğrudan Cumhurbaşkanına tabi ve onun karşısında sorumlu olan, iş kuralı Başkan tarafından belirginleşen yüksek yürütme organıdır.\nAzerbaycan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu 1991 yılında kurulmuştur.\nBakanlar Kurulu bünyesine Azerbaycan Cumhuriyeti Başbakanı, onun yardımcıları, bakanlar ve diğer merkezî yürütme organlarının yöneticileri içerir. Onun toplantılarına kural olarak Başbakan başkanlık eder. Başbakan ise sırayla Milli Meclisin onayı ile Cumhurbaşkanı tarafından atanır.\n=Mevcut Yapısı=\n\n\nAlan Moorehead\nAlan McCrae Moorehead (22 Temmuz 1910; Melbourne, Avustralya - 29 Eylül 1983), Avustralyalı gazeteci ve yazar.\n\n\nMehmet Geldi\nMehmet Geldi (d. Giresun 1960) Türk politikacıdır. Adalet ve Kalkınma Partisi üyesi olarak 24. Dönem Giresun Milletvekili olarak görev yapmıştır.\n\n\nOn a Night Like This (konser turnesi)\nOn a Night Like This, Avustralyalı şarkıcı Kylie Minogue'un beşinci konser turnesi.\nFinal\n\n\nListen (Doctor Who)\n\"Listen\", Büyük Britanya bilimkurgu dizisi \"Doctor Who\"nun sekizinci sezonunun dördüncü bölümü. Steven Moffat'ın yazdığı bölümün yönetmenliğini Douglas Mackinnon üstlenmiştir. Başrollerde Peter Capaldi ve Jenna Coleman, konuk oyuncu olarak da Samuel Anderson yer almaktadır.\nClara, Danny ile akşam yemeğinde, Danny'nin ordu kariyeri hakkında tartışır. Dairesine dönen Clara, mükemmel gizlenme yeteneğine sahip bir varlık olduğuna inanan Doktor'la karşılaşır. Doktor, herkesin onları yatağının altından yakalayan bir elin sahip olduğu bir çocukluk korkusuna nasıl bağlanabileceğini araştırmak için Clara'dan yardım ister.\nClara, onu çocukluğuna götürmek için TARDIS'in telepatik devrelerini kullanır, ancak düşünceleri karışır ve TARDIS'i daha sonra Rupert olarak bilinen Danny'nin büyüdüğü eve, onun çocukluğuna iner. Rupert yatak örtüsünün altındaki bir şeyden korkmaktadır. Doktor, çocuğa korkusunu onu güçlendirmek için kullanmasını önerir ve Clara, oyuncak askerleriyle kendini korumasını önerir. Rupert rahatlar ve uykuya dalar. Doktor hafızasını karıştırır ve Rupert'a oyuncak askerlerden biri olan \"Dan asker adam\" olma hayallerini verir.\nGünümüzde Clara, Danny'den özür dilemeye geri döner, ancak geçmişine aşinalığı onu rahatsız eder ve ayrılır. Asker Dan'ı yadigar olarak gören Orson Pink adında uzay kıyafetli bir figür tarafından TARDIS'e geri çağrılır. Telepatik devreleri kullanırken Doktor, insanlığın ilk seyahat pilotlarından biri olan Orson'ı evrenin sonunda gemisinde mahsur bulur. Clara ve Orson, TARDIS'te beklerken; Doktor, varlığı gözlemlemek için gemiye geri döner. Bir hava mührü yırtılır ve Doktor bayılır. Orson, Doktor'u kurtarır ve Clara, eve dönmeye çalışmak için telepatik devreleri kullanır.\nTARDIS, en son bir ahıra varır ve ahırın içinde bir çocuk uyumaktadır. Clara araştırmaya gider, ancak iki yetişkin içeri girdiğinde çocuğun bir Zaman Lordu olmaya uygun olmadığını söylerler. O arada Clara çocuğun yatağının altında gizlenmektedir. Clara, çocuğun Doktor'un küçüklüğü olduğunu anlar. Yetişkinler ayrıldıktan sonra çocuk yataktan çıkmaya çalışır ve Clara onun ayak bileğini tutar. TARDIS'te Doktor iyileşir. Clara, nerede olduklarını öğrenmemesi için Doktor'a söz verdirir. Doktor, Orson ve Clara'yı kendi zamanlarına bırakır. En son Clara ve Danny tekrar bir araya gelir ve barışırlar.\nSavaş Doktoru'nun 2013 yılındaki \"The Day of the Doctor\" bölümünde 'An' silahını etkinleştirmek için neden ahırı kullandığı Doctor'un Gallifrey'deki çocukluğuna gösterilmiştir.\nOn İkinci Doktor, TARDIS'te uyandıktan sonra Orson Pink'e \"Sontaranların insanlık tarihinin çizgisini bozduklarını\" söyler. Bunu daha önce Dördüncü Doktor, \"Robot\" (1974-75) hikâyesinde söylemiştir. Kafasını yana çevirme repliği daha önce Üçüncü Doktor'un \"The Time Warrior\" (1973-74) hikâyesinde gerçekleşmiştir. Diyalog içinde önceki hikâyelerdeki sözler geçmiştir. On İkinci Doktor'un duyulacak bir şey olmadığını söylediği, \"ne bir tık, ne de bir tak\" sözünü Üçüncü Doktor, \"Death to the Daleks\" (1974) hikâyesinde söylemiştir. Bölümün son sözünde Clara, küçük Doktor'a \"korkunun bir yol arkadaşı gibi olduğunu\" söylediği repliği daha önce Birinci Doktor, ilk \"Doctor Who\" hikâyesi \"An Unearthly Child\" (1963) üçüncü bölümünde söylemiştir.\n\n\nIntimate and Live (konser turnesi)\nIntimate and Live, Avustralyalı şarkıcı Kylie Minogue'un dördüncü konser turnesi.\n\n\nAsim Ferhatović\nAsim Ferhatović (24 Ocak 1933, Saraybosna - 25 Ocak 1987, Saraybosna), Bosna-Hersek asıllı Yugoslav eski millî futbolcudur.\n1952 yılında FK Sarajevo'da futbola başlayan Ferhatović 1963 yılına dek bu takımda kalmıştır. Nisan 1963'te Fenerbahçe'ye transfer olan futbolcu, 4 lig, 3 kupa olmak üzere toplam 7 maçta 1 gol atmış, sezon sonunda ise sözleşmesini feshetmiştir.\n25 Ocak 1987'de 54 yaşında iken geçirdiği kalp krizi nedeniyle yaşamını kaybeden Ferhatović'in adı, onun anısına Asim Ferhatović Hase Stadyumu'na verilmiştir.\n\n\nThe Luchagors\nThe Luchagors, WWE'nin eski güreşçilerinden Amy Dumas'ın 2006 sonlarında arkadaşı Shane Morton ile kurduğu punk rock grubudur. 26 Kasım 2006 yılında düzenlenen Survivor Series şovunda Amy Dumas, grubun tanıtımını yapmak için bu şova grubun özel tişörtü ile çıkmıştır. 11 Eylül 2007 tarihinde ise grup ilk albümünü çıkardı. Ayrıca Dumas, 2012 yazında grubun ikinci albümlerinin kayıt aşamasında olduğunu açıklamıştır. The Luchagors 31 Temmuz 2014 tarihinde Georgia'da son kez sahneye çıkmıştır.\n\n\nSamuel Anderson (oyuncu)\nSamuel Anderson (d. 1982) İngiliz oyuncu. En çok bilinen rolü 2007 ve 2009 yılları arasında ITV kanalında yayınlanan \"Emmerdale\" adlı pembe dizideki polis memuru Ross Kirk rolüdür. Samuel, Doctor Who dizisinin 8. sezonunda oynamıştır.\nLondra'da Canlı ve Banttan Sanatlar Akademisi'ne katılan Samuel Anderson, 2004 yılında Kraliyet Ulusal Tiyatrosu'nda \"The History Boys\" tiyatrosunda Crowther rolünde oynamıştır. Broadway, Sidney, Wellington ve Hong Kong yapımı tiyatro, radyo ve filmlerinde farklı rollerde yer almıştır.\nAnderson, televizyonda 2004 yılında Sky One kanalındaki \"Hex\" dizisinde ve 2006-2007 yıllarında Channel 4'teki \"Totally Frank\" dizisinde yer almıştır. 2007 yılında BBC Three kanalında yayınlanan ve Fingers rolünü oynadığı \"Gavin & Stacey\" dizisi komedi dalında BAFTA ödülü kazanmıştır. Ayrıca BBC Four kanalında yayınlanan bir komedi filmi olan \"Stuck\" filminde oynamış, BBC One'da yayınlanan \"Doctors\" ve \"Casualty\" dizilerinde konuk oyuncu olmuştur.\nEkim 2007'de Anderson ITV yapımı bir pembe dizi olan \"Emmerdale\"de Ross Kirk rolünde oynamıştır.\nSamuel Anderson, 2011 yılında bir \"Carte Noir\" kahve reklamında oynamıştır. 2012 yılında Ginsters'ın reklam kampanyasında yer almıştır.\nŞubat 2014'te BBC'de \"Death In Paradise\" adlı bir drama dizisinde bir bölümde küçük bir rolde oynamıştır. \nYine Şubat 2014'te Anderson'un \"Doctor Who\" dizisinin 8. sezonunda Coal Hill School'dan bir öğretmen olan Danny Pink'i canlandıracağı, Peter Capaldi ve Jenna Coleman'la beraber oynayacağı açıklandı.\n\n\nNadejda Misyakova\nNadejda Misyakova (Rusça: Надежда Мисякова, Beyaz Rusça:Надзея Місякова, 1 Haziran 2000 - Minsk), Beyaz Rus pop şarkıcısı. Nadejda, Malta'nın Marsa kentinde yapılan 2014 Eurovision Çocuk Şarkı Yarışması'nda ülkesi Beyaz Rusya'yı \"Sokal\" adlı şarkı ile temsil etmiş, yarışmada 71 puanla yedinci olmuştur.\n\n\nZâhir (Fâtımî halifesi)\nZahir veya Ali Az-Zahir Billah veya tam künyesi: \"Ebū'l Hasan aẓ-Zāhir Billāh Alī bin El-Hākim\" ( Arapça: ). (d. 20 Haziran 1005 Kahire - ö. 13 Haziran 1036, Kahire). 1021-1036 döneminde Fatimiler Halifeliği yedinci halifesi.\n4 Haziran 1005 (Hicri:20 Ramazan 395) tarihinde Kahire'de doğdu. Doğum ismi Ali Abdül Hasan (veya Ebu Ma'd) olarak verildi. Babası Fatımiler halifesi El-Hakim Bi-Emrillah, annesi Amina Fatima Halifesi olan İmam El-Muizz Li-Dînallâh'in oğlu Abdullah'ın kızı idi. Babası Halife ve İmam Hakim Bi-Emrullah'nın \"kaybolması\" nedeni ile 23 Temmuz 1021 'de 16 yaşında Fatımiler Halifesi ve İmam oldu. Tahta geçiş nedeni ile Fatımi ordusunu oluşturan birlik askerlerinin her birine özel bir ulufe olarak 20 dinar altın bağışlandı.\nZahir'in halifelik döneminin başında devletin idaresi halası (babası halife El-Hakim'in kızkardeşi) olan \"Sitt-ül-Mülk\" veye \"Sitt-El-Nasr\" (d.980 - o.?) elinde idi. Bu kadının tek başına devlet idaresi Zahir'in halifelik döneminin ilk dört yılında devam etti. Sit-ül-Mülk devlet idare etmekte iken kendine destek sağlamak için hem erkek hem de kadın danışmanlar kullanmakta idi. Sitt-ül-Mülk, Midad adli siyahi asıllı hadım köleyi Halife Zahir'e lala ve eğitmen olarak seçti. 1 Mayıs 1024'te halife Zahir lalası Midad'a \"Ebu'l Favaris\" unvanını verdi. Bu törende okunan uzun bir buyruğa göre bu unvanla Midad Fatimi devamlı ordusu hakkındaki genel idaresinden yetkili olmakta ve ordunun askerlerinin günlük yaşamlarının idaresi de Midad'a verilmekte idi.\nSitt-ül-Mülk saray ve devletin malı işlerini idare etmesi için Vekilharcı olarak, kendi annaesin de bu görevde kullandığı, Abbas Ahmad bin Maghribi'yi atadı. Bu kişinin dirayetli mali idaresi sonucu Sit-ül-Mülk dönemi Fatımi devleti için iktisaden bir refah dönemi oldu.\nKendine sır katibi olarak, istihbarat toplamak ve Halifeye verilen istidaları inceleyip karar vermek için Sitt-ül-Mülk annesinin eski bir kadın kölesi olan Tekerrub adlı kadını görevlendirdi.\nSitt-ül-Mülk'ün uyguladığı başarılı politikalarının başında \"Abdulrahman Bin İlyas Bin Ahmed\"'in Mısır'a getirilerek tutuklatılması olmuştu. \"Abdulrahman Bin İlyas Bin Ahmed\" birinci Fatımiler Halifesi olan İmam Ubeydullah Mehdi'nin büyük-torunu ve halife El-Hakim'in kuzeni idi ve Fatimilere karşı Şam 'da bir ayaklanma çıkarmıştı. Aynı zamanda Filistin'de bulunan Carrahiler idaresindeki ayaklanmacı Banu Tayy aşireti reisi ile yakın temasda idi. Sitt-ül-Mülk Vezir olan Hatır El-Mülk Ammer bin Muhammed'e Şam'da bulunan bu kişiye bir mektup yazdırarak Filistin'deki ayaklanma tehlikesine karşı kendisine danışmanlık yapması için Kahire'ye davet etti. Fakat Abdulrahman Bin İlyas Bin Ahmed Kahire'ye geldiğinde tutuklandı ve dört yıl kadar Kahire'de zindanda kaldıktan sonra hastalandı ve Sitt-ül-Mülk'ün ölümünden üç gün önce 1026 hapiste iken bu hsstalıktan öldü.\nSitt-ül-Mülk devlet işlerini dört yıl üzerine yüklenmiş iken alelade halk tarafından da popüler olarak tutulmaktaydı. Tarihçi ve biyografici İbn-i Hallikân'ın bildirdiğine göre \nO gayet üstün yetenek gösterdi. Özellikle hukuki sorunlarda gayet yetenekli isdi. Bundan dolayı halk tarafından gayet sevilip tutuldu. \nSitt-ül-Mülk'ün tek devlet idarecilik döneminde Vezirler sık sık değiştirildi. Bu nedenle devlet yönetiminde istikarar sağlanmadı. 1026'da Sitt-ül-Mülk öldükten sonra Fatimi saraylılarından oluşan üç kişilik bir \"Veziriyet\" heyeti devletin idaresini eline aldi. Bu heyet her gün Halife Az-Zahir ile birlikte toplanarak önemli devlet işlerini görüşüp kararlar almaya başladı.\nMısır'da genellikle Nil Nehri mevsimlik selleri ile yatağından taşması ile nehir kenarınıdaki tarım arazilerinin gayet mümbit olmasını sağlamaktadır. Fakat 1023-1025 döneminde Nil Nehri nispeten kurumuştu ve bu seller ve nehrin yatağından taşması ortaya çıkmadı. Dolayısıyla Mısır'da kuraklık ortaya çıktı ve ülkenin tarımı büyük bir buhrana girdi. Ülkede tarımın buhrana girmesi ile büyük bir açlık başladı. Bunu kuraklık ve açlık halk arasında veba salgının başlayıp yayılması takip etti. Bu kuraklık, açlık ve salgın Mısır'da hem kırsal hem de şehirsel alanlarda gayet büyük sayıda ölümlere neden oldu.\nMısır köylüleri geçinebilmek için eşkiyalığa başladılar. Bu eşkiyaların saldırılarına Hicaz'a hacca gitmekte olan hacı adayları ve hacdan geri dönmekte olan hacılar bile hedef oldular. Devlet ülkede sığır ırkının kaybolmasını önleme hedefiye sığır kesimini çok sıkı kurallar altına aldı ve hemen hemen büyük hayvan kesimleri bu kurallarla yasakladı. Süt ve süt mamülleri bulunmaz oldu; aynı şekilde tavuk eti ve yumurta hemen hemen ortadan kalktı. Develere bile yeter miktarda besin bulunamadığı için birçok deve kesildi. Devlet pazar müfettişleri kullanarak ve ekmek fiyatlarının çok altında buğday satarak ekmek fiyatlarının gayet yükselemesini önlemeye çalıştı. Ama kuraklık uzadıkça bu devlet buğday ve zahire ambarlarındaki stoklar da eriyip gayet düşük seviyelere indi. Ülkede halk at, katır, eşek gibi iş hayvanlarına ve evcil hayvanlarına yem ve iaşe bulunamadığı için bunları kesip insan beşini olarak kullandılar. Örneğin Kahire'de halifenin büyük saray ahirlarında bulunan çok sayıda at yem bulunmadığı için böylece telef oldular. Halife az-Zahir'in Kahire'de teftişler, ibadet ve gezintileri için sadece saray ahırnda tek at bulunduğu ve halifenin maiyetinin at üzerindeki halifeyi yaya olarak takip ettikler belgelenmiştir. Kuraklık ve büyük tarımın buhrana girmesi dolayısıyla devlet vergi toplayamaz hale düşmüştü ve devlet harcamalarına da gayet büyük zorlamalara olmakta idi.\n1026'da Nil Nehri selleri tekrar yüksek olarak geldi. \"Ziyadet el-nil\" (Nil'in ziyadeliği) adı verilen nehrin yükeselip taşıp geniş arazileri su baskınına uğratması da tarımda gayet yüksek verimler sağlanmasına neden oldu. Bundan sonra Nil Nehir'nin normal mevsimlik seyrini alması Mısır'ın tekrar münbit ve zengin tarım ülkesi olmasına geri dönmesini oluşturdu.\nHalife Az-Zahir'in son yıllarında \"Ali Bin Carcarai\" rakiplerini elimine ederek Vezir oldu ve devlet iktidar gücünü eline toplamayı başardı. 1024-1029 döneminde Filistin ve Suriye'de gayet ciddi Bedevi Arap aşiretleri isyanları çıkmıştı. Vezir Ali Bin Carcarai halife Az-Zahir'e Vezir olarak görevde iken önce 1029'a kadar Bedevi Arap aşiretlerinin isyanları ile devamlı uğraşmak zorunda kaldı. En sonunda \"parçala-ve-yönet\" siyasetini diplomatik yollarla gayet kurnazca kullanması sayesinde isyancı Bedevi Arap aşiretleri birbirlerine rakip düşürdü. Böylece zayıflayan ayaklanmacılar Fatimiler ordusu komutanı olan \"Anuştekin ad-Dizbiri\" tarafından kolayca ayrı ayrı tepelendi ve 1029'da Bedevi aşiretleri isyanlarının son bulması sağlandı.\nZahir'in halife olması sırasında Fatimilerin Suriye'deki iktidar gücü yerel ayaklanmalar nedeni ile tehdit altına girmişti. Fakat Fatimilerin Türk asıllı askeri komutanı olan Anuştekin ad-Dizbiri'nin yetenekli idaresi ve gayreti ile bu tehdit ortadan kaldırıldı. Anuştekin'in ilk bastırma faaliyeti Arap Bedevi aşiret şeyhi olan Salih bin Mufrac'a karşı oldu.\n1024'te Cerahi Hasan Bin Mufraç adlı bedevi aşiret reisi tekrar bir ayaklanma başlatti. Bu bedevi asireti Bizanslılardan Halep şehrini eline geçirdi. Hasan Bin Mufraç burada bağımsız bir hükümdar gibi hüküm sürmeye başladı. Hemen bu sıralarda ve Kalbi aşiretinden aşiret reisi Sinan Bin Süleyman ve Salih Bin Mirdaşda ayaklandilar. Hasan Bin Mufraç bunlarla bir müteffiklik anlaşması yaptı. Bu anlaşmaya göre Şam Sinan Bin Süleyman; Halep Salih Bin Mirdaş ve Filistin ise Hasan Bin Mufrac idaresine verildi. Bu bedevi muttefikler üzerine gönderilen bir Fatimiler ordusu Aşkelon'da bu muteffikler mağlup ettiler. Fakat bu sirada Sinan Bin Süleyman öldü. Bundan sona Kalbi aşireti Fatimilere destek vermeye başladı. Bu fırsatı yakalayan Fatimiler ordu komutanı Anuştekin ad-Dizbiri 1020'de Filistin'de Ukuvana'da Salih Bin Mirdaş ile Hasan Bin Mufraç'ın birleşik ordusunu büyülk bir mağlubiyete uğrattı. Bu muharebede Salih Bin Mirdaş öldürüldü ve Hasan Bin Mufrac ise Bizanslılara kaçıp onlara sığındı. Böylece Anuştekin'in gayet yetenekli çabalri ile Suriye'de isyanlar bastırıldı ve Suriye üzerinde Fatimiler iktidar gücü tekrar güçlendirildi.\n1028'de VIII. Konstantin'in imparator olarak idare etmesinin son yılında Bizans İmpartorluğu ile Fatimiler arasında bir barış antlaşması yapıldı. Bu anlaşma Sultan Hakim'in emri ile yiktirilan Kudüs'tekiKutsal Kabir Kilisesi'nin restorasyonu kabul edildi. Aynı antlaşma ile Konstantinopolis'te bulunan ve Kudüs'teki Sultan Hakim'in Kutsal Kabir Kilisesi'nin yıkmasına misilleme olarak yıkılıp harabeye döndürülmüş olan Arap müslüman camii restore edilmesi kabul edildi. Bizans arazilerinde bulunan tüm Müslüman camilerinde Cuma hutbelerinin sadece Fatimiler Halifesi adına olması da kabul edildi.\nFakat Bizanslılar ve Fatimiler arasındaki çatışmalar Suriye'deki bedevi Arap kabilelrinin Bizans arazilerinin yaptıkları ganimet alma ve köle toplama akınları ile devam etti.\nBizans Imparatatörü olan III. Romanos Argyros 1030'da özellikle Halep'te yerleşik Salih Bin Murdaş'ın akınlarına karşılık olmak üzere büyük bir Bizans ordusuyla bir doğu askeri seferine girişti. Fakat bu büyük Bizans ordusu Antakya civarında bulunan \"Azzaz\"'da Fatımiler ordusu tarafından pusuya düşürüldü. Bizanslılar büyük bir mağlubiyete uğradılar ve Bizans ordusu büyük zayiat verdi.\nİki yıl sonra 1032'de Fatimilere karşı Bizanslılar iki önemli başarı kazandılar. General Georgios Maniakes komutasındaki Bizans kara ordusu Edessa (modern Şanlıurfa) şehrinini kuşatıp bu kentin tekrar Bizanslılar eline geçmesini sağladı. Fatimiler ordusunun bu şehri kuşatması ise Bizans Komutanı Georgios Maniakes tarafından yapılan direniş nedeni ile başarısız kaldı. Diğer taraftan 1032'de Akdeniz'de Bizans donanması Sicilya ve Mağrip'ten gelen ve Adriyatik Denizi kıyılarını talan etme hedefi olan bir Arap deniz filosunu büyük bir yenilgiye uğrattılar.\n1032'de General Georgios Maniakes, Fatimiler'e gayet zayıf olarak tabi olan Sicilya Emirliği'ne karşı, Sicilya'ya bir deniz seferine geçti. Bu seferde başarılı oldu ve adanın hemen hemen yarısını eline geçirdi. Fakat Georgios Maniakes imparator ile anlaşmazlığa düştüğü için geri çekilmek zorunda kaldı ve Sicilya Emirliği kaybettiği arazileri geri almakta zorluk çekmedi.\nHalife Az-Zahir Kahire'de çıkmış olan veba salgınında bu hastalığa tutularak 13 Haziran 1036'da vefat etti. On beş yıl Fatimiler Halifesi ve İmam görevi yapmıştı. Yerine halife olarak 6 yasında çocuk olan oğlu El Mûstensir Billah geçti.\n\n\nCochise Kontluğu\nCochise Kontluğu ABD'nin Arizona eyaletinin güneydoğu köşesinde bulunan bir kontluktur. Bu county 1861-1874 döneminde güneybatı ABD'de \"Apache\" kizilderililerinin çıkardığı Apaçi Savaşları adı verilen isyanın liderlerinin başında olan Chiricahua Apaçi kabilesinin lideri olan \"Cochise\" (1805 – 1874)'in adini taşımaktadır. Bu county 1 Şubat 1881'de o zamana kadar \"Pima County\"'ye bagli arazilerin doğu kısmında ortaya çıkartılmıştır. Bu county'nin başkenti 1881-1929 döneminde Tombstone, Arizona kasabası olmuştur. 1929'da Bisbee, Arizona Cochise County başkenti yapılmıştır. \nABD Census Bürosu'na göre Cochise County'nin toplam yüzölçümü 16,110 km olup bunun kara olan kısmı 15,970 km ve yüzü şu olan kısmı 142 km'dir. Böylece Cochise County'niin yüzölçümü nerede ise ABD eyaletleri olan Rhode Island ile Connecticut'in toplam yüzölçümünün biraz altındadır.\nBu Arizona county'si Arizona eyaleti dışında olan ABD New Mexico eyaletinin güneybatısı ile Meksika ülkesinin Sonora, Meksika, eyaletinin kuzeybatısında bu eyaletlerle sınır komşuluğu yapmaktadır.\nCochise County'nin sınır komşusu olan ABD county'leri ve Meksika eyalet belediyeleri (municipio) ve Cochise County'ye yönleri şu göstergede verilmiştir:\n2010 sayımına göre nüfusu 131.346'dır. Kontluk merkezi Bisbee'dir.\nCochise County nüfusunun uzun vadeli gelismesini gostermek icin ABD 10-yillik nüfus sayımlarında bulunan bu countynin nüfusu su listede verilmiştir:\nCochise County'nin tumu şehirleşmiş \"Sierra Vista-Douglas,AZ Metropoliten Istatistiksek Alani\"'ni kapsamaktadır.\n\n\nCoconino Kontluğu\nCoconino Kontluğu, ABD'nin Arizona eyaletinin kuzey merkezinde bulunan bir kontluktur. 2010 sayımına göre nüfusu 134.421'dir. Kontluk merkezi Flagstaff'dir.\n\n\nJefferson Airplane\nJefferson Airplane, 1965 yılında San Francisco, Kaliforniya'da kurulan rock grubudur. Karşıkültür dönemi psikedelik rock'ta öncü olan grup ayrıca San Francisco'daki gruplar arasında uluslararası anaakım başarı yakalamayı başaran ilk müzik grubudur. 1960'lı yılların en ünlü üç Amerikan rock müzik festivali olan Monterey (1967), Woodstock (1969) ve Altamont (1969)'da yer almışlar, ayrıca ilk Isle of Wight Festivali (1968)'nin afişinde grubun ismi en üstte yer almıştır.\n\n\nSelami Dinçer\nSelami Dinçer, (d. 1915, Gemlik, Bursa) - (ö. 4 Şubat 1996), Türk siyasetçi.\nİstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İstanbul Hâkim Namzetliği, Şereflikoçhisar, Karamürsel Hâkim Yardımcılığı, Gebze Ceza Yargıçlığı, İstanbul Cumhuriyet Savcı Yardımcılığı, Adalet Bakanlığı Zatişleri Genel Müdür Yardımcılığı, TBMM X. Dönem Kocaeli, XI. Dönem Sakarya Milletvekilliği yapmıştır Evli ve iki çocuk babasıdır.\n\n\nNüzhet Akın\nHüseyin Nüzhet Akın, (d. 1918, Nimetiye, Gölcük) - (ö. 14 Şubat 2001), Türk siyasetçi.\nAnkara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Ziraat Bankası Merkez Müdürlüğü Memurluğu, Şefliği, Muhasebeciliği ve Merkez Müdür Muavinliği, TBMM X. Dönem Kocaeli, XI. Dönem Sakarya Milletvekilliği, X. ve XI. Dönem TBMM Başkanlık Divânı İdare Amirliği yapmıştır. Evli ve beş çocuk babasıdır.\n\n\nMoishe Oysher\nMoishe Oysher (Yiddish: משה אוישר, (doğum 1906 yılında Lipkon (Lipkany), Besarabya, Rus İmparatorluğu – ölüm 27 Kasım 1958, New Rochelle, New York) hazan ve Yidiş tiyatrosu aktörü. Şimdiye kadar kaydedilmiş en eğlenceli hazan olarak kabul edilir.\nMoishe küçükken babası onu dedesine bırakarak Amerika'ya doğru yola çıktı. Okulda oyunculuğa başladı ve Eliezer Steinberg'in \"Der Berditchever rov\" şiirinde birkaç rol aldı.\n1921'de babasının yanına Kanada'ya gitti. Yolda mükemmel çocuk sesini kaybetti ve Kanada'da bulaşıkçı olarak çalıştı.\n\n\nMeet John Doe\nMeet John Doe (Türkçesi: John Doe'yu Karşılamak- John Doe ile Tanışın), 1941 tarihli Amerika Birleşik Devletleri yapımı drama filmidir. Frank Capra tarafından üretilmiş ve yönetilmiştir. Gary Cooper ve Barbara Stanwyck baş roldedir. Yayımlandığı zaman çok başarılı olmuş ve Akademi Ödülleri'ne aday gösterilmiştir. 1969'da telif haklarının yenilenmemesinden dolayı, kamu malı haline gelmiştir.\nBir muhabir talihsiz meslek hayatını canlandırmak için yalan habere başvurur. ABD. de isimsizleri isimlendirmek için kullanılan John Doe adı ile, basit bir vatandaştan gelmiş gibi mektup yazar. Buna göre John Doe Noel akşamı belediye binasından atlayıp intihar edecektir. İnsanlığa çok öfkelidir. İnsanların bencilliğine ve uzaklığına kırgındır. Çok popüler olunca gazeteciler hemen parasız bir adam bulur ve sahte John Doe gerçekleşmiştir. Ülke çapında bir politik harekete dönüşen bu etkinliğe iktidar sahipleri de ortak olmak ister.\n\n\nAhmet Muslihittin Gürer\nAhmet Muslihittin Gürer, (d. 1926, Geyve) - (ö. 13 Mayıs 1982), Türk siyasetçi.\nSiyasal Bilgiler ve Hukuk Fakültesi mezunudur. Hafik Kaymakamlığı, Serbest Avukatlık, TBMM 1.(XII) ve 2.(XIII) Dönem Sakarya Milletvekilliği, 1.(XII) Dönem Millet Meclisi Başkanlık Divanı İdare Amirliği ve Kâtip Üyeliği yapmıştır. Evli ve iki çocuk babasıdır.\n\n\nYusuf Ulusoy\nÅžu anlamlara gelebilir:\n\n\nTuğay Adamcıl\nTuğay Adamcıl (d. 25 Ekim 1993), Yozgat doğumlu Türk futbolcudur. Süper Lig ekiplerinden Kayseri Erciyesspor'da forma giymektedir.\n25 Ekim 1995'te dünyaya gelen Tuğay futbola 8 yaşında Kayseri Yolspor'da başladı. Bu takımda 8 sene forma giyen oyuncu, 2011 yılında Kayseri Erciyesspor'a transfer oldu. U-21 takımında 51 maça 5 çıkıp dikkat çekti ve profesyonel sözleşme imzaladı. 2013 yılında Kahramanmaraşspor'a kiralansa da süre alamadı. 2013-14 sezonunda ise Kayseri Şekerspor'a kiralandı ve 31 maça çıkıp 7 gol attı. 2014-15 sezonu öncesinde Bülent Korkmaz'ın isteğiyle A Takıma döndü ve Tayyib Kanarya ile birlikte sözleşmesini uzattı.\n\n\nYusuf Ulusoy (1910 doğumlu siyasetçi)\nYusuf Bahri Ulusoy, (d. 1910, Yozgat) - (ö. 16 Mart 1991), Türk siyasetçi.\nGazi Terbiye Enstitüsü mezunudur. Çorum Seydim Köyü Muallim Muavinliği, Kırkdilim ve Germik Köyleri Başöğretmenliği, Çumra Köyü ve Merkez Hâkimiyet-i Milliye ve Nakipoğlu İlkokulları Öğretmenliği, Adapazarı Ortaokulu Öğretmenliği ve Müdür Başmuavinliği, Adapazarı İmam Hatip Okulu Müdürlüği, TBMM 1.(XII) Dönem Sakarya Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve dört çocuk babasıdır.\n\n\nYusuf Ulusoy (1921 doğumlu siyasetçi)\nYusuf İzzettin Ulusoy (1921, Hacıbektaş, Nevşehir - 15 Ekim 2005), Türk siyasetçi.\nİlkokul mezunudur. Çiftçilik, Müteahhitlik, Nakliyatçılık, Serbest Ticaret, TBMM X. ve 3.(XIV) Dönem Tokat Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve on çocuk babasıdır.\n\n\nAli Rıza Ulusoy\nAli Rıza Ulusoy, (1910, Kırşehir - 29 Eylül 1968), Türk siyasetçi.\nİlkokul mezunudur. Çiftçilik ve Tüccarlık, Hacıbektaş Belediye Başkanlığı, TBMM XI. ve 1.(XII) Dönem Tokat Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve oniki çocuk babasıdır.\n\n\nTrue Grit (film, 1969)\nTrue Grit, 1969 y覺l覺 ABD yap覺m覺 bir western filmi.\nHenry Hathaway'ın yönettiği filmin başrollerini John Wayne ve Kim Darby oynamışlardır. Filmin 2010 yılında aynı isimle tekrarı da çekilmiştir.\nVahşi Batı'da babası öldürülen bir genç kız, babasının intikamını almak için paralı silahşor tutar. Genç kız ve silahşor çetenin peşine düşerler.\n\n\nGüngör Hun\nGüngör Hun, (d. 1936, Adapazarı), Türk siyasetçi.\nLise mezunudur. Serbest Ticaret, Adapazarı Belediye Meclisi ve Encümen Üyelikleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi 3.(XIV) ve 5.(XVI) Dönem Sakarya Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve iki çocuk babasıdır.\n\n\nBarbaros Turgut Boztepe\nBarbaros Turgut Boztepe, (d. 1933, Akyazı), Türk siyasetçi.\nİstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunudur. İstanbul Belediyesi İktisat Müfettişliği, Konservatuvar İdare Amirliği, Şehir Operası Müdür Muavinliği, Serbest Ticaret, Sakarya Petrol Ofisi Bayisi sahipliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi 3.(XIV) ve 5. (XVI) Dönem Sakarya Milletvekilliği, Sanayi ve Teknoloji ve Ticaret Komisyonu Başkanlığı yapmıştır. Evlidir.\n\n\nKayapınarı göleti\nKayapınarı göleti Ankara'nın Çubuk ilçesinde Yukarı Çavundur mahallesinde bulunan içme kullanma ve sulama amaçlı inşa edilmiş alanı 370 ha olan bir gölettir. Gölet Kızılcaören deresi ve gölet alanına düşen yağışlarla beslenmektedir.Depolama hacmi 10,595 hm³ ve aktif hacim 0,9220 hm³'tür. Ölü hacim 0,1375 hm³ ve yükseklik talvegden 25,50 m yükseklik temelden 40,50 m dir. Sulama alanı 370 ha dır. Ortalama derinliği 1–2 m olan göletin en derin yeri 5 m dir. Göletin yakınında Yukarı Çavundur mahallesi bulunmaktadır. 110 dönümlük arazi üzerine yapılan gölet, 1 milyon 200 bin metre küp su tutma kapasitesine ve temel ile birlikte 40 metre yüksekliğinde bir sulama göleti. Yaklaşık 300 bin metreküp dolgu malzemesi kullanırken, gövde uzunluğu 200 metre. Ayrıca 25 kilometre de sulama kanalı var. Çubuk merkezine 14 km uzaklıktaki gölete toplu ulaşım araçları çalışmadığı için ulaşım araba ile olmaktadır.\n2013 yılında içme kullanma ve sulama amaçlı inşa edilmiş bir gölettir. Gölet Mafer İnşaat A.Ş tarafından 1 yıl gibi kısa sürede bitirilmiş ve teslim edilmiştir. Gölette yakın zamanda balıklandırma çalışması yapılmış olup bol miktarda Sazan balığı, Yayın balığı, Kadife balığı, Gümüş balığı ve Kerevit vardır. Gölet özellikle hafta sonları kentin boğucu ve sıkıcı ortamından kurtulmak isteyen insanların doğa ile baş başa kalabileceği ayrıca ailece olta balıkçılığı yapabileceği bir ortamdır. Küçük, güzel manzaralı göletin etrafı çam ağaçları ve yeşil alanlarla kaplıdır. Doğayı ve yürüyüşü sevenler için ideal bir yerdir.Sahip olduğu gölet manzarası ve doğal yapısıyla ankaralılara ve çubuklulara yaz, kış günübirlik, piknik ve dinlenme imkânı sunmaktadır.\nGölet tepelerle çevrili olduğundan, gürültüden ve kirlilikten uzaktır.Kayapınarı göleti kuş gözlemciliğine, yelken sporlarına ve sağlık turizmine uygundur.Kayapınarı göleti 2013 yılında en yüksek su seviyesine ulaşmıştır. Daha sonra buharlaşma ve sulama amaçlı su kullanımından dolayı su seviyesi düşmüştür. Kayapınarı göletinde en çok görülen kuş türleri sakarmeke, yeşilbaş, elmabaş patka, dikkuyruk, Macar ördeği ve bahridir. Gölette ayrıca yarı sucul yılan ve Fırat kaplumbağasıda yaşar.\nHer yıl Ağustos ayı içerisinde geleneksel olarak Yukarı Çavundur mahallesi Vişne festivali düzenlenmektedir. Her yıl sanatçılar festival konuğu olup o doyumsuz türküleriyle festivale gelenleri coşturur. Festival sona erdiğinde festivale katılanlar iki kasa vişneyle evinin yolunu tutarlar.\n\nAli Şevki Berker (1883, Divriği, Sivas - 2 Ekim 1961), Türk siyasetçi.\nHukuk Mektebi mezunudur. Hariciye Nezâreti Tahriratlığı, Hariciye Kalemi Mülazımlığı ve Hulefâslığı, Hariciye Vekâleti Şifre Kalemi Hulefâslığı, Şehbenderlık Müsevvidliği, Husûsî Kalem Hulefâslığı, Mümeyyizliği, Husûsî Kalem Müdürlüğü, Umûru Idare Umûm Müdürlüğü, Stockholm, Karadağ Sefirlikleri, Hariciye Vekâleti Müsteşarlığı, Şehbenderlik ve Ticaret Umûm Müdürlüğü, Mühürdar Muavinliği, TBMM III. Dönem Tokat Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve iki çocuk babasıdır.\n1934-1942 tarihleri arasında Türkiye'nin Bulgaristan Büyükelçiliği yapmıştır.\n\n\nExtant (dizi)\nExtant , ilk gösterimini 9 Temmuz 2014'te CBS'da yapan ABD yapımı bilimkurgu televizyon dizisi. Dizi, 13 aylığına uzaya giden ve Dünya'ya döndüğünde hamile olduğu öğrenilen bir kadınla ilgilidir. Dizi, ABD'de CBS, Türkiye'de Fox Life kanalında yayınlanmaktadır.\n\n\nErtuğrul Ersoy (futbolcu)\nErtuğrul Ersoy (d. 13 Şubat 1997), Gölcük, Kocaeli doğumlu Türk millî futbolcudur. Fransa'nın Ligue 2 ekiplerinden Le Havre'de forma giymektedir.\n13 Şubat 1997'de doğan Ertuğrul, 2008 yılında Gölcükspor'da futbola başladı. 2010 yılında ise Bursaspor'a transfer olan Ertuğrul, Akademi Ligi U14'de 27 maçta 6 gol, U-15'te 22 maçta 3 gol, Elit Akademi Ligi U-16'de 35 maçta 5 gol, Elit Akademi Ligi U-18'de 1 maçta 1gol, U-19 liginde 6 maçta 1 gol atan Ertuğrul, 2013 yılında profesyonel sözleşme imzaladı.\n2013-14 sezonunda ise Christoph Daum'un önerisiyle Yeşil Bursa SK takımına kiralandı ve bu takım ile 8 maçta görev yaptı.\n2014-15 sezonunda ise Şenol Güneş'in takımın başına gelmesiyle Bursaspor'a geri döndü.\n26 AÄŸustos 2019'da Le Havre'a transfer oldu.\nErtuğrul Ersoy, ilk olarak Ağustos 2012'de Türkiye U-16 takımına Hakan Tecimer tarafından çağırılarak Millî heyecan yaşadı. Bu seviyede Birhan Vatansever, Enes Ünal gibi isimlerle forma giydi ve toplam 23 maça çıktı. Daha sonra U-17 takımına çağrıldı ve bu takımla ise 20 maçta görev yaptı. Malta'da düzenlenen U-17 Avrupa Şampiyonası'nın ardından UEFA'nın resmi internet sitesi uefa.com, turnuvanın izlenmesi gereken en iyi 10 oyuncusunu seçti. Bu 10 oyuncu arasında Türkiye'den bir tek Ertuğrul Ersoy yer aldı.\n\n\nAlpers hastalığı\nAlpers hastalığı veya Alpers sendromu (progresif sklerozan poliodistrofi veya progresif infantil poliodistrofi) çoğunlukla bebek ve çocuklarda görülen merkezi sinir sisteminin ilerleyici dejeneratif bir hastalığıdır. Otozomal resesif bir hastalıktır bu nedenle aktif hastalık için kusurlu genin iki kopyası gereklidir. Tek bir kopya taşıyıcılık anlamına gelir. Alpers hastalığı POLG genindeki bazı genetik mutasyonlar nedeniyle oluşur.\nHastal覺k ad覺n覺 Bernard Jacob Alpers ve Peter Huttenlocher'den almaktad覺r.\n\n\nMarchiafava-Bignami hastalığı\nMarchiafava-Bignami hastalığı, korpus kallosum demiyelinizasyonu ve nekrozu, daha sonrasında ise atrofisi ile karakterize ilerleyici bir nörolojik hastalıktır.\nHastalık ilk olarak 1903 yılında İtalyan patologlar Amico Bignami ve Ettore Marchiafava tarafından tanımlanmıştır.\n\n\nAndré Méric\nAndré Méric (d. 14 Ağustos 1913 Toulouse (Haute-Garonne) - ö. 14 Ağustos 1993, Calmont (Haute-Garonne)) Fransız sosyalist siyasetçi.\n15 yaşındayken sosyalist bir militan olmuştur. İspanya iç savaşı'na angaje olmuş, II. Dünya Savaşı'nda direniş hareketinde yer almış, tutuklanıp Ukrayna, Rava Ruska'ya sürülmüştür. İşçi Enternasyonali Fransız Bölümü'ne (SFIO) girmiş ve 1945 yılından 1988 yılında dek Nailloux kantonundan Haute-Garonne genel konseyi üyeliğine seçilmiştir. 1955 yılından ölünceye dek de Calmont belediye başkanlığı görevinde bulunmuştur. 1948 yılında ilk kez Haute Garonne senatörü seçilmiştir (1958 yılında dek Cumhuriyet Konseyi adıyla bilinir). 1956 yılında Cumhuriyet Konseyi başkanvekili seçilmiş, 1958-1980 yıllarında da Senato Başkanvekili olmuştur. 1980-1988 yıllarında Senato'da Sosyalist Gruba başkanlık etmiştir. 2. Michel Rocard Hükümeti'nde Gazilerden sorumlu Devlet Sekreteri olarak yer almıştır.\n14 Ağustos 1993 tarihinde Calmont'da kendisi için düzenlenen 80. yaş günü kutlamalarına giderken trafik kazası geçirmiş ve arabada ölmüştür.\nYerel Yönetimler\nSenato\nHükümet\n\n\nJack Klugman\nJacob Joachim \"Jack\" Klugman (27 Nisan 1922 - 24 Aralık 2012), Amerikalı oyuncu.\nKariyerine 1950'de başlayan Klugman 1957 yapımı \"12 Öfkeli Adam\"daki rolüyle tanınmıştır. Oyuncu 1960'larda yayınlanan birçok dizide de konuk oyuncu olarak boy göstermiş ve 1964'te Emmy Ödülü'ne değer görülmüştür.\n\n\nFaruk Çakır\nFaruk Çakır (d. 8 Şubat 1995), Eyüpsultan doğumlu Türk futbolcudur. Süper Lig ekiplerinden İstanbul Başakşehir FK'de forma giymektedir.\n\n\nSan Mamés Stadyumu (2013)\nSan Mamés Stadyumu, İspanya'nın Bask Bölgesi'nde bulunan futbol stadyumudur. 1913 yılından 2013 yılına kadar kullanılan eski San Mamés stadının hemen yanına inşa edilmiştir. 53.332 kişi kapasiteli stadyum, La Liga ekiplerinden Athletic Bilbao'ya ev sahipliği yapmaktadır.\nStadyumun projesi ilk olarak, 2003 yılında Bilbao'da düzenlenen Bilbao Uluslararası Ticaret Fuarı'nda gündeme gelmiştir. 2010 yılının Haziran ayında temeli atılan stadyum 16 Eylül 2013 yılında hizmete açılmıştır.\nStadyumun temel atma törenine, Bask Özerk Bölgesi hükûmeti başkanı, İspanya Kraliyet Futbol Federasyonu başkanı, Athletic Bilbao kulübü başkanı ve ülkedeki birçok üst düzey siyasetçi katılmıştır.\nEkonomik olarak dar boğazda olmasına rağmen, toplam maliyeti 211.000.000 € tutan stadyumun maliyetinin % 52.6'sı, Bask Özerk Bölgesi'ndeki kamu kurumları tarafından ödenecektir.\nStadyum 16 Eylül 2013 tarihinde Celta Vigo ile oynanan lig maçı ile açılmıştır, maçı Athletic 3-2 kazanmıştır.\n\n\nTaylor Gang Records\nTaylor Gang Records, rapçi Wiz Khalifa tarafından ABD'nin Pittsburgh kentinde kurulmuş bir plak şirketidir. Şirketin ortakları arasında rapçi Juicy J de bulunmaktadır. Chevy Woods, Berner, Project Pat ve Ty Dolla Sign gibi müzisyenlerin albüm kayıtlarına imza atmıştır.\n\n\nSan Mamés Stadyumu (1913)\nEstadio San Mamés (\"La Catedral\" olarak da bilinir), Bask Bölgesi'nde yer alan Bilbao'da bulunan bir futbol stadyumu. Los leones de San Mamés-Bilboko leoiak\" (San Mamés Aslanları) olarak bilinen Athletic Bilbao'nun stadyumudur. \"Los leones\" olarak da bilinirler, çünkü stadyumları \"San Mamés\" (Aziz Mamés) kilisesinin yanında yer almaktadır. Mammes, Romalılar tarafından aslanlara atılan erken ilk Hıristiyanlardandı. Aslanlar, Mammes'i yemeyi reddetti ve o, daha sonra aziz oldu.\n\n\nHaft-i Tir bombalama olayı\n28 Haziran 1981 (İran takvimine göre 7 Tir 1360 (Haft-i Tir - هفت تیر)) tarihinde, İran İslami Cumhuriyet Partisi'nin (İCP) liderleri, partinin Tahran'daki genel merkezinde toplantı halindeyken çok güçlü bir patlama meydana geldi. Aralarında İran yargı sisteminin başında bulunan ve o dönem Ayetullah Humeyni'den sonra İran İslam Devrimi'nin en güçlü kişisi olarak gösterilen Ayetullah Muhammed Beheşti'nin de aralarında bulunduğu, parti ileri gelenlerinden 73 kişi hayatını kaybetti. Saldırının sorumlusunun Halkın Mücahitleri Örgütü olduğu düşünülmekteydi.\nİran Devrimi'nden sonra Ayetullah Humeyni'nin başında olduğu yeni kurulan teokratik hükümet, diğer muhalif grupları teker teker tasfiye ederek, tüm siyasal gücü konsolide etmekteydi. Tasfiye edilemeye çalışılan gruplar arasında Halkın Mücahitleri Örgütü (HMÖ) gibi, İslami sosyalist örgütler de vardı. Ayetullah Ruhullah Humeyni HMÖ'yü \"eklektik olmakla\", \"Batı hayranlığıyla\", \"münafıklıkla\" ve \"kafirlikle\" suçluyordu. Şubat 1980'de, Hizbullah militanları tarafından, HMÖ taraftarlarına ve diğer sol gruplara ait kitapçılara, toplantı mekanlarına vs. yoğun bir saldırı başlatıldı. Bu saldırılar sonucunda İran solu yer altına çekildi. 1979'dan 1981'e kadar geçen dönemde, yüzlerce HMÖ üyesi öldürülmüş, 3,000 kadarı da tutulanmıştı. Bu baskılar karşısında örgüt, İran'ın yeni yönetimini protesto etmek amacıyla, 20 Haziran 1980 tarihinde İslam bayrağı altında geniş katılımlı bir protesto mitingi düzenledi. Gösteriye sert şekilde müdahale edildi.\n28 Haziran 1981'deki bu bombalama eylemi sonucunda, parti sekreteri ve Yargıtay Başkanı Ayetullah Muhammed Beheşti, dört bakan (Sağlık, Ulaştırma, Telekomünikasyon ve Enerji bakanları) ve aralarında Muhammed Muntazeri'nin de bulunduğu 27 Meclis üyesi ve hükûmet ileri geleni hayatlarını kaybetti.\nHumeyni, saldırıdan HMÖ'yü sorumlu tuttu. BBC muhabiri Bakır Muin'e göre kamuoyunda, bombalamanın HMÖ tarafından yapıldığına dair yaygın bir kanı vardı. Mücahitler, bombalamayla alakaları olduğuna dair iddiaları ne yalanladılar, ne de eylemi üstlendiler. Ancak eylemi, rejimin artan saldırganlığına karşı gerekli bir cevap olarak tanımladılar. Bombacının Muhammed Rıza Kolahi isimli genç bir öğrenci olduğu ve ses mühendisi kılığında binaya girmeyi başardığı belirlendi. Kimliği tespit edilmekle birlikte ele geçirilemedi. Hiçbir kişi ya da kuruluş bombalama eyleminin sorumluluğunu üstlenmedi. Eylemin gerçek faili belirlenemeyince, çeşitli komplo teorileri ve spekülasyonlar ortaya atıldı. Bazıları bombalamayı iktidar partisindeki kliklerin çatışmasına bağlıyordu ki, gerçekten de parti içi hizipleşme bir müddet sonra İCP'nin sonunu getirdi ve partinin dağılmasına yol açtı. Diğer bir komplo teorisine göre, böyle güçlü bir bomba, ancak başka bir devletin yardımı ile elde edilebilirdi ve bu eylem olsa olsa İsrail istihbarat teşkilatı Mossad desteğiyle yapılmıştı.\nDevletin ileri gelenlerine ve rejim yanlılarına karşı HMÖ tarafından yapılan suikast eylemleri sonraki birkaç yıl boyunca da devam etti. Ancak bu eylemler rejimi devirmek için yeterli olmayacaktı. Bombalama eyleminden iki ay sonra, 30 Ağustos tarihinde düzenlenen başka bir bombalı saldırıda, Cumhurbaşkanı Muhammed Ali Recai ve Başbakan Muhammed Cevad Bahonar öldürüldü. Saldırının sorumlusunun, HMÖ militanı Mesud Kaşmiri olduğu belirlendi. Olay sonrası yapılan araştırmalarda, Kaşmiri'nin Humeyni ile birlikte tüm hükûmet üyelerini öldürmeye çok yaklaştığı anlaşılmıştı. İki bombalama olayının arkasından da, HMÖ'ye ve diğer sol grup üyelerine karşı acımasız bir tutuklama ve infaz kampanyası başatıldı.\nBombalama olayından sonra, Tahran'ın ana meydanı dahil birçok şehirde değişik kamu alanlarına “Haft-i Tir” adı verildi.\n\n\nLibon\nLibon, MÖ 5. yüzyılda Antik Yunanistan'da yaşamış mimar. Elis kentinde doğan mimar MÖ 460 tarihinde Dor mimari tarzında inşa ettiği Zeus Tapınağı'nın mimarı olarak tanınmaktadır.\n\n\nVid Belec\nVid Belec (d. 6 Haziran 1990, Maribor), Sloven futbolcudur. Kaleci pozisyonunda görev almakta olup, Serie B ekiplerinden Carpi'da forma giymektedir.\n1990 yılında Maribor'da doğan Belec, arkadaşı Krhin ile 16 yaşında Inter takımına transfer oldu. İlk sezonunda Paolo Tornaghi'nin yedeği olan oyuncu, takımıyla Primavera Scudetto şampiyonluğu yaşadı. 2006-07 sezonunda Campionato Nazionale Allievi u-17de de forma giyen Belec,2007-08 sezonunda Enrico Alfonso ile forma savaşına girdi ve Ocak 2008'de Alfonso'nun ayrılmasıyla formanın sahibi oldu. Ocak 2009'da ise A Takımın 4.kalecisi oldu. José Mourinho yönetiminde ilk kez A Takıma alınan Belec, ilk maçına sezon öncesi hazırlık maçında 17 Temmuz 2009 tarihinde çıktı. Kasım 2009'da ise kulübü ile 5 yıllık yeni sözleşme imzaladı. \n6 Temmuz 2010 tarihinde Belec, Serie B ekiplerinden Crotone'a kiralandı.İlk maçına Emanuele Concetti'nin sakatlanmasıyla 5 Eylül 2010'da çıktı ve takım son 18'e kalana kadar takımın 1. kalecisi oldu. Fakat ilerleyen zamanlarda 2011-12 sezonunda Inter'den eski takım arkadaşı Giacomo Bindi oyuncunun formasını kaptı. Ancak 3-0'lık Brescia mağlubiyetinin ardından, Belec tekrar formayı kaptı. Massimo Drago'nun takımında Belec sezonun geri kalanında kaleyi koruyan isim oldu. \nBelec Crotone ile sözleşmesinin bitmesi üzerine 2012 yılında Inter'e döndü. Samir Handanovič ve Luca Castellazzi'nin ardından takımın 3.kalecisi olan Belec, ilk resmi maçına 30 Ağustos günü sonradan girdiği UEFA Avrupa Ligi maçında FC Vaslui karşısında Castelazzi yerine girerek çıktı. \nOyuncu 15 Temmuz 2013 günü Portekiz Ligi ekiplerinden Olhanense takımına kiralandı. Bu takım ile 31 maçta forma giydi.\n1 Eylül 2014 tarihinde ise transfer döneminin son günü Charles Itandje ile yollarını ayıran ve yerine Ertuğrul Taşkıran'ı almak isteyen ancak son anda pürüz çıkan Konyaspor takımına kiralık olarak transfer olmuştur.\n\n\nSelin Altay\nSelin Altay (d. 25 Mayıs 1983, İzmir) Türk oyuncu. 2010 yılında Monolog filmininde yönetmen Eray Dinç'in yardımcılığını yapmıştır.\n\n\nEnerya\nEnerya Enerji, 2003 yılında STFA Holding bünyesinde kurulmuş olan Türkiye'nin en büyük özel doğalgaz dağıtım şirketidir. %30'luk hissesi İsviçreli finans kuruluşu Partners Group'a ait olan firma, 10 ilde doğalgaz dağıtım operasyonlarını gerçekleştirmekte, gaz ve elektrik ticareti alanlarında faaliyet göstermektedir. Güneş enerjisi başta olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanarak elektrik üretimi alanına yatırım yapmaktadır.\nŞirket, Antalya, Aydın, Konya, Çorum, Niğde, Nevşehir, Denizli, Karaman, Erzincan ve Aksaray illerinde doğalgaz dağıtımından sorumlu olup 1 milyondan fazla aboneye sahiptir. Türkiye'de gaz ticareti hacmi en yüksek olan enerji şirketidir.\n\n\nAziz Klementos Kilisesi\nAziz Klementos Kilisesi, Türkiye'nin başkenti Ankara'nın Altındağ ilçesinde bulunan tarihi bir kilise kalıntısıdır. Anafartalar Caddesi ile Çıkrıkçılar Yokuşu arasında bulunan kilise Ankara'da günümüze ulaşmış tek Doğu Roma yapısıdır. 303 yılında Roma İmparatoru Diocletianus tarafından gerçekleştirilen Diocletianus Zulmü'nde öldürülen Ankyralı Klementos ve yandaşı Aganthangelos için inşa edilmiştir. Kilisenin yerine daha sonra cami ve medrese yapılmış, bu iki yapı 1917 Büyük Ankara Yangını'nda tamamen yanmıştır.\nGayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun (GEEAYK) 12 Nisan 1980 tarihinde aldığı 2167 sayılı karar ile tescillenen yapının etrafı binalarla çevrildiğinden yapıyı ziyaret etmek için bir apartmanın yangın merdiveninden dolaşmak gerekmektedir.\n\n\nJuan Iturbe\nJuan Iturbe (d. 4 Haziran 1993), Arjantin asıllı Paraguaylı futbolcudur.\n\n\nRadja Nainggolan\nRadja Nainggolan (d. 4 Mayıs 1988), Anvers doğumlu Belçikalı millî futbolcudur. İtalyan ekibi Cagliari takımında forma giymektedir\n\n\nPaul L. Smith\nPaul Lawrence Smith (1936 – 2012), Amerikalı oyuncu, komedyen ve seslendirme sanatçısı.\n\n\nMustapha Yatabaré\nMustapha Yatabaré (d. 26 Ocak 1986), Beauvais doğumlu Malili futbolcudur. Süper Lig ekiplerinden Sivasspor'da forma giymektedir.\n26 Ocak 1986’da Fransa’nın Beauvais şehrinde dünyaya gelen Mustapha Yatabare, şehrin yerel kulübü olan AS Beauvais’de 2004 yılında futbol kariyerine başladı. Burada geçen bir yılın sonunda Amiens SC’ye geçiş yaptı. Alt yaş kategorilerindeki eğitimini burada tamamladı. 2006’daysa profesyonelliğe geçiş yaptı. Üçüncü lig kategorisi sayabileceğimiz Championnat National takımlarından Villemomble Sports’ta 1,5 sezonda 53 maça çıkıp 19 gol kaydetti. \n2008 yılında ise Ligue 2 takımlarından Clermont Foot’a transfer oldu. Çıkış ivmesini sürdüren Yatabare burada iki sezon geçirdikten sonra ligde 55 maça çıkıp 15 gol atabildi.\n2010 yılında ise Malili futbolcu, Ocak 2010'da Boulogne’ye transfer oldu. O dönem Ligue 1 ekibi olan Boulogne sezon sonunda küme düşerken Yatabare de 1,5 sezonda kötü bir performans sergiledi ve takımın \"golcü\" oyuncusu olarak 47 maça çıkıp 3 gol atabildi.\nBoulogne takımında beklentileri karşılayamayan Yatabare, Olivier Giroud ve Fatih Atik gibi oyuncuların formasını giydiği Guingamp’a transfer oldu. \nGuingamp’taki ilk sezonunda 20 tanesi lig maçı olmak üzere 22 maça çıkan Yatabare, bu 22 maçta da fileleri havalandıramadı. \nGol atamama sebebinin mental yaşadığı sıkıntılar olduğunu söyleyen Yatabare, ikinci sezonunda Ligue 2'de çıktığı ilk 10 hafta maçında 8 gol attı. 6 ile 10.haftalar arası art arda goller atan Yatabare sezon boyunca gol krallığında attığı 23 golle ilk sırada yer alırken 8 asist yaptı. O sezon 31 gole direkt etki ederek takımının 2 yılın ardından Ligue 1’e çıkmasında büyük rol oynadı.\n2013-14 sezonunda ise Ligue 1'de sezonun ilk maçında gol atma başarısı gösterse de takımı Marseille takımına 3-1 mağlup oldu. 25 Ocak 2014 günü sezonu en üst sırada tamamlayan Paris Saint-Germain FC takımına gol atarak Ligue 1'deki 6.golünü attı ve maçın 1-1 bitmesinde pay sahibi oldu.\n2013-14 sezonunda Coupe de France'da takımıyla çeyrek finale çıkan Yatabaré, 26 Mart 2014 tarihinde, çeyrek final maçında AS Cannes'a karşı alınan 2-0'lık galibiyetin 2 golünü de atan isim oldu. 16 Nisan tarihinde ise Yatabaré, Monaco ile oynanan yarı final maçında 3-1 kazanılan maçta Eric Abidal'li, James Rodriguez'li takıma karşı 2 gol atma başarısı gösterdi. Maç sonunda ise Finale çıkan takım Guingamp oldu. 3 Mayıs günü oynanan 2014 Coupe de France maçında Yatabare ikinci yarının ilk dakikasında Steeven Langil yaptığı orta sonucunda kafa vuruşuyla Rennes ağlarını havalandırdı. Maç sonunda ise takımı maçı 2-0 kazandı ve Coupe de France'ın 2014 yılı sahibi daha önce sadece bu kupayı 1 kez kazanan Guingamp oldu.\n2 Ağustos 2014 tarihinde Ligue 1 şampiyonu ve Coupe de France şampiyonunun karşılaştığı Trophée des champions maçında Paris Saint-Germain FC ile Pekin'de bulunan Workers Stadium'da karşılaşan GUingamp'da ilk 11 başlayan Yatabaré, 32.dakikada Claudio Beauvue'nun Marquinhos tarafından düşürülmesiyle Guigamp penaltı kazandı. Topun başına geçen Yatabare, topu Salvatore Sirigu'ya nişanladı ve Guingamp maçı 2–0 kaybetti. Fransız ekibinde 3 sezon görev alan Yatabare, 88 resmi maçta 34 gol attı.\nTrabzonspor teknik direktörü Vahid Halilhodzic'in de takibinde olan Yatabare, 2014-15 transfer döneminde Óscar Cardozo, Abdul Majeed Waris ve Deniz Yılmaz gibi golcüleri transfer eden ve adı Islam Slimani ve Kostas Mitroğlu ile anılan Trabzonspor'a transferin son gününde tıpkı Avraam Papadopoulous ve Abdul Majeed Waris gibi son günde transfer oldu. Transfer karşılığında eski kulübüne 2,50 milyon € bonservis verildiği ifade edilirken 3 yıllık sözleşme imzaladığı belirtilmiştir. \n2014-15 sezonunda ilk maçına Cardozo'nun da sakat olması nedeniyle Fenerbahçe derbisinde 14 Eylül 2014 günü çıktı. Bu maç 0-0 beraberlikle tamamlandı.\nYatabare’nin 2009’dan beri Mali millî takımında da 18 maçta iki golü mevcut.\n\n\nRenda Köşkü\nRenda Köşkü, Türkiye'nin başkenti Ankara'nın Çankaya ilçesinde bulunan tarihi bir köşk. 1920'li yıllarda yapılan köşk saçak altı, çatı penceresinde kemer kullanımı, payandaların taşıdığı balkon biçimlenmesinin şekli biçimiyle Erken cumhuriyet dönemi modernizmine örnek bir binadır. Ankara Şehri İmar Müdürlüğü arşivlerindeki bilgilere göre, dönemin bürokratlarından Sait Bektimur tarafından yaptırılan köşk 1930'ların sonunda Irak Büyükelçiliği olarak kullanılmıştır.\nABD ve Almanya Büyükelçilikleri arasında kalan yapı Türk Kızılayı'na aittir ve uzun süre boş kaldığı için perili köşk olarak nitelendirilmiştir. Kurum 2004 yılında köşkü kiralığa çıkarmış, 2007 yılında Çankaya Belediyesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Kızılay'ın işbirliğiyle elden geçirilen yapı Celal Abdi Güzer ve Lale Özgenel önderliğinde tasarlanan bir projeyle kültür merkezi olması amacıyla yeniden düzenlenmiştir.\n\n\nWhonamedit?\nWhonamedit? (Who Named It?; Türkçe: İsmini Kimden Aldı), tıbbi hastalıklara veya terimlere isim babalığı yapan insanları tanıtan İngilizce çevrimiçi sözlüktür. Bir sözlük olmasına rağmen, birçok eponim ve kişilerin kapsamlı bibliyografileri ile ilgili kapsamlı makaleler sunulmaktadır. Merkezi Norveç'tedir ve editörlüğü tıbbi tarihçi Ole Daniel Enersen tarafından yapılmaktadır.\n\n\nKenan Doğulu videografisi\nTürk Pop Müziği Sanatçısı Kenan Doğulu'nun videografisi 13 albüm ve 11 single albümünde yer alan şarkılara çektiği 44 müzik videosunun yanı sıra,diğer sanatçılarla düet yaptığı şarkılara çekilen müzik videolarından oluşmaktadır.İlk klibini 1993 senesinde çıkardığı Yaparım Bilirsin adlı albümünün çıkış parçası olan ve aynı adı taşıyan şarkısına çeken sanatçı daha sonraki yıllarda çıkardığı albümlerin de yer alan şarkılara çekilen klipler de Ömer Faruk Sorak, Ketche, Nihat Odabaşı, Murat Onbul gibi ünlü yönetmenlerle çalıştı.\n\n\nLeigh hastalığı\nLeigh hastalığı ya da juvenil subakut nekrotizan ensefalomyelopati, Leigh sendromu, infantil subakut nekrotizan ensefalomyelopati ve subakut nekrotizan ensefalomyelopati (SNEM), merkezi sinir sistemini etkileyen nadir kalıtsal nörometabolik ve mitokondriyal bir hastalıktır. İngiliz nöropsikiyatrist Archibald Denis Leigh (1915-1998) tarafından ilk kez 1951 yılında tarif edilmiştir.\n\n\nAnafartalar Caddesi\nAnafartalar Caddesi; Ankara'nın Altındağ ilçesinde bulunan bir caddedir. Şehirdeki ilk modern dükkanlar, kafeler ve eğlence merkezleri, Ulus Meydanı ile Samanpazarı'nı arasında uzanan bu caddede açılmıştır. Ayrıca; ilk çok katlı ve betonarme yapılar da Anafartalar Caddesi ve çevresindeki sokaklarda inşa edilmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında kent merkezi Ulus civarında geliştiği için Şehremaneti, Çocuk Sarayı Apartmanı, Ankara Adliyesi gibi pek çok kamu binası da burada bulunmaktaydı.\nAtatürk Bulvarı ile Çankırı ve Cumhuriyet Caddelerinin kesiştiği noktadan başlayıp çeşitli yerlerde kırılarak Talatpaşa Bulvarı'na kadar uzanan Anafartalar Caddesi; Zincirli Camii, Anafartalar Çarşısı, Hasan Fehmi Ataç Apartmanı ve Şengül Hamamı gibi birçok tarihi yapıya ev sahipliği yapmaktadır.\n\n\nÄ°Pad 2\niPad 2, Apple Inc. tarafından tasarlanan, geliştirilen ve pazarlanan, iOS işletim sistemli bir tablet bilgisayardır. Öncelikle kitap, haber, film, müzik, oyunlar, sunumlar ve web içerikleri de dahil olmak üzere görsel-işitsel medya için bir platform olarak hizmet vermektedir. İlk defa, Face Time uygulaması için tasarlanmış VGA kalitesinde ön kameraya, ve 720p kalitesinde arka kameraya, ayrıca li-po bataryaya sahiptir.\n16, 32 ve 64 GB'lık Wi-Fi veya Wi-Fi + Cellular modelleri mevcuttur. Apple Inc. tarafından yazılımsal anlamda en çok desteklenen cihazlardan birisidir. \n2 Mart 2011 tarihinde tanıtılmış ve tanıtılırken ilk iPad'in üretiminin devam etmeyeceği açıklanmıştır. iPad 2'nin tanıtımından hemen sonra birinci nesil iPad'in üretimi durduruldu. 11 Mart 2011'de ABD'de; 25 Mart'ta Okyanusya, Kuzey Amerika ve Batı Avrupa'da, 29 Nisan'da 11 Asya ülkesi ve 1 Afrika ülkesinde, 6 ve 27 Mayıs'ta 3 Güney Amerika, Avrupa, 6 Doğu ve üç Asya ülkesinde satışa sunuldu. Cihaz çeşitli bloglardan ve yayınlardan olumlu ve olumsuz tepkiler aldı. Donanımın iyileştirilmiş olması övgüyle karşılanırken iOS yazılımı bazı kullanıcıların tepkisini çekti. \niPad 2, iPad'den yaklaşık %36 oranında daha az hacme, %34 oranında daha ince bir tasarıma, 601 gr ağırlığı ile %12 oranında daha hafif bir ağırlığa sahiptir. 9.7 inç ekran boyutu bu nesilde de korunmuştur. Siyah renkli bir iPad 2'de siyah, beyaz renkli bir iPad 2'de beyaz bir ön yüz kullanılır. Kasa materyali alüminyumdur.\niPad 2'de çift-çekirdekli Apple A5 işlemci kullanılmaya başlanmıştır. Face Time özelliği için kamera eklenmiştir. Ekran türü olarak TFT LED'ten IPS LED'e geçilmiştir. RAM miktarı 256 MB'ten 512 MB DDR2'ye yükseltilmiştir. Bu da 2 kat daha kesintisiz, daha akıcı bir kullanımı beraberinde getirmiştir. 6930 mAh Li-Po bataryaya, Bluetooth v2.1 ve 802.11 a/b/g/n çift-taşıyıcılı Wi-Fi'a sahiptir.\n\n\nKrabbe hastalığı\nKrabbe hastalığı (Globoid hücre lökodistrofisi veya galaktozilseramid lipidoz olarak da bilinir), sinir sisteminin miyelin kılıfını etkileyen nadir, çoğu zaman öldürücü dejeneratif bir hastalıktır. Hastalık sfingolipitlerin metabolizma bozukluğu olan sfingolipidozun bir şeklidir. Kalıtsal olarak otozomal resesif aktarılır. Hastalık Danimarkalı nörolog Knud Haraldsen Krabbe'den (1885-1965) ismini almıştır.\n\n\nShelley Duvall\nShelley Alexis Duvall (d. 7 Temmuz 1949), Amerikalı oyuncu, komedyen ve seslendirme sanatçısı.\n\n\nRay Walston\nHerman Raymond \"Ray\" Walston (d. 2 Kasım 1914 - ö. 1 Ocak 2001), Amerikalı oyuncu, komedyen ve seslendirme sanatçısı.\n\n\nCorinne Lepage\nCorinne Lepage (11 Mayıs 1951, Boulogne-Billancourt, Hauts-de-Seine) 1995-1997 yılları arasında Çevre Bakanı. Fransız siyasetçi.\nParis Siyasal Bilgiler Enstitüsü'nü 1971 yılında bitirmiştir. 1974 yılında Kamu Hukuku Diploması, Siyaset Bilimi Diploması ve Avukatlık Yapabilirlik Sertifikası sahibi olmuştur. 1975 yılında yemin ederek avukatlık yapmaya başlamıştır. 1982 yılında Paris II Üniversitesi'nden Hukuk alanında Devlet Doktorası sahibi olmuştur. Avukatlığı sırasında eşiyle beraber çevre hukuku alanında uzmanlaşmış ve çevre konularında pek çok dava üstlenmiştir. Çevre ile alakalı çeşitli dernek ve birliklerde yer almış ve kurucusu olmuştur. 2008 yılında Çevre Bakanı Jean-Louis Borloo'ya ekolojik yönetimle alakalı rapor sunmuştur. Versailles-Saint-Quentin-en-Yvelines Üniversitesi ve Paris Siyasal Bilgiler Enstitüsü'nde dersler vermiştir.\nAlain Juppé hükümetlerinde çevre bakanı olduğu için kendisi sağcı çevreci olarak tanımlansa da böyle tanımlanmayı reddetmiştir.\n« \"Bana sağcı çevreci deniyor, hayır. Öncelikle ben bir çevreci değilim, çevre tutkunuyum. Ve ben sağcı değilim, ben ileriki yıllarımız için önemli olduğunu düşündüğüm konularla alakalı mücadele ediyorum. 20. yüzyılın en büyük tartışmaları sosyal sorunlardı ve sanırım 21. yüzyılın en büyük konusu çevresel sorunlar olacaktır.\" »\n1981'de ve 1993'te 1997 milletvekili seçimleri'nde aday olmuş ancak seçimleri kazanamamıştır. 1989 yılında sağ bağımsız listeden Cabourg belediye meclisine seçilmiş, Şehircilik ve Çevreden sorumlu Belediye Başkan yardımcısı olmuş ve 1995 belediye seçimlerinde RPR listesinden Cabourg belediye meclisine seçilip tekrar belediye başkan yardımcısı olmuştur.\n1995 yılında Alain Juppé Hükümeti'nde hiçbir partiye üye olmaksızın Çevre Bakanı atanmış ve buna Normandiyalı sağcılar sert bir şekilde eleştirilerde bulunmuşlardır. 1996 yılında Cap21 (Yurttaşlık, Hareket ve 21. yüzyıl için katılım) adlı siyasi bir düşünce kulübü kurmuştur, 2000 yılında bu kulüp siyasi bir harekete dönüşmüştür. 2002 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimleri seçimlerinde aday olmuş ancak %1,88 oy oranında kalmıştır. 2007 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinde François Bayrou'yu desteklemiş ve Cap21, Bayrou'nun partisi MoDem'in kurucu örgütleri arasında yer almış ve Corinne Lepage parti genel başkan yardımcısı olmuştur. 2009 yılında Avrupa Parlamentosu'na seçilmiştir. 2010 yılında çıkan anlaşmazlıklar üzerine Cap21 örgütünün de onayıyla MoDem'den ayrılınmış ve Cap21 bağımsız bir parti haline gelmiştir.\n2012 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimleri'nde 1. turdan itibaren François Hollande'a oy vereceğini açıklamıştır. 2014 yılında Avrupa Parlamentosu'na seçilememiştir.\nYerel yönetimler\nHükümet\nParti Yönetimi\nAvrupa Parlamentosu\n\n\n2016 UEFA ülkeler sıralaması\n\n2016 UEFA ülkeler sıralaması, ülkelerden 2017-18 UEFA Şampiyonlar Ligi ve 2017-18 UEFA Avrupa Ligi'ne katılacak takımların sayısını ve bu takımların maçlara başlayacağı turları belirlemekte kullanılır.\n\n\nSarsılmaz Kılınç 2000\nKılınç 2000 Mega bir Sarsılmaz A.Ş. tarafından üretilmekte olan Türkiye yapımı tabancadır.\nKılınç 2000 Mega’nın tasarımı, Çekoslovakya döneminde geliştirilen CZ-75 tabancasından esinlinerek yapılmıştır. 2014 yılının Ağustos ayında Türk Silahlı Kuvvetleri 8.600 adetlik bir sipariş verdi.\n\n\n2017 UEFA ülkeler sıralaması\n2017 UEFA ülkeler sıralaması, ülkelerden 2018-19 UEFA Şampiyonlar Ligi ve 2018-19 UEFA Avrupa Ligi'ne katılacak takımların sayısını ve bu takımların maçlara başlayacağı turları belirlemekte kullanılır.\n\n\nAdnan Ötüken İl Halk Kütüphanesi\nAdnan Ötüken İl Halk Kütüphanesi Türkiye'nin başkenti Ankara'nın Çankaya ilçesinin Kızılay mahallesinde bulunan bir kütüphane. 25 Temmuz 1922'de TC Maarif Vekaleti'nin alt katında kurulan kurum aynı yılın 26 Temmuz tarihinde \"Maarif Umumi Kütüphanesi\" adını alarak kurumsallaşmıştır. 1939 yılında Ulus'a daha sonra Kediseven Sokak'ta bir binanın zemin katına taşınan kütüphane 1971'de geçici süreliğine Yenmahalle'ye daha sonra Bahçelievler'e taşınmıştır. 1983 yılında Kumrular Sokak'ta bulunan şimdiki binasına yerleşen kütüphane 1985 yılında Millî Kütüphane'nin kurucusu Adnan Ötüken'in adını almıştır.\n500.000 cilt kitap ve süreli yayından oluşan koleksiyona sahip kütüphanenin binası 1944-46 yıllarında Mimar Paul Bonatz tarafından tasarlanıp inşa edilmiştir. Kütüphane binası 14 Nisan 1979 tarihinde 1. derece kentsel sit alanı olarak tescillenmiştir.\n\n\nAdMob\nAdMob, mobil reklamcılık sektöründe faaliyet gösteren Omar Hamoui tarafından kurulmuş bir şirkettir. AdMob sözcüğü, mobilde reklamcılık anlamındaki \"\"Advertising on mobile\"\"in birleştirilerek kısaltılmasınden gelmektedir. Şirket 2006 yılında kurulmuştur ve merkezi San Mateo, Kaliforniya'dadır. Kasım 2009'da Google tarafından 750 milyon ABD dolarına satın alınmıştır.\nAdMob aralarında Android, iOS ve Windows Phone'un da olduğu birçok platforma reklamcılık çözümleri sunmaktadır.\n\n\nManometre\nManometre, gaz veya sıvı akışkanların basıncını ölçmek için kullanılan alettir. U şeklindeki bir borudan meydana gelir. Boru içinde bulunan sıvı, akışkan tarafından, uygulanan basınca bağlı olarak seviye değiştirir. İki koldaki seviye farkı önceden hazırlanan ölçekli bir cetvelde ölçülerek basınç bulunur. Genellikle sıvı manometre ve metal manometre olmak üzere yaygın olarak kullanılan iki çeşidi vardır. Eski tip manometreler mekanik ve genellikle gümüşten yapılmadır.\n\n\nTeorik fizikçiler listesi\nBu bir kuramsal fizikçiler listesidir:\n * Ayrıca deneysel fizikçi\n º Ayrıca Astronom, astrofizikçi ya da kozmolog \n ^ Yeni bir matematik geliştirdi \n † Kimyaya katkıda buundu \n ‡ Biyolojiye katkıda bulundu\n\n\nAlexander Baumjohann\nAlexander Baumjohann (d. 23 Ocak 1987), Hertha Berlin takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2005 yılında Schalke 04 II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Schalke 04, Borussia Mönchengladbach II, Borussia Mönchengladbach, Bayern Munich II, Bayern Munich, Schalke 04, 1. FC Kaiserslautern, Hertha Berlin ve Hertha BSC II kulüplerinde oynadı.\n\n\nÄnis Ben-Hatira\nÄnis Ben-Hatira (d. 18 Temmuz 1988), Karlsruher SC takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman asıllı Tunuslu millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2006 yılında Hamburger SV II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Hamburg, MSV Duisburg, MSV Duisburg, Hertha Berlin, Hertha BSC II, Eintracht Frankfurt, SV Darmstadt 98, Gaziantepspor kulüplerinde oynadı.\n\n\nSami Allagui\nSami Allagui (d. 28 Mayıs 1986), Hertha Berlin takımında forvet pozisyonunda görev yapan Alman asıllı Tunuslu millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2005 yılında RSC Anderlecht kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla KSV Roeselare, FC Carl Zeiss Jena, SpVgg Greuther Fürth, 1. FSV Mainz 05, Hertha Berlin ve 1. FSV Mainz 05 kulüplerinde oynadı.\n\n\nRonny Heberson Furtado de Araújo\nRonny Heberson Furtado de Araújo (d. 11 Mayıs 1986), Fortaleza takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Brezilyalı futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2004 yılında Corinthians kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Sporting CP, União Leiria, Hertha Berlin ve Fortaleza kulüplerinde oynadı.\n\n\nJens Hegeler\nJens Hegeler (d. 22 Ocak 1988), Bristol City takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2007 yılında Bayer 04 Leverkusen kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Bayer Leverkusen, FC Augsburg, 1. FC Nürnberg, Hertha Berlin, Hertha BSC II ve Bristol City kulüplerinde oynadı.\n\n\nValentin Stocker\nValentin Stocker (d. 12 Nisan 1989), Hertha Berlin takımında orta saha pozisyonunda görev yapan İsviçreli millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2005 yılında Basel U-21 kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Basel ve Hertha Berlin kulüplerinde oynadı.\n\n\nMuammer Develi\nMuammer Develi, (d. 1896, İstanbul) - (ö. 27 Mayıs 1959), Türk siyasetçi.\nİstanbul Darülfünun Fen Şubesi ve Yüksek Dişçilik Okulu mezunudur. Fatih Numune Mektebi Beden Eğitimi Öğretmenliği, Kandilli Kız Lisesi Ulumu Tabiiyye Öğretmenliği, Selçuk Hatun Kız Sanayi Mektebi Teknoloji Öğretmenliği, Üsküdar Kız Sanayi Mektebi Malumatı Fenniye ve Tabiiyye Öğretmenliği, Tokat Orta Mektep Tabiiyye Öğretmenliği, Tokat Türk Hava Kurumu Kadınlar Kolu Başkanlığı, TBMM VI. ve VII. Dönem Tokat Milletvekilliği yapmıştır. Bir çocuk annesidir.\n\n\nAnkara Ekspresi (film, 2005)\nAnkara Ekspresi, 2005 Türkiye yapımı aksiyon ve drama filmi.\n\n\nPigme tavÅŸan\nPigme tavşan veya Cüce tavşan (\"Brachylagus idahoensis\"), Kuzey Amerika kıtasında yaşayan nadir bir tavşan türüdür.\nYetişkinleri 23.5-29.5 cm uzunluğunda ve 375-500 gram ağırlında olan pigme tavşan, dünyanın en küçük tavşan türüdür. Daha çok yavşan denen çalılarla beslenirler.\nDoğadaki başlıca düşmanları lerdir. Gelincikleri, Kır kurdu ve Kızıl tilki izler.\nYalnız Amerika Birleşik Devletleri'ne endemik olan bir tavşan türüdür. ABD'nin Nevada, Oregon, Montana, Washington, Utah, Wyoming ve Kaliforniya eyaletlerinde bulunur.\n\n\nSebastian Langkamp\nSebastian Langkamp (d. 15 Ocak 1988), Hertha Berlin takımında defans pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine Bayern Munich II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Hamburger SV II, Karlsruher SC II, Karlsruher SC, FC Augsburg, Hertha Berlin kulüplerinde oynadı.\n\n\nMarvin Plattenhardt\nMarvin Plattenhardt (d. 26 Ocak 1992), Hertha Berlin takımında defans pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2010 yılında 1. FC Nürnberg II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla 1. FC Nürnberg ve Hertha Berlin kulüplerinde oynadı.\n\n\nRune Jarstein\nRune Jarstein (d. 29 Eylül 1984), Hertha Berlin takımında kaleci pozisyonunda görev yapan Norveçli millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2002 yılında Odds kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Rosenborg, Viking ve Hertha Berlin kulüplerinde oynadı.\n\n\nJohannes van den Bergh\nJohannes van den Bergh (d. 21 Kasım 1986), Getafe takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2006 yılında Borussia Mönchengladbach II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Borussia Mönchengladbach, Fortuna Düsseldorf, Hertha Berlin, Hertha BSC II, Getafe ve Greuther Fürth kulüplerinde oynadı.\n\n\nJohn Anthony Brooks\nJohn Anthony Brooks (d. 28 Ocak 1993), Hertha Berlin takımında defans pozisyonunda görev yapan Amerikalı millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2011 yılında Hertha BSC II kulübünde başladı. Daha sonra ise Hertha Berlin kulübünde oynadı.\n\n\nNico Schulz\nNico Schulz (d. 1 Nisan 1993), Borussia Dortmund takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman millî futbolcu.\nProfesyonel kariyerine 2010 yılında Hertha BSC II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Hertha Berlin, Borussia Mönchengladbach, 1899 Hoffenheim ve Borussia Dortmund kulüplerinde oynadı.\n\n\nRoy Beerens\nRoy Johannes Henricus Beerens (d. 22 Aralık 1987), Reading takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Hollandalı millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2005 yılında PSV kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla NEC, Heerenveen, AZ, Hertha Berlin ve Reading kulüplerinde oynadı.\n\n\nFabian Lustenberger\nFabian Lustenberger (d. 2 Mayıs 1988), Hertha Berlin takımında orta saha pozisyonunda görev yapan İsviçreli millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2005 yılında FC Luzern kulübünde başladı. Daha sonra ise Hertha Berlin kulübünde oynadı.\n\n\nSascha Burchert\nSascha Burchert (d. 30 Ekim 1989), Greuther Fürth takımında kaleci pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2007 yılında Hertha BSC II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Hertha Berlin, Vålerenga ve Greuther Fürth kulüplerinde oynadı.\n\n\nSandro Wagner\nSandro Wagner (d. 29 Kasım 1987), TSG 1899 Hoffenheim takımında forvet pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2006 yılında Bayern Munich II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Bayern Munich, MSV Duisburg, SV Werder Bremen II, SV Werder Bremen, 1. FC Kaiserslautern, Hertha BSC II, Hertha Berlin, SV Darmstadt 98 ve TSG 1899 Hoffenheim kulüplerinde oynadı.\n\n\nHany Mukhtar\nHany Abubakr Mukhtar (d. 21 Mart 1995), Brøndby IF takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine Hertha BSC II kulübünde başladı.\n\n\nMarius Gersbeck\nMarius Gersbeck (d. 20 Haziran 1995), Hertha Berlin takımında kaleci pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2012 yılında Hertha BSC II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Hertha Berlin, Chemnitzer FC ve VfL Osnabrück kulüplerinde oynadı.\n\n\nFelix Bastians\nFelix Bastians (d. 9 Mayıs 1988), VfL Bochum takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2005 yılında Nottingham Forest kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Northwich Victoria, Halifax Town, Gillingham, Chesterfield, Notts County, Milton Keynes Dons, Young Boys, SC Freiburg, Hertha Berlin, Hertha BSC II ve VfL Bochum kulüplerinde oynadı.\n\n\nErmin Bičakčić\nErmin Bičakčić (d. 24 Ocak 1990), 1899 Hoffenheim takımında defans pozisyonunda görev yapan Bosnalı millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2009 yılında VfB Stuttgart II kulübünde başladı.\n\n\nTobias Strobl\nTobias Strobl (d. 12 Mayıs 1990), Borussia Mönchengladbach takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2008 yılında TSV 1860 München II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla TSG 1899 Hoffenheim II, TSG 1899 Hoffenheim, 1. FC Köln ve Borussia Mönchengladbach kulüplerinde oynadı.\n\n\nJens Grahl\nJens Grahl (d. 22 Eylül 1988), VfB Stuttgart takımında kaleci pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2006 yılında SpVgg Greuther Fürth II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla SpVgg Greuther Fürth, TSG Hoffenheim, TSG Hoffenheim II, SC Paderborn 07 ve VfB Stuttgart kulüplerinde oynadı.\n\n\nÇocuk Sarayı Apartmanı\nÇocuk Sarayı Apartmanı; Ankara'nın Altındağ ilçesinde bulunan tarihi bir apartmandır.\nCumhuriyet dönemi yapılarından biri olan Çocuk Sarayı Apartmanı, o zamanki adıyla Himaye-i Etfal Cemiyeti olarak anılan Çocuk Esirgme Kurumu için yaptırılmıştır. Projesi mimar Arif Hikmet Koyunoğlu tarafından çizilen binanın yapımına 1925 yılında başlanmış ve 1927'de tamamlanmıştır. Uzun yıllar boyunca kuruma hizmet eden yapı 12 Nisan 1980 tarihinde tescillenmiştir.\nI. Ulusal Mimarlık Akımı'nın etkisinde kalınarak tasarlanan bina dikdörtgen bir plan üzerine betonarme olarak inşa edilmiştir. Eğimli-kırma çatıya sahip olup malzeme olarak marsilya kiremit kullanılmıştır. Simetrik unsurların sıkça kullanıldığı yapının girişi ortadandır. Dışarıdan bakıldığında II. Evkaf Apartmanı ile büyük oranda benzerlik göstermektedir.\n\n\nHasip Ahmet Aytuna\nHasip Ahmet Aytuna, (d. 1895, Vidin) - (ö. 25 Mayıs 1980), Türk siyasetçi.\nSofya Üniversitesi Pedagoji Bölümü mezunudur. Bursa Maârif İdaresi Kâtipliği, Ankara Gazi Muallim Mektebi Terbiye, Ruhiyat ve Tedris Usulü Muallimliği, Ankara Gazi Lisesi Felsefe Muallimliği, Ankara Gazi Terbiye Enstitüsü Tedris Usulü Öğretmenliği, Yazarlık, TBMM VI. Dönem Tokat Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve iki çocuk babasıdır.\nBeyaz Zambaklar Ülkesinde kitabının 1976’da üçüncü çevirisi \"Akzambaklar Ülkesi Finlandiya’da\" adıyla Hasip Ahmet Aytuna tarafından piyasaya sunulmuştur.\n\n\nBritanski Meydanı\nBritanski trg (Britan Meydanı) Hırvatistan'ın başkenti Zagreb'de bulunan bir meydan. Kentte açık havada çiftçilerin taze meyve sebze ve diğer yiyecek çeşitlerini satabileceği ender mekanlardan olan meydan aynı zamanda önemli bir kentsel mekandır. Kentin ana meydanı Ban Jelačić Meydanından birkaç blok ötede olan meydan Ilica Caddesi üzerinde bulunur. Kentte bulunan tramvay meydanın güneyinden geçer ve meydanda 6 ve 11 numaralı hatlar için bir durak bulunur.\n\n\nJeremy Toljan\nJeremy Toljan (d. 8 Ağustos 1994), 1899 Hoffenheim takımında defans pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 1899 Hoffenheim kulübünde başladı.\n\n\nSteven Zuber\nSteven Zuber (d. 17 Ağustos 1991), 1899 Hoffenheim takımında orta saha pozisyonunda görev yapan İsviçreli millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2008 yılında Grasshopper kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla CSKA Moscow ve 1899 Hoffenheim kulüplerinde oynadı.\n\n\nDavid Abraham\nDavid Ángel Abraham (d. 16 Temmuz 1986), Eintracht Frankfurt takımında defans pozisyonunda görev yapan Arjantinli futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2005 yılında Independiente kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Gimnàstic, FC Basel, Getafe, 1899 Hoffenheim ve Eintracht Frankfurt kulüplerinde oynadı.\n\n\nKim Jin-su\nKim Jin-su (d. 13 Haziran 1992), Jeonbuk Hyundai takımında defans pozisyonunda görev yapan Güney Koreli millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2012 yılında Albirex Niigata kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla 1899 Hoffenheim ve Jeonbuk Hyundai kulüplerinde oynadı.\n\n\nRekreasyon\nRekreasyon; yapay kurallar olmaksızın yapılan, fiziksel etkinliğe dayalı bir eğlencedir. Kazanç amacı gütmeden, devamlılık zorunluluğu olmadan, kişiyi tazeleyen ve çevresiyle etkileşimini sağlayan bir zaman geçirme yoludur. İş ve kişisel zamandan arta kalan serbest zamanı kapsar. Rekreasyon güncel etkinlikleri ve temelde insanın doğayla daha fazla etkileşim halinde olmasını gerektirir.\n\n\nZagreb valileri listesi\nHırvatistan'ın başkenti Zagreb'in geçmişten günümüze valileri listesi. \n\n\nNahçıvan Devlet Üniversitesi\nNahçıvan Devlet Üniversitesi (Azerice: Naxçıvan Dövlət Universiteti), Azerbaycan Eğitim Bakanlığı bağlı yükseköğrenim kurumu. Bu yüksek eğitim kurumu, Nahçivan Özerk Cumhuriyeti'nde faaliyet gösteren tek devlet üniversitesi, temel bilim, eğitim ve kültür merkezidir.\nNahçıvan Devlet Üniversitesi, 1967 yılında kurulan Azerbaycan Devlet Pedagoji Enstitüsü Nahçıvan şubesi, beş yıl sonra ise bağımsız yüksek okula dönüşmüş Nahçıvan Devlet Pedagoji Enstitüsü'nün mirasçısıdır. Şube olarak faaliyet gösterdiği yıllarda yüksek okulda Azerbaycan Dili ve Edebiyatı, tarih ve matematik alanlarında uzmanlar yetiştiriliyordu. Burada bilimsel derecesi olan toplam dört kişi öğretmen bilimsel eğitiminde uğraşıyordu. Bölgenin ihtiyaçları dikkate alınarak 1972 yılında Nahçıvan şubeye dayalı Y. Memmedeliyev adına Nahçıvan Devlet Pedagoji Enstitüsü yapıldı.\n1990 yılında mevcut Pedagoji Enstitü Azerbaycan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu kararı ile Nahçıvan Devlet Üniversitesine dönüştü. Üniversitede pedagoji uzmanlıklarından başka avukatlar, otomobil ve iletişim mühendisleri, ekonomistler ve muhasebeciler, belediye ve gümrük görevlileri de yetiştirilmeye başlandı.\nÜniversitenin yeni kurulan \"gayret\" yayınlarında; Nahçıvan bölgesinin tarihine, arkeolojisi ve etnografyasına, zengin doğası ve doğal kaynaklarına, mimarlık abideleri gibi temel bilimler yapılan bilimsel çalışmaların sonuçlarına dair kitaplar yayımlamaktadır.\nKafkasya Üniversiteler Birliği'nin üyesidir.\n\n\nPhilippe Marini\nPhilippe Marini (d. 28 Ocak 1950, Paris) Fransız sağ siyasetçi. UMP'li eski senatör.\nKorsika kökenli Philippe Marini, Paris Siyasal Bilgiler Enstitüsü'nden mezun olmuştur. Paris II Üniversitesi'nde hukuk lisansını tamamlamıştır. Ulusal İdare Okulu'nu bitirmiştir. Maliye müfettişliğinden emeklidir. 1975-1976 yıllarında Paris Siyasal Bilgiler Enstitüsü'nde öğretim üyesi olarak görev almış, 1976-1978 yıllarında Compiègne Teknoloji Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olmuştur. Atom Enerjisi Komiserliğinde 1979-1982 yıllarında Mali Hizmetler müdür yardımcılığı ve 1982-1989 yıllarında müdürlük yapmıştır. 1992 yılı itibarıyla RPR ve UMP'den Oise senatörü olarak görev yapmıştır. 1998 yılı itibarıyla Paris mahkemesinde avukattır. 2011 yılında senatoda solun çoğunluğu sağlamasıyla beraber maliye komisyonu başkanlığına muhalefet temsilcisi olarak seçilmiş ve merkez sağın senatoda 2014 seçimlerinde çoğunluğu sağlaması üzerine komisyon başkanlığını bırakmıştır. Ocak 2015'te senatörlük görevinden sadece yerel yönetimlerdeki görevlerine devam etmek için istifa etmiştir.\nYerel Yönetimler\nSenato\n\n\nKevin Akpoguma\nKevin John Ufuoma Akpoguma (d. 19 Nisan 1995), defans pozisyonunda görev yapan Nijerya asıllı Alman futbolcudur.\n\n\nBekir Şeyhoğlu\nBekir Şeyhoğlu, (1919, Turhal, Tokat) - (ö. 30 Haziran 1973), Türk siyasetçi.\nOrtaokul mezunudur. Çiftçilik ve Tüccarlık, Turhal Belediye Başkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi XI. ve 1.(XII) Dönem Tokat Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve sekiz çocuk babasıdır.\n\n\nKamp Lakebottom\nKamp Lakebottom (\"Göl Kampçıları\"), Kanada yapımı animasyon serisi. 9 Story Entertainment tarafından üretimiştir. 4 Temmuz 2013 tarihinde Teletoon kanalında yayınlandı. ABD'de ise 13 Temmuz 2013 tarihinde Disney XD kanalında yayınlanmıştır. Türkiye'de ise ,Disney XD ve Disney Channel kanallarında yayınlanmaktadır. 2. sezon ABD'de 2 Mart 2015 tarihinde, Türkiye'de ise 1 Haziran 2015 tarihinde Disney XD kanalında yayınlanmıştır.\n12 yaşındaki cesur dahi McGee, güneşli kahkahalar kampı'na doğru harika bir tatile gitmek üzereyken otobüsü yanlış yola girip onu eski, yıkık dökük ve tüyler ürpertici gariplikteki Gölün Dibi kampı'na getirir.\n\n\nAzerbaycan Mimarlık ve İnşaat Üniversitesi\nAzerbaycan Mimarlık ve İnşaat Üniversitesi, veya kısaca AzMİU (Azərbaycan Memarlıq və İnşaat Universiteti), Azerbaycan Eğitim Bakanlığına bağlı Bakü'de bulunan yükseköğrenim kurumu.\nAzerbaycan Mimarlık ve İnşaat Üniversitesi (AzMİU), 1920 yılından Bakü Politeknik Enstitüsü bünyesinde inşaat fakültesi, 1930-1934 yıllarında bağımsız İnşaat ve Mimarlık Enstitüsü, 1934 yılından Azerbaycan Sanayi Enstitüsü, 1951 yılından itibaren ise Azerbaycan Politeknik Enstitüsü inşaat-mimarlık odaklı bölümleri birleştiren birkaç fakülte olarak faaliyet göstermiştir. 1975 yılında Azerbaycan SSC Bakanlar Kurulu kararı ile Azerbaycan İnşaat Mühendisleri Enstitüsü kurulmuştur. 1992 yılında enstitü üniversite statüsü almıştır. AzİMU inşaat alanında Kafkaslarda ilk ve şimdilik tek yükseköğretim kurumudur. Üniversite şimdiye kadar 25 binden fazla yüksek lisanslı mimar ve inşaat mühendisi hazırlamıştır. 2000 yılı Haziran ayının 13'ünde Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'in kararnamesi ile bu yüksek okul Azerbaycan Mimarlık ve İnşaat Üniversitesi adını almıştır.Azerbaycan Mimarlık ve İnşaat Universitesinde İnşaat fakultesi 1930-1940 yıllarında faaliyet göstermiştir\nKafkasya Üniversiteler Birliği'nin üyesidir.\n\n\nVladimir Milyutin\nVladimir Pavloviç Milyutin (d. 5 Kasım 1884, Lgovskiy , Rus Çarlığı - ö. 30 Ekim 1937 Kursk, Sovyetler Birliği) - Sovyet devlet adamı. İlk Sovyet hükümetinde Tarım Halk Komiseri (bakanı) olarak görev yaptı. 1910 yılında Menşeviklerden ayrılarak RSDİP'nin Bolşevik kanadına katıldı.\nKırsal kesimde yaşayan öğretmen bir ailenin içinde doğdu. Annesi, şair Julia N.'nin uzak bir akrabasıdır. Milyutin 1904 yılında St. Petersburg Üniversitesi'nden mezun oldu. Devrimci faaliyetlerinden dolayı defalarca tutuklandı. 5 yıl cezaevinde kaldı; 2 yıl tecritte tutuldu ve sürgün edildi. Milyutin 1917'den itibaren Sovyet hükümetinde çeşitli görevlerde bulundu:\nEkim 1917'de iktidarın ele geçirilmesinde Petrograd Devrimci Askeri Komite'nin bir üyesi olarak görev yaptı. Kurucu Meclis üyesi seçildi. 30 Ekim 1937'de karşı-devrimci faaliyetlerinden dolayı idam edildi. 1956 yılında iade-i itibar edildi.\n\n\nBen Wheatley\nBen Wheatley (1972), İngiliz yönetmen. Çeşitli sinema filmlerinde, televizyon komedilerinde ve dizilerde yönetmenlik yapmıştır.\n\n\nBruno Nazário\nBruno dos Santos Nazário ya da kısa adıyla Bruno Nazário (9 Şubat 1995), Cruzeiro takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Brezilyalı futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2012 yılında Figueirense kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Tombense, América Mineiro, 1899 Hoffenheim, Lechia Gdańsk ve Cruzeiro kulüplerinde oynadı.\n\n\nNiklas Süle\nNiklas Süle (d. 3 Eylül 1995), 1899 Hoffenheim takımında defans pozisyonunda görev yapan Alman millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2012 yılında 1899 Hoffenheim II kulübünde başladı. Daha sonra ise 1899 Hoffenheim kulübünde oynadı.\n\n\nJanik Haberer\nJanik Haberer (d. 2 Nisan 1994), SC Freiburg takımında forvet pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2012 yılında SpVgg Unterhaching II kulübünde başladı.\n\n\nTheo James\nTheo James tam adı ile Theodore Peter James Kinnaird Taptiklis (16 Aralık 1984, Oxford), İngiliz oyuncu. Bedlam'da Jed Harper'ı, suç draması Golden Boy'da Walter William Clark, Jr.'yi ve The Divergent Series'in film uyarlamalarında Tobias \"Four\" Eaton'ı canlandırdı.\nJames, 16 Aralık 1984'te, İngiltere'nin, Oxford şehrinde dünyaya geldi. Ulusal Sağlık Servisi'nde çalışan Jane'in ve bir iş danışmanı olan Philip Taptiklis'in oğludur. Babasının büyükbabası Yunan idi (Mora Yarımadası'ndan Yeni Zelanda'ya taşındı). Diğer ataları İngiliz ve İskoç'dur. Theo'nun beş çocuğunun en küçüğü olan iki kardeşi ve iki kızkardeşi vardır. Aylesbury Dilbilgisi Okulu'na girdi ve Nottingham Üniversitesi'nden felsefe lisans derecesini almaya devam etti. Bristol Eski Vic Tiyatro Okulu'na eğitim gördü.\n\n\n1990 FIFA Dünya Kupası elemeleri (AFC)\n1990 FIFA Dünya Kupası için olan elemelerin Asya (AFC) bölgesinde 26 takımdan 2'si finale çıktı. Eleme süreci 6 Ocak 1989'da başladı ve 28 Ekim 1989'da bitti. Bahreyn, Hindistan, Maldivler ve Güney Yemen bir eleme maçı oynamadan çekildi.\nKatar Final Turu'na çıktı.\nSuudi Arabistan Final Turu'na çıktı.\nBirleşik Arap Emirlikleri Final Turu'na çıktı.\nKore Cumhuriyeti Final Turu'na çıktı.\nÇin Final Turu'na çıktı.\nKuzey Kore Final Turu'na çıktı.\nKore Cumhuriyeti ve Birleşik Arap Emirlikleri 1990 FIFA Dünya Kupası'na katılmaya hak kazandılar.\n\n\nCédric Bakambu\nCédric Bakambu (d. 11 Nisan 1991, Vitry-sur-Seine), forvet mevkinde görev yapan Kongo asıllı Fransız futbolcudur.Şu anda İspanya La Liga ekiplerinden Villareal'de forma gitmektedir.\nBakambu Nisan 1991'de Kongo asıllı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Futbola 9 yaşında Ivry takımında başlayan Bakambu, 2006 yılına kadar bu takımda forma giydikten sonra 2010 yılında Serdar Gürler'in de formasını giydiği Sochaux takımına transfer oldu. 2010 yılında 2010 Coupe Gambardella'ya katılan Bakambu, takım kaptanı Serdar Gürler ile en çok dikkat çekenlerden biri olurken final maçında da bir gol atarak skora katkı yaptı. Fransa Stadyumu'nda oynanan maçı Sochaux penaltılarda kaybederek turnuvayı 2. bitirdi. İlk profesyonel maçına ise 7 Ağustos 2010 günü Arles-Avignon karşısında çıkan Bakambu, bir sonraki ay ise 3 yıllık sözleşme imzaladı. İlk sezonu olan 2010-11 sezonunda 11 maça çıkarken hiç gol atamadı.\n2011-12 sezonuna ise hızlı bir başlangıç yapan Bakambu, altyapıdan birlikte çıktığı Serdar Gürler ile birklikte daha çok süre almaya başladı. O sezon ligde 21 maça çıktı. İlk maçına 6.hafta oynanan Lille maçında çıkan Bakambu, bu maçta bir tane de gol attı. Marvin Martin, Modibo Maïga ve Serdar Gürler'in bulunduğu ve Mehmed Bazdarevic'in çalıştırdığı takımda o sezon genellikle sonradan oyuna giren oyuncu 21 maçta 869 dakika süre alırken FC Lorient ve Toulouse maçlarında da birer gol attı.\n2012-13 sezonunda ise takımdan bazı oyuncuların ayrılmasıyla formayı kapan Cedric, Eric Hély'nin takımında 6.haftada tam bir patlama yaşadı ve Troyes maçında biri kafa ile olmak üzere iki gol attı. Gollerine devam eden Bakambu, 17 Şubat 2013'te ise Paris Saint-Germain FC karşısında 1-0 geriye düşen takımının 3-2 kazandığı karşılaşmanın son golünü atarak 3 puanı getiren isim oldu. Sezon boyunca 33 maça çıktı, 8 gol attı ve 1 asist yaptı.\n2013-14 sezonunda da takımın değişilmezi olan Bakambu, ilk golünü ise 7.haftada Guingamp'a attı. Bu takımda Emmanuel Mayuka'ya formayı kaptıran oyuncu genellikle oyuna sonradan girdiği sezonda 31 maça çıktı, 7 gol attı 2 asist yaptı. \n2014-15 Transfer döneminin son gününde Fransa’nın FC Sochaux takımının forvet oyuncusu Cedric Bakambu, Özlüce Tesislerinde kendisini 4 yıllığına Bursasporlu yapan imzayı attı. Bu transfer için Kulübüne 1.8 Milyon Euro bonservis ücreti kendisine ise 800 bin Euro verildi.\n\n\nMichael Agazzi\nMichael Agazzi (3 Temmuz 1984, Ponte San Pietro), kaleci mevkiinde görev almaktadır. Serie A ekiplerinden Milan'da forma giymektedir.\n22 Mayıs 2014'te AC Milan 1 Temmuz'da takıma katılması düşünülen Agazzi'yi Chievo Verona'dan kadrosuna katmıştır. Michael Agazzi'nin takıma katılmasının ardından Christian Abbiati'nin sözleşmesi sona ermiştir.\n\n\nAbdul Majeed Waris\nAbdul Majeed Waris (d. 19 Eylül 1991, Tamale), forvet mevkiinde görev yapan Ganalı futbolcudur.Fransa'nın Ligue 1 ekiplerinden Lorient'de forma giymektedir.\n1991 yılının Ekim ayında Gana'nın Tamale şehrinde müslüman bir ailenin oğlu olarak doğan Waris, Tamale şehrinde parfüm satan bir anne ve kaynakçı bir babanın oğlu olarak çoğu Afrikalı gibi futbol oynamaya başladı. Çok küçük yaşlarda, avlu arkalarında asfalt, çakıl üzerinde ayakkabı olmadan-yalın ayakla futbolu oynayan Waris, gerçek futbol ile yani çim üzerinde oynanan futbolla ise 12-13 yaşlarında Dream Futbol Akademi sayesinde tanıştı.\n1999 yılında kurulan Dream Akademisi o zamanlar Gana, Sierra Leone, İngiltere ve ABD'de okullar kurdu. Aynı zamanda futbol ile de okulları bağdaştıran bu Akademi, böylelelikle Waris gibilerine de şanslar sundu. Waris'in kendisini ispatlamasına da bu Akademi aracı oldu ve 17 yaşındayken ise Dünya Gençler Futbol Kupası ya da diğer adıyla Gothia Cup için Göteborg'a gitme şansı yakaladı. İngiltere'nin Hartpury Futbol Akademisi'nin sayesinde burada dikkatleri iyice kendisine çekmeye başlayan ve Fildişi Sahili'li golcü Didier Drogba'yı örnek alan Waris'i Hacken kulübü scoutları izlemiş daha sonra ise bu kulüp ile imzalamıştır.\nİngilteren Hartpury Futbol Akademisi'nden geldiğinden beri hep yedekten şans bulan Waris, Mart 2010'da oynanan maçta Trelleborg'a karşı yedekten formayı giyerek ilk kez Hacken formasını giymiş oldu. 4 yıllık sözleşmeyi imzaladığı andan sonraki ilk deneyimi de bu maç oldu. Svenska Cupen'da 2010 senesinde Östersunds'a karşı oynanan maçta ilk 11'de başladı ve ilk golüyle de bu sayede tanıştı Hacken formasıyla. Kendisi için en kritik dönemse Ranegie'nin ayrılışı ile başladı. Ranegie takımdan ayrılınca 11'de görev almaya başladı ve gollerde attı oynamaya başlayınca. Can damarını kaybetti denen takımın yeni can damarı olmaya adaydı. Ancak bu dönemde yaşadığı şanssız bir sakatlık oldu ve Waris sezonu kapattı.Forma giymeye başladığı dönemle birlikte sergilediği performansla ilerisi için umut verdi ve yeni sezon öncesi Gerhardsson'un planlarında yer buldu kendisine. Hocanın kadroya transfer ettiği onca isimler şans alamazken, Brezilya'dan getirttiği 3-4 Brezilya'lı forma giyemezken yeni sezona sakatlığını atlatıp giren Waris yine formayı kaptı.2011-12 sezonunda ise tam anlamıyla patlama yaşayan oyuncu 29 maça çıktı, 23 gol attı ve 9 asist yaparak ligde skora en çok etki eden isim oldu. Sezon sonunda birçok kulübün dikkatini çekti.\nAbdul Majeed Waris, 2012 Ocak ayında ise Spartak Moscow takımının dikkatini çekti ve 2,90 milyon € bonservis bedeli ile bu takıma transfer oldu. RFPL'de ilk maçına 10 Mart 2013 tarihinde çıkan Waris, 3-1 kazanılan Terek Groznıy maçında 82.dakikada oyuna girdi. Emmanuel Emenike, Yura Movsisyan, Artyom Dzyubave Welliton gibi isimlerden dolayı forma şansı bulamayan Majeed Waris, Dünya Kupası'nda forma giymek istemesi nedeniyle bir sonraki transfer döneminde takımdan ayrılmak istediğini açıkladı. O sezon ligde 7 maça çıkıp 1 asist yapan oyuncu, 2013-14 sezonunda ise 4 maça çıktı ve kendisi adına son maç olan Rostov maçında da ilk golünü kadetti.\nOcak 2014'te ise Ligue 1 ekibi Valenciennes'e transfer olan Waris'in 30 Haziran 2014'e kadar bu takımda kalacağı açıklandı.\"29\" numarayı tercih eden Waris, ilk golünü ise 3-2 kazanılan ve 14 Şubat günü oynanan ve kariyerindeki ilk Ligue 1 maçı olan Bastia maçında kaydetti. Bu maçta gösterdiği performans ile Goal.com tarafından o hafta Tüm dünya da en iyi performans gösteren Ganalı fubolcu seçildi. Art arda 4 maçta 5 gol atan Majeed, tüm dikkatleri üzerine çekti. İyi performans gösterse de takımı Ligue 2'ye düştü ve Majeed takımdan ayrıldı.\n2014-15 transfer döneminde Óscar Cardozo, Kevin Constant, İshak Doğan, Mehmet Ekici ve Mustapha Yatabaré gibi yaklaşık 25 futbolcuyu kadrosuna katan ve adı Islam Slimani ve Kostas Mitroğlu ile anılan Trabzonspor'un dikkatini çeken oyuncu, transfer döneminin bitimine 1 gün kala Trabzon şehrine geldi ve tıpkı Mustapha Yatabaré ve Avraam Papadopoulos gibi transferin son gününde kadroya katıldı. KAP'a yapılan açıklamada \"FC Spartak Moskow'a sözleşme fesih bedeli olarak 6.000.000.-EUR ödenecektir. 4 (Dört) futbol sezonu için anlaşmaya varılan Waris Majeed'e; 2014-15 futbol sezonu için 950.000.-EUR garanti ücret ve 10.000.-EUR maçbaşı, 2015-16 futbol sezonu için 950.000.-EUR garanti ücret ve 10.000.-EUR maçbaşı, 2016-17 futbol sezonu için 950.000.-EUR garanti ücret ve 10.000.-EUR maçbaşı, 2017-18 futbol sezonu için 950.000.-EUR garanti ücret ve 10.000.-EUR maçbaşı ödenecektir.\" ifadelerinde bulunulmuştur. Majeed, 6M Euro bonservis bedeliyle Trabzonspor tarihindeki 100.futbolcu olurken, kulüp tarihinde en çok bonservis bedeli ödenen yabancı futbolcu olmuştur.\nWaris, 2014-15 sezonunda ilk maçına Derbi maçında Fenerbahçe karşısında 14 Eylül 2014 günü çıktı ve sol kanatta oynadığı maçın tamamında görev yaptı.\n\n\nRektör'ün Sarayı\nRektör'ün Sarayı () Hırvatistan'ın Dubrovnik kentinde bulunan bir saray. 14. yüzyılla 1808 arası Ragusa Cumhuriyeti Rektörü'nün resmi ikâmetgâhı olan yapının mimarisi Rönesans ve Barok elementlerle zenginleştirilmiş Gotik mimarisidir. Sarayın içinde 1872'den beri bir müze hizmet vermektedir.\n\n\nMr. Six\nMr. Six Six Flags adlı eğlence parkının 2004-05 tanıtımında yer almış bir karakterdir. Smokin giyen ve kalın çerçeveli gözlük kullanan yaşlı bir adam olarak kurgulanmıştır. Britanyalı oyuncu Danny Teeson tarafından canlandırılmıştır.\n\n\nBrad Dourif\nBradley Claude \"Brad\" Dourif (18 Mart 1950), Amerikalı oyuncu, komedyen ve seslendirme sanatçısı. \"Yüzüklerin Efendisi\" üçlemesinde Saruman'ın yardımcısı olan Rohan'lı Grima Solucandil karakterini canlandırmıştır.\n1975'te yapılan One Flew Over the Cuckoo's Nest (Guguk Kuşu) Filminde \"Billy Bibbit\" adıyla rol almıştır.\n\n\nNazmi Trak\nNazmi Trak, (d. 1886, Malkara) - (ö. 11 Şubat 1957), Türk siyasetçi.\nOrtaokul mezunudur. Çiftçilik, Tüccarlık, Vilâyet Meclisi Umûmî Azalığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi VI. ve VII. Dönem Tekirdağ Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve bir çocuk babasıdır.\n\n\nFethi Mahramlı\nFethi Mahramlı, (d. 1915, Tekirdağ) - (ö. 29 Haziran 1972), Türk siyasetçi.\nLise mezunudur. Çiftçilik, Tüccarlık, Fabrikatörlük, İl Genel Meclis ve Daimî Komisyon Üyeliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi X. ve 1.(XII) Dönem Tekirdağ Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve üç çocuk babasıdır.\n\n\nNihan İlgün\nNihan İlgün, (1940, Malkara - 16 Nisan 2020 ) Türk siyasetçi.\nİstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunudur. Çalışma Bakanlığı Edirne Bölge Çalışma Müdürlüğü İş Müfettişliği, Tüccarlık, Tekirdağ İl Genel Meclis Üyeliği, Serbest\nTicaret, Çiftçilik, Türkiye Büyük Millet Meclisi 4.(XV), 5.(XVI), XX. ve XXI. Dönem Tekirdağ Milletvekilliği yapmıştır. Evlidir.\n\n\nKemal Derin\nKemal Derin (d. 1971, Elazığ), Türk yazar, hukukçu.\nKemal Derin, Adana İsmet İnönü Endüstri Meslek Lisesinin ardından İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 1993 yılında mezun olmuştur.1996 yılından bu yana Adana Barosuna kayıtlı serbest Avukatlık yapmaktadır. 1993-1994 yılları arasında Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Adana Şubesi Yönetim Kurulu Üyeliğini, 2000-2002 yılları arasında Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyeliği, 2006-2008 yılları arasında Adana Barosu Avrupa Birliği Komisyonu üyeliğini ve 2008-2010 yılları arasında Alevi Bektaşi Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliği yapmıştır.\nAvrupa Birliği ve Azınlıklar ile ilgili çalışmaları ve çeşitli dergilere makaleleri bulunmaktadır.\n2012 yılında “Aşkın Hünkârı Hacı Bektaş Veli/Şahdiz”, 2014 yılında “Börklüce Mustafa” romanlarını yayımladı.\nHacı Bektaş Veli'nin yaşadığı toprakları dolaşarak, öğretisinin oluşmasına etkisini görebilmek için bugüne kadar kimsenin yapmadığını yapmış, Hacı Bektaş Veli'nin doğduğu Nişabur'dan başlayıp onun Anadolu'ya gelirken izlediği \"Hac Yolu\"nu takip ederek bir ilki gerçekleştirmiştir.\nHaftalık yayımlanan \"Oniki Gazetesi\"nde Köşe yazarlığı yapmaktadır.\n\n\nÖmer Kahraman\nÖmer Kahraman, (d. 1930, Malkara), Türk siyasetçi.\nKepirtepe Köy Enstitüsü Öğretmenlik Bölümü mezunudur. Malkara Aksakal, Alaybey ve Balabancık Köyü Öğretmenliği, Çanakkale Yülüce ve Çokal Köyleri Öğretmenliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi 4.(XV) ve 5.(XVI) Dönem Tekirdağ Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve iki çocuk babasıdır.\n\n\nCollaborative Hypertext of Radiology\nThe Collaborative Hypertext of Radiology (ya da \"CHORUS\") ücretsiz bir tıbbi referans veritabanıdır. Başlangıçta Chicago Üniversitesi'nde geliştirilen bir sistem üzerine kuruludur ancak şu anda Wisconsin Medical College bünyesinde yer almaktadır.\n\n\nAli Rıfkı Atasever\nAli Rıfkı Atasever, (d. 1931, Eski Cuma, Bulgaristan), Türk siyasetçi.\nAlmanya’da Yol, Su, Su Ekonomisi, Köprü ve Mimari Tahsili yapmıştır. Avrupa’da Şantiye Şefliği, İthalatçılık, İhracatçılık, Serbest Tüccarlık, Müteahhitlik, İnşaat ve Sanayi Makine Ticareti, Türkiye Büyük Millet Meclisi XVII. ve XVIII. Dönem Tekirdağ Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve iki çocuk babasıdır.\n\n\nStefan Strandberg\nStefan Strandberg (d. 25 Temmuz 1990, Lyngdal), Stoper mevkiinde görev yapan Norveçli futbolcudur.\n\n\nTuzhurmatu\nTuzhurmatu (, Kürtçe: Tûz Xûrmatû تازه خورماتوو) Irak'ın Selahaddin ili'ne bağlı şehir. Kerkük'e uzaklığı 70 km, Bağdat'a uzaklığıysa 170 km'dir.\n23 Ocak 2013'te bir taziye evine düzenlenen intihar saldırısında 42 kişi ölmüştür.\n\n\nDiniyar Bilyaletdinov\nDiniyar Rinatoviç Bilyaletdinov (d. 27 Şubat 1985, Moskova), Rubin Kazan takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Rus millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2004 yılında Lokomotiv Moskova kulübünde başladı.\n\n\nDemiyelinizan hastalıklar\nDemiyelinizan hastalıklar, sinir sistemindeki nöronlarda myelin kılıfı hasarı sonucu meydana gelen hastalıkların genel ismidir. Bu hasar etkilenen sinirlerde sinyallerin iletimini bozar. Sonuç olarak iletim yeteneğindeki azalma; his kaybına, hareket, algı ya da sinirlerin rol aldığı diğer işlevlerin yetersizliğine neden olmaktadır.\nBazı demiyelinizan hastalıklar genetik nedenlerle, bazıları enfeksiyöz ajanlar tarafından, bazıları bağışıklık tepkileri nedeniyle ve bazıları da bilinmeyen faktörler nedeniyle oluşmaktadır. Ayrıca organofosfatlar da sinirlerde miyelin hasarına neden olabilirler. Nöroleptiklerin de demiyelinasyona neden oldukları bildirilmiştir.\nDemiyelinizan hastalıklar periferik sinir sistemini etkileyenler ve merkezi sinir sistemini etkileyenler olarak sınıflandırılabilirler.\nMerkezi sinir sistemini etkileyenler şunlardır:\nBu rahatsızlıklar optik nörit ve Transvers miyelit ile de ilişkilidir.\nPeriferal sinir sistemini etkileyen demiyelinizan hastalıklar:\n\n\nVentilatör ilişkili pnömoni\nVentilatör ilişkili pnömoni mekanik ventilasyon alan hastalarda görülen, nazokomiyal enfeksiyonların bir alt tipidir. Ventilatör ilişkili pnömoni etken ajanlar ile karakterize değildir. Adından da anlaşılacağı gibi hastanede mekenik ventilasyon süresi geçiren hastalarla sınırlandırılmıştır. VIP’nin teşhisi güçtür; fakat, iki veya ikiden fazda akciğer röntgeni, > 38 ℃ ateş, > 12 x 10⁹/ ml lökosit değeri prülan trakebronşiyal sekresyon, genellikle teşhis için gereklidir. Etken ajan veya mekanizmanın doğru kategorizasyonu için, referans olarak önceki mekanik ventilasyon kültür sonuçlarının alınması önerilmektedir.\nMekanik ventilasyonda olan hastalar genellikle sedatizedir ve iletişim kurulamaz. Pnömoni hastalığının birçok tipik semptomu hem olmayabilir hem de tanımlanamayabilir. En önemli belirtileri; ateş, düşük vücut sıcaklığı, yeni prülan balgam, ve hipoksidir.\nVentilatörle ilişkili pnömoninin teşhisi, hastanın mekanik ventilasyona maruz kaldıktan sonra pnömononin teşhisi ile gerçekleşir. Kan testinde beyaz kan hücrelerinin azalmas ve pnömoni göstergesi olarak göğüs röntgeninde yeni bir gölgelenme (sızma) sergileyen bir hasta, mekanik ventilasyon üzerinde, VIP şüphesi vardır. Kan kültürü VIP’ye sebep olan mikroorganizmaları ortaya çıkarabilir.\nVIP teşhisi belirlemek için iki seçeneği vardır. Ilk seçenek VIP belirtileri olan bir hastadan trakea kültürü almak artı yeni bir akciğer filminde kapalılık gözlenmesidir. Diğer bir seçenek ise bronkoskopidir. Her iki durumda da, kültürler negatif ve aranan sonuçlarar açık olmasa da teşhis edilemeyebilir.\nHerhangi bir akciğer altında yatan veya immün problemi olan kişilerde, endotrakeal tüpün olması veya trakeostominin bulunması akciğerin alt segmentlerine bakteri girişi için bir yol oluşturduğu için, VIP öncelikli olarak görüldüğü saptanmıştır. Baktreiler küçük topluluklar halinde endotrakeal tüpün cuffu’nın etrafında yolculuk ederler. Sık sık, endotreakal tüp veya trakeostomide oluşan bakteri kolonileri, akciğer her nefes alıp verdiğinde içine ilerler. Ayrıca bakteriler derin trakeal aspirasyonla ve bronkoskopi ile de akciğere getirilebilir. Diğer bir olasılık ise, bronşiyal hatta zaten bir bakterinin olması ve bu hattın vücut tarafından sadece kontrol edilmesiyle de ortaya çıkmaktadır. Hücrelerin silliyer eylemi trakeadaki mukusu yukarıya doğru ittirir. Bu da hiçbir hava açılığı olmayan şişik cuff etrafında sıvı birikmesine yol açmaktadır. Bakteriler bu ortamda rahatlıkla kolonize olabilirler ve sayılarına enfekte edecek kadar artırabilirler. Akciğer boşluklarında ve hava akımına doğru ilerleyen enfekte damlacıklar Bernoulli Prensibi ile açıklanır. Saf oksijen konsantrasyonunun hücrelerle uzun bir süre teması akciğer hücrelerinde oksidatif hasara sebep açabilir ve ayrıca hücrelerin silialarında da hasara yol açabilir. Böylece, vücudun ilk savunma hattı bu sebeple inhibe olmuş olur.\nÇoklu ilaca dirençli organizmalar için risk faktörü olmayan insanlarda yaygın bakteriler lokal bilgiye bağlı olarak tedavi edilebilir. Ceftriaxone, ciproflaxosin, levoflaxosin, veya ampicilin/sulbaktam atibiyotiklerin uygun olarak kullanılabilir.\nKısa bir süre içerisinde VIP’yi önlemek için çeşitli uygulamalar vardır. Bunlar; mümkün ise ventilasyonun kesilmesi, veya entübeyse çeşitli stratejiler mevcuttur. Direçli bakteriler herhangi bir bulaşıcı bakteriler gibi çok cabuk yayılırlar. Etkili enfeksiyon kontrolü için. uygun el yıkama, invaziv işlemler için uygun sterilizasyon teknikleri uygulamak zorunludur. En önemli yönü ise, hastanın aldığı sedasyon aldığı hava miktarıyla sınırladırılmasıdır.\nVIP’yi önlemek için başka önerilen yöntemler ise yatak başını 30 derece kaldırmaktır. Kanıtlar ağırlıklı olarak kalp cerrahisi geçirmiş hastalarla sınırlı olmasına rağmen, korheksidin gibi antiseptik solüsyonlarda da, VIP insidansını azaltabilir.\nMekanik ventilasyon alan hastalarin %8 ila %20’inde VİP, ventilasyon sırasında herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir. Bunun sebebi entübasyon işleminin bu enfeksyona katkıda davetiye çıkarmasıdır.\nEntübasyonun genellikle daha az direçli organizmalar içermesi böylece VIP için da daha olumlu bir sonuç ile meydana gelmesi istenen bir durumdur. Mekanik ventilasyonu gerektiren solunum yetmezliklerinde, enfeksiyon yüksek mortalitede olduğu için, mortaliteye ait VİP’nin kesin katkısının belirlenmesi zor olmuştur. 2006 yılı itibarıyla tahminler, VİP gelşmeyen hastalarda ölüm %33 ile %50 arasında değişmektedir. VIP, bazı mikroorganizmalar (Pseudomonas, Acinetobacter), kan akım enfeksiyonları, etkisiz başlangıç antibiyotikleri ile ilişkili olduklarında ölüm oranı daha yüksektir. VİP akut solunum yetmezliği sendromu (AKUT) olan kişilerde yaygındır.\n\n\nLovastatin\nLovastatin, statin grubuna dahil olan bir maddedir. Diyet yolu ile vücuda alınan bu madde, kolesterolün üretimini engelleyerek kandaki kolesterolün azalmasını sağlar. Böylelikle hiperkolesterolemi ile birlikte kardiyovasküler hastalıkların oluşma riski azaltılabilmektedir. Lovastatin doğada kavak mantarı ile kırmızı maya pirincinde bulunmaktadır.\nVücut lovastatine genellikle iyi tolerans gösterir. Ancak çok seyrek de olsa yan etkileri görülebilmektedir. Kreatin fosfatın yükselmesi, şişkinlik, karın ağrısı, kabızlık, ishal, kas ağrısı veya ağrıları, hazımsızlık, halsizlik, bulanık görme, kızarıklık, baş dönmesi bu yan etkilere örnek gösterilebilir. Yine tüm statin grubuna dahil ilaçlarda da görüldüğü gibi nadiren miyopati, hepatotoksisite (karaciğer hasarı), dermatomiyosite veya rabdomiyolize neden olabilir. Beklenmeyen bir yan etki görüldüğünde müdahale edilmez ise yaşamı tehdit edebilecek sonuçlar doğabilir.\n\n\nDaniel Percheron\nDaniel Percheron (d. 31 Ağustos 1942, Beauvais) Fransız sosyalist senatör.\nTarih-Coğrafya öğretmenliği yapmış, Sosyalist Parti'ye (PS) üye olmuştur. 1973-1997 yıllarında Sosyalist Parti'nin Pas-de-Calais federasyonunun başında bulunmuştur. 1977-1979 yıllarında Sosyalist Parti'nin Yerel Yönetimlerden sorumlu ulusal sekreteri, 1994-1995 yıllarında kalkınmadan sorumlu ve 1997-2000 yıllarında da kurumsal reformlardan sorumlu ulusal sekreteri olmuştur. 1977 yılından itibaren yerel yönetimlerde görev almış, 2001 yılı itibarıyla Nord-Pas-de-Calais bölgesel konseyi başkanlığı görevini yürütmektedir. 1979-1983 yıllarında Avrupa Parlamentosu'nda milletvekilli olarak yer almıştır. 1983 yılı itibarıyla da senatördür.\n\n\nFaik Üstün\nMehmet Faik Üstün (1884, Milas, Muğla - 2 Ekim, 1966), Türk siyasetçi.\nMülkiye Mektebi mezunudur. Aydın İli Maiyet Memurluğu, Karaburun, Nif, Bodrum, Soma, Geyve Kaymakamlıkları, Aydın, Bursa Muhâcirîn Müdürlükleri, Reddi İlhak Cemiyeti Kurucu Üyeliği, Mülkiye Müfettişliği, Ergani Sancağı Mutasarrıflığı, Burdur, Amasya, Mersin, Kırklareli, Niğde, Seyhan Valilikleri, Niğde Bölgesi İskân Müfettişliği, Toprak Mahsulleri Ofisi Yönetim Kurulu Üyeliği ve Başkanlığı, TBMM IX. Dönem Kırklareli Milletvekilliği, İçişleri Komisyonu Başkanlığı yapmıştır. Evli ve büyükelçi Gündoğdu Üstün dahil üç çocuk babasıdır.\n\n\nMahmut Erbil\nMahmut Erbil (d. 1901, Ustrumca - ö. 17 Nisan 1955), Türk siyasetçi.\nRüştiye mezunudur. Çiftçidir ve serbest ticaret ile uğraşmaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi IX. ve X. Dönem Kırklareli Milletvekillidir. Evli ve beş çocuk babasıdır.\n\n\nStradivarius (Inditex)\nStradivarius () İspanyol moda grubu Inditex'e bağlı uluslararası kadın ve erkek giyim ve moda markası.\nStradivarius, 1994 yılında Barselona, İspanya'da yenilikçi bir konsept ile bir aile şirketi olarak kuruldu. 1999 yılında Inditex Grubuna katılan Stradivarius'un 53 ülkede toplam 842 mağazası bulunmaktadır.\nStradivarius markası, ünlü çalgı yapımcıları olan ve aynı adı taşıyan ünlü Stradivarius ailesi ile karıştırılmamalıdır.\n31 Ekim 2013 tarihi itibarıyla ülkelere ve sayılarına göre Stradivarius mağazaları:\n\n\nSıtkı Pekkip\nSıtkı Pekkip (d. 1913, İstanbul) - (ö. 19 Ocak, 1959), Türk siyasetçi.\nBrüksel Ticaret Lisesi mezunudur. Tüccarlık ve Fabrikatörlük, Kırklareli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi IX. ve XI. Dönem Kırklareli\nMilletvekilliği yapmıştır. Evli ve iki çocuk babasıdır.\n\n\nMehmet Ali Ceylan\nMehmet Ali Ceylan (d. 1923, Ceylanköy, Lüleburgaz, Kırklareli) - (ö. 22 Ağustos, 2004), Türk siyasetçi.\nİstanbul Yüksek İktisat ve Ticaret Okulu mezunudur. Serbest Ticaret, Sanayicilik, Türkiye Büyük Millet Meclisi X. ve XI. Dönem Kırklareli Milletvekilliği, XI. Dönem TBMM Başkanlık Divânı Kâtip Üyeliği yapmıştır. Evli ve üç çocuk babasıdır.\n\n\nPull and Bear\nPull & Bear, ) İspanya merkezli Narón, Galiçya'da kurulmuş giyim ve moda aksesuarları markası. 1986 yılında New Wear, S.A. ismiyle kurulmuştur. Mağazalarının yanı sıra eylül 2011 itibarıyla internet üzerinden satış yapmaya başlamıştır.\n15 Mayıs 2014 tarihi itibarıyla ülkelerine ve sayılarına göre Pull & Bear mağaza sayıları:\nPull & Bear, ana şirket tarafından üretilen kendi etiketlerini satıyor. Dış görünüm, kıyafet seçimi ve eğilimleriyle, çoğunlukla gençlere hitap etmeye çalışırlar.\n\n\nOysho\nOysho, İspanya merkezli kadın iç giyim konusunda uzmanlaşmış moda markası. Inditex tekstil grubu bünyesinde bulunmaktadır. 1977 yılında Confecciones Noite, S.A. adı ile Arteixo, Galiçya'ya da kurulmuştur. 2000 yılında şirket ismi \"Oysho España\" olarak değişmiştir.\nDünya üzerinde 37 ülkede 543 Oysho mağazası bulunmaktadır.\n1 Şubat 2014 itibarıyla ülkelerine göre Oysho mağazaları ve sayıları:\n\n\nKuzey Kafkas ırkı\nKuzey Kafkas ırkı 20. yüzyılın başlarında Kafkas ırkının alt ırklardan biri olarak bilimsel ırkçılık ve biyolojik antropoloji kullanılan bir terimdir.\nBu ad Kuzey Kafkasya halklarından gelmektedir.\nKuzey Kafkas ırkı Balkan-Kafkasya ırkının bir kolu olarak kabul edilir ve Alpin ve Dinar ırkları ile akraba olduğu bilinir.\nBu fenotip şu etnik gruplarda yaygındır: Çeçenler ve Osetler\n\"Kafkasya Avarları, Balkarlar, Batslar, Osetler, İnguşlar, Karaçaylar, Çeçenler\"\n\"Darginler, Laklar, bir kısım Kafkasya Avarları\"\n\n\nNikolay Mihaylov\nNikolay Mihaylov (d. 28 Haziran 1988, Sofya), kaleci mevkiinde görev yapan Bulgar millî futbolcu Tff 1. Lig ekiplerinden Mersin İdman Yurdu takımında Kaleci olarak görev yapmaktadır 2015-2016 sezonunda takımın kötü performansı ve yediği talihsiz gollerden dolayı sözleşmesi feshedilmiştir daha sonra 2016-2017 sezonunda Mersin idman Yurdu ile tekrar sözleşme imzalayarak Mersin İdman Yurdu takımın kalesine geçmiştir\nFutbola Bulgaristan’ın köklü kulüplerinden olan Levski Sofya’da başlayan Mihaylov, henüz 19 yaşında Levski ile AJ Auxerre arasında oynanan Avrupa maçına çıktı. Mihaylov, iyi bir performans göstererek Levski Sofya'nın as kalecisi oldu ve Avrupa’nın birçok kulübünün dikkatini çekti.\n2007 yılında Fiorentina’nın teklifini reddederek Liverpool’a transfer oldu. Pepe Reina ve Charles Itandje gibi kalecilerden formayı devralamayan Nikolay kiralık olarak 3 sezonluğuna Twente’ye transfer oldu.\nTwente’de 3 sezonda 12 maça çıkan Bulgar kaleci 2010 yılında Liverpool ile kontratı bitince Twente takımına bonservissiz olarak transfer oldu. Twente’de 3 sezon boyunca 114 maça çıkan Bulgar kaleci bir Eredivisie şampiyonluğu, Johan Cruijff Shield Kupası ve KNVB Kupası kazandı. Ayrıca 2011 yılında ülkesinde yılın oyuncusu seçiminde 3. olan Mihaylov Hollanda Ligi'nde ise aynı yılda yılın kalecisi seçildi.\n2013 yılının Ağustos ayında 500 bin avro karşılığında İtalya Seria ekiplerinden Verona takımına transfer oldu. 2013-2014 sezonunda sadece 1 maça çıkabildi.\n2014-2015 sezonunda ise Günay Güvenç'i kadrosuna katan ancak sonra memnun kalmayıp sözleşmesini fesheden Süper Lig ekiplerinden Mersin İdman Yurdu ile transfer döneminin bitimine saatler kala anlaştı.\nAralık 2017'de Mihaylov, Kıbrıs kulübü Omonia ile sezonun sonuna kadar bir sözleşme imzaladı.\n26 Kasım 2018'de Mihaylov Levski Sofya'ya geri döndü ve sezonun sonuna kadar iki yıl daha uzatmak için bir sözleşme imzaladı. Çabucak ilk tercihi kaleci oldu, ancak Milan Mijatović'in gelmesinden kısa bir süre sonra durumunu kaybetti.\nPFK Levski Sofya\nFC Twente\n\n\nZara Home\nZara Home İspanya merkezli Inditex grubu bünyesinde kurulan ev tekstili konusunda faaliyet gösteren şirket. 2003 yılında kurulmuştur. 36 ülkede 388 mağazası bulunmaktadır. The company focuses on retailing various housewares.\nZara Home'un merkezi İspanya'nın A Coruña kentinde bulunmaktadır.\n31 Ekim 2013 tarihi itibarıyla ülkelere ve sayılarına göre Stradivarius mağazaları::\n\n\nKuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde LGBT hakları\nKuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde LGBT, Kuzey Kıbrıs'ta LGBT haklarına dönük yasal çalışmalar sürmektedir. Kuzey Kıbrıs'ta 2014 tarihi itibarıyla eşcinsel ilişkiler yasaldır. Eşcinsellere karşı kamu ve kuruluşlarda ayrımcılık karşıtı yasalar da mevcuttur.\n1960'lar İngiliz sömürge yönetiminde ayrılarak bağımsızlığını ilan eden Kıbrıs Cumhuriyeti'nden 1974 yılında ayrıca bağımsızlığını ilan eden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bağımsızlığına 2014'te kadar her türlü eşcinsel ilişki yasadışı ve ayrımcılık karşıtı yasalar mevcut değildi.\nKuzey Kıbrıs'ta eşcinsellik ve eşcinsel ilişkiler 2014'ten beri yasal, ayrımcılık ve nefret söylemi 2014 yılından bu yana yasak ve Ocak 2014'te çıkarılan yasada bazı eşcinsel karşıtı ayrımcılıklar yasaklanmıştır.\n\n\nHélène Luc\nHélène Luc (d. 13 Mart 1932, Saint-Étienne) Fransız komünist siyasetçi.\nKomünist örgütlerde ve Fransız Komünist Partisi'nin gençlik örgütünde görev almış, Fransa Genç Kızlar Birliği'nde ulusal sekreter olmuştur. 1955 yılında L'Humanité'de gazeteci olan daha sonra da Choisy-le-Roi belediye başkanlığı yapan Louis Luc ile evlenmiştir. 1967 yılında ilk kez Val-de-Marne genel konseyi üyeliğine seçilmiştir. Ayrıca 1976-1977 yıllarında Île-de-France bölgesel konseyi üyesi olmuştur. 1977 yılından istifa ettiği 2007 yılına değin Val-de-Marne senatörü olarak görev yapmıştır. Ayrıca 1979-2001 yılları arasında Senato'da Komünist Gruba başkanlık yapmıştır.\nYerel Yönetimler\nSenato\n\n\nSuliformes\nSuliformes kuşlar sınıfına ait bir takımdır. Geleneksel Pelecaniformes takımının polifiletik olduğuna dair bulunan kanıtlara istinaden bölünerek oluşturulması Uluslararası Ornitoloji Kongresi tarafından önerilmiştir.\nGeleneksel olarak sınıflandırılan Pelecaniformes takımında yalnızca Pelecanidae, Balaenicipitidae ve Scopidae familyaları bırakılmaktadır. Tropik kuşu familyası Phaethontidae kendine özgü bir takım olan Phaethontiformes takımına aktarılmıştır. Genetik analizle Pelecaniformes takımının Ardeidae ve Threskiornithidae familyalarıyla yakından bağlantılı olduğunu göstermektedir. Suliformes takımının ise Pelecaniformes ile ancak uzaktan akraba olduğu görülmektedir. Hackett sınıflandırmasına göre Gaviiformes, Sphenisciformes, Ciconiiformes ile birlikte Suliformes ve Pelecaniformes takımlarının hepsinin ortak bir atadan evrimleştiği önerilmektedir. Dolayısıyla tüm su kuşlarını kapsayan Aequornithes üst takımının kurulması önerilmiştir.\nAvustralyalı ornitologlar Les Christidis ve Walter E. Boles, pelikanların Ciconiiformes takımından çıkarılmasından sonra Sulidae familyasından çok Phalacrocoracidae familyasından türün mevcut olması nedeniyle 2008 yılındaki \"Systematics and Taxonomy of Australian Birds\" adlı çalışmalarında bu takımın adının Phalacrocoraciformes olmasını önermişlerdir. Ancak bu önerilen ad başka bir yerde kullanılmamıştır.\nAmerikalı ornitolog Walter J. Bock 1994 yılında bu iki familyayı içeren bir üst familyanın adının Suloidea olmasını önermiş ve dolayısıyla önceliğin \"Phalacrocoracidae\" familyasından çok \"Sulidae\" familyasına verilmesi gerektiğini belirtmiştir.\nAmerikan Ornitoloji Birliği 2010 yılında bu takson için Suliformes adını kabul etmiştir. Uluslararası Ornitoloji Kongresi de bu kararı 2011 yılında almıştır.\n\n\nKocaeli'de 1946 Türkiye genel seçimleri\n1946 Türkiye genel seçimleri Kocaeli ilinin sonuçları;\n\n\nKonya'da 1946 Türkiye genel seçimleri\n1946 Türkiye genel seçimleri Konya ili sonuçları;\n\n\nUterqüe\nUterqüe İspanya merkezli Inditex grubu bünyesinde faaliyet gösteren şirket. 2008 yılında kurulan Uterqüe mağazalarında eşarp, güneş gözlüğü gibi aksesuar ve yardımcı giyim malzemeleri satılmaktadır. Tordera, Barselona'da ofisleri bulunmakla beraber aynı grup bünyesinde faaliyet gösteren diğer şirketlerin Arteixo, Galiçya, İspanya gibi yerlerde ofislerinde temsilcilikleri bulunmaktadır.\nŞirketin 18 farklı ülkede 88 mağazası bulunmaktadır. 31 Ekim 2013 tarihi itibarıyla ülkelere ve sayılarına göre Uterqüe mağazaları:\n\n\nÉdouard Bonnefous\nÉdouard Bonnefous (d. 24 Ağustos 1907, Paris - ö. 24 Şubat 2007) Fransız siyasetçi, eski bakan.\nParis Siyasal Bilgiler Enstitüsü ile Paris Üniversitesi Yüksek Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü'nde eğitim görmüştür. Gazetecilik ve tiyatro eleştirmenliği yapmıştır. Seine-et-Oise Kurtuluş Komitesi üyesi olmuştur. Fransa kurucu meclisi seçimlerini kaybetmiştir. 1946-1958 yıllarında Direnişin Sosyalist ve Demokratik Birliği'nden (UDSR) Seine-et-Oise milletvekili seçilmiştir. 1948-1952 yıllarında Meclis Dışişleri Komisyonu Başkanı olmuştur. 1952-1958 yıllarında kurulan 6 ayrı hükümette bakanlık yapmıştır. 1958 yılında Charles de Gaulle'ün iktidara gelmesini desteklemiştir. 1959 yılında Senato'ya seçilmiş ve 1972-1986 yıllarında Maliye Komisyonu'na başkanlık yapmıştır.\n25 yıl boyunca Yüksek Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü'nde profesörlük yapmış, 1976-1988 yıllarında Ulusal Sanat ve Zanaat Konservatuvarı'nın başkanlığını yürütmüştür. Ahlaki ve Siyasal Bilimler Akademisi'nin üyesi olmuş, 1980 yılında Ulusal Tıp Akademisi üyeliğine seçilmiştir. Monako Oşinografi Enstitüsü'nün başkanlığını da yapmıştır. Çeşitli ödüllere ve çeşitli ülkelerin devlet nişanlarına sahiptir.\nYerel Yönetimler\nMeclis\nSenato\nHükümet\n\n\nÄ°van Silayev\nİvan Stepanoviç Silayev (d. 21 Ekim 1930 - Gorki, SSCB) Rus siyasetçi. 1990-91 yılları arasında Rusya Federatif Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti başbakanı olarak görev yaptı. RFSSC'nin son hükûmet başkanıdır.\nGorki (Nijniy Novgorod) ili Bahtyzino ilçesinde köylü bir ailenin çocuğu olarak doğdu. 1954 yılında Kazan Havacılık Enstitüsü'nden \"havacılık mekanik mühendisi\" olarak mezun oldu. 1959 yılında Komünist Partisi'ye katıldı.\n1974 yılından 1980 yılına kadar Havacılık Sanayi Bakan yardımcısı olarak görev aldı. 19 Aralık 1980 tarihinde Makine Sanayi Bakanı, 20 Şubat 1981'de ise SSCB Havacılık Sanayi Bakanı olarak atandı. 11 yıl boyunca Sovyet uçak ve füze teknolojisinin geliştirilmesine çalıştı. MiG-29 seri üretimi, Su-27, MiG-31, Tu-160, An-124 (Ruslan), IL-86 uçaklarının geliştirilmesinde, Mi-24 cruise füzelerinin üretimi ve hava-uzay gemisi \"Buran\"ın yapımında önemli rol oynadı.\n1970'lerde Havacılık Sanayi Bakanlığı'nda siyasi kariyerine başladı. Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin XXVI. Kongresinde Merkez Komitesi üyeliğine seçildi. Mihail Gorbaçov döneminde Nikolay Rıjkov'un kurduğu hükûmette 1 Kasım 1985 tarihinden itibaren SSCB Bakanlar Konseyi başkan yardımcısı olarak çalıştı. 15 Haziran 1990 tarihinde Rusya Federatif Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Yüksek Sovyet meclisi tarafından başbakan olarak atandı. 26 Eylül 1991'e kadar bu görevde kaldı.\n1990 yılında hükûmet başkanı olduktan sonra görevi süresince birçok zorlukla karşılaşan Silayev, genel olarak Boris Yeltsin'in politikalarının çoğunluğunu destekledi. Ancak görevinin sonlarına doğru Yeltsin'in ayrılıkçı politikalarına karşı geldi ve bu yüzden görevden alınarak yerine Oleg Lobov başbakan olarak atandı.\n18 Aralık 1991'de Sovyetler Birliği daha sonra da Rusya Federasyonu'nun Avrupa Topluluğu Brüksel daimi temsilcisi oldu. 7 Şubat 1994 tarihinde emekli oldu.\n1995 yılında Ekoloji Partisi \"Cedar\" üyesi, daha sonra Ticaret Bankası Moskova Bölge Başkanı olarak görev aldı. 1998 yılında \"Makine Sanayi Endüstriyel ve Finansal Grubu\" başkanı olarak Latin Amerika ülkeleri ile Ekonomik İşbirliği Ulusal Komitesi'ni açtı.\n26 Eylül 2002'de Rusya Makina Mühendisleri Birliği Başkanı oldu. 2007 yılında sosyalist eğilimli Rusya Tarım Partisi (Agrarnaya Partiya) listesinden DUMA milletvekilli adayı oldu. 2008'de ise iktidar partisi Birleşik Rusya'ya katıldı.\n\n\nMango (giyim)\nPunto Fa, S.L., veya MANGO, Barselona, Katalonya (İspanya)'da kurulmuş ağırlıklı olarak kadın giyim olmak üzere erkek giyim ve moda aksesuarları gibi ürünleri bulunan şirket. \"Isak Andic\" ve \"Nahman Andic\" kardeşler tarafından kurulmuştur. İlk mağazasını 1984 yılında Barselona'da açmıştır.\nMango Kadın, Erkek ve Çocuk koleksiyonlarına sahiptir.\nMango ilk websitesini 1995 yılında kurdu. 2000 yılında ise ilk çevrimiçi mağazasını açtı. 2008 yılında H.E by Mango adıyla erkek koleksiyonunu çıkarmıştır, 2014 yılında ise adı Mango Man olarak değiştirilmiştir. 2015 yılında Zinédine Zidane Mango'nun yüzü olmuştur.\nMango'nun en büyük pazarı İspanya'dır fakat en çok Mango mağazasına sahip şehir Türkiye'de İstanbul'dur.\n2020 yılında başlayan koronavirüse karşı önlem almak adına Mango İspanya'ya 2 milyon maske bağışında bulundu.\n\n\nTrabzonspor 1999-2000 sezonu\n1999-2000 Trabzonspor sezonu\nBu sezonda bordo mavili ekip Türkiye 1. Futbol Ligi'de üst üste 25. sezonunu geçirdi.\nTrabzonspor 1999-2000 sezonunu 53 puanla altıncı sırada tamamlamıştır.\nTrabzonspor Türkiye Kupası'na üçüncü kademeden itibaren dahil olmuştur. 1999-2000 Türkiye Kupası'nda tüm eşleşmeler tek maç üzerinden oynanmıştır. Trabzonspor üçüncü kademedeki rakibi Göztepe'yi kendi sahasında 3-1 yenerek dördüncü kademeye yükselmiştir. Trabzonspor dördüncü kademedeki rakibi Kocaelispor'u deplasmanda 2-0 yenerek çeyrek finale yükselmiştir. Trabzonspor çeyrek finalde Galatasaray'a kendi sahasında 2-1 yenilerek Türkiye Kupası'ndan elenmiştir. Galatasaray Türkiye Kupası şampiyonu olmuştur.\nTrabzonspor 1999-2000 sezonunda Intertoto Kupası'nda mücadele etmiştir. Trabzonspor Intertoto Kupası'na üçüncü turdan itibaren dahil olmuştur. Trabzonspor'un üçüncü turdaki rakibi İtalya'nın Perugia takımı olmuştur. Trabzonspor kendi sahasındaki ilk maçı 2-1 kaybetmiş, deplasmandaki ikinci maçı 3-0 hükmen kazanarak yarı finale yükselmiştir. Trabzonspor yarı finalde Almanya'nın Hamburg takımıyla eşleşmiştir. Trabzonspor kendi sahasındaki ilk maçta 2-2 berabere kalmış, deplasmandaki ikinci maçı 4-1 kaybederek Intertoto Kupası'ndan elenmiştir.\n\n\nAzem: Cin Karası\nAzem: Cin Karası, yönetmenliğini Volkan Akbaş'ın, senaristliğini Özgür Akbaş'ın üstlendiği Türk yapımı bir korku filmidir. Film, Tükiye sinemalarında 115 bin 615 kişi tarafından izlenmiştir.\nGenç çift kendilerine miras kalan evi görmek üzere Düzce'nin yolunu tutar. Kış aylarında evin bulunduğu yörede kimse yaşamamaktadır. Köye vardıklarında gördükleri harabe karşısında büyük hayal kırıklığı yaşarlar. Yine de geceyi orada geçirmeye karar verirler. Yıllardır kapısı aralanmamış bu yere ilk kez ayak basan çift, evin Azem büyüsüyle kuşandığından, ruhani varlıklarca sahiplenildiğinden de habersizdir.\n\n\nVF Corporation\nVF Corporation Amerika Birleşik Devletleri merkezli uluslararası giyim markalarını bünyesinde bulunduran şirket.\nŞirket \"Reading Glove and Mitten Manufacturing Company\" adı altında 1899 yılında Pensilvanya'da John Barbey ve diğer yatırımcılar tarafından kuruldu. Wrangler, Eastpak, Timberland gibi uluslararası firmaları bünyesinde bulundurmaktadır.\n\n\nAzazil: Düğüm\nAzazil: Düğüm, yönetmenliğini Özgür Bakar'ın, senaristliğini Özgür Bakar ve Alper Kıvılcım'ın birlikte üstlendiği Türk yapımı bir korku filmidir. Film, Türkiye sinemalarında ilk haftasında 72 bin 133 kişi tarafından izlenmiştir.\nSinem adında bir genç, ailesinden miras kalan evde teyzesi ve eniştesiyle yaşamaktadır. Bir gün üniversitede tanışıp sevgili olduğu Akın'la otomobille giderlerken bir köpeğin ölümüne sebep olurlar. O gün itibarıyla Sinem için korku dolu anlar peşi sıra yaşanmaya başlar.\n\n\nMuska (film)\nMuska, yönetmenliğini Özkan Çelik'in, senaristliğini Özkan Çelik ve Serhan Nasırlı'nın birlikte üstlendiği Türk yapımı bir korku filmidir. Film, Türkiye sinemalarında 117 binden fazla kişi tarafından izlenmiştir.\nCelal 30 yaşlarında, gazetede yazarlık yapmakta olan bir adamdır. Kadınlara düşkünlüğüyle tanınan Celal, sevgilisini aldatmasıyla beraber evden kovulmuştur. Kiralık oda tutmak için gittiği evin döküntü halini görünce vazgeçmeye niyetlenir. Tam o anda evde yaşayan genç ve güzel Yasemin'i görür. Evde kalmaya karar veren Celal, bu seçimiyle karanlık ve dönülmez bir yola girecektir.\n\n\nKuzey Kore ebedi lideri\nKuzey Kore Ebedi Lideri (Korece: 주체조선의 영원한 수령), Kuzey Kore’nin ölen liderlerine ölüm sonrası unvanlar verilmesi uygulamasına atıfta bulunmaktadır. \"Juche Kore'nin Ebedi Liderleri\" ifadesi, 30 Haziran 2016'da değiştirildiği gibi Anayasa'ya giriş satırında ve ardından yapılacak revizyonlarda belirtildi.\n(Orijinal sürümde) okur:\nKore Demokratik Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı’nın görevi, 1972’de Kuzey Kore Anayasası’nda belirtildi. O zamana kadar, Kuzey Kore'nin fiili hükümdarı Kim Il-sung, Kore İşçi Partisi Genel Sekreteri ve Genel Sekreteri görevlerinde bulundu.\n1972'de Başkanlık makamı kuruldu ve 28 Aralık 1972'de Kuzey Kore yasama meclisi olan Yüksek Meclis tarafından Kim Il-sung Başkan seçildi. Kim, 1994 yılındaki ölümüne kadar Başkanlık makamında kaldı.Öldüğünde makamı boş bırakıldı ve oğlu ve halefi Kim Jong-il'a Başkan unvanı verilmedi.\n1998'deki revize edilmiş anayasa devlet başkanlığını kaldırdı ve Kim Il-sung'u \"Ebedi Başkan\" ilan etti.\n5 Eylül 1998 tarihinde değiştirilen Demokratik Halk Cumhuriyeti Kore Cumhuriyeti Anayasası'nın girişinde şöyle yazıyor:\nBaşkan, Kuzey Kore devletinin fiili başkanıydı, ancak yetkilerini ülkenin resmi ideolojisi Juche'ye dayanarak “Yüce Lider” olarak kullandı. Ashley J. Tellis ve Michael Wills'e göre, başlangıçtaki bu değişiklik, Kim Il-sung'u çevreleyen kişilik kültüne dayanan teokratik bir devlet olma özelliğini taşıyan eşsiz Kuzey Kore karakteristiğinin bir göstergesiydi. Ek olarak, Kuzey Kore, Kim Il-sung'un doğduğu yıl olan 1912'den kalma bir Juche takvimi kabul etti.\n2012 Anayasası bir kez daha Kim Il-sung'dan “Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti'nin Ebedi Başkanı” olarak bahsetti.\nKim Jong-il'in ölümünden sonra, anayasa 2012'de değiştirildi ve Kim Jong-il Kore İşçi Partisi Ebedi Genel Sekreteri ve Ulusal Savunma Komisyonu Ebedi Başkanı ilan edildi.Parti Genel Sekreteri unvanı ise \"Birinci Sekreter\" olarak değiştirildi.\n2016 yılında, Kim Il-sung ve Kim Jong-il'e anayasanın girişinde değişiklik yapılarak \"Juche Kore'nin Ebedi Liderleri\" unvanı verildi.\n1997’den bu yana, YHM başkanı, DİK (öncesi USK) Başkanı ve Başbakan olmak üzere diğer başkanlık sistemlerinden farklı olarak Başkanın yetkilerini 3'e bölen ve resmi olarak yürütme organını oluşturan bir üçler erki oluşturulmuştur. Hukuki olarak YHM Başkanı dış ilişkileri yürütür ve önde gelen meseleleri ele alır, DİK Başkanı Silahlı Kuvvetlere komuta eder, Başbakan ise iç politikayı yönetir.Ancak uygulamada asıl güç, anayasal olarak \"Devletteki En Yüksek Makam\" olarak tanımlanan Devlet İşleri Komisyonu(DİK) Başkanına (KİP'nin de lideri ve Yüce Lider) verilmiştir.\n\n\nPetrovaradin Kalesi\nPetrovaradin Kalesi (Sırpça: Петроварадинска тврђава ya da \"Petrovaradinska tvrđava\", , Macarca: \"Péterváradi vár\", ) Sırbistan'ın Vojvodina Özerk Bölgesi'nin başkenti Novi Sad'ın Tuna Nehri'ne bakan sağ yamacında bulunan bir kale. Bugünkü güney bölümünün yapımına Charles Eugène de Croÿ öncülüğünde 18 Ekim 1692'de başlanmıştır.\nKale 1991 yılında \"Sırbistan'ın Büyük Öneme Sahip Kültürel-Tarihi Mekanları\" listesine dahil olmuş ve Sırbistan Cumhuriyeti tarafından korumaya alınmıştır.\n\n\nAndré Colin\nAndré Colin (19 Ocak 1910, Brest - 28 Ağustos 1978, Carantec, Finistère) Fransız merkez sağ siyasetçi. 1959-1963 yıllarında MRP Genel Başkanı.\nAngers'te hukuk eğitimi almış ardından Paris'te doktora yapmıştır. 1936-1939 yıllarında Lille Katolik Üniversitesi'nde hukuk dersleri vermiştir. Bu dönemde Katolik Gençlik Hareketi genel başkanı olmuştur. 1942 yılında Ulusal Direniş Konseyi üyesi olmuştur. Savaş sonrasında Légion d'honneur şövalyesi olmuş, 1939-1945 Savaş Nişanı ile taltif edilmiş ayrıca Direniş Madalyası kendisine verilmiştir. Fransa'nın işgalden kurtuluşunun ardından Danışma Meclisi ve Kurucu Meclis'te yer almış ardından 1958 yılına kadar kesintisiz Finistère milletvekilliği ve 1959 yılından ölünceye dek Finistère senatörü olmuştur. MRP Genel Sekreterliği ve MRP Genel Başkanlığı görevlerinde bulunmuş, 1973 yılından ölünceye dek Senato Dışişleri ve Savunma Komisyonu Başkanlığı görevinde bulunmuştur. Çeşitli hükümetlerde görev almıştır. Ayrıca eski bakanlardan Anne-Marie Idrac'ın babasıdır.\nYerel Yönetimler\nMeclis\nSenato\nHükümet\nParti Yönetimi\n\n\nO Ses Çocuklar (2. sezon)\nO Ses Çocuklar (2. Sezon), Tv8'de yayınlanan, yapımcılığını Acun Medya'nın O Ses Çocuklar yarışmasının 2. sezonudur. Daha önce O Ses Çocuklar'ın 1. sezonunda jüri üyeliği yapan Hadise ve Murat Boz ve Mustafa Ceceli ile birlikte, ilk defa O Ses Çocuklar'a katılan Oğuzhan Koç jüri üyeliği yapmıştır.\nKör Seçmeler 1 Eylül'deki birinci bölümle başlamış 15 Eylül'deki yedinci bölümle sona ermiştir. Jüri üyelerinin yarışmacıların performanslaını arkaları dönük bir biçimde dinledikleri bu turda beğendikleri sesler için şarkı bitene kadar butonlara basarlar ve koltukları döner. Hiç kimsenin kabul etmediği ses elenir. 1 kişinin kabul ettiği ses o kişinin takımına gider. 2 ya da daha fazla kişi kabul ederse onların arasında bir karar verir.\nDüello turunda tüm jüri üyeleri 18 kişilik takımlarındaki yarışmacıları müzik türlerine bağlı olarak üçerli halde eşleştirdi ve jüri üyeleri kararını verdi. O Ses Türkiye'deki gibi transfer yapılmadı.\nYarı finalde her takımdan altı kişi üçerli halde eşleştirdi ve jüri üyeleri kararını verdi. Her takımdan iki kişi finale çıktı.\nFinal tek bir günde iki aşamalı olarak yapılmıştır. Birinci aşamada her takımdan finale kalan ikişer kişi eşleşir ve koçların kararıyla her takımdan birer kişi kalır. İkinci aşamada tüm jüri üyelerinin takımlarının birincisi birbirleriyle yarışır. Seyirci oylaması yapılır. Seyirciler istediklerine evet istediklerine hayır der.\nhttp://www.acunn.com/o-ses-cocuklar\n\n\nÄ°smail Baki Tuncer\nİsmail Baki Tuncer (d. 1 Haziran 1977, İstanbul), Türk oyuncu.\n1977 yılında İstanbul'da doğan İsmail Baki, orta halli ve 3 çocuklu bir ailenin ikinci çocuğudur. Yeteneğini küçük yaşlarda keşfeden Tuncer, okulda ve mahallede arkadaşlarını hep güldürürdü. İlk olarak Kemal Sunal’ın Şaban tiplemesiyle temelini atmaya başladı. 1984 yılında ilkokula doğduğu yer olan Hürriyet Mahallesi'nde, Hürriyet İlkokulu’nda başlayan İsmail, ortaokulun ilk senesini Kuştepe Lisesi’nde okuduktan sonra Ümraniye’ye taşındı orta ve lise eğitimini Nevzat Ayaz Lisesi'nde tamamladı. İsmail Baki Tuncer sayısız yetenek yarışmasını kazandı ve gitgide kendini geliştirdi. 1999’da askerden dönen İsmail Baki 2001 yılında yapımcılığını Hıncal Uluç’un üstlendiği, sunuculuklarını Ali Kocatepe ve Nehir Erdoğan’ın yaptığı TRT 1 ekranlarında yayınlanan Tele Pazar programında canlı yayın skeçleriyle yavaş yavaş ün kazanmaya başladı. Yeteneği çok geçmeden keşfedildi ve televizyon reklamlarından, dizi filmlere; radyo reklamlarından, televizyon programlarına, medyanın her alanında ismi tanınır oldu. Bir spor kanalında “Komiglig” adlı spor komedi programı ve ayrıca “Magazin Rüzgarı” adlı programda parodilerde boy gösteren, “Kısmet Değilmiş” ve “Erkek Tarafı” dizilerinde rol alan, Meşhurlar Perdesi’nde ünlü tiplemeleri sesiyle canlandıran ve radyolarda sesiyle hayat verdiği karakterlerin olduğu reklam işleri dönen İsmail Baki Tuncer; daha sonra Süper FM’e transfer oldu. güldürmek adına güzel işler yapan İsmail Baki Tuncer, TV8’de yayınlanan “Joker” adlı şaka programında ve yine TV8’de “Co-Medya” isimli programda görev almıştır. Kanaltürk ekranlarında “Medyatip” isimli mizah programında görev alan İsmail Baki 5 Ekim 2009’da Pal FM bünyesinde program yapmaya başlamış ve 26 Ağustos 2011’den itibaren radyoculuğa ara vermiştir. 2011 sonlarında TRT 1 ekranlarında Tonga isimli gizli kamera bilgi yarışması sunuculuğu üstlenen İsmail Baki, TNT ekranlarında \"İsmail\" adlı programıyla izleyenlerin beğenisini kazanmıştır. İsmail Baki Tv isimli komedi programı ile FOX ekranlarında uzun süre Oneman Show yaptı...Kendi oluşturduğu Sabit Kanca karakterini sinemaya taşıdı. 2013 yılında serinin ilk filminde başrol oynadı.\nFilm sonrası 3 ay sürecek Survivor macerası oldu. Star tv'de yayınlanan bu programda oldukça iyi yarışarak iyi bir izlenim bıraktı.2014 yılında Sabit Kanca serisinin ikinci filminde yine başrol oynayarak gişede bir başarı yakaladı. 2020 yılında Sabit Kanca serisinin son filmi olan Sabit Kanca: Son Soru sinema filmi vizyona girdi. Aynı yıllarda Youtube kanalını açarak, kendi şovlarını ve taklitlerini sergiledi. Büyük bir abone sayısına ulaştı. Şu anda sosyal mecralarda yüz binleri eğlendirmeye devam etmektedir.Halihazırda kendi yazdığı  stand-up'ı ile  sahne alarak, çeşitli yerlerde gösteriler yapmaktadır. İsmail Baki Tuncer evli ve iki çocuk babasıdır.\nİsmail Baki Tuncer'in; Nuran Tuncer adında eşi, Arda ve Azra adında 2 çocuğu vardır.\n2007 Süper fM\n2009 Pal fM\n\n\nAdrien Gouteyron\nAdrien Gouteyron (d. 13 Mayıs 1933, Rosières (Haute-Loire)) Fransız gaullist siyasetçi.\nAix-en-Provence Edebiyat Fakültesi'nde eğitim görmüş ve lise öğretmenliği yapmıştır. Gaullist Harekete'e yakınlığıyla bilinen Gouteyron, Milli Eğitim Bakanlarının kabinelerinde görev almıştır. 1978 yılında Haute-Loire senatörlüğü için yapılan ara seçimleri kazanmış ve 2011 yılına dek senatörlük yapmıştır. Senatoda kültürel işler komisyon başkanlığı ve senato başkanvekilliği görevinde bulunmuştur. 1999-2001 yıllarında RPR genel sekreteri olmuştur. 2002'de UMP'ye girmiştir.\nYerel yönetimler\nSenato\nParti Yönetimi\n\n\nAmmar: Cin Tarikatı\nAmmar: Cin Tarikatı, yönetmenliğini Özgür Bakar'ın, senaristliğini Alper Kıvılcım ve Özgür Bakar'ın birlikte üstlendiği,Baş rollerini Duygu Paracıkoğlu,Eylül Susapan,Dilşah Demir,Ozan Akbaba ve Burak Sarımolanın paylaştığı Türk yapımı bir korku filmidir. Film, Türkiye sinemalarında 119.850 kişi tarafından izlenmiştir.\nFeride ile sevgilisi, Feride'nin ev arkadaşı ve onunla arasını yapmak istedikleri Barkın'ı hafta sonu tatili için bir dağ evine davet eder. Davetsiz misafir Canan'ın da dahil olmasıyla gergin başlayan yolculuk, birbiri ardına gelişen korkunç olaylar neticesinde içinden çıkılması imkânsız bir hâl alır.\n\n\nHelsingör\nHelsingör, (Danca: Helsingør, İsveççe: Helsingör, İngilizce: Elsinore), Danimarka'nın kuzeydoğusunda yer alan bir şehirdir. Şehir, Baltık Denizi'nde yer alan Öresund Boğazı'nın batı kıyısında yer alır. Boğazın doğu kıyısında ise İsveç'e bağlı kardeş şehir Helsingborg bulunur. Şehir 1420'lerde kurulmuştur ve bugünkü nüfusu 60 bin civarındadır.\n\n\n1990 FIFA Dünya Kupası elemeleri - AFC Birinci Tur\nAFC Birinci Tur 1990 FIFA Dünya Kupası için olan elemelerin Asya (AFC) bölgesindeki ilk turdur. Kura çekimi Zürih, İsviçre'de on 12 Aralık 1987'de çekildi. Birinci Tur'un maçları 6 Ocak 1989'da başladı ve 29 Temmuz 1989'da bitti.\nMaldivler'in kura çekiminden önce çekilmesiyle geriye kalan 25 takım 4 ya da 5 takımlı 6 gruba bölündü. Takımlar maçları rövanşlı olarak oynandı, maçların ikişer olarak Güney Kore ve Singapur'da oynandığı Grup 4 hariç. Grup birincileri Final Turu'na yükseldi. Bahreyn, Hindistan ve Güney Yemen kura çekiminden sonra çekilmesiyle, toplamda 22 takım yarıştı.\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n2014 Amerika Açık (tenis)\n2014 Amerika Açık, 25 Ağustos ve 8 Eylül 2013 tarihleri arasında Amerika Birleşik Devletleri'nin New York kentinde gerçekleşen tenis turnuvasıdır. Amerika Açık'ın 134. ve yılın son Grand Slam turnuvasıdır. Profesyonel mücadeleler tekler, çiftler ve karışık çiftlerden oluşan branşlarda gerçekleşti. Genç (junior) oyuncular ve tekerlekli sandalyeli oyuncular tekler ve çiftler turnuvalarında yarıştı. Son şampiyonlardan Rafael Nadal bilek sakatlığını sebep göstererek turnuvaya katılmamıştır.\n2014 Amerika Açık'ta paylaşılacak olan para ödüllerinde önceki yıla oranla %11'lik bir artış görüldü. Yaklaşık olarak 40 milyon Amerika Doları'ı sporculara başarısı oranıyla dağıtılacaktır.\n2014 Amerika Açık - Tek Erkekler\nSeribaşları 18 Ağustos 2014'teki puan sıralamasına göre belirlenmiştir.\n\n\nMössbauer etkisi\nMossbauer etkisi uyarılmış bir atom çekirdeğinden gama ışınlarının yayınımı (emition) ve soğrulması (absorption) ile ilgilidir. \nUyarılmış bir atom çekirdeğinden bir gama ışını yayımlandığında momentum korunumu yasasına göre çekirdeğin geri tepmesi (recoil) gerekir, çünkü gama ışın fotonlarının momentumu vardır. Serbest durumda hareket eden atom çekirdeği bir gama ışını yayınlayınca zıt yönde (ER = E2γ/2mc2) enerjisi ile bir geri tepme oluşur. Bunun sonucunda gama ışınından bir miktar enerji eksilir. Bu eksilme 100 keV’luk gama fotonu için 1 eV ’tan daha küçüktür. Hedefte bulunan bir atom çekirdeğinin enerji band genişliği 10-5 eV mertebesindedir. Dolayısıyla foton enerjisinde meydana gelen bu azalma hedef çekirdeğin bu fotonu soğurmasını önler. \nMossbauer bu etkiyi yayınım yapan ve soğuran maddeleri katı kristal maddeler olarak seçerek geri tepkimeyi yok denecek kadar azaltmış ve sonuçta soğurma ve yayınım karekteristiklerini keskinleştirerek üst üste bindirmiş böylece soğurma gözlenmiştir.\nBunun bir önemli sonucu olarak çok üstün hassas bir enerji detektörü elde etmiş olursunuz. Kaynağın ya da soğurucunun çok küçük bir hareketi, saniyede 1 kaç milimetre, soğrulma oluşmasını sağlayabilmektedir. Kaynak ve soğurucu aynı elementi içermektedir. Dolayısıyla aynı nükleer enerji seviyesine sahipler. Kayıp olan 2R enerjisi kaynağı hareket ettirerek doppler etkisi yaratarak elde edilir. Kaynağın doğrusal hareketi 10-8 eV civarında enerjiye karşılık gelir.\n\n\nVictory Tour\nVictory Tour ÅŸu anlamlara gelebilir:\nPerformanslar:\nKurgu:\n\n\nPoyraz Karayel\nPoyraz Karayel, başrollerini İlker Kaleli, Burçin Terzioğlu ve Musa Uzunlar'ın paylaştığı, Kanal D'de yayımlanan televizyon dizisi.\nDizinin çekimleri 2014'te başladı. İlk kez 7 Ocak 2015'te Kanal D'de seyirci karşısına çıkan dizinin senaryosu Ethem Özışık'ın kaleminden çıkmaktadır. İlk 62 bölümün yönetmenliğini Çağrı Vila Lostuvalı yaptı, 63'üncü bölümden itibaren yönetmenlik koltuğuna Osman Taşçı oturmuştur. Dizi 1 Mart 2017 Çarşamba akşamı yayımlanan 82. bölümde final yaparak sona ermiştir.\nDizinin baş karakteri Poyraz Karayel, diziye ismini de vermiştir. Poyraz Karayel, karısından boşanmıştır. Alkol bağımlısı karısı uzun süre yurt dışında bağımlılık tedavisi gördü. Kayınpederi, ülkenin en önemli gazetelerinden birinin yayın yönetmenidir. Kızının bağımlılığından Poyraz'ı sorumlu tutmakta ve Poyraz'dan nefret etmektedir. Onun çevirdiği dolaplar neticesinde Poyraz gelecek vadeden bir sivil polis iken, iftiraya uğrayarak meslekten atılmıştır. Aylarca hapis yatan Poyraz, oğlunun velayetini ve mesleğini almak ister.\nAmiri, kendisine gayriresmî olarak bir vazife verir. Mafya babası Bahri Umman'ın takımına sızacak ve emniyet için istihbarat temin edecek ve Bahri Umman başarıyla hapse tıkıldıktan sonra görev tamamlanmış olacak, o da hem itibarını, hem de mesleğini yeniden kazanacaktır. Poyraz Karayel, hem oğlunun velâyetini alabilmek, hem de mesleğine geri dönebilmek için bu yasa dışı ve gizli görevi kabul eder.\nBu arada tanışıp aşık olduğu Ayşegül'ün, yanına girdiği patronu Bahri Umman'ın kızı olduğundan habersizdir. Ardından Ayşegül'ün Bahri'nin kızı olduğunu öğrenir. İlerleyen bölümlerde emniyet amiri Mümtaz ile kayınpederinin kendisine tuzak kurduğunu ve meslekten onun yüzünden atıldığını öğrenir. Mümtaz'a emri veren asıl patronun ise kayınpederi Ünsal olduğu ortaya çıkar. Bu arada Bahri, kızı Ayşegül ve adamı Poyraz'ın beraber olduklarını öğrenir. İşler iyice çığırından çıkar.\nDizinin ikinci sezonunda ise Poyraz ve diğer karakterlerin aslında üvey babası olduğunu öğrendiği İsmail Karayel, sonradan ortaya çıkan babası Adil Topal ve kardeşi Neşet Topal ile yaşadığı maceralar anlatılır.\nDizinin üçüncü sezonunda Poyraz'ın iki yıldır ortaya çıkmaması herkesi derinden sarsmıştır. Poyraz'ın girişimciler ve istihbarat ile yaşadığı maceralar anlatılır.\n\n\nÇocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü\nÇocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü eski adıyla Çocuk Esirgeme Kurumu, Türkiye'de yoksul ve korunmaya muhtaç çocuklara ve ailelere bakım, eğitim, sağlık, kültür hizmetlerini sistemli bir biçimde sunmak için oluşturulmuş bir kurumdur.\n1917’de İstanbul’da kurulan “\"Himaye-i Etfal\"” adlı ulusal dernek ile aynı nitelikte bir dernek olarak 30 Haziran 1921'de Ankara’da kurulan Himaye-i Etfal Cemiyeti (HEC), 1981 yılında dernek statüsünden çıkarak \"\"devlet kurumu\"\" haline gelmiştir. Başbakanlığa bağlı iken 2011 yılında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın kurulmasından sonra bu bakanlığa devredilen kurumun faaliyetleri günümüzde \"Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü\" adıyla sürdürülür.\nOsmanlı Devleti'nde, Tuna Valiliği döneminde Mithat Paşa tarafından kurulan ıslahhaneler, II. Meşrutiyet döneminde kurulan \"\"Darüleytamlar\"\" gibi kuruluşlar şehit çocuklarına bakma görevini üstlenmişti. Bu kurumların yetersiz kaldığının görülmesi üzerine \"\"Himaye-i Etfal Cemiyeti\"\" ilk olarak Kırklareli'de 1908 yılında kurulmuş ve Balkan Savaşı'na kadar çalışmalarını yürütmüştü.\nBugüne kadar gelen asıl yapılanma, 1917’de gerçekleşti. Cemiyet, 1917 yılında ulusal düzeyde kuruldu ve İstanbul merkez oldu 6 Mart 1917’de İstanbul’da Galatasaray Yurdu’nda toplanan cemiyet 20 kişilik bir merkez heyeti kurdu. I. Dünya Savaşı nedeniyle cephede savaşanların çocukları ile kaybedilen topraklardan Anadolu’ya göç eden ailelerin kimsesiz ve yoksul kalan çocuklarına bakmak amacıyla İstanbul Firuzağa’da 100 kapasiteli çocuk misafirhanesi açarak işe başladı. 17 Ocak 1921 tarihli bir padişah iradesi ile kamu yararına çalışan bir cemiyet olarak kabul edildi.\nİstanbul Himaye-i Etfal Cemiyeti çalışmalarını yürütürken, derneğin kurucularından bir kısmı Millî Mücadele'ye katılmak üzere Ankara'ya gidince TBMM hükümetinin kurulduğu ve yeni devletin inşa edildiği dönemde Ankara'da yeni bir Himaye-i Etfal Cemiyeti kuruldu. Yeni cemiyetin kurulması, özellikle Türk Kurtuluş Savaşı sırasında öksüz ve yetim kalan çocukların korunması, yetiştirilmesi amacıyla Millet Meclisi’nin bazı üyelerinin girişimiyle gerçekleşti. Kurtuluş Savaşı boyunca \"\"İstanbul Himaye-i Etfal Cemiyeti\"\" ve \"\"Ankara Himaye-i Etfal Cemiyeti\"\" olmak üzere iki yarı dernek varlığını sürdürdü. Son kurulunu 1923 yılında yapan İstanbul Himaye-i Etfal Cemiyeti, tekrar genel kurul yapmayarak Kurtuluş Savaşı sonuçlandıktan sonra tarihe karıştı.\nAnkara Himaye-i Etfal Cemiyeti, 30 Haziran 1921'de Ankara'da, Hâkimiyet-i Milliye'nin bir odasında kurulmuştu. Kurucular şu kişilerdir:\nMustafa Fevzi Paşa (Kozan Mebusu), Dr. Adnan Bey (İstanbul Mebusu), Dr. Fuad Bey (Bolu Mebusu), İbrahim Süreyya Bey (Saruhan Mebusu), Mustafa Necati Bey (Saruhan Mebusu), Dr. Refik Bey (Beyazıt Mebusu), Muhtar Bey (İstanbul Mebusu), Rauf Bey (Büyük Millet Meclisi İkinci Başkanı), Şeref Bey (Edirne Mebusu), Vasıf Bey (Balıkesir Kuvay-ı Miliyet Hareketi Heyet-i Merkeziye Azasından), Abdullah Azmi Bey (Eskişehir Mebusu), Nadi Bey (İzmir Mebusu), Nafiz Bey (Erzurumlu Tüccar), Dr. Rıza Nur Bey (Sinop Mebusu), Faik Bey (Edirne Mebusu), Hüseyin Ragıp Bey (Matbuat Umum Müdürü), Hoca Esat Efendi (Aydın Mebusu), Eyüp Sabri Bey (Eskişehir Mebusu), Emin Bey (Canik Mebusu), Enver Bey (İzmir Mebusu), Hamdi Bey (Bilecik Mebusu), Vehbi Bey (Niğde Mebusu).\nCemiyet kuruluşundan hemen sonra TBMM Başkanı Mustafa Kemal'in desteğini aldı. Ankara HEC'nin kurulup güçlenmesi üzerine İstanbul HEC'nin çalışmalarına 1923’te son verildi.\nKurum, 1924'te pastörize süt dağıtımı, 1927'de anne ve çocukların ücretsiz yararlanabileceği \"\"Sıhhi Banyolar\"\"ın hizmete girmesi, 1928'de çocuk bahçelerinin açılması, 1929'da diş muayeneleri ve tedavilerinin başlaması, \"\"Çocuk Bakıcı Okulu\"\"'nun açılması gibi sosyal hizmet alanındaki pek çok ilki gerçekleştirdi ve döneminin en büyük sivil toplum örgütü haline geldi. Bu örgüt, tıpkı Hilâl-i Ahmer Cemiyeti (Kızılay) gibi devlet bütçesinden kanunla ayrılmış paya sahip bir kurumdu.\n1935 yılında dilde sadeleşme hareketlerinin ardından adı “\"Çocuk Esirgeme Kurumu\"” olarak değişen kurum, 1937 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile kamu yararına çalışan dernek kabul edildi.\n1961'de çıkan bir kanun üzerine kısa bir süre için kurumun idare heyeti Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’nca atanarak faaliyetlerini sürdürdü; Devlet Başkanı Orgeneral Cemal Gürsel, kurumun fahri başkanı kabul edildi.\n1980'de büyük bir ekonomik sıkıntı içine düşen kurum, askeri darbeden sonra kapanış sürecine girdi. 5 Mayıs 1981'de Resmi gazetede yayınlanan kararla dernek feshedildi, görevleri Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı'na devredildi. 27 Mayıs 1983'te resmi gazetede yayınlanan \"'Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kanunu\" ile Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu tarihe karıştı, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı'nın yönetiminde, kamu tüzel kişiliği olan katma bütçeli bir kurum haline geldi.\n1991'de çıkartılan Kanun hükmünde kararname ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, Başbakanlığa bağlanmıştır. 3 Haziran 2011 tarihli ve 633 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın kurulmasından sonra faaliyetleri sonlandırılarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına devredilmiştir.\nÇocuk Esirgeme Kurumu'nun dernek statüsünde faaliyet gösterdiği dönemde kuruma başkanlık yapmış bazı isimler şunlardır:\nÇocuk Esirgeme Kurumu Müzesi; Ankara'nın Altındağ ilçesinde açılması düşünülen bir müzedir. Kurtuluş Savaşı'nda öksüz ve yetim kalan çocukların korunması, bakımının sağlanması, eğitilmesi ve yetiştirilmesi amacıyla 30 Haziran 1921 tarihinde kurulan Çocuk Esirgeme Kurumu (Himaye-i Etfal Cemiyeti); Cumhuriyet döneminde de faaliyetlerini sürdürerek çocuklara ve ailelere bakım, eğitim, sağlık ve kültür hizmetlerini sistemli bir şekilde sağlamıştır. Çocuk Esirgeme Kurumu'na ait tarihi dokümanların ve eşyaların sergileneceği müzenin, kurumun ilk binalarından olan bir tarihi yapının içine kurulması planlanmaktadır. Ayrıca, müzenin bir bölümünün çocuklara yönelik kütüphane ve kültür merkezi olarak hizmet vereceği açıklanmıştır.\n\n\nSüreyya Öner\nSüreyya Öner, (d. 1924, Siirt) - (ö. 17 Kasım 2011, İstanbul), Türk siyasetçi.\nİstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Söylemez Bucağı Sulh Mahkemesi Hâkim Yardımcılığı, Hekimhan Hâkim Yardımcılığı, Elazığ Sulh Hâkimliği, Serbest Avukatlık, Türkiye Büyük Millet Meclisi 1.(XII) Dönem Siirt Milletvekilliği, Cumhuriyet Senatosu Siirt Üyeliği (14 Ekim 1973 – 14 Ekim 1979), Parlamentolararası Birlik Türk Grubu Üyeliği, Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi Başkanlık Divânı Kâtip Üyelikleri yapmıştır. Evli ve sekiz çocuk babasıdır.\nİstanbul'da kanser tedavisi gördüğü Bayındır Hastanesinde yaşamını yitirmiştir. Cenazesi, Bostancı Emin Ali Paşa Camisi'nde ikindi vakti kılınan cenaze namazının ardından Küçükyalı Mezarlığı'nda toprağa verilmiştir.\n\n\nMehmet Adil YaÅŸa\nMehmet Adil Yaşa, (d. 1925, Siirt) - (ö. 3 Mayıs 2003), Türk siyasetçi.\nİstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Serbest Avukatlık, 1.(XII), 2.(XIII) ve 3.(XIV) Dönem Siirt Milletvekilliği, 2.(XIII) Millet Meclisi Başkanlık Divanı Kâtip Üyeliği, 2.(XIII) ve 3.(XIV) Dönem Millet Meclisi Başkanlık Divanı İdare Amirliği yapmıştır. Evli ve üç çocuk babasıdır.\n\n\nMisbah Ongan\nMisbah Ongan, (d. 1925, Siirt), Türk siyasetçi.\nİstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Gazetecilik, Yazarlık, Fenerbahçe, Kasımpaşa ve Vefa Takımları Profesyonel Futbolculukları, Serbest Avukatlık, TBMM 2.(XIII) Dönem YTP'den Siirt Milletvekilliği yapmıştır.1983 Yılında MDP'nin kurucularından olmuş Millî güvenlik konseyi tarafından veto edilmiştir Evli ve iki çocuk babasıdır.\n\n\nSaran Holding\nSaran Holding, İstanbul merkezli holding kuruluşu.\n1990 yılında Sadettin Saran tarafından İstanbul'da kurulmuştur. Başta medya olmak üzere yayıncılık, internet yayıncılığı, havacılık, savunma ve turizm sektörü dahil 6 ana sektörde, 33 şirketi ile faaliyet göstermektedir. Toplam çalışan sayısı 3.500’ün üzerindedir. \nÖncelikli olarak uluslararası medya ve yayın ürünleri pazarlaması sektöründe faaliyet gösteren Saran Group bu alanda dünyada ilk 5’de yer almaktadır. \nSaran, Türkiye’deki ulusal, kablolu ve yerel televizyon kanallarında yayınlanan spor ve eğlence içeriğinin %50’sinden fazlasının yayın haklarına sahiptir. İngiltere Premier Ligi, Bundesliga, NBA, F1, Portekiz Ligi, UFC, WWE, MotoGP, Diamond League, ATP500, NCAA Basketbol, UEFA 2020/2021 Uluslar Ligi, FIFA 2022 Dünya Kupası Grup Eleme Maçları, FIBA Eurobasket 2021 Grup Eleme Maçları, 7 Days Eurocup, FIBA Şampiyonlar Ligi gibi dev spor organizasyonlarının yayın hakları sahibidir.\nYerli ve yabancı pek çok spor müsabakasının yanı sıra, birçok sinema, televizyon filmi ve dizilerin de Türkiye yayın hakları grup şirketlerinden Saran Medya’da bulunmaktadır. Warner Bros, Paramount, MGM, FOX ve Dreamworks, A&E Networks gibi stüdyoların da iş ortağıdır. \nTürkiye'de faaliyet gösteren S Sport, S Sport2, Radyo Spor, Radyo Trafik, Radio Slow Time, ajansspor.com,  AlmaSport TV  gibi medya kuruluşları grup bünyesinde bulunmaktadır. Amerikan helikopter üreticisi Bell Helicopter Textron’un Türkiye temsilciliğini yapmaktadır. Split’te bulunan Grand Hotel Lav & Grand Marina Lav da grup bünyesinde yer almaktadır. \nSaran Group bilinçli ve sağlıklı bir nesil yetişmesine katkı sağlamak hedefiyle, eğitim ve spor alanlarında kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları yürütmektedir. Bu çerçevede;\nSaran Group Türkiye’nin dört bir yanında okul ve spor salonu yaptırmaktadır. Yapılan okullar ve spor salonları Milli Eğitim Bakanlığı’na hibe edilmektedir. Spordan kazandığını spor yoluyla topluma verme anlayışıyla, bugüne kadar 21 spor salonu hizmete sokulmuştur. Kırıkkale, Tunceli, Ağrı-Doğubayazıt, Ağrı-Patnos, Ardahan, Hakkari-Çukurca, Van ve Soma gibi bölgelerde açılan spor salonlarından her yıl 20-25 bin çocuk faydalanmaktadır.\nKırıkkale’de yapılan 6 okulda her yıl 600-700 öğrenci öğretim görmektedir.\nSpora ve sporculara her alanda destek veren Group, ayrıca paralimpik sporculara da farklı yollarla destek vermekte, bu alanın bilinirliğinin artırılmasına katkı sağlamayı hedeflemektedir.\nAyrıca 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle Anadolu’da yaşayan öğrenciler için 19 senedir düzenli olarak  “23 Nisan İstanbul Gezisi” düzenlenmekte, ağırlıklı olarak doğu illerinden gelen 100 çocuk, 3 gün boyunca Saran Holding’in misafiri olarak İstanbul’da ağırlanmaktadır. Öğrenciler İstanbul’un simge yerlerini gezmenin yanı sıra Saran Group’u da ziyaret etmektedir. \n\n\nTaha Holding\nTaha Holding veya Taha Grubu İstanbul merkezli şirketler topluluğu. Türkiye'nin önemli hazır giyim şirketlerinden LC Waikiki'yi bünyesinde bulundurmaktadır.\nHoldingin temelleri 1988 yılında Safranbolu'lu \"Dizdar\" ailesi ve Malatya'lı \"Küçük\" ve \"Kısacık\" aileleri tarafından tekstil sektöründe faaliyet göstermek amacıyla \"Taha Tekstil A.Ş.\"nin kurulmasıyla atıldı. Başarılı bir büyüme yakalayan şirket 1997'de LC Waikiki markasının isim haklarını alarak mağazalaşma yoluna giderek büyümesini sürdürmüş ve diğer grup şirketlerininde kurulmasıyla holding haline gelmiştir.\nHolding bünyesinde Lc Waikiki'nin yanı sıra tekstil, konfeksiyon, kumaş üretimi, triko, pazarlama gibi alanlarda faaliyet gösteren 16 şirket bulunmaktadır.\nAyrıca holding ortaklarından Küçük Ailesi 2003 yılında kurulan Küçükler Holding adı altında bir başka şirketler grubununda sahibi konumundadır.\n\n\nTamek Holding\nTamek Holding, İstanbul merkezli holding kuruluşu. İsmini \"Türk Alman Meyve Ekstreleri Kumpanyası\"nın baş harflerinden almaktadır.\nHolding, 1955 yılında Bursa’nın Osmangazi ilçesinde bağlı Demirtaş beldesinde kurulmuştur. Mehmet Sipahioğlu ve Alman bir ortak ile şirket kurulmuş ancak bir yıl sonra Alman ortağı ayrılmıştır. Salça, ketçap, bezelye konservesi, reçel, meyve suyu, mısır, tropik kokteyl ve turşu gibi gıda ürünleri pazarında faaliyet göstermektedir. Holding gazlı içeçek markası Fruko'yu 2002 yılında PepsiCo'ya satmıştır.\n\n\nMorus (kuş)\nMorus, Sulidae familyasında sınıflandırılan bir kuş cinsidir. Başları sarımsı, kanat uçları siyah olan, uzun gagalı, büyük beyaz deniz kuşlarından oluşur. \"Morus bassanus\" yaklaşık 2 m.'ye varan kanat açıklıklarıyla Kuzey Atlantik Okyanusu'nun en büyük deniz kuşu türüdür. Diğer iki türü ise Afrika'nın güneyi, Avustralya'nın güneyi ve Yeni Zelanda'da ılıman denizlerde yaşar.\nHavadan denize dalarak ve su altında avlarını yüzerek kovalayarak avlanırlar. Daldıkları sırada su girişini önlemek için burun delikleri dışarıya değil gagalarının içine açılır. Suya temas ettiklerinde şoku sönümlemek için yüzlerinde ve göğüslerinde hava keseleri bulunur. Mesafeleri kolaylıkla tanımlamalarını sağlayacak şekilde gözleri yüzlerinde ön tarafa doğru adapte olmultur ve bu şekilde diğer kuşlara nazaran binoküler görüş açıları oldukça geniştir. Yaklaşık 30 m. yükseklikten saatte 100 km. hızla suya dalarak suyun bir ila iki metre altına kadar inebilirler.\nAdalarda ya da kıyılarda koloniler hâlinde ürerler. Tipik olarak bir tane tebeşir mavisi yumurta yumurtlarlar. Yavru kuşun erişkin hâle gelmesi beş yıl alır. Yavrular bir yaşına kadar tamamen siyah renkli tüylere sahiptir ve aşamalı olarak beyaz tüylere sahip olurlar.\n\n\nKatı kişi sendromu\nKatı kişi sendromu (İngilizce: Stiff person syndrome (SPS)) ilerleyici katılık ve sertlik ile karakterize etyolojisi belirsiz nadir bir nörolojik hastalıktır. Sertlik öncelikle gövde kaslarını etkiler ve spazmların da birlikteliği ile postural deformitelerle sonuçlanır. Kronik ağrı, bozulmuş hareketlilik ve lomber hiperlordoz genel belirtilerdir. Spazmlar şiddetli ve öngörülemeyen bir şekilde ortaya çıkabilir ve bazen kemikleri dahi kırabilecek seviyeye ulaşırlar. Hastalar bazen ses ve dokunmaya çok duyarlı hale gelirler ve bu durumlar spazmları tetikleyebilmektedir. Hastalığın kesin mekanizması belirgin değildir. SPS hastalarının, nadiren genel popülasyonda görülen glutamik asit dekarboksilaz antikorlarına sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu antikorların hastalığın nedeni olduğu düşünülmektedir.\n\n\nSomeone Put Your Hand Out (Michael Jackson şarkısı)\n\"Someone Put Your Hand Out\", Amerikalı şarkıcı Michael Jackson ve Teddy Riley tarafından esasen 1987 yılında Bad albümü için yazılmıştır. Fakat ikili daha sonra şarkı üzerinde çalışarak, 1992 yılında şarkıyı yeniden yazmışlardır ancak şarkı yine de Jackson'un 1991 çıkışlı Dangerous albümüne alınmamıştır.\nMayıs 1992'de, Avrupa'da, Michael Jackson'un yaklaşan dünya turnesi olan Dangerous World Tour'u tanıtmak amaçlı olarak Pepsi tarafından yayımlanmıştır. Tam belirtilmemekle birlikte 500,000 adet basıldığı bilinmektedir. Bu basımlar, Pepsi ürünleri alanların topladıkları ve kazandıkları kuponlara verilmek üzere basılmıştır. Şarkı ayrıca, Haziran 1992'de Avrupa ve Birleşik Krallık'ta Pepsi özel promosyon paketinde yayınlanmıştır. Bu paket özel bir Michael Jackson posteri, promosyon stickerı, Jackson'un yaklaşmakta olan Dangerous Dünya Turnesine ait bir basın bülteni ve \"Someone Put Your Hand Out\"'un kaset singleını içermektedir. 1993 yılında parça ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri'nde Sony Walkman için bir CD promosyon single'ı olarak yayınlanacaktı. Michael Jackson özel simgeli kulaklıkları satın alan müşteriler, \"Someone Put Your Hand Out\" ve diğer birkaç yayımlanmamış Jackson şarkısını da barındıran bir CD kazanacaklardı. Fakat bu promosyon, Jackson'a 1993 yılında açılan çocuk tacizi suçlamaları nedeniyle rafa kaldırıldı.\nŞarkı, Jackson'un hiçbir albümüne dahil edilmemesine rağmen Dangerous World Tour'da, Will You Be There parçasından önce Enstrümantal bir geçiş olarak sergilenmiştir.\n\n\nPhilippe Madrelle\nPhilippe Madrelle (d. 21 Nisan 1937, Saint-Seurin-de-Cursac (Gironde) - 27 Ağustos 2019, Bordeaux) Fransız sosyalist siyasetçi.\nÖğretmenlik eğitimi almış ve İngilizce öğretmenliği yapmıştır. Sosyalist Parti militanı olanı Madrelle 1965 yılında ilk kez yerel yönetimlerde yer almıştır. 1968 yılında René Cassagne'ın ölümü üzerine yerine yedeği olarak milletvekilliği görevine başlamış ve 1980 yılına dek sürdürmüştür. 28 Eylül 1980 senato seçimlerinde sosyalistlerin Gironde listesinde liste başı olarak yer almış ve senatör seçilmiştir. 1976-1985 yıllarında Gironde genel konseyi başkanlığını yürütmüş ve 1985 seçimlerini kaybetmiş yerine Jacques Valade geçmiştir. Ancak 1988 yılında Gironde genel konseyi başkanlığını tekrar kazanmış, seçimlerinde aday olmadığı için, bu görevi 2015'e dek sürdürmüştür. Kendisi Fransa Senatosu'nda Fransa-Türkiye parlamentolararası dostluk grubu başkan yardımcısıdır. Ayrıca Doğu Dilleri ve Türk Dili uzmanı olan eşi ile yıllar önce İstanbul'da evlenmiştir.\nYerel Yönetimler\nMeclis\nSenato\n\n\nÄ°osif Kobzon\nİosif Davıdoviç Kobzon (; 11 Eylül 1937; Donetsk Oblastı, Ukrayna SSC, SSCB - 30 Ağustos 2018; Moskova, Rusya), Sovyet ve Rus şarkıcı. Rusya Federal Meclisi Birinci Başkan Yardımcısı (Aralık 2011). SSCB Halk Sanatçısı (1987). Lenin Komsomol Ödülü sahibi (1976). SSCB Devlet Ödülü (1984) ve Rusya Federasyonu Hükûmet Kültür Ödülü (2011) sahibi.. 2011'den beri Federal Meclis Kültür Komitesi Birinci Başkan Vekili.\nİosif Kobzon Ukrayna'nın Donetsk bölgesinde Musevi kökenli bir ailede dünyaya geldi. Podolya'da doğan annesi babasını erken yaşta kaybettiği için 13 yaşında tütün yetiştirerek geçimini sağlamaya çalıştı. Kobzon ve ailesi savaştan önce, Lvov kentine taşındı. Babası 1943'te II.Dünya Savaşı sırasında ağır yaralandı. Savaştan sonra ise ailesini bırakarak Moskova'ya gitti. 1944 yılında, İosif Kobzon ve ailesi Ukrayna'da Kramatorsk şehrine gitti.\nKobzon ilk öğrenimini mükemmel bir öğrenci olarak tamamladı. 1956 yılında Dnipro Madencilik Koleji'nden mezun oldu. \nAncak aynı yıl ilgisini başka alana yönlendirerek Transkafkasya Askeri Bölgesi Şarkı ve Dans Topluluğu'ndan gelen daveti kabul etti. Çocukken çok sayıda bölgesel şarkı yarışmasını kazanan Kobzon müzik alanında yetenekli olduğunu kanıtladı. Yosif Stalin adına düzenlenen iki ayrı konserde finale yükselmişti. 1956-1959 yılları arasında Kızıl Ordu korosunda profesyonel müzik eğitmenleri ile yaptığı çalışmalardan sonra müziği meslek edinmeye karar verdi. Özellikle ünlü şan öğretmeni Leonid Tereşçenko'dan aldığı eğitim kariyerinde etkili oldu.\nKobzon 1958 yılında resmen Moskova'da şarkıcılık kariyerine başladı ve Gnessin Enstitüsü'ne kabul edildi. Birkaç yıl Moskova'da önemli besteci Arkadi Ostrovski ile birlikte çalışma fırsatı yakaladı. Tenor Viktor Kohno ile düet yaptı ve Mark Fradkin, Aleksandr Doluhanyan ve Yan Frenkel gibi dönemin seçkin bestecilerinin eserlerini seslendirdi.\n1962 yılında, Aleksandra Pakmutova tarafından yazılmış şarkıları seslendirdiği albümü çıktı. 1964 yılında Polonya'da Uluslararası Şarkı Yarışması'nda birinci geldi. Varşova, Berlin ve Budapeşte'de ödüller aldı ve altı sosyalist ülkenin katılımıyla düzenlenen \"Dostluk\" yarışmasına katıldı. sosyalist ülkelerde hızla popüler olan Kobzon pek çok konser daveti aldı. Dönemin en popüler hit şarkısı olacak olan \"A u nas vo dvore\"u seslendirdi. 1964-1982 yıllarında Leonid Brejnev'in iktidarı süresince resmî pek çok konser verdi ve 1980 yılında SSCB Halk Sanatçısı onuruna layık görüldü.\nİosif Kobzon eski SSCB'nin pek çok şehrinde solo konserler verdiği gibi ABD, Panama, Ekvador, Bolivya, Uruguay, Kosta Rika, Arjantin, İsrail, Kongo Cumhuriyeti, Zaire, Angola, Nijerya, İspanya, İsveç, Almanya, Yunanistan, Finlandiya ve Portekiz'de de Sovyet temsilcisi olarak uluslararası konser turları düzenleme fırsatı yakaladı. Kariyeri boyunca Liza Mineli ve Julio Iglesias dahil olmak üzere birçok batılı süper star ile aynı sahneyi paylaştı. 1997 yılında resmen uluslararası turne kariyerini sona erdirmiş olmasına rağmen, dünyanın pek çok yerinden konser davetlerine olumlu yanıt vermek zorunda kaldı ve sık sık Rus televizyonunda görüldü.\nKobzon üç kez evlendi. 1965 yılında şarkıcı Veronika Kruglova ile evlendi; daha sonra 1969 yılında Sovyet sinemasının en ünlü komedi oyuncularından Lyudmila Gurchenko ile evlendi. 1971 yılında şimdiki eşi Ninel Drizina evlendi. İki çocuğu oldu.\nSovyetler Birliği döneminde lirik ve yurtseverlik şarkıları ile nam saldı. Kobzon 1971 yılında solo kariyerine başladı. 1973 yılında Devlet Müzik ve Pedagoji Enstitüsü'nden mezun oldu. 1975 yılında da SBKP MGK'nın Marksizm-Leninizm Üniversitesi'nden mezun oldu. 1980'lerde V. Kozina, I. Jurjeva, K.Shulzhenko, K. Sokolski, A. Pogodina ve Vinogradov'un repertuvarından lirik eserler ile 1930'ların mizahi şarkılarını seslendirdi.\n1984 yılında Devlet Müzikal Pedagoji Enstitüsü'nde müzik eğitimi vermeye başladı. 1993 yılında profesör unvanını aldı. Ünlü pop şarkıcıları İrina Otyeva, Legkostupova, Valeria onun mezun ettiği öğrencilerdendir.\n11 Eylül 1997'de 60. doğum yıldönümü dolayısıyla 10 saatten fazla süren bir konser verdi. 11 Eylül 2007'de 70. doğum yıldönümü dolayısıyla Kremlin Sarayı'nda adına kutlama düzenlendi. Eski Sovyet cumhuriyetlerinin başkentlerinde bir dizi konser verdi.\nEmekçi halkı ve askerî kahramanlıkları konu alan yurtseverlik ve Sovyet Komsomol şarkılarını seslendirdi. Repertuvarında Büyük Vatanseverlik Savaşı( II.Dünya Savaşı)'na adanmış pek çok sevilen şarkı, klasik şarkılar, bazı opera ve operet aryaları yer aldı. Rusça ve Ukraynaca'nın yanı sıra Yahudi halk şarkılarını da seslendirdi. Repertuvarında üç binden fazla şarkı yer almaktadır.\n1960'lı ve 1970'li yıllarda, Komsomol Birliği'ne( Komünist Gençlik Örgütü) bağlı olarak dünyanın pek çok yerinde konserler verdi. Yabancı ülkelere dostluk ziyaretlerinde bulundu.\n1973 yılında Sovyetler Birliği Komünist Partisi'ne üye oldu. 1997 yılında ilk kez Devlet Duması'na seçildi. Kültür Komitesi Başkan Yardımcısı oldu.\n1999 yılında, yeni seçilen Devlet Duması'nda, Kültür ve Turizm Komitesi Başkan Yardımcısı seçildi. Parlamentoda Rusya Bölgeler (Bağımsız Milletvekilleri Birliği) üyesi olarak yer aldı. 2003 yılında, yeniden Devlet Duması'na seçildi ve Kültür Komitesi başkanı seçildi. Eylül 2007'de iktidardaki Birleşik Rusya Partisi'ne katıldı.\nİosif Kobzon, Ukrayna ve Kırım'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in politikalarına destek vererek 11 Mart 2014'te Rusya sanatçılarının bu konuda yayınladığı dilekçeyi imzaladı. 5 Temmuz 2014'te Ukrayna halkına Kiev yönetiminin politikalarını eleştiren bir konuşma yaptı.\n\n\nIV. Edward\nIV. Edward (d. 28 Nisan 1442, Rouen, Normandiya , (günümüzde Fransa) - ö. 9 Eylül 1483, Westminster, Londra, İngiltere) 1461–1470 döneminde birinci kez ve 1471–1483 döneminde ikinci kez olmak üzere İngiltere Kralı.\nKraliyet tahtını eline geçirmeden önce \"4. York Dükü\", \"7. March (İngiltere-Galler Sınırı) Kontu\", \"5. Cambridge Kontu\" ve \"9. Ulster Kontu\" unvanlarını taşımıştır. İngiltere Güller Savaşı dönemi içinde 1461'de Lancaster Hanedanı yerine gelen yeni York Hanedanı'ndan olan ilk İngiltere kralıdır.\nYork Hanedanı mensubu olan ilk İngiltere Kralı idi. Hükümdarlık döneminin ilk yarısında Güller Savaşı adı verilen Lancaster Hanedanı'nın yerine İngiltere krallık tahtına York Hanedanı'nın geçmesi ile ilişkili sosyal ve politik karışıklıklarla geçmiş olduğu için çok kötü geçmiştir. Fakat 1471'de Lancaster Hanedanı'nı tutanlara karşı kazandığı karar verici bir galibiyetten sonra İngiltere ülkesini nispeten sulh ve sükun içinde idareye başlamıştır ve bu barışçıl yıllarda saltanat sürmesi 1483'te aniden beklenmedik bir nedenle ölmesine kadar devam etmiştir.\nEdward Yorklu o zaman İngiltere krallığına ait olan (günümüzde Fransa'da bulunan) Rouen şehrinde doğdu. Babası \"Richard, 3. York Dükü\"'nün ikinci oğlu idi. Babası Richard ve Edward Yorklu'nun İngiltere Krallık tahtına geçebilmek için gayet güçlü meşru kalıtsal hakları bulunmaktaydı. Doğrudan doğruya 1327 – 1377 döneminde İngiltere Kralı olarak hüküm sürmüş olan III. Edward'in hayatta kalan dördüncü oğlu olan \"Edmund Langleyli, 1. York Dükü\" onların ataları idi. Diğer taraftan İngiltere Kralı olarak saltanat süren Lancaster Hanedanı mensubu kralların ataları III. Edward'in hayatta kalan üçüncü oğlu olan \"John Gauntlu, 1. Lancaster Dükü\" idi. Hükümdarlık veraset kurallarına göre 3. erkek çocuk 4. erkek çocuğa tercih edildiği için Lancaster Hanedanı meşru İngiliz krallık hanedanı idi. Fakat York Hanedanı'nı tutanlar III. Edward'ın hayata iken ölen ikinci oğlu olan \"Lionel Antwerpli, 1. Clareance Dükü\"'nü de bu meşruluk \"yarışması\"'na sokmaktadırlar. Lionel Antwerpli'nin kızı olan Anne de Mortimer'in \"Richard 3. York Dükü\"'nun annesi olduğuna yani \"Richard 3. York Dükü\"'nün anne tarafından da krallığa meşru hakkı olduğuna işaret etmektedirler ve böylece York Henadanı'ndan olan Edward Yorklu'nun de İngiltere krallık makamına Lancasterlılar kadar güçlü ve haklı meşruluk iddiaları olduğunu savunmaktadırlar.\nEdward Yorklu babasının hayatta kalan dört oğlundan en yaşlısı idi. Kendinden daha küçük olan kardeşi \"Edmund, Rutland Kontu\" ile babaları olan Richard, \"3. York Dükü\" 30 Aralık 1460'ta yapılan Wakefield Muharebesi'nde ölmelerinden dolayı \"Edward Yorklu, 4. York Dükü\", \"York Hanedanı'nın hayatta kalan en buyuk ferdi idi.\nİngiltere Güller Savaşı'nin başlangıcında 22 Mayıs 1455'te \"Birinci St. Albans Muharebesi\"'nde Edward Yorklu'nun babası olan \"Richard Yorklu, 3. York Dükü\", kuzeni olan \"Richard Nevillle, 16. Warwick Kontu\"'nun destek ve yardımı ile Lancaster Hanedanı'ndan olan İngiltere Kralı'nın ordusunu büyük bir mağlubiyete uğrattı. Bu savaşta Lancaster Hanedanı'nı tutan ilerigelen soylulardan \"Edmund Beaufort, 2. Somerset Dükü\", \"Henry Percy, 2. Northumberland| Kontu\" ve \"Thomas Clifford, 8. Cliford Baronu\"\"da hayatlarını kaybettiler.\n1360'ta \"Richard Yorklu, 3. York Dükü\" İngiltere Krallığı tahtına olan meşru hakkını koruyarak Krallık tahtına geçeceğini ilan etti ve bu \"İngiltere Güller Savaşı\"'nin daha da kızışmasına başlıca neden oldu. Fakat \"Richard Yorklu, 3. York Dükü\" İngiltere Krallık tahtında bulunan Lancaster Hanedanına mensup kralla 30 Aralık 1460'ta yaptığı \"Wakefield Muharebesi\"'nde mağlup düştü ve bu savaşta hayatını da kaybetti. Fakat York Hanedanı'nın meşru İngiltere Kralı olma hakkının savunuculuğu oğlu \"Edward Yorklu, 4. York Dükü\"'ne geçti ve o İngiltere Krallığı'na olan meşru hakkını korumak için savaşa devam etti.\nBundan sonra Edward Yorklu ve kuzeni \"Richard Nevillle, 16. Warwick Kontu\" Lancaster Hanedanından olan İngiltere Kralı'na karşı bir seri muharebeler yaptılar. 7 Temmuz 1460'ta Northampton Muharebesi'nde Yorklular galip gelip Lancaster Hanedanı mensubu İngiltere Kralı VI. Henry'yi esir aldılar. Fakat Yorklulara esir düşen karalın karısı olan Margaret Anjulu Lancasterli'lerin ordusunun başına geçip Midland yöresinde savaşa devam etti. 2-3 Şubat 1461'de Mortimer's Cross Muharebesi'nde Yorklular galip geldi. 17 Şubat 1461'de İkinci St Albans Muharebesi'nde Lancaster Hanedanı ordusu galip geldi. Bu muharebede Lancaster Hanedanı'ndan olan Kral VI. Henry'yi esaretten kurtardılar. Ama St Albans Londra'dan 30 küsur km. kuzeyde olmakla beraber muharebede galip gelen Lancasterliler ülkenin başkenti olan Londra'yı Yorkluların tehdidinden kurtaramadılar. Güneyde bulunan Yorklular ordusu 26 Şubat 1461'de krallık başkenti Londra'yı ele geçirdi. Yorkluların Londra'yı ele geçirmeleri ve bu şehrin sembolik prestiji ve malî gücü Yorklulara büyük avantaj kazandırmaya başladı. 29 Mart 1461'de Towton Muharebesi'nde de Yorklular büyük bir galibiyeti aldılar.\nMart 1461'de Londra'da bulunan Yorklular komutanı \"Richard Neville, 16. Warwick Kontu\" Edward Yörklu'yu IV. Edward adı ile İngiltere Kralı olarak ilan etti ve IV. Edward için 28 Haziran 1461'de taç giyme töreni yapıldı. 1461 yılı boyunca IV. Edward Ingıltere Krallığı'na layık olduğunu göstermek için Lancasterlileri tutan askeri birlikleri ülkesini bütün yüzeyinden silmek için kampanyaya girişti ve bunda da muvaffak oldu. Ama Lancater Hanedanını tutanlara karşı en son muharebe 15 Mayıs 1464'te Hexham Muharabesi olarak yapıldı. Bu muharebede Lancasterlilerin ordusu tamamıyla bozguna uğratılıp yeniden kurulma imkânı kırıldı. Bundan sonra Lancasterlilerin Yorklulara karşı ciddi olarak direnişe de ortadan kalktı. Bu muharebede Lancasterliler ordusu başında bulunan sabık kral VI. Henry kuzey İngiltere'de bulunan ve o zaman çok ıssız ve izsiz Peninne Dağları vadilerinde saklandı Fakat sonunda kaçıp saklanmasından 2 yıl sonra IV. Henry yakalanabildi. Tutuklanan VI. Henry Londra'ya gönderilip Londra Kulesi'de hapse atıldı.\nBu sırada 19 yasında olan IV. Edward büyük bir askeri yetenek göstermişti. Hem fizik bakım gösterişli ve yakışıklı bir delikanlı olmuştu ve hem de insanlara karşı yakınlık ve sevgi göstermesi ile tanındı. Boyu 1.93 cm olup IV. Edward günümüze kadar kadar gelmiş geçmiş İngiltere, İskoçya ve Büyük Britanya kralları arasında en uzun boylu olanı idi.\n\"Kral Yapan\" unvanı ile anılan Warwick Kontu, IV. Edward'ı kendi kontrolü altına aldığını düşünmekte ve İngiltere'yi bu kontrol dolayısıyla gerçekten kendi hükmü altında aldığını sanmakta idi. Warwick Kontu İngiltere'nin Avrupa'daki prestijini yükseltmek için IV. Edward'ı güçlü bir Avrupa ülkesinin kral kızı ile evlilik yapmasını planlamaktaydı. Bu nedenle Edward'a baskı yapmaya başlamıştı. Aynı zamanda Warwick Kontu Kral Edward'dan habersiz olarak Fransa Kralı XI. Louis ile temas kurmuş ve XI. Louis'in kızı olan \"Anne Fransalı\"'nin Edward ile evlenmesi için ön anlaşmalar yapmıştı. Fakat IV. Edward bu hususta yakın danışmanı olan Warwick Dükü'ne uymamayı tercih etti ve Lancasterlileri tutan bir İngiliz asilinin dul karısı olan Elizabeth Woodville ile bir gizli evlilik yaptı.\nModern İngiliz tarihçileri IV. Edward'ın Elizabeth Woodville ile evlenmesini bir gencin düşüncesizce birdenbire yaptığı evlilik olarak nitelendirirler ve onun bu evliliğinin ne İngiltere'nin gidişatına ne de York Hanedanina hiçbir pozitif katkıda bulunmadığını kabul ederler.\nElizabeth'in annesi \"Jacquette Lüksemburglu\" olup tahttan indirilmiş İngiltere Kralı VI. Henry'nin amcasının dul karısı idi. Fakat babası \"John Lancasterli, 1. Rivers Kontu\"'na asalet unvanı yeni verilmişti. IV. Edward'in Elizabeth Woodville'le yaptığı evlilik haberinin ilk ortaya çıkması Ekim 1464'te oldu. Bundan sonra Elizabeth'in 12 evli olmayan kızkardeşi İngiltere Krallığı asilleri arasında evlenme piyasasında önemli rol oynamaya başladılar. Kızkardeşi Catherine, \"Humphery Stafford, 1. Buckhingham Dükü\"'nün torunu ve varisi olan sonradan 2. Buckingham Dükü olan Henry Stafford ile evlilik yaptı. Diğer kızkardeşi Anne ise \"Edmund Gray, 1. Essex Kontu\"'nun en büyük oğlu ve varisi olan \"William, Viskont Bourchier\" ile evlendi. Bir diğer kızkardeşi Elenor ise \"Edmund Grey, 1. Kent Kontu\"'nun oğlu ve varisi olan \"Anthony Gray\" ile evlilik yaptı.\nFakat Woodville ailesinin bu yeni kazandığı siyasi güç ve prestij İngiltere soylular arasında düşmanlıkla karşılandı. Bu yeni düşmanların başında Kral Edward'ın en yakın danışmanı ve destekçisi \"Richard Neville, Warwick Kontu\" gelmekteydi ve bu asıl Woodville ailesinin Kral üzerinde kazandığı yeni nüfuza gayet ciddi şekilde karşı çıktı. Zamanla \"Richard Neville, Warwick Kontu\"'nun karşı çıkması ve Kral Edward'dan ayrılma hisleri gittikçe daha da şiddet kazandı ve sonunda bu hisler onu vatan hainliğine kadar getirdi. 1467'de Richard Neville, Warwick Kontu saraydan tüm olarak çekildi ve vaktini Yorkshire'de bulunan malikanesinde geçirmeye başladı. Kral Edward'ın idaresinden hoşnut olmayan küçük erkek kardeşi \"George, CLearance Dükü\" ile birlikte analaşarak yeni bir isyancı ordu topladı ve onunla beraber bu ordu başında Kral IV. Edward'a karşı yürüdü.\n26 Temmuz 1489'da bu isyancı ordu (Kral Edward'ın başında olmadığı) Krallık ordusunun ana kısmına karşı \"Edgecote Moor Muharebesi\"'nde büyük bir galibiyet kazandı. Bundan sonra Kral IV. Edward \"Olney, Buckinghamshire\"'da yakalandı. \"Richard Neville, Warwick Kontu\" kendi başına, elinde yakalanmış bulunan IV. Edward'a hiç danışmadan, IV. Edward adına ülkeyi yönetmeyi denedi. Fakat İngiltere soylularının çoğunluğu sırf kral olduğu için IV. Edward'ı tutmakta idiler ve \"Richard Neville, Warwick Kontu\" onun adına hiç ona danışmadan ülkeyi idare etmesinden gittikçe hoşnutsuzlaşmaya başladılar. Bu hoşnutsuzluk kuzey İngiltere'de çıkan bir yerel isyan halinde kendini ortaya çıkarttı. Sonunda \"Richard Neville, Warwick Kontu\" tek başına krala danışmadan ülkeyi onun adına idare edemeyeceğini anladı ve 10 Eylül 1569'da kral IV. Edward'ı serbest bıraktı. \nSerbest bırakılan IV. Edward, isyancı \"Richard Neville, Warwick Kontu\" ve kralın kardeşi \"George, CLearance Dükü\"'nden bu yakalanıp tutuklanmasının öcünü almaya çalışmadı ve onun yerine onlarla barışıp anlaşmayı tercih etmekteydi. Fakat tam bu sırada Linconshire bölgesinde \"Sir Thomas Burgh Gainsbourghlı\" ile \"Richard Welles, 2. Wells Baronu\" arasında bir şahsi anlaşmazlık yüzünden çıkan karışıklık büyüdü ve askeri çatışmalar ortaya çıktı. \"Richard Neville, Warwick Kontu\" ile \"George, Clearance Dükü\" bu karışıklığı fırsat bilerek IV. Edward'a karşı yeniden ayaklandılar. Ortaya çıkan \"Lincolnshire Ayaklanması\" IV. Edward ve krallık ordusu tarafından bastırıldı. 1 Mayıs 1470'da \"Richard Neville, Warwick Kontu\" Fransa'ya kaçmak zorunda kaldı.\nBurada Fransa Kralı İX. Louis'in sarayında yaşamakta bulunan eski Lancestar Hanedanı kralı IV. Henry'nin karısı olan Margeret Anjoulu ile görüşüp bir müttefiklik kurdu. XI. Louis daha Temmuz 1461'de, babası olan VII. Charles'in ölümü üzerine, Fransa tahtına geçmişti. İngiltere tahtında bulunan York Hanedanı yerine tekrar Lancaster Hanedanı'ndan bir kral tahta geçirmek ve böylece İngiltere Krallığı üzerinde büyük politik nüfuz kazanmak istemekteydi. \"Richard Neville, Warwick Kontu\" ile \"Margeret Anjoulu\" Fransa Kralı IX. Louis ile anlaşarak onun sağladığı bir ordu ve Fransa donanması gemileri ile İngiltere'ye geçip orada Lancaster Hanedanı'ndna eski kral VI. Henry'yi tahta geçirmeyi planladılar.\"Richard Neville, Warwick Kontu\" komutası altında kurulan bir istila ordusu Fransa donanmasına ait gemilerle 9 Eylül 1470'te İngiltere'ye gitmek üzere Fransa'dan harekete geçti. IV. Edward, İngiltere'de bulunan Warwick Kontu'nun kardeşi olan güçlü soylu \"John Neville, 1. Montagu Markizi\"'nin de taraf değiştirerek Lancasterliler tarafını tutmaya başladığının haberini aldı. IV. Edward dıştan ve içten gelen kendine karşı gelenlere karşı askeri bakımdan direnme imkânı olmadığını anladı. Bunu üzerine IV. Edward İngıltere'yi ve bu ülkenin krallığını terk ederek Flandra'ya kaçtı.\n1470'te Lancaster hanedanından eski kral VI. Henry tekrar İngiltere Krallığı tahtına çıkartıldı. Daha önce ilk York Hanedanı'ndan kral olan IV. Edward ve genç kardeşi Richard, Gloucester Dükü Burgundi Dükalığı'nin bir parçası olan Flandara'ya kaçtılar. ĮV. Edward'ın kızkardeşi olan \"Margaret Yorklu\" 3 Temmuz 1468'de Burgundi Dükü Charles' ile bir evlilik yapmıştı ve Burgundi Dükü böylece IV. Edward 'in kayın-biraderi olmaktaydı. Gerçekte Charles, Burgundi Dükü önceden kayın-biraderi IV. Edward'a destek sağlamaktan kaçınmıştı. Fakat tam bu konu yeniden ortaya çıktığında Fransa Krallığı Burgundi Dükalığı'na karşı bir savaş açtığını açıkladı. Bunun üzerine \"Charles, Burgundi Dükü\" IV. Edward'ın Flandara'ya gelmesine izin verdi ve IV. Edward'ın burada yeni bir ordu toplayıp tekrar İngiltere'ye geri gitme çabalarına da destek sağladı.\nIV. Edward Flandara'dan nispeten küçük sayıda askerden oluşan bir ordu topladı ve bu ordu ile Manş Denizi'ni geçerek İngiltere'ye çıktı. IV. Edward ve nispeten küçük ordusu İngiltere kraliyet ordusuna yakalanmayı başararak kuzey İngiltere'ye geçebildiler. IV. Edward kuzey İngiltere bölgesinden kendini tutan şehirler bulma ve ordusu için askerler toplama çabalarına koyuldu. Önce kendi ismini taşıyan ve 70 yıl önce yakın atası Henry Boligbroke'i taklit edercesine hareket ederek sadece kendi \"York Düklüğü\"'nu eline geçirmek için geldiğini bildirerek York şehrini eline geçirdi. IV. Edward'a ilk katılan soylular \"Sır James Harrington\" ve \"William Parr Kendalli, 1. Baron Parr\" oldular ve bunlar Doncaster'da Edward'ın ordusuna katılmak üzere 600 ağır süvari şövalye getirdiler. IV. Edward güneye Londra'ya doğru ilerlemekte iken diğer asiller de kendi askeri birlikleri ile onun ordusuna katılmaya başladılar. Bunların başında Lancasterlıların kendini tutmayacağını bilen ve ağabeyi olan Edward'ın kazanacağından emin olan eski isyancı \"George, Clearance Dükü\" de bulunmaktaydı.\nEdward Londra'yı hiç direniş görmeden kolaylıkla eline geçirdi. Burada bulunan Lancasterli kral VI. Henry'yi esir olarak aldı ve tutuklattı. Edward ve ordusu Warwick Kontunun ordusunu Barnet Muharebesi'de yenik düşürdü ve bu muharebede \"Ricard Neville, Warwick Kontu\" öldürüldü. İngiltere'de bulunan diğer Lancaster Hanedanını tutanların ordusu ise 1471'de yapılan \"Tewkesbury Muharebesi\"'nde yenik düştü. Lancaster Hanedanı'ndan kral VI. Henry'nin oğlu olan ve kral varisi olan \"Edward Westmisterli, Galler Prensi\" bu savaş sahasında öldürüldü. Böylece Lancasterlıları tutanların direnme güçleri kırılmış oldu. Birkaç gün sonra IV. Edward Londra'ya geri döndü. Şehre girmekte iken kendisine Londra Kulesi'nde tutuklanmış olan Lancasterli VI. Henry 'nin ölümü haberi getirildi ve bu haber şehirde etrafa ilan edildi. Zamanın kronikçileri bu ölümün nedenini tutuklu olan kral VI. Henry'nin \"melankoli\" geçirmesi olarak bildirirler. Fakat modern tarihçiler IV. Edward'ın yaşamakta olan krallığa meşru haklı Lancaster Hanedanı üyelerinin büyük bir tehdit olduğunu görerek onu kasten öldürttüğüne fikir birliğindedirler.\nEdward'ın iki daha küçük olan erkek kardeşleri \"George, Clearance Dükü\" ve \"Richard, Gloucester Dükü\" (sonradan III. Richard iki kız kardeş olan \"Isabel Nevill\" ve \"Anne Neville\" ile evlendirilmişlerdir. Bu iki kız kardeşin babaları Richard Nevill, Warwick Kontu Barnet Muharebesi'de öldürülmüş idi ve anneleri Anne Neviill, 16. Warwick Kontesi idi. Bu iki kızkardeş o zaman hala yaşamakta olan annelerinden gayet büyük servetler miras beklemekteydiler; ama bu veraset için birbirlerine rakiptiler. Bu iki kız kardeşsin, yani düklerin eşlerinin, büyük veraset üzerinde rekabetleri sonradan iki dük kardeşin arasını açmıştır.\n1476'de ise \"George, Clearance Dükü\" ağabeyi Kral IV. Edward aleyhinde bir komplo düzenlediği sanıklığı ile suçlanıp yargılanmıştır. Bu yargılama sonucu olarak \"George, Clearance Dükü\" suçlu bulunmuş; Londra Kulesi'nde hapse atılmış ve 18 Şubat 1478'de ise bu zindanda gizlice idam edilmiştir. O zamandan beri inanılır söylentilere göre gizlice idam edilmesi bir büyük varil \"Malvasia\" şarabi içine atılıp şaraptan boğulması şeklinde olmuştur.\nIV. Edward tahta ikinci defa geçtikten sonra hiç tahtına karşı hak eden diğer ayaklanmacılara ortaya çıkmadı. Lancaster Hanedanı üyeleri hemen hemen ortadan silinmişlerdi. İngiltere Krallığı'na ona rakip olarak tek meşru hak iddia edip ayaklanabilecek kişi Henry Tudor idi ve Avrupa kıtasında sürgüne gönderilmişti.\n1475'te IV. Edward Fransa'ya karşı savaş ilan etti ve Haziran'da ordusu ile Manş Denizi'ni geçip Calais'ye çıktı. Fakat bu girişimde kendine destek sağlayacağını umduğu müttefiki olan Burgundi Dükü Charles Cesur, İngiltere ordusuna pak az yardımda bulunabildi. Bunun üzerine IV. Edward Fransa ile bir barış antlaşması yapmak üzere müzakerelere girişti. İki taraf anlaşıp Picquigny Antlaşması'nı imzaladılar. Bu antlaşmaya göre Fransa Krallığı IV. Edward'a hemen taksitsiz toptan ödenmek üzere 75.000 altın kron tazminat verdi ve her yıl 50,000 alın kron maaş da ödemeyi garanti etti.\nIV. Edward aynı yıllarda İskoçya Krallığı içişlerine de karışmaya başladı. 1482'de İskoçya Kralı olarak tahta geçmek üzere teşebbüse geçen ve o zaman tahtta bulunan İskoçya Kralı II. James'in kardeşi olan \"Alexander Stewart, 1. Albany Dükü\"'nun girişimine destek sağladı. İngiltere ordusu \"Gloucester Dükü\" komutanlığında İskoçya başkenti olan Edinburg'u ve burada bulunan Kral II. James'i eline geçirmek hedefiyle bir sefer düzenledi> Bu sefer başarı ile sonuçlandı. İngiltere ordusu Edinburg'u eline geçirdi. Fakat \"Alexander Stewart, 1. Albany Dükü\" tam bu sırada girişiminden ve ve İngiltere Kralı olan anlaşmasından vazgeçtiğini ilan etti. İngiliz ordusu ve Glocester Dükü Edinburg'dan çekilip ayrılmak zorunda kaldı. Fakat bu askeri seferin bir neticesi olan Kuzey Denizi kıyısında İskoçya-İngiltere arasında sınırda olan Berwick-on-Twick tekrar İngiltere eline geçti.\nIV. Edward'ın sıhhati bozulmaya başladı ve bir seri değişik hastalıkta muzdarip olmaya başladı. 1483 yılı Paskalya Yortusu'ndan kendini ölüme götürecek en son hastalıktan şikayet etmeye başladı. Bu uzunca süren hastalığı sırasında daha önce hazırlamış olduğu vasiyetnameye ekler yapmayı başardı. Bu eklerden en önemlisine göre ölümünden sonra İngiltere'nin gerçek idaresi \"İngiltere'nin Koruyucusu\" unvanı ile kardeşi Richard, Glocester Dükü]'ne geçecekti. IV. Edward Windsor Kalesi'nde 9 Nisan 1483'te vefat etti. Windasor Kalesi'nde İngiltere Krallarının mezarlarının bulunduğu \"St George Şapeli\"'nde toprağa verildi. Onun yerine İngiltere Kralı olarak 12 yaşında daha yetişkin olmayan oğlu V. Edward tahta geçirildi. Ama bu kralın taç giyme töreni yapılamadı. IV. Edward'ın kardeşi olan ve \"İngiltere'nin Koruyucusu\" unvanı ile taht naipliği yapmaya başlayan kardeşi \"Richard, Glocester Dükü\" yeğenini tahttan indirip III. Richard adı ile İngiltere Kralı olarak tahta geçti.\nIV. Edward'ın ölümünün gerçek nedeni hangi hastalıktan olduğu iyice bilinmemektedir. Ölüm nedenin zatürre veya tifo ve hatta kasten zehirlenme olduğu değişik kişiler tarafından iddia edilmişti. Birçok tarihçi ölümünü hayatının son yıllarına gayet sağlıksız bir yaşam tarzı yanında hiçbir şekilde eksersiz yapmaması dolayısıyla hareketsizleşmesi ve gayet şişmanlaması ile vücudunun direncini kaybetmesine atfederler.\nIV. Edward'ın karısı \"Elizabeth Woodville\"'den 10 tane çocuğu olmuş ve bunlardan 7 tanesi babalarından sonra ölmüşlerdir. 1483'te Edward'ın kardeşi III. Richard olarak tahta geçmeyi sağlamak için İngiltere Parlamentosu'na baskı yaparak Parlamento'dan \"Titulus Regius (Kralın Unvanı)\" adlı bir kanun çıkarttırmış ve bu kanunla babalarının ölümünden sonra hayatta kalan Edward'ın çocukların hepsini gayrimeşru olduklarını kabul ve ilan etmiştir. Kral VII. Henry Tudor bir isyandan sonra Kral III. Richard'ı tahttan indirdikten hemen sonra bu \"Titulus Regius (Kralın Unvanı)\" adlı kanunu geri aldırmış ve hayatta kalan Edward'ın çocuklarının hepsinin meşru olduğunu kabul ettirmiştir. VII. Henry, Richard'ın Parlamento'ya çıkarttırdığı bu kanunu hukuksal olarak ortadan kaldırmakla yetinmemiş bu kanunun metnini de ortadan kaldırmak hedefiyle kanunun her kopyasının tahrip edilmesini ve elinde bir kopya bulundurmayı ve hatta bu kanunun ismini ağzına almayı da hukuken ceza gerektiren bir suç saydırmıştır.\nEdward'ın birkaç metresi de bulunmaktaydı. Bunlardan en çok bilineni (Jane Shore\" olarak da bilinen) Elizabeth Shore idi.\nEdward'ın değişik kadınlarla ilişkilerinden birkaç gayrimeşru çocuğu da olmuştur.\nİngiltere Krallığı tahtına 1490'dan itibaren meşru hakkı olduğunu iddia eden düzmece prens \"Parkin Warbeck\" Büyükamcası III. Richard tarafından Londra Kulesi'nde hapsedilip öldürtülen \"Kulede İki Prens\" adı ile anılan prenslerden küçüğü olan \"Richard Shrewsburyli, 1. York Dükü\" olduğunu iddia etmiştir. Perkin Warbeck'in IV. Edward'da çok benzediği bildirilmiştir. Bazı tarihçiler, delil olabilecek belge vermeden, Warbeck'in hüviyeti gizli kalmış IV. Edward'ın bir başka gayrimeşru çocuğu olduğunu iddia etmişlerdir.\n\n\nTimuçin Turan\nTimuçin Turan, (d. 1944, Erzincan), Türk siyasetçi.\nİstanbul Teknik Üniversitesi Makina Fakültesi mezunudur. Erzincan Yol Su Elektrik Müdürlüğü Mühendisliği, Şefliği ve Müdürlüğü, Sivas Yol Su Elektrik 15. Bölge Müdürlüğü, Yol Su Elektrik Genel Müdür Yardımcılığı, TBMM 5.(XVI) Dönem Erzincan Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve iki çocuk babasıdır.\n1993-1994 tarihleri arasında Toprak Mahsulleri Ofisi genel müdürlüğü yapmıştır.\n\n\nMu (Baekje Kralı)\nMu (Korece: 무왕) (580-641) (Kral olduğu yıllar: 600-641), Kore'nin Üç Krallığı'ndan biri olan Baekje'nin 30. kralı. Baekje'nin 27. kralı Wideok'un oğludur.\nGüvenilir tarihsel kaynaklar bulmak zor olduğundan Üç Krallık döneminde Mu'nun politikalarının özelliklerini bilinmemektedir.\n\n\nPriam'ın Hazinesi\nPriam'ın Hazinesi altın ve değerli eşyalardan oluşan bir grup eşyadır. Arkeolog Heinrich Schliemann tarafından keşfedilip, Osmanlı Devleti'nden kaçırılmıştır. Schliemann hazineyi İlyada'da bahsedilen kral Priam'a atfetti. O, antik Truva şehrini bulmaya çalışmaktaydı. Hazinenin bulunduğu yerin de Truva olduğuna inanmıştı. Daha sonra Carl Blegen'in keşfettiğine göre, hazinenin bulunduğu yer Truva 2 şehri idi. Priam ise yüzlerce yıl sonraki 6. ya da 7. Truva şehirlerinin kralı olmalıydı. Hazine Schliemann tarafından takas ve satış ile pazarlanmış, son olarak Almanya'yı işgal eden Sovyetlerce kaçırılmıştı. Uzun bir süre kayıp haldeyken, 1993'te Puşkin Müzesi'nde ortaya çıkmıştır. Almanya'ya iadesi istendiğinde, Almanların 2. Dünya Savaşı'ndaki yıkımı bahane edilerek, savaş tazminatı olarak saklandığı söylenmiştir.\nSchliemann, hazineyi Türk- Yunan sınırından kaçırmıştı. Türkler Schliemann'ı mahkemeye verdiler. 1875'te Schliemann'ın Türk hükümetine elli bin frank ödemeyi kabul etmesi karşılığında, Türkler de mülkiyetini devretmeye hazırdı. Schliemann bunun 'Priamos'un Hazinesi' olduğuna inansa da, kuşkular vardı. Schliemann özel konuşmalarında bazı kuşkuları olduğunu itiraf etmişti. Hazine ne denli muhteşem olursa olsun, Hisarlık'ın Homeros'un Troyası olduğunu gösteren başka işaretlerin olmayışı hala yeterli açıklama bekliyordu. Schliemann, destanların yazdıklarına bakarak, beklediği geniş caddeler ya da kuleler ve giriş kapıları değil, tarih öncesine ait küçük bir yerleşimin kalıntılarını bulmuştu. Kazıyı yeniden başlatma niyetindeydi ama hazineyi ülkeden kaçırdığı için kendisine hala kızgın olan Türkler ona kazı izni vermeyi reddetti.\n\n\nTrabzonspor 2000-01 sezonu\n2000-01 Trabzonspor sezonu\nBu sezonda bordo mavili ekip Türkiye 1. Futbol Ligi'de üst üste 26. sezonunu geçirdi.\nTrabzonspor 2000-01 sezonunu 58 puanla altıncı sırada tamamlamıştır.\nTrabzonspor Türkiye Kupası'na üçüncü kademeden itibaren dahil olmuştur. 2000-01 Türkiye Kupası'nda tüm eşleşmeler tek maç üzerinden oynanmıştır. Trabzonspor üçüncü kademedeki rakibi Altay'ı deplasmanda 2-1 yenerek dördüncü kademeye yükselmiştir. Trabzonspor dördüncü kademedeki rakibi Gaziantepspor'u deplasmanda 3-1 yenerek çeyrek finale yükselmiştir. Trabzonspor çeyrek finalde Galatasaray'a kendi sahasında 4-1 yenilerek Türkiye Kupası'ndan elenmiştir.\nTrabzonspor 2000-01 sezonunda Avrupa Kupaları'nda mücadele etmeye hak kazanamamıştır.\n\n\nVehbi DabakoÄŸlu\nMehmet Vehbi Dabakoğlu, (d. 1910, Diyarbakır) - (ö. 3 Kasım 2001), Türk siyasetçi.\nAnkara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi mezunudur. İlkokul Başöğretmenliği, Diyarbakır Lisesi Tarih, Coğrafya Öğretmenliği, Millî Eğitim Bakanlığı Beden Terbiyesi Müdürlüğü Memurluğu, Yükseköğretim Şube Müdür Yardımcılığı, Diyarbakır Belediye Başkanlığı, Zirai Donatım Umum Müdürlük Müfettişliği, Çiftçilik, Sağlık Koleji Müdürlüğü, Diyarbakır Güzel Evler Yapı Kooperatifi Kuruculuğu ve Başkanlığı, Diyarbakır Ziya Gökalp Üniversitesini Gerçekleştirme ve Yaşatma Derneği Kuruculuğu ve Başkanlığı, Güneydoğu Tarım Ürünleri AŞ İdare Meclisi Başkanlığı, Verem Savaş Derneği, Kan Bankası, Kızılay ve Çocuk Esirgeme Cemiyetleri Üyeliği, Danışma Meclisi Diyarbakır Üyeliği (15 Ekim 1981 – 6 Aralık 1983) yapmıştır. Evli ve beş çocuk babasıdır.\n\n\nUbıhya\nUbıhya (; Rusça: Убыхия,Çerkesçe: Убыхия ) 14. ve 16. yüzyıllar arasında Ubıh boylarının topluluğundan oluşmaktadır. Soçi civarlarında bir ülkeydi.\n17. yüzyılda Ubıhlar Sadz Abazalarını yerlerinden etmişlerdir, ve Abhazya düzeninin aksine Ubıhya'da prens yoktu ve 11 Ubıh alt konseyinden ve 2 Ahçıps ve Sadz halkı soylularından olmak üzere bir konsey tarafından yönetilmekteydi.\n1864'te Ubıhya Rus-Kafkas Savaşı'nda yenildi ve 40.000 civarında olduğu tahmin edilen nüfusu Osmanlı İmparatorluğu'na kitlesel olarak götürüldü. Bu olay Ubıh ulusunun Ubıhya'dan topluca yok olmasına yol açtı.\nKafkasya halklarından birçok milliyetçi tarafından Ubıhlar ve dillerinin yok olmuş olması bir halkın düzgünce korunmadığı takdirde neler olabileceğine örnek olarak gösterilmektedir.\nUbıhya günümüz Abhazya'nın kuzeyinde Karadeniz kıyısında Çerkesler ve Abazaların yerleşim yerlerinin arasında bir bölgedir. Soçi kenti tarihi Ubıhya'nın içerisindedir. Vardan, Şaşe, Khize, Subeşkh ve Alani gibi Ubıh boyları yaşarlardı. Bunlardan ilk ikisi ekonomik ve sosyal yönden en ileri gelenlerden sayılır ve Vardan ile Soçi nehirlerinin vadilerinde yaşar. Özellikle tarım ve bahçıvanlıkta çok ilerlemişlerdir.\nUbıhça, Kafkas dillerinin Kuzeybatı Kafkas dilleri öbeğine bağlı, Abhazca ile akraba bir dildir. Ubıhların göçüyle birlikte, Kafkasya’da bu dili konuşan hiç kimse kalmadı. Türkiye’ye yerleşen Ubıhlar da, yazılı olmayan bu dili zamanla unuttular. Tevfik Esenç adlı kişi Ubıhça’yı konuşan son kişiydi ve Ubıhça’nın grameri ve sözlüğü çalışmalarında ünlü Fransız bilim adamı Georges Dumézil ile birlikte çalıştı. Tevfik Esenç’in(1904 – 7 Ekim 1992)ölümüyle Ubıhça ölü dillerden biri haline geldi.\nKuzey Kafkasya’nın batı ucunda yerleşik olan Ubıhlar komşuları Abhaz ve Adigeler gibi paganik bir halktı, bölge erken dönem Hristiyanlıkla tanışmıştır. Osmanlıların bölgeyi fethiyle İslam diniyle tanıştılar ve Sünniliği benimsediler. Daha önceki dönemlerde pagandırlar. Ubıhlar görece geç Müslüman olan bir toplumdur. 16.-17. yüzyıllardan itibaren Osmanlı Türkleri ve Kırım Tatarları aracılığıyla Müslüman olmuşlardır. Ubıhların tamamı Müslümandır (Sunni-Hanefi).\n\n\nDuka\nDuka, Avrupa'da Geç Orta Çağ'dan 20. yüzyıla dek kullanılmış, altın ya da gümüş içerikli madeni para. Alım gücü ve metalik içeriği değişkenlik göstermiş duka, Venedik Cumhuriyeti'nin altın dukaları; zamanın Bizans \"İperpiron\"u, Floransa florini veya çağdaş Büyük Britanya sterlini veya ABD Doları gibi uluslararası alanda kabul görmüştür.\nDuka sözcüğü Latince \"dük ile ilgili, dük'ün parası, düklüğün sikkesi\" anlamlarına gelen \"ducatus\"'tan gelmektedir. Dukaların ilk kullanımı 1140'larda Sicilya kralı II. Rugerro'ın dönemine denk gelir.\n1200'lerdeki Venedik iş modeli, doğudan uygun fiyata aldıkları malları Alpler'in kuzeyinde kazançlı biçimde satmak üzerine kuruluydu. Floransa ve Ceneviz Cumhuriyeti 1252'de altın sikkeler basmaya başladı. Floransa'nın ürettiği florin, Avrupa'nın standart sikkesi oldu. Venedik Cumhuriyeti de kendi dukalarını florine göre modelledi. İki şehrin ağırlık birimlerindeki farklılık nedeniyle Venedik sikkelerinin ağırlığı daha fazlaydı. Venedik dukası 3.545 gram ve 99.47% altından oluşmaktaydı. Bu anılan dönemde metalurjinin üretebileceği en yüksek saflık demekti.\n\n\nVeli Necdet Sünkitay\nVeli Necdet Sünkitay (d. 1887, Diyarbakır) - (ö. 7 Mayıs, 1969), Türk siyasetçi.\nDarülfünun Jeoloji ve Coğrafya Kısmında 3. Sınıfa kadar okumuştur. Ceza Dairesi 1. Sınıf Zabıt Kâtipliği, Diyarbakır Vilâyeti Mektubî Kalemi Mümeyyizliği, Dâhiliye Vekâleti Asair ve Muhâcirîn Müdüriyeti Umûmîyesi Anadolu Kısmı Müdür Muavinliği, İktisat Vekâleti Evrak Kalemi Mümeyyizliği, Hariciye Vekâleti Matbuat ve İstihbarat Müdüriyeti Umûmîyesi Mütercimliği, Hariciye Vekâleti Matbuat ve İstihbarat ve Vekâlet Ajansı Şube Müdürlüğü, İmar ve İskân Vekâleti Muhâcirîn Müdürlüğü, İskân Umûm Müdürlüğü İstilazedegan, Asair Şubesi Müdürlüğü, Ziraat Bankası Memurun ve Sicil ve Merkez Müdürlüğü, TBMM VI. Dönem Diyarbakır Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve beş çocuk babasıdır.\n\n\nHolland Roden\nHolland Marie Roden (d. 7 Ekim 1986), Amerikalı oyuncu. MTV'nin popüler gençlik draması Teen Wolf'taki Lydia Martin rolüyle tanınmıştır.\nHolland Roden Teksas eyaletinin Dallas şehrinde doğmuştur. Tıpla ilgilenen bir aileden gelmektedir. UCLA'da (Kaliforniya Üniversitesi, Los Angeles) kadın sorunları araştırma ve moleküler biyoloji alanında eğitim görmüştür.\nRoden'in yıldızı iptal edilmiş bir HBO dizisi olan 12 Miles of Bad Road'ta parlamıştır. 2008'de \"Lost\" dizisinde Emily Locke ve \" \"filminde Skylar karakterlerini canlandırmıştır.\nFilmler\nDiziler\n\n\n2014 Amerika Açık - Tek Erkekler\nSon Şampiyon Rafael Nadal sağ bileğindeki sakatlık yüzünden turnuvaya katılmayacağını açıklamıştır.\nKei Nishikori ve Marin Čilić yarı finalde Novak Đoković ve Roger Federer'i elediler. 2005 Avustralya Açık'tan sonra ilk defa bir Grand Slam finalinde Federer, Nadal, Djokovic üçlüsünden en az biri finalde olmadı. (2005 Avustralya Açık finalinde Lleyton Hewitt ve Marat Safin karşılaşmıştı.) Aynı zamanda 2003'ten sonra ilk kez iki Grand Slam şampiyonu ilk Grand Slam şampiyonluklarını tatmış oldu. (2014 Avustralya Açık'ı kazanan Stanislas Wawrinka'da ilk grand slam şampiyonluğuna ulaşmıştı.) Nishikori ve Cilic, Pete Sampras'ın 2002'deki finale çıkışından sonra en düşük sıralamayla Amerika Açık finaline çıkan oyuncular oldular.\nČilić, Nishikori'yi 6-3 6-3 6-3 setlerle rahat geçti. Koçu Goran Ivanišević'ten sonra Grand Slam kazanan ilk Hırvat oldu.\n\n Roberto Bautista Agut \"(4. Tur)\n Kevin Anderson \"(3. Tur)\n Feliciano López \"(3. Tur)\n Gaël Monfils \"(Çeyrek final)\n Mikhail Youzhny \"(1. Tur)\n Phillip Kohlschreiber \"(4. Tur)\n Leonardo Mayer \"(3. Tur)\n Julien Benneteau \"(1. Tur)\n Ivo Karlović \"(2. Tur)\n Gilles Simon \"(4. Tur)\n Santiago Giraldo \"(1. Tur)\n Guillermo García-López \"(2. Tur)\n Lukáš Rosol \"(1. Tur)\n Jérémy Chardy \"(2. Tur)\n Fernando Verdasco \"(2. Tur)\n João Sousa \"(2. Tur)\n\n\n\nCharles Josselin\nCharles Josselin (d. 31 Mart 1938, Pleslin-Trigavou (Côtes-du-Nord)) Fransız sosyalist siyasetçi. Eski bakan.\nRennes Üniversitesi'nde Hukuk alanında lisans yapmış ve kamu hukuku alanında yüksek lisans yapmıştır. Paris Siyasal Bilgiler Enstitüsü mezunudur. 1971 yılında Sosyalist Parti'ye girmiş, 1973 yılında ilk kez milletvekili seçilmiştir (aynı seçim çevresinde yıllarca milletvekili olan Adalet Bakanı René Pleven seçimleri kaybedince siyasi hayattan çekilmiştir). 1976 yılından itibaren yerel yönetimlerde önemli görevler üstlenmiştir. 1981-2002 yıllarında milletvekilliği ve bakanlık yapmıştır. Ayrıca 2006-2008 yıllarında senatörlük yapmıştır.\nYerel Yönetimler\nMeclis\nAvrupa Parlamentosu\nSenato\nHükümet\n\n\nAC Milan 2014-15 sezonu\nAC Milan 2014-15 sezonu'nda, Serie A'da 81.kez yarıştı ve Coppa Italia'da yer aldı. Bu sezon ligi 8.sırada bitirdi ve Avrupa'ya gidebilmek için herhangi bir hak alamadı. 1998-99 sezonundan bu yana ilk kez UEFA Şampiyonlar Ligi veya UEFA Avrupa Ligi'nde yer alamadı. Filippo Inzaghi takımın yeni teknik direktörü olarak atandı.\nFilippo Inzaghi: \"Teknikdirektör\" Silvio Berlusconi: \"Başkan\"\nMilan sezon başlamadan Chievo Verona'dan Michael Agazzi'yi transfer etti, Alex ve Jérémy Ménez'i kadrosuna kattı. 30 Ağustos 2014'te Liverpool'dan Chelsea'ye 50 milyon £'ya transfer olan ve bekleneni veremeyen Fernando Torres ile de 2 yıllık kiralık olarak kadrosuna katmıştır.\n2 Şubat 2015 tarihi itibarıyla.\nMilan yaz başında Michael Agazzi, Alex Rodrigo Dias da Costa ve Jérémy Ménez'i serbest olarak kadrosuna kattı. Pablo Armero, Fernando Torres ve Marco van Ginkel Milan'a kiralık olarak katıldı. Transfer döneminin son gününde Milan, Giacomo Bonaventura kadrosuna kattı.\nGeçen sezon başarılı performans gösteren bazı oyuncular ile yollarını ayırdı.\n25 Aralık 2014 tarihinde Milan ilk kış transferini duyurdu.\n\n\nKylieFever2002\nKylieFever2002, Avustralyalı şarkıcı Kylie Minogue'un altıncı konser turnesi. Şarkıcının sekizinci stüdyo albümü \"Fever\"ı desteklemek amacıyla düzenlendi. 4 Mayıs 2002'deki konser kaydedildi ve bir bonus CD ile birlikte \"\" adıyla DVD olarak yayımlandı.\n\n\nAlberto Vargas\nAlberto Vargas (d. 9 Şubat 1896 – ö. 30 Aralık 1982), Perulu Pin-up kızı ressamı. En bilinen pin-up sanatçıları arasında gösterilmektedir.\n\n\nHakkâniye, İzmit\nHakkâniye, (civar köylülerince Muhâcir Kaynarca), Kocaeli ilinin İzmit ilçesine bağlı bir mahalledir.\n93 Harbinden sonra yörede kurulan Rumeli muhâciri köylerinden biridir. Dalca mahallesi halkı ile aynı muhâcir kafilesi içinde bulundular. İskan için ilk teklif edilen Ali Kâhyalar (bir çiftlik ve kahyaları olan 25 km² genişliğinde tepe) kömürcülük faaliyeti için uygun bulmamış, akabinde șu anda bulundukları ormanlık arazide iskan imkânı sunulmasını \"hakkâniyyetli\" buldukları için köye böyle bir isim münasip görüldüğü söylenir. Yerli mahallesi Kaynarca'nın hemen yakınında kurulu olduğu için \"Muhacir Kaynarca\" olarak da namlanmıştır. 6360 sayılı yasa ile mahalleye dönüşmüştür.\nKandıra'ya 30 km, İzmit'e 17 km uzaklıktadır.\n\n\nÁdám Szalai\nÁdám Csaba Szalai (d. 9 Aralık 1987), 1899 Hoffenheim takımında forvet pozisyonunda görev yapan Macar millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2006 yılında VfB Stuttgart II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Real Madrid B, Mainz 05, Mainz 05, Schalke 04, 1899 Hoffenheim ve Hannover 96 kulüplerinde oynadı.\n\n\nJannik Vestergaard\nJannik Vestergaard (d. 3 Ağustos 1992), Southampton takımında defans pozisyonunda görev yapan Danimarkalı millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine Brøndby alt yapısında başlamıştır. Daha sonra 2010 yılında Bundesliga takımlarından 1899 Hoffenheim'a transfer olmuştur.\n\n\nAlexander Stolz\nAlexander Stolz (d. 13 Ekim 1983), TSG 1899 Hoffenheim takımında kaleci pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2004 yılında FC Nöttingen kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla VfB Stuttgart II, VfB Stuttgart, TSG 1899 Hoffenheim, Karlsruher SC ve TSG 1899 Hoffenheim kulüplerinde oynadı.\n\n\n2014 Amerika Açık - Tek Kadınlar\nSon iki sezonun şampiyonu Serena Williams turnuvayı bir kez daha şampiyon olarak bitirdi. Yakın arkadaşı Caroline Wozniacki'yi finalde 6-3 6-3 setlerle geçti. Turnuva boyunca hiçbir sette 3'ten fazla oyun vermedi. 18. tekler Grand Slam şampiyonluğunu yaşayan Williams bu alanda Martina Navratilova ve Chris Evert'i yakaladı. Bu şampiyonluğuyla 6. Amerika Açık şampiyonluğuna ulaşarak Chris Evert'ın rekoruna ortak oldu. Kariyerindeki set vermeden kazandığı 3. Amerika Açık şampiyonluğuna ulaşarak bu alanda da Chris Evert'ı yakalamış oldu.\n\n Yekaterina Makarova \"(Yarı final)\n Andrea Petkovic \"(3. Tur)\n Venus Williams \"(3. Tur)\n Svetlana Kuznetsova \"(1. Tur)\n Sloane Stephens \"(2. Tur)\n Alizé Cornet \"(3. Tur)\n Anastasia Pavlyuchenkova \"(2. Tur)\n Samantha Stosur \"(2. Tur)\n Garbiñe Muguruza \"(1. Tur)\n Sabine Lisicki \"(3. Tur)\n Madison Keys \"(2. Tur)\n Roberta Vinci \"(3. Tur)\n Casey Dellacqua \"(4. Tur)\n Barbora Záhlavová-Strýcová \"(3. Tur)\n Kurumi Nara \"(2. Tur)\n Zhang Shuai \"(1. Tur)\n\n\n\nKai Herdling\nKai Herdling (d. 27 Haziran 1984), forvet pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2002 yılında 1899 Hoffenheim II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla 1899 Hoffenheim, Waldhof Mannheim, 1899 Hoffenheim II, 1899 Hoffenheim, Philadelphia Union kulüplerinde oynadı.\n\n\nKnowledge Musona\nKnowledge Musona (d. 21 Haziran 1990), Pro League'in KV Oostende takımında forvet pozisyonunda görev yapan Zimbabveli millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2011 yılında Kaizer Chiefs kulübünde başladı.\n\n\nSkynet (Terminatör)\nSkynet; kurgusal, bilince sahip ve Terminatör film serisinde insanlığı yok etmeye çalışan bir yapay zeka sistemidir. Bu yapay zeka sistemi; askeri uyduları, cyborgları, tankları, denizaltıları ve hatta nükleer silahları kontrol edebilmektedir. Skynet açıldıktan sonra yavaş yavaş bilinç kazanmaya başlamış ve bir noktada bilinmeyen bir sebepten dolayı daha sonra Kıyamet Günü (İngilizce: \"Judgement Day\") olarak adlandırılacak olan 12 Ağustos 1997'de insanlığı yok etmeye karar vermiştir.\nPopüler medyada, Skynet genellikle yeterince gelişmiş bir yapay zekanın insanlığa gösterebileceği olası tehdide bir benzetme olarak kullanılır. Elon Musk böyle bir tehdide atıfta bulunurken Skynet'ten bahsetmiştir.\n\n\nG-kodu\nG-kodu (G-kodları ya da RS-274) birçok çeşidi olan nümerik kontrol amaçlı kullanılan bir programlama dilidir. Genellikle otomatik makine parçalarını kontrol etmek için bilgisayar destekli üretimde kullanılır. G-kodu sık sık G programlama dili olarak da kullanılır. G programlama dili temel olarak kesici takıma ya da parçaya ne yapması gerektiğini belirtir.\nG-kodlarının üretim hızını, kalitesini ve verimliliğini artırması ile beraber üretim maliyetleri önemli ölçüde düşmüştür. Günümüzde makine mühendisliği ve mühendisliğin diğer alanlarının vazgeçilmez bir parçası konumundadır.\n\n\nRené Garrec\nRené Garrec (d. 24 Aralık 1934, Lanvéoc (Finistère)) Fransız merkez sağ siyasetçi.\nBretanya bölgesinde doğmuş ancak kariyerini Normandiya'da yapmıştır. Hukuk lisansı yapmış, Kamu Hukuku ve Ekonomi Politik alanında master yapmıştır. Caen İşletme Enstitüsü'nü de bitirmiştir. Siyasete 1969 yılında Caen belediye meclisi üyesi seçilerek başlamıştır.\nSiyasi kariyeri Michel d'Ornano'dan ayrılmaz hale gelmiştir. Michel d'Ornano'nun Sanayi Bakanlığı ve ardından Çevre ve Kültür Bakanlığı görevleri sırasında danışmanı olmuştur.\n1986 yılında Aşağı Normandiya bölgesel konseyi başkanı seçilmiş ve 2004 bölgesel seçimlerinde sağın bölünmesi ve Sosyalist Parti'nin adayının seçimleri kazanması üzerine 2004. 1988 seçimlerinde ilk kez milletvekili seçilmiştir. 1997 seçimlerini kaybetmiş ve 1998 yılından itibaren senatörlük görevini sürdürmektedir. Eski başbakan Jean-Pierre Raffarin'e yakınlığıyla bilinmektedir.\nDanıştay'da çalışmaya başlamış, 1997 yılında Danıştay üyeliğine getirilmiş ve 2000'de emekli olmuştur.\nAvcılık ve balıkçılık tutkunudur. İrlanda'da küçük bir evi vardır. Tarih ve eski taşlar meraklısıdır.\nYerel Yönetimler\nMeclis\nSenato\n\n\nYıldız İrengün\nYıldız İrengün (d. 16 Eylül 1938, Ankara) , Klasik Türk müziği bestecisi, udi ve yorumcu. 16 Eylül 1938 tarihinde Ankara’ da doğdu. Annesi Hatice Hanım, babası Muhittin Bey’ dir.\nAilenin ikisi kız, dördü erkek altı çocuğundan en küçüğü olan Yıldız İrengün, öğreniminde Ankara Dumlupınar İlkokulu’ nda başladı.\nAnkara İsmet Paşa Kız Enstitüsü’nde ortaokul ve liseyi bitirdi. 1958 yılında ilk evliliğini yaptı, 1961 yılında boşandı, 1966 yılında Mithat İrengün ile evlendi.\nBahar ve Gültekin isimli iki çocuk annesi olan Yıldız İrengün, uzun yıllar TRT Genel Müdürlüğü Tesis ve Cihazlandırma Şubesi’nde çalışmış, TRT‘ den ayrılarak, özel bir şirkette memuriyetine devam ederek emekli olmuştur.\nİlkokul son sınıfta iken Ankara Radyosu Çocuk Saati programında canlı yayında mandolin çalmış, Erdoğan Çaplı ve Nurullah Şevket Taşkıran’ ın teşviki ile Radyo Çocuk Saati programlarına devam etmiştir.\nOrtaokul ve lise talebeliği döneminde, müzik hocasının isteği üzerine Kız Teknik Öğretmen Okulu Korosu’ nu yönetmiş okul korosunu 5 yıl korist olarak devam etmiştir.\nYabancı dilde şarkı söylemeyi sevdiği için, şarkı sözlerini doğru telaffuz etmek maksadıyla İngilizce ve İtalyanca kurslarına devam etmiştir.\nYıldız İrengün, 1990 yılında kaybettiği ikinci eşi Mithat İrengün’ ün destek ve teşviki ile beste çalışmalarına başlamış\nrast makamında \"Hülya Bahçesi\" isimli ilk bestesini 1975 yılında yapmıştır.\nErol Sayan, Selahattin Altınbaş ve Metin Everes’ den istifade etmiştir. \nAntalya’ da ikamet etmekte olan Yıldız İrengün, uzun yıllar özel ana okullarında ve ilk okullarda müzik ve enstrüman hocalığı da yapmıştır.\nMandolin, melodika, akordeon, org, ud ve piyano çalan Yıldız İrengün, müzik dersleri vermiştir.\nYıldız İrengün’ ün 100 kadar bestesi vardır.\n\n\nKuzey Makedonya'da Yılın Futbolcusu\nMakedonya'da Yılın Futbolcusu O sezon içinde en iyi futbolcuya ülkenin yerel gazetesi tarafından yapılan jüri tarafından seçilen oyunculara verilen ödüldür. Ülke dışında bu ödülü en çok kazanan isim Goran Pandev'dir.\n\n\nTimo Horn\nTimo Horn (d. 12 Mayıs 1993), 1. FC Köln takımında kaleci pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nKöln doğumlu Horn, futbola SC Rondorf'ta başladıktan sonra tuttuğu takım olan 1. FC Köln altyapısına geçti. 15 yaşında Liverpool FC'den teklif almasına rağmen takımında kalma kararı aldı. Altyapıdaki performansıyla dikkat çeken kaleci 2010'da \"17 yaş altı en iyi Alman futbolcu\" olarak Fritz Walter ödülü kazandı.\n2010 yılında dördüncü seviye lig olan Regionalliga'da oynayan 1. FC Köln II kadrosuna yükseldi. 23 Aralık 2010'da 1. FSV Mainz 05 II ile oynanan maçta kariyerinin ilk maçına çıktı. İlk sezonunda 15 kez forma şansı buldu. 2011-12 sezonunda ise A takıma yükselmesine rağmen zaman zaman ikinci takımın kalesini korudu.\n2011-12 sezonunda Köln teknik direktörü Stale Solbakken, Horn'u Michael Rensing'in ardından ikinci kaleci yaptı ancak o sezon Horn forma şansı bulamadı. Bir sonraki sezon ise yeni teknik direktör Holger Stanislawski, 19 yaşındaki Horn'u 2. Bundesliga'ya düşen takımın birinci kalecisi yaptı. 5 Ağustos 2012'de Eintracht Braunschweig ile oynanan sezonun ilk maçında Köln ile ilk maçına çıktı. Sadece son hafta yedek bekleyen futbolcu, ilk sezonunda 33 maça çıktı ve bunların 11'inde kalesinde gol görmedi. 2013-14 sezonunda da birinci kaleciliğini korudu. Sezon sonunda Köln ile 2. Bundesliga şampiyonluğu yaşadı. Horn, 32 maçta forma giyip, Bundesliga'ya çıkmayı garantiledikleri son iki hafta ise yedek bekledi. 16 maçta gol yemeyen Horn, kalesinde sadece 18 gol gördü. Köln de ligin en az gol yiyen takımıydı. Horn, sezon sonunda taraftarlar tarafından sezonun oyuncusu seçildi. Aynı performansla Sport 1 televizyonu tarafından 2. Bundesliga'nın en iyi kalecisi seçldi.\n23 Ağustos 2014'te Hamburger SV ile oynanan Bundesliga birinci hafta maçıyla ilk Bundesliga maçını oynadı ve bu maçta gol yemedi. Bundesliga'da kalesinde ilk golü ancak beşinci maçta yedi. 19 Aralık 2014'te Horn, kontratını 2019'a kadar uzattı. Bundesliga'daki ikinci sezonunda da istikrarlı performansını sürdürdü ve bir kez daha Köln'de sezonun oyuncusu seçildi. 2016-17 sezonunda ilk kez büyük bir sakatlık geçirdi ve dizinden geçirdiği sakatlık nedeniyle 5 ay sahalardan uzak kaldı. Bu nedenle sezon içinde 20 maçta forma giyebildi. Mart ayında sahalara geri dönen futbolcu, Köln'ün Avrupa Kupaları'na katılma mücadelesine katkıda bulundu ve Köln ligi beşinci bitirerek uzun bir süre sonra UEFA Avrupa Ligi'ne katılma hakkı kazandı. 14 Eylül 2017'de Arsenal FC karşısında Horn kariyerinin ilk Avrupa maçına çıktı.\nHorn, Almanya U-15'ten U-21'e kadar bütün genç millî takımlarda forma giydi. 2016 Yaz Olimpiyatları'nın futbol müsabakasına katılan Almanya Olimpik millî futbol takımı kadrosuna çağrıldı. ve teknik direktör Horst Hrubesch tarafından birinci kalecisi olarak kullanıldı. Finale kalan Almanya'nın bütün maçlarında forma giyen Horn, altı maçın üçünde gol yemedi. Almanya, finalde penaltılarla Brezilya'ya yenilerek gümüş madalyanın sahibi oldu.\n1. FC Köln\nAlmanya Olimpik\n\n\nMišo Brečko\nMišo Brečko (d. 1 Mayıs 1984), 1. FC Nürnberg takımında defans pozisyonunda görev yapan Sloven millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2002 yılında Factor kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Šmartno, Hamburger SV II, Hamburger SV, Hansa Rostock, Erzgebirge Aue, 1. FC Köln ve 1. FC Nürnberg kulüplerinde oynadı.\n\n\nRomán Golobart\nRomán Golobart Benet (d. 21 Mart 1992), Murcia takımında defans pozisyonunda görev yapan İspanyol futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2009 yılında Wigan Athletic kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Inverness CT, Tranmere Rovers, 1. FC Köln, 1. FC Köln II, Erzgebirge Aue, Racing Ferrol ve Murcia kulüplerinde oynadı.\n\n\nTomáš Kalas\nTomáš Kalas (d. 15 Mayıs 1993), Chelsea'den kiralık olarak Middlesbrough'da defans olarak görev yapan Çek futbolcudur.\n\n\nUEFA ülkeler sıralaması\nUEFA ülkeler sıralaması, ülkelerden UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi'ne katılacak takımların sayısını ve bu takımların maçlara başlayacağı turları belirlemekte kullanılır.\nBir ülkeden o sezon UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi'ne katılan tüm takımların aldığı puanlar toplanır ve katılan toplam takım sayısına bölünür. Aynı işlem son 5 sezon için tekrarlanır ve toplanır. Puanlama ülke takımları için şu şekildedir:\nElemelerde;\nGruplar ve sonrasında;\n\"Not: Penaltı atışlarıyla tur geçmek puanı etkilemez. (120 dakika sonucu dikkate alınır)\"\nBonus Puanlar;\nÖrnek katsayı hesaplaması\nBir sezonda aynı ülkeden 5 takım;\nX takımı Şampiyonlar Ligi ön elemeleri 3. turunda 1 galibiyet 1 mağlubiyet alarak Avrupa Ligi 4. ön eleme turuna düşsün. Bu turda da 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak elensin.\nY takımı Avrupa Ligi 2. ön elemesini 2 galibiyetle geçsin. 3. ön eleme turunda 2 mağlubiyet alarak elensin.\nZ takımı 4. ön eleme turunu 2 galibiyetle geçerek gruplara kalsın. Gruplarda 2 galibiyet 4 mağlubiyet alarak elensin.\nR takımı 3. ve 4. ön eleme turlarını 3 galibiyet 1 beraberlikle geçerek gruplara kalsın. Gruplardan 4 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak bir sonraki tura kalsın ve bu turda 2 maçı da kaybederek elensin.\nP takımı ise gruplarda 1 galibiyet 2 beraberlik 3 mağlubiyet alarak elensin.\nBu durumda ülke puanı:\nUEFA ülkeler sıralaması 1979 yılından itibaren ilan edilmeye başlanmıştır. Bu tarihten önceki sıralamalar resmi olarak ilan edilmemiştir ancak istatistiksel veriler için mevcut yöntemler kullanılarak geçmişe dönük olarak da hesaplamalar yapılmıştır. Sadece belirli sayıda ülke takımının katıldığı Fuar Şehirleri Kupası dikkate alınmamıştır. Genişletilmiş hesaplamalara göre 1960 yılından günümüze kadar sadece 4 ülke ligi sıralama liderliği yapmıştır. (İspanya, İngiltere, İtalya ve Almanya).\nHeysel faciası, nedeniyle tüm İngiltere premier lig takımları 1985 yılından itibaren 5 yıl süreyle Avrupa kupalarından men edilmiştir. Hesaplama metodu nedeniyle bu men cezası 1986 ile 1994 yılları arasını etkilemiştir.\nSıralama liderleri:\n\n\nMossoró (futbolcu)\nJosé Márcio da Costa ya da bilinen adıyla Mossoró (d. 4 Temmuz 1983), Mossoró doğumlu Brezilyalı futbolcudur. Şu anda Süper Lig ekiplerinden Göztepe SK takımında forma giymektedir.\nJosé Márcio da Costa 1983 yılında Brezilya'da doğdu. Profesyonel kariyerine Ferroviário Atlético Clube'de 1999 yılında başlayan Mossoro, daha sonra ise sırasıyla Santa Catarina Clube ve Paulista Futebol Clube takımlarına transfer oldu. Kısa süre sonra A Takımın değişilmezi olan oyuncu, A takımıyla Paulistan Şampiyonası'nda finalde Associação Desportiva São Caetano takımına kaybedilen maçta süre aldı.\n2005 yılında, Mossoró Copa do Brasil'nda en önemli isimlerinden biri oldu ve takımı ile ilk kupasını kaldırdı. Daha sonra ise Sport Club Internacional'e transfer olan Mossoro, Porto Alegre ekibiyle sezonun ikinci yarısında mücadele etti ve kariyerinde ilk defa en üst seviyede forma giymiş oldu. \nTemmuz 2007'de Mossoró, Portekiz ligi ekibi Club Sport Marítimo'ya kiralandı. Özellikle Associação Naval 1º de Maio (3–0) ve SC Braga (4–1) maçlarında gösterdiği performansla dikkat çeken Mossoro, 30 maça çıkıp 7 gol attı ve Braga'nın transfer listesine girdi.\nSezon sonunda ise Portekiz ekibi Braga ile bonservisi karşılığında 4 yıllık sözleşme imzaladı. İlk 2 yılı boyunca Braga'nın değişilmezlerinden olan Mossoró, Braga'nın tarihindeki en iyi sezonu geride bırakmasında pay sahibi oldu. 31 Ekim 2009'da oynanan ve 2-0 kazanılan SL Benfica maçında da forma giyen oyuncu takımına galibiyeti getiren golü attı. Daha sonra ise 3 maç ceza alan ve sakatlanan Mossoro,2010-11 UEFA Avrupa Ligi final maçında sakatlığı nedeniyle Lizbon'da oynanan final maçında Benfica karşısında forma giyemedi. Braga ise finalde mağlup oldu.Tüm Braga kariyerinde UEFA Avrupa Ligi'nde 19 maç, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 11 maç ve 5 Aralık 2012 günü oynan Galatasaray maçında tek Şampiyonlar Ligi golünü attı. Ancak Braga'nın yenmesi halinde bir üst tura çıkacağı ve kendi evinde oynadığı maçı Galatasaray, Burak Yılmaz ve Aydın Yılmaz'ın golleriyle 2-1 yendi ve Braga turnuvaya veda etti. Portekiz liginde ise 124 maça çıkan oyuncu 13 gol attı 20 asist yaptı. Son sezonu olan 2012-13 sezonunda tüm turnuvalarda 35 maç, 6 gol ve 9 asist yaptı ve en verimli sezonunu geride bıraktı. \n2013-14 sezonunda ise Portekizli Vítor Pereira'nın çalıştırdığı Al-Ahli takımına 3,50 milyon € bonservis bedeliyle transfer oldu. Sezon boyunca 24 maça çıkarken, 6 gol atarak skora etki etti.\n2014-15 sezonunda ise transfer döneminin bitimine 1 gün kala kadrosuna Michael Eneramo, Rajko Rotman ve Jeremy Perbet gibi yabancı isimleri katan Abdullah Avcı'nın çalıştırdığı İstanbul Başakşehir FK takımına transfer oldu. Bu transfer için 8 kişilik yabancı kontenjanı nedeniyle takım oyuncularından Mohamed Bangura'nın sözleşmesi feshedildi.\n\n\n1990 FIFA Dünya Kupası elemeleri (OFC)\n1990 FIFA Dünya Kupası için olan elemelerin Okyanusya (OFC) bölgesinde 5 takımdan 1'i finaller için olan kıtalararası play-off'a katıldı. Eleme süreci 26 Kasım 1988'de başladı ve 16 Nisan 1989'da bitti. Beş OFC takımı yarışmaya katıldı. OFC üyesi olmayan, Tayvan ve İsrail takımları Okyanusya bölgesine katıldı.\nÖn elemeler iki turlu olarak yapıldı. Birinci Tur'da İsrail maç oynamadan direkt İkinci Tur'a çıkarken diğer dört takım ikişerli eşleşerek rövanşlı maçlar oynadı. Kazanan iki takım İkinci Tur'a çıktı. İkinci Tur'daki üç takım grup halinde rövanşlı maçlar oynadı. Grup birincisi CONMEBOL'ün en başarısız grup birincisi ile play-off maçı yaptı.\nOFC elemelerinin birincisi CONMEBOL'ün en başarısız grup birincisi rövanşlı play-off maçı oynadı. Play-off'u kazanan 1990 FIFA Dünya Kupası finallerine katıldı.\n\n\nJean-Pierre Masseret\nJean-Pierre Masseret (d. 23 Ağustos 1944, Cusset (Allier)) Fransız sosyalist siyasetçi.\nKamu Hukuku alanında uzmanlaşmış ve Vergi başmüfettişliği yapmıştır. Moselle genel konseyi üyeliği, Metz belediye meclis üyeliği görevlerinde bulunmuş, 1995 yılında Hayange belediye başkanı olmuş, ancak Lionel Jospin Hükümeti'nde görev alınca belediye başkanlığından istifa edip belediye başkan yardımcısı olmuştur. 1983 yılından itibaren Moselle senatörü olmuş ancak 1997 yılında gazilerden sorumlu devlet sekreteri olarak görev yapınca senatodaki görevinden ayrılmıştır. 2001 senato seçimlerini kazanınca hükümetten ayrılmıştır. 2011 yılında Senato'ya girememiş, 31 Ağustos 2014'te Gisèle Printz senatörlük görevinden ayrılınca listedeki bir sonraki isim olarak tekrar senatoya 1 Eylül 2014 tarihinden itibaren girmiştir. 2004 yılından itibaren Lorraine bölgesel konseyi başkanıdır.\n2005 yılındaki AB Anayasası referandumunda partisinin aksine referandumda \"hayır\" demiştir. 2005 Dijon Kongresi'nde Henri Emmanuelli ile beraber \"Sosyalist alternatif için\" katılımını imzalamış ve Yeni Sosyalist Parti Hareketi ile ortak bir akım oluşturarak kongrede yönetim için yer almışlardır. 2006 önseçimlerinde cumhurbaşkanlığı için Ségolène Royal'i ve 2011 seçimlerinde ise François Hollande'ı desteklemiştir. 15 Nisan 2013 tarihinde Yüksek Ulusal Savunma Çalışmaları Enstitüsü başkanlığına atanmıştır.\nYerel Yönetimler\nSenato\nHükümet\nDiğer\n\n\nKeys To The Kingdom\nKeys To The Kingdom, Amerikalı rock ve hard rock grubu Linkin Park'ın altıncı stüdyo albümü \"The Hunting Party\"nin açılış şarkısı. Şarkı, albümün vokal ve enstrümantal olarak en agresif şarkısıdır. Albümün resmi bir single'ı değildir, ancak şarkının B yüzünde \"Rebellion\" ve \"A Line In The Sand\" şarkılarının acapella halleri bulunur.\nLinkin Park'ın 30 Seconds To Mars ile çıkacağı Carnivores Turu'nda The Hunting Party'den iki şarkı çalınacağı duyurulunca hayranlar tarafından yapılan oylamada Rebellion %51, Final Masquerade %40 oyla seçilirken Keys To The Kingdom %36'lık oyla üçüncü olmuştur.\n\n\nLindsay Duncan\nLindsay Duncan (d. 7 Kasım 1950, Edinburgh, İskoçya), İskoç oyuncu.\n1975'te oyunculuğa başlamış en önemli rolü ise 1993'te on iki film olarak çekilen \"A Year in Provence - Summer\" adlı yapımdaki rolüdür.\n\n\nMorus capensis\nMorus capensis, Sulidae familyasından bir kuş türüdür.\nBüyük boyları, siyah ve beyaz tüyleri ile tepeleri ve enselerindeki altın sarısı renk ile kolaylıkla ayırt edilebilirler. Soluk mavi gagalarının sivri olan ucunda testere dişi şeklinde çıkıntılar vardır. Burun delikleri dalış sırasında su girişini önelemek için dışarıya değil gagasının içine açılır. Uçarken siyah kuyruğu, birincil ve ikincil uçuş tüyleri görülür. Genç kuşlar soluk gagalı ve koyu kahverengi tüylüdürler. Erişkinlerin boyu 84 ila 94 cm. arasında, kanat açıklığı 171 ila 185 cm. arasındadır ve ortalama ağırlıkları 2600 g'dır.\nÜreme döneminde Afrika'nın güneyinde Namibya açıklarındaki üç ada ile Güney Afrika açıklarındaki üç adada yaşarlar. Üreme dönemi dışında Afrika'nın batı kıyısında Gine Körfezi ile doğu kıyısında Mozambik'e kadar olan bölgeye yayılırlar. Küresel popülasyonunun 340.000 kuş olduğu tahmin edilmektedir. Popülasyonun %12'si Namibya'da %88'i de Güney Afrika'da bulunur.\n\n\nMorus serrator\nMorus serrator, Sulidae familyasından bir kuş türüdür.\nErişkinler beyaz tüylüdür. Uçuş tüyleri, kanatların uçları siyah renklidir. Kuyruğun orta tüyleri de siyahtır. Kafa sarı renklidir. Gagası soluk mavi-gri renklidir. Gözlerinin çevresi mavidir. Genç kuşlar ilk yıllarında üstte koyu allta açık renk olmak üzere tüy değiştirirler. Başları lekeli gridir ve gagaları koyu renklidir. Erişkinliğe beş yıl içinde erişirler ve tüyleri bu süre içinde aşama aşama gittikçe beyazlaşır.\nÜreme döneminde Yeni Zelanda, Victoria ve Tazmanya kıyıları ile adalarında yaşarlar. Popülasyonunun %87'si Yeni Zelanda'da bulunur.\n\n\nOsman Ocak\nOsman Ocak (d. 1901, Diyarbakır) - (ö. 23 Haziran, 1984), Türk siyasetçi.\nÖğretmen Okulu ve Darülfünun mezunudur. Diyarbakır Sultânîsi Kısmi İptidai Öğretmenliği,Diyarbakır Güldani, Süryani ve Sanayi Mektepleri Tarih ve Coğrafya Öğretmenliği, Diyarbakır Akşam Sanat Okulu Türkçe ve Edebiyat Öğretmenliği, Diyarbakır Kız Orta Sanat ve Muhtelit Orta Mektepleri Öğretmenliği, Diyarbakır Ortaokul ve Lisesi Türkçe Öğretmenliği, Denizli Lisesi ve Çankırı Ortaokulu Türkçe Öğretmenliği, Diyarbakır Halkevi Başkanlığı, Çiftçilik, TBMM VII. ve VIII. Dönem Diyarbakır Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve üç çocuk babasıdır.\n\n\nEyüp Şahin\nEyüp Şahin (d. 1892, Aydın) - (ö. 4 Ağustos, 1954), Türk siyasetçi.\nİdadi ve Küçük Zabit Mektebi mezunudur. Serbest Ticaret, Topkapı Sarayı Mihmandarlığı, Fabrikatör ve Tüccarlık, Türkiye Büyük Millet Meclisi IX. Dönem Denizli, X. Dönem Diyarbakır Milletvekilliği yapmıştır. İstiklal Madalyası sahibidir. Evli ve yedi çocuk babasıdır.\n\n\nSula\nSula, Sulidae familyasında sınıflandırılan bir kuş cinsidir.\nHavadan denize dalarak ve sualtında yüzerek avlarını avlarlar. Suya giriş esnasındaki şoku sönümlemek için yüzlerinde deri altında hava keseleri bulunur.\n\n\nPeru sümsük kuşu\nPeru sümsük kuşu (\"Sula variegata\"), Sulidae familyasından bir kuş türüdür. Güney Amerika'nın batı kıyısında Peru'da Punta Pariñas'tan Şili'de Concepción'a kadar olan bölgeye endemiktir. Peru kıyılarında en yaygın olarak bulunan ikinci kuş türüdür aynı zamanda guano üreten en önemli ikinci deniz kuşu türüdür. 20. yüzyılın ortalarında Popülasyonu 3 milyon kuşa ulaşmıştır. 1982-83 yıllarındaki El Niño Güney Salınımından sonra yalnızca 0,2 milyon kuş kalmıştır. 1984 yılından sonra sayıları artarak 1996 yılında 2,6 milyon kuşa ulaşmıştır.\n\n\nSula granti\nSula granti, Sulidae familyasından bir kuş türüdür. Pasifik Okyanusu'nun doğusunda, özellikle Galapagos Adaları ile Clipperton Adası'nda yaşar. Baja California'nın açığında bulunan Revillagigedo Adası muhtemelen üreme alanının en kuzeybatı sınırıdır.\n\n\nDemokratlar 66\nDemokratlar 66 (, D66; resmi adı: \"Politieke Partij Democraten 66\"), 1966 yılında kurulan sosyal liberal ve ilerici Hollanda siyasi partisidir. D66 Liberal Enternasyonal ve Avrupa için Liberaller ve Demokratlar İttifakı üyesidir.\n\n\nDave Seaman\nDave Seaman (d. 29 Nisan 1968), Britanyalı dans müziği DJ'i ve yapımcı. Steve Anderson ile birlikte Brothers In Rhythm'ı kurdu.\nMiksaj Albümleri\n\n\nSteve Anderson (müzisyen)\nSteve Anderson, Amerikalı müzisyen. Bir dönem Scratch Acid üyesiydi. Dave Seaman ile Brothers in Rhythm'ı kurdu.\n\n\nBrothers in Rhythm\nBrothers in Rhythm, Steve Anderson ve Dave Seaman tarafından kurulan bir house müzik ikilisi. Aralarında Lulu, M People, Secret Life, Janet Jackson, Michael Jackson, New Order, Pet Shop Boys, Kylie Minogue, Garbage, Placebo, Alanis Morissette ve U2'nun da bulunduğu pek çok sanatçı için miksler hazırladılar.\n\n\nJeo uzamsal içerik yönetim sistemi\nBir Jeo uzamsal içerik yönetim sistemi (GeoCMS - geospatial content management system) nesneler (kullanıcılar, görüntüler, makaleler, bloglar..) ve bir çevrimiçi etkileşimli harita üzerinde görüntülenecek bir enlem, boylam ve konuma sahip bir içerik yönetim sistemidir. Ayrıca çevrimiçi haritaları temsil edilen veriler üzerinde bilgi sayfaları (aslında wiki sayfaları) bağlantıları vardır. Bazı Jeo uzamsal içerik yönetim sistemleri (GeoCMS) ayrıca, kullanıcıların içerik nesnelerinin bir parçası olarak mekansal verileri (haritalar üzerinde noktalar, çizgiler, çokgenler) düzenlemesine izin verir. Mekansal veri içerikleri bu ölçüt çerçevesinde WMS veya WFS gibi standart arayüzleri kullanarak GeoCMS tarafından yayımlanır.\nCoğrafi katmanları tanımlayan wiki yardımı coğrafi metaveri sorununu çözmek için basit bir yol sunmaktadır.\nGoogle Haritalar'ın gelişiyle ve API yayınlanmasından bu yana, sayısız kullanıcının internet sayfalarını göstermek için çevrimiçi haritalar kullanmışlardır. Google Haritalar bir GeoCMS değildir ama başlı başına güçlü bir yapı taşıdır. Benzer şekilde Mapserver da GeoCMS oluşturmak için güçlü bir yapı taşıdır.\nTiki Wiki CMS Groupware, 2003 başlarında bir GeoCMS olmakla ilk İYS olmuştur, şimdi özellikle birçok betik dillerine 2002 yılında Mapserver API'si yayınlanmasından bu yana çeşitli diğer içerik yönetim sistemleri daha tanınır hale gelmektedir: PHP, Python, Perl, Java ve devamı...\n\n\nGüral Şirketler Grubu\nGüral Şirketler Grubu, merkezi Kütahya'da bulunan şirketler topluluğu.\nBaşta porselen, seramik üretimi olmak üzere madencilik, turizm ve enerji alanlarında faaliyet gösterir. 2004 yılında Kütahya'da kurulu bulunan aile şirketinin üçe bölünmesi sonucu \"İsmet Güral\"a geçen şirketlerin bir araya gelmesiyle kurulmuştur. \"Güral Porselen\", \"Güral Vitrifiye\" gibi markalar ve \"Güral Premier Belek\" ve \"Güral Premier Tekirova\" tatil köyleri \"Güral Afyon\", \"Güral Kütahya\", \"Güral Sapanca\" otelleri topluluk bünyesinde bulunmaktadır. Güral Porselen, Türkiye'de bulunan önemli porselen ve seramik üreticilerinden biridir.\n\n\nSula leucogaster\nSula leucogaster, Sulidae familyasından bir kuş türüdür.\nKanatları kısa, uzun ve uçları sivridir. Gagaları keskindir ve kenarlarında testere dişi şeklinde çıkıntılar bulunur.\nErkek ile dişi arasında eşeysel dimorfizm görülür. Dişi kuşun boyu 80 cm., kanat açıklığı 150 cm. ve ağırlığı 1300 g. civarındadır. Erkek kuşun boyu 75 cm., kanat açıklığı 140 cm. ve ağırlığı 1000 g. civarındadır. Kafası ve gövdesinin üst kısmı koyu kahverengi ya da siyah tüylerle kaplıdır. Vücudunun geri kalan kısmı ise beyaz renklidir. Genç kuşlar baş, kanatlar ve kuyruklarda koyulaşan gri-kahverengi tüylere sajiptir.\nAtlantik ve Pasifik Okyanuslarının pantropikal bölgelerinde ürerler.\nTanınan dört alt türü bulunur:\n\n\nShowgirl: The Greatest Hits Tour\nShowgirl: The Greatest Hits Tour, Avustralyalı şarkıcı Kylie Minogue'un yedinci konser turnesi. Başlangıçta turnenin Avustralya ve Asya'ya da uğraması planlandı; ancak Minogue'a meme kanseri teşhisi konması nedeniyle bu gerçekleşmedi. Tedavi sürecinin ardından Minogue, adlı turne ile Avustralya'da konserler verdi. Turnenin Birleşik Krallık'taki 23 konserinden ABD$19,97 milyon hasılat elde edildi.\n\n\nKızıl ayaklı sümsük kuşu\nKızıl ayaklı sümsük kuşu (\"Sula sula\"), Sulidae familyasından bir kuş türüdür. Perdeli ayakları kırmızı renklidir. Kuvvetlidirlir ve uçarken çeviktirler ancak kalkış ve inişleri beceriksizdir. Tropiklerde yaygın olarak bulunurlar. Özellikle adalarda olmak üzere kıyılarda koloni hâlinde ürerler.\nBoyları 70 cm., kanat açıklıkları da 1 m. civarındadır. Bacakları ve perdeli ayakları kırmızı renklidir. Gagası ve boğaz kesesi pembe ya da mavi renklidir. Bu türün farklı fenotipleri bulunur. Beyaz ırkta hafif sarıya çalan baş dışında gövde beyaz renklidir ve uçuş tüyleri siyahtır. Siyah kuyruklu beyaz ırkta ise kuyruğun siyah olması dışında beyaz ırka benzer. Kahverengi ırk kahverengi tüylere sahiptir. Beyaz kuyruklu kahverengi ırkın ise karnı arkası ve kuyruğu beyaz, diğer yerleri kahverengidir. Beyaz başlı ve beyaz kuyruklu kahverengi ırkın ise kanatları ve sırtı kahverengi diğer kısımları beyaz renklidir. Erkek ile dişi kuşlar birbirine benzer. Genç kuşların kanatları daha koyu ve kahverengimsidir; ayakları ise soluk pembedir. Yavru kuşlar ise yoğun beyaz hav tüylere sahiptir.\nTanınan üç alt türü bulunur:\n\n\nHara Dağı\nHara Dağı, antik Zerdüşt metinlerinden Avesta'da bütün dağların kaynağı olduğuna inanılan kutsal yerdir. Avesta kozmolojisinde evrenin merkezidir. Hinduların Meru, Budistlerin Sumeru dağı ile benzerlikleri bulunmaktadır.\n\n\nKylieX2008\nKylieX2008, Avustralyalı şarkıcı Kylie Minogue'un dokuzuncu turnesi. Başlangıçta yalnızca Avrupa'yı kapsayacağı duyuruldu. Daha sonra Güney Amerika, Asya ve Avustralya konserleri eklendi. 74 gösteri sonunda ABD$96 milyondan fazla hasılat elde etti.\n\n\nFenerbahçe (basketbol takımı) 2014-15 sezonu\nFenerbahçe (basketbol takımı) 2014-15 sezonu, Fenerbahçe'nin erkek basketbol şubesi'nin kuruluşundan itibaren 101. sezonudur. Bu maddede Fenerbahçe'nin mücadele ettiği tüm kulvarlardaki maçları, kadro bilgileri ve istatistikleri yer almaktadır. Takımın baş antrenörü geçen sezon göreve getirilen Sırp Željko Obradović'tir. Fenerbahçe (basketbol takımı) bu sezon Türkiye Basketbol Ligi, Türkiye Kupası ve EuroLeague'de mücadele etmiştir.\nÖnceki sezonu Obradovic'in baş antrenörlüğünde lig şampiyonu olarak tamamlayan takım 2014-15 sezonuna Pınar Karşıyaka'ya Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı kaybederek girdi. Fenerbahçe bu sezonu da Obradovic'in yönetiminde geçirdi. Takım lig sezonuna Türk Telekom galibiyetiyle başladı.\nBir önceki sezon Türkiye Basketbol Ligi finalinde Galatasaray Liv Hospital'ı mağlup edip şampiyonluk yaşayan, Türkiye Kupası'nda yarı final oynayan ve EuroLeague'de top-16 turuna yükselen takım yeni sezona başladı. Ayrıca önceki sezonun sonlarına doğru genel menajerlik görevine Maurizio Gherardini getirildi. Takım menajeri Mirsad Türkcan sezon bittiğinde görevinden ayrıldı ve daha sonra yerine Ömer Onan getirildi.\nİlk olarak Bo McCalebb, Linas Kleiza, Barış Ermiş ve İlkan Karaman ile yollar ayrıldı. Transfer olarak Ricky Hickman ile iki yıllık sözleşme imzalandı ve takım sezondaki ilk transferini gerçekleştirdi. Aynı gün özellikle play-off serisinde Fenerbahçe'ye karşı gösterdiği performansla dikkat çeken Can Altıntığ kadroya eklendi ve üç yıllık sözleşme imzalandı. Bir gün sonra takım geçen sezon EuroCup MVP'si seçilen Andrew Goudelock ile iki yıllık sözleşme imzaladı. Fenerbahçe daha sonra 5 Temmuz'da 1.3 milyon euro karşılığında Bogdan Bogdanović'i transfer etti ve dört yıllık sözleşme imzaladı. Yerli oyuncular olarak 8 Temmuz ve 17 Temmuz'da sırasıyla Serhat Çetin ve Semih Erden ile anlaşıldı. Takımın genç oyuncularından Berkay Candan Banvit'e bir sezonluğuna kiralandı. Fenerbahçe son transferini ise Jan Veselý ile iki yıllık sözleşme imzalayarak gerçekleştirdi. Metecan Birsen ise bir sezonluğuna Edirne Basket'e kiralandı. 29 Ağustos'ta takım oyuncuları Ayberk Olmaz'ın sözleşmesi beş yıl, Melih Mahmutoğlu'nun üç yıl ve Berk Uğurlu'nun ise beş yıl uzatıldı.\nTakım hazırlıklarına 1 Eylül 2014 tarihinde İstanbul'da başladı ve 25 Eylül'e kadar antremanlara burada devam etti. İlk hazırlık maçına Ülker Spor ve Etkinlik Salonu'nda Türk Telekom karşısında çıkan Fenerbahçe karşılaşmadan 75-66 mağlup ayrıldı. İkinci hazırlık maçınada kendi salonunda çıkan takım Edirne Basket'i 98-68 mağlup ederek galibiyetle tanıştı. Fenerbahçe 17 Eylül tarihinde Zadar Turnuvasına katılmak için Hırvatistan'a uçtu. Takım turnuvadaki ilk maçında ev sahibi KK Zadar'ı 78-69 mağlup ederek turnuvaya galibiyetle başladı. İkinci maçında Darüşşafaka Doğuş'u 80-67 yenen Fenerbahçe turnuvada finale yükseldi. Final maçındaki rakibi KK Cedevita Zagreb'ide 75-67 yenen takım turnuvayı şampiyon olarak tamamladı. Fenerbahçe daha sonra ev sahipliği yapacağı Gloria Cup'a katılmak için Hırvatistan'dan ayrılarak tekrar İstanbul'a döndü. Turnuvadaki ilk maçında Crvena zvezda ile karşılaşan takım karşılaşmayı 75-66 kazandı. İkinci karşılaşmada PBK CSKA ile karşılaşan Fenerbahçe maçtan 98-75 mağlup ayrıldı. Üçüncülük maçında ise Olimpiakos ile karşılaştı ve karşılaşmadan 69-60 mağlup ayrılarak takım turnuvayı dördüncü sırada tamamladı.\nFenerbahçe Türkiye Kupası grup aşamasında C Grubu'nda yer alarak Tofaş, TED Ankara Kolejliler ve İstanbul BŞB ile eşleşti. Maçların Sakarya şehrindeki Serdivas Spor Salonu’nda oynanacağı açıklandı. Kupa'daki ve sezondaki ilk resmi maçına 2 Ekim tarihinde TED Ankara Kolejliler karşısında çıkan Fenerbahçe mücadeleden 83-56 galip ayrıldı. Takım ertesi gün kupadaki ikinci maçında Tofaş ile karşılaştı ve bu mücadeledende 79-76 galip ayrıldı. Gruptaki son maçında 4 Ekim günü İstanbul BŞB ile karşılaşan Fenerbahçe bu mücadeleyide 85-65 kazanarak namağlup unvanıyla kupada çeyrek finale yükseldi.\nÖnceki sezonun son şampiyonu unvanıyla 8 Ekim günü Pınar Karşıyaka ile Cumhurbaşkanlığı Kupası maçı oynayan takım mücadeleden 77-75 mağlup ayrıldı. Ayrıca 11 Ekim günü NBA Global İstanbul 2014 organizasyonu kapsamında NBA'in son şampiyonu San Antonio Spurs ile karşılaşan Fenerbahçe bu karşılaşmadanda 96-90 mağlup ayrıldı. Takım lig'e 14 Ekim günü oynanan Türk Telekom maçıyla giriş yaptı ve karşılaşmayı 73-61 kazanarak sezona galibiyetle başladı. Fenerbahçe EuroLeague sezonuna ise 17 Ekim'de oynanan Olimpia Milano maçıyla başladı ve mücadeleyi 77-74 kazandı. Ayrıca bu karşılaşmanın öncesinde basketbolu bırakıp Fenerbahçe'de takım menajerliği görevine getirilen kaptan Ömer Onan için veda töreni düzenlendi ve forması emekli edildi. Takım 20 Ekim tarihinde lig'deki ikinci maçında Gaziantep Basketbol ile karşılaştı ve maçı 70-66 kaybederek ilk mağlubiyetini aldı. Fenerbahçe ayrıca bu maçın öncesinde düzenlenen törenle geçen sezonki şampiyonluk kupasını kaldırdı. Euroleague'in ikinci haftasında 23 Ekim günü oynanan PGE Turow Zgorzelec maçını takım 91-76 kazanarak gruplarda iki'de iki yaptı. Takım oyuncularından Andrew Goudelock bu maçta gösterdiği performans ile Euroleague'de haftanın MVP'si seçildi. Fenerbahçe 26 Ekim günü oynadığı Trabzonspor maçını 75-87 kazandı ve ligdeki üçüncü maçında ikinci galibiyetini aldı. Euroleague'in üçüncü haftasında 31 Ekim günü Panathinaikos (basketbol takımı) ile karşılaşan takım karşılaşmayı 91-73 kaybederek ilk mağlubiyetini aldı.\n3 galibiyete ulaşan takım 4'lü Final'e yükselecektir. (* 4. ve 5. maçlar gerekirse oynanır) \nDörtlü Final maçları, 15-17 Mayıs 2015 tarihlerinde İspanya'nın Madrid şehrindeki Barclaycard Center salonunda yapılacaktır.\n\n\nBurgess Meredith\nOliver Burgess Meredith (16 Kasım 1907, Cleveland, Ohio, ABD; ö. 9 Eylül 1997, Malibu, Kaliforniya) Amerikalı tiyatro, televizyon ve sinema oyuncusu.\n\n\nMaskeli sümsük kuşu\nMaskeli sümsük kuşu (\"Sula dactylatra\"), Sulidae familyasından bir kuş türüdür. Atlantik Okyanusu'nun doğusu haricinde tropik okyanuslarda adalarda yaşarlar.\nBoyları 74 ila 91 cm. arasında, kanat açıklıkları 137 ila 165 cm. arasında ve ağırlıkları 1,2 ila 2,35 kg. arasındadır. Erişkinlerin sivri uçlu kanatları, sivri uçlu kuyruğu siyah renklidir. Kanat ucu ve kuyruğu dışında tüyleri beyazdır. Yüzlerinde koyu gri maske bulunur. Erkek ile dişi kuş birbirine benzer ancak erkeklerin gagaları sarı iken dişilerin gagaları yeşilimsi sarı renklidir. Üreme döneminde gagalarının tabanında tüysüz mavimsi deri gözükür. Genç kuşların kafası ve üstü kahverengimsi iken arkaları ve boyunları beyaz renklidir. Alt tüyleri de beyaz olan genç kuşlar iki yıl içinde erişkin renklerine kavuşur.\nTanınan üç alt türü bulunur:\n\n\nFrank Gorshin\nFranklin John \"Frank\" Gorshin, Jr. ( 5 Nisan 1933; Pittsburgh, Pensilvanya - 17 Mayıs 2005; Burbank, Kaliforniya), Amerikalı tiyatro, televizyon ve sinema oyuncusu.\n\n\nJulie Newmar\nJulia Chalene Newmeyer (d. 16 Ağustos 1933, Los Angeles, Kaliforniya, ABD) Küba asıllı Amerikalı tiyatro, televizyon ve sinema oyuncusu.\n\n\nKazım Kangal\nKazım Kangal (d. 1925, Mühürkulak, Kangal, Sivas - ö. 2 Temmuz, 2013), Türk siyasetçi.\nİstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Serbest Avukatlık, Sivas Belediye Meclis Üyeliği, TBMM 2.(XIII) Dönem Sivas Milletvekilliği, Cumhuriyet Senatosu Sivas Üyeliği (14 Ekim 1973 – 5 Haziran 1977), Millet Meclisi Başkanlık Divânı Kâtip Üyeliği, Cumhuriyet Senatosu Başkanlık Divânı Kâtip Üyeliği ve Başkanvekilliği yapmıştır. Evli ve üç çocuk babasıdır.\n4 Temmuz 2013 tarihinde Sivas’ın Kangal İlçesi Mühürlükulak Köyü Camii’nde kılınan öğle namazının ardından Mühürlükulak Köyü Mezarlığında toprağa verilmiştir.\n\n\nTrabzonspor 2001-02 sezonu\n2001-02 Trabzonspor sezonu\nBu sezonda bordo mavili ekip Süper Lig'de üst üste 27. sezonunu geçirdi.\nTrabzonspor 2001-02 Süper Lig sezonunu 40 puanla 14. sırada tamamlayarak tarihindeki en kötü Süper Lig sıralamasında sahip olmuştur. Sezonu küme düşme hattında sadece üç puan yukarıda bitirebilmiştir. -11 gol averajı da Trabzonspor'un Süper Lig tarihindeki en kötü averajı olmuştur.\nTrabzonspor Türkiye Kupası'na üçüncü kademeden itibaren dahil olmuştur. 2001-02 Türkiye Kupası'nda tüm eşleşmeler tek maç üzerinden oynanmıştır. Trabzonspor üçüncü kademedeki rakibi İstanbul Büyükşehir Belediyespor'u deplasmanda 2-1 yenerek dördüncü kademeye yükselmiştir. Trabzonspor dördüncü kademedeki rakibi Samsunspor'u kendi sahasında 3-0 yenerek çeyrek finale yükselmiştir. Trabzonspor çeyrek finalde Denizlispor'a deplasmanda 1-0 yenilerek Türkiye Kupası'ndan elenmiştir.\nTrabzonspor 2001-02 sezonunda Avrupa Kupaları'nda mücadele etmeye hak kazanamamıştır.\n\n\nKıssa\nKıssa ya da mesel, ders çıkarılması gereken, eğitici hikâye veya masallara verilen addır. Kıssalar dinleyenler için ders, eğlence, bilgi edinme aracı olabileceği gibi, anlatan açısından dinleyicileri etkisi altına alma, eğlendirme, güdüleme, yönlendirme ya da kişisel manevi tatmin aracı olarak değerlendirilebilir. Kıssalarda ayrıntılı anlatımlara rağmen nesnel-tarihi gerçeklik unsuru aranmaz. Hikâyenin yer, zaman ve kahramanları yanında olay örgüsü gibi unsurları zaman içerisinde değişimler geçirir.\nToplumları ve inanç yapılarını etkileyen bu türden çok sayıda anlatı bulunur. Bu anlatılar belirli tarihsel veya yarı mitolojik kişilikler ve mekanlar üzerine kurgulanıp anlatılır. Ayrıca aynı amaçla (ders verme, ibret, korkutma) anlatılan, bazı araştırmacılar tarafından zaman, mekan, kişiler ve olay örgüsünün yeniden kurgulanması dışında birbirinin devamı kabul edilen hikâyeler günümüze kadar anlatılagelmektedir.\nAhmet Yaşar Ocak Kur'andaki Musa-Hızır kıssasını İskender kıssası ve Yahudi efsanesinin isim değişiklikleri ile yapılan yeni bir uyarlama olarak görmüştür. Kıssalara ait diğer örnekler Yusuf, Zülkarneyn, Hızır-İlyas, Habil ve Kabil, tufan, Ashab-ı Kehf ve Kârûn hikâyeleridir\nFabldan farklı olarak, fablda hikâyenin kahramanları hayvanlar, bitkiler ve cansız nesneler iken, kıssalarda insanlardır.\nKıssalar özellikle dinî geleneklerde sıkça kullanılmaktadır. Kuran'da geçen kıssalar olduğu gibi, tasavvuf geleneğinde kıssaların kullanılmasına sıkça rastlanır. Hristiyanlıkta da kıssa kullanımı yaygındır. Kitab-ı Mukaddes'in Yeni Ahit kısmındaki incillerde pek çok kıssa bulunur. İyi Samiriyeli kıssası bunların en bilinenlerinden biridir.\n\n\nLazer epilasyon\nLazer epilasyon, vücuttaki istenmeyen kılların köklerinin lazer ışınları ile yok edilmesi işlemidir. Yaklaşık 20 yıldır üzerinde çalışmalar yapılan bu işlem, 1990'ların sonuna doğru ticari olarak yoğun bir şekilde kullanılmaya başlandı. Lazer epilasyon ile ilgili ilk makalelerden biri 1998 yılında Massachusetts General Hospital tarafından yayınlandı. Lazer epilasyonun gözlemlenebilir etkisi dermatoloji toplulukları tarafından kabul edildi ve bu amaca yönelik üretilen araçlarla kliniklerde hatta bazen evlerde bile uygulanmaya başlandı. Lazer epilasyon ve yöntemleriyle ile ilgili pek çok makale dermatoloji literatürüne girdi.\nLazer epilasyon ışığın spesifik bir dalgaboyu ve çarpma süresi ile kıl köklerinin bulunduğu hedef deri üzerinde en fazla, çevredeki deri üzerinde ise en az etki oluşturma prensibi ile çalışır. Bu prensibe \"selective photothermolysis\" (SPTL) adı verilir. Lazer hedef deri içerisinde kılın büyümesini sağlayan kıl kökünü ve siyah madde melanin pigmentini yok eder. Işık deri içindeki melanin gibi siyah objelerce emilir ve böylece lazerin emilimi sağlanır.\nFarklı dalgaboyuna sahip birkaç lazer enerji çeşidi epilasyon için kullanılır. Bu lazerler nanometre ile ölçülen dalgaboylarına göre karakterize edilirler.\n\n\nMarie-Noëlle Lienemann\nMarie-Noëlle Lienemann (d. 12 Temmuz 1951, Belfort) Fransız sosyalist siyasetçi. Eski konut bakanı.\n1951 yılında Katolik sağcı bir baba ile ateist solcu bir annenin kızı olarak Belfort'da doğmuştur. Evli olup iki çocuğu vardır.\nCachan'daki École normale supérieure'de kimya eğitimi almıştır. Güney Paris 11 Üniversitesi'nde de Fizik-Kimya alanında lisansüstü eğitim almıştır. Çeşitli kolejlerde Fizik öğretmenliği yapmıştır. Ayrıca Ulusal Sanat ve Zanaat Konservatuvarı ve Paris-Sorbonne Üniversitesi'nde Şehircilik ve Çevre dersleri vermiştir.\n1971'de Sosyalist Parti'ye üye olmuştur. Sosyalist Eğitim, Araştırmalar ve Çalışmalar Merkezi (CERES) akımına yakındır. Épinay Kongresi'ne katılmıştır. 1973 yılında Parti'nin Sosyalist öğrencilerden sorumlu ulusal sekreteri olmuştur. 1974 yılında Michel Rocard'ın başını çektiği akıma dahil olmuştur. 1979 yılında hem Massy belediye başkan yardımcısı hem de Essonne genel konseyi üyesi olmuştur.\n1981 yılındaki Parti içinde cumhurbaşkanlığı adayı belirleme sürecinde Mitterrand'ı desteklememiştir. 1983 yılında da Rocardcı akımdan ayrılmış ve Alain Richard ile beraber hareket etmiştir. 1984 yılında Avrupa Parlamentosu'na seçilmiştir. 1988 yılında, milletvekili seçildikten sonra Avrupa Parlamentosu'ndan görevinden istifa etmiştir. 1989-2001 yılları arasında belediye başkanlığı yapmıştır. 1990 yılında oluşturduğu akımın çok düşük oy alması üzerine Laurent Fabius'e yakınlaşmıştır. 1990 Körfez Savaşı'na karşı çıkan az sayıdaki parlamenterden biridir. 1991 yılında Jean-Luc Mélenchon ve Julien Dray'nin oluşturduğu Sosyalist Sol'a katılmıştır. Pierre Bérégovoy Hükümeti'nde Konut Bakanı olarak görev almıştır. 1993 ve 1997 milletvekili seçimlerini kaybetmiş, 1999 yılında Avrupa Parlamentosu'na seçilmiş ve Avrupa Parlamento başkan yardımcısı olmuştur. 2001 yılında Lionel Jospin Hükümeti'nde görev almıştır. 2002 seçimlerinde Pas-de-Calais'den milletvekili adayı olmuş ancak yaklaşık 500 oy ile seçimleri kaybetmiştir. Avrupa Anayasası'na hayır görüşünü desteklemiştir. 2005 Le Mans Kongresi'nde Laurent Fabius'ün \"Solu toplama\" hareketini Jean-Luc Mélenchon ve Alain Vidalies ile beraber desteklemiştir. 2011 senato seçimlerinde Paris senatörü seçilmiştir. 2011 Sosyalist Parti cumhurbaşkanlığı önseçimlerinde Martine Aubry'yi desteklemiştir.\nYerel Yönetimler\nAvrupa Parlamentosu\nMeclis\nSenato\nHükümet\n\n\nMavi ayaklı sümsük kuşu\nMavi ayaklı sümsük kuşu (\"Sula nebouxii\"), Sulidae familyasından bir kuş türüdür. Perdeli ayakları parlak mavi renklidir.\nOrtalama 81 cm. boyunda ve 1,5 kg. ağırlığındadır. Dişi kuşlar erkeklerden biraz daha büyüktür. Uzun ve sivri uçlu kanatları kahverengidir. Boynu ve kafası beyaz kırçıllı açık kahverengidir. Karnı ve arkası ise beyaz tüylüdür. Gagasının iki yanında ve öne doğru yerleşmiş gözleri geniş bir binoküler görüş sağlar. İris sarı renklidir. Yavruların gagaları ve ayakları siyah renklidir; üzerleri yumuşak beyaz hav tüylerle kaplıdır. Mavi renkli perdeli ayakları soluk turkuvaz rengi ile koyu akuamarin renkleri arasında değişir.\nPasifik Okyanusu'nun doğusunda Kaliforniya'dan Galapagos Adaları ve Peru'ya kadar olan bölgede kıyılarda ve adalarda yaşar.\nTanınan iki alt türü bulunur:\n\n\nPapasula abbotti\nPapasula abbotti, Sulidae familyasında yer alan monotipik kuş cinsi Papasula içinde sınıflandırılan bir kuş türüdür. Yalnızca Hint Okyanusu'nun doğusunda Christmas Adası'nda yaşar.\nBoyları 80 cm ve ağırlıkları 1460 g civarındadır. Tüyleri siyah ve beyazdır. Göz çevresi siyah deridir. Kanatları ve kuyrukları siyahtır. Perdeli ayakları mavi ve uçları siyahtır. Erkeklerin uçları siyah olan gagaları gri renkli iken dişilerin uçları siyah olan gagaları pembe renklidir.\n\n\nNeon Lights (Demi Lovato şarkısı)\n\"Neon Lights\", Amerikalı şarkıcı Demi Lovato tarafından seslendirilen şarkı. 19 Kasım 2013 tarihinde çıkan şarkı, Lovato'nun dördüncü stüdyo albümü olan \"Demi\"nin üçüncü teklisidir. Ryan Tedder ve Noel Zancanella'nın yapımcılığını üstlendiği şarkı Lovato, Mario Marchetti ve Tiffany Vartanyan tarafından yazılmıştır. Şarkının adı The Neon Lights Tour'dan esinlenilmiştir.\n\n\nNeon Lights\nNeon Lights ÅŸu anlamlara gelebilir:\n\n\nRagnhild Aamodt\nRagnhild Aamodt (d. 9 Eylül 1980 - Sarpsborg) Norveçli hentbol oyuncusu. Halen Norveç kulübü olan Sarpsborg'da oynamaktadır.\n2009 Mart ayına kadar o da Norveç millî takımı için oynadı.\n2002 yılında ilk kez Norveç millî takımında çıkarak kariyerine başladı ve 133 maç oynadı, 2009 Mart tarihinde emekli olana kadar 314 gol attı. 2004-2008 yılları arasında 3 kez Avrupa şampiyonu oldu. Aamodt 2007 Dünya Bayanlar Hentbol Şampiyonası'nda gümüş madalya ve Pekin 2008 Yaz Olimpiyatları'nda altın madalya kazandı.\n\n\nRafael Cabral\nRafael Cabral (d. 20 Mayıs 1990; Sorocaba, Brezilya), Serie A takımlarından SSC Napoli'de forma giyen ve kaleci mevkisinde görev yapan futbolcudur.\n\n\nDodô (1992 doğumlu futbolcu)\nDodô (d. 6 Şubat 1992; Campinas, Brezilya), Serie A takımlarından Sampdoria'da forma giyen ve sol bek mevkisinde görev yapan futbolcudur.\nRoma\n\n\nJonathan Moreira\nJonathan Moreira (d. 27 Şubat 1986; Conselheiro Lafaiete, Brezilya), Serie A takımlarından Internazionale'da forma giyen ve sağ bek mevkisinde görev yapan futbolcudur.\n\n\nRubén Botta\nRubén Alejandro Botta Montero (d. 31 Ocak 1990; San Juan, Arjantin), Arjantinli futbolcudur. Serie A takımlarından Internazionale'da ve Sağ bek mevkisinde görev yapmaktadır.\n\n\nKelly Reichardt\nKelly Reichardt (d. 1964, Miami), Amerikalı bağımsız film yönetmeni ve senaryo yazarıdır. Çalışmaları arasında \"Old Joy\", \"Wendy and Lucy\", \"Meek's Cutoff\" ve \"Night Moves\" filmleri yer alır.\nReichardt, 1964 yılında Miami'de polis memuru olan bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Genç yaşta fotoğrafçılığa ilgi duyan Reichardt, fotoğrafçılığa babasının olay yeri incelemede kullandığı fotoğraf makinesi ile başladı. \"School of the Museum of Fine Arts, Boston\"’da eğitim gördü.\nKelly Reichardt, ilk filmi \"River of Grass\"’ı 1994'te çekti. Film Sundance Film Festivali ve Bağımsız Ruh Ödülleri'nde adaylıklar kazandı. Daha sonra \"Ode\", \"Then a Year\" ve \"Travis\" adında kısa filmler yaptı. 2006 yılında Oregonlu iki arkadaşın kamp yolculuğunu anlattığı \"Old Joy\" filmini yönetti. Old Joy Los Angeles Film Eleştirmenleri Birliği ve Uluslararası Rotterdam Film Festivali'nde ödüllerle döndü. Yönetmen bir sonraki filmi \"Wendy and Lucy\"’de iş için Alaska'ya gitmeye çalışan ve Oregon'da yolda kalan Wendy ile köpeğinin hikâyesini anlattı. Film olumlu eleştiriler alırken, Wendy karakterini canlandıran Michelle Williams birçok festivalden ödül ve adaylık kazandı.\nReichardt, 2010 yılında vizyona giren \"Meek's Cutoff\"’ta ise western türüne yöneldi. Tarihi bir olaydan esinlenen filmde 1845 yılında yük arabalarıyla Oregon'a ulaşmaya çalışan bir grup ailenin çöl yolculuğuna değinildi. Film 67. Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan için yarıştı.\nYönetmenin son filmi \"Night Moves\" 2013 yılında vizyona girdi.\n\n\nDanilo D'Ambrosio\nDanilo D'Ambrosio (d. 9 Eylül 1988; Napoli, İtalya), Serie A takımlarından Internazionale'de forma giyen ve sol bek mevkisinde görev yapan futbolcudur.\n\n\nJuan Jesus\nJuan Jesus (d. 10 Haziran 1991; Belo Horizonte, Brezilya), Serie A takımlarından Roma'da forma giyen ve stoper mevkisinde görev yapan futbolcudur.\n\n\nFederico Bonazzoli\nFederico Bonazzoli (d. 21 Mayıs 1997; Manerbio, İtalya), Serie A takımlarından Internazionale'da forma giyen ve forvet mevkisinde görev yapan futbolcudur. AC ChievoVerona'ya karşı ilk maçına çıkan oyuncu, 17 yaşından küçük olup Serie A'da forma giyen 2.futbolcu oldu.\n\n\nDominic Maroh\nDominic Maroh (d. 4 Mart 1987), 1. FC Köln takımında defans pozisyonunda görev yapan Sloven millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2006 yılında SSV Reutlingen kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla 1. FC Nürnberg II, 1. FC Nürnberg, 1. FC Köln, 1. FC Köln II kulüplerinde oynadı.\n\n\nKevin Vogt\nKevin Vogt (d. 23 Eylül 1991), TSG 1899 Hoffenheim takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2009 yılında VfL Bochum II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla VfL Bochum, FC Augsburg, 1. FC Köln ve TSG 1899 Hoffenheim kulüplerinde oynadı.\n\n\nPatrick Helmes\nPatrick Helmes (d. 1 Mart 1984), 1. FC Köln II takımında forvet pozisyonunda görev yapan Alman millî futbolcu ve teknik direktördür.\nProfesyonel futbolculuk kariyerine 2003 yılında Sportfreunde Siegen kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla 1. FC Köln, 1. FC Köln II, Bayer Leverkusen, VfL Wolfsburg, VfL Wolfsburg II ve 1. FC Köln kulüplerinde oynadı.\n\n\nThomas Bröker\nThomas Bröker (d. 22 Ocak 1985), MSV Duisburg takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2004 yılında 1. FC Köln II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla 1. FC Köln, Dynamo Dresden, SC Paderborn, Dynamo Dresden, Rot Weiss Ahlen, Fortuna Düsseldorf, 1. FC Köln, 1. FC Köln II ve MSV Duisburg kulüplerinde oynadı.\n\n\nWho (dergi)\nWho, Avustralya'da yayımlanan haftalık bir dergi. Mart 2013 itibarıyla yaklaşık 121.000 kopya satmaktadır. Dergide ünlülerle ilgili haber, fotoğraf ve röportajlara yer verilmektedir.\n\n\nSteven E. de Souza\nSteven Edward de Souza (d. 17 Kasım 1947), Amerikalı yapımcı, yönetmen ve senarist.\n\n\nAvrupa Holding\nAvrupa Holding, İstanbul merkezli holding kuruluşu.\nHoldingin temelleri 1981 yılında \"Avrupa Sigorta Aracılığı A.Ş.\"nin kurulmasıyla atışmıştır. 1994 yılında \"IFC (International Finance Corporation)\" ortaklığı ile \"Hayat Sigorta A.Ş.\" kurulmuş, 1997 yılında bünyesinde bulunan şirketlerin yönetiminin bir araya toplaması amacıyla \"Avrupa Holding\" kurulmuştur. 2008 yılında sigortacılık faaliyetleri Alman \"Ergo Grubu\"na satılarak bu sektörden ayrılmıştır. 2014 yılı itibarıyla Avrupa Holding, inşaat, gıda, otomotiv, enerji, turizm, yazılım, sosyal hizmet ve eğitim gibi alanlarda faaliyet göstermektedir.\n\n\n1990 FIFA Dünya Kupası elemeleri - OFC Birinci Tur\nOFC Birinci Tur 1990 FIFA Dünya Kupası için olan elemelerin Okyanusya (OFC) bölgesindeki ilk turdur.\n5 takım 4'ünün yarıştığı bu turda takımlar ikişerli olarak eşleşti ve rövanşlı maçlar oynardı. Kazanan 2 takım İkinci Tur'a çıktı.\nYeni Zelanda toplamda 8-1 kazandı ve İkinci Tur'a çıktı.\nAvustralya toplamda 5-2 kazandı ve İkinci Tur'a çıktı.\n\n\nWindows 10\nWindows 10 (ilk kullanılan kod adı: Threshold), Microsoft tarafından geliştirilen, Windows NT ailesinden bir işletim sistemidir. Windows NT ailesinin son çıkan sürümüdür. Windows 8.1'in halefi, yaklaşık beş yıl önce yayınlandı, 15 Temmuz 2015'te üretime sunuldu ve genel olarak 29 Temmuz 2015'te piyasaya sürüldü.  Windows 10, MSDN ve Technet aracılığıyla indirilebildi ve Windows 8.1 ve Windows 7 kullanıcıları için ücretsiz yükseltme teklifi olarak sunuldu. Windows 10, Windows Insider'lar tarafından kullanılabilen Windows 10 test yapılarına ek olarak, kullanıcılara hiçbir ek ücret ödemeden mevcut olan yeni kararlı yapıları sürekli olarak alır. Kurumsal ortamlardaki aygıtlar bu güncelleştirmeleri daha yavaş alabilir veya on yıllık uzatılmış destek ömrü boyunca yalnızca güvenlik düzeltme ekleri gibi kritik güncelleştirmeleri alan LTSC sürümleri kullanabilir.  \nWindows 10, ilk sürümünde çoğunlukla olumlu eleştiriler aldı. Windows'un yeni sürümünde Windows 8'de bulunan ve önemli sayıda kullanıcının şikayette bulunduğu uygulamalar, başlat menüsü ve ön seçimli gelen masaüstü tercihleri üzerinde değişiklikler yapılmıştır. Eleştirmenler, Microsoft'un önceki Windows sürümlerine benzer olan masaüstü odaklı bir arayüz sağlama kararını övdü ancak Windows 10'un dokunmatik odaklı kullanıcı arayüzü modu, dokunmatik odaklı arayüz üzerindeki Windows 8'e göre eksiklikleri içerdiği için eleştirildi . Eleştirmenler ayrıca Windows 10'la birlikte gelen yazılımındaki Xbox Live entegrasyonu ve Cortana kişisel asistanının işlevselliği ve yetenekleri ile Internet Explorer'ın Edge'le değiştirilmesindeki iyileştirmeleri de övdü. Bununla birlikte medya kuruluşları, zorunlu olarak güncelleme yüklenmesi, Microsoft ve ortakları için işletim sistemi tarafından gerçekleştirilen veri toplama ile ilgili gizlilik endişeleri olmak üzere işletim sistemi davranışlarındaki değişiklikler konusunda eleştirmiştir. \nWindows 10'un ilk yapıları, 6.4 sürüm numarası ile geldi ancak 21 Ocak tanıtımı ile sürüm 10.0'a çıktı.\n30 Eylül 2014 tarihinde Windows takımının Youtube sayfasına yüklenen tanıtım videosunda Windows'un yeni sürümü ile sunulacak olan başlıca özellikleri tanıtılmıştır. Arayüz ve kullanılabilirlik üzerine odaklanılan tanıtım videosuna göre, yeni sürümde arayüzünde küçük ama önemli değişikler yapılmıştır. Bunlardan bir tanesi Windows'un klasikleşmiş başlat menüsünün yeni sürüme uyarlanarak tekrar gömülü olarak Windows'un bir parçası haline gelmesidir. Bir diğer önemli değişiklik ise Windows 8 ile hayatımıza giren başlangıç ekranını (resmî olmayan adı ile \"Metro\") veya geleneksel Windows masaüstünü arasında seçim yapabilme imkânı sunmasıdır. Windows 8 ve 8.1'deki Başlat da değişikliği uğramış ve sadece yatay gruplandırma yerine yatay ve dikey gruplandırma seçeneği gelmiştir. Başlat menüsünün sağ tarafında sabit kısayollar yerine modern kutucuklar bulunmaktadır. Ekranda görünüp kısa sürede kaybolan bildirimler için görev çubuğundaki bildirim alanında Bildirim Merkezi eklenmiştir. En önemli yeniliklerden biri ise, Windows 8 ile tanıtılan Windows mağaza uygulamaların (\"apps\") geleneksel pencere özelliklerine (küçültme, büyültme, kapatma) kavuşmasıdır. Masaüstü pencereleri ile modern uygulama pencerelerinin birbiriyle karışmaması için modern pencerelerin görünümü farklı olacaktır. Bununla birlikte Linux tabanlı işletim sistemlerinin sahip olduğu birden fazla masaüstü (çalışma alanlı) yaratma özelliği Windows 10'un getireceği en önemli yeni özelliklerden birisidir. \"Sound Recorder\" (Windows Ses kaydedici) uygulaması \"Voice Recorder\" ismini aldı. Ayrıca Üretici firma yaptığı bir anket sonucunda kullanıcıların büyük çoğunluğun RAR, ZIP gibi dosyaların ek bir programa ihtiyaç duymadan Windows tarafından otomatik olarak açılmasını istemesi üzerine bu özelliğin eklenebileceğini duyurdu.\nWindows 10'un Windows 8 ve Windows 8.1'den ayıran temel özellik, dokunmatik cihazlar ve klasik cihazlar arasındaki farkı gözetmesidir. Dokunmatik cihazlarda daha verimli çalışan Windows 8 ve 8.1, bu nedenle Windows'un eski sürüm kullanıcılarını rahatsız etmiş ve yeni sürüme geçişler beklenildiği kadar olmamıştı. Ancak şimdi bu durum göz önüne alınarak kullanıcının cihaz özelliklerine göre bütün uygulamalar Tablet Modu ve Normal Mod olmak üzere iki şekilde dizayn edilmiştir. Başlat menüsü de bu durum göz önüne alınarak iki farklı moda da uygun hale getirilmiştir.\nEn dikkat çeken yeniliklerden biri de Windows'un Internet Explorer yerine şu anki adı \"Edge\" olan bir web tarayıcısı koyması olması oldu. Internet Explorer ile ilgili olumsuz geribildirimlerin çokluğu sebebiyle Windows 10 ile başlanan değişimin devamlılığı için yeni bir tarayıcıya geçilmesi zorunluluğu doğdu. Sade arayüzü ve kullanılabilirliği üst düzeyde tutulmaya çalışılmıştır. Kullanıcıya; web sitesi üzerinde not alma, kişisel yardımcı Cortana ile aramalar yapabilme, eski Internet Explorer sürümlerine göre daha hızlı olma gibi özellikler sunuyor. İsmini Microsoft Studios'un önemli oyun serilerinden olan Halo'dan almaktadır.\nLansman’da işletim sisteminin adını Windows şefi Terry Myerson açıklamış ve daha sonra bazı detaylara geçiş yapmıştır. Yeni işletim sisteminin şimdiye dek Windows serisinde piyasaya sürülen en geniş cihaz seçeneğine sahip işletim sistemi olduğundan bahseden Myerson, bunun ardından bir kişiye ait tüm cihazlardaki Windowsların birbiriyle eşlemeyi (senkronizasyon) sürdüreceğini, Windows 10'un masaüstü ve dizüstü bilgisayarlarda, televizyonlar ile tablet bilgisayarlarda rahatlıkla çalışacağını da belirtti.\n21 Ocak 2015'te yapılan Windows 10 tanıtımında, yeni Windows'un tanıtımı dışında, bu Windows sürümünün kullanılacağı platformlar da tanıtıldı. Windows 10 sadece bir bilgisayar işletim sistemi olmak yerine, vadedildiği gibi çoklu platformlarda da çalışıyor. Windows 10, PC'lerde, tabletlerde, telefonlarda, XBox'da ve Microsoft'un ilk defa sunumda tanıttığı Microsoft HoloLens'te de kullanılıyor. Windows 10; Windows 7 (Service Pack 1) ve 8.1 kullanıcılarına ilk sene güncelleme ücretsiz oldu (1 yıl içinde geçenler için herhangi bir ücret kullanıcılardan talep edilmedi). Bunların yanı sıra bir başka yenilik Universal Apps yani Evrensel Uygulamalar. Bir platform için yazılan uygulama diğer platformlarla da uyumlu olacak, örneğin evrensel Office uygulaması. Microsoft Office uygulaması hem PC hem de tablet ve telefonlarda aynı işlevselliğe sahip olacak. Birçok uygulamanın her platformda uygun çalışabilir hale getirilmesi ile Evrensel Windows Store kullanıcılara sunulmuş olacak. Tanıtım esnasında dikkat çeken şey Windows Shell oldu. Windows Vista ile gelen Aero tarzı saydamlıklar olmasa da yeni tema ile saydamlık en azından başlat menüsüne gelmiş gibi gözüküyor.\nWindows 10, Xbox ve PC kullanıcılarının aynı oyunları platform farkı gözetmeksizin oynayabilmesi için Xbox uygulamasını geliştirdi ve farklı platformdaki oyunculara aynı platformda gibi oyun oynama deneyimi sunmaya başladı. Bunun yanında oyunların platformlar arası stream özelliği de geldi.\nAyrıca DirectX 12 ile de performans artışının da %50 civarında olması bekleniyor.\nKomut İstemini de gözden geçiren Windows, Unix benzeri işletim sistemlerindeki birkaç özelliği de eklemiştir. Aynı zamanda Microsoft, Windows'ta bulunan RTM sistemini köklü bir biçimde değiştirdi. Artık Windows 10 tıpkı Mac OS X gibi yeni sürümler ile karşımıza çıkacak.\n\"Minecraft\": Windows 10 Edition duyuruldu ve geliştirilme aşamasına koyuldu.\nWindows 10, farklı cihaz sınıfları arasında kullanıcı deneyimini ve işlevselliğini daha tutarlı hale getirir ve Windows 8'de tanıtılan kullanıcı arabirimindeki eksiklikleri giderir.\nWindows Runtime uygulama ekosistemi Evrensel Windows Platformuna (UWP) dönüştürüldü. Evrensel Windows Platformu, tek bir Windows çekirdeğiyle aynı uygulamayı; masaüstü bilgisayarlar, akıllı telefonlar, tabletler, Xbox One konsolları ve diğer uyumlu Windows 10 cihazları dahil olmak üzere birden çok platformda ve cihaz sınıfında çalıştıracak şekilde geliştirilir. Geliştiriciler, bir uygulama için satın alınan lisansların yalnızca satın aldıkları cihaz yerine kullanıcının uyumlu cihazlarının tümüne uygulandığı \"çapraz satın alımlara\" izin verebilir (örn., PC'de uygulama satın alan bir kullanıcının akıllı telefon sürümünü kullanma hakkı da vardır. Hiçbir ekstra ücret ödemeden).\nWindows 10'da Microsoft Store bir mağaza görevi görür. Microsoft Store; uygulamalar, oyunlar, e-kitaplar, filmler ve Windows temaları gibi (Türkiye pazarında hepsi yok.) birçok içeriğe sahiptir. Windows 10 ayrıca Microsoft Store'da web uygulamalarının ve masaüstü yazılımının (Win32 veya .NET Framework kullanarak) Microsoft Store'da dağıtım için paketlenmesine izin verir.\nWindows 10'da kullanıcının şikayet ettiği Başlangıç Ekranı kaldırılmıştır. Yerine ilk sürümlerde iki sütunlu daha sonra 3 sütunlu yeni başlat menüsü eklenmiştir. Yeni sürümlerde ilk sütünda hesap seçenekleri, klasörler, ayarlar ve güç tuşu konumlandırılmıştır. Diğer sütunda en son kullanılan ve en çok kullanılan uygulamaların ve tüm uygulamaların alfabetik sırayla dizildiği bir liste; üçüncü sütünda ise Windows 8’deki gibi canlı kutucuklar eklenmiştir. Başlat tuşunun yanına iki adet tuş daha eklenmiştir. Bu tuşlar Arama ve Görev Görünümü işlevlerini kullanmak için kullanılır. Arama tuşu, macOS'un Spotlight aramasına benzer bir işlev sunar. Sistemde ve internette geniş çaplı arama yapmaya olanak tanır. Görev Görünümü olarak bilinen bir özellik tüm açık pencereleri görüntüler ve kullanıcıların pencereler arasında geçiş yapmalarına veya birden çok çalışma alanı arasında geçiş yapmalarına olanak tanır. Ayrıca yeni sürümlerde önceden yapılan etkinliklerde gösteriliyor. Program pencereleri artık köşeye sürüklenerek ekranın çeyreğine çekilebilir. Bir pencere ekranın bir tarafına yaslandığında, Görev Görünümü görüntülenir ve kullanıcıdan ekranın kullanılmayan tarafını doldurmak için ikinci bir pencere seçmesi istenir (\"Snap Assist\").\nWindows 8 ve 8.1’deki Charm çubuğu kaldırıldı. İşlevleri Windows 8 zamanında geliştirilen uygulamalar için başlık çubuğunun soluna eklenen menü tuşuna aktarıldı. Son çıkan mağaza uygulamalarda zaten bu işlevler uygulamanın kendi içindedir.\nİşlem merkezi eklendi. İşlem merkezi, daha önce alınan bildirimleri ve hızlı işlemleri barındır. Yeni sürümlerde görev çubuğunun hemen sonunda masaüstünü göster tuşunun solunda bulunuyor. Tıklandığında ekranın sağında belirir.\nWindows 8’de Kişisel Bilgisayar Ayarları olarak ve daha sonra tekrar geliştirilerek Windows 8.1’de Bilgisayar Ayarları adını alan Ayarlar uygulamasına Denetim Masası’nın birçok işlevi eklenmiştir. Denetim Masası’na olan ihtiyaç önemli ölçüde azaltılmıştır.\nWindows 10, kullanıcı arayüzünü kullanılan cihaz tipine ve mevcut giriş yöntemlerine kendini uyarlayabilecek şekilde tasarlanmıştır. İki ayrı kullanıcı arayüzü modu sunar: fare ve klavye için optimize edilmiş masaüstü modu ve dokunmatik ekranlar için tasarlanmış bir \"Tablet Modu\". Tablet modunda Windows 10, Windows 8 benzeri tam ekran başlat menüsü ortaya çıkar ancak yatay yerine dikey olarak kaydırılır. Tablet modunda Masaüstü kapanır. Kullanıcılar istedikleri zaman bu iki mod arasında geçiş yapabilir ve Windows, bir klavye veya fare takılıysa bir tablette ve 2'si 1 arada bir bilgisayar laptop şeklini aldığında Tablet modunu devre dışı bırakmak için onay isteyebilir veya otomatik olarak geçiş yapabilir. Tablet modunda, programlar varsayılan olarak tam ekran olarak görüntülenir ve görev çubuğuna Windows 10 Mobile benzeri bir geri düğmesi ortaya çıkar ve görev çubuğunda gösterilen açık ve sabitlenmiş programlar kapatılır (Arzu edilirse geri getirilebilir.);\nWindows 10, FIDO Alliance tarafından geliştirilen standartlara dayanan çok faktörlü kimlik doğrulama teknolojisine sahiptir. İşletim sistemi, Windows Hello platformu aracılığıyla biyometrik kimlik doğrulama sistemine sahiptir.. Desteklenen kameraları olan cihazlar (Intel RealSense gibi kızılötesi aydınlatma gerektiren), kullanıcıların iris veya yüz tanıma ile oturum açmasına olanak tanır. Desteklenen okuyucuları olan cihazlar, kullanıcıların parmak izi tanıma yoluyla oturum açmasına olanak tanır.\nWindows 10 ilk kez tanıtıldığında, çok faktörlü kimlik doğrulama iki bileşen tarafından sağlandı: Windows Hello ve Passport (1998 Passport platformuyla karıştırılmamalıdır.). Daha sonra, Passport Windows Hello ile birleştirildi.\nWindows 10'un kurumsal sürümü ek güvenlik özellikleri sunar; yöneticiler, hassas verilerin otomatik olarak şifrelenmesi için politikalar oluşturabilir, uygulamaların şifreli verilere erişmesini seçici bir şekilde engelleyebilir ve yöneticilerin dijital olarak imzalanmayan yazılımların yürütülmesini engelleyerek yüksek güvenlikli bir ortamı zorunlu kılmalarına olanak sağlayan Aygıt Koruması'nı etkinleştirebilir.\nWin32 konsol pencereleri artık herhangi bir kısıtlama olmaksızın yeniden boyutlandırılabilir, Alt + ↵ Enter tuşlarına basılarak tam ekranı kapsayacak şekilde yapılabilir ve kesme, kopyalama ve yapıştırma gibi standart klavye kısayollarını kullanabilir.\nLinux için Windows Subsystem (Linux için Windows Alt Sistemi) eklendi. Linux için Windows Subsystem (WSL) Linux binary executable sistemini (ELF formatında) Windows 10'da yerel olarak çalıştırmak için bir uyumluluk katmanıdır. UNIX için Windows Hizmetleri'nin yerini aldı. WSL, Microsoft tarafından geliştirilen (Linux çekirdeği kodu içermeyen) Linux uyumlu bir çekirdek arabirimi sağlar ve daha sonra buna bir Linux kullanıcı alanı çalıştırabilir.Daha sonra Ubuntu, openSUSE veya SUSE Linux Enterprise Server gibi bir Linux kullanıcı alanı çalıştırabilir. Böyle bir kullanıcı alanı, yerli Linux komut satırı araçları (sed, awk, vb.) ve programlama dili yorumlayıcıları (Ruby, Python, vb.) ile bir Bash kabuğu ve komut dili içerebilir.\nWindows 10, yeni bir varsayılan web tarayıcısı olan Microsoft Edge'i içermektedir. \nMicrosoft, ortak web standartları oluşturmayı amaçladığı için Edge’i Chromium projesi içerisinde geliştirmeye başladı. Final sürümü yayında ve indirilebilir durumda.\nWindows 10, Microsoft'un akıllı kişisel asistanı Cortana'yı ilk kez 2014 yılında Windows Phone 8.1 ile tanıttı. Cortana şu anda yalnızca Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Çin, Fransa, İtalya, Almanya, Brezilya, Meksika, Japonya, Kanada, İspanya, Avustralya ve Hindistan'da kullanılabilir. Cortana, hem metin hem de ses girişini destekleyen Windows'un gömülü arama özelliğinin yerini aldı ve dolayısıyla arama yapmak ve Cortana’ya erişmek için aynı tuş kullanılmıştır. Ancak daha sonra Arama ve Cortana ayrıldı ve ikisinin ayrı tuşları oldu. Bazı özellikleri: Bing ile entegrasyon, hatırlatıcı ayarlama, dosya arama, müzik çalma, uygulama başlatma.\nWindows platformları ve Microsoft çevrimiçi hizmetleri arasında uygulanan bir ebeveyn denetim sistemi eklenmiştir. Kullanıcılar belirlenmiş bir aile oluşturabilir ve çocuk olarak belirlenen kullanıcıların web sitelerine erişim, Microsoft Store satın alımlarında yaş derecelendirmelerini zorunlu kılma ve diğer kısıtlamalar gibi eylemlerini izleyebilir ve kısıtlayabilir. Servis ayrıca, çocuğun bilgisayar kullanımını detaylandıran ebeveynlere haftalık e-posta raporları gönderebilir. Windows'un önceki sürümlerinden farklı olarak, bir ailedeki alt hesapların bir Microsoft hesabıyla ilişkili olması gerekir; bu ayarların belirli bir çocuğun kullandığı tüm Windows 10 aygıtlarına uygulanmasına izin verir.\nWindows 10, Xbox ekosistemiyle entegrasyon sağlar. Xbox SmartGlass'ın yerini, kullanıcıların oyun kitaplıklarına (hem PC hem de Xbox konsol oyunları dahil) göz atmalarını sağlayan Xbox Konsol Yardımcısı (eski adıyla Xbox uygulaması) almıştır. Windows 10 ayrıca kullanıcıların yerel bir ağ üzerinden Xbox One konsolundan oyun kontrol etmesine ve oynamasına izin verir.\nWindows 10, yeni tanıtılan oyun çubuğunu kullanarak yerel oyun kaydı ve ekran görüntüsü yakalama yeteneğine sahiptir.\nCandy Crush Saga ve Microsoft Solitaire Collection, Windows 10 yüklendikten sonra otomatik olarak yüklenir.\nWindows 10, Matroska ortam kapsayıcısı için FLAC ve HEVC kodekleri ve desteği ekleyerek bu biçimlerin Windows Media Player'da ve diğer uygulamalarda açılmasını sağlar.\nWindows 10, WDDM 2.0 ile birlikte DirectX 12içerir. Windows 10 ile gelmiştir. Asıl amacı ek sürücü yükünü azaltmaktır. AMD'nin Mantle teknolojisine benzer. Max McMullen'e göre amaç \"konsol düzeyinde verim\" sağlamaktır. NVIDIA'nın tüm Fermi modellerinde ve daha sonraki ekran kartı modellerinde, AMD'nin GNC tabanlı chipleriyle Intel'in Hawellve daha sonraki grafik ünitelerinde desteklenecek. SIGGRAPH 2014 etkinliğinde Intel, bilgisayarda oluşturulan bir astoreit çalışma alanını gösteren, DirectX 12'nin rendering hızı ve CPU güç tüketimi konusunda önceki sürüme göre %50 ile %70 daha verimli olduğunu iddia eden bir demo yayınlamıştı.\nWindows 10, kişisel bilgi işlem aygıtları için beş ana dağıtımda kullanılabilir. Çoğu ülkede perakende olarak satılan ve yeni bilgisayarlarda önceden yüklenmiş yazılım olarak satılan Home ve Pro sürümleri. Home kullanıcıları hedeflenirken, Pro ise küçük işletmeleri hedefliyor. Windows 10'un her dağıtımı, altındaki dağıtımın tüm özelliklerini içerir ve pazar segmentlerine yönelik ek özellikler ekler. Diğer sürümler olan Enterprise ve Education, iş ortamlarına yönelik ek özellikler içerir ve yalnızca toplu lisanslama yoluyla kullanılabilir.\nMicrosoft'un birleştirme stratejilerinin bir parçası olarak, Windows 10'un ortak platformuna dayanan ancak özelleştirilmiş platformlar olan Windows ürünleri, ayrı ürün olmak yerine işletim sisteminin dağıtımları olarak pazarlanır. Akıllı telefonlar ve tabletler için Microsoft'un Windows Phone işletim sisteminin güncelleştirilmiş bir sürümü Windows 10 Mobile olarak adlandırıldı. Enterprise ve Mobile dağıtımları ile birlikte gömülü sistemler için üretilen Windows 10 IoT dağıtımları vardır. Düşük maliyetli cihazlar ve Nesnelerin İnterneti (IoT) gibi senaryolar içindir ve Windows Embedded'e benzer .\n2 Mayıs 2017'de Microsoft, Windows 10'un (özellikle Chrome OS ile rekabet eden) eğitim pazarındaki cihazlar için tasarlanmış, Eindows 10'un sınırlı bir sürümü olan Windows 10 S'i (Sızıntılarda Windows 10 Cloud olarak anılacaktır.) tanıttı. İşletim sistemi, yazılım yüklemeyi Microsoft Store'dan elde edilen uygulamalarla sınırlandırır. Cihaz dışarıdan yazılım yüklemesini etkinleştirmek için ücret karşılığında Windows 10 Pro'ya yükseltilebilir. Sınırlı bir promosyon olarak Microsoft, bu yükseltmenin 31 Mart 2018'e kadar Surface Laptop'ta ücretsiz olacağını belirtti.. Windows 10 S ayrıca daha hızlı bir başlangıç kurulumu ve oturum açma işlemi içerir ve aygıtların Windows Intune for Education platformuna sahip bir USB sürücü kullanılarak ayarlanmasına olanak tanır.. Mart 2018'de Microsoft, Windows'un yalnızca Microsoft Mağazası'ndan uygulamalara izin verdiği, ancak bu kısıtlamaları devre dışı bırakmak için ödeme gerektirmeyen bir OEM seçeneği olan \"S Modu\" ile değiştirileceğini duyurdu.\nWindows'un önceki sürümlerinden farklı olarak, Windows Update güncelleştirmelerin seçici yüklenmesine izin vermez ve tüm güncelleştirmeler (yamalar, özellik güncelleştirmeleri ve sürücü yazılımı dahil) otomatik olarak indirilir ve yüklenir. Kullanıcılar yalnızca sistem etkin değilken güncellemeleri yüklemek için sistemlerinin otomatik olarak yeniden başlatılıp başlatılmayacağını seçebilir veya bir yeniden başlatma zamanlaması konusunda bilgilendirilir. Kablosuz ağ \"tarifeli\" olarak atanırsa - İnternet kullanımındaki sınırları korumak için işletim sisteminin arka plan ağ etkinliğini otomatik olarak azaltan bir işlev (çoğu aygıtda aygıt tarifeli olmayan bir ağa bağlanana kadar) sayesinde indirilmez. Redstone 2, kablolu (Ethernet) ağların tarifeli olarak atanmasına izin verir, ancak Windows tarifeli bir ağa bağlıyken bazı güncellemeleri indirebilir.. Güncellemeler uyumluluğa veya diğer sorunlara neden olabilir; Microsoft sorun giderici programı kötü güncelleştirmelerin kaldırılmasına izin verir..\nWindows son kullanıcı lisans sözleşmesi kapsamında, kullanıcılar hizmet tarafından sağlanan tüm güncellemelerin, özelliklerin ve sürücülerin otomatik olarak yüklenmesine izin verir ve özelliklerin değiştirilmesi veya kaldırılması olasılığına \"ek bildirimde bulunulmadan\" onay verir. Anlaşma ayrıca, özellikle Kanada'daki Windows 10 kullanıcıları için, cihazlarının İnternet bağlantısını keserek güncellemeleri duraklatabileceklerini belirtiyor.\nWindows Update, güncelleştirmeleri dağıtmak için teslim iyileştirme sistemini de kullanabilir. Varsayılan olarak, kullanıcıların bant genişliği, daha önce indirilen güncelleştirmeleri Microsoft sunucularıyla birlikte diğer kullanıcılara dağıtmak için kullanılır. Kullanıcılar bunun yerine yalnızca yerel alan ağlarında teslim iyileştirme güncelleştirmeleri kullanmayı seçebilir..\nMicrosoft'un işletim sistemi için destek yaşam döngüsü politikası, \"Güncelleştirmeler birikimlidir, her güncelleştirme ondan önceki güncelleştirmelerin üzerine kuruludur.\", \"Bir aygıtın desteklenmesi için bir aygıtın en son güncelleştirmeyi yüklemesi gerekir.\" ve bir aygıtın gelecekteki güncellemeleri almak, donanım uyumluluğuna, sürücünün kullanılabilirliğine ve cihazın OEM'in \"destek süresi\" içinde olup olmadığına bağlı olacağını söyler. Bu politika ilk olarak 2017 yılında Intel Clover Trail cihazlarının Yaratıcılar Güncellemesini almasını engellemek için kullanıldı, çünkü Microsoft gelecekteki güncellemelerin mümkün olan en iyi deneyimi sağlamak için ek donanım desteği gerektirdiğini ve Intel'in artık platform için destek veya sürücü sağlamadığını öne sürüyor. Microsoft, bu cihazların artık özellik güncellemeleri almayacağını, ancak Ocak 2023'e kadar güvenlik güncellemelerini alacağını belirtti.\nWindows 10, yeni özellikler düzeltmeler içeren düzenli \"özellik güncelleştirmeleri\" aldığından Microsoft tarafından genellikle bir \"hizmet\" olarak tanımlanır. Nisan 2017'de Microsoft, bu güncelleştirmelerin gelecekte her Mart ve Eylül'de yılda iki kez yayınlanacağını belirtti. Windows 10'un genel yapıları \"YYAA\" olarak etiketlenir, \"YY\" iki basamaklı yılı ve \"AA\" yayınlama ayını temsil eder. Örneğin, 1809 sürümü 2018'in Eylül ayında (dokuzuncu ay) yayınlandı\nÖzellik güncellemelerinin cihazlar tarafından alınma hızı, hangi yayın kanalının kullanıldığına bağlıdır. Tüm Windows kullanıcıları için varsayılan olarak \"Yarı Yıllık Kanal (Hedefli)\" kanalındadır. Bu kanal güncellemeler Microsoft tarafından herkese açık olarak yayınlandıktan sonra bu kararlı sürümleri almaktadır. Her Windows 10 derlemesi, orijinal sürümünün ardından 18 ay boyunca desteklenir. Kurumsal ortamlarda, Microsoft resmi olarak bu dalın yeni yayımlanan kararlı sürümlerin \"hedefli\" dağıtımları için kullanılmasını ve böylece daha geniş bir dağıtımdan önce sınırlı sayıda aygıtta değerlendirilmesini ve test edilmesini amaçlamaktadır. İstikrarlı bir yapı Microsoft ve ortakları tarafından geniş dağıtım için uygun olarak sertifikalandırıldığında, yapı daha sonra \"Yarı Yıllık Kanal\" tarafından yayınlanır. Windows 10'un Pro ve Enterprise sürümleri \"Yarı Yıllık Kanal (Hedefli)\" kanalında yayınlandıklarından dört aylık bir gecikmeyle bu derlemeleri alır, Yöneticiler özellik güncellemelerinin ağları üzerinden yapılandırılmış dağıtımlarını düzenlemek için \"İş için Windows Update\" sistemini ve WSUS ve System Center Configuration Manager gibi mevcut araçları da kullanabilir. \nWindows Insider kanalları, piyasaya sürülen kararsız yapılar alırlar.\nKurumsal lisans sahipleri, \"LTSC\" nin yalnızca yaşam kalitesi güncellemelerini (yani güvenlik yamaları) alan ve tam, 10 yıllık bir süreye sahip \"uzun vadeli hizmet kanalı\" anlamına geldiği Windows 10 Enterprise LTSC (eski adıyla LTSB) sürümünü de kullanabilir. Her yapı için bu yaşam döngüsünü desteklenir. Bu sürüm, sabit bir işlevi yerine getiren \"özel amaçlı cihazlar\" için tasarlanmıştır ( ATM ve tıbbi cihazlar gibi). Bu nedenle, Cortana, Microsoft Store ve Universal Windows Platform uygulamalarını (Microsoft Edge dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere) bu sürümlerden hariç tutar, bu nedenle bu yapılar yalnızca tarayıcı olarak Internet Explorer ile gönderilir. Windows 10'un sırasıyla 1507, 1607 ve 1809 sürümleriyle ilişkili olan üç LTSC yapısı yayınlandı. \nTemmuz 2017'de Microsoft, güncelleştirme kanallarında değişiklikleri açıkladı. Şube sistemi, artık kurumsal ortamlarda iki yükseltme dağıtımı olarak tanımlamaktadır. Bu sistem son test için kararlı sürümünün hemen ardından yeni bir sürümün seçilen sistemlere ilk dağıtımını ve daha sonra geniş dağıtımını sağlıyor. Bu nedenle, \"Mevcut Şube\" artık \"Yarı Yıllık Kanal (Hedefli)\" olarak bilinmekte ve geniş dağıtım için \"Mevcut Şube\" artık \"Yarı Yıllık Kanal\" olarak adlandırılmaktadır. \nŞubat 2019'da Microsoft, bir sonraki özellik güncellemesinin başlangıcında güncelleştirmeleri yayınlamada yeniden değişiklikler yaptığını açıkladı: tek bir \"Yarı Yıllık Kanal\" yayınlanacak ve \"Yarı Yıllık Kanal (Hedefli)\" kullanımdan kaldırılacak ve kullanıcılar artık farklı kanallara geçemeyecek. Bunun yerine, bu güncellemeler 30, 60 veya 90 günden veya cihazın güncellemeleri ertelemek için nasıl yapılandırıldığına bağlı olarak ertelenebilecek. Nisan 2019'da, özellik güncellemelerinin artık kullanıcılara otomatik olarak aktarılmayacağı açıklandı. .\nSürüm 1909'dan önceki özellik güncelleştirmeleri yalnızca yerinde bir yükseltme yüklemesi olarak dağıtılır ve tam bir işletim sistemi paketinin indirilmesi ni gerektirir (64 bit sistemler için yaklaşık 3,5 GB boyutunda). Önceki yapıların aksine, sürüm 1909 öncelikle 1903'ün bir güncelleştirme toplama sürümü olarak tasarlanmıştır ve öncelikle küçük özellik eklemelerine ve geliştirmelerine odaklanır. 1903'ten 1909'a yükseltmelerde, değişikliklerin aylık kümülatif güncelleştirmenin bir parçası olarak teslim edildiği, ancak 1909 güncelleştirmesi \"etkinleştirme\" düzeltme eki yüklenene kadar işlevsiz bırakıldığı yeni bir teslim yöntemini kullanılır. Tam yükseltme işlemi, 1903'ten önce yapı kullananlar için hala kullanılır.\nWindows 10'un ikinci kararlı yapısı sürüm 1511 olarak adlandırılır.Yapım numarası 10586'dır. Geliştirme sırasında \" Thershold 2 \" ( TH2 ) olarak adlandırılmıştır. Bu sürüm, 12 Kasım 2015'te Windows Update aracılığıyla dağıtılmaya başlandı. İşletim sistemi, kullanıcı arabirimi, paketli servisler, Skype tabanlı evrensel mesajlaşma uygulamalarının ve Windows Store for Businness ve Windows Update for Business özelliklerinin çeşitli iyileştirmelerini içerir. \n21 Kasım 2015'te, Kasım Güncellemesi geçici olarak kamu dağıtımından çekildi. Yükseltme, 24 Kasım 2015'te yeniden kaldırıldı ve Microsoft, kaldırmanın, yükseltmeyi yüklerken gizlilik ve veri toplama ayarlarının varsayılanlara sıfırlanmasına neden olan bir hatadan kaynaklandığını belirtti. \nWindows 10'un üçüncü kararlı yapısına 1607 sürümü denir. Geliştirme sırasında \" Redstone 1 \" ( RS1 ) olarak adlandırılmıştır. Bu sürüm, Windows 10'un ilk kararlı sürümünden bir yıldan biraz fazla bir süre sonra 2 Ağustos 2016'da yayınlanan Yıldönümü Güncellemesi tarafından yüklenir. Codename \"Redstone\" un aslında iki özellik güncellemesi için bir kenara bırakıldığı düşünülüyordu. Her ikisi de başlangıçta 2016'da piyasaya sürülecekken, ikincisi 2017'ye taşındı, böylece o yılki Microsoft birinci taraf cihaz dalgası ile uyumlu olarak piyasaya sürülecekti. \nGüvenli önyüklemenin etkinleştirildiği sistemlere Windows 10'un yeni yüklemelerinde, 29 Temmuz 2015'ten sonra verilen tüm çekirdek modu sürücülerinin Microsoft tarafından verilen Genişletilmiş Doğrulama Sertifikası ile dijital olarak imzalanması gerekir. \nBu sürüm, Windows 10'un piyasaya sürülmesinden bu yana LTSB'ye ilk yükseltme olan \"LTSB 2016\" için temel oluşturur. RTM'ye (sürüm 1507) dayanan ilk LTSB sürümü geriye dönük olarak \"LTSB 2015\" olarak adlandırıldı.\nWindows 10'un dördüncü kararlı yapısına 1703 sürümü denir. Geliştirme sırasında \" Redstone 2 \" ( RS2 ) olarak adlandırılmıştır. Bu sürüm, Microsoft'un 26 Ekim 2016'da duyurduğu Yaratıcılar Güncelleştirmesi adı verildi. Sürüm 1703, 11 Nisan 2017, genel kullanılabilirlik ve 5 Nisan 2017'de Windows 10 Yükseltme Yardımcısı ve Medya Oluşturma Aracı araçları ile manuel yükleme için piyasaya sürüldü. Bu güncelleme öncelikle sanal ve artırılmış gerçeklik ve üç boyutlu içeriğin oluşturulmasına yardımcı olmak üzere içerik oluşturma, üretkenlik ve oyun özelliklerine odaklanmaktadır. \nKulaklıklarla kullanım için tasarlanmış yeni bir sanal gerçeklik çalışma alanını destekler; Microsoft, bazı OEM'lerin İçerik Oluşturucu Güncellemesi ile kullanılmak üzere tasarlanmış VR kulaklıklarını piyasaya sürmeyi planladığını duyurdu. \nOyun Çubuğu ve Oyun DVR özelliği kontrolleri Ayarlar uygulamasına taşınırken, yeni bir \"Oyun Modu\" seçeneği kaynakların oyunlara göre önceliklendirilmesine izin verir. Microsoft aktarımı Mixer (eski adıyla Beam) ile entegrasyon canlı akış için eklendi. Tema yöneticisi Ayarlar uygulamasına taşındı. Yeni uygulama Paint 3D, kullanıcıların 3D modelleri kullanarak sanat eserleri üretmelerini sağlar; uygulama, 3B oluşturmayı genel kullanıcılar tarafından daha erişilebilir hale getirmek için tasarlanmıştır. \nWindows 10'un gizlilik ayarlarında, işletim sisteminin toplayabileceği verilerle ilgili daha ayrıntılı açıklamalar bulunur. Windows Update bildirimleri bir süre \"ertelenebilir\", Windows'un güncelleştirmeleri yüklemeye çalışmadığı \"etkin saatler\" artık 18 saate kadar uzayabilir ve güncelleştirmeler yedi güne kadar duraklatılabilir. Windows Defender'ın yerini evrensel uygulama Windows Defender Güvenlik Merkezi aldı . Aygıtlar isteğe bağlı olarak, yazılımın Microsoft Store dışından kullanılmasını engelleyecek şekilde yapılandırılabilir veya Microsoft Store dışından uygulama yüklenmeden önce uyarılabilir. \"Dinamik Kilit\", bir akıllı telefon gibi belirlenmiş bir Bluetooth cihazının yakınlığının dışındaysa, cihazın otomatik olarak kilitlenmesine olanak tanır. Kullanıcının ekranın renk sıcaklığını günün belirli saatlerinde spektrumun kırmızı kısmına değiştirmesine olanak tanıyan bir \"Gece Işığı\" özelliği eklendi. \nWindows 10'un beşinci kararlı yapısına 1709 sürümü denir. Geliştirme sırasında \" Redstone 3 \" ( RS3 ) olarak adlandırılmıştır. Bu sürüm, 17 Ekim 2017'de yayınlanan Sonbahar Yaratıcıları Güncellemesi adı verildi. Sürüm 1709, \"önemli\" kişilere kısayolların görev çubuğunda görüntülenebildiği \"Kişilerim\" olarak bilinen yeni bir özellik sunar. Bu kişileri içeren bildirimler ilgili resimlerinin üzerinde görünür ve kullanıcılar Skype, e-posta veya kısa mesaj yoluyla ( Android ve Windows 10 Mobile cihazlarıyla entegre) kişi ile iletişim kurabilir. Gelecekte Xbox, Skype Kurumsal ve üçüncü taraf entegrasyonu da dahil olmak üzere ek hizmetler için destek eklenecektir. Dosyalar ayrıca paylaşmak için doğrudan kişinin resmine sürüklenebilir. Bu özellik ilk olarak İçerik Oluşturucu Güncellemesi için duyuruldu, ancak nihayetinde bir sonraki sürüme ve Nisan 2017'nin sonlarında Build 16184'te ilk genel görünümünü yaptı. OneDrive için yeni bir \"İsteğe Bağlı Dosyalar\" özelliği, önceki \"yer tutucular\" işlevinin kısmi bir yerine geçer. \nAyrıca, belirli klasörlere erişmesine izin verilen uygulamaları kısıtlayabilen \"denetimli klasör erişimi\" olarak bilinen yeni bir güvenlik özelliği de sunar. Bu özellik esas olarak dosya şifreleyen fidye yazılımlarına karşı savunmak için tasarlanmıştır. \nWindows 10'un altıncı kararlı yapısına 1803 sürümü denir. Geliştirme sırasında \" Redstone 4 \" ( RS4 ) olarak adlandırılmıştır. Bu sürüme 30 Nisan 2018'de manuel olarak indirilen ve 8 Mayıs 2018'de geniş olarak yayınlanan Nisan 2018 Güncelleştirmes adı verildi. Bu güncellemenin başlangıçta 10 Nisan'da yayınlanması gerekiyordu, ancak \" Mavi Ekran \" (BSOD) şansını artırabilecek bir hata nedeniyle gecikti. \nBu derlemenin en önemli özelliği, Görev Görünümünde görüntülenen Zaman Çizelgesi'dir. Kullanıcıların, desteklenen uygulamalardan (\"etkinlikler\") en son kullanılan belgelerin ve web sitelerinin bir listesini görüntülemelerini sağlar. Kullanıcılar Microsoft Graph üzerinden Microsoft veri toplamayı kabul ettiğinde, etkinlikler desteklenen Android ve iOS cihazlarından da senkronize edilebilir. \nWindows 10'un yedinci kararlı yapısına 1809 sürümü denir. Geliştirme sırasında \" Redstone 5 \" ( RS5 ) olarak adlandırılmıştır. Bu sürüme 2 Ekim 2018'de yayımlanan Ekim 2018 Güncelleştirmesi adı verildi. Bu derlemede vurgulanan özellikler arasında pano işlevine yönelik güncellemeler (pano geçmişi desteği ve diğer cihazlarla senkronizasyon dahil), SwiftKey sanal klavye, Snip & Sketch ve koyu renk şeması modunu destekleyen Dosya Gezgini bulunur. \n6 Ekim 2018'de derleme, Microsoft tarafından kullanıcı dizinlerinden dosyaları silen güncelleme işleminin ardından geri çekilmiştir. Microsoft, OneDrive'ın Bilinen Klasör Yeniden Yönlendirme işlevinde suçlu olarak bir hata belirttiği için 9 Ekim'de Windows Insider kanalına yeniden yayınlandı. \n13 Kasım 2018'de Microsoft, küçük bir kullanıcı yüzdesi için 1809'un kullanıma sunulmasına devam etti. \nWindows 10 Enterprise 2019 LTSC bu sürümü baz alır.\n\" 19H1 \" kod adı verilen Windows 10'un sürüm kararlılığı olan sekizinci kararlı yapı, 8 Nisan 2019'dan beri Insider Release Preview dalında bulunduktan sonra 21 Mayıs 2019'da genel kullanıma sunuldu. 1809 güncelleştirmesini etkileyen sorunlardan sonra sunulan yeni uygulamalar nedeniyle, Microsoft bilinçli olarak daha yavaş bir Windows Update sunma işlemi kullanmıştır. \nGüncellemedeki yeni özellikler arasında Cortana'dan ayrılmış ve metin sorgularına yönelik olarak yeniden tasarlanmış bir arama aracı, koyu renkli simgeler içeren beyaz renkli bir görev çubuğu, yeni bir \"Açık\" teması (Windows 10 \"Home'da\" varsayılan olarak ayarlanmıştır) yer alıyor. emoji giriş menüsüne kaomoji, sistem güncellemelerini \"duraklatma\", otomatik \"Önerilen sorun giderme\", bir uzantı aracılığıyla Zaman Çizelgesi'nde Google Chrome ile entegrasyon, Microsoft hesaplarına bağlı hesaplarda SMS tabanlı kimlik doğrulama desteği ve çalıştırma yeteneği Windows Mixed Reality ortamındaki Windows masaüstü uygulamaları (önceden evrensel uygulamalar ve yalnızca SteamVR ile sınırlıydı ). Windows Sandbox olarak bilinen \"Pro\", \"Education\" ve \"Enterprise'daki\" yeni bir özellik, kullanıcıların uygulamaları güvenli bir Hyper-V ortamında çalıştırmasına olanak tanır. \n\"19H2\" kod adı verilen Windows 10'un 1909 sürümünün dokuzuncu kararlı yapısı, 26 Ağustos 2019'dan beri Insider Release Preview dalında olduktan sonra 12 Kasım 2019'da halka açıklandı. Önceki güncellemelerin aksine, bu önemli yeni özellikler olmadan küçük bir kalite güncellemesi olarak yayınlandı. \n\"20H1\" kod adı verilen Windows 10'un sürüm onuncu kararlı yapısı, 16 Nisan 2020'den beri Insider Release Preview dalında olduktan sonra 27 Mayıs 2020'de halka açıklandı. Yeni özellikler, Bluetooth ayarlarına ve eşleştirmeye daha hızlı ve daha kolay erişim, gelişmiş Kaomoji, yeniden adlandırılabilir sanal masaüstüler, DirectX12 Ultimate, Cortana için sohbet tabanlı bir kullanıcı arayüzü, Telefonunuzdaki Android Telefonlarla daha iyi entegrasyon, Linux 2 için Windows Alt Sistemi, Windows Hello'yu parola gerekmeksizin kullanmak, Dosya Gezgini ile tümleşik Windows Arama, Windows'u sıfırlamak için bulut indirme seçeneği, erişilebilirlik geliştirmeleri ve Görev Yöneticisi'nde disk sürücüsü türünü ve grafik kartı sıcaklıklarını görüntüleme yeteneği eklendi. \nMayıs 2017'de Microsoft, tüm Windows 10 cihazları ve platformları için tasarlanmış yazılımlarda kullanılan tasarımlar ve etkileşimler için yönergeler içerecek olan Microsoft Tasarım Dili 2'nin bir yenilemesi olan Fluent Design System'i (daha önce \"Project Neon\" olarak adlandırılmıştı) açıkladı. Yeni tasarım dili, hareket, derinlik ve yarı saydamlık efektlerinin daha belirgin kullanımını içerecektir. Microsoft, bu tasarım dilinin uygulanmasının zaman içinde gerçekleştirileceğini ve dilin öğelerini Yaratıcılar Güncellemesi ve Sonbahar Yaratıcıları Güncellemesi'nde uygulamaya başladığını belirtti.\n7 Aralık 2016'da Microsoft, Qualcomm ile ortaklığın bir parçası olarak 2017 yılında 32 bit x86 işlemci emülatörü ile ARM mimarisinde Win32 yazılımı çalıştırmayı desteklemeyi planladığını açıkladı. Terry Myerson, bu hareketin hücresel bağlantıya ve Intel uyumlu cihazlara göre gelişmiş güç verimliliğine sahip Qualcomm Snapdragon tabanlı Windows cihazlarının üretimini mümkün kılacağını ve hala mevcut Windows yazılımının çoğunu (önceki Windows RT'nin aksine) çalıştırabileceğini belirtti. Microsoft başlangıçta bu projeyi dizüstü bilgisayarlara hedefliyor. Microsoft, Aralık 2017'de, Asus ve HP'nin Snapdragon 835 çip üzerinde sisteme sahip iki ARM tabanlı 2'si 1 arada dizüstü bilgisayarı ve bir duyurunun duyurulduğu hücresel bağlantılı Windows 10 cihazlarını pazarlamak için \"Always Connected PC\" markalarını piyasaya sürdü. \nAğustos 2019'da Microsoft, dönüştürülebilir cihazlarda kullanıcı arayüzünü işleyişindeki değişiklikleri test etmeye başladı. Mevcut \"Tablet Modu\" seçeneğini değiştirerek normal masaüstünü bir klavye olmadığında dokunma optimizasyonlarıyla sunma, örneğin alanı artırma gibi görev çubuğu düğmeleri arasında ve metin alanları seçildiğinde sanal klavyeyi görüntüleme özelliklerini sunacak. \nWindows 10'u yüklemek için temel donanım gereksinimleri başlangıçta Windows 8.1 ve Windows 8 ile aynı ve Windows 7 ve Windows Vista'dan biraz daha yüksekti. Mayıs 2019 güncellemesinden itibaren minimum disk alanı gereksinimi 32 GB'a çıkarıldı. Buna ek olarak, yeni kurulumlarda Windows, gelecekteki özellik güncellemelerinin düzgün bir şekilde yüklenmesini sağlamak için kalıcı olarak 7 GB'a kadar disk alanı ayırır.\n64 bit sürümler, belirli talimatları destekleyen bir CPU gerektirir.. Düşük depolama kapasitesine sahip cihazlar, yükseltme sırasında geçici dosyalar için yeterli depolama alanına sahip bir USB flash sürücü veya SD kart sağlamalıdır.\nÖnceden oluşturulmuş bazı cihazlar Microsoft tarafından \"sertifikalı\" olarak tanımlanabilir. Firma Sertifikalı tabletler için gerekli düğmelerin güç ve ses yukarı/aşağı olduğunu, Başlat ve dönme kilidi düğmelerinin isteğe bağlı olduğunu belirtir.\nGüncelleştirmeleri yapmak için veya bazı özellikleri indirip bunlardan yararlanmak için internet bağlantısı gerekiyor. S modunda olan Windows 10 Pro, Windows 10 Pro Education, Windows 10 Education Windows 10 Enterprise sürümleri için ilk cihaz kurulumu (İlk Çalıştırma Deneyimi veya OOBE) sırasında internet bağlantısının yanı sıra Microsoft hesabı veya Azure Active Directory hesabı gerekir. Windows 10'da bir cihazı S modundan çıkarmak için de internet bağlantısı gerekir.\nWindows 8'de olduğu gibi, tüm sertifikalı aygıtlar varsayılan olarak UEFI Secure Boot özellikli olarak gönderilmelidir. Windows 8'in aksine, OEM'lerin Artık Güvenli Önyükleme ayarlarını kullanıcı tarafından yapılandırılabilir hale getirmeleri gerekmez, bu da aygıtların isteğe bağlı olarak yalnızca Microsoft imzalı işletim sistemlerini çalıştırmak için kilitlenebilir anlamına gelir. Windows Hello yüz kimlik doğrulaması için desteklenen kızılötesi ışıklı kamera ve Windows Hello parmak izi kimlik doğrulaması için desteklenen bir parmak izi okuyucusu gereklidir. Device Guard, 64-bit CPU, CPU sanallaştırma teknolojileri(Intel – VTx,Amd – AmdV),CPU SLAT (Second Level Address Translation)(Intel EPT,Amd RVI),UEFI Firmware 2.3.1 ve üstü,UEFI Secure Boot,Windows 10 Enterprise sürüm 1607 üstü, Hypervisor Code Integrity (HVCI),TPM modulü (v2 ve üstü) gerektirir.\nIntel Kaby Lake ve AMD Bristol Ridge ile başlayarak, Windows 10, Microsoft'un yeni CPU mikro mimarileri üzerinde resmi olarak destekleyeceği tek Windows sürümüdür. Terry Myerson, Microsoft'un Windows'un eski sürümlerini ve ilgili yazılımları yeni nesil işlemciler için optimize etmek için daha fazla yatırım yapmak istemediğini belirtti. Bu politikalar medya tarafından eleştirildi ve özellikle Microsoft'un yeni donanımları desteklemeyi reddettiğini belirtti. (Özellikle Intel'in Skylake CPU'ları, başlangıçta yeni politika tarafından hedef alındı ancak bu politikadan vazgeçildi.). \nWindows 10 sürüm 1703 ve daha üstü Intel Clover Trail işlemcileri desteklemez.\nWindows 10 sürüm 2004 ile başlayarak, Microsoft yeni OEM aygıtlarının 64 bit işlemci kullanmasını gerektirir ve bu nedenle Windows 10'un x86 (32 bit) sürümlerinin OEM kanalları üzerinden dağıtımını durdurur. Windows 10'un 32 bit sürümü OEM olmayan kanallar aracılığıyla kullanılabilir durumda kalır ve Microsoft \"bu aygıtlarda özellik ve güvenlik güncelleştirmeleri sağlamaya\" devam edecek.\nWindows 10, Microsoft'un sitesinden indirilebilen Medya Oluşturma Aracı ile yükseltilebilir, imaj dosyası alınabilir.\nWindows 10, netmarketshare'in Haziran 2020 verilerine göre dünya genelinde 54.76% oranla, en çok kullanılan masaüstü işletim sistemleri arasında 1. sırada yer alır.\n\n\nJonas Hector\nJonas Hector (d. 27 Mayıs 1990), 1. FC Köln takımında defans pozisyonunda görev yapan Alman millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2009 yılında SV Auersmacher kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla 1. FC Köln II, 1. FC Köln kulüplerinde oynadı.\nHector, futbola yerel takımlardan SV Auersmacher kulübünde başladı. 2009 yılında beşinci lige yeni yükselmiş takımda profesyonel kariyerine adım attı. 2 Ağustos 2009'da SpVgg Wirges karşısında ilk profesyonel maçına çıktı. Bir hafta sonra SVN Zweibrücken karşısında ilk golünü attı. İlk sezonunda attığı dokuz gol ve kaydettiği 13 asist ile takımının en dikkat çeken futbolcusu oldu.\n2010 yazında Hector, dördüncü ligde mücadele eden 1. FC Köln II'a transfer oldu. Sezonun ilk haftasında Borussia Dortmund II karşısında ilk kez bu takımın formasını giydi. İlk sezonunda takımın değişmez isimlerinden biri olan Hector, 31 maçta beş gol sekiz asist ile başarılı bir performans gösterdi. Bu performansı ile 1. FC Köln'ün birinci takımının dikkatini çekse de 2011-12 sezonunda sadece bir kez A takımın yedek kulübesinde oturtulan futbolcu, sezonu yine ikinci takım ile geçirdi.\n2012-13 sezonunda takımın başına gelen Holger Stanislawski, Hector'u tam anlamıyla birinci takıma yükselten isim oldu. 18 Ağustos 2012'de SpVgg Unterhaching ile oynanan Almanya Kupası birinci tur maçında Hector, 90 dakika forma şansı buldu. 2. Bundesliga'daki takımda kadroya alınmaya başlayan futbolcu, üçüncü hafta FC Erzgebirge Aue karşısında ligde ilk kez Köln forması giydi ve 90 dakika sahada kaldı. Defansın solunda oynatılan futbolcu ilk sezonunda 24 maçta forma şansı buldu.\n2013-14 sezonunda takımın başına gelen Peter Stöger ile yerini sağlamlaştırdı. 34 maçın 33'ünde forma giyen futbolcu sezon sonunda 2. Bundesliga şampiyonluğu yaşadı ve takımı Bundesliga'ya yükseldi. O sezon 4 Kasım 2013'te 1.FC Union Berlin karşısında Köln için ilk golünü kaydetti. 23 Ağustos 2014'te Hamburg ile oynanan Bundesliga birinci hafta maçında kariyerinin ilk Bundesliga maçına çıktı. Yine 33 maçta forma giyen futbolcu sadece son hafta hastalığı nedeniyle forma şansı bulamadı. 4 Ekim 2014'te Eintracht Frankfurt'a attığı gol ilk Bundesliga golü oldu. 2015-16 sezonunda da takımının değişmezlerinden biri olup, ilk kez kaptanlık pazubandını da koluna taktı. 2016-17 sezonunda da sadece bir maçı kart cezası nedeniyle kaçırdı. Ligi yedinci bitiren takımının yıllar sonra Avrupa kupalarına hak kazanmasına yardım etti.\n\n\nMaxi Thiel\nMaximilian „Maxi“ Thiel (d. 3 Şubat 1993), Union Berlin takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2010 yılında Wacker Burghausen kulübünde başladı.\n\n\nPaweł Olkowski\nPaweł Olkowski (d. 13 Şubat 1990), Gaziantep FK takımında defans pozisyonunda görev yapan Polonyalı futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2009 yılında Gwarek Zabrze kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla GKS Katowice, Górnik Zabrze ve Bolton Wanderers kulüplerinde oynadı.\n\n\nClint Eastwood filmografisi\nClint Eastwood filmografisi, Amerikalı aktör, yönetmen, yapımcı ve besteci Clint Eastwood'un rol aldığı film ve televizyon yapımlarının listesidir. Adının geçmediği film rolleri ve televizyon görünümleri ile başlayan Eastwood'un oyunculuk kariyeri, 50 yılı geçmiş ve hâlâ devam etmektedir.\nOyunculuk hayatına 1955 yapımı \"Kara Gölün Canavarının İntikamı\" (\"Revenge of the Creature\") adlı filmde, adı geçmeyen küçük bir rolle başladı. 8 sezon süren \"Dolu Dizgin\" (\"Rawhide\") dizisindeki rolünün ardından \"Bir Avuç Dolar\" (\"A Fistful of Dollars\"), \"Birkaç Dolar İçin\" (\"For a Few Dollars More\") ve \"İyi, Kötü ve Çirkin\" (\"The Good, the Bad and the Ugly\") filmlerinden oluşan \"Dolar Üçlemesi\"ndeki İsimsiz Adam (Man with No Name) olarak geçen başrol karakterlerini canlandırdı. Toplamda 76 filmde görev aldı ve 61 filmde oynadı. İlk yönetmenlik deneyimini 1971'de \"Ölümün Sesi\" (\"Play Misty for Me\"), ilk yapımcılık deneyimini ise 1982'de \"Firefox\" ile yaşadı. Kariyeri boyunca toplamda 35 filmin yönetmenliğini üstlendi. Bunun dışında bazı filmlerin müziklerine de katkıda bulundu.\nI Adı filmdeki bir şarkı performansçısı olarak geçiyor\nBu liste kurgusal televizyon programlarındaki görünümleri içerir; talk şovlarda, röportaj şovlarında, seremonilerde ve benzer diğer medyalarda görünüşlerini içermez.\nV Yönetici yapımcı\n\n\nSÅ‚awomir Peszko\nSławomir Peszko (d. 19 Şubat 1985), Polonyalı millî futbolcudur. Ekstraklasa'nın Lechia Gdańsk takımda forma giyen oyuncu orta saha bölgesinde görev yapmaktadır.\n\n\nThomas Kessler\nThomas Kessler (d. 20 Ocak 1986), 1. FC Köln takımında kaleci pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 1. FC Köln II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla 1. FC Köln, FC St. Pauli, Eintracht Frankfurt kulüplerinde oynadı.\n\n\n2014 Amerika Açık - Çift Erkekler\nTurnuvaya Leander Paes ve Radek Štěpánek çifti son şampiyon unvanıyla katıldılar fakat 3. Turda Marcel Granollers ve Marc López çifti karşısında elendiler.\nBob Byran ve Mike Bryan kardeşler Granollers ve López çiftini finalde 6-3, 6-4'lük setlerle yenip şampiyon oldular. Bu şampiyonlukla Amerikalı ikizler için önemli bir milat taşı oldu:\n\n Jean-Julien Rojer / Horia Tecău \"(3. Tur)\n Michaël Llodra / Nicolas Mahut \"(2. Tur, çekildi)\n Marcel Granollers / Marc López \"(Finalist)\n Eric Butorac / Raven Klaasen \"(Çeyrek final)\n Rohan Bopanna / Aisam-ul-Haq Qureshi \"(1. Tur)\n Treat Huey / Dominic Inglot \"(1. Tur)\n Jamie Murray / John Peers \"(1. Tur)\n Juan Sebastián Cabal / Robert Farah \"(2. Tur)\n\n\n\nMërgim Mavraj\nMërgim Mustafë Mavraj (d. 9 Haziran 1986), Hamburg takımında defans pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2005 yılında Darmstadt 98 kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla VfL Bochum II, VfL Bochum, Greuther Fürth, FC Köln, FC Köln II ve Hamburg kulüplerinde oynadı.\n\n\nSascha Bigalke\nSascha Bigalke (d. 8 Ocak 1990), orta saha pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2007 yılında Hertha BSC II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Hertha Berlin, SpVgg Unterhaching, 1. FC Köln, 1. FC Köln II, SpVgg Unterhaching ve SpVgg Unterhaching kulüplerinde oynadı.\n\n\nDaniel Halfar\nDaniel Halfar (d. 7 Ocak 1988), 1. FC Kaiserslautern takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2005 yılında 1. FC Kaiserslautern kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla 1. FC Kaiserslautern II, DSC Arminia Bielefeld, TSV 1860 München, 1. FC Köln ve 1. FC Kaiserslautern kulüplerinde oynadı.\n\n\nSimon Zoller\nSimon Zoller (d. 26 Haziran 1991), VfL Bochum takımında forvet pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2008 yılında Karlsruher SC II kulübünde başladı.\n\n\nKazuki Nagasawa\nKazuki Nagasawa (d. 16 Aralık 1991), Urawa Red Diamonds takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Japon futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine Yokohama F. Marinos kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla 1. FC Köln, 1. FC Köln II, Urawa Red Diamonds, JEF United Chiba kulüplerinde oynadı.\n\n\nBÃ¥rd Finne\nBård Finne (13 Şubat 1995), Vålerenga takımında forvet pozisyonunda görev yapan Norveçli futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2012 yılında Brann kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla 1. FC Köln, 1. FC Köln II, 1. FC Heidenheim ve Vålerenga kulüplerinde oynadı.\n\n\nŞengül Hamamı\nŞengül Hamamı, Türkiye'nin başkenti Ankara'nın Altındağ ilçesinde bulunan tarihi Yahudi Mahallesi'nde bulunan bir hamam. 15. yüzyılın ikinci yarısında zamanın Anadolu Beylerbeyi İshak Paşa tarafından yaptırılan hamam 19. yüzyılda bir tadilat, 2009 yılında da restorasyon geçirmiştir. Hamam Ankara'da hala işletilmekte olan iki tarihi hamamdan biridir.\n\n\nDağteke, Torbalı\nDağteke, İzmir'in Torbalı ilçesinde bulunan bir mahalle.\nTorbalı ilçe merkezine 26 km uzaklıkta olan Dağteke, Halil Ağa Dede ve Hacı Dede adlı iki kardeş yörük beyinin mahallenin şu an var olduğu bölgeye çadırlarını kurmalarıyla oluşmuştur. Adı mahallenin bulunduğu coğrafyada eski bir tekkenin olması ve bu tekkenin dervişinin naaşının bu mahallede bulunmasından gelir. Dağteke ayrıca böbrek taşı ve idrar yollarına iyi gelen şifalı suyu ile ünlüdür. Mahallelinin geneli geçimini zeytincilik, arıcılık ve hayvancılık ile sağlar. Mahallenin hane sayısı 65-70 arasıdır ve mahallenin gençlerinin geneli sanayide çalışmaktadır.\n\n\nKalidou Koulibaly\nKalidou Koulibaly (d. 20 Haziran 1991; Saint-Dié-des-Vosges, Fransa), Serie A takımlarından SSC Napoli'da forma giyen ve stoper mevkisinde görev yapan futbolcudur.\nKariyerinin ilk profesyonel resmi maçına 2010-11 sezonunda, 20 Ağustos 2010 tarihinde Metz forması ile Ligue 2'de çıkmıştır. Aynı sezon 19 lig maçına çıkıp 1 gol atmıştır.\n2011-12 sezonunda 22 tanesi ligde olmak üzere 23 resmi maça çıkmıştır. Ayrıca 2 Aralık 2011 tarihinde Monaco'ya karşı oynadığı maçta ilk defa kaptan olarak sahaya çıkmıştır.\n1 Temmuz 2012'de 1.30 milyon € karşılığında Genk'e transfer olmuştur. Oynadığı 2 sezonda 52 tanesi lig olmak üzere 92 resmi maça çıkmıştır. Ayrıca kariyerindeki ilk Avrupa Ligi maçına da Genk forması altında çıkmıştır.\n1 Temmuz 2014'te 7.75 milyon € karşılığında Napoli'ye transfer olan Koulibaly halen bu takımda kariyerini sürdürmektedir.\nAlt yaş gruplarında Fransa'yı tercih etmiş ve 11 maça çıkmıştır. 5 Eylül 2015'te ise Senegal Milli Futbol Takımı ile ilk maçına Namibya'ya karşı çıkmıştır. Senegal ile toplamda 35 milli maça çıkmıştır.\n\n\nFyodor Çispiyakov\nFyodor Çispiyakov (Rusça: Фёдор Степанович Чиспияков ) (1906—1978) — Sibirya'da yaşayan ve günümüzde dilleri kaybolmakta olan Şor Türklerinden yazar, şair, eğitimci ve edebiyatçı kişiliğe sahip Şorlar arasında ender bir kişidir. Şor Edebiyatının en önemli temsilcisidir. Onun soyadı Şor Türkçesinde «Çispiyak» (чиспияк) — «tayganın küçük beyi» demektir, çıs (чыс) — «tayga, orman» ve piyak (пияк) — «küçük bey».\nFyodor Stepanoğlu Çispiyakov, 1906 yılında (Mejdureçensk (Междуреченск) Kemerova oblastı) yöresindeki Kosoy Porog ulus yerleşiminde doğdu. İlk öğrenimi kilise okulunda oldu. Ekim Devriminde öğretmen olarak çalışmaya Dağlık Şoryada başladı. 1925—1931 yıllarında Leningrad'da Kuzey Milletleri Enstitüsünde okudu. Bir üniversite eğitimi alan ilk Şor Türk'ü kendisi olmuştur. Sonra Moskova'da yüksek lisans okudu. Döndükten sonra ülkesi Dağlık Şor bölgesinda eğitimci olarak çalışmaya başladı.\nÇispiyakov'un ilk çıkan kitabı («Şolban» (Шолбан) şiirler güldestesi) 1934 yılında yayınlandı. 1940-lı yıllarda «Mras su vadisi» (В долинах Мрас-су), hikâyelerden «Çüleş» (Чулеш), «Tanış» (Таныш) ve diğer eserleri yayınlandı. Şor Türkçesine Rusça edebiyatından çevirileri de olmuştur. (misal «Kaptanın Kızı» Aleksandr Puşkin). Birkaç tane de ders kitabı yazmıştır.\n\n\nBolungarvík\nBolungarvík İzlanda'nın kuzeyindeki bir balıkçı köyüdür. Başkent Reykjavík'e 473 km. uzaklıktadır. 1 Ocak 2013'teki sayıma göre Bolungarvík'in nüfusu 918 kişidir.\n\n\nDuván Zapata\nDuván Esteban Zapata Banguero (d. 1 Nisan 1991; Cali, Kolombiya), Serie A takımlarından Atalanta'da forma giyen ve Santrafor mevkisinde görev yapan futbolcudur.\n\n\nKaracabey Hamamı\nKaracabey Hamamı, Türkiye'nin başkenti Ankara'nın Altındağ ilçesinde bulunan tarihi bir hamam. 1427 yılında Karacabey Camii ve külliyesinin bir parçası olarak Kazasker Celalettin Karacabey İbn-i Abdullah tarafından yaptırılmaya başlanan hamam 1440 yılında bitirilmiştir. Hamamönü semti adını bu hamamdan alır ve 1988 yılında restore edilen hamam Ankara'da hala işletilmekte olan iki tarihi hamamdan biridir.\n\n\n2014 Amerika Açık - Çift Kadınlar\nAndrea Hlaváčková ve Lucie Hradecká turnuvaya son şampiyon olarak katıldılar fakat bu ikili turnuvada beraber yarışmama kararı aldılar. Son şampiyonlardan Hlaváčková Zheng Jie ile turnuvaya katıldı ama Kimiko Date-Krumm ve Barbora Záhlavová-Strýcová çiftine çeyrek finalde kaybettiler. Diğer şampiyon Hradecká ise Michaëlla Krajicek ile turnuvaya katıldı fakat o da Zarina Diyas ve Xu Yifan çiftine 3. turda elenmekten kurtulamadı.\nYekaterina Makarova ve Elena Vesnina çifti, Martina Hingis ve Flavia Pennetta çiftini finalde 2-6, 6-3, 6-2'lik skorlarla yenerek şampiyon oldular.\n\n Alla Kudryavtseva / Anastasia Rodionova \"(3. Tur)\n Ashleigh Barty / Casey Dellacqua \"(1. Tur)\n Lucie Hradecká / Michaëlla Krajicek \"(3. Tur)\n Garbiñe Muguruza / Carla Suárez Navarro \"(3. Tur)\n Anabel Medina Garrigues / Yaroslava Shvedova \"(2. Tur)\n Chan Hao-ching / Chan Yung-jan \"(2. Tur)\n Anastasia Pavlyuchenkova / Lucie Šafářová \"(2. Tur)\n Julia Görges / Anna-Lena Grönefeld \"(1. Tur)\n\n\n\nFederico Marchetti\nFederico Marchetti (d. 7 Şubat 1983; Bassano del Grappa, İtalya), Serie A takımlarından SS Lazio'da forma giyen ve kaleci mevkisinde görev yapan millî futbolcudur.\n\n\nI. Artemisia\nI. Artemisia, MÖ 400'lü yıllarda yaşamış Pers İmparatorluğuna bağlı ve Yunan asıllı bilinen ilk kadın amiraldir. Pers-Yunan savaşlarında önemli bir yer edinen ve dönüm noktalarından biri olarak görülen Salamis boğazında gerçekleşen Salamis Deniz Muharebesiyle ün kazanmıştır ve aynı muharebede Themistocles tarafından kılıçla öldürülmüştür.\n\n\n1990 FIFA Dünya Kupası elemeleri - OFC İkinci Tur\nOFC İkinci Tur 1990 FIFA Dünya Kupası için olan elemelerin Okyanusya (OFC) bölgesindeki ikinci turdur.\nBu turda Birinci Tur'u atlayan İsrail ile Birinci Tur'u kazanan Avustralya ve Yeni Zelanda bir grup halinde yarıştı. Grup birincisi CONMEBOL'ün en başarısız grup birincisi ile play-off maçı yaptı.\n\n\nAntonio Candreva\nAntonio Candreva (d. 28 Şubat 1987), Internazionale takımında orta saha pozisyonunda görev yapan İtalyan millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2004 yılında Ternana kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Udinese, Livorno, Juventus, Parma, Cesena, Lazio, Lazio, Internazionale kulüplerinde oynadı.\n\n\n2004 UEFA ülkeler sıralaması\n2004 UEFA ülkeler sıralaması, ülkelerden 2005-06 UEFA Şampiyonlar Ligi ve 2005-06 UEFA Kupası'na katılacak takımların sayısını ve bu takımların maçlara başlayacağı turları belirlemekte kullanılır.\nÜlkelerden Avrupa Kupalarına katılan takımların maçlara başlayacağı turlar için UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası sayfalarına bakınız.\nÜlke Katsayısı hesaplama metodu\nBir ülkeden o sezon UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası'na katılan tüm takımların aldığı puanlar toplanır ve katılan toplam takım sayısına bölünür. Bu puanlama ülke takımları için şu şekildedir:\nElemelerde;\nGruplar ve sonrasında;\n\"Not: Penaltı atışlarıyla tur geçmek puanı etkilemez. (120 dakika sonucu dikkate alınır)\"\nBonus Puanlar;\nÖrnek katsayı hesaplaması\nBir sezonda aynı ülkeden 5 takım;\nX takımı Şampiyonlar Ligi ön elemeleri 3. turunda 1 galibiyet 1 mağlubiyet alarak Avrupa Ligi 4. ön eleme turuna düşsün. Bu turda da 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak elensin.\nY takımı Avrupa Ligi 2. ön elemesini 2 galibiyetle geçsin. 3. ön eleme turunda 2 mağlubiyet alarak elensin.\nZ takımı 4. ön eleme turunu 2 galibiyetle geçerek gruplara kalsın. Gruplarda 2 galibiyet 4 mağlubiyet alarak elensin.\nR takımı 3. ve 4. ön eleme turlarını 3 galibiyet 1 beraberlikle geçerek gruplara kalsın. Gruplardan 4 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak bir sonraki tura kalsın ve bu turda 2 maçı da kaybederek elensin.\nP takımı ise gruplarda 1 galibiyet 2 beraberlik 3 mağlubiyet alarak elensin.\nBu durumda ülke puanı:\n\n\nMichaël Ciani\nMichaël Ciani (d. 6 Nisan 1984; Clichy-sous-Bois, Fransa) Stoper mevkisinde oynayan, Fransız millî futbolcudur. Primeira Liga ekiplerin'den, Sporting Lizbon'da forma giymektedir.\n= Kulüp Kariyeri =\n\n\nStefano Mauri\nStefano Mauri (d. 8 Ocak 1980; Monza, İtalya), Serie A takımlarından SS Lazio'da forma giyen ve Orta saha mevkisinde görev yapan futbolcudur.\n\n\nLuis Pedro Cavanda\nLuis Pedro Cavanda (d. 2 Ocak 1991; Luanda), Pro League ekiplerinden R. Standard de Liège'de forma giymektedir.\n\n\nCristian Daniel Ledesma\nCristian Daniel Ledesma (d. 24 Eylül 1982; Morón, Arjantin), Serie A takımlarından SS Lazio'da forma giyen ve orta saha mevkisinde görev yapan İtalya pasaportlu futbolcudur.\n\n\nKeita Baldé\nKeita Baldé Diao (d. 8 Mart 1995; Arbúcies, İspanya), Serie A takımlarından SS Lazio'da forvet pozisyonunda görev yapan İspanyol asıllı Senegalli futbolcudur.\n\n\nȘtefan Radu\nȘtefan Radu (22 Ekim 1986; Bükreş, Romanya), Serie A takımlarından SS Lazio'da forma giyen Rumen millî solbek.\n\n\n2003 UEFA ülkeler sıralaması\n2003 UEFA ülkeler sıralaması, ülkelerden 2004-05 UEFA Şampiyonlar Ligi ve 2004-05 UEFA Kupası'na katılacak takımların sayısını ve bu takımların maçlara başlayacağı turları belirlemekte kullanılmıştır.\nÜlkelerden Avrupa Kupalarına katılan takımların maçlara başlayacağı turlar için UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası sayfalarına bakınız.\nÜlke Katsayısı hesaplama metodu\nBir ülkeden o sezon UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası'na katılan tüm takımların aldığı puanlar toplanır ve katılan toplam takım sayısına bölünür. Bu puanlama ülke takımları için şu şekildedir:\nElemelerde;\nGruplar ve sonrasında;\n\"Not: Penaltı atışlarıyla tur geçmek puanı etkilemez. (120 dakika sonucu dikkate alınır)\"\nBonus Puanlar;\nÖrnek katsayı hesaplaması\nBir sezonda aynı ülkeden 5 takım;\nX takımı Şampiyonlar Ligi ön elemeleri 3. turunda 1 galibiyet 1 mağlubiyet alarak Avrupa Ligi 4. ön eleme turuna düşsün. Bu turda da 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak elensin.\nY takımı Avrupa Ligi 2. ön elemesini 2 galibiyetle geçsin. 3. ön eleme turunda 2 mağlubiyet alarak elensin.\nZ takımı 4. ön eleme turunu 2 galibiyetle geçerek gruplara kalsın. Gruplarda 2 galibiyet 4 mağlubiyet alarak elensin.\nR takımı 3. ve 4. ön eleme turlarını 3 galibiyet 1 beraberlikle geçerek gruplara kalsın. Gruplardan 4 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak bir sonraki tura kalsın ve bu turda 2 maçı da kaybederek elensin.\nP takımı ise gruplarda 1 galibiyet 2 beraberlik 3 mağlubiyet alarak elensin.\nBu durumda ülke puanı:\n\n\nAbdoulay Konko\nAbdoulay Konko (d. 9 Mart 1984, Marsilya, Fransa), Atalanta takımında defans pozisyonunda görev yapan Fasasıllı Fransız futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2004 yılında Crotone kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Siena, Genoa, Sevilla, Genoa, Lazio, Atalanta kulüplerinde oynadı.\n\n\nSenad Lulić\nSenad Lulić (d. 18 Ocak 1986; Mostar, Yugoslavya), Serie A takımlarından SS Lazio'da forma giyen Bosnalı Millî kanat oyuncusu.\n\n\nAlberto Moreno\nAlberto Moreno Pérez (d. 5 Temmuz 1992; Sevilla, İspanya), Premier League takımlarından Liverpool FC'da forma giyen Millî sol bek oyuncusu.\n\n\n2014 Amerika Açık - Karışık Çiftler\nAndrea Hlaváčková ve Max Mirnyi ikilisi turnuvaya son şampiyon olarak katıldılar fakat beraber yarışmama kararı aldılar. Hlaváčková turnuva boyunca Alexander Peya ile yarıştı ve 2. turda Taylor Townsend ve Donald Young çiftine elendiler. Mirnyi ise Chan Hao-ching ile katıldı fakat o da 2. turda Ashleigh Barty ve John Peers ikilisine elendi.\nSania Mirza ve Bruno Soares , Abigail Spears ve Santiago González çiftini 6-1, 2-6, [11-9] yenerek şampiyon oldular.\n\n\n\nIbrahima Conté (1991 doğumlu futbolcu)\nIbrahima Conté (d. 3 Nisan 1991; Conakry, Gine), KV Oostende takımında forvet pozisyonunda görev yapan Gineli millî futbolcudur\nProfesyonel kariyerine 2009 yılında AA Gent kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Zulte Waregem, Anderlecht, KV Oostende ve Waasland-Beveren kulüplerinde oynadı.\n\n\nMax Lejeune\nMax Lejeune (d. 19 Şubat 1909, Flesselles (Somme) - ö. 23 Kasım 1995, Abbeville (Somme)) Fransız sol siyasetçi.\nSorbonne'da edebiyat alanında lisans yapmıştır. Coğrafya alanında yüksek lisans yapmıştır. Genç yaşta, 1929'da, SFIO'nun militanları arasına dahil olmuştur. 1936 yılında milletvekili seçilmiş ve Halk Cephesi'nin en genç milletvekillerinden birisi olmuştur.\nİkinci Dünya Savaşı sürecinde harekete geçmiş ve 1940 yılında tutuklanmıştır. Daha sonralarda Vichy Hükümeti yetkilileri tarafından kamplara sürülmüş en son Lübeck kampına yollanmıştır ve burada direniş hareketi ile bir bağ sağlayabilmiştir. Savaş sonrası parlamenter hayata devam etmiştir. Geçici Danışma Meclisi ve Kurucu Meclis'te görev almıştır. Dördüncü Cumhuriyet boyunca milletvekilliği yapmıştır. 1946-1951 ve 1956-1959 yıllarında çeşitli hükümetlerde görev almış ayrıca mecliste ulusal savunma komisyonu başkanlığı yapmıştır. 1954 yılında SFIO'dan, Avrupa Savunma Topluluğu'na muhalefet etmesi nedeniyle, ihrac edilmiş ve 1955 yılında tekrar partisine dönmüştür.\nSosyalist Parti üyesi olmuş, 1971'de Épinay Kongresi'nde benimsenen çizgiyi reddetmiş ve Sol birliğe yani Komünist Parti ile ittifaka karşı çıkarak merkeze ve Reformcu Harekete yakınlaşmıştır. 9 Aralık 1973'te Sosyalist Demokrat Hareketi kurmuştur. Bu parti daha sonra Sosyal Demokrat Parti (PSD) adını almış ve sonradan UDF'e dahil olmuştur. 1977-1995 yılları arasında da senatörlük yapmıştır.\nYerel Yönetimler\nMeclis\nSenato\nHükümet\n\n\nA Line In The Sand\nA Line In The Sand , ünlü rock grubu Linkin Park'ın altıncı albümü The Hunting Party'nin kapanış şarkısı. Şarkı 6.35'lik süresiyle albümün ve grubun bu zamana dek yaptığı en uzun şarkıdır. Şarkı , diğerleri gibi sert bir şarkıdır ve türü Hard Rock'tır. Aynı zamanda albümün en iyi şarkılarından biri olarak görülüyor. Bu şarkı da grubun 30 Seconds To Mars ile çıkacağı Carnivores Turunda çalınma hakkı elde edememiştir.\n\n\nMatteo Darmian\nMatteo Darmian (d. 2 Aralık 1989; Legnano, İtalya), millî sol bek oyuncusu. Premier League ekiplerinden Manchester United takımında forma giymektedir.\n= Kulüp Kariyeri =\n10 Temmuz 2015 tarihinde, Manchester United renklerine bağladı.\n= Başarıları =\n\n\nRick Steves\nRichard \"Rick\" Steves (d. 10 Mayıs 1955), Amerikan yazar ve Avrupa hakkında gezi programları yapan gezgin. American Public Television kanalında \"Rick Steves' Europe\" adlı bir programın sunucusudur. Ayrıca, birçok alana özel gezi rehber kitapları yayımlamıştır.\n\n\nNet bugünkü değer\nNet bugünkü değer yatırımları karşılaştırırken ya da bir yatırımın değerini anlamaya çalışırken kullanılan bir yöntemdir.\nBu yöntem yatırımın zaman içindeki bütün gider ve gelirlerinin her birini, yatırımın risk seviyesine uygun bir faiz oranında bugünkü karşılığına çevirip (iskonto edip) toplayarak, kârlılık ya da zararlılığını tek bir rakama indirgemektir.\nDüzenli bir para akımının Net bugünkü değerini bulmaya yarayan genel formül şudur:\nburada\nGenellikle, formula_7 formülün soluna koyulur; bunun sebebi çoğu yatırımların ilk döneminde büyük bir gider olması, diğer dönemlerde de yatırımın gelirlerinin düzenlice geri akmasıdır.\nFaiz oranı, genel yatırım ortamının, ve söz konusu yatırımın risk seviyesi, bir de yatırımcının riske olan tavrının tezahürüdür. Mutlak bir sayı değildir. Küçük olması gelecekteki yatırım gelirlerin Net bugünkü değerini çok gösterir, büyük olması az gösterir. Baştaki ilk yatırım giderinin etkisi de tersine, Faiz oranı yüksek ise uzun süre geri ödenemez, düşük ise hemen geri ödenip kâra geçiş hızlanır.\nYatırımın Net bugünkü değerini sıfır gösteren faiz oranının özel bir konumu vardır; İç verim oranı (IRR). Bu oran da yatırımın kârlılığının tek bir rakama indirgenmesi için başka / alternatif bir yöntemdir, ve yatırımları karşılaştırırken yatırımcının riske olan tavrından bağımsız bir yaklaşım olma avantajı vardır. Yatırımın ve sonraki gelirlerinin büyüklüğünden de bağımsız gibi görünse de değildir (belli sayılardan hesaplanır), ama olabilir de.\nBazen daha gerçekçi olması için para akımınının değişik kısımlarında değişik faiz oranları kullanılır. Uzun yıllar sonrası için yapılan hesaplar çok riskli olacağından, ya son yıllar için daha yüksek bir faiz oranı kullanılır, ya da yatırım süresi kısa tutulur.\nNet bugünkü değer şöyle de düşünülebilir; o miktardaki bir para, formülde kullanılan faiz oranı seviyesinde gelir getirdiğinde, söz konusu olan para akımının aynısını üretir.\nNet bugünkü değer işlemi birçok hesap makinesi veya muhasebe uygulamalarında NPV() olarak kullanılmaya hazır gerçekleştirilmiştir. Kullanırken dikkat edilecek şeyler genellikle riskin ya da faiz getirilerinin hesapta yanlış kullanılmamasıdır.\n\n\nOsman Kılıç\nÅžu anlamlara gelebilir:\n\n\nPauly Shore\nPaul Montgomery \"Pauly\" Shore (d. 1 Şubat 1968), Amerikalı oyuncu, komedyen, yönetmen, yazar ve yapımcı.\n\n\nStephen Baldwin\nStephen Andrew Baldwin (d. 12 Mayıs 1966), Amerikalı oyuncu, yönetmen, yapımcı ve yazar. \"Threesome\" (1994), \"The Usual Suspects\" (1995), \"Bio-Dome\" (1996), \"Fled\" (1996), \"The Flintstones in Viva Rock Vegas\" (2000) ve \"The Flyboys\" (2008) filmlerinde rol aldı.\nBaldwin, Massapequa, New York'ta doğdu. Annesi Carol Newcomb (kızlık soyadı Martineau; d. 1930), 1990'da meme kanserine yakalandı ve mastektomi geçirdi. Lisede tarih dersleri veren babası Alexander Rae Baldwin, Jr. (1927-83), akciğer kanserinden öldü.\n\n\nMicrocarbo\nMicrocarbo, karabatakgiller (Phalacrocoracidae) familyasından bir kuş cinsidir. Önceleri \"Phalacrocorax\" cinsinin içinde sınıflandırılmaktaydı.\nUluslararası Ornitoloji Kongresi tarafından 2010 yılında geçerli cins olarak sınıflandırılmaya alınmıştır.\n\n\nTrabzonspor 2002-03 sezonu\n2002-03 Trabzonspor sezonu\nBu sezonda bordo mavili ekip Türkiye 1. Futbol Ligi'de üst üste 28. sezonunu geçirdi.\nTrabzonspor 2002-03 sezonunu 51 puanla yedinci sırada tamamlamıştır.\nTrabzonspor Türkiye Kupası'na ikinci kademeden itibaren dahil olmuştur. Türkiye Kupası sezonunda tüm maçlar tek maç üzerinden oynanmıştır. Trabzonspor ikinci kademedeki rakibi Gaziantep Büyükşehir Belediyespor'u deplasmanda 4-2 yenerek üçüncü kademeye yükselmiştir. Trabzonspor üçüncü kademedeki rakibi Sivasspor'u kendi sahasında 5-2 yenerek çeyrek finale yükselmiştir. Trabzonspor çeyrek finaldeki rakibi Büyükşehir Belediye Ankaraspor'u kendi sahasında 7-1 yenerek yarı finale yükselmiştir. Trabzonspor yarı finaldeki rakibi Malatyaspor'u da deplasmanda 3-0 yenerek Türkiye Kupası'nda finale adını yazdırmıştır. Antalya'da oynanan final maçında da rakibi Gençlerbirliği'ni 3-1 yenerek tarihinde altıncı kez Türkiye Kupası şampiyonu olmuştur.\nTrabzonspor 2002-03 sezonunda Avrupa Kupaları'nda mücadele etmeye hak kazanamamıştır.\n\n\nNightlife (Pet Shop Boys albümü)\nNightlife, İngiliz elektropop müzik ikilisi Pet Shop Boys'un yedinci stüdyo albümü. 11 Ekim 1999'da Parlophone tarafından yayımlandı.\n\n\nArtı Yatırım Holding\nArtı Yatırım Holding, İstanbul merkezli holding kuruluşu.\nHoldingin temelleri 2006 yılında \"Taksim Yatırım Ortaklığı\"nın kurulmasıyla atışmış, 2012 yeniden yapılanarak \"Artı Yatırım Holding\" adını alarak faaliyetlerine devam etmektedir. 2014 yılı itibarıyla holding, enerji, gayrimenkul, finans gibi alanlarda faaliyet gösterir. Bitkisel ham yağ üreticisi \"Altınyağ\" holding kuruluşları arasında bulunmaktadır.\n\n\nWilliam Baker (moda tasarımcısı)\nWilliam Baker (d. 1973), İngiliz moda tasarımcısı, stilist, yazar ve tiyatro yönetmeni. Manchester Grammar School'da okudu.\n\n\nBayramoğlu Holding\nBayramoğlu Holding, İstanbul merkezli holding kuruluşu.\nHoldingin temelleri 1969 yılında Kars'ta kereste ve gıda ticareti yapılması amacıyla atışmış, grup bünyesinde faaliyet gösteren şirketleri \"Bayramoğlu Holding\" adı altında bir arada toplanmıştır. 2014 yılı itibarıyla holding, madencilik, gıda, sigortacılık, gayrimenkul, perakende gibi alanlarda faaliyet gösterir.\n\n\nCankurtaran Holding\nCankurtaran Holding, 1973 yılında kurulmuş İstanbul merkezli holding kuruluşu.\nHoldingin temelleri 1973 yılında eski Fenerbahçe Spor Kulübü başkanı Emin Cankurtaran tarafından atılmıştır. 2009 yılında holding ve bağlı bulunan 13 şirkete iflas erteleme kararı verilmiş ancak 2012 yılında bu karar kaldırılmıştır. Şirket 2014 yılı itibarıyla faaliyetlerine devam etmektedir.\n\n\nRobin Atkin Downes\nRobin Atkin Downes, İngiliz oyuncu ve seslendirme sanatçısı.\nLondra doğumlu olan ve yaşamını Amerika Birleşik Devletleri'nin Los Angeles şehrinde sürdüren Downes, 2004 yılında Michael Ann Young ile evlenmiştir.\n\n\nUmpaş Holding\nUmpaş Holding, Uşak merkezli holding kuruluşu.\nHoldingin temelleri 1990 yılında Uşak'ta birkaç yatırımcının bir araya gelmesiyle atılmıştır. İlk olarak plastik üretimi ile başlayan şirketleşme sonucu 1997 yılında Umpaş Holding kurulmuştur. 2014 yılı itibarıyla holding, seramik, teknoloji, sigorta, inşaat, perakende ve makine imalatı gibi alanlarda faaliyet göstermektedir.\n\n\nMicrocarbo melanoleucos\nMicrocarbo melanoleucos karabatakgiller (Phalacrocoracidae) familyasından bir kuş türüdür. Avustralya, Yeni Gine, Yeni Zelanda, Malezya ve Endonezya ile birlikte Pasifik Okyanusu'nun güneybatısında yaşar. Küçük gagalı bir karabatak türü olan bu kuş genellikle üstü siyah altı beyazdır. Gagası sarıdır ve küçük bir tepeliği vardır.\nİlk olarak Fransız doğabilimci Louis Jean Pierre Vieillot tarafından 1817 yılında tanımlanmıştır. Epitet adı Grekçe \"siyah\" anlamına gelen \"melano-\" ve \"beyaz\" anlamına gelen \"leukos\" kelimelerinden türetilmiştir. 1931 yılında Amerikalı ornitolog James Lee Peters bu türü küçük karabatak \"(M. pygmaeus)\", \"Microcarbo niger\" ve \"Microcarbo africanus\" ile birlikte ayrı bir cins içinde sınıflandırmıştır.\nÜç alt türü tanınmaktadır:\nBoyu 56 ila 58 cm, gagası 3 cm. olan küçük bir karabatak türüdür. Küçük siyah tüylerden oluşan bir tepeliği vardır. Yeni Zelanda'da iki fenotipi bulunur. İki alt türü \"melanoleucos\" ve \"brevicauda\" yalnızca üstü siyah altı beyaz türlerden oluşan fenotip olarak görülür. Bu fenotipe \"brevirostris\" alt türünde de rastlansa, daha yaygın fenotip kafa, çene, boğaz ve boynun üstündeki beyaz tüyler haricinde tamamen siyah tüylerden oluşur. Gaga sarı ama üstü siyahtır. Geçiş formlarına da rastlanır.\nEn yaygın rastlanan fenotipin üst tüyleri siyahtır. Yüz, alt tüyler ve kalçalar beyazdır. Gaga ve yüzün yanlarındaki tüysüz deri sarıdır. Her iki fenotipte de ayaklar ve bacaklar siyahtır.\nYavrular koyu kahverengi hav tüylerle kaplıdır. Erişkin olmayan kuşların tüyleri mat siyahımsı kahverengidir.\nYeni Zelanda'da Stewart Adası'ndan Northland Bölgesi'ne kadar, Avustralya'nın kurak iç kısımları hariç anakarada, Tazmanya ve Endonezya'da yaşarlar. Yaygın olan ve sık rastlanan bu kuşlar bataklıklar, göller, lagünler, haliçler ve kıyılar gibi su kenarlarında bulunurlar.\nBentik bölgede beslenir. Tek başına avlanır ve görece sığ sularda, genellikle kıyıya yakın yerlerde yüzeyden dalarak avlanır. Dalma süreleri 15 ila 20 saniye arasındadır ve dalışlar arasında su yüzeyinde 5 ila 10 saniye ara verir. Çeşitli balıkların yanı sıra kabukluları da avlar.\nBulunduğu yerlerin güney kısmında bahar ya da yaz aylarında, tropikal bölgelerde de musonlardan sonra yılda bir kere ürerler. Genellikle su üzerinde olan okaliptüs ağaçlarının çatallarına dallardan oluşan platform şeklinde yuva yaparlar. Yuvaları genellikle diğer karabataklar, balıkçıllar ve aynaklar gibi su kuşlarının yuvalarının yanına yapılır. Bir kerede 46 x 31 mm. boyutlarında soluk mavi dört ila beş adet yumurta yumurtlanır.\n\n\nMaurizio Malvestiti\nMaurizio Malvestiti (d. 25 Ağustos 1953'te Filago, Lombardiya, İtalya), şimdiki Lodi Piskoposu, Roma Katolik piskoposu.\nFilago doğumlu olan Maurizio Malvestiti'ya 1977 yılında rahip rütbesi verilmiştir.\nO Doğu Kiliseleri Cemaati Roma'da 1994-2014 yılından beri çalıştı; 25 Ağustos 1953 2014 I. Franciscus Lodi yeni piskoposu atadı. 11 Ekim 2014 tarihinde kişisel temsilcisi olarak göreve yemin etti. Yaş sınırları için emekli Giuseppe Merisi, değiştirir.\n\n\nRussell Morris\nRussell Norman Morris (d. 31 Temmuz 1948), Avustralyalı şarkıcı ve şarkı yazarı. 1960'ların sonu ile 1970'lerin başı arasında Avustralya'da ilk ona giren beş single'ı vardır. 1 Temmuz 2008'de Australian Recording Industry Association (ARIA) tarafından ARIA Hall of Fame'e dahil edildi.\n\"The Real Thing\" 2013'te National Film and Sound Archive'ın Sounds of Australia siciline eklendi.\n\n\nGlobal Yatırım Holding\nGlobal Yatırım Holding kısa ismiyle GYH, İstanbul merkezli holding kuruluşu.\nHoldingin temelleri 2004 yılında \"Global Menkul Değerler A.Ş.\"nin kurulmasıyla atışmış, 2004 yeniden yapılanarak \"Global Yatırım Holding\" adını alarak faaliyetlerine devam etmiştir. 2014 yılı itibarıyla holding, altyapı, gayrimenkul ve enerji sektörleri gibi alanlarda faaliyet gösterir.\n\n\nHepatotoksisite\nHepatotoksisite (İngilizce: \"hepatotoxicity\"); karaciğerde kimyasal madde kaynaklı (artış göstermiş bir madde, zehir, vb.) oluşmuş hasara verilen addır. Karaciğer hasarı olarak da adlandırılabilir.\nKaraciğer, vücutta çeşitli kimyasalların dönüştürülmesinde ve vücuttan çeşitli kimyasalların arındırılmasında önemli bir göreve sahiptir. Karaciğerin bu kimyasalların toksisitesine karşı hassaslığı vardır. Bazı tıbbi maddeler miktar bakımından uygun aralıkta olsa bile karaciğeri hasara uğratabilir. Karaciğer hasarına neden olan öteki maddelere ise doğal kimyasallar, bitkisel ilaçlar, laboratuvarda ve sanayide kullanılan maddeler örnek gösterilebilir. Karaciğer hasarına neden olan maddelere hepatotoksin denir. Yüzlerce ilacın karaciğer hasarlanmasına neden olduğu belirlenmiştir. İlaçların piyasadan kaldırılmasının en sık nedenlerinden biri de bu ilaçların karaciğer hasarlanmasına neden olmasıdır. İnsan vücudu, hemen hemen tüm ilaçları yabancı madde olarak sayar. Bu nedenle, bu ilaçları vücut için uygun hale getirebilmek veya yok edebilmek amacıyla kimyasal işlemler uygulamaya başlar.\nKaraciğer hasarı birçok farmakolojik ve kimyasal maddenin solunması, ağızdan alınması veya damar içine uygulanmasıyla gelişebilir. Endüstride kullanılan maddeler, mantar zehirleri ve tıpta kullanılan bazı ilaçlar karaciğerde hasara neden olabilir.\nGenel olarak iki tür kimyasal karaciğer hasarı tanımlanmıştır;\nBirçok ilaç suda çözünmediği için böbreklerden ve safra ile karaciğerden bağırsaklara atılması için bazı işlemlerden geçmesi gerekir. Faz I denilen aşamada önce oksidasyon veya metilasyona uğrar, daha sonra faz II denilen aşamada glukuronidasyon veya sulfasyon ya da glutatyon ile inaktive edilir.\nBirçok ilaç faz I aşamasında karaciğerde hasara neden olur. Direkt toksik hepatit doza bağımlı olup ilaç alındığında toksik etkinin ortaya çıkacağı tahmin edilebilir. Etkenin alımıyla karaciğer hasarının ortaya çıkması arasındaki süre genelde kısadır (birkaç saat) ancak klinik bulguların ortaya çıkması 24-48 saat sürebilir.\nİdiyosinkrazik ilaç reaksiyonlarında karaciğer hasarı nadirdir ve tahmin edilemez, doza bağımlı değildir. İlaç alımından hemen sonra ya da herhangi bir zamanda gelişebilir. Karaciğer dışında eklem ağrıları, döküntüler, ateş, kanda beyaz küre ve alerjik hastalıklarda artan hücreler yükselebilir. Bunlara rağmen idiyosinkrozik tipte bir aşırı duyarlılık reaksiyonu olduğu net söylenememektedir.\nTedavide şüpheli ilaç/madde derhal kesilerek destek uygulamaları yapılır. Hafif olgularda iyileşme tam olurken, çok ağır karaciğer hasarları karaciğer transplantasyonu ihtiyacı gösterebilir.\n\n\nSoyak Holding\nSoyak Holding, İstanbul merkezli holding kuruluşu.\nHoldingin temelleri 1961 yılında inşaat mühendisi olan Yılmaz Soyak tarafından kurulan şirketle atılmıştır. 1970 yılında ilk projesini tamamlayan şirket ilerleyen yıllarda başarılı bir büyüme göstermiş 1999 yılında holding haline gelmiştir. 2014 yılı itibarıyla holding, gayrimenkul, enerji, çimento ve döküm gibi alanlarda 10 şirket ile faaliyet gösterir.\n\n\nHacıbekir\nKiÅŸiler:\nYerleşim merkezleri:\nFirma:\n\n\nOsman Kılıç (1955 doğumlu siyasetçi)\nOsman Kılıç, (d. 1955, Bulancak, Giresun), Türk siyasetçi.\nİstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi mezunudur. Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu İstanbul Bölge Müdürlüğünde İşçi, İşyeri Sendika Temsilciliği, Sendika Şube Yöneticiliği, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik, TBMM XX. ve XXI. Dönem İstanbul Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve iki çocuk babasıdır.\n\n\nMartin Garrix\nMartijn Gerard Garritsen veya sahne adıyla Martin Garrix (d. 14 Mayıs 1996), Hollandalı DJ ve müzik yapımcısı. 2013 yılında çıkardığı \"Animals\" isimli parçayla tanınmıştır. Belçika ve İrlanda'da 1 numaraya kadar yükselen \"Animals\"'ın İngiltere listelerindeki tepe noktası ise üçüncülüktür. 2014 yılında Jay Hardway ile çıkardığı \"Wizard\" adlı parça da birçok listede üst sıralarda yer almıştır.\n2017\n\n\nOsman Kılıç (1946 doğumlu siyasetçi)\nOsman Kılıç, (d. 1946, Sivas), Türk siyasetçi.\nKayseri Yüksek İslam Enstitüsü mezunudur. Sivas Yıldızeli ve Şarkışla Merkez Vaizlikleri, Erzincan İmam Hatip Lisesi Meslek Dersleri Öğretmenliği, Sivas Merkez ve İstanbul Pendik İmam Hatip Lisesi Müdürlüğü, İstanbul Tuzla İlim Yayma Cemiyeti Şube Başkanı, İlim Yayma Cemiyeti Genel Merkezi Eğitim ve Yurtlar Müdürlüğü, TBMM XXII. ve XXIII. Dönem Sivas Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve yedi çocuk babasıdır.\n\n\nKayseray\nKayseray, 2009 yılında Kayseri'de servise başlayan bir hafif raylı toplu ulaşım sistemidir.\nKayseray'ın ilk etabı Organize Sanayi-Doğu Terminali'nde işlemetmeye açılmıştır. İkinci etap olan İldem-Beyazşehir hattı 1 Şubat 2014 te hizmete girmiştir. Böylelikle raylı sistem İldem-Beyazşehir hattıyla şehrin doğusuna uzatılmıştır. 14 Şubat 2014'te üçüncü etap Üniversite hattı da hizmete girmiştir.\nToplam 55 istasyon bulunan İldem-OSB raylı sistem hattın da sabah 06:00’dan gece 24:00’a kadar belirli aralıklarla sefer düzenlenmektedir. Son olarak Ekim 2014'te Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun katıldığı açılışla OSB-Talas hattı faaliyete başlamıştır.\nKayseray A\nKayseray B\nKalın olan duraklar önemli duraklardır.\nİtalik olan duraklarda diğer Kayseray hattına geçiş yapılabilir.\n\n\nLazar Marković\nLazar Marković (d. 2 Mart 1994; Čačak, Sırbistan), Sırp millî futbolcudur.\n2 Mart 1994 tarihinde zamanın Yugoslavya’sı, bugünün Sırbistan’ının bir şehri olan Cacak’da dünyaya geldi. Ağabeyinin izinden gidip futbolcu olmak isteyen Lazar Markovic, Cacak’ın Borak Cacak kulübünde alt yapı kariyerine başladı. 2006 yılında Partizanlı yetkililer tarafından dikkat çeken Markovic artık ülkenin en büyük iki takımından birinin alt yapısında eğitim görecekti. Geçen beş yılın ardından 2011′de as takıma yükselen Markovic o zamanki teknik direktörleri Aleksandar Stanojevic tarafından Sloboda Uzice karşılaşmasının ikinci yarısında oyuna alınarak profesyonelliğe tam anlamı ile adım atmış olur. Batı Avrupalılar tarafından sıkça “Ağır çekimde oynanan lig” olarak nitelendirilen Sırbistan liginde fark yaratır ve Benficalı gözlemcilerin dikkatini çeker. \nMarković, çıkan Chelsea FC söylentilerine rağmen SL Benfica ile beş yıllık sözleşme imzaladı.\nBenfica'da 1 sezon oynayan Markovic, 2014-15 sezonunda 20.000.000 £ GBP karşılığında Liverpool'a transfer oldu. Liverpool formasıyla ilk maçını 60. dakikada Philippe Coutinho'nun yerine oyuna girdiği Manchester City karşılaşmasında oynadı. 29 Ağustos 2015 tarihinde Fenerbahçe'ye 1 sene süreliğine kiralık olarak transfer oldu.\n29 Ağustos 2015 tarihinde Fenerbahçe'ye kiralanmıştır.Lazar Marković Fenerbahçe'de de 50 Numaralı formayı almıştır.Fenerbahçe ile ilk maçına 13 Eylül 2015 tarihinde oynanan Kasımpaşa maçında 62.Dakikada Robin van Persie'nin yerine giren Marković,bir hafta sonra oynanan Bursaspor maçında Luis Nani'ye bir asist yapmıştır.Bu maçta hızı,tekniği ve çalımları ile dikkat çeken Marković için,Fenerbahçe'nin eski efsane futbolcusu Rıdvan Dilmen \"\"Yavru Rıdvan\"\" benzetmesini yapmıştır.27 Eylül 2015 tarihinde oynanan Beşiktaş maçının 38.dakikasında sakatlanmış,yerini Volkan Şen'e bırakmıştır.Bu maçtan 2 hafta sonra sahalara yeniden dönen Marković, Fenerbahçe forması ile ilk golünü bir UEFA Avrupa Ligi karşılaşması olan Celtic FC maçında atmıştır. Türkiye Kupası'nda ilk golünü ise 21 Ocak 2016, Perşembe günü oynanan Tuzlaspor maçının 90. dakikasında kaydetmiştir. Sezon sonunda ise takımdan ayrıldı.\nSırbistan millî takımının formasını U-17 seviyesinden beri giyen Markovic şu anda A millî takımın güncel kadrosunda yer almakta. 21 kez Sırp millî takımının formasını giydi, 3 golü bulunuyor.\n\n\nRickie Lambert\nRickie Lambert (d. 16 Şubat 1982; Kirkby, İngiltere), Premier League takımlarından West Bromwich'de forma giymektedir.\n\n\nIrak'taki Çerkesler\nIrak'taki Çerkesler, Çerkesler, Çeçenler ve Dağıstanlılar da dahil olmak üzere Irak'ta yaşayan Kuzey Kafkasya kökenli insanlardır.\nÇerkesler aslında Çerkesce konuşan halkı belirtmek için kullanılır, ancak Abhazlar, Osetler ve Çeçenler, Dağıstanlılar olmak üzere, diaspora da genel olarak tüm Kuzey Kafkasya halklarını ifade edebilir.\nIraklı Kuzey Kafkasyalılar başta Çerkesya olmak üzere Çeçenya ve Dağıstan kökenlidir. Irak'ta bulunan Kafkasya halkları şunlardır: Abhazlar, Çerkesler, İnguşlar, Çeçenler, Avarlar, Lezgiler ve Kumuklar.\nKuzey Kafkasyalıların göçü yıllar öncesine, Kafkas Savaşı sırasında ve 1860'lı yıllardaki Çerkes Sürgünü ile Rus-Çerkes Savaşına kadar uzanır.\nAdıgeler Irak'a iki göç dalgası halinde geldi: Doğrudan Irak'a göç edenler ve Balkanlar'a göç edip Irak'a gelenlerdir. Çeçenler ve Dağıstanlılar da Osmanlı döneminde Irak'a yerleşmiştir. Aynı zamanda Çerkesler Türkiye, Suriye, Ürdün ve Filistin gibi diğer komşu olan ülkelere yoğun bir şekilde yerleşmiştir.\nÇerkesler veya Irak'taki Kuzey Kafkasya kökenli insanların toplam sayısı 30,000 ve 50,000 arasında olduğu tahmin edilmektedir, ancak toplam sayısı bilinmemektedir. Yalnızca Bağdat'ta 30.000 Adıge ailesi olduğu bildirilmiştir. Birçok Kuzey Kafkasyalının Araplar ve Kürtler tarafından asimile olduğu anlaşılmaktadır. Dağıstan asıllı Irak'taki Kürt ve Arap aşiretleri de vardır. Çeçenler Kuzey Kafkas kökenli Iraklıların dörtte üçünü oluşturmaktadır.\n\"El-Dağıstanlı\", \"El-Şişani\" (\"Çeçen\"), \"El-Şarkas\" (\"Çerkes\") gibi soyadlar Kuzey Kafkas kökenli Iraklılar arasında yaygındır.\nKuzey Kafkasyalılar güneyde Basra olamak üzere kuzeydeki Dohuk şehrine kadar Irak'ın her yerine yerleşmişlerdir. Büyük topluluklar halinde Çerkesler Necef, Hilla, Musul, Kut, Basra, Tikrit, Erbil, Nasıriye, Divaniye, Dohuk, Ramadi, Amarah, Tuzhurmatu küçük topluluklar ile, Bağdat, Süleymaniye, Diyala, Kerkük ve Felluce gibi şehirlerde yoğunlaşmışlardır.\nBağdat'ta bir Çeçen mahallesi olmak üzere Irak genelinde birçok Çerkes köyü de vardır.\nKuzey Kafkasyalılar habze gibi gelenek ve kültürlerini korurken Irak'taki Kuzey Kafkasyalılar topluma entegre olmaktadır. Toplum düğün törenleri, doğum törenleri ve diğer özel günlerini, Kuzey Kafkas kültürlerini ve yemeklerini hala devam ettirmektedirler.\n2004 yılında Iraklı, Çeçen, Dağıstanlı ve Çerkesler \"Al-Tadamun\" adlı Kafkas toplumu derneği Kerkük'te kuruldu. Bu kültürel organizasyon Kuzey Kafkas kültürünü bir araya getirmeyi amaçlamaktadır. \"Al-Tadamun\" \"Dayanışma\" olarak tercüme edilebilir. Irak'ta Kuzey Kafkasyalılar diğer ülkelerdeki soydaşları gibi ağırlıklı olarak Sünni Müslüman inancına sahiptir.\nIrak Çerkesleri diğer ülkelerde yaşayan Kafkasyalılar gibi hem kendi dillerini hem de bulundukları ülkenin resmi dilini konuşmaktadırlar. Ana dili genellikle yaşlı kuşaklar tarafından konuşulurken, gençler ise ana dillerinden çok Arapçayı konuşmaktadırlar.\nGüney Kafkasya kökenli birçok halk da Ermeniler ve Azeriler de dahil olmak üzere Irak'ta yerleşmiştir. Gürcüler aynı zamanda Irak'a yerleşmiş ve 18. ve 19. yüzyıllar (1704-1831) boyunca ülke yönetiminde söz sahibi olmuşlardır. Irak'ı 1932 ile 1933 yılları arasında yöneten başbakan Naci Şevket Gürcü asıllı idi.\n\n\nJoe Allen\nJoe Allen (d. 14 Mart 1990; Carmarthen, Galler), Premier League takımlarından Liverpool FC'da forma giyen Millî forvet oyuncusu.\n\n\nRaygor tahmin grafiÄŸi\nRaygor tahmin grafiği, İngilizce metinler için Alton L. Raygor (1977) tarafından geliştirilmiş bir okunabilirlik sistemidir. Amerikan okul seviyeleri, cümlelerin ve her yüz kelimedeki harflerin ortalamalarına göre belirlenir. Ortalama cümle sayısı ve ortalama harf ya da kelime sayısı özel bir grafiğe yerleştirilerek kesişim noktası içeriğin okuma seviyesini belirler. Bu grafik Fry okunabilirlik formülü grafiğine oldukça benzerdir. Bu grafik, birincil olarak ortaokul öğreniminde, öğretim materyallerinin ve kitapların uygun okuma grupları için sınıflandırılmasında kullanılır.\nSeçilmiş metinden 100 kelimelik bir bölüm ayrılır. Eğer materyal çok uzunsa, metnin başından, ortasından ve sonundan alt örnekler oluşturulur. Her bölümdeki cümle sayısı sayılır. Yarım cümleler 0.5 olarak sayılır. Her bölümde altı veya daha fazla harf içeren kelime sayısı sayılır. Raygor tahmin grafiğinde kesiştikleri nokta bulunur.\n\n\nJimi Jamison\nJimmy Wayne \"Jimi\" Jamison (d. 23 Ağustos 1951 - ö. 31 Ağustos 2014) , Amerikalı rock şarkcısı ve besteci. 1984-1988 tarihleri arasında SURVIVOR’ın vokalistliğini yaptı. 1984’te \"Vital Signs\" , 1986’da \"When Seconds Count\" ve 1988’de “\"Too Hot to Sleep\"” olmak üzere üç albüm yayınlayan \"Survivor\" ’a 2000 yılında yeniden dahil olan Jamison 6 yıl daha \"Survivor\" ’da vokalistliğini sürdürdü.\nRocky filmlerinin tema müziği olarak kullanılan ve dünyada en çok bilinen şarkılardan biri olan \"Eye of The Tiger\" ı besteleyen grup \"Survivor\" ’ın solisti Jimi Jamison, 63 yaşında kalp krizi sonucu öldü.\n\n\nSony Xperia Z3\nSony Xperia Z3, Japon telefon üreticisi Sony Mobile şirketi tarafından tasarlanan, geliştirilen ve pazarlanan Android işletim sistemli bir akıllı telefondur. Xperia Z2'in halefi, Xperia Z3+'ın selefidir.\nXperia Z3, 3 Eylül 2014 tarihinde IFA konferansında düzenlenen bir etkinlikte tanıtılmıştır.\nXperia Z2'den farklı olarak Xperia Z3'te güncellenmiş bir Snapdragon 801 işlemci, IP 68 lisansı (Su ve toz geçirmez), 100 mAh daha az batarya olmasına karşın Xperia Z2'den daha fazla pil ömrü (2 gün), kamera lensinde yenilikler, 0.2mm daha geniş çekim açısı, ayrıca PlayStation 4 oyunlarını telefon ekranına yansıtarak oynama gibi yenilikler mevcuttur.\nSiyah, Beyaz, Yeşil ve Bakır renk seçenekleriyle üretilmektedir.\nXperia Z3, seleflerinden farklı olarak daha oval, daha yuvarlatılmış bir tasarıma sahiptir. Önceki nesillerde kasanın üzerine cam eklenirken yeni nesilde kasa camın etrafını sarar şekildedir. Bu sayede önceki nesillerde yaşanan kenarlarda açıklık kalması sorunu çözüme kavuşmuştur. Hoparlör ve mikrofon, telefonun alt kısmından ön yüze taşınmıştır.\nÖn yüzünde iki adet hoparlör bulunmaktadır.\nXperia Z3:\nözelliklerine sahiptir.\n\n\nAC Lumezzane\nAC Lumezzane İtalyan futbol takımı. 1948'de kurulmuş futbol kulübüdür. İç saha Stadio Tullio Saleri, Kapasitesi 4,150'dir.\nTakımın renkleri kırmızı ve mavidir.\nc\n\n\nJoël Le Theule\nJoël Le Theule (d. 20 Mart 1930, Sablé-sur-Sarthe (Sarthe) - ö. 14 Aralık 1980, Saint-Brice (Mayenne)) Fransız sağ siyasetçi. Eski Savunma Bakanı.\nTarih ve Coğrafya öğretmenliği yapmıştır. 1958 yılından itibaren ölünceye değin yapılan bütün milletvekili seçimlerini kazanmış ve 1958-1968 yılları ile 1969-1976 yılları arasında milletvekilliği yapmıştır. 1959 yılından ölünceye dek Sablé-sur-Sarthe belediye başkanlığı yapmıştır. Denizaşırı İller Bakanlığı, Enformasyon Devlet Sekreterliği, Ulaştırma ve Savunma Bakanlıkları görevinde bulunmuştur. 14 Aralık 1980'de, aracından inerken kalp krizi geçirip, bilincini yitirerek parlamento asistanı ve yakın çalışma arkadaşı olan François Fillon'un kollarında ölmüştür, doktorlar 3 saat boyunca canlandırmaya çalışmış ancak kurtarılamamıştır. 1981 Fransa genel seçimleri'nde yerine François Fillon aynı seçim çevresinden milletvekili seçilmiştir.\nYerel Yönetimler\nMeclis\nHükümet\n\n\nSony Xperia Z3 Compact\nSony Xperia Z3 Compact, Japon telefon üreticisi Sony Mobile şirketi tarafından tasarlanan, geliştirilen ve pazarlanan Android işletim sistemli bir akıllı telefondur. Xperia Z1 Compact'in halefidir.\nXperia Z3 Compact, 3 Eylül 2014 tarihinde IFA konferansında düzenlenen bir etkinlikte tanıtılmıştır.\nXperia Z1 Compact'tan farklı olarak Xperia Z3 Compact'ta 0.3 inç daha büyük ekran, güncellenmiş bir Snapdragon 801 işlemci, IP 68 lisansı (Su ve toz geçirmez), 300 mAh daha fazla batarya ile Xperia Z1 Compact'tan daha fazla pil ömrü (2 gün), kamera lensinde yenilikler, 0.2mm daha geniş çekim açısı gibi yenilikler mevcuttur.\nSiyah, Beyaz, Yeşil ve Bakır renk seçenekleriyle üretilmektedir.\nXperia Z3 Compact, selefinden farklı olarak daha oval, daha yuvarlatılmış bir tasarıma sahiptir. Önceki nesillerde kasanın üzerine cam eklenirken yeni nesilde kasa camın etrafını sarar şekildedir. Bu sayede önceki nesillerde yaşanan kenarlarda açıklık kalması sorunu çözüme kavuşmuştur. Hoparlör ve mikrofon, telefonun alt kısmından ön yüze taşınmıştır.\nXperia Z3 Compact:\nözelliklerine sahiptir.\n\n\nSony Xperia Z3 Tablet Compact\nSony Xperia Z3 Tablet Compact, Japon telefon üreticisi Sony Mobile şirketi tarafından tasarlanan, geliştirilen ve pazarlanan Android işletim sistemli bir tablet bilgisayardır.\nXperia Z3 Tablet Compact, 3 Eylül 2014 tarihinde IFA konferansında düzenlenen bir etkinlikte tanıtılmıştır.\nXperia Z3 Tablet Compact'ta güncellenmiş bir Snapdragon 801 işlemci, IP 68 lisansı (Su ve toz geçirmez), 100 mAh daha az batarya olmasına karşın Xperia Z2'den daha fazla pil ömrü (2 gün), kamera lensinde yenilikler, 0.2mm daha geniş çekim açısı, ayrıca PlayStation 4 oyunlarını telefon ekranına yansıtarak oynama gibi yenilikler mevcuttur. PlayStation 4'teki görüntü aktarılarak Xperia Z3 Tablet Compact'ta aynı oyun DUALSHOCK joystick ile oynanabilir.\nSiyah ve Beyaz renk seçenekleriyle üretilmektedir.\nXperia Z3 Tablet Compact, diğer Xperia Tablet'lerdan farklı olarak daha oval, daha yuvarlatılmış, dikey bir tasarıma sahiptir.\nXperia Z3 Tablet Compact:\nözelliklerine sahiptir.\n\n\nHepatotoksin\nHepatotoksin (İngilizce: \"hepatotoxin\"), karaciğerde hasar oluşturabilen maddelerin genel adı. Bir ilaç yan etki davranışı sergileyerek hepatotoksine dönüşebilir. Hepatotoksinler doğal ortamlarda da bulunabilir. Mikrosistinler buna örnek gösterilebilir. Hepatotoksinler laboratuvar ortamında da elde edilebilir. Hepatotoksinlerin etkileri vücuda alınış hızına ve miktarına, kişinin bünyesine bağlıdır.\n\n\nBayazıt milletvekilleri\nBayazıt milletvekilleri\n\n\nKazan, Kaybet, Kaybol\nKazan, Kaybet, Kaybol (İngilizce: \"Win, Lose or Draw\"), Disney Channel'da yayınlanan bir oyundur. Sunucusu Justin Willman'dır. Program 17 Ocak 2014'te ABD'de, 4 Ağustos 2014'te ise Disney Channel Türkiye'de yayınlanmaya başlamıştır. Yarışma üçer kişilik iki takımdan oluşmakta ve her bir takımda birer yıldız bulunmaktadır.\n\n\nHubert Germain\nHubert Germain (d. 6 Ağustos 1920, Paris) Fransız gaullist siyasetçi.\nFransız direniş hareketinde yer almış ve Özgür Fransa kuvvetlerine dahil olmuştur. Savaş sonrasında 1939-1945 Savaş Nişanı, Kurtuluş Yoldaşları Nişanı ve Direniş Madalyası ile taltif edilmiştir. Ordu Bakanı Pierre Messmer'in 1960-1962 yıllarında yetkili danışmanlığını üstlenmiştir. 1962-1967 yıllarında milletvekilliği görevinde bulunmuş, 1967 seçimlerini kaybetmiş ve 1967-1968 yıllarında Ordu Bakanı Messmer'in teknik danışmanı olmuş, 1968 yılında tekrar milletvekili seçilmiş ve Pierre Messmer'in başbakan olmasıyla beraber 1972-1974 yılları arasında kurduğu bütün hükûmetlerde bakan olarak yer almıştır. Pierre Messmer'e yakınlığıyla bilinmektedir.\nMeclis\nHükûmet\n\n\nKevin Wimmer\nKevin Wimmer (d. 15 Kasım 1992), Tottenham Hotspur takımında defans pozisyonunda görev yapan Avusturyalı millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2011 yılında LASK kulübünde başladı.\n\n\nDušan Švento\nDušan Švento (d. 1 Ağustos 1985), Slavia Praha takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Slovak millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2003 yılında Ružomberok kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Slavia Praha, Red Bull Salzburg, 1. FC Köln ve Slavia Praha kulüplerinde oynadı.\n\n\nBruno Nascimento\nBruno Andrade de Toledo Nascimento (30 Mayıs 1991), defans pozisyonunda görev yapan Brezilyalı futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine Desportivo Brasil kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Estoril, 1. FC Köln, 1. FC Köln, Estoril, Tondela ve Omonia kulüplerinde oynadı.\n\n\nYannick Gerhardt\nYannick Gerhardt (d. 13 Mart 1994), VfL Wolfsburg takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2013 yılında 1. FC Köln II kulübünde başladı. Gerhardt ilk profesyonel karşılaşmasına 20 Temmuz 2013 tarihinde 2. Bundesliga'da Dynamo Dresden karşısında çıktı.\nÅžampiyon\n\n\nMatthias Lehmann\nMatthias Lehmann (d. 28 Mayıs 1983), 1. FC Köln takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2000 yılında SSV Ulm 1846 kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla VfB Stuttgart II, TSV 1860 München II, TSV 1860 München, Alemannia Aachen II, Alemannia Aachen, FC St. Pauli, Eintracht Frankfurt ve 1. FC Köln kulüplerinde oynadı.\n\n\nHüsamettin Tugaç\nAhmet Hüsamettin Tugaç (d. 1889, Hasankale, Erzurum,) - (ö. 2 Ocak, 1975), Türk siyasetçi.\nHarp Akademisi mezunudur. Tiflis Tahran ve Viyana Ataşemiliterlikleri, Genelkurmay Haber Alma Dairesi Subaylığı, Dâhiliye Vekâleti Seferberlik Müdürlüğü, İâşe Müsteşarlığı Tedarik ve Dağıtım Genel Müdürlüğü, Yazarlık, TBMM VII. Dönem Ağrı, VIII. ve IX. Dönem Kars Milletvekilliği yapmıştır. İstiklal Madalyası sahibidir. Evli ve iki çocuk babasıdır.\n\n\nSelim YataÄŸan\nSelim Yatağan (d. 1900, Söke) - (ö. 1 Ocak, 1970), Türk siyasetçi.\nYüksek Baytar Mektebi mezunudur. Milas ve Bodrum Hükûmet Muayene ve Sıhhiye Veterinerliği, Tokat, Muğla, Balıkesir, Bilecik, Kars, Ağrı, Zonguldak ve Aydın Veteriner ve Zootekni Müdürlüğü, Aydın Belediye Başkanlığı, Zirai Donatım Kurumu Mütehassıs Müşavirliği, Süt Hayvanları ve Süt Sanayi AŞ Murahhas Üyeliği ve İdare Meclisi 2. Başkanlığı, Talebe Cemiyeti, Şoförler Cemiyeti, Kızılay, Halkevi, Tarihi Eserler Koruma Derneği Başkanlığı, İl Beden Terbiyesi Başkanı ve Asbaşkanlığı, Çocuk Esirgeme Kurumu ve Yardımsevenler Cemiyeti İdare Heyeti Üyeliği, TBMM XI. Dönem Ağrı Milletvekilliği yapmıştır. Takdirname ve İstiklal Madalyası sahibidir. Evli ve üç çocuk babasıdır.\n\n\nNevzat Güngör\nNevzat Güngör (d. 1925, Eleşkirt) - (ö. 18 Aralık 1971), Türk siyasetçi.\nLise mezunudur. Tüccarlık, Ağrı Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı, Ağrı Esnaf Kefalet Kooperatifi Başkanlığı, TBMM 1.(XII), 2.(XIII) ve 3.(XIV) Dönem Ağrı Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve dört çocuk babasıdır.\n\n\nBecky G\nRebbeca Marie Gomez veya sahne adıyla Becky G (2 Mart 1997, Kaliforniya), Amerikalı şarkıcı. Kariyerine 2012 yılında Oath şarkısını Cher Lloyd ile söyleyerek başlamıştır. Daha sonra Kesha'nın Die Young şarkısını remix yaparak söylemiştir.\nOath şarkısı ve Die Young şarkısı remixi ile müzik kariyerine başlayan Becky G daha sonra ilk albümü Play It Again'i 2012 yılında yayınladı. Play It Again albümü ile iyi çıkış yakalayan Becky G daha sonra ünlenmeye başladı. Play It Again albümünün çoğu Oath, Play It Again gibi şarkılar ve Die Young gibi cover şarkıları yer almaktaydı. Oath şarkısı ile Bilboard Hot 100'de 73 sırada yer aldı. \nDaha sonra Hotel Transylvania filmi için Problem (The Monster Remix) şarkısını Will.I.Am ile beraber söyledi. \n2013 yılında B.O.B - Magik(2.0) şarkısını coverlayarak Austin Mahone ile beraber söyledi. \nGünümüzde Play It Again E.P. albümünde 2 şarkıyı video olarak youtube koydu. Önce Can't Get Enough şarkısını yine bir başka rap şarkıcısı olan Pitbull ile söyledi. Can't Get Enough şarkısı ile Hot 100'de 16. sıradan fazla ilerleyemedi. Daha sonra Shower adlı şarkısını tekli söyledi. Shower şarkısı ile ise Hot 100'de bu şarkısı ile de 16. sıradan fazla ilerleyemedi ve Hot Rap sıralamalarında ise en fazla 4. sıraya yükseldi.\n\n\nNikolçe Noveski\nNikolče Noveski (d. 28 Nisan 1979), defans pozisyonunda görev yapmış Makedon millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 1997 yılında FK Pelister kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Hansa Rostock, Erzgebirge Aue ve 1. FSV Mainz 05 kulüplerinde oynadı.\n\n\nJoan Rivers\nJoan Alexandra Molinsky (8 Haziran 1933 - 4 Eylül 2014), bilinen adıyla Joan Rivers, Amerikalı oyuncu, komedyen, yazar, yapımcı ve sunucu. Ölmeden önce \"Fashion Police\" adlı moda programında sunuculuk yapmaktaydı.\n28 Ağustos 2014'te kalbi durduğu için kaldırıldığı hastanede yaşam destek ünitesine bağlanarak tedavi gören Rivers, 4 Eylül 2014'te 81 yaşında hayatını kaybetti. Rivers'ın cenazesi 7 Eylül 2014'te yakılarak külleri, Wyoming'e götürülmüştür.\n\n\nBenedikt Saller\nBenedikt Saller (22 Eylül 1992), SSV Jahn Regensburg takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2011 yılında 1. FSV Mainz 05 II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla 1. FSV Mainz 05 ve SSV Jahn Regensburg kulüplerinde oynadı.\n\n\nJohannes Geis\nJohannes Geis (d. 17 Ağustos 1993), 1. FC Nürnberg takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2010 yılında Greuther Fürth kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Greuther Fürth II, 1. FSV Mainz 05 ve Schalke 04 kulüplerinde oynadı.\n\n\nChristoph Moritz\nChristoph Moritz (d. 27 Ocak 1990), 1. FC Kaiserslautern takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2008 yılında Alemannia Aachen II kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Schalke 04, Schalke 04 II, 1. FSV Mainz 05, 1. FSV Mainz 05 II ve 1. FC Kaiserslautern kulüplerinde oynadı.\n\n\nOyun Geliştiricilerinin Seçimi Ödülleri\nOyun Geliştiricilerinin Seçimi Ödülleri (Game Developers Choice Awards), her yıl Game Developers Conference tarafından düzenlenen, video oyunları ve video oyunu geliştiricileri için çeşitli kategorilerde ödüllerin verildiği etkinlik. İlk olarak 2001 yılında düzenlenmiş olup, 1997 ile 1999 yılları arasında düzenlenen Spotlight Awards'ın ardılı niteliğindedir.\n2007 yılına kadar ödüllerin yönetimini International Game Developers Association sürdürürken, o yıl yönetim Gamasutra isimli web sitesine geçti. Adaylık sürecini, Gamasutra ile \"Game Developer\" dergisi editörleri arasından oluşturulan bir kurul yürütür. Gamasutra'ya kayıtlı kullanıcıların belirlediği adaylar, bu kurul tarafından kabul edilir. Adaylık sürecinin sona ermesinin ardından kurul, her ödül kategorisi için beşer adayın ismini açıklar. \"Hayat Boyu Başarı Ödülü\", \"Öncü Ödülü\" ve \"Elçi Ödülü\" sahipleri direkt olarak kurul tarafından belirlenirken, kalan kategorilerde verilen ödüllerin sahibi, adaylık sürecine katılanların her kategori için birer seçimde bulunması sonucu belirlenmektedir.\nBu kategori, ilk kez bir oyun geliştiren oyun stüdyolarına özeldir. Kategorinin eski adı Yılın Yeni Stüdyosu idi ve 2008 yılından önce ödül oyun adına değil, stüdyo adına verilmekteydi.\nHerhangi bir taşınabilir oyun platformunda çıkan oyunlara verilmektedir.\nYalnızca İnternet üzerinden indirilebilen oyunlara verilmektedir.\nSes efektleri, müzikler, ses tasarımı ve orkestrasyon bakımından yılın en iyisi olarak belirlenen oyuna verilmektedir.\nOynanış, mekanikler, bulmacalar, oyun dengesi ve senaryo bakımından yılın en iyisi olarak belirlenen oyuna verilmektedir.\nGrafik programlama, yapay zekâ, ağ oluşturma ve oyun fizikleri bakımından yılın en iyisi olarak belirlenen oyuna verilir.\nAnimasyonlar, modelleme, sanat yönetimi ve dokular bakımından yılın en iyisi olarak belirlenen oyuna verilir.\nHikâye, olay örgüsü, diyaloglar ve anlatım bakımından yılın en iyisi olarak belirlenen oyuna verilir.\nOyun dünyasına yenilikler getirdiği düşünülen oyuna veya oyunlara verilmektedir.\nOyunları ve oyun geliştiricilerini etkilediği düşünülen kişilere verilmektedir.\n2007 yılına kadar İlk Penguen olarak bilinen ödül; yeni bir teknoloji, oyun konsepti veya oynanış tasarımı geliştiren kişilere verilmektedir.\nVideo oyunu endüstrisinin içinde veya dışında olan ve video oyunlarının \"daha iyi bir yere gelmesine\" yardımcı olan kişilere verilmektedir. 2008 yılına kadar verilen IGDA Topluluğa Katkı Ödülü'nün yerine verilmeye başlanmıştır.\nSeyirciler tarafından yılın en iyi oyunu olarak belirlenen oyun için verilmektedir.\nOyunlarda yer alan lisanssız karakterlerin özgünlüğü, kişiliği ve duygusal derinliği göz önünde bulundurularak yılın en iyi karakteri olarak belirlenen karakterin yer aldığı oyuna verilen ödüldü.\n\n\n2002 UEFA ülkeler sıralaması\n2002 UEFA ülkeler sıralaması, ülkelerden 2003-04 UEFA Şampiyonlar Ligi ve 2003-04 UEFA Kupası'na katılacak takımların sayısını ve bu takımların maçlara başlayacağı turları belirlemekte kullanılmıştır.\nÜlkelerden Avrupa Kupalarına katılan takımların maçlara başlayacağı turlar için UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası sayfalarına bakınız.\nÜlke Katsayısı hesaplama metodu\nBir ülkeden o sezon UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası'na katılan tüm takımların aldığı puanlar toplanır ve katılan toplam takım sayısına bölünür. Bu puanlama ülke takımları için şu şekildedir:\nElemelerde;\nGruplar ve sonrasında;\n\"Not: Penaltı atışlarıyla tur geçmek puanı etkilemez. (120 dakika sonucu dikkate alınır)\"\nBonus Puanlar;\nÖrnek katsayı hesaplaması\nBir sezonda aynı ülkeden 5 takım;\nX takımı Şampiyonlar Ligi ön elemeleri 3. turunda 1 galibiyet 1 mağlubiyet alarak Avrupa Ligi 4. ön eleme turuna düşsün. Bu turda da 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak elensin.\nY takımı Avrupa Ligi 2. ön elemesini 2 galibiyetle geçsin. 3. ön eleme turunda 2 mağlubiyet alarak elensin.\nZ takımı 4. ön eleme turunu 2 galibiyetle geçerek gruplara kalsın. Gruplarda 2 galibiyet 4 mağlubiyet alarak elensin.\nR takımı 3. ve 4. ön eleme turlarını 3 galibiyet 1 beraberlikle geçerek gruplara kalsın. Gruplardan 4 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak bir sonraki tura kalsın ve bu turda 2 maçı da kaybederek elensin.\nP takımı ise gruplarda 1 galibiyet 2 beraberlik 3 mağlubiyet alarak elensin.\nBu durumda ülke puanı:\n\n\nStig Tøfting\nStig Tøfting (d. 14 Ağustos 1969), orta saha pozisyonunda görev yapan Danimarkalı millî futbolcu ve teknik direktördür.\nProfesyonel kariyerine 1989 yılında AGF kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Hamburger SV, OB, AGF, AGF, AGF, OB, MSV Duisburg, AGF, Hamburger SV, Bolton Wanderers, Tianjin Teda, AGF, Häcken ve Randers kulüplerinde oynadı.\n\n\nMass Effect: Redemption\nMass Effect: Redemption, dört bölümlük bir çizgi roman serisidir. Mass Effect evreninde geçmektedir. Redemption, video oyunu Mass Effect 2'nin olaylarından 2 yıl öncesini yansıtmaktadır.\n\n\nRené Henriksen\nRené Henriksen (d. 27 Ağustos 1969), Panathinaikos takımında defans pozisyonunda görev yapan Danimarkalı millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 1988 yılında Akademisk Boldklub kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Panathinaikos ve Akademisk Boldklub kulüplerinde oynadı.\n\n\n2001 UEFA ülkeler sıralaması\n2001 UEFA ülkeler sıralaması, ülkelerden 2002-03 UEFA Şampiyonlar Ligi ve 2002-03 UEFA Kupası'na katılacak takımların sayısını ve bu takımların maçlara başlayacağı turları belirlemekte kullanılmıştır.\nÜlkelerden Avrupa Kupalarına katılan takımların maçlara başlayacağı turlar için UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası sayfalarına bakınız.\nÜlke Katsayısı hesaplama metodu\nBir ülkeden o sezon UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası'na katılan tüm takımların aldığı puanlar toplanır ve katılan toplam takım sayısına bölünür. Bu puanlama ülke takımları için şu şekildedir:\nElemelerde;\nGruplar ve sonrasında;\n\"Not: Penaltı atışlarıyla tur geçmek puanı etkilemez. (120 dakika sonucu dikkate alınır)\"\nBonus Puanlar;\nÖrnek katsayı hesaplaması\nBir sezonda aynı ülkeden 5 takım;\nX takımı Şampiyonlar Ligi ön elemeleri 3. turunda 1 galibiyet 1 mağlubiyet alarak Avrupa Ligi 4. ön eleme turuna düşsün. Bu turda da 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak elensin.\nY takımı Avrupa Ligi 2. ön elemesini 2 galibiyetle geçsin. 3. ön eleme turunda 2 mağlubiyet alarak elensin.\nZ takımı 4. ön eleme turunu 2 galibiyetle geçerek gruplara kalsın. Gruplarda 2 galibiyet 4 mağlubiyet alarak elensin.\nR takımı 3. ve 4. ön eleme turlarını 3 galibiyet 1 beraberlikle geçerek gruplara kalsın. Gruplardan 4 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak bir sonraki tura kalsın ve bu turda 2 maçı da kaybederek elensin.\nP takımı ise gruplarda 1 galibiyet 2 beraberlik 3 mağlubiyet alarak elensin.\nBu durumda ülke puanı:\n\n\nLega Pro Prima Divisione\nLega Pro Prima Divisione, İtalya futbolunda Serie B'nin bir altındaki seviye ligdir. Ligde toplam 33 takım vardır.\nLigi kazananlar için kaynak;\nGroup B\nGroup A\nGroup B\n\n\nKei Nishikori\nKei Nishikori (Japonca: 錦織 圭 Nishikori Kei) (d. 29 Aralık 1989 in Matsue, Shimane) Japon profesyonel tenisçidir. İlk 10'a girmeyi başaran ilk Japon erkek tenisçidir. Toplam 5 tekler şampiyonluğu vardır aynı zamanda 2012 Avustralya Açık'ta çeyrek final, 2014 Amerika Açık'ta yarı final görmüştür. 2008 yılında ATP yılın çaylağı ödülünü kazanmıştır. 5 tekler şampiyonluğunun yanında Amerika Açık ikinciliği bulunmaktadır. 2014 Amerika Açık'ta çıktığı finalle erkeklerde finale çıkan ilk Asyalı tenisçi olmuştur.\nNishikori Florida'da yaşamakta ve antremanlarını IMG Akademi'de yapmaktadır. Babası Kiyoshi mühendis, annesi Eri ise piyano öğretmenidir. Hobileri arasında Futbol, golf ve müzik bulunmaktadır.\nNishikori'nin koçu 2014 Ocak ayından beri eski dünya 2 numarası Michael Chang'dir.\nNishikori ilk gençler kupasını Rabat, Fas'ta kazanmıştır. 2006 Fransa Açık gençler kategorisinde çeyrek finale çıkmıştır. Partneri Emiliano Massa ile 2006 Fransa Açık gençler kategorisinde şampiyon oldular.\nGençler kategorisinde 110 tekler maçına çıkmış bunun 73'ünü kazanmıştır.\nGençler Grand Slam Sonuçları - Tekler:\nAvustralya Açık: ÇF (2006)\nFransa Açık: QF (2006)\nWimbledon: 1T (2005)\nAmerika Açık: 3T (2005)\nKei 2006 yılında ITF'deki ilk şampiyonluğunu Mazatlán, Meksika'da kazandı.\nNishikori Amerika Tenis Federasyonu'nun düzenlediği iki turnuvada finale çıktı ama ikisinde de mağlup oldu. Little Rock, Arkansas'taki turnuvada Donald Young'a, Alex Bogomolov Jr.'a ise Kaliforniya'da mağlup oldu. Little Rock, Arkansas'taki aynı turnuvada teklerde yenildiği Donald Young ile takım olup turnuvayı kazandı.\n2007 yılının temmuz ayında Los Angeles'ta düzenlenen Indianapolis Tenis Şampiyonası (ATP) katılmaya hak kazandı. İlk turda Alejandro Falla ile karşılaşıp rakibini yendi ve bu onun ilk ATP ana tablo galibiyeti oldu. Turnuvaya çeyrek finalde Dmitry Tursunov'a yenilip elenmek zorunda kaldı fakat Nishikori Indianapolis'te Boris Becker'den beri çeyrek finale çıkan en genç tenisçi oldu.\nNishikori yıla Miami'deki turnuvada yarı finale çıkma başarısını gösterdi. Nishikori dünya 244 numarasıyken Florida'da düzenlenen Delray turnuvasına elemeleri geçerek katıldı. Sırasıyla Florian Mayer, Amer Delic, Bobby Reynolds, Sam Querrey'yi yenerek finale çıktı. Finalde James Blake karşısında 3 setle şampiyon oldu ve 16 yaşında ATP turnuvası kazanan ilk Japon tenisçi oldu. Nishikori'nin katıldığı ilk Grand Slam 2008 Wimbledon Tenis Turnuvası oldu. İlk turda Fransız Marc Gicquel ile karşılaştı 2. sette sakatlığı sebebiyle çekilmek zorunda kaldı. Ağustos ayında düzenlenen 2008 Yaz Olimpiyatları'na turnuva kartıyla katıldı. İlk turda alman Rainer Schüttler'e yenilmekten kaçamadı.\nNishikori Amerika Açık'ta 29 numaralı seribaşı Juan Mónaco'yu ilk turda eledi. 30 Ağustos 2008 tarihinde son 16'ya kalmayı başardı ve 71 yıl sonra bunu başaran ilk Japon tenisçi oldu. Çeyrek finale kadar çıkma başarısı gösteren Nishikori Juan Martin del Potro'ya elendi\nNishikori sezona kötü başladı. Avustralya Açık'ta Jürgen Melzer'e ilk turda mağlup oldu. 25 Martta Nishikori ATP Yılın Çaylağı ödülünü kazandı ve bu ödülü kazanan ilk Asyalı oyuncu oldu. Sağ dirseğindeki sakatlık nedeniyle Fransa Açık, Wimbledon'a ve Amerika Açık'a katılamadı.\nNishikori sakatlıktan döndükten sonra ilk Grand Slam'i Fransa Açık oldu. İkinci turda Novak Đoković'e yenilerek elendi. Wimbledon Tenis Turnuvası'nda ise, ilk turda 2 numaralı seribaşı Rafael Nadal karşısında yenildi.\nJaponların 1 numarası Nishikori 2. turda Marin Čilić'e yenilerek turnuvaya veda etti.\nNishikori sezonu Chennai'da açtı. Turnuvanın son iki sezon şampiyonu Marin Čilić'i ilk turda geçti. Çeyrek finalde Janko Tipsarević'e elendi.\n2011 Avustralya Açık'ta 3. tura çıkana kadar Fabio Fognini ve Florian Mayer'i eledi. 9 numaralı seribaşı Fernando Verdasco ile karşılaştı ve elendi. Turnuva sonunda 70 numaraya kadar çıkma başarısını gösterdi.\n2011 Fransa Açık'ta 2. turda Sergiy Stakhovsky karşısında mağlup oldu. Lleyton Hewitt ile 2011 Wimbledon Tenis Turnuvası'nda karşılaştı ve 4 set sonunda mağlup oldu. Nishikori Flavio Cipolla ile 2011 Amerika Açık'ta karşılaştı sakatlığı sebebiyle maçtan çekildi..\nNishikori 2011 Shangai Masters'ta yarı finale kadar çıktı ve bu onun ilk Masters 1000 yarı finali oldu. Turnuva sonunda dünya 30.su olarak kariyerinin en yüksek noktasına ulaştı.\nBasel'deki turnuvada dünya 1 numarası Novak Đoković'i eleyerek finale çıktı. Finalde Roger Federer karşısında varlık gösteremedi ve ikinci oldu. Sezon sonunu dünya 24 numarası olarak bitirdi.\nNishikori bu döneme kadarki en iyi grand slam başarısını 2012 Avustralya Açık'ta gösterdi. 4 numaralı seri başı Andy Murray'ye elenene kadar çeyrek finale kadar çıktı ve bu başarısıyla 80 yıl sonra Avustralya Açık'ta çeyrek final oynayan ilk Japon oldu.\nYaz Olimpiyat Oyunları'nda, Arjantinli Juan Martín del Potro'ya çeyrek finalde yenildi.\nNishikori yıla Brisbane'deki turnuvayla başladı ve yarı finale kadar çıktı. Yarı finalde Murray karşısında sakatlığı sebebiyle çekilmek zorunda kaldı. Nishikori Avustralya Açık'ta 4. turda 4 numaralı seribaşı David Ferrer ile oynarken sakatlığı gene nüksetti. Nishikori kariyerindeki üçüncü turnuvayı Amerika'da Feliciano López'i yenere kazandı.\n9 Mayısta, Nishikori son şampiyon Roger Federer'ı Madrid Açık'ta 3. turda eledi fakat Pablo Andujar'a çeyrek finalde yenildi.\nNishikori 2013 Amerika Açık 179 numaralı seribaşı Daniel Evans'a yenidi ve 6 Grand Slam de 3. tur görme serisi bozuldu.\n2014'ün başında koçunu değiştiren Nishikori'nin yeni koçu Michael Chang oldu.\nNishikori Avustralya Açık'ta 4. tura kadar çıkma başarısı gösterdi fakat Rafael Nadal'a 3 set sonuncunda yenildi. Nishikori lost in the first round of the French open to Martin Klizan in three sets.\nNishikori Fransa Açık'ta varlık gösteremeyerek ilk turda elendi. Wimbledon Tenis Turnuvası'nda ise 4. turda elendi.\nNishikori kariyerindeki ilk grand slam yarı finalini 2014 Amerika Açık'ta gördü. Çeyrek finalde 5 setlik ve uzun süren maç sonunda dünya 4 numarası Stanislas Wawrinka'yı eledi. Nishikori yari finale kadar Wayne Odesnik, Pablo Andujar, Leonardo Mayer ve dünya 6 numarası Milos Raonic gibi isimleri eledi. Nishikori 81 yıl sonra yarı finale gören ilk Japon oldu. Nishikori dünya 1 numarası Novak Đoković ile yarı finalde karşılaştı ve Djokovic'i yenerek finale çıkan ilk Japon oldu. Finalde Marin Čilić'e 3 set sonucunda yenilerek ikinci oldu.\n\n\n2000 UEFA ülkeler sıralaması\n2000 UEFA ülkeler sıralaması, ülkelerden 2001-02 UEFA Şampiyonlar Ligi ve 2001-02 UEFA Kupası'na katılacak takımların sayısını ve bu takımların maçlara başlayacağı turları belirlemekte kullanılmıştır.\nÜlkelerden Avrupa Kupalarına katılan takımların maçlara başlayacağı turlar için UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası sayfalarına bakınız.\nÜlke Katsayısı hesaplama metodu\nBir ülkeden o sezon UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası'na katılan tüm takımların aldığı puanlar toplanır ve katılan toplam takım sayısına bölünür. Bu puanlama ülke takımları için şu şekildedir:\nElemelerde;\nGruplar ve sonrasında;\n\"Not: Penaltı atışlarıyla tur geçmek puanı etkilemez. (120 dakika sonucu dikkate alınır)\"\nBonus Puanlar;\nÖrnek katsayı hesaplaması\nBir sezonda aynı ülkeden 5 takım;\nX takımı Şampiyonlar Ligi ön elemeleri 3. turunda 1 galibiyet 1 mağlubiyet alarak Avrupa Ligi 4. ön eleme turuna düşsün. Bu turda da 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak elensin.\nY takımı Avrupa Ligi 2. ön elemesini 2 galibiyetle geçsin. 3. ön eleme turunda 2 mağlubiyet alarak elensin.\nZ takımı 4. ön eleme turunu 2 galibiyetle geçerek gruplara kalsın. Gruplarda 2 galibiyet 4 mağlubiyet alarak elensin.\nR takımı 3. ve 4. ön eleme turlarını 3 galibiyet 1 beraberlikle geçerek gruplara kalsın. Gruplardan 4 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak bir sonraki tura kalsın ve bu turda 2 maçı da kaybederek elensin.\nP takımı ise gruplarda 1 galibiyet 2 beraberlik 3 mağlubiyet alarak elensin.\nBu durumda ülke puanı:\n\n\nAndré Bettencourt\nAndré Bettencourt (d. 21 Nisan 1919, Saint-Maurice-d'Ételan (Seine-Maritime) - ö. 19 Kasım 2007, Neuilly-sur-Seine (Hauts-de-Seine)) Fransız siyasetçi. Eski bakan.\nHukuk eğitimi görmüştür. L'Oréal'in kurucu Eugène Schueller ile tanışmış ve bu tanışma hem siyasi kariyerinin hem de L'Oréal'deki kariyerinin başlangıçı olmuştur. 8 Haziran 1950'de Eugène Schueller'in kızı Liliane Schueller ile evlenmiştir. Bu evlilikten bir kızları olmuştur.\n1943 yılının başında direniş hareketine dahil olmuştur. François Mitterrand'ın Londra'ya gidebilmesine yardımcı olmuş, daha sonra Béttencourt Nancy'de Gestapo tarafından tutuklanmış ve ardından kaçarak Ulusal Direniş Konseyi'nin (CNR) İsviçre'deki irtibat memuru olmuştur. Fransa'nın Kurtuluşu'nun ardından 1939-1945 Savaş Nişanı, Direniş Rozeti ve Légion d'honneur şövalyeliğiyle taltif edilmiştir.\n1951 yılında milletvekili seçilmiştir. Valéry Giscard d'Estaing'in partisi olan FNRI'ye katılmıştır. 1966-1973 yılları arasında çeşitli görevler üstlenmiş, Edmond Michelet'in 1970 yılında ölümü üzerine vekaleten Kültürel İşler Bakanlığına atanmış, 1973 milletvekili seçimlerinde Dışişleri Bakanı Maurice Schumann'ın başarısız olup istifa etmesi üzerine de çok kısa bir süreliğine vekaleten Dışişleri Bakanı olmuştur. Georges Pompidou'nun Eylül 1973'te Çin'e yaptığı seyahati organize etmiştir. Kendisi Mao Zedong ile temasta bulunan nadir Fransız siyasetçiler arasındadır.\n1973-1977 yıllarında milletvekilliği ve 1977-1995 yılları arasında senatörlük yapmıştır. 1975 yılında Veil Kanunu olarak bilinen kürtajı serbest bırakan kanuna onay veren isimler arasında yer almıştır.\nYerel Yönetimler\nMeclis\nSenato\nHükümet\n\n\n1994 FIFA Dünya Kupası elemeleri (UEFA - Grup 3)\n1994 FIFA Dünya Kupası elemeleri, Avrupa kıtası 3. Grup maçları ve puan durumu.\n\n\nKenneth Faried\nKenneth Faried (d. 19 Kasım 1989) Amerikalı profesyonel basketbolcudur.\nFaried 23 Haziran 2011 tarihinde 2011 NBA Seçmeleri'nde Denver Nuggets tarafından ilk tur 22. sıradan seçildi. Çaylak sezonunda Nenê'nin yedeği olarak kaldı. Nenê dahil birçok oyuncu sakatlık yaşayınca daha çok süre şansı buldu. Faried'ın oyun stili takın koçunu etkilemeyi başardı. 15 Mart 2012 tarihinde Nenê Washington Wizards'a takas olduktan sonra takımın ilk tercihi oldu.\nNenê'nin ayrılışından sonraki ilk maçında, Faried 18 sayı, 16 ribaund buldu. Fiziksel oyun stiliyle \"Manimal\" lakabını aldı. 2011-12 sezonunda NBA Yılın Çaylağı Ödülü oylamasında 3. oldu.\n2012-13 sezonunun 2. haftasında, Faried'ın sert oyunu ve topladığı hücum ribaundları ona haftanın oyuncusu ödülünü getirdi. 15 Kasım 2012 tarihinde Miami Heat karşısında 20 ribaundla yeni kariyer rekorunu kırdı.\nFaried 2013 BBVA Yükselen Yıldızlar Maçı'nda MVP seçildi. Bu maçta 40 sayı, 10 ribaundluk performansla double-double yaptı.\n2014 yılında All-Star arasından sonraki dönemde 18.8 sayı, 10.1 ribaund ortalamayla iyi performans sergiledi. 2 Nisan 2014 tarihinde 137-107 yendikleri New Orleans Pelicans maçında 34 sayı atıp kariyer rekorunu kırdı.\nFaried Amerika Birleşik Devletleri millî basketbol takımında oynuyor. 2014 FIBA Basketbol Dünya Kupası ABD kadrosunda yer aldı.\n\n\nÇanakkale Belediyespor\nÇanakkale Belediyespor Çanakkale'nin Merkez ilçesinde yer alan öncelikle vatandaşların sporun çeşitli kollarıyla ilgilenmesi amacıyla Çanakkale Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren çok branşlı bir spor kulübüdür. Kadın voleybol takımı 2013'ten beri Türkiye Bayanlar Voleybol 1. Ligi'nde profesyonel olarak sportif faaliyette bulunmaktadır.\nKulübün bünyesinde yer alan branşlar:\n\n\nSimone Zaza\nSimone Zaza (d. 25 Hazirann 1991; Policoro, İtalya), Juventus FC' de forma giyen ve Santrafor mevkisinde görev yapan futbolcudur. Eylül 2014'te Conte tarafından millî takıma çağrılmış ve 4 Eylül 2014 günü Hollanda karşısında oynanan maçta ilk 11 başlamıştır.\n\n\nMikel San José\nMikel San José Domínguez (d. 30 Mayıs 1989; Pamplona, İspanya), Athletic Bilbao takımında orta saha pozisyonunda görev yapan İspanyol millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2007 yılında Liverpool kulübünde başladı. Daha sonra ise Athletic Bilbao kulübünde oynadı.\n\n\nSemih Güler\nSemih Güler (d. 30 Kasım 1994; Almanya), Adana Demirspor'da forma giyen ve Sağ bek ve Ön libero mevkisinde görev yapan futbolcudur.\n\n\nÇanakkale Belediyespor (bayan voleybol takımı)\nÇanakkale Belediyespor (kadın voleybol takımı) Çanakkale'nin merkez ilçesinde Çanakkale Belediye Spor Kulübü bünyesinde yer alan, Vestel Venus Sultanlar Ligi'nde mücadele eden kadın voleybol takımıdır.\nÇanakkale Belediyespor Kulübü 1987 yılında kurulduktan sonra Türkiye voleybol liglerinin en alt basamağından mücadele etmeye başladı. 2013 yılından itibaren Türkiye Voleybol 1.Ligi'nde mücadele eden Çanakkale ekibi, ilk sezonları olan 2013-14 sezonunda baraj etabına kalarak bu etapta 5 galibiyet ile kümede kalmayı başardı.\n\n\nMicrocarbo africanus\nMicrocarbo africanus karabatakgiller (Phalacrocoracidae) familyasından bir kuş türüdür. Sahra Çölü'nün güneyinden itibaren Afrika'nın büyük bir bölümünde ve Madagaskar'da yaşar. Göçmen değildir ancak mevsimsel olarak yer değiştirebilir.\nBoyu 50 ila 55 cm. arasında ve kanat genişliği 85 cm. civarında küçük bir karabatak türüdür. Üreme döneminde tamamen siyah tüylere sahiptir ve tüylerinde yeşil bir parıltı vardır. Kanatları örten tüyler gümüş tonlarındadır. Kuyruğu oldukça uzundur. Kafasında kısa bir tepelik bulunur. Yüzündeki tüysüz deri kırmızı ya da sarıdır. Gagası sarı renklidir.\nErkek ile dişi kuş benzer tüy renklerine sahiptir. Üreme dönemi dışında erişkinler ve genç kuşlar karınları beyaz kahverengi tüylere sahiptir. Güneyde yaşayan ırklar tepeliklerini yıl boyu muhafaza ederler.\nOldukça derine dalabilmelerine rağmen sığ sularda avlanmayı tercih ederler. Su altında yakaladığı avını beslenmek için yüzeye getirir. Çeşitli balıklarla beslenir. Yavaş hareket eden ve ince uzun şekle sahip balık türlerini tercih eder. Daha az sıklıkla da olsa kurbağalar, su omurgasızları ve küçük kuşlarla da beslenebilir.\nAğaçlarda ya da yerde uzun otlarla gözden uzak yuvalarda dişi kuş iki ila dört yumurta yumurtlar.\nTatlı su havzaları ve sakin deniz kıyılarında yaşarlar.\nİki alt türü sınıflandırılmaktadır:\n\n\nGiuseppe Merisi\nMaurizio Malvestiti (d. 25 Eylül 1935'te Treviglio, Lombardiya, İtalya), şimdiki Lodi Piskoposu emeritus, Roma Katolik piskoposu.\nTreviglio doğumlu olan Giuseppe Merisi'ya 1971 yılında rahip rütbesi verilmiştir.\n\n\nGianni Ambrosio\nGianni Ambrosio (d. 23 Aralık 1943'te Santhià, Piemonte, İtalya), şimdiki Piacenza-Bobbio Piskoposu, Roma Katolik piskoposu.\nSanthià doğumlu olan Gianni Ambrosio'ya 1968 yılında rahip rütbesi verilmiştir. 22 Aralık 2007 XVI. Benedictus Piacenza-Bobbio yeni piskoposu atadı.\n\n\nStéphane Sednaoui\nStéphane Sednaoui (d. 27 Şubat 1963), Fransız fotoğrafçı, yönetmen ve yapımcı.\n\n\nTowa Tei\n, Japon DJ, sanatçı ve yapımcı.\n\n\nMicrocarbo coronatus\nMicrocarbo coronatus karabatakgiller (Phalacrocoracidae) familyasından bir kuş türüdür. Afrika'nın güneyinde soğuk Benguela Akıntısı'nın geçtiği kıyılara endemiktir. Önceleri \"Microcarbo africanus\" türünün bir alt türü olarak sınıflandırılmaktaydı.\nBoyu 50 ila 55 cm. civarındadır. Erişkinler siyah tüylüdür ve başlarında küçük bir tepelik bulunurç Yüzlerindeki tüysüz deri kırmızı renklidir. Genç kuşların üst kısımları koyu kahverengi alt kısımları soluk kahverengidir ve tepelikleri yoktur. Daha koyu alt tüyleri ve daha kısa kuyruklarıyla erişkin olmayan \"Microcarbo africanus\" türünden ayırt edilebilir.\nAfrika'nın güney kıyılarında Cape Agulhas'tan Swakopmund'a kadar olan bölgede yaşarlar.\nPopülasyonlarının 2500 ila 2900 çift olduğu tahmin edilmektedir. Genellikle 150 bireyden az küçük kolomiler hâlinde ürerler.\nSığ kıyılarda yavaş hareket eden balıklar ve omurgasızlarla beslenirler.\nYosun, dallar, kemikler ve tüylerden kayalıklar ve ağaçlar gibi yüksek yerlere yuvalanırlar.\n\n\nTrabzonspor 2003-04 sezonu\n2003-04 Trabzonspor sezonu\nBu sezonda bordo mavili ekip Türkiye 1. Futbol Ligi'de üst üste 29. sezonunu geçirdi.\nTrabzonspor 2003-04 sezonunu 72 puanla ikinci sırada tamamlamıştır.\nTrabzonspor Türkiye Kupası'na ikinci kademeden itibaren dahil olmuştur. 2003-04 Türkiye Kupası'nda tüm maçlar tek maç üzerinden oynanmıştır. Trabzonspor ikinci kademedeki rakibi Kayserispor'u kendi sahasında 3-1 yenerek üçüncü kademeye yükselmiştir. Trabzonspor üçüncü kademedeki rakibi Diyarbakırspor'u deplasmanda 1-0 yenerek çeyrek finale yükselmiştir. Trabzonspor çeyrek finaldeki rakibi Konyaspor'u kendi sahasında uzatma dakikaları sonunda 2-1 yenerek yarı finale yükselmiştir. Trabzonspor yarı finaldeki rakibi İstanbulspor'u da deplasmanda 2-0 yenerek Türkiye Kupası'nda finale yükselmeiştir. İstanbul'da oynanan final maçında geçen sezon yine finalde karşı karşıya geldiği rakibi Gençlerbirliği'ni 4-0 ile geçerek tarihinde yedinci kez Türkiye Kupası şampiyonu olmuştur.\nTrabzonspor 2003-04 sezonunda UEFA Kupası'nda mücadele etmiştir. Trabzonspor ilk turda İspanya'nın Villarreal CF takımıyla eşleşmiştir. Trabzonspor deplasmandaki ilk maçta 0-0 berabere kalmış fakat kendi sahasındaki ikinci maçı 3-2 kaybederek UEFA Kupası'ndan elenmiştir.\n\n\n2015 Türkiye Kupası Finali\n2015 Türkiye Kupası Finali ya da sponsorluk anlaşmaları gereğince 2015 Ziraat Türkiye Kupası Finali, 3 Haziran 2015 tarihinde Bursa şehrinde bulunan Atatürk Stadyumu'nda, 2014-15 Türkiye Kupası'nın kazananını belirlemek için oynanan Türkiye Kupası'nın 53. final maçı. Bir önceki sezonda, Galatasaray finalde Eskişehirspor'u 1-0 mağlup ederek kupayı müzesine götürmüştü.\nGalatasaray, Bursaspor'u 3-2 yenerek 2015 Türkiye Kupası'nı 16. kez kazandı.\n\n\nJean-Marcel Jeanneney\nJean-Marcel Jeanneney (d. 13 Kasım 1910, Paris 7. arrondissement - ö. 17 Eylül 2010, Paris) Fransız siyasetçi.\n1932-1942 yılları arasında Senato başkanlığı yapan Jules Jeanneney'in tek oğludur. Edebiyat alanında lisans yapmış, 1936 yılında Hür Siyasal Bilgiler Okulu ekonomi bölümünden mezun olmuştur. Ekonomik bilimler alanında agregasyon sahibi olup ayrıca hukuk doktorudur. Grenoble ve Dijon Üniversitelerinde dersler vermiştir. 1948 yılında Grenoble Siyasal Bilgiler Enstitüsü'nün kuruluşunda aktif olarak yer almış ve bu enstitünün kurucusu olarak tanınmıştır. Paris I Üniversitesi'nde İktisat Politikası profesörü olarak dersler vermiştir.\nMarie-Laure Monod ile evli olup bu evlilikten 8 çocuğu (5 kız 3 erkek) olmuştur ki bunlardan biri de eski bakanlardan Jean-Noël Jeanneney'dir.\n1944-1946 yıllarında, Geçiş Hükümeti'nde Devlet Bakanı olarak yer alan babasının kabine direktörü olmuştur. Michel Debré Hükümeti'nde sanayi ve ticaret bakanlığı yapmıştır. 1962-1963 yıllarında Fransa'nın Cezayir büyükelçisi ve yüksek temsilcisi olmuştur. 1964'te Ekonomik ve Sosyal Konsey üyeliğine atanmıştır. 1966-1968 yıllarında sosyal işler bakanı olmuş, 1968 seçimlerinde az bir oy farkıyla Pierre Mendès France'ı yenerek Isère'den milletvekili seçilmiştir. Maurice Couve de Murville Hükümeti'nde devlet bakanı olmuştur. 1969 referandumunun ardından de Gaulle'ün ve dönemin adalet bakanı René Capitant'ın istifa etmesi üzerine adalet bakanlığına kısa bir süre vekalet etmiştir. Adım adım Georges Pompidou'yu destekleyen çoğunluk ile anlaşmazlık yaşamaya başlamış ve 1971 yılında partisinden (UDR) istifa ederek Jean Lecanuet ve Jean-Jacques Servan-Schreiber'in Reformcu Hareketi'ne katılmıştır.\n1974 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda François Mitterrand'a destek vermiştir. 1981 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kamuoyuna dönemin başbakanı Raymond Barre ile dostluğu olduğu için açıkça belirtmese de yine oyunu Mitterrand'a vermiştir. Solun iktidara gelmesiyle beraber Ottava'daki sanayileşmiş ülkeler zirvesine hazırlıktan sorumlu cumhurbaşkanı özel temsilcisi olmuştur. 2007 yılında Nouvel Observateur'ün sitesinde yayınlanan Ségolène Royal'e açık mektubunda Ségolène Royal'i desteklediğini açıklamıştır.\nYerel Yönetimler\nMeclis\nHükümet\nDiğer\n\n\nMicrocarbo niger\nMicrocarbo niger, karabatakgiller (Phalacrocoracidae) familyasından bir kuş türüdür. Hint altkıtasına yayılmıştır ve doğuda Cava'ya kadar yaşam alanı uzanır.\nBoyu 50 cm. civarındadır ve \"Phalacrocorax fuscicollis\" türünden çok az daha küçük boyutludur. Üreme döneminde erişkin kuşun siyah tüyleri parlaktır ve yüzünde bazı beyaz lekeler görülebilir. Kafasının arkasında küçük bir tepelik bulunur. Gözler, gaga ve boğazı koyu renklidir. Üreme dönemi dışında erişkin kuşlar ve genç kuşlar kahverengi tüylere sahiptir. Tepelikleri belli belirsizdir ve boğazlarında beyaz tüysüz deri belirginleşir. Erkek ve dişi kuş aynı tüylere sahiptir ancak erkekler biraz daha iricedir. Gümüş gri tüylere sahip bireylerin de olduğu gözlemlenmiştir.\nHindistan, Sri Lanka, Bangladeş, Nepal, Myanmar, Tayland, Laos ve Endonezya'da bulunur. Küçük köy gölcüklerinden büyük göllere ve bazen gelgit haliçlerine kadar su havzalarında yaşar.\n\n\nPhalacrocorax\nPhalacrocorax, karabatakgiller (Phalacrocoracidae) familyasından bir kuş cinsidir. Önceleri familyanın tek cinsi olarak tüm türler altında sınıflandırılmaktaydı.\n\n\nLeucocarbo\nLeucocarbo, karabatakgiller (Phalacrocoracidae) familyasından bir kuş cinsidir. Önceleri \"Phalacrocorax\" cinsinin içinde sınıflandırılmaktaydı.\n\nBadem Åžekeri\n\n\nRüzgarüstü Boğazı\nRüzgarüstü Boğazı, Karayiplerde yer alan, Atlas Okyanusu ile Karayip Denizi'ni birbirine bağlayan boğazdır. Küba'yı, güneydoğusundaki Hispaniola Adası'ndan ayırır. Genişliği 80 km, girişindeki derinliği 1.700 m'dir. Amerika Birleşik Devletleri'nin doğu kıyısıyla Panama Kanalı arasındaki doğrudan denizyolu üzerindedir. Batıda Jamaika'yla doğuda Hispaniola arasında yer alan Jamaika Boğazı, Rüzgarüstü Boğazının güneybatı uzantısını oluşturmaktadır.\n\n\nLeucocarbo bougainvillii\nLeucocarbo bougainvillii karabatakgiller (Phalacrocoracidae) familyasından bir kuş türüdür. Epitet adı Fransız kâşif Louis Antoine de Bougainville'e ithâfen verilmiştir.\nTüy renkleri olarak \"Phalacrocorax magellanicus\" türü ile benzerlik gösterir ancak daha büyüktür. Boyu 78 cm. civarındadır. Gagası grimsidir ve tabanı kırmızıdır. Göz çevresinde yeşil renkli halkanın dışında yüzü kırmızıdır. Ayakları pembedir. Kafası, boynu, sırtı ve kalçaların dış kısmı siyahtır. Boğaz, göğüs ve karın kısımları beyaz renklidir. Üreme döneminde başın ve boynun kenarlarında birkaç beyaz tüy bulunur.\nPasifik Okyanusu'nun doğusunda Peru ile Şili'nin kuzey kıyıları arasında üreme dönemini geçirir. Üreme döneminden sonra Şili'nin güneyine ve Panama ile Kolombiya kıyılarına kadar kuzeye yayılır.\n\n\nLeucocarbo georgianus\nLeucocarbo georgianus karabatakgiller (Phalacrocoracidae) familyasından bir kuş türüdür. Güney Georgia ile Atlantik Okyanusu'nun güneyinde bulunan bazı subantarktik adalara endemiktir.\n\n\nÇelebi Holding\nÇelebi Holding, İstanbul merkezli holding kuruluşu.\nHoldingin temelleri 1958 yılında Türkiye'nin ilk özel yer hizmetleri şirketi \"Çelebi Hava Servisi\"nin kurulmasıyla atılmıştır. 1995 yılında bünyesinde bulunan şirketlerin yönetiminin bir araya toplaması amacıyla \"Çelebi Holding A.Ş.\" kurulmuştur. 2014 yılı itibarıyla holding, havacılık sektöründe yer hizmetleri, kargo ve antrepo işletmeciliği, denizcilik sektöründe liman işletmeciliği ve gıda gibi alanlarda faaliyet göstermektedir.\n\n\nTıp eğitimi\nTıp eğitimi uygulayıcısı olduğu uygulama ile ilgili; ya da başlangıç eğitimi yani hekim olmak, tıp fakültesi okumak ve staj görmek), ek eğitim bundan sonradır. (Örnek: uzmanlık eğitimi), veya Doktor Asistanı olmak için eğitim görmektir. Tıp eğitimi ve eğitim büyük ölçüde dünyanın her yerine göre değişir. Çeşitli öğretim yöntemleri tıp eğitimi, eğitim aktif bir araştırma alanı olarak kullanılmıştır.\nGiriş seviyesi tıp eğitimi Yükseköğretim programları-kurslar tıbbi bir okulda gerçekleştirilen ilk seviyedir. Genel olarak, Başlangıç eğitimi Tıp Fakültesi'nde alınır. Geleneksel olarak da ilk tıp eğitimi klinik öncesi ve sonrası çalışmaları yoğunlaşmıştır. Eski anatomi, fizyoloji, biyokimya, farmakoloji, patoloji gibi temel bilimler oluşmaktadır. İkincisi, iç hastalıkları, çocuk sağlığı ve hastalıkları, kadın hastalıkları ve doğum, psikiyatri ve cerrahi gibi klinik tıbbın çeşitli alanlarında öğretim oluşmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri'nde, çok yakın zamana kadar, MD derecesi için gereksinimleri insan beslenmesinde bile bir ders içermiyordu. Bugün, bu ihmâl, en az bir ders gerekli olduğu ölçüde rektifiye edilmiştir.\nAşağıdaki tamamlama giriş seviyesi eğitim, yeni mezun doktorlar genellikle gerekli taahhütleri ederler ve bir süre gözetim altında önce kesin kayıt verilmiş olup; \"bu genellikle bir yıllık süre ve mayıs gönderilmesi gibi bir\" \"staj\" veya \"geçici kayıt\" veya \"ikâmet\"dir.\nTıbbın belirli bir alanda daha fazla eğitim yapılmalıdır. Bazı ülkelerde, bu hemen giriş tamamlandıktan sonra eğitime başlanır, yargı kurumları yeni doktorlar kültürlü (unstreamed) birkaç yıl uzmanlık başlamadan önce eğitim görmesi gerekmektedir.\nEğitim kuramı lisansüstü tıp eğitimin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Eğitimde resmi nitelikleri de tıp fakültesi eğitimciler anlam, sorumlu olan öğrenciler içindir.\nTıp eğitimi alanı büyüdükçe, dergi, hem Açık Erişim ve Abonelik, sadece tıp eğitimi için ayrılmış geniş destek bulmaktadır. \"Bunlar (Alfabetik sırayla);\"\n\n\nLeucocarbo bransfieldensis\nLeucocarbo bransfieldensis karabatakgiller (Phalacrocoracidae) familyasından bir kuş türüdür. Antarktika Yarımadası ile Güney Shetland Adaları'na endemiktir.\n\n\nLeucocarbo nivalis\nLeucocarbo nivalis karabatakgiller (Phalacrocoracidae) familyasından bir kuş türüdür. Avustralya ile Heard Adası ve McDonald Adaları'na endemiktir.\n\n\nLeucocarbo melanogenis\nLeucocarbo melanogenis karabatakgiller (Phalacrocoracidae) familyasından bir kuş türüdür. Crozet Adaları ile Prens Edward Adaları'na endemiktir.\n\n\nLeucocarbo purpurascens\nLeucocarbo purpurascens karabatakgiller (Phalacrocoracidae) familyasından bir kuş türüdür. Macquarie Adası'na endemiktir.\nÜst kısımlarının tüyleri siyah, alt kısımlarının tüyleri beyazdır. Yanaklarının üstü ve kulaklarını örten tüyler siyahtır. Kanatlarda beyaz çizgiler bulunur. Alnında küçük bir tepelik bulunur. Ayakları pembe renklidir. Üreme döneminde gaganın tabanında ve gözlerin önündeki tüysüz bölge turuncu renklidir. Alt çenenin tabanı turuncu-kahverengi renklidir ve göz çevresindeki halka mavi renklidir. Boyu 75 cm., kanat açıklığı 110 cm. civarında ve ağırlığı 2,5 ila 3,5 kg. arasındadır.\n\n\nJean Chamant\nJean Chamant (d. 23 Kasım 1913, Chagny (Saône-et-Loire) - ö. 22 Aralık 2010, Paris) Fransız siyasetçi, eski bakan.\nParis Hukuk Fakültesi'nde lisans eğitimini tamamlamış ve Paris İstinaf Mahkemesi'nde avukatlık yapmıştır. 1946-1977 yıllarında Bağımsız Cumhuriyetçiler'den Yonne milletvekilliği yapmıştır. 1955 yılında Dışişlerinden sorumlu Devlet Sekreteri olmuştur. Özellikle Tunus ve Fas İşleri ile İlişkili Devletlerden sorumlu olmuştur. 1958 yılında General de Gaulle'ün iktidara dönüşünü desteklemiştir. 1959-1967 yılları arasında meclis başkanvekili olmuştur. 1967-1969 ve 1971-1972 yılları arasında ulaştırma bakanlığı yapmıştır. 1977-1995 yılları arasında RPR'den senatör olmuştur ve senato başkanvekilliği yapmıştır. Yonne genel konseyi başkanlığı, Avallon belediye başkanlığı ve Burgonya bölgesel konseyi başkanlığı görevlerinde bulunmuştur. Yonne'un çok etkili bir kişisi olarak bilinmekte ve Yonne'da \"roi Jean\" (kral Jean) olarak adlandırılmıştır.\nYerel Yönetimler\nMeclis\nHükümet\n\n\nTaseografi\nTaseografi (kahve falı veya çay falı adlarıyla bilinir) çay yaprakları, kahve telvesi veya şarap çökeltisi desenleriden fal bakma yöntemidir.Terim Fransızca \"tasse\" (bardak) sözcüğünden gelir. Bu da Arapça \"tassa\" sözcüğü ile ilişkilidir. Yunanca son ek grafi- yazı ya da loji- çalışma eklenerek terim haline gelmiştir. Bardaktaki kalıntılardan kehanetler türetilir. Doğal olayların sezgisel yorumu ve kehanet amaçlanır. Bardaktaki kalıntılardan sembolik anlamlar çıkarılır. Bazı mazmunlar belli anlamlara işaret eder. Bilimsel açıdan, diğer tüm fal yöntemleri gibi, geçersiz inançlardan biri olarak nitelendirilir.\n\n\nTUSAŞ Gökbey\nT-625 Gökbey, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Sivil havacılık alanlarında kullanılması amacıyla Türkiye'nin coğrafi ve iklim koşullarına göre Türk mühendisleri tarafından tasarlanan, geliştirilmekte olan ve TUSAŞ tesislerinde üretilen genel amaçlı helikopterdir. Özgün helikopterin ileride UH-1 ve ambulans helikopterlerin yerini alması planlanmaktadır.\nTUSAŞ, 2010 yılında özgün yerli genel maksat helikopteri için ön tasarım çalışmalarını başlattı. 6 ton sınıfı genel maksat helikopteri projesi için 26 Haziran 2013 tarihinde Özgün Helikopter Programı Sözleşmesi imzalanmış ve 6 Eylül 2013'ten itibaren program takvimi uygulanmaya başlanmıştır. Alp Havacılık, iniş takımı, dişli kutusu ve dinamik bileşenlerin üretimi ve montajından sorumluyken, İspanyol CESA hidrolik sistemleri sağlamak üzere seçildi.\nT625'in başlangıçta 5 ton ağırlığında olması bekleniyor ve 2 adet LHTEC CTS800 motoru kullanması hedefleniyordu. LHTEC CTS800, TUSAŞ T-129 Atak helikopterinde de kullanıldığı için tercih edilmişti. Ancak yerli motor firması TEI tarafından yeni nesil TS1400 motorunun geliştirilmesine başlandı.\nHelikopterle ilgili ilk tanıtım 5 Eylül 2014 tarihinde Ankara'da düzenlenen \"Yerli Helikopterin Sanayileşmesi\" toplantısında yapıldı. T-625 ilk prototip uçuşusunu 6 Eylül 2018'de gerçekleştirdi. 29 Haziran 2019'da T-625 prototipi ilk kez tam donanımlı olarak uçuşunu gerçekleştirdi ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından sertifiye edildi.\nT-625'in 2021 yılında seri üretime geçmesii öngörülmektedir.\nT625, iki geniş dokunmatik çift Entegre Görev Ekranı (8x20 inç) ve iki dokunmatik ekran veri girişi Dokunmatik Komut Kontrol Ünitesi (8x10 inç) içeren bir ASELSAN cam kokpit ile birlikte dört eksenli çift yedekli otomatik uçuş kontrol sistemine sahiptir. IFR ve VFR tek pilot operasyonları, gece operasyonları ve bilinen buzlanma koşullarında uçuş için tasarlanmıştır. Türkiye Savunma Sanayii Başkanlığı, TAI T-625’te kullanılan çeşitli alt sistemler için çok sayıda patent alındığını bildirmiştir.\n\n\nKütahya'da 1946 Türkiye genel seçimleri\n1946 Türkiye genel seçimleri Kütahya ili sonuçları;\n\n\nMalatya'da 1946 Türkiye genel seçimleri\n1946 Türkiye genel seçimleri Malatya ili sonuçları;\n\n\nManisa'da 1946 Türkiye genel seçimleri\n1946 Türkiye genel seçimleri Manisa ili sonuçları;\n\n\nMaraş'ta 1946 Türkiye genel seçimleri\n1946 Türkiye genel seçimleri Maraş ili sonuçları;\n\n\nMardin'de 1946 Türkiye genel seçimleri\n1946 Türkiye genel seçimleri Mardin ili sonuçları;\n\n\nMuğla'da 1946 Türkiye genel seçimleri\n1946 Türkiye genel seçimleri Muğla sonuçları;\n\n\nMuş'ta 1946 Türkiye genel seçimleri\n1946 Türkiye genel seçimleri Muş ili sonuçları;\n\n\nRough Copy\nRough Copy R&B ve Soul müzik gruplarındandır .\nX Factor yarışmasını 4.sırada bitirip müzik hayatına atılmışlardır . 2012 yılında 9.seride Kings of Leonun Use Somebody şarkısı ile yarıştılar ama başarılı olamayıp geri evlerine dönmek zorunda kaldılar . Bir süre sonra tekrar X Factor yarışmasına katıldılar ve One Directionun Little Things şarkısını söylediler . Little Things şarkısı ile ilk turu geçtiler . Daha sonra Justin Bieberin Boyfriend ve Adele I Can't Make You Love Me şarkısı ile bir üst turda yarıştılar . Son grup yarışmalarına kaldılar ama sadece 1 juri eve dönmeleri için oy kullandı ve finalistler arasında yer aldılar . Son olarak finalleride 4. olarak bitirdiler . Şimdi ise Rough Copy grubu Street Love şarkısını çıkardı .\n\n\nHazri (piyade tüfeği)\nHazri (), (Rusça: Хазри) Azerbaycan Savunma Sanayi Bakanlığı'nın mensupları tarafından üretilmiş bir piyade tüfeğidir. Bu silah Rus lisansı ile 2011 yılında üretilmiştir.\n2010 yılında Azerbaycan Savunma Sanayi Bakanlığı'nın Rusya Savunma Bakanlığı ile aralarında imzaladığı kontratla, silahın 10 yıllık bir süre zarfı içerisinde kullanım hakkı elde edilmiştir. Anlaşma detaylarına göre silahın tüm parça ve takımlarının teminini Rus tarafı üstlenmiştir ve yapılması planlanan tüm makinelerin sadece Azerbaycan Savunma Bakanlığı'na teslim edilebileceğine dair mutabık olunmuştur. Anlaşma dahilinde Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri 2020 yılına kadar bu silahı kullanacaktır.\nHazri piyade tüfeği, AK-74 M baz alınarak tasarlanmıştır. Silahın kullanım yaygınlığı bakımından öncelik, Özel Kuvvetler'e verilmiştir. Silahın üzerinde atış kabiliyetini üstün kılan unsurlar bulunmaktadır. Mekanizması barut gazının geri tepmesi ile gerçekleşir.\n\n\nNiğde'de 1946 Türkiye genel seçimleri\n1946 Türkiye genel seçimleri Niğde ili sonuçları;\n\n\nAdrien Zeller\nAdrien Zeller (d. 2 Nisan 1940, Saverne (Bas-Rhin) - ö. 22 Ağustos 2009, Haguenau (Bas-Rhin)) Fransız merkez sağ siyasetçi.\n1973 yılında milletvekili seçilmiştir. 1973-1978 yılları arasında Meclis'te Sosyal Demokrat Reformcular Grubu'na (RDS) üye olmuş ardından bağımsızlar arasında yer almıştır. 1982 yılında CDS'ye kaydolmuş ve UDF meclis grubuna katılmıştır. 2. Jacques Chirac Hükümeti'nde Sosyal Güvenlikten sorumlu Devlet Sekreteri olarak yer almıştır. 1977-2001 yıllarında Saverne belediye başkanı, 1989-1992 yıllarında da Avrupa Parlamentosu milletvekilliği yapmıştır. 1996'da Marcel Rudloff'un ölümü üzerine yerine Alsace bölgesel konseyi başkanı seçilmiş ve ölünceye dek bu görevi sürdürmüştür. Front National'in sıkı karşıtı olup, Front National karşıtı bir koalisyona hazır olduğunu açıklamıştır.\nYerel Yönetimler\nAvrupa Parlamentosu\nMeclis\nHükümet\n\n\nPizzicato Five\nPizzicato Five (kısaca P5), eski bir Japon pop müzik grubu.\n\n\nSean Moore (müzisyen)\nSean Anthony Moore (d. 30 Temmuz 1968), Galli bir müzisyen. Manic Street Preachers adlı grubun bateristliğini üstlenmektedir.\n\n\nGüney Bačka İlçesi\nGüney Bačka İlçesi () Sırbistan'ın idari sisteminde istatistiksel bölgelerin içinde yer alan bir idari birimdir ve ülkenin kudeyinde yer alır. 615.371 nüfusa sahip ilçenin merkezi Novi Sad'dır.\nNovi Sad kenti de idari bakımdan iki ilçeye ayrılmıştır. Bunlar;\n\n\nKuzey Bačka İlçesi\nKuzey Bačka İlçesi Sırpça: Севернобачки округ, \"Severnobački okrug\"; ; ; Bunjevac: \"Sivernobački okrug\"; ; Rutence: \"Сивернобачки окрух\"; ) Sırbistan'ın idari sisteminde istatistiksel bölgelerin içinde yer alan bir idari birimdir ve ülkenin kudeyinde yer alır. 186.906 nüfusa sahip ilçenin merkezi Subotica'dır.\n\n\nBatı Bačka İlçesi\nBatı Bačka İlçesi () Sırbistan'ın idari sisteminde istatistiksel bölgelerin içinde yer alan bir idari birimdir ve ülkenin kudeyinde yer alır. 188.087 nüfusa sahip ilçenin merkezi Sombor'dur.\n\n\nGüney Banat İlçesi\nGüney Banat İlçesi () Sırbistan'ın idari sisteminde istatistiksel bölgelerin içinde yer alan bir idari birimdir ve ülkenin kudeyinde yer alır. 291.327 nüfusa sahip ilçenin merkezi Pančevo'dur.\n\n\nDeniz Evin\nDeniz Evin (d. 1 Ocak 1983, Kırşehir), Türk sinema, tiyatro ve dizi oyuncusu. \nHacettepe Üniversitesi Oyunculuk Bölümü'nü bitirdi. Genç oyuncunun ilk televizyon tecrübesi 2008 yılında rol aldığı Doludizgin Yıllar dizisi ile olmuştur. Daha sonra Fox TV’de yayınlanan Unutma Beni dizisi ile oyunculuk kariyerine devam eden genç oyuncunun, geniş kitleler tarafından tanınması ise Beni Affet dizisinde canlandırdığı Umut karakteri ile olmuştur. Aynı zamanda Fetih 1453 filminde başrol oynayan, tiyatro ve sinema oyuncusu Devrim Evin'in kardeşidir.\nDeniz Evin \"Beni Affet\" dizisinde canlandırdığı Umut karakteri ile tanınmıştır. Ancak 2017 yılında sağlık problemleri sebebiyle diziden ayrılmıştır. Genç oyuncu \"Beni Affet\" dizisinde eski rol arkadaşı olan \"Gaye Turgut\" ile evlidir.\nSinematürk'te Deniz Evin\n\n\nLove Stage!!\n, Eiki Eiki tarafından yazılan, Taishi Zaō tarafından çizilen bir Japon \"yaoi\" manga dizisi. Kadokawa Shoten'in \"Asuka Ciel\" dergisinin Temmuz 2010 sayısında dizileştirilmeye başlandı. \"Back Stage!!\" adlı bir yan ürün light novel dizisi, Mayıs 2011'de yayınlanmaya başlandı. J.C.Staff tarafından oluşturulan anime televizyon dizi uyarlaması Temmuz 2014'te yayınlanmaya başladı.\n\n\nPolikristalin silikon\nPolikristalin silikon (ya da çok kristalli Silisyum, multi-Si, yarı kristal Silisyum, Poli-Si veya polysilikon) küçük kristaller olarak da bilinen, kristalitten oluşan bir silikon malzemedir. Polikristalin silikon fotovoltaik güneş hücrelerinin üretiminde önde gelen malzeme olarak kullanılır. Monokristalin silikon ve amorf silikondan farklıdır.\nPolikristalin silikon güneş paneli imalatında önemli bir bileşendir. Fotovoltaik güneş sanayi büyümesi bu materyalin temini ile sınırlıdır. 2006 yılında ilk kez dünyanın yarısından fazlası güneş paneli imalatında polisilikon kullandı. Monokristalin silikona göre daha ucuz ve daha az verimlidir.\n\n\nAlone in the Dark\nAlone in the Dark, Infogrames tarafından geliştirilen ve 1992 yılında yayımlanan \"Alone in the Dark\" adlı oyunla başlayan video oyunu serisi. 2005 yılında aynı adla bir sinema filmine de uyarlanmıştır.\n\n\nAykut ErdoÄŸdu\nAykut Erdoğdu (d. 28 Ağustos 1972; Sarıkamış, Kars); Türk maliyeci, siyasetçi ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul milletvekili. İlk defa 2011 Türkiye genel seçimleri'nde CHP İstanbul milletvekili olarak meclise girmiştir. Uluslararası muhasebe ve denetim standartları, mali analiz, bilgisayarlı modelleme, finansal modelleme ve nicel çözümleme konularında uzmanlığı bulunmaktadır.\nAykut Erdoğdu 28 Ağustos 1972 tarihinde Kars'ın Sarıkamış ilçesinde Asım ve Seher çiftinin dört çocuğundan en küçüğü olarak doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Erzurum'da tamamlamasının ardından 1993 yılında Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nden mezun oldu. Yüksek Lisansını Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan Carnegie Mellon Üniversitesi'nde \"Kamu Politikaları ve Yönetimi\" üzerine yaptı.\n1995 yılında Hazine Müsteşarlığı stajyer hazine kontrolörlüğüne atandı. Bir süre sonra hazine başkontrolörlüğüne getirildi. 2004 yılında ABD'de çalışmalarda bulundu. 2005 yılında ABD İç Denetçiler Enstitüsü’nden Uluslararası geçerliliği olan Sertifikalı İç Denetçi (Certified Internal Auditor) unvanı aldı. Ayrıca Hazine müsteşarlığındaki görevi sırasında Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası ve Avrupa Birliği fonlarıyla finanse edilen çeşitli projelerin başdenetçisi olarak görev yaptı. İngilizce ve Almanca bilmektedir. Evli ve bir çocuk babasıdır.\nErdoğdu, Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) katıldı ve ilk defa 2011 Türkiye genel seçimleri'nde CHP İstanbul 2. Bölge milletvekili olarak meclise girdi. Milletvekilliği döneminde Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu üyeliği ve Komisyon’da partisinin Grup sözcülüğü görevlerini yürüttü. 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturması sonrası oluşturulan CHP Kriz Masası’nın Başkanlığı’na getirildi. 6 Eylül 2014 tarihinde CHP Parti Meclisi üyesi seçildi fakat 23 Ekim 2014 tarihine Parti Meclisi üyeliğinden istifa etti. Haziran 2015 ve Kasım 2015 Türkiye genel seçimleri'nde tekrar CHP İstanbul milletvekili olarak meclise girdi.\n\n\nOrta Banat İlçesi\nOrta Banat İlçesi () Sırbistan'ın idari sisteminde istatistiksel bölgelerin içinde yer alan bir idari birimdir ve ülkenin kudeyinde yer alır. 187.667 nüfusa sahip ilçenin merkezi Zrenjanin'dir.\n\n\nKuzey Banat İlçesi\nKuzey Banat İlçesi (, \"Severnobanatski okrug\", , , , }}) Sırbistan'ın idari sisteminde istatistiksel bölgelerin içinde yer alan bir idari birimdir ve ülkenin kudeyinde yer alır. 146.690 nüfusa sahip ilçenin merkezi Kikinda'dır.\n\n\n1999 UEFA ülkeler sıralaması\n1999-00, yeni katsayı hesaplama metodunun kullanıldığı ilk sezondur. Bu nedenle, 1998-99 dahil son 5 sezona dönük hesaplamalar yeni formata göre yeniden yapılmıştır. (1998 katsayıları ile farklılık bu nedenledir.)\n1999 UEFA ülkeler sıralaması, ülkelerden 2000-01 UEFA Şampiyonlar Ligi ve 2000-01 UEFA Kupası'na katılacak takımların sayısını ve bu takımların maçlara başlayacağı turları belirlemekte kullanılmıştır.\nÜlkelerden Avrupa Kupalarına katılan takımların maçlara başlayacağı turlar için UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası sayfalarına bakınız.\nÜlke Katsayısı hesaplama metodu\nBir ülkeden o sezon UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası'na katılan tüm takımların aldığı puanlar toplanır ve katılan toplam takım sayısına bölünür. Bu puanlama ülke takımları için şu şekildedir:\nElemelerde;\nGruplar ve sonrasında;\n\"Not: Penaltı atışlarıyla tur geçmek puanı etkilemez. (120 dakika sonucu dikkate alınır)\"\nBonus Puanlar;\nÖrnek katsayı hesaplaması\nBir sezonda aynı ülkeden 5 takım;\nX takımı Şampiyonlar Ligi ön elemeleri 3. turunda 1 galibiyet 1 mağlubiyet alarak Avrupa Ligi 4. ön eleme turuna düşsün. Bu turda da 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak elensin.\nY takımı Avrupa Ligi 2. ön elemesini 2 galibiyetle geçsin. 3. ön eleme turunda 2 mağlubiyet alarak elensin.\nZ takımı 4. ön eleme turunu 2 galibiyetle geçerek gruplara kalsın. Gruplarda 2 galibiyet 4 mağlubiyet alarak elensin.\nR takımı 3. ve 4. ön eleme turlarını 3 galibiyet 1 beraberlikle geçerek gruplara kalsın. Gruplardan 4 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak bir sonraki tura kalsın ve bu turda 2 maçı da kaybederek elensin.\nP takımı ise gruplarda 1 galibiyet 2 beraberlik 3 mağlubiyet alarak elensin.\nBu durumda ülke puanı:\n\n\nTime Heist\n\"Time Heist\", Büyük Britanya bilimkurgu dizisi \"Doctor Who\"nun sekizinci sezonunun beşinci bölümü. Stephen Thompson ve Steven Moffat'ın yazdığı bölümün yönermenliğini Douglas Mackinnon üstlenmiştir. Başrollerde Peter Capaldi ve Jenna Coleman, konuk oyuncu olarak da Keeley Hawes yer almaktadır.\nClara'nın dairesinde On İkinci Doktor, TARDIS'in telefonuna cevap verir. Ardından her ikisi de kendilerini farklı bir ortamda artırılmış beyne sahip bir hacker olan Psi ve mutant bir şekil değiştirici olan Saibra ile bulur. Herkes kısa süreli bellek silmesini kabul ettikten sonra Mimar'dan bir kayıt, onlara Karabraxos Bankasına girme ve kasasından üç öge çalma talimatı verir.\nBanka güvenliği başkanı Bayan Delphox, suçlu olanları tespit etmek ve beyinlerini yok etmek için Teller adlı telepatik bir uzaylı kullanır. Doktor yakalanmamak için bellek silinmesinin gerekli olduğuna inanmaktadır. Doktor, Clara, Saibra ve Psi, Mimar tarafından geriye kalan atomik doğrayıcılar gibi görünen, hızlı ve acısız bir şekilde ölmek üzere yakalandıklarında kullanılacak altı cihaz bulur. Hem Saibra hem de Psi, Teller ile karşılaştıklarında doğrayıcılarla kendilerini feda ederek Doktor ve Clara'nın kasa kapısına ulaşmasına izin verirler.\nKapının açılması imkânsız görünüyor, ancak daha sonra bir güneş fırtınası gezegenin yüzeyine çarparak otomatik bir kilit açma dizisini tetikler. Doktor bunun bir \"zaman yolculuğu soygunu\" olduğunu fark eder. Saibra'nın DNA'sını stabilize etmek için gereken serumu ve Psi'nin uzun süreli anılarını geri yüklemek için devreyi kurtarırlar. Doktor ve Clara yakalanır ve Delphox'un ofisine getirilir. Korumalar, kendisinin Saibra ve Psi olduğunu gösterir. Doğrayıcılar aslında yörüngedeki bir kaçış gemisine kısa menzilli ışınlanma sağlayan ışınlayıcılardır. Fırtına Banka'yı yok etmekle tehdit eder, ancak Doktor üçüncü ögeyi ortaya çıkarmak ister.\nBanka'nın müdürü Madam Karabraxos ile özel kasasında buluşurlar. Karabraxos, Delphox'u Karabraxos'u hayal kırıklığına uğrattığı için yakmadan önce, Bayan Delphox'u Teller'ın kasaya getirmesini yönlendirir. Karabraxos ayrılmadan önce Doktor, TARDIS telefon numarasını pişmanlık duyduğunda kullanması için verir. Teller geldiğinde Doktor, kısa süreli belleğini geri yüklemesine izin verir. TARDIS'e kasada bıraktığı bir şeyden pişman olan ölmekteki Karabraxos'tan çağrı gelir. Doktor, Saibra ve Psi'yi bir araya getirmek ve onları bu noktaya getirmek için zaman soygununun Mimarı olur. Doktor, onlara neden altı ışınlanma olduğunu gösterir: Karabraxos, Teller'ı işbirliğine zorlamak için kilitlediği Teller'ın arkadaşını kurtarmasını ister. Teller, arkadaşını serbest bırakır. İkisi, barış içinde yaşamak için nüfusun yoğun olmadığı bir gezegene gider.\nBellek solucanları ilk kez 2012 Noel özel bölümü \"The Snowmen\"da tanıtılmıştır.\nPsi, galaksinin en kötü şöhretli suçlularından bazılarını görselleştirerek Teller'ı Clara'dan çekmeye çalıştığında, gördüğü fotoğraflar arasında Sensorite (1964 yılındaki \"The Sensorites\" hikâyesinden), bir Terileptil (1982 yılındaki \"The Visitation\" hikâyesinden), bir Slitheen, bir Buz Savaşçısı, \"A Town Called Mercy\" bölümündeki Silahşör, \"Torchwood\"dan Kaptan John Hart, \"The Sarah Jane Adventures\"tan Androvax ve Trickster ve \"Doctor Who Dergisi\"nden Abslom Daak bulunmaktadır.\n\n\nMorvan sendromu\nMorvan sendromu veya Morvan fibriller koresi (MFC), on dokuzuncu yüzyıl Fransız hekimi Augustin Marie Morvan'ın adını taşıyan nadir otoimmün bir hastalıktır. Morvan, uzun kasların çoklu düzensiz kasılmaları, kramplar, halsizlik, kaşıntı, hiperhidrozis, uykusuzluk ve deliryum semptomları gösteren hastaları anlatırken ilk kez 1890 yılında \"La chorée fibrillaire\" terimini kullanmıştır. Hastalık normal seyrinde yavaş ve sinsi bir başlangıç göstererek aylar ve yıllar içinde ortaya çıkmaktadır. Vakaların %10'u ölümle sonuçlanırken yaklaşık %90'ı kendiliğinden düzelmektedir.\n\n\nKolya\nKolya (özgün adı: Kolja) 1996 Çek Cumhuriyeti yapımı bir dram filmidir. Yönetmenliği Jan Svěrák tarafından yapılan filmin başrolünde aynı zamanda Pavel Taussig'in bir öyküsünden senaryosunu da yazan yönetmenin babası Zdeněk Svěrák yer almaktadır. Filmin konusu hayatı beklenmedik bir şekilde yeniden şekillenen bir adam hakkındadır. Film, En İyi Yabancı Dilde Film dalında Altın Küre ve Oscar Ödülü kazanmıştır.\n\n\n1998 UEFA ülkeler sıralaması\n1998 UEFA ülkeler sıralaması, ülkelerden 1999-2000 UEFA Şampiyonlar Ligi ve 1999-00 UEFA Kupası'na katılacak takımların sayısını ve bu takımların maçlara başlayacağı turları belirlemekte kullanılmıştır.\nÜlkelerden Avrupa Kupalarına katılan takımların maçlara başlayacağı turlar için UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası sayfalarına bakınız.\nÜlke Katsayısı hesaplama metodu\nBir ülkeden o sezon UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası'na katılan tüm takımların aldığı puanlar toplanır ve katılan toplam takım sayısına bölünür. Bu puanlama ülke takımları için şu şekildedir:\n1999 öncesi tüm maçlarda;\n\"Not: Penaltı atışlarıyla tur geçmek puanı etkilemez. (120 dakika sonucu dikkate alınır)\"\nBonus Puanlar;\nÖrnek katsayı hesaplaması\nBir sezonda aynı ülkeden 5 takım;\nX takımı Şampiyonlar Ligi ön elemeleri 3. turunda 1 galibiyet 1 mağlubiyet alarak Avrupa Ligi 4. ön eleme turuna düşsün. Bu turda da 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak elensin.\nY takımı Avrupa Ligi 2. ön elemesini 2 galibiyetle geçsin. 3. ön eleme turunda 2 mağlubiyet alarak elensin.\nZ takımı 4. ön eleme turunu 2 galibiyetle geçerek gruplara kalsın. Gruplarda 2 galibiyet 4 mağlubiyet alarak elensin.\nR takımı 3. ve 4. ön eleme turlarını 3 galibiyet 1 beraberlikle geçerek gruplara kalsın. Gruplardan 4 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyet alarak bir sonraki tura kalsın ve bu turda 2 maçı da kaybederek elensin.\nP takımı ise Şampiyonlar Ligi gruplarında 1 galibiyet 2 beraberlik 3 mağlubiyet alarak elensin.\nBu durumda ülke puanı:\n\n\nGive Your Heart a Break\n\"Give Your Heart a Break\", Amerikalı şarkıcı Demi Lovato tarafından seslendirilen şarkı. 23 Ocak 2012 tarihinde çıkan şarkı Lovato'nun üçüncü stüdyo albümü olan \"Unbroken\"ın son teklisidir. Şarkının yapımcılığını, şarkıyı yazan Josh Alexander ve Billy Steinberg üstlenmiştir.\nŞarkı \"Billboard\" Hot 100 listesine 72. sırada giriş yapmış ve 16. sıraya kadar yükselmiştir. \"Billboard\" Pop Songs listesinde ise 1. sırada yer almıştır. Yeni Zelanda'da ilk kez 22. olarak giriş yapan şarkı 9. sıraya kadar yükselmiş ve ilk kez iki şarkısı ilk 10'da yer almıştır.\n\n\nÉder (Portekizli futbolcu)\nÉderzito António Macedo Lopes (d. 22 Aralık 1987; Bissau, Gine-Bissau), Santrafor mevkisinde görev yapan millî futbolcudur.\n\n\nSzeged Ãœniversitesi\nSzeged Üniversitessi (, ) Macaristan'ın üçüncü büyük kenti Szeged'de bulunan bir araştırma üniversitesi. Macaristan'ın ve Orta Avrupa'nın en kayda değer üniversitelerinden olan Szeged Üniversitesi, 1872'de Avusturya-Macaristan İmparatoru Franz Joseph tarafından bugün Romanya sınırlarında yer alan Cluj-Napoca'da Kolozsvár Üniversitesi adıyla kurulmuş, Triyanon Antlaşması'nın imzalanmasından sonra 1921'de Macaristan sınırlarına taşınmıştır.\n\n\nYüksel Gözen\nYüksel Gözen, (5 Nisan 1938, İstanbul - 1 Mayıs 1991, İstanbul), daha çok yardımcı rollerde oynayan Türk sinema ve tiyatro oyuncusu.\nOyunculuğa 1972 yılında Haldun Dormen Tiyatrosu'nda başlayan oyuncu, kariyeri boyunca çeşitli tiyatrolarda sahneye çıktı. 1983 yılında TRT 1 kanalında yayınlanan Üç İstanbul dizisinde rol aldı. 1985 yılında \"Yalnızlar Parkı\" oyununda gösterdiği performansla \"en iyi yardımcı erkek oyuncu\" dalında Avni Dilligil Ödülü'nü kazandı.\nFilmografisine 216 film sığdıran Gözen, daha çok Kemal Sunal komedilerinde canlandırdığı rollerle tanındı. \"Sekreter\" filminde sekreterini dikizleyen sapık patron, \"Garip\" filminde mağdur bakkal, \"Atla gel Şaban\" filminde dedikoducu kadın kılığındaki adam rolleri ile Türk sineması'nın unutulmaz oyuncuları arasına girdi.\nŞeker hastası olan Yüksel Gözen, hastalığı neticesinde çalışamayacak duruma gelmişti. 1991 yılında Yeşilçam'da kaldığı bir otel odasında, ölü olarak bulundu.\n\n\nMnet Asya Müzik Ödülü En İyi Erkek Grup\nEn İyi Erkek Grubu Mnet Asya Müzik Ödülleri ( 남자 그룹 상 ) ödülü CJ E & M Resimler ( Mnet ) tarafından her yıl sunuldu.\n İlk 1999 yılında yapılan 1. Mnet Asya Müzik Ödülleri töreninde verildi ; grup H.O.T. \"I Yah \" şarkısı ödül kazandı ve müzik endüstrisinin en sanatsal başarı ile erkek grup onuru verildi.\nHer yıl o yıl düzenlenen Mnet Asya Müzik Ödülleri hakkında maddeye bağlıdır .\n2014 itibarıyla , üç erkek gruplar iki veya daha fazla ödül aldı .\n\n\nSamuel Schmid\nSamuel Schmid (d. 8 Ocak 1947, Rüti bei Büren, Bern Kantonu) İsviçreli politikacı. 2000-2008 yılları arasında kadar İsviçre Federal Konseyi Üyeliği, İsviçre Savunma, Sivil Korunma ve Spor Bakanlığı yaptı. 2005 yılında İsviçre Konfederasyonu Başkanı seçildi.\n\n\nMnet Asya Müzik Ödülü En iyi Ballad/R&B Performansı\nEn iyi Ballad / R & B Performansı Mnet Asya Müzik Ödülleri ödülü 1999-2009 kadar CJ E & M ( [ Mnet] ) tarafından her yıl sunuldu .\nİlk 1999 yılında yapılan 1. Mnet Asya Müzik Ödülleri töreninde verildi ; Jo Sungmo \" Your Soul için \" onun türkü performansı ödülünü kazandı ve müzik sektöründe en iyi şarkısı performansı ile sanatçı onuru verilmiştir . İyi Ballad Performans ve En İyi R & B Performansı - Gelecek yıl , kategori , iki ayrı kategoride yapıldı . Daha sonra 2008 yılında 10 Mnet Asya Müzik Ödülleri , iki kategoride bir kez daha bir araya getirdi ve Kim Tae - woo \"Love Rain filmindeki performansıyla ödülünü aldı burada 2009 yılında 11. Mnet Asya Müzik Ödüllerine kadar verilmiştir. \nAşağıdaki listeler 1999-2009 Best Ballad / R & B Performansı için çeşitli ödüller alan sanatçı ( lar) verilmiştir.\n\n\nThe Stone Roses\nThe Stone Roses 1983'te Manchester'da kurulmuş İngiliz rock grubudur. 1980 sonları ve 1990 başlarında Madchester akımının önde gelen gruplarından biriydi. Grubun en başarılı ekibi vokalist Ian Brown, gitarist John Squire, basçı Mani ve davulcu Reni'den oluşuyor.Grup çıkış albümü \"The Stone Roses\"ı 1989'da çıkardı.\n\n\nGaon Chart K-Pop Ödülleri\nGaon Grafik K-Pop Ödülleri ( Hangul : 가온 차트 K-POP 어워드 ) önemli müzik ödülleri ulusal müzik kayıt tablosu Gaon Chart tarafından Güney Kore'de her yıl düzenlenmektedir. Ödül şarkıları ve albümleri ziyade müzisyenler daha fazla odaklanır . Ödül finalistleri şarkıların ve albümlerin satış verilerine göre bir önceki yılın Gaon yıl sonu grafik performansına dayalıdır.\nMiss A \n\n\nVoerde\nVoerde, Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletine bağlı Wesel ilçesinde bulunan bir şehirdir. Yüzölçümü 53.49 km² olan şehrin nüfusu 31 Aralık 2013 tarihi itibarı ile 36,514'tür.\n\n\nApink'in kazandığı ve aday gösterildiği ödüller listesi\nBunlar Güney Koreli kız grubu Apink tarafından alınan ödül ve adaylık listesidir.\nLOEN Entertainment tarafından düzenlenen online müzik ödülü törenidir.\nAltın Disk Ödülleri Güney Kore müzik sektöründe üstün başarıları için Kore Müzik Endüstrisi Birliği tarafından her yıl sunulan ödülleri 1986 yılında kurulan müzik ödülleridir. Ana Ödülü ( Disk Bonsang ) ödül töreni hâkimler tarafından albüm ve çevrimiçi oylama ile dijital satış ve nihai kararı hesaplayarak en iyi 10 sanatçılara karar verilir . Büyük Ödül ( Disk Daesang ) Yılın eşdeğer Sanatçı , Disk Bonsang den aday en iyi tam uzunlukta albüm sanatçısı layık olmasıdır.\nBunlar Güney Kore'nin televizyonda müzik gösterileri Apink'in ödül kazandığı programlardır\n\n\nTorquay\nTorquay, İngiltere'nin Devon Kontluğu'nda bulunan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 2011 yılı itibarı ile 65,245'tir.\n\n\nXiumin\nKim Min-seok (doğum 26 Mart 1990), daha çok bilinen adıyla Xiumin, Güney Koreli şarkıcı ve oyuncudur. Güney Kore-Çin erkek grubu EXO ve alt grupları EXO-M ve EXO-CBX'in üyesidir.\nXiumin 26 Mart 1990 tarihinde Guri, Gyeonggi, Güney Kore'de doğdu. Catholic Kwandong Üniversitesi'nde öğrenciydi. Ayrıca Güney Kore'li INFINITE grubu üyesi Dongwoo ile aynı liseye gitmiştir.\nXiumin dövüş sanatları ile ilgilenmiştir. Kendo ve Taekwondo'da siyah kuşağa sahiptir. Ayrıca Wushu ve eskrim eğitimi de görmüştür.\n2008 yılında,18 yaşındayken S.M. Everysing yarışmasında ikinci olduktan sonra S.M. Entertainment'e katıldı. 26 Ocak 2012'de EXO'nun yedinci üyesi olarak tanıtıldı. EXO'nun en büyük üyesidir.\n2013 yılında aktris Kim Yoo-jung ile Lovelyz grubu üyesi JIN'in \"Gone\" adlı şarkısının müzik klibinde yer almıştır.\nOcak 2015'te S.M. Entertainment müzikali School OZ'da grubunun üyesi Suho, f(x) grubundan Luna, SHINee grubundan Key, TVXQ grubundan Changmin ve Red Velvet grubundan Seulgi ile beraber yer aldı. Müzikalde Aquila karakterini canlandırdı. Ekim 2015'te aktris Kim So-eun ile beraber \"Falling for Challenge\" adlı web dramada başrolü oynadı. Drama için ilk solo şarkısı \"You Are The One\"ı yayınladı. \"Falling for Challenge\" Güney Kore'de 2015 yılında en çok izlenen web drama oldu.\nŞubat 2016'da, Xiumin AOA grubu üyesi Jimin'in solo albümündeki \"Call You Bae\" adlı şarkıda ve şarkının müzik videosunda yer aldı.\nTemmuz 2016'da oyuncu olarak çıkışını Güney Kore filmi \"\" ile yaptı. Ağustos ayında grup üyeleri Chen ve Baekhun ile \"\" adlı dizi için \"For You\" adlı şarkıyı seslendirdi.\nEkim 2016'da S.M. Entertainment, Xiumin'in Chen ve Baekhyun ile birlikte Exo'nun ilk resmi alt grubu EXO-CBX ile çıkış yapacağını açıkladı. İlk albümleri \"Hey Mama!\" 31 Ekim'de yayınlandı.\n\n\nTürkiye'de hidroelektrik enerjisi\nTürkiye'de hidroelektrik enerjisi, birincil enerji üretiminin %14'ünü, toplam tüketiminin %3,9'unu karşılamaktadır.\nTürkiye'nin enerji üretimi 32.229 bin TEP (ton eşdeğer petrol), hidrolik enerji üretimi 4.501 bin TEP 'tir. 114.480 bin TEP tüketimin 4.501 bin TEP'i (%3,9) hidrolikten sağlanmaktadır.\nTürkiye'nin hidroelektrik enerji potansiyeli, dünyanın %5'ine, Avrupa'nın %16'sına karşılık gelir. Potansiyel açısından Avrupa'da Norveç'ten sonra ikinci sıradadır. Türkiye'nin 47.947 MW/yıl (megawatt/yıl) hidrolik potansiyel gücün, 19.619 MW/yıl'lık bölümü yani %41,3'ü işletme halindedir. Yapılmakta olan 8.343 MW/yıl kapasiteli 256 hidroelektrik santralin devreye girmesi ile potansiyelin kullanımı %58,9'a çıkacaktır. Türkiye halen hidroelektrik potansiyelini ekonomik olarak kullanamamaktadır.\nTürkiye'de iklime bağlı hidroelektrik üretimi yıldan yıla değişkenlik gösterir. Güneydoğu Anadolu Projesi hidrolik güç açısından önemlidir. Proje tamamlandığında 19 HES'den 7476 MW kurulu güç ve 27 milyar kWh/yıl (kilowatt.saat/yıl) elektrik üretilecektir.\nsantralleri şunlardır:\n\n\nSeungri\nLee Seung Hyun (d. 12 Aralık 1990), daha çok sahne adı Seungri (Hangıl: 승리, \"Victory)\" olarak bilinen Güney Koreli şarkıcı, şarkı yazarı ve aktördür. YG Entertainment altında 2006 yılında kurulan BigBang grubu ile çıkış yapmıştır. Solo kariyere girişmeden önce, Japonya'da performans sergilerken, V.I sahne adını almıştır.\nİlk EP'i, (VVIP 2011), \"VVIP\" ve \"What Can I Do\" ile kazanç sağlamıştır. Sonrasında Gaon Chart'ta yedi numarada zirve yapmıştır ve albüm 44.000 kopyayı aşkın satmıştır. İkinci Korece EP'i Let's Talk About Love (2013) daha iyi sayılırdı ve Gaon Chart'ta üç numara yerleşen \"Gotta Talk to You\" tarafından desteklenmişti. EP, ilk Japonca stüdyo albümünde tekrar yayınlanmıştır.\n2019 yılında isminin Burning Sun skandalına karışmasıyla eğlence sektöründen ayrıldığını açıkladı.\n\n\n2015 Bamako otel saldırısı\n2015 Bamako otel saldırısı, Mali'nin başkenti Bamako'daki Radisson Blu isimli otelin 7. katında 20 Kasım 2015 tarihinde düzenlenen saldırı.\nSaldırıda eylemcilerle güvenlik güçleri arasında silahlı çatışma çıktı. Saldırı başladığında saldırganlar 170 kişiyi rehin aldı. Çoğunlukla yabancılar ve özellikle de Batılı yetkililerin kaldığı Radisson Otel'deki müşterilerin özellikle hedeflendiği aktarıldı.\n8 saat süren rehine krizinde yaşanan çatışmanın ardından Birleşmiş Milletler Barış Gücü'nün yaptığı açıklamada, \"Otelde 27 kişinin cesedi bulundu\" denildi. Güvenlik yetkilileri, otele yapılan saldırıyı 12 eylemcinin gerçekleştirdiğini açıkladı. Otel baskınını ise çeşitli ülkelerce terör örgütü olarak tanımlanan el-Kaide'ye bağlı el-Murabitun üstlendi.\n\n\nSaint Helier\nSaint Helier (), Jersey'in başkenti ve 12 belediyesinden biridir. Nüfusu 2011 yılı itibarı ile yaklaşık 33.500'dür.\n\n\nGizem Berk\nGizem Berk (d. 6 Temmuz 1981, Ankara), Türk rock müzik şarkıcısı.\n6 Temmuz 1981 yılında Ankara'da doğan Gizem Berk, annesi Nüket Berk ve babası Ertuğrul Berk'in tek çocuğudur. \n3.5 yaşında başladığı buz pateni sporunu uzun yıllar lisanslı olarak devam ettirmiş, birçok yarışmada derece almıştır.\nRock müziğe olan ilgisi küçük yaşlarda evde en sık dinlenen müziklerlerin başında gelen Pink Floyd, Led Zeppelin, Deep Purple ve Jannis Joplin ile başlamıştır..\n1995 yılında Ankara Operası sanatçılarından Selva Erdener ile şan çalışmaya başlamıştır. Aynı yıllarda gitar dersleri de almaya başlayan Gizem Berk, amatör olarak müziğe 15 yaşındayken TED Ankara Koleji'nde lise arkadaşlarıyla kurdukları Ethereal Travel isimli grupta solist olarak başlamıştır.\nGrup 1998 yılında kendi parçalarından oluşan \"The Mad Cartridge\" isimli albümü Hammer Müzik etiketiyle çıkartmıştır.\n1998 yılında anne mesleği olan diş hekimliği okumak üzere İstanbul'a yerleşmiş ve Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği fakültesinde öğrenimine başlamıştır.\n2001 yılında kendi solo albümünü yapmaya karar veren Gizem Berk, Ethereal Travel grubunun solisti olduğu dönemlerde tanıştığı Güven Erkin Erkal'ın bağlantısı ile Seçkin Gül ve Onur Betin ile tanışmıştır.\nHazırladıkları demo ile Cezzar Records ile anlaşan Gizem Berk, 2003 yılında, üniversite son sınıftayken kendi ismini taşıyan ve parçaların çoğunluğunun kendine ait olduğu ilk solo albümünü yayınlamıştır.\nAlbümün düzenlemelerini Seçkin Gül ve Onur Betin yapmıştır.\nAlbümde yer almış 12 parça arasında bir İspanyolca parça ve 3 remix parça da bulunmaktadır.\nAlbümde en çok dikkat çeken ve sevilen parça İkimiz isimli sözü ve müziği Gizem Berk'e ait olan parça olmuştur.\n2004 yılının sonlarına kadar aktif olarak yürüttüğü müzik kariyerine ara vermeye karar veren Gizem Berk, 2005 yılında RWTH Aachen Üniversitesi'nde Diş Hekimliğinde kullanılan lazerler üzerine eğitimine başlamış ve 2007 yılında mezun olmuştur.\n2004 yılından itibaren diş hekimliğinde kullanılan lazerler ile ilgili birçok bilimsel çalışmada yer almış ve Amerika başta olmak üzere; İspanya, Almanya, Tayvan, Yunanistan, Belçika, İngiltere, Avusturya, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde gerçekleşen birçok uluslararası kongrede konuşmalarıyla ülkemizi temsil etmiştir.\nHalen bilimsel çalışmalarına devam etmekte ve aktif olarak annesiyle beraber Ankara'da sahibi olduğu klinikte çalışmaktadır.\nMüzik kariyerine verdiği uzun arayı bitirmeye karar veren Gizem Berk 2014 yılının başlarında Ankara'da bulunan Midas'ın Kulaklığı Stüdyosu'nun sahibi olan yakın arkadaşı, Erkan Tatoğlu ile birlikte yeni bir albüm kaydetmeye başlamıştır.\nYaklaşık 4 ay süren yapım çalışmasında albümün prodüktörlüğünü Erkan Tatoğlu, yardımcı prodüktörlüğünü Gizem Berk, düzenlemelerini ise yine Erkan Tatoğlu ve Ferhat Şahin (Elimi Bırakma, Geçmişe Küskünüm) yapmıştır.\nKayıt aşamasında klavyeler Ferhat Şahin, bas gitarlar Cüneyt Karayalçın, davullar Derun Tekelioğlu, gitarlar Doruk Baykal ve viyolonseller Erkan Özbek tarafından çalınmıştır.\nAlbüm 2 Nisan 2015 tarihinde ADA Müzik etiketiyle raflardaki yerini almıştır.\nTüm şarkıların söz ve müziklerinin Gizem Berk'e ait olduğu Elimi Bırakma isimli albümde 1999 ile 2013 yılları arasında bestelenmiş 11 Türkçe, 1 tane de İngilizce parça bulunuyor.\nAlbümün ilk klibi, Elimi Bırakma isimli parçaya çekilmiş ve yönetmenliğini Emir Khalilzadeh yapmıştır. Klipte Gizem Berk'e canlı performans ekibi; Ferhat Şahin (klavye), Derun Tekelioğlu (davul), Murat Erk (bas gitarlar) ve Orçun Büker (gitarlar) eşlik etmiştir.\nAlbümün ikinci klibi ise, Geçmişe Küskünüm isimli parçaya Erkan Tatoğlu yönetmenliğinde çekilmiştir. Klipte Gizem Berk'e yine canlı performans ekibi eşlik etmiştir.\n\n\nBilbeys\nBilbeys (; Kıptice: \"Phelbs\"), Mısır'ın Şarkiye ilinde bulunan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 2012 yılı itibarı ile 300,000'dir.\nMısır Hava Kuvvetleri Akademisi kompleksi ile Mısır'ın en eski camisi Sedat Kureyş Camii Bilbeys'te yer almaktadır.\n\n\nKafrü'ş-Şeyh\nKafrü'ş-Şeyh (), Mısır'ın Kafrü'ş-Şeyh ilinin merkezi olan şehirdir. Şehir, Nil Deltası'nda Kahire'nin 134 km kuzeyinde yer almaktadır. Şehrin nüfusu 2012 yılı itibarı ile 160,266'dır.\nKafrü'ş-Şeyh, bir pirinç fabrikası, bir tavuk yemi fabrikası ile bir şeker pancarı fabrikası dahil olmak üzere çeşitli fabrikalara ev sahipliği yapmaktadır.\n\n\nTrouble Maker\nTrouble Maker Cube Entertainment tarafından 25 Kasım 2011 yılında oluşturulan Güney Kore müzik grubudur. Grubun iki üyesi HyunA ve Jang Hyunseung . 2011 yılında Trouble Maker adlı mini albümle çıkış yapmışlardır. 2011 ve 2012 yılında MAMA ödül töreninde Troublemaker şarkıları ile performans sergilediler ve bu şarkıyla beraber birçok ödül aldılar. 2013 yılında Chemistry adlı mini albümleriyle geri dönüş yaptılar. Albümün ana şarkısı olan Now yine birçok ödül almıştır ve 2013 yılında MAMA töreninde performans sergilemiştirler. Grup, 2018 yılında HyunA'nın şirketten ayrılmasıyla dağılmıştır.\n\n\nPeter Hollens\nPeter Hollens (d. 4 Mart 1982) Amerikalı müzisyen, söz yazarı, yapımcı ve girişimci. Hollens, 1999 yılında Oregon Üniversitesi'nde Leo da Silva ile birlikte Oregon'un ilk resmi akapella müzik grubu olan On The Rock grubunu kurduğundan beri akapella müzikle ilgilenmektedir. Hollens yeni müzik videolarını düzenli olarak YouTube kanalında yayınlamaktadır.\nHollens kökenlidir. Oregon Üniversitesi'nde Vokal Performansları Bölümü'nden 'Konservatuvar Lisans' derecesiyle mezun oldu. Hollens üniversiteden mezun olduğundan beri üniversitelerarası akapella ile ilgilenmektedir. Akapella kaydı, yapımcılığı ve ABD'deki akapella yarışmalarında jürilik yapmaktadır.\n2010'da NBC'de yayınlanan ve o dönem jüriliğini Shawn Stockman, Nicole Scherzinger ve Ben Folds'un yaptığı The Sing Off yarışmasına On The Rock grubunun solo performanslarına liderlik etmek için katıldı. Grubu 10 grup arasında 5. olarak yarışmayı tamamladı.\nHollens, Eugene, Oregon'daki ev stüdyosundan kayıt ve yapımcılık işleri ve ayrıca Sony ve Epic Records için de kayıtlar yaptı. \"The Sing-Off Season 2-Greatest Hits\" albümü hem Hollens'in kayıtlarını hem de Divisi, Cornell's Chordials, the Duke's Men of Yale ve the Whiffenpoofs gibi grupların akapella şarkılarını içermektedir. Hollens ayrıca The Sing Off yarışmasının 2. Sezon şampiyonu Committed, the Backbeats ve 4 Grammy Ödüllü The Swingle Singers gruplarıyla da çeşitli kayıtlar yapmıştır.\nHollens 2011'de çok-parçalı akapella cover müzik videolarını yayınladığı YouTube kanalını açtı. Defalarca çeşitli sanatçılarla ve sıklıkla Lindsey Stirling ve Taylor Davis ile birlikte çalıştı. 6 Mayıs 2015'te YouTube kanalı 1 milyondan fazla takipçiye ulaştı. Ayrıca 2013'te müzikal çabaları desteklemek için kurulan crowdfunding platformu 'a katıldı.\n2012'de ilk albümünü piyasaya sürdü. 2013'te 'Eric'in 4. Sanal Korosu'nda yer alacak \"Fly to Paradise\" şarkısının öğrenme parçalarının kaydı için Eric Whitacre ile birlikte çalıştı.\n2014'te Sony Masterworks ile bir anlaşma imzaladı. Ve 27 Ekim 2014'te kendi adını taşıyan albümü yayınlandı.\nPeter Hollens - Divisi akapella grubunun kurucusu - Evynne Hollens ile evlendi. Evynne kendi YouTube kanalında müzik videolar ve bazen de eşiyle birlikte kaydettikleri videoları yayınlamaktadır. Hollens çiftinin oğlu \"Ashland James Hollens\" 31 Mart 2014'te doğdu.\n2011:\n2012:\n2013:\n2014:\n2015:\n22 Ekim 2010'da 'On The Rocks' grubuyla birlikte NBC'de yayınlanan 'The Sing-Off' yarışmasına katıldı. Hollens bir dönem gruptan ayrıldı ancak daha sonra gruba geri çağrıldı. İlk dört bölümleri Ağustos ve Eylül 2010'da ve son bölümleri de Aralık 2010'da çekildi. On The Rocks, 10 grup arasında 5. olarak yarışmayı tamamladı. Tüm gruplar yarışmanın canlı finalinde yer aldı ve yarışmayı (ve Sony Recording ile sözleşme yapma hakkını) kazanan Committed grubuna destek oldular. Tüm grupların şarkılarını içeren bir albüm hazırlandı. (Canlı ve stüdyo) bireysel parçalar iTunes aracılığıyla yayınlandı.\n\n\n2018 FIFA Dünya Kupası elemeleri (UEFA)\n2018 FIFA Dünya Kupası grup elemeleri kurası, 25 Temmuz 2015 günü Sankt-Peterburg, Rusya'da çekildi. Ev sahibi Rusya haricinde turnuvaya katılacak diğer 13 Avrupa takımının belirleneceği elemelerde toplam 54 farklı takım dokuz farklı gruba yerleştirildi. Eleme aşaması 4 Eylül 2016 tarihinde başlayacak ve 14 Kasım 2017 tarihinde sona erecektir. Dokuz eleme grubunun liderlerinin yanı sıra, gruplarını ikinci sırada tamamlayan en iyi sekiz takım arasında yapılan play-off sonucunda dört takım daha 2018 Dünya Kupası'nda mücadele etme hakkı kazanacaktır.\nGrup birincileri 2018 FIFA Dünya Kupası'na katılmaya hak kazanırken ikinciler arasında en kötü dereceyi elde eden takım 2018 FIFA Dünya Kupası'na katılamaz. Geri kalan en iyi 8 takım ikili eşleşerek aralarında play-off maçı oynar ve 4 takım daha 2018 FIFA Dünya Kupası'na katılır.\nTakımlar parantez içinde gösterilen (9 Temmuz 2015'te açıklanan FIFA Dünya Sıralamasına göre) torbalara yerleştirilmiştir.\nMaçlar 4 Eylül 2016 ile 10 Ekim 2017 tarihleri ​​arasında oynanacaktır.\nGruplarını ikinci sırada tamamlayan en iyi sekiz takım, birbirleriyle iki ayaklı çift maçlı eliminasyon sistemiyle karşılaşacaktır. Dört galip takım 2018 FIFA Dünya Kupası finallerine katılma hakkı kazanacaktır.\nElemelerin kura çekimi yapıldığı zamanda A-G gruplarında altışar H-I gruplarında beşer takım yer alması nedeniyle grup ikincilerinin sıralaması belirlenirken fazla takımın bulunduğu gruplarda altıncı takımlarla oynanan maçların dikkate alınmayacağı açıklanmıştı. Cebelitarık ve Kosova takımlarının da turnuvaya dahil edilmesi ile tüm gruplarda eşit sayıda takım olmasına rağmen UEFA tarafından aynı kuralın devam edeceği ilan edildi. Buna göre, gruplarında ikinci sırada bulunan takımların grup birincisi, üçüncüsü, dördüncüsü ve beşincisi ile olan toplamda 8 maçı dikkate alınacaktır. Mevcut sıralama aşağıdaki şekildedir:\n\n\nWidukind\nWidukind (Modern Almanca'da: Widuking veya Wittekind) 777'ten 785'e kadar Sakson Savaşları esnasında Frank Kralı Şarlman'ın baş rakibi ve Saksonlar'ın şefi.Şarlman eninde sonunda galip geldi ve bir Frank örgütlü olan Saksonya eyaletlerinin Paganlarını Roma Katolikliği'ne yöneltmeyi emretti.Sonraki zamanlarda,Widukind, Saksonlar'ın özgürlük sembolü ve efsanevi figürü haline geldi.\nWidukind'in hayatı hakkında bilinen çok azdır. İsmi kelimenin tam manasıyla \"Ormanın Çocuğu\" (mesela bir kurt) olarak çevrilir ve muhtemelen diğer isimlerine göre daha uygundur. Onun hakkındaki tüm kaynaklar onun düşmanları olan ve onu bir \"hain\" ve \"isyancı\" gibi göstererek olumsuz bir tablo çizen Franklara dayanmaktadır. Widukind Franklara karşı direnen Saksonların lideri olarak göz önüne alınırken onun askeri seferlerdeki rolü tam olarak bilinmez.\nFrank Kraliyet Yıllıklarına göre; Şarlman'ın Irminsul Mabedi'nin imhası emri üzerine Franklar 772'de Saksonya'ya sefer düzenledi. Sakson Savaşları, Angrarii'ler Frankları Fritzler meydanında kuşattığı, ve Vestfalyan kabilelerinin Deventer Kilisesini yok ettiğinde devam etti. Kral yerel soyluların karşı koymalarına misilleme olarak Sakson topraklarının Frenk sınırlarına katılmasına rıza gösterilmesine zorladı.\nWidukind adı ilk defa kroniklerde 777'de Paderborn'daki Şarlman Mahkemesinde sadece Sakson soylularından biri olarak görülmediğinde geçti. Yerine,Danimarkalı Kral Sigfred ile kaldı(Muhtemelen Sigurd Hring) İlerleyen yıllarda Vestfalyalılar yine Frankları Rhineland bölgesini işgal etti ve sonradan Kral Şarlman İspanya ile meşgulken kuvvetlerine ve yerel müttefiklerine karşı savaştılar.\n782'de,Widukind Danimarka'dan döndü ve Sakson asillerini isyana teşvik etti. İddiaya göre Şarlman 4500 isyancıyı Verden Katliamı'nda idam ettirdiğinde 782'den 784'e kadar, Saksonlar ve Franklar arasındaki yıllık savaşlar oluştu. Widukind kendisi ile Frizyalıları müttefik saydı. Ama buna rağmen Şarlman'ın 784/785 yıllarındaki kış saldırıları başarılı oldu.Liderleri ve müttefikleri anavatanlarına geri sürüldüler. 785'te Bardengau'da Widukind kendisine zarar verilmemesi karşılığında teslim olmayı kabul etti. O ve müttefiklerini Muhtemelen Attigny'de, Şarlman Vaftiz babası olarak vaftiz etti. Böylece bu olay Widukind'i bir barışa sürükledi. Frank derebeyliklerinin asil Sakson soylusu olarak makam aldı.\nWidukind'in vaftiz sonrası veya ölümünden sonrası hakkında hiçbir çağdaş kaynak bulunmamaktadır. Şarlman'ın diğerlerine idarecilerine verdiği kader onun da başına geldiği ve Manastırda hapsedildiği rivayet edilmektedir Reichenau Abbey Widukind'in dinlenme zamanlarını geçirdiği yer olarak bilinmektedir. Alternatif olarak,Saksonya yönetiminde bir mevkiye ulaşmış olabilir. Aziz Ludger'in Vita Liudgeri (Ömür Defteri) biyografisinde Veleti lideri Dragovit karşısında Şarlman'a eşlik ettiği bahsedilir. 12. yüzyıl İmparator yazılarına göre, Şarlman'ın erkek kardeşi , Baar Gerold tarafından katledildiği yazılmaktadır.\n9. Yüzyıldan beri,Widukind efsanevi bir kahraman olarak idolleştirimişti. 1100 civarında, Enger'da onun için bir mezar yapıldı;son yapılan kazılarda gerçekten de mezar bulunmuştur ancak Widukind'in vücudu olduğu tahmin edilmektedir.\nWidukind 20. yüzyılın Alman milliyetçileri arasında kahraman haline getirildi.Alman Neo-Paganları onu Almanya'nın geleneksel inançları ve Tanrılarının kutsal koruyucusu olarak gördü.\n1933'te Naziler'in gelmesinden dolayı Widukind hakkında şikayetler vardı ve onun hakkında klişe algısı getirecek yazılar yazıldı.\nEnger bölgesinde Widukind-Gymnasium Enger dahil pek çok sayıda yapı onun ismini alır.\n\n\nTamer Başar\nTamer Başar \"(d. 19 Ocak 1946 - )\" Amerika Birleşik Devletleri-İllinois Üniversitesi Urbana Yerleşkesi Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü \"Swanlund Endowed\" Bölüm Başkanı ve Kontrol sistem mühendisliği profesörü Türk bilim insanı. \n\"Tamer Başar\" 1969 yılında Boğaziçi Üniversitesi-Elektrik Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu. Yale Üniversitesi Mühendislik ve Uygulamalı Bilimler Fakültesi'nden 1970, 1971 ve 1972 yıllarında sırasıyla M.S., M.Phil., ve Ph.D. derecelerini almaya hak kazandı.\nBoğaziçi Üniversitesi ve TÜBİTAK'tan 1980 yılında ayrılan \"Başar,\" 1991 yılında 'in yerine İllinois Üniversitesi Urbana Yerleşkesi'ne \"Denetim Kuramı Profesörü\" olarak atandı.\n2008-09 yılında 'nın başkan yardımcılığını yürüten Tamer Başar, 2010-11 yılında bu konseyin başkanlığına getirildi.\n2006 yılında Richard E. Bellman anısına denetim mirası ödülü kazanan \"Tamer Başar,\" 2014 yılında ise IEEE Denetim Sistemleri Ödülü'ne layık görüldü.\nAmerika Birleşik Devletleri-İllinois Üniversitesi Urbana Yerleşkesi'nde \"İleri Araştırmalar Merkezi Müdürü\" ve \"Swanlund Endowed Bölüm Başkanı\" olan \"Başar,\" Denetim Kuramı ve Oyun kuramı konularında araştırma yapmaktadır.\n\n\nDinden çıkma\nDinden çıkma, dinden dönme ya da irtidad, bir insanın dininden ayrılmasıdır.\nDinden çıkma, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu tarafından bir insan hakkı olarak değerlendirilmektedir. Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi, hiç kimsenin kendi tercihi olan bir dini kabul etme veya inanca sahip olma özgürlüğünü zayıflatacak bir zorlamaya tabi tutulamayacağını ifade etmektedir.\nGünümüzde dinden çıkmayı suç sayan ülkelerin tamamı Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkelerdir. Hristiyan, Musevi, Budist, Hindu ya da ateist çoğunluklu hiçbir ülkede dinden çıkmayı ya da bir dinden diğerine geçmeyi cezalandıran yasalar bulunmamaktadır.\nDinden çıkmayı suç sayan ülkelerden bazıları şunlardır:\nBunun dışında bazı Müslüman ülkeler, vatandaşlıktan çıkarma, evliliğin düşmesi, çocuğun vesayetinin kaybı gibi cezalar vermektedir. Bazı Müslüman çoğunluklu ülkelerde, dinden çıkma suç olmasa da, bir Müslümanı dinden çıkmaya teşvik etmek suçtur.\nDinden dönme anlamına gelen kelimeler Yunanca sapma ya da isyan anlamına gelen apostasia'dan (\"ἀποστασία\") türemiştir.\nDini terminolojide \"küfre girer\" şeklinde ifade edilen eylemleri yapmaya irtidat, eylemi yapan kişiye mürted denir. Fıkıhta farz veya sünnet olarak tanımlanan dini emirleri reddeden, hafife alan, alay veya saygısızlık eden veya \"elfaz-ı küfür\" denilen sözleri konuşan kişilere mürted denilir. Şeriat hükümlerine göre cezası ölümdür.\nGeleneksel İslam fıkıhçıları dini emirleri terk eden kişilerin mürted kabul edilip edilmeyeceğini de tartışmışlar ve bu konuda belirli eğilimler ortaya koymuşlardır. Yaşanan tartışmalar yoğunlukla şeriata göre namaz, oruç veya zekatın terki veya reddedilmesi gibi eylemlerin cezalandırılıp cezalandırılmayacağı ile ilgili değil, cezalandırılma veya öldürülmeleri sonrasında bu kişilerin cenazelerine yapılacak işlemlerle ilgilidir. Bu kişiler mürted kabul edildiklerinde cenaze namazları kılınmaz, Müslüman mezarlığına gömülemez, miras bıraktıkları devlet hazinesine kalır.\nHanefiler ameli imanın bir parçası kabul etmedikleri için namaz, oruç gibi İslam'ın uygulanmasına dair ihmal veya ret içeren eylemlerde kişinin kanatılıncaya kadar dövülmesi veya ölünceye kadar hapsedilmesini de içeren tazir cezaları ile cezalandırılmasını öngörürler, öldüklerinde cenazelerine Müslüman cenazesi muamelesi yapılır.\nŞafii, Maliki mezheplerine göre namazı terk etmek ceza miktarı ve şekli Kur’an ve sünnetle belirlenen suçlardandır ve terk eden “had” uygulanarak öldürülür. Ancak cenazelerine Müslüman cenazesi muamelesi yapılır, miras bıraktıysa mirasçılarına paylaştırılır.\nHanbeli mezhebinde ise namazı terk eden ve bunda ısrarcı olan kişiler mürted kabul edilerek mürtedlere kılıçla öldürme şeklinde uygulanan “had cezası” tatbik edilir, cenaze namazı kılınmaz ve ceset Müslüman mezarlığına gömülmez.\nTevrat'ta şöyle demektedir:\n\n\n4Minute\n4Minute, Cube Entertainment'e bağlı Güney Koreli bir kız grubudur. Cube Entertainment 2009'un Mayıs ayında, 4 Minute adlı bir grup çıkaracaklarını duyurdu ve üyelerden Nam Ji Hyun ile Kim HyunA'nın (Eski Wonder Girls üyesi) isimlerini açıkladı. Şirket 10 Haziran'da grubun \"Hot Issue\" adlı single albümünü yayınlamış ve grup 18 Haziran'da çıkış yapmıştır. 4Minute, şarkının tanıtımlarını Ağustos ayında kadar yapmış, ay sonunda \"For Muzik\" isimli mini albümünü yayınlnmıştır. Grup \"Muzik\" şarkısıyla ödül kazanmıştır. Mini albümün yayınlanmasında kısa süre sonra \"What A Girl Wants\" şarkısı yayınlanmıştır. 27 Ağustos'ta KBS kanalı \"Won't Give You\" şarkısını sözlerinden ötürü yasakladığını açıklamıştır. 4Minute, 2 Aralık 2009'da şirketteki ünlü isimlerden Mario'nun şarkısına düet yapmış ve klibinde yer almıştır. Ayrıca Amerikalı şarkıcı Amerie'nin \"Heard Em All\" şarkısına düet yapmıştır.Grup 13 Haziran 2016 tarihinde dağılmıştır.\nGrup Ocak ayında başlayan Asya turu kapsamında Tayvan, Filipinler, Tayland, Hong Kong ve Japonya'da konserler vermiştir. İlk solo konserini 8 Mayıs 2010'da Japonya'da vermiştir. 4Minute'nin geri dönüş albümü HuH (Hit Your Heart) 19 Mayıs 2010'da yayınlanmıştır. 13 Ağustos 2010'da B2ST ile birlikte Singapur Gençler Olimpiyat Oyunları'nda sahne alarak, olimpiyatlarda sahne alan ilk Koreli kız grubu olmuştur. Grup ikinci solo konserini 4-5 Aralık 2010 tarihinde Osaka'da vermiştir.\nCube Entertainment 12 Ocak 2011'de grubun Mart ayında tam albüm yayınlayacağını duyurmuştur. 4Minute 15 Ocak 2011'de B2ST ve G.NA ile birlikte \"Digilive K-Pop Part 4 2011 In Malezya\" koserinde sahne almıştır. Grup üyeleri 2 Şubat'ta gelinlik tasarımcısı Yumi Katsura'nın Tokyo'daki defilesinde mankenlik yapmışlardır. 12 Mart'ta Music Wave In Tayland konserinde performans sergilemişlerdir. Yeni şarkılarınnın tanıtımlarından sonra 28 Mart'ta grubun \"Heart To Heart\" adlı mini albümü yayınlanmıştır. CN Blue'dan Jung Shin'in oynadığı \"Heart To Heart\" klibi ise 29 Mart'ta yayınlanmıştır. 4Minute'nin tam albüm yerine mini albüm çıkartması hayranlarını şaşırmasına neden olmuştur. Bunu üzerine Cube Entertainment tam albümün Nisan ayında yayınlanayacağını açıklamıştır. \"4Minutes Left\" adlı ilk tam albüm 5 Nisan'da çıkmıştır. \"Mirror Mirror\" şarkısının tanımına başlayan grup, şarkının koreografisi nedeniyle müzik programlarında performans sergileyememiştir. Bunun üzerine yeni koreografi hazırlayıp, 14 Nisan'dan itibaren programlara katılabilmişlerdir. Üyelerden HyunA'nın \"Buble Pop\" adlı solo albümü 5 Haziran 2011'de yayınlanmıştır. HyunA'nın klibi beş günde 1 Milyon kez izlenmiştir.\nGrubun en yeni mini albümü Volume Up ise 9 Nisan 2012'de yayınlanmıştır.\n13 Haziran 2016 tarihinde grubun dağılacağı haberleri medyaya yansıdı ve Hyuna'nın sözleşmesinin yenilendiği, diğer üyelerin ise sözleşmelerinin yenilenip yenilenmeyeceği hakkında görüştükleri açıklandı.Cube Entertainment'in yaptığı açıklamaya göre 4Minute grubu resmî olarak dağılmıştır.\n\n\nMnet Asya Müzik Ödülü En İyi Kadın Sanatçı\nEn İyi Kadın Sanatçı Mnet Asya Müzik Ödülleri (여자 가수상)  CJ E & M  (Mnet) tarafından her yıl sunuldu.\n2014 itibarıyla, beş (5) kadın sanatçı iki veya daha fazla ödül aldı.\n\n\nAgustín Marchesín\nAgustín Marchesín (d. 16 Mart 1988), Arjantinli millî futbolcudur. Santos Laguna'da oynuyor.\n\n\nMilton Casco\nMilton Casco (d. 11 Nisan 1988), Arjantinli futbolcudur. River Plate'de oynuyor.\n\n\nNahuel Guzmán\nNahuel Ignacio Guzmán Palomeque (d. 10 Şubat 1986), Arjantinli millî futbolcudur. Tigres UANL'de oynuyor.\n\n\nTürkvizyon Şarkı Yarışması'nda Sırbistan\nSırbistan, Türkvizyon Şarkı Yarışması'na ilk kez Türkiye'nin İstanbul kentinde yapılan 2015 Türkvizyon Şarkı Yarışması'na katılımını onaylamıştır.\nYarışmaya ilk kez 2015'te katılan Sırbistan adına katılacak isim Almedin Varosanin olarak belirlenmiştir.\nRenklerin anlamları\n\n\nCarlos Sánchez (Uruguaylı futbolcu)\nCarlos Andrés Sánchez (d. 2 Kasım 1984), Uruguaylı futbolcudur. River Plate'de oynuyor.\n\n\nRodrigo Muñoz\nRodrigo Muñoz (d. 23 Ocak 1982), Uruguaylı futbolcudur. Club Libertad'da oynuyor.\n\n\nGuzmán Pereira\nGuzmán Pereira (d. 16 Mayıs 1991), Uruguaylı futbolcudur. Universidad'de oynuyor.\n\n\nMathías Corujo\nMathías Corujo (d. 8 Mayıs 1986), Uruguaylı futbolcudur. Universidad'de oynuyor.\n\n\nJonathan Rodríguez (1993 doğumlu futbolcu)\nJonathan Rodríguez (d. 6 Temmuz 1993), Uruguaylı futbolcudur. RC Deportivo de La Coruña'da oynuyor.\n\n\nRomel Quiñónez\nRomel Quiñónez (d. 25 Haziran 1992), Bolivyalı futbolcudur. Club Bolívar'da oynuyor.\n\nMiguel Ángel Hurtado (d. 4 Temmuz 1985), Bolivyalı futbolcudur. Club Blooming'de oynuyor.\n\n\nAlejandro Chumacero\nAlejandro Chumacero (d. 22 Nisan 1991), Bolivyalı futbolcudur. Puebla FC'de oynuyor.\n\n\nLeonel Morales\nLeonel Morales (d. 2 Eylül 1988), Bolivyalı futbolcudur. Sport Boys Warnes'de oynuyor.\n\n\nRonald Eguino\nRonald Eguino (d. 20 Şubat 1988), Bolivyalı futbolcudur. Club Bolívar'da oynuyor.\n\n\nDanny Bejarano\nDanny Bejarano (d. 3 Ocak 1994), Bolivyalı futbolcudur. Panetolikos FC'de oynuyor.\n\n\nMartin Smedberg-Dalence\nMartin Smedberg (d. 10 Mayıs 1984), İsveç asıllı Bolivyalı futbolcudur. IFK Göteborg'de oynuyor.\n\n\nPablo Daniel Escobar\nPablo Daniel Escobar (d. 12 Temmuz 1978), Bolivyalı futbolcudur. The Strongest'de oynuyor.\n\n\nDamián Lizio\nDamián Lizio (d. 30 Haziran 1989), Arjantin kökenli Bolivyalı futbolcudur.\n\n\nJosé Peñarrieta\nJosé Peñarrieta (d. 18 Kasım 1988), Bolivyalı futbolcudur. Club Petrolero'de oynuyor.\n\n\nDamir Miranda\nDamir Miranda (d. 26 Ekim 1985), Bolivyalı futbolcudur. Club Bolívar'da oynuyor.\n\n\nEdemir Rodríguez\nEdemir Rodríguez (d. 21 Ekim 1984, Santa Cruz de la Sierra), Bolivyalı futbolcudur. Liga de Fútbol Profesional Boliviano ligi takımlarında Club Bolívar'da defans oyuncusu olarak forma giymektedir.\n\n\nSebastián Gamarra\nSebastián Gamarra (d. 15 Ocak 1997, Tarija) Bolivyalı futbolcudur. Liga de Fútbol Profesional Boliviano takımlarından Oriente Petrolero'da orta saha oyuncusu olarak forma giymektedir.\n\n\nMarvin Bejarano\nMarvin Bejarano (d. 6 Mart 1988), Bolivyalı futbolcudur.\n\n\nWálter Veizaga\nWálter Veizaga (d. 22 Nisan 1988, Cochabamba), Bolivyalı futbolcudur. Liga de Fútbol Profesional Boliviano ligi takımlarından The Strongest'de Orta saha oyuncusu olarak forma giymektedir.\n\n\nCristian Coimbra\nCristian Coimbra tam adı ile Cristian Michael Coimbra Arias (d. 31 Aralık 1988, Santa Cruz de la Sierra), Bolivyalı futbolcudur. Liga de Fútbol Profesional Boliviano ligi takımlarından Royal Pari FC'de defans oyuncusu olarak forma giymektedir.\n\n\nEdward Zenteno\nEdward Zenteno (d. 5 Aralık 1984, Cochabamba), Bolivyalı futbolcudur. Liga de Fútbol Profesional Boliviano kulüplerinden CD Jorge Wilstermann takımında defans oyuncusu olarak forma giymektedir.\n\n\nHugo Suárez\nHugo Suárez (d. 7 Şubat 1982), Bolivyalı futbolcudur. Liga de Fútbol Profesional Boliviano ligi takımlarından CSCD Blooming takımında kaleci olarak forma giymektedir.\n\n\nLeón FC\nClub León kısaca León, 1943 yılında Meksika'nın León, Guanajuato şehrinde kurulmuş bir profesyonel futbol kulübü.\n\n\nYeryüzü Doktorları Türkiye\nYeryüzü Doktorları, (İngilizce: Doctors WorldWide), yalnızca doğal afet bölgelerinde değil, insanların temel sağlık ihtiyaçlarının tam olarak karşılanamadığı durumlarda, kısa vadeli acil müdahale, yardım ve tedavi hizmetleri, hastalık ve salgınların önlenmesi amacıyla genişletilmiş tıbbi yardım ve bakım hizmetleri ile felakete uğrayan ülke veya bölgenin sağlık sisteminin ve tıbbî hizmetlerin yeniden düzenlenmesini sağlayan bir sivil toplum kuruluşu 'dur. İngiltere’de kurulmuştur. Türkiye Şubesi başkanlığını Dr. Yahyahan Güney yapmaktadır. 2015 yılında, bünyesindeki uzman doktorları, lojistik yeterliliği ve 4 binden fazla gönüllüsüyle 4 Kıtaya ve 40’tan fazla ülkeye tıbbi ve insani yardım sağlayan bir organizasyon haline gelmiştir.\nOrganizasyon, refahın ve yoksulluğun dünyaya adil bir şekilde dağılmadığını düşünen; sağlık hizmetine ulaşamayan tek bir insan kalmayıncaya dek iyilik ve sağlık yoluna çıkmış bir grup yardım gönüllüsü doktor tarafından Nisan 2000’de İngiltere’de kuruldu. Teşkilatın Türkiye Şubesi 2004 yılında “Yeryüzü Doktorları Türkiye” adıyla kurulmuştur.\nYeryüzü Doktorları, ihtiyaç bölgesine kısa vadeli pratik çözümler götürmesinin akabinde bölgenin sağlık sistemini onarıcı, uzun soluklu faaliyetler üreten bir kuruluştur. Hizmetlerin aksamadan ilerlediği anlaşılırsa, yerel partnerlere devredilerek başka bölgelere yardıma hazırdır.\nYeryüzü Doktorları, Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) ve Afet Yönetim ve Koordinasyon Ofislerinin (UNDAC) eğitim ve tatbikatlarına iştirak ederek, saha operasyonlarında adı geçen kuruluşlara akredite olarak çalışmakta olan Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi 'ne istişari statüde üye olan uluslararası bir insani yardım kuruluşudur.\nYeryüzü Doktorları'nın bugün Türkiye, İngiltere, Pakistan, Somali, Kenya, Kongo DC ve Gazze' de olmak üzere toplam 7 farklı operasyon merkezi vardır. 4 kıtada ve 40 ülkede aktif olarak çalışarak, buralarda korunmasız ve kötü koşullarda yaşayan yerel halka, sağlık hizmetleri ve tıbbi yardım sağlamaktadır. Aynı zamanda uzun yıllardır anlaşmazlık bulunan, Suriye , Filistin gibi bölgeler için, insani sorumluluk çağrısı yapmaktadır.\nYeryüzü Doktorları,herhangi bir politik, dini ve ekonomik güce bağlı olmadan çalışmakta ve faaliyet göstermektedir.\nYeryüzü Doktorları, insan ve tabiat kaynaklı tüm afetler ile savaş ve kriz durumlarında acil müdahale, yardım ve tedavi hizmetleri götürmek amacıyla ekipler kurar, buna yönelik tıbbi malzeme, ekipman ve ilaç sevkiyatı yapar.\nYeryüzü Doktorları yaygın olarak görülen hastalıklara karşı salgınların önlenmesi ve bireylerin sağlıklarını tehdit eden unsurların bertaraf edilmesi amacıyla bilinçlendirme ve aşılama çalışmaları yürütür. Temel gıdalara ulaşamayan ve bu durumdan olumsuz yönde etkilenen çocuklara ve hamile kadınlara yönelik anne, çocuk ve beslenme sağlığı merkezleri açarak ağır beslenme bozukluklarını tedavi eder. Kadın sağlığı konusunda projeler geliştirir. Beslenme takviyesi anlamında kurban kesim ve dağıtımı faaliyetlerini organize eder. HIV/AIDS önleme kapsamında çocukların sünnet edilmesine yönelik kamplar gerçekleştirir.\nYeryüzü Doktorları, gerek cerrahi gerek dahili branşlarda yerel imkanlar ile tedavi edilemeyen hastalara yönelik olarak proje ve programlar geliştirir, bu kapsamda gönüllü sağlık ekipleri organize eder.\nYeryüzü Doktorları, hastane, sağlık merkezi, laboratuvar gibi sağlık ünite ve birimlerinin sevk, kurulum ve idare süreçlerine yönelik projeler geliştirerek ihtiyaç olan bölgelerde sağlık sistemlerinin ve yürütülen hizmetlerin iyileştirilmesine dair uzun vadeli ve kalıcı çalışmalar yürütür.\nYeryüzü Doktorları, hizmet verdiği ülkelerin sağlık çalışanı kapasitesinin artırılması amacıyla ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeylerde eğitim, sertifika ve uzmanlık programları organize eder, bilimsel kongreler düzenleyerek bilimsel araştırma ve etkinlikleri destekler.\nTürkiye, Sudan, İnguşetya, Kongo DC, Filistin, Gana, Hindistan, Kenya, Bangladeş, Nijer, Gine Bissau, Suriye, Libya, Sri Lanka, Bosna Hersek, Irak, Kosova, Guatemala, Makedonya, Yunanistan, Endonezya, Lübnan, Afganistan, Pakistan, Lübnan, Gürcistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Yemen, Moritanya, Sierra Leone, Somali, Filipinler, Tanzanya, Orta Afrika Cumhuriyeti, Çad, Kamerun, Liberya, Malawi, Gambia ve Uganda.\nYeryüzü Doktorları, gelişmekte olan ülkelerde etkili tedavi eksikliği, ilaç ve tıbbi malzemelere erişim eksikliği konusunda farkındalık yaratmayı amaçlar ve buralarda olması gereken sağlık hizmetleri için çeşitli kampanyalar yapar. Kötü yaşam koşullarının uzun yıllardır devam ettiği Afrika ülkelerinde, bölgeye özgü insani ve tıbbi yardım konusunda desteklerin eksikliğini dile getirir. Yeryüzü Doktorları,felaketin akut döneminde sahada görünüp daha sonra ortadan yok olmak şeklinde bir tarzı hiçbir zaman benimsememiştir.\nYeryüzü Doktorları, 15 yıldır birçok Afrika ülkesinde aktif olarak çalışmaktadır. Bazı bölgelerde tek sağlık hizmeti, besin sağlamak olan Yeryüzü Doktorları, insanların Afrika'ya ilgisini çekebilmek adına kampanyalar düzenlemiştir. Somali'de yürüttüğü Göz Nuru Projesi ile 1000'in üzerinde insanı ameliyat ederek gün ışığına kavuşturmuş, 6000 insanı da muayene etmiştir.\nUNICEF'in verilerine göre 2015 yılında Yemen ’deki çatışmalarda 505’i çocuk 5 bin kişi öldü, 1.4 milyondan fazla insan yerinden oldu. Yemen'de yaşanan kötü koşullar, kadınları ve çocukları etkilerken gıdaya erişilebilirlik riski arttı. Dünya Gıda Programı 'na göre Yemen'de gıda riski altındaki 5 yaş altı çocukların sayısı 2015'te 3 kat arttı. Çatışmalar sonrası yetersiz beslenen çocukların sayısı 537 bin oldu. Çatışmalar sonrası baş gösteren açlık tehlikesine karşı, Yeryüzü Doktorları; 2016 yılında Yemen'de Anne-Çocuk Beslenme Sağlığı Merkezi kurmayı hedeflemektedir.\n\n\nJüri yönergesi\nJüri yönergesi jüri üyelerinin dava hakkında karar verirken gözetmek zorunda oldukları kurallar bütünüdür. Jüri yönergesi jüri eğitmeni tarafından yüksek sesle okunarak jüriye bildirilir. Yönerge genellikle kimin suçlu olduğuna nasıl karar verecekleri gibi konuları içerir ve dava konusu ile ilgilidir. Ayrıca üyelerin iradelerinin yansıması ve önyargının önlenmesi amacıyla hakim tarafından verilir.\n\n\n66. Writers Guild of America Ödülleri\n66. Writers Guild of America Ödülleri, televizyon ve radyo kategorilerindeki adaylıkları 5 Aralık 2013'te, film kategorilerindeki adaylıkları 3 Ocak 2014'te, sonuçları ise Los Angeles'taki L.A. Live kompleksi içerisinde yer alan JW Marriott Los Angeles'ta 1 Ocak 2014'te düzenlenen törenle açıklanan 66. Writers Guild of America Ödülleri.\n\"The Crazy Ones – Building a Better Comedy\" - Erial Tompkins\n\"CBS News Animations\" — David Rosen\n\n\nZoetermeer\nZoetermeer, Hollanda'nın Güney Hollanda ilinde bulunan bir şehirdir. Yüzölçümü 37.05 km² olan şehrin nüfusu Mayıs 2014 tarihi itibarı ile 123,784'tür. Şehir Haaglanden metropol alanının bir parçasıdır.\n\n\nHumanahum\n\"Humanahum\", 1981 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil eden Jean Gabilou tarafından seslendirilen Fransızca şarkıdır. Fransa, yarışma sonunda 56 puanla sekizinci olmuştur.\n\n\nVeere\nVeere, Hollanda'nın Zelanda ilinde bulunan bir belediyedir. Yüzölçümü 206.63 km² olan şehrin nüfusu Mayıs 2014 tarihi itibarı ile 21,953'tür.\n\n\nHé, hé M'sieurs dames\n\"Hé, hé M'sieurs dames\", (Türkçe:\"Hey, Hey, Baylar ve Bayanlar) 1980 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil eden Profil tarafından seslendirilen Fransızca şarkıdır. Fransa, yarışma sonunda 45 puanla on birinci olmuştur.\n\n\nSamut Sakhon (il)\nSamut Sakhon (), Tayland'ın illerinden biridir. İl, başkent Bangkok ile Samut Songkhram, Ratchaburi, Nakhon Pathom illeri ile komşudur. İlin merkezi Samut Sakhon'dur. Yüzölçümü 872.3 km² olan ilin nüfusu 2014 yılı itibarı ile 531,887'dir.\nSamut Sakhon, üç ilçe (\"amphoe\"), 40 bucak (\"tambon\") ve 288 köye ayrılmaktadır.\n\n\nJe suis l'enfant soleil\n\"Je suis l'enfant soleil\" (Türkçe:\"Güneşin çocuğuyum\"), 1979 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil eden Anne-Marie David tarafından seslendirilen Fransızca şarkıdır. Fransa, yarışma sonunda 106 puanla üçüncü olmuştur.\n\n\nIl y aura toujours des violons\n\"Il y aura toujours des violons\", (Türkçe:\"Kemanlar daima orada olacak\") 1978 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil eden Anne-Marie David tarafından seslendirilen Fransızca şarkıdır. Fransa, yarışma sonunda 119 puanla üçüncü olmuştur.\n\n\nCheyenne (anlam ayrımı)\nCheyenne ÅŸu anlamlara gelebilir:\n\n\nUn, deux, trois\n\"Un, deux, trois\", (Türkçe:\"Bir, İki, Üç\") 1976 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil eden Catherine Ferry tarafından seslendirilen Fransızca şarkıdır. Fransa, yarışma sonunda 119 puanla üçüncü olmuştur.\n\n\nUyuşturucu ticareti suçu için ölüm cezası\nBazı ülkelerde uyuşturucu maddelerin yasa dışı ithali, ihracı, taşınması, satışı veya bulundurulması ölüm cezasını gerektiren suçlar teşkil edebilmektedir. Hindistan’da bulunan sivil toplum kuruluşu Lawyers Collective’in 2011 tarihli makalesine göre 32 ülke narkotik uyuşturucular ve psikotrop maddelerle ilgili suçlarda ölüm cezası öngörmektedir.\" Harm Reduction International’ın 2012 tarihli raporuna göre ise 13’ünde kesin hüküm olmak üzere 33 ülke ve bölgede uyuşturucuya ilişkin suçlara ölüm cezası uygulanmaktadır.\"\nİnfaz yöntemleri:\nKaynakça için kaynaklar:\n\n\nNamık Tarancı\nNamık Tarancı (1955, Diyarbakır - 20 Kasım 1992, Diyarbakır), silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden gazeteci ve Haberde Yorumda Gerçek dergisi muhabiri. Şair Cahit Sıtkı Tarancı'nın yeğeni olan Tarancı'ya düzenlenen saldırının arkasında Türkiye'deki Hizbullah örgütlenmesinin olduğu ortaya çıkmıştır.\nTarancı 1955 yılında Diyarbakır'da doğdu. Dört yaşındayken babasını kaybetti. Gençlik yıllarında politika ile ilgilenmeye başladı. Bir dönem Yurtsever Devrimci Gençlik Dernekleri'nin (YDGD) Diyarbakır şubesi başkanlığını yaptı. Bu dönemde (1978) Türkiye Kalkınma Vakfı'na bağlı bir süt fabrikasında çalıştı. Fakat politik faaliyetleri nedeniyle işten çıkarıldı. Ardından Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ni kazandı. Namık Tarancı, 1980 ortalarında Saraykapı'da bir kahvehaneye yaptığı bir polis baskınında etrafındaki bazı kişilerle gözlatına alındı ve 12 Eylül Darbesi'ne kadar tutulu kaldı. Ardından çıkarıldığı mahkemede altı yıl hapis cezasına çarptırıldı.\nCezaevinden çıktıktan sonra 1988 yılında Derman Tarancı ile evlendi. 1992 yılında Haberde Yorumda Gerçek dergisi'nde gazetecilik faaliyetlerine başladı ve derginin Diyarbakır temsilciliğini üstlendi. Aynı yıl zamanda edebiyatla da ilgilenen Tarancı'nın Evrensel Basım Yayın tarafından basılan \"Sevdamıza Prangalar Vurulmaz\" adlı şiir kitabı çıktı.\nTarancı, 20 Kasım 1992'de uğradığı silahlı saldırı sonucu 37 yaşında hayatını kaybetmiştir. Daha sonra yapılan incelemelerde saldırının arkasında Hizbullah örgütlenmesinin olduğu ortaya çıkmıştır.\nEşi Derman Tarancı, ölümünden bir gün önce Tarancı'yı ziyaret ettiğini, büroda herkesin sessiz olduğunu, Tarancı gelmeden hemen önce büroya birinin gelip Namık Tarancı'yı sorduğunu belirtmiş, bunun üzerine büroda bulunanlar bu kişiyi izleye başlamış ve söz konusu kişinin dergiden çıkıp Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne gittiğinin görüldüğünü söylemiştir.\nTarancı yaşamını yitirdiğinde üç yaşında bir oğlu vardı.\nTarancı cinayetinin failleri iki yıl boyunca bulunamamıştır. Ardından cinayet, 1994 yılında Hizbullah askeri kanat sorumlusu olduğu iddiasıyla Cemal Tutar’ın Diyarbakır 2 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılandığı davaya konu olmuştur. Soruşturma ifadesinde Tarancı'yı öldürme emrini İsa Altsoy tarafından aldığını belirtmiş, ayrıca Abdülkadir Selçuk’un cinayet yerinde gözcülük yaptığını ve silahın Mustafa Demir tarafından ateşlendiğini belirtmiştir. Cemal Tutar, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki Hizbullah ana davasında 20 Aralık 2009 tarihinde müebbet hapis cezasına çarptırılmıştır. Fakat Yargıtay 9. Ceza Dairesi'ne giden karar hükmündeki dosya, henüz karara bağlanamadan, 1 Ocak 2011'de Ceza Muhakemeleri Kanunu yürürlüğe girmiş ve bu kapsama giren Tutar, tutukluluk süresi on yılı geçtiği için \"tedbir şartıyla\" 3 Ocak 2011 tarihinde tahliye edilmiştir. Ardından Yargıtay tahliye edilen tüm sanıkların tekrar cezaevine gönderilmesine karar verdiyse de sanıklar bulunamamıştır. Mustafa Demir hakkında ise 2007'de müebbet hapis verilmiş, 2009 yılında ise karar Yargıtay tarafından onanmıştır.\n\n\nPortage\n\n\nDirk Borchardt\nDirk Borchardt (d.24 Åžubat 1969; Berlin), Alman oyuncu.\n\n\nStrathclyde Devleti\nStrathclyde Devleti, bir orta çağ İskoç devletidir.\n\n\nElisabeth Scharang\nElisabeth Scharang (d.3 Şubat 1969; Bruck an der Mur ), Ünlü Alman kadın film yönetmeni ve gazetecisi.\n2015 yapımı başrolünü Alman aktris Corinna Harfouch'un yer aldığı çekmiş olduğu Jack (film) adlı yapımla tanındı.\n\n\nCe Krallığı\nCe Devleti (1. yüzyıl - 900), antik bir İskoç devletidir. Piktlerin kurduğu bu devletin, Pikt Kroniklerinde Cruithne'nin yedi oğlu arasında Alba'nın bölünüşünden sonra kurulduğu kayıtlıdır.\n\n\nSoğukpınar, Karlıova\nBingöl iline 35 km , karlıova ilçesine 35 km uzaklıktadır.\n\n\nAnnette Frier\nAnnette Frier (d.22 Ocak 1974; Köln, Almanya), Alman oyuncu ve komedyen.\n\n\nKaynak, Karlıova\nKaynak Bingölün karlıova ilçesine bağlı bir köydür.\n1946 yılında köy statüsüne kavuşmuştur. Kürtçe ismi Ceban'dır.\nKöy bingöl iline 65 km karlıova ilçesine 15 km uzaklıktadır.\n\n\nÖlüm sırası\nÖlüm sırası, ölüm cezası uygulanan ülkelerde genellikle cezaevinin bir bölümünde bulunan ve idam cezasının infazını bekleyen hükümlülerin tutulduğu bölümdür. Özel bir bina veya ayrı bir ünite olmayan yerlerde de idamı bekleme durumunu belirttiği için söz konusu terim mecazi olarak kullanılmaktadır. Sanık eylemi nedeniyle suçlu bulunduktan ve ölüm cezası ile cezalandırıldıktan sonra temyiz ve habeas corpus aşamaları devam ederken de ölüm sırasında kalmaktadır.\nÖlüm cezasına karşı görüş ileri sürenler hükümlünün izole edilmesi ve geleceği hakkındaki belirsizlik nedeniyle ortada bir manevi işkence bulunduğunu ve özellikle uzun süre ölüm sırasında kalan hükümlülerin akıl hastalığına yakalanabildiklerini ileri sürmektediler. Bu duruma ölüm sırası fenomeni adı verilmektedir. Bazı uç durumlarda hükümlüler intihara teşebbüs edebilmektedirler.\nABD’de hükümlüler karmaşık ve vakit alan temyiz süreçleri nedeniyle idamın infazı öncesinde uzun yıllar ölüm sırasında kalabilmektedirler. 1977’den 2010 yılına kadar hüküm giyme ile idamın infazı arasındaki süre 1989-1990 ve 2008-2009 yılları arasındaki %22’lik artış da dahil olmak üzere önemli ölçüde artmıştır. 2010 yılında bir hükümlü ölüm sırasında 178 ay (yaklaşık 15 yıl) geçirdikten sonra ölüm cezası infaz edilmiştir. ABD’de ölüm sırasındaki ölümlerin yaklaşık dörtte biri doğal nedenlerden kaynaklanmaktadır.\nBirleşik Krallık’ta ölüm cezasının uygulandığı dönemde hükümlülere 1 temyiz hakkı tanınıyordu. Eğer söz konusu temyiz talebi hukuki açıdan önemli bir noktaya ilişkin ise Lordlar Kamarası konuyu görüşüyor ve temyiz başarılı olursa ceza ömür boyu hapse dönüştürülüyordu. Birleşik Krallık’ta İçişleri Bakanı’nın hükümdarın af yetkisini kullanarak cezayı erteleme ve ömür boyu hapse çevirme yetkisi de bulunuyordu.\nÖlüm cezasını uygulayan bazı Karayip ülkelerinde halen Judicial Committee of the Privy Council son temyiz merciidir. Mahkeme, kendi yargı çevresi içerisinde kalan ülkelerde ölüm sırası fenomeninin görülmesini arzu etmediği gerekçesiyle uzun süre ölüm sırasında kalan hükümlülerin temyiz talebini kabul etmektedir.\n1 Ocak 2013 tarihi itibarıyla ABD’de 3,125 hükümlü ölüm sırasında bulunmaktadır. 1977’den Teksas (464), Virginia (108) ve Oklahoma (94) en çok idam gerçekleştiren eyaletlerdir. 2010 yılı itibarıyla Kaliforniya (683), Florida (390), Teksas (330) ve Pennsylvania (218) eyaletleri ölüm sırasındaki hükümlü sayısının yarısından fazlasını barındırmaktadır. 2008 yılı itibarıyla idamına kadar en uzun süre ölüm sırasında kalan hükümlü 33 yıl ile Jack Alderman’dır. 2008 yılında Georgia’da idam edilmiştir. Ancak Alderman’ın cezası infaz edilene dek ölüm sırasında en uzun süre kalan hükümlü olduğuna dikkat edilmelidir. Florida’da ölüm sırasına 1974'te alınan Gary Alvord, beyin tümörü nedeniyle hayatını 19 Mayıs 2013'te kaybedene dek 39 yıl boyunca ölüm sırasında kalmıştır. Ölüm sırasındaki en yaşlı kişi ise Arizona’da ölüm sırasında kalan 94 yaşındaki Leroy Nash’dir. Nash 12 Şubat 2010’da doğal nedenler sonucunda hayatını kaybetmiştir.\nNotes:\nNaval Consolidated Brig, Miramar is the only facility in the United States Department of Defense designated to house female Level III inmates.\n\n\nBölgesel Konumlama ve Zamanlama Sistemi (Türkiye)\nBölgesel Konumlama ve Zamanlama Sistemi kısaca BKZS, bir uydu konumlandırma sistemi ve küresel konumlandırma ve zaman aktarımında Türk Silahlı Kuvvetlerinin uzay tabanlı bir projesidir.\nProjenin amacı, bağımsız çatışma zamanlarında devre dışı bırakılabilir mevcut yabancı sistemlerden, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne, barış, kriz ve askeri operasyonlar boyunca ihtiyaç duyabilecekleri konumlandırma ve zamanlama bilgilerini sağlamaktır. Proje Savunma Teknolojileri ve Mühendislik A.Ş. (STM) (Defence Technologies and Engineering Inc.) tarafından geliştirilen, Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nın bir bağlı ortaklığıdır. Şu anda proje fizibilite çalışmasının değerlendirilmesini içeren ilk aşamasında olmaktadır. Önümüzdeki birkaç yıl içinde beş askeri keşif ve yer gözlem uydularının üretilmesi ve uzaya fırlatılması planlanmaktadır.\n\n\n2015 Beyrut saldırıları\n12 Kasım 2015 tarihinde Lübnan'ın Beyrut şehrinin Burç el-Baracineh semtinde meydana gelen, Şii sivilleri hedef alan iki canlı bomba saldırısı.\n2015 Paris saldırılarılarından bir gün nce gerçekleşmiştir.\nPatlamalar, Lübnan’da Şii nüfusun en yoğun olduğu ve bu grubun en büyük partisi olan Hizbullah’ın merkezinin bulunduğu semtte gerçekleşti.\nSaldırıları IŞİD üstlendi. Hizbullah’ın Suriye’de Beşşar Esad hükumetine verdiği desteğe misilleme olarak gerçekleştirdiğini belirtti.\nBaşbakan Tammam Selam, 13 Kasım cuma günü ulusal yas ilan etti.\n\n\nAna Ocağı\nAna Ocağı, Karga Film tarafından yapılıp, 1 Eylül 2014 tarihinden beri her hafta sonu TRT1'de yayınlanan bir yarışma programıdır. Haziran 2015 tarihinde sezon finali yapmıştır ve 1 Eylül 2015'te 2. sezona başlamıştır.\n\n\nTayland güneş takvimi\nTayland güneş takvimi, Tayland'da kullanılan bir güneş takvimidir. Takvim Tayland ve Laos'ta kullanılmaktadır. Gregoryen takvimine göre 543 yıl ileride gitmektedir.\n\n\nHindistan ulusal takvimi\nHint Ulusal Takvimi veya Saka Takvimi, Günümüzde Hindistan'da kullanılan bir ulusal takvimdir. \n\n\nHarvey M. Lifset\nHarvey Mervin Lifset (6 Mart 1916 – 21 Mayıs 2005)  New York'lu avukat ve politikacı.\n\n\nAttavante degli Attavanti\nAttavante degli Attavanti (or Vante; 1452–1525) Ä°talyan ressam.\n\n\nUp at the Lake\nUp at the Lake The Charlatans, 17  Mayıs 2004'te piyasaya sürdüğü 8. alternatif rock albümüdür.\n\n\nHaysiyet ve Özgürlük Günü\nHaysiyet ve Özgürlük Günü,Ukraynaca:(День Гідності та Свободи,Den' Hidnosti ta Svobodi.) Ukrayna'da 21 Kasım'da kutlanan ulusal bayram. Bayramın amacı Ukrayna'da 21 Kasım 2013'te Rus yanlısı rejime karşı başlayıp 94 gün süren Euromaidan Protestoları'nı hatırlamaktır.\nProtestolar Rus yanlısı Eski Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç'in Avrupa Birliği ile ortaklık anlaşmasını reddetmesi sonucu ülkede çoğunlukta olan Avrupa yanlısı Ukraynalılar ve Kırım Tatarları'nın sosyal medya üzerinde sözleşip Kiev Bağımsızlık Meydanı'nda eylem yapmasıyla başlar. Protestolar ilk önce Ukrayna Milli Marşı'nın,halk şarkılarının söylenmesi gibi barışçıl bir formatta olsa da polis saldırıları sonrası şiddetli bir hal almıştır. Halk çoğu zaman polis saldırılarını püskürtmek için eyleme katılan askeri personellerden çelik kalkanlar talep etmiştir. Çatışamayacak durumda olanlar ise opera binalarına veya Kiev Manastırı'na sığınmıştır. Çanlarını en son Moğol istilasında çalan Manastır,8 asır sonra protestolar sırasında çanlarını çalmıştır. Protestocuların 94 gün sonra arabuluculuk yapmaya gelen Vitaliy Kliçko'ya Viktor Yanukoviç'in istifa etmemesi durumunda silahlı mücadele başlatacaklarını söylemesi üzerine gece yarısı Viktor Yanukoviç özel helikopteri ile Rusya'ya kaçmıştır.\nViktor Yanukoviç'in devrilmesinin ardından geçici olarak Oleksandr Turchynov ardından ise seçimle Petro Poroşenko devlet başkanlığı görevine getirilmiştir. Batılılaşmaya önem veren Poroshenko ve Ukrayna hükümeti,Batılı Reformları hızlandırmış ve 13 Kasım 2014 tarihinde,21 Kasım gününü \"Haysiyet ve Özgürlük Günü\" olarak ilan etmiştir.\n\n\nMuinüddin Üner\nMuinüddin Üner, 24 Ağustos 1139'da Şam Valiliğine atanmış ve özellikle İkinci Haçlı Seferi'nde Şam Kuşatması sırasında şehri başarıyla savunmuştur. İkinci Haçlı Seferi'nden sonra ülkesine dönen Fransa Kralı VII. Louis kendisiyle bir anlaşma yapmış ve Trablus'ta bulunan Arima Kalesi'ni zaptetmiştir.\nKızı İsmet Hatun ilk evliliğini Nureddin Mahmud Zengi ile ikinci evliliğini Selahaddin Eyyubi ile yapmıştır.\n\n\nHanged, drawn and quartered\nHanged, drawn and quartered (İngilizce: asıldı, sürüklendi ve parçalandı), İngitere'de 1351 tarihli kanun gereği vatana ihanet suçunu işleyenlere verilen cezadır. Mahkûmlar atlarla idam yerine sürüklenir, ölmeyecek kadar asılır, cinsel organları kesilir, iç organları deşilir ve yakılır, kafaları ve uzuvları kesilirdi. Cesedin parçaları ülkenin önemli noktalarında sergilenirdi. Genel ahlak sebebiyle vatana ihanetten mahkûm olan kadınlara bu ceza uygulanmazdı, onlar yakılarak idam edilirdi.\nKanun, hükümdarın otoritesine isyan edenlere, özellikle de hükümdarı öldürmeye çalışan ve öldürenlere karşıydı. Suç en ağır suç olarak görüldüğünden cezanın olabildiğince ağır ve caydırıcı olması amaçlanmıştı. Örnek olarak ceza I. Charles'ın mahkemesindeki hakimlerden bazılarına ve Barut Komplosunu planlayanlara ve Elizabeth devrinde pek çok Katolik papaza karşı uygulanmıştır.\n1351 tarihli Vatana İhanet Kanunu yürürlükte kalsa da, 19. yüzyıldaki reformlarla ceza mahkûmun asılarak öldürülmesi, daha sonra cesedinin parçalanması şeklinde değiştirildi; daha sonra 1870'te tamamen kullanımdan kaldırıldı. 1998'de ise vatana ihanet suçu için ölüm cezası kaldırıldı.\n\n\nManhattan (film)\nManhattan;, yapımcılığını Charles H. Joffe'un, yönetmenliğini Woody Allen'ın üstlendiği 1979 yapımı Amerikan romantik güldürü filmidir. Olay örgüsü Allen ve Marshall Brickman'e ait olan filmde 17 yaşındaki bir kızla flört eden, ancak en yakın arkadaşının metresine aşık olan 42 yaşındaki bir adamın başından geçenler anlatılmaktadır.\n\n\nAlien Ant Farm\nAlien Ant Farm, ABD'nin Riverside şehrinde 1995 yılında kurulan bir müzik grubudur.\n\n\nTalnah\nTalnah (), Rusya'nın Krasnoyarsk Krayı Norilsk şehrinde bulunan bir rayondur. Rayon, şehir merkezinin 25 km kuzeyinde Putoran Dağları'nın eteğinde yer almaktadır. Talnah, 2005 yılına kadar kentsel okrug statüsünde bağımsız bir şehir olup bu tarihte Norilsk şehrine bağlanmıştır. Rayonun nüfusu 2010 yılı itibarı ile 47,307'dir.\nTalnah'ta, Norilsk'in metalürji endüstrisinde kullanılan nikel ve diğer metallerin üretildiği madenler bulunmaktadır. Rayon adını talnahit madeninden almaktadır.\n\n\nGüvenevler, Yenişehir\nGüvenevler Mersin'in Yenişehir ilçesinde bir mahalledir.\n2014 yılı sonu itibarı ile nüfusu 19.265'tir. Önceden Bahçelievler mahallesine bağlı olan sonra Forum AVM'nin kurulmasıyla hızla nüfusun artmasından dolayı ayrılarak adı Güvenevler mahallesi olmuştur. İçinden Dumlupınar Caddesi, 20.Cadde, 1.Cadde, 18.Cadde, H.Okan Merzeci Bulvarı (2.Çevreyolu) ve G.M.K. Bulvarı geçmektedir. Yenişehir ilçesinin en büyük mahallesidir. İl merkezinde 6. en büyük mahallesidir. Mahallenin %13'ünü Forum AVM kaplar. 2007 yılında Mersinin birçok bölgesinden insanlar bu mahalleye taşınmıştır. İl merkezinin tam ortasında bulunur.\n\n\nRevival (Selena Gomez albümü)\nRevival, Amerikalı oyuncu ve şarkıcı Selena Gomez'in beşinci stüdyo albümü ve ikinci solo albümü. 9 Ekim 2015'te piyasaya sürülmüştür. Albüm henüz ön siparişteyken ABD ve Türkiye gibi birçok ülkenin iTunes listesinde ve Billboard Hot 200 albüm listesinde 1 numaradan giriş yaptı. Ayrıca Gomez'in Hollywood Records'tan ayrılarak Interscope Records ile çalıştığı ilk albümdür. Revival dünya turu Mayıs 2016'da başladı.\nRevival albümünden şu an dört tekli çıktı. İlk tekli Good For You, 22 Haziran 2015'te yayınlandı. 60'tan fazla ülkenin iTunes listesinde 1 numaraya yükseldi ve Gomez şarkıda rapçi A$AP Rocky ile düet yaptı. Tekli çıktığı ilk hafta 179,000 kopya satarak Gomez'in o güne kadarki en büyük ilk hafta satışını gerçekleştirdi. İkinci tekli Same Old Love, 9 Eylül 2015'te yayınlandı 20'den fazla ülkenin iTunes listesinde 1 numaraya yükseldi. Ancak bu tekli, Good For You kadar büyük bir başarı elde edemedi. Gomez, Beats by Dre ile birlikte kısa bir tanıtım videosu hazırladı ve bu videonun üçüncü tekli olan Hands To Myself'in tanıtım videosu olduğunu açıkladı. Bu teklinin klibi, 21 Aralık 2015 tarihinde yayınlandı. Dördüncü tekli olan Kill Em With Kindness 3 Mayıs 2016 tarihinde radyolarda yayınlanmıştır. 6 Haziran 2016 tarihinde klibi yayınlandı.\nGomez, Same Old Love teklisi için Apple Music ile anlaşma yaptı ve klibi VEVO hesabından önce Apple Music'te yayınlandı. Albümün promo teklisi Me & The Rhythm, 2 Ekim 2015'te yayınlandı. 21 Aralık 2015'te ise yine Apple Music aracılığıyla Hands to Myself klibini yayınladı.\nMart ayının sonlarında albümden çıkacak olan dördüncü teklinin Kill Em With Kindness olduğu açıklanmıştır.\n\n\n1970'lerden itibaren üretilen siyah-beyaz filmlerin listesi\nRenkli dönemde çekilen siyah-beyaz filmler şu şekildedir:\n\n\nYunan haçı planı\nYunan haçı planı, daha çok Ortodoks ve Bizans kiliselerinde görülen bir mimari plan şeklidir. Kapalı yunan haçı planı ve açık yunan haçı planı olarak kendi arasında ikiye ayrılır. Yunan haçı diye tabir edilen haç her kolu eşit uzunlukta olan haçtır. \nAçık Yunan haçı planına sahip olan Aziz Babylas Martyriumu (MS 379) gibi yapılarda orta mekana dört yandan aynı uzunlukta kollar eklenir. Kapalı Yunan haçı planında ise yapının açıkta kalan köşeleri hücrelerle kapatılmaktadır. Bu durum kiliseyi kare haline getirdiğinden ve aslen kolları eşit uzunlukta olan haç plan belirsizleştiğinden bu plan tipi kapalı yunan haç planı olarak adlandırılır. İstanbul'da bulunan Havariyun Kilisesi ve Fethiye Cami'nin (Pammakaristos Manastırı) güney tarafındaki şapel bu plan tipine örnek olarak gösterilebilir.\n\n\nCape Canaveral Hava Kuvvetleri Üssü\nCape Canaveral Hava Kuvvetleri Üssü (CCAFS), ABD Hava Kuvvetleri'nin Florida eyaletine bağlı Cape Canaveral'de bulunan hava üssüdür. Üs, Kennedy Uzay Merkezi'nin hemen yakınında yer almaktadır.\nCape Canaveral Üssü'nde birçok önemli NASA uçuşları gerçekleştirilmiştir.\n\n\nTribelon\nTribelon ya da \"üç bölme\" kiliselerde bulunan 2 sütun ile ayrılmış geçit. Eklenen sütunlar sonucunda ortaya 3 ayrı bölme çıktığından üç bölme olarak da adlandırılabilir. Genellikle ortadaki bölme sağda ve solda bulunan bölmelere göre biraz daha geniş olur. Tribelon'a bazı firavun mezar girişlerinde rastlanabilir. Buna örnek olarak Bani Hasan'da bulunan kaya mezarları ve Gize'da bulunan Mısırın altıncı Hanedanına ait Seshemnefer mastabası verilebilir. Ancak tribelonun daha çok yunan mimarisinin bir elemanı olarak değerlendirilmesi gerekir. Simetrisinin sağladığı doğallıktan ötürü erken hristiyan ve hatta orta çağ kiliselerinde yan odalara geçiş elemanı olarak kullanılmıştır. Mısırda bulunan bazı erken hristiyan kiliselerinde, narteks naos'a bir tribelon ile bağlanır. Buna örnek olarak Abu Mina bazilikası ve Dayr Apa Yeremya kilisesi verilebilir.\n\n\nUlusal hukuk sistemleri listesi\nModern hukuk sistemleri dünyada genel olarak üç temel sistem veya bu sistemlerin kombinasyonları üzerine oturmaktadır: Anglo-Sakson Hukuku (Ortak Hukuk), Kıta Avrupası Hukuk Sistemi ve dinsel hukuk. Bununla birlikte her ülkenin hukuk sistemi kendi tarihi ile şekillendiğinden kendisine özgü farklılıklar içermektedir.\nDünyada kullanımı bakımından uygulandığı kara parçasına göre ayrım yaparsak Kıta Avrupası Hukuk Sistemi en yaygın kullanılan sistemdir. Nüfusa göre yapılan ayrımda ise en yaygın kullanılan sistem Anglo-Sakson Hukuku’dur.\nOrtak hukuk ve hakkaniyet kavramları kaynağını mahkemelerin davalarda verdiği kararlardan alan hukuk sistemleridir. Bununla birlikte her sistemde yeni kanun ve kurallar çıkaran bir yasama organı da vardır. Söz konusu kurallar ile mahkeme kararları arasındaki ilişki karmaşık olabilir. Bazı yargı çevrelerinde yasama organının kuralları mahkeme kararını geçersiz kılabilir veya aynı konuda verilen çelişkili ya da muğlak kararları bir kurala bağlayabilir. Bazı yargı çevrelerinde mahkeme, yargı çevresinin anayasasının belirli bir yasa ya da yasa hükmünün hazırlanmasına izin verip vermediği veya yasa hükmü ile yasama organının ne amaçladığı konusunda kararlar verebilir. Kanunların hazırlanmasına hükûmet tarafından izin verilir. İngiltere’de gelişen ortak hukuk, Anglo-Sakson hukukundan ve daha az ölçüde olmak üzere İngiltere’nin Normanlar tarafından fethi sebebiyle kökeni Salyan hukukuna dayanan Norman hukukunun hukuki kavramlarından etkilenmiştir. Ortak hukuk daha sonra İngiliz Milletler Topluluğu ülkeleri ve -Malta hariç olmak üzere- İngiltere’nin tüm eski kolonileri tarafından benimsenmiştir. İçtihat birliği doktrini, veya diğer adlarıyla içtihat hukuku ya da mahkeme teamülleri, Ortak Hukuk ile yazılı Kıta Avrupası Hukuk Sistemleri ile arasındaki en önemli farktır.\nOrtak hukuk günümüzde İrlanda, Birleşik Krallık’ın büyük bölümü (İngiltere, Galler ve Kuzey İrlanda), Avustralya, Yeni Zelanda, Bangladeş, Hindistan (Goa hariç), Pakistan, Güney Afrika, Kanada ( Quebec hariç), Hong Kong, eyalet düzeyinde ABD, (Louisiana hariç) ve diğer pek çok bölgede uygulanmaktadır. Bu ülkeler dışında karma sistemlerine ortak hukuku dahil eden ülkeler de vardır. Örneğin Nijerya büyük ölçüde ortak hukuku kullanırken dini hukuku da bu sisteme dahil etmiştir. Avrupa Birliği’nde Avrupa Adalet Divanı, antlaşmalara dayanan Kıta Avrupası Hukuk Sistemi ile Ortak hukuku birbirine ekleyen bir yaklaşım içerisindedir. Ortak hukuku şekillendiren temel belgelerin başında Kralın hükümdarlık gücüne sınırlamalar getiren Magna Carta gelir. Magna Carta, onu meydana getiren yargı organı ve aristokrasi için ortaçağ haklar bildirgesi niteliğini taşımaktadır.\nEmredici kabul edilen hukuk kurallarının ana kaynağı Anayasadaki kanunlar veya yasama organının kabul ettiği kurallardır. Kodifikasyon kavramı Babil’de Hammurabi Kanunları ile takriben M.Ö. 1790 yılına dayansa da Kıta Avrupası Hukuk Sistemi Roma İmparatorluğu’nda İmparator I. Justinianus'un takriben M.S. 529 yılında çıkardığı \"Corpus Juris Civilis\"e dayanmaktadır. Söz konusu külliyat yazılı olarak kuralları bir araya toplaması sebebiyle Bizans İmparatorluğu’nda geniş çaplı bir hukuk reformu niteliğindeydi. Kıta Avrupası Hukuk Sistemi, kilise hukuku ve Şer’i hukuk gibi dini hukukların kısmen etkisi altındaydı. Günümüzde Kıta Avrupası Hukuk Sistemi, teoride, hakimler tarafından geliştirilmek veya yapılmak yerine sadece yorumlanmaktadır. Sadece yasama organının yasama işlemleri (ortak hukuktaki hukuki teamüllerden ziyade) hukuken bağlayıcı kabul edilmektedir. Temellerini Roma İmparatorluğu hukukundan alır. Bu hukuk düzeni, derlenmiş yazılı kurallara dayanmaktadır (yazılı olma esastır). Kodeks (Codex) [Derleme] adı verilen arşiv belgelerine hukuk metinlerini kaydetmişlerdir. Kamu Hukuku - Özel Hukuk ayrımı ile Adli Yargı ve İdari Yargı ayrılığı vardır. Dinsel kökenli değildir; zannedilenin aksine Hristiyan hukuku niteliği taşımaz. Ancak yine de Avrupa Birliği hukuku, kilise hukukundan gelen bazı esaslardan da etkilenmiştir. Pandekt: Özel hukukun baskınlaştığı Cermen / Alman hukuku.\nKarşılaştırmalı hukuk alanında çalışan akademisyenler ve hukuk kökeni teorisini destekleyen ekonomistler genellikle Kıta Avrupası Hukuk Sistemi’ni dört ayrı gruba ayırmaktadır:\nBununla birlikte bu sistemlerden bazıları “hibrid” karaktere sahiptirler:\nDönemin jeopolitik işbirliği sebebiyle 1865 tarihli İtalyan Medeni Kanunu 1942 yılında Alman etkisini taşıyan yeni bir kanunla değiştirilmiştir. italya’nın bu yaklaşımı Hollanda (1992), Arjantin (2014), Brezilya (2002) ve Portekiz (1966) tarafından da tekrarlanmıştır. Bunların birçoğu medeni kanun ile ticaret kanununun birleştirilmesi gibi İtalyan mevzuatının getirdiği yenilikleri barındırmaktadır.\nİsviçre Medeni Kanunu büyük oranda Alman kanunlarından etkilenmekle birlikte Fransız kanunlarının da etkisi bulunmaktadır. 1926 yılında Mustafa Kemal Atatürk döneminde kabul edilen Türkiye Cumhuriyeti Medeni Kanunu İsviçre Medeni Kanunu’nun üzerinde bir takım değişikler yapılmış halidir.\nDini hukuk, hukukun kaynağı olarak dini sistem veya kaynakların kullanılmasını savunmakla birlikte uygulanan metodoloji değişkenlik göstermektedir. Örneğin kamu hukukunda Yahudi ve Halakha’nın uygulanmasında söz konusu kurallar sabit ve değişmez nitelikte olup yasama işlemi veya teamüller ile değişiklik yapılması mümkün değildir. Hristiyan Kilise hukuku, Medeni Kanun uygulamasında Kıta Avrupası Hukuk Sistemi’ne daha yakın iken Şer’i hukuk (ve Fıkıh içtihat bilimi), emsal kararlara dayanması ve kıyas yöntemi nedeniyle ortak hukuk sistemine daha yakın niteliktedir.\nDini hukukun ana türü İslam’da Şeriat, Musevilik‘de Halakha ve bazı Hristiyan gruplarında Kilise hukukudur. Bazı durumlarda söz konusu sistemler bireyin ahlaki kılavuzluğuna ilişkin olabileceği gibi ülkenin hukuk sisteminin temelini de oluşturabilir. İkinci durum Orta Çağ’da özellikle yaygındı.\nŞeriat ve Fıkıh en çok kullanılan dini hukuktur. Ayrıca Ortak Hukuk ve Kıta Avrupası Hukuk Sistemi’nden sonra dünyada en yaygın olarak kullanılan üçüncü hukuk sistemidir. Kur’an ve Sünnet’ten kaynağını alan ilahi hukuk ve Ulema’nın \"fetva\" çıkarırken kullandığı \"İcma\", \"Kıyas\", \"İctihad\" ve \"Örf\" metotları bu hukukun temelini oluşturmaktadır. Ulemaların fetva çıkarma yetkisine sahip olabilmeleri için Medreseden İcazet alması şarttır. İslam’ın Altın Çağı boyunca İslam hukuku ortak hukukun ve çeşitli hukuk müesseselerinin gelişmesinde etkili olmuştur. Suudi Arabistan ve İran başta olmak üzere çeşitli İslam ülkeleri Şeriat ile yönetilmektedir. Bunun yanında düğer bazı ülkeler şeriat’ı ulusal hukuka yardımcı bir araç olarak uygulamaktadır. Şeriat hukuku; kamu hukuku, sözleşmeler, taşınmaz hakları da dahil olmak üzere pek çok alanda uygulanabilir.\nHalakha, Ortodoks ve Muhafazakâr Museviler tarafından hem dini hem de günlük alanda kabul görmüştür. Tamamen Halakha ile yönetilen bir ülke bulunmamakla birlikte iki Musevi kişi kişisel inançları nedeniyle uyuşmazlığın Musevi mahkemelerinde karara bağlanmasını talep edebilir.\nKilise hukuku vahiy ile kurulmadığından ilahi hukuk değildir. Bunun yerine kilise hukuku Tanrının sözü çerçevesinde insanlar tarafından oluşturulmuş ve vahyin içeriğinin uygulanmasını talep eden bir hukuk olarak görülmüştür. Kilise hukuku, Katolik Kilisesi, Doğu Ortodoks Kilisesi ve Anglikan Topluluğu’nun iç işleyişini de düzenlemektedir. Kilise hukuku; piskoposlar konseyi, bazı durumlarda tek bir piskopos, Katolik Kilisesi için Papa ve İngiltere Kilisesi için Britanya Parlamento gibi kilisenin yasama yetkisine sahip olan bölümü tarafından kabul edilip değişikliklere uğramıştır.\n\n\nIEEE Denetim Sistemleri Ödülü\nIEEE Denetim Sistemleri Ödülü, Institute of Electrical and Electronics Engineers (IEEE) tarafından Denetim Sistemleri ile ilgili mühendislik, bilim veya teknoloji alanlarında üstün başarı gösterenlere verilen bir teknik ödül.\nAsıl ismi IEEE Denetim Sistemleri Bilim ve Mühendislik Ödülü, olan bu mükâfatın adı 1991 yılından sonra \"IEEE Denetim Sistemleri Ödülü\" olarak değiştirilmiştir.\nKazananlara bronz bir madalya, sertifika ve para hediye edilmektedir.\n\"IEEE Denetim Sistemleri Bilim ve Mühendislik Ödülü\" kazananlar:\n\"IEEE Denetim Sistemleri Ödülü\" kazananlar:\n\n\nSistar19\nSistar19 (Hangul: 씨스 타 19) Güney Koreli kız grubu Sistar ilk resmi alt grubudur ve alt grup Hyolyn ve Bora dan oluşmaktadır 2011 yılında Starship Entertainment tarafından kuruldu.\nSistar19 Starship altında SISTAR bir, iki üyesiyle kurulan bir alt gruptur. Sistar19 SISTAR ana vokalisti Hyolyn ve rapçi Bora ile, 2011 yılında kuruldu. Onlar M! Countdown ile, 5 Mayıs 2011 tarihinde Sistar19 olarak debut performansını düzenlenen şarkıları \"Ma Boy\" ile o ay yayınladı.Onların ilk mini albümü Gone Not Around Any Longer 31 Ocak 2013 Billboard Kore K-Pop Hot 100 listesinde üstüne yükselmiş, aynı adı taşıyan kurşun tek serbest bırakıldı. 2013 yılında, Sistar19 2013 Dünya Müzik Ödülleri'nde aday gösterildi.\n2013: \"Gone Not Around Any Longer\"\n\n\nBruno Valdez\nBruno Valdez (6 Ekim 1992), Paraguaylı futbolcudur. CF América'da oynuyor.\n\n\nDerlis González\nDerlis González (d. 23 Mart 1994), Paraguaylı futbolcudur. FK Dinamo Kyiv'de oynuyor.\n\n\nAntony Silva\nAntony Silva (d. 27 Şubat 1984), Paraguaylı futbolcudur. Hâlen Arjantin ekiplerinden Huracán'da forma giymektedir.\n\n\nRichard Ortiz\nRichard Ortiz Busto (d. 22 Mayıs 1990), Olimpia Asunción takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Paraguaylı millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2009 yılında Olimpia Asunción kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Toluca, Libertad, Olimpia Asunción kulüplerinde oynadı.\n\n\nOsmar Molinas\nOsmar Molinas (d. 3 Mayıs 1987), Deportivo Capiatá takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Paraguaylı millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2005 yılında Olimpia kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Colo-Colo, Colo-Colo B, Libertad, Sol de América, Independiente, Deportivo Santaní ve Deportivo Capiatá kulüplerinde oynadı.\n\n\nFabián Balbuena\nFabián Balbuena (d. 23 Ağustos 1991), Paraguaylı futbolcudur. 2018 yılından itibaren West Ham United takımında forma giymektedir.\n\n\nÓscar Romero\nÓscar Romero (d. 4 Temmuz 1992), Paraguaylı futbolcudur. Racing'de oynuyor.\n\n\nEduardo Aranda\nEduardo Aranda (d. 28 Ocak 1985), Paraguaylı futbolcudur. Club Olimpia'da oynuyor.\n\n\nAlfredo Aguilar\nAlfredo Aguilar (d. 18 Temmuz 1988), Paraguaylı kaleci. Club Guarani'de oynamaktadır.\n\n\nGeleneksel Birmanya takvimi\nBirmanya Takvimi (မြန်မာသက္ကရာဇ်), Geleneksel Takimi veya Myammar Takvimi, Birmanya'da kullanılan geleneksel bir güneş takvimidir.\nBirmanya takvimi, Birmanya dışında Kamboçya'da, Laos'ta da kullanılmaktadır. \n\n\nMnet Asya Müzik Ödülleri Özel Ödüller Kategorisi\nAşağıdaki Mnet Asya Müzik Ödülleri tarafından verilen özel ödülleri vardır.\nEn İyi İşbirliği Mnet Asya Müzik Ödülleri 2010 yılından bu yana CJ E & M (Mnet) tarafından bazen sunulan bir ödül.\nHer yıl o yıl düzenlenen Mnet Asya Müzik Ödülleri hakkında maddeye bağlıdır.\n\n\nBahâî takvimi\nBahâî takvimi veya Bahai takvimi, Bahâîlikte kullanılan bir takvimdir. Takvim 21 Mart 1844'te kabul edilmiştir. \n\n\nBerberi takvimi\nBerberi takvimi, Afrika'nın kuzeybatısında kullanılan Berberilerin kullandığı bir takvimdir. \n\n\nCF Monterrey\nCF Monterrey, 28 Haziran 1945'te kurulmuş bir futbol kulübüdür. Liga MX'da mücadele etmektedir.\n\n\nÇin Cumhuriyeti (1912-1949)\nÇin Cumhuriyeti (Çinceː 中華民國), 1912-1949 yılları arasında hüküm sürmüş bir cumhuriyettir. 1911-1912'de Çin İmparatorluğu'nun devrilmesiyle kurulmuştur.\nÇin Devrimi nedeniyle kendi topraklarında hiçbir zaman tam hakimiyet kuramayan bu devlet, aynı zamanda 1931-1937 yılları arasında Çin Sovyet Cumhuriyeti'ni de barındırmaktaydı.\nHer ne kadar komünistler Çin Halk Cumhuriyeti'ni 1 Ekim 1949'da kurmuş olsa da, milliyetçiler anakaradaki hükûmeti devirip Tayvan adasına geri çekildikleri için Çin devletinin meşru hükûmeti olarak uluslararası kabul görmeye devam ettiler. Bununla birlikte, Ekim 1971'de Birleşmiş Milletler'deki \"Çin\" koltuğu Çin Halk Cumhuriyeti tarafından değiştirildi ve Çin Cumhuriyeti daha sonra yaygın olarak \"Tayvan\" olarak bilinmeye başladı.\n\n\nINNA\nINNA, Romanyalı şarkıcı Inna'nın dördüncü stüdyo albümü. Albüm 24 Temmuz 2015'te Body And The Sun adıyla Japonya'da çıktı. 27 Ekim 2015'te ise Türkiye'de ve diğer ülkelerle eş olarak çıktı. Albümde 18 parça var. Japonya versiyonunda Cola Song, Good Time ve Take Me Higher parçaları da albüme dahil edildi. Bu albümden toplamda 6 tekli ve 1 çevrimiçi video yayımlandı.\nİlk tekli \"Cola Song\", 14 Nisan 2014'te yayınlandı. Bu şarkıda Inna'ya Kolombiyalı şarkıcı J Balvin eşlik etti. İkinci tekli \"Good Time\", 15 Temmuz 2014'te yayınlandı. Inna şarkıda Pitbull ile düet yaptı. Üçüncü tekli \"Diggy Down\", 15 Kasım 2014'te yayınlandı. INNA bu parçada Marian Hill ile birlikteydi. Dördüncü tekli \"Bop Bop\", 13 Temmuz 2015'te yayınlandı ve bu parçada ise Eric Turner ile düet yaptı. INNA, 23 Temmuz 2015'te albümdeki diğer yeni parçaları YouTube üzerinden yayınladı. Beşinci tekli, albümden önce yayınlanan Arapça şarkı \"Yalla\" oldu. INNA, albümün en ilgi çeken parçası olan Yalla için Fas'ta bir video klip çekti ve 12 Kasım 2015'te yayınladı.\n4 Şubat 2016 tarihinde INNA, sürpriz bir şekilde \"Rendez Vous\" parçasının video klibini yayınladı ve bunun yeni tekli olduğunu açıkladı. Ayrıca şarkıcı bu videonun özellikle hayranları için olduğunu sosyal medya hesabından da söyledi.\nINNA 3 Mart 2016 tarihinde albümün en ilgi çeken parçalarından \"Bad Boys\" için internet üzerinden çevrimiçi video yayınladı.\nŞarkıcı Mauritius konseri öncesi paylaştığı bir fotoğrafta konser öncesi yaptığı çekimlerin yeni bir tekli çekimlerine ait olduğunu belirtti ayrıca 21 Mayıs tarihinde sosyal medya hesabından tekliye ait 2 kısa video yayınladı.Bununla beraber sanatçı sosyal medya hesabından tekliye ait isim ve kapak fotoğraflarını yayınladı. Teklinin bir sonraki albüme ait olması planlanıyor.\nAlbümde İngilizce, Arapça ve Fransızca dillerde şarkılar var. Global Music, Roton ve Warner Music etiketleriyle çıkan albümde dört düet bulunuyor. Klip çekimi için Kosta Rika'ya giden INNA, 2016 İlkbaharı içinde Meksika Polonya ve Mauritius'ta hayranları ile buluşan INNA'nın tur listesinde her yıl olduğu gibi bu yıl da Türkiye var. Türkiye'de 5 konser vermesi planlanan sanatçının Türkiye'deki ilk durağı Ankara.\n\n\nMersin Maratonu\nMersin Maratonu (resmî adıyla Uluslararası Mersin Maratonu), Mersin'de her yıl yapılan atletizm etkinliği. Programda maratonun yanında 15 Km yarışı ve halk koşusu da bulunmaktadır. İlk kez 2015 yılında koşulan yarış, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilmektedir. 2. Mersin Maratonu 11 Aralık 2016 tarihinde gerçekleşecektir.\n\n\nCA Monarcas Morelia\nMonarcas Morelia, 21 Kasım 1924 yılında kurulmuş bir futbol kulübüdür. Liga MX'da mücadele etmektedir.\n\n\nÄ°aido\nİaido  (居合道, \"Iaidō\"), kısaltılmış hali \"iai\" (居合), modern bir japon savaş sanatıdır.\nİaido kılıcın kınından akıcı ve kontrollü br şekilde çekilerek rakibin kesilmesi, kanın silkelenmesi, ve kılıcın kına geri sokulması üzerinde yoğunlaşır.. Başlangıç seviyesindeki iaidocular öğreten kişinin öğretme metoduna göre değişkenlik göstererek tahta bir kılıç (\"bokken\") ile başlasa da genellikle keskin olmayan bir antrenman kılıcı olan iaitō kullanılır. Bazı dahe deneyimli iaidocular keskin bir kılıç da kullanabilir (\"shinken\").\nİaido yapan kişilere genellikle iaidoka denir.\niaido terimi 1932de ortaya çıkmıştır ve 居 (i), 合 (ai), ve 道 (dō) kanjilerinden oluşur.  İlk iki kanjiden oluşan iai (居合) kelimesinin kökeninin kabaca her an uyanık olup hemen karşılık vermek olarak çevrilebilecek  \"Tsune ni ite, kyū ni awasu\" (常に居て、急に合わす) deyiminden geldiği düşünülmektedir. İai'daki öncelikli vurgu bu sebeple psikolojik olarak o an orada varolma durumu üzerinde durmaktadır (居: i varolmak). İkinci vurgu ise kılıcı çekmek ve ani saldırıya olabildiğince hızlı karşılık vermek üzerinedir  (合: au karşılaşmak, buluşmak, birleşmek).\nSon karakter 道, (dou) ise Türkçeye yol olarak çevrilebilir. İaidoyu Türkçeye varoluş ile uyum yolu olarak çevirebiliriz. Bu terim Nakayama Hokudo tarafından popülerleştirilmiştir.\nBu terim sanat anlamına gelen -jutsu son ekinin savaş sanatlarının felsefi ve ruhani yönünü vurgulamak için -do son eki ile değiştirilmesi eğiliminin sonucu olarak ortaya çıkmıştır.\nİaido yüzlerce kılıç sanatı ekolünü içinde barındırmaktadır. iaido içsel bir modern Japon budo türüdür.\nİaido klasik savaşçı etiğinin ruhsal uyum, duyarlılık ve kararlılık gibi yönlerinin yansımasıdır.\nİaido genellikle solo kata olarak bir ya da birden başka hayali düşmana karşı uygulanan teknikler yoluyla yapılır. Her kata kılıç kındayken başlar ve biter. Kılıç tekniklerinden bağımsız olarak ayrıca yaratıcılık ve yoğunlaşma ile birlikte gerçek bir savaştaymış hissi uyandırma ve katayı yeni tutmayı da gerektirir.\nİaido'nun felsefi yönü çeşitli felsefi ve dini akımlardan etkilenmiştir. İaido Konfüçyusçuluk, Zen ve felsefi Daoizm ve Bushidonun değişik yönlerinin bir karışımıdır.  \niaido bir silah ile yapıldığı için neredeyse tamamen bir ya da daha fazla hayali düşmana karşı solo kata şeklinde çalışılır. Birden fazla kişinin birlikte çalıştığı katalara sahip Suiō-ryū gibi iaido okulları da mevcuttur, bu durumda çoğunlukla bokken kullaılarak çalışılır. İaido kata sergilenmesi şeklinde müsabakalar da içerir anck hiçbir karşılıklı serbest müsabaka içermez. iaidonun bu mücadele içermeyen yönü ve akıcı, kontrollü ve keskin hareketler üzerindeki vurgusu nedeniyle zaman zaman \"hareket eden zen\" olarak da adlandırılır.  Çoğu ekol tameshigiri kesiş çalışması içermez.\nİlk iaido ekolleri 1500lü yılların ortalarında ortaya çıkmaya başladı. Pek çok koryu (geleneksel stil) kurulmuş olmakla birlikte günümüzde çok azı hala devam etmektedir. Hayashizaki Jinsuke Shigenobu (1542 - 1621) İlk ekollerden birisini kurmuş ve onun kurduğu Hasegawa Eishin Ryu ekolünden Muso-Shinden-ryu, Hoki-ryu, Muso-Jikiden-Eishin-ryu, Mugai Ryu, Tamiya-ryu gibi ekoller türetilmiş, ayrıca bağımsız olarak Suio Ryu gibi stiller de gelişmiştir. \n1868 yılında gerçekleşen Meiji Restorasyonu sonasında modern stillerin kurucuları daha önce çalıştıkları  geleneksel stillerin teori ve pratiğini benimsediler. 1895 yılında Dai Nippon Butoku Kai (DNBK) 大日本武徳会 ( \"Büyük Japonya Savaşçı Erdemleri Topluluğu\") Kyoto'da kurulması da modern Japon kılıç stillerinin ortaya çıkmasında yardımcı oldu. 1932 yılında DNBK resmi olarak iaido disiplinini tanıdı. Bu iaido teriminin ilk kullannımıdır. Bu ilk başlangıçtan sonra modern kılıç disiplinleri farklı organizasyonlar altında toplanmaya başladı. Savaş sonrasında Japonyanın Müttefik Devletler tarafından işgali sırasında Dai Nippon Butoku Kai kapatılmıştır. Ancak 1950 yılında tekrar açılmış ve japon savaş sanatlarının yeniden çalışılmasına başlanmıştır.\n1952yılında Kokusai Budoin (Uluslararası Savaş Sanatları Federasyonu: IMAF 国際武道院・国際武道連盟 Kokusai Budoin Kokusai Budo Renmei)  Tokyo'da kurulmuştur. IMAF uluslararası alanda Budo yaymayı hedefleyen bir organizasyondur ve iaidoyu da içeren değişik savaş sanatlarını temsil eden yedi bölümden oluşmaktadır.\nÖnce 1948 yılında Japon İaido Federasyonu (Zen Nihon Iaido Renmei :ZNIR) kurulmuş daha sonra ise 1952 yılında kurulan Japon Kendo federasyonu 1960lı yıllarda kendi bünyesinde bir İaido bölümü kurulması için çalışmalara başlamıştır.  \nFarklı savaş snatları ile ilgilenen organizasyonların kurulması üzerine farklı iaido ekooleri çalışna kişilerin bir araya gelmesi sonucu bu kişilerin tamamı tarafından bilinen ve ortak bir kata seti derecelendirme sınavlarında ve ölçme değerlendirmede kullanılabilecek katalara ihtiyaç duyuldu. İlk Olarak Japon iaido Federasyonu (ZNIR) daha sonra da Japon Kendo Federasyonu en geniş sayıda üyeye sahip olan iki organizasyon olarak kendi ortak kata setlerini yarattılar. \nJapon İaido Federasyonu (ZNIR, \"Zen Nihon Iaido Renmei\", 1948 yılında kuruldu) organizasyonu oluşturan beş büyük ekolden alınan beş koryu katasından oluşan ve Toho adı verilen bir seti vardır.\nSeitei or Zen Nippon Kendo Renmei Iaido (制定) (\"temel iaido\") seitei-gatayı temel alan 12 katalık temel iaido tekniklerine verilen addır. Japon Kendo Federasyonu ve tarafından Japon İaido Federasyonunun Toho İai katları temel alınarak 1968 yılında 5 kata şeklinde oluşturulmuş,  zamanla yeni katalar eklenip değişiklikler yapılarak 12 kataya çıkarılmıştır.\nSeitei iaido kataları iaido eğitimi ve derecelendirme amaçlarıyla yerel kendo federasyonlarına bağlı dojolarda öğretilmektedir. Kendo federasyonlarına bağlı tüm dojolarda bu setler öğretilir ve federasyonlar derecelendirme sınavları ve müsabakalarda bu kataları kullandıkları için günümüzdeki en yaygın olarak çalışılan iaido türü seitei iaidodur. \nTek bir stilden oluşan federasyonlar genellikle standart bir kata setine sahip değildir ve gösteriler ile derecelendirme için kendi koryu setlerini kullanırlar.\nGünümüzde Japon Kendo federasyonu tarafından kurulan Seitei iaido ve 1932'de Nakayama Hokudo tarafından kurulan Muso Shinden Ryu gibi modern stillerin yanı sıra Suio Ryu, Hoki Ryu gibi geleneksel ekoller de hala varlıklarını sürdürmektedirler. Bu ekollerden bazıları yalnızca iaido üzerine odaklanırken diğerleri kenjutsu ve diğer sanatları da içermektedirler. \niaidoda derecelendirme belirli bir ekolün bağlı olduğu federasyon, organizasyon ya da o ekolün kendi sistemine bağlıdır. Japon İaido Federasyonu ve Japon Kendo Federasyonu 1883de kurulan modern  kyu-dan sistemini kullanırlar. Bazı ekoller ise koryu sistemini sürdürerek menkyo sistemini sürdürürler. Bazıları ise hem modern kyu-dan sistemini hem de soke tarafından verilen geleneksel menkyoları kullanırlar.\nİaido modern haliyle müsabık bir spordur. Japon Kendo Federasyonu ve Diğer Kendo Federasyonlarının yanı sıra Suio Ryu Koden Kobudo Taikai gibi diğer stiller ya da bölgesel organizasyonlarca da turnuvalar düzenlenebilmektedir. \nBir iaido müsabakasında iki iaidoka eşzamanlı olarak kata gösterisi yaar ve hakemler standart kurallara göre puanlama yaparak kazananı belirlerler. \nAşağıdaki Organizasyonlar Japonya'da bulunan ulusal ve uluslararası iaido federasyonlarıdır. \n\n\nMnet Asya Müzik Ödülü Yılın Albümü\nYılın Albümü için Mnet Asya Müzik Ödülleri (올해 의 앨범 상) ödülünü CJ E & M (Mnet) tarafından her yıl sunulan bir Daesang (veya büyük ödülü) 'dir. İlk 2006 yılında düzenlenen 8. Mnet Asya Müzik Ödülleri töreninde verildi; SG Wannabe kendi albümü 3 Masterpiece ile ödülünü kazandı ve müzik sektöründe iyi vokal veya enstrümantal kayıt albümleri ile solo veya grup onuru verildi.\nYıl boyunca o yıl yapılan Mnet Asya Müzik Ödülü'ne bağlıdır\nMnet Asya Müzik Ödülleri tarihi boyunca sadece 2 sanatçıya 2014 tarihi itibarıyla, iki kez arka arkaya ödül kazanmıştır.\n\n\nGirls' Generation (2007 albüm)\nGirls 'Generation Güney Koreli kız grubu Girls' Generation tarafından kendi adını taşıyan ilk albümüdür. Bu S.M. tarafından serbest bırakıldı 1 Kasım 2007 Baby başlıklı bir reissue  sonradan 13 Mart 2008 tarihinde serbest bırakıldı.\nGüney Kore'de, albüm ülkede 12. en çok satan albümü olmaştur, 2007 yılında 56.804 kopya sattı. Reissue o 126.269 birimleri aştı Eylül 2008 tarihi itibarıyla, albümün toplam satış rakamları birleştirdi.\nGirls Generation için AllMusic kredisi uyarlanmıştır.\n\n\nGirls' Generation-TTS\nGirls 'Generation-TTS (Hangul: 소녀 시대 - 태 티서, ayrıca TTS, TaeTiSeo veya Girls' Generation-TaeTiSeo) olarak bilinen SM tarafından oluşturulan Güney Koreli kız grubu Girls 'Generation bir alt grubu, Taeyeon, Tiffany ve Seohyun'dan oluşur. Grup 2012 yılında debut albümü, Twinkle, serbest bırakıldı ve 2014 yılında, ikinci şarkı Holler yayınladı.\n19 Nisan 2012, S.M. resmen niyeti olduğunu kendi resmi basın açıklamasında belirterek, alt grup oluşumunu açıkladı \"müzik, performans ve moda stilleri tüm yönleri ile hayranlarının dikkatini çekecek.\" Aynı zamanda, tertipleyerek, diğer gelecek alt olasılığı ima \"birim üyeleri [eşsiz] müzik ve her yeni alt grup albümün konseptine uygun [döndürülür].\" Adı \"TaeTiSeo\", ya da \"TTS\", Taeyeon, Tiffany ve Seohyun ilk hecelerin oluşur.Karşılaştırıldığında 9, şu an 8 üyeli, Girls 'Generation, TTS ana odak üzerinde her üyenin vokal yeteneği orijinal grup genel şarkıları ve üniforma grup performanslarına daha vurgu yapılmakta.\nşarkıları \"Twinkle\" ilk hafta içinde YouTube'da 10 milyonun üzerinde izlenme elde edilen, 30 Nisan tarihinde müzik video ile birlikte, 29 Nisan tarihinde dünya çapında iTunes serbest bırakıldı. Ağustos 2014 itibarıyla, müzik video fazla 50 milyon izlenmeye sahiptir. Mini albüm, aynı adla, Twinkle ile 30 Nisan üzerinde dijital piyasaya sürüldü ve fiziksel olarak 3 Mayısda TTS çeşitli müzik gösterileri kendi albüm promosyonlarını başladılar. Bunlar üst üste üç hafta boyunca 1 numaralı noktada hükümdarlıklarını sürdürdüler, Güney Koreli müzik gösterileri bir \"üçlü taç\" elde eden ilk alt grup olmuştur. Twinkle Billboard 200 (rekor beri kesildi)'de 126 ulaştı, ABD iTunes ve Billboard listelerinde bir Koreli sanatçı tarafından en başarılı albüm oldu. Başlığı şarkı Temmuz 2014 tarihinden itibaren Güney Kore'de 2520485 dijital indirmelerde vardır ve albüm yurtdışında Güney Kore 144.000 üzerinde kopya yanı sıra bir başka 28.000 kopya sattı. Onlar EXO üyeleri ile \"Twinkle\", yanı sıra Usher \"In Love DJ Got Us Fallin '\" özel bir performans gerçekleştirdiler Aynı yıl içinde, grup SMTOWN Canlı World Tour III katıldı.\nTemmuz 2014 Mavi Bir Rüya Festivali yapıldıktan sonra, [güvenilmez kaynak] grup, dijital 16 Eylül ve fiziksel albüm Güney Kore müzik listelerinde 1 numara olarak giriş yaptı 18 Eylül tarihinde, ikinci mini albümü, Holler yayınlandı diğer birçok Asya ülkeleri ve Billboard Dünya Albümleri üzerinde üst sıralamalarda yer aldı. Bu TTS üçüncü Koreli sanatçı yaptı ve ilk kadın sanatçı, bu grafik üzerinde birden fazla \"1 Numara\" oldu. Onlar daha önce debut sürümü, Twinkle ile, iki yıl önce 1 numaralı nokta, elde etti. Beraber koydukları müzikre çok daha fazla katman var ... Billboard bir görüşmede, üç şarkıcı, \"paylaşılan Bu albüm bizim için gerçekten kişisel ve bizim müzik çok daha ham yan söndürmek için ... eğlenceli oldu ses, koro ya da birlikte uyum açısından buna, çok daha fazla derinlik kattık... Bizim asıl amacımız görsel eğlence olabilir, ama sesli eğlence değil idi. \" Onlar da Tiffany \"Holler\" müzik video kavramına görsel yönetmen olarak görev yaparken Seohyun, şarkıların biri, \"Only U\" sözleri yazmıştır. Promosyonlar sırasında, gerçekte özellikli üç şarkıcı TaeTiSeo göstermektedir. Gösterilenler onların normal günlük hayatlarını ve ne onların boş zamanlarında nasıl yaşadığını açığa çıkarmak için Taeyeon, Tiffany ve Seohyun kişisel tarafında aldı. Albüm hazırlanması Bazı görüntüleri de gösterilmiştir.\nOcak 2016 da TaeTiSeo kış özel şarkısı Dear Santayı yayınladı.Dear Santa İngilizce,Korece ve Japonca olarak 3 ayrı versiyonda yayınlandı.\nInkigayo (인기 가요; Müzik Trend) Seul Broadcasting System (SBS) tarafından yayınlanan bir Güney Koreli müzik televizyon programıdır. Girls 'Generation-TTS 4 kez kazandı.\n\n\nKasım 2015 TBMM Başkanlığı seçimi\nKasım 2015 TBMM Başkanlığı seçimi, 26. dönem Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanını belirlemek için 1., 2. ve 3. turları 22 Kasım 2015'te yapılan seçimdir.\nTürkiye Büyük Millet Meclisi Başkan adayları, Meclis üyeleri içinden, Meclisin toplandığı günden itibaren beş gün içinde, Başkanlık Divanına bildirilir, Başkan seçimi gizli oyla yapılır. İlk iki oylamada üye tamsayısının üçte iki ve üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu aranır. Üçüncü oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için dördüncü oylama yapılır; dördüncü oylamada en fazla oy alan üye, Başkan seçilmiş olur. Başkan seçimi, aday gösterme süresinin bitiminden itibaren, beş gün içinde tamamlanır.\n18 Kasım 2015 tarihinde Milliyetçi Hareket Partisi, Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu'nu aday gösterdi. Yine aynı tarihte Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul Milletvekili İsmail Kahraman'ı aday gösterdi.\n20 Kasım 2015 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi, Ankara Milletvekili Gülsün Bilgehan'ı aday gösterdi.\n21 Kasım 2015 tarihinde Halkların Demokratik Partisi, Mersin Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat'ı aday gösterdi.\n\n\nSpine Tower\nSpine Tower İstanbul, Maslak'ta bulunan 202 m yüksekliğindeki bina.\nAvrupa'nın en yüksek binaları arasındadır. Maslak'taki finans bölgesinde bulunmaktadır. Spine Tower Türkiye'de inşa edilmiş en yüksek ikinci binadır.\nToplam 140.000 metrekarelik kapalı alana sahip bina, 9 kat zemin altı 47 kat üstünde olmak üzere 56 katlıdır. Projeyi Soma Grubu\"nun, gayrimenkul sektöründe faaliyet göstermek üzere kurduğu Tilaga A.ş. gerçekleştirmektedir. Yatırım maliyeti 150.000.000 dolardır.\n\n\nGangnam 1970\nGangnam Blues (Hangıl: \"강남 1970\", \"Gangnam 1970\"), 1970'lerin Gangnam bölgesinde yaşanan olayları anlatan aksiyon ve noir türlerinde bir Yoo Ha filmi. Başrollerinde Lee Min-ho and Kim Rae-won yer almaktadır. Hikâye, Gangnam gelişmeye başladığı zaman siyasi yetkililerin ve karanlık toplumsal güçlerin yaptığı iş birliği ve planlar etrafında dönüyor.\n\n\nThe Royal Tailor\nFilm, Joseon Hanedanlığı döneminde geçmektedir ve Sanguiwon (kraliyet ailesi tarafından giyilen kıyafetlerin yapımından sorumlu olan bölüm) içinde çalışanların etrafında döner.\nDol-Seok (Han Suk-Kyu) kraliyet kıyafetlerinden sorumlu en usta zanaatkardır. O işinde olağanüstü kurallar belirleyen bir bakış açısına sahiptir.\nKong-Jin (Ko Soo) becerisi ile mükemmel bir anlamda doğuştan tasarımcıdır... Onun ilk yeteneğini fark eden asilzade Pan-Soo (Ma Dong-Seok) tarafından saraya getirilmiştir.\nKral (Yoo Yeon-Seok) ve Kraliçe (Park Shin-Hye) kraliyet kıyafetleri Dol-Seok ve Kong-Jin tarafından yapılırken bir skandal meydana gelir.\n\n\nRomantik film\nRomantik film, aşk, tutku ve duygusallık odaklı konuları işleyen film türü. Romantik dram, romantik komedi, chick flick ve romantik gerilim gibi alttürleri vardır.\n\n\n2018 FIFA Dünya Kupası elemeleri - UEFA B Grubu\n\n\nUnravel (video oyunu)\nUnravel, fizik tabanlı bulmaca-platform türünde video oyunu. Coldwood Interactive tarafından geliştirilen oyunun yayımcısı Electronic Arts'dır. Küçük insan biçimli, iplikten yapılmış bir karakter olan Yarny oyunda canlandırılır.\n\n\nFenerbahçe Boks Şubesi 2008-09 sezonu\nFenerbahçe Boks Şubesi 20087-09 sezonunda naşarılarını sürdürdü. Erkek takımı İstanbul Şampiyonası'nda ikinci olmasına rağmen, Türkiye Ferdi Boks Şampiyonası ve Türkiye Kulüplerarası Boks Şampiyonası'nda şampiyonluğa ulaştı. Kadın takımı da bir sezon önce eline geçirdiği Türkiye şampiyonluğunu korumayı başardı.\n22-25 Ekim 2008 tarihlerinde düzenlenen şampiyonada Fenerbahçe bokstaki ezeli rakiplerinden Beşiktaş'ın gerisinde kaldı ve ikinci oldu.\n1-4 Aralık 2008 tarihlerinde Kastamonu'da düzenlenen şampiyonada Fenerbahçeli sporcular büyük varlık gösterdiler ve Türkiye Kulüplerarası Boks Şampiyonası'ndaki 10. şampiyonluklarına ulaştılar.\n23-28 Aralık 2008 tarihlerinde Adana'da düzenlenen şampiyonada Fenerbahçe en çok madalya kazanan ekip olurken takım şampiyonluğunu da aldı.\n\n\n2018 FIFA Dünya Kupası elemeleri - UEFA C Grubu\n\n\nBrassed Off\nBrassed Off; Mark Herman'ın yönetmenliğini yaptığı, başrollerinde Pete Postlethwaite, Tara Fitzgerald ve Ewan McGregor'ın yer aldığı 1996 ABD-Birleşik Krallık ortak yapımı güldürü-dram filmidir.\nEn İyi Film ve En İyi Özgün Senaryo dalında BAFTA ödülü ile En İyi Avrupa Filmi Goya Ödülü adaylığı bulunan yapıma BFI Top 100 British films listesinde de yer verilmiştir. Brassed Off 1997'de En İyi Yabancı Film César Ödülü'nü kazanmıştır.\n\n\nAhmet Fevzi Big\nAhmet Fevzi Big (d. 1871, Düzce - ö. 1947, İstanbul) Osmanlı Türkü asker.\nBabası Yakup Bey Düzce'deki Ubıh aşiretinin mensubuydu.\nAli Fuad Paşa'nın yerine 20. Kolordu Komutanı olarak atandıysa da Rauf Bey ve Bekir Sami Bey tarafından engellendi.\n\n\nMathis Bolly\nMathis Bolly (d. 14 Kasım 1990), Molde FK takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Norveçli futbolcudur.\nFildişi Sahilli baba ve Norveçli anneden dünyaya gelen Bolly, Oslo, Holmlia'da büyüdü ve Lyn, Oppsal ve Holmlia altyapılarında oynadıktan sonra 2008 yılında Lillestrøm takımına transfer oldu. As takımdaki ilk maçına Eliteserien'de Stabæk karşısında çıktı. Kulüpteki ilk sezonunda iki maçta oynadı. 2009 sezonunda 10 Eliteserien maçına çıktı. Eliteserien'deki ilk golünü 3 Ekim 2010 tarihinde 1-0 yendikleri Sandefjord'a attı. 2012 sezonunda dört gol attı ve dört asist yaptı. 2013 sezonunun sonunda Lillestrøm ile biten sözleşmesini yenilemedi. Fortuna Düsseldorf'a transfer oldu ve 2 Ocak 2013 tarihinde üç buçuk yıllık sözleşme imzaladı.\nBolly, Bundesliga'daki ilk maçına Mainz 05 karşısında çıktı. Oyuna sonradan dahil oldu. 9 Mart 2013 tarihinde sonraki Bayern Münih maçında ilk 11'de oynadı. 3-2 yenildikleri maçta bir gol attı. Sonraki hafta VfL Wolfsburg ile 1-1 berabere kaldıkları maçta takımının tek golünü attı. 2012-13 sezonunda küme düşen takım sonraki sezon 2. Bundesliga'da mücadele ederken takımda kaldı.\n2009 yılında Norveç U-19 millî takımıyla üç maça çıkan Bolly, Şubat ve Mart 2013'te 21 yaş altı millî takımına çağrıldı. 2013 UEFA Avrupa 21 Yaş Altı Futbol Şampiyonası ön eleme kadrosunda yer alsa da, Mayıs 2013 tarihinde, tercih ettiği Fildişi Sahili millî takımının FIFA Dünya Kupası elemelerindeki Gambiya ve Tanzanya maçı kadrosuna çağrıldı. Lillestrøm'den eski teknik direktörü Henning Berg, bunun Norveç için büyük kayıp olduğunu ve Bolly'nin gelecekte millî takımı için çok önemli bir oyuncu hâline geleceğini söyledi. Fildişi Sahili formasıyla ilk maçına 8 Haziran 2013 tarihinde Gambiya karşısında çıktı. İkinci maçına Ağustos 2013'te Meksika karşısında çıktı ve maçta Didier Drogba ile beraber oynadı. 2014 FIFA Dünya Kupası elemelerinde Senegal ile yaptıkları play-off maçında yedek kulübesinde yer aldı. Brezilya'da düzenlenen 2014 FIFA Dünya Kupası kadrosunda yer aldı ve FIFA Dünya Kupası'ndaki ilk maçı grubun ikinci maçı olan Kolombiya maçı oldu.\n2008 yılında Lillestrøm'e transfer olduğunda Bolly 40 metreyi 4,77 saniyede koştu. 2009 sezonundan sonra ligde 40 metreyi 4,61 saniyede koşarak Luton Shelton'ın ardından Eliteserien'de en hızlı koşan ikinci futbolcu oldu. EA Sports'un FIFA 14 video oyununda Bolly, depar bakımından en hızlı oyuncu olarak yer aldı.\n\n\nKütahyalı Hüseyin Paşa\nKütahyalı Gazi Hüseyin Paşa (d. Kütahya; ö. 18 Mart 1865, Kütahya), Osmanlı devlet adamı.\nBabasının ismi Hamza, dedesinin ismi Abdullah'tır. Eşi Rabia Hanım'dır. Bacanağı Mühürdarzâde Hafız Hüsnü Efendi, kız kardeşi Hafize Hanım'dır. Kendisinin evladı olmamıştır, kız kardeşinden yeğenleri vardır.\nKütahya'da doğdu. İstanbul Üsküdar'da kehribarcılık sanatıyla uğraşırken asâkir-i mansure teşkilâtında orduya girdi. Mart 1839'da redif hassai şahâne birinci binbaşısı oldu. Kaymakam iken Sivastopol Harbi'ne katıldı.\nEylül 1853'te Kırım Seferi'nde hassa ordusu ikinci muvazzaf alayı kaymakamı idi ve Tuna boyunda Tutrakan'da bulunuyordu. Hüseyin Paşa burada tabya kumandanlığına tayin edildi. Tutrakan Savaşı'ndan kısa süre önce bir tabur piyade ve 6 toptan oluşan bir kuvvetle Tuna'nın karşı sahiline sevk edilerek kısa bir çarpışmadan sonra sahildeki Karintina binasını zapt etti. Bunun üzerine Rus kumandanlarından Dattenberg 22 tabur piyade ve 4 alay süvari ve 32 kıt'a topla Oltaniçe'de bulunan kuvvetinden ayırdığı mühim kuvvetle Karintina mevkisini geri almak için hücum etti. Kütahyalı Hüseyin Paşa bu büyük kuvvete karşılık vererek beraberindeki Türk askerlerine elinde kılıcıyla çok etkili şu nutku söylemiştir:\n\"Ey din kardeşleri, sizin ile bugün burada câmı şehadeti içmek ve ecdadımızın namını îlâ eylemek gibi şan olmaz. Bilirim sizin her biriniz dağlarde gezüp kök yüzünde uçan bulutlar ile yarışan Arslanların evlâdısınız. Ve din ve millet uğruna düşman ile savaşta ovaları kızıl kan eden kaplanların ahfâdısınız. Size bu uğurda ölüm, düğün ve bayramdır. Ancak mensubâtı gazâ dahi büyük bir namdır. İşte bu iki nâmin birisini kazanacak vakit geldi. Analarımız bizi bugün için doğurdu. Düşmanlara askerlik şânını gösterelim. Milleti İslâmiye ve dini Muhammediyenin ulu nâmını bildirelim. Vereceğim kumanda üzerine hareket ederde şaşmazsanız cenabı Haktan öyle umarım ki düşman münhezi ve perişan, ehli İslâm memnûn ve şâdan kalır\"\nHüseyin Paşa bu nutukla askerini cesaretlendirerek Karintina mevkisini şiddetle müdafaa etti (Kasım 1853). Hüseyin Paşa, tabya üzerinden inmeyerek aşağı yukarı askeri cesaretlendiriyordu. Sol elinden yaralandığı ve baş parmağını kurşun götürdüğü halde yaralı olduğunu askere göstermemek için elini cebine sokmuş ve bir ara elini arkasına götürerek gizlice emir neferine bağlatmıştır. Parmağını koparan kurşun kılıcının kabzasından bir parçayı da koparmıştır. Çok az bir kuvvetle Tutrakan Harbi'nin kazanılması, Tuna Harbi'nin kazanılmasında büyük rol oynamıştır. Bu zaferin ardından Hüseyin Paşa 16 Şubat 1854'te miralaylığa terfi edilmiştir. Hüseyin Paşa açıktan miralaylığa terfi ettiğinden ve o sırada terfisi için boş yer olmadığından dolayı derhal miralaylığa ait kumanda makamına geçmemiş, Silistre'de kumandan bulunan Tophane Feriki Musa Paşa'ya muavin olmuştur. Aralık 1854'te hassa ordusu piyade beşinci alay kumandanlığına getirildi ve ardı ardına gelen başarılı hizmetleri dolayısıyla mirliva oldu.\nHüseyin Paşa'nın büyük hizmetlerinden birisi de Silistre Kuşatması esnasındadır. Ruslar 18 Mayıs 1854'te Silistre'yi şiddetle muhasara ettiler. Hüseyin Paşa hem muavin bulunuyor hem de Silistre'nin en mühim istihkâmı olan Arap tabyası muhafazasını müdafaa ediyordu. Bütün asker ve kumandanlar Hüseyin Paşa'nın harekâtına îtimat ediyordu. Muhafız Musa Paşa da Hüseyin Paşa'ya riayet etmekteydi. 1854 Mayısı'nın otuzuncu günü şafak vakti Arap tabyası önünde büyük bir lağım ateşleyerek hücuma geçen Ruslar, Hüseyin Paşa, Mısırlı Miralay Mustafa Bey, Kaymakam İbrahim Bey ve Mehmet Beyler'in gayretleriyle püskürtüldü. Bu harpte iki tarafın askerleri süngü süngüye gelmiş ve sayıca üstün olan düşman püskürtülmüştür.\n9 Haziran 1854'te Söğüdlü Adası'ndaki düşman istihkâmından atılan bir obüsün parçası kumandan Musa Paşa'nın böğrüne isabet etmiş ve Musa Paşa vefat etmiştir. Musa Paşa'nın vekâleti, Mecidiye ve Küçük Mustafa tabyaları arasında milis kumandanı olan Giridîzâde Balıkesirli Mehmed Paşa'ya teklif edilmişse de Mehmed Paşa kendisinin muhafazaya memur olmadığını ve emir kumandanının Hüseyin Paşa'ya intikali lazım geldiğini söyleyerek Hüseyin Paşa kumandan vekili olmuştur. Musa Paşa'nın vefatından bir gün sonra Ruslar Arap tabyasının sol tarafından bir lağım atarak külliyetli olarak tabyaya girmeyi başardılarsa da Hüseyin Paşa bir avuç gönüllünün başında Rusları kovalayarak süngü hücumuyla Rus kuvvetlerini bataryalarına kadar takip etmiştir. 13 Haziran 1854 yani Musa Paşa'nın vefatından dört gün sonra paşanın beraberinde seçme fedâilerle çıkarma hareketi yaparak Rusların bir kısmını silah kullanmaya dahi vakit bulmadan imha etmiştir. Bu fedâilerin büyük bir kısmı zeybeklerden oluşmaktaydı. Bir müddet sonra Silistre kumandanlığına Rıfat Paşa gelmiştir. Silistre Kuşatması'nda Rusların özellikle yüklendikleri yerler Arap ve Yılanlı tabyalarıydı. Düşman kuvvetleri 90.000 kişi civarında iken kaledeki tüm kuvvet 15.000 kadardı.\nHüseyin Paşa bundan sonra savaşın Kırım Yarımadası ile Anadolu kısmına nakli üzerine şark cephesine, Kars taraflarına gönderildi. Paşa, bu cephede 1855 senesinde Ruslar'ın Kars'a karşı büyük ve mühim hücumlarına karşı muhafazası çok önemli olan Tahmasb tabyasını müdafaa ediyordu. Bu tabyanın düşmesi halinde Türkler savaşı kaybedecekti. Ruslar, 25 Eylül 1855 günü Osmanlı ordusunun sağ kanadına kuvvetli bir tazyik yaparak Tahmasb tabyasının gerilerine sarkmaya başladırlar. Hüseyin Paşa büyük bir metânet ve yiğitlikle sebat ederek Macarlı İsmail Paşa ve Miralay Leik ile beraber Rusların bu hücumunu karşılayı görev edindiler. İsmail Paşa ile Hüseyin Paşa Rusları işgal ettikleri karargahtan kovmak üzere bir avuç askerle kendilerinin birkaç misli olan Ruslar'a hücum ettiler. Bu şiddetli hücum üzerine Ruslar firar ettiler. İsmail Paşa ve Hüseyin Paşa düşmanı şiddetle takip ettiler.\nHüseyin Paşa emekliliğinden sonra bir müddet İstanbul Üsküdar'daki konağında oturmuş, sonra Kütahya'ya gelerek Ahırardı'ndaki konağına yerleşerek vefatına kadar orada kalmıştır. 18 Mart 1865 tarihinde vefat ederek Kütahya'daki konağına yakın olan Gümüş Eşik Zaviyesi haziresine defnedilmiştir. Kabrin ayak taşı nakışlıdır. Baş taşı Azîziye feslidir. Evladı olmadığı için sağlığında bütün mal varlığını eşi Rabia Hanım'a devretmiştir.\n\n\nAltyazı (dergi)\nAltyazı, ilk kez Ekim 2001'de Türkiye'de yayımlanmaya başlayan aylık sinema dergisidir. Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinden oluşan bir grup arkadaş tarafından 2001 yılında çıkarılmaya başlanmıştır. İlk çıktığı dönemde fotoğraf sanatı dergisi Geniş Açı'nın desteklediği dergi 2003 yılından itibaren Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi bünyesine dahil olmuştur.\nAltyazı, 2019'da yayın hayatına kısa bir ara verdikten sonra, Mayıs-Haziran 2019 sayısıyla birlikte iki ayda bir yayımlanmaya başladı. Dergi yayın hayatına Mart 2019'da kurduğu \"Altyazı Sinema Derneği\" ile devam ediyor.\n2001 yılının Ekim ayından itibaren her ay düzenli olarak yayımlanan dergi film eleştirisine ve analizine önem veren bir anlayış benimsemiştir. Bir yandan vizyona giren filmlerle ilgili yorum odaklı yazılar yayımlanırken, diğer taraftan kısa film, belgesel ve deneysel sinema gibi ana akım medyada çok yer almayan bölümlere de yer verilmektedir.\n\n\nRind\nRind, geçmiş İslam toplumlarında her tabaka arasında ortaya çıkabilen ve hakim tavırlardan farklı kendine özgü bir yaklaşım sahibi olan, antik dönemin kinik filozoflarına benzer özelliklerle ön plana çıkan insan tipi. Rind Tanrı'ya inanmakla birlikte konformist ve konservatif düşünme ve yaşama biçimlerine mesafeli duran, kalender meşrep, hazcı olmamakla birlikte dini sebeplerle dahi olsa haz düşmanlığına kapılmayan, tüm insanlara hoşgörüyle yaklaşan, latifeden anlayan, hoşsohbet ve bilge (arif) bir karakteristiğe sahip insan örneğidir. Uludağ'a göre ise \" rindler daha çok melamiler ve kalenderler gibi gelenek ve göreneklere aldırmadan geniş bir hürriyet ve gönül rahatlığı içinde yaşarlar.\" Özellikle Fuzuli'nin (1483-1556) Rind ile Zahid adlı eserinde bu tipin kendisiyle aksi özellikler sergileyen zahid tiplemesiyle söyleşisi içerisinden özellikleri belirginleştirilir.\nRind ile Zahid adlı eserde, Tanrı'ya ibadet ve zühd ile varmayı amaçlayan zahid (baba) ile Tanrı'ya aşk ve samimiyetle varılacağını savunan rind (oğul) arasında geçen konuşmalarla kendini tanıma ve olgunlaşma yolunda iki ayrı tavır sergilenir ve her tavrın kendini ortaya koyuş biçimi ile muhalifine yönelik eleştirisi ortaya konulur. Eserde zahidin baba, rindin oğul olarak kişileştirilmesi zühdün (asketizm/kaçınıklık) rindane tavrın öncülü, zühdün kabuk, rindliğin çekirdek ve asıl olduğunu sembolize etmektedir.\n\n\nHayal Perdesi (dergi)\nHayal Perdesi, Türkiye'de yayımlanan iki aylık sinema dergisidir. 2003 yılında fanzin olarak çıkmaya başlayan dergi Ocak 2010 tarihinden itibaren e-dergi formatında yayımlanmaya başlamıştır. Ocak 2015'te yayımlanan 44. sayıdan itibaren matbu olarak çıkmaktadır. Dergi, Kasım 2018'de 67. sayısını yayımladıktan sonra yayın hayatına veda ettiğini açıklamıştır.\nHayal Perdesi Sinema Dergisi'nin temelleri Bilim ve Sanat Vakfı bünyesinde 2001 yılında İhsan Kabil önderliğinde yapılmaya başlanan atölyelerde atılmıştır. Film tartışmaları, film yapımı ve senaryo yazımı bölümlerinden oluşan bu atölyeler sonucunda 2003 yılında bir fanzin çıkarılması gündeme gelmiştir. İsimsiz bir şekilde ve belli bir periyot gözetmeksizin yayımlanmaya başlayan fanzinler dördüncü sayıdan itibaren Hayal Perdesi adıyla çıkmaya başlamıştır. Hayal Perdesi, 13 sayılık fanzin geçmişinden sonra Ocak 2010 tarihinde profesyonel bir mecraya geçme düşüncesiyle e-dergi formatında yayın hayatına devam etmiştir. E-dergi formatında yer alan yazılar her yıl \"Hayal Perdesi Yıllığı\" adıyla kitap şeklinde de basılmıştır.\nOcak 2015 tarihinde yayımlanan 44. sayıyla birlikte dergi matbu olarak basılmaya başlamıştır. Kasım 2018 tarihinde yayımlanan 67. sayıyla birlikte yayın hayatına veda etmiştir.\nHayal Perdesi Sinema Dergisi'nde 49. sayı itibarıyla aşağıda yer alan bölümler yer almaktadır.\n\n\nProlegomena (anlam ayrımı)\nProlegomenon \"(genellikle çoğul prolegomena)\" Bir kitabın ya da uzunca bir metinin başlangıcında yer alan Grekçe'de \"ön deyiş\" ya da \"giriş\" mânâsına gelen kısım.\nProlegomena aşağıdaki anlamlara gelebilir:\n\n\nHalk cumhuriyeti\nHalk cumhuriyeti, bazı cumhuriyet ile yönetilen devletler tarafından kullanılan bir unvandır. Bu unvan popülizm ile ilişkili olup genellikle komünist ülkeler tarafından kullanılsa da bu unvan birçok komünist olmayan ülke tarafından da kullanmaktadır.\nGünümüzde \"halk cumhuriyeti\" unvanını kullanan ülkeler:\nEskiden \"halk cumhuriyeti\" unvanını kullanan ülkeler:\n\n\n2013 UEFA Avrupa 21 Yaş Altı Futbol Şampiyonası\n2013 Avrupa 21 Yaş Altı Futbol Şampiyonası, UEFA tarafından organize edilen 19. Avrupa 21 Yaş Altı Futbol Şampiyonası. 5-18 Haziran 2013 tarihleri arasında süren turnuvaya ev sahipliğini İsrail yapmıştır.\nİsrail'in ev sahipliği teklifi 27 Ocak 2011 tarihinde UEFA'nın İcra Komitesi tarafından Nyon, İsviçre'de kabul edilmiştir. Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, İngiltere ve Galler'in yaptığı teklifler reddedilmiştir.\nÖnceki iki turnuvayı kazanan İspanya finalde İtalya'yı 4-2 mağlup ederek unvanını koruyarak dördüncü şampiyonluğunu kazanmıştır.\nŞampiyonanın grup eleme kuraları 3 Şubat'ta İsviçre'nin Nyon şehrinde çekilmiştir. Elemelere 52 millî takım katılmıştır. Eleme grupları 25 Mart 2011 tarihinde başlamıştır.\nElemeler, altı takımlı iki grup ve beş takımlı sekiz grup olmak üzere on gruptan oluşmuştur. Tüm takımlar maçlarını evinde ve deplasmanda olmak üzere ikişer kez oynamıştır. Grup liderleri ve ikincilerden en iyi dört takım play-off turunda yer almıştır. Play-off turunda 14 takım iki ayaklı yedi maçta oynamıştır. Kazanan takımlar İsrail ile beraber turnuvanın finallerine katılmaya hak kazanmıştır.\n2013 Avrupa 21 Yaş Altı Futbol Şampiyonasında oynamaya hak kazanan takımlar:\nTurnuvaya dört stadyum ev sahipliği yapmıştır: Bloomfield (Tel Aviv), Teddy (Kudüs), HaMoshava (Petah Tikva) ve Netanya Stadyumu\nAralık 2012'de turnuva boyunca maçları yönetecek altı hakem seçilmiştir:\nBu hakemlerin dışında görevlebndirilen ek yardımcı hakemler açıklanmıştır.\nTurnuvanın gruplarının belli olacağı kura çekilişleri 28 Kasım 2012 tarihinde Tel Aviv'de gerçekleştirilmiştir. Katsayı sıralamasına göre en yüksek sırada olan İspanya ve ev sahibi İsrail birinci torbada yer almıştır. İspanya'dan sonra en yüksek katsayıya sahip olan İngiltere ve Hollanda ikinci torbaya yerleştirilmiştir. Kalan dört ülke torbalara yerleştirilmemiş ve kalan pozisyonlara konmuştur.\nGrup aşaması kuraları 28 Kasım 2012 tarihinde Tel Aviv'de çekilmiştir.\n\"Maç saatleri (UTC+3) şeklindedir.\"\nUEFA Teknik Ekibi turnuvanın en iyi 23 oyuncusunun yer aldığı bir kadro oluşturmuştur. On bir oyuncuyla İspanya, turnuva takımında en çok oyuncunun yer aldığı ülkedir.\nTurnuvanın resmî maç topu 28 Kasım 2012 tarihinde Tel Aviv'de yapılan kura çekimlerinde belli oldu. Top, 2012 Avrupa Futbol Şampiyonasında kullanılan adidas Tango 12'nin turnuvanın ev sahibi olan İsrail'in mavi ve beyaz renklerini taşıyan versiyonu olmuştur.\n\n\nJosé Juan Barea\nJosé Juan \"J.J.\" Barea Mora (d. 26 Haziran, 1984 Mayagüez, Porto Riko), National Basketball Association (NBA) ekiplerinden Dallas Mavericks'te forma giyen Porto Riko'lu profesyonel basketbol oyuncusudur. 1.83 boyundaki Barea, Oyun kurucu pozisyonunda görev yapmaktadır. 2010-11 sezonunda Dallas ile birlikte NBA şampiyonluğu kazandı.\nNBA'de oynayan tarihteki yedinci Porto Riko'lu oyuncu unvanını taşıyan Barea, 2006 ve 2010 yıllarında Orta Amerika Şampiyonası ve Karayipler Oyunları'nda altın madalya kazanan Porto Riko millî takımının bir oyuncusuydu. 2011'de Pan Amerikan Oyunları'nda altın madalya ve 2007'de ise gümüş madalya kazandı. Bu başarılar gelirken Barea, millî takımının gard pozisyonunda ilk beş çıkan alternatifsiz oyuncusu konumundaydı.\nNBA'e gelmeden önce kolej kariyerini 2002-2006 yılları arasında Northeastern'de geçiren Barea, daha sonra katıldığı 2006 NBA Seçmeleri'nde hiçbir takım tarafından draft edilmedi. NBA Yaz Ligi'nde Golden State Warriors ve Dallas Mavericks formaları giydikten sonra 17 Ağustos, 2006 günü Mavericks ile kontrat imzaladı. İlk maçına 4 Kasım tarihinde oynanan ve 107-76 kaybettikleri Houston Rockets maçında çıkarken 2 sayı ile oynadı. Barea, 1 Ocak, 2011 günü oynanan 87-99 kaybettikleri Milwaukee Bucks maçında 29 sayı atarak kariyer rekorunu kırdı. Aynı sezon sonunda takımıyla birlikte 2011 NBA Finalleri'nde Miami Heat'i altı maçlık seri sonucu 4-2 yenerek takım tarihindeki ikinci şampiyonluğa ulaştılar.\nDallas ile şampiyonluğu kazandıktan sonra serbest kalan Barea, lokavt nedeniyle geç başlayan 2011-12 sezonunda 14 Aralık, 2011 tarihinde Minnesota Timberwolves ile $19 milyon değerinde dört yıllık sözleşme imzaladı. 26 Aralık, 2011 tarihinde oynanan ve 104-100 kaybettikleri Oklahoma City Thunder maçında Timberwolves formasıyla ilk maçına çıktı ve 14 sayı, 2 asist, 2 ribaund ile mücadele etti. 23 Mart, 2012 tarihinde bir kez daha Thunder ile oynanan karşılaşmada 149-140 yenilirlerken 25 sayı, 10 ribaund ve 14 asist ile oynayarak kariyerinin ilk triple-double'nı gerçekleştirdi. 27 Ekim, 2014 günü Timberwolves tarafından serbest kaldığı açıklandı.\nBarea, 29 Ekim tarihinde yeniden eski takımı Dallas Mavericks'e döndüğünü duyurdu. 16 Temmuz, 2015 tarihinde Mavericks ile $16 milyon değerinde dört yıllık sözleşme imzalayarak kontratını uzattı.\n\n\nNovomırhorod\nNovomırhorod (), Ukrayna'nın Kirovograd Oblastı'nda bulunan ve Novomırhorod rayonunun merkezi olan şehirdir. Şehir Velika Vis Nehri'nin kıyısında yer almaktadır. Yüzölçümü 88.52 km² olan şehrin nüfusu 2013 itibarı ile 11,569'dir.\n\n\nKaleo\nKaleo, 2012 yılında Mosfellsbær'da kurulmuş İzlandalı rock grubudur. Grup, İzlandalı üyeler JJ Julius Son (Jökull Júlíusson) (vokaller ve gitar), David Antonsson (perküsyon ve vokaller), Daniel Kristjansson (bas gitar), ve Rubin Pollock (gitar ve vokaller)'den oluşmaktadır. 2012'den bu yana \"Kaleo\" (2013) ve \"A/B\" (2016) isimli 2 stüdyo albümü ve aynı zamanda \"Glasshouse\" (2013) isimli bir EP çıkarmışlardır. A/B dünya çapında 175.000'den fazla albüm satmayı başarmıştır. A/B albümünden bir single olan \"Way Down We Go\", ABD'de 500.000'den fazla satmayı başararak, 20 Ağustos 2016'da Billboard Alternative Chart'ta 1 numaraya yerleşmiştir. 2015 yılında Terrence Winter tarafından yaratılmış Vinyl dizisinin şarkısını yapmışlardır. \"Way Down We Go\" şarkısı ile çıkış yakalamışlardır.\nGrup aynı zamanda \"Conan\", \"Jimmy Kimmel Live!\", ve \"Late Night with Seth Meyers\" gibi gece şovlarında birçok kez sahne almışlardır. Bunun yanında grubun şarkılarını \"Orange is the New Black\", Lucifer, \"Blindspot\", \"Suits\", \"Vinyl\", \"Grey's Anatomy\", \"Empire\", \"The Leftovers\", \"Frequency\", \"Supergirl\", \"Vampir Günlükleri,\" ve \"Frontier\" gibi dünya çapında popüler olan birçok dizide duymak mümkündür. Ayrıca \"Way Down We Go\" single'ı Logan filminin ikinci fragmanında kullanılmıştır.\nGrup üyeleri:\nKaleo genel olarak folk ve blues müziklerinden etkilenmiştir.\n\n\nOkan Ersoy\nOkan Kadri Ersoy \"(d: 5 Eylül 1945, İstanbul - )\" Kuantum optiği, Laserler, Sinyal işleme ve Görüntü işleme konularında uzmanlaşmış Türk bilim insanı.\nTürkiye'de eski ismi Robert Kolej olan Boğaziçi Üniversitesi'nin Elektrik Mühendisliği'nden 1967 yılında mezun olduktan sonra Amerika Birleşik Devletleri-Los Angeles'deki Kaliforniya Üniversitesi'ne kabul edildi. Burada 1968 ve 1972 yıllarında M.S. ve Ph.D. derecelerini almaya hak kazandı.\n\"Okan Kadri Ersoy,\" Yapay sinir ağları, Sinyal işleme, Enformasyon, Bilgi işlem, Görüntü işleme, Taramalı elektron mikroskobu gibi konularında araştırma yapmaktadır.\n\n\nSint-Pieters-Leeuw\nSint-Pieters-Leeuw (), Belçika'nın Flaman Bölgesi'ne bağlı Flaman Brabant ilinde bulunan bir belediyedir. Yüzölçümü 40.38 km² olan belediyenin nüfusu 1 Ocak 2013 tarihi itibarı ile 32,246'dır.\n\n\nTek KiÅŸilik Düet\nTek Kişilik Düet İngiltere 1986 yapımı Tom Kempinski'nin senaryosunu yazıp Andrei Konchalovsky'nin yönettiği duygusal-dram filmidir. Dünyaca tanınmış viyolin sanatçısı Stephanie Anderson multiple skleroz hastalığına yakalanınca boşanmış olduğu eski kocası kendisini terk eder. Eşi kendisini genç ve güzel bir kadınla aldatınca o da kendisi gibi müzisyen olan genç bir erkekle yeni bir maceraya yelken açar.\n\n\nKalyub\nKalyub (), Mısır'ın Kalyubiye ilinde bulunan bir şehirdir. Şehir, Nil Deltası'nda Kahire'nin kuzey kesiminde yer almaktadır. Şehrin nüfusu 2006 yılı itibarı ile 106,804'dır.\n\n\nÖzgür Düşünce\nÖzgür Düşünce, Türkiye'de yayım yapmış olan gazete.\n26 Ekim 2015'te Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi ile Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesi, Koza İpek Holding ve bünyesindeki şirketlere kayyım atanmasına karar vermiştir. Karar kapsamında \"Bugün\" gazetesine de kayyım atanmıştır. Atanan kayyımlar; gazeteci, editör ve yazarların birçoğunu işten çıkarmıştır. \"Bugün\" gazetesinden kayyım kararıyla çıkarılan editör, gazeteci ve yazarların bir kısmı 17 Kasım 2015'te \"Özgür Düşünce\" adında ulusal yayın yapan yeni bir gazete kurmuşlardır.\nGazete, 2016 Türkiye askerî darbe girişimi sonrasında çıkartılan OHAL yasası kapsamında kapatılmıştır.\n\n\nIvan Rebroff\nIvan Rebroff (d. 31 Temmuz 1931 - ö. 27 Şubat 2008), Alman şarkıcı, opera ve sahne sanatçısı. Soprano'dan basa dört buçuk oktav aralığında kullanabildiği olağanüstü sesi ile tanınmaktadır. Rus kökenli olduğu da iddia edilmektedir..\nDoğum adı Hans-Rolf Rippert olan Ivan Rebroff 1931 yılında Berlin'de doğdu. Hamburg'da Hochschule für Musik und Theater'da şan eğitimi aldı. Rusça bilgisi ve telaffuzu mükemmel olmasa da, Rus halk şarkıları söyleyerek ünlü oldu ama aynı zamanda diğer birçok ülkeden opera, ışık klasikleri ve türküleri seslendirdi. Damdaki Kemancı müzikalinde Tevye rolünü oynamıştır. Rebroff kariyerinde 6.000 konser vermiştir.\nİvan Rebroff kendisini uluslararası, \"Doğu ve Batı arasındaki bağlantı\" olarak nitelendirmiştir. Yunanistan vatandaşığına geçmiştir ve sonrasında hayatını Sporades'de, Yunan adası Skopelos'da yaşadı. Almanya Federal Cumhuriyeti Liyakat Nişanı'na layık görülmüştür.\nRebroff uzun bir hastalıktan sonra Frankfurt'ta öldü.\nSenesi belirsiz\n1968\n1969\n1970\n1971\n1972\n1973\n1974\n1975\n1977\n1978\n1979 \n1980\n1976\n2002\n2003\n\n\n2018 FIFA Dünya Kupası elemeleri - UEFA D Grubu\n\n\n2018 FIFA Dünya Kupası elemeleri - UEFA E Grubu\n\n\n2003-04 FA Premier League\n2003-04 FA Premier League, FA Premier League'in 12. sezonu. Arsenal takımı sezonu 90 puanla bitirerek 3. kez şampiyon oldu.\n\n\nSmagul Elubay\nSmagul Elubay (Kazakça: Смағұл Елубай)(9 Mart, 1947 yılı, Çarjov Oblastı (günümüzdeki adı: Türkmenabat, Lebap ili), Türkmenistan) — yazar. 1961 yılı Kazakistana yerleşmiştir. Kazakistan Ulusal Üniversitesini (1971), Moskovadaki Senaristler Hazırlama Yüksek Okulunu (1975) bitirmiştir. 1976- 1992 yılları \"Kazakfilm\" sinestüdyosunda görev yapmış, 1992 - 1995 yılında devlet \"Medeniyet ve Yaşam\" (şimdiki \"Parasat\") dergisinin baş redaktörü görevini yapmıştır. 1995 yılında Prag şehrinde Amerikanın \"Azattık radyosunda\" çalışmıştır. Smagul Elubay'ın \"Oysıl-Kara\" (1972), \"Sattar sokpağı\" 1974), \"Jarık Düniye\" (1978), \"Bilte şamnın jarığı\", \"Ak Boz Üy\" (1989), \"Minacat\" (1994), \"Jalğan Düniye\" (2001) kitapları çıkmıştır. Birçok kitabı Rusça yayınlanmıştır. Elubay'ın \"Ak boz üy\" romanı ile ilgili Kazakfilm sinestüdyosu \"Surapıl Surjekey\" iki dizi film (1991) gösterildi (rejisör. D. Manayev). \"Surapıl Surjekey\" 1992 yılında Aşkabad, 1996 yılında Ankarada geçen sinema festivalinin öncülüğünü almıştır. Elubay'ın senaryosu olarak \"Kızıl Otav\" (S. Narımbetov ile birlikte yazılmıştır, rejisör. K. Kasımbekov, 1989). \"Ay astındağı üy\" (rej. B. Omarov, 1983), \"Ötelmegen Parız\" (Tölen Abdikovun \"Kız Batiş ile Er Seyit hikayesi\" , rej. S. Jarmuhamedov, 1983), \"Batır Bayan\" (M. Jumabayev poeması boyunca,rejisör. S.Tavekelov, 1992), vb. Dolu metrajlı sanat filmleri yayınlanmıştır.\n«Oysıl-kara», «Sattar sokpağı», «Bilte şamnın jarığı», «Jarık düniye» hikâyeler antolojisi ve «Ak boz üy», «Minacat», «Jalğan düniye» romanlarının, «Kızıl otav», «Ötelmegen parız», «Ay astındağı üy», «Surapıl Surjekey», «Batır Bayan», «Kek» sanat filmleri senaryolarının yazarıdır.\n«Saygı» madalyası ile ödüllendirilmiştir.\n\n\nSkopelos\nSkopelos () Batı Ege Denizi'nde bir Yunan adasıdır. Skopelos, Kuzey Sporades ada grubunu oluşturan adalardan biridir. Pelion yarımadasının doğusunda yer almaktadır\nve Eğriboz Adasının kuzeyindedir. Teselya bölgesinin bir parçasıdır.\n\n\n2018 FIFA Dünya Kupası elemeleri - UEFA F Grubu\n\n\n2018 FIFA Dünya Kupası elemeleri - UEFA G Grubu\n\n\n2018 FIFA Dünya Kupası elemeleri - UEFA H Grubu\n\n\n2018 FIFA Dünya Kupası elemeleri - UEFA I Grubu\n\n\nAndrea Osvárt\nAndrea Klára Osvárt (d. 25 Nisan 1979; Budapeşte), Macar aktris, film yapımcısı ve modeldir.\n\n\nRudolf Flesch\nRudolf Franz Flesch (Viyana, 8 Mayıs 1911 – 5 Ekim 1986) Avusturya doğumlu ABD vatandaşı yazar. Why Johnny Can't Read(Johnny Niçin Okuyamıyor) isimli eseriyle okunabilirlik uzmanı olmuş ABD'de düz İngilizce'nin savunucusu olmuştur. Kendisi Flesch Okuma Kolaylığı testinin yaratıcısı ve Flesch-Kincaid okunabilirlik testinin ortak yaratıcısıdır.\nBir metinden seçilen 100 sözcüklük bir kesitte, sözcüklerin ve tümcelerin uzunluğu belirlenir. Sözcüklerin uzunluğunu belirlemek için toplam hece sayısı, toplam sözcük sayısına bölünür. Tümcelerin uzunluğu ise toplam sözcük sayısı, toplam tümce sayısına bölünerek belirlenir.\n\n\nPyongyang Folklor Parkı\nPyongyang Folklor Parkı, (Hangul: 平壤民俗公園), Kuzey Kore'nin başkenti Pyongyang'da yer alan lunapark. Park, Kore tarihini yansıtacak şekilde Aralık 2008 tarihinde inşa edilmeye başlanmış ve 11 Eylül 2012'de kullanıma açılmıştır.\nLunaparkta, ülkede yer alan Rungrado 1 Mayıs Stadyumu, Ryugyong Oteli, Zafer Takı, Kumsusan Güneş Sarayı, Parti Kuruluş Anıtı, Büyük Halk Eğitim Evi, ve Juche Kulesi gibi birçok yapının minyatür şeklinde birer kopyası bulunmaktadır.\n\n\nZafer Takı (Pyongyang)\nZafer Takı (Pyongyang) (Korece: \"개선문\"; İngilizce: \"Arch of Triumph\"), Japon yönetiminde Kore'deki 1925-1945 yılları arasındaki bağımsızlık eylemlerini anmak için inşa edilen tak. Meksika'daki 60 metrelik Devrim Anıtı'ından sonra 50 metrelik yüksekliği ile dünyanın en büyük ikinci zafer takıdır.\nKuzey Kore'de yer alan Pyongyang Folklor Parkı'nda Zafer Takı'nın minyatür bir kopyası bulunmaktadır.\n\n\nParti Kuruluş Anıtı\nParti Kuruluş Anıtı (Korece: \"당창건기념탑\"), Kore İşçi Partisi'nin kuruluşunu anmak amacıyla Kuzey Kore'nin başkenti Pyongyang'da inşa edilen anıt.\nOrak, çekiç ve yazı fırçası sembolünün bulunduğu anıt 10 Ekim 1995 tarihinde açılmıştır. Dış kemeri 50 metre, iç kemeri ise 42 metre çapındadır. Tabanı ise 70 metre çapına sahiptir.\nKuzey Kore'de yer alan Pyongyang Folklor Parkı'nda anıtın minyatür bir kopyası bulunmaktadır.\n\n\nStefan Wigger\nStefan Wigger (d.26 Mart 1932; Leipzig, Almanya- ö.13 Şubat 2013; Münih), Alman oyuncu.\n\n\nRenate Schroeter\nRenate Schroeter (d. 27 Eylül 1939, Berlin - ö. 3 Nisan 2017, Freiburg im Breisgau), Alman oyuncu.\n\"Ein Haus der Toscana\" adlı televizyon dizisinde 1990-94 arası yer alarak ünlendi.\n\n\nWookie Mayer\nWookie Mayer, doğum adı : Dagmar Mayer, (d.27 Ekim 1954; Münih), Alman oyuncu. Mayer İngilizce, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca ve Yunanca bilmektedir.\n\n\nDuwayne Kerr\nDuwayne Kerr (d. 16 Ocak 1987), Jamaikalı futbolcudur. Stjarnan'da oynuyor.\n\n\nDaniel Gordon\nDaniel Gordon (d. 16 Ocak 1985), Jamaikalı futbolcudur. SV Sandhausen'de oynuyor.\n\n\nLance Laing\nLance Laing (d. 28 Şubat 1988), Jamaikalı futbolcudur. FC Edmonton'de oynuyor.\n\n\nDeshorn Brown\nDeshorn Brown (d. 22 Aralık 1990), Jamaikalı futbolcudur. Bengaluru FC'de oynuyor.\n\n\nRomeo Parkes\nRomeo Parkes (d. 23 Ekim 1992), Jamaikalı futbolcudur. Boys' Town FC'de oynuyor.\n\n\nHughan Gray\nHughan Gray (d. 25 Mart 1987), Jamaikalı futbolcudur. Waterhouse FC'de oynuyor.\n\n\nGiles Barnes\nGiles Barnes (d. 5 Ağustos 1988), Jamaikalı futbolcudur. Houston Dynamo'da oynuyor.\n\n\nJobi McAnuff\nJoel Joshua Frederick Melvin \"Jobi\" McAnuff (d. 9 Kasım 1981), Leyton Orient takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Jamaikalı millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2000 yılında Wimbledon kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla West Ham United, Cardiff City, Crystal Palace, Watford, Reading, Leyton Orient, Stevenage ve Leyton Orient kulüplerinde oynadı.\n\n\nHarry Harrison\nHarry Harrison (doğum adı : Henry Maxwell Dempsey; d.12 Mart 1925 – ö.15 Ağustos 2012 ) Amerikalı ünlü bilimkurgu yazarı. II. Dünya Savaşı sırasında ABD Hava Kuvvetleri'nde görev yapan, daha sonra çizgi roman çizerliği yaparken bilimkurguyla tanışan Harrison, ilk öyküsünü dönemin önde gelen bilimkurgu dergisi \"Astounding Science Fiction\" 'da yayımladı.\nHarrison özellikle galaksi uygarlığının paslanmaz çelik kentlerinde yaşayan bir soyguncu olan \"Kaypak Jim diGriz\" 'in maceralarını anlatan \"Stainless Steel Rat\" (Paslanmaz Çelik Sıçan)\" serisi ile bilimkurgu severlerin hayranlığını kazanmıştı.\nAmerikalı ünlü bilimkurgu yazarı Harry Harrison, 15 Ağustos 2012'de 87 yaşında hayata veda etti.\n\n\nDarren Mattocks\nDarren Mattocks (d. 2 Eylül 1990), Jamaikalı futbolcudur. Vancouver Whitecaps FC'de oynuyor.\n\n\nDwayne Miller\nDwayne Miller (d. 14 Temmuz 1987), Jamaikalı futbolcudur. Syrianska FC'de oynuyor.\n\n\nDino Williams\nDino Williams (d. 23 Ekim 1992), Jamaikalı futbolcudur. Montego Bay United FC'de oynuyor.\n\n\nAllan Ottey\nAllan Ottey (d. 18 Aralık 1992), Jamaikalı futbolcudur. Montego Bay United FC'de oynuyor.\n\n\nJe-Vaughn Watson\nJe-Vaughn Watson (d. 22 Ekim 1983), Jamaikalı futbolcudur. New England Revolution'da oynuyor.\n\n\nJoel Grant\nJoel Grant (d. 27 Ağustos 1987), Jamaikalı futbolcudur. Exeter City'de oynuyor.\n\n\nRodolph Austin\nRodolph Austin (d. 1 Haziran 1985), Jamaikalı futbolcudur. Esbjerg fB'de oynuyor.\n\n\nSimon Dawkins\nSimon Dawkins (d. 1 Aralık 1987), Jamaikalı futbolcudur. Derby County'de oynuyor.\n\n\nKemar Lawrence\nKemar Lawrence (d. 17 Eylül 1992), Jamaikalı futbolcudur. New York Red Bulls'ta oynuyor.\n\n\nJermaine Taylor\nJermaine Taylor (d. 14 Ocak 1985), Jamaikalı futbolcudur. Portland Timbers'da oynuyor.\n\n\nGarath McCleary\nGarath McCleary (d. 15 Mayıs 1987), Jamaikalı futbolcudur. Reading'de oynuyor.\n\n\nRyan Thompson\nRyan Thompson (d. 7 Ocak 1985), Jamaikalı futbolcudur. Saint Louis FC'de oynuyor.\n\n\nEvimiz Toscana'da (dizi)\nEvimiz Toscana'da ya da orijinal adıyla : Ein Haus in der Toscana , Almanya yapımı bir televizyon dizisidir. Bir arkeolog Alman ailesinin yerleştiği Toscana'da yaşadığı olayları anlatmaktadır.\nDizi 1991-94 yılları arasında yayınlanmıştır.\n\n\nBosaso\nBosaso (; ), Somali'nin Bari ilinin merkezi olan şehirdir. Şehir Aden Körfezi'nin güney kıyısında yer almakta olup bölgenin önemli bir limanı ve ticaret merkezidir. Şehrin nüfusu 2015 yılı tahminlerine göre 700,000 olup ülkenin üçüncü büyük şehridir.\n\n\nEupen\nEupen, Belçika'nın Valon Bölgesi'ne bağlı Liège ilinde bulunan bir şehirdir. Yüzölçümü 103.74 km² olan şehrin nüfusu 1 Ocak 2013 tarihi itibarı ile 18,949'dur.\n\n\nKoryo Oteli\nKoryo Oteli (Korece: \"高麗호텔\"), Kuzey Kore'nin başkenti Pyongyang'da bulunan, 143 metre yüksekliğiyle Ryugyong Oteli ve Uluslararası Yanggakdo Oteli'nden sonra ülkenin en büyük üçüncü oteli. 1985 yılında inşa edilen otel batı standartlarında 3 yıldıza sahiptir.\n\n\nDurbuy\nDurbuy, Belçika'nın Valon Bölgesi'ne bağlı Lüksemburg ilinde bulunan bir şehirdir. Yüzölçümü 156.61 km² olan şehrin nüfusu 1 Ocak 2013 tarihi itibarı ile 11,207'dir.\n\n\nHakkı Kurtuluş\nHakkı Kurtuluş (d. 25 Nisan 1980, İstanbul) Yönetmen, senarist, yapımcı ve kültür tarihçisi.\n1998-2002 arasında Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde sürdürdüğü iletişim ve sinema önlisansının ardından 2002-2004 arasında Lyon Lumière Üniversitesi'nde sinema ve görsel işitsel çalışmalar lisansını aldı. Aynı zamanda 2003-2004 akademik yılında Lyon'da sinema ve daha sonra yüksek lisans ve doktoral çalışmalarını sürdüreceği germanistik, kültür tarihi alanında çalışmalarda bulundu.\n2005 yılında Tübingen Üniversitesi Germanistik bölümüne Erasmus öğrencisi olarak devam etti.\n2009 yılında Melik Saraçoğlu'yla beraber yazıp, yönettiği ilk filmi \"Orada\" bir araya gelen İstanbullu bir ailenin hesaplaşma hikâyesini anlatıyordu. Aralarında Montreal, Şangay, Yeni Delhi, Sao Paolo ve Montpellier'nin de olduğu dört kıtadan yirmi altı festivalde gösterilen bu filmi 2011 tarihli Bergmanya'ya Yolculuk izledi. Kurtuluş'un Paris 3 Sorbonne Nouvelle Üniversitesi'nde Jacques Aumont yönetiminde giriştiği Ingmar Bergman sinemasında geceyarısı hakikatleri konulu bir başka yüksek lisans çalışmasının sonucu olan uzun metrajlı eseri 2013 yılında tamamlanan Gözümün Nûru adlı kurmaca film izledi. Yönetmenlerince trajikomik bir otofiksiyon olarak nitelenen film Melik Saraçoğlu'nun gerçek hayatta başına gelenleri ele alıyordu. Hakkı Kurtuluş'un kamera önünde de bulunduğu bu filmin ardından yönetmen ikisi de sinemayı konu edinen iki kısa metrajlı sinema filmine daha imza attı. Bunlardan \"Müjdeler Var Yurdumun Toprağına Taşına, Erdi Sinemam Yüz Şeref Yaşına!\" 1856'dan itibaren tarihsel bir soruşturmayla Türk sinemasının mitik kurucu filmi Ayastefanos'taki Rus Abidesinin Yıkılışı'nı ve bu film üzerine inşa edilen resmî tarihi sorguluyordu.\nKurtuluş 2018 yılında Bursa Muradiye Devlet Hastanesi'nde 47 yıl yaşayan Abdullah Kozan'ın hayat hikâyesini konu edinen \"Dermansız Adam\" ve üçüncü kurmaca filmi \"Birlikte Öleceğiz\"'i çekti; Melik Saraçoğlu ve Deniz Arslan'la birlikte kaleme aldığı \"Vatandaş Bērziņš\" adlı uzun öyküyü Kırmızı Kedi Yayınları'ndan yayınladı.\n21. Ankara Film Festivali (2010)\n20. Adana Altın Koza Film Festivali (2013) \n36. Moskova Uluslararası Film Festivali (2014) \n59. Seminci Valladolid uluslararası Film Festivali \nAnkara Engelsiz Filmler Festivali (2014) \n25. Uluslararası Ankara Film Festivali \n2015 SİYAD Ödülleri \n\n\nPaul Anxionnaz\nPaul Anxionnaz (31 Aralık 1902 – 20 Şubat 1997), Aime doğumlu Fransız siyasetçi.\n\n\nLong Island Boğazı\nLong Island Boğazı, Atlantik Okyanusu'nun batısında yer alan bir haliç. New York'a bağlı Bronx County'nin doğu kıyısı ile Connecticut arasında bulunmaktadır. East River'ı doğu yönünde geçerek Long Island'ın kuzeyine ulaşan haliç 177 km uzunluğundadır.\n\n\nAhzarit\nAhzarit (; \"zalim, acımasız\"), İsrail Savunma Kuvvetleri'ne bağlı Ordu Donatım Kolordusu tarafından üretilen zırhlı personel taşıyıcısıdır. Araç, daha önceden Arap-İsrail Savaşları sırasında Arap ülkelerinin ordularından ele geçirilen T-54/T-55 tanklarının temelinde geliştirmiş olup taretleri çıkarıldı ve askerleri taşıyabilmesi için birlik bölmesi ve arka kapı eklendi. Araç için daha hafif ve güçlü bir motor üretildi ve diğer iç sistemler yenilendi. Ek olarak reaktif zırh orijinal zırhlı tank şasisi üzerine monte edildi. Ahzarit 1990 yılında ordu hizmetine alınmıştır.\n\n\nAbell 78\nAbell 78, Kuğu takımyıldızı bölgesinde bulunan bir gezegenimsi bulutsudur.\nSoluk görünümdeki dış hale çoğunlukla Hidrojenden oluşurken, sıradışı parlaklıktaki iç hale Helyum'dan oluşmaktadır.\n\n\nDurucak, Beşiri\nDurucak, Batman ilinin Beşiri ilçesine bağlı bir köydür.\nKöy okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır, kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.\n\n\nBuick LeSabre\nBuick LeSabre, 1959-2005 yılları arasında Buick tarafından üretilen full-size otomobil modelidir. LeSabre, 1959 yılında Special modelinin yerini almış olup 2006 yılında yerini Lucerne'ye bırakmıştır.\n\n\nJudoon\nJudoon, Büyük Britanya bilimkurgu dizisi \"Doctor Who\"da dünya dışı polislik yapan bir ırk. İlk kez 2007 yılında yayınlanan \"Smith and Jones\" bölümünde görünmüştür.\n\n\nOod\nOod, Büyük Britanya bilimkurgu dizisi \"Doctor Who\"da dünya bir ırk. Telepatik yetenekleri olan Ood'lar uzak gelecekte (42. yüzyıl) yaşamaktadır.\nOod'lar doğal barışçıl ve köle olarak oluşturulmuştur. Ama yozlaştırıcı dış etkilere karşı oldukça duyarlıdırlar. 100 yıllık bir zaman aralığında medeniyetleri Doktor'un imkânsız olarak gördüğü şekilde ilerlemiştir. \"The End of Time\" bölümünde kölelikten azat edilmişlerdir.\n\n\nBuick Century\nBuick Century, 1936-1942, 1954-1958 ve 1973-2005 yılları arasında Buick tarafından üretilen otomobil modelleridir. 1936-1958 yılları arasında üretilen ilk iki nesli full-size sınıfında olup 1973-2005 yılları arasında üretilen nesilleri ise orta sınıf otomobillerdir. Aracın adı Buick'in 100 mph hıza çıkabilen ilk otomobili olmasından gelmektedir.\nBuick Century, Century'nin isim haklarının Toyota'nın sahip olması nedeniyle Japonya'da Regal adı ile satılmıştır.\n\n\nDede Cöngi\nDede Cöngi Efendi, 16. Yüzyıl’da Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşamış fakih. Dede Halife ve Kara Dede lakaplarıyla da tanınır. Eserlerini cönk denilen defterlere yazdığı için bu isimle anılır olmuştur.\nAmasya’nın Uluköy köyünde doğmuştur.\n1514 yılına dek debbağ adı verilen bir tür dericilik mesleğiyle uğraşmıştır. Daha sonra Arap edebiyatında ve Hanefilik mezhebine göre tefsir ile fıkıh alanlarında eğitim almıştır. Eğitimini tamamladıktan sonra Bursa Beyazıt Paşa Medresesi, Tire Kara Kadı Medresesi, Merzifon Sultaniyesi, Halep Hüsrev Paşa Medresesi'sinde müderris ve müftü olarak hizmet vermiştir. 1558'de Kefe’de kadılık yapmaya başlamıştır.\n1565'te Bursa’ya dönmüş ve 2 yıl sonra vefat etmiştir.\nDede Cöngi, debbağlık yaptığı için esnaflığı ve esnaf çevrelerini iyi tanıyordu. Hatta Ahi teşkilâtına da üyeydi. Diğer yandan fıkıhta uzmanlaştığı için \"ulema\" sınıfında tanınıyor ve saygın biri olarak kabul ediliyordu.\nEn önemli eseri eseri olarak kabul edilen eser Siyasetü’ş-Şer’iyye’dir.\n\n\nNecdet Tezel\nNecdet Tezel (d. 1926, Burdur) Türk diplomat.\nGalatasaray Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirmiştir. 1950 yılında Dışişleri Bakanlığı'na girmiştir. Çeşitli görevlerin ardından 1976-1980 yılları arasında Atina, 1980-1984 yılları arasında ise Pekin büyükelçiliği görevlerinde bulunmuş, 1984 yılında Dışişleri Bakanlığı müşavirliğine atanmış daha sonra, 1985-1987 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı müsteşarlığı görevinde bulunmuştur. 1987-1991 yıllarında ise Roma büyükelçisi olmuştur.\n\n\nSteyr SSG 69\nSteyr SSG 69 (\"Scharfschützengewehr 69\"), Steyr Mannlicher tarafından üretilen Avusturya yapımı bir keskin nişancı tüfeğidir. Silah, Avusturya Silahlı Kuvvetleri'nin ana keskin nişancı tüfeğidir.\n\n\nTiberina Cumhuriyeti\nTiberina Cumhuriyeti (), kısaca on sekizinci yüzyılın sonunda İtalya'da yaşamış geçici bir ülkedir.\n\n\nNeck Deep\nNeck Deep, Wrexhamlı pop punk grubu.\n2012'de lead vokalist Ben Barylo ve lead gitarist Lloyd Roberts tanışıp grubu kurdular. Grup, Neck Deep adı altında online olarak şarkı paylaştı. Tüm dikkatleri üzerine çeken grup, baterist Dani Washington, bassçı Fil Thorpe-Evans ve gitarisf Matt West ile kadrosunu tamamladı. İlk EP'leri Rain in July (2012) ve History of a Bad Desicions (2013)'ı yayımladılar.\n2013 Ağustos'ta Hopeless Records ile anlaşma imzaladılar.\n\n\nEstes Industries\nEstes Industries (diğer adı Estes-Cox Corp.) ABD, Colorado, Denver’da faaliyetine başlamış bir şirkettir. Şirket , istikrarlı ve güvenilir icraatı ile model roket motorlarını ilk kez seri olarak üretti. Şirket kısa süre içinde model roket kitleri, fırlatma aletleri ve diğer donanımların üretimine başladı. 1961 yılında, şirket Colorado, Penrose civarındaki 311 dekarlık geniş bir araziye taşındı. Hızlı büyümeyi takiben, kısa süre içinde Penrose “Dünyanın Model Roket Başkenti” olarak tanındı. 1969 yılında Vernon Estes, şirketi Needham Hts, Massachusetts’de kurulu Damon Şirketine sattı. Damon Estes şirketi dahil olmak üzere daha küçük bir rakip olan Centuri Engineering of Phoenix, AZ. gibi birkaç diğer hobi şirketini de satın aldı. Damon iki şirketi Centuri Engineering adı altında birleştirdi. Penrose işletme bölümü Estes Industries olarak iş görmeyi sürdürdü. Centuri ürünlerinin asıl imalatı yakındaki Penrose ‘da bulunan Estes Şirketinin tesisine taşınmasına rağmen, Centuri Engineering model roket ürünlerinin geliştirilmesi, pazarlanması ve satışına Phoenix ‘de bulunan Centuri ofislerinden devam edildi. Centuri model roket ürünlerinin satışı asla Estes markalı ürünler kadar başarılı olamadı ve Phoenix ‘de bulunan Centuri ofisleri en sonunda kapatıldı. Centuri ürün grubunun üretimine 1983 yılında son verildi.\n1989 yılında, Damon Şirketine el konulması sonrasında, Estes Industries elden çıkarılıp Hobby Products şirketinin bir parçası haline geldi. Şirketin ticari unvanı Centuri Corporation olarak kısaltıldı. 1996 yılında Hobby Products Kaliforniya, Corona’daki Cox Products şirketinin mal varlıklarını satın aldı. Cox Products model uçaklar ve akkor yakıtlı model uçak motorları ve çok daha fazla ürünün tasarımcısı ve üreticisi oldu. Şirketin mal varlıkları Estes Şirketinin tesisine taşındı. 2002 yılında, birleşik şirket yeniden satıldı ve şirketin adı Estes-Cox Corp. olarak değiştirildi.\n15 Ocak 2010 tarihinde yeniden satılan Estes-Cox şirketi, Hobbico of Illinois şirketinin bir iştiraki oldu. Cox model uçaklarının satışına, Hobbico tarafından devam edilmektedir.\nEstes Industries, Vernon Estes tarafından \"Mabel\" adlı makineyi yaptıktan sonra 1958 yılında kurulmuştur. \"Mabel\" , Model Missiles Incorporated için model roket motorlarını ucuza üretmeye yönelik tasarlanmış, bir makinaydı. Vernon Estes, Estes Industries şirketini Damon şirketine sattı. 1991 yılından beri İcra kurulu başkanı olan Barry Tunick, 30 Ağustos 2002 tarihinde Estes-Cox Corporation şirketini özel semaye fonu olan TCW Capital’den toplam 15 milyon $ a satın aldı. 15 Ocak 2010 tarihinde, Estes-Cox, Hobbico şirketi tarafından satın alındı.\nEstes, genellikle gövde için karton boru ve kanatçıklar ile burun konileri için balsa ağacını kullanarak model kitlerini geniş çeşitlilikte üretti.\n\n\nYeni Ufuklar (anlam ayrımı)\n\n\nTrooping the Colour\nTrooping the Colour, Britanya ve Milletler Topluluğu ordu alayları tarafından sergilenen bir askeri törendir. Kökleri daha eskiye dayanmasına rağmen,17.yüzyıldan beri Britanya piyadesinin bir geleneği haline gelmiştir.Trooping the Colour Türkçeye yapı olarak çevrilemese de,\"Renkleri Toplamak\" anlamına gelebilir.\n\n\nSAÄ°PA\nSAIPA (), 1966 yılında kurulan bir İranlı otomotiv şirketidir. SAIPA, İran'ın ikinci büyük otomobil üreticisidir.\nSAIPAC (Fransız Société anonyme iranienne de production des automobiles Citroën'in kısaltması), İran pazarının lisansı altında Citroëns'i birleştirmek için % 75 İran mülkiyetinde olduğu gibi 1965'te kurulmuştur. İran devletinin şirketten çekilmesi üzerine adını 1975'te SAIPA (Société anonyme iranienne de production otomobil) olarak değiştirdi. Son yıllarda ürünleri çoğunlukla Kore lisanslı otomobiller ve kendi motoru ve otomobil serisi idi. SAIPA'nın genel müdürü (başkanı veya genel müdürü), öncüsü Mohammadreza Soroush olan Mir Javad Solaimani'dir. SAIPA Grubu'nun ana iştirakleri Saipa Diesel, Pars Khodro ve Zamyad Co.'dur.\n\n\nYapım Tasarımında Mükemmellik Art Directors Guild Ödülü - Çağdaş Film\nArt Directors Guild Yapım Tasarımında Mükemmellik Ödülü - Çağdaş Film, Art Directors Guild Ödülleri kapsamında yılın en iyi yapım tasarımına sahip olduğu belirlenen çağdaş filme verilen ödül.\n\n\nYokote\nYokote ( \"Yokote-shi\"), Japonya'nın Akita prefektörlüğünde bulunan bir şehirdir. Şehir 1 Nisan 1951 tarihinde kurulmuştur. Yüzölçümü 693.04 km² olan şehrin nüfusu Haziran 2013 tarihi itibarı ile 94,728'dir.\n\n\nMahmud Devletabadi\nMahmud Devletabadi (farsça: ‏محمود دولت‌آبادی‎‎; * 1 Ağustos 1940) Devletabad, Razavi Horasan, İran) İranlı yazar ve oyuncu. Mahmud Devletabadi, çağdaş İran edebiyatının en önemli temsilcilerinden biri olarak görülmektedir.\nDoğduğu yerde ilkokulu bitirdi. Gençliğinde ayakkabı yapımında babasına yardım etti.13 yaşında Tahran'ın doğusundaki Eyvan-e key'e geldi. Burada basımevinde çalıştı, berberlik yaptı. Maschhad'da akşam lisesine devam etti, fakat okulu bitiremedi. Daha sonra geri döndüğü Tahran'da bir sinemada biletçilik yaptı, tiyatroda suflör olarak çalıştı. Yirmili yaşlarda bir tiyatro okulunun sınavlarına katıldı ve eğitimi eksik olmasına rağmen sınavı kazandı. Daha sonra 14 yıl bir tiyatroda çalıştı. 1975'te bir Gorki oyunu sırasında sahneden alınarak tutuklandı ve sonraki iki yılını hapiste geçirdi.\n60'lı yıllarda yazmaya başlayan Mahmud Devletabadi, romanlar ve tiyatro oyunları kaleme aldı. \"Kalidar\" adlı romanının İran kültüründe önemli bir yeri vardır. Diğer önemli yapıtları: \"Seyahat\", \"Eski Dünya, Albay.\"\n\n\nAsteriks Büyük Savaş (film)\nAsteriks Büyük Savaş (Fransızca: Astérix Le Coup Du Menhir ; İngilizce: Asterx and the big fight) 1989 tarihli, Fransız-Alman ortak yapımı animasyon filmi. Asteriks'in Asteriks Şefler Savaşı ve Asteriks Kahin maceralarından uyarlanmıştır.\n\n\nAsteriks Amerikayı fethediyor\nAsteriks Amerikayı fethediyor 1994 tarihli Fransız-Alman-Amerikan ortak yapımı, animasyon filmi. Asteriks'in Asteriks Büyük Yolculuk macerası temel alınmıştır. Almanya'da yapımı tamamlanan film, Fransa dışında üretilen ilk Asteriks filmi olma özelliğini taşımaktadır.\n\n\nGülden\nGülden Ayşe Arslan (d. 2 Ocak 1984, Tekirdağ), Türk pop müziği sanatçısı. \"Unutamam Dedin\" şarkısıyla tanınmıştır. Bugüne kadar 2 tanesi single olmak üzere 3 albüm çıkarmıştır.\nGülden, 1984 yılında Tekirdağ'da doğmuştur. Şarkı sözü yazmaya ortaokulda başladı. 2001 yılında Ege Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nda başladığı üniversite eğitiminde Temel Bilimler bölümünden 2005 yılında mezun oldu.\nÜniversite yıllarında İzmir'de çeşitli yerlerde sahne aldı, aralarında TRT sanatçılarının da bulunduğu konserlerde keman çaldı. 2 yıl Ege Ordu Komutanlığı'nın sanatçılığını üstlendi. 2008-2012 arası restoran sahibi eşi ile Londra'da yaşadı. Londra'da yerel koronun şefliğini yaptı, parlamento da sahne aldı. Londra'nın ilk kadın şefi olarak adı gazetelerde geçti. Şarkı demoları için Türkiye'ye geldi ve Emre Aydın ile tanıştı.\nİlk single çalışmasını Unutamam Dedin parçası ile yapan Gülden, Emre Aydın'ın 2012 yılında çıkardığı albümün çıkış parçası Soğuk Odalar'ın söz yazarı ve bestecisidir. Emre Aydın ile bir de düet yapmıştır. Aynı yıl piyasaya çıkan söz ve müziği kendisine ait olan Unutamam Dedin aldı single'ın düzenlemesini Mustafa Ceceli, prodüktörlüğünü ve klibin yönetmenliğini Emre Aydın üstlenmiştir.\nGülden'ın bir de Melisa adında kızı vardır.\n\nAli Åžefkati\nAli Şefkati (d. 1848, İzmir – ö. 16 Ocak 1896, Paris), Osmanlı gazeteci.\nSultan Abdülhamid yönetimine karşı Avrupa’da yayımlar yapmış ilk Jön Türklerdendir. 1878’de Paris’te ve 1879 tarihinde de Londra’da \"Hayâl\", 1879 tarihinde Napoli’de \"İstiklâl\" adlı gazeteleri çıkarmıştır.\nDoğum tarihinin 1848 olduğu düşünülür. İzmir’de dünyaya geldi. Babası İzmir gümrük memuru Reşid Efendi’dir.\nŞûrâ-yı Devlet Tanzimat Dairesi yardımcılarından idi. Yeni Osmanlılar ve I. Meşrutiyet seçkinleri arasında yayılan Mason teşkilatına kaydoldu. II. Abdülhamit’i tahttan indirip yerine V. Murad’ı yeniden geçirmek için çalışan Skalyeri Aziz Bey Komitesine girdi. Komitenin gizli çalışmalarına katıldı. Ali Suavi’nin Çırağan Baskını’ndan sonra bu gizli dernek de meydana çıkmış ve toplantısı basılmıştı. Diğer üyeler yakalanırken Ali Şefkati, Skalyeri ve Saray’da görevli Nakşibend Kalfa Hanım ile kaçmayı başardı. Skalyeri ve Nakşibend Kalfa’yı Yunanistan’a; kendisi ise Fransa’ya kaçırıldı. Komite üyelerini sorgulayan ve yargılayan Divanı Harp tarafından gıyaben 12 seneye mahkûm edildi.\n1879-1881 yıllarında Napoli ve Cenevre’de Teodor Kasap ile birlikte İstikbal adlı gazeteyi çıkardı. Abdülhamid yönetimi aleyhine neşriyattan dolayı 16 Haziran 1881’de gıyaben rütbe ve memuriyet haklarından mahrum edilerek ömür boyu sürgün cezasına çarptırıldı ve malları müsadere edildi.\nBir müddet eski Mısır Hidivi İsmail Paşa’nın sekreterliğini yaptı. 1895’te İstikbal’i Londra’da çıkarmaya başladı. Aynı zamanda Osmanlı idaresine karşı \"Hayal\" adında bir de mizah dergisi çıkardı. Yazılarında Koçi Bey layihasını belirtmekte ve o zeminde ıslahat yapılmasını istemekteydi.\nLondra’nın havasına uyamadığı için tekrar Paris’e döndü; maddi sıkıntıları nedeniyle tedavi olamadığı için 16 Ocak 1896’da Paris’te sefalet içerisinde öldü. Père Lachaise Mezarlığı’na defnedildi.\nJön Türk Hareketi’ne katılanlardan yurt dışında ölenlerin naaşları 1908’den sonra Türkiye’ye getirildiği hâlde Ali Şefkati Bey’in cenazesi getirilmemiştir.\n\n\nKayserispor-Sivasspor rekabeti\nKayserispor - Sivasspor rekabeti veya diğer adıyla İç Anadolu Derbisi, İç Anadolu Bölgesi merkezli iki Türk spor kulübü olan Sivasspor ile Kayserispor'un futbol takımlarının karşılaştığı maçları tanımlayan bir ifadedir. Süper Lig'de mücadele eden iki takımdan Sivasspor iç saha maçlarını Sivas'taki Yeni 4 Eylül Stadyumu'nda oynarken, Kayserispor'un iç saha maçlarına Kayseri'deki Kayseri Kadir Has Şehir Stadyumu ev sahipliği yapmaktadır.\n1967'de kurulan Sivasspor ile 1966'da kurulan Kayserispor ilk olarak 17 Eylül 1967 tarihinde, 2. Futbol Ligi maçında karşı karşıya geldi. Kayseri Şehir Stadı'ndaki bu ilk maç 20. dakikada Kayserisporlu Okyay Aktan'ın attığı golden sonra çıkan olaylar sonrası iptal edilmiş ve iki takımda yenik sayılmıştır. Bu maç futbol tarihimize 1967 Kayseri stadyum faciası olarak geçmiştir. 2. Futbol Ligi'nin ikinci yarısında, 9 Mart 1968'de oynanan ve iki takım arasındaki tamamlanan ilk resmî maç olma niteliği taşıyan ikinci maç, 0-0'lık eşitlikle sona erdi. Bu maçtan sonra iki takım arasında takımlar 5 yıl süre ile aynı ligde oynamama cezası aldı. Bu maçtan sonraki ilk lig maçı tam 22 yıl sonra 18 Eylül 1990 tarihinde oynandı. İki takım arasında günümüze kadar oynanan 33 maçın 11'inde kazanan taraf Sivasspor, 10'unda Kayserispor olurken, 12 maç beraberlikle sonuçlandı. 15 Mayıs 2004'teki Kayserispor'un Sivasspor'u 6-4 yendiği maç iki takım arasındaki en gollü maçtır. İki takım en son 21 Nisan 2015 tarihinde, Türkiye Kupası maçında 4 Eylül Stadyumu'da karşı karşıya geldi. Maç, 1-1'lik beraberlikle sona erdi ve penaltıları 3-1 kazanan Sivasspor Türkiye Kupasında yarı finale çıktı.\n\n\nİki tekerli kişisel vasıta\nBu kendini dengeleyen iki tekerli kişisel vasıta ya da scooter (hoverboard), şarj edilebilir pille çalışan bir araç. İki sürücü üzerinde durduğu küçük platformlar ve bir iç dengeleme mekanizması ile birleştirilmiş yan yana düzenlenmiş iki tekerlek oluşur. Cihaz dahili gyroscopic , sensörlü platformlarda sürücünün ayakları tarafından kontrol edilir yönetim kurulu ilk Çin'de giriş yaptı , ancak 2015 yılında cihazla çok sayıda ünlü görünüşe sonra Amerika Birleşik Devletleri'nde popüler oldu . çeşitli ürün adları , dağıtmak değil, Çinli üreticilerin şirketleri atfedilebilir cihaz için evrensel olarak kabul isim var ` iki tekerli kişisel vasıta ` `Elektrikli Kaykay `\nİcat Çinli buluş ama Çin imalat sektörünün hızla bu zor aletin üretimini yaptığı için ilk olan şirket saptamak çok zor. David Pierce,\"Wired\"'s Cihaz muhtemelen Chic Robotics ile ilişkili bir Çinli teknoloji şirketi tarafından \"Akıllı S1 \" olarak icat edilmiştir Zhejiang University, 2013 yılında kurulmuştur. Şirket Ağustos 2014 yılında Akıllı S1 , serbest ve cihaz 2014'te büyük bir başarı ile Canton Fair fuarında . Chic Robotik kurulu ile ilişkili patentli teknolojilerini , ancak Çin'in gevşek patent uygulama nedeniyle , ürünün kaçak birkaç Çinli üreticileri tarafından kopyalandı\nBuluşun bir başka iddiası Shane Chen , ABD'ye taşındı ve Investist kurulmuş bir Çinli iş adamı geliyor. Chen Kickstarter sitesinde Hovertrax, için kampanya başlattı 2013 yılında. \"Los Angeles Times\" ile bir görüşmesinde, Chen Çin'de patent hakları ile ilgili kendi hayal kırıklıklarını dile getirdi. İddia ettiki Solowheel, unun self-balancing unicycle, ' Happy Show ' ' adlı bir Çin televizyon şovu çıktı sonra diğer üreticiler tarafından kopyalandı.\nHaziran 2015 tarihi itibarıyla ,Çin'de yaklaşık beş taklitçi üreticileri tarafından yapılan - Ülkenin teknoloji ve sanayi sektöründe yaygın bir strateji. \nKopyalar fiyat ve kalite bakımından çok büyük farklılıklar ve çeşitli kusurlar görülebilir. Bazı yeni kurulları sürücü kurulu altındaki hoparlörlerden müzik çalmak için izin Bluetooth hoparlörler dahil etmişlerdir.\nBatı ülkelerinde cihazın artan popülaritesi ünlülerin üzerinden düşme eğlenceli, üzerinde performans ya da sürme kaydedilmektedir . Bu eğlenceye katılan ünlülerin bazıları Justin Bieber, Jamie Foxx, Kendall Jenner, Chris Brown, Soulja Boy ave Wiz Khalifa sayamadıklarımız hariç.\nBazı büyük firmalar (sadece büyük firmalar), satıldıkları markalar ve özellikler (in alphabetical order):\nBu cihazın kullanımı ile ilgili kısıtlamalar aşağıdaki ülkelerde empoze edilmiştir:\n\n\nLeyla Umar\nRefika Leyla Umar (d. 6 Temmuz 1928, Ankara – ö. 16 Kasım 2015, İstanbul), Türk gazeteci.\nFidel Castro, Nelson Mandela, Liza Minelli gibi dünyaca ünlü isimlerle yaptığı röportajlar ile tanınmıştır. Türkiye’nin basın öncülerinden kabul edilir.\n6 Temmuz 1928‘de Ankara’da dünyaya geldi. Babası Selanik göçmeni Sami İhsan Umar, annesi ise Osmanlı Devleti’nin son Kudüs mutasarrıfı ve Türkiye’nde dört dönem milletvekilliği yapmış Mehmet Mithat Alan’ın kızı Ayşe Mihriban Alam’dır.\nAilesi önce Samsun’a sonra Zonguldak Kömür Şirketi'nde Kazım Taşkent'in yardımcısı olarak çalışan babasının işi nedeniyle Zonguldak’a taşındı; ardından İstanbul’a yerleşti.. İlkokulu İstanbul’da okudu. Üsküdar Amerikan Kız Koleji’nde yedi yıl yatılı öğrenci olarak öğrenim gördükten sonra Arnavutköy Kız Koleji’ne geçti. Buradaki öğrenimini yarım bıraktı. Amerikan Konsolosluğu’nda görevli Amerikalılar’a Türkçe dersleri vermeye başladı. 1950’de mühendis Mehmet Ali Ekşigil ile evlendi. Beş yıl süren evlilikten Adnan adlında bir oğlu dünyaya geldi. Hamileliği sırasında eşinden gördüğü şiddet nedeniyle 1955’te boşandı.\n1955’e kadar Türkçe dersleri vermeyi sürdüren Leyla Umar, eşinden ayrıldıktan sonra Milliyet gazetesinde Beyoğlu muhabiri olarak çalışmaya başladı. Uzun yıllar boyunca Milliyet’teki tek kadın gazeteci olarak çalıştı. “\"Cemiyet Haberleri\"” adı altında yazılar yazdı. Bir yandan da Şevket Rado‘nun Hayat, Metin Toker'in ünlü Akis, Yusuf Ziya Ortaç‘ın Akbaba dergilerinde de yazılar yazdı.\n1958’de gazeteci ve oyun yazar Refik Erduran ile evlendi. Bir süre Londra’da BBC’de çalıştı. Ardından ABD’ye yerleşti; Milliyet gazetesinin ABD temsilciliğini yaptı. Eşinden 1960’ta boşandı ancak ortak yaşamaları devam etti; 1977 yılında Erduran ile ilişkisini sonlandırıp Türkiye’ye döndü ve emekli oldu.\nEmekli olduktan sonra bağımsız gazetecilik yapan Leyla Umar’ın haberleri GAMMA ve Sipa Press haber ajansları yoluyla pek çok ülkede duyuldu. Dünyaca tanınmış liderlerle röportaj yaptı. Bunlardan bazıları Fidel Castro, İdi Amin, Nelson Mandela, Carlos Menem, Yaser Arafat, Raissa Gorbaçov, Felipe Gonzales gibi siyasilerdi. Ayrıca Julio Iglesias, Kirk Douglas, Diana Ross ve Liza Minelli gibi dünyaca ünlü sanatçılarla da söyleşiler yaptı.\nBütün mal varlığını Sokak Çocukları Cemiyeti’ne bağışladı. Alzhemir tedavisi gören Umar, 16 Kasım 2015’te İstanbul’da hayatını kaybetti.\n\n\nRavza Kavakcı Kan\nRavza Kavakcı Kan (d. 30 Mart 1972, İstanbul), Türk siyasetçi.\nRavza Kavakçı, 30 Mart 1972'de İstanbul'da doğdu. Dallas Texas Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu. Boğaziçi Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi'nde Avrupa çalışmaları üzerine yüksek lisansını tamamladı. 2008'de İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Metro İstanbul Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de tasarım mühendisi olarak çalışmaya başladı. Daha sonra Metro İstanbul'un sağladığı bursla yaklaşık beş yıl boyunca Washington, DC'de Howard Üniversitesi'nde siyaset bilimi doktorası yaptı. Doktorasının konusunu Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne giriş sürecinde \"rol modellik\" kavramı üzerinden güç ilişkilerine bakışı olarak belirledi.\nİBB ile yaptığı sözleşme gereği, aldığı eğitim bursu karşılığında 6 yıl 8 ay mecburi hizmette bulunması gereken Kavakçı, 2 Eylül 2013’te Türkiye'ye döndükten sonra söz konusu hizmeti yerine getirmedi; konunun 2019 yılında basına yansıması üzerine konuya ilişkin haberlere ve sosyal medya paylaşımlarına yayın yasağı getirildi.\nAK Parti'nin adayı olarak katıldığı Haziran 2015 Türkiye genel seçimlerinde İstanbul milletvekili seçildi. 21. dönem Fazilet Partisi milletvekili Merve Kavakçı'nın kardeşidir. Üsküdar Üniversitesi Postkolonyal Çalışmalar Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde yönetim kurulu üyeliği yapmıştır.\n\n\nTürkmen Dağı (Suriye)\nTürkmen Dağı, (Arapça: ; \"Jabal Turkman\"; ) Suriye'nin Lazkiye ilinin kuzeyinde, Hatay sınırındaki Bayır-Bucak bölgesinin orta ve doğu kısımlarını oluşturan ve çoğunlukla Suriyeli Türkmenler'in bulunduğu dağlık bölgedir.\n2015'te Suriye İç Savaşı neticesinde Rus hava bombardımanına uğramasıyla gündeme gelmiştir.\nBayır-Bucak'ta 72 Türkmen köyü bulunmaktadır. 54 tanesinin muhtarlık statüsü vardır. 18 tanesi ise çiftlik statüsündedir.\n45 Tepesi, Acısu, Avanlı, Bedeme, Burc Keseb, Celiliyye, Çardaklı, Çümeyren, Dağdağan, Dağmışlı, Dervişhan, Derhane, Fırınlık, Gazalah tepesi, Gebelli, Gımam, Gök dağ, Hancağız, İyn El Ğazal, Kantara, Karaman,Kapıkaya, Karagır, Kasatil, Kelez, Kepir, Kırıkaltı tepesi, Kızıldağ, Kulcuk, Milikli, Murtlu, Nisipin, Pınar Almer, Rabia, Salma, Saray, Şems, Tel Zahiye, Yertilik tepesi, Zeytincik ve Zuveyiktir .\n\n\nNorwegian Wood (This Bird Has Flown)\nNorwegian Wood (This Bird Has Flown), İngiliz The Beatles grubunun Rubber Soul albümünde bulunan folk rock türündeki şarkısı. Popüler müzik tarihinde sitarın kullanıldığı ilk şarkı olarak kayıtlara geçmiştir.\n\n\nYalda Abbasi\nYalda Abbasi(Farsça یلدا عباسی) İran'ın Kuzey Horasan Eyaleti'nde yaşayan Kürt sanatçı. Annesinin desteğiyle 12 yaşında müziğe başlayan Abbasi, sesi ve eserlerinde işlediği Abbasi Kürtler'inin çektiği acılıarı müziklerinde işleyip Kürt müziğine yeni bir soluk getirmiştir. Zira Abbasi, gerek müzikal altyapısındaki Kurdi ustalık ve otantik enstrümanlar sesiyle bir armoni halinde yol alması sayesinde Kürt müziğindeki derin duyguyu dinleyiciye taşıyor.\n\n\nŽitište\nZitiste (Sırpçaː Житиште), Sırbistan'ın Voyvodina bölgesinde yer alan Orta Banat Bölgesinde yer alan bir kasabadır. Şehrin nüfusu 2,898'tir.\nŞehrin Sırpça ismi Žitište'dir. Rumencede ise Jitiște or Zitiște, olup Almanca'da ise Sankt Georgen an der Bega olup ve Macarca'da ismi Bégaszentgyörgy or Begaszentgyörgy'dir.\nŞehir 14. yüzyılda Macaristan Krallığı döneminde kurulmuştur. 1500'lü yıllarda şehir Osmanlı İmparatorluğu'nun eline geçmiştir. 1724 yılından 1739 yılına kadar şehir Osmanlı ile Avusturya-Macaristan arasında birçok el değiştirmiştir. 1739 yılında şehir Avusturya-Macaristan egemenliğine girmiştir.\n1880 yılında şehrin nüfusu 3,041 olup şehirdeki halklardan 1,983'ü Katolik, 1,033'ü Ortodoks, 30'u ise Yahudi'dir.\n14 Ocak 2011 tarihli istiastiğe göre şehrin nüfusu 16,841 olup şehirdeki halklar \n\n\nHéctor Lavoe\nHector Lavoe (d. 30 Eylül 1946 - ö. 29 Haziran 1993) gerçek adı Héctor Juan Pérez Martínez olup en bilinen \"son\" müzisyenlerinin başında gelir. Porto Rikoludur.\nGenç yaşta müzik ile ilgilenmeye başladı ve Instituto de Música Juan Morel Campos Ponce okulunda ücretsiz olarak okudu. Jesús Sánchez Erazodan esinlenmiştir. 1963 yılında 16 yaşındayken New Yorka taşındı. Roberto García tarafından oluşturulan grupta şarkıcı olarak çalıştı. Bu dönemde, Orquesta New York, Kako All-Stars, ve Johnny Pacheco Band gibi gruplarda çalıştı.\n1967 yılında, Lavoe Willie Colónun gruba vokalist olarak katıldı. Willie Colon grubu ile Lavoe, \"El Malo\" ve \"Canto a Borinquen\" dahil olmak üzere birçok hit şarkı kaydetti. Lavoe daha sonra grubun solo sesi halini aldı ve solist Lavoe \"Periodico Se Ayer\" \"El Cantante\", \"Bandolera\" gibi birçok hit kaydetti. Bu dönemde Fania All Starsda da sık sık konuk şarkıcı olarak yer aldı.\n1979 yılında, Lavoe derin bir depresyona girdi ve uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak üzere rehabilitasyon gördü. Kısa bir rehabilitasyon sonrasında babası, kanuni oğlu ve anne ölümleri sonrasında tekrar uyuşturucu kullanmaya başladı. HIV tanısı sonrasında bir otel odasında balkon kapalı atlayarak intihar girişimin noktasına gelen Lavoe, sağlığı iyice kötüye gitmeden son bir albüm kaydetti. Lavoe 29 Haziran 1993 tarihinde ardında birçok eser bırakarak vefat etti.\n\n\nSvilengrad Garı\nSvilengrad Garı (Железопътна гара Свиленград) BDZ'nin Svilengrad'deki ana tren istasyonudur.\n\n\n2016 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Bosna-Hersek\nBosna-Hersek, İsveç'in başkenti Stockholm'da yapılan 2016 Eurovision Şarkı Yarışması'na katılımını onaylamıştır. Bulgaristan'ın şarkı ve temsilcisi, ülkenin kamusal yayın kuruluşu Radio-televizija Bosne i Hercegovine (BHRT) tarafından düzenlenen \"Görevlendirme\" doğrultusunda Stockholm'de Bosna-Hersek'i temsil eden kişi belirlenmiştir. Bosna-Hersek'i Ana Rucner, Dalal Midhat-Talakić ve Deen, \"Ljubav je\" adlı şarkıyla temsil etmişlerdir.\nBosna-Hersek 10 Mayıs 2016 tarihinde yapılan Eurovision Şarkı Yarışması'nın birinci yarı finalinde yer almıştır. Birinci yarı finalde Ljubav je şarkısı 17. sırada çıkmış ve gecenin sonunda 14 Mayıs 2016 tarihinde yapılan finale çıkmayı başaramamıştır. Daha sonradan Bosna-Hersek'in yarı finalde 18 ülke arasından 104 puanla 11. olarak çıkamadığı açıklanmıştır. Bosna-Hersek, yarı final sistemi getirilen 2004 yılından bu yana ilk defa finale çıkamamıştır.\n2016 yarışması'ndan önce, Bosna-Hersek Eurovision Şarkı Yarışması'na on sekiz kez katılmış, ilk katılımını 1993 yılında gerçekleştirmiştir. en iyi sonuçlarını 2006 yılında \"Lejla\" adlı şarkısıyla Hari Mata Hari grubu, ülkelerine 3.lük kazandırmıştır. Ülkenin en kötü dereceleri ise 1996 yılında aldığı yirmi ikinciliktir. Son katılımları 2012 yılında katıldıkları yine Maya Sar'ın seslendirdiği \"Korake ti znam\" şarkısıyla katılmış ve finalde 18. olarak yarışmayı bitirmiştir. BNT kanalı 2013 ve 2015 yılları arasında yaşanan ekonomik kriz nedeniyle katılmamışlardır.\n24 Kasım 2015 tarihinde BHRT kanalı Bulgaristan'ın 2016 Eurovision Şarkı Yarışması'na katılımlarının onayladıklarını duyurmuş, Böylece yarışmaya 3 yıllık aradan sonra geri dönmüştür.\nBosna kanalı BHRT 2016 Eurovision Şarkı Yarışması için görevlendirme sistemini kullanmış, Ülkelerini Stockholm'da temsil edecek kişiyi 25 Kasım 2015 tarihinde düzenlenen basın toplantısında açıklamıştır. Düzenlenen basın toplantısında ülkelerini 2004 yarışması'nda temsil eden Deen, Ana Rucner ve Dalal Midhat-Talakić üçlüsnün temsil edecekleri açıklanmıştır. Şarkı ise Şubat 2016'da yapılacak özel gösteride açıklanmıştır. Üçlü yarışmada \"Ljubav je\" adlı şarkıyı seslendirecekler.\nEurovision kurallarına göre, tüm ülkeler, ev sahibi ülke ve \"Big 5\" (Fransa, Almanya, İtalya, İspanya ve Birleşik Krallık) ülkeleri dışında iki yarı finalli sistemde yarışarak finale çıkmak üzere; her yarı finalden ilk on'a giren ülkeler finale çıkma şansını yakalamıştır. Avrupa Yayın Birliği (EBU) önceki yarışmaları göz önünde bulundurarak kura çekimi için altı ayrı fanusa koymuş, oylama tarihlerindeki ülkeler kim yakınsa aynı fanusta yer almıştır. 25 Ocak 2016 tarihinde, özel kura çekimi töreninde, hangi yarı finalin hangi yarısında yer alacağı belirlenmiştir. Bosna-Hersek, 10 Mayıs 2016 tarihindeki birinci yarı finalde yarışmasına karar verilmiş, ve Yarı final'in İkinci yarısında yer alacağı belirlenmiştir.\n2016'nın bütün katılımcı şarkıları yayınlandıktan sonra yarışmanın yönetmenleri Yarı finallerde hangi ülkenin kaçıncı sırada çıkacağı belirlenmiştir. Yarışmanın yönetmenleri Karadağ'ın İzlanda'dan sonra ve Malta'dan önce 17. sırada sahne almasına karar vermiştir.\nBosna-Hersek'te yarışmanın tüm gösterileri BHT 1, BHT HD ve BH Radio 1 kanalında Dejan Kukrić'in yorumu eşliğinde yayınlanmıştır. Bosna-Hersek'in jüri oylamasında 12 puanını Ivana Crnogorac okumuştur.\nDalal, Deen, Ana Rucner ve Jala teknik provaları 3 ve 6 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirmiş, Kostümlü provaları ise 9 ve 10 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirmiştir. 9 Mayıstaki Jüri gösterisinde jüriler katılımcı ülkeleri izlemiş ve performanslarına göre puanlamıştır.\nBosna-Hersek'in performansında Dalal kırmızı kabarık elbise, Deen ve Jala siyah giyinimli takım giymiş, Ana Rucner ise siyah elbise giymiştir. Performansta Bosna Savaşı'ndaki esintiler referans alınmış, performans'ta koyu renkli ışıklar baskın olarak kullanılmıştır. Dört şarkıcıya iki vokal eşlik etmiştirː Ena Đapo and Zorana Guja \nGösterinin sonunda, Bosna-Hersek şanslı 10 ülke arasında olmadığı açıklanarak büyük finale çıkmaya hak kazanamamıştır. Daha sonradan Bosna-Hersek'in 104 puan alarak on üçüncü olarak finale çıktığı açıklanmış, puanların 78'ü televoting ve 26 puanı juriden gelmiştir.\nYeni oylama sistemi Melodifestivalen'den ilham alınarak oluşturulmuş olup iki aşamadan oluşmaktadır: ilk olarak her ülkenin jüri oylarıyla belirleyeceği 1-8, 10 ve 12 puanlar ve her ülkeden toplanacak olan halk oyları yarışmanın birincisini belirleyecektir. İlk olarak sunucular teker teker ülkelere bağlanarak profesyonel jüri üyeletirinin vereceği oyları 1-8, 10 ve 12 puan şeklinde alacak ve her ülkeden gelen halk oyları kombine edilerek toplu bir şekilde favori şarkılara paylaştırılacaktır. Bu halk oyları sunucular tarafından, en az oyu alan ülkeden başlayarak en çok oy alan ülkeye doğru sıra sıra açıklanacaktır. Eğer bir ülke tele oylama yapamazsa ya da geçersiz sayılırsa, bu ülkenin oyları yarışmanın Referans grubu üyeleri tarafından verilecektir. Bu yeni oylama sistemi yarı finallerde de kullanılmıştır.\nBeş kişiden oluşan Boşnak jüriler şunlardır:\n\n\n88. Akademi Ödülleri\n88. Akademi Ödülü, Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi (AMPAS) tarafından 2015'in en iyi filmlerine 28 Şubat 2016'da, Hollywood, Kaliforniya'daki Dolby Theatre'da, Pasifik Zaman Dilimine göre 17:30 / Doğu Zaman Dilimine göre 20:30'da verilen ödüllerdir. Ödüller 24 kategoride dağıtılmıştır. Ödül töreni David Hill ve Reginald Hudlin'in yapımcılığında ABD'de ABC tarafından yayınlanmıştır. Oyuncu Chris Rock 2005'teki 77. Akademi Ödülleri'nden sonra ikinci defa bu ödül törenini sunmuştur.\n88. Akademi Ödülleri'nin adayları Guillermo del Toro ve Ang Lee, Akademi başkanı Cheryl Boone Isaacs ve oyuncu John Krasinski tarafından 14 Ocak 2016'da PZD'ne göre saat 5.30'da (EGEZ 13:30) Beverly Hills, Kaliforniya'daki Samuel Goldwyn Theater'da açıklandı.\n\"Diriliş\" 12 adaylık ile en fazla adaylık elde eden film olurken onu 10 adaylıkla takip etti. Alejandro González Iñárritu art arda ikinci defa en fazla adaylık elde eden bir filme yönetmenlik yapmış oldu. Ayrıca En İyi Yönetmen ödülünü art arda ikinci defa kazandı ve böylece son üç En İyi Yönetmen Akademi Ödülü bir Meksikalı'ya gitmiş oldu. Ayrıca bu daldaki son altı ödülde Amerikalı olmayan bir yönetmene gitmiş oldu.\nEnnio Morricone kazandığı ödülle en yaşlı Akademi ödülü kazananı olurken, Emmanuel Lubezki En İyi Sinematografi ödülünü art arda 3 kere kazanan ilk kişi oldu.\n\"Mad Max: Fury Road\" 6 ödülle en fazla ödül kazanan film olurken onu 3 tane ile \"Diriliş\" ve 2 tane ile \"Spotlight\" takip etti.\nBu filmler birden fazla ödül kazandı\nAkademi, 14 Kasım 2015'te düzenlenen Governors Ödülleri'nde üç kişiye onur ödülü verdi.\n8 tane olan En İyi Film adayı filmlerin hasılat birleşimi ABD ve Kanada'da 802 milyon dolara ulaştı ve ortalaması 100,2 milyon dolar olarak geçen 33 yıl içindeki törenlerde tüm zamanların en yüksek altıncı hasılat ortalaması oldu. En İyi Film adayı filmler, film başına 2323 sinemada gösterime girerek tüm zamanların en fazla sinema gösterimine giren En İyi Film Akademi Ödülü sırasında ikinci oldular. Aslında 2003 bu sırada film başına 2368 sinema ile ikincilikte yer almaktaydı. Fakat, sinema başına 32.632 dolardan değerlendirildiğinde ortalama hasılat 33 yıl içerisinden 26.lığa gelmektedir.\nAdaylar 14 Ocak'ta açıklandığında \"Marslı\" filmi En İyi Filmler arasında 226.6 milyon dolar yurt için gişe kazancıyla en yüksek hasılata sahipti. \"Çılgın Max: Öfkeli Yollar\" 153.6 milyon ile ikinci en yüksek gişe hasılatı elde eden filmi olurken bu sırayı; \"Casuslar Köprüsü\" (70.7 milyon), \"Diriliş\" (54.1 milyon), \"Büyük Açık\" (44.6 milyon), \"Spotlight\" (28.8 milyon), \"Brooklyn\" (22.7 milyon) ve \"Gizli Dünya\" (5.1 milyon) izledi.\nEn İyi Film, En İyi Animasyon Film ya da yönetmen, oyuncu, senaryo kategorisinde yarışan 46 aday filmden sadece 11 film yılın en fazla hasılat yapan 50 filmi arasında girebildi; \"Ters Yüz\" (4.), \"Marslı\" (8.), \"Straight Outta Compton\" (18.), \"Çılgın Max: Öfkeli Yollar\" (21.), \"Creed\" (29.), \"Casuslar Köprüsü\" (42.), ve \"Diriliş\" (15.). Bu kategoriler dışında diğer ilk 50 arasında giren filmler; \"Yıldız Savaşları: Güç Uyanıyor\" (1.), \"Sindirella\" (9.), \"Spectre\" (10.), ve \"Grinin Elli Tonu\" (17.) oldu.\nAdayları açıklandıktan kısa bir süre sonra, çeşitli medya çalışanları ikinci yıl peş peşe ana kategorilerde adaylar arasında ırksal çeşitlilik eksikliği olduğunu gözlemledi. Kısa bir süre sonra daha, Akademi başkanı Cheryl Boone Isaacs:\"Elbette hayal kırıklığına uğradım, fakat bu (film adaylıklarının) güçlülüğünü esirgeyemez. Bu yıl gerçekten de geniş kapsamlı olarak filmler için harika bir yıl oldu. Bakana kadar gazete kağıdında neler olduğunu bilemezsin. Ancak biz durmayacağız... İlerliyoruz ve bu ilerleme konuşma ve hareket ile devam edecektir. Bunun gerçekleşmesi sadece Akademi için değil ama tüm film endüstrisi için gerekli\" dedi.Isaacs Akademi'nin yapısını değiştirmek için çarpıcı bir adım aldığını da sözlerine ekledi. Çeşitliliğin olmaması karşısında Spike Lee, Jada Pinkett Smith, Will Smith, Snoop Dogg, 50 Cent ve Michael Moore gibi birçok ünlü töreni boykot niyetlerini ifade ettiler. George Clooney, Lupita Nyong'o, Viola Davis ve diğer birkaç oyuncu çeşitliliğin olmaması üzerine Akademiyi eleştirdi. Buna ek olarak, Chris Rock sunucu olarak çekilme baskısıyla karşı karşıya kaldı.\n22 Ocak 2016'da Akademi, oylama hakları ve üyelik kuralları ile kadın üyelerin çoğaltılması ile ilgili yenilenme hakkında bildiri yayınladı; Bu yıldan itibaren her üyenin oylama konumu 10 yıl sürecek. Yeni üye faal olduğu sürece üyeliği sürecek. Üyeler 10 yıl üyelik sürecinden sonra ömür boyu oy verme hakkına sahip olacak. Bu karar mevcut üyeler için de geçerli olacak. Isaacs: \"Akademi sürmeye devam edecek ve endüstrinin geride kalmaması için beklenilmeyecek. Bu yeni yönetim ve oylama hakkındaki ölçü hemen etkisini gösterecek ve üyelik bileşiminin anlamlı değişim süreci başlayacak\" dedi.\n\n\nGevherhan Sultan (İbrahim'in kızı)\nGevherhan Sultan (d. 1642, İstanbul - 27 Ekim 1694, Edirne), Osmanlı Padişahı İbrahim ile Turhan Hatice Sultan'ın kızı. Henüz dört yaşında 23 Kasım 1646'da Damad Cafer Paşa'yla evlendi. Cafer Paşa' nın bir yıl sonra vefatı ile dul kaldı. Daha sonra 1660 senesinde Vezir Çavuşzade Mehmed Paşa ile evlendi. Bu evlilik 1682 yılında ölümüne kadar sürdü. 1692 yılında Palabıyık Yusuf Paşa'yla evlendi. 27 Ekim 1694 tarihinde kardeşi II. Ahmed hükümdarlığı döneminde, Edirne'de vefat etti.\n\n\n2015 Rus Sukhoi Su-24 uçağının düşürülmesi\n2015 Rus Su-24 uçağının düşürülmesi, 24 Kasım 2015 tarihinde Rusya Hava Kuvvetleri'ne ait Suhoy Su-24 tipi uçağın sınır ihlali gerçekleştirmesinden dolayı Türk Hava Kuvvetleri tarafından düşürülmesi olayıdır. Aynı zamanda 1950'li yıllardan beri ve Soğuk Savaş süreci sonrası ilk kez bir NATO üyesi ülke tarafından doğrudan Rus uçağı düşürüldü. Rusya, Suriye İç Savaşı'na müdahil olduğundan beri ilk ciddi kaybını bu olay neticesinde yaşadı.\nTürk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı'nın yaptığı açıklamaya göre Türk hava sahasını ihlal eden uçak, beş dakika içerisinde on defa uyarılmasına rağmen sınır ihlaline son vermeyince angajman kuralları gereği iki Türk F-16 uçağı tarafından vuruldu. Uçak, Suriye Türkmen Ordusu'nun kontrolündeki Bayırbucak bölgesine düştü. Uçaktaki iki pilot paraşüt ile atlamasına rağmen, pilotlardan biri Suriye Türkmen Ordusu'na bağlı 10. Tümen tarafından ölü olarak ele geçirildi. Diğer pilot sağ olarak Lazkiye'deki Rus üssüne ulaştırıldı. Helikopterle pilotları arama sırasında muhalifler tarafından bir helikopter düşürüldü ve bir Rus deniz piyadesi vuruldu. Düşen uçağın parçalarının etrafa savrulmasından dolayı Hatay'ın Yayladağı ilçesinde de iki Türk vatandaşının yaralanmasına sebebiyet verdi. Rusya Savunma Bakanlığı ise uçağın Türk hava sahasını ihlal etmediği iddiasında bulundu. ABD öncülüğünde IŞİD'e karşı yapılan Doğal Kararlılık Operasyonu'nun Sözcüsü Albay Steve Warren ise Rus uçağının sınır ihlaline karşı on defa uyarıldığını doğruladı. NATO ise ellerindeki verilerin Rus uçağının Türk hava sahasını ihlâl ettiği yönünde olduğunu açıkladı.\n22 Haziran 2012 tarihinde Suriye tarafından ihtar yapılmadan Türk Hava Kuvvetleri'ne ait RF-4E Phantom keşif uçağı düşürüldü. Olay çerçevesinde Türk Silahlı Kuvvetleri, Suriye'ye karşı angajman kurallarını değiştirdi ve Suriye sınırı boyunca askeri hazırlık yaptı. Yeni angajman kuralları gereği, Suriye tarafından sınıra yaklaşan her askeri unsur tehdit olarak değerlendirilerek askeri hedef muamelesi görmeye başladı.\nRusya, Suriye İç Savaşı'na doğrudan müdahil olan birkaç ülkeden biri olmakla birlikte, 30 Eylül 2015 tarihinden itibaren Suriye'de Esad hükümetinin yanında, IŞİD ve hükûmet karşıtı gruplara karşı hava saldırısına başladı. Rusya'nın Esad hükûmeti yanında Suriye'de operasyonlara başlaması ile uçakları birçok defa Türk hava sahasını ihlâl etti. Ekim 2015'in başlarında beri Türkiye ve NATO, Rusya'yı Türk hava sahasını ihlal etmemesi için uyardı. Yaklaşık iki aydan beri beş defa sınır ihlâli konusunda Rus makamları uyarıldı. En son ikaz 15 Ekim 2015 tarihinde Türkiye Genelkurmay Başkanlığı Karargahı'nda gerçekleştirildi. Dokuz kişilik Rus heyeti ile on iki kişilik Türk heyeti toplandı. Rus heyetine \"altı çizilerek angajman kurallarının en sıkı şekilde uygulanacağı\" söylendi. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, bu sınır ihlâlleri için \"pek kaza gibi durmadığını\" ve \"bir ülkenin hava sahasının ihlal edilmesi kabul edilemeyeceğini\" söyledi. \"Türkiye'nin hava sahasının aynı zamanda NATO'nun hava sahası\" olduğunu belirtti.\nKasım 2015'in ortalarında ise Türkiye, Bayırbucak bölgesinde Rusya'nın sivil Türkmen köylerine karşı girişilen hava saldırılarına tepki gösterdi. Bunun için Rusya Federasyonu'nun Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov, Türkiye Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldı. Bu çatışmalar sonucunda yeni sığınmacıların Türkiye'ye akın etmek isteyeceğini, en başta bunun sınır güvenliği konusunda sorunlar çıkaracağı söylendi. Bunun terörle mücadele olmadığı ve sivil Türkmen köylerinin bombalandığı, Rusya'nın bu tutuma devam etmesi durumunda ciddi sonuçlar doğabileceği ve bir an önce operasyona son verilmesi istendi. Türkiye hükümeti, Esad hükümetinin Bayırbucak Türkmenlerine yönelik saldırılarını durdurması ve Rus uçaklarının bombardımanının sona ermesi için Birleşmiş Milletler'e başvurdu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne Türkmenlere yapılan saldırının değerlendirilmesi için toplanma çağrısı yapıldı.\nSon üç gün içerisinde Suriye hükûmeti ve hükûmet karşıtı güçler arasındaki çatışmalar nedeniyle yaklaşık 2000 insan bölgeden ayrılmak zorunda kaldı. Rus hükûmeti ise bölgede IŞİD ve IŞİD destekçisi gruplar olduğunu iddia ederek Esad hükümetinin gerçekleştirdiği operasyona doğrudan destek verdi.\nTürk Hava Kuvvetleri'ne ait iki keşif amaçlı uçuş gerçekleştiren F-16 tipi savaş uçağı tarafından 24 Kasım 2015 tarihinde 09:24 saatinde Rus Hava Kuvvetleri'ne ait Sukhoi Su-24 tipi bir saldırı uçağı düşürüldü. Türkiye’nin New York’taki Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği tarafından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Başkanı Büyükelçi Matthew Ryeroft ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Moon'a yazılan mektuba göre milliyeti bilinmeyen iki adet Su-24 uçağı Yayladağı yakınındaki Türk hava sahasına yaklaştı. Acil telsiz kanalından uçaklara beş dakika içerisinde on defa hemen geri dönmeleri yönünde 26 Haziran 2012 tarihli yeni askeri angajman kurallarına dayanılarak uyarıda bulunuldu. Uyarıları dinlemeyen uçaklar, 09:24'te 19.000 feet yükseklikte 17 saniye süresince 1.36 mil (2.19 km) boyunca Türk hava sahasını ihlâl etti. İhlalin ardından bir Rus uçağı Suriye hava sahasına geri döndü. Diğer Türk hava sahasında bulunan uçağa ise Türk F-16 uçakları angajman kurallarını dikkate alarak ateş açtı. Ateş edilen uçak Suriye sınırlarını içerisinde bir noktaya düştü. \"Anadolu Ajansı\" tarafından Türk askeri kaynaklarına dayandırılarak hava sahasına dair ihlâli gösteren, Rus Su-24 uçağının iz analizi haritası ortaya çıkarıldı. Haritada Türkmen Dağı'nda düşmeden ve Türk savaş uçakları tarafından vurulmadan önce Rus saldırı uçağının Yayladağı üzerinde Türk hava sahası ihlâlini gösteren detaylar bulundu. Türkiye Genelkurmay Başkanlığı tarafından daha sonra ise on kez Rus uçaklarının uyarıldığını gösteren ses kaydı yayımlandı. Ses kaydında İngilizce olarak \"Hemen yönünüzü güneye doğru çevirin\" denilerek, uçaklar sınır bölgesine yaklaştıkça ikaz sayısının arttırıldığı söylendi. Rus savaş uçağına Diyarbakır'daki Birleşik Komuta ve İhbar Merkezi tarafından ikazlar yapıldı.\nRusya Savunma Bakanlığı'nın yaptığı açıklamaya göre ise Hmeymim Hava Üssü'ne geri dönüş rotasında olan Su-24 saldırı uçağı, Türk sınırından bir kilometre uzaklıkta ve 6 bin metre yükseklikte olduğu sırada Türk F-16'ları tarafından Suriye sınırları içerisinde düşürüldü. Yaptıkları analizler sonucunda ise kesinlikle Türk sınırını ihlâl etmediklerini iddia etti. İlk açıklamalarında ise uçağın büyük ihtimal Suriye sınırları içerisinden karadan edilen ateş sonucunda düşürüldüğü söylenmişti. Ateş edilen uçaktan atlayarak Kürt Dağı'na düşen ve Esad hükümetine bağlı askerler tarafından sağ olarak bulunarak Lazkiye'deki Rus üssüne ulaştırılan Rus pilot Konstantin Murachtin, Türk uçakları tarafından \" telsiz ya da göz teması olarak hiçbir ikaz almadıklarını ve Türk hava sahasını ihlâl etmediklerini\" iddia etti.\nİki pilot uçağın ateş alması ile birlikte paraşütle atladı. Atlayışları sırasında muhalifler tarafından ateş açıldı. Paraşütle atlayan pilotlardan biri Suriye Türkmen Ordusu kontrolündeki Türkmen Dağı'na düştü. Ölü bedeni Suriye Türkmen Ordusu'na mensup 10. Tümen tarafından bulundu. Rusya Genelkurmay Başkanlığı yaptığı açıklama ile Suriye sınırları içerisinde karadan açılan ateş sonucunda paraşütle atlayan iki pilottan birinin öldürüldüğünü onayladı. Diğer pilot ise Ensar-üş Şam kontrolündeki Kürt Dağı'na düştü. Rusya’nın Paris Büyükelçisi Aleksandr Orlov, Europe 1 adlı radyoya yaptığı açıklamada paraşütle atlamayı başaran diğer pilotun Suriye Silahlı Kuvvetleri tarafından sağ olarak bulunduğunu söyledi. Kürt Dağı'na paraşütle inen asker, bölgedeki muhaliflerden kaçmayı başardı. Lazkiye'deki Rusya'ya ait hava üssüne getirildiğini belirtti. Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu'da pilotun Hmeymim Hava Üssü'ne sağ olarak getirildiğini onayladı. Suriye Türkmen Ordusu'na bağlı 2. Sahil Tümen Komutanı Yardımcısı Alparslan Çelik ise pilotlara paraşütle yere inerlerken ateş açıldığı ve ikisinin de ölü olarak ele geçirildiğini iddia etmişti.\nİki Rus Mi-8 helikopteri, Rus Sukhoi Su-24M uçağındaki pilotları kurtarma ve arama çalışmaları kapsamında alana gönderildi. Helikopterlerin ikisi de Suriye Türkmen Ordusu'na mensup muhalifler tarafından düşük yoğunluklu ateş altında kaldı ve bir Rus deniz piyadesi öldürüldü. Tarafsız bölgeye iniş yapıldıktan sonra zarar gören helikopter terkedildi ve mürettebatın tamamı tahliye edildi. Özgür Suriye Ordusu'na bağlı 1. Sahil Tümeni'ne mensup muhalifler tarafından ABD yapımı BGM-71 TOW tanksavar füzesi ile imha edildi.\nRusya Genelkurmay sözcüsü Sergey Luskov, olay sonrası Suriye'de faaliyetlerine devam edeceklerini söyleyerek üç adımlık karar metnini açıkladı. Bundan sonra savaş uçakları koruması altında tüm hava saldırlarının gerçekleştirileceğini, Lazkiye açıklarına Moskva kruvazörünün gönderileceğini belirtti. Aynı zamanda Moskva kruvazörünün hava savunma sistemi S-300 füzelerine benzer Fort sistemiyle donatıldığını duyurdu. Herhangi bir tehlike anında potansiyel tüm tehditleri vurabileceklerini söyledi. Türkiye ile varolan askeri düzeydeki tüm ilişkileri askıya aldıklarını da vurguladı. Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Lazkiye'deki Himeymim Hava Üssü'ne S-400 hava savunma sistemi yerleştirme kararı aldıklarını söyledi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından kararın onaylandığı duyuruldu. Rusya Devlet Başkanlığı sözcüsü Dimitri Peskov da, Suriye-Türkiye sınırındaki Rus askeri faaliyetlerinin devam edeceğini söyledi. \"Anadolu Ajansı\"'nın belirttiğine göre olay sonrası Rus uçakları eşliğinde Esad hükûmeti ve muhalifler arasındaki çatışmalar, Kızıldağ'ın güney kesiminde kalan yerleşkelerde yoğunlaşmaya başladı.\nRusya Başbakanı Dimitri Medvedev, \"Türkiye ile ortak ekonomik projelerin iptal edilebileceğini\" ve \"Türk şirketlerinin de Rusya ekonomik pazarındaki konumlarını kaybedebileceğini\" belirtti. Aynı zamanda \"Gıda ithalatına yönelik Türkiye'ye kısıtlama getirilebileceğini, yatırım görüşmelerine son verilebileceğini ve gümrük vergileriyle ilgili ağırlaştırıcı düzenlemelere gidilebileceğini\" söyledi.\nUçağın düşürülmesinden sonra Türkiye'nin Moskova Büyükelçiliği önünde Rusya Liberal Demokrat Partisi Moskova Bölümü Başkanı Boris Çernışov'un önderliğinde toplanan kalabalık, büyükelçilik binasına taşlarla saldırdı. Türkiye’nin Moskova Büyükelçiliği Basın Sekreteri Orhan Gazigil ise saldırı sonucunda binanın ikinci ve üçüncü katlarında hasar oluştuğunu, ofislerin içerisine taşlar düştüğünü söyledi. Yaralanan kişiler olma ihtimalinin bulunduğunu söyledi.\nOlay sonrası Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından kara ve hava birliklerine teyakkuz emri verildi. Hazır durumda bulunmaları ve güvenlik seviyesinin en üst noktada tutulması istendi. Türk Hava Kuvvetleri ise Suriye-Türkiye sınır hattında 24 Kasım 2015'te 18 F-16 savaş uçağı ile keşif ve devriye uçuşlarına devam etti. 24 Kasım günü Yayladağı sınırına tank sevkiyatı yapmakta olan Türk Silahlı Kuvvetleri, 25 Kasım günü ise mobil obüs topu getirdi. Suriye sınırındaki askeri birliklere takviye amacı ile getirildiği söylendi.\nBeyoğlu'nda bulunan Rusya'nın İstanbul Başkonsolosluğu önünde toplanan yaklaşık 100 kişilik kalabalık, uçak düşürülmesi olayı sonrasında Suriye Türkmenleri lehinde protesto eylemi gerçekleştirdi. Polis konsolosluk önünde önlem aldı. \"Katil Rusya\", \"Katil Çin\" ve \"Katil Eset\" pankartları taşıyan grup, \"Dünya, Bayırbucak Türkmenleri'ne yapılan zulme sessiz kalmamalı, seyirci olmamalı\" diye açıklama yaptıktan sonra olaysız bir şekilde dağıldı.\n27 Haziran 2016 günü Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Türkiye'nin Rus uçağını düşürmesi sonucu uçağın pilotunun hayatını kaybetmiş olması nedeniyle 'özür dilediğini' ifade ettiği belirtildi.\nRusya'nın resmî özür beklentisinin Türkiye tarafınca karşılanmamasını takip eden süreçte Rusya Türk malı ürünlerin ithalatında kısıtlama, Türk vatandaşlarının Rus şirketlerinde işe alımında kısıtlama, Rus turistlerin Türkiye tatil paketlerinin iptali, Türklerin Rusya'ya vizesiz girişinin askıya alınması gibi bazı yaptırımlar uyguladı. Zamanla yaptırımlarda hafifletmeye giden Rusya ile ilişkiler Türkiye'nin özür dilemesiyle normalleşme evresine girmiştir.\n15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi sonrasında Rus uçağını düşüren pilotların darbeye karıştıkları gerekçesiyle tutuklanmaları uçağın Türkiye hükûmetinden habersiz olarak düşürülmüş olabileceği ihtimalini ortaya çıkarmıştır.\n\n\nElisabeth Dored\nElisabeth Braadland Dored (22 Mart 1908 – 6 Eylül 1972) Norveçli yazar.\n\n\nEmpalactis\nEmpalactis Gelechiidae familyasında sınıflandırılan bir güve cinsidir.\n\n\nBarry Voight\nBarry Voight (d. 1937), Amerikalı yanardağ uzmanı ve mühendis. Aktör Jon Voight ve şarkı yazarı Chip Taylor'ın kardeşi, aktris Angelina Jolie'nin amcasıdır.\n\n\nKendim Gibi\nKendim Gibi, Gökhan Tepe'in 2012 yılında çıkardığı yedinci stüdyo albümüdür.\n\n\nBülent Tüfenkci\nBülent Tüfenkci (26 Nisan 1966; Yeşilyurt, Malatya); Türk avukat, siyasetçi ve Gümrük ve Ticaret Bakanı. Bakanlık görevini 24 Kasım 2015 - 9 Temmuz 2018 tarihleri arasında sürdüren Tüfenkci, Haziran 2015 ve Kasım 2015 Türkiye genel seçimleri'nde Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Malatya milletvekili olarak meclise girmiştir.\nBülent Tüfenkci 26 Nisan 1966 tarihinde Malatya'nın Yeşilyurt ilçesinde Osman ve Ayşe Tüfenkci çiftinin çocuğu olarak doğdu. Ortaokul ve Lise öğrenimini Yeşilyurt İmam Hatip Lisesi'nde tamamladı. 1988 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olduktan sonra Ticaret hukuku üzerine yüksek lisans eğitimini tamamladı. 1991 yılında Malatya’ya yerleşerek serbest avukat olarak çalışmaya başladı. Evli ve iki çocuk babasıdır.\nBülent Tüfenkci 2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Malatya Teşkilatının kuruluşunda yer aldı ve çeşitli kademelerde görev aldı. 2011 yılında AK Parti Malatya İl Başkanlığı görevine başladı ve bu görevini 2015 yılına kadar sürdürdü. Haziran 2015 Türkiye genel seçimleri'nde AK Parti Malatya milletvekili olarak ilk defa meclise girdi. Kasım 2015 Türkiye genel seçimleri'nde tekrar AK Parti Malatya milletvekili olarak meclise girdi.\nKasım 2015 Türkiye genel seçimleri sonrası AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu tarafından 24 Kasım 2015 tarihinde kurulan 64. Türkiye Hükûmeti'nde Gümrük ve Ticaret Bakanı olarak yer aldı. Davutoğlu'nun 22 Mayıs 2016 tarihinde istifa etmesinin ardından Binali Yıldırım tarafından 24 Mayıs 2016 tarihinde kurulan 65. Türkiye Hükûmeti'nde görevine devam etti.\n\n\nEngin Günay\nEngin Günay (d. 1952, Trabzon), Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu.\nTrabzon doğumlu olan oyuncu A.İ.T.İ.A Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Y.O. Radyo Televizyon bölümü mezunudur. 1968-1980 yılları arasında Ankarada sırasıyla Halk Eğitim Merkezi Doğuş Oyuncuları Ankara Birlik Tiyatrosu Çağdaş Sahnede tiyatro oyunculuğu yaptı. Verilen uzun aradan sonra 1995 yılında oyunculuğunu TV dizileri ve sinema alanında sürdürmeye başladı.\n\n\nSema Ramazanoğlu\nSema Ramazanoğlu (d. 25 Ağustos 1959, Denizli); Türk doktor, siyasetçi ve eski TC. Aile ve Sosyal Politikalar bakanı. 4 Kasım 2015 ile 24 Mayıs 2016 tarihleri arasında 64. Türkiye Hükûmeti'nde T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olarak görev almıştır. Meclise ilk defa Kasım 2015 Türkiye genel seçimleri'nde Denizli milletvekili olarak girmiştir.\nMilletvekili ve bakan olmadan önce Ramazanoğlu, 2003 - 2009 yılları arasında eski Başbakan ve AK Parti genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın danışmanlığını yapmıştır. Ayrıca AK Parti'nin kurucuları arasında yer almaktadır. Partisinin MKYK üyesi olarak da görev yapmıştır. Kardeşi Selma Aliye Kavaf da 2009 - 2011 yılları arasında kendisi gibi AK Parti'den bakandır.\nSema Ramazanoğlu, 25 Ağustos 1959'da, Niyazi ve Gülseren Bostancı çiftinin kızı olarak Denizli'de dünyaya geldi. İlk ve orta öğretimini Denizli'de tamamladıktan sonra 1983 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olmuştur. Mezun oluşunun ardından çeşitli sağlık kuruluşlarında doktorluk yapmıştır. İsviçre Bern Üniversitesi Hastanesi ve kadın doğum hastanesinde radyoloji ihtisatını tamamlamıştır.\nTürkiye'ye döndükten sonra radyolog uzman doktor olarak çeşitli hastanelerde görev yapmaya devam etti. Zeynep Kamil ve Numune hastanelerinde doktorluk görevini sürdürmüştür. 28 Şubat süreci'nde çalışmakta olduğu Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde başörtüsü sorun olunca çalıştığı hastaneden istifa ederek 1998 yılında kendi kliniğini açtımıştır.\nRamazanoğlu, aile dostu Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti'yi kurmasıyla beraber partinin kurucu çekirdek kadrosu üyeleri arasına girmiştir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde, kendisine bağlı Genel Başkan Danışmanı ve MKYK üyesi olarak görev yaptı. İki dönem üst üste Adalet ve Kalkınma Partisi Merkez Karar Yönetim Kurulu Üyesi olarak Parti Yönetiminde önemli sorumluluklar üstlenmiştir.\nRamazanoğlu Kasım 2015 Türkiye genel seçimlerinde AK Parti Denizli milletvekili olarak ilk defa TBMM'ye girmiştir.\n24 Kasım 2014 tarihinde Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun hazırlayıp sunduğu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayladığı 64. Hükümet kabinesinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olarak görevlendirildi.\n45 çocuğun tecavüze uğradığı Ensar Vakfı tecavüz skandalı ardından yaptığı \"Karaman’da ilk vaka ortaya çıkar çıkmaz hemen hukuki açıdan bakanlığımız müdahil oldu, bir kere olması karalamak için gerekçe olamaz.\" açıklaması Türkiye'de muhalefet partileri, Başbakan ve Cumhurbaşkanı'nın da taraf olduğu tartışmalara neden olmuştur.\nTürkiye’deki ve İslam Ülkelerindeki kadınların sosyal problemleri dahil olmak üzere, onların tüm sorunları üzerinde, ulusal ve uluslararası düzeydeki birçok faaliyetlerde Adalet ve Kalkınma Partisini temsil etmiştir ve aylık yayınlanan “Kadın ve Aile” Dergisine makaleler yazmıştır. 2005 yılından beri Merkezi Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde bulunan İslam Kalkınma Bankasının Akil Kadınlar Danışma Kurulunun Kurucu ve Aktif Üyesidir. Bu kapsamda adı geçen Uluslararası İslam Kalkınma Bankasına ait Kadın ve Aile konularındaki projelerin, öneri, planlama ve uygulama aşamalarının tümünde Onursal Başkan Danışmanı olarak faaliyet göstermiştir.\nNew York’daki Birleşmiş Milletler bünyesinde bulunan CEDAW (Convention on the Elimination of Discrimination against Women) kurumunun aktif bir katılımcısı olarak, Türkiye hakkındaki raporların sunumuna katkıda bulunup rehberlik yapmıştır. Günümüz Dünyasında Kadınlarla ilgili Paylaşılan Politik Çabalar kapsamındaki çeşitli konularda, farklı uluslararası sempozyumlarda aktif katılımcı olarak yer almıştır.\nİki kız kardeşinden biri olan Selma Aliye Kavaf da kendisi gibi siyasetçidir. Sema Ramazanoğlu, siyasetçi Yıldırım Mehmet Ramazanoğlu ile evlidir ve iki çocuk annesidir. Almanca ve İngilizce bilmektedir.\n\n\nFatma Güldemet Sarı\nFatma Güldemet Sarı (d. 25 Haziran 1970; Darende, Malatya), Türk mimar ve siyasetçi. Adalet ve Kalkınma Partisi Çukurova Kurucu İlçe Başkanı, Adana İl Yönetim Kurulu Üyesi ve Adana Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı olarak görev yapmıştır. 7 Haziran 2015 ve 1 Kasım 2015 tarihinde yapılan genel seçimlerde Ak Parti'den Adana milletvekili seçildi. 24 Kasım 2015 tarihinde kurulan 64. Türkiye Hükûmeti'nde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görevine atandı.\nFatma Güldemet Sarı, 25 Haziran 1970'te, Sıdıka ve Yücel Sarı'nın kızı olarak Malatya ili Darende ilçesinde doğdu. Orta ve lise öğrenimini Tarsus Amerikan Kolejinde tamamlayan Sarı, 1993 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden mezun oldu.1996 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Bina Bilgisi Ana Bilim Dalı alanında yüksek lisansını tamamladı. Nurdağ Kireç Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti ve Sarılar Mimarlık Ltd. Şti.’de şirket ortağı ve proje sorumlusu olarak çalıştı. 2008 yılında Çukurova Kurucu İlçe Başkanı olarak Ak Parti’de aktif siyasi hayatına başladı. 2011 yılı Genel Seçimlerinde Adana 7.sıra milletvekili adayı oldu. 2012-2014 yılları arasında AK Parti Adana İl Yönetim Kurulu Üyesi, kısa bir süre vekaleten Adana İl Başkanlığı ve Siyasi ve Hukuk İşler Başkanlığı görevlerinde bulundu. Ayrıca, çeşitli vakıf, dernek ve sivil toplum kuruluşlarında üyelikleri bulunmaktadır. \n25 ve 26. Dönemlerde Adana Milletvekili olarak seçilen Fatma Güldemet Sarı, 64. Hükûmet bünyesinde Çevre ve Şehircilik Bakanı olarak kabinede görev yapmıştır. \nFatma Güldemet Sarı'nın Çevre ve Şehircilik Bakanı olarak görevi 24.5.2016 tarihinde sona ermiştir. \nÇok iyi derecede İngilizce bilmektedir. \n2. http://www.fdemetsari.com\n\n\nBelki Hüzün Belki De Aşk\nBelki Hüzün Belki De Aşk, Gökhan Tepe'in 2002 yılında çıkardığı üçüncü stüdyo albümüdür.\n\n\nSeninle Her Yere\nSeninle Her Yere, Gökhan Tepe'in 2015 yılında çıkardığı sekizinci stüdyo albümüdür.\n\n\nAnthony Morrow\nAnthony Jarrad Morrow (d. 27 Eylül, 1985, Charlotte, Kuzey Karolina), NBA takımlarından Oklahoma City Thunder forması giyen Amerikalı profesyonel basketbol oyuncusu. 1.96 m boyunda, 95 kg ağırlındaki Morrow, Şutör gard pozisyonunda görev almaktadır. Kolej'de Georgia Tech forması giydi. NBA'in en iyi dış atıcılarından birisi olarak gösterilmektedir.\nKolej kariyerinde 2004-2008 yılları arasında dört sene Georgia Tech forması giydikten sonra 2008 NBA Seçmeleri'ne katılma kararı aldı. Seçmeler'de hiçbir takım tarafından draft edilemeyen Morrow, 24 Temmuz, 2008 tarihinde Golden State Warriors ile anlaşarak NBA kariyerine başladı. 15 Kasım, 2008 tarihinde oynanan Los Angeles Clippers maçında attığı 37 sayıyla NBA tarihinde draft edilmeyipte bir maçta en fazla sayı atan çaylak oyuncu oldu. Morrow, 2008-09 sezonunda elde ettiği 184'te 86'lık üç sayı oran ve .467'lık yüzdesiyle ligin en yüzdeli üçlük atan oyuncusu oldu ve bunu çaylakken yapan Warriors tarihindeki ilk oyuncu oldu. 2009 NBA Yaz Ligi'nde oynanan New Orleans Hornets maçında 47 sayı atarak Yaz Ligi'nde bir karşılaşmada en fazla sayı atan oyuncu rekorunu kırdı.\n13 Temmuz, 2010 tarihinde ikinci tur draft hakkı karşılığında New Jersey Nets takımına takas edildi. 2010-11 sezonunda 250'ci üçlüğüne ulaşmasıyla birlikte NBA tarihinde tüm zamanlar toplam üçlük yüzdesi sıralamasında Steve Kerr'in ardından ikinci sıraya yerleşti. Morrow, 3 Şubat, 2012 tarihinde oynanan ve kaybettikleri Minnesota Timberwolves maçında 42 sayı atarak kariyer rekorunu kırdı.\n11 Temmuz 2012 tarihinde Nets onu Joe Johnson ile birlikte Johan Petro, Jordan Farmar, Jordan Williams, ve DeShawn Stevenson karşılığında Atlanta Hawks takımına takas etti.\n21 Şubat 2013'te ise Hawks Morrow'u Dahntay Jones karşılığında Dallas Mavericks'e takas etti.\n18 Temmuz tarihinde New Orleans Pelicans ile sözleşme imzaladı.\n16 Temmuz, 2014 tarihinde Morrow, Oklahoma City Thunder ile anlaştı, ve $10 milyon değerinde üç yıllık sözleşme imzaladı. 1 Nisan, 2015 tarihinde eski takımı Dallas Mavericks ile oynanan karşılaşmada 135-131 yenilirlerken 32 sayı atarak sezon rekorunu kırdı.\n\n\nGökhan Tepe diskografisi\nTürk pop müziği sanatçısı Gökhan Tepe'nin diskografisi; sekiz stüdyo albümü ve üç single'dan oluşur.\n\n\nLos Hermanos\nLos Hermanos Rio de Janeiro, Brezilya bir rock grubudur. Grup Marcelo Camelo (vokal / gitar), Rodrigo Amarante (gitar / vokal), Rodrigo Barba (davul), ve Bruno Medine (klavye / klavye bas) tarafından 1997 yılında kuruldu. Şu anda onlar, uzun bir aradan üzerinde sporadik konserler.\nBant Brezilyalı olmasına rağmen, isim Portekizce \"Os Irmãos\" olurdu \"kardeşler\", İspanyol olduğunu.\n\n\nAndrea Sawatzki\nAndrea Sawatzki (d.23 Åžubat 1963; Schlehdorf, Bavyera), Alman oyuncu.\nTatort isimli Alman polisiye dizisinde canlandırdığı komiser \"Charlotte Sänger\" karakteriyle bilinir. Sinema ve televizyonda; \"Bandits\", \"Late Show\", \"Das Experiment\", \"Der König von St. Pauli\" ve \"Die Manns\" gibi yapımlarda yer almıştır.\n\n\nTobias Oertel\nTobias Oertel (d.18 Ekim 1975), Alman oyuncu.\n\n\nStrausberg\nStrausberg, Almanya'nın Brandenburg eyaletine bağlı Märkisch-Oderland ilçesinde bulunan bir şehirdir. Yüzölçümü 67.86 km² olan şehrin nüfusu 31 Aralık 2013 tarihi itibarı ile 25,744'tür.\n\n\nEbringen\nEbringen, Almanya'nın Baden-Württemberg eyaletine bağlı Breisgau-Hochschwarzwald ilçesinde bulunan bir belediyedir. Yüzölçümü 8.18 km² olan belediyenin nüfusu 31 Aralık 2013 tarihi itibarı ile 2,773'tür.\n\n\nJean Gabilou\nJean Gabilou (d. Gabriel Lewis Laughlin 28 Şubat 1944) Tahitili şarkıcı. 1981 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil etmişti.\nJean Gabilou, 1981 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı \"Humanahum\" adlı şarkıyla temsil etmiş, yarışmada 125 puanla üçüncü olmuştur.\n\n\nProfil (Müzik grubu)\nProfil, Fransız müzik grubu. 1980 yarışmasında Fransa'yı temsil etmiştir. Grup üyeleri Martine Havet, Martine Bauer, Francis Rignault, Jean-Claude Corbel ve Jean-Pierre Izbinski'den oluşmaktadır.\n\n\nSavigliano\nSavigliano, İtalya'nın Piyemonte Bölgesi'ne bağlı Cuneo ilinde bulunan bir şehirdir. Yüzölçümü 110 km² olan şehrin nüfusu 31 Aralık 2013 tarihi itibarı ile 21,140'tır.\n\n\nBaşbakanlık Dairesi Araştırma Bölümü (Malezya)\nBaşbakanlık Dairesi Araştırma Bölümü (Malayca: \"Bahagian Penyelidikan Jabatan Perdana Menteri\") Malezya Başbakanının Bölümü içinde bir kurumdur. Wikileaks tarafından sızdırıldığı şekliyle 2006 öncesinde Amerika Birleşik Devletleri elçilikleri kablolamasına göre, Araştırma Bölümü, aslında Malezya Dış İstihbarat Teşkilatı (MEIO) olarak ülkenin ana dış istihbarat ajansının kamu adıdır. Datuk Hasanah Binti Abd Hamid şimdiki Genel Müdürü olmaktadır. Başkaca çok az kuruluşun yapısı, personeli ve operasyonları hakkında bilgiler bilinmektedir.\nMuhammed Hatta'nın, 2002'den 2005'e kadar Malezya Ulusal Güvenlik Kurulu Sekreteri MEIO Direktörü olarak görevli olduğu biliniyordu. Ayrıca Malay Komünist Partisi ile mücadelede Malezya Özel Şubesi'ne yardımcı olduğu bilinmektedir. Wikileaks'e göre, Malezya Dış İstihbarat Örgütü gizlice Mindanao gibi ayrılıkçı grupları destekledi. 2006 yılında, aynı zamanda Filipinler hükûmeti ve Moro İslami Kurtuluş Cephesi arasındaki barış görüşmelerini kolaylaştırdı.\n\n\nSavunma Stratejik Ä°stihbarat Servisi (Portekiz)\nSavunma Stratejik İstihbarat Servisi (Portekizce: \"Serviço de Informações Estratégicas de Defesa\" veya SIED) Portekiz dış strateji istihbarat kurumudur.\nSIED'in görevi ulusal bağımsızlığı, ulusal çıkarları ve Portekiz Devletinin dış güvenliğini koruma amacıyla bilgi üretmek olmaktadır.\nSIED varlığı aslen 1984 yılında Portekiz Cumhuriyeti Bilgi Sistemi Kanunu ile öngörülmüştür. Ancak, etkin hale getirilmeden önce bile, bu kökenli SIEDM (Stratejik ve Askeri Bilgi Servisi), Askerlik Bilgi Servisi (SIM) ile birleştirilmiştir. Bu 1997 yılında etkin duruma geçmiştir. 2004 yılında, SIEDM askerî bileşenini kaybederek SIED ile değiştirildi.\n\n\nPaolo Gentiloni\nPaolo Gentiloni Silveri (d. 22 Kasım 1954, Roma), 2016-2018 yılları arasında İtalya Başbakanı olan İtalyan politikacı ve eski gazeteci.\nRoma La Sapienza Üniversitesi'nde Siyaset Bilimi eğitimi aldı ve gazetecilik yaptı. Gençliğinde Komünizm için Proleter Birlik Partisi militanı oldu ve daha sonra çevreci bir çizgiye yaklaştı.\nPapatya ittifakının kurucuları arasında yer aldı ve 2001'de milletvekili seçildi. 2006-2008 yıllarında II. Romano Prodi Hükümeti'nde İletişim Bakanlığı yaptı. Demokratik Parti'de siyaset yapmaktadır.\nMilletvekilliği sırasında RAI denetleme komisyonu başkanlığı yaptı. Federica Mogherini'nin AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikasından Sorumlu Yüksek Temsilcisi olmasının ardından Dışişleri Bakanı oldu.\n12 Aralık 2016 tarihinde Sergio Mattarella tarafından İtalya başbakanı olarak göreve atandı.\n17 Mart 2019 tarihi itibarıyla Demokratik Parti'nin başkanı ve 1 Aralık 2019 tarihi itibarıyla Ekonomiden sorumlu Avrupa Komiseridir.\n\n\nRiesa\nRiesa, Almanya'nın başkenti Berlin'in güneyinde yer alan bir şehirdir. Şehir Saksonya bölgesinde yer almaktadır. Şehrin nüfusu 1 Aralık 2009 tarihli rapora göre 31,011'dir.\n\n\nÄ°lhan Yerlikaya\nİlhan Yerlikaya, (d. 20 Aralık 1960 Meydanlı, Konya) Akademisyen ve siyasetçi.\nSelçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nü bitirmiştir. Yüksek lisansını da Selçuk Üniversitesi'nde tamamlamış, doktorasını ise İstanbul Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü'nde tamamlamıştır.\nÖğretmenlik, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü'nde uzman yardımcılığı yapmıştır.\nYardımcı doçent olarak Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde öğretim üyeliğinin ardından Kırıkkale Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanlığı ve İİBF Dekan Yardımcılığı görevlerinde bulunmuştur. İletişim bilimleri genel gazetecilik alanında doçent ve profesör olmuştur. 2002-2005 yıllarında Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi'nin Kurucu Dekanı olmuştur.\nTemmuz 2005 yılında RTÜK Üyeliğine seçilmiş. Temmuz 2009 - Mart 2011 arasında RTÜK Başkan Vekilliği görevini üstlenmiştir. Mart 2011'de milletvekili adayı olmak için RTÜK'teki görevinden istifa etmiştir. Temmuz 2015'te tekrar RTÜK üyesi seçilmiş, Kasım 2015'te ise RTÜK başkanı seçilmiştir. 22 Ocak 2019 tarihinde ailesinin sağlık sorunları gerekçesi ile başkanlık görevinden istifa etmiştir.\n2011 Türkiye genel seçimleri'nde Adalet ve Kalkınma Partisi'nden Konya milletvekili seçilmiştir.\nYayınlanmış 2 kitabı ve çok sayıda makalesi bulunmaktadır.\nİyi düzeyde İngilizce ve Arapça bilen Yerlikaya, evli ve 5 çocuk babasıdır.\n\n\nSuud el-Faysal\nSuud bin Faysal bin Abdülaziz el-Suud () ya da Suud el-Faysal (; d. 2 Ocak 1940, Taif - ö. 9 Temmuz 2015, Los Angeles) Suudi siyasetçi ve prens.\nKral Faysal bin Abdülaziz el-Suud ile İffet el-Süneyan'ın oğlu ve Abdülaziz el-Suud'un torunudur. Princeton Üniversitesi ekonomi mezunudur. 1971'de Petrol bakan yardımcısı olmuş, Mart 1975'te babasının öldürülmesinden kısa bir süre sonra Dışişlerinden sorumlu Devlet Bakanı olmuş, Ekim 1975'te ise Dışişleri Bakanı olmuş ve Nisan 2015'e dek bu görevde kalmış ve sağlık sorunları nedeniyle görevinden ayrılmış, Kral Salman'ın danışmanı ve özel temsilcisi olduysa da 9 Temmuz 2015 tarihinde öldü.\n\n\nSelçukgazi Tüneli\nSelçukgazi Tüneli, Selçukgazi köyünün ve Osmangazi, Bursa ilçesinin arasında Dürdane Tepesi'nde bulunan otoyol tünelidir. Otoyol 5 (Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu Projesi) kapsamındadır. İnşaat Otoyol A.Ş yürütmektedir. Tünelin maliyeti 55.041.000. Amerikan dolarına mal olmuştur. Tünelin uzunluğu sağ tüp 1303,27 ve sol tüp 1192,04 metredir. Bursa'da Dağcan İnşaat tarafından inşa edilmiştir. Tünel, 12 Mart 2017 tarihinde başbakan Binali Yıldırım tarafından açılmıştır.\nTamamlanan Projeler: Selçukgazi Tüneli, Dağcan İnşaat\n\n\nUlusal İstihbarat Teşkilatı (Şili)\nUlusal İstihbarat Teşkilatı (İspanyolca: \"Agencia Nacional de Inteligencia\", ANI) Şili ulusal hükûmeti istihbarat kuruluşudur. 2004 yılında oluşturulan kurumun, görevi eşgüdüm ve istihbarat üzerine Başkan'a tavsiyelerde bulunmaktır. Onun şimdiki direktörü Gonzalo Yuseff Quiroz olmaktadır. Bir önceki direktörü Gustavo Villalobos'da Kamu Güvenliği ve Bilgi Müdürlüğü'nün (İspanyolca: \"Dirección de Seguridad Pública e Informaciones\") son yöneticisiydi. ANI bütçesi yaklaşık 4 milyon Amerikan dolarıdır.\nAskeri Gizli Servis, özel operasyonlar için oluşturulduğu zaman Şilili istihbarat servislerinin öyküsü, erken on dokuzuncu yüzyıla dayanmaktadır. Birkaç başarılı görevleri gerçekleştirildiği zaman onun en önemli çalışması Pasifik Savaşı sırasında olmuştur. Bunlar, Jorge Inostroza Cuevas tarafından kaleme alınan çok popüler bir askeri roman, \"Adiós al Séptimo de Línea\" Şili'de yeniden yazı edilmiştir.\nŞili Ordusu, Ordu İstihbarat Müdürlüğü (Dirección de Inteligencia del Ejercito) oluşturulurken, Prusya Ordusunun desteği ile uzmanlaşmış, ya da DINE zamanı hizmeti yeniden yapılandırılmıştır. Buna paralel olarak, Deniz ve Hava Kuvvetleri'nin kendi hizmetleri (Deniz Kuvvetleri İstihbarat Servisi ve Hava Kuvvetleri İstihbarat Servisi) oluşturuldu.\nAugusto Pinochet, Ulusal İstihbarat Müdürlüğü (Dirección de Inteligencia Nacional) veya DINA, askeri diktatörlük sırasında, ayrıca oluşturulan solcu partiler ve hareketlerle (Sosyalist, komünist ve MIR) mücadele etmek için özellikle yönlendirildi. Onun ilk müdürü Albay Manuel Contreras idi. Bu kurum aynı görevlerinin yerine, Ulusal Bilgi Merkezi (\"Central Nacional de Informaciones\", ya da CNI) DINA'yı oluşturmak için 1977 yılında dağıttırıldı. CNI 1990 yılı içinde çözülmüştür.\nANI rolleri, kuralları ve etkinlik gösterdiği şekilde gizlilik kurulması, 2004'te 19974 sayılı Yasa ile kurulmuştur. En yüksek makam başkanı özel güvenlikten sorumlu Direktörü olmaktadır.\nTeşkilat, 2006 düzenlemelerine göre, yaklaşık 125 kişilik bir kadroya sahiptir.\nBu Kamu Güvenliği ve Bilgi Müdürlüğü (DISPI, halk arasında İspanyolca \"Office\" ya da \"La Oficina\" olarak da bilinir) ve Millî Savunma Kurmay İstihbarat Müdürlüğü (DKB), Silahlı Kuvvetler İstihbarat Müdürlüğü ve yasal devamı olan istihbarat müdürlükleri ya da Düzenin Kuvvetleri ve Kamu Güvenliği, ya da Şili Karabinalıları ve Şili Araştırmalar Polis Karargâhındadır.\nOnun temel görevi Şili devlet istihbarat sisteminin bir parçası olarak ve Şili Silahlı Kuvvetleri ve polis istihbarat birimlerinin Askeri İstihbarat Müdürlüğü çalışmalarını tamamlayan siyasi istihbarat, üzerinde çalışmaları yürütmek için Şili Karabinalıları ve Şili Araştırmalar Polisini de içerir.\nBBC, ANI'nin Şili hükümetine göre, casusluk ile meşgul olmadığını bildirmiştir.\n\n\nUtgard (yazılım)\nUtgard, satıcılardan bağımsız bir Java OPC istemci UPAsı olup OPC arayüzünü destekler ve diğer Eclipse SCADA projelerinden bağımsız olarak kullanılabilir. Utgard, Eclipse SCADA'da Atlantis ile beraber başka satıcıların sistemleri ile OPC DA 2.0 arayüzü üzerinden iletişim için kullanılmaktadır. Saf Java ile yazılmış açık kaynak kodlu proje, LGPL ile dağıtılmaktadır. Utgard'ı çalıştırmak için ön koşul, Java 1.6+ ortamıdır. Başka bir deyişle Utgard ile ilave DLL'ler/paylaşımlı kütüphanelere veya JNI kütüphanelerine ihtiyaç duyulmadan işletim sistemlerinden bağımsız bir şekilde OPC arayüzü üzerinden iletişim kurmak mümkündür. Şimdilik bir OPC sunucusu, Utgard ile iletişim kurmak için gereklidir.\n\n\n73. Altın Küre Ödülleri\n73. Altın Küre Ödülleri, 2015 yılının en iyi film ve Amerikan dizilerine verilen ve 10 Ocak 2016'da Kaliforniya, Beverly Hills'daki Beverly Hilton Hotel'den saat PZD'ne göre 17:00 / EST'ne göre 20:00'da NBC tarafından canlı olarak yayınlanan ödül töreni. Törenin yapımcılığı Dick Clark Productions ve Hollywood Foreign Press Association tarafından ortaklaşa yapıldı. Adaylar 10 Aralık 2015'te Beverly Hilton Hotel'de açıklandı.\n26 Ekim 2015 tarihinde törenin sunuculuğunu dördüncü kez Ricky Gervais'in yapacağı duyuruldu.\nKazananlar en başta koyu renk ile gösterilmiştir.\n16 filmin birden fazla adaylığı bulunmakta:\n3 film birden fazla ödül kazandı:\n13 dizinin birden fazla adaylığı bulunmakta:\n2 dizi birden fazla ödül kazandı:\n\n\nChicago American\nThe Chicago American, William Randolph Hearst tarafından kurulan ve Chicago'da 1900-1974 yılları arasında yayınlanan ve yalan haberleriyle tanınan günlük gazete.\n1918 yılından sonra organize suç gruplarının kontrolü altında olan gazete bir dönem Nazilerin makalelerini yayınlaması ve özellikle Sovyetler Birliği ile ilgili çeşitli asılsız sansasyonel antikomünist haberlere imza atmasıyla bilinir.\n\n\nTacuara Milliyetçi Hareketi\nTacuara Milliyetçi Hareketi (İspanyolca: Movimiento Nacionalista Tacuara, MNT), Arjantin'de 1960'lı yıllarda faaliyet gösteren aşırı sağ grup.\nMNT, milliyetçilik görüşüne dayanan, antikomünist, antisemitik ve anti-demokratik bir hareketti. José Antonio Primo de Rivera'nın Falanjizm düşüncelerinden etkilenen Tacuara hareketi, birçok silahlı genç üyeye sahipti ve Arjantin'deki ilk kent gerilla grubu olarak anılmaktaydı.\n\n\nLike a Cat\nLike a Cat (Hangul: 사뿐 사뿐; RR: Sappun Sappun) FNC Entertainment tarafından 11 Kasım 2014 tarihinde yayımlanan Güney Koreli kız grubu AOA ikinci mini albümüdür. Aynı adı taşıyan şarkı albümü için single olarak kullanılmıştır.\n\"Like a Cat\"  tanıtım gösterisi 13 Kasım başladı.19 Kasım'da, AOA MBC Music Show Şampiyonuna ilk sırada yer aldı.\n\"Like a Cat\" şarkısı \"Kore çıkıp cesur pop şarkılarından biri bir bağımlılık, boğucu parça çağırarak,\" Heard Kasım ayında Top 10 En İyi Pop Şarkıları \"biri olarak Sigorta tarafından seçildi.\"\nTek Oricon haftalık tekli grafik ve aylık grafikte sayısı 19 numaradan 4'e yükseldi. Aynı zamanda Japonya Hot 100 sayı 10 numarada yer aldı.\n\n\n69. İngiliz Akademisi Film Ödülleri\n69. İngiliz Akademisi Film Ödülleri ya da daha yaygın bilinen ismiyle BAFTA ödül töreni, 2015'in en iyi İngiliz ve uluslararası filmlerinin katkılarıyla 14 Şubat 2016'da Londra'daki Kraliyet Opera Evi'nde yapıldı.\nTörende 9 adaylıkla en fazla adaylık elde eden filmler \"Casuslar Köprüsü\" ve \"Carol\" fazla olan adaylıklarına rağmen iyi bir sonuç çıkaramadı. \"Casuslar Köprüsü\" 9 adaylıktan sadece En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü kazanırken, \"Carol\" aday gösterildiği hiçbir dalda ödül kazanamadı. En fazla ödül kazanan film ise 8 adaylıkla en fazla adaylık elde eden 3. film olan \"Diriliş\" filmi oldu. Film gecede En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Görüntü Yönetmeni ve En İyi Ses olmak üzere 5 alda ödül kazandı. \"Diriliş\"'i adaylık sayısında olduğu gibi kazanılan sayısında da \"\" takip etti. 7 adaylıkla \"Diriliş\"'ten sonra en fazla adaylık elde eden 4. film olan \"Mad Max\" kazandığı 4 ödülle gene \"Diriliş\"'den sonra en fazla ödül kazanan ikinci film oldu. Film En İyi Yapım Tasarımı, En İyi Kostüm Tasarımı, En İyi Saç ve Makyaj ve En İyi Kurgu, dallarında kazandığı ödüllerle yapım bakımından yılın en iyi filmi oldu.\nEn İyi Kadın Oyuncu ödülü \"Altın Küre\"'de olduğu gibi gene \"Gizli Dünya\" filmiyle Brie Larson'a giderken En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülü gene \"Altın Küre\"'de olduğu gibi \"Steve Jobs\" filmiyle Kate Winslet'e gitti.\nEn İyi Animasyon Film ödülünü \"Ters Yüz\" kazanırken En İyi İngilizce Dilinde Olmayan Film ödülünü \"Asabiyim Ben\" filmi kazandı.\n\n\n2014 Mnet Asya Müzik Ödülleri\n2014 Mnet Asya Müzik Ödülleri (MAMA) AsiaWorld-Arena, Hong Kong, 3 Aralık 2014 tarihinde gerçekleştirildi.\nBu olay onaltıncı Mnet Asya Müzik Ödülleri işaretlenmiş. Bu aynı zamanda tüm dünyada, çeşitli kanallardan canlı Çin, Japonya, Hong Kong ve Güneydoğu Asya'da yayınlandı.\nOlay aynı ülkede ve üst üste ikinci kez aynı mekanda gerçekleşti. Bu aynı zamanda olay CJ ve UNESCO ile Kız Çocukların Eğitimi Kampanyası adlı bir kampanya düzenledi ilk defa oldu. Aynı zamanda, özel bir olay UnionPay sponsor ilk kez.\nAşağıda birden fazla ödül kazanan gruplar veya solo sanatçılar verilmiştir:\nAşağıdaki sanatçı (lar)'ın ikiden fazla adaylık kazananlar verilmiştir:\nGörünüm sırasına göre listelenmiş aşağıdaki bireyler ve gruplar, ödül veya gerçekleştirilen müzikali sundu.\n\n\nAnti World Tour\nAnti World Tour, Barbadoslu kayıt sanatçısı Rihanna'nın yedinci turnesidir. Sekizinci stüdyo albümü Anti'yi tanıtma amaçlıdır. Tur Kasım 2015'te duyuruldu, 12 Mart 2016 tarihinde Jacksonville'de başladı, 27 Kasım 2016'da Abu Dabi, Birleşik Arap Emirlikleri'nde son buldu. 31'i Avrupa'da, 43'ü Kuzey Amerika'da, 1 tanesi Asya'da olmak üzere toplam 75 adet konser verdi.\n2012 tarihinde yayınlanan yedinci stüdyo albümü Unapologetic'ten sonra Diamonds World Tour adlı dünya turuna çıkan Rihanna, müziğe üç yıllık bir ara verdi. 2005 ve 2012 yılları arasında, yılda bir albüm yayınlayan ya da tekrar düzenlenmiş, remiks edilmiş albümlerini piyasaya sürmesine rağmen 2013'ten bu yana piyasada düet şarkılar dışında yer almadı ve herhangi bir albüm yayınlamadı. Bunun yerine seslendirmesini de soundtrack albümünü de Jim Parsons, Steve Martin ve Jennifer Lopez ile beraber yaptığı üç boyutlu Evim adlı animasyon filminde yer aldı.\nKasım 2015'te Rihanna'nın, Samsung ile 25 milyon dolarlık bir sözleşme imzaladığı duyuruldu. Bu sözleşmede sadece Rihanna'nın Samsung'un Galaxy serisini tanıtma amaçlı olmadığını, ayrıca Rihanna'nın sekizinci stüdyo albümü \"Anti\" ve \"Anti World Tour\" için de sponsor olacağı belirtildi. 23 Kasım 2015'te Rihanna \"Anti World Tour\"'u duyurdu. Samsung'un sponsor olacağı dünya turu 2016 yılının Mart ayında başladı ve Kuzey Amerika'daki konserlerde Travis Scott eşlik ederken, Avrupa'daki belirli tarihlerde ise Big Sean eşlik etti. 20 ve 21 Ağustos tarihlerinde İngiltere'deki V Festival'de David Guetta eşlik etti.\nÄ°kinci Sahne\nSahne Ãœzeri\nAna Sahne\n\n\nLucius Tarquinius Collatinus\nLucius Tarquinius Ar. f. Ar. n. Collatinus, MÖ 509'da Lucius Junius Brutus'le birlikte Roma Cumhuriyeti'nin kuruluşunda görev almış konsül. 5. Roma kralı Tarquinius Priscus'un yeğeni, Arruns Tarquinius'un oğludur. Spurius Lucretius Tricipitinus'un kızı Lucretia'yla evlenmiştir.\n\n\nMichael Spindelegger\nMichael Spindelegger (d. 21 Aralık 1959, Mödling), Avusturyalı siyasetçi.\nViyana Üniversitesi'nde eğitim görmüştür. Evli ve iki çocuk babasıdır. Avusturya Halk Partisi'nde siyaset yapmaktadır. 2008-2013 yılları arasında Uluslararası ve Avrupa İşleri Bakanı, 2011-2014 yılları arasında Şansölye Yardımcısı, 2013-2014 yılları arasında ise Maliye Bakanı olarak görev yapmış, yine 2011-2014 yılları arasında Avusturya Halk Partisi başkanı olmuştur.\n\n\nTiran katilleri\nTiran katilleri MÖ. 477 - 476 yıllarında Antik Atina şehrinin agorasında bulunan, günümüze ancak mermer kopyaları ulaşmış olan heykel gruplarıdır. Heykelde tiran Hippias'ın kardeşi Hipparkhos'a suikast düzenleyen eşcinsel Harmodios ve Aristogeiton görülmektedir. Aslen bronz olan heykeller dönemin heykeltıraşları Kritios ve Nesiotes tarafından yapılmıştır. Heykel grubu, antik yunan sanatında \"sert üslup\" olarak bilinen üslubun en önemli örneklerinden biri ve taşıdığı anlam itibarıyla Atina demokrasisinin sembolü olarak kabul edilmektedir.\nTiran katillerinden genç olanı Harmodios suikast sonrası hemen tiranın korumaları tarafından öldürülür. Aristogeiton önce kaçmayı başarsa da daha sonra yakalanıp idam edilir. Bu tarihe kadar sıkı sıkıya korunan tiran rejimi, öldürülen tiranın kardeşi Hippias tarafından devam ettirilmek istense de, kendisi yaklaşık 4 yıl sonra Spartalılarında etkisiyle Atinayı terk etmek zorunda bırakılır. Bu dönem sonrası karışıklıklar yaşanmış, daha sonra Herodot'un aktardığına göre Kleisthenes öncülüğünde Atina'ya demokrasi gelmiştir. Aristogeiton ve Harmodios suikast girişimiyle tiran rejimini ortadan kaldırmayı başaramamış olsalar da, demokrasinin temelleri atıldıktan sonra demokrasiyi getirenlerin onlar olduğu düşüncesi yayılmış ve hemen Hippias'ın Atina'yı terk etmesinin ardından tiran katillerinin heykelleri agoraya yerleştirilmiştir. Heykeltıraş Antenor tarafından yapılan bu ilk heykel MÖ. 480 yılında Pers kralı Kserkses tarafından Susa'ya götürülür. Dönemin tarihçileri ilk olarak Büyük iskender'in Pers krallığını fethetmesinden sonra bu heykel grubunu geri getirdiğini aktarmış olsalar da bu versiyon kayıptır.\nHeykellerin orijinalleri günümüze ulaşmasa da, Roma dönemi kopyalarından 8 parça bulunmaktadır. Eksiksiz bir mermer kopyası bugün Napoli Ulusal Arkeoloji Müzesi'nde bulunmaktadır.\n19. yüzyılda adeta yeniden keşfedilen bu heykel grubu, gerek Hitler Almanyası'nda gerekse Sovyetler Birliğinde propaganda aracı olarak esinlenildi ve kullanıldı. Örneğin 1936 yılında Sovyetler Birliği döneminde inşasına başlanan İşçi ve Çiftçi Kadın Heykeli'nin tasvirinde bu heykelin tasarımından yararlanılmıştır.\nHeykeller incelendiğinde boy uzunluklarının eşit olduğu görülür. (yaklaşık 1,85) Her ikisi de hareketli bir halde tasvir edilmişlerdir, muhtemelen tam olarak suikast anı vurgulanmak istenmiştir.\nAristogeiton'un yaşlı olduğunu sakallı tasvir edilişinden çıkartabiliyoruz. Sağ elinde muhtemelen bir kılıç ya da buna benzer bir eşya tutuyor olmalıydı ancak günümüzde heykelin o kısmı kayıp olmuş, yalnızca eşyanın sapı kalmıştır. Öne uzattığı sol elinin üzerinde chlamys olarak da adlandırılan kıyafeti sarkmaktadır. Yumruğunun içinde de muhtemelen kılıcını çıkardığı kın bulunmaktadır.\nDaha genç tasvir edilen Harmodios'un kılıç tuttuğu kolu bir hayli göze çarpar biçimde açılı, gerçi kılıç tutan kolun kopyalarda farklı biçimlerde tasvir edildiği de olmuştur. En çok kabul edilen görüş, kılıç tutan kolun öne doğru değil de, arkaya doğru, kuvvet alırmışcasına uzanmış olduğudur. Buna kanıt olarak sol ayağının da yine kuvvet alırmışcasına geriye uzatılmış olması gösterilebilir.\n\n\nDominique Johnson\nDominique Johnson (d. 9 Haziran, 1987, Detroit, Michigan), Almanya Basketbol Ligi takımı ALBA Berlin'de oynayan Amerikalı profesyonel basketbol oyuncusudur. 1.91 boyundaki Johnson, Şutör gard olarak oynamaktadır.\nKolej' kariyerine 2008-2009 sezonunda Amerikan Kolej Ligi takımlarından Azusa Pasific’de başlayan Johnson, iki sezon burada oynadıktan sonra 2010 yılında NBA Gelişim Ligi takımlarından Idaho Stampede tarafından draft edilerek profesyonel kariyerine giriş yaptı. Burada 2010-11 sezonunda yirmi dokuz karşılaşmaya çıktı, maç başına 12.4 sayı ve 3.5 ribaund ortalamaları ile oynadı.\n2011-2012 sezonunda bir başka NBA Gelişim Ligi takımı Frisco Texas Legends'e transfer olan Johnson, forma giydiği kırk beş karşılaşmada 12.9 sayı ve 4 ribaund ortalamaları ile oynadı.\n2012 yılında NBA Yaz Ligi’nde NBA takımlarından Sacramento Kings’in formasını giydi ve çıktığı üç karşılaşmada 9 sayı ortalaması ile oynadı.\nArdından Polonya Basketbol Ligi takımlarından WSK Slask Wroclaw’a transfer olan Johnson, 2012-13 sezonunda oynadığı otuz iki karşılaşmada 12.2 sayı ve 3 ribaund ortalamaları ile oynarken aynı sezon takımıyla Polonya Kupası’nı kazandı.\n2014-15 sezonu başında bir başka Polonya Ligi takımı Stabill Jezioro’ya geçen Johnson, oynadığı on dokuz karşılaşmada 23 sayı ortalaması ile oynadı.\nDevre arasında İsrail Ligi takımlarından Maccabi Rishon ile anlaşan Johnson, burada da yirmi karşılaşmaya çıktı ve sezonu 14.8 sayı ortalaması ile tamamladı. Ayrıca tutturduğu maç başına %48'lik üç sayı yüzdesi ile sezonun Avrupa'da en yüzdeli üçlük sokan oyuncusu oldu.\n\n\nAh Bu Şarkıların Gözü Kör Olsun (albüm)\nAh Bu Şarkıların Gözü Kör Olsun, Türk şarkıcı Candan Erçetin'in sekizinci stüdyo albümü. 25 Kasım 2015'te Pasaj Müzik etiketiyle yayımlanan albüm; Erçetin'in 2013 yılındaki \"Milyonlarca Kuştuk...\" albümünden sonra yayımladığı ilk stüdyo albümüdür. Türk Sanat Müziği tarzındadır. Yapımcılığını Erçetin üstlenmiştir.\nStüdyo çalışmaları 12 ayda tamamlanan \"Ah Bu Şarkıların Gözü Kör Olsun\", toplam 14 şarkı ve 1 remix şarkıdan oluşur. Albüm, her biri klasik haline gelmiş Türk Sanat Müziği şarkılarını ve Türkü'lerini\nCandan Erçetin yeniden yorumladı.\nArşiv niteliğindeki albümle geçmiş müzik tarihimizi yeni jenerasyona sunarken\n\"Bu Albüm, 20 Yıldır Şarkılarımı Dinlemekten Hiç Vazgeçmeyen Ve Bu Duyguyla Beni Yüreklendiren, Kıymet Verdiğim Herkes İçin…”\ndiyen Candan Erçetin, dinlemekten vazgeçemediğimiz \"Silemezler Gönlümden\", \"Avuçlarımda Hala Sıcaklığın Var\", \"Ben Gamlı Hazan\", \"Ölürsem Yazıktır\", \"Ne Senin Aşkına Muhtaç\", \"Rüzgâr Kırdı Dalımı\", \"Unuttun Beni Zalim\", \"İçin İçin Yanıyor\", \"Karam\", \"Erkilet Güzeli\", \"Bilal Oğlan\", \"Vardar Ovası\" gibi klasikleşmiş 13 şarkıyı yeniden yorumladı.\n\n\nPas de la Casa\nPas de la Casa, Andorra'nın Encamp belediyesinde bulunan bir kasaba ve kayak merkezidir. Kasabanın nüfusu 2012 yılı itibarı ile 2,996'dır.\n\n\nSoldeu\nSoldeu, Andorra'nın Canillo belediyesinde bulunan bir kasaba ve kayak merkezidir. Kasabanın nüfusu 2012 yılı itibarı ile 1,109'dır.\n\n\nUzay Yolu: Voyager\nUzay Yolu: Voyager Uzay Yolu evreni üzerine kurulmuş bir bilimkurgu serisidir.\nHikâye 2370'lerde Samanyolu Galaksisi'nde, Dünya'dan 70.000 ışık yılı uzakta başlar. Maquis Gemisi'ni yakalamaya çalışırken Delta Çeyreğinde takılı kalan Federasyon Yıldız Gemisi USS Voyagerin maceralarını anlatır. Voyger eve dönebilmek için 75 yıllık bir seyahat yapmak zorundadır.\n1960'larda Gene Roddenberry tarafından yaratılan Uzay Yolu'nun beşinci yapımı olarak Film Rick Berman, Michael Piller ve Jeri Taylor tarafından yaratıldı. Yedi sezon olarak yapıldı (1995 - 2001) ve kadın bir kaptan (Kathryn Janeway) olan ilk Uzay Yolu yapımıdır. Berman yapımın başından sonuna kadar baş yönetici olarak hizmet verdi ve  ikinci bir baş yönetici tarafından asiste edildi.\n\n\nEfendi Uyanıyor\nEfendi Uyanıyor (), H. G. Wells tarafından 1910 yılında yayımlanan bir distopik bilimkurgu romanıdır.\nRomanda iki yüz üç yıldır uykuda ve tamamen değişmiş bir Londra şehrinde uyandığında bileşik faiz sayesinde mevduatında uykuda olduğu vakit biriken para sayesinde dünyanın en zengin insanı olan bir adamın, Graham'ın, hikâyesini anlatır.\n\n\nDalal Midhat-Talakić\nDalal Midhat-Talakić (d. Saraybosna, Bosna-Hersek) Bosnalı pop şarkıcısı. Dalal, Deen ile birlikte 2016 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Bosna-Hersek'i temsil etmiştir. Dalal, Boşnak R&B müzik grubu Erato'nun üyesidir.\n\n\nAngıroğulun öyküsü\nAngıroğlunun öyküsü (Tuvaca: Аңгыр-оолдуң тоожузу/ Angır-ooldun toojuzu)— Tuva Türklerinden tanınmış yazar Stepan Sarıg-ool Arbaanoğlu'nun roman türü eseri, yayınladığı iki ciltlik kitabı. İlk cildi 1961 yılında çıkmış, onda 43 konu başlığı yer almıştır. İkincisi 1966 yılında çıkmış, onda da 39 konu başlığı yazılmıştır. \nEserin dili Tıva Türkçesi olup Türkçeye henüz çevrilmemiştir.\n«Angıroğlunun hikayesi» denilen romanın ana teması şöyledir. Angır-ool adlı kişi 1928-29 öğretim yılında, parti kursunda Buyan adlı, Çadaanalı bir delikanlı ile dostluk kurar. Tandı Uranhay zamanında ulus devrimin vuku bulması, Tıva Arat Devrimci Çerisi olarak parti namına uğraşır. Tıva Arat Cumhuriyeti devrini anlatan yazar S. Sarıgool eserin bazı yerlerinde kendi görüşlerini de anlatır..\nRomanın birinci cildinde 43, ikinci cildinde 39 konu başlığı bulunur. Toplam 82 konu başlığından oluşmaktadır. Romanda ayrı ayrı olaylara değinilir. Ancak her olay ve romanın kahramanı Angıroğul'un yaşamı Tıva Cumhuriyetinin yakın tarihine vurgu yapar.\n\n\nHüseyin Ağa Camii\nHüseyin Ağa Camii, Hüseyinağa Camii, Emin Bey Camii ya da yaygın bilinen adıyla Ağa Camii, Türkiye'nin İstanbul ilinin Beyoğlu ilçesinde, İstiklal Caddesi üzerinde yer alan cami. 1596 yılında ibadete açılmıştır. Galata Sarayı ağalarından Hüseyin Ağa tarafından yaptırılmıştır. Bazı kaynaklarda ilk halinin kubbeli olduğu kaydedilmektedir. II. Mahmud döneminde iki defa ihya edilmiştir. Uzun müddet bakımsız kaldıktan sonra 1934’te Vakıflar İdaresi’nce ihata duvarlarına kadar yeniden onarılan caminin mihrabı, duvarları ve minare gövdesinin eski yapıdan kaldığı anlaşılmaktadır. 1950’de de pencereler arasına Halim Özyazıcı tarafından kuşak yazısı çekilmiştir. Zarif bir işçiliğe sahip olan şadırvanın Mimar Sinan’ın eseri Sinan Paşa Camii’nden, şadırvanın yanı sıra birçok kaynakta “Türk taş oymacılığının en şaheser örneği” olarak geçen fıskiye ise Eyüp’teki Oluklu Bayır Tekkesi’nden getirilmiştir. Mihrap önünde yine Galata Sarayı ağalarından Dâvud Ağa’nın 1056 (1646) tarihli kabri bulunmaktadır. Önceleri ana caddeye doğru uzanan hazîrenin taşları 1934 tamiri sırasında kaldırılmıştır. 1999 Gölcük depreminde zarar gördü. Daha sonra yakınında yapılan bir inşaat kazısı sebebiyle yapıda tekrar hasar oluştu. 2014 yılında onarımı yapılarak tekrar ibadete açıldı.\n\n\nHiç Aklıma Gelmemişti (albüm)\nHiç Aklıma Gelmemişti Cengiz Kurtoğlu'nun 15. albümüdür. Albüm 01 Ocak 2000 tarihinde satışa çıkmıştır.\nAlbümün bazı şarkıları Eski albümlerin Avrupa baskılarında mevcuttur.\n\n\nAna Rucner\nAna Rucner (d. Zagreb, Hırvatistan) Hırvat çello çalıcısı. Ana, Dalal Midhat-Talakić ve Deen ile birlikte 2016 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Bosna-Hersek'i temsil etmiştir.\n\n\nSimon Beckett\nSimon Beckett \"(20 Nisan 1960, İngiltere Sheffield doğumlu)\" İngiliz gazeteci ve yazardır. Adli antropolog Dr. David Hunter etrafında gelişen suç serisi kitapları dünya çapında 21 milyon kopya satmıştır. Kitapları özellikle Almanya ve İskandinavya'da başarılı olmuştur.\nSimon Beckett, İngiltere Sheffield'te 20 Nisan 1960 tarihinde doğup işçi sınıfı bir çevrede yetişti. İngiltere sanat eğitiminde master yapmasının ardından, serbest gazeteci olmadan önce İspanya'ya gidip, birçok müzik grubunda çaldı. The Times, The Independent on Sunday, The Daily Telegraph ve The Observer gibi çevrelerde yazdı.\nThe Daily Telegraph'a bir makale yazmak için araştırma yaparken, 2002 yılında adli antropolojinin öncü ismi Dr. Bill Bass tarafından kurulan (\"üniversite resmi adı ile Tennessee Antropolojik Araştırma Tesisi\") \"Ceset Çiftliği\" ziyareti sırasında kitabı için ilham buldu.\nSimon Beckett, Hilary Beckett ile evlidir ve şu anda İngiltere Sheffield'de yaşamaktadır.\nDavid Hunter Serisi\nDiğer Eserleri\n\n\n\n20. SS Waffen Grenadier Tümeni \"Estnische Nr. 1\"\n20. SS Waffen Grenadier Tümeni \"Estnische Nr. 1\" Genellikle Estonyalı milliyetçilerden oluşturulan Waffen-SS tümenlerinden biridir. Tümen 1944 yılına kadar yerel isyanları bastırma görevini üstlendi. 1944 yılı sonrasında ise Kızıl Ordu ilerlemesini durdurmak için savaştı. Ancak Estonya'nın Sovyetler Birliği işgali altına girmesi nedeniyle başarılı olamadı. 1945 yılı ve savaşın sonuna kadar çeşitli bölgelerde Sovyet ilerlemesini durdurmak için çabaladıysa da sürekli geri çekilmek zorunda kaldı. Tümen, Savaş sonunda Müttefik cephelerine doğru geri çekilerek teslim oldu.\n\n\nArjantin Antikomünist İttifakı\nArjantin Antikomünist İttifakı (İspanyolca: Alianza Anticomunista Argentina, AAA ya da Triple A), 1973 yılında kurulan ve 1974-1976 yılları arasında yüzlerce kişinin ölümüne yol açan antikomünist eylemler ve suikastlar gerçekleştiren örgüt. AAA, sadece komünistlere değil kendilerine muhalif birçok kesime saldırmıştır.\nÖrgüt, yaklaşık 700 kişinin kaybolması ve ölümünden sorumlu tutulmuştur.\n2006 yılında Arjantin mahkemeleri örgütü insanlığa karşı suçlar kapsamına koymuştur.\n\n\nKomünist Avlama Komutanlığı\nKomünist Avlama Komutanlığı (Portekizce: Comando de Caça aos Comunistas, CCC), Brezilya'da 1964–1985 yılları arasında faaliyet gösteren ve avukat João Marcos Monteiro Flaquer tarafından yönetilen antikomünist paramiliter örgüt. Üyeleri birçok eylem ve suikast gerçekleştirerek yüzlerce kişinin ölümüne neden olmuştur.\n\n\nSuriye Demokratik Türkmen Hareketi\nSuriye Demokratik Türkmen Hareketi, Suriye Türkmenleri tarafından 21 Mart 2012 tarihinde İstanbul'da oluşturulan muhalefet partilerinden biri.\nSuriye Türkmen Kitlesi'ndan sonra kurulan ikinci siyasal Türkmen hareketidir. Türkiye'deki Suriye Türkmenlerinin tek çatı altında örgütlenmesi amacıyla oluşturuldu. İlk önce Suriye Türkleri Derneği adı altında örgütlenen Türkmenler, siyasallaşma kararı alarak bu oluşumu kurdu. Kuruluşunda Türk milliyetçi oluşumlardan destek aldı. Kurucu başkanlığını yaklaşık bir sene boyunca Abdülkerim Ağa yaptı. 15 Aralık 2012 tarihinde gerçekleşen Suriye Türkmenleri Platformu 1. Toplantısı'nda birçok ismi Suriye Türkmen Kitlesi için çalışacağını söyleyerek ayrılsa da Ziyad Hasan başkanlığında faaliyetlerine devam etti. Oluşumun gayretleri sonucunda Suriye Ulusal Konseyi içerisinde 16 temsilci ve Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu içerisinde ise 3 Türkmen temsilci bulunmaya başladı. Suriye Demokratik Türkmen Hareketi, 2 Mart 2014 tarihinde ise Türkmen Milli Hareket Partisi'ni kurdu. Başkanı ise Muhammed Vecih Cuma oldu.\n\n\nGuillermo Suárez Mason\nCarlos Guillermo Suárez Mason (2 Ocak 1924, Buenos Aires – 21 Haziran 2005, Buenos Aires), 1976-1983 yılları arasındaki askeri diktatörlük yıllarında Kirli Savaş adı verilen olaylarda birçok kaçırma, işkence ve devlet terörü olayında adı geçen ve antikomünist görüşleriyle bilinen Arjantinli general.\n1973 yılında Genelkurmay Başkanı Jorge Rafael Videla ve Emilio Eduardo Massera ile birlikte birçok Marksist eylemciye karşı askeri harekâtlar düzenlemiş ve bu operasyonlarda yüzlerce komünist öldürülmüştür. Ardından 24 Mart 1976'da Ordu, ülke yönetimine el koymuş, Isabel Peron cumhurbaşkanlığından uzaklaştırılmış ve yeni askeri cunta mahkemelerin, siyasi partilerin ve sendikaların çalışmalarını durdurmuştur.\n\n\nBengi Öztürk\nBengi Öztürk (28 Aralık 1980, Almanya), Türk Oyuncu.\nGazi Üniversitesinde Ekonomi okurken Show TV'de yayınlanan Türkiye'nin Yıldızları isimli yarışmaya katılıp burada derece yaptıktan sonra dizilerde oyunculuk yapmaya başladı. Şöhret (dizi), Dila Hanım, Sessiz Fırtına, Beşinci Boyut (dizi), Canım Ailem, Kızım Nerede?, Yalan Dünya (dizi, 2012), Küçük Gelin gibi önemli dizilerde oynamıştır. Son dönemde rol aldığı Küçük Gelin dizisinde oynadığı Melek Öğretmen karakteriyle geniş çevreler tarafından tanınmıştır.\nMüzisyen Sedat Barış Orhun ile Evlidir.\nhttp://www.bugun.com.tr/magazin/bengi-ozturk-annem-de-kucuk-1247256.html\n\n\nEd Sabol\nEd Sabol (d. 11 Eylül 1916-ö. 9 Şubat 2015), Özellikle çektiği ABD'de sportif içerikli filmlerle tanınan yapımcı, oyuncu ve görüntü yönetmeni.\n\n\nKnow Your Meme\nKnow Your Meme (KYM), çeşitli internet fenomenlerinin, viral videoların, ve internette popülerleşen diğer olguların kaydını tutan web sitesi. İlk olarak Rocketboom tarafından oluşturulmuş, Mart 2011'de The Cheezburger Network tarafından satın alınmıştır.\n\n\nSantiago Arias\nSantiago Arias (d. 13 Ocak 1992), Kolombiyal覺 futbolcudur. Eredivisie tak覺mlar覺ndan PSV'de oynamaktad覺r.\n\n\nEdwin Valencia\nEdwin Valencia (d. 29 Mart 1985), Kolombiyalı futbolcudur. Série A takımlarından Santos'de oynamaktadır.\n\n\nEdwin Cardona\nEdwin Cardona (d. 8 Aralık 1992), Liga MX ekiplerinden CF Monterrey'de Orta saha olarak görev yapan Kolombiyalı futbolcudur.\n\n\nCamilo Vargas\nCamilo Vargas (d. 9 Mart 1989), Kolombiyalı futbolcudur. Atlético Nacional'de oynuyor.\n\n\nDarwin Andrade\nDarwin Andrade (d. 11 Şubat 1991), Kolombiyalı futbolcudur. R. Standard de Liège'de oynuyor.\n\n\nCarlos Valdés\nCarlos Valdés (d. 22 Mayıs 1985), Kolombiyalı futbolcudur. Santa Fe'de oynuyor.\n\n\nAlexander Mejía\nAlexander Mejía (d. 11 Temmuz 1988), Kolombiyalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden CF Monterrey'de oynuyor.\n\n\nPedro Gallese\nPedro Gallese (d. 23 Nisan 1990), Perulu futbolcudur. Veracruz'da oynuyor.\n\n\nHansell Riojas\nHansell Riojas (d. 15 Ekim 1991), Perulu futbolcudur. CD Universidad César Vallejo'da oynuyor.\n\n\nJair Céspedes\nJair Céspedes (d. 22 Mayıs 1984), Perulu futbolcudur. Sporting Cristal'de oynuyor.\n\n\nPedro Paulo Requena\nPedro Paulo Requena (d. 24 Ocak 1991), Perulu futbolcudur. CD Universidad César Vallejo'da oynuyor.\n\n\nYordy Reyna\nYordy Reyna (d. 17 Eylül 1993), Perulu futbolcudur. Red Bull Salzburg'da oynuyor.\n\n\nDiego Penny\nDiego Penny (d. 22 Nisan 1984), Perulu futbolcudur. Sporting Cristal'de oynamaktadır.\n\n\nEdwin Retamoso\nEdwin Retamoso (d. 3 Åžubat 1982), Perulu futbolcudur. Real Garcilaso'da oynuyor.\n\n\nJoel Sánchez (Perulu futbolcu)\nJoel Sánchez (d. 11 Haziran 1989), Perulu futbolcudur. Universidad San Martín'de oynuyor.\n\n\nCarlos Ascues\nCarlos Ascues (d. 19 Haziran 1992), Perulu futbolcudur. Bundesliga takımlarından VfL Wolfsburg'da oynuyor.\n\n\n2015 UEFA Avrupa 21 Yaş Altı Futbol Şampiyonası\n2015 Avrupa 21 Yaş Altı Futbol Şampiyonası, UEFA tarafından organize edilen 20. Avrupa 21 Yaş Altı Futbol Şampiyonası. 15-30 Haziran 2013 tarihleri arasında süren turnuvaya ev sahipliğini Çek Cumhuriyeti yapmıştır. Çek Cumhuriyeti'nin ev sahipliği 20 Mart 2012 tarihinde UEFA'nın İcra Komitesi tarafından İstanbul'da kabul edilmiştir.\n1 Ocak 1992 tarihi ve sonrasıonda doğan futbolcular turnuvada yer alabilmiştir. Elli iki takım Mart 2013 ve Ekim 2014 arasında elemelerde mücadele etmiştir. Ev sahibi ülkeyle beraber elemeleri geçen yedi takımın turnuvada yer almasına karar verilmiştir. Geçen turnuvanın şampiyonu İspanya, eleme play-offlarında Sırbistan'a elenmiştir.\nPrag şehrindeki Eden Arena'da yapılan final maçında, İsveç ve Portekiz karşı karşıya gelmiş ve İsveç golsüz berabere kalan 120 dakikadan sonra penaltılarda 4-3 kazanmıştır. En son 1992 finalini kaybeden İsveç ilk kez turnuvayı kazanmıştır.\nYarı finale kalan Danimarka, Almanya, Portekiz ve İsveç; Brezilya'da yapılacak olan 2016 Yaz Olimpiyatları erkek futbol turnuvasında yer alacaktır.\nŞampiyonanın elemeleri iki turdan oluşmuştur: grup aşaması ve play-off turu. Grup eleme kuraları 31 Ocak 2013 tarihinde İsviçre'nin Nyon şehrinde çekilmiştir. 52 millî takım on gruba beşer veya altışar olarak yerleştirilmiştir. Eleme maçları bir takım evinde ve deplasmanda olmak üzere iki ayaklı yapılmıştır. Grup liderleri ve ikincilerden en iyi dört takım play-off turunda yer almıştır. Play-off turunda 14 takım iki ayaklı yedi maçta oynamıştır. Play-off kazananları ve Çek Cumhuriyeti turnuvaya gitmeye hak kazanmıştır.\nAşağıdaki takımlar 2015 Avrupa 21 Yaş Altı Futbol Şampiyonası'nda yer almıştır:\nTurnuvaya dört stadyum ev sahipliği yapmıştır: Andrův stadion (Olomouc), Stadion Miroslava Valenty (Uherské Hradiště), Eden Arena ve Generali Arena (Prag).\nTurnuvanın maçlarında altı hakem takımı görev yapmıştır:\nTurnuvanın gruplarının belli olacağı kura çekilişleri 6 Kasım 2014 tarihinde Prag'da Clarion Congress Hotel'de gerçekleştirilmiştir. Katsayı sıralamasına göre en yüksek sırada olan İngiltere ve ev sahibi Çek Cumhuriyeti birinci torbada yer almıştır. İngiltere'den sonra en yüksek katsayıya sahip olan İtalya ve Almanya ikinci torbaya yerleştirilmiştir. Kalan dört ülke torbalara yerleştirilmemiş ve kalan pozisyonlara konmuştur.\nSekiz takım dörder takımdan oluşan iki gruba ayrılmıştır. Ev sahibi olan Çek Cumhuriyeti A grubuna, 8 takım arasında en yüksek UEFA katsayısına sahip olan İngiltere B grubuna yerleştirilmiştir. Gruplar lig usulü yapılmış ve grupları ilk iki sırada bitiren takımlar yarı finale yükselmiştir.\nGeçici program 10 Kasım 2014 tarihinde UEFA tarafından çıkarılmış ve 2 Aralık 2014 tarihinde açıklanmıştır.\nUEFA, bir yıl sonra Olimpiyat futbol turnuvası olacağından ve olimpiyatta 23 yaş altı erkek millî takımları yer aldığından 21 Yaş Altı Şampiyonası'nda grupları geçip yarı finale kalan takımların Brezilya'daki 2016 Yaz Olimpiyatları'nda yer almasına karar vermiştir. Ancak, İngiltere, Olimpiyat ülkesi olmadığı için olimpiyatlara seçilemeyecektir. İngiltere yarı finale yükselirse iki grubu üçüncü bitiren takımlar arasında 28 Haziran 2015 tarihinde Uherské Hradiště şehrindeki Stadion Miroslava Valenty'de bir Olimpiyat play-off maçı oynanmasına karar verilmiştir. Ama İngiltere yarı finale kalamadığı için bu karar iptal edilmiştir.\nGrup aşamasında iki veya daha fazla takım arasında eşitlik olduğu durumlarda aşağıdaki kriterler uygulanmıştır:\nEğer bu kriterler karşılaştırıldığında hâlâ eşitlik bozulmamışsa söz konusu takımlar arasında bir maç yapılacaktır. Maçta da eşitlik olursa bu kriterlere bakılacaktır.\nEğer sadece iki takım arasında tüm kriterlere göre bir eşitlik varsa ve grup maçında karşılaşırlarsa beraberlik durumunda penaltı atışlarına geçilmektedir.\nEleme turlarında 90 dakikalık beraberlik sonucunda uzatma, uzatmalarda da beraberlik hâlinde penaltı atışlarına geçilmektedir.\nAltın Ayakkabı ödülü turnuvada en çok gol atan oyuncuya verilmiştir.\nUEFA Teknik Gözlemcileri tarafından turnuvanın en iyi futbolcusu seçilmiştir.\nUEFA Teknik Gözlemcileri tarafından turnuvanın en iyi 11'i seçilmiştir.\nEski Çek orta saha Pavel Nedvěd turnuvanın temsilcisi seçilmiştir.\n\n\nZiggo Dome\nZiggo Dome, Hollanda'nın başkenti Amsterdam'da bulunan 17.000 kişi kapasiteli çok amaçlı bir kapalı spor salonu. Adını Hollandalı kablolu TV şirketi Ziggo'dan almaktadır. Arenada performans sergileyen sanatçılara verilen Ziggo Dome Ödülleri ilk kez 2014'te dağıtıldı.\n\n\nFK Dukla Praha\nFK Dukla Prague () Prag, Dejvice bölgesinde yer alan Çek futbol kulübüdür. Şu anda Çek Birinci Ligi'nde oynamaktadır. Kulüp, 2001 ve 2007 yılları arasında yerel liglerde oynadı. İkinci ligde dört yıllık mücadelesinden sonra 2011 yılında 2. lig şampiyonu olduğundan beri Çek Birinci Ligi'nde kalmıştır.\n\n\nBenin (anlam ayrımı)\n\n\n2016 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hırvatistan\nHırvatistan, İsveç'in başkenti Stockholm'da yapılan 2016 Eurovision Şarkı Yarışması'na katılımını onaylamıştır. Hırvatistan'ın şarkı ve temsilcisi, ülkenin kamusal yayın kuruluşu Hrvatska radiotelevizija (HRT) tarafından düzenlenen \"Görevlendirme\" yöntemi doğrultusunda Stockholm'de Hırvatistan'ı temsil eden kişi belirlenmiştir. Hırvatistan'ı Nina Kraljić, Lighthouse adlı şarkıyla temsil etmiştir.\nHırvatistan 10 Mayıs 2016 tarihinde yapılan Eurovision Şarkı Yarışması'nın birinci yarı finalinde yer almıştır. Birinci yarı finalde Lighthouse şarkısı 5. sırada çıkmış ve gecenin sonunda 14 Mayıs 2016 tarihinde yapılan finale çıkmayı başarmıştır. Daha sonradan Hırvatistan'ın yarı finalde 18 ülke arasından 73 puanla 10. olarak çıktığı açıklanmıştır. Ülke, 2009 yılından bu yana ilk kez finale çıkmıştır. Finalde, Hırvatistan 17. sırada sahneye çıkmış ve yarışmada yirmi üçüncü olmuştur.\n2016 yarışması'ndan önce, Ukrayna Eurovision Şarkı Yarışması'na yirmi bir kez katılmış, ilk katılımını 1993 yılında gerçekleştirmiştir. en iyi sonuçlarını 1994 yılında \"Nek' ti bude ljubav sva\" adlı şarkısıyla Tony Cetinski ve 1999 yılında \"Marija Magdalena\" adlı şarkısıyla Doris Dragović ülkelerine 4.lük getirmişlerdir. Ülkenin en kötü dereceleri ise 2007 yılının yarı finalde On altıncılıktır. Yarı final uygulaması getirilen 2004 yılından bu yana ülke beş kez finale çıkamamıştır. Son katılımları 2013 yılında Klapa s Mora grubunun seslendirdiği \"Mižerja\" şarkısıyla katılmış ve yarı finalde 13. olarak elenmiştir. HRT kanalı 2014 ve 2015 yıllarında yaşanan ekonomik kriz nedeniyle katılmamışlardır.\n26 Kasım 2015 tarihinde HRT kanalı Hırvatistan'ın 2016 Eurovision Şarkı Yarışması'na katılımlarının onayladıklarını duyurmuş, Böylece yarışmaya 2 yıllık aradan sonra geri dönmüştür.\nHırvat kanalı HRT 24 Şubat 2016 tarihinde ülkelerini geçtiğimiz yıl The Voice yarışması'nı kazanan Nina Kraljić'in temsil edeceğini açıklamıştır. Nina şarkısını 9 Mart 2016 tarihinde yapılan özel televizyon programında tanıtmıştır. 7 Nisan 2016 tarihinde Nina Lighthouse şarkısının klibini yayınlamıştır.\nEurovision kurallarına göre, tüm ülkeler, ev sahibi ülke ve \"Big 5\" (Fransa, Almanya, İtalya, İspanya ve Birleşik Krallık) ülkeleri dışında iki yarı finalli sistemde yarışarak finale çıkmak üzere; her yarı finalden ilk on'a giren ülkeler finale çıkma şansını yakalamıştır. Avrupa Yayın Birliği (EBU) önceki yarışmaları göz önünde bulundurarak kura çekimi için altı ayrı fanusa koymuş, oylama tarihlerindeki ülkeler kim yakınsa aynı fanusta yer almıştır. 25 Ocak 2016 tarihinde, özel kura çekimi töreninde, hangi yarı finalin hangi yarısında yer alacağı belirlenmiştir. Hırvatistan, 10 Mayıs 2016 tarihindeki birinci yarı finalde yarışmasına karar verilmiş, ve Yarı final'in birinci yarısında yer alacağı belirlenmiştir.\n2016'nın bütün katılımcı şarkıları yayınlandıktan sonra yarışmanın yönetmenleri Yarı finallerde hangi ülkenin kaçıncı sırada çıkacağı belirlenmiştir. Yarışmanın yönetmenleri Hırvatistan'ın Macaristan'dan sonra ve Hollanda'dan önce 5. sırada sahne almasına karar vermiştir.\nHırvatistan'da yarışmanın tüm gösterileri HRT 1 kanalında Duško Ćurlić'in yorumu eşliğinde yayınlanmıştır. Hırvatistan'ın jüri oylamasında 12 puanını Nevena Rendeli okumuştur.\nNina teknik provaları 2 ve 6 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirmiş, Kostümlü provaları ise 9 ve 10 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirmiştir. 9 Mayıstaki Jüri gösterisinde jüriler katılımcı ülkeleri izlemiş ve performanslarına göre puanlamıştır.\nHırvatistan'ın performansında Nina siyah uzun panter desenli elbise giymiş, kostümünde metalik elementler kullanılmıştır. Sahnede Nina'ya dört vokal eşlik etmiştir: Andrej Babić, Martina Majerle, Danijela Večerinović ve Lino Lacmanović Ćućić.. Performansta ayrıca davulcu performansını sergilemiştir: Dávid Baranya.\nGösterinin sonunda, Hırvatistan şanslı 10 ülke arasında olduğu açıklanarak büyük finale çıkmaya hak kazanmıştır. Daha sonradan Hırvatistan'ın 133 puan alarak onuncu olarak finale çıktığı açıklanmış, puanların 53'ü televoting ve 80 puanı juriden gelmiştir.\n1. Yarı final'in ardından finale yükselen 10 ülke için Basın Konferansı yapılmıştır. Bu Konferansta yükselen ülkenin katılımcısı fanustan Finalin hangi yarısında çıkacağına dair belirleme amaçlıydı. Hırvatistan'ın finalde ilk yarı'da çıkmasına kararlaştırılmıştır. Finalden bir gün önce yarışmanın yapımcıları Yarı finallerden yükselen ülkelerin hangi sırada çıkacağını belirlemiştir. Hırvatistan finalde Litvanya'dan sonra, Rusya'dan önce 17. sırada sahne almıştır.\nNina finalden önce yani 13 ve 14 Mayıs tarihlerinde yeniden kostümlü provalarda sahne almış, 13 Mayıs'ta yapılan jüri finalinde Jüriler Canlı gösteri öncesi oylarını iletmiştir. Nina yarı finaldeki performansını tekrar sergilemiş, Hırvatistan finalde 73 puanla yirmi üçüncü olmuş, 33 puan Halk oylamasından ve 40 puan Jüriden oy almıştır.\nYeni oylama sistemi Melodifestivalen'den ilham alınarak oluşturulmuş olup iki aşamadan oluşmaktadır: ilk olarak her ülkenin jüri oylarıyla belirleyeceği 1-8, 10 ve 12 puanlar ve her ülkeden toplanacak olan halk oyları yarışmanın birincisini belirleyecektir. İlk olarak sunucular teker teker ülkelere bağlanarak profesyonel jüri üyeletirinin vereceği oyları 1-8, 10 ve 12 puan şeklinde alacak ve her ülkeden gelen halk oyları kombine edilerek toplu bir şekilde favori şarkılara paylaştırılacaktır. Bu halk oyları sunucular tarafından, en az oyu alan ülkeden başlayarak en çok oy alan ülkeye doğru sıra sıra açıklanacaktır. Eğer bir ülke tele oylama yapamazsa ya da geçersiz sayılırsa, bu ülkenin oyları yarışmanın Referans grubu üyeleri tarafından verilecektir. Bu yeni oylama sistemi yarı finallerde de kullanılmıştır.\nBeş kişiden oluşan Hırvat jüriler şunlardır:\n\n\nTiti (futbolcu)\nCristian Chagas Tarouco ya da bilinen adıyla Titi (d. 12 Mart 1988), Brezilyalı futbolcudur. Süper Lig ekiplerinden Göztepe'de oynuyor.\n\n\nÄ°zmir Erkekler Basketbol Ligi\nİzmir Erkekler Basketbol Ligi ya da İzmir Basketbol Ligi, 1947-1966 arasında İzmir'de basketbol sporunda şampiyonu ve Türkiye Erkekler Basketbol Şampiyonası'na doğrudan katılacak takımı belirlemek amacıyla yapılan spor organizasyonu.\n\n\nChristophe Soglo\nChristophe Soglo (d. 28 Haziran 1909 - ö. 7 Ekim 1983), Dahomeyli (günümüzde Beninli) asker ve siyasetçi. Soglo, Afrika ülkesi Dahomey'de (günümüzde Benin) 1963-1964 ile 1965-1967 yılları arasında devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\n1931 yılında Fransa ordusunda göreve başlayan Soglo, asteğmen rütbesi ile II. Dünya Savaşı'na katılmıştır. Bu savaştans sonra Birinci Çinhindi Savaşı'na da katılan Soglo gösterdiği üstün başarılardan dolayı birçok ödüle ve unvana layık görülmüştür.\nÜlkesinin Dahomey ile bağımsızlığını kazanması sonrasında albay olarak genelkurmya başkanlığı makamına getirilmiştir.\nÜlkenin ilk devlet başkanı olan Coutoucou Hubert Maga'nın istifası sonrasında üç kişilik askeri cuntanın lideri olarak ülkede yönetimi devralan Soglo, bu sayede ülkede yaşanabilecek olası bir iç savaşı önlemeye çalışmıştır. Bu süreçte gerçekleştirilen referandum sonucu yeni anayasanın kabulü sonrasında görevi 25 Ocak 1964'te eski hükûmet başkanı Sourou-Migan Apithy'e devretmiştir. 27 Kasım 1965 tarihinde gerçekleştirilen askeri darbe sonrası görevden uzaklaştırılan Apithy'nin yerine devlet başkanlığı makamına bir kez daha oturan Soglo, 19 Aralık 1967 tarihinde kendisine karşı gerçekleştirilen darbeye kadar bu makamda kalmış, söz konusu tarihte orduda yer alan genç subayların darbesi neticesinde görevi bırakmak zorunda kalmıştır.\nBu darbe neticesinde siyaseti bırakan Soglo, 7 Ekim 1983 tarihinde hayatını kaybetmiştir.\n\n\nBarış Koruma Kanunu\nBarış Koruma Kanunu (Japonca: 治安維持法, \"chian iji hō\"), Japon İmparatorluğu'nda siyasi muhalefeti topluca bastırmak için 12 Mayıs 1925 tarihinde çıkartılan antikomünist yasalar dizisi.\nBu kanun 1925 yılında sosyalist, komünist ve anarşist düşüncelere karşı bir çıkartılmış ve çıktıktan sonra tüm düşüncelere sahip olan kişilere tutuklama dalgası başlatılmıştır. Kanunu çıkmasından 3 yıl sonra, 1928'de 15 Mart Olayı olarak bilinen olay gerçekleşmiş, Japon Komünist Partisi üyesi ve onlarla bağlantılı emek hareketi üyeleri yaklaşık 1,600 kişi tutuklanmış ve hâlen yürürlükte Barış Koruma Kanunu gereğince komünist olduğundan şüphelenilen birçok kişi gözaltına alınmıştır. Tutuklananlar arasında marksist ekonomist Hacime Kavakami de bulunmaktaydı. Gerçekleşen bu komünist avında Tokkō adı verilen \"düşünce polisi\" birlikleri görev almıştır. Bu birliğe bağlı casuslar ünlü sosyalist gerçekçi yazar Takiji Kobayashi'nin 1933'teki ölümünden de sorumludur. Aynı yıl (1928) general Tanaka Giichi'nin liderliğindeki hükûmet, mevcut yasadaki ceza süresini 10 yıldan ölüm cezasına kadar genişletmiştir.\nArdından Şubat 1941'de 1925 yılında bu kanun yeniden yazılmıştır. Yeni yasa da \"Komünist şüphesi\" ifadesi yerine \"Komünizm sempatizanı\" ifadesi çok daha sıkça kullanılmış ve Tokkō tarafından denetlemeye tabi tutulmuştur. Bununla birlikte, temyiz mahkemeleri, bu yeni düşünce suçları kapsamından çıkarılmış ve Adalet Bakanlığı'na düşünce suçu olaylarına avukat atama yetkisi veriştir. Dolayısıyla tüm komünistlerin avukatlığını rejim yanlısı kişilerin yapması sağlanmış ve derhal cezalandırılmaları hızlandırılmıştır. Tüm bu yeni hükümler 15 Mayıs 1941 yürürlüğe girmiştir.\n\n\nAnkara Erkekler Basketbol Ligi\nAnkara Erkekler Basketbol Ligi ya da Ankara Basketbol Ligi, 1942-1966 arasında Ankara'de basketbol sporunda şampiyonu ve Türkiye Erkekler Basketbol Şampiyonası'na doğrudan katılacak takımı belirlemek amacıyla yapılan spor organizasyonu.\n\n\n15 Mart Olayı\n15 Mart Olayı (Japonca: 三・一五事件), 15 Mart 1928 tarihinde Japon İmparatorluğu tarafından olaydan üç sene önce çıkartılan Barış Koruma Kanunu kapsamında, sosyalist ve komünistlere yapılan antikomünist tutuklama dalgası. Tutuklananlar arasında ünlü marksist ekonomist Hacime Kavakami de bulunmaktaydı.\nGerçekleşen bu komünist avında Tokkō adı verilen \"düşünce polisi\" birlikleri görev almıştır.\n\n\nÄ°yatrojenez\nIatrogenesis (Grekçe \"şifacı tarafından meydana getirilen\"), sağlık meslek mensupları gibi hareket eden ya da sağlık için yararlı olduğunu savunduğu ürün veya hizmet tanıtımı üstlenen bir veya daha fazla kişinin herhangi bir faaliyetinden kaynaklanan, etkilenen kişide desteklemeyen etkiler oluşturan olgulardır.\nAçıkça tanımlanmış ve kolayca tanınan bazı iyatrıjenik etkier, cerrahi bir prosedürü izleyen komplikasyonlar (örneğin: Meme kanseri ameliyatı sonucunda lenf ödemi). Karmaşık ilaç etkileşimleri gibi daha az belirgin olanları tanımlamak için kapsamlı soruşturma gerekebilir.\nBazen 'olumlu ya da olumsuz olsun' 'tüm sağlık hizmetleri sunum ekibinin yol açtığı olayları' tanımlamak için 'iatrojenez' terimi kullanımı savunulur. En geniş anlamda ise yan etkiler veya istenmeyen etkileri tanımlamak için kullanılır.\nİatrogenez içeren vakalar:\nYan etkilerin aksine iyatrojenik olaylar her zaman zararlı değillerdir Örneğin, ameliyat nedeniyle oluşturulan bir yara uygunsuz bakımı temsil etmez ve sıkıntı vermeyebilir, bu duruma iyatrojenik etki denir.\nHastalarda zarara yol açabilen profesyoneller; hekimler, eczacılar, hemşireler, diş hekimleri, psikologlar, terapistler ve tamamlayıcı ve alternatif tıp tedavileri yapan kişiler olabilir\nDünya çapında 1994'te 94,000 kişinin 2013 yılında 142,000 kişinin tıbbi tedavinin yan etkileri sonucu öldüğü tahmin edilmektedir.\nİatrojenez örnekleri:\nİatrojenik durumlar tıbbi hatalar sonucunda olmak zorunda değiller, cerrahide yapılan hatalar ya da yanlış tedavi reçeteleri ve ilaçları gibi. Aslında, bir tıbbi tedavinin kendinden doğan etkileri ve bazen de yan etkileri iyatrojenik bulunmaktadır. Örneğin, Radyoterapi ve kemoterapi — tedavi edici etki için gereken atılımlar—Saç dökülmesi, kansızlık, kusma, bulantı, beyin hasarı, lenf ödemi, kısırlık gibi etkiler sıklıkla görülern iyatrojenik etkilerdir. Pankreasın tamamının veya bir kısmının çıkarılması sonucu oluşan diyabet gibi hastalıklı bir organın çıkarılmasından kaynaklanan işlev kaybı iyatrojeniktir.\nİyatrojenez insidansı bazı vakalarda yanıltıcı olabilir. Örneğin, rüptüre aort anevrizması çoğu durumda ölümcüldür; rüptüre aort anevrizması sonucu hayatta kalma oranı % 25 altındadır. Ameliyat sırasında veya ameliyattan sonra ölümler hala iyatrojenik ölümler olarak kabul edilir.\nDiğer durumlar, farmakoterapist'in el yazısıyla ürettiği reçeteler ya da ilaçlardaki taksir veya hatalı prosedürleri içerebilir.\nBirçok yaygın iyatrojenik etki, ilaç etkileşimlerinden kaynaklanır, örneğin verilern ilaçların agnostik veya antagonist etkileşimleri (ilaçlar etkileşime girerek istenilen etkiyi yapmayabilirler ve/veya başka etkilere neden olabilirler) olabilir, hekim bunları hesaba katarak ileç vermelidir. Bu tür durumlar önemli morbidite ve mortaliteye neden olabilir. Farmakoterapistlerin bile beklemediği, ilaçların allerjik etkileri gibi yan etkler de iyatrojenik etkiler olarak sınıflandırılır.\nBakterilerde \"antibiyotik direncinin\" evrimi de iyatrojenik olarak anılır. Antibiyotiklerin aşırı kullanımı, dirençli bakterilerin gelişmelerini sağlayabilir.\nBazı ilaçların tedavi edici dozlarda kendi başlarına toksiktir. Alkile antineoplastik ajanlar örneğin, DNA hasarı konusunda kanser hücrelerine normal hücrelerden daha fazla etkir. Alkilasyon ciddi yan etkilere neden olur ve kendi başına aslında kanserojendir, ikincil tümörlerin gelişmesine neden olabilir. Benzer bir şekilde, trypanosomiasis için melarsoprol gibi arsenik bazlı ilaçlar arsenik zehirlenmesine neden olabilir . \nYan etkiler mekanik olarak da ortaya çıkabilirler. Bazı cerrahi aletlerin dizaynı, eski olabilir, dolayısıyla ( örneğin doku travması gibi) bazı yan etkilere neden olabilirler.\nPisikiyatride iyatrojenez genellikle yanlış teşhis nedeniyle oluşur ( hystero-epilepsy vakalarının yanlış teşhisinde olduğu gibi ). Yanlış tanı nedeniyle kısmen iyatrojenik durumun bir örneği, özellikle çocuk hastalardaki bipolar bozukluktur. Somatoform bozukluk ve kronik yorgunluk sendromu gibi diğer durumlar önemli sosyokültürel ve iatrojenik bileşenler için teorize edilmiştir. Travma sonrası stres bozukluğunun tedavi şeklinin iatrojenik komplikasyonlara yatkın olduğu varsayılmaktadır. Madde bağımlılığı ve antisosyal gençler gibi toplumun tedavi edilmesi gereken bazı kesilerinin iyatrojenez için önemli riskler taşıdıkları kabul edilmektedir. Benlik ikileşmesi hekimlerin küçük bir kısmının çoğunluk tanısına göre genel olarak tamamen iyatrojenik bozukluk olarak kabul edilir.\nMeessen ve arkadaşları, tıbbi bakım. felaket benzeri sağlık sorunları için yapılan harcamalar ya da finansman sıkıntısı nedeniyle oluşan yoksulluğa 'iatrojenik yoksulluk' demişlerdir. Her yıl dünya çapında, 100.000'den fazla hane sağlık giderleri nedeniyle yoksulluğa düşmektedir. Birlerşik devletlerde, sağlık harcamaları iflas nedenlerinin başında gelmektedir. Özellikle geçiş ekonomisi ülkelerinde ,sağlık için ödeme yapma kabul edilirliği artmaktadır, arz talebin gerisinde kalmaz ve gelişmeler çok hızlı olur. Ancak bu ülkelerde düzenleyici ve koruyucu kapasite genellikle arzın gerisinde kalır. Hastalar kolayca hastalık, etkisiz tedaviler, tasarruf, borçluluk, üretken varlıkların satışı, ve sonunda yoksulluk gibi bir kısır döngüye düşerler. \n20. yüzyıl sosyal eleştirmen Ivan Illich, 1974'teki \"Tıbbi Düşman\" kitabında 'tıbbi iatrojenez' kavramını genişletti\": Sağlığın kamulaştırılmasını\" üç düzeyde tanımladı. İlki, 'klinik iyatrojenez' yukarıda tarif edildiği gibi, etkili ve güvenilir olmayan ve hatalı tedaviler ile hastalara yapılan yaralamalar. İkincisi, tıp uzmanları, ilaç şirketleri ve sağlık cihazları şirketleri tarafından, geçekçi olmayan nedenlerle daha fazla tedavi etme ya da insanın normal hayat deneyiminin bir parçası olan durumlar (örneğin, yaşa bağlı durumlar) için gereksiz müdahaleler gibi kar amacı güden ve insanları ilaca bağımlı kılan uygulamalar. Tıbbi uygulayıcıların ve tıp ile ilişkili endüstrilerin bu tutumları, toplum üyelerini daha az sağlıklı ve kurum bakımına aşırı bağımlı hale getirir, sonuçta toplumsal zarara neden olur. Illich, doktorların tıp eğitiminin toplumun ilaca bağımlı olmasına katkıda bulunduğunu savunmuştur, hekimlerin sağlıktan ziyade hastalığa odaklandığını, teşhis ve hastalık tedavisi için eğitildiklerini savunmuştur. İyatrojenik yoksulluk, sosyal iyatrojenezin bir tezahürü olarak ortaya çıkmıştır. Üçüncüsü, 'kültürel iatrojenez'. Geleneksel yöntemler, acı, ölüm ve hastalıklarla geleneksel yollarla mücadele edebilir ve onlarla başa çıkabilir. İlaca bağımlılık, toplum üyelerinin hastalık ve sıkıntılarla kendi başlarına mücadele edebilme kabiliyetlerini ortadan kaldırarak toplumun zararına neden olur. Bu eleştirilerde \"Illich, modern toplumun tüm faydalarını reddetmedi ama yersiz bağımlılığı ve sömürüyü reddetti.\"\nDünya çapında 1994'te 94,000 kişinin 2013 yılında 142,000 kişinin tıbbi tedavinin yan etkileri sonucu öldüğü tahmin edilmektedir.\nBirleşik Devletlerde her yıl tahmini ölüm:\nBu rakamlara dayanarak, iyatrojenez sonucu ABD'de tahminen yılda 225.000 ölüm olduğu söylenebilir (farkedilebilir hatalar hariç). Tıp Enstitüsünün eski bir raporuna göre yılda 230,000 to 284,000 iyatrojenik ölüm meydana gelmektedir.\nİyatrojenez teriminin anlamı \"bir şifacı tarafından meydana getirilen\" demektir. Grekçe ἰατρός (\"iatros\", \"şifacı\") ve γένεσις (\"genesis\", \"oluşum\") kelimelerinden gelmiştir; daha önceki formları tıbbın iyi ya da kötü etkilerine atıfta bulunmuş olabilir.\nHipokrat zamanından beri insanlar tıbbın potansiyel kötü etkileri olabileceğini düşünmektedirler. \"Özce zarar verme\" (\"primum non nocere\"), modern tıp etiğinde birincil Hipoktarik söylemdir. Şifacının bir parçası olduğu; taksir, kasıtlı hata veya önlenebilir hata nedeniyle iyatrojenik hastalıklar veya ölümler birçok medeniyette suç olmuştur..\nOtopsi odalarından patojenlerin transferi, 19. yüzyılda doğum kurumlarında puerperal ateş (loğusalık humması) nedeniyle doğum sonrası gerçekleşen şok edici tarihsel bir mortaliteye neden olmuştur, bu bir iyatrojenik felaket olmuştur. Bu enfeksiyon mekanizmasını ilk olarak Ignaz Semmelweis tanımlamıştır.\n20. yüzyıldaki bilimsel tıbbın gelişmesiyle birlikte iatrojenik hastalıkların ya da ölümlerin daha kolay önlenebilir olacağı beklenmektedir. Antiseptikler, anestezi, antibiyotikler, daha iyi cerrahi teknikler, kanıta dayalı protokoller ve en iyi uygulamalar iyatrojenik yan etkilerin ve mortalitenin azaltılması için geliştirilmeye devam edilmektedir.\n\n\nTakiji Kobayashi\nTakiji Kobayashi(Japonca: 小林 多喜二; d. 13 Ekim 1903 – ö. 20 Şubat 1933), ünlü Japon proleter edebiyatı yazarı. 1929 yılında yayımlanan ve balıkçıları konu alan romanı \"Kanikōsen\" ile bilinir.\nYazar Tokkō isimli antikomünist \"düşünce polisi\"ne bağlı casuslar tarafından 1933 yılında 29 yaşında katledilmiştir.\n\n\nTanaka Giichi\nTanaka Giichi (d. 22 Haziran 1864, Hagi - ö. 29 Eylül 1929), Japon İmparatorluk Kara Kuvvetleri generalliği yapmış olan Japonya başbakanı, antikomünist politikacı ve asker.\n20 Nisan 1927 - 2 Temmuz 1929 tarihleri arasında başbakanlık görevini yürütmüştür. Bu görevi sırasında 1925 yılında çıkartılan Barış Koruma Kanunu'nundaki ceza sürelerini 10 yıldan ölüm cezasına kadar genişletme politikası ile anılır.\n\n\nBedford FC\nBedford FC England'nin Badford kentinde futbol takımıdır. Spartan South Midlands Ligi'nde oynamaktadır.\n\n\nAltın Gömlekliler\nDevrimci Meksika Hareketi (İspanyolca: \"Acción Revolucionaria Mexicanista\") ya da bilinen adıyla Altın Gömlekliler (İspanyolca: \"Camisas Doradas\"), 1930lu yıllarda antikomünist faaliyetler gösteren Meksikalı faşist paramiliter örgüt.\nİtalyan faşizminden etkilenen bazı Meksikalı gruplar, İtalyan Kara Gömlekliler'den esinlenerek, Altın Gömlekliler adında faşist bir yapı kurmuşlardır. Altın Gömlekliler, ülkedeki Meksika Komünist Partisi üyeleri ve Kızıl Gömlekliler ile birçok çatışmaya girmişlerdir.\n\n\nYadigar (Lara albümü)\n\"Yadigar\", şarkıcı Lara' nın Ozan Video etiketiyle 3 Mart 2008'de çıkardığı 3. stüdyo albümüdür.\nAlbümde 1 akustik versiyon, 1 remix ve 8 şarkı olmak üzere toplam 10 şarkıdan oluşur. Albümde hiçbir şarkıya klip çekilmemiştir. Albümde Aliço, Habil Ceyhan, Murat Güneş, Tahir Dökme, Aykut Gürel ve Orhan Gencebay gibi ünlü isimlerin yazdığı ve bestelediği şarkılardan oluşmaktadır. Remix versiyon Ümit Kuzer'e aittir.\nAlbümde hiçbir şarkıya klip gelmemesine rağmen o sene \" Güvenmiyorum \" şarkısı dillerden düşmemiştir. Albüm hem CD hem MC formattan piyasaya sürülmüş olsa da MC formatı nadirdir. Albüm kitapçığı aynı zamanda poster ve arkasında şarkı sözleri yazmaktadır.\n\n\nSourou-Migan Apithy\nSourou-Migan Apithy (d. 8 Nisan 1913 - ö. 3 Aralık 1989), Dahomeyli (günümüzde Beninli) siyasetçi. Apithy, Afrika ülkesi Dahomey'de (günümüzde Benin) 1964 ile 1965 yılları arasında devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nO dönem Fransa kolonisi konumunda olan Dahomey'de dünyaya gelen Apithy, katolik misyoner okuluna gittikten sonra Paris'e geçmiş ve burada ekonomi üzerine eğitim almış ve muhasebeci olarak çalışmıştır. 1946 yılında Dördüncü Fransa Cumhuriyeti meclisine vekil olarak seçilen Apithy, ilerleyen süreçte Fransa ulusal meclise vekil olarak girmiştir. Bu süreçte \"Rassemblement Démocratique Africain - RDA\" kuruluşunda yer alan Apithy, 1948 yılında RDA'dan ayrılarak o dönem RDA ile birbirine rakip olan Senegalli Léopold Sédar Senghor'un fikirlerini benimseyen \"Parti Républicain Dahoméen (PRD)\" (ilerleyen süreçte sadece \"Parti Démocratique (PD)\") kurmuştur. 1956 yılında doğduğu kent olan Porto-Novo'nun belediye başkanı olan Apithy, 25 Mayıs 1957 yılında gerçekleştirilen bölgesel seçimlerde başa gelen hükumetin başkan yardımcılığı görevini üstlenmiştir. Mayıs 1958'de Dahomey'in hükûmet başkanı olan Apithy, Mayıs 1959'da Coutoucou Hubert Maga önderliğinde seçime giren RDA tarafından yenilgiye uğratılmıştır.\nÜlkenin 1960 yılında bağımsızlığına kavuşması sonucu son hükûmet başkanı Maga, yeni ülkenin ilk devlet başkanı olarak görev almış, Apithy ise devlet başkanı yardımcısı olmuştur. Maga'nın Ekim 1963'te istifası sonrasında en tepesinde Christophe Soglo'nun yer aldığı üç kişilik askeri cuntanın ülkede yönetimi devralmasından önce bir günlüğüne bu görevi geçici olarak üstlenen Apithy, 27 Ekim 1963'te görevi Soglo'ya devretmiştir. Bu süreçte gerçekleştirilen referandum sonucu yeni anayasanın kabulü sonrasında görevi 25 Ocak 1964'te devlet başkanlığı görevini yeniden Soglo'dan teslim alan Apithy, bu görevinden 27 Kasım 1965 tarihinde meclis başkanı Tahirou Congacou önderliğinde kurulacak yeni hükumete olanak sağlayabilmek için ayrılmıştır. 27 Kasım ile 29 Kasım 1965 tarihleri arasında geçici olarak görevi üstlenen Justin Ahomadegbé-Tomêtin, 29 Kasım'da görevi Congacou'a devretmiştir. 22 Aralık 1965 tarihinde Soglo tarafından gerçekleştirilen ve Congacou'un görevden uzaklaştırılması ile sonuçlanan darbe sonrası ülkeyi terk eden Apithy, Fransa'ya kaçmıştır. 1967 yılında Soglo'nun darbe ile görevden uzaklaştırılması sonucu yeniden ülkeye dönen Apithy, 1970 yılında Ahomadegbé-Tomêtin ve Maga ile birlikte üçlü devlet başkanlığı kurulu içerisinde yer almıştır. Her üç isimde sırayla devlet başkanlığı makamına gelerek ülkeyi yönetme konusunda anlaşmış ve süreç Maga'nın başkanlığı ile başlamıştır. Bu süreç 26 Ekim 1972 yılında Mathieu Kérékou tarafından gerçekleştirilen darbe ile son bulmuş, Apithy devlet başkanlığı sırası kendisine gelemeden yakalanarak ev hapsine alınmıştır. 1981 yılında ülkeyi terk etmelerine izin verilmesinden sonra yeniden Fransa'ya giden Apithy, hayatının geri kalan kısmını burada sürgünde geçirmiş ve 3 Aralık 1989 tarihinde de Paris'te hayatını kaybetmiştir.\n\n\nLana Parrilla\nLana Maria Parrilla (d. 15 Temmuz 1977) bir Amerikalı oyuncu.\nParilla 2000 - 2001 yıllarında (diznin 5. sezonunda) ABC'de yayınlanan Spin City adlı sitcom dizide oynamıştır. Daha sonra Boomtown (2002 - 2003), Windfall (2006), Swingtown (2008) ve Doktor Eva Zambrano rolünde Miami Medical (2011) adlı projelerde yer almıştır. Ayrıca 24 dizi serisinin 4. sezonunda (2005) Sarah Gavin rolünü, 2011'den bu yana hala ABC'de devam eden Bir Varmış Bir Yokmuş (Once Upon A Time) adlı fantastik drama dizisinde Regina Mills (Kötü Kraliçe) rolünü üstlenmiştir.\n\n\nJustin Ahomadegbé-Tomêtin\nJustin Ahomadegbé-Tomêtin (d. 16 Ocak 1917 - ö. 8 Mart 2002), Dahomeyli (günümüzde Beninli) siyasetçi. Ahomadegbé-Tomêtin, Afrika ülkesi Dahomey'de (günümüzde Benin) 1965 ile 1972 yıllarında iki defa çok kısa bir süre devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nDakar'da diş doktoru eğitimi alan Ahomadegbé-Tomêtin, Rassemblement Démocratique Africain (RDA)'ın kurulması ile birlikte 1945'te partinin bölge temsilciliğini o dönem Fransa'nın koloni bölgesi olan Dahomey'de açmıştır. 1959 ile 1960 yılları arasında bölgesel meclis başkanlığı görevinde bulunan Ahomadegbé-Tomêtin, ülkesinin 1 Ağustos 1960 tarihinde bağımsızlığını kazanması sonrasında ana muhalefet lideri olarak görev yapmıştır.\nSourou-Migan Apithy'nin darbe sonrasında görevden uzaklaştırılması ile birlikte iki gün süreyle geçici devlet başkanlığı makamına oturan Ahomadegbé-Tomêtin, bu görevi daha sonra Tahirou Congacou devretmiştir. Ahomadegbé-Tomêtin, 1970 yılında Apithy ve Maga ile birlikte üçlü devlet başkanlığı kurulu içerisinde yer almıştır. Her üç isimde sırayla devlet başkanlığı makamına gelerek ülkeyi yönetme konusunda anlaşmış ve süreç Maga'nın başkanlığı ile başlamıştır. 7 Mayıs 1972 tarihinde dönüşümlü başkanlık sırası kendisine geldikten sonra 26 Ekim 1972 yılına kadar ülkeyi yöneten Ahomadegbé-Tomêtin, söz konusu tarihte Mathieu Kérékou tarafından gerçekleştirilen darbe ile görevden uzaklaştırılmış, sıra Apithy'e gelmeden dönüşümlü başkanlığa son verilmiştir. Bu darbe sonrasında cezaevine konulan Ahomadegbé-Tomêtin, dokuz yıllık bir sürenin ardından 1981 yılında serbest bırakılmıştır.\nAhomadegbé-Tomêtin 1991 yılında yapılan seçimlerde \"National Rally for Democracy\" üyesi olarak meclise vekil olarak seçilmiş ve bu görevini 1995 yılına kadar sürdürmüştür. Ahomadegbé-Tomêtin 8 Mart 2002 yılında Cotonou'da hayatını kaybetmiştir.\n\n\nTahirou Congacou\nTahirou Congacou (d. 1913 – ö. 1994), Dahomeyli (günümüzde Beninli) siyasetçi. Congacou, Afrika ülkesi Dahomey'de (günümüzde Benin) 1965 yılında çok kısa bir süre devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nDevlet başkanı Sourou-Migan Apithy'nin istifası sonrası Justin Ahomadegbé-Tomêtin'in iki günlük geçici devlet başkanlığından sonra görevi 29 Kasım 1965 tarihinde alan Congacou, bu görevi 22 Aralık 1965 tarihine kadar sürdürmüştür.\nÜlkeyi otoriter bir şekilde 1972 yılından itibaren yöneten Mathieu Kérékou iktidarının 1990 yılında sona ermesi sonrasında oluşturulan \"Geçici Yüksek Yasama Konseyi\" üyeliğine diğer eski devlet başkanları olan Coutoucou Hubert Maga, Justin Ahomadegbé-Tomêtin ve Émile Derlin Henri Zinsou ile birlikte getirilen Congacou, geçiş döneminin 4 Nisan 1991 yılında yeni devlet başkanı Nicéphore Dieudonné Soglo'nun seçilmesi ile son bulması neticesinde bu görevinden ayrılmıştır. Congacou 1994 yılında hayatını kaybetmiştir.\n\n\nTokubetsu Kōtō Keisatsu\nTokubetsu Kōtō Keisatsu (Türkçe: Özel Yüksek Polis; Japonca: 特別高等警察) ya da kısa adıyla Tokkō (Japonca: 特高), 1911 yılında Japon İmparatorluğu tarafından imparatorluğa karşıt olan politik gruplara ve tüm muhalefeti sindirme amacıyla kurulan polis gücü. Düşünce Polisi grubuna giren ve birçok işkence, faili meçhul cinayet ve terör eylemlerinden sorumlu tutulan bu örgütün kimi kaynaklarda Nazilerin kurduğu gestapo adlı gizli polis örgütüne kıyasla daha az merhametli olduğu belirtilmektedir. Japon İmparatorluğu amirali Takagi Takeo bu örgütü \"\"Eğer ağlayan bir çocuğa Tokkō derseniz, sessizleşir.\"\" şeklinde anlatmaktadır.\n1925 yılında Japon İmparatorluğu'nda Barış Koruma Kanunu adında bir kanun çıkarılmış, ülkedeki sosyalist, komünist ve anarşist gruplar hedef haline getirilmiştir. Bu yıllarda söz konusu gruplar Tokkō'nun hedefi halindeydi. 1928 yılında meydana gelen 15 Mart Olayı sırasında Japon Komünist Partisi üyeleri ve onlarla bağlantılı emek hareketinden kişilerin de bulunduğu yaklaşık 1,600 kişi Tokkō tarafından tutuklanmıştır. Olay günü tutuklananlar arasında marksist ekonomist Hacime Kavakami de bulunmaktaydı.\nBu örgüte bağlı casuslar, ünlü yazar Takiji Kobayashi'nin 1933'teki ölümünden de sorumludur.\nII. Dünya Savaşı sonrasında Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanlığı tarafından Ekim 1945 tarihinde lağvedilmiştir.\n\n\nSlam Dunk (manga)\nSlam Dunk (スラムダンク), Takehiko Inoue tarafından yazılmış 'lise basketbolu'nu konu alan bir mangadır. 1990-1996 yılları arasında Haftalık Shonen Jump dergisinde yayınlanmıştır. 101 bölümlük animesi 1993-1996 arasında yayınlanmıştır.\nBaş karakteri Hanamichi Sakuragi isimli kavgacı bir genç olan bu basketbol mangası, yayınlandığı dönemde Japonya'da oldukça popüler olmuştur. Manganın 21, 22 ve 23. sayıları basıldıkları yılda 2 milyon 500 bin adetle rekor satış sayısına ulaşmıştır. 2013 yılına gelindiğinde toplam 120 milyon 290 bin ile Japonya'da basılmış mangaların arasında birinci sıradadır. \n40. \"Shōgakkan Manga Ödülleri\", \"Shōnen Manga Ödülü\"nü almıştır. (1994)\n2006'da Kültür Bakanlığının organize ettiği \"Medya Sanatları Festivali\"nde \"Japon Medya Sanatları ilk 100 Seçkisi\"nde 'Manga' kategorisinde birinci sırayı almıştır. \nDa Vinci adlı derginin yaptığı ankette mangaka, eleştirmen, kitapçı ve okuyucalarından oluşan 808 kişinin seçtiği 'Manga tarihinin 50 yıllık anketi sıralamasında birinci seçilmiştir. \nJump dergisi tarihinde 6 milyon 530 bin ile en çok satılan sayılar olan 1995 yılı 3. ve 4. sayılarının giriş sayfalarında Takehiko Inoue'nin yaptığı renkli çizimler bulunmaktadır. Manganın son bölümünün çıktığı 1996 yılı 27. sayısının kapak ve giriş sayfasında Takehiko'nun renkli çizimleri bulunmaktadır. Jump'ın 40 yıllık tarihinde, Slam Dunk dışında son bölümünün yayınlandığı sayının kapağına çıkan başka bir manga yoktur. \n2001 yılında Shueisha Yayınlarının baş yapıtları tekrar yayınlama projesi Slam Dunk ile başlamıştır.\nShōhoku Lisesi'ne yeni başlayan kızıl saçlı ve kavgacı Hanamichi Sakuragi, uzun boylu ve güçlü oluşu nedeniyle basketbol takımı kaptanının kız kardeşi olan Haruko Akagi tarafından takıma davet edilir. Haruko'ya ilk görüşte aşık olan Hanamichi basketbolla hiçbir alakası olmamasına rağmen takıma katılır. Antremanlar ve katıldığı maçlarla yavaş yavaş basketbolu eğlenceli bulmaya başlar ve yeteneği hızla gelişir. Takımının koçu Mitsuyoshi Anzai, kaptanı Takenori Akagi, kaptan yardımcısı Kiminobu Kogure'ye Hanamichi ile beraber 'Süper Çaylak' denilen Kaede Rukawa'da katılır. Liseler Arası Basketbol Turnuvası (インターハイ) bölge seçmelerinde her yıl ilk dörde giren Ryōnan Lisesi ile yapılan dostluk maçı sonrası Hisashi Mitsui ve Ryōta Miyagiri takıma geri döner.\nYazın yapılan Liseler Arası Basketbol Turnuvasını kazanmak isteyen Shōnan Takımı Kanagawa bölgesi elemelerini geçip, turnuvaya her yıl yüsek sıralardan girmeyi başaran Shōyō Lisesini yenerek Kanagawa bölgesi finallerine katılma hakkını elde ederler. Finallerde \"Kanagawa'nın Kralları\" olarak adlandırılan Kainan Lisesi ile olan ilk maçlarında yenilirler. Ancak Takezato Lisesi ve 'rakipleri' Ryōnan Lisesi'ni de yenmeleriyle turnuvayı ikinci bitirmeyi başarırlar. Birinci olan Kainan Lisesi ile birlikte Japonya Turnuvasına katılmaya hak kazanırlar.\nHiroshima şehrinde gerçekleşen turnuvanın ilk turunda Toyotama Lisesi (Osaka) ile olan maçı kazanırlar. İkinci turda bir önceki yıla kadar turnuvada 3 kez art arda şampiyon olmuş Sannō Lisesi (Akita) ile olan maçta, 20 puan geride olmalarına rağmen güçlü bir mücadele ile karşı saldırıya geçerler. Hanamichi de sırtının acısına dayanarak oynamaya devam eder ve maçın sonuna doğru attığı jump shot ile Shōnan'ın kazanmasına katkıda bulunur. Fakat üçüncü turda Aichi Gakuin Lisesi(Aichi)'ne yenilerek turnuvaya veda ederler.\nTurnuvanın ardından lise son sınıfta olan Takenori ve Kogure takımdan ayrılır. Kış seçmelerine 'yeni takım' ile hazırlanmaya başlarlar. Hanamichi sırt problemi için rehabilitasyona gider ve tekrar maça çıkabileceği günü beklemeye başlar.\nHanamichi Sakuragi (桜木花道)\nHaruko’ya aşık olduğu için basketbol takımına katılır. Hiçbir şey bilmeyerek başladığı basketbolda çok yetenekli olduğunu keşfeder. Özellikle reboundlarda insanüstü bir yeteneği vardır.\nHaruko Akagi (赤木 晴子)\nBasketbol takımı kaptanının kız kardeşi. Hanamichi'yi basketbola başlatır.\nTakenori Akagi (赤木剛憲)\nBasketbol takımının kaptanı. \"Pota altındaki King Kong\" lakabını almıştır.\nKaede Rukawa (流川楓)\nÇok yetenekli bir basketbol oyuncusu. Orta okuldan itibaren 'yıldız oyuncu' olarak bilinir. Hanamichi ile 'hayat boyu rakip' olarak anılmaya başlanır.\nHisashi Mitsui (三井寿)\nSakatlanma sonucu bir süre basketbolu bırakır ve kavgacı birine dönüşür. Ancak basketbol aşkı daha ağır basar ve takıma geri döner.\nRyōta Miyagiri (宮城リョータ)\nKısa boylu olmasına rağmen, basketbolda çok yetenekli. Takenori ve Kogure'nin takımdan ayrılöması ile Shōhoku'nun bir sonraki kaptanı olur.\nMitsuyoshi Anzai (安西光義)\nBasketbol takımının koçu. Beyaz Saçlı Buda (ホワイトヘアードブッダ) lakabını almıştır. Takımla çok iyi anlaşır.\nManga içindeki maç kuralları ile resmi kurallar arasındaki farkların sebebi, 2001 yılında resmi basketbol kurallarında değişiklikler olmasıdır.\nManga bir sonuca ulaşmadan 1996 yılında bitmiştir. Mangaka Takehiko Inoue, Sannō Lisesi ile yapılan maçtan daha eğlenceli bir maç çizebileceğine inanmadığı söylemiştir. Ancak devamını çizebileceğini de belirtmiştir. Kendi internet sitesinde \"çizmek istediğim zaman çizerim\" diye yazmıştır. \n\n\nSait Akpınar\nSait Akpınar (d. 28 Mart 1913, İstanbul, ö. 11 Mayıs 2003), Türk fizikçi.\nTürkiye’de deneysel fiziğin öncüsü olan bilim adamıdır. Uludağ’da Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun ilk kozmik ışın araştırmaları laboratuvarını kuran bilim adamı, 1979-83 yılları arasında Fizik Bölümü Başkanlığı görevi yapmıştır.\n1913 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Babası, Feshane-i Amire’nin imamı Yahya Efendi idi. 1920 yılında Hekim Kutbiddin Mahalle Mektebi’nde başladığı ilkokul öğrenimine Cumhuriyet’in ilanından sonra, mahallerinde açılan bir ilkokulda devam etti; bir yandan da Fransızca dersleri aldı. 1927’de ilkokuldan 1930’da Eyüp Ortaokulu’ndan mezun oldu. İlk öğrencilerinden biri olarak Pertevniyal Lisesi’ne kaydoldu ve bu okulda okurken vir yandan da Almanca dersleri aldı.\n1933y ılında liseden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi Elektroteknik Bölümü’nde yüksek öğrenime başladı. 1934 yılında Maarif Vekaleti’nin bursunu kazanarak Almanya’da Goethe Üniversitesi’nde eğitimine devam etti. Üniversitenin, Almanya’da başlayan Yahudi aleyhtarlığından etkilenmesi ve öğretim üyelerini kaybetmesi üzerine eğitimine 1937’den Göttingen Üniversitesi’ne geçti. Prof. Dr. R.W Phol ile yürüttüğü doktora çalışmalarını 1940 yılında tamamladı ve Fen Fakültesi’ne asistan olarak atandı.\nII. Dünya Savaşı’nın devam ettiği 1941-1943 arasında askerlik görevini yaptı. 1948’de doçent unvanını aldı; ertesi yıl Tecrübi Fizik Enstitüsü’ne geçti. Aynı yıl Remziye Hanım ile evlenen Sait Akpınar’ın bu evlilikten bir kızı dünyaya gelmiştir.\n1949’da Amerikan bursuyla Massachusetts Teknoloji Enstitüsü Argonne Laboratuvarları’nda nükleer elektronik ve kozmik ışınlar sahasında araştırmalar yaptı. Dönüşünde Uludağ’da Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun ilk kozmik ışın araştırmaları laboratuvarını kurdu. Burada kendisinin yaptığı mezon teleskopu ile gözlemler yaptı. Bilimsel malzemelerin yetersizliği çalışmayı olanaksız hale getirdiğinden buradan ayrıldı.\n1957 yılında profesör olan Akpınar, 1956-57 yıllarında Atom Enerji Komisyonu Danışma Kurulu üyeliği ve Reaktör Kurulu üyeliği, 1956-61 yıllarında Milli Savunma Bakanlığı Bilimsel Danışma Kurulu üyeliği, 1961-69 yıllarında Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürlüğü görevlerini yürüttü. Atom Enerjisi Genel Sekreterliği’yle anlaşamadığı için 1969 yılında bu kurumdan istifa etti ve üniversiteye geri döndü. 1979’dan emekli olana kadar İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölüm Başkanlığı görevinde bulundu ve katı hal fiziği üzerine lisans üstü dersler verdi. 1983 yılında emekliye ayrıldı.\n27 Aralık 1983 yılında TÜBİTAK Hizmet Ödülü aldı. TÜBİTAK’ın Gebze’deki Temel Bilimler Araştırma Enstitüsü’ünde haftada bir gün danışmanlık yapmayı 1993’ e kadar sürdürdü.\nEmekli olduktan sonra ağır işitenler için bir işitme cihazı üzerinde çalıştı. 11 Mayıs 2003 tarihinde trafik kazası sonucu hayatını kaybetti.\n\n\nBi Sana\nBi Sana, şarkıcı Lara'nın 2015 yılında Seyhan Müzik etiketiyle çıkardığı single çalışması.\n2010'dan beri sessiz kalan Lara, bu single ile albüm öncesi sessizliğini bozmak istedi. Şarkı sadece dijital platformda yayımlanmıştır. Şarkının sözü ve müziği Adnan Fırat'a, düzenlemesi ise Okan Akı'ya aittir. Şarkının klibi Kemal Başbuğ yönetmenliğinde çekildi.Yapımcılığını Bülent ve Fuat Seyhan, prodüktörlüğünü Kamuran Kayra, Tevfik Kavalcı üstlendi. Şarkı, listelerde kısa sürede zirveye ulaştı. Uzun süredir ortalarda gözükmeyen Lara, yeni klibinde değişimiyle de dikkat çekti. Lara' nın değişimi, sosyal medyada günün en çok konuşulan konuları arasında yerini aldı.\n\n\nÅ kofja Loka\nŠkofja Loka, Slovenya'ın Gorenjska Bölgesi'nde bulunan bir belediyedir. Yüzölçümü 145 km² olan belediyenin nüfusu 2010 yılı itibarı ile 22,668'dir.\nŠkofja Loka'nın aşağıdaki şehirler ile kardeş şehir anlaşması bulunmaktadır. Škofja Loka, ek olarak AB üyesi ülkeler arasında kardeş şehirler birliği anlaşması olan Douzelage üyesidir. \n\n\nLeonel Marshall\nLeonel Marshall Borges, Jr. (d. 25 Eylül 1979 - Havana) Kübalı voleybolcu. 2010-2014 yılları arasında Fenerbahçe (erkek voleybol takımı)nın formasını giymiştir.\n\n\nJoël Prévost\nJoël Prévost (d. Richard-Jacques Bonay 16 Şubat 1950 Narbonne) Fransız şarkıcı. 1978 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil etmişti.\nJoël Prévost, 1978 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı \"Il y aura toujours des violons\" adlı şarkıyla temsil etmiş, yarışmada 119 puanla üçüncü olmuştur.\n\n\nKamnik\nKamnik, Slovenya'nın kuzeyinde bulunan bir belediyedir. Yüzölçümü 266 km² olan belediyenin nüfusu 2012 yılı itibarı ile 28,999'dur.\n\n\nAdam Gibi Adam\n\"Adam Gibi Adam\", Türk şarkıcı Lara'nın Ozan Video etiketiyle 2005 yılında çıkardığı 2. stüdyo albümüdür.\nAlbümde toplam 14 şarkı vardır. Adam Gibi Adam, Katmer Katmer ve Tövbekar şarkılarına klip gelmiştir. Şarkıcı bu albümde Sezen Aksu, Yalçın Polat, Aşkın Tuna, Ünal Yıldız, Volga Tamöz, Aliço, Ahmet Özden gibi isimlerle çalışmıştır. İlk video klip Katmer Katmer'e gelmiştir. Bu kliple 12. Kral TV Video Müzik Ödülleri 'nde En İyi Arabesk Fantazi Kadın kategorisine aday olarak gösterilse de ödül sahibi olamamıştır. 2. video klibi albümle aynı ismi taşıyan Adam Gibi Adam şarkısına gelmiştir ve şarkıcı bu klipte dans kareografisini ön planda tutmuştur. Klipte ünlü rapçi Ceza da oynamıştır. 3. ve son video klip Tövbekar adlı şarkıya gelmiştir. Adam Gibi Adam çıktığı yıl listelerde 1 numaraya yükselmiştir. Albümün 13. şarkısı olan \"Yaz Arkadaş\" ın sözü şarkıcının kendisine aittir. Albümde Aykut Gürel, Volga Tamöz, Selim Çaldıran, Suat Aydoğan ve Ahmet Özden gibi birçok aranjör ile çalışmıştır. Albüm fotoğraflarını Zeynel Abidin Ağgül çekmiştir. 4. MÜ-YAP Müzik Ödülleri 'nde Altın Albüm ödülüne layık görülmüştür. Hem CD hem de MC formatında piyasaya sürülmüştür. Albüm çıktığı yıl çok satanlar listesine girmiş ve 100.000 satış grafiğine ulaşmıştır.\n\n\nYolla\nYolla, şarkıcı Lara EP'si.\nYolla, şarkıcı Lara'nın Ozan Video etiketiyle 23 Aralık 2010' da yayınladığı ilk maksi singledır. Aynı zamanda Ozan Video etiketiyle çıkan son albümüdür. Albümde 4 şarkı vardır ve albümle aynı ismi taşıyan Yolla adlı şarkıya klip gelmiştir. Dans yeteneğini vokal performansı ile birleştirerek, kendi yarattığı stilin tartışılmasız tek ismi olan Lara, bu albümde yeniden müzik kariyerinde yeni bir sayfa açtı. Yolla' nın sözü Aşkın Tuna'ya müziği ise Lara' ya aittir. Yolla'yı Aşkın Tuna'dan çıkışından 4 sene önce almıştır. Şarkıcı bu şarkıyı slow bir biçimde bestelemiştir. Sonradan hit bir şarkı olacağı düşünülerek hareketli bir şekilde tekrar bestelemiştir. Yolla' nın dışında Aşka Veda, Son Durak ve Bilmece şarkıları da vardır. Albüm yapımcısı ve prodüktörü Gürol Ersaraç'tır. Albüm fotoğraflarını Zeynel Abidin Ağgül çekmiştir. Erhan Bayrak, Yıldıray Gürgen, Ümit Kuzer ve Mustafa Ceceli albümün aranjörleridir. Dans yeteneğini vokal performansı ile birleştirerek, kendi yarattığı stilin tartışılmasız tek ismi olan Lara, yeniden müzik kariyerinde yeni bir sayfa açıyor. Dört şarkıdan oluşan maxi single da yer alan şarkıların söz ve müziklerinde Aşkın Tuna, Murat Güneş Lara, ve Erhan Bayrak imzası var. Her biri Türkiye’nin tartışmasız müzik adamlarından olan Ümit Kuzer, Erhan Bayrak, Yıldıray Gürgen gibi isimlerde bu projede yerlerini aldılar. Ünlü balaban sanatçısı Alihan Samedov’un eşlik ettiği projenin oluşum süreci bir yıl sürdü. Lara’nın prodüktör, İsa Kotan’ında süpervizör olduğu single da, müzikal direktörlüğü Lara ve Erhan Bayrak birlikte yaptılar. Kayıt ve mix aşamasını Yıldıray Gürgen, Martin Cru Spencer, Orkun Üstündağ ve Özer Yener üstlendi.\nMüzik kanallarında yayınlanmaya başlanan ilk video klibin çekimleri Tamer Aydoğdu yönetmenliğinde 16mm. negatif formatında, single da ismini veren ‘’Yolla’’ adlı parçaya çekildi. 18 saat süren çekimlerde yaklaşık 50 kişilik bir ekiple çalışıldı. Türkiye’nin en iyi film ekibinin görev aldığı çekimlerde Cahit Tiftik ’in yapım, prodüksiyon ve sanat yönetmenliğini üstlendiği video klibin araba çekme planlarında low loader camera ile araç çekim tekniği Türkiye’de ilk kez bu klipte kullanıldı. Kuaför Erkan Kurtses, moda editörü Nil Uzun, makyöz Figen Tokmak, styling konsept direktoru Serkan Esen, klip arkası ve albüm fotoğraflarını ise Cengiz Dikbaş çekti. Türkiye'nin en popüler sanatçılarını ve reklam filmlerini hazırlayan ekibin çekimlerinde yer alan araba ise 50 araç içinden seçilen Türkiye’de sadece bir adet klasik araba koleksiyoncusunun sahip olduğu 1967 model Classic Alfa Romeo Spider Cabrio özel üretim bir araçtır. Yağmur sahneleri için ise -4 derecede 3 ton su kullanıldı ve çekimler için özel set sahnesi 50 saatte kuruldu. Çekimlerin produksiyon aşaması yaklaşık 15 gün, post produksiyon aşaması ise 10 gün sürmüştür.\n\nTrenčianske Teplice, Slovakya'nın Trenčín Bölgesi'nde bulunan bir kaplıca şehridır. Şehir, Teplička Nehri'nin kıyısında yer almaktadır. Yüzölçümü 10.449 km² olan şehrin nüfusu 2004 yılı itibarı ile 4,297'dir.\n\n\nCatherine Ferry\nCatherine Ferry (d. 1 Temmuz 1953 Ivry-sur-Seine) Fransız şarkıcı. 1976 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil etmişti.\nCatherine Ferry, 1976 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı \"Un, Deux, Trois\" adlı şarkıyla temsil etmiş, yarışmada 147 puanla ikinci olmuştur.\n\n\nNicole Rieu\nNicole Rieu (d. 16 Mayıs 1949, Chaumont, Haute-Marne) Fransız şarkıcı.\n1975 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil etmişti.\nNicole Rieu, 1976 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı \"Et bonjour à toi l'artiste\" adlı şarkıyla temsil etmiş, yarışmad 91 puanla dördüncü olmuştur.\n\n\nIlava\nIlava, Slovakya'nın Trenčín Bölgesi'nde bulunan bir şehirdır. Yüzölçümü 24.3 km² olan şehrin nüfusu 31 Aralık 2014 tarihi itibarı ile 5,479'dur.\n\n\nSobrance\nSobrance, Slovakya'nın Košice Bölgesi'nde bulunan bir şehirdir. Yüzölçümü 10.68 km² olan şehrin nüfusu 31 Aralık 2014 yılı itibarı ile 5,981'dir.\n\n\nNegotin, Sırbistan\nNegotin (), Sırbistan'ın Bor ilçesinde bulunan bir kasaba ve belediyedir. Yüzölçümü 1,089 km² olan belediyenin nüfusu 2011 yılı itibarı ile 36,879'dir.\n\n\nYedikule (anlam ayrımı)\n\n\nHarmandalı (anlam ayrımı)\nHarmandalı şu anlamlara gelebilir:\n\n\nKhan (Star Trek)\nKhan Noonien Singh, yaygın olarak Khan adıyla tanınan Star Trek bilimkurgu serisinin kurgusal kötü adamı . İlk olarak 'nin \"Space Seed\" bölümünde gözükmüştür ve daha sonra  adlı filminde tekrar Atılgan mürettebatının başına bela olmuştur , Ricardo Montalbán tarafından canlandırılmıştır. 2013'te çıkan  filminde tekrar gözükmüş ve Benedict Cumberbatch tarafından oynanmıştır.\n\n\nAÅ¡\nAš (), Çek Cumhuriyeti'nin Karlovy Vary Bölgesi'nde bulunan bir şehirdir. Yüzölçümü 55.86 km² olan şehrin nüfusu 1 Ocak 2015 tarihi itibarı ile 13,167'dir.\n\n\nRicochet (2000 video oyunu)\nRicochet, çok oyunculu bir \"Half-Life\" modudur. Valve Corporation tarafından geliştirilmiştir ve orijinal çıkış tarihi 1 Kasım 2000'dir. \"Ricochet\" resmî bir moddur ve Steam üzerinden satın alımı mevcuttur. Fakat Steam yayınlanmadan önce \"Half-Life\"ı perakende olarak satın alanlara ücretsiz olarak verilmiştir.\n\"Ricochet\" bir deathmatch oyunudur ve konsepti ile tasarımı arcade oyunlar ve platform oyunlarından esinlenilmiştir. Oyuncular aralarında boşluk olan neon ışıklı platformlardan atlarlar ve birbirlerini disklerle vurarak platformdan düşürmeye çalışırlar.\nAyrıca disklerin sekebileceği (\"sekme\"nin İngilizcesi: \"Ricochet\") yatay bariyerler de bulunmaktadır. Oyuncuya atılan ve bariyerlerden hiç sekmeden aşağı düşüren direkt vuruş 1 puan verir, bir kere sekerek düşüren vuruş 2 puan, iki kere seken 3 puan ve üç kere seken 4 puan verir. Oyunda ayrıca farenin sağ tuşuyla kullanılabilen bir alternatif ateş vardır. Bunu kullanmak oyuncunun elindeki üç diski birden harcar ve atıldığında rakibin kafasını kopartan bir tane disk atar.\nDiğer \"Half-Life\" modlarının aksine \"Ricochet\"te oyuncunun ölüm sayısı skor tablosunda gözükmez, sadece puanları gözükür. Oyunda nişan almak iki boyutludur. Oyunla gelen üç harita vardır: İkisi deathmatch içindir ve biri de düello karşılaşması içindir.\n\n\nChristiane Sadlo\nChristiane Sadlo, (d.25 Ocak 1954; Ravensburg, Baden-Württemberg), Alman kadın gazeteci ve yazar. \"Inga Lindström\" takma adıyla yazdığı aşk hikâyelerinin tamamı filme alınmıştır.\n\n\nGrizzly (film)\nGrizzly (Killer Grizzly olarak da bilinir), yönetmenliğini William Girdler ile David Sheldon'ın üstlendiği 1976 yapımı korku türündeki Amerikan filmi. Başlıca rollerinde Christopher George, Andrew Prine ve Richard Jaeckel yer almaktadır.\nGrizzly II: The Predator veya alternatif ismiyle 'The Predator: Concert', tam adıyla Grizzly II: The Predator Concert 1983 yılında çekilmiş, FX problemlerinden dolayı yasal yolla piyasaya sürülmemiş (aynı zamanda sinemalara da girmemiş), Grizzly isimli 1978 yapımlı korku filminin devamıdır. Film, Oscarlı oyuncu George Clooney ve Altın Küre sahibi oyuncu Charlie Sheenin ilk filmidir. 1987'de bazı izleyiciler filmi izleme şansını yakalamışlardır.\n\n\nMacar Ulusal Savunma BirliÄŸi\nMacar Ulusal Savunma Birliği (Macarca: Magyar Országos Véderő Egylet, MOVE) Macaristan'da antikomünist faaliyetler gösteren Gyula Gömbös liderliğindeki aşırı sağ örgüt.\nÖrgütün kuruluşu Sovyetler Birliği'nin kuruluş yıllarında denk gelir. Bu yıllarda komünizm düşüncesine sert bir şekilde karşı çıkan gruplar bu örgütte birleşmişlerdir. 1919 yılından itibaren nasyonal sosyalizm ve faşizm fikirlerini de savunmaya başlayan MOVE, I. Dünya Savaşı yıllarında komünistlerin ülkelerine ihanet ettiği ve bu sebeple savaşı kaybettiğine inanmakta ve bu yüzden birçok antikomünist eylem düzenlemekteydi.\nMOVE, II. Dünya Savaşı'nın sona erdiği 1945 yılında yasaklanmıştır.\n\n\nSzeged faşizmi\nSzeged faşizmi ya da Szeged düşüncesi (Macarca: \"A Szegedi Gondolat\"), I. Dünya Savaşı'ndan sonra Macaristan'da ortaya çıkan antikomünist düşünceye verilen isim.\nMacar Ulusal Savunma Birliği'nin ortaya attığı bu düşünceye 1919 yılından itibaren nasyonal sosyalizm ve faşizm fikirleri de eklenmiştir. Adını Szeged şehrinden alan bu düşünce, savaş yıllarında komünistlerin ülkelerine ihanet ettiği ve bu sebeple savaşı kaybettiği doktrini üzerine kuruludur.\n\n\nHeavenly Puss\nHeavenly Puss(Türkçe:\"Cennetlik Kedi\") 1949 yılında gösterime girmiş, tek silindirli çizgi animasyon filmi ve Tom ve Jerry Serisi'nin 42. bölümü. 1948'te çizildi, 9 Temmuz 1949'da yayınlandı. Yönetmenleri William Hanna ve Joseph Barbera, yapımcısı Fred Quimby'dir.\nTom şöminenin önünde uyumaktadır biraz sonra Jerry sinsice yemek masasına yönelir. Tom ve Jerry yine bilindik kavgalarını ederler ve Tom üzerine bir piyanonun düşmesi sonucu ölür. Ruhu yükselir ve \"Cennet Expresi\" isimli ölmüş kedileri cennete götüren trenin istasyonuna gelir. Kimi bir köpeğin saldırısında, kimi kafasına sert demirle vurulması sonucu, kimi ezilerek zamansız şekilde ölmüştür. Kapıdaki görevli bunları cennete gönderir. Fakat Tom küçük masum bir fareye düşmanlık yaptığı için cennete gidemez. Geri dönüp kendisini affettirecek ve bir saat içinde gelecektir.\nBilly Bletcher - Şeytan Köpek \nDaws Butler - Kondüktör\n\n\nRita Russek\nRita Russek, (d.27 Haziran 1952, Eschwege), Alman oyuncu.\n\n\nAlain Baroja\nAlain Baroja (d. 23 Ekim 1989), Venezuelalı futbolcudur. Super League (Yunanistan) takımlarından AEK'de oynuyor.\n\nWilker Ángel (d. 18 Mart 1993), Venezuelalı millî futbolcudur. Deportivo Táchira'da oynamaktadır.\n\n\nAndrés Túñez\nAndrés Túñez (d. 15 Mart 1987), Venezuelalı futbolcudur. Buriram United FC'de oynuyor.\n\n\nFernando Amorebieta\nFernando Gabriel Amorebieta Mardaras (d. 29 Mart 1985), Independiente takımında defans pozisyonunda görev yapan Venezuelalı futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2003 yılında Basconia kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Bilbao Athletic, Athletic Bilbao, Fulham, Middlesbrough, Middlesbrough, Sporting Gijón ve Independiente kulüplerinde oynadı.\n\n\nMiku (futbolcu)\nMiku (d. 19 Ağustos 1985), Venezuelalı futbolcudur. Rayo Vallecano'da oynuyor.\n\n\nAlejandro Guerra\nAlejandro Guerra (d. 9 Temmuz 1985), Venezuelalı futbolcudur. Atlético Nacional'de oynuyor.\n\n\nGelmin Rivas\nGelmin Rivas (d. 23 Mart 1989), Venezuelalı futbolcudur. Süper Lig ekiplerinden MKE Ankaragücü'nde oynuyor.\n\n\nJhon Murillo\nJhon Eduard Murillo Romaña (d. 4 Haziran 1995), Venezuelalı millî futbolcudur. Tondela'da oynuyor.\n\n\nWuilker Faríñez\nWilker Ángel (d. 18 Mart 1993), Venezuelalı futbolcudur. Deportivo Táchira'da oynuyor.\n\n\nMrkonjić Grad\nMrkonjić Grad (), Bosna-Hersek'in Sırp Cumhuriyeti entitesinde bulunan bir belediyedir. Yüzölçümü 677.43 km² olan belediyenin nüfusu 2011 yılı itibarı ile 18,136'dir.\n\n\nLivno\nLivno, Bosna-Hersek'in Bosna-Hersek Federasyonu entitesine bağlı On Kantonu'na bulunan bir belediyedir. Yüzölçümü 994 km² olan belediyenin nüfusu 2013 yılı itibarı ile 37,487'dir.\n\n\nMichael Hinz\nMichael Hinz (d.28 Aralık 1939-ö. 6 Kasım 2008), Alman oyuncu.\n\n\nDoboj\nDoboj (), Bosna-Hersek'in Sırp Cumhuriyeti entitesinde bulunan bir şehirdir. Yüzölçümü 648 km² olan şehrin nüfusu 2013 yılı itibarı ile 77,223'tür.\n\n\nPoales familyaları\n\n\nLuckau\nLuckau, Almanya'da Brandenburg bölgesinin batısında Berlin'in güneyinde yer alan şehirdir. Şehrin nüfusu 2013'te 9610'dur.\n\n\nDenis Delbourg\nDenis Delbourg (d. 30 Temmuz 1952) Fransız diplomat.\nÉcole normale supérieure ve École Nationale d'Administration mezunudur. 1978 yılında Dışişleri Bakanlığı'na girmiş, 1981-1984 yılları arasında Dış İlişkiler Bakanı Claude Cheysson'un danışmanı olmuş, 1984-1986 yılları arasında Kültür Bakanı Jack Lang'ın teknik danışmanı olmuş, 1988-1990 yıllarında Başbakan Michel Rocard'ın yetkili danışmanı, 1990-1991 yılları arasında ise teknik danışmanı olmuştur. 1991-1992 yıllarında Kültür Bakanı Jack Lang'ın danışmanı olmuş, 1992-1993 yılları arasında ise Başbakan Pierre Bérégovoy'nun danışmanı olarak basın servisi şefi olmuştur. 1993'te tekrar Dışişleri'nde görev almaya başlamış, 1996-2000 yılları arasında Rio de Janeiro başkonsolosu olmuş, 2000-2002 yılları arasında Başbakan Lionel Jospin'in diplomatik danışmanlığı görevini yürütmüştür. 2003-2008 yıllarında İsveç, 2008-2010 yılları arasında ise Portekiz büyükelçisi olmuştur. 2014 yılında Sayıştay üyeliğine atanmıştır.\n\n\nHildegard Knef\nHildegard Knef (d. 28 Aralık 1925, Ulm, Almanya ; ö. 1 Şubat 2002, Berlin ), tanınmış Alman aktris, şarkıcı ve yazar.\n\n\nJean-Baptiste Hachème\nJean-Baptiste Hachème (d. 24 Haziran 1929 - ö. 3 Mayıs 1998), Dahomeyli (günümüzde Beninli) asker ve siyasetçi. Hachème, Afrika ülkesi Dahomey'de (günümüzde Benin) 1967 yılında bir gün süre ile devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nHachème 19 Aralık 1967 yılında orduda bulunan genç subaylar tarafında gerçekleştirilen darbe sonucu devlet başkanlığını bırakmak durumunda kalan Christophe Soglo'nun yerine bu makama gelmiş, sadece bir gün sonra görevi yine kendisi gibi sadece bir gün süreyle bu makamda kalacak olan Iropa Maurice Kouandété'ye devrederek görevden ayrılmıştır.\n\n\nAhşap işçiliği\nAhşap işçiliği, marangozluk, ahşap oyma gibi ahşap'dan öğe üretme faaliyeti veya becerisi.\n\n\nLindow\nLindox, Almanya'da Brandenburg bölgesinde yer alan başkent Berlin'in kuzeyinde yer alan bir şehirdir.\n\n\nIropa Maurice Kouandété\nIropa Maurice Kouandété ya da Maurice Kouandété (d. 22 Eylül 1932 - ö. 7 Nisan 2003), Dahomeyli (günümüzde Beninli) asker ve siyasetçi. Kouandété, Afrika ülkesi Dahomey'de (günümüzde Benin) 1967 ile 1969 yıllarında iki defa olmak üzere çok kısa bir süre devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nÜlkenin kuzey bölgesinde yer alan Natitingou bölgesinde doğup büyüyen Kouandété, Natitingou'da başladığı eğitim hayatını ilerleyen süreçlerde Senegal ile günümüzde Mali'nin bulunduğu bölgelerde devam etmiştir. 1955 yılında Dakar'da Fransa ordusuna dahil olan Kouandété, Strazburg, Fréjus ve Saint-Maixent-l’École'de askeri eğitim görmüştür. 1960 yılında ülkesinin Dahomey Cumhuriyeti ile bağımsız olması sonucunda Dahomey ordusuna dahil olmuştur.\n19 Aralık 1967 yılında devlet başkanı Christophe Soglo'ya gerçekleştirilen askeri darbenin içerisinde yer alan Kouandété, bir günlük Jean-Baptiste Hachème yönetiminden sonra 20 Aralık 1967 tarihinde de bir gün kendisi devlet başkanlığı makamına gelmiş, cunta yönetiminin 21 Aralık 1967 tarihi itibarıyla da devlet başkanlığına Yarbay Alphonse Amadou Alley'i ataması ile görevi devretmiştir. Alley önderliğinde oluşturulan yeni devlet kadrosunda başbakan olarak atanan Kouandété, 17 Temmuz 1968 tarihine kadar bu görevi sürdürmüştür. Bu süreçte ordu içerisinde de yönetim kademesine dahil olan Kouandété, Yarbay rütbesini elde etmiştir. Kouandété bu süreçte cunta yönetimi tarafından devlet başkanı olarak atanan Émile Derlin Henri Zinsou'a karşı 10 Aralık 1969 yılında darbe girişiminde bulunmuş, üç günlük devlet başkanlığı sonrasında görevi Paul-Émile de Souza'ya devretmiştir. De Souza'nın devlet başkanlığı dönemi de Kouandété'nin önderliğinde gerçekleştirilen darbe ile son bulmuş, Kouandété bu darbede devlet başkanlığı makamını üstlenmemiştir.\n1990 yılında devlet başkanı Mathieu Kérékou'un ekonominin kötü gitmesi nedeniyle oluşturulan \"Ulusal Konferans\" içerisinde yer almış, 1996 yılında Nicéphore Dieudonné Soglo'nun devlet başkanı olduğu dönemde de belirli süreler için gözaltına alınmıştır. Kouandété, 7 Nisan 2003 tarihinde asistol nedeniyle hayatını kaybetmiştir.\n\n\nErard Corbin de Mangoux\nErard Corbin de Mangoux (d. 6 Ocak 1953, Tübingen) Fransız üst düzey devlet görevlisi.\nParis Siyasal Bilgiler Enstitüsü'nü bitirmiştir. İçişleri Bakanlığı'nda çeşitli görevler üstlenmiştir. 2007-2008 yılları arasında Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin danışmanı olmuştur. 2008 yılında vali unvanı almış, 2008-2013 yılları arasında Dış Güvenlik Genel Müdürlüğü'nün başında bulunmuş, 2013 yılında Yvelines valisi olmuş, 2015 yılında ise Sayıştay üyeliğine atanmıştır.\n\n\nAlphonse Amadou Alley\nAlphonse Amadou Alley (d. 9 Nisan 1930 - ö. 28 Mart 1987), Dahomeyli (günümüzde Beninli) asker ve siyasetçi. Alley, Afrika ülkesi Dahomey'de (günümüzde Benin) 1967-1968 yılları arasında devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\n1967 yılında devlet başkanı Christophe Soglo'ya karşı gerçekleştirilen askeri darbe sonrasında bir gün Jean-Baptiste Hachème, bir gün de Iropa Maurice Kouandété'nin üstlendiği devlet başkanlığı makamına cunta yönetimi o dönem albay olan Alley'in getirilmesini kararlaştırmıştır. Cunta yönetiminin 26 Haziran 1968 yılında makamı ülkenin sorunlarını çözebilmesi adına sivil bir yönetime bırakma kararı vermesi neticesinde Alley görevi 17 Temmuz 1968 tarihinde Émile Derlin Henri Zinsou'ya devretmiştir.\n28 Mart 1987 yılında hayatını kaybeden Alley için Togo sınırına yakın bir konumda bulunan ve doğum yeri olan Bassila'da anıt mezar yapılması için 2004 yılında çalışma başlatılmıştır.\n\n\nJacques Dewatre\nJacques Dewatre (d. 5 Haziran 1936, Limoges) Fransız vali.\nSaint-Cyr Özel Askeri Okulu'nu bitirmiş ve paraşütçü olmuş, 15 yıl askeri kariyerine devam ettikten sonra, içişleri bakanlığında görev almış, kaymakamlık yapmış, 1981-1984 yılları arasında İşbirliği ve Kalkınma Bakanlığı kabine şefi olmuştur. Guyana, Saône-et-Loire, Réunion ve Yvelines valisi olarak görev almıştır. 1993-2000 yılları arasında Dış Güvenlik Genel Müdürü olmuş ve en uzun süre bu görevde kalan isim olmuştur. 2000 yılında Etiyopya büyükelçisi olarak atanmış 2001 yılında yaş haddinden emekliye ayrılmıştır.\n\n\nJackie Carmichael\nJackie Carmichael (d. 2 Ocak, 1990, Manhattan, Kansas), Basketbol Süper Ligi takımı Banvit'de oynayan Amerikalı profesyonel basketbol oyuncusudur. 2.06 boyundaki Carmichael, Pivot pozisyonunda oynamaktadır.\nKolej kariyerine 2009-2010 sezonunda Illinois Üniversitesi’nde başlayan Carmichael, ilk sezonunda 6.8 sayı ve 4.1 ribaund ortalamaları ile oynadı. Bir sonraki sezon otuz karşılaşmaya çıktı ve maç başına 9.8 sayı ve 5.4 ribaund ortalamalarını yakaladı. 2011-2012 sezonunda Illinois takımında üçüncü sezonunu geçiren Carmichael, 13.8 sayı ve 9.6 ribaund ortalamaları ile oynadı. 2012-2013 sezonunda ise son yılını geçirdiği Amerikan Kolej Ligi’nde Jackie Carmichael Illinois takımıyla çıktığı otuz üç karşılaşmada 17.4 sayı ve 9.3 ribaund ortalamalarını yakaladı.\n2013 yazında NBA Yaz Ligi'nde Dallas Mavericks ile maçlara çıkan Carmichael, forma giydiği altı karşılaşmada 9.5 sayı ve 4.2 ribaund ortalamaları tutturdu.\nKatıldığı 2013 NBA Seçmeleri'nde draft edilemeyince 2013-2014 sezonunun başında İspanyol takımlarından Bilbao Basket’e transfer oldu. İspanyol takımıyla Eurocup’da dört maça çıkan Amerikalı oyuncu 4.8 sayı ve 5.3 ribaund ortalamasıyla oynadı. Yarım sezon İspanyol takımında oynayan Carmichael, kalan sezonda NBA Gelişim Ligi takımlarından Iowa Energy takımına geçti. Burada otuz dokuz karşılaşmaya çıkan Carmichael, oyuncu 9.2 sayı ve 6.4 ribaund ortalamaları ile oynadı.\n2014 yazında NBA Yaz Ligi’nde Indiana Pacers ile maçlara çıkan Carmichael, 2.3 sayı ve 2.3 ribaund ortalamaları tutturdu. Daha sonra Dallas Mavericks ile Yaz Ligi maçlarına çıktı dört maçta 5 sayı ve 5.3 ribaund ortalamaları ile oynadı.\n2014-2015 sezonunun başında İsrail Basketbol Ligi takımlarından Maccabi Rishon’a transfer olan Carmichael, burada otuz sekiz karşılaşmaya çıktı ve 12.6 sayı ile 6.8 ribaund ortalamaları tutturdu.\n24 Temmuz, 2015 tarihinde Basketbol Süper Ligi takımı Banvit ile anlaştı.\n\n\nPierre Brochand\nPierre Brochand (d. 4 Temmuz 1941, Cannes) Fransız diplomat.\nYüksek Ticari Bilimler Okulu'nu (HEC) ve Ulusal İdare Okulu'nu bitirmiştir. Dışişleri Bakanlığı'nda çeşitli görevler üstlendikten sonra Macaristan (1989-1993), İsrail (1993-1995) ve Portekiz (1998-2002) büyükelçiliği ile Dışişleri Bakanlığı Teknik, Bilimsel ve Kültürel İlişkiler Genel Müdürlüğü (1995-1998) ve Dış Güvenlik Genel Müdürlüğü (2002-2008) görevlerinde bulunmuştur. Evli ve 3 çocuk babası olup, milletvekili ve eski Cannes belediye başkanı olan Bernard Brochand'ın kardeşidir.\n\n\nEÄŸreti Gelin Ladik\nEğreti Gelin Ladik , başrollerini Yeşim Salkım ve Sevinç Meşe'in paylaştığı 2018 yılında vizyona girecek sinema filmi. Zaim Güvenç'in senaryosunu yazdığı, Zaim Güvenç ve Deniz Güvenç'in yönettiği \"Eğreti Gelin Ladik\" filmi Şükran Kozalı' nın \"Eğreti Gelinler\" kitabından uyarlanmıştır. Eğreti Gelin Ladik filmi 2004'te gösterime giren \"Eğreti Gelin\" filminden çok farklı. Eğreti Gelin Ladik Hikâyesi günümüzde geçiyor. Filmde bir anne-kız hikâyesi anlatılırken, kadınların uğradığı duygusal ve maddi şiddet de işleniyor.\nFilm ayrıca günümüzde yaşanan toplumsal sorunları da ironik bir şekilde ele alıyor.\nYeşim Salkım, \nSevinç Meşe,\nZaim Güvenç,\nTarık Günersel,\nDeniz Güvenç,\nÖzgür Bacaksız,\nÄ°lkay Kayku,\nMerve Aslan,\nKerem Poyraz,\nHakan Eren,\nAlekber Alekberov\n\n\nÉmile Derlin Henri Zinsou\nÉmile Derlin Henri Zinsou (d. 23 Mart 1918 - ö. 28 Temmuz 2016), Dahomeyli (günümüzde Beninli) siyasetçi. Zinsou, Afrika ülkesi Dahomey'de (günümüzde Benin) 1968-1969 yılları arasında devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nTıp üzerine eğitim alan Zinsou, ülkesinin Fransa kolonisi olduğu dönemlerde de aktif olarak siyaset ile ilgilenmiştir. Zinsou, 1955 ile 1959 yılları arasında Fransa Senatosu'nda üye olarak bulunmuştur.\nÜlkesinin bağımsızlığını kazanması sonrasında kendisine birçok kez diplomatik görevler verilmiştir. O dönem ülkesinde yaşanan iç siyasi olaylara müdahil olmayan Zinsou, partiler üstü bir tutum sergilemeyi tercih etmiştir. 1967 yılında gerçekleştirdiği darbe ile yönetimi eline geçiren askeri cuntanın yönetimi sivillere devretme talebinin oluşması sonrasında devlet başkanlığı için teklif götürülen isim tutum ve davranışları nedeniyle saygı duyulan bir kişilik olduğu için Zinsou olmuştur. 17 Temmuz 1968'de görevi devralan Zinsou, bu görevi kendisine karşı 10 Aralık 1969 tarihinde gerçekleştirilen askeri darbeye kadar yürütmüştür.\nZinsou, 1972 ile 1990 yılları arasında Mathieu Kérékou iktidarında yaşanan sosyalist tek parti yönetimi altında önemli bir muhalif lider konumunda olmuştur.\nDevlet başkanı Kérékou'nun yeniden demokrasiye dönmesi neticesinde oluşturulan ve geçici yönetim olarak işlem gören \"Haut Conseil pour la République\" konseyinin birçok diğer eski devlet başkanları gibi üyelerinden biri olmuştur.\n12 Temmuz 2000'de Lomé'de Afrika Birliği'nin kuruluş anlaşmasında da bulunan Zinsou, \"Haut Conseil de la Francophonie\"'nin başkan yardımcılığı görevini üstlenmiştir.\nZinsou, 28 Temmuz 2016 tarihinde Cotonou'da bulunan evinde 98 yaşında hayatını kaybetmiştir.\n\n\nAdrien Moerman\nAdrien Moerman (d. 7 Ağustos 1988, Fontenay-aux-Roses, Fransa), son olarak Türkiye Basketbol Ligi takımı Anadolu Efes'te oynayan Fransız profesyonel basketbol oyuncusudur. 2.03 boyundaki Moerman, uzun forvet pozisyonunda oynamaktadır.\nKariyerine 2005-2006 sezonunda Fransa Ligi takımlarından Chorale Roanne Basket’de başlayan Moerman, burada iki sezon oynadıktan sonra 2007-2008 sezonunda ikinci lig takımı JSF Nanterre’e geçti. Burada otuz üç karşılaşmaya çıkan Fransız forvet 14.7 sayı ve 7.7 ribaund ortalamaları tutturdu.\nNanterre’de başarılı performansının ardından Orléans Loiret Basket takımına transfer olan Moerman burada otuz üç karşılaşmaya çıktı. 7.7 sayı ve 4.1 ribaund ortalamaları ile sezonunu tamamladıktan sonra 2009-2010 sezonunda Entente Orleans takımıyla kariyerinde ilk kez EuroLeague’de mücadele etti. On dört karşılaşmada 6.5 sayı ve 2.8 ribaund ortalamalarıyla oynarken Fransa Ligi’nde ise 6.8 sayı ve 3.7 ribaund ortalamaları yakaladı.\nEntente Orleans’ta üç sezon geçiren Moerman, 2011 yılının Temmuz ayında SLUC Nancy’e transfer oldu. 2011-12 sezonunda lig'de 11.4 sayı ve 6.6 ribaund ortalamalarıyla oynarken Euroleague’de ise 11.9 sayı ve 5.6 ribaund ortalamaları ile mücadele etti.\n2012 yılının Haziran ayında Liga ACB takımı Bilbao Basket takımına transfer olan Moerman, ligde ve Avrupa’da toplam kırk dokuz karşılaşmaya çıktı. Bir senelik İspanya macerasının ardından Fransa’ya dönen Moerman 2013 yazında Limoges CSP ile iki seneliğine anlaştı.\nLimoges CSP’deki ilk sezonunda lig'de 12.3 sayı ve 8.2 ribaund ortalamalarıyla oynadı. 2014-2015 sezonunda Limoges formasıyla kırk bir karşılaşmada 14.5 sayı ve 8.8 ribaund ortalamaları tutturan Fransız forvet Euroleague’de de 9.2 sayı ve 6.9 ribaund ortalamaları ile oynadı. Bu sezon gösterdiği performans ile Fransa Basketbol Ligi'nin MVP’si seçilen Moerman, Limoges forması ile de Fransa Ligi şampiyonu oldu.\nTemmuz 2015'te Türkiye Basketbol Ligi takımlarından Bandırma ile anlaştı.\n\n\nSans toi\n\"Sans toi\", (Türkçe: \"Seninle\") 1973 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil eden Martine Clémenceau tarafından seslendirilen Fransızca şarkıdır. Fransa, yarışma sonunda 91 puanla dördüncü olmuştur.\n\n\nComé-comédie\n\"Comé-comédie\", (Türkçe:\"Komediye gel\") 1972 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil eden Betty Mars tarafından seslendirilen Fransızca şarkıdır. Fransa, yarışma sonunda 81 puanla on birinci olmuştur.\n\n\nUn jardin sur la terre\n\"Un jardin sur la terre\", (Türkçe: \"Dünya'da bir bahçe\") 1971 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil eden Serge Lama tarafından seslendirilen Fransızca şarkıdır. Fransa, yarışma sonunda 82 puanla onuncu olmuştur.\n\n\nPaul-Émile de Souza\nPaul-Émile de Souza (d. 1930 - ö. 17 Haziran 1999), Dahomeyli (Beninli) asker ve siyasetçi. De Souza, Afrika ülkesi Dahomey'de (günümüzde Benin) 1969-1970 yılları arasında devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\n10 Aralık 1969 yılında devlet başkanı Émile Derlin Henri Zinsou'ya karşı gerçekleştirilen askeri darbe sonrasında önce görevi üç günlük geçici süren için Iropa Maurice Kouandété devralmış, üç günün sonunda askeri cunta yönetiminin Kouandété, Bénoît ve de Souza'dan oluşturduğu üç kişilik yönetim konseyinin başkanı olarak de Souza ülkenin devlet başkanı olmuştur.\n3 Nisan 1970 tarihi için planlanan demokratik seçimler, ülkenin kuzey ve güney bölgelerindeki siyasilerin anlaşamaması ile birlikte iç savaş tehlikesinin oluşması nedeniyle iptal edilmiştir. Askeri cunta seçim yerine üç kişilik üçlü dönüşümlü başkanlık modeli ile Coutoucou Hubert Maga, Justin Ahomadegbé-Tomêtin ve Sourou-Migan Apithy'yi göreve getirmiştir. Bu üçlüden ilk olarak Maga'nın bu göreve getirilmesi ile birlikte 7 Mayıs 1970 tarihinde de Souza makamı terk etmek durumunda kalmıştır.\nMathieu Kérékou'nun iktidarı döneminde 1972 yılında ordudan atılan de Souza, 17 Haziran 1999 tarihinde hayatını kaybetmiştir.\n\n\nMarie-Blanche\n\"Marie-Blanche\", (Türkçe:\"Marie-Blanche\") 1970 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil eden Guy Bonnet tarafından seslendirilen Fransızca şarkıdır. Fransa, yarışma sonunda 8 puanla dördüncü olmuştur.\n\n\nAyşe Erzan\nAyşe Erzan (d. 1949, Ankara), Türk fizikçi.\nİstatistiksel fizik alannda önemli çalışmalar yapmış bir bilim insanıdır. Başlıca çalışma konuları hal değişimleri, fraktaller, karmaşık sistemler ve sistem biyolojisidir.\n1949 yılında Ankara’da dünyaya geldi. \n1970 yılında ABD'de Bryn Mawr College'den mezun oldu; 1976 yılında State University of New York at Stony Brook'tan doktorasını aldı.\nDoktora eğitiminden sonra yurda dönerek ODTÜ Fizik bölümü ve İTÜ İstatistiksel Mekanik Kürsüsü'nde görev yaptı. 1980 askeri darbesinden sonra ülkeden ayrıldı. Cenevre Üniversitesi (1981-1982), Porto Üniversitesi (1982-1985), Marburg Üniversitesi (1985-1987), Groningen Üniversitesi(1987-1990)’nde istatistiksel fizik alanında araştırmacı ve öğretim üyesi olarak çalıştı. 1990’da İTÜ’ye dönerek eğitim ve araştırmalarına Fizik Bölümü’nde devam etti.1990 yılında doçenliğe, 1996’da profesörlüğe yükseldi.\n1995 yılında Türkiye Bilimler Akademisi asosiye üyesi, 1997’de asli üyesi seçildi. 1997 yılında TÜBİTAK Bilim Ödülünü, 2003 yılında L’Oreal-UNESCO Avrupa Kıtası “Kadın ve Bilim” Ödülünü; Akdeniz bölgesinde bilimin algılanışına katkıları için 2010 yılında Rammal Ödülü’nü aldı. Academia Europaea ve TWAS (Kalkınmakta olan ülkeler Bilim Akademisi) üyesi ve Filistin Bilim ve Teknoloji Akademisi onur üyesidir. Uluslararası Akademiler İnsan Hakları Ağı yönetim kurulu ve Avrupa Bilim Akademileri Birliği (ALLEA) Bilim ve Etik Daimi Komitesi üyeliği yapmıştır. 2011 yılında kurulan Bilim Akademisinin kurucularından biri olmuştur. 2012 yılında İTÜ’den emekli olan Erzan, çalışmalarına bu kurumda devam etmektedir.\n\n\nÇile Haftası\nÇile Haftası ya da Kutsal Hafta, İsa'nın insanoğlu için acı çektiğine inanılan haftaya verilen addır. Bu tarihten yaklaşık 1 hafta sonra İsa'nın dirilişini yâd eden, Hristiyan inancının en önemli bayramlarından biri olan Paskalya kutlanır. Çile Haftası'nda kiliselerde İsa anılır ve çektiği acılar paylaşılır. Bu hafta genelinde Hristiyanlar oruç tutarlar. İbadet ve anmaların yoğunlaştığı gün, İsa'nın kırbaçlandığı, eziyet çektirildiği, çarmıha gerilip öldürüldüğü cuma günüdür. Dindar Hristiyanlar cuma günleri tuttukları oruçlarında neredeyse hiçbir şey yemezler.\n\n\nNusret Yıldırım\nNusret Yıldırım (d. 27 Nisan 1989, Bakırköy, İstanbul), profesyonel basketbolcudur. 2.03 boyundaki Nusret, uzun forvet pozisyonunda oynasa da gerektiğinde kısa forvet olarak da görev alabilmektedir.\nProfesyonel kariyerine 2007-2008 sezonunda Galatasaray’ın altyapısında başlayan Nusret, bir sezon sonra TTNET Beykozpsor’a transfer oldu. Burada on dokuz karşılaşmaya çıktı ve 1.9 sayı ve 2.1 ribaund ortalamaları tutturdu. 2009-2010 sezonunda yine Beykozspor’da mücadele eden Nusret, yirmi dört karşılaşmaya çıktı ve 5.3 sayı ve 4.4 ribaund ortalamalarını yakaladı.\n2010-2011 sezonun başında TB2L takımlarından İstanbulspor ile anlaşan Nusret, burada yirmi beş karşılaşmaya çıktı. Maç başına 13 sayı ve 7.8 ribaund ortalamaları yakaladı.\n2011-2012 sezonunda TBL ekiplerinden Erdemirspor’a transfer oldu.. Nusret, ilk sezonunda dört karşılaşmaya çıkabildi. Bir sonraki sezon da aynı takımda kalan oyuncu lig'de oynadığı yirmi yedi karşılaşmada 3.4 sayı ve 2.3 ribaund ortalamaları yakaladı.\nErdemirspor’da iki sezon geçirdikten sonra 2013-2014 sezonunun başında TBL ekiplerinden Mersin BB'ye transfer oldu. Nusret, forma giydiği yirmi dokuz karşılaşmada 4.5 sayı ve 4.6 ribaund ortalamaları yakaladı. bir sezonluk Mersin macerasının ardından 2014 yazında Trabzonspor Medical Park’a transfer oldu.\n2014-2015 sezonunda Trabzonspor Medical Park’ta mücadele eden Nusret, lig'de otuz bir karşılaşmada 4.1 sayı ve 2.6 ribaund ortalamalarını yakaladı. Eurochallenge’da da on dört karşılaşmaya çıkıp 6.4 sayı ve 3.8 ribaund ortalamalarını yakaladı.\n20 Temmuz, 2015 tarihinde Banvit ile anlaştı.\n\n\nHélène Grimaud\nHélène Grimaud (d. 7 Kasım 1969, Aix-en-Provence), Fransız piyanist, yazar ve etholog.\nGrimaud, 7 Kasım 1969’da Aix-en-Provence’da doğmuştur. New York Times muhabiri John Rockwell’le röportajında anne tarafından kökeninin Corse’a yerleşen Yahudi Berberilere, baba tarafından kökenlerinin ise Cezayir Yahudileri’ne dayandığını açıklamıştır.. Bununla birlikte, Luc Antonini’ye ve onun araştırmalarına göre Grimaud’nun baba tarafının kökeni Provence bölgesinde yaşayan Tretlerdir.\nGrimaud, piyanoyla yedi yaşında Marie-Françoise Tarit’in ‘’müziğe başlangıç saatleri’’ ’inde tanışmış, Tarit’nin tavsiyesiyle Grimaud’nun ailesi onu, Aix-en-Provence Konservatuvarı’na hazırlaması için Jacqueline Courtin’e emanet etmiştir. 11 yaşında Pierre Barbizet’in öğrencisi olmuş ve onunla birlikte müzikal çalışmalarına Marseille Konservatuvarı’nda devam etmiştir. Barbizet sonrasında Grimaud’nun bir referansı, bir “ustası” olarak kalacaktır.\n13 yaşında Paris Konservatuvarı’na kabul edilmiş; kendisinden iki-üç yaş büyük olan Marie-Josèphe Jude, Claire Désert, Eric Le Sage gibi isimlerle Jacques Rouvier, György Sándor ve Leon Fleisher gibi hocalardan dersler almıştır. 14 yaşında Chopin’in ‘’İkinci Konçerto’’‘sunu çaldığı ilk konserini Aix-en-Provence’da vermiştir.\n15 yaşında \"Premier Prix Piano\" ödülünü kazanmıştır. Aynı yıl Rachmaninov’nun ‘’2. Sonat’’ ve \"Études-tableaux\" eserlerini kaydetmiş ve bu kayıtla Académie Charles-Cros ‘’Grand Prix du Disque’’ ödülünü kazanmıştır. Bunu takip eden iki yıl boyunca çalışmalarına ve konservatuvarın üçüncü dönemine devam etmiştir.\nGrimaud solist olarak katıldığı ilk konserini Tokyo’da, bu konserin devamında Paris ve Cleveland’da konserler vermiştir. Sonrasında ABD’de uzun bir turneye çıkmış sırasıyla Washington, Los Angeles, San Francisco, Seattle, Baltimore, New York (‘’Metropolitan Opera’’) ve Florida’da konserler vermiştir.\n1991’de, 21 yaşıdayken, Tallahassee, Florida’ya taşınmıştır. Burada karşılaştığı bir kurt, kurtlara duyacağı uzun soluklu tutkunun başlangıcı olmuştur. Kurtların davranış biçimleri ve yaşayış tarzları hakkında çalışmalarda bulunmuş, kurtların rehabilitasyonunun sağlanacağı ve içinde bilimsel çalışmaların yapılabileceği bir park ve buna bağlı bir vakıf kurmaya karar vermiştir. Bunun üzerine böyle bir merkezi açabilmesi için gereken etholoji diplomasını almıştır.\n1997 baharında, fotoğrafçı J.Henry Fair’le beraber Wolf Conservation Center adıyla bu merkezi South Salem, New York'ta kurmuştur. Para kazanma amacı gütmeyen bu merkezde soyu tükenmekte olan kurtların korunmasına ilişkin bilincin oluşturulmasında ve bilimsel araştırmalar üzerinde çalışılmaktadır. Grimaud kurtları doğal yaşam alanlarına kavuşturmayı hedefleyen ve bu konuda bilimsel çalışmalar yapan birçok bilimsel organizasyonla beraber çalışmaktadır. Aynı yıl, Grimaud Westchester, New York'a taşınmıştır.\n2006’da, ABD’yi terk etmiş ve Berlin’de, zaman zaman İsviçre’de yaşamaya başlamıştır.\nHayat arkadaşı Mat Hennek’le beraber, iki çocuk evlat edinmiştir. Grimaud iki duyu organın birbirine bağlantılı olarak çalıştığı nörolojik fenomen sinestezi’den muzdariptir. Kendi durumunda bu iki duyu işitme ve görme duyularıdır.\n2003'te, Arvo Pärt'ın \"Lamentate\" eserinin prömiyerini gerçekleştirmiştir.\n2004'te, \"Victoires de la musique classique\" tarafından \"Victoire d'honneur\"'la onurlandırılmıştır.\n2005'te, \"ECHO Preis\" tarafından \"Yılın enstrüman solisti\" seçilmiştir.\nGrimaud, Martha Argerich, Dmitri Bashkirov, Gidon Kremer, Shlomo Mintz, Gil Shaham, Paul Meyer, Mischa Maisky, Truls Mørk, Christine Schäfer, Lisa Batiashvili, Thomas Quasthoff, Sol Gabetta, Gautier Capuçon ve Renaud Capuçon gibi birçok ünlü müzisyenle oda müziği orkestralarında beraber çalışmıştır.\nAyrıca Hélène Grimaud; Radio-France Filarmoni Orkestrası, Berlin Filarmoni Orkestrası, Amsterdam Concertgebouw Orkestrası, Saint Petersburg Filarmoni Orkestrası, Paris Orkestrası, San Francisco Senfoni Orkestrası, Chicago Senfoni Orkestrası, Toronto Senfoni Orkestrası, Viyana Senfoni Orkestrası, Baltimore Senfoni Orkestrası, Bamberg Senfoni Orkestrası, Philadelphia Orkestrası, Cleveland Orkestrası, Lucerne Festivali Orkestrası, gibi orkestralarla; Claudio Abbado, Myung-Whun Chung, Vladimir Ashkenazy, Pierre Boulez, Riccardo Chailly, Charles Dutoit, Bernard Haitink, Christoph Eschenbach, Valery Gergiev, Michael Gielen, Paavo Järvi, Kurt Masur, Esa Pekka Salonen, Kurt Sanderling, Jukka-Pekka Saraste, Iouri Temirkanov, Michael Tilson Thomas, David Zinman gibi şeflerle çalışmıştır.\n\n\nDevlet Ä°stihbarat Servisi (Sri Lanka)\nDevlet İstihbarat Servisi (SIS) Sri Lanka hükûmetinin bir istihbarat kuruluşudur. Hem iç ve hem de dış istihbarat ile görevlendirilmiştir. Savunma Bakanlığı bünyesinde doğrudan oluşan kurum eskiden Ulusal İstihbarat Bürosu olarak biliniyordu.\n1984 yılına kadar, Sri Lanka Polisi ilk Özel Şubesi altında, ve daha sonra İstihbarat Hizmetleri Bölümü altında, iç istihbarat işlerinden sorumluydu. Temmuz 1983 ayaklanmaları sırasında İstihbarat Hizmetleri Bölümü algıladıkları başarısızlıkta ülkenin istihbarat ağını yeniden değerlendirmek için J.R. Jayawardene Hükümeti'nce oluşturuldu ve 1984 yılında Cumhurbaşkanı Ulusal İstihbarat Bürosu'nu kurdu. Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri ve Polis gücü yeni örgütlenmede birleşik istihbarat birimleri oldu. 2006 yılında Devlet İstihbarat Hizmetleri değiştirildi.\nTamil Kaplanları ajanları başarıyla yerine umutsuz durumda olan Sri Lankalı istihbarat servislerini koyarak, Sri Lankalı hükûmet ve Binbaşı Tuan Mutalif ve Albay Tuan Meedin Askeri İstihbarat Müdürlüğü de dahil olmak üzere birçok yüksek rütbeli askeri personelin suikastla sonuçlanan askeri örgütlerine sızmıştı. Savunma Bakanı Gotabhaya Rajapaksa meskûn denizaşırı anti-Tamil Kaplanları operasyonları da dahil olmak üzere önemli bir başarı elde edince SIS Dördüncü Ealam Savaşı'nda büyük bir rol oynadı ve birbirine bağlı bir aygıtı, umutsuz durumda olan istihbarat ajansları altında birleştirdi.\nOcak 2015 yılında SIS Direktörü Chandra Wakista, muhalif politikacıların telefon dinlemesi iddiaları üzerine, Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında istifa etti. Mart ayında Nilantha Jayawardena SIS Direktörü olarak atandı.\nKumaran Pathmanathan kısa adıyla KP, Tamil Kaplanları için silah tedarikine dahil oldu ve Malezya'da yakalanarak bu ajans tarafından Tayland üzerinden Sri Lanka'ya taşındı.\nSon zamanlarda bazı eski LTTE üyeleri, Güneydoğu Asya ülkelerinde yakalandı ve birlikte Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Sri Lanka Ordusu Askeri İstihbarat Kolordusu (Sri Lanka) ile Sri Lanka'ya taşındı.\n\n\nTřebíč\nTřebíč (), Çek Cumhuriyeti'nin Vysočina Bölgesi'nde bulunan bir şehirdir. Şehir Jihlava Nehri'nin kıyısında yer almaktadır. Yüzölçümü 57.6 km² olan şehrin nüfusu 1 Ocak 2015 tarihi itibarı ile 36,880'dir.\nTřebíč'te bulunan Yahudi Mahallesi ile Aziz Procopius Bazilikası UNESCO Dünya Miras Listesi'ne dahildir.\nTřebíč'in aşağıdaki şehirler ile kardeş şehir anlaşması bulunmaktadır.\n\n\nKolín\nKolín (), Çek Cumhuriyeti'nin Orta Bohemya Bölgesi'nde bulunan bir şehirdir. Şehir Elbe Nehri'nin kıyısında yer almaktadır. Yüzölçümü 34.97 km² olan şehrin nüfusu 1 Ocak 2015 tarihi itibarı ile 30,946'tır.\n\n\nMilli Güvenlik Bakanlığı (Türkmenistan)\nMillî Güvenlik Bakanlığı veya MNB (Türkmence: Türkmenistanyň Milli howpsuzlyk ministrilgi) Türkmenistan hükümetinin istihbarat kurumudur. Büyük ölçüde Sovyetler Birliği'nin çöküşünden sonra kalan KGB organlarının kalıntılarından oluşmakta ve işlevleri de büyük ölçüde aynı kalmıştır. KNB ve Ulusal Polis Gücü İçişleri Bakanlığı başkanlığındadır.\nMillî Güvenlik Komitesi 2002 yılına kadar KNB olarak biliniyordu.\nUluslararası Af Örgütü, MNB'nin dini inançları için bazı Türkmen gruplara hoşgörüsüz olduğunu ve sadece Rus Ortodoks Kilisesi ve Sünni Müslümanların üyelerine hoşgörülü olduğunu iddia etti. İnsan Hakları İzleme Örgütü KNB'nin defalarca hapis ve siyasi rakipleri taciz ettiğini iddia etti. Her iki örgüt de KNB'nin ajanları tarafından işkence kullanılmasından bahsetmektedir.\n\n\nVarnsdorf\nVarnsdorf (; Yukarı Sorbça: \"Warnoćicy\"), Çek Cumhuriyeti'nin Ústí nad Labem Bölgesi'nde bulunan bir şehirdir. Yüzölçümü 26.21 km² olan şehrin nüfusu 1 Ocak 2015 tarihi itibarı ile 15,674'tür.\n\n\n2015 yılı Türkçe Top 20 bir numara parçaların listesi\n2015 yılı Türkçe Top 20 bir numara parçaların listesi, 2015 yılında Türkiye'de Nielsen Music Control'a göre en çok dinlenen şarkılar listesinde bir numara olmuş şarkıların listesidir. Şarkılar her hafta perşembe günü resmî Nielsen Music Control Twitter ve Facebook hesaplarından açıklanmaktadır.\n\n\nMartine Clemenceau\nMartine Clemenceau, 1973 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı \"Sans toi\" adlı şarkıyla temsil etmiş, yarışmada 15. olmuştur.\n\n\nOtoyol 22\nOtoyol 22 (O22), Bursa Çevre Otoyolunun doğu kısmıdır ve planlanan Sivrihisar-Bursa Otoyolunun bir parçasıdır.\nBu otoyolun uzunluğu 204 kilometredir. Proje bedeli yaklaşık 5,7 milyar TL olarak hesaplanmıştır (Aralık 2015). Sivrihisar-Bursa Otoyolu, yine plan halinde olan Ankara-İzmir Otoyolu ile Bursa'yı birbirine bağlayacak. Böylece Bursa'dan Ankara'ya kesintisiz otoyol oluşmuş olacak. Otoyolun, YİD yöntemi ile gerçekleştirilmesi öngörülmüştür. Viyadüklerin toplam uzunluğu 13620 m olacak. Ayrıca 670 m ve 3560 m uzunluğunda iki tünelin inşa edilmesi planlanmaktadır.\n\n\nKavalye (ÅŸehir)\nKavalye (), Arnavutluk'un Tiran ilinde bulunan bir şehirdir. Yüzölçümü 198.81 km² olan şehrin nüfusu 2011 tahminlerine göre 40,094'tür.\nKavalye'de Osmanlı döneminden kalan tarihî Kubbeli Camii bulunmaktadır.\n\n\nBetty Mars\nBetty Mars (16 Mayıs 1944 - 20 Şubat 1989) Fransız şarkıcıydı. 1972 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil etmişti.\nBetty Mars, 1972 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı \"Comé-comédie\" adlı şarkıyla temsil etmiş, yarışmad 11. olmuştur.\nBetty, borçlarını ödeyemediği gerekçesiyle 20 Şubat 1989 tarihinde bulunduğu kattan kendini atarak intihar etmiş ve ölmüştür.\n\n\nPullach im Isartal\nPullach im Isartal, Almanya'nın Bavyera eyaletine bağlı Münih ilçesinde bulunan bir belediyedir. Yüzölçümü 7.41 km² olan belediyenin nüfusu 31 Aralık 2013 tarihi itibarı ile 8,898'dir.\n\n\nLa source\n\"La source\", (Türkçe:\"Yaz\") 1968 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil eden Isabelle Aubret tarafından seslendirilen Fransızca şarkıdır. Fransa, yarışma sonunda 20 puanla üçüncü olmuştur.\n\n\nJodhpur\nJodhpur (), Hindistan'ın Rajasthan eyaletinde bulunan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 2011 yılı itibarı ile 1,300,000 olup Rajasthan eyaletinin en büyük ikinci şehridir.\n\n\nAfganistan Krallığı\nAfganistan Krallığı (Peştuca: د افغانستان واکمنان‎; , Pādešāhī-ye Afġānistān), 1926'da Afganistan Emirliği yerine kurulmuş anayasal monarşidir. İlk kralı Emanullah Han, son kralı Muhammed Zahir Şah'tır.\n\n\nIl doit faire beau là-bas\n\"Il doit faire beau là-bas\", (Türkçe:\"Hava orada iyi olmalı\") 1967 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil eden Noëlle Cordier tarafından seslendirilen Fransızca şarkıdır. Fransa, yarışma sonunda 20 puanla üçüncü olmuştur.\n\n\nSanto André, São Paulo\nSanto André, Brezilya'nın São Paulo eyaletinde bulunan bir şehirdir. Yüzölçümü 175.8 km² olan şehrin nüfusu 2015 yılı itibarı ile 710,210'dur.\nSanto André, aşağıdaki şehirler ile kardeş şehir anlaşması bulunmaktadır.\n\n\nÄ°mhotep (karakter)\nImhotep kurgusal bir karakter ve 1932 yapımı Mumya ve onun 1999 tarihli  yeniden çevrimi Mumya ve devamı Mumya'nın Dönüşü'da ana kötü karakter. İsmini Firavun Zoser zamanında M.Ö. 27. yüzyılda yaşamış olan bir hekim ve mimar olan İmhotep'ten almıştır.\n\n\nGuido Zappa\nGuido Zappa (7 Aralık 1915 – 17 Mart 2015), Grup teorisi çalışmasıyla ünlü İtalyan matematikçi.\nKariyeri 1949-2012 yılları arasını kapsar. 17 Mart 2015'te 99 yaşında Floransa'da ölmüştür.\n\n\nGheorghe Brega\nGheorghe Brega (d. 25 Eylül 1951), 30 Ekim 2015 - 20 Ocak 2016 tarihleri arası Moldova'nın geçici Başbakanı olmuş Moldovalı siyasetçi. 2009'dan 2015 yılına kadar Moldova Parlamentosu üyesiydi.\nDrepcăuţi doğumlu olan Brega, 1974 yılında Kişinev Nicolae Testemitanu Tıp ve Eczacılık Devlet Üniversitesi'nden mezun oldu. 2009'dan itibaren 31 Temmuz 2015 tarihine kadar Moldova Parlamentosu üyesiydi.\n30 Ekim 2015 tarihinde Valeriu Streleţ'in yerine yeni başbakan seçilene kadar Meclis tarafından başbakan vekili olarak seçildi. Herhangi bir sıfatla başbakan olarak görev yapan Liberal Parti'nin ilk üyesidir.\n\n\nMısır İslam Cihadı\nMısır İslam Cihadı, Mısır İslami Cihat () veya el-Cihad, Mısır'da faaliyet gösteren yasa dışı silahlı cihatçı ve Selefi örgüt. Müslüman Kardeşler üyesi olan Muhammed Abdülselam Ferec tarafından, örgütün 1970'lerin sonunda silahlı mücadeleyi bırakması üzerine 1979'da Kahire'de kurulmuştur. El-Kaide ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle Birleşmiş Milletler tarafından dünya çapında ambargo uygulanmaktadır.\n\n\nBobby Charlton'ın attığı millî takım golleri listesi\nSir Robert \"Bobby\" Charlton, 1958 ve 1970 yılları arasında İngiltere formasıyla 106 maça çıkan eski futbolcudur. O ülkesi adına attığı 49 golle İngiltere'de tüm zamanların millî takım forması altında en çok gol atan ikinci oyuncusu konumundadır.. O genellikle tüm zamanların en iyi orta saha oyuncularından biri olarak kabul edilir, ve 1966 yılında Avrupa'da yılın futbol oyuncusu olarak Ballon d'Or ödülünü kazandı.\n\n\nKiryū\nKiryū ( \"Kiryū-shi\"), Japonya'nın Gunma prefektörlüğünde bulunan bir şehirdir. Yüzölçümü 274.45 km² olan şehrin nüfusu Şubat 2015 tarihi itibarı ile 114,924'tür.\n\n\nGeç Antik Çağ\nGeç Antik Çağ, Antik dönemden erken orta çağa geçişi tanımlayan modern bir terimdir. Geç Antik Çağ tabiri kendisini literatürde ilk kez Max Weber ile bulmuş olsa da, tabir ilk kez 1853 yılında kültür tarihçisi Jacob Burckhardt tarafından kullanılmıştır.\nGeç antik çağın ne zaman başladığı ve ne zaman bittiği yönünde tartışmalar sürmektedir. Çoğunlukla çağın başlangıcı MS 284 Kayser Diocletianus'un tahta geçişi olarak kabul edilmektedir. Batıda bu çağın Batı Roma'nın yıkıldığı tarihe ya da MS 568 yılında Lombardların İtalya'yı işgaline kadar devam ettiği ileri sürülür. Ancak doğuda bu tarih MS. 565 imparator I. Justinianus'un ölümüne ve hatta 7. yüzyıl İslam'ın yayılışına değin uzanır.\n\n\nMarion Kracht\nMarion Kracht (d.5 Aralık 1962; Münih ), Alman oyuncu. Berlin'de yaşamaktadır.\n\n\n2013 Mnet Asya Müzik Ödülleri\n2013 Mnet Asya Müzik Ödülleri Hong Kong AsiaWorld-Arena'da, 22 Kasım 2013 tarihinde gerçekleşti. Tören Güney Kore dışında gerçekleşen üst üste dördüncü Mnet Asya Müzik Ödülleri oldu.\nKazananlar ilk listelenir ve koyu renkle vurgulanır.\nAşağıda birden fazla ödül kazanan sanatçılar verilmiştir:\nAşağıda birden fazla adaylık alan sanatçı(lar) verilmiştir:\nGörünüm sırasına göre listelenmiş aşağıdaki bireyler ve gruplar, ödül veya müzikal sunmuştur.\n\n\n2012 Mnet Asya Müzik Ödülleri\n2012 Mnet Asya Müzik Ödülleri Hong Kong, Hong Kong Kongre ve Sergi Merkezi'nde, 30 Kasım 2012 tarihinde gerçekleşti. Tören Güney Kore dışında gerçekleşen üst üste üçüncü Mnet Asya Müzik Ödülleri oldu. Böyle Agence France-Presse, ITN gibi uluslararası haber ajansları tarafından rapor edildi ve aynı zamanda dünya çapında 85 ülkede yayınlandı.\nKazananlar ilk olarak listelenir ve koyu renkle vurgulanır.\nAşağıda birden fazla ödül kazanan sanatçılar verilmiştir:\nAşağıda birden fazla adaylık kazanan sanatçılar verilmiştir :\nGörünüm sırasına göre listelenmiş aşağıdaki bireyler ve gruplar, ödül takdim veya müzikal performans seslendirdi.\n\n\nAfganistan Ä°slam Devleti\nAfganistan İslam Devleti (Farsçaː دولت اسلامی افغانستان‎‎, Dowlat-e Eslami-ye Afghanestan), 1992 yılından Ekim 2001'e kadar var olmuş bir devlettir. Ekim 2001'de Kâbil'in düşmesiyle yıkılmıştır.\n\n\nGudrun Genest\nGudrun Genest (d.13 Ağustos 1914; Braunschweig ; ö. 6 Şubat 2013; Berlin), Alman oyuncu.\n\n\nAyhan Bozfırat\nAyhan Bozfırat (Köksal), (d. 1932, İstanbul - ö. 30 Aralık 1981, İstanbul), Türk hukukçu, yazar.\nÖykü ve çocuk kitapları yazarıdır.\n1932 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki eğitiminin ardından aynı üniversitede asistan olarak görev yaptıktan sonra görevinden ayrılıp Fransa’ya gitti. Bir süre Fransa’da yaşadıktan sonra Türkiye’ye döndü ve serbest avukatlık yaptı.\nİlk yazıları Yeni Gazete, Yeni Dergi, Yansıma gibi dergi ve gazetelerde yayınlanan Bozfırat, \"İstasyon\" (1970), \"Fırıldak\" (1972), \"Sokak Lambaları\" (1980) adlı öykü kitaplarını yayımladı. Öykülerinde çoğunlukla yoksul ya da orta halli insanları; gündelik hayattaki küçük mutsuzlukları anlattı. Tek romanı \"Dört Yol Ağzındaki Ev\" 1976’da yayımlandı.\n\"Osman\" (1972), \"Akraba Hasan\" (1972) ve \"Hayri Usta\" (1975) isimleriyle yayımlanan birbirinin devamı niteliğinde olan üç çocuk kitabı da bulunur.\n30 Aralık 1981 tarihinde İstanbul'daki evinde hayatını kaybetmiştir.\nBozfırat’ın Osman isimli kitabı Günışığı Kitaplığı tarafından \"Sokakta Tek Başına\" (2008) adıyla yeniden yayımlanmıştır.\n\n\nKütahyalı Şeyh Haydar Efendi\nHaydar Efendi (d. 1814, Kütahya; ö. 1880, Kütahya), Rufâi Tarikatı şeyhi.\nEskişehir eşrafından Hüsamettin Çelebi'nin torunu ve Sipahi Mustafa Ağa'nın oğlu olup 1814'te Kütahya'da doğdu ve orada tahsil gördü. 1834'te sipahizâde olması dolayısıyla yüzbaşı rütbesiyle orduya alındı. 1839'da zabitlikten istifa ederek memleketine geldi. Hâli vakti müsait olduğundan \"Damsarsan\" diye meşhur olan Rufâi Şeyhi Hasan Efendi'ye bağlanarak hilafet aldı ve 1842 senesinde ilk Rufâi şeyhi olan Hasan Efendi'ye halef oldu.\n1858'den 1861'e kadar Kütahya Kaymakamı Mehmed Nebil Paşa Hükümet Konağı yanındaki Gazi Ali Baba Türbesi'ni genişletme amacıyla tekke haline getirdiğinden Haydar Efendi 1880 senesine kadar orada şeyhlik etti ve aynın sene içerisinde vefat etti.\nHaydar Efendi'nin tarikatıyla ilgili bir risalesi ve \"Seyfü’s- sofiyyin\" isminde basılı eserleri vardır. Haydar Efendi'ye oğlu Fevzi Efendi halef olmuştur.\n\n\nRosamunde Pilcher\nRosamunde Pilcher, (d.22 Eylül 1924; Cornwall ö. 6 Şubat 2019), İngiliz kadın romancı.\n\"Rosamunde Pilcher\" kendi adıyla yazdığı aşk romanları sayesinde 1988'den itibaren eserleri birçok dile çevrilmiş ve film olarak yayınlanmaktadır.\nPilcher yazarlığa 1949'da, \"Half-way to the Moon\" adlı eserler başlamış, 1955'te Jane Fraser takma adını kullanarak \"A Secret to Tell\" adlı aşk romanıyla başladığı yazarlık serüveninde günümüzün en çok bilinen yazarlarından birisi olmuştur.\nİngiliz kadın roman yazarı Rosamunde Pilcher 6 Şubat 2019'da Longforgan, İskoçya]]da 94 yaşında ölmüştür.\n\n\nŞehir Avcısı\nCity Hunter 2011 yapımı bir Güney Kore dizisidir.Ayrıca dizi kendisiyle aynı adı paylaşan ünlü bir Japon mangasıdır.\nKim Hana, eski bir judocu olup Kore Başkanlık Ofisi'nde koruma olarak çalışmaktadır ve kendini Ulusal İletişim Takımı'nın çalışanı Lee Yoon Sung ve Kim Yoong Su adında bir savcı ile aşk üçgeninin ortasında bulur.\nCity Hunter (2011)\n\n\nChez nous\n\"Chez nous\" (Türkçe: \"Nerede Yaşıyoruz\"), 1966 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil eden Dominique Walter tarafından seslendirilen Fransızca şarkıdır. Fransa, yarışma sonunda 1 puanla on altıncı olmuştur.\n\n\nMetaterpna thyatiraria\nMetaterpna thyatiraria Geometridae familyasından bir güve türü. Çin (Kansu, Yunnan, Sichuan, Shaanxi) yaşamını sürdürmektedir.\n\n\nN'avoue jamais\n\"N'avoue jamais\", (Türkçe: \"Asla itiraf\") 1965 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil eden Guy Mardel tarafından seslendirilen Fransızca şarkıdır. Fransa, yarışma sonunda 22 puanla üçüncü olmuştur.\n\n\nNoëlle Cordier\nNoëlle Cordier, 1967 yılında \"Il doit faire beau là-bas\" adlı şarkıyla Fransa'yı temsil etmiş, yarışmada 3. olmuştur.\n\n\nDominique Walter\nDominique Walter (d. 22 Mayıs 1942 Paris) Fransız şarkıcı. 1972 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil etmişti.\nDominique Walter, 1966 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı \"Chez nous\" adlı şarkıyla temsil etmiş, yarışmada 1 puanla on altıncı olmuştur.\n\n\nTahir Elçi\nTahir Elçi (1966, Cizre - 28 Kasım 2015, Sur), Kürt asıllı Türk hukukçu, aktivist. Elçi, 28 Kasım 2015 tarihinde Diyarbakır'ın Sur ilçesinde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybettiğinde Diyarbakır Baro Başkanlığı görevini sürdürmekteydi.\n1966 yılında Şırnak'ın Cizre ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Cizre'de tamamladı. Elçi, 1991 yılında Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu.\n1992 yılından itibaren Diyarbakır'da serbest avukatlık yapan Elçi, 1998-2006 arasında Diyarbakır Barosu’nda yönetici olarak görev yapmıştır. Bu süre zarfında Almanya’da bulunan Avrupa Hukuku Akademisi'nde uluslararası ceza hukuku ve ceza yargılaması eğitimi görmüş, birçok ulusal ve uluslararası konferansa konuşmacı olarak katılmıştır. Ayrıca 1998 yılından bu yana staj eğitimi ve meslek içi eğitimlerde ceza ve insan hakları hukuku alanında seminerler vermiştir.\nKasım 2012'de Diyarbakır Barosu Başkanı seçilen Elçi, 2014 yılı olağan genel kurulunda yeniden Baro Başkanlığına seçildi. Aynı zamanda İnsan Hakları Derneği üyesi olan Tahir Elçi, ayrıca Türkiye Barolar Birliği (TBB) İnsan Hakları Merkezi Bilim Danışma Kurulu ile Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Kurucular Kurulu üyeliği görevlerini de yürütmekteydi.\nElçi, 14 Ekim 2015 tarihinde CNN Türk kanalında Ahmet Hakan'ın hazırlayıp sunduğu \"Tarafsız Bölge\" programında \"PKK, terör örgütü değildir. Silahlı, siyasal bir harekettir.\" demesi nedeniyle 20 Kasım günü Diyarbakır'da gözaltına alınarak İstanbul'a getirilmiştir. Elçi, savcılığın tutuklanması talebiyle mahkemeye sevk etmesine karşın Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır. Ayrıca Elçi hakkında, “terör örgütü propagandası” iddiasıyla 7,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlanmış ve yurtdışına çıkış yasağı konulmuştu. Bu açıklamanın ardından CNN Türk kanalına 700 bin lira para cezası kesildi.\nEvli ve iki çocuk babası olan Elçi, eski Bayındırlık Bakanlarından Şerafettin Elçi'nin de akrabasıdır.\nTahir Elçi, 28 Kasım 2015'te Diyarbakır'ın Sur ilçesinde yaptığı basın açıklaması sonrasında, açıklamanın yapıldığı sokakta açılan ateş sonucu başına isabet eden bir kurşun sebebiyle yaşamını yitirmiştir. Ölümü dünya basınında geniş yer bulan Elçi'nin yaşamını yitirmesinden sonra birçok şehirde protesto gösterileri olmuş, bu gösterilerde zaman zaman polis ile göstericiler arasında çatışmalar yaşanmıştır.\nTürkan Elçi ile evli olan Tahir Elçi, Nazenin ve Arin adlı iki çocuk sahibiydi.\n\n\nGuy Mardel\nGuy Mardel (d.Mardochée Elkoubi 30 Haziran 1944 Vahran, Fransız Cezayiri) Fransız şarkıcı. 1965 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil etmişti.\nGuy Mardel, 1965 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı \"Chez nous\" adlı şarkıyla temsil etmiş, yarışmada 1 puanla on altıncı olmuştur.-\n\n\nHemÅŸirelik yemini\nHemşirelik yemini ya da Nightingale yemini, hemşirelerin mesleklerini etik kurallar çerçevesinde onurla uygulayacaklarına dair ettikleri ve ilk olarak 1893 yılında Lystra Gretter tarafından oluşturulan, o tarihten bu yana hemşirelerin mezuniyet törenlerinde okudukları yemindir. Yemin yıllar içerisinde birkaç değişikliğe uğramış ve şu anki halini almıştır.\n\n\nArnavutluk Demiryolları\nArnavutluk Demiryolları (, HSH), Arnavutluk'un demiryolu ulaşımını işleten kurumdur. Hattın ana garı Dıraç'ta bulunmaktadır.\nArnavutluk Demiryolları'nın hatları doğuda Pogradec, güneyde Avlonya ve kuzeyde İşkodra'ya doğru uzanmaktadır. Arnavutluk'un, Makedonya ve Yunanistan arasında hiçbir demiryolu bağlantısı bulunmayıp yalnızca Karadağ arasında 1980'lerde inşa edilen nakliye amaçlı bir bağlantı bulunmaktadır.\nArnavutluk Demiryolları'nın hatları tamamen elektriksiz olup trenler Çekoslovak yapımı T-669 lokomotifleri tarafından çekilmektedir.\n\n\nJoy (film)\nJoy, 2015 yılında vizyona giren, David O. Russell'ın yazıp yönettiği Amerikan biyografik komedi-drama filmidir. Film \"Miracle Mop\"un mucidi ve Ingenious Designs'in kurucusu olan Joy Mangano'nun tek başına üç çocuğuyla birlikte verdiği mücadeleyi anlatıyor. Mangano'yu Jennifer Lawrence oynarken filmde Robert De Niro ve Bradley Cooper da yer alıyor. Film ABD'de 25 Aralık 2015'te gösterime girdi.\nFilm Joy Mangano'nun tek başına üç çocuğuyla beraber yaşarken Miracle Mop'u icat ettikten sonra kendi işinin patronu olmasını konu ediniyor.\nOcak 2014'te David O. Russell'ın yeniden yazıp yöneteceği yeni projesinin Long Island'da tek başına üç çocuğuyla yaşayan Amerikalı mucit ve girişimci Joy Mangano'nun hayatını anlatan bir drama filmi olacağı açıklandı. Russell Jennifer Lawrence'i filmde baş rolü oynaması için ayarladı. Ken Mok'un yanında Davis Entertainment'ten John Davis ve John Fox yapımcı olurken, 20th Century Fox dağıtım haklarını edindi. Kasım 2014 başlarında Russell \"Ne Jennifer ne de benim için bir şeyler yapmak için büyük bir fırsat değil.\" dedi. Ayrıca Robert De Niro'nun oyuncular arasında olacağını ve Bradley Cooper'ın filmde yer alması için bir rol oluşturulacağını açıkladı. 11 Kasımda De Niro son konuşmasında filmin aynı takımla oynanacağını ve Joy'un babasını oynayacağını açıkladı. De Niro daha önce Russell, Cooper ve Lawrence'li kadroyla beraber 2012'de \"Umut Işığım\" filminde oynamış ve 2013'te \"Düzenbaz\" filminde küçük bir rolü hayata geçirmişti. Russell senaryoyu\" Nedimeler\" filmiyle Akademi adaylığı elde eden Annie Mumolo ile yazdıkları hikâyeden sonra yeniden yazdı. 2014 Aralık başlarında Cooper'ın rolü resmi olarak açıklandı. Ayrıca Russell'ın Dövüşçü filminde oynayan ve bu filmle Akademi ödülü kazanan Melissa Leo'nunda filmde oynayacağı söylentiler arasındaydı. 8 Aralık'ta Édgar Ramírez, Joy'un Pace Üniversitesi'nden eski sınıf arkadaşı ve şimdiki eski kocası Tony Miranne olarak oyuncular arasında yerini aldı. Bu film ayrıca David O. Russell'ın son 11 yıl içinde çektiği 4 filmden sonra kendi filminin yapımcılığını yaptığı ilk film ve \"Dövüşçü\" filminden sonraki ikinci biyografi filmidir.\nBu film ayrıca Cooper'ın ve Lawrence ve De Niro ile birlikte oynadığı dördüncü film oluyor. Lawrenceile bu filmle beraber Russell'ın \"Umut Işığım\" ve \"Düzenbaz\" filmlerinde de beraber oynayan oyuncular Susanne Bier'ın yönettiği \"Serena\" filminde de baş rolleri paylaşmışlardı. De Niro'yla ise daha önce aynı şekilde Umut Işığım ve Düzenbaz filmlerinde oynamış, ondan önce ise \"Limit Yok\" filminde beraber oynamışlardı. Böylelikle de bu film üç ismin beraber oynadıkları üçüncü film oluyor.\nJoy Mangano'yu oynayan Lawrence, Mangano 1990'da Miracle Pop'u geliştirdiğinde doğmuştu.\nÇekimler Şubat 2015'te, De Niro'nun oynadığı \"Dirty Grandpa \"filminin çekimlerinin tamamlanmasından sonra başladı. Çekimler özgün haliyle 9 Şubat 2015'te Boston,  Massachusetts'de başlarken burası Russell'ın üçüncü kez çekim yaptığı yer oldu. Kentteki kar yağışı nedeniyle çekimler 19 Şubata ertelendi. Fakat ana çekimler 16 Şubat 2015'te Boston'da başladı. 19 Şubatta Lawrence filmde kızı olan küçük bir kızla sahne çekimindeydi. 20 Şubatta Lawrence ve Ramirez çekimler için setteydi. Wilmington, Massachusetts'deki bu çekimler 26 Şubat 2015'e kadar sürdü. 27 Şubatta Lawrence Facebook üzerinden filmin setinde Russell ile tartıştıkları söylentilerini yalanladı. \"David O. Russell benim en yakın arkadaşlarımdan biri ve biz inanılmaz bir işbirliği ve çalışma ilişkisine sahibiz. Bu adama tapıyorum ve o böyle sıkıştırılmış saçmalıkları hak etmiyor. Bu film muhteşem olacak ve ben bunu yaparken patlama yaşıyorum!\". Wilmington'daki çekimlerin ardından set North Reading'e taşındı ve buradaki çekimler 2-4 Mart arası sürdü. 11 ve 12 Martta tekrar aynı yerde çekim yapıldı. 17 Martta Winchester, Massachusetts'de 23 Martta gene North Reading'de çekim yapıldı. 4-7 Nisan arası Lawrence ve De Niro'nun çekimleri yapıldı. 14 Nisan'da ise şehir merkezinde Washington Street'te Haverhill'de çekim yapıldı.\nFilm ABD'de 25 Aralık 2015'te, Türkiye'de ise 1 Ocak 2016'da gösterime girdi.\n\"Joy\" eleştirmen incelemelerinden çok iyi bir sonuç çıkaramadı ve başarısı orta seviyede kaldı. Metacritic'de eleştirmenler tarafından yapılan henüz 48 yorumdan 21'i olumlu, 25'i ortalama ve 2 tanesi olumsuz yönde oldu ve film 56 puanda kaldı. Rotten Tomatoes'ta ise 225 yorumun %60'ı olumlu oldu ve 10 üzerinden 6.3 puan alabildi. Sitenin eleştirmenlerin ortak kanısı bölümüne \"\"Joy yönetmen David O. Russell'ın etkileyici gerçeklere dayalı hikayedeki belirsiz yaklaşımına rağmen Jennifer Lawrence tarafından güçlü bir oyunculukla sabitlenmiş.\"\" yazıldı.\nFilm 73. Altın Küre Ödülleri'nde Müzikal veya Komedi Dalında En İyi Film adaylığı ve Jennifer Lawrence oyunculuğuyla Müzikal veya Komedi Dalında En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandı ve 88. Akademi Ödülleri'nde En İyi Kadın Oyuncu adaylığı elde etti.\n\n\nMarcus Octavius\nMarcus Octavius (Latince: ), MÖ 2. yüzyılda yaşamış Romalı tribün. Tiberius Gracchus'un rakiplerinden biri olan Octavius, MÖ 165'te konsüllük yapan Gnaeus Octavius'un oğlu, MÖ 128'de konsüllük yapan Gnaeus Octavius'un kardeşi, MÖ 87'de konsüllük yapan Gnaeus Octavius'un amcasıdır. Hatiplik yeteneğiyle tanınmıştır.\n\n\nKüçük Cicero\nMarcus Tullius Cicero Minor ya da Küçük Cicero, MÖ 1. yüzyılda yaşamış Roma konsülü. MÖ 65'te doğmuştur. Romalı senatör ve hatip Marcus Tullius Cicero ile Terentia'nın oğludur. Küçük Cicero MÖ 79 - MÖ 45 yılları arasında yaşamış Tullia Ciceronis'in de kardeşidir. MÖ 49'da çıkan iç savaşta Pompey'in yanında yer almış; yitirilen Farsalus Muharebesi'nin ardından Jül Sezar tarafından bağışlanmıştır.\n\n\nAmtrak\nAmtrak veya resmî adıyla National Railroad Passenger Corporation (\"Ulusal Demiryolu Yolcu Şirketi\"), kısmen hükûmet tarafından finanse edilen ABD'nin yolcu Demiryolu hizmetlerini işleten kurumdur.\nAmtrak, 1 Mayıs 1971 tarihinde federal hükûmet tarafından kurulmuştur. Sistem 34.000 km uzunluğundaki demiryolu hatlarından oluşmaktadır ve 46 farklı eyalette (Güney Dakota ve Wyoming ile ülkeyle ortak sınır bulunmayan Hawaii ve Alaska hariç tümü) yaklaşık 500'den fazla yeri birbirine bağlamaktadır.\n\n\nWilliam Lassell\nWilliam Lassell (18 Haziran 1799 - 5 Ekim 1880), Ä°ngiliz astronom.\nWilliam Lassell 18 Haziran 1799 tarihinde Bolton kasabasında dünyaya geldi. 1820'li yıllarda astronomiyle ilgilenmeye başladı.\n1846'da Neptün'ün Triton, 1848'de Satürn'ün Hyperion, 1851'de ise Uranüs'ün Umbriel ve Ariel uydularını keşfetti.\n\n\nNicolas-Claude Fabri de Peiresc\nNicolas-Claude Fabri de Peiresc, (1 Aralık 1580 - 24 Haziran 1637), Fransız astronom. Jüpiter'in uydularını keşfetmiştir.\n\n\nJoivan Wade\nJoivan Wade, İngiliz oyuncu. İlk kez BBC komedi dizisi \"Big School\"da görünmüştür. Sonra E4'te yayınlanan genç drama \"Youngers\" dizisinde oynamıştır. \"Doctor Who\" dizisinin 8. sezonundaki \"Flatline\" bölümünde dünyanın kurtulmasına yardım eden genç grafiti sanatçısı Rigsy'yi oynamıştır. 10 Haziran 2015 tarihinde yine Rigsy rolüyle \"Doctor Who\" 9. sezon bölümü \"Face the Raven\"da geri döneceği açıklanmıştır.\n\n\nDoctor Who Extra\nDoctor Who Extra, uzun süredir devam eden İngiliz bilimkurgu dizisi \"Doctor Who\" için BBC tarafından oluşturulan belgesel serisi.\nİlk sezon ve \"Last Christmas\" bölümü Cumartesi günleri BBC iPlayer'dan, televizyonda haftada bir yayınlanan \"Doctor Who\" bölümünden hemen sonra BBC One kanalından ve BBC Red Button servisinden ve BBC YouTube kanalından yayınlanmıştır. Ayrıca Avustralya'da Cumartesi günleri ABC2 kanalında gösterilmiştir.\nİkinci sezon klipler şeklinde BBC One kanalında haftalık yayınlanan televizyon bölümlerinden sonra ve BBC YouTube kanalında yayınlanmıştır. 9. sezon bölümleriyle beraber DVD sürümünde yayınlanacaktır.\n\"Doctor Who\": 8. sezon (2014)\n\"Doctor Who\": 9. sezon (2015)\n\n\nDunkleosteus\nDunkleosteus tarih öncesinde yaşamış olan bir köpekbalığıdır. Çoğu kişi bugünkü büyük beyaz köpekbalığının tarih öncesi devasa akrabası olan Megalodonun neslinin tükenmesinin sebebi olarak Dunkleosteus'u göstermektedir. Dunkleosteus'un boyu 10 metreye (33 ft) kadar, ağırlığı ise 4 tona kadar ulaşabilir. Dilleri bukalemunların diline benzer ve avlarını dillerini kullanarak yakalarlar.\n\"D. terrelli\" \n\"D. ? belgicus\" \n\"D. denisoni\" \n\"D. marsaisi\" \n\"D. magnificus\" \n\"D. missouriensis\" \n\"D. newberryi\" \n\"D. amblyodoratus\" \n\"D. raveri\" \n\n\nBeata SzydÅ‚o\nBeata Maria Szydło (15 Nisan 1963, Oświęcim), Polonyalı siyasetçi. Szydło, Avrupa ülkesi Polonya'da 2015 ile 2017 yılları arasında başbakanlık makamında bulunmuştur.\nJagiellon Üniversitesi'nde etnografi eğitimi almış, müzecilik alanında diploma sahibi olmuş ve ayrıca aynı üniversitede doktorasını yapmıştır. Viyana Yüksek Ticari Bilimler Okulu'nda kültürel yönetim diploması vardır ve Kraków Ekonomi Üniversitesi'ni de bitirmiştir. 1998'de siyasete başlamış, 2005 seçimlerinde Hukuk ve Adalet adlı parti listesinden milletvekili seçilmiştir. 2010'da partinin başkan yardımcısı, 2014 yılında ise genel saymanı olmuştur. 2015 seçimlerinin ardından 16 Kasım 2015 tarihinde Polonya başbakanı olmuştur.\nSzydło 7 Aralık 2017 tarihinde başbakanlık görevinden istifasını sunarak görevden ayrılacağını açıklamıştır. İktidarda bulunan Hukuk ve Adalet partisi tarafından yapılan açıklamada bu göreve Maliye Bakanı Mateusz Morawiecki'nin getirileceği açıklanmıştır. 11 Aralk 2017 tarihinde Morawiecki yemin ederek görevi Szydło'dan devralmıştır.\nSzydło, Edward Szydło ile evlidir. Çiftin iki oğlu vardır.\n\n\nMüncheberg\nMüncheberg, Almanya'nın Brandenburg bölgesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 29 Kasım 2009 tarihinde 6,722'dir.\n\n\nSaleen\nSaleen Automotive, Amerikalı özel yüksek performanslı spor otomobiller ve yüksek performanslı otomotiv parçaları üreten bir şirkettir. Şirketin merkezi Corona'da yer almaktadır.\nSaleen'in modelleri genellikle başka markaların modellerine dayalı olup S7 modeli şirketin kendi tasarımı olan ilk modeldir. Şirket günümüzde S302 (Ford Mustang temelli), S620 (Chevrolet Camaro temelli), S570 (Dodge Challenger temelli) ve GTX (Tesla Model S temelli) modellerini üretmektedir.\n\n\nPoint Bornova\nPoint Bornova, İzmir'in Bornova ilçesinde bulunan bir gökdelen. Kavuklar Gayrimenkul Geliştirme tarafından $350 milyon maliyetle inşa edilen 50 katlı ve yüksekliğindeki binada bir alışveriş merkezi ve 629 konut yer almaktadır. Avrupa'nın üstü açılır kapanır ilk alışveriş merkezi olan Point Bornova AVM, 27 Kasım 2015'te açıldı. Konutların ise 2016'da tamamlanacağı duyuruldu.\n\n\nGoogle Now\nGoogle Now, Google tarafından geliştirilen akıllı kişisel asistandır.\n\n\nVışhorod\nVışhorod (; ), Ukrayna'nın Kiev Oblastı'nda bulunan ve Vışhorod rayonunun merkezi olan şehirdir. Yüzölçümü 8.7 km² olan şehrin nüfusu 2011 yılı itibarı ile 27,251'dir.\n\n\nDunayivtsi\nDunayivtsi (; ; ), Ukrayna'nın Hmelnitski Oblastı'nda bulunan ve Dunayivtsi rayonunun merkezi olan şehirdir. Yüzölçümü 1.91 km² olan şehrin nüfusu 2012 yılı itibarı ile 16,223'tür.\n\n\nTavalı İbrahim Paşa\nTavalı İbrahim Paşa (d. 1836, Kütahya; ö. Aralık 1903, Kütahya)\nKütahya'nın Gireği nahiyesine bağlı Tava Köyü'nde 1836'da doğdu. Babası Ali Çavuş'tur.\n1855'te askere gitti. Karadağ, Sırp, Girit ve Rus muharebelerinde savaştı. 1855'te Yunanlar'a karşı Seyitgazi öncül taburu kumandanı iken Alasonya Muharebesi'nde sağ göğsünden yaralandı. Yarasının tehlikeli olmasından dolayı tedavi için Almanya'ya gönderilip bir buçuk sene kadar orada kaldı. İbrahim Paşa'nın tedavisi Almanya'da da mümkün olmamış, vefatına kadar yarası iyileşememiştir. Aralık 1903'te mirliva rütbesinde iken vefat etmiştir.\nOsman Nuri adına bir oğlu olmuştur.\n\n\n2014-15 FA Cup\n2014-15 FA Cup, Football Association Challenge Kupası'nın 134. sezonudur. 736 takımın mücadele ettiği turnuvada; Arsenal takımı, geçen sezonda olduğu gibi bu sezonda da şampiyon olmuştur.\n\n\nAhmet İzzet Yeşil\nAhmed İzzet Yeşil (d. 1881, Kütahya; ö. 4 Ağustos 1951, Kütahya) Türk hattat.\n1881'de Kütahya'da doğdu. \"Yeşil Hoca\" olarak da bilinirdi. Kütahya'da Arap harfleri ile güzel yazı yazan son hattatlardandır. Hat sanatını Safranbolulu Hüsnü Efendi'den öğrendi. Uzun müddet İstanbul'da kalarak hem derslerine devam etmiş hem de eski yazıları tetkik ederek yatkınlığını ve malûmatını artırmış, kendisini yetiştirmiştir.\nAhmet İzzet Yeşil, hattatlığının yanında Kütahya Ulu Camii imamlığı da yapmıştır.\n\n\n2015 FA Cup Finali\n2015 FA Cup Finali, 30 Mayıs 2015 tarihinde Arsenal ile Aston Villa takımları arasında Wembley Stadyumu'nda oynanan 134. FA Cup finali. Arsenal, 19. defa bu kupada final oynadı ve 18 kez ile en çok final oynayan takım konumundaki Manchester United'ın rekorunu kırdı. Aston Villa ise, 2000 yılındaki finalden sonra ilk defa bir FA Cup finalinde mücadele etti. Maçı; Theo Walcott, Alexis Sánchez, Per Mertesacker ile Olivier Giroud'un attığı gollerle Arsenal 4-0 kazandı ve bu kupayı 12. kez kazanarak kupayı en çok kazanan takım unvanını ele geçirdi. 2014'teki finali kazanan Arsenal, bu kupayı üst üste ikinci kez kazanmayı başardı.\nFinal maçı için bilet fiyatları; £50, £70, £90 ve £120 olarak belirlendi.\n\n\nDamien Sandow\nAaron Steven Haddad (d. 3 Ağustos 1982), Amerikalı profesyonel güreşçi. Daha çok bilinen ring adıyla Damien Sandow, günümüzde WWE Ayrılmıştır.\nHaddad, WWE'de ilk görünüşünü 2006 yılında Idol Stevens ring adı ile yaptı, Ohio Valley Wrestling (OVW) ve World Wrestling Council (WWC) gibi şirketlerde de bulundu. 2013 yılında, Dünya Ağırsıklet Şampiyonluğu maç hakkı için düzenlenen Money in the Bank maçını kazandı, fakat başarısız bir cash-in yapıp kemeri kazanamadı. 2014'te Damien Mizdow adını alarak The Miz ile takım oldu, ve bu ikili daha sonrasında WWE Takım Şampiyonluğunu kazandı.\n\n\nLancia Thema\nLancia Thema (Tipo 834), Lancia tarafından 1984-1994 yılları arasında üretilen üst orta sınıf otomobil modelidir. Araç, Tipo 4 projesinin bir parçası olarak Fiat Croma, Alfa Romeo 164 ve Saab 9000 ile birlikte geliştirilmiştir. Araç ilk kez 1984 Torino Otomobil Fuarı'nda tanıtılmıştır.\n\n\nLancia Thesis\nLancia Thesis (Tipo 841), Lancia tarafından 2001-2009 yılları arasında üretilen üst orta sınıf otomobil modelidir. Araç, 1998 yılında tanıtılan Dialogos konseptine dayanmakta olup seri üretim modeli ilk kez Mart 2001 Cenevre Otomobil Fuarı'nda tanıtılmıştır. Thesis'in satışına Haziran 2002'de İtalya'da ve kısa bir süre sonra diğer ihracat pazarlarında başlanmıştır. Aracın üretimi 2009 yılında durdurulmuş olup toplam 16,000 adet üretilmiştir ve yerini 2011 yılında Chrysler 300'ün rebadge modeli olan Lancia Thema'ya bırakmıştır.\n\n\nSurvivor Series (2015)\nSurvivor Series (2015) WWE tarafından 22 Kasım 2015'te Atlanta, Georgia'daki Philips Arena'da düzenlenmiş yirmi dokuzuncu geleneksel Survivor Series profesyonel güreş izle ve öde etkinliği'dir.\n\n\nNicéphore Dieudonné Soglo\nNicéphore Dieudonné Soglo (d. 29 Kasım 1934), Beninli siyasetçi. Soglo, Afrika ülkesi Benin'de 1991 ile 1996 yılları arasında devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\n1934 yılında Togo'da dünyaya gelen Soglo, üniversite eğitimi döneminde Paris'te hukuk ve ticaret eğitimi görmüştür. Üniversite eğitimini tamamladıktan sonra ülkesi Benin'e geri dönen Soglo, burada 1972 yılında Mathieu Kérékou tarafından gerçekleştirilen darbeye kadar finans ve ekonomi alanlarında görevler üstlenmiştir. Yaşanan darbe neticesinde ülke dışına çıkan Soglo, bu süreçte Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlarda görev almıştır.\nKérékou, 1980'li yılların sonlarına doğru zayıflayan yönetimi nedeniyle ülkede çok partili siyasi hayatı faaliyete geçirebilme adına ulusal bir konferans çağrısı yapmış, bu konferans sonucunda da Soglo 1990 yılından itibaren geçici başbakan olarak görev yapmıştır. 1991 yılında gerçekleştirilen ilk çok partili seçimlerden zaferle ayrılan Soglo, 4 Nisan 1991 tarihinde devlet başkanı olmuştur.\nSoglo 1996 yılında yaptığı açıklamada Vudu dinini ülkenin Hristiyan ve islam dininden sonra üçüncü resmi dini olarak açıklamış, bu tarihten itibaren de her yıl 10 Ocak'ta Vudu bayramı kutlanmaya başlanmıştır.\nİktidarı döneminde Benin ekonomisini yeniden canlandırmak istese de, popülaritesini zamanla kaybeden Soglo, 1996 yılında gerçekleştirilen seçimlerde Kérékou'ya yenilerek devlet başkanlığından ayrılmak zorunda kalmıştır. 2001 seçimlerinde şansını Kérékou'ya karşı bir kez daha deneyen Soglo, bunda da başarılı olamamıştır.\nAralık 2002 yerel seçimlerinde Cotonou belediye başkanlığına adaylığını koyarak kazanan Soglo, 2003 yılından itibaren belediye başkanlığını yürütmüş, Nisan 2008'de gerçekleştirilen bir sonraki seçimlerde de başarılı çıkan Soglo bu görevi 2014 yılına kadar sürdürmüştür.\n\n\nCryonics\nCryonics (Yunanca 'soğuk' anlamına gelen κρύος 'kryos-'), gelecekte çağdaş tıp teknolojisinin gelişmesi umuduyla insan ya da hayvan bedeninin dondurulması ve düşük sıcaklıkta korunmasıdır. Türkçede kriyojeni terimi çok düşük sıcaklıklarda yapılan işlemler anlamında kullanılmaktadır.\n“Keşke insanları dondurup ileride uyandıracağımız bilimsel bir metot mümkün olsaydı. Bu sayede Amerika’nın 100 yıl sonrasını bir günlüğüne görebilmeyi, ardından ölmeyi bile kabul edebilirdim. Bunu normal bir ölüme kesinlikle tercih ederdim. İleride bilimimizin bunları da başaracağından hiç şüphem yok.” demiştir.\nABD’deki Cryonics Ensitütüsü bilinen ilk merkezdir. 1977'de kurulan Alcor, cryonics ar-ge faaliyetlerine önem vermiştir. Ancak 1990’lı yıllarda yöntemin hücrelere ve dokulara zarar verdiği fikri yaygınlaşmaya başladığı için, akademisyenlerle yeni bir medikal prosedür belirlemiştir. 90'lı yıllarda kullanılan gliserol ile dondurma, yerini hücreler içerisindeki suyun buzlaşmasının engellendiği camlaştırma teknolojisi kullanılmaya başlanmıştır. \nDünyadaki merkezler,\n1. Alcor Life Extension Foundation (Amerika Birleşik Devletleri - Arizona)\n2. American Cryonics Society (Amerika Birleşik Devletleri - California)\n3. Cryonics Institute (Amerika Birleşik Devletleri - Michigan)\n4. Trans Time (Amerika BirleÅŸik Devletleri - Kaliforniya)\n5. KrioRus (Rusya - Moskova)\nRuh çıktıktan sonra, dondurulmuş bedene ruhun tekrar gönderileceğine ait herhangi bir ayet, hadis ve işaret yoktur. Tam aksine, ölümle dünya hayatının kapandığı ve artık geriye dönüşün olmadığı bildirilmektedir. \nAncak kış uykusu sırasında kurbağaların vücutlarında buz kristalleri meydana gelmekte, kalp atışları, nefes alış-verişleri ve kan dolaşımları tamamen durmakta, hiçbir hayat belirtisi kalmamaktadır. Canlılarda uyutma sonrası uyanma olacağının ispatı kurbağalarda görülebilmektedir.\n\nAli Åžen filmografisi\nTabloda Ali Şen'in oynadığı filmler gösterilmiştir.\n\n\n1996 Sivas saldırısı\n1996 Sivas saldırısı, 29 Ekim 1996'da Türkiye'nin Sivas şehrinde, PKK mensubu Güler Otaş'ın polis aracı ile nakledilmesi sırasında üzerindeki bombayı patlatmasıyla gerçekleştirilen intihar saldırısı. Patlama sonucunda Güler Otaş'ın yanı sıra PKK mensubu Hacı Can ile 3'ü polis 1'i sivil olmak üzere toplam 6 kişi öldü; 10 kişi ise saldırıdan yaralı olarak kurtuldu.\nSivas-Malatya karayolu girişindeki Eğriköprü mevkiinde kontrol yapan polis, Karayün köyünden gelen ve Metin Çaykara'nın kullandığı minibüsü durdurdu. Araçta bulunan biri kadın üç kişi şüpheli görülerek Atatürk Caddesi'ndeki Çarşı Polis Karakolu'na götürüldü. Erkek şüphelilere arama yapılırken, karakoldaki kadın polislerin Sivas Hükûmet Meydanı'nda gerçekleştirilen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında görevli olması sebebiyle kadın şüphelinin üzeri aranmadı ve Sivas Emniyet Müdürlüğüne gönderilmesi kararlaştırıldı. Kadın şüpheli ile erkek şüphelilerden biri, Terörle Mücadele Şubesinden gelen ekip aracına bindirildi. Aracın harekete geçmesinden sonra kadın şüpheli, üzerinde taşıdığı bombayı patlattı. Araçta bulunan iki şüpheli ile üç polisin yanı sıra yoldan geçen seyyar satıcı da patlamanın etkisiyle yaşamını yitirdi, biri polis olmak üzere 10 kişi yaralandı. Araç kullanılamaz hâle gelirken etrafa saçılan aracın parçaları da çevrede maddi hasar oluşmasına sebep oldu.\nYapılan incelemelerde kadın saldırgan üzerinde Zeynep Karcı adına düzenlenen sahte kimlik bulundu. Saldırganın 1967 doğumlu Bermal kod adlı PKK mensubu Güler Otaş tarafından gerçekleştirildiği, patlamada ölen diğer örgüt üyesinin ise Sinan kod adlı Hacı Can olduğu saptandı. Saldırıyla ilişkisi olduğu iddiasıyla 11 kişi gözaltına alındı. Saldırılar sonrasında, İstanbul'daki Vatan Caddesi'nde gerçekleştirilen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında alınan önlemler de arttırıldı.\nEmniyet güçleri tarafından yapılan açıklamaya göre saldırıyı altı kişilik bir grubun planladığı tespit edilmişti. Bunlardan ikisinin patlamada öldüğü, Sefkan kod adlı Zeynel Kürlevik ile Özgür Irmak'ın Sivas'ın Hafik ilçesinin Durulmuş köyü Kanlıyokuş kırsalında 2 Kasım'da gerçekleşen çatışmada öldürüldüğü, Piroz kod adlı Sevim Şahin ile Perver kod adlı Sıddık Özalp'in ise arandığı belirtildi.\nPatlamanın ardından aynı gün, yaklaşık bin kişilik bir grup saldırıyı protesto amacıyla Sivas'taki Cumhuriyet Caddesi'nde yürüyüş gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel yayınladığı mesajla saldırıyı kınadı ve ölenlerin yakınlarına başsağlığı diledi. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Kalemli, İçişleri Bakanı Mehmet Ağar ve Sivas Valisi Aydın Güçlü'ye gönderdiği mesajda \"bu insanlık dışı olayları nefretle lanetlediğini\" belirtti. Başbakan Necmettin Erbakan; Ağar, Emniyet Genel Müdürü Alaattin Yüksel ve Sivas Emniyet Müdürü Muammer Öz'e saldırıları kınadığını, ölenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara ise geçmiş olsun dileklerini ilettiğini belirten mesaj yolladı. Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller, Anavatan Partisi lideri Mesut Yılmaz ve Cumhuriyet Halk Partisi lideri Deniz Baykal da saldırıyı kınayan çeşitli söylemlerde bulundu.\n\n\nSeisachtheia\nSeisachtheia (Yunanca: σεισάχθεια) Atinalı devlet adamı Solon tarafından milattan önce 638-558 yılları arasında yürürlüğe koyulan, borçların hafifletilmesini öngören kanundur. Solon bu kanunla dönemde çok yaygın olan serflik ve köleliği yeniden düzenlemek istemiştir.\n\n\nDanilo Kiš\nDanilo Kiš (Sırpça: Данило Киш) (22 Şubat 1935, Subotica-15 Ekim 1989, Paris) Sırp yazar ve şair. Sırp-Hırvatça dilinde yazdı. Bruno Schulz, Vladimir Nabokov, Jorge Luis Borges, Ivo Andrić ve Miroslav Krleža etkilendiği yazarlar arasında sayılabilir.\n\n\nTyson Fury\nTyson Luke Fury (d. 12 Ağustos 1988, Manchester, Birleşik Krallık), Britanyalı profesyonel boksör. Kasım 2015'te, uzun süredir şampiyon olan Wladimir Klitschko'yu yenerek WBA, IBF, WBO, The Ring ve IBO bütünleşik ağır siklet boks şampiyonu olmuştur.\nBaşta İrlanda'yı Olimpiyat Oyunları'nda temsil etme talebi reddedilen Fury, daha sonraları soy ağacını Belfast ve Galway'deki akrabalarına dayandırmayı başarınca Olimpiyatlar'da hem Büyük Britanya hem İrlanda'yı temsil etme hakkı kazandı. Fury, İngiltere'yi ve İrlanda'yı amatör olarak temsil etti ve 2008'de ABA şampiyonasını kazanarak aynı yıl profesyonel oldu. O günden sonra Britanya Boks Denetim Kurulu ağır siklet unvanını iki kez elinde tuttuğu gibi, İngiliz, Avrupa, İngiliz Milletler Topluluğu ve İrlanda ağır siklet unvanlarına da erişti.\nDünya çapında kazandığı unvandan sonra BBC tarafından 2015 yılı Yılın Sporcusu son listesinde aday gösterilse de, medya tarafından \"cinsiyetçi ve homofobik\" demeçleri nedeniyle geniş çapta tepkiler topladı.\n\n\nMnet Asya Müzik Ödülü Yılın Şarkısı\nYılın Şarkısı için Mnet Asya Müzik Ödülleri (올해 의 노래 상) ödülünü CJ E & M (Mnet) tarafından her yıl sunulan bir Daesang ( büyük ödülü) 'dir. İlk 2006 yılında düzenlenen 8. Mnet Asya Müzik Ödülleri töreninde verildi; SG Wannabe tarafından yağılan şarkı \"Partner for Life\" ödülünü kazandı ve müzik endüstrisinde albüm satış veya grafik pozisyonuna bakılmaksızın, kayıt sektöründe sanatsal başarı, teknik yeterlilik ve genel mükemmellik onuru verilmiştir.\nHer yıl o yıl düzenlenen Mnet Asya Müzik Ödülleri hakkında maddeye bağlıdır.\nMnet Asya Müzik Ödülleri tarihi boyunca 3 kez şampiyonluk alabilen tek grup TWICE' dır \nMAMA 2016 Soty: Cheer up\nMAMA 2017 Soty: Signal\nMAMA 2018 Soty: What is love?\n\n\nMelOn Müzik Ödülleri\nMelOn Müzik Ödülleri her yıl düzenlenen ve çevrimiçi müzik mağazasından,LOEN Entertainment tarafından organize edilmektedir.\n\nMilan Lukač\nMilan Lukač (Sırpça: Милан Лукач, d. 4 Ekim 1985), kaleci mevkinde oynayan Sırp millî futbolcudur. Kariyerini Akhisar Belediyespor'da sürdürmektedir.\n2011 yazında, OFK Beograd Lukač ile sözleşme imzalamıştır. Burada iki sezon oynayıp toplamda 57 maça çıkmıştır. 2013 yılının haziran ayında, Lukač Partizan'a üç yıllık anlaşma imzalayarak transfer oldu. Partizan'da da 29 maça çıkıp, 2015-2016 Sezonunda Süper Lig  Akhisar Belediyespor'a transfer olmuştur.\nLukač'ın ilk millî maçı, 6 Haziran 2014 tarihinde, Sırbistan'ın dostluk maçı ile karşılaştığı Brezilya'ya karşı olmuştur. Lukač bu maçta, 89. dakikada Vladimir Stojkovic yerine girmiştir.\n\"29 kasım 2015 tarihi ile\" \n\n\nKütahyalı Ahmet İzzet Paşa\nAhmed İzzet Paşa (d. Kütahya; ö. Eylül 1782, Hotin), Osmanlı devlet adamı, vezir.\nKütahya'da doğdu. Germiyanoğulları ailesindendir. Genç yaşta İstanbul'a gelerek teşrifatçı Akif Efendi'nin dairesine girip tahsilini tamamladı ve o sayede ilerleyerek efendisi Akif Efendi'nin yerine teşrifatçı oldu. 1764'te çavuşbaşı ve yine aynı sene sadrazam kethüdası oldu. Kısa süre sonra bir iftiraya uğrayarak Limni Adası'na sürgün edildi.\nAhmed İzzet Paşa 1765'te affını müteakip başmuhasebecilikte tersane ve darphane eminliklerinde ve iki defa sadrâzam kethüdalığında bulunup son kethüdalık hizmeti 1770 senesinde devam eden Rus Muharebesi'ne tesadüf etmekle orduya gitti ve akabinde vezirlikle Bükreş seraskerliğine tayin edildi. İzzet Paşa bu vazifesini başarıyla yerine getirip 1771'de Vidin seraskeri ve daha sonra Vidin valisi oldu. Bu hizmeti sırasında Ruslarla Yergöğü'de yaptığı bir muharebede yedi top, yüz altmış harbeli tüfek, üç cephane arabası ve bir miktar zâbıt ve asker esir aldığı için, sürekli mağlup gelen ordu; bu ufak zaferden memnun kalmıştır. Aynı sene içinde Rusçuk seraskerliğine naklolulan paşa, buradan sonra 1774'te Halep valiliğinde bulundu.\nHalep valiliği sırasında Vahhabi istilâları iyice genişlediğinden kendisine yüz elli kese akça ve Medine-i Münevvere muhafızlığı verilmiş ise de parayı alamadığından dolayı hareket edememiş ve hükûmet kendisini Medine'ye varmış olabileceğini düşünerek kendisini Cidde'ye yönlendirmiştir. İzzet Paşa'nın Halep'te bulunup gönderilecek parayı beklediği ve kabahatin de merkezi hükûmette olduğu anlaşılınca Kudüs mutasarrıflığına gönderilmiştir.\n1778'de Diyarbekir, bir sene sonra ikinci defa Halep valisi olup aleyhtarlarının Silahdar Seyyid Karavezir Mehmed Paşa'ya şikayetleri üzerine bu görevinden azledilip Kudüs'te ikamete memur edildi. Sürgün yerine giderken yolda eşkıyalarnın mallarını gasp etmesi üzerine devletçe de malları müsadere edilen paşa iyice zor durumda kalmış ve iki sene fevkalade yokluk içerisinde yaşamıştır. Hatta Halep'te bıraktığı ailesinin dilenecek dereceye düşüp Halep halkının yardımlarıyla geçindikleri devletçe haber alınınca yeni sadrazam olan İzzet Mehmed Paşa'nın girişimleriyle kendisine arpalık olarak Köstendil sancağı verilmiş ve vezâreti de iade edilmiştir.\nAhmed İzzet Paşa, 1781 senesinde tayin edildiği Hotin valiliğinde iken Eylül 1782'de vefat etmiştir.\nAhmed İzzet Paşa cesur ve tedbirli idi. 1768 Rus Seferi'nde güzel hizmetler yaptı. Kısa sürede yükselerek kendisi sadaret kethüdası iken efendisi ve veli nimeti olan Akif Efendi tekrar teşrifatçı olmuştur. Teşrifatçı olanların usülen sadrazam kethüdasının elini öpmeleri adet olduğu için bu merasim sırasında her ikisi de kaderin cilvesini hatırlayarak ağlaşmışlardır.\n\n\nAhmet izzet paşa\n\n\nAhmed izzet paşa\n\n\nSakarya Meydan Muharebesi Tarihî Millî Parkı\nSakarya Meydan Muharebesi Tarihi Millî Parkı, Sakarya Meydan Muharebesi'nin yapıldığı alanda kurulan milli park. Ankara ili Polatlı ve Haymana ilçe sınırlarındadır. 08.02.2015 tarihli resmi gazetede yayınlanan kararla 13.850 hektarlık alanda kurulmuştur.\nSakarya Meydan Muharebesi Kurtuluş Savaşı'nın dönüm noktası olarak görülmektedir. Savaşın gerçekleştiği alandaki siperler, mevziler, şehitlikler, savaşta kullanılan binalar kaynak değer olarak tespitleri yapılmaya başlanmıştır. Millî park içinde İstiklal harbinin gerçekleştiği Mangal Dağı, Türbe Tepe, Yıldız Dağı, Duatepe, Karatepe, Kartaltepe, Sarıçal Dağı yer almaktadır. Millî parkın hazırlık çalışmaları devam etmektedir.\n\n\nKalenderî Germiyanî\nKalenderî Germiyanî (d. Kütahya; ö. 1591, Bursa), 16. yüzyıl şâiri.\nKütahya'da doğdu. İlk tahsilini Kütahya'da tamamladıktan sonra İstanbul'a gitti. Medreseden mezun olduktan sonra müderris ve kadılık yaptı. Balçık kadısı iken akli dengesini yitirmiş ve 1591'de vefat etmiştir. Kabri Bursa'da Pınarbaşı Mezarlığı'ndadır.\nKalenderî'nin birkaç beyti:\n\"Gülîni kokmayim dehrin ruhunsuz bağı dünyada\"\n\"Harâm olsun lebinsiz nuş edersem bir kadeh bâde\"\n\"Rûhın vasfında hep rengîn edalar iltizam olsun\"\n\"Lebinde her ne söz kim söylenür rûhı kelâm olsun\"\n\"Mushafı haddini ol meh bir gez\"\n\"Âşıkı zâre öpmeğe vermez\"\n\n\nTürkiye'nin adı\nGünümüzde Türkiye Cumhuriyeti'nde kullanılan Türkiye, Eski Fransızca'daki \"Turquie\" kelimesinden türemiştir. Orta Çağ Latin ülkelerinde \"Turquia\" ve \"Turchia \"olarak geçer. Yunan kaynaklarında Τουρκία olarak adlandırılmıştır. Orta Çağ İngilizcesi'nde ilk defa (olarak \"Turkye, Torke\", ardından \"Turkie, Turky\"), 1369 yılında Chaucer tarafından yazılmıştır. O zamanın diğer uygarlıkları tarafından Osmanlı İmparatorluğu'ndan sık sık \"Türkiye\" veya \"Türk Medeniyeti\" olarak bahsedilirdi.\nTürkiye adı (İngilizce: \"Turkey\") 2 parçaya ayrılabilir: Çok önceden beri söylenen \"Türkiye \"ismine teorik olarak eklenen \"-iye\" eki, \"sahip\", \"bölgesi\", \"ile ilgili\" anlamlarına gelir. İlk olarak Yunanca ve Latince \"Tourkia\" (\"Τουρκία\") ve \"Turchia\" sözlerindeki \"–ia\" ekinden türeyip daha sonra Arapça \"Turkiyya\" (تركيا) kelimesindeki \"–iyya\" ekinden türemiştir.\n\"Türk\" veya \"Türük\" kelimesi ilk defa Eski Türk Yazıtları'ndan biri olan Orhun Yazıtları'nda Göktürk Devleti döneminde 8. yüzyılda kullanılmıştır. Türkçeden çıkmış olan \"Türk\" kelimesi Göktürk Devleti'nde ilk defa kullanılmıştır. İşbara Kağan'dan İmparator Yang Jian'a 585 yılında gönderilen mektupta ona \"Büyük Türk Kağanı\" demiştir. Orhun yazıtlarında \"Türk \"ve \"Türük \" adı çokça geçmektedir. \nTürkiye ile aynı anlama gelen belki de ilk sözcük Çin kaynaklarında \"\"tie-le\"\" (铁勒) veya \"\"tu-jue\"\" (突厥) olarak geçer. İsim, Çinliler tarafından Orta Asya'daki Altay Dağları'nın güneyinde yaşayan Türk halkına milattan önce 177 civarında verilmiştir.\nYunanca, \"Tourkia \"ismi (Yunanca: Τουρκία) ilk defa Bizans imparatoru ve rahip VII. Konstantinos Porfirogennetos'un yazdığı \"De Administrando Imperio\", kitabında geçmektedir fakat o, \"Türkler\" diyerek daima Macarları kastetmiştir. Benzer olarak Hazar Kağanlığı'na da Bizans kaynaklarında \"Tourkia \"(Türklerin Bölgesi) denilmiştir. Ancak,  Bizanslılar daha sonra 1071 Malazgirt Savaşı'ndan sonra Türklerin Anadolu'da yaşadığı yerlere demeye başlamıştır. Orta Çağ Yunan ve Latince'de geçen \"Türkiye\" adı aynı yerleri tanımlamak için kullanıldığı söylenemez. Hazarları da kapsayan \"Tataristan \"sözcüğü Orta Asya bozkırlarına denilirdi. Selçukluların çıkışı ve Osmanlı İmparatorluğu'nun 14. yüzyıldaki yükselişinden sonra \"Tataristan \" sözü bir başka bölge için kullanılmaya başlandı.\nTürkçede kullanılan -istan eki Perslerde de kullanılmıştır. Persler, Orta Asya'da yaşayan Türklerin bölgesine \"Turkestan \"demişlerdir. Bu kelime \"Türk \"kelimesinin yanına \"Türklerin İkametgahı\" anlamına gelen \"\"-estan\" veya -\"istan\"\" ekinin gelmesiyle oluşmuştur. Modern Farsça'da Türkiye (ترکیه) sözcüğü, kişilerin yerini belirtmek için kullanılan Arapça nisba ekinin türemiş halidir. Türk dilinde kullanılan \"Türkiye\", ayrıca Arapça'dan alınmış -\"iye \"eki taşımaktadır.\nArapça \"Turkiyya\" (Arabic: تركيا) Memlük Sultanlığı'nda kullanılmış (\"Türklerin Devleti\") ve Mısır, Filistin, Suriye, Hicaz ve Siranayka'ya denilmiştir.\nİzlandaca sözcük \"Tyrkland\" ve Macarca sözcük \"Törökország\", \"Türk toprağı\" anlamına gelen ana dildeki söz türetme yöntemleri kullanılarak türetilmiş iki sözdür.\n\n\nÇatalca belediye başkanları listesi\nBu maddede Türkiye'nin Çatalca ilçesinin belediye başkanlarının listesi yer almaktadır.\n\n\nToulouse Business School\nToulouse Business School Paris, Londra, Barselona, Kazablanka ve Toulouse’da kampüsleri bulunan işletme alanında uzman Avrupa menşeli bir üniversitedir. 1903 kurulmuş bulunan okul. Yöneticiler için MBA (\"Executive MBA\") programı, dünya çapında 100. sırada yer almaktadır. Okulun programları, uluslararası akreditasyon kurumları AMBA, EQUIS, and AACSB’nin üçü tarafından da akredite olmuştur. Okulun mezunları arasında, Nicolas Todt (ART Grand Prix’in CEO’su).\nOkul havacılık kendi derece bilinir (\"École nationale de l'aviation civile\" ile ortaklaşa).\n\n\nKötü Komşular\nKötü Komşular (İngilizce özgün adıyla \"Neighbors\" veya Kuzey Amerika dışında kullanılan adıyla \"Bad Neighbors\"), yönetmenliğini Nicholas Stoller'ın üstlendiği komedi türündeki 2014 yapımı Amerikan filmi. Senaryosunu Andrew Cohen ve Brendan O'Brien yazmış olup; başlıca rollerinde Seth Rogen, Zac Efron, Rose Byrne, Christopher Mintz-Plasse ve Dave Franco yer almaktadır. Film, yeni çocuk sahibi olmuş orta yaşlardaki çift ile çiftin yaşadığı evin bitişiğindeki eve taşınan üniversite son sınıf öğrencileri arasında yaşanan olayları konu almaktadır.\nİlk gösterimi 8 Mart 2014'te, South by Southwest sırasında Austin'de yapılan film, 9 Mayıs 2014'te Amerika Birleşik Devletleri'nde gösterime girdi. Yapımı yaklaşık $18 milyona mâl olurken dünya çapında $270,6 milyonun üzerinde gelir elde etti. \"\" adını taşıyan devam filminin ise 20 Mayıs 2016'da gösterime girmesi planlanmaktadır.\nAndy Samberg, Akiva Schaffer, Jorma Taccone, Adam DeVine, Blake Anderson, Anders Holm, Kyle Newacheck ve Jake Johnson'ın da Delta Psi üyesi olarak cameo görünümleri vardır.\nFilmin soundtrack albümü 29 Nisan 2014'te Amerika Birleşik Devletleri'nde İnternet üzerinden yayınlandı.\n\n\nKara Fazlî\nSaraçzâde Kara Fazlî (d. İstanbul; ö. 1563, Kütahya), 16. yüzyıl şairi.\nÇağdaşları arasında \"Kara Fazlî\" olarak meşhur olan şairin asıl adi Ali veya Mehmed'dir. Babasının saraçlık mesleği yapmasından dolayı \"Saraçzâde\" lakabıyla da anılmıştır. Meşhur Balıkesirli Zâtî'nin yetiştirmelerindendir. Kanûni Sultan Süleyman'ın şehzadelerine divan kâtipliği yaptı. 1561'de 60.000 akçe zeametle reîsü'l-küttâb oldu. Sultan II. Selim'in maiyetinde Kütahya'da bulunurken 1563 senesinde vefat etmiştir.\n\nŞeyh Mutahhar Camii (\"Şeyh Mattar Camii, Dört Ayaklı Minare Camii, Kasım Bey Camii, Kasım Padişah Camii\") , Diyarbakır’da 1500 yılında Akkoyunlu beylerinden Kasım Bey tarafından inşa ettirilmiş cami.\nAkkoyunlular’ın en önemli anıtsal eserlerindendir. Şeyh Mutahhar’ın kabrinin bulunduğu arsa üzerine inşa edilmiştir. Halk arasında \"Şeyh Matar Camii\" olarak bilinir fakat kaynaklarda adı \"Kasım Bey Camii\" veya \"Kasım Padişah Camii\" olarak da geçmektedir.\nDört ayaklı minaresiyle ün yapmıştır. Yekpare taş sütun üzerinde dört köşeli olarak inşa edilmiş olan yapı, Anadolu’nun tek dört ayaklı minare örneğidir. Dört ayak, dört İslam mezhebini simgeler. Bir inanışa göre yedi defa sütunların altından geçenin dileği kabul edilir. Büyük olasılıkla camiye sonradan eklenen minare üzerinde bir balkon ve petek bulunmaktadır.\nHasan Paşa Hanı’nın yanındaki dar bir sokak içerisinde bulunan Cami, kare planlı ve tek kubbelidir. Yanlarda üçer, kuzey ve güneyde ikişer penceresi olup tümünün içinde ve dışında kemerle kapanan girintiler bulunur. Mihrabın iki yanında bulunan ve üzerleri pencere kemeri gibi duran bölümler, üst kattaki küçük birer mahfile merdivenle çıkışı sağlayan birer geçittir.\n2015 yılında YDG-H üyeleri ve polis arasında çıkan bir çatışmada minarenin sütunları zarar gördü.\nDiyarbakır Baro başkanı Tahir Elçi, baro üyesi avukatlarla birlikte 29 Kasım 2015 günü minarenin önünde olayı kınayan bir basın açıklaması yaptıktan sonra açılan ateş sonucu silahla vurularak hayatını kaybetti.\n\n\nKasım İzarî\nKâsım İzârî Germiyanî (d. Kütahya; ö. 1495, İstanbul) Türk divân şairi.\nKütahya'da doğdu. Meşhur Şâir Şeyhî dayısı olur. Kütahya'da tahsil gördü. Memleketinde müderrislik yaparken İstanbul'a gelip ulemalar arasında iyi bir mevki tutturdu. 1495 senesinde sahn müderrisi iken vefat etti. Kabri Eyüpsultan'dadır.\nİzârî ders okuturken üç-beş satırı bir ders yapıp orada nahiv, mani, mantık ve saire ne varsa onlardan bahsetmek adeti imiş. Tatil zamanlarında ve yazları mesirelerde, kışın kendi evinde yemekten evvel bazı talebeleri ile ilmî muhasebeler yapar ve yemekten sonra eğlence ile vakit geçirirmiş.\n\n\nMahvî Ahmed Çelebi\nMahvî Ahmed Çelebi (d. Kütahya; ö. 1645, ?) Türk şair.\nKütahya'da doğdu ve orada tahsil gördü. Mesleği bilinmemektedir. Şiir sanatında hiç kimse tarafından kullanılmamış tabirler ve mazmunlar kullanmış ve her beytin manasını açıklayabilen bir şairdi. 1645 yılında vefat etmiştir.\n\n\nAlfa Romeo 164\nAlfa Romeo 164 (Tipo 164), Alfa Romeo tarafından 1987-1998 yılları arasında üretilen üst orta sınıf otomobil modelidir. Araç, Tipo 4 projesinin bir parçası olarak Fiat Croma, Lancia Thema ve Saab 9000 ile birlikte geliştirilmiştir. Aracın tasarımı Pininfarina tarafından gerçekleştirilmiştir.\nAlfa Romeo 164, Alfetta ve Alfa 6'nın yerini almış olup toplam olarak 273,857 adet iç pazar ve ihracat amaçlı 164 adet üretildi ve 1998 yılında yerini 166'ya bırakmıştır.\n\n\nDiriliş (film)\nDiriliş (özgün ismiyle \"The Revenant\"), Alejandro G. Iñárritu'nun yönettiği, 2016 yılında gösterime giren biyografik western gerilim filmi. Senaryo Michael Punke'nin 2002'de yayınlanan aynı adlı romanından uyarlanarak Iñárritu ve Mark L. Smith tarafından yazıldı. Filmde sınır sakini Hugh Glass'ın (1780–1833) hayatından esinlenildi. Filmin oyuncu kadrosunda Leonardo DiCaprio, Tom Hardy, Will Poulter ve Domhnall Gleeson yer almaktadır.\nYapım süreci 2001'in ağustos ayında Akiva Goldsman'ın filmin yapımı amacıyla Punke'nin el yazması metnini almasıyla başladı. Filmi aslen Park Chan-wook'un yönetmesi ve Samuel L. Jackson'ın baş rolü oynaması ayarlansa da sonra John Hillcoat ve Christian Bale ile görüşmeler yapıldı. Fakat iki yönetmen de projeyi bıraktı ve Iñárritu, Ağustos 2011'de yönetmen olarak imzayı attı. Nisan 2014'te yapımda gerekli birkaç gecikmeden sonra yönetmen çalışmalara başlanılmasını ve DiCaprio'nun baş rolde oynamasını onayladı. Temel çekimler Ekim 2014'te başladı ve Ağustos 2015'te sonra erdi. Film ABD'de 25 Aralık'ta sınırlı sayıda, 8 Ocak 2016'da kapsamlı olarak sinemalardaki yerini aldı.\n88. Akademi Ödülleri'nde 12 adaylıkla en fazla adaylık elde eden film olan \"Diriliş\", bu adaylıklardan En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Yönetmen ve En İyi Görüntü Yönetmeni ödüllerini kazandı. 73. Altın Küre Ödülleri'nde kazandığı Drama Dalında En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Erkek Oyuncu ödülleriyle en fazla ödül kazanan film olurken, 69. BAFTA Ödülleri'nde kazandığı 5 ödülle yine en fazla ödül kazanan film oldu.\n1823 yılında kürk avcısı Hugh Glass (Di Caprio) sefer aramasında iken sonradan Dakota Territory olacak olan yerde ayılar tarafından vahşice saldırıya uğrar ve yaralanır. Yoldaşlarından John Fitzgerald (Hardy) Glass'ın genç yarı Kızılderili oğlunu öldürürken kendisini de soyar ve ölüme terk eder. Fakat Glass hayatta kalır ve kağnı ile 200 mil kadar gidip kendisine ihanet edeni bulmak ve oğlunun intikamını almak için arayışta bulunur.\nLeonardo DiCaprio Steve Jobs'un hayatını anlatan aynı adlı filmde Jobs'u oynamak için teklif aldı; fakat bu film için teklifi reddetti. Tom Hardy 2017'de yapılması beklenilen Splinter Cell filminde bir askeri oynamak istediği için senaryoyu okumadığını belirtti. Fakat Leonardo, Hardy'nin senaryoyu okuması için ona ayak diretti ve Hardy senaryonun yarısını okuduktan sonra rolü kabul etti. DiCaprio, Hardy ve Lukas Haas üçlüsü \"Başlangıç\" filminden sonra tekrar bu filmde bir araya geldi. Leonardo, Martin Scorsese, Steven Spielberg, Danny Boyle, James Cameron, Sam Mendes ve Woody Allen'dan sonra Alejandro G. Iñárritu ile birlikte 7. defa Akademi ödüllü bir yönetmenle çalıştı. Ayrıca bu film Leonardo'nun 9. defa bir biyografik karakteri canlandırdığı film oldu\nFilmin gelişimi 2001 Ağustos'ta Akiva Goldsman'ın Punke'nin yayınlanmamış el yazması metninin haklarını edinmesi ile başlıyor. Dave Rabe filmin senaryosunu yazmıştı. Yapım'da Park Chan-wook yönetmen Samuel L. Jackson baş rol olarak seçilmişti. Sonra Park projeden ayrıldı. Yapım 2010'da Mark L. Smith'in senaryoyu kitaptan yeniden uyarlamasına kadar gecikti. Mayıs 2010'da John Hillcoat'ın filmi yöneteceği ve Christian Bale ile görüşmeler yapıldığı ortaya çıktı. Hillcoat Ekim 2010'da projeyi bıraktı. Jean-François Richet onun yerine düşünüldü fakat Ağustos 2011'de Alejandro G. Iñárrituyönetmenlik için imzayı attı. Ayrıca Goldsman filmin yapımcılığını Weed Road Pictures'ın üstleneceğini doğruladı. Kasım'da New Regency Productions ile Anonymous Content yapımcılığa ortak olarak katılırken 20th Century Fox dağıtım haklarını onayladı. Günler sonra yönetmen iki ana rol için Leonardo DiCaprio ve Sean Penn'ı belirledi. Fakat Penn programındaki uyuşmazlık nedeniyle rolü Hardy'ye devretti.\nAralıkta Iñárritu sıradaki filminin ünlü bir süper kahramanı oynamış bir oyuncu hakkında komedi filmi olan \"Birdman\" olacağını açıkladı. Iñarritu bu film ile En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Özgün Senaryo olmak üzere toplam üç Akademi ödülü kazandı. Filmin çekimleri Mart 2013'te yapıldı. Iñárritu \"Birdman\"'in çekimleri bittikten sonra bu filmin yapımına başlamayı belirlemişti .\nFilme New Regency tarafından 30 ila 60 milyon dolar arası yapım bütçesi verildi. Ayrıca Brett Ratner'in kurduğu RatPac-Dune Entertainment'da filme yatırım yapmıştır. Worldview Entertainment filme yatırım yapmak üzere ayarlanmıştı fakat CEO, Christopher Woodrow'un ayrılması nedeniyle Temmuz 2014'te çekildi. New Regency, 20th Century Fox ile ek yatırım için yakın temas kurdu fakat şirket kabul etmedi. Annapurna Pictures'dan Megan Ellison kısa bir süre sonra filme yatırım yapmak için görüşmelere girdi..\nTemel çekimler Ekim 2014'te başladı ve Mart 2015'te bitmesi beklenilirken yönetmen yapımın \"nisan ya da mayısın sonuna kadar\" gecikeceğini söyledi. \"Çekimler çok uzak yerde ve biz günün %40'ında yoruluyoruz\".\nInarritu filmin doğal aydınlatma kullanılarak çekilmeye başlandığını söyledi. Yapım ekibi genellikle zor çekimlerden ve yaşanan birçok bırakma ve kovulmalardan yakındı. Sonra Mary Parent yapımcı olarak getirildi. Çekimler Britanya Kolumbiyası, Alberta, Victoria, Fortress dağı, Calgary, Burnaby ve güney Arjantin'de yapıldı. Stüdyo olarak Mammoth Studios kullanıldı.\nInarritu filmi tarihi sırasına göre çekmek istedi ve bu sürecin filmin bütçesine 7 milyon dolar eklenerek çekilebileceğini belirledi. Daha sonra Hardy hava koşulları nedeniyle, filmin tarihi sıraya göre çekilemeyeceğini belirtti. Buna rağmen yönetmen filmin sıra ile çekileceğini onayladı. Başta yapılan ayarlamalara göre filmin tamamının Kanada'da çekilmesi düşünülürken hava durumundaki sıcaklık artışı bunu engelledi. Film yapımcıları filmin sıra ile Arjantin'de çekilmesini ve karlı alanda sonlanmasını önerdi. Filmin kısa tarihi akışı 80 gün üzerine zamanlandı; fakat temel çekimler 9 ayda bitti. Bu olağanüstü uzun yapım aşamasının nedeni soğuk hava koşulları, çekim yerlerinin uzaklığı ve sinematograf Lubezki'nin ve yönetmenin filmde üst düzey gerçekçilik için doğal ışık kullanmak istemesiydi. Film yeni 6.5k ARRI 65 kamera ile çekimleri tamamlanan ilk film oldu.\nTemmuz 2015'te filmin özgün bütçesini aştığı ve 135 milyon dolara eriştiği bildirildi. Iñárritu, \"Elimize kahvelerimizi alıp yeşil ekran kullanmaya karar verirsek herkes iyi zaman geçirir, herkes mutlu olur; ancak büyük ihtimalle film bir şeye benzemez\" ifadeleriyle filmde bilgisayar üretimli imgeleme kullanılmayacağını belirtti. Ana çekimler Ağustos 2015'te sonra erdi.\nFilmin çekimleri Kanada, ABD ve Arjantin dahil olmak üzere 3 farklı ülkede ve 12 ayrı yerde yapıldı.\nLeonardo DiCaprio vejetaryen olmasına rağmen filmin bir sahnesinde gerçekten bir yaban öküzünün karaciğerini yemiştir ve hayvan cesetlerinin arasında uyumuştur. Ayrıca Leo'nun karakteri filmde 15 satırdan daha az İngilizce konuşmuştur.\nFilm ABD'de 25 Aralık'ta sınırlı sayıda sinemalarda yer alacakken özgün tarih olarak 88. Akademi Ödülleri'nin başlamasından önce 8 Ocak olarak belirlendi. Türkiye'de ise 22 Ocak tarihinde gösterimde yerini aldı.\nFilm yapılan eleştirilerden olumlu yorumlar almayı başardı. Metacritic'te şu ana kadarki 50 yorumdan 41'i olumlu yönde oldu ve film ortalama 76 puan aldı. Rotten Tomatoes'ta ise 323 yorumdan %81'lik başarı elde etti ve 10 üzerinden 7.9 puan aldı. Sitenin eleştirmenlerin ortak kanısı kısmına \"\"Sade olarak güzel olduğu kadar sert olarak uzlaşılmaz bir yapım, Diriliş Leonardo DiCaprio'nun işlemiş oyunculuğunu kullanarak sürükleyici drama için yakıtını almış\"\" yazıldı.\n\n\nNeighbor\nNeighbour, Neighbor, Neighbours veya Neighbors ile şu maddeler kastedilmiş olabilir:\n\n\nMadrup Yusuf Efendi\nMadrup Yusuf Efendi (d. Kütahya; ö. Bağdat, 1709) Osmanlı kadısı ve müderris.\nKütahya'da doğdu. İstanbul'a gelerek tahsilini tamamladıktan sonra Şeyhülislam Minkarîzâde Yahya Efendi'den icazet aldı. Bir müddet müderrislik yaptıktan sonra Diyarbekir kadılığından başlayarak çeşitli yerlerde kadılık yaptı. 1709 senesinde Bağdat kadısı iken vefat etti.\nYusuf Efendi'nin oğlu Ali Efendi de müderrislik yapmış ve 1728 senesinde vefat etmiştir. Torunu Mehmed Emin ve Vâsik Efendiler ile onların torunları Abdülhamid Erşet ve Mehmed Azîz Refet Efendiler hem ilmiye ricalinden hem de şair olmuşlardır.\nŞu vak'a Yusuf Efendi'nin \"Madrup\" lakabıyla ünlenmesine sebep olmuştur: Avusturya ile yapılan savaşlardan dolayı malî darlığa yardımı dokunması için 1688 senesinde İstanbul ahalisinden hane akçesi adıyla bir vergi talep edilmiş, Yusuf Efendi de mahalle ihtiyarları ile birlikte İstanbul Ağası Yekçeşim Mehmed Ağa'nın yanına giderek bu verginin verilmesine itiraz etmişlerdir. Bu durumdan canı sıkılan Mehmed Ağa mahalle ihtiyarları ile birlikte Yusuf Efendi'ye dayak attırmıştır. Bu hadiseden sonra hocaya \"Madrup\" lakabı verilmiştir.\n\n\n2013 Amerika Birleşik Devletleri'nin Ankara Büyükelçiliği saldırısı\n2013 Amerika Birleşik Devletleri'nin Ankara Büyükelçiliği saldırısı, 1 Şubat 2013'te Türkiye'nin başkenti Ankara'da bulunan Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçiliğine, Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi mensubu Ecevit Şanlı tarafından gerçekleştirilen intihar saldırısı. Patlama sonucunda saldırganla birlikte bir güvenlik görevlisi öldü, 1 sivil gazeteci ve 2 güvenlik görevlisi yaralandı.\n1 Şubat 2013'te, yerel saatle 13:14 (UTC+02.00) civarında, Ankara'nın Çankaya ilçesindeki Kavaklıdere semtinde, Paris Caddesi üzerinde bulunan Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçiliği binasının ziyaretçi ve vize işlemleri için gelenlerin giriş yaptığı 2 numaralı kapısından giriş yapmaya çalışan bir kişi, üzerinde taşıtığı patlayıcıları infilak ettirerek intihar saldırısı gerçekleştirdi. Ankara Valiliği tarafından yapılan açıklamada saldırının Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi mensubu Ecevit Şanlı tarafından 6 kilo trinitrotoluen (TNT) ve saldırganın yanında taşıdığı el bombası ile gerçekleştirildiği belirtildi. Patlama sonucunda saldırganla birlikte bir güvenlik görevlisi ölürken bir gazeteci ile iki güvenlik görevlisi yaralandı.\n1 Ocak 1973 Gürgentepe doğumlu Ecevit Şanlı, 2000'de F Tipi Ümraniye Cezaevi'nde açlık grevleri ve ölüm oruçlarına katıldı. Hayata Dönüş Operasyonu'nun ardından Kandıra F Tipi Cezaevi'ne nakledildi. 2002 yılında Wernicke Korsakoff hastalığı tanısıyla cezaevinden şartlı olarak tahliye edildi. Şanlı, daha önceleri \"terör amaçlı örgüte üye olma\" suçundan İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından iki defa yakalanmıştı.\n\n\nOsma Köprüsü\nOsma Köprüsü, Bulgaristan'ın Lofça kentinde bulunan ve yapılış tarihi itibarıyla ilk çarşılı köprü unvanını taşıyan köprüdür. 1872-1874 yılları arasında mimar Kolju Fitscheto tarafından yapılmıştır. İlk olarak ahşaptan yapılan mimari eser, 1925 yılında çıkan yangın sonucu tamamen yanmış ve 1931 yılında tekrar betonarme olarak inşa edilmiştir. Fakat tarihi dokusunu belirginleştirmek üzere 1981 yılında tekrar ahşap olarak inşa edilmiştir. Dünyada köprülü çarşı unvanını taşıyan 3 tane köprü daha vardır: Bursa'da bulunan Irgandı Köprüsü, Floransa'daki Ponte Vecchio ve Venedik'te Rialto Köprüsü.\n\n\nUlufecizâde Mehmed Dede\nMehmed Dede (d. Kütahya; ö. 1688, Kütahya), Mevlevî şeyhi.\nKütahya'da doğdu. Ulufecizâde lakabıyla da tanınırdı. Kütahya'da tahsilinden sonra Kütahya Mevlevîhânesi postnîşini İbrahim Dede Efendi'ye intisap etti ve şeyhine damat oldu. İbrahim Dede Efendi'den sonra yerine şeyh oldu. Daha sonra Bursa Mevlevîhânesi şeyhliği yaptı. 1688 senesinde vefat etti.\nTalik yazı yazmada kabiliyetli olan Mehmed Dede güzel Farsça da bilirdi.\n\n\nMehmed Emin Kandehârî\nMehmed Emin Kandehârî (d. Kandehar; ö. 1831, Kütahya) Kâdirî Tarikatı şeyhi.\nBabası Abdullah isminde bir zat olup kendisi Kandehar şehrinde doğdu. O taraflarda tahsilini tamamladıktan sonra Kâdirî Tarikatı'na bağlanarak seyahat yoluyla 1819'da Kütahya'ya geldi. O tarihte Anadolu valisi Bekir Sıtkı Paşa'nın yaptırmış olduğu Kâdirî tekkesine şeyh oldu.\nEbubekir Sıtkı Paşa 1820 senesinde Eflak ve Boğdan taraflarında meydana gelen bir olay münasebetiyle Baba Dağı muhafızlığıyla Rumeli'ye hareket ettiği için Mehmed Emin Efendi de onunla birlikte gitmiş sonra geri dönmüştür. 1831 senesinde vefat etmiştir.\nMehmed Emin Efendi \"Zahiretü'l-İslâm\" isminde fıkha dair Türkçe bir eser yazmış olup 1831'de Sultan II. Mahmud'a takdim etmiş ve kendisine kâfi miktar aylık tahsis edilmiştir. Bu eser seksen üç baba taksim olunmuştur.\n\n\nKarn Kardeşliği\nKarn Kardeşliği, Büyük Britanya bilimkurgu dizisi \"Doctor Who\"da kurgusal bir dini tarikat. Karn gezegeninde sadece kız kardeşlerden oluşan Kardeşlik ilk olarak 1976 yılında \"The Brain of Morbius\" hikâyesinde görünmüştür. 2013 \"The Night of the Doctor\" mini bölümü ve 2015 yılındaki \"The Magician's Apprentice\" ve \"Hell Bent\" bölümlerinde de yer almıştır.\n\n\nKenan Doğulu diskografisi\nTürk pop müziği sanatçısı Kenan Doğulu'nun diskografisi; dokuz stüdyo albümü, bir derleme albüm, dört remix albüm, bir ortak albüm, bir extended play (EP) ve dört single'dan oluşur.\n\n\nClare Higgins\nClare Frances Elizabeth Higgins (d. 10 Kasım 1955), İngiliz oyuncu.\n\"Hellraiser\" (1987), \"\" (1988), \"Small Faces\" (1996) ve \"Altın Pusula\" (2007) filmlerinde oynamıştır.\nTiyatroda yaptığı işlerle altı kez Olivier Ödüllerine aday gösterilmiştir. Higgins, ilk adaylığını 1984 yılında İhtiras Tramvayı oyununda Stella Kowalski rolüyle almıştır. 1995 yılında \"Sweet Bird of Youth\", 2003 yılında \"Vincent in Brixton\" ve 2005 yılında \"Hecuba\" oyunlarıyla üç kez Laurence Olivier En iyi Kadın Oyuncu Ödülünü almıştır. 2003 yılında Broadway'deki ilk oyunu \"Vincent in Brixton\" olmuştur. Oyundaki performansıyla En İyi Kadın Oyuncu Tony Ödülüne aday gösterilmiştir. 2014 yılında Broadway'de \"A Delicate Balance\" oyununda oynamıştır.\n\n\nTunus'ta LGBT hakları\nTunusta LGBT hakları, geleneksel İslamî ahlakî standartları mucibinde yasaktır. Eşcinsellerin yasal koruması yok ve ne eşcinsel evliliği ne de evliliğe yakın diğer hemcins birliktelikleri tanınır.\n\n\nYesügey\nYesügey Batur ya da Yesügey (Moğolca: Есүхэй баатар, \"Yesukhei baatar\"; d. 1134 - ö. 1171), Moğol kabile şefi ve daha sonraları Cengiz Han olarak bilinecek Temuçin'in babası.\nYesügey, Kabul Han, Ambagai ve Kutula Han'ın akrabasıydı. Bulundukları Moğol Devleti, Jin Hanedanı altındaydı ve Tatarlar'ı desteklemeleriyle 1161'de Kabul Han yok edildi. Yesügey, dağılan Moğol kabilelerinin başına geçmiş, ancak Tayiçyut kabilesi ile rekabet yaşıyordu. 1161'den sonra Tatarlar çok güçlenince, Çin desteğini Tatarlardan Keraitlere çevirdi.\nYesügey'in, Höelin'den beş çocuğu oldu. Bunların dört tanesi erkek( Temuçin, Hazar Kasar, Kaçiun ve Temüge) bir tanesi ise kızdı(Temulin). Bunun yanı sıra ilk eşinden, Bekter ve Belgütey isimli iki oğlu daha vardı. Bekter çocukluğunda, aralarındaki rekabet nedeni ile Temuçin tarafından öldürüldü.\nTemuçin 9 yaşındayken 1171 yılında Yesügey öldü. Moğolların Gizli Tarihi'ne göre, Temuçin için eş bulma yolundan dönerken Tatarlar tarafından zehirlenerek öldürülmüştür.\nYesügey'in Tuğrul Han adında bir kankardeşi (anda) vardı. Tuğrul Kağan Cengiz Han'a savaşlarında ve fetihlerine yardım etmiş, ancak Tuğrul Han'nın kızını, Cengiz Han'ın oğlu olan Cuci'ye vermek istememesi nedeni ile araları açılmıştır. Sonraları Cengiz Han'ın kankardeşi ve rakibi olan Camuka ile işbirliği yapıp, Cengiz Han'a karşı mücadele etmiştir.\nYesügey ismi, \"9 Gibi\" anlamına gelmektedir. Bunun nedeni 9 sayısının Moğollarca uğurlu sayılmasındandır.\n\n\n2015 Sultanahmet saldırısı\n2015 Sultanahmet saldırısı, 6 Ocak 2015'te Türkiye'nin İstanbul şehrinin Fatih ilçesindeki Sultanahmet semtinde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü Turizm Şube Müdürlüğü önünde, Irak ve Şam İslam Devleti mensubu Diana Ramazova'nın üzerindeki patlayıcıları infilak ettirmesiyle gerçekleştirilen intihar saldırısı. Patlama sonucunda saldırganın yanı sıra bir polis memuru ölürken, bir polis memuru yaralandı.\n6 Ocak 2015'te, Fatih ilçesindeki Sultanahmet semtinde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü Turizm Şube Müdürlüğü önündeki kulübeye yaklaşan çarşaflı bir kadın, İngilizce olarak cüzdanını kaybettiğini söyledi. Kulübeye girmesi sonrasında ise üzerindeki patlayıcıları patlatarak intihar saldırısı düzenledi. Patlamanın ardından saldırganın yanı sıra, ağır yaralı hâlde hastaneye kaldırılan polis memuru hayatını kaybetti, bir polis memuru ise yaralandı.\nSaldırı sonrasında Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi'ne yakın bir web sitesinden yapılan açıklamayla saldırının, örgüt üyelerinden Elif Sultan Kalsen tarafından gerçekleştirildiği belirtildi. Açıklamada yer saldırının gerekçesi \"Feda savaşçımız tarafından Berkin Elvan'ın katillerinin cezalandırılması ve AKP'nin rüşvetçi, hırsız bakanlarını koruyan faşist devletten hesap sormak\" olarak sunulmuştu. Ölen saldırganın teşhisi için Adli Tıp Kurumuna getirilen Kalsen'in ailesi cesedin Kalsen'e ait olmadığını söylerken emniyetten de saldırganın Kalsen olmadığı yönünde bir açıklama yapıldı. Bir süre sonra da Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi tarafından yapılan açıklamayla saldırının kendileri tarafından düzenlenmediği ve daha önceki açıklamanın bir hata sonucu yapıldığı bildirildi. Daha sonraları ise saldırının Diana Ramazova adlı Irak ve Şam İslam Devleti'ne mensup Rus vatandaşı tarafından gerçekleştirildiği belirlendi.\n\n\nLe chant de Mallory\n\"Le Chant de Mallory\", (Türkçe:\"Mallory'in şarkısı\") 1964 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil eden Rachel tarafından seslendirilen Fransızca şarkıdır. Fransa, yarışma sonunda 14 puanla dördüncü olmuştur.\n\n\nLinear B\nLinear B ya da çizgi yazısı B, MÖ 1450 ve sonralarına tarihlenen, büyük olasılıkla Antik Yunanistan'da Akhalar olarak bilinen Miken Uygarlığı'nın kullanmış olduğu soldan sağa doğru yazılan çizgisel bir yazı tipidir. Yazı çeşidinin nasıl ortaya çıktığı henüz tam olarak bilinmese de, Akhalar'ın o dönemde Girit adasında büyük bir uygarlık olan Minos Uygarlığı'nı işgal ettiği ve bu uygarlıkta kullanılan Linear A yazısını geliştirip kendi yazı çeşitleri olan Linear B'yi geliştirdikleri düşünülmektedir. Eski Yunanca'nın en eski formlarından biri olduğu düşünülen Linear B yazı tipi, İngiliz mimar Michael Ventris ve John Chadwick tarafından çözülmüştür. Bu yazı tipinin kullanıldığı metinler edebi yahut tarihi metinler olmaktan uzaktırlar, daha çok birtakım listeler halinde düzenlenmiş envanter kayıtlarından ibarettirler.\n\n\nElle était si jolie\n\"Elle était si jolie\", (Türkçe:\"Çok sevimliydi\") 1963 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil eden Alain Barrière tarafından seslendirilen Fransızca şarkıdır. Fransa, yarışma sonunda 25 puanla beşinci olmuştur.\n\n\nTauriel\nTauriel, Orta Dünya'da kurgusal bir karakter. Orijinal kitapta bulunmamasına rağmen Peter Jackson tarafından filme konulmuştur.\nİlk kez \"\"'nda görülmüş ve serinin diğer filmi olan \"\"'nda da boy göstermiştir. Serinin ilk filminde yoktur. Evangeline Lilly tarafından canlandırılmıştır.\n\n\nPrintemps, avril carillonne\n\"Printemps, avril carillonne\", (Türkçe:\"Bahar, Nisan halkaları\") 1961 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil eden Jean-Paul Mauric tarafından seslendirilen Fransızca şarkıdır. Fransa, yarışma sonunda 25 puanla beşinci olmuştur.\n\n\nOui, oui, oui, oui\n\"Oui, oui, oui, oui\", (Türkçe:\"Evet, Evet, Evet, Evet\") 1959 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil eden Jean Philippe tarafından seslendirilen Fransızca şarkıdır. Fransa, yarışma sonunda 15 puanla üçüncü olmuştur.\n\n\nLa belle amour\n\"La belle amour\", (Türkçe:\"Güzel aşk\") 1957 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil eden Paule Desjardins tarafından seslendirilen Fransızca şarkıdır. Fransa, yarışma sonunda 17 puanla ikinci olmuştur.\n\n\nIris Junik\nIris Junik (d.26 Ağustos 1968; Bitterfeld-Wolfen, Almanya ; ö. 29 Mart 2009; Münih), Alman oyuncu.\nAilesi tarafından ağır hasta olduğu bilinen oyuncu Münih'te 26 Mart 2009'da kaldığı evinde ölü olarak bulunmuştur.\n\n\nIl est là\n\"Il est là\", (Türkçe:\"O burada\") 1956 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil eden Dany Dauberson tarafından seslendirilen Fransızca şarkıdır. Fransa, yarışma sonunda puanlar ve derece açıklanmadığı için ikinci olarak sayılmıştır.\n\n\nLe temps perdu\n\"Le temps perdu\", (Türkçe:\"Kayıp zaman\") 1956 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil eden Mathé Altéry tarafından seslendirilen Fransızca şarkıdır. Fransa, yarışma sonunda puanlar ve derece açıklanmadığı için ikinci olarak sayılmıştır.\n\n\nDaewoo Lanos\nDaewoo Lanos, Daewoo tarafından 1997-2002 yılları arasında üretilen küçük sınıf otomobil modelidir. Aracın üretimi günümüzde diğer ülkelerde devam etmektedir.\n\n\nRachel Ros\nNoëlle Cordier, (d. Cavaillon, Vaucluse) 1964 yılında \"Le chant de Mallory\" adlı şarkıyla Fransa'yı temsil etmiş, yarışmada 4. olmuştur.\n\n\nAlain Barrière\nAlain Barrière (doğum adı: Alain Bellec; 18 Kasım 1935; La Trinité-sur-Mer, Morbihan - 18 Aralık 2019), Fransız şarkıcı. 1963 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil etmişti.\nAlain Barrière, 1963 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı \"Elle était si jolie\" adlı şarkıyla temsil etmiş, yarışmada 25 puanla beşinci olmuştur.-\n\n\nSaxe-Coburg ve Gotha Hanedanı\nSaxe-Coburg ve Gotha Hanedanı (Almanca: Haus Sachsen-Coburg und Gotha) Ernest Düklüklerinin yönettiği Sakson Wettin Hanedanı'nın kolu olan Saxe-Coburg ve Gotha Düklüğü'nü içeren bir Cermen hanedanıdır.\nSaxe-Coburg-Saalfeld'ın altıncı dükü Ernest Anton tarafından kurulmuştur. Bazı Avrupa monarşilerinin kraliyet ailelerini, Leopold I'den kalan şu andaki Belçika'daki kraliyet ailesinin kollarını, Prens Albert'den kalan Bİrleşİk Krallık ve diğer İngiliz Milletler Cemiyeti ülkelerinde hüküm sürmektedir. Birinci Dünya Savaşı zamanında Birleşik Krallık'ın Alman karşıtı hassasiyetinden dolayı George V tarafından hanedanın ismi 1917'de Saxe-Coburg ve Gotha'dan Windsor'a çevirmiştir. Aynı durum Belçika için de geçerli olup ismi \"van België\" (Felemenkçe) ya da \"de Belgique\" (Fransızca) omuştur.\nSaxe-Coburg ve Gotha'nın ilk dükü Ernest I, 1826'da taç giymesinden ölümü olan 1844'e kadar hüküm sürdü. Ernest I öncesinde 1806'dan düklük 1826'da yeniden oluşturulana kadar Saxe-Coburg-Saalfeld dükü Ernest III olarak hüküm sürdü. Ernst'in küçük kardeşi Leopold 1831'de Belçika Kralı oldu ve neslinden gelenler Belçika Devlet Başkanı olarak hizmet ettiler. Léopold'ün tek kız kardeşi Belçika prensesi Charlotte aynı zamanda Meksika İmparatoru Maximilian I 'in eşidir. Bu yüzden 1960'larda Meksika İmparatoriçesi Carlota olarak bilinirdi. Ernst'in yeğeni Ferdinand, Portekiz Kraliçesi Maria II ile evlendi ve soyu 1910'da Portekiz cumhuriyet rejimine geçene kadar Portekiz'i yönetti. \nErnest I'in tek oğlu Prens Albert (1819–1861), 1840'ta Kraliçe Victoria ile evlendi. Böylece 1917'den beri Windsor olarak bilinen Birleşik Krallık Kraliyet Ailesi'nin atası oluştu. 1826'da Macar Koháry prens malikanesi hanedanın alt kollarından birine miras kaldı, ve Roma Katolik Kilisesi'ne geçtiler. Üyeleri Brezilya İmparatorluğu Prensesi, bir Avusturya arşidüşesi, bir “Fransız” kraliyet prensesi, bir Belçika kraliyet prensesi ve bir Saksonya kraliyet prensesi ile evlenmeyi başardı. Bu soyun evlatlarından biri -Ferdinand- önce Prens sonra da Bulgaristan Çarı oldu ve onun soyu orayı 1946'ya kadar yönetmeye devam etti. Bulgaristan Hanedanı'nın şimdiki yöneticisi İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra azledilip sürgüne gönderilen Çar Simeon II'dir. Sonraları Simeon Sakskoburggotski adıyla Bulgaristan'da 2001-2005 arası başbakanlık yaptı.  \nDük hanedanı Saxe-Coburg-Saalfeld dükü olan John Ernest IV'in soyundan gelen erkek kollar eşit evlilik soyundan gelir,erkekler ve kadınlar (evlenene kadar kadınlar), kadınlar eşit yetkili, dul eşler yeniden evlenene kadar. Saxe-Coburg ve Gotha Hanedan yasasına göre dükün tam unvanı:\nGotha ve Coburg'da iki resmî konut vardır. Bunun için, tüm dük sarayları , Saray Tiyatrosu'nu da içeriyor, yılda iki kez taşınmak zorunda: Gotha'dan Coburg'a yazın, Coburg'dan Gotha'ya kışın. Saray Tiyatrosu için, hemen hemen neredeyse aynı iki yapı 1840'ta Gotha'da yapıldı (2. Dünya Savaşı'nda yok oldu.) ve Coburg (şu an Coburg Devlet Tiyatrosu) ve o zamandan beri korundu. Konut kalelere ek olarak, Gotha'da Friedenstein ve Coburg'da Ehrenburg, Dük ailesi Coburg'daki Rosenau ve Callenberg Kaleleri, av binası olarak Avusturya'nın Grein'daki Greinburg Kaleleri'ni kullandığı kadar da ayrıca Gotha'daki Schloss Reinhardsbrunn'ı kullanır.\nDük kollarının isimleri hanedandan gelmelerine rağmen, yöneticileri ailenin kalıtsal ya da baba tarafından akraba en büyük üyesi değildir. 1893'te, hüküm süren dük çocuksuz öldü, bunun üzerine Britanya kolu Prens Albert soyundan gelmesi üzerine taç en büyük erkek üyeye geçti. Ancak, dük tacının Britanya Hükümdarı ya da veliahtına miras kalmayacağını Britanya tacının varisleri, Albert'in soyundan gelenler kabul etti ve düklük yasası onadı. Bu yüzden, Alman düklüğü, Wettin Hanedanı'na ait Britanya Kraliyet Ailesi'nin daha genç prensleri, ve onların erkekten soyundan gelenler arasında olacaktır ikincil kalıtımsal (secundogeniture) ya da doğrudan kalıtımsal bağ bulunmaktadır.\nBirleşik Krallık müstakbel Edward VII'ın düklükle kan bağı bulunması yerine, diğer yaşayan oğulları olmadan ölmesi üzerine erkek kardeşe geçti, Prens Alfred, Edinburgh Dükü ve, en genç torunu Prens Albert ve Kraliçe Victoria, Prens Charles Edward, Albany Dükü'ne geçti(kanın geçebileceği ikinci yol olan amcası Prens Arthur, Connaught Dükü ve onun erkek neslinden gelenler, doğuştan rütbesi yüksek olmasına rağmen, Britanya mülkünün geri kalanını tercih etti).\nDük kollarının şimdiki yöneticisi Andreas, Saxe-Coburg and Gotha Prensi. \nThe Saxe-Coburg-Gotha-Koháry Hanedanı Saxe-Coburg ve Gotha Hanedanının Katolik bir alt dalıdır. Francis, Saxe-Coburg-Saalfeld Dükü'nün ikinci oğlu Saxe-Coburg and Gotha Prensi Ferdinand ile Prenses Maria Antonia Koháry de Csábrág evliliği ile kuruldu.\nPortekiz'in önceki kraliyet ailesi genellikle Braganza Hanedanı ile ayrımı yapılmaz.\nManuel II 1932'de çocuksuz öldü. O varisi olarak uzaktan kuzeni Ferdinand II'nin ya da Saxe-Coburg ve Gotha Hanedanı soyundan olmayan Duarte Nuno, Braganza Dükü'nü tanıttı. Duarte Nuno ve varisleri Braganza Hanedanı üyesiydi.\nBelçika kolu, Francis, Saxe-Coburg-Saalfeld Dükü'nün en küçük oğlu Leopold tarafından kuruldu.\nBirinci Dünya Savaşı nedeniyle,aile ismi 1921'de van België, de Belgique ya da von Belgien adlarına çevrildi, ülkedeki üç resmî dil (Felemenkçe, Fransızca ve Almanca), – bu aile ismi kimlik kartlarında ve tüm resmî belgelerde kullanılır. The Saksonya hanedan arması içeren arma yerine Belçika Kraliyet Arması getirildi (see here). Diğer Coburglular Saxe-Coburg ailelerinin çoğu kolu adlarını değiştirdi. Örneğin, Kraliyet Ailesinin konut yerinden sonra Britanya Kralı George V, Windsor'ı aile ismi olarak benimsedi.\nBabadan gelen soya bakarsak, babadan oğula hükümdarlığın miras kalması, hükümdar ailelerinde esas belirleyici üyeliğin tarihi bir geçmişi vardır, baba soyundan değişik kollar tarafından değişken isimlerin resmî kullanımına rağmen böylece Saxe-Coburg-Gotha Hanedanı Hükümdarları kalıtsal olarak 20. yüzyıl boyunca Wettin Hanedanı'na aittir.\n\n\nKenan Doğulu 6,5\nKenan Doğulu 6,5, Kenan Doğulu'nun 2004 yılında çıkardığı üçüncü remiks albümüdür.\n\n\nMoğolların Gizli Tarihi\nMoğolların Gizli Tarihi (Geleneksel Moğolca: ) Moğolca yazılmış en eski eserdir. Moğol tarihi ve dili hakkında bilinen en eski eser olarak kabul edilmektedir. Cengiz Han'ın ölümünden sonra tamamlanan eser, bilinen nüshalarına göre Çin yazısıyla Moğolca olarak yazılmış, Moğolca metnin hemen yanı başına da yine Çince karakterlerle sözcüklerin çevirileri verilmiştir. Cengiz Han ve Moğolların tarihini ele alan eser Çin’deki ilk Moğol hanedanının adı ile de anılmaktadır (() “Yuan Hanedanı”). Batı’da 1872’den beri tanınan eserin 1940'tan beri bütünlüklü, tam çevirileri vardır.\nBu eser yarı-mitolojik bir anlatımla Temuçin'in çocukluğundan itibaren yaşamı, annesi Höelin, babası Yesügey ve oğlu Ögeday hakkında bilgiler vermektedir. Ancak eserin asıl konusu Moğol İmparatorluğu'nun nasıl kurulduğu ile ilgilidir.\nToplam 12 başlıktan oluşur:\n\n\nEleftheria Arvanitaki\nEleftheria Arvanitaki () (doğum: 17 Ekim 1957, Pire, Yunanistan), Yunan folk şarkıcısı. Kökeni İkarya adasına dayanmaktadır. Cesária Évora ve Arto Tunçboyacıyan gibi önemli müzisyenlerle çalışmıştır.\nArvanitaki kariyerine 1980'de Opisthodromiki Kompania () grubunda şarkı söyleyerek başlamıştır. 1981'de Vangelis Germanos'un \"Ta Barakia\" isimli albümünde ilk defa konuk olarak yer almıştır. 1984'te gruptan ayrılmış ve kendi adını taşıyan albümü ile solo kariyerine başlamıştır.\nAğustos 2004'te Atina Olimpiyatları'nın kapanışında yer almıştır.\nWOMAD ve çeşitli festivallerde sahne almıştır. 2006'da Reykjavik'te \"Frostroses\" Noel konserinde Avrupalı Divalar () grubunun bir parçası olarak sahne almıştır. Diğer \"divalar\" şunlardı: Sissel Kyrkjebø (Norveç), Eivør Pálsdóttir (Faroe Adaları), Petula Clark (Birleşik Krallık), Ragga Gisla (İzlanda) ve Patricia Bardon (İrlanda).\nUniversal Music Group'un jazz plak şirketi Verve Records'ın sayesinde müziği uluslararası olarak yayınlanmış ve sıçrama yaşamıştır. Daha sonra Verve şirketi sanatçıyı EmArcy şirketine atamıştır. EmArcy, Universal'ın Avrupalı yerel yetenekleri uluslararası çapa ulaşması için geliştiren, Avrupa jazz koludur.\nAvustralyalı Yunan olan ödüllü film yapımcısı Anthony Maras'ın kuzenidir.\n\n\nJean-Paul Mauric\nJean-Paul Mauric (d. Jean-Paul Maurric, 17 Haziran 1933, Hyères - 5 Ocak 1971, Marsilya) Fransız şarkıcı. 1961 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil etmişti.\nJean-Paul Mauric, 1961 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı \"Printemps, avril carillonne\" adlı şarkıyla temsil etmiş, yarışmada 13 puanla dördüncü olmuştur.\n\n\nNonthaburi (il)\nNonthaburi (), Tayland'ın illerinden biridir. İl, başkent Bangkok ile Ayutthaya, Pathum Thani ve Nakhon Pathom illeri ile komşudur. İlin merkezi Nonthaburi'dir. Yüzölçümü 622.3 km² olan ilin nüfusu 2014 yılı itibarı ile 1,173,870'tir.\nNonthaburi, altı ilçe (\"amphoe\"), 52 bucak (\"tambon\") ve 433 köye ayrılmaktadır.\n\n\nNakhon Pathom (il)\nNakhon Pathom (), Tayland'ın illerinden biridir. İl, başkent Bangkok ile Suphan Buri, Ayutthaya, Nonthaburi, Samut Sakhon, Ratchaburi ve Kanchanaburi illeri ile komşudur. İlin merkezi Nakhon Pathom'dur. Yüzölçümü 2,168.3 km² olan ilin nüfusu 2014 yılı itibarı ile 891,071'dir.\nNakhon Pathom, yedi ilçe (\"amphoe\"), 105 bucak (\"tambon\") ve 919 köye ayrılmaktadır.\n\n\nPathum Thani (il)\nPathum Thani (), Tayland'ın illerinden biridir. İl, başkent Bangkok ile Samut Ayutthaya, Saraburi, Nakhon Nayok, Chachoengsao ve Nonthaburi illeri ile komşudur. İlin merkezi Pathum Thani'dir. Yüzölçümü 1,525.9 km² olan ilin nüfusu 2014 yılı itibarı ile 1,074,058'dir.\nPathum Thani, yedi ilçe (\"amphoe\"), 60 bucak (\"tambon\") ve 529 köye ayrılmaktadır.\n\n\nHer Şey Aşktan\nHer Şey Aşktan, pop müzik sanatçısı Işın Karaca'nın 8 Mayıs 2013'te yayınlanan yedince stüdyo albümü. Aradaki iki arabesk albümü (\"\" ve \"Arabesque II\") kenara bırakırsak 2009'dan bu yana, 4 sene sonra çıkardığı yeni şarkılarının olduğu stüdyo albümüdür.\nSon albümünden sonra, 1,5 sene hazırlığı süren ve pop müzik şarkıları içeren albümün prodüktörlüğünü Akın Büyükkaraca, Işın Karaca'yla yaptı. Albüm şarkıları için 3 farklı aranjör ile çalışıldı. Albüm 10 şarkı ve bir remiks'ten oluştu. Albümün sanat fotoğrafları Sedat Doğan tarafından çekildi. İlk video klibi, söz ve müziği Elif Nun'a düzenlemesi Mert Ali İçelli'ye ait \"Seve Seve\" isimli şarkıya, Kemal Başbuğ yönetmenliğinde çekildi.\n\n\nKenan Doğulu 7,5\nKenan Doğulu 7,5, Kenan Doğulu'nun 2007 yılında çıkardığı dördüncü remiks albümüdür.\n\n\nSaip Egüz\n22 Haziran 1920 yılında İzmir’in Bergama ilҫesinde doğdu. Ӧnce șarkı söyleyerek ve mandolin ҫalarak müzik ҫalıșmalarına bașladı. Ardından bunu keman ҫalıșmaları izledi.\n1941-1942 öğretim yılında Gazi Eğitim Enstitüsü müzik bölümüne girdi. Burada keman ve piyano ҫalșımalarının yanı sıra öğretmenlerinin teșviki ile ses ҫalıșmalarına ağırlık verdi.\n1944-1945 öğretim yılı sonunda müzik bölümünü bitirdi ve ses alanında yetiștirilmek üzere Milli Eğitim Bakanlığınca Ankara’da bırakıldı. 1960 yılına kadar ortaöğretim kurumlarında müzik öğretmenliği yaptı. Ҫok sesli koro eğitiminin önemi ve koro eğitimini yayginlaștirma ҫalișmalarina ortaöğretim öğretmenliği sirasinda bașlayan Saip Egüz, Musiki Muallim Mektebi’nde, yapılan ortaokullar arası koro yarıșmasinda Ankara 4. ortaokul korosu ile katılıp, birincilik ödüllü kazandı.\n1946-1951 yıllarında Radyo Mandolin Orkestrasında solist olarak ҫalıștı. Bütün bu ҫalıșmaları sırasında ses öğretmeni Azize Ișık, Adolfo Camozzoa, Umur Baha Pars’dan dersler aldı ve Ankara Devlet Konservatuvarı ses uzmanı Max Klein’in derslerini izledi. Ayrıca Fuat Koray ile üҫ yıl armoni-kontrpuvan ҫalıșmalarını sürdürürken, Ankara Devlet Konservatuvar’ında Ferit Alnar’ın derslerini izledi.\n1961-1962 yılında Almanya’nın Freiburg Yüksek Müzik Okulunda tek ve toplu ses eğitimi, koro ve modal system iҫinde ҫok seslilik ҫalıșmalarına katıldı. Bir yıl süren bu ҫalșımalarının sonunda öğretim belgesi alarak yurda döndü.\n1964 yılında ilk kez Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümünde ҫok sesli toplu ses eğitimi ҫalıșmalarını bașlattı. 1974 yılına kadar da bu kurumda tek ses eğitimi, toplu ses eğitimi, koro eğitimi ve yönetimi derslerini yürüttü.\n1970-1972 yılları arasında Müzik Bölümü bașkanlığı görevini yaptı. 1974 yılında emekli oldu.\n1976-1980 yıllarında Ankara Hacettepe Üniversitesi Ҫocuk Gelișimi ve Eğitimi Bölümünde öğretim görevlisi olarak ҫalıșmalarına devam ederken, TRT Müzik Dairesi Uzmanlığı görevini de üstlenmiști. TRT Müzik Dairesi bașkanı Cavidan Selanik ve Erҫıvan Saydam’ın ișbirliği ile ҫocuk korolarının kuruluşunda büyük emeği geçen Saip Egüz bu güne dek ҫalıșmalarına devam eden TRT ҫocuk korolarının temelini atmıș ve gelișmesine öncülük etmiștir.\n12 Mayıs 1981 yılında kaybettiğimiz Saip Egüz’ün ҫocuk șarkıları, bestelediği piyano eșlikli eserleri ve düzenlemeleri hala ҫeșiti korolar tarafından seslendirilmeye devam etmektedir.\n\n\nAşka Türlü Şeyler\nAşka Türlü Şeyler, Kenan Doğulu'nun 2012 yılında çıkardığı dokuzuncu stüdyo albümüdür.\n\n\nJean Philippe\nJean Philippe, Fransız şarkıcı. 1959 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı temsil etmiş, Daha sonra 1962 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İsviçre'yi temsil etmişti. Jean, İki farklı ülkeyi temsil eden ilk şarkıcı olmuştur.\n\n\nPaule Desjardins\nPaule Desjardins, Fransız şarkıcı. 1957 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı \"La belle amour\" adlı şarkıyla temsil etmiş, yarışmada ikinci olmuştur.\n\n\nMathé Altéry\nMathé Altéry (d. Marie-Thérèse Altare, 12 Eylül 1927), Fransız şarkıcı. 1956 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı \"Le temps perdu\" adlı şarkıyla temsil etmiş, yarışmada sonuçlar açıklanmadı için ikinci olarak sayılmıştır. 1956 yılında Fransa'yı temsil eden \"Il est là\" adlı şarkısıyla Dany Dauberson olmuştur.\n\n\nDany Dauberson\nMathé Altéry (16 Ocak 1925 Le Creusot, Saône-et-Loire - 16 Mart 1979), Fransız şarkıcı. 1956 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı \"Le temps perdu\" adlı şarkıyla temsil etmiş, yarışmada sonuçlar açıklanmadı için ikinci olarak sayılmıştır. 1956 yılında Fransa'yı temsil eden \"Le temps perdu\" adlı şarkısıyla Mathé Altéry olmuştur.\n\n\nUzun Parlamento\nUzun Parlamento, ilk kez 3 Kasım 1640 günü İngiltere kralı I. Charles tarafından toplanmış olan parlamentodur. 12 yıl aradan sonra kral tarafından sürmekte olan \"Piskoposlar Savaşı\" için mali kaynak sağlamak için toplanmıştır. Parlamento İngiltere monarşisiyle yaşanan iktidar mücadelesinde taraf olarak İngiliz İç Savaşını sürdürmüş ve galip gelmiştir. 1648 yılında Oliver Cromwell komutasındaki Yeni Ordu birliklerince tasfiye edilmiştir. Uzun Parlamento Cromwell'in ölümünün ardından yeniden toplanmış ve Restorasyon adı verilen dönemin başlangıcında yeni kral II. Charles'ın iktidarına kolaylık sağladıktan sonra kendisini lağvetmiştir.\nKral I. Charles'ın 1640 yılı Kasım ayında Parlamentoyu toplamasının sebebi İrlanda ile sürmekte olan savaş yüzünden mali olarak iflas etmiş durumda olmasının yanı sıra vergilerin halk arasında tepki çekmesi üzerine yeni mali kaynak arayışına girmesidir. Ancak Parlamento bunu yapmaktansa iradesine kralın lehine müdahale eden Canterbury Başpiskoposu William Laud ve John Finch hakkında gensoru vermiştir.\nParlamento ilk başlarda John Pym ve destekçilerinin etkisi altındadır. Pym genel olarak mutlakiyet rejimine yönelik eleştirilerini parlamentoda dile getiriyordu. Parlamento çalışmalarının daha ilk başlarında kralın zor kullanma iradesini bayraktarlığını yapan Strafford Earlü Thomas Wentworth vatana ihanet suçlamasıyla suçlanır. Özellikle halkın iradesi olarak görülen parlamentoya karşı askeri zor aygıtına başvurulmasına yönelik aşağıdaki sözlerinin yazılı kaydı onun sonunu hazırlar:\nHalkın temsilcisi olan Parlamento, iradesinin bastırılması amacıyla Strafford Earlü tarafından bir İrlandalı işgalci ordu toplanması girişimi karşısında ihanete uğramış hissetmiştir. Eğer teşebbüs gerçekleşirse İngiltere boyun eğecek, özgürlükler kısıtlanacak ve kralın istediği mali gelirler halkın aleyhine olacak şekilde toplanacaktır. Yaşananların vahametini gören Pym derhal bir karar tasarısı önererek Strafford Earlünün cezalandırılmasını ister. Kral I. Charles Strafford'a söz vererek asla böyle bir cezayı onaylamayacağı garantisini verir. Lordlar Kamarası idam cezasına karşı çıkar. 21 Nisan günü Avam Kamarası ezici birçoğunlukla kararı onaylayınca Parlamento da karara uyar. Kral, ailesine ve kendisine yönelen tehlikeyi fark ederek 10 Mayıs günü idam fermanını imzalar. Strafford iki gün sonra kafası kesilerek idam edilir.\nUzun Parlamento bu aşamada Üç Yıl Kanununu yasalaştırır. Buna göre her parlamento her üç yılda bir en az bir kez toplanacaktır. Kral parlamentoyu toplantıya çağırmazsa vekillerin toplanma hakkı bulunmaktadır. Bu kanunla beraber yasalaşan çok sayıda ek maddeyle beraber Parlamento onayı olmadan alınan yapılan seferberlik çağrıları, cezalar, toplanan vergiler yasadışı ilan edilir.\n3 Mayıs günü Parlamento 1641 Protestosu yayınladı. Bu metinde Charles Hükûmeti eleştirilmekteydi. Ayrıca imzacılar gerçek dini koruyacaklarını taahhüt ederek Mayıs ayı boyunca dinî kurumlara saldırılara devam etti. Charles bu dönemde Parlamento’ya önemli tavizler verdi ancak öte yandan da İskoçlarla arasını düzelterek askerî konumunu güçlendirmeye çalıştı. İskoçya’da Presbiteryenliğin kurumsallaşmasını tanıması karşılığında askerî destek vaadi aldı. Ancak İskoçya’da gerçekleşen monarşi yanlısı bir darbe girişimi kazandığı kozları yitirmesine yolaçtı.\n1641 yılı Ekim ayında başlayan İrlanda Ayaklanması, Parlamento ile kral arasında tartışma konusu olan ordunun komutasını yeniden gündeme getirdi. John Pym liderliğindeki Parlamento 11 oy farkla geçen ‘’Grand Remonstrance’’ 22 Kasım 1641 günü kabul edilir. Metinde Charles iktidarında yapılan 150’den çok yanlış dile getirilir. Bu yanlışların giderilmesi adına çözüm önerilerini de içeren metin kilise reformu yapılmasını ve kraliyet bakanlarının Parlamentoya tabî olmasını önerir. Metindeki istekler kral tarafından reddedilir.\nKral Charles, Piskoposlar Savaşı sırasında İskoçların İngiltere’yi işgal etmeleri yönünde girişimleri olduğunu düşündüğü Püritenlere karşı harekete geçmeye karar verir. Parlamentodaki beş kişinin Londra halkına kendisine karşı kışkırttığını düşünür. Bu kişilerin kraliçe hakkında Katolik darbe planları yapma suçlamasıyla hukukî süreç başlatacakları dedikodusu kralın kulağına gelince Charles hemen harekete geçer ve bu kişileri vatana ihanetten dolayı tutuklamak için adım atar. \n4 Ocak 1642 gününe kadar hiçbir kral Avam Kamarasına girmemiştir, ancak o gün Parlamento’nun dokunulmazlığı çiğnenerek adı geçen milletvekillerinin tutuklanması için kral ve beraberindeki silahlı kuvvetler Parlamentoya girer. Beş vekil daha önceden uyarıldıkları için kaçmışlardır.\nParlamentoya giren kral, meclis sözcüsü William Lenthall’ın yerine oturur ve aradığı kişilerin orada olmadığını görüp “Anlaşılan kuşlar kaçmış.” demiştir. Amaına ulaşamayan ve Londra’da kendisini güvende hissetmeyen kral 10 Ocak günü kentten ayrılır, monarşi yanlısı vekiller de onunla beraber kenti terkeder. Parlamentoyu isyanda ilan eden kral kendi ordusunu kurmaya girişir. Oxford’da karargâhını kurar, onunla beraber gelen monarşi yanlısı vekiller de Oxford Parlamentosu adıyla toplanır.\n1642 yılı Mart ayında kralın Londra’da bulunmadığı ve iç savaşın patlak vermek üzere olduğu bir sırada Parlamento kralın oanyı olmadan yapılan yasaların geçerli olduğu yönünde karar verdi. Bu sayede Parlamento yerel milis kuvvetlerinin denetimini alır. Londra’daki güç dengesi için alınan bu karar önemlidir, artık başkentte Parlamentoya karşı kralcıların askeri müdahale seçeneği kalmamış durumdadır. Bu karara karşı da kral Charles silahlı birlik kurma yetkisini kullanmaya başlar.\n1645 yılında Parlamento iç savaşta sonuna kadar savaşma kararı alır. Parlamento’da görevli olan tüm vekillerden askeri görevlerini terk etmeleri istenir, Sir Thomas Fairfax ve Oliver Cromwell komutasında Yeni Ordu kurulur. Yeni Ordu kısa zamanda Charles’ın ordularını mağlup eder. İskoçya’ya kaçan kral tutuklanarak Parlamento yanlılarına teslim edilir. Kralın hapsedilmesiyle iç savaşın ilk aşaması sona erer.\nKral krizi sona erdirmek için Parlamento temsilcileriyle görüşürken Avam Kamarası da kralın izlediği siyaseti araştırıyordu. Siyasi olarak bir pat hali mevcuttu. Kral 1647 yılında esaretten kaçıp gizlice İskoçlarla işbirliği yaptı. Bundan sonra monarşi yanlısı ayaklanmalar patlak vermeye başladı. İç savaşın ikinci kısmı olarak görülen bu aşama Yeni Ordu birliklerinin hızla düşmanı yenmesiyle sona erdi. Parlamento ile ordu arasında bu aşamada güvensizlik ortaya çıkmaya başladı. Parlamentodaki kralcı çoğunluk 1 Aralık 1648 tarihinde aldığı kararla kralla görüşmelerin devam etmesi ve kralın yeniden tahta geçirilerek yetkileri sınırlı şekilde iktidarına devam etmesini kabul etti. Ancak ordu kanadı buna razı olmayacaktı.\nAtılacak adımlar konusunda Parlamento’daki gruplar arasında anlaşmazlık çıkınca 7 Aralık 1648 tarihinde Pride Darbesi gerçekleştirilir. Oliver Cromwell ve Henry Ireton’dan aldığı talimatla hareket eden Albay Thomas Pride komutasındaki Yeni Ordu birlikleri Parlamentoya giriş ve çıkışı fizikî olarak engelleyerek muhalif 41 vekili tutuklar. Tutuklamalardan geriye kalan bileşime Rump Parlamentosu denilmiştir. Bu bileşim 30 Ocak 1649 günü kral I. Charles’ın idamını gerçekleştirmiştir. Aynı zamanda 1649 yılında monarşinin yerine İngiltere Topluluğunu kurmuştur.\nRump Parlamentosu önceden kararlaştırıldığı gibi seçimleri ilan edip görevi yeni vekillere bırakmayıp toplanmaya devam edince 1653 yılında Oliver Cromwell tarafından zorla kapatılmıştır. Bundan sonra Barebone Parlamentosu ve Protektora dönemi Parlamentoları izlemiştir.\nBabası Oliver Cromwell’in ölümünün ardından 1658 yılında \"Lord Protector\" olan Richard Cromwell 1659 yılı Nisan ayında bir darbeyle alaşağı edilince Rump Parlamentosu yenden göreve çağrılır. 7 Mayıs 1659 günü toplanan meclis 13 Ekim 1659 tarihinde ordu birlikleri tarafından kapatılır.\nCromwell döneminde İskoçya’da bulunan komutanlardan General George Monck gelişen siyasi durumlar karşısında ordunun güç kaybettiğini görünce monarşi yanlısı konum almaya başlar. Donanmanın desteğiyle 26 Aralık 1659 günü toplanan Rump Parlamentosu toplansa da Monck duruma müdahale eder. 1648 yılındaki Pride Darbesiyle uzaklaştırılan muhalif vekillerin yeniden Parlamentoya katılmalarını güç kullanarak sağlar. Yeni bir Parlamento oluşması için 25 Nisan günü seçim kararı alan Uzun Parlamento kendi kendisini 16 Mart 1660 günü lağveder.\n\n\nMathieu Kérékou\nMathieu Kérékou (d. 2 Eylül 1933 - ö. 14 Ekim 2015), Beninli siyasetçi. Kérékou, Afrika ülkesi Benin'de 1972-1991 ile 1996-2006 yılları arasında devlet başkanlığı makamında bulunmuştur. Ülkesinin isminin Dahomey olduğu bir dönemde, 1972 yılında gerçekleştirdiği darbe ile başa geçen Kérékou, otoriter ve sosyalist yönetimi neticesinde ülkesinin ismini 1975 yılında Benin Halk Cumhuriyeti olarak değiştirmiş, 1991 yılında rejim değişikliğine gidilerek ülkenin ismi Benin Cumhuriyeti olmuştur. Kérékou bu süreçte ülkesinin üç farklı isim döneminde de başkanlık makamında bulunmuştur.\nÜlkenin kuzey bölgesinde yer alan ve o dönem Fransa kolonisi olan Dahomey'in Kouarfa şehrinde dünyaya gelmiştir. Askerlik döneminde Fransa ordusuna katılan Kérékou, ilerleyen süreçte askeri eğitim alabilmek adına Senegal'e ve günümüzde Mali'nin kurulu olduğu bölgelere gitmiştir. 1960 yılında ülkesinin bağımsızlığa kavuşması neticesinde 1961 yılında Fransa ordusundan ayrılarak ülkesinin ordusuna dahil olmuş, o dönem ülkenin ilk devlet başkanı olan Coutoucou Hubert Maga'nın emir subayı olarak göreve başlamıştır. 1967 yılında ordu içerisindeki genç subayların devlet başkanı Christophe Soglo'ya karşı gerçekleştirilen darbenin üyelerinden biri olan Kérékou, 1968 yılında gittiği Fransa'da iki yıl boyunca askeri eğitim görmüş, 1970 yılında döndüğü ülkesinde de Genelkurmay Başkanlığı'na getirilmiştir.\n26 Ekim 1972 yılında dönemin devlet başkanı Justin Ahomadegbé-Tomêtin'e karşı gerçekleştirdiği darbe neticesinde yönetimi ele alan Kérékou, Ahomadegbé-Tomêtin ile birlikte bu süreçte dönüşümlü başkanlık sistemi ile yönetim konseyini oluşturan diğer iki eski devlet başkanları Sourou-Migan Apithy ve Coutoucou Hubert Maga'yı hapse atmış, her üç eski devlet başkanı ancak 1981 yılında özgürlüğüne kavuşabilmiştir.\nKendisini devlet başkanı ilan eden Kérékou, ülkeyi sosyalist ve otoriter bir düzen ile yönetmiştir. Kérékou'un amacı ülkesi ile \"Afrika'nın Küba'sı\"'nı oluşturmaktı. Kérékou ayrıca 1974 yılında oluşturulan politbüronun da başkanlığını üstlenmiştir. Aralık 1975'te ülke ismini Dahomey yerine Benin olarak adlandırılan Kérékou, resmi olarak ülkenin ismini Benin Halk Cumhuriyeti yapmıştır. Otoriter tek partili sistemde kurduğu \"Parti de la révolution populaire du Bénin\" önderliğinde girdiği 1979, 1984 ve 1989 yıllarındaki seçimlerden büyük fark ile galip ayrılan Kérékou, bağımsız ülkesinin ilk on iki yılında birçok askeri darbe ile çoğu çok kısa bir dönem için dokuz farklı isim devlet başkanlığı makamına gelmişken, kendi iktidarı 18 yıl boyunca kesintisiz sürmüştür.\nKérékou, 1980'li yılların sonlarına doğru zayıflayan yönetimi nedeniyle ülkede çok partili siyasi hayatı faaliyete geçirebilme adına ulusal bir konferans çağrısı yapmış, sosyalist otoriter yönetimden de vazgeçerek çok partili siyasi hayatını benimseyeceğini ifade etmiştir. Uluslararası baskının yanı sıra o dönemde Benin'in desteklediği ve destek gördüğü Doğu Bloku'nun da dağılması bu süreçte alınan kararlarda etkili olmuştur. Bu süreçte ülkenin ismi \"Benin Cumhuriyeti\" olarak değiştirilen ülkede 1991 yılında gerçekleştirilen seçimleri Nicéphore Dieudonné Soglo'ya karşı kaybeden Kérékou, bir sonraki seçimlerde Soglo'ya karşı yeniden aday olmuş ve seçimleri kazanarak beş yıl sonra yeniden devlet başkanlığı makamına gelmiştir. 2001 yılındaki seçimlerden de zaferle ayrılan Kérékou, 2006 yılına kadar bu görevde kalmıştır.\n11 Mart 2005 tarihinde yaptığı açıklamada, Nisan 2006'da gerçekleştirilecek seçimlerde bir kez daha aday olma arzusunu açıklasa da, ülke anayasası en fazla iki dönem yönetime izin vermesinin yanı sıra devlet başkanının yaşının 70 yaşından fazla olmamasını ön görmekteydi. Kendisinin bu doğrultuda bir anayasa değişikliği talebi meclis tarafından kabul görmemesi üzerine 2006 seçimlerine katılamamıştır. Mart 2006'da görevi seçilen yeni devlet başkanı Thomas Yayi Boni devretmiştir.\nDevlet başkanlığı görevi tamamlandıktan sonra siyasetin dışında kalmayı tercih eden Kérékou, zamanının çoğunu Cotonou ile doğum yeri bölgesi olan Benin'in kuzeyinde Natitingou'da geçirmiştir. 2014 yılında geçirdiği kalp krizi sonrası Paris'e giden Kérékou, gerekli tedaviyi gördükten sonra Benin'e geri dönmüştür. Süreç içerisinde kalp sorunları yaşamaya devam eden Kérékou, 14 Ekim 2015'te 82 yaşında Cotonou'da hayatını kaybetmiştir.\nKérékou, 1980 yılında gerçekleştirdiği Libya ziyareti ve Muammer Kaddafi görüşmeleri sonrasında İslamiyet dinini seçtiğini ve adını Ahmet olarak değiştirdiğini açıklamıştır. Ancak süreç içerisinde yeniden Mathieu adını alan Kérékou, tekrar hristiyan olmuştur. O dönem Kérékou'un müslüman olmasının arkasında Kaddafi'den elde edebileceği maddi yardımların önemli rol oynadığı konuşulmuş, kendisinden bu yardımlara karşılık islamiyete geçmesinin talep edildiği ifade edilmiştir.\n\n\nThe Triumph of Steel\nThe Triumph of Steel Amerikalı Heavy Metal grubu Manowar'ın 1992 yılında çıkardığı 7.stüdyo albümü.Gitarist Ross The Boss'un olmadığı ilk Manowar albümüdür.1988 yılında grupla ego çatışmaları artmıştı ve ayrılmıştı.Yerine David Shankle getirilmişti.Ayrıca 1991 yılında bateristleri Scott Columbus ayrılmıştı.Yerine Kenny Earl \"Rhino\" Edwards getrilmişti.Klasik Manowar albümleri arasındadır.Ayrıca Manowar tarihinin en uzun şarkısı Achilles, Agony and Ectasy in Eight Parts \"28:38\" bu albümdedir.İşaretlenen kısımlar dışında tüm şarkılar grubun kurucusu ve basgitaristi Joey DeMaio tarafından yazılmıştır.\nTracklist:\n1-'Achilles,Agony and Ectasy in Eight Parts'\n2-'Metal Warriors'\n3-'Ride The Dragon' (David Shankle,Joey DeMaio)\n4-'Spirit Horse of the Cherokee'\n5-'Burning' (David Shankle,Joey DeMaio)\n6-'The Power of Thy Sword'\n7-\"\"The Demon's Whip\"\"\n8-'Master of the Wind' (David Shankle,Joey DeMaio)\nÃœyeler:\n♦ Eric Adams - Vokal\n♦ David Shankle - Gitar\n♦ Joey DeMaio - Bas Gitar\n♦ Kenny Earl \"Rhino\" Edwards - Bateri, perküsyon\n\n\nKirli SavaÅŸ\nKirli Savaş (İspanyolca: \"Guerra Sucia\") ya da taraftarları tarafından isimlendirilen Yeniden Millî Örgütlenme Dönemi (İspanyolca: \"Proceso de Reorganización Nacional\" ya da \"El Proceso\"), Arjantin'de 1976-1983 yılları arasındaki (bazı kaynaklar 1969 yılında başladığını yazar) kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen antikomünist saldırılar dönemini anlatan terim.\nCIA desteği ile uygulamaya konulan Condor Planı sonrası Arjantin, Bolivya, Brezilya, Paraguay, Şili ve Uruguay hükûmetleri komünist, devrimci ve muhalif örgütlenmeleri yok etmek amacıyla birlikte hareket etme kararı aldılar. Bu süre zarfında bu devletler birer baskı rejimi oluşturarak şiddeti ve sistematik işkenceyi bu örgütlenmeleri bastırmak amacıyla sistematik olarak kullandı.\nBu dönemde devlete bağlı askerler, polisler, birtakım sağcı gruplar ve Arjantin Antikomünist İttifakı, komünizm düşüncesiyle ilişkili olduğunu düşündükleri kişileri kaçırıp öldürmekteydi. Bu kanlı dönemdeki ölü sayısının 7.000 ile 30.000 kişi arasında olduğu tahmin edilmektedir. Bununla birlikte baskı altına alınan veya işkence gören sendikacılar, öğrenciler, gazeteciler ve Marksistler ve Peronistlerle birlikte bu sayının 150.000 - 250.000 arasında olduğu belirtilmektedir. Öldürülen ya da kaçırılan kişilerin aileleri çocuklarını bulmak için on yıllarca süren mücadeleler vermişlerdir.\nBu döneme dair devlet kademesinden ilk özeleştiri Aralık 1985'te, Genelkurmay Başkanı Teodoro Waldner tarafından subayların serbest bırakılması sırasında Askeri Kolej'de Cumhurbaşkanı Raúl Alfonsín'in varlığı sırasında yapıldı. Waldner'in öz eleştirisi, ulusal yaşamın çeşitli sektörleri tarafından övgüyle karşılandı. Bu dönemden sonra Arjantin mahkemeleri yaşananlardan sorumlu kişileri insanlığa karşı suç ve devlet terörizmi kapsamında yargıladı.\nMart 2016'da Vatikan yönetimi, Kirli Savaş'a dair gizli olan arşivlerini açma kararı vermiştir.\nGünümüzde Arjantin devleti bu dönem yaşananları devlet terörizmi olarak kavramsallaştırmıştır. Arjantin Eğitim ve Spor Bakanlığı'nın resmi internet sitesinde 1930 ve 1983 yılları arasında Arjantin altı darbe yaşandığı, ancak \"devlet terörü\" ifadesinin yalnızca sonuncuyu, yani bu dönemde yaşananları ifade etmek için kullanıldığı yazılıdır. Bakanlığın sayfasında bu dönem yaşananların devlet terörizmi olduğuna aşağıdaki gerekçeler sunulmuştur;\n\n\nMuhyî Abdurrahman Efendi\nMuhyî Abdurrahman Efendi (d. Kütahya; ö. 1782?, Kütahya) şair ve Osmanlı kadısı.\nKütahya'da doğdu. Babası 1759'da vefat eden Kütahyalı Feyzullah Efendi bin Yahya'dır. Ailesinde en tanınmış kişi Şeyh İlâhî Simavî'dir. Kardeşi Hacı Ahmed Efendi de kadılıklarda bulunmuştur.\nMuhyî Abdurrahman Efendi ulemadan olan pederi Feyzullah Efendi ve dönemin meşhur ariflerinden Ali Efendi'den ders görerek icazet aldı. Bağdat'ta kadılık yaptı. Anadolu Eyaleti Valisi Silahdar Mehmed Paşa'nın 1761 senesinde tamir ettirerek genişlettiği Takkeciler Camii'nin vakfiyesinde vakıf kaymakamı olarak bulunmuş ve 1761 senesinde yine Anadolu Valisi olarak bulunan Tevkî Mehmed Paşa'nın Pekmez Pazarı'nda yaptırdığı mektep ile Ahırardı'ndaki çeşmenin vakfına mütevelli tayin edilmiştir. 1771-1776 seneleri arasında Kütahya müftülüğünde bulunmuştur.\nKayıtlara göre vefatı 1782 veya daha sonradır. Kabri Kütahya'da Musalla Mezarlığı'nda ise de kitabesi yoktur.\nMuhyî Efendi erdemli ve güvenilir bir zat olup halk kendisine hürmet ve itimat göstermiştir. Ailesi Kütahya'da dönemin en varlıklı ailelerindendi. 1769 senesinde Şeyhülislâm olan Mirzâzâde Said Mehmed Efendi, kemal ve faziletine hürmeten Muhyî Abdurrahman Efendi'ye \"Abdurrahim\" fetvasını hediye etmiş ve Muhyî Efendi'nin vefatından sonra bu fetva Hacı Abdullah isminde bir zat tarafından alınarak Kütahya fetvahânesine vakfedilmiştir. Abdurrahman Efendi'nin manzum Ferâiz risalesi vardır. Bu risale ve diğer dergilerini torunu Muhyîzade Hacı Ahmed Efendi muhafaza etmiştir.\n\n\nSakai, Fukui\nSakai ( \"Sakai-shi\"), Japonya'nın Fukui prefektörlüğünde bulunan bir şehirdir. Şehir, 20 Mart 2006 tarihinde Sakai, Harue, Maruoka ve Mikuni kasabalarının birleştirilmesiyle kurulmuştur. Yüzölçümü 209.91 km² olan şehrin nüfusu 1 Haziran 2011 tarihi itibarı ile 94,472'dir.\nSakai'de Maruoka Kalesi ile bazaltik uçurumlar olan Tōjinbō yer almaktadır.\n\n\nArda Esen\nArda Esen (d. 4 Mayıs 1975), Türk tiyatro, dizi ve sinema oyuncusu, seslendirme sanatçısı ve yapımcı.\n1975 yılında doğan Arda Esen babasının asker olmasından dolayı farklı illerde büyümüştür. Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünde okumuştur. 1992 yılında Tuncay Özinel Tiyatrosu'nun sahnelediği Alma Mazlumun Ahını oyunuyla ilk kez profesyonel olarak sahneye çıkmıştır. Daha sonra birçok oyun dizi ve sinema filminde oynamıştır. Esen Yapım ve Tiyatro Esen'in kurucusudur.\nÖzellikle televizyon dizisi \"Mahallenin Muhtarlarında ve Show TV dizisi \"Ayşecikte canlandırdığı \"Serdar\" karakteriyle ekranlarda yer almıştır. Kurtlar Vadisi'nin ilk sezonunda Necati Şaşmaz'ı seslendirmiştir.\n\n\nHüseyin Atay\nHüseyin Atay (d. İkizdere, Rize, 1930) Türk, İslâm felsefesi profesörü, teolog.\n\n\nAşk ve İhtiras\nAşk ve İhtiras, Güney Amerika televizyon kanalı dizisidir. Türkiye'de ilk gösterim 19 Ekim Pazartesi günü Show TV'de yayınlandı.\n\n\nFrancisco Javier Flores\nFrancisco Javier Flores (d. 17 Ocak 1994), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden Cruz Azul'da oynuyor.\n\n\nHugo Rodríguez (1990 doğumlu futbolcu)\nHugo Isaác Rodríguez (d. 8 Haziran 1990), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden CF Pachuca'da oynuyor.\n\n\nVíctor Guzmán\nVíctor Guzmán (d. 3 Şubat 1995), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden CF Pachuca'da oynuyor.\n\n\nOmar Esparza\nOmar Esparza (d. 21 Mayıs 1988), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden CF Pachuca'da oynuyor.\n\n\nRodolfo Pizarro\nRodolfo Pizarro (d. 15 Şubat 1994), Meksikalı futbolcudur. MLS ekiplerinden Inter Miami CF'de oynuyor.\n\n\nHirving Lozano\nHirving Lozano (d. 30 Temmuz 1995), Meksikalı millî futbolcudur. Serie A ekiplerinden SSC Napoli'de oynuyor.Eredivisie ekiplerinden PSV'deki başarılı performansının ardından İtalyan devine transfer olmuştu.\n\n\nAriel Nahuelpán\nAriel Nahuelpán (d. 15 Ekim 1987), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden CF Pachuca'da oynuyor.\n\n\nJonathan Urretaviscaya\nJonathan Urretaviscaya (d. 19 Mart 1990), Uruguaylı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden CF Pachuca'da oynuyor.\n\n\nMarita Marschall\nMarita Marschall (d. 8 Mayıs 1958 ), Alman oyuncu.\n\n\nAlfonso Blanco\nAlfonso Blanco Antúnez (d. 31 Temmuz 1987), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden CF Pachuca'da oynuyor.\n\n\nGermán Cano\nGermán Cano (d. 2 Şubat 1988), Arjantinli futbolcudur. Liga MX ekiplerinden CF Pachuca'da oynamaktadır.\n\n\nErick Gutiérrez\nErick Gutiérrez (d. 15 Haziran 1995), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden CF Pachuca'da oynuyor.\n\n\nJorge Daniel Hernández\nJorge Daniel Hernández (d. 10 Haziran 1989), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden CF Pachuca'da oynuyor.\n\n\nJosé Joaquín Martínez\nJosé Joaquín Martínez (d. 22 Şubat 1987), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden CF Pachuca'da oynuyor.\n\n\nDarío Cvitanich\nDarío Cvitanich (d. 16 Mayıs 1984), Arjantinli futbolcudur. NASL ekiplerinden Miami FC'de oynuyor.\n\n\nCristian Penilla\nCristian Penilla (d. 2 Mayıs 1991), Ekvadorlu futbolcudur. Liga MX ekiplerinden CF Pachuca'da oynuyor.\n\nMiguel Ángel Herrera (d. 3 Nisan 1989), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden FC Pachuca'da oynuyor.\n\n\nFranco Jara\nFranco Jara (d. 15 Temmuz 1988), Arjantinli futbolcudur. Liga MX ekiplerinden CF Pachuca'da oynuyor.\n\n\nGuillermo Martínez Ayala\nGuillermo Martínez Ayala (d. 15 Mart 1995), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden CF Pachuca'da oynuyor.\n\n\nCarlos Velázquez\nCarlos Velázquez (d. 2 Haziran 1984), Meksikalı futbolcu. Mineros de Zacatecas'da oynuyor.\n\n\nFernando Leonel Cortés\nFernando Leonel Cortés (d. 29 Ocak 1988), Meksikalı futbolcudur. Puebla FC'de oynuyor.\n\n\nMarco Iván Pérez\nMarco Iván Pérez (d. 9 Aralık 1987), Meksikalı futbolcudur. CF Pachuca'da oynuyor.\n\n\nChristian Suárez\nChristian Suárez (d. 2 Kasım 1985), Ekvadorlu futbolcudur. Doredos de Sinaloa'da oynuyor.\n\n\nVíctor Mañón\nVíctor Mañón (d. 6 Şubat 1992), Meksikalı futbolcudur. Veracruz'da oynuyor.\n\n\nJulio Gómez González\nJulio Gómez González (d. 13 Ağustos 1994), Meksikalı futbolcudur. Correcaminos UAT'da oynuyor.\n\n\nMarco Bueno\nMarco Bueno (d. 31 Mart 1994), Meksikalı futbolcudur. Club Leon'da oynuyor.\n\n\nJuan Carlos Rojas\nJuan Carlos Rojas (d. 6 Haziran 1984), Meksikalı futbolcudur. Chiapas FC'de oynuyor.\n\n\nJosé Joaquín Esquivel\nJosé Joaquín Esquivel Martínez (d. 7 Ocak 1998), Meksikalı futbolcudur. CF Pachuca\n\n\nSteven Almeida\nSteven Almeida (d. 26 Ocak 1995), Meksikalı futbolcudur. León'da oynuyor.\n\n\nAlberth Elis\nAlberth Elis (d. 12 Şubat 1996), Honduraslı millî futbolcudur. CD Olimpia'da oynuyor.\n\n\nDaniel Arreola\nDaniel Arreola (d. 8 Ekim 1985), Meksikalı futbolcudur. Dorados de Sinaloa'da oynuyor.\n\n\nAvilés Hurtado\nAvilés Hurtado (d. 20 Nisan 1987), Kolombiyalı futbolcudur. Chiapas'de oynuyor.\n\n\nRodolfo Cota\nRodolfo Damián Cota Robles (d. 3 Temmuz 1987), CD Guadalajara takımında kaleci pozisyonunda görev yapan Meksikalı millî futbolcudur.\n\n\nNadir\nNadir kelimesi ÅŸu manalara gelebilir:\n\n\nParis Kongre Sarayı\nParis Kongre Sarayı (), Fransa'nın Paris şehrinde bulunan müzik ve tiyatro etkinlileri için kullanılan bir konser salonudur. Konser salonunun açılışı 1974 yılında yapılmış ve mimar Guillaume Gillet yapmıştır. 1978 Eurovision Şarkı Yarışması'na ev sahipliği yapmıştır.\nMekan dört bölümden oluşmaktadır:\n\n\nAyrışma\nAyrışma veya çürüme, organik maddelerin, maddenin daha basit formlarına ayrıldığı süreçtir. Bu süreç biyomda yer kaplayan sonlu maddelerin geri dönüşümü için gereklidir. Canlı organizmaların organları ölümünden kısa bir süre sonra ayrıştırmaya başlar. Bütün organizmalar aynı yolla ayrışmamalarına rağmen, ölümden sonra aynı aşamalardan geçerler. Ayrışmayı inceleyen bilim olan  taponomi Grekçe τάφος taphos (mezar) kelimesinden gelir. \nCanlıların ayrıştırılmasından cansız maddeler ayırtedilebilir (biodegradation). İlk yol \"kimyasal veya fiziksel işlemlerle bir maddenin yapı taşlarına bozunması\", örneğin hidroliz. İkinci bir yol \"canlı organizmalar tarafından metabolik olarak maddenin daha basit bileşenlerine ayrışması\", tipik olarak mikroorganizmalar tarafından.\nAyrışma ölüm anında başlar, iki faktör buna neden olur: otoliz, vücudun kendi iç kimyasal reaksiyonları ve enzimleri tarafından dokuların ayrıştırılması, ve kokuşma ise dokuların bakteriler tarafından ayrıştırılmasıdır. Bu ayrıştırmalar sonucunda kokuşma kokuları meydana gelir.\nBirincil ayrıştırıcılar bakteriler ve mantarlardır. Böcek, akar ve diğer leş yiyen canlılar da vucuda erişebilir olduklarında bu ayrıştırma işleminde önemli rol aynayabilirler. Yaz aylarında görülen leş böcekleri, akarlar, leş sinekeleri (Sarcophagidae) ve Göksinekler (Calliphoridae) ayrıştırma sürecine katılan en önemli eklembacaklılardır. Bu sürece dahil olabilen en önemli böcek olmayan hayvanlar ise tipik olarak memeliler ve leş yiyen kuşlardır, örneğin kır kurdu, köpekler, kurtlar, tilkiler, kemeler, kargalar ve akbabalar. Bu leş yiyenlerden bazıları daha sonra yemek üzere kemikleri parçalayıp saklayabilirler. Su ve deniz ortamları bakteriler, balıklar, kabuklular, Diptera larvaları ve leş yiyiciler gibi ayrıştırıcı ajanlar içerir.\nOmurgalı canlılarda ayrışma beş aşama olarak tanımlanır: Bunlar, yeni, şişme, aktif ve ileri çürüme ve kuru kalıntılardır. Kimyasal ayrışmanın genel aşamaları iki dönemdir: Bunlar otoliz ve kokuşma. Bu iki dönem vücudun ana bileşenlerini yıkımlayarak kimyasal ayrışma sürecine katkıda bulunur.\nKalp atışları durduktan sonra bu aşama hemen başlar. Ölüm anından itibaren gövde, algor katılaşması diye adlandırılan ve çevre ısısıyla vücut ısısının eşitlenmesine de neden olan bir sürece girer. Ölümden kısa bir süre sonra genellikle üç ila altı saat içinde, rigor mortis olarak bilinen ve kasların kasılıp sertleştiği süreç meydana gelir. Kanın pompalanması durduğu için, kan vücuda bağlı bölgelerde yer çekimi etkisiyle hareket eder ve genel bir mavimsi-mor renk alır, buna livor mortis ya da daha yaygın olarak morarma denilir.\nKalp durduğunda, kan dokulara oksijen taşıyamaz ve dokuları karbondioksitten temizleyemez. pH'ın düşmesi ve diğer kimyasal değişiklikler hücrelerin yapısal bütünlüğünün kaybetmesine neden olur. Hücre yapısının bozulması ile serbest kalan enzimler, diğer hücrelerin yapısının da bozulmasına neden olur. Bu işlem otoliz olarak isimlendirilir. Ayrışma sırasındaki grülebilir değişiklikler \"yeni\" aşamasında pek gözlemlenebilir değildir ancak otolizin neden olduğu kabarcıklar deri yüzeyinde fark edilebilir.\nVücutta kalan oksijen, hücre metabolizması ve vücuttaki solunum ve sindirim yollarında doğal olarak bulunan aerobik mikroorganizmalar tarafından tüketilir, bu durum anaerobik organizmaların çoğalmasına olanak sağlar. Sonuçta, vücudun karbonhidrat, lipit ve proteinleri tükenip; propionik asit, laktik asit, metan, hidrojen sülfit ve amonyak da dahil olmak üzere çeşitli maddelerin üretilmesine enden olur. Gövde içinde mikrobiyal çoğalma işlemi kokuşma olarak adlandırılır ve şişme olarak bilinen ayrışmanın ikinci aşamasına yol açar.\nGöksinekler ve et sinekleri leşe ilk gelen böceklerdir, ve uygun bir yumurtlama yeri ararlar.\nŞişme, mikrobiyal çoğalmanın devam ettiğini gösteren ilk açık işarettir. Bu aşama, anaerobik metabolizma sonucu hidrojen sülfür, karbon dioksit, metan ve azot gibi gazların birikmesi ile meydana gelir. Bedensel boşlukta gazların birikmesi karnın gerginleşmesine neden olur ve vücut şişkin bir görünüme ulaşır. Ayrıca üretilen gazlar, doğal sıvıların ve sıvılaşan dokuların köpüklü hale gelmesine neden olur. Vücutta gaz basıncının artmasıyla birlikte, sıvılar  vücudun doğal deliklerinden çıkma eğilimine girerler. Artan basınç ve cilt bütünlüğünün bozulması vücutta yırtılmalara neden olur.\nBağırsaklardaki anaerobik bakteriler hemoglobinini sülfohemoglobin ve diğer renkli pigmentlere dönüştürürler. Bununla ilişkili gazlar vücutta birikerek sülfohemoglobininin dolaşım ve lenf sistemi üzerinden vücut boyunca taşınmasına yardımcı olur ve vücutta gemel bir mermer görünümü gözlenir.\nEğer böcekler vücuda erişebilirlerse, bıraktıkları larvalar (sinek kurdu olarak bilinir) vücutta beslenmeye ve gelişmeye başlarlar. Larva faaliyetleri tipik olarak vücudun doğal deliklerinde sınırlanmış ve deri altında kümelenmiştir, kıllar ve cildin birbirinden ayrılmasına neden olurlar. Larvaların beslenmesi ve vücutta gaz birikmesi çevreye gaz ve sıvıların salınmasına neden olan yırtıklara neden olurlar. Yırtıklar deriden oksijen girmesine olanak sağlarlar ve vücut tekrar oksijenlenir, böylece sinek larvalarının gelişimi ve aerobik mikroorganizmaların aktivitesi için daha fazla yüzey alanı sağlanmış olur. Gazlar ve sıvıların tasfiyesi kokuşma ile ilişkili güçlü ayırt edici kokuların oluşmasına yol açar.\nAktif çürüme büyük kütle kaybı ile karakterize bir dönemdir. Bu kayıp hem doymak bilmeyen kurtçukların beslenmelerinin hem de çevreye ayrışma sıvılarının tasfiyesinin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Kokuşma sıvıları bedenin çevresinde toparlanır ve kadavrayı bir ayrışma adasına çevirir (CDI). Doku sıvılaşması ve ayrışması bu aşamada bariz bir şekilde gerçekleşir ve daha güçlü dokularla devam eder. Aktif çürümenin sonunun belirtisi kurtçukların pupa olarak vücudu ya da ondan geri kalanları terk etmeleridir.\nAyrışma, kullanılabilir kadavra materyalinin azalmasından dolayı ileri çürüme aşamasında büyük oranda sınırlanır. Böcek aktivitesi de bu aşamada azalır. Leşin kaldığı yerdeki bitki örtüsünün öldüğü de gözlenebilir. Kadavra ayrışma adası leşi çevreleyerek topraktaki karbon, fosfor, potasyum, kalsiyum, ve magnezyum gibi besinlerin yapısında bulunan maddelerde artışa; PH'nın değişimine; topraktaki azot miktarında kayda değer bir artış gözlenmesine neden olur.\nKuru/kalıntılar aşaması sırasında, kadavra ayrışma adası etrafında bitkiler canlanır ve büyümeye başlarlar ve bu ilgili ortamda besin olduğununve toprağın hala normale dönmediğinin bir işaretidir. Bu aşamada kadavranın kıkırdak ve kemikler gibi kuru kısımları kalır. Tüm yumuşak doku kadavradan kaldırılırsa buna tamamen iskeletleşme denir, eğer kemiklerin bazı kısımları maruz kalırsa buna kısmen iskeletleşme denilir.\nBitkisel maddelerin ayrışması birçok aşamadan oluşur. Bu su sızıntısıyla başlar; en kolay kaybedilebilen madde olan çözünebilen karbon bu süreçte serbest kalır. Diğer erken bir süreç, bazı böceklerin etkinlikleri ile oluşan ve bakteri matarlar için üreme  alanları oluşturan fiziksel parçalanma ya da ufalanmadır. Küçük ölü bitkilerde bu süreç büyük ölçüde toprak omurgasız faunası tarafından yürütülmektedir, Daha büyük bitkilerde, böcekler ve mantarlar gibi birincil parazitik yaşam-formlar büyük rol oynar ve çok sayıda saprotrof tarafından desteklenmezler. Sonrasında, bitki tortusu ( selüloz, hemiselüloz, mikrobiyal ürünler ve lignin) mikroplar tarafından kimyasal olarak değişime uğrarlar. Bileşiklerin farklı tipleri farklı oranlarda ayrışırlar. Bu onların kimyasal yapılarına bağlıdır. Örneğin, lignin ayrışmaya oldukça dayanıklıdır ve aslında sadece siyah çürüğü mantarları gibi bazı mantarlar ile ayrıştırılabilir ahşap bir bileşenidir. Lignin karmaşık kimyasal yapısından dolayı geç ayrıştırılır ve çürüyen bitkilerden geriye kalan maddelerdendir. Sıcaklık bitki çürümesine doğrudan etki eden bir faktördür, örneğin, sıcak bir ortamda bitki daha hızlı çürür.\nBitkilerin kimyasal ayrışmaları her zaman karbondioksit salınımına yol açar.\nGıdaların ayrışması, bitki ve hayvanlarda olduğu gibi  \"bozulma \"denir, bu konu gıda bilimleri içerisinde önemli bir çalışma alanıdır. Koruyucu uygulamalarla gıdaların bozulması geciktirilebilmektedir. Eğer et üzerine herhangi bir müdahale yapılmazsa, et  saatler veya günler sonra iştah kapatıcı şekile gelebilir hatta yenildiğinde zehirleyici etkiler gösterebilir. Ete, kesilen hayvanların kendi florasından gelen, eti işleyen kişilerden ve işleme uygulamalarından gelen bakteri ve mantarlar tarafından etin bozulması ve ayrıştırılması kaçınılmaz bir durumdur. Süresiz olmada da – uygun gıda güvenliği, gıda koruyucu uygulamalar ve uygun saklama koşulları temin edildiğinde – etin uzun bir süre saklanması mümkün olabilir.\nAdli vakalarda çeşitli bilimlere başvurulmaktadır, bunlar ölüm zamanı ve ölüm sebebinin bulunabilmesi için yasal çalışmalardır:\nKnoxville'deki Tennessee üniversitesi antropolojik araştırma tesisinin (daha çok Beden Çiftiliği olarak bilinir) çitli bir arsada numaralandırılmış cesetleri mevcuttur. Beden çiftliğinde araştırma yapan bilim insanları, insan vücudunun çeşitli durumlardaki çürüme işlemini daha iyi anlayabilmek için çalışmalar yapmaktadırlar.\nSu, hava, böcekeler gibi maruz kalınan faktörler cesedin ayrışmasının hızlandırıcı etki yaparlar. Örneğin bir tabutta bulunan cesede böceklerin ulaşımı daha sınırlıdır ya da düşük sıcaklıktaki bir ceset daha geç kokuşur.\nBir hayvanın vücudundaki ayrışmanın hızı, cesedin çeşitli faktörlere maruziyetine göre değişiklik gösterir:\nŞartlar ayrışma hızını büyük ölçüde etkiler. Sıcaklık, nem ve ölümün gerçekleştiği mevsim, cesedin iskeletleşmesini veya mumyalaşmasını etkiler. Ayrışmada çevrenin etkisi konusunda temel rehber Casper kanun (ya da oranı) olarak verilir: Oksijenin serbest olarak ulaşabildiği, ıslanmış bir ceset, gömülmüş cesede göre sekiz saat daha hızlı ayrışmaya uğrar. Sıcaklık yükselmesi bakterilerin etkinliklerinin artmasına neden olacağından ayrışmayı da hızlandırır, sıcaklık azalması da aksi etki gösterir.\nMumyalamak, insan ve hayvan bedeninin ayrışmasını pratik olarak geciktirir ancak tamamen engel olmaz.Mumyalayıcılar genellikle, yüzler ve eller gibi vücudun görülen ksımlarına karşı daha özenli davranırlar. Mumyalama kullanılan kimyasallaın çoğu sinekleri kovmaya, vücuttaki mevcut bakterileri öldürerek bakteriyel çürümeyi yavaşlatmaya ya da daha sonraki bakteriyel ajanlar için besin kaynağı olmaması açısından hücrelerin proteinlerini sabitlemeye yardım eder. Yeterince kuru bir ortamda tam anlamıyla mumyalanmış bir bedenin ve organlarının yıllar sonra bile bozulmadan kaldığı durumlar nadir değildir. Bu şekilde mumyalanmış önemli görülebilir bedenler şunlardır:\nYeterince kuru bir ortamda gömülü bir ceset de yıllardır korunmuş olabilir. Öldürülen sivil haklar savunucusu Medgar Evers'ın cinayet davasında doğru bir otopsi için 1900'lü yıllarda mezarı yeniden açıldığında, 30 yılım aşkın bir sürede cesedinin neredeyse mükemmel korunmuş olduğu tespit edilmiştir.\nTurba bataklıkta batmış bir vücut doğal olarak mumyalanmış olur ve korunur.\nKehribar gibi bir reçinede hapsolmuş bir hayvan milyonlarca yıl hemen hemen mükemmel bir şekilde muhafaza edilebilir..\nOnyıllarca hatta yüzyıllarca ( hiçbir insan müdahalesi olmadan) organları açıklanamaz bir şekilde korunmuş ve neredeyse öldükleri zamanla aynı görünen bazı örnekler vardır. Bazı dini gruplar bunu dürüstlüğün bir neticesi olarak bilir. Yapay koruma olmadan bir bedenin ne kadar korunabileceği hakkında bir fikir belirtilememektedir.\n\n\nİskeletleşme\nİskeletleşme ayrışmanın son aşamasını ifade eder, leşin ya da cesedin yumuşak dokularının ayrışmasından sonra geriye kemiklerin kalmasıdır . İskeletleşme sürecinin sonunda tüm yumuşak doku ortadan kalkarak geriye kemikler kalır. Bir bedenin tamamen bir iskelet olarak ayrıştırılması için, Ilıman iklim, genellikle su gibi bir alt-tabaka içinde olma, böceklerin varlığı ve gömülme gibi etkenlere bağlı olarak,  üç hafta ila birkaç yıl gerekir. İskeletleşme süreci tropik bölgelerde haftalar içinde olurken, tundra bölgelerinde, ya da sıfırın altındaki sıcaklıklar devam ederse hiç olmayabilir. Turba bataklıkları veya tuz çöllerinde doğal mumyalama işlemi gerçekleşir ve bu aşama süresiz olarak ertelenebilir.\nİskeletleşme oranı ve cesedin mevcut durumu, ölüm zamanını belirlemede kullanılabilir.\nİnsanlar gibi orta ve büyük boyutu memelilerin cesetlerinde iskeletleşme gerçekleştikten sonra, süpürücü hayvanlar kemikleri tüketmezler ise, bereketli topraklarda asitler tarafından tamamen erimesi yaklaşık yirmi yıl sürer. nötr pH'lı topraklarda ve kumlarda iskeletin parçalanması yüz yıllar sürebilmektedir. Diğer bir durumda ise kemikler fosilleşerek daha dayanıklı mineral maddelere dönüşürler ve süresiz olarak korunurlar ya da ham petrol olma sürecine girerler.\n\n\nBizans ordusu\nThemata (Yunanca θέματα) imparatorluğun idari bölümleridir, her birinin bir general (Yunanca στρατηγός, \"strategos\") hem idari hem de askeri başıydı, ir Hakim (Κριτής του Θέματος, \"Krites tou thematos\") ise adli gücü elinde tutardı.\n\n\nFestus Mogae\nFestus Mogae (d. 21 Ağustos 1939), Botsvanalı siyasetçi. Mogae, Afrika kıtası ülkesi Botsvana'da 1998 ile 2008 yılları arasında devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nİngiltere'de Sussex Üniversitesi ile Oxford Üniversitesi'nde ekonomi üzerine eğitim gören Mogae, bu eğitimlerinin ardından kamu hizmetinde görev almıştır. İlerleyen dönemlerde Uluslararası Para Fonu'nda da çalışan Mogae, 1980 ile 1982 yılları arasında \"Bank of Botswana\"'nın başkanlığını yürütmüştür. 1989 yılında Finans ve Kalkınma Bakanı olarak hükûmet içerisinde yer alan Mogae, 1992 yılından itibaren de devlet başkanlığı yardımcılığı görevini üstlenmiştir. 1 Nisan 1998 yılında Quett Masire'den boşalan devlet başkanlığı koltuğuna seçilen Mogae, Ekim 2004 seçimlerinde de bu makama ikinci kez seçilmiştir. Görevinin onuncu yılı olan 1 Nisan 2008 tarihi itibarıyla görevinden istifa eden Mogae, koltuğunu o güne kadar yardımcılığını yapan Ian Khama'ya devretmiştir.\nMogae 2008 yılında \"başarılı icraatları\"nın yanı sıra AIDS'e karşı gösterdiği kararlı mücadele nedeniyle 3,7 milyon Euro değerindeki Mo Ibrahim ödülüne layık görülmüştür.\n\n\nQuett Masire\nSir Quett Ketumile Joni Masire (d. 23 Temmuz 1925 - ö. 22 Haziran 2017), Botsvanalı siyasetçi. Masire, Afrika kıtası ülkesi Botsvana'da 1980 ile 1998 yılları arasında devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nÜlkenin Bechuanaland adı ile Birleşik Krallık himaye bölgesi olduğu dönemde kurulan ve bölgeyi 1965 yılında bu yana yöneten \"Bechuanaland Demokratik Partisi\" (Bechuanaland Democratic Party) kurucu üyeleri arasında yer alan Masire, 1966 yılına kadar partisinin genel sekreteri olarak görev yapmış aynı zamanda parti genel başkanı olan Seretse Khama'nın başbakanlığında ikinci başkan olmuş ve kısa bir süre de finans bakanı görevini üstlenmiştir. Himaye bölgesinin 30 Eylül 1966 yılında Botsvana adı ile bağımsızlığına kavuşması sonrasında parti adını \"Botsvana Demokratik Partisi\" olarak değiştirmiş, parti genel başkanı Khama'nın devlet başkanı olması ile de devlet başkanlığı yardımcılığı görevine getirilmiştir. Ülkenin ilk devlet başkanı olan Khama'nın 13 Temmuz 1980 tarihinde hayatını kaybetmesi neticesinde meclis tarafından bu göreve seçilen Masire, 18 Temmuz 1980'de görevine başlamıştır. Masire partisi BDP ile girdiği 1984, 1989 ve 1994 seçimlerinden de zafer ile ayrılarak devlet başkanlığı makamında kalmaya devam etmiştir.\n1988 yılında bir zirveye katılmak üzere gittiği Angola'da uçağı henüz havadayken Angola hava kuvvetlerine ait MiG-23 uçağı tarafından yanlışlıkla vurulmuş, yaralanan Masire'nin uçağı zarar görmesine rağmen zor şartlar altında pilot tarafından piste indirilmiştir.\nİktidarı boyunca siyasi olarak önceli Khama'nın politikalarını devam ettiren Masire, Botsvana'yı Afrika kıtasının en sağlam ekonomilerinden biri haline getirmiştir. 1991 yılında II. Elizabeth tarafından kendisine soyluluk verilmesi neticesinde \"Sir\" unvanını elden eden Masire, Kasım 1997'de görevi bırakacağını açıklamıştır. 1 Nisan 1998 tarihinde görevi Festus Mogae'ye devreden Masire, bu tarihten itibaren özellikle Afrika kıtasında yer alan ülkelerde seçim gözlemcisi olarak bulunmuş ve yaşanan siyasi sorunların çözümü konusunda arabulucu olarak görev yapmıştır.\nMasire 22 Haziran 2018 tarihinde 91 yaşında başkent Gaborone'de bulunan hastanede hayatını kaybetmiş, cenazesi 29 Haziran 2017 tarihinde doğduğu yer olan Kanye'de defnedilmiştir.\n\n\nİlaç kirliliği\nİlaç kirliliği, ilaçlar ve ilaç metabolitleri tarafından oluşan, atık sular ile deniz çevresine (yeraltısuyu, nehirler, göller ve okyanuslar) ulaşabilen çevre kirliliğidir. İlaç kirliliği bu nedenle başta su kirliliği şeklindedir.\nMillbrook, New Yorkta Cary Enstitüsü Ekosistem Çalışmaları Enstitüsünden bir bilim insanı, \"İlaç kirliliği, dünya çapında sularda algılanmaz\" demiştir. \"Kirlilik eski altyapı, kanalizasyon taşmaları ve tarımsal akışın da içinde olduğu sebeplerle olmaktadır. Su arıtma tesisleri kanalizasyon suyunu arıtsalar bile ilaç kirliliğini arıtmak için yeterli ekipmanlara sahip değillerdir.\"\nBu kirliliğin en büyük nedeni idrarla vücuttan atılan ilaçlardır. Özellikle hastanelerdeki (konutlardan daha fazladır) süresi dolmuş veya gereksiz kullanılan ilaçlardan gelir. Sebep olan diğer kaynaklar ise tarımsal akış  (çiftlik hayvanlarında antibiyotik kullanımından dolayı) ve ilaç endüstrisidir. İlaç kirliliğine karışan bir diğer surum da su kirliliğindeki cinsellik etkisidir. Balık ve amfibi ölümlerine katkıda bulunan bir diğer husus ta enedüstriyel kirliliktir.\nİlaç kirliliğinden korunmada ana eylem, ilaçları kanalizasyona atmak yerine onları yakmaktır.Kimyasal birkaç istisna dışında, yakıldığında aktif molekülleri düşer.\nBirçok yerde, ilaç depoları, marketler ve kamu binaları gibi yerlerde ilaç toplama noktaları oluşturulmaktadır. İnsanlar kullanmasıkları ilaçları kanalizasyona veya çöpe atmak yerine güvenli bertarafı için bu noktalara teslim etmektedirler.\nİlaç kirliliğinin önlenmesinin bir diğer yolu ise uygulama masraflarının büyük bir sorun olduğu çevre yasaları ve çevre düzenlemeleridir, ihmal, yolsuzluk ve taksir bu düzenlemeleri uygulamayı zorlaştırmaktadır. Bunun olumlu ve olumsuz yönleri hakkında lobi çalışmaları halen devam etmektedir.\nOlağan dışı ilaç kirliliğine o bir örnek 2009 yılında Hindistanda ilaç üretim faaliyetlerine konsantro olmuş bir alanda gerçekleşti. Çevre hukukuna ve yönetmeliklere yeterince uygunn hareket edildiğinde ve fabrikalardan atık su güvenli bir düzeye temizlendiğinde, tüm ilaç üretimi bu soruna katkıda bulunmamaktadırlar. Gelişmekte olan ülkelerde, yolsuzluklarla ve makul şekilde sorumlulukları reddetme yoluyla bu yasalar uygulamamaktadır. Bu sorun herkese aittir, İyi düzenlenmiş yerlerde büyük müşteriler fabrikaların çalışmalarını düzenini ya da mekanlarını incelerler, bu da dışsallığın artması anlamına gelir.\n3. G.Vijay “Chemicals and Pharmaceuticals in South India: Sun-Rise Industrialisation or Global Cost Shifting of Dirty Goods Manufacturing”, in Hans Lofgren and Prakash Sarangi (eds) (2009) The Politics and Culture of Globalisation: India and Australia, Social Science Press, New Delhi.\n6. G.Vijay ‘Systemic Failure of Regulation: The Political Economy of Pharmaceutical and Bulk Drug Manufacturing’ in Hans Lofgren (ed) (2013)The politics of the pharmaceutical industry and access to medicines : world pharmacy and India, Social Science Press, New Delhi.\n\n\nHasta istismarı\nHasta istismarı veya ihmali, hastaya yapılan acı, ızdırap veya zarara neden olan mantıksız ve başarısız uygulamalardır. Hastaya yapılan fiziksel veya cinsel saldırıları, gerekli gıda, fiziksel bakım ve tıbbi yardım mahrumiyeti de içerir. Hastanelerde, bakım evlerinde, kliniklerde ve ev ziyaretlerinde meydana gelebilir.\nKitaplar\nAkademik makaleler\n\n\nMecidiye Nişanı\nMecidiye Nişanı, (29 Ağustos 1852 - 1922) tarihleri arasında verilen askeri ve kahramanlık nişanıdır. Sultan Abdülmecid döneminde tasarlandı.\nÇift kılıçlı nişan, beşer şualı yedi şubeden (köşe) ibarettir. Ortasında sultanın tuğrası yer almakta, etrafında kırmızı mineli fon üzerinde altın ile yazılmış \"Gayret, Hamiyet, Sadakat\" sözleri bulunmaktadır. Alt kısmında 1268 (1851) tarihi yazılıdır. Şua aralarında Ay Yıldız motifi ve nişanın asılma yerinde ona bağlı kırmızı mineli ay yıldız vardır. Şemsesi aynı modelde çift kılıçlıdır. Şua üzerilerinde ay yıldız motifleri bulunmaktadır.\nAsıl adı \"Mecidi Nişanı\" olmasına rağmen halk arasında \"Mecidiye Nişanı\" adıyla anılmaktadır. Mecidiye nişanının beş rütbesi vardı. Birinci rütbesinden 50, ikinci rütbesinden 150, üçüncü rütbesinden 800, dördüncü rütbesinden 3000 ve beşinci rütbesinden 6000 adet basıldı. Yalnız birinci rütbenin murassası (değerli taşlarla süslemesi) bulunmaktadır. Mecidiye nişanının ortasında çemberle çevrili kabarık kısımda bir tuğra yer alır. Bu kısmın etrafında kırmızı mineli bir fon üzerinde “gayret, hamiyyet, sadakat” kelimeleri; altındaysa, 1268 (1851) tarihi yazılıdır. Kordon ucuna asılan birinciyle, boyuna asılan ikinci ve üçüncü rütbeli nişanlar, hemen hemen aynı büyüklüktedir. Dördüncü rütbe daha küçük, beşinci rütbe ise en küçük olanıdır. Beşinci rütbe gümüş olup, diğerleri altındandır.\nMecidiye nişanı ilmiye ve askeriye mensuplarından üstün hizmet ve muvaffakıyet gösterenlere verilirdi. Birinci ve ikinci rütbelerin sahiplerine nişanları, padişahın huzurunda takılırdı.\nBeratla verilen ve kullanılan mecidiye nişanı, kaydı hayat şartıyla verilir, nişan sahibinin ölümünde hazineye iade edilirdi.\n\n\nSeretse Khama\nSir Seretse Khama (d. 1 Temmuz 1921 - ö. 13 Temmuz 1980), Botsvanalı siyasetçi. Khama, Afrika kıtası ülkesi Botsvana'nın bağımsızlığını kazandığı 1966 yılından hayatını kaybettiği 1980 yılına kadar ilk devlet başkanı olarak görev yapmıştır.\nÜlkedeki Bamangvato etnik grubunun bir üyesi olarak o dönem Birleşik Krallık himaye bölgesi konumunda olan Bechuanaland'da dünyaya gelen Khama, o yıllarda Bamangvatoların şefi konumunda olan III. Khama'nın torunu, II. Sekgoma'nın da oğluydu. Hayatının son on yedi yılını sürgünde geçiren babasının hayatını kaybetmesi neticesinde kabile şefini otomatikmen elde eden Khama, yaşı gereği bu görevi üstlenemeyince naibi olarak amcası Tshekedi Khama bu görevi onun adına yürütmüştür. Çocukluğunun büyük kısmını Güney Afrika'da yatılı okullarda geçiren Khama, bu süreçte \"Tiger Kloof\" ile \"Lovedale Misyon Okulu\"'nu ziyaret etmiştir. Üniversite döneminde yine Güney Afrika'da bulunan \"Fort Fare Üniversitesi\"'ne giden Khama, Johannesburg'da okuduğu bir dönemde kabilesinin şefliğini üstlenmesi konusunda ricada bulunulmuş ancak kendisi eğitimine devam etme yönünde karar vermiştir. Lisansını sanat üzerine yapan Khama, Ağustos 1945'ten itibaren Oxford Üniversitesi'ne bağlı \"Balliol College\"'da eğitim görmüştür. Eğitim hayatının ardından deneyimlerini Londra'da avukat olarak \"Royal Courts of Justice\" bünyesinde gerçekleştirmiştir.\n1947'de o dönem Lloyd’s of London'da çalışan İngiliz Ruth Williams ile tanışan Khama, bir yıllık bir sürenin sonunda Williams ile evlenmeye karar verirler. Bu evlilik kararı her iki grupta da sorunlara neden olmuş, Bamangvato ihtiyar heyeti, saraylarında beyaz bir kişinin bulunmalarını istememiş aynı süreçte komşu Güney Afrika'da da yürürlüğe giren Apartheid politikaları nedeniyle de hükûmet başkanı Daniel François Malan politikalarında genel olarak iç işlerinde söz sahibi olmak istedikleri Bechuanaland'da beyaz birisinin siyah tenli birisiyle evlenmesine olumsuz yaklaşmıştı. Khama'nın amcası Tshekedi Khama yeğeninin derhal Bechuanaland'a geri dönmesini ve evliliğin geçersiz kılınmasını talep etmiştir. Khama'nın geri dönmesi ile birlikte ihtiyar heyeti tarafından \"Kgosi\" (şef) olarak ilan edilmiştir. Eşinin halk tarafından sevilen bir şahsiyet olması neticesinde amcası taleplerinden vazgeçerek ülkeyi terk etmiştir. Bu gelişmelerden sonra Londra'ya geri dönen Khama, eğitimine devam etmiştir.\nKhama'nın gerçekleştirdiği evlilik olayı bu süreçte Güney Afrika'nın gündeminden düşmemiş, kendi siyasi hareketlerine ters olarak gördükleri durum için Britanya hükumetinin de 1950 yılında devreye girmelerini sağlamışlardır. O dönem Güney Afrika'yı gözden çıkarılabilecek bir ülke olarak görmeyen Britanya hükumeti, İngiliz Milletler Topluluğu Olayları Bakanı vasıtasıyla Khama ile görüşmüştür. Khama bu görüşmeden kendisine Bechuanaland'ı temsil görevini bırakması karşılığında her yıl herhangi bir vergiye tabi olmayan 1.100 İngiliz sterlini verilmesini ve İngiltere'de kalmaya devam etme hakkının verileceğinin teklif edildiğini söylemiştir. Khama bu teklifi kabul etmemesi sonucunda Güney Afrika'nın da baskıları sonucunda himaye bölgesi Bechuanaland'dan kovulmuştur.\nBamangvatolar uzun bir süre yeni bir şef seçme konusunda direnmiş, bunun üzerine Britanyalılar şefliğin bir sonraki hak sahibi Rasebolai Kgamane'yi şef olarak ilan etmişlerdir. Khama'nın 1956 yılında tüm haklarından feragat ettiğini bildirmesi üzerine eşi ile birlikte Bechuanaland'a geri dönmesine izin verilmiştir. Khama geri döndükten sonra kabileyi ilgilendiren konularda Kgamane'ye destek olmanın dışında fazla göz önüne çıkmadan hayvancılık ile uğraşmıştır.\n1960 yılında gerçekleştirilen anayasa değişikliği sonucunda yasama meclisinde bulunan 35 sandalyeden 12'sini Afrikalı yerel kişilere ayrılacağının belli olması sonucunda Khama vekil olarak mecliste yer almıştır. Ocak 1962'de Bechuanaland Demokratik Partisi'ni kuran Khama, yeni partisi ile girdiği 1965 seçimlerinde 31 sandalyenin 28'ini elde ederek büyük başarı kazanmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda bölgenin başbakanı olan Khama, ülkesinin 30 Eylül 1966 yılında Botsvana ismi ile bağımsız olmasını sağlamıştır. Yeni ülkenin ilk devlet başkanı olarak makama çıkan Khama, partisinin adını da yeni ülkenin adı doğrultusunda \"Botsvana Demokratik Partisi\" olarak değiştirmiştir. II. Elizabeth 1966 yılında kendisine soyluluk unvanını vermesi ile \"Sir\" unvanını almıştır.\n1966 yılında üstlendiği devlet başkanlığı makamını 1969, 1974 ve 1979 yıllarında gerçekleştirilen seçimlerde de partisi BDP'nin başarılı çıkması ile muhafaza etmeyi başarmıştır. Botsvana 1966 ile 1980 yılları arasında dünya genelinde en hızlı büyüyen ekonomiye sahip olmuştur. Khama yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle 13 Temmuz 1980 tarihinde hayatını kaybetmiştir.\nGünümüzde Khama'nın oğlu olan Ian Khama ülkenin devlet başkanlığı makamında bulunmaktadır.\n\n\nMellevi\nMellevi (), Mısır'ın Minye ilinde bulunan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 2012 yılı itibarı ile 152,198'dir.\n\n\nEl-Hevemdeyye\nEl-Hevemdeyye (), Mısır'ın Gize ilinde bulunan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 2008 yılı itibarı ile 113,128'dir.\n\n\nGreenJolly\nGreenJolly () Ukraynalı rap müzik grubu. Daha çok 2004 yılında yapılan Turuncu Devrim'in resmi olmayan şarkısı \"Razom nas bahato, nas ne podolatı\" adlı şarkıyı seslendirmeleriyle tanınır.\nGreenJolly grubu, ülkelerinde yapılan 2005 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Ukrayna'yı \"Razom nas bahato, nas ne podolatı\" adlı şarkıyla temsil etmiş, ev sahibi oldukları için direkt katıldığı yarışmada 19. olmuş, bu sonuç Ukrayna'nın Eurovision tarihindeki en kötü sonucudur.\n\n\nKafr ed-Davvar\nKafr ed-Davvar (), Mısır'ın Buheyre ilinde bulunan bir şehirdir. Şehir, İskenderiye'nin hemen yakınlarında yer almaktadır. Şehrin nüfusu 2012 yılı itibarı ile 88,191'dir.\n\n\nCirca (ÅŸehir)\nCirca (), Mısır'ın Sevhac ilinde bulunan bir şehirdir. Şehir, Nil Nehri'nin batı kıyısında yer almaktadır. Şehrin nüfusu 2006 yılı itibarı ile 102,701'dir.\n\n\nLucien Paye\nLucien Paye (d. 28 Haziran 1907, Vernoil, Maine-et-Loire - ö. 25 Nisan 1972, Paris) Fransız büyükelçi ve siyasetçi.\nÉcole Normale Supérieure'de eğitim görmüş ve edebiyat doktoru olmuştur. 1961-1962 yılları arasında Michel Debré Hükümeti'nde Milli Eğitim Bakanı olmuştur. 1962-1964 yılları arasında Senegal, 1964-1969 yılları arasında ise Çin büyükelçisi olarak görev yapmıştır. 1968-1970 yılları arasında Fransız Televizyon Radyo Yayını Ofisi'nin statüsü reformu komisyonuna başkanlık yapmış, 1970-1972 yılları arasında Sayıştay Birinci Başkanlığı görevinde bulunmuştur.\n\n\nSoruşturma ve Ulusal Güvenlik Merkezi\nSoruşturma ve Ulusal Güvenlik Merkezi (İspanyolca: \"Centro de Investigación y Seguridad Nacional\" - CISEN) (İngilizce: Center for Research and National Security) İçişleri Sekreterliği (Secretario de Gobernación) tarafından kontrol edilen bir Meksika istihbarat kuruluşudur. Selefi yürürlükten kalktıktan sonra CISEN 1989 yılında kurulmuştur. Ulusal Güvenlik Yasası, ana güvenlik ajansı olarak Merkezi, Deniz Kuvvetleri, Ordu, Hava Kuvvetleri ve Başsavcı Ofisi'ne yardımcı olur ve her biri işlevleri adanmış istihbarat organlarını korumak olduğu düşünülebilir.\nResmen, CISEN'in ulusal istihbarat eklemli işlevi vardır ve karıştırılabilir geçerli CIA veya Sovyet döneminin KGB'sine (bugünkü FSB (iç) ve SVR (dış)) kıyasla oluşmuştur. Onun işlevleri diğerlerinin yanı sıra, riskler Ulusal Güvenlik Konseyi Ulusal Gündem için öneri, casusluk, karşı-casusluk ve istihbarat çözümlemesini içerir.\nSoruşturma ve Ulusal Güvenlik Merkezi (CISEN) destek vererek, amacı Meksika Devlet bütünlüğü, istikrar ve kalıcılığı korumak için izin verir; stratejik istihbarat, taktik ve operasyonel bilgi üretmek için Meksika Devlet hizmeti sivil istihbarat ajansı yönetişim ve hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesidir.\nCISEN rolü uyarmak ve Meksika ekonomik kalkınma, sosyal ve siyasal gelişme; toprakları, egemenliği, anayasal düzeni, özgürlükleri ve demokratik kurumları zayıflatan risklerin ve tehditlerin önlenmesi, caydırıcılık, çevreleme ve nötralizasyonu önlemektir. CISEN şu anda 220 İstihbarat Operasyon Merkezleri'ni denetlemekten başka, Joel Vargas, Interport Polis Direktör Asistanına göre, dünyanın en iyi istihbarat ajanslarından biri haline gelmiştir.\nSoruşturma ve Ulusal Güvenlik Merkezi (CISEN) daha o zaman ülkenin yaşadığı siyasal ve toplumsal dönüşümlere paralel olarak Meksika devletine sivil istihbarat teşkilatı olarak hizmet sağlamak amacıyla 13 Şubat 1989'da oluşturulmuş ve oluşturduğu zorluklarla Soğuk Savaş'ın sonuna kadar başa çıkma uygun olmuştur. Kurulduğu 23 yıldan bu yana, CISEN ulusal güvenlik açısından sivil riskleri ve tehditleri uyarmak için tasarlanmış bir istihbarat sistemi geliştirmiştir ve ulusa hizmet etmek için deneyimli istihbarat uzmanlarına bir gövdede eğitim vermiştir. Varoluşu boyunca, giderek çoğulcu bir siyasi sisteme geçişe tanıklık etmiş, iletişim ve bilgi teknolojilerindeki devrim ve karmaşık bir uluslararası ortamda yapılandırma ulusal güvenliğine yeni zorluklar getirmiştir. Bu gerçekler, iş birliği için yeni mekanizmalar keşfetmek ve ulusal güvenliğin geleneksel temalarını ihmal etmeden, risklerin giderek geniş tayflı bir stratejik bakış açısıyla uyarı etkinleştirmek ve yeni yeteneklerini geliştirmek için, sürekli bir dönüşüm sürecine atılmakta CISEN'i zorla ve diğerleri, sosyal, ekonomik ve siyasi kalkınma, çevresel ve epidemiyolojik şarta ve doğal afetler arasında yer aldığı tehditler olmuştur. Geç doksanlı yıllarda, CISEN ve mesleki sağlamlaştırma belirleyici bir adım olarak, yeni oluşturulan Federal Önleyici Polis tehditlerini etkisiz hale getiren sorumlu yapıların transferine stratejik istihbarat oluşturmak için olmuştur. Toplama, işleme ve stratejik istihbarat yayılması çalışmalarını güçlendirmek için bu izin kurumsal odak çabalarına yol açmıştır. Pentagon ve New York'taki İkiz Kulelere 11 Eylül 2001'deki terör saldırıları yanı sıra 2004 ve 2005 yıllarında Madrid ve Londra'daki bombalamalar üzerinde, sırasıyla, uluslararası istihbarat toplumu için bir dönüm noktası oldu ve güvenlik ve istikrara büyük bir tehdit olarak mücadele uluslararası terörizme karşı koymaya döndü.\nSonuç olarak ve bu tehditlerle karşı alakalı, diğer ülkelerin istihbarat servisleri ile CISEN iş birliği daha da büyük bir stratejik ağırlığı olan bir öncelik haline gelmiştir. Öte yandan, tüm diğer devlet kurumları gibi, CISEN rejimi giderek, şeffaf, ülkede demokratik anayasal düzenin tutarlı ve alanında Milli Güvenlik özelikleri dikkatli hesaba yönelmiştir. Bu sürecin bir sonucu olarak yasama, Adli ve İcra yetkileri üzerinde Anayurt Güvenliği, kapsam, limit ve mekanizmaların CISEN kontrol sorumluluğu koşullarını kuran 2005 Ulusal Güvenlik Yasası gibi bir yasa yayımlandı.\nUlusal Güvenlik Yasası hemen ve doğrudan doğruya eylemlere yol açan Meksika devletinin bütünlüğü, istikrarı ve kalıcı olmasını sağlamak olarak ulusal güvenliği tanımlar:\n\n\nF.T.Island'ın kazandığı ve aday gösterildiği ödüller listesi\nBu Güney Koreli beş üyeli rock pop grubu FTIsland tarafından alınan ödül ve aday listesidir. FNC Entertainment altında davulda gitar ve klavyede Choi Jong-hoon, vokal olarak Lee Hongki,bas'ta Lee Jae-jin, gitarda Song Seung-hyun ve Choi Min-hwan vardır.\n(MAMA olarak kısaltılır) Mnet Asya Müzik Ödülleri, eskiden \"M.net KM Müzik Festivali\" (MKMF) (1999 - 2008), Güney Kore yıllık Mnet Media tarafından düzenlenen büyük bir K-pop müzik ödül gösterisi. \nMnet 20'nin Choice Awards Güney Koreli kablolu televizyon kanalı Mnet tarafından sunulmaktadır.\nAşağıda FTIsland'ın ödül kazandığı bazı müzşk programları verilmiştir:\n\n\nCowboys from Hell\nCowboys from Hell Amerikalı Groove Metal grubu Pantera'nın 1990 tarihli 5. albümü ve ilk stüdyo albümü. Bunun ilk stüdyo albümü olmasının nedeni, bu albümü firma (Warner Bros'a bağlı Atco Records)adı altında yapmalarıdır. Bundan önceki 4 albümde glam metal yapıyorlardı. Üstelik amatör şartlar altında çıkarmışlardı. Bu albümün Heavy Metal dünyasında ayrı bir yeri vardır. Pantera, Thrash Metal ve Heavy Metal'in etkileşiminden doğan Groove Metal'i yarattı ve birçok müzisyen ve gruba ilham verdi. Dev gruplar arasındaki yerini aldı. Albümde Dimebag Darrell parmak ısırtan sololarıyla; \nPhil Anselmo çığlık çığlığa yaptığı brutal vokalleriyle; Rex Brown, kendine has bas gitar tekniğiyle; Vinnie Paul,\nbateri ustalığıyla adından oldukça söz ettirdi. Albümden Cowboys From Hell, Cemetery Gates ve Psycho Holiday\nsingle olarak paylaşıldı. Prodüktör koltuğuna Terry Date oturdu.\nAlbümdeki tüm şarkılar grup üyeleri tarafından yazılmıştır.\nTracklist:\n\n\nLouis Dauge\nLouis Dauge (d. 13 Mart 1918, Angers - ö. 3 Ocak 2016) Fransız büyükelçi.\nHür Siyasal Bilgiler Okulu'nu bitirmiştir. 1946 yılında diplomatik kariyerine başlamıştır. 1965-1968 yılları arasında Kongo, 1968-1973 yılları arasında Kamboçya, 1973-1977 yıllarında Polonya, 1977-1979 yıllarında Japonya, 1979-1983 yılları arasında ise Vatikan büyükelçiliği yapmıştır. 1984-1989 yılları arasında Fransız Kızılhaçı başkanı olmuştur.\n\n\nWoollim Entertainment\nWoollim Entertainment (Korece : 울림 엔터테인먼트 ; Ullim Enteoteinmeonteu) 2003 yılında kurulmuş Güney Koreli plak ve eğlence ajansı, Kim Min - seok gibi aktörlereInfinite, Nell, Rphabet, lovelyz, Jisun, Joo gibi sanatçılara sahiptir.\nAğustos 2013 yılında, S.M. ile birleşmiştir.\n\"Bu makaledeki bilgiler buna dayanmaktadır: \".\n\n\nPavlo Şılko\nPavlo Yuriyovıç Şılko (, 6 Ağustos 1977), ya da sahne adıyla DJ Pasha, Ukraynalı radyo ve televizyon sunucusu. Şılko, Mariya Efrosinina ile birlikte 2005 Eurovision Şarkı Yarışması'nın sunuculuğunu yapmıştır. Sunuculuk kariyerine 1996 yılında Ukraynalı radyo istasyonu Gala Radio'da radyo DJ'i olarak başlamıştır.\nŞılko, anadili Ukraynacanın yanı sıra Rusça, İngilizce, İspanyolca, Lehçe ve Fransızca bilmektedir.\nŞılko, 2006 Eurovision Şarkı Yarışması'nda yarışan Tina Karol'un \"Show Me Your Love\" şarkısını yazmıştır. 2003 ve 2006 yılları arasında Ukrayna'nın Eurovision yorumculuğunu yapmıştır.\n\n\nMariya Yefrosınina\nMaria \"Masha\" Efrosinina (, 25 Mayıs 1979, Kerç), Ukraynalı sunucu. Efrosinina, Pavlo Şılko ile birlikte 2005 Eurovision Şarkı Yarışması'nın sunuculuğunu yapmıştır.\n\n\nJacques Rummelhardt\nJacques Rummelhardt (d. 9 Temmuz 1941) Fransız diplomat.\nSiyasal Bilgiler Enstitüsü'nde sosyoloji alanında lisans yapmıştır. École Nationale d'Administration'u bitirmiştir. 1964'te Dışişleri Bakanlığı'na girmiştir. Çeşitli ülkelerde görev yapmış, Panama (1987-1990), Bulgaristan (1990-1993), Tayland (1993-1995), Belçika (1998-2002), İsviçre ve Liechtenstein (2003-2005) büyükelçisi olarak görev yapmış, 1995-1997 yılları arasında Dışişleri Sözcüsü olmuş, 2006 yılında yaş haddinden emekliye ayrılmıştır. Babası eski futbolcu ve futbol antrenörü Émile Rummelhardt'dır\n\n\nYahudiye ve Samarya Bölgesi\nYahudiye ve Samarya Bölgesi (, \"Ezor Yehuda VeShomron\"; , \"Yehuda ves Samere\"), İsrail'in bölgelerinden biridir. Bu tanım İsrail'in Doğu Kudüs haricinde Batı Şeria'yı tanımlamada kullandığı resmi bir adlandırma olup uluslararası alanda İsrail toprağı olarak tanınmamaktadır. Yüzölçümü 5,878 km² olan bölgenin nüfusu 2014 itibarı ile 1,889,000 olup yalnızca 389,250'si İsrail vatandaşıdır. Bölgenin merkezi Ariel'dir.\n\n\nİstihbarat Genel Başkanlığı\nİstihbarat Genel Başkanlığı, (Arapça: رئاسة الاستخبارات العامة, \"Riāset'ül-İstihbarat'il-'Āmme\"), aynı zamanda Genel İstihbarat Müdürlüğü (GID) olarak bilinen, Suudi Arabistan Krallığı'nın birincil istihbarat kurumudur.\nSuudi Arabistan'da istihbarat rolünde yaptığı birleşmeyle onun kullanmış olduğu Kral Abdülaziz el-Suud tarafından tanınmıştır. Suudi Arabistan'da ilk radyo iletişim sistemi kurma zamanı modern iletişim ilgisi giderek arttı. Krallık Al-Mabahith Al Aammah adı altında 1955 yılında istihbarat servisi kurdu.\nKral Suud bin Abdülaziz döneminde, Genel İstihbarat, Mabahith (Genel Soruşturma Müdürlüğü) olarak ayrıldı. İstihbarat Maslahat Al-Istikhbarat Al-Aammah veya (Genel İstihbarat Dairesi) başlığı altında özel bir bölümün kurulmasını emretti ve 1957 yılında Kraliyet Kararnamesi 11'in yayınlanması ile bağımsız bir güvenlik hizmeti olarak kurulmuştur. Bu dönemde Başkanlık iki dalı, yerel olarak ve Cidde'de batı ve doğu şubesi Dahran'da kuruldu.\nGIP yurt dışında ofislerin açılması ile, Kral Faysal bin Abdülaziz emri altında genişletildi. Ajans Mekke'de Ulu Camii 1979 yakalamasından sonra iç tehditlere karşı kendi izlenmesini genişletti.\nGIP'in tüzüğü sorumluluklarını, görevlerini ve faaliyetlerini sınırlarını belirtilen Kraliyet Kararnamesi M-5, tarafından 19 Aralık 1982 tarihli, 1982 yılında Kral Halid bin Abdülaziz'ce değiştirildi. Bu operasyonları için Yönetim ve Finans Genel Bölümü, Eğitim ve Planlama Genel Bölümü ve Teknik İşler Genel Bölümünden Sorumlu Genel Müdürlük ile ajansın iç organizasyonu kurulmuştur. Ulusal Araştırma Merkezi ve Medya Merkezi ve Uluslararası İletişim (önceden Çeviri ve Medya için Merkez) Merkezi ile birlikte kuruldu. 1997 yılında, Dış İletişim Ofisi Bakanlar Kurulu Başkanlığı'na devredilmiştir. Adı da Dış Haberleşme Genel Müdürlüğü'ne değiştirildi ve radyo gözetim yüksek teknoloji ekipmanları ve uzmanlığı eklenerek güçlendirilmiştir. Bu dönemde ve düzenlemede daha yoğun çaba ile yurt dışında çalışmaların kurulması ve diğer ülkelerde daha fazla ofislerin gelişimi ile ajansın etkinliklerinin genişletilmesi görüldü.\nKral Fahd bin Abdülaziz döneminde Geliştirme Yükseköğretim Kurulu kuruldu ve Genel İstihbarat Başkanı başkanlığında; üyeliği GIP'in çeşitli bölümlerinin başkanlarından oluşuyordu. Ayrıca Kral Fahd'ın görev süresi boyunca, Bilgi Merkezi'nin idari yapılanması kabul edildi.\nGeç Ocak 2013 yılında İçişleri Bakanı Prens Muhammed bin Nayif Suudi kadınlara müdürlükte çalışmak için izini duyurdu.\nŞeyh Kemal Edhem el-Muhaberat el-A'amah ilk başkanı olarak 1965'ten 1979'a kadar hizmet etti. Daha sonra Turki El Faysal, 2001 yılına kadar, Al Muhabarat Al A'amah başkanı olarak görev yaptı. Prens Turki atanması bir başka dört yıl için 2001 yılı Mayıs ayında genişletilmiş olmasına rağmen (14 Suudi uyruklu uçak korsanı ve ABD ticari uçaklarıyla çöken), 2001 yılında 9/11 saldırılarından önce görevinden onlarca gün önce aniden istifa etti.\n\n\nFrançois-Xavier Deniau\nFrançois-Xavier Deniau (d. 4 Mart 1955, Neuilly-sur-Seine) Fransız diplomat.\nAskeri lise mezunudur. École Polytechnique ve École Nationale d'Administration'u bitirmiştir. École nationale de la statistique et de l'administration économique (Ulusal Ekonomik İdare ve İstatistik Okulu) mezunudur. 1981'de diplomasi kariyerine başlamıştır.\n1995-1997 yılları arasında Ulaştırma Bakanı Bernard Pons'un diplomatik danışmanlığını yapmış, 1997 yılında Dışişleri Bakanı Hervé de Charette'in kabine direktör yardımcısı olmuştur.\n1998-2001 yılları arasında Bahamalar büyükelçisi, 2001-2005 yılları arasında Dış Güvenlik Genel Müdürlüğü strateji müdürü, 2005-2009 yılları arasında BM Viyana Ofisi nezdinde daimi temsilcisi olmuştur. 2009'da 2 ay kadar vekaleten Kosova büyükelçiliğinde görev yapmıştır. 2010-2014 yılları arasında ise Sırbistan büyükelçisi olarak görev yapmıştır.\nEski milletvekili Xavier Deniau'nun oğlu, eski diplomat ve milletvekili Jean-François Deniau'nun ise yeğenidir.\n\n\nFranchi SPAS-12\nFranchi SPAS-12, Franchi tarafından 1979-2000 yılları arasında üretilen İtalyan yapımı bir yivsiz saldırı tüfek modelidir. Silah, dünya çapında asker ve polis birlikleri ile sivil pazarlara ihraç edilmiştir ve birçok film, TV şovları ve video oyununda yer almıştır.\n\nÅžeyhzade Mustafa Efendi\nŞeyhzâde Mustafa Efendi (d. Kütahya; ö. Eylül 1783, İstanbul) Türk hattat.\nKütahya'da doğdu. Şeyh Halil isminde birinin kardeşinin oğlu olduğu için \"Şeyhzâde\" olarak ünlenmiştir.\nMustafa Efendi tahsili için İstanbul'a giderek müderris oldu. Fatma Sultan Camii imamının kızı ile evlendi. Yazıyı meşhur Radosî'den öğrendi ve ondan icazet aldı. Yazısı güzel ve bilhassa yazı istifi hususundaki çok yetenekliydi. 1783 senesinin Eylül ayında vefat eden Mustafa Efendi'nin kabri İstanbul'un Üsküdar ilçesindedir. \n\n\nAşka Özgürlük\nAşka Özgürlük (İngilizce özgün adıyla \"Freeheld\"), 2015 yılında vizyona giren ABD yapımı dram filmi. Yönetmen koltuğunda Peter Sollett otururken, yazarlığını Ron Nyswaner üstleniyor. Çekimlerine New York'ta Ekim 2014'te başlanan filmin başrollerini Julianne Moore, Ellen Page, Steve Carell, Luke Grimes ve Michael Shannon paylaşıyor. Aynı adı taşıyan 2007 yılı belgesel tarzındaki kısa filme dayanan filmde, Ocean County, New Jersey Seçilmiş Mülk Sahipleri Kurulu'na karşı mücadele eden polis memuru Laurel Hester'ın emeklilik gelirinin terminal kanser teşhisi konduktan sonra partnerine aktarılması konu ediliyor. Filmde ayrıca Miley Cyrus tarafından \"Hands of Love\" adlı bir şarkı yer almaktadır.\nFilm Ocean County, New Jerseyli polis memuru Laurel Hester (Moore)'un gerçek hikâyesine dayanmaktadır. Hikâye lezbiyen polis dedektifi ve onun hayat arkadaşı Stacie Andree (Page)'in karşılaştığı zorlukları anlatmaktadır. 2005'te son evre akciğer kanseri tanısı konulduktan sonra Hester, ilçenin Seçilmiş Malikler Kurulu'na (New Jersey'deki ilçe idare kurulu) tekrar tekrar başvurarak emeklilik gelirinin hayat arkadaşına devredilmesini garanti altına almayı amaçlamaktadır.\nSenarist Ron Nyswaner, 2010'da Cynthia Wade'in 2007'de Oscar kazanan kısa filmi ve New Jerseyli polis memuresi Laurel Hester'in Ocean County, New Jersey Seçilmiş Malikler Kurulu'na karşı giriştiği ve son evre kanser tanısı konduktan sonra emeklilik ödemelerinin hayat arkadaşı Stacie Andree'ye aktarılması mücadelesini anlatan belgesel \"Freeheld\"in uzun metraj uyarlamasını çekmek niyetinde oluğunu açıkladı. Bu sırada Ellen Page Andree rolü için anlaştığını, 2014'te, yaklaşık altı yıldır projenin gelişim aşamasında olduğunu bildirdi. İlk olarak filmin iki yapımcısı Stacey Sher ve Michael Shamberg ile görüştü, onlar da ona Wade'in belgeselinin bir kopyasını gönderip uyarlamada yer almakla ilgilenip ilgilenmediğini teklif ettiklerinde \"beklemeden\" kabul etti. Catherine Hardwicke filmin gelişim aşamasının başında yönetmen olarak katıldı ancak sonradan çekildi. Filmin finansmanı 2012 Ağustosu'nda kesinleştikten hemen sonra Peter Sollett Hardwicke'in yerine yönetmenlik için anlaştı. Julianne Moore, Hester rolü için Şubat 2014'te anlaştı. Zach Galifianakis, Steven Goldstein, Garden State Equality'nin kurucusu ve sonrasında başkanı, olarak kadroya girdi ancak sonra yerine Steve Carell'le anlaşıldı. Andree filmin çekimi için Page, Sollett ve Nyswaner'a danıştı.\nHer ne kadar film New Jersey'de geçse de yapımcılara getirilen cömert vergi muafiyeti nedeniyle New York'ta çekilmiştir. Çekimler Ekim 2014'te Queens'te başladı. Ekim sonunda, New Rochelle, New York'taki bir Katolik erkek okulu olan Salesian Lisesi'nde çekilmesi planlanan bir sahne okul müdürünün film ekibinin okul yerleşkesinde çekim yapmasına izin kararını geri alması üzerine başka bir yerde çekilmek zorunda kaldı. Hester ve Andree'nin ev arkadaşlığı için Ocean İlçe Beldiye Meclisi'ne başvurdukları o sahne sonrasında Rye, New York'un belediye sarayında çekildi. Bir diğer sahne, Hester'in hastane odasında yattığı, Greenburgh, New York'un sosyal merkezinde çekilirken North Hempstead, New York'un İlçe Kurulu Odası, Ocean İlçesi Malikler Kurulu Odası için kullanılmıştır.\nŞubat 2015'te Lionsgate şirketi filmin dağıtım haklarını aldı. 2 Ekim 2015 tarihinde sınırlı gösterim ile vizyondaki yerini aldı.\n\"Aşka Özgürlük\" eleştirmenlerden genellikle ortalama puanlar elde etti. 122 incelemenin değerlendirildiği eleştiri topluluğu sitesi Rotten Tomatoes'da 10 üzerinden 5.6'lık ortalama skorla %48'lik bir yüzde yakaladı. Sitede, filmin eleştirilerindeki ortak kanı \"\"Aşka Özgürlük\" kesinlikle iyi anlama gelmekte ama karton karakterler ve kitabına uygun dramı onun asil niyetlerini sarsmaktadır.\" şeklinde ifade edildi. Ayrıca 1-100 arası puanlamanın yapıldığı Metacritic'te 29 incelemeden ortalama 50 puan alarak \"karışık veya ortalama yorumlar\" alan film statüsüyle listelendi.\n\n\nKızıl siyasi üs\nKızıl siyasi üs, Mao Zedong'un ortaya attığı, şehir merkezlerine uzak kırsal bölgelerde köylüleri örgütleme yoluyla kurulan komün köylerin genel kapitalist rejime baskısını ifade eden terimdir. 1949 yılında gerçekleşen Çin Komünist Devrimi'nin ardından Marksist literatüre girmiştir. \"Kızıl\" ifadesi sosyalizmi sembolize etmesinden ileri gelir.\n1931-1937 yılları arasında var olan Çin Sovyet Cumhuriyeti bu kapsamda kurulan bir devlettir. Ayrıca Çin'de günümüzde il düzeyi şehir olan Yan'an da, 1936-1948 yılları arasında kızıl üs olarak kullanılmıştır. Yan'an, hâlen Çinli komünistler tarafından devriminin doğduğu yer olarak kutlanmaktadır.\nMaoculuk düşüncesinde temel öğretilerden biri olan kızıl siyasi üs fikrine göre, köylülerin örgütlenmesi sonucunda ortaya çıkan bu tür siyasi komünist cepheler; ekonomik bakımdan geri, yarı sömürge durumunda olan veya emperyalizmin dolaylı hâkimiyeti altındaki ülkelerde ortaya çıkabilir. Çin Komünist Devrimi'nin lideri Mao Zedong, 1928 yılında bu durumun Çin'de tamamıyla olduğunu ifade etmiştir. Mao; kızıl siyasi üslerin ortaya çıkabilmesi için aynı eserinde belli başlı şartlar öngörmüştür. Bunlar;\n\n\nKitapsız Mustafa Saffet Paşa\nKitapsız Mustafa Safvet Paşa (d. Kütahya; ö. 1909, ?), öğretmen.\nKütahya'da doğdu. Babası Mekteb-i Harbiye'de Arapça öğretmenliği yapan Abdurrahman Fevzi Efendi'dir.\nDerslerinde kitaba bakmak veya kitapla derse gelmek âdeti olmadığı İçin \"Kitapsız Safvet Paşa\" olarak ünlenmiştir. Erkân-ı Harp zabitliğiyle mezun olan Safvet Paşa uzun müddet Harbiye Mektebi'nde matematik dersleri vermiş ve bir ara üçüncü ve dördüncü ordularda da görev yapmıştır. Emekliliğini müteakip meşrutiyetin ilanı ile 1908-1912 Osmanlı Meclis-i Mebusanı'nda Kütahya Meb'usu olarak görev aldıysa da ihtiyarlığından dolayı bir sene sonra istifa etmiş, kısa süre sonra da vefat etmiştir.\nMatematikteki malumatı üst seviye olan Safvet Paşa'nın İstanbul için hazırlamış olduğu irtifa cetveli vardır.\n\n\nTuğrul Han\nTuğrul Han, (Moğolca:Тоорил хан/Tooril khan, Ван хан/Van khan; ) veya Ong Han, diğer bir unvanı da Wang Han'dır. Daha sonraları Cengiz Han olarak bilinecek Temuçin'in babası Yesügey'in kan kardeşidir (anda). Temuçin'in ilk yıllarında Temuçin'e yardımcı olmuştur.\nTemuçin 1175 yılına doğru Tuğrul Han'a bağımlılığını bildirmiştir. Tuğrul Han kan kardeşi (anda) Yesügey'in oğlu olan Temuçin'i himayesi altına almıştır. Temuçin'in eşi Börte'nin Merkitler tarafından kaçırıldığında Temuçin'e, Camuka ile birlikte yardım ederek, Temuçin'in eşinin kurtulmasına yardımcı olmuştur. Tuğrul Han Tatarlar'a karşı yaptığı seferde Temuçin Tuğrul Han'a yardımcı olmuş, alınan bu zafer sonucunda da Tuğrul Han, \"Wang Han\" unvanını almıştır.\nTemuçin Tuğrul Han'ın kızını, oğlu Cuci'ye istemiştir. Ancak Tuğrul Han, Temuçin'in yükselen gücünün kendisi için tehlikeli olduğunu düşünerek buna yanaşmamış ve Temuçin ile araları bozulmuş ve savaş doğurmuştur. 1203 Yılında Tuğrul Han Camuka ile ittifak yapıp, Temuçin ile savaşmışlardır. Bu savaşı Temuçin kazanmış, Kerait kabilesi tamamen yok olmuştur.\n\n\n2001 Gümüşsuyu saldırısı\n2001 Gümüşsuyu saldırısı, 10 Eylül 2001'de Türkiye'nin İstanbul şehrinin Beyoğlu ilçesindeki Gümüşsuyu semtinde, kontrol noktasında bulunan polislerin arasına giren Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi mensubu Uğur Bülbül'ün üzerindeki patlayıcıları infilak ettirmesiyle gerçekleştirilen intihar saldırısı. Patlama sonucunda saldırganla birlikte iki polis ve yoldan geçmekte olan bir sivil öldü, 23 kişi ise yaralandı.\nYerel saatle 17.30 (UTC+02.00) civarında, Gümüşsuyu'ndan Taksim Meydanı'na çıkan İnönü Caddesi'ndeki Çin Lokantası ile Vakıf Leasing-Millî Eğitim Yayınları binaları arasında bulunan ve çevik kuvvet polislerinin bekleme noktası olarak kullanılan büroya giren Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi mensubu Uğur Bülbül, üzerindeki patlayıcıları infilak ettirdi. Patlamada iki polis ölürken, o sırada yoldan geçmekte olan ve ağır yaralanan Avustralyalı turist 13 Eylül günü hayatını kaybetti. Saldırıdan 17'si polis 23 kişi ise yaralı olarak kurtuldu.\n\n\nObama (ÅŸehir)\nObama ( \"Sakai-shi\"), Japonya'nın Fukui prefektörlüğünde bulunan bir şehirdir. Şehir, 30 Mart 1951 tarihinde kurulmuştur. Yüzölçümü 232.87 km² olan şehrin nüfusu 1 Temmuz 2014 tarihi itibarı ile 30,021'dir.\nObama, Japoncada küçük plaj anlamına gelmekte olup şehrin adı Amerika Birleşik Devletleri başkanı Barack Obama'nın soyadı ile aynı olması nedeniyle ABD'de popülerlik kazanmıştır.\nObama'nın aşağıdaki şehirler ile kardeş şehir anlaşması bulunmaktadır.\n\n\n1996 Adana saldırısı\n1996 Adana saldırısı, 25 Ekim 1996'da Türkiye'nin Adana ilinin Seyhan ilçesinde, Adana Emniyet Çevik Kuvvet Müdürlüğü nizamiyesine yaklaşan PKK mensubu Leyla Kaplan'ın üzerindeki patlayıcıları infilak ettirmesiyle gerçekleştirilen intihar saldırısı. Patlama sonucunda saldırganın yanı sıra üçü polis ile biri olay sırasında yakınlarda bulunan sivil olmak üzere toplam 5 kişi öldü; 18 kişi ise saldırıdan yaralı olarak kurtuldu.\nYerel saatle 16.55 (UTC+02.00) civarında, Adana'nın Seyhan ilçesindeki Büyüksaat semtinde bulunan Adana Emniyet Çevik Kuvvet Müdürlüğü nizamiyesine yaklaşan hamile görünümlü bir kadın, üzerindeki patlayıcıları infilak ettirerek intihar saldırısı gerçekleştirdi. Patlama sonucunda üç polis ve olay sırasında otobüs durağında bekleyen bir sivil hayatını kaybetti. 9'u polis olmak üzere 18 kişi ise saldırıdan yaralı olarak kurtuldu. Yapılan incelemeler sonucunda saldırganın, PKK mensubu 17 yaşındaki Pınar kod adlı Leyla Kaplan olduğu belirlendi. Daha sonraları resmî makamlarca yapılan açıklamaya göre Kaplan saldırıyı gerçekleştirmek istememiş, 1 Kasım'da yakalanan İsa kod adlı Bayram Yaruk kendisini iki kez silahla tehdit ederek eylemi yapmaya zorlamıştı.\n\n\nEchizen\nEchizen ( \"Echizen-shi\"), Japonya'nın Fukui prefektörlüğünde bulunan bir şehirdir. Şehir, 1 Ekim 2005 tarihinde Takefu şehri ile Imadate kasabasının birleştirilmesiyle kurulmuştur. Yüzölçümü 230.75 km² olan şehrin nüfusu 1 Ağustos 2008 tarihi itibarı ile 86,562'dir.\n\n\nSelenoloji\nSelenoloji (İngilizce \"\") Ay'ı inceleyen bilim dalına denir. Ay'ın yapısı, Dünya'nınkinden apayrıdır. Ay'ın hatırı sayılır bir atmosferi olmadığından hava durumu ve dolayısıyla ondan kaynaklanacak bir erozyon görülmez; Ay'ın levha tektoniği yoktur ve kütleçekimi, Dünya'nınkinden azdır. Küçük boyutlarından dolayı daha çabuk soğumuştur. Yüzeyinin karmaşık morfolojisi farklı süreçlerin kombinasyonuyla, bilhassa çarpma kraterleri ve volkanizmayla meydana gelmiştir. Ay farklılaşmış bir cisim olup kabuk, manto ve çekirdekten meydana gelir.\nAy hakkındaki jeolojik çalışmalar Dünya tabanlı teleskop gözlemleri, yörüngesindeki uzay araçlarının ölçümleri, Ay örnekleri ve jeofizik verilerin birleşimine dayanmaktadır. 1960'ların sonu ve 1970'lerin başında \"Apollo\" misyonları gibi Sovyet \"Luna \"programının çeşitli misyonları, birkaç yerden nümune alarak yaklaşık 380 kilogram Ay kayacı ve toprak Dünya'ya getirdi. Ay, bilinen jeolojik bağlamla örneklere sahip olduğumuz tek dünya dışı cisimdir. Dünya'da Ay'dan geldikleri kraterleri bilinmeyen bir avuç Ay meteorunun varlığı fark edilmiştir. Ay yüzeyinin önemli bir bölümü keşfedilmemiş olup bir dizi jeolojik soru cevapsız kalmaktadır.\nAy yüzeyi üzerinde mevcut olduğu bilinen elementlerin arasında, oksijen (O), silisyum (Si), demir (Fe), magnezyum (Mg), kalsiyum (Ca), alüminyum (Al), mangan (Mn) ve titanyum (Ti) bulunmaktadır. Daha bol mevcut olanlar arasında oksijen, demir ve silisyum bulunmaktadır. Oksijen içeriğinin (ağırlık olarak) %45 olduğu tahmin edilmektedir. Karbon (C) ve azot (N), sadece eser miktarlarda Güneş rüzgârı tarafından oraya getirmesiyle gelmiş gibi görünmektedir.\nLunar Prospector'den gelen nötron spektrometresi verileri, kutuplarda konsantre hidrojen (H) varlığını göstermektedir.\nUzun bir süre için Ay'ın geçmişine ilişkin temel soru kökeni oldu. Erken hipotezler Dünya'dan \"kopma\", \"yakalanma \"ve \"eş birikimi\" içermekteydi. Bugün, dev darbe hipotezi bilim camiasının büyük kısmı tarafından kabul edilir.\nAy'ın jeolojik geçmişi kamerî jeolojik zaman cetveli denilen altı ana dönemde tanımlanmıştır. Yaklaşık 4,5 milyar yıl önce yeni şekillenmiş olan Ay erimiş durumda ve Dünya'ya çok daha yakın yörüngede olduğundan gelgit güçlerinin etkisindeydi. Bu gelgit kuvvetleri, ana ekseni Dünya'ya doğru dönmüş hâldeki erimiş bu cismi bir elips şeklinde deforme etti.\nAy'ın jeolojik evriminde ilk önemli olay, neredeyse küresel magma okyanusunun kristalleşmesi oldu. Derinliğinin ne kadar olduğu kesin olarak bilinmiyor, fakat bâzı çalışmalar yaklaşık 500 km veya daha büyük bir derinliği ima eder. Bu okyanusta oluşan ilk mineraller, demir ve magnezyumun silikatleri olan olivin ve piroksen idi. Bu mineraller çevrelerindeki erimiş malzemeden daha yoğun olduğu için battı. Kristalleşme yaklaşık %75 tamamlandıktan sonra daha az yoğun anortositik plajiyoklaz feldspat kristalleşti ve yüzmeye başlayarak yaklaşık 50 km kalınlığında anortositik bir kabuk oluştururdu. Magma okyanusunun çoğunluğu, sona kalan yüksek derecede uyumsuz ve ısı üreten, KREEP açısından zengin magmaların birkaç yüz milyon (ya da belki 1 milyar) yıl boyunca kısmen ergimiş durumda kalmış olmasına rağmen hızlı bir şekilde (yaklaşık 100 milyon yıl veya daha kısa sürede) kristalize oldu. Bu magma okyanusunda KREEP açısından zengin magmaların sonunda tektonik olarak eşsiz jeolojik bir bölge olup artık Procellarum KREEP Arazisi olarak bilinen Oceanus Procellarum bölgesi ve Imbrium havzasında konsantre oldukları anlaşılmaktadır.\nKamerî kabuk oluştuktan kısa bir müddet sonra, hatta oluşmaya devam ederken Mg-suite noritler ve troktolitlere sebep olabilecek muhtelif magma türleri oluşmaya başlamasına rağmen bunun olduğu derinlikler kesin olarak bilinmemektedir. Son teoriler, kökenleri halen bilim dünyasında oldukça tartışılmalı da olsa bu magmaların büyük ölçüde Procellarum KREEP Arazisi bölgesiyle sınırlı ve genetik olarak bir şekilde Mg-suite plütonizmiyle ilişkili olduğunu göstermektedir. Mg-suite kayaçlarının en eskilerinin kristalleşme yaşları 3,85 Gy civarındadır. Fakat kabuğun derinliklerine kazabilecek son büyük çarpış (Imbrium havzası) da 3,85 Gy önce meydana geldi. Böylece Mg-suite plütonik etkinliği çok daha uzun bir süre devam etmesi ve genç plütonik kayaçların yüzeyin altında büyük derinliklerde bulunması muhtemel görünüyor.\nAy numunelerinin analizi, Ay çarpma havzalarının önemli bir yüzdesinin çok kısa bir süre içinde, yaklaşık 4 ve 3,85 Gy önce meydana geldiğini ima eder gibi görünüyor. Bu hipotez, Ay Felaketi veya Geç Dönem Ağır Bombardıman olarak adlandırılır. Fakat şimdi Imbrium darbe havzasından (Ay'daki en genç büyük çarpma havzalarından biri) \"Apollo\" iniş yerlerinin hepsinde ejektadan bulunması gerektiği kabul edilmektedir. Bu yüzden bâzı darbe havzaları için (özellikle Mare Nectaris) yanlışlıkla Imbrium'la aynı yaşın verilmiş olması mümkündür.\nAy denizleri (maria) antik akan bazalt patlamalarını göstermektedir. Karasal lavlara göre bunlar, demirce daha zengin olup düşük viskozitelere sahiptirler ve bazıları da bir titanyum açısından zengin olan ilmenitin yüksek derecede arttırılmış şeklini ihtiva eder. Bazı deniz örnekleri 4,2 Gy kadarken ve (krater sayma yöntemine dayalı olarak) en gençleri sadece 1 milyar yıl önce patlak verdiğine inanılırken bazaltik patlamaların büyük çoğunluğu, yaklaşık 3 ila 3,5 Gy önce meydana geldi. Denizlerin volkanizmasıyla birlikte yanardağdan yüzlerce kilometre uzağa erimiş bazalt malzemeleri taşıyan piroklastik patlamalar başladı. Denizlerin büyük bir kısmı, Ay'ın yakın yüzüyle ilişkili düşük yüksekliklerdeki çarpma havzalarını oluşturdu veya içlerine aktı. Fakat Oceanus Procellarum herhangi bir darbe yapısıyla uyuşmaz ve bilinen en aşağı yükseklikler olan ve Ay'ın uzak tarafında bulunan Güney Kutbu-Aitken Havzası da sadece az miktarda denizlerle kaplıdır değildir (daha ayrıntılı bir tartışma için Ay denizlerine bakınız).\nKamerî anomalistik ay boyunca Dünya'nın gelgit değişim stresleri küçük varyasyonlara sebep olsa da meteor ve kuyruklu yıldızların çarpmaları, bugün Ay üzerinde etkili tek ani jeolojik kuvvetlerdir. Ay stratigrafisinde kullanılan en önemli kraterlerden bazıları bu yeni devride şekillenmiştir. Mesela 3,76 km derinlik ve 93 km çapındaki Copernicus kraterinin (tartışmalı olsa da) yaklaşık 900 milyon yıl önce oluştuğu düşünülmektedir. \"Apollo 17\" misyonu, Tycho kraterinden gelen malzemeleri örneklenmiş olabileceği bir alana indi. Yine tartışmalı olmasına rağmen bu kayaçlar üzerinde yapılan çalışmalar, kraterin 100 milyon yıl önce oluşmuş olabileceğine işaret ediyor. Yüzey yüksek enerjili parçacıklar, Güneş rüzgârı implantasyonu ve mikrometeorit etkilerinden dolayı uzay ayrışması yaşadı. Bu süreç, genç kraterlerle ilişkili ışın sistemlerinin çevrenin yüzey aklığı ile uyuşana kadar kararmasına sebep olur. Fakat hüzmenin bileşimi (bir \"yayla\" hüzmesi deniz üzerine geldiği zaman oluşabileceği gibi) altında yatan kabuk malzemelerinden farklı ise, hüzme çok daha uzun zaman görülebilir.\n1990'larda Ay'ın keşifine devam edilmesiyle Ay küresi etrafında Ay'ın soğumasıyla meydana gelmiş uçurumların varlığı keşfedildi.\nAy'ın stratigrafik dizisinin tepesinde ışınlı çarpma kraterleri bulunabilir. Böyle genç kraterler Kopernik birimine aittir. Altında ışın sistemi olmayan, fakat daha ziyade gelişmiş krateri morfolojisi olan kraterler bulunabilir. Bu Eratosthenes birimidir. İki genç stratigrafik birim, Ay'da krater büyüklüğündeki noktalarda bulunabilir. Bunların altında iki uzanan tabakalar bulunabilir: (daha önce Procellarian birimi olarak tanımlanan) deniz (İng. \"mare\") birimleri ve İmbrium havzası ile ilgili ejekta ve tektonik birimler (İmbriyum birimleri). Başka bir darbe havzası ile ilgili birim Nektar birimi olup Nektar Havzası civarında tanımlıdır. Kamerî stratigrafik dizinin dibinde eski krater ovalarından müteşekkil Nektar öncesi birim bulunabilir. Merkür'ün tabakalanması Ay'a çok benzer.\nAy manzarası çarpma kraterleri, ejektaları, birkaç volkan, tepeler, lav akıntıları ve magma ile dolmuş depresyonlar ile karakterize edilir.\nAy'ın en belirgin yönü parlak ve karanlık bölgeleri arasındaki kontrast farkıdır. Aydınlık yüzeyler Ay'ın yaylaları olup \"terrae \"(Latince \"Dünya\"'dan, tekili \"terra\") adını alırken koyu ovalara \"maria \"(Latince \"deniz\", tekili \"mare\") adı verilir; her iki ismi de 17. yüzyılda Johannes Kepler kullanmaya başlamıştır. Denizler bazaltlıyken yaylaların bileşimi anortositiktir. Denizler sık sık, \"ovalar\"a denk gelirken ovaların daima denizler kapsamında olmadığına dikkat etmek önemlidir (mesela Güney Kutbu-Aitken Havzası'ndaki gibi). Yaylalar denizlerden daha eski olup dolayısıyla daha aşırı derecede kraterlidirler.\nAy'da volkanik süreçlerin başlıca ürünleri Ay denizleri şeklinde Dünya'ya bağlı gözlemcilerce bilinmektedir. Bunlar yakın tarafın neredeyse üçte birini kapsayan düşük albedolu yüzeylere karşılık gelen büyük bazalt lavı akışlarıdır. Uzak tarafın sadece yüzde birkaçı \"mare \"volkanizmasından etkilendi. \"Apollo \"misyonları bunu doğrulamadan önce bile çoğu bilim insanları, lav akışı izleri ve lav tüpleri olarak atfedilen çöküntülerden dolayı denizlerin lav dolu ovalar olduğunu düşünmekteydi.\nMare bazaltlarının yaşları hem doğrudan radyometrik tarihleme ile, hem de krater sayma tekniği ile belirlenmiştir. Krater sayım ile belirlenen genç yaş yaklaşık 1 Gy (1 Gy = 1 milyar yıl) iken en eski radyometrik yaş, yaklaşık 4,2 Gy'dır. Hacimsel olarak çoğu denizler, şimdiden yaklaşık 3 ilâ 3,5 Gy önce oluşmuştur. En eski lavalardan bazıları Ay'ın uzak tarafındaymış gibi görünürken en genç lavlar, Oceanus Procellarum içinde ortaya çıktı. Denizler, etraflarını çevreleyen yaylalara göre daha düşük yoğunlukta çarpma kraterleri olduğundan bariz şekilde daha gençtirler.\nMariaların büyük bir kısmı, ya Ay'ın yakın yüzünde alçakta bulunan çarpma havzalarında patlayarak ortaya çıktı, ya da bunların içlerine aktı. Buna rağmen çarpma olayıyla mare volkanizması arasında nedensel bir ilişki olma ihtimali, mare ovalarının içindeki malzemeden çok daha eski (yaklaşık 500 milyon yıl kadar) olduğundan muhtemel değildir. Bunun dışında Ay üzerinde mare volkanizmasının en geniş alanı olan Oceanus Procellarum, bilinen herhangi bir çarpma havzasına karşılık gelmez. Genelde marenin sadece yakın tarafta patlak vermesine gerekçe olarak buradaki kabuğun uzak taraftan daha ince olmasının sebep olduğu ileri sürülmektedir. Kabuk kalınlığı farklılıkları, sonuçta yüzeye ulaşan magmanın miktarını modüle edebilse de bu hipotez, Oceanus Procellarum'dan daha ince bir kabuğa sahip Ay'ın uzak tarafındaki Güney Kutbu-Aitken havzasının yalnızca az miktarda volkanik ürünlerle dolmasını açıklamaz.\nYaylaları da kapsayan, fakat denizlerle ilişkili olan başka bir tür birikintiler, \"karanlık manto\" birikimleridir. Bu birikintiler çıplak gözle görülemez, fakat teleskoplar veya yörüngedeki uzay araçlarından çekilen görüntülerde görülebilir. \"Apollo \"misyonlarından önce bilim insanları, piroklastik patlamalar tarafından üretilen birikintiler olduklarına inanıyordu. Bâzı birikintiler, piroklast fikrini takviye edercesine karanlık ve uzamış kül konileri ile bağlantılı görünmektedir. Piroklastik patlamaların varlığı, sonradan Dünya'da piroklastik patlamalarda bulunanlara benzer cam kürelerin keşfiyle doğrulandı.\nAy bazaltlarının çoğu, yüzeyinde karşılaşılan vakum şartlarında magmadan kaçan gaz kabarcıkları tarafından meydana gelen ve veziküller olarak adlandırılan küçük delikler içerir. Bu kayalardan kaçan gazların ne olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte karbon monoksit adaylardan biridir.\nPiroklastik cam örneklerinde yeşil, sarı ve kırmızı renk tonları vardır. Renk farkı, kayanın sahip olduğu titanyum konsantrasyonunu belirtir: yeşil parçacıklarda en düşük konsantrasyonlar (yaklaşık %1), kırmızı parçacıklarda da en yüksek konsantrasyonları (en yüksek konsantrasyonlara sahip bazaltlardan çok daha yüksek olan %14'e kadar) gösterir.\nAy'da oluklar, bazen bölgesel lav kanallarının oluşumuyla meydana geldi. Bunlar genellikle dolambaçlı, kavisli veya doğrusal şekillerden oluşan üç kategoriye ayrılırlar. Bu dolambaçlı olukları kaynağına kadar geri takip ederek genellikle eski bir volkan bacasına götürür. En önemli kıvrımlı oluklardan biri, Oceanus Procellarum'un doğu kenarı boyunca uzanan Aristarchus yaylasında bulunan Vallis Schröteri özelliğidir. Bir kıvrımlı oluk örneği Imbrium Havzası kenarında bulunan Apollo 15'in iniş yerindeki Hadley Oluğu'dur. Misyondan önce uzun bir tartışma konusu olan bu oluğun misyondaki gözlemlere dayanarak genellikle volkanik süreçler tarafından şekillendirildiği düşünülmektedir.\nRümker Dağı'nda olduğu gibi Ay yüzeyinin seçilen yerlerinde kalkan volkanlarının çeşitli türleri bulunabilir. Bunların nispeten viskoz, muhtemelen silikat açısından zengin lavaların bölgesel deliklerden patlamasıyla şekillendiğine inanılmaktadır. Meydana gelen Ay kubbeleri, orta noktasına doğru birkaç yüz metre yükselen hafif eğimli, geniş, yuvarlak, dairesel özelliklerdir. Tipik olarak 8–12 km çapındadırlar, fakat 20 km'ye kadar da olabilirler. Kubbelerin bazılarının zirvesinde küçük bir çukur bulunur.\nKırışıklı sırtlar, deniz içinde sıkıştırıcı tektonik güçler tarafından meydana getirilen özellikleridir. Bu özellikler, yüzeyin burkulmasını temsil eder ve denizin parçaları arasında uzun sırtlar oluşturur. Bu sırtlardan bazıları gömülü kraterleri ya da denizin altındaki diğer özellikleri ana hatlarıyla görünür hâle getirir. Böyle bir özelliğin bir en önemli örneği Letronne krateridir.\nGrabenler, uzatma gerilmelerj altında meydana gelen tektonik özelliklerdir. Yapısal olarak aralarında aşağı düşmüş bir blok olan iki normal faydan oluşmuşlardır. Çoğu grabenler Ay denizleri içinde büyük çarpma havzalarının kenarlarında bulunur.\nAy'ın kraterlerinin kökenlerinin çarpma özellikleri olduğu, yaygın olarak ancak 1940'larda kabul edildi. Bu idrak, Ay'ın çarpma tarihçesinin giderek jeolojik süperpozisyon prensibi vasıtasıyla çözülmesine yol açtı. Başka bir ifadeyle bir krater (veya ejekta) başkasının üstüne gelmişse daha genç olmalıydı. Bu daha sübjektif olsa bir kraterin yaşadığı erozyon miktarı, onun yaşı için bir ipucu oldu. 1950'lerin sonlarında bu yaklaşımı kabul eden Gene Shoemaker, Ay'ın sistematik çalışmasını astronomlardan alarak Ay jeologlarının eline sıkıca verdi.\nÇarpma krateri oluşumu Ay'da en önemli jeolojik süreçtir. Kraterler, asteroid ya da kuyruklu yıldız gibi katı bir cismin yüksek hızla yüzeye çarpmasıyla oluşur (Ay için ortalama darbe hızı saniyede yaklaşık 17 km'dir). Kinetik enerjinin etkisi, giriş noktasından uzağa doğru yayılan bir sıkıştırma şok dalgası meydana getirir. Bunun arkasından ejektanın büyük kısmını kraterin dışına iten bir seyrelme dalgası gelir. Nihayet merkezî bir tepeyi meydana getiren zeminin hidrodinamik geri tepmesi bunu takip eder.\nBu kraterler minik çukurlardan yaklaşık 2.500 km'lik bir çap ve 13 km'lik bir derinliğe sahip muazzam Güney Kutbu-Aitken Havzası'na kadar değişen büyüklüklerde çaplarıyla Ay'ın yüzeyi boyunca bir süreklilik gösterir. Çok genel bir anlamda Ay'ın çarpma karteri oluşumu geçmişinde zaman ile krater boyutunun azalan bir seyirini izlenmektedir. Özellikle büyük çarpma havzaları erken dönemlerde oluşmuş olup gittikçe daha küçük kraterler tarafından örtülmüşlerdir. Belirli bir yüzey üzerinde krater çaplarının boy dağılımı (başka bir deyişle çapın fonksiyonu olarak krater sayısı), krater boyutu azaldıkça krater sayısının arttığı bir üs kanununu izler. Bu eğrinin dikey pozisyonu, yüzeyinin yaşını tahmin etmek için de kullanılabilir.\nEn son çarpmalar, keskin kenarlı çeper dahil iyi tanımlanmış özelliklerle ayırt edilirler. Küçük kraterler kase şekli oluşturma eğilimindeyken büyük çarpmaların düz zeminli bir merkezî tepesi olabilir. Büyük kraterler, genellikle iç duvarları boyunca göçerek terasları ve çıkıntıları meydana getiren özellikler gösterirler. En büyük çarpma havzaları olan çok halkalı havzaların yükselmiş malzemeden tali konsantrik halkaları bile olabilir.\nÇarpma süreci, başlangıçta yüksek albedo malzemeleri kazarak krater, ejekta ve ışın sistemine parlak bir görünüm verir. Uzay erozyonu süreci kademeli olarak bu malzemenin albedosunu öyle azaltır ki, ışınlar zamanla yavaş yavaş sönükleşir. Yavaş yavaş krater ve ejekta, mikrometeoritler ve daha küçük darbelerle çarpma erozyonuna uğrarlar. Bu aşınma süreci, krater özelliklerini yumuşatır ve yuvarlaklaştırır. Krater, özellikleri ve hatta merkezî tepeyi gömen başka çarpmaların ejektalarıyla da örtülebilir.\nThe ejecta from large impacts can include large blocks of material that reimpact the surface to form secondary impact craters. These craters are sometimes formed in clearly discernible radial patterns, and generally have shallower depths than primary craters of the same size. In some cases an entire line of these blocks can impact to form a valley. These are distinguished from \"catena\", or crater chains, which are linear strings of craters that are formed when the impact body breaks up prior to impact.\nGenel olarak bir Ay krateri kabaca daireseldir. Ames Araştırma Merkezi'nde yapılan laboratuvar deneyleri, çok düşük açılı çarpmaların dahi dairesel kraterler meydana getirme eğiliminde olduğunu, çarpma açıları beş derecenin altında olursa eliptik kraterlerin şekillenmeye başladığını göstermiştir. Bununla birlikte düşük açılı bir çarpma, ortadan kaymış bir merkezî tepe meydana getirebilir. Buna ek olarak eğik çarpışlardan çıkan ejektalar, farklı çarpma açılarında farklı desenler göstermiştir: 60˚ civarında başlayan bir asimetri ve yaklaşık 45˚'lik açıyla başlayarak gelen cismin geliş yönünde ejektasız kama şeklinde bir \"kaçınma bölgesi\" meydana getirmesi.\nBir çarpış, yüzeyin altından düşük albedo malzemesini kazır ve ana krater çevresine bırakırsa karanlık ejecta \"koyu halo kraterleri\" oluşturur. Bu, denizlerdeki gibi koyu bazaltik malzemeli bir alanın daha uzaktan, dağlık bölgelerdeki çarpmalardan kaynaklanan açık renk ejekta ile kaplanmasıyla olabilir. Bu kaplama, altta kalan koyu malzemeyi gizler ve daha sonraki kraterler tarafından kazılarak tekrak ortaya çıkarılır.\nBüyük çarpışlar, erimiş kayalardan bir kilometreye kadar kalın olabilen erime tabakaları meydana getirir, bunlar yüzeyin bir bölümünü örter. Bu tür darbe eriyiklerine örnekler, Mare Orientale darbe havzasının kuzeydoğu kesiminde görülebilir.\nAy'ın yüzeyine irili ufaklı asteroit ve kuyrukluyıldız malzemesi milyarlarca yıl çarpmıştır. Zamanla bu çarpış süreci yüzey malzemelerini toz hâline getirip yüzeydeki malzemeleri \"işledi\", böylece \"regolit\" adı verilen ince taneli bir tabaka oluşturdu. Regolit kalınlığı, genç denizlerin altında 2 metreden en eski Ay yayla yüzeylerinin altında 20 metreye kadar değişir. Regolit, ağırlıklı olarak o bölgede bulunan malzemelerden oluşur, fakat ayrıca uzak çarpma kraterleri tarafından püskürtülen malzemelerin izlerini de içerir. \"Mega regolit\" terimi, sık sık yüzeye yakın regolit tabakasının hemen altında çokça kırılmış ana kayacı tanımlamak için kullanılır.\nRegolit kayalar, orijinal ana kayaç minerallerinin fragmanlarını ve çarpmalar sırasında oluşan camsı parçacıkları içerir. Ay regolitinin çoğunda parçacıkların yarısı, cam parçacıkları ile kaynaşık mineral parçalardan meydana gelir; bu cisim denilen agglutinates vardır. Regolith kimyasal bileşimi konumuna göre değişir; dağlık regolit sadece bu bölgelerde kayalardaki gibi alüminyum ve silis bakımından zengindir. Denizdeki regolit, demir ve magnezyum açısından zengin olup kendisinden oluşturulduğu bazalt kaya gibi silis açısından fakirdir.\nAy regoliti, aynı zamanda Güneş'in tarihi hakkında bilgi topladığından çok önemlidir. Güneş rüzgârı oluşturan atomlar – çoğunlukla helyum, neon, karbon ve azot – Ay yüzeyine çarpıp mineral taneleri içine yerleşirler. Regolitin bileşimi, bilhassa izotopik kompozisyonu incelendiğinde Güneş aktivitesinin zamanla değişip değişmediğini belirlemek mümkündür. Oksijen, hidrojen (su), karbon ve azot gibi Güneş rüzgârı gazları sadece hayatı sürdürmek için elzem değildir, aynı zamanda yakıt üretiminde potansiyel olarak gelecek Ay üslerinde yararlı olabilir. Ay regolitinin bileşimi, aynı zamanda kökeninin anlamaşılması için kullanılabilir.\nAy lav tüpleri, yerel arama ve geliştirme, ya da Ay'a ötesinde keşif hizmet etmek, bir insan karakol olarak kullanılabilecek bir gelecek ay üssü, oluşturmak için bir potansiyel olarak önemli bir konuma oluşturmaktadır. Ay lav mağarası potansiyel olarak uzun zamandan bire edebiyatta ve tezlerde ele alınmıştır. Ay'da bozulmamış herhangi bir lav tüpü, sıkça olan göktaşı çarpmaları, yüksek enerjili morötesi radyasyonu, enerjik parçacıklar ve aşırı olan gündüz sıcaklık değişimleriyle Ay yüzeyinin şiddetli ortamında bir sığınak olarak hizmet verebilir. Lunar Reconnaissance Orbiter'in uzaya fırlatılışının ardından birçok Ay lav tüpleri görüntülenmiştir. Bu Ay çukurları Marius Tepeleri, Mare Ingenii ve Mare Tranquillitatis dahil Ay'ın muhtelif yerlerinde bulunurlar.\n\"Apollo 11\" ile geri getirilen ilk kayalar bazalttı. Misyon, Mare Tranquillitatis'e inmesine rağmen dağlık yerlerden gelen birkaç milimetrik parça da toplandı. Bunlar esas olarak plajiyoklaz feldispattan oluşmaktadır; bâzı fragmanlar sadece anortozit plajiyoklazlardan meydana gelmişti. Bu mineral parçalarının belirlenmesi, Ay'ın büyük bir kısmının bir zamanlar erimiş olduğu ve kabuğun bu magma okyanusunun fraksiyonel kristalleşmesiyle şekillendiği hipotezine yol açmıştır.\nDev çarpma olayının tabii bir sonucu, Ay'ı oluşturmak üzere tekrar toplanan malzemelerin sıcak olmuş olmasıdır. Şimdiki modeller, Ay'ın teşekkülünden kısa bir süre sonra Ay'ın büyük bir kısmının erimiş olduğunu, bu magma okyanusunun derinliğinin yaklaşık 500 km ile dibe kadar olduğunu tahmin etmektedir. Bu magma okyanusunun kristalizasyonu, Ay kayalarının bileşim açısından farklılaştırılmış kabuk ve mantonun meydana gelmesine ve ana Ay kaya gruplarına sebep olurdu.\nAy'ın magma okyanusunun kristalleşmesi ilerledikçe olivin ve piroksen gibi mineraller çökmüş ve Ay mantosunun meydana getirmişti. Kristalleşmenin yaklaşık dörtte üçü tamamlandığında anortositik plajiyoklaz kristalize olmaya başlayacak, düşük yoğunluğu sebebiyle de yüzerek anortositik bir kabuğu meydana getirecekti. En mühimi uyumsuz elementler (yani tercihen sıvı faza ayrılanlar) kristalleşme ilerledikçe giderek magma içinde yoğunlaşarak başlangıçta kabuk ve manto arasında sıkışmış olan KREEP bakımından zengin bir magmayı şekillendirecektir. Bu senaryo için delil, Ay yayla kabuğunun yüksek derecede anortositik bileşiminin yanı sıra bölgede toplanmış KREEP açısından zengin malzemelerin varlığıdır.\n\"Apollo\" programı, çoğu Houston, Teksas'taki Lunar Receiving Laboratuvarı'nda saklanan 380,05 kilogram Ay yüzeyi malzemesi getirirken insansız Sovyet \"Luna\" programı 326 gram Ay malzemesiyle döndü. Bu kayaçlar, Ay'ın jeolojik evrimini çözmekte paha biçilmez olduklarını ispat ettiler. Ay kayaçlarının büyük bir kısmı, olivin, piroksen ve plajiyoklaz feldispat (anortozit) gibi Dünya üzerinde mineraller oluşturan aynı ortak kayadan yapılmıştır. Piroksen ve olivin tipik Ay'ın mantosunda görülürken plajiyoklas feldispat, çoğunlukla Ay kabuğunda bulunur.  İlmenit minerali bâzı deniz bazaltlarında oldukça boldur ve (\"Apollo 11\" mürettebatının üç üyesi \"Armstrong\", \"Aldrin\" ve \"Collins\" için) armalcolite olarak adlandırılan yeni bir mineral, ilk Ay numunelerinde tespit edilmiştir.\nYayla bölgeleri demir açısından fakir olup öncelikle kalsiyum bakımından zengin plajiyoklaz bir feldispat olan anortozitten oluşurken denizler, ağırlıklı olarak bazalttan meydana gelmektedir. Kabuğun diğer önemli bileşeni, troktolit ve noritler gibi magmatik \"Mg sınıfı\" kayaçlar ve KREEP bazaltlardır. Bu kayaçların genetik olarak petrojenez KREEP bazaltları ile ilişkili olduklarına inanılmaktadır.\nAy yüzeyindeki kompozit kayalar genellikle breşler şeklinde görünür. Bunların alt kategoriler, nasıl oluştuklarına bağlı olarak parçalı, granulitik ve çarpma-eriyik breşler olarak anılır. \"Düşük K Fra Mauro\" bileşimi ile temsil edilen mafik çarpma-erime breşlerinin üst kabuk anorthositik kayalara oranla hem daha yüksek demir ve magnezyum oranına, hem de daha fazla KREEP'e sahiptirler.\nBazaltik kayaçların Ay'ın dağlık kayaçlarına göre ana özelliği, bazaltların olivin ve pirokseninin daha çok ve plajiyoklası daha az içermesidir. Onlar, demir açısından Dünyevî bazaltlardan daha zengin ve aynı zamanda daha düşük viskozitelere sahiptirler. Bazıları, ferro-titan oksit bakımından zengindirler ve ilmenit olarak bilinirler. Kayaçların ilk örneklemelerinin ilmeniti ve diğer ilgili mineralleri yüksek miktarda içerdiği için onlara \"yüksek titanyumlu\" bazaltlar adı verildi. \"Apollo 12 \"misyonu, düşük titanyum konsantrasyonları olan bazaltlar ile Dünya'ya döndü ve bunlara \"düşük titanyumlu\" bazalt dendi. Daha düşük konsantrasyonlu bazaltlar, insansız Sovyet sondaları dahil olmak üzere müteakip misyonlarca getirildi, bunlara şimdi \"çok düşük titanyumlu\" bazalt deniyor. Clementine uzay aracı, en yüksek konsantrasyonu olan kayaçların en az olduğu deniz bazaltlarının titanyum konsantrasyonlarında bir süreklilik olduğunu gösteren veriler gönderdi.\nAy'ın içinin güncel modeli, insanlı \"Apollo \"programı misyonları sırasında geride bırakılan sismometreler ve Ay'ın çekim alanının ve dönmesinin incelenmesinden elde edilmiştir.\nAy'ın kütlesi, içindeki herhangi bir boşluğu ortadan kaldırmak için yeterlidir, bu sebeple katı kayadan oluştuğuna inanılır. Düşük yığın yoğunluğu (~ 3,346 kg m) , düşük metal varlığını göstermektedir. Kütle ve atalet momenti kısıtlamaları, Ay'ın muhtemelen yarıçapı yaklaşık 450 km'den az olan bir demir çekirdeğe sahip olduğunu göstermektedir. Ay'ın fiziksel salınımları (dönüşündeki küçük düzensizlikler), bunun haricinde çekirdeğin hâlâ erimiş olduğunu göstermektedir. Çoğu gezegen ve uyduların yarıları büyüklüğünde demir çekirdekleri vardır. Ay, böylece yarıçapının yalnızca yaklaşık dörtte biri büyüklüğünde bir çekirdeğe sahip olarak anormaldir.\nAy'ın kabuğu (belirsizlik ± 15 km olsa da) yaklaşık 50 km kalınlığındadır. Uzak taraftaki kabuğun yakınında tarafa göre ortalamada yaklaşık 15 km daha kalın olduğuna yaygın olarak inanılmaktadır. Sismoloji, sadece \"Apollo 12\" ve \"14 \"iniş yerlerinde kabuk kalınlığını kısıtlamıştır. İlk \"Apollo \"dönemi analizleri burada yaklaşık 60 km'lik bir kabuk kalınlığı olduğunu önerdiyse de, son zamanlarda yeniden analiz edilen bu veriler, onun daha ince ve yaklaşık 30 ile 45 km arasında olduğunu göstermektedir.\nDünya'nınkiyle kıyasla Ay'ın sadece çok zayıf bir dış manyetik alanı vardır. Diğer önemli farklar Ay'ın şu anda (çekirdeğinde bir jeodinamo ile üretilebilen) bir dipolar manyetik alana sahip olmaması ve mevcut olan mıknatıslanmaların kökeninin neredeyse tamamen kabukta bulunmasıdır. Bir hipoteze göre kabuk mıknatıslanmalarının Ay tarihinin başlarında jeodinamo hâlâ çalıştığı zaman olduğunu ileri sürer. Bununla birlikte Ay çekirdeğinin küçük boyutu, bu hipotez için potansiyel bir engeldir. Alternatif olarak Ay gibi havasız cisimlerde geçici manyetik alanların çarpma sürecinde meydana gelebileceğidir. Bunu destekleyen, büyük kabuk mıknatıslanmalarının büyük çarpma havzalarının antipotları yakınlarında göründüğünün fark edilmesidir. Ay'ın Dünya gibi bir dipolar manyetik alana sahip olmamasına rağmen, geri getirilen kayaçların bazılarında güçlü mıknatıslanma vardır. Bundan başka yörüngeden yapılan ölçümler, Ay yüzeyinin bâzı bölümlerinin güçlü manyetik alanlar ile bağlantılı olduğunu göstermektedir.\n\n\n25 (Adele albümü)\n25, İngiliz şarkıcı ve söz yazarı Adele'in yayınlanan üçüncü stüdyo albümüdür. 20 Kasım 2015 tarihinde XL Recordings adlı şirket aracılığıyla piyasaya sürüldü. Uluslararası çapta büyük başarı yakalayan ikinci stüdyo albümü 21'in yayınlanmasından sonra Adele, müziği bırakıp bundan olumlu bir pay çıkarmayı düşündü. Ancak müziğe ara verip oğlunu büyütmeye başladı. Müziğe verdiği aradan sonra ilham sıkıntılarını atlatıp stüdyo çalışmalarını tekrar düzenledi ve yeni albümü için çalışmaya başladı. 2013 yılında elinde olan şarkıları kaydetmeye ve geliştirmeye başlayıp 2015 yılında 25 adlı albümünü hazır hale getirdi.\nAlbümün adı, daha önceki albümlerinde olduğu gibi yine yaşına odaklandı ve 25 olarak adlandırıldı. Albümdeki şarkı sözlerinin teması daha çok \"yaşının geçmesine, nostaljiye, melankoliye, zamanın geçmesine, anneliğe ve pişmanlığa\" odaklıdır. Albümün yapımında elektronik elementler, yaratıcı ritmik yapılar, 1980'lerin R&B tarzı yapısı ve piyano mevcut. Adele, yapımcı ve söz yazarlığında da ise her zaman olduğu gibi Paul Epworth ve Ryan Tedder ile birlikte yeni kişiler olan Max Martin, Shellback, Greg Kurstin, Danger Mouse, the Smeezingtons, Samuel Dixon, ve Tobias Jesso Jr. ile birlikte çalıştı.\nÇok fazla tanıtım ve promosyon yapılarak beklenen albüm olan 25, ticari açıdan ve eleştiriler için piyasaya sürüldü. Albüm Amerika'da ve İngiltere'deki birçok satış mağazasında, uluslararası pazarda, müzik listelerinde anında bir numaraya yükseldi. Yayınlandığı ilk hafta Amerika Birleşik Devletlerinde 3.38 milyon kopya satarak rekor kırdı. 1991'deki Nielsen SoundScan'in albümünden beri en büyük ilk hafta satışı gerçekleşti. Birçok eleştirmen ve gazeteci, halkın, albümü indirmek veya internet üzerinden dinlemek yerine fiziksel kopyasını satın aldığını ve bunun müzik piyasası için güzel bir hareketlenme olduğunu belirtti.\n\"Hello\", 2017 Grammy Ödülleri'nde \"Yılın Kaydı\", \"Yılın Şarkısı\" ve \"En İyi Pop Solo Performansı\" ödüllerini kazanırken 25, \"En İyi Pop Vokal Albümü\" ödülünün yanında \"Yılın Albümü\" kategorisinde de kazanan oldu, böylece Adele, 2012'de \"21\" albümüyle kazandığı ödülün ardından bu seneki zaferiyle Grammy Ödülleri tarihinde iki defa \"Yılın Albümü\" ödülünü kazanan ikinci kadın sanatçı oldu. Bunu daha önce 2010 Grammy Ödülleri'nde \"Fearless\" ve 2016 Grammy Ödülleri'nde \"1989\" albümüyle Taylor Swift başarmıştı.\nAdele, 2011 çıkışlı ikinci stüdyo albümü 21'den sonra müzik piyasasını tamamen bırakıp kendi hayatını yaşamaya başlamak istediğini düşündü. Ardından 2012 yılında müziğe ufak bir ara verip geri döneceğini, biraz zamana ihtiyacı olduğunu belirtti. Müziğe verdiği aranın bittiğini düşündüğü sırada Ekim 2012'de ilk çocuğunu doğurdu, bununla beraber kaybettiğini düşündüğü ilhamını doğumdan sonra çocuğuna odaklı çalışmalar yaparak geri kazandı. Stüdyoya geri döndü ve şarkılar kaydetmeye başlayarak \"ne yapmak istediğimi biliyorum,\" dedi. Albüm kayıtları aşamasındayken Adele, önceki albümü \"21\"'deki gibi \"hüzünlü, kalp kırıklığı temalı şarkılar\" yapmak istemediğini belirtti.\nAlbüm yayınlanmadan önce \"25\", anketlerde ve listelerde 2015'in en çok beklenen albümü seçildi. \"Billboard\", \"Fuse\", The Sydney Morning Herald ve sayısız dergiler albümü en çok beklenen albümler listesinde bir numaraya yerleştirdi ve ardından \"Eğer Adele albümü 2015'te yayınlarsa, bütün yılı sallar,\" diye başlıklar atıldı. Albümün resmi yayınlanma tarihinin duyurulmasından önce müzik eleştirmenleri ve fanlar, albümün adının daha önceki Adele albümleri gibi (19 ve 21) yaş temalı olacağını tahmin edip spekülasyonlarda bulundular. Adele, Mayıs 2014'te yirmi altıncı doğum gününde resmi Twitter hesabına yeni albümü ile ilgili bir resim gönderdi. Resimde \"Güle güle 25... Seneye görüşmek\nüzere,\" yazıyordu. Ardından \"Billboard\" ve Capital FM gibi kaynaklar bu mesajın yeni albümün adı olduğunu ve seneye yayınlanacağı anlamına geldiğini belirttiler.\n23 Ekim 2015 tarihinde albümün çıkış parçası \"Hello\", internet üzerinden dinlenilmeye ve satın alınmaya sunuldu, aynı gün video klibi YouTube üzerinden yayınlandı. Video klibi, YouTube'da 5 gün içinde 100 milyon izlenmeye ulaştı. YouTube tarihinde ikinci kez en hızlı izlenme rekoru kırdı. Vevo üzerinde de en hızlı 100 milyon izlenme kazanma rekoru kırarak Miley Cyrus'ın 2013 yılında çıkardığı \"Wrecking Ball\" teklisinin video klibini geride bıraktı. 30 Ekim'de İngiltere Müzik Listesinde ilk hafta 330.000 satışıyla ilk numaraya yerleşti. İlk sıraya yerleşmesi, James Arthur'un 2012 çıkışlı 400.000 satan \"Impossible\" şarkısından beri ilk defa gerçekleşti. Şarkı ilk haftasında 1.112.000 kez dijital indirildi ve 61,2 milyon kez de dijital ortamda dinlendi. Bunun sonucunda da 14 Kasım 2015'te Billboard Hot 100 listesinde 1 numaraya yerleşip Amerika'daki Hot 100'de Adele'in toplamda dördüncü kez birinci olmasını sağladı.\n14 Kasım 2015 tarihinde Billboard, \"When We Were Young\"ın \"25\" albümünden ikinci single olarak seçildiğini söyledi. Aynı zamanda şarkı, İngiltere müzik listelerinde yirmi dokuzuncu sıraya yükselirken Billboard Hot 100'de ise 150.000 satış rakamıyla yirmi ikinci sıraya yükseldi. Şarkı ise 22 Ocak 2016'da radyolara gönderildi. 22 Mayıs'ta \"Send My Love (To Your New Lover)\" klibi yayınlandı.\n\n\nKapıkaya, Ayvacık\nKapıkaya, Samsun ilinin Ayvacık ilçesine bağlı bir mahalledir.\nKapak (Khapak), Hemşin ve Sürmene'den gelen Ermeniler tarafından kurulmuş bir köydür.\nSamsun iline 88 km, Ayvacık ilçesine 30 km uzaklıktadır.\nMahallenin iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.\n\n\nGreg Garza\nGreg Garza (d. 16 Ağustos 1991), Amerikalı millî futbolcudur. Liga MX ekiplerinden Atlas'ta oynuyor.\n\n\nLavinia\nLavinia Amerikalı kadın yazar Ursula K. Le Guin’in 2008 yılında ABD’de ( Harcourt United States yayınevi) yayınlanmış olan kitabıdır. Türkiye’de 2009 yılında Metis yayınevi tarafından , Fransa’da 2011’de L’Atalante yayınevince basılmıştır.\n2009 ‘da Locus Award for Best Fantasy ödülünü kazanmıştır.Le Guin’in 1991 yılında da Tehanu (Yerdeniz dizisinin son kitabı) ile kazandığı bu ödülle ilgili daha ayrıntılı bilgi www.locusmag.com/SFAwards/Db/Locus.html adresinde bulunabilir.\nÖzgün basımı 288 sayfa ( Türkçe basımda 285) olan yapıt Vergilius’un Aeneas’ın öyküsünü anlattığı Aeneis epik şiirinde yer alan ikincil önemde bir karakteri , Laurentum kralı Latinus’un kızı Lavinia’yı ön plana çıkartır. Vergilius yapıtını MÖ 1. Yüzyılda yazmıştır. Olaylar ise MÖ 13. Yüzyılda geçmektedir.\nLe Guin’in yapıtı Aeneis’in toplam 12 kitabının son 6 bölümüne dayanır. Troya’nın düşmesinden sonra ailesi ve diğer savaşçılarla birlikte Akdeniz’e açılıp kendilerine yeni bir vatan arayan Aeneas’ın destansı yolculuğunun sonunda kehanete uygun olarak İtalya’da Tiber ırmağı girişinde yerli halklarla mücadelesi üzerine kuruludur. Yerel halktan bir kral kızının ağzından ( Lavinia) anlatılmaktadır.\nRoman boyunca Lavinia , Şair ile , ölmekte olan Vergilius’un gölgesi ile konuşmaktadır. Lavinia kendisinin sadece bu şiir içinde var olduğunun bilincindedir. Şairin yazdıkları aynı zamanda kader de olmaktadır.\nRomanın ( aynı zamanda Aenesis’in de ) tarihsel bir anlamı yoktur.Le Guin bu romanının son sözünde “ Troya Savaşı muhtemelen 13. Yüzyılda oldu ; Roma ise yine muhtemelen 8. Yüzyılda kuruldu. Priamus’un yeğeni Troyalı Aeneas’ın Roma’nın kuruluşu ile ilgili olması sadece efsanedir” demektedir.\nLavinia, Tiber vadisinin önemli Latin kralının 18 yaşına girmek üzere olan kızıdır. Civar krallıkların damat adayları içlerinden birisinin seçilmesini beklemekte , bir karar verilmesi için de kral babaya baskı yapmaktadır. Ancak kehanet Lavinia’nın yerel halklardan bir eş ile değil yabancı bir eşle evleneceğini bildirmiştir. Bu kehanet romanın ilginç anlatım biçimi ile doğrudan Vergilius’un ağzından öğrenilmektedir. Şair şiirinde öyle yazmış olduğu için öyledir . Lavinia sadece bu şiir kapsamında varolmakta olduğunu ve kaderin de bu şiirde yazılı olduğunu bilmektedir.Bu anladığımız anlamdan kutsal / ilahi bir kader değil bir şairin verdiği karardır, ama kaderdir, uyulacaktır.\nBüyük bir savaş çıkar , tıpkı şiirde anlatılmış olduğu gibi çok kişi ölür , yabancı Aeneas hem savaşı hem Lavinia’yı kazanır , yine şiirde anlatılmış olduğu gibi… Troyalılar yeni bir şehir kurarlar : Lavinium. Aeneas , 3 yıl sonra ölür , Lavinia ile ortak oğulları Silvius Roma’yı kuracakların atasıdır artık.\n\n\nTıbbi kirlenme olaylarının listesi\nAşağıdaki liste önemli tıp kontaminasyon ve tağşiş olaylarını kapsamaktadır.\n\n\nMustafa Necip PaÅŸa\nMustafa Necip Paşa (d. Kütahya; ö. 1839, Kütahya) Osmanlı devlet adamı.\nKütahya'da doğdu. İstanbul'a giderek Enderûn'da yetişerek askeriyeye girdi. Askeriyede yükselerek 1831'de mirliva, üç sene sonra ferik olarak Trablusgarp Eyaleti'ne tayin edildi. Temmuz 1835'te geri dönen Necip Paşa kısa süre sonra Varna muhafızı oldu. Varna muhafızlığından sonra Antalya ve Isparta mansure feriki oldu.\nMustafa Necip Paşa 1839 senesinde memuriyetinden geri dönüşünde Kütahya'ya varınca orada vefat etti. Kabri, şimdi bulunmayan Ulu Cami Kabristanı'nın batısına, cami ile hamam arasına defnedildi.\nNecip Paşa âlim ve işgüzar bir zat idi.\n\n\nOSQA\nOSQA (Open Source Question and Answer - Açık Kaynak Soru ve Cevap) bir açık kaynaklı soru-cevap sistemidir. Python dilinde ve Django kütüphanesi kullanarak geliştirilmiştir. Veritabanı katmanı olarak MySQL, PostgreSQL, Microsoft SQL Server ya da SQLite kullanılabilir. OSQA bir GPLv3 lisansına sahiptir.\n\n\nMüşir Nuri Paşa\nMüşir Nûri Paşa (d. Kütahya; ö. Kasım 1921, İstanbul) Osmanlı devlet adamı.\nAilesinin lakabı \"Sırrızâdeler\"'dir. Kütahya'da medfun bulunun düşünce adamı ve şair Sun'ullâh Gaybî'nin biraderinin soyundandır.\nKütahya'da doğdu. 1873 senesinde Mekteb-i Harbiye'den erkânı harplikle çıkarak Almanya'ya gitti ve orada uzun müddet kaldı. Müşirlik rütbesine kadar yükselen Nûri Paşa, II. Abdülhamid'in karîni, ikinci karîni ve nihayet ser karîni oldu. Meşrutiyetin ilanı üzerine Yıldız Sarayı mensuplarının birer birer görevden alındığı jurnal deverinde iyiliksever ve iffetli kişiliği sayesinde görevi başında kalmış ve hükümetçe kendisine itimat edilmiştir.\nNûri Paşa 1917 senesinde I. Dünya Savaşı'nın sonunda Mondros Mütarekesi dîvân başkanlığında bulundu. Harp dîvânının lağvedilmesinden sonra vefatına kadar emekli olarak evinde oturdu. İttihat ve Terakkî Cemiyeti'ne muhalif olan Hürriyet ve İtilâf Fırkası'nın kurulması üzerine fırkanın başkanlığına geldiyse de bir süre sonra istifa etmiştir.\nNûri Paşa II. Abdülhamid zamanında olagelen jurnalcılığa asla yanaşmamıştır. Kasım 1921'de İstanbul'da vefat ederek Eyüp'e defnedilmiştir. Evladı olmamıştır. Nûri Paşa'yı askerî mektebe girmeye teşvik eden zat hemşehrisi Âkif Mustafa Paşa'dır.\n\n\n2006 Van saldırısı\n2006 Van saldırısı, 9 Mart 2006'da Türkiye'nin Van şehrinde, Van Belediyesi'ne ait trafik aracına yaklaşan PKK mensubu Devrim Solduk'un üzerindeki patlayıcıları infilak ettirmesiyle gerçekleştirilen intihar saldırısı. Patlama sonucunda saldırganın yanı sıra iki kişi öldü, 19 kişi ise saldırıdan yaralı olarak kurtuldu.\nYerel saatle 09.06 (UTC+02.00) civarında, Van'nın aynı adlı merkez ilçesinde, İskele Caddesi'nin başladığı nokta üzerinde Van Belediyesine bağlı zabıta ekiplerine ait olan ve içinde 4 trafik zabıtasının bulunduğu Fiat Doblo model araç geçtiği sırada araca yaklaşan biri üzerindeki patlayıcıları infilak ettirerek intihar saldırısı düzenledi. Aynı esnada bölgeden geçmekte olan bir minibüs de patlamadan etkilendi. Saldırı sonucunda saldırganın yanı sıra bir belediye çalışanı ile olay anında yoldan geçmekte olan bir kişi hayatını kaybetti, 19 kişi ise saldırıdan yaralı olarak kurtuldu. Zabıta aracı kullanılamaz hâle gelirken, minibüs başta olmak üzere çevredeki araçlarda da maddi hasar meydana geldi. Resmî makamlarca yapılan açıklamada saldırıyı, Dengtav kod adlı 14 Ekim 1977, Siverek doğumlu PKK mensubu Devrim Solduk'un gerçekleştirdiği bildirildi.\n\n\nFrancisco Macías Nguema\nFrancisco Macías Nguema (d. 1 Ocak 1924 - ö. 29 Eylül 1979), Ekvator Gineli siyasetçi. Nguema, Afrika ülkesi Ekvator Ginesi'nin bağımsızlığını kazandığı 1968 yılından darbe ile görevinden uzaklaştırılıp öldürüldüğü 1979 yılına kadar devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nO dönem İspanyol Ginesi adı ile İspanya kolonisi olan ülkesinin Mbini olarak adlandırılan anakara kısmında bulunan Ndegayong'da dünyaya gelmiştir. Gabon'da alınan \"kişi başı vergi\" uygulaması nedeniyle göç eden bir ailenin çocuğu olarak Ekvator Ginesi'ne gelen Nguema, okul eğitimini tamamladıktan sonra İspanyol yerel yönetimi için çalışmıştır. Fang etnik grubu üyesi olan Nguema, Mongomo'da küçük bir kahve plantasyona sahip olmuştur. ilerleyen süreçte Mongomo'nun belediye başkanlığını yürüten Nguema, aynı zamanda bölgesel mahkemede yerel halk için tercümanlık görevinde bulunmuştur.\n1964 yılında ülkesinin özerklik kazanması neticesinde bölgesel mecliste Mbini vekili olan Nguema, kamu hizmetlerinden sorumlu başbakan yardımcısı olmuştur.\nÜlkesinin 1968 yılında Ekvator Ginesi ismi ile bağımsızlığını kazanması neticesinde Nguema bağımsızlık öncesi yapılan seçimler doğrultusunda ülkenin ilk devlet başkanı olarak göreve başlamıştır. Bu seçimlerde elde ettiği başarıyı kendisine verilen oyların çoğunluğunun anakara bölgesinden gelmesi sağlamış, rakibi ve aynı zamanda bağımsızlık öncesine kadar bölgenin başbakanı olan Bonifacio Ondó Edu ise çoğunlukla ada bölgesinden gelen oyları toplamış ancak bu da yeterli olamamıştır.\nNguema 12 Ekim 1968'de Madrid'de Ekvator Ginesi'nin bağımsızlığına istinaden gerçekleştirilen seremoniye katılsa da, eski koloni sahibi İspanya ile ilişkilerin kısa sürede gerilmesine sebep olmuştur. Ülkede bulunan birçok İspanya vatandaşını sınırdışı eden Nguema, sosyalist bir politika izlemeye başlamıştır. 1970 yılında var olan tüm partilerin \"Partido Unico Nacional de los Trabajadores\" çatısı altında zorla birleştirilmesi ile tek parti düzenini oluşturan Nguema, 14 Temmuz 1972 tarihinde kendisini \"ömür boyu devlet başkanı\" olarak ilan etmiştir. 1973 yılında ülkenin \"Halk cumhuriyeti\" olması adına yeni bir anayasa çalışması başlatılmış, 29 Temmuz 1973 yılında da referandum ile kabul edilmiştir. Nguema her ne kadar kendisini bir önceki yıl \"ömür boyu başkan\" olarak ilan etse de, Ekim 1973 yılında gerçekleştirdiği seçimlerde neredeyse oyların %100'ünü alarak makamda kalmaya devam etmiştir. 1976 yılında ismini \"Afrikalılaştırma\" çalışmaları kapsamında Masie Nguema Biyogo Ñegue Ndong olarak değiştirmiştir.\nDış siyasette Sovyetler Birliği ile yakın ilişkiler içerisinde bulunan Nguema, aynı zamanda ülke içerisinde 500'e yakın Kübalı askeri yetkiliyi misafir etmiştir.\nİktidarı döneminde ülkesinin \"polis devleti\"ne çeviren Nguema, iflas eden ülkesini kurtarabilmek adına tüm halkı on beş yıl zorunlu hizmete tabi tutmuştur. Diktatörlüğünü halka karşı kullanmakta çekinmeyen Nguema, bu süreçte içlerinde eşi de dahil olmak üzere ülke nüfusunun üçte birinin komşu ülkelere kaçmasına sebep olmuştur. Aynı dönem içerisinde birçok muhalif hücrelere atılmış, 10.000 ile 50.000 arasında değişen farklı kaynak rakamlarına göre de hayatını kaybeden insan olmuştur. İktidarının son dönemlerinde tüm kiliseleri kapatarak dini ayinlere son veren Nguema, ülkesinin ateist bir ülke olduğunu açıklamıştır.\nNguema, Jean-Bédel Bokassa ve Idi Amin ile birlikte Afrika tarihinin en zalim üç diktatöründen biri olarak anılmış, entelektüellere karşı gösterdiği mücadele ile ilgili olarak da Pol Pot ile kıyaslanmıştır.\n3 Ağustos 1979 tarihinde ordunun başında bulunan orgeneral yeğeni Teodoro Obiang Nguema Mbasogo tarafından kendisine karşı gerçekleştirilen darbe neticesinde görevinden uzaklaştırılan Nguema, ilk önce kaçabilmeyi başarsa da, daha sonra yakalanarak soykırım, insan hakları ihlali, kamu malını zimmetine geçirme gibi konulardan 101 kez idama mahkûm edilmiş, konunun temyiz duruşması dahi yapılamadan birkaç yandaşı ile birlikte 29 Eylül 1979'da \"Black Beach Prison\" da kurşuna dizilerek öldürülmüştür. İdamı yerel askerler \"büyü\" ve \"sihirli güçler\"den korktukları için gerçekleştirmek istemediği için Fas'tan gelen askerler tarafından gerçekleştirilmiştir.\n\n\n1998 Van saldırısı\n1998 Van saldırısı, 24 Aralık 1998'de Türkiye'nin Van şehrinde, askerî personelin çocukları olan lise öğrencilerini taşıyan askerî servis aracı hareket etmek üzereyken araca yaklaşan PKK mensubu Hamdiye Kapan'ın üzerindeki patlayıcıları infilak ettirmesiyle gerçekleştirilen intihar saldırısı. Patlama sonucunda saldırganın yanı sıra bir öğrenci öldü, aralarında asker, öğretmen, öğrenci ve diğer sivillerin olduğu 21 kişi ise saldırıdan yaralı olarak kurtuldu.\nVan'daki çeşitli liselerde okuyan 12 subay ve astsubay çocuğunu taşıyan askerî servis aracı, 24 Aralık 1998 günü yerel saatle 07.30 (UTC+02.00) civarında iki koruma eşliğinde askerî lojmanlardan ayrıldı. Araç, 07.40 sularında Hakkâri yolu üzerindeki Subay Orduevi'nin önünden diğer öğrencileri aldığı sırada orduevi yakınlarındaki otomobil galerisi önünde beklemekte olan kadın saldırgan araca doğru yaklaştı. Servis hareket etmek üzerindeyken, saldırganın üzerindeki patlayıcıları infilak ettirmesiyle intihar saldırısı düzenlendi. Saldırganın yanı sıra olay anında yoldan geçmekte olan bir öğrenci hayatını kaybederken; üç asteğmen, dört astsubay, beş uzman çavuş, beş er, bir öğretmen ve üç öğrenci olmak üzere toplam 21 kişi yaralandı. Servis aracı ise büyük hasar gördü. Resmî makamlarca yapılan açıklamada saldırıyı, Melsa kod adlı Hakkâri doğumlu 22 yaşındaki PKK mensubu Hamdiye Kapan'ın gerçekleştirdiği bildirildi.\n\n\nKuneytire\nKuneytire (), Suriye'nin Kuneytire ilinin merkezi olan kasabadır. Golan Tepeleri'nde yer almaktadır. Nüfusu 2004 yılı itibarı ile 153'tür. Çevresinde ise 4.318 yaşamaktadır.\nKuneytire, Osmanlı döneminde Şam'a giden kervan yolu üzerinde bir yol istasyonu olarak kuruldu. Altı Gün Savaşı sırasında 10 Haziran 1967 tarihinde şehir İsrail tarafından işgal edildi. Daha sonra 1973 Yom Kippur Savaşı sırasında Suriye şehri geri aldıysa da İsrail karşı saldırılarla kontrolü tekrar geri aldı. Şehir, Haziran 1974 tarihinde İsrail'in çekilmesinden hemen önce neredeyse tamamen yıkıldı. Kuneytire günümüzde Suriye ve İsrail arasında fiili bir sınır oluşturan Birleşmiş Milletler Geri Çekilme Gözlemci Gücü Bölgesi'nde yer almaktadır.\n\n\nDoğalarlı Osman Efendi\nDoğalarlı Osman Efendi (d. Doğalar, Kütahya - ö. 1874, Kütahya), Osmanlı müderrisi, müftü.\nKütahya'nın Doğalar Köyü'nde doğdu. İstanbul'da Hâdimizâde Ahmed Efendi'den ders görerek medrese eğitimi icâzeti aldı. Memleketine döndüğünde birçok kişiye icâzet verdi. Ünlü şâir Hacı Pesendî icâzet verdiği kişiler arasındadır. 1874 yılında vefat ederek, Ulu Camii mezarlığının güneyine defnedildi.\nYazılmış eserleri varsa da hiçbiri basılmamıştır.\nOsman Efendi son derece hiddetli, sözünü sakınmaz bir zat olup hükûmet işlerine de müdahale ederek rahat durmadığından bir iki defa sürgüne gönderilmişse de yine uslanmıyarak vefatına kadar bu hâli defam etmiştir. 1845'te Şeyhülislâm Mekkîzade Mustafa Asım Efendi tarafından bir ihtarnâme gönderilmek suretiyle uslu durması tembih edilmişse de tesiri görülmemiştir. Hatta Mart 1861'de yine şeyhlik makamından gönderilen diğer bir yazıyla da eski müftü Osman Efendi'nin kendi haliyle meşgul olarak hükûmet emirlerine müdâhele etmemesi ve halkın kendisinden zarar görmemesi yazılmış ve dinlemezse âkıbetinin vâhim olacağı da tehditâne bir şekilde bildirilmiştir.\n\n\nHail\nHail (), Suudi Arabistan'ın Hail Bölgesi'nin merkezi olan şehirdir. Şehrin nüfusu 2010 itibarı ile 412,758'dir.\n\n\nThe Hateful Eight\nThe Hateful Eight, Quentin Tarantino'nun yazıp yönettiği ve Samuel L. Jackson, Kurt Russell, Jennifer Jason Leigh, Walton Goggins, Demián Bichir, Tim Roth, Michael Madsen ve Bruce Dern'in yer aldığı Amerikan western filmi.\nFilm İç Savaş sonrası Wyoming'de kar fırtınası sırasında posta arabasıyla dağdan geçerken sığınak arayan 8 yabancı etrafında dönüyor.\nFilmin gelişimi Tarantino tarafından Kasım 2013'te açıklandı. Ancak Ocak 2014'te senaryo bir şekilde sızdırıldı ve Tarantino filmi iptal etmeye karar verdi. Sonra da senaryoyu halka açık bir şekilde yayınladı.\nÇekimler Telluride, Colorado yakınlarında 8 Aralık 2014 tarihinde başladı. Film 25 Aralık 2015'te sınırlı yayınla sadece 70 mm. film boyutunda yayınlanmak üzere ayarlandı. Dijital sinemalardaki yerini ise 30 Aralık 2015'te aldı.\nİç Savaş sonrası John \"Cellat\" Ruth (Russell), Daisy \"Tutsak\" Domergue'a (Leigh) cinayet için adaletle karşılaşmak üzere Red Rock'a kadar eşlik ediyor. Sonra yolda başka bir ödül avcısı Major Marquis \"Ödül Avcısı\" Warren (Jackson) ve Chris \"Şerif\" Mannix (Goggins) ile karşılaşıyorlar. Bir kar fırtınası çıkıyor ve sığınak arayan dört yabancı daha karşılarına çıkıyor; Bob \"Meksikalı\" (Bichir), Oswaldo \"Küçük Adam\" Mobray (Roth), Joe \"Kovboy\" Gage (Madsen), ve eski General Sanford \"Konfedere\" Smithers (Dern). İhanet ve aldatma yüzünden 8 yabancı Red Rock'a hepsinin gidemeyeceklerini anlıyorlar.\nÖnceki halka açık yayınlanan senaryoda Daisy Domergue rolünde Amber Tamblyn ve Bob rolünde Meksikalı'nın aksine Fransız olarak Denis Ménochet görülüyordu; Jody rolünde ise James Remar. Tarantino oyuncu seçimine ilişkin olarak, \"Bu film (büyük film yıldızları olmadan) iş yapmazdı. Bir kadroya ihtiyacı vardı ama kimse kimseden daha önemli değildir\".\nKasım 2013'te Tarantino başka bir Western olan yeni bir filmin üzerinde çalıştığını söyledi. Ayrıca filmin\" Zincirsiz \"filminin devamı olmayacağını belirtti. 12 Ocak 2014'te filmin isminin \"The Hateful Eight \"olacağı ortaya çıktı\". \"Western filminin yapımına en büyük ihtimalle 2014'ün yazında başlanılacaktı. Fakat sonra Ocak 2014'te filmin senaryosu sızdırıldı ve Tarantino filmi bırakmayı düşündü. Arından senaryoyu kitap halinde yayınladı. Tarantino, Bruce Dern, Tim Roth ve Michael Madsen dahil olmak üzere senaryoyu birkaç güvenilir meslektaşına verdiğini söyledi.\n19 Nisan 2014 tarihinde, Tarantino Ace Hotel Los Angeles'ta United Artists Tiyatrosu'nda sızan senaryonun canlı okumasını yönetti. Bu olay Canlı Okuma serisinin parçası olarak Los Angeles Sanat Müzesi tarafından organize edildi ve Elvis Mitchell tarafından sunuldu. Tarantino senaryonun ilk taslağını okuyacaklarını açıkladı ve iki yeni taslakla beraber farklı bir son yazdığını söyledi. Canlı Okumaya Tarantino ile beraber Samuel L. Jackson, Kurt Russell, Amber Tamblyn, James Parks, Walton Goggins, Zoë Bell, James Remar, Dana Gourrier ve senaryo sızdırılmadan önce senaryoyu verdiği ilk üç oyuncu Bruce Dern, Tim Roth ve Michael Madsen katıldı.\n28 Mayıs 2014'te Tarantino fikrini değiştirerek filmin çekimlerinin Kasım'da Wyoming'de başlayacağını ve muhtemelen 2015'te yayınlanacağını söyledi. 2014'te San Diego Comic-Con International, Tarantino'nun sonunda filmi onayladığını ve filmin üçüncü taslağıyla çalışacağını belirtti. 23 Eylül 2014'te Viggo Mortensen'in filmde oynamak için Tarantino'ya sorduğu ortaya çıktı. 9 Ekim 2014 tarihinde, Jennifer Jason Leigh, Daisy Domergue'u oynaması için oyunculara eklendi. 5 Kasım 2014'te Channing Tatum'un filmde baş rollerden birini oynayacağı açıklandı. Daha sonra aynı gün, The Weinstein Company Samuel L. Jackson, Jennifer Jason Leigh, Kurt Russell, Tim Roth, Demián Bichir, Walton Goggins, Michael Madsen ve Bruce Dern'in filmde yer alacağını bir basın açıklamasıyla doğruladı. Tatum'un kadroda olduğu ayrıca doğrulandı. Daha sonra 23 Ocak 2015 tarihinde, TWC, James Parks, Dana Gourrier, Zoe Bell, Gen Jones, Keith Jefferson, Lee Horsley, Craig Stark ve Belinda Owino'yu yardımcı oyuncular olarak açıkladı.\n2014 Eylül başlarında çekimlerin Ocak 2015'te başlanması ayarlandı. 26 Eylül 2014'te Kolorado eyaleti filmin yapımı için 5 milyon dolarlık yatırım imzaladı. Filmin tamamı Güney Kolorado'da çekilecekti. 900 dönümlük yüksek ovalar film çekimleri için ayırtıldı. İlçe planlama komisyonu geçici set inşası için izin belgesi kullanılması adına 16 Ekim'de toplantı yaptı. Ana çekimler 8 Aralık 2014'te başladı. Ekip ve oyuncular 30 derece soğukta çalıştılar.\nSinematograf Robert Richardson, Tarantino ile ayrıca \"Kill Bill\", \"Soysuzlar Çetesi\" ve \"Zincirsiz\" filmlerinde çalışmıştır. Bu film Ultra Panavision 70 kamera kullanılarak 70mm. biçim çekildi. Bu Ron Howard'ın \"Uzak Ufuklar\" filminden beri 70 mm'deki en geniş yayın oldu. Ayrıca film yapımcıları herhangi bir ara işlem kullanmaktan kaçındılar.\nTarantino 2015'te Comic-Con'a filmin bestelerini Ennio Morricone'nin yapacağını açıkladı. Bu Morricone'nin 40 yıl içinde\" A Genius, Two Partners and a Dupe \"filminden beri bir western filmi için ilk defa beste yapması demekti. Tarantino daha önce Morricone'nin müziklerini \"Kill Bill\", \"Ölüm Geçirmez\", \"Soysuzlar Çetesi\" ve\" Zincirsiz \"filmlerinde de kullanmıştı. Ayrıca \"Zincirsiz\" filminde kullanılan \"Ancora Qui\"nin özgün müziği ve sözleri de Morricone'ye aittir. Morricone daha önce Zincirsiz filminden sonra Tarantino'yla \"asla çalışmayacağını\" söylemişti. Fakat sonunda fikrini değiştirdi ve film için müzikleri yapmayı kabul etti.\nFilmin müzikleri 18 Aralık'ta Decca tarafından yayınlanmak üzere 19 Kasım'da açıklandı. \n3 Eylül 2014'te The Weinstein Company filmin dünya çapındaki dağıtım haklarını edindi. Şirket filmi dünya çapında satacaktı fakat Tarantino filmin evrensel dağıtımını kişisel olarak onaylamak için bir anlaşma yaptı. Tarantino filmi amaçladığı gibi göstermek için anamorfik donanımlı 70 mm film projektörleri ile donatılması için dünya çapında 50 sinema salonu ayarladı. Film 25 Aralık 2015'te tanıtım gösterisi olarak 70 mm film formatında sinemalarda sunuldu. 25 Aralık 2015'te dijital sinemalardaki yerini aldı.\nTarantino filmin iki sürümünü şu şekilde kurgulardı; tanıtım gösterisi sürümünde film girişi ve mola arası ile birlikte üç saat 2 dakika olacak, genel yayında ise film 6 dakika daha kısa olacak ve bazı alternatif sahneler içerecek. İngiliz Film Sınıflandırma Kurulu yaptığı sınıflandırmada filmin tanıtım gösterisiyle (187 dakika) gösterimdeki süresi (167 dakika) arasında 20 dakika far olduğunu onayladı.\nEkim 2015'te Tarantino genellikle siyahilere eşit davranılmamasını ve polisin zorbalığını protesto eden bir topluluk olan Black Lives Matter'ın bir mitingine katıldı ve Amerika'daki polisi zorbalığı hakkında yorumda bulundu. \"Bir cinayet gördüğümde bunu destekleyemem... Bir cinayete \"cinayet\" derim, bir katile \"katil\" derim.\" ABD'de ulusal medya Tarantino'nun bu yorumunu dikkat çekici olarak kabul etti ve ABD'de birkaç polis topluluğu bu filmi ve Tarantino'nun diğer filmlerini boykot etmeye karar verdi. Ayrıca polis toplulukları üyelerini galada çalışmamaya ya da filmi çevreleyen herhangi bir olay için güvenlik sağlamamaya teşvik etti. Tarantino Los Angeles Times'la yaptığı bir röportajında \"polis kindarı\" olmadığını ve boykota çağıranlar tarafından göz dağı vermeyeceğini söyledi.\nTarantino'nun 8. filmi \"The Hatfeul Eight\" eleştirel anlamda ortalamanın üzerinde bir başarı yakaladı. Metacritic'te 51 eleştirmenin yorumundan 34'ü olumlu yöndeydi. Film ortalama 68 puana ulaştı. Rotten Tomatoes'ta 279 yorumdan %75 başarı elde etti ve 10 üzerinden 7.3 puan aldı.\n\n\nTsuruga\nTsuruga ( \"Tsuruga-shi\"), Japonya'nın Fukui prefektörlüğünde bulunan bir şehirdir. Yüzölçümü 250.74 km² olan şehrin nüfusu 1 Ekim 2005 tarihi itibarı ile 68,401'dir.\nTsuruga'da Monju ve Tsurugu olmak üzere iki nükleer santral bulunmaktadır.\n\n\nÅŒno\nŌno ( \"Ōno-shi\"), Japonya'nın Fukui prefektörlüğünde bulunan bir şehirdir. Şehir 1 Temmuz 1954 tarihinde kurulmuştur. Yüzölçümü 872.30 km² olan şehrin nüfusu 1 Haziran 2011 tarihi itibarı ile 36,890'dır.\n\n\nAwara (ÅŸehir)\nAwara ( \"Awara-shi\"), Japonya'nın Fukui prefektörlüğünde bulunan bir şehirdir. Şehir 1 Mart 2004 tarihinde Awara ve Kanazu kasabalarının birleştirilmesiyle kurulmuştur. Yüzölçümü 116.99 km² olan şehrin nüfusu 1 Ekim 2005 tarihi itibarı ile 31,080'dir.\n\n\nKınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir Otoyolu\nKınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir Otoyolu, Çanakkale Boğazı'na inşa edilecek ilk köprü olan Çanakkale 1915 Köprüsü'nü bünyesinde bulunduran otoyol projesidir. İstanbul'u batıya ve güneye bağlayan ve gibi iki önemli otoyolu birbirine bağlayacak olan projenin 2023 yılına dek tamamlanması hedeflenmektedir.\nProje bedeli 9,843 milyar TL olarak hesaplanmıştır (Nisan 2015). Otoyolun ve köprünün Yap-İşlet-Devret Yöntemi ile gerçekleştirilmesi planlanmaktadır.\nOtoyolun Malkara-Çanakkale kesiminin (Çanakkale 1915 Köprüsü dâhil) ihalesi 26 Ocak 2017 tarihinde yapılmıştır.\nİhaleyi, Türkiye'den Limak ve Yapı Merkezi ile Güney Kore'den Daelim ve SK tarafından oluşturulan konsorsiyum, 5,5 yıl yapım süresi ile birlikte 16 yıl 2 ay 12 gün süreli teklifiyle kazanmıştır ve \nbu kesimin temel atma töreni 18 Mart 2017'de gerçekleştirilmiştir.\nOtoyolun Kınalı-Tekirdağ-Malkara ve Lapseki-Balıkesir arasındaki kesimleri henüz ihale edilmemiştir.\n\n\nKatsuyama\nKatsuyama ( \"Katsuyama-shi\"), Japonya'nın Fukui prefektörlüğünde bulunan bir şehirdir. Şehir 1 Eylül 1954 tarihinde kurulmuştur. Yüzölçümü 253.68 km² olan şehrin nüfusu 29 Şubat 2012 tarihi itibarı ile 25,873'tür.\n\n\nJi Suk-jin\nJi Suk-jin (; Hangul doğru Jee Seok-jin olarak yazıldığından: 지석진; Hanja: 池 錫 辰 (daha yaygın 池 石 镇) olarak da bilinir), bir Güney Koreli komedyen, televizyon sunucusu, oyuncu ve yayıncısı. O İşletme alanında lisans derecesi ile Ajou Üniversitesi'nden mezun oldu.\nJi Suk-jin en çok Yoo Jae-suk ile Running Man varyete show üyesi olarak bilinir, Kim Jong-kook, Gary (Kang Hee-gun) LeeSsang, Haha (Ha Dong-hoon), Song Ji-hyo ve Lee Kwang-soo ile birlikte çalışır.\nJi Suk-jin son zamanlarda 22 yıl aradan sonra bir şarkıcı olarak verdiği ilk konserin sonrasında, yeni şarkıları yayımladı.\n2014 yılında, o bir düet seslendirdi '사랑한다 말하는 건' (diyerek Seni seviyorum) Kulüp Soul ile, KBS Drama \"My Dear Cat\" OST'u için.\n\n\nABBYY\nABBYY PC ve mobil aygıtlar için optik karakter tanıma, belge yakalama ve dil yazılımı sağlayan, uluslararası yazılım firmasıdır.\nABBYY FineReader gibi ABBYY yazılımları genel olarak kâğıt belgeleri dijitalleştirmeyi kolaylaştırmayı hedefler. ABBYY ayrıca dil temelli yazılım ürünleri ve hizmetleri sunmaktadır.\nABBYY, 1989 yılında David Yang tarafından kurulmuştur, 1997 öncesi ismi BIT Software idi. ABBYY'nin 4 merkezi var: Kuzey Amerika (Milpitas, Kaliforniya), Batı Avrupa (Münih), Doğu Avrupa (Kiev) ve Rusya'da (Moskova). Araştırma ve geliştirme projelerinin çoğu Moskova'da yürütülmektedir. ABBYY Grubunun, Avustralya, Kanada, Kıbrıs, Fransa, Almanya, Japonya, Rusya, İspanya, Tayvan, Birleşik Arap Emirlikleri, BK, Ukrayna ve Birleşik Devletler'de olmak üzere 16 global ofisi bulunmaktadır. 2007 yılında sözlük, ansiklopedi ve kılavuz yayınlama konusunda uzmanlaşan bir dal olarak ABBYY Press kuruldu. ABBYY ayrıca yüksek teknolojili çeviri ve yerelleştirme ajansı olan ABBYY Language Services hizmetine de sahiptir.\nABBYY'nin yazılımı resimlerdeki metin karakterlerini ve biçem özelliklerini anlar. ABBYY ayrıca veri ve belge yakalama uygulamaları, yazılım geliştirme paketleri, dil yazılımı ve diğer amaçlar için yazılımlar da geliştirmektedir.\n\"ABBYY FineReader\" uygulaması taranmış resimleri düzenlenebilir dosya formatlarına dönüştürür ve PC Magazine tarafından \"Mükemmel\" şeklinde değerlendirilmiştir. Son sürüm olan FineReader 12, 190 dildeki basılı sayfaları tanıyabilir.\n\"ABBYY FlexiCapture\" formlardaki ve fatura gibi yarı-yapılandırılmış belgelerdeki bilgileri otomatik olarak alan bir veri ve belge yakalama sistemidir.\n\"ABBYY PDF Transformer\", görüntüleme, düzenleme, yorum ekleme, paylaşma, PDF belgeleri dönüştürme gibi PDF belgeleri için en sık ihtiyaç duyulan işlemler için tasarlanmış bir uygulamadır.\nEn son sürüm olan ABBYY PDF Transformer+, PDF dosyaları açma, düzenleme, yorum ekleme, dönüştürme, koruma, PDF'lerden metin ve resim içeriklerini alma ve diğer formatlardaki belgelerden PDF oluşturma fonksiyonlarını sağlar. Tüm dünyada 25 Mart 2014'te çıkarılmış ve 2015 yılında güncellenmiştir. 189 dili destekler ve sadece Windows sürümü vardır. Son sürümüyle ABBYY PDF Transformer bir PDF dönüştürücüden PDF düzenleme uygulamasına dönüşmüş ve Adobe Acrobat programının alternatifi haline gelmiştir\nDesteklenen formatlar şöyledir: PDF, DOC, DOCX, XLS, XLSX, PPT, PPTX, VSD, VSDX, RTF, HTML, BMP, JPEG, JPEG 2000, JBIG2, PNG, TIFF, ve GIF.\nKayıt için desteklenen formatlar şöyledir: DOCX, XLSX, PPTX, RTF, PDF, PDF/A(2b), HTML, CSV, TXT, ODT, EPUB, ve FB2.\nABBYY 2015 tarihine kadar yeni doğal dil işleme ve metin anlamsal analiz teknolojisinin kullanılabilir bir sürümü üzerinde çalışmaktadır, bu teknolojinin adı ABBYY Compreno. Bu teknoloji USH (Universal Semantic Hierarchy - Evrensel Anlamsal Hiyerarşi) temellidir. USH desteği, Syntactic Parsing Technology (Söz Dizimi Ayrıştırma Teknolojisi) ile desteklenmiştir Bu yaklaşım hem kaynak metnin derinlemesine söz dizimi analizine hem de gerçek ve öznel bilgi temelli anlamının ince detaylarda farklılaştırılmasına izin vermektedir. Günümüzde sıkça kullanılan anahtar kelime aramasından farklı olarak, soyut olarak tanımlanan içerik ve belirtilen fikirler / kapsanan konular (spesifik terminoloji ve kullanılan sözlükten bağımsız olarak) sistemine dayanan entelektüel bilgi arama işlemi için kullanımı hedeflemektedir.\nABBYY 2015 yılında Compreno teknolojisini üretmiş ve bu teknolojiyi temel alan üç yeni ürün çıkarmıştır: ABBYY Smart Classifier SDK, ABBYY Intelligent Search SDK ve ABBYY InfoExtractor SDK.\n\"ABBYY FineScanner\", iOS için belgelerin yüksek kalitede kopyalarını oluşturma ve içerdiği metinleri tanımak için çıkarılan bir mobil tarama uygulamasıdır.\n\"ABBYY TextGrabber + Translator\", mobil aygıtlarla kitaplardaki, dergilerdeki, reklamlardaki ve zaman çizelgelerindeki bilgilerin yakalanması ve çevrilmesi için oluşturulan bir uygulamadır. 2015 itibarıyla iOS ve Android sürümleri bulunmaktadır.\n\"ABBYY Business Card Reader\", akıllı telefonların fotoğraf makinesini ve metin tanıma teknolojisi kullanarak kartvizitlerdeki bilgileri doğrudan mobil adres defterinize aktaran bir mobil yazılım uygulamasıdır. İlk kez 2009 yılında çıkarılan uygulamanın iOS, Android ve Windows Phone sürümleri vardır (2015 itibarıyla).\nUygulama şu an 22 dili desteklemektedir, hem tek dilli hem de çok dilli kartvizitleri okuyabilir. Yazılım, Rusya PC Magazine ve Avustralya Macworld dergilerinden olumlu eleştiriler almıştır.\n\"ABBYY Lingvo Mobil Sözlükler\", iOS, Android ve Windows Phone sistemleri için elektronik sözlük uygulamalarıdır. Uygulamalar için 30 dilde 250 sözlük bulunmaktadır. Uygulamaların çalışması için İnternet bağlantısı gerekmez. iOS ve Android sürümleri diğer uygulamalarla da entegre edilebilir.\n\"ABBYY Lingvo PhraseBooks\", İngilizce, İspanyolca, İtalyanca, Almanca, Rusça ve Fransızca dilleri için temel konularda konuşma kılavuzları ve uygulamalar, konuşma ses kayıtları gibi eğitim araçları içeren bir iOS uygulamasıdır.\n\"ABBYY Lingvo Live\", ücretsiz sözlükleriyle farklı dilleri konuşan ve öğrenenler için yeni çıkarılan bir sosyal ağ hizmetidir.\n\"ABBYY Lingvo Translation Dictionary\", kullanıcıların birden fazla iki dilli ve tek dilli sözlüklere erişimini sağlayan bir uygulamadır. 19 dil içeren (Haziran 2015 itibarıyla) bir dizi farklı sürümü vardır.\nPC Advisor 2005 değerlendirmesi, \"FineReader 8.0 Pro gördüğümüz en iyi OCR yazılımı”, PC Magazine beş üzerinden dört yıldız verdi.\nOcak 2007'de FineReader Engine (OCR SDK paketi) Ricoh'un DocumentMall belge yönetim sisteminde kullanılmak için seçildi.\nŞubat 2014'te, ABBYY KM World tarafından “Bilgi Yönetiminde Fark Yaratan 100 Firma” listesine eklendi.\nEylül 2014 sayısında PCMag ABBYY FineReader 12 Professional programını değerlendirdi ve şöyle yazdı: “OCR, net kazananı olmayan ve tüm diğerleri çok geride kaldığı bir yazılım kategorisi. Abbyy FineReader heryıl optik karakter tanıma yazılımı kategorisinde Editörün Tercihi olarak seçiliyor ve yıllar geçtikçe daha da iyileşiyor.”\nABBYY USA Mayıs 2006'da Fujitsu Dönemsel Yenilikçi Liderlik Ödülü'nü aldı.\nAralık 2014'te, MobileVillage.com altı ABBYY mobil uygulamasını farklı dallarda Superstar, Shining Star ve Rising star ödüllerine layık buldu.\nABBYY, firma isminin Sino-Tibet dil ailesinin Miao–Yao, Nu, Hmong–Mien, Hmong ve Kim Mun gruplarından oluşan varsayımsal olarak yeniden oluşturulan ana dillerinde \"keskin göz\" anlamına geldiğini iddia etmektedir.\n\n\n2008 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Ukrayna\nUkrayna, Sırbistan'ın başkenti Belgrad şehrinde gerçekleştirilen 2008 Eurovision Şarkı Yarışması'na katılımını onaylamıştır. Ukrayna yayıncısı Natsionalna Telekompaniya Ukrayiny (NTU) tarafından yapılan bir iç seçimle Ukrayna'yı Ani Lorak'ın temsil etmesi kararlaştırılmıştır. Ani Lorak, hazırladığı dört şarkısıyla ulusal finale katılmıştır.\n2007'deki yarışmada Ukrayna 2. olmasına rağemn iki yarı final sistemi getirildiği için finalde yarışma hakkı kazanamamıştır. 22 Mayıs 2008 tarihinde yarı finalde yarışmıştır. Türkiye'den sonra ve Litvanya'dan önce 4. sırada sahnede yer almıştır.152 puan alarak 19 ülke arasında birinci olmuş ve finale yükselmiştir.\nFinalde Gürcistan'dan sonra ve Fransa'dan önce 18. sırada sahnede yer almıştır. Gecenin sonunda 230 puanla ikinci olmuştur.\nYarı finalde verilen puanlar:\nFinalde verilen puanlar:\n\n\nCan't Stop (EP)\nCan't Stop Güney Koreli rock grubu CNBLUE tarafından beşinci Koreli mini albüm (dokuzuncu genel) 'dir. Bu parça promosyon single olarak \"Can't Stop\" ile 24 Şubat 2014 tarihinde yayınlandı.Grubun solisti, Jung Yong Hwa şarkıların çoğunda gitar ve piyano çalar. Lider şarkıcı röportajda bu albümün tarzı, Brit rock biraz melodik pop rock ve hatta Latin ezgileri karşılaşılabilir dedi.\nAralık 2014 yılında Billboard K-Town \" Bir Çocuk gibi \"\" Can't Stop \"ve kendi listesinde EP, 9. 2014 10 En İyi K-Pop Albümler arasında yer aldı \n\n\nOtoyol 7\nOtoyol 7 , diğer adıyla Kuzey Marmara Otoyolu, Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde bulunan bir otoyoldur. Bu yol çift yönlü olup yön başına dörder şeritten toplam sekiz şeride sahiptir.\nOtoyol, İstanbul'da Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile Avrupa yakasından Anadolu yakasına transit geçiş sağlamaktadır. İki kıta arası transit geçiş yapacak ağır vasıtaların bu otoyolu kullanması ile İstanbul içindeki çevre yolları olan () ve () trafik yükünün azaltılması ve Doğu Trakya'da trafik yükü yüksek olan ile Doğu Marmara'da yoğun bir trafiğe sahip olan 'e alternatif yolların oluşturulması hedeflenmiştir.\nOtoyol 7, İstanbul Havalimanı'na ve İzmir'e giden 'e de bağlantı sağlamaktadır.\nProje üç kesimden oluşmaktadır. Otoyol güzergâhındaki tüneller Türkiye'nin en geniş tünelleridir.\nYavuz Sultan Selim Köprüsü'nü de kapsayan Odayeri-Kurtköy kesimi, 20 Nisan 2012 gününde Yap-İşlet-Devret modeli ile ihale edilmiş ve ihaleyi IC İçtaş - Astaldi Ortak Girişim Grubu kazanmıştır. İnşaatı 2013 yılında başlayan otoyolun 26 Ağustos 2016 tarihinde Odayeri-Paşaköy ve 4 Temmuz 2017 tarihinde Paşaköy-Kurtköy etapları trafiğe açılmıştır. Otoyolun bu kesimi 10 yıl 2 ay 20 günlük süre ile tarafından işletilecek ve Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı Karayolları Genel Müdürlüğü'ne devredilecektir. Otoyol güzergâhında yaban hayvanları için ekolojik köprü yapılmıştır.\n88 km uzunluğundaki Kınalı-Odayeri kesiminin 4 Mayıs 2016 tarihinde Yap-İşlet-Devret modeli ile yapılan ihalesini Kolin-Kalyon Ortak Girişim Grubu kazanmıştır. Otoyolun bu kesimi, inşaat süresi dâhil 7 yıl 9 ay 12 gün sonra Karayolları Genel Müdürlüğü'ne devredilecektir.\n169 km uzunluğundaki Kurtköy-Akyazı kesiminin 4 Mayıs 2016 tarihinde Yap-İşlet-Devret modeli ile yapılan ihalesini Limak-Cengiz İnşaat Ortak Girişim Grubu kazanmıştır. Otoyolun bu kesimi, inşaat süresi dahil 6 yıl 9 ay 12 gün sonra Karayolları Genel Müdürlüğü'ne devredilecektir.\n\n\nRise of the Tomb Raider\nRise of the Tomb Raider (\"Tomb Raider Yükselişi\") Crystal Dynamics tarafından geliştirilen, Microsoft Studios ve Square Enix firmaları tarafından yayımlanan aksiyon-macera oyunudur.2013 Yılında piyasaya sürülen Tomb Raider oyununun devamı niteliğindedir.10 Kasım 2015'te Xbox One ve Xbox 360 konsolları için çıkışını gerçekleştirmiştir.Microsoft Windows ve Playstation 4 içinse 2016 yılında çıkacağı duyurulmuştur.Oyun Voksi adlı korsan grubu tarafından bypass edilmiş , CONSPIR4CY adlı korsan grubu tarafından kırılmıştır.\nRise of The Tomb Raider, Oynanış bakımından 2013 yılında piyasaya sürülen Tomb Raider oyunuyla benzer özellikleri taşıyor. Hikâye olarak bir önceki oyunda hayatta kalma mücadelesi veren Lara Croft bu seride ölümsüzlüğün sırrını keşfetmek için yola koyuluyor. Aynı zamanda oyunculara ilk mezar keşfini tanıklık etme fırsatını sunuyor.\nOyun, sırlarla dolu bir dünyada maceradan maceraya atılarak çeşitli ölümcül tuzaklar ve devasa antik yerleri keşfetmenin yanı sıra heyecan verici bulmacaları ve antik yazıların şifrelerini çözmemiz için bizleri bekliyor.\nRise of the Tomb Raider oyununda, Lara Croft, \"Ölümsüz Koschei\" ve \"Kayıp Kitezh Şehri\" isimli iki Slav peri masalında geçen ölümsüzlüğün sırrını araması ele alınıyor.\nLara'nın ünlü bir arkeolog olan babası, geçmişte yıllarını verdiği ve saplantılı olduğu bir keşif sonucunda tüm saygınlığını hatta sonunda yaşamını da yitirmiştir. Lara eve döndükten sonra babasının araştırmalarına gömülür ve yaptığı araştırmalar sonucunda hem babasının başladığı işi bitirmek hem de ölümünün ardında yatan gerçekleri su yüzüne çıkarmak için Suriye'ye doğru yola çıkar.Orada bulduğu ipuçları onu Sibirya'nın soğuk tepelerine götürecek ve yeni macerası başlayacaktır. Ancak aynı gizemin peşine düşen düşmanlarda hesaba katıldığında bu macera Lara için hayatta kalma savaşına da dönüşecektir.\n\n\nKumsusan Güneş Sarayı\nKumsusan Güneş Sarayı (Korece: 금수산태양궁전), diğer adıyla Kumsusan Anıt Sarayı (Korece: 금수산기념궁전) ya da bazı kaynaklarda geçen adıyla Kim İl-sung Müzesi, Kuzey Kore'nin başkenti Pyongyang'da yer alan, ülkenin kurucusu Kim İl-sung'a ait anıt mezar. Yapı önceleri sadece Kim İl-sung'un adına inşa edilmiş iken, oğlu Kim Cong-il'in 2011 yılındaki ölümünün ardından her iki liderin adıyla anılmaktadır.\nKumsusan Güneş Sarayı, komünist bir lidere ithaf edilen dünyadaki en büyük müzedir. Ayrıca birden fazla kişinin kaldığı tek anıt mezardır.\nBaşkent Pyongyang'ın kuzeydoğusunda yer alan saray 1976 yılında Kumsusan Meclis Salonu inşa edilmiş ve Kim İl-sung'un resmi ikametgâhı olarak görev yapmıştır. 1994 yılında Kim İl-sung'un ölümünün ardından iktidara geçen oğlu Kim Cong-il, binayı yenileme ve babasına ait bir anıt mezara dönüştürme talimatı vermiştir. Bu dönüşümün en az 100 milyon dolara mal olduğu belirtilmiştir., Bazı kaynaklar ise bu maliyetin 900 milyon dolara kadar çıkabileceğini iddia etmişlerdir.\nYapının içerisinde Kim İl-sung ve Kim Cong-il'in mumyalanmış naaşları bulunmaktadır. Naaşların baş kısımları Kore tarzı bir yastık üzerinde durmaktadır ve orak, çekiç ve yazı fırçası motifli Kore İşçi Partisi bayrağı ile kaplıdır. Bu naaşların bulunduğu alanda fotoğraf çekmek, ses çıkarmak, sigara içmek ve saygısızca hareketler yapmak kesinlikle yasaktır. Bu davranışlarda bulunanlara yasalarca belirlenmiş çok büyük cezai yaptırımlar uygulanır.\nSarayın ön cephesinde önceleri sadece Kim İl-sung'un portresi bulunmaktayken, günümüzde bu portrenin yanında Kim Cong-il'in de portresi asılı durmaktadır.\nKuzey Kore'de yer alan Pyongyang Folklor Parkı'nda sarayın minyatür bir kopyası bulunmaktadır.\n\n\nHattat Ömer Efendi\nHattat Ömer Efendi (d. Kütahya; ö. 1758, Manastır) Türk hattat.\nKütahya'da doğdu. Babasının adı Yakup'tur. Yazıyı meşhur İsmail Zühdî Efendi'den öğrenmiş ise de hocasının vefatı üzerine icâzet alamadan üstat Eğrikapılı Rasim Mehmed Efendi'ye intisap etti ve icazetini ondan aldı. Hattat Ömer Efendi arkadaşları arasında \"Çömez\" lakabıyla tanınırdı. Vefatı 1758'de Manastır'dadır.\n\n\nYarın Bizimdir\nYarın Bizimdir, 1964 tarihli Türk sinema filmi. Yönetmenliğini Atıf Yılmaz'ın yaptığı filmin başrollerinde Orhan Günşiray, Eşref Kolçak, Nurhan Nur, Nilüfer Aydan ve Ulvi Uraz yer aldı. 1964 Antalya Film Festivali'nde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Ulvi Uraz) ödülünü kazanmıştır.\n\n\nDart (programlama dili)\nDart, ilk kez Google tarafından geliştirilen ve daha sonraları ECMA tarafından standart (ECMA-408) haline getirilen açık kaynaklı ve genel-amaçlı bir programlama dilidir. Dart dili kullanılarak web, sunucu, mobil uygulamalar ve IoT cihazları geliştirilebilir.\nDart dili sınıf-temelli, tekil-kalıtımlı C-tarzında bir kod dizilimine sahiptir ve JavaScript diline veya çalıştığı sistemdeki özgün (native) dile çevrilebilir. Interface'ler, mixin'ler, soyut sınıflar, generic'ler ve opsiyonel tipleri (dynamic) destekler.\nDart ilk kez Danimarka'nın Aarhus şehrinde, 2011 yılının Ekim ayının 10-12. günlerinde düzenlenen GOTO etkinliği kapsamında tanıtıldı. Dart projesi Lars Bak ve Kasper Lund tarafından kuruldu.\nEcma International, Dart'ın standartlaştırılmasını sağlamak ve JavaScript olarak derlenebildiği için modern tarayıcılarda üzerinde efektif bir şekilde çalışmasının gerçekleştirilmesi adına TC52 adında teknik komisyonu kurdu. Dart dilinin ilk spesifikasyonu, 2014 yılının Temmuz ayında Ecma International'ın 107. Genel Kongre'sinde kabul edildi. O zamandan beri 2. beyannamesi de kabul görmüş durumdadır.\nDart kodu, 3 farklı şekilde kullanılabilir:\nDart uygulamaları iki türden birinde çalışır. Ön tanımlı olmayan ve aktif hale getirilerek kullanılan \"kontrollü mod\"'da dinamik olarak tür kontrolleri yapılır. Kontrollü modda eğer statik türler varsa ve tür uyuşmazlığına dair bir durum olduğunda bu hataların yakalanması sağlanır. Örneğin, eğer bir metot String dönecek şekilde yazılmışsa ve tam sayı döndürmeye çalışıyorsa dinamik tür belirtimi bu hatayı yakalar ve exception olarak fırlatır. Kontrollü modda çalışma, uygulama geliştirimi ve test aşaması için tavsiye edilen yöntemdir.\nDart programları, dinamik tür kontrollerinin varsayılan olarak kapalı olduğu \"üretim modu\"'nda gelir.  Bu modun varsayılan olmasının sebebi Dart programının en hızlı şekilde çalıştırılabilmesi içindir.\nEş zamanlı çalışmak için Dart, birbirinden bağımsız ve bellek paylaşımı olmayan, bunun yerine mesajlarla birbirleriyle haberleşen işçi bileşenler olan isolate'leri kullanır. Bu durum, Erlang dilindeki aktörler ile benzerlik gösterir. Her dart programı en azından bir isolate'e ihtiyaç duyar ki bu main isolate'dir. Dart kodu JavaScript olarak derlendiğinde, isolate'ler Web Worker'lara dönüştürülür.\nSnapshot'lar Dart VM'in çekirdeğini oluşturur. Aslında her bir snapshot, nesneleri ve diğer çalışma zamanı verilerini tutan tipik bir dosyadır.\nDart programları snapshot dosyaları olarak derlenebilirler. Bu dosyalar program kodunun tümünü içerir ve bağımlı olduğu bileşenler de önceden ayrıştırılmış halde gelir ve çalışmak için hazırdırlar. Bu sayede programların başlaması oldukça hızlıdır.\nDart'ın çekirdek kütüphaneleri, programların çok hızlı açılması için snapshot dosyaları olarak derlenebilir. Dart VM'in birçok standart dağıtımında, çalışma zamanında yüklenen ana kütüphaneler önceden derlenmiş snopshot'lar halinde bulunur.\nDart oldukça asenkron bir dildir. Bunun için eş zamanlı çalışmayı sağlayan isolate'leri kullanır. Bu işçilerin mesajları birbirine aktarabilmeleri için, mesajı öncelikle uygun hale getirmeleri (serialization) gerekmektedir. Bu işlem, gönderilecek nesnenin verilmesiyle oluşturulan ve daha sonra deserialization yapılması için diğer isolate'e gönderilen snapshot kullanarak gerçekleştirilir.\nDart, eş zamanlı çalışma için farklı modeller sunan Fletch adındaki sanal makineye sahiptir. Bununla birlikte herhangi bir uygulamada Dart kodunun gömülebilmesi için basit bir API sunar. Google, Dart'ın tüm kısımlarının Android ve iOS üzerinde native mobil uygulama geliştirimi yapılabilmesi için Flutter üzerinde uğraşmaktadır.\ndart2js mevcut Dart kodundan JavaScript koduna derlemeyi sağlayan 2015 yılında Google'ın ürettiği ve Dart dili ile yazılan bir derleyicidir. dart2js, Dart dilinin tüm spesifikasyonlarını ve semantiğini içermek üzere geliştirilmiştir. Önceki derleyicilerin evrimi niteliğindedir: dartc, Dart kodundan Javascript koduna derlemeyi amaçlayan ilk derleyicidir fakat artık kullanılmamaktadır. Frog ise bu alandaki ikinci Dart'tan JavaScript'e çevirim yapan derleyicidir ve Dart ile yazılmıştır. Frog hiçbir zaman dilin tüm spesifikasyonlarını uygulayamamıştır ve dart2js'in çıkışına ön ayak olmuştur.\n2013 yılının 28 Mart'ında Dart ekibi, blog'unda Dart kodunun JavaScript'e dönüştürülmesini sağlayan dart2js derleyicisini paylaşmışlardır ve Chrome'un V8 JavaScript motorunda Deltablue benchmark testlerinin yürütülmesi sonucu elle yazılan JavaScript kodundan daha hızlı olduğunu dile getirmişlerdir.\n2011'in 18 Kasım'ında Google, açık kaynaklı, Eclipse bileşenlerinden oluşan ve Mac OS X, Windows ve Linux-temelli işletim sistemlerinde çalışabilen Dart Editor'ü yayımladı. Editör kullanılarak syntax işaretleme, otomatik kod tamamlama, JavaScript kodu tamamlama, web ve sunucu Dart uygulamaları ve hata ayıklama gerçekleştirilebilmektedir.\n2012'nin 13 Ağustos'unda, Google Dart geliştirimi için bir Eclipse eklentisi yayımladı.\n2015'in 18 Nisan'ında, Google JetBrains IDE'lerine destek vermek için Dart Editor'ün kullanımdan kaldırılacağını duyurdu.\nDart dili için önerilen editör JetBrains IDE'leridir. Dart eklentisi, IntelliJ IDEA, PyCharm, PhpStorm ve Webstorm için sunulmaktadır. Bu eklenti ile syntax highlighting, otomatik kod tamamlama, analiz yapma, refactoring, hata ayıklama ve daha fazlası mevcuttur.\nSublime Text ve Atom gibi derleyicileri için de ayrıca eklentiler mevcuttur.\n2013 yılının kasım ayından beri, Chrome ekibinin üzerinde çalıştığı, açık kaynaklı, Chrome uygulaması-temelli ve tekrar kullanılabilen arayüz bileşenlerini barındıran zengin bir kütüphaneye sahip geliştirim ortamı Spark kod adıyla ortaya çıkmış ve daha sonraları Chrome Dev Editor olarak isim değiştirmiştir.Dart dilinde yazılmıştır ve Polymer ile güçlendirilen Spark'ı içerir. Geliştirici önizleme sürümü Chrome Web Store'da mevcuttur.\nDart ekibi 2015'in başlarında, herkesin Dart ile akıcı bir başlangıç gerçekleştirebilmesi için DartPad adlı editörü oluşturdu.  Tamamen çevrimiçi bir editör olmasının yanı sıra, Dart API'ler üzerinde deneyler yapabilir ve Dart kodu çalıştırılabilir. Syntax highlighting, kod analizi, otomatik kod tamamlama, dokümanlama, ve HTML ile CSS'te kullanarak web sayfaları oluşturma gibi özellikler sunar.\n2013'te John McCutchan, Dart programlama dili için, Google'ın deneysel Dartium tarayıcısını çalıştıran kullanıcılarına ilk kez SIMD (tekil komut çoklu veri) 'nin yararlarının web programlarında kullanılmasına yönelik performanslı bir arayüz oluşturdu. Arayüz aşağıdaki iki türü içermektedir: \nBu türler sabittir ve optimize edilmiş kodda direkt olarak SIMD register'larına eşleştirilirler. Dart dilindeki işlemler ek yük oluşturulmaması için tipik olarak tekli komutlardan oluşurlar. Bu durum, C ve C++ dilleri ile benzerlik gösterir. 4×4 matris çarpımı, 3D vertex dönüşümleri, ve Mandelbrot kümesi animasyonları için benchmark testleri Dart'ta yazılan sayısal koda kıyasla neredeyse 400% hız artşı gösterir.\nBir Merhaba Dünya uygulaması örneği:\nvoid main() {\nBasit operatör işlemleri:\nvoid main() {\nn.  hesaplanmasını sağlayan fonksiyon:\nint fib(int n) => (n > 2) ? (fib(n - 1) + fib(n - 2)) : 1;\nvoid main() {\nBasit bir sınıf örneği:\n// Kök alma fonksiyonu olan sqrt'ye erişim için matematik kütüphanesinin(math) eklenmesi.\nimport 'dart:math' as math;\n// Nokta sınıfının oluşturulması\nclass Nokta {\n// Tüm Dart programları main() fonksiyonu ile başlar.\nvoid main() {\nDart dili, C, C#, Java, JavaScript ve diğer diller gibi ALGOL dil ailesinin bir üyesidir.\nAynı nesne üzerinde art arda birçok metot çağırmak için kolaylık sağlayan metot çağlayanı tarzındaki kod dizilimi Smalltalk dili üzerinden benimsenmiştir.\nDart'ın mixin'leri Strongtalk ve Ruby ile benzerlik gösterir.\nDart, uygulama geliştiriminde eş zamanlılık ve güvenlik birimi için isolate'leri kullanır. Isolate konsepti, Erlang dilinde oldukça yaygın kullanılan Actor modeli temellidir.\nKontrollü ve güvenli reflection için ilk kez Gilad Bracha (Dart ekibi üyesidir) ve David Ungar tarafından makale halinde sunulan Mirror API, aslında orijinal olarak Self dilinde implement edilmiştir.\nDart dili başlangıçta bazı çevreler tarafından web programlamanın parça parça hale getirilmesi ve karışıklığa yol açtığına değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmenin büyük bir kısmı, aslında ilk zamanlarda DartVM'in Chrome içerisinde çalıştırılması planlandığından kaynaklanmaktadır. Fakat bu planlar iptal olmuş, ve JavaScript olarak derleme üzerine yoğunlaşılmıştır. \n\n\nHamada, Shimane\nHamada ( \"Hamada-shi\"), Japonya'nın Shimane prefektörlüğünde bulunan bir şehirdir. Şehir 3 Kasım 1940 tarihinde kurulmuştur. Yüzölçümü 689.60 km² olan şehrin nüfusu Mart 2011 tarihi itibarı ile 61,286'dır.\n\n\nİmam Birgivî\nİmam Birgivî, asıl adıyla Takîyuddîn Muhammed bin Ali (Osmanlıca تقي الدين محمد بن علي; d. 1523 Balıkesir, ö. 1573 İzmir); Osmanlı İmparatorluğu'nda bir âlim kazasker (askerî hâkim) idi. Kendisi, Pîr Ali adlı bir medrese müderrisinin oğludur. Kadızade isimli Selefî reform hareketi ne ilham kaynağı olan Kadızade Mehmed Efendi'nin hocasıdır. Şer'î ve itikadî görüşleri genelde Hanefîden sayılmasına rağmen Hanbelîliğe olan yakınlığı iddia edilir. Fakih (hukukçu) rolüyle Hanefîye göre hüküm verdiğine dâir deliler vardır. Klâsik Arapça, Türkçe, Farsça ve Osmanlıca konuşurdu.\nBirgivî, ilk İslâm derslerini babasından aldıktan, Arapça öğrendikten ve hâfız olduktan sonra İstanbul'da bir medresede tahsil gördü ve arkasından Bayramiyye tarikatı na katıldı. Burada pîr olana kadar kaldı.\nBirgivî, çalışmalarında İbn Teymiye'nin yazılarını okuduktan sonra sûfîliğe cephe aldı. Sufîlere dînî görüşlerini mevzu hadisler, yalanlar ve halk âdetleri üzerine dayandırmakla suçladı.\nBirgivî, eserlerini çoğunlukla Arapça yazardı. Arapça yazılmış olan \"\"eṭ-Ṭarīkatu'l-muḥammediyye\"\" en meşhurlarından biri olup bu eserde sûfîlerin uydukları ve ona göre küfür olan imanda yeniliklere (bid'at) cephe alır. Ona göre bid'atlar, küfür le haram arasıdır. Sûfî âlimlerce kabul edilen \"bid’at-ı ḥasene\" (iyi yenilik) ve \"bid’at-ı seyyie\"ye (kötü yenilik) Ebu Hanife'nin yaptığı gibi istihsân la hükmedilemeyeceğini, çünkü onların Ebu Hanife zamanındakinden çok daha kötü olduğunu ileri sürer. Birgivî için evliyaların veya peygamberlerin ruhlarının hayatta olduğu, onlara yapılan yakarışlara icabet ettikleri, aynı anda birden fazla yerde bulundukları gibi inançlar küfürdür.\nVahdet el-vucûd doktrinini reddeder ve fikri ortaya atan İbn Arabî'yi sert bir dille eleştirerek onun kâfir olduğuna hükmeder. İbn Arabî'nin \"Firavun'un inancı\" konusundaki görüşlerinin aksini iddia eder.  Peygamberin ebeveyni probleminde 'Allah Resûlu'nun ebeveyninin … kâfir olarak öldüğü\"nü ileri sürer.\nEl-emr bi'l ma'rûf ve n-nehy-i an il-münker'i vacip olarak görür. Astronomi'yi kabul ederken astroloji yi ve ilm-i kelām ın büyük çoğunluğunu reddeder. Kelâm, ona göre sadece düşmanların görüşlerini çürütmek için kullanılabilir. İtikadî tartışmalar, mümkün olan en aza indirgenmelidir.\nBirgivî, Kur'an'ın para için okunmasına veya öğretilmesine cevaz vermez. Bu yüzden Şeyhülislâm Ebussuud Efendi'yle ortaya çıkan  deswegen entstandene ihtilafı Kâtib Çelebi, Mīzān al-ḥaqq fī iḫtiyār al-aḥaqq (\"Daha haklı olanı tespitte hakikatın terazisinin\") adlı makalesinde işler.\nBirgivî Edirne'de imam olarak çalışır, müteakkiben II. Selim'in bir hocası ve tanıdığı olan \"İmam Ataullah Efendi\" ile İzmir yakınlarında bir medrese kurup orada kendi ders verir. İstanbul'daki ziyaretlerinde en büyük destekçisi olan Sokollu Mehmed Paşa gibi devlet adamlarıyla buluşarak imparatorluktaki kötü fazîletler konusunda bilgi verir. Görüşüne görü bunları bertaraf etmenin anahtarı, İslâm Peygamberi ve Selef-i Salihîn in yaptıkları gibi her türlü bid'attan temizlenmiş olarak uygulanan İslâm'dadır. III. Murad zamanında Sokollu Mehmed Paşa'nın karşıtlarının sözü geçmeye başladı; Sokollu Mehmed Paşa, sufilere karşı birçok teşebbüste bulunduktan sonra bir sûfî derviş tarafından 1579'da katledildi.\nBirgivî'nin yazdığı bilinen 29 eseri vardır. \"\"aṭ-Ṭarīkatu'l-muḥammediyye\"\"' 'nin yanında 1822'de Garcin de Tassy tarafından Fransızca ya tercüme edilen \"Muhammed'in yolu\" adlı yazıyı yazdı. Yazının İngilizce ye tercümesini Tosun Bayrak, Türkçe ye tercümesini de Celâl Yıldırım yapmıştır. Orijinali Arapça dır.\n\"Vasiyetname\" adlı eseri halk için yazılmış olup Müslümanları dürüstlüğe, dindarlığa, dayanışmaya ve kardeşliğe çağıran bu eseri bilhassa işçi ve köylülerin konuştuğu \"Kaba Türkçe\"yle yazmıştır.\nBilhassa İbn Teymiyye'nin görüşlerine dayandığı \"eṭ-Ṭarīkatu'l-muḥammediyye\" \"adlı eserinde Birgivî, çok sayıda davranışları bid'at ve yasak olarak nitelendirir. Bunlardan bazıları şunlardır:\nMezar ve (bu Dünya'da) şefaat konusuna da değinen Birgivî, bunları uygulayanları dînin dışında görür.\nBirgivî, İbn Teymiyye'yi \"\"yeniden keşfeden\"\" kişi ve Selefî Tarika-i muhammedî'nin ilham kaynağı olarak bilinir. Başka Selefî akımlara ne derece ilham kaynağı olduğu bilinmemekle birlikte Vahhabiliğin kurucusu Muhammed ibn Abd al-Vahhab'a ilham kaynağı olduğu tartışmalıdır. ʿAlī aş-Şavkānī (1760–1860) ve Şah Velīyullāh ed-Dihlevī'yi etkilediği kesin olarak görülür. Eserleri bugün Türkiye'de, Balkanlarda ve Arap ülkelerinde pek dikkate alınmazken Hindistan ve Pakistan'da, bilhassa Deobandilerce alıntı yapılır.\nSûfiler üzerine:\nBid'atlar hakkında:\n\n\nHitchBOT\nhitchBOT, amacı tek başına otostop çekerek dünyayı dolaşmak olan bir robot. Sosyal deney olarak Kanada'lı bir grup bilim insanı tarafından oluşturulmuştur.\nBinlerce kilometre yol katederek Kanada ve Almanya'da başladığı turları başarıyla tamamladı. Uluslararası düzeyde dikkatleri üzerine çekti. ABD’de başladığı yolculuğu ise saldırıya uğradığı için tamamlayamadı. Philadelphia kentinde kafası koparılmış bir şekilde bulundu.\nteknoloji\n\n\nAsurca\nAsurca, \"Asur dili\" ;\n\n\nWalter Kannemann\nWalter Kannemann (d. 14 Mart 1991), Arjantinli futbolcudur. Liga MX ekiplerinden Atlas FC'de oynuyor.\n\n\nJuan de Dios Hernández\nJuan de Dios Hernández (d. 4 Ocak 1986), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden Atlas'ta oynuyor.\n\n\nDaniel Álvarez López\nDaniel Álvarez López (d. 22 Temmuz 1994), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden Atlas FC'de oynuyor.\n\n\nFranco Arizala\nFranco Arizala (d. 4 Haziran 1986), Kolombiyalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden Atlas'ta oynamaktadır.\n\n\nRodolfo Vilchis\n\"\"Rodolfo Salinas\" (d. 29 Ağustos 1987), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden Atlas FC'de oynuyor.\n\n\nJorge Zárate\nJorge Zárate (d. 20 Ocak 1992), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden Atlas FC'de oynuyor.\n\n\nAlfonso González\nArturo González (d. 5 Eylül 1994), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden Atlas'ta oynuyor.\n\n\nRodolfo Salinas\nRodolfo Salinas (d. 29 Ağustos 1987), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden Atlas FC'de oynuyor.\n\n\nAldo Leão Ramírez\nAldo Leão Ramírez (d. 18 Nisan 1981), Kolombiyalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden Atlas'ta oynuyor.\n\n\nEisner Loboa\nEisner Loboa (d. 17 Mayıs 1987), Kolombiyalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden Atlas'ta oynuyor.\n\n\nLuis Nery Caballero\nLuis Nery Caballero (d. 22 Nisan 1990), Paraguaylı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden Atlas'ta oynuyor.\n\n\nFelipe Baloy\nFelipe Baloy (d. 24 Şubat 1981), Panamalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden Atlas'ta oynamaktadır.\n\n\nRodrigo Godínez\nRodrigo Godínez (d. 21 Eylül 1992), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden Atlas FC'de oynuyor.\n\n\nChristian Tabó\nChristian Tabó (d. 23 Kasım 1993), Uruguaylı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden Atlas FC'de oynuyor.\n\nMiguel Ángel Fraga\nMiguel Ángel Fraga (d. 3 Eylül 1987), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden Atlas'ta oynuyor.\n\n\nBizans savaşları listesi\nDoğu Roma ya da Bizans İmparatorluğu (330-1453) tarihi boyunca gerçekleşmiş savaşlar ya da Harici ihtilafların listesidir. Dahili ihtilaflar için, Bizans isyan ve iç savaşları listesine bakınız.\n\n\nMasuda\nMasuda ( \"Masuda-shi\"), Japonya'nın Shimane prefektörlüğünde bulunan bir şehirdir. Şehir 1 Ağustos 1952 tarihinde kurulmuştur. Yüzölçümü 733.16 km² olan şehrin nüfusu Eylül 2010 tarihi itibarı ile 51,118'dir.\n\n\n2007 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Ukrayna\nUkrayna, Finlandiya'nın başkenti Helsinki şehrinde gerçekleştirilen 2007 Eurovision Şarkı Yarışması'na katılımını onaylamıştır. Ukrayna yayıncısı Natsionalna Telekompaniya Ukrayiny (NTU) tarafından yapılan Ulusal final'in sonucunda Dancing Lasha Tumbai adlı şarkısıyla Verka Serduçka ülkesini temsil etmeye hak kazanmıştır.\n2006'deki yarışmada Ukrayna 7. olduğu için finalde yarışma hakkı kazanmıştır. 12 Mayıs 2007 tarihinde yarı finalde yarışmıştır. Sırbistan'dan sonra ve Birleşik Krallık'tan önce 18. sırada sahnede yer almıştır. Gecenin sonunda 235 puanla ikinci olmuştur.\nYarı finalde verilen puanlar:\nFinalde verilen puanlar:\n\n\nUnnan\nUnnan ( \"Unnan-shi\"), Japonya'nın Shimane prefektörlüğünde bulunan bir şehirdir. Şehir 1 Kasım 2004 tarihinde Daitō, Kamo, Kisuki, Mitoya ve Kakeya kasabaları ile Yoshida köyünün birleştirilmesiyle kurulmuştur. Yüzölçümü 553.4 km² olan şehrin nüfusu 30 Kasım 2012 tarihi itibarı ile 42,135'tir.\n\n\nKavuklu\nKavuklu, geleneksel Türk gösteri sanatlarından Orta oyunu'na ait ana karakterlerdendir.\nDoğal, halktan insanlara yakın, bilgisiz bir tiptir. Kırmızı kavuk ve cübbe ile meydana çıkar. Bir gölge oyunu olan Karagöz ve Hacivat ile benzerlik taşıyan Ortaoyunu’nda, Kavuklu (Aptal Uşak) oyunun komik tipidir; onu tamamlayan diğer ana karakter ise Karagöz ve Hacivat oyunundaki Hacivat karakterinin karşılığı olan Pişekar (Efendi)'dır.\nOrtaoyununda zurnacının Pişekar havasını çalmasıyla oyun alanına ilk olarak Pişekar çıkar; dört yanı selamlar. İzleyici ve zurnacı ile söyleşiye girer. İzleyiciye eğlence vadederken hoşça vakit geçirmelerini diler. Zurnanın kavuklu havası çalmasıyla Kavuklu ve Kavuklu arkası gelir. Bu iki oyun kişisi arasındaki çok kısa süren konuşmadan sonra araya Pişekâr girer ve diğer ikisi kuşkuyla tepki gösterirler. Çoğunlukla bu tepki Kavuklu ve Kavuklu arkasının birbirleri üstüne düşmesidir. Düşme kalkmadan sonra Pişekâr ve Kavuklu arasındaki söyleşme ya da tekerleme bölümü başlar. Bu bölümde Pişekar ve Kavuklu oyunculuk sanatının doğaçlama yanını yergiler. Arzbar denilen bu bölümden sonra tekerlemeye geçilir. Tekerleme bölümü gerçek üstü öykücülüğün örnekleriyle doludur; bu garip öyküler her zaman Kavuklu’nun başından geçer. Pişekar, Kavuklu’nun anlattığı gerçek dışı olaya inanır; bölümün sonunda Kavuklu gerçeği açıklar. Pişekâr’ın pastavını, Kavuklu’nun kavuğuna vurmasıyla tekerleme sona erer; Fasıl bölümüne geçilir. Fasıl bölümünde çoğunlukla Kavuklu iş aramaktadır; Pişekar ona iş bulur. Oyunu bitiren yine Pişekar olur. Seyircilerden özür diler, gelecek oyunun adını ve yerini duyurur.\n\n\n2006 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Ukrayna\nUkrayna, Yunanistan'ın başkenti Atina şehrinde gerçekleştirilen 2006 Eurovision Şarkı Yarışması'na katılımını onaylamıştır. Ukrayna yayıncısı Natsionalna Telekompaniya Ukrayiny (NTU) tarafından yapılan Ulusal final sonucunda Show Me Your Love adlı şarkısıyla Tina Karol seçilmiştir.\n2005'teki yarışmada Ukrayna 19. olmasından dolayı finalden yarışma hakkı kazanamamıştır. 18 Mayıs 2006 tarihinde yarı finalde yarışmıştır. Türkiye'den sonra ve Finlandiya'dan önce 15. sırada sahnede yer almıştır. 146 puan alarak 23 ülke arasında yedinci olmuş ve finale yükselmiştir.\nFinalde Finlandiya'dan sonra ve Fransa'dan önce 18. sırada sahnede yer almıştır. Gecenin sonunda 145 puanla yedinci olmuştur.\nYarı finalde verilen puanlar:\nFinalde verilen puanlar:\n\n\n2005 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Ukrayna\nUkrayna, 2004 Eurovision Şarkı Yarışması'nda \"Wild Dances\" adlı şarkıyla temsil eden Ruslana kazandığı için bu yıl ev sahipliği yapmıştır. Yarışma, başkent Kiev'de gerçekleştirilmiştir. Ukrayna yayıncısı Natsionalna Telekompaniya Ukrayiny (NTU) tarafından yapılan Ulusal final'in sonucunda Razom nas bahato adlı şarkısıyla GreenJolly ülkesini temsil etmeye hak kazanmıştır.\n2005'teki yarışmada Ukrayna 1. olduğu için finalde yarışma hakkı kazanmıştır. 19 Mayıs 2006 tarihinde finalde yarışmıştır. Makedonya'dan sonra ve Almanya'dan önce 16. sırada sahnede yer almıştır. Gecenin sonunda 30 puanla yirminci olmuştur.\nYarı finalde verilen puanlar:\nFinalde verilen puanlar:\n\n\nESTCube-1\nESTCube-1, Estonya'nın ilk uydu projesidir. Uydu, Estonya Öğrenci Uydu Programı kapsamında geliştirilmiş olup 7 Mayıs 2013 tarihinde Vega roketi ile Guyana Uzay Üssü'nden uzaya fırlatılmıştır. ESTCube-1, CubeSat standartlarında bir nano uydu olup 1.048 kg ağırlığa ve 10x10x11.35 cm boyutlara sahiptir.\n\n\nIrak ve Şam İslam Devleti'nin petrol üretimi ve kaçakçılığı\nIrak ve Şam İslam Devleti'nin petrol üretimi ve kaçakçılığı, Irak ve Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) Suriye ve Irak'ta yer alan petrol rafinelerinde petrol üretmesi ve bunları dış ülkelere satmasıdır. Petrol üretimi ve kaçakçılığı, IŞİD'in en büyük gelir kaynakları arasında gösterilir. Bu ürün bazı kaynaklarda \"kara bayrağı besleyen kara altın\" olarak da adlandırılmıştır. IŞİD kontrolü altındaki sahalardan elde edilen petrol, çoğunlukla kendi bölgeleri içerisinde dağıtılmakta, ancak pazar fiyatlarının altından çevre devletlere de kaçırılmaktadır. Ham petrolden üretilen petrol ve mazot gibi ürünler IŞİD kontrolü altındaki bölgelerin ekonomisinin temel taşı niteliğindedir. Mazot da birçok elektrik jeneratörünün güç kaynağı durumundadır.\nIŞİD'in petrol kaçakçılığından toplamda 750 milyon dolar gelir elde elde ettiği bildirildi.\nIŞİD'in petrol faaliyetlerinden elde ettiği gelire ilişkin tahminler değişkenlik göstermektedir. 2014 yılında Dubai'de bulunan enerji analistleri, örgütün Irak ve Suriye üretiminden elde ettiği toplam geliri günde $3 milyon olarak belirlemiştir. Ekim 2015 tarihli bir tahminde ise, üretimin günde 34 bin ila 40 bin varil olduğu ve varillerin $20 ila $45 karşılığında satılarak ayda $40 milyon gelir elde edildiği kaydedilmiştir. 2015'te yayımlanan diğer raporlarda da IŞİD'in petrol ve petrol ürünlerinin satışından günde $1,1 ila $1,5 milyon elde ettiği kaydedilmiştir. Ancak bu tahminlerin 2015 sonunda IŞİD karşıtı güçlerin yaptığı ve petrol üretimi ile dağıtımını hedef alan hava saldırıları nedeniyle revize edilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, Mart 2016'da yapılan bir tahminde aylık gelirin $20 milyon düzeyinde olduğu ifade edilmiştir.\nAşağıdaki tablo, Aralık 2015'te IŞİD'in kontrolü altındaki önemli petrol sahalarındaki petrol üretim miktarını ve fiyatını göstermektedir. \nIŞİD, 2013 yılında petrol faaliyetlerini Suriye'nin kuzeyinden doğusuna kaydırmıştır Deyrizor bölgesindeki sahalar arasında al-Omar, the Deiro ve al-Tanak sahaları bulunurken, bölge dışında ise al-Jabsah ve al Tabqa sahaları bulunmaktadır. Deyrizor petrol sahası, günde 34 bin ila 40 bin varil üretmektedir. al-Omar ve al-Tanak sahaları ise, verimli petrol sahalarına sahiptir. Petrolün kalitesi, satılan varillerin birim fiyatını belirlemekte ve fiyatlar $25 ila $40 arasında değişkenlik göstermektedir. al-Omar'ın petrolü pahalıdır ve varil başı fiyatı $45 düzeyindedir.\nIŞİD, 2014'te Musul'u aldığında Irak'taki Ajil ve Allas petrol sahalarını da ele geçirmiştir. Bu sahalar daha sonra Irak ordusu tarafından geri alınmıştır. Ayrıca Irak'ın kuzeyindeki Qayyarah petrol sahası da IŞİD kontrolündedir ve günde 8.000 varil ağır ham petrol üretmektedir. Tikrit'in kuzeyindeki Ajil ile Himiran da Irak'taki önemli IŞİD sahaları arasındadır. IŞİD, petrol üretim sahalarının yönetimi için mühendisler ve uzman personel tahsis etmiştir. Petrol üretimi, üst yönetim tarafından merkezi olarak kontrol edilmektedir. Ebu Sayyaf, 2015 yılındaki ölümüne kadar petrol üretiminin \"emir\"i veya tepe amiri olarak görev yapmış, 200'ün üzerinde petrol kuyusundaki üretimin kontrolünü üstlenmiştir.\nEylül 2016 sonlarında, bir Kürt medya kuruluşu olan Rudaw, Irak ordusunun Şargat ve Qayyarah'ı geri alması sonrasında IŞİD'in artık Irak'ta herhangi bir petrol sahasının kontrolüne sahip olmadığını bildirmiştir.\nIŞİD, satışını pompa başında gerçekleştirmekte ve genellikle Suriye ve Irak'tan bağımsız tüccarlara satış yapmaktadır. Ek olarak, IŞİD, dağıtım sistemindeki petrolü vergilendirmektedir. Toplam 1.000 dağıtım kamyonundan oluşan bir filoya sahip oldukları tahmin edilmektedir. Hammaddeler petrol ve mazot üretimi için yerel rafinerilere getirilmektedir. Birçok \"rafineri\", aslında yol kenarlarına yayılmış olan gelişmemiş nitelikteki ocaklardan ibarettir. Bu petrol ürünlerinin çoğunluğu, Suriye ve Irak'taki IŞİD kontrolü altında olan alanlarda tüccarlar tarafından satılmaktadır. Kuzey Suriye'deki isyancıların elindeki bölgeler de petrolünü IŞİD'den almaktadır.\nIŞİD'in Irak ve Suriye şehirlerinde çeşitli pazarları bulunmaktadır. En büyük IŞİD petrol pazarları arasında Menbic, el-Bab ve el-Kaym sayılabilir.\nHâlihazırda Saddam Hüseyin’in 1990'lı yıllarda yaptırımları delerek uyguladığı kaçakçılıktan sonra, bölgede bir kaçakçılık ağı kurulmuştur. Bu kapsamda Suriye’de üretilen petrolün Türkiye, Ürdün, Irak ve İran’a kaçak olarak satılması kârlı görülmektedir. 2014 yılında \"The Guardian\"’ın yayımlamış olduğu raporda, Iraklı yetkililer ve bölgede faaliyet gösteren kaçakçıların yolsuzluk ve rüşvetin IŞİD petrolünün çevreye taşınmasını kolaylaştırdığı ifadelerine yer verilmiştir.\n2015 yılının Kasım ayında Rusya ile Türkiye arasında yaşanan Rus Sukhoi Su-24 uçağının düşürülmesi olayının ardından Rusya Başbakanı Dmitri Medvedev, bazı Türk yetkililerin IŞİD petrollerinin pazarlanmasıyla mali açıdan doğrudan ilgilerinin olduğuna dair bilgilerinin olduğunu iddia etmiş, sonrasında bu iddia Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yalanlanmıştır. Devlet Başkanı Vladimir Putin ise gece gündüz çalışan petrol tankerlerini \"canlı petrol boruları\" olarak tanımlayarak, petrol kaçakçılığının ticari boyuta ulaştığını ileri sürdü. Mart ayında RT'nin yayımlamış olduğu belgeselde IŞİD'den kurtarılan bölgelerde bulunan belgeler ve tanıkların beyanları yayımlanmış ve IŞİD'in petrol üretimi ve Türkiye arasında bir bağ olduğu öne sürülmüştür. Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu, Rusya Savunma Bakanlığı'nın petrol ticareti iddialarına dair kanıt olarak sunduğu belgeler için, \"Soğuk Savaş döneminde Sovyet propaganda makinesi vardı. Her gün değişik yalanlar üretir, önce kendileri inanır sonra da dünyanın inanmasını beklerlerdi. Bunlar, \"Pravda yalanları, palavraları\" diye anılırdı.. Bu Sovyetik propaganda makinesinin yalanlarına kimse itibar etmez\" ifadelerini kullandı.\nBu süreçte Amerikalı yetkililer Türkiye üzerinden yapılan kaçakçılığın az bir miktar olduğu ve ekonomik açıdan bunun önemsiz olduğunu açıklamışlardır. ABD Hazine Müsteşarlığı bünyesindeki Terörizm ve Mali İstihbarat Sekreterliği görevlisi Adam Szubin’e göre IŞİD kontrolündeki alanlardan gönderilen petrolün büyük kısmı Suriye hükümetinin kontrolü altındaki bölgelere sevk edilmektedir. Aralık 2015'te Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Julie Mason, \"Türk hükümetinin petrol kaçırmak için IŞİD'le işbirliği yaptığı iddiasını reddediyoruz. Böyle bir suçlamayı destekleyen hiçbir kanıt görmedik\" ifadelerini kullandı. Ayrıca ABD öncülüğündeki koalisyonun IŞİD'e karşı yürüttüğü Birleşik Ortak Görev Gücü-Doğal Kararlılık Harekâtı Sözcüsü Steve Warren, IŞİD'in Türkiye'ye petrol sattığı veya Türkiye'nin IŞİD'den petrol aldığı iddialarını saçma sapan ve gülünç bulduklarını söyledi. 2016 sonunda Türk televizyon kanalı NTV'de yayınlanan röportajında \"Hükümetlerimiz birlikte çalıştıkça, başta olmasından endişe duyduğumuz şekilde ve boyutta bir kaçakçılık faaliyetlerinin artık yaşanmadığını tespit ettik\" şeklinde konuşan ABD büyükelçisi John R. Bass, yazılı bir açıklama ile Türk hükümetinin IŞİD ile petrol kaçakçılığı ortaklığında olduğuna dair açıklamaları reddetti.\nEylül 2014'te Amerika Birleşik Devletleri Senatosunda yapılan bir oturumda senatörlerin sorularını yanıtlayan dönemin Dışişleri Bakanı John Kerry, örgütün kaçak petrol satışı ile gelir elde ettiğini belirtti ve bu petrolün nereye satıldığına yönelik soruya \"Belli ki Suriye'nin sınırı olan ülkelere. Ya Türkiye'ye ya Lübnan'a ya da daha güneye.\" yanıtını verdi. Bir hafta sonra Birleşmiş Milletler zirvesi için New York'ta Kerry ile görüşen Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade etti ve kanıt istedi. Aralık 2014'te CIA, Kilis'te petrol depolama alanı olduğunu iddia ettiği bir binaya ait koordinatların yer aldığı bir belgeyi Türk yetkililere gönderdi. Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) bunun üzerine inceleme başlattı ve binanın Kilis Belediyesine ait bir asfalt şantiyesi olduğunu tespit etti. 2016'da Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığından bir yetkili bunun ortaya çıkmasından sonra John Kerry'nin Çavuşoğlu'ndan özür dilediğini, CIA'in ise Türkiye'den yazılı özür dilediğini açıkladı.\nArap, İran ve Rusya medyasında çıkan çeşitli haberlere göre, Kürt ve Türk kaçakçıların Suriye ve Irak'taki IŞİD kontrolündeki topraklardan petrol alıp İsrail'e sattıkları iddia edildi. Bu komplo teorilerine göre kaçak petrol, İsrail ve Türk bayilerince fiyatlandırılmak üzere Zaho'ya gelmekte, daha sonra Silopi üzerinden Irak Kürt Bölgesel Yönetiminde çıkarılan petrol gibi gösterilerek Türkiye limanlarına getirilip gemilerle İsrail'e gönderilmektedir. İsrail Savunma Bakanı Moşe Ya'alon, Ocak 2016'daki Yunanistan ziyareti sırasında, \"..bildiğiniz gibi DAEŞ petrolden elde ettiği Türk parasını çok uzun zamandır kullanıyor. Umarım bu kısa sürede son bulur\" iddiasında bulundu. İran Alınan Kararların Uygunluğu Konseyi sekreteri Muhsin Rezai IŞİD'den Türkiye'ye petrol sevkiyatının yapıldığınına dair ellerinde bilgiler olduğunu belirtti.\nIŞİD’in kaçak petrolü bölgesinden farklı şekillerde çıkarabileceği düşünülmektedir. Erbil'deki üst düzey yetkililer kaçak petrolün tırlarla kimi zaman Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde çıkan petrol ile karıştırılarak Türkiye’ye transfer edildiğini, işlenmesi sonucunda yine ülke içinde kullanıldığını, diğer ülkelere sevk edilmek için ise Ceyhan ya da Dörtyol Limanlarına gönderildiğini iddia etti. Ayrıca kaçak petrolün, Avrupa veya Amerika menşeli yasal petrol üreticisi firmaların komisyoncuları aracılığıyla Türkiye üzerinden boru hatlarıyla sevk edildiği de iddialar arasındadır. Diğer bir iddiada ise kaçak petrol Kuzey Irak’taki komisyonculara satılmakta, Kerkük-Ceyhan Boru Hattı üzerindeki bulunan besleme noktalarından meşru petrolle karıştırılmaktadır. Doğal olarak işlenmeye giden bu karışım petrolün kökeni bilinememekte, beklenen Kürt petrolü olduğu ileri sürüldü.\nBir başka kaçakçılık yönteminin ise petrolün Ürdün topraklarına taşınması olduğu iddia edilmektedir. Kaçak petrol bölgedeki önemli kaçakçılık merkezlerinden olan Al-Anbar üzerinden Ürdün’e gönderilmektedir. Saddam Hüseyin döneminde Irak İstihbarat Teşkilatı Görevlisi olan petrol kaçakçısı Sami Khalaf yaptığı açıklamada “\"26 ila 28 ton kapasiteli tankerleri 4.200 Dolara alarak Ürdün’de 15.000 Dolara satıyoruz. Her kaçakçı haftada sekiz tanker götürüyor, ayrıca sınırdaki her kontrol noktasına da 650 Dolar rüşvet veriyor.\"” iddiasında bulunmuştur.\n2017 yılının Ocak ayında Amerikan yetkililer Esad hükümetine satılan petrol ve doğal gazın, IŞİD’in ana gelir kaynağı hâline geldiği iddiasında bulunmuş, önceleri Türkiye ve Irak’a giden tırların Suriye hükûmeti kontrolünde bulunan bölgeye gönderildiğini belirtmişlerdir.\n\n\nYasugi\nYasugi ( \"Yasugi-shi\"), Japonya'nın Shimane prefektörlüğünde bulunan bir şehirdir. Yüzölçümü 420.97 km² olan şehrin nüfusu 1 Nisan 2011 tarihi itibarı ile 42,324'tür.\nYasugi, 4 Kasım 1954 tarihinde şehir statüsüne yükseltilmiştir. Şehirde Gassantoda Kalesi'nin kalıntıları ile Adachi Sanat Müzesi bulunmaktadır.\n\n\nEl-Kamil fi't-Tarih\nEl-Kamil veya El-Kamil fi’t-Târîḫ (Arapça: الكامل في التاريخ‎, \"al-Kāmil fit-Tārīkh\") İzeddin Ali İbnü'l-Esîr tarafından 1230-1231 yıllarında Musul'da yazmıştır.\nİbnü'l Esir, kitabında ara sıra kurucusu İmaddeddin Zengi olan olan Zengiler, 12. ve 13. yüzyıllarda Kuzey Irak ve Suriye'de Selçuklu Atabeyleri olarak Hüküm sürmüş olan bu hanedanın önemini açıklar. Bu eserde 1090 yılında Haçlılar tarafından Kudüs'ün kuşatılmasında ve onları Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya saldırıları sırasında on binlerce Müslüman'ın öldürüldüğünden bahseder.\nGazali'nin hayatını içeren temel bir kaynak eserdir. 915 yılına kadar olan tarihi olayları anlatmıştır. Taberi'yi örnek almış ve onun tarzında yazmıştır. Taberi'nin bilgi vermediği bazı konular; özellikle Kuzey Afrika ve Endülüs coğrafyası hakkında bilgi verir. Taberi'den sonraki dönemden bilgi verirken, mevcut kaynaklar ve olaylara tanık olan kişilerin şahitliğine başvurarak, kaynak göstermiştir.\nEser, Avrupa'da 1800'lü yıllarda tanınmıştır. İbn-ül Esir'in kaynak olarak kullanımı diğer eserlere göre daha yakındır. \nEl-Kamil'in tamamı ilk kez 1985-1987 yılları arasında bir heyet tarafından Türkçe'ye çevrilmiştir. Kitabın 1. cildi komisyon; 2. ve 4. ciltleri M. Beşir Eryarsoy; 5. cildi Yunus Apaydın; 6. cildi Abdullah Köşe; 3, 7, 8, ve 12. cildin ikinci yarısı Ahmet Ağırakça; 9. 10. 11 ve 12. cildin ilk yarısı ise Abdülkerim Özaydın tarafından çevrilmiştir. \nKitabın Türkçe çevirisi, bazı yönlerden eksik ve yanlış çevrilmesi, yer yer Kürtlerle ilgili bölümlerin tahrif ve sansür edilmesi sebebiyle eleştirilmiştir.\n\n\nGliese KataloÄŸu\nGliese Kataloğu (; \"Gliese Yakın Yıldızlar Kataloğu\"), Dünya'nın 25 parsek (81,54 ıy) uzaklığı içerisinde yer alan yıldızlar kataloğudur. Katalog ilk kez 1957 yılında Alman astronom Wilhelm Gliese tarafından yayınlanmıştır.\n\n\n2003 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Ukrayna\nUkrayna, Yunanistan'ın başkenti Atina şehrinde gerçekleştirilen 2006 Eurovision Şarkı Yarışması'na katılımını onaylamıştır. Ukrayna yayıncısı Natsionalna Telekompaniya Ukrayiny (NTU) tarafından yapılan görevlendirme yöntemi sonucunda Hasta la Vista adlı şarkısıyla Oleksandr Ponomaryov seçilmiştir.\n24 Mayıs 2003 tarihinde finalde yarışmıştır. Türkiye'den sonra ve Finlandiya'dan önce 15. sırada sahnede yer almıştır. 146 puan alarak 23 ülke arasında yedinci olmuş ve finale yükselmiştir.\nFinalde Birleşik Krallık'tan sonra ve Yunanistan'dan önce 16. sırada sahnede yer almıştır. Gecenin sonunda 30 puanla on dördüncü olmuştur.\nFinalde verilen puanlar:\n\n\nDonna ve Joseph McCaul\nDonna ve Joseph McCaul, bilinen adıyla The McCauls erkek ve kız kardeşten oluşan İrlandalı pop müzik grubu. Grup üyeleri Donna McCaul ve Joseph McCaul'ten oluşmaktadır. 2005 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İrlanda'yı \"Love? adlı şarkıyla temsil etmiş, yarı finalde 14. olarak finale çıkma şanslarını kaybetmiştir.\n\n\nTokyo Metropolü Hükûmeti Binası\nTokyo Metropolitan Hükûmeti Binası (; \"Tōkyō-to Chōsha\") veya Tochō (都庁), Japonya'nın başkenti Tokyo'nun Shinjuku semtinde yer alan ve Tokyo Metropolitan Hükûmeti'nin karargahı olan gökdelendir. Binanın inşaatına 1988 yılında başlanmış olup 1991 yılında açılmıştır.\nTokyo Metropolitan Hükûmeti Binası, iki gökdelen ile Metropol Meclisi olmak üzere üç binadan oluşmaktadır. En yüksek gökdelen 242 metre yüksekliğinde olup 48 katlıdır ve 33. kattan itibaren iki ayrı bölüme ayrılmaktadır. Diğer gökdelen ise 163 metre yüksekliğinde olup 34 katlıdır. Metropolitan Meclisi Binası ise yedi katlıdır.\nTokyo Metropolitan Hükûmeti Binası, günümüzde Japonya'nın en yüksek yedinci binası olup 1990-1993 yılları arasında Japonya'nın ve 2007 yılında bu unvanı Midtown Tower alana kadar 1990-2007 yılları arasında Tokyo'nun en yüksek binasıydı.\n\n\nMickey Joe Harte\nMichael Joseph \"Mickey Joe\" Harte (d. 1973), takma adıyla Mickey Harte İrlandalı şarkıcı-şarkıyazarı. 2003 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İrlanda'yı \"We've Got the World\" temsil etmişti.\nHarte Lifford, County Donegal'da doğmuştur. 13 yaşındayken gitar çalmaya başlamıştır. İlk şarkısı, \"Candlelight\" şarkısını 1991 yılında yayınlamış, Daha sonra extended play (EP) versiyonunda yayınlamıştır. Annesi şair olması nedeniyle bu kariyerine başlamasında önemli etki olmuştur.\nAlain Barrière, 1963 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Fransa'yı \"Elle était si jolie\" adlı şarkıyla temsil etmiş, yarışmada 25 puanla beşinci olmuştur.\nHarte, Louise Harte ile evlenmiştir. Dört çocuğu vardır: Kaleigh, Kyle, Ceola and Christian.\n\n\nJordan Ladd\nJordan Elizabeth Ladd (d. 14 Ocak 1975), Amerikalı oyuncu. Amerikalı oyuncu Cheryl Ladd'in kızıdır.\n\n\nDominique Mbonyumutwa\nDominique Mbonyumutwa (d. Ocak 1921- ö. 26 Temmuz 1986), Ruandalı siyasetçi. Mbonyumutwa, Afrika ülkesi Ruanda'da bağımsızlığını resmi olarak kazanmasa da 1961 yılında kısa bir süre ülkenin ilk devlet başkanı olarak görev almıştır.\nÜlkesinde çoğunluğu oluşturan Hutu etnik grubunun bir üyesi olan Mbonyumutwa, bir bölgenin Hutu şefi konumunda bulunmuştur. 1 Kasım 1959 tarihinde Azizler Günü'nde kiliseden çıktığı bir dönemde sekiz Tutsili kişinin saldırısına uğramış, bu saldırı sonucunda öldüğüne dair söylentiler yayılınca 3 Kasım 1959 tarihinden itibaren Hutular, Tutsilere karşı saldırılar gerçekleştirmiştir. Bu süreçte yaşanan gelişmeler \"Ruandalı Azizler Günü\" olarak adlandırılmıştır. Bu süreçte Mbonyumutwa'ya saldıran kişilerin Tutsi olan krala yakın kişiler olduğu bildirilmiş, 300 kişiye yakın kişinin hayatını kaybettiği olaylar birkaç gün içinde bölgeyi Birleşmiş Milletler Güvenli Bölgesi olarak idaresini elinde bulunduran Belçika yönetiminin komutasında olan Kongolu \"Force Publique\" birliklerinin müdahalesi ile bastırılabilmiştir.\nÜlkenin hala Belçika idaresinde olduğu bir dönemde, 28 Ocak 1961 tarihinde devlet başkanlığına getirilmiştir. \"Gitarama darbesi\" olarak adlandırılan gelişmelerde cumhuriyet ilan edilmiş ve Mbonyumutwa cumhuriyetin başına getirilmiştir. Belçika'nın da kabul ettiği bu gelişmelerin ardından yapılan referandumda nüfusun %79'u monarşinin kaldırılmasını ve cumhuriyetin yönetim şekli olarak kalmasını kabul etmişlerdir.\n26 Kasım 1961 tarihinde görevini Grégoire Kayibanda'ya devreden Mbonyumutwa, ülkesinin Kayibanda önderliğinde 1 Temmuz 1962 yılında bağımsızlığını elde etmesini yaşamıştır.\nMbonyumutwa 26 Temmuz 1986 tarihinde Brüksel'de hayatını kaybetmiştir. Naaşı ülkenin bağımsızlık ilanının yapıldığı stadyuma getirilerek bu stadyumda gömülmüştür. 2010 yılında stadyumda gerçekleştirilen yenileme çalışmaları kapsamında naaşı buradan alınarak devlet töreni eşliğinde kamu mezarlığına gömülmüştür.\n\n\nKalbime Dönüyorum\nBerksan'ın Kalbime Dönüyorum albümü 12 Mayıs 2005' te Milhan Müzik etiketiyle çıkmıştır. Albümde \"Tıpış Tıpış\", \"Delirdin Mi? Şaşırdın Mı?\", \"Aşka Mahkum\" adlı şarkılara klipler çekildi.Albümün çıkış parçası \"Tıpış Tıpış\", 2005 yılında POPSAV tarafından yılın şarkısı ödülünü aldı. Albümde iki şarkının sözü müziği Kutsi' ye aitken geri kalan tüm şarkıların söz ve müziği Berksan' a aittir.Albümün remix şarkısı önceki albümdeki Unutamam şarkısıdır. Albümün prodüktörü Metin Milhan, aranjörleri ise Erkin Arslan ve Sarp Özdemiroğlu' dur. Albüm fotoğraflarını Koray Kasap çekmiştir.\n\n\nAmy Seimetz\nAmy Lynne Seimetz (?-?), Amerikalı kadın oyuncu, yapımcı, yazar ve editör.\n\n\nOh Oh (EP)\nOh Oh, şarkıcı Berksan'ın Poll Production etiketiyle 2013' te çıkardığı maksi teklisidir. Albümde 4 şarkı ve 3 versiyon ile beraber toplam 7 şarkı vardır. Albümdeki şarkılardan Oh Oh ve Duman'a klip çekilmiştir. Albümde Aysel Gürel'e ait bir şarkı da yer alıyor. Oh Oh şarkısının aranjesini Volga Tamöz, diğer tüm şarkıların aranjesini şarkıcının kardeşi Turaç Berkay Özer yapmıştır. Albüm fotoğraflarını Eray Altay ve Hasip Özer çekmiştir.\n\n\nÅŒda\nŌda ( \"Ōda-shi\"), Japonya'nın Shimane prefektörlüğünde bulunan bir şehirdir. Şehir 1 Ocak 1954 tarihinde kurulmuştur. Yüzölçümü 436.11 km² olan şehrin nüfusu 1 Ocak 2012 tarihi itibarı ile 38,837'dir.\nŌda, Dünya Miras Listesi'ne dahil olan Iwami Ginzan Gümüş Madeni'ne ev sahipliği yapmaktadır.\n\nGōtsu ( \"Gōtsu-shi\"), Japonya'nın Shimane prefektörlüğünde bulunan bir şehirdir. Şehir 1 Nisan 1954 tarihinde kurulmuştur. Yüzölçümü 268.51 km² olan şehrin nüfusu 2011 yılı itibarı ile 26,034'tür.\n\n\nKeldani Katolik Kilisesi\nKeldani Katolik Kilisesi (Asurca: ܥܕܬܐ ܟܠܕܝܬܐ ܩܬܘܠܝܩܝܬܐ‎, Edta Kaldeyta Qatoliqayta) Doğu Kilisesinden kopmuş olan ve Roma'ya bağlı olan Doğu kökenli kiliselerden bir tanesidir.\n\n\nHassan Whiteside\nHassan Niam Whiteside (d. 13 Haziran, 1989), National Basketball Association (NBA) takımlarından Portland Trailblazers forması giyen Amerikalı profesyonel basketbolcu. 2.13 metre boyunda, 120 kilogram ağırlığındadır.Pivot pozisyonunda oynamaktadır.\nKolej kariyerini 2009-10 sezonunda Marshall Üniversitesi'nde geçiren Whiteside, 2010 NBA Seçmeleri'nde 33. sıradan Sacramento Kings tarafından draft edildi. 19 Temmuz tarihinde takımıyla iki yılı garantili olmak üzere dört yıllık sözleşme imzaladı.\n29 Ekim, 2010 günü Whiteside, takımı tarafından kendini geliştirmesi amaçlı NBA Gelişim Ligi takımlarından Reno Bighorns'a kiralandı. 9 Ocak, 2011 tarihinde takımına geri döndü.\nWhiteside, 5 Mart günü aşil tendonundan yaşadığı sakatlık nedeniyle sezonu kapattığını duyurdu. Takımıyla geçirdiği çaylak sezonunda sadece tek maça çıktı.\nOcak, 2012 tarihinde Whiteside, yeniden Reno Bighorns'a gönderildi. 4 Şubat günü ikinci kez Kings'e geri döndü. Whiteside, 16 Temmuz tarihinde Sacramento Kings tarafından serbest bırakıldı.\n14 Aralık tarihinde bir başka gelişim ligi takımı Sioux Falls Skyforce ile sözleşme imzaladı. 4 Ocak, 2013 tarihinde Whiteside, Rio Grande Valley Vipers'e takas oldu. Gelişim ligi sezonu sonrası Lübnan ligi takımlarından Amchit Club ile anlaştı.\nAmchit Club'den ayrıldıktan sonra yaklaşık 1.5 yıllık süre boyunca Lübnan ve Çin'de sırasıyla Sichuan Blue Whales, Al Mouttahed Tripoli ve Jiangsu Monkey King takımlarında forma giyen Whiteside, 25 Ekim, 2014 tarihinde Memphis Grizzlies'ın kamp kadrosuna katılarak NBA'e geri dönüş yaptı. 22 Ekim, 2014 günü Memphis tarafından serbest bırakıldı.\n24 Kasım, 2014 tarihinde Miami Heat ile sözleşme imzaladı. 4 Ocak, 2015 günü oynanan 88-84 kazandıkları Phoenix Suns maçında yaptığı 11 sayı, 10 ribaund ve 5 blok'la kariyerinin ilk double-double'nı gerçekleştirdi. 25 Ocak'taki 96-84 kazandıkları Chicago Bulls maçında 14 sayı, 13 ribaund ve 12 blok ile kariyerinin ilk triple-double'nı gerçekleştirdi ve böylece Miami Heat tarihinde bir maçta en çok blok yapan oyuncu oldu. Whiteside, NBA En Çok Gelişme Gösteren Oyuncu Ödülü sıralamasında sezonu dördüncü sırada tamamlarken Miami'deki ilk yılını maç başına 11.8 sayı ve 10 ribaund ortalamalarıyla geçti.\n\n\nGrégoire Kayibanda\nGrégoire Kayibanda (d. 1 Mayıs 1924 - ö. 15 Aralık 1976), Ruandalı siyasetçi. Kayibanda, Afrika ülkesi Ruanda'nın seçimle iş başına gelen ilk, genelde de ikinci olmak üzere 1961 ile 1973 yılları arasında devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nÜlkenin güney bölgesinde dünyaya gelen Kayibanda, Hutu etnik grubuna mensuptu. Ruanda'nın bağımsızlık mücadelesinin önemli önderlerinden biri olan Kayibanda, Parmehutu partisinin kurucuları arasında yer almış ve 1957 yılında \"Hutu Manifestosu\" olarak adlandırılan yazıyı yazmıştır.\nÜlkesinin Ruanda-Urundi olarak adlandırıldığı bir süreçte Ruanda'nın ilk başbakanı olarak 28 Ocak 1961'de bu makama getirilmiştir. Ülkenin henüz bağımsızlığını kazanmadığı bir dönemde monarşinin referandum ile kaldırılarak gerçekleştirilen ilk seçimlerini kazanarak Ruanda'nın seçimle seçilen ilk, genelde de ikinci devlet başkanı olarak 26 Ekim 1961 tarihinde makama çıkmıştır. Göreve \"demokrasi feodalizmi yenilgiye uğrattı\" cümleleriyle başlayan Kayibanda'nın iktidarı döneminde de Hutular ile Tutsiler arasındaki çekişmeler durdurulamamış, Aralık 1963'te gerçekleştirilen katliamda sadece Gikongoro'da 14.000 Tutsi hayatını kaybetmiştir. Tutsi birlikleri komşu ülke Burundi'den başkent Kigali'yi ele geçirerek Kayibanda'yı görevden indirerek yeniden kralı tahta çıkarmayı hedeflemişler, planlarının kıl payı da olsa başarıya ulaşamaması sonucunda birlikler kaçmıştır. Yaşanan bu olayın ardından Ruandalı hükûmet birlikleri Tutsilere karşı intikam saldırıları gerçekleştirmiş, bu saldırılarda 20.000 Tutsi hayatını kaybetmiştir.\n5 Temmuz 1973 yılında Savunma Bakanlığı pozisyonunda bulunan ve aynı zamanda Kayibanda'nın kuzeni olan general Juvénal Habyarimana tarafından gerçekleştirilen askeri darbe sonucu devlet başkanlığından uzaklaştırılmıştır. Darbe sonrasında eşi ile birlikte gizli bir yere götürülen Kayibanda, burada aç bırakılarak ölüme terk edilmiştir.\n\n\nTravis Scott\nJacques Webster (d. 30 Nisan 1991), sahne adı ile Travis Scott, Amerikalı rapçi ve prodüktör. Houston, Teksaslı sanatçı, T.I.'ın Grand Hustle Records plak şirketiyle anlaşma yaptı. Kanye West ile yakın ilişki kuran Scott, 2012 yılında GOOD Music derleme albümü \"Cruel Summer\"daki birkaç şarkıda yer aldı. İlk solo projesi olan ve \"Owl Pharaoh\" adını taşıyan mixtape'i 21 Mayıs 2013'te yayınlandı. Onu 18 Ağustos 2014'te piyasaya çıkan ikinci mixtape'i \"Days Before Rodeo\" takip etti. Scott'ın, \"Rodeo\" adını taşıyan ilk stüdyo albümü 4 Eylül 2015'te Grand Hustle etiketiyle raflardaki yerini aldı. İlk haftasında 90 bin satan albüm, Amerikan \"Billboard\" 200 listesine üç numaradan girdi. 2016 yılında \"Birds in the Trap Sing McKnight\" albümünü Apple Müzik'te yer alan Beats 1'da yaptığı radyo programı .wav'de ilk kez yayınladı. Scott'ın müzik tarzı, geleneksel hip hop, lo-fi ve ambient müziğin karışımından meydana gelmiş bir tarz olarak tanımlandı. Scott'un sertifikalı albümleri sadece ABD'de 45 Milyon'un üzerinde sattı. 6 defa Grammy Ödüllerinde aday olarak gösterildi ve bir defa Billboard Müzik Ödüllerini kazandı.\nJacques Berman Webster II Texas'ın Houston şehrinde doğdu. 1 yaşından 6 yaşına kadar Webster, Houston, South Park'ta anneannesiyle birlikte yaşadı. Houston'un güney merkezinde bulunan, suç oranının yüksek olmasıyla nam salmış mahallesi, genç Webster'ın üzerinde etki bırakmıştı. Bir sözünde mahallesi ile ilgili şunları söylemiştir: \"Çocukluğumda anneannem varoşta yaşıyordu, yani çok fazla çılgınca şeyler gördüm. Delirmiş dilenciler, kafayı yemiş orospu çocukları... Aç, tuhaf ve pislik içerisinde insanlar gördüm. Her zaman kendime 'bu boktan yerden kurtulmam lazım.' derdim. Bu bana şeklimi, şu an olduğum kişiyi verdi.\" Webster ailesiyle yaşamak için Houston'un güneybatısında bulunan, Missouri City adında, orta sınıf bir yerleşim yerine taşındı. Annesi Apple'da çalışırken, babası kendi işinin sahibiydi. Aynı zamanda Webster'ın babası da bir soul müzisyeniydi ve dedesi bir caz bestecisiydi. Webster Elkins Lisesinde öğrenim gördü, 17 yaşında mezun oldu. Webster daha sonra Texas San Antonio Üniversitesinde eğitim görmeye başladı, fakat ikinci sınıfta müzik kariyerini devam ettirmek için bıraktı.\nBıraktıktan sonra, Webster müzik kariyerine başlama teşebbüsüyle hızlıca New York'a taşındı. Ailesi, üniversiteden ayrılması nedeniyle hayal kırıklığına uğradı, sonuç olarak finansal desteklerini bıraktılar.\nWebster, uzun süredir arkadaş olduğu Chris Holloway ile \"The Graduates\" ismiyle bir ikili haline geldiler. 2008 yılında, bu ikili Myspace adlı web sayfasından isimsiz ilk EP eserlerini yayınladılar.\nİlerleyen yıllarda, Scott ve sınıf arkadaşlarından biri olan OG Chess ile \"The Classmates\" grubunu oluşturdular. The Classmates 2009 yılında Buddy Rich ve 2010 yılında Cruis'n USA olmak üzere 2 adet proje yayınladılar. Scott genel olarak iki işin de yapımını üstlenmişti. Bu ikili, 2012'de kişisel ve ekonomik anlaşmazlıklar yüzünden grubun dağılmasına kadar beraber devam ettiler.\nÜniversiteyi bıraktıktan sonra Scott, Houston'dan New York'ta bulunan Washington Heights'e taşındı, burada Illroots isimli müzik sitesinin sahibi Mike Waxx ile çalışmaya başladı. New York'a taşındıktan sonra Scott, bir arkadaşının evinde yerinde yatıyordu ve zamanının çoğunu Just Blaze'in stüdyosunda geçiriyordu. Zamanla New York'ta hüsrana uğramıştı ve devam edemediği için, sadece 4 ay durduğu şehirden Los Angeles, California'ya taşınmıştı.\nLos Angeles'ta Webster, yaşayacağı bir ev verme sözünü yerine getirmeyen bir arkadaşı tarafından terk edilmişti. Ailesi finansal desteğini kesmişti ve eninde sonunda ailesinin kovduğu eve geri dönmeye zorlanmıştı. Webster bir kez daha Los Angeles'a taşınmıştı ve bu sefer Southern California Üniversitesi'nde okuyan bir arkadaşının kanepesinde uyumaya başlamıştı. Daha sonraları Atlanta'lı rapçi ve Grand Hustle Records'un sahibi T.I. Webster'ın Lights (Love Sick) başlıklı şarkısını duyacaktı. Webster Los Angeles'tayken, T.I. adına bir çalışan onunla iletişime geçti ve bir stüdyoda buluşmak için davet etti. Buluşma sırasında T.I. Webster'ın \"Animal\" isimli şarkısına freestyle yaptı.\nScott'ın tamamlanmış ilk mixtape'i Owl Pharaoh'tu ve 2012 de ücretsiz indirilmeye açık şekilde yayınlanmıştı. Fakat projenin çıkma tarihi gecikti ve ileride bir tarihte çıkacağı  duyurularak ertelendi Bu proje daha sonra Kanye West ve Mike Dean tarafından tekrar yapıldı, fakat şarkılarda bulunan bazı kesitlerin izni alınamadığı için ertelendi. Bu bekleyiş sırasında Scott, \"Blocka La Flame\" adında, aynı plak şirketinde bulunduğu Pusha T'nin teklisi olan \"Blocka\" (vokaller ve yapım Scott'a aitti) şarkısının yeniden yapılmış versiyonunu yayınlayacaktı. Şarkı Young Chop tarafından, Scott'un Mike Dean ile birlikteyken prodüksiyona eklediği eklentiler ile birlikte yapıldı. 22 Mart 2013'te Scott, Owl Pharaoh isimli mixtape'inde yer alan \"Quintana\" şarkısı için bir video klip yayınladı. Şarkının mixtapedeki versiyonunda Amerikalı rapçi Wale konuk olmuştur. Bu şarkının prodüksiyonunu Sak Pase ve Mike Dean ile birlikte Scott üstlenmiştir. 27 Mart 2013'te XXL dergisi, Scott'a \"Freshman Class\" bölümünde yer vermişti. 29 Mart 2013'te İngiliz dj DJ Semtex ile yaptığı röportaj sonrasında Scott, 2 Haziran 2013'de çıkaracağı T.I. ve 2 Chainz'in de bulunduğu \"Upper Echelon\" başlıklı şarkısının ön gösterimini yapmıştı. Scott aynı zamanda Owl Pharaoh adlı mixtape'in kendisinin ilk resmi mixtape'i olduğunu ve iTunes Store üzerinden 21 Mayıs 2013'te yayınlanacağını açıklamıştı. 23 Nisan 2013'te \"Upper Echelon\" Urban contemporary temalı radyolara gönderilmişti. EP indirilmesi ücretsiz olarak yayınlanmıştı.\n13 Mart 2014 tarhinde Scott, Texan müzik festivali South by Soutwest'te Big Sean'in gelmekte olan projelerinden birisi, daha sonra değişecek ismiyle \"1975\" adlı yeni şarkıyı seslendirmişti. Scott daha sonra Twitter üzerinden şarkının isminin \"1975\" olmadığını ve ikinci mixtape'i olan Days Before Rodeo'da yer alacağını açıkladı. Daha sonra Twitter hesabını plak şirketinin ilk stüdyo albümü Rodeo'yu duyurmak için kullanacaktı. 5 Mayıs 2014'te Scott, İngiliz rock grubu The 1975'ın \"M.O.N.E.Y\" adlı şarkılarından kesit bulunan, yeni başlığıyla \"Don't Play\" şarkısının tam halini yayınladı. 11 Temmuz 2014'te \"Don't Play\" dijital platformlarda Days Before Rodeo albümüne bir ön ayak olarak yayınlandı.\nDays Before Rodeo'daki başarılarından sonra Scott, rapçi Young Thug ve prodüktör Metro Boomin ile The Rodeo Tour olarak adlandırdığı bir konser turu yapacağını duyurdu. Tur 1 Mart 2015'te California, Santa Ana'da başladı ve 1 Nisan 2015'te Oregon, Portland'da sona erdi. Tur Denver, Colorado, Houston, Texas, Chicago, Illinois, Detroit, Michigan, New York, Atlanta, Georgia, Philadelphia, San Diego, Los Angeles, San Francisco, California ve Seattle, Washington gibi büyük şehirlerde düzenlendi. İlk gösterinin biletlerinin hayranların gözleri önünde çok hızlı bir şekilde tükenmesinin ardından, 2. tura Los Angeles ve New York gibi şehirler eklendi. Kanye West, Chris Brown, Wale ve Birdman gibi özel konuklar bazı şehirlerde katılım gösterdiler.\nRodeo 4 Eylül 2015'te Grand Hustle ve Epic Records etiketi altında yayınlandı. Albüme Quavo, Juicy J, Kanye West, The Weeknd, Swae Lee, Chief Keef, Justin Bieber, Young Thug ve Toro y Moi gibi sanatçılar konuk olurken, prodüktörlüğü Mike Dean, Kanye West, WondaGurl, Suber, DJ Dahi, Metro Boomin, 1500 or Nothin', Sonny Digital, Southside, Terrace Martin, Zaytoven, Pharrell Williams ve Scott'ın kendisi üstlendi. Albüm Future ve 2 Chainz'in eşlik ettiği \"3500\" ve \"Antidote\" isimli parçalar sayesinde desteklendi. \"Antidote\" adlı teklisi, US Billboard Hot 100 listesinde 16. sıraya yerleşerek kendisinin en yüksek yere gelen teklisi oldu. Rodeo genel olarak eleştirmenlerden pozitif görüşler aldı ve ilk defa US Billboard 200 listesinde üçüncü sıraya ulaştı. Aynı zamanda Billboard Rap Albums listesinde de ilk defa birinci sıraya yerleşti.\n4 Ocak 2016 tarihinde yeni stüdyo albümünün yolda olduğunu duyuracaktı. 8 Şubat 2016'da, iLoveMakonnen, Vic Mensa ve Scott'ın Alexander Wang'a ait olan \"WANGSQUAD\" topluluğunda yer alacağı duyuruldu. 29 Mart 2016 tarihinde 300 Entertainment yöneticisi Lyor Cohen, Young Thug ve Scott'ın yeni bir tekli yayınlayacaklarını ve Scott'ın yayınlanacak olan albümünün bir \"klasik\" olduğunu ifade etti. 7 Nisan 2016'da Scott, konserlerinden birinde Young Thug ile olan teklisinin ön gösterimini yaptı. 17 Mayıs 2016'da ise Scott, ikinci albümünün Birds in the Trap Sing McKnight olacağını açıklarken, üçüncü albümünün ise Astroworld adıyla piyasaya sunulacağını belirtti. 3 Haziran 2016 tarihinde Thug ve Scott ortak teklileri \"Pick up the Phone\" adlı şarkıyı yayınladılar. Atlanta'lı rap grubu Migos'un üyesi olan Quavo'nun vokallerini de içeren bu tekli, Billboard Hot 100 listesinde 43. olarak Recording Industry Association of America (RIAA) tarafından iki adet platin ile ödüllendirildi.\n31 Ağustos 2016 tarihinde Scott Instagram üzerinden bir gönderi oluşturarak Birds in the Trap Sing McKnight albümünün sonunda bittiğini duyurdu. 2 Eylül 2016'da ise Scott .wav radiodaki üçüncü bölümünde albümün iTunes ve Apple Music üzerinden yayınlanacağını açıkladı. 11 Eylül 2016 günü albüm Scott'ın US Billboard 200 listesindeki ilk albümü oldu. Ertesi gün Universal Music Publishing Group CEO'su Jody Gerson, şirketinin Scott ile dünya çapında bir anlaşmaya imza attığını belirtti.\nAynı radyo bölümünde Scott Birds in the Trap Sing McKnight albümünün ön tanıtımını yaptı, ayrıca Scott Kanye West'in G.O.O.D Music şirketinin ilk derleme albümü Cruel Summer'ın prodüktörlüğünü üstleneceğini duyurdu. Radyo bölümünde Scott çıkacak olan albümünü \"çok dinç, anında olaya giren, çok felaket, adamım, çok felaket bir albüm.\" şeklinde açıkladı.\nScott 16 Şubat 2017'de New Orleans, Champion Square alanında All-Star Weekend'de sahne aldı. Aynı zamanda 10 Mart 2017'de New Orleans BUKU Music + Art Project festivalinde de sahne aldı. 5 Martta Scott, \"Birds Eye View\" adındaki yeni konser turunu duyurdu. Ertesi gün, tur için gidilecek tarih ve şehirler belirlenmişti, 10 Martta New Orleans, Louisiana'da başlayarak 2 Haziran günü Eugene, Oregon'da son bulacaktı. Mart 2017'de Scott, Cactus Jack Records adı altında kendi \"damgasını vuracağını\" duyurdu. Bir röportaj sırasında Scott: \"Müziğimin üzerinde finansal kontrole sahip olmak için yapmıyorum. En başta gelen ve en önemli olan şey diğer sanatçılara yardım etmek, yeni sanatçıları desteklemek ve imkanlar sunmak. Bana yapılanın aynısını onlara da yapmak istiyorum, fakat daha iyi yollarla. Daha iyi yollar derken bir saçmalıktan bahsetmiyorum. Sanatçılara albümlerinin yayınlanma tarihi ya da videoların ve albümlerin bütçesi hakkında yalan yok.\" 15 Haziran 2017 tarihinde Scott \"Birds Eye View Tour\" adındaki turnesinin bir Avrupa ayağı olacağını da belirtti. Turnenin Avrupa ayağı 23 Haziran günü Paris'te başladı ve 9 Temmuz günü Turku, Finlandiya'da son buldu. Turnenin bu ayağı genellikle festival ya da küçük organizasyonlar ayarındaydı.\n3 Nisan 2017 tarihinde yüksek ihtimalle Scott 2017'nin sonlarına doğru yayınlayacağı, Atlantalı rapçi Quavo'yla yaptığı ortak albümü bildirdi. GQ'da yaptığı bir konuşmasında Scott: \"Quavo ile albüm yakın bir zamanda geliyor. Yakında yeni şarkılar yayınlayacağım. Nasıl yaparım bilirsiniz: sürprizleri severim. Bu ikili albüme ek olarak Scott, Houston eğlence parkının kapatılmasından sonra albüme aynı ismi verilen, kendisinin üçüncü stüdyo albümü Astroworld'ün bitmeye yakın olduğu ve 2017 gibi yayınlanacağı duyuruldu. Scott aynı zamanda Kanadalı rapçi Drake'in More Life (2017) adlı projesinde \"Portland\" başlıklı bir şarkıda yer almıştı. Şarkının US Billboard Hot 100 listesinde 9. olmasıyla, Scott konuk sanatçı olarak ilk defa en iyi 10 sıralamasında yer aldı.\n16 Mayıs 2017 tarihinde Scott, sosyal medyada ön gösterim yaptıktan sonra SoundCloud üzerinden üç yeni parça yayınladı. Şarkıların ismi \"A Man\", \"Green & Purple (Playboi Carti eşliğinde)\", ve\"Butterfly Effect\" oldu. Sadece \"Butterfly Effect\" diğer tüm yayın servislerinde yayınlandı. \"Butterfly Effect\" için yapılan klip 14 Temmuz 2017 günü yayınlandı. Scott 10 Ağustos 2017 tarihinde \"ALBÜM MODU\" şeklinde bir tweet paylaştı. Bu, Kendrick Lamar'ın \"DAMN. TOUR\" ismindeki turnesine konuk olduğu geceden bir önceki gündü. Bu tweet onun tamamıyla AstroWorld albümü için uğraştığının bir göstergesiydi. Scott 27 Ağustos 2017 tarihinde Thirty Seconds to Mars grubuyla birlikte \"Walk On Water\" isimli teklilerini 2017 MTV Video Müzik Ödülleri'nde seslendirdi.\n18 Eylül 2017 tarihinde Migos ve Quavo bir röportaj gerçekleştirdiler. Quavo Scott ile yaptıkları albümün \"çok çok yakın\" olduğunu belirtti. Aynı zamanda Scott ile halihazırda 20 adet kaydının olduğunu vurguladı. Ocak 2017'de Scott, Çin doğumlu Kanadalı rapçi Kris Wu'nun \"Deserve\" adındaki çok özel bir parçasında ona eşlik etti. 7 Aralık 2017'de Quavo'nun Zane Lowe ile yaptığı röportajın bir kısmı Beats 1 isimli resmi twitter hesabında paylaşıldı. Gelmekte olan albümün adı sorulduğunda Quavo adının Huncho Jack, Jack Huncho olacağını onayladı.\nScott 6 Aralık 2017 tarihinde Trippie Redd'in \"Dark Knight Dummo\" adlı parçasına konuk oldu. Şarkı Billboard Hot 100 listesinde 72. sırada yer aldı. 21 Aralık 2017 günü Webster ve Quavo ortak albümleri Huncho Jack, Jack Huncho'yu yayınladılar. Albüm Billboard 200 listesinde 3. sırada yer alırken albümden 7 şarkı Billboard Hot 100 listesinde kendine yer buldu. Huncho Jack, Jack Huncho albümünün yayınlanmasından sonra Webster daha fazla stüdyoda görüntülenmeye başladı ve Billboard AstroWorld'ün ilk çeyreği için bir beklentide bulundu.\n3 Mayıs 2018 tarihinde Scott Kanye West ve Lil Uzi Vert'in eşlik ettiği \"Watch\" adlı tekliyi yayınladı. Bu tekli kendisinin gelmekte olan üçüncü stüdyo albümü AstroWorld için bir reklam oluşturdu. Astroworld 3 Ağustos 2018 günü yoğun övgülerle beraber yayınlandı ve Billboard 200 listesinde birinci sıradan yer edindi. Albümün ikinci teklisi \"Sicko Mode\", Scott'ın teklileri arasından en yüksek yeri alarak Billboard Hot 100 listesinde birinci oldu. Scott Metro Boomin'in Not All Heroes Wear Capes isimli albümünde 5 adet şarkıda konuk oldu. Aralık ayında Billboard, Scott'ın Maroon 5 grubuna konuk olarak Super Bowl LIII adındaki sahne şovunda konuk olacağını bildirdi. Bu performans halkın ilgisini büyük oranda çekmişti.\n18 Nisan 2019 tarihinde Scott The Weeknd ve SZA ile beraber popüler bir HBO dizisi olan Game of Thrones için bir parça yayınladılar. Şarkı dizinin ikinci sezonunun ilk bölümünde yer alan bir sahneye referans olarak \"Power is Power\" ismiyle adlandırıldı. Şarkı Game of Thrones'un çıkmak üzere olan For the Throne albümünün ikinci parçasıydı. 2019 yılının Ağustos ayında, Scott'ın belgesel filmi Look Mom I Can Fly, Netflix üzerinden yayınlandı. Kasım ayında, Young Thug'ın şarkısı Hot'ı Gunna ile beraber yeniden seslendirdi. Aralıkta ise, Hot 100 listesinden birinci olarak çıkış yapan, 2018'de yayınladığı \"Sicko Mode\" şarkısından sonra ilk olarak çıkış yaptığı ikinci şarkısı konumundaki \"Highest in the Room\" yayınlandı. 2 Aralık'ta Scott, Cactus Jack şirketi adına JackBoys ismiyle Don Toliver, Sheck Wes ve prodüktör Chase B. Scott'ın eşlik ettiği ortak albümün 26 Aralık'ta yayınlanacağını Instagram üzerinden duyuruldu. Albüm aynı zamanda Scott'ın \"Highest in the Room\" isimli parçasının İspanyol şarkıcı Rosalia ve Amerikalı rapçi Lil Baby'nin aylar öncesinde eklenmiş olan bölümüyle birlikte yeni versiyonunu içeriyordu. 27 Aralık'ta Scott Sheck Wes, Don Toliver ve gelecek vaat eden rapçi Luxury Tax 50 ile yaptığı \"GANG GANG\" şarkısının video klibini yayınladı. 30 Aralık'ta ise Pop Smoke'un eşlik ettiği \"GATTI\" şarkısının video klibi yayınlandı. Bu şarkının sözleri Scott'ın ayrılmış olduğu sevgilisi Kylie Jenner'a ithafen yazılmıştı.\nScott Bon Iver, Kid Cudi, M.I.A., Kanye West, Toro y Moi, Tame Impala, T.I., and Thom Yorke gibi isimlerin etkisinde kaldığını belirtmiştir. Spin dergisi 2013'te yapmış olduğu mixtape'i Owl Pharaoh'u Kid Cudi'nin Man on the Moon II: The Legend of Mr. Rager ismindeki albümüyle kıyaslamıştı.\nScott şarkılarında Auto-Tune, delay efekti gibi birçok kendi sesinin dışında bir ses yaratan efektler kullanmış ve bunlarda çok yüksek derecede prodüktör olan Mike Dean ve Alex Tumay etkilenmiştir. Scott'ın müzikal tarzı \"geleneksel hip-hop ve lo-fi müziğinin karışımı\" olarak tanımlanmış ve genelde \"ambient\" müzik olarak sınıflandırmıştır. Scott bu konuda kendisiyle alakalı \"Ben hip-hop değilim.\" demiştir. Vulture Scott'ın sesini \"daima karanlık, bağdaştırıcı, kaliteli ve anormal olan her şey\" olarak tanımlamıştır.\nScott Broadway tiyatrosunun bir hayranı olduğunu ve gösterileri için bir albüm yapmak istediğini söylemiştir. Gelecekte kendi müzikalini yazmak istediğini de belirtmiştir.\nKişisel Hayatı\nScott 2017'nin nisan ayında televizyon yıldızı ve girişimci Kylie Jenner ile çıkmaya başladı. 1 Şubat 2018 tarihinde ilk çocukları Stormi doğmuştur. Çift Eylül 2019'da ayrılmıştır.\n\n\nDale Dickey\nDale Dickey (d. 29 Ekim 1961; Knoxville, Tennessee), Amerikalı oyuncu.\n\n\nRuslan Hasbulatov\nRuslan İmranoviç Hasbulatov (; ) (d. 22 Kasım 1942), Çeçen asıllı Rus ekonomist ve devlet adamı. 1993 Rusya anayasa krizinde önemli bir rol oynamıştır.\n\n\nBirleşik Uçak Şirketi\nBirleşik Uçak Şirketi (, \"Obyedinyonnaya Aviastroitelnaya Korporatsiya\" (OAK); (UAC)), bir Rus havacılık ve savunma şirketidir. Şirket, 2006 yılında Sukhoi, MiG, Tupolev, İlyuşin, Yakovlev, Beriev ve Irkut şirketlerinin tek bir çatı altında birleştirilmesiyle kurulmuş olup çoğunluk hissesi Rusya Hükümeti'ne aittir. Merkezi Moskova'da yer almaktadır ve Moskova Borsası'nda işlem görmektedir.\n\n\nCharles Holden\nCharles Henry Holden (12 Mayıs 1875 – 1 Mayıs 1960) Bolton doğumlu İngiliz mimar. 1920'ler ve 1930'larda Londra Metrosu'ndaki birçok istasyonun, Bristol Merkez Kütüphanesi'nin, Londra Elektrikli Demiryolları Şirketi'nin genel merkezinin, 55 Broadway'in ve Londra Üniversitesi Senato Binası'nın tasarımlarını yapmakla tanınınır. Ayrıca İngiliz Savaş Mezarları Komisyonu adına Kuzey Fransa ve Beçika'da birçok savaş mezarlığı da tasarlamıştır.\n\n\nAdele diskografisi\nİngiliz şarkıcı Adele'in diskografisi; üç stüdyo albümü, bir video albüm, on beş single ve iki extended play (EP)'den oluşur. Adele Birleşik Krallık'ta 6.8 milyon albüm, ABD'de ise 14 milyon albüm ve 22 milyon single satmıştır.\nAdele'in ilk stüdyo albümü \"19\", 28 Ocak 2008'de yayınlanmıştır. Albüm İngiltere albüm listesinde 1 numaraya yükselmiştir. İlk yayınlanan single \"Hometown Glory\" İngiltere'de 19 numaraya ulaşmıştır. İkinci yayınlanan single \"Chasing Pavements\" İngiltere'de 2 numaraya kadar yükselmeyi başarmıştır. Şarkı Norveç'te 1 numaraya yükselerek Adele'in ilk 1 numara başarısı olmuştur. Albümden diğer yayınlanan şarkılar \"Cold Shoulder\" ve \"Make You Feel My Love\" olmuştur.\nAdele'in ikinci stüdyo albümü \"21\", 19 Ocak 2011'de yayınlanmıştır. Albüm ABD, İngiltere, Almanya, Fransa dahil 27 ülkede 1 numaraya yükselmiştir. İlk single \"Rolling in the Deep\" İngiltere'de 2 numara, ABD ise 1 numara olarak Adele'in ABD'deki ilk 1 numara başarısı olmuştur. İkinci single \"Someone Like You\" Şubat 2011'de piyasaya sürülmüş, İngiltere'de 1 numaraya yükselerek kendi ülkesindeki ilk 1 numara başarısı olmuştur. Şarkı ABD'de 1 numara olarak, buradaki ikinci 1 numara başarısıdır. Üçüncü yayınlanan single \"Set Fire to the Rain\" ABD ve Yeni Zelanda'da 1 numara olmuştur. 2012'de yeni James Bond filminin soundtracki olan \"Skyfall\" şarkısını yayınladı. Şarkı Almanya, Fransa, İrlanda, Yeni Zelanda ve İsviçre'de 1 numaraya yükselmiştir.\nAdele'in üçüncü stüdyo albümü \"25\", 20 Kasım 2015'te yayınlanmıştır. Albümün çıkış şarkısı \"Hello\" 23 Ekim 2015'te piyasaya sürüldü, İngiltere listesinde 1 numara olarak İngiltere'de ikinci bir numara başarısı olmuştur. Şarkı ABD'de 1 numaradan giriş yaparak Adele'in toplamda dördüncü kez birinci olmasını sağladı ve bir haftada 1,11 milyon dijital indirme gibi çeşitli rekorlar kırmayı başardı.\n\nAdday Åžer\nAdday Şer (Asurca: ܐܕܝ ܫܝܪ) veya \"Addai Şer\" (3 Mart 1867 – 21 Haziran 1915). Asur kökenli, Siirt Keldani Katolik Kilisesi başpiskoposu. Asur Soykırımı sırasında Osmanlı tarafından öldürülmüştür.\nAdday 3 Mart 1867 tarihinde Shaqlawa, Irak'ta Keldani Katolik Kilisesi taraftarı olan Asur kökenli bir ailede dünyaya geldi. Babası köyün papazıydı, kendisine genç yaşta Asurca (Neo-Aramice) öğreterek yardımcı oldu. Erken yaşta annesini kaybetmesi kendisini asketik yaşam üzerine yoğunlaşmasına sebebiyet verdi daha sonrasında 1880 yılında Musul'da Dominikan Seminerine katıldı, burada Asurca, Arapça, Fransızca, Latince, Türkçenin yanı sıra Teoloji ve Felsefe okumuştur. Dokuz yıl sonrasında peder olarak kutsandı ve memleketi Shaqlawa'ya daha öncesinde de öğretmenlik yaptığı kilisenin okuluna gönderildi.\n\n\nPerodua\nPerodua (\"Perusahaan Otomobil Kedua Sendirian Berhad\"), Malezyalı bir otomobil üreticisidir. Şirket 1993 yılında kurulmuş olup Proton'dan sonra Malezya'nın ikinci otomobil üreticisidir. Genellikle Daihatsu temelli küçük otomobiller üretmektedir.\n\n\nAssyria TV\nAssyria TV, öncesinde biiinen adıyla \"\"The Hujada TV project\"\" ya da \"\"Hujåda TV project\"\", bir Asuri-Süryani televizyon projesidir ve yayına web üzerinden başlamıştır. Assyria TV Södertälje, İsveç merkezlidir. Proje İsveçteki tüm Asur federasyonları tarafından finanse edilmiştir. Web tabanlı televizyon istasyonu Assyria TV, Asur Medya Enstitüsü'ne (AMI) aittir. Asur Medya Enstitüsü (AMI) ise 24 Eylül 2011 tarihinde Södertälje'de (İsveç) kuruldu. Assyria TV, 2019 yılından bu yana Isveç Devlet Basın ve Yayın Kurumu 'MPRT'ye kayıtlı.\nTelevizyon istasyonu, Asuri-Süryani etnik halki (Aramiler veya Keldaniler olarak da bilinir) yöneliktir. Bu tarihi yerli halk ana dil adı Suryoye, Suroye veya Suraye'dir.\nTelevizyon programları ağırlıklı olarak Süryani dilinde üretilmektedir. Süryani-Aramice'nin her iki lehçesi de kullanılır. Bir yandan batı Süryanice \"Surayt\" (Turoyo) diğer yandan doğu Süryanice \"Suret\" (Swadaya).\nAncak bazı programlar Arapça, Türkçe, Almanca, İngilizce ve İsveççe olarak da üretilmektedir. Assyria TV çeşitli sosyal medyadan alınabilir. Assyria TV yayıncısı ANB Sat arasında da gevşek bir işbirliği var.\nTelevizyon programlarının çoğu Södertälje, İsveç'te üretilmektedir. Bununla birlikte, Süryani göçü geçmişine sahip nüfusu yüksek olan Avrupa şehirlerinden gelen formatlar da düzenli olarak yayınlanmaktadır. Bunlar arasında: Augsburg, Wiesbaden, Gütersloh, Gronau, Göteborg, Paris (çoğunlukla Sarcelles), Enschede, Brüksel ve Viyana.\n\n\nHello (şarkı)\n\"Hello\", İngiliz şarkıcı ve söz yazarı Adele'in 25 adlı albümünden bir şarkıdır. XL Recordings tarafından yayınlanan üçüncü albümünün çıkış teklisidir. Şarkı, Adele ve şarkının yapımcısı Greg Kurstin ile beraber yazıldı. Teması daha çok piyano balladları ve soul elementleri barındırır. Sözleri ise daha çok geçmişe dayalı pişmanlık üzerinedir. Şarkı yayınlandıktan sonra müzik eleştirmenlerinden oldukça olumlu yorumlar aldı, Adele'in önceki şarkılarıyla kıyaslanınca vokalleri ve şarkı sözleri oldukça beğenildi.\n\"Hello\" İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri de olmak üzere toplam 28 ülkede bir numaradan giriş yapıp uluslararası başarıya imza attı. İngiltere'de, 21 albümünden bir tekli olan Someone Like You'dan sonra ikinci kez bir numaraya yükseldi. Satışlarda ise son üç yılın en büyük satışlarını gerçekleştirdi. Birleşik Devletler'de Billboard Hot 100'e bir numaradan giriş yaparak birçok rekor kırdı ve bir haftada en çok dijital satış yapan tekli olarak tarihe geçti.\nVideo klibini Xavier Dolan'ın yönettiği klipte Adele ve Tristan Wilds oynadı. Klip 24 saat içinde 27.7 milyon kez izlenerek Vevo rekorunu kırarak Taylor Swift'in Bad Blood video klibi rekorunu elinden aldı. Aynı zamanda daha önce de Miley Cyrus'ın Wrecking Ball klibiyle kırdığı en kısa sürede 100 milyon kez izlenme rekorunu da geçti. Adele, şarkının promosyonunu da BBC'nin ona özel yaptığı bir saatlik 'Adele at the BBC' adlı programda canlı söyleyerek yaptı.\n\"Hello\" Adele ve Greg Kurstin tarafından yazıldı ve yapımcılığını da Greg Kurstin üstlendi. Şarkının yazımı altı ay sürdü. Beraber şarkının giriş kısmını yazmaya başladılar, şarkının yarısını bitirdiler. Altı ay sonra Adele, Greg Kurstin'le iletişime geçince Greg: \"Adele'in şarkıyı bitireceğinden emin bile değildim,\" diye dile getirdi. Şarkı soul, piyano ballad ağırlıklı bir şarkıdır. Sözsel olarak daha çok geçmişe yönelik pişmanlık ve telefon konuşmasına odaklıdır. Şarkı daha çok 21 albümünden çıkan teklisi \"Someone Like You\"'daki gibi \"başarısız bir ilişki\" sözlerine benzetildi.\n\n\nBekter\nBekter veya Behter (Moğolca: Бэхтэр ö. 1180) Moğol kabile şefi olan Yesügey'in oğlu ve sonraları Cengiz Han olarak anılacak olan Temuçin'in üvey kardeşi. Bekter, Temuçin ve kardeşi Hazar Kasar tarafından, aralarında başlayan yiyecek kavgası sonucu öldürülmüş ve bu nedenle anneleri Höelin tarafından büyük bir tepki almışlardır.\n\n\nMÖ 367\n\n\nHöelin\nHöelin (veya Höelin Ujin , Moğolca: Өэлүн үжин, Өэлүн эх, \"Anne Höelin\") sonraları Cengiz Han olarak anılacak olan Temuçin'in annesi ve Moğol kabile şefi Yesügey'in eşi.\nHöelin, Onggirat boyunun Olkunat kabilesindendir. 1159 Yılı civarında Yesügey tarafından kaçırıldı. Höelin, Yesügey tarafından baş eşi yapıldı. Böylece Yesügey'in varisleri Höelin'in çocuklarından olacaktı. Höelin'in, Yesügey'den beş çocuğu oldu. Bunlar, Temuçin, Hazar Kasar, Kaçiun, Temüge erkek çocukları, Temulin ise kız çocuğudur. Ayrıca Yesügey'in diğer karısından olan Bekter ve Belgütey adında iki erkek üvey çocuğu vardır.\nYesügey'in Tatarlar tarafından öldürülmesinden sonra, kabiledeki birçok kişi obayı terk etmiş, Höelin çocuklarıyla birlikte yalnız kalmıştır. Höelin ailesinin sorumluluğunu alarak bir arada tutmaya çalışmıştır. Buna rağmen Temuçin ve Bekter arasındaki mücadele, Temuçin'in Bekter'i öldürmesiyle son bulmuştur. Höelin bu duruma önceleri çok büyük tepki göstermesine rağmen aileyi bir arada tutabilmek için Temuçin ile birlikte yaşamaya devam etmiştir.\nCengiz Han'ın en önemli danışmanları karısı Börte ile birlikte annesi Höelin olmuştur.\n\n\nKütahyalı Rahîmî\nKütahyalı Rahîmî (d. Kütahya; ö. ?) Osmanlı devlet adamı ve şâir.\nKütahya'da doğdu. Yıldırım Bayezid'in Kütahya valiliği zamanında onun hizmetinde olup zeamet erbabından idi. Kendisinin ilime ve şiire bağlılığı vardı. Yıldırım Bayezid kendisini himaye altına almış ve ödüllendirmiştir.\n\"Gubârı hattın esrârını hayrân olmayan bilmez\"\n\"Mezâkı nutkı lâ'lin hemdemi cân olmayan bilmez\"\n\"Dil meyanın ârzûlar, can lebin eyler ümîd\"\n\"Âh kim maksût nâ peydavü maksat nâ bedid\"\n\n\n2016 yapımı Türk filmleri\nBu liste, 2016 yılında vizyona girmiş Türk yapımı sinema filmlerini listelemektedir.\n= Haziran =\n= Kasım =\n= Aralık =\n= Kaynakça =\n\n\nCübeyl\nCübeyl (, \"El-Cübeyl\"), Suudi Arabistan'ın Doğu Bölgesi'nde bulunan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 2011 yılı itibarı ile 378,949'dur.\nCübeyl, Orta Doğu'nun en büyük sanayi şehri olup şehrin yakınlarında petrol sahaları bulunmaktadır.\n\n\nAsur Takvimi\nAsur takvimi MÖ 4750 yılında başlayan ay tabanlı bir takvimdir, Asur’da inşa edilen ilk tapınaktan esinlenilmiştir, özellikle Addi Alkhas, Jean Alkhas ve Nimrod Simono tarafından düzenlenen Asur degisi “\"Gılgamış’ta\"” yayınlanan birtakım makaleler baz alınmıştır. Yeni bir yıl Baharı ilk görüşle başlar. Asur yeni yılı halen daha her yıl toplanarak, festivallerle kutlanmaya devam etmektedir. M.S. 2015 yılı, Asurlarda 6765 yılına denk gelmektedir.\n! MEVSÄ°M\n! AY\n! TRANSLÄ°TERASYON\n! BİLGİ\n! TARAFINDAN KUTSANAN\n! GÜNLER\n! GREGORYEN TAKVİMİ\n! rowspan=3 | BAHAR\n! rowspan=3 | YAZ\n! rowspan=3 | SONBAHAR(GÜZ)\n! rowspan=3 | KIÅž\n\n\nEl yıkama\nEl yıkama ya da el hijyeni: sabun ile birlikte su veya başka bir sıvı kullanarak ya da sıvı kullanmadan; ellerden toprağın, kirin ve mikroorganizmaların temizlenmesi işlemi.\n\"Tıbbi el hijyeni\", ilaç ve tıbbi bakım idaresi ile ilgili hijyen uygulamalarına ilişkin bir terimdir, hastalıkların oluşmasını ve yayılmasını önler veya en aza indirir. El yıkamadaki temel amaç bakteriler ve virusler gibi hastalık etkenlerini ve kimyasal maddeler gibi kişisel zararlıları temizlemektir. Tıp alanında ve gıda işi yapan kişiler için özellikle önemlidir, ama aynı zamanda genel halk sağlığı için de oldukça önemli bir uygulamadır.\nİnsanlar gözlerine, ağızlarına ve burunlarına dokunmadan önce ellerini yıkamazlar ise solunum ve sindirim sistemi hastalıklarına yakalanabilirler, enfeksiyon kapabilirler. CDC (Amerika Birleşik Devletleri Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri): \"Patojenlerden korunmanın en etkili yollarından birinin el yıkamak\" olduğunu belirtmiştir. Genel bir kural olarak el yıkamak, kızamık, suçiçeği, grip ve tüberküloz gibi damlacık yoluyla ve hava yoluyla bulaşan hastalıklara karşı insanları korur. Doğrudan fiziksel temas ile (örneğin: gastroenteritin birçok formları gibi) ve fekal-oral yollardan bulaşan hastalıklara (örneğin: İmpetigo) karşı en iyi korumayı sağlar.\nSadece su kullanarak yapılan sembolik el yıkama, Bahailik, Hinduizm ve Yahudiliğin tevilah ve netilat yadayim kolları gibi birçok dinde ritüellerin bir parçasıdır. Bunlara benzer lavabo uygulamaları Hristiyanlıkta, İslamda (Abdest) ve Şinto dininde (Misogi) de mevcuttur.\nEl yıkamanın, sağlığa faydalarından bazıları aşağıdaki gibidir:\nGelişmekte olan ülkelerde, solunum yolu hastalıkları ve ishalli hastalıklar ile ilgili çocuk ölüm oranları sabunla el yıkama gibi basit davranış değişiklikleri ile azaltılabilir. El yıkama, basit bir eylem olmasına rağmen neredeyse %50 oranında bu hastalıklardan ölüm oranını azaltabilir.\nEvde, okulda ve toplu yerlerde sergilenen bu otonom davranış, dünya çapında, ishal ve akut solunum yolu enfeksiyonlarını engellemenin etkili ve en ucuz tek yoludur. Zatürre, büyük bir solunum yolu enfeksiyonudur ve yılda yaklaşık 1,8 milyon çocuğun hayatını alarak, beş yaş altındaki çocuk ölümlerinin bir numaralı nedenidir. İshal ve zatürre birlikte yılda yaklaşık 3.5 milyon çocuğun ölmesine neden olmaktadır. UNICEF'e, göre yemeklerden önce ve tuvaletten sonra sabunla el yıkama alışkanlığı tek bir aşı veya tıbbi müdahaleden daha hayat kurtarıcıdır, bu alışkanlık, ishal ölümlerinin nerdeyse yarısını ve akut solunum yolu enfeksiyonları ölümlerinin dörtte birini engellemektedir. El yıkama genellikle su, sanitasyon ve hijyen gibi diğer sanitasyon müdahalelerine entegre edilmiştir.\nEl yıkamanın küçük bir yan etkisi, sık sık el yıkanması sonucu ciltte kuruluğun oluşmasıdır. Aşırı el yıkama, yaygın obsesif-kompulsif bozukluk (OKB) belirtisi olarak görülmektedir.\nGelişmekte olan ülkelerde günün belli saatlerinde, okul çocukları için el yıkama oyunu oynamak gibi uygulamalar çocukların bu konudaki davranışlarınn  geliştirmek için bir seçenektir. Filipinlerde Filipin Eğitim Birimi tarafından uygulanan \"Temel Sağlık Programı\"  çocukların sağlık davranışlarını geliştirme eğitimine bir örnektir. Bu ulusal programın özünde yılda iki kez haşaratların öldürülmesi, sabun ile günlük el yıkama ve florür ile diş fırçalama uygulamaları vardır. Bu Endonezyada da başarıyla uygulanmıştır.\nSu ile beraber sabun veya deterjan ile el yıkamak deriden mikropların uzaklaşmasını kolaylaştırır. Sabun ve deterjanın ana etkisi, çözünmedeki engelleri azaltarak çözünürlüğü arttırmaktır. Tek başına su verimli bir deri temizleyici değildir çünkü organik toprak parçaları, yağlar ve proteinler su içinde çözülmezler. Sadece suyla temizlik ancak suyun yeteri kadar tazyikli akmasıyla sağlanabilir. Ayrıca sabun ve deterjanlar zarflı virüslerin zarf yapısını bozarak bu virusları etkisiz hale getirebilmektedir.\nKatı sabun tekrar tekrar kullanılabildiği için üzerinde bakteri ve pislikleri tutabilmektedir. Kirli sabundan kişiler arası bakteri geçişi ile ilgili az sayıdaki çalışmalarda, bakterilerin köpük ile kayıp temizlendiği için bu şekilde geçişlerinin sanılandan daha az olduğu öne sürülmüştür.\nAntibakteriyel sabunlar sağlık açısından bilinçli toplumlarda yoğun bir şekilde tanıtılmaktadırlar. Bu güne kadar, antiseptik ve dezenfektan kullanımının doğada antibiyotik direncine neden olduğu ile ilgili bir kanıt bulunamamıştır. Bununla beraber, antibakteriyel sabunlar geniş bir dirençli suşlar listesi bulunan triclosan gibi ortak etken maddelere sahiptirler. Bu nedenle pazarlanan antibakteriyel sabunlar antibiyotik direncine neden olmasalar bile, bakteriler bu sabunların etken maddelerine dirençli olduğu için söylenildiği kadar etkili olmayabilirler.\nOregon Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu'nun yaptığı kapsamlı bir analizde düz sabunların hastalıkların önlenmesi ve ellerden bakterilerin giderilmesi konusunda triklosan içeren tüketici sınıfı anti-bakteriyel sabunlar kadar etkili olduğunu göstermiştir.\nEl yıkamak için kullanılan sıcak su bakterileri öldürecek kadar sıcak değildir. Bakteriler vücut sıcaklığında (37 C) çok daha fazla gelişme gösterirler. Ilık sabunlu su soğuk olanına göre doğal yağların, toprağın ve bakterinin ellerden temizlenmesi konusunda daha iyidir ancak yaygın inanışın aksine bilimsel çalışmalar, tek başına sıcak su kullanarak el yıkamanın elleden mikrobiyal yükü azaltmak üzerinde hiçbir etkiye sahip olmadığını göstermiştir.\nEl antiseptikleri ve el temizleyiciler, su bazlı olmayan el hijyeni ajanlarıdır. 1990'ların sonu ve 21. yüzyılın başlarında, alkollü, su bazlı olmayan el hijyeni ajanları (aynı zamanda alkol bazlı el losyonları, antiseptik el losyonları olarak da bilinir) ile elleri ovalamak popülerlik kazanmaya başladı. Formüllerde en çok izopropil alkol ya da etanol ile birlikte kıvam arttırıcı olarak karbomer ve nemlendirici olarak gliserin kullanılmaktadır. Kullanım kolaylığı ve alkolün eli kurutmasını önlemek için köpük şeklinde satılanlar da mevcuttur.\nKolonyalar ve en az %60 ve %95 alkol ihtiva eden el temizleyicileri etkili mikrop öldürücülerdir. Alkol ile ovmak bakterileri ve birden fazla ilaca dirençli bakterileri (MRSA ve VRE), verem, ve bazı virüsleri (HIV, herpes, RSV, rhinovirus, vaccinia, influenza, ve hepatit virüsleri de dahil) ve mantarları öldürür. %70 alkol içeren preparatlarla 30 saniye elleri ovlamak bakterilerin %99.97'sini öldürür ve 1 dakika ovalama ile de bakterilerin %99.9'undan %99.999'una kadarını öldürür.\nEl antiseptikleri bakterilere karşı oldukça etkilidirler ve bazı virüslere karşı daha az etkilidirler. Alkol bazlı el dezenfektanları bulaşıcı gastroenteritin en sık nedeni olan norovirus veya norwalk tipi virüslere  karşı neredeyse tamamen etkisizdirler.\nCDC özellikle gözle görüllür kirlenme olmuşsa yıkadıktan sonra ellerin el antiseptikleri ile ovulmasını tavsiye etmektedir.\nSu içermeyen ajanlar etkinliklerine rağmen ellerden organik maddeleri temzileyemezler ancak basitçe dezenfekte ederler. Bu nedenle su ve sabun kadar etkili olmazlar çünkü patojenler hala elde kalır.\nAlkol içermeyen el temizleyicilerin etkinlikleri formülleriyle ve içindeki maddelerle doğru orantılıdır, bu temzileyicilerin etkinlikleri alkol ve alkol losyonlarından daha az olmuştur. Son zamanlarda, benzalkonyum klorür formülasyonlarının uygulamalarının kalıcı ve kümülatif antimikrobiyal aktiviteye sahip olduğu görülmüştür, alkolün aksine sonraki kullanımlarında etkinliklerinin azaldığı ve gelişen yan etkilerin de olduğu görülmüştür.\nDüşük gelirli toplumlarda eller sabun ve su yerine külle temizleme yoluna gidilir. Kül veya toprak sudan daha fazla etkili olabilir ancak sabunlu sudan daha etkili değildir. Kül veya toprakta hastalık etkenleri mevcut ise, salgını azaltmak yerine arttırabilir. Külde de sabunda olduğu gibi dezenfektam maddesi vardır (alkaline). DSÖ sabun bulunmadığında sabuna alternatif olarak kül kullanılmasını önermiştir.\nMümkünse ılık su ve sabun kullanılmalı ve tırnaklarla birlikte eller iyice yıkanmalıdır. Bununla birlikte, kül sabunun yerini alabilir ve soğuk su da kullanılabilir.\nÖncelikle eller ılık su ile yıkanır, Bileklere ve kollara kirlenmiş su gelmemesi için eller bileklerin ve kolların altında tutulmalıdır. Ilık su derinin yağını soymadan gözeneklerini açar ve mikroorganizmaları temizler. Sıvı sabun, tek seferde tamamen eli kapsayacak şekilde beş mililitre kullanılmalıdır ve sabunlu eller akan su dışında en az 20 saniye ovalanmalıdır. En çok unutulan bölgeler baş parmaklar, bilekler, parmak araları ve tırnak aralarıdır. Yapay tırnaklar ve kırık tırnaklar mikroorganizmalar için bir yuva oluşturur.\nSonra iyice durulamak gerekir, mikroorganizmalar bilekten parmaklara doğru kayıp düşerler.\nSuyu kapatmak için kâğıt havlu kullanılmalıdır. Eller ve kollar kâğıt havluyla kurulanmalı ve kapının kolu da kâğıt havluyla açılıp kapatılmalıdır.\nNemlendirici losyonlar cildin nemini koruma konusunda yardımcı olabilirler; Cilt kuruluğu cilt hasarına yol açabilir ve enfeksiyon ihtimalini arttırabilir.\nMusluk suyun ve sabunun bulunmadığı düşük bütçeli bölgelerde el yıkamak için çeşitli düzenekler (tippy tap) kurulmakta veya kül kullanılarak el temizliği yapılmaktadır.\nGelişmekte olan ülkelerde ve kırsal bölgelerde kurulmuş musluk düzenekleri mevcuttur. Bir musluk düzeneği (tippy-tap) basit bir teknikle bir bidon iple asılır, ayakla kontrol edilen düzenekte, genelde eller kalıp sabun ile yıkanır.\nElleri yıkadıktan sonra kurutmak el temizliğinin önemli bir parçasdır ancak kamuya açık tuvaletlerde bunun ne şekilde yapılacağı konusunda çeşitli tartışmalar vardır. Sayıları gittikçe artan araştırmalar, tek kullanımlık kâğıt havluların birçok tuvalette kullanılan elektirikli el kurutucularından çok daha hijyenik olduğunu gösterdi..\n2008'de, Westminster Üniversitesi tarafından bir çalışma yürütülmüştür, Çalışmada kagıt havluların ve el kurutma makinelerinin etkinlikleri karşılaştırılmıştır. TAnahtar bulgular:\nTuvalet kullanıcılarının tuvalette çapraz kontaminasyona maruziyetleri ve kurutma araçlarının tipleri hakkında araştırma yapan bilim insanları şu sonuçlara ulaşmışlardır:\nTÜV Produkt und Umwelt tarafından 2005 yılında farklı kurutma yöntemleri hakkında yapılan bir çalışmada. Eller kurutulduktan sonraki bakteri rezervi aşağıdaki gibidir.\nBirçok el kurutma makinesi üreticisi vardır ve el kurutma makineleri kâğıt havlularla karşılaştırılmaktadırlar.\nGATA Halk Sağlığı Kurumunu tarafından yapılan bir çalışmada, el kurutma makinelerinin içlerinde mikrop ürediği ve üfledikleri hava ile beraber mikropları insanlara bulaştırdıkları ortaya çıkmıştır. Kurum bu mikropların solunum sistemi hastalıklarına yol açtığını belirtmiştir.\nSabun ve suyun bulunmadığı ortamlarda ve seyahat halindeyken ıslak mendil kullanmak bir alternatif olmaktadır ancak Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı bir araştırmada ıslak mendillerde bakteriyel üremelerin varlığı tespit edildi.\nMacar hekim Ignaz Semmelweis'in, el yıkamanın hastane ortamındaki enfeksiyonları engelleme etkinliğini keşfetmesi sonrası, el yıkanması hastanelerde zorunlu hale geldi. Günümüzde ellerini yıkamayı unutmamaları için hastane personeline hatırlatma yapan sistemler vardır. Bir çalışmada bu sistemlerin kullanımının enfeksiyonları azalttığı görülmüştür.\nTıbbi el yıkama elleri cömert şekilde sabun veya jel ile en az 15 dakika ovalayarak yıkamaktır Eller sıkıca birbiriyle ovulur. Tırnak aralarında kirler varsa bir fırça yardımıyla temizlenmelidir. Mikroplar ellerde kalan suda barınabilir, bunu engellemek için eller iyice durulandıktan sonra kurutulmadırlar. kurutulduktan sonra, musluk kâğıt havlu ile tutulup kapatılmalıdır (ve kapı kolları da). Umumi yerlerde el yıkandıktan sonra tutulan yerlerden mikroplar tekrar ele gelebilir.\nSağlık bakımı ortamlarında el yıkamanın amacı, ellerden hastalık yapıcı mikroorganizmaların temzilenmesi ve yayılmalarının önüne geçilmesidir. \"New England Tıp Dergisi, \"birçok tıbbi ortamda çok sayıda doktor ve hemşirenin rutin muayene ve kontrollerden önce ellerini yıkamayı unutması nedeniyle el yıkama uygulamasının kabul edilemez seviyelerde olduğunu rapor etmiştir. Bir çalışma, el yıkamanın kateter uygulaması ile bulaşan kan enfeksiyonlarını yüzde 66 oranında azalttığını göstermiştir.\nDSÖ sağlık ortamlarında standart el yıkama uygulaması için bir levha hazırlamıştır. DSÖ'nün yayınladığı el hijyeni taslak rehberi örgütün kendi sitesinde bulunabilir ve yorum yapılabilir. Bununla ilgili bir yorum Whitby ve arkadaşları tarafından yapılmıştır\".\"\nDSÖ'ye göre beş şeyden önce veya sonra el yıkanmalıdır, bunlar.\nCerrrahi müdahalelerden önce el temizliği çok önemlidir. Sabun ve suyun yanı sıra klorheksidin ve iyotlu solusyonlar kullanılmaktadır. Eller özenle yıkarken tırnak araları için bir fırça da kullanılabilir. eller yıkandıktan sonra kurutulmalıdır ve temiz ellerle mikrop bulaşabilecek yerlere temas edilmemelidir.\nEl yıkamayı teşvik çalışmaları ishal olaylarını üçte bir oranında azaltabilir. Ayrıca sabun ile el yıkama, ishali %48 oranında azaltabilir.\nFekal-oral bulaşmanın azaltılması için sabun veya antiseptikler kullanarak el yıkamak için beş kritik an vardır: Özel veya halka açık tuvaletleri kullandıktan sonra, çocuk bezi değiştirildikten sonra, çocuk beslemesinden önce, yemek yemeden önce ve çiğ et (sığır, tavuk veya balık) işlenmesinden önce. Mikropların yayılmasını engellemek için eller yıkandıktan sonra kurulanmalıdır ve hasta kişilerle temastan sonra yıkanmalıdır.\nHastanelerde stafilokok enfeksiyonlarını kontrol etmede, el yıkamanın en büyük faydası ilk %20'lik artıştan sonra olmuştur ve %35'lik artıştan sonra küçük ek bir fayda daha sağlanmıştır. Kalıp sabun ile el yıkama sonucu yiyeceklere enfeksiyöz bakterilerin geçişi antibakteriyel sabunla el yıkamaya göre üç kat daha fazladır. Alkol bazlı solusyonlar kullanarak temizlenen elerdeki bakteriyel kirlilik, antibakteriyel sabunla en az 30 saniye ovuşturularak yıkanan ellere göre %26 daha az omuştur. Fakat su ve sabun kullanılarak el yıkamak alkol bazlı el temizleyicilere göre H1N1 influenza A (Domuz gribi) virüsünü temizleme konusunda ve Clostridium difficile sporlarını temizleme konusunda daha etkilidir\nGelişmekte olan ülkelerde sabunlu suyla el yıkama sağlığa ulaşmak için ve hatta iyi beslenmek için maaliyet etkin bir araç olarak görülmektedir . Gelişmekte olan ülkelerdeki güvenilir su temini eksikliği, insanların evlerinde, okullarında ve iş yerlerinde sabun ya da el yıkama tesislerinin eksikliği evrensel temizlik davranışının sergilenmesine engel olan sorunlardandır. Örneğin el yıkama istasyonlarının kurulması gibi ucuz seçeneklere rağmen Afrikanın kırsal bölgelerinde umumi ve özel tuvaletlerde kısıtlı sayıda musluk bulunmaktadır. Aslında el yıkama oranlarındaki düşüklük, insanların bu alışkanlığı edinmemelerinden değil su ve sabuna ulaşamadıklarından kaynaklanıyor olabilir.\nYapılan bir çalışmada, Avrupa ülkelerinin tuvaletten sonra el yıkama oranları araştırılmış ve en yüksek oran Bosna Hersek te çıkmıştır, Türkiye'deki oran da yüksek iken Hollanda da beklenenden düşük bir oran çıkmıştır.\nSabunla el yıkanmasını tanıtmak ve savunmak, politikaları etkileyebilir. El yıkama konusunda insanları bilinçlendirmek halkın uzun vadede davranışlarını etkileyebilir. Bu çalışmanın etkin bir şekilde devam etmesi için, çalışmaları izlemek ve değerlendirmeler yapmak gerekir. Bu çalışmalara örnek, UNICEF tarafından öğrencilerin diğer hijyenik gereksinimleri arasında ellerini sabunla yıkamalarını sağlamak için okulları basit, ucuz adımlar atmaya teşvik eden \"üç yıldız yaklaşımı\"dır. Asgari standartlar oluşturulduğunda okullar üç yıdız seviyesine çıkmaktadırlar. Binalarda el yıkama istasyonlarının kurulması, ,insanları el yıkamaları için teşvik edebilir ve hastalıkların ve çocuk ölümlerinin önlenmesine katkı sağlayabilr.\n\"Küresel El Yıkama Günü\" bu konuda davranış değişikliği sağlamak için yapılan bilinçlendirme kampanyalarına başka bir örnektir.\n\"Kişinin ellerini yıkaması\" ifadesi, bir suçta herhangi bir etkisi olan kişinin suçlarına işaret eder. Matta İncilinin bir bölümünde Pontius Pilatus'un İsa'nın çarmıha gerilmesi kararını verdikten sonra ellerini yıkadığı geçmektedir ancak bazı İngiliz topluluklarında bu terim daha geniş anlamlara gelebilmektedir.\nShakespeare'in Macbeth eserinde, Lady Macbeth kendi yüzünden kocasının işlediği suçlarla ilgili bir hayali lekeyi temizlemek için ellerini dürtü derecesinde yıkamaktadır.\nBazı insanlar etik olmayan eylemlerini hatırlattıklarında veya planladıklarında, diğer insanlara göre daha fazla ellerini yıkama eğilimine girerler ve el yıkama malzemelerine diğrelerinden daha fazala değer verirler.\nSu ile el yıkama Bahai inancı, Hinduizm, İslam, Hıristiyanlık, Musevilik ve shinto dini dahil olmak üzere birçok dinde ritüelin bir parçasıdır.\n\n\nPress\nPress ile şu maddeler kastedilmiş olabilir:\n\n\nMeral Danış Beştaş\nMeral Danış Beştaş (d. 5 Nisan 1967, Mazıdağı, Mardin), Kürt hukukçu, politikacı, Halkların Demokratik Partisi Adana milletvekili ve eş genel başkan yardımcısı.\n1990'da Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Diyarbakır Barosu'na bağlı olarak serbest avukatlık yaptı. Baro yönetiminde görev aldı, kadın hakları ve insan hakları alanlarında uzmanlaştı. AİHM'e götürülen hak ihlalleri davalarında avukatlık yaptı. Aile içi şiddet konusunda Türkiye'nin mahkûm edildiği ilk davanın (Opuz davası) başvurucu avukatı olarak yer aldı.\nAİHM, Meral Danış Beştaş'ın 6 Kasım 1993'te avukat eşi Mesut Beştaş ile birlikte gözaltına alındıktan sonra 25 gün boyunca jandarmanın elinde işkenceye maruz kaldığına, Türkiye'deki adli makamların Beştaş ve diğer başvuranların kötü muamele iddialarını soruşturmada başarısız olduğuna ve gözaltı süresince özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine karar verdi.\nBeştaş, Kobani Olayları nedeniyle HDP Merkez Yürütme Kurulu hakkında açılan soruşturma kapsamında 30 Ocak 2017'de gözaltına alındı ve \"silahlı terör örgütüne üye olmak\" suçundan tutuklandı. 22 Nisan 2017'de yapılan ilk duruşmada tahliye edildi.\nAvukat Mesut Beştaş ile evli ve iki çocuk annesidir.\n\n\nSâkıb Mustafa Dede\nSâkıb Mustafa Dede (d. 1652?, İzmir; ö. 28 Mayıs 1735 Kütahya) Mevlevî şeyhi.\nAsıl adı Mustafa'dır. 1492'deki Haçlı istilasından önce Endülüs'ten İzmir'e göç eden bir şeyhin soyundan gelir. Babasının adı El-Hac İsmâil Efendi, annesi de Halime Hanım'dır. Amcalarınn adları İbrahim ve Mehmed'dir. Doğum tarihi kesin bilinmemekle beraber genel kanı 1652'de doğduğu yönündedir.\nİzmir'de ilk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul'a gelip sarf ü nahiv, mantık ve me'ânî derslerinden ders-i âm olmak üzere Fatih Medresesi'ne girdi. Medrese eğitiminden sonra Köprülüzâde Fâzıl Mustafa Paşa'nın himayesine girdi. Fâzıl Paşa'nın yanında çok iyi tahsil gören Sâkıb Dede parmakla gösterilir hale gelmiştir. Fâzıl Paşa ile beraber 1678'de Çehrin Seferi'ne katılır. Bu sıralarda tanıştığı bir zatın etkisiyle Mevlevîlik'e ilgi duyar. Öncelikle Bursa'da Acem Ahmed Efendi'den Farsça öğrenir. Daha sonra Konya, Akşehir ve tekrar İstanbul macerasından sonra yakalanmış olduğu hastalık yüzünden Bolu'ya şifa bulmaya gider. İstanbul'a tekrar dönüşünde tarikat konusunda tercihini kat'i olarak yapmış olan Mustafa Dede Edirne'ye giderek Neşâtî Dede'nin talebelerinden Seyyid Muhammed Dede'nin yanında çile çıkararak \"Dede\" vasfını alır. Tekrar İstanbul'a dönen Mustafa dede İstanbul'da pek çok meşâyih ve meşahirle tanışır ve IV. Mehmed ile sohbetlerde bulunur. Tekrar seyahate çıkarak Edirne, Serez, Filibe, Selanik ve Bosna'ya giderek bütün Rumeli'yi dolaşır. Bir ara Limni'ye giderek Niyazî-i Mısrî ile görüşür.\nNihayet Sucu Mehmed Dede ile birlikte geçirdiği Konya seyahatinden sonra 1690'da II. Bostan Çelebi tarafından Kütahya Mevlevîhânesi'ne tayin edilir. Kütahya'ya şeyh tayin edilmesinde kendisini evlat edinen Kâmile Hanım'ın kızı Hâcce Fâtıma Hanım'In etkisi büyüktür. Sâkıb Dede, kendisini evlatlık edinen Fâtıma Hanım'ın kardeşi Hüseyin Ağa'nın kızı Havvâ Hanım ile evlenir ve yirmi iki yıl evli kalır. Kendinden sonra şeyh olacak olan oğlu Halis Ahmed Dede haricindeki tüm evlatları kendisinden önce vefat etmiştir.\nSâkıb Dede'nin gelişinden Kütahya'da çok etkilenir. Çeşitli ilimler Farsça okutulmaya başlanır ve edebî hayat canlanır. Etkisi vefatından sonra da devam eder. Yenikapı Mevlevîhânesi'ne şeyh olacak olan Seyyid Ebûbekir Dede, Ali Nutkî Dede, Abdülbâki Nâsır Dede ve onlardan sonra devam edecek olan evlatları, Sâkıb Dede'nin Kütahya Mevlevîhânesi'nde bıraktığı etki sebebiyle yetişmişlerdir.\nSâkıb Dede 19 Mayıs 1735'te hastalanıp 28 Mayıs 1735 tarihinde vefat etmiş ve Kütahya Mevlevîhânesi'nin Hezâr Dînârî'nin yaptırmış olduğu mescit kısmına defnedilmiştir. Vefatına dair Şeyh Gâlib'in düşürdüğü tarih şöyledir:\n\"Mâtemin gûş eyleyüp Ġâib gürûh-ı 'âşiķân\"\n\"Didiler târih-i fevtin hây hatm-i Mevlevî\"\n\"Sâkıb\" mahlasını ne zaman ve nasıl aldığı bilinmemektedir. Kimseyi azarlamaz, çocukların hatalarını görmezlikten gelir, dervişlere son derece yumuşak davranır ve onlarla şakalaşır; halk arasında medenî ve hoş davranışları gözlenirmiş.\nTek başına ve hoşafsız yemek yemez, yemekte çorba ister, limonlu pekmez şerbeti içer, uykudan ve yemekten sonra kahve içer; kahveyi suyu çok, kahvesi az severmiş.\nÇok cömert olan Sâkıb Dede'nin cebinde hiç para bulunmaz, taşıdığı tütünden herkese sarar verirmiş. Kendisine annesinden miras kalan beş kese altından yalnızca yüz kuruş alıp gerisini kardeşine bırakmış.\nSâkıp Dede'ye Kütahya Mevlevîhânesi şeyhliği sırasında İstanbul'dan teklifler gelmiş ama o kabul etmemiştir. Sefîne-i Nefîse-i Mevleviyân isimli üç ciltlik bir eseri ve 5689 beyitlik bir divanı vardır.\nEser üç cilttir. Mevlevîlikte bu meşrebe mensup şahısların biyografilerini yazma geleneği Mustafa Sâkıb Dede'de zirveye ulaşmıştır. Eserde bazı kusurlar görülse de alanında önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Eserin ilk cildinde Çelebilerin biyografileri yer alır. Özellikle Abapûş-i Bâli ve Ergûn Çelebi'ye yaklaşık olarak eserin altıda biri ayrılmıştır. Bu bölümde Ergûn Çelebi'ye ait olarak tespit etmiş olduğu eserleri verirken onları şerh etmiştir ki bu, Sâkıb Dede'nin nesir olarak da Mevlevî düşüncesini anlattığını göstermektedir. İkinci ciltte çeşitli tekkelerde görev yapan şahısların, üçüncü ciltte de Mevlevîlik ile ilgili bazı kadınların hayat hikâyelerinden bahseder. Özellikle Kütahya Mevlevîhânesi ile yakından ilgili olan Fatıma ve Kâmile Hanımlar'a ayrı bir yer ayırır. Mevlevîlik'te ilk Mesnevîhânlık görevi yapanların bu kadınlar olduğu bilgisini vermektedir ki, önemlidir.\nSâkıb Dede \"Dîvan\"'ında Mevlevîliğin simgesi haline gelmiş olan bazı unsurlarıyla ilgili kapsamlı şiirler yazmıştır. Bunlar sırasıyla Mevlevî tarikinin özellikleri, Mevlânâ, külah-ı Mevlevî, Mevlevîhâne, hırka ve kemer, Mevlevî dervişleri, ney, rebap, kudüm, def, kubbesi yeşil çinilerle kaplı Mevlânâ türbesi ve bazı mevlevîlerin vefat tarihleri örnek olarak verilebilir.\n\n\nTan覺t覺m yaz覺s覺\nTanıtım yazısı, a sitesinde b sitesinin tanıtılması ve linkinin paylaşılmasıdır. Tanıtım yazısı çoğunlukla yeni sitelerin kalite siteler üzerinde tanıtılıp arama motorları üzerinde iyi bir konuma getirilmesi için yapılır. Google her ne kadar yapay link işlemi yanlıştır dese de tanıtım yazısı piyasasının oluşmasında bu engel değil. Tanıtım yazıları backlink amaçlı olduğu için kullanıcıya değil arama motoruna hitap eder.\n\n\nİğne oyası\nDünyada “Türk danteli” olarak bilinen iğne oyası; ipek iplikten iğne ile oluşturulan üç boyutlu kenar dantellerine verilen addır. İğne oyaları, herhangi bir tekstilin, ki bu genelde eşarp olmaktadır, kenarına oya olması amacıyla yapılan dantellerdir. Bağımsız ve tek başına kullanımı bu nedenle çok fazla söz konusu olmamaktadır.\n“El emeği göz nuru” tanımına en fazla uyan el işlerinden biri olan iğne oyaları, Anadolu’da birçok ev hanımı tarafından yoğun şekilde üretilen bir el işi olup, bazı yörelerde aynı zamanda alım satımı yapılan bir ticari mal hüviyetindedir.\nEl sanatları, bir ulusun kültürel kişiliğini yansıtması bakımından önemlidir. El sanatları ile toplumda dostluk, arkadaşlık, yardımlaşma gibi değerler de yaşamış ve yaşatılmıştır.\nduygularını renklere ve oyaya dönüştürmüştür. İğne oyası, düğüm düğüm işlenerek sevgiliye, hasrete, umuda, istek ve dileklere ulaşmak için kullanılmıştır. Çok zengin çeşide ve geçmişe sahip olan iğne oyaları, sadece süs eşyası olarak değil kişinin duygu ve düşüncelerini ifade etme aracı olarak da kullanılmıştır.\nİğne oyası 1 yumak ipek iplik kullanılarak, iğne ile atılan minik düğümlerin biriktirilmesi ile belirli şekillerin oluşturulmasıdır. İğne oyasında kullanılan bu düğümlerin kare ve üçgen olmak üzere iki ayrı şekli söz konusudur.\nİğne oyalarında esas ipek iplik kullanılması olmakla beraber, pamuklu iplikle, naylon iplikle de bu sanatın icra edildiğine şahit olunmaktadır. Ayrıca, boncuk, misina gibi süslemeye yardımcı malzemeler de oyanın içine, oluşturulan desene uygun olarak dahil edilmektedir. Oya bitirildikten sonra üç boyutlu şeklini en iyi şekilde yansıtabilmesi ve daha hoş görünmesi için kolalanır.\nİğne oyalarının boyutlu yapısı ve süsleyici niteliği ile el sanatlarımız içinde önemli bir yeri vardır. Geçmişi çok eskilere dayanan iğne oyaları dünya literatürüne ‘‘Türk Danteli’’ olarak girmiştir. İğne oyalarının Anadolu’da çok eskilere dayanan belgeleri bulunmuştur. Avrupa ülkelerinin dillerinde ‘‘oya’’ sözcüğüne rastlanmamıştır.\nTanımı Oya; iğne, tığ, firkete ve mekik kullanılarak ince iplik veya ipek iplikle yapılan ilmeklerden oluşmuş ince örgü danteldir. İğne oyası; iğne ile kumaş, kalın iplik ve zincir üzerine düğüm atılarak yapılan örgü türüdür. İğneye takılı ipliğin oluşturulan küçük gözeneklerden geçirilip sıkıştırılması ile meydana gelen düğümlerin devam ettirilmesiyle yapılan bir el işidir.\nİğne oyasının sıklıkla uygulandığı yerler şu şekildedir:\nEşarplar / Baş örtüleri\nOda takımları\nYatak örtüleri\nMendiller\nAbajur etekleri, vb.\n\n\nTığ işi\nTığ İşi; kalın ipler ile yapılan el işlerine verilen addır. Tığ işi genellikle çocuk giyisilerinde kaşkol, bere, eldiven, patik, hırka ve kazak kapımında kullanılır. Tığ işi diğer tekniklere göre daha kolay ve daha çabuk biter. Örmesi çok kolaydır.\n\n\nAyrışma (anlam ayrımı)\nAyrışma kelimesinin farklı anlamları:\n\n\nHail, Caesar!\nHail, Caesar!, Coen kardeşlerin yazıp yönettiği ve yapımcılığını üstlendiği 2016 yapımı Amerikan komedi filmi. Filmde Josh Brolin, George Clooney, Scarlett Johansson, Tilda Swinton, ve Ralph Fiennes gibi yıldız oyuncular yer alıyor. Film 1950'lerde Hollywood film endüstrisinde \"iş bitirici\" olarak çalışan Eddie Mannix'in hayatını konu alıyor. \nFilm ilk defa 2004'te açığa çıktı. Film aslında 1920'leri ve antik Roma hakkında bir oyunda aktörlerin oyunculuk becerisini anlatmak üzere ayarlanmıştı. Fakat sonra Coen kardeşler fikirlerini 2013 sonlarında filmin gelişimini belirtene kadar rafa kaldırdılar. Filmin geliştirilmesi Mayıs 2014'te onaylandı. Ana çekimler Kasım 2014'te Los Angeles'ta başladı. Film 5 Şubat 2016 tarihinde gösterime girdi.\nEddie Mannix (Josh Brolin) ünlü oyuncu Baird Whitlock'un (George Clooney) oynadığı yakında gösterime girecek olan Hail Caesar adlı filmin yapımına \"iş bitirici\" olarak yardım etmektedir. Bir akşamdan sonra Whitlock, The Future adlı bir grup tarafından kaçırılır. Mannix 100 bin dolar toplamak ve oyuncusunu kurtarmak zorundadır.\nBu film ile birlikte;\nFikir ve başlık ilk olarak Temmuz 2004'te Coen kardeşler tarafından öne sürüldü. Komedi filminin hikâyesi aslında \"1920'lerde bir aktörler topluluğu idol oyunculara odaklanarak antik Roma hakkında bir oyun sergilerler\" olarak söylendi.  George Clooney ana karakteri oynayacaktı. Şubat 2008'de Coen kardeşler filmin bir senaryoya sahip olmadığını sadece fikrin var olduğunu söyledi. Ayrıca George Clooney ile \"Nerdesin Be Birader?\" (2000) ve \"Dayanılmaz Zulüm\" (2003) filmlerini takiben \"Mankafa Üçlemesi\" yapacaklarını belirttiler.  \nFilmi bahsi Aralık 2013'te \"Sen Şarkılarını Söyle \"filminin bir röportajında geçmişti. Joel Coen \"Hail, Caesar!\"'ın üstünde çalışacaklarını ve muhtemelen sıradaki projelerinin bu olacağını açıkladı. Coen kardeşler filmin gelişimini Mayıs 2014'te doğruladı ve konunun 1950'lerin Hollywood film endüstrisinde çalışan bir \"iş bitirici\" hakkında olduğunu açıkladılar.\nAralık 2013'te Coen kardeşler George Clooney'in projeyle ilgisinin devam edeceğini doğruladı. Haziran 2014'te Josh Brolin, Channing Tatum, Ralph Fiennes, ve Tilda Swinton oyuncu kadrosuna katıldılar. Universal Pictures filmin dağıtım haklarını edindiğini açıkladı ve Eric Fellner ve Tim Bevan, Working Title Films adına yapımcılık için imzayı attılar. Temmuz ayında, Jonah Hill, ve Scarlett Johansson yapıma katılmak için görüşmelere girdi. Diğer ay Johansson ve Hill'in kadroya katıldığı doğrulandı. Eylül 2014'te Frances McDormand, The Daily Beast ile röportajında filmde bir rolü olduğunu söyledi. Bu film Coen kardeşler ile ayrıca Joel Coen'in eşi olan Frances McDormand'ın sekizinci işbirliği olacak.  \nEkim 2014'te Roger Deakins filmde sinematograf olarak çalışacağını ilan etti ve bu onun Coen kardeşlerle 12. çalışması oldu. Ayrıca deneme görüntülerini de  kendisi çekti. Filmin ana çekimleri 10 Kasım 2014 tarihinde Los Angeles'ta başladı. Çekimler West Hollywood, Kaliforniya'daki Lot Studios'ta kurgulandı. Çekim yerleri arasında Los Angeles City Hall, Los Angeles Tiyatrosu ve Pasadena'da vardı. Aralık'ta Clooney tam donanımlı Roma kıyafetleriyle Downtown Los Angeles'ta filmin bir sahnesinde görüntülendi. Tatum rol için saçını sarıya boyadı.  \nHenry Krieger ve Willie Reale'in yanı sıra Carter Burwell'de film için müzik bestelemiştir.\n1 Şubat 2016'da Los Angeles'ta galasını gerçekleştirmesinin ardından 5 Şubat 2016'da Kanada ve ABD'de gösterime girdi. Universal ve Working Title, 9 Ekim 2015'te resmi fragmanı yayınladı. Türkiye'de ise 19 Şubat 2016'da gösterime girdi.\n\"Hail, Caesar!\" eleştirmenlerden olumlu yorumlar aldı. Metacritic'de 50 eleştirmenin yorumundan 38'i olumlu yönde oldu ve film ortalama 72 puan aldı. Rotten Tomatoes'ta 292 yorumdan %85'lik başarı elde etti ve 10 üzerinden 7.2 puan aldı.\n\n\nBurnaby\nBurnaby, Kanada'nın Britanya Kolumbiyası eyaletinde bulunan bir şehirdir. Yüzölçümü 90.61 km² olan şehrin nüfusu 2011 yılı itibarı ile 223,218'dir.\nBurnaby'nin aşağıdaki şehirler ile kardeş şehir anlaşması bulunmaktadır.\n\n\nKazım Sinan Demirer\nKazım Sinan Demirer, (d. 27 Mart 1972, Şarkışla) tiyatro, dizi ve sinema sanatçısıdır.\n27 Şubat 1972 yılında Sivas'ın Şarkışla ilçesinde dünyaya gelen sanatçı ilk ve orta öğrenimini Ankara'da tamamladı. 1993 yılında Bilkent Üniversitesi Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümünü kazandı. Bilkent Üniversitesi'nde öğrenim gördüğü süre boyunca \"Machbet, Üç Kuruşluk Opera, Oyunun Oyunu, Martı\" ve \"Tartuffe\" oyunlarında rol aldı ve 1998 yılında mezun olarak kariyerine başladı. Mezuniyetinin ardından Ankara Sanat Tiyatrosu (1999), Diyarbakır Devlet Tiyatrosu (2000) ve Ankara Devlet Tiyatrosu'nda (2001) sahne aldı ve 2001 yılında halen oyunculuk yapmakta olduğu Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları'na katıldı.\nKazım Sinan Demirer, kariyerine adım attığı günden bu yana otuza yakın oyunda rol almış ve birçok ulusal ve uluslararası festivale katılım göstermiştir. \"Özgürlük Projesi\" kapsamında, yönetmenlik yaptığı altı oyundan biri olan \"Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz\" oyunu ile Türkiye'de bir ilki gerçekleştirerek tiyatro dersi verdiği 40'a yakın mahkûmun oyunu şehrin birkaç yerinde sergilemesine imkân sağlamıştır. 2009 yılında Eskişehir B.B. Şehir Tiyatroları oyuncusu Tulga Serim ile birlikte yazdığı ve ilk defa tiyatro sahnesine uyarlanan, Aşık Veysel Şatıroğlu'nun hayatının anlatıldığı tek kişilik tiyatro oyunu \"Dost\" ile 35. İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri En İyi Erkek Oyuncu Ödülüne layık görülmüştür.\nBaşarılı tiyatro kariyerinin yanında birçok dizide ve iki sinema filminde rol almıştır. \"Eski Hikâye\" dizisindeki \"Ragıp\" karakteri ve \"Reaksiyon\" dizisindeki \"Abbas\" karakteriyle sergilediği oyunculuk performansı izleyici tarafından büyük ilgi görmüş ve artan bir hayran kitlesi ortaya çıkarmıştır.\nMachbet- Bilkent Ãœniversitesi -Ankara 1993\nÜç kuruşluk Opera- Bilkent Üniversitesi- Ankara- 1994\nKüheylan- Bilkent Üniversitesi- Ankara- 1995\nOyunun Oyunu- Bilkent Ãœniversitesi- Ankara- 1997\nMartı- Bilkent Üniversitesi- Ankara- 1998\nTartuffe- Bilkent Ãœniversitesi- Ankara- 1998\nKayıplar- Ankara sanat Tiyatrosu- Ankara- 1999\nBir Yaz Dönümü Gecesi Rüyası- Diyarbakır Devlet Tiyatrosu-2000\nŞahmeran- Diyarbakır Devlet Tiyatrosu-2000\nMüfettiş Diyarbakır Devlet Tiyatrosu-2000\nYedi Köyün Yargıcı- Diyarbakır Devlet Tiyatrosu-2000\nGhetto- Ankara Devlet Tiyatrosu-2001\nEşek Arıları -Ankara Devlet Tiyatrosu-2001\nMisafir- E.B.B.Şehir Tiyatroları 2001\nBir Şehnaz Oyun- E.B.B.Şehir Tiyatroları 2002\nSevdalı Bulut- E.B.B.Şehir Tiyatroları 2002\nDünkü Çocuk- E.B.B.Şehir Tiyatroları 2003\nResimli Osmanlı Tarihi- E.B.B.Şehir Tiyatroları 2003\nEmrem Yunus- E.B.B.Şehir Tiyatroları 2004\nVişne Bahçesi- E.B.B.Şehir Tiyatroları 2005\nNerde Kalmıştık- E.B.B.Şehir Tiyatroları 2004\nSiz Ne Dersiniz- E.B.B.Şehir Tiyatroları 2004\nKuvayi Milliye - E.B.B.Şehir Tiyatroları 2005\nGözlerimi Kaparım Vazifemi yaparım - E.B.B.Şehir Tiyatroları 2006\nCaligula - E.B.B.Şehir Tiyatroları 2008\nDost - E.B.B.Şehir Tiyatroları 2009\nKamyon - E.B.B.Şehir Tiyatroları 2011\nÖzgürlüğün Bedeli - E.B.B.Şehir Tiyatroları 2013\nFehim Paşa Konağı - E.B.B.Şehir Tiyatroları 2014\nJeanne d'Arc'ın Öteki Ölümü - E.B.B.Şehir Tiyatroları 2015\nBarış Adası- Diyarbakır Devlet Tiyatrosu- Diyarbakır-2000\nMartı- Kılıçoğlu Anadolu Lisesi- Eskişehir- 2002\nKaranlıkta Komedi- Kılıçoğlu Anadolu Lisesi- Eskişehir- 2003\nYaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz- Eskişehir Açık Cezaevi - 2006\nGizli Oturum - E.B.B.Şehir Tiyatroları - 2006\nAşkımız Aksaray'ın En Büyük Yangını- Kütahya Belediyesi\nDenizli Uluslararası Çocuk Oyunu Festivali-2000- Denizli -Türkiye\nAlaçatı Uluslararası Çocuk Oyunu Festivali -2000- İzmir Türkiye\nBursa Okullar arası Buluşma-1997- Bursa- Türkiye\nİstanbul Uluslararası Tiyatro Festivali- Misafir -2003\nSakıp Sabancı Tiyatro Festivali-Ocak - Misafir- 2004\nDoğduğun Ev Kaderindir (2019) - Bayram\nEşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz - Onur Tan (2015) - Civciv\nReaksiyon - Onur Tan (2014) - Abbas\nEski Hikâye - Bahadır İnce (2013) - Ragıp\nKayıp Şehir - Cevdet Mercan, Nisan Akman (2012) -\nMor MenekÅŸeler - Serdar Akar (2011) -\nGüneydoğu'dan Öyküler - Önce Vatan (2010) - Onur Tan - Fırat Karalı\nYük - Erden Kıral (2012)\nVicdan - Erden Kıral (2008)\nTers Köşe - Murat Nas (2007)\nhttp://tiyatro.eskisehir.bel.tr/\nhttp://pamuksekerdentebessumler.blogspot.com.tr/2013/01/dosttan-saz-ile-aydnlanan-dunyaya.html\n\n\nErivan'ın idari yapılanması\nErmenistan'ın başkenti Erivan'ın idari bölümlerini, ilçelerini ve bunlar hakkındaki bilgileri idari yapılanma başlığıyla inceleriz.\n17. yüzyıldan itibaren Erivan sur içi ve çevre köyleri (Noragyugh, Dzoragyugh ve Nork) dışında 3 ana mahalleye (mahla ya da mahalle; ) ayrılmıştır. \nÇarşı (Kantar) Kond ve Şahar arasına yayılmıştır.\nŞahar (şahar ya da şehir; ) Erivan'ın en büyük ve en eski mahallesidir. Şehrin kuzeydoğusunda Amiryan Sk. ve Khorenatsi Sk. arasında yer alır. Büyük ihtimalle Urartular döneminde yerleşime açılmıştır. Daha sonraki dönemlerde mahalle, birçok kez yıkılsa da hep yerleşim yeri olmuştur. Önceleri, 1631'de Bjnili Piskopos Filipos tarafından Eski Erivan ya da eski Erivan şehri isimleriyle de bahsedilmiştir.\nKond (), bölge Türkleri Fars yönetimi altındayken, şehirde yüksek bir bölgede kurulu olduğu için Kond mahallesini Tepebaşı ismiyle adlandırmıştır. Kond Erivan'ın batı yakasını oluşturur. Bir Ermeni tarihçisi olan Hovhannes Shahkhatunyats'a göre Kond, batıya ve aynı isimle anılan güney tepelerine kurulmuştur. Kond'un batı sınırı Hrazdan Nehri'ne ve kuzey sınırı Kozern Mezarlığı'na kadar uzanır. Kond, Şahar'a benzer şekilde Ermenilerce yerleşime açılmıştır. 100 Ermeni Poşası'nın Kond'a taşınmasıyla mahalle çoklu etnik yapıya bürünmüştür.\nÜçüncü ana bölüm Demirbulak'tır. Türkçe, demir madeni anlamına gelir. Ermenice ismi Karahank'tır (, anlamı, taş ocağıdır. Bölgenin isminin taş ocağı olmasının nedeni mahallenin yakınlarında bulunan Tüf ve Bazalt madenleridir. Demirbulak mahallesi şehrin güneydoğusunda yer alır. Diğer mahallelere göre bu bölgede kimse yaşamıyordu denilebilir, sonradan açılan madenler sayesinde bölge yerleşim yerine dönüştü, Karahank, Azerbaycan'dan gelen Tatarların yerleşimiyle Erivan'ın yeni mahallesi oldu. Demirbulak 17. yüzyılda kalabalıklaştı, Fars istilasından kaçan birçok Nahçivan Türkü, Erivan Kalesi'nin kuzeyindeki arazilere yerleştiler. Demirbulak'ta yaşayanların çoğunluğu Türk ve müslümandı, burada az miktarda Ermeni de yaşamıştır.\nKantar (), aslında tartmak için kullanılan bir ölçü aletidir, Arapça'dan gelir, () eski dönemlerinde Erivan'ın iş ve eğlence merkezine bu isim verilmiştir. Kantar, şehir idaresine aittir. Sonradan Kantar'ın bulunduğu yere inşa edilen kapalı çarşıya da Kantar adı verilmiştir. 1938'de Kantar'ın yerine (Sovyetler Birliği döneminde Kirov Parkı adıyla bilinen) çocuk parkı inşa edilmiştir.\n1827'de Erivan Rus askerlerince alındığında Kuzey İran'daki birçok Ermeni Erivanı'da kapsayan Doğu Ermenistan'a geldi. Böylece şehir genişledi, büyüdü.\n19. yüzyılın ortalarında Erivan'ın 6 mahallesi vardı:\nErivan'ın genişlemese yakınındaki Dzoragyugh ve Nork köylerinin şehirle bütünleşmesine sebep olmuştur.\nSovyetler döneminde Erivan'daki ilk idari ilçe bölünmesi 1936 yılında iki ilçenin kurulmasıyla başladı. Bu iki ilçe:\n1938'de Spandaryan İlçesi, 1939'da Molotof İlçesi kuruldu Böylece 1940 yılında Erivan'ın 4 ilçesi vardı:\n1953 yılında Kirov İlçesi, parçalandı ve 1958'de Şahumyan İlçesi kuruldu aynı ilçe 1961 yılında Ordzhonikidze İlçesi adını aldı. 1971 yılına gelindiğinde Erivan'ın 6 ilçesi vardı:\n1972'de Sovetskiy Rayon (Советский район), Sovyet Rayonu ya da ilçesi kuruldu ve Maştotskiy Rayon (Маштоцкий район), Maştot Rayonu ya da ilçesi 1986'da şekillendirildi.\n1989'daki son Sovyet nüfus sayım verilerine göre Erivan'ın ilçeleri ve nüfusları tablosu:\nErivan on iki \"mahalle topluluğu\"na (թաղային համայնքներ) bölünmüştür, diğer dillerde karşılığı olmayan bu tanımı ilçe diyerek çevirmek mümkündür. İlçelerin her birinde seçilmiş bir topluluk lideri vardır. Her ilçe mahallelere (թաղամաս) bölünmüştür. İlçelerin mahallelerinin resmiyeti yoktur (թաղամասեր veya թաղեր). Erivan'ın 12 ilçesinin toplam kapladığı alan 227 km²'dir.\n\n\nEdith Cavell\nEdith Louisa Cavell (d. 4 Aralık 1865 – ö. 12 Ekim 1915), İngiliz hemşire. I. Dünya Savaşı sırasında ayrım gözetmeksizin her iki taraftan askerlerin hayatlarını kurtararak, yaklaşık 200 Müttefik askerlerin Alman işgalindeki Belçika'dan kaçmasına yardım etmiştir. Bu yüzden Almanlar tarafından tutuklandı ve ihanetle suçlandı. Bir askeri mahkemeye göre suçlu bulundu ve ölüm cezasına çarptırıldı. Merhamet gösterilmesi için uluslararası baskıya rağmen, bir Alman idam mangası tarafından vuruldu.\nEdith Cavell \"vatanseverlik yeterli değildir \" söylemi ile bilinmektedir. Sahip olduğu güçlü Anglikan inançlar, hem düşman Alman askerlerine ve hem de Müttefik askerleri olmak üzere gerekli herkese yardım etmeyi gerektirmekteydi. \"Korunabilecek hayatları varken duramıyorum\" dediği ile bilinmektedir.\nİdamı sırasında 49 yaşında olan Edith Cavell, Belçika'da modern hemşireliğin öncüsü olarak dikkat çekicidir.\n\n\nUK Video Charts\nUK Video Charts The Official Charts Company İngiliz Video Derneği tarafından derlenen bir listedir. Listeler haftalık DVD ve eskiden İngiltere genelinde 6,500 perakendeciler VHS satışlarına dayanmaktadır. UK Video Charts airplay ile bağlantılı değildir. İngiltere'de tüm video satışları Kombine Video Chart altında birleşmektedir. Ayrıca music video'ları (Music Video Chart) ve Çocuk video'ları listelenmektedir. Bu listelerin hepsi OCC internet sitesinde yayınlanır.\n\n\nKösem Sultan (oyun)\nKösem Sultan, Turan Oflazoğlu’nun yazdığı iki perdelik tiyatro oyunu.\nTuran Oflazoğlu'nun iktidar üçlemesinin (\"IV. Murat\", \"Deli İbrahim\", \"Kösem Sultan\") son oyunudur. Kendi çıkarı uğruna halkın ve devletin bekaasını hiçe sayan, gelini Turhan Sultan'la çatışarak iktidar hırsıyla ölüme koşan Kösem Sultan’ın, Sultan İbrahim'i öldürttükten sonra torunu Sultan Mehmet'i tahta oturtması ve bütün insani değerleri hiçe sayacak derecedeki iktidar tutkusunu anlatmaktadır.\n2013-2014 sezonunda İBB Şehir Tiyatroları'nda sahnelenmiştir.\nŞebnem Köstem, Kayra Erkmenkul, Zeynep Özyağcılar, Mazlum Kiper, Burak Davutoğlu, Münir Kutluğ, Caner Çandarlı, Ergün Işıldar, Ozan Gözel, Mehmet Bulduk, Enes Mazak, Berk Samur, Doğan Şirin, Selçuk Yüksel, Erhan Özçelik, Caner Bilginer, Özgürefe Özyeşilpınar, Göksel Arslan, Metin Çoban, Serdar Orçin, Kutay Kırşehirlioğlu, Murat Derya Kılıç, Ç. Defne Gürmen, Tolga Yeter, Ömer Barış Bakova, Mevlüt Demiryay, Güneş Han, Müge Çiçek\nİBB Şehir Tiyatroları'nda oyunun fragmanı\n\n\nLongueuil\nLongueuil, Kanada'nın Quebec eyaletinde bulunan bir şehirdir. Yüzölçümü 122.90 km² olan şehrin nüfusu 2011 yılı itibarı ile 231,409'dur.\n\n\nNicolas Jaar\nNicolas Jaar, Şilili besteci ve ses sanatçısıdır. 'Space Is Only Noise' (2011) ve 'Pomegranates' (2015) albümleri öne çıkan bazı albümlerindendir. 2008 - 2011 yılları arasında yayınladığı dans EP'leri ile EDM dünyasında bilinirliği artmıştır. \nJaar, New York'ta doğdu. Babası Şilili sanatçı Alfredo Jaar, annesi Fransız-Şilili  Evelyne Meynard'tır. 2007 yılında, Brooklyn, New York'taki efsanevi Marcy Hotel partilerini organize eden Gadi Mizrahi ve Zev Eisenberg ile tanıştı. Gadi Mizrahi'nin, Jaar'a ait kayıtları duyması ile birlikte; Mizrahi, 17 yaşındaki Jaar'a deneysel çalışmalarına 4-4'lük Vuruşlar (müzik) eklemesini tavsiye etti. Bu Jaar'ın ilk çalışması olan \"The Student\"'ı Mizrahi'nin plak şirketi Wolf&Lamb etiketiyle yayınlamasını sağladı.\nJaar, 4 yılını underground dans müziği ve hip-hop etkileri içeren house müziği üzerine çalışarak geçirdi. (Bu dönemdeki parçalarında \"Love You Gotta Lose Again\" ve \"Angles\"'den bazı samplelar bulunmaktadır.)\nDaha sonra Jaar, ana dili plan İspanyolca sözler içeren iki şarkı kaydetti, bunlar kendisine kısa vedette ün sağlayacak olan \"Mi Mujer\" ve \"El Bandido\"dur. Bu kayıtlarını piyasaya sunma fikrinde olmayan Jaar, 2010 yılında fikrini değiştirerek, Latin Amerika kültürünün Avrupalı DJ'ler tarafından da talep göreceğini düşünerek, iki hitini piyasaya sürdü.\nİlk albümü olan \"Space Is Only Noise\", 2011 Ocak ayında yayınlandı ve Pitchfork'ta yer alan en iyi müzik  kategorisinde 8.4 gibi bir skora layık görüldü. Ayrıca albüm the Guardian tarafından 4 yıldız ile ödüllendirildi. Resident Advisor, Mixmag, ve Crack Mag gibi saygın kuruluşlar, \"Space Is Only Noise\" albümünü 1.sıraya yerleştirdiler.\n18 Mayıs 2012'de, Nicolas Jaar kendisinin ilk BBC Radio 1 Essential Mix'ini yayınladı. Mix, dinleyiciler tarafından \"2012 Yılın Mixi\" ödülüne layık görüldü. \n\"Jaar\" bir Filistin ismidir, ve babasının ailesi Filistin göçmenidir. Jaar, her gün meditasyon yapmaktadır. \n\n\nBezirgan, Pülümür\nBezirgan, Tunceli ilinin Pülümür ilçesinde Kayırlar köyüne bağlı bir mezradır.\nTunceli iline 90 km, Pülümür ilçesine 20 km uzaklıktadır.\n\n\nMüziksiz Mekanlar\nMüziksiz Mekanlar, 2011 yılında ortaya çıkan ve market, alışveriş merkezi, kafe, restoran, hastane, mağaza, toplu taşıma aracı gibi herkesin kullanımına açık kamusal ve yarı kamusal alanlarda fon müziği yayını yapılmaması gerektiğini savunan bir platformdur. \"Toplumların ortak bir müzik zevki yoktur\" fikrinden yola çıkan oluşum, herkesin farklı türlerde müziklerden hoşlanabileceğini ve işletmelerin kimseyi sevmediği müzikler dinlemek zorunda bırakmaya hakkı olmadığını ifade etmektedir. Bir bireyin bile sabahtan akşama kadar ruh haline göre dinlemek isteyeceği müziklerin değişiklik gösterebileceğini göz önünde bulunduran oluşum, bu yüzden istenmeyen her türlü fon müziğinin bir dayatma niteliği taşıdığını söylemektedir. Bununla beraber Müziksiz Mekanlar, herkesin müzik dinleme amacıyla gittiği eğlence ve konser alanlarında yapılan müziğe karşı değildir. Müzik, birçok insanın hayatında olumlu bir olgu olarak yer alır ve sevdikleri türde müzikleri dinlemenin insanlara büyük zevk verdiği aşikardır. Ancak gürültü, \"istenmeyen ses\" olarak tanımlanmaktadır ve hoşlanılmayan türde müzikler de gürültü kapsamına girmektedir. Hoparlörlerin ve müzik sistemlerinin kolay ulaşılabilir hale gelmesi ile, müzik her an her yerde kullanılarak değersizleştirilmeye başlanmıştır. Müziğin hak ettiği değere yeniden kavuşması için, fon müziği kullanımının sınırlandırılması gerektiğini savunmaktadırlar. Oluşumu destekleyenler arasında Cem Mansur, Cihat Aşkın, İdil Biret, Sarp Maden, Anjelika Akbar, Demirhan Baylan gibi kendi alanlarında virtüöz olan önemli sanatçılar da yer almaktadır.\n\n\nKaçıklık Diploması\nKaçıklık Diploması, 1998 yapımı Türkiye yapımı sinema filmi. Ayşe Nil Tahralı'nın aynı adlı eserinden uyarlanmıştır.\n\n\nAnan, Tokushima\nAnan ( \"Anan-shi\"), Japonya'nın Tokushima prefektörlüğünde bulunan bir şehirdir. Şehir 1 Mayıs 1958 tarihinde kurulmuştur. Yüzölçümü 279.39 km² olan şehrin nüfusu Nisan 2008 tarihi itibarı ile 76,723'tür.\nAnan'da LED ve elektronik malzeme üreticisi Nichia'nın merkezi bulunmaktadı.\n\n\nTireboluspor\nTireboluspor, Giresun ilinin Tirebolu ilçesinde 1921, daha 1969 yılında mahalle takımları ile birleşerek tek çatı altında toplanmış olan bir spor kulübüdür. Kulübün bilinen lakabı Beyaz Martılar'dır. Beyaz Martılar, halkın denizle iç içe olmasından ötürüdür.\nTireboluspor Kulübü 1921 yılında Tirebolu'nun çalışkan gençleri, merkez Giresun sancağındaki gençlerin 'pek ağır hareket etmelerine' karşı 'vücudlarını kuvvetlendirmek, toplu ve samimi müessir bir gençlik vücuda getirmek, bu suretle memleketlerine faydalı bir uzuv olmak emeliyle bir araya gelmişler' ve Tirebolu İdman Yurdu adıyla bir cemiyet/kulüp kurmuşlardır. 1969'a gelindiğinde Giresun'da kurulu gayri federe amatör spor kulüpleri, yeni bir uygulama gereği birleşmeye zorlandı. Mahalleleri ile adeta özdeşleşmiş bulunan Gençlikspor, Altunsu, Ateşspor kulüpleri, zor da olsa kongrelerinde aldıkları kararla kazalarını temsil etmek üzere Tireboluspor çatısı altında birleştiler. Tireboluspor bünyesinde katılan Ateşspor, sözlü kaynaklara göre 24 Ağustos 1954'te İbrahim Naipoğlu, Mehmet Nakipoğlu, Muzaffer Hekimoğlu, Ruşen Altay, Ömer Yalçın, Şevki Kalfa ve Selahattin Karadayı tarafından kurulmuştur. Renkleri kırmızı-eflatun olan kulüp, futbol, atletizm, su sporları branşlarında faaliyet göstermekteydi Kulüp, 13 Haziran 1969 tarihinde genel kurul kararı Tireboluspor bünyesi altında Gençlikspor ile birleşmiştir. 17 Ekim 1969'da Mehmet Miraç Nakipoğlu, [Ordulu, Orman İşletme Müdürü] Alâeddin Benal,  Salim Nakipoğlu, Şeref Tarakçı, Şevki Kalfa, Erdoğan Erol, Orhan Domaç, Mehmet Necati Durak, Osman Karaöz tarafından kurulan ve kazayı Giresun'da temsil edecek olan Tireboluspor'un forması mavi-beyazdı.\nTirebolu Şehirlerarası Devlet Sahil Karayolu üzerinde bulunan, Tirebolu'nun ilk ve tek stadıdır. Demirci Mah. bulunan stadın ulaşımı rahattır.\nCephe 1969, 2013 yılında Mavi Fener adında doğmuş aynı sene içinde fazla zaman geçmeden isim değişikliğine gidip günümüzdeki ismi olan CEPHE 1969 ismini almıştır. \" Cephe varsa sıkıntı yok!\" , \" Sevdamız akıllara zarar, sensiz hayat neye yarar !\" sloganlarıyla TİREBOLUSPOR tribünlerini doldurmaya devam ediyorlar.\nGüncel kadro \n1996-2002\n2002-2006, 2015-\n2006-2014 Başarıları \n\n\nNaruto (ÅŸehir)\nNaruto ( \"Naruto-shi\"), Japonya'nın Tokushima prefektörlüğünde bulunan bir şehirdir. Şehir 15 Mart 1947 tarihinde kurulmuştur. Yüzölçümü 135.46 km² olan şehrin nüfusu 2010 yılı itibarı ile 61,522'dir.\n\n\nYalnızlığın Çaresini Bulmuşlar\nYalnızlığın Çaresini Bulmuşlar, Gripin'in beşinci stüdyo albümüdür. İlk klip, \"Yalnızlığın Çaresini Bulmuşlar\" şarkısına çekilmiştir.\n\n\nZamua\nZamua (ya da Mazamua ) antik İran'da kurulmuş bir krallık.Diyala Nehri'nden Urmiye Gölü'ne kadar uzanan bölgede Kürdistan Bölgesel Yönetimi sınırlarındaki Süleymaniye ili içerisinde Şehrizor ovası merkezli bir antik çağ krallığıydı.Ameka ve Arashtua adında iki güney kralliğina sahipti.Zamua'yı oluştanların Guti halkı olduğu düşünülür.Babil kayıtlarına göre Kassitler Zamua bölgesinden Babil'e gelmişlerdi.\n\n\nOsman Şakir Paşa\nŞâkir Osman Paşa (d. Kütahya; ö. 1923, ?) Osmanlı devlet adamı.\nKütahya'nın Mekkelizâde ailesinden olum Ömer Rüştü Paşa'nın kardeşidir.\nKütahya'da doğdu. O da kardeşi gibi Bursa Îdâdisi'nde okudu ve Harbiye'den Erkan-ı Harplikle çıktı. Şâkir Paşa çeşitli askeri hizmetlerde bulunduktan sonra birinci fırka kumandanlığından emekli olarak 1923 senesinde vefat etti.\n\n\nGran Turismo 6\n, \"Gran Turismo\" serisinin 6. oyunudur. Oyun, Polyphony Digital tarafından geliştirilmiştir ve Sony Computer Entertainment tarafından yayınlanmış olup PlayStation 3 için 6 Aralık 2013 tarihinde tüm dünyada piyasaya sürülmüştür Oyunda, ilaveten daha fazla araç ve pistler ve araç modifiye seçeneklerinde geliştirmeler gibi yeni özellikler bulunmaktadır ve oyunun geliştirilmesinde Goodwood Hız Festivali, Ayrton Senna Enstitüsü, FIA ve NASA ile ortaklık yapılmıştır.\n\n\nAhmet Kadirov\nAhmet Abdülhamidoviç Kadirov (; ; 23 Ağustos 1951 - 9 Mayıs 2004), Rusya'ya bağlı Çeçen Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı.\nAhmet Kadirov, 9 Mayıs 2004 tarihinde Grozni'de II. Dünya Savaşı zafer kutlamaları sırasında İslamcı militanlar tarafından düzenlenen bombalı bir suikast sonucu hayatını kaybetti. Mart 2007'de oğlu Ramazan Kadirov Çeçenistan Cumhurbaşkanı olmuştur.\n\n\nMesture Erdelan\nMesture Erdelan veya Mâh Şeref Han ya da Mestûre-i Kürdistanî (d. 1805, Senendec –ö. 1848 Irak) yılları arası yaşamış şair, yazar ve tarihçi. İlk Kürt kadın tarihçisi ve Ortadoğu bölgesinde ilk kadın tarihçilerindendir.\nSanat ve edebiyata olan ilgisi olan Mestûre Erdelani, ilk eğitiminin ardından Kürtçe, Farsça ve Arapça'nın yanı sıra Hüsn-i hat'ı öğrendi, dini ilimler alanında kendini geliştirdi. Ağırlıklı olarak Kürtçe'nin Hewrami ve Gorani lehçelerinde ve Farsça eserler verdi.\nŞiirlerinde \"Mestûre\" mahlasını kullandı. Dönemin meşhur şairleri arasında Abdurrahim Mevlevi ve Nali gibi şairlerle irtibat kurmuştur.\n\n\nFilippo Maria Pandolfi\nFilippo Maria Pandolfi (d. 1 Kasım 1927, Bergamo) İtalyan Hristiyan Demokrat siyasetçi.\nFelsefe eğitimi almıştır. 1945'ten itibaren Hristiyan Demokrasi adlı siyasi partide siyaset yapmaya başlamış, 1968-1988 yılları arasında milletvekilliği yapmış, 1974-1988 yılları arasında ise Maliye Bakanlığı Devlet Sekreteri, Maliye, Hazine, Sanayi ve Tarım Bakanlığı yapmış, 1989-1992 yıllarında ise Avrupa Komiseri olarak görev yapmıştır.\nMeclis\nHükümet\nAvrupa Komisyonu\n\n\nWürth\nİngilizce The Würth Group (Almanca:\"Würth-Gruppe\"), dünya çapında bir toptancı olarak vida ve aksesuarları, Liqui Moly motor yağı, dübel, kimyasallar, elektronik ve elektromekanik bileşenler, mobilya ve inşaat parçaları, alet, makine, tesisat malzemesi, otomotiv donanım, envanter yönetimi olan şirkettir.\nWürth, Adolf Würth (1909-1954) tarafından kuruldu. Künzelsau'da 1945 yılında vida satışı amacıyla kurulmuştur. 1954 yılında Adolf Würth'ün ölümünden sonra, oğlu Reinhold Würth, annesi Alma Würth ile 19 yaşındayken şirketi devraldı.\nGünümüzde Würth Grubu, dünya çapında faaliyet gösteren ve Almanya'nın en büyük halka açık olmayan şirketlerin biri haline gelmiş ve 65.000 kişi çalışmaktadır. Alman gazetesi Welt'in yaptığı araştırmaya göre, en büyük 500 şirket listesinde 91. olarak yer almıştır.\n1 Ocak 1994 tarihinde, Reinhold Würth yönetimden çekildi ve Würth Danışma Kurulu Başkanı olarak devraldı. 1 Mart 2006 tarihinde, kızı Bettina Würth bu görevi devraldı ve Würth Grubu Denetim Kurulu Başkanı oldu.\n27 Ekim 2006 tarihinde, araştırmalarından beş yıl sonra, grup, silikon yerine bakır, indiyum ve selenyum kullanarak, güneş hücrelerinin yeni türleri için Schwäbisch'de bir üretim tesisi açtı.\nDiğer ticaret şirketlerinin aksine, Würth araştırma ve geliştirmelere çok para harcamaktadır. 60 patent ile 2007 yılında bir rekor kırmıştır.\n\n\nWolf 359\nWolf 359, Leo takımyıldızında yer alan bir kırmızı cücedir. Yıldız, Dünya'dan yaklaşık 7.8 ışık yılı uzaklıkta olup aynı zamanda Güneş'e en yakın yıldızlardan biridir.\n\n\nMübarizeddin Ertokuş\nMübarizeddin Ertokuş Bey ya da kısaca Ertokuş Bey (Arap alfabesiyle: مبارزالدىن ارطوكوش), I. Gıyaseddin Keyhüsrev (1192-1196, 1205-1211), I. İzzeddin Keykavus (1211-1220) ve I. Alaeddin Keykubad (1220-1237) dönemlerinde Türkiye Selçuklu Devleti'nde Atabeglik ve Isparta ve Antalya Serleşkerliğini yapmış devlet adamı. İdari ve askeri bakımdan hem şahsına hem de devletine kazandırdığı prestij nedeniyle Türkiye Selçukluları için önemli bir devlet adamıdır. Mübarizeddin Ertokuş bey gulam asıllı olup Türkiye Selçuklu Devletinin Gulaman-ı Haslarındandır.\nAnadolu ticaretinde mühim limanlar olan Antalya, Alanya ve akabinde güney sahillerinin ele geçirildiği dönemlerde sultanların yenilmez fatihi olarak önemli başarılara imza atmıştır. Yalnızca bu bölgeleri fethetmekle kalmayan Mübarizeddin Ertokuş’un gerek giriştiği vakıf ve imar faaliyetleri gerekse adil ve hoşgörülü yönetimiyle Antalya ve çevresindeki halkın sevgisini de kazandığını kaynaklarda görmek mümkündür. Kıbrıs'ın fethi konusunu danışmanlığını yaptığı her sultana açsa dahi bütün hürmetine rağmen hiçbir zaman bu fikri destek ve kabul görmemiştir. Moğol İstilasına karşı yüzünü Doğu Anadoluya çeviren devletin uç beylerinin birliğini ve dirliğini sağlamıştır. Ertokuş’un ne zaman öldüğü bilinmemektedir fakat Keykubad’ın ölümünden önce Gıyaseddin’in Atabey’i olarak Şemsettin Altunaba’yı tayin ettiği görülmektedir ki bu arada ölmüş olabileceği düşünülmektedir.\nIsparta'da Alaeddin Keykubad döneminde Abdullah oğlu Mübarizeddin adına yapıldığına dış kapısı üzerindeki kitabeden anlaşılan 1224 senesinde inşa edilmiş bir Medrese bulunmaktadır. Atabey İlçesinde 1224 yılında yapılan bu medresenin yanı sıra Uluborlu’daki 1229 tarihli cami ve Eğirdir’deki 1237 yılında yapılan medrese de bölgenin fethi sonrasında Alaeddin Keykubad’ın Emir Mübarizeddin Ertokuş ile işbirliği yaparak başlattığı imar faaliyetlerinin bir parçası olarak sayılmaktadır. 1224 yılında yapılan Atabey Medresesi sadece bölgenin değil tüm Selçuklu Döneminin en önemli medreselerindendir.\n\n\n45 Yıl (film)\n45 Yıl ya da orijinal ismiyle 45 Years Birleşik Krallık yapımı olan \"45 Yıl\" dram temalı bir filmdir. Senaristliğini Andrew Haigh, David Constantine kaleme aldığı filmin yönetmen koltuğunda ise Andrew Haigh bulunmaktadır.\n45 yıldır evli ve çocukları olmayan çiftin yaklaşan evlilik yıl dönümü için hazırlık yapmaktadırlar. Fakat aniden gelen bir mektup hayatlarını altüst etmektedir. 45 yıl filminin oyuncu kadrosunda Charlotte Rampling, Geraldine James, Tom Courtenay, Sam Alexander, Dolly Wells gibi isimler yer almaktadır.\n\n\nYoshinogawa\nYoshinogawa ( \"Yoshinogawa-shi\"), Japonya'nın Tokushima prefektörlüğünde bulunan bir şehirdir. Şehir 1 Ekim 2004 tarihinde kurulmuştur. Yüzölçümü 144.19 km² olan şehrin nüfusu 1 Haziran 2011 tarihi itibarı ile 44,726'dır.\nYoshino Nehri, şehrin kuzey sınırını oluşturmaktadır.\n\n\nKomatsushima\nKomatsushima ( \"Komatsushima-shi\"), Japonya'nın Tokushima prefektörlüğünde bulunan bir şehirdir. Şehir 1 Haziran 1951 tarihinde kurulmuştur. Yüzölçümü 45.30 km² olan şehrin nüfusu 31 Mayıs 2011 tarihi itibarı ile 41,189'dur.\n\n\nHepimiz KardeÅŸiz\nHepimiz Kardeşiz, yönetmenliğini Ülkü Erakalın'ın yaptığı 1964 yapımı sinema filmi.\n\n\nGeraldine James\nGeraldine James (d. 6 Temmuz 1950), İngiliz oyuncu. Tv yapımı \"She's Been Away\" adlı yapımla yıldızı parladı. Broadway prodüksiyonu müzikal \"The Merchant of Venice\" ve Tv filmi olarak çekilen Prenses Diana'nın yaşamının anlatıldığı 2013 yapımı \"Diana\" isimli filmle güçlü oyunculuğunu sürdürdü.\nOyuncu Geraldine James İngiltere'de Berkshire'da 6 Temmuz 1950'da doğmuştur.\n\n\nAwa (ÅŸehir)\nAwa ( \"Awa-shi\"), Japonya'nın Tokushima prefektörlüğünde bulunan bir şehirdir. Şehir 1 Nisan 2005 tarihinde kurulmuştur. Yüzölçümü 190.97 km² olan şehrin nüfusu 2005 yılı itibarı ile 43,145'tir.\n\n\nMahvi\nMehvi veya Mehwi (Kürtçe: \"Mehwî\", Mela Muhammed Osman Balki, d. 1830 - ö. 1906), klasik Kürt şiirinin ve sufiliğin temsilcilerindendir. Günümüzdeki Kürdistan Bölgesel Yönetimi sınırları içerisinde doğmuştur. Eğitimini İran Kürdistanı'nda Mahabad ve Senendec şehirlerinde aldı. O zamanlar Osmanlı İmparatorluğu olan ve günümüzde Kürdistan Bölgesel Yönetimi sınırlarındaki Süleymaniye şehrinde kadılık görevinde bulundu. 1883 yılında İstanbul'a gelerek II. Abdülhamid ile görüştü. Ardından Süleymaniye'ye dönerek tekke ve cami kurdu. Şiirlerinde sadece sufilik değil ayrıca hayatı anlamada kuşkuculuk ve varoluşçuluk üzerine mesajlar verdi.\n\n\nMima\nMima ( \"Mima-shi\"), Japonya'nın Tokushima prefektörlüğünde bulunan bir şehirdir. Şehir 1 Mart 2005 tarihinde kurulmuştur. Yüzölçümü 367.38 km² olan şehrin nüfusu 1 Ekim 2009 tarihi itibarı ile 32,844'tür.\n\n\nMiyoshi, Tokushima\nMiyoshi ( \"Miyoshi-shi\"), Japonya'nın Tokushima prefektörlüğünde bulunan bir şehirdir. Şehir 1 Mart 2006 tarihinde kurulmuştur. Yüzölçümü 721.48 km² olan şehrin nüfusu 31 Mayıs 2011 tarihi itibarı ile 30,998'dir.\n\n\nNamık Kemal Pak\nNamık Kemal Pak (d. 1947, Samsun-ö. 10 Kasım 2015, Ankara), Eski Tübitak Başkanı ve akademisyen. Prof. Dr. Namık Kemal Pak, 31 Mayıs 1999-31 Mayıs 2003 tarihlerinde TÜBİTAK Başkanı olarak görev yapmıştır.\n10 Kasım 2015'te Ankara'da vefat etmiş, Ankara Karşıyaka Mezarlığı'na defnedilmiştir.\n1979 yılı TÜBİTAK \"Teşvik Ödülü\" ve 1989 yılıında ise TÜBİTAK \"Bilim Ödülü\" 'lerini kazanmıştır.\n\n\nToyota Carina\nToyota Carina, Toyota tarafından 1970-2001 yılları arasında üretilen bir otomobil modelidir. Araç ilk kez Celica'nın dört kapılı modeli olarak tanıtılmış olup daha sonra Corona platformu temelinde üretildi.\n\n\nİbrahim el-Mevsılî\nİbrahim el-Mevsilî ya da tam adıyla Ebû İshâk İbrâhîm b. Mâhân b. Behmen b. en-Nüsk, (Arapça: إبراهيم الموصلي), (Farsça: ابراهیم موصلی), (d. 743 - ö. 804) şarkıcı, müzikolog ve Arap klasik musikisinin önemli bir temsilcisi.\nKimi yazarlar Kürt kökenli olduğunu iddia eder ancak bunu doğrulayacak tarihi veriler yoktur. Aslen İran'ın Errecan eyaletinden olup sonradan Kufe'ye göç eden bir ailenin çocuğudur. Irak'ın Kufe şehrinde doğdu. Henüz çocukken anne ve babası öldü, amcası onu yetiştirmeye başladı. Eğitim almak yerine O şarkıcı olmaya karar verdi ve bir grup genç ile Musul'a kaçtı. Bir yıl sonra halife Mansur ile görüşmeye Rey şehrine gitti ve Halife O'nun Basra'da şan eğitimi görmesini sağladı.Ünlü bir şarkıcı olarak ünü yayılmaya başlayınca halife Mehdi onu mahkeme karşısına çıkardı. İbrahim'in bu müzikteki yeteneği kendisinden sonra O'nu ilham alarak büyük bir müzisyen olacak azad edilmiş bir köle olan 'Ziryab'ı kazandıracaktı.\nKadın talebelerden meydana gelen musiki okulunun ilk kurucusudur ve bu durum Arap eğitim tarihinde bir ilktir.\n\n\n2012 Sultangazi saldırısı\n2012 Sultangazi saldırısı, 11 Eylül 2012'de, Türkiye'nin İstanbul ilinin Sultangazi ilçesindeki 75. Yıl Polis Merkezine düzenlenen intihar saldırısıdır. Karakola gelen ve içeri girmeye çalışan Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (DHKP-C) mensubu İbrahim Çuhadar'ın, polislerin engellemesi ile içeri girememesi sonrasında üzerindeki patlayıcıları karakolun girişinde patlatmasıyla gerçekleşti. Patlama sonucunda saldırgan ve bir polis hayatını kaybetti, yedi kişi de yaralandı.\n20 Temmuz 2012 günü, İstanbul'un Sultangazi ilçesindeki Gazi mahallesi girişinde uygulama yapan polis ekiplerinin dur ihtarına uymayan bir taksiden polislere ateş açıldı. Polisin karşılık vermesiyle yaşanan çatışma sırasında, takside bulunanlar şoförün başına silah dayayarak taksinin bölgeden uzaklaşmasını istedi. Yaklaşık 100 metre ilerleyen taksi, kaldırıma çarparak durdu. Araçta bulunan iki kişiden erkek olan olay yerinde, kaçmaya çalışan kadın olan ise Gaziosmanpaşa'da yaralı olarak yakalandı. Bu kişilerin, Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (DHKP-C) mensubu Hasan Selim Gönen ile Sultan Işıklı olduğu tespit edildi. Gönen, kaldırıldığı hastanede 21 Temmuz günü hayatını kaybetti. Hasan Selim Gönen'in ölümü üzerine DHKP-C'nin intikam için polis karakollarına karşı eylem hazırlığında olduğu bilgileri basına yansıdı.\n11 Eylül 2012 günü yerel saatle 11.00 (UTC+03.00) sıralarında Sultangazi'deki 75. Yıl Polis Merkezi'ne gelen saldırgan, karakolun bahçe kapısındaki nöbetçi kulübesini ve bahçe girişi ile karakol girişi arasındaki 50 metrelik yolu geçti. Karakolun girişindeki merdivenleri çıktıktan sonra, giriş kapısındaki x ışını cihazına yöneldi. Burada içeriye el bombası attı, fakat bomba patlamadı. Ardından içeriye girmeye çalışan saldırganı, girişteki polis memuru Bülent Özkan durdurmaya ve karakolun dışına doğru itmeye çalıştı. Bu esnada saldırgan, üzerinde taşıdığı patlayıcıları infilak ettirdi. Kapıda nöbet tutan polis memurunun ifadesine göre, zanlının içeri girmesinin ardından binadan iki el silah sesi de gelmişti. Bu silah sesinin ölen polis memuru Özkan'ın patlamadan hemen önce silahını çekerek iki el ateş ettiği sırada meydana geldiği ifade edildi.\nSaldırgan patlama anında, polis memuru Özkan ise ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılırken yolda hayatını kaybetti. 4'ü polis, 3'ü sivil olmak üzere toplam 7 kişi yaralandı. Yaralılar Bağcılar Devlet Hastanesi, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Patlama sonrasında binanın giriş kısmında patlama nedeniyle gerçekleşen çökmeyle birlikte bir delik oluştu. Bina dışında bulunan zırhlı araçların ise camları kırıldı.\nOlay sonrasında yapılan incelemede saldırganın, 1973 Alaca, Çorum doğumlu Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi mensubu İbrahim Çuhadar olduğu tespit edildi. Çuhadar, DHKP-C üyesi olduğu gerekçesiyle daha önce 8 ay Sincan F tipi cezaevi'nde yatmıştı. 14 Eylül günü Adli Tıp Kurumundan alınan Çuhadar'ın cenazesi, 16 Eylül günü Sultangazi'deki Gazi Mezarlığı'na defnedildi. Yapılan incelemelerde Çuhadar'ın vücuduna sarılı hâldeki patlayıcının basınç etkili ve parça tesirli plastik patlayıcı olduğu belirlendi.\nSaldırının ardından DHKP-C ile bağlantı bir web sitesinde yapılan açıklamayla saldırıyı DHKP-C üstlendi. Çuhadar'ın fotoğrafının da yer aldığı açıklamada \"Hasan Selim Gönen'i bu karakolun polisleri katletti. Gazi karakolu rastgele seçilmiş bir karakol değildir.\" ifadeleri kullanılarak saldırının gerekçesi açıklandı. Aynı gün gece yarısında web sitesinde yayınlanan 30 Ağustos 2012 tarihli bir fotoğrafta Çuhadar, saldırıda kullandığı patlayıcıları vücuduna sararken görülmekteydi.\nSaldırı sonrasında yazılı bir açıklamada bulunan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, \"modası geçmiş ideolojilerin peşinde koşan terör grupları\" olarak tanımladığı örgütler tarafından gerçekleştirildiğini belirttiği saldırıyı kınadı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yaralılara şifa, saldırıda hayatını kaybeden polis memurunun yakınlarına ise sabır diledi. Çuhadar'ın nüfusunun kayıtlı olduğu Çorum Valisi Sabri Başköy, Çuhadar'ın Alaca doğumlu olmasına karşın 30-35 yıl önce ailesiyle birlikte köyü terk edip Ankara'ya taşındığını ve o tarihten beri Çorum ile hiçbir bağlantısının olmadığını belirtti. Tutluca muhtarı Celal Çuhadır da saldırganın kendi köylerinin nüfusuna kayıtlı olduğunu ifade ederek ne kendisinin ne de köylülerin kendisini tanıdığını ifade etti ve saldırıyı kınadı. Saldırıda hayatını kaybeden Özkan'ın cenaze töreninde konuşan İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ile \"İstanbul'un huzuru ve güvenliğini sağlamak için amir-memur 40 bin kişiyiz. Hepimiz de birer Bülent'iz\" ifadelerini kullanan İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın da saldırıyı kınadı.\n\n\nRichard Bohringer\nRichard Bohringer (d.16 Ocak 1941), Fransız oyuncu.\n\n\nMichael Uppendahl\nAMC'nin dönem dizisi Mad Man, FX'in korku antolojisi American Horror Story ve Fox'un müzikal-drama tarzındaki Glee yönetmenlikleriyle bilinen Amerikan film direktörü.\n2003-2004 yıllarında yayınlanan CBS'nin sitcom tarzındaki dizisi Becker'da 4 bölüm yönetmenlik yaparak tanınmıştır. 2009 yılında, başrolünde Jamie Anne Allman olan A Hundred & Forty-Six Questions adlı, yazıp yönettiği kısa filmini yayınlamıştır. 2011-2012 yıllarında Fox'un Glee adlı dizisi ve FX'in American Horror Story adlı dizilerinin yönetmen ekibine katılmıştır. Glee'de 2, American Horror Story dizinde 3 bölüm yönetmiştir. 2013 yılında Showtime'ın Ray Donovan adlı dizide 6 bölüm yönetmiştir. 2015 Scream Queens adlı dizinin 3 bölümünü, 'in de 9. bölümünü yönetmiştir.\n\n\nJonathan Orozco\nJonathan Orozco (d. 12 Mayıs 1986), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden CF Monterrey'de oynuyor.\n\n\nStefan Medina\nStefan Medina (d. 14 Haziran 1992), Kolombiyalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden CF Monterrey'de oynuyor.\n\n\nBernardo Hernández (1993 doğumlu futbolcu)\nBernardo Hernández de León (10 Haziran 1993), Meksikalı futbolcu. Liga MX ekiplerinden CF Monterrey'de oynuyor.\n\n\nEdgar Castillo\nEdgar Castillo (d. 8 Ekim 1986), Meksika kökenli Amerikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden CF Monterrey'de oynamaktadır.\n\n\nCándido Ramírez\nCándido Ramírez (d. 5 Haziran 1993), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden CF Monterrey'de oynuyor.\n\n\nNeri Cardozo\nNeri Cardozo (d. 8 Ağustos 1986), Arjantinli futbolcudur. Liga MX ekiplerinden CF Monterrey'de oynamaktadır.\n\n\nLuis López (Ağustos 1993 doğumlu futbolcu)\nLuis López (d. 25 Ağustos 1993), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden CF Monterrey'de oynuyor.\n\n\nJuan de Dios Ibarra\nJuan de Dios Ibarra (d. 17 Şubat 1979), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden CF Monterrey'de oynamaktadır.\n\n\nLuis Ernesto Pérez\nLuis Ernesto Pérez (d. 12 Ocak 1981), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden CF Monterrey'de oynuyor.\n\n\nVictor Ramos Ferreira\nVictor Ramos Ferreira (d. 5 May覺s 1989), Brezilyal覺 futbolcudur. Palmeiras'ta \"kiral覺k\" oynamaktad覺r.\n\n\nPierre Ibarra\nPierre Ibarra (d. 23 Ekim 1992), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden Correcaminos UAT'da oynamaktadır.\n\n\nCésar de la Peña\nCésar de la Peña (d. 22 Haziran 1991), Meksikalı futbolcudur.CD Tiburones Rojos de Veracruz'de \"kiralık\" oynuyor.\n\n\nMarvin Piñón\nMarvin Piñón (d. 12 Haziran 1991), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden Lobos de la BUAP'de \"kiralık\" oynuyor.\n\n\nGael Acosta\nGael Acosta (d. 26 Mart 1992), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden CF Monterrey'de oynuyor.\n\n\nGuillermo Madrigal\nGuillermo Madrigal (d. 10 Şubat 1993), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden Querétaro FC'de \"kiralık\" oynamaktadır.\n\n\nOmar Arellano (1987 doğumlu futbolcu)\nOmar Arellano (d. 18 Haziran 1987), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden Deportivo Toluca FC'de \"kiralık\" oynuyor.\n\n\nYimmi Chará\nYimmi Chará (d. 2 Nisan 1991), Kolombiyalı futbolcudur.Dorados de Sinaloa'da forma giyiyor.\n\n\nMarlon de Jesús\nMarlon de Jesús (d. 4 Eylül 1991), Ekvadorlu futbolcudur. Barcelona SC'de \"kiralık\" oynuyor.\n\n\nWilson Morelo\nWilson Morelo (d. 21 May覺s 1987), Kolombiyal覺 futbolcudur. Independiente Santa Fe'de \"kiral覺k\" oynamaktad覺r.\n\n\nOthoniel Arce\nOthoniel Arce (d. 8 Kasım 1989), Meksikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden CF Monterrey'de oynuyor.\n\n\nAlonso Hernández\nAlonso Hernández (d. 1 Mart 1994), Amerikalı futbolcudur. Liga MX ekiplerinden FC Juárez'de \"kiralık\" oynamaktadır.\n\n\nAsturyalılar\nAsturyalılar (Asturyaca: asturianos), çoğunlukla Asturya'da bulunan bir Latin ulusudur.\n\n\nThe Hateful Eight (film müzikleri)\nThe Hateful Eight, Quentin Tarantino'nun yeni filminin film müziği albümü. Müzikler ilk tamamlanan haliyle özgün müzikler içermektedir ve Ennio Morricone tarafından bestelenmiş, orkestraya uyarlanmış ve yönetilmiştir.\n\"The Hateful Eight\" bestecinin \"Dağların Aslanı \"(1981)\" \"filminden beri ilk Western ve \"Ripley'in Cinayetleri \"(2002)'den beri ilk Hollywood yapımı film için bestelediği film müziği albümüdür.\nAlbüm Morricone'nin müziklerin ilave olarak üç şarkı daha içermektedir; The White Stripes'dan \"Apple Blossom\" (2000), David Hess'den \"Now You're All Alone\" (1972) (\"Soldaki Son Ev\" filminin özgün film müziği) ve Roy Orbison'dan \"There Won’t Be Many Coming Home\" (1966).\nTarantino genelde kendi filmlerinin özgün müziği için görevlendirme yapmaz. Bunun yerine senaryonun ve oyuncuların kimliğine uygun olarak diğer filmlerden ve/veya sevilen birleştirilmiş özel film albümlerinden müzik toplar.\nAslında Tarantino, Morricone'den Soysuzlar Çetesi'nin film müziklerini yapmasını istedi. Ancak Morricone filmin hızlandırılmış üretim programı nedeniyle teklifi reddetti. Morricone ayrıca 1994'te \"Ucuz Roman\" filmi için de birkaç müzik yazma teklifini reddetmişti.\nTarantino daha önce Morricone'nin müziklerini \"Kill Bill\", \"Ölüm Geçirmez\", \"Soysuzlar Çetesi\" ve\" Zincirsiz\" filmlerinde de kullanmıştı. Ayrıca Zincirsiz filminde kullanılan \"Ancora Qui\"nin özgün müziği ve sözleri de Morricone'ye aittir. Bu şarkı daha sonra Elisa tarafından söylenmişti.\nMorricone daha önce \"Zincirsiz\" filminden sonra Tarantino'yla \"asla çalışmayacağını\" söylemişti. Daha sonra Tarantino'nun müziklerini \"tutarlılık olmaksızın\" ve \"onunla bir daha hiçbir şey üzerinde çalışmamak\" kaydıyla kullanabileceğini belirtti. Morricone bunun üzerine hızlı bir açıklama yaparak \"Tarantino'ya büyük saygı duyduğunu\" ve \"kendi müziklerini seçmesinden memnun olduğunu\" söyledi. Ayrıca bunun \"sanatsal birliğin bir göstergesi\" olduğunu belirtti.\nSonuçta Morricone fikrini değiştirdi ve \"The Hateful Eight \"için müzik yapmayı kabul etti.\n12 Haziran 2015'te Tarantino 59. David di Donatello Ödülleri için Roma'ya davet edildi. Tarantino daha önce bu ödül töreninde \"En İyi Yabancı Film\" kategorisinde Ucuz Roman, Soysuzlar Çetesi ve Zincirsiz filmleriyle ödül toplamıştı. Tarantino burada Ennio Morricone'nin iki heykelini elledi. Her iki sanatçı da bir gün önce görüştüğünü ortaya çıkardı ve Morricone Tarantino'nun filmi için beste yapacağını kabul ettiğini açıkladı. \nMorricone genellikle filmin senaryosundan ilham alarak besteleme yaptı. Müzikler İtalyan Giallo tarzı çalışmayla yapıldığı için huysuz ve gerilim oluşturucu şekilde oldu.\nKayıt dönemi 18 Temmuz'da Çek Ulusal Senfoni Orkestrası'nın stüdyolarında Hostivař, Prag'da başladı. Morricone daha önce bu orkestrayı \"En İyi Teklif\" filminin müzikleri ve 60. Yıl dönümü Turu sırasında için yönetmişti. Ayrıca Quentin Tarantino çalışmaları denetlemek üzere 3 gün kayıt dönemi sırasında da hazır bulundu.\nBelirtilen yerler dışında tüm parçalar Ennio Morricone tarafından bestelendi, orkestraya uyarlandı ve yönetildi:\nMüzikler Ennio Morricone tarafından bestelendi, orkestraya uyarlandı, yönetildi ve üretildi.\n\n\nSüleyman Halebi\nSüleyman Halebi (Kürtçe:Seléman Ous Qopar) (1777-1800) İşgal döneminde Fransiz General Jean Baptiste Kléber'e suikast düzenleyerek öldüren Kürt kökenli teoloji öğrencisi.\nHalebi, 1777 yılında Afrin, Suriye sınırları içerisindeki \"Kukan\" köyünde doğdu. Dindar olan babası \"Muhammed Emin, \"tereyağı ve zeytinyağı satan bir esnaftı. Babası, Süleyman Halebi'yi 1797 yılında El-Ezher Üniversitesi'nde İslam bilimini okuması için Mısır yolladı.\n14 Haziran 1800'de 23 yaşındayken Süleyman Halebi , Mısır'ı işgal eden Napolyon'un yerini alan Fransız ordusu komutanı Jean-Baptiste Kléber'in öldürüldü. Halebi, Kléber'e yaklaşabilmek için bir dilenci gibi davrandı ve onu bir kama ile bıçakladı. Suikastte kullanılan kama bir parkta gömülü bulundu. Halebi çok geçmeden tutuklandı.\nBu eylem nedeniyle, savaş konseyi, suç ortaklarıyla birlikte General Kléber'in cenaze gününde (17 Haziran) infaz ile onu ölüm cezasına çarptırdı. Suç ortakları Süleyman'ın gözleri önünde bedenleri yakılmadan önce kafaları mezarlıkta kesildi. Süleyman ise kazığa oturtma cezası ile cezalandırılacaktı. Kazığa oturtma olayını 19. yüzyılın bilginlerinden Claude Desprez şöyle anlatır:\n\"Fransız Savaş Konseyi tarafından adam yumruklarının yakılması ve daha sonra canlı canlı kazığa oturtmaya mahkum edildi. Cellat Barthelemy, Soliman'ın karın üstüne yatırdı, cebinden bir bıçak çıkardı, makatına bir kesi yaptı, sonra da kazığı tokmak ile makatına çaktı. Sonra hastanın kollarını ve bacaklarını bağladı, havaya kaldırdı ve kazığı hazırlanan bir deliğe sabitledi. Süleyman dört saat daha yaşadı ve Barthelemy'nin yokluğunda bir asker ona su vermeseydi daha uzun yaşayacaktı: o anda süresi dolmuştu\"\nFransız doktor Dominique-Jean Larrey, 18033'te şunları anlatıyor:\n\"Suleyman'ın cesaret ve soğuk kanlılık ile sağ elinin yakılmasına izin vermesi hassas adamı şaşırtıyor. En acımasız ıstırapların ortasında, tek bir şikâyette bulunmadan yaklaşık dört saat yaşadı. Elin yanması kemiklere yayılmıştı ve kazık alt karın, sinirler ve damarların iç organlarını yırttıktan sonra sakrum kemiğini, iki lomber omurları kırmış ve vertebral kanalı delmişti. Bunun böyle olduğunu bir süre sonra, cesedinin üzerinde yapmış olduğum teftişle ikna oldum, zaten iskeletini doğal tarih müzesine bıraktım.\"\n\"Halebi\"nin kafatası ile suikastte kullandığı kama Fransa'da Musée de I'Homme müzesinde sergileniyor. Kleber'in suikastini anlatan \"Sulayman Al-Halabi\" oyunu 1965 yılında Afred Farag tarafından kurgulanmıştır.\n\n\nPotsdamer Platz\nPotsdamer Platz, Berlin'de bulunan bir kent meydanıdır. Meydan, Brandenburg Kapısı ile Reichstag'ın 1 km güneyinde ve Tiergarten Parkı'nın hemen yakınlarında yer almakta olup adını Potsdam şehrinden almaktadır. Potsdamer Platz, Almanya'nın yeniden birleşmesinden bu yana birçok kentsel dönüşüm projesinin merkezi olmuştur.\n\n\nKore Merkezî Tarih Müzesi\nKore Merkezî Tarih Müzesi (Korece: 조선중앙력사박물관 / 朝鮮中央歷史博物館), Kuzey Kore'nin başkenti Pyongyang'da yer alan tarih müzesi.\n1 Aralık 1945 yılında kurulan müzede 19 sergi odası bulunmaktadır. Toplam 10.429 m² zemin alanı vardır. Bina 1960 yılında neoklasik mimari tarzında yeniden inşa edilmiştir. Günümüzde binada bulunan lobi tamamen mermer ile kaplıdır. Müzede Kore tarihi ile ilgili eserler bulunmakta, bu kapsamda çeşitli resimler, giysiler, silahlar, süs eşyaları, gemi modelleri, sikkeler ve genellikle kopya şeklindeki mektuplar olmak üzere yaklaşık 4000 eser sergilenmektedir. Bununla birlikte müzede efsanevi Kore kralı Dangun'dan kalan kalıntılar ve yaşamına dair eserler de yer alır.\n\n\nUlaşım planlaması\nUlaşım planlaması, ulaşım altyapısı ile ulaşım işletme sistemlerine yapılacak yatırımların ve düzenlemelerin belirlenmesini içeren bir bilim dalıdır.\n=Kapsam=\nUlaşım planlaması, bir ülkenin bütününü, bir bölgeyi veya bir ulaşım koridorunu kapsayabilmekle beraber, daha çok kent ölçeğinde uygulanmaktadır. Ulaşım altyapısı ile ulusal veya bölgesel ölçekte karayolları, demiryolları, limanlar, havaalanları ve boruhatları, kentsel ölçekte ise trafik yolları, raylı sistem hatları ve deniz yolu terminalleri kastedilmektedir. Ulaşım türleri genellikle özel otomobiller, otobüs gibi lastik tekerlekli toplu taşıma taşıtları, tramvay, metro, tren gibi hafif raylı toplutaşım sistemleri, yerine göre de deniz yolu taşıtları, uçaklar, bisiklet ve yaya olarak sınıflandırılmaktadır.\nUlaşım planlaması eğitimi veren lisans programları dünyada çok az, Türkiye’de ise hiç yoktur. Meslek insanları genellikle yüksek lisans programları ile yetiştirilmektedir. Yakın bilim alanları trafik mühendisliği ve şehir planlamadır. Ulaşım planlaması özellikle şehir planlama sürecinin ayrılmaz bir parçası olmak zorundadır.\n=Kısa tarihçe=\nKentsel ulaşım sorununa yaklaşım, ilk ortaya çıktığından bugüne çeşitli evrelerden geçmiştir. Sorun önceleri otomobil arzının artması ve buna karşılık yolların yetersiz kalması nedeniyle trafik sıkışıklığı biçiminde ortaya çıkmış ya da bu şekilde algılanmıştır. Doğal olarak çözümler de yollarda genişletmeler yapmak, yeni yollar açmak, katlı kavşaklar yapmak yönünde olmuştur. Bu çözümler trafik sıkışıklığının gözlendiği yerlerde, bazen yöneticilerin el yordamı ile, bazen de yol mühendislerinden beklenen bir teknik çalışma sonucunda yapılan noktasal müdahaleler biçiminde gerçekleşmiştir. Ancak, böyle bir parçacı yaklaşım, görülen sorunları yalnızca uygulama yapılan noktalarda veya yollarda çözebilmiş, tıkanıklıklar kentin diğer kesimlerine sıçramıştır. Birçok ulaşım uzmanı bu yaklaşımı kavşaktan kavşağa, caddeden caddeye kovalama olarak tanımlamaktadır.\nDaha sonraları, tıkanıklıklara tek tek ya da caddeler bazında yaklaşmanın yetersiz bir yol olduğu açık bir biçimde anlaşılmış, bu kez kentte ulaşım, tüm şebeke gözetilerek bir sistem anlayışı ile ele alınmıştır. Böylece, kentin belirli bir noktasında trafik koşullarına yapılacak bir müdahalenin yol ağının tümünde ne tür etkiler yapacağını kestirmek mümkün olabilmiş, önlemler bu yönde alınmıştır. Bütün bunlara rağmen kullanılan yöntemler, yolculukların ortaya çıkışını açıklayıcı nedensellik bağları üzerine bina edilmediğinden, gündelik veya kısa vadeli sorunların çözümü ile sınırlı kalmıştır.\n1950’li yıllardan itibaren, batı dünyasında ulaşımda ağırlık uzun dönemli planlama çalışmalarına verilmiştir. Gelecekteki ulaşım talebini olabildiğince hassas bir biçimde tahmin etmek plancıların önde gelen çabalarından biri haline gelmiştir. Bunun için, yolculuk davranışları ile diğer kentsel ögeler (arazi kullanımı, nüfusun sosyo-ekonomik yapısı, v.b.) arasındaki ilişkiyi açıklayan modeller geliştirilmiştir. Böylece, kentin gelecekteki yapısı (bölgelerin nüfusu, sosyal yapısı, arazi kullanım şekli ve yoğunluğu) bilindiğinde, yollar üzerinde meydana gelecek yolculuk talebinin tahmin edilmesine yardımcı olacak teknik araçlar ortaya çıkmıştır.\n=Model=\nGünümüzde kullanılan ulaşım planlaması yöntemi, 20. yüzyılın ikinci yarısında yoğun deneyim ve çabalar sonucu geliştirilmiş bir planlama sürecidir. Yöntem, neredeyse evrensel hale gelmiş teknik ve modelleri içermektedir. Büyük ölçüde standardize edilmiş çeşitli bilgisayar paket programları uzman kullanıcılara hızlı çalışma olanağı yaratmaktadır. Uygulamalarda küçük farklılıklar olmasına karşın, geleneksel ulaşım planlaması yönteminde aşağıda özetlenen süreç izlenmektedir.\nGeleneksel ulaşım planlaması yönteminin kilit noktasında gelecekteki ulaşım talebini kestirmeye yarayan modeller bulunmaktadır. Bu modeller kentteki sosyal, demografik ve ekonomik değişkenlerle ulaşım talebi arasındaki ilişkiyi açıklamakta kullanılmaktadır. Öncelikle, anketler ve sayımlar vasıtasıyla, bugün yapılmakta olan yolculukların miktarı, başlangıç ve bitiş yerleri, amacı, türü, zamanı gibi özellikleri belirlenmektedir. Talep tahmin modelleri, yolculukların bu özellikleri ile nüfus, çalışan-okuyan sayıları, gelir durumu, yolların özellikleri gibi diğer kentsel değişkenler arasındaki matematiksel bağlantıları kurmaktadır. Bu kentsel değişkenlerin gelecekteki nicelikleri bilindiğinde veya kestirildiğinde, modeller daha önce kurulmuş matematiksel bağlantılar ile işletilmekte ve böylelikle gelecekteki yolculuk talebini tahmin etmek mümkün olmaktadır. Daha sonra, gelecekteki yolculuk talebi mevcut ulaşım altyapısı ile karşılaştırılmakta, kapasitesi yetersiz olan ulaşım bağlantıları için çözüm seçenekleri tasarlanmakta ve en uygun olduğu saptanan çözümler demeti ile ulaşım planı oluşturulmaktadır.\nKlasik talep tahmini süreci birbirini izleyen dört model aşamasından meydana gelmektedir: yolculuk yaratım modeli, yolculuk dağılım modeli, türel dağılım modeli ve yükleme (atama) modeli.\nSürecin ilk aşamasında yolculuk yaratım modeli yer almaktadır. Burada, başlangıç ve varış bölgeleri itibarıyla üretilen ve çekilen yolcu sayılarının veya katsayılarının hesaplanması hedeflenmektedir. Model bu hesabı, nüfus, çalışan sayısı, okuyan sayısı, işyeri sayısı, gelir durumu gibi veriler ile yolculuk miktarı arasında bağlantı kurarak yapmaktadır. Normal olarak model, farklı yolculuk amaçları için ayrı ayrı işletilmektedir.\nÜretilen ve çekilen yolculukların bölge çiftleri arasında nasıl dağılacağı yolculuk dağılım modeli aracılığı ile tahmin edilmektedir. Bu aşamada en yaygın kullanılan yöntem Newton’un çekim (gravity) kuramını örnek alan modeldir. Bu model, iki bölge arasındaki yolculuk sayısının bölgelerin yolculuk üretim ve çekimleri ile doğrudan orantılı, bölgeler arasındaki uzaklık ile ters orantılı olduğunu varsaymaktadır. Bölgeler arası uzaklık çoğunlukla zaman cinsinden, bazen de zaman ve maliyetin bir işlevi olarak ifade edilmektedir.\nTürel dağılım modeli kent bölgeleri arasındaki yolculukların ulaşım türlerine hangi oranlarda dağıldığının tahmin edilmesinde kullanılmaktadır. Genellikle, bireysel ulaşım (özel oto) ve toplutaşım şeklinde ikili ayrım gözetilmekte, ancak daha çok sayıda ulaşım türü ile de çalışılabilmektedir. En çok uygulanan model cinsi, iki bölge arasında yapılacak yolculuğun rakip ulaşım türlerindeki maliyeti ve süresini karşılaştırarak kullanılma olasılıklarını hesaplayan modellerdir.\nYolculukların izleyeceği yol güzergâhları ise yükleme (atama) modeli vasıtasıyla tahmin edilmektedir. Model, bölge çiftleri arasındaki yolculukları alternatif güzergâhlarda yer alan yol kesimlerinin süre ve maliyetlerini göz önüne alarak en kısa güzergâhları belirlemekte ve buna göre yolculukları yollar üzerine yüklemektedir.\n=Eleştiri=\nGörüldüğü gibi, geleneksel ulaşım planlaması yöntemi gelişmiş bir tekniğe sahiptir. Yöntem, talep tahmininin hassasiyeti üzerine bina edilmiş olup, ağırlık çalışmanın bu aşamasına verilmektedir. Kentin büyüklüğü, nüfusun ve işgücünün dağılımı, gelir gruplarının yerleşimi gibi geleceğe ilişkin girdilerin büyük bir kısmı ulaşım plancısına dışsal veri olarak gelmektedir. Gelecekteki hareketlilik katsayısı (günlük yolculuk sayısı / nüfus), otomobil sahipliliği gibi veriler çoğunlukla geçmişteki değerlerin projeksiyonu yoluyla elde edilmektedir. Geri kalan değişkenlerin belirlenmesi modellere bırakılmaktadır.\nModel çalışması sonucunda çıkan talepler tartışılmadan temel veri olarak kabullenilmekte, bu talebi karşılayacak yatırımlar planlanmaktadır. Oysa, çağdaş anlayış içinde, talebin de şekillendirilebileceği, hattâ toplumun yararı ve sürdürülebilir bir çevre açısından bunun bir zorunluluk olduğu öngörülmektedir. Geleneksel ulaşım planlama yaklaşımı plancının rolünü, büyük oranda kendi denetimi dışında belirlenen gelecekteki talebe göre ulaşım arzının tasarlanmasıyla sınırlandırmaktadır. Diğer bir deyişle, plancı planlamada etken değil edilgendir.\nUlaşım dalında olumlu yönde değişen yaklaşımlara koşut olarak ulaşım planlama yönteminin de tartışılması ve geliştirilmesi gerekmektedir. Bu değişikliğin temelinde plancının rolünün daha etken hale getirilmesi yatmaktadır. Bu amaçla, geleneksel planlama sürecinin bazı aşamaları yeniden irdelenmeli, bazı teknikler ise çağdaş gereksinmelere yanıt verecek anlayışla kullanılmalıdır. Plancının, ulaşım arzının (altyapı ve işletme) tasarlanması misyonunun yanı sıra, ulaşım talebinin de planlanması yükümlülüğünü üstlenmesi gerekmektedir.\nKaynaklar\n\n\nRosa Russo Iervolino\nRosa Russo Iervolino (d. 17 Eylül 1936, Napoli) İtalyan siyasetçi.\nHukuk eğitimi görmüştür. Hristiyan Demokrasi'de (DC) yıllarca siyaset yapmıştır. 1979-1992 yılları arasında senatörlük 1994-2001 yılları arasında ise milletvekilliği yapmış, RAI parlamenter denetim komisyonu başkanlığını üstlenmiş, Sosyal İşler, Çalışma, Eğitim ve İçişleri Bakanı olmuştur. Ayrıca Napoli belediye başkanlığı görevinde de bulunmuştur. Halen Demokratik Parti'de siyaset yapmaktadır.\nParlamento\nHükûmet\nYerel Yönetimler\nParti Yönetimi\n\n\nValsalva manevrası\nValsalva manevrası, solunum yolu kapalıyken orta kuvvette nefes vermeye çalışalarak yapılan hareket. Solunum yollarının kapatılması genelde ağzı kapatıp burnu bastırarak gerçekleştirilir.\n\n\nMediha Didem Türemen\nMediha Didem Türemen, (d. 10 Haziran 1982, Kuşadası), Türk çağdaş sanatçı, sinema sanat yönetmeni ve yapım tasarımcısı, oyuncu, gravür ve fotoğraf sanatçısı. En iyi sanat yönetmeni dalında 2015 yılında Altın Portakal'a aday gösterilmiştir. Fotoğraf dalında Roma Trienali'nden, gravür dalında birçok bienal ve müzeden davet almış, Lorenzo il Magnificio ödülünü kâğıt üzerinde yapılmış eserler kategorisinde kazanmıştır. Bir ağaçbaskı eseri, Albertina Müzesi daimi koleksiyonunda sergilenmektedir.\nİstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünde lisans eğitimi almıştır. Lisans eğitimi süresinde Siyasal Bilgiler Fakültesi Tiyatro Topluluğu'na katılmasıyla oyunculuk eğitimi almaya başlamıştır. Bu süreçte Rutkay Aziz, Altan Erkekli, Ferhan Şensoy, Sumru Yavrucuk,Ayla Algan, Bülent Emin Yarar, Müjdat Gezen, Taner Barlas, Ayşe Emel Mesçi, Ahmed Levendoğlu, Ali Taygun gibi isimlerden ve Gönül Ülkü & Gazanfer Özcan Tiyatrosu, Nazım Hikmet Vakfı, Akademi İstanbul, Devlet Tiyatrosu Opera ve Balesi Çalışanları Yardımlaşma Vakfı gibi kurumlarda oyunculuk eğitimi almıştır.\nİstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneğinde fotoğraf eğitimi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema TV, Temel Sanat ve Tasarım bölümlerinde lisansüstü eğitim almıştır.\n2011 yılında 41.Venedik Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında Katalan yönetmen Calixto Bieito tarafından aldığı eğitim sonrasında festival kapsamındaki performansta yer almıştır. Saraybosna Film Festivali tarafından 2011 yılında gerçekleşen Sarajevo Talent Campus’ün atölyelerindeki oyunculuk eğitimine davet edilmiştir. Kevin Spacey Vakfı tarafından 2011’de İstanbul’da gerçekleşen Richard’s Rampage seçmeleri sonunda Kevin Spacey’nin atölyesine seçilen oyuncular arasında yer almıştır.\n1953 yılında ressam Oskar Kokoschka tarafından kurulan Salzburg Güzel Sanatlar Yaz Akademisi’ne 2015 ve 2016 yıllarında kabul edilmiş ve burada Elisabeth Schmirl (2015) ve Lukas Pusch (2016) atölyelerinde gravür çalışmıştır.\nSinema kariyerine yönetmen Selim Evci’nin 65.Venedik Uluslararası Film Festivali - Eleştirmenler Haftası Bölümü'nde yarışan ilk filmi İki Çizgi'nin yapım tasarımcısı olarak başlamıştır. Filmin aynı zamanda uluslararası festival ilişkilerini gerçekleştirmiştir.\nYönetmen Selim Evci’nin Rotterdam Film Festivali'ne bağlı Hubert Bals Fonu'ndan destek alan 2012 yapımı \" Rüzgarlar\" filminin başrol karakteri \"Eleni\" olarak Rum-Fransız karakteri canlandırdı, Rüçhan Çalışkur ile birlikte başrolü üstlendi ve filmin sanat yönetmeni olarak görev aldı. 2010'dan itibaren Gaye Sökmen Ajans'a bağlı sanatçılar arasındadır.\nBaşrollerinde İlhan Şeşen ve Settar Tanrıöğen'in yer aldığı, dünya prömiyerini Kanada'nın 39.Montreal World Film Festival'inde Eylül 2015'te gerçekleştiren, Selim Evci'nin üçüncü filmi Saklı’nın sanat yönetmenliğini gerçekleştirdi, filmin önyapım aşamasında yapımcı sıfatıyla filmin tanıtımını gerçekleştirdi. Filmin yönetmeni Selim Evci, 52. Antalya Uluslararası Film Festivali'nde Film-Yön En İyi Yönetmen dalında Altın Portakal kazandı , Mediha Didem Türemen \"En İyi Sanat Yönetmeni\" dalında Altın Portakal'a aday gösterildi.\nFotoğraf, resim ve gravür alanlarında da çalışmalarına devam eden Türemen, Eylül 2013'te ilk kişisel gravür - fotoğraf sergisini Galeri Selvin İstanbul’da açtı. IX. Floransa Bienali’ne davet edildi, 450 sanatçının (Türkiye'den 10 sanatçı) katıldığı bienalde, \"kâğıt üzerine yapılan eserler\" kategorisinde Lorenzo il Magnifico ödülüne layık görüldü. Ödül alan gravürlerinden biri İstanbul'da İstanbul Grafik Sanatlar Müzesi koleksiyonundadır. 2014'te \"Where is Venice?\" adlı fotoğrafı ile Roma Triennali'nden, gravürleri ile Arjantin Bienali’nden davet aldı. Sonrasında gravürleri Bulgaristan Gabrovo Müzesi koleksiyonuna kabul edildi ve 22. Gabrovo Hiciv ve Mizah Bienali kapsamında sergilendi. Manhattan Grafik Merkezi, Budapeste PH21 Gallery, Mixer Istanbul, Douro Portekiz Baskı Bienali eserlerinin sergilendiği yerler arasındadır. Gravür alanında gerçekleştirdiği eserler Bulgaristan Gabrova Müzesi, Makedonya Çizim Müzesi, Portekiz Douro Müzesi Baskı Sanatı Koleksiyonu, IMOGA Istanbul Grafik Sanatlar Müzesi koleksiyonlarında bulunmaktadır.\nAğustos 2016’da Mediha Didem Türemen’in “Albrecht Dürer’e Saygı” (Homage to Albrecht Dürer) adlı ağaçbaskı eseri, Viyana Albertina Müzesi’nin daimi koleksiyonuna dahil edildi. Burhan Doğançay ve Sarkis‘in de eserlerinin yer aldığı koleksiyona Türkiye’den dahil edilen üçüncü sanatçı oldu. 18.yüzyılda kurulmaya başlayan Albertina Müzesi, Leonardo da Vinci, Michelangelo, Albrecht Dürer, Rembrandt, Pablo Picasso, Andy Warhol, Gustav Klimt, Egon Schiele, Paul Cézanne gibi sanatçıları bulunduran dünyanın en önemli grafik sanat koleksiyonlarından birine sahiptir. Eserde Türemen, Albrecht Dürer'in Mavi Kuzgunun Kanadı adlı eserinden esinlenmiştir.\n\n\nKoronis\nKoronis, tıbbın ve sağlığın tanrısı Asklepios'un annesidir. Apollo'dan gebe kaldıktan sonra onu aldatır ve bunu öğrenen Apollo, Koronis'i cezalandırmak için Artemis'ten yardım ister. Artemis Koronis'i diri diri yanması için odun yığınının üzerine atar, ölmek üzere olan Koronis'in karnından Apollo çocuğu Asklepios'u alır.\n\n\nİsmet Küntay Tiyatro Ödülleri\nTürk tiyatrosunun ustalarından İsmet Küntay’ın 50 yaşında ölümünün ardından eşi Nadide Küntay'ın başlattığı, 1975 yılından itibaren her yıl tiyatro eser ve emekçilerine verilen özel ödüldür. Ödüller her yıl Mayıs ayı gibi açıklanıp, Kasım-Aralık aylarında sahiplerine törenle teslim edilir.\n\n\nThéodore Sindikubwabo\nThéodore Sindikubwabo (d. 1928 - ö. 1998), Ruandalı siyasetçi. Sindikubwabo, Afrika ülkesi Ruanda'da 1994 yılında kısa bir dönem devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nRuanda devlet başkanı Juvénal Habyarimana'nın 6 Nisan 1994 tarihinde uçak kazasında hayatını kaybetmesi sonrasında yaptığı bir radyo konuşması ile o süreçte meclis başkanı olan Sindikubwabo kendini devlet başkanı olarak açıklamıştır. Bu açıklamdan bir gün sonra 9 Nisan 1994'te de yemin ederek görevine başlamıştır.\nSindikubwabo'nun iktidarı döneminde de Hutular ile Tutsiler arasında yaşanan etnik çatışma sonlandırılamamış, çatışmalar bu süreçte en yoğun ve kanlı dönemini yaşamıştır. Ruanda soykırımı olarak adlandırılan süreçte 100 gün gibi kısa bir dönemde 800.000 kişi hayatını kaybetmiştir. 17 Nisan 1994 tarihinde kendisinin yönettiği bir hükûmet oturumunda Butare valisini \"katliama katılmadığı\" gerekçesiyle görevinden alan Sindikubwabo, 19 Nisan tarihinde yaptığı halk konuşmasında bu kararını halka duyurmuş ve bu konuşmasında halktan katliamlara devam etmeleri yönünde çağrı yapmıştır. Bu konuşmalar neticesinde Butare'de de soykırım başlatılmış, dönemin görevden alınan valisinin de bu süreçte öldürüldüğü tahmini yürütülmüştür.\nHutu yönetiminin radikal ve soykırımı destekleyen adımlar atan Sindikubwabo yönetimine karşı mücadelesini genişleten Ruanda Yurtsever Cephesi (Front patriotique rwandais - FPR), 1 Temmuz 1994 tarihinde hükûmet oluşturmuş, FPR lideri Paul Kagame devlet başkanlığı yardımcısı makamına getirilmiştir. Yönetimi ele alan FPR ile birlikte devlet başkanlığı görevi sona eren Sindikubwabo, görevi 19 Temmuz 1994 tarihinde devlet başkanı olarak atanan Pasteur Bizimungu'ya devrederek Zaire'ye (günümüzde Kongo DC) kaçmıştır. Sürgün hayatı yaşadığı Bukavu'da 1998 yılında hayatını kaybetmiştir.\nSindikubwabo'nun ölümünden yıllar sonra da 1994 yılında yaşanan gelişmeler ile ilgili Şubat 2013'te Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde davalar açılmış, Sindikubwabo ile birlikte o dönem Dışişleri bakanı, Sağlık bakanı, Ticaret Bakanı ve Kamu Hizmetleri Bakanı olan ve sağ olan kişiler yargılanmıştır. İlk duruşma neticesinde Ticaret Bakanı ve Kamu Hizmetleri Bakanı tutuklanmış, ikinci duruşma sonrasında da Dışişleri bakanı ve Sağlık bakanı delil yetersizliği nedeniyle serbest bırakılmıştır. Sindikubwabo'nun o dönem Butare valisini katliama katılmadığı gerekçesiyle mi görevden aldığı ya da siyasi ve idari sebeplerinde olup olmadığı mahkeme tarafından karara bağlanamamış, serbest bırakılan iki bakan da o dönemde Sindikubwabo'nun halka neler söyleyebileceğini bilemedikleri için engel olamadıklarını ifade etmişlerdir.\n\n\nPasteur Bizimungu\nPasteur Bizimungu (d. 1950), Ruandalı siyasetçi. Bizimungu, Afrika ülkesi Ruanda'da 1994 ile 2000 yılları arasında devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nHutu etnik grubuna mensup olan Bizimungu, 1994 yılında gerçekleşen soykırıma kadar Ruanda'da ulusal elektrik dağıtım şirketinin genel müdürlüğü de olmak üzere birçok önemli konumlarda bulunmuştur. 1980'li yılların sonuna kadar o dönemki devlet başkanı Juvénal Habyarimana'nın önemli savunucularından olan Bizimungu, zamanla radikal Hutu tutumlarından ve Habyarimana'nın politikalarından uzaklaşmıştır.\nO dönem Hutu egemenliğinin yaşandığı orduda general olan kardeşinin Hutu hükumetinin emri doğrultusunda öldürülmesi sonucu 1990 yılında Tutsiler'in ağırlıklı olduğu ve sürgünde bulunan milislerin de destek verdiği isyancı Ruanda Yurtsever Cephesi (Front patriotique rwandais - FPR) olarak adlandırılan Tutsi hareketine katıldı. Devlet başkanı Habyarimana'nın öldürülmesinden sonra şiddetlenen Hutu-Tutsi çatışması soykırıma dönüşmüş, bunun üzerine FPR Ruanda'da yönetimi ele alabilmek adına mücadele alanını genişletmiştir. Temmuz 1994'te bunun başarıya ulaşması sonucu kurulan hükumette FPR lideri Paul Kagame devlet başkanlığı yardımcısı olmuş, Hutu-Tutsi dengesinin kurabilmek adına da Bizimungu devlet başkanlığı makamına getirilmiştir.\nBizimungu iktidarında asıl yönetiminin Kagame'nin ellerinde olduğu yönünde birçok spekülasyon yapılmış, zaman içerisinde FPR başkan yardımcısı pozisyonunda da bulunan Bizimungu, Kagame ile yaşadığı siyasi anlaşmazlıklar ve neticesinde oluşan sorunlar nedeniyle Mart 2000'de görevinden ayrılarak makamı Kagame'ye bırakmıştır.\nBizimungu yaşanan bu gelişmelerin ardından Mayıs 2001'de \"Demokrasi ve Yenileme Partisi\" adı altında kendi partisini kurmuş, bu parti Kagame tarafından yasadışı olduğu gerekçesiyle yasaklanmıştır. Bu yasaklamanın arkasında partinin aşırı Hutu partisi olduğu yönünde düşünceler önemli rol oynamıştır. Bizimungu bu karara karşı parti faaliyetlerine devam ettiği gerekçesiyle 19 Nisan 2002 tutuklanmış, devleti tehlikeye düşürdüğü gerekçesiyle yargılanmış ve ev hapsine alınmıştır. 7 Nisan 2004 tarihinde gerçekleşen duruşmada güvensizlik ortamı oluşturmanın yanı sıra milis bir grup kurma girişimleri nedeniyle 15 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır.\nKagame'nin kendisini affetmesi ile 6 Nisan 2007'de serbest bırakılmıştır.\n\n\nBursalı Ali Rıza Efendi\nBursalı Ali Rıza Efendi, Osmanlı döneminde Evkaf Nazırı (Vakıflar Bakanı)\nBursalı Ali Rıza Efendi 1815 yılında Bursa’da doğmuştur. Babası çeşitli sancak mutasarraflıklarında bulunmuş olan Sıdkızade Mehmet Şerif Ağa’dır. Soyu, anne tarafından Nakşibendi Şeyhi Mehmet Emin Agâh Efendi’ye dayanmaktadır. Arapça, farsça okumuş ve hat sanatı üzerine çalışmıştır.\nMemuriyete Bursa’da başlamış, 1835’de İstanbul’a gelerek merkezi hükümette çeşitli görevler almıştır. Bu arada Sultan Abdülmecid’in 1844'te Marmara, Midilli ve Rumeli’ne seyahatlerinde maiyetinde bulunmuş, 1852’de (yapısı biraz gününümüzdeki danıştayı, biraz da meclis komisyonlarını andıran) Meclis-i Vâlâ üyeliğine atanmıştır. 1853’de Anadolu Harb Ordusu’nu teftiş için Erzurum’a gönderilmiştir. 1856’da önce Evkaf Nazırı (Vakıflar Bakanı), daha sonra bu bakanlığın adı değişince Hazine-i Hassa Nazırı olarak görev yapmıştır.\nSultan Abdülaziz döneminde de Meclis-i Vâlâ üyeliğine yeniden seçilmiş, Meclis-i Vâlâ’nın kaldırılıp Şurayı Devlet (Danıştay) kurulduğunda Maliye Dairesi Başkanlığı’na, 1873'te Adliye Muhakemat Dairesi Başkanlığı’na, 1874'te Şurayı Devlet üyeliğine ve 1876’da Temyiz Mahkemesi üyeliğine atanmıştır. Sultan Abdülhamid döneminde –senato görevi gören- Heyeti Ayan üyeliğine seçilmiş ve 1896 ‘da emekli olmuştur. 1905 yılında Üsküdar Doğancılar Yokuşu’ndaki aile evinde ölen Ali Rıza Efendi’nin cenazesi Selimiye dergâhına defnedilmiştir.\nTanınmış bir Mevlevi olan Bursalı Ali Rıza Efendi aynı zamanda iyi bir hattat olup, özellikle rık’a ve ta’lik yazılarında uzmanlaşmıştır. Ressam/hattat Murtazâ Elker ile araştırmacı eski Arşivler Genel Müdür Yardımcısı Selâhaddin Elker’in babası ve mimar Prof. Dr. Cüneyt Elker’in büyük dedesidir.\nKaynaklar:\n\n\nKernevekler\nKernevekler, Cornwall'da yaÅŸayan bir Kelt ulusudur.\n\n\nJuvénal Habyarimana\nJuvénal Habyarimana (d. 8 Mart 1937 - ö. 6 Nisan 1994), Ruandalı asker ve siyasetçi. Habyarimana, Afrika ülkesi Ruanda'da 1973 yılından hayatını kaybettiği 1994 yılına kadar devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\n5 Temmuz 1973 yılında general unvanı ile Savunma Bakanlığı pozisyonunda bulunduğu bir dönemde devlet başkanı ve aynı zamanda kuzeni olan Grégoire Kayibanda'ya karşı gerçekleştirilen askeri darbe sonucu devlet başkanlığı makamına gelmiştir. Ülkeyi diktatör olarak yöneten Habyarimana 1978, 1983 ve 1988 yılında kurucusu olduğu \"Mouvement républicain national pour la démocratie et le développement, MRND\" partisi ile girdiği seçimleri %98-%99 düzeyinde oylar alarak kazanmıştır.\nİktidarı boyunda mensubu olduğu Hutu etnik grubunun yararına olacak ayrımcı bir politika izleyen Habyarimana, komşu ülke Burundi'de de çoğunluğu oluşturan Hutuları iktidarda bulunan Tutsilere karşı desteklemiştir.\n1990 yılından itibaren Uganda sınırına yakın bölgelerde yerleşik bulunan Tutsi asi orduları Hutu iktidarını hedef almaya başlamış, yurt dışına iltica eden Tutsilerin Ruanda'ya geri dönmelerini hedeflemişlerdir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 1993 yılında aldığı karar doğrultusunda ülkeye General Roméo Dallaire önderliğinde BM Barış Gücü göndermiştir. 1994 yılında uçağının düşürülmesi sonucu Burundi devlet başkanı Cyprien Ntaryamira ve ordu komutanı Déogratias Nsabimana ile birlikte Habyarimana da hayatını kaybetmiş, yaşanan bu olayın nedenleri ile ilgili olarak tam açıklayıcı sebepler günümüze kadar da ortaya çıkarılamamıştır. Uçağın düşüşü ile ilgili olarak Tutsili asi güçler sorumlu tutulsa da, uçağın düştüğü alanın Hutular tarafından kontrol altında tutulduğu bölge içerisinde yer alması ve Tutsi güçlerinin o günkü insan ve silah gücü göz önüne alındığında böyle bir işlemi söz konusu bölgeye sızarak gerçekleştirme olasılığının düşük olması nedeniyle şüpheler daha çok Hutulu fanatiklere yönelmiş olsa da uçağın düşme sebepleri tam anlamıyla ortaya çıkarılamamıştır. Özellikle son dönemlerinde Tutsilere yönelik ılımlı adımlar atması ve Tutsileri de ülke yönetiminde söz sahibi yapma isteği ve bunlara bağlı olarak Tanzanya'da bu yönde imzaladığı antlaşmanın dönüşünde uçağının düşmesi bu yönde düşüncelerin de oluşmasına neden olmuştur.\nYaşanan bu olaydan sonra ülkede Hutu ile Tutsi etnik grupları arasında çatışmalar şiddetlenmiş ve Ruanda soykırımı olarak tarihe geçen soykırım yaşanmıştır.\nHabyarimana'nın 6 Nisan 1994 tarihinde uçak kazasında hayatını kaybetmesi sonrasında meclis başkanı Théodore Sindikubwabo yaptığı bir radyo konuşması ile kendini devlet başkanı olarak açıklamıştır. Bu açıklamadan bir gün sonra 9 Nisan 1994'te de yemin ederek görevine başlamıştır.\n\n\nLinux kullanıcıları listesi\nBu liste, farklı işletim sistemlerinden Linux işletim sistemine geçen kişi, kurum ve kuruluşları içermektedir.\nYerel yönetimler ve kamu kuruluşları özellikle Dünya Ticaret Örgütü ve Uluslararası Fikri Mülkiyetler Birliği gibi kurumların baskısını yoğunlukla hissettiği için, bir kısmı korsan yazılım ve Microsoft ve Apple gibi pahalı ve kapalı kaynak kodlu ticari yazılımlara karşı makul ve yasal bir alternatif olarak Linux ve diğer özgür yazılımlara geçiş yapmıştır. Linux'ün yaygınlaşması ekonomik olarak yeterince güçlü olmayan ülkelerin yazılımsal teknolojide ilerlemesi için büyük bir destek sağlamış aynı zamanda Hindistan ve Pakistan gibi yazılım alanında gelişmiş insan gücüne sahip olduğu halde \"Birici Dünya Ülkeleri\" ücretlerine göre yatırım yapamayan ülkelerin bu insan gücünü daha verimli kullanmalarına olanak sunmuştur. Tüm bunların yanında ücret bileşeni tek başına eline alınan bir durum değildir. Türkiye, Avrupa ve Kuzey Amerika'dan hem idari hem askeri birçok kamu kuruluşu olağanüstü kararlığı ve bilgi güvenliğini sağlama konusunda açık kaynaklı olması nedeniyle Linux kullanmaktadır.\nLinux üniversitelerin ve araştırma merkezlerinin teknik disiplinlerinde sıklıkla kullanılmaktadır. Bunun birçok sebebi olmakla beraber en önemlileri Linux'ün ücretsiz olması ve birçok özgür ve açık kaynaklı yazılıma sahip olmasıdır. Belli bir seviyeye kadar bilgisayar bilimi ve yazılım mühendisliği ihtisaslarının, kararlılık, korunabilirlik ve yükseltilebilirlikle birlikte bu trende büyük katkısı vardır. IBM \"Linux eğitimdir\" adıyla yürüttüğü bir kampanyada genç bir erkek çocuk olarak tasvir edilen bir \"Linux\"ü kullanmıştır.\nEğitimde büyük ölçekli Linux benimsenmesi ve kullanılmasına örnek olarak şunlar verilebilir:\nLinux kapsamlı olarak uzun zamandır işletmelerdeki sunucularda kullanılmaktadır. Linux ayrıca bazı şirket ortamlarında şirket çalışanları için bir masaüstü platformu olması için de kullanılmaktadır ve Red Hat Enterprise Linux, SUSE Linux Enterprise Desktop ve Ubuntu gibi kurumsal çözümlere sahiptir\n\n\nEkin Yazın Dostları Tiyatro Ödülleri\nEtkin, bilinçli okurlar ve tiyatro izleyicileri oluşturmak, toplumsal ekine katkıda bulunmak amacıyla 2006 yılında bir araya gelenlerin oluşturduğu bir kitap kulübü olan Ekin Yazın Dostları, 2012–2013 sezonu itibarıyla ödül vermeye başlayan sanat oluşumuna dönüşmüştür.\nEkin Yazın Dostları Tiyatro Ödülleri’nde, sezon başında açıklanan kategorilerde, Seçici Kurul’un o yıl sahnelenmeye başlayan oyunları üreten profesyonel tiyatro sanatçılarından ve tiyatro topluluklarından en çok beğendikleri yer almaktadır.\nSeçkiye giren oyun ve sanatçıları Seçiciler kendi aralarında görev dağılımı yaparak duyurur. Sonuçlar Ekin Yazın Dostları’nın internet sitesinde yayımlanır ve tiyatro portallarına duyurulur.\n\n\nTed Cruz\nRafael Edward \"Ted\" Cruz (d. 22 Aralık 1970), Amerikalı politikacı ve ABD'nin Teksas Eyaleti senatörü. 2016 ABD başkanlık seçimlerinde, Cumhuriyetçi Partiden aday adayıdır.\nCruz, ilköğretim ve lise eğitimini, Houston'da aldıktan sonra, 1992 yılında Princeton Üniversitesi'nden ve 1995 yılında da, Harvard Hukuk bölümünden mezun oldu. Cruz, 1999 ile 2003 yılları arasında, Federal Ticaret Komisyonunda Politika Planlama Dairesi müdürü oldu. 2000 yılında George W. Bush'un seçim kampanyalarında iç politika danışmanlığı ve Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı'nda da başsavcı vekilliği görevini yürüttü. 2000 yılında, Teksas Başsavcısı Greg Abbott tarafından Teksas Başsavcı vekili olarak atandıktan sonra, Mayıs 2008'e kadar bu görevde kaldı. Ve bu süre boyunca da, bu makamda en uzun süre bulunan hispanik kökenli avukat olma unvanını kazandı. Ayrıca 2004 ile 2009 yılları arasında, Teksas Üniversitesi'nin Hukuk bölümünde, ABD Yüce Mahkemesinin karşılaştığı davalarla ilgili olarak, üniversite de profesör sıfatıyla misafir öğretim görevlisi olarak dersler verdi.\nTed Cruz, Cumhuriyetçi Kay Bailey Hutchison'ın boşalan senato koltuğu için Cumhuriyetçi Partiden Teksas senatörlüğüne aday oldu. 31 Temmuz 2012 tarihinde yapılan ikinci tur oylamada, rakibi David Dewhurst'ü %43'e karşı %57 oyla yendi. Cruz 6 Kasım 2012 tarihindeki genel seçimlerden de, eski hükûmet Temsilcisi Paul Sadler'i de %41'e %56 oyla yenmeyi başardı. 2012 yılında ABD'in Teksas Senatosuna seçilerek, böylece hispanik kökenli birisi ilk defa Teksas'ı temsil etmiş oldu. 14 Kasım 2012 tarihinde ise, Ulusal Cumhuriyetçi Senatörler Komitesi başkan yardımcılığına atandı.\nCruz Mart 2015'te, 2016 ABD başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi Partiden başkan adayı olmak için kampanya başlattı.\nSon olarak, yarıştan çekildiğini açıkladı.\n\n\nTomas Lindahl\nTomas Robert Lindahl FRS FMedSci (d. 28 Ocak 1938) İsveç asıllı kanser araştırmalarında uzmanlaşmış İngiliz bilim adamı.\n2015 yılında, Amerikalı kimyager Paul Modrich ve Türk kimyager Aziz Sancar ile birlikte hasar gören hücrelerin DNA'ları nasıl onardığını ve genetik bilgisini koruduğunu haritalandıran çalışmaları sayesinde Nobel Kimya Ödülü almaya hak kazandı.\n\n\nGiuliano de' Medici\nGiuliano de' Medici (d. 25 Mart 1453 - ö. 26 Ekim 1478) Piero de' Medici ve Lucrezia Tornabuoni'nin ikinci çocuğudur. Abisi Lorenzo de' Medici ile beraber Floransa Cumhuriyeti'nin müşterek yöneticiliğini yapmıştır. Yakışıklı, sportif görüntüsü ile \"sanat hamisi\" olarak kardeşinin imajını tamamlamıştır.\nPazzi Komplosu'un başlangıcında, Francesco de' Pazzi ve Bernardo Baroncelli tarafından, Floransa Katedrali'nde suikaste uğramıştır. Kafasına bir kılıç darbesi almıştır ve 23 kez bıçaklanmıştır.\nGiuliano San Lorenzo Kilisesi'nde babasının mezarına defnedildi ama daha sonra, kardeşi Lorenzo ile beraber aynı kilisedeki Medici Tapınağı'na, Michelangelo ve Madonna Heykeli ile örtülmüş isimsiz bir mezara defnedilmiştir.\nDa Vinci's Demons isimli dizide Tom Bateman tarafından canlandırılmıştır.\n\n\nTreehouse of Horror (seri)\nTreehouse of Horror, Amerikan animasyon dizisi \"Simpsonlar\"ın her sezon yayınlanan korku serisidir. Dizinin 2. sezonunun üçüncü bölümü Treehouse of Horror (\"The Simpsons Halloween Special\")ile Başlamıştır. Bu bölümde Kang ve Kodos ilk kez görünmüştür.\n\n\nİsveç takvimi\nİsveç Takvimi, İsveç'te 1 Mart 1700'den 30 Şubat 1712'ye kadar kullanılmıştır. 30 Şubat günü bulunan bir takvimdir.\n\n\nCanip Yıldırım\nCanip Yıldırım (d. 1925 Lice - 3 Aralık 2015, Ankara), hukukçu, politikacı. Yıldırım 49’lar Davası’nın sanıklarındandır.\n1944’te Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başladı, daha sonra eğitimini tamamlamak için Paris’e gitti. Türkiye’ye döndü ve Diyarbakır’da avukatlık yapmaya başladı.\nDiyarbakır’da yayımlanan İleri Yurt gazetesinde yazı işleri müdürlüğü yaptı ve dergide çıkan “Qimil” şiiri nedeniyle 49’lar Davası’nda yargılandı. \n27 Mayıs Darbesi'nde tutuklandı. Cezaevinden çıktıktan sonra Türkiye İşçi Partisi’nin kuruluş sürecine katıldı. 12 Mart Darbesinde de tutuklandı, 1974'te genel af ile tahliye edildi.\nKürt siyasi hareketinin çeşitli aşamalarında yer alan Yıldırım, Demokrasi Partisi ve Halkın Emek Partisi'nin kuruluşuna destek verdi. \nOrhan Miroğlu Canip Yıldırım ile yaptığı söyleşiyi \"Hevsel Bahçesinde Bir Dut Ağacı/Canip Yıldırım'la Söyleşi\" adı altında kitaplaştırdı.\nMehmed Uzun kitaba yazdığı önsüzde şöyle der: \"\"Canip Yıldırım’ın hayat öyküsü, Cumhuriyet’ten bu yana Kürtlerin ve Türklerin yaşadığı tüm dönemlerin de çok canlı bir tanıklığı: İttihat Terakki dönemi, Ermeni katliamı, Cumhuriyet’in kuruluş yılları, Şeyh Sait hareketi, Ağrı Dağı isyanı, Dersim katliamı, tek parti dönemi, DP dönemi, 492lar davası yılları, 1960 askeri cuntası, TiP, KDP ve DDKO dönemleri, 12 Mart 1971 askeri cuntası...\"\"\n\n\nÇarşı, Şehzadeler\nÇarşı, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle.\n\n\nWilliam E. Moerner\nWilliam Esco Moerner (d. 24 Haziran 1953) Amerikan fizikçi ve kimyacı. Süper-çözünürlük mikroskopi alanındaki çalışmalarından dolayı Stefan Hell ve Eric Betzig'le birlikte 2014 yılında Nobel Kimya Ödülü kazanmıştır.\n\nDere, Åžehzadeler\nDere, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle.\n\n\nAnthony Martial\nAnthony Martial (d. 5 Aralık 1995), Fransız millî futbolcu. Şu an Premier League takımlarından Manchester United'ın formasını giymektedir ve Fransa millî takımında da oynamaktadır.\nMartial, kariyerine CO Les Ulis takımında başladı ve sonra Lyon'da profesyonel oldu. 2013 yılında Monaco'ya 6 milyon € karşılığında transfer oldu. Monaco'da iki yıl oynadıktan sonra, 2015 yılında Manchester United'a 36 milyon £ karşılığında transfer oldu ve bir genç futbolcu için ödenen en yüksek ücret olarak kabul edildi. Manchester United forması altındaki ilk maçta gol atmayı başardı ve Premier League Ayın Futbolcusu ödülünü Eylül ayında kazandı.\nMartial, Fransa'nın çeşitli yaş gruplarında oynadıktan sonra 2015 yılında ilk defa Fransa A millî takımının formasını da giymeye başladı.\nMassy, Essonne'da dünyaya gelen Martial, futbol kariyerine; 2001 yılında Paris'te yer alan CO Les Ulis'de başladı Martial, 12 yaşındayken Manchester City tarafından da denenmeye alındı.\nMartial, 2009 yılında 14 yaşındayken Lyon futbol akademisine katıldı. Lyon U-17 formasıyla ikinci sezonunda 21 maçta 32 gol attı ve bu performansıyla, Slovenya'da düzenlenen 2012 Avrupa 17 Yaş Altı Futbol Şampiyonası için Fransa U-17 kadrosuna dahil edildi.\nMartial, kariyerindeki ilk maçına; 6 Aralık 2012 tarihinde Avrupa Ligi mücadelesinde 2-0 kazandıkları maçta Hapoel Ironi Kiryat Shmona karşısında Yassine Benzia'nın yerine oyuna girerek çıktı. İlk Ligue 1 maçına ise; 3 Şubat 2013 tarihinde 3-1 kaybettikleri maçta Ajaccio karşısında Rachid Ghezzal'ın yerine oyuna girerek çıktı.\nMonaco, 30 Haziran 2013 tarihinde Martial'ı 5 milyon € karşılığında transfer etti ve onunla üç yıllık sözleşme imzaladı. Monaco forması altındaki ilk maçına; 24 Kasım 2013 tarihinde 2-0 kazandıkları Nantes maçında Radamel Falcao'nun yerine oyuna girerek çıktı. Kariyerindeki ilk golünü ise; 30 Kasım 2013 tarihinde 2-0 kazandıkları maçta Rennes karşısında attı. 20 Aralık 2013 tarihinde Valenciennes karşısında ayak bileğinden sakatlandı ve oyuna devam edemedi. 27 Ocak 2014 tarihinde ise, Monaco ile olan sözleşmesini Haziran 2018'e kadar uzattı.\nMartial, 5 Ekim 2014 tarihinde oynanan Paris Saint-Germain maçında Lucas Ocampos'un yerine oyuna girdi ve 90+2. dakikada gol atarak Monaco'nun deplasmanda maçı 1-1 berabere bitirmesini sağladı. 13 Mart 2015 tarihinde ise; 3-0 kazandıkları maçta 10 kişi olarak mücadele eden Bastia karşısında iki gol attı. 26 Haziran 2015 tarihinde, Monaco ile olan sözleşmesini 2019 yılına kadar uzattı.\nMartial, 4 Ağustos 2015 tarihinde UEFA Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme mücadelesinde 4-0 kazandıkları Young Boys maçında gol atarak, kariyerinde ilk defa Avrupa kupalarında gol attı ve Monaco toplamda 7-1 kazanarak play-off elemesine kaldı.\nMartial, 1 Eylül 2015 tarihinde 55 milyon € bonservis bedeli olmak üzere; toplam 80 milyon € karşılığında Manchester United'a transfer oldu ve dört yıllık sözleşme imzaladı. Bu transfer; bir genç futbolcu için ödenen en yüksek ücret olmuştu. Bu rekora daha önce sahip olanlar; 2014 yılında 37 milyon € karşılığında Manchester United'a gelen Luke Shaw ile 2013 yılında hemen hemen aynı fiyat bedeliyle Paris Saint-Germain'e transfer olan Marquinhos'a aitti. Martial'ı transfer eden teknik direktör Louis van Gaal ise, kendisini ve bu transferi eleştirenler hakkında; \"\"İçinde bulunduğumuz dünyada ödediğimiz bu para \"gülünç\". Ama Martial'i ben kendim için almadım, Martial'ı Manchester United'ın gelecekteki teknik direktörü için transfer ettik.\"\" sözlerini söyledi.\nMartial ise bu transfer hakkında; \"\"Altyapıda oynarken benim İngiltere'de oynamak için çok uygun olduğumu söylerlerdi. Şimdi, Premier Lig'de kendimi geliştirmek ve kanıtlamak için çok büyük bir fırsatım var. 80 milyon euro eder miyim, bilmiyorum. Fakat, bunu kafama takmıyorum. Ben olayın futbol tarafına bakıyorum. Fiyat kulüpler arasındaki bir durum ve ben bundan ötürü bir baskı hissetmiyorum.\"\" sözlerini söyledi.\nMartial, Manchester United forması altındaki ilk maçına; 12 Eylül 2015 tarihinde 3-1 kazandıkları Liverpool maçının 65. dakikasında Juan Mata'nın yerine oyuna girerek çıktı ve bu maçta takımının son golünü atarak Manchester United forması altındaki ilk maçında golle buluşmayı başardı. Van Gaal, Martial'ın attığı gole \"olağanüstü\" olarak değerlendirdi. Bundan sekiz gün sonra; ilk 11'de başladığı Southampton maçında da iki gol attı ve takımının maçı 3-2 kazanmasını sağladı. 23 Eylül 2015 tarihinde ise; League Cup mücadelesinde Ipswich Town maçında yine Mata'nın yerine oyuna girdi ve yine bir gol atarak maçın 3-0 bitmesini sağladı.\nMartial, iki maçta attığı üç golle taraftarlar tarafından \"Ayın Oyuncusu\" ödülüne layık görüldü. Bundan bir gün sonra; Liverpool'a karşı attığı gol, Manchester United taraftarları tarafından \"Ayın Golü\" olarak seçildi. Ayrıca; Eylül ayında \"Premier League Ayın Futbolcusu\" ödülünü kazanarak; Micah Richards ile Michael Owen'dan sonra bu ödülü kazanan üçüncü geçn futbolcu oldu.\nMartial, 21 Ekim 2015 tarihinde Şampiyonlar Ligi grup aşaması mücadelesinde 1-1 biten maçta CSKA Moskova karşısında beraberlik golünü attı.\nMartial, Fransa'nın çeşitli yaş kategorilerinde forma giydi ve forma giydiği dönemde 58 maçta 25 gol atma başarısını gösterdi. 26 Ağustos 2015 tarihinde ise; Portekiz ile Sırbistan karşısında oynanacak olan hazırlık maçı için ilk defa Fransa kadrosuna çağrıldı. Millî formayla ilk maçına; 4 Eylül 2015 tarihinde Lizbon'da, Estádio José Alvalade'de oynanan maçta Karim Benzema'nın yerine oyuna girerek çıktı ve bu maçı Fransa 1-0 kazandı. 11 Ekim 2015 tarihinde ise 2-1 kazandıkları Danimarka maçında ilk defa 11'de başladı ve Olivier Giroud'un golünde asist yaptı.\n\"25 Kasım 2015 itibarıyla\"\n\"17 Kasım 2015 itibarıyla\"\nMartial, Guadeloupe kökenlidir. Abisi olan Johan, Troyes'de defans pozisyonunda oynamaktadır ve Fransa U-20 formasını da giydi. Kardeşi olan Dorian, Les Ulis'in genç takımında oynamaktadır. Martial ailesi, çocuklarının eğitimlerine büyük bir önem verdi. Antrenörler, Martial'ın çocukluğunda utangaç ve sessiz olduğunu söylediler.\nMartial, Samantha ile evli ve bir k覺z覺 vard覺r. Dini inanc覺 Roma Katolik'dir.\n\n\nDilşeker, Şehzadeler\nDilşeker, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle.\n\n\nDinçer, Şehzadeler\nDinçer, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle.\n\n\nYeniköy, Şehzadeler\nYeniköy, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle.\n\n\nKomatsu\n\"Şirket için Komatsu Limited sayfasına bakın\"\nKomatsu ( \"Komatsu-shi\"), Japonya'nın Ishikawa prefektörlüğünde bulunan bir şehirdir. Şehir 1 Kasım 1940 tarihinde kurulmuştur. Yüzölçümü 371.13 km² olan şehrin nüfusu Ocak 2008 tarihi itibarı ile 109,285'tir.\n\nYarhasanlar, Åžehzadeler\nYarhasanlar, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle. Mahalle adını Yarhasanlar Cami'sinin (Emir Çavuş Mescidi) güneyinde mezarı (mezar günümüzde mevcut değildir) bulunan Yar Hasan Dede'den almaktadır. Ayrıca Yarhasanlar Mahallesi'nde bir dönem yoğun bir şekilde siyahi nüfus yaşadığı bilinmektedir. \n\nMimarsinan, Åžehzadeler\nMimarsinan, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle.\n\n\nTanabe\nTanabe ( \"Tanabe-shi\"), Japonya'nın Wakayama prefektörlüğünde bulunan bir şehirdir. Şehir 20 Mayıs 1942 tarihinde kurulmuştur. Yüzölçümü 1,026.77 km² olan şehrin nüfusu Ocak 2008 tarihi itibarı ile 80,398'dir.\n\nGediz, Åžehzadeler\nGediz, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle.\n\n\nNurlupınar, Şehzadeler\nNurlupınar, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle.\n\n\nŞehitler, Şehzadeler\nŞehitler, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle.\n\nSaruhan, Åžehzadeler\nSaruhan, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle.\n\n\nGöktaşlı, Şehzadeler\nGöktaşlı, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle.\n\n\nHacıhaliller, Şehzadeler\nHacıhaliller, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle.\n\nHamzabeyli, Åžehzadeler\nHamzabeyli, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle.\n\n\nİbrahimçelebi, Şehzadeler\nİbrahimçelebi, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle.\n\n\nİshakçelebi, Şehzadeler\nİshakçelebi, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle.\n\n\nKaraağaçlı, Şehzadeler\nKaraağaçlı, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle.\n\n\nMrnjavčević ailesi\nMrnjavčević ailesi ya da Mrnjavčević Hanedanı, Ortaçağda yaşamış soylu bir Sırp aile.\nHanedan hakkında içerdiği bilgiler bakımından Matka Kanyonu'nda bulunan Aziz Andrew Manastırı'nın yazıtları önemlidir. Bu manastırın Kral Vukašin'in ikinci oğlu Andrijaš tarafından 1389 yılında yaptırıldığı bilinmektedir. Hanedan hakkında kaynak olan bir diğer önemli yapı ise Üsküp yakınlarında bulunan Marko Manastırı'dır. Bu manastırda bulunan yazıtlar dışında Kral Vukašin ve onun ilk oğlu Marko'yu gösteren freskler de bulunmaktadır.\n\n\nKazımkarabekir, Şehzadeler\nKazımkarabekir, Manisa ilinin Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalledir. Mahallenin nüfusu 2016 yılı TÜİK adrese dayalı nüfus kayıt sistemi sonuçlarına göre 6.301 kişiden oluşmaktadır. Mahalle Manisa il merkezine ve Şehzadeler ilçe merkezine 3 km uzaklıktadır.\n\nPeker, Åžehzadeler\nPeker, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle.\n\n\nTurgut Özal, Şehzadeler\nTurgut Özal, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle.\n\nSakarya, Åžehzadeler\nSakarya, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle.\n\n\nSancaklıiğdecik, Şehzadeler\nSancaklıiğdecik, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle.\n\n\nSelimşahlar, Şehzadeler\nSelimşahlar, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle.\n\nKocatepe, Åžehzadeler\nKocatepe, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle.\n\n\nKuşlubahçe, Şehzadeler\nKuşlubahçe, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle.\n\n\nNişancıpaşa, Şehzadeler\n2. Nişancıpaşa, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle.\n\n\nSancaklıbozköy, Şehzadeler\nSancaklıbozköy, Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı bir mahalle.\n\n\nWithout Your Love (Gary O'Shaughnessy şarkısı)\n\"Without Your Love\", (Türkçe:\"Senin aşkın olmadan\") 2001 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İrlanda'yı temsil eden Gary O'Shaughnessy tarafından seslendirilen İngilizce şarkıdır. İrlanda, yarışma sonunda 6 puanla yirmi birinci olmuştur.\n\nAbdurrahman Şerefkendi veya Hejar (1920, Mahabad - 1991 Kerec) Kürt dilbilimci, yazar, şair ve çevirmen.\nHejar 1920'de Mahabad'ta doğdu, henüz iki yaşındayken annesi vefat etmiştir. Beş yaşına geldiğinde babasının yanına Kur'an derslerini aldı. Ardından Kürt edebiyatı, Arap edebiyatı, Fars edebiyatı ve matamatik dersini de alan Hejar babasının ölümüyle eğtimine ara vermek zorunda kalmıştır. Hejar 1940'larda Kürtçe şiirler yazmaya başladı. Melayê Cizîrî, Ahmed-i Hani, İbn-i Sina ve Vefayi gibi\nbirçok filozoftan etkilendi ve Kürt edebiyatına büyük katkısı oldu.\nHejar ayrıca Mahabad Cumhuriyeti'nde de çalışmaları oldu.\n\"Nîştiman\" ve \"Hilale\" dergilerinde partinin \"Kürdistan\" adlı gazetesinde çıkan yurtseverlik, bağımsızlık ve aşkla ilgili şiirleri büyük yankı uyandırmış ve daha yirmi dört yaşındayken Mahabad Kürt Cumhuriyeti lideri Kadı Muhammed tarafından kendisine \"Kürt millî şairi\" unvanı verilmiştir.\nMahabad Kürt Cumhuriyeti yıkılınca 30 yıla yakın yurt dışında yaşadı. 1975'te tekrar İran'a döndü ve 1991 yılında vefat etti.\nHejar şiirlerinde zulüm ve haksızlığa karşı yazdığı ve \"Zavallı, Kürtçe Hêsîr\" anlamlarına gelen \"Hejar\" mahlasını kullanmıştır.\n\n\nMillennium of Love\n\"Millennium of Love\", (Türkçe:\"Milenyum aşkı\") 2000 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İrlanda'yı temsil eden Eamonn Toal tarafından seslendirilen İngilizce şarkıdır. İrlanda, yarışma sonunda 92 puanla altıncı olmuştur.\n\n\nWhen You Need Me\n\"When You Need Me\", (Türkçe:\"Bana ihtiyacın olduğunda\") 1999 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İrlanda'yı temsil eden The Mullans tarafından seslendirilen İngilizce şarkıdır. İrlanda, yarışma sonunda 18 puanla on yedinci olmuştur.\n\n\nIs Always Over Now?\n\"Is Always Over Now?\", (Türkçe:\"Şimdi mi biter?\") 1998 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İrlanda'yı temsil eden Dawn Martin tarafından seslendirilen İngilizce şarkıdır. İrlanda, yarışma sonunda 18 puanla on yedinci olmuştur.\n\n\nHéctor Moreno\nHéctor Moreno adlı kişiler:\n\n\nKıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü\nKıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na bağlı olarak 12 Mayıs 1997 tarihinde Türk denizleri ve karasularında seyreden Türk ve yabancı bayraklı gemilerin seyir güvenliğine yardımcı olmak, kıyı emniyeti ve gemi kurtarma hizmetleri ile kılavuzluk, römorkör hizmetlerini yapmak ve bunlarla ilgili cihaz ve tesislerini kurmak, işletmek, can, mal ve gemi kurtarmak, yardım, çeki, batık çıkarmak ve bunlarla ilgili römork ve dalgıçlık hizmetlerini yürütmek, güvenli seyre yönelik kurulmuş ve kurulacak olan sahil telsiz istasyonları, Otomatik Tanımlama Sistemi, dGPS ve benzeri sistemlerle ilgili her türlü yatırımı yapmak ve tekel şeklinde işleterek seyir emniyetini artırmak amacıyla kurulmuş denizcilik teşkilatıdır. Türk boğazları olarak bilinen İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazı'ndan yapılan geçişleri kontrolünü yapmaktadır. Genel müdürlük, boğazlardaki koşullar uygun değilse boğazları kapatma yetkisine sahiptir.\n\n\nEutelsat\nEutelsat, 1977 yılında kurulmuş Fransız televizyon şirketi ve uydu operatörüdür. Eutelsat şirketi 5800'den fazla televizyon istasyonuna sahiptir. Avrupa, Orta Doğu, Afrika, Asya ve Amerika'ya hizmet vermekte olan Eutelsat, gelir bakımından dünyanın en büyük üçüncü uydu operatörüdür.\nEutelsat uyduları günümüzde 274 milyon haneye 1,400'ü HD olmak üzere 7,000 televizyon istasyonu ve 1,100 radyo istasyonuna ev sahipliği yapmaktadır. Uydu sistemlerinin yanı sıra kampüs ağı, kablosuz iletişim gibi pek çok hizmet vermektedir. Merkezi Paris'te bulunan Eutelsat'ın CEO'su Rodolphe Belmer'dir.\nÖzellikle Türkiye ve diğer çeşitli ülkelerde yayın yapan Digiturk platformu tarafından ana operasyon olarak Eutelsat 7A uydusu kullanılmaktadır.\n\n\nOtobüs (oyun)\nOtobüs, Stanislav Stratiev'in yazdığı, iki perdelik tiyatro oyunu.\nToplumsal taşlama tarzındaki oyun, ülkedeki değişimi farklı oyun kişilerinin üzerinden anlatmaktadır. Toplumsal yapının ve rejimin eleştirildiği oyunda, son durağı bilinmeyen bir otobüs yolculuğu, yolcuların kendi dünyaları ve yaşama bakışları açısından değerlendirilişi, kendi aralarında tartışmaları ele alınmaktadır. Oyunun sahnelenişinde karikatürler de kullanılmıştır.\nOtobüs oyunu tanıtım videosu\n\n\n2001 Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü saldırısı\n2001 Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü saldırısı, 3 Ocak 2001'de Türkiye'nin İstanbul şehrinin Şişli ilçesindeki Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğüne, kendisini iş adamı olarak tanıtarak giren Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi mensubu Gültekin Koç'un, İlçe Emniyet Müdürü Selçuk Tanrıverdi'nin odasına giderken dördüncü katta karşılaştığı Tanrıverdi'nin makam şoförünün kendisini durdurması üzerine paniğe kapılması ve üzerindeki patlayıcıları infilak ettirmesiyle gerçekleştirilen intihar saldırısı. Patlama sonucunda saldırganla birlikte bir sivil öldü, 7 kişi yaralandı.\nYerel saatle 13.50 (UTC+02.00) civarında, Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğüne gelen saldırgan, üzerinde taşıdığı patlayıcılarla x-ray cihazından geçerek içeri girdi. Girişteki güvenlik görevlisine iş takibi için geldiğini belirterek, asansörle Şişli İlçe Emniyet Müdürü Selçuk Tanrıverdi'nin makamının ve evrak kaydının yapıldığı İdari Büro'nun yer aldığı dördüncü kata çıktı. Koridora yönelmeden önce çay ocağı ve bekleme yeri olarak kullanılan bölüme girdi. Burada karşılaştığı Tanrıverdi'nin koruması ve makam şoförü Naci Canan Tuncer'in nereye gittiğini sorması sonrasında paniğe kapılarak üzerindeki patlayıcıları infilak ettirerek intihar saldırısı gerçekleştirdi. Patlamada saldırganın yanı sıra Tuncer de hayatını kaybetti, 3'ü polis 4'ü sivil olmak üzere yedi kişi yaralandı. Saldırıyı, Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi mensubu Gültekin Koç'un gerçekleştirdiği tespit edildi.\n\n\nRyszard Kaczorowski\nRyszard Kaczorowski (d. 26 Kasım 1919, Białystok, Polonya - ö. 10 Nisan 2010, Smolensk), Polonyalı eski asker ve devlet adamı. II. Dünya Savaşı'nda Polonya ordusunda yer almıştır.\n10 Nisan 2010 tarihinde Polonya'nın önde gelen devlet büyüklerinin içinde bulunduğu uçağın Smolensk, Rusya'da düşmesi sonucu ölmüştür.\nPolonya'nın sürgündeki son Cumhurbaşkanı'ydı.\n\n\nBent Larsen\nBent Larsen (4 Mart 1935; Thisted, Danimarka - 9 Eylül 2010; Buenos Aires, Arjantin), Danimarkalı satranç oyuncusu.\nÇağdaş satranç oyuncularından olup fil açılışı adlı hamlesi ile bilinir.\n\n\nVladislav Stoyanov\nVladislav Stoyanov (Bulgarca: Владислв Бойко Стоянов, d. 8 Haziran 1987), kaleci pozisyonunda görev yapan Bulgar millî futbolcudur. Ludogorets Razgrad'ta forma giymektedir.\n\n\nGilles Johanet\nGilles Johanet (d. 22 Mayıs 1950, Paris) Fransa Sayıştay Başsavcısı.\nParis Siyasal Bilgiler Enstitüsü ve Ulusal İdare Okulu'nu bitirmiştir. 1977'de Sayıştay'a girmiştir. Sosyalistlerin iktidara gelmesiyle beraber 1981-1983 yılları arasında Aileden sorumlu Devlet Sekreteri Georgina Dufoix'nın kabine direktörü olmuş, 1983-1984 yılları arasında Başbakan Pierre Mauroy'nın emekli, hastalık ve sağlık sorunlarından sorumlu danışmanlığını yapmış, 1989-1993 ve 1998-2002 yılları arasında Ücretli İşçilerin Hastalık Sigortası Ulusal Fonu Yönetim Kurulu Başkanlığı, 1997-1998 yıllarında ise Sayıştay Genel Sekreterliği görevlerini yürütmüştür.\nSayıştay üyesi Gilles Johanet, Temmuz 2012'de hükûmet kararıyla Sayıştay Başsavcılığına atanmıştır. 27 Temmuz 2012 - 22 Mayıs 2019 tarihleri arasında Sayıştay Başsavcılığı görevini yürütmüş ve 2019 yılında yaş haddinden emekliye ayrılmıştır.\n\n\nAkathist\nAkathist, Akathistos ya da Akathist İlahi (Yunanca: Akathistos Hymnos / Ἀκάθιστος Ὕμνος) Ortodoks kiliselerinde Meryem adına okunan, Yunan ve Slav kiliselerinde bir hayli yaygın olan ilahi türü. Aslen Yunanca olan \"Akathistos\" kelimesi \"oturmaksızın\" anlamına gelmektedir, buna bağlı olarak ayinler genelde oturmadan, ayakta yapılır.\nAkathist ilahinin ortaya çıkışı 5. ve 6. yüzyıl Bizans'ına kadar uzanır. Ancak yazarı ve tam olarak ne zaman ortaya çıktığına yönelik bilimsel tartışmalar devam etmektedir. Yazarı hakkındaki tartışmalar muhtemel yazarın Romanos Melodos olabileceği üzerinde durmaktadır. İlahinin ilk halinde bulunan ve içerik olarak da ilahiye uygun olan prooimion ya da koukoulion olarak adlandırılan ilahiye giriş kısmı, 7. ve 8. yüzyıllara denk gelen Pers ve Avar'ların Konstantinopolis kuşatmalarıyla değiştirilmiştir. Öyle ki ilahinin değiştirilen bu versiyonunda Meryem, Konstantinopolis'in kurtarıcısı olarak nitelendirilmiştir. Halk arasında Meryem'in kurtuluşun öncüsü olduğu inancı kuvvetli olduğundan, ilahi daha sonraki yüzyıllarda da söylenmeye devam etmiş ve bir gelenek halini almıştır. 14. yüzyıla gelindiğinde bu ilahi Yunan ve Slav Ortodoks kilise duvarlarında tasvir edilmeye başlamıştır. Akathist İlahi'nin tasvir edildiği bu kiliselerden birisi de Marko Manastırı'nın katholikonudur.\nİlahi, İsa Mesihin çocukluğunu anlatan 12 ve Ortodoks inancının farklı yönlerini anlatan 12 olmak üzere toplam 24 kıtadan oluşur. Bu kıtalardan kısa olanları düzyazı biçiminde yazılır ve \"Alleluia\" (Halelujah:Rabbi övün) ile biterler, uzun olanlar ise \"Sevin! ey güveysiz gelin!\" deyişiyle sonlanır. Ayinin uygulanışı kaynaklarda farklılık gösterse de genellikle dörtlükler bir ruhani tarafından okunur, akabinde ilgili bölümler koro tarafından seslendirilir.\n\n\n50. Yıl Parkı\n50. Yıl Parkı, Ankara'nın Çankaya ilçesinde bulunan park.\nÇankaya ilçesinin Cebeci semtindeki park Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü üzerindeki tepeye konuşlandırılmıştır. Park ilk olarak, Cumhuriyetin 50’nci Yıldönümü anısına, 1970 yılında açılmıştır. 130 bin m. karelik bir alana kurulmuştur. En büyük özelliği: bulunduğu konumun çok yüksek olması nedeniyle Ankara manzarasını görmek isteyenlerin ilgisini çekmektedir. 2009 Yılında park yenilenerek tekrar açıldı.\nParkta geniş bir yeşil alan, gölet, piknik alanı, açık hava tiyatrosu, çocuk bahçesi, buz pateni pisti, kafeler, futbol sahası ve Avrupa'nın en uzun, Dünya'nın ikinci uzun bayrak direği bulunmaktadır.\n\n\nGregory Hines\nGregory Oliver Hines (d. 14 Şubat 1946- ö. 9 Ağustos 2003), Amerikalı şarkıcı, dansçı ve oyuncu. televizyon yapımı programlarla adını duyurdu, Broadway Müzikallerinde yer aldı.\n1980'li yılların ortalarında ABD sinemasında çığır açan müzikal içerikli birçok romantik-dramm filmi çevirdi. New York doğumlu sanatçı 9 Ağustos 2003'te kanserden öldü.\n\n\nPolly Draper\nPolly Draper (d.15 Haziran 1955; Gary, Indiana), Amerikalı oyuncu. Sinema filmi \"The Naked Brothers Band: The Movie\" ile yıldızı parlamıştır. 2013 yapımı psiko-gerilim filmi \"Side Effects\" ile başarılı oyunuluğunu sürdürdü.\n\n\n2015 Mnet Asya Müzik Ödülleri\n2015 Mnet Asya Müzik Ödülleri Hong Kong AsiaWorld-Expo'da, 2 Aralık 2015 tarihinde gerçekleşti.\nkazananlar başta ve koyu renkle belli edilmiştir.\n\n\nBaç (anlam ayrımı)\nBaç, şu anlamlara gelebilirː\n\n\nTitel\nTitel (Sırpçaː Тител), Sırbistan'da Güney Baçka bölgesinde ve Voyvodina bölgesinde yer alan bir kasabadır. Şehrin nüfusu 30 Kasım 2009 tarihli istiastiğe göre 15,738'dir.\nŞehrin Sırpça ismi Titel (Тител), Macarca ismi Titel, Almanca ismi ise Titel ve Latince ismi de Titulium'dur.\nŞehir çok eski bir tarihe sahiptir. Roma döneminde şehir Roma kalesi olarak inşa edilmiştir.\n9. yüzyılda şehir Bulgarlar tarafından ele geçirilmiştir. 10. yüzyılda ise şehir Macaristan Krallığı'nın eline geçmiştir. Titel ismi ilk kez 1077 yılında kullanılmıştır.\n1526 yılında Mohaç Muharebesi sonrası şehir Osmanlı Devleti topraklarına girdi. Osmanlı Devleti döneminde şehirde cami ve medreseler inşa edilmiştir.\n1699 yılında Karlofça Antlaşması'ndan sonra şehir Habsburg Monarşisi'nin eline geçti.\n\n\nÄ°ki Deli\nİki Deli, Türk şarkıcı Hande Yener'in dördüncü derleme albümü. 4 Aralık 2015'te Poll Production tarafından yayımlandı. Yener'in \"Mükemmel\" (2014) albümündeki bazı şarkıları, Volga Tamöz'ün \"No. 2\" (2015) albümünde yer alan \"Sebastian\" şarkısını, \"Kışkışşş\" single'ını ve Serdar Ortaç eşliğinde seslendirilen \"İki Deli\" şarkısını içerir.\n\n\nJüterbog\nJüterbog, Almanya'nın kuzeydoğusunda yer alan bir şehirdir. Şehir, Brandenburg eyaletinde ve Teltow-Fläming ilinde yer almaktadır. Şehrin nüfusu 1 Aralık 2009 tarihinde 12,131'dir.\n\n\n2018 FIFA Dünya Kupası elemeleri - CAF Birinci Tur\n2018 FIFA Dünya Kupası elemeleri, CAF Birinci Tur maçları 7-17 Ekim tarihlerinde oynandı.\nFIFA sıralamasında en kötü durumdaki 26 CAF katılımcısı takımın 13 iki ayaklı eşleşmede mücadele ettiği bu tur için kura, 25 Temmuz 2015'te Rusya'nın Sankt-Peterburg kentinde çekildi.\nSeri başı takımların belirlenmesinde Temmuz 2015 FIFA Sıralaması kullanıldı.\n\nİki maç sonunda 2-2 eşitlik oluştu. deplasman golüyle İkinci Tur'a yükseldi.\nİki maç sonunda 1-1 eşitlik oluştu. deplasman gölüyle İkinci Tur'a yükseldi.\nSvaziland toplamda 8-1 kazanarak İkinci Tur'a yükseldi.\nOynanan 26 maçta maç başına 2,62, toplamda ise 68 gol kaydedildi.\n\n\nKarabisianos\nKarabisianoi (), orta 7. yüzyıldan erken 8. yüzyıla kadar Bizans donanması'nın dayanak noktasıdır. Kelime olarak Yunanca \"gemiler\" için \"karabos\" ya da \"karabis\" (Yunanca: κάραβος, καραβίς) ve \"gemiler için insanlar, denizciler\" anlamına gelmektedir. \"Karabisianos\", Bizans İmparatorluğu'nun ilk sabit deniz kurumudur, denizde İslam'ın yayılışının önüne geçmek için kurulmuştur. 718-730 arası bir zaman kaldırılmış ve yerine bir dizi denizci thema kurulmuştur.\n\"Karabisianos\", İslam'ın yayılışının önüne geçmek için 7. yüzyılın ikinci yarısında bir zaman kurulmuştur. Çeşitli tarihçiler, eski \"quaestura exercitus\" kalanlarından ya da İlirya eyaletinin Geç Roma Ordusundan, geliştiğini önermektedirler, fakat bu öneriler varsayımsal kalmaktadır. Filonun kuruluş tarihi belirsizdir; bazı tarihçiler 655 yılında Zâtüssavârî Muharebesinde deniz mağlubiyeti sonrası İmparator II. Konstans (641–668 arası hükümdar) tarafından 650ler ya da 660larda kurulduğunu düşünürlerken diğerleri karşı gelemeyecek kadar ileri düzeye ulaşmış Arapların 672–678 yıllarında Konstantinopolis Kuşatmasından sonra kurulduğunu düşünürler. \"Karabisianos\" kullanılan ilk kesin kaynak, yaklaşık 680 yılında Slavlar tarafından Selanik'in kuşatılması sırasındadır ve sonra İmparator II. Justinianos'ın (685–695 arası hükümdar) Papa Conon'a 687 yılında yazdığı mektuptur.\n\"Karabisianos\", Bizans İmparatorluğu'nun deniz gücünü ilk defa geniş şekilde kalıcı bir şekilde ayakta tutmuştur. Bundan önce, Akdeniz bir \"Roma gölü\" olarak, sadece sınırlı sayıda görece gücük savaş gemileri İmparatorluğun ana limanlarında ve nehir kıyıları boyunca devriye ve taşıma amaçlı ayakta tutuluyordu. Daha büyük Bizans filoları sadece belirli seferler için \"ad hoc\" bir araya getiriliyordu. \"Karabisianos\", geniş şekilde kara ordularının themaları ile aynı şekilde oluşturulmuştur: askerlerinden sonra isimlendirilen belirli askeri birliklerdi, \"stratēgos\" (\"stratēgos tōn karabōn/tōn plōimatōn\") tarafından yönetiliyordu. Sıklıkla \"Karabisian Thema\" olarak adlandırılsalarda, bu adlandırma yanlıştı, \"Karabisianos\" askeri bir komuta olarak kaldı ve kara themaları gibi belirli toprak bölünmesi içermedi. \"Stratēgos\"un karargahının yeri bilinmemektedir fakat tahminler Rodos'tan Keos ve Sisam'a değişmektedir. \"Karabisianos\", çeşitli sebepler ile gerekli bir vilayet filosu olarak görülmüştür, Küçük Asya'nın Klikya'da Seleucia'dan Milet'e kadar güney sahillerini, Ege adalarını ve Yunanistan'da imparatorluk mülklerini savunmak, Konstantinopolis'te bulunan merkezi imparatorluk filosunun yanında hizmet etmek için görevlendirilmiş ya da Bizans donanmasının etkin gücünün bütününü adeta saran bir komuta ve Karadeniz'den Afrika Eksarhlığı'na kadar hem savunma hem de saldırı kapasitesi ile aktifti.\n\"Karabisianos\", İmparator II. Justinianos döneminde en geniş şekilde güçlenmiştir, imparator İmparatorluğun güney sahillerine birkaç bin Merdei kökenli insanı kürekçi ve denizci olarak istihdam etmiştir. Justinianos ayrıca \"Hellas\" ismiyle Yunanistan'ın güneyine farklı bir thema ve filo kurmuştur. \"Karabisianos\", başarısızlıkla sonuçlanmış 697–698 yıllarında gerçekleşmiş Kartaca'nın geri alınması seferinde ana bir rol oynamış ve amiral Apsimar (III. Tiberius) tahta geçiren isyana öncülük etmişlerdir. \"Karabisianos\"un \"stratēgos\"unun adı en son 710/711 yılında zikredilmiştir ve ana takipçisinin, Kibirreoton Theması \"stratēgos\"u, ismi 732 yılına kadar ise zikredilmemiştir. Bu durum \"Karabisianos\"un neden ve ne zaman kaldırıldığına dair iki farklı yoruma yol açmıştır. Birincisi, 717-718 tarihli Konstantinopolis'in Araplar tarafından kuşatmasından sonra, yaklaşık 719 yılında, geçmiş yıllardaki kötü performanslar ve III. Leon'ya (717–741 arası hükümdar) karşı yapılan isyana verdikleri destek nedeniyle kaldırıldığıdır. İkincisi ise yaklaşık 727 yılı kadar geç bir zaman gene III. Leon'a karşı bir başka başarısız isyandan sonra kaldırıldığıdır.\n\"Karabisianos\"un yerini ilk denizci thema (\"thema nautikon\") Kibirreoton Theması genel olarak almıştır. Bu thema daha önce alt rütbeli \"droungarios\" tarafından yönetiliyor ve Küçük Asya'nın güneyini kapsıyordu. Diğer kıyı vilayetleri çeşitli büyüklüklerde ama daha küçük filolar \"droungarioi\" ve diğer subayların komutasında yerel savunma ile görevlendirilmişlerdi.\n\n\nVisayan Denizi\nVisayan Denizi, Filipinler'de bulunan, Visayan Adaları ile çevrelenmiş olan deniz. Kuzeybatıdan Jintololo Kanalı ile Sibuyan Denizi'ne, kuzeydoğudan Samar Denizi'ne, güneybatıdan Guimaras Boğazı ile Panay Körfezi'ne, güneydoğudan Camotes Denizi'ne bağlanmaktadır. Üzerindeki en büyük ada Bantayan Adası'dır.\n\n\nDreamin'\n\"Dreamin'\", (Türkçe:\"Rüya\") 1995 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İrlanda'yı temsil eden Eddie Friel tarafından seslendirilen İngilizce şarkıdır. İrlanda, yarışma sonunda 44 puanla on dördüncü olmuştur.\n\n\nCould It Be That I'm In Love\n\"Could It Be That I'm In Love'\", (Türkçe:\"Ona Aşık olabilirim\") 1991 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İrlanda'yı temsil eden Kim Jackson tarafından seslendirilen İngilizce şarkıdır. İrlanda, yarışma sonunda 44 puanla on dördüncü olmuştur.\n\n\nStendal\nStendal, Almanya'nın kuzeydoğusunda Saksonya bölgesinde yer alan bir kasabadır. Kasabanın nüfusu 1 Aralık 2009 tarihli istiastiğe göre 40.028'dir.\n\n\nSomewhere in Europe\n\"Somewhere in Europe\", (Türkçe:\"Avrupada bir yerde\") 1990 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İrlanda'yı temsil eden Liam Reilly tarafından seslendirilen İngilizce şarkıdır. İrlanda, yarışma sonunda 132 puanla ikinci olmuştur.\n\n\nGary O'Shaughnessy\nGary O'Shaughnessy, İrlandalı şarkıcı. 2001 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İrlanda'yı \"Without Your Love adlı şarkıyla temsil etmiş, yarışmada 23. olmuştur.\nGary müzikal bir aileden gelmektedir. Büyükannesi piyano sanatçısıdır. Büyükannesinden ilham aldığı için gitar, bas gitar ve klavye çalmaktadır. Kardeşleri de müzikle ilgilenmiş, erkek kardeşi gitar, kız kardeşi ise piano çalmaktadır. O'Shaughnessy 12 yaşında dört yıl boyunca İrlandalı jazz gitaristi Eugene Macari'den müzik eğitimi almıştır. 1989 yılında erkek kardeşi ile müzik grubu kurmuş İrlanda, İspanya ve Birleşik Krallık'a turlar düzenlemiştir.\nGary, 2001 yılından önce iki kez İrlanda'yı temsil etmek için İrlanda'nın düzenlediği 1997 ve 1999 yıllarındaki yarışmalara katılmış, fakat başarılı olamamıştır.\n\n\nEamonn Toal\nEamonn Toal (d. Castleblayney, İrlanda ),İrlandalı şarkıcı. 2000 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İrlanda'yı \"Millennium of Love\" temsil etmiş, yarışmada 92 puanla altıncı olmuştur.\n\n\nThe Mullans\nThe Mullans, İrlandalı müzik grubu. Grup üyeleri bilinmemektedir. 1999 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İrlanda'yı \"When You Need Me adlı şarkıyla temsil etmiş, yarışmada 18 puanla on yedinci olmuştur.\n\n\nDawn Martin\nDawn Martin (d. 1976 in Dundalk), İrlandalı şarkıcı. 1998 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İrlanda'yı \"Is Always Over Now?\" temsil etmiş, yarışmada 64 puanla dokuzuncu olmuştur.\n\n\nİki Deli (şarkı)\n\"İki Deli\", Türk şarkıcılar Hande Yener ve Serdar Ortaç'ın bir şarkısı. Poll Production etiketiyle yayımlanan \"İki Deli\" albümünde yer alır.\nŞarkı yüksek tempolu pop özellikleri taşımaktadır. Şarkının sözü, müziği ve düzenlemesi Mert Ekren'e aittir. İki Deli'nin mix’i Tufan Taş tarafından yapılmıştır. Şarkının mastering’i ise Londra’da Metropolis Stüdyoları’nda gerçekleşmiştir. Yener ve Ortaç, şarkıyla ilgili şu açıklamaları yaptılar: \"Projemiz daha önce bitmesine rağmen yılın son ayında çıkarmaya karar verdik. Çünkü 2015'i yüzyılın buluşması ile sonlandırmak istedik. 'İki Deli' diyerek son sözü biz söylüyoruz.\"\n\"Hürriyet\"ten Naim Dilmener, Yener ve Ortaç'ın bir araya gelmesinin büyük bir olay olduğunu yazdı ancak şarkıyı beğenmeyerek şu yorumu yaptı: \"Şarkı, bırakın Hande Yener'i, Serdar Ortaç'ın dahi daha önce yaptıklarının civarından geçmiyor. Mert Ekren'in şarkısı, herhangi bir popçunun, herhangi bir albümüne, olsa olsa dolgu malzemesi olacak cinsten.\"\nVideo klip, şarkı ile aynı anda 4 Aralık 2015 tarihinde piyasaya sürüldü. Klibin yönetmenliğini Gülşen Aybaba yapmıştır. Üç farklı mekanda çekimleri gerçekleştirilen video klipte 35 kişilik cast ekibinin yanı sıra 40 kişilik teknik ekip görev aldı. Yener ve Ortaç’ın video klipteki kıyafetleri ünlü tasarımcı Hakan Akkaya tarafından hazırlandı. Yener ile Ortaç Beykoz Kundura Fabrikası'nda gerçekleşen çekimlerde kafes dövüşü yaptı. Kafes dövüşü çekimleri için özel led ışıklandırmalı dev bir kafes yaptırıldı. Kick boks hocası Tolga Olgun eşliğinde çalışan ikili, duruş ve yumruk tekniği için özel ders aldı.\n\n\nMarc Roberts\nMarc Roberts (d. 1976 in Crossmolina, County Mayo, İrlanda), İrlandalı şarkıcı. 1997 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İrlanda'yı \"Mysterious Woman\" temsil etmiş, yarışmada 157 puanla ikinci olmuştur.\n\n\nAşk İçin Gelmişiz\nAşk İçin Gelmişiz, Mustafa Ceceli'nin 2014 yılında Kalpten albümün ardından beklenen beşinci stüdyo albümü. Ceceli Müzik etiketi ile İTunes'da 5 Aralık 2015'te müzik marketlerdeki raflara 7 Aralık 2015'te sunulmuştur. Albümde toplamda 11 şarkı bulunmaktadır. Bu albüm bir tasavvuf yani ilahi albümüdür.\n\n\nAhıskalı Ali Haydar\nAli Haydar Gürbüzler (d. 1870, Ahıska - ö. 1 Ağustos 1960, İstanbul), Ahıskalı Ali Haydar Efendi adı ile tanınan Türk hukukçu, dersiam, müderris, din adamı, mutasavvıf ve İstanbul ilinin Fatih İlçesi Çarşamba semtinde bulunan İsmet Efendi Dergâhı’nın son şeyhi. Nakşibend tarikatı, Halidiye kolunun son halkalarından olup Yahyalı İsmet Efendi silsilesinden gelen Nakşi şeyhi, İsmailağa Cemaati'nin lideri ve şeyhi olan Mahmut Ustaosmanoğlu'nun mürşididir.\nAhıskalı Ali Haydar'nin babası Mehmed Şerif'dir. 1870 (H.1288) yılında Batum’un Ahıska ilçesinde doğmuştur. Ahıska’da başladığı tahsiline daha sonra döneminin ilim merkezlerinden olan Erzurum Bakırcı Medreselerinde devam etmiştir. Daha sonra İstanbul ilinde bulunan Fatih Medreselerine girdi. 1901 yılında Nakşibend tarikatı, Halidiye kolunun hocalarından Çarşambalı Ahmed Hamdi’den onay alarak 1902’de dersiam olarak ders vermeye başlamıştır. Hukuk eğitimi almış ve 1906’da Medreset’ül-Kuzat’dan, diğer adıyla Mekteb-i Nüvvâb'dan mezun olmuştur. Sonraki dönemde Fetvahâne Fıkıh Müsevvidliği ve Sahn Medresesi Fıkıh Müderrisliği vazifelerinde bulunmuştur. Huzur Dersleri baş muhatablığı gibi devrinin en mümtaz ilim meclislerinde bulunan Ahıskalı Ali Haydar Efendi, son olarak fetvahânede Telif-i Mesâil Heyeti reisliği de yapmıştır.\n1960 yılında İstanbul’da vefat etmiş, İstanbul-Edirnekapı Sakızağacı kabristanlığına defnedilmiştir.\n\n\nJerichow\nJerichow, Almanya'nın kuzeydoğusunda yer alan bir şehirdir. Şehir Saksonya bölgesinde yer almakla beraber Elbe nehrinin kenarında yer alır. Şehrin nüfusu 1 Aralık 2009 tarihinde 7,158'dir.\nŞehir Elbe nehrinin kıyısında, Stendal ve Genthin'in yakınlarında yer almaktadır.\nŞehir 962-1806 yılları arasında Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu himayesi üzerinde kalmıştır.\n\n\nAlain Pichon\nAlain Pichon (d. 29 Kasım 1945, Ajaccio) Fransız Sayıştay üyesi.\nParis Siyasal Bilgiler Enstitüsü'nü bitirmiş, hukuk lisansı yapmıştır. Ulusal İdare Okulu'nu bitirdikten sonra ise 1971 yılında Sayıştay denetçisi olarak göreve başlamıştır.\n1976-1981 yılları arasında Senegal Yüksek Mahkemesi'nde görev almıştır. 1981'de Fransa'ya döndüğünde Sayıştay tetkik hakimliğine yükseltilmiş ve dönemin Tarım Bakanı Michel Rocard'ın danışmanları arasında yer almıştır.\n1983 yılında Sayıştay genel sekreter yardımcılığı görevine getirilmiş ve 1987-1991 yılları arasında Sayıştay genel sekreteri olmuştur. 1991 yılında kısa bir süre Başbakan Édith Cresson nezdinde yetkili danışman olarak görev üstlenmiştir.\n1990'da Sayıştay üyesi olmuş ve bu sıfatla 1994-1998 yılları arasında Akitanya, 1998-2004 yılları arasında ise Provence-Alpes-Côte d'Azur bölgesi hesap dairesi başkanı olarak görev yapmıştır.\nEkim 2004 - Kasım 2010 yılları arasında Sayıştay 4. daire başkanı olmuştur. 7 Ocak 2010'da Sayıştay Birinci Başkanı Philippe Séguin'in ölmesi üzerine yerine vekaleten bir buçuk ay kadar başkanlık yapmıştır.\n\n\nYoğunlaşma\nYoğunlaşma, maddenin fiziksel halinin gaz fazından sıvı faza değişimi ve buharlaşmanın tersidir. En sık su döngüsü anlamında kullanılır. Atmosfer içinde bir sıvı veya katı bir yüzey veya bulut yoğunlaşma çekirdeği ile temas ettiğinde, su buharının sıvı suya değişmesi olarak da tanımlanabilir. Doğrudan gaz fazdan katı faza geçiş gerçekleştiğinde, değişime kırağılaşma denir.\nYoğunlaşma, atomik/moleküler kümeler tarafından kendi gaz hacmi içinde - bulutlarda yağmur damlası veya kar tanesi oluşumu - veya gaz fazı ile bir sıvı ya da katı yüzey arasındaki temas vasıtasıyla başlatılır. Bulutlarda, bu, gaz veya sıvı su moleküllerini bağlayabilen atmosferik mikroplar tarafından üretilen, su çekirdeği oluşturan proteinler tarafından katalize edilebilir.\nYüzeyin doğası ile ilgili olarak birkaç farklı tersinirlik senaryosu ortaya çıkmaktadır.\nYoğunlaşma, genellikle, bir buhar soğutulduğunda ve/veya gaz fazındaki moleküler yoğunluk, maksimum eşiğine ulaştığında, doyma sınırına sıkıştırıldığında meydana gelir. Yoğunlaşan sıvıları toplayan buhar soğutma ve sıkıştırma ekipmanı \"yoğunlaştırıcı\" olarak adlandırılır.\nPsikrometri, çeşitli atmosferik basınçlarda ve sıcaklıklarda buharlaşma yoluyla havadaki neme yoğunlaşma oranlarını ölçer. Su, buhar yoğunlaşmasının ürünüdür - yoğunlaşma, bu faz dönüşüm sürecidir.\nYoğunlaşma, damıtma işleminin önemli bir bileşenidir, önemli bir laboratuvar ve endüstriyel kimya uygulamasıdır.\nYoğunlaşma doğal olarak oluşan bir olay olduğundan, insan kullanımı için büyük miktarlarda su üretmek için kullanılabilir. Pek çok yapı yalnızca hava kuyuları ve sis çitler gibi yoğunlaşmadan su toplamak amacıyla yapılmıştır. Bu tür sistemler, aktif çölleşmenin gerçekleştiği bölgelerde toprak nemi elde etmek için sıklıkla kullanılabilir - öyle ki bazı kuruluşlar etkilenen bölgelerde yaşayan insanları su kondansatörleriyle ilgili durumla etkin bir şekilde başa çıkabilmeleri için eğitir.\nAynı zamanda bir bulut odasında parçacık izlerinin oluşturulmasında çok önemli bir işlemdir. Bu durumda, bir olay parçacığı tarafından üretilen iyonlar, görünür \"bulut\" izlerini üreten buharın yoğunlaşması için çekirdeklenme merkezleri olarak işlev görür.\nEndüstride olduğu kadar tüketiciler tarafından da yoğunlaşmanın ticari uygulamaları arasında enerji üretimi, suyun tuzdan arınması, termal yönetim, soğutma, ve klima bulunmaktadır.\nÇok sayıda canlı varlıklar yoğunlaşmayla erişebilen suyu kullanır. Bunlara birkaç örnek, Avustralya dikenli şeytanı, Namibya kıyılarının karanlık böcekleri ve Amerika Birleşik Devletleri'nin Batı Kıyısı'nın sekoya ağaçlarıdır.\nBina yapımında yoğunlaşma, rutubete, küf sağlığı sorunlarına, odun çürümesine, korozyona, harç ve duvar duvarlarının zayıflamasına ve artan ısı transferinden kaynaklanan enerji cezalarına neden olabileceği için istenmeyen bir olgudur. Bu sorunları hafifletmek için, iç ortam hava neminin düşürülmesi veya binadaki hava havalandırma sisteminin iyileştirilmesi gerekir. Örneğin pencerelerin açılması, aspiratörlerin açılması, nem alma cihazlarının kullanılması, dış giyimlerin kurutulması ve pişirme sırasında tencere ve tavaların örtülmesi gibi çeşitli yollarla yapılabilir. Havadaki nemi gidermeye ve bir binanın içinde havayı hareket ettirmeye yardımcı olan klima veya havalandırma sistemleri kurulabilir. Havada depolanabilecek su buharı miktarı, sadece sıcaklık arttırılarak arttırılabilir. Bununla birlikte, evdeki yoğunlaşmanın çoğu sıcak, nemli ve ağır hava, soğuk bir yüzeyle temas ettiğinde meydana geldiğinden, bu çift kenarlı bir kılıç olabilir. Hava soğuduğu için artık su buharı tutamaz. Bu, suyun serin yüzeyde birikmesine neden olur. Merkezi ısıtma, kışın tek camlı pencerelerle birlikte kullanıldığında bu çok belirgindir.\nYapı içi yoğuşma, termal köprüler, yetersiz veya eksik yalıtım, neme dayanıklı veya yalıtımlı camdan kaynaklanabilir .\n\n\nBuharlaşma\nBuharlaşma, herhangi bir sıcaklıkta yüzeyde olan sıvı moleküllerinden kinetik enerjisi yüksek olan tanecikler ve tanecikler arası çekim kuvvetini yenerek sıvı halden gaz hale geçebilme olayına verilen isimdir. Tabiatta suyun hidrolojik çevriminin önemli bir unsurunu teşkil eden buharlaşma, yeryüzünde sıvı ve katı halde değişik şekil ve şartlarda bulunan suyun meteorolojik faktörler etkisiyle atmosfere gaz halinde dönüşü olarak tarif edilir.Buharlaşma hızı sıcaklık arttıkça artar. Buharlaşma hızı, kanama noktasında en yüksek değere ulaşılır.\n\n\nFrançois Logerot\nFrançois Logerot (d. 18 Temmuz 1936, Nancy) Fransız eski Sayıştay 1. Başkanı.\n1962'de Ulusal İdare Okulu'nu bitirmiş aynı yıl Sayıştay denetçisi olmuştur. 1964-1970 yıllarında Fos Körfezi Planlaması Bakanlıklararası Çalışma Grubu sekreterliği görevinde bulunmuş, 1968'de Sayıştay tetkik hakimliğine yükselmiş, 1969'da Ticaret Filosu genel sekreter yardımcısı olmuş, 1974'te ise Ticaret Filosu genel sekreterliğinde Deniz İnsanları idare müdürlüğü görevini üstlenmiştir. 1978'de Sayıştay'a dönerek, 1979-1982 yılları arasında Sayıştay genel sekreter yardımcısı, 1982-1987 yılları arasında ise genel sekreteri olarak görev yapmıştır. 1986'da Sayıştay üyeliğine yükseltilmiş, 1997-2001 yılları arasında Sayıştay birinci daire başkanlığı, 2001-2004 yılları arasında ise Sayıştay birinci başkanlığı görevlerinde bulunmuştur. 2005 yılı itibarıyla Siyasilerin Finansmanları ve Kampanya Hesapları Ulusal Komisyonu Başkanıdır.\n\n\nAskerî İstihbarat Genel Müdürlüğü (Vietnam)\nTổng cục Tình báo veya Tổng cục 2 ya da TC2 (Askeri İstihbarat Genel Bölümü veya İkinci Genel Bölüm olarak çeşitli şekillerde tercüme edilir) Vietnam'ın bir istihbarat kuruluşudur.\nTC2 geçerli müdürü Korgeneral Pham Ngoc Hung'dur.\nTC2 Savunma Bakanlığı resmi bölümüdür. Bununla beraber TC2 Vietnam Komünist Partisi ve doğrudan Başkana karşı sorumludur.\nTC2 altında düzenlenmiştir ve:\nVietnam Komünist Partisi Komünist Parti'nin Askeri İstihbarat Komisyonu aracılığıyla denetimini uygular.\nTemel Kuvvetleri yanında, Deniz Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri, Sınır Muhafaza ve Sahil Güvenlik İstihbaratı'nın ayrı bir bürosu vardır.\nAskeri istihbarat organı olarak adlandırılmasına rağmen, çalışmalarını çıkarlarının geniş bir yelpazesini kapsayan - yasayla, bu \"siyaset, savunma, güvenlik, dış ilişkiler, ekonomi, bilim ve teknoloji, ve sanayi alanında etkin olmayan izin verilir şekilde çevre, toplum ve kültür\" alanlarında çalışır. Hem iç hem dış istihbarattan sorumludur.\nTC2 insan hakları ihlalleri ve siyasi girişimlerde bazı topluluklar tarafından suçlanıyor.\n\n\nBebe Stevens\nBebe Stevens, South Park İlkokulu'nun 4.sınıf öğrencisidir. Yaşıtlarına göre ergenliğe biraz hızlı girmiş, kadınsı özellikleri erken görülmüştür ve bu sebeplerle erkekler Bebe'ye ilgi duyar. Bebe göğüslerinin sınıfındaki diğer kızlardan daha hızlı büyümesinden dolayı popüler bir öğrencidir. Jennifer Howell tarafından seslendirilmektedir.\nSarı saçlı, kahverengi gözlü bir karakterdir. Kırmızı bir ceket ile koyu yeşil bir pantolon giyer.\n\n\nRusya Fuar Merkezi\nRusya Fuar Merkezi ya da eski adıyla Ulusal Ekonomik Başarılar Sergisi (Rusça: \"Vystavka dostizheniy narodnogo khozyaystva\"; VDNKh), Rusya'nın başkenti Moskova'da yer alan kalıcı fuar ve eğlence merkezi.\nİlk olarak 1939 yılında açılan ve daha önceki adı Ulusal Ekonomik Başarılar Sergisi olan park, Sovyetler Birliği'nin dağılması'nın ardından yaşanan süreçte isim tartışmalarına girmiştir. Adı 2014 yılında Tüm Rusya Fuar Merkezi olarak değiştirilmiştir.\nParkta İşçi ve Çiftçi Kadın Heykeli'nin yanı sıra birçok mimari eser yer almaktadır.\n\n\nMecbur Adam\nMecbur Adam, Ragıp Yavuz'un yazdığı tek perdelik tiyatro oyunu.\nDede Korkut’un Deli Dumrul hikâyesi Ragıp Yavuz tarafından farklı bir bakışla işleniyor. Deli Dumrul kuru bir çayın üstüne köprü yaptırmıştır. Geçenden 30, geçmeyenden döve döve 40 akçe alır, derken konaklayan bir yiğit ölür. Buna içerleyen Deli Dumrul Azrail’e meydan okur. Ölümü önemsiz kılacak bir güç var mıdır? Belki de aşk.\nOyun, Dede Korkut ile Azrail’in yaşam, ölüm, varlık, yokluk, inanç, sorgulama kavramları üzerine yaptıkları bir tartışmayla açılır. Azrail, “dogma”ları temsil ederken, Dede Korkut, bugünün bilimsel düşünce anlayışını temsil etmektedir.\nOyundan kısa bir tanıtım videosu\n\n\nBernard Beck\nBernard Beck (9 Ocak 1914, Gavray - 21 Nisan 2009) Fransız bürokrat ve siyasetçi.\nParis Hukuk Fakültesi'nde eğitimini tamamlamış, askeri hizmetini yaparken II. Dünya Savaşı başlamıştır. 1940 Ateşkesi'nin ardından Maliye Bakanlığı'nda görev alarak, Alain Poher ile aynı büroyu paylaşmış ve buradan itibaren şaşmaz bir dostlukları olmuştur. Fransa'nın kurtuluşu ile beraber Alain Poher ile beraber Maliye Bakanlığı'ndaki arınma komisyonu (Nazi ile bağlantılılardan) sorumlusu olmuşlardır.\n1946'da General Charles de Gaulle'ün iktidardan gitmesi ile beraber, Alain Poher'i takip edip, danışman olarak Avrupa'nın kurucu babalarından Robert Schuman'ın yakınında hizmet etmiştir.\nAvrupa Kömür ve Çelik Topluluğu Anlaşmasının detaylandırılmasında Schuman, Jean Monnet ve Poher ile beraber yer almıştır. Bernard Beck her zaman Avrupa değerlerini savunmuştur. Ona göre Avrupa değerleri barışın ve Fransa'nın kalkınmasının garantörüdür. Ayrıca Beck, Schuman Bildirgesi'nin yazarları arasındadır.\nDördüncü Cumhuriyet döneminde Başbakan kabine şefi (1947-1948), Dışişleri Bakanı yetkili danışmanı (1948-1951) Adalet Bakanı teknik danışmanı (1955-1956) ve Denizcilik Devlet Sekreteri Alain Poher'in kabine direktörü olarak görev yapmıştır. 1951'de Cumhurbaşkanı Vincent Auriol ile Maliye Bakanına ABD'ye yaptıkları ziyarette eşlik etmiş ve Başkanı Truman ile yapılan müzakerelerde yer almıştır. Savaş sonrası harap olan Fransa'nın yeniden inşası için Amerikan kredileri ve takiben Marshall Planı'nın müzakerecilerinden olmuştur.\n1958'de Sayıştay'a tetkik hakim olarak dahil olmuş ve hemen Sayıştay genel sekreterliği (1961-1966) görevine getirilmiştir. 1965'ten itibaren Sayıştay üyeliği ve daire başkanlığı da yapmıştır.\n1969'da Cumhurbaşkanı de Gaulle'ün istifası üzerine Senato Başkanı Alain Poher bu görevi vekaleten üstlenince Cumhurbaşkanlığı genel sekreteri olmuş Georges Pompidou cumhurbaşkanı seçilince bu görevi son bulmuştur. 1974'te Pompidou ölünce Poher yeniden cumhurbaşkanı vekili olmuş ve tekrar Beck genel sekreterlik görevini üstlenmiş bu görev de Valéry Giscard d'Estaing cumhurbaşkanı seçilince son bulmuştur.\n1978'de Cumhurbaşkanı Valéry Giscard d'Estaing ile Başbakan Raymond Barre'ın onayı ile Sayıştay 1. Başkanı atanmış ve 1982'de emekli olmuştur.\nİki Savaş arasında ailecek tatilini geçirdiği ve duygusal olarak bağlı olduğu Granville'e emekli olduktan sonra yerleşmiş ve 1983'te UDF üyesi olarak belediye başkan yardımcısı olmuştur. Belediye başkanının istifası ardından 1990'da yapılan ara seçimleri kazanarak 4 yıl belediye başkanlığı yapmıştır.\n\n\nMimi\nMimi Yumurcak TV'de yayınlanmış ve bitmiş, Kanada yapımı bir çizgi filmdir. Ana karakter, Mimi Mortin, Starfish Bay kentinde yaşayan kırmızı saçlı, 6.sınıfa giden bir kızdır.\nMimi, turuncu saçlı, haylaz, sakar, akıllı bir kız çocuğudur. Başına sürekli belalar açar. Ama çözmesini de Bilir.\n\n\nKontakion\nKontakion, 6. yüzyıldan itibaren saptanabilen, Bizans geleneğine dayanan Hristiyan ilahiler. En önemli Kontakionlardan birisi Akathistos İlahisi'dir. Romanos Melodos tarafından yazılmıştır. Kontakionlar kathedral ayinleri için özel olarak üretilmiş bir türdü ve muhtemelen Hagia Sophia (Aya Sofya) Kilisesi'nde (Konstantinopolis) okunmaktaydı.\n\n\nBernard Guyomard\nBernard Guyomard (2 Haziran 1926, Paris - 10 Kasım 2010, Sérandon (Corrèze)) Fransız bürokrat ve siyasetçi.\nParis Edebiyat ve Hukuk Fakültelerini bitirmiştir. Eğitimci olarak görev yapmış, 1952'de Ticaret Filosu genel sekreterliğinde idari kariyerine başlamıştır. 1960'ta Ticaret Filosu kooperasyonu yönetim kurulu başkanı olmuştur. 1967 milletvekili seçimlerinde Paris 24. seçim çevresinde Merkez Demokrat (CD) adlı partiden aday olmuş ancak seçimleri kaybetmiştir.\n1969'da Senato Başkanı Alain Poher'in kabine şefi yardımcısı olmuş, aynı yıl Alain Poher cumhurbaşkanı vekili olunca cumhurbaşkanlığı yetkili danışmanlığına getirilmiştir yine aynı yıl yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Alain Poher'in adaylığını destekleme merkezinin genel sekreteri olmuştur. 1971'de Senato Başkanı Poher'in kabine direktörü yardımcılığına atanmış, 1972-1989 yılları arasında ise kabine direktörü olmuştur, bu sırada Alain Poher 1974'te tekrar cumhurbaşkanı vekili olunca cumhurbaşkanlığı kabine direktörlüğü görevini üstlenmiştir.\n1973'ten itibaren Merkez Demokrat'ın yönetim bürosu üyesi olmuş, 1976'da Sosyal Demokratların Merkezi'nin kuruluşunda yer alarak ulusal konsey üyeliği, 1984-1989 yılları arasında ise Paris teşkilatının başkanı olmuştur.\n1977 kısmi senato seçimlerinde, Paris listesinde yer almış ancak senatör seçilememiştir. 1977-1983 yılları arasında Paris 17. arrondissement komisyon başkanı olmuş, 1983-1995 yılları arasında Paris Konseyi üyesi, 1983-1989 yılları arasında Paris belediye başkanı Jacques Chirac'ın yardımcısı, aynı yıllarda Paris 17. arrondissement belediye başkan yardımcısı olmuştur. 1989'dan 1995'e dek ise Paris 17. arrondissement belediye başkanı özel yardımcılığını yapmıştır. 1986-1989 yılları arasında Île-de-France bölgesel konsey üyeliği yapmıştır.\n1986 kısmi senato seçimlerinde, RPR ile UDF'in oluşturduğu ortak Paris listesinde 12. sırada yer almış ancak listeden 11 senatör çıkabilmiştir. 1989'da senatör Dominique Pado'nun ölümü üzerine senatör olmuş ve 1995'e dek Merkez Birlik (UC) grubunda siyaset yaparak grup başkanvekilliği yapmıştır.\nSenato\nYerel Yönetimler\n\n\nAnkara-Samsun Otoyolu\nAnkara-Samsun Otoyolu Projesi, Ankara-Delice Otoyolu ve Delice-Samsun Otoyolu kesimlerinden oluşmaktadır. 2023 yılına kadar tamamlanması hedeflenmektedir.\n\n\nKaranlık alan mikroskopi\nKaranlık alan mikroskopi, örneklerin yüksek kontrast altında incelenmesine olanak tanıyan düşük maliyetli mikroskopi metodu. Karanlık alan mikroskoplarında incelenen örneklerde hücreler ve diğer materyaller karanlık arka plan üzerinde parıldar.\nBiyolojik örnekleri mikroskopta iyi bir şekilde inceleyebilmek için boyamak ya da yüksek kontrast altında bakmak gerekmektedir. Karanlık alan mikroskopi, örneklerin yüksek kontrast altında incelenmesine olanak tanır; böylece faz kontrast mikroskopiye alternatif oluşturur. Daha pahalı olan faz kontrast mikroskopiyi kullanamayan öğrenciler aydınlık alan mikroskoplarını basit değişikliklerle karanlık alan mikroskoplarına dönüştürebilir.\nKaranlık alan mikroskopide kondansörün merkezine dairesel, opak bir engel konur. Böylece, ışık kaynağından çıkan ışınlar kondansöre gelince bir kısmı opak engel tarafından tutulur ve ışınlar ilerlemelerine \"ortası boş\" bir daire yani halka şeklinde devam ederler. Örneğin üzerine odaklanan ışınlar, odağı geçtikten sonra da halka şeklini alarak örneği terk ederler. Işınlar objektife ulaşana kadar halka iyice genişler ve ışınlar objektifi ıskalar. Böylece ışığın objektifin içine girmesi yani göze doğrudan gelmesi engellenmiş olur. Göze gelen ışık örnekteki nesneler tarafından saçılan ışıktır.\n\n\nLayvin Kurzawa\nLayvin Kurzawa (d. 4 Eylül 1992,), Fransız millî futbolcudur. Şu an Ligue 1 tekımlarından Paris Saint-Germain forması giymektedir.\n\n\nBoris Ä°ofan\nBoris Mihailoviç İofan, () (28 Nisan 1891, Odessa - 11 Mart 1976, Moskova) Yahudi Sovyet mimar. Sovyetler Sarayı mimarlığı, İşçi ve Çiftçi Kadın Heykeli'nin ideolojik tasarımını yapması gibi pek çok önde gelen Sovyet mimarisi eserine olan katkılarıyla bilinir. İofan, ayrıca Moskova Metrosu'nun Arbatsko-Pokrovskaya Hattı'nda yer alan Baumanskaya istasyonunun ve 1939 New York Dünya Fuarı'nda sergilenen Stalin kabartmasının da tasarımcısıdır. Bu sergide Sovyetler Birliği'ni temsil etmiştir.\nBoris İofan, 28 Nisan 1891 günü Odessa'da Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. 1911 yılında Odessa Sanat Okulu'ndan mezun oldu. 1916 yılında İtalya'da yer alan Regio Istituto Superiore di Belle Arti'de (bugünkü adı \"Accademia di Belle Arti\") mimarlık eğitimi aldı. Burada neoklasik mimarî ile ilgilendi. 1924 yılında Rusya SFSC'ye geri döndü. 1926 yılında Sovyetler Birliği Komünist Partisi'ne üye oldu.\nİofan'ın ilk önemli eseri, 1929 yılında inşâ edilen Barvikha Sanatoryumu'dur. Daha sonra 1931 yılında 505 daire ve iki tiyatro bir hükûmet binası (orninal adı \"Дом Правительства\") tasarladı. Bu yapı Sovyet mimarisi'nin ilk örneklerinden sayılır. İofan, yaşamının sonuna kadar bu binada yaşamıştır.\nSovyetler Sarayı'nın yapımı için 1930 yılında bir yarışma düzenlendi. Yarışmaya, Boris İofan'ın yanı sıra, Le Corbusier de dahil olmak üzere, 160 tasarım katildi. Molotov'un başkanlığındaki bir yargıçlar komisyonu üç yıl sonra kimsenin kazanamadığına karar verdi; ancak Boris İofan'ın liderliğindeki bir ekibe, projesini bir kez daha gözden geçirmeleri için bir şans tanındı. \"Dev bir düğün pastası\" şeklinde tasarladıkları bina modeli Stalin başkanlığında toplanan komite tarafından kabul edildi. İofan, 1931-1933 yılları arasında Sovyetler Sarayı'nın tasarımı için çalıştı.\nSovyetler Sarayı, bitiş tarihi olarak planlanan 1942 yılında dünyanın en büyük binası olacaktı. 110.000 metrekarelik bir zemin alanı vardı. 420 metrelik yüksekliği, New York'ta inşâsı henüz tamamlanan Empire State Binası'ndan daha fazlaydı. Geniş giriş katında (Kat öyle genişti ki, temel atmak için kullanılan beton SSCB'nin yıllık çimento üretiminin yüzde 16'sına mal olmuştu.) birbiri üzerine yerleştirilmiş altı katmanlı kule bulunmaktaydı. Hepsinin üzerinde ise New York'taki Özgürlük Heykeli'nden üç kat daha büyük, yüksekliği 90 metreyi geçen anıtsal bir Lenin heykeli vardı. Devasa heykel 35 metrelik kolları ve 6 metrelik parmaklarıyla gökyüzüne uzanıyor, 60 kilometre öteden görülebiliyordu. Etkileyici sahte-klasik giriş holünden girilen saraysa bazı yerlerde genişliği 250 metreye varan, Moskova'nın merkezine dek uzanabilecek yepyeni bir yol gibiydi. İçeride, 100 metrelik bir kubbenin altında dünya sosyalizminin 25.000 delegesi için bir kongre salonu bulunuyordu. Yan bölümde ise 6.000 koltuklu bir salon daha bulunmaktaydı. Ayrıca binada 120 asansör, 60 yürüyen merdiven bulunacak, salonlar, kulüpler, galeriler, müzeler içerecek ve hükûmet arşivlerine ev sahipliği yapacaktı. Bütün bunlar modernleşme öncesi bir çağdan kalan ideal şehir imajıyla, antik dünyanın yedi harikasıyla yarışabilecek yeni bir ütopik medeniyeti birleştirmeyi amaçlıyordu.\nYapının çelik iskeleti 1941'de tamamlandı. Ancak Naziler'in Sovyetler Birliği'ne saldırması nedeniyle inşaata ara verildi. Binanın iskeleti sökülerek çeşitli güçlendirme çalışmalarında, demiryolu köprüleri yapımında ve savaşta kullanılmak üzere tanksavar istihkamlarının kurulmasında kullanıldı. 1958-1960 yılları arasında saray alanı, büyük bir açık hava yüzme havuzuna dönüştürülmüş ve 1994 yılına kadar Moskova Havuzu olarak kullanılmıştır.\nİofan, 1976 yılında hayatını kaybetti ve Novodeviçi Mezarlığı'na, 1961 yılında ölen eşi Olga Fabritsievna Meshcherskaya İofan'ın yanına defnedildi.\n\n\nGerede-Gürbulak Otoyolu\nGerede-Gürbulak Otoyolu, 2023 hedefleri çerçevesinde yapılması planlanan bir otoyoldur. Proje, 5 ayrı kesimden oluşmaktadır: Gerede-Merzifon, Merzifon-Koyulhisar, Koyulhisar-Pülümür, Pülümür-Horasan ve Horasan-Gürbulak.\nBu kesmin yapımının 66 ay süreceği öngörülmektedir.\nBu kısmın öngörülen yapım süresi 48 aydır. Proje yatırım bedeli ise, kamulaştırma ve etüt proje işleri dahil 2.901.060.900 TL olarak hesaplanmıştır (Şubat 2015). Güzergâh Horasan'ın Kırık ile Gündeğer köylerinin arasında başlayıp, Gürbulak'ta Telçeker ile Uzunyazı köylerinin arasında ve D-100 karayolunun kuzeyinde son buluyor. Otoyol, Kösedağı'nın yanından, Eleşkirt'in güneyinden, Ağrı'nın güneyinden ve Doğubayazıt'ın kuzeyinden geçecek.\n\n\nGodefroid Niyombare\nGodefroid Niyombare (d. 1969), Burundili asker. Niyombare, Afrika ülkesi Burundi'de 2015 yılında gerçekleştirdiği darbe ile iki gün boyunca devletin en üst makamında yer almıştır.\nNiyombare, Hutu etnik grubu mensubu olarak Burundi İç Savaşı'nda yer almış, bu süreçte \"Conseil national pour la défense de la démocratie – Forces de défense de la démocratie (CNDD-FDD)\" hareketi içerisinde önemli liderlerden biri konuma gelmiştir. İç savaşın sona ermesi ile birlikte devlet başkanı Pierre Nkurunziza yönetiminde ordunun başına getirilmiştir. 2009 yılında meclisin de kabul ettiği görevi ile birlikte ilk kez bir Hutu kökenli ordunun başına getirilmiştir.\nDevlet başkanı Nkurunziza'nın 2010 yılında yeniden seçilmesinden sonra 2015 yılında yapılacak olan devlet başkanlığı seçimlerinde üçüncü kez seçilmek üzere aday olacağını açıklamasından sonra önce başkent Bujumbura'da başlayan ve daha sonra Burundi geneline yayılan şiddet olayları neticesinde Niyombare önderliğindeki ordu generalleri 13 Mayıs 2015 tarihinde Nkurunziza'nın görevden alındığını ve hükumetin lav edildiğini açıklamıştır. Bu darbe girişimi esnasında Burundi'de ki sorunların çözümü için Tanzanya'da bulunan devlet başkanı havaalanının kapatılması nedeniyle ülkeye dönememiştir. Hükûmet yanlısı askerlerin bağlılığı ile iki gün sonra darbe girişiminin başarısızlıkla sonuçlandığı açıklanmış, Nkurunziza yeniden ülkesine dönmüştür. Tüm bu yaşananlara rağmen devlet başkanlığına adaylığını devam edeceğini açıklayan Nkurunziza, yanlış bir hesaplama yapıldığını bildirmiş ve ilk göreve geldiğinde bu göreve halk tarafında seçilmediğini, meclis tarafından atandığını açıklamış bu yüzden 2015 seçimlerinde aday olmasının anayasanın ihlali anlamına gelmediğini ifade etmiştir.\nNiyombare darbe girişiminin başarısız sonuçlanması ile birlikte yönetime bağlı askerler tarafından öldürülmemesini umduğunu ifade etmiştir. Ülke yönetimi darbenin sonlanmasından sonra Niyombare'nin yakalandığını açıklasa da, bu açıklamasını bir gün sonra geri çekmiştir.\n\n\nChaosphere\nChaosphere, İsveçli ekstrem metal grubu Meshuggah'ın üçüncü stüdyo albümü. 10 Kasım 1998 de Nuclear Blast tarafından piyasaya sürülmüştür.\n\n\nKannabinoid\nKannabinoidler, beyindeki nörotransmitter salınımını değiştiren hücrelerdeki kannabinoid reseptörleri üzerinde etkili olan çeşitli kimyasal bileşikleri kapsayan bir sınıftır. Bu reseptör proteinleri için ligandlar, endokannabinoidleri (vücutta doğal olarak üretilir), fitokannabinoidleri (kenevir ve bazı bitkilerde bulunur) ve sentetik kannabinoidleri (yapay olarak üretilir) içerir. En önemli kannabinoid olan tetrahidrokannabinol (THC), esrarda bulunan birincil psikoaktif maddedir. Kannabidiol (CBD) bitkinin bir başka önemli bileşenidir. Çeşitli etkiler gösteren, esrardan izole edilmiş en az 113 farklı kannabinoid vardır.\nSentetik kannabinoidler, çeşitli farklı kimyasal sınıfları kapsar. Bunlardan THC'ye yapısal benzerlik gösteren türleri klasik kannabinoidler olarak adlandırılır. Klasik olmayan kannabinoidler (kannabimimetikler) ise 1,5-diarilpirazol sınıfını, aminoalkilindolleri, kinolinleri, arilsülfonamidleri ve endokannabinoidlerle alakalı eikozanoidleri içerir.\nİlk kannabinoidin keşfi, İngiliz kimyager Robert S. Cahn'ın kannabinolün (CBN) kısmi yapısını bildirmesi ve 1940'ta yapıyı tamamen tespit etmesi ile gerçekleşti.\nİki yıl sonra, 1942'de, Amerikalı kimyager Roger Adams, kannabidiol'ü (CBD) keşfetti. Adams'ın araştırmasından ilerleyen İsrailli profesör Raphael Mechoulam, 1963'te CBD'nin stereokimyasını teşhis etti. 1964'te Mechoulam ve ekibi Tetrahidrokanabinol'ün (THC) stereokimyasını da tanımladılar.\n1980'lerden önce, kannabinoidlerin fizyolojik ve davranışsal etkilerini, spesifik membran bağlı reseptörlerle etkileşime girmek yerine, hücre zarlarıyla yaptıkları spesifik olmayan etkileşim yoluyla ürettikleri düşünülmekteydi. 1980'lerde ilk kannabinoid reseptörlerinin keşfi ise bu fikrin değişmesine neden oldu.\nBu reseptörler hayvanlarda yaygındır ve memelilerde, kuşlarda, balıklarda ve sürüngenlerde bulunur. Günümüzde kannabinoid reseptörlerinin CB ve CB olarak adlandırılan iki tipi vardır. Daha fazla reseptör türünün varlığına ilişkin kanıtlarda bulunmaktadır.\nKlasik kannabinoidler, glandüler trikomlar olarak bilinen yapılarda üretilen yapışkan bir reçine içerisinde konsantre edilir. \"Kenevir\" bitkisinden en az 113 farklı Aşağıdaki tablo, kenevirde bulunan ana kannabinoid sınıfları göstermektedir. Üzerlerinde en çok çalışma yürütülmüş kannabinoidler arasında tetrahidrokannabinol (THC), kannabidiol (CBD) ve kannabinol (CBN) bulunur.\nFitokanabinoidlerin, kenevirin yanı sıra birkaç başka bitki türünde de bulunduğu bilinmektedir. Bunlar arasında \"Echinacea purpurea\", \"Echinacea angustifolia\", Acmella \"oleracea\", Helichrysum umbraculigerum ve \"Radula marginata\" bulunur. Kenevirde bulunmayan en iyi bilinen kannabinoidler, \"Echinacea\" türlerinden, özellikle de dodeka-2E, 4E, 8Z, 10E/Z-tetraenoik-asit-izobütilamit'in cis/trans izomerlerinden elde edilen lipofilik alkilamitlerdir.\nEn azından 25 farklı alkilamit tespit edilmiş, ve bazılarının CB reseptörü için afinite gösterdiği bildirilmiştir.\nEndokannabinoidler, kannabinoid reseptörlerini aktive eden, vücut içinde üretilen maddelerdir. 1988'de ilk kannabinoid reseptörünün keşfedilmesinden sonra, bilim insanları reseptör için endojen bir ligand aramaya başlamıştır.\nAnandamit araşidonoil-etanolamin olarak tanımlanan ilk bileşikti. Bu isim Sanskritçe'deki mutluluk kelimesi ile -\"amit\" ekinden türemiştir. Yapısı oldukça farklı olmasına rağmen THC'ye benzer bir farmakolojiye sahiptir. Anandamit kısmi agonist olarak merkezi CB'e, daha az ölçüde de periferal (CB2) kannabinoid reseptörlerine bağlanır. Anandamid, CB1 reseptörüne THC kadar güçlü bağlanır. Anandamit, hemen hemen tüm dokularda ve çok çeşitli hayvanlarda bulunur. Anandamit, bitkilerde de bulunmuştur ve çikolatada az miktarda bu kimyasalı içerir.\nTarihsel olarak, kannabinoidlerin laboratuvarda sentezlenmesi çoğunlukla bitkisel kannabinoidlerin yapısına dayanarak yapılıyordu ve bu bağlamda özellikle Roger Adams tarafından 1941 başlarında ve daha sonra Raphael Mechoulam liderliğindeki bir grup tarafından çok sayıda doğal kannabinoid analogları üretilmiş ve test edilmiştir. Daha sonra üretilmiş yeni bileşikler ise doğal kannabinoidlerle ilişkili olmak yerine yapısal olarak endojen kannabinoidleri baz almaya başlamıştır.\nSentetik kannabinoidler, kannabinoid moleküllerinin yapısında modifikasyonlar yaparak farklı kannabinoid bileşiklerinin aktivitesi ve yapıları arasındaki ilişkiyi belirlemek için yapılan deneylerde kullanılır.\nSentetik kannabinoidler eğlence amacıyla kullanıldığında, kullanıcılar için ciddi sağlık tehlikeleri oluşturabilirler. 2012-2014 döneminde, ABD'deki zehirlenme kontrol merkezlerine yapılmış 10.000'in üzerinde temas sentetik kannabinoidlerin kullanımı ile ilgili olmuştur.\nTıbbi olarak kannabinoidler, kemoterapi, spastisite veya nöropatik ağrı sonucu oluşan mide bulantısı tedavisinde kullanılır. Sık görülen yan etkileri baş dönmesi, sedasyon, akıl karışıklığı, kimlik çözülmesi ve kendini iyi hissetme halidir.\nDoğal veya sentetik kannabinoidleri veya kannabinoid analoglarını içeren ilaçlar şu şekilde listelenebilir:\n\n\nLumia 850\nTeknoloji devi Microsoft’un mobil iletişim teknolojileri alanında meydanı boş bırakmayacağı kesin. Bu yüzden akıllarda ‘Acaba bu yarışta önde olan şirketleri yakalar mı? sorusu belirirken karşımıza çıkan Lumia 850, haliyle merak uyandırdı. Şimdiye kadar internete sızdırılan bilgiler bizlere çok şey sunmasa da şekilsel olarak zihinimizdeki soru işaretlerini kaldırmış oluyoruz.\nMicrosoft, Windows 10 Mobile güncellemesi ile Lumia serisi akıllı telefonlarını da yeniliyor. Amiral seviyesinde Lumia 950 ve Lumia 950 XL ile başlayan değişim alt seviyede Lumia 550 ile devam etmişti. Gelen bilgilere bakılırsa Microsoft şimdi de Lumia 850 ile orta segment çekirdekli yepyeni bir soluk kazandıracak.\nArka tarafı geçtiğimiz ay tanıtılan Lumia 950 ve Lumia 950 XL ile benzerlik gösteren Lumia 850‘nin metalik bir gövdeye sahip olması bekleniyor.\nBugün ortaya çıkan bir görselde Lumia 850’nin ebatları detaylandırılmıştı. Lumia 850 muhtemelen 5.2 ekran boyutuna ve 155.90 x 77.23 x 6.92 / 8.50 mm ebatlara sahip olacak. Ayrıca Lumia 830’un yerini alması beklenen Lumia 850’nin Lumia 830’da olduğu gibi polikarbon arka kapak ve metal çerçeveli gövdeye sahip olacak.\nMicrosoft Lumia 850’nin teknik özellikleri hakkında şimdilik herhangi bir bilgi sızdırılmadı. Fakat tahminlere göre 5.2 inç büyüklüğünde bir ekran kullanılması beklenen Lumia 850’nin Snapdragon 617 yonga setinden güç alması bekleniyor. Ayrıca 16GB Dahili depolama alanı ile 2GB sistem belleğinin de Lumia 850’de kullanılması bekleniyor.\n\n\nAraştırma ve Çözümleme Kanadı\nAraştırma ve Çözümleme Kanadı (AR-AW veya RAW) Hindistan'ın başlıca dış istihbarat kuruluşudur. Bu (o zamana kadar hem yerli ve hem de yabancı istihbaratı ele alan) İstihbarat Bürosu tarafından üstlenilen istihbarat toplama boşluklarına maruz kalarak 1962 Çin-Hint Savaşı ve 1965 Hint-Pakistan Savaşı sonrasında oluşturuldu. Bu uzmanlaşmış, bağımsız ajans yabancı istihbarat toplama için gerekli olan durumlarda Hindistan Hükümeti'ni ikna etmiştir. Böylece R&AW ilk Direktörü Rameshwar Nath Kao gözetiminde Eylül 1968 yılında kuruldu.\nR&AW birincil işlevi, terörle mücadele ve yabancı istihbarat toplamaktır. Buna ek olarak, bu istihbarat elde etme ve yabancı hükümetler, şirketler ve Hint politika yapıcılarına tavsiyelerde bulunmak, kişiler hakkında bilgi toplamak ve çözümlemelerden sorumludur. Aynı zamanda Hindistan'ın nükleer programının güvenliği ile ilgili yer almaktadır. Yabancı araştırmacılara göre genellikle etkin örgütlenme ve Hindistan'ın ulusal gücünün birincil araçlarından biri olarak R&AW'nin başvurma ve en korku verici istihbarat ajanslarından biri olarak bölgede etkin olduğuna değinilmektedir.\nYeni Delhi genel merkezinde R&AW mevcut şefi Rajinder Khanna, 1978-toplu IPS kadro görevlisidir.\nAraştırma ve Çözümleme Kanadının başlangıcından önce, yurtdışı istihbarat toplama öncelikle İngilizler tarafından oluşturulan İstihbarat Bürosu (IB), sorumluluğunda oldu. 1933 yılında, sonunda İkinci Dünya Savaşına yol açmış dünyada siyasi kargaşa algılama, İstihbarat Bürosu'nun sorumlulukları ile Hindistan'ın sınırları boyunca istihbarat toplama dahil olarak artmıştır.\n1947 yılında, bağımsızlıktan sonra, Sanjeevi Pillai IB ilk Hint Direktörü olarak görevi devraldı. İngilizlerin çıkışından sonra eğitilmiş insan gücü tükendiği için, Pillai'nin MI5 hatları üzerinde bürosu çalıştı. 1949 yılında, Pillai küçük bir dış istihbarat operasyonu düzenledi, ancak 1962 Çin-Hint savaşında Hint fiyaskosu ile bunun etkisiz olduğu görülmüştür. 1962 Çin-Hint Savaşı sırasında yabancı istihbarat hatası ile özel bir dış istihbarat ajansı kurulması konusunda bu Başbakan Jawaharlal Nehru liderliğinde açılmıştır. 1965 Hint-Pakistan savaşından sonra Hint Ordusu başı General Joyanto Nath Chaudhuri da daha fazla istihbarat toplanmasını emretti. 1966 sonlarına doğru ayrı bir dış istihbarat ajansı kavramı somut olarak şekil almaya başladı.\nIndira Gandhi yönetimi tam teşekküllü bir ikincil güvenlik hizmetinin gerekli olduğuna karar verdi. Kao Hindistan'ın ilk dış istihbarat ajansı şefi olarak, Araştırma ve Çözümleme Kanadı'na atandı. R&AW, stratejik dış istihbarat, insan yanı sıra teknik, artı Kontrol hattı (LOC) boyunca belirli bir derinliğe kadar taktik sınır ötesi askeri istihbarat ve uluslararası sınırlar konusunda Askeri İstihbarat Genel Müdürlüğü ile eş zamanlı sorumluluğa verildi.\nR&AW 250 çalışanı ile ana İstihbarat Bürosu'nun bir kanadı olarak ve ₹ 20 milyon Hint rupisi ($ 298,600.00 ABD doları) yıllık bütçesi olarak başladı. Yetmişli yılların başında, yıllık bütçe personeli birkaç bin sayılı iken ₹ 300 milyon Hint rupisine ($ 4.500.000 ABD doları) yükseldi. 1971 yılında, Kao Havacılık Araştırma Merkezi (ARC) kurmak için hükûmeti ikna etmişti. ARC işi havadan keşif oldu. Hint Hava Kuvvetlerinin eski keşif uçağı yerini ARC ve 1970'lerin ortasından, R&AW tarafından, Çin ve Pakistan sınırları boyunca tesislerinin yüksek kalitede hava resimleri vardı. Halen, R&AW bütçesinin $ 450 milyon ABD doları [15] [16] olarak (düşük) ve $ 100 milyon ABD doları olarak yüksek olduğu iddia edilmektedir.\nBöylesine Radyo Araştırma Merkezi ve Elektronik & Teknik yavaş yavaş diğer alt kuruluşları, hizmetleri 1970'ler ve 1990'larda R&AW'a eklenmiştir. 1990'larda Özel Sınır Kuvvetleri gibi gizli askeri operasyonlar için gerekli kasları sağlayarak, R&AW yarı askeri kanadı oldu. 2004 yılında Hindistan Hükümetince başka bir sinyal istihbarat teşkilatı, Ulusal Teknik Tesisleri Örgütü (NTFO) olarak adlandırılan daha sonra Ulusal Teknik Araştırma Örgütü (NTRO) olarak değiştirildi ve henüz eklendi. Bu bir dereceye kadar özerk devam etmekte olmasına rağmen, R&AW itibari kontrolü altında saptanmış olduğuna inanılmaktadır. NTRO tarafından yürütülen operasyonların tam doğası sınıflandırılmış olsa da, bunun görüntülerinin üzerinde araştırma ve çeşitli platformlar kullanılarak iletişim ile ilgilenir olduğuna inanılmaktadır.\nKabine Sekreterliği altında Ortak İstihbarat Komitesi (JIC), R&AW, İstihbarat Bürosu ve Savunma İstihbarat Ajansı (DIA) arasındaki istihbarat faaliyetlerinin eşgüdümü ve istihbarat çözümlemesinden sorumludur. Ancak uygulamada, JIC etkinliği farklı olmuştur. 1999 yılında Ulusal Güvenlik Kurulu'nun kurulmasıyla, JIC rolü UGK ile birleştirildi. Bir \"Ajans\" değil, Bakanlar Kurulu Sekreterliği'nin bir \"kanadı\" olmakla R&AW yasal statüsü, alışılmadık bir durumdur. Bu nedenle R&AW, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'na ulaşamayacağı herhangi bir konuda, üzerinde Hindistan Parlamentosu'na karşı sorumlu değildir. Bu dışarıda bırakma hareketi Çizelge II ile okunan Bölüm 24 ile verildi. Ancak, yolsuzluk ve insan hakları ihlalleri iddialarına ilişkin bilgi ifşa edilmelidir.\nMevcut R&AW hedefleri arasında, bunlarla sınırlı değildir:\nPakistan, R&AW hedefleri ile Hindistan'ın uçucu ilişkileri, 1962 ve bağlı Çin-Hint savaşı sonrasında geçmişte, vardı ve şunlardan oluşuyordu:\n\n\nÇetin Arık\nÇetin Arık (d. 7 Ocak 1971 Sarız, Kayseri) Türk siyasetçi.\nİlkokul ve orta öğrenimini Sarız'da tamamlayan Arık 1996 yılında Erciyes Üniversitesi'ni bitirdi. Daha sonra Erciyes Kartal Hastanesi'nde çalıştı.\nArık ilk önce 2011 genel seçimlerinde CHP'den Kayseri miletvekili 2.sıra adayı oldu, ancak seçilemedi. Daha sonra Haziran 2015 ve Kasım 2015 Genel Seçimlerinde CHP Kayseri miletvekili seçildi. Arık Evli 3 babasıdır.\n2018 Türkiye genel seçimleri öncesinde 14 CHP'li milletvekili ile mecliste grup kurabilmesi için İyi Parti'ye geçti. 10 Mayıs 2018 tarihinde yapılan açıklama ile Cumhuriyet Halk Partisi'ne geri döndü.\n\n\nVenezuela'daki Türkler\nVenezuela'daki Türkler, Venezuela'da doğmuş Türk anne ya da Türk ataların soyundan gelen insanları anlatır. Osmanlı Devleti zamanında göç etmiş insanlar ve sonradan Türkiye'den gelen insanlardan oluşur. Venezuela'da 27.000 Türk yaşar.\n\n\nSonakshi Sinha\nSonakshi Sinha (d. 2 Haziran 1987), Hint Bollywood oyuncusu. Aktör Shatrughan ve Poonam'ın kızıdır. Film kariyerine kostüm tasarımcısı olarak başladı. İlk filmi \"Dabangg\"'la (2010) Filmfare En İyi Çıkış Yapan Kadın Oyuncu Ödülü'nü aldı. Sonra \"Rowdy Rathore\" (2012), \"Son of Sardaar\" (2012), \"Dabangg 2\" (2012) ve \"Holiday\" dahil olmak üzere birçok aksiyon-drama filminde oynamıştır. 2013 yılında Filmfare En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'ne aday olan romantik drama \"Lootera\" (2013) filminde tüberküloz hastası bir kadın rolüyle övgü aldı.\nSonakshi Sinha aktörler Shatrughan Sinha ve Poonam Sinha'nın çocuğu olarak 1987 yılında Mumbai'de doğmuştur. Babası Shatrughan Sinha şimdi BJP Milletvekili üyesidir. O 3 kardeşin en küçüğüdür. Sonakshi, Arya Vidya Mandir okulunu tamamladı ve Shreemati Nathibai Damodar Thackersey Kadın Üniversitesi, Moda Tasarımı bölümünden mezun oldu.\nSonakshi, 2005 yılında \"Mera Dil Leke Dekho\" filminde, kostüm tasarımcısı olarak iş hayatına başladı.\nİlk Salman Khan karşısında rol aldığı 2010 filmi \"Dabangg\"'da oyunculuk yaptı. Bu film 2010 yılının en yüksek gişe hasılatı elde eden filmi oldu ve sonuçta tüm zamanların gişe rekortmeni oldu. Sinha, bir köy kızını canlandırdığı filmde hazırlık için 30 kg kaybetmek zorunda kaldı. Sinha, 2011 yılında hiçbir filmi olmamasına rağmen, \"Dabangg\"'daki rolüyle ilk ödülünü kazandı.\nSinha, 2012 yılındaki ilk rolünü Akshay Kumar karşısında \"Rowdy Rathore\" filminde aldı. Film bu gişelerde güçlü bir açılış yapmasına rağmen eleştirmenlerden karışık eleştiriler aldı. Bir sonraki filmi \"Joker\" de, gişelerde bir ticari felaket oldu ve çoğunlukla olumsuz eleştiriler aldı.\nOnun üçüncü filmi, Ajay Devgan'la \"Son of Sardaar\" filmi eleştirmenlerden kötü yorum aldı fakat ekonomik başarısı gayet iyiydi. Dabangg 2, devam filminde eleştirmenlerden çok az övgü topladı. Sinha, \"Rise of the Guardians\" Hintçe sürümünde Diş karakteri için dublaj yaptı.\n2013'ün ilk filmi Ranveer Singh karşısında romantizm-dram filmi \"Lootera\" oldu. Gişede ılık bir yanıt almasına rağmen Ranveer ve Sinha büyük övgü topladı.\nYine 2013'te başrollerinde İmran Khan ve Akshay Kumar'ın olduğu suç-romantizm filmi \"Once Upon a Time in Mumbaai Dobaara!\" yapıldı. Daha sonra yılın son filmi Shahid Kapoor ile \"R...Rajkumar\" oldu.\n2014 yılında karşısında Akshay Kumar oynadığı filmde Sinha bir boksör olarak ortaya çıktı. Bu eleştirmenlerden pozitif eleştiriler aldı ve bir gişe hit oldu. Sinha, Yo Yo Honey Singh ile bir müzik video yaptı. Daha sonra 2014 yılında \"Action Jackson\" ve \"Tevar\" filmlerinde rol aldı.\nNisan 2015 itibarıyla Sinha, 2011 yılında çekilen Tamil filmi \"Mouna Guru\"'nun yeniden çekimi olan \"Akira\" adlı filmde agresif öğrenci rolünde olacak.\nSonakshi Sinha bir hayvansever olduğunu açıkça söylemiş ve köpekler ve kedilerin benimsenmesini ve sterilizasyonu savunan PETA kampanyası için poz verdi. Herkesi hayvanları benimsemeye çağıran, bir dakikalık bir video olan PSA'da rol aldı.\n\n\nNebil Dirar\nNebil Dirar (d. 25 Şubat 1986, Kazablanka), Faslı futbolcudur. Türkiye, Süper Lig ekiplerinden Fenerbahçe'de forma giymektedir.\n\n\nKappad\nKappad ya da yerel adıyla Kappakadavu, Portekizli kâşif Vasco da Gama tarafından, Avrupa'dan Hindistan'a giderken, 20 Mayıs 1498 yılında keşfedilen ünlü sahil.\nKappad'ın keşfiyle beraber, Avrupa'dan Hindistan coğrafyasına düzenlenen ilk seferler de başlamış oldu. Bu yer, Avrupalıların, Hindistan'a gidiş ve gelişleri için izlenilecek kalıcı rotayı belirledi. Bu keşif, daha sonralarında ise, İngilizlerin gözetiminde, pek çok Avrupalı tüccarın Doğu Hindistan'daki egemenliğini ve üstünlüğünü sağlayacaktı.\nVasco da Gama'nın bölgeye ayak basması anısına, küçük bir taş anıtta, \"Vasco da Gama 1498 yılında, Kappakadavu'ya burada indi.\" yazısı yer almaktadır. Onun bu seferi, Avrupalılara Malabar Sahili'ndeki ganimetlere ulaşmak için bir geçiş noktası oldu ve Hindistan da yaklaşık 450 yıl boyunca sürecek Avrupa hakimiyetini başlattı. O zamanlarda Malabar'ı yöneten Zamorinler Vasco da Gama'ya sıcak bir karşılamada bulundular. Sonraları Malabar, bolca baharat ve pamuklu bezler üretilen bir yer haline geleceklerdi. Şu anda geniş ve tarihsel etkileri olan sahili ile, Kerala'nın en önemli turistik yerlerden biridir.\nTurizm bakanı Kodiyeri Balakrishnan tarafından yapılan açıklamaya göre, sahile yeni şeyleri kazandıracaklarını ve çalışmalar bittiğinde, Kappad sahilinin, bir kordona ve parka sahip olacağını söyledi. Ayrıca dinlenme odası, restoran ve oturması da bulunacak.\n\n\nBernardo Silva\nBernardo Silva (17 Kasım 1994), Portekizli millî futbolcu. Premier League ekiplerinden Manchester City'de forma giymektedir.\n\n\nFuture (rapçi)\nNayvadius DeMun Wilburn (d. 20 Kasım 1983), sahne adı ile Future, Amerikalı rapçi. Atlanta, Georgialı sanatçı, 2010 ve 2011 yıllarında rapçi Rocko'nun A1 Recordings plak şirketi aracılığıyla peş peşe çıkardığı mixtape'lerle müzik piyasasına adım attı. 2011'de Epic Records plak şirketiyle sözleşme yaptı. \"Pluto\" adını taşıyan ilk stüdyo albümü Nisan 2012'de yayınlandı ve olumlu geri dönüşler aldı. Albümden çıkan beş single'ın her biri Amerikan \"Billboard\" Hot 100 listesinde farklı başarılar elde etti. Kasım 2012'de albümün yeni versiyonu \"Pluto 3D\" piyasaya çıktı. Future'ın ikinci stüdyo albümü \"Honest\", Nisan 2014'te dinleyiciyle buluştu. \"DS2\" adlı üçüncü albümü Temmuz 2015'te yayınlandı ve \"Billboard\" 200 listesine bir numaradan girmeyi başardı. Albümün başarısının ardından \"What a Time to Be Alive\"da Drake ile stüdyoya giren rapçinin dördüncü stüdyo albümü \"EVOL\", 6 Şubat 2016'da piyasaya çıktı.\n\n\nChristian de La Malène\nChristian Lunet de La Malène (d. 5 Aralık 1920, Nîmes - ö. 26 Eylül 2007) Fransız siyasetçi.\nHukuk doktorası yapmış ve sosyolog olmuştur. 1948'de Fransız Halkının Birliği (RPF) grubunun idari sekreteri olmuş ve bu görevde iken, Michel Debré ile tanışmış, Avrupa Savunma Topluluğu ile Avrupa Ekonomik Topluluğu mücadelesinde Debré'nin yanında yer almış ve Dördüncü Cumhuriyet'e karşı mücadele etmiştir.\n1958, 1962, 1967, 1968 ve 1973 genel seçimlerinde Charles de Gaulle'ün partisinden katılıp milletvekili seçilmiş ve 1977'ye dek Fransa Ulusal Meclisi'nde görev yapmış ve 1977'de senatör seçilmiştir. 1961'de Enformasyondan sorumlu Devlet Sekreteri, 1968'de Bilimsel Araştırmalardan sorumlu Bakan olmuştur.\n1977'de Paris belediye başkanlığı için öncelikle sağın adayı olarak gösterilse de daha sonra Jacques Chirac sağın adayı olup belediye başkanı seçilmiş ve kendisi de maliyeden sorumlu belediye başkan yardımcısı (birinci başkan yardımcısı) olmuştur.\n1978 seçimlerinde milletvekili seçilmiş ancak Anayasa Konseyi seçimi iptal edince ara seçimleri sosyalist aday Edwige Avice kazanmıştır.\nUzun yıllar Avrupa Parlamentosu'nde görev yaparak, Gaullist grubun başkanı olmuş, ayrıca AGİT Parlamenter Meclisi'nde de görev yapmıştır.\n1981 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimleri'nde Michel Debré'ye destek vermiş, Maastricht Anlaşması ve Euro'ya muhalefet etmiştir. 1999'da NATO'nun Sırbistan'a müdahalesine de mesafeli yaklaşmıştır.\nHükümet\nMeclis\nSenato\nYerel Yönetimler\nAvrupa Parlamentosu\n\n\nKahramanmaraş'ta 2007 Türkiye genel seçimleri\n22 Temmuz 2007 Genel Seçimleri Kahramanmaraş İli sonuçları;\n\n\nMichel Micombero\nMichel Micombero (d. 1940 - ö. 16 Temmuz 1983), Burundili asker ve siyasetçi. Micombero, Afrika ülkesi Burundi'de 1966 ile 1976 yılları arasında ülkenin ilk devlet başkanı olarak görev yapmıştır.\nTutsi etnik grubuna mensup biri olarak 1940 yılında dünyaya gelen Micombero, eğitim hayatına kendi ülkesinde başlamış son olarak 1965 yılında Belçika'da üniversite eğitimini aldıktan sonra tekrar ülkesine geri dönmüştür. Ordunun içerisinde lider kişiliklerden biri haline gelen Micombero, hükumete Savunma Bakanı olarak girmiştir. Micombero bakanlığı döneminde keskin bir şekilde ayrılan Hutu ve Tutsi ordu mensuplarını çoğunluğu Tutsiler olmak üzere kendi düşünceleri etrafında birleştirmeye çaba göstermiş ve bunda da başarı sağlayabilmiştir. Ülkedeki şiddeti ve katliamları engellemede yetersiz kalan kralın darbe sonucu tahtan indirilmesi ile başa gelen Hutu kökenli Gervais Nyangoma'nın Hutu ağırlıklı polis teşkilatı ile Tutsilere karşı katliamlara başlamıştır. Darbe girişimi neticesinde çoğunluğunu Tutsilerin oluşturduğu ordu mensupları aralarında eski başbakan Bamina ile eski UPRONA genel başkanı Mirerekano'da dahil olmak üzere 5.000 Hutu'yu öldürmüştür. Bu süreçte itibarını kaybeden kral ülkeyi terk ederek Avrupa'ya kaçmıştır. İç savaşa sürüklenen ülkede Mwami Mwambutse'nin oğlu olan Charles Ndizeye, V.Ntare adı ile 24 Mart 1966 tarihinde kral ilan edilmiş, yeni kral ile ordunun en tepesinde yer alan Micombero ülkedeki gücü ele geçirmeye yönelik güç savaşına girişmiş, kazanan kısa bir süre için de olsa kral V.Ntare olmuştur. 11 Temmuz 1966 tarihinde Micombero yeni başbakan olarak atanmış ancak 28 Kasım 1966'da kralın bir yurt dışı gezisinde bulmasını fırsat olarak gören Micombero darbe gerçekleştirerek krallığa son vermiş, kendi devlet başkanlığının yanı sıra \"Burundi Cumhuriyeti\"'ni de ilan etmiştir.\nİktidarı süresince Afrika kıtasında sosyalist düzenin en önemli savunucularından biri olmuştur. Adaleti ve düzeni sağlayabilmek adına Hutulara karşı mücadele vermiştir. 1972 yılında yaşanan Burundi İç Savaşı'nda 150.000'in üzerinde Hutu hayatını kaybetmiş, Micombero'da bu süreçte bu katliamın önemli sorumlularından biri olmuştur.\nBu olaylardan dört yıl sonra Genelkurmay 2. Başkanı konumunda olan aynı zamanda uzaktan kuzeni de olan Jean-Baptiste Bagaza tarafından gerçekleştirilen darbe ile makamdan uzaklaştırılmıştır. Darbe sonrasında Somali'ye kaçan Micombero, 1983 geçirdiği bir kalp krizi sonrasında Mogadişu'da hayatını kaybetmiştir.\n\n\nD'Alembert paradoksu\nAkışkanlar dinamiğinde D’Alembert paradoksu veya hidrodinamik paradoks, 1752’de Fransız matematikçi Jean le Rond d'Alembert tarafından ortaya atılmıştır. D’Alembert, matematiksel olarak sıkıştırılamaz ve akmazlığın olmadığı akışlarda kullanılan ve sanal fonksiyon teorisini baz alan potansiyel teorinin önemli bir açığını keşfetmiştir. Kaldırma kuvveti ile ilgili etkili sonuçlar veren potansiyel teori kullanıldığında, üzerinde akış olan her cisim için sürüklenme kuvveti sıfır oluyordu.\nBilim insanlarına göre bu çelişki, akmazlığın ihmalinden kaynaklanmaktadır. 19. ve 20. yüzyıllarda daha gelişmiş sistemlerle cisimler üzerindeki sınır tabakaları gözlendiğinde burada akmazlığın sınır koşulları nedeniyle çok etkili olduğu bulunmuştur. Sınır tabakası ince bile olsa, kuvvetler yüzeye uygulandığı için sürüklenme kuvvetleri çok büyüyebiliyordu. Ayrıca, uzun gövdeler için akışın ayrılarak arka bölgede basıncı çok düşük alanlar yaratması, dönüşler, türbülans gibi etkiler (tam olarak modellenemeyen etkiler) de burada güçlü olmaktadır.\nBu paradoksu ilk çözmeye çalışan Saint Venant, akmazlıktan kaynaklanan sürtünmeyi modellemeye çalışmıştı.Moleküller arası basınç farkı ve yüzeydeki yapışmayı o zamanlardan tahmin edebilmişti.\n1851’de Stokes, küre etrafındaki sürüklenme kuvvetini hesaplayabilmişti. Ancak bunu, düşük Reynolds sayıları için kendi kabulleriyle geliştirdiği Stokes yasası olarak bilinen Stokes Akışı hesaplarıyla yapabilmekteydi. Ancak Navier’in katkılarına göre yetersizdi.\nAkış problemleri birimsiz formlara getirildiğinde, viskoz Navier-Stokes denklemleri artan Reynolds sayıları için Euler denklemlerinin potansiyel akış çözümlerine gelmektedir. Bu durumda ise sürüklenme kuvveti yine sıfır olmalıdır, ancak ölçümler tam tersini göstermektedir.\n19. yüzyılın ikinci yarısında, bilim insanları sürüklenme kuvvetini viskoz olmayan akış teorisi ile çözmeye çalışıyordu ve bunu viskozite etkisinin azaldığı yüksek Reynolds sayıları yapmaya çalışıyorlardı. Bu model Helmoltz’un serbest akış çizgileri metodunu baz alarak Kirchhoff ve Rayleigh tarafından geliştirildi ve akışın gövde arkasında bir boşluk bıraktığı gözlemlendi-denendi. O zamanlar, arka bölgedeki kabuller, akış hızının gövde hızına hep eşit olduğu, ama sabit basınç olduğuydu. Yani arka bölgeye doğru karakteristik uzunluğun artmasıyla Reynolds sayısının fazlaca büyümesi, o dönemki bilim insanlarına potansiyel akış teorisini uygulayabileceklerini yani viskoz etkilerin minimum olduğu düşüncelerini vermekteydi. Bu çözüme göre, akış arkaya doğru geçtikçe düzgün bir şekilde gövdenin dışından ayrılmaktaydı ancak sürekli olmayan tanjant hız değişimleri sistem davranışına dahil oluyordu. Gövde üzerinde sürüklenme kuvveti olması içinse, arka bölgenin sonsuza kadar uzanması gerekiyordu. Ancak bu teori, sürüklenme kuvvetinin hızın karesiyle doğru orantılı olduğunu söylüyordu.\nAncak, o zamanlar vorteks ve akışın dönüşünden kaynaklanan stabil olmayan durumlardan ötürü akışın bu şekilde durgun olamayacağı biliniyordu. Bu tip düzensizliklere de genel olarak Kelvin-Helmholtz instabiliteleri adı veriliyordu. Bu durgun akış modeli sürüklenme kuvvetini doğru vereceği düşünülerek oldukça çalışıldı.\nAkışın gövdenin arka tarafına geçip kopmasından kaynaklanan sürüklenme kuvveti insanların kafasını bu çelişkilerle oldukça karışmıştı. Ve analitik olarak mevcut modellerle çözülemiyordu. Rayleigh 1876’daki yayınında bu konunun hidrodinamiğin en kafa karıştırıcı alanı olduğunu ifade etmişti. Bu konudaki çözüme ilk önemli adım 1869’da Kirchhoff tarafından atıldı. Kirchhof, yukarıda bahsedildiği üzere, viskoz etkileri önemsemeden sadece arka bölgenin kopuşuna bağlı olarak sürüklenme kuvvetine yaklaşabileceği bir model geliştirdi(Günümüzde hala, bu yaklaşımı kullanabilir miyiz sorusu mevcuttur ve bilim insanları hidrodinamik dirence karşı Kirchhoff modelini kullanmaya çalışmaktadır.). Bunların üzerine Lord Kelvin \" “akışın ayrıldığı yüzeylerde hareket stabil değildir” \" yorumunu da eklemiştir. Kafaları daha da çok karıştıran bu ifadenin daha sonra viskoz etkilerden kaynaklandığı anlaşılacaktır. Ancak o dönemde insanlar küçük sınır tabakalarını gözlemleyemediği için onun etkilerini de bilmemekteydi veya önemsememekteydi. Buna bağlı olarak Rayleigh çok önemli bir yorum yaptı; \" “Direncin hesaplanırken materyalden direkt etkilenmesi mümkün olabilir. Çünkü basıncın gövdeden belli bir uzaklıkta, gövdede neler olduğundan etkilenmemesi gerekir. Dolayısıyla akışın instabilitesi gövdenin yakınında kendi kendini oluşturuyor olabilir.” \" Bu önemli yorum, sınır tabaka teorisine giden yolu açarak fikirleri genişletti.\nKelvin eğer plakayı sabit hızda akışkan boyunca hareket ettirirse, arka bölgedeki hızın plakanın hızına eşit olduğunu gözlemledi. Dolayısıyla, teorinin instabiliteleri ve sürüklenme kuvvetlerinin gözlemlenebilmesi için gerektirdiği arka bölgenin sonsuza kadar genişletilmesi gerekliliği sonsuz kinetik enerjiye karşılık geldi ve bilim insanlarından tepki gördü. Ayrıca, arka ve ön bölgede gözlemlenen basınç farkları ve bunlara bağlı hesaplanan bağlı hesaplanan sürüklenme kuvvetleri, gerçekte deneysel olarak bulunanlara göre çok daha az bulunuyordu. Örneğin, analitik hesaplamalar sürüklenme katsayısını 0.88 buluyorken gerçekte bu 2.0 olarak hesaplanıyordu. Dolayısıyla bu teori de sürüklenme kuvvetini açıklamak için yetersiz bulundu.\nAlman fizikçi Ludwig Prandtl 1904'te ince viskoz sınır tabakaların Rayleigh’in yorumundaki gibi sürüklenme kuvvetinde çok etkili olacağını ifade etti. Prandtl bu fikri daha da ileri götürerek, yüksek hız ve Reynolds sayılarında kaymaz sınır koşulunun (akışkan parçacıklarının katı yüzeylerdeki düzensizliklere yapışması ve orada katıyla aynı hıza sahip olması) yakın bölgelerdeki serbest akış hızı ile gövdedeki akış hızı arasında ciddi farklara sebep olacağını ve bu ciddi farkların büyük kuvvetler yaratacağını da ifade etmişti. Ayrıca bu büyük kuvvetler, akışta momente dolayısıyla dönüşlere ve kaosa sebep olmaktaydı. Böylece akışın karışıp enerji alışverişi yapması ciddi oranda artmış oluyordu. Buradaki kinetik enerji alışverişi (daha genel bir ifadeyle sınırdaki akışkanların, dönüşten ötürü çevresine enerji saçması ve yüksek hız gradyanlarından ötürü karşı kuvvetlerle karşılaşması ile enerji kaybetmesi) diğer teorilerin tam olarak eksik kaldığı yeri doldurmaktaydı. Akış, yüksek kuvvet ve hareketlere karşı sanki katı bir tepeyi tırmanmaya çalışıyordu ve enerji kaybediyordu. Dolayısıyla serbest akış alanından aldığı enerjiyi bir süre sonra karşı kuvvetlere göre tamamen kaybediyor ve katıdan ayrılmaya başlıyordu. Bu ayrılma, arka bölgelere yani enerjinin en aza indiği yerlerde oluyor ve arka bölgelerde ciddi bir düşük basınç bölgesi bırakıyordu. Bu da yapısal sürüklenme kuvvetini (basınç farkından kaynaklanan) ortaya getiriyordu. Bu, sürtünmeden; viskoz etkilerden kaynaklanan sürüklenme kuvvetinden bile daha fazla olabiliyordu.\nPrandtl’ın senaryosuna kanıt, uzun ve dik çıkan gövdelerde yüksek Reynolds sayılarındaki akışlarda bulunabilir. (Örneğin silindir) Başta, akış potansiyel teoriyle birebir uyumluluk gösterir ancak belli bir süre sonra enerjisi düştüğü için, durgunluk noktasında yani akışkan parçacıklarının dengeye geldiği yerde akışkan artık gövdeden ayrılır ve serbest akışa katılır; böylece arkada bir düşük basınç alanı kalır.\nPrandtl bu hipotezini, katıların yakınındaki ince tabakalarda viskoz etkilerin yüksek olması üzerine geliştirmiş ve bu bölgelere sınır tabaka adını vermiştir. Bu tabakalar katıdaki sıfır göreceli hızdan serbest akıştaki V hızına kadar olan gradyan bölgesinde oluşur ve buradaki yüksek gradyanlardan ötürü yüksek stresler oluşturur. Ancak bu bölgelerin haricinde viskoz etkiler; Newton’un akışkanlardaki kayma stresinin tanımına göre (hızın türevine bağlıdır) hız değişimleri çok az olduğu için kaybolur. Böylece sınır tabakaların dışında potansiyel teorinin doğru olduğu sonucuna varabiliriz. Viskoz etkilerin de işin içine dahil edildiği tam akışkan modeli (sürekli ortamlar mekaniği yani parçacıkların paketler halinde modellenmesi ile) doğrusal olmayan Navier-Stokes denklemleri ile tamamlanmıştır. Bu denklemler çoğu akış için matematiksel olarak hala çözülememektedir. Ancak Prandtl’ın hipotezi kullanılarak sınır tabakaların küçüklüğü ve içindeki olayların modellenmesi ile Navier-Stokes denklemleri çözülebilir formlara getirilebilmektedir. Düz bir plaka üzerindeki viskoz akış ise sınır tabaka modelinin Navier Stokes ile birlikte uygulanması ile Blasius (Prandtl’ın doktora öğrencisi) tarafından Rayleigh’in geliştirdiği boyutsuz sayılar uygulamasının da kullanılması ile(diferansiyel denklemlerin normalizasyonu kullanılmıştır) analitik olarak akış hakkındaki her bilgiyi bulabilmiştir. (Sürüklenme kuvveti, basınç değişimi, hız değişimi vb.)\nPrandtl teorisi hidrodinamik ve aerodinamik yapılar tasarlarken büyük önem kazanmıştır. Zira bu yapılarda, uzun ve çıkışlı gövdeler (bluff bodies) kullanılmaktadır ve bu gövdeler üzerindeki yapısal ve sürtünmeye dayalı sürüklenme kuvvetlerinin bulunması gerekmektedir.Ayrıca, tasarım bazında akış boyunca bütün basınç dağılımlarının bulunması bile büyük önem kazanmaktadır. Zira uçakların ve su altı araçlarının tasarımı sırasında basınç dağılımları, sürtünme kuvveti değişimleri; hangi parçaların ne şekilde tasarlanacağı hakkında önemli bilgiler vermektedir. Ayrıca, uçuş veya yüzme boyunca gövdenin hareketinin çevredeki akışkanı nasıl etkilediği bile önemli bir konudur.\n\n\nSamuel Inkoom\nSamuel Inkoom (d. 1 Haziran 1989), Ganalı millî futbolcudur.\n6 Ocak 2016'da Antalyaspor'a transfer oldu.\n\n\nNicky Weaver\nNicholas James \"Nicky\" Weaver (d. 2 Mart 1979), kaleci pozisyonunda görev yapmış İngiliz futbolcudur. Profesyonel kariyerine 1995 yılında Mansfield Town kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Manchester City, Sheffield Wednesday, Charlton Athletic, Dundee United, Burnley, Sheffield Wednesday ve Aberdeen kulüplerinde oynadı.\n\n\nJean-Baptiste Bagaza\nJean-Baptiste Bagaza (29 Ağustos 1946 - 4 Mayıs 2016), Burundili asker ve siyasetçi. Bagaza, Afrika ülkesi Burundi'nin 1976-1987 yılları arasında devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nBurundi'de 2 Kasım 1976 yılında ülkenin ilk devlet başkanı Michel Micombero'yu darbe ile makamdan uzaklaştırarak kendini devlet başkanı olarak atayan Bagaza, 10 Kasım 1976 tarihine kadar \"Supreme Revolutionary Council\" (Türkçe: \"Yüksek Devrim Konseyi\") başkanlığını yürütmüş, bu tarihten itibaren devlet başkanı olarak yönetimini sürdürmüştür.\nBagaza'nın bir yurt dışı gezisine çıkacağı bir süreçte Pierre Buyoya tarafından 3 Eylül 1987 tarihinde gerçekleştirilen darbe ile görevi bırakmak zorunda kalan Bagaza, ilk önce Uganda'ya oradan da Libya'ya kaçmıştır. 1993 tarihine kadar Libya'da yaşayan Bagaza, bu tarihte ülkesine geri dönmüştür. 1994 yılında PARENA partisinin genel başkanı olan Bagaza'ya eski bir devlet başkanı olarak \"ömür boyu senatör\" unvanı verilmiştir.\n\n\nYukarıyeniköy\nYukarıyeniköy aşağıdaki anlamlara gelebilir:\n\n\nFrancis Picabia\nFrancis Picabia (tam ismi \" Francis-Marie Martinez de Picabia\") (22 Ocak 1879 – 30 Kasım 1953), Fransız ressam, heykeltıraş, grafik sanatçısı ve yazar. Dadaizmin ve Gerçeküstücülüğün en önemli temsilcilerinden sayılır.\nFrancis Picabia Juan Martinez Picabia'nın torunu idi. Büyükbabası Küba doğumlu olup sonra New York ve Madrid'de yerleşmiş idi. Annesi Fransız asıllı Alphonse Davanne (1824-1912) bir kimyager ve fotoğrafçı idi ve \"Société française de photographie (Fransız Fotografya Cemiyeti)\" başkanlığı yapmıştı. Amcası Maurice Devanne Fransa'nın önemli bilim kütüphanelerinden olan Paris'te kurulu \"Sainte-Geneviève Kütüphanesi\" Konservator-Direktörü idi. Annesi Francis daha 7 yaşında iken vefat etti. Francis okul eğitimini önce Paris'te önemli bir özel Katolik okulu olan \"College Stanislas\" 'da ve sonra yine Paris'te \"Monge Lisesi\"'nde yaptı.\nBabası \"Pancho\" Picabia oğlunun genç yaşta gösterdiği güzel resim yapma kabiliyetinden gayet kıvanç duyarak genç oğlunun hazırladığı \"Vue des Mertingues (Martingues Manzarası)\" adlı tablosunu yılda bir prestijli sergi açan \"Fransız Ressamlar Salonu\"'na gönderdi. Bu tablo o yıl için Salon sergisinde gösterilmek için kabul edildi. Ertesi yıl Francis \"Ecole 'Éçöle des Arts Decoratifs (Dekoratif Güzel Sanatlar Okulu)\"'na kaydını yaptırdı. Bu okula devam etmekle beraber zamanının çoğunu Louvre'daki güzel sanatlar okuluna ve \"Humbert Akademisi\"'ne devamla geçirdi. Burada sonradan meşhur ressamlar olarak isim yapacak George Braque ve \"Mary Laurencin\" ile arkadaşlık yaptı. 1894'te Francis Picabia babasının toplamış olduğu İspanyol tablolarını kopya edip asıllarını satarak büyük bir Japon estampları koleksiyonu kurdu. Clichy Bulvarında binası bulunan Fernand Cormon stüdyosuna devam başladı ve sonradan tanınmış ressamlar olan Van Gogh ile Toulouse-Lautrec de bu stüdyoya devam etmekte idiler.\nAnnesinden bir miras kalmakla ve böylece büyük para sorunları olmamasıyla beraber 20. yüzyıl başından itibaren Francis Picabia hayatını bir ressam olup eserlerinin satışından elde ettiği gelirle geçinmeye başladı. 1897'de ünlü İzlenimci ressamlardan olan Alfred Sisley ile tanışıp onun atölyesine devam edip onun \"empresyonizm\" resim stilini öğrenip eserlerinde uygulamaya başladı. Bu arada 1898'de diğer bir ünlü \"empresyonizm\" ressamı olan Pisarro ve ailesi ile tanıştı.\n\"Barbizon ekolü\" adı verilen Alfred Sisley, Camille Pissarro ve Marius Borgeaud bu empresyonist ressam grubuna 1903-1908'de katılması Francis Picabia'nın empresyonizm stiline olan hevesini daha da teşvik etti. 1905-1908 döneminde Francis Picabia iki defa Akdeniz kıyısında Martigues'de tatil yapıp buradaki deniz ve kanal manzaraları peyzajlarının konusu yaptı. Bu deniz kıyısının parlak ve ışıklı atmosferi hazırladığı diğer tablo ve resimlerde de kendini aksettirdi. Hazırladığı eserler ve popüler olarak katıldığı sergilerde gösterdiği eserler empresyonizm akımı içinde yeni bir gelişme olan \"saf parlak gün veya ay ışıklı empresiyonizm (pur luminisme impressionnism)\" olarak anılmaya başlandı. On yıl kadar uzun olan bu artistik dönemde Francis Picabia gayet üretken bir sanatkar ressam olarak bu stili kullanarak çok sayıda tablolar ve resimler hazırladı. Bu çalışmaları ile kendini sanat çevrelerinde tanıttı. Bazı eleştirmenler bu dönemde hazırladığı eserleri, Sisley ve diğer Barbizon grubu ressamların eserlerinin kopyacılığı olarak tenkit ederler ve eserlerine konu olan Paris ve etrafında bulunan küçük kiliseler, patikalar, nehir kıyıları, mavnalar ve şehir çatıları ile çamaşırhaneler olduğunu iddia edip bu stilde hazırladığı eserleri küçümserler. Bu stilde yetiştiği sanat zirvesi 64 tablosu ile 1905'te \"Galeri Hausman\"'da açtığı solo şahsi bir sergi oldu. Bu solo sergi hem eleştirmenlerin çoğunluğu tarafından tutuldu, hem de sanatsever halk arasında çok popüler olarak, çok sayıda seyirci kitlesi topladı. Bu sergiden sonra Danthon Sanat Galerisi'nde yeni bir şahsi sergi açtı. Buradaki popülerliği uluslararası ün kazanmasına neden oldu. Önce eserleri Berlin'de \"Kaspar Kunstsalon\"'da; sonra Londra, Münih ve Barselona'da özel sanat galerilerinde açılan solo sergilerde gösterildi.\nBu sırada Francis Picabia yeni sanat akımlarına doğru yöneldi. Georges Seurat'in ortaya atıp geliştirdiği ve takipçisi Paul Signac'in devam ettirdiği noktacılık veya puantilizm stiline uyan bazı eserler hazırladı. Hazırladığı noktacılık akımına uyan eserleri de bazı eleştirmenler tarafından Signac'ın kopyacılığı olarak kritik edilir. Sonra da 1908'de birden \"empresyonizm\" akımı ile sanat ilişkisini kesti. Böylece sanat eseri alım satımı ile uğraşan galerileri ve müşterilerini kaybetmiş oldu. Eser satışlarından elde ettiği geliri de kaybetmiş olmaktaydı ve annesinden miras kalan servetine dayanmaya başladı.\n1909'da hazırlamış olduğu \"akuvarel tablo\" \"Caoutchouc\" soyut sanat akımının kurucu tablolarından birisi olduğu bazı sanat tarihçileri tarafından iddia edilmektedir.\n1909'dan itibaren sonradan kübizm kurucuları olarak bilinecek ressamlarla ve daha sora da bu akım içinde František Kupka'nin başını çektiği \"Section d'or (Altın Bölüm)\" adını taşıyan grubu oluşturanlarla arkadaşlık ve sanat ilişkileri kurdu.\n1908'de Gabrièle Buffet ile tanıştı; çok yakın bir ilişkiye girdiler ve 1909'da evlendiler. Karısı Fransa'nın ileri gelen ailelerinden biri idi. Fransa'da romantizm akımında önemli bir yazar, şair ve politikacı olan Alphonse de Lamartine kuzenlerinden biri olup, diğer kuzenleri Lübnan'daki sedir ağaçlarını inceleyen Jussieu adlı üç tanınmış botanistti. Dedelerinin biri ise tanınmış bir amiral idi. 1910 ile 1919 arasında iki erkek 2 kız çocukları oldu.\n1911'de Francis Picabia ilk defa 1910'da tanışmış olduğu ressam Marcel Duchamp' ın erkek kardeşi olan ressam Jacques Villon'un Paris'in batı varoşlarından birinde bulunan stüdyosunda toplanan \"Puteaux Grubu\" adli ressam grubuna katılıp bu gruba katkıda bulundu. Bu grup içinde şair Guillaume Apollinaire ve kübizm akımında önemli ressamlar olan Albert Gleizes, Roger de La Fresnaye, Fernand Léger ve Jean Metzinger bulunmaktaydı. Picabia'nın hazırladığı eserler de kübizm akımının önemli bazı eserleri olarak bilinmeye başladı.\n1912'de şair Guillaume Apollinaire' in ressam karı koca Sonia Terk Delaunay ve Robert Delaunay ile birlikte ortaya attığı Orfizm akımına baştan katıldı. Mart 1913'te bu akıma katılanlar \"Salon de Independents\" bir sergi açtılar. Apollinaire, Kübizm yerini alacak olduğunu iddia ettiği Orfizm için bir manifesto yayımladı. Berlin'de bulunan \"Erster Deutscher Herbstsalon\" sergi salonunda, küratörü Herwarth Walden, Orfizm kurucuları karı-koca Delauneyler, Leger, Albert Gleizes ile birlikte Francis Picabia'nın eserlerini sergiledi. Bu sergiye bazı Fütürist akımı eserlerin konulması ise ressamlar ve sanatseveler arasında çok tartışma doğurdu. Genellikle İtalyanlardan oluşan Fütürizm akımı ressamları (örneğin Umberto Bocconi) bu iki akımın ayrı olduğunu şiddetle ilan ettiler.\n1913-1915 döneminde Francis Picabia birkaç defa New York, ABD'yi ziyaret etti ve bu ülkede resimde Modernizm ve Avangart akımının simgesi oldu.\n1913'te \"Amerikan Ressamlar ve Heykeltıraşlar Cemiyeti\"nin New York'ta \"Ulusal Muhafızlar 69. Alay'\"nın askeri deposu olan Armory'de açtığı ilk modern sanat sergisi olan \"Uluslararası Modern Sanat Sergisi\" veya kısa ismiyle \"Armory Show (Armory Sergisi)\" 'ne katılan Avrupa avantgart ressamların temsilcisi Marcel Duchamps ile birlikte Francis Picabia idi. Bu sergide Francis Picabia 1912'de hazırladığı \"The Dance at the Spring (Kaynakta Dans)\" adli Kübizm akımına uygun olan tablosu ile temsil edildi. Ama bu sergide Kübizm akımının simgesi haline gelen ve Amerikan sanat eleştirmenlerinin ve sanatla ilgilenen Amerikan alelade halkın tenkitlerini üstüne çekip gayet büyük bir promosyon süksesi yaratan eser Marcel Duchamp'ın \"Nude Descending a Staırcase, No. 2, (Merdivenden İnen bir Çıplak II)\" adlı tablosu oldu.\nBu sergiyi organize edenler arasında bulunan New York da \"291\" isimli resim galerisinin sahibi olan \"Alfred Stieglitz\" 17 Mart 1913 - 5 Nisan 1913 döneminde sırf Francis Picabia'nın eserlerinin gösterildiği bir sergi organize etti. Ayrıca Francis Picabia ve Marcel Duchamp ve Amerikalı olan Man Ray bu sanat galerisinin ismine atıfla \"291\" adlı bir dergi çıkartmaya başladılar ve bu dergi ile modern sanatın ortaya çıktığını ilan ettiler. Bu dergi Birleşik Amerika'da Dadaizm akımının ilk görüntüsü olarak kabul edilmektedir. \nBu dönemde Francis Picabia \"mekanistik kompozisyon\" adını verdiği ve ressam eli değmeden otomatik mekanik olarak hazırlanan tablolar yapmaya başlamıştı. 1916'da Picabia New York'a sırf ticaret amacı ile gitti; ama Amerikan sanatseverler ve galeri sahiplarinden gelen çok sayıda davet üzerine ABD 'de planladığından çok daha uzun müddet kaldı. Yayınlanması devam eden \"291\" adlı sanat dergisi bir sayısını Picabia'nın sanatına hasretti. New York'ta kaldığı zaman karısı Gabrielle ve Marcel Duchamp kendisine katıldılar ve Amerikan sanatçı Man Ray ile de tanıştı. Fakat şahsi olarak bu Amerika seyahati Picabia'ya yaramadı. Ayaklarında ödemden ve taşikardiden muzdarip oldu. Ayrıca kendine yabancı gelen bu ülkede rekreasyon için gayet fazla alkol almaya ve hatta uyuşturucu ilaçlar kullanmaya başladı.\n1916'da hazırladığı \"mekanistik kompozisyon\" eserleri ve hazırladığı alaycı konuları ima eden bir seri imal edilmiş sanat objesi konularının sanatsal analizini ihtiva eden makaleler Barcelona'da yayımlanan \"391\" adli bir sanat dergisinde ele alındı. Bu analizi yapılan Picabia tarafından hazırlanan eserlerin dadaizm akımının başlangıç eserleri olduğu birçok eleştirmen tarafından kabul edilmektedir.\nPicabia 1918 zaman birlikte olduğu kız arkadaşı olan \"Germaine Everling\" ile birlikte Lozan ve Zürih'e gitti. 1918'de Dadaizm'in doğuş merkezi olan Zürih'e bu grubun teoretisyenlerinden olan Tristan Tzara ile yakın ilişkiler kurdu ve onun radikal düşünce ve fikirlerinin gayet büyük etkisi altında kaldı. Sonra Picabia Paris'e geçti. Bu şehirde dadaizm akımlı edebiyat sanatı öncüleri olan André Breton, Paul Éluard, Louis Aragon ve Philippe Soupault'la Paris'in Opera semtinde \"Certa\" adlı bir sanatsevenlerin müdavim olduğu Basklı bir patrona ait olan bir barda Dadaizm akımının başında olarak bu akımı geliştirdiler. Picabia bu grubun resim alanında baş temsilcisi idi ve o günlerde gayet koyu ve bu akımdan olmayanları provoke eden bir \"Dadaist\" olarak isim yaptı. Fakat Picabia bu akımdan çok geçmeden soğumaya başladı. 1921'de Dadaizm akımında tamamen ayrılmıştı ve bu sanat akımı telin eden yazılar yazmaya başladı. 1924'te son sayısı çıkan Dadaizm dergisi olan \"391\" de bu akımın başında olan Andre Breton'un dadaizm fikirlerine yazı ile hücum ederek onu şiddetle tenkit etti.\n1921'de Francis Picabia sürrealizm akımına katıldı. Aynı yıl film direktörü René Clair 'in hazırladığı avangart sürrealist film olan \"Ent'racte (Antrak)\" adlı filmde bir binanın çatısından sokağa bir top atışı yapan aktör olarak görüntüsü bulunmaktadır. 1924'te, Picabia'nın hazırladığı metine dayanan \"Relache\" adlı bale eseri Paris'te \"Champs-Elysees Tiyatrosu\"'nda Erik Satie'nin bestelediği müziği ve Jean Borlin'in hazırladığı koreografi ile sahneye konuldu. Rene Clair'in \"\"Ent'racte (Antrak)\" adlı filmi bu balenin giriş ve sahne arası (antrakt)'da gösterildi. Bu bale ve film eseri sanatsever seyirciler arasında ve sonra genel ahali arasında büyük bir olay yarattı. Bunda sonra Picabia Paris'te bulunan \"Rolf de Maré\" idareciliği altında bulunan \"Ballets suédois (İsveç Balesi)\" ile birlikte çalışmalar yaptı ve bu bale trupunun sahneye koyduğu birkaç bale eserinin dekor ve mizanseni Picabıa tarafından hazırlandı. Picabia bu dönemde sürrealist akımına uygun resimler de yapmaya devam etti. 1921'de sergilediği \"Cannibale\" adli eseri bu akımın yankılayan önemli bir eser olduğu eleştirmenlerce kabul edilir. 1922'de bu akımın da başkanlarından olduğu kabul edilen Andre Breton yeni yayımlağa başladığı \"Littérature\" adli derginin baş sayfası Picabia'nın bir resmini taşımaktaydı. Bu derginin diğer nüshalarında da, Andre Breton editör olarak hiç karışmayarak, Picabia'ya ya yeni eserlerini gösterme imkânı sağladı. Picabıa'in bu dergide yayımladığı eserler gayet eklektik olarak Hristiyan dinsel ikonlar, erotik ikonlar, ve şans oyunları ikonları ihtiva etmektedir.\nPicabia bu dönemde Paris'te yaşamaya devam etti. Sevgilisi Germaine'den bir oğlu oldu. Aile Normandi, New York ve \"Cote d'Azur\"'da tatiller yaptı. 1925'te resim eserlerinde figüratif konular ihtiva etmeye başladı. 1930'lu yıllarda Avrupa'da yaşayan ve avantgart yazar olarak gayet ün kazanan Amerikalı modernist roman yazar Gertrude Stein'la yakın arkadaş olduğu bilinmektedir. Bu arada Picabia'nın güney Fransa kumarhane gazinolarında büyük meblağları kumar için sarf ettiği bildirilmektedir. Bu dönemde Picabıa'nın sinema ve fotoğrafa da büyük ilgi gösterdiği bilinmektedir. Daha sonra buyuk bir ilgi alanı olacak olan eski ve spor otomobil koleksiyonu kurmaya başlaması bu dönemde ortaya çıkmıştı.\n1940'lı yılların başında II. Dünya Savaşı başından itibaren Güney Fransa'da yeni kız arkadaşı Olga ile yaşamaya başladı, 1940'ta arkadaşı olduğu ve Fransız Rezistans hareketinin güney Fransa Lot bölgesinde \"Koru Valisi\" veye gizli rezistans bölge idarecisi olan Robert Dumas'ın teşviki ile Francis Picabia ve kız-arkadaşı Olga, Lot bölgesinde Çalamene'de bulunan Robert Dumas'ın tatil evine sığındılar. 14 Haziran 1940'ta Francis Picabia ve Olga orada evlendiler. Bundan sonra bu çift Golfe Juan'da, Creuse bölgesinde Tourette-sür-Loup ve Felletin'de yaşadılar.\nBu sırada Picabia'nın resimleri gittikçe figüratif olmaya devem etmişti ve 1940'lar başında hazırladığı resim tabloları, \"Paris Sex-Apeal\" adlı açıksaçık fotograflar yayimlamakla isim yapan dergide bulunan fotoğraflara benzeyip çıplak, erotik ve hatta pornografik olmaya başlamıştı. Bazı eleştirmenler bu eserleri ile Picabia'nın geleneksel klasik akademik çıplak resimler ile ve pornografik fotoğraflarla imalı olarak alay etmeyi hedef aldığını bildirirler. Fakat bu imalı tutumu kabul etmeyen Cezayir'de yaşayan bir Fransız resim sanatı tüccarının Picabia'nın bu eserlerini satın alıp, işgal altında olan Fransa'ya ait olan bu bölgedeki randevu evleri ve barlarda gösterilmek için sattığı ve sonradan bu bölgeleri işgal eden Amerikan askerlerinin de bu resimlerden gayet hoşlandıkları da belirtilmektedir.\nII. Dünya Savaşı daha bitmeden Picabia Paris'e döndü. Sanat eserleri olarak soyut konulu resimler yapmaya ve şiirler yazmaya devam etti. Fakat 1945'ten sonra Francis Picabia soyut sanat akımından ayrıldığını ilan etti. Hayatını eğlence ile geçirmeye başladı. Bu arada 150 kadar sayıda otomobil ihtiva eden bir eski ve spor otomobil koleksiyonu topladı. Bu dönemde hazırladığı eserler çeşitli konularda ve figüratif resim akımlarını takip eden küçük tuvaller oldu ve bunlardan çoğu pornografik dergilerden ilham almakta idi.\n1949 ilkbaharından Paris'te \"Galeri Rene Drooin\" adlı güzel sanat tüccarı ve özel sergi evi Picabia'nın ilk retrospektif eserleri sergisini organize etti.\n1951 yılının sonunda Picabia kendini paralize eden bir beyin damar tıkanması geçirdi. Bunu ölmeden atlattı ve paralitik olarak iki yıl daha fazla yaşadı. Bu sırada tabloları monokrom fon üzerine birkaç renkte leke ve nokta ihtiva etmekte idi ve bunlar bazı eleştirmenlere göre minimalizm akımının öncüleri olmaktadır.\n30 Kasım 1953'te 74 yaşında iken Paris'te öldü.\n\n\nCentaur (küçük gezegen)\nCentaurlar , diğer gezegenlerin arasında orta-büyük eksenlere sahip olan küçük gezegenlerdir. Centaurlar sabit olmayan çapraz yörüngelere veya çaprazlaşmış yörüngesi olan bir veya daha fazla büyük gezegenlere sahiptirler ve birkaç milyon yıllık dinamik ömürleri vardır. Centaurlar genel olarak hem asteroidler hem de kuyruklu yıldızlar gibi davranırlar. Centaurların ismi, mitolojik olaylardan sonra anlamı insan ve at olan karışımdan türemiştir. Güneş sisteminde 44,000 civarında , çapı 1 km olan centaurların olduğu tahmin edilmektedir.\nİlk keşfedilen centaur 1920 yılında 944 Hidalgo , Jet Propulsion Labaratory (JPL) adı altında olan laboratuvarda keşfedilmiştir. Fakat, centaurların 1977 yılında 2060 Chiron adlı centaurun keşfine kadar fazla bir miktarda olunduğu hakkında bilgi sahibi olunamamıştı. En büyük centaur olarak bilinen 10199 Chariklo 260 km çapa sahip olan ve ana kemerli asteroid kadar büyük olan , halkalı sisteme sahip centaurdur. 1997 yılında keşfedilmiştir. Fakat, 1995 SN55 olarak bilinen kaybolmuş centaurun geçmişte daha büyük olduğu biliniyordu. O zamana kadar hiçbir centaur fotoğraflanamamıştı ,Satürn'ün ayı Phoebe olmasına rağmen. 2004 yılında Cassini tarafından fotoğraflanıp yakalanan centaur bilinmektedir. Buna ek olarak, Hubble Uzay Teleskopu 8405 Absolus isimli Centaurun yüzeyi hakkında bilgiler derlemiştir. 2008'den itibaren , üç centaur kuyrukluyıldıza ait saçılmayı görüntülemek için keşfedilmiştir : Chiron, 60558 Echeclus ve 166P/NEAT. Chiron ve Echeclus hem asteroid olarak hem de kuyrukluyıldız olarak sınıflandırılmaktadırlar. Diğer centaurlar , 52872 Okyrhoe gibi , kuyrukluyıldız aktivitesi gösterenler olarak bilinmektedirler. Herhangi bir güneşe yakın olan centaur, kuyrukluyıldız olarak sanılmaktadır.\nCentaurun genel tanımı şu şekildedir : Küçük bir parçanın güneş etrafındaki yörünge hareketi ile Jüpiterle Neptün arasında bir ve daha fazla büyük gezegenle kesişmesidir. Bu bölgede centaurun kendinden kaynaklı uzun süreli yörüngelerinin dayanıksızlığı, 2000 GM136 ve 2001 XZ255 bile, hiçbir gezegenle kesişmemiş olan, kademeli olarak yörüngelerinin değişmesi , onların bir veya daha fazla büyük gezegenle çakışmaya başlamasına kadar kafa karışıklığına sebep olmuştur. Fakat, farklı kuruluşlar kendi yörünge elementlerinin özel değerlerine dayanaraktan sınıf objelerini sınıflandırmak için farklı kriterlere sahiptir.\nNeptün boyunca toplanmış güneş sistemi ise Jüpiter ve Neptün arasında yarı büyük ekseni olan ve Jupiter Tisserand'ın parametresi 3.05 üstündeyse centaur olarak, Jüpiter Tisserland'in parametresinin altına göre sınıflandırılan objeler, Kuiper kuşak obkelerini dahil etmezsek, sıradan bir günberi Satürn'ün yarı yolunu Jüpiterailesi kuyrukluyıldızı olarak kesebilir.(q<7.35). Ayrıca bu objeler , kendilerinin sabit olmayan yörüngelerine Neptün'ün dahil edildiği saçılan disklerle beraber sınıflandırılmıştır. Diğer astronotlar ise centaurları günberisi Neptün'ün içinde resonant olmayan , Hill küresi şeklinde gösterilen gas topluluğunun içinde tanımlamışlardır. 10 milyon yıl içinde centaurların içeriye ışıma yapan objeler olarak ve birbirleriyle daha güçlü etkileşim yapmaları ve normal saçılan disk objelere göre daha hızlı yayılmaları beklenmektedir. The JPL Small-Body Database listesi 324 centaurdan oluşmaktadır. Ayrıca ek olarak 65 trans-Neptünsel objeler ( yarı büyük ekseni olan Neptününkiden daha ileri olan, örnek olarak : a > 30.1) günberiye sahip Uranüsten daha yakın olanlardır. (q < 19 AU). Küçük Parçacıklar Uluslararası Astronomi Birleşimi Terimlendirmesi bu tartışmada resmi olarak herhangi bir yer almamıştır. Bunun yerine, bu komite şu isimlendirmeyi cisimler için kullanmıştır : Onların centaura benzeyen geçici yörüngelerini TNO'lar ve kuyrukluyıldızlar arasında yakıştırmıştır. \"Sabit olmayan cisimler, reonant olmayanlar , büyük gezegenlerle çakışan Neptününkinden daha büyük olan ve yarıbüyük eksene sahip cisimlerin yörüngeleri hibrit ve şekil değiştiren mitolojik yaratıklar olarak isimlendirilmişlerdir. Şimdiye kadar sadece iki elemanlı cisimler Ceto ve Phorcys ve Typhon ve Echidna bu tanımlamaya uygun olarak isimlendirilmişlerdir. Diğer cisimler sınıflandırma metodundan oluşan farklılıkları, 944 Hidalgo da dahil olmak üzere , 1920 yılında keşfedilen ve JPL Small-Body Database'de listelenen da yakalamıştır. (44594) 1999 OX3, 32 AU adında yarı büyük eksene sahip olan fakat hem Uranüsün hem de Neptünün yörüngeleriyle çakışan centaur olarak Deep Ecliptic Survey tarafından listelenmiştir. Dahili centaurlar içinde, (434620) 2005 VD, Jupitere çok yakın olan günberi mesafesiyle, JPL ve DES centaurlar olarak listelenmişlerdir. Ölçülmüş çaplı centaurlar cüce planetler olarak Mike Brown'un vebsitesine 10199 Chariklo, 2060 Chiron ve 54598 Bienor olarak listelenmiştir.\nDağılım\nSağda belirtilmiş olan diyagram , gezegenlerin yörüngelerinin bütün bilinen centaurlarla alakalı olanlarını örneklendirmektedir. Seçilen nesneler için , yörüngelerin dışmerkezleri kırmızı segmentlerle belirtilmiştirler. ( günberiden günöteye kadar genişlemektedir. )\nCentaurların yörüngeleri geniş bir dışmerkezlilikle karakterlendirilmişlerdir , yüksek dışmerkezlilerden ( Pholus, asbolus , Amicus , Nessus) daha dairesel olanlara doğrudur. ( Chariklo ve Saturn crosserlar : Thereus ve Okyrhoe).\nGeniş yelpazeli yörüngelerin parametlerini örneklendirmek için, birkaç obje çok tanınmamış yörüngelerle birlikte diyagramda sarı renkte belirtilmişlerdir : \nBirçok bilinen centaurlar , Dioretsa'yı da içererek , (\"asteroid\" geriye doğru telaffuz edilen )gerileyen yörüngesini takip eder.\nDeğişen Yörüngeleri\nCentaurların yörünge rezonanları tarafından korunmamasından dolayı , yörüngeleri 106-107 yıl arasında sabit olmamıştır. Örnek verecek olursak , 55576 Amycus yörüngesi Uranüsün 3:4 rezonansının içinde sabir olmayan bir yörüngedir. Amycus yörüngesinin dinamiksel çalışmaları centaurun muhtemelen cisimlerin orta yörünge noktası , Kuiper Belt'ten Jupiter ailesine dahil olan kısa periyotlu kuyrukluyıldızlara kadar bağlantı sağlamıştır. Cisimler , Kuiper belt tarafından karıştırılmış olabilir ,bundan dolayı onlar Neptün çaprazı ve yerçekimsel olarak temas halinde gezegenle birlikte olaiblirler.( Daha fazlası için orijin teorilerine bakınız.). Daha sonra onlar centaur olarak sınıflandırıldılar fakar yörüngeleri hala düzensizdi , hızlıca evrimleşen centaur gibi bir veya daha fazla dışarıdaki gezegenlere yaklaşıyorlardı. Bazı centaurlar Jupiter çaprazı yörüngeler gibi ileride evrimleşeceklerdir , bundan dolayı günberileri güneş sistemi içinde azalabilir ve daha sonra belki de bunlar Jüpiter içindeki aktif kuyrukluyıldızlar olarak tekrar sınıflandırılacaklar, eğer kuyrukluyıldız özelliği gösterirlerse. Centaurlar böylece en sonunda Güneşle veya bir gezegenle veya başka bir şeyle çarpışacak, gezegenlere yaklaştıktan sonra, özellikle Jüpitere, yıldızlarası uzaya fırlatacaktır .\nCentaurların boyutunun küçük olmasından dolayı yüzey gözlemlemeleri pek mümkün olmamıştır. Fakat, renk endekleri ve spektrumları yüzey kompozisyonlarını belirtmiştir ve cisimlerin orijinini anlama imkânı sunmuştur.\nRenkler\nCentaurların renklerinde herhangi bir yüzey kompozisyonlarını anlatan kısımlarında çok çeşitlilik söz konusudur. Yandaki diyagramda, renk endeksleri belli bir büyüklükte olan cismin mavi içindeki (B), görünür (V) içindeki ve kırmızı filtrelerin (R) içindeki büyüklüğünün ölçüsünü belirtmektedir. Yandaki diyagram tüm centaurların bilinen renk endekleriyle birlikte değişmiş renk içindeki farklılıkları örneklendirmektedir. Referans olarak iki ay vardır : Triton ve Phoebe ve Mars gezegenleri çizilmiştir. ( sarı satırlar büyüklüğü belirtmektedir, ölçeği değil.) \nCentaurlar iki grup olarak ayrılmışlardır : \nRenk farklılığını açıklamak için çok sayıda teoriler vardır fakat ayrıntılı olarak iki kategoride belirtilmişlerdir : \nİkinci kategorideki örnekler , Chiron periyodik kuyrukluyıldız davranışından dolayı buzula maruz kalmış olmasını mavi ya da gri renk endeksi vererek açıklarken , Pholus'un kızılımsı rengini ışın almış kırmızı kabuklu organikler olarak açıklamıştır. Aktivitedeki ve renkteki korelasyon mümkün değildir fakat , aktif centaurlar gibi maviden (Chiron) kırmızıya (166P/NEAT) renk kaplamışlardır. Alternatif olarak, Pholus son zamanlarda yüzey transferler süreci oluşturamadığı için Kuiper Belt'ten atılmıştır.\nSpectrumlar\nCisimlerin boyutuyla ve diğer faktörleriyle alakalı spektrum açıklaması genellikle belirsizdir, fakat spektra yüzey kompozisyonlarının içyüzünü anlama imkânı sunar. Renklerle birlilte , görüntülenmiş spektrumlar yüzeyde birçok modele uygurdur. Su buz imzaları birçok sayıda centaur üzerinde onaylanmıştır .(2060 Chiron , 10199 Chariklo ve 5145 Pholus da dahil olmak üzere .) Su buz imzasına ekl olarak , diğer modeller şunlardır : \nChiron,kuyrukluyıldıza benzerliğiyle bilinen ve en kompleks görünen centaurdur. Spektrumlarındaki çeşitlilik gözlemlemenin periyoduna bağlıdır. Su buz imzası özelliği düşük aktiflik periyodu boyunca saptandı ve yüksek aktivite boyunca görünmez hale dönüştü.\nKuyruklu Yıldızlarla Benzerlikleri\nChiron gözlemlemeleri sonucunda 1988 ve 1989 civarlarında günberisi kuyruklu yıldız saçılmasını bulmuştur. Bu şekil gaz ve toz bulutuna benzeyen yüzeyinde buharlaşan bir şekildedir. Bu yüzden Chiron resmi olarak hem kuyrukluyıldız hem de asteroid olarak sınıflandırılmıştır , normal bir kuyruklu yıldızdan çok geniş ve bilinemeyen bir anlaşmazlık olmasına rağmen. Diğer centaurlar kuyrukluyıldıza benzeyen davranışlarıyla bilinmektedirler : iki tane kadar ,60558 Echeclus ve 166P/NEAT bu özelliği göstermektedirler. 166P/NEAT kuyurukluyıldız saçılması özelliği gösterirken keşfedilmiştir ve kuyrukl uyıldız olarak sınıflandırılmıştır , yörüngesi centaur olmasına rağmen. 60558 Echeclus kuyrukluyıldız saçılması özelliği göstermeden keşfedilmiştir fakat hala aktiftir ve şimdi bu doğrultuda hem kuyrukluyıldız hem de asteroid olarak sınıflandırılıyor. \nCentaurlarla kuyruklu yıldızlar arasında belli bir yörünge farklılığı yoktur. 29/P Schwassmann-Wachmann ve 39P/Oterma benzer centaur yörüngesine sahip olduklarından beri centaur olarak tanımlanmıştır. 39P/Oterma hala inaktiftir ve en son aktif olarak 1963 yılında Jüpiter tarafından centaur orbiti içine karıştırılmadan önce görülmüştür. Belirsiz kuyruklu yıldız 38P/Stephan Oterma Jüpiterin yörüngesi boyunca eğer günberi mesafesine sahip olsaydı muhtemelen kuyruklu yıldız saçılması özelliği göstermezdi. 2200 yılına kadar , 78P/Gehrels muhtemelen centaura benzeyen bir görüngeye göç edecektir.\nSon gelişmelerin için centaut gelişmesi üzerindeki çalışmalar büyük bir öneme sahiptir ama hala sınırlı fiziksel veri yüzünden gecikme yaşanmaktadır. Centaur orijini için farklı modeller oluşturulmuştur.\nSimülasyonlar Kuiper Belt yörüngesindeki objeleri bazılarının karıştırıldığını göstermektedir , objelerin çıkarılması centaur oluşmasını sonucudur. Saçılmış disk objeleri dinamik olarak bu çıkarmalara en iyi adaylardır. Fakat renkleri centaurların çift renkli yapılaraına uymamaktadır. Plutinolar aynı çift renkli özellik gösteren Kuiper Belt objelerinin sınıflarındandır ve plutinoların tüm yörüngeleri Plüton tarafından oluşan çıkarmadan dolayı ilk baştaki düşünülen kadar sabit diyemeyiz. Gelecek yenilikler KBO'lar üzerinde daha çok fiziksel veriler beklemektedir.\nEn çok bilinen Centaurlar şu şekildedir : \n55576 Amycus 2002 NEAT at Palomar \n54598 Bienor 2000 Marc W. Buie et al. \n10370 Hylonome 1995 Mauna Kea Observatory \n10199 Chariklo 1997 Spacewatch\n8405 Asbolus 1995 Spacewatch (James V. Scotti) \n7066 Nessus 1993 Spacewatch (David L. Rabinowitz) \n5145 Pholus 1993 Spacewatch (David L. Rabinowitz)\n2060 Chiron 1977 Charles T. Kowal\n\n\nRovine Muharebesi\nRovine Muharebesi 17 Mayıs 1395 tarihinde Eflak voyvodası Mircea cel Bătrân ve I. Bayezid komutasındaki Osmanlı ordusu arasında geçen savaştır. Savaşı Osmanlı akını olarak nitelemek mümkündür. Osmanlı ordusu sayıca az olan bir Eflak ordusu ile karşı karşıya gelmiştir. Efsaneye göre, savaş arifesinde voyvoda I. Mircea barış elçisi kılığında gelmiş, I. Bayezid ile görüşmüş ve onun geri dönmesini telkin etmiş, ancak yine de savaş gerçekleşmiştir.\nMuharebe Argeș Nehri yakınlarında meydana gelmiştir. Muharebenin tam olarak nerede olduğu yönünde tartışmalar olsa da, savaşı Eflak ordusunun kazandığı çok sayıda tarihçi tarafından kayıtlara geçmiştir. Savaş sırasında en önemli rolü, henüz saldırı sırasında Osmanlı saflarını imha etmeyi başaran Eflaklı okçular oynamıştır. I. Beyazid'ın Sırp vasalları ve Sırplar arasında en güçlü lordlar olarak sayılabilecek Stefan Lazarević ve Marko Mrnjavčević'de savaşa katılmış, Osmanlı saflarında savaşmışlardır. Marko bu savaşta ölmüştür.\nSavaş hakkındaki bir başka görüş, savaşın tek bir gün değil tüm hafta boyunca sürdüğünü ve zaman zaman bir pozisyon savaşı haline geldiğini öne sürer. Şiddetli savaş her iki taraf içinde ağır kayıplarla sona erer ve savaş sonunda her iki ordu da savaş bölgesinden çekilir. Eflaklılar, Osmanlı'yı geri püskürtmelerine rağmen Osmanlı ordusu dağılmıyor, Sultan'ın kişisel korumaları olan yeniçerilere güvenerek savaşa devam edebiliyordu. Bu durum Osmanlı savunmasının aşılamaz bir durumu gibiydi ve aynı taktik ünlü Niğbolu Muharebesi'nde de kullanılmıştı. Bu taktiksel yenilik Osmanlı tarzı savaş biçiminin 18. yüzyıla değin temelini oluşturur. Mircea komutasındaki Eflak ordusu da ağır kayıplar vermiştir. Osmanlı savunmasının açılmasının tek yolu Eflak ordusunun geri çekilmesi ile mümkündü. Bu savaş günümüzde de Rumen tarihinin en önemli savaşlarından biri olarak tarihe geçmiştir.\nSavaşın destansı bir anlatımı Rumen ulusal şair Mihai Eminescu tarafından kaleme alınan manzumede \"Scrisoarea a III-a\" (Üçüncü Mektup) kendisine yer bulur. 15. yüzyılda yazıla Dečani kronikleri de bu savaştan bahseder ve Prens Marko'nun yanı sıra Konstantin Dragaš'ın da bu savaşta öldüğü anlatılır. Bu kronikler Marko'nun kardeşi olan Andreja Mrnjavčević'in de bu savaşta öldüğü bilgisini bizlere ulaştırır.\n\n\nAzize Veronica\nAzize Veronica, birinci yüzyılda Kudüs'te yaşamış dindar bir kadın. Bugün birçok dindar hristiyan ülkesinde bilinen ve anılan bir azize. Azizlerin hayatlarından parçalar anlatan 68 bölümlük \"\"Acta Sanctorum\"\"da kendisine özel bir gün olarak \"4 Şubat\" adanmıştır. İsmi köken olarak Latince doğru anlamına gelen \"\"Vera\"\" ve Eski Yunanca ikon anlamına gelen \"\"eikona\"\" kelimelerinden geldiği düşünülmektedir.\nHristiyan geleneğine göre Veronica İsa'yı Golgotha tepesine sırtında asılacağı haçı taşırken görmüş ve ona üzüntüyle alnını silmesi için bez vermiştir. İsa bunu kabul edip, yüzünü silmiş ve bezi geri verdiğinde İsa'nın yüzünün görüntüsü mucizevi bir şekilde beze geçmiştir. Böylelikle bez, Veronica'nın bezi olarak anılmaya başlanmıştır.\n\n\nYaÄŸ (beslenme)\nYağ, karbonhidrat ve protein ile birlikte üç temel besin maddesinden biridir. Yağ kimyasal olarak trigliserit adıyla bilinip gliserin ve üç yağ asidinden oluşan bir esterdir.\nYağ önemli bir besin maddesidir ve insanlar da dahil olmak üzere çoğu heterotrof yaşayabilmek için dışarıdan yağ almak zorundadır. Vücutta üretilemeyip dışarıdan alınması gereken yağ asitlerine esansiyel yağ asidi adı verilir. İnsanlarn beslenmesinde için iki esansiyel yağ asidi bulunur: alfa-linolenik asit (bir omega-3 yağ asidi) ve linoleik asit (bir omega-6 yağ asidi). Vücudun ihtiyaç duyduğu diğer yağlar bunlardan sentezlenebilir.\nYağlar karbon atomlarının bağlarına göre ikiye ayrılır. Doymuş yağlarda karbon atomları arasında hiç çift bağ bulunmaz; karbon atomları mümkün olan en fazla hidrojen ile bağ yapmışlardır. Doymuş yağ asitleri oda sıcaklığında katı halde bulunurlar. Diğer yağ çeşidi olan doymamış yağlarda karbon atomları arasında bir ya da daha fazla çift bağ bulunur. Bu çifte bağların sayısına göre doymamış yağlar kendi içinde ikiye ayrılır: Bir çifte bağ olduğunda tekli doymamış yağ, birden fazla çifte bağ olduğunda çoklu doymamış yağ olarak adlandırılır. Doymuş yağlardan farklı olarak doymamış yağlar oda sıcaklığında sıvı olarak bulunurlar. Doymamış yağlar ayrıca cis yağ ve trans yağ olarak da ikiye ayrılabilir.\nGenellikle hayvansal yağlarda yağın çoğunluğu doymuş yağdan oluşur, bu yüzden hayvansal yağlar çoğunlukla katı halde bulunurlar. Bitkisel yağlar ise büyük oranda doymamış yağlardan oluştuklarından sıvı haldedirler. Bunun istisnaları mevcuttur. Örneğin bitkisel bir yağ olan Hindistan cevizi çoğunlukla doymuş yağdan oluşur, bu yüzden oda sıcaklığında katıdır.\n\n\nKim Jong-kook\nKim Jong-kook 25 Nisan 1976 doğumlu olup başarılı bir şarkıcı kariyeri bulunmaktadır. Aynı zamanda TV show programlarında da boy göstererek popülerliğini artırmıştır.\nRunning Man üyelerinin en güçlüsü olmakla birlikte akıllı analizleriyle doğru tahminlerde bulunarak görevlerde başarılı olmuştur. Running Man üyeleri kendisinin kaslı vücut yapısından ve güçlü olmasından dolayı çekinmektedirler. Hatta Running Man'e konuk olan kişiler dahi etiket çıkarma yarışmasında Kim Jong kook'dan çekinmekteler. Güçlü olması nedeniyle elenmesi zor bir üyedir. Bu yüzden de diğer Running Man üyeleri kendisini arkadan hançerleyerek yani hileyle eleyerek ya da birlik olup saldırarak oyun dışı bırakmaya çalışırlar.\nKim Jong Kook, özellikle HaHa ile abi-kardeş boyutunda bir ilişkisi olduğu için birbirlerine büyük-küçük kardeşim diye seslenmekteler. Lee Kwang-soo ile de sürekli didiştiklerinden Tom&Jerry kovalamaca sahnelerini Running Man seyircilerine keyifle izlettirmekteler. Yoo Jae-suk ile de aralarında sürekli rekabet söz konusu olmakta ve genelde birbirlerine rakip olmaktadırlar. Ayrıca Song Ji-hyo ile ortak olduğu görevlerde sürekli başarılı olduklarından bu ikiliye SpartAce lakabı verilmiştir. \nKim Jong Kook, güçlü olmasının yanı sıra yakışıklılığıyla da bayan fanlarının ilgisini çekmekte. Bu özelliklerin yanı sıra en büyük zaafı bayan konuklara güç kullanmaktan çekinmesinden dolayı kazanacakken kaybetmesine neden olmaktadır. Özellikle Yoo Jae suk'un Jong Kook'a \"Yoon Eun-hye'yi özledim\" diyerek takılmasıyla Jong-kook'u utandırması dillere destan.Kim Jong Kook&Yoon Eun-hye ikilisi; Yoo Jae-suk'un sunduğu X-Men isimli eğlence programında ikilinin çift olarak uyumlu olması sonrasında medyada haklarında ilişki yaşadıklarına dair dedikodu haberler çıkmasına kadar olan olaylar zincirinden ibarettir. Ne zaman Running Man'de Yoon Eun-hye ismi geçse Kim Jong-kook'a bir haller olur. :) Kim Jong Kook'a genelde güçlü olmasından dolayı gücü temsil eden lakaplar verilmiştir.\n\n\nTürkiye'deki radyo istasyonları listesi\nBu sayfada Türkiye'nin bazı büyük kentlerinde yayın yapan radyo istasyonları, kent merkezinde yayın yaptıkları frekans değerleri ile listelenmiştir.\n\n\nSantos Laguna\nSantos Laguna, 1983 yılında kurulmuş bir futbol kulübüdür. Liga MX'te mücadele etmektedir. Maçlarını 29,327 kişi kapasiteli Estadio Corona'da yapmaktadır.\n\n\nEddie Friel\nEdward Joseph (Eddie) Friel, İrlandalı şarkıcı.\nEddie, 1962 yılında Belfast şehrinde doğmuştur. Profesyonel kariyerine müzik öğretmeni olarak başlamıştır.\nEddie, 1995 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İrlanda'yı \"Dreamin' adlı şarkıyla temsil etmiş, yarışmada 14. olmuştur. \n\n\nHaut Kœnigsbourg Şatosu\nHaut Kœnigsbourg Şatosu, Fransa'nın Bas-Rhin ilinde bağlı Orschwiller komününde bulunan bir Orta Çağ şatosu. Sélestat'ın batısında, Vosges dağlarında yer alan yapı, Yukarı Ren Ovası'na hakim stratejik bir konumdadır.\nKalenin ilk ne zaman inşa edildiği bilinmemektedir; 1147 yılında keşişlerin, Hohenstaufen Hanedanı'ndan Swabia Dükü II. Friedrich'in illegal kale inşaatını Fransa Kralı VII. Louis'ye şikayet etmesiyle kayıtlara girmiştir. İlk olarak Friedrich'in küçük kardeşi III. Konrad 1138 yılında Roma Kralı seçilmiş, ardından Friedrich'in oğlu Friedrich Barbarossa 1152 yılında kral olmuştur. 1192 yılında ise kale Königsburg kalesi olarak adlandırılmıştır. On üçüncü yüzyılın başında istihkam Hohenstein Hanedanı'ndan Lorraine düklerine geçince, dükler kaleyi 15. yüzyıla kadar yerel Rathsamhausen şövalye ailesine emanet etti. Hohensteinlerin kalenin soyguncu baronlar tarafından gizlice kullanılmasına izin vermesi, komşu güçleri kızdırmaya başladı. 1454 yılında I. Friedrich tarafından kuşatılan kale, Colmar, Strasbourg ve Basel birleşmiş güçleri tarafından 1462 yılında kuşatılarak ateşe verildi.\nI. Dünya Savaşı'ndan sonra, 1919 yılında imzalanan Versay Antlaşması'na dayanarak Fransız devleti kaleye el koydu. 2007 yılından bu yana mülkiyet Bas-Rhin departmanına aittir. 1993 yılında restore edilen kale, Fransız Kültür Bakanlığı tarafından ulusal tarihi sit alanı olarak ilan edilmiştir. Bugün, bölgenin en ünlü turistik noktalarından biridir.\n\n\nSong Ji-hyo\nSong Ji-hyo 15 Ağustos 1981 tarihinde doğmuş aslen oyunculuk ve foto modellik yapmaktadır. Birçok filmde başrol oynamakla beraber Running Man’de de başı çeken üyelerden birisi olmuştur.\nSong Ji-Hyo 1998 yapımı Güney Kore filmi \"Promise\"te rol alan Park Shin-Yang'ı izledikten sonra bir oyuncu olmaya karar verir.\n\n\nKonon\nPapa Konon (y. 630 – 21 Eylül 687), 21 Ekim 686'dan öldüğü 687 yılına kadar kadar Papalık yapmıştır. Ölümünde Aziz Petrus Bazilikası'na gömülmüştür.\n\n\nWestworld (dizi)\nWestworld, Jonathan Nolan ve eşi Lisa Joy'un HBO için oluşturdukları 2 Ekim 2016 tarihinde yayına giren bilimkurgu gerilim türünde televizyon dizisi. Dizi yazar Michael Crichton'un 1973'te yazıp yönettiği aynı adlı filmden uyarlamadır. Nolan eşi Joy'un yanı sıra yönetici yapımcı olarak görev alırken J. J. Abrams ve Bryan Burk, Nolan ile birlikte konuyu yönetmektedir. Dizinin galasının 2016'da yapılması zamanlandı.\nDizinin Westworld adlı parkta gelecekçi temasının hikâyesi \"yapay zekanın doğuşu ve günahın geleceği hakkında karanlık bir macera\" olarak tanımlandı.\nWade Williams, Kyle Bornheimer, Demetrius Grosse, Steven Ogg ve Timothy Lee DePriest ayrıca belirtilmemiş rollerdeler.\nWarner Bros. 1990'ların başından beri \"Westworld\"'ün yeniden yapımını düşünüyordu. Sonra 2011 yılında stüdyo yöneticisi Jessica Goodman'ın ayrılmasından sonra, proje tekrar gözden geçirildi. Uzun metrajlı film hayata geçirilemedi ve 31 Ağustos 2013'te HBO, Jonathan Nolan'ın yönetmenliğinde ve Lisa Joy'un ortak senaristliğinde hikâyenin olası televizyon dizisi sürümü için bir konu düzenledi. Nolan, Joy, J. J. Abrams ve Bryan Burk yönetici yapımcı oldular.\nHBO, 17 Kasım 2014 günü yaptığı açıklamada \"Westworld\"'ün dizi olarak ele alındığını ve galasının 2015'te yapılacağını söyledi. Ağustos 2015'te HBO ilk kısa tanıtım videosunu yayınladı. Bu videoda galanın 2016'da olacağı ortaya çıktı. Bu dizi Crichton'un özgün hikâyesinden uyarlanan 1980 yapımı \"Beyond Westworld \"adlı diziden sonra ikinci dizi oldu. CBS'de yayınlanan bu dizi beş bölüm çekmesine rağmen üçüncü bölümden sonra yayınlanmadı ve yayından kalktı.\nAnthony Hopkins ve Evan Rachel Wood resmen kadroya dahil oldukları açıklanan ilk isimler oldular. Ağustos 2014'te Jeffrey Wright, Rodrigo Santoro, Shannon Woodward, Ingrid Bolsø Berdal, Angela Sarafyan, ve Simon Quarterman'ın oyuncular arasında yerini aldığı açıklandı. James Marsden ve Eddie Rouse  ayrıca kadroya eklendi. Ed Harris Siyah Giyinen Adam olarak bilinen anahtar kötü adam rolünü aldı. Diğer roller Demetrius Grosse, Kyle Bornheimer, Currie Graham, Lena Georgas, Steven Ogg, Timothy Lee DePriest, Ptolemy Slocum, Thandie Newton, ve Miranda Otto tarafından dolduruldu. Fakat Miranda Otto'nun Homeland dizisinde beşinci sezon için sözleşmesi bulunduğundan Sidse Babett Knudsen ile yer değiştirdi.\nDeneme çekimleri Los Angeles çevresinde Ağustos 2014 yılında gerçekleşti.\n\n\n\nUluslararası alanda dizinin hakları Avustralya kanalı showcase tarafından edinildi.\nDizinin müzikleri Ramin Djawadi tarafından yapıldı. Dizinin ilk sezon müzikleri 6 Aralık 2016 tarihinde yayınlandı.\nDizi müziklerinin Radiohead, \"No Surprises\", \"Fake Plastic Trees\" ve \"Exit Music (For a Film)\", Soundgarden, \"Black Hole Sun\", The Rolling Stones, \"Paint It Black\", Scott Joplin, \"Pine Apple Rag\" ve \"Peacherine Rag\", Claude Debussy, \"Reverie L.68\", The Cure, \"A Forest\", The Animals, \"The House of the Rising Sun\" sürümü ve Amy Winehouse, \"Back to Black\" şarkıları piyano ile tekrar aranjman yapıldı. Telif hakları nedeniyle şarkılar için $55,000 harcandı.\n\n\nAmber Liu\nAmber, Güney Kore'de aktivite gösteren bir Tayvanlı-Amerikalı şarkıcı. SM Entertainment'ın kadın pop müzik grubu F(x)'in bir üyesidir. Rap yeteneğinin yanı sıra onu diğer sevimli ve erkeksi tarza sahip diğer kız gruplarından ayıran çocuksu tarzı ile tanınır.\nAmber, Sm Entertainment'ın 2008 Los Angeles seçmelerinde şirkete seçilmiştir. 1,5 yıllık bir eğitim sürecinden sonra 2009 Eylül'de f(x) ile çıkış yapmıştır. Grup şimdiye kadar Chu~(2009), NU ABO (2010), Pinocchio (2011), Hot Summer (2011), Electric Shock (2012) olmak üzere 5 Korece albüm; Hot Summer (2012) adıyla da bir Japonca albüm çıkarmıştır.\nŞirket arkadaşları SNSD ilk konserleri Into The New World'u 19-20 Aralık 2009'da Seoul'de gerçekleştirdi. SNSD'den Yuri, Ciara'nın şarkısı \"1, 2 step\"i seslendirdi ve Amber'da ona rapçi olarak eşlik etti. 2010 Haziran'da SM, Tayvanlı şarkıcı ve oyuncu Danson Tang'ın yeni klibi \"I'm Back\"i yayınladı ve Amber İngilizce ve Korece rapleriyle albümde yer alıyordu.\nAyrıca Amber, Luna ve Krystal, KBS'in dizisi God Of Study'nin dizi müzikleri için \"Spread Its Wings\" adlı bir şarkı seslendirdiler.\n19-20 Aralık 2011 tarihlerinde Super Junior'un Super Show 4 Dünya Turu'nun Seoul'daki açılış programı yapıldı. Ve Amber, Super Junior-M'den Henry'ye; Justin Bieber'ın \"Baby\" şarkısının yeniden düzenlenmiş versiyonunu söylerken rapleriyle eşlik etti. Ayrıca f(x)'den Victoria, Sulli ve Super Junior'dan Shindong, Donghae, Eunhyuk ve Leeteuk'la birlikte \"Oops!!\" adlı şarkıyı söyledi.\n17 Mart 2012'de Immortal Song 2 adlı programda şirketten arkadaşı Taemin (SHINee)'e \"Wrongful Meeting\" adlı şarkıyı söylerken eşlik etti.\nInvincible Youth adlı programın 2. sezonuna konuk olarak katıldı. Fakat bir süre sonra grup aktiviteleri sebebiyle programdan ayrıldı.\nAyrıca \"We Got Married\"ın 53. bölümüne (Khuntoria çifti) konuk olarak katıldı.\n\n\nCumhuriyet Kupası\nCumhuriyet Kupası, 1998 yılından beri her yıl eleme usulü maç yapılarak düzenlenen turnuva. Ev sahipliğini Sivasspor yapmaktadır. Maçlar ise Sivas'ın yerel kanalı olan Tv 58 tarafından yayınlanmaktadır. Son şampiyon Süper Lig ekiplerinden Sivasspor'dur. Bunun dışında turnuvayı kazanan diğer takımlar ise; 10 kez ev sahibi Sivasspor ve ikişer kez Kayseri Erciyesspor ve Mersin İdman Yurdu, birer kez Terek Groznıy, Fenerbahçe, Kasımpaşa SK, Sakaryaspor ve Konyaspordır.\nTürk Kurtuluş Savaşı öncesinde ülke işgalleri sırasında 4 Eylül 1919'da Sivas da yapılan Sivas Kongresi için düzenlenen Futbol turnuvasıdır.\n\n\nCaban el-Kurdi\nCaban el-Kurdi (, Kürtçe: Cabanê Kurdî veya \"Gavan Kurdî\", Künyesi: Ebu Meymun Caban el-Kurdi), Muhammed peygamberin Kürt asıllı sahabesi.\nCaban el-Kurdi, Müslüman olan ilk Kürtlerden olup ayrıca Muhammed peygamber tarafından \"Bazen bölgesi\"ne atanan İslam'ın ilk valilerindendir.\nCaban'ın oğlu Meymun el-Kurdi de Müslüman olmuş ilk Kürtlerdendir.\nArap tarihçi ve tefsir yazarı Alusi, \"\"Ruhu'l Meani\"\" adlı tefsir kitabında Caban el-Kurdi'den bahsederken Caban el-Kurdi'nin Muhammed'den bazı hadis aktardığını söylemektedir, bu bilgileri İbn Hâcer el-Askalanî'nin \"\"El İsabe fi Temyizi's Sahabe\"\" adlı eserine dayandırıyor.\nCaban el-Kurdi'nin mezarı Tikrit'te olduğu söyleniyor.\n\n\nNabil Bahoui\nNabil Bahoui (Arapça: نبيل بحوي‎, d. 5 Şubat 1991), Fas asıllı İsveçli millî futbolcu, Şimdi Al-Ahli'de forvet'te oynamaktadır.\nProfesyonel kariyerine 2008 yılında IF Brommapojkarna kulübünde başladı. 8 Kasım 2012 tarihinde AIK ile 3 yıl boyunca sözleşme imzaladı. Bu takımdayken 14 gol attı. 9 Mart 2014'te sözleşmeyi bozdu.\n\n\nGeorgi Kostandov\nGeorgi P. Kostandov (17 Şubat 1944, İstanbul - 18 Temmuz 2019, İstanbul), uzun yıllar İtalyan Lisesi'nde yöneticilik yapmış eğitimci, yazar.\nGeorgi P. Kostandov, 1944 yılında, Makedonya kökenli, Bulgar asıllı bir ailede, İstanbul'da doğdu. İtalyan Lisesi'ni bitirdikten sonra İstanbul Devlet Mimar Mühendis Akademisi'nde Kimya Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu.\n1957 yılında, 13 yaşında bir hazırlık sınıfı öğrencisi olarak girdiği İtalyan Lisesi'nde uzun yıllar memuriyet, öğretmenlik ve yöneticilik yaptı. 1964 yılından itibaren İtalyan Lisesi'nde memur, laborant ve yardımcı öğretmen olarak çalıştıktan sonra 1976 yılında, aynı yerde fen dersleri öğretmenliği; 1984 yılında ise müdür yardımcılığı görevine getirildi. 2009 yılında emekli oldu.\nİtalyan Dışişleri Bakanlığı'na bağlı devlet okulu niteliğinde olan İtalyan Lisesi'nde eğitimin dışında; genel mevzuat, uluslararası hukuk, çifte vatandaşlık, yabancılar ve yabancıların oluşturduğu cemaatlere ait vakıf şeklinde tescil edilmemiş taşınmazlar hakkında çeşitli araştırmalar yaptı.\n1994 yılında kültür alanındaki çalışmalarıyla, İtalya ve Türkiye arasındaki dostluk ilişkilerinin gelişmesine olan kişisel katkılarından dolayı, İtalya Cumhurbaşkanı adına İtalya Cumhuriyeti'nin Şövalye unvanı ve Devlet Liyakat Nişanı ile onurlandırıldı.\n1998 - 2003 yılları arasında Bulgar Ekzarhlığı Vakfı'nda Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendi. Bu görevi sırasında İstanbul ve Edirne'de vakfa bağlı Bulgar kiliselerinin tanıtımıyla ihtiyaç duyulan restorasyonları için gerekli işlemlerin takibi ve finansmanının sağlanması amacıyla, Türkiye ve Bulgaristan'da çeşitli temaslarda bulundu. 2002 yılında tarihi eserlerin korunmasına yönelik kişisel gayretiyle Türkiye ile Bulgaristan arasında iyi komşuluk, dostluk ve işbirliğinin gelişmesindeki katkılarından ötürü Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı'nın Altın Dal Madalyası ile onurlandırıldı.\n\n\nİbnü's-Salah Şehrezûrî\nİbn-i Salah (d. 1181, Şehrizor - 1245, Bağdat) Kürt hadis âlimi ve fakih. Şehrizor'da doğmuştur, asıl adı Osman bin Abdürrahmân bin Osman bin Mûsâ bin Ebi’n-Nasr el-Kürdî eş-Şehrezûrî’dir. Künyesi, Ebû Amr, lakabı Takiyyüddin'dir ancak, 'İbn-i Salah' diye anılmıştır.\nLügat ve edebiyat ilminde de alim idi. Önce babasından ders alıp, fıkıh ilmini öğrendi. Babası \"Abdurrahman bin Osman\" zamanında, alimler arasında çok meşhur bir alim idi. Oğluna bir müddet ders verdikten sonra, ilim öğrenmesi için Musul'a gönderdi. Musul'da \"İbn-üs Semin\" meşhur \"Ebu Cafer Abdullah bin Ahmed el-Bağdadi\"den hadis-i şerif dinledi. Daha sonra Bağdad'a gitti. Orada \"Ebu Ahmed bin Sekine\" ve \"Amr İbni Taberzed'\"den hadis-i şerif dinledi. İlim öğrenmek için pek çok yere gitti. Hemedan'da; \"Ebu'l-Fadl İbn-ül Mazem\"den, Nişabur'da; \"Mensur\", \"Müeyyid\", \"Zeybeb binti Ebil-Kasım\" ve bunların tabakalarından, Merv'de; \"Ebu Muzaffer İbni Semani\" ve diğerlerinden, Dımeşk'te; \"Kadı Cemaleddin Abdussamed İbni el-Harestani\", \"Şeyh Muvaffakuddin Makdisi\", \"Şeyh Fahrüddin İbn-i Asakir\"den Halep'te; \"Ebu Muhammed bin Alvan\", Harran'da; \"Hafız Abdulkadir\"'den Hadis dinleyip, ilim aldı.\n\n\nKim Kimi Kimle\nKim Kimi Kimle, Alan Ayckbourn´un yazdğı, iki perdelik bir durum komedisi olan tiyatro oyunu.\nAynı iş yerinde çalışan farklı hayat görüşüne sahip, aile içi ilişkileri ve ekonomik durumları birbirinden ayrı üç çiftin yanlış anlamalar üzerine kurulu diyaloglarını ve yaşamları birbirinden farklı bu üç çiftin aldatılmalar üzerine yaşadıkları karmaşık durumu anlatmaktadır. Oyunda iki ayrı zaman ve mekan bir arada gösterilmektedir.\n\nÅžehrizor\nŞehrizor veya Şehrezûr (Kürtçe:Şehrezûr) Irak'ın Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin Süleymaniye İlisınırları içerisinde yer alan antik bölge.\nSasaniler döneminde yazılan ve I.Ardeşir'in dönemini anlatan Papag'ın Oğlu Ardeşir destanında kral \"Yezdan Kard\"'dan bahsederken Şehrizor'dan söz edilir. Ayrica Sasani krallarından Nerseh'i anlatan bir yazıtta da bu isme rastlanılır. Şerizor, Sasani döneminde Medliler'in valilik yaptiği 5 gölgeden birisidir.Arab-Müslüman ordularının Zerdüşt Kürteri ve Sasani ordusu ile savaşıp ardından 642 yılında Sasaniler'in fethedildiği savaş bölgesi Şehrizor'dur.Şehrizor 11 ve 16. yüzyılları arasında Ardelan Prensliği'nin merkeziydi. Ardindan Kürt Baban Prensliğine ev sahibi yapmıştır.\"Yakut El Hamevi\", Şehrizor'u Kürtlerin kurduğunu ve halkın Kürtler'den oluştuğunu söyler. Kürtlerin kendi sultanlarının olduğunu ve kendilerini yönettiklerini belirtir.\nTarihi Şehrizor mıntıkasından çok önemli alimler çıkmıştır. Özellikle; \"Yakut El Hamevi\n\" Mujam Al-Buldan eserinde Şehrizor'un bir alimler şehri olduğunu ve hem Zerdüşt hem de İslam döneminde önemli alimler çıkmıştır der. Bunlardan birkaçı:\"\n\n\nRusya Federasyonu Kahramanı\nRusya Federasyonu Kahramanı () Rusya'nın verdiği en yüksek dereceli ödüldür.\nUnvan, Rusya devlet başkanının kararnamesiyle kişilere \"Rus devletine ve ulusuna hizmet eden, genellikle kahramanlık eğilimi ile bağdaştırılan\" kişilere verilir. Rus vatandaşlığı veya Rusya Federasyonu'nun hizmetinde bulunmak mecburi değildir. 11 Nisan 1992 tarihinden beri verilmeye başlanmış olup günümüze dek 1019 adet verildi.\n\n\nZafer Nişanı\nZafer Nişanı (), Sovyetler Birliği'nde II. Dünya Savaşı için verilen en yüksek askeri nişandır. Dünyadaki en nadir nişanlardan biriydi. Nişan, yalnızca bir veya daha fazla ordu grubunu içeren savaş operasyonlarını başarıyla gerçekleştirmek ve \"Bir veya daha fazla cephe çerçevesinde başarılı bir operasyona yol açarak durumun Kızıl Ordu lehine radikal bir şekilde değişmesi\"ni sağlayan Generaller ve Mareşallere verilirdi. Tarihinde, biri iptal edilmiş on iki Sovyet liderine ve beş yabancı lidere yirmi kez ödül verildi. Romanya Kralı Mihai, son yaşayan alıcıdır.\nPlatin, yakut ve 150 elmastan yapılmış nişanın değeri oldukça fazladır. Rozette Moskova, Kremlin Sarayı Spasskaya Kulesi, önünde de Lenin'in Mozolesi ile tasvir etmektedir.\n\n\nYalnızlık Senden Daha Çok Seviyor Beni\nYalnızlık Senden Daha Çok Seviyor Beni Cem Adrian'ın 25 Eylül 2015 tarihinde çıkan onuncu stüdyo kaydı, “Yalnızlık Senden Daha Çok Seviyor Beni” albümünde 4 şarkı bulunmaktadır.\n\n\nMillî takımların FIFA Konfederasyonlar Kupası'ndaki performansları\nBu maddede, FIFA Konfederasyonlar Kupası'na katılan ülkelerin gösterdiği performanslar konu edilmektedir.\nİlki 1992'de, Kral Fehd Kupası adıyla düzenlenen organizasyonda 4 takım mücadele ederken dönem içinde bu sayı artış gösterdi ve günümüzdeki katılımcı sayısı olan 8'e ulaştı. Her düzenlenişinde en az bir takımın ilk kez katıldığı turnuva tarihi boyunca 33 millî takım mücadele etti. Katılımcılar arasından son dörde kalan 21, son ikiye kalan 10, şampiyon olan ise 5 farklı takım çıktı.\n1992'de, Kral Fehd Kupası adıyla düzenlenen ilk FIFA Konfederasyonlar Kupası'na; AFC Asya Kupası, Copa América, CONCACAF Altın Kupa ve Afrika Uluslar Kupası'nın son şampiyonları olmak üzere 4 takım katılmıştı. 1995 Kral Fehd Kupası'yla birlikte son Avrupa Futbol Şampiyonası şampiyonu ve ev sahibi ülkenin de eklenmesiyle bu sayı 6'ya yükseldi. 1997 FIFA Konfederasyonlar Kupası'nda OFC Uluslar Kupası ile FIFA Dünya Kupası'nın son şampiyonlarının da turnuvanın katılımcıları arasına girmesiyle takım sayısı 8'e yükseldi ve günümüzdeki şeklini aldı. Turnuva tarihinde toplam 33 takım mücadele etti.\nŞu ana kadar FIFA Konfederasyonlar Kupası'nda 33 farklı takım mücadele etti. Bu takımlar arasında Brezilya, 7 kezle hem en çok katılan hem de en uzun kazanma serisini yakalayan takım konumundadır.\nOrganizasyon tarihinde 23 takım ilk dört sırada yer almayı başardı. 6 farklı takım şampiyon olurken, 12 farklı takım son iki arasında yer almıştı. En fazla şampiyonluk yaşayan takım 4 şampiyonlukla Brezilya olurken aynı zamanda 5 kez son iki, 6 kez ise son dört takım arasına kalarak bu alanlardaki en başarılı takım konumundadır. İki kez oynadığı finalden galibiyetle ayrılan Fransa ile oynadığı tek finalde kazanan taraf olan Almanya, oran bakımından final aşamasındaki en başarılı takımlardır.\nBir Konfederasyonlar Kupası'nda en fazla ilk katılımın gerçekleştiği turnuva, 6 takımın ilk kez yer aldığı 1997'deki üçüncü Konfederasyonlar Kupası oldu. Bu tarihten sonraki tüm organizasyonlarda en ez bir takım ilk Konfederasyonlar Kupası katılımını gerçekleştirdi.\nGünümüze kadar 9 farklı ülke FIFA Konfederasyonlar Kupası'na ev sahipliği yaptı (2001 Konfederasyonlar Kupası Japonya ve Güney Kore'nin ortaklığında düzenlenmişti). Bu turnuvaların 3'ünde ev sahibi ülke şampiyon oldu. Ev sahipliği yapan ülkelerden ikisi ikincilik, biri üçüncülük ve dördüncülük elde etti. Dört turnuvadaki ev sahipleri ise ilk dört takım arasına giremedi.\nFIFA Konfederasyonlar Kupası tarihinde en fazla maça çıkan takım, 33 maç oynayan Brezilya'dır. Brezilya aynı zamanda 23 galibiyetle birlikte en çok galip gelen takım ve attığı 78 golle en çok gol atan ülkedir. Galibiyete üç, beraberliğe bir puan verilerek yapılan hesaplamaya göre oluşturulan puan sisteminin zirvesinde de 74 puanla Brezilya yer alır. Kupa tarihinin en golcü oyuncusu 9 gollü Brezilyalı Ronaldinho ile Meksikalı Cuauhtémoc Blanco iken, ikinci sırada 8 gole sahip İspanyol Fernando Torres bulunmaktadır.\nTurnuva tarihinde mücadele eden 33 takım arasında 7 takım (Bolivya, Fildişi Sahili, Irak, Kanada, Tahiti, Yeni Zelanda ve Yunanistan) galibiyet alamazken bu takımlar arasında dört farklı turnuvaya katılan ve 12 maç oynayan Yeni Zelanda, galibiyetsiz en uzun seriye sahiptir. Irak, Kanada ve Yunanistan, turnuvada oynadığı maçlarda gol atamayan üç takımdır. Galibiyete üç, beraberliğe ise 1 puan verilerek oluşturulan puan sisteminde Tahiti ve Fildişi Sahili puan almayı başaramayan ülkelerdir.\nKonfederasyonlar Kupası turnuvalarında toplam 74 takım katılımı gerçekleşirken bu katılımların 15'ini, CONMEBOL ve UEFA, 13'ünü AFC, 12'sini CONCACAF, 11'ini CAF, 8'ini ise OFC üyesi takımlar gerçekleştirdi. İlk organizasyonda dört konfederasyon; AFC, CONCACAF, CONMEBOL ve CAF'tan katılım olmuştu. 1995'te UEFA'dan, 1997'de ise OFC'den ilk katılımlar gerçekleşti. Son 4 takım arasına CONMEBOL üyeleri 13, UEFA üyeleri 11, CONCACAF üyeleri 7, AFC üyeleri 2, CAF ve OFC üyeleri ise birer kez kalmayı başardı. Turnuva şampiyonlarının 5'i CONMEBOL, 4'ü UEFA, 1'i ise CONCACAF üyesiydi.\n   - Ev sahibi\n\n\nCengiz Han’ın Bisikleti\nCengiz Han'ın Bisikleti, Refik Erduran'ın yazdığı üç perdelik tiyatro oyunu.\nOyun, kadın-erkek ekseninde değişen ve kurulan dengeleri anlatmaktadır. Cengiz`in yurtdışındaki karısı İstanbul`a gelmek üzeredir. Cengiz telaşlıdır çünkü, iki karısı daha vardır. (Osmanlı döneminden Cumhuriyet dönemine yeni geçilmiştir.) Kocasının çok eşli olduğunu bilmeyen genç kadın gelince büyük tepki gösterir ama bazı çıkar hesapları söz konusudur. Cengiz`in ve genç kadının zamanla değişimi, bisiklette kurulması gereken bir dengeyi aratmayacak ölçüdedir.\n\n\nMelchior Ndadaye\nMelchior Ndadaye (d. 28 Mart 1953 - ö. 21 Ekim 1993), Burundili entelektüel ve siyasetçi. Ndadaye, Afrika ülkesi Burundi'de 1993 yılında kısa bir süre devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nÜlkesi Burundi'nin demokratik seçimler ile devlet başkanlığına seçilen ilk devlet başkanı olan Ndadaye, ülkesinin aynı zamanda bu makama gelen ilk Hutu kökenli siyasetçisi olmuştur.\nBu makamda sadece dört ay gibi kısa bir sürede kalabilen Ndadaye, 21 Ekim 1993 tarihinde Tutsi ordu mensuplarının darbesi ile görevden uzaklaştırılarak öldürülmüştür. Ndadaye'nin öldürülmesi Hutular ile Tutsiler arasında yaşanan Burundi İç Savaşı'nın başlangıcı olmuştur.\n\n\nAshildr\nAshildr (diğer bilinen adlarıyla \"Lady Ben\" ve \"Mayor Ben\"), Maisie Williams tarafından canlandırılan Büyük Britanya bilimkurgu dizisi \"Doctor Who\"da kurgusal bir karakter. İlk kez dokuzuncu sezonun \"The Girl Who Died\" adlı bölümünde görünmüştür. Clara'nın ölümüne sebep olmuştur.\n\n\nHerkes Aynı Bahçede\nHerkes Aynı Bahçede, Başar Sabuncu tarafından Anton Çehov’un Martı, Üç Kız Kardeş, Vanya Dayı, Vişne Bahçesi ve Orman Cini adlı oyunlarından kimi sahnelerin, kimliklerin ve repliklerin bir araya getirilmesiyle ve bir anlamda yeniden yazılmasıyla oluşturulmuş tiyatro oyunu.\n(İBB Şehir Tiyatroları Sahnelemesi) 2001-2002\n\n\nMersin Eyüp Aygar Fen Lisesi\nMersin Eyüp Aygar Fen Lisesi, bilinen adıyla Mersin Fen Lisesi 1991 yılında eğitim-öğretime başlamıştır. Tek bina ile eğitime başlayan bu okula daha sonraları ek bir yatakhane binası yapılmıştır . 2012 Yılında Yenişehir Belediyesi karşısındaki , Palm City Alışveriş Merkezi yanındaki yeni binasına taşınmış ve hâlen burada eğitim öğretim hizmeti vermektedir.Eskiden \"Mersin Fen Lisesi\" olan adı , bir hayırseverin bina yaptırmasıyla kendi ismini içeren \"Eyüp Aygar Fen Lisesi\" ismini almıştır.\nOkul, Hacettepe Üniversitesi, İTÜ, ODTÜ, Bilkent, Boğaziçi, gibi yüksek puanlı öğrenci alan üniversitelere birçok mezun vermiştir. Bu mezunlar bugün birçok önemli kurumlarda görev yapmaktadır.\n\n\nFrançois Ngeze\nFrançois Ngeze (d. ? ), Burundili asker ve siyasetçi. Ngeze, Afrika ülkesi Burundi'de 1993 yılında çok kısa bir süre devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nÜlkenin demokratik seçimlere makama seçilen ilk devlet başkanı olan Hutu kökenli Melchior Ndadaye'ye karşı Tutsi kökenli ordu mensuplarının gerçekleştirdiği darbe neticesinde görevine son verilen ve bu süreçte öldürülen Ndadaye'nin yerine oluşturulan komitenin başına aynı zamanda Union for National Progress partisinin mensubu olan Hutu kökenli Ngeze getirilmiş ve 21 Ekim 1993 tarihinde devlet başkanı olarak açıklanmıştır.\nPierre Buyaya döneminde içişleri bakanı olarak görev yapan Ngeze, Buyaya'nın ilk demokratik seçimlerde Ndadaye'ye karşı kaybetmesi neticesinde görevinden ayrılmıştı.\nOrdu birliklerinin gerçekleştirdiği darbenin genel olarak ülkede karşılık bulmaması neticesinde oluşturulan komite lav edilmiş, Ngeze görevinden ayrılmak zorunda kalmıştır. Bu gelişmeler neticesinde Ndadaye döneminde başbakan olarak görev alan Sylvie Kinigi devlet başkanlığı görevini üstlenmiştir.\n\n\nBartolomeo Eustachi\nBartolomeo Eustachi Rönesans tıbbına katkıda bulunan önemli bilim\nadamlarındandır. 1500-1510 arasındaki bir tarihte, İtalya’da San Severino da\ndoÄŸmustur.\nHekim ve dilbilimci sayılır : Arapça, İbranice ve\nYunanca’da uzmandı. Hayatı hakkında çok az bilgimiz var ancak şunubiliyoruz ki Galenos’u\ndesteklerdi ancak Veselius’a düşmandı.\nHer ikisi de 1561’de yayınlanmış olan ilk iki kitabı, \"Ossium examen (Kemiklerin İncelenmesi)\"\nve \"De motu capitis ( Kafanın Hareketi)\"’nde\n\"Fabrica\" ( Vesalius’un eseri ) ’daki fikirlere hücum etti. Ancak bu\ntek taraflı düşmanlığa rağmen –Vesalius hiçbir zaman karşılık vermedi.-\nEustachi bazı sağlam bilimsel çalışmalar yaptı. 1562-63’te bir dizi dikkate\ndeğer eser yazdı: bunlar, \"De renum structura\"\n( Böbreğin Yapısı), De auditus organis ( İşitme Organı),\" damarlar ve\"\ndişlerle ilgili başka yazılardı. Hepsi yüksek bilimsel seviyede olup, her\nbirinde yeni şeyler vardı; İşitme Organı adlı kitabında, orta kulak ile farenksin\n(yutak) üst kısmı arasında yer alan ve bugün \"Östaki borusu\" olarak bilinen kanalı keşfettiğini açıkladı. Gırtlak\nve konuşmayla ilgili bazı özgün çalışmalar da yaptı.\nEustachi, 1552’de akrabası olan Pier Matteo Pini’nin yardımı\nile bakır levhalar üzerine 47 anatomik çizimden oluşan bir dizi hazırladı. Bu\nçizimleri\", De dissensionibus ac\ncontroversiis anatomicus ( Anatomik Anlaşmazlıklar ve Tartışmalar )\" isimli\nbir kitapta kullanmak üzere hazırlamış olmakla birlikte, kitap hiç\nyayınlanmadı. Ancak Eustachi, bazı levhaları, böbrekleri, çeşitli damarları ve\nÖstaki kapakçığını tanımlamak için yazdığı daha küçük bir anatomi eserinde\nkullandı. 1574’te öldüğünde geri kalan levhalar kayıptı ve bunlar, ancak 150\nsene sonra yayınlandıkları zaman ortaya çıktılar. Bu çizimler, bakır üzerine\nyapılmış ilk anatomi çizimleri olmamakla beraber, Eustachi’nin dikkatli\ngözlemlerine ve anatomideki yeteneğine işaret eder.\nKAYNAKLAR:\nRonan, C. (2005), \"Bilim Tarihi\" (Çev. E. İhsanoğlu ve F. Günergun), Ankara: Tübitak Yayınları\nhttp://www.newadvent.org/cathen/05626d.htm\nhttp://lhldigital.lindahall.org/cdm/ref/collection/nat_hist/id/32427\n\n\nMuharrem Usta\nMuharrem Usta (d. 1 Eylül 1965, Trabzon), Türk iş adamı, doktor ve spor yöneticisi. İstinye Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı.\nMuharrem Usta, 1965 yılında Trabzon'da doğdu. 1989 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. 1992 yılında Kulak Burun Boğaz uzmanı oldu. 1993 yılında hastane yöneticiliği alanına yöneldi. 1995 yılında Türkiye'nin en büyük hastaneler zinciri Medical Park'ın temellerini attı. Medical Park Hastaneler Grubu ve Liv Hospital Yönetim Kurulu Başkanlığını yürüten Usta, uzun süre Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği Başkanlığı yaptı. Aynı zaman da İstanbul Ticaret Odası Sağlık Komsiyonu üyeliği de bulunan Muharrem Usta, sağlıkta yaptığı yatırımların yanı sıra spora ve sporcuya verdiği desteklerle de tanınıyor. Muharrem Usta evli ve üç çocuk babasıdır. 6 Aralık 2015 tarihinde yapılan seçimlerde kullanılan yaklaşık 7150 oyun 3062'ini alarak Trabzonspor'un 16. başkanı seçildi.\n\n\nVuk Branković\nVuk Branković (Sırpça: Вук Бранковић, , 1345 – 6 Ekim 1397) Sırp İmparatorluğu'nun çöküşü döneminde günümüz Sırbistan'ının güney ve güneybatısı ile Makedonya ve Karadağ'ın kuzeyinde kalan bölgeyi kontrolü altına alan, orta çağda yaşamış Sırp soylu.\n\n\nKharis\nKharis Universal Studios'un 1940'larda çektiği Mumya filmlerindeki mumyalanmış büyücü rahip karakteri.(1932'de çekilen mumya filmindeki İmhotep'e benzemektedir.) İlk kez 1940 yılında Mumya'nın Eli filminde eski Western oyuncusu Tom Tyler tarafından canlandırılmış, daha sonra devam filmleri Mumya'nın Mezarı (1942),Mumya'nın Hayaleti(1944),Mumya'nın Laneti(1944) filmlerinde görünmüş ve bu filmlerde Lon Chaney Jr tarafından canlandırılmıştır.Daha sonraları 1959'da Hammer stüdyosunun çektiği Mumya'da Christopher Lee tarafından canlandırılmıştır.Geçmişi İmhotep'le benzerlik göstermektedir.Kharis de Prenses Ananka'ya duyduğu yasak aşk yüzünden onu diriltmeye çalışmış,ama yakalanınca sargılanıp Ananka'nın yanına canlı canlı gömülmüş ve binlerce yıl sonra uyandırılınca\nAnanka'nın mezarını korumak (veya onu diriltmek) için çeşitli cinayetler işlemiştir\n\n\nLullubiler\nLullubiler veya Lulular MÖ 3. milenyumda yazılı kaynaklara geçmiş İran'da kalan Zagros dağlarında yaşayan eski bir kavim.Şehrizor mıntıkasında günümüz Halepçe köyü merkezli bir krallık kurdular. Lullubiler, komşuları Gutiler gibi Akkad İmparatorluğunun boyundurluk altındaydı. Büyük Sargon'un torunu olan Naram-Sin, Lullubi'yi ele geçirildikten sonra bu zaferi kaya kabartması olarak ölümsüzleştirdi. Asur ve Babil kaynaklarına göre Lullubiler için kullanılan bölge Zamua bölgesiydi. Bu bölge sadece Lullubiler'in değil aynı zamanda Gutiler ve Subartular içinde anlamlıydı.Gerek Sümerliler gerekse Akkad, Babil ve Asurlular yazıtlarında Guti, Lullubi ve Subartu isimlerini kullanırken en az iki tanesini beraber kullanırlardı.\n\n\nSylvie Kinigi\nSylvie Kinigi (d. 1952 ), Burundili siyasetçi. Kinigi, Afrika ülkesi Burundi'de ülkenin ilk ve günümüze kadar da tek kadın devlet başkanı olarak 1993-1994 yılları arasında çok kısa bir süre devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nKinigi ülkede gerçekleştirilen ilk demokratik seçimlerde Hutu kökenli Melchior Ndadaye'nin seçilmesi sonrasında Burundi'de Hutular ile Tutsiler arasındaki gerilimi düşürmek ve dengeyi kurabilmek adına Ndadaye tarafından Tutsi kökenli biri olarak kendisini başbakan olarak atamıştır. Ndadaye'nin altı ay gibi kısa bir süre sonra askeri darbe ile görevinden uzaklaştırılarak öldürülmesi neticesinde şiddet olaylarının arttığı ülkede, Kinigi Fransa konsolosluğuna sığınarak hayatta kalmayı başarmıştır. Bu darbe neticesinde oluşturulan askeri komitenin başı olarak devlet başkanlığına François Ngeze getirilmiştir.\nOrdu birliklerinin gerçekleştirdiği darbenin genel olarak ülkede karşılık bulmaması neticesinde oluşturulan komite lav edilmiş, Ngeze görevinden ayrılmak zorunda kalmıştır. Bu gelişmeler neticesinde Kinigi eski devlet başkanları Pierre Buyoya ve Jean-Baptiste Bagaza'nın da desteğini alarak başbakanlık görevinin yanı sıra devlet başkanlığı görevini de üstlenmiştir.\nOcak 1994'te meclisin eski Tarım Bakanı Cyprien Ntaryamira'yı devlet başkanı olarak seçmesinden sonra Kinigi bu kararı kabul etmiştir. 5 Şubat 1994 tarihinde görevi Ntaryamira'ya devreden Kinigi, Ntaryamira'nın kendisini 7 Şubat 1994'te başbakanlık görevinden alması ile ülke dışına çıkmıştır.\nKinigi 2004 yılından bu yana Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı kapsamında faaliyetlerini sürdürmektedir.\n\n\nIrrawaddy yunusu\nIrrawaddy yunusu (\"Orcaella brevirostris\") Güneydoğu Asya ve Bengal Körfezi'nin bir kısmında nehirlerde, haliçlerde ve deniz kıyıları yakınlarında aralıklı olarak küçük popülasyon grupları hâlinde yaşayan bir örihalin okyanus yunusu türüdür.\nIrrawady yunusunun kaydedilmiş ilk tanımlamalarından biri Richard Owen tarafından 1866'da yapılmıştır. Bu tanımlamada Hindistan'ın doğu kıyısında Visakhapatnam limanında 1852 yılında bulunmuş olan numune temel alınmıştır. Sınıflandırıldığı cins içinde yer alan iki türden biridir. Muhtelif zamanlarda yalnızca kendisini içeren monotipik familyada; Monodontidae familyasında ve Delphinapteridae'de sınıflandırılmıştır. Günümüzde yaygın olarak Delphinidae familyasında sınıflandırma yönünde bir görüş birliği vardır.\nGenetik olarak Irrawady yunusu katil balina (orka) ile yakın akrabadır. Ayrıca \"Orcaella heinsohni\" ile de yakın akrabadır ve bu ikisi yakın zamanlarda ayrı birer tür olarak tanınmıştır. Avustralya'nın kuzey kıyılarında yaşayan \"Orcaella heinsohni\" 2005 yılında yapılan genetik araştırmalar sonucunda ayrı bir tür olarak kabul görmüş ve \"Orcaella\" cinsinin ikinci üyesi olmuştur. Epiteti olan \"brevirostris\" Latincedir ve kısa gagalı/ağızlı anlamındadır.\nYunus baştan sona belirgin bir şekli olmayan gri ile mavimsi koyu kurşunî gri rengindedir ve alt kısmı daha soluktur. Sırt yüzgeci küçük ve yuvarlaktır; sırtın orta gerisindedir. Alnı yüksek ve yuvarlaktır, ağzı belirgin değildir. Burun kısmı küttür. Yan yüzgeçleri geniş ve yuvarlaklaşmıştır. Borneo'da yaşayan diğer türlerden sırt yüzgeçsiz liman yunusu (\"Neophocaena phocaenoides\") Irrawady yunusuna benzer ama sırt yüzgeci yoktur; Pasifik kambur yunusu (\"Sousa chinensis\") ise daha büyüktür ve ağzı uzun sırt yüzgeci ise daha büyüktür.\nYaşadığı coğrafyada kullanılan yerel dillerde \"O. brevirostris\" türüne verilen adlar şöyledir:\nIrrawaddy yunusu görünüş olarak beyaz balinaya benzer ancak katil balina ile daha yakın akrabadır. Melonu büyüktür; kafası yuvarlak ve küttür; ağzı da çok belirgin değildir. Gövdenin üçte iki gerisine doğru yer alan sırt yüzgeci kısa, küt ve üçgen şeklindedir. Yan yüzgeçleri uzun ve geniştir. Tüm gövdesi açık renklidir ancak karın kısmı sırt kısmından daha açık renklidir. Diğer yunusların aksine Irrawady yunusunun u şeklindeki solunum deliği gövde hattının solunda yer alır ve yunusun önüne doğru açılır. Kısa ağızları diğer yunuslardan daha farklı görünür ve ağızlarında çenenin her iki yanında 12 ila 19 kadar tahta çivi şeklinde diş bulunur. Ağırlıkları 90 ila 200 kg. arasında değişir. Uzunlukları tam erişkinlerde 2,3 m.'ye ulaşır. Kaydedilmiş en uzun boy Tayland'dan erkek Irrawaddy yunusunun 2,75 m.'lik boyudur.\nİletişim ekolokasyon için kullanıldığı düşünülen yaklaşık 60 kilohertzlik baskın frekansta çıkarılan tıkırtı, gıcırtı ve vızıltı sesleriyle sağlanır. Kemikli balıklar, balık yumurtaları, kafadan bacaklılar ve kabuklular besin olarak alınır. Esaret altındaki hayvanları gözlemi besinlerin ağza suyu emme yoluyla alındığını gösterir. Irrawaddy yunuslarının 1,5 m. yüksekliğe kadar su fışkırttıkları gözlemlenmiştir. Bu farklı davranışın balık sürülerini avlanmak amacıyla belirli bir bölgeye sürüklemek için yapıldığı bilinmektedir. balıkları yakalarken emdikleri suyu dışarı atmak için bu davranışı kafalarını suyun dışına çıkarıp dik olarak durduklarında ve beslenirken sergilerler. Esaret altında tutulan bazı Irrawady yunuslarına kafalarını sudan çıkarıp dik olarak durmayı komut ile yapmaları öğretilmiştir. Irrawaddy yunusu yavaç bir yüzücüdür ancak tekne ile kovalandıklarında 20 ila 25 km/s hıza ulaştıkları bildirilmiştir.\nIrrawaddy yunusları teknelerden çekinir; teknelerin yanından yüzerek takip etmezler ve tehlike hissettiklerinde genellikle sualtına dalarlar. Görece yavaş hareket ederler ancak bazen kafalarını sudan çıkarıp dik olarak durdukları, bir yana doğru yatarak tek yan yüzgeçlerini salladıkları ve ara sıra da su dışına sıçradıkları görülebilir. Doğal yaşam alanlarında ağızlarından su fışkırttıkları görülmüştür ve bu davranışın balık sürülerini şaşırtarak avlanmalarına yardımcı oldukları düşünülmektedir. Genellikle iki ila üçlü gruplar hâlinde bulunurlar ancak bazen 25 kadar sayıda yunusun derin sularda bir araya gelerek toplandıkları bilinmektedir. Altıdan az bireyden oluşan gruplara sık rastlanır ancak bazen 15 kadar yunustan oluişan gruplar da görülmektedir. Grup hâlinde dolaşma Irrawady yunuslarına avlanmada yararlı olmanın yanı sıra sosyal bağların oluşmasına ve çiftleşmenin gerçekleşmesine de yardımcı olur.\nSu yüzüne dönerek çıkar ve yalnızca derin dalış yapacağı zaman kuyruğunu suyun dışına belirgin olarak çıkarır. Derin dalış süreleri 20-150 saniye ile 12 dakika arasında değişir. Laos'ta 277 grup dalışında süre tutulduğunda gruptaki son yunusun dalışı ile su yüzüne ilk çıkan yunus arasındaki ortalama süre 115,3 saniye olarak bulunmuştur. Dalış süreleri de 19 saniye ile 7,18 dakika arasında değişiklik göstermiştir. Ara sıra su dışına sıçrarlar ve tekneleri takip etmezler.\n\"Orcaella\" türünün kıyıya doğru gitmesine zorlandığı ve daha uzmanlaşmış yunus türleri tarafından dışlandığı türlerarası rekabet gözlemlenmiştir. Pasifik kambur yunusu (\"Sousa chinensis\") ile Irrawady yunuslarının esâret altında aynı havuzda tutuldukları zaman daha baskın olan kambur yunusların Irrawady yunuslarını kovalayarak havuzun küçük bir kısmında durmalarına neden oldukları gözlemlenmiştir. Chilika Gölü'nde yerel balıkçılar denize açılan kanalda Irrawady yunusları ile afalinaların karşılaştığı durumlarda Irrawady yunuslarının çekinerek göle geri döndüklerini gözlemlemişlerdir.\nBu yunusların cinsel olgunluğa yedi ila dokuz yol arasında eriştiği düşünülmektedir. Kuzey Yarımkürede eşleşmenin Aralık ila Haziran ayları arasında olduğu kaydedilmiştir. Gebelik süresi 14 aydır ve dişiler her iki ila üç yılda bir tek yavru doğurur. Doğumda boyları yaklaşık 1 m., ağırlıkları da 10 kg. civarındadır. Yavruların memeden kesilmeleri iki yılı bulur. Yaşam süreleri 30 yıl kadardır.\nDişi ya da erkek yunus birkaç dakikalığına eşleşmek için diğer bir yunusun peşinden gitmeye çalışır. Karınları karşı karşıya gelecek şekilde birbirlerine yakınlaşarak 40 saniyeliğine çiftleşirler. Çiftleşme gerçekleştikten sonra yunuslar birbirlerinden ayrılarak farklı yönlere doğru yüzerler.\nBu yunusların beslendiği besinler çeşitlidir. Besinler arasında balıklar, kabuklular ve kafadan bacaklılar sayılabilir. Avlanma sırasında yedi kadar yunustan oluşan sürüler avlarını çevreleyerek tuzağa düşürürler. Bu tuzak su yüzeyinin hemen altında oluşur.\nHer ne kadar bazen Irrawaddy nehir yunusu olarak adlandırılsa da gerçek bir nehir yunusu değildir ama kıyılarda, nehir ağızlarında ve haliçlerde acı suda yaşayan bir okyanus yunusudur. Adını aldığı İravadi Nehri ile birlikte Ganj Nehri ve Mekong Nehri gibi tatlısu nehirlerde popülasyonları bulunur. Doğal yaşam alanında dağılımı Bengal Körfezi'nden Yeni Gine ve Filipinler'e kadar uzanır ama kıyıdan uzaklaşıp açığa çıktıkları görülmez.\nSıklıkla Borneo Adası'nda koylarda görülür; Malezya Sabah'ta Sandakan'da, Brunei ve Malezya Sarawak'ın çoğu kısmında da gözlemlenmiştir. Doğu Kalimantan'da Mahakam Nehri'nden bir numune toplanmıştır.\nÇin, Tayvan ve Hong Kong sularında görüldükleri bildirilmesine rağmen bunlar güvenilir sayılmadığında buralarda yaşayıp yaşamadığı bilinmemektedir Asya kıtası boyunca yaşam alanının en doğusu Vietnam'dır.\nBu hassas tür için yaşama alanı boyunca bir araştırma yapılmasa da toplam popülasyonunun 7.000 üzerinde olduğu gçrülmektedir ve bunun %90'ı Bangladeş'tedir. Bangladeş ve Hindistan dışında yaşayan popülasyonlar ise kritik tehlikede olarak değerlendirilmektedir. Irrawady yunuslarına sekiz ayrı bölgede rastlanmaktadır ve bunlar aşağıda popülasyon boyutlarına göre korunma durumlarıyla birlikte sıralanmıştır:\nIrrawaddy yunuslarının geleneksel balıkçılarla ortaklaşa balık avlamada yardımlaştıkları görülmektedir. Hindistan'da balıkçılar \"lahai kway\" adı verilen tahta anahtarları teknelerinin kenarına vurarak yunusları çağırdıkları ve onların da balıkları ağlarına doğru sürdükleri zamanları hatırlamaktadırlar. Burma'da İravadi Nehri'nin üst kısımlarında Irrawaddy yunusları balıkçıların çıkarttıkları akustik sinyallere cevap olarak balıkları onların ağlarına doğru sürmektedir. Balıkçılar tahtadan koni şeklinde nesneleri teknelerinin yanlarına vurarak, küreklerini suyun yüzüne çarparak, ağlarını sallayarak ya da hindi gibi sesler çıkarak yunusların dikkatini çekmeye çalışırlar. Balıkçılarla birlikte çalıimaya karar veren bir yunus süresi yarım halka şeklinde yüzerek tuzağa düşürdükleri balık sürülerini balıkçı teknelerine doğru sürerler. Bunun karşılığı olarak yunuslar balıkçıların ağlarına takılan ve istenmeyen avlarla ödüllendirilirler. Eskiden İravadi Nehri balıkçıları belirli yunusların belirli balıkçı köyleri ile ortak hareket ettiğini ve bu balıkçıların ağlarına balıkları sürdüklerini iddia etmişlerdir. 1879 yılına ait bir raporda yerel mahkemelere bazı balıkçıların yunuslarının hasım balıkçıların ağlarını doldurmaya yardım etmesi nedeniyle bu avdan pay istemelerine dair iddialar kaydedilmiştir.\nIrrawaddy yunusları, daha açık sularda yaşayan diğer yunus türlerinden daha fazla insanların eylemlerinden etkilenmeye açıktırlar. Yaşam alanları boyunca karşılaştıkları en büyük tehdit sık gözlü balık ağlarına takılarak bouğulmadır. 1995 ila 2001 yılları arasında 38 adet bu şekilde ölüm vakası kaydedilmiştir ve bunların %74'ü de geniş gözlü ağlara takılarak boğulma vakasıdır. Tüm popülasyon bölgelerinde bildirilen yunus ölümlerinin çoğu yanlışlıkla sık gözlü ağlara, trollere ve Filipinler'de de dibe serilen yengeç ağlarına takılarak boğulmadır. Burma'da elektrikle balık avlama, altın madenciliği ve baraj inşaatları da ciddi ve süregeln tehditlerdir. Yine de balıkçıların çoğu yunuslara karşı anlayışlı davranmaktadırlar çünkü geleneksel olarak rızıklarını temin etme yolundan vazgeçmenin zorluğunu yaşamaktadırlar.\nIrrawaddy yunusları için tespit edilmiş bir başka tehdit ise yüksek hızlı teknelerin neden olduğu ses kirliliğidir. Bu nedenle yunusla normalden daha uzun süre dalış yapmak zorunda kalırlar. Bu büyük teknelerle karşılaşan yunuslar her zaman yollarını değiştirmektedirler\nLaolar ve Kamboçlar Irrawaddy yunuslarının atalarının reenkarnasyonları olduğu yaygın inanışını paylaşırlar. Hatta bazıları yunusların insanları boğulmaktan kurtardıklarını ve timsah saldırılarından koruduklarını iddia etmektedir. İnanışları ve deneyimleri Laos ve Kamboçya halklarının asırlar boyunca yunuslarla birlikte barış içinde yaşamalarını sağlamıştır. Ancak son dönemlerde balık avlamada patlayıcı kullanımı bu geleneği bozmaktadır. Laos hükûmeti bu şekilde balık avlamayı yasaklamış olsa da komşu ülkesi Kamboçya bu konuda çok az yasal düzenlemeye gitmiştir. Kamboçya'da patlayıcılar yerel pazarlarda satılmaktadır ve balık avlamada ağ kullanımı neredeyse ortadan kalkmıştır. Bunun yerine patlayıcı ile balık avlama popülerleşmiş ve bu nedenle balık ve yunus popülasyonunda düzenli bir azalma eğilimi ortaya çıkmıştır. Her ne kadar Laolar patlayıcı kullanmasa da balık avlamak için kullandıkları naylon ağlar Irrawaddy yunuslarının yaşamlarını sürdürmesinde büyük bir tehdit oluşturmaya devam etmiştir. Bazı yunuslar yanlışlıkla ağlara takılabilmektedir. Yoksul balıkçılar da tek bir yunusu kurtarmak için ağlarını kesip büyük bir ekonomik külfet içine girmek istememektedirler.\nLaos'ta Mekong Nehri üzerinde yapılması planlanan baraj nehrin aşağısında Kamboçya'da yaşayan Irrawaddy yunuslarının yaşamını tehdit edecektir. Laos hükûmetinin barajı Irrawaddy yunuslarının ana yaşam alanının üst kısmına yapma kararı bu türün Mekong Nehri'nde soylarının tükenmesini hızlandıracaktır. Barajıyapmak isteyenlerin önerisi patlayıcı yardımıyla tonlarca kayadan kurtulmaktır. Bu şekilde yapılacak inşaat sırasında ortaya çıkacak ses dalgaları oldukça hassas işitme organlarına sahip olan Irrawaddy yunuslarını muhtemelen öldürecektir.\nÇeşitli Asya ülkelerinde Irrawaddy yunusları yakalanarak, esâret altında halka açık akvaryumlarda gösteri yapmak üzere eğitilmiştir. Su fışkırtma, sudan kafalarını çıkarma ve yan yüzgeçlerini sallayarak su üzerinde yan yatma gibi kendilerine özgü davranışları ve karizmatik görünüşleri bu şekilde gösteriler için Irrawaddy yunuslarını çok popüler yapmaktadır. Tatlısu tanklarında yaşayabilmeleri, özellikle masraflı olan tuzlu su akvaryumlarına gereksinim duyulmaması nedeniyle bu yunusları gösterilerde kullanmak için ayrı bir ticari motivasyon oluşturmaktadır. Doğal yaşam alanları içinde olan ve yakınlarında bulunan bölgeler ekonomik olarak gelişmiş ve yunus gösterisi olan eğlence tesislerinin sayısında artış gözlenmiştir.\nKhmer ve Vietnamlı balıkçılar bu yunusları kutsal hayvan olarak görmektedirler. Ağlara yakalandıklarında yunusları ağlardan kurtarıp suya salarlar. Buna karşı müslüman Khmerler yakalanan yunusları yeme amacıyla öldürürler. Bu nedenlerden ötürü yunuslar bölgede kullanılan yerel dilleri ayırt etmeyi öğrenmiş olup müslüman Khmerlere ihtiyatla yaklaşmaktadırlar. 2002 yılında en az dokuz Asya ülkesinde 80'den fazla yunusların gösteri yaptığı akvaryum bulunmaktaydı.\nPatlayıcı ile balık avlama sonucu yunus ölümü bir zamanlar Vietnam ve Tayland'ta yaygındı. Geçmişte ise en doğrudan tehdit yağları için bu yunusların avlanmalarıydı.\nDünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) asıl olarak balık ağlarına takılıp ölmeleri nedeniyle yedi popülasyondan beşini kritik tehlikedeki türler arasında listelemektedir. Örneğin ilk olarak 1986'ta keşfedilen ve tanımlanan Malampaya popülasyonu o zaman 77 bireyden oluşmaktaydı. İnsan aktiviteleri nedeniyle bu sayı 2007 yılında 47 yunusa düşmüştür. Borneo'da Mahakam Nehri'nde yunus ölümlerinin %73'ü balık ağlarına yakalanarak boğulma nedeniyledir. Bunun nedeni aşırı avlanma ve yoğun tekne trafiğidir.\nTurizm\nAsya'da yaşayan Irrawaddy yunusları özellikle yaşadıkları bölgelerde çok sayıda turist taşıyan teknelerin dolaşması nedeniyle artan bir tehdit içindedirler. Tekne ile turist dolaştırmanın gelişmesi özellikle yunusları etkilemiştir.\nKirlilik\nMekong Nehri'nde su kirliliğinin artış göstermesi Kamboçya ve Laos'ta özellikle Irrawaddy yunuslarının yaşamasına karşı tehlikeleri artırmıştır. Suda bulunan cıva miktarının yanı sıra zehirli pestisit düzeylerinin artışı bölgedeki yunuslar arasında çok sayıda ölümlere neden olmuştur. Çevreye yayılan kirleticiler bu yunusların bağışıklık sistemini yok etmiştir.\nHastalık\nIrrawaddy yunuslarının farklı popülasyonlarında derialtı nodüllere rastlanmıştır. Daha kesin bir tahmin ile 6 yunus popülasyonu bundan etkilenmiştir. Her ne kadar ortaya çıkan bu hastalığın sonucu belli değilse de tür risk altındadır.\nIrrawaddy yunusunun gelişmekte olan yerlere olan yakınlığı koruma çabalarını zorlaştırmaktadır. Balık ağlarına yakalanma ve doğal yaşam alanlarının bozulması Irrawaddy yunuslarının karşı karşıya kaldığı ana tehditlerdir. Bu tehditlerin etkisini azaltmak için ulusal ve uluslararası düzeylerde koruma çabaları sarfedilmektedir.\nuluslararası ticaret metası olmaktan korunması Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme (CITES) ile sağlanmaktadır. Bu sözleşmenin uygulanması ise ülkelerin sorumluluğu altındadır. Yunus akvaryumlarında kullanılmak üzere uluslararası ticarete malzeme olmuş olsalar da bu yunuslar için önemli bir tehdit kaynağı olmamıştır.\nBazı Irrawaddy yunusları IUCN tarafından kritik tehlikedeki türler arasında listelenmiştir: Laos, Kamboçya, Vietnam (Mekong Nehri popülasyonu), Endonezya (Mahakam Nehri popülasyonu, Borneo), myanmar (İravadi Nehri popülasyonu), Filipinler (Malampaya Sığlığı popülasyonu) ve Taylan (Songkhla Gölü popülasyonu). Ama genel olarak Irrawaddy yunusu türü IUCN tarafından yaşam alanlarının tamamında hassas türler arasında listelenmiştir. 2004 yılında CITES Irrawaddy yunusunu EK-II'den EK-I'e taşıyarak soyu tükenme tehlikesi altında saymış ve ticaretini tamamen yasaklamıştır.\nBirleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) -Vahşi Hayvanların Göçmen Türlerinin Korunmasına ilişkin Bonn Sözleşmesi (CMS) kapsamında yapılan Irrawaddy yunusları tatlısu popülasyonlarının korunması eylem planı Doğa koruma alanlarının çoklu kullanımının bu popülasyonların korunmasında kilit rol oynadığını belirtmektedir. Bu yunus türünün belirli alanlara karşı olan sadakati nedeniyle özellikle idaresini kolaylaştıracağından tatlı sularda doğal koruma alanı oluşturmak korunma için etkili olacaktır. Eylem planında yanlışlıkla ağlara takılmaların etkisi azaltmak için aiağıdaki stratejiler belirlenmiştir:\nIrrawaddy yunusu Vahşi Hayvanların Göçmen Türlerinin Korunmasına ilişkin Bonn Sözleşmesi'nin hem EK-I'inde hem de EK-II'sinde listelenmiştir. Yaşam alanlarının tamamında ya da önemli bir bölümünde soyu tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olduğu için EK-I'de listelenmiş olup Sözleşmeyi imzalayan ülkeler hayvanların yaşadığı yerleri koruma altına alarak, göç etmelerine karşı engelleri kaldırarak ve türü tehlike altına sokacak diğer faktörleri kontrol altına alarak bu türü korumak için çaba göstermelidirler. Aynı zamanda olumsuz bir korunma durumu statüsüne sahip olduğundan EK-II'de listelenerek uluslararası işbirliğinden önemli ölçüde faydalanılması hedeflenmektedir.\nBu tür aynı zamanda Pasifik Adaları Bölgesinde Balina ve Yunuslar ile bu Türlerin Doğal Yaşam Alanlarının Korunması için Mutabak Belgesi'nde de yer almaktadır.\nÇeşitli ulusal koruma çabaları da yerel Irrawaddy yunusu popülasyonlarının maruz kaldığı tehditlerin azalması ile sonuçlanmaktadır:\nBangladeş'te bulunan Sundarbans mangrov ormanı içinde yaşayan Irrawady yunuslarının yaşam alanlarının bir bölümü Sundarbans Dünya Mirası sitinde yer alan üç doğal yaşamı koruma bölgesinin 139,699 hektarlık alanı içine dahil edilmiştir. Wildlife Conservation Society kalan 6.000 yunusu için de korunma alanları yaratmak amacıyla Bangladeş Çevre ve Ormancılık Bakanlığı ile çalışmaktadır.\nIrrawaddy yunusları Kamboçya Balıkçılık Yasasıyla kritik tehlikede olan tür olması nedeniyle tamamen koruma altındadır. Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) hükûmet ile yerel topluluklardan aldığı destek ile Kamboçya Mekong Yunus koruma Projesini kurmuştur. Projenin amacı kalan yunus popülasyonunun belirlenmiş koruma eylemleri, araştırma ve eğitim yoluyla hayatta kalmasının desteklenmesidir. Ocak 2012'de Kamboçya Balıkçılık İdaresi, Mekong Nehri Yunus Ekoturizm Bölgesi Koruma ve Geliştirme Komisyonu ile WWF \"Mekong Nehri Irrawaddy Yunusu koruması üzerine Kratie Deklarasyonu\"nu imzalayarak Mekong Nehri'nde yunusların korunması için yol haritası hazırlayarak birlikte çalışmak üzere anlaştılar. Kamboçya hükûmeti 24 Ağustos 2012'de Kratie eyaletinin doğusundan Laso sınırına kadar olan Mekong Nehri'nin 180 km.'lik bölümünde basit balıkçılık dışında yüzer ev kullanarak, balık avlama kafesleri ve sık gözlü ağ ile balık avlamayı yasaklamıştır. Bu alanda özellikle yunusları korumak için Nehir muhafızları devriye gezmektedirler. 2006 yılının Ocak ve Şubat ayları arasında bir düzine Irrawaddy yunusu ölü olarak bulunmuştur. Kamboçya sahilinde bulunan 10 yeni bebek yunus ise kritik tehlike altında olan Irrawaddy yunuslarının soyunun tükenmemesine yönelik yeni bit umut kaynağı olmuştur. Bu tehlikeden sonra 66 muhafız Kamboçya sahilinde görevlendirilmiş ve bu çabalardan sonra yalnızca iki yunusun ölümü kaydedilmiştir. Bu hayvanların soyunun tükenmesini önlemek amacıyla Kamboçya sahillerinde balık ağı kullanarak avlanmanın tamamıyle yasaklanması beklenmktedir.\nIrrawaddy yunusu bilimsel adının \"Oreaella brevezastris\" olarak yanlış yazımı ile de olsa Hindistan Yaban Hayatını Koruma Yasası'nda Liste I'de yer alarak öldürülmesi, taşınması ve elde edilen ürünlerinin satılması yasaklanmıştır. Chilika Gölü ile Bengal Körfezi arasında yeni bir kanalın açılması için 2000 yılında yapılan büyük restorasyon çalışması başarılı olmuş ve gölün ekolojik dengesi düzeltilerek suyun tuzluluk oranı dengelenmiş ve sonucunda da Irrawaddy yunusunun avladığı balık, karides ve yengeç sayısının artışıyla yunusların popülasyonunda da artış gözlemlenmiştir.\nEndonezya'nın Nadir Su Canlıları Koruma Vakfı adı altında bir koruma programı Irrawaddy yunusları ve onların doğal yaşam alanı olan Mahakam Nehri'ni koruma üzerine odaklanmıştır. Program yalnızca halkı eğitip araştırma yapmakla kalmayıp aynı zamanda yunus popülasyonu ile yaşam alanlarını kontrol altında tutup izlemektedir. Bu kontrol yönteminin önemli örneklerinden biri çeşitli köylerde devriyeler kurulmasıdır.\nMekong Nehri popülasyonu için sayısız tehdit önemli endişe konusu olmuştur. 1970'lerde Irrawaddy yunusları yağları için avlanmaktaydı. Sonrasında ise patlayıcı ile ve sık gözlü ağlarla avlanma da başka tehditler oluşturmaya başlamıştır.Günümüzde yunuslar Kamboçya ve Laos Demokratik Cumhuriyeti'nde koruma altına alınmışlardır. Artık Irrawaddy yunuslarının doğal yaşam alanlarının çoğunda hem patlayıcı ile balık avı hem de sık gözlü ağlarla avlanma sınırlandırılmıştır. Kanadalı çevre korumacı Ian Baird Mekong Nehri'nin Laos tarafında Irrawaddy yunuslarını incelemek amacıyla Lao Topluluk Balıkçıları ve Yunus Koruma Projesini kurmuştur. bu proje ağlarına takılan yunusları kurtarmaları durumunda balıkçıların ağlarını kaybetmeleri nedeniyle karşılaştıkları ekonomik zararı giderme amacını taşımaktadır. Yunus popülasyonunun çoğunun öldüğü ya da Laos'un güney komşusuna kaçtığı anlaşıldıktan sonra bu proje Kamboçya'yı da içine alacak şekilde genişletilmiştir. Si Phan Don Sulak Alan Projesi nehirde yaşayan toplulukları koruma bölgeleri ayırarak ne zaman ve nasıl balık avlanacağı konusunda düzenleme yapan yasalar ortaya konması konusunda başarılı olmuştur. Nisan ayında Laos sahilinde 200 kg.'lık bir Irrawaddy yunusunun ölü bulunmasıyla birlikte 2015 yılında ölü bulunan Irrawaddy yunuslarının sayısı beşe yükselmiştir. Genellikle ölü bulunan Irrawaddy yunuslarının gövdelerinde yasak avlanmadan kaynaklanan yara bere izleri bulunmaktaydı ancak son olarak ölü bulunan bu yunus yaşlılıktan ölmüştür. Bu dişi yunus araştırmacıların keşfettiği en yaşlı ve en büyük Irrawaddy yunusudur. Yunus 2,5 m. boyundaydı ve muhtemelen 20'li yaşlarınIn sonundaydı. Yunus otopsi yapmak için WWF merkezine götürülmüştür.\nMyanmar Balıkçılık İdaresi 2005 Aralık ayında İravadi Nehri'de Mingun ve Kyaukmyaung arasında 74 km.'lik bir bölgeyi koruma altına alarak çeşitli önlemler aldı. Bu alanda alınan önlemler arasında aülara takılan yunusların mecburi olarak salıverilmesi, yunusların yakalanması ya da öldürülmesinin yasaklanması, bütün ya da parçalar hâlinde satılması, elektrikle balık avlama ve 300 feet'den uzun ve 600 ft.'den kısa aralıklarla yerleştirilmiş sık gözlü ağlarla balık avlanmasının yasaklanması gibi. Cıva zehirlenmesi ile nehirde süregelen altın arama çalışmaları nedeniyle doğal yaşam alanı kaybı engellenmiştir.\nMalampaya Sığlığı 2000 yılında koruma altında deniz alanı olarak ilan edilmiştir. Bu koruma altına alınan bir alana verilen en düşük önceliktir. Malampaya Sığlığı Ekoloik Araştırma Projesi WWF tarafından başlatılmıştır. Projenin sağladığı teknik yardımla Taytay belediyesi ile Malampaya park isaresi yanlışlıkla ağlara takılma nedeniyle Irrawaddy yunuslarının yaşadığı tehditleri azaltmak için balık avlama ile ilgi düzenlemeler geliştirebilmiştir. Yunus türünü korunması amacıyla balık avlama malzemeleri üzerine çalışmalar malzemelerin değiştirilmesi başlamıştır. Proje 2007'de tamamlanmıştır.\n2007 yılında aralarında Malampaya Sığlığı'ndaki Irrawaddy popülasyonu da dahil olmak üzere Mercan Üçgeninde yaşayan deniz ve sahil kaynaklarını koruma amacıyla Mercan Üçgeni Girişimi başlatılmıştır.\n2002 yılında Deniz ve Sahil Kaynakları İdaresi Tayland karasularında yunuslar, balinalar ve kaplumbağalar gibi nadir bulunan su hayvanlarını korumakla görevlendirilmiştir. Yunusları korumak için devriye gezen tekneler diğer teknelerin yunuslara 30 m.'den fazla yaklaşmamasını, tekne ile yunusların kovalanmamasını ve yunus sürülerinin arasından geçilmemesini sağlamaktadır. Prachinburi Eyaletinin Bang Pakong Nehrinde avlana çok sayıda balıkçı belirli bir bölgede karides avcılığını durdurması konusunda ikna edilmiş ve 30 ila 40 kadar balıkçı teknesinde yunus gözleme turu düzenlemek üzere değişiklik yapılmıştır.\nSon üç yıl içinde Trat Eyaleti sahillerinde altmış beş Irrawaddy yunusu ölü olarak bulunmuştur. Bu yunusların ölümünden yerel balık endüstrisi suçlanmıştır. 2013 yılının Ocak ayında Tayland sahillerinde bir düzineden fazla Irrawaddy yunusu ölü olarak bulunmuştur. Bu yunusların oksijen eksikliği nedeniyle öldüğü söylenmiştir. Memeli olan yunuslar denizde yaşayan diğer hayvanların aksine nefes almak için su yüzüne çıkmak zorundadır. Yunusların çoğu sualtında ölü olarak bulunmuştur ve kıyıya vuranlarında da en az birkaç gündür ölü olduğu anlaşılmıştır. Yine 2013 yılının Şubat ayının ilk haftasunda dört Irrawaddy yunusu ölü olarak bulunmuştur.\n2008 yılında Ormancılık Bakanlığı ile Sarawak Ormancılık Kooperatifi Kuching sulak alanında Santubong ve Damai'de Irrawaddy yunusları için bir koruma alanı kurulması konusunda anlaşmıştır. Daha sonra da Miri'de daha fazla sahili koruma altına almayı düşünmektedirler. Bu alanlarda alınan önlemler yunusların yakalanması ve avlanmasının yasaklanması, yunusların bütün olarak ya da parça parça ticaretinin yapılmasının yasaklanması ve sık gözlü ağlarla balık avlanmasının yasaklanmasıdır. Hükûmet aynı zamanda Sarawak Shell şirketinin sponsorluğu altında Sarawak Malezya Üniversitesi'nde bu yunus türü üzerine küçük ve orta ölçekli araştırma projeleri başlatmayı düşünmektedir.\n2012 yılında Vietnam'da dört biliminsanından oluşan bir grup dört Irrawaddy yunusunu alarak tıbbî yardımda bulundu ve bu yunusların nasıl hayatta kalacaklarını araştırmaya başladı. Bu dört yunusun yakalandığı bakteri enfeksiyonu ilk defa olarak Irrawaddy yunuslarında görülmüştür. Diğer deniz hayvanlarında yaygın olarak görülen Chorioamnionitis enfeksiyonu bu yunus grubunda ilk olarak tespit edilmiştir. Bu hastalık genellikle gebe hayvanlarda görülür çünkü enfeksiyon karın bağında başlar ve oradan ananın kanına karışır. Vietnamlı biliminsanlarının aldığı yunuslardan biri gebeydi ve ölü bulunmadan önce havuzun dibinde dönerek dolaşmaktaydı. Bu bakteri enfeksiyonu hayvanın birçok organını etkilemektedir.\n\n\nSahil Güvenlik Akademisi (Türkiye)\nSahil Güvenlik Akademisi, Sahil Güvenlik Teşkilatı için orta ve üst kademe yöneticiler yetiştiren, Ankara'da üniversite eşdeğerinde bir öğretim kuruluşudur. Akademi, ilk derece amirlik, ön lisans lisans ve lisans üstü eğitim verir, öğretim üyeleri eğitimin yanı sıra bilimsel araştırma ve yayın yapar, danışmanlık hizmeti verir. İdarî bünyesinde Sahil Güvenlik Amirleri Eğitimi Merkezi (SGAEM), Sahil Güvenlik Meslek Yüksekokulu (SGMYO), Sahil Güvenlik Meslek Eğitim Merkezi (SGMEM), Güvenlik Bilimleri Enstitüsü, Adli Bilimler Enstitüsü adlı eğitim merkezleri bulunur.\n\n\nAyasofya (Sofya)\nAyasofya veya Azize Sofya Kilisesi (Bulgarca: Света София \"Sveta Sofiya\"), Bulgaristan başkenti Sofya'da bulunan dinî yapılardan biridir. Sofya'nın ismi şehirde bulunan bu kiliseden gelir. Kilise olarak kurulup sonradan camiye dönüştürülen bu yapı, şehrin en eski yapılarından biridir. Dördüncü asırdan beri bu yerde bir kilise bulunmaktadır fakat şimdiki yapı 6. asırda inşa edilmiştir. Ayasofya kutsal bilgelik anlamını taşır. Kilisenin içine 12. yüzyılda ikonlar çizilmiştir. Binanın planı haç şeklindedir ve Roma devri mimarisinin en iyi örneklerinden biridir.\nSofya şehri Osmanlı Devleti topraklarına katılınca kilise 16. yüzyılda camiye çevrilmiştir ve minareler eklenmiştir. Fakat minareleri 19. yüzyılda bir depremde yıkılmıştır ve cami terkedilmiştir. Şehir Bulgarların eline geçince o dönemki adıyla \"Ayasofya Camii\" (veya \"Büyük Ayasofya Camii\") tekrar, kiliseye çevrilmiştir.\n\n\nPhnom Penh Uluslararası Havalimanı\nPhnom Penh Uluslararası Havalimanı (IATA: PNH; ICAO; VDPP; Khmerce: អាកាសយានដ្ឋានអន្តរជាតិភ្នំពេញ, Fransızca: \"Aéroport international de Phnom Penh\"), Kamboçya'nın başkenti Phnom Penh'e hizmet veren uluslararası havalimanıdır. Phnom Penh'in 7 kilometre batısındadır. Havalimanının eski ismi Poçentong Uluslararası Havalimanı idi. 400 hektarlık alana sahiptir, böylece yüzölçümü açısından Kamboçya'nın en büyük havalimanıdır.\nPhnom Penh Uluslararası Havalimanı'dan 20 farklı uçuş noktasına uçan 25 farklı hava yolu şirketi mevcuttur.\n\n\nUzun dişli gagalı balina\nUzun dişli gagalı balina veya Layard gagalı balinası (\"Mesoplodon layardii\"), gagalı balinagiller (Ziphiidae) familyasından iki dişli balina (\"Mesoplodon\") cinsine ait bir balina türü. Epiteti bu balina türünün ilk çizimlerini yapıp taksonomist John Edward Gray'a gönderen ve 1865 yılında tarifinin yapılmasını sağlayan Güney Afrika'lı Edgar Leopold Layard onuruna verilmiştir.\nErkeklerinin boyları 5,9 metreye dişilerinin boyları 6,2 metreye ve ağırlıkları 1,3 tona kadar ulaşır ve böylece iki dişli balina cinsinin muhtemelen en büyük türüdür. Dişleri 30 santimetreye kadar büyüyebilir. Vücudu küçük beyaz yerler dışında genellikle siyah renklidir.\nUzun dişli gagalı balinanın yayılımı Güney yarıküre'de 30. güney enlemi ile Antarktika arasındadır. 1991 kayıtlarına göre, Yeni Zelanda'da 140, Avustralya'da 50, Güney Afrika'da yaklaşık 40, Arjantin'in güneyinde yaklaşık 50, Tierra del Fuego'da 10, Şili'nin güneyinde (4), Falkland Adalarında 3 ve Uruguay'da 1 adet bu tür balina (genellikle kıyıya vurma) görülmüştür.\nBütün diğer gagalı balinagiller gibi onlar da büyük derinliklerde avladıkları kafadan bacaklılar ile beslenir. Sosyal davranışları hakkında bilgi yoktur.\n\n\nAntifraz\nAntifraz, herhangi bir kelime ya da cümleyi, gerçek anlamından başka anlamda, alaylı bir dille ifade etme sanatıdır. İronik bir etki bırakır ve ironi ile yakından ilişkilidir. Mesela, bir insanın korkaklığını ifade etmek için “Ne cesaret” demek gibi.\n\n\nDelyo\nDelyo (Bulgarca: Дельо trl: Del`o, ya da Делю, Delju) 17. yüzyılın sonları ve 18. yüzyılın başlarında Rodop Dağları'nda yaşanmış isyanın lideridir. Rodop halk kültüründe yer etmiştir. Kendisi için yazılmış şarkılardan biri Voyager Altın Plak seçkisinde yer almaktadır.\n1720 senesinde İslama geçmeye zorlanmış 200 kişinin katliamının öcünü almak için kurulan gruba liderlik ederek Raykovo (Smolyan yakınlarında bir yerleşim) saldırmışlardır. Delyodan 18. asırdan kalma bir belgede bahsedilmektedir. Delyo, Rodop halk kültüründe yer etmiştir. Efsaneye göre Delyo fakir bir ustanın oğluydu. Amcası ona Yenice (Giannitsa)de terzilik öğretti. Delyo hakkında en popüler halk parçası \"Izlel e Delyo haydutin\" ( \"Çıktı gitti Haydut Delyo\") Orta Rodoplar'dan çıkmış bir şarkı olup çeşitli sürümleri kaydedilmiştir. Bulgar halk şarkıcısı Valya Balkanska tarafından seslendirilen şarkı en bilinenidir. Bu şarkı çok kültürlü bir müzik seçkisi olan Voyager Altın Plakta yer alarak Voyager 1 ve Voyager 2 ile 1977 yılında uzaya fırlatıldı.\n\n\nA-WA\nA-WA, İsrailli üç kız kardeşten oluşan müzik grubu.\n\n\n1935 Türkiye nüfus sayımı\n20 İlkteşrin 1935 tarihinde, 57 vilayet, 356 ilçe, 34.876 köyde sayım yapılmış, Türkiye nüfusunun 16.188.767 olduğu tespit edilmiştir. Nüfusun 7.936.770'si erkek (%48,1), 8.221.248'i (%50,9) kadındır.\n\n1935 sayımı sonuçları Başbakanlığa illerin önem sırasına göre listelenmiş ve sunulmuştur.\n\n\nKalehenui\nPrens Kalehenui (veya Kalehe-nui, Kalehenui-a-Maweke ve Kalehunui), antik Hawaii asilzadesidir ve Oahu başkanıdır. Koʻolau prensi oldu.\nKalehenui, Tahitili sihirbaz Maweke ve karısı Naiolaukea'nın oğludur ile prens Mulielealiʻi ve prens Keaunui'nın kardeşidir.\nKalehenui Kahinao (Kahinalo, Kahinalu)'la evlendi. Prenses Hinakaimauliʻawa, Kalehenui'nın kızıdır; prenses Mualani, Kalehenui'nın torunudur.\n\n\nJean Alexander\nJean Hodgkinson, bilinen adıyla : Jean Alexander (d. 11 Ekim 1926-ö. 14 Ekim 2016), İngiliz oyuncu. Hilda Ogden karakterini canlandırdığı Tv dizisi \"Coronation Street\" ile 1964-1987 arası kesintisiz ekranlara gelmiştir. Yine Auntie Wainwright karakterini canlandırdığı \"Last of the Summer Wine\" ile 1988-2010 arası rol aldı. Oyuncu 14 Ekim 2016'da 90 yaşında ölmüştür.\n\n\nMurteza Paşayi\nMurteza Paşayi (, d. 11 Ağustos 1984, Tahran - ö. 14 Kasım 2014, Tahran) — İranlı müzisyen, besteci ve pop şarkıcısı.\nTahran'da doğup büyüyen Paşayi, grafik tasarımı okudu ve çocukluğundan beri gitar çalmaya başlayarak müzikle ilgilendi. 2013 yılında mide kanseri tanısı konuldu ve 3 Kasım 2014'te Tahran'ın Behmen Hastanesi'ne kaldırıldı. Agresif kanser için kemoterapi uygulandı, ancak kanseri yavaşlatmak için yapılan girişim başarısız oldu. Sağlığı bozuldu. 14 Kasım 2014'te 30 yaşında öldü.\n\n\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda güreş - Erkekler grekoromen 66 kg\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda erkekler 98 kg grekoromen güreş müsabakaları, ev sahibi Brezilya'nın Rio de Janeiro kentindeki Olimpik Eğitim Merkezi 2. Salon'de 16 Ağustosta yapıldı.\n\n\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda güreş - Erkekler grekoromen 75 kg\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda erkekler 98 kg grekoromen güreş müsabakaları, ev sahibi Brezilya'nın Rio de Janeiro kentindeki Olimpik Eğitim Merkezi 2. Salon'de 14 Ağustosta yapıldı.\n\n\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda güreş - Erkekler grekoromen 85 kg\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda erkekler 98 kg grekoromen güreş müsabakaları, ev sahibi Brezilya'nın Rio de Janeiro kentindeki Olimpik Eğitim Merkezi 2. Salon'de 14 Ağustosta yapıldı.\n\n\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda güreş - Kadınlar serbest 48 kg\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda kadınlar 48 kg serbest güreş müsabakaları, ev sahibi Brezilya'nın Rio de Janeiro kentindeki Olimpik Eğitim Merkezi 2. Salon'de 17 Ağustosta yapıldı.\n\n\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda güreş - Kadınlar serbest 53 kg\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda kadınlar 53 kg serbest güreş müsabakaları, ev sahibi Brezilya'nın Rio de Janeiro kentindeki Olimpik Eğitim Merkezi 2. Salon'de 18 Ağustosta yapıldı.\n\n\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda güreş - Kadınlar serbest 58 kg\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda kadınlar 58 kg serbest güreş müsabakaları, ev sahibi Brezilya'nın Rio de Janeiro kentindeki Olimpik Eğitim Merkezi 2. Salon'de 17 Ağustosta yapıldı.\n\n\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda güreş - Kadınlar serbest 63 kg\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda kadınlar 63 kg serbest güreş müsabakaları, ev sahibi Brezilya'nın Rio de Janeiro kentindeki Olimpik Eğitim Merkezi 2. Salon'de 18 Ağustosta yapıldı.\n\n\nCharlie Cox\nCharlie Thomas Cox (d. 15 Aralık 1982, Londra), \"Daredevil\", \"Boardwalk Empire\" dizilerindeki rolleriyle bilinen İngiliz oyuncu.\nCox 2007'deki Stardust adlı filmdeki Tristan Thorn karakterini canlandırdı. Ve sonra 2008'deki Stone of Destiny adlı filmdeki Ian Hamilton karakterini canlandırdı.\nSahneleri\nÖdüller ve adaylıklar\n\n\nOrival Pessini\nOrival Pessini (d. 6 Ağustos 1944; Pompéia — ö. 14 Ekim 2016 São Paulo) , Brezilyalı ünlü oyuncu, komedyen, kukla ve gösteri sanatçısı. Kılık değiştirerek ve kukla animasyon yaparak canlandırdıı tiplemeler arasında Sócrates, Charles, Fofão, Patropi, Juvenal, Ranulpho Pereira, Hitler, Clodovil Hernandes, Frank Sinatra sayılabilir.\nTv'lerde birçok yerde sahne alarak komedi içerikli şovlarıyla geniş kitlelerce tanınan sanatçı özellikle calandırdığı kukla-insan karakter Fofão adıyla özdeş olmuş 14 Ekim 2016'da bakent Sao Paulo'da ölmüştür.\n\n\nGüney gerçek balina yunusu\nGüney gerçek balina yunusu (\"Lissodelphis peronii\") Güney Yarımkürenin soğuk sularında yaşayan küçük ve ince bir memeli türü. İki gerçek balina yunusu türünden birisidir; Diğeri ise Kuzey Yarımkürenin derin okyanuslarında yaşayan \"kuzey gerçek balina yunusu\"'dur.\nGüney gerçek balina yunusu, dorsal yüzgeci olmayan bir yunus türüdür. Kuzey gerçek balina yunusundan daha küçük olmakla beraber başları ve yanları daha beyazdır. Alt tarafı beyaz, üst tarafı siyah, ince ve narin bir bedenleri vardır. Yüzgeçleri ağırlıklı olarak beyaz, küçük ve kavislidir. Kuyruklarının ortasında küçük bir çentik vardır ve arka kenarları iç bükeydir. Küçük ama belirgin bir gagaları vardır. Her iki çenede 43 ila 49 dişe sahiptirler.\nBu tür Güney Yarımkürede subtropik okyanuslardan subantartik okyanuslara kadar dağılım gösterirler. Toplam nüfus aralığı hakkında yeteri kadar çalışılmamıştır. Kuzey Amerikanın batı kıyılarında büyük nüfusa sahiptirler. Soğuk akıntılarla ilişkili olarak Afrika'nın batı ve güney kıyılarıyla beraber Namibya yakınlarında nüfus kaydedilmiştir.\nBu türü ilk defa 1804'te Bernard Germain de Lacépède tanımlamıştır. \"Lissodelphis\" cinsi, Balinaların okyanus yunusları ailelerinden, yunusgiller içerisinde yer alır. Bu cinsin adı Yunanca \"lisso\" (düz), \"ve delphis\" kelimelerinden türetilmiştir. Özel sıfat olan \"peronii\" , 1800'de Tazmanya seferi sırasında bu türleri gören François Péron anısına verilmiştir. Türün bilinen isimleri \"güney gerçek balina yunusu\" (right whale dolphin) ve \"yılan porpoisi\"'dir (snake porpoise).\nGüney gerçek balina yunusları muhtemelen köpekbalıkları ve katil balinalar tarafından yenirler. \"L. peronii\" hangi balık türleriyle beslendiği tam olarak bilinmemekle beraber; kabuklular, kalamarlar ve ışıldakgiller türleri ile beslendikleri bilinmektedir. Diyetleri muhtemelen kril içerebilir.\nAerodinamik bir gövdeye, kısa tanımlı bir gagaya, görünür dişlere ve tek hava deliğine sahiptirler. Alt tarafları beyaz olmakla birlikte siyah-beyaz renklere sahiptirler. Dorsal yüzgeçleri bulunmamaktadır. Hızlı ve etkin yüzücülerdirler. Yeni doğanlar 80 ila 100 cm, yetişkinler ise 1.8 ila 2.9 m arasında uzunluklara sahiptirler. Dişiler erkeklerden biraz daha uzun olma eğilimindedirler. Yetişkin ağırlıkları 60–100 kg arasındadır. Balık kalamar ve ahtapot yerler.\nGüney gerçek balina yunusları oldukça narindirler ve sürekli olarak su yüzeyine sıçrayarak hareket ederler. Yavaş yüzerlerken, baş ve arkalarının arasındaki küçük bir alan olan solunum yüzeyi gözlemlenebilir. Genelde 2 ila 100 arası üyeden oluşan gruplar halinde yaşarlar. Bazı gruplar diğerlerine göre daha agresiftirler ve bot ve teknelerden uzakta yüzerler, diğerleri ise yay yüzüşü tarzında bot ve teknelere yakın yüzebilirler. Bu yay yüzüşü, 19. yüzyılda zıpkınlı balina avcıları tarafından onların aleyhinde kullanılmıştır. Güney gerçek balina yunusları genellikle kum saati yunusları ile beraber görülürler.\nGüney gerçek balina yunusları, Batı Afrika Makronezyası Küçük Deniz Memelileri ve Denizanalarını Korumayla ilgili Mutabakat ve (Western African Aquatic Mammals MoU) ve Pasifik Adası Bölgesi Deniz Memelilerini ve Yaşam Alanlarını Koruma ile ilgili Mutabakat kapsamındadır (Pacific Cetaceans MoU).\n\n\nCedar Grove, New Jersey\nCedar Grove, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Essex ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 12,411'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nAdsullata\nKelt mitolojisinde Adsullata, Kelt Kıtasında yer alan, Noricum'daki Sava nehri ile ilişkili bir nehir tanrıçasıdır. Avusturya, Saudörfel'de bulunan tek bir yazıttan bilinenlere dayalı bir ilahtır.\nSonralarda ise Kelt Galyası'ndan Büyük Britanya'ya gelmiş ve O'nun sıcak rüzgarlar tanrıçası ve Anglo-Kelt güneş tanrıçası Sul'un kökeni olduğuna inanılmıştır.\nBu tanrıça İlkel-Kentçe'den türetilmiştir (Ad-sūg-lat-ā). Bu türetme temel anlamda\n\"(allative) sıvı emme\" anlamını taşır ki, bu da ulusun bir atasözü olan 'emerek sıvıları elde etmek'ten (pipetler bu duruma örnek verilebilir) gelmiştir. Bu İlkel-Keltçe'nin Romano-İngiliz formu ise yeniden yapılanarak 'Adsuglata' olmuştur\n\n\nAli Rıza Pehlevi\nAli Rıza Pehlevi (d. 28 Nisan 1966 - ö. 4 Ocak 2011) İran Pehlevi Hanedanı üyesi olup Farah Pehlevi'nin oğludur. 1979 İran İslam Devrimi'nden sonra İran'ı terkederek ABD' ye yerleşti. 4 Ocak 2011'de kendini vurarak intihar etti.\n\n\nMahwah, New Jersey\nMahwah, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Bergen ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 25,890'dır.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\n89. Akademi Ödülleri\n89. Akademi Ödülleri, Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi (AMPAS) tarafından 2016'nın en iyi filmlerine 26 Şubat 2017'de, Hollywood, Kaliforniya'daki Dolby Theatre'da, Pasifik Zaman Dilimine göre 17:30 / Doğu Zaman Dilimine göre 20:30'da verilmeye başlanmış olan ödüllerdir. Törende, 24 kategoriye ayrılmış Akademi Ödülleri dağıtıldı. Ödül töreni, ABC televizyon kanalı tarafından Amerika Birleşik Devletleri'nde canlı yayınlandı. Törenin yapımcılığını Michael De Luca ve Jennifer Todd birlikte gerçekleştirdi. Komedyen Jimmy Kimmel ise törenin sunuculuğunu ilk kez gerçekleştirdi.\nAkademi ödülleri kapsamında verilen 8. Valilik Ödülleri töreni, 12 Kasım 2016'da Hollywood and Highland Center'da gerçekleştirildi. Bilimsel ve Teknik Başarı Ödülleri töreni ise 11 Şubat 2017 tarihinde, Beverly Hills, Kaliforniya'daki Beverly Wilshire Hotel'de John Cho ve Leslie Mann'ın sunumuyla gerçekleştirildi.\nTörende 14 adaylıkla Akademi tarihinin en fazla adaylık elde eden (\"Titanik\" ve \"Perde Açılıyor\" ile birlikte) üç filminden biri olan \"Aşıklar Şehri\" 6 dalda ödül kazanarak en fazla ödül kazanan film oldu. Onu 3 ödülle \"Ay Işığı\" takip etti.\nAkademi Ödülleri'ne 20 defa aday gösterilmesine rağmen hiç ödül kazanamamış olan Kevin O'Connell 21. adaylığında \"Savaş Vadisi\" filmiyle En İyi Ses Miksajı ödülünü kazandı. 467 dakika uzunluğundaki belgesel \"O.J.: Made in America\" ödül kazanan en uzun film oldu. Asgar Ferhadi \"Satıcı\" filmiyle Yabancı Dilde En İyi Film ödülünü ikinci defa kazandı.\nEn İyi Yönetmen ödülünü kazanan Damien Chazelle bu ödülü kazanan en genç yönetmen oldu. \"Ay Işığı\" filmi ise bütün kadrosu siyahi olup En İyi Film ödülünü kazanan ilk film oldu.\n89. Akademi Ödülleri, bu yıl ödül karışıklığına da sahne oldu. Warren Beatty ve Faye Dunaway, En İyi Film ödülünü \"Aşıklar Şehri\" filminin kazandığını açıkladı. \"Aşıklar Şehri\" ekibi sahneye çıkıp teşekkür konuşmasını yaptıktan sonra filmin yapımcılarından Jordan Horowitz bir yanlışlık olduğu ve En İyi Film ödülünü \"Ay Işığı\" filminin kazandığı söyledi. Jordan Horowitz doğru olan kartı gösterdi ve En İyi Film ödülünü \"Ay Işığı\"nın kazandığını açıkladı. Sonrasında Warren Beatty olayı şöyle açıkladı; \"Zarfı açtığımda içinde Emma Stone \"La La Land\" yazıyordu. Bu yüzden Faye'e bu kadar uzun süre baktım ve sizlere komik olmaya çalışmıyordum.\"\n89. Akademi Ödülleri'ne adaylar, 24 Ocak 2017'de Akademi'den canlı yayın yoluyla ilan edildi.\n89. Akademi Ödülleri kapsamında 12 Kasım 2016'da gerçekleştirilen tören ile bu yıl 8.si verilen Valilik Ödülleri'nin sahipleri şunlardır:\n\n\nKapaealakona\nOahu'li Kapaealakona (ya da Kapae-a-Lakona, Kapea-a-Lakona; d. y. 14. yüzyıl) antik Hawaii asilzadesidir, Oahu başkanıdır.\nEfsanelere göre, babasının adı Oahu'li Lakonaʻdı. Alaʻikauakoko Hanım (Pokai ve Hineuki'nın kızı) onun annesidir. Babasının ölümünden daha sonra Kapae Oahu başkanı oldu.\nKapae Wehina'la evlendi. Onların bilinen tek çocuğu Oahu'li Haka'dır.\n\n\nEski Eserler ve Müzeler Dairesi\nEski Eserler ve Müzeler Dairesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yer alan tarihî eserler ve müzelerin yapım, bakım ve işletmesinden sorumlu olan Turizm ve Çevre Bakanlığı'na bağlı kamu idaresi.\nEski Eserler ve Müzeler Dairesi Yasası 1989 yılında çıkarılmış ve 1992 ve 1994 yıllarında değişikliğe uğramıştır. Yasaya göre daire, bir müdür, bir müdür muavini ve 3 şube amiri ve yeterli sayıda yönetici ve hizmetli personelden oluşur. 120'si işçi-bekçi olmak üzere 200 kişilik kadrosu bulunur. Daireye bağlı şubeler şunlardır:\nEski Eserler ve Müzeler Dairesi'ne bağlı olan müze ve ören yerleri şunlardır:\nEski Eserler ve Müzeler Dairesi\n\nÅžehir Planlama Dairesi\nŞehir Planlama Dairesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde dengeli bir kentleşmenin gerçekleşmesini sağlamak; yerleşme merkezlerinin kurulup gelişmesini, çevre düzenlemesi ve çevre sağlığı önlemlerinin alınmasını ve çevre alt yapı standartlarının yükseltilmesini sağlamak gibi amaçlarla 1988 yılında kurulmuş ve Turizm ve Çevre Bakanlığı'na bağlı kamu idaresi.\nÅžehir Planlama Dairesi\n\n\nTurizm Planlama Dairesi\nTurizm Planlama Dairesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yer alan turizm sektöründe alt yapı ve konaklama yatırım çalışmalarının koordinasyonundan sorumlu olan Turizm ve Çevre Bakanlığı'na bağlı kamu idaresi.\nTurizm Planlama Dairesi\n\n\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda güreş - Kadınlar serbest 69 kg\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda kadınlar 63 kg serbest güreş müsabakaları, ev sahibi Brezilya'nın Rio de Janeiro kentindeki Olimpik Eğitim Merkezi 2. Salon'de 17 Ağustosta yapıldı.\n\n\nTurizm, Tanıtma ve Pazarlama Dairesi\nTurizm, Tanıtma ve Pazarlama Dairesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde ülke tanıtımı, gelen turist miktarının arttırılması ve yeni turizm imkanlarının geliştirilmesinden sorumlu olan Turizm ve Çevre Bakanlığı'na bağlı kamu idaresi.\n\n\nSystem 7\nSystem 7 (kod adı Big Bang ve Mac OS 7) Apple şirketinin Macintosh işletim sistemi ve klasik Mac OS serisinin üyesidir. 13 Mayıs 1991 tarihinde tanıtıldı. System 6'nın yerine geldi ve 1997 yılında Mac OS 8 yayınlanana kadar ana Macintosh işletim sistemi oldu. Bu sürüm ayrıca Apple'ın System adı ile sunduğu son işletim sistemi oldu. system 7 sürümü ile eklenen özellikler: sanal bellek, kişisel dosya paylaşımı, QuickTime, QuickDraw 3D ve gelişmiş bir kullanıcı arayüzüdür. 1997 yılında 7.6 sürümü ile Apple işletim sisteme Mac OS adını verdi.\nBaşlangıçta 15 disket ile kurulabilmesine rağmen, System 7 CD'de de kullanılabilir olan ilk Macintosh işletim sistemi oldu. AppleScript, Disk kopyası, QuickDraw GX Ekstra ve QuickTime Movie Player. gibi programlar ve donanımlar CD ile kurulabilirdi. \n\n\nEski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu\nEski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yer alan eski eserler ve doğa kaynaklarını belirlemekte sorumlu olan Turizm ve Çevre Bakanlığı'na bağlı kamu kurulu.\n\n\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda güreş - Kadınlar serbest 75 kg\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda kadınlar 75 kg serbest güreş müsabakaları, ev sahibi Brezilya'nın Rio de Janeiro kentindeki Olimpik Eğitim Merkezi 2. Salon'de 18 Ağustosta yapıldı.\n\n\nFikri Ataoğlu\nFikri Ataoğlu (d. 1964), Kıbrıslı Türk siyasetçi.\n1964 yılında Avtepe'de doğdu. İlk, Orta ve Lise Eğitimini Gazimağusa'da tamamladı. İngiltere'de iki yıllık çalışma yaşamından sonra KKTC'ye döndü. Girne Amerikan Üniversitesi'nde Amatör Yat Kaptanlığını bitirdi. Gazimağusa Tekwando Asbaşkanlığı, Kıbrıs Türk Benzinciler Birliği Üyeliği, Mağusa Denizciler Birliği Yönetim Kurulu üyesidir. Berna LTD. Benzin İstasyonu, Yapı Market, Ataoğlu Oksijen Sanayi ve Pet-Mak LTD. Şirketleri'nin Yönetim Kurulu Başkanıdır.\n1992 yılından beri Demokrat Parti'de çeşitli görevlerde yer aldı. Halen Demokrat Parti Ulusal Güçler Gazimağusa İlçe Başkanlığını yürütmektedir. 28 Temmuz 2013 Erken Genel Seçimlerinde Demokrat Parti'den Mağusa Milletvekili seçildi. 16 Nisan 2016 tarihinde kurulan Ulusal Birlik Partisi - Demokrat Parti Koalisyon Hükümetinde Turizm ve Çevre Bakanı olarak görev aldı. 2018 seçimlerinde tekrar seçildi ve seçimden sonra kurulan dörtlü koalisyon hükûmetinde görevini sürdürdü.\n30 Kasım 2019'da yapılan ve tek aday olduğu kurultayda Demokrat Parti Genel Başkanı oldu.\nİngilizce ve Rumca bilen Ataoğlu, evli ve 3 çocuk babasıdır.\n\n\nKısa yüzgeçli pilot balina\nKısa yüzgeçli pilot balina (\"Globicephala macrorhynchus\"), yunusgiller (Delphinidae) familyasının pilot balina (\"Globicephala\") cinsindeki iki balina türünden biridir. Yunusgiller familyasına ait olmasına karşılık daha çok büyük balinalar gibi davranırlar.\nKısa yüzgeçli pilot balinalar akrabaları olan uzun yüzgeçli pilot balinalarla karıştırılabilirler, ancak çeşitli farklılıklar vardır. İsimlerinden de anlaşılacağı gibi kenarları hafif eğri olan yüzgeçleri uzun yüzgeçli pilot balinalarla karşılaştırıldığında daha kısadır. Uzun yüzgeçli pilot balinalardan daha az dişe sahip olup, her çenesinde 14-18 adet diş vardır. Karınlarında ve karınlarında gri ve hemen hemen beyaz lekeler ve her gözün arkasından yukarı doğru çapraz giden bir gri veya beyaz şerit var.\nYetişkin erkeklerin vücutlarında birçok yara izi olabilir. Onların kafaları yuvarlaktır ve bu yaşlı erkeklerde daha belirgin hale gelebilir. Sırt yüzgeçleri erkek-dişi olmasına ve yaşlarına göre biçim farklılıkları gösterirler.\nYetişkin erkek 5.5 metre, dişi ise 3.7 metre uzunluğunda olup ağırlıkları 1-3 ton arasında değişmektedir. Doğdukları zaman kısa yüzgeçli pilot balina yavrusu yaklaşık 1.4-1.9 metre uzunğunda, 60 kg ağırlığında olur. Erkekler 45 yıl yaşar, dişiler ise 60 yıl yaşayabilirler.\nKısa yüzgeçli pilot balinalar çok sosyal olup ve nadiren tek başına görülürler. Genelde 10-30 oluşan gruplar hâlinde yaşarlar, bazı sürülerde 50 adet balina dahi olabilir. Bazı kuluçka dönemindeki sürülerde yzülerle hayvanın olduğu da gözlemlenmiştir. Sürüler genelde anasoylu veya dişi bazlı toplumlardır. Bazı yaşlı dişiler kendilerinin olmayan yavruların bakımını üstlenirler. Erkekler çok eşlidirler, tek seferde ve yaşamları boyu birçok dişi ile çiftleşirler. Çoğu kez sürüde her sekiz olgun dişi başına bir olgun erkek bulunur. Olgunlaşan erkekler çoğu kez doğdukları yeri terk ederler, ama dişilerin çoğu tüm hayatları boyu aynı sürüde kalırlar.\nDişiler 10 yaşına geldiğinde olgunlaşırlar ve her 5-7 senede bir doğum yaparlar. Dişiler son doğumu yaptıktan sonra bile 15 sene boyunca yeni doğan yavrulara bakıcılık yapabilirler. Hamilelik dönemi bir seneden bir az fazla olup, hayatları boyunca 4 ile 6 arası yavru verirler. Yavru en az iki sene annesini emer, ama bu durum çoğu zaman beş seneye kadar çıkabilir. Dişiler 40 yaşına ulaştıklarında üremeyi durdururlar.\nKısa yüzgeçli pilot balinaların başlıca besini kalamardır, ama aynı zamanda bazı balık ve ahtapot türleri ile de beslenirler. Onlar yaklaşık 300 metre derinlikte beslenirler ve burada uzun süre geçirirler.\nUzun yüzgeçli pilot balinaların aksine kısa yüzgeçli pilot balinalar dünyanın birçok suyunda yaşarlar. Onların başlıca yaşam alanları tropikal sulardır, ama genelde denizin daha derin sularında kalırlar. Onlar kalamarların bol olduğu yerleri tercih ediyorlar.\n\n\nArmen Haknazaryan\nArmen Haknazaryan (, 5 Mayıs 1941, Tahran - 19 Șubat 2009, Aachen) mimarlık doktoru, teknik bilimler doktoru ave RAA'nın (Ermeni mimarisini araştıran sivil toplum kuruluşu) kurucu başkanıdır.\nDil Bilimleri doktoru, Tahran Üniversitesi’nde öğretim görevlisi ve Tahran’daki Ermeni okullarının müfettişi olan Hovhannes Hakhnazarian’ın ve Tahran Devlet Konservatuvarı’nda piyano öğretmeni olan Arusyak Hakhnazarian’ın oğluydu.\n1959 yılında, Armen, Tahran’daki Kușesh Davitian Okulu’nda öğrenimini tamamladı. 1969 yılında Aachen’daki, RWTH Aachen Üniversitesi’Nde, Mimarlık ve Sivil Mühendislik Fakültesi'nde, mimarlık alanında doktorasını tamamladı. 1973 yılında aynı fakültenin Kentsel Planlama Departmanı’ndan, teknik bilimler (Doktor der Ingenieurwissenschaften) alanında doktorayla, mimar planlamacı olarak mezun oldu.\nHakhnazarian araştırma aktivitelerine 1968 yılında, Artaz ilçesinde. günümüzde: Maku, Batı Azerbaycan Bölgesi, İran bulunan Kutsal Thaddeus Manastırı’nı, Kara Kilise ölçmeye gittiğinde başladı. A. Hakhnazarian, 1970’lerde Batı Ermenistan’a (günümüzde: doğu Türkiye), her biri neredeyse 2 ay süren, 6 ayrı araştırma gezisi yaptı. Ancak daha sonra, persona non grata (istenmeyen adam) ilan edilerek Batı Ermenistan’a daha fazla araştırma gezisi yapması yasaklandı. Buna rağmen, Batı Ermenistan, Minör Ermenistan ve Kilikya’ya başka araştırmacılar yollayarak, zamansız ölümüne kadar, araştırmalarına devam ettmiştir.\nA. Hakhzarian 1973 yılında mimar Margrit Buenemann ile evlenmiştir. İki kızları vardır, Talin ve Shahriz. 1974 yılında Tahran, İran’da, Monit Mimarlık Şirketi’ni kurmuş ve yöneticiliğini yapmıştır. A. Hakhnazarian, Ermeni mimarisini araştıran sivil toplum kuruluşunu (2010 yılından beri vakıf) 1982 yılında, Aachen, Almanya’da resmi olarak kurmuştur.1996 yılında Amerikada, 1998 yılında ise Ermenistanda şubeleri kurulmuştur. A. Hakhnazarian 1983 yılında Almanya’daki, Aachen Üniversitesi’nde, Kentsel Planlama Fakültesi’nde ders vermeye başlamış, öğretim görevlisi kariyeri uzun yıllar devam etmiştir. A. Hakhnazarian Aachen’da vefat etmiş, küllerinin bir kısmı oraya gömülmüş, geri kalan kısmı ise Ermenistan Cumhuriyeti’nin, Aragatzotn Bölgesi’nin, Artashavan Köyün’de bulunan mezarlığa gömülmüştür.\n\n\nHakan Dinçyürek\nHakan Dinçyürek, (d.1963, Mağusa) Kıbrıslı Türk siyasetçi, KKTC eski Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı.\n1963 yılında Mağusa'da doğdu. 1987 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirdikten sonra, 1992 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde (ÇAPA) Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı oldu. Bir yıl ÇAPA'da öğretim görevlisi olarak çalıştı. Sekiz yıl Mağusa Türk Gücü Spor Kulübü'nde Asbaşkanlık yaptı.\nKuzey Kıbrıs Spor Hekimleri Derneği'nin kurucu başkanı olan Dinçyürek, halen bu görevi sürdürmektedir. Kıbrıs Türk Tabibler Birliği yönetim kurulu ve 2002-2006 yılları arasında da Doğu Akdeniz Üniversitesi Vakıf Yönetim Kurulu üyeliği yapmıştır. 2011 ve 2013 yıllarında iki kez Türkiye genelinde bilimsel başarı ödülüne layık görülmüş ve Kıbrıs Türk Ortopedi tarihinde birçok ilklere imza atmıştır. Kıbrıs Türk Ortopedik Özürlüler Derneği'ne Ortopedist olarak aktif katkılarda bulunmuştur. Lefkoşa Dr.Burhan Nalbantoğlu Hastahanesi’nde 2013 Milletvekili seçimlerine kadar görev yaptı.\n28 Temmuz 2013, Erken Genel Seçimlerinde Demokrat Parti Ulusal Güçler’den Gazimağusa Milletvekili seçilmiştir. 10 Ekim 2014 tarihinden 15 Temmuz 2015 tarihine kadar Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı görevi yürüttü. 3 Mart 2016 tarihinde Demokrat Parti Ulusal Güçlerden istifa etti. Görevini bağımsız Milletvekili olarak devam ettirmektedir.\nİngilizce bilen Dinçyürek, evli ve bir çocuk babasıdır.\n\n\nAsım Akansoy\nAsım Akansoy, (d. 1967, Gazimağusa) Kıbrıslı Türk siyasetçi, KKTC Eski İçişleri ve Çalışma Bakanı.\n1985 yılında Namık Kemal Lisesi’nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünde okudu. Üniversite Temsilciler Konseyi kuruculuğu, İstanbul sorumluluğu, Genç Kıbrıslı Dergisi Editörlüğü ve Yönetim Kurulu üyeliği yaptı.\n2000-2005 yılları arasında Gazimağusa Belediyesi'nde Kültür Sanat Sorumlusu ve Uluslararası Mağusa Kültür Sanat Festivali Koordinatörü olarak çalıştı.\n2005-2010 yılları arasında KKTC İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın Özel Kalem Müdürü olarak görev yaptı.\nÇeşitli zamanlarda Cumhuriyetci Türk Partisi; Parti Meclisi üyeliği, 2001 yılında ise Merkez Yönetim Kurulu üyeliği, 2011-2013 yılları arasında ise CTP Genel Sekreteri olarak görev yaptı.\n28 Temmuz 2013 tarihinde yapılan erken genel seçimlerde Cumhuriyetçi Türk Partisi'nden Gazimağusa milletvekili seçildi.\n19 Ekim 2015 tarihinde CTP-UBP Koalisyon Hükümetinde İçişleri ve Çalışma Bakanı olarak görev aldı. 16 Nisan 2016 tarihine kadar bu görevi yürüttü.\nHalen CTP Milletvekili olarak görevini yürütmektedir.\nİngilizce bilen Asım Akansoy, Kezban Akansoy ile evli olup, Deniz Akansoy ve Çınar Akansoy’un babasıdır.\nwww.akansoy.eu\n\n\nSoichiro Honda\nSoichiro Honda (d. 17 Kasım 1906 - ö. 5 Ağustos 1991), Japon iş adamı ve mühendis ünlü araba markası Honda'nın kurucusudur. 1948'te araba markası Honda şirketini kurmuştur.\nHonda, 17 Kasım 1906'da Hamamatsu yakınlarındaki Shizuoka, Iwata Bölgesi, Kōmyō köyünde doğdu. Çocukluğunu, bisiklet tamirciliğinde demirci babası Gihei'ye yardım etti. O sırada annesi Mika bir dokumacıydı. Honda geleneksel eğitimle ilgilenmiyordu. Okulu çocuklara not raporları verirdi, ancak bir aile bireyinin gördüğünden emin olmak için aile mührü ile damgalanmış olarak iade edilmelerini isterdi. Honda, aile mührünü kullanılmış lastik bisiklet pedalı kapağından taklit etmek için bir pul yarattı. Bu olay kısa süre sonra diğer çocuklar için de pullar yapmaya başladığında keşfedildi. Honda, pulun aynadan yansıtılması gerektiğinin farkında değildi. Aile soyadı dikey olarak yazıldığında simetrikti (本田), bu yüzden sorun olmadı, ancak diğer çocukların aile isimlerinden bazıları simetrik değildi.\nYürümeye yeni başlayan çocuk olarak bile, Honda köyünde gördüğü ilk arabayla heyecanlanmıştı. Daha sonraki yaşamında, sık sık bıraktığı yağ kokusunu asla unutamayacağını söylerdi. Soichiro bir zamanlar onun makine ve icat sevgisini güçlendiren pilot Art Smith tarafından yapılan bir uçağın gösterisini görmek için babasının bisikletlerinden birini ödünç aldı.\n15 yaşındayken, resmi bir eğitimi olmadan, Honda evden ayrıldı ve iş aramak için Tokyo'ya gitti. 1922 yılında bir garajda çıraklık eğitimi aldı. İşi konusundaki tereddütlerinden sonra, 1928'de 22 yaşında kendi oto tamir işine başlamak için evine geri dönmeden önce, 6 yıl araba tamircisi olarak çalıştı.\nHonda, 1936'da Tamagawa Yarış Pisti'ndeki \"İlk Japonya Otomobil Yarışı\"nda turboşarjlı bir Ford ile yarıştı. Yarış sırasında kaza yaptı ve sol gözünü ciddi şekilde yaraladı. Kardeşi de yaralandı. Bundan sonra yarışmayı bıraktı.\n1937 yılında Honda, Toyota için piston segmanları üretmek üzere Tōkai Seiki'yi kurdu. II. Dünya Savaşı sırasında, ABD B-29 bombardıman uçağı Tōkai Seiki'nin Yamashita fabrikasını 1944'te yok etti ve Iwata fabrikası 1945 Mikawa depreminde yıkıldı. Savaştan sonra Honda, şirketin kurtarılabilir kalıntılarını 450.000 ¥ karşılığında Toyota'ya sattı ve geliri Ekim 1946'da Honda Teknik Araştırma Enstitüsü'nü kurmak için kullandı. 1948'de Honda tarafından tasarlanan ilk seri üretim motoru olan ve 1951 yılına kadar satılan Motorlu bisiklet olan Type A'yı üretmeye başladı. 1949'daki D Tipi, Honda tarafından üretilen, çelik presli, çerçeveli gerçek bir motosikletti. 2 zamanlı motor 98 cc (6.0 cu inç),3 hp (2.2 kW) gücüne sahipti ve Dream serisi (Honda C71, C76, C72, C77 Dream) motosikletlerin ilk modeli oldu. Japonya Otomotiv Mühendisleri Derneği (Japonca) hem Tip A hem de Tip D modellerini Japon Otomotiv Teknolojisinin 240 Simgesel Yapılarından ikisi olarak listeliyor.\nSavaştan sonra Honda, eskiden Nakajima Aircraft Company'e piston segmanı tedarikçisi olarak tanıdığı arkadaşıyla yeniden bir araya geldi. 1949 yılında Honda, şirketin finansal tarafını denetleyen ve firmanın genişlemesine yardımcı olan Fujisawa'yı işe aldı. 1959 yılında Honda Motorcycles Amerika Birleşik Devletleri'nde ilk bayiliğini açtı. Honda Motor Company'nin başkanı olan Soichiro Honda, şirketi dünyanın en çok satan motosikletlerini üreten milyar dolarlık çok uluslu bir şirkete dönüştürdü. Honda'nın mühendislik ve pazarlama becerileri, Honda motosikletlerinin kendi iç pazarlarında Triumph ve Harley-Davidson'dan daha çok satmasına neden oldu.\nHonda, 1973'te emekli oluncaya kadar başkan kaldı, 1983'te yönetmen olarak kaldı ve \"üst danışman (\"supreme advisor\")\" olarak atandı. Durumu, People dergisi onu 1980 için \"Yılın En İlginç 25 Kişisi\" listesine yerleştirdi ve onu \"Japon Henry Ford\" diye adlandırdı. Honda emekliliğinde , Honda Vakfı ile bağlantılı çalışmalarla meşgul oldu.\nİleri yaşlarında bile Soichiro ve eşi Sachi özel pilot lisanslarına sahipti. 77'sinde bile kayak, golf, yelken kanat, balon ve yarış arabalarına bayılırdı. Oldukça başarılı bir sanatçıydı. O ve Takeo Fujisawa, asla kendi oğullarını şirkete katılmaya zorlamamak için bir anlaşma yaptı. Oğlu Hirotoshi Honda, orijinal araçlar yaratan Honda araçları için bir tuner olan Mugen Motorsports'un kurucusu ve eski CEO'suydu.\nASME (\"Amerikan Makine Mühendisleri Birliği\"), Soichiro Honda Madalyasını 1982'de Sayın Honda'nın başarılarını kabul ederek çıkardı; bu madalya kişisel ulaşım alanında olağanüstü başarıları veya önemli mühendislik katkılarını tanır. 1989'da Detroit yakınlarındaki Otomotiv Onur Listesi'ne girdi.\nSoichiro Honda, 5 Ağustos 1991'de Macaristan Grand Prix'sinden günler önce karaciğer yetmezliğinden öldü. Grand Prix'in galibi Ayrton Senna, zaferi merhum Soichiro Honda'ya adadı. Ölümünden sonra öncelik sırasına göre üçüncü sırada yer aldı, Yükselen Güneş Nişanı verildi.\n\n\nArif Albayrak\nArif Albayrak, (d. 1956, Baf) Kıbrıslı Türk siyasetçi.\n1980 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Tıp Doktoru olarak mezun oldu. 1981-1985 yılları arasında İzmir Devlet Hastahanesi'nde Kadın - Doğum ihtisasını tamamlayarak Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı oldu.\n1987'de Gazimağusa'da serbest hekim olarak çalışmaya başladı. Gazimağusa Belediyesi'nde iki dönem Meclis üyeliği yaptı.\n14 Aralık 2003 Genel Seçimlerinde ve 20 Şubat 2005 Erken Genel Seçimlerinde Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler'den Gazimağusa Milletvekili seçildi. 19 Nisan 2009 Erken Genel Seçimleri ve 28 Temmuz 2013 Erken Genel Seçimlerinde yeniden Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler’den Gazimağusa Milletvekili seçildi. \nİngilizce bilen Albayrak, evli ve iki çocuk babasıdır.\n\n\nMitsubishi Pajero Pinin\nMitsubishi Pajero Pinin, Mitsubishi Motors tarafından 1998-2007 yılları arasında üretilen bir Mini SUV modelidir. Araç Japonya'da Pajero iO, Avrupa'da Pajero Pinin, Shogun Pinin ve Pinin, Brezilya'da Pajero TR4 ve diğer pazarlarda Montero iO adlarıyla satılmıştır.\n\n\nKumba Ialá\nKumba Ialá ya da Kumba Yalá (15 Mart 1953 - 4 Nisan 2014), Gine-Bissaulu öğretim görevlisi ve siyasetçi. Ialá, Afrika ülkesi Gine-Bissau'da 2000 ile 2003 yılları arasında devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nO dönem için Portekiz Ginesi adı altında Portekiz'e bağlı koloni bölgesi konumunda olan ülkesinin Cacheu bölgesinde dünyaya gelen Ialá, gençlik yıllarında bağımsızlık mücadelesi veren Gine ve Yeşil Burun’un Bağımsızlığı için Afrika Partisi'ne (PAIGC) dahil olmuştur. İlerleyen süreçte Lizbon'a giderek İlâhiyat eğitimi alan Ialá, daha sonra Felsefe ve hukuk alanlarında da eğitim görmüştür. Portekizce, İspanyolca, Fransızca ve İngilizce dillerini konuşabilen Ialá, Latince, Yunanca ve İbranice dillerini ise anlayabiliyordu. Bir müddet okullarda öğretmen olarak görev alan Ialá, 1987 yılında Sovyetler Birliği'nde gerçekleştirilen Ekim Devrimi'nin 70. yıl gösterilerine katılan ekibin liderliğini yapmıştır. 1989 yılında o dönem için tek yasal parti olan partisi PAIGC'den demokratikleşme yanlısı tutumu nedeniyle ihraç edilen Ialá, 1991 ve 1992 yılında kurulan muhalif partilerin kurulmasında öncülük etmiştir.\n14 Ocak 1992 tarihinde kendi partisi olan Sosyal Yenilenme Partisi'ni (PRS) kuran Ialá, 3 Temmuz 1994 tarihinde gerçekleştirilen ilk bağımsız devlet başkanlığı seçimlerine katılmıştır. 1994 seçiminde mevcut devlet başkanı João Bernardo Vieira ile birlikte ikinci tura kalan Ialá, ikinci turda rakibi %52,02 elde ederken kendisi oyların %47,98'ini alabilmiş ve makama seçilememiştir. Ialá bu seçimlere uzun süre itiraz etse de, 20 Ağustos 1994 tarihinde seçim sonuçlarını kabul ettiğini açıklamış ancak hiçbir şekilde hükumette yer almayacaklarını açıklamıştır.\n1998 ve 1999 yıllarında yaşanan iç savaş neticesinde devrilen Vieira'nın ardından gerçekleştirilen devlet başkanlığı seçimlerine de katılan Ialá, 28 Kasım 1999 tarihinde yapılan ilk tur seçimlerinde elde ettiği %38,31 oy oranı ile ikinci tura kalmayı başarmıştır. İkinci turda rakibi olan ve Vieira'nın devrilmesinin ardından geçici devlet başkanı olarak makama getirilen Malam Bacai Sanhá'yı geride bırakmayı başaran Ialá, oyların %72'sini elde ederek ülkenin yeni devlet başkanı olarak makama çıkmaya hak kazanmıştır. Seçim zaferinin ardından 17 Şubat 2000 tarihinde yemin eden Ialá, görevi resmen devralmıştır.\nGörev süresince iç savaştan dolayı yaşanan ekonomik sorunlara çözüm bulmakta zorlanan Ialá, ülke içerisinde yaşanan çatışmalarla ilgili olarak da Gambiya'yı suçlamış ve Gambiya'nın ayrılıkçı örgütlere destek verdiğini ifade etmiş, buna bir son vermemeleri halinde ülkeyi \"parçalayacağını\" belirtmiştir. Ialá iktidarında muhalefet üyeleri hükûmet karşıtı tutum içerisinde oldukları gerekçesiyle tutuklanmıştır.\nİktidara geldiği günden itibaren kendisine karşı gerçekleştirilen birkaç darbe girişimini atlatan Ialá, 2003 yılı için planlanan genel seçimleri birçok kez ileri bir tarihe ertelemiştir.\n14 Eylül 2003 tarihinde Genelkurmay Başkanı Veríssimo Correia Seabra önderliğinde gerçekleştirilen askeri darbe ile görevinden uzaklaştırılan Ialá, ev hapsine alınmış ve resmi olarak görevden el çektirildikten sonra kendisine beş yıl siyaset yasağı getirilmiştir.\n2004 genel seçimleri öncesinde ev hapsinden kurtulan Ialá, 2005 yılında partisi tarafından siyasi yasaklı olmasına rağmen devlet başkanlığı seçimlerinde aday gösterilmiştir. Anayasa Mahkemesi tarafından adaylığı kabul edilen Ialá, girdiği 2005 seçimlerinde oyların %25'ini elde ederek üçüncü olmuş ve ikinci tura kalma başarısı gösterememiştir. Bu seçim sonuçlarına da itiraz eden Ialá, itiraz sonrası yaşanan şiddet olaylarında birçok kişinin ölümüne engel olamamıştır.\nMayıs 2005'in ortalarında 2003 yılında görevinden ayrılmasına dair yaptığı açıklamayı geçersiz olarak ilan eden Ialá, Mayıs 2005 sonlarında devlet başkanlığı makamını silahlı taraftarları ile birlikte işgal etmiştir. Ialá dört saatlik sorunun ardından eylemine son vermiştir. Bu sürecin ardından Fas'a gönüllü sürgüne giden Ialá, 27 Ekim 2006 tarihinde ülkesine geri dönmüştür.\n18 Temmuz 2008 tarihinde İslamiyet'i seçtiğini ifade eden Ialá, Mohamed Ialá Embaló ismini almıştır.\nIalá, 4 Nisan 2014 tarihinde 61 yaşında geçirdiği kalp krizi sonucu başkent Bissau'da hayatını kaybetmiştir.\n\n\nNorth Brunswick, New Jersey\nNorth Brunswick, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Middlesex ilçesinde yer alan bir townshiptir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 40,742'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nNXT TakeOver\nNXT TakeOver, WWE tarafından 29 Mayıs 2014 tarihinde NXT alt ligi için Winter Park, Florida'daki Full Sail University'de düzenlenen WWE Network etkinliği. Gösterinin ana etkinliğinde NXT'nin en üst hedefi olan NXT Şampiyonluğu maçında Adrian Neville, Tyson Kidd'e karşı kemerini korumuştur. Ayrıca, boştaki NXT Kadınlar Şampiyonluğu kemeri için yapılan turnuvanın finalinde Charlotte ve Natalya karşılaşmıştır. Charlotte'ın köşesinde babası Ric Flair, Natalya'nın köşesinde ise dayısı Bret Hart yer almıştır.\n\nErkut Åžahali\nErkut Şahali, (d. 1973) Kıbrıslı Türk siyasetçi.\n1973 yılında doğdu. Gazimağusa Türk Maarif Koleji’nden mezun oldu. 1995 yılında Marmara Üniversitesi, İletişim Fakültesi’nden Halkla İlişkiler Uzmanı olarak mezun oldu. Marmara Üniversitesi’nde Halkla İlişkiler, İstanbul Üniversitesi’nde Avrupa Birliği’nin Sosyo Kültürel Yapısı konularında lisansüstü eğitime devam etti. \nBritish Council bursuyla gittiği Manchester Üniversitesi’nde İnsan Kaynakları Yönetimi konusunda uzmanlık eğitimi aldı. \n7 Ocak, 2018 Erken Genel Seçimleri’nde yeniden Mağusa Milletvekili seçildi. Seçimlerin ardından kurulan ve dört partiden oluşan koalisyon hükümetinde Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı olarak görev aldı. 9 Mayıs, 2019'da hükümetin bozulmasıyla bakanlık görevinden ayrıldı. Halen Mağusa Milletvekili olarak görevini sürdürmektedir. \nİngilizce ve Fransızca bilir.\nBir çocuk babasıdır.\n\n\nRight by My Side\n\"Right by My Side\" Trinidadlı-Amerikalı rapçi Nicki Minaj'ın ikinci stüdyo albümü \"\" (2012) için kaydettiği bir şarkı. Ayrıca şarkıda R&B şarkıcısı Chris Brown vokalleri de vardır. \"Right by My Side\" Ester Dean, Minaj, Andrew Wansel, Warren Felder, Jameel Roberts ve Ronald \"Flippa\" Colson tarafından yazıldı, yapımcılığını PopWansel ve Oakwud üstlendi. Albümün üçüncü resmi single'ı olarak ABD ritmik ve urban radyolarına gönderildi.\nMüzikal olarak \"Right by My Side\" yüksek tempoda pop elementleri taşıyan balad tarzıdır. Jordin Sparks'ın \"No Air\" adlı şarkısı ve Rihanna'nın \"You da One\" şarkılarıyla kıyaslandı. Eleştirmenler şarkının \"patlayıcı\" yapısını övdü. Minaj şarkıyı ilk kez 3 Nisan 2012'de \"106 & Park\"da seslendirdi.\n\"Right by My Side\" yüksek tempolu bir balad şarkısıdır. Şarkı pop müzik etkisindedir.Ryan Seacrest ile yaptığı bir röportajda Minaj şarkı için \"Albümün sonunda daha melodili ve urban ve pop radyolarına gönderebileceğim bir şarkı olsun istedim,\" dedi.\n28 Nisan 2012'de video klibi çekilmeye başladı. Ertesi gün çekimler bitti. Videoda Minaj, sarı bir peruk takıyor.\nMinaj, \"Right by My Side\"ı ilk kez 3 Nisan 2012'de \"106 & Park\" programında \"Beez in the Trap\", \"Roman Reloaded\", \"HOV Lane\", \"I Am Your Leader\", \"Champion\" ile birlikte seslendirdi.\n\n\nHüseyin Angolemli\nHüseyin Angolemli, (d. 1944, Taşpınar) Kıbrıslı Türk siyasetçi.\nLise öğrenimini Lefkoşa'da tamamladı. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nin Matematik Bölümü'ne devam etti. 1963 Kıbrıs olayları sebebiyle 1964-1966 yılları arasında eğitimine ara verip, yükseköğrenim gençliği ile birlikte Erenköy'e çıkarak askerlik görevini yaptı. 1966 yılında yeniden üniversiteye döndü ve mezuniyetini takiben İstanbul Fen Fakültesinde bir süre asistanlık yaptı.\n1968-1969 ders yılında Kıbrıs'a gelip Mağusa Namık Kemal Lisesi'nde matematik öğretmeni olarak göreve başladı. Daha sonra aynı okulda müdür muavinliği görevinde bulundu.\n1981 Genel Seçimlerine katılarak, Toplumcu Kurtuluş Partisi'nden Gazimağusa Milletvekili seçildi. 1983'te oluşan Kurucu Meclis’te üyelik yaptı. 2005 yılına kadar beş dönem Milletvekilliği görevini sürdürdü. TKP Genel Sekreterliği ve Genel başkanlığı yaptı.\nToplumcu Kurtuluş Partisi'nin Toplumcu Demokrasi Partisi’ne katılmasıyla siyasal çalışmalarını Toplumcu Demokrasi Partisi'nde sürdürerek 27 Haziran 2010 tarihinde yapılan Milletvekilliği Ara Seçimlerinde Toplumcu Demokrasi Partisi'nden Mağusa Milletvekili seçildi.\n2013 ve 2018 genel seçimlerinde yeniden Toplumcu Demokrasi Partisi'nden Mağusa Milletvekili seçildi.\nEvli ve bir çocuk babasıdır.\n\n\nMitsubishi Grandis\nMitsubishi Grandis, Mitsubishi Motors tarafından 2003-2011 yılları arasında üretilen bir Büyük MPV modelidir. Araç önceki Mitsubishi Space Wagon'un yerini almış olup Japonya, Asya, Avrupa, Okyanusya, Meksika, Honduras, Jamaika ve Güney Amerika'da satışa sunulmuştur. 2.4L dört silindir ve Volkswagen kaynaklı DI-D turbodizel motor seçeneklerine sahipti.\n\n\nEvolution (profesyonel güreş)\nEvolution, 2003 ve 2005 yıllarında WWE'nin \"Raw\" brandında faaliyet göstermiş, kötü karakterli olarak kurulan profesyonel güreş grubu.\nGrup doruk noktasındayken Triple H, Ric Flair, Batista ve Randy Orton'tan oluşuyordu. 2004 yılında grup yavaş yavaş dağılmaya başlamıştı ve üyeler sırayla kemerlerini sırasıyla (Kıtalararası Şampiyonluğu, Dünya Ağırsiklet Şampiyonluğu ve Dünya Takım Şampiyonluğu) birbirine ve Booker T, Rob Van Dam, sonra da Chris Benoit ve Edge'e kaybetmişti. SummerSlam gecesi Orton, Dünya Ağırsiklet Şampiyonluğunu aldıktan sonra Evolution'ın ihanetine uğradı ve gruptan atıldı. Batista, 2005 yılında Royal Rumble'ı kazandı. Triple H, Batista'ya WWE Şampiyonluğu kemerinin peşinde olmasını istese de Batista, bunu reddetti ve Triple H'in Dünya Ağırsiklet Şampiyonluğu kemerini aldı. Batista da gruptan ayrıldıktan sonra Triple H'in Flair'a saldırmasıyla grup sona erdi.\n14 Nisan 2014 tarihinde Triple H, Orton ve Batista ile birleşip The Shield'a karşı Evolution'ı tekrar kurdu. 2012 yılında emekli olan Flair, yeniden birleşen bu grupta yer almadı.\n\n\nMatawan, New Jersey\nMatawan, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Monmouth ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 8,810'dur.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nStarships (şarkı)\n\"Starships\" Trinidadlı-Amerikalı rapçi Nicki Minaj'ın ikinci stüdyo albümü \"\" (2012) için kaydettiği bir şarkı. 14 Şubat 2012'de Young Money, Cash Money ve Universal Republic aracılığıyla albümün çıkış single'ı olarak yayımlandı. Şarkı Minaj, Nadir Khayat, Carl Falk, Rami Yacoub ve Wayne Hector tarafından yayımlandı, yapımcılığını RedOne, Yacoub ve Falk üstlendi.\nParça on beş ülkeden fazla listede ilk beş arasına girdi. Ayrıca \"Billboard\" listesinde ilk 10 arasına girerek 21 hafta geçirdi. \"Starships\" ABD'de altı platin plak ödülü aldı ve 2014'e kadar 4.5 milyon kopya sattı. Kasım 2012'de dünya çapında 7.2 milyon dijital kopya satmıştı.\nMinaj şarkı yazımında yapımcılar, Nadir \"RedOne\" Khayat, Carl Falk ve Rami Yacoub'a eşlik etti, ek olarak şarkıyı Wayne Hector ve Bilal \"The Chef\" Hajji de yazdı. 2011'de \"Starships\"in Mohombi'nin söylediği demo versiyonu verildi ve Minaj da şarkı sözlerini kendine göre düzenledi, nakarat kısmı aynı kaldı. Minaj'ın vokalleri Los Angeles'taki Conway Studios'ta kaydedildi.\n\"Starships\", Eurodance ve Europop şarkısıdır, electropop elementleri de içerir. Şarkı elektro gitar tınılarıyla başlar ve Nicki Minaj ilk kısmında rap yapar. MTV kanalı, şarkıyı yorumlarken \"Minaj'ın pop tarafı\" yazdı. Şarkının geri vokalleri, Britney Spears'ın 2011 single'ı \"Till the World Ends\" ile karşılaştırıldı. MTV'den Jocelyn Vena \"Şarkıyı dinlerken yapısından Spears'tan etkilenen birini görmek zor değil,\" yazdı.\n26 Şubat 2012'de Minaj, şarkıyı ilk kez 2012 NBA All-Star Game'de \"Moment 4 Life\", \"Turn Me On\" ve \"Super Bass\" ile birlikte söyledi. Ayrıca 29 Mart 2012'de American Idol'ün 11. sezonunda seslendirdi. Today programında ise 6 Nisan'da performans gerçekleştirdi.\n!scope=\"col\" colspan=\"3\"|Streaming\n\n\nAudubon, New Jersey\nAudubon, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Camden ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 8,819'dur.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nMitsubishi Space Wagon\nMitsubishi Space Wagon, Mitsubishi Motors tarafından 1983-2003 yılları arasında üretilen bir MPV modelidir. Araç 1979 Tokyo Otomobil Fuarı'nda tanıtılan SSW konseptine dayanmaktaydı. Japonya'da Chariot, bazı pazarlarda Nimbus ve Expo ve Kuzey Amerika'da Dodge, Plymouth ve Eagle Colt Vista Wagon adlarıyla satılmıştır. Güney Kore'de Hyundai Santamo ve Tayvan'da Mitsubishi Savrin adıyla üretilmiştir.\n\n\nMitsubishi Pajero Sport\nMitsubishi Pajero Sport, Mitsubishi Motors tarafından 1996 yılından bu yana üretilen bir orta sınıf SUV modelidir. Araç Mitsubishi L200 temelli olup Pajero'dan alınma bazı parçalara sahiptir. 2015 yılı itibarı ile üçüncü nesli üretilmektedir.\n\n\nLakona\nOahu'li Lakona (Hawaii dili: \"Lakona o Oahu\"; d. y. 1340) antik Hawaii asilzadesidir ve Oahu başkanıdır.\nAsilzade Lakona, başkan Oahu'li Nawele'nın oğludur. Annesi Kalanimoeikawaikai'dur. Lakona, prens Oahu'li Kahokupohakano'nun torunudur. \nNawele'nın ölümünden daha sonra, Lakona, Oahu başkanı oldu. Lakona ve onun kadın kuzeni Maelo birlikte hüküm.\nLakona Alaʻikauakoko'la evlendi. Kapaealakona, Lakona ile Alaʻikauakoko'nun oğludur ve halefisidir.\n\n\nAraguaia nehir yunusu\nAraguaia nehir yunusu veya Araguaian boto (\"Inia araguaiaensis\"), Güney Amerika nehir yunusu. 2014 yılında, Amazon nehir yunusu ile benzer olarak tür tanımlaması ayrı yapılmıştır. Brezilya'da yer alan Araguia Nehri ve Tocantins Nehri doğal yaşam alanıdır.\nEkim 2014 itibarıyla \"I. araguaiaensis\" Deniz Memelileri Komitesi tarafından ayrı bir tür olarak kabul edilmemektedir. Komitenin yayınladığı taksonomiye göre \"I. araguaiaensis\" bağımsız bir tür değildir.\n\"I. araguaiaensis\"\" ayrı bir tür olarak ilk kez 22 Ocak 2014 tarihinde tanımlanmıştır. Bu tanınmada temel nükleer mikrosatelit ve mitokondriyal DNA verileri rol oynamıştır. Ayrıca benzer canlılar olan Amazon nehir yunusu ve Bolivya nehir yunusu'na göre diş sayısının farklı olduğu tespit edilmiştir.\nCinsin üyeleri gri-pembe bir renge sahip olup 153 ila 2,6 m (502 ila 8,5 ft) arasında vücut uzunluğuna sahiptir. Dorsal sırt bölgesinde yüzgeç bulunur. Boyun omurları başlarını döndürmek için kaynaşmıştır. Bu durum onları keskin dönüş yapmalarını sağlamaktadır. Diğer nehir yunusları gibi \"I. araguaiaensis\" de göze çarpan bir alına ve uzun bir buruna sahiptir, buna karşın deniz yunuslarına oranla küçük gözleri vardır. Çünkü yaşadığı ortam genellikle bulanıktır ve görüş alanları bu sebeple gelişmemiştir. Ana besin kaynakları ekolokasyon kullanarak buldukları balıklardır.\nAraguaia nehir yunusu, Amazon nehir yunusu (\"Inia geoffrensis\") ile büyük oranda benzerlik taşımaktadır. İki canlı arasındaki farklılığın 2.08 milyon yıl önce ortaya çıktığı tahmin edilmektedir.\n\"I. boliviensis\", \"P. blainvillei\" ve \"L. vexillifer\" arasındaki tahmini farklılık süresi, sırasıyla 2.9, 12.0 ve 16.2 milyon yıl öncedir.\nAraguaia nehir yunusunun günümüzdeki toplam nüfusunun 600 ile 1500 arasında olduğu tahmin edilmektedir ve genetik çeşitliliği sınırlıdır. Gelişigüzel yapılan tarım faaliyetleri, denetimsiz atılan endüstriyel atıklar ve hidroelektrik barajlar bu cinsin yaşamını tehlikeye atmıştır. Araguaia Nehri'ndeki yaşam alanı yaklaşık olarak 1500 ile 2110 km arasındadır Tocantins Nehri'nde ise günümüzde 6 hidroelektrik barajı mevcuttur ve bu cinsin yaşamlarını tehlikeye atmaktadır.\nBrezilya'da yer alan Cantão Devlet Parkı'nda büyük oranda korunmaktadırlar. Buna karşın ticaret ile uğraşan balıkçılar, sıklıkla ağlarındaki balıkları yedikleri için parkın etrafında yaşayan bu yunusları avlayabilmektedir. Bununla birlikte bu yunusları zehirleyen ve ateşli silah kullanarak bu yunusları öldüren balıkçılar da rapor edilmiştir.\nBilim insanlarının çeşitli çalışmalarına ve konuyla ilgili kurumların açıkladığı güncel verilere göre Araguaia nehir yunusu günümüzde hassas türler grubundaki yer alan hayvanlar arasındadır.\n\n\nEbubekir Kânî Efendi\nEbubekir Kânî Efendi Divan şairidir. Aslen Tokat'lıdır. Mizahi mektupları ve şiirleri ile tanınır. Eflak, Rusçuk ve çevresinde görev yaptığı yıllarda İskerletzade Konstantin Bey’in isteği üzerine yeğeni Alexandre için “Benam-ı Havariyyun-ı Buruc-ı Fünun” isimli bir Türkçe öğrenme ve konuşma kitabı yazdı. XVIII. yüzyılda kaleme almış olduğu bu eser Türkçenin diğer milletlere öğretilmesi konusunda bir model olarak gösterilir. Bir kedinin ağzından sahibine yazılmış ünlü \"Hirrename\" si yergi ve mektuplarıyla birlikte Münşeat-ı Kânî isimli eserindedir. Münşeat’ın değişik hacimlerdeki el yazma nüshaları çeşitli kütüphanelerde mevcuttur. Eser hakkında bir doktora tezi hazırlanmıştır Yazdığı Arapça, Farsça ve Türkçe şiirler Divan’ında toplanmıştır. İstanbul kütüphanelerinde bazı yazma nüshaları bulunan Divan, Arap harfleriyle yayımlanmış ve eser tenkitli metin hâlinde yüksek lisans tezi olarak hazırlanmıştır Ayrıca İlyas Yazar tarafından hazırlanan “Kânî Dîvânı” isimli eser 2012 yılında Kültür Bakanlığı Yayınları arasında neşredilmiştir. Ebubekir Kânî Efendi’nin Silistre’de söylediği rivayet edilen ve insanların kolay kolay değişmeyeceğine dair “Kırk yıllık Kani, olur mu Yani” sözü günümüze kadar ulaşmıştır. Kânî Efendi 1792 yılında vefat etti. Mezarı Eyüp Sultan'da Beybaba Sokağı üzerinde ve Nişancı Ferudun Paşa Türbesi yakınındadır.\n\n\n2017 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Litvanya\nLitvanya, 2017 Eurovision Şarkı Yarışması'na Viktorija Ivanovskaja, Denis Zujev ve Michail Levin'in yazdığı \"Rain of Revolution\" adlı şarkıyla katılmıştır. Şarkıyı Fusedmarc müzik grubu seslendirmiştir. Litvanya'nın şarkı ve temsilcisi, ülkenin kamusal yayın kuruluşu Lietuvos nacionalinis radijas ir televizija (LRT) tarafından \"\"Eurovizijos\" dainų konkurso nacionalinė atranka\" adlı Ulusal final yöntemi doğrultusunda Ukrayna'da Litvanya'yı temsil eden kişi belirlenmiştir.\nLitvanya 11 Mayıs 2017 tarihinde yapılan 2017 Eurovision Şarkı Yarışması'nın ikinci yarı finalinde yer almıştır. İkinci yarı finalde \"Rain of Revolution\" şarkısı 16. sırada çıkmış ve gecenin sonunda 13 Mayıs 2017 tarihinde yapılan finale çıkmayı başaramamıştır. Daha sonradan Litvanya'nın yarı finalde 18 ülke arasından 42 puanla 17. olarak çıkamadığı açıklanmıştır.\n2017 yarışması'ndan önce, Litvanya Eurovision Şarkı Yarışması'na on yedi kez katılmış, ilk katılımını 1994 yılında gerçekleştirmiştir. Litvanya günümüze dek hiç kazanamamıştır. En iyi sonuçlarını 2006 yılında \"We Are the Winners\" adlı şarkısıyla LT United grubu altıncı olarak olmuştur. Macaristan 1995 ve 1998 yılları arasında yarışmadan çekilmiş, ayrıca 2003 yılında da çekilmiştir. 2016 yılında Litvanya ikinci kez gönderdiği Donny Montell'in seslendirdiği \"I've Been Waiting for This Night\" adlı şarkı ile katıldığı yarışmada yarı finale yükselmiş, finalde 9. olabilmiştir.\nLitvanyalı Ulusal Yayımcısı Lietuvos nacionalinis radijas ir televizija Litvanya'nın temsilcisini seçmek için görevlendirilen kanaldır. LRT kanalı ülke'nin yarışmaya katılımını 11 Ağustos 2016 tarihinde onaylamıştır. Litvanya 1994 yılı hariç tüm Eurovision temsilcilerini Ulusal final ile seçmiş, 2013 yılından bu yana müzik yarışması olarak \"\"Eurovizijos\" dainų konkurso nacionalinė atranka\" yarışması ile seçmeye başlamıştır. Katılımı onayladıktan sonra kanal yetkilileri 2017 yılında da bu yarışma ile temsilci ve şarkısını seçeceğini açıkladı.\n\"\"Eurovizijos\" dainų konkurso nacionalinė atranka\" () LRT kanalı tarafından Litvanya'nın 2016 Eurovision Şarkı Yarışması'na temsilci seçmek için oluşturulan Ulusal finaldir. Yarışmanın galip şarkısı ve katılımcısı sekiz hafta yapılacak aşama sonrasında belirlenecek. Sekiz aşamada yapılacak gösteri sonrasında, LRT kanalı ayrıca kazanan katılımcıya destek olmak amacıyla konser gösterisi düzenleyecek. Tüm gösteriler Vilnius'ta bulunan LRT stüdyolarında gerçekleştirilecektir.\nLitvan yayıncı önceki yıllarda olduğu gibi ulusal final sisteminin aynısını devam ettirmiştir. 2017 yarışması için, katılımcılar yarışmaya kendi belirledikleri şarkılarıyla katılabilirler. Yarışmanın ilk başlarında katılımcılar kendi şarkılarından başka şarkılarla yarışacak. İkinci yarıdan sonra yarışmacılar ve şarkılar ayrı ayrı yarışmıştır. Yarışmanın sekiz aşamasında %50 jüri ve %50 halk oylaması sonucunda sonuçlar belirlenecektir. Oylama 1-8, 10 ve 12 (on iki puan birinci olana verilecek) puan sistemi kombine edilerek dağıtılmıştır. Gösterilerde halk SMS kullanarak oylarını göndermiştir. Beraberlik durumunda, halktan en çok oyu almış sanatçı ya da şarkı geçerli olmuştur. Ayrıca son aşamada seçilen şarkı ve katılımcıların üzerinde jüri oylaması da etkili olacaktır Sanatçılar ve şarkı şu şekilde rekabet yoluyla ilerlemiştir:\nOnline başvuru katılım süresi olarak 1 Aralık 2016 tarihine kadar kanala iletmeleri istenmiş, Kanal katılımcıların 16 yaşını doldurması, Litvanya asıllı veya Litvanya vatandaşı olmaları şartını getirmiştir.\n\"\"Eurovizijos\" dainų konkurso nacionalinė atranka\" 2017 yarışmasına katılacak 51 şarkı 28 Aralık 2016 tarihinde açıklanmıştır.\n\"\"Eurovizijos\" dainų konkurso nacionalinė atranka\" 'nın gösterileri 7 Ocak 2017 tarihinde başlamştır. İlk dört elemede her hafta yarı katılımcı elenmiştir.\nEurovision kurallarına göre, tüm ülkeler, ev sahibi ülke ve \"Big 5\" (Fransa, Almanya, İtalya, İspanya ve Birleşik Krallık) ülkeleri dışında iki yarı finalli sistemde yarışarak finale çıkmak üzere; her yarı finalden ilk on'a giren ülkeler finale çıkma şansını yakalamıştır. Avrupa Yayın Birliği (EBU) önceki yarışmaları göz önünde bulundurarak kura çekimi için altı ayrı fanusa koymuş, oylama tarihlerindeki ülkeler kim yakınsa aynı fanusta yer almıştır. 31 Ocak 2017 tarihinde, özel kura çekimi töreninde, hangi yarı finalin hangi yarısında yer alacağı belirlenmiştir. Litvanya'nın 11 Mayıs 2017 tarihindeki ikinci yarı finalde yarışmasına karar verilmiş, ve Yarı final'in ikinci yarısında yer alacağı belirlenmiştir.\n2017'nin bütün katılımcı şarkıları yayınlandıktan sonra yarışmanın yönetmenleri Yarı finallerde hangi ülkenin kaçıncı sırada çıkacağı belirlenmiştir. Yarışmanın yönetmenleri Litvanya'nın Bulgaristan'dan sonra ve Estonya'dan önce 17. sırada sahne almasına karar vermiştir. Fakat 13 Nisanda Rus yayımcı Pervıy Kanal Rusya'nın çekildiğini ilan etmesinden sonra sahneye çıkış sıraları sırasında değişiklik olmuş, böylece yarışmada 16. sırada çıkmasına kararlaştırılmıştır.\nFusedmarc, teknik provalarda 2 Mayıs ve 5 Mayıs tarihlerinde, ardından 10-11 Mayıs tarihlerinde kıyafet provalarında yer aldı. Bu, her ülkenin profesyonel jürilerinin rekabet halindeki girdileri izlediği ve oy kullandığı 10 Mayıs jüri şovunu içeriyordu.\nGösterinin sonunda, Litvanya'nın ilk 10'da yer alamadığı ve dolayısıyla büyük finale yükselemediği ilan edildi. Daha sonradan Litvanya'nun 42 puan alarak on yedinci olarak finale çıkamadığı açıklanmıştır.\nAşağıda, Litvanya'ya verilen ve yarışmanın ikinci yarı finali ve büyük finalinde Litvanya tarafından verilen puanların dökümü ve iki şovda yapılan jüri oy ve televotasyonunun dağılımı verilmiştir\nLitvanyalı jüri üyeleri:\n\n\nMitsubishi Delica\nMitsubishi Delica, Mitsubishi Motors tarafından 1968 yılından bu yana üretilen bir ticari araç ve MPV serisidir. İlk olarak bir kamyonet ve van olarak satışa sunulmuş olup adını İngilizcede teslimat arabası anlamına gelen \"Delivery car\" kelimesinden almaktadır ve Avrupa ve Yeni Zelanda'da L300 ve L400, Avustralya'da Express ve Starwagon ABD'de Van ve Wagon adlarıyla satılmıştır. Binek otomobil versiyonları ise 1979'dan itibaren Delica Star Wagon ve 1994'te Delica Space Gear adıyla bilinmekteydi. 2007 yılında piyasaya sürülen beşinci nesli Delica D:5 olarak adlandırılmaktadır.\nJaponya'da 1999-2010 yılları arasında Mitsubishi markasıyla satılan Mazda Bongo'lar Delica Cargo olarak adlandırılmıştır. 2011'den itibaren Delica D:2 adı Suzuki Solio temelli kei otomobiller ve Delica D:3 adı ise Nissan NV200'ün Mitsubishi modeli için kullanılmaktadır.\n\n\nTélécom ParisTech\nTélécom ParisTech, geçmişi 1878'e uzanan, Fransa'nin Paris şehrinde bulunan teknik üniversite.\nTélécom ParisTech üç okula ayrılmıştır:\n\n\nLucques\nLucques(Lukka) zeytin çeşididir. Avrupa'da, çoğunlukla Fransa'da yetiştirilir. Meyveleri oldukça büyüktür. Meyve şekli uzun ve sivridir. Tepe kısmı sivridir. Türkiye'de yetiştiriciliği yapılmaya başlamıştır. Yeşilzeytin olarak tüketimi daha çok yapılmaktadır.\n\n\nBolivya nehir yunusu\nBolivya nehir yunusu (\"Inia geoffrensis boliviensis\"), Amazon nehir yunusu'nun alt türü olan, Bolivya'da ve Brezilya'nın güneybatı bölgesinde yaşayan nehir yunusu. 2008 yılında moleküler düzeydeki çalışmaların ardından ayrı bir tür olarak teyit edilmiştir.\nBu yunusun \"Inia geoffrensis\" türünden farklı olduğunu savunan araştırmacılar ve bilimsel kuruluşlar da mevcuttur.\nEylül 2012'de, Bolivya cumhurbaşkanı Evo Morales bu yunusu ulusal zenginlik kapsamına katarak korunmasına yönelik kanunlar çıkarmıştır.\nFransız doğa bilimci ve paleontolojist Alcide Dessalines d'Orbigny, bu yunusu 1826-1833 yılları arasında Güney Amerika'da keşfetmiştir. Fransa'ya 1834 yılında döndüğünde kendi keşfettiği bilimsel keşiflerine \"Inia boliviensis\" türünü de eklemiştir. 1847 yılında d'Orbigny ve Paul Gervais bu yeni türü \"\"Delphinius geoffrensis\"\" yani Amazon nehir yunusu) ile karşılaştırmışlar ve bu iki yunus türünün çok yakın olduğuna karar vermişlerdir.\n1973 yılında Bolivya'daki akarsularda bu yunusa ait dişler bulunmuştur. Bu tarihten itibaren \"Bolivya nehir yunusu\" adını alan \"Inia geoffrensis boliviensis\" bu isimle literatüre girmiştir. Buna karşın bu nehir yunusunun taksomonisinde bir fikir birliği bulunmamaktadır.\nHayvanın boyunun 208 ile 216 cm arasında değiştiği ve üst çenede 31-35 diş bulunduğu rapor edilmiştir. Uzun bir burna sahip olan bu canlı türünde, erkek ve dişiler arasında vücut boyutu ve şekli, renk veya desen bakımından farklılıklar görülür (Seksüel dimorfizm). Fiziksel özellikleri bakımından Amazon nehir yunusu ile benzerlikler taşır. Bununla birlikte bu canlılarla ilgili ayrıntılı çalışmalar mevcut olmayıp standart verilerek ulaşmak mümkün değildir.\nBolivya nehir yunusları genellikle Bolivya'daki göl ve nehirlerde yaşamakta ve buradaki besinlerle yaşamlarını devam ettirmektedir. Cinsin diğer üyeleri gibi bu canlıların da temel besin kaynağı balıktır.\nBölgedeki baraj inşaatları bu canlıların yaşamlarına tehdit oluşturmaktadır. Bu barajlar nedeniyle canlıların doğal besin kaynakları yok olmaya yüz tutmuştur. Bu tehditlere karşı Bolivya hükûmeti bu yunus türü için çeşitli önlemler almıştır. Buna yönelik olarak Temmuz 1999'da çıkartılan \"25458 nolu Kararname\" ile bölgedeki avcılık ve balıkçılık risk olarak kabul edilmiş ve ulusal zenginliğe karşı suç olarak tanımlanarak yasaklanmıştır. Bu kararı takiben 2008 yılında çıkan kararda da bu yunus cinsi Bolivya'nın ulusal mirası kapsamı altına alınmıştır. Tüm bunlara karşın Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği bu cinsi, bilimsel verilerin eksik olması sebebiyle henüz bağımsız bir tür olarak kabul etmemiştir.\nBölgede yaşayan 1400 ila 4000 arasında Bolivya nehir yunusu olduğu tahmin edilmektedir.\n\n\nKamboçya'da İslam\nİslam, Kamboçyada yaşayan Çamların çoğu ve Malay azınlıkların takip ettiği dindir. Po Dharma'ya göre 1975'te Kamboçya'da yaşayan Müslümanların sayısı 150.000-200.000 dolaylarında idi. Ancak Kızıl Kmerler egemenliği altında yaşadıkları zulümler nedeniyle Müslümanların sayısı azalmış, ve 1980'lerin sonlarına gelince eski güçlerini geri kazanamadılar. 2009'da Pew Research Center, Kamboçya nüfusunun %1,6'sı ya da 236.000 kişinin Müslüman olduğunu tahmin etti. Diğer ülkelerde yaşayan Müslüman Çamlar gibi, Kamboçya'da yaşayanlar Şafiî/Mâtûrîdî mezhebini takip eden Sünni Müslümanlardır. Po Dharma, Kamboçya'da yaşayan Müslüman Çamları bir gelenekçi dalı ve bir ortodoks dalına ayırt eder.\n\n\nDedim-Dedi\nDedim-Dedi, âşıkların başta aşk konusu olmak üzere hemen her konuda karşılıklı konuşma esasına dayalı söyledikleri şiirlerdir. Koşmalarda, seven erkekle sevilen kadının şiirle konuşmasından doğan bu muhavereli şiire çokça rastlanır. Halk şiirinde ve saz şiirinde yaygın olarak görülen bir şiir türüdür. Divan şiirinde de bulunur. Bu tür şiirler, genellikle sorulu cevaplı olarak düzenlenir. Bir dize soru, bir dize cevap biçiminde olanları olduğu gibi, soru ve cevabı aynı dize içinde olanlar da vardır.\n\n\nUzun yüzgeçli pilot balina\n\n\nKuzey gerçek balina yunusu\nKuzey gerçek balina yunusu (\"Lissodelphis borealis\"), Büyük Okyanus'un kuzeyinde bulunan küçük ve ince bir deniz memeli türü. Kuzey Pasifik'in derin sularında genellikle diğer deniz memelileriyle de birlikte 2.000'e kadar ulaşan sayıda gruplarla dolaşırlar. Bu tür iki gerçek balina yunusu türünden birisidir, diğeri ise Güney Yarımküre'nin soğuk sularında bulunan güney gerçek balina yunusudur.\nBu tür ilk defa Titian Peale tarafından 1848'de açıklanmıştır. \"Lissodelphis\" cinsi balinaların yunusgiller ailesine yerleştirilmiştir. Cinsin ismi Yunanca \"pürüzsüz, düz\" manasına gelen \"lisso\" ve \"delphis\" kelimelerinden türemiştir; \"borealis\" ise yayılımlarının kuzeyde olduklarını anlatmaktadır. Bu türün yaygın isimleri daha önce kuzey gerçek balina domuz balığı, yılan domuz balığı ve Pasifik kuzey gerçek balina domuz balığı olarak kullanılmıştır. Bu cinsin iki türü de gerçek balinalar olan \"Eubalaena\"'dan türetilmiş gerçek balina yunusu olarak anılmıştır, ki bu cinsin bir sırt yüzgeci yoktur.\nBu yunuslar eğimli alınla birlikte bir aerodinamik gövdeye sahiptir, bu nedenle diğer yunuslardan daha incedirler ve kıvrımlı ve pürüzsüz sırtlarında yüzgeç yoktur. Kısa buruna, düz bir ağız yapısına ve çenelerinde düzensiz beyaz bir yamaya sahiptirler. Yüzgeçleri küçük, kavisli, dar ve sivridir. Alt kısımları kısmen beyaz ya da daha açık bir renkken gövdeleri genellikle siyahtır. Kuyrukları üçgen şeklinde ve aynı yüzgeçleri gibi sivridir. Yetişkinlerin ağırlıkları 60–100 kg (130–220 lb) arasındadır. Bu tür dışarıdan görünmeyen 74 ile 108 arasında ince ve keskin dişlere sahiptir. Yavru iken grimsi kahverengi ya da bazen krem rengindedir. Bu şekilde bir yıl durduktan sonra, gövdeleri neredeyse tamamen siyaha dönmeden önce, göbeklerinde belirgin bir beyaz ve çenelerinin altında ise ince beyaz bir çizgi oluşur.\nYetişkinleri 2–3 m uzunluğunda; dişileri 2.3–2.6 m (75–8.5 ft), erkekleri ise 3.1 m (102 ft) olarak kaydedilmiştir, ama renk ve görünümleri farklı cinsiyetlerde farklılıklar göstermemektedir. Yeni doğanlar ise 90 cm (35 in) uzunluğundadır. Kuzey gerçek balina yunuslarının gövdelerinde güney türüne göre daha az beyazlık bulunmaktadır.\nKuzey gerçek balina yunusları bireyler halinde veya 2000 kadar büyük gruplar halinde dolaşırlar. Grupların ortalama sayısı doğu Kuzey Pasifik'te 110 iken batı Kuzey Pasifik'te 200'dür. Bu yunuslar sık sık pasifik beyaz yanlı yunusları ile bir araya gelirler.\nBu yunuslar açık okyanusta 30–40 km/h (19–25 mph) hızına ulaşabilirler hatta bazen sığ kıyılar boyunca. Balık ararlarken 200 m (660 ft) derine dalabilirler, özellikle ışıldakgil ve kalamar ararken. 24 ila 8 °C (75 to −17,6 °F) arasındaki soğuk sularda bulunurlar, 51°N ile 31°N enlemlerinde Kuzey Amerika ve Asya'nın batı kıyısı arasında.\n19. yüzyılın ortalarında Yanki balinacıları bazen bu yunusları yemek için avlarlardı. 20. yüzyılın sonlarındaki kayıtlara göre büyük sayıda \"L. borealis\" türünün ağlar ile yakalanmış ve büyük ölçekli kalamar balıkçılığı için kullanılmıştır, ki bu da bu yunusların nüfusunun dörtte üçünü azaltmıştır. Şu anki nüfusun tam olarak bilinmemesine rağmen, IUCN Kırmızı Listesine göre bu tür asgari endişe altındaki türler arasındadır.\nHızlı hareket ettiklerinde, bir grup su boyunca sıçrıyormuş gibi görünür, sanki birlikte ağır sıçramalar yapıyorlarmış gibi. Bazen bir sıçramalarında 7 m uzağa gidebilmektedirler. Bu yunuslar sık sık teknelere yaklaşıp tekne yanında yüzerler. Bu muhteşem yüzücüler bazen akrobatik hareket yaparken de görülürler.\n\n\nPhnom Penh Kraliyet Ãœniversitesi\nPhnom Penh Kraliyet Üniversitesi (Kmerce: សាកលវិទ្យាល័យភូមិន្ទភ្នំពេញ; İngilizce: \"Royal University of Phnom Penh\", kısaltma: RUP), Kamboçya'nın Phnom Penh kentinde bulunan ulusal üniversitedir. 1960'ta kurulan üniversite, ülkedeki en büyük üniversitedir. Çeşitli bölümlerde okuyan yaklaşık 12.000 öğrenci barındırır. Tamgün çalışan 450'den fazla elemanı var; bunların 335'i öğretim üyeleridir. Üniversite, şehrin batısındaki Rusya Federasyonu Bulvarı'nda bulunan iki farklı kampüsten oluşur.\n\n\nCall of Duty: Infinite Warfare\nCall of Duty: Infinite Warfare, Infinity Ward tarafından geliştirilen, Activision tarafından ise yayımcılığı yapılan birinci şahıs nişancı türünde bir video oyunudur. Call of Duty serisinin 13. oyunudur. Oyunun çıkış tarihi tüm platformlar (Microsoft Windows, PlayStation 4, Xbox One) için 4 Kasım 2016 dır.\nOyunun özel versiyonu ile birlikte gelen 'ın versiyonu Raven Software tarafından geliştirilmiştir. Oyunun tanıtım videosu (Infinite Warfare Reveal Trialer) YouTube'da en çok dislike alan 2. video dur.\nAyrı zamanda oyunda Game of Thrones'dan (Televizyon dizisi) tanıdığımız Jon Snow(Kit Harington) ve UFC şampiyonu Conor McGregor yer alıyor.\nOyun uzayda (Güneş Sistemi) geçmektedir ve yer çekimi olmayan ortamlar vardır. Karakterler gelişmiş zırhlarla donatılmışlardır, yer çekimsiz ortamda kanca fırlatarak veya jetpack kullanarak hareket edilebilir ve aynı zamanda hook ile düşman öldürmek mümkündür. Belirli bir sınıra kadar bağımsız bir şekilde uzay gemisi kullanılabilir ve savaşılabilir.\nDüşmanı takip edip üzerine yapışarak patlayan robot örümcekler, yerçekimini engelleyen ekipmanlar bulunmaktadır. Senaryonun bir kısmı belli bir kronolojik sıraya göre değil, oyuncunun istediği sıraya göre devam eder. Genellikle bölümlerin başına ekipman ve silah sevilir ve özelleştirilebilir. Uzayda geçen bazı bölümlerde oyuncu bir nesneye halat fırlatarak tutunabilir veya but düşmana halat ile yapışarak etkisiz hale getirebilir.\n\"Call of Duty: Infinite Warfare\"da da ve 'daki gibi, yüksek zıplayış gibi değişik mekanik ler vardır. Birbirinden farklı haritalara sahiptir, bunlara yer çekimsiz haritalar da dahildir. Oyuncular yer çekimsiz haritalarda gelişmiş teknoloji zırhları sayesinde rahatlıkla yürüyebilir, zıplayabilir, kayabilir. Oyun modlarındaki ortak amaç her Call of Duty oyunundaki gibi takım veya bireysel olarak belli bir skora ulaşmaktır. Oyunun süresinin sonra ermesi sonucunda en çok skora sahip olan takım/kişi kazanır.\nOyunda ileri teknoloji kurşun geçirmeyen zırh alanı, hareket sensörlü bombalar gibi birçok şey vardır. Oynayış tarzına bağlı birçok perk mevcuttur.\nInfinite Warfare'da yapılan öldürme kombolorıyla kullanılabilen \"killstreak\"lere birçok yeni \"killstreak\" eklenmiştir.\nZombi modunun kendi bağımsız senaryosu ve haritaları vardır. Tek oyuncu ve çok oyunculu modunun aksine uzayda geçmemektedir.\n\n\nSık dişli gagalı balina\nSık dişli gagalı balina veya Blainville gagalı balinası (\"Mesoplodon densirostris\"), gagalı balinagiller (Ziphiidae) familyasından iki dişli balina (\"Mesoplodon\") cinsine ait bir balina türü. Adı, Fransız zoolog Henri de Blainville tarafından 1817 yılında tanımlanması nedeniyle verilmiştir.\nBlainville gagalı balinası türünün vücutları çok sağlamdır.Erkeklerinin boyları 4,4 metreye ağırlıkları 800 kilograma, dişilerinin boyları 4,6 metreye ve ağırlıkları 1 tona kadar ulaşır. Yeni doğanları 1,9 metre boy ve 60 kg ağırlığındadır. Vücudun üst kısmı koyu mavi veya gri alt kısmı ise açık gri, kafa kısımları ise genellikle kahverengi renklidir.\nSık dişli gagalı balinanın yayılımı tropikal ve sıcak su bulunan tüm okyanuslardır. Kıyıya vurmalar, Yeni İskoçya, İzlanda, Britanya Adaları, Japonya, Rio Grande do Sul, Güney Afrika, Şili, Tasmanya ve Yeni Zelanda'da görülmüştür.\nBütün diğer gagalı balinagiller gibi onlar da büyük derinliklerde avladıkları kafadan bacaklılar ile beslenir. Bu tür balinalar 3 ile 7 arasında gruplar olarak görülmüştür. Suya dalmaları en az 22 dakika olarak ölçülmüştür. Araştırmalara göre, su yüzüne çıktılarında çok yavaş ve küçük sıçrama yapmakta ve katil balinalardan kaçabilmek için 170 metreye kadar sessiz dalış yapabilmektedir.\n\n\nMitsubishi Mirage\nMitsubishi Mirage, Mitsubishi Motors tarafından 1978-2003 ile 2013 yılından bu yana üretilen bir otomobil serisidir. İlk beş nesli alt orta sınıf bir otomobildir. 2012 yılında satışa sunulan altıncı nesli ise küçük sınıf bir otomobil olup Avrupa'da Space Star ve sedan versiyonu bazı pazarlarda Attrage adıyla satılmaktadır.\n\n\nMitsubishi Starion\nMitsubishi Starion, Mitsubishi Motors tarafından 1982-1990 yılları arasında üretilen bir spor otomobil modelidir. Araç Kuzey Amerika pazarında Chrysler, Dodge ve Plymouth markaları altında Conquest adıyla satılmıştır. Starion elektronik yakıt enjeksiyon sistemine sahip ilk modern turboşarjlı Japon spor otomobillerinden biridir.\n\n\nJaponya ekonomisi\nJaponya ekonomisi, nominal olarak dünyanın üçüncü büyük ve satınalma gücü paritesi bakımından dördüncü büyük ekonomisi olup dünyanın ikinci büyük gelişmiş ekonomisidir. Uluslararası Para Fonu'na göre, ülke kişi başına düşen GSYİH (SAGP) ile, 2014'te 28. sırada en yüksek $ 37.519 ABD doları ve 2012'de 22. sırada yer alıyordu. Japonya G7'nin bir üyesidir. Japon ekonomisi tahminleri, Japonya Merkez Bankası tarafından yürütülen İş duyarlılığının Üçer Aylık Tankan anketiyle tahmin edilir.\nJaponya dünyanın üçüncü büyük otomobil üreticisi ve dünyanın en büyük elektronik eşya üreticisi olup genellikle küresel patent başvurularında çeşitli alanlardaki liderliği ile dünyanın en yenilikçi ülkeler arasında yer almaktadır. Japonya'da imalat sanayi öncelikli olarak optik cihazlar, hibrit araçlar ve robotik gibi yüksek teknoloji ve hassas ürünlere dayanmaktadır. Kantō ve Kansai bölgeleri Japonya ekonomisinin önde gelen endüstriyel merkezleridir.\nJaponya dünyanın en çok kredi veren ülkesi olup aynı zamanda dünyanın GSYİH'e oranla kamu borcunun en yüksek olduğu ülkedir. Japonya genellikle bir yıllık ticaret fazlası çalışır ve önemli bir net uluslararası yatırım fazlalığı vardır. 2010 yılı itibarıyla 13.5 trilyon $ ile dünyadaki özel finansal varlıkların %13.7'sine sahip olup dünya üçüncüsüdür. 2015 yılı itibarı ile Fortune Global 500'de yer alan şirketlerin 54'ü Japonya merkezlidir.\nJaponya, gelişmiş olan herhangi bir ülkenin kamu borcunun GSYİH'ya oranının en yüksek olduğu ülkedir. Japon ekonomisi, ciddi ölçüde azalan bir nüfusun yarattığı önemli sorunlarla karşı karşıyadır. İstatistikler, 2015'te ilk kez resmi bir düşüş gösterdi; yansımalar, 21. yüzyılın ortalarında, 127 milyondan 100 milyonun altına düşmeye devam edeceğini öngörüyor.\n1960'tan sonraki üç on yıllık ekonomik gelişmede, Japonya savunma harcamalarını ekonomik büyümeyi lehte göz ardı etti ve böylece Japonya'nın savaş sonrası ekonomik mucizesi olarak anılan hızlı bir ekonomik büyümeye olanak tanıdı. Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanlığının rehberliğinde, 1960'larda %10, 1970'lerde %5 ve 1980'lerde %4 ortalama büyüme oranları ile, Japonya 1978'den 2010'a kadar Çin Halk Cumhuriyeti tarafından geçildiğinde kendisini dünyanın ikinci büyük ekonomisi haline getirmeyi başardı ve korudu. 1990'da, Japonya'da kişi başına düşen gelir, Batı'daki birçok ülkeyle aynı veya daha yüksekti.\nBununla birlikte, 1980'lerin ikinci yarısında, yükselen hisse senedi ve gayrimenkul fiyatları, Japonya Bankası tarafından ekonomik balon oluşmasına neden oldu. 1990-92 yıllarında Tokyo Borsası çöktü ve 1991'de emlak fiyatlarının zirveye ulaşmasıyla birlikte ekonomik balon patladı. Japonya'da 1990'lı yıllardaki% 1.5'lik büyüme diğer büyük gelişmiş ekonomilerdeki büyümeden daha yavaşken, Kayıp Onyıl (\"Lost Decade\") terimine neden oldu. Düşük bir on yıllık büyüme hızından sonra, 20 Yıllık Kayıp Dönem gerçekleşti. Yine de, 2001'den 2010'a kadar kişi başına düşen GSYİH büyümesi hâlâ Avrupa'yı ve ABD'yi aşmayı başardı.\nTheodore Breton yıllık GSYİH büyümesinin %1.0'lık bir sapma olarak değerlendirilmesine karşın, bunun iş gücünde küçülen ve 1970'lerden beri artmayan fiziksel ve beşeri sermayeyle bir ülkede beklenen büyüme oranını ifade ettiğini belirtti. Çözümlemeleri, Japonya'nın istikrârlı devlet büyüme oranına yaklaştığını gösteriyor.\nBu düşük büyüme oranı ile, Japonya'nın ulusal borçlarını, yaşlanan bir toplumla ilgili önemli sosyal refah harcamaları nedeniyle hükûmetin yönetmesi zordur. \"Terk edilmiş evler\" senaryosu ile nüfus kırsal alanlardan Japonya'daki kentsel alanlara yayılmaya devam ediyor. Japon ekonomisi Junichirō Koizumi döneminde ticaret bankaları ile kötü borçlara karşı hareket ederek ve posta tasarruf sistemini özelleştirerek geri döndü. Abenomikler şimdiye kadar Japonya ekonomisini düşük ve istikrârsız büyüme oranına ulaştırdı.\nBİT endüstrisi Japon ekonomisine önemli çıktılar üretmiştir. Japonya, dünyanın ikinci büyük müzik piyasasıdır (daha fazla bilgi için Japan Hot 100'e bakınız). Manga cafe işi 2002'de Japonya'da 2000'den fazla mağazaya yayıldı. Yaşlanma ile Japonya'da daha az çocuklu, Japon anime endüstrisinde hedeflenen Çin pazarında artan Çin rekabetiyle karşı karşıya kalmaktadır. Japon manga endüstrisi (Japon manga (ve anime) mesleğinden) çoğu Asya pazarında popülerlik kazanmaktadır. 47 Japonya idari bölgesindeki yerel gurmeler, Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık Bakanlığı tarafından yönlendirilmekte ve desteklenmektedir. Tokyo Yarış Pistinde düzenlenen Japonya Kupası, dünyanın en yüksek kazançlı at yarışlarından biridir.\nDağlık, volkanik bir ada ülkesi olan Japonya, büyüyen ekonomisini ve geniş nüfusunu desteklemede hammadde ve petrol gibi doğal kaynaklar bakımından yetersizdir ve bu nedenle, ithalat karşılığında mühendislik odaklı, araştırma ve geliştirmeye dayalı sanayi ürünleri gibi karşılaştırmalı bir üstünlüğe sahip olan malları ihraç etmektedir. Japonya, Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri'nin yanında dünyadaki tarımsal ürünlerin, kendi iç tarımsal tüketimini karşılayan toplam hacme göre, ilk üç ithalatçısı arasındadır. Japonya dünyanın en büyük balık ve balıkçılık ithalatçısıdır. Tokyo Büyükşehir Toptan Satış Piyasası Merkezi, ünlü Tsukiji balık pazarı da dahil olmak üzere, Japonya'daki birincil ürünler için en büyük toptan satış pazarıdır. Japon balina avcılığı, görünüşte araştırma amaçlı kullanılan avlanma biçimi ile, uluslararası hukukta yasadışı olarak dava edildi.\nHer ne kadar birçok mineral türü ülke genelinde çıkartılsa da, çoğu mineral kaynağı savaş sonrası dönemde ithal edilmek zorundaydı. Metal içeren cevherlerin yerel kaynakları düşük dereceli olduğu için işlenmesi zordu. 1980'lerin sonunda ülkenin yüzde 70'ini kaplayan ulusun geniş ve çeşitli orman kaynakları geniş bir oranda kullanılmadı. Yerel, valiliklere ve ulusal seviyelere ilişkin siyasi kararlar yüzünden Japonya orman kaynaklarını ekonomik kazanç için kullanmamaya karar verdi. Yerel kaynaklar, yalnızca ülkenin ahşap ihtiyaçlarının yüzde 25 ila 30'u arasındaki bir oranı karşıladı. Tarım ve balıkçılık en gelişmiş kaynaklardı, ancak yıllar boyu süren özenle yapılan yatırım ve zorluklarla karşı karşıyaydı. Bu nedenle ulus, yurt dışından ithal edilen hammaddeleri dönüştürmek için imalat ve işleme endüstrileri kurdu. Ekonomik kalkınma stratejisi, gerekli enerji, ulaşım, iletişim ve teknolojik bilgi birikimini sağlamak için güçlü bir ekonomik altyapının kurulmasını gerektirdi.\nAltın, magnezyum ve gümüş birikintileri mevcut endüstriyel talepleri karşılamakla birlikte, çağdaş endüstri için gerekli minerallerin çoğu için Japonya yabancı kaynaklara bağımlıdır. Birçok orman ürününün yanı sıra demir cevheri, bakır, boksit ve alüminyum oksitinde ithal edilmesi gereklidir.\nJaponya'nın ekonomik tarihi, üç farklı dönemdeki muhteşem büyümesi ile en çok incelenen ekonomilerden biridir. Birincisi Edo'nun (1603'te) tüm iç ekonomik gelişmeleri temel aldığı dönemi, ikincisi, Avrupa dışındaki ilk güçlü yapılanma olarak Meiji Restorasyonu (1868'de) dönemini, üçüncüsü de İkinci Dünya Savaşı yenilgisinden sonra (1945'te) Ada Ulus'unun dünyanın ikinci büyük ekonomisi haline gelmesi dönemini içerir.\nJaponya değerli metaller bakımından, başta Marco Polo'nun 'yaldızlı tapınaklar ve saraylar' söylemlerinden dolayı, aynı biçimde büyük bir volkanik ülke özellikli yüzey cevherlerinin görece zenginliği nedeniyle sanayi dönemlerinde büyük çaplı derin madencilik yapılmadan önce, zengin bir ülke olarak kabul edildi. Japonya, bu minerallerin ihracatı yasaklanıncaya kadar geçen dönemde önemli bir gümüş, bakır ve altın ihracatçısı haline gelecekti.\nRönesans dönemi Japonya, aynı zamanda yüksek bir kültür ve güçlü bir endüstriyel dönem öncesi teknoloji ile sofistike bir feodal toplum olarak algılanıyordu. Yoğun nüfusluydu ve kentleşmişti. Dönemin önde gelen Avrupalı gözlemcileri, Japonların \"sadece diğer tüm Doğu insanlarını değil, aynı zamanda Avrupalıları da geçtiği\" konusunda hemfikir gibi görünüyordu (Alessandro Valignano, 1584, \"\"Historia del Principo y Progresso de la Compania de Jesus en las Indias Orientales\"\").\nErken dönem Avrupalı ziyaretçiler Japon işçiliğine ve metal imalatının kalitesine hayran kaldılar. Bunun nedeni, Japonya'nın Avrupa'da bulunan, özellikle de demir gibi doğal kaynaklar bakımından oldukça zengin olması gerçeğinden kaynaklanmaktadır.\nJaponya'ya gelen ilk Portekiz gemilerinin kargosu (genellikle her yıl yaklaşık 4 küçük ebatlı gemi) neredeyse tamamen Çin mallarından (ipek, porselen) oluşuyordu. Japonlar bu tür malları almak için çok hevesliydiler, ancak Wakō korsan baskınlarının cezası olarak Çin İmparatoru ile olan herhangi bir görüşme yasaklanmıştı. Bu nedenle Portekizliler (Nanban diye nitelendirilmiştir, yazılı eserlerde \"Güneydeki Barbarlar\" şeklinde geçer) Asya ticaretinde aracılık yapma fırsatını buldular.\nEdo döneminin başlangıcı Nanban ticareti döneminin son on yılına denk geldi ve bu dönemde, Avrupalı güçlerle ekonomik ve dini düzlemde yoğun etkileşim yaşandı. Edo döneminin başlangıcında Japonya, ilk okyanusuta ilerleyebilen Batı tarzı savaş gemileri inşa etmişti, Hasekura Tsunenaga'nın başında bulunduğu bir Japon elçisi ile Amerika'ya daha sonra da Avrupa'ya yol alan San Juan Bautista gibi 500 tonluk kalyon türü bir gemilerden oluşuyordu. Aynı zamanda bu dönemde, bakufu Asya içi ticareti için yaklaşık 350 kırmızı mühürlü, üç direkli ve silahlı ticaret gemilerini devreye aldı. Yamada Nagamasa gibi Japon maceracıları Asya'da etkindi.\nHristiyanlaşmanın etkisini gidermek için Japonya, ekonomisinin istikrâr ve hafif ilerleme kaydettiği sakoku adı verilen bir yalıtım dönemine girdi.\nEdo döneminde ekonomik kalkınma, kentleşme, emtia nakliyatının artması, yerli ve başlangıçta dış ticaretin önemli bir genişlemesi ile ticaret ve el sanatları endüstrilerinin yayılmasıydı. İnşaat işleri, bankacılık tesisleri ve tüccar birlikleri ile birlikte gelişti. Artan bir biçimde, han yetkilileri ile artan tarımsal üretim ve kırsal el sanatlarının genişlemesini gözlemledi.\n18. yüzyıl ortalarında Edo'nun nüfusu 1 milyondan fazlaydı, Osaka ve Kyoto'nun her birinin 400.000'den fazla nüfusu vardı. Birçok kale kasabası da büyümüştü. Osaka ve Kyoto yoğun bir ticaret ve el sanatları üretim merkezleri haline geldi, Edo gıda ve temel kent tüketim mallarının temini için önemli bir merkezdi.\nDaimyo köylülerden pirinç şeklinde vergiler toplarken, pirinç ekonominin temelini oluşturuyordu. Vergiler yüksekti, hasatın yaklaşık %40'ını oluşturuyordu. Pirinç, Edo'daki fudasashi pazarında satılmaktaydı. Para toplamak için daimyo, henüz hasat edilmemiş pirinci satmak için vadeli sözleşmeler yaptı. Bu sözleşmeler çağdaş vadeli işlemlere benzemekteydi.\nDönem boyunca, Japonya giderek Dejima'daki Hollandalı tüccarlar aracılığıyla alınan bilgi ve kitaplar yoluyla Batılı bilimleri ve teknikleri (rangaku, kelimenin tam anlamıyla \"Hollanda çalışmaları\" demektir) inceledi. Çalışılan başlıca alanlar, coğrafya, tıp, doğa bilimleri, astronomi, sanat, diller, elektrik olaylarının incelenmesi gibi fizik bilimleri ve mekanik bilim dallarından oluşuyordu; Batının saat tekniklerinin esinlenildiği Japon saatleri veya Wadokei'nin geliştirilmesi sağlandı.\n19. yüzyılın ortalarından bu yana, Meiji Restorasyonu'ndan sonra ülke Batı ticaretine ve nüfuzuna açıldı ve Japonya iki ekonomik gelişme dönemine girdi. Birincisi 1868 yılında ciddi bir şekilde başladı ve İkinci Dünya Savaşı'na kadar uzandı; ikincisi ise 1945'te başladı ve 1980'lerin ortalarına kadar devam etti.\nSavaş öncesi dönemin ekonomik gelişmeleri Meiji hükümetinin \"Zengin Devlet ve Güçlü Ordu Politikası\" ile başladı. Meiji döneminde (1868-1912), önderler tüm gençler için yeni bir Batı merkezli eğitim sistemi açtılar, binlerce öğrenciyi Amerika'ya ve Avrupa'ya gönderdiler ve Japonya'da çağdaş bilim, matematik, teknoloji ve yabancı dil öğretmek için 3.000'den fazla Batılı görevliydi (Oyatoi gaikokujin). Hükûmet ayrıca demiryolları ve iyileştirilmiş yollar inşa etti ve ülkenin daha da gelişmesi için bir arazi yenileşme programını başlattı. Hükûmetin en büyük rolü, iş için iyi ekonomik koşulların sağlanmasına yardım etmekti. Kısacası, hükûmet rehber ve iş üreticisi olacaktı. Meiji döneminin başlarında hükûmet, girişimcilere değerlerinin bir kısmıyla satılan fabrikalar ve tersaneler inşa etti. Bu işletmelerin birçoğu hızla büyük konglomera haline geldi. Hükûmet, bir takım işveren ilkelerini yürürlüğe koyarak özel teşebbüslerin başında yer aldı.\n1930'ların ortalarında, Japon nominal ücret oranları ABD'den (1930'ların ortalarına dayalı döviz kurlarına göre) \"10 kat daha az\" iken, fiyat seviyesi ise ABD'nin yaklaşık %44'ü olduğu tahmin edilmektedir.\n1960'lardan 1980'lere kadar, toplam reel ekonomik büyüme son derece büyüktü: 1960'larda ortalama %10 olan büyüme, 1970'lerde %5 ve 1980'lerde ortalama %4'tü. Sözü edilen dönemin sonuna gelindiğinde, Japonya yüksek ücretli bir ekonomi haline geldi.\n1990'ların sonlarında büyümenin yavaşlaması, Japon varlık fiyatı balonunun patlamasından sonra Kayıp Onyıl (\"Lost Decade\") olarak da adlandırıldı. Sonuç olarak, Japonya, büyük kamu işleri programlarını finanse etmek için büyük bütçe açıkları (bu Japon mali sistemine Yen cinsinden trilyonlar ekledi) verdi.\n1998 yılına gelindiğinde, Japonya'daki kamu işleri projeleri, ekonominin durgunluğunu sona erdirmek için talebi yeterince teşvik edemedi. Çaresizlik içinde Japon hükûmeti, hisse senedi ve emlak piyasalarından spekülatif (kurgusal) aşırılıkları sıkıştırmaya yönelik \"yapısal reform\" politikalarını üstlendi. Ne yazık ki, bu politikalar Japonya'yı 1999 ve 2004 yılları arasında defalarca deflasyona itti. Princeton ekonomi profesörü Paul Krugman, 1998'deki \"Japonya'nın Tuzağı\" belgesinde, bir takım modellere dayanılarak Japonya'nın yeni bir seçeneği olduğunu savundu. Krugman'ın planında, enflasyon beklentilerinin yükselmesi, sonuç olarak uzun vadeli faiz oranlarını düşürme ve harcamayı artırma savunuldu.\nJaponya, Krugman'ın niceliksel kolaylaştırma tekniğine dayanan bir başka teknik kullandı. Para arzının yeni basılan para ile akıcı hale getirilmesinin aksine, Japonya Merkez Bankası, enflasyon beklentilerini artırmak için para arzını genişletti. Başlangıçta, politika herhangi bir büyümeyi tetikleyemedi, ancak sonunda enflasyona neden olan beklentileri etkilemeye başladı. Ekonomide, 2005'in sonlarına doğru, nihayetinde sürekli bir iyileşme yaşanmaya başlanmıştı. Aynı yıl GSYİH büyümesi %2.8, dördüncü çeyrekte ise %5.5'lik bir artışla ABD ve Avrupa Birliği'nin aynı dönemdeki büyüme oranını geçti. Önceki iyileşme eğilimlerinden farklı olarak, yerel tüketim büyümenin en önemli etmeni olmuştur.\nUzun süredir faiz oranlarının sıfıra yakın olmasına rağmen, Niceliksel kolaylaştırma stratejisi fiyat deflasyonunu durdurmada başarılı olamadı. Bu, Paul Krugman gibi bazı ekonomistleri ve bazı Japon politikacıları yüksek enflasyon beklentilerinin yaratılmasını savunmaya yönlendirdi. Temmuz 2006'da, sıfır oranlı politika sona erdi. 2008 yılında, Japon Merkez Bankası, gelişmiş ülkelerde hâlâ en düşük faiz oranlarına sahipti, ancak deflasyon ortadan kaldırılmamış ve Nikkei 225 yaklaşık %50 düşmüştür (Haziran 2007 ile Aralık 2008 arasında). Bununla birlikte, 5 Nisan 2013'te Japonya Merkez Bankası, Japonya'daki para arzını iki yıl boyunca ikiye katlayarak deflasyonu ortadan kaldırmak için 60-70 trilyon yen bono ve menkul kıymet satın alacağını açıkladı. Dünyanın dört bir yanındaki pazarlar, hükûmetin mevcut etkin politikalarına olumlu yanıt verdi ve Nikkei 225, Kasım 2012'den bu yana %42'den fazlasını üzerine ekledi. The Economist, iflas hukuku, arazi devir kanunu ve vergi kanunlarında yapılan iyileştirmelerin Japonya ekonomisine katkıda bulunacağını öne sürdü. Son yıllarda, Japonya neredeyse 15 ticaret ulusunun dünya çapındaki üst ihracat pazarı olmuştur.\n2018'de AB-Japonya Serbest Ticaret Anlaşması imzalandı.\n2005 yılında Japonya'nın enerjisinin yarısı petrolden, beşte biri kömürden ve %14'ü de doğalgazdan üretildi. Japonya'daki nükleer güç elektrik üretiminin dörtte birini gerçekleştirdi ancak Fukuşima Daiiçi nükleer felaketi nedeniyle Japonya'nın nükleer güç programını sona erdirmek için büyük bir istek oluştu. Eylül 2013'te, Japonya ülke çapında son 50 nükleer enerji santralini kapatarak ulusun nükleerden özgür olmasına neden oldu.\nJaponya'nın yollardaki harcamaları fazla kabul edildi. 1,2 milyon kilometrelik asfalt yol ana ulaşım ağlarından biridir. Japonya'da trafik soldan akar. Tek bir hız ağı, bölünmüş, sınırlı geçiş ücretli yollar büyük şehirleri birbirine bağlar ve para toplayan kuruluşlar tarafından işletilir. Yeni ve kullanılmış araçlar ucuzdur ve Japon hükûmeti insanları hibrid araç almaya teşvik eder. Araç sahibi olma ücretleri ve yakıt vergileri, enerji verimliliğini arttırmak için kullanılır.\nDemiryolu taşımacılığı Japonya'daki önemli bir ulaşım öğesidir. Düzinelerce Japon demiryolu şirketi bölgesel ve yerel yolcu taşımacılığı pazarlarında işletilmektedir; örneğin, 6 yolcu JR işletmesi Kintetsu Demiryolları, Seibu Demiryolları ve Keio Corporation. Genellikle, bu işletmelerin stratejileri istasyonların yanında gayrimenkul veya mağazaları içerir ve birçok büyük istasyonun yakınında büyük mağazalar vardır. Fukuoka, Kobe, Kyoto, Nagoya, Osaka, Sapporo, Sendai, Tokyo ve Yokohama gibi Japon kentleri metro sistemine sahiptir. Yaklaşık 250 hızlı Shinkansen treni büyük şehirleri birbirine bağlar. Tüm trenler dakik olarak bilinir ve 90 saniye gecikmesi bazı tren hizmetleri için geç kabul edilebilir.\nJaponya'da 98 yolcu ve toplam 175 havaalanı vardır ve uçmak seyahat etmek için tutulan bir yoldur. En büyük iç havaalanı olan Tokyo Uluslararası Havaalanı, Asya'nın en yoğun ikinci havalimanıdır. En büyük uluslararası hava geçitleri Narita Uluslararası Havaalanı (Tokyo bölgesi), Kansai Uluslararası Havaalanı (Osaka/Kobe/Kyoto bölgesi) ve Chūbu Centrair Uluslararası Havaalanı'dır (Nagoya Bölgesi). Japonya'nın en büyük limanları arasında Nagoya Limanı, Yokohama Limanı, Tokyo Limanı ve Kobe Limanı bulunmaktadır.\nJaponya'nın enerjisinin yaklaşık %84'ü diğer ülkelerden dış alımla karşılanmaktadır. Japonya dünyanın en büyük sıvı doğal gaz ithalatcısı, ikinci en büyük kömür ithalatcısı ve en büyük üçüncü net petrol dış alımcısıdır. İthal enerjiye olan bağımlılığı göz önüne alındığında, Japonya kaynaklarını çeşitlendirmeyi hedeflemiştir. 1970'lerin petrol bunalımlarından bu yana, Japonya enerji kaynağı olarak petrole olan bağımlılığı 1973'te %77.4 iken 2010'da yaklaşık %43.7'ye düşürdü ve doğal gaz ve nükleer enerjiye bağımlılığını artırmıştır. Diğer önemli enerji kaynakları arasında kömür vardır; hidroelektrik ise Japonya'nın en büyük yenilenebilir enerji kaynağıdır. Japonya'nın güneş enerjisi piyasası halen iş hacminde bir patlama yaşıyor. Kerosen ayrıca taşınabilir ısıtıcılarda, özellikle de kuzeyde, evde ısıtma için yaygın olarak kullanılır. Birçok taksi şirketi, filolarını sıvılaştırılmış doğal gaz ile çalıştırmaktadır. Yakıt ekonomisine yönelik yeni bir başarı kitlesel olarak üretilen hibrid araçların piyasaya sürülmesiydi. Japonya'nın ekonomik canlanışı üzerine çalışan Başbakan Shinzō Abe, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'yle petrolün yükselen fiyatları ile ilgili Japonya'nın istikrârlı teslim alımını sağlayan bir antlaşma imzaladı.\nBu, Japonya'nın gayri safi yurt içi hâsılasının, milyonlarca Japon Yeni rakamlarıyla Uluslararası Para Fonu tarafından tahmin edilen piyasa fiyatlarına ilişkin bir grafik çizelgesidir. Ayrıca bakınız\nSatın alma gücü paritesi karşılaştırmalarına kıyasla, 2010 yılında ABD doları 109 Yen (¥) ile değiştirildi.\nSanayi Katma Değerli GSYİH 2012. Değerler, 13 Nisan 2013'teki döviz kuru esas alınarak dönüştürülmüştür.\nAşağıdaki tablo 1980-2018 yılları arasındaki temel ekonomik verileri göstermektedir. %2'nin altındaki enflasyon yeşil renktedir.\nJapon tarım işkolu ülkenin toplam GSYİH'sının yaklaşık %1,4'ünü oluşturmaktadır. Japonya topraklarının sadece %12'si ekime uygundur. Ekilebilir arazinin eksikliği nedeniyle, küçük alanlarda ekip biçme yapmak için bir taraça sistemi kullanılmaktadır. Bu durum, birim başına dünyanın en yüksek mahsul verimi seviyelerinden biriyle sonuçlanırken, toplam tarımsal kendi kendine yetme oranı yaklaşık 56.000 km² (14 milyon dönüm) üzerinde olmak üzere yaklaşık %50 seviyesindedir.\nBununla birlikte, Japonya'nın küçük tarım sektörü de oldukça mali destekli ve Kuzey Amerika'da olduğu gibi büyük ölçekli tarım yerine küçük çaplı tarımı tercih eden hükûmet düzenlemeleri ile korunmaktadır. Mevcut çiftçilerin, ardıllarını bulmakta güçlük çektiği ve bir zamanla yaşlanmakta olduğu için çiftçilik konusunda giderek artan bir endişe vardır.\nPirincin önemi, Japonya'nın hemen hemen tüm hububat üretimini açıklamaktadır. Japonya dünyanın ikinci büyük tarımsal ürün ithalatçısıdır. En çok korunan ürün olan pirinç,% 777.7'lik tarifelere tabidir.\nJaponya genelde pirinçte kendine yeterli olsa da (pirinç krakerleri ve işlenmiş gıdalar yapımında kullanılanlar hariç) ve buğdayda, ülkenin diğer hububat ve yem bitkileri gereksinimlerinin yaklaşık %50'sini ithal etmesi ve et arzının yarısı için dış alıma gereksinimi bulunmaktadır. Japonya büyük miktarlarda buğday ve soya fasulyesi ithal etmektedir. Japonya, AB'nin tarımsal ihracatı için 5. büyük pazardır. Japonya'da satılan mandalinaların %90'ından fazlası Japonya'da yetiştirilmektedir. Elma ise elma ithalatında var olan kısıtlamalar nedeniyle yetiştirilmektedir.\nJaponya yakalanan balık miktarıyla 1996'da dünyada dördüncü sırada yer aldı. Japonya tarafından balık avı, 2005 yılında 4,074.580 metrik ton, 2000'de 4.987.703 ton'dan az, 1990'da 9.558.615 ton, 1980'de 9.864.422 ton, 1970 yılında 8.520.397 ton, 1960'ta 5,583,796 ton ve 1950 yılında 2.881.855 ton balık olarak gerçekleşti. 2003 yılında toplam su ürünleri yetiştiriciliği üretimi 1.301.437 ton olarak öngörülmüştür. 2010 yılında Japonya'nın toplam balıkçılık üretimi 4.762.469 balıktır. Açık deniz balıkçılığı, o dönemde tekrarlayan iniş ve çıkışlar yaşasa da, 1980'lerin sonlarında ülkenin toplam balık avlarının ortalama %50'sini oluşturuyordu.\nKüçük tekneler, set ağları ve tuzakları veya ıslah teknikleri ile kıyı balıkçılığı, sanayinin toplam üretiminin yaklaşık üçte birini oluştururken, orta boy tekneler ile deniz balıkçılığı toplam üretimin yarıdan fazlasını oluşturmaktadır. Geri kalan kısmı ise derin deniz balıkçılığı oluşturmaktadır. Yakalanan su ürünleri çeşitleri arasında sardalya, kızıl orkinos, yengeç, karides, somon, kömür balığı, kalamar, istiridye, uskumru, çipura, uskumru turnası, ton balığı ve Japon kuzu balığı (akya) bulunur. Somon, alabalık ve yılanbalığı kuluçkahaneleri ve balık çiftliklerini de içeren tatlısu balıkçılığı, Japonya balıkçılık endüstrisinin yaklaşık %30'unu oluşturmaktadır. Japonya'nın nehirlerindeki yaklaşık 300 balık türü arasında yayın balığı, pazı, ringa balığı ve gobi çeşitleri ve yengeçler ve kerevit gibi tatlısu kabukluları vardır. Japonya'daki 47 ilin tamamında deniz ve tatlı su ürünleri yetiştiriciliği yapılmaktadır.\nJaponya dünyanın en büyük balıkçı filolarından birine sahiptir ve küresel balık avlamalarının yaklaşık %15'ini oluşturur; Japonya'nın balıkçılığının ton balığı gibi balık stoklarında azalmaya yol açtığına dair bazı iddialarda bulunmaktadır. Japonya ayrıca yarı ticari balina avcılığını destekleyerek tartışmalara yol açmıştır.\nJapon imalat endüstrisi son derece başarılı olan çeşitli gelişmiş sanayilerle çok çeşitlenmiştir. Sanayi ulusal GSYİH'nın %24'ünü oluşturmaktadır.\nSanayi çeşitli bölgelerde yoğunlaşmıştır, Tokyo'yu çevreleyen Kantō bölgesi, (Keihin sanayi bölgesi) Osaka'yı çevreleyen Kansai bölgesi (Hanshin sanayi bölgesi) ve Nagoya'yı (Chūkyō-Tōkai sanayi bölgesi) çevreleyen Tōkai bölgesi ülkenin ana sanayi merkezleridir. Diğer sanayi merkezleri, Seto İç Denizi çevresindeki Honshu'nun güneybatı kesimini ve Kuzey Şikoku'yu (Setouchi sanayi bölgesi) ve Kyūshû'nun kuzeyini (Kitakyūshū) içerir. Buna ek olarak, Taiheiyō Kuşağı adı verilen endüstri merkezlerinden oluşan uzun dar bir kuşak vardır ve değirmen kasabaları olarak gelişen belirli sanayiler tarafından kurulan Tokyo ve Fukuoka arasında bulunur.\nJaponya, tüketici elektroniği, otomobil üretimi, yarıiletken imalatı, optik elyaflar, optoelektronik, optik medya, faks ve fotokopi makineleri ve gıda ve biyokimyadaki fermantasyon süreçleri gibi birçok alanda yüksek teknolojik gelişmelere sahiptir. Bununla birlikte, pek çok Japon şirketi ABD, Güney Kore ve Çin'den gelen yeni rekabetle karşı karşıyadır.\nJaponya, dünyanın üçüncü büyük otomobil üreticisidir. Toyota halen dünyanın en büyük otomobil üreticisidir ve Japon otomobil üreticileri Nissan, Honda, Suzuki ve Mazda da dünyanın en büyük otomobil üreticileri arasında bulunmaktadır.\nJaponya'nın madencilik üretimi azdır ve Japonya'da maden yatakları çok azdır. Bununla birlikte, Japonya kıyılarında nadir toprak elementlerinin büyük miktarda birikimi tespit edilmiştir. 2011 mali yılında, ham petrolün yurt içi hasılası 820 bin kilolitre idi ve bu, Japonya'nın toplam ham işleme hacminin %0,4'ü idi.\nJaponya'nın hizmet sektörü, toplam ekonomik üretiminin yaklaşık dörtte birini oluşturuyor. Mitsubishi UFJ, Mizuho, NTT, TEPCO, Nomura, Mitsubishi Estate, ION, Mitsui Sumitomo, Softbank, JR East, Seven & I, KDDI ve Japan Airlines gibi bankacılık, sigorta, gayrimenkul, perakende ticaret, ulaşım ve telekomünikasyon alanındaki büyük kuruluşlar Dünyanın en büyük şirketleri arasında sayılır. Dünyadaki en çok satılan beş gazeteden dördü Japon gazetesidir. Koizumi hükûmeti, 2015 yılında ülkenin en büyük özelleştirme tasarrufu ve sigorta sağlayıcılarından olan Japan Post'u kurmuştur. Altı büyük keiretsu, Mitsubishi, Sumitomo, Fuyo, Mitsui, Dai-Ichi Kangyo ve Sanwa Grubudur. Japonya, Forbes Global 2000'de bulunan 251 şirkete ev sahipliği yapıyor ya da 2013 yılı itibarıyla listede %12.55'lik bir oranda temsil ediliyor.\n2012'de Japonya, 8,3 milyonun üzerinde ziyaretçi ile Asya ve Pasifik'te en çok ziyaret edilen beş ülkeden biri oldu. 2013 yılında, yenin zayıf olması ve güneybatı Asya ülkelerinin vize gereksinimlerinin kolaylaşması nedeniyle Japonya, 11.25 milyon ziyaretçi ile rekor kırdı ve bu hükûmetin planladığı 10 milyon ziyaretçi hedefinden yüksekte gerçekleşti. Hükûmet, Tokyo'daki 2020 Yaz Olimpiyatları ile yılda 20 milyon ziyaretçiyi ülkeye çekmeyi umuyor. En bilindik ziyaret edilen yerlerden bazıları arasında, Tokyo'daki Şinjuku, Ginza, Şibuya ve Asakusa bölgeleri ve Osaka, Kobe ve Kyoto şehirleri ile Himeji Kalesi vardır. Ayrıca, çeşitli kayak merkezleri ve lüks oteller inşa edilmiş olan Hokkaido, ziyaretçiler için popüler bir kış varış yeridir.\nTokyo Menkul Kıymetler Borsası, piyasa değeri ile Dünya'nın dördüncü en büyük borsasıdır ve aynı zamanda 2,292 kayıtlı şirketle Asya'nın en büyük ikinci borsasıdır. Nikkei 225 ve TOPIX, Tokyo Menkul Kıymetler Borsası'nın iki önemli borsa endeksidir. Tokyo Menkul Kıymetler Borsası ve Japonya'daki bir başka büyük borsa olan Osaka Menkul Kıymetler Borsası, 1 Ocak 2013'te birleşerek dünyanın en büyük borsalarından birisini oluşturmuştur. Japonya'daki diğer borsalar arasında Nagoya Borsası, Fukuoka Borsası ve Sapporo Menkul Kıymetler Borsası yer almaktadır.\nAralık 2013'teki işsizlik oranı, güçlü ekonomik toparlanmanın etkisiyle, 2009 yılı Haziran ayındaki %5.2 olan işsizlik oranından 1.5 puan düşüşle %3.7 oldu.\n2008'de Japonya'nın işgücü 66 milyon işçiden oluşuyordu —%40'ı kadın— ve hızla küçülüyordu. Japon işgücünün uzun vadede en büyük kaygısı, düşük doğum oranıdır. 2005 yılının ilk yarısında, Japonya'daki ölümlerin sayısı doğumların sayısını aştı ve başlangıçta 2007'de başlaması beklenen nüfustaki düşüşün zaten başladığını gösterdi. Azalan bu doğum oranı için bir önlem göç engellerini kaldırmak olsa da ona yönelik yeni adımlar atılmasına rağmen Japon hükûmeti bunu yapmak konusunda isteksiz davrandı, çünkü Japonya'ya olası bir yabancı göçü vatandaşlar arasında kabul görmemekteydi.\n1989'da ağırlıklı olarak kamu sektörü sendika konfederasyonu olan SOHYO (Japon Ticaret Birlikleri Genel Konseyi), Japon Ticaret Birliği Konfederasyonu'nu oluşturmak üzere RENGO (Japon Özel Sektör Ticaret Birliği Konfederasyonu) ile birleşti. Ülke çapında işçi sendikaları üyeleri yaklaşık 12 milyon kişiden oluşur.\nJaponya, 2013 yılında iş yapılma kolaylığı endeksinde 185 ülke içinde 27'inci sırada yer almaktadır.\nJaponya, gelişmiş dünyadaki en küçük vergi oranlarından birine sahiptir. Kesintiler yapıldıktan sonra, işçilerin çoğunluğu kişisel gelir vergilerinden muaftır. Tüketim vergi oranı sadece %8, kurumlar vergisi oranı dünyanın en yüksek ikinci vergi oranı olan %36,8 ile yüksek seviyededir. Ancak Temsilciler Meclisi, Ekim 2015'te tüketim vergisini %10'a yükseltecek bir yasa tasarısını kabul etti. Hükûmet ayrıca kurumlar vergisini azaltmaya ve otomobil vergisini aşamalı olarak durdurmaya karar verdi.\n2016'da IMF, Japonya'yı para ve maliye teşvikinin üstünde yüksek ücretler üstlenmek için iş gücü piyasasında çift kademeli istihdam sistemiyle mücadele için, reformlarla birleştirilerek, çalışanların ücretlerini yükseltmeye çalışan bir gelir politikasını benimsemeye çağırdı. Shinzō Abe şirketleri yılda en az yüzde üç oranında ücretlendirmeye (enflasyon hedefi artı ortalama verimlilik artışı oranında) teşvik etti.\nOrtaklık yasalarının hissedarlara yöneticiler üzerinde etkin bir güç vermesine rağmen, hissedar eylemciliği nadirdir. Başbakan Shinzō Abe'ye göre kurumsal yönetim reformu, ekonomik büyümeyi teşvik etmek için önemli bir girişimdi. 2012'de önde gelen Japon şirketlerinin yaklaşık %40'ı bağımsız yöneticilere sahipti ve 2016'da ise çoğu bağımsız yönetici atamaya başlamıştır.\nHükûmetin yükümlülükleri, bir katrilyon yenin üzerinde borcu olan veya 8,535,340,000,000 ABD doları karşılığı her ülkenin ikinci en büyük kamu borcunu içeriyor. Eski Başbakan Naoto Kan durumu 'acil' olarak nitelendirdi.\nJaponya Merkez Bankası, Çin Halk Cumhuriyeti'nden sonra, 1,2 trilyon civarı ABD Doları döviz rezervleriyle Dünya'da ikinci en büyük döviz rezervine sahiptir.\nNemawashi (根回し) veya \"ortak görüş oluşturma\", Japon kültüründe, önerilen bazı değişiklik veya projeler temelinde, ilgili insanlarla konuşarak, destek ve geribildirim toplama ve sessizce yayma gibi gayri resmi bir süreçtir. Herhangi bir resmî adım atılmadan önce önemli bir değişiklik önemli bir unsur olarak kabul edilir ve başarılı \"nemawashi\" değişikliklerin her tarafın rızası ile yapılmasını sağlar.\nJapon şirketleri, \"Toyota Tarzı\" gibi yönetim yöntemleri ile ünlüdür. Kaizen (改善, Japonca \"iyileştirme\") hayatın tüm yönleri boyunca sürekli iyileştirmeye odaklanan bir Japon felsefesidir. İşyerine uygulandığında \"kaizen\" etkinlikleri, üretimden yönetim ve icra kurulu başkanı'ndan montaj hattı çalışanlarına kadar bir işletmenin tüm işlevlerini sürekli olarak geliştirir. Tektipleştirilmiş etkinlikleri ve süreçleri geliştirerek, Kaizen atıkları ortadan kaldırmayı hedeflemektedir (bakınız Yalın üretim). \"Kaizen\", Japonya'nın İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Toyota'sıyla birlikte iyileşme sürecinde birkaç Japon şirketinde uygulandı ve o zamandan beri dünyadaki işletmelerde yaygınlaşmıştır. Bazı değer sistemleri dahilinde, \"Kaizen\"'in hayatın her alanını iyileştirmesi beklense de, Japon işçilerinin günde saatlerce emek harcaması ironiktir.\nBazı şirketlerin güçlü işletme sendikaları ve \"shuntō\"ları vardır. Japonya'da olduğu gibi Nenko Sistemi veya \"Nenko Joretsu\", Japon emeklilik yakınlığına dayanan bir çalışanı teşvik sistemidir. Sistemin yararı, yaşlı çalışanların emeklilikten önce daha yüksek bir maaş düzeyi elde etmelerine ve genellikle yönetici saflarına daha fazla tecrübe kazandırmasına imkân vermesidir. Sistemin zararı, yeni yeteneklerin deneyimle birleştirilmesine ve uzmanlaşmış becerilere sahip kişilerin zaten kalabalık yönetici saflarına yükseltilmesine izin vermemesidir. Ayrıca, \"doğru işe doğru kişi\"nin getirileceğini garanti etmez veya sağlamaya çalışmaz.\nDevlet bürokratları ve şirketler arasındaki ilişkiler sıklıkla birbirine yakındır. Japon kıdemli bürokratların özel ve kamu sektörlerinde yüksek profilli konumlarda emekli oldukları kurumsallaşmış bir uygulamadır. Uygulama giderek yozlaşmış ve ekonomik ve siyasi yenileşmeleri engelleyen özel sektör ile devlet arasındaki ilişkileri azaltma çabalarına bir sınırlama olarak görülmektedir. Yaşam boyu istihdam (\"shūshin koyō\") ve kıdem temelli kariyer gelişimi Japon çalışma ortamında yaygın olarak görülmektedir. Japonya bu ölçütlerin bazılarından yavaş yavaş uzaklaşmaya başlamıştır.\n, gelirleri maaş temelli olan bir kimseye atıfta bulunur; yani özellikle şirketler için çalışan kişilere atıfta bulunulur. Japon şirketlerin sıkça kullandığı Japon mangaları ve anime'lerdeki yaygınlığı, İngilizce konuşan ülkelerde Japon beyaz yakalı işadamları için bir isim olarak yavaş yavaş kabul görmüştür. Kelime, Japon kültürü ile ilgili birçok kitapta ve makalede bulunabilir. II. Dünya Savaşı'ndan hemen sonra, bir maaşlı birey olmak, istikrârlı, orta sınıf bir yaşam tarzının geçidi olarak görülüyordu. Çağdaş kullanımda bu terim uzun çalışma saatlerinde işbirliği, kurumsal hiyerarşide düşük saygınlık, maaş, ücret köleliği ve \"karōshi\" haricinde önemli gelir kaynaklarının bulunmaması anlamları taşımaktadır. Maaşçı terimi neredeyse tamamen erkekleri ifade eder.\nBir ofis kadını, (genellikle OL (\"Office lady\") şeklinde kısaltılmış olarak (Japonca: オーエル Ōeru)), Japonya'da çay servisçiliği ve sekreterlik ya da büro işleri gibi pembe yaka görevlerini yerine getiren kadın bir büro çalışanıdır. Pek evlenmemiş Japonlar gibi, OL'ler genellikle anne-babalarıyla erken yetişkinlik durumunda yaşar. Ofis kadınları genelde tam zamanlı olarak daimi kadroya sahip olsalar da, yaptıkları işler genellikle çok az tanıtım fırsatına sahiptir ve genellikle evlilik yaptıktan sonra işlerinden ayrıldıklarına dair bir örtülü beklenti vardır.\n, mesleki ani ölümü belirten \"aşırı işten ölüm\" olarak tam anlamıyla Japonca tercüme edilebilir. Karōshi ölümlerinin başlıca tıbbî nedenleri strese bağlı kalp krizi ve inmedir.\n, (bazen \"kurumsal martaval\", \"toplantı adamları\" veya \"kurumsal şantajcı\" olarak da tercüme edilir) Japonya'ya özgü, uzmanlaşmış haraççı, genellikle yıllık toplantılarında () şirketleri ve yönetimlerini kamuda küçük düşürüp tehdit ederek şirketlerden para koparan veya şantaj yapan yakuza ile ilişkili özel bir harekete geçiricidir. para alıcısı veya tefeci anlamında Japonca bir terimdir. Maaşçı ve nakit para için Japonca sözcüklerin bir daralması olarak ortaya çıkar. Yaklaşık 14 milyon insan ya da Japon nüfusun %10'u bir \"sarakin\"den ödünç para almış durumdadır. Toplamda, 10.000 kuruluş vardır (on yıl önce 30.000'den aşağıdaydı); ancak, ilk yedi şirket pazarın %70'ini oluşturmaktadır. Ödenmemiş kredilerin değeri toplam 100 milyar dolardır. En büyük \"sarakin\"ler halka açık ticarettedir ve sıklıkla büyük bankalar ile işbirliği içerisindedir.\nJaponya'daki ilk \"Batı tarzı\" mağaza 1904 yılında kurulan ve 1673'ten itibaren Echigoya adında bir kimono mağazası olan Mitsukoshi'ydi. Ne var ki, kökler düşünüldüğünde Matsuzakaya 1611 tarihi ile daha uzun bir geçmişe sahiptir. Kimono dükkânı 1910'da bir mağazaya dönüştü. 1924'te Matsuzakaya, Ginza mağazasında sokak ayakkabılarının iç mekânlarda giyilmesi sağlandı; bu o zaman için yenilikçi bir şeydi. Eski kimono dükkânları olan bu mağazalar daha önceki tarihlerde piyasaya hakim olmuşlardır. Çok yönlü ortamlarına katkıda bulunan lüks ürünler sattılar ya da sergilediler. Japon mağazalarının bir başka kökeni demiryolu şirketinden geliyor. Ülkede pek çok özel demiryolu işleticisi vardır ve 1920'lerden itibaren doğrudan kendi hatlarının üzerinde terminal bağlantılı mağazalar açmaya başlamışlardır. Seibu ve Hankyu bu türdeki özgün örneklerdir. 1980'lerden itibaren, Japon mağazaları süpermarketlerden ve alışveriş merkezlerinden gelen şiddetli rekabetle karşı karşıya kalmakta ve varlıklarını yavaş yavaş kaybetmektedirler. Yine de, \"depāto\" ülkedeki kültürel muhafazakârlığın çeşitli yönlerini simgeler. Saygın mağazalar için hediye sertifikaları sıklıkla Japonya'da resmî hediye olarak verilir. Japonya'daki mağazalar genelde geniş bir yelpazede hizmet sunar ve bunlara döviz satışı, seyahat yer ayırtmaları, yerel konserler için bilet satışı ve diğer etkinlikler dâhildir.\niş ilişkileri ve ortaklıkları birbirine kenetleyen bir dizi şirkettir. Bu bir tür işletme topluluğudur. Öncültür özgün \"\"keiretsu\"\"lar, II. Dünya Savaşı'ndan sonra ekonomik mucize sırasında Japonya'da ortaya çıktı. Japonya'nın teslim olmasından önce, Japon sanayisi, büyük aileler kontrolündeki dikey tekeller tarafından idare edildi ve buna \"zaibatsu\" deniyordu. 1940'lı yılların sonlarında \"zaibatsu\" yapısı dağılmaya uğradı ancak \"zaibatsu\"ların parçalanması ile kurulan şirketler yeniden bütünleştirildi. Dağılan şirketler, birçok sanayi sektörü arasında yatay olarak bütünleşik birlikler oluşturmak için hisse alımlarıyla yeniden birbirine bağlandı. Mümkün olduğunda, \"keiretsu\" şirketleri de birbirlerini besleyerek birliklere dikey olarak bütünleşirler. Bu dönemde, resmî hükûmet siyaseti, yoğunlaşan dünya ticaret rekabetinden kaynaklanan baskılara dayanabilecek sağlam ticaret şirketlerinin kurulmasını teşvik etti.\nBüyük \"keiretsu\"lar her biri \"keiretsu\" üye kuruluşlarına para ödeyen ve şirketlerde özsermaye konumları bulunan bir bankaya odaklanmıştı. Her merkez bankası \"keiretsu\"'daki kuruluşlar üzerinde büyük denetime sahipti ve bir izleme organı ve acil bir kurtarma şirketi gibi hareket etti. Bu yapının olumlu bir etkisi, hiçbir taraf bankaların gücüne meydan okuyamayacakları için, Japonya'da düşman devralmaların varlığını en aza indirecekti.\nİki tür \"keiretsu\" vardır: dikey ve yatay. Dikey \"keiretsu\" bir şirkette örgütlenmeyi ve ilişkileri gösterir (örneğin belirli bir ürünün tüm üretim faktörleri birbirine bağlıdır), yatay bir \"keiretsu\" ise bir banka ve ticaret şirketinin merkezindeki kurumlar ve sanayi arasındaki ilişkileri gösterir. Her ikisi de karmaşık bir şekilde birbirine dokunur ve birbirlerini sürdürülür kılarlar.\n1990'lardaki Japon durgunluğu \"keiretsu\" yapısı üzerinde derin etkilere sahipti. En büyük bankaların çoğu kötü kredi portföyleri yüzünden sert bir şekilde etkilenmiş ve birleşmeye zorlanmış veya işini bırakmak zorunda kalmıştı. Bu durum, \"keiretsu\"lar arasındaki hatları bulanıklaştırma etkisine sahipti: örneğin, Sumitomo Bank ve Mitsui Bank, 2001 yılında Sumitomo Mitsui Banking Corporation oldu; Sanwa Bank (Hankyu-Toho Grubu'nun bankası) Tokyo-Mitsubishi UFJ Bank'ın bir parçası haline geldi. Buna ek olarak, \"keiretsu\" sisteminin dışındaki birçok şirket, örneğin Sony, sistem içindeki kendi muadillerinden daha iyi performans sergilemeye başladı.\nGenel olarak, bu gibi nedenlerle iş dünyasında eski \"keiretsu sistemi\"nin etkili bir iş modeli olmadığı ve keiretsu ittifaklarının genel bir gevşemeye yol açtığı konusunda güçlü bir düşünce oluştu. \"Keiretsu\"'lar halen var olmakla birlikte, 1990'lardan önce olduğu gibi merkezî ya da bütünleşik değildirler. Bu durum, kuruluşlara artık bankalar tarafından kolaylıkla \"kurtarma operasyonu\" yapılamamasına ve daha bağımsız hissedarlar tarafından artan türev işlemler davası açılma riski nedeniyle, Japonya'da artan bir kurumsal edinim endüstrisine yol açmıştır.\nNet uluslararası yatırım duruşu: 266,223 \\ milyar (1.)\nSanayi Üretimi Büyüme Hızı: %7.5 (2010 tahm.)\nYatırım (brüt sabit): GSYİH'nın %20,3'ü (2010 tahm.)\nTarım - Ürünler: pirinç, şeker pancarı, sebze, meyve, domuz, kümes hayvanları, süt ürünleri, yumurta, balık\nİhracat - Emtialar: makine ve teçhizat, motorlu taşıtlar, yarı iletkenler, kimyasallar\nİthalat - Emtialar: makine ve ekipman, yakıtlar, gıda maddeleri, kimyasallar, tekstil ürünleri, hammaddeler (2001)\nDöviz kurları:\n1 ABD Doları başına Japon Yeni - 88.67 (2010), 93.57 (2009), 103.58 (2008), 117.99 (2007), 116.18 (2006), 109.69 (2005), 115.93 (2003), 125.39 (2002) 121.53 (2001), 105.16 (Ocak 2000), 113.91 (1999), 130.91 (1998), 120.99 (1997), 108.78 (1996), 94.06 (1995)\nElektrik:\nElektrik - Kaynağına göre üretim:\nElektrik - Ölçütler:\nPetrol:\n\n\nYargıda Birlik Derneği\nYargıda Birlik Derneği (Kısaca YBD) Yargı birliği.\nYargıdaki Fethullah Gülen Cemaati yapılanmasına (FETÖ/PDY) karşı muhafazakâr, ülkücü ve sosyaldemokrat yargı mensupları tarafından 2014 yılında oluşturulmuş ve 27 Mart 2015 tarihinde 85 kurucu üye ile kurulmuştur.\namaçlar.\n\n\nBuffy the Vampire Slayer romanları listesi\nBuffy romanları 1998 yılında yayınlanmaya başlamıştır. Başlangıçta Simon & Schuster'ın Pocket Books ismi altında yayınlanmakta olan kitaplar şimdi Simon Spotlight Entertainment tarafından yayınlanmaktadır ki bu geçiş 2004 yılında olmuştur. Asıl romanları yazan yazarlar arasında Mel Odom, Christopher Golden ve Nancy Holder bulunmaktadır.\n\"Buffy\" dizisinde verilmiş olan bazı televizyon bölümleri sonradan romanlaştırılmıştır.\nHerhangi bir \"Buffy\" romanı yazmış yazarların listesi:\n\n\nAnamaria Marinca\nAnamaria Marinca (d. 1 Nisan 1978; Iaşi), Rumen oyuncu.\n2004 yapımı rol aldığı \"Sex Traffic\" adlı yapımla BAFTA Ödülü almıştır.\n\n\nSvipul\nSvipul İskandinav mitolojisinde yer alan bir valkürdür.\nBahsi ilk olarak şiirlerde geçmektedir (Darraðarljóð). Modern İskandinav mitoloji kitaplarında da hakkında yazılar bulunur. Svipul ismi eski yazıtlarda \"savaş\" ile eş anlamlı kullanılır.\nRudolf Simek, Svipul'un. \"kaderin değişken doğasını\" temsil ettiğini ileri sürmüştür.\n\n\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter - Erkekler 56 kg\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter erkekler 56 kg müsabakaları, 7 Ağustos'ta Riocentro'da yapıldı.\nHer sporcu koparmada ve silkmede üçer kaldırış yapar. Toplam ağırlığa göre sıralama yapılır. Eşitlik hâlinde yarışma tartısında daha hafif olan sporcu üstte yer alır.\nBütün zamanlar Brezilya saati (UTC-3) iledir.\n2016 Rio öncesi rekorlar aşağıdaki gibiydi.\n!rowspan=2 | Sıra\n!rowspan=2 | Atlet\n!rowspan=2 | Ãœlke\n!rowspan=2 | Grup\n!rowspan=2 | Vücutkilo\n!colspan=4 | Koparma (kg)\n!colspan=4 | Silkme (kg)\n!rowspan=2 | Toplam\n!1\n!2\n!3\n!Sonuç\n!1\n!2\n!3\n!Sonuç\n\n\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter - Erkekler 62 kg\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter erkekler 62 kg müsabakaları, 8 Ağustos'ta Riocentro'da yapıldı.\nHer sporcu koparmada ve silkmede üçer kaldırış yapar. Toplam ağırlığa göre sıralama yapılır. Eşitlik hâlinde yarışma tartısında daha hafif olan sporcu üstte yer alır.\nBütün zamanlar Brezilya saati (UTC-3) iledir.\n2016 Rio öncesi rekorlar aşağıdaki gibiydi.\n\n\nDursun OÄŸuz\nDursun Oğuz (d. 1966, Ayvacık), Türkiye kökenli, KKTC vatandaşı siyasetçi.\n1975 yılında KKTC'ye geldi. Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olup, Yüksek Lisansını Yakın Doğu Üniversitesi Eğitim Yönetimi, Denetimi, Planlanması ve Ekonomisi Anabilimi Dalında tezli olarak tamamladı.\n1996 yılında Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı Gazimağusa Bölge Müdürlüğü’nde göreve başladı. Sivil Savunma Teşkilatı'nda birçok yurt içi ve yurt dışı eğitim yanında, ABD'de Fullbright Komisyonu’nun düzenlediği Arama Kurtarma Eğitimine katıldı.\n2009 yılında Sivil Savunma Gazimağusa Bölge Müdürlüğü görevinden ayrılarak, Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü’ne atandı. Uzun yıllar futbolcu, yönetici ve amatör antrenörlük yaptı. KKTC Karadeniz Kültür Derneği Yönetim Kurulu üyeliği yaptı. KKTC Gazimağusa Maraş Masterleri Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyeliği yapmaktadır.\n28 Temmuz 2013 Erken Genel Seçimlerinde Ulusal Birlik Partisi'nden Gazimağusa Milletvekili seçildi. Meclis Divan Katibi olarak görevini yürütmektedir.\nEvli ve üç çocuk babasıdır.\n\n\nErdal Özcenk\nErdal Özcenk (d. 1958, Lefkoşa), Kıbrıslı Türk siyasetçi.\n1976 yılında Namık Kemal Lisesi'nden, 1982 yılında ise Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. 1987'de İç Hastalıkları uzmanlık eğitimini tamamladı. Askerlik görevini Yedek Subay olarak Lefkoşa'da yaptı. 1989-1992 yılları arasında Yeni Erenköy Sağlık merkezinde, 1992-2009 yılları arasında Gazimağusa Devlet Hastahanesi dahiliye servisinde görev yaptı. 2001-2004 yılları arasında, aynı zamanda Doğu Akdeniz Üniversitesi Vakıf Yöneticiler Kurulu üyeliği yaptı. 2009 yılında ise Gazimağusa Devlet Hastahanesi Başhekimlik görevine vekâleten atandı. \n28 Temmuz 2013'teki Erken Genel Seçimlerinde Ulusal Birlik Partisi'nden Gazimağusa Milletvekili seçildi. Meclis İdare Amiri olarak görevini sürdürmektedir.\nİngilizce bilen Özcenk, evli ve iki çocuk babasıdır.\n\n\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter - Erkekler 77 kg\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter erkekler 56 kg müsabakaları, 10 Ağustos'ta Riocentro'da yapıldı.\nHer sporcu koparmada ve silkmede üçer kaldırış yapar. Toplam ağırlığa göre sıralama yapılır. Eşitlik hâlinde yarışma tartısında daha hafif olan sporcu üstte yer alır.\nBütün zamanlar Brezilya saati (UTC-3) iledir.\n2016 Rio öncesi rekorlar aşağıdaki gibiydi.\n\n\nHamza Ersan Saner\nHamza Ersan Saner, (d.1966, Mağusa) Kıbrıslı Türk siyasetçi. 1988 yılında Trakya Üniversitesi Mimarlık bölümünden mezun oldu. Turizm, Çevre ve Kültür Bakanı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak görev yaptı. 2009 seçimlerinden bu yana Ulusal Birlik Partisi Gazimağusa milletvekilidir.\n\n\nFazilet Özdenefe\nFazilet Özdenefe, (d.1980, Lefkoşa)\nLise öğrenimini Türk Maarif Koleji'nde tamamladı. 1997 yılında British Council tarafından verilen \"Chevening\" bursu ile İngiltere’de Hukuk eğitimi aldı. 2001 yılında Warwick Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu.\n2001-2002 yılları arasında Avukatlık Stajını tamamlayarak 2002 yılından itibaren Girne'de Avukat olarak çalıştı. 2002-2003 yıllarında AB Hukuku üzerine çeşitli eğitim programlarına katıldı. 2004 Annan Planı Referandumu öncesinde kurulan komitelerde yer aldı. CTP-BG'in, Parti Meclisi Üyesi, Kadın Örgütü Merkez Yönetim Kurulu Üyesi ve Dışilişkiler Sekreteri, Girne İlçe Yönetim Kurulu Üyesi, CTP-BG Hukuk Komitesi üyesi ve Dışilişkiler Komitesi Üyesi olarak CTP-BG'in birçok organında görev almıştır.\n2002 yılında Uzlaşım Derneği tarafından verilen \"Uzlaşım\" eğitimine, 2012 yılında ise \"Kadının İnsan Hakları\" eğitim programına katıldı.\nAvrupa Konseyi tarafından organize edilen \"Avrupa Kıbrıs Formu\" isimli Genç Liderlerin yetiştirilmesine yönelik iki toplumlu projede 2008-2011 yılları arasında oluşturucu üye ve katılımcı olarak yer aldı.\nKıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı ve Kıbrıs Türk Kadın Dayanışma Konseyi'nin kurucu üyesidir. Bugüne kadar gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında birçok eğitim programı, seminer ve konferansa katıldı. Halen iki toplumlu projelere katkı koymaya devam etmektedir. Sosyalist Enternasyonal ve Avrupa Sosyalistler Partisi toplantılarında Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçleri temsil etmektedir.\n28 Temmuz 2013 Erken Genel Seçimlerinde Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler'den Girne Milletvekili seçildi.\nİngilizce ve Almanca bilen Özdenefe, evli ve bir çocuk annesidir.\n\n\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter - Erkekler 85 kg\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter erkekler 85 kg müsabakaları, 12 Ağustos'ta Riocentro'da yapıldı.\nHer sporcu koparmada ve silkmede üçer kaldırış yapar. Toplam ağırlığa göre sıralama yapılır. Eşitlik hâlinde yarışma tartısında daha hafif olan sporcu üstte yer alır.\nBütün zamanlar Brezilya saati (UTC-3) iledir.\n2016 Rio öncesi rekorlar aşağıdaki gibiydi.\nmüsabaka listesinde olmasına rağmen, Temmuz 25 numunesinin pozitif olması sebebiyle diskalifiye edildi.\n\n\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter - Erkekler 94 kg\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter erkekler 85 kg müsabakaları, 12 Ağustos'ta Riocentro'da yapıldı.\nHer sporcu koparmada ve silkmede üçer kaldırış yapar. Toplam ağırlığa göre sıralama yapılır. Eşitlik hâlinde yarışma tartısında daha hafif olan sporcu üstte yer alır.\nBütün zamanlar Brezilya saati (UTC-3) iledir.\n2016 Rio öncesi rekorlar aşağıdaki gibiydi.\n\n\nWashington Township, Bergen County, New Jersey\nWashington, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Bergen ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 9,102'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter - Erkekler 105 kg\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter erkekler 105 kg müsabakaları, 15 Ağustos'ta Riocentro'da yapıldı.\nHer sporcu koparmada ve silkmede üçer kaldırış yapar. Toplam ağırlığa göre sıralama yapılır. Eşitlik hâlinde yarışma tartısında daha hafif olan sporcu üstte yer alır.\nBütün zamanlar Brezilya saati (UTC-3) iledir.\n2016 Rio öncesi rekorlar aşağıdaki gibiydi.\n\n\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter - Erkekler +105 kg\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter erkekler +105 kg müsabakaları, 15 Ağustos'ta Riocentro'da yapıldı.\nHer sporcu koparmada ve silkmede üçer kaldırış yapar. Toplam ağırlığa göre sıralama yapılır. Eşitlik hâlinde yarışma tartısında daha hafif olan sporcu üstte yer alır.\nBütün zamanlar Brezilya saati (UTC-3) iledir.\n2016 Rio öncesi rekorlar aşağıdaki gibiydi.\n\n\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter - Kadınlar 48 kg\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter kadınlar 48 kg müsabakaları, 6 Ağustos'ta Riocentro'da yapıldı.\nHer sporcu koparmada ve silkmede üçer kaldırış yapar. Toplam ağırlığa göre sıralama yapılır. Eşitlik hâlinde yarışma tartısında daha hafif olan sporcu üstte yer alır.\nBütün zamanlar Brezilya saati (UTC-3) iledir.\n2016 Rio öncesi rekorlar aşağıdaki gibiydi.\n\n\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter - Kadınlar 53 kg\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter kadınlar 53 kg müsabakaları, 7 Ağustos'ta Riocentro'da yapıldı.\nHer sporcu koparmada ve silkmede üçer kaldırış yapar. Toplam ağırlığa göre sıralama yapılır. Eşitlik hâlinde yarışma tartısında daha hafif olan sporcu üstte yer alır.\nBütün zamanlar Brezilya saati (UTC-3) iledir.\n2016 Rio öncesi rekorlar aşağıdaki gibiydi.\n\n\nNurettin UzunoÄŸlu\nNurettin Uzunoğlu, (d. 1939 - ö. 9 Ekim 2013), Türk yazar ve akademisyen.\n1939 yılında Kütahya’da doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümünü bitirdi. Akademik kariyerini ABD'nin Nebraska, Missouri ve Kansas Üniversiteleri'nde sürdürdü. Doktorasını ABD ve Ankara Üniversitesi Ortak programı ile Siyaset Bilimi üzerine yaptı. 27 yaşında Oktay Sinanoğlu’ndan sonra Türkiye’nin en genç ikinci profesörü oldu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve TÜBİTAK’ın yanı sıra ABD’de Nebraska ve Bellevue Üniversiteleri’nde öğretim görevlisi olarak bulundu. Malezya, Filipinler, Japonya, Hawaii, ABD, Kanada, İskandinavya, Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan, Filistin, Libya, Pakistan, Hindistan, Bangladeş ve Sri Lanka gibi ülkelerde misafir öğretim üyesi olarak dersler verdi. Katıldığı bilimsel çalışmalar nedeniyle “Visiting Professor” olarak anıldı. Kur'an Meali, Peygamberler Tarihi ve İslam Hukuku gibi pek çok temel kaynak kitabını günümüz İngilizcesine çevirdi. Yayımlanmış 34 kitabı vardır. Görme engelliler için hazırladığı 8 cilt ve 2 bin sayfadan oluşan, Braille alfabesi ile yazılmış İngilizce Kur'an meali dünyada ilk ve tek olma özelliği taşıyor. 9 Ekim 2013 tarihinde İstanbul, Fatih’te vefat etti. Mezarı Eyüp Sultan'da, Bahariye Mevlevihanesi karşısındadır.\n\n\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter - Kadınlar 58 kg\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter kadınlar 53 kg müsabakaları, 8 Ağustos'ta Riocentro'da yapıldı.\nHer sporcu koparmada ve silkmede üçer kaldırış yapar. Toplam ağırlığa göre sıralama yapılır. Eşitlik hâlinde yarışma tartısında daha hafif olan sporcu üstte yer alır.\nBütün zamanlar Brezilya saati (UTC-3) iledir.\n2016 Rio öncesi rekorlar aşağıdaki gibiydi.\n\n\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter - Kadınlar 63 kg\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter kadınlar 63 kg müsabakaları, 9 Ağustos'ta Riocentro'da yapıldı.\nHer sporcu koparmada ve silkmede üçer kaldırış yapar. Toplam ağırlığa göre sıralama yapılır. Eşitlik hâlinde yarışma tartısında daha hafif olan sporcu üstte yer alır.\nBütün zamanlar Brezilya saati (UTC-3) iledir.\n2016 Rio öncesi rekorlar aşağıdaki gibiydi.\n\n\nÖzdemir Berova\nÖzdemir Berova (d. 1968, Lefkoşa) Kıbrıslı Türk siyasetçi.\n1986 yılında Türk Maarif Koleji'nden mezun oldu. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdikten sonra İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastahanesi'nde Genel Cerrahi İhtisasını tamamlayarak Genel Cerrahi Uzmanı oldu.\nKıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanlığı, Girne Dr. Akçiçek Hastahanesi Kalkındırma Derneği Başkanlığı, Girne Dr. Akçicek Hastanesi'nde Genel Cerrahi Uzmanlığı ve Başhekim yardımcılığı görevlerini yerine getirdi.\n2013 Erken Genel Seçimlerinde, Demokrat Parti'den Girne Milletvekili seçildi. KKTC Cumhuriyet Meclisi İdare Amirliği, İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi Başkanlığı görevlerini yürüttü. CTP-DP Hükûmetinde Millî Eğitim Bakanlığı (2014-2015) görevinde bulundu. Avrupa Komisyonu Parlamenterler Asamblesi üyeliği yaptı. 18 Nisan 2016 da kurulan UBP-DP hükümetinde Millî Eğitim ve Kültür Bakanlığı görevine getirildi. 2018 Erken Genel Seçimlerinde, Ulusal Birlik Partisi'den Girne Milletvekili seçildi. Dr. Beyhan Berova ile evli ve 2 çocuk babasıdır.\n\n\nDeğişleme\nDeğişleme, anlama zarar gelmeyecek biçimde bir şeyi, bir hâli, cümlede gerektiği kelimeden başka bir kelime veya kelimelerle anlatmadır. Cümlenin anlamını bozmadan, yapısında değişiklikler yapma olarak da tanımlanır. Anlatıma çarpıcılık ve ifadede vurgu kazandırmak için kullanılır.\n\n\nZeki Çeler\nZeki Çeler, (d. 1981, Girne) Kıbrıslı Türk siyasetçi.\nAilesi Limasol ve Baf kökenli olup Girne Anafartalar Lisesi mezunudur. Doğu Akdeniz Üniversitesi Siyasi Bilimler ve Kamu Yönetimi alanında lisans derecesi tamamlayıp Uluslararası İlişkiler eğitimi almıştır. KKTC dışında çeşitli araştırmalarda bulunup Avustralya'da yerel ve bölgesel yönetimler üzerine uzun süre gözlem ve araştırmalar yapmıştır. Halk danslarında birçok yurt dışı etkinliğinde KKTC'yi grubu ile temsil etmiştir.\n2010 yerel seçimlerinde Girne Belediyesi bağımsız başkan adayı oldu. 2011-2018 yılları arasında Toplumcu Demokrasi Partisi Girne İlçe Başkanlığı yaptı. 2013 ve 2018 genel seçimlerinde TDP Girne milletvekili seçildi. 2 Şubat 2018'de kurulan Erhürman Hükûmeti'nde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak görev aldı.\nİyi derecede İngilizce ve orta seviyede Yunanca bilmektedir.\n\n\nJán Kozák\nÅžu anlamlara gelebilir:\n\n\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter - Kadınlar 75 kg\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter kadınlar 75 kg müsabakaları, 12 Ağustos'ta Riocentro'da yapıldı.\nHer sporcu koparmada ve silkmede üçer kaldırış yapar. Toplam ağırlığa göre sıralama yapılır. Eşitlik hâlinde yarışma tartısında daha hafif olan sporcu üstte yer alır.\nBütün zamanlar Brezilya saati (UTC-3) iledir.\n2016 Rio öncesi rekorlar aşağıdaki gibiydi.\n\n\nWegener-Bergeron-Findeisen süreci\nWegener-Bergeron-Findeisen süreci (ya da \"soğuk yağmur süreci\"), bazı özel koşullar altında buz kristallerinin oluşumunu anlatır. Adını Alfred Wegener, Tor Bergeron ve Walter Findeisen'den alan süreçteki bu özel koşullar; çevre buhar basıncının, su üstündeki doygun buhar basıncı ile buz üstündeki alt doygunluk buhar basıncının arasında kaldığı bölgelerdeki karışık durum (aşırı soğumuş su ve buz karışımının karışık olarak bulunduğu) bulutlarında gözlenir. Bu özel çevre, sıvı su için azdoymuş fakat buz için aşırıdoymuş bir ortam olup, bunun sonuncunda, sıvı suyun aşırı hızlı buharlaşmasına ve buz kristallerinin buhar birikimi yoluyla hızlıca oluşmasına neden olur. Eğer buzun sayısal yoğunluğu sıvı suya göre daha düşükse, buz kristalleri hızla oluşup buluttan kopabilecek kadar büyüyebilir ve daha sonra alt tabaka sıcaklıkları yeterince yüksekse, eriyip yağmur damlalarına dönüşebilir.\nBergeron süreci, uygun koşulların oluştuğu durumlarda, büyük damlaların oluşması sürecinde daha etkili bir yöntemdir. Bu süreçte küçük damlalar daha çok büyük damlalar oluşur. Çünkü, sıvı su ile kristal buz arasındaki doygunluk basıncı farkı küçük damlalar (toplam kütleye katkı edebilecek kadar büyük damlalar) üzerine etkiyen doygunluk basıncının geliştirilmesinden daha baskındır. Parçacık (damla) boyutunu etkileyen diğer süreçler yağmur ve bulut fiziği altında incelenir.\n\n\nKutlu Evren\nKutlu Evren (d. 1957, Girne), Kıbrıslı Türk siyasetçi.\nİlköğretimini Köşklüçiftlik İlkokulunda, Orta ve Lise Eğitimini de Türk Maarif Koleji'nde yaptı. Yüksek öğrenimini Hacettepe Üniversitesi İşletme Yönetimi ve Turizm bölümünde tamamladı.\nSerbest meslek sahibi olarak, doğal mermer, granit ve seramik konularında faaliyet gösteren şirket sahibidir. Ticaret Odası Meclis Üyeliği, Cheshere faal üyeliği, Beşparmak Lion Kulübü kurucu üyeliği, Klasik Otomobil Kulübü kurucu üyeliği ve Spor Kulüplerinde yöneticilik gibi birçok sosyal faaliyetlerde bulunmuştur. 1991-1993 yılları arasında Ulusal Birlik Partisi'nden milletvekili seçildi.\n2013 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti genel seçimlerinde yeniden Ulusal Birlik Partisi'nden Girne milletvekili seçildi.\n15 Temmuz 2015 tarihinde kurulan CTP-UBP Koalisyon Hükümetinde Bayındırlık, Çevre ve Kültür Bakanı olarak görev aldı. 4 Nisan 2016 tarihinde görevinden istifa etti. 16 Nisan 2016 tarihinde kurulan UBP-DP Koalisyon Hükümetinde İçişleri Bakanı olarak görev aldı.\nEvli ve iki çocuk babasıdır. \n\n\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter - Kadınlar +75 kg\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda halter kadınlar +75 kg müsabakaları, 14 Ağustos'ta Riocentro'da yapıldı.\nHer sporcu koparmada ve silkmede üçer kaldırış yapar. Toplam ağırlığa göre sıralama yapılır. Eşitlik hâlinde yarışma tartısında daha hafif olan sporcu üstte yer alır.\nBütün zamanlar Brezilya saati (UTC-3) iledir.\n2016 Rio öncesi rekorlar aşağıdaki gibiydi.\n\n\nJán Kozák (1954 doğumlu futbolcu)\nJán Kozák (d. 17 Nisan 1954), orta saha pozisyonunda görev yapmış Slovak asıllı Çekoslovak millî futbolcu ve teknik direktör. Kendisiyle aynı adı taşıyan oğlu da millî futbolcudur. Temmuz 2013'ten beri Slovakya millî futbol takımını çalıştırmaktadır.\nProfesyonel futbolculuk kariyerine yılında FK Spišská Nová Ves kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Lokomotíva Košice, Dukla Praha, Lokomotíva Košice, Seraing, Bourges ve Lokomotíva Košice kulüplerinde oynadı.\n\n\nBereketzade Ali Efendi Cami\nBereketzade Ali Efendi Cami, İstanbul’un fethinden sonra Galata da inşa edilen ilk cami olarak bilinir. Banisi Galata Kulesi Dizdarlarından Bereketzade Hacı Ali Bin Hasan’dır. Kaynaklarda bir medrese ve çeşmesinden de bahsedilir. Medrese günümüze ulaşamamıştır. Zaman içerisinde harap olan çeşmesinin yerine 1732 tarihinde Defterdar Mehmed Efendi tarafından yeni bir çeşme yaptırılmıştır. Bereketzade çeşmesi 1950’li yıllarda, bulunduğu yerden kaldırılmış, Galata Kulesi’nin Beyoğlu yönündeki duvar kalıntısının önüne nakledilmiştir. Cami ise 1940 yıllarda tamamen yıkılmış arsası ise otoparka çevrilmiştir. 1990’lı yıllarda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun onayı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiştir. Ayvansarayi’nin “Hadikatül Cevami”sinde cami civarında üzerinde yazı olmayan ve Bereketzade Ali Efendi’ye ait olduğu belirtilen bir mezar taşından söz edilir. Cami Kitabe’sinde, Galata Kulesi’nden mescidin minaresine ve buradan da aşağıya Karaköy eski limana inen, ancak bir kişinin geçebileceği gizli bir geçidin olduğu yazılıdır. Cami, Bereketzade Mahallesinde, eski İngiliz Deniz Hastanesi, şimdi Beyoğlu Göz Hastanesi olan binanın yakınındadır.\n\n\nWhippomorpha\nWhippomorpha, balinalar sınıfına giren ve yakın akrabaları ile birlikte yaşayan canlı grubu. İlk kez Waddell ve arkadaşları tarafından 1999 yılında bilimsel olarak tanımlanmıştır.\n\"Taç grubu\" olarak tanımlanan, en son ortak ataları olan Tursiops truncatus ve Hippopotamus amphibius türleri içerisinde incelenir. Çift toynaklılar altgrubu içerisinde yer alırlar (bu gruba domuz ve gevişgetirenlerde dahildir). Atalarından nasıl evrimleştiği konusunda henüz net bilgi bilgi olmamasına rağmen, bu canlı grubunun hayatta kalma yönüyle güçlü olmasıyla ilişkili olduğu düşünülmektedir.\nBu canlı grubuna \"Cetancodonta\" olarak yeniden adlandırma girişimlerinde bulunulmuştur. Fakat yine de genel olarak \"Whippomorpha\" olarak bilinir.\nWhippomorpha adı, balina ve hipopotam kelimelerin İngilizce karşılıklarının birleştirilmesiyle oluşturulmuştur (\"wh\"[\"ale\"]\" + hippo\"[\"potamus\"] + Yunanca (μορφή, \"morphe = form\").\n\n\nBouldering\nBouldering ya da Türkçe adıyla küçük kaya tırmanışı bir çeşit kaya tırmanışıdır. Bu tip tırmanışta herhangi bir halat ya da kemer sistemi kullanılmamaktadır. Tamamen özel bir donanım olmadan da yapılmasının dışında, tırmanıcılar, özel bir tırmanış ayakkabısı, ellerini kuru tutmak için tebeşir tozu ve açık hava tırmanışlarında düşüş etkisini hafifletmek için süngerden yapılma minderler kullanabilir. Serbest yalnız tırmanışının aksine küçük kaya tırmanışı genellikle 6 metreden yüksek olmayan rotalarda (tırmanışın tamamlanması için izlenen yol) yapılır. Özel spor salonlarındaki yapay tırmanış duvarları ile mevsim veya etraftaki kayaların yapısından bağımsız olarak kapalı alanda antrenman yapılabilir. Açık ve kapalı alanlardaki rotaları kapsayan pek çok uluslararası yarışma bulunmaktadır.\nBouldering, ipli tırmanış ve dağcılık için bir egzersiz yöntemi olarak gelişmiştir. Bouldering (küçük kaya tırmanışı), tırmanışçıların, istediği hareketleri güvenli bir yükseklikte tekrar tekrar denemesine olanak vermektedir. Ayrıca yapılan egzersizler sonucu parmak gücünde ve dayanıklılıkta gözle görülür bir gelişme sağlamaktadır. 20. yüzyılda bu spor, diğer disiplinlerden ayrılarak gelişmiştir. Her biri farklı zorluk derecesine sahip pek çok rota geliştirilmiştir. Rotaların tırmanılabilirliğini (zorluk derecesini) göstermek için pek çok değişik derecelendirme sistemi geliştirilmiştir. Fakat günümüzde V-ölçeği (ABD’de) ve Fontainebleau ölçeği (Avrupa’da) yaygın olarak kullanılmaktadır.\n\n\nAsya halkları\nAsya halkları veya Asyatik halklar Asya nüfusunun belli bir kesiminden gelen halklardır.\nAsyalı etnik grupları sınıflandırmak konusunda organizasyonlar ve bireyler tarafından ortaya konulan farklı tanım ve coğrafik veriler vardır.\n\n\nWashington, New Jersey\nWashington, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Warren ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 6,416'dır.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nAsyalı etnik gruplar\nAsya halkları açısından bakıldığında Asya'da kıtanın iklim bölgelerine göre uyum sağlayan Arktik, subartik, ılıman, subtropikal veya tropikal iklimlere ve aynı zamanda Merkezi ve Batı Asya'da yer alan çöllere bağlı bir etnik grup bolluğundan söz edilebilir. Etnik gruplar, dağlara, çöllere ve ormanlara uyum sağlarken Asya kıyısılarındaki yerleşik etnik gruplar çok çeşitli üretim ve nakliye yöntemleri geliştirmişlerdir. Asya'da yer alan farklılıklar kültürel, ekonomik ve tarihi kökenlere sahiptir.\n\n\nPark Ridge, New Jersey\nPark Ridge, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Bergen ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 8,645'tir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nSouth Amboy, New Jersey\nSouth Amboy, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Middlesex ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 8,631'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nNorthfield, New Jersey\nNorthfield ABD'nin New Jersey eyaletine bağlı Atlantic ilçesinde bulunan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 2010 sayımına göre 8,624'tür.\n\n\nCresskill, New Jersey\nCresskill, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Bergen ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 8,573'tür.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nRunnemede, New Jersey\nRunnemede, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Camden ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 8,468'tir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nNorth Haledon, New Jersey\nNorth Haledon, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Passaic ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 8,417'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nAbsecon, New Jersey\nAbsecon, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Atlantic ilçesinde yer alan bir şehirdir.\n\n\nCloster, New Jersey\nCloster, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Bergen ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 8,373'tür.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nBoonton, New Jersey\nBoonton, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Morris ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 8,347'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nHaledon, New Jersey\nHaledon, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Passaic ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 8,318'tir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nDevlet borcu\nDevlet borcu veya kamu borcu, bir devletin iç ve dış borçlarıdır. Bir devlet borcu hazine bonosu, devlet tahvili ve benzeri menkul kıymetler veya dış kredi sözleşmeleri yoluyla borçlanması sonucu ortaya çıkmaktadır.\n\n\nSpotswood, New Jersey\nSpotswood, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Middlesex ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 8,257'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nUpper Saddle River, New Jersey\nUpper Saddle River, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Bergen ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 8,208'tir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nBogota, New Jersey\nBogota, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Bergen ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 8,249'dur.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nClayton, New Jersey\nClayton, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Gloucester ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 8.179'dur.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65.496 kişi, 26.845 ev ve 17.835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64,0% Beyaz, 33,0% Afrikan Amerikan, 0,1% Yerli Amerikan, 1,2% Asyalı, 0,6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57.537 kişi, 23.685 ev ve 17.708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64,0% Beyaz, 33,0% Afrikan Amerikan, 0,1% Yerli Amerikan, 1,2% Asyalı, 0,6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\n2017 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Kıbrıs Cumhuriyeti\nKıbrıs Cumhuriyeti, 2017 Eurovision Şarkı Yarışması'na katılacaktır. Kıbrıs Cumhuriyeti'nin şarkı ve temsilcisi, ülkenin kamusal yayın kuruluşu Ραδιοφωνικό Ίδρυμα Κύπρου (CyBC) kanalı tarafından \"Görevlendirme\" yöntemi doğrultusunda Ukrayna'da Kıbrıs Cumhuriyeti'ni temsil eden kişi belirlenmiştir. Kıbrıs Cumhuriyeti'ni yarışmada Gravity adlı şarkıyla Hovig temsil edecektir.\nKıbrıs Cumhuriyeti 9 Mayıs 2017 tarihinde yapılan Eurovision Şarkı Yarışması'nın birinci yarı finalinde yer almıştır. Birinci yarı finalde \"Gravity\" şarkısı 15. sırada çıkmış ve gecenin sonunda 13 Mayıs 2017 tarihinde yapılan finale çıkmayı başarmıştır. Daha sonradan Kıbrıs Cumhuriyeti'nin yarı finalde 18 ülke arasından 164 puanla 5. olarak çıktığı açıklanmıştır. Finalde Kıbrıs Cumhuriyeti 19. sırada sahneye çıkmış ve yarışmada 26 ülke arasından yirmi birinci olmuştur.\n2017 yarışması'ndan önce, Kıbrıs Cumhuriyeti Eurovision Şarkı Yarışması'na otuz üç kez katılmış, ilk katılımını 1981 yılında gerçekleştirmiştir. en iyi sonucu beşincilik olup, üç kez bu sonucu elde etmiştir: 1982 yılında Anna Vissi tarafından seslendirilen \"Mono İ Agapi\" ile, 1997 yılında Hara ve Andreas Konstantinu tarafından seslendirilen \"Mana Mou\" ile ve 2004 yılında Lisa Andreas tarafından seslendirilen \"Stronger Every Minute\" ile bu sonuçları elde etmiştir. Kıbrıs Cumhuriyeti'nin en kötü sonucu: 1986 yılında Elpida tarafından seslendirilen \"Tora Zo\" ile almıştır. 2012 yılında, Kıbrıs Cumhuriyeti, Bakü'de yapılan yarışmaya İvi Adamu'yu ülkesini temsil etmek için seçmiş, Adamu final'de 16. olarak 2004 yılından bu yana aldığı sonucu almıştır. 2013 yılında, Kıbrıs Cumhuriyeti, Malmö'de temsil etmesi için Despina Olimpiu'yu görevlendirmiş, fakat finale çıkamadan elenmiştir. Ekim 2013'te, Ülkelerinde yaşanan finansal kriz nedeniyle 2014 Eurovision Şarkı Yarışması'na katılamayacağını açıklamıştır. 2016 yılında \"Alter Ego\" adlı şarkısıyla Minus One ile katılmış, yarışmada finale çıkmış, finalde 21. olmuştur.\nKıbrıslı Ulusal Yayımcısı Ραδιοφωνικό Ίδρυμα Κύπρου (CyBC) Kıbrıs Cumhuriyeti'nin temsilcisini seçmek için görevlendirilen kuruluştur. Kıbrıs Cumhuriyeti geçmişte temsilcisini seçmek için birçok method denemiştir. Temsilcisini canlı Ulusal Final gösterisi ile çoğu kez seçmiştir. Bir de \"Görevlendirme\" yöntemi ile temsilci ve şarkı seçimi yapmış, bu uygulama ara yıllarda bu method uygulanmaktadır. 2017 yılı için de CyBC kanalı \"Görevlendirme\" yöntemi ile temsilcilerini seçeceklerini açıkladı.\nCyBC kanalı Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 2017 Eurovision Şarkı Yarışması temsilcisi belirlemek adına Görevlendirme yöntemini yapacağını belirlemiş, şarkıcı veya şarkı yazarlarından gelen başvuru alımı yapmamıştır. CyBC kanalı Kıbrıs Cumhuriyeti'ni 2017 Eurovision Şarkı Yarışması'nda temsil edecek kişinin 21 Ekim 2016 tarihinde açıklayacağını duyurmuştur.\n21 Ekim 2017 tarihinde Kıbrıslı yayımcı CyBC Kıbrıs Cumhuriyeti'ni 2017 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hovig'in temsil edeceği açıklanmıştır.\nEurovision kurallarına göre, tüm ülkeler, ev sahibi ülke ve \"Big 5\" (Fransa, Almanya, İtalya, İspanya ve Birleşik Krallık) ülkeleri dışında iki yarı finalli sistemde yarışarak finale çıkmak üzere; her yarı finalden ilk on'a giren ülkeler finale çıkma şansını yakalamıştır. Avrupa Yayın Birliği (EBU) önceki yarışmaları göz önünde bulundurarak kura çekimi için altı ayrı fanusa koymuş, oylama tarihlerindeki ülkeler kim yakınsa aynı fanusta yer almıştır. 31 Ocak 2017 tarihinde, özel kura çekimi töreninde, hangi yarı finalin hangi yarısında yer alacağı belirlenmiştir. İzlanda'nın 9 Mayıs 2017 tarihindeki birinci yarı finalde yarışmasına karar verilmiş, ve Yarı final'in ikinci yarısında yer alacağı belirlenmiştir.\n2017'nin bütün katılımcı şarkıları yayınlandıktan sonra yarışmanın yönetmenleri Yarı finallerde hangi ülkenin kaçıncı sırada çıkacağı belirlenmiştir. Yarışmanın yönetmenleri Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Çek Cumhuriyeti'nden sonra ve Ermenistan'dan önce 15. sırada sahne almasına karar vermiştir.\nHovig, teknik provalarda 1 Mayıs ve 5 Mayıs tarihlerinde, ardından 8-9 Mayıs tarihlerinde kıyafet provalarında yer aldı. Bu, her ülkenin profesyonel jürilerinin rekabet halindeki girdileri izlediği ve oy kullandığı 10 Mayıs jüri şovunu içeriyordu.\nGösterinin sonunda, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin ilk 10'da yer aldığı ve daha sonra büyük finale yükseldiği ilan edildi. Daha sonradan Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 164 puan alarak beşinci olarak finale çıktığı açıklanmıştır.\n1. Yarı final'in ardından finale yükselen 10 ülke için Basın Konferansı yapılmıştır. Bu Konferansta yükselen ülkenin katılımcısı fanustan Finalin hangi yarısında çıkacağına dair belirleme amaçlıydı. Kıbrıs Cumhuriyeti'nin finalde ikinci yarı'da çıkmasına kararlaştırılmıştır. Finalden bir gün önce yarışmanın yapımcıları Yarı finallerden yükselen ülkelerin hangi sırada çıkacağını belirlemiştir. Kıbrıs Cumhuriyeti finalde Birleşik Krallık'tan sonra ve Romanya'dan önce 19. sırada sahne almıştır.\nHovig finalden önce yani 11 ve 12 Mayıs tarihlerinde yeniden kostümlü provalarda sahne almış, 11 Mayıs'ta yapılan jüri finalinde Jüriler Canlı gösteri öncesi oylarını iletmiştir. Hovig yarı finaldeki performansını tekrar sergilemiş, Kıbrıs Cumhuriyeti finalde 68 puanla yirmi birinci olmuştur.\nAşağıda, Kıbrıs Cumhuriyeti'ne verilen ve yarışmanın ilk yarı finali ve grand finalinde Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından verilen puanların dökümü ve iki şovda yapılan jüri oy ve televotasyonunun dağılımı verilmiştir\n\n\nNewton, New Jersey\nNewton, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Sussex ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,997'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nOradell, New Jersey\nOradell, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Bergen ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,978'tir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nKenilworth, New Jersey\nKenilworth, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Union ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,914'tür.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nMontvale, New Jersey\nMontvale, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Bergen ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,844'tür.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nZekeriya Birkan\nZekeriya Birkan (d. 1 Ocak 1967, Çaykara) Türk avukat ve siyasetçi. 8 Temmuz 2019'dan beri Adalet Bakan Yardımcısı.\nİlkokulu Trabzon'un Of ilçesine bağlı Eskipazar köyünde, liseyi ise Ankara'da Keçiören Lisesi'nde tamamlamıştır. Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler Akademisi'nde 2 yıl eğitim gördükten sonra 1987 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girmiş ve 1992 yılında buradan mezun olmuştur.\nEvli ve 3 çocuk babasıdır.\nBirkan, meslek yaşamına 1992 yılında Bursa Barosu’na kayıtlı serbest avukat olarak başladı. Daha sonra Baroda Değişim Grubu adlı mesleki platformu kurdu ve 15 Mayıs 2011’de gerçekleşen olağanüstü genel kurulda Bursa Barosu'nun 25. dönem başkanı seçildi. Lahey'deki Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde kamu kurumlarını temsil etti.\nSiyasete Refah Partisi ile başlayan Birkan, il ve ilçe yöneticiliği görevlerinde bulundu. 28 Şubat Sürecinde partinin hukuki çalışmalarında görev aldı. Refah Partisi'nin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasının ardından 1998 yılında Fazilet Partisi'ne katıldı ve ilçe başkanı oldu. 1999 yılında gerçekleşen yerel seçimlerde belediye başkanlığına aday oldu. Fazilet Partisi'nin kapatılmasının ardından Adalet ve Kalkınma Partisi'ne katılan Birkan, İl Demokrasi ve Hakem Kurulu Başkanlığı görevinde bulundu. Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) il temsilciliği, İlim Yayma Cemiyeti mütevelli heyeti, Bursaspor denetim kurulu üyeliği yaptı.\n7 Haziran 2015 genel seçimlerinde Bursa milletvekili olarak TBMM'ye girdi. 1 Kasım 2015'te gerçekleşen genel seçimlerde yeniden Bursa milletvekili oldu. 2016-2017 yıllarında AK Parti Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yaptı. TBMM'de bulunduğu sürede TBMM Anayasa Komisyonu, TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu, TBMM 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu üyeliklerinde bulunmuş ve Bolivya Dostluk Grubu başkanlığı yapmıştır.\nBirkan, 8 Temmuz 2019 tarihinde yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Adalet Bakan Yardımcısı olarak atanmıştır.\n\n\nBedum\nBedum, Hollanda'nın Groningen ilinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 2014 yılında 10,459'dur. Ayrıca Hollandalı millî futbolcu Arjen Robben'in doğduğu şehirdir.\n\n\nCaldwell, New Jersey\nCaldwell, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Essex ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,822'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nBernardsville, New Jersey\nBernardsville, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Somerset ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,707'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nBloomingdale, New Jersey\nBloomingdale, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Passaic ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,656'dır.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nWood-Ridge, New Jersey\nWood-Ridge, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Bergen ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,626'dır.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nUtku Çakırözer\nUtku Çakırözer (d. 24 Nisan 1970, Eskişehir) Türk siyasetçi ve gazeteci.\nEskişehir Anadolu Lisesi'nden mezun olduktan sonra, Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nü bitirmiş, yüksek lisansını aynı üniversitede Siyaset Bilimi alanında yapmıştır. Maryland Üniversitesi'nde (ABD) dijital gazetecilik eğitimi almıştır.\nLos Angeles Times ve Washington Post gazetelerinde mesleki deneyim kazanmış, Milliyet, Akşam ve Cumhuriyet gazetelerinde muhabirlik yapmış Akşam ve Cumhuriyet gazetelerinde Ankara temsilciliği ve Cumhuriyet gazetesi’nde genel yayın yönetmenliği görevlerini üstlenmiştir.\nAnkara Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi'nde gazetecilik dersleri vermiştir.\nSedat Simavi, Nezih Demirkent, Çağdaş Gazeteciler Derneği ödülleri; Uluslararası Daniel Pearl Basın Bursu ve Humphrey Bursu sahibidir.\n25. ve 26. dönem CHP Eskişehir milletvekilidir.\nİngilizce bilen Çakırözer, evlidir.\n\n\nKristine Sutherland\nKristine Sutherland (d. Kristine Young; 17 Nisan 1955) en çok bütün sezonlarında yer aldığı \"Buffy the Vampire Slayer\" adlı televizyon dizisinde oynadığı Buffy Summers'ın annesi Joyce Summers karakteri ile tanınan bir Amerikan oyuncu. \"Honey, I Shrunk the Kids\" filminde ise Bayan Thompson rolünü oynamıştır.\n\n\nFinansal varlık\nFinansal varlık, değeri banka mevduatları, tahvil ve hisse senetleri gibi sözleşmelerden türeyen bir varlıktır. Finansal varlıklar genellikle malların veya gayrimenkul gibi diğer maddi varlıklardan daha likide sahiptirler ve finansal piyasalarda işlem görebilmektedirler.\n\n\nZiya Altunyaldız\nZiya Altunyaldız (d. 10 Ocak 1963, Bozkır, Konya) Türk bürokrat ve siyasetçi.\n1983 yılında Konya İmam Hatip Lisesi'nden, 1987 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olmuştur. ABD'de West Coast Üniversitesi'nde Uluslararası İşletme İdaresi alanında yüksek lisans yapmış, İngiltere'de Londra Metropolitan Üniversitesi'nde Uluslararası Karşılaştırmalı Ticaret Hukuku alanında diploma sonrası programı tamamlamıştır.\nDevlet Planlama Teşkilatı'nda Uzman Yardımcısı olarak görev yapmış, Dış Ticaret Müsteşarlığı'nda; çeşitli görevler üstlendikten sonra müsteşar yardımcısı olarak görev almış, Londra Büyükelçiliği'nde Ticaret Müşavirliği görevini yürütmüştür. 2010 yılında Gümrük Müsteşarı olmuş. 2011 yılında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın kurulması üzerine yeniden Bakanlık Müsteşarı olarak atanmış ve 2015 Türkiye genel seçimlerinde aday olmak üzere müsteşarlık görevinden istifa etmiştir.\n25. 26. ve 27. dönem Konya milletvekilidir ve Kasım 2015 - Haziran 2018 tarihlerinde itibarıyla TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı olmuştur. Ocak 2020 itibarıyla AKPM Yapay Zeka ve İnsan Hakları Alt Komitesi Başkanıdır.\nÇok iyi düzeyde İngilizce bilmektedir. Evli ve 2 çocuk babasıdır.\n\n\nBerlin, New Jersey\nBerlin, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Camden ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,588'tir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nAnavatan Çağırıyor\nAnavatan Çağırıyor (Rusça: Родина-мать зовёт - Rodina-mat' zovyot), Volgograd'daki Mamayev Kurgan tepesinde bulunan ve Stalingrad Muharebesi anısına inşa edilen heykel. Tasarımı heykeltıraş Yevgeniy Vuçetiç ve inşaat mühendisi Nikolai Nikitin tarafından yapılan heykel, 1967 yılında açılışı gerçekleştirildiğinde dünyanın en büyük heykeli idi. Günümüzde ise, dünyadaki en büyük kadın heykeli ve en büyük din dışı konuyu kapsayan heykel konumundadır.\nAnavatan Çağırıyor, elinde kılıçla arkasındakileri düşmana karşı savaşmaya çağıran bir kadın figürüdür. Yapımında 5.500 ton beton ve 2.400 ton metal kullanılan heykelin ana yüksekliği 85 metre, ağırlığı yaklaşık 8.000 tondur. 1949 yılında Berlin'de inşa edilen Sovyet Savaş Anıtı ve 1979 yılında Magnitogorsk'ta inşa edilen Arka-Ön Anıtı ile birlikte triptik üçlemesinin bir parçasıdır. Bu üç heykel de savaş kılıcı taşıyan insan tasviridir.\nKızıl Ordu mensubu yaklaşık 35 bin asker, heykelin yer aldığı Mamayev Kurgan tepesinde gömülüdür. Heykel günümüzde Rusya'nın ulusal sembolleri arasında sayılır ve Volgograd Oblastı'nın resmî arması ile bayrağında yer alır.\n1958 yılında Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu, Stalingrad Muharebesi'ni ölümsüzleştirmek amacıyla bir anıt projesi başlatmaya karar verdi. Akabinde kapsamlı bir kampanya başlatılarak bölgedeki mayın ve bombaların temizlenmesi sonrasında heykelin temeli atıldı. Yapılacak heykele dair başlangıçta Sovyet tasarımcı Ernst Neizvestnıy tarafından katlanmış kızıl bir bayrak taşıyan kadın ile yanında diz çöken asker figür fikri ortaya atılsa da daha sonra bu fikirden vazgeçildi. Yevgeniy Vuçetiç ve Nikolai Nikitin tarafından tasarımı yapılan anıt, işgalcilere karşı oğullarını çağıran ve elinde öne doğru kılıç doğrultan bir kadın figürü fikriyle inşa edilmeye başlandı.\nÇeşitli kaynaklara göre bu heykelin inşa fikrinde daha önce yapılan heykellerin prototiplerinden yararlanılmıştır. Paris'te bulunan Zafer Takı'nın üzerinde yer alan La Marseillaise anısına inşa edilen heykeller ve Semadirek Kanatlı Zaferi heykeli, Anavatan Çağırıyor heykelinin inşasında model ve ilham alındığı ifade edilen heykellerdir. Heykelin, Roma mitolojisindeki tanrıça Victoria ve Yunan mitolojisindeki Nike'nin modern yorumu olduğuna dair yorumlar da mevcuttur.\nHeykelin yapımı, tasarım, konsept ve altyapı hazırlıkları ve son 8 yılı inşa çalışmaları olmak üzere toplam 15 yıl sürdü. Anıtın yapımına Stalingrad'da (şimdiki Volgograd) Mayıs 1959'da başlandı. 15 Ekim 1967 tarihinde ise resmî açılışı gerçekleştirildi. Törene, Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Leonid Brejnev, Savunma Bakanı Andrey Greçko ve Sovyetler Birliği Mareşallerinden Andrey Yeryomenko ile Vasili Çuykov'un aralarında bulunduğu isimlerin yanı sıra on binlerce Sovyet vatandaşı katıldı. Heykel, açıldığı gün itibarıyla dünyanın en büyük heykeli unvanının sahibi oldu. Ardından geçen sürede daha yüksek heykeller inşa edilmesine karşın günümüzde, dünyanın en büyük kadın heykeli ve en büyük din dışı konuyu kapsayan heykeli konumundadır.\nAnavatan Çağırıyor, diğer yüksek heykeller ile karşılaştırıldığında, sağ elinde bir kılıç tutması ve sol eliyle çağırma hareketi yapması nedeniyle, diğer heykellere göre daha karmaşık mühendislik ögelerine sahiptir. İçi boş olan heykelin yapımında beton ve tel halatlarla yapılan kombinasyon önem taşır. Nikolai Nikitin daha önce bu teknolojiyi, yine kendi eseri olan 540,1 metre uzunluğundaki Ostankino Kulesi'nin tasarımında kullanmıştı.\nHeykel alanı etrafındaki yapılarla birlikte toplam 26 hektarlık bir bölgeyi kapsar. Yapımında, durduğu kaide hariç 5.500 ton beton ve 2.400 ton metal kullanılmıştır. İlk giriş yerinde \"Nesillerin Hafızası\" adında bir giriş kaidesi bulunur. Kaidede temsili 11 figürü içeren kabartmalar ve Mamayev Kurgan'da ölen askerlere övgü yazıları bulunur. İlerde, Naziler tarafından bombalanan binaların kalıntıları yer alır. Bu bölgenin yanında \"Kahramanlar Meydanı\" adında bir alan bulunur ve burada, savaşta görev alan çeşitli grupları temsil eden 6 küçük kaide vardır.\nHeykelin toplam yüksekliği 85 metredir. Bu boyutuyla 2014 itibarıyla dünyanın en uzun 12. heykeli konumundadır. Kılıç hariç yüksekliği ise 52 metredir. Heykelin temel derinliği 16 metredir. Anıtın ağırlığı 8.000 tondan fazladır. Kaidesinde Stalingrad Muharebesi'nde geçen 200 güne atfen 200 adımlık bir yol bulunur. Bu yolun başında, içi boş bir Kızıl Ordu askeri anıtı bulunur ve içerisinde oda oda bölmeler mevcuttur. Bu bölmeler arasındaki duvarların kalınlığı 25 ile 30 santimetre arasında değişmekte olup, sağlamlık için demir kablolar tarafından desteklenmektedir.\nVolgograd'da yaşayan Valentina İzotova heykele rol modelliği yapmıştır.\nHeykelin elindeki kılıç 14 ton ağırlığında 33 metre uzunluğundadır ve etrafı paslanmaz çelikten üretilen levhalarla kaplıdır. Kılıç, büyüklüğü nedeniyle fırtına ve rüzgârlardan etkilenmekte ve zamanla elin kılıcı tuttuğu bölgede deformasyonlar oluşmaktadır. Diğer taraftan yeraltı suları da heykelin zeminine zarar vermektedir ve bu nedenle yapıldığı günden bu yana yaklaşık 20 santimetre kaymıştır. Ayrıca yine zamanla yağışlı havalarda metal sesi ortaya çıkmakta ve titanyum tabakaları zarar görmektedir. Bu nedenle 1972 yılında önlem olarak kılıçta delikler açılmış, 1986 yılında da beton altyapısı güçlendirilmiştir.\n1972, 1986 ve 2010 yıllarında olmak üzere üç kere ana restorasyon çalışması yapılmıştır. Güçlü rüzgârlarda kılıcın sallanması üzerine 1972 yılındaki restorasyonda çelik kılıcın yerine titanyum bir kılıç konulmuş, 2010 yılındaki restorasyonda ise kılıç onarılarak güçlendirilmiştir.\nHeykelin konumlanması için seçilen yer olan Mamayev Kurgan tepesi, Stalingrad Muharebesi'nde en çetin ve kanlı savaşların yaşandığı yerlerden birisidir. Tepe, savaşan taraflar arasında defalarca el değiştirmiş, Kızıl Ordu bu tepede pek çok kayıp vermiştir. Yapılan araştırmalara göre 35 bin civarında askerin bu tepede gömülü olduğu belirtilmektedir. Heykel ve bulunduğu anıt kompleksi Sovyet yurttaşlarının II. Dünya Savaşı'nın dönüm noktası olarak kabul edilen Stalingrad Muharebesi'ndeki kahramanlıklarının ve vatanseverliğinin sembolüdür. Muharebede 300'den fazla Nazi askerini öldüren keskin nişancı ve ilk Sovyetler Birliği Mareşali Vasili Çuykov, bu heykelin yakınındaki anıt mezarlığa gömülmüştür. Ayrıca benzer olarak savaşta kahramanlık gösteren diğer keskin bir nişancı Vasili Zaytsev de 2006 yılında buraya gömülmüştür.\nHeykelin sağ elinde yükselen kılıç, vatanın kutsallığını simgelerken, sol el Volgograd'a doğru yol göstermektedir. Heykel, geceleri aydınlatılmaktadır. Anavatan Çağırıyor, Berlin'deki Sovyet Savaş Anıtı ve Magnitogorsk'daki Arka-Ön Anıtı ile birlikte savaş kılıcı taşıyan heykellerin triptik üçlemesinin bir parçasıdır.\nGerek geçmişte Sovyetler Birliği cumhuriyetlerinde gerekse günümüzde Rusya'da heykelin resimlerinin bulunduğu posta pulları, madenî para, madalya gibi materyaller üretilmiştir. Volgograd Oblastı'nın hem armasında, hem de bayrağında heykelin bir resmi yer alır. Heykel günümüzde halen Rusya'nın sembolleri arasında sayılmaktadır. 2013 yılında 224.6 milyon oy kullanılarak yapılan bir halk araştırmasında Anavatan Çağırıyor heykeli Rusya'nın sembollerinden biri olarak seçilmiştir. Buna benzer bir araştırma 2008 yılında da yapılmış ve heykelin bulunduğu tepe Rusya'nın yedi harikasından biri seçilmiştir. Çin'in Mançurya bölgesinde bu anıtın minyatür bir kopyası bulunmaktadır.\nHer yıl 3 milyondan fazla insanın heykeli ziyaret ettiği belirtilmektedir.\nHeykel ve bulunduğu alan 31 Ocak 2008 tarihinde federal bölge listesine eklenmiştir. O tarihten bu yana federal kanunlarla korunmaktadır. Heykel ve çevresindeki kompleks UNESCO Dünya Mirası aday listesindedir.\nBüyük boyutlu yapıları tanımlamak için kullanılan gigantomani türünün bir örneği olan heykel hakkında çeşitli olumsuz yorumlar da yapılmıştır. Mimari eleştirmeni Jonathan Meades, heykeli bir kiç örneği olarak betimleyerek zaten var olan bir tarzın bir kopyası olarak tarif etmiştir. Rus mimar Vladimir Tserkovnikov 2013 yılında dönemin Rusya Kültür Bakanı Vladimir Medina'ya açık mektup yollayarak heykelin Nikitin tarafından büyük hatalarla inşa edildiğini ve zamanla yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade etmiştir.\n\n\nHilmi Bilgin\nHilmi Bilgin (d. 26 Mayıs 1972, Kangal) Türk Avukat, siyasetçi ve mevcut Sivas belediye başkanı.\nAnkara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirmiştir. SSK Sivas İl Müdürlüğünde kurum avukatı olarak görev yapmış ardından serbest avukat olarak çalışmıştır. Sivas Barosu Disiplin ve Yönetim Kurulları Üyeliği, Sivas Baro Başkanlığı (2010-2011) görevlerinde bulunmuştur. Çeşitli sivil toplum örgütlerinde görevler almıştır. 24. 25. ve 26. Sivas Milletvekili seçilmiştir. 21 Temmuz 2018 tarihinde Adalet Bakanı yardımcısı olmuştur. 2019 yerel seçimlerinde Sivas Belediye Başkanlığı'na adaylığını koymuştur ve Sivas Belediye Başkanlığı görevine başlamıştır. Orta düzeyde İngilizce bilmektedir. Evlidir.\n\n\nHüseyin Özbakır\nHüseyin Özbakır (d. 1 Mart 1950, Sürmene) Türk savcı ve siyasetçi.\nİstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirmiştir. Yavuzeli, Refahiye, Germencik Savcılığı; Gürün, Kırklareli, Sakarya, 2006-2015 yılları arasında Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı görevlerinde bulunmuştur. Evli ve 3 çocuk babasıdır.\nKırklareli Cumhuriyet Başsavcısı iken, dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan Pınarhisar Cezaevi'nde hapis yatmıştır.\n\n\nRobia LaMorte\nRobia La Morte ismiyle de bilinen Robia Brett LaMorte (d. 7 Temmuz 1970), bir Amerikalı oyuncu ve eski dansçı. En çok dansçı olarak, müzisyen Prince'in sözcüsü olarak ve \"Buffy the Vampire Slayer\" televizyon dizisinin ana kadrosundaki Jenny Calendar rolüyle tanınır.\n\n\nYakup Akkaya\nYakup Akkaya (d. 25 Nisan 1957, Ordu) Türk sendikacı ve siyasetçi.\nAkşam Lisesi mezunudur. 1976 yılından itibaren sendikal yaşama girmiş Basın İş Sendikasında İş Yeri Temsilciliği, Genel Teşkilat Sekreterliği, Genel Eğitim Sekreterliği, Genel Sekreterlik ve Genel Başkanlık görevlerinde bulunmuştur. TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu Üyeliği ve Basın İlan Kurumu Genel Kurul üyeliği görevlerini yürütmüştür. Meslek Kuruluşları, İşçi Sendikaları ve Diğer Sivil Toplum Kuruluşlarından Sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcılığı görevini üstlenmiştir. 26. Dönem İstanbul (1. bölge) milletvekilidir. Evli ve 1 çocuk babasıdır.\n\n\nKamboçya Teknoloji Enstitüsü\nKamboçya Teknoloji Enstitüsü (Kmerce: វិទ្យាស្ថានបច្ចេកវិទ្យាកម្ពុជា; Fransızca: \"Institut de technologie du Cambodge\"; İngilizce: \"Institute of Technology of Cambodia\", ITC), Kamboçya'nın başkenti Phnom Penh'de bulunan yükseköğretim ve bilimsel araştırma kuruluşudur.\n\n\nSergey Karasyov (futbol hakemi)\nSergey Gennadyeviç Karasyov (; d. 12 Haziran 1979) Rus hakem.\nKarasyov, 2010'da FIFA hakemi oldu. 2014 FIFA Dünya Kupası elemelerinde, İskoçya ve Makedonya arasındaki maç ile başlayarak hakemlik yaptı.\n\n\nOptik cihaz\nOptik cihaz veya optik alet, bir görüntünün görünümünü geliştirmek amacıyla ışık dalgalarını yönlendiren veya bir dizi karakteristik özelliklerini belirlemek amacıyla ışık dalgalarını (veya fotonlar) analiz etmede kullanılan bir araçtır.\nÇeşitli sınıftaki optik cihaz veya aletler optik malzemelerin özelliklerini analiz etmede kullanılırlar.\nBazı optik cihaz veya aletler ışığı değişime uğratarak görmeye, resimlemeye veya elektronik algılamaya yardım etmede kullanılırlar.\n\n\nAVROTROS\nAVROTROS, Kıbrıs'ta kamu yayıncılığı yapan kurum. 1927'de kurulan AVRO ve TROS kanallarından birleşimiyle 1 Ocak 2014 tarihinde kurulmuş kanaldır. 7 Eylül'de bu isimle yayın hayatına devam etmiştir.\n\n\nPrince Segbefia\nKossi Prince Segbefia (d. 11 Mart 1991, Lomé) 1. Lig ekiplerinden Gazişehir Gaziantep'te oynayan orta saha pozisyonunda yer alan Togolu millî futbolcudur.\n\n\nKapitan Andreevo\nKapitan Andreevo (), Bulgaristan'ın Hasköy iline bağlı Svilengrad belediyesinde bulunan bir köydür. Köy Türkiye sınırında yer almakta olup kendisi ile aynı ada sahip bir sınır kapısı bulunmaktadır. Yanından uzanan Meriç Otoyolu, doğuda Türkiye sınırına ulaşır. Köyün nüfusu 2015 yılı itibarı ile 974'tür. Osmanlı döneminde Virantekke adıyla bilinmekteydi.\n\n\nChicago Fire SC 2016 sezonu\nChicago Fire SC 2016 sezonu, Chicago Fire'ın kuruluşundan itibaren 21. sezonu, ulusal ligdeki 19. sezonudur.\n\n\nMazda MX-6\nMazda MX-6, Mazda tarafından 1987-1997 yılları arasında üretilen bir spor otomobil modelidir. Araç Mazda 626 ve daha sonraki Ford Probe ile mekanik olarak aynıydı.\n\n\nMazda MX-3\nMazda MX-3, Mazda tarafından 1991-1998 yılları arasında üretilen bir spor kompakt otomobil modelidir. Araç ilk olarak 1991 Cenevre Otomobil Fuarı'nda tanıtılmıştır.\nMX-3 Kanada'da Mazda MX-3 Precidia, Avustralya'da Eunos 30X, Japonya'da Eunos Presso, Autozam AZ-3 ve Mazda AZ-3 adlarıyla satılmıştır.\n\n\nKuzey şişe burunlu balinası\nKuzey şişe burunlu balinası (\"Hyperoodon ampullatus\"), gagalı balinagiller (Ziphiidae) familyasından \"Hyperoodon\" cinsine ait iki balina türünden biridir. Norveç ve Birleşik Krallık'ta 19. yüzyıl ve 20. yüzyıl başlarında avlanmıştır. 1453 metre ile bilinen en derine dalabilen memelidir. Johann Reinhold Forster tarafından 1770 yılında tanımlanmıştır.\nKuzey şişe burunlu balinası yetişkinlerinin boyları 9,8 metre olarak ölçülmüş, 11,2 metreye kadar ulaşabildiği iddia edilmektedir. Gaga erkeklerde beyaz dişilerde gri renklidir. Sırt yüzgeci vücudun geri tarafında ve 30-38 santimetre civarında olup diğer balina türlerine göre küçüktür. Çok büyük hayvanlar olduğu için ağırlıklarını ölçmek çok zor olup yaklaşık 5,8 ile 7,5 ton arasında olduğu tahmin edilmektedir.\nKuzey şişe burunlu balinası yayılımı Atlas Okyanusu'nun kuzeyidir. Serin veya soğuk sularda bulunurlar. Derinlikleri tercih ederler. Popülasyonu bilinmemekle birlikte 10.000 civarında olduğu tahmin edilmektedir. 20 Ocak 2006 tarihinde Londra şehri merkezinde Thames Nehri'nde görülmüştür. Kurtarılmaya çalışılırken ölmüştür.\nBütün diğer gagalı balinagiller gibi onlar da büyük derinliklerde avladıkları kafadan bacaklılar ve balık ile beslenir. 1 saat ve üzeri dalma süresine sahiptirler. Çok derinlere dalabilen balinalar olmalarına rağmen küçük gruplar halinde sığ sulara gelip, oynayabilir ve dinlenebilirler.\nBalina avcılığının başlamasından önceki sayıları 40000 ile 50000 arasında olduğu tahmin edilmektedir. 1850 ile 1973 tarihleri arasında 88000 civarında balina Norveç ve İngiliz avcılarınca yakalanmıştır. Norveç avcılığı 1973 yılında yasaklamıştır ancak Faroe Adalarında devam etmektedir.\n\n\nKasım Bostan\nKasım Bostan (d. 20 Eylül 1962), Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) milletvekilliği görevini 1 Kasım tarihinden beri sürdüren Türk bürokrat ve siyasetçi. Kasım 2015 Türkiye genel seçimleri'nde AK Parti milletvekili olarak meclise girmiştir.\nKasım Bostan 20 Eylül 1962 tarihinde Hüseyin Bey ve Havva Hanım'ın çocuğu olarak Balıkesir'in Kepsut ilçesine bağlı Bükdere Köyü'nde doğdu. İlk öğrenimine doğduğu köyde başlayıp Dursunbey'de tamamladı. Orta ve lise öğrenimini Balıkesir İmam hatip lisesi'nde tamamlamasının ardından Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi'nden mezun oldu. Diyanet İşleri Başkanlığında memur şef, Sosyal hizmetler ve çocuk Esirgeme kurumu'nda Kurum Müdürü, Çevre Bakanlığında Şube Müdürü, Başbakanlık'ta Şube Müdürü, Daire Başkanı, Başbakanlık Müşaviri ve Ekonomik Sosyal ve Kültürel İşler Başkanı görevlerini sürdürdü. Evli ve iki çocuk babasıdır.\nKasım Bostan, hiçbir partinin tek başına iktidar olabilmek için gereken sandalye sayısına ulaşamadığı Haziran 2015 Türkiye genel seçimleri'nde Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) milletvekili adayı olmuş fakat seçilememiştir. Bostan, Kasım 2015 Türkiye genel seçimleri'nde AK Parti Balıkesir milletvekili olarak meclise girdi. Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) Komisyonu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Estonya Dostluk Grubu Başkanlığı görevini sürdüren Bostan, ayrıca Plan ve Bütçe Komisyonu üyesidir.\n\n\nSivas'ta 2009 Türkiye yerel seçimleri\n29 Mart 2009 Genel Seçimleri'nde (resmî adıyla 29 Mart 2009 Mahalli İdareler Genel Seçimleri) Sivas Belediyesi ile 16 ilçenin ve 29 beldenin belediye başkanı seçilmiştir.Sonuçlar Yüksek Seçim Kurulu'nun resmî verileridir.\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n\n\nAlex Vincent (oyuncu)\nAlex Vincent (d. 29 Nisan 1981),Amerikalı oyuncu. 2013 yapımı \"Chucky'nin Laneti\" filminde canlandırdığı Andy Barclay rolüyle başarılı bir performans gösterdi.\n\n\nPaolo Lucio Anafesto\nPaolo Lucio Anafesto (Latince : \"Anafestus Paulucius\") (d. ? ,Oderzo- ö. 717). Geleneksel iddialara göre 697-717 döneminde Venedik Cumhuriyeti \"Doçe\" unvanı ile devlet başkanı seçilen ve Venedik Dukası unvanını ilk taşıyan kişidir.\nCumhuriyetin resmi kuruluş hikâyesine katkıda bulunanlar ve değişik tarihçiler bu ilk doçe hüviyeti için değişik hipotezler ileri sürmüşlerdir. Bu modern tarihçilerden en inanılırlarından olan İngiliz tarihçisi John Julius Norwich, resmi mitten farklı tarihler vererek 726-738 döneminde (özellikle 732'de Bizans'ta imparatoru III. Leo'nun ortaya çıkardığı ikonoklazm olayları ve çekişmeleri devam etmekte iken) Bizans'a bağlı Revanna Ekşarjliği genel valisi olan Paulus Patricius olduğunu iddia etmekte ve isminin Pauliccio isminden harf ilavesi ile hatalı olarak yazılmasından ortaya çıktığını bildirmektedir. Yine mitik olarak Paulo Lucio Anafesto'yu takip eden ikinci Doçe'nin isminin Marcello Tegalliano olması elimizdeki belgelere göre Paulüs adını taşıyan ekşarj valisinin \"magister millitum\" ünvanlı önemli ikincil bir yöneticisinin adının da \"Marcello\" olması ile anımsanmaktadır.\nPaolo Lucio kuzey Adriyatik'te bulunan sığ deniz ve adalardan oluşan lagün arazisinin o dönemde en önemli yerleşkesi olan Eraclea'da doğup yaşayan patrisiyen yüksek tabakasına dahil bir asil olduğu kabul edilmektedir. Bu asıl 697'de Grado Patriği tarından çağrılan bir halk asemblesine katılan halk tarafından lagün adaları bölgesi için yönetici olarak seçilmiştir. Sonra bu arazileri nominal olarak idare eden Bizans tarafından bu adalardan oluşan bölge için bu görevi teyit edilmiş ve Dux unvanı ile resmi vali görevine seçilmiştir. Bu görevle bu bölgeden bulunan değişik \"tribün\" unvanlı idarecilerin başına getirilmiş olduğu kabul edilmiştir. Bu bölgeye göç edip hücum eden barbar kavimlerden olan Lombardlara ve İslavlara karşı bölgenin savunmasının koordinasyonu ile görevlendirilmiştir. Paolo Lucio ( ve yardımcısı \"magister militum\" Marcello) Lombradlar kralı Luiuprand} ile barış görüşmeleri yapıp yerleşkenin sınırlarını tayin eden bir barış anlaşması imzalamıştır. Bir ada üzerindeki bu lagün adalarının o zamanki en büyük yerleşkesi olan Ereclea'nın bulunduğu arazilerin savunması için tahkim edilmesini ve paralı askerlerden oluşan bir ordu gücü tesis edilmesini sağlamışlardır. İlk Venedik Düks (sonra Venedik lehçesi ile Doçe) ikematgahını bu Ereclea ada kentinde kurmuştur.\nFakat bu görevin sonlarına doğru Bizans imparatoru III. Leo'nun kilise ve manastırlardaki kutsal resim ve heykellerin tahrip edilmesini öngören ikonoklazm yasasını bu bölgede uygulaması aleyhinde Roma'da bulunan papa II. Gregorius desteği ile bölge halkı (özellikle bölgedeki Malmococo ve Jesolo adaları yerleşkelerindeki asıl patrisiyenler ve paralı askerlerden oluşan ordu güçleri komutanları idaresinde) isyan etmiştir. Bu resmi mite gore isyan sonunda 717'de Paolo Lucio ve yardımcısı öldürülmüştür. Bu bilgilerin hiç şüphesiz birer mit olabileceği kabul edilmektedir. Bunların belgelere ilk geçirilişinin 11. yüzyılda hazırlanmış Venedikli Giovanni Diacono'nun kronik-tarihında olduğu ve bundan önce hiçbir belgesel bilgilerin bulunmadığı da bilinmektedir. Ama bu mitik bilgiler Venedik Düklüğü devletinin kuruluşunun resmen kabul edilen versiyonu olmuşlardır. Paolo Lucio'nun 717'de bu isyanla öldürülmesi mitik tarihi de Ravenna Ekşarjı genel valisi Paulüs'ün bir ordu isyanı ile öldürülmesi tarihine aynen uymaktadır.\nModern İtalya'nın Treviso ilinde bulunan Oderzo komünü ve kenti geleneksel olarak ilk Venedik Doçesi olarak bilinen Paolo Lucio Anafesto'nun bu kentte doğduğunu iddia etmekte ve bu kişiyi Oderzo komününün önemli bir mensubu olarak ilan etmektedir. Bu iddiaya dayanarak Oderzo Komünü Belediye Sarayı'nda belediye meclis toplantı salonu duvarı için 1930 yılında ressam Ettore Erler tarafından büyük bir duvar tablosu hazırlanmıştır. Bu tablo (Latince ismi ile) Anafestus Paulucius'nun, Bizans'a dahil bir yerel bölgenin başkenti olarak görev yapan Ereclea kentinde Venedik Cumhuriyeti'nin ilk \"doçe\"si seçilmesini göstermektedir. Ayrıca Oderzo kentinin en önemli sokaklarından birine bu biraz mitik kişinin adı verilmiştir,\n\n\nBernard L. Feringa\nBernard L. Feringa tam ad覺 ile Bernard Lucas Feringa (18 May覺s 1951, Emmen), Hollandal覺 organik kimyager ve bilim insan覺.\n2016 yılında Nobel Vakfı tarafından, moleküler makinelerin sentezi ve tasarımı alanında yaptığı çalışmalar nedeniyle Fransız Jean-Pierre Sauvage ve İskoç James Fraser Stoddart ile birlikte Nobel Kimya Ödülü'ne layık görüldü.\nBernard Lucas Feringa, Geert ve Lies Feringa çiftinin çocukları olarak 18 Mayıs 1951'de Hollanda'nın Drenthe ilinin Emmen kasabasında doğdu.\n5 Ekim 2016'da İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi tarafından \"moleküler makinelerin tasarımı ve üretimi\" alanındaki çalışmaları nedeniyle Bernard Feringa ile birlikte Fransız Jean-Pierre Sauvage, İskoç James Fraser Stoddart'a Nobel Kimya Ödülü verilmesine karar verildi.\nKomite tarafından yapılan açıklamada \"Bilgisayarın gelişimi, teknolojinin minyatür hale getirilmesinin nasıl devrime yol açtığını göstermektedir. Bu yılki Nobel Kimya Ödülü sahipleri, makineleri minyatürleştirerek kimyayı yepyeni bir boyuta taşıdı. Moleküler makinelerle ilgili ilk adım, 1983'te halka şeklindeki iki molekülü bir zincir oluşturacak şekilde bir araya getirmeyi başaran Jean-Pierre Sauvage tarafından atıldı. İkinci adım ise Fraser Stoddart tarafından 1991'de atıldı. Stoddart, moleküler bir zinciri moleküler bir eksen üzerine yerleştirip zincirin eksen boyunca hareket etmesini sağladı. Bernard Feringa da 1999'da ilk moleküler motoru geliştirdi.\" ifadelerine yer verildi.\n10 Aralık 2016'da İsveç'in başkenti Stockholm'de düzenlenen ödül töreninde Feringa, Sauvage ve Stoddart'a 8 milyon İsveç kronu para ödülü ile birlikte sertifika ve altın madalya İsveç Kralı XVI. Carl Gustaf tarafından takdim edildi.\n\n\nJonas Smulders\nJonas Smulders (d. 1994), Hollandalı oyuncu. 2015 yapımı romantik-dram filmi \"Een Goed Leven\" ile tanınmaktadır.\n2011 yılında oyunculuğa başlayan Smulders Hollanda sinemasının genç kuşak oyuncuları arasındadır.\n\n\n1940 Türkiye nüfus sayımı\n1940 Türkiye nüfus sayımı, 20 Ekim 1940 Pazar günü, 63 il, 370 ilçe, 34.024 nahiye ve köyde yapılmıştır.\n20 İlkteşrin 1940 tarihinde yapılan sayım sonuçlarına göre illerin nüfusları:\n\n\n\nAriane Schluter\nAriane Schluter (d. 1 Şubat 1966), Hollandalı oyuncu. Daha çok Hollandalı sanatçı Theo van Gogh'tan, uyarlanan yönetmen Alex van Warmerdam imzalı yapımlarda yer almıştır.\nAriane Schluter Maastricht Oyunculuk Akademisi mezunudur. Eğitim yaşamından sonra tiyatro ile başladığı oyunculukta 1994'ten itibaren sinema ve dizilerde rol almıştır. Theo van Gogh'tan alınan \"06\" adlı yapım ile Hollanda Film Festivali Onur Ödülü'nü kazanan Schluter'in yer aldığı diğer bazı yapımlar ise \"The Dress\" (1996), \"Little Tony\" (1998) ve \"Waiter\" (2006) adlı filmdir.\n\n\nSergey Lihaçev\nSergey Lihaçev (20 Mart 1940, Bakü - 18 Ekim 2016, Moskova) , Azerbaycan doğumlu Sovyet Rus-Azeri tenisçi. Ülkesini 1962-73 yılları arasında Davis Kupası'nda temsil etmiştir.\n\n\nHalife Ãœniversitesi\nHalife Üniversitesi (Arapça: جامعة خليفة Camiat Khalife, İngilizce: Khalifa University, ayrıca Khalifa University of Science, Technology & Research (KUSTAR) olarak da bilinir), Birleşik Arap Emirlikleri'nde Abu Dabi merkezli fen bilgisi ağarlıklı bir üniversite. Şarca'da da bir uydu yerleşkesi vardır. 2016 QS sıralamasına göre dünyanın en iyi 481. üniversitesi seçildi. 2016/2017 sıralamalrına göre Birleşik Arap Emirlikleri'nin de en iyi üniversitesi seçilmistir.\n2007'de BAE Başkanı Şeyh Halife Bin Zayed El-Nahyan Cenapları kararıyla kurulan Halife Üniversitesi, bilgiye dayalı bir ekonominin gelişmesinde destekçi olmak, devletin petrol sonrası istikbaline katkıda bulunmak amacıyla kurulmuştur. Üniversite içindeki merkezlerden biri Uluslararası ve Sivil Güvenlik Enstitüsü'dür (\"Institute of International and Civil Security\").\nÜniversitenin öğrenci saysısı yaklaşık 1.300'dür. Bu sayının Masdar Şehri yerleşkesi planıyla 6.000 öğrenciye çıkması öngörülüyor.\n\n\nRahşan Beni İtimad\nRahşan Beni İtimad (Farsça: رخشان بنی‌اعتماد) (d. 1954, İran) İranlı sinemacı.\n\n\nEbulfazl Celili\nEbulfazl Celili (d. 1957, İran) İranlı sinemacı. Onun 'det' Means Kız (1994) Venedik Film Festivali ve Nantes ödül kazandı. 1999 yılında Focus Rotterdam'ın Sinemacılar biriydi. Celili En İyi Yönetmen, Venedik Film Festivali, 1995 Gümüş Aslan.\n\n\nMusul Barajı\nMusul Barajı, Irak'ın en büyük, Orta Doğu'nun ise dördüncü büyük barajı.\nDicle Nehri üzerine inşa edilen ve 7 Temmuz 1986'da açılan baraj, 131 metre yüksekliğinde ve 3,2 kilometre uzunluğundadır. 8 milyon metreküp kapasitesiyle bölgedeki 1,7 milyon kullanıcıya elektrik sağlıyor. Musul kent merkezinin 50 kilometre kuzeyinde bulunuyor. Musul Barajı, 2014'te DEAŞ kontrolüne geçti. Peşmerge güçleri tarafından geri alınmıştır.\n\n\nDrew Z. Greenberg\nDrew Z. Greenberg bir Amerikan televizyon yapımcısı ve senaristi. En çok \"Buffy the Vampire Slayer\", \"Smallville\", \"The O.C.\", \"Dexter\", \"Warehouse 13\", \"Arrow\" ve \"Agents of S.H.I.E.L.D.\" dizileri ile tanınır. Kendisi ayrıca bazı çizgi romanlar da yazmıştır, örnek olarak \"Green Arrow\" ve Buffy çizgi romanları gibi.\n\n\nLin Chuan\nLin Chuan () Tayvanlı bir ekonomist ve politikacı ve Çin Cumhuriyeti'nin mevcut Premier'i (başbakan). Chen Shui-Bian'ın başkanlığı sırasında Bütçe Bakanı, Muhasebe ve İstatistik ve Maliye Bakanı olarak görev yaptı.\nLin, 13 Aralık 1951 tarihinde Kaohsiung'da doğdu. 1974 yılında ekonomi alanında lisans derecesi ile Fu Jen Katolik Üniversitesi'nden mezun oldu. 1978 yılında Milli Chengchi Üniversitesi'nde kamu maliyesinde master yaptı. Amerika Birleşik Devletleri'ne iktisat çalışmaya gitti. 1984 yılında Urbana-Champaign Illinois Üniversitesi'nde konuyla doktorasını yaptı.\n2000-2002 yılları arası Bütçe, Muhasebe ve Yönetici Yuan İstatistik Genel Müdürlüğü Bakanı olarak görev yaptı. 2002 yılından 2006 yılına kadar Maliye Bakanı oldu. 15 Mart 2016 tarihinde, cumhurbaşkanından Tsai Ing-wen'in altında Tayvan premieri görevine getirildi. Kısa bir süre sonra Yasama Yuan tarafından onaylandıktan ve 20 Mayıs 2016'da göreve başladı.\nLin, 2002 yılında Wu Pei-ling evlendi ve ilk evliliğinden iki kız çocuğu babasıdır.\n\n\nButler, New Jersey\nButler, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Morris ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,420'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nGlen Ridge, New Jersey\nGlen Ridge, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Essex ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,527'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nHaddon Heights, New Jersey\nHaddon Heights, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Camden ilçesinde yer alan bir şehirdir. 26 Kasım 2009 tarihinde şehrin toplam nüfusu 7,473'tür.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nMazda 929\nMazda 929, Mazda tarafından 1973-1998 yılları arasında üretilen bir üst orta sınıf otomobil modelidir. Mazda 929 adı 1966 yılında üretime başlayan Luce ve beşinci neslinden itibaren Sentia için kullanılmıştır. 1982-1986 yılları arasında da Mazda Cosmo bazı pazarlarda 929 coupé olarak satılmıştır.\n\n\nMazda Xedos 6\nMazda Xedos 6, Mazda tarafından 1992-1999 yılları arasında üretilen bir orta sınıf otomobil modelidir. Araç ilk olarak 1991 Tokyo Otomobil Fuarı'nda tanıtılmış olup 626'da bulunan CA platformunu kullanmaktaydı. Araç Japonya ve Avustralya'da Eunos 500 adıyla satılmıştır. Toplam olarak 72,101 adet üretilmiştir.\n\n\nMazda Millenia\nMazda Xedos 9, Mazda tarafından 1992-2003 yılları arasında üretilen bir üst orta sınıf otomobil modelidir. Xedos 9 aslında Mazda'nın planladığı lüks markası Amati'nin üç modelinden ikincisi olarak planlanmıştır. Araç Japonya ve Avustralya'da Eunos 800 ve Kuzey Amerika'da ve 1997'den itibaren Japonya'da Millenia adıyla satılmıştır.\n\n\nHerschel Grynszpan\nHerschel Feibel Grynszpan (; 28 Mart 1921 — en son 1942'de hayatta olduğu biliniyordu, 1960'ta öldüğü ilan edildi.), Almanya'da doğmuş bir Polonyalı-Yahudi mülteci.\nParis'te, 7 Kasım 1938 tarihinde, Nazi Alman diplomat Ernst vom Rath'ı öldürmüş ve bu yüzden 09-10 Kasım 1938 tarihinde Kristal gece olayı yaşanmıştır. Fransa'nın Alman işgalinden sonra Gestapo tarafından ele geçirildi ve Almanya'ya getirildi. Grynszpan'a ne olduğu bilinmemektedir. Ancak, büyük olasılıkla II. Dünya Savaşı'nda hayatını kaybetti.\n\n\nOxmo Puccino\nOxmo Puccino, doğum adıyla Abdoulaye Diarra, Fransız Hip-hop ve Rap sanatçısı. 3 Ağustos 1974'te Mali'nin Ségou şehrinde dünyaya gelmiştir. Fransız basketbolcu Mamoutu Diarra'nın kardeşidir.\n3 Ağustos 1974 yılında Mali 'nin Ségou şehrinde doğmuştur. 1974 yılında, annesiyle beraber Fransa'nın Paris şehrine göç etmişlerdir. Yıllarca Place des fêtes yakınındaki Danube mahallesinde yaşamıştır.\n11 yaşına geldiğinde Rap müzik ile tanıştı ve 13 yaşına doğru da Rap yapmaya başladı. 1995 yılında birçok müzik projesinde yer aldı. Yaşadığı yerden olan bir başka Rapçi Pic Baccardi ile \"Time Bomb\" grubuna dahil oldu. Daha sonra, \"X-Men\", \"Hifi\" ve \"Lunatic\" ile çalıştı.\n1997'de, içinde Booba ile beraber söylediği \"Pucc Fiction\" parçasının da yer aldığı \"L 342\" albümü yayınlandı. Underground dünyasında büyük yankı uyandırdı.\nOxmo Puccino, 1998'de annesi için yazdığı \"Mama Lova\" yayınladığında büyük bir kesim tarafından tanınır hale geldi.\n\n\nHovig Demirciyan\nHovig Demirciyan (), Ermeni asıllı Kıbrıslı şarkıcıdır. 2017 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Kıbrıs Cumhuriyeti'ni temsil etmiştir.\nDemirciyan, 2010 yılında \"Goodbye\" adlı şarkıyla Kıbrıs Cumhuriyeti'ni temsil etmek için yapılan elemelere katılmış, 3. olmuştur. 2015 yılında ise 4. olmuştur.\n2015 yılında Eurovision Song Project yarışmasına \"Stone in River\" adlı şarkıyla katılmış, yarışmada 4. olmuştur. 21 Ekim 2016 tarihinde Kıbrıslı yayımcı CyBC Kıbrıs Cumhuriyeti'ni 2017 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Demirciyan'ın temsil edeceği açıklanmıştır.\n\n\nUzuncaova\nUzuncaova (, \"Uzuncovo\"), Bulgaristan'ın Hasköy iline bağlı Hasköy belediyesinde bulunan bir köydür. Köyün nüfusu 2015 yılı itibarı ile 1,777'dir.\nOsmanlı döneminde Uzuncaova Koca Sinan Paşa tarafından kurulan uluslararası Uzuncaova Panayırı'na ev sahipliği yapmaktaydı. Köyde bulunan ve Mimar Sinan'ın eserlerinden biri olan Uzuncaova Camii 1906 yılında kiliseye dönüştürülmüştür.\n\n\nMac OS 8\nMac OS 8, Apple şirketinin Apple Macintosh işletim sistemi ve klasik Mac OS serisinin üyesidir. Apple Computer tarafından, 26 Temmuz 1997 tarihinde tanıtıldı. Bu, System 7'nin ardılı ve Mac OS 9'un öncülüdür. System 7'nin 7.6 güncellenmesinin \"Mac OS 7.6\" adı altında tanıtılmasına rağmen, Apple bu sürümden başlayarak \"System\" isminden vazgeçti ve \"Mac OS\" adını kullandı. Mac OS 8 ilk iki hafta içinde 1,2 milyon kopya satarak Apple'ın en başarılı işletim sistemlerinden biri olmuştur. Mac OS 8.1, HFS Plus olarak bilinen yeni, daha verimli dosya sistemini tanıttı.\nBaşlangıçta işletim sisteminin kod adı Copland olarak belirlendi. İlk PowerPC Mac'ler ile beraber Mart 1994'te tanıtıldı. Bu işletim sistemiyle Apple sadece bir yıl süre içerisinde piyasada Windows 95'i yenmeyi umuyordu.\nAğustos 1996'da, Apple Teknoloji Müdürü Ellen Hancock, Copland sürümünün geliştirilmesini durdurdu ve Apple şirket dışında geliştirilen bir işletim sistemi aramaya başladı. Bu süreç Apple'ın NeXT şirketini satın alması ve OS X'i geliştirmesine yol açmıştır.\n\"Tempo\" kod adıyla geliştirilen Mac OS 8.0, 26 Temmuz 1997'de piyasaya sürüldü. Başlangıçta, geliştiriciler için duyurulmuş ürünün erken beta sürümleri Mac OS 7.7 olarak markalandı. Daha sonra adı Mac OS 8.0 olarak değiştirildi.\n19 Ocak 1998 tarihinde yayınlanan Mac OS 8.1, 68k işlemciler üzerinde çalışan Mac OS son sürümü oldu. Mac OS 8.1, Mac OS 8 sahipleri için ücretsiz ve apple.com web sitesi aracılığıyla sunulmuştu. Bu sürümde performans ve güvenilirlik iyileştirmeleri yer alıyordu. Büyük dosya boyutları desteklenen ve daha büyük sabit diskleri daha verimli kullanılmasını yapılan HFS Plus adında yeni bir dosya sistemi ve iMac'te USB desteği tanıtıldı. Mac OS 8.1 DVD Evrensel Disk Biçimi (UDF) sürücüsü olan ve aynı zamanda yeni bir Java (1.13 JDK) ile birlikte gelen bir işletim sistemiydi.\n17 Ekim 1998 yayınlanan Mac OS 8.5, sadece PowerPC işlemci ile donatılmış Mac'ler üzerinde çalışan Mac OS'un ilk sürümü oldu. Ayrıca, Firewire (IEEE 1394) desteği eklendi. Aynı zamanda Sherlock ve Power Macintosh G3 desteği eklendi. Mac OS 8.5, 68k işlemcili bir sistemde yüklü ise, Sad Mac hata ekranı görünecektir. Ayrıca Sherlock arama programı da tanıtıldı.\nMac OS 8.5 sürümü çeşitli performans iyileştirmeleri içerir. Bir ağ üzerinden dosya kopyalama işlemi önceki sürümlere göre daha hızlıydı ve Apple Windows NT'den daha hızlı olarak piyasada yer edindi. Yükleme işlemi Mac OS 8.5'te oldukça basitleştirilmişti. Temalar desteğinin yanı sıra, 8.5 sürümü, 32-bit simgeleri destekleyen ilk sürüm oldu.\nSimgeler için artık saydamlık efekti izni veren, 24-bit renk (16,7 milyon renk) ve 8-bit alfa kanalı vardı.\n10 Mayıs 1999'da yayınlandı. Geliştirilmiş PowerBook pil ömrü ve PowerPC G4 işlemci desteği eklendi.\n\n\nUzuncaova Kilisesi\nUzuncaova Kilisesi (; \"Meryem'in Göğe Yükselişi Kilisesi\"), Bulgaristan'ın Uzuncaova kentinde yer alan bir Bulgar Ortodoks kilisesidir. Osmanlı döneminde Mimar Sinan tarafından 16. yüzyılda bir camii olarak inşa edilmiş olup 1906'da kiliseye çevrilmiştir.\n\n\nGelecek Uzun Sürer\nGelecek Uzun Sürer, senaristliğini ve yönetmenliğini Özcan Alper'in yaptığı 2011 yapımı sinema filmi. İlk gösterimini 9 Eylül 2011'de Toronto Uluslararası Film Festivali'nde gerçekleştiren film, Türkiye'de 11 Kasım 2011'de vizyona girdi. Başrollerini Gaye Gürsel, Osman Karakoç ve Durukan Ordu'nun canlandırdığı filmde, Üniversitede müzik araştırmaları yapan Sumru'nun, tez çalışması için birkaç aylığına gittiği Diyarbakır'da izini sürdüğü ağıtların öykülerini ararken ertelediği kendi acısıyla da yüzleşmesini konu edilir. Film, Almanya, Fransa ve Türkiye ortak yapımıdır.\nÜniversitede müzik araştırmaları yapan Sumru, ağıt derlemeleri üzerine bir çalışma yapmaktadır. Bu çalışması için bir gün Diyarbakır'a gider. Kısa süreli bir seyahat olacağını düşününen ve tek başına Diyarbakır'a giden Sumru, sokakta DVD satan Ahmet, bir kilisenin bekçiliğini yapan Antranik amca ve bölgede sürmekte olan çatışmalara tanıklık eden pek çok insanla da tanışacaktır. Tüm bunların yanında Sumru, unutmaya çalıştığı, görmezden gelmeye çalıştığı, ertelediği bir acısıyla da yüzleşecektir.\n\n\nJordan Gavaris\nJordan James Gavaris (d. 25 Eylül 1989; Brampton, Ontario) , Yunan asıllı Kanadalı oyuncu.\nJordan Gavaris Yunan asıllı aileden gelmektedir. Kendisi Kanada'da doğmuş büyümüştür. Genç yaşta opyunculuğa adım atmıştır. Yönetmen Costa-Gavras tarafından keşfedilmiştir. Aksiyon, dram, polisiye ve korku türünde yapımlarda rol almıştır.\nÖzellikle Jordan Gavaris; televizyon dizileri; \"Degrassi: The Next Generation\"; \"Orphan Black\", \"Cracked\" ve \"Unnatural History\" ile sinema filmleri; \"Curse of Chucky\" ve \"45 R.P.M.\" 'deki başarılı oyunculuğu ile göz doldurdu.\n2014'te En İyi Kanadalı Drama Oyuncusu ödülünü almıştır.\n\n\nEmerson, New Jersey\nEmerson, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Bergen ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,401'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nFanwood, New Jersey\nFanwood, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinin Union ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,318'tir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nTokat'ta 2009 Türkiye yerel seçimleri\n29 Mart 2009 Genel Seçimleri'nde (resmî adıyla 29 Mart 2009 Mahalli İdareler Genel Seçimleri) Tokat Belediyesi ile 11 ilçenin ve 64 beldenin belediye başkanı seçilmiştir.Sonuçlar Yüksek Seçim Kurulu'nun resmî verileridir.\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n\n\nAli Rıza Fegani\nAli Rıza Fegani, (Farsça: عليرضا فغانى‎‎, d. 21 Mart 1978, Bardaskan), İranlı futbol hakemi, özellikle Lig-i Berter-i Halîc-i Fars'ta 7 yıl futbol hakemliği yapmasıyla tanınmıştır. 2008'den beri sekiz sezondur uluslararası listelerde yer almaktadır.\nAli Rıza Fegani, 21 Mart 1978'te İran'da Meşhed yakınında yer alan Kaşmar'da doğmuştur. Lakabı ise Bihruz (بهروز)'dur. Babası Muhammed Fegani (محمد فغانی) de bir futbol hakemiydi.\n\n\n2017 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İtalya\nİtalya, 2017 Eurovision Şarkı Yarışması'na Francesco Gabbani, Filippo Gabbani, Luca Chiaravalli ve Fabio Ilacqua'nın yazarlığında \"Occidentali's Karma\" adlı şarkıyla katılmıştır. Şarkıyı Francesco Gabbani seslendirmiştir. İtalya'nın şarkı ve temsilcisi, ülkenin kamusal yayın kuruluşu Radiotelevisione Italiana (RAI) tarafından \"Sanremo Müzik Festivali\" adlı Ulusal final yöntemi doğrultusunda Ukrayna'da İtalya'yı temsil edecek kişi belirlenmiştir.\nİtalya 13 Mayıs 2017 tarihinde yapılan Eurovision Şarkı Yarışması'nın Finalinde yer almıştır. Finalde İtalya 9. sırada sahneye çıkmış ve yarışmada 26 ülke arasından altıncı olmuştur.\n2017 yarışması'ndan önce, İtalya Eurovision Şarkı Yarışması'na kırk iki kez katılmış, ilk katılımını 1956 yılında gerçekleştirmiştir. İtalya günümüze dek iki kez kazanmıştır: ilki 1964 yılında \"Non ho l'età\" adlı şarkısıyla Gigliola Cinquetti ve 1991 yılında \"\" adlı şarkısıyla Toto Cutugno ile ülkelerine birincilik kazandırmışlardır. katıldığı yıllarda sürekli katılan İtalya, 1997 yılından 2011 yılına kadar Politik oylamaları gerekçe göstererek katılmamıştır. Geri döndüğü 2011 yılında Raphael Gualazzi, \"Madness of Love\" adlı şarkısıyla katılmış, yarışmayı kazanan Azerbaycan'dan sonra ikinci olmuştur. 1990 yılında kazandıktan sonraki en iyi derecelerini almıştır. 2015 yılında ise Il Volo grubu ile 3. olmuştur. 2016 yılında İtalya yarışmada Francesca Michielin'ın seslendirdiği \"No Degree of Separation\" adlı şarkı ile finalde 16. olabilmiştir.\nİtalyan Ulusal Yayımcısı Radiotelevisione Italiana (RAI) İtalya'nın temsilcisini seçmek için görevlendirilen kanaldır. İtalya tüm Eurovision temsilcilerini Ulusal final veya Görevlendirme ile seçmiş, ara ara yıllarda Görevlendirme ve Ulusal final ile seçmeye başlamış, 2015 yılından günümüze şarkıcıyı Sanremo Müzik Festivali'nde belirlenmiş, şarkı ise Görevlendirme yöntemiyle belirlenmiştir. Festivalin kuralları yayımlandığında bu kuralların içinde 2017 yılında temsilcinin bu yarışmada belirleneceği açıklanmıştır.\n20 Ekim 2016 tarihinde, İtalyan yayımcı RAI 2017 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İtalya'yı temsil edecek kişiyi 2017 Sanremo Müzik Festivali'nde belirleneceğini açıkladı. 2017 Sanremo kurallarına göre, \"Campioni\" ya da \"Usta sanatçılar\" kategorisinin kazananı Eurovision Şarkı Yarışması'nda İtalya'yı temsil edecekti, fakat kazanan katılımcının kabul etmemesi durumunda yarışmanın organizatörleri kendi kriterleri doğrultusunda kategorideki diğer şarkıcıya teklif götürecek. Festival 7 ile 11 Şubat 2017 tarihlerinde gerçekleşmiş, festivalin kazananı son gün belli olmuştur.\nSanremo 2017 yarışmasının \"Usta sanatçılar\" kategorisinde 22 katılımcı yer almıştır. Katılımcılar arasında eski Eurovision Şarkı Yarışması katılımcısı Al Bano 1976 ve 1985 yıllarında Eurovision Şarkı Yarışması'nda İtalya'yı temsil etmiştir. \"Usta sanatçılar\" kategorisindeki sanatçılar:\n11 Şubat 2017'de Francesco Gabbani, \"Occidentali's Karma\" adlı girişi ile \"Büyük Sanatçı\" kategorisinin galibi ilan edildi. Finali izleyen basın toplantısı sırasında Eurovision Şarkı Yarışması'nda yarışmayı kabul ettiği açıklandı. Aynı gece, RAI Twitter üzerinden doğruladı Gabbani'nin Sanremo girişinde \"Occidentali's Karma\", Eurovision'daki İtalyan katılımcısı olmuştur.\n\"2017 Eurovision Şarkı Yarışması\", Yarı finalleri 9 ile 11 Mayıs 2017 tarihlerinde, Final ise 13 Mayıs 2017 tarihinde Ukrayna'nın başkenti Kiev'de bulunan Uluslararası Gösteri Merkezi'nde yapılmıştır. Bütün ülkelerin dışında Big 5 ülkeleri (Almanya, Birleşik Krallık, Fransa, İspanya ve İtalya) ve Ev sahibi ülkenin direkt finale yükselmiş, İki yarı finalden yükselen onar ülke finalin geri kalan ülkeleri tamamlanmıştır. \"Büyük 5'li\" üyesi olarak İtalya 14 Mayıs 2016 tarihinde yapılan finalde yarışmıştır. Kurallara göre İtalya iki yarı finalden birinde oy kullanacak veya yayın yapmıştır. Yarı final kuralarında İtalya, 9 Mayıs 2017 tarihinde yapılan birinci yarı finalde oy kullanmış ve yayınlamıştır.\nYarışmadan 2 gün önce yapılan basın toplantısında Büyük 5'linin hangi yarıda çıkacağı kura ile kararlaştırılmıştır. İtalya'nın finalde birinci yarı'da çıkmasına kararlaştırılmıştır. Finalden bir gün önce yarışmanın yapımcıları Yarı finallerden yükselen ülkelerin hangi sırada çıkacağını belirlemiştir. İtalya finalde Macaristan'dan sonra ve Danimarka'dan önce 9. sırada sahne almıştır.\nFrancesco finalden önce yani 11 ve 12 Mayıs tarihlerinde yeniden kostümlü provalarda sahne almış, 11 Mayıs'ta yapılan jüri finalinde Jüriler Canlı gösteri öncesi oylarını iletmiştir. Francesco finaldeki performansını sergilemiş, İsveç finalde 334 puanla altıncı olmuştur.\nAşağıda, Final'de İtalya'ya verilen puanlar ve İtalya tarafından verilen puanların dökümü ve iki şovda yapılan jüri oy ve televotasyonunun dağılımı verilmiştir.\nİtalyan jüri üyeleri:\n\n\nHalina Reijn\nHalina Reijn (d. 10 Kasım 1975; Amsterdam ) , Hollandalı tiyatro, sinema ve televizyon alaninda aktif aktris.\nReijn 2019 senesinde \"Instinct\" filmiyle yönetmenlige de adim atti. Bu filmiyle Locarno film festivalinde ödül aldi ve bu film Hollanda'nin Oscar adayi oldu.\n\n\nKeyport, New Jersey\nKeyport, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Monmouth ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,240'tır.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nDunellen, New Jersey\nDunellen, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Middlesex ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,227'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nMidland Park, New Jersey\nMidland Park, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Bergen ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,128'tir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nRumson, New Jersey\nRumson, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Monmouth ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,122'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nLinwood, New Jersey\nLinwood ABD'nin New Jersey eyaletine bağlı Atlantic ilçesinde bulunan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 2010 sayımına göre 7,092'dir.\n\n\nKara liman yunusu\nKara liman yunusu (\"Phocoena spinipinnis\"), Güney Amerika'ya kıyılarına endemik bir musurgil türü. İlk defa türe İngilizce ismini (\"Burmeister's porpoise\") veren Hermann Burmeister tarafından 1865 yılında tanımlanmıştır. Yerel halk arasında \"marsopa espinosa\" (dikenli musur) ve \"chancho marino\" (deniz domuzu) olarak da bilinir.\nKara liman yunusları doğal yaşam alanlarında nispeten yaygınlarken, türün üzerinde ufak bir araştırma yapılmıştır. Türün yaşam alanının Pasifik'te bulunan Peru'nun kuzey kıyılarından Ateş Toprakları dolanarak Atlantik'te bulunan Brezilya'nın güney kıyılarına kadar devam ettiği görülmektedir. Toplam populasyonu ise en az on binlerdedir. Kıyılara genellikle çok yakın oldukları bilinse de, Şili'de bulunan Valdivia Nehri'nde ve deniz kıyısından 50 km uzakta yunusların görüldüğü de olmuştur.\nKara liman yunusu fotoğraflarının çoğu ölü olanlardan çekilmiş ve siyah renginde görünmektedir. Bu nedenle türün İngilizce eski yaygın ismine \"kara musur\" denmiştir. Ancak canlı olanlar aslında koyu gri rengindedir. Öldüklerinden yalnızca birkaç dakika sonra siyaha dönüşürler. Alt taraflarının rengi farklıdır ama genellikle açık gridir. Erişkinler yaklaşık olarak 150 cm uzunluğunda ve 50–75 kg ağırlığında olurlar. Şu ana kadar kayda geçen en yüksek ağırlığa sahip olan 105 kg'dır ve bu bir dişidir. Gözlerinin tam önünde bulunan solunum deliklerinde sığ bir çentik bulunur. Sırt yüzgeçlerinin şekli ve yeri bir deniz memelisine göre oldukça alışılmadıktır—kavisli değil üçgen şeklinde ve uçları yukarı doğru olmaktan çok geriye doğrudur. Sırt yüzgeçleri sırtlarının dörtte üçü kadar gerisindedir—diğer yunus ve balinalar ile karşılaştırıldığında en geride olandır. Bu özellikler, türü benzer boyutlu Pasifik'te bulunan Şili yunusundan ayırmak için yeterlidir.\nKara liman yunuslarını incelemek zordur. Genellikle utangaç olurlar, yüzeye çıktığında gövdesinin çok küçük bir kısmını gösterir ve kendilerine yaklaşan teknelerden hızla uzaklaşırlar. Normalde yalnız ya da çift hâlinde dolaşırlar ama nadiren büyük gruplar halinde de dolaştıkları da görünür. Şili'deki 70'li bir grubun görüldüğü kaydedilmiştir. Ançuez, barlam balığı ve uskumru gibi pelajik balıklarla beslenirler.\nDiğer bütün yunuslar gibi, kara liman yunusları da balık ağlarına takılabilmektedirler. Bu durum Uruguay, Peru ve Şili'de yaygındır. Peru'daki yıllık tahmini yakalanma sayısı, 2000'lerdedir. Kara liman yunusları ayrıca besin olarak ya da köpekbalığı yemi olarak kullanılmak için kasıtlı olarak zıpkınla öldürülmektedirler.\nŞiddetli El Niño olaylarında, Humboldt akıntısının ekosistemi karışıklığa uğrar. Ançuezler ya can verip çürürler ya da bölgeyi terk ederler ve görülen odur ki sonuç olarak birçok yunus ve diğer deniz memelileri açlıktan ölür.\nIUCN bu hayvanları Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesi'ne eklemiştir. Türün uzun vadede durumu bilinmemektedir.\nKara liman yunusları (UNEP) -Vahşi Hayvanların Göçmen Türlerinin Korunmasına ilişkin Bonn Sözleşmesi (CMS) dahilinde olumsuz korunma statüsü olması ya da uluslararası anlaşmalarla sağlanacak işbirliğinden olumlu olarak yararlanabileceği için Ek-II listesinde bulunmaktadırlar.\n\n\nOxford Şartları\nOxford Şartları 1258 yılında Kral III. Henry tarafından kabul edilen, İngiltere'nin ilk anayasası sayılan metin.\nI. Baronlar Savaşı sonrasında baronlar tarafından henüz 9 yaşında iken iktidara getirilen III. Henry, saltanatının ilk yıllarında yönetime hakim olmayı başarabilmişse de, baronların baskısına daha fazla dayanamayarak Oxford Şartları çerçevesinde bir dizi reform yapmayı kabul etti. Buna göre baronlar tarafından seçilen 15 kişilik bir meclis oluşturulacak ve krala danışmanlık yaparak, idareyi denetleyecekti.\nBu şartlar bir yıl sonra 1259'da kabul edilen ve meclisi 24 kişiye çıkaran, soyluların yargılanmaları ve hakları gibi konularda yeni maddeleri içeren Westminister Şartları ile değiştirildi.\n\n\nRafael Paasio\nKustaa Rafael Paasio (d. 6 Haziran 1903 - ö. 17 Mart 1980), Fin siyasetçi. 27 Mayıs 1966 - 22 Mart 1968 ile 23 Şubat 1972 - 4 Eylül 1972 tarihleri arasında iki kez Finlandiya başbakanı olarak görev yaptı.\n\n\nReino Kuuskoski\nReino Kuuskoki (d. 18 Ocak 1907 - ö. 27 Ocak 1965), Fin siyasetçi. 26 Nisan 1958 - 29 Ağustos 1958 tarihleri arasında Finlandiya başbakanı olarak görev yaptı.\n\n\nYasin Yılmaz\nYasin Yılmaz (d. 19 Şubat 1989), FC Unterföhring takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Alman-Türk futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine SpVgg Unterhaching II kulübünde başladı.\n\n\nHardtop\nHardtop, sabit bir tavana sahip otomobil modelidir. Hardtoplar coupélere benzemekle birlikte tavanları ayrı bir yerde saklanmak üzere sökülebilmektedir.\nHardtoplar iki veya dört kapılı olabilirler ve aynı aracın sedan modeline kıyasla daha pahalı olabilmektedirler.\n\n\nRamazan Yıldırım (futbolcu)\nRamazan Yıldırım (d. 7 Eylül 1975), Sportfreunde Lotte takımında orta saha pozisyonunda görev yapmış Türk-Alman futbolcu ve teknik direktör.\nProfesyonel futbolculuk kariyerine 1994 yılında TuS Celle FC kulübünde başladı.\n\n\nSertan Yegenoglu\nSertan Yegenoglu ya da Sertan Yiğenoğlu (d. 4 Ocak 1995), Anadolu Selçukspor takımında defans pozisyonunda görev yapan Türk-Alman futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2014 yılında Hennef 05 kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla 1860 Munich II, 1860 Munich, Wehen Wiesbaden kulüplerinde oynadı.\n\n\nBatı Zhou Hanedanı\nBatı Zhou Hanedanı (), MÖ. 1046-771 yılları arasında Zhou Hanedanı'nın bir parçası olan hanedanlıktı.\nZhou Hanedanı'nın ilk oluşmuş uygarlığı \"Batı Zhou\" adını taşımaktaydı. \"Batı Zhou\" Hanedanı nispeten gelişmiş toplum olup tarım gelişmiş, tarım aletleri geliştirilmiş ve birçok tarım bitkileri yetiştirilmeye başlanmıştır. Bu dönemde ayrıca çok sayıda sanat ve kültürel yapılar, ayrıca felsefe, siyaset ve tarih eserler meydana gelmiştir.\n\n\nİbrahim Halil Yaşar\nİbrahim Halil Yaşar (d. 21 Ocak 1994), Kırıkhanspor takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Türk futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2012 yılında Gaziantepspor kulübünde başladı. 2012-2013 sezonunda iki Süper Lig maçında forma giydi.\n2016 yılında Gaziantep Süper Amatör Ligi kulübü İstiklal SSK Spor ile anlaştı.\n\n\nHou Liang (5 Hanedan)\nHou Liang (), Beş Hanedan On Krallık döneminde Çin'de kurulan beş hanedandan biriydi. Hanedan Zhu Wen tarafından kurulmuş olup 923'te Hou Tang tarafından yıkılmıştır.\n\n\nPanayotis Glikos\nPanagiotis Glikos (d. 10 Ekim 1986), PAOK takımında kaleci pozisyonunda görev yapan Yunan millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2004 yılında Olympiakos Volou kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla PAOK, Olympiakos Volou, Agrotikos Asteras kulüplerinde oynadı.\n\n\nParaskevas Ancas\nParaskevas Ancas (d. 18 Ağustos 1976), defans pozisyonunda görev yapmış Yunan millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 1995 yılında Skoda Xanthi kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Olympiacos, Doxa Drama, Skoda Xanthi ve Olympiacos kulüplerinde oynadı.\n\n\nBursa'daki gayrimüslimler\nBizans İmparatorluğu zamanından beri Bursa şehrinde Hristiyan ve Yahudi toplumları yaşamaktaydı. Bursa Osmanlı İmparatorluğu'nun kontrolüne geçtikten sonra da gayrimüslim toplumlar Bursa'da yaşamaya devam etti. 1831 yılında Bursa’da 10.552 hane müslüman ve 5.586 hane gayrimüslim yaşamaktaydı. Kiliseleri, sinagogları, cemaat okulları, idari yapıları ve yargı kurumları bulunan gayrimüslim azınlıklar, Osmanlı tebaası ve birer Osmanlı milleti olarak yaşadılar. Bursa'nın Osmanlı dönemindeki ticaret, zanaat ve tarım etkinliklerinde, kentin gelişiminde, Müslümanların olduğu kadar Rum, Ermeni ve Yahudi nüfusun da önemli bir payı olmuştur. 1915 olayları ve 1923 Nüfus Mübadelesi sonucu Bursa'nın hıristiyan nüfusu büyük ölçüde azaldı. Yahudi nüfus ise İsrail'in kuruluşundan sonra giderek azalmıştır. Günümüzde Bursa'da gayrimüslim olarak ancak 60 civârında Yahudi vatandaşın yaşadığı tahmin edilmektedir.\nBursa'da Rum, Ermeni ve Yahudi olmak üzere belli başlı 3 gayrimüslim millet yaşamaktaydı. Osmanlı'nın dini esas alarak oluşturduğu millet sistemi içinde yer alan bu azınlık grupları da kendi içlerinde farklı cemaatler şeklinde yaşamaktaydı.\nBizans döneminden kalan ve Bursa'da yaşamaya devam eden Rumlardır. Bursa'nın Osmanlı tarafından fethi sırasında hisar içinde 7 mahalle ve 7 kiliseleri bulunmaktaydı. Bu kiliselerden bazıları camiye çevrilmiş (e.g. Üftade ve Şahadet Camileri ve Lalaşahin Medresesi), bazıları Osmanlı devri boyunca korunmuş ve cemaate hizmet etmiş, bazıları ise yıkılmıştır. Bizans mimarisi ve gümüş kubbesiyle dikkat çeken Saint Elias Manastırı (ya da \"Saint Elia\", \"Gümüşlü Kümbet\"), Osman Bey'in vasiyeti üzerine yıkılarak Orhan Bey tarafından bugünkü Osman Gazi Türbesi olarak bilinen yere defnedilmiştir.\nBizans döneminde Uludağ manastır ve keşişleriyle ünlü, kutsal bir dağ olarak görülür ve bu dağa Olympos ya da Theoupolis (Tanrı Kenti) denirdi. Gerçekten de dağda 147 adet manastır bulunmaktaydı. Osmanlı'nın fethinden sonra keşişlerin yerini dervişler almaya başlamıştır. Osmanlı da bu dağa Keşiş Dağı demiştir.\n19.yy'ın ortasına kadar Bursa'da 3 ayrı Rum cemaati bulunuyordu. Fetihten önce en büyük cemaat Surdibi'nde, bugünkü Zafer Plaza'nın karşısında yaşardı ve Agios Ioannes Prodromos adında büyük bir kiliseleri vardı. Başka bir grup I. Murad zamanında Demirkapı'dan göç ettirilen ve Demirkapı Mahallesi'ni kuran Rum cemaati idi. Bu cemaatin de bir kilisesi bulunuyordu. Simaviyan'dan göç ettirilip Kayabaşı Mahallesi'ni kuran Rumlar ise ayrı bir cemaatti. Agion Apostolon (Türkçesi: Aziz Havariler) adlı bir kiliseleri bulunuyordu. Bursa'nın Balıkpazarı \"(Suk-u Semek, Pazarı Mahi)\" mahallesi de Rum mahallesi idi.\nŞehir merkezi dışında, Bursa'nın köy ve kazalarında da çok sayıda Rum cemaati yaşamaktaydı. Bursa'nın kazalarından Tirilye (Triglia), Mudanya (Moutania), Gemlik (Kios), İznik (Nikaia), Mustafakemalpaşa (Kirmasti), Karacabey (Mihaliç), Kurşunlu (Eligmoi) ve Gölyazı (Apolloniada) belli başlı Rum-yoğun yerleşim yerleriydi. Öyle ki, Tirilye Belediyesi (belediye başkanı \"Kasroğlu İstefani Ağa\" ve tüm üyeler) tamamen Rumlardan oluşuyordu. Aynı şekilde Gemlik Belediye Başkanı da \"Andronikos Efendi\" adında bir Osmanlı Rum vatandaşıydı.\nBursa Ermenileri çoğunlukla Setbaşı'nda yaşardı. Öyle ki, Setbaşı bir Ermeni mahallesiydi Semtin ileri gelenlerinden Nişan Taktakyan’ın ipek fabrikası o tarihlerde bulunduğu caddeye yani İpekçilik caddesine isim verdiği gibi, mahalle sakini Ermenilerin çoğunluğu ipekçilik üzerine çalışıyordu.\nSetbaşı İpekçilik caddesinde Aziz Meryem Ana (Surp Asdvadzadzin, \"Bogosyan\") Ermeni Kilisesi ve avlusundaki Ermeni okulu (Boğosyan Ermeni Okulu) bulunuyordu. Kiliseden günümüze arda kalan yalnızca iki katlı bir köşk. Bu köşk dönemin önemli din adamlarını misafir etmiş ve kimi kaynaklara göre de Metropolitlik olarak cemaatin idari binası şeklinde kullanılmıştır.\n19. yüzyılda Ermenilerin bir kısmı Fransız misyonerlerin etkisinde kalarak, kadim Gregoryen inancını terk edip Katolik ya da Protestan mezhebine geçmiş ve kendi kiliselerini kurmuşlardı. Ancak, Protestan ve Katolik Ermeni cemaatlerine verilen kilise inşa hakkı, kadim Gregoryen Ermeni toplumuna verilmemekteydi. Zaman içinde artan Gregoryen Ermeni nüfusuna mevcut kilise yeterli gelmediği için, cemaat kiliseyi yıkıp yerine daha büyük bir kilise yapmak üzere gerekli izinleri almıştır. Bursa tarihine \"Kilise Meselesi\" olarak geçen olayda, 1794 yılının Ramazan ayının 28. günü yenilenen ve 6 kubbeli çok yüksek bir yapı halini alan kilise, Hoca Kadın önderliğinde bin kadar müslüman kadın tarafından, tamirin maksadını aşarak yapıyı büyüttükleri ve yükselttikleri iddiasıyla hedef alınmış ve bitişiğindeki evlerle birlikte kilise yakılmıştır. Cahil halk kitleleri, bir grup müslüman din adamının yaydığı \"Bursa'ya bu kilise yüzünden yağmur yağmıyor\" şeklindeki tahrikler ile galeyana gelmiş ve Ermeni toplumunun ibadethanesini yerle bir etmiştir. Sadrazam tarafından olayın failleri tespit edilip cezalandırılmış ve kilise (\"Aziz Meryem Ana Kilisesi\") yeniden inşa edilmiştir.\n16. yüzyıl kayıtlarına göre 1.200 kişi olan cemaatin nüfusu, 19. yüzyıla doğru 3.500-4.000 kişiye ulaşmış. O yıllar Bursa Yahudilerinin en kalabalık dönemidir. 1948’den sonra İsrail’e büyük bir göç oldu. 1960-1965 yıllarında Bursa’da 250 kadar Yahudi yaşıyordu. Bugün Bursa’da yalnızca 60 Yahudi yaşıyor.\nBursa'da Romanyot, Sefarad ve Aşkenaz olmak üzere her 3 Yahudi kavmi de ikamet etmekteydi ve her bir cemaatin de kendine has birer havrası (sinagogu) bulunurdu. Altıparmak Caddesi’nin yanında bulunan Yahudilik diye tabir edilen semtte (Arap Şükrü Sokağı) yaşarlardı. Aynı yerde üç sinagog vardı: Geruş, Mayor ve Etz Ahaim Sinagogları. Günümüzde Bursa Yahudileri çok küçük bir cemaat olarak yaşamaktadır. Arap Şükrü Sokağı'ndaki Geruş ve Mayor Sinagogları açık ve kullanılmaktadır. Cemaat azlığı nedeniyle devamlı bir din adamı yoktur; sinagoglar yalnızca bayramlarda ve Şabat günlerinde, İstanbul'dan gelen bir haham ile açılmaktadır. Bursa’da yaşayan ve yaşamakta olan başlıca aileler: Baruh, Saydon, Behar, Nahmiyas, Toledo, Eskenazi, Deleyon, Levi, Saban, Araf, Tovi, Kohen aileleridir.\nCemaatin şehirdeki tek mezarlığı olan Merinos Kavşağı'ndaki Yahudi Mezarlığı'nın, son yıllarda Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin Stadyum Meydanı Projesinin tam ortasında kaldığı için, istimlak edileceği söylentileri basında yer almış ve cemaati tedirgin etmiştir.\nBursa'da, Osmanlı döneminde Darüşşifa'nın dışında gayrimüslim azınlıkların da hastaneleri bulunmaktaydı. Rumların hastanesi, Kırkmerdiven'in yanındaki Balibey Hanı'nda sekiz odadan oluşan bir mekandı. Bu hastane, 1799 yılında Kocanaib Mahallesi'ndeki bir konağa taşınmıştır. Setbaşı İlkokulu'nun bulunduğu yerde ise, Boğosyan Ermeni Okulu'nun yanında bir Ermeni Hastanesi vardı.\nBursa'da azınlık cemaatlerinin okulları da bulunmaktaydı. 19. yüzyılda Rum Ortodoks cemaatinin Bursa ve kazalarında öğretim yapan 81 okulu vardı. Bu okullar Zarifiye diye adlandırılırdı. İstanbullu Rum banker ve hayırsever Evgenidis'in yaptırdığı Evgenidia Rum Okulu 1922'ye kadar eğitime devam etmiştir. Ermeni Gregoryen toplumunun okullarında Türkçe, Ermenice, Fransızca, matematik, vokal müzik, piyano ve el işi dersleri verilmekteydi. Protestan Ermeniler, çocuklarını koleje ve Amerikan Misyonu'nun okullarına göndermekteydi. Kolejde aritmetik, coğrafya, cebir, geometri, fizik, botanik dersleri verilmekteydi. Pères Augustinus de Assomption Fransız Okulu, 1888'de din adamlarının Bursa'ya gelişlerinden hemen sonra açılmıştı. Ayrıca, 19. yüzyılda Bursa'da Yahudi cemaatinin de iki Alliance okulu vardı.\nGayrimüslimlerin Bursa'daki kültürel mirası, ne yazık ki günümüze kadar gerektiği gibi korunamamıştır. Öyle ki, Bursa'nın günümüz sakinlerinin çok azı, en fazla 90 yıl öncesine kadar müslümanlarla birlikte, hatırı sayılır sayıda gayrimüslim halkın da Bursa'da yaşadığını bilir. \nBursa'daki gayrimüslim esnafın toplu olarak sayısını veren herhangi bir bilgi bulunmamakla birlikte şeriye sicilleri (mahkeme kayıtları) arasında konuyla ilgili çok sayıda bireysel belge yer almaktadır. Bu belgelerden hareketle Bursa'daki zimmîlerin (\"gayrimüslimlerin\") büyük ölçüde hayatın her alanıyla ilgili meslekleri ifa ettikleri söylenebilir. Zira belgelerde doğrudan veya dolaylı olarak birçok zimmînin hangi meslek erbabından olduğu belirtilmektedir. Bu listelerde Bursa'daki gayrimüslimlerin kuyumculuk, boyacılık, çilingirlik, kutnuculuk, bakkallık, terzilik ve kürkçülük alanlarında yoğunlaştıkları anlaşılmaktadır.\nGayrimüslim esnaf ve tüccar da, Müslümanların tabi olduğu esnaf teşkilâtının içinde yer alır ve bu teşkilatça hazırlanan nizamnamelere göre faaliyet gösterirlerdi. Böylece zimmî esnafın faaliyetlerinin kontrol altında tutulması, vergilerinin alınması ve daha da önemlisi toplumdan soyutlanmaması sağlanmaktaydı.\nBursa esnafı arasında ortak iş kurma oldukça yaygındı. Gayrimüslimler de çoğunlukla kendi dindaşlarıyla ortak iş yapmanın yanında dindaşı olmayanlarla da ortaklık kurabiliyorlardı. Örneğin, Musa veledi David, Kemal veledi Aslan ve Bayram veledi Haydar adlı Yahudiler kendi aralarında, Anastas veledi Zefiri ve Fota veledi Yorgi adlı Rumlar kendi aralarında, Bağdadioğlu Dimitraki de Seyyit Ali Çelebi'yle birlikte şirket kurmuştu.\nKonuyla ilgili arşiv vesikalarına bakıldığında Bursa'daki gayrimüslimler müstakil olarak üretim ve ticaret yapmalarının yanında zaman zaman müslümanlarla da ortak iş yapmışlar, şehrin pek çok çarşı ve hanlarında dükkân sahibi olmuşlar, müslüman esnafla komşuluk yapmışlar, esnafı ilgilendiren vergilere ortak olmuşlardır.\nKurtuluş Savaşı'nı takip eden yıllarda Mübadele ve öncesinde Ermeni Tehciri nedeniyle Rum ve Ermeni nüfus büyük ölçüde kentten tasfiye edilmişti. Bursa nüfusunun yaklaşık üçte birini oluşturan gayrimüslimlerin önemli bir kısmı esnaf, zanaatkar ve tüccardı. Gayrimüslimlerin yerine gelen mübadele göçmenlerinin büyük bölümü ise çiftçiydi. Üstelik bunların bir bölümü farklı kültür ve gelenekler taşımakta, kimi tek kelime Türkçe dahi bilmemekteydi. Durumun yarattığı toplumsal ve ekonomik karmaşa, Cumhuriyet yönetimi için aşılması gereken ciddi bir sorun olmuştur.\n1831 yılında Bursa’da 10.552 hane müslüman ve 5.586 hane gayrimüslim yaşamaktaydı. Gayrimüslimlerden 2.800’ü Ermeniydi. 1881/82–1893 yılları Osmanlı genel nüfus sayımında Bursa merkezinin nüfusu 89.663 müslüman, 31.907 gayrimüslim olmak üzere toplam 121.590 olarak tespit edilmiştir. 1881-1914 arası Hüdavendigâr vilayetinin % 10-15'i Rumlardan oluşuyordu. İkinci büyük grup şehir merkezi ve vilayetin kuzeydoğu kısımlarında (İnegöl, İzmit, İznik, Orhangazi/Pazarköy)'de yaşayan Ermenilerdi. Gemlik'in (Kios) % 92'si, Mudanya'nın (Moutania) % 69'u, Tirilye'nin (Triglia) % 95'i, Mustafakemalpaşa'nın (Mihaliç) % 87'si Rumdu.\nGünümüzde 60 civarında Yahudi vatandaşımız Bursa'da yaşamaktadır. Ayrıca, sayısı tam olarak bilinmemekle birlikte 100 kadar Hristiyan vatandaşımız da Bursa'da yaşamını sürdürmektedir.\n\n\nWendy's\nWendy's, ABD merkezli bir fast food zinciridir. 2016 yılı itibarı ile Şirket 6,490 restoranı ile dünyanın üçüncü büyük hamburger fast food zinciridir. Şirketin merkezin 2006 yılından bu yana Dublin'de yer almaktadır.\nWendy's menüsü öncelikli olarak hamburger, tavuk sandviç, patates kızartması ve yumuşak dondurulmuş süt tatlı olan Frosty dahil olmak üzere içeceklerden oluşmaktadır.\nWendy's Baconator altı parça domuz pastırması, mayonez, ketçap, peynir ve sığır etinde yapıldan iki kare şeklinde hamburger köftesinden yapılan bir hamburger türü.\n\n\nDavid Pavelka\nDavid Pavelka (d. 18 Mayıs 1991, Prag), Çek futbolcudur. Orta saha pozisyonunda görev almakta olup, Süper Lig ekiplerinden Kasımpaşa'da forma giymektedir.\n2011'de, 1. liga'da mücadele eden Sparta Praha'nın A takımına yükselerek profesyonel kariyerine başladı. 2011-12 sezonu başında, aynı ligdeki Slovácko'ya kiralandı. 21 Ağustos'ta, ligde oynanan Sigma Olomouc maçının 54. dakikasında Miroslav Poliačky'nin yerine oyuna girdi ve Slovácko formasıyla ilk resmî maçına çıktı. Maçın 76. dakikasında ise skoru 1-1'e getiren takımdaki ilk golünü attı. Sezon boyunca 22 lig maçına çıkan ve 4 gol kaydeden oyuncu, bir de kırmızı kart görmüştü. 2012-13sezonunda Sparta Praha'ya döndü ve 12 Ağustos 2012'de, Slovácko'ya karşı ilk kez Sparta Praha formasını giydi. Takımının 4-1 kazandığı maçın ilk golü kendisinden gelmişti. 23 Ağustos'ta, UEFA Avrupa Ligi play off turundaki Feyenoord karşılaşmasında ilk Avrupa kupası maçına çıktı. Sezonun ilk yarısında oynadığı 7'si lig 10 resmî maçta 3 gol kaydetti. Sezonun devre arasında, ligin diğer ekiplerinden Slovan Liberec ile 3,5 yıllık sözleşme imzaladı. 23 Şubat 2013'te, Jablonec karşısında Slovan Liberec formasıyla ilk resmî maçına çıktı. Buradaki ilk sezonunda 12 lig ve 4 Pohár FAČR maçında görev alırken, toplam 3 gol kaydetti.\n2013-14 sezonunda takımın as oyuncularından biri hâline geldi ve 44 resmî maçta oynadığı. Ligde attığı 9 golle ligde, tüm resmî maçlar toplamında attığı 10 golle ise bu alanda takımın o sezondaki en golcü oyuncusu oldu. 7 Kasım 2013'te oynanan ve 1-1 sona eren UEFA Avrupa Ligi H Grubu'ndaki Sevilla mücadelesinde ise UEFA turnuvalarındaki ilk golünü kaydetmişti. 2014-15 sezonunda oynadığı 29 resmî maçta 5 gol attı ve Pohár FAČR şampiyonluğu yaşadı. 2015-16 sezonunu ilk yarısında Slovan Liberec ile 14'ü lig olmak üzere 25 maçta görev aldı ve 3 gol kaydetti. Ocak 2016'da, Süper Lig'de yer alan Kasımpaşa ile 2,5 yıllık sözleşme imzaladı. 25 Ocak'taki İstanbul Başakşehir maçının 90. dakikasında Adem Büyük'ün yerine oyuna girdi ve ilk kez resmî bir maçta Kasımpaşa forması giymiş oldu. Sezonu ise tamamı ligde olmak üzere 9 maçta oynayarak tamamladı.\n3 Eylül 2015'te, 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası elemeleri A Grubu'nda oynanan Kazakistan maçında ilk kez Çek Cumhuriyeti millî takımı formasını giydi. Elemelerde toplam 4 maçta oynayan oyuncu, takımının katılma hakkı kazandığı 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası kadrosuna da dahil edildi. Pavelka, turnuvaya grup aşamasında veda eden Çek Cumhuriyeti ile iki maçta görev aldı.\n\n\nGalimzyan Husainov\nGalimcan Salihoviç Hüseyinov (d. 27 Haziran 1937 - ö. 5 Şubat 2010), forvet pozisyonunda görev yapmış Tatar asıllı Sovyet eski millî futbolcu ve teknik direktör.\nProfesyonel futbolculuk kariyerine 1957 yılında Krılya Sovetov kulübünde başladı. Daha sonra da Spartak Moskova kulübünde oynadı. 1962 ve 1966 FIFA Dünya Kupası'nda forma giyen Hüseyinov, 1964 Avrupa Uluslar Kupası'nda takımıyla beraber gümüş madalya kazandı.\n\n\nÄ°smail Ayaz\nİsmail Ayaz (d. 4 Ocak 1995, Gaziosmanpaşa), Türk futbolcudur. Orta saha pozisyonunda görev almakta olup, 2. Lig ekiplerinden Eyüpspor'da forma giymektedir.\nFutbolculuk kariyerine 2005'te, Gaziosmanpaşa'nın altyapısında başladı. 2013'te altyapısına transfer olduğu Kasımpaşa'da, 2014-15 sezonu öncesinde imzaladığı sözleşmeyle A takıma yükseldi. 12 Aralık 2014'te, Eskişehirspor karşılaşmasının 76. dakikasında Alpaslan Öztürk'ün yerine oyuna girerek ilk kez bir Süper Lig maçında görev aldı. 2014-15 sezonunda tamamı ligde olmak üzere 9 maçta oynadı.\n\n\nRen ve Stimpy\nRen ve Stimpy (orijinal İngilizce başlık: The Ren & Stimpy Show) çizgi film televizyon dizisi oldu. It aslında 1991 ve 1996 yılında ödemeli TV kanalı Nickelodeon tarafından ABD'de yayınlandı Kanadalı animatör John Kricfalusi. tarafından oluşturuldu.\nBu çizgi dizi SpongeBob gibi karikatür serisi çok ilham kaynağı olmuştur.\nBu Spümcø ilk üretildi, John Kricfalusi tarafından işletilen animasyon şirketi, ve John işten çıkarmayı yaratıcısı ve yürütme Nickelodeon arka plan arasındaki serisinin yaratıcı yönleri ile bazı farklılıklar sonra üretim Oyunları Animasyon, Nickelodeon iştiraki başındaydı. Nickelodeon sonunda 5 sezon sonra 1996 yılında seri ve 52 bölüm, Nicktoons o zaman üretilen toplam toplam iptal olacaktır.\n\n\nKarabük'te 2009 Türkiye yerel seçimleri\n29 Mart 2009 Genel Seçimleri'nde (resmî adıyla 29 Mart 2009 Mahalli İdareler Genel Seçimleri) Karabük Belediyesi ile 5 ilçenin ve 2 beldenin belediye başkanı seçilmiştir.Sonuçlar Yüksek Seçim Kurulu'nun resmî verileridir.\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n\n\nCentral Security Service\nMerkezi Güvenlik Hizmeti (), Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı'nın bir devlet dairesi. 1972'de Ulusal Güvenlik Ajansı ve Amerika Birleşik Devletleri Silahlı Kuvvetleri'nin Servis Kriptolojik Unsurları'ın sinyal istihbaratı, kriptoloji ve taktiksel derecedeki bilgi güvenliği alanlarını birleştirme amacıyla kurulmuştur. 2002'de Central Security Service'in yaklaşık 25.000 üniformalı üyesi vardı.\n\n\nDevlet dairesi\nDevlet dairesi ya da devlet kurumu, çoğunlukla tayin edilmiş bir görev olarak devletin mekanizmasındaki temelli veya kısmen temelli kuruluş, istihbarat teşkilatı gibi belirli işlevlerin idaresi ve yönetiminden mesuldur. Birçok dikkate değer devlet müessese çeşidi vardır.\n\n\n74. Altın Küre Ödülleri\n74. Altın Küre Ödülleri 2016 yılının en iyi film ve Amerikan dizilerine, 8 Ocak 2017'de Kaliforniya, Beverly Hills'daki Beverly Hilton Hotel'de saat PZD'ne göre 17:00 / EST'ne göre 20:00'da verilen olan ödüllerdir. Tören, NBC televizyonu tarafından canlı olarak yayınlandı.\n8 Ocak'taki ödül töreninin sunuculuğunu, oyuncu ve komedyen Jimmy Fallon gerçekleştirdi. Meryl Streep, 3 Kasım 2016'da Cecil B. DeMille Yaşam Boyu Başarı Ödülü sahibi olarak ilan edildi. Aday gösterilenler 12 Kasım 2016'da Don Cheadle, Laura Dern ve Anna Kendrick tarafından duyuruldu.\n17 filmin birden fazla adaylığı bulunmakta:\nİki film birden fazla ödül kazandı:\n16 dizinin birden fazla adaylığı bulunmakta:\n4 dizi birden fazla ödül kazandı:\n\n\nGil Bartosh\nGilbert C. Bartosh, Sr. (21 Mayıs 1930 - 4 Haziran 2016) Eski Amerikan futbolcusu ve çalıştırıcısı. 1974-75 yılları arasında Teksas, El Paso Üniversitesi futbol takımını çalıştırmış, takımı bir maçta 6-28'lik skor elde etmiştir.\n1950'li ve 1960'lı yıllarda en iyi Amerikan futbolcuları arasında yer alan sporcu Granger, Teksas'ta doğmuş ve 4 Haziran 2016'da 86 yaşında Liberty Hill, Teksas'ta ölmüştür.\n\n\nHannes Bauer\nJohannes \"Hannes\" Bauer (22 Temmuz 1954 - 6 Mayıs 2016), Alman caz müzisyeni ve tromboncu. İmpresived müzik ve serbest caz müziği yapmıştır. Erkek kardeşi Conny Bauer'de kendisi gibi caz tromboncusudur. 1979'da kariyerine başlamıştır. Müzisyenler Thomas Lehn, Jon Rose, Ken Vandermark, \"Territory Band\" müzik grubu ve Peter Brötzmann ile çalışmalar yaptılar.\n22 Temmuz 1954'te Aşağı Saksonya'da doğan müzisyen Bauer 6 Mayıs 2016'da Berlin, Almanya'da 61 yaşında öldü.\n\n\nHepat\nHebat, Kheba veya Khepat, Hurrilerce yaşayan her şeyin annesi olarak bilinen ana tanrıçadır. Aynı zamanda tanrıların kraliçesidir.\nHebat, Hititlerde güneş tanrıçası, olarak da bilinir. Sümerlerdeki Kubau'dan alınmıştır. Aramilerde, tevrat ve diğer bazı toplumlarda Havva olarak benimsenmiştir.\n\n\nAndy Bathgate\nAndrew James Bathgate (d. 28 Ağustos 1932 –ö. 26 Şubat 2016) , Kanadalı profesyonel buz hoeyi oyuncusu. Kendisi defans oyuncusu olarak oynamıştır. 17 sezon Ulusal NHL liginde New York Rangers, Toronto Maple Leafs, Detroit Red Wings ve Pittsburgh Penguins takımlarında buz hokeyi oynadı.\nBathgate 26 Şubat 2016'da 83 yaşında Alzheimer hastalığından Mississauga, Ontario'da yaşama veda etmiştir. Sporcu aynı zamanda Parkinson hastalığı ile de mücadele etmekteydi.\n\n\nTropopoz\nTropopoz, Dünya atmosferinin katmanları arasında bulunan Troposfer ile Stratosfer'i birbirinden ayıran tabakadır. Yunanca \"Tropos\" ile İngilizce \"Pause\" kelimelerinden oluşmaktadır.\nTropopoz'da sıcaklık, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü Standart Şartları'na göre -56,5 santigrat derecedir ve Troposfer'in üst limitidir. Troposfer ve atmosferin yüksek bölgeleri arasında hava geçişine engel olan bir kapak görevi yapar. Tropopoz kutuplarda 8-10, ekvatorda 16–18 km civarındadır ve mevsimlere göre değişiklik gösterir.\n\n\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda hentbol – Erkekler takım kadroları\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda hentbol – Erkekler takım kadroları aşağıda verilmiştir.\nBaş antrenör:: Eduardo Gallardo\nBaş Antrenör: Željko Babić\nBaş Antrenör: Guðmundur Guðmundsson\nBaş Antrenör: Claude Onesta\nBaş Antrenör: Valero Rivera López\nBaş Antrenör: Hafedh Zouabi\nBaş Antrenör: Marwan Ragab\nBaş Antrenör: Jordi Ribera\nSteffen Weinhold 10 Ağustos 2016 tarihinde kadrodaki yerini Patrick Groetzki'ye bıraktı.\nBaş Antrenör: Dagur Sigurðsson\nBaş Antrenör: Talant Duyshebaev\nBaş Antrenör: Veselin Vujović\nBaş Antrenör: Ola Lindgren ve Staffan Olsson\n\n\nMusul Ulu Cami\nMusul Ulu Cami, Nurî Camii ya da Nurî Ulu Cami (), Musul, Irak'ta tarihi bir cami. Eğik minaresiyle meşhurdur, bundan dolayı Musul şehrinin lakabı \"kambur\" olarak da bilinmiştir (الحدباء al-Ḥadbāˈ).\nGeleneğe göre camiyi Nureddin Zengi vefatından az önce M. 1172-73 arası inşa ettirmiştir. İbn el-Esir'e göre, Nureddin Zengi Musulu'n hakimiyetini ele geçirdikden sonra yeğeni Fahreddin'e inşası için emretmiştir.\nMusul Ulu Cami 21 Haziran 2017'de, Musul Savaşı sırasında tahrip edildi. IŞİD, Irak birliklerinin IŞİD'i sorumlu tuttuğunu iddia ederek camii'yi ABD'nin tahrip ettiğini iddia etti. 21 Haziran 2017'de Irak hükûmet güçleri, caminin IŞİD güçleri tarafından havaya uçurulduğunu ve patlamanın, camii'yi kasıtlı olarak yıkmak için bomba yerleştirildiğini belitti. IŞİD'in propaganda bakanı Amaq, ABD'nin hava saldırısının yıkımdan sorumlu olduğunu iddia etti; ancak bu talep herhangi bir bilgi tarafından doğrulanmıştır. Patlama öncesi Irak kuvvetleri camiye 50 metre mesafedeyken yaklaşan ordu üyelerini IŞİD üyeleri tarafından öldürmeye yönelik bir girişimde bulundu.\nIrak Başbakanı Haider el-Abadi, caminin imhasının IŞİD'in \"yenilgiye uğratması ilanı\" olduğunu belirtti. BBC News gazetesi yazarı Paul Adams, caminin imhasının IŞİD'in \"nihayet Musul üzerindeki tutumunu kaybetmesinden dolayı öfkeli bir meydan okumanının son hareketi\" olarak yazdı.\n\n\nLily Rabe\nLily Rabe (d. 29 Haziran 1982; New York), Amerikalı oyuncu. Northwestern Üniversitesi mezunudur.\n2001 yapımı Tess rolünü canlandırdığı romantik komedi filmi \"Never Again\" ile tanındı. televizyon dizileri \"Law & Order: Criminal Intent\" ve \"Nip/Tuck\" ile çıkışını sürdürdü.\nÖzellikle televizyon dizisi \"American Horror Story\" ve sinema filmi \"Pawn Sacrifice\" ile göz dolduran oyuncu Lily Rabe Amerikalı senarist ve yazar David Rabe ile 1979 ve 1980 yıllarında iki defa Akademi Ödülü kazanan oyuncu Jill Clayburgh'ün kızıdır.\n\n\nShaibu Amodu\nShuaibu Amodu (d. 18 Nisan 1958 – ö. 10 Haziran 2016) , Nijeryalı eski futbolcu ve teknik direktördür. Nijerya'nın Dumes takımı alt yapısından yetişmiş 1976'da profesyonel olmuştur. Amodu Nijerya futbol ligi takımları BCC Lions, El-Kanemi Warriors FC ve Shooting Stars SC'de teknik direktör ve Orlando Pirates ile Güney Afrika millî takımlarında menejerlik yapmıştır.\nNiger Tornadoes FC takımında 1970'lerin sonundan 1980'lerin başına kadar top koşturmuş ayrıca 2001 ve 2002 yıllarında Nijerya millî takımı menejerliğinide kısa bir süre yapmıştır.\nÜnlü Nijeryalı futbol adamı Amodu 10 Haziran 2016'da Benin City'de 58 yaşında ölmüştür.\n\n\nDinamo Tbilisi\nDinamo Tbilisi, 1925 yılında Gürcistan'ın Tiflis kentinde kurulan çok takımlı spor kulübü. Üç branşta faaliyet gösteren kulübün en büyük başarıları futbol takımının 1980-81 UEFA Kupa Galipleri Kupası'nda, basketbol takımınınsa 1961-62 FIBA Avrupa Şampiyonlar Kupası'nda kazandığı şampiyonluklardır. Kulüp, bu iki takımın haricinde ragbi birliği branşında da faaliyet göstermektedir.\n\n\nRichard Nicoll\nRichard Nicoll (d. 1977, Londra ; ö. 21 Ekim 2016, Sidney) , İngiliz modacı. Klasik modern tarzda tasarımlar üretmiştir.\nNicoll 2008'de Elle Dergisince En İyi Genç Stilist ödülü almıştır. 2009'da Londra Moda Haftası'nda Vougue Vakfı adına katılımcı olmuştur. Avustralyalı şarkıcı, oyuncu Kylie Minogue ile çalışmalar yapmıştır. Ünlü modacının kreasyonlarını Dünyaca ünlü birçok sanatçı ve isim Kate Bosworth, Julianne Moore, Diane Kruger, Rosie Huntington-Whiteley, Sienna Miller, Emma Stone, Florence Welch, ve Keira Knightley kullanmıştır.\nYaşamını Avustralya'da sürdüren modacı 21 Ekim 2016'da 39 yaşında Sidney'de müzdarip olduğu kanser hastalığı nedeniyle yaşamını yitirmiştir.\n\n\nStratford, New Jersey\nStratford, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Camden ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,040'dır.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nJohn Ray\nJohn Ray (d. 29 Kasım 1627 - ö. 17 Ocak 1705), İngiliz doğabilimcisi ve en iyi İngiliz doğabilimcisi olarak seçilmiştir. Botanik, doğabilim ile ilgili kitaplar yayınlamıştır.\n\n\nBarrington, New Jersey\nBarrington, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Camden ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 6,983'tür.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nMilltown, New Jersey\nMilltown, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Middlesex ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 6,893'tür.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nMac OS 9\nMac OS 9 Apple şirketinin 9. ve final Apple Macintosh işletim sistemi ve klasik Mac OS serisinin son üyesidir. Apple Computer tarafından, 23 Ekim 1999 tarihinde Mac OS 8'in ardılı olarak tanıtıldı. (bu sistem Unix benzeri gerçek zamanlı işletim sistemi OS-9 ve OS9 geni ile karıştırılmamalı). Bu, vurgulu Sherlock 2 Internet arama yetenekleri, iTools ve geliştirilmiş Open Transport ağ olarak bilinen Apple'ın ücretsiz çevrimiçi hizmetler entegrasyonu ile \"Şimdiye kadar en iyi Internet İşletim Sistemi\" olarak Apple tarafından teşvik edildi. Mac OS 9 korumalı bellek ve tam önleyici multitasking ile yoksun iken, birden fazla kullanıcı için otomatik Yazılım güncelleştirme girişi ve desteği dahil kalıcı iyileştirmeler içerir.\nApple 2001 yılında Mac OS 9 gelişimini durdurdu ve tamamen yeni işletim sistemi serisi olan Mac OS X'e (sonradan OS X ve macOS adını aldı) geçiş yaptı. O zamandan beri, hiçbir güncelleştirme serbest bırakılmadı. Mac OS 9'un son güncellemeleri Klasik Çevre ve uyumluluk Karbon uygulamaları ile çalışırken, OS X ile uyumlulukları sorunları ele aldı. WWDC 2002'de Steve Jobs OS 9 için sahte bir cenaze sahneleyerek yaptığı açılış konuşmasını başladı.\nApple \"50 Yeni Özellik\" dahil olmak üzere, hem Mac OS 9'u tanıttı ve Sherlock 2 yazılımını piyasaya sundu, ayrıca farklı çevrimiçi kaynakları aramak için bir 'kanallar' özelliği ve QuickTime gibi metalik bir görünüm tanıttı. Mac OS 9-da iTools (Sonra .Mac, daha sonra MobileMe ve iCloud olarak yeniden markalandı.) olarak bilinen internet hizmetlerine entegre destek özelliği bulundu ve Open Transport 2.5 ile geliştirilmiş TCP / IP işlevselliği dahildir.\nMac OS 9'un diğer özellikleri şunlardır:\n10.5'ten önceki OS X PowerPC sürümleri, \"Klasik\" adında bir uyumluluk katmanı (kabuk) içerir. Genellikle Klasik olarak anılan Klasik Çevre, MacOS'un PowerPC sürümlerinde bir bilgisayar donanımı ve yazılım uyumlama katmanıdır. MacOS'da çalıştırmak için en eski uygulamalara Mac OS 9 ile uyumluluk sağlar. Mac OS X Tiger'a kadar macOS sürümlerini çalıştıran PowerPC tabanlı Macintosh bilgisayarlarda desteklenir, ancak Mac OS X Leopard ile ve MacOS'un herhangi bir sürümünü çalıştıran IIntel tabanlı Macintosh bilgisayarlar üzerinde desteklenmez. Bu OS X içinde Finder erişimi olmayan Mac OS 9 çalıştıran yoluyla elde edilir. Klasik bir ortam çalıştırabilirsiniz bilgisayarların Mac OS 9 önyükleme mümkün olmasa bile, bunun Mac OS 9 bilgisayarda yüklü olması gerekir. Bazı Mac OS 9 uygulamaları Classic'de iyi çalışmaz. Onlar ekranı yeniden çizmeği sorunlarını ve gecikmeli performansı göstermektedir. Buna ek olarak, doğrudan donanım ile etkileşen bazı sürücüler ve diğer yazılım düzgün çalışmayabilir.\nMayıs 2002'de, San Jose, Kaliforniyada, Steve Jobs Apple'ın Worldwide Developers Konferansı'nda, bir tabut eşliğinde duyurmakla sahte cenaze düzenledi ve Applenin, Mac OS 9-un gelişimini durdurduğunu söyledi. 2001 yılı Aralık ayında yayımlanan Mac OS 9.2.2, Mac OS 9 ve \"klasik\" Mac OS-un son sürümü idi. Haziran 2005 yılında Jobs Macintosh platformundan, Intel x86 mikroişlemciye geçiş olacağını açıkladı. Rosetta PowerPC öykünme tabakasının geliştirici belgeleri Mac OS 8 veya 9 için yazılan uygulamalar x86 tabanlı Mac'ler üzerinde aday olmayacağını ortaya koymuştur. Klasik Çevre OS X 10.4 PowerPC sürümünde kalır; Ancak, OS X x86 sürümleri Klasik ortamını desteklemez. Intel tabanlı Mac'ler için geçici bir çözüm olarak, Mac OS 9 SheepShaver, PowerPC emülatörü kullanarak sürüm 9.0.4 kadar taklit edilebilir. SheepShaver bir bellek yönetim birimini taklit etmez, çünkü 9.0.4 üzerinde taklit edilemez. PearPC PowerPC emülatörü, Mac OS 9-u desteklemiyor.\nMac OS 9 Güncellemelere 9.0.4, 9.1, 9.2.1 ve 9.2.2 dahildir. Mac OS 9.0.4 öncelikle USB ve FireWire desteği ile ilgili hata düzeltmelerin bir koleksiyonu oldu. Mac OS 9.1 Macintosh Finderde entegre olmuş CD yazma desteği dahil ve açık pencereler arasında geçiş yapmak için Finder yeni bir pencere menüsünü ekledi. Mac OS 9.2-de belirgin performans artışı ve Klasik Çevre desteği geliştirilmiştir. Mac OS 9.2 sadece resmi G3 Power Mac'ler tarafından desteklenirken, böyle Mac OS 9 Yardımcısı olarak üçüncü parti yazılım kullanımı yoluyla, hala bazı desteklenmeyen PowerPC modellerine monte edilebilir.\nmac OS 9 çok farklı makinelerde desteklenendir. Bu makineler sistemi destekler.\nBazı yeni G3 ve G4 Mac'ların çoğu sadece en az Mac OS 9.1 çalışabilir ve bazıları sadece en az Mac OS 9.2-de çalışır. Bu Mac OS 9 gelişimi sırasında G3 Mac'ların geç gelişmesi ve G4 Mac'ların orta gelişimi nedeniyle oldu ve sadece G4 Mac sürümleri desteği bu G4 Mac ile uyumlu şekilde tasarlanmıştır. Bazı yeni G4 ve tüm G5 Maclar, sadece en az Mac OS 9.2 çalıştırabilir ve sadece OS X Klasik Ortamında Mac OS 9-un uyumlu sürümlerini çalıştırabilir, çünkü \"Mac OS ROM\" bu Maclara izin vermek için asla güncellenmedi, ama OS X döneminde doğrudan boot geliştirilmiştir. Ama muhtemelen kısıtlama ile, kullanıcı alanında çalışmaya devam edebilir, sadece, en azından Mac OS 9.2-de çalışır, bu yüzden hala klasik Çevrede desteklenmiştir.\n\n\nYaz Olimpiyatları'nda hentbol\nHandball Olimpik müsabaka takvimine 1936 Yaz Olimpiyatları Berlinde dahil oldu, ancak rutin olarak takvime katılışı 1972 Yaz Olimpiyatları'nda oldu. Kadınlar müsabakaları ise 1976 Yaz Olimpiyatları'nda eklenmiştir.\n\n\nBeyaz yanlı musur\nBeyaz yanlı musur (\"Phocoenoides dalli\"), yalnızca Kuzey Pasifik Okyanusunda bulunan bir musurgil türüdür. 1970'lerde ilk defa halka yakın olmalarıyla dünya çapında dikkat çekmişlerdir ki bundan önce sombalığı yakalayan balıkçı tekneleri kazara ağlarına binlerce beyaz yanlı musur ve diğer balinaları yakalayıp öldürürmüşlerdir. Beyaz yanlı musurlar Phocoenoides cinsinin tek üyeleridir. Türün İngilizce ismi (\"Dall's porpoise\") Amerikan natüralist W. H. Dall'dan gelmektedir.\nBeyaz yanlı musurun benzersiz gövde şekli sayesinde bu tür diğer balina türlerinden kolayca ayırt edilebilir. Bu hayvanların gövdeleri oldukça kalındır ve başları küçüktür. Renkleri genelde katil balinalara benzer; musurgilin ana gövdesi çok koyu bir gri ile siyah renkte olup, yan tarafları ve karınlarında ise beyaz çizgiler bulunur. Sırt yüzgeçleri sırtlarının tam ortasında bulunur ve dik durmaktadır. Yüzgeçlerinin üst kısımları beyaz ile açık gri arası bir renge sahiptir.\nKuruklarının iki kısmı da buna benzer bir renge sahiptir. Erişkinlerin kuyruklarının her iki parçası da hayvanın gövdesine doğru geriye kavislidir ki bu da başka bir ayırt edici özellikleridir. Diğer musurgillerden daha büyüktür, 2.3 m (7.5 ft) boyuna kadar büyüyebilirler ve kiloları 130 ila 220 kg (290 ila 490 lb) arasındadır. Bu türde ayrıca seksüel dimorfizm de bulunmaktadır, erkekler daha büyük olur ve ayrıca daha derin kuyruk sapları ve anüslerinin arkasında bir tümsek bulunur. Genç beyaz yanlı musurlar grimsi bir renge sahip olup koyu renkli kuyrukları vardır.\nBeyaz yanlı musurlarının yaşam alanları Kuzey Pasifik'i ve Bering, Okhotsk ile Japon gibi denizleri de kapsamaktadır. Yaşam alanlarının en güneyinde bulunan bölgenin batısında doğu Japonya, doğusunda ise doğu Kaliforniya bulunmaktadır, en kuzeyindeki bölge ise Bering Denizidir. Bu hayvanlar eğer normalde soğuk olmayan mevsimlerde soğukla karşılaşırlarsa Güney Aşağı Kaliforniya'daki Ojo de Liebre Lagoon'a girerler. Ayrıca nadiren de olsa Çukçi Denizine de yolculuk ederler.\nBeyaz yanlı musurlar 180 metreden (590 ft) daha derin soğuk suları tercih ederler. Kıta sahanlığı bitişiğinden yamaçlar ve okyanus suları arasında bulunurlar. Genellikle açık denizlerde yaşarlarken, Kuzey Amerika'da derin kıyı sularında da görülürler. Orada, genellikle derin su vadilerinde bulunurlar.\nİki tutarlı ve iyi tanımlanmış farklı renkte morf (dalli tipi ve truei tipi) tespit edilmiştir. Dalli tipi bu musurun doğal yaşam alanlarında belirirken, truei tipi çoğunlukla batı Pasifik'te ve nadiren doğusunda yaşarlar. Bu morflarda yalnızca renkli desenler olduğu için (truei tipinin göbeğinde daha belirgindir) bunların ayrı alttürler olup olmadığı bir soru işaretidir. Japonya yakınlarında bunlardan 104,000 kadar, Okhotsk denizinde 554,000 kadar, Alaska'da 83,000 kadar ve ABD kıtasında ise 100,000 kadar olduğu düşünülmektedir.\nBeyaz yanlı musurlar öncelikli olarak küçük balıkları (sayısız türü) ve kafadan bacaklıları yerler. Ringa, ançüez, sardalya, uskumru, barlam ve Scomberesocidae gibi büyük gruplar halinde dolaşan balıklar favori avları arasındadır, bunların yanında da mesopelagic balığı, ışıldakgiller ve derin su Osmeridae'si de sevdikleri balıklar arasındadır. Ayrıca kril de tüketebilirler, ama bunlar beslenme düzenleri açısından o kadar da önemli değildir. Beyaz yanlı musurlar derin dalgıçlardır. 94m'ye kadar daldıkları tespit edilmiştir. Beyaz yanlı musurlar, katil balina ve büyük beyaz köpek balığına yem olurlar. Ama yine de, Saulitis et al. (2000) açıklamasına göre Prince William Sound'da beyaz yanlı musurlar ile katil balinalar arasında agresif olmayan etkileşimler vardır; \"Beyaz yanlı musurların yerli katil balinalar ile birlikte yüzdükleri gözlemlendi, katil balinalar ile çekici oyun davranışları sergilemişler ve katil balinaların tam önlerinde suyun altına girip çıkmışlardır, hatta bazen fiziksel temas bile olmuştur...Bir tane hatırda kalıcı beyaz yanlı musur AB başkanı ile 1984 yılında Mayıs ayından Eylül ayına kadar kalmıştır\". Bu hayvanlar ayrıca bazı parazitlere duyarlıdır. Karaciğer kelebekleri yoluyla \"Nastitrema\" isimli bir iç paraziti kapabilirler, ki bu parazit yunuslar için ölümcüldür. Yunusların dış parazitleri ise balina bitleridir.\nBeyaz yanlı musurlar son derece aktif yaratıklardır. Sık sık su yüzeyinde ya da altında büyük bir hız ile kendi etraflarında zigzag hareketi yaparak \"horoz kuyruğu\" adı verilen su dalgalanmasına sebep olurlar. Bu hayvanlar aniden ortaya çıkıp kaybolabilirler. Bütün küçük deniz memelileri arasında en hızlıları olan beyaz yanlı musurlar 55 km/s hızına kadar yüzebilirler, bu hız da neredeyse katil balinaların hızındadır. Bu musurlar teknelere yaklaşır ve reverans yaparak teknenin kıçına asılarak sürüklenirler, ama tekne çok hızlı gidiyorsa dikkat kaybedebilirler. Ayrıca büyük balinaların kafalarının oluşturduğu dalgalarda \"burun binme\" de yaparlar. Bundan farklı olarak daha sakin hareketler de yapabilirler, mesela su yüzeyinde yaptıkları hafif dönemeçler. Çok nadiren sudan sıçrama hareketi yaparlar. Beyaz yanlı musurların uyudukları hiç gözlemlenmemiştir.\nBeyaz yanlı musurlar iki ila 12 arasında değişen küçük gruplarla yaşarlar. Yine de beslenirlerken yüzlercesi bir araya gelebilir. Bu hayvan türünde çok eşlilik görülür ama erkekler dişilerini diğer erkeklerden uzak tutmaya çalışırlar. Çiftleşme sezonu süresince, bir erkek doğurgan bir dişi seçer ve kendi yavrusunu dünyaya getireceğinden emin olmak için onu korur. Erkekler bunu yaparken bazen derin dalışlarla bulunan yemleri kaybetmeyi göze alırlar. Doğumlar genelde yaz aylarında gerçekleşir. Bu hayvanların gebeliği 10 ila 11 ay arası sürmekte ve süt salgılama dönemi ise en az iki ay sürmektedir. Durumlarına bağlı olarak, dişiler her yıl doğum yapabilirler. Beyaz yanlı musurlar 22 yıla kadar yaşamlarını sürdürebilirler.\nBir araştırmaya göre DNA dizileme sırasında Britanya Kolumbiyası'nda bir cenin bulunduğu ve bu ceninin beyaz yanlı musur ile bayağı musurun karışımı olan bir melez olduğu belirlenmiştir. Bu melez nadir de olmayabilir— Vancouver Adası'nda görülen bazı tipik olmayan renkli beyaz yanlı musurların ataları olarak da tanımlanabilirler.\nBirçok beyaz yanlı musur her sene balık ağlarına yakalanarak öldürülüyor. Japon avcılarının zıpkın ile bu türü öldürmeleri büyük bir endişeye yol açmıştır. Her sene yakalanan beyaz yanlı musur sayısı 1980'lerin ortalarında tanıtılmış büyük deniz memelilerini avlama moratoryumu nedeniyle büyük bir ölçüde yükselmiştir. En çok yakalanan sayı 1988 yılında olmuştur, ki 40,000'den fazladır bu sayı. Bu avlamaya bir son vermek için uluslararası ilgi 1990 yılında ortaya çıkmış; Uluslararası Balinacılık Kurulu'nun (IWC) çözümü sonucunda yakalama sayısı azalmıştır; yine de hala her sene 15,000 civarında yakalama olmaktadır, ki bu durum beyaz yanlı musurun bütün dünyada diğer deniz memelileri ile karşılaştırıldığında en çok avlanan tür olmasına sebep olur. 2008 yılında, bu avlanma durumu IWC ve IWC'nin Bilimsel Komitesi tarafından eleştirilmiştir. Şu anda bu kota her sene 16,000 yakalanma sayısındadır. Ek olarak, sayısı bilinmeyen bazıları da vurulmuş ya da yakalama sırasında kayıplara karışmıştır. Bu tehditlere rağmen, beyaz yanlı musurları üretken popülasyonlar arasında oldukça yaygın bir tür olmaya devam etmektedir.\nBeyaz yanlı musurlar, Vahşi Hayvanların Göçmen Türlerinin Korunmasına ilişkin Bonn Sözleşmesi (CMS) dahilinde olumsuz korunma statüsü olması ya da uluslararası anlaşmalarla sağlanacak işbirliğinden olumlu olarak yararlanabileceği için Ek-II listesinde bulunmaktadırlar.\n\n\nSibiryalı yerli halklar\nUzak Doğu Rusyası da dahil Sibiryanın nüfusu kırk milyondan fazladır. \n17. ve 19. yüzyıllar arasında Rusya’nın Sibiryayı Ele Geçirmesi ve Sovyet Döneminde arka arkaya yaşanan nüfus hareketleri sonucunda Sibirya demografisinde bugün ana dili Rusça olanlar baskındır. Günümüzde toplam Sibirya nüfusunun %10’undan daha aşağıda bir sayı oluşturan yerli gruplar kalmıştır.\n\n\nAmerikanın yerel dilleri\nAmerikanın yerel dilleri Amerikayı oluşturan Alaska ve Grönland’dan Güney Amerika’nın ucuna kadar yayılan topraklarda yaşayan Kızılderililer tarafından konuşulmaktadır. Bu yerel diller içlerinde izole ve Sınıflandırılmamış diller de dahil olmak üzere birbirinden farklı çok sayıda dil ailelerinden meydana gelmektedir.\nBunları daha yüksek seviyede aileler halinde gruplandırmak için üç makrofamilya; Eskimo - Aleut dilleri, Na-Dene dilleri ve Amerind dilleri gibi öneriler yapılmıştır. Bu öneri neredeyse bütün uzmanlar tarafından kabul edilmemiştir.\nUNESCO’ya göre , Kuzey Amerika’da birçok yerel dil yok olma tehlikesi altında ve önemli bir kısmı yok olmuştur.\n\n\nMountainside, New Jersey\nMountainside, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Union ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 6,685'tir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nWharton, New Jersey\nWharton, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Morris ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 6,522'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nAllendale, New Jersey\nAllendale, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Bergen ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 6,505'tir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nRockaway, New Jersey\nRockaway, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Morris ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 6,438'tir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nMargate City, New Jersey\nMargate City, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Atlantic ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 6,354'tür.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nUnion Beach, New Jersey\nUnion Beach, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Monmouth ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 6,254'tür.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nNorth Caldwell, New Jersey\nNorth Caldwell, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Monmouth ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 6.254'tür.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65.496 kişi, 26.845 ev ve 17.835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64,0% Beyaz, 33,0% Afrikan Amerikan, 0,1% Yerli Amerikan, 1,2% Asyalı, 0,6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57.537 kişi, 23.685 ev ve 17.708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64,0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0,1% Yerli Amerikan, 1,2% Asyalı, 0,6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nCarlstadt, New Jersey\nCarlstadt, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Bergen ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 6,127'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nFair Haven, New Jersey\nFair Haven, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Monmouth ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 6,126'dır.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nPaulsboro, New Jersey\nPaulsboro, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Gloucester ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 6,097'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nLittle Silver, New Jersey\nLittle Silver, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Monmouth ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,950'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nJamesburg, New Jersey\nJamesburg, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Middlesex ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,915'tir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nLitik teknoloji\nArkeolojide, litik teknoloji farklı taş çeşitlerinden kullanışlı araçlar üretmek için gereken geniş bir yelpaze oluşturan teknikleri içermektedir. Bulunan en eski taş aletler günümüz Etiyopyasında bulunmuştur ve iki ile üç milyon yıl arasında tarihlendirilmektedir.\nLitik teknolojinin arkeolojik kaydı üç büyük zaman dönemine bölünmüştür: Eski Taş Çağı, Orta Taş Çağı ve Cilalı Taş Devri. Dünyanın her bölgesindeki kültürlerin hepsi aynı litik teknoloji gelişme kalıbını yaşamamıştır ve taş alet teknolojisi günümüzde de kullanılmaya devam etmektedir ancak bu üç tarih devri litik teknolojinin zirvede olduğu tarihlerde arkeolojik kayıtların ortaya koyduğu gelişimi göstermektedir. Modern taş alet kullanımının etnoarkeolojik bir bakış açısıyla incelenmesiyle genel anlamda litik teknolojileri etkileyen etkenlerin çokluğu üzerinde çalışmalar yapılabilir. Bakınız: Taş alet. Mesela Güney Etiyopya’da yer alan Gamo’lar açısından Gama kültürü içinde yer alan faklı alt gruplarda siyasi, çevresel ve toplumsal etkenler teknoljide farklılık kalıplarını etkilemektedir;bu farklı etkenler arasında yer alan ilişkileri modern bir anlayışla anlamak sayesinde, arkeologlar arkeoljik kayıtlarda yer alan teknoljik farklılıkları şekillendirmiş olan bu etkenlere etki eden yanları daha iyi anlayabilir.\n\n\nYoutubers Life\nYoutubers Life, ünlü bir Youtuber olma amacı içeren 3 boyutlu simülasyon oyunudur. 28 Mayıs 2016'da Steam aracılığıyla yayınlanan oyun, kısa süre içinde büyük ilgi görmüştür. U-Play Online firması tarafından geliştirilmiştir. Steam ve App Store'da satış fiyatı 24 TL'dir. Oyun çıktığı sene 2016 İspanya Ulusal Video Oyunları Ödüllerinde de finalist olmayı başarmıştır.\nOyuna annesinin evinde yaşayan hem okula giden, hem de boş zamanlarında yeni açtığı Youtube kanalına videolar yükleyen bir genç olarak başlanıyor. Kısıtlı imkânlarla videolar çekip, etkinliklere katılarak abone ve izlenme sayısını arttırma amacı bulunan oyunda çeşitli evler var. Gelirin artması ve popülerliğin başlamasıyla birlikte yeni evlere geçilebiliyor. Kanala video yüklemesi için de ortak arkadaş kiralanabiliyor.\nKarakterin seviyesi atladıkça, ampul sayısı da artıyor. Bu ampuller, video çekerken ve düzenlerken karakterin daha güzel videolar oluşturmasına olanak sağlıyor.\nYoutubers Life oyunu, Barselona, İspanya merkezli U-Play Online firması tarafından geliştirilmiştir. 2015'te Steam Greenlight içeriği olarak kabul edilen oyun, Microsoft Windows ve mac OS için 18 Mayıs 2016'da indirilmeye sunulmuştur. Oyun iOS telefonlar için App Store'da ise 18 Ekim 2016 tarihinden itibaren yayınlanmaya başlamıştır.\nYoutubers Life'ın 14 dil desteği vardır.\n\n\nDanny Faure\nDanny Faure (8 Mayıs 1962), Seyşelli siyasetçi. Faure, Afrika ada ülkesi Seyşeller'de 16 Kasım 2016 tarihinden bu yana devlet başkanlığı makamında bulunmaktadır.\nSeyşelli bir ailenin çocuğu olarak Uganda'da dünyaya gelen Faure, ilk ve orta öğrenimini Seyşeller'de tamamladıktan sonra üniversite eğitimi için Küba'ya gitmiş ve orada siyasi bilimler üzerine eğitim almıştır.\nÜlkesine döndükten sonra birçok kamu kuruluşunda görev alan Faure, üye olduğu Halk Partisi mensubu olarak 2004 yılında Maliye Bakanı olarak görevlendirilmiştir. 2010 yılında bu görevin ek olarak devlet başkanlığı yardımcılığı görevini de üstlenen Faure, 2016 yılında gerçekleştirilen seçimlerde muhalefetin mecliste çoğunluğu elde etmesi neticesinde mevcut devlet başkanı James Michel'in görevini bırakması neticesinde 16 Ekim 2016 tarihi itibarıyla ülkenin yeni devlet başkanı olarak makama çıkmıştır.\nMichel son olarak 2015 yılında gerçekleştirilen seçimlerde makama geldiği için Faure'nin de görevinin yasal bitiş süresi 2020 olarak açıklanmıştır.\n\n\nBaha Boduroğlu\nBaha Boduroğlu (3 Şubat 1947, İstanbul) Türk pop müziği sanatçısı ve bestecisi.\n\n\nKamboçya Ulusal Müzesi\nKamboçya Ulusal Müzesi, Kamboçya'nın başkenti Phnom Penh'te bulunan tarih, arkeoleoji müzesidir.\nÜlkenin en büyük müzesidir. Kmer sanatına ait dünyanın en büyük koleksiyonlarndan birine sahiptir. Kraliyet Sarayı’nın kuzeyindedir.\nTemeli 1917'de atılan müze, \"Albert Sarraut Müzesi\" adıyla 1920'de ziyarete açıldı. Müzeye adını veren Albert Sarraut, Fransa'nın Çinhindi Genel Valisi idi. Pnom Penh doğumlu ressam, yazar ve tarihçi George Groslier Kamboçya sanatına ilginin artmasını ve müzenin kurulmasını sağlayan kişidir. Kamboçya tapınaklarından esinlenen binayı da o tasarlamıştır.\nMüze 1975-1979 arasında Kızıl Kmerler döneminde kapalı kalmış, 13 Nisan 1979'da yeniden açılmıştır.\nMüzede tarihöncesi, Angkor-öncesi, Angkor dönemi ve Angkor sonrası dönemlerine ait heykel, seramik, etnografik obje gibi kültürel materyaller bulunur. Avluyu çevreleyen dört galeri vardır. Doğudaki bronz galerisinde 6.-13. yüzyıllara ait Kmer bronz döküm sanatı örnekleri sergilenir. Bronz galerisinin kuzeyindeki özel bir sergi alanında Angkor-sonrası döneme ait nadir Budha heykelleri bulunur. Kuzey Galeri'de 6.-11. yüzyıllardan kalma kumtaşı heykeller; Batı Galeri'de 12.-13. yüzyıllardan kalma klasik heykeller; Güney Galeri'de ise seramik, ahşap oymacılık gibi dekoratif ve uygulamalı sanat örnekleri vardır.\n\n\nManasquan, New Jersey\nManasquan, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Monmouth ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,897'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nProspect Park, New Jersey\nProspect Park, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Passaic ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,865'tir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nOceanport, New Jersey\nOceanport, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Monmouth ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,832'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nWildwood, New Jersey\nWildwood, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Cape May ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,235'tir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nHarutyun Aleksanyan\nHarutyun Aleksanyan (d. 1857, Çengiler, Bursa - ö. 1917, İstanbul), Ermeni asıllı Osmanlı tiyatro sanatçısıdır.\n1857'de Bursa'nın Çengiler Köyü'nde doğdu. Yedi yaşında İstanbul’a geldi, 1871'de Surp Pırgiç okulundan mezun oldu. Okuldayken öğrenci tiyatrolarında oynadı. Okuldan sonra bir süre eczacı çıraklığı yaptı.\nGüllü Agop'a kendisini kabul etmesi için başvurdu ama kabul edilmedi. Şansını Mınakyan'da denedi, bu gruba da katılamadı. Çabalamaktan vazgeçmedi. Tiyatronun emektarlarından Kalust Liceli'yi bulup, durumunu ona anlattı. Liceli'nin ısrarıyla Güllü Agop, Aleksanyan'a bir kez şans verdi. İkinci Arşak'tan okuduğu Nerses'in tiradını Güllü Agop çok beğendi ve 1878'de kadroya girdi. Kısa sürede çok önemli roller oynadı. 1880'de Bursa'ya gidip, Ahmet Vefik Paşa'nın önderliğinde kurulan Bursa Osmanlı Tiyatrosu'nda, Tomas Fasulyeciyan ile çalıştı.\nİstanbul'a dönüşünde Mınakyan Topluluğu'na katıldı. En verimli dönemini geçirdi. Oynadığı önemli rollerden bazıları “Mumdan Heykel”de Rodil, “Fakir Delikanlı”da Buasan, “Kumarbazın Sonu”nda Varnell, “Simon ve Marie”de Moris Vasseur, “Misk Sokağı Cinayeti”nde Valger, “Ekmekçi Kadın”da Jack'tır.\n1883'te Kafkasya'ya oradan da Bakü'ye geçti. Rus Ermenilerine uygun bir repertuvar seçmediği için başarılı olamadı ve İstanbul'a döndü. 1897'de Mısır'a gitti. Serope Bengliyan ve Yevkine Karakaşyan ile başarılı bir devre geçirdi, İstanbul'a döndü.\n1917'de, 60 yaşında, İstanbul'da öldü.\n\n\nAntalya'da 2009 Türkiye yerel seçimleri\n29 Mart 2009 Genel Seçimleri'nde (resmî adıyla 29 Mart 2009 Mahalli İdareler Genel Seçimleri) Antalya Büyükşehir Belediyesi ile 19 ilçenin ve 74 beldenin belediye başkanı seçilmiştir.Sonuçlar Yüksek Seçim Kurulu'nun resmî verileridir.\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n1989'da Islahatçı Demokrasi Partisi'nden, 1994 ve 1999'da Anavatan Partisi'nden ve 2004'te ise Doğru Yol Partisi'nden belediye başkanlığını kazanan Nail Dülgeroğlu, AK Parti adayı olarak 2009'da elde ettiği seçim galibiyeti sonrası 5 seçim döneminde 4 ayrı partiden belediye başkanlığı kazanmış oldu.\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n\n\nBestami Yazgan\nBestami Yazgan, Türk şair ve yazar.\n1957 Osmaniye doğumlu. İlk, orta ve lise öğrenimini Osmaniye'de tamamladı. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden mezun oldu. (1978) Güneysu Kültür Sanat ve Edebiyat dergisinin genel yayın yönetmenliğini yaptı. Emekliliğine kadar resmi ve özel kurumlarda edebiyat öğretmenliğini devam ettirdi. Türkiye Yazarlar Birliği’nin Çocuk Edebiyatı dalında yılın yazarı, İLESAM’ın Çocuk Edebiyatı dalında Yılın Yazarı, Çocuk Edebiyatçıları ve Yayıncıları Birliği ‘nin yılın şairi, Türkiye Çocuk Dergisinin yılın öğretmeni ödülüne layık görüldü. İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğünce \"Yazarlar Okullarda\" projesinde Esenler ilçe yazarı olarak görevlendirildi. (2012) Eserleriyle ilgili Kafkas Üniversitesi (Türkiye) tarafından Yüksek Lisans Tezi Hazırlandı. Şiirleri ve Hikâyelerinin incelemesi bilimsel dergilerde yayımlandı. 2014 yılında MEB Yayın Danışma Kurulu üyeliğine seçildi. 2015 yılında lise öğrencileri arasında ülke çapında \"1.Bestami Yazgan Şiir Yarışması\" düzenlendi. Çeşitli radyolarda çocuk edebiyatı üzerine program yaptı ve yönetti. Eserlerinin bir kısmı bestelendi, bir kısmı da ders kitaplarına girdi. İLESAM, Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) ve Türkiye Yazarlar Birliği üyesidir. 2008 yılında, Şerif Aydemir, Mehmet Nuri Yardım, Muhterem Yüceyılmaz, Nidayi Sevim ve Osman Olcay Yazıcı ile birlikte Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği'nin (ESKADER) kurucuları arasında yer aldı.\n\n\nAmerika BirleÅŸik Devletleri ekonomisi\nAmerika Birleşik Devletleri ekonomisi, oldukça gelişmiş bir karma ekonomidir. Nominal olarak dünyanın en büyük ve satınalma gücü paritesi bakımından ikinci büyük ekonomisi olup nominal olarak dünya GSYİH'sinin %22'sini oluşturmaktadır.\nABD dünyadaki teknolojik olarak en güçlü ekonomiye sahiptir ve şirketleri teknolojik ilerlemelerde ön sıralarda ya da ön sıralara yakın yer almaktadır. Ekonomisi istikrârlı bir GSYİH büyüme hızı, ılımlı bir işsizlik oranı, yüksek seviyede araştırma ve sermaye yatırımlarını muhafaza etmiştir.\nABD geniş doğal kaynaklara, gelişmiş bir altyapıya ve yüksek iş verimliliğine sahiptir. ABD dünyanın en büyük ticaret ülkelerinden biridir ve dünyanın ikinci büyük imalatçısıdır. Ayrıca dünyanın en büyük petrol ve doğalgaz üreticisidir. 2013 yılı itibarı ile dünyanın dokuzuncu yüksek kişi başına GSYİH'e (nominal) ve 10. yüksek kişi başına GSYİH'e (SAGP) sahiptir. ABD diğer OECD ülkeleri ile kıyaslandığında ortalama en yüksek hane ve çalışan gelirine sahiptir ve 2010 yılı itibarı ile dördüncü yüksek ortalama hane gelirine sahiptir. ABD dünyanın en büyük tüketici pazarını temsil etmektedir. Dünyanın en büyük 500 şirketinin 128'i ABD merkezlidir.\nAmerika Birleşik Devletleri dünyanın en büyük ve en etkili finansal piyasalardan birine sahiptir. New York Menkul Kıymetler Borsası piyasa değeri bakımından dünyanın en büyük menkul kıymetler borsasıdır. Amerikan doları çoğu uluslararası işlemlerde kullanılan ve dünyanın önde gelen rezerv para birimi olup II. Dünya Savaşı'ndan bu yana uluslararası kuruluşlarda merkezi bir rol oynamaktadır.\nAmerika Birleşik Devletleri'nin ekonomi tarihi, 17. ve 18. yüzyıllarda Amerika'daki yerleşimlerle başladı. Amerikan kolonileri, marjinal olarak başarılı sömürge ekonomilerinden, 1776'da Amerika Birleşik Devletleri haline gelen köle emeğini kullanan küçük, bağımsız bir tarım ekonomisine geçiş yaptı.\nABD, 180 yılda dünya ekonomisinin beşte birini oluşturan devasa, bütünleşik, sanayileşmiş bir ekonomiye dönüştü. Sonuç olarak, kişi başına düşen ABD GSYİH'sı Birleşik Krallık'ın yanı sıra daha önce ekonomik olarak takip ettiği diğer ülkeleri de sonunda aştı. Ekonomi, dünyanın her yerinden milyonlarca insanın göçmenlerini çekerek yüksek ücretlerini sürdürdü.\n1800'lerin başında, Amerika Birleşik Devletleri çiftliklerdeki nüfusun yüzde 80'inden fazlasıyla büyük ölçüde tarımsallaştı. Üretimin çoğu kereste ve testere değirmenleri, dokuma, çizme ve ayakkabı ile hammadde dönüşümünün ilk aşamalarına odaklanmıştı. Zengin kaynak bağışları, on dokuzuncu yüzyılda hızlı ekonomik genişlemeye katkıda bulundu. Geniş arazi kullanılabilirliği, çiftçilerin sayısının büyümeye devam etmesine izin vermiş, ancak üretim, hizmet, ulaşım ve diğer işkollarındaki etkinlikler çok daha hızlı bir şekilde büyümüştür. Böylece, 1860 yılına kadar ABD'deki çiftlik nüfusunun payı yüzde 80'den kabaca yüzde 50'ye düşmüştü.\n19. yüzyılda, durgunluklar sıklıkla mali krizlerle çakıştı. 1837 Paniğini, bankaların başarısızlığı ve daha sonra çok yüksek işsizlik seviyeleri ile beş yıllık bir depresyon izledi. Çünkü yüzyıllar boyunca ekonomideki büyük değişiklikler nedeniyle, çağdaş durgunlukların ciddiyetini erken durgunluklarla karşılaştırmak zordur. II. Dünya Savaşı'ndan sonra durgunluklar, daha önceki durgunluklardan daha az şiddetli görünmektedir, ancak bunun nedenleri belirsizdir.\nYüzyılın başında mevcut yenilikler ve halihazırda iyileştirmelerdeki gelişmeler, Amerikan tüketicileri arasında yaşam ölçütlerinde iyileştirmeler için kapıyı açmıştı. Birçok kuruluş ölçek ekonomileri ve ulus çapında operasyonları yürütmek için daha iyi iletişimden yararlanarak genişçe büyüdü. Bu endüstrilerdeki yoğunlaşma, fiyatları daha yüksek ve daha düşük hale getirecek tekel korkularını artırmıştı, ancak bu şirketlerin çoğu maliyetleri o kadar hızlı düşmekteydi ki, eğilimler bu endüstrilerde daha düşük fiyat ve daha fazla çıktıya yöneliyordu. Birçok işçi, genellikle dünyanın en yüksek ücretlerini sunan bu büyük işletmelerin başarısını paylaştı.\nAmerika Birleşik Devletleri, en azından 1920'lerden beri GSYİH açısından dünyanın en büyük ulusal ekonomisi olmuştur. 1930'ların Büyük Buhranını takip eden uzun yıllar boyunca, durgunluk tehlikesi en ciddi şekilde ortaya çıktığında, hükûmet ekonomiyi yoğun bir şekilde tükenmeye yönlendirerek ya da tüketicilerin daha fazla harcama yapması için vergileri keserek ve para arzında hızlı büyümeyi teşvik ederek güçlendirmişti. Ekonomiyi istikrâra kavuşturmak için en iyi araçlar hakkındaki görüşler 1930'lar ve 1980'ler arasında önemli ölçüde değişim göstermiştir. 1933'te başlayan Yeni Anlaşma döneminden 1960'ların Büyük Toplum girişimlerine kadar, ulusal politika yapıcılar esas olarak ekonomiyi etkilemek için Maliye politikasına dayanıyordu.\nYirminci yüzyılın dünya savaşları sırasında, Birleşik Devletler savaşçıların geri kalanından daha iyi durumdaydı, çünkü Birinci Dünya Savaşı çatışmalarının hiçbiri ve İkinci Dünya Savaşı'nın çatışmalarının nispeten azı Amerikan topraklarında gerçekleşmedi (ve 48 eyaletten hiçbiri). Yine de, Amerika Birleşik Devletleri'nde bile, savaşlar fedakârlık anlamına geliyordu. İkinci Dünya Savaşı etkinliğinin zirvesinde, ABD GSYİH'sının yaklaşık yüzde 40'ı savaş üretimine ayrılmıştı. Ekonominin büyük alanlarıyla ilgili kararlar büyük ölçüde askerî amaçlar için yapılmış ve neredeyse tüm ilgili girdiler savaş çabasına tahsis edilmişti. Birçok mal karneye bağlandı, fiyatlar ve Ücretler denetlendi ve birçok dayanıklı tüketim malı artık üretilmedi. İşgücünün büyük kesimleri orduya girmiş, bunlara yarı ücret ödenmiş ve bunların kabaca yarısı felâket yoluna gönderilmişti.\nİngiliz ekonomist John Maynard Keynes tarafından geliştirilen yaklaşım, seçilmiş yetkililere, harcama ve vergiler ABD Başkanı ve Kongre tarafından kontrol edildiğinden dolayı ekonomiyi yönetmede öncü bir rol biçmişti. \"Bebek Patlaması\" olarak bilinen 1942–1957 döneminde doğurganlıkta çarpıcı bir artış görüldü; depresyon yıllarında gecikmiş evlilikler, refahtaki bir artış, banliyölerde tek aile evlerine olan talep (şehir içi dairelerin aksine) ve geleceğe dair yeni iyimserlikten kaynaklı çocuk doğurmalara neden oldu. Patlama, yaklaşık 1957'de zirveye ulaşmış, sonra yavaş yavaş azalmıştır. 1973'ten sonra yüksek enflasyon, faiz oranları ve işsizlik dönemi, ekonomik etkinliğin genel hızını düzenleyen bir araç olarak maliye politikasına olan güveni zayıflatmıştır.\nABD ekonomisi 1946'dan 1973'e kadar ortalama %3.8 oranında büyümüşken, gerçek ortalama hanehalkı geliri %74 (veya yılda %2.1) artmıştır.\nSon yıllarda en kötü durgunluk, kayıp verim açısından, 2007-08 mali krizi sırasında meydana gelmiş, GSYİH, 2008 ilkbaharından 2009 ilkbaharına kadar %5.0 düşmüştür. Diğer önemli durgunluklar 1957-58 yılında gerçekleşti; GSYİH, 1973 petrol krizinden sonra %3.7 düştüğünde, 1973'ün sonlarından 1975'e kadar %3.1 düşüş kaydedilmiş ve GSYİH'nın %2.9 oranında azaldığı 1981-82 durgunluğunda düşüş yaşanmıştır. Son zamanlarda, hafif durgunluk 1990-91 gerilemesini, çıktının %1.3 oranında düşüşünü ve GSYİH'nın %0.3 oranında kaydığı 2001 durgunluğunu içeriyordu; 2001 krizi sadece sekiz ay sürmüştü. Öte yandan, en güçlü ve sürdürülebilir büyüme dönemleri, 1961'in başından 1969'un ortasına, %53'lük (yılda %5.1), 1991'in ortalarından 2000'in sonlarına, %43'lük (yılda %3.8) ve 1982'nin sonundan 1990'ların ortasına, %37'lik (yılda %4) genişleme olarak gerçekleşmişti.\n1970'lerden bu yana, gelişmekte olan birçok ülke ABD ile ekonomik uçurumu kapatmaya başladı. Çoğu durumda, bu, eskiden ABD'de üretilen malların imalatını; nakliye maliyetini düşürüp, daha yüksek bir kâr amacıyla daha az maliyet için işlerini diğer ülkelere taşımalarından kaynaklanıyordu. Diğer durumlarda, bazı ülkeler yavaş yavaş daha önce sadece ABD ve diğer birkaç ülkenin üretebileceği aynı ürün ve hizmetleri üretmeyi yavaş yavaş öğrenmişti. ABD'deki reel gelir artışı yavaşlamıştı.\nAmerika Birleşik Devletleri ekonomisi, 2001'de alışılmadık derecede yavaş olan bir iş toparlanması ile durgunluk yaşadı ve işlerin sayısı, 2005 Ocak ayına kadar Şubat 2001 seviyesine çıkmamıştı. Bu \"işsiz kurtarma\", bir konut balonunun ve tartışmasız daha geniş bir borç balonunun oluşması ile çakışmış, hanehalkı borcunun GSYİH'ye oranı 2001 yılının ilk çeyreğinde rekor seviyedeki %70'ten 2008'in ilk çeyreğinde %99'a yükselmiştir. Ev sahipleri, yakıt tüketimi için balon fiyatlı evlerine karşı borç alarak borç seviyelerini yükseltirken, GSYİH'ya sürdürülebilir olmayan bir destek sağlıyorlardı. Konut fiyatları 2006 yılında düşmeye başladığında, ipoteklerin desteklediği menkul kıymetlerin değeri önemli ölçüde düştü ve geleneksel, düzenlenmiş mevduat bankacılığı sistemini aşan ve esasen düzenlemesiz mevduat dışı bankacılık sisteminde bir bankanın eşdeğeri olmasına neden olmuştu. Birçok ipotek şirketi ve diğer mevduat dışı bankalar (örneğin, yatırım bankaları) 2007-2008'de ağırlaşan bir krizle karşı karşıya kalmış, bankacılık krizi Eylül 2008'de Lehman Brothers'ın iflası ve diğer bazı finansal kurumların kurtarılması ile zirveye çıkmıştı.\nBush yönetimi (2001–2009) ve Obama yönetimi (2009–2017), yüksek faiz açıkları ile bankacılık kurtarma programları (Troubled Asset Relief Program, TARP) ve Keynesyen teşvik uygulamalarını hayata geçirirken, Federal Rezerv sıfıra yakın faiz oranlarını korudu. Hanehalkının, 1947'den bu yana yalnızca 2009-2012 yıllarında borçlarını ödediği ve toparlanmaya büyük bir engel sunduğu için bu önlemler ekonominin iyileşmesine yardımcı olmuştu. Reel GSYİH, 2011 yılına kadar kriz öncesi (2007 sonu) zirvesini, 2012 2. çeyreğe kadar hanehalkı net değerini, Mayıs 2014'e kadar tarım dışı bordro işlerini ve Eylül 2015'e kadar işsizlik oranını geri kazanmıştır.\nBu değişkenlerin her biri, bu tarihlerden durgunluk sonrası kayıt bölgesinde devam etmiş ve ABD'nin iyileşmesi Nisan 2018'de ikinci en yüksek toparlanma olmuştur.\nHalkın elinde tuttuğu borç, ulusal borcun bir ölçüsü, 21. yüzyıl boyunca 2000 yılında %31'den 2009 yılında %52'ye ve 2017 yılında GSYİH'nın %77'sine yükselerek 207 ülke arasında 43. sırada kendine yer bulmuştur. Gelir eşitsizliği 2007'te zirveye çıkmış ve büyük durgunluk sırasında düşmüştü, ancak 2017'de hâlâ 156 ülke arasında 41. sırada yer alıyordu (yani, ülkelerin %74'ünün daha eşit bir gelir dağılımı vardı).\nAşağıdaki tablo 1980-2018 yılları arasındaki temel ekonomik verileri göstermektedir.\nABD'nin nominal GSYİH'sı, 2017 yılında 19,5 trilyon dolar olmuştur. Yıllık GSYİH, 2018 yılının ilk çeyreğinde 20 trilyon doları aştığında, nominal GSYİH 20.1 trilyon dolara ulaşmıştı. ABD GSYİH'sının yaklaşık %70'i kişisel tüketimdir, iş yatırımları %18, hükûmet harcamaları %17 (federal, eyalet ve yerel, ancak tüketimde olan sosyal güvenlik gibi transfer ödemeleri hariç) seviyesinde ve net ihracat ABD ticaret açığı nedeniyle %3 oranında negatif yöndedir. Reel gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) 2019 yılının 2. çeyreğinde %2.0 oranında artmış, 3. çeyrekte ise reel GSYİH %1.9 artmıştır. Hem üretim hem de gelirin bir ölçüsü olan reel gayri safi yurt içi hasıla 2017 yılında %2.3, 2016 yılında %1.5 ve 2015 yılında %2.9 oranında artmıştır.\nReel GSYİH başkan Trump yönetimi altında 2018 yılının ilk çeyreğinde yıllık olarak %2.2, 2018'in ikinci çeyreğinde %4.2, 2018'in üçüncü çeyreğinde %3.4 ve 2018'in dördüncü çeyreğinde %2.2 oranında büyümüştür; ikinci çeyrek, 2014'ün üçüncü çeyreğinden bu yana en iyi büyüme oranını oluştururken, 2018'de yıllık %2,9 olan GSYİH büyümesi, son on yıldaki ekonominin en iyi başarımıydı.\n2014 yılı itibarıyla Çin, ABD'yi satın alma gücü paritesi dönüşüm oranlarında ölçülen GSYİH açısından en büyük ekonomi olarak geçmiştir. ABD bu dönüm noktasından bir asırdan fazla bir süredir en büyük ekonomiydi; Çin, son 40 yılın her biri için ABD büyüme oranını üçe katladı. 2017 itibarıyla, bir toplam olarak Avrupa Birliği, ABD'den yaklaşık %5 daha büyük bir GSYİH'ya sahipti.\nKişi başına düşen reel GSYİH (2009 doları cinsinden ölçülür) 2017'de 52.444 dolardı ve 2010'dan beri her yıl artmaktadır. 1960'larda ortalama yılda %3.0, 1970'lerde %2.1, 1980'lerde %2.4, 1990'larda %2.2, 2000'lerde %0.7 ve 2010'dan 2017'ye kadar %0.9 büyüme görülmüştür. 2000 yılından bu yana yavaş büyüme nedenleri ekonomistler tarafından tartışılmaktadır ve bu, yaşlanan demografi, işgücünde daha yavaş nüfus ve büyüme, daha yavaş verimlilik artışı, azaltılmış kurumsal yatırım, talebi azaltan daha yüksek gelir eşitsizliği, büyük yeniliklerin eksikliği ve azaltılmış emek gücü bilgilerini içerebilir. ABD, 2017 yılında kişi başına GSYİH bakımından 220 ülke içinde 20. sırada yer aldı. Çağdaş ABD Başkanları arasında Bill Clinton dönemi, ikinci Reagan ve üçüncü Obama olmak üzere; iki dönem boyunca en yüksek birikimli yüzde reel GSYİH artışına sahip dönemdi.\nDünya Bankası'na göre ülkenin GSYİH'sının gelişimi: ABD reel GSYİH'sı, 2000'den 2014'ün ilk yarısına kadar ortalama %1.7 oranında büyüdü; bu 2000'e kadar tarihsel ortalamanın yaklaşık yarısı kadar bir orandır.\nNominal GSYİH dilimi oluşumu, 2015'te milyon dolar olarak 2005 sabit fiyatlarıyla.\nNominal GSYİH dilimi oluşumu, 2015'te milyon dolar olarak 2005 sabit fiyatlarıyla.\nÇin, Hindistan ve Avrupa Birliği'nin ardından 2017'de dünyanın en büyük dördüncü işgücü olan ABD işgücü yaklaşık 160.4 milyon kadardı. Hükûmet (federal, eyalet ve yerel) 2010 yılında 22 milyon istihdam sağladı. Küçük işletmeler, Amerikan istihdamının %53'ünü temsil eden ülkenin en büyük işvereni konumundadır. İstihdamın ikinci büyük payı, ABD işgücünün %38'ini kullanan büyük işletmelere aittir.\nÜlkenin özel kesim çalışanları, çalışan Amerikalıların %91'ini oluşturur. Devlet kesimi çalışanları, ABD çalışanlarının %8'ini oluşturmaktadır. ABD'deki tüm işletmelerin %99'undan fazlası küçük işletmelerdir. ABD'deki 30 milyon küçük işletme, yeni oluşturulan işlerin %64'ünü temsil etmektedir (yaratılanlar [eksi] kaybolanlar). Küçük işletmelerdeki işler, son on yılda yaratılanların %70'ini oluşturmuştur.\nKüçük işletmelerde, büyük işletmelere göre istihdam edilen Amerikalıların oranı, bazı küçük işletmeler büyük işletmeler haline geldiğinden ve küçük işletmelerin yarısından fazlası 5 yıldan fazla süre hayatta kaldığı için, istihdam nispeten yıldan yıla aynı seviyelerde kalmıştır. Büyük işletmeler arasında, dünyanın en büyük şirketleri ve işverenleri olan birkaç Amerikan şirketi vardır. Bunlar arasında, hem dünyanın en büyük şirketi hem de en büyük özel sektör işvereni olan Walmart bulunmaktadır. Walmart, dünya çapında 2.1 milyon insanı ve sadece ABD'de 1.4 milyon çalışanı istihdam etmektedir.\nABD'de yaklaşık 30 milyon küçük işletme bulunmakta; Hispanikler, Afrikalı Amerikalılar, Asyalı Amerikalılar ve Yerli Amerikalılar (ülke nüfusunun %35'i) gibi azınlıklar, ülkenin işletmelerinin 4.1 milyonuna sahiptir. Azınlıklara ait işletmeler yaklaşık 700 milyar dolar gelir elde etmekte ve ABD'de 5 milyona yakın işçi çalıştırmaktadırlar. Amerikalılar, OECD ülkeleri arasında en yüksek ortalama çalışan gelirine sahiptir. 2008 itibarıyla ABD'deki ortalama hanehalkı geliri 52.029 ABD dolarıdır. ABD'de yaklaşık 284.000 çalışan insanın iki tam zamanlı işi vardır ve 7.6 milyonun tam zamanlı istihdamlarına ek olarak yarı zamanlı işleri vardır. ABD'deki tüm çalışan bireylerin %12'si bir işçi sendikasına üyedir ve çoğu sendika üyesi hükûmet için çalışmaktadır. Son birkaç on yılda ABD'deki sendika üyeliğinin azalması, emeğin ekonomideki payıyla paraleldir. Dünya Bankası, işçileri işe alma ve işten çıkarma konularında ilk sırada ABD'yi gösteriyor. Amerika Birleşik Devletleri yasal olarak işçilerinin ücretli tatilini veya ücretli hastalık günlerini garanti etmeyen tek gelişmiş ekonomidir ve diğerleri Papua Yeni Gine, Surinam ve Liberya olmak üzere yasal bir hak olarak ücretli aile izni olmayan dünyadaki sadece birkaç ülkeden biridir. 2014 yılında, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu, ABD'yi işçi sendikalarına verilen yetki ve haklar konusunda üçüncü en düşük puan olan 5 üzerinden 4 ile derecelendirdi. İş teorisyeni Jeffrey Pfeffer ve siyaset bilimci Daniel Kinderman da dâhil olmak üzere bazı bilim adamları, ABD'de yönetimle ilgili artan verim baskısı ve toksik çalışma ortamları, güvencesizlik ve uzun saatler gibi çalışanlara uygulanan zorluklarla ilgili çağdaş istihdam uygulamaları, yıllık 120.000'den fazla ölümden sorumlu olabilir; bu da işyerinin kendisini Amerika Birleşik Devletleri'nde beşinci önde gelen ölüm nedeni haline getirmektedir.\nAralık 2017 itibarıyla, ABD'deki işsizlik oranı %4.1 veya 6,6 milyon kişiydi. Hükûmetin yarı zamanlı yetersiz istihdamı içeren daha geniş U-6 işsizlik oranı %8.1 veya 8.2 milyon kişiden oluşuyordu. Bu rakamlar, yaklaşık 327 milyon kişilik bir ABD nüfusuna göre yaklaşık 160.6 milyon kişilik bir sivil işgücü gözetilerek hesaplanmıştı.\nBüyük Durgunluğun ardından 2009 ve 2010 arasında, ortaya çıkmakta olan işsiz geri kazanımları sorunu, Ocak 2010'dan bu yana 6 aydan uzun süredir iş arayan 6 milyondan fazla işçiyle uzun vadeli çok yüksek işsizlik oranlarına neden oldu. Bu özellikle yaşlı işçileri etkiledi. Durgunluğun Haziran 2009'da sona ermesinden bir yıl sonra, göçmenler ABD'de 656.000 iş kazanırken, ABD doğumlu işçiler kısmen yaşlanan bir ülke (nispeten daha fazla beyaz emekliler) ve demografik değişimler nedeniyle bir milyondan fazla iş kaybetti. Nisan 2010'da resmî işsizlik oranı %9,9, hükûmetin daha geniş U-6 işsizlik oranı %17,1 idi. Şubat 2008 ve Şubat 2010 tarihleri arasında, ekonomik nedenlerle yarı zamanlı çalışan kişi sayısı (yani, tam zamanlı çalışmayı tercih eden), iki yıllık dönemde yarı zamanlı çalışanlarda %83 artışla 4 milyondan 8,8 milyona yükseldi.\n2013 yılına gelindiğinde, işsizlik oranı %8'in altına düşmesine rağmen, uzun vadeli işsizlerin rekor oranı ve hanehalkı gelirinin azalmaya devam etmesi işsiz bir toparlanmanın göstergesi olarak kaldı. Bununla birlikte, bordro işlerinin sayısı, ekonominin iyileşmesiyle Mayıs 2014'e kadar durgunluk öncesi (Kasım 2007) seviyesine geri döndü.\nSavaş sonrası dönemde daha yüksek olduktan sonra, ABD işsizlik oranı 1980'lerin ortalarında yükselen Euro bölgesi işsizlik oranının altına düştü ve o zamandan beri neredeyse sürekli olarak önemli ölçüde daha düşük kaldı. 1955'te Amerikalıların %55'i hizmet işkolunda, %30 ile %35 arası endüstride ve %10 ile %15 arası tarımda çalıştı. 1980 yılına gelindiğinde, hizmetlerde %65'in üzerinde, %25 ila %30 arası sanayide ve %5'in altındaki nüfus tarımda istihdam edildi. Erkek işsizliği, kadınlarınkinden önemli ölçüde daha yüksek olmaya devam etmiştir (2009'da %9.8'e karşılık %7.5). Beyazlar arasındaki işsizlik, Afroamerikalılara göre çok daha düşük olmaya devam ediyor (2009'da da %8,5'a karşılık %15,8'de).\nGençler arasındaki işsizlik oranı Temmuz 2009'da %18.5'ti; 1948'den bu yana o aydaki en yüksek orandı. Genç Afroamerikalıların işsizlik oranı Mayıs 2013'te %28,2 idi.\n2012 yılında tahmin edildiği gibi ABD istihdamı, hizmetler işkolunda %79,7, üretim işkolunda %19,2 ve tarım işkolunda %1,1 şeklinde bölünmüştür.\nABD'nin sanayi dışı işkollarına göre Şubat 2013 tarım dışı istihdamı için kaynağa bakınız:[]\nOrta sınıf gelirin iyi bir ölçüsü olan gerçek (yani enflasyona göre düzeltilmiş) ortalama hanehalkı geliri, 2016'da rekor bir düzeyle, $59,039 dolar olarak ölçülmüştü. Bununla birlikte, sadece orta sınıf aile gelirinin satın alma gücü son 20 yıldır çok durgun veya aşağı yönlü olmuştur ve 1998'de belirlenen önceki rekorun hemen üstünde gerçekleşmiştir. 2013 yılında çalışan tazminatı 8.969 trilyon dolar iken, brüt özel yatırım ise 2.781 trilyon dolardı.\nAmerikalılar OECD ülkeleri arasında en yüksek ortalama hane gelirine sahipken, 2010 yılında dördüncü en yüksek ortalama hane gelirine sahipti, ikinci en yüksek 2007 yılıydı. Bir analize göre Amerika Birleşik Devletleri'ndeki orta sınıf gelirler 2010 yılında Kanada'dakilerle bağdaşmış ve 2014 yılına kadar geride kalmış olabilirken, diğer bazı gelişmiş ekonomiler son yıllarda boşluğu kapatmıştır.\nGelir eşitsizliği küresel olarak tartışılan bir konu haline geldi. CIA World Factbook'a göre, ABD gelir eşitsizliğinde 2017'de 156 ülke arasında 41. sırada yer aldı (yani, ülkelerin %74'ü daha eşit bir gelir dağılımına sahipti). Kongre Bütçe Ofisi'ne göre, hanehalklarının %1'i, 1979'da vergi öncesi gelirin %9'unu, 2007'de %19'unu ve 2014'te %17'sini kazanmıştır. Vergi sonrası gelir için, bu rakamlar sırasıyla %7, %17 ve %13 idi. Bu rakamlar, 1979 ve 2007 yılları arasında üst düzey kazananlar tarafından elde edilen gelirlerin payını 1979 ve 2007 arasında ikiye katlamış, ardından Büyük Durgunluk ve Başkan Barack Obama tarafından 2013 yılında uygulanan vergi oranları ve yeniden dağıtım politikalarının ardından bir miktar düşmüştür (yani Uygun Bakım Yasası ile üst %1 ve düşük gelirli kişilere yönelik yardımlar için Bush Vergi Kesintilerinin sona ermesi). 2012 gelirini 1979 gelir dağılımını (1950–1980 arasındaki eşitlikçi dönemi temsil eden) kullanarak yeniden değerlendiren ailelerin %99'u ortalama 7,100 dolar daha fazla gelir elde edecekti. Amerika Birleşik Devletleri'nde 2005'ten 2012'ye kadar çoğu büyükşehir bölgesinde (3'te 2'den fazla oranda) gelir eşitsizliği artmaktaydı.\nGelir elde edenlerin ilk yüzde 1'i 2009'dan 2015'e kadar olan gelir kazançlarının yüzde 52'sini oluştururken, gelirlerin devlet transferleri hariç piyasa geliri olarak tanımlandığı, toplam gelir payları 1976'da yüzde 9'dan 2011'de yüzde 20'ye yani iki katına çıktı. 2014 OECD raporuna göre, toplam vergi öncesi piyasa gelir artışının %80'i 1975'ten 2007'ye kadar ilk %10'a yükselmiştir.\nBir dizi ekonomist ve diğerleri, gelir eşitsizliği ile ilgili artan endişeleri dile getirerek, \"derinden endişe verici\", adaletsiz, demokrasi/sosyal istikrar için bir tehlike ya da ulusal bir gerilemenin işareti olarak adlandırdılar. Yale profesörü Robert Shiller şöyle dedi: \"Bugün karşı karşıya olduğumuz en önemli sorun, bence, Amerika Birleşik Devletleri'nde ve dünyanın başka yerlerinde artan eşitsizliktir.\" Paris Ekonomi Okulu'ndan Thomas Piketty, 1980 sonrası eşitsizlikteki artışın, ülkenin finansal istikrarsızlığına katkıda bulunarak 2008 krizinde rol oynadığını savunuyor. 2016'da ekonomistler Peter H. Lindert ve Jeffrey G. Williamson, eşitsizliğin ülkenin kuruluşundan bu yana en yüksek seviyede olduğunu iddia etti. 2018 yılında, gelir eşitsizliği, 0.485'lik bir Gini katsayısı ile ABD Sayım Bürosu tarafından kaydedilen en yüksek seviyedeydi.\nDiğerleri, eşitsizlik konusunun, kronik işsizlik ve durgun büyüme gibi gerçek sorunları düşündüklerinden siyasi bir oyalama olduğunu söyleyerek aynı fikre katılmıyorlar. George Mason Üniversitesi iktisat profesörü Tyler Cowen, eşitsizliği \"kırmızı bir ringa balığı\" olarak nitelendirerek, bir ülke içindeki artışını yönlendiren etkenlerin aynı anda küresel olarak azalmasını sağlayabileceğini ve eşitsizliği azaltmaya yönelik yeniden dağıtım politikalarının durgun ücretlerin asıl sorunu ile ilgili iyiden daha fazla zarar verebileceğini savunarak gerçek sorun olabileceğini söyledi. Robert Lucas Jr., Amerikan yaşam ölçütlerinin karşılaştığı belirgin sorunun çok fazla büyüyen bir hükûmet olduğunu ve bu son politikanın, Avrupa tarzı vergilendirme, refah harcamaları ve düzenleme yönünde değişerek, süresiz olarak ABD'yi önemli ölçüde daha düşük, Avrupa düzeyinde bir gelir yörüngesine sokuyor olabileceğini savunmuştur. Bazı araştırmacılar, eşitsizlik eğilimleri hakkındaki iddialarla ilgili temel verilerin doğruluğuna itiraz ettiler ve ekonomistler Michael Bordo ve Christopher M. Meissner, 2008 mali krizi için eşitsizliğin suçlanamayacağını savundular.\nKongre Araştırma Servisi tarafından hazırlanan bir rapora göre, sermaye kazancı vergilerinde ilerlemenin azalması, 1996'dan 2006'ya kadar ABD'de genel gelir eşitsizliğinin artmasına en büyük katkıda bulunmuştur.\n2010 yılı itibarıyla ABD, OECD ülkeleri arasında Türkiye, Meksika ve Şili'nin arkasından dördüncü en geniş gelir dağılımına sahipti. Brookings Enstitüsü Mart 2013'te gelir eşitsizliğinin artmakta ve kalıcı hale gelmekte olduğunu ve ABD'deki sosyal hareketliliği keskin bir şekilde azalttığını söylemişti. OECD, İskandinav ülkeleri, Avustralya, Kanada, Almanya, İspanya ve Fransa'nın arkasından, sosyal hareketlilikte ABD'nin 10. sırada yer aldığını belirtmiştir. Gelişmiş büyük ülkelerden sadece İtalya ve Büyük Britanya'nın hareketliliği daha düşüktür. Bu, kısmen fakir çocukları ekonomik açıdan mağdur bırakan Amerikan yoksulluğunun derinliğine atfedilmiş olsa da, diğerleri ABD’de nispi bir artışın yapay geliri sıkıştırmalı ülkelerde daha yüksek ve daha yaygın olarak dağıtılan gelir aralığından dolayı matematiksel olarak, biri ABD'de daha fazla hareketlilikten hoşlansa ve bu tür uluslararası karşılaştırmaların ne kadar anlamlı olduğunu sorgulamış olsa bile, zor olduğunu gözlemlemişlerdir.\n1970'lerden beri verimlilik ve ortalama gelirler arasında genişleyen bir boşluk bulunmaktadır. Verimlilik ve gelir artışı arasındaki uçurumun başlıca nedeni, çalışan kişi başına düşen saatlerdeki düşüştür. Diğer nedenler arasında işgücüne giren göçmenlerin (Güncel Nüfus Anketi gelir verilerinde sayılmayan) işçi tazminatının bir payı olarak nakit dışı kazançların artması, İşgücü İstatistikleri Bürosu ve Güncel Nüfus Anketi tarafından farklı enflasyon ayarlayıcılarının kullanımı da dahil olmak üzere istatistiksel çarpıtmalar, daha az emek yoğun işkollarına yönelik üretkenlik artışları, emekten sermayeye kayma gelirleri\nbeceri açığı odaklı ücret eşitsizliği, verimlilik, gizli teknoloji kaynaklı amortisman artışları ve ithalat fiyat ölçüm problemleri ile yanlış şişirilmiş ve/veya savaş sonrası afet durumlarında meydana gelen gelir dalgalanmasının ardından doğal bir ayarlama dönemi bulunmaktadır.\nOECD tarafından yapılan bir 2018 çalışmasına göre, işsiz ve risk altındaki işçilerin neredeyse hiç devlet desteği almadıkları ve çok zayıf bir toplu pazarlık sistemi tarafından daha da geri çekildikleri göz önüne alındığında, ABD çok daha yüksek gelir eşitsizliği ve düşük gelirli işçilerin daha büyük bir yüzdesine sahiptir.\n2017 yılının dördüncü çeyreği itibarıyla, ABD'deki toplam hanehalkı net değeri, 2016 yılına göre 5,2 trilyon dolar artarak 99 trilyon dolar olmuştur. Bu artış hem borsa hem de konut fiyat artışlarını yansıtmaktadır. Bu önlem 2012 4. çeyrekten beri kayıtlar oluşturmaktadır. Eşit şekilde bölünmüşse, 99 trilyon dolar hane başına ortalama 782.000 dolar (yaklaşık 126.2 milyon hane için) veya kişi başına 302.000 dolar anlamına gelir. Bununla birlikte, ortalama hanehalkı net değeri (yani, bu seviyenin altındaki ve üstündeki ailelerin yarısı), 2016 yılında 97.300 dolar idi. Ailelerin yüzde 25'inin ortanca net değeri sıfır iken, 25 ila 50'nci yüzdeliğin ortanca net değeri 40.000 dolardı.\nServet eşitsizliği gelir eşitsizliğinden daha eşit değildir, en iyi %1 hanehalkı 2012'de net değerin yaklaşık %42'sine sahipken, bu 1979'da %24'e karşılık gelmekteydi. Federal Reserve tarafından Eylül 2017 raporuna göre, servet eşitsizliği rekor seviyelerde idi; en iyi %1, ülkenin 2016'daki servetinin %38.6'sını kontrol ediyordu. 2017 Haziran ayında yayınlanan Boston Consulting Group raporu, Amerikalıların %1'inin 2021 yılına kadar ülkenin servetinin %70'ini kontrol edeceğini bildirdi.\nEn zengin %10'u tüm finansal varlıkların %80'ine sahiptir. ABD'deki servet eşitsizliği, İsviçre ve Danimarka dışındaki çoğu gelişmiş ülkeden daha fazladır. Miras yoluyla edinilen servet, zengin olan birçok Amerikalı'nın neden \"önemli bir kafa başlangıcı\" yaşadığını açıklamaya yardımcı olabilir. Eylül 2012'de, Politika Çalışmaları Enstitüsü'ne göre, Forbes'in en zengin 400 Amerikalısının \"yüzde 60'ından fazlası\" \"önemli bir ayrıcalık içinde büyümştü\". Ortalama hanehalkı refahı ABD'de %35 düşmüş, Büyük Durgunluk nedeniyle 2005 ve 2011 arasında 106.591 dolardan 68.839 dolara inmiştir, ancak yukarıda belirtildiği gibi düzelme görülmüştür.\nTüm dünyadaki milyoner nüfusun yaklaşık %30'u ABD'de (2009 itibarıyla) yaşamaktadır. Ekonomist İstihbarat Birimi, 2008 yılında ABD'de 16.600.000 milyoner olduğunu tahmin etti. Ayrıca, dünya milyarderlerinin %34'ü Amerikalıdır (2011'de).\n2018 yılının ilk çeyreğinde ABD'de ev sahipliği oranı, %64.2 idi, bu konut fiyatları balonu sırasında 2004 yılının 4. çeyreğinde belirlenen tüm zamanların en yüksek seviyesi olan %69.2'nin oldukça altındaydı. 2007–2009'daki Büyük Durgunluk döneminde milyonlarca eve el konuldu ve bu oran 2016 yılının ikinci çeyreğinde mülkiyet oranını %62,9'luk bir çukur haline getirdi. 1965'ten 2017'ye kadar olan ortalama mülkiyet oranı %65.3 idi.\nAmerika Birleşik Devletleri'ndeki ortalama bir ev, kişi başına 700 metrekareden fazladır; bu, diğer yüksek gelirli ülkelerdeki ortalamadan %50 - %100 daha fazladır. Benzer şekilde, küçük aletlerin ve olanakların sahiplik oranları diğer ülkelere kıyasla nispeten yüksektir.\n2016 yılında Pew Araştırma Merkezi tarafından 130 yıldan beri ilk kez 18 ila 34 yaşlarındaki Amerikalıların ebeveynleri ile başka herhangi bir konutta yaşama durumunun dışında, daha fazla birlikte yaşama olasılığı daha yüksektir.\nATTOM Data Solutions tarafından yapılan bir çalışmada, ankete katılan ABD ilçelerinin %70'inde, evler ortalama bir ABD çalışanı için giderek daha fazla satın alınamaz konumdadır.\n2018 itibarıyla, uygun fiyatlı konut bulamadıkları için araçlarında ikamet eden ABD vatandaşlarının sayısı, özellikle Los Angeles, Portland ve San Francisco gibi yaşam maliyetlerinin dikey artış gösterdiği şehirlerde \"patlama\" yaşamıştır.\n1970 yılında, ücretler ABD GSYİH'sının %51'inden fazlasını temsil ediyordu ve karları %5'ten azdı. Ancak 2013 yılına gelindiğinde, ücretler ekonominin %44'üne düşerken, kârlar %11'den iki katına çıktı. Kişi başına düşen enflasyona göre düzeltilmiş (\"reel\") harcanabilir kişisel gelir ABD'de 1945'ten 2008'e kadar düzenli bir şekilde artmış, ancak o zamandan beri genel olarak aynı düzeyde kalmıştır.\n2005 yılında, 18 yaşın üzerindeki kişiler için ortalama kişisel gelir, işsiz, evli Asyalı Amerikalı bir kadın için 3,317 $'dan tam zamanlı, yıl boyunca çalışan bir Asyalı Amerikalı bir erkek için 55,935 $'a kadar uzanıyordu. ABD Sayım Bürosuna göre, erkekler kadınlardan daha yüksek gelire sahip olma eğilimindeyken, Asyalı Amerikalılar ve Beyazlar, Afroamerikalılardan ve Hispaniklerden daha fazla kazanmaktadır. 18 yaşın üzerindeki tüm bireyler için genel ortalama kişisel gelir 2005 yılında 24,062 $ (25 yaş veya üzeri için 32,140$) idi.\nÖrneklem noktası olarak, 2009 ve 2017 yıllarındaki asgari ücret oranı özgün bir çalışma yılında saat başına 7.25 dolar veya 2080 saat için 15.080 dolardı. Asgari ücret, tek kişilik bir birim için yoksulluk seviyesinden biraz ve dört kişilik bir aile için yoksulluk seviyesinin yaklaşık %50'sinden fazla idi.\nPew Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan Ekim 2014 tarihli bir rapora göre, reel ücretler, iş büyümesine bakılmaksızın, çoğu Amerikalı işçi için son beş yıldır sabit kalmakta ya da düşmektedir. Bloomberg, Temmuz 2018'de kişi başına düşen reel GSYİH'nın büyük durgunluktan bu yana önemli ölçüde arttığını, ancak yararlar da dâhil olmak üzere saat başına gerçek tazminatın hiç artmadığını bildirmiştir.\nCareerBuilder tarafından yapılan bir Ağustos 2017 anketi, 10 Amerikalı işçiden 8'inin maaş çekiyle yaşadığını tespit etmiştir. CareerBuilder sözcüsü Mike Erwin, \"durgun ücretler ve eğitimden, birçok tüketim malına kadar her şeyin artan maliyeti\"ni kınadı. Federal Tüketici Mali Koruma Bürosu tarafından ABD vatandaşlarının maddi refahları hakkında yapılan bir araştırmaya göre, ABD vatandaşlarının kabaca yarısı faturalarını ödemekte sorun yaşamakta ve üçte birinden fazlası, yaşamak için bir yer elde edememek, yeterli yiyecek bulamamak ya da tıbbi bakım için ödeme yapmakta yeterli paraya sahip olmamak gibi zorluklarla karşı karşıya kalmaktadır. Gazeteci ve yazar Alissa Quart'a göre, yaşam maliyeti, öğretmenlik gibi geleneksel olarak güvenli meslekler de dâhil olmak üzere maaş ve ücretlerin büyümesini hızla geride bırakmaktadır. O, \"orta sınıf yaşamının 20 yıl öncesine göre %30 daha pahalı olduğunu\" bildirmektedir.\nŞubat 2019'da New York Merkez Bankası, 7 milyon ABD vatandaşının araç ödemelerinde 3 ay veya daha fazla geride kaldığını ve rekor kırdığını bildirmiştir. Bu, ekonomistler tarafından 'kırmızı bayrak' olarak kabul edilir ve Amerikalılar düşük işsizlik oranına rağmen faturalarını ödemekte zorlanmaktadır. NPR tarafından yapılan Mayıs 2019 tarihli bir ankete göre, kırsal Amerikalılar arasında %40'ının sağlık, yemek ve barınma için ödeme yapmakta zorlandığını ve %49'unun 1000 dolarlık bir acil durumu bile sağlayamadığını tespit etmiştir. Bazı uzmanlar, ABD'nin nüfusun %60'ına fayda sağlayan \"iki kademeli bir iyileşme\" yaşadığını, \"düşük kademe\" deki diğer %40'ın ise durgun ücretlerin sonucu olarak fatura ödemekte zorlandıklarını, konut, eğitim ve sağlık hizmetlerinin maliyetinin arttığını ve borçların da giderek arttığını iddia etmektedir.\nKarşılaştırmalar için ortak bir veri seti kullanan analizler, ABD'nin piyasa geliri ile diğer zengin uluslardan daha düşük bir mutlak yoksulluk oranına sahip olduğunu bulma eğiliminde olsa da, 1980'lerden itibaren göreceli yoksulluk oranları sürekli olarak diğer zengin uluslarınkinden daha fazla olmuştur. ABD'de aşırı yoksulluk, yani hükûmet yardımlarından önce günde 2 dolardan az yaşayan hane halkı, 1996 seviyelerinden 2,8 milyon çocuk da dâhil olmak üzere 2011'de 1,5 milyon haneyle iki katına çıktı. 2013 yılında, çocuk yoksulluğu rekor seviyelere ulaşmış, 16.7 milyon çocuk güvensiz gıdalı hanelerde yaşamakta, bu 2007 seviyesinden yaklaşık %35 daha fazla olmaktadır. 2015 yılı itibarıyla, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki çocukların %44'ü düşük gelirli ailelerle yaşamaktadır.\n2016 yılında, ABD nüfusunun %12.7'si, 2015'teki aşağı yönlü %13.5'lik değere göre yoksulluk içinde yaşadı. Yoksulluk oranı, 2007 yılında Büyük Durgunluk öncesi %12.5 seviyesinden, 2007 seviyesinin hemen üzerine düşmeden önce 2010 yılında %15.1 değeriyle zirveye yükseldi. 1959-1962 döneminde yoksulluk oranı %20'nin üzerindeydi, ancak Lyndon Johnson'ın Başkanlığı sırasında başlayan Yoksulluk Savaşının ardından 1973'te tüm zamanların en düşük seviyesi olan %11.1'e geriledi. Haziran 2016'da Uluslararası Para Fonu, ABD'yi yüksek yoksulluk oranının acilen ele alınması gerektiği konusunda uyarmıştır.\nAşırı yoksul mahallelerdeki nüfus 2000'den 2009'a kadar üçte bir oranında artış göstermiştir. Bu mahallelerde yaşayan insanlar, kaliteli eğitime yetersiz erişimden muzdarip olma eğilimindedir ve daha yüksek suç oranları, fiziksel ve psikolojik rahatsızlığın daha yüksek oranları, kredi ve servet birikimine sınırlı erişim, mal ve hizmetler için daha yüksek fiyatlar ve iş fırsatlarına kısıtlı erişim diğer tipik görüntülerdir. 2013 itibarıyla, Amerika'nın yoksullarının %44'ünün \"derin yoksulluk\" içinde olduğu ve hükûmetin resmî yoksulluk sınırının %50 veya daha fazla altında bir gelir elde ettikleri düşünülmektedir.\nABD Konut ve Kentsel Gelişim Bakanlığı'nın yıllık Evsiz Değerlendirme Raporuna göre, 2017 itibarıyla ABD'de belirli bir gecede 554.000 ya da nüfusun %0.17'si kadar evsiz insan vardı. Neredeyse üçte ikisi acil bir barınakta ya da geçici konut programı altında yaşamakta ve diğer üçte birlik dilim sokakta, terk edilmiş bir binada ya da insan yerleşimi için uygun olmayan başka bir yerde yaşamaktaydı. Yaklaşık 1.56 milyon kişi veya ABD nüfusunun yaklaşık %0,5'i, 1 Ekim 2008 ve 30 Eylül 2009 tarihleri arasında acil barınma veya geçici barınma hakkı kullandı. ABD'de evsiz insanların yaklaşık %44'ü istihdam edilmektedir.\nAmerika Birleşik Devletleri, gelişmiş dünyadaki en az kapsamlı sosyal güvenlik ağlarından birine sahiptir ve hem göreceli hem de mutlak yoksulluğu zengin ulusların ortalamasından önemli ölçüde daha az düşürür. Bazı uzmanlar, yoksulluk içinde olanların gelişmekte olan dünyaya rakip koşullarda yaşadığını öne sürmektedirler. BM Özel Raportörü'nün aşırı yoksulluk ve insan hakları konulu Mayıs 2018 tarihli bir raporu, ABD'deki beş milyondan fazla insanın \"üçüncü dünya\" koşullarında yaşadığını tespit etmiştir. Son otuz yılda Amerika'daki yoksullar, diğer gelişmiş ülkelerdeki muadillerinden çok daha yüksek bir oranda hapsedilmiş ve ceza hapsi \"çalışma çağındaki fakir erkekler için sıradan\" hale gelmiştir. Bazı bilim adamları, 1970'lerin sonunda başlayan neoliberal sosyal ve ekonomik politikalara geçişin ceza devletini genişlettiğini, sosyal refah devletini geri götürdüğünü, ekonomiyi kuralsızlaştırdığını ve yoksulluğu suç haline getirdiğini ve nihayetinde \"Amerika'da fakir olmanın ne anlama geldiğini dönüştürdüğünü\" iddia etmektedirler.\nAmerikan sistemi kamu ve özel sigortaların bir karışımıdır. Hükûmet Medicare aracılığıyla yaklaşık 53 milyon yaşlıya, Medicaid yoluyla 62 milyon düşük gelirli kişiye ve Gaziler Yönetimi aracılığıyla 15 milyon askeri gaziye sigorta teminatı sağlamaktadır. Şirketler tarafından istihdam edilen yaklaşık 178 milyon kişi, işverenleri aracılığıyla mali destekli sağlık sigortası alırken, 52 milyon kişi doğrudan Uygun Bakım Yasası'nın bir parçası olarak geliştirilen mali destekli pazar borsaları yoluyla veya doğrudan sigorta şirketlerinden sigorta satın almaktadır. Özel sektör, doktorların hükûmet tarafından istihdam edildiği Gaziler Yönetimi hariç sağlık hizmetleri sunmaktadır.\nBirden fazla anket, \"ACA\" veya \"Obamacare\" olarak da bilinen Hasta Koruma ve Uygun Bakım Yasası nedeniyle kurulan genişletilmiş Medicaid uygunluğu ve sağlık sigortası borsaları nedeniyle 2013 ve 2016 arasında sigortasız kişilerin düşüş sayısını göstermektedir. ABD Sayım Bürosu'na göre, 2012 yılında ABD'de sağlık sigortası olmayan 45.6 milyon kişi (65 yaş altı nüfusun %14.8'i) bulunmaktaydı. 2013 yılında büyük ACA hükümlerinin uygulanmasının ardından, bu rakam 18.3 milyon veya %40 oranında, 2016 yılına kadar 27.3 milyona veya 65 yaşın altındaki nüfusun %8.6'sına düşüş göstermiştir.\nAncak, Başkan Trump'a göre, sağlık hizmetleri kapsamındaki bu kazanımlar tersine dönmeye başladı. Milletler Topluluğu Fonu, Mayıs 2018'de, sigortasız sayısının 2016 başından 2018 başlarına kadar 4 milyon arttığını tahmin etti. Sigortasız olanların oranı 2016 yılında %12.7'den %15.5'e yükselmişti. Etkisi, daha yüksek gelirli yetişkinlere göre daha yüksek bir sigortasız oranı olan düşük gelirli yetişkinler arasında daha büyüktü. Bölgesel olarak, Güney ve Batı, Kuzey ve Doğudan daha yüksek sigortasızlık oranlarına sahipti. Ayrıca, Medicaid'i genişletmeyen 18 eyalette sigortasız oran daha yüksekti.\nUlusal Sağlık Programı Hekimlerine göre, bu sigorta eksikliği yılda yaklaşık 48.000 gereksiz ölüme neden olmaktadır. Grubun yöntembilimi John C. Goodman tarafından ölüm nedenine bakmadığı veya ölüm zamanı da dâhil olmak üzere zamanla sigorta durumu değişikliklerini izlemediği için eleştirilmiştir. Eski Clinton politika Danışmanı Richard Kronick tarafından yapılan bir 2009 çalışması, bazı risk etmenleri kontrol edildikten sonra sigortasız olmaktan daha fazla ölümlülük bulmadı.\nABD genel sağlık başarımında geride kalmakta ama tıbbi yeniliklerde küresel bir lider konumundadır. Amerika, 2001 yılında bir doktor anketine göre 1975'ten bu yana sıralanan en önemli 10 tıbbi yenilikten 9'unda önemli ölçüde gelişti veya onlara katkıda bulundu ve AB ve İsviçre ile birlikte beşine katkıda bulunmuştur. 1966'dan beri, Amerikalılar tıp alanında dünyanın geri kalanından daha fazla Nobel Ödülü aldı. 1989'dan 2002'ye kadar, Amerika'daki özel biyoteknoloji şirketlerine Avrupa'dan dört kat daha fazla para yatırılmıştır.\n2013 yılında Ulusal Sağlık Enstitüleri tarafından incelenen 17 yüksek gelirli ülkeden Amerika Birleşik Devletleri, obezite oranı, otomobil kullanımı ve kazaların sıklığı, cinayet, bebek ölüm oranı, kalp ve akciğer hastalığı insidansı, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, ergen gebelikleri, rekreasyonel uyuşturucu veya alkol ölümleri, yaralanmalar ve sakatlık oranlarında en üst sırada yer aldı. Birlikte, bu tür yaşam tarzı ve toplumsal etkenler ABD'yi yaşam beklentisi için bu listenin en altına yerleştirir. Ortalama olarak, Amerikalı bir erkeğin, en üst sıralarda yer alan ülkelerden neredeyse dört yıl daha az yaşaması beklenebilir, ancak 75 yaşına ulaşan Amerikalılar, akran ülkelerinde o yaşa ulaşanlardan daha uzun yaşarlar. Yukarıda tarif edilen birkaç hastalığa neden olan bir tüketim seçeneği sigaradır. Amerikalılar 2016 yılında 258 milyar sigara içti. Sigara, Amerika Birleşik Devletleri'ne her yıl 326 milyar dolarlık, doğrudan sağlık hizmeti maliyetlerine (170 milyar dolar) ve üretkenlik kaybına (156 milyar dolar) mal olmuştur.\nAvrupalı doktorlar tarafından yapılan kapsamlı bir 2007 araştırması, beş yıllık kanserde hayatta kalma oranının ABD'de, çalışılan 21 Avrupa ülkesinden önemli ölçüde daha yüksek olduğunu, Avrupa ortalaması %47.3'e göre erkeklerin %66.3'ünün ve yine Avrupa ortalaması %52.8'e göre kadınların %62.9 olduğunu tespit etmiştir. Amerikalılar, diğer gelişmiş ülkelerdeki insanlardan önemli ölçüde daha yüksek oranlarda kanser taramalarına girer ve herhangi bir OECD ülkesinin en yüksek hızında MRI ve CT taramalarına erişirler. ABD'de yüksek kolesterol veya hipertansiyon teşhisi konan kişiler, diğer gelişmiş ülkelerde teşhis edilenlerden daha yüksek oranlarda farmasötik tedavilere erişir ve koşulları başarılı bir şekilde kontrol etme olasılığı daha yüksektir. Şeker hastalarının ABD'de tedavi alma ve tedavi hedeflerine ulaşma olasılığı Kanada, İngiltere veya İskoçya'dan daha yüksektir.\nSağlık Ölçümleri ve Değerlendirme Enstitüsü tarafından 2016 verilerine ilişkin bir 2018 çalışmasına göre, ABD, sağlık ve eğitim için dünyada 27. sırada; 1990'da ise 6. sırada yer almıştır.\nABD sağlık hizmetleri maliyetleri, diğer önlemlerin yanı sıra GSYİH'nın bir payı olarak diğer ülkelerden çok daha yüksektir. OECD'ye göre, 2015'teki ABD sağlık maliyetleri GSYİH'nın %16.9'u kadardı; bu, bir sonraki OECD ülkesine göre GSYİH %5 üzerinde en pahalı sağlık hizmeti maliyeti idi. GSYİH'nın %5'lik bir boşluğu 1 trilyon dolar, kişi başına yaklaşık 3.000 dolar veya bir sonraki en pahalı ülkeye göre üçte bir daha yüksek tutar idi.\nAmerika Birleşik Devletleri'ndeki sağlık hizmetlerinin yüksek maliyeti, teknolojik ilerlemeye, yönetim maliyetlerine, ilaç fiyatlandırmasına, tıbbi ekipman için daha fazla ücret alan tedarikçilere, diğer ülkelerdeki insanlardan daha fazla tıbbi bakım alınmasına, doktorların yüksek ücretlerine, hükûmet düzenlemelerine ve davaların etkisi ve tüketicileri tedavilerin tüm maliyetlerinden yalıtan üçüncü taraf ödeme sistemlerine çeşitli şekillerde atfedilmektedir. İlaçlar, tıbbi cihazlar ve doktorlara yapılan ödemeler için en düşük fiyat ödemeleri hükûmet planları dâhilindedir. Amerikalılar, diğer ülkelerdeki insanlardan daha fazla tıbbi bakım alma eğilimindedir, bu da daha yüksek maliyetlere önemli bir katkıda bulunmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri'nde, bir kişinin kalp krizinden sonra diğer ülkelere göre açık kalp ameliyatı olma olasılığı daha yüksektir. Medicaid, birçok reçeteli ilaç için Medicare'den daha az ödeme yapar, çünkü Medicaid indirimleri yasa ile belirlenir, Medicare fiyatları ise özel sigortacılar ve ilaç şirketleri tarafından müzakere edilir. Hükûmet planları genellikle ek masraftan daha az ödeme yapar, bu da sağlık hizmeti sağlayıcılarının maliyeti daha yüksek fiyatlar yoluyla özel sigortalıya kaydırmasına neden olmaktadır.\nAmerika Birleşik Devletleri, 2013 yılı için 2.43 trilyon Amerikan doları sanayi üretimi ile dünyanın en büyük ikinci üreticisi konumundadır. Üretim çıktısı Almanya, Fransa, Hindistan ve Brezilya'nın toplamından daha fazladır. Başlıca endüstriler arasında petrol, çelik, otomobiller, inşaat makineleri, havacılık ve uzay, tarım makineleri, telekomünikasyon, kimyasallar, elektronik, gıda işleme, tüketim malları, kereste ve madencilik bulunmaktadır.\nAmerika Birleşik Devletleri, kendi endüstriyel üretiminin büyük bir bölümünü temsil eden uçak üretiminde dünyada öncü konumdadır. Boeing, Cessna (bakınız: Textron), Lockheed Martin (bakınız: Skunk Works) ve General Dynamics gibi Amerikan şirketleri, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki fabrikalarda dünyanın sivil ve askeri uçaklarının çoğunluğunu üretmektedirler.\nABD ekonomisinde üretim işkolu son birkaç yılda önemli iş kayıpları yaşamıştır. Ocak 2004'te, bu tür işlerin sayısı, Temmuz 2000'den bu yana 3.0 milyon iş ya da yüzde 17.5 düşüşle 14.3 milyon iş olarak ve 1979'daki tarihi zirveden bu yana yaklaşık 5.2 milyon iş düşüşü olarak gerçekleşmişti. Üretimde istihdam Temmuz 1950'den bu yana en düşük seviyesindeydi. Çelik işçilerinin sayısı 1980'deki 500,000'den 2000'de 224,000 seviyelerine düştü.\nABD, dünyadaki üretim işlerinin yaklaşık %18'ini karşılamakta ve diğer ülkelerin rekabetçi imalat endüstrileri geliştirmesiyle bu pay azalmaktadır. Bu sürekli hacim artışı sırasında iş kaybı, artan verimlilik, ticaret ve dünyevi ekonomik eğilimler de dâhil olmak üzere birçok etkenin sonucudur. Buna ek olarak, telekomünikasyon, ilaç, uçak, ağır makine ve diğer endüstrilerdeki büyüme ile birlikte diğer işkollarındaki ek büyüme, giyim, oyuncak ve diğer basit üretim gibi düşük becerili endüstrilerdeki düşüşle birlikte, bazı ABD işlerinin daha yüksek nitelikli ve daha iyi ödeme yapmasına neden olmuştur. Üretim işlerindeki düşüşün Amerikan sendikaları, daha düşük yabancı ücretler veya her ikisi ile ilgili olup olmadığı konusunda Amerika Birleşik Devletleri içinde çok fazla tartışma olmuştur.\nABD ekonomisi, insanları ve malları taşımak için karayolu taşımacılığına büyük ölçüde bağımlıdır. Kişisel ulaşıma dünyanın en uzun otoyol sistemlerinden biri olan 91,700 km otoyol dâhil olmak üzere 6,4 milyon km kamu yolu ağı üzerinde çalışan otomobil hâkimdir. Dünyanın ikinci büyük otomobil pazarı olan ABD otomobil pazarı, 1000 Amerikalı başına 765 araçla dünyadaki en yüksek kişi başına araç iyeliği oranına sahiptir. Kişisel araçların yaklaşık %40'ı kamyonet, SUV veya hafif kamyonlardır.\nToplu taşımacılık, toplam ABD iş gezilerinin %9'unu oluşturmaktadır. Demiryolu ile malların taşınması yaygındır, ancak nispeten düşük yolcu sayısı (yılda yaklaşık 31 milyon) ve kısmen ulusun çoğunda düşük nüfus yoğunluğu nedeniyle seyahat etmek için şehirlerarası demiryolu ağını kullanmaktadır. Bununla birlikte, ulusal şehirlerarası yolcu raylı sistemi olan Amtrak'taki kullanılırlık, 2000 ve 2010 yılları arasında neredeyse %37 oranında büyümüştür. Ayrıca, son yıllarda hafif raylı sistemlerin gelişimi artmıştır. Kaliforniya Eyaleti şu anda ülkenin ilk yüksek hızlı raylı sistemini inşa etmektedir.\nSivil havayolu endüstrisi tamamen özel mülkiyete sahiptir ve 1978'den beri büyük ölçüde serbestleştirilmiştir, ancak büyük havaalanlarının çoğu kamuya aittir. Taşınan yolcu sayısı bakımından dünyanın en büyük üç havayolu şirketi ABD merkezlidir; American Airlines, 2013'te U.S. Airways tarafından satın alınmasından sonra bir numara olmuştur. Dünyanın en yoğun 30 yolcu havaalanından, en yoğunu Atlanta Hartsfield-Jackson Uluslararası Havalimanı dâhil, 12'si Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunur.\nABD, toplam kullanım bakımından ikinci en büyük enerji tüketicisidir. ABD, Kanada ve bir dizi başka ülkeden sonra kişi başına düşen enerji tüketiminde yedinci sırada yer almaktadır. Bu enerjinin çoğunluğu fosil yakıtlardan elde edilir: 2005 yılında ülkenin enerjisinin %40'ının petrolden, %23'ünün kömürden ve yine %23'ünün doğalgazdan geldiği tahmin edilmiştir. Nükleer enerji ile %8.4'ü ve yenilenebilir enerji ile %6.8'i tedarik edildi, bu da esas olarak hidroelektrik barajlardan gelmekte, ancak diğer yenilenebilir kaynaklar da buna dâhil edilmiştir.\nAmerika'nın petrol ithalatına bağımlılığı 1970'te %24 seviyesinden 2005 yılı sonunda %65 seviyesine yükseliş kaydetmiştir. Taşımacılık, 2006 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde petrolün yaklaşık %69'unu kullanmış ve Hirsch raporunda belirtildiği gibi dünya çapında petrol kullanımının %55'ini oluşturan en yüksek tüketim oranlarına sahip olmuştur.\n2013 yılında ABD, 2010 yılındaki 3.377 milyon varile kıyasla 2.808 milyon varil ham petrol ithal etmiştir. ABD en büyük yakıt ithalatçısı iken, Wall Street Journal 2011 yılında ülkenin 62 yıl içinde ilk kez bir net yakıt ihracatçısı olmak üzere olduğunu bildirmiştir. Rapor, bunun 2020 yılına kadar devam edeceği yönündeki beklentileri bildirdi. Gerçekten, 2011 yılında petrol ülkeden yapılan en büyük ihracat kalemi olmuştur.\nİnternet ABD'de geliştirilmiştir ve ülke dünyanın en büyük internet hub'larından çoğuna ev sahipliği yapmaktadır.\nAmerika Birleşik Devletleri dünyanın en büyük ikinci ticaret ülkesidir. Gezegenin her yerinde dolaşımda büyük miktarda ABD doları bulunmaktadır; uluslararası ticarette kullanılan fonların yaklaşık %60'ı Amerikan dolarıdır. Dolar, altın ve petrol gibi mallar için uluslararası pazarlarda standart para birimi olarak da kullanılmaktadır.\nKuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması veya NAFTA, 1994 yılında dünyanın en büyük ticaret bloklarından birini yarattı.\n1976'dan bu yana, ABD diğer ülkelerle mal ticareti açıklarını sürdürmüş ve 1982'den bu yana da cari işlemler açıkları vermiştir. Bununla birlikte, ülkenin hizmet ticaretindeki uzun süredir devam eden fazlası muhafaza edilmiş ve 2013'te 231 milyar ABD doları ile en yüksek seviyesine ulaşmıştır.\nABD ticaret açığı 2016'da 502 milyar dolardan 2017'de 50 milyar dolar ya da %10 artarak 552 milyar dolara yükseldi. 2017 yılında toplam ithalat 2,90 trilyon dolar, ihracat ise 2,35 trilyon dolar olarak gerçekleşti. Mallardaki net açık 807 milyar dolar iken, hizmetlerdeki net fazlalık 255 milyar dolar olmuştur.\nAmerika'nın en büyük on ticaret ortağı Çin, Kanada, Meksika, Japonya, Almanya, Güney Kore, İngiltere, Fransa, Hindistan ve Tayvan'dır. Çin ile mal ticareti açığı 2016'da 347 milyar dolar iken, 2017 yılında 30 milyar dolar ya da %8 artarak 376 milyar dolara yükselmiştir. 2017'de ABD, Meksika ile 71 milyar dolar ve Kanada ile 17 milyar dolar mal ticareti açığına sahipti.\nKOF Küreselleşme Endeksi ve A. T. Kearney/Dış Politika dergisi tarafından Küreselleşme endeksine göre, ABD nispeten yüksek bir küreselleşme derecesine sahiptir. Amerikalı işçiler dünyadaki tüm dövizlerin üçte birini göndermektedir.\nABD hanehalkı net değeri ve kâr amacı gütmeyen net değer, 2018'in ilk çeyreğinde ilk kez 100 trilyon doları aştı; 2012'nin 4. çeyreğinden bu yana rekor kırmaktadır. ABD federal hükûmeti için \"ulusal borç\" Mayıs 2018'de 21.1 trilyon – sadece GSYİH'nın %100 üzerinde – dolardı. \"Halk tarafında tutulan borç\" adı verilen ulusal borcun bir alt kümesini kullanarak hesaplanan ABD borcu, 2017 yılında GSYİH'nın yaklaşık %77'si idi. Bu önlemle, ABD 2017'de dünya ülkeleri arasında 43. sırada yer aldı. Halk tarafında tutulan borç, Büyük Durgunluk ve sonrasında meydana gelen neticeler sonucunda önemli ölçüde yükseliş kaydetti. 2028 yılına kadar federal borcunun GSYİH'nın %100'üne doğru, artmaya devam etmesi bekleniyor.\nABD kamu borcu 1980'de 909 milyar dolardı, bu miktar Amerika'nın gayri safi yurt içi hasılasının (GSYİH) %33'üne eşit bir miktardı; 1990'a kadar bu rakam üçe katlanarak 3,2 trilyon dolardan fazlaya ya da GSYİH'nın %56'sına ulaştı. 2001 yılında ulusal borç 5.7 trilyon dolar oldu; bununla birlikte, borç-GSYİH oranı 1990 seviyelerinde kalmıştır. Borç seviyeleri sonraki on yılda hızla artmış ve 28 Ocak 2010'da ABD borç tavanı 14.3 trilyon dolara ulaştırılmıştır. Beyaz Saray, hükûmetin borcuna hizmet verme sekmesinin 2019'da yılda 700 milyar doları aşacağını ve 2009'daki 202 milyar doların çok üzerinde olacağını tahmin ediyor.\nABD Hazine istatistikleri, 2006 yılı sonunda, ABD vatandaşı olmayanlar ve kurumların halk tarafında bulunan federal borcun %44'ünü elinde tuttuğunu göstermektedir. 2014 itibarıyla, Hazine tahvillerinde 1.26 trilyon doları elinde tutan Çin, ABD kamu borcunun en büyük dış finansörüdür.\n2014 itibarıyla Amerika Birleşik Devletleri'nin genel mali durumu, Amerika Birleşik Devletleri'nin yıllık gayri safi yurt içi hasılasının 15.7 katından fazlasını temsil eden, hânehalkı, işletmeler ve hükümetler tarafından sahip olunan 269.6 trilyon dolarlık varlıkları içermektedir. Aynı dönemde borçlar, yıllık gayri safi yurt içi hasılanın yaklaşık 8.5 katı olan 145.8 trilyon dolara ulaşmıştır.\nABD Hazinesi 2010'dan bu yana devlet borcuyla ilgili negatif reel faiz oranları elde etmektedir. Enflasyon oranından daha yüksek olan bu düşük oranlar, piyasa yeterince düşük riskli alternatif olmadığına inandığında veya sigorta şirketleri, emekli aylıkları veya tahvil, para piyasası ve dengeli yatırım fonları gibi popüler kurumsal yatırımlar gerektiğinde veya riske karşı korunmak için hazine menkul kıymetlerine yeterince büyük miktarda yatırım yapmak seçilirse ortaya çıkar. Lawrence Summers ve diğerleri, bu kadar düşük oranlarda, devlet borçlanmasının vergi mükellefine para tasarrufu sağladığını ve kredibiliteyi artırdığını belirtmektedir.\n1940'ların sonlarında ve 1970'lerin başında, ABD ve İngiltere, borç yükünü olumsuz reel faiz oranlarından yararlanarak on yılda GSYİH'nın yaklaşık %30 ila %40 oranında azalttı, ancak hükûmet borç oranlarının bu kadar düşük kalmaya devam edeceğinin garantisi yoktu. Ocak 2012'de, Menkul Kıymetler Endüstrisi ve Finansal Piyasalar Birliği'nin ABD Hazine Borçlanma Danışma Komitesi oybirliğiyle, hükûmet borcunun negatif mutlak faiz oranlarıyla daha da azaltılmasına izin verildi.\nABD doları, Amerika Birleşik Devletleri'nin para birimidir. Amerikan doları uluslararası işlemlerde en çok kullanılan para birimidir. Birçok ülke bunu resmî para birimi olarak kullanmakta ve diğer birçok ülkede fiilî olarak para birimidir.\nFederal hükûmet, düşük enflasyonu, yüksek ekonomik büyümeyi ve düşük işsizliği sürdürmek için hem para politikasını (faiz oranlarındaki değişiklikler gibi mekanizmalar yoluyla para arzının kontrolü) hem de maliye politikasını (vergiler ve harcamalar) kullanmaya çalışır. Federal Rezerv olarak bilinen özel bir merkez bankası, 1913 yılında istikrârlı bir para birimi ve para politikası sağlamak için kuruldu. ABD doları, dünyadaki daha istikrarlı para birimlerinden biri olarak kabul edildi ve birçok ülke ABD doları rezervleriyle kendi para birimini destekliyor.\nABD doları, bu rolde kademeli olarak ona meydan okunmasına rağmen, dünyanın birincil rezerv para birimi olma konumunu korumuştur. Dünyanın dört bir yanında döviz rezervlerinin neredeyse üçte ikisi ABD doları cinsinden, bir sonraki en popüler para birimi olan %25 civarındaki Euro'ya kıyasla, tutulmaktadır. Yükselen ABD ulusal borcu ve niceliksel hafifletme, bazılarının ABD dolarının dünya rezerv para birimi olarak statüsünü kaybedeceği tahmininde bulunmasına yol açtı; ancak, bu tahminler meyve vermemiştir.\nAmerika Birleşik Devletleri 2012 yılında İş Yapma Kolaylığı Endeksinde 4.sırada, yine 2012 yılında Fraser Enstitüsü tarafından Dünya Ekonomik Özgürlük Endeksinde 18. sırada ve 2012 yılında Wall Street Journal ve Miras Vakfı tarafından Ekonomik Özgürlük Endeksinde 10. sırada, 2014 Küresel Etkinleştirme Ticaret Raporunda 15. sırada ve Küresel Rekabetçilik Raporunda da 3. sırada yer almakaydı.\n\"The Wall Street Journal\" ve Miras Vakfı tarafından yayınlanan 2014 Ekonomik Özgürlük Endeksine göre, ABD ekonomik açıdan en özgür 10 ülkeden ayrıştı. ABD istikrârlı bir yedi yıllık ekonomik özgürlük düşüşü yaşamış ve bunu yaşayan tek ülke olmuştur. Endeks, her ülkenin serbest girişime olan bağlılığını 0 ile 100 arasındaki bir ölçekte ölçer. Ekonomik özgürlüğü kaybeden ve düşük endeks puanı alan ülkeler ekonomik durgunluk, yüksek işsizlik oranları ve azalan sosyal koşullar riski altındadırlar. 2014 Ekonomik Özgürlük Endeksi Amerika Birleşik Devletleri'ne 75.5 puan verdi ve onu dünyanın on ikinci en özgür ekonomisi olarak listeledi. İki sıra düşmüş ve puanı 2013'ten yarım puan daha düşüktü.\nABD federal hükûmeti özel teşebbüsü çeşitli şekillerde düzenler. Yönetmelik iki genel bölüme ayrılır.\nBazı çabalar, doğrudan veya dolaylı olarak fiyatları kontrol etmeye çalışır. Geleneksel olarak, hükûmet, elektrik hizmetleri gibi devlet tarafından düzenlenmiş tekeller yaratmaya çalışırken, fiyatların normal kârlarını sağlayacak düzeyde olmasına izin vermiştir. Zaman zaman, hükûmet ekonomik denetimi diğer sanayi türlerine de genişletmiştir. Büyük Buhran'ı takip eden yıllarda, hızla değişen arz ve talebe tepki olarak çılgınca dalgalanma eğilimi gösteren tarımsal malların fiyatlarını dengelemek için karmaşık bir sistem tasarladı. Bazı diğer endüstriler —kamyon taşımacılığı ve daha sonra havayolları— düzenleyici yakalama adı verilen bir süreç olan zararlı fiyat indirimi olarak nitelendirdikleri şeyleri sınırlandırmak için kendilerini düzenlemeyi başarıyla aradılar.\nEkonomik düzenlemenin bir başka biçimi olan Tekelcilik Karşıtı Yasası, doğrudan düzenlemenin gereksiz olması için piyasa güçlerini güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Hükûmet —ve bazen özel partiler— rekabeti haksız yere sınırlayacak uygulamaları veya birleşmeleri yasaklamak için tekelcilik karşıtı yasasını kullandılar.\nAmerika Birleşik Devletleri'ndeki bankacılık düzenlemesi, çoğu ülkenin yalnızca bir banka düzenleyicisine sahip olduğu diğer G10 ülkelerine kıyasla oldukça parçalanmış durumdadır. ABD'de bankacılık, hem federal hem de eyalet düzeyinde düzenlenmektedir. ABD ayrıca dünyanın en iyi düzenlenmiş bankacılık ortamlarından birine sahiptir; bununla birlikte, düzenlemelerin çoğu sağlamlık ile ilgili değildir, bunun yerine gizlilik, ifşa, dolandırıcılık önleme, kara para aklama, terörle mücadele, tefecilik karşıtı borç verme ve daha düşük gelirli kesimlere borç vermenin teşvik edilmesine odaklanmıştır.\n1970'lerden bu yana hükûmet, halkın sağlığını ve güvenliğini iyileştirmek veya sağlıklı bir çevreyi korumak gibi sosyal hedeflere ulaşmak için özel şirketler üzerinde de denetim uygulamıştır. Örneğin, İş Güvenliği ve Sağlık İdaresi, işyeri güvenliği için ölçütleri belirler ve uygular ve yine Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı, hava, su ve toprak kaynaklarını korumak için ölçütler ve düzenlemeler belirler. ABD Gıda ve İlaç Dairesi, hangi ilaçların pazara ulaşabileceğini düzenler ve ayrıca gıda ürünleri için açıklama ölçütlerini sağlar.\nDüzenlemeyle ilgili Amerikan tutumları, 20. yüzyılın son otuz yılı boyunca önemli ölçüde değişmiştir. 1970'lerden başlayarak, politika yapıcılar giderek artan bir şekilde ekonomik düzenlemelerin şirketleri, havayolu şirketleri ve kamyon taşımacılığı gibi alanlardaki tüketiciler pahasına koruduğuna ikna oldular. Aynı zamanda, teknolojik değişiklikler, bir zamanlar doğal tekeller olarak kabul edilen telekomünikasyon gibi bazı işkollarında yeni rakipler yarattı. Her iki gelişme de düzenlemeleri kolaylaştıran bir dizi yasaya yol açmıştı.\nAmerika'nın en etkili iki siyasi partisinin liderleri genellikle 1970'ler, 1980'ler ve 1990'larda ekonomik deregülasyonu tercih ederken, sosyal hedeflere ulaşmak için tasarlanan düzenlemelerle ilgili daha az anlaşma bulunmaktaydı. Sosyal düzenlemeler, Bunalım ve II. Dünya Savaşı'nı takip eden yıllarda ve yine 1960'larda ve 1970'lerde artan bir önem kazanmıştı. 1980'lerde hükûmet, bu düzenlemenin serbest girişime müdahale ettiği, iş yapma maliyetlerini arttırdığı ve böylece enflasyona katkıda bulunduğu fikrine dayanarak emek, tüketici ve çevre kurallarını gevşetmiştir. Bu tür değişikliklere yanıt karışıktır; birçok Amerikalı, belirli olaylar veya eğilimler hakkındaki endişeleri dile getirmeye devam etti ve hükûmeti çevre koruması da dâhil olmak üzere bazı alanlarda yeni düzenlemeler yapmaya teşvik etti.\nYasama kanallarının tepkisiz kaldığı durumlarda, bazı vatandaşlar sosyal sorunları daha çabuk ele almak için mahkemelere başvurmuşlardır. Örneğin, 1990'larda, bireyler ve sonunda hükûmetin kendisi, sigara içmenin sağlık riskleri konusunda tütün şirketlerine davalar açtı. 1998 Tütün Ana Uzlaşma Sözleşmesi, ülkelere sigara ile ilgili hastalıkların tedavisi için tıbbi maliyetleri karşılamak üzere uzun vadeli ödemeler sağlamıştır.\n2000 ve 2008 yılları arasında, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ekonomik düzenlemeler, 1970'lerin başından bu yana en hızlı genişlemeyi görmüştür. Ekonomik düzenleme için bir vekil olan Federal Kayıt Defterindeki yeni sayfa sayısı, 2001'de 64.438 yeni sayfadan 2007'de 78.090 yeni sayfaya yükseldi. Yılda 100 milyon dolardan fazla maliyeti olan düzenlemeler olarak tanımlanan ekonomik açıdan önemli düzenlemeler %70 oranında artmıştır. Düzenlemelere yapılan harcamalar %62 artarak 26.4 milyar dolardan 42.7 milyar dolara yükselmiştir.\nAmerika Birleşik Devletleri'nde vergilendirme, en az dört farklı hükûmet seviyesine ve birçok vergilendirme yöntemine ödeme yapılmasını içerebilecek karmaşık bir sistemdir. Vergiler federal hükûmet ve eyalet hükümetleri tarafından ve genellikle ilçeleri, belediyeleri, bucakları, okul bölgelerini ve yangın, kamu hizmeti ve taşıma bölgeler gibi diğer özel amaçlı bölgeleri içerebilen yerel yönetimler tarafından alınır.\nVergilendirme biçimleri, gelir, mal, satış, ithalat, bordro, mülk ve hediyeler ile çeşitli ücretler üzerindeki vergileri içerir. Tüm hükûmet düzeylerine göre vergilendirme dikkate alındığında, GSYİH'nın bir yüzdesi olarak toplam vergilendirme 2011 yılında GSYİH'nın yaklaşık dörtte biri kadar olmuştur. ABD ekonomisinde karaborsanın payı diğer ülkelere göre çok düşüktür.\nFederal bir servet vergisi, Amerika Birleşik Devletleri Anayasası tarafından yasaklanmış olsa da, makbuzlar nüfuslarına göre eyaletlere dağıtılmadıkça, eyalet ve yerel yönetim emlak vergisi emlak üzerinde varlık vergisi tutarıdır ve sermaye kazançları, enflasyona göre düzeltilmiş kârlar yerine nominal olarak vergilendirildiği için, sermaye kazancı vergi tutarlarının enflasyon oranına ilişkin bir servet vergisine eşittir.\nABD'deki vergilendirme, özellikle federal düzeyde, genellikle ilericidir ve gelişmiş dünyadaki en ilericiler arasında yer almaktadır. Vergilerin az ya da çok ilerici olması gerekip gerekmediği konusunda tartışmalar bulunmaktadır.\nAmerika Birleşik Devletleri'nin kamu kesimi harcamaları GSYİH'nın yaklaşık %38'ini oluşturmaktadır (federal %21 civarında, geri kalanı eyalet ve yerel düzeyde). Her hükûmet seviyesi birçok doğrudan hizmet sunmaktadır. Örneğin, federal hükûmet, ulusal savunmadan, genellikle yeni ürünlerin geliştirilmesine yol açan uzay araştırması yapan ve işçilerin işyeri becerilerini geliştirmelerine ve iş bulmalarına (yüksek öğrenim dahil) yardımcı olmak için tasarlanmış çok sayıda program yürütmekten sorumludur. Hükûmet harcamalarının yerel ve bölgesel ekonomiler üzerinde ve ekonomik faaliyetin genel hızı üzerinde önemli bir etkisi vardır.\nBu arada eyalet hükûmetleri çoğu karayolunun yapımından ve bakımından sorumludur. Eyalet, ilçe veya kent yönetimleri, devlet okullarının finansmanı ve işletilmesinde öncü rol oynamaktadır. Yerel yönetimler öncelikle polis ve itfaiye teşkilâtlanmasından sorumludur. 2016 yılı itibarıyla, ABD eyalet ve yerel yönetimleri 3 trilyon dolar borçludur ve fonlanmamış borçlarda 5 trilyon dolar daha bulunmaktadır.\nAmerika Birleşik Devletleri'ndeki refah sistemi, 1930'larda, Büyük Buhran sırasında, Yeni Anlaşmanın yürürlüğe girmesi ile başladı. Refah sistemi daha sonra Medicare, Medicaid, Yaşlı Amerikalılar Yasası ve federal eğitim finansmanı dâhil Büyük Toplum mevzuatı ile 1960'larda genişletildi. Resmî hükûmet tahminlerine göre, Medicare önümüzdeki 75 yıl boyunca 37 trilyon dolarlık bir borçla ve Sosyal Güvenlik aynı zaman dilimi boyunca 13 trilyon dolarlık bir borçla karşı karşıya kalacaktır.\nGenel olarak, federal, eyalet ve yerel harcamalar 1998 yılında ABD gayri safi yurt içi hasılasının neredeyse %28'ini oluşturmuştur.\n2017 mali yılı boyunca, federal hükûmet bütçeden veya nakit bazında 3.98 trilyon dolar harcamış, bu 128 milyar dolar ya da 3,3 trilyon dolarlık 2016 mali yılı harcamalarına kıyasla %3,85 artış kaydetmişti. 2017 mali yılı harcamalarının başlıca kategorileri şunlardı: Medicare ve Medicaid ($1,077 milyar veya %27 oranında harcama), Sosyal Güvenlik ($939 milyar veya %24 oranında harcama), federal departmanları ve kurumları çalıştırmak için kullanılan savunma dışı isteğe bağlı harcamalar ($610 milyar veya %15 oranında harcama), Savunma Bakanlığı harcamaları ($590 milyar veya %15 oranında harcama) ve faiz giderleri ($263 milyar veya %7 oranında harcama).\n2015 mali yılı boyunca federal hükûmet, 2016 mali yılına kıyasla 48 milyar dolar veya %1,5 artışla yaklaşık 3,32 trilyon dolar vergi geliri elde etti. Birincil fatura kategorileri bireysel gelir vergileri ($1,587 milyar veya toplam makbuzların %48'i), Sosyal Güvenlik/Sosyal Sigorta vergileri ($1,162 milyar veya %35) ve kurumlar vergilerini ($297 milyar veya %9) içeriyordu. Diğer gelir türleri, tüketim vergisi, emlak ve hediye vergilerini içermektedir. 2017 mali yılı gelirleri gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) %17,3'ü iken, 2016 mali yılında %17,7 olmuştur. Vergi gelirleri, 1980-2017 döneminde ortalama olarak GSYİH'nın yaklaşık %17,4'ünü oluşturmuştur.\nFederal bütçe açığı (yani gelirlerden daha yüksek giderler) 2016 yılında 585 milyar dolara karşılık, 80 milyar dolar veya %14 artışla, 2017 yılında 665 milyar dolara ulaşmıştır. Bütçe açığı 2017'de GSYİH'nın %3,5'i iken, bu 2016'daki %3,2'lik GSYİH oranına karşılık geliyordu. Vergi Kesintileri ve İş Kanunu ve diğer harcama faturaları nedeniyle bütçe açığının 2018 mali yılında 804 milyar dolara yükseleceği tahmin edilmektedir. Yaşlanan bir ülke ve sağlık enflasyonu, uzun vadede açıkların ve borçların diğer yön vericileridir.\nUlusal borcun bir ölçüsü olan halk tarafında tutulan borç, 2017 yılında yaklaşık 14,7 trilyon dolar veya GSYİH'nın %77'si idi ve 207 ülke arasında kendine 43. sırada yer buldu. GSYİH'nın yüzdesi olarak bu borç, kabaca birçok Batı Avrupa ülkesininkine eşdeğerdir.\nABD ekonomisinin merkezi bir özelliği, özel sektörün ABD ekonomisinin ürettiklerinin yönünü ve ölçeğini belirlemede ekonomik kararların çoğunu almasına izin vererek özel sektöre tanınan ekonomik özgürlüktür. Bu, nispeten düşük seviyelerde düzenleme ve hükûmet katılımı ile genel olarak mülkiyet haklarını koruyan ve sözleşmeleri uygulayan bir mahkeme sistemi ile güçlendirilmiştir. Günümüzde, Amerika Birleşik Devletleri 29.6 milyon küçük işletmeye, dünya milyonerlerinin %30'una, dünya milyarderlerinin %40'ına ve dünyanın en büyük 500 şirketinden 139'una ev sahipliği yapmaktadır.\nBağımsız bir ulus olarak tarih sahnesine çıkmasından itibaren, Amerika Birleşik Devletleri bilim ve yeniliği teşvik etmiştir. 20. yüzyılın başlarında, ABD sanayisi ve akademisi arasındaki gayriresmî işbirliği yoluyla yapılan araştırmalar hızla büyümüş ve 1930'ların sonlarında İngiltere'de gerçekleşenlerin boyutunu aşmıştır (ABD araştırmalarının kalitesi henüz İngiliz ve Alman araştırmalarıyla eşit olmasa da).\nAmerika Birleşik Devletleri mineral kaynaklar ve verimli çiftlik toprağı bakımından zengindir ve ılımlı bir iklime sahip olduğu için de şanslı durumdadır. Ayrıca hem Atlantik hem de Büyük Okyanus kıyısında ve Meksika Körfezi'nde geniş sahil şeridine sahiptir. Nehirler kıtanın içinden akar ve Büyük Göller —ABD-Kanada sınırındaki beş büyük, iç göl— ek ulaşım erişimi sağlamaktadır. Bu kapsamlı su yolları, ülkenin ekonomik büyümesini yıllar içinde şekillendirmeye ve Amerika'nın 50 ayrı eyaletini tek bir ekonomik birimde bir araya getirmeye yardımcı olmuştur.\nİşçi sayısı ve daha da önemlisi, üretkenlikleri ABD ekonomisinin sağlığını belirlemeye yardımcı olur. ABD'de tüketici harcamaları 1960 yılında GSYİH'nın yaklaşık %62'sine yükselmiş ve 1981 yılına kadar bu seviyelerde kalmıştır ve 2013 yılında %71'e yükselmiştir. Tarih boyunca, Amerika Birleşik Devletleri, neredeyse sürekli ekonomik genişlemenin hem nedeni hem de etkisi olan bir olgu olan işgücünde istikrârlı bir büyüme yaşadı. I. Dünya Savaşı'ndan kısa bir süre sonra, çoğu işçi Avrupa'dan gelen göçmen, onların soyundan gelenler ya da çoğunlukla Afrika'dan alınan köleler olan Afrikalı Amerikalılar ya da onların soyundan gelenler idi.\n20. yüzyılın sonlarından itibaren, birçok Latin Amerikalı göç etmiş, bunu ulus kaynaklı göç kotalarının kaldırılmasından sonra çok sayıda Asyalı takip etmiştir. Yüksek ücret vaadi, Amerika Birleşik Devletleri'ne dünyanın dört bir yanından kayıt dışı ekonomide iş arayan milyonlarca yasadışı göçmeni çekmektedir. Sadece 1990'larda 13 milyondan fazla kişi resmen ABD'ye giriş yapmıştır.\nİşgücü hareketliliği, Amerikan ekonomisinin değişen koşullara uyum sağlama yeteneği için de önemli olmuştur. Göçmenler doğu yakasındaki işgücü piyasalarına akın ettiğinde, pek çok işçi, çoğu zaman istihdam bekleyen tarım alanlarına taşındı. Benzer şekilde, kuzey şehirlerindeki endüstriyel ekonomik fırsatlar 20. yüzyılın ilk yarısında Büyük Göç olarak bilinen güney Amerikalılardan Afroamerikalıları kendine çekmiştir. Amerika Birleşik Devletleri'nde şirket, genellikle karmaşık bir dizi kural ve gelenekle yönetilen bir işletme kuruluşu oluşturan hissedarlar olarak bilinen sahiplerin bir birliği olarak ortaya çıkmıştır. Seri üretim sürecinin getirdiği General Electric gibi şirketler, ABD'yi şekillendirmede etkili olmuştur. Borsa sayesinde, Amerikan bankaları ve yatırımcıları kârlı şirketlerden yatırım yaparak ve sermaye çekerek ekonomilerini büyüttüler. Günümüzde küreselleşme döneminde, Amerikalı yatırımcılar ve şirketler tüm dünyada bir etkiye sahiptir. Amerikan hükûmeti de Amerikan ekonomisinde etkili büyük yatırımcılar arasında yer almaktadır. Hükûmet yatırımları (örneğin Hoover Barajı gibi) ölçekli kamu çalışmaları, askerî-endüstriyel sözleşmeler ve finans işkoluna yönelik olmuştur.\nÇeşitli çalışmalara göre, ABD nüfusu GSYİH büyümesi, verimlilik, yenilik, eşitsizlik ve ulusal borç konusunda önemli ekonomik etkileri olan yaşlanma tehditi ile karşı karşıyadır. Ortalama olarak 2000'de 38 yaşında olan bir işçi 2019'da 42 yaşındaydı. 2030 yılına gelindiğinde, 16 yaşın üzerindeki yetişkinlerin yaklaşık %59'u işgücü içinde olacaktır (2015'te %62 idi). Bir çalışma, 2000 yılından bu yana yaşlanmanın yılda %0.25 ile %0.7 arasında üretkenliği azalttığını tahmin etmektedir. GSYİH büyümesi üretkenlik (işçi başına üretim) ve işçi sayısının bir işlevi olduğundan, her iki eğilim de GSYİH büyüme oranını yavaşlatır. Daha yaşlı işçiler, faiz oranlarını düşüren, GSYİH büyüme azalmasının bir kısmını dengeleyen, ancak Federal Rezerv'in faiz oranlarını düşürerek bir durgunluğa hitap etme yeteneğini azaltan daha fazla tasarruf sağlamaktadır. Yaşlanma eğilimini ele alma araçları arasında göç (teorik olarak genç işçileri getiriyor) ve daha fazla çocuk sahibi olmak için teşviklerle arttırılan daha yüksek doğurganlık oranları (örneğin, vergi indirimleri, devlet desteği ve daha cömert ücretli izin) bulunmaktadır.\nKongre Bütçe Ofisi, Mayıs 2019'da zorunlu harcamaların (örneğin, Medicare, Medicaid ve Sosyal Güvenlik) nüfus yaşlandıkça ekonominin büyüklüğüne (GSYİH) göre büyümeye devam edeceğini tahmin etmektedir. 65 yaş ve üstü nüfusun 2019-2029 arasında üçte bir oranında artacağı tahmin edilmektedir. 2019'da zorunlu program harcamaları (gider kalemleri) GSYİH'nın %12.7'siydi ve 2025-2029'da GSYİH'nın ortalama %14.4'ü olacağı tahmin edilmektedir.\nAmerika Birleşik Devletleri, 19. yüzyılın sonlarından bu yana teknolojik yenilikte ve 20. yüzyılın ortalarından bu yana bilimsel araştırmalarda öncülük yapmaktadır. 1876'da Alexander Graham Bell, telefon için ilk ABD patentine layık görüldü. Thomas Edison'un laboratuvarı, ilk uzun ömürlü ampul olan fonografı ve ilk canlı film kamerasını geliştirdi. Nikola Tesla, radyolarda kullanılan AC endüksiyon motoruna ve yüksek frekanslı güç aktarımına öncülük etmişti. 20. yüzyılın başlarında, Ransom E. Olds ve Henry Ford otomobil şirketleri montaj hattını popülerleştirdi. Wright kardeşler, 1903'te, ilk sürekli ve kontrollü havada ağır bir taşıtla uçuş yaptı.\nAmerikan toplumu, girişimciliği ve işi son derece vurgular. Girişimcilik, \"yenilikleri ekonomik mallara dönüştürmek için yenilikler, finans ve iş zekasını üstlenen kişi\" olarak tanımlanabilen bir girişimci olma eylemidir. Bu, yeni örgütlenmelere neden olabilir veya algılanan bir fırsata yanıt olarak olgun teşkilatları canlandırmanın bir parçası olabilir.\nGirişimciliğin en belirgin biçimi, yeni işletmelerin (başlangıç şirketleri olarak anılacaktır) başlama sürecini ve katılımını ifade eder; ancak, son yıllarda, bu terim, girişimcilik etkinliğinin sosyal ve politik biçimlerini içerecek şekilde genişletilmiştir. Girişimcilik, bir kuruluş veya büyük örgütlenme içindeki etkinlikleri tanımladığında, bu, kurum içi girişimcilik olarak adlandırılır ve büyük kuruluşlar başlangıç şirketi örgütlenmeleri olduğunda kurumsal girişim içerebilir.\nGirişimcilik bilgini ve küresel girişimcilik monitörünün yaratıcısı, Paul Reynolds'a göre, \"emeklilik yıllarına ulaştıklarında, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki tüm çalışan erkeklerin yarısı muhtemelen bir veya daha fazla yıllık serbest meslek dönemine sahiptir; her dört kişiden biri altı veya daha fazla yıl serbest meslek yapmış olabilir. Yeni bir iş yaratılmasına katılmak, ABD çalışanları arasında kariyerleri boyunca yaygın bir faaliyettir.\" Ve son yıllarda, iş yaratma eylemi, David Audretsch gibi bilim adamları tarafından hem Amerika Birleşik Devletleri hem de Batı Avrupa'da ekonomik büyümenin önemli bir itici gücü olarak belgelenmiştir.\nGirişim sermayesi, bir endüstri olarak, hâlâ hakim olan Amerika Birleşik Devletleri'nde ortaya çıkmıştır. Ulusal Girişim Sermayesi Derneği'ne göre, özel sektör işlerinin %11'i girişim sermayesi destekli şirketlerden gelmekte, girişim sermayesi destekli gelir hesapları ABD GSYİH'sının %21'ini oluşturmaktadır.\nGirişim sermayesine yapılan toplam ABD yatırımı, 2014 yılında 4.356 anlaşma için 48,3 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Ulusal Girişim Sermayesi Derneği'nin bildirdiğine göre, bu 'dolar cinsinden %61'lik ve önceki yıla göre %4'lük bir artışı gösterdi'. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü, ABD'deki girişim sermayesi yatırımının 2014 yılına kadar durgunluk öncesi seviyelere kadar tamamen iyileştiğini tahmin etmektedir. Ulusal Girişim Sermayesi Derneği, 2014'te yaşam bilimlerindeki girişim sermayesi yatırımının 2008'den bu yana en üst düzeyde olduğunu bildirdi: biyoteknolojide, 470 anlaşmaya 6.0 milyar dolar, yaşam bilimlerinde ise 789 anlaşmaya (biyoteknoloji ve tıbbi cihazlar dâhil) 8.6 milyar dolar yatırım yapıldı. Biyoteknolojiye yapılan yatırımın üçte ikisi (%68) ilk olan/erken evre geliştirme anlaşmaları ve gelişimin genişleme aşamasının geri kalan kısmına (%14), tohum aşamasındaki şirketlere (%11) ve geç evre şirketlerine (%7) gitti. Ancak, genel olarak en fazla sayıda anlaşmaya yatırım yapan alan yazılım endüstrisiydi: 1.799 anlaşma için 19.8 milyar dolarlık bir yatırım. İkincisi, internete özgü şirketler geldi ve 1.005 anlaşma ile 11.9 milyar dolarlık yatırım topladı. Bu şirketlerin çoğu Kaliforniya eyaletinde, tek başına ABD araştırmalarının %28'ine yoğunlaşmaktadır.\nBazı yeni Amerikalı işletmeler melek yatırımcılardan (girişim sermayedarları) gelen varlıklarla yatırımlarını artırmaktadır. 2010 yılında sağlık/tıp melek yatrırımları toplam melek yatırımlarının %30'u (2009'da %17'ye karşılık) ile en büyük payını oluşturmuş, bunu yazılım (2007'de %16'ya karşı %19), biyoteknoloji (2009'da %15'e karşı %8), endüstri/enerji (2009'da %8'e karşı %17), perakende (2009'da %5'e karşı %8) ve BT hizmetleri (%5) izlemiştir.\nAmerikalılar, her türlü yeni ürünü denemek ve üreticilerini ürünlerini geliştirmek için rahatsız etmek için alışılmadık derecede istekli olan \"cesaret verici tüketiciler\" dir.\n1985'ten beri ABD'de üç büyük B&D dalgası vardır (\"1985'ten beri ABD'de Birleşme ve Devralmalar\" grafiğine bakınız). 2017, fırsatların sayısı açısından en etkin yıl olmuş (12,914), 2015'te ise en büyük genel anlaşma değerine (24 milyar ABD doları) ulaşılmıştır.\nABD tarihindeki en büyük birleşme anlaşması, 2000 yılında Time Warner'ın, teklifin 164 milyar ABD dolarının üzerinde olduğu, America Online Inc. tarafından satın alınmasıydı. Çinli yatırımcılar tarafından ABD şirketlerinin satın alınmaları 2000 yılından beri %368 artmıştır. Öte yandan, —Çinli şirketleri satın alan ABD şirketleri— 2007 yılına kadar kısa bir artış eğilimi ile %25 düşüş gösterdi.\nAmerika Birleşik Devletleri, araştırma ve geliştirmeye (Ar-Ge) mutlak terimlerle diğer G7 ülkelerinden daha fazla para yatırıyor: 2012 yılında %17.2 daha fazladır. 2000 yılından bu yana, ABD'de Ar-Ge (GERD) için gayri safi yurt içi harcamaları %31.2 artarak G7 ülkeleri arasında GERD payını %54.0 (2000 yılında %54.2) seviyesinde korumaktadır.\nGenel olarak, ABD'nin Ar-Ge'ye yaptığı yatırım, ekonomik durgunluk sırasında biraz gerilemeden önce yüzyılın ilk yıllarında ekonomiyle birlikte yükselmiş ve büyüme devam ettikçe tekraren yükselmiştir. 2009'daki zirvesinde, GERD 406 milyar ABD doları (GSYİH'nın %2.82'si) olarak gerçekleşmiştir. Durgunluğa rağmen, 2012 yılında hala %2.79 idi ve sadece marjinal olarak 2013'te %2.73'e kayacaktı, geçici verilere göre ve 2014 yılında benzer bir seviyede kalmalıydı.\nFederal hükûmet, 2012'de %52.6 ile temel araştırmanın başlıca sermayedarı konumunda, eyalet hükûmetleri, üniversiteler ve diğer kâr amacı gütmeyen kuruluşlar %26 oranında sermaye sağlamıştır. Öte yandan deneysel gelişme ise, öncelikle sanayi tarafından finanse edilmekte ve 2012 yılında federal hükûmetin %22,1'ine göre %76,4'tür.\nABD'nin Ar-Ge'ye yaptığı yatırım yüksek olsa da, Başkan Obama'nın 2016'daki Başkanlığının sonuna kadar GSYİH'nın %3'üne ulaşamadı. Diğer uluslar —özellikle Çin— Ar-Ge yatırımlarını yeni boyutlara taşımakta Amerikan üstünlüğü bu açıdan aşınmaktadır. 2009-2012 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri'nin araştırma harcamalarındaki dünya payı %30,5'ten %28,1'e gerilemiştir. Birçok ülke şimdi GSYİH'nın %4'ünden fazlasını Ar-Ge'ye (İsrail, Japonya ve Güney Kore) ayırmakta, diğerleri ise (Finlandiya ve İsveç) 2020 yılına kadar kendi GERD/GSYİH oranını %4'e çıkarmayı planlamaktadır.\nTicari işletmeler, 2012 yılında ABD Ar-Ge'sinin %59,1'ini oluşturdu ve bu 2000 yılındaki %69,0 oranından aşağıda gerçekleşti. Özel kâr amacı gütmeyen kuruluşlar ve yabancı kuruluşlar, sırasıyla toplam Ar-Ge'nin, %3.3 ve %3.8'lik küçük bir kısmına katkıda bulunurlar.\nABD tarihsel olarak iş amaçlı Ar-Ge ve yenilik konusunda önder olmuştur. Bununla birlikte, 2008-2009 ekonomik durgunluğunun kalıcı bir etkisi görülmüştür. Ar-Ge'nin önemli icracıları taahhütlerini büyük ölçüde korurken, ABD'deki durgunluğun acısını esas olarak küçük işletmeler ve başlangıç girişimleri hissediyordu. ABD Nüfus Sayım Bürosu tarafından yayınlanan istatistikler, 2008 yılında ticari ölümlerin sayısının, ticari doğumların sayısını geçmeye başladığını ve eğilimin en azından 2012'ye kadar devam ettiğini gösterdi. 2003'ten 2008'e kadar, iş araştırma harcamaları genellikle yukarı doğru bir seyir izlemişti. 2009 yılında, bu kez bir önceki yıla göre %4, 2010'da yine %1-2 oranında da olsa, eğri tersine döndü. Sağlık hizmetleri gibi yüksek fırsat işkollarındaki şirketler, fosil yakıtlar gibi daha olgun endüstrilerdekilerden daha az kesinti yapmışlardır. Ar-Ge harcamalarındaki en büyük kesintiler tarım üretimindeydi: %-3.5 ortalama Ar-Ge net satış oranı ile karşılaştırıldığında. Öte yandan, kimyasallar ve yardımcı ürünler endüstrisi ve elektronik ekipman endüstrisi, net satış oranlarına %3.8 ve ortalamadan %4.8 daha yüksek Ar-Ge harcaması ortaya koymuştur. Ar-Ge harcamalarının miktarı 2011 yılında artsa da, 2008 harcama seviyesinin altında kalmıştır. 2012 yılına gelindiğinde, işletme tarafından finanse edilen Ar-Ge'nin büyüme oranı iyileşme göstermiştir. Bunun devam edip etmeyeceği, ekonomik toparlanma ve büyüme arayışına, federal araştırma sermayesi seviyelerine ve genel iş ortamına bağlı olacaktır.\nAraştırma harcaması düzeyi bir eyaletten diğerine önemli ölçüde değişiklik gösterir. Altı eyalet (New Mexico, Maryland, Massachusetts, Washington, Kaliforniya ve Michigan) 2010 yılında GSYİH'larının %3.9'unu veya daha fazlasını Ar-Ge'ye ayırmış ve birlikte ulusal araştırma harcamalarının %42'sine katkıda bulunmuştur. 2010 yılında, Ar-Ge'nin dörtte birinden fazlası Kaliforniya'da (%28.1) ve devamen Massachusetts (%5.7), New Jersey (%5.6), Washington Eyaleti (%5.5), Michigan (%5.4), Teksas (%5.2), Illinois (%4.8), New York (%3.6) ve Pennsylvania'da (%3.5) yoğunlaşmıştır. Yedi eyalet (Arkansas, Nevada, Oklahoma, Louisiana, Güney Dakota ve Wyoming) GSYİH'larının %0,8'inden azını Ar-Ge'ye ayırmıştır.\nKaliforniya, bilgi teknolojisinde önde gelen şirketlere ve girişimlere ev sahipliği yapan Silikon Vadisi adlı bölgeye ev sahipliği yapmaktadır. Bu eyalet ayrıca San Francisco Körfez Bölgesi, Los Angeles ve San Diego'da dinamik biyoteknoloji kümelenmelerine de ev sahipliği yapıyor. Kaliforniya dışındaki ana biyoteknoloji kümelenmeleri Boston/Cambridge, Massachusetts, Maryland, Washington, DC banliyö alanı, New York, Seattle, Philadelphia ve Chicago şehirleridir. Kaliforniya, ülke genelinde bilim ve mühendislikteki tüm işlerin %13.7'sini, diğer herhangi bir eyaletten daha fazla sağlamaktadır. Kaliforniyalıların yaklaşık %5.7'si bu alanlarda istihdam edilmektedir. Bu yüksek pay, akademik mükemmelliğin güçlü bir birleşimini ve Ar-Ge'ye güçlü bir odaklanmayı yansıtmakta: örneğin, prestijli Stanford Üniversitesi ve Kaliforniya Üniversitesi, Silikon Vadisi ile omuzlarını ovalar. Aynı şekilde, Massachusetts eyaleti Boston çevresindeki Route 128 sadece çok sayıda yüksek teknoloji işletme ve kuruluşa ev sahipliği yapmakla kalmaz, aynı zamanda ünlü Harvard Üniversitesi ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'ne de ev sahipliği yapar.\nNew Mexico'nun yüksek araştırma yoğunluğu, Los Alamos Ulusal Laboratuvarı'na ev sahipliği yaptığı gerçeği ile açıklanabilir. Maryland'in konumu, orada federal olarak finanse edilen araştırma kurumlarının yoğunluğunu yansıtabilir. Washington Eyaleti, Microsoft, Amazon ve Boeing gibi yüksek teknoloji şirketlerinin yüksek iş toplanmasına sahiptir ve çoğu otomobil üreticisinin mühendislik hizmetleri Michigan eyaletinde yer almaktadır.\nFederal hükûmet ve Amerika Birleşik Devletleri'ni oluşturan 50 eyaletten çoğu, belirli işkollarına ve kuruluşlara, araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) yapmaya teşvik etmek için vergi kredileri sunmaktadır. Kongre genellikle birkaç yılda bir vergi kredisini yeniler. The Wall Street Journal tarafından 2012 yılında yapılan bir ankete göre, şirketler bu kredilerin yenilenmesine güvenemedikleri için Ar-Ge'ye yatırım yapma konusunda karar verirken bu kredileri dikkate almazlar.\n2014 yılında dört Amerikalı çokuluslu şirket Ar-Ge harcamaları hacmi bakımından ilk 50'de yer aldı: Microsoft, Intel, Johnson&Johnson ve Google. Bazıları en az on yıldır ilk 20'de yer aldı: Intel, Microsoft, Johnson&Johnson, Pfizer ve IBM. Google, 2013'te ilk kez bu tabloya dâhil edildi. Ar-Ge hacmi ve yoğunluğuna göre küresel ilk 50 şirket, 2014* Ar-Ge yoğunluğu, Ar-Ge harcamalarının net satışlara bölünmesiyle tanımlanır.** Hollanda'da kurulmuş olmasına rağmen, Airbus'un ana üretim tesisleri Fransa, Almanya, İspanya ve İngiltere'de bulunmaktadır. Kaynak: UNESCO Bilim Raporu: 2030'a doğru (2015), Tablo 9.3, Hernández \"ve diğerl.\" (2014), AB Ar-Ge Puan Tablosu: 2014 AB Endüstriyel Ar-Ge Yatırım Puan Tablosu (İng: \"EU R&D Scoreboard: the 2014 EU Industrial R&D Investment Scoreboard.\") Avrupa Komisyonu: Brüksel, Tablo 2.2.\nAmerika Birleşik Devletleri, yüksek teknoloji ürünler konusunda dünya liderliğini kaybetmiştir. Hatta bilgisayar ve iletişim ekipmanları şimdi Çin ve diğer gelişmekte olan ekonomilerde toplanmakta, yüksek teknoloji katma değerli bileşenler başka yerlerde üretilmektedir. 2010 yılına kadar ABD net bir ilaç ihracatçısıydı, ancak 2011'den bu yana bu malların net ithalatçısı haline gelmiştir.\nAmerika Birleşik Devletleri \"sanayi sonrası\" bir ülkedir. Yüksek teknolojili ürünlerin ithalatı, ihracatını çok aşmaktadır. Bununla birlikte, Amerika Birleşik Devletleri'nin teknolojik açıdan yetenekli işgücü büyük miktarda patent üretmekte ve yine bu patentlerin lisansından veya satışından yararlanabilmektedir. Araştırmada etkin olan Amerika Birleşik Devletleri'nin bilimsel endüstrileri içinde, ürün ve hizmetlerin %9.1'i fikrî mülkiyet haklarının lisanslanmasıyla ilgilidir.\nFikrî mülkiyet ticareti söz konusu olduğunda, Amerika Birleşik Devletleri rakipsiz kalır. Telif hakkı ve lisanslama gelirleri, 2013 yılında dünyanın en yüksek seviyesi olan 129.2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Japonya, 2013 yılında 31,6 milyar dolar gelirle ABD'nin uzağında ikinci sırada gelmektedir. ABD'nin 2013 yılında fikrî mülkiyet kullanımı için yaptığı ödemeler 39.0 milyar dolara ulaştı ve bu sadece İrlanda tarafından aşıldı (46.4 milyar dolar).\n2011 yılında, gelir bakımından ABD merkezli en büyük 20 şirket Walmart, ExxonMobil, Chevron, ConocoPhillips, Fannie Mae, General Electric, Berkshire Hathaway, General Motors, Ford Motor Company, Hewlett-Packard, AT&T, Cargill, McKesson Corporation, Bank of America, Federal Home Loan Mortgage Corporation, Apple Inc., Verizon, JPMorgan Chase, ve Cardinal Health oldu.\n2013 yılında, piyasa değerine göre dünyanın en büyük on şirketinden sekizi Amerikan'dı: Apple Inc., ExxonMobil, Berkshire Hathaway, Walmart, General Electric, Microsoft, IBM, ve Chevron Corporation.\n2011 Fortune Global 500'e göre, en büyük on Amerikalı işveren Walmart, U.S. Postal Service, IBM, UPS, McDonald's, Target Corporation, Kroger, The Home Depot, General Electric, and Sears Holdings idi.\nApple, Google, IBM, McDonald's ve Microsoft, Millward Brown tarafından yayınlanan bir dizine göre dünyanın en değerli beş markasıdır.\nSTORES dergisinde yayınlanan bir 2012 Deloitte raporu, 2010 mali yılında perakende satış geliri ile dünyanın en büyük 250 perakendecisinin, bu perakendecilerin %32'sinin Amerika Birleşik Devletleri'nde yerleşik olduğunu ve ilk 250 toplam perakende satış gelirinin %41'ini oluşturduğunu belirtti. Amazon dünyanın en büyük çevrimiçi perakendecisidir.\n2011 yılında dünyanın en büyük 20 yarı iletken üreticisinin yarısı Amerikan kökenliydi.\nDünyanın en büyük hayır kurumlarının çoğu Amerikalılar tarafından kuruldu.\nAmerikalı yapımcılar dünyanın en yüksek gişe hasılatı yapan filmlerinin neredeyse tamamını yaratıyor. Dünyanın en çok satan müzik sanatçılarının çoğu Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunmaktadır. ABD turizm işkolu her yıl yaklaşık 60 milyon uluslararası ziyaretçiyi ağırlamaktadır. Salam Standard'ın yakın tarihli bir araştırmasında, Amerika Birleşik Devletleri'nin dünyadaki toplam Müslüman seyahat harcamasının yüzde 24'ünü çektiğini veya neredeyse 35 milyar doları kasasına koyduğunu, ABD'nin küresel Müslüman turizm harcamasının en büyük yararlanıcısı olduğu bildirildi.\n2013 yılında gelirlerine göre ilk 10 ABD şirketi için kaynaklara bakınız: [ ]\nBorsa şirketlerinin menkul kıymetlerinin değeri ile ölçümlenen New York Menkul Kıymetler Borsası, dünyadaki diğer tüm borsalardan üç kat daha büyüktür. Ekim 2008 itibarıyla, NYSE'de işlem gören tüm yerel şirketlerin toplam sermayesi 10,1 trilyon ABD dolarıdır. NASDAQ başka bir Amerikan borsasıdır ve New York Menkul Kıymetler Borsası ve Japonya'nın Tokyo Menkul Kıymetler Borsasından sonra dünyanın üçüncü büyük borsasıdır. Bununla birlikte, NASDAQ'ın ticarî değeri Japonya'nın TSE'sinden daha büyüktür. NASDAQ, ABD'deki en büyük elektronik ekran tabanlı hisse senedi alım satım pazarıdır ve yaklaşık 3.800 şirket ve kuruluş ile diğer borsalardan daha fazla saat başına işlem hacmine sahiptir.\nABD borsasının uluslararası finans alanında oynadığı etkili rol nedeniyle, 2014'ün sonlarında bir New York Üniversitesi çalışması bunu kısa vadede yorumluyor ve makroekonomik temellerden bağımsız olarak risk alma istekliliğini etkileyen şoklar ABD borsalarındaki değişimin çoğunu açıklamaktadır. Uzun vadede, ABD borsası, işçiler ve hissedarlar arasındaki belirli bir üretim seviyesinin ödüllerini yeniden tahsis eden şoklardan derinden etkilenmektedir. Bununla birlikte, verimlilik şokları, ABD borsasındaki tüm cephelerdeki tarihsel borsa dalgalanmalarında küçük bir rol oynamaktadır.\nABD finans endüstrisi, 1947'de toplam tarım dışı işletme kârının sadece %10'unu oluşturmuş, ancak bu 2010 yılına kadar %50'ye yükselmiştir. Aynı dönemde, GSYİH'nın bir oranı olarak finans işkolu geliri %2.5'ten %7.5'e yükselmiş ve finans endüstrisinin tüm kurumsal gelir oranı %10'dan %20'ye çıkmıştır. Diğer tüm işkollarına göre finans alanında çalışılan saat başına ortalama kazanç, 1930'dan bu yana en iyi %1 gelirliler tarafından kazanılan toplam ABD gelirinin payını yakından yansıtmıştır. New York'un finans sektöründeki ortalama maaş 1981 yılındaki 80.000 dolardan 2011 yılında 360,000 dolara yükselirken, ortalama tüm New York maaşları ise 40.000 dolardan 70.000 dolara yükselmiştir. 1988'de, 300 milyon dolardan az mevduatı bulunan yaklaşık 12.500 ABD bankası ve 300 milyon dolardan daha fazla mevduatı olan yaklaşık 900 ABD bankası varken, 2012'de ABD'de 300 milyon dolar altı mevduatı olan sadece 4.200 banka ve 300 milyon dolar üzeri mevduatı olan 1.800'den fazla banka bulunmaktaydı.\nBir 2012 Uluslararası Para Fonu çalışması, ABD finans işkolunun ekonomik büyümeyi yavaşlatacak kadar büyüdüğü sonucunu ortaya koymuştur. New York Üniversitesi Ekonomisti Thomas Philippon, ABD'nin yılda finansal hizmetler için 300 milyar dolar harcadığını ve sektörün %20 oranında küçülmesi gerektiğini tahmin ederek bu bulguları desteklemiştir. Harvard Üniversitesi ve Chicago Üniversitesi ekonomistleri, 2014'te araştırma ve geliştirme çalışanlarının kazandıkları her dolar için GSYİH'ya 5 dolar eklediklerini, ancak finans işkolu çalışanlarının, ödedikleri her dolar için GSYİH'nın 0,60 dolar küçülmesine neden olduğunu hesapladılar. Uluslararası Yerleşimler Bankası tarafından yapılan bir çalışma, finans endüstrisinin ekonomik büyümeyi ve araştırma ve geliştirme temelli endüstrileri engellediğini söyleyerek benzer sonuçlara ulaştı.\n\n\nOrcaella heinsohni\nOrcaella heinsohni, Avustralya'nın kuzey kıyılarında bulunan bir yunus türüdür.\"Orcaella\" cinsinin diğer üyesi olan Irrawaddy yunusuna çok benzer ve 2005 yılına kadar da ayrı bir tür olarak tanımlanmamıştır. Irrawaddy yunusu iki renge sahip iken \"O. heinsohni\" üç renge sahiptir. Ayrıca kafatası ve yüzgeç yapıları da iki tür arasında küçük farklılıklar gösterir.\nEpiteti olan \"\"heinsohni\"\" adı, James Cook Üniversitesi'nde çalışmış olan Avustralyalı biyolog George Heinsohn'a ithafen, aralarında \"Orcaella heinsohni\" türünün ilk örnekleri üzerinde yapılan ilk analiz de dahil olmak üzere Avustralya'nın kuzeydoğusundaki dişli balinalar üzerine yaptığı öncü çalışmalar nedeniyle verilmiştir.\nBüyük memelilerin yeni türleri günümüzde oldukça nadiren tanımlanmaktadır. Tanımlananlar da ya saola gibi çok dar ve ulaşılması zor alanlarda yaşayanlar ya da \"Mesoplodon perrini\" gibi nadiren rastlananlar ya da kürek dişli gagalı balina gibi yalnızca iki numune ile karaya vurmuş bazı kemiklerden tanımlanan hayvanlar olmuştur. Aslında \"O. heinsohni\" 56 yıl içinde tanımlanan ilk yunus türüdür ve hemen ardından 2011 yılında yine Avustralya'dan \"Tursiops australis\" türünün keşfi ve tanımlaması bunu izlemiştir. \"O. heinsohni\" popülasyonlarının bilimsel araştırma yapabilmek için ulaşılabilir olması nedeniyle son zamanlarda tanımlanan memeliler arasında sıradışı bir yer tutmaktadır.\nBuna rağmen Avustralya'nın kuzey sularında bu türün varlığı yalnızca 1948 yılında Kuzey Toprakları'nda Gove Yarımadası'nın Melville koyunda bir kafatası bulunana kadar bilinmemekteydi. Kafatası bulunan yunus muhtemelen Avustralya yerlileri tarafından yakalanmış ve yenmişti. Ancak bu keşif konu D.P. Johnson tarafından 1964 yılında tartışılana ve hemen sonra Hollandalı yelkenci Mörzer Bruyns tarafından 1966 yılında gözlemlerinin yayımlanmasına kadar fark edilmemiştir.\nİki bilim insanı, James Cook Üniversitesi'nden Isabel Beasley ve Queensland Tropical Müzesi'nden Peter Arnold Townsville, Queensland açıklarında yaşayan yunus populasyonundan aldıkları DNA örneklerini La Jolla, California'da bulunan NOAA'nın (Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi) Güneybatı Balıkçılık Bilim Merkezi'ne gönderdi. Sonuçlar George Heinsohn'un Townsville populasyonunun yeni bir tür olduğu hipotezinin doğru olduğunu göstermiştir.\nHolotip QM JM4721 (JUCU MM61) Queesnland'ta Horseshoe Bay yakınlarında 21 Nisan 1972'de köpekbalığı ağına takılarak ölen bir yunusa ait kafatası ve diğer kemiklerdir. Bu yunus öldüğünde yaklaşık 11 yaşındaydı.\nIrrawaddy yunusu ile \"Orcaella\" cinsinde yer alan \"O. heinsohni\" belli belirsiz üç renklidir: Üst taraf kahverengimsi, yanlar açık kahverengi ve karın da beyaz renklidir. Irrawaddy yunusu ise beyaz karnı dışında kurşunî gridir. Yeni türün alnı Avustralya'da yaşayan diğer yunus türlerinde olmadığı şekilde yuvarlaktır. Ayrıca çok küçük \"güdük\" sırt yüzgeci de diğer yunuslardan ayırt edilmesine yarar. Sırtının iki yanında iz olmaması ve boyun kıvrımınn daha geride olması yakın akrabası ile ayrılmasını sağlar.\nPasifik Okyanusu'nda Townsville açıklarında 200 kadar birey bulunmuştur. Dağılımının Papua Yeni Gine'ye kadar uzanması beklenmektedir. Diğer bir deyişle \"O. heinsohni\" Sahul Sahanlığının kuzey yarısına endemiktir ancak populasyonun çoğu Avustralya sularında yaşar. Çok yaygın olarak bulunmadıklarından yüksek bir korunma statüsü verilmiştir. IUCN bu türü neredeyse tehdit altındaki türler arasında sınıflandırmıştır. Tehditler arasında balıkçılık ve köpekbalıklarına karşı kullanılan ağlar sayılabilir. Yerli halk tarafından avlanması ağlara takılarak boğulmasının yanında çok büyük bir tehdit teşkil etmemektedir.\nBu yunus türü Vahşi Hayvanların Göçmen Türlerinin Korunmasına ilişkin Bonn Sözleşmesi'nin (CMS) EK-II listesinde yer alır. Olumsuz korunma statüsü olması ve uluslararası anlaşmalar ile düzenlenecek işbirliğinden önemli ölçüde yaralanbileceği için EK-II'de listelenmiştir.\nBu tür aynı zamanda Pasifik Adaları Bölgesinde Balina ve Yunuslar ile bu Türlerin Doğal Yaşam Alanlarının Korunması için Mutabak Belgesi'nde de yer almaktadır.\n\n\nÇin ekonomisi\nÇin ekonomisi, sosyalist bir piyasa ekonomisi olup satınalma gücü paritesi bakımından en büyük ve nominal olarak dünyanın ikinci büyük ekonomisidir. Çin Halk Cumhuriyeti dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olup tarihsel ve politik nedenlerden dolayı ekonomide ülkenin kamu işkolu gelişen özel işkoluna kıyasla daha büyük bir pay oluşturmaktadır.\nÇin küresel bir üretim merkezidir ve dünyanın en büyük üretim ekonomisi olmasının yanı sıra dünyanın en büyük ürün ihracatçısıdır. Çin Halk Cumhuriyeti dünyanın en hızlı büyüyen tüketici pazarıdır ve dünyanın ikinci büyük ürün ithalatçısıdır. 2015 yılı itibarı ile dünyanın 72. yüksek kişi başına GSYİH'e (nominal) ve 84. yüksek kişi başına GSYİH'e (SAGP) sahiptir.\nÇin dünyanın en büyük ticaret ülkesi olup uluslararası ticarette önemli bir rol oynamaktadır ve son yıllarda giderek birçok ülke ile ticari işbirliği ve antlaşmalar yapmaktadır. Çin 2001'den beri Dünya Ticaret Örgütü üyesidir. Çin, hizmet ürünlerinin net dış alımcısıdır. Çin ayrıca Avustralya, Güney Kore, ASEAN, Yeni Zelanda, İsviçre ve Pakistan da dâhil birçok ülke ile serbest ticaret anlaşmaları yapmaktadır.\nKişi başına gelir temelinde, Uluslararası Para Fonu'na (IMF) göre Çin, 2015 yılında nominal GSYİH'ya göre 72., SAGP GSYİH'ya göre 84. sırada yer almaktadır. Çin'in kıyı bölgelerindeki kentler daha sanayileşme eğilimi gösterirken, art alandaki bölgeler daha az gelişmiştir. Çin'in ekonomik önemi arttıkça ekonominin yapısı ve sağlığına da dikkat çekiliyor.\nÇin'deki çevresel kirliliğin uzun vadeli sosyoekonomik maliyetinden kaçınmak için, Grantham İklim Değişikliği ve Çevre Araştırmaları Enstitüsü'nden Nicholas Stern ve Fergus Green tarafından Çin ekonomisinin, ulusal kaynakların yeniliklere daha iyi tahsisi ile yüksek teknoloji, düşük karbon emisyonlarıyla daha gelişmiş endüstriyel gelişmelere kaydırılması ve Çin'in ağır sanayinin etkisini azaltmak için sürdürülebilir ekonomik büyüme için Ar-Ge'ye yatırım yapması önerildi. Bu, merkezi hükûmetin planlama hedefleri ile uyumludur.\nŞi Cinping'in Çin Rüyası \"iki 100'ler\"e ulaşmanın bir yolu olarak tanımlanmaktadır: 2021'de Çin'in \"orta derecede iyi bir toplum\" haline gelmesinin maddi hedefi, Çin Komünist Partisi'nin 100. yıldönümünde ve Çin'in 2049'da tamamen gelişmiş bir ulus haline gelmesi çağdaşlaşma hedefi, Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 100. yıldönümünde gerçekleşecektir.\nÇin ekonomisinin uluslararasılaşması, 2005 yılında satınalma yöneticileri endeksi tarafından Çin'de resmî olarak başlatılan ölçütlendirilmiş ekonomik tahmini etkilemeye devam etmektedir. 2010'ların başında, Çin, 10 trilyon doları aşan bir GSYİH (SAGP) yüksekliğiyle (ABD ve AB ile birlikte) tek Asya ülkesidir. Çin ekonomisi büyüdükçe Çin'de Renminbi uluslararasılaşması gerekli olan bir süreçtedir. Çin, 2015 yılında Asya Altyapı Yatırım Bankası'nın kuruluşunu başlattı.\nÇin, Batı medyasında, Çin Komünist Partisi tarafından tek partili oligopol ve sosyalist piyasa ekonomisi olduğu ve suni para devalüasyonu, fikrî mülkiyet hırsızlığı, korumacılık ve yerel lehdetme dâhil haksız ticaret uygulamaları yönünden eleştirildi.\nÇin ekonomisinin ekonomik büyüme hızı, ekonominin zorla inişe geçmesinin korkuları ile yavaşlamaya başlamıştır. Yavaşlama endüstriyel bölgelerde, kömür, çelik ve çimento gibi temel sanayilerde aşırı kapasite olarak ortaya çıkmış ve satışlarda düşüş olmuştur.\nÇin'in eşit olmayan ulaşım sistemi —doğal ve beşeri kaynakların bulunabilirliği ve sanayi altyapısında önemli farklılıklar ile birlikte— Çin'in bölgesel ekonomilerinde önemli değişikliklere neden olmaktadır.\nEkonomik kalkınma genellikle kıyı illerinde iç bölgelere göre daha hızlıdır ve bölgeler arasında kişi başına düşen gelirde büyük farklılıklar vardır. En zengin üç bölge İnci Irmağı Deltasında merkezli güneydoğu kıyısında; Doğu kıyısında, Aşağı Yangtze Nehri üzerinde ve Bohai Denizi yakınlarında, Pekin–Tianjin–g bölgesindedir. Bu alanların hızla gelişmesinin, Asya bölgesel ekonomisi üzerinde en büyük etkiye sahip olması beklenmekte ve Çin hükûmeti bu zengin bölgelerdeki hızlanan büyümenin önündeki engelleri kaldırmak için tasarılar hazırlamaktadır.\nÇin'de 33 idari bölüm bulunmaktadır. Aşağıda, Çin'deki üst idari bölümler 2015 yılında GSYİH'ye göre sıralanmıştır, GSYİH, 6.2284 CNY/USD döviz kuru kullanılarak yuandan dolara dönüştürüldü.\n\"Tek ülke, iki sistem\" politikası uyarınca, Hong Kong'un eski İngiliz kolonisi ekonomileri ve Portekiz'in Makao kolonisi Çin'in geri kalanı ile birbirinden ayrıydı. Hem Hong Kong hem de Makao, yabancı ülkelerle ekonomik görüşmeler yapmakta ve bu konularda serbest dolaşımda bulunmakla birlikte, Dünya Gümrük Örgütü, Dünya Ticaret Örgütü ve Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği forumu gibi çeşitli uluslararası ekonomik kuruluşlara çoğunlukla \"Hong Kong, Çin\" ve \"Makao, Çin\" isimleri altında tam üye olarak katılmaktadır.\n1978'den önce uzunca bir süre ekonomik kriz geçiren Çin, 1979'dan itibaren ekonomik reformların uygulanmasını takiben dünyanın en büyük ekonomik güçlerinden biri haline geldi. Çin, bu yıllardaki olağanüstü ekonomik büyüme oranlarıyla olası büyük bir gelişme göstermiştir.\nÇin, sürekli ekonomik kalkınmayı sağlamak için \"beş yıllık plan\" stratejisini yerine getirmiştir. Onüçüncü Beş Yıllık Plan (2016-2020) halen uygulanmaktadır.\nÖnceden Japonya ve Güney Kore gibi, yaklaşık 30 yıldır Çin gerçekten büyümekte ve vatandaşlarını refaha ve dünya mallarına yaklaştırmaktadır. 1978 ve 2005 yılları arasında Çin'in kişi başına GSYİH'sı $ 153 dolar ile $ 1284 dolar arasında değişirken, cari işlemler fazlası 1982-2004 yılları arasında on iki kat artarak 5,7 milyar dolardan 71 milyar dolara yükselmiştir. Bu süre zarfında Çin, giyim ve ayakkabı gibi düşük ücretli işkollarındaki ilk başarıların ötesine geçerek, giderek çok yönlü bilgisayarlar, ilaçlar ve otomobil üretimi yapan bir endüstriyel güç merkezi haline geldi.\nBununla birlikte, yörüngenin ne kadar süre devam edebileceği sadece belirsiz kaldı. 11. beş yıllık plana göre, Çin'in öngörülebilir bir gelecek için yıllık %8 oranında büyümesi gerekiyordu. Üst yönetim, ancak bu tür düzeydeki bir büyüme ile, Çin'in endüstriyel üstünlüğünü geliştirmeye devam edebileceğini, vatandaşların yaşam seviyesini yükseltebileceğini ve ülke çapında beliren eşitsizliklerin giderilmesini sağlayabileceğini savundu. Ancak Çin'in tahmin ettiği bu tür büyümeyi hiç kimse muhafaza etmemişti. Dahası, Çin bir dereceye kadar gelişimin daha kolay parçalarını geçirmişti. 1980'lerde, geniş ve verimsiz tarım işkolunu köylülerle merkezi planlamanın sınırlarından kurtardı ve onları yabancı yatırımcılara ilk kez kazandırdı. 1990'lı yıllarda durgun sanayi işkolunu yeniden yapılandırmaya başladı ve ilk kez yabancı yatırımcılara seslendi. Bu politikalar ülkenin olağanüstü büyümesini kolaylaştırdı. Bunun yerine, Çin'in pek çok kişinin piyasaya doğru attığı adımı son adım olarak kabul etmesi, bankacılık işkolunu serbestleştirmesi ve gerçek bir sermaye piyasasının başlangıçlarını başlatması gerekiyordu. Ortak yazarlar Greenwich Business School'dan Mete Feridun ve Çin'in Wuhan Üniversitesi'nden Abdul Jalil'in yazdığı Asya Pasifik Ekonomisi Dergisi'nde yayınlanan bir makaleye göre, finansal gelişme Çin'deki gelir eşitsizliklerinde bir azalmaya neden oluyordu. Ancak bu süreç kolay olmayacaktır. 2004 yılı itibarıyla, Çin'in kamu iktisadi teşebbüsleri hâlâ kısmen yeniden yapılandırılmış ve bankaları, şimdiye kadar geri ödeme şansının azlığı ile takipteki kredilerde 205 milyar doları aşan (1.7 trilyon RMB) bir yük ile uğraşıyorlardı. Ülkenin dalgalı bir döviz kuru vardı ve hem cari hem de sermaye hesaplarında sıkı denetimler yapıldı.\n2014 yılının ortalarında Çin, ekonomiyi canlandıracak adımlar attığını açıkladı; bu ekonomi, o zamanlar yılda %7.4 oranında işliyor, ancak yavaşlıyordu. Tedbirler, demiryolları, yollar ve hava limanlarını içeren, Yangtze Nehri'nin yanında yeni bir ekonomik kuşak yaratmak için çok katmanlı bir ulaşım ağı inşa etmeyi öngörüyordu.\n2024 yılında küresel bilgi sağlayıcısı IHS Inc.'e (NYSE: IHS) göre Çin dünyanın en büyük ekonomisi olacaktır. IHS baş Asya ekonomisti Rajiv Biswas; Colo, Englewood'da kurulu bir şirket tarafından yapılan açıklamada, \"Önümüzdeki 10 yıl boyunca, Çin ekonomisinin yerel ekonominin yapısına yardımcı olacak tüketimde daha hızlı bir büyümeye doğru dengelenmesi bekleniyor\" dedi.\nBu stratejiler, eşitsizliklerin genişlemesini önleme girişiminde bulunmak üzere Çin'de nispeten yoksul bölgeleri göz önüne almaktadır:\nYurt dışı yatırım:\n\"Batı-Doğu Elektrik İletimi\", \"Batı-Doğu Gaz İletimi\" ve \"Güney-Kuzey Su Transferi Projesi\" hükûmetin üç önemli stratejik projesidir ve yılda toplam 12 milyar metreküpü hedefler. \"Güneyden Kuzey Su Değişim Projesi\" nin inşası resmi olarak 27 Aralık 2002'de başlatıldı ve I. evrenin tamamlanması 2010'da planlandı; bu durum kuzey Çin'deki ciddi su eksikliğini giderecek ve Yangtze, Sarı, Huaihe ve Haihe nehri vadilerinin su kaynaklarının akılcı dağılımını gerçekleştirecektir.\nOcak 1985'te Çin Devlet Konseyi, bir Ulusal Muhasebe Sistemi (SNA, \"System of National Accounting\") kurmayı, ulusal ekonomiyi ölçümlemek için gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) kullanmayı kabul etti. Çin, ulusal ekonomik muhasebenin yeni bir sistemini kurmak için kuramsal temel, rehberlik ve muhasebe modeli vb. çalışmalarına başladı. 1986 yılında Çin Halk Cumhuriyeti'nin ilk vatandaşı olarak doktorasını almış Dr. Fengbo Zhang, yurt dışındaki bir ülkeden ekonomi alanında Çin Makroekonomik Araştırmaları – Çin'in GSYİH verilerini Çin'in kendi araştırmasıyla tamamlama ve yayınlama için Çin'in yedinci Beş Yıllık Planının kilit araştırma projesini hazırladı. Yukarıdaki özet Çin Makroekonomik Yapı ve Politika kitabı na dahil edilmiş (1988) Başyazar: Fengbo Zhang; ve Çin Devlet Konseyi Araştırma Merkezi tarafından toplu olarak yazılmıştır. Bu, Çin tarafından yayınlanan ilk GSYİH verisidir. Çin Devlet Konseyi, Ağustos 1992'de \"Ulusal Muhasebe Sisteminin uygulanmasına ilişkin bildirim\" yayınladı, SNA sistemi resmen Çin'e tanıtıldı, Sovyetler Birliği'nin MPS sisteminin yerine geçti, Batı ekonomisi GSYİH göstergesi, Çin'in en önemli ekonomik göstergesi haline geldi (WikiChina: China GDP, The First China GDP).\nAşağıdaki çizelge, Çin'in GSYİH'sının Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından tahmin edilen piyasa fiyatlarındaki milyonluk (Çin yuanı) rakamlarla birlikte eğilimini göstermektedir. Ayrıca bakınız.\nHükümet son yıllarda ekonominin hızlı dönüşümüne ilişkin toplumsal çekişme ve çevresel zararları azaltmak için bir mücadele yürüttü; iller, işletmeler ve bireylerden kaynaklanan makbuzları toplama; yolsuzluk ve diğer ekonomik suçları azaltma; devlete ait işletmelerden, göçmenlerden ve işgücüne yeni girenlerden atılan on milyonlarca işçinin yeterli iş büyümesini sürdürmesi ve büyük kamu iktisadi teşebbüslerini ayakta tutmada, çoğu ekonominin güçlü bir şekilde genişlemesine katılmayan işletmelerin birçoğu tam ücret ve emekli aylığı ödeme yeteneğini kaybetmişti. Köyler ve kentler arasında 50 ila 100 milyon üzeri kırsal işçi dolaşıyordu ve birçoğu yarı zamanlı olarak düşük ücretli işlerle geçiniyordu. Tutulan direniş, merkezi politikadaki değişiklikler ve kırsal kadrolar tarafından otorite kaybı Çin'in nüfus kontrol programını zayıflattı.\nDiğer büyük sorunlar işgücü ve fiyatlama sistemi ile ilgilidir. Hem kentsel hem de kırsal alanlarda büyük ölçekli eksik istihdamla birlikte açık açık işsizliğin yıkıcı etkileri korkusu güçlenmişti. Özellikle endüstriyel hammaddeler ve büyük sanayi ürünleri gibi belli başlı ürünlerin fiyatları devlet tarafından belirlenmektedir. Çoğu durumda, temel fiyat oranları 1950'lerde belirlenmiştir ve şu anki üretim hacmi ve talepleri açısından çoğu kez oransızdır. Yıllar geçtikçe, fiyat yapısında büyük para yardımları yapıldı ve bu devlet destekleri 1970'lerin sonlarında ve 1980'lerde önemli ölçüde büyüdü. 1990'ların başında, bu parasal destekler büyük oranda, Çin'in 2001'de Dünya Ticaret Örgütü'ne (WTO) üye olmasından ötürü giderek daha da ekonomik serbestleşme ve serbestleşme talebini ortadan kaldırmaya başladı.\n2010 yılına gelindiğinde, hızla yükselen ücretler ve yaşam seviyesinde genel bir artış, küresel ısınmayı kontrol altında tutmak için karbon emisyonlarını azaltma ihtiyacı ile birlikte bir çatışma sürecinde enerji kullanımını arttırdı. Enerji verimliliğini ve yenilenebilir kaynakların kullanımını artırmak için gayretli çabalar vardı; 1.000'den fazla verimsiz santral kapatıldı, ancak çıktılar, fosil yakıtların yakılmasından kaynaklanan karbon emisyonlarında dramatik bir artış göstermeye devam etti.\nUluslararası Para Fonu, St. Louis Federal Rezerv Bankası ve IV. Madde İstişare Raporları gibi diğer kaynaklar, 2014 yılı sonunda Çin'in \"genel devlet brüt borcu\"'nun GSYİH'ya oranını yüzde 41,44 olarak belirlemiştir. Çin'in 2014 GSYİH'sı 10,356.508 trilyon ABD Doları, ve devlet borcu da yaklaşık 4.3 trilyon ABD Doları olmuştur.\n2010'ların ortalarına gelindiğinde, birçok araştırmacı Çin hükûmetinin borcunun \"büyüklüğü\" konusunda endişelerini dile getirdi.\n2015 Uluslararası Para Fonu raporunda, Çin'in kamu borcunun nispeten düşük olduğu sonucuna varılmış, \"şarta bağlı darbelere sahip senaryo haricindeki tüm standart stres testlerinde istikrarlı bir yolda\" olduğu vurgulanmış, örneğin, \"tahsili gecikmiş alacaklardan TKR'lerde olası bir artış ile baş etmek için büyük ölçekli bankaların yeniden sermayelendirilmesi veya finansal sistem kurtarması\" gibi durumlarda iyi bir konumda olduğu bildirilmiştir.\n\"Gölge bankacılık\" Çin'de artmış ve finansal sisteme risk oluşturmaktadır.\nÇin yetkilileri, \"ülkenin hâlâ hükûmet borcunu artırma yetkisine sahip olduğu\" konusunda ısrarcı olan analistlerin endişelerini reddetti. Eski Fed Başkanı Ben Bernanke, 2016'nın başında, \"borçlanmanın çoğunluğu yerel para birimi cinsinden verildiği için, Çin'in borç yükü ile karşı karşıya bulunduğu bir iç sorununun\" olduğunu dile getirdi. Pek çok ekonomist Bernanke ile aynı görüşleri dile getirdi.\nÇin ekonomisi hızla genişlemiş, ancak düzenleyici ortamı ayak uyduramamıştır. Deng Şiaoping'in açık pazar yeniliklerinden bu yana, yeni işletmelerin büyümesi, hükûmetin bunları düzenleme yeteneğini aşmıştır. Bu durum, rekabeti ve zayıf gözetim ile karşı karşıya olan işletmelerin kâr marjlarını artırmak için sık sık tüketici güvenliği pahasına büyük önlemler aldığı bir durumu yarattı. Bu konu 2007'de daha da belirginleşti; ABD tarafından sorunlu Çin ihracatına birtakım kısıtlamalar getirildi.\n1950'lerden 1980'lere kadar, merkezî hükûmetin gelirleri esasen devlete verilen kârlardan kaynaklanıyordu. Bazı hükûmet gelirleri de, en önemlisi genel sanayi ve ticari vergilerinden gelen gelirlerden oluşuyordu.\nBununla birlikte, bu eğilim devlet işletmelerinin kârlarının bu kârlarla ilgili vergilerle değiştirilmesi içindir. Başlangıçta, bu vergi sistemi, çeşitli kuruluşların piyasa değeri ve fiyat durumlarında farklılıklara izin verecek şekilde düzenlenmiş, ancak 1990'ların başında daha tekdüze/değişmez vergi planları getirilmiştir. Ayrıca o zaman sürecinde kişisel gelir ve katma değer vergileri de uygulanmaya başlanmıştır.\n2007-2008 kış aylarında enflasyon, yıllık bazda yaklaşık %7 seviyesinde gerçekleşirken, Mart 2008'de yayınlanan Şubat 2008 istatistiklerinde %8,7'ye yükselmiştir.\nBenzin ve dizel yakıt kıtlıkları, devlet tarafından belirlenen düşük fiyatlarla yakıt üretimi için rafinerilerin isteksizliğinden dolayı 2007 sonbaharında oluştu. Kasım 2007'de bu fiyatlar, bir litre 2.65 dolar seviyesinde yakıt satışı ile hafifçe arttı ve halen dünya fiyatlarından biraz daha düşüktür. Fiyat denetimleri çok sayıda temel ürün ve hizmet üzerinde etkili oldu, ancak fiyatlar Kasım 2007'de yıllık %18.2 oranında artan gıdalardan etkilenmedi. Enflasyon sorunu Çin hükûmetinde en üst düzeyde endişe yarattı. 9 Ocak 2008'de, Çin hükûmeti resmi internet sitesinde şu ifadeyi yayınladı: \"Çin hükûmeti Çarşamba günü piyasa fiyatlarını istikrara kavuşturmak için daha fazla tedbir almaya ve stok tutma veya hile yoluyla fiyatları artırmaktan suçlu bulunanların cezalarının ağırlığını artırmaya karar verdi.\"\nDomuz eti, Çin ekonomisinin önemli bir bölümünü oluşturuyor ve kişi başı tüketimi günde bir kilogramın beşte biri kadardır. 2007'de Çin'de mısırdan artan etanol üretimiyle ilişkili hayvan yemi fiyatının dünya çapında yükselmesi sonucunda domuz fiyatlarında ciddi artışlar meydana geldi. Artan üretim maliyeti, hızla yükselen ücretlerden kaynaklanan talep artışı ile kötü etkileşime girdi. Devlet, öğrencilere ve kentsel yoksullara yönelik domuz eti fiyatlarının sübvanse edilmesiyle karşılık verdi ve üreticilerden üretim artışı talep etti. Domuz etinin ulusun stratejik domuz rezervinden salınması değerlendirildi.\nOcak 2008 itibarıyla, enflasyon oranı %7.1'e yükseldi. BBC News Ocak 2008'de kış fırtınalarına bağlı olarak 1997'den bu yana en yüksek enflasyon oranının gerçekleştiğini ilan etti. Hükûmet 11 Mart 2008'de yaptığı açıklamada, şiddetli kış fırtınalarının ekonomiyi bozduğunu ve gıda sıkıntısının kötüleşmesinin ardından Çin'in enflasyon oranının, 2008 yılı Şubat ayında yüzde 8.7 oranına yükseldiğini duyurdu. Bununla birlikte, yaz ve sonbahar boyunca, enflasyon Ekim 2008'de tekrar %6.6'ya düştü.\nKasım 2010'a kadar, enflasyon oranı, gıda fiyatlarında yıllık %11,7'lik artışla %5,1'e yükseldi. Büroya göre, sanayi üretimi yüzde 13.3 oranında arttı. Sarf malzemeleri kısa sürede tükendiğinde, yakıt ve diğer emtia fiyatları arttı.\nÇin yatırımları her zaman son derece döngüsel olmuştur. 1958 Büyük İleri Atılımından bu yana, sabit sermaye oluşumundaki büyüme özgün olarak her beş yılda bir yükseldi. Son doruk noktaları 1978, 1984, 1988, 1993, 2003 ve 2009'da gerçekleşti. Karşılık gelen düşüşler 1981, 1986, 1989, 1997 ve 2005 yıllarında oluşmuştur.\nÇin'de, yatırımın çoğunluğu en azından kısmen devlete ait olan işletmeler tarafından gerçekleştirilmektedir. Bunların çoğu yerel yönetimlerin idaresi altındadır. Canlanmalar öncelikle yerel yönetim düzeyinde saptırılmış teşviklerin sonucudur. Serbest girişim ekonomisindeki girişimcilerin tersine, Çinli yerel yetkililer öncelikle siyasi nedenlerle motive edilirler. Başarım değerlendirmeleri büyük oranda kendi yargı alanlarındaki GSYİH büyümesine dayandığından, büyük ölçekli yatırım projelerini desteklemek için güçlü bir teşvik almaktadırlar. Ayrıca gerçek bir iflas riski taşımamaktadırlar. Yerliler sorun sorun yaşadıklarında, her zaman kamu bankaları tarafından kefaletle tahliye edilirler. Bu koşullar altında, aşırı yatırım kaçınılmazdır.\nÖzgün bir döngü merkezi hükûmet kredisinin ve sanayi politikasının gevşetilmesiyle başlar. Bu, yerel yönetimlerin, doğrudan yönettikleri devlet işkolu birimleri aracılığıyla ve kendi yargı alanlarının dışındaki özel yatırımcılara ve şirketlere yatırım teşvikleri sunarak, yatırımları atılgan şekilde güdülemesine olanak tanımaktadır. Ortaya çıkan patlama, fiyatlar üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturmakta ve ayrıca kömür ve elektrik gibi kilit girdilerin sıkışmasına (2003'teki gibi) neden olabilmektedir. Enflasyon sosyal istikrarı tehdit eden bir seviyeye ulaştığında merkezî hükûmet, sanayi ve kredi politikasının uygulanmasını sıkılaştırarak müdahale edecek, gerekli onayı almadan ilerleyen projeler durdurulacak ve özel yatırımcı türleri için banka kredileri kısıtlanacaktır. Krediler daha sonra daralır ve yatırım büyümesi azalmaya başlar.\nSonunda merkezi olarak uygulanan bu tür müdahaleler eksiklikleri hafifletmekte ve enflasyonu kabul edilebilir seviyelere indirmektedir. Bu noktada, merkezî hükûmet, yerel yönetimlerin daha gevşek politika taleplerine cevap veriyor ve döngü tekrar başlıyor.\nÇin'in mali kurumlarının çoğu devletin mülkiyetindedir ve devletçe yönetilmektedir ve bankacılık varlıklarının %98'i devlete aittir. Maliye ve malî kontrolün temel araçları, hem Çin Halk Bankası (PBC - \"People's Bank of China\") hem de Maliye Bakanlığı'ndadır ve bunlar Devlet Konseyi yönetimi altındadır. Çin Halk Bankası, 1950'de Çin Merkez Bankası'nın yerini aldı ve kademeli olarak özel bankaları devraldı. Bu banka diğer merkezî ve ticari bankaların işlevlerinin çoğunu yerine getirir. Tedavüle para birimini çıkarır, dolaşımı yönetir ve bütçe harcamalarını dağıtırken önemli bir rol oynar. Buna ek olarak, hükûmetin ekonomik tasarıları dikkate alınarak malî ve genel performansları üzerinde kapsamlı bir denetim yapmasını sağlayan hükûmet kuruluşlarının ve diğer organların hesaplarını, ödemelerini ve makbuzlarını yönetir. Çin Halk Bankası (PBC) ayrıca uluslararası ticaret ve diğer yurt dışı finansal işlemlerden sorumludur. Dış ülkelerdeki Çinliler tarafından yapılan havaleler, çeşitli ülkelerde bir dizi şubesi bulunan Bank of China (BOC) tarafından yönetilmektedir.\nÖnemli diğer mali kuruluşlar arasında, ekonomik kalkınmayı finanse eden ve yabancı yatırımları yönlendiren Çin Kalkınma Bankası (CDB - \"China Development Bank\"); Tarım işkolunu sermayelendiren Çin Ziraat Bankası (ABC - \"Agricultural Bank of China\"); Genel yatırımların bir kısmının sermayelendirilmesinden ve belirli sanayi ve inşaat şirketlerine sermaye fonları sağlanmasından sorumlu olan Çin İnşaat Bankası (CCB - \"China Construction Bank\") ve sıradan ticaret işlemlerini yürüten ve kamu için bir tasarruf bankası görevi gören Çin Endüstri ve Ticaret Bankası'dır (ICBC - \"Industrial and Commercial Bank of China\").\nÇin'in ekonomik reformları, bankacılık sisteminin ekonomik rolünü büyük ölçüde artırdı. Kuramsal olarak, herhangi bir girişim veya kişi, devlet planının dışındaki kredileri almak için bankalara gidebilir, uygulamada, devlet banka kredilerinin %75'i Devlet Teşebbüslerine (SOE - \"State Owned Enterprises\") gider. Neredeyse tüm yatırım sermayesi daha önce devlet planına göre bir hibe temelinde sağlanmış olsa da, yenileşme başlangıcından beri politika, devlet tarafından yönetilen çeşitli finansal kurumlar aracılığıyla bir kredi esasına kaydırılmıştır. 2011 yılı itibarıyla, yerel yönetimlere 14 trilyon Yuan kredi sağladığı tahmin edilmektedir. Bu toplamın çoğunun dış gözlemciler tarafından başarısız olduğuna inanılıyor. Artan miktarda fon, ekonomik ve ticari amaçlar için bankalar aracılığıyla kullanılabilir hale getirilir. Yabancı sermaye kaynakları da artmıştır. Çin, Dünya Bankası ve birkaç Birleşmiş Milletler programının yanı sıra bazı ülkelerden (özellikle Japonya'dan) ve daha az ölçüde ticari bankalardan kredi kullanmıştır. Hong Kong, bu yatırımların önemli bir kanalıymış gibi bir kaynaktan yol oluşturmuştur. 23 Şubat 2012'de Çin Halk Bankası (PBC), on yıllık bir takvim çizelgesini yayınlarken sermaye piyasalarını serbestleştirme eğilimini ortaya koymuştur. Bu gelişimin hemen ardından, Shenzhen bankaları, bireyler için sınır ötesi yuan havalelerini başlatmayı başardılar ve Çinli vatandaşların yuanlarını yurt dışı bir hesaba devretmesinden daha önceden yasaklanmış oldukları için PBC sermaye kontrol yapılarında önemli bir değişiklik yaşamıştır.\nİki borsa (Şanghay Borsası ve Shenzhen Borsası) ile anakara Çin borsası, Kasım 2014'ten itibaren 4.48 trilyon ABD doları piyasa değeri ile dünyanın ikinci en büyük borsası olmuştur.\nAğustos 2013'te, mali bilgileri ve eğilimleri toplamak ve çözümlemek için henüz adlandırılmamış üst düzey bir organ oluşturulması merkezî hükûmet tarafından ilan edildi. Merkez bankası, mali konularda çalışan diğer kuruluşların üyeleri gibi katılmaktaydı. Doğrudan düzenleyici yetkiye sahip olmayacak, ancak olası istikrarsızlık kaynakları olan gölge bankacılık gibi konularda düzenleyicilere uygun rehberlik sağlamak için en yüksek yetkin düzeyde çalışmaya devam edecektir. Mete Feridun (University of Greenwich Business School) ve meslektaşları tarafından 2010'da Uluslararası Ekonomi ve Finans İncelemesi'nde yayınlanan bir yazıda, maddi kalkınmanın Çin'de ekonomik büyümeyi teşvik ettiğine dair ampirik kanıtlar sunduğunu belirtmiştir.\n2014'ten itibaren 2015 yılının ilk çeyreğinde mali sistem işkolu, Çin'in yıllık %7 büyümesinin yaklaşık %1.5'unu sağlıyordu.\nEkonominin yavaşlamasına rağmen, Haziran 2015'ten itibaren Çin menkul kıymetler endeksi, Şanghay ve Shenzhen borsalarında işlem gören 300 hisse senedine dayanan CSI 300 Endeksi, son 12 ay içinde yaklaşık %150 arttı. Marj ticaretiyle harekete geçirilen olası bir ekonomik balonun çökmesiyle oluşan hasarı önlemek amacıyla, merkezî hükûmet marj kredileri için şartları kaldırdı. 2007-2008 döneminde meydana gelen bir kazadan kaynaklanan ekonomik zarar, marj kredisinin çok kısıtlanmış olması nedeniyle sınırlıydı. Temmuz başında, 12 Haziran'daki en yüksek seviyelerinden %30'luk bir düşüşün ardından, mavi yongalı, çoğunlukla devlete ait kuruluşlar, Çin menkul kıymetler endüstrisi ve merkezi hükûmet, mevcutları geri satın alarak ve yerleşik şirketlerin mevcutlarının alımlarını artırarak piyasayı istikrara kavuşturma çabaları göstermiş; bununla birlikte, hareketliliğin büyük kısmı, değerlemede hızlı bir artışa dayalı hisse senedi satın almış, çoğunlukla işçi sınıfı olan, karmaşık olmayan yatırımcılar tarafından yoğun bir şekilde yatırım yapılan küçük, daha az kurulmuş şirketlerde yapılmıştır. Çin hisse senetlerinin %80'i bireysel yatırımcılara ve birçok acemi sahibine aittir. Çin Securities Finance Corporation'ın 10 Temmuz 2015 tarihli çabaları itibarıyla, Çin emtia ve borsaları tarafından ticareti finanse etmek için kurulan bir şirket olan CFS, görünüşte piyasayı istikrara kavuşturmuştu. Çin Menkul Kıymetler Düzenleme Komisyonu, krizden etkilenen önemli miktarda Çin menkul kıymet kuruluşlarının menkul kıymet almasını ve elinde tutmasını istedi. Merkez bankası ve ticari bankalar tarafından sağlanan fonları kullanan China Securities Finance Corporation, bazı şirketlerin hisse senetlerinin %5'ini elde etmeyi durdurmak için yeterli hisse senedi satın aldı. Kredi hatları, CFS tarafından bazıları şirket mevcutlarının %5'ine kadar satın alınan 21 menkul kıymet kuruluşuna kadar uzatıldı. Satın alınan küçük hisse senetlerinin bazılarına aşırı değer biçilebilir.\nPazartesi günü rekor kıran Çin stokları Temmuz 2015'in son haftasında %10 düştü.\nRenminbi (\"halkın para birimi\"), Çin'in para birimi olup, yuan olarak adlandırılır ve 10 jiao veya 100 fence bölünür. Renminbi, Çin'in para otoritesi olan Çin Halk Bankası tarafından tedavüle sürülür. ISO 4217 kısaltması CNY olup, yaygın şekilde \"RMB\" olarak kısaltılmaktadır. 2005 yılı itibarıyla yuan, genellikle dış gözlemciler tarafından bildirildiği şekilde yaklaşık %30-40 oranında değer düşüklüğüne uğradı. Ancak IMF, yuan'ın doğru bir şekilde değerlendiğini belirtti.\nRenminbi, ağırlıklı olarak Amerikan doları karşısında yönetilen dalgalı döviz kuru sisteminde tutulmaktadır. 21 Temmuz 2005'te Çin, para birimini ABD Doları karşısında %2.1 oranında yeniden değerleme yaptı ve o zamandan beri bir para birimi çemberine atıf veren bir döviz kuru sistemine geçti, Renminbi'nin günde yüzde yarısı kadar dalgalanmasına izin verdi.\n31 Temmuz 2008'de döviz kuru (1 ABD doları başına Çin yuanı) 6,846 RMB, 2007'nin ortasında 7.45 RMB, 2006 yılının başında ise 8.07 RMB:1 ABD doları=8.2793 yuan (Ocak 2000), 8.2783 yuan (1999), 8.2790 yuan (1998), 8.2898 yuan (1997), 8.3142 yuan (1996), 8.3514 yuan (1995) oldu.\nÇin'in ticaret dengesi, enflasyon, tüketici fiyat endeksi ve para biriminin değeri ile ölçülen karmaşık bir ilişkiye sahiptir. Yuan'ın değerinin \"kayda değer\" olmasına rağmen, Çin'in merkez bankası değerini diğer para birimleriyle ilişkili olarak kontrol etme konusunda kesin bir yeteneğe sahiptir. Et ve yakıt fiyatlarındaki keskin artışa bağlı olarak 2007'deki enflasyon, büyük olasılıkla hayvan yemi veya yakıt olarak kullanılan emtialardaki artıştan kaynaklanmaktaydı. Aralık 2007'de izin verilen yuan değerinin hızlı bir şekilde yükselmesi, muhtemelen, renminbi değerinin daha fazla olmasına izin vererek enflasyonu hafifletme çabalarıyla ilişkiliydi. Mete Feridun (Greenwich Üniversitesi İş Okulu) ve meslektaşları tarafından 2010'da Uluslararası Ekonomi ve Finans İncelemesinde yayınlanan bir yazıda, maddi kalkınmanın Çin'de ekonomik büyümeyi teşvik ettiğine dair ampirik kanıtlar sunduğunu belirtmiştir.\n10 Ağustos 2015 haftasında, Çin ekonomisinin yavaşlaması ve doların değer kazanması karşısında Çin Halk Bankası, renminbinin değerini yaklaşık %5 aşağı çekti. Devalüasyon, resmî payı kapanış piyasa oranlarına perçinleyerek gerçekleştirildi. ABD doları karşısında piyasa temelli bir \"temsilen\" döviz kuru, Çin'in hedeflerinden biri olan Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından Özel Çekme Hakkı'na (SDR - \"Special Drawing Rights\") sahip bir para biriminin belirlenmesi için bir gereklilikti. 2000'lerin sonlarından bu yana Çin, renminbiyi uluslararasılaştırmaya çalıştı. 2013 itibarıyla, RMB, dünyadaki en çok işlem gören 8. para birimidir. IMF direktörü Christine Lagarde Kasım 2015'te G-20 ve IMF toplantılarından önce, yuan'ı SDR para sepetine ekleme konusundaki desteğini açıkladı. Duyuru ile 30 Kasım'daki IMF toplantısında resmi onay için 'yeşil ışık' verildi.\nÇin, dünyanın en büyük tarım ürünleri üreticisi ve tüketicisidir – ve sanayide yaklaşık 300 milyon Çinli tarım işçisi vardır, çoğunlukla ABD tarımının büyüklüğü hakkında arazi parçaları üzerinde çalışmaktadır. Neredeyse ekilebilir araziler gıda bitkileri için kullanılır. Çin, dünyanın en büyük pirinç üreticisidir ve buğday, mısır (mısır), tütün, soya fasulyesi, patates, sorgum, fıstık, çay, darı, arpa, yağlı tohum, domuz eti ve balık başlıca gıda kaynakları arasında yer almaktadır. Pamuk, diğer lifler ve yağlı tohumlar da dahil olmak üzere başlıca gıda dışı ürünler, Çin'ce yapılan dış ticaretin gelirinin küçük bir bölümünü oluşturmaktadır. Sebze ve meyveler, balık ve kabuklular, tahıl ve et ürünleri gibi tarım ürünleri Hong Kong'a ihraç edilmektedir. Örneğin, Çin'in ekili alanı ABD toplamının yalnızca %75'i olduğu için ve yoğun tarım nedeniyle verimleri yüksektir, ancak Çin hala ABD'den %30 daha fazla bitki ve hayvan yetiştiriciliği yapmaktadır. Çin gelişmiş bitki stokları, gübreler ve teknoloji vasıtasıyla tarımsal üretimini daha da artırmayı ummaktadır.\n2005 yılında yayınlanan hükûmet istatistiklerine göre, 2000 yılında çiftlik ürünlerinin verimi düştükten sonra yıllık üretim artmaktadır.\nBirleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı'na göre, 2003 yılında Çin, dünya nüfusunun yüzde 20'sini dünyanın ekilebilir arazisinin sadece yüzde 7'siyle besledi. Çin, tarımsal üretimde dünya çapında ilk sırada yer alıyor ve topografik ve iklimsel faktörlerin bir sonucu olarak, toplam arazinin yalnızca yüzde 10-15'i ekimi için uygundur. Bunun yarısından biraz fazlası sulanmaz ve kalan kısım çeltik alanları ile sulanan alanlar arasında kabaca eşit olarak bölünür. Bununla birlikte, nüfusun yaklaşık yüzde 60'ı kırsal alanda yaşıyordu ve 1980'li yıllara gelindiğinde yüksek oranda doğrudan yaşayabiliyordu. O zamandan beri, pek çoğu tarlaları terk etmeye ve hafif üretim, ticaret ve ulaşım gibi diğer etkinlikleri sürdürmeye teşvik edildi; ve 1980'lerin ortalarında çiftçilik, kırsal üretim değerinin yarısından azını oluşturuyordu. Bugün, tarım Çin'in GSYİH'sının sadece %13'üne katkıda bulunmaktadır.\nHayvan yetiştirme işi, tarımsal üretimin ikinci önemli bileşenini oluşturmaktadır. Çin, domuz, tavuk ve yumurta konusunda dünyanın önde gelen bir üreticisidir ve koyun ve sığır sürüleri de önemli oranda bulunmaktadır. 1970'lerin ortalarından beri hayvancılık üretiminin artırılması üzerinde daha fazla durulmaktadır. Çin'de okyanus ve tatlı su balıkçılığı ve su ürünleri yetiştiriciliği geleneği uzun bir geçmişe sahiptir. Gölet yetiştiriciliği her zaman önemli olmuş ve aşırı balık avının tehdit ettiği kıyı ve iç avcılıklarının takviye edilmesi ve karidesler gibi kıymetli dış satım mallarının sağlanması için giderek daha fazla önemde vurgulanmıştır.\nSel, kuraklık ve erozyon gibi çevresel sorunlar, ülkenin birçok yerinde tarım için ciddi tehdit oluşturmaktadır. Ormanların toptan yıkımı, yetersiz olduğunu kanıtlayan güçlü bir ağaçlandırma programına yol açmıştır ve orman kaynakları hala oldukça yetersiz kalmaktadır. Başlıca ormanlar, Qin Dağları'nda, merkezi dağlarda ve Siçuan-Yunnan platosunda bulunur. Erişilemez oldukları için, Qinling ormanları kapsamlı bir şekilde işlenmedi ve ülke ahşabının büyük kısmı Heilongjiang, Jilin, Siçuan ve Yunnan kaynaklıdır.\nTibet, Sincan ve Çinghay'dan oluşan Batı Çin'in, çiçek yetiştiriciliği ve sığır yetiştiriciliği alanları dışında tarım açısından önemi yoktur. Çin'in en önemli mahsulü olan pirinç, güney eyaletlerinde egemendir ve buradaki çiftliklerin çoğunda yılda iki hasat yapılır. Kuzeyde, buğday en büyük oranda önem taşırken, Orta Çin'de buğday ve pirinç birbirleriyle üst sıralarda yer almak için yarışır. Darı ve kaoliang (çeşitli tahıl sorgumu) başlıca kuzeydoğu ve bazı merkezi illerde yetiştirilmektedir, ve bazı kuzey alanları ile birlikte, önemli miktarlarda arpa da temin edilmektedir. Soya ürünlerinin çoğu kuzey ve kuzeydoğudan türetilmiştir; çay, merkezî güneydeki sıcak ve nemli tepelik bölgelerden gelirken, mısır (mısır darısı) merkezî bölgede ve kuzeyde yetiştirilmektedir. Pamuk merkezi illerde yoğun olarak yetiştirilmekle birlikte, güneydoğuda ve kuzeyde daha az bulunur. Tütün merkezî güneyde ve merkezî bölgede yetiştirilir. Diğer önemli bitkiler patates, şeker pancarı ve yağlı tohumlardır.\nHâlâ gelişmiş makineler başta olmak üzere tarımsal makinelerin nispeten eksikliği hissedilir. Çoğunlukla Çinli köylüler ya da çiftçiler basit, mekanik olmayan tarım araçlara bağımlıdırlar. Su korumasının arttırılmasında iyi bir ilerleme kaydedilmiş ve ekili arazilerin yaklaşık yarısı sulanabilirdir.\n1970'lerin sonlarında ve 1980'lerin başında ekonomik yenileşmeler başlatıldı. Her şeyden önce, bu, tarım işinin hane halkı sorumluluğu sistemine kaydırılması ve ortakçıl tarıma kaldırılmasıyla başladı. Daha sonra fiyat denetimleri kademeli bir şekilde serbestleştirilmesini içerecek şekilde genişletildi; mali yerinden yönetim; devlet işletmelerinin devasa özelleştirilmesi, böylece hizmetlerde ve hafif üretimde çok çeşitli özel işletmelere izin verilmekte; çeşitlendirilmiş bankacılık sisteminin temelinde (ancak büyük miktarlarda devlet kontrolü ile); bir borsa gelişimi; ve artan dış ticaret ve yabancı yatırım için ekonominin açılması sağlanmıştır.\nGayrimenkul endüstrisi Çin ekonomisinin yaklaşık %20'sini oluşturur.\n1980'lerden bu yana, Çin'in enerji üretimi etkileyici bir şekilde büyüdü ve iç tüketime ayrılan oran da artmış oldu. Tüm enerjinin yüzde 80'i termik santrallerde fosil yakıtla üretilmekte, hidroelektrik tesisleri ile de yüzde 17 oranında pay almakta; sadece yaklaşık yüzde 2 gibi bir oranda enerji de nükleer enerjiden elde edilerek, başta Guangdong ve Zhejiang'da bulunan santrallarden sağlanmaktadır. Çin, genelinde zengin bir enerji olasılığına sahip olmasına rağmen, çoğu enerji tesisi henüz geliştirilmemiş durumdadır. Ayrıca, enerjinin coğrafi dağılımı, bu kaynakların çoğunu kendi büyük sanayi kullanıcılarından görece uzak tutar. Temelde kuzeydoğu kömür ve petrol açısından zengindir, kuzey Çin'in orta kesimi bol miktarda kömür kaynağına ve güneybatı da büyük hidroelektrik potansiyeline sahiptir. Ancak, Guangzhou çevresindeki sanayileşmiş bölgeler ile Şanghay çevresindeki Aşağı Yangtze bölgesi çok az enerjiye sahipken, kuzeydoğudan daha büyük enerji kaynakları alanlarının yakınında ağır sanayi bulunmaktadır.\nÇin, büyük oranda çevresel endişeler nedeniyle mevcut enerji karmasını, Çin'in enerjisinin %70-75'ini oluşturan kömüre olan aşırı miktarda bağımlılıktan, petrole, doğalgaza, yenilenebilir enerjiye ve nükleer güce bağımlılığa doğru kaydırmak istemektedir. Çin aşırı üretimi durdurmak için son beş on yılda binlerce kömür madenini kapatmıştır. Çin istatistiklerine göre, bu durum %25'in üzerinde bir oranda kömür üretimini azaltmıştır.\n1993 yılından bu yana, Çin, net bir petrol ithalatçısı olmuştur ve bu kaynağın büyük bir kısmı Orta Doğu'dan gelmektedir. Çin'de işlenmiş ham petrolün %20'sini dış alımla sağlanmış petrol oluşturmaktadır. Net ithalatın 2010 yılına kadar günde 3.5 milyon varile (560,000 m³) yükselmesi beklenmektedir. Çin, petrol ithalatının kaynaklarını çeşitlendirmekle ilgilenmekte ve dünya genelinde petrol alanlarına yatırım yapmaktadır. Orta Asya'dan petrol dış alımını geliştirmekte ve Kazakistan petrol alanlarına yatırım yapmaktadır. Pekin, Çin'in toplam enerji tüketiminin yalnızca %3'ünü oluşturan doğal gaz üretimini artırmayı ve 10. Beş Yıllık Planda (2001-2005) doğalgaz ve gaz kullanımını toplam enerji üretiminin %2'sinden 2005'te %4'e çıkarmak amacıyla (ABD'de enerji üretiminin %25'ini oluşturan gaz) stratejisini uygulamayı planlamıştır. Çözümlemeciler, Çin'in 2010 yılında doğal gaz tüketiminin iki katından fazla olmasını öngörmüştür.\n2005 yılında ilan edilen ve Mart 2006'da Ulusal Halk Kongresi tarafından onaylanan 11. Beş Yıllık Plan (2006-2010), yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesi ve çevrenin korunmasına daha fazla önem verilmesi de dâhil olmak üzere daha fazla enerji koruma önlemi çağrısında bulundu. İlkelerde, 2010 yılına kadar GSYİH birimi başına enerji tüketiminde %20'lik bir azalma yapılması çağrısında bulunuldu. Kömürden petrol, doğal gaz, yenilenebilir enerji ve nükleer enerji gibi daha temiz enerji kaynaklarına yönelmek Çin'in kalkınma programının önemli bir bileşenidir. Pekin aynı zamanda enerji verimliliğini artırmaya ve temiz kömür teknolojisi kullanımını teşvik etmeye niyetlidir. Çin bol miktarda hidroelektrik kaynağına sahiptir; örneğin Üç Boğaz Barajı tam olarak çevrimiçi (2009 yılı için öngörülmüş) olduğunda toplam 18 gigawatt kapasiteye sahip olacaktır. Buna ek olarak, nükleer enerji ile üretilen elektriğin payı 2000'de %1 olan seviyesinden 2030'da %5'e seviyelerine çıkacak gibi görünüyor. 2006'da yürürlüğe giren Çin'in yenilenebilir enerji kanunu ile 2020'ye kadar yenilenebilir enerji kaynaklarından gelen enerjisinin toplam içinde %10'a ulaşmasını öngörülüyor.\nEski madencilik ve cevher işleme teknolojileri modern tekniklerle değiştirilmekte, ancak Çin'in hızlı sanayileşmesi, yurt dışından gelen minerallerin ithal edilmesini gerektirmektedir. Avustralya ve ABD'den yapılan demir cevheri ithalatı, 2000'lerin başında artarak, çelik üretiminde hızla yerel demir cevheri üretimini geride bıraktı. Ayrıca Çin, özellikle Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Gabon gibi ülkelerdeki ekonomik büyümeye ilişkin rezervleri toplamak için birçok Afrika ülkesinde giderek daha etkin hale geldi.\n2004 yılında başlıca üretim alanları olarak kömür (yaklaşık 2 milyar ton), demir cevheri (310 milyon ton), ham petrol (175 milyon ton), doğal gaz (41 milyon metreküp), antimon cevheri (110.000 ton), kalay konsantreleri (110.000 ton), nikel cevheri (64.000 ton), tungsten konsantreleri (67.000 ton), rafine edilmemiş tuz (37 milyon ton), vanadyum (40.000 ton) ve molibden cevheri (29.000 ton) bulunmaktadır. Büyüklük sırasına göre, üretilen mineraller boksit, alçı, barit, manyezit, talk ve ilgili mineraller, manganez cevheri, fluorspar ve çinko idi. Buna ek olarak, Çin, 2004 yılında 2,450 ton gümüş ve 215 ton altın üretti. 2002 yılında madencilik işkolu toplam istihdamın %0,9'undan azını oluşturmasına karşın, toplam sanayi üretiminin %5,3'ünü oluşturmuştur.\nÇin önemli nehir ağı ile ve dağlık arazilerinden dolayı hidroelektrik enerji üretimi için büyük bir olası güce sahiptir. Toplam hidroelektrik yeterliliğinin büyük kısmı, kömür arzının zayıf olduğu ülkenin güneybatısındadır, ancak enerji gereksinimi hızla artmaktadır. Kuzeydoğudaki potansiyel oldukça küçüktür, ancak ilk hidroelektrik yapılarının inşa edildiği yer —Japonların Mançurya'yı işgali sırasında— oradaydı. Yağıştaki önemli mevsimsel dalgalanmalar nedeniyle nehirlerin akışı kış boyunca düşme eğilimi gösterir ve bu birçok enerji santralinin normal kapasitesinden daha azıyla çalışmasına neden olurken yaz mevsiminde sel baskınları sıklıkla müdahale edilecek boyuttadır.\n24 milyar dolarlık maliyetle inşaatı on üç yıl süren Yangtze Nehri üzerinde bulunan harika Üç Boğaz Barajı 2006'da tamamlandı ve bölgedeki elektrikleme ve taşkın kontrolünde devrim yaratmaktadır.\nÇin, iyi mineral kaynaklara sahiptir ve bunların en önemlisi kömürdür. Çin'in mineral kaynakları, geniş kömür ve demir cevheri rezervlerine sahip olmakla birlikte, neredeyse diğer tüm endüstriyel minerallerin bol miktarda arzına da yeter. Kömür yatakları çok yaygın olsa da (her ilde bir miktar kömür bulunur) toplamın çoğu ülkenin kuzey kesiminde bulunur. Aslında Şansi eyaletinin toplamın yaklaşık yarısını içerdiği düşünülmektedir; diğer önemli kömür yatağı içeren iller ise Heilongjiang, Liaoning, Jilin, Hebei ve Shandong'dur. Bu kuzey eyaletlerinin yanı sıra Siçuan'da önemli miktarlarda kömür mevcuttur ve Guangdong, Guangxi, Yunnan ve Guizhou'da bazı önemli yataklar bulunmaktadır. Ülkenin rezervlerinin büyük bir kısmı iyi bir bitümlü kömürü içermekle birlikte, aynı zamanda geniş linyit yatakları da bulunmaktadır. Antrasit, çeşitli yerlerde (özellikle Liaoning, Guizhou ve Henan) bulunur, ancak genel olarak çok önemli değildir.\nYetkili makamlar, kömür kaynaklarının daha eşit bir şekilde dağılımını sağlamak ve yeterli ulaşım ağı üzerindeki gerilimi azaltmak için ülke genelinde çok sayıda küçük, yerel olarak işletilen madenlerin geliştirilmesi çağrısında bulundu. Bu kampanya, 1960'lardan sonra enerjik biçimde takip edildi ve sonuçta binlerce küçük maden yatağı kuruldu ve bunlar ülkenin kömürünün yarısından fazlasını üretmektedirler. Bununla birlikte, bu çıktı genellikle pahalıdır ve yerel tüketim için kullanılır. Ayrıca, bu düzenlenmemiş madenlerde her yıl binlerce ölüme neden olan emniyet önlemlerinin uygulanmasının zorunlu olmamasına da yol açtı.\nKömür, Çin'in enerji tüketiminin (2005'te %70) büyük kısmını oluşturmaktadır ve Çin dünyanın en büyük kömür üreticisi ve tüketicisidir. Çin ekonomisi büyümeye devam ederken, Çin'in kömür gereksiniminin önemli oranda artacağı tahmin edilmektedir. Kömürün Çin'in toplam enerji tüketimindeki payı azalmakla birlikte, kömür tüketimi mutlak olarak artmaya devam edecektir. Çin'in bir güç kaynağı olarak kömür üzerine artan talebi ve artan güveni, Çin'i karbon dioksit de dahil olmak üzere asit yağmuruna neden olan kükürt dioksit ve sera gazlarının en büyük yayıcısı haline getirme yolunda önemli derecede katkıda bulunmuştur.\n2015 yılı itibarıyla kömür fiyatlarındaki düşüş kuzeydoğudaki kömür madenlerindeki işten çıkarmalara neden oldu.\nÇin'in karasal petrol kaynakları çoğunlukla Kuzeydoğusunda ve Sincan, Kansu, Çinghay, Siçuan, Şantung ve Henan bölgelerinde bulunur.\nPetrollü şeylleri (killi yapraktaşı) Yağlı şeyl, özellikle Liaoning'deki Fushun'da, birikim yerlerinde bulunur; burada, varlığı kömür rezervlerinin yanı sıra Guangdong'da da bulunur. Yüksek kaliteli hafif yağ, Güney Çin Denizi'nin İnci Nehri, Qinghai'deki Qaidam Havzası ve Sincan'daki Tarım Havzasında bulundu. Ülke, petrol üretiminin çoğunu tüketmekte ancak bir miktar ham petrol ve petrol ürünleri ihraç etmektedir. Çin, Güney Çin Denizi ve Doğu Çin Denizi, Sarı Deniz, Tonkin Körfezi ve Bohai Denizi'nde petrol yataklarını keşfetmiş ve bu sahaları geliştirmektedir.\n2013'te Çin'in ekonomik büyümesinin hızı ulusal petrol hacmini aştı ve yılın ortasında meydana gelen taşkınlar ülkenin petrol sahalarını hasara uğrattı. Sonuç olarak Çin, arzın azalmasını telafi etmek için önemli miktarda petrol ithal etmiş ve dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olarak Eylül 2013'te ABD'yi geçmiştir.\nDoğal gaz konusunda görece az araştırma yapıldığından Çin'in doğal gaz rezervlerinin toplamı bilinmiyor. Siçuan, bilinen doğalgaz rezervlerinin ve üretiminin yaklaşık yarısını oluşturmaktadır. Geri kalan çoğu Çin doğal gazının, Kuzeydoğu'nun ana petrol sahalarında, özellikle de Daqing petrol sahasında üretilen benzin kaynağı olduğu bilinmektedir. Qaidam Havzası, Hebei, Jiangsu, Şanghay ve Zhejiang'da ve Hainan Adası'nın güneybatısındaki başka gaz kaynakları bulunmuştur. Ekonomi uzmanları Mete Feridun (Greenwich Üniversitesi) ve Abdül Celil (Çin'de Wuhan Üniversitesi) tarafından 2011 yılında Enerji Ekonomisi'nde yayınlanan bir makaleye göre, Çin'deki mali kalkınma çevre kirliliği pahasına gerçekleşmedi ve finansal gelişme, çevre kirliliğinde azalmaya neden oldu. Yazarlar, karbon emisyonlarının ağırlıklı olarak gelir, enerji tüketimi ve ticaret açıklığı ile belirlendiğini ve bulgularının Çin örneğinde Çevresel Kuznets Eğrisinin varlığını doğruladığını belirtti.\nDemir cevheri rezervleri, Hainan dâhil çoğu ilde bulunur. Kansu, Guizhou, güney Siçuan ve Guangdong eyaletlerinin zengin rezervleri bulunmaktadır. En büyük maden rezervleri Yangtze Nehri'nin kuzeyinde bulunur ve komşu demir ve çelik işletmelerince tedarik edilir. Nikel, krom ve kobalt hariç olmak üzere, Çin'de ferro alaşımlar ve manganez tedarik edilmektedir. Tungsten rezervlerinin de oldukça büyük olduğu bilinmektedir. Bakır kaynakları orta derecededir ve yüksek kaliteli cevher sadece birkaç yatakta bulunur. Keşifler Ningxia'dan bildirilmiştir. Kurşun ve çinko mevcuttur ve boksit kaynaklarının bol olduğu düşünülmektedir. Çin'in antimon rezervleri dünyadaki bilinen en büyük rezervlerdir. Kalay kaynakları bol miktarda bulunur ve oldukça zengin altın yatakları vardır. Çin, dünyanın beşinci en büyük altın üreticisi ve 21. yüzyılın başlarında, yüksek teknoloji endüstrisinde ihtiyaç duyulan nadir metallerin önemli bir üretici ve ihracatçısı konumundadır. İç Moğolistan'daki Bayan Obi madenindeki nadir toprak rezervlerinin dünyanın tek bir noktasında en büyük olduğu düşünülmektedir.\nÇin, oldukça geniş bir yelpazede metalik olmayan mineraller üretiyor. Bunların en önemlilerinden biri, Jiangsu, Hebei, Shandong ve Liaoning'deki kıyı buharlaştırma alanlarından ve ayrıca Sichuan, Ningxia ve Qaidam Havzasındaki geniş tuz alanlarından türetilen tuzdur. Birçok alanda fosfat kayaçlarının önemli miktarda birikimi vardır. Piritler çeşitli yerlerde bulunur; Liaoning, Hebei, Şandong ve Şansi en önemli yataklara sahiptir. Çin ayrıca önemli derecede fluorit (fluorspar), alçı, asbest ve çimento kaynaklarına sahiptir.\nSanayi ve yapı işkolu, Çin'in GSYİH'sının %46.8'ini oluşturmaktadır. 2011-2013 yılları arasında Çin, 20. yüzyıl boyunca Amerika Birleşik Devletleri'nden daha fazla çimento kullandı. 2009'da dünyadaki toplam imalat üretiminin yaklaşık %8'i Çin'de gerçekleşmiş, Çin, o yıl endüstriyel üretimde dünya çapında üçüncü sırada yer aldı (birinci Avrupa Birliği ve ikinci Amerika Birleşik Devletleri idi). IHS Global Insight tarafından yapılan araştırmaya göre, 2010 yılında Çin, dünyanın imalat sanayisi üretiminin %19.8'ine katkıda bulundu ve ABD'nin yaklaşık 110 yıllık bu konumunu takiben o yıl dünyanın en büyük üreticisi oldu.\nKasım 2012'de Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Konseyi, tüm önemli endüstriyel projeler için \"sosyal risk değerlendirmesi\" görevini üstlenmiştir. Bu gereksinimi planlanan projeler veya açılımlar için bazı yerlerde toplu olarak protesto gösterileri izledi.\nBaşlıca sanayiler arasında madencilik ve cevher işleme; demir ve çelik; alüminyum; kömür; makine sanayii; silahlar; tekstil ve konfeksiyon; petrol; çimento; kimya sanayii; gübreler; gıda işleme; demiryolu araçları ve lokomotifler, gemi ve uçaklar da dahil olmak üzere otomobiller ve diğer taşımacılık araçları; ayakkabı, oyuncak ve elektronik dahil tüketici ürünleri; telekomünikasyon ve bilgi teknolojisi vardır. Çin, küresel üretim tesisleri için tercih edilen bir yer haline gelmiştir. Bir ihracat sahanlığı olarak ve Çin'in istihdam gücü, gelirlerine katkıda bulunmuştur.\nHalk Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana, endüstriyel gelişime büyük önem verilmiştir; 2011 itibarıyla Çin'in millî gelirinin %46'sı yatırıma ayrılmıştır; bu diğer herhangi bir ulusa kıyasla çok daha yüksek bir yüzdedir. Çeşitli sanayi kolları arasında makine-yapı ve metalurji sanayileri en yüksek önceliğe sahiptir. Bu iki alan sadece sanayi üretiminin toplam brüt değerinin yaklaşık yüzde 20-30'unu oluşturmaktadır. Bununla birlikte, çoğu diğer sanayi alanlarında olduğu gibi, yenilikler de genelde çeşitlilik, incelik ve kalitede iyileştirmeler yerine brüt çıktıdaki artışları ödüllendiren bir sistemin elinde olmuştur. Bu nedenle, Çin, önemli miktarlarda özel çelik ithal etmektedir. Ekonomik büyüme ve yenilenme derecesinde diğer işkollarının tümünü aşarak, genel endüstriyel çıktı, yıllık ortalama yüzde 10'dan fazla bir oranda büyümüştür. Ulusal ağırlıklı stratejik önemi taşıdığı düşünülen bazı ağır sanayi ve ürünler kamuya ait olmakla birlikte, hafif ve tüketici odaklı imalat kuruluşlarının bir kısmı özel sektöre aittir veya özel sektör ortak girişimleridir.\nKimya endüstrisindeki gelişmenin ağırlıklı odağı, kimyasal gübrelerin, plastiklerin ve sentetik liflerin üretiminin genişletilmesidir. Bu endüstrinin büyümesi, Çin'i azotlu gübrelerin önde gelen üreticileri arasına sokmuştur. Tüketim malları işkolunda ağırlık noktası, Çin'in ihracatının önemli bir bölümünü oluşturan tekstil ve giyim üzerinedir. Hızla artan oranda sentetiklerden oluşan tekstil imalatı, brüt endüstriyel üretimin yaklaşık yüzde 10'unu oluşturmakta ve önemini korumaya devam etmektedir ancak daha önce hiç olmadığı kadar az ağırlıkta olmaya devam etmektedir. Sanayi, ülkenin her tarafına dağılmış olma eğilimindedir ancak Şanghay, Guangzhou ve Harbin gibi önemli tekstil merkezleri vardır.\n2011'de Çin, dünyanın çeliğinin %45'ini üreten dünyanın en büyük çelik üreticisi oldu ve 683 milyon ton ile 2010 sonrası %9 artış kaydetti. Dünyadaki en büyük çelik üreticilerinden 6'sı Çin'dedir. Yüksek borç nedeniyle finanse edilen araç gereçle üretilen üst düzey ürünlerin aşırı borçlanmasına ve aşırı üretilmesine bağlı olarak yüksek talep devam etmesine rağmen kârlar düşüktür. Merkezî hükûmet bu sorunun farkındadır ancak yerel yönetimlerin yerel çelik üretimini güçlü bir şekilde desteklemesi nedeniyle bunu çözmenin kolay bir yolu yoktur. Bu arada, her şirket üretimini atılgan bir şekilde arttırmaktadır. Demir cevheri üretimi 1990'lı yılların başında çelik üretimine ayak uydurdu ancak 2000'li yılların başında ithal demir cevheri ve diğer metaller tarafından geride bırakıldı. 2000 yılında tahmini 140 milyon ton olan çelik üretimi, 2006'da 419 milyon tona yükselmiştir. Ülkenin çelik üretimi, Liaoning'in en büyüklerinden biri olan Anshan'dan gelen çok sayıda küçük ölçekli üretim merkezinden çıkmaktadır.\nÇin, 2008 yılında dünyanın en büyük çelik ihracatçısı olmuştur. 2008 yılında ihracat hacmi 59,23 milyon ton olup bir önceki yıla göre bu %5,5'lik bir düşüş göstermiştir. 2008 yılında ihracat hacmi 59,23 milyon ton olup bir önceki yıla göre %5,5'lik bir düşüş göstermiştir. Düşüş, Çin'in on yıllık çelik ihracatındaki büyümesine son vermiştir. 2012 yılı itibarıyla çelik ihracatı yaygın anti-damping vergileri ile karşı karşıya ve 2008 yılı öncesi seviyelerine geri dönmedi. İç talep, özellikle Sincan'daki çelik üretiminin arttığı batı bölgelerinde güçlü seyretmiştir.\n26 Nisan 2012'de Çin'in bankalar denetleyicisi tarafından, çelik imalatı ve satış kârlarından düşen bazen kurgusal amaçlı borç para kullanan çelik şirketlerine borç verme konusunda dikkatli olması için bir uyarı yayınlanmıştır. Çin Demir-Çelik Birliği'ne göre, Çin çelik endüstrisi, 2012 yılının ilk çeyreğinde 1 milyar RMB'yi kaybetti. Bu, 2000 yılından bu yana gerçekleşen ilk kayıptı.\n2006 yılına gelindiğinde Çin, dünyanın üçüncü büyük otomotiv üreticisi (ABD ve Japonya'nın ardından) ve ikinci en büyük tüketicisi olmuştur (yalnızca ABD'nin ardından). Otomobil üretimi, reformlar döneminde yükseldi. 1975 yılında yılda sadece 139.800 otomobil üretildi ancak 1985'e kadar üretim 443.377'ye ulaştı ve 1992'de neredeyse 1.1 milyona yükselmiş; 2.3 milyona ulaşan 2001 yılına kadar olan üretim her yıl oldukça eşit oranda artmıştır. 2002 yılında üretim yaklaşık 3.25 milyona çıkmış ve 2003 yılında 4.44 milyon, 2004 yılında 5.07 milyon, 2005 yılında 5.71 milyon, 2006 yılında 7.28 milyon, 2007 yılında 8.88 milyon, 2008 yılında 9.35 milyon ve 2009 yılında 13.83 milyon olarak gerçekleşmiştir. Çin, 2009'da dünyanın bir numaralı otomobil üreticisi olmuştur. İç satışlar da, üretime ayak uydurmuştur. 1990'lı yılların ortalarında ve sonlarında görülen yıllık artışların ardından 2000'lerin başında binek otomobil satışları yükselmiştir. 2006 yılında 5.18 milyon adet binek otomobil ve 2.04 milyon adet ticari araç olmak üzere 7.22 milyon otomobil satılmıştır.\n2010 yılında Çin, dünyanın en büyük otomotiv araç üreticisi olduğu kadar, Birleşik Devletler'in önde gelen en büyük tüketicisi haline gelmiş ve tahmini 18 milyon yeni otomobil satılmıştır. Bununla birlikte, yeni araç satışları, dünyanın en büyük üçüncü araç üreticisi olan Japonya'yı ilgilendiren Spratly Adaları anlaşmazlığının artması nedeniyle 2011 ile 2012 yılları arasında yalnızca %1 oranında büyümüştür. Çin'in otomotiv endüstrisi o kadar başarılı oldu ki 1999'da otomobil parçaları ihraç etmeye başladı. Çin, 2005 yılından başlayarak otomobil ve bileşenlerinin ihracatı ile ilgili büyük hamleler planlamaya başladı. Guangzhou'da yeni bir Honda fabrikası 2004 yılında yalnızca ihracat pazarı için kuruldu ve 2005 yılında Avrupa'ya 30 bin yolcu aracının gönderilmesi bekleniyordu. 2004'te 12 büyük yabancı otomotiv üreticisinin Çin'de ortak girişim tesisleri kuruldu. Çok çeşitli biçimlerde otomobiller, minivanlar, spor araçlar, otobüsler ve kamyonlar üretildi. 2003 yılında Çin, 4,7 milyar dolar değerinde araç ve yedek parça ihraç etmiştir. 2004 yılında 78.000 birim, 2005 yılında 173.000 birim ve 2006 yılında 340.000 birimden oluşan ihracat gerçekleştirilmiştir.\nYerel olarak üretilen otomobiller için pazar, hem yerel hem de Çin dışında büyümeye devam edecek gibi görünüyor. Geely, Qiantu ve Chery gibi şirketler hem gelişmekte olan ülkeler hem de gelişmiş ülkelerde yeni uluslararası pazarları sürekli değerlendirmektedirler.\nGüneş panelleri ve rüzgâr jeneratörleri imalatında, bankalar ve yerel yönetimler tarafından serbest kredilerle desteklenen birçok şirket tarafından önemli yatırımlar yapılmıştır. Bununla birlikte, 2012 yılına gelindiğinde, hem Amerika Birleşik Devletleri hem de Avrupa tarafından anti-damping cezalarına maruz kalan güneş panelleri üretimi olmak üzere, her iki ürün için de yurt içi ve küresel talep fazlasıyla geri kaldı. Küresel aşırı tedarik, hem iç hem de dış ülkelerde iflaslara ve üretimde kesintilere neden olmuştur. Çin, 2015'ten sonra iki on yıl boyunca güneş enerjisi üretimini sübvanse etmek için 50 milyar dolar bütçeye sahipti; ancak 2012'deki aşırı tedarikten kaynaklanan keskin düşüş fiyatında bile, Çin'deki güneş enerjisi maliyeti, geleneksel kömürle çalışan santrallerin ürettiği gücün üç katı kadardı.\nÇin dünyanın en büyük seks oyuncak üreticisidir ve dünya seks oyuncakları üretiminin %70'ini karşılamaktadır. Ülkede yılda yaklaşık 2 milyar dolar hacim üreten bu endüstride 1000 üretici etkinlik göstermektedir.\n2011 itibarıyla, Çin kişisel bilgisayarlar için dünyanın en büyük pazarını oluşturdu.\nÇin'in 2010 yılındaki hizmetler üretimi, —ABD ve Japonya'nın ardından— dünya çapında üçüncü sırada olmuş ve yüksek güç ve telekomünikasyon yoğunluğunda ülkenin uzun vadede yüksek büyüme eğiliminde olmasını sağlamıştır. 2010 yılında hizmetler işkolu, Çin'in yıllık GSYİH'sının %43'ünü oluşturmuş ve ülke çapında ana işkolları içinde üretimde sadece ikinci sırada yer almıştır. Bununla birlikte, GSYİH'nın oranı daha gelişmiş ülkelerdeki oranla karşılaştırıldığında halen düşüktür ve tarım işkolu hala daha büyük bir iş gücünü istihdam etmektedir. 1978'deki ekonomik yeniliklerin başlangıcından önce, Çin'in hizmetler işkolu, devlet tarafından işletilen dükkânlar, dağıtıcılar ve düzenlenmiş fiyatlar— ile nitelendirilmiş; yenilenen özel pazarlarla ve bireysel girişimcilerle ticari bir işkolu haline gelmiştir. Çok sayıda alışveriş merkezi, perakende mağazalar, restoran zincirleri ve kentsel alanlarda inşa edilmiş otellerin bulunduğu toptan ve perakende ticaret hızla büyümüştür. Turizm, istihdamda önemli bir etmen ve döviz kaynağı olmasına rağmen kamu işkolu hizmet işkolunun ana bileşeni olmaya devam etmektedir.\nChengdu, Çin, dünyanın en büyük binası ile—328 feet (100 m) yüksekliğinde, 1,640 feet (500 m) uzunluğunda ve 1,312 feet (400 m) genişliğinde olan New Century Global Center, perakende satış mağazaları, 14 tiyatro-sinema, bürolar, oteller, cennet Ada su parkı, yapay bir plaj, 164 metre (150 m) uzunluğunda LED ekran, paten pisti, korsan gemisi, sahte Akdeniz köyü, 24 saat suni güneş ve 15.000 spotlu otoparka ev sahipliği yapmaktadır.\nÇin, ülkenin her tarafını internet, telefon, telgraf, radyo ve televizyon ile birbirine bağlayan çeşitlendirilmiş bir iletişim ağına sahiptir.\nÇin Bilgi Endüstrisi Bakanlığı'na (MII) göre Çin'in internet kullanıcılarının veya netleşenlerinin sayısı, 2006 yılı sonunda 137 milyona ulaştı, bu bir yıl öncesine göre %23,4 artmıştı; Haziran 2007'de 162 milyon artışla Çin, Birleşik Devletler'den sonra ikinci en büyük internet kullanıcısına sahipti. 2006'da cep telefonu kullanıcıları 429 milyar kısa mesaj gönderdi (kullanıcı başına ortalama 967 kısa mesaj gönderildi). 2006 yılı için sabit hatların sayısı, özellikle kırsal alanlarda %79 oranında arttı.\nÇin'in turizm endüstrisi, ulusal ekonomi içinde en hızlı büyüyen endüstrilerden biridir ve aynı zamanda çok farklı küresel rekabet üstünlüğüne sahip endüstrilerden biridir. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi'ne göre, seyahat ve turizm doğrudan Çin ekonomisine 1,362 milyar RMB (216 milyar dolar) katkıda bulundu (GSYİH'nın yaklaşık %2,6'sı). 2011 yılında toplam uluslararası turist sayısı 58 milyon, uluslararası turizm gelirleri ise 48 milyar ABD dolarını bulmuştur.\nİç turizm pazarı, ülkenin turizm trafiğinin %90'ından fazlasını oluşturuyor ve toplam turizm gelirinin %70'inden fazlasına katkıda bulunuyor. 2002'de yerli turistler 878 milyona, turizm gelirleri de 46.9 milyar dolara ulaşmıştır. Güçlü tüketim gücüne sahip büyük bir orta sınıf, Çin'de özellikle büyük şehirlerde, ortaya çıkmaktadır. Çin'in yurt dışına giden turistleri 2003 yılında 20.22 milyona ulaştı ve ilk kez Japonya'yı geçti.\nDünya Turizm Örgütü, Çin'in turizm endüstrisinin 2020 yılına kadar dünyanın en büyük turizm endüstrisi olacağını ve dünya pazar payının %8.6'sına sahip olacağını tahmin etmektedir.\nÇin iş seyahati harcamalarının 2014 yılına kadar Amerika Birleşik Devletleri'ni geçerek dünyanın en yükseği olduğu tahmin edilmektedir. Global Business Travel Association'ın bir araştırmasına göre, toplam iş seyahatinde harcamaların 2012'de 195 milyar ABD dolarına ulaşması bekleniyor.\nÇin'de lüks harcamalar hızla yükseldi, bu ülkenin yeni keşfedilen servetinin bir göstergesi olarak görüldü. Örneğin, Çin şişe suyu endüstrisinin 2008 yılında iki kat fazla büyümesi ve bunun 10.5 milyar dolarlık bir sanayi olması bekleniyor. Bu arada, bir zamanlar başvuruda bulunmayan ancak düşük kaliteli musluk suyu süpermarketlerde bulunabilirliği avantajlarından, az miktarda su üreten ya da hiç su almayanlar şimdi kullanılabilirlik durumundan yararlanmaktadır. Musluk suyu üretimi ve arzının, 2008'de %29.3 artarak 11.9 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Ayrıca Çin'in otomotiv endüstrisinin %29.5 artarak yaklaşık 200 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Ayrıca, çikolata ve diğer şekerlemeler tüketimi %24.3 artacak ve işkolu büyüklüğü 4.6 milyar dolara yükselecektir. Buna ek olarak, Çin'in fast food endüstrisi, McDonald's'ın pazara girmesi gibi büyük oyuncuların işlemleriyle yıllık oranı %20.8 oranında artmaktadır. Louis Vuitton giyim, Moet ve Chandon şarapları ve şampanyaları ve Hennessy konyakları da dahil olmak üzere önde gelen lüks markalara sahip olan LVMH Group, 2007'de Çin'de kazanç artışının %25'ten fazlasını, LVMH'nin küresel ticaretinin yaklaşık %16'sını oluşturarak ülke ile birlikte Çin'de gerçekleştirdiğini bildirdi.\nÇin'de perakende satışlar, lüks tüketim mallarının küresel perakende satışlarının yalnızca %7'sini oluşturmakta; bununla birlikte, Çin tüketicileri, lüks tüketim mallarının küresel perakende satışlarının %25'ini oluşturmaktadır. Uluslararası seyahat varış yerllerindeki birçok dükkân, Çinli müşterilere ayrılmış uzman kadrolara sahiptir.\n2016 yılı itibarıyla, bilgisayar suçları Çin'de kârlı bir yasadışı uygulamadır. Ağustos 2012'de Kaliforniya Üniversitesi (UC) Küresel Çatışma ve İşbirliği Enstitüsü tarafından yayınlanan akademik bir çalışma, Çin'in \"siber karaborsa pazarına\" 90 bin katılımcının katıldığını, yerel ekonomiye 5.36 milyar yuan (536 milyon £) mal, 110 milyon internet kullanıcısının olumsuz etkilenmesi (%22) ve 2011'de 1.1 milyon internet sitesinin (%20) etkilendiğini iddia etti. Temmuz 2012'de Çin Devlet Konseyi, artan denetleme, güvenlik raporlaması ve izleme ve \"internet bağlantı noktalarının sayısını azaltma\" konusundaki kararlılığı da içeren siber suçla mücadele tedbiri olarak bir dizi bilgi güvenliği yönergesi yayımlamıştır.\nÇin'in sosyalist ekonomisinin en belirgin özelliklerinden biri, neredeyse tümüyle yaşam boyu sürecek bir işte çalışmak ve iş güvencesi almak isteyen herkes için istihdam sözüydü. Yenilikçiler emek piyasasını verimsiz olarak hedef aldılar, çünkü emekçiler sıklıkla sosyalist hedefleri yerine getirmek için aşırı şekilde işe alındılar ve iş güvenliği, işçilerin çalışmaya yönelik teşvikini azalttı. Bu sosyalist politikaya inatla \"demir pirinç kase\" adı verildi.\n1979-1980 yıllarında devlet fabrikaları, işçilere ücret artışları yaparak yenilikler gerçekleştirdi ve hemen hemen %6-7 enflasyon oranlarının yükselmesi ile bu açık telafi edildi. Reformlar aynı zamanda demir pirinç kaseyi de ortadan kaldırdı, bu da ekonomideki işsizliğin artışına yol açtı. 1979'da 20 milyon işsiz vardı. Resmî Çin istatistikleri, diğer kestirimlerin %10'a ulaşmasına rağmen, toplam kentsel iş gücünün %4.2'sinin 2004'te işsiz olduğunu ortaya koyuyordu. Yeni gelişmekte olan sosyal güvenlik mevzuatının bir parçası olarak Çin'de bir işsizlik sigortası sistemi bulunmaktadır. 2003 yılı sonunda 103.7 milyondan fazla kişi bu sisteme katıldı ve 7.4 milyon işten çıkarılan çalışan yardım aldı.\n2005 yılında Çin'in tahmini istihdam gücü toplam nüfusun yaklaşık %60'ı olan 791.4 milyon kişiye ulaşmıştı. 2003'te işgücünün %49'u tarım, ormancılık ve balıkçılık; %22'si madencilik, imalat, enerji ve yapı; %29'u da hizmetler işkolunda ve diğer bölümlerde etkinliklerde bulunmuştur. 2004 yılında 743.000 özel girişim tarafından yaklaşık 25 milyon kişi istihdam edildi. Kent ücretleri, 2004'ten 2007 yılına kadar %13-19 oranında hızla yükselirken, ortalama ücret 2007'de 200 $/ay seviyesinde gerçekleşti. 2016 yılına kadar, malların üretimiyle uğraşan işçiler için aylık ortalama ücret 424 dolar oldu. Bu ücret, Çin'de iş yapmanın diğer maliyetleri ile birlikte gelişmiş ekonomilere kıyasla herhangi bir Çin maliyet üstünlüğü sağlamıştır.\nÇin Tüm Ticaret Birlikleri Federasyonu (ACFTU - \"All-China Federation of Trade Unions\"), ulusal ve yerel sendikalar ile sendika konseylerinin çıkarlarını temsil etmek üzere 1925 yılında kuruldu. ACFTU, 2002 yılı sonunda yaklaşık 248 milyon kentsel işçiden 130 milyonunun üye olduğunu bildirdi. Çin ticaret birlikleri geniş bir sanayi temelinde örgütlenmiştir. Üyelik, gelirlerinin tamamının veya büyük bir bölümünün ücretlere dayananlara, çoğu tarım işçisinin hariç tutulduğu bir nitelikte olanlar için, açıktır.\n2010 yılında, ücretli üretim sorunları Honda parça fabrikasında greve neden oldu. Bu, üretimi sekteye uğrayan fabrikada ve diğer endüstriyel tesislerde ücret artışlarına neden oldu.\n2010 nüfus sayımı, Çin'in tek çocuk politikası yüzünden şimdi yarı kentsel ve hızla yaşlandığını tespit etti. Bunun, yaşlı nüfusun bakımını yapmak için emek talebini arttırması ve kırsal kesimden göçmen emek arzının azalmasına yol açması bekleniyor.\nKötüleşen çevre kirliliği, tek partili devletin yolsuzlukları ve siyasi belirsizlikler ve bir ekonomideki sınırlı ekonomi özgürlükleri nedeniyle büyük devlet girişimlerinin egemen olduğu alanda birçok iş uzmanı ülkeyi terk etmekte veya kendileri için yurt dışında güvenlik ağı oluşturmaktadır. 2014 yılına kadar olan on yılda 10 milyon Çinli varlık ve teknik becerilerini alarak diğer ülkelere göç etmiştir. Algınan yolsuzluk, Şeffaflık Örgütü'nün devlet yolsuzluk endeksinde 75. sıradan 80. sıraya düştüğü için Çin'de daha da kötüleşmeye devam etti.\nŞubat 2013'te onaylanan bir kanun, ülke çapında asgarî ücretin ortalama %40 oranında ve kentsel maaşların da 2015 yılına kadar tamamlanmasını zorunlu kılacaktır.\nUluslararası ticaret, Çin'in genel ekonomisinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Zamanında İkinci dünya ülkesi olan Çin'in Üçüncü Dünya ile olan ticaretinin anlamlı bir bölümü hibeler, krediler ve diğer yardım şekilleri yoluyla finanse edildi. Başlıca çabalar Asya'da, özellikle Endonezya, Myanmar, Pakistan ve Seylan'da yapıldı ancak Afrika'da (Gana, Cezayir, Tanzanya) ve Orta Doğu'da (Mısır) büyük krediler verildi. Bununla birlikte, Mao Zedong 1976'da öldükten sonra, bu çabalar geri ölçeklendi. Bundan sonra gelişmekte olan ülkelerle olan ticaret önemsiz hale geldi, bu süre zarfında Hong Kong ve Tayvan büyük ticaret ortakları olarak ortaya çıktı.\n1970'lerin sonlarında ekonomik yenilik hareketleri başladığından beri Çin, uluslararası ticaret sistemi ile bütünleşebilmek için dış ticaret sistemini merkezsizleştirmeye çalıştı. Kasım 1991'de Çin, ekonomi, ticaret, yatırım ve teknoloji alanlarında serbest ticaret ve işbirliğini teşvik eden Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) kümelenmesine katıldı. Çin, 2001'de APEC başkanlığına getirildi ve Şanghay, o yılın Ekim ayında yıllık APEC liderleri toplantısına ev sahipliği yaptı.\nÇin, 2000 yazında AB ve diğer ticaret ortaklarıyla ikili bir DTÖ antlaşması yaptıktan sonra, çok taraflı bir DTÖ katılım paketi üzerinde çalıştı. Çin, Eylül 2001'de DTÖ'ye katılım konusundaki çok taraflı müzakereleri tamamladı. Katılım Protokolünün ve Çalışma Grubu Raporu'nun tamamlanması, Tarifeler ve Ticaret Genel Antlaşması'nın tarihinde en uzun olan 16 yıllık müzakerelerin ardından 11 Aralık 2001'de Çin'e DTÖ'ye girmenin yolunu açtı. Bununla birlikte, ABD ihracatçıları, Çin'in kısıtlayıcı ticaret politikaları ve ABD'nin ihracat kısıtlamaları nedeniyle adil pazar erişimiyle ilgili endişeler yaşamaya devam etmektedir.\n2013 yılı sonunda Çin'in küresel ticareti 4.16 trilyon Amerikan dolarını aştı. İlk önce 1988'de 100 milyar dolar, 1994'te 200 milyar dolar, 2001'de 500 milyar dolar, 2004'te 1 trilyon üzeri (1.15 trilyon dolar), 2007'de 2 trilyon dolar üzeri (2.17 trilyon dolar), 2011'de 3 trilyon dolar üzeri (3.64 trilyon dolar) ve 2013 yılında da 4 trilyon dolar üzeri (4,16 trilyon dolar) gelir elde etti. Aşağıdaki tablo, reform döneminde Çin'in dış ticaretinin yıllık ortalama büyümesini (nominal, ABD doları temelinde) göstermektedir.\nÇin'in dış alımının büyük çoğunluğu, başta Japonya ve Amerika olmak üzere gelişmiş ülkelerden gelen makine teçhizatı ve yüksek teknoloji donanımı olmak üzere endüstriyel arz ve sermaye mallarından oluşmaktadır. Bölgesel olarak, Çin'in ithalatının yaklaşık yarısı Doğu ve Güneydoğu Asya'dan geliyor ve Çin'in ihracatının yaklaşık dörtte biri aynı varış noktalarına gidiyor. Çin'in ihracatının yüzde 80'i imalat mallarından oluşmakta; bunların çoğu tekstil ürünleri, elektronik donanımı ve tarımsal ürünlerdir ve kalan kısmı kimyasallar oluşturmaktadır. Dünyanın beş en yoğun limanından üçü Çin'dedir. 2006'da Çin'in ABD ile olan ticaret açığı 232.5 milyar dolara ulaştı, çünkü ithalat %18 oranında artmıştı. Çin'in toplam ABD ithalatındaki payı 1996'dan bu yana %7'den %15'e yükselmiştir.\nÇin ile Rusya arasındaki ticaret hacmi 2005 yılında 29,1 milyar dolara ulaştı ve bu 2004'e kıyasla %37,1 artış gösterdi. Ticaret Bakanlığı sözcüsü Van Jingsun, Çin ile Rusya arasındaki ticaret hacminin 2007'de 40 milyar doların üzerine çıkabileceğini söyledi. Çin'in Rusya'ya makine ve elektronik eşya ihracatı %70 oranında artarken, bu, Çin'in 2005 yılının ilk 11 ayında Rusya'ya yaptığı toplam ihracatın %24'ünü oluşturmuştur. Aynı süre içinde, Çin'in Rusya'ya yüksek teknoloji ürünü ihracatı %58 oranında arttı ve bu Çin'in Rusya'ya yaptığı toplam ihracatın %7'sini oluşturmaktaydı. Bu dönemde, iki ülke arasındaki sınır ticareti %35 artarak 5.13 milyar dolara ulaşmış ve toplam ticaretin yaklaşık %20'sini oluşturmuştur. Çin'in Rusya'ya yaptığı çoğu ihracat giyim ve ayakkabı kalemlerinden oluşmaktadır. Rusya, Çin'in sekizinci en büyük ticaret ortağı ve Çin de şu anda Rusya'nın dördüncü büyük ticaret ortağı olmakta, Çin'in şu anda 1.05 milyar doları kapsayan 750'den fazla yatırım projesi bulunmaktadır. Çin'in Rusya'daki sözleşmeli yatırım miktarı, Ocak-Eylül 2005 döneminde, 2004'ün iki katı olan 368 milyon ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir.\nRusya'dan yapılan Çin ithalatı, çoğunlukla demiryoluyla taşınan ham petrol oluşmakta ve komşu Sibirya ve Uzakdoğu bölgelerinden alınan elektrik ihraç eden enerji kaynaklarından gerçekleşmektedir. Yakın gelecekte, Rusya'nın Doğu Sibirya-Pasifik Okyanusu petrol boru hattını Çin sınırına ulaşacak bir kol ile kurması ve Rusya elektrik şebekesi tekelinde UES'nin hidroelektrik santrallerinden bir kısmını inşa etmesi nedeniyle bu ürünlerin Çin'e gelecekte yapılacak dış satımlar için her ikisinin ihracatının da artacağı öngörülmektedir.\nİhracat artışı, Çin'in hızlı ekonomik büyümesini destekleyen önemli bir unsur olmaya devam etmektedir. Dış satımını arttırmak için Çin, dışa aktarılan fabrikaların hızlı gelişimini teşvik etmek, ithal edilen bileşenleri ihracat için tüketici ürünlerine dahil etmek ve ticaret haklarını serbestleştirmek gibi politikalar izlemiştir. Çin, 2005 yılında kabul edilen 11. Beş Yıllık Programı'nda, ekonomik büyümeyi sürdürmek ve dengesizlikleri gidermek için tüketici talepleri odaklı bir ekonomi geliştirmeye daha fazla ağırlık vermektedir.\nÇin'in yatırım ortamı, otuz yılı aşkın yenilik hareketleriyle çarpıcı bir şekilde değişmiştir. 1980'lerin başında, Çin yabancı yatırımları ihracata yönelik operasyonlarla sınırladı ve yabancı yatırımcıların Çinli kuruluşlarla ortak girişim ortaklığı kurmalarını istedi. Cesaretlendirilmiş Sanayi Kataloğu, çeşitli sanayi işkollarında izin verilen yabancı katılım derecesini ortaya koymaktadır. Yabancı yatırımları yasalaştıran yenileşmelerin başlangıcından itibaren, sermaye girişi 1999 yılına kadar her yıl genişledi. Yabancı yatırım yapılan şirketler Çin'in dış alım ve dış satımının %58-60'ını oluşturmaktadır.\n1990'ların başından beri, hükûmet yabancı yatırımcıların iç pazarda geniş bir yelpazede ürün imalatı ve satışı yapmasına izin vermiş, ortak girişimlerin kurulması için süre kısıtlamalarını ortadan kaldırmış, ulusallaştırmaya karşı bazı güvenceler sağlamış, yabancı ortaklıkların ortak girişim kurullarının başkanlıklarına izin vermiş ve artık tamamen yabancı sermayeli şirketlerin kurulmasına ve şimdi de tercih edilen DYY'nin kurulmasına izin verilmiştir. 1991'de Çin, tamamen yabancı sermayeli kuruluşlar ve sözleşmeli girişimler için ve seçilmiş ekonomik bölgelere veya devlet tarafından özendirilen, enerji, iletişim ve ulaşım gibi projelere yatırım yapan yabancı şirketler için daha fazla ayrıcalıklı vergi işleyişi yapmıştır.\nÇin ayrıca bazı yabancı bankalara Şanghay'da şubeler açma yetkisi verdi ve yabancı yatırımcılara Şanghay ve Shenzhen Menkul Kıymet Borsaları'nda listelenen belirlenen şirketlerin özel \"B\" türü hisse senetlerini almalarına izin verdi. Yabancılar için sunulan bu \"B\" türü hisseler bir şirkette sahiplik haklarını taşımadı. 1997'de Çin 21,046 yabancı yatırım tasarısını onayladı ve 45 milyar doların üzerinde doğrudan yabancı yatırım aldı. Çin, 2000 ve 2001 yıllarında tamamen yabancı sermayeli şirketler ve Çin Yabancı Sermaye Ortak Girişimleri hakkındaki yasalarını önemli ölçüde gözden geçirmiş ve ihracat verimlerini ve yerel içerik gereksinimlerini kolaylaştırdı.\nYabancı yatırımlar, Çin'in dünya ticaretindeki hızlı genişlemesinde güçlü bir unsur olmaya devam etmekte ve kentsel işlerin büyümesinde önemli bir etmen olmaktadır. 1998'de yabancı yatırım yapılan şirketler Çin'in ihracatının yaklaşık %40'ını üretmiş ve döviz rezervleri yaklaşık 145 milyar dolar olmuştur. Yabancı yatırım yapılan işletmeler bugün Çin'in ihracatının yaklaşık yarısını ortaya koymakta (Çin'in dış yatırımının çoğunluğu Hong Kong, Makao ve Tayvan'dan gelmekte) ve Çin büyük yatırım akışları çekmeye devam etmektedir. Bununla birlikte, Çin hükûmetinin DYY'yi üretime yönlendirmeye verdiği önem, Çin'in hizmet işkollarını az gelişmiş bırakırken bazı işkollarında piyasa doyumuna yol açtı. 1993'ten 2001'e kadar Çin, Birleşik Devletlerden sonra dünyanın ikinci büyük doğrudan yabancı yatırım alıcısıydı. Çin 1999 yılında 39 milyar ABD doları, 2000 yılında ise 41 milyar ABD doları Dyüzyıl aldı. Çin, şimdi Dünya Bankası istatistiklerine göre 2005 yılında neredeyse 80 milyar dolar yatırın çeken, dünyanın önde gelen Dyüzyıl alıcılarından biridir. 2006 yılında Çin, doğrudan yabancı yatırımla 69.47 milyar dolar gelir elde etti. 2011'de ABD, 2008 mali bunalımından sonra yabancı yatırımda bir düşüş görürken, Çin bu yılda 280 milyar doların üzerinde olan doğrudan yabancı yatırım için en iyi varış noktası oldu.\nEkonomik koşulların yavaşlaması ve 2015 yılında yuanın zayıflamasıyla birlikte, o yılın Aralık ayında Çin'de doğrudan yabancı yatırımda %5.8'lik bir düşüş görülmüştür. Çin'in Dyüzyılnin en büyük alıcısı olma sıralaması 2014 yılına kadar devam ederken, 2015'te gelen yatırımın yavaşlamasıyla birlikte Birleşik Devletler, yapılan yabancı yatırımda büyük bir toparlanmayla birlikte, en iyi yatırım varış yeri olma konumunu geri kazanmıştır. Çin'le ilgili \"2016 Çin İş Dünyası İklim Araştırması\"'ndaki Amerikan Ticaret Odası verileri, bu eğilimi doğrulamakla birlikte, Çin'in en iyi yatırım yeri olarak kaldığını da göstermektedir. 500'den fazla üyeyi kapsayan bu araştırma, \"On üye şirketten altısı için Çin'in ilk üç yatırım önceliği olmaya devam ettiğini\" ortaya çıkardı ancak bu, Çin'i birincil öncelik olarak kabul eden on kişiden sekizinin 2012 yılındaki yüksekliğindeki düşüş anlamına gelmekteydi.\nDöviz rezervleri 1999'da 155 milyar dolar, 2000'de 165 milyar dolardı. Döviz rezervleri 2005 yılında 800 milyar doları aştı ve 2003'ten iki katına çıkmıştı. 2005 yılı sonunda döviz rezervleri 819 milyar dolara, 2006 yılı sonunda 1.066 trilyon dolara, Haziran 2008'e kadar da 1.9 trilyon dolara yükselmiştir. Ek olarak Çin, ABD hazine bonolarının en büyük yabancı uyruklu sahibi olarak toplamda 585 milyar dolarla Japonya'nın 573 milyar dolarına karşılık ilk kez Eylül 2008 sonuna kadar Japonya'nın yerini aldı. Çin şu anda Japonya'nın değerini aşarak Çin'in döviz rezervlerini dünyadaki en büyük ihtiyat haline getirdi.\nDTÖ üyeliği kapsamında Çin, bazı ticaretle ilgili yatırım önlemlerini ortadan kaldırmaya ve daha önce yabancı yatırıma kapatılan belli işkollarını açmaya söz verdi. Bu taahhütleri uygulamak için yeni kanunlar, yönetmelikler hasırlanmakta ve idari önlemler alınmaktadır. Yabancı yatırımın önündeki başlıca engeller, anlaşılmaz ve tutarsız olarak uygulanan yasa ve yönetmelikleri ve kurallara dayalı bir hukuksal altyapının olmamasını içermektedir. Örneğin, Warner Bros., Çinli yatırımcıların en az %51 hissesini elinde bulundurmasını veya yabancı bir ortak girişimde öncü rol oynamasını gerektiren bir yönetmelikle ilgili olarak Çin'deki sinema işini geri çekmiştir.\nÇin'de yabancı yatırım tarihinde bir diğer önemli gelişme, 2013 Eylül ayında Şanghay Serbest Ticaret Bölgesi'nin kurulmasıydı. Bölge, bir takım ekonomik ve sosyal yenilikler için bir deneme alanı olarak görülmektedir. Eleştirici olarak, yabancı yatırım, Şanghay Belediye Hükûmeti tarafından yayınlanan Olumsuz Liste'ye belirli bir işkolunun dâhil edilmesi ile açıkça yasaklanmadıkça, tüm işkollarında doğrudan yabancı yatırıma izin verilen \"olumsuz liste\" yaklaşımı ile denetlenmektedir.\nDışarıya doğrudan yabancı yatırım, yerel Çinli şirketlerin hem gelişmekte olan hem de gelişmiş ülkelerde yatırım yapmaya çalıştıkları Çin küreselleşmesinin yeni bir özelliğidir. 2011'de, sermaye bakımından zengin Çin kuruluşları tarafından Amerika Birleşik Devletleri'nde umut verici şirketlere yapılan yatırımların arttığı bildirildi. Bu tür yatırımlar, gelişmekte olan Çin iç pazarının istifade etmesinde olası yararlı pazarlama ve dağıtım uzmanlığına erişim sunmaktadır.\nAçılma ve yenileşmelerden geçen otuz yıldan sonra Çin taslak ekonomiden pazar ekonomisine hızlı değişimler yaşadı. IMF'ye göre, Çin'in 2013 GSYİH'sı Birleşik Devletler'den (17.37 trilyon ABD doları) sonra, ancak üçüncü büyük ekonomi olan Japonya'nın (4.9 trilyon ABD doları) çok önünde, 9.18 trilyon ABD dolarıydı.\nLenovo, IBM'in ThinkPad'ini satın aldığı 2005 yılından bu yana, Çinli şirketler Çin dışında hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde etkin olarak genişlemektedirler. 2013'te Çinli şirketler finansal olmayan işkollarında 90 milyar ABD doları, 2012'ye göre %16, daha fazla yatırım yapmışlardır.\nOcak 2009 ve Aralık 2013 arasında, Çin yaklaşık 161.03 milyar dolar dışa açılan Dyüzyıl ile katkıda bulunarak yaklaşık 300.000 yeni iş yarattı. Batı Avrupa, Çin dışına yapılan doğrudan yabancı yatırımların en büyük bölgesel alıcısıydı; Almanya, küresel çapta herhangi bir ülke için en fazla sayıda doğrudan yabancı yatırım projesi aldı.\nÇinli şirketlerin dış pazarlara girmek için iki yolu vardır: organik büyüme ve Birleşme & Satın Alma (M&A - \"Merge & Acquisition\"). Birçok Çinli kuruluş, aşağıdaki sebeplerden ötürü birleşme ve satın alma işlemlerini tercih eder:\nBaşlangıçta, devlete ait işletmeler yabancı edinimi hakim ve paranın büyük kısmı petrol ve minerallere yönelmektedir. 2005 yılından bu yana, giderek daha fazla sayıda özel şirket, ham olmayan yabancı şirketleri satın almaya başlamıştır. Aşağıda, Çinli şirketlerin Birleşme & Satın Alma anlaşmalarının bir listesi bulunmaktadır;\nBununla birlikte, hızlı büyüme ve Birleşme & Satın Alma işlemleri, tüketicilerin düşük kaliteli ve düşük fiyatlı Çin malı ve markası algılarını değiştirmedi. Şikago merkezli bir reklam kuruluşu olan Monogram Group'un 2007, 2009, 2011 ve 2012 yıllarındaki pazar araştırmalarına göre, Amerikalı tüketicilerin kişisel bilgisayar dışındaki tüm kategorilerdeki Çin ürünlerini satın alma isteği aynı kaldı veya 2007-2012 döneminde daha da kötüleşti. Amerikalıların satın alma ihtimali olan tek işkolu, belki Lenovo markası nedeniyle kişisel bilgisayar ürünleridir.\nDahası, birçok Birleşme ve Devralma anlaşmasının başarısız olduğu kanıtlanmıştır; çünkü şirketler, zorlukları hafife almış ve şirketlerin yeniden yapılandırılmasında başarısız olmuştur.\nOlgu 1: Shanghai Auto, Koreli Ssangyong'un %48.9'unu 500 milyon ABD dolarına satın aldı ve bu o sırada Çinli otomobil endüstrisinde en iddialı satın almaydı. Shanghai Auto, Çin'de ayak izini genişletmek için markayı ve teknolojisini edinmek istedi. Bununla birlikte, kültürel farklılık, teknolojiyi aktarma itirazı ve yeni SUV modelinin başarısız satışları, Şanghay Auto'nun tehlike altındaki genişleme hırsını ortaya koydu. İşler planlandığı gibi gitmediğinden, Ssangyong çalışanları ve Shanghai Auto arasında büyük çatışmaya neden olmuştu. 2008 küresel ekonomik bunalımı, Ssangyong'u bir canlanma biçimine geçirdi. Ücretlerin düşürülmesi için sendikayla yapılan müzakereler başarısız olduktan sonra Shanghai Auto, Ssangyong'dan ayrılmaya karar verdi ve 500 milyon ABD doları tutarındaki yatırımları için bir kuruş bile geri alamadı.\nOlgu 2: 2004'te, en büyük TV üreticisi ve Çin'deki en hızlı büyüyen şirketlerden biri olan TCL, Thomson Electronics of France'dan Thomson ve RCA markası dahil olmak üzere TV işini devraldı ve TCL-Thomson Electronics (TTE) adlı bir ortaklık oluşturdu. İlerleyen iki yıl boyunca, özellikle Avrupa'da büyük bir kayıp kaydedildi. Başarısızlığa çeşitli etkenler katkıda bulundu.\n1993'ten 2010'a kadar, Çinli şirketler, toplamda 969 milyar ABD doları değerindeki 25,284 birleşme ve devralma işleminde edinen taraf ya da edinen bir şirket olarak yer almışlardır. Fırsatların sayısı ve değeri 2010'da rekor kırdı. 2010 yılında gerçekleşen anlaşma sayısı 3.640 olup, 2009'a kıyasla %17'lik bir artış kaydedilmiştir. 2010 yılındaki fırsatların değeri, bir önceki yıla göre %25 artışla 196 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir.\n1950'lerden beri tıbbi bakım, kamu hijyeni ve sağlık önlemleri önemli ölçüde gelişti ve salgınlar kontrol altına alındı. Ardıl kuşaklar sürekli olarak daha iyi sağlık şartlarını deneyimledi. Nüfus artışı hızı, \nölüm oranı doğum oranından daha hızlı düştüğü için arttı. Çin'in kitlesel nüfusu, hükûmet bunu sağlamak için mücadele ederken her zaman büyük bir güçlük çekti. 1950'lerde, gıda arzı yetersizdi ve yaşam standardı genel olarak düşüktü. Bu, yetkilileri büyük bir doğum kontrol programı başlatmaya itti. 1958-60'taki Büyük İleriye Dönük Sanayi planı, ölüm oranının doğum oranını geçmesine neden olan büyük bir kıtlığın kısmen nedeniydi ve 1960'a gelindiğinde, toplam nüfus azalıyordu. İkinci bir nüfus kontrolünü başlatmak 1962'de, geç evliliklerin teşvik edilmesi ve doğum kontrol uygulamalarının kullanımı üzerine yoğunlaşan çabalarla başladı. 1963 yılına gelindiğinde ülke açlıktan kurtulmaya başlamış, doğum oranı 1949 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaşmış ve yıllık nüfus artış hızı %3 olarak gerçekleşmiştir. 1966'da Kültür Devrimi, ikinci bir aile planlaması programını askıya aldı; ancak dört yıl sonra daha sonraki evlilik ve aile boyu kısıtlamalarını zorunlu hale getirerek üçüncü bir denemeyle devam etmişti. 1970'lerden beri çabalar çok daha etkili olmuştu. Üçüncü aile planlaması programı, 1979 yılına kadar aile başına düşen tek çocuk politikasının uygulanmasına kadar devam etti. 1980'lerin başında Çin'in nüfusu 1 milyar civarına yükseldi ve 2000'li yılların başında ise 1,3 milyarı aştı. 1980'lerde, ortalama toplam nüfus artışı yaklaşık %1.5 idi. 1990'lı yıllarda, bu yaklaşık %1'e düştü ve bugün %0.6 civarındadır. Çin'in nüfus artış hızı şu anda gelişmekte olan bir ülke için en düşük seviyelerden birindedir, ancak nüfusu büyük olduğu için yıllık net nüfus artışı hala önemlidir. Tek çocuk politikasının nüfusbilim açısından bir sonucu, Çin'in şu anda dünyanın en hızlı yaşlanan ülkelerinden biri olmasıdır.\n100 milyon ila 150 milyon arasında olan kırsal kesim işçileri, köyler ve şehirler arasında sürüklenmekte; çoğu yarı zamanlı, düşük ücretli mesleklerle geçinmektedir.\nEn son Forbes China Zengin Listesine (2007) göre, Çin'in 66 dolar milyarderi vardı ve ABD'den sonra en büyük ikinci 415 sayıda kişiden oluşmaktaydı. 2006 Forbes Zengin Listesi'nde 15 Çinli milyarder olduğu belirtildi. En son 2007 Hurun Raporuna göre, Çin'de 106 milyarder listelenmiştir.\n2012'de ilk kez, Çin Ulusal İstatistik Bürosu'nun Ocak 2013'te yayımladığı istatistiklere göre, işgücünün büyüklüğü, Çin'de 15-59 yaşları arasındaki nüfusu, 937.27 milyon kişiye hafifçe gerileyerek, 2011'e göre 3.45 milyon kişiden az bir düşüş gösterdi. Bu eğilim, Çin'in başarılı nüfus kontrol politikası olan tek çocuk politikasından kaynaklanmaktaydı ve en azından önümüzdeki 20 yıl boyunca, 2030 yılına kadar devam etmesi beklenmektedir.\nÇin'in devlet haber ajansı Xinhua, 29 Ekim 2015'te Çin Komünist Partisi tarafından yapılan bir açıklamaya dayanarak mevcut yasada iki çocuğa ilişkin bir değişiklik yapıldığını bildirdi ve yeni yasa 27 Ocak 2015'te Ulusal Halk Kongresi'nin daimi komitesinde kabul edildikten sonra 1 Ocak 2016'dan itibaren geçerli olacaktı.\nÜlkenin ulaştırma altyapısının geliştirilmesine yüksek öncelik verilmektedir; çünkü bu, stratejik olarak ulusal ekonomiye ve ulusal savunmaya bağlıdır. Her şeye rağmen, ulaşım altyapısı pek çok açıdan alanda tam olarak gelişmiş değildir ve ekonomik büyüme ve malların ve insanların verimli lojistik hareketi üzerinde büyük bir engel teşkil etmektedir. 1949'dan beri siyasi, askeri ve ekonomik kaygılardan etkilenen Çin'in ulaşım politikası büyük değişiklikler gösterdi.\nHalk Cumhuriyeti kurulduktan hemen sonra asıl hedef askeri taşımacılık ve lojistik ihtiyaçlarını karşılamak ve toprak bütünlüğünü güçlendirmek için mevcut ulaşım altyapısını onarmaktı. 1950'lerin çoğunda, yeni yol ve demiryolu bağlantıları yapıldı; aynı zamanda eskileri de geliştirildi. 1960'lı yıllarda bölgesel ulaşım iyileştirmelerinin büyük kısmı yerel yönetimlerin sorumluluğuna girdi ve birçok küçük demiryolu inşa edildi. Ayrıca, ülkenin daha yoksul bölgelerini entegre etmek ve tarım işkolunda ölçek ekonomilerini teşvik etmek amacıyla uzak kırsal, dağlık ve ormanlık alanlarda ulaşımın gelişmesine de vurgu yapılmıştır.\n1970'lerin sonlarında yenileşme dönemi başlamadan önce, Çin'in ulaşım bağlantıları çoğunlukla kıyı bölgelerinde yoğunlaşmıştı ve iç bölgelere erişim genellikle zayıftı. Bu durum, o zamandan beri önemli ölçüde geliştirilmişti, çünkü demiryolları ve otoyollar kuzeybatı ve güneybatıdaki uzak ve sınır bölgelerinde inşa edilmişti. Aynı zamanda, uluslararası taşımacılığın gelişimi de takip edildi ve okyanus taşımacılığının olanakları önemli ölçüde genişletildi.\nYük taşınması esas olarak demiryolu taşımacılığı ile sağlanmaktadır. Demiryolu işkolu, Demiryolları Bakanlığı tarafından kontrol edilen Çin Demiryolları tarafından tekelleştirilmekte ve sağlanan hizmetlerde geniş çeşitlilik bulunmaktadır. 2007'nin sonlarında Çin, dünyada kendine yeter, yerli geliştirilmiş yüksek hızlı trenini yapan az sayıdaki ülkeden biri olmuştur. Demiryolu kapasitesi, kömür gibi malların ve hammaddelerin taşınması talebini karşılamak için diğer ulaşım sistemleriyle mücadele ettiğinden, Çin'in genel ulaşım gereksinimlerinin artan bir oranını sağlamak için hava yolları, karayolları ve su yolları hızla geliştirilmektedir.\nBazı ekonomi uzmanları, Çin ile Brezilya, Arjantin ve Hindistan gibi gelişmekte olan ekonomiler arasındaki kalkınma uçurumunun Çin'in iddialı altyapı projelerine odaklanmaya büyük oranda katkıda bulunabileceğini savundu: Çin, GSYİH'nın yaklaşık %9'unu altyapı üzerine yapılan yatırımlara aktarırken, 1990'lı ve 2000'li yıllarda gelişmekte olan ülkeler, GSYİH'larının sadece %2'sinden %5'ine yatırım yapmışlardır. Bu önemli harcama aralığı, birçok Güney Amerika ekonomisinin çeşitli gelişme darboğazlarından (kötü ulaştırma ağları, yaşlanan enerji hat ağları, vasat okullar...) çekilen Çin ekonomisine yakın en uygun koşullarda büyümesine izin verdi.\nÇin'de bilim ve teknoloji son yıllarda hızla gelişmiştir. Çin hükûmeti, ülkenin sosyo-ekonomik kalkınmasının ve ulusal saygınlığının temel bir parçası olarak, bilim ve teknolojiye fon, yenilikler ve toplumsal konum ile vurgu yapmıştır. Çin, eğitim, altyapı, yüksek teknoloji imalatı, akademik yayıncılık, patentler ve ticari uygulamalar gibi alanlarda hızlı ilerlemeler kaydetti ve şimdi bazı alanlarda ve bazı tedbirlerde bir dünya lideridir. Çin şu anda giderek yerli yenilikleri amaçlamakta ve kalan zayıflıkları düzeltmeyi hedeflemektedir. Bu girişimler, yenilik ekonomisinde çalışmak ve Çinli öğrencilerin yeni nesiline öğretmek için yüksek öğrenim görmüş denizaşırı Çinlileri Çin'e çekmeye bağlıdır.\n\n\nOut On My Own\nOut On My Own (Türkçe: \"Kendi başıma dışarıda\"), Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da düzenlenen 2001 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Michelle tarafından seslendirilen şarkı. 12 Mayıs'ta yapılan finalde yarışan Hollanda, 16 puanla 18. olmuştur.\n\n\nNo Goodbyes\nNo Goodbyes (Türkçe: \"Hoşçakallara hayır\"), İsveç'in başkenti Stockholm'de düzenlenen 2000 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Linda Wagenmakers tarafından seslendirilen şarkı. 13 Mayıs'ta yapılan finalde yarışan Hollanda, 40 puanla 13. olmuştur.\n\n\nAforizma (albüm)\nAforizma, Allâme'nin 2007 yılında çıkarttığı ilk stüdyo albümüdür. Albümde 15 parça bulunmaktadır.\n\n\nOne Good Reason\nOne Good Reason (Türkçe: \"Bir iyi neden\"), İsrail'in Kudüs şehrinde düzenlenen 1999 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Marlayne tarafından seslendirilen şarkı. 29 Mayıs'ta yapılan finalde yarışan Hollanda, 71 puanla 8. olmuştur.\n\n\nHastalık (albüm)\nHastalık, Allâme'nin 10 Ekim 2008 tarihinde çıkarttığı ikinci stüdyo albümüdür. Albümde 11 parça bulunmaktadır.\n\n\nFare Kapanı (albüm)\nFare Kapanı, Allâme'nin 25 Mayıs 2010 tarihinde çıkarttığı stüdyo albümüdür. Albümde 16 parça bulunmaktadır.\n\n\nJimmy Ellis\nJimmy Ellis adlı kişiler:\n\n\nCKD\nCKD (), demonte parçalardan oluşan ve başka bir ülkede montajı gerçekleştirilmek üzere ihraç edilen makine veya teçhizattır. Bu aynı zamanda yabancı ülkelere nakliyatı yapılarak bir pazara parça temini yönetimidir ve bir sayma veya fiyatlandırma yolu olarak hizmet vermektedir. CKD otomotiv ile demiryolu taşıt endüstrilerinin yanı sıra elektronik, mobilya ve diğer ürünlerde de yaygın bir uygulamadır. SKD (\"semi-knocked-down\") ise yarım demonte edilip tekrar monte edilebilir kitlerdir.\n\n\n2016 FA Cup Finali\n2016 FA Cup Finali, 21 Mayıs 2016 tarihinde Crystal Palace ile Manchester United takımları arasında Wembley Stadyumu'nda oynanan 135. FA Cup finali. Manchester United karşılaşmayı uzatma sürelerinin sonunda 2-1 kazanarak kupanın sahibi oldu. Bu karşılaşma 1990 FA Cup Finali'nden sonra iki takımın bu organizasyonda karşı karşıya geldiği ilk final maçı oldu.\n\n\nRed Dead Redemption 2\nRed Dead Redemption 2, Rockstar Studios tarafından geliştirilen, Rockstar Games tarafından ise yayınlanan Western temalı aksiyon-macera türü video oyunudur. 2010 yılında çıkan \"Red Dead Redemption\"'ın birkaç yıl gerisinde geçen oyun Red Dead serisinin üçüncü oyunudur. Oyun ilk olarak PlayStation 4 için 2018 yılında 27 Ekim tarihinde yayımlanmıştır. Oyun, ismini liderleri Dutch'ın soyadından alan Van der Linde çetesinin bir üyesi olan Arthur Morgan ismindeki bir haydutun hükümet güçlerine, rakip çetelere ve diğer düşmanlara karşı olan mücadelesini konu edinmektedir.\n\"Red Dead Redemption 2\" bir açık dünya oyunudur. Oyunda geçen zaman çetelerin ve silahlı soyguncuların yaşadığı Vahşi Batı döneminin son zamanlarıdır.\nArthur Morgan karakteri üçüncü ve birinci şahıs bakış açısıyla kontrol edilebilmektedir. Oyun tek oyunculu ve çok oyunculu modları içermektedir.\nOyun \"Red Dead Redemption\" oyunundan kalan Honor(şeref) sistemini kullanmaya devam edecek. Bu sistem oyuncunun kontrol ettiği karakterin (Morgan) diğer NPC'ler ile nasıl ilişki kuracağını ve bu ilişkilerin yerleşim yerleri, kasabalar ve diğer gruplar tarafından nasıl tepki göreceğini belirlemektedir.\nOyun Rockstar Stüdyoları tarafından geliştiriliyor. RAGE oyun motorunu kullanmaktadır.\n\n\nSNVI\nSNVI (; ), Cezayirli bir otobüs ve kamyon üreticisidir. Şirket 9 Ağustos 1967 tarihinde kurulmuş olup merkezi başkent Cezayir'in 30 km doğusunda bulunan Ruveybe'de yer almaktadır.\nSNVI ürünlerini aşağıdaki gibi birkaç ülkeye ihraç etmektedir:\nSNVI produces trucks, buses, and semi-trailer.\nSNVI, sivil ve askeri amaçlarla çeşitli kamyonlar sunmaktadır.\n\n\nAlt Tarafı Dünyanın Sonu\nAlt Tarafı Dünyanın Sonu (Fransızca: Juste la fin du monde), senaristliğini ve yönetmenliğini Xavier Dolan'ın yaptığı 2016 Kanada-Fransa yapımı dram filmi. Film, Fransız oyun yazarı Jean-Luc Lagarce’nin 1990 tarihli aynı adlı tiyatro oyunundan beyazperdeye uyarlanmıştır. 2016 Palme D'or'a aday olan film 2016 Cannes Büyük Ödülü'nü ve Cannes Ekümenik Jüri Ödülü'nü kazandı. 89.Akademi Ödülleri'nde Yabancı Dilde En İyi Film dalında Kanada'nın adayı oldu.\n\n\nRivyalı Geralt\nRivyalı Geralt () The Witcher adlı kitap serisinin, oyun uyarlamalarının ve aynı ada sahip internet dizisinin ana karakteri. Kıta'da kalan az sayıdaki witcherdan biri olan Geralt, ölümcül yaratıkları öldürmek için erken yaşlarda ailesinden alınarak mutasyona maruz bırakılmış, eğitilmiş, gezgin bir canavar avcısıdır.\nGeralt, Wiedźmin filmi ve TV dizisinde Michał Żebrowski tarafından ve Netflix uyarlamasında Henry Cavill tarafından canlandırılır.\nBeyaz saçları ve beyaz sakalı nedeniyle çoğu kişi kendisine \"Ak Kurt\" diye hitap eder. Ayrıca Blaviken'de katliam yaparak halk tarafından masum olduğu düşünülen bir grubu öldürmesi ve kendisini suçlu durumuna düşürmesi sebebiyle \"Blaviken Kasabı\" lakabını da almıştır.\nGeralt her ne kadar kaba, sinirli ve kana aç gözükse de, görünenin aksine oldukça sakin ve yardımsever biridir. Asla bedavaya çalışmaz. Karşısında yapılan hiçbir kötülüğe sakin kalamaz. Her türlü yalandan nefret eder. Sahiplendiği her ata Roach ismini verir. Kılıç ustalığı bakımından kuzeyin en iyi ismi odur. Büyük lordlar ve krallar tarafından kale alınan ve değer gören nadir Witcherlardandır. Ayrıca Geralt'ın en güçlü witcherlardan biri olduğu bilinmektedir ve yaşı 100'ün üzerindedir\nGeralt'ın annesinin büyücü Visenna, babasının da şövalye Korin olduğu tahmin edilir. Annesi tarafından Kurt Okulu'nun kalesi Kaer Morhen'e bırakılan Geralt, zor eğitimler ve ölümcül mutasyonlara rağmen hayatta kalır ve bir Witcher olur. Büyücü Yennefer Vengerberg ile birlikte yaşamaya başlar. Ancak yaşadıkları şehirde ırkçı insanlar isyan başlatır ve insan olmayan (cüce,elf) herkesi öldürmeye başlanır. Geralt ve Yennefer bu isyanda yaralanır. Ancak Ciri adında, evrenler arası gezebilme yeteneği olan kadim bir çocuk onları kurtarır. Üçlü beraber mutlu mesut yaşasa da, bir süre sonra Wild Hunt Yennefer'ı kaçırır. Wild Hunt dünyalar arası gezen ve gezdiği yerlerden köle alıp satan ulu bir elftir. Geralt aylar boyunca Wild Hunt'un izini sürer. Bulduğunda Wild Hunt'a Yennefer yerine kendisini almasını ister. İsteği kabul eden Wild Hunt Yennefer'ı serbest bırakır ve Geralt'ı alır. Ancak Geralt birkaç ay sonra Wild Hunt'tan kaçmayı başarır, ancak hafızasını kaybeder. Bu noktadan sonra oyun serisi başlar ve her şey birbirine girer.\n\n\nMamayev Kurganı\nMamayev Kurgan (Rusça: \"Мамаев курган\"), Rusya'nın güneyindeki Volgograd şehrinde yer alan (eski adı Stalingrad) tüm şehri görme özelliği ile bilinen tepe. Rusça anlamı \"tümülüs Mamai'dir. Tepe Stalingrad Muharebesi'nde tarihî bir yer tutar. Tepenin ana gövdesinde bu savaşı anmak için inşa edilen \"Anavatan Çağırıyor\" heykeli yer alır. Bu heykel inşa edildiği dönemde dünyanın en büyük heykeli unvanına sahipti. Ayrıca tepede Stalingrad Muharebesi'nde savaşan Kızıl Ordu'ya bağlı askerlerin yattığı bir mezarlık bulunmaktadır. Ayrıca Sovyet keskin nişancısı Vasiliy Zaytsev (Rusça: Васи́лий Григо́рьевич За́йцев)'in mezarı burada bulunmaktadır.\n\n\nRakipsiz\nRakipsiz, Türk şarkıcı Demet Akalın'ın onuncu stüdyo albümü. 7 Kasım 2016'da Doğan Music Company tarafından yayımlandı. Çıkış şarkısı olarak seçilen \"Hayalet\", aynı zamanda albümün ilk klibi olarak yayımlandı. Albüm, Türkiye'de D&R'ın Çok Satanlar listesinde bir numaraya yükseldi.\nHaziran 2015'te yayımlanan dokuzuncu stüdyo albümü \"Pırlanta\"dan sonra Akalın, albümdeki altı şarkıya video klip çekti. Yeni albümü için şarkı toplayan Akalın; Sinan Akçıl ve Volga Tamöz gibi kişilerle çalıştı. Yirminci sanat yılına özel çıkarmak istediği albüm kapağını ve adını sosyal medya hesaplarından paylaştı.\n\"Rakipsiz\" albümünün fotoğrafları Müjdat Kupsi tarafından çekildi. Albüm yayımlanmasına kadar şarkıların çoğundan farklı kesitleri sosyal medya hesaplarından paylaşan Akalın, albümün final halinin teaser'ını, yayımlanmadan bir gece öncesinde yapım şirketi DMC aracılığı ile YouTube üzerinden paylaştı.\nAlbümde Ayla Çelik, Berkay, Berksan, Buray, Berk Telkıvıran, Çağrı Telkıvıran, Erdem Kınay, Erhan Bayrak, Gökhan Özen, Gökhan Tepe, Gülşen, Gözde Ançel, Reşit Gözdamla, Murat Güneş, Murat Yeter, Okan Akı, Ozan Çolakoğlu, Özlem Argon, Sinan Akçıl, Sirel, Şebnem Sungur, Taşkın Sabah, Turaç Berkay Özer ve Volga Tamöz gibi isimlerle çalışan Akalın, albümü 20. sanat yılı için yaptığını vurguladı. İki yıldır bu albüm için çalıştığını söyleyen Akalın, albümün \"içine sinen bir çalışma\" olduğunu söyledi. Genel olarak pop temalı olan albümde on altı şarkı vardır. Albümün ilk ve çıkış şarkısı \"Hayalet\"te şarkıcı arkadaşı Edis'in vokallerinin de olduğunu Twitter sayfasından duyurdu. Ayrıca söz ve müziği Gülşen'e ait olan şarkıdır.\nSöz ve müziği Sirel'e ait olan \"Gazino\" adlı şarkıda Mehmet Ali Erbil ve Fatih Ürek ses örneklerini kullandı. Sözü ve müziği Sinan Akçıl'a ait olan \"Dürbün\" adlı şarkının girişinde ise Akçıl'ın sesi kullanılmıştır.\n\"Milliyet\"ten Ali Eyüboğlu, albümü beğenerek \"adeta 'kâr olsun' diye değil, 'nam olsun' diye çıkarıldığını\" ifade etti ve ekledi: \"Albümde boş şarkı yok çünkü söz yazmayan, beste yapmayan bir şarkıcı için albümündeki on altı eserden onunu ilk dinleyişte sevdirebilmek müthiş bir şey.\" \"Habertürk\" için yazan Oben Budak, \"üzerinde en çok çalışılmış Demet Akalın albümü\" diye tanımlayarak sunduğu olumlu eleştiride \"Bu sefer albümün 'gider' kısmı maksimum seviyede. [...] En iyi şarkı toplayıcısı diyebiliriz kendisine. Tamam şarkılara Demet'in kattığı çok şey var ama öyle bir kulağı var ki, bestecileri gezip hit olanı bulup çıkarıyor.\" yorumunu yaptı. \"Hürriyet\"ten Naim Dilmener, beş üzerinden üç yıldız vererek \"Bir albüm dolusu şarkının her biri (işe çok sayıda aranjör karışmış olmasına rağmen) artık 'Demet Akalın sound'u' diye kabul görmüş ve öyle anılır olmuş müzikal yapının üzerine, hafif dokunuş ya da müdahalelerle yeni şarkılar ekliyor.\" şeklinde bir eleştiri getirdi. Akşamda eleştirisi yayımlanan Esin Övet, \"Doğru şarkı seçimleri ile daha çok yıllar Demet Akalın şarkıları ile giderlenir, ağlar, coşarız.\" diye yazdı.\n\"Rakipsiz\" için albüm dinleti gecesi yapan Akalın, son anda Gülşen'in kendisine şarkı vermesi üzerine şöyle konuştu: \"Hiç beklemiyordum Gülşen'den, yirminci yılınmış, dedi. Ondan gelecek şarkı için albümü bekletiyorum, ona değer çünkü bence yazma işinde üstat.\" 7 Kasım 2016 gecesi albüm Spotify'da dinlenilmeye sunuldu. Aynı gün de fiziksel satışa sunuldu. Özge Ulusoy ile \"Lifetime Turkey\" için yaptığı röportajda ise \"Gülşen’in şarkısı için albümü bekletmedik, Gülşen şarkıyı albüme yetiştirdi,\" dedi. Şarkının çoktan hazır olduğunu belirtti ve yanlış anlaşılmaları düzeltti. 11 Kasım'da iTunes üzerinden satışa sunulan \"Rakipsiz\" yayımlandıktan sonra Türkiye'de bir numaraya yükseldi.\n\"Rakipsiz\" albüm tanıtımı için çıkış şarkısı olarak \"Hayalet\"i seçen Akalın, 11 Kasım'da video klibi yayınladı. İstanbul'un bazı semtlerinde albüm kapağının dev halini billboardlara bastırdı. Ardından 13 Kasım'da 43. Altın Kelebek Ödülleri'nde \"Hayalet\"i seslendirdi. Albümdeki ikinci video klip için \"Ah Ulan Sevda\"da karar kıldı. Klibi Nihat Odabaşı çekti ve 9 Ocak 2017'de klip yayınlandı.\nKaynak:\n\n\nDüğüm (matematik)\nDüğüm matematikte ve özellikle çizge teorisinde, bir çizgeyi oluşturan temel elemandır. Bir çizge temel olarak düğüm ve kenarlardan oluşur. Çizge görselleştirilirken genellikle düğümler çember, kenarlar da çizgi(yönsüz çizge) veya ok(yönlü çizge) şeklinde gösterilir.\nA düğümü ile B düğümü arasında bir kenar olduğu zaman A ile B birbirinin komşu düğümü olarak adlandırılır. Bir düğümün komşuluk çizgesi bu düğümün komşu düğümlerinden oluşan alt-çizgedir.\nBir düğümün derecesi o düğüme bağlı kenarların sayısına eşittir. Derecesi sıfır olan düğüme yalıtılmış düğüm denir, bu düğüm hiçbir kenarın uç noktası değildir. Derecesi bir olan düğüme yaprak düğüm denir. Yönlü çizgelerde dışaderece(düğümden çıkan oklar) ve içederece(düğüme gelen oklar) olarak iki farklı derece kullanılabilir. İçederecesi sıfır olan düğüme kaynak düğüm, dışaderecesi sıfır olan düğüme çıkış düğümü denir. Çizgedeki diğer tüm düğümlere komşu olan düğüme evrensel düğüm denir.\nKaldırıldığında çizgenin diğer düğümlerinin bağlantısını kesen düğüme kesici düğüm denir. En az K düğüm kullanılarak bağlantısı kesilebilen çizgeye K düğümle bağlı çizge denir. İçindeki hiçbir düğümün birbirine komşu olmadığı düğüm kümesine bağımsız küme denir.\n\n\nAlemşah Halime Begüm\nAlemşah Halime Begüm (Azerbaycan Türkçesi: Aləmşah Bəyim Farsça: عالمشاه حلیمه بیگم, d. 1460, Diyarbakır - ö. 1522/23, Erdebil), Safevi Devleti'nin kurucusu Şah İsmail'in annesi.\nBabası Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan, annesi Trabzon İmparatoru IV. İoannis'in kızı olan Despina Hatun’dur. Safevi Tarikatı şeyhi olan halasının oğlu Şeyh Haydar ile evlendi. Sultan Ali, İbrahim ve İsmail adında üç oğluyla üç kızı oldu.\nKocası Şeyh Haydar'ın Şirvanşahlarla yaptığı savaşta ölmesinden sonra Akkoyunlu hükümdarı, kardeşi Sultan Yakup, oğullarıyla beraber Alemşah Begüm'ü hapsetmiştir. Sultan Yakup'tan sonra Akkoyunlu Devleti'nde taht kavgası çıktı. Rüstem Bey Safevî Tarikatı'nın müridlerinden faydalanmak için halası Alemşah Begüm'ü üç oğluyla beraber hapisten çıkardı ve onları Tebriz'e getirdi. Safevî Tarikatı'nın müritlerinin yardımıyla tahtı ele geçiren Rüstem Bey Alemşah Begüm'ü ve oğullarını Erdebil'e gönderdi. Bir süre sonra Safevi Tarikatı'nı devleti için tehlikeli gören Rüstem Bey Alemşah Begüm'ün oğullarını Tebriz'e getirmeye karar verdi. Öldürüleceklerini anlayan şeyhzadeler kaçtılar. Akkoyunlu askerlerinin yakalaması sonucunda yapılan savaşta Sultan Ali öldürüldü ve İbrahim ile İsmail müritleri tarafından Erdebil'e kaçırılarak saklandılar. Oğlu Sultan Ali'nin cesedini görünce mensubu olduğu Akkoyunlulara beddualar ve lanetler etti.\nKırk gün şeyhzadeler Erdebil’de saklandıktan sonra Alemşah Begüm'le Kızılbaş müridler istişare yaparak oğullarının Şii bir hanedan tarafından idare edilen Gilan'ın Lahican şehrine götürülmelerine karar verdiler. Oğlu İsmail'e kurulan tuzağı haber vererek oğlunu ölümden kurtarmıştır. Oğlu şah olduktan sonraki hayatı hakkında pek fazla bilgi yoktur.\nReha Çamuroğlu gibi bazı yazarlar tarafından 1501 yılında Sünni olduğu için oğlu Şah İsmail tarafından öldürüldüğü iddia edilmiştir ancak oğlunun öldürmediği, Erdebil'de Şeyh Safi Türbesi'nin avlusunda bulunan mezarının kitabesinde 1522/23 (H. 929) yılında vefat ettiği yazar.\n\n\nBulutlara Esir Olduk\nBulutlara Esir Olduk, Türk pop şarkıcısı Oğuzhan Koç'un seslendirdiği, DMC etiketiyle piyasaya sürülen tekli çalışmadır. 7 Ekim'de piyasaya çıkan şarkının video klibi, 17 Ekim'de yayınlanmıştır. Klibin yönetmenliğini Bedran Güzel üstlenirken, Oğuzhan Koç'a Dila Danışman eşlik ediyor.\nŞarkının video klibi Youtube'a yüklendikten sonra milyonlarca tık almayı başarmış ve dünyanın en çok izlenen 100 klibi arasına girmiştir.\n\n\nHamani Diori\nHamani Diori (6 Haziran 1916 - 23 Nisan 1989), Nijerli öğretim görevlisi ve siyasetçi. Diori, Afrika ülkesi Nijer'in ilk devlet başkanı olarak 1960 ile 1974 yılları arasında devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nİlk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra Dakar'da bulunan \"École normale supérieure William Ponty\" okulunu ziyaret eden Diori, buradan mezun olduktan sonra öğretmen olarak göreve başlamıştır. 1936 ile 1938 yılları arasında Nijer'de öğretmen olarak görev alan Diori, daha sonra Paris'e giderek burada dil öğretmeni olarak görevini sürdürmüştür.\n1945 yılında siyasete atılan Diori, Afrika Demokratik Seferliği topluluğunun bir parçası olarak kurulan Nijer İlerleme Partisi'nin kurucu üyeleri arasında yer almıştır. 10 Kasım 1946 tarihinden itibaren Nijer'i Fransa meclisinde temsil etmeye başlayan Diori, bu görevini Nisan 1951'e kadar sürdürmüştür. 2 Ocak 1956 tarihinde Fransa meclisine bir kez daha seçilen Diori, bu görevini ülkenin bağımsızlığını kazandığı güne kadar sürdürmüştür. Diori, 1958 yılında ülkede gerçekleştirilen ve Nijer'in bağımsızlığını ya da Fransa'ya bağlı kalmasını oylayan referandumda ülkesinin Fransa'nın bir parçası olarak kalması yönünde görüş bildirmiş, çıkan referandum sonucuna göre Nijer, Fransa'nın bir parçası olarak kalmış ve özerk bir bölge olmuştur.\nÜlkesi Nijer'in 3 Ağustos 1960 tarihinde bağımsızlığını kazanması neticesinde bağımsız Nijer'in ilk devlet başkanı olarak makama çıkan Diori, bu makama bağımsızlıktan iki gün önce ulusal meclis üyeleri tarafından seçilmiştir. Ülkede Nijer İlerleme Partisi - Afrika Demokratik Seferberliği partisi ile Tek parti rejimi oluşturulmuştur. Makama geldikten üç yıl sonra 1963 yılında kendisine karşı gerçekleştirilen askeri darbe girişimi başkent Niamey'de konuşlandırılmış Fransa ordusu mensupları tarafından geri püskürtülen Diori, 1965 seçimleri ile 1970 seçimlerinde hiçbir muhalif aday olmadan oyların %100'ünü elde ederek makamda kalmayı başarmıştır.\nDevlet başkanlığı süresince 1960-1963 ile 1965-1967 yıllarında ayrıca Dışişleri Bakanlığı görevini de üstlenen Diori, eski koloni sahibi Fransa ile iyi ilişkiler içerisinde olmuştur.\n15 Nisan 1974 tarihinde Genelkurmay başkanı Seyni Kountché'nin kendisine karşı gerçekleştirdiği darbe ile görevinden uzaklaştırılan Diori, 1980 yılına kadar cezaevinde kalmıştır. Söz konusu yılda cezaevinden çıkartılan Diori, ev hapsine konularak 1987 yılına kadar ev hapsi ile gözetim altında tutulmuştur. Kendisine karşı darbe yaparak iktidara gelen Kountché'nin 1987 yılında hayatını kaybetmesi ile sürgüne gitmesin izin verilen Diori, sürgüne gittiği Fas'ta 1989 yılına kadar yaşamış, 23 Nisan 1989 tarihinde de 72 yaşında Fas'ın başkenti Rabat'ta hayatını kaybetmiştir.\n\n\n2017 UEFA Åžampiyonlar Ligi Finali\n2017 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali; 2016-17 UEFA Şampiyonlar Ligi sezonunun şampiyonunu belirleyen toplamda 62. organizasyon, UEFA Şampiyonlar Ligi adını aldıktan sonra ise 25. final karşılaşması. Galler'in Cardiff şehrindeki Milenyum Stadyumu'nda oynanan final maçında Real Madrid, Juventus'u 4-1 mağlup edip 12. kez kupayı kazandı.\n\n\n\nSam Mirza\nSam Mirza (Azerbaycan Türkçesi: Sam Mirzə, Farsça: سام ميرزا, d. 1517, Meraga - ö. 1566/67, Erdebil), Şair ve tezkireci Safevi şehzadesi.\nBabası Şah İsmail, annesi Taçlı Begüm'dür. Çocukluğundan itibaren Herat'ta valilik yaptı. Abisi Şah Tahmasb’a 1544 yılında isyan etti. İsyanı on dört ay sonra bastırılabildi. Abisi kendisini affetti, Tebriz'e götürerek sarayda görev verdi ancak yeniden bazı tertipler yürütmesi üzerine zindana attırdı ve burada öldü.\nTuhfe-i Sâmî adlı tezkiresiyle ünlüdür. Şiirlerinde \"Sâmî\" mahlasını kullanmıştır.\n\n\nİki Aşk\nİki Aşk, ünlü Türk rock sanatçısı Teoman ile İrem Candar'ın ortaklaşa hazırladığı Avrupa Müzik etiketiyle 21 Ekim 2016'da piyasaya sürülen tekli çalışmasıdır.\nAvrupa Müzik - İki Aşk\n\n\nMafia III\nMafia III Hangar 13 tarafından geliştirilmiş, 2K Games tarafından yayımlanmış aksiyon-macera türünde bir video oyunu. Oyun, ilk kez 7 Ekim 2016'da yayımlanmıştır.\nMafia serisinin üçüncü oyunu olan Mafia III, 1968 yılında, New Orleans'ın kurgusal hali olan \"New Bordeaux\" şehrinde geçer ve Lincoln Clay'in hikâyesini ele alır.\nVietnam gazisi Lincoln Clay, 4 yılın ardından New Bordeaux'ya geri döner. Ailesiyle yeniden buluştuktan sonra bir iş teklifi üzerine şehrin en büyük mafya babası Sal Marcano ile konuşmak için Yat Kulübü'ne gider. Girişte, Marcano'nun oğlu Giorgi ile de karşılaşır. Marcano'nun masasında bir de konuğu vardır: Vito Scaletta. Vito masadan kalkınca Sal, Merkez Bankası'nı soymayı planladığını söyler ve Lincoln'den de işe dâhil olmasını ister. Ayrıca Lincoln'den üvey babası Sammy'nin işlerini devralmasını ister. Lincoln, ikinci teklifi reddeder ama ilkini kabul eder.\nMerkez Bankası soygunundan sonra barda yapılan kutlamada Marcano ve adamları herkesi öldürür. Lincoln'ü de öldürdüğünü zanneder ama o yaşıyordur. Peder James, Clay'i kurtarır ve onun isteğiyle CIA ajanı John Donovan'ı arar. Donovan, Clay'in şehri ele geçirip Marcano'dan intikamını almasında ona yardım edecektir.\nDonovan'ın istihbarat verileriyle Sal Marcano'nun suç imparatorluğunu yıkmak için işe koyulan Lincoln, bölge bölge New Bordeaux'yu ele geçirmeye başlar. Bölgeleri ele geçirirken de Marcano adına orayı yöneten kişiyi öldürür ya da yanına alır. Ele geçirdikten sonra, bölgeyi üç mafya liderinden birisine verir. Yapacağı seçim, oyunun ilerleyen bölümlerinde etkili olacaktır. Lincoln, üç kişiden birini yönetmesi için seçebilir: Vito Scaletta, Thomas Burke ve Cassandra. Bölgeyi verdiği kişi dışında diğer iki kişi bu seçimden mutsuz olacak ve ilerleyen zamanlarda Lincoln'e karşı duracaktır, bu da o karakterin ölümüyle sonuçlanacaktır. Eğer bütün bölgeleri tek bir kişiye verirse diğer iki mafya patronunu öldürmek zorunda kalır.\nKumarhaneyi basıp Giorgi ve Sal Marcano'yu öldüren Lincoln, bir karar vermelidir. Oyunun üç muhtemel sonu vardır:\nOrijinal adıyla \"Definitive Edition\", 19 Mayıs 2020'de yayımlandı. Bu sürüm, oyunun bütün indirilebilir içeriklerinin yanında bazı hata düzeltmelerini de içeriyor.\nOyunun serinin önceki oyunlarında olduğu gibi klasik bir mafya üyesini anlatmaması, karakter Lincoln'ün mafya üyesi gibi görünmemesi, kıyafetlerinin sıradan bir Amerikan vatandaşı gibi olması eleştirildi. Oyunda sık sık karşılaşılan teknik sorunlar da eleştirilerin bir parçasıydı. Ancak en ciddi eleştiriler, oyunun senaryo kısmına geldi. Oldukça sıradan ve sıkıcı bir senaryosu olduğu öne sürüldü. Öte yandan oyundaki görevlerin neredeyse birbirinin kopyası olması, sık tekrar eden yan görev gibi ana görevler, oyuncuların tepkisini çekti. Bu oyunun Mafia serisine yakışmadığı vurgulandı. Ancak oyunun fazla eleştirildiği, ortalamanın üstünde bir oyun olduğu yönünde görüşler de bulunmaktadır.\n\n\nMıntıka\nMıntıka, (, \"Minţaqah; ˈmintˤaqa\"); çoğul \"manāṭiq\" (\"maˈnaːtˤiq\") Suudi Arabistan ve Çad'da birincil seviyede İdari bölünüş mânâsında, birçok diğer Arap devletlerinde ise ikinci seviyede yönetim birimi olarak kullanılmakta olan bir deyimdır.\nGenellikle \"bölge\" veya \"ilçe\" olarak tercüme edilir. Ama tam olarak kelime anlamı \"bölge\" ya da \"alan\" demektir.\n\n\nAnja Breien\nAnja Breien (d. 12 Temmuz 1940; Oslo, Norveç), Norveçli film yönetmeni ve senarist. Norveç film endüstrisinin önde gelen isimlerinden biri olan Breien, aynı zamanda Norveç'in ilk kadın yönetmeni, senaristi ve Norveç'te film okuluna giden ilk kadını. Filmleri ve senaryolarında genel olarak toplumsal ve siyasi konular ile birlikte Norveç'teki kadın hakları konusuna da değiniyor.\nOslo Üniversitesi'nde Fransızca eğitimi alan Breien, buradaki eğitimi tamamlayıp Fransa'daki film okulu olan \"Institut des hautes études cinématographiques(IDHEC)\"'teki eğitimine 1964 yılında mezun olana kadar devam etti. Breien, film okulundaki eğitimine devam ederken 1961 yılında Norveçli film yönetmeni Nils R. Müller'in \"Det store varpet\" isimli filminin senaryo danışmanlığını yaptı. Breien, 1966 yılında Nobel Ödüllü yazar Knut Hamsun romanından uyarlanan, Hunger filmi için yönetmen Henning Carlsen'in asistanlığını yaptı.\nAnja Breien'in senaristliğini ve yönetmenliğini yaptığı ilk film 1967 yılında çektiği \"Growing Up\" isimli kısa filmi oldu. Bu kısa filmin ardından 1975 yılında \"Norveç Ulusal Günü\" törenlerini anlattığı kısa belgeseli \"17. Mai – En film om ritualer\" filmini çekti. Breien'in ilk uzun metrajlı filmi olan \"Rape (Tecavüz)\" sinema eleştirmenlerinden övgüler alırken Norveç adalet sisteminde de tartışmalara neden oldu.\n\n\nGılman\nGılman, İslamda, cennette hizmet gördüğü tasavvur edilen delikanlılardır. Sözlük anlamı “çocuk, bıyığı yeni terlemiş genç, hizmetçi” olan gulâm kelimesinin çoğuludur. Kur’an literatüründe “cennet ehlinin hizmetiyle görevlendirilen ve hiçbir zaman yaşlanmayan gençler” mânasına gelir.\n\n\nSvetlana Penkina\nSvetlana Alexandrovna Penkina (; d. 6 Haziran 1951, Beyaz Rusya - ö. 20 Ekim 2016, Minsk, Beyaz Rusya) , Belarus doğumlu Rus aktris.\nSvetlana Penkina Minsk Tiyatro ve Sanat Enstitüsü'ni bitirdi..\nKatya Bulavina karakterini canlandırdırdığı Rus yazar Aleksey Tolstoy'dan alınan 30 bölümünde yer aldığı Rus yapımı Tv dizisi \"The Road to Calvary ()\". Aynı yapımın tiyatro oyunu Minsk Tiyatro Enstitüsü'ndeki diploma törenindeki gösterilmiş kendiside katılımcı olarak yer almıştır.\nGenç yaşta başladığı oyunculukta daha çok Tv yapımlarında rol alan sanatçı bazı sinema filmleri \"Dust in the Sun ()\" ve \"The Color of Gold ()\" rol aldı.\n1982'de Lida karakterini canlandırdığı \"The Solar Wind ()\" ve 1985'te Vika karakterini canlandırdığı \"For The Coming Age\" Rus yazar Georgiy Markov'dan kaynak alınmıştır.\nSvetlana 1951'de Rus bir ailenin çocuğu olarak Beyaz Rusya'da doğdu. Erkek kardeşi Alexander Pavlovich Penkin, orduda askerdir.\nOyuncunun eşi müzisyen Vladimir Mulyavin (1941 - 2003) 'dir. Çift 1981'de evlenmiş sanatçının soyadı Mulyavin-Penkina olmuştur. 1982'de oğlu Valery doğmuştur.\nOyuncu 21 Ekim 2016'da 65 yaşında Minsk'te ölmüştür.\n\n\nRajesh Pillai\nRajesh Raman Pillai (d. 10 Temmuz 1974 ; ö.27 Şubat 2016) , Hint film yönetmeni. Hindistan Malayalam sinemasının önemli yönetmenlerindendir. 2011 yapımı sinema filmş \"Traffic\" yönetmenidir.\nPillai 27 Şubat 2016'da Koçi, Hindistan'daki bir hastanede 41 yaşında geçirdiği rahatsızlık sonucu ölmüştür.\n\n\nDell Technologies\nDell Technologies Round Rock, Teksas'ta Michael Dell tarafından 7 Eylül 2016 tarihinde kurulmuş ve dayalı bir Amerikan çok uluslu bilişim teknolojisi şirketidir. Daha önce onlara ait birkaç diğer şirketler ile birlikte, Dell Teknolojileri yeniden markalı bağlı ortaklıklar olarak her iki şirket yeniden yapılanma, orijinal Dell ve eski EMC Corporation'ın Birleşme sonrası kurulmuştur.\n\n\nSırt yüzgeçsiz liman yunusu\nSırt yüzgeçsiz liman yunusu (\"Neophocaena phocaenoides\") yedi liman yunusu türünden biridir. Popülasyonun çoğu Kore Yarımadası'nda Sarıdeniz ile Doğu Çin Denizi'nde yaşar ancak Şanghay yakınlarında Jiuduansha'da Çin'in Yangtze Nehrinin ağzında yaşayan tatlısu popülasyonu da bulunmaktadır. Genetik araştırmalar bu liman yunusu türünün musurgillerin yaşayan türleri arasında en bazal üyesi olduğunu göstermektedir.\nTür içinde taksonomik olarak bir belirsizlik bulunmaktadır. \"N. p. asiaeorientalis\" alt türü \"Neophocaena asiaeorientalis\" adıyla ayrı bir tür olarak sınıflandırılmıştır. Ayrıca \"N. p. sunameri\" alt türünün de ayrı bir tür olması muhtemeldir.\nYunusun Kore'de yaşayan topluluğu sanggwaengi (); Çin'de yaşayanları, ve özellikle \"N. p. asiaorientalis\" alt türü jiangtun (,  \"jiāngtún\" ve Japonya'da yaşayanları ve özellikle \"N. p. sunameri\" alt türü sunameri () olarak adlandırılır.\nSırt yüzgeçsiz liman yunusu özellikle Japonya, Kore, Çin, Endonezya, Malezya, Hindistan ve Bangladeş olmak üzere Asya'nın sahillerinde yaşar. Yaşadıkları yerlerde genellikle kıyıya yakın 50 m. derinliğe kadar sığ kumluk kıyılarda ya da haliçlerle mangrov bataklıklarında bulunurlar. İstisnai durumlarda Doğu Çin Denizi ve Sarıdeniz'de kıyıdan 135 km. kadar uzakta ama yine sığ sularda görülmüşlerdir.\nİki alt türü tanınmaktadır:\nBatıda Hindistan'ın batı kıyılarından Basra Körfezi'ne kadar olan kıyılarda yaşarlar. \"N. p. phocaenoides\" alt türünün sırtında geniş bir kambur vardır ve Pakistan'dan Tayvan boğazına kadar olan alanda yaşar. Daha dar bir kamburu olan \"N. p. sunameri\" Tayvan'dan Japon Denizi'nin kuzeyine kadar olan bölgede yaşar. Japonya kıyılarında yaşayan popülasyon coğrafi olarak Asya kıtası ile Japonya arasındaki derin sularla tecrit edilmişlerdir. Nadiren bazılarının Ryukyu Adaları'na ulaştığı görülmüştür. Bu yunus türü Sundarbans National Park'ta koruma altına alınmış hayvanlarda biridir.\nGerçek bir sırt yüzgeci olmayan tek musur türüdür. Sırt yüzgeci yerine üzeri küçük yumrularla kaplı birkaç çizgiden oluşan küçük bir kamburu vardır. Ayrıca diğer musurlarla kıyaslandığında alnı daha diktir. Her iki çenesinde on beş ila yirmibir arasında dişi ile diğer musurlardan ortalama olarak daha az dişe sahiptir. Ancak diş sayısı ayırt edici bir özelik değildir.\nSırt yüzgeçsiz liman yunusları 2,27 m boya ve 72 kg ağırlığa ulaşabilseler de çoğu bundan daha küçük boyutludurlar. Yan yüzgeçleri orta büyüklüktedir ve gövde boyunun %20'sine ulaşırlar. Erişkinler tipik olarak açık gri olarak tek renklidir ancak bazılarının ağız çevresi daha açık ve yan yüzgeçlerin önü daha koyu olabilir. Dağılımının merkezinde ve doğusunda, yenidoğan yavrular genellikle sırt kamburları gri olmak üzere kara renklidir ve ancak dört ila altı aylık olduktan sonra tamamen grileşirler. Ancak batıda yaşayanların yenidoğanları açık krem rengindedir ve yaşlandıkça derileri koyulaşır.\nDiğer balina ya da yunus türlerine nazaran sırt yüzgeçsiz liman yunusu anatomisi oldukça iyi araştırılmıştır. Örneğin sırt yüzgeçlerinin yerinde yer alan yumruların çok sayıda sinir ucu içerdiği ve dolayısıyla algısal bir işlevi olduğu düşünülmektedir. Kulaklar ile beyin arasında hızlı iletişim üzerine uzmanlaşmış çok sayıda büyük sinir lifleri içeren işitsel sistemin de çok gelişmiş olduğu görülmektedir. Öte yandan küçülmüş lensi, optik sinir ile gözleri oynatan kaslar arasında sınırlı sayıda sinir lifi ile görüşü görece zayıftır.\nHayvanın toplam ağırlığının yalnızca %5'ini oluşturan iskelet sıradışı bir şekilde oldukça hafiftir. Yarısı kuyrukta olmak üzere 58 ila 65 arasında omuru vardır ve ilk üç boyun omuru kaynaşmıştır. Göğüste on ila on dört çift arasında kaburga vardır ve bazen yedinci omur ile bağlantılı fazladan bir kaburga çifti olduğu bildirilmiştir. 44 çift spinal siniri vardır.\nBurun boşluğunda karmaşık yapısı olan ve boşluğu hava geçişine tamamen kapatabilen dokuz ila on hava kesesi içeririr. Bunların ardında fazladan bir vomeronazal kese vardır. Yalnızca dört kıkırdak halkadan oluşan soluk borusu ise kısadır. Midede üç bölüm bulunur; çekum yoktur ve ince bağırsak ile kalın bağırsak arasında belirgin bir fark yoktur.\nSırt yüzgeçsiz liman yunusları aralarında balık, kabuklular ve kafadan bacaklılar da olmak üzere, yaşadıkları alanlarda bulunan çeşitli besinlerle beslenen fırsatçı beslenen hayvanlardır. Diyetlerinde oluşan mevsimsel değişiklikler araştırılmamıştır.\nÇin kıyı sularında ve Yangtze Nehri'nde bu yunuslar genellikle üç ila altı bireyden oluşan gruplar hâlinde bulunurlar ancak elli yunusa kadar büyük topluluklar da görüldüğü bildirilmiştir. Tipik olarak çiftler hâlinde dolaştıkları Japon sularında gruplar daha küçüktür ve nadir görülen büyük yunus topluluklarında sayı on üç bireyi geçmez.\nDiğer musurlar gibi davranışları normal yunuslar gibi enerjik görünmez. Teknelerin yanında yüzmezler hatta bazı bölgelerde teknelerden kaçtıkları da görülür. Yangtze Nehri'nde suyun dışına sıçradıkları ve kuyrukları üzerinde dik durdukları bilinmektedir.\nHem yüksek frekanslı tıkırtı sesleri ile muhtemelen ekolokasyondan çok iletişim için kullanılan alçak frekanslı daha uzun süren tonlarda ses çıkarırlar. Tıkırtı sesleri tepe noktaları 100 kHz üzerinde olan dar bantlı seslerdir.\nWoods Hole Oceanographic Institution (WHOI) tarafından yeni yayımlanan bir makalede yunusların türler arasında işitme yeteneklerinin farklılıkları üzerine yapılan araştırma günümüze kadar gelen tüm balina ve yunusların hepsi için kabul gören işitme yeteneği görüşünü yeniden şekillendirmiştir.\nHer ne kadar suda akrobasi yapmasalar da sırt yüzgeçsiz liman yunuslarının etkin yüzücüler olduğuna inanılmaktadır. Tipik olarak su yüzünün heme altında yüzerler ve nefes almak üçün yüzeye çıkarken yana doğru yuvarlanarak dönerler. Bu dönme hareketi su yüzünde çok fazla karışıklık yaratmadığı için su yüzüne çıktıkları genellikle fark edilmez. Arka arkaya üç ila dört nefes alarak bir dakika kadar su yüzünde kalır ve ardından hemen dalış yaparlar. Genellikle suya daldıkları noktadan çok uzak bir yerde tekrar su yüzüne çıkarlar. Dört dakikadan uzun süren dalışlar kaydedilmiştir ve yaygın rastlanan düzen uzun bir dalışın ardından iki kısa dalıştır.\nÇiftleşme baharın sonları ve yazın başlarında olur. Yavrular coğrafi bölgeye göre bahar, yaz ya da kış aylarında on ila on iki aylık gebelik döneminden sonra doğarlar. Yenidoğan sırt yüzgeçsiz liman yunusu yavrularının 72 ila 84 cm arasında olduğu bildirilmiştir. Erkekler cinsel olgunluğa dört ila altı yaşında, dişiler ise altı ila dokuz yaşında erişirler. 33 yaşına kadar yaşarlar.\nBu yunus türü Vahşi Hayvanların Göçmen Türlerinin Korunmasına ilişkin Bonn Sözleşmesi'nin (CMS) EK-II listesinde yer alır. Olumsuz korunma statüsü olması ve uluslararası anlaşmalar ile düzenlenecek işbirliğinden önemli ölçüde yaralanbileceği için EK-II'de listelenmiştir.\nBu yunus türü kıyılara yakın yaşadığı için insanlarla yüksek ölçüde etkileşim içindedirler ve bu nedenle de yüksek risk altındadırlar. Çok sayıda liman yunusu sık gözlü ağlara takılarak ölmüştür. Açık deniz avcılığı yapacak teknelerin eksikliği nedeniyle II. Dünya Savaşı'ndan sonra bir süre avlanmış olsalar da Japonya'da yaygın olarak hiçbir zaman avlanmamışlardır. Takehara'da Awajima Adası çevresinde 1930'dan beri korunan bir türdür ve o zamandan beri bu koruma tüm Japon karasularına yayılmıştır. Bu tür için en büyük tehike çevre şartlarının kötüleşmesidir.\nHayvanın popülasyonu hakkında yapılmış çok iyi bir araştırma yoktur ancak biri 1970'lerin sonundan diğeri 1999-2000 yıllarından iki incelemenin karşılaştırması sonucu sayılarının azaldığı görülmektedir. Bilim insanları bu azalmanın onlarca yıldır sürdüğüne ve günümüzdeki popülasyonun eski sayılarının çok küçük bir kısmı olduğuna inanmaktadırlar.\nKore'de Yeosu gibi yerel koruma grupları yerel popülasyonun korunması için kampanya yapmaya başlamıştır.\n\n\nCüce ispermeçet balinası\nCüce ispermeçet balinası (\"Kogia sima\" ya da eski adıyla \"Kogia simus\") Physeteroidea ailesinin bilinen üç türünden birisidir. Genellikle denizlerde görünmezler ve en kaybolmamış bilgiler gövdelerinin araştırmalarından gelmektedir.\nGünümüzde, cüce ispermeçet balinası genellikle Kogiidae ailesinin ve \"Kogia\" cinsinin iki türünden birisi olarak sınıflandırılır, diğer ikinci tür de pigme ispermeçet balinası'dır. Bu iki tür 1966 yılına kadar iki ayrı tür olarak kabul edilmiyordu. Çoğu sınıflandırıcı Kogiidae ailesinin Physeteroidea üst familyasına ait olduğunu kabul ediyordu, yine de bazı Physeteridae ailesinin bir altfamilyası (Kogiinae) olduğunu kabul edenler de vardı.\nCüce ispermeçet balinaları şu anda bilinen en küçük balina türüdür. Bu balinalar 2.7 m (8.9 ft) uzunluğuna ve 250 kg (550 lb) kilosuna çıkarlar; ki bu durum da bu türün yunusların büyük türlerinden küçük olduğunu gösterir. Genellikle yavaş hareket ederler, küçük sıçramalar ve esnemeler gibi kasıtlı hareketler yaparlar ve su yüzeyinde durduklarında çoğunlukla hareketsiz bir şekilde uzanırlar. Kısacası, bu tür yalnızca sakin sularda bulunurlar (Beaufort 0-1).\nCüce ispermeçet balinaları görünüş ve davranışları açısından akrabaları olan pigme ispermeçet balinası'na benzemektedir. Bu türleri denizde ayırt etmek neredeyse imkânsızdır; yine de, cüce türü biraz daha küçük ve daha büyük bir sırt yüzgecine sahiptir. Gövdeleri mavimsi gri renkte olup alt kısımları ise toplardamara benzeyen sarımsı çizgilerin bulunduğu daha açık renktedir. Gölerinin arkalarında beyaz birer solungaç bulunur. Kanatçıkları çok kısa ve geniştir. Burunlarının tepeleri ile küçük olan alt çeneleri arasında çıkıntılar bulunur. Cüceler uzun, kavisli, keskin dişlere sahiptir (üst çenede sıfır ile altı arasında ve alt çenede ise 14 ila 26 arasında). Bu dişler, Hollanda Antilleri'nde türün \"keme musurgili\" olarak tanımlanmasına neden olur.\nCüce ispermeçet balinaları genellikle yalnızdır, ama ara sıra küçük gruplar halinde de görülebilirler.\nBir cüce ispermeçet balinasının beyni yaklaşık olarak 0.5 kg kilosundadır.\nCüce ispermeçet balinaları birincil olarak kalamar ve yengeç ile beslenirler.\nCüce ispermeçet balinaları ve pigme ispermeçet balinaları, kalamarlara benzer bir şekilde bir \"mürekkep\" türü kullanıp yırtıcılıktan kaçınmalarıyla diğer deniz memelileri arasında oldukça eşsizdirler. İki tür de bağırsak sistemlerinin alt kısımlarında 12 koyu kırmızımsı-kahverengi akışkan madde alabilen bir keseye sahiptir, ki bu sıvılar potansiyel saldırganlara enjekte edilerek onları şaşırtmak ya da vazgeçirmek için kullanılır.\nCüce ispermeçet balinaları derin suları tercih ederler, ama pigme türünden daha çok kıyılarda bulunurlar. En sevdikleri yaşam alanı ise hemen kıta sahanlığı yakınlarıdır. Atlas Okyanusunda, bu tür Virginia, Amerika Birleşik Devletleri'nin batısında, İspanya'da, Birleşik Krallık'ın doğusunda, Brezilya'nın güneyinin en güney noktasında ve Afrika'nın ucunda görülmüştür. Hint Okyanusu'nda ise, bazı örnekler Avustralya'nın güney kıyısında ve Hint Okyanusu'nun güney kıyıları boyunca birçok bölgede bulunmuşlardır - Güney Afrika'dan Endonezya'ya kadar. Büyük Okyanus'ta, bilinen doğal yaşam alanları Japon kıyıları ve Britanya Kolumbiyasıdır. Dünyadaki toplam nüfusları hakkında hiçbir tahmin yapılmamıştır. Ama bir ankete göre Büyük Okyanusun doğusunda 11,000 civarında bir nüfus bulunmaktadır.\nDoğurma sezonu dört ila beş ay arasında sürmektedir. Gebelik ise 9 ila 11 ay arasındadır. Yeni doğmuş bir ispermeçet yaklaşık olarak 1.0 m uzunluğundadır. Erkekler ergenlik döneminde 2.0 m uzunluğuna ulaşır ve 2.1 ile 2.2 m uzunluklarına ulaştıklarında cinsel olarak yetişkin olurlar.\nCüce ispermeçet balinaları ticari balinacılar tarafından aktif olarak avlanmaktadır. Ara sıra Endonezyalı ve Japon balıkçılar hala zıpkın ile öldürmeye devam etmektedir. Cüce balina'nın pigme'den daha çok sahillerde dolaşmasından dolayı, bu tür balıkçılık ve kirlilik gibi insan aktivitelerine karşı daha savunmasızdır. Bu aktivitelerin türün yaşamlarını etkileyip etkilemediği konusunda yeterli bilgi yoktur.\nCüce ispermeçet balinaları ACCOBAMS tarafından korunmaktadır. Bu tür ayrıca Batı Afrika ve Macaronesia'nın Küçük Balinaları ile Denizayılarının Korunmasına ilişkin Mutabakat Zaptına (Batı Afrika'daki Sucul Memeliler MoU) ve Pasifik Adaları Bölgesi'nin Balinaları ve Onların Habitatlarının Korunmasına ilişkin Mutabakat Zaptına (Pasifik Balinaları MoU) dahil edilmiştir.\n\n\nRoseland, New Jersey\nRoseland, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Essex ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,819'dur.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nWatchung, New Jersey\nWatchung, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Somerset ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,613'tür.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nBelmar, New Jersey\nBelmar, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Monmouth ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,794'tür.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nOld Tappan, New Jersey\nLake Tappan, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Bergen ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,482'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nWon işareti\nWon simgesi (₩), şu anlamlarda kullanılan birim sembolüdür:\nKurguda:\n\n\nEri Klas\nEri Klas (7 Haziran 1939 - 26 Şubat 2016), Eston orkestra şefi ve yayıncı. Eri Klas başkent Tallinn'de 7 Haziran 1939'da doğdu. Uzun yıllar Hollanda Radyo Senfoni Orkestrası'nı yönetti.\nSibelius Akademisi'nde 1993-97 arası profesörlük ve yine 1997'den 2016'ya kadar Estonya Müzik ve Tiyatro Akademisi'nde çalışmıştır. Finlandiya, UNICEF ve Rusya'dan almış olduğu ulusal başarı ve ödülleri bulunan sanatçı bir dönem Estonya Olimpiyat Komitesi'nde çalışmıştır.\nÜnlü müzik adamı Eri Klas geçirdiği kalp krizi sonucu 26 Şubat 2016'da başkent Talinn'de 76 yaşında ölmüştür.\n\n\nGüney şişe burunlu balinası\nGüney şişe burunlu balinası (\"Hyperoodon planifrons\"), gagalı balinagiller (Ziphiidae) familyasından \"Hyperoodon\" cinsine ait iki balina türünden biridir. Çok az gözlenebilen ve avlanan bu tür, muhtemelen Antarktik sularda en bol bulunan balinadır. İlk olarak İngiliz zoolog William Henry Flower tarafından 1770 yılında tanımlanmıştır.\nGüney şişe burunlu balinası yetişkinlerinin boyları 7,5 metre olarak ölçülmüş olup Kuzey şişe burunlu balinasına göre küçüktür. Gaga erkeklerde beyaz dişilerde gri renklidir. Sırt yüzgeci vücudun geri tarafının ortasın arka tarafında ve 30-38 santimetre civarında olup diğer balina türlerine göre küçüktür. Ağırlıkları ile ilgili kesin bilgi yoktur.\nGüney şişe burunlu balinası yayılımı Güney okyanuslarıdır. Güney Afrika, Brezilya ve Yeni Zelanda'nın en güney uçları ile Antarktika arasında bulunur. Popülasyonu kesin olarak bilinmemektedir.\nBütün diğer gagalı balinagiller gibi onlar da büyük derinliklerde avladıkları kafadan bacaklılar ve krill ile beslenir.\nİnsanlar tarafından avlanmaları çok sık değildir. 1970 ile 1982 tarihleri arasında 42 balina Sovyet avcılarınca yakalanmıştır.\n\n\nNiemand heeft nog tijd\nNiemand heeft nog tijd (Türkçe: \"Kimsenin zamanı yok\"), 1997 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Mrs. Einstein tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 5 puanla 22. olmuştur.\n\n\nAra mal\nAra mal, diğer malların üretiminde girdi olarak kullanılan maldır. Üretim sürecinde ara mallar nihai ürünün bir parçası haline gelirler.\n\n\nMieke Telkamp\nMieke Telkamp (d. 14 Haziran 1934- ö. 20 Ekim 2016) ,Hollandalı tanınmış kadın şarkıcı.\n\n\nDe eerste keer\nDe eerste keer (Türkçe: \"İlk kez\"), 1996 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Maxine & Franklin Brown tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 78 puanla 7. olmuştur.\n\n\nYvette Chauviré\nYvette Chauviré (d. 22 Nisan 1917 - ö.19 Ekim 2016) , Fransız balerin ve aktris. 22 Nisan 1917'de Paris'te doğdu. Dans yaşamı 1937 ile 1972 yıllarını kapsar. Paris Opera ve Balesi direktörlüğü görevinide yapan sanatçı Légion d'Honneur nişanı sahibiydi.\n19 Ekim 2016'da 99 yaşında doğum yeri Paris'te ölen sanatçı aynı yerde icra olunmuştur.\n\n\nTüketim malı\nTüketim malı, ekonomide üretilmiş ve daha sonra tüketici tarafından ihtiyaçlarını karşılamak için tüketilen herhangi bir emtiadır. Tüketim malları hizmetlere (ör. tıbbi hizmetler), dayanıksız tüketim malları (ör. gıda), yarı-dayanıklı tüketim malları (ör. giysi) ve dayanıklı tüketim mallarına (ör. otomobil) ayrılır.Bir ülkenin bel kemiği olan tüketim malları bir ülkenin gelişmişlik seviyesine büyük etkisi vardır. Bol ve miktarlarda üretim yapıp bunu halkına yansıtabilen devletler gelişim açısından önemli bir mesafe katetmiş bulunmaktadır.\n\n\nPigme ispermeçet balinası\nPigme ispermeçet balinası (\"Kogia breviceps\"), Kogiidae familyasının bilinen iki türünden birisidir. Genellikle denizlerde görünmezler ve bu tür hakkında bilinen çoğu şey gövdelerinin araştırmalarından gelmektedir.\nPigme ve cüce ispermeçet balinasının sınıflandırması bir tartışma konusudur (ayrıntılar için Physeteroidea maddesine bakınız). Bu iki tür uzun tartışmalar sonucunda aynı kabul edilmiştir, ta ki 1966 yılında Smithsonian Enstitüsündeki bir bilim adamı kesin olarak bu türlerin ayrı olduklarını kanıtlayana dek. Pigme ispermeçet balinasına ilk defa Henri Marie Ducrotay de Blainville, 1838 yılında isim vermiştir.\nCetacea takımı ile Odontoceti alttakımının yerine Cetartiodactyla takımının kullanılması moleküler verilerle çalışan en evrimsel mammalojistler tarafından belirlenmiş ve IUCN Deniz Memelileri Uzman Grubu ile dünyadaki en büyük uluslararası deniz mammaloji bilim insanları birliği olan Deniz Mammaloji Derneği'nin Sınıflandırma Komitesi tarafından desteklenmiştir. Tartışmanın devamı için Deniz memelileri ve Çift toynaklılar maddelerine bakınız.\nPigme ispermeçet balinası normal bir yunus uzunluğundadır. Doğduklarında yaklaşık olarak 1.2 m (3 ft 11 in) uzunluğunda, yetişkin olduklarında ise 3.5 m (11 ft) uzunluğuna ulaşırlar. Yetişkinlerin kilosu ortalama 400 kg'dır (880 lb). Alt kısımları kremsi, bazen pembemsi bir renktedir ve arkalar ile yanları da mavimsi gri rengindedir; yine de, iki renk dikkate değer bir şekilde birbirine karışmıştır. Köpekbalığına benzeyen başları gövdelerinin boyutu ile karşılaştırıldığında büyüktür, bu da yandan bakıldığında bir şişkinlik görünmesine sebep olmaktadır. Gözlerinin arkalarında genelde \"sahte solungaç\" diye tarif edilen beyazımsı işaretler vardır.\nAlt çeneleri çok küçük ve bayağı aşağıda kalmaktadır. İleriye dönükken üstten bakıldığında hava delikleri hafifçe sola doğru yer değiştirir. Sırt yüzgeçleri oldukça küçük ve bağlanmıştır; cüce ispermeçet balinası ile karşılaştırıldığında boyu oldukça küçüktür ve diyagnostik amaçlar için kullanılabilir.\nAynı dev akrabası ispermeçet balinası gibi, pigme ispermeçet balinalarının alınlarında bir ispermeçet organı vardır (bunun amacının bir tartışmasını görmek için ispermeçet balinası maddesine bakınız). Bu memelilerin ayrıca bağırsaklarında koyu kırmızı sıvı depoladıkları bir kese bulunur. Bu hayvanlar korktuklarında bazen bu sıvıyı dışarı atabilirler, ya kafaları karıştıklarından ya da av olacaklarını sandıkları içindir.\nPigme ispermeçet balinaları 50 ila 55 arasında omura ve her iki taraflarında da 12 ila 14 arasında kaburgaları bulunur, her zaman ikisi birbirine simetrik değildir, ayrıca en arkadaki kaburgaları omurga ile bağlanmamaktadır. Kanatçıklarında yedi tane bilek kemiği ve değişken sayılarda parmak kemiği bulunur, ilk parmaklarında iki tane parmak kemiği olduğu söylenmektedir. Hiç gerçek kalça kemikleri yoktur; onun yerine yoğun bir bağlayıcı doku vardır. Dil kemiği alışılmadık bir şekilde büyüktür ve büyük ihtimalle balinanın beslenmesinde büyük bir rol oynamaktadır.\nPigme ispermeçet balinalarında 20 ila 32 arasında diş bulunur, ki hepsi üst çenenin kıvrık bölümünde dizilmiştir. Alışılmışın dışında, yetişkinler MMP20 geninde meydana gelen bir mutasyon nedeniyle diş minesinden yoksundur, ama yine de genç bireylerde diş minesi bulunmaktadır.\nAynı diğer dişli balinalar gibi, pigme ispermeçet balinalarında \"melon\" bulunur. Melon, kafalarında bulunan odaklanmak ve çıkardığı sesleri hafifleştirmek için kullandığı yağlı bir bölgedir. Melon'un iç çekirdeğinde dış korteksten daha çok balmumu şeklinde yapı bulunmaktadır. İç çekirdek sesi diğer tabakadan daha yavaş ileterek sesi kııp çok yönlü bir ışına yansıtmasını sağlar. Melon'un arkasında, bir ince zar ile ayrılmış ispermeçet organı bulunur. Melon da ispermeçet de sinovyal bursa'ya benzer bir şekilde kalın lifli bir kabuk ile çevrilidir. Bir kapak yapısına ya da insanlarda bulunan ses teli ile aynı işlevi gören bir \"museau de singe\"'e sahip sağ burun boşluğu yoluyla hava çıkartarak ses üretir.\nMideleri üç odalıdır. İlk oda ya da ön mide beze gibi değildir ve direkt olarak sindirim bezleri ile kaplı ikinci oda olan fundus odasına açılmaktadır. Dar bir tüp ikinci odadan üçüncü oda olan pilora geçmektedir. Ayrıca beze şeklinde olan mide büzgen yoluyla oniki parmak bağırsağına bağlanmaktadır. Yemeklerin fermantasyonunun ince bağırsakta gerçekleşmesine rağmen, bu hayvanlarda çekum bulunmamaktadır.\nDiğer bütün dişli balinalar gibi, pigme ispermeçet balinaları da avlarını ekolokasyon ile avlarlar. Kullandıkları frekansları çoğunlukla ultrasoniktir, 125 kHz civarındadır.\nSağlam ayrıntılara göre pigme ispermeçet balinalarının üremeleri kısıtlı olmasına rağmen, doğu yarımkürede Nisan ile Eylül ayları arasında doğum yaptıklarına inanılmaktadır. Gebelik on bir ay sürmekte ve diğer deniz memelilerinin aksine, dişiler başları önde olarak doğurur. Yeni doğmuş yavrular 1.2 metre (3 ft 11 in) uzunluğunda ve bir yaşına bastıktan sonra sütten kesilirler.\nBu balinaların hareketlerini farketmek çok zordur. Su yüzeyine çok minik bir sıçrama ya da darbe ile oldukça yavaş bir şekilde çıkarlar ve bir süre orada hareket etmeden dururlar. Japonya'da, bu nedenle tarihi açıdan \"yüzen balina\" olarak bilinir. Bu türün teknelere yakınlaşmaktan ziyade uzaklaşmaya meyillidir. Gedik açtıkları görülmüştür, ama çok yaygın değildir.\nPigme ispermeçet balinaları normalde ya yalnız dolaşırlar ya da gruplar halindedirler, ama en fazla altı bireye kadar oluşan gruplarda görülmüşlerdir. Dalışları tahmini ortalama 11 dakika sürmektedir, yine de 45 dakikaya kadar yaptıkları daha uzun dalışlar da bildirilmiştir. Pigme ispermeçet balinaların ultrasonik tıklamaları 60 ile 200 kHz arasında değişmektedir, en fazla ise 125 kHz değerine çıkmıştır, ayrıca bu hayvanlar 1 ila 2 kHz değerlerinde alt frekans \"bağırışları\" da yapmaktadır.\nMide içeriğinin analizine göre pigme ispermeçet balinaları öncelikli olarak kafadan bacaklılardan beslenmektedirler, en yaygın ortasu ortamlarında bulunan biyolüminesans türlerinden. En yaygın avları arasında cranchiidae, lycoteuthid, ommastrephid, kalamarlar ve ahtapotlar bulunmaktadır. Ayrıca bu hayvanların derin su karidesi de yediği de bildirilmiştir, ama cüce ispermeçet balinaları ile karşılaştırıldıklarında, daha az tüketmektedirler.\nKendilerini avlayan türler büyük beyaz köpek balıkları ve katil balinalardır.\nPigme ispermeçet balinaları ve cüce ispermeçet balinaları kalamarlara benzer bir şekilde bir \"mürekkep\" türü kullanıp yırtıcılıktan kaçınmalarıyla diğer deniz memelileri arasında oldukça eşsizdirler. İki tür de bağırsak sistemlerinin alt kısımlarında 12 koyu kırmızımsı-kahverengi akışkan madde alabilen bir keseye sahiptir, ki bu sıvılar potansiyel saldırganlara enjekte edilerek onları şaşırtmak ya da vazgeçirmek için kullanılır.\nPigme ispermeçet balinaları Atlas, Büyük ve Hint Okyanuslarının tropik ve ılıman sularında bulunurlar. Yine de, nadiren denizlerde de görülürler ki bu bilgi kendi yaşam alanlarının dışında olan bireylerden gelmektedir - bu da kesin bir doğal yaşam ve göç haritası oluşturmayı zorlaştırmaktadır. Açık deniz sularını tercih ettiklerine inanılmaktadır ve en sık 400 ila 1,000 m (1,300 to 3,300 ft) derinliğindeki sularda görülürler. Statüleri genellikle nadir olarak tanımlanır, ama ara sıra kıyıların yüksek yoğunluğu daha önceki bahsedilen bölgede daha yaygın olduğunu göstermektedir. Toplam nüfusları bilinmemektedir.\nİtalya'da olduğu gibi Güney Afrika ve Japonya'da da miyosen çökellerinde \"K. breviceps\" türünün fosilleri bulunmuştur.\nPigme ispermeçet balinaları hiçbir zaman büyük ölçülerde avlanmamışlardır. Kara esaslı balinacılar bu hayvanları Endonezya'da, Japonya'da, ve Küçük Antiller'de avlamışlardır. Bireylerin balık ağları ile yakalanıp öldürüldükleri de kayıt edilmiştir. Doğal yaşam alanlarından kopmuş bazı hayvanların midelerinde plastik çantalar görülmüştür - ki bu da bir endişe konusu olabilir. Bu faaliyetlerin türde yaşamsal bir uzun vadeli hasar oluşturup oluşturmadığı bilinmemektedir.\nPigme ispermeçet balinaları esarette pek becerikli değillerdir. Esaret altında en uzun hayatta kaldıkları süre 21 aydır ve esir olan çoğu birey bir ayda ölmektedir, çoğunlukla susuz kalma ve beslenme sorunlarından.\nPigme ispermeçet balinaları ASCOBANS ve ACCOBAMS tarafından korunmaktadır. Bu tür ayrıca Batı Afrika ve Macaronesia'nın Küçük Balinaları ile Denizayılarının Korunmasına ilişkin Mutabakat Zaptına (Batı Afrika'daki Sucul Memeliler MoU) ve Pasifik Adaları Bölgesi'nin Balinaları ve Onların Habitatlarının Korunmasına ilişkin Mutabakat Zaptına (Pasifik Balinaları MoU) dahil edilmiştir.\n\n\nWaar is de zon?\nWaar is de zon? (Türkçe: \"Güneş nerede?\"), 1994 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Willeke Alberti tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 4 puanla 23. olmuştur.\n\n\nFinans merkezi\nFinans merkezi, bankalar, yatırım yöneticileri veya borsalar gibi ulusal veya uluslararası önemli finansal hizmet sağlayıcılarının bulunduğu bir merkezdir. Tanınmış finans merkezi, uluslararası bir finans merkezi (IFC) ya da küresel bir finans merkezi ve çoğu zaman da bir küresel kent olarak tarif edilebilir.\nMart 2016 tarihi itibarı ile en büyük 10 global finans merkezi\n\n\nVrede\nVrede (Türkçe: \"Barış\"), 1993 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Ruth Jacott tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 92 puanla 6. olmuştur.\n\n\n1960 Türkiye nüfus sayımı\n\n\n\nWijs me de weg\nWijs me de weg (Türkçe: \"Bana yolu göster\"), 1992 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Humphrey Campbell tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 67 puanla 9. olmuştur.\n\n\nResmî kalkınma yardımı\nResmî kalkınma yardımı (), OECD Kalkınma Yardımı Komitesi tarafından yardım ölçmek amaçıyla kullanılan bir terimdir. İlk kez 1969 yılında kullanılmış olup yaygın olarak uluslararası yardım akışının bir göstergesi olarak kullanılır ve bazı kredileri kapsamaktadır.\n\n\nMamadou Tandja\nMamadou Tandja (22 Aralık 1938), Nijerli asker ve siyasetçi. Tandja, Afrika ülkesi Nijer'de 1999 ile 2010 yılları arasında devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nİlk ve orta öğrenimini Mainé-Soroa'da tamamladıktan sonra 1955 yılında Mali'de bulunan Koulikoro'da askeri okulu ziyaret eden Tandja, 1959 yılında bu okuldaki eğitimini tamamlamıştır. 1959 yılı itibarıyla Nijer ordusunda astsubay rütbesi ile göreve başlayan Tandja, aynı yıl Madagaskar'a giderek Antananarivo'da bulunan astsubay okulunda askeri eğitimine devam etmiştir.1963 yılına kadar burada kalan Tandja, 1965 yılında bu sefer Fildişi Sahili'ne giderek burada Bouaké'de bulunan subay okulunu ziyaret etmiştir.\n1974 yılında dönemin devlet başkanı Hamani Diori'ye karşı gerçekleştirilen darbede \"Silahlı Kuvvetler Yüksek Konseyi\" üyesi olarak yer alan Tandja, 1976 yılından itibaren Maradi bölgesinin kaymakamı olarak görev almış, Yüksek Askeri Konsey Başkanı Seyni Kountché yönetiminde 1979 ile 1981 yılları arasında İçişleri Bakanlığı görevinde bulunmuştur. Bu görevinin ardından 1988 yılına kadar Tahoua bölgesinin kaymakamlık görevinde bulunan Tandja, aynı yıl Nijerya'ya 1990 yılına kadar görevde kalacağı büyükelçi olarak atanmıştır. 1990 yılında bir kez daha İçişleri Bakanlığı görevine atanan Tandja, bu görevi 1991 yılına kadar sürdürmüştür. 1991 yılında son olarak Yarbay rütbesi ile yer aldığı ordudaki görevinden ayrılan Tandja, siyasete geçiş yaparak Kalkınma Toplumunun Ulusal Hareket Partisi genel başkanlığı görevini üstlenmiştir.\nSiyasete atıldıktan sonra ilk defa 1993 yılında gerçekleştirilen devlet başkanlığı seçimlerinde adaylığını koyan Tandja, ilk turda oyların çoğunluğunu elde etmesine rağmen ikinci turda rakibi Mahamane Ousmane'ye karşı yenilerek seçimi kaybetmiştir. 1996 yılında Ousmane'ye karşı gerçekleştirilen darbenin ardından iktidarı ele alan Ibrahim Baré Maïnassara, aynı yıl gerçekleştirilen seçimlerde en fazla oyu alarak seçimle makamda kalmayı garantilemiş, bu seçimlere de katılan Tandja oyların %15'ini elde ederek üçüncü sırayı alabilmiştir. 1999 yılında bu sefer Maïnassara'nın darbe ile öldürülmesi ile boşta kalan devlet başkanlığı makamı için Ekim ve Kasım 1999'da iki turlu devlet başkanlığı seçimleri gerçekleştirilmiş, Tandja ikinci tur sonucunda rakibi eski başbakan Mahamadou Issoufou'ya karşı üstlünlük kurarak devlet başkanı olarak seçilmiştir.\n22 Aralık 1999 tarihinde yemin ederek görevine başlayan Tandja, bu şekilde ülke tarihinin demokratik yollarla makama gelen ilk devlet başkanı olma özelliğini elde etmiştir. Göreve geldiğinden itibaren ülke ekonomisinin kalkınması ve dış borçların ödenmesine yönelik adımlar atmaya çalışan Tandja, başbakanlık makamına da Hama Amadou'yu atamıştır. Şubat 2002 yılında uluslararası örgüt olan Nijer Havzası Otoritesi'nin genel başkanlığını üstlenen Tandja, Aralık 2002'den itibaren Batı Afrika Ülkeleri Ekonomi ve Para Birliği genel başkanlığı görevini de üstlenmiştir. Mart 2003'ten itibaren Sahel-Sahra Devletler Topluluğu örgütünün başkanlığı da Tandja tarafından yürütülmüştür..\n2004 yılında gerçekleştirilen devlet başkanlığı seçimlerinde yeniden aday olan Tandja, ikinci turda tıpkı 1999 seçimlerinde olduğu gibi rakibi Issoufou'ya karşı üstünlük elde ederek ikinci bir beş yıllık süre için makama seçilmiştir.\nNijer Anayasası'na göre bir devlet başkanı en fazla beş yıllık iki dönem için seçilebildiği için Tandja 2009 yılında söz konusu yasanın değişmesi adına referandum yapılmasını kararlaştırmış, bu sürecin öncesinde de bu kararı desteklemedikleri gerekçesiyle meclisi ve Anayasa Mahkemesini fesh etmiştir. 2009 yılında gerçekleştirilen parlamento seçimleri muhalefet boykot etmiş, tartışmalı seçimler nedeniyle Batı Afrika Ülkeleri Ekonomik Topluluğu Nijer'in üyeliğini askıya almıştır.\n18 Şubat 2010 tarihinde kendisine karşı gerçekleştirilen askeri darbe ile görevinden uzaklaştırılan Tandja, başkent Niamey'de askeri üs noktasında tutulmuş daha sonra da ev hapsine alınmıştır. 2011 yılının başlarında sivil bir cezaevine nakledilen Tandja, Mayıs 2011'de kendisine atfedilen tüm suçlardan beraat ederek serbest bırakılmıştır.\nTandja Ekim 2012'de yasa gereği tüm eski devlet başkanlarının yer aldığı \"Cumhuriyet Konseyi\" üyesi seçilmiştir.\n\n\nWoodcliff Lake, New Jersey\nWoodcliff Lake, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Bergen ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,730'dır.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nWyomissing, Pensilvanya\nWyomissing, Amerika Birleşik Devletleri'nin Pensilvanya eyaletinde yer alan ve Berks ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 10,461'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nHavacılık ve uzay\nHavacılık ve uzay, havacılık ve uzay teknikleri bir araya getiren bir bilim dalıdır. Havacılık ve uzay kuruluşları, hava veya uzay araçlarını araştırma, tasarım, üretim ve işletme ile ilgilenirler. Havacılık ve uzay faaliyetlerinin, ticari, endüstriyel ve askeri olmak üzere sayıda uygulamaları bulunmaktadır.\n\n\nNijer Havzası Otoritesi\nNijer Havzası Otoritesi (İngilizce:\"Niger Basin Authority\", Fransızca:\"Autorité du Bassin du Niger\"), Afrika'da ilk olarak 1964'te kurulan, 1980 yılında da bugünkü halini alan uluslararası örgüt.\nÖrgütün üyeliklerini Afrika kıtasının batısında yer alan ve Nijer havzası içerisinde bulunan dokuz ülke oluşturmaktadır. Benin, Burkina Faso, Kamerun, Çad, Fildişi Sahili, Gine, Mali, Nijer ve Nijerya'nın üye olarak yer aldıkları oluşumda örgütün amacı Nijer havzasında bulunan kaynakların yönetilmesi ve geliştirilmesidir.\nİlk olarak 1964 yılında Gine'de \"Nijer Komisyonu\" adı altında kurulan örgüt, 1980 yılında bugünkü halini almıştır. Örgütün merkezi Nijer'in başkenti Niamey'de bulunmakta olup, İngilizce ve Fransızca örgütün kullandığı resmi dillerdir.\nBenin\n\n\nIk wil alles met je delen\nIk wil alles met je delen (Türkçe: \"Seninle herşeyi paylaşmaya hazırım\"), 1990 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Maywood tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 25 puanla 15. olmuştur.\n\n\nBlijf zoals je bent\nBlijf zoals je bent (Türkçe: \"Yolunda kal\"), 1989 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Justine tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 45 puanla 15. olmuştur.\n\n\nDiana Wynne Jones\nDiana Wynne Jones (d. 16 Ağustos 1934 - ö. 26 Mart 2011), İngiliz yazar, özellikle fantastik romanlar yazmıştır.\n\n\nShangri-La\nShangri-La (Türkçe: \"Shangri-La\"), 1988 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Gerard Joling tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 70 puanla 9. olmuştur.\n\n\nRechtop in de wind\nRechtop in de wind (Türkçe: \"Dik rüzgâr\"), 1987 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Marcha tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 83 puanla 5. olmuştur.\n\n\nAstronotik\nAstronotik veya kozmonotik, Dünya atmosferi dışında teori ve navigasyon uygulamasıdır.\n\n\nAlles heeft ritme\nAlles heeft ritme (Türkçe: \"Her şeyin ritmi var\"), 1986 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Frizzle Sizzle tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 40 puanla 13. olmuştur.\n\n\nIk hou van jou\nIk hou van jou (Türkçe: \"Seni seviyorum\"), 1984 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Maribelle tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 34 puanla 13. olmuştur.\n\n\nSing Me A Song\nSing Me A Song (Türkçe: \"Bana bir şarkı söyle\"), 1983 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Bernadette tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 66 puanla 7. olmuştur.\n\n\nJij en ik\nJij en ik (Türkçe: \"Sen ve ben\"), 1982 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Bill van Dijk tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 8 puanla 16. olmuştur.\n\n\nMuhammed Rıza Serşar\nMuhemmedreza Serşar araştırmacı, edebiyat eleştirmeni, romancı ve yazar.\nO 1944 yılında Kazerun'da doğdu. İran Bilim ve Teknoloji Üniversitesi endüstri mühendisliği Bölümünü okuyordu ama yazı sevmek için üniversiteyi bıraktı. 1980 yılında Şiraz'da evlendi.\nİlk kitabı 1976 yılında yayımladı. O, İran'da birkaç büyük ödülü kazandı ve onun kitapları birkaç dile tercüme edilmiştir. Onun kitapların çocuklar için uygundır.\n\n\nHet is een wonder\nHet is een wonder (Türkçe: \"Bu bir mucize\"), 1981 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Bill van Dijk tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 51 puanla 9. olmuştur.\n\n\nAmsterdam (Maggie MacNeal şarkısı)\nAmsterdam (Türkçe: \"Amsterdam \"), 1980 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Maggie MacNeal tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 93 puanla 5. olmuştur.\n\n\nIsidore Mvouba\nIsidore Mvouba (1954), Kongolu siyasetçi. Mvouba, Afrika ülkesi Kongo Cumhuriyeti'nde 2005 ile 2009 yılları arasında başbakan olarak görev yapmıştır.\n1977 yılında Kongo Demiryolları memuru olarak göreve başlayan Mvouba, o dönem için tek yasal parti olan Kongo İşçi Partisi'ne girerek siyasete dahil olmuştur. Ülkede uzun süreli devlet başkanlığı makamında bulunan Denis Sassou Nguesso'nun en yakınında yer alan kişi olarak Nguesso'nun 1992 ile 2002 yılları arasında gerçekleştirdiği tüm seçim kampanyalarının yöneticisi olarak görev almıştır. Nguesso'nun makamdan ayrılması sonrasında 1993 yılında devlet başkanı Pascal Lissouba'nın Ticaret Bakanlığı teklifini geri çevirmiştir.\nNguesso'nun 1997 yılında yeniden devlet başkanlığı makamına gelmesi ile birlikte yeniden devlet kademesinde görev almaya başlayan Mvouba, 7 Ocak 2005 tarihinde 1997 yılından bu yana boş olan başbakanlık makamına atanmıştır. Nguesso tarafından alınan bu karar başbakanlık makamının görev olarak anayasada belirtilmemiş olmaması nedeniyle şiddetli tartışmalara neden olmuş, tüm bu tartışmalara rağmen Mvouba görevi 15 Eylül 2009 tarihine kadar sürdürmüştür. Söz konusu tarihte kurulan yeni hükumette başbakanlık makamının kaldırılması ile birlikte görevi sona eren Mvouba, Ekonomi ve Ulaştırma Bakanı olmuştur.\n2012 seçimlerinin ardından oluşturulan hükumette 25 Eylül 2012 tarihi itibarıyla Endüstriyi Kalkındırma ve Özel Sektörü Geliştirme Bakanı olarak yer almıştır.\n2013 yılı içerisinde yaşadığı kalp sorunları nedeniyle beş ay boyunca Paris'te tedavi gören Mvouba, 19 Eylül 2013 tarihinde ülkesine geri dönmüştür.\n\n\nNorwood, New Jersey\nNorwood, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Bergen ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,711'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nColorado (şarkı)\nColorado (Türkçe: \"Colorado\"), 1979 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Sandra Reemer tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 51 puanla 12. olmuştur.\n\n\n't Is OK\n't Is OK (Türkçe: \"Tamam\"), 1978 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Harmony tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 37 puanla 13. olmuştur.\n\n\nHightstown, New Jersey\nHightstown, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Mercer ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,494'tür.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nDe mallemolen\n'De mallemolen (Türkçe: \"Atlıkarınca\"), 1977 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Heddy Lester tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 35 puanla 12. olmuştur.\n\n\nEnglewood Cliffs, New Jersey\nEnglewood Cliffs, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Bergen ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,281'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nThe Party's Over\n'The Party's Over (Türkçe: \"Parti'nin bitişi\"), 1976 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Sandra Reemer tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 56 puanla 9. olmuştur.\n\n\nFIVB Dünya Kulüpler Şampiyonası\nFIVB Dünya Kulüpler Şampiyonası, iki ayrı kategoride düzenlenen voleybol şampiyonalarıdır.\n\n\nAdolf Hitler'in 50. doğum günü\nAdolf Hitler'in 50. doğum günü, 20 Nisan 1939'da Nazi Almanyası genelinde ve dünyanın bazı kesimlerinde millî bayram olarak kutlandı. Müttefikler diplomatik olarak kutlamaları yok saysa da Almanya genelinden ve Mihver ülkelerinden Hitler'e hediyeler yollandı, telgraflar çekildi. Kara, hava ve deniz kuvetlerinin yanı sıra SS birliklerinin de katıldığı doğum günü kutlamasında yaklaşık 50 bin kişi Berlin sokaklarında yürüdü.\n18 Nisan 1939'da Nazi Almanyası hükûmeti, Führer Adolf Hitler'in doğum günü olan 20 Nisan'ı millî bayram ilan etti. Bunun üzerine ülke genelindeki tüm belediyelerde ve Danzig Serbest Şehri'nde şenlikler düzenlendi. Ian Kershaw, Nazi Propaganda Bakanı Joseph Goebbels tarafından Berlin'de hazırlanan bu etkinlikleri \"Führer tutkusunun hayret verici bir fantezisi; yalakalık ve dalkavukluğun savurganca dışa vurumu Führer'in daha önceki tüm doğum günlerinin üstüne çıktı.\" sözleriyle değerlendirdi.\nKutlamalar, 19 Nisan günü öğleden sonra Hitler'in içinde olduğu otomobilin liderliğindeki elli beyaz limuzinden oluşan konvoyun yeni tamamlanmış Doğu-Batı Aksı'ndan geçişiyle başladı. Doğu-Batı Aksı, planlanan II. Dünya Savaşı zaferinden sonra yeni başkent ilan edilmesi düşünülen Welthauptstadt Germania'nın ana bulvarı olmak üzere Albert Speer tarafından tasarlanmıştı. Hitler, Speer'in burada bulvarın tasarımıyla ilgili konuşma yapmasını bekliyordu ancak Speer konuşma yapmamak için bulvarın varlığının gereken her şeyi ifade ettiğini söyleyerek Hitler'i güldürdü. Ardından Almanya'nın her tarafından katılımın olduğu bir fener alayı düzenlendi, Hitler alayı Reichskanzlei'daki bir balkondan takip etti. Daha sonra Hitler âdeti olduğu üzere yakınlarıyla oturup sohbet etti. Goebbels günlüğüne, Hitler'le uzun süre muhabbet ettiklerini, gece yarısından sonra doğum gününü kutladıklarını, yanından geç ayrıldıklarını yazdı. Bu sürede Hitler astlarının tebriklerini ve hediyelerini kabul etti. Hediyelerin arasında heykeller, bronz dökümler, Meissen porseleni, yağlı boya tablolar, halılar, ender bulunan madeni paralar, antika silahlar ve çok sayıda \"kitsch\" eşya bulunmaktaydı. Hitler bunlardan bazılarını beğendi, bazılarıyla dalga geçti, çoğunu görmezden geldi.\nSpeer, kutlamalarda Hitler'e Berlin'in yeniden inşası için planlanan devasa zafer takının modelini sundu. Ardından Hitler'in pilotu Hans Baur ise Speer'a, gelecek yıl Hitler'in resmî uçağı olarak kullanılmaya başlanacak olan dört motorlu Focke-Wulf 200 model yolcu uçağı \"Führer Makinesi\"nin bir modelini sundu.\n20 Nisan günü kutlamalar, sabah sekizde Reichskanzlei bahçesinde bando gösterisiyle başladı. Sabahleyin Wilhelmplatz'ta toplanan bir kalabalık kutlama yaptı.\nDoğum günü kutlamalarının önemli bir amacı Nazi Almanyası'nın askerî güç ve yeteneklerini olabildiği kadar göstermekti. Böylece Batılı güçlere bir uyarı verilmiş olacaktı. Hitler 10.15'te Reichskanzlei'dan ayrılarak geçidin yapılacağı Doğu-Batı Aksı'na geldi ve Charlottenburg Teknik Yüksekokulu önündeki tribünde geçidi ayakta izledi. Kutlamaların bir parçası olan yaklaşık beş saatlik askerî geçitte 600 tank, 12 Luftwaffe bölüğü, 12 ordu bölüğü, 12 donanma bölüğü ve bunların yanı sıra \"Schutzstaffel\" (SS) birlikleri yer aldı. Böylece toplamda 40.000 ila 50.000 kişilik Alman birliği geçide katılmış oldu. Yüz binlerce kişi tarafından izlenen geçit sırasında tribünlerde 20.000 resmî davetli vardı. Ayrıca 162 savaş uçağı aynı esnada Berlin semalarında boy göstermekteydi. Geçitte büyük uzun menzilli hava savunma topçu silahları sergilendi, Nazi Almanyası'nın motorlu topçu teknolojisinin ve hava savunma birliklerinin gelişimi vurgulandı. Etkinliklerin düzenleyicisi Joseph Goebbels, canlı yayınlanan konuşmasında Alman halkına şunları söyledi:\nÜlke genelinde askerî liderler doğum gününü kutlamak üzere birliklerine seslendi. Tümgeneral (sonradan \"Generalfeldmarschall\") Erich von Manstein gibileri başkomutanlarını özel bir coşkuyla övdü. Kutlamalara 23 ülkeden resmî temsilciler katıldı. Papalık elçisi Cesare Orsenigo, Slovak Cumhuriyeti Başkanı Jozef Tiso, Nazi Almanyası silahlı kuvvetleri şube başkanları ve Alman şehirlerinin belediye başkanları tebriklerini doğrudan şansölye binasında ilettiler. Hitler ve İtalya başbakanı Benito Mussolini birbirlerine çektikleri telgraflarla, o sıralar ikisi de faşist rejimle yönetilen Almanya ile İtalya Krallığı'nın dostluğunu düşmanlarının bozamayacağının teminatını verdiler. Hitler'in 1938'de Çekoslovakya'ya girmesinin ardından ülkeden çekilen Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Fransa elçileri geçitte yer almadı. ABD, birlik teftişi sırasında maslahatgüzar Raymond H. Geist tarafından temsil edildi. Başkan Franklin D. Roosevelt ise kendisinin yalnızca kral ve kraliçelerin doğum günlerini kutlaması uygulamasının bir devamı olarak Hitler'in doğum günü kutlamadı. Birleşik Krallık kralı VI. George, Hitler'e kutlama mesajı yolladı ancak bunun öncesinde danışmanlarıyla iki ülke arasındaki gergin ilişkileri göz önünde bulundurarak doğum gününün görmezden gelinip gelinmemesi hakkında fikir alışverişi yaptı. Bunların yanı sıra geçitte Polonya temsilîyeti de mevcut değildi.\nHitler'in siyasi manifestosu ve otobiyografisi olan \"Mein Kampf\"ın şatafatlı bir baskısı, 50. doğum günü şerefine 1939'da \"Jubiläumsausgabe\" (\"Yıldönümü Basımı\") başlığı altında yeniden yayımlandı. Yeni baskının kapağında büyük oranda lacivert ve yan kısmında keskin bir kırmızı renk kullanıldı. Ayrıca kapakta altın bir kılıç bulunmaktaydı. Alman yazar ve fotoğrafçı Heinrich Hoffmann, Hitler'in 50. doğum gününü konu alan \"Ein Volk ehrt seinen Führer\" (\"Bir Ulus Liderini Onurlandırıyor\") adlı bir kitap yazdı. Besteci Hans Rehberg ise kutlamalara uygun bir ilahi yazdı. Doğum günü kutlamalarının filmi olan \"Hitlers 50. Geburtstag\" (\"Hitler'in 50. Doğum Günü\") ise Nazi propagandasının bir parçası olarak kullanıldı ve ilerleyen dönemde pazar günleri düzenlenen Gençlik Film Saatleri'nde çok sayıda kişiye izletildi.\nDanzig Serbest şehri, doğum günü hediyesi olarak Hitler'e onursal vatandaşlık verdi. Führer, vatandaşlık belgesini şehrin Nazi lideri Albert Forster'ın elinden aldı. Bu dönemde Almanya ile Polonya arasındaki askerî ve siyasi gerginlik giderek artmaktaydı. Danzig'in Almanya'ya tekrar bağlanma ihtimali bu gerginliğin sebeplerinden biriydi ve \"Time\", haberlerinde bu ihtimali duyuruyordu. Hitler'in özel sekreteri Martin Bormann, Nazi Partisi'nin bir hediyesi olarak Kehlsteinhaus'u inşa ettirdi. Ancak yapının yeri yükseklik korkusu sebebiyle Hitler'in hoşuna gitmedi. Münih'teki bir bira fabrikası ise dispepsi yüzünden alkol içemeyen Hitler'e doğum günü hediyesi olarak özel yapım düşük alkollü bira üretti. İçki daha sonra düzenli olarak sipariş edildi.\nDoğum günü vesilesiyle düşük gelirli ailelere 15 Reichsmark ve her aileye bağımlı kişi için ekstra 5 Reichsmark dağıtıldı. Böylece toplamda 13 milyon Reichsmark harcandı.\n\n\nManik Depresif (albüm)\nManik Depresif, Allâme'nin 26 Haziran 2011 tarihinde çıkardığı stüdyo albümüdür. Albümde 10 parça bulunmaktadır.\n\n\nSomerdale, New Jersey\nSomardale, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Camden ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,151'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nAllâmonster Bootleg\nAllâmonster Bootleg, Allâme'nin 28 Ekim 2011 tarihinde Batarya Company'den çıkardığı stüdyo albümü. Albümde 2009-2011 yılları arasında kaydedilen 13 parça bulunmaktadır.\n\n\nYoussouf Saleh Abbas\nYoussouf Saleh Abbas (1952), Çadlı siyasetçi. Abbas, Afrika ülkesi Çad'da 2008 ile 2010 yılları arasında başbakanlık görevinde bulunmuştur.\nİlk ve orta öğrenimini tamamladıktan ve Bakalorya'da başarılı olduktan sonra 1973 yılında Sovyetler Birliği ve Fransa'da eğitim alabilmek adına bu ülkelere gitmiş ve uluslararası hukuk alanında master yapmıştır. Ülkesi Çad'a geri döndükten sonra 1979 ile 1981 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı bünyesinde farklı görevler üstlenen Abbas, 1981 yılında kısa bir süre devlet başkanı Goukouni Oueddei'nin diplomatik danışmanı olarak görev almıştır. Aynı dönemde 6 Aralık 1981 tarihinde kabine başkanlığı görevini de devralan Abbas, bu görevi Oueddei'in devrildiği 7 Haziran 1982 tarihine kadar sürdürmüştür.\n1990'lı yıllarda da birçok bakanlık bünyesinde danışman olarak görev yapan Abbas, devlet başkanı Idriss Déby'ye rakip olması nedeniyle bir müddet Fransa'da sürgün hayatın yaşamıştır. Bu süre zarfında kurulan isyancı hareket olan ve Tibesti Dağı'nda konuşlanan Çad Demokrasi ve Adalet Hareketi'nin (Fransızca:\"Mouvement pour la democratie et la justice au Tchad\") (MDJT) dış koordinatörlük görevini üstlenmiştir. 2001 yılında diğer birçok dış koordinatör gibi MDJT lideri Youssouf Togoïmi ile yaşanan görüş farklılıkları nedeniyle görevinden ayrılan Abbas, ilerleyen süreçte Çad hükûmeti ile varılan mutabakat sonucunda Çad'a dönerek 2006 yılından itibaren Déby'nin uluslararası alandaki danışmanı olarak göreve başlamıştır. 2007 yılından itibaren de Déby'nin özel temsilcisi olarak EUFOR ve MINURCAT misyon çalışmalarında Déby'yi temsil etmiştir.\n15 Nisan 2008 tarihinde başbakan olarak atanana kadar tüm bu görevleri sürdüren Abbas, başbakan olarak atandıktan sonra bu görevleri bırakmıştır. Doğu Çad kökenli biri olarak Abbas'ı başbakanlık makamına atayan Déby, bu adımı ile ülkenin doğusunda yaşanan isyan olaylarının önüne geçmeyi hedeflemiştir. Bu makama getirilene kadar kamuoyunda pek bir bilinirliği bulunmayan Abbas, bu görevi 5 Mart 2010 tarihine kadar sürdürmüştür. Abbas'ın başbakanlıktaki son dönemlerinde özellikle Aralık 2009'dan itibaren yapılan hükûmet toplantılarına katılmaması Déby ile yaşadığı \"siyasi görüş farklılığı\" olarak yorumlanmış, Abbas bu sürecin sonucunda da 5 Mart 2010 tarihinde istifasını Déby'e sunarak görevinden ayrılmıştır. İstifasının Déby tarafından kabul edilmesi ile birlikte makama yeni başbakan olarak Emmanuel Nadingar atanmıştır.\n\n\nBellek Teknolojisi Aygıtı\nBellek Teknolojsi Aygıtı (BTA) Linux'un flaş bellekler ile etkileşime geçebilmesi için kullanılan bir aygıt dosyasıdır. BTA alt sistemi, donanımlara ait aygıt sürücüleri ve yüksek seviye uygulamalar arasında bir soyutlama katmanı sağlamak için oluşturulmuştur. Karakter ve blok aygıtı dosyalarının daha önceden de var olsa da, anlam biçimleri flaş bellekli aygıtların çalışma prensipleriyle uyuşmamaktadır.\nUSB Bellekler, MMC Kartlar, SD Kartlar, CompactFlash kartlar ve diğer popüler taşınabilir aygıtlar BTA'lar ile karıştırılmamalıdır. Flaş bellek bulundurmalarına rağmen, bu bellek Flaş Çeviri Katmanı kullanan bir blok aygıtının arkasında gizlenmiştir. \nBir BTA kullanılırken, JFFS2 veya YAFFS gibi BTA tanıyabilen dosya sistemlerinin kullanımı önerilir. BTA alt sistemi blok aygıtlarının dışa aktarımını gerçekleştirebilir, bu da ext4 gibi popüler dosya sistemlerinin kullanımına olanak tanır. Ancak, bir BTA'nın bu şekilde kullanılması, bu tür dosya sistemlerinde hatalı blok bulabilme veya aşınma dengeleme teknolojisi bulunmadığından önerilmez.\n\n\nPenns Grove, New Jersey\nPenns Grove, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Salem ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,147'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nSalem, New Jersey\nSalem, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Salem ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,146'dır.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nMount Arlington, New Jersey\nMount Arlington, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Morris ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,050'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nFranklin, New Jersey\nFranklin, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Sussex ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,045'tir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nHighlands, New Jersey\nHighlands, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Monmouth ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,005'tir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nClementon, New Jersey\nClementon, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Camden ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,000'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nFIVB Kadınlar Dünya Kulüpler Şampiyonası\nFIVB Kadınlar Dünya Kulüpler Şampiyonası, erkek ve kadınlarda olmak üzere, her kıta konfederasyonlarının şampiyon kulüpleri arasında gerçekleştirilen voleybol şampiyonasının kadınlar kategorisinde yapılanıdır. Yarışma ilk kez 1991 yılında Brezilya'nın, São Paulo kentinde düzenlendi.\n\n\nAçlık (albüm)\nAçlık, Allâme'nin 10 Şubat 2013 tarihinde Batarya Company'den çıkardığı EP albümüdür. Albümde 7 parça bulunmaktadır.\n\n\nSavaş (albüm)\nSavaş, Allâme'nin 11 Ekim 2014 tarihinde Batarya Company etiketiyle piyasaya çıkardığı stüdyo albümü. Albümde 15 parça bulunmaktadır.\n\n\nDemarest, New Jersey\nDemarest, Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan ve Bergen ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 4,881'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nUluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı\nUluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı ya da ISSA (\"International Social Security Association\"), sosyal güvenlik ile ilgili ulusal kurum ve kuruluşları bir araya getiren uluslararası teşkilattır. 1927'de kurulan teşkilata 160 ülkeden 340 üye kurum ve kuruluş bulunmaktadır. Merkezi İsviçre'nin Cenevre kentindeki Uluslararası Çalışma Örgütü binasında bulunmaktadır.\nÜlkelerdeki çalışma yasalarında ve bu alana ilişkin uygulamalarda standartları geliştirmek ve ileriye götürmek gibi bir amaçla kurulan kuruluştur.\nISSA, 4 Ekim 1927'de Uluslararası Çalışma Örgütü desteğiyle kuruldu.\n\n\nFrancisco Mendes\nFrancisco Mendes ya da takma adı Chico Té (7 Şubat 1939 - 7 Temmuz 1978), Gine-Bissaulu asker ve siyasetçi. Mendes, Afrika ülkesi Gine-Bissau'da ülkenin ilk başbakanı olarak 1973 ile 1978 yılları arasında başbakanlık makamında bulunmuştur.\n1974 yılına kadar Portekiz'e karşı yürütülen gerilla savaşında Gine ve Yeşil Burun'un Bağımsızlığı için Afrika Partisi saflarında yer alan Mendes, ordu içerisinde general rütbesiyle görevini yürütmüştür. 1962 yılında PAIGC içerisinde Bafata bölgesine siyasi komiser olarak atanan Mendes, 1963 ile 1964 yılları arasında ülkenin Senegal sınırına yakın doğu cephesinde görevlendirilmiştir. 1964 yılında PAIGC politbüro üyesi olan Mendes,1965 yılında örgütün \"savaş meclisi\" üyesi olmuştur.\nÜlkesinin tek taraflı bağımsızlık ilanından sonra 23 Eylül 1973 tarihinde Gine-Bissau'un ilk başbakanı olarak makama gelen Mendes, başbakanlık görevini \"Comissário Principal\" (Türkçe: Birinci Komiser) unvanı ile yürütmüştür.\n7 Temmuz 1978 yılında ülkenin iç kesimlerinde yaşanan ve nedenleri hakkında detaylı bir bilgiye erişilemeyen trafik kazası neticesinde hayatını kaybetmiştir.\nFrancisco Mendes'in ismi Yeşil Burun Adaları'nda Praia'da bulunan ancak günümüzde atıl bir konumda olan Francisco Mendes Uluslararası Havalimanı'na verilmiştir.\n\n\nHaydarabad Nizamlığı\nHaydarabad Nizamlığı, Hindistan’ın güneyinde Babür İmparatorluğu devlet adamı Nizâmülmülk Âsafcâh’ın kurduğu 1724-1948 yılları arasında hüküm süren devlet.\nBabür Devleti tarafından dekkan bölgesine atanan Kemalledin Asıf Şah , Babür İmparatorluğunun Maratha ile olan savaşını kaybetmesiyle otorite boşluğundan yararlanarak 1724 Yılında Haydarabad Devletinin Şahı ilan edip Marathalılarla savaşıp devletini büyütmüştür.1947 yılında fiilen Hindistan ile birleşmiş ve 1948 yılında ise yıkılmıştır\n\n\nHırvatistan-Slavonya Krallığı\nHırvatistan-Slavonya Krallığı (; ; ), Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'na bağlı özerk bir krallık idi. 1868 yılında Hırvat-Macar Uzlaşması sonucunda Hırvatistan ve Slavonya krallıklarının birleşmesiyle kurulmuştur. Krallık Avusturya-Macaristan İmparatoru tarafından \"Hırvatistan-Slavonya Kralı\" unvanıyla yönetilmekteydi ve yardımcı olarak kral tarafından bir ban atanmaktaydı. 1918 yılında I. Dünya Savaşı'nın sonunda bağımsızlığını ilan ederek Sloven, Hırvat ve Sırp Devleti'ni oluşturan unsurlardan biri olmuştur.\n\n\nOsman Olcay Yazıcı\nOsman Olcay Yazıcı, Türk Şair, Yazar ve Gazeteci.\n1953 yılında Trabzon, Sürmene’de doğdu. İlkokulu Trabzon’da, ortaokulu Zeytinburnu’nda, liseyi Zonguldak’ta, üniversiteyi İstanbul’da okudu. Türk Edebiyatı, Millî Kültür, Boğaziçi, Meşale, İnsan ve Kâinat, Kültür Dünyası, Pınar, Tarih-Düşünce ve Kubbealtı Akademi Dergilerinde şiir, hikâye ve deneme yazıları yayımlandı. Meslek hayatının ilk yıllarında Türk Edebiyatı Dergisi’nin Yazı İşleri Müdürlüğünü yürüttü. 12 yıl süreyle Türkiye (gazete)si’nin çeşitli birimlerinde görev alarak yöneticilik yaptı. Doksanlı yıllarda Kültür Dünyası Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmenliği’ni üstlendi. Daha sonraları Ayyıldız Gazetesi’nin Kültür Sanat ve Düşünce sayfasını yönetti. 12. Dünya Şairleri Kongresi ve Yunus Emre’ye Saygı Kurultayı’na “Derviş” isimli şiiri ve “Yunus Emre’nin Rüzgârıyla” konulu tebliği ile katıldı ve Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından teşekkür belgesi ile taltif edildi. (1991) Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, İLESAM ve Türkiye Yazarlar Birliği üyeliği bulunan Olcay Yazıcı bir dönem Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği'nde (ESKADER) Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. Vefatından önce İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı'nın dergi-yayın editörlük görevini üstlendi. “Dil Estetiği” üzerine Çeşitli radyo ve televizyonlarda program yapıp sundu. İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) bazı kitaplarını yayına hazırladı. Hikâye dalında Türk Edebiyatı Vakfından Birincilik Ödülü aldı. (1982) Şiirlerinden kimileri Mustafa Yıldızdoğan, Ahmet Yılmaz ve Arif Nâzım tarafından bestelendi. 12 Eylül 2010 tarihinde vefat etti. Mezarı Zeytinburnu-Topkapı Mezarlığındadır.\n\n\nAvusturya-Macaristan yönetiminde Bosna-Hersek\nAvusturya-Macaristan yönetiminde Bosna-Hersek, 1878-1918 yılları arasında Bosna-Hersek'te Avusturya-Macaristan İmparatorluğu idaresini ifade eder. 1878 yılında 93 Harbi'nden sonra yapılan Berlin Antlaşması ile Bosna Vilayeti imtiyazlı bir vilayet haline geldi ve fiilen Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun hakimiyetine girdi. 1908 yılında Bosna Bunalımı sonrasında Avusturya-Macaristan Bosna-Hersek'i ilhak etti ve Avusturya ile Macaristan arasında bir kondominyum kuruldu. 1918 yılında I. Dünya Savaşı'nın sonunda bağımsızlığını ilan ederek Sloven, Hırvat ve Sırp Devleti'ne katıldı.\n1878'de Berlin Kongresi ile resmi olarak Osmanlı İmparatorluğu'nun bir parçası olan Bosna Vilayeti'nin Avusturya-Macaristan işgali onaylandı. 30 yıl sonra, 1908'de Avusturya-Macaristan, Avusturya ve Macaristan'ın ortak denetimi altında Bosna-Hersek Mülkiyetini kurarak işgal altındaki bölgeyi resmi olarak devletine katarak Bosna Krizini provoke etti.\n1877-78 Rus-Türk Savaşından sonra Temmuz ve Haziran 1878'de Berlin Kongresi süper güçler tarafından organize edildi. Sonuçta ortaya çıkan antlaşmada, Bosna-Hersek'in nominal olarak Osmanlı egemenliğine girmesine neden oldu, ancak fiilen de Yeni Pazar'ın sancağını tutma hakkını elde eden Avusturya-Macaristana devredildi. 25. maddedeki bilgiye göre:\n\"Bosna-Hersek Vilâyetleri Avusturya-Macaristan tarafından işgal edilecek ve idare edilecektir. Avusturya-Macaristan hükûmeti, Sırbistan ile Karadağ arasında güneydoğu yönündeki Mitrovitza'nın diğer tarafına uzanan Yeni Pazar Sancağının idaresini üstlenmek istemediği için Osmanlı yönetimi, oradaki görevlerini yerine getirmeye devam edecektir. Yine de, yeni siyasi durumun ve haberleşme özgürlüğünün ve güvenliğinin sağlanması için Avusturya-Macaristan, eski vilâyetin bu bölümünün tamamında, garnizon bulundurması, askeri ve ticari yollara sahip olma hakkını saklı tutar.\"\nAvusturya-Macar ordusu, Haziran 1878'in sonunda 82.113 piyade, 13.313 atlı ve 112 topçu birlikle Bosna,Hersek'e saldırmak için mobilize çabasıyla meşgul oldu. 17. Piyade tümeni, ayrıca Dalmaçya Krallığı'ndaki arka orduydu. Ana kumandan Josip Filipoviç'ti; Dalmaçyadaki arka ordunun komutanı Gavrilo Rodić iken 17. Piyade tümeni Stjepan Jovanović'in komutasındaydı. Bosna-Hersek'in işgali 29 Temmuz 1878 de başladı ve 20 Ekim'de son buldu.\nBosna-Hersek'teki Osmanlı ordusu, yaklaşık 40.000 piyade ve 77.000 topçu, yerel milislerle beraber yaklaşık 93.000 kişiydi. Avusturya-Macar birliklerli, hem Müslümanlar, hem de Ortodoks nüfus tarafından hoş karşılanmadı, dolayısıyla Čitluk, Stolaç, Livno ve Klobuk yakınlarında savaşlar yapıldı. Maglaj ve Tuzla'daki geri çekilmelere rağmen, Saraybosna Ekim 1878'de işgal edildi. Avusturya-Macar kayıpları 5.000'i aştı ve siyasi liderler birbirlerini suçladı. Avusturya-Macaristan işgalinin Bosnalı Müslümanların dinlerine dayalı ayrıcalıklı konumlarını kaybedeceği anlamına geldiğini fark etmesiyle, Müslümanlardan şiddetli direniş beklendi.\nGerilimler ülkenin belirli bölgelerinde ağırlıkla yaşandı (özellikler Hersek) ve bununla beraber ağırlıklı olarak Müslümanlar göç etmeye başladı. Avusturya-Macaristan yetkilileri, Bosna-Hersek'i \"model koloni\" haline getirmek amacıyla bir dizi sosyal ve idari reformlar yaptılar. Habsburg yönetimi, yükselen Slav milliyetçiliğini bastırmak, istikrarlı bir yönetim kurmak amacıyla kanunlar ve yeni siyasi uygulamalar getirmek amacıyla birçok şey yaptı.\nBosna-Hersek'te her büyük azınlık kendi siyasi partisi tarafından temsil edildi. Müslümanlar, Müslüman Halk Örgütü tarafından temsil edildi, Sırplar Sırp Halk Birliği, Hırvatlar ise Hırvat Halk Birliği ve Hırvat Katolik Birliği tarafından temsil edildi.\nBosna Parlamentosu 1910'da kuruldu.\nParlamento partileri\nParlamento dışı partiler\n\n\nKutsal Macaristan Tacı\nKutsal Macaristan Tacı veya Aziz Istvan'ın Tacı (), Macaristan Krallığı'nda kral tarafından kullanılan bir taçtı. 12. yüzyıldan itibaren varlığı boyunca krallar bu taç ile taçlandırılmıştır.\n\n\nAhmad Tejan Kabbah\nAhmad Tejan Kabbah (16 Şubat 1932 - 13 Mart 2014), Sierra Leoneli siyasetçi. Kabbah, Afrika ülkesi Sierra Leone'de 1996-1997 ile 1998-2007 yılları arasında olmak üzere devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nÜlkesinde ilk ve orta öğrenimini aldıktan sonra Galler'e giden Kabbah, burada Cardiff College of Technology and Commerce ile Galler Üniversitesi'nde lisans eğitimlerini almış ve 1959 yılında İktisat alanında Bakalorya almıştır. Bu eğitiminin ardından hukuk üzerine de eğitim alan Kabbah,1969 yılında avukat olmuştur. Londra'da mesleğine başlayan Kabbah, daha sonra ülkesine dönerek kamu kuruluşlarında görev almıştır.\n1973 yılından itibaren Birleşmiş Milletler adına çalışmaya başlayan Kabbah, yirmi yıl boyunca görev aldığı BM çatısı altında Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı başkan yardımcısı olarak Lesotho, Tanzanya, Uganda, Zimbabve ve Güneybatı Afrika (günümüzde Namibya) gibi farklı ülkelerde bulunmuştur. İlerleyen süreçte BM merkezine alınan Kabbah, burada Afrika kıtasının doğu ve güney bölgelerinden sorumlu olmuştur. 1992 yılında BM'den emekli olan Kabbah, ülkesine dönmüştür.\n1992 yılında gerçekleştirilen darbe sonucu 1985 yılından bu yana devlet başkanlığı makamında bulunan Joseph Saidu Momoh'u deviren cuntanın başında yer alan Valentine Strasser'in ricası ile yeni hazırlanacak anayasa taslağının oluşturulması için kurulan komisyonda yer almıştır. Bu süreçte planlanan yeni devlet başkanlığı seçimleri arifesinde bu kez Strasser'e karşı Julius Maada Bio tarafından başka bir askeri darbe gerçekleştirilmiştir. Yaşanan bu darbeye rağmen devlet başkanlığı seçimleri planlandığı gibi 26 Şubat 1996 tarihinde yapılmış, seçimlere Sierra Leone Halk Partisi adayı olarak katılan Kabbah, ikinci tur sonuçlarına göre oyların %59,5'ini elde ederek ülkenin yeni devlet başkanı olmuştur.\n25 Mayıs 1997 tarihinde kendisine karşı gerçekleştirilen askeri darbe sonucu kısa bir süre Gine'ye sürgüne giden Kabbah, Mart 1998'de Batı Afrika Ülkeleri Ekonomik Topluluğu birliklerinin darbeyi bastırması sonucu yeniden Sierra Leone'ye geri dönmüştür. Yeniden makama gelen Kabbah 2002 yılında gerçekleştirilen yeni seçimlerde ilk turda oyların %70,1'ini elde ederek beş yıllık süre için makama yeniden seçilmiştir.\n4 Ağustos 2006 tarihinde yeni devlet başkanlığı seçimleri olacağını açıklayan Kabbah, 11 Ağustos 2007'de gerçekleştirilen seçimlere katılmayarak makamdan ayrılmıştır. Kabbah 17 Eylül 2007 tarihinde görevi yeni seçilen devlet başkanı Ernest Bai Koroma'ya devretmiştir.\nKabbah yaşadığı hastalığın ardından 13 Mart 2014 tarihinde başkent Freetown'da hayatını kaybetmiştir. Kabbah cenazesi 23 Mart 2014 tarihinde devlet töreni ile defnedilmiştir.\n\n\nJenő Janovics\nJenő Janovics, (8 Aralık 1872 – 16 Kasım 1945) Macar yönetmen, senarist, sessiz film oyuncusu. 1913 ve 1920 yılları arasında 33 film yönetti. Ayrıca 1913 ile 1918 yılları arasında 30 filmde senaristlik yaptı. Corvin Film stüdyosunun kurucusudur. Macar yönetmen Alexander Korda'nın yükselmesini sağlamıştır.\nJanovics, Ungvár, Carpathian Ruthenia, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'da (şimdi Ujgorod, Ukrayna) doğdu. Kolozsvár, Northern Transylvania, Macaristan'da (şimdi Kaloşvar, Romanya) öldü.\n\n\nKral Pop TV Top 20 - 2016 yılı\nKral Pop TV Top 20 - 2016 yılı sonuçlarını gösteren listedir.\nYılbaşı gecesi nedeniyle liste yapılmamıştır.\n\n\nLouis Lansana Beavogui\nLouis Lansana Beavogui (28 Aralık 1923 - 19 Ağustos 1984), Gineli doktor ve siyasetçi. Beavogui, Afrika ülkesi Gine'de 1972 ile 1984 yılları arasında başbakanlık makamında ve 1984 yılında da kısa bir süre geçici olarak devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nGine'de ilk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra lisans eğitimi için Senegal'e giden Beavogui, burada tıp üzerine eğitim almıştır. Eğitim süresinin ardından yeniden Gine'ye geri dönen Beavogui, Kissidougou ve Guekedou'da doktor olarak görev almıştır.\nSiyasi hayatına Gine Demokrat Parti - Afrika Demokratik Hareketi içerisinde parti sekreteri olarak başlayan Beavogui, ilerleyen süreçte Kissidougou'ya belediye başkanı olmuştur. Ülkesi Gine'nin 28 Eylül 1958 tarihinde gerçekleştirilen referandumda Fransa'ya bağlı bir bölge olarak kalmak istememesi sonucu tek taraflı olarak ilan ettiği bağımsızlığın ardından oluşturulan hükumette Ekonomi ve Planlama Bakanı olarak yer almıştır. Ülkenin bağımsızlığının ardından basılan paralarda kendisinin imzası yer almıştır. Fransa ile yaşanan sorun nedeniyle Sovyetler Birliği gibi farklı ülkelere yönelen Beavogui, ekonomik olarak ilişkileri geliştirme çabası içerisine girmiştir.\nÜlkenin bağımsızlığından bu yana oluşturulmayan başbakanlık makamı, dönemin devlet başkanı Ahmed Sékou Touré tarafında kendisine yöneltilen baskıları hafifletebilmek adına oluşturulmuş ve ülkenin ilk başbakanı olarak Beavogui'yi 26 Nisan 1972 yılında atamıştır.\nBeavogui, devlet başkanı Touré'nin hayatını kaybetmesi ile birlikte 26 Mart 1984 tarihinde başbakanlık görevinin yanı sıra geçici olarak devlet başkanlığı görevini de üstlenmiştir. Ancak makama gelmesinden kısa bir süre sonra mevcut rejime karşı gerçekleştirilen askeri darbe ile görevinden uzaklaştırılan Beavogui tutuklanarak gözetim altına alınmıştır. Kindia'da bulunan bir cezaevine gönderilen Beavogui, burada 1984 yazında rahatsızlanarak hastaneye kaldırılmış ancak kurtarılamayarak 19 Ağustos 1984 tarihinde hayatını kaybetmiştir.\n\n\nEmniyet ÅŸeridi\nEmniyet şeridi, bir karayolun kenarında bulunan bir şerittir. Genellikle acil bir durumda bir üzerinde aracın durabileceği veya acil durum araçlarının kullanabileceği şerittir.\n\n\nRudi Altig\nRudi Altig (d. 18 Mart 1937 ; ö. 11 Haziran 2016), Alman profesyonel bisikletçi. 1961'de ve 1966'da iki defa İspanya Bisiklet Turu yarışlarında birinci olmuştur. Spor yaşamı bittikten sonra Tv ve basın organlarında programlar yaptı.\nEski bisiklet sporcusu Altig 11 Haziran 2016'da Remagen, Almanya'da kanserden 79 yaşında öldü.\n\n\nE. Lloyd Sheldon\nE. Lloyd Sheldon (27 Mayıs 1886 – 24 Ocak 1957), Amerikalı senarist ve film yapımcısı. Springfield, Massachusetts'te 1886 yılında doğmuştur. 1916 ve 1942 yılları arasında toplam 43 film yazmıştır. 1927 ve 1939 yılları arasında ise 19 filmin yapımcılığını üstlenmiştir. Sheldon, 1957'de Los Angeles'ta hayatını kaybetmiştir.\n\n\nEphraïm Inoni\nEphraïm Inoni (16 Ağustos 1947), Kamerunlu siyasetçi. Inoni, Afrika ülkesi Kamerun'da 2004 ile 2009 yılları arasında başbakanlık makamında bulunmuştur.\nÜlkenin uzun süreli devlet başkanı Paul Biya'nın önemli takipçilerinden ve destekçilerinden biri olan Inoni, Biya'nın yakın çervesinde görevler üstlenmiştir. 8 Aralık 2004 tarihinde hükumette yapılan değişiklikler neticesinde Biya tarafından başbakan olarak atanan Inoni, bu görevi 30 Haziran 2009 tarihine kadar sürdürmüştür.\nInoni başbakanlığı döneminde görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle 2012 yılında tutuklanmış, 2013 yılında açıklanan dava sonucu neticesinde 20 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır.\n\n\nHonda Today\nHonda Today, Honda tarafından 1985-1998 yılları arasında üretilen bir kei otomobil modelidir. Araç iki nesil boyunca üretilmiş olup sadece Japonya pazarında satılmıştır. Yerini 1998'de Honda Life'a bırakmıştır.\nHonda Today, \"You're Under Arrest\" anime ve manga serisinin ana karakterleri olan Miyuki Kobayakawa ve Natsumi Tsujimoto'nun ekip aracıdır.\n\n\nKiproko\nKiproko, birini başkası, bir şeyi başka bir şey sanmaktan doğan yanlışlık. Tiyatroda komedi türünün unsurlarından biri olarak yer alır. Yanlışlıklar Komedisi, Müfettiş, Cimri gibi oyunlar buna örnektir.\n\n\nHonda Zest\nHonda Zest, Honda tarafından 2006-2012 yılları arasında üretilen bir kei otomobil modelidir. Araç beşinci nesil Honda Life temelli olup opsiyonel olarak yan perde hava yastıklarına sahip ilk kei otomobilidir. Zest ve Zest Sport veya sonradan Zest Spark olmak üzere iki modeli bulunmaktaydı.\n\n\nBir Baba Hindu\nBir Baba Hindu, 2016 yapımı bir Türk komedi filmidir. Filmin senaristi ve yönetmeni Sermiyan Midyat'tır. Sermiyan Midyat'a başrolde 2010 Dünya Güzeli seçilen Hint oyuncu Nicole Faria eşlik etmektedir.\nAcımasız bir mafya babası olan Fadıl, günün birinde Hint yoga öğretmeni Gundhi'ye aşık olur. Gundhi, Fadıl'ın malikanesinde yoga eğitimi verirken birden kaçırılır. Fadıl bu durumun ardından en yakın arkadaşı Hulusi'yi de yanına alarak sevdiği kızın peşinden Hindistan'a gider. Gundhi'yi kurtarmak için Hindistan'a kadar gelen Fadıl'ın işi hiç kolay olmayacaktır.\n\n\nNicole Faria\nNicole Faria (d. 9 Şubat 1990; Bangalore, Karnataka) 2010 Miss Earth yarışmasını kazanan Hint model, oyuncu. Aynı zamanda Miss Earth yarışmasını kazanan ilk Hint kadındır.\n2014 yılında ilk oyunculuk deneyimini Yaariyan isimli Hint filmi ile yaşayan Nicole Faria, ülkemizde de Sermiyan Midyat'ın yazıp yönettiği Bir Baba Hindu filminde başrol oynamıştır.\n\n\nBurdur'da 2009 Türkiye yerel seçimleri\n29 Mart 2009 Genel Seçimleri'nde (resmî adıyla 29 Mart 2009 Mahalli İdareler Genel Seçimleri) Burdur Belediyesi ile 10 ilçenin ve 18 beldenin belediye başkanı seçilmiştir.Sonuçlar Yüksek Seçim Kurulu'nun resmî verileridir.\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n\n\nNâm lakırtısı\nNâm lakırtısı İngilizcesi name-dropping olan, insanların kendine paye vermek, başkalarına caka satmak için sohbet, hikâye, şarkı, veya diğer iletişim yolları arasında, namlı şeylerden söz etmesi. Kavram genellikle negatif çağrışım yapmakta, ve iş etiğine aykırı olabilmekte.\nBu kavram; aslında Farsçada isim anlamına gelen ve Türkçede şöhret, ün anlamında kullanılan Nâm ile Türkçede gereksiz söz etme anlamındaki lakırtı sözcüklerinin birleştirilmesiyle türetilmiştir. Bahsedilen nâm, ünlü bir kişinin, mekanın veya olayın şöhretine atıfta bulunabilir.\nNamlı kişi lakırtısı: Evet Cem Yılmaz'ı tanırım, aile dostumuzdur, çok samimi bir adamdır Cem abimiz.\nNamlı mekan lakırtısı: Kendisi ile İbiza'da tatile gitmiştik geçen yaz. Sıcaktan bunalmıştık.\nNamlı olay lakırtısı: Mike Posner de oradaydı, klibiyle uğraşıyordu, hatta bir gün kavgaya karıştı. Cem ve ben zar zor ayırdık.\n\n\nSárga csikó\nSárga csikó (Türkçe: \"Sarı Tay\"), 1913 yapımı Macar sessiz filmi. Yapımda Félix Vanyl yönetmen, Jenő Janovics senaristlik ve yapımcılık yapmıştır. Filmde ayrıca Lili Berky, Gyula Nagy ve Victor Varconi rol almıştır. Filme alternatif olarak başka isimlerde verilmiştir. Bunlar \"Pusta'nın Oğlu\" ve \"Kör Adamın Sırrı\"`dır. Filmin yapımcılığını Jenő Janovics Fransız şirket Pathé ile ortaklaşa yapmıştır. Film yaklaşık 40 ülkede yayımlandı, dünya çapında başarı sağladı.\n\n\nMarmara Park\nMarmara Park, Esenyurt'ta yer alan Türkiye'nin ilk uzay temalı alışveriş merkezidir. \"ECE Türkiye\" tarafından 220 milyon €'luk yatırım hacmi ile 100.000 metrekarelik bir alanda 17 Ekim 2012 tarihinde açılmıştır. 250'nin üzerinde mağazaya sahip olan alışveriş merkezinin otoparkı, 4000 araç kapasitelidir. 10.00 - 22.00 saatleri arasında açık olan AVM, her gün binlerce kişi tarafından ziyaret edilmektedir.\n\n\nPasifik gagalı balinası\nPasifik gagalı balinası (\"Indopacetus pacificus\"), veya Longmann gagalı balinası, Indopacetus cinsine ait balina türü. Yakın zamana kadar dünyada görülen ender balina türlerinden biri olarak kabul edilmiş, ancak günümüzde kürek dişli gagalı balina bu konuma sahip olmuştur. 2010 yılı itibarıyla, türlerin kıyılarda bir düzine kadar yaşadığı bildirilmiş ve toplam sayılarının 65 civarında olduğu ifade edilmiştir.\nPasifik gagalı balinası türü, uzun yıllar boyunca yanlış tanımlamalara maruz kalmış, fakat günümüzde bu sorunlar büyük oranda çözülmüştür. 1882 yılında Avustralya'nın Mackay şehri sahillerinde bulduğu kafatası ve çene kemikleri, Albert Heber Longman'ın 1926 yılında türün tanımlamasında öncü rol oynamıştır. Fakat dönemin araştırmacıları bunun yeni bir tür olabileceğine ihtimal vermemişler ve bu tür kemiklerin True gagalı balinasına veya dişi bir şişe burunlu balinaya ait olabileceğini öne sürmüşlerdir. Longman'in orijinal yayınından uzun yıllar sınra (29 yıl), 1955 yılında Somali'de, Danane yakınlarında ikinci bir kafatası bulunmuştur. Bu kalıntılar muhtemelen kıyıya vuran bir balinaya aitti ve gövdesinin tamamı yok olmuştu, yalnızca kafatası kalmıştı. Biyolog Joseph C. Moore, bu türün Longman'ın da keşfettiği benzersiz bir tür olduğunu ifade etmiş, Mackay'daki orijinal örnekle birlikte bu türün yeni bir tür olduğunu deklare etmiştir.\nDaha sonraki gelişme Dalebout ve arkadaşları tarafından 2003 yolunda ortaya konulmuştur. Bu araştırmada genetik ve morfolojik analiz yöntemleri kullanılmış ve Ocak 2000'de Maldivlerde bulunan bir cenin incelemeye alınmıştır. Çalışmada Kenya'da 1968 öncesinde bulunan bir kafatası ve Güney Afrika'da 1976 ve 1992 yıllarında bulunan iki kafatası incelenmiştir. Morfolojik incelemeye göre \"Indopacetus\" cinsinin geçerli bir cins olduğu ortaya konulmuştur.\n2002 yılında yapılan bir araştırmaya göre Hawaii civarında 766 Pasifik gagalı balinasının yaşadığı ifade edilmiştir. Ayrıca Tokara Adaları Ogasawara Adaları ve Yeni Kaledonya'da yaşadığına dair çalışmalar mevcuttur.\n2009 yılında ilk kez Bengal Körfezi'nin güneyinde Pasifik gagalı balinalarının olduğu doğrulandı. 2010 yazında bir araştırma gemisi olan \"McArthur II\" Hawaii'de bu balina türünden iki gruba rastladığını rapor etmiştir. Rapora göre \"aktif\" ve \"kalabalık\" olan birinci grup 70 civarı balinadan oluşmaktaydı. İkinci grup ise görüldükten sonra hızla uzaklaşmıştı. Daha sonra Tayvan'daki Yeşil Ada ve Orchid Adası civarlarında da görüldüğü bildirilmiştir. Bir Pasifik gagalı balina Pakistan'daki yerel balıkçılar tarafından kurtarılmıştır.\nDalebout ve arkadaşlarının 2003 yılındaki çalışmalarından bu yana Filipinler (2004), Tayvan ve Myanmar (2005) kıyılarında, Andaman Adaları ve Maui Adası'nda görüldüğü rapor edilmiştir.\nPasifik gagalı balinaları, diğer gagalı baline türlerine oranla daha büyük gruplar halinde dolaşmakta ve seyahat etmektedirler. Grup sayısı genelde 15 ile 20 arasında değişmekle birlikte 100'e kadar çıkabilir. Gruplar kaynaşmış bir şekilde görünür. Gruplarda bazen pilot balina, şişe burunlu yunus, dönücü yunus ve kambur balina türlerine rastlanılabilir. Yüzeyde nefes almalarıyla ve normal olarak kısa sürelerle yüzeyde görünmeleriyle bilinmektedir. Dalışları 11 ila 33 dakika arasındadır, fakat bireysel dalışlar 45 dakikaya kadar çıkmaktadır.\nHenüz Pasifik gagalı balinalarının avlandığına dair bir kanıt yoktur. Bununla birlikte 2005 yılında Sri Lanka ve Tayvan'da civardaki gemi hareketliliği nedeniyle balıkçıların ağlarına takıldığı rapor edilmiştir. Nadir olmalarının bilinmesine rağmen koruma durumu halen belirsizdir.\n\n\nManuel Locatelli\nManuel Locatelli (d. 8 Ocak 1998, Lecco), Serie A takımlarından Milan kulübünde, orta saha mevkisinde forma giyen İtalyan futbolcudur.\nFutbola Atalanta kulübünde başlayan Manuel Locatelli, henüz 11 yaşındayken Milan altyapısına transfer olmuştur. Burada kendisini geliştiren Locatelli, dikkat çekmeyi başarmış ve 2015/2016 sezonunda ilk kez Milan formasını giymiştir. Milan formasıyla resmi maçlardaki ilk gol sevincini ise 2016-2017 sezonunda Milan'ın 4-3'lük galibiyetiyle sonlanan Sassulo maçında, skoru 3-3'e getiren golü atarak yaşamıştır.\n\n\nUluslararası Diş Hekimliği Öğrencileri Birliği\nUluslararası Diş Hekimliği Öğrencileri Birliği (International Association of Dental Students - IADS) bütün dünyadaki diş hekimliği öğrecilerini temsil eden bir kuruluştur. Danimarka'nın Kopenhag şehrinde yapılan ilk genel toplantıyla beraber Eylül 1951'de kurulmuştur. Şu anda idare merkezi Cenevre, İsviçre’dedir. IADS uluslararası projelerle eğitim ve bilim açısından diş hekimliğinde gelişmeyi hedefler.\n\n\nSteve Dillon\nSteve Dillon (d. 1962; Birleşik Krallık- ö. 22 Ekim 2016, New York, ABD), İngiliz çizer ve animatör.\nÜnlü animatör ve çizer Dillon 1962'de Britanya'da Luton, Bedfordshire'de doğdu. Marvel, Vertigo Comics ve DC Comics firmaları için çizgi roman çizimleri yapmıştır. Çizimini yaptığı karakterler arasında en öenmlisi \"Hulk\" 'tur. Yine Doctor Who Magazin dergisi için çizdiği \"Warriors\" ve İrlanda'da basılan \"Hellblazer\", \"Hitman\" ve \"Preacher\" çizgi romanları vardır.\nMarvel için ayrıca \"Punisher\" ve \"\" projelerinde çalışan Icknield Yüksek Okulu mezunu olan sanatçı 23 Ekim 2016'da New York'ta 54 yaşında ölmüştür.\n\n\n1955 Türkiye nüfus sayımı\n1955 Türkiye nüfus sayımı, 23 Ekim 1955 tarihinde, 66 il merkezi, 493 ilçe, 930 bucak ve 33.857 köyde yapılmıştır. Türkiye'nin nüfusunun 24.064.763 kişi olduğu belirlenmiştir. 1950 sayımına göre nüfus 3.117.575 kişi artmıştır, artış oranı %2,77'dir.\n\n\n\nValeriya Zaklunna\nValeriya Gavriilovna Zaklunna-Myronenko (, ; d. 15 Ağustos 1942, Stalingrad – ö. 22 Ekim 2016, Kiev) , Ukraynalı siyasetçi ve oyuncu. Ukrayna Komünist partisi üyesiydi. Sinema oyunculuğuda yapan Zaklunna \"To the last minute\" adlı yapımdaki rolü ile 1975 yılı Shevchenko Ulusal Ödülü'nü almıştır.\nUkrayna ve Rusya'da basılan People dergisince 1979'da Ukrayna ve 2004'te Rusya'da En Değerli Oyuncular arasında gösterilen sanatçı. 1979'da SSCB Devlet Ödülü ile ödüllendirilmiştir.\n\n\nSotalia guianensis\nSotalia guianensis, Güney Amerika'nın kuzey ve doğu kıyıları ile Orta Amerika'nın doğu kıyılarında bulunan bir yunus türü. Yunusgiller familyasının bir üyesidir (Delphinidae).\nPierre-Joseph van Beneden tarafından 1864 yılında haliç yunusundan (\"Sotalia fluviatilis\") farklı bir tür olduğu açıklanmasına rağmen, \"Sotalia guianensis\" türü daha sonradan \"Sotalia fluviatilis\" türünün bir alt türü olarak değerlendirildi. Bu iki tür arasındaki farklılıkları yeniden ilk defa ileri süren Monteiro-Filho ile meslektaşları üç boyutlu morfometrik bir ortamda çalışmışlardır. Daha sonra Cunha ve meslektaşlarının yaptığı bir molekül analizi net bir şekilde \"Sotalia guianensis\" türünün genetik olarak \"Sotalia fluviatilis\" türünden farklı olduğunu kanıtlamıştır. Bu buluş Caballero ve meslektaşları tarafından daha çok sayıda cins sayısı kullanılarak tekrar gözden geçirilmiştir. Bu iki türün farklılıkları bilimsel topluluk tarafından kabul görmüştür.\nBeyaz yanlı musurlar, Vahşi Hayvanların Göçmen Türlerinin Korunmasına ilişkin Bonn Sözleşmesi (CMS) dahilinde olumsuz korunma statüsü olması ya da uluslararası anlaşmalarla sağlanacak işbirliğinden olumlu olarak yararlanabileceği için Ek-II listesinde bulunmaktadırlar.\n\n\nJulian Nagelsmann\nJulian Nagelsmann (d. 23 Temmuz 1987), şu an RB Leipzig'i yönetmekte olan Alman teknik direktör.\nFutbola FC Issing'te başlayan Nagelsmann, Augsburg ve 1860 Münih takımlarının altyapılarında forma giydi. Münih ekibinin U-17 takımının kağtanlığını yaptı ve U-19 takımıyla 31 maça çıktı. 2006-07 sezonunda TSV 1860 München II takımına yükseldi ancak sakatlık nedeniyle maç yapamadı. 2007-08 sezonunda FC Augsburg'a geri dönen ve FC Augsburg II takımına dahil edilen futbolcu, burada da sakatlıkları nedeniyle forma giyemedi. Böylece üst üste yaşadığı diz sakatlıkları nedeniyle U-19 seviyesinde futbolu bırakmak zorunda kaldı.\nDört dönem boyunca üniversitede işletme okuduktan sonra, Spor Bilimleri'ne geçti. Bunun ardından teknik direktörlüğe başlayıp 2008'de eski takımı Augsburg'a döndü ve kısa bir süre Thomas Tuchel ile çalıştı.\n2008-2010 yılları arasında 1860 Münih altyapısında çalıştıktan sonra, 2010-11 sezonunda 1899 Hoffenheim'a geçti ve 11 Şubat 2016'ya kadar Hoffenheim'ın U-19 takımının hocalığını yaptı. Ayrıca 2012-13 sezonunda A takımın yardımcı hocalığı görevini de üstlendi. Yardımcı teknik direktörlük zamanında Tim Wiese, Nagelsmann'a \"Mini Mourinho\" lakabını taktı  2014'te Hoffenheim U-19 takımı ile Almanya şampiyonluk yaşadı. Nagelsmann, U-19 liginde şampiyonluk yaşayan en genç hoca oldu (26 yaşında). 2015'te aynı takımla yine güney ligi birinciliği yaşayarak Almanya şampiyonasına katıldılar ancak bu sefer Almanya ikincisi oldular.\nHoffenheim, Nagelsmann'ın 2016-17 sezonundan itibaren takımı çalıştırmasına karar verdi ancak dönemin teknik direktörü Huub Stevens'in sağlık sorunları nedeniyle istifa etmesi ile Nagelsmann göreve 10 Şubat 2016'da başladı.\nGöreve başlandığında Nagelsmann, Bundesliga'da çalışmış en genç teknik direktör unvanını kazandı.\n\n\nBrad Fuller (besteci)\nBrad Allen Fuller (5 Kasım 1953 –ö. 2 Ocak 2016) , Amerikalı besteci ve ses müdendisi. Video oyunu müzikleri yapmakta olup genelde Atari Oyun firmasıyla çalışmıştır. Fuller klasik olmuş oyunlar 1979'da üretilen \"Blasteroids\", 1984'te çıkarılan \"Marble Madness\" ile 1988\n'de çıkarılan \"Tengen Tetris\" oyunlarının orijinal müziklerini yapmıştır. Müzik yönetmeni olarak Atari firmasının logo olan müziklerini oluşturmuştur. Fuller 1993'te yönetmenliğin yanında ses mühendisliğinide ilerleterek birçok oyunun iç ve dış sesleriyle müziklerini başarıyla icra etmiş özellikle Donkey Kong serisi ve Tetris oyunu soundları çok beğenilmiştir. \nÜnlü müzisyen ve ses mühendisi Fuller Indianapolis, Indiana 5 Kasım 1953'te doğdu. Caz eğitimi aldığı Berklee Koleji Müzik Bölümü ve Indiana Bloomington Üniversitesini bitirdi.\nFuller 1982'de ses mühendisi olarak Atari Oyun firmasında çalışmaya başlamıştır. Müziklerini yaptığı oyunlar arasında; \"Donkey Kong\", \"\" ve \"Superman III\" ön plana çıkmaktadır.\n1996'da Fuller Atari firmasına bağlı Magic Stüdyosu'nu açarak oyunlara desteğini sürdürmüştür. Daha sonra OpenTV adoyla yayın yapan bir Tv kanalında dijital yayınlarda ses teknolojisi üzerine 4 yıl çalışmıştır.\nFuller 2002'de ses teknoljileri üzerine Pepperdine Üniversitesinde dersler vermiştir. 3D oyunlarda ses teknolojisi alanında Sunnyvale, Kaliforniya'da Cogswell Politeknik Koleji'nde dersler vermiştir.\nVideo oyunları müzik bestecisi ve ses mühendisi olan Fuller 2 Ocak 2016'da 63 yaşında pankreas kanser sonucu San Jose, Kaliforniya'da ölmüştür. Eşinin ismi Rebecca olup Jeff ve Kevin adında iki oğlu vardır.\n\n\nI See a Star\nI See a Star (Türkçe: \"Bir yıldız gördüm\"), 1974 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Mouth & MacNeal tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 15 puanla 3. olmuştur.\n\n\nNeophocaena asiaeorientalis\nNeophocaena asiaeorientalis Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından yeni kabul edilmiş bir liman yunusu türüdür ve Çin'de Yangtze Nehri'ne endemiktir. Çin nehir yunusunun soyunun tükenmesinden sonra ve popülasyonunun hızla azalmasından ötürü Çin hükûmeti tarafından en yüksek koruma statüsü olan \"Ulusal Birinci Derece Önemli Korunma Altında Olan Vahşi Hayvan\" statüsü verilerek soyunun tükenmemesi için önlem alınmıştır. Dünya Doğayı Koruma Vakfı ve IUCN gibi küresel çevre koruma örgütleri Çin hükûmeti ile bu türün yaşaması için ortak çalışmalarda bulunmaktadır.\n\"Neophocaena asiaeorientalis\" yalnızca Yangtze Nehri'nin batısında yaşar. Yalnızca tatlısuda yaşayan bilinen tek musur türüdür. Ancak nehir üzerindeki gelişmeler nedeniyle ana nehir kolu ile buna bağlı Poyang Gölü ile Dongting Gölü'nde kalmışlardır.\nSırt yüzgeçsiz liman yunuslarının iki türü vardır ve ikisi de Çin'in sahillerinde, Penghu Adası'nda, Halong Körfezi'ni de kapsayacak şekilde Vietnam kıyılarında yaşarlar. Matsu Adaları'nın kuzey sınırı olduğu düşünülmektedir ve buradaki yerel popülasyonun sırt yüzgeçsiz liman yunusu popülasyonundan az olduğu sanılmaktadır. Bu iki tür Matsu bölgesinde iç içe geçmişlerdir.\nBu liman yunusunun sırt yüzgeci yoktur. Sırt yüzgeci yerine üzeri küçük yumrularla kaplı kalın bir deriden oluşan dar bir kamburu vardır. Ayrıca alnı da diğer musurlara kıyasla oldukça dik olarak inmektedir. Her iki çenesinde de on beş ila yirmi bir diş bulunur ve diş sayıları diğer musurlara göre ortalama olarak daha azdır.\nBoyları 2,27 m.ye ve ağırlıkları da 72 kg.ya ulaşabilir ancak çoğu daha küçük boyutludur. Erişkinler genellikle 1,55 m. boyuna ve 30 ila 45 kg. ağırlığa erişirler. Yan yüzgeçleri orta büyüklüktedir ve gövde boyunun %20'sine ulaşırlar. Erişkinler tipik olarak açık gri olarak tek renklidir ancak bazılarının ağız çevresi daha açık ve yan yüzgeçlerin önü daha koyu olabilir. Dağılımının merkezinde ve doğusunda, yenidoğan yavrular genellikle sırt kamburları gri olmak üzere kara renklidir ve ancak dört ila altı aylık olduktan sonra tamamen grileşirler. Ancak batıda yaşayanların yenidoğanları açık krem rengindedir ve yaşlandıkça derileri koyulaşır.\nDiğer balina ya da yunus türlerine nazaran sırt yüzgeçsiz liman yunusu anatomisi oldukça iyi araştırılmıştır. Örneğin sırt yüzgeçlerinin yerinde yer alan yumruların çok sayıda sinir ucu içerdiği ve dolayısıyla algısal bir işlevi olduğu düşünülmektedir. Kulaklar ile beyin arasında hızlı iletişim üzerine uzmanlaşmış çok sayıda büyük sinir lifleri içeren işitsel sistemin de çok gelişmiş olduğu görülmektedir. Öte yandan küçülmüş lensi, optik sinir ile gözleri oynatan kaslar arasında sınırlı sayıda sinir lifi ile görüşü görece zayıftır.\nHayvanın toplam ağırlığının yalnızca %5'ini oluşturan iskelet sıradışı bir şekilde oldukça hafiftir. Yarısı kuyrukta olmak üzere 58 ila 65 arasında omuru vardır ve ilk üç boyun omuru kaynaşmıştır. Göğüste on ila on dört çift arasında kaburga vardır ve bazen yedinci omur ile bağlantılı fazladan bir kaburga çifti olduğu bildirilmiştir. 44 çift spinal siniri vardır.\nBurun boşluğunda karmaşık yapısı olan ve boşluğu hava geçişine tamamen kapatabilen dokuz ila on hava kesesi içeririr. Bunların ardında fazladan bir vomeronazal kese vardır. Yalnızca dört kıkırdak halkadan oluşan soluk borusu ise kısadır. Midede üç bölüm bulunur; çekum yoktur ve ince bağırsak ile kalın bağırsak arasında belirgin bir fark yoktur.\nBalıkçıların dikkatsizliği sonucu ağlara takılarak boğulmanın bu yunus türünün popülasyonunun azalmasında önemli bir faktör olduğu düşünülmektedir. Yasadışı avlanma ve sık gözlü ağlar gibi zarar verici yöntemler Yangtze Nehri'nde sıklıkla görülmektedir. Bu yunusların tercih ettikleri yaşama alanları ile sık gözlü ağ kullanılarak balıkçılık yapılan alanlar kesiştiği için bu türü özellikle balık ağlarına takılarak boğulma konusunda hassas hâle getirmektedir. Ancak son zamanlarda IUCN tarafından Yangtze kıyılarında yaşayan balıkçı köylerinde yaptığı araştırma sonucu son yirmi yılda yunus popülasyonunun azalmasıyla birlikte balık ağlarına takılarak ölüm vakalarının azaldığını dolayısıyla da sık gözlü ağ kullanımının popülasyon azalmasının ana nedeni olamayacağını önermektedir.\nNehir üzerinde trafiğin ve kirliliğin artması ile birlikte yaşam alanlarının şartlarının kötüleşmesi popülasyonun azalmasına neden olan faktörler arasındadır. Artan tekne trafiği pervane çarpması nedeniyle ölümlere neden olmuş olmasının yanı sıra tekne gürültüsü bu musurların birbirleri ile haberleşme yetisini kısıtladığı gibi avlanma ve yön bulma gibi yetilerini de etkilemektedir. Balık ağlarına takılma ile ölüm vakaları azalırken teknelerin çarpması nedeniyle ölüm vakalarında son yıllarda artış gözlemlenmektedir.\nNehir ve göl yataklarından yaygın olarak kum çıkarma sanayisi de bu musurlar ve avları için önemli yaşam ortamlarını yok etmekte ve çevre sorunları ortaya çıkarmaktadır. Bu sorun özellikle Dongting ve Poyang göllerinde önemli sorunlara neden olmaktadır. Nehir havzasında yaşayanların sayısı 400 milyonu, kurulu fabrikaların sayısı da binleri geçmektedir. Hem insan nüfusu hem de sanayi tesisleri çok büyük ölçüde evsel, zirai ve sanayi atıklarını nehre boşaltmaktadır. Ancak bu atıkların bu musur türünün sağlığını, doğurganlığını ve popülasyonunu etkilediği kanıtlanamamıştır. Nisan 2004'te dört musur Dongting Gölü'nde bir hafta içinde arka arkaya ölmüştür ve muhtemelen bu ölümlerin kaynağı uzun süreli cıva ve kroma maruz kalmanın yanı sıra kısa süreli pestisite maruz kalmadır.\nBarajların nehir ve göl ekoloisi üzerinde önemli etkileri olmaktadır. Yangtze Nehri'nde barajlar nedeniyle nehir ile bağlantılı göller arasındaki su yolları kesildiğinden ötürü göç eden avlar etkilenmektedir. Özellikle Üç Boğaz Barajı Yangtze Nehri ve buna bağlı göllerdeki ekoloik koşulları değiştirmiş ve değiştirmeye devam etmektedir.\n2014 yılı itibarıyla Yangtze'nin ana kolunda 505 liman yunusu kalmıştır ve Ezhou ile Zheniang'ta popülasyon yoğunluğu alarm verici seviyelerde azalmıştır. Tehdit altında olan türlerin çoğunun popülasyonun azalma oranları korunma statüsü veildikten sonra azalmasına rağmen bu liman yunusu türünün popülasyon azalma hızı ivmelenerek artmaktadır. 1994 ila 2008 yılları arasında popülasyon azalma oranı yıllık %6,06 olarak bulunmuştur ancak 2006 ila 2012 yılları arasında popülasyonları yarıdan fazla azalmıştır. 1976 ila 2000 yılları arasındaki azalma oranları %69,8'dir. Dünya Doğayı Koruma Vakfı'nın 2012'de yaptığı bir araştırmada popülasyon azalma hızının yıllık %13ü7 ivmelendiği gösterilmiştir. Bu popülasyon azalmasının ana nedenleri 1990'lardan beri Çin endüstrisinin aşırı büyümesi sonucunda tekne trafiğinin ve kirliliğin artması sonucu çevre şartlarının kötüleşmesidir. Bunlar nehrin üzerine kurulan barajlar ve yasadışı balıkçılık aktiviteleri ile görülebilir. Bu türü korumak için Çin Tarım Bakanlığı bu türe \"Ulusal Birinci Derece Önemli Korunma Altında Olan Vahşi Hayvan\" statüsü vererek bu yunuslara zarar vermeyi yasadışı hâle getirmiştir. Alınan koruma önlemleri yirmi beş yıl içinde Tian-e-Zhou Oxbow Nature Reserve'de yunus popülasyonunun beşten kırka çıkmasını sağlamıştır. Çin Bilimler Akademisi'nin Wuhan Hidrobiyoloji Enstitüsü Dünya Doğayı Koruma Vakfı ile birlikte bu türün geleceğini korumak adına çalışmaktadır ve beş liman yunusunu başka bir i-koruma altındaki alan olan He-wang-miao oxbow'a yerleştirmiştir. En yüksek popülasyon yoğunluğunun olduğu yerlerde beş korunma altında doğal alan oluşturulmuş ve ölüm oranları bu alanlarda zararlı balıkçılık gereçleriyle avlanmayı yasaklayarak devriyeler kullanmak yoluyla kontrol altına alınmaya çalışılmıştır. Ayrıca esâret altında üremeyi sağlayabilmek için liman yunusunun biyolojisini araştırma üzerine çabalar sarfedilmektedir. Çin Bilimler Akademisi'nin Wuhan Hidrobiyoloji Enstitüsü'nde 1992 yılında kurulan Baiji Dolfinaryumu bu liman yunusu türünü etkileyen davranışsal ve biyoloik faktörleri ve özellikle de mevsimsel değişikliklerin üreme hormonları ve üreme biyolojisi üzerindeki etkilerini araştırmaya yardımcı olmaktadır.\n\n\nAdam Maher\nAdam Maher (d. 20 Temmuz 1993, Eyt İzzu), Fas asıllı Hollandalı futbolcudur. Orta saha pozisyonunda görev almakta olup, PSV'den kiralık olarak Süper Lig ekiplerinden Osmanlıspor'da forma giymektedir.\n1998'de, Hollanda'nın SV Diemen kulübü altyapısında futbolculuk kariyerine başladı. 2001-2004 arasında AVV Zeeburgi, 2004-2010 arasında ise AZ altyapısında forma giydi. 2010-11 sezonunda, Eredivisie'de mücadele eden A takıma yükseldi. 15 Aralık 2010'da, UEFA Avrupa Ligi E Grubu'ndaki BATE Borisov maçının 71. dakikasında Pontus Wernbloom'un yerine oyuna girerek A takımdaki ilk maçına çıktı. 3-0 sona eren maçta attığı golle, hem takımdaki ilk golünü kaydetti hem de 17 yıl 147 günlükken attığı bu gol onu, Rafael van der Vaart'ı geride bırakarak Hollanda takımlarıyla Avrupa Ligi'nde gol atan en genç futbolcu yaptı. 6 Mart 2011'de ise Ajax karşısında Eredivisie'deki ilk maçına çıktı. İlk sezonunda 3 resmî maçta oynadı ve 1 gol kaydetti.\nAZ'deki ikinci sezonu olan 2011-12 sezonunda, takımın Eredivisie'de oynadığı 34 maçta da görev aldı. 2 Ekim 2011'de, 3-1 kazandıkları VVV-Venlo mücadelesinde ligdeki ilk golünü kaydetti. AZ o sezon Avrupa Ligi'inde çeyrek finale kadar yükselirken, Maher ise turnuvada oynadığı 13 maçta 3 gollük performans sergiledi. Sezon sonunda, Hollanda futbolundaki en iyi genç futbolcu olarak belirlenen kişiye verilen Johan Cruijff Ödülü'nün sahibi oldu. 2012-13 sezonunda 39 resmî maçta oynadı ve 10 gol attı. 9 Mayıs 2013'te, PSV ile oynanan KNVB beker finalinde takımının ilk golünü kaydederken, maç 2-1'lik AZ galibiyetiyle sona erdi ve takım turnuvada şampiyonluğa ulaştı. Temmuz 2013'te, yaklaşık €6,5 milyon bonservis bedeliyle PSV'ye transfer oldu. 30 Temmuz'da, Zulte Waregem ile oynanan UEFA Şampiyonlar Ligi 3. Ön Eleme Turu ilk maçında görev alarak ilk kez resmî bir maçta PSV forması giymiş oldu. 7 Ağustos'ta oynanan ve takımının 3-0 kazandığı ikinci maçta ise PSV formasıyla ilk golünü kaydetti. 26'sı ligde olmak üzere sezon genelinde 37 maçta görev alan oyuncu, 3'ü ligde olmak üzere 5 gol atmıştı. 2014-15 sezonunda 31'i lig olmak üzere 46 resmî maçta oynadı ve 7'si ligde 8 gol kaydetti. Sezon sonunda PSV ile birlikte kariyerindeki ilk Eredivisie şampiyonluğunu yaşadı. 2015-16 sezonuna Johan Cruijff Schaal şampiyonluğuyla başladı. 2 Ağustos 2015'te, Groningen ile oynanan ve PSV'nin 3-0 kazandığı maçta Maher de skoru 3-0'a getiren golü kaydetmişti. 2015-16 sezonunda, kendisiyle aynı pozisyonda görev alan Andrés Guardado, Jorrit Hendrix ve Davy Pröpper daha fazla oynama şansı bulurken, sezonun devre arasında Marco van Ginkel'in de kiralanması sonrasında Eerste Divisie'de mücadele eden PSV'nin ikinci takımı Jong PSV'de forma giydi. O sezon A takımla 14'ü ligde olmak üzere 20 resmî maçta 3 gol atarken; Jong PSV ile 6 lig maçında oynadı ve 1 gol kaydetti. Sezon sonunda PSV ile birlikte kariyerindeki ikinci Eredivisie şampiyonluğuna ulaştı.\n31 Temmuz 2016'da, Feyenoord ile oynanan Johan Cruijff Schaal maçı kadrosunda yer alan Maher, takımının maçı 1-0 kazanmasıyla birlikte sezona kupa ile başladı. Ağustos'ta, Süper Lig'de mücadele eden Osmanlıspor'a bir sezonluğuna kiralandığı açıklandı. Buradaki ilk resmî maçına 15 Eylül'de, Avrupa Ligi L Grubu'nda Steaua București karşısında çıktı. 29 Ağustos'taki 2-1 kaybettikleri Zürich mücadelesinde ise takımın tek golünü kaydederek Osmanlıspor formasıyla resmî maçlardaki ilk golünü atmış oldu.\n2009 FIFA 19 Yaş Altı Dünya Kupası'nda mücadele eden Hollanda 17 yaş altı millî takımı kadrosunda yer aldı. 15 Ağustos 2012'de, Belçika ile oynanan hazırlık maçında ilk kez Hollanda millî takımı forması giydi.\n\n\nKevin Randleman\nKevin Christopher Randleman (d. 10 Ağustos 1971 ; ö. 11 Şubat 2016 ) , Amerikalı dövüş sporcusu ve güreşçidir. 1999-2000 yıllarında UFC Hafif siklette dövüş şampiyonu olmuştur. 1996-2011 yılları arasında çıktığı 33 karşlaşmadan 17'sini kazanmıştır.\nRandleman 10 Ağustos 1971'de Sandusky, Ohio'da doğdu. Evli olup üç çocuk sahibiydi.\nRandleman kalp yetemzliğine bağlı sorunlar nedeniyle 11 Şubat 2016'da San Diego, Kaliforniya'da 44 yaşında ölmüştür.\n\n\nCisleytanya\nCisleytanya (; ; ; ; ; ; ; ; , \"Tsisleytaniya\"; ), Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun doğrudan Habsburg Hanedanı'nın kontrolündeki kuzey ve batı bölgelerine verilen bir isimdi. Adını Tuna Nehri'nin bir kolu olan Leitha Nehri'nden almaktaydı. Cisleytanya'nın sınırları günümüz Avusturya ile Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Slovenya ve Hırvatistan'nın yanı sıra Polonya, Ukrayna ve İtalya'nın küçük bir kısmını içermekteydi. Başkenti Viyana idi.\n\n\nLeonel Vangioni\nLeonel Vangioni (d. 5 Mayıs 1987), Serie A takımlarından Milan'da sol bek pozisyonunda forma giyen Arjantinli millî futbolcudur.\nNewell's Old Boys kulübünde futbola başlayan Vangioni, Kasım 2006'da ilk resmi maçına çıktı. Kariyerindeki ilk golünü ise 4 Ağustos 2007'de San Lorenzo ağlarına gönderen Arjantinli sol bek, Newell's Old Boys'ta yaklaşık 157 maça çıktı. Başarılı oyuncu 2013 yılının Ocak ayında 1.1 milyon euro karşılığında River Plate'e transfer oldu. Burada da yaklaşık 3 yıl forma giydi. Haziran 2016'da River Plate ile olan sözleşmesinin bitecek olması üzerine Vangioni, Şubat 2016'da Serie A'nın en başarılı takımlarından bir tanesi olan Milan ile Haziran 2019'a kadar anlaştı.\nLeonel Vangioni, Arjantin millî futbol takımının formasını ilk kez 30 Eylül 2009 tarihinde, Gana'ya karşı oynanan maçta giymiştir. 14 Ekim 2014'te Hong Kong ile oynanan ve 7-0 Arjantin'in üstünlüğü ile sonlanan hazırlık maçında ilk asistini yapmayı başarmıştır.\n\n\nRealFlow\nRealflow, sıvı dinamiğini gerçekçi olarak bilgisayar ortamında üretmenizi sağlayan Next Limit teknolojileri tarafından Madrid, Ispanyada geliştirilmiş bir yazılımdır. Next Limit, Realflow için geliştirmiş olduğu eklentiler aracılığı ile, üretmiş olduğunuz dataları Autodesk Maya, Autodesk 3D Studio Max, Cinema 4D programlarında kullanmanıza olanak sağlar. Yine diğer eklentilerle 3D yazılımlardan katı model, animasyonları kendi sahnenize eklemenizi sağlar.\nRealFlow teknolojiler parçacık tabanlı similasyonlar üretir Bu parçacıklar farklı özellikleri ile hızlı bir şekilde yönetmenizi sağlar. Gerçek dünyada var olan rüzgar, yer çekimi gibi birçok etkeni rahatlıkla üretebilir ve sıvı parçacıklara etki edebilirsiniz.\nRealFlow Renderkit (RFRK) bir render alma araç kitidir, bu araç aracılığı ile üretmiş olduğunuz dinamikleri başka bir render alma motoruna ihtiyaç duymaksızın kendi ekranında render alabilirsiniz.\n3D Yazılımlarla kullanılabilecek Eklentiler\n\n\nDavide Calabria\nDavide Calabria (d. 6 Aralık 1996) Serie A takımlarından Milan kulübünde bek pozisyonunda forma giyen İtalyan futbolcudur. Genellikle sağ bekte oynatılmakta.\nSerie A'nın başarılı takımlarından Milan'ın alt yapısında yetişen Davide Calabria, ilk maçına Atalanta karşısında çıkmıştır. 30 Mayıs 2015'te takımı deplasmanda 3-1 öndeyken 84. dakikada Mattia De Sciglio'nun yerine oyuna giren Calabria'nın profesyonel kariyeri bu maçla birlikte başlamıştır.\nCalabria, İtalya U-21 formasını ilk kez 13 Ekim 2015'te oynanan İrlanda Cumhuriyeti maçı ile giymiştir. Bu maçın 75. dakikasında oyuna dahil olmuştur.\n\n\nHelianthus\nHelianthus veya Günebakan(Yunanca: ήλιος, Hēlios, \"güneş\" ve ανθός, anthos, \"çiçek\") 70 türden oluşan bir bitki cinsidir. Güney Amerika'da üç tür hariç, tüm türleri Kuzey Amerika'ya endemiktir. Bu ve diğer türleri, özellikle yerelması, ılıman bölgelerde gıda bitkileri ve süs bitkisi olarak yetiştirilir. En büyük ayçiçeği tarlası Toskana'da bulunmaktadır.\nEn çok bilinen türü ayçiçektir (\"Helianthus annuus\")\n\n\nGianluca Lapadula\nGianluca Lapadula (d. 7 şubat 1990), Milan takımında forvet pozisyonunda görev yapan İtalyan futbolcudur. Profesyonel kariyerine 2007 yılında Pro Vercelli kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Ivrea, Parma, Atletico Roma, Ravenna, San Marino, Cesena, Frosinone, Parma, Gorica, Teramo, Pescara, Ivrea kulüplerinde oynadı.\n\n\nRodrigo Ely\nRodrigo Ely (d. 3 Kasım 1993), Milan takımında pozisyonunda görev yapan Brezilyalı futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2012 yılında Milan kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Reggina, Varese, Avellino, Milan kulüplerinde oynadı.\n\n\nTwink Caplan\nTwink Caplan (d. 25 Aralık 1947),Amerikalı oyuncu. televizyon filmi Rona karakterini canlandırdığı \"Look Who's Talking\" ve 1995 yapımı Miss Geist karakterini canlandırdığı sinema filmi \"Clueless\" ile tanındı.\nOyuncu Pittsburgh, Pensilvanya'da 25 Aralık 1947'de doğmuştur.\n\n\nTyuratam\nTyuratam (Kazakça: Төретам, \"Töretam\"; Rusça: Тюратам) Kazakistan'da bulunan ana Moskova-Taşkent demiryolu üzerinde bir istasyondur. Adı Kazak dilinde \"Töre mezarı\" anlamına gelir; Töre, ya da daha resmi olarak, Töre-Baba, soylu Cengiz Han'ın soyundan anlamındadır. Tyuratam eskiden bir Rus-Sovyet uzay limanı ve uzay üssü olarak hizmet vermesi için inşa edilmiş Baykonur Uzay Üssü yakınında yer alan Baykonur kenti (eski Leninsk) yakınındadır.\nApollo-Soyuz Test Projesi için düzenlenen basın toplantısında, ABC News muhabiri Jules Bergman sordu:\n\"Eğer koordinatlara bakacak olursak Baykonur, 217 km (135 mil) uzakta bir yerdir. Tyuratam sadece gar olabilir, ancak Tyuratam Fırlatma kompleksidir. Buldukları yere Baykonur diyoruz, biliyorum... Ben Tyuratam'ı aramak için gidiyorum. ABC Tyuratam'ı aramak için gidiyor. SAC-Stratejik Hava Komuta, Tyuratam olarak adlandırıyor. Biz bir kez ve herkes için bunu düzeltmekte ve bunu başarmaktayız... Bunun için Tom olarak adlandırılmaktadır?\"\n1950'lerin ortalarında, Sovyetler Birliği uzay etkinliklerinin Kazak SSC içinde Baykonur kenti yakınında yapılmasını kabul etti ve Baykonur Uzay Üssü'nden yürütüleceğini duyurdu. Gerçekte, fırlatma tesisleri gerçek konumu olarak batıda gizlenmiş Tyuratam'ın 400 kilometre (250 mil) güneybatısında bulunmaktaydı.\nCIA sistematik olarak U-2 casus uçakları ile Orta Asya'da Sovyetler Birliği'nin büyük demiryolu ağları üzerinden takiple bu fırlatma sitesini bulmaya çalışıyordu. Site 1957 yılında keşfedildi ve fotoğraflandı. İlginç bir şekilde Francis Gary Powers, 1960 yılında talihsiz bir uçuş göreviyle bunu planlanıyordu, ama dolaylı olarak site fotoğraflaması SA-2 füze bataryası koruması veya bulut kapağı kılavuzu ile radarla tespit etmeyi engelledi, uçak Tyuratam'dan uzaklaşırken daha sonra Ural Dağları üzerinde vuruldu.\n\n\nArnold Bruggink\nArnold Bruggink (d. 24 Temmuz 1977), orta saha pozisyonunda görev yapmış Hollandalı millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 1993 yılında Twente kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla PSV, Mallorca, Heerenveen, Hannover 96 ve Twente kulüplerinde oynamıştır.\n\n\nAlessandro Plizzari\nAlessandro Plizzari (d. 12 Mart 2000, Serie A takımlarından Milan kulübünde oynayan İtalyan kaleci.\nFutbola Milan altyapısında başlayan Alessandra Plizzari, Eylül 2016'da A takıma alınmıştır. Milan'ın U-19 takımıyla maçlara çıkmaya devam eden genç kaleci, henüz A takım ile maça çıkamamıştır.\nİtalya'nın U-15, U-16, U-17 ve U-19 millî takımlarında oynayan Plizzari, toplamda 17 maçta forma giymiştir.\n\n\nCrema, Lombardiya\nCrema, İtalya'nın Lombardiya ilinde yer alan ve Cremona ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin toplam nüfusu 34,112'dir.\n\n\nWynne, Arkansas\nWynne, Amerika Birleşik Devletleri'nin Arkansas eyaletinde yer alan ve Cross ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 8,067'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nNewport, Arkansas\nNewport, Amerika Birleşik Devletleri'nin Arkansas eyaletinde yer alan ve Jackson ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,879'dur.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nOsceola, Arkansas\nOsceola, Amerika Birleşik Devletleri'nin Arkansas eyaletinde yer alan ve Mississippi ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,757'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nLowell, Arkansas\nLowell, Amerika Birleşik Devletleri'nin Arkansas eyaletinde yer alan ve Benton ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,327'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nBeebe, Arkansas\nBeebe, ABD'nin Arkansas eyaletine bağlı White ilçesinde bulunan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 2010 sayımına göre 7,315'tir.\n\n\nAsterales\nAsterales, kompozit çiçekler olarak da bilinen Asteraceae ve 10 aileyi içeren çiçekli bitkilerden birisidir. Ağaçları az sayıda olsa da ve çalıları da vardır, ancak bitkiler çöl ve soğuk bölgeleri de dahil olmak üzere dünyanın birçok yerinde bulunan bir kozmopolit ve çoğunlukla otsu türler içermektedir.\nAsterales, ortak bir atadan evrimleşmiş gibi görünen canlılardır. Morfolojik ve biyokimyasal düzeyde pay özellikleri vardır. Synapomorphies evrimsel gelişim ile iki veya daha fazla gruplar tarafından paylaşılan bir karakter olan oligosakkarit inulinin, yerine nişasta; ve benzersiz kondisyon morfoloji kullanılan besin depolama bir molekülün bitkilerde varlığı bulunur. Erkek genellikle tarzı etrafında bulunan, ya da yoğun bir şekilde toplanmış ya da bir tüp, piston tozlaşma, neyin polen toplanmış ve yumurtalıktan uzunluğuna kadar saklanır.\n\n\nTrumann, Arkansas\nTrumann, Amerika Birleşik Devletleri'nin Arkansas eyaletinde yer alan ve Poinsett ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 2020 yılında toplam nüfusu 7,101'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nHemÅŸire Jackie\nHemşire Jackie (özgün adı: \"Nurse Jackie\"), 2009 yapımı bir kara komedi-Komedi-Drama dizidir. Başrollerde Edie Falco. Eve Best, Merritt Wever, Haaz Sleiman, Paul Schulze, Peter Facinelli, Dominic Fumusa bulunmaktadır.\nEğlenceli ve garip bir karakter olan Hemşire Jackie’in başına gelen trajikomik olaylar dizinin konusunu oluşturuyor. Zeki, lafını esirgemeyen ve tatlı-sert kişiliği ile dikkat çeken Jackie, evli ve 2 kız çocuk annesidir. Hastalarını mağdur etmemek ve onlara en iyi şekilde yardımcı olmak için çabalayan Jackie, gece – gündüz aynı tempoyu devam ettirebilmek için sonradan bağımlısı olduğu 2 ilaç kullanmaktadır.\n\n\nHeber Springs, Arkansas\nHeber Springs, Amerika Birleşik Devletleri'nin Arkansas eyaletinde yer alan ve Cleburne ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,165'tir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nAlman-Avusturya Cumhuriyeti\nAlman-Avusturya Cumhuriyeti (), I. Dünya Savaşı'nın ardından Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun dağılması sonucu çoğunlukla Almanca konuşan nüfus üzerinde kurulan bir devletti. 1920 yılında yapılan Saint-Germain Antlaşması ile Birinci Avusturya Cumhuriyeti kurulmuştur.\n16 Ekim 1918'de İmparator I. Karl, yayımladığı manifestoda (\"Völkermanifest\", \"halklar manifestosu\") Avusturya-Macaristan İmparatorluğu topraklarının ulus eyaletlerden oluşan ve kendisinin imparatorluğu altında bir araya gelecek bir federasyona dönüştürmeyi önerdi.\n1911'de seçilmiş ve I. Dünya Savaşı sırasında görev süresi uzatılmış bulunan İmparatorluk Konseyinin 516 milletvekilinden Almanca konuşan bölgeleri temsil eden 208'i 21 Ekim 1918'de Niederösterreichisches Landhaus'ta bir araya geldi. Alman Temsilcilerin Ulusal Meclisi adını alan bu oluşum, federasyon fikrine karşı çıktı. Oluşumda Hristiyan Sosyalist Partiden 65, Sosyal Demokrat Partiden 37, Alman milliyetçisi ve liberal gruplardan toplamda 106 vekil yer almaktaydı.\nSosyal Demokrat Parti mensubu olup sonradan Avusturya'nın ilk cumhurbaşkanı olan Karl Seitz, yeni devletin arkasındaki düşünceyi şöyle açıkladı: \"Bugün yeni bir Alman Avusturya'nın temelini atıyoruz. Bu yeni Alman Avusturyası, Alman halkının iradesiyle inşa edilecek.\" Özellikle Sosyal Demokrat arka plandan gelenler, \"Avusturya\" ismini devrik Habsburg monarşisiyle özdeşleştirmişlerdi. Karl Renner Ekim 1918'de yazdığı ilk anayasa taslağında bu nedenle yeni oluşacak devlete \"Güneydoğu Almanya\" (\"Südostdeutschland\") adını verdi. Önerilen diğer isimler arasında \"Yüksek Almanya\" (\"Hochdeutschland\"), \"Alman Dağ Ülkesi\" (\"Deutsches Bergreich\"), \"Tuna Cermenyası\" (\"Donau-Germanien\"), \"Doğu Alman Birliği\" (\"Ostdeutscher Bund\"), \"Teutheim\", \"Deutschmark\", \"Ostsass\" yer almaktaydı. Bununla birlikte sonunda Hristiyan Sosyalistlerin taleplerinin doğrultusunda \"Avusturya\" isminin korunduğu bir seçenek tercih edildi.\nYeni devletin hükûmet şeklinin belirleneceği dönemde, Sosyal Demokratlar devrimci bir şekilde eskisiyle hiçbir bağlantısı olmayan bir cumhuriyet olmasını savunmaktaydı. Hristiyan Sosyalistler ilk olarak İmparator'un yeni düzende \"hayat boyu halk savunucusu\" gibi bir unvana sahip olabileceğini düşünseler de (bu unvan, monarşinin işlevini tanımlamak için Ignaz Seipel tarafından bir köşe yazısında kullanılmıştı), sonradan monarşinin korunması fikrinden uzaklaştılar ve cumhuriyet ilanında hemfikir oldular. 11 Kasım 1918'de İmparator I. Karl, Schönbrunn Sarayı'nda \"Feragat Bildirisi\" (\"Verzichtserklärung\") adı verilen belgeyi imzaladı:\nBunun üzerine 12 Kasım 1918 günü Parlamento Binası'nda toplanan Meclis, yalnızca iki ret oyuyla Alman-Avusturya Devlet ve Hükûmet Şekli Yasası'nı kabul etti. Yasanın ilk iki maddesi aşağıdaki gibiydi:\nYeni devletin ilanı öncesinde parlamentonun önünde ve Ringstraße üzerinde on binlerce kişilik bir kalabalık toplandı. Cumhuriyetin ilanını Franz Dinghofer ve Karl Seitz, parlamentonun merdivenlerinden ilan etti. Bunun sonrasında alanda kargaşa çıktı. Komünist Partinin bir kolu olan Kızıl Muhafızlar, kırmızı-beyaz-kırmızı Avusturya bayrağının beyazını yırtıp attı, kızıl bayrak olarak göndere çekmeye ve parlamento binasını işgal etmeye çalıştı. Bu girişim başarısız oldu, olaylarda 40 kadar kişi yaralandı.\nYasada yer alan Alman-Avusturya'nın Almanya'ya bağlılığına dair madde, o dönemki Avusturyalı siyasetçilerdeki, geriye kalan Avusturya'nın kendi imkânlarıyla ayakta kalamayacak kadar zayıf, Habsburg monarşisinin arta kalan kısmından ibaret bir toprak parçası olduğu ve Almanya'ya katılmanın zorunluluk olduğu düşüncesini yansıtmaktadır.\n\n\nDe Queen, Arkansas\nDe Queen, Amerika Birleşik Devletleri'nin Arkansas eyaletinde yer alan ve Sevier ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 6,629'dur.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nChips Keswick\nChips Keswick Keswick ailesinin bir parçası ve 14 Haziran 2013'ten beri Arsenal'in başkanıdır.\nWilliam Keswick ve Mary Lindley'in oğlu olan Chips Keswick, aynı zamanda Henry Keswick'in de torunudur. Aix-Marseille Üniversitesi'nde okumuştur.\n14 Haziran 2013'ten beri Arsenal'in başkanlığını yapmaktadır.\n\n\nWarren, Arkansas\nWarren, Amerika Birleşik Devletleri'nin Arkansas eyaletinde yer alan ve Bradley ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 6,003'tür.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nTursiops australis\nTursiops australis Avustralya'nın Victoria eyaletinde bulunan yunusgiller familyasından bir yunus türüdür. Bilimsel olarak 2011 yılında ayrı bir tür olarak tanınmıştır. Boyut olarak Tursiops cinsinde yer alan diğer iki türün arasındadır. İki farklı yerde yaklaşık 150 kadar birey bulunmuştur.\nBu yunus türü Monash Üniversitesi'nden araştırmacı Kate Charlton-Robb ve arkadaşları tarafından \"Tursiops australis\" adıyla isimlendirilmiştir. Türün İngilizce adı, Avustralya Aborijinlerinin yerel dillerinden olan Boonwurrung, Woiwurrung ve Taungurung dillerinden köken alan Burrunan'dır. Türkçe karşılığı olarak \"Musur tipi büyük deniz balığı\" anlamına gelir.\n\"T. australis\" daha önceden \"Tursiops\" cinsinde tanımlanan iki yunus türünden biri olduğu düşünülmekteydi. Geçen zamanda bazı farklı tanımlamalar ortaya çıkmasına rağmen konu hakkında yeterli kadar kanıt halen bulunmamaktadır. Buna karşın dış özellikleri ve kafataslarının DNA incelemesi sonucunda yapılan araştırmalara göre ayrı bir tür olarak tanımlandığı yayınlar da mevcuttur. Bu tür 19. yüzyıldan bu yana keşfedilen üçüncü yunus türüdür.\nBiri Port Phillip'te diğeri de Gippsland Lakes'te olmak üzere yalnızca iki yerleşik populasyonu olduğu tanımlanmıştır. Toplam populasyonunun 150 yunus olduğu (Port Phillip'te 100, Gippsland'de 50) tahmin edilmektedir. Ayrıca, \"T. australis\" haplotipleri Tazmanya'nın doğusundaki açık sularda, Güney Avustralya'nın kıyılarındaki Spencer Körfezi bölgesinde ve St. Francis Adası'nın batısında bulunan yunuslarda kaydedilmiştir.\n\n\nFarmington, Arkansas\nFarmington ABD'nin Arkansas eyaletine bağlı Washington ilçesinde bulunan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 2010 sayımına göre 5,974'tür.\n\n\nMena, Arkansas\nMena, Amerika Birleşik Devletleri'nin Arkansas eyaletinde yer alan ve Polk ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,737'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nWhite Hall, Arkansas\nWhite Hall, Amerika Birleşik Devletleri'nin Arkansas eyaletinde yer alan ve Jefferson ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,526 olup metropol nüfusu 100,258'tir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nDenizli'de 2009 Türkiye yerel seçimleri\n29 Mart 2009 Genel Seçimleri'nde (resmî adıyla 29 Mart 2009 Mahalli İdareler Genel Seçimleri) Denizli Belediyesi ile 18 ilçenin ve 68 beldenin belediye başkanı seçilmiştir.Sonuçlar Yüksek Seçim Kurulu'nun resmî verileridir.\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n\n\nCrossett, Arkansas\nCrossett ABD'nin Arkansas eyaletine bağlı Ashley ilçesinin en büyük şehridir. Şehrin nüfusu 2010 sayımına göre 5,507'dir.\n\n\nKarintiya Düklüğü\nKarintiya Düklüğü (; ), Avusturya'nın güneyinde bulunan bir düklük idi.\nKarintiya 976 yılında Bavyera Düklüğü'nden ayrıldı ve 1335-1806 yılları arasında Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu'nun bir parçası olarak kaldı. Daha sonra yine Habsburg Hanedanı'nın bir parçası olarak kaldı ve 1804'te Avusturya İmparatorluğu'nun ve 1867'de Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun bir parçası haline geldi.\n\n\nJoker (müzisyen)\nLiam McLean, (d. 30 Ocak 1989, Bristol) ya da sahne adıyla Joker, İngiliz müzik prodüktörü ve DJ. Parçalarını dubstep, electronica müzik tarzı ve kendine ait olan \"Purple sound\" tarzı ile yapmaktadır. Sanatçının adı ilk kez bir bass müzik yarışmasında duyuldu. Londra merkezli Hyperdub adlı müzik şirketiyle çalıştı. Daha sonra Kapsize Recordings ile anlaştı.\nİlk albümü olan \"The Vision\"ı 2011 yılında 4AD şirketinden çıkardı. İkinci albüm olan (LP) \"The Mainframe\"ı ise Kapsize etiketiyle çıkardı.\n\n\nYusuf Yazıcı\nYusuf Yazıcı (d. 29 Ocak 1997, Trabzon), Türk futbolcudur. Orta saha pozisyonunda görev almakta olup, Ligue 1 ekiplerinden Lille'de forma giymektedir.\nFutbolculuk kariyerine 2008'de, Trabzonspor altyapısında başladı. Aralık 2015'te profesyonel sözleşme imzalayarak A takıma yükseldi. 22 Aralık'ta, Gaziantepspor ile oynanan Türkiye Kupası F Grubu maçına ilk on birde başlayarak Trabzonspor formasını ilk kez bir resmî maçta giymiş oldu. 7 Şubat 2016'da, Akhisar Belediyespor karşılaşmasının 77. dakikasında sakatlanan Musa Nizam'ın yerine oyuna girdi ve Süper Lig'deki ilk maçına çıktı. 8 Mayıs'ta, 6-0 sona eren Çaykur Rizespor maçında attığı 2 golle hem profesyonel kariyerindeki ilk gollerini attı hem de 2015-16 sezonunda Süper Lig'de gol atan en genç oyuncu oldu. Ağustos 2019'da Lille OSC ile 5 yıllık sözleşme imzalayarak kariyerine yeni bir adım attı.\n2016'da, 3 kez Türkiye 19 yaş altı millî takımı forması giydi ve 1 gol kaydetti. 11 Haziran 2017'de, 2018 FIFA Dünya Kupası elemeleri kapsamında Kosova ile oynanan maçın 74. dakikasında Oğuzhan Özyakup'un yerine oyuna dahil olarak ilk kez A millî takım formasını giydi.\n\n\nZico Soccer\nZico Soccer Electronic Arts'ın 1994 yılında Super Nintendo Entertainment System konsolu için piyasaya sürdüğü futbol oyunudur. Brezilyalı futbolcu Zico'nun ismiyle yayınlanmıştır. Oyun çoğunlukla Japonca kelimelerden oluşmakta, yer yer İngilizce kelimelere de rastlanmaktadır.\nOyun hazırlık maçı, alıştırma veya iki farklı türdeki kupa modunda oynanmaktadır. Oyunda sadece milli takımlar seçilebilmektedir. Kulüp olarak tek istisna, Zico'nun o dönemlerde oynadığı Japon futbol kulübü Kashima Antlers takımına sağlanmıştır.\nOyunda takım hem menajer modunda, hem de futbolcu modunda yönetilebilmektedir.\n\n\nHonda FR-V\nHonda FR-V, Honda tarafından 2004-2009 yılları arasında üretilen bir kompakt MPV modelidir. Araç Fiat Multipla ile birlikte bir zamanlar Avrupa pazarında 3+3 oturma konfigürasyonuna sahip iki kompakt MPV'den biriydi.\n\n\nElectronic Arts Victor\nElectronic Arts Victor (エレクトロニック・アーツビクター) dünyaca ünlü Electronic Arts oyun şirketinin Japonya'daki tek şubesiydi. Electronic Arts Victor, Family Computer, Super Famicom ve Sega Mega Drive platformları için spor oyunları yapmaktaydı. Şube 2003 yılında kapatıldı.\n\n\nMusa Muhammed\nMusa Muhammed Shehu (d. 31 Ekim 1996, Kano), Nijeryalı futbolcudur. Sağ bek pozisyonunda görev almakta olup, HNK Gorica'da forma giymektedir.\nHeart Academy altyapısında oynayan Musa Muhammed, Ocak 2014'te, Süper Lig takımlarından Beşiktaş tarafından denense de oyuncunun transferi gerçekleşmedi.\nHaziran 2015'te, Süper Lig'de mücadele eden İstanbul Başakşehir'e transfer oldu. U-21 takımının yanı sıra Türkiye Kupası maçlarında foma giydi. Başakşehir forması giydiği ilk maçta Şanlıurfaspor karşısında asist yaptı. Bir sonraki sezon da Türkiye Kupası grup maçlarının hepsinde forma giydi. Ancak ligde forma şansı bulamayan futbolcu devre arasında takımdan ayrıldı.\nŞubat 2017'de Bosna ekibi FK Zeljeznicar Sarajevo'ya transfer oldu. 26 Şubat 2017'de FK Krupa na Vrbasu ile oynanan maçta oyuna girerek ilk profesyonel maçına çıktı.\nNijerya 17 yaş altı millî takımıyla 2013 Afrika 17 Yaş Altı Şampiyonası'nda ve 2013 FIFA 17 Yaş Altı Dünya Kupası'nda takımıyla beraber şampiyonluk yaşadı. Nijerya 20 yaş altı millî takımıyla 2015 Afrika 20 Yaş Altı Şampiyonası'nda şampiyonluk elde ederken, 2015 FIFA 20 Yaş Altı Dünya Kupası'nda da mücadele etti.\n27 Mayıs 2016'da, daha kulüp kariyerinde resmî bir lig maçı yapmadan, Mali ile oynanan hazırlık maçında ilk kez Nijerya millî takımı formasını giydi.\n\n\nDevletsiz millet\nDevletsiz millet, kendine ait bir devleti olmayan ve herhangi bir ulus devletin nüfus çoğunluğunu oluşturmayan milli veya etnik azınlıklar için kullanılan siyasi bir terimdir. Devleti olmayan milletler bazen dördüncü dünya ulusları olarak da anılırlar. En bilinen devletsiz milletler İspanya'da Katalanlar,Kürtler, Sri Lanka'da Tamiller, Çin'de Uygurlar ve Tibetlilerdir.\n\n\nDördüncü dünya\nDördüncü dünya, üç dünya modelinin bir uzantısı olan bir tanımıdır. Bu terim genellikle kendine ait bir devleti olmayan ve dünyanın politik ve ekonomik sisteminden etnik ve dini açıdan tanınmayan ve dışlanan ulusları tanımlamaktadır.\n\n\nMesoplodon perrini\nMesoplodon perrini, yeni dönemde tanımlanan gagalı balina türü. Türe ait örnekler 1970'li yıllarda ortaya çıkarılmıştır. İlk örnekler 1975 yılında, ardından 1978 ve 1979 yıllarında Kaliforniya sahillerinde bulunmuştur. Son örnek Eylül 1997'de bulunmuştur. Bu türler başta Hektor gagalı balinası ve Cuvier gagalı balinası olarak tanımlanmalarına rağmen, sonradan 2002 yılında yapılan DNA merkezli bir çalışmada tür yeni olarak tanımlanmış ve William F. Perrin'in adı verilerek \"Perrin gagalı balinası\" olarak anılmıştır.\n\"Mesoplodon perrini\" türünü canlı kaydeden bir bilim insanı veya araştırmacı henüz olmamıştır. Ancak karaya vuran örneklerden yeni bir tür olduğu belirlenmiştir.\n\n\nDev şişe burunlu balina\nDev gagalı balina (\"Hyperoodon planifrons\"), gagalı balinagiller (Ziphiidae) familyasından \"Berardius\" cinsine ait üç balina türünden ikisi Güney yarıküre'nin soğuk sularında yaşayan Arnoux gagalı balinası ve Büyük Okyanus'un kuzeyindeki soğuk sularda bulunan Baird gagalı balinasıdır. Üçüncü bir tür 2016 yılında tanımlanmış ancak adlandırılmamıştır. Gagalı balinagillerin en büyükleri olup boyları 10-12 metreye ulaşabilmektedir. \"Dört dişli balina\" veya \"dev gagalı balina\" olarak da adlandırılsalar bile genellikle cins isimleri olan \"Berardius\" olarak bilinirler. Arnoux ve Baird gagalı balinaları o kadar birbirine benzerdir ki ayrı tür olup olmamaları tartışma konusu olmuş ancak genetik kanıtlar ve yaşadıkları coğrafyaların farklılığı nedeniyle ayrı ayrı sınıflandırılmalarına karar verilmiştir. Arnoux gagalı balinası, ilk olarak Georges Louis Duvernoy tarafından 1851 yılında Baird gagalı balinası ise 1883 yılında Leonhard Hess Stejneger tarafından tanımlanmıştır.\nArnoux ve Baird gagalı balinası yaşadıkları yer ayrı olmasa denizde ayırt edilemeyecek kadar birbirine benzemektedir. Arnoux gagalı balinasının denizdeki tahmini boyu 12 metre olup ölü olarak görülenler ise 9,3 ile 9,75 metre arasındadır. Baird gagalı balinası ise görece daha büyük olup 12-13 metreye kadar büyüyebilmektedir. Her ikisinin de ağırlıkları 14 tona ulaşabilmektedir.\nHer iki türün de gagaları diğer gagalı balinalara göre uzundur. Sırt yüzgeci vücudun arka tarafındadır. Vücut renkleri açık gri ile siyah arasında ve tüm vücutta aynı renktedir. Her iki tür de beyaz çizgisel izler olup yaşlandıkça büyümekte olup yağ belirlemede kullanılabilmektedir.\nÜçüncü bir tür (henüz resmi olarak adlandırılmayan ancak Japonca karga anlamındaki \"Karasu\" olarak kullanılan) 2016 yılında tanımlanmıştır. Baird gagalı balinasına benzemesine rağmen mtDNA farklılığı vardır.\nToplam popülasyon kesin olarak bilinmese de Baird gagalı balinasının 30.000 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Üçüncü tür için herhangi bir bilgi yoktur.\nHer iki türün de yayılımı antitropikal sulardır. Arnoux gagalı balinası Güney Afrika, Arjantin ve Yeni Zelanda'nın en güney uçları ile Antarktika arasında bulunur.\nBaird gagalı balinası Büyük Okyanusun kuzeyinde özellikle Japonya adaları etrafında yaşamaktadır. En kuzey olarak Bering Denizi, en güney olarak Izu Adaları ve Bonin Adalarında kayıt edilmiştir. Çin'in Zhoushan sahillerinde kıyıya vurmalar da görülmüştür.\nBütün diğer gagalı balinagiller gibi onlar da büyük derinliklerde avladıkları kafadan bacaklılar ve krill ile beslenir.\n1974 yılında avlanması yasaklanmadan önce 176 balina Sovyet avcılarınca yakalanmıştır. Amerikan ve Kanadalı avcılarca 1966'dan önce 60 ve Japon avcılarca 1986'dan önce 4000 civarında avlanamıştır.\n\n\nLeonard Andrzejewski\nLeonard Henryk Andrzejewski (1 Mart 1924 – 18 Ekim 1997) bir Polonyalı aktör. O 1988-89 yıllarında Ballada o Januszku adlı televizyon dizisinde rol almıştır.\n\n\nAmédée Achard\nLouis Amédée Eugène Achard (19 Nisan 1814 - 25 Mart 1875), lirik tarzda eserler yazan Fransız şair ve gazeteci.\nKendisi Marsilya doğumludur. Lirik şiirler yazan şair Cezayir'de kısa bir süre yaşamış ülkesine döndükten sonra Toulouse, ve Marsilya'da gazetecilik yapmıştır.\n\n\nPiotr Bajor\nPiotr Bajor (d. 16 Şubat 1960) Polonyalı bir sinema oyuncusu. 2006 Cannes Film Festivalinde festival dışı gösterilen \"”Chłopiec galopującym na koniu”\" filminde rol aldı.\n\n\nGüzel Kokuyorum\nGüzel Kokuyorum, Burcu Tatlıses'in 13 Mart 2015'te çıkardığı ilk stüdyo albümüdür. Albüm 11 şarkıdan oluşmaktadır. Albümün prodüktörlüğü ve düzenlemeleri Cihan Mürtezaoğlu'na aittir.\n\n\nAdam GuziÅ„ski\nAdam Guziński (d. 22 Aralık 1970), Polonyalı sinema yönetmeni ve senarist. Onun Chłopiec na galopującym koniu adlı  filmi 2006 Cannes Film Festivali'nde festival dışı gösterildi.\n\n\nWładysław Kowalski\nWładysław Kowalski (d. 24 Şubat 1936 ; ö. 29 Ekim 2017) ,Polonyalı ünlü oyuncu. 1957'de başladığı oyunculuk kariyerinde 100'ün üzerinde yapımda rol almıştır.\n\n\nGüney Asya Bölgesel İşbirliği Teşkilatı\nGüney Asya Bölgesel İşbirliği Teşkilatı (), Güney Asya ülkeleri arasında uluslararası örgüt ve jeopolitik bir birliktir. Örgüt 1985 yılında Dakka'da kurulmuş olup ekonomik ve bölgesel entegrasyonun gelişimini desteklemektedir. Merkezi Katmandu'da yer almaktadır.\nSAARC 2015 yılı itibarıyla dünyanın yüzölçümünün %3'ünü, dünya nüfusunun %21'ini ve küresel ekonominin %9.12'sini oluşturmaktadır. Örgüt 2006 yılında Güney Asya Serbest Ticaret Bölgesi'nin kurmuştur.\nAmerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği, Avustralya, Çin, Güney Kore, İran, Japonya, Mauritius ve Myanmar'ın örgütte gözlemci statüsü bulunmaktadır. Rusya ve Türkiye örgüte gözlemci üye olmak için başvurmuştur.\n\n\nMirosław Baka\nMirosław Michał Baka (d. 15 Aralık 1963 Ostrowiec Świętokrzyski) bir Polonyalı aktör. Onun en iyi bilinen rollerinden biri 1988 yılında Krzysztof Kieślowski tarafından yönetilen Öldürme Üzerine Kısa Bir Film adlı filmdeki Jacek rolüdür. O aynı zamanda 2003 yılında \"Bao-Bab, czyli zielono mi\" adlı komedi televizyon dizisinde rol almıştır.\n\n\nOpel Mokka\nOpel Mokka, Alman otomobil üreticisi Opel tarafından geliştirilen ve üretilen 5-Kapılı bir B segmenti Crossoverdır. İngiltere'de Vauxhall Mokka, Kuzey Amerika ve Çin'de ise Buick Encore adıyla satılmaktadır.\nİlk olarak, 2012 yılında Cenevre Otomobil Fuarında tanıtılmıştır. 2016 yılında makyajlanan modeli Opel Mokka X adıyla tanıtılmış ve satışa sunulmuştur.\n\n\nJerzy Block\nJerzy Blok (20 Mart 1904 yılında Grabica, Polonya – 29 Haziran 1996 yılında Konstancin-Jeziorna, Polonya) Polonyalı aktör ve yönetmen. O en iyi Konopielka filmindeki Józef rolüyle tanınıyor.\n\n\nSzymon Bobrowski\nSzymon Bobrowski (d. 16 Mayıs, 1972 yılında Konin, Polonya) Polonyalı aktör.\nOnlarca sinema ve TV filmlerinin yanı sıra tiyatro oyunlarında rol almıştır.\n\n\nFinlandiya'da eÄŸitim\nFinlandiya eğitim sistemi, okul ücreti olmayan ve tamamıyla öğünleri tam zamanlı öğrencilere sağlanan bir eğitim sistemidir. Finlandiya'nın güncel eğitim sistemi günlük bakım programları (bebekler ve yeni yürümeye başlamış çocuklar için), bir senelik anaokulu programı (altı yaşındakiler için kreş); dokuz yıllık zorunlu çok amaçlı okul(yedi yaşından başlayıp, on altı yaşına kadar süren); zorunlu eğitim sonrasında ikinci genel akademik ve meslekî eğitim; yükseköğrenim (üniversite ve uygulamalı bilimler üniversitesi) ve yetişkinler (ömür boyu süren) eğitimlerden oluşmaktadır. Eğitimde eşitliği ve mükemmelliği sağlamak için Finlandiya'nın uyguladığı strateji: Öğrencileri eğitim hayatlarında seçmeden, izlemeden ve gruplama yapmadan halka açık ve finanse edilmiş kapsamlı bir okul sistemi inşa etmeye dayanır. Stratejilerinden bir parçası: öğrencilerin evlerinin yakınlarında okula sahip olmaları için okul ağını mümkün olduğunda yaymaktır. Eğer uygun olmayan durumlarda, örneğin kırsal alanlarda, ücretsiz ulaşım imkânı sağlamaktır. Derslerde kapsayıcı özel eğitim ve düşük başarıyı azaltmak için eğitici çaba tipik Nordik eğitim sistemidir.\nDokuz yıllık çok amaçlı okuldaki temel eğitim sonrasında 16 yaşındaki öğrenciler ikinci eğitimlerine devam edip etmemeyi seçebiliyor. İkinci eğitimlerini akademik yönde ya da mesleki eğitim yönünde tercih edebiliyorlar. Her ikisi de genellikle üç yıllık bir süre tutuyor ve öğrenciye üçüncü eğitimine devam edebilecek yeterliliği kazandırıyor. Üçüncü eğitim üniversite ve politeknik (Uygulamaları bilimler üniversitesi olarak da bilinmektedir) olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Üniversiteler doktora seviyesi derecesi vermektedir. Eskiden sadece üniversite mezunları daha yüksek dereceler (lisansüstü) için eğitim alabiliyordu, ancak Bologna anlaşmasından sonra tüm lisans derecesine sahip kişiler daha yüksek dereceli eğitimler alabilmek için uygun duruma geldi. Ülkede 17 üniversite ve 27 uygulamalı bilimler üniversitesi vardır.\nBirleşmiş Milletler'in 2006 verilerine dayanan 2008 İnsani Gelişme Endeksine göre eğitim endeksinde Finlandiya en yüksek endeksliler arasında 0.993'lük bir değere sahip çıktı. Finlandiyalı eğitim bakanı bu başarıyı eğitim sistemine(tüm yaş grupları için birleşik temel eğitim), yüksek derecede yetenekli öğretmenlere ve okullara sağlanan otonomiye atfetti.\nFinlandiya devamlı olarak, uluslararası ulusal eğitim sistemleri karşılaştırması olan PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) çalışmasında yüksek sırada yer almaktadır. Son yıllarda PISA sıralamasında Finlandiya listenin en üstündeki yerini kaybetmiş olsa da devamlı üst sıralarda yer almaktadır. 2012 yılındaki çalışmada, Finlandiya okumada altıncı, matematikte on ikinci ve bilimde ise beşinci olmuştur. 2003'te ise Finlandiya bilim ve okumada birinci sıradaydı, matematikte ise ikinci sıradaydı. Finlandiya'nın üçüncü derece eğitim sistemi dahası Dünya Ekonomik Forumu'nda birinci olarak değerlendirilmiştir.\nGenel başarıyı kutlarken, Finlandiya'nın 2012 yılındaki PISA'nın okuma sınavlarındaki cinsiyet farkları 2015 yılında Brokings Enstitüsü tarafından yayınlanan raporda tespit edilmiştir. 15 yaşındaki erkeklerin okuma sınavındaki performansı ORCD ülkelerinin ortalamasından ciddi bir farklılık göstermemektedir ve aynı yaştaki kızlara göre 0.66'lık bir standart sapma yapmaktadır. (Tüm dünyada, aynı yaştaki kızlar genellikle okumaya ilgileri aynı yaştaki erkeklerden daha fazla olması sebebi ile kızlar okuma konusunda aynı yaştaki erkeklere göre daha başarılı oluyorlar.)\n\n\nMesoplodon hotaula\nMesoplodon hotaula, bir mesoplodon türü.\n\"Mesoplodon hotaula\", genetik olarak \"M. ginkgodens\" türünden farklılığı ortaya konulana kadar Japon gagalı balinası olarak anılmaktaydı. Daha sonra yapılan bir çalışma sonucunda ayrı bir tür olarak ortaya konuldu. Bu tür ilk olarak 1965 yılında Sri Lanka'da Moore ve Gilmore tarafından karaya oturmuş bir örnek üzerinde çalışıldı, fakat hata yapılarak Japon gagalı balinası türü içerisinde incelendi. 2000'li yıllarda genetik ve DNA analizleri sonucunda ayrı bir tür olarak tanımlanarak literatüre girdi. 1963 yılında kayıtlara geçiren kişi olan Paules Edward Pieris Deraniyagala'nın isminden dolayı literatürde \"Deraniyagala gagalı balinası\" olarak da geçer.\nHint Okyanusu, Büyük Okyanus ile birlikte Seyşeller, Maldivler, Sri Lanka, Gilbert Adaları, Kiribati, Live Adaları kıyıları \"Mesoplodon hotaula\"nın yaşadığı bölgelerdir.\n\n\nWojciech Brydziński\nWojciech Brydziński (28 Ocak 1877, Ivano-Frankivsk – 4 Mayıs 1966, Varşova)  Polonyalı tiyatro, radyo ve sinema oyuncusu.\n\n\nTazmanya gagalı balinası\nTazmanya gagalı balinası (\"Tasmacetus shepherdi\") ya da Tazmanya balinası, ziphiidae familyasının üyesi olan bir balina türü. Bu balinalar geniş bir şekilde araştırılmamışlardır. Denizlerde görülen yalnızca dört birey ve 42 tane de kendi doğal yaşam alanlarından ayrı kalmış birey kayıt edilmiştir (2006 ve öncesinde). İlk defa 1937 yılında görülmüşlerdir, W. R. B. Oliver tarafından George Shepherd'a itham edilerek isimleri verilmiştir, Whanganui Bölge Müzesinin görevlisi 1933 yılında Yeni Zelanda'daki Kuzey Adası'nda bulunan Ōhawe yakınlarındaki güney Taranaki sahilinde numuneler toplamıştır.\nYetişkinler 6 metre (20 ft) ila 7.1 metre (23 ft) arasında uzunluğa ve 2.32 ila 3.48 ton arasında kiloya ulaşabilirler. Doğduklarında yaklaşık olarak 3 metre (9.8 ft) uzunluğunda olurlar. Diğer gagalı balinagiller ile karşılaştırıldıklarında daha güçlü ve büyük gövelilerdir, ayrıca dik bir melon ile yunuslarınkine benzer uzun gagaya sahiptirler. Tam bir fonksiyonel diş setine sahip olan tek ziphiidae türüdürler (üst ve alt çenelerinin her ikisinde de 17 ila 27 çift). Yetişkin erkeklerin ayrıca alt çenelerinin ucunda bir çift fildişi bulunur. Sırtları koyu kahve ve karınları krem rengindedir, kanatçıktan uzanan soluk renkli bir bölge de bulunur. Uzun, hilal şeklinde olan sırt yüzgeçleri uzunluklarının üçte ikisi kadar uzaklığından başlamaktadır.\nTazmanya gagalı balinalarının tahmini toplam nüfusları hiç yapılmamıştır. 2006'ya kadar, Yeni Zelanda'da 42 tane doğal yaşam alanından ayrı kalmış tazmanya gagalı balinası olduğu bildirilmiştir (Chatham Adaları'nda 24 tane, Arjantin'de 7 tane, Tristan da Cunha'da 6 tane, Avustralya'da 3 tane ve Juan Fernández Adaları'nda 2 tane). Denizde ise toplam beş tanesi görülmüştür (çoğunlukla yine Yeni Zelanda'da), bir tane \"muhtemelen\" Shag Rocks yakınlarında ve dört tanesi de farklı bölgelerde görülmüştür—ilk iki tanesi 1985'te Tristan da Cunha yakınlarında birkaç dakika arayla görülmüştür (ilk görülme koordinatlarında); üçüncüsü 2002 yılında Gough Adası yakınlarında (); ve dördüncüsü de 2004 yılında Tasmanya'nın güneyinde () görülmüştür. Ocak 2012'de, bu türün binlercesininden oluşan bir grup Portland, Victoria'nın güneyindeki Avustralya Antarktika Bölümü tarafından fotoğraflanmış ve filme çekilmiştir.\nBu hayvanların kazara ya da kasten insanlar tarafından öldürüldüklerine ya da avlandıklarına dair bir bildiri yoktur. Tazmanya gagalı balinaları Pasifik Adaları Bölgesi'nin Balinaları ve Onların Habitatlarının Korunmasına ilişkin Mutabakat Zaptına (Pasifik Balinaları MoU) tarafından korunmaktadırlar.\n\n\nUnix zaman\nUnix Zaman, 1 Ocak 1970 (01/01/1970) den beridir geçen saniye sayısına denilen sayısal veri tipidir. 9 Eylül 2001 (09/09/2001) saat 04:46:40 itibarı ile Unix Zaman 10 haneye yükselmiştir. Ve 20 Kasım 2286 (20/11/2286) saat 19:46:40'ta 11 haneye yükselecektir.\nUnix zamana göre saniye türünden zaman dilimleri.\n\n\nKazimierz Fabisiak\nKazimierz Fabisiak (11 Şubat 1903, Varşova - 28 Nisan 1971, Krakow) bir Polonyalı aktör, yönetmen, tiyatrocu ve tiyatro yönetmeni.\n\n\nMarian Glinka\nMarian Witold Glinka (1 Haziran 1943 Varşova - 23 Haziran 2008 Varşova) Polonyalı aktör ve vücut geliştirmeci. O birçok Lehçe filmde rol almıştır. \n\n\nMehmet DurakoÄŸlu\nMehmet Durakoğlu (d. 1956, Sivas) Türk avukat ve siyasetçi.\nAnkara Atatürk Lisesi'ni bitirmiş. 1982 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olmuştur.\n1986'da serbest avukatlığa başlamıştır. Dış Ticaret alanında sertifika programları dersleri vermiş ve aynı konuda yayınlanmış makaleleri bulunmaktadır.\n2002-2004 yıllarında İstanbul Barosu İnsan Hakları Yürütme Kurulu Ūyeliğinde bulunmuş, 2004-2006 yıllarında İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyeliği yapmış, 2006-2008 ve 2010-2016 yıllarında Baro Başkan Yardımcısı olmuştur. 23 Ekim 2016 tarihinde 'Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu' adayı olarak İstanbul Barosu'nun başkanı seçilmiştir.\nCumhuriyet Halk Partisi Beşiktaş İlçe Başkanı olarak görev yapmış, 1995, 1999 ve 2002 seçimlerinde İstanbul 2. seçim çevresi milletvekili aday listesinde yer almıştır.\nÇYDD Üyeliği ile SODEV ve TÜSES yönetimlerinde bulunmuştur.\nEvli ve 2 çocuk babasıdır.\n\n\nMolla Hayâlî\nMolla Hayâlî, 15. yüzyıl Osmanlı alimi.\nFatih Sultan Mehmed devri alimlerindendir. Fıkıh, tefsir ve Arap diline dair şerh ve haşiyeler yazmıştır. Yaşadığı devrin ilmî meselelerini en iyi kavrayan âlimler arasında yer aldığı ifade edilir.\nİznik'te dünyaya geldi. İsmi Ahmed, lakabı Şemsedin'dir. Babası; Kadı Hoca Musa Efendi idi. Babasının yanında ilk öğrenimini gördükten sonra Yeşil Medrese'de (Bursa Sultaniye Medresesi) eğitimine devam etti. Müderris Hızır Bey'den icazet aldı ve onun kızı ile evlendi.\nBir süre Hızır Bey'in yardımcısı olarak çalıştıktan sonra müderris olarak Filibe Medresesi'ne tayin edildi. \"\"'Alâ Şerĥi’l-Aķāidi’n-Nesefiyye\"\" adını taşıyan eserini burada yazdı; sadrazam Veli Mahmud Paşa'ya sunarak takdirini kazandı. Kitap, islam alimleri tarafından beğenilmiş ve çok defa bir imtihan metni olarak kullanılmıştır.\nHatibzâde diye şöhret kazanan Molla Tâceddin'in ölümü üzerine İznik Orhaniye Medresesi'ne tayin oldu ve hac ziyaretini yaptıktan sonra bu göreve başlamayı kabul etti. Hac ziyareti sırasında Mısır'a uğradığı düşünülür. Hayâlî, Orhaniye Medresesi'nde kısa bir dönem müderrislik yaptıktan sonra henüz otuz üç yaşında iken hayatını kaybetmiştir. Kaynaklarda yaşı üzerinde görüş birliği olsa da ölüm tarihi konusunda farklı görüşler vardır. Farklı kaynaklarda ölüm tarihi “875(1470)”, “860 (1456) yılından sonra”, “862 (1458)”, “870 (1466)” şeklinde ifade edilmiştir.\nKabri Bursa'da Zeyniler Haziresi'nde Molla Hüsrev'in kabri yakınındadır.\nTitiz araştırmaları ve nazik üslûbu sebebiyle Hayâlî mahlasının verildiği kaydedilmektedir.\n\n\nMannlicher M1895\nMannlicher M1895 (; ), Avusturya-Macaristan İmparatorluğu yapımı bir kurmalı tüfektir. Tüfek 1895 yılında Ferdinand Mannlicher tarafından tasarlanmıştır.\nMannlicher M1895, I. Dünya Savaşı'nda Avusturya-Macaristan Ordusu'nun standard piyade tüfeği idi.\n\n\nYenibahçeli Nail Bey\nYenibahçeli Nail Bey (doğum. ? - ö.1926, Ankara) Çerkez asıllı Osmanlı Devlet adamı, istihbaratçı ve yazar. İttihat ve Terakki'nin kurucu kadrosundandır. Özellikle İtalyanlara ve İngilizlere karşı yürüttüğü istihbarat faaliyetleriyle bilinmektedir.\nÇerkes Sürgünü'nden sonra İstanbul'a yerleşen Ubıh asıllı Çerkezlerdendir. Ahmet Şükrü Oğuz'un küçük kardeşidir. Dönemin Hicaz Valisi ve Medine Muhafızı olan Çerkes Osman Ferid Paşa'nın yeğenidir. Reklamcı Nail Keçili'nin dedesidir. Bazı tarih kitaplarında Osmanlı nazırlarından Mustafa Nail Bey ile Yenibahçeli Nail Bey karıştırılmaktadır.\n1908'den sonra Libya'da ve Balkanlar'da İtalyanlara, İngilizlere ve Ruslara karşı istihbarat faaliyetleri yürütmüştür.\nI. Dünya Savaşı esnasında, Teşkilat-ı Mahsusa'nın Trabzon ve yakın çevresindeki Doğu Karadeniz yörelerinden sorumlu olan komutanıydı.\nRusların Hopa yakınlarına kadar ilerlemesi üzerine 3 Ocak 1915 tarihinde Nail Bey'in Artvin Çifteköprü'den Trabzon Valisi Cemal Azmi aracılığı ile Enver Paşa'ya yazdığı mektup;\n1915'te Trabzon'a dönerek dönemin Valisi Cemal Azmi ile birlikte tehcir faaliyetlerinde bulunmuştur.\nTehcir kararı uygulanmaya başladığında dönemin Rum ve Ermeni Dini Liderlerinin, Vali Cemal Bey'e yüklü miktarda rüşver verdiği, bunun karşılığında kadın, çocuk ve yaşlıların kısa süreliğine tehcirden muaf tutulmalarını istedikleri, Vali Cemal Azmi'nin bu teklife sıcak baktığı fakat Nail Bey'in kesin bir tavırla bunu reddettiği ve tehciri uygulamaya koyduğu iddia edilmektedir.\nYenibahçeli Nail Bey'in 1917 yılında Trabzon'da bir mitingdeki kısa hitabeti:\n1919'daki Divan-ı Harb-i Örfi davasında gıyaben yargılanmış, o dönem ABD'nin Trabzon'daki konsolosu Oscar S. Heizer'in girişimleri ile idama mahkûm edilmiştir. Nail Bey'in, tehcir ettirdiği Ermenileri teknelerle açık denizde öldürmeye teşebbüs ettiği, Ermeni kızları alıkoyup fuhşa zorladığı, tehcir edilen Ermenilerin ziynet eşyalarına el koyduğu ve bunların bir kısmını Eskişehir'deki evinde muhafaza ettiği şeklindeki iddialarla Osmanlı Mahkemelerine baskı yapan Amerikan Konsolosu Heizer, ABD Dışişleri Bakanlığı'na 11 Nisan 1919'da gönderdiği raporda da aynı iddialara yer verdi.\nOsmanlı Mahkemelerinin Nail Bey'e idam kararı vermesinde yabancı diplomatların ortaya koyduğu argümanlardan biri de dönemin Trabzon'daki Almanya Konsolosu olan Heinrich Bergfeld'in 9 Temmuz 1915 tarihli raporuydu.\nYabancı elçilerin ve diplomatların baskıları sonucu hakkında idam kararı verilen Nail Bey, o sıralarda Enver Paşa'nın kardeşi Nuri Killigil'i Batum'daki İngiliz hapishanesinden kaçırdı. Bir süre Enver Paşa ile Kafkasya'da birlikte faaliyet yürüttü.\nAynı yıl içinde Rudolf von Sebottendorf'un yardımıyla Almanya'ya kaçtı ve Baron Sebottendorf'la birlikte Türk-Cermen Birliği tarikatını kurdu.\nÇerkez asıllı olmasına karşın Yüzellilikler arasında değildi.\n1926'da ise İzmir Suikasti'nden idam cezasına çarptırıldığı sırada kararı: \" \"Evet adilanedir, tamam adilanedir fakat karardan dolayı Ali Bey'i kınamayınız, beni Doktor Fikret Bey'in sözü idam ettiriyor.\" \" demiştir.\nAynı davada Nail Bey'in ağabeyi Şükrü Bey beraat etmiştir. Nail Bey'in idam kararını onayan Kel Ali ve Kılıç Ali, idam kararından 1 yıl önce Nail Bey'in ağabeyi Şükrü Bey'in nikâh şahitliğini yapmışlardı.\n1926'da Ankara'da idam edilen Nail Bey, vefatından önce hapishane müdürüne: \" \"Başkan'a ve Kılıç Ali Bey'e selamlarımı iletin, dargın olmadığımı söyleyin.\" \" demiştir.\nNail Bey, idam sehpasına çıktı ve \" \"Ulus sağ olsun, Yurt payidar olsun!\" \" şeklinde bağırdıktan sonra darağacının altındaki sandalyeye oturdu. Cellat kalkmasını isteyince gülerek şu sözleri söyledi: \" \"Nereden bileyim ben, ne zaman sandalye görsek otururuz, meğer bu başka sandalye imiş, daha önce hiç idam edilmediğim için, teşrifatı bilmiyorum, kusura bakmayın.\" \"\nNail Keçili, Olay Gazetesi'nde 7 Aralık 2015 tarihinde kaleme aldığı köşe yazısında, babası Nadir Keçili'ye 1930'lu yıllarda Park Otel'de Atatürk'ün Yenibahçeli Nail Bey hakkında: \" \"Nail, benim yakın silah arkadaşımdı, büyük adamdı, çok severdim onu. İzmir suikastına karıştı diyerek iftira atan ve astıran İsmet’tir.\" \" dediğini iddia etmiştir.\nNail Keçili ayrıca babası Nadir Keçili'nin kendisine \"İdam kararın tasdiki İsmet Paşa'nın Atatürk’e şatafatlı bir yemekte zorla imzalatmak zorunda bırakmasıyla onandı\" dediğini belirtmektedir.\nYenibahçeli Nail Bey'in naaşı son olarak 1953 yılında Ankara'da bulunan Asri Mezarlığı'na nakledilmiştir.\nİrem Barutçu tarafından \"Nail\" adlı bir kitap kaleme alınmıştır.\n\n\nSteyr Mannlicher\nSteyr Mannlicher, Avusturya merkezli bir ateşli silah üreticisidir. Şirket 16 Nisan 1864 tarihinde kurulmuş olup merkezi Sankt Ulrich bei Steyr'de yer almaktadır.\n\n\nVlastimil Tusar\nVlastimil Tusar Çek gazeteci ve siyasetçi. Çekoslovakya başbakanı olarak 1919 ila 1920 yılları arasında görev yapmıştır.\nBir memur çocuğu olan Tusar Prag'da ekonomi üzerine tahsil yapmıştır. Bir bankada 1900 ila 1903 yılları arasında çalıştıktan sonra 1903 yılında çeşitli sosyal demokrat gazetelerde gazetecilik yapmaya başladı. 1908 yılında Brno'da haftalık dergi olarak çıkan \"\"Rovnost\"\"un sorumlu yazı işleri müdür olduğu ve dergiyi günlük gazete olarak çıkartmaya başladı.\n1911 yılında Brno'yu temsilen Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun parlamentosu olan Reichsrat'a seçildi. Başlarda Avusturya yanlısı olan tavrını sonradan değiştirerek 1918 yılında Çekoslovakya'nın yeni bir devlet olarak kurulmasında önemli rol oynadı. 27 Ekim 1918'de Viyana'dan Alois Rašín'i Çekoslovakya'nın bağımsızlığını ilân etmek için en iyi zaman olduğu konusunda bilgilendirdi. Yeni kurulan Çekoslovak parlamentosunun bir üyesi olmasına rağmen yeni kurulan Avusturya Cumhuriyeti ile arabuluculuk yapmak için 1919 yılına kadar Viyana'da kaldı. Asıl olarak sınır konuları üzerine pazarlıklarda bulundu.\n8 Temmuz 1919'da Sosyal Demokratlar ve Tarım partisi arasında kurulan yeni koalisyon hükûmetinin başı olarak Çekoslovakya başbakanı oldu. 1920'deki parlamento seçimlerinden sonra yeniden başbakan oldu. Aynı yıl 14 Ağustos'ta Sosyal Demokratlar arasındaki komünist kanadın artan eylemleri nedeniyle hükûmet istifa etti.\n1 Mart 1921'de Berlin'e Çekoslovakya elçisi olarak atandığından parlamento üyeliğinden ayrıldı ve Berlin'de 1924 yılında öldü.\n\n\nMuhammed Emin Balcılar\nMuhammed Emin Balcılar (d. 15 Nisan 1996, Rize), Türk futbolcudur. Orta saha pozisyonunda görev almakta olup, 2. Lig takımlarından Pazarspor'da forma giymektedir.\nFutbolculuk kariyerine 2007'de Çaykur Rizespor'un altyapısında başladı. Ocak 2015'te kulüple profesyonel sözleşme imzalayarak A takıma yükseldi. 5 Şubat'ta, Beşiktaş ile oynanan Türkiye Kupası F Grubu maçında oynayarak ilk kez resmî bir maçta Çaykur Rizespor forması giymiş oldu. 30 Mayıs'ta ise, Galatasaray ile oynanan Süper Lig sezonunun son hafta maçına ilk on birde başlayarak ilk kez bir Süper Lig maçında oynama şansı elde etti.\n\n\nCengiz Han Uluslararası Havalimanı\nCengiz Han Uluslararası Havalimanı (, \"Çingis han olon ulsın niseh budal\") , Moğolistan'ın başkenti Ulanbatur'a hizmet veren bir havalimanıdır. Havalimanı şehir merkezinden 18 km güneybatısında yer almaktadır. 2014 yılında havalimanı 1,019,102 yolcuya hizmet vermiştir.\nHavalimanı ilk olarak 19 Şubat 1957 tarihinde Buyant-Uha Havalimanı adıyla inşa edilmiş olup 21 Ekim 2005 tarihinde Moğolistan'ın kuruluşunun 800. yıldönümü anısına Cengiz Han Uluslararası Havalimanı adını almıştır.\n\n\nSousa sahulensis\nSousa sahulensis bir kambur yunus türü ve kambur yunuslarının bulunuş kronolojisine göre dördüncü türdür. Bilimsel adındaki epiteti \"sahulensis\" kuzey Avustralya ve güney Yeni Gine arasında bulunan Sahul Sığlığı'na ithafen verilmiştir ki bu da türün genellikle bulunduğu yerdir.\nTür ilk defa bilimsel olarak 31 Temmuz 2014 tarihinde \"Marine Mammal Science\" dergisinde tanımlanmıştır. Ağustos 2014'ten önce, \"Sousa sahulensis\" türünün toplam nüfus sayısı için hiç tahminde bulunulmamıştır, ama şu andaki erişilebilir verilere göre denizde \"birkaç bin\" tanesi görülmüştür.\n\"Sousa sahulensis\" türünün ortalama kilosu, diş sayısı, omurga sayısı ve coğrafi dağılımı diğer üç kambur yunus türüne çok benzer şekildedir.\n\"Sousa sahulensis\" türünün birbirleri ile iplik şeklinde dizilerek beslendikleri gözlemlenmiştir. Ayrıca bu yunusların \"Orcaella heinsohni\" yunus türüne kur yaptıkları da bildirilmiştir.\n\n\nJan Černý\nJan Černý Çek bürokrat ve siyasetçi. 1920-1921 arasında ve 1926'da olmak üzere iki kere Çekoslovakya başbakanlığı yapmıştır. Ayrıca 1918–1920, 1921–1928 ve 1929–1939 yılları arasında olmak üzere üç kere Moravya valiliğini yapmıştır.\nJan Černý Moravya'nın doğusunda küçük bir kasaba olan Uherský Ostroh'da kürkçülükle uğraşan bir ailenin çocuğu olarak dünyay gelmiştir. 1898 yılında Prag'da Charles Üniversitesi'nden hukukçu olarak diploma almıştır. Profesyonel kariyerine Hodonín'de kaymakam olarak başlamıştır. 1912 yılında Moravya valisinin yanında önemli görevlerde bulunmaya başlamıştır. Çekoslovakya'nın kuruluşu sırasında Moravya'da Çekçe konuşan en yüksek devlet memuru olduğu için 29 Kasım 1918'de kurulan yerel hükûmetin başı olmuştur.\n\n\nFars Haber Ajansı\nFars Haber Ajansı (, ), İran merkezli bir haber ajansıdır. Fars Haber Ajansı kendini \"İran'ın önde gelen bağımsız haber ajansı\" olarak tanımlamakla birlikte medya tarafından yaygın olarak İran Hükümeti'nin \"yarı-resmi\" haber ajansı olarak tanımlanır.\nFars Haber Ajansı, Farsça'nın yanı sıra İngilizce, Türkçe ve Arapça haber yapmaktadır.\n\n\nAntonín Švehla\nAntonín Švehla Çek siyasetçi. was a Çekoslavakyalı politician. Üç dönem Çekoslovakya başbakanı olarak görev yapmıştır. Birinci Çekoslovak Cumhuriyetinin en önemli siyasi kişilerinden biri olarak görülür. Kendi önerdiği Pětka içinde baskın durumda olan Çekoslovak Çiftçi ve Köylü Cumhuriyetçi Partisi'nin lideriydi. Švehla ayrıca Pětka'nın sloganı olan \"Anlaşacağımız üzerine anlaştık.\" sözünü de söylediği düşünülür\nFransa'da Paris Siyasal Bilgiler Fakültesi'nin Dijon'da bulunan Avrupa Kampüsü'nün bahçesi Antonín Švehla'nın anısına 2005 yılından beri \"Antonín Švehla'nın ziraatçileri bahçesi (1873-1933)\" adını taşımaktadır.\n\n\nTsugumi Oba\n, Tokyo doğumlu, Japon millî bir \"gensakuşa\" (manga yazarı). En bilinen eseri, kendisinin yazarlığını, Takeşi Obata'nın çizerliğini yaptığı Death Note adlı manga serisidir. 2003 ile 2006 yılları arasında yayınlanmış olan bu eser, 30 milyondan fazla satmıştır. İkilinin ikinci serisi Bakuman (2008–2012) da 15 milyon satarak başarılı olmuştur.\n2014 yılında, Robico ile beraber \"Skip! Yamada-kun\" adlı one-shot'ı ortaya koymuştur.\nGerçek adı bir sır olarak saklanmaktadır. Hiroşi Gamo isimli Haftalık Shonen Jump ile çalışan bir mangaka olduğu sanılmaktadır.\n\n\nFrantišek Udržal\nFrantišek Udržal Çek siyasetçi. Çekoslovak Çiftçi ve Köylü Cumhuriyetçi Partisi'nin üyesidir ve liderliğini yapmıştır. Bohemya Krallığı'nda yerel siyaset ile başlayan kariyerine Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun parlamentosunda devam etmiş sonradan yeni kurulan Çekoslovakya parlamentosuna girmiştir. Yedi yıl Çekoslovakya Savunma bakanı görevini yürüttükten sonra 1929 ila 1932 yılları arasında iki dönem Çekoslovakya başbakanlığı yapmıştır.\n\n\nEubalaena\nGerçek balinalar büyük dişsiz balinaların üç türünü kapsayan Eubalaena cinsidir: Buzul balinası (\"E. glacialis\"), Kuzey Pasifik gerçek balinası (\"E. japonica\") ve Güney gerçek balinası (\"E. australis\"). Bu türler grönland balinası ile birlikte Balaenidae ailesinde dınıflandırılmışlardır. Gerçek balinalar yusyuvarlak bir gövde yapısına sahiptirler, v şeklinde hava delikleri ve koyu gri ya da siyah ten renkleri vardır. Bu balinalar 18 m (59 ft) uzunluğundan daha çok büyüyebilirler ve bilinen en uzun gerçek balina ise 19.8 m (65 ft) uzunluğundadır; kiloları ise 100 kısa ton (91 t; 89 uzun ton) ya da daha fazla olabilir. 20.7 m (68 ft) uzunluğunda ve 135,000 kg (298,000 lb) kilosunda bir de 21.3 m (70 ft) uzunluğunda kesin olmasa da bireyler olduğu bilinmektedir ki bu değerler kambur, gri, bryde ve b. omurai gibi diğer balina türleri ile karşılaştırıldığında oldukça büyüktür, ama mavi balinadan küçüktür. Gerçek balinalara bu ismi veren balinacılar \"gerçek\" ismini bu türün bir avdayken bol yağ ve balina çubuğu sağlayabilmesi nedeniyle vermiştir.\n\n\nJan Malypetr\nJan Malypetr Çek siyasetçi. Çekoslovak Çiftçi ve Köylü Cumhuriyetçi Partisi'nin üyesi olarak 17 Aralık 1925-29 Ekim 1932 ve 5 Kasım 1935-1939 tarihleri arasında İçişleri Bakanlığı ve Parlamento Başkanlığı yapmıştır. Ayrıca üç dönem boyunca Çekoslovakya başbakanlığı yapmıştır: 29 Ekim 1932 – 14 Şubat 1934, 14 Şubat 1934 – 4 Haziran 1935, 4 Haziran 1935 – 5 Kasım 1935.\nYazar Jiří Stránský torunudur.\n\n\nAdrian Gonzalez\nAdrián Savin González (D. 8 Mayıs 1982), ya da takma adıyla A-Gon ve Gonzo, Major League Baseball (MLB) liginde mücadele eden Los Angeles Dodgers takımında oynayan Amerikan profesyonel beyzbol oyuncusu. Takımı Los Angeles Dodgers, 2016 yılında NLCS'te Chicago Cubs'a elenmiştir.\n\n\nTakeÅŸi Obata\n, genelde çeşitli manga yazarları ile birlikte çalışıp eserlerde çizerlik yapan, Japon millî mangakais a Japanese manga artist. İlk olarak, Yumi Hotta ile beraber ürettiği Hikaru no Go (1998–2003) ile uluslararası bir üne kavuşmuştur.\nEn bilinen eseri, kendisinin çizerliğini, Tsugumi Oba'nın çizerliğini yaptığı Death Note adlı manga serisidir. 2003 ile 2006 yılları arasında yayınlanmış olan bu eser, 30 milyondan fazla satmıştır. İkilinin ikinci serisi Bakuman (2008–2012) da 15 milyon satarak başarılı olmuştur.\nObata, bazı bilinen mangakaların da mentörlüğünü yapmıştır. Bunlar arasında Nobuhiro Watsuki (\"Rurouni Kenshin\"), Kentaro Yabuki (\"Black Cat\") ve Yusuke Murata (\"Eyeshield 21\") vardır.\n\n\nPan-Arap renkleri\nPan-Arap renkleri, siyah, beyaz, yeşil ve kırmızıdır. Her dört Pan-Arap renginden birinin belirli bir Arap hanedanını veya dönemini temsil etmesi amaçlanmıştır. Siyah Muhammed'in ve Dört Halife'nin kullandığı sancağın, beyaz Emevîlerin, yeşil Fatimilerin ve kırmızı ise Haricilerin rengi idi. Bu dört renk 14. yüzyılda Iraklı şair Safiyeddin El-Hilli tarafından \"beyaz eylemlerimiz, siyah savaşlarımız, yeşil bölgelerimiz ve kırmızı kılıçlarımız\" olarak tarif edilmiştir.\nPan-Arap renkleri ilk olarak 1916 Arap İsyanı sırasında tek bir bayrak çatısında toplandı. Günümüzde Birleşik Arap Emirlikleri, Filistin, Kuveyt ve Ürdün gibi birçok Arap ülkesinin bayrağı Arap İsyanı renklerine dayanmaktadır.\n\n\nMilan Hodža\nMilan Hodža, (d. 1 Şubat 1878 - ö. 27 Haziran 1944), Slovak gazeteci ve siyasetçi.\n1935 ila 1938 yılları arasında Çekoslovakya başbakanlığı görevinde bulunmuştur. Bölgesel entegrasyonun önde gelen savunucularından biri olarak Orta Avrupa devletlerinin oluşturduğu demokratik bir federasyon kurma çalışmaları ile tanınmıştır.\n1897 yılında gazeteciliğe başlamıştır. Kurduğu \"Slovenský denník\" (1900–1901) adlı gazetede ve haftalık \"Slovenský týždenník\" (1903–1914) dergisinde editörlük yapmıştır.\n\n\nJan Syrový\nJan Syrový Çek asker. Çekoslovakya Ordusunda dört yıldızlı general rütbesine yükselmiştir. Münih Krizi sırasında Çekoslovakya başbakanlığı yapmıştır.\nI. Dünya Savaşı sırasında Rusya'nın Çekoslovak Lejyonu'nunda savaşırken 1917 yılında Zborov Muharebesinde sağ gözünü kaybetmiştir. 1926 ila 1933 yılları arasında Çekoslovakya Ordusu Genelkurmay başkanlığı yapmıştır.\n23 Eylül 1938'de Milan Hodža hükûmeti istifa edince itirazlarına rağmen başbakanlık görevine atanmıştır. 30 Eylül'de Münih Antlaşmasını kabul etmek zorunda kalmıştır.\n\n\nMezuniyet (film)\nMezuniyet (Rumence: Bacalaureat) yönetmenliğini Cristian Mungiu'nun yaptığı 2016 yapımı dram filmi.\nFilm, Altın Palmiye'ye aday oldu. Cristian Mungiu bu filmiyle 2016 Cannes Film Festivali En İyi Yönetmen Ödülü'nünü, \"Personal Shopper\" filminin yönetmeni Olivier Assayas ile paylaştı.\nSaygın bir doktor olan Romeo, kızı Eliza'yı yaşadıkları yozlaşmış ülkeden kurtarmak istemektedir. Sınavdan bir gün önce Eliza saldırıya uğrar. Bunun üzerine Romeo, kızının İngiltere’deki bursunu kaybetmemesi için lise bitirme sınavlarında hile yapmaya karar verir.\n\n\nArap İsyanı bayrağı\nArap İsyanı bayrağı, I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu'na karşı Arap İsyanı sırasında Arap milliyetçileri tarafından kullanılan bayraktı.\nBayrak Büyük Britanyalı diplomat Mark Sykes tarafından Osmanlı İmparatorluğu'na karşı Araplık bilinci yaratmak amacıyla oluşturulmuştur. Bayrak yatay çizgiler halinde siyah, yeşil ve beyaz ile yatay üçgen şeklinde kırmızı renklerden oluşmaktaydı. Siyah Abbasileri, beyaz Emevîleri, yeşil Fatimileri ve kırmızı ise Haşimileri simgelemekteydi. Haşimiler Arap İsyanı sırasında Osmanlı İmparatorluğu'na karşı Britanya ile müttefikti.\nGünümüzde Birleşik Arap Emirlikleri, Filistin, Irak, Kuveyt, Libya, Mısır, Sahravi Demokratik Arap Cumhuriyeti, Sudan, Suriye, Ürdün ve Yemen bayrakları Arap İsyanı bayrağından esinlenilerek oluşturulmuştur. Bayrağın 98.5 ve 197 fitlik bir sürümü Ürdün'ün Akabe kentinde dünyanın altıncı büyük bayrak direğinde dalgalanmaktadır.\n\n\nBryan Greenberg\nBryan Greenberg (24 Mayıs 1978; Omaha, Nebraska), \"How to Make It in America\", \"One Tree Hill\" ve \"October Road\" dizilerindeki rolleriyle bilinen Amerikalı oyuncu.\n\n\nRudolf Beran\nRudolf Beran Çek siyasetçi. Çekoslovakya'nın Nazi Almanyası tarafından işgalinden hemen önce ve sonrasında Bohemya ve Moravya Protektorası deklare edilmeden ülkesinin başbakanlığını yapmıştır. Çekoslovak Çiftçi ve Köylü Cumhuriyetçi Partisi'nin 1933'ten itibaren lideridir ve Cumhurbaşkanı Emil Hácha tarafından 1 Aralık 1938'de başbakan olarak görevlendirilmiştir.\nBeran'ın demokrasiye karşı kararsız bir tutumu olmuştur. Münih Antlaşmasından sonra Almanları barışçı yollarla ikna etmek umuduyla ülkenin sosyalist olmayan tüm partilerini Ulusal Birlik Partisi adı altında tek bir partide toplayarak liderliğine geçti. Basına katı bir sansür uyguladı. Ancak Slovakların ve Ruthenyalıların uzun süredir var olan özerklik isteklerine boyun eğdi. Yine de bu önlemlerin hiçbiri 14 Mart'ta Slovakya'nın birlikten ayrılmasına ya da bir gün sonra Nazi Almanyasının ülkenin geri kalanını işgaline engel olamamıştır. 27 nisan 1939'da emekli olana kadar Bohemya ve Moravya Protektorası'nın ilk başbakanı olarak görev yapmıştır. Emekli olduktan sonra çiftliğine yerleşmiştir. II. Dünya Savaşı sırasında Çek direnişçilerle bağlantıları olmuştur.\nSavaştan sonra Beran işbirlikçi olarak komünist yetkililer tarafından tutuklanmış ve manipüle edilmiş siyasi bir duruşma sonrasında yirmi yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. 1954 yılında Leopoldov'da hapishanede ölmüştür.\n\n\nRusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi 6. Kongresi\nRusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi VI. Kongresi Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nin (Bolşevik) 26 Temmuz - 3 Ağustos 1917 tarihleri arasında Sankt-Peterburg'da düzenlediği kongredir. Kongrede merkez komitesi seçilmiş ve yeni bir tüzük yayınlanmıştır.\nBu kongre Moskova dışında düzenlenecek son parti kongresidir. Kongre iki devrim arası (Şubat Devrimi ve Ekim Devrimi) dönemde gerçekleştirilmiştir. Kongrede, Mejrayontsi grubu ile birleşme kararı almıştır.\nKongrede yapılan seçimde aşağıdaki isimler Merkez Komite üyesi olarak seçilmişlerdir;\n\n\nRafael Alonso\nRafael Alonso (5 Temmuz 1920 – 24 Ekim 1998)  İspanyol oyuncu. 1951 ve 1998 yılları arasında 120den fazla film ve televizyon şovunda rol almıştır. \n\n\nJan Šrámek\nJan Šrámek Sürgündeki Çekoslovak hükûmetine 21 Temmuz 1940 ila 5 Nisan 1945 tarihleri arasında başkanlık etmiştir. Çekoslovak Hristiyan ve Demokratik Birliği - Çekoslovak Halk Partisinin ilk başkanıdır. Ayrıca monsinyördür.\n1945 yılından itibaren Çekoslovakya içinde Šrámek'in Halk Partisi'nin de yer aldığı komünistlerin baskın olduğu Ulusal Cephe ile idare edilmiştir. Šrámek ve yandaşları komünist partisinin giderek artan rolünden endişe duymuşlardır. 1947'den itibaren halkın komünistlere verdiği destek azalmaya başlamıştır. Kazandıkları gücü sağlamlaştırmak isteyen komünistlerin Şubat 1948'de düzenledikleri darbe sonucunda Šrámek partisinin liderliğini bırakmak zorunda kalmıştır. Halefi Rostislav Petr, ve parti içindeki \"güçlü adam\" rahip Josef Plojhar komünistlerle koşulsuz işbirliğini desteklemişlerdir.\nJan Šrámek 22 Nisan 1956'da ölmüştür.\n\n\nValeriano Andrés\nValeriano Andrés (1922-2005) bir İspanyol sinema ve televizyon oyuncusu.\n\n\nJosefin Nilsson\nMüzik grubu \"Ainbusk\" üyesidir. Sanatçı doğum gününde bir aydan az kala 29 Şubat 2016'da 46 yaşında ölmüştür.\n\n\nBenoît Bastien\nBenoît Bastien (d. 17 Nisan 1983), Fransız futbol hakemidir. Kariyerine 2009 yılında başlamıştır. Genellikle Ligue 1 karşılaşmalarında görevlendirilen Bastian, 2014 yılından itibaren uluslararası karşılaşmalarda da görevlendirilmektedir.\nFransız hakem 20 Ekim 2016'da oynanan, Manchester United'ın Fenerbahçe'yi konuk ettiği UEFA Şampiyonlar Ligi grup maçında da görev almıştır.\n\n\nZdenÄ›k Fierlinger\nZdeněk Fierlinger Çek siyasetçi. 1945 ila 1946 yılları arasında ilk olarak Londra'da Sürgündeki Çekoslovak hükûmetinde daha sonra da kurtarılmış Çekoslovakya'da başbakan olarak görev yapmıştır. Adı genellikle 1948 Çek darbesinden sonra partisi Sosyal Demokrat Parti ile Çekoslovakya Komünist Partisinin birleşmesi ile anılır.\n\n\nArap milliyetçiliği\nArap milliyetçiliği (, \"el-Kavmiyye el-Arabiyye\"), Arap medeniyetini yücelten ve Arap dünyasında siyasi bir birlik hedefleyen bir milliyetçi ideolojidir. Arap milliyetçiliğin ana amacı Arap Denizi'nden Atlantik Okyanusu'na kadar tüm Arap dünyası halklarını birbirlerini ortak dilsel, kültürel, dini ve tarihi miras ile bağlayarak tek bir ulus yaratmaktır. Arap milliyetçiliği Osmanlı İmparatorluğu'nun 20. yüzyılın başlarında zayıflaması ile gelişmiş olup Altı Gün Savaşı'nda Arap ordularının yenilgisinden sonra gözden düşmüştür.\nArap milliyetçiliği ile ilgili önemli kişilikler ve örgütler Irak Kralı I. Faysal, Irak Cumhurbaşkanı Saddam Hüseyin, Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdünnasır, Libya lideri Muammer Kaddafi, Arap Sosyalist Baas Partisi ve kurucusu Mişel Eflak'tır.\n\n\nViliam Široký\nViliam Široký Çek siyasetçi. Çekoslovakya Komünist Partisi'nin önde gelen isimlerinden birisi olarak 1953 ila 1963 yılları arasında başbakanlık yapmıştır. Antonín Zápotocký'nin ölümünden sonra kısa bir süre 13 ila 19 Kasım 1957 tarihleri arasında cumhurbaşkanlığına da vekâlet etmiştir. Ayrıca 1945 ila 1954 yılları arasında Slovakya Komünist Partisi'nin de liderliğini yapmıştır.\n\n\nŞişe burunlu balina\nHyperoodon (veya Hyperoödon) gagalı balinagiller (Ziphiidae) familyasına ait balina cinsidir. Türleri: Kuzey şişe burunlu balinası ve Güney şişe burunlu balinasıdır Pasifik gagalı balinası türü, fisiksel görünüşleri nedeniyle tropikal şişe burunlu balinası olarak adlandırılır ve sınıflandırılır. Cins, Bernard Germain de Lacépède tarafından 1804 yılında tanımlanmıştır.\nBütün diğer gagalı balinagiller gibi kafadan bacaklılar ile beslenir\nKuzey şişe burunlu balinası yayılımı Atlas Okyanusu'nun kuzeyi, Güney şişe burunlu balinası yayılımı ise Güney okyanuslarıdır.\n\n\nJozef Lenárt\nJozef Lenárt, Slovak siyasetçi. 1963 ila 1968 yılları arasında Çekoslovakya başbakanlığı yapmıştır.\nJozef Lenárt Çekoslovakya komünist hiyerarşisinde liderlik içinde farklı görevlerde bulunarak çeyrek yüzyıldan uzun bir zaman geçirmiştir. Özellikle kariyerinin zirvesinde iken rejim değişiklikleri ve politikada keskin değişiklikler yaşanmıştır.\n\n\nLubomír Štrougal\nLubomír Štrougal Çek siyasetçi. 1970 ila 1988 yılları arasında Çekoslovakya başbakanlığı yapmıştır. Hukuk okumuştur. 1950'lerden sonra Çekoslovakya Komünist Partisi'nin Merkez Komitesi'nde yer almıştır.\n1959 ila 1961 yılları arasında Tarım bakanlığı, sonrasında da 1965'e kadar İçişleri bakanlığı görevlerinde bulunmuştur.\n1968 yılında başbakan Oldřich Černík'in yardımcılığına getirilmiştir. Önceleri Prag Baharında Varşova Paktı ülkelerinin Çekoslovakya'yı işgaline karşı çıkmış ancak daha sonradan Gustáv Husák rejiminin en önde gelen destekçilerinden biri olmuştur.\n\n\nLadislav Adamec\nLadislav Adamec Çek siyasetçi. 1988 ila 1989 yılları arasında Çekoslovakya başbakanlığı yapmıştır. Lubomír Štrougal'ın 12 Ekim 1988'de görevden ayrılmasıyla başbakanlığa geçen Adamec Çekoslovakya'nın son komünist başbakanı olmuştur.\n\n\nMarián Čalfa\nMarián Čalfa Çek siyasetçi. Kadife Devrim sırasında ve sonrasında Çekoslovakya başbakanlığı yapmıştır. Ayrıca Kadife Devrim esnasında 19 günlüğüne cumhurbaşkanlığına da vekâlet etmiştir. Çekoslovakya Komünist Partisi'nden yeni temsilî demokratik rejime geçiş esnasında anahtar kişilerden birisi olmuştur.\n\n\nLakÅŸmi Pandey\nLakşmi Kant Pandey (d. 1936), Hint güreşçi. Serbest kategorisinde yarışmıştır.\nAvustralya'nın Melbourne şehrinde düzenlenen 1956 Yaz Olimpiyatları'ndaki 67 kg kategorisinde ülkesini temsil etti.\n\n\nAlptekin Serdengeçti\nAlptekin Serdengeçti (d. 5 Ağustos 1961; Ankara, Türkiye), Türk oyuncu.\nÇocukluk yıllarını Bursa'da geçirmiş olan Alptekin Serdengeçti, oyunculuk eğitimini 1985 yılında Mimar Sinan Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nde almıştır. 2008 yılına kadar devlet tiyatrolarında birçok yerli ve yabancı oyunda rol almıştır. Sevgilim İstanbul isimli filmde ilk başrol deneyimini yaşayan başarılı oyuncu, 2005'te yayınlanan Yağmur Zamanı isimli dizide ikinci başrol olarak ekranlara çıkmıştır.\n\n\nBayram Abi\nBayram Abi, 2016 yapımı Türk komedi filmi. Yönetmenliğini Erdi Dikmen'in yaptığı filmde başrolleri Barbaros Dikmen, Ayhan Taş ve Ecem Karavus paylaşmaktadır.\nKendi halinde bir hayatı olan Bayram, bir gün bir arkadaşının düğününe katılır. Düğünde karşılaştığı Sinem'e aşık olan Bayram, onunla tanışmak ister. Sinem'in bir kola firmasında reklam ve pazarlama müdürü olduğunu öğrenir ve onunla tanışmak için kendi kola markasını yaratmaya karar verir. Ancak Bayram'ın babası, oğlunun aile yadigarı şerbetçi dükkanının başına geçmesini ister. Bayram babasının bu isteğini yerine getirmek istemez ve aşık olduğu kıza ulaşmak için işe koyulur.\n\n\nBaşika\nBaşika (, ), Irak'ın Ninova ili'nde, Musul'un 20 km kuzeydoğusunda bulunan bir kasaba.\nBaşika kelimesi Aramice'de ev anlamına gelen \"bet\" ve aşıklar anlamına gelen \"aşika\" sözcüklerinden türetilerek \"Aşıklar Evi\" olarak birleştirilmesinden gelmektedir.\n2014 yılında Başika'nın Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD)'in kontrolüne geçmesinin ardından kasabanın ismi \"Dua\" olarak değiştirdi. IŞİD değişiklik gerekçesi olarak, 2007'de İslam dinine geçtiği için recm cezası ile öldürülen Dua Halil Esved adlı Yezidi bir genç kızın onuruna seçildiğini açıkladı.\nBaşikada nüfusun çoğunluğunu, Yezîdîler ve Şabaklar ile birlikte Süryaniler ve Müslüman Araplar oluşturmaktadır. 2014'te yapılan nüfus sayımına göre kasabanın nüfusu 137,164 kişidir.\n\n\nStony Skunk\nStony Skunk Güney Korenin ilk Reggae ikilisidir. Yeraltı piyasasında yaptıkları müzik YG Entertainment ilgisini çekmiş ve bu ikili ile sözleşme imzalamıştır. Grubun ilk albümü “Stony Skunk” ismiyle 2003 yılında piyasaya sürülmüştür. 2008’de Skul1 askere gidince grup dağılmış oldu. YG de kalan Kush da, YG de yapımcılık ve söz yazarlığı yapmaya başlamış oldu. Ayrıca Big Bang içinde birkaç şarkı yapmışlığı vardır. Kush, Stony Skunk grubundayken adı S-Kush ve e.knock. olarak geçiyormuş ve YG Entertainment şirketinde de bu isimler ile şarkı sözü yazarlığı yapmaktadır.\n\n\nÇeyrek Asır\nÇeyrek Asır, Harun Kolçak'ın 25. sanat yılına özel çıkardığı albüm. Albümde Harun Kolçak'a İrem Derici, Bedük, Gökhan Türkmen, Tuğba Yurt, Yaşar, Kubat, Işın Karaca, Zara, Aşkın Nur Yengi, Alişan Göksu, Tan Taşçı, Gülçin Ergül, Hakan Kahraman ve Umut Kuzey eşlik etmiştir.\n\n\nAltın Düetler\nAltın Düetler, Erol Evgin'in 10 farklı kadın şarkıcıyla hazırladığı düet albümü. Albümde Erol Evgin'e Sezen Aksu, Nükhet Duru, Candan Erçetin, Göksel, Zuhal Olcay, Şevval Sam, Emel Sayın, Sıla, Hande Yener ve Aşkın Nur Yengi eşlik etmiştir. Albüm, 27 Mayıs 2016'da çıkmıştır.\n\n\nTheresa Saldana\nTheresa Saldana, (d. 20 Ağustos 1954; Brooklyn, New York ; ö. 6 Haziran 2016; Los Angeles), Amerikalı oyuncu. Rol aldığı 1980 yapımı \"Kızgın Boğa\" isimli filmle yıldızı parladı.\nSaldana 1991-96 yılları arasında rol aldığı Rachel Scali karakterini canlandırdığı televizyon dizisi \"Scali\" (The Commish), iel Altın Küre Ödülü'ne aday gösterilmiştir.\n1980 yapımı Robert de Niro ile başrolü paylaştığı \"Kızgın Boğa\" isimli filmle bilinen ABD'nin oyuncularından olan Saldana 6 Haziran 2016'da Los Angeles'ta 61 yaşında ölmüştür.\n\n\nJoe Santos\nJoe Santos (doğum adı : J\"oseph John Minieri, Jr.\" ; d. 9 Haziran 1931 – ö.18 Mart 2016), Amerikalı oyuncu.\nKendisi The Bronx, New York doğumludur. Rol aldığı televizyon dizileri kanun adamı Dennis Becker karakterini canlandırdığı \"The Rockford Files\", ve Vali Frank Harper rolünü canlandırdığı \"Hardcastle and McCormick\" ile tanındı. Özellikle suç-polisiye dizisi \"The Sopranos\" 'da canlandırdığı Angelo Garepe karakteriyle 2004'te 7 bölümde yer almıştır.\nSantos devam eden kalp rahatsızlığına bağlı kriz neticesinde 14 Mart 2016'da oğlu tarafından hastaneye yetiştirilsede 4 gün sonra Santa Monica, Kaliforniya'da 84 yaşında öldü.\n\n\n1945 Türkiye nüfus sayımı\n1945 Türkiye nüfus sayımı, 22 Ekim 1945 tarihinde, 63 il merkezi, 396 ilçe ve 34.063 köy ve beldede yapılmış nüfus sayımıdır. Türkiye'nin nüfusu 18.790.174 kişi olduğu belirlenmiştir. 1940 sayımına göre nüfus 969.224 kişi artmıştır, yıllık artış oranı %1,05'dir.\n\n\n\n\nJunko Tabei\nJunko Tabei (田部井 淳子 \"Tabei Junko\",d. 22 Eylül 1939 – 20 Ekim 2016) , Japon kadın dağcı. 1975 yılında dünyanın en yüksek dağı Everest’e tırmanarak buraya varan ilk kadın dağcı olarak tarihe geçmiştir.\n1992'de ise Tabei, \"7 Zirveler\" olarak bilinen, 7 kıtadaki en yüksek 7 dağa çıkarak buralara tırmanan ilk kadın dağcı unvanını almıştır.\nÜnlü dağcı Tabei son olarak 2016 yılı Temmuz ayında bir grup öğrenciyle Japonya'nın kuzeydoğusundaki Fuji dağına tırmanmıştır. Yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle 4 yıldır tedavi gören Tabei, iyileşemeyerek 77 yaşında 20 Ekim 2016'da ölmüştür.\n\n\nHızır Çelebi\nHızır Çelebi, 15. yüzyıl Osmanlı alimi.\nİstanbul'un fethinden sonra yeni başkentin ilk kadısı olarak tayin edilmiştir. Arap ülkelerine gitmeden Arapça'yı öğrenen Osmanlı âlimlerinden ve aynı zamanda Fahreddin er-Râzî'nin kelâm ekolünü devam ettirenlerden biridir. Zamanında Arapça, Farsça ve Türkçe şiirleriyle de tanınmıştır.\nKaynaklarda ondan \"\"İkinci İbn Sînâ\"\", \"\"ilim dağarcığı\"\" ve \"\"ilmin âlemi\"\" (başlı başına bir ilim dünyası) şeklinde bahsedilir.\nEskişehir’in Sivrihisar kazasında dünyaya geldi. Kimi kaynaklara göre doğum yılı 1407’dir. Asıl adı Şemseddin Ahmed'dir. Babası, Sivrihisar kadısı Hoca Musa Efendi'dir. Kimi kaynaklarda annesinin Nasreddin Hoca'nın kızı olduğu bildirilmiştir ancak bu bilgi şüphelidir.\nİlköğrenimini babasından aldıktan sonra Bursa'ya giderek Molla Yegân'ın öğrencisi oldu. Bu arada hocasının kızı ile evlendi. Öğrenim hayatını tamamladıktan sonra Sivrihisar'daki bir medresede müderris olarak göreve başladı.\nBir rivayete göre Edirne'de II. Mehmed'in huzurunda bir Arap alimiyle yaptığı tartışmada üstün gelince padişah onu Bursa'daki Çelebi Mehmed Medresesi (Sultaniye Medresesi)'ne müderris olarak atamıştır. Bu olayın II. Mehmed'in henüz on iki yaşında iken tahta çıktığı ilk saltanatı sırasında gerçekleştiği düşünülür. Hocazâde Muslihuddin, Hayâlî Ahmed Efendi Alâeddin Arabî, Hatibzâde Muhyiddin, Molla Ayas, Kadızâde Molla Kâsım ve Muarrifzâde tanınmış öğrencilerinden bazılarıdır. Hızır Bey Bursa'dan sonra Edirne'deki Üç Şerefeli Cami Medresesi'nde ders vermiş ve Yanbolu kadılığı da yapmıştır.\nİstanbul'un fethinden hemen sonra yeni başkente kadı olarak tayin edildi. İstanbul kadılığı sırasında adliye, belediye, emniyet ve imar hizmetlerinde önemli düzenlemelerde bulundu. Bu görevde iken hayatını kaybetti.\nNaaşı kendisinin yaptırdığı Hacı Kadın Camii haziresinde yer bulunmadığı için kızı tarafından Voynuk Şucaeddin Camii haziresine defnettirilmiştir. Cami 1957'de yıktırılmış ancak haziresinin etrafı çevrilerek Unkapanı'nda İMÇ Blokları arasında bir avlu ortasında korunmuştur.\nAdı, İstanbul'un Kadıköy ilçesinde dolaylı olarak yaşamaktadır. İlçeye bu ad, Hızır Bey'e arpalık olarak tahsis edilmesi dolayısıyla verilmiştir. İstanbul Unkapanı'nda da Hızır Bey'in adını taşıyan bir mahalle ve bir mescidinin olduğu bilinmektedir.\nHızır Bey'in üç oğlu ve iki kızı olmuştur. Oğulları Yâkub Paşa, Müftü Ahmed Paşa ve \"Tazarru‘nâme\" (Yakarışlar Kitabı) adlı ünlü eserin sahibi Sinan Paşa dönemlerinin ünlü ilim adamları arasına girmiştir. Kızları Hacı Kadın ve Fahrünnisâ Hatun ise yardım severlikleriyle tanınmışlardır.\nBu eserlerin dışında Hızır Bey’in dağınık halde bulunan Türkçe ve Farsça şiirleri vardır.\n\n\nErdal Alova\nErdal Alova (d. 17 Haziran 1952), Türk şair, gazeteci, redaktör, çevirmen ve editör.\n\n\nKraliyet Prusyası\nKraliyet Prusyası (; ) veya Polonya Prusyası (Lehçe: \"Prusy Polskie\"; Almanca: \"Polnisch-Preußen\"), Polonya Krallığı'nın bölgelerinden biriydi.\n\n\nAlma, Arkansas\nAlma, Amerika Birleşik Devletleri'nin Arkansas eyaletinde yer alan ve Crawford ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,410'dur.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nBerryville, Arkansas\nBeryville, Amerika Birleşik Devletleri'nin Arkansas eyaletinde yer alan ve Carroll ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,326'dır.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nGözbebeğim Sen Çok Yaşa\nGözbebeğim Sen Çok Yaşa, Erol Evgin'in 2011 yılında yayınlanan stüdyo albümüdür. Albümde bulunan şarkıların sözlerinde Dr. Selma Çuhacı, Aslı Güngör, Murat Evgin ve Erol Evgin'in imzası bulunmaktadır.\n\n\nÇekoslovakya başbakanları listesi\nÇekoslovakya başbakanları listesi, Avrupa'da 1992 yılına kadar var olan Çekoslovakya'da 1918 yılında Çekoslovakya Cumhuriyeti ile başlayıp 1992 yılında Çekya ve Slovakya Federatif Cumhuriyeti ile son bulan süreçte başbakanlık makamında bulunan kişileri içermektedir. Aynı dönemde 1938-1939 ile 1969-1992 yılları arasında federasyon içerisinde kısmi devletleri oluşturan Çekya ve Slovakya başbakanları ile 1939-1945 yılları arasında var olan Bohemya ve Moravya Protektorası ile Slovak Cumhuriyeti başbakanları da bu listede yer almaktadır.\n\n\nIsuzu Trooper\nIsuzu Trooper, Isuzu tarafından 1981-2002 yılları arasında üretilen orta sınıf SUV modelidir. Ülke dışına Isuzu Bighorn, Isuzu Trooper II, Caribe 442, Acura SLX, Chevrolet Trooper, Subaru Bighorn, SsangYong Korando Family, Honda Horizon, Opel/Vauxhall Monterey, Holden Jackaroo/Monterey ve HSV Jackaroo adlarıyla ihraç edilmiştir. Araç birincisi 1981-1991 ve ikincisi 1991-2002 olmak üzere iki nesil boyunca üretilmiştir.\n\n\n2016 Yaz Olimpiyatlar覺'nda hentbol - Kad覺nlar tak覺m kadrolar覺\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda hentbol – Kadınlar takım kadroları aşağıda verilmiştir.\nBaş antrenör: Filipe Cruz\nBaş antrenör: Morten Soubak\nBaş antrenör: Dragan Adžić\nBaş antrenör: Tomas Ryde\nBaş antrenör: Thorir Hergeirsson\nBaş antrenör: Jorge Dueñas\nBaş antrenör: Lim Young-chul\nBaş antrenör: Eduardo Peruchena\nBaş antrenör: Olivier Krumbholz\n12 Ağustosta, Tatyana Yerokhina kadrodaki yerini sakatlık nedeniyle yerini Anna Siedojkina'e bıraktı.\nBaş antrenör: Yevgeni Trefilov\nBaş antrenör: Helle Thomsen\n16 Ağustos tarihinde, Hanna Blomstrand sakatlık nedeniyle yerini Michaela Ek'e bırakmıştır.\nBaş antrenör: Henrik Signell\n\n\nMiklós Németh\nMiklós Németh (d. 14 Ocak 1948, Monok, Macaristan) Macar ekonomist ve siyasetçi. Macaristan başbakanı olarak 24 Kasım 1988 ile 23 Mayıs 1990 tarihleri arasında görev yapmıştır. Doğu ve Orta Avrupa'da komünizmin çöküşüne giden çalkantılı yıllarda Macaristan'ın Komünist partisi olan Sosyalist İşçi Partisi'nin liderlerinden birisiydi. Macaristan'ın son komünist başbakanıdır.\nNémeth 14 Ocak 1948'de Macaristan'ın Avusturya'dan bağımsızlık mücadelesine önderlik eden Macar siyaset adamı Lajos Kossuth'un doğduğu Monok köyünde yoksul Katolik bir köylü ailesinin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Ana tarafından Svabya kökenlidir ve annesinin ailesi buraya 18. yüzyılda aristokrat Károlyi ailesi tarafından yerleştirilmişlerdir. Németh'in büyükbabası 1944 sonbaharında Monok'tan sürgüne gönderildiği Sovyetler Birliği'nden 1951 yılında geri dönmüştür. Koyu bir Katolik olan babası András Németh ise Voronej Muharebesi'nde çarpışıp Don Nehri felaketini atlattıktan sonra 1946 yılında Macaristan'a dönmüştür. Bu ikili kimlik Németh'in siyasi yaşamı boyunca varolmuştur: Hristiyan aile geçmişi ile Komünist Parti kariyeri. Örneğin Erzsébet Szilágyi ile 1971'de evlendiğinde medeni nikâh'ın ardından kilisede de tören yapılmıştır. Macar Devrimi sırasında Németh yalnızca 8 yaşındaydı ve o döneme ilişkin münferit deneyimleri vardır; ebeveynlerinin Özgür Avrupa Radyosunu dinlemeleri, köyün meydanında 1848 Macar Devrimi bayraklarının asılması, yerel parti sekreterinin tutuklanması ile özgürlük savaşçılarının Németh'e zorla \"Pederimiz\" duasını söyletmeleri gibi. Németh olayların gerçek yüzünü devlet propagandası ve gizlilik nedeniyle ABD'de eğitim alana kadar öğrenememiştir.\nSzerencs'de ilkokulu bitirdikten sonra Németh 1962'den itibaren Miskolc'da Berzeviczy Gergely Kereskedelmi és Vendéglátóipari Szakközépiskola'a (Berzeviczy Gergely Ticaret ve Catering Okulu) devam etti; teolog ve tarihçi Gábor Deák bu okuldaki öğretmenlerinden biriydi. Fİnal sınavını 1966'da geçtikten sonra Karl Marx Ekonomi Üniversitesine kabul edildi. Macar ekonomik sistemine bazı pazar ekonomisi ve kapitalizm ögeleri getiren ve 1968'de yapılan Yeni Ekonomik Mekanizma adı verilen büyük ekonomik reformun hazırlanmasına ve uygulanmasına katılan üniversitenin rektörü Kálmán Szabó'nun nüfuzu sayesinde komünist dönem akademik sistemi içinde dahi üniversitenin belirli bir otonomisi vardı. Bu reformcu liderlik sayesinde üniversite Ortodoks Marksist uzmanlar yerine Batı'nın ana müfredatını tanıyan ve yurtdışında öğretim görme şansı olan yeni bir ekonomi aydın sınıfı yetişmiştir.\nNémeth 1971 yılında mezun olduktan sonra önce asistan okutman sonra da tam zamanlı öğretim görevlisi oldu. Németh International Research & Exchanges Board'tan (IREX) 1975/76 sömestrleri için ABD'de burs kazandıktan sonra Boston'da Harvard Üniversitesi'ne devam etti. Burada karar teorisi, maliyet yarar analizi ve ticaret hukuku üzerine öğrenim gördü. Németh daha sonraları aşırı komünist liderler tarafından Harvard'ta iken CIA tarafından devşirilmekle suçlansa bu suçlamaları \"saçma sapan\" bulduğunu belirtmiştir.\nÜlkesine döndükten sonra Németh üniversiteden ayrıldı ve 1977'den itibaren Ulusal Planlama Bürosu'nda (OT) çalışmaya başladı. Aynı sırada Macar Sosyalist İşçi Partisi'ne (MSZMP) katıldı. 1978 yılında kadar teorik araştırmacı olarak çalıştıktan sonra büronun Ekonomi Departmanına geçti. Buradaki görevi sanayi, tarım ve sosyal konulardaki araştırmaları hakkında planlama dokumanlarının kısa versiyonlarını hazırlayarak Bakanlar Kuruluna göndermekti. Németh'e göre bu görevi sırasında ekonomik gerçeklikle, yani Macaristan'ın karşı karşıya olduğu muazzam borcun gerçek boyutuyla aşina olmuştur. Komünist rejim ile Macar Ulusal Bankası iki farklı muhasebe kaydı tutuyordu ve partinin Siyasi Komitesinin çoğunluğunun bile gerçek verilerden haberi yoktu. Németh 1981 yılında Sosyalist İşçi Partisinin Ekonomik Departmanında çalışmaya başladı. 1982 yılında Ferenc Bartha ile birlikte Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) temsilcileri Alan Whittome ve Jacques de Larosière ile müzakeratta bulundu. Ayrıca Sovyetleri atlayarak Çin'den kredi almak için yapılan konferansa da katıldı.\nNémeth 1986 yılında, Mihail Gorbaçov Sovyetler Birliği'nin lideri olduğunda Parti'nin Ekonomik Departmanının başına atandı. Yeni Genel Sekreteri önceden tanıyan Németh yeni bir sosyal, siyasal ve ekonomik reform döneminin başlayacağından umutlandı. Németh Haziran 1987'de Ekonomik Politikadan sorumlu Sekreter olarak Parti'nin Merkez Komitesi'ne yükseltildi. Bir yıldan az bir süre sonra Mayıs 1988'de Politbüro'ya yükseltildi. Aynı sırada uzun süredir Genel Sekreter olan János Kádár'ın yerine \"teknokratik\" bir hükûmet kurmaya çalışan ve Németh'i bir milyar marklık kredi için Deutsche Bank ile müzakere etmesi için görevlendiren Başbakan Károly Grósz geçti.\n1988 yılının yazında Genel Sekreter Grósz tamamen parti örgütüyle ilgilenmek amacıyla başbakanlıktan ayrılacağını açıkladı. Daha önceki teamüllerden farklı olarak başbakanlık için ilçe parti komiteleri, sendikalar ve Vatansever Halkçı Cephe ile istişare etmek için dört aday önerdi: Rezső Nyers, Imre Pozsgay, Ilona Tatai ve Pál Iványi Grósz'un feci ekonomik durumdan ve yakında vuku bulacak çözümsüzlükten haberinin olması nedeniyle ekonomik uzmanlık konusunda tanınmış olan Németh'in adı da ortaya geldi. Sonuçta yaşlı olan Nyers, Németh'in lehine adaylıktan çekildi. Németh 24 Kasım 1988'de yemin ederek görevine başladığında dünyadaki en genç hükûmet lideriydi ve Aralık 1988'de Benazir Butto Pakistan başbakanı olana kadar da öyle kaldı.\nNémeth daha önceki hükûmetlerde bakanlık ya da müsteşerlık yapmadığı için başbakanlığa oldukça düşük bir düzeyden gelmiştir. Ayrıca Grósz hükûmetinin Frigyes Berecz ve István Horváth gibi bazı nüfuzlu bakanları da Németh hükûmetine \"miras kalmıştır.\" Bu nedenle ilk başlarda parti içinde Németh'in Grósz'un sağ kolu olduğu gibi bir görüş doğmuştur. Gelecek yıl için bütçe ortada olmadığı ve sisteminn bütçe kesintileri olmadan ayakta durması olanaksız olduğu için, Németh'e göre, Grósz'un onu başbakan yapmaktaki amacı kendi gücünü ve komünist ideolojiyi korumak için Németh'i günah keçisi yapmaktı. Partinin uzlaşmaz kanadı ile reformcu kanadı arasındaki anlaşmazlıklar, Grósz'un Budapest Sportcsarnok'da sınıf mücadelesinin keskinleşmesi ve Beyaz terör tehlikesi üzerine yaptığı konuşmadan sonra daha da artmıştır. Németh gittikçe kendini parti lider kadrosundan ayırdı. Halefinin kendi ayakları üzerinde durup duramayacağı hakkında hiçbir fikri olmayan Grósz Németh'ün telefonunu dinlettirdi ve Németh'in personeli Başbakanlık konutunda gizli dinleme cihazları buldu. Gelen aylard partinin aşırı komünist kanadının kalıcı olarak zayıflamasıyla Siyasi Komite ile Vatansever Halkçı Cephe bakanlık için aday gösterme haklarından tamamen vazgeçtiler ve 10 Mayıs 1989'da Németh kabinesini tamamen değiştirmeyi başardı. Hükûmeti tek partili diktatörlükten demokrasiye geçişi sağlayacak bir \"uzmanlar hükûmeti\"ne dönüştürdü. Reformcu Gyula Horn, László Békesi, Csaba Hütter, Ferenc Glatz ve Ferenc Horváth bu sırada hükûmet üyesi oldular. Artık Németh hükûmeti Sosyalist İşçi Partisi'ne değil yalnızca Ulusal Meclise karşı sorumluydu.\nKasım 1988'de başbakanlığa yükseldikten sonra Németh uzun yıllardır ülkelerinin komünist rejimi tarafından esâret altında tutulan Doğu Alman vatandaşlarının Macaristan üzerinden Batı Almanya'ya geçerek özgürlüklerine kavuşmalarına izin veren tartışmalı kararı aldı. Bu kararın 9 Kasım 1989'da Berlin Duvarı'nın çöküşüne yardımcı olduğu konusunda genel bir kabul vardır. Macar Sosyalist İşçi Partisi kendisini Németh'in de kurucusu olduğu ortanın solunda bir sosyal demokrat parti olan Macar Sosyalist Partisine dönüştürdüğünde 7 Ekim 1989'da Macaristan'ın komünist rejim sonrası ilk başbakanı oldu. Ulusal Meclis'te 29 Ekim 1989'da anayasa değişikliklerinin kabul edilmesinden sonra da Üçüncü Macaristan Cumhuriyeti'nin ilk (geçici) başbakanı ve Macaristan'ın yeni lideri olarak görev yaptı.\nMacaristan'ın komünizmin yıkılmasından sonraki ilk serbest seçimlerinde József Antall'a yenildikten sonra 23 Mayıs 1990'da başbakanlıktan ayrıldı. Nisan 1991'e kadar Szerencs'i temsilen bağımsız milletvekilliği yaptı. Németh bilâhare Doğu ve Orta Avrupa ülkeleri ile eski Sovyetler Birliğinin demokratik pazar ekonomisine yardımcı olmak amacıyla uluslararası topluluk tarafından kurulan Londra merkezli Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasında (EBRD) başkan yardımcılığı yaptı. 2000 yılında EBRD'den ayrılarak Macaristan'a döndü. Muhalefette bulunan sosyalist partinin başbakan adayı olmaya çalıştı ancak başarısız oldu ve daha sonra da başbakan olan Péter Medgyessy onun yerine seçildi.\nNémeth aynı zamanda 1993 yılında Heriot-Watt Üniversitesinden fahri doktora unvanı da almıştır.\nNémeth 2007 yılında BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun tarafından Birleşmiş Milletler Kalkınma Programının (UNDP) yardımlarının Kuzey Kore'de yasadışı kullanımını araştırmak için görevlendirildi. Önceden program yöneticisi Kemal Derviş CIA tarafından, Kuzey Kore rejimi tarafından gıda yardımı olarak gönderilen banknotların sahtesinin yapılıp basıldığı konusunda bilgilendirilmiştir. Németh'in önderliğinde üç kişilik araçtırma komisyonu fonların yasadışı kullanımını ve Kahire ile Makao'da dağıtım şubeleri olduğunu ortaya çıkarmıştır.\nAlmanya ve Avrupa'nın birleşmesindeki rolü için Németh'e Haziran 2014'te Point Alpha Ödülü verilmiştir. Németh ayrıca Mihail Gorbaçov, Lech Wałęsa ve Alman siyasetçilerle birlikte Berlin Duvarı'nın yıkılışının 25. yıl kutlama törenlerine katılmıştır. Bir röportaj sırasında o dönemdeki olaylardab bahseden Németh, Berlin Duvarı'nın yıkılışının çok ani olduğunu ancak Mart 1989'da Gorbaçov'un Macaristan ile Avusturya sınırının açılması karşısında Sovyetlerin şiddete başvurmayacakları yönündeki açıklamasında olduğu gibi momentumun aylardır biriktiğini söylemiştir.\n\n\nVefa Küçük\nAhmet Vefa Küçük (d. 13 Mart 1943, Nevşehir) Türk iş adamı, avukat ve Fenerbahçe Spor Kulübü Yüksek Divan Kurulu başkanı.\nİlkokul ve orta okuldan sonra Vefa Lisesi'ni bitirdi. 1965 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. Dört yıl Vefa Vakfı başkanlığını yürüttü. Fenerbahçe Spor Kulübü'nde başkan vekili olarak 1994-1998 yılları arasında yönetim kurulunda görev yaptı. 2015 yılı Nisan ayında kulübün Yüksek Divan Kurulu başkanı olarak girdiği seçimde üç yıllığına yeniden başkan seçildi.\nDinamik Yapı Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmaktadır.\n\n\nGaziantep'te 2009 Türkiye yerel seçimleri\n29 Mart 2009 Genel Seçimleri'nde (resmî adıyla 29 Mart 2009 Mahalli İdareler Genel Seçimleri) Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile 9 ilçenin ve 13 beldenin belediye başkanı seçilmiştir.Sonuçlar Yüksek Seçim Kurulu'nun resmî verileridir.\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n\n\nIsuzu D-Max\nIsuzu D-Max, Isuzu tarafından 2002 yılından bu yana üretilen bir kamyonet modelidir. 2011'den itibaren ikinci nesli üretilmektedir.\nIsuzu MU-7 ve Isuzu MU-X, Isuzu D-Max'in orta sınıf SUV modelleridir.\n\n\nJan Stráský\nJan Stráský (24 Aralık 1940), Çek siyasetçi. Stráský, Avrupa'da 1992 yılına kadar var olan Çekoslovakya'nın son başbakanı olarak 2 Temmuz 1992 ile 31 Aralık 1992 tarihleri arasında başbakanlık makamında bulunmuştur.\nPrag Üniversitesi'nde felsefe ve ekonomi alanlarında lisans eğitimini tamamlayan Stráský, Çekoslovakya Merkez Bankası bünyesinde çalışmaya başlamıştır. 1964 ile 1969 yılları arasında Çekoslovakya Komünist Partisi üyesi olarak faaliyetlerde bulunmuştur.\n1991 yılında Demokratik Yurttaşlık Partisi üyesi olan Stráský, aynı yıl Çekoslovakya'nın federal yapısını oluşturan Çek Cumhuriyeti'nde başbakan yardımcılığı görevine getirilmiştir. 1992 yılında son kez gerçekleştirilen Çekoslovakya parlamento seçimlerinin ardından federal yapının son hükumetini kurmakla görevlendirilen Stráský, Çekoslovakya'nın dağılmasının ardından görevlerini her iki ülke parlamentolarına aktarmıştır.\nBaşbakan olduğu süreçte cumhurbaşkanı Václav Havel'in Çekoslovakya'nın dağılma sürecini protesto amaçlı istifasından sonra 20 Temmuz 1992 tarihi itibarıyla bir kısım cumhurbaşkanlığı yetkilerini de üstlenmiştir.\nÇekoslovakya'nın dağılmasının ardından kurulan iki ülkeden biri olan Çek Cumhuriyeti'nde 1995 yılında Sağlık Bakanlığı görevinde bulunan Stráský, 1997 yılında hükumetten ayrılmıştır.\n1998 yılında Demokratik Yurttaşlık Partisi'nden ayrılan Stráský, \"Unie svobody\" isimli oluşuma dahil olmuştur. Burada kısa bir süre siyaset yaptıktan sonra aktif siyasete veda etmiştir. 2001 ile 2006 yılları arasında Güney Bohemya ili bölge ofisinin direktörlüğünü üstlenmiştir. Stráský, 2006 yılında bu yana \"Klub českých turistů\" isimli turistik kulübün başkanlığını yürütmektedir.\n\n\nIsuzu Faster\nIsuzu Faster, Isuzu tarafından 1972-2002 yılları arasında üretilen bir kamyonet modelidir. Araç üç nesil boyunca üretilmiş olup yerini Isuzu D-Max'e bırakmıştır.\n\n\nGeri Cephe Anıtı\nGeri Cephe Anıtı (Rusça: Памятник «Тыл - фронту»), Rusya'nın Magnitogorsk kentinde bulunan Stalingrad Muharebesi anısına dikilen anıt. Savaş döneminde bu şehirde verilen kahramanlık mücadelesi anısına ve bu şehirdeki fabrikalarda savaş için lojistik destek sağlayan Sovyet işçilerine atfen dikilmiştir.\nYapımı 5 yıl süren ve kentin kuruluşunun 50. yıldönümü olan 28 Haziran 1979 tarihinde açılan anıt Berlin'deki \"Sovyet Savaş Anıtı\" ve Volgograd'daki \"\"Anavatan Çağırıyor\"\" anıtı ile birlikte savaş kılıcı taşıyan heykellerin triptik üçlemesinin bir parçasıdır. Bronz ve granitten yapılan, 83 ton ağırlığında ve 16,5 metre yüksekliğinde olan anıt, ellerinde büyük bir kılıç taşıyan iki asker figüründen oluşur. Anıt 18 metrelik bir tepenin üzerine inşa edilmiştir. Kılıcın tutma yerinde kızıl yıldız sembolü bulunur. Anıtın önünde yine kızıl yıldız sembolünün bulunduğu çiçek şeklinde bir kaide yer alır. Bu kaidede devamlı olarak iki ayrı yerden çıkıp birleşecek şekilde alev yanar. Ayrıca bu kaidede kentin kuruluşunun 100. yıldönümü olacak olan 2029 yılında açılmak üzere bir mektup kapsülü yer alır. Çeşitli anma etkinliklerinde bu kaidenin önüne çelenkler yerleştirilir.\nUral Nehri'nin kıyısında yer alan anıtın bulunduğu bölgede çok sayıda fabrika bulunmaktadır. Bu fabrikalardan savaş döneminde ülkenin batısına lojistik destek sağlanmıştır.\n9 Mayıs 2005 tarihinde anıtın bulunduğu bölgeye ek yapılar inşa edildi. Anıtın yanına Büyük Vatanseverlik Savaşı sırasında yaşamını yitiren 14.000'den fazla Sovyetler Birliği Kahramanı'nın isimlerinin yazılı olduğu çok sayıda granit plakalar konuldu. 2012 yılında anıtın restorasyonu için bir proje başlatıldı.\nAnıtın tasarımcıları olan Leo Golovnitski ve Yevgeniy Vuçetiç, bu anıtım tamamlanmasından sonra 1980 yılında SSCB Bakanlar Konseyi tarafından Lenin Ödülü ile onurlandırılmışlardır.\n\"Geri Cephe\" aynı zamanda Büyük Vatanseverlik Savaşı'nda Sovyetler Birliği tarafından kullanılan bir slogandır.\nAnıt, gerek Sovyetler Birliği döneminde, gerekse günümüz Rusya'sında çeşitli rozetler, kartpostallar, kitaplar ve pullarda kullanılmış ve Magnitogorsk'un bir sembolü haline gelmiştir. Anıt SSCB'de, savaş döneminde lojistik destek sağlayan işçilere yönelik inşa edilen ilk büyük ölçekli yapıdır.\n\n\nHonda Stream\nHonda Stream, Honda tarafından 2000-2014 yılları arasında üretilen bir kompakt MPV modelidir. Araç Honda Civic ile aynı platformu paylaşmakta olup dış tasarımı bir kompakt MPV ile SUV karışımıdır.\nAracın ilk nesli 2000-2006, ikinci nesli 2006-2014 yılları arasında üretilmiştir.\n\n\nAKU\nAKU (Adaptation kit upgrade) Windows Mobilenin güncelleme yöntemidir. Bu araçlara belirli bir platforma dayalı cihazlar oluşturmak veya güncellemek için güncellemeler, düzeltmeler ve geliştirmeler bir koleksiyon dahildir. Bu terim, Windows Mobile gibi belirli bir gömülü platform için geçerli güncelleme sürümünü belirlemek için Microsoft tarafından kullanılandır, bunlar kişisel dijital asistanlar (Cep bilgisayarı) ve Smartphone aygıtları için kullanılmaktadır. Windows Mobile platformu üzerinde Windows Mobile için AKU Microsoft Windowsa hizmet paketi demektir. Microsoft, yeni ürünler yaratmak veya daha eski ürünler ile sorunları çözmek için güncellemeler ile cihaz üreticilerine izin veren AKU-lar serbest bırakır. Satıcıdan bir firmware güncelleştirmesi olarak piyasaya verildiği sürece bu geliştirmeler genellikle tüketici ya da son kullanıcıya mevcut değil.\nWindows Mobile tüketici elektroniği segmentinde Windows Phone ve endüstriyel elektronikde Windows Embedded Handheld tarafından başarılı şekilde değiştirilmesini gösterir. Windows Embedded Handheld A 5.3.12 ile başlar. Windows Embedded Handheld sağlam el bilgisayarları için Windows Mobilede taşımak anlamına da gelmektedir ve Windows Mobile 6.5 üzerinde AKU-da sadece bir değişikliktir. Windows Phone aksine, WEH Windows Mobile 6.5 ile uyumludur. Bu versiyonları bulunuyor:\n\n\nMavi Bisiklet\nMavi Bisiklet; 2016 yapımı, yönetmen Ümit Köreken'in senaryosunu yazıp yönettiği ilk uzun metraj filmi.\nFilm, ilk gösterimini 16 Şubat 2016'da Berlin Uluslararası Film Festivali'nde gerçekleştirdi. Film, 53. Uluslararası Antalya Film Festivali'nin \"Ulusal Uzun Metraj Film\" kategorisinde \"En İyi Senaryo\", \"En İyi Yönetmen\" ve \"En İyi Film\" ödüllerini aldı.\n13 yaşındaki Ali, annesi ve kız kardeşi ile birlikte yaşamaktadır ve okul sonraları bir lastikçide çalışmaktadır.Buradan kazandığı parayı ailesine verir. Bahşişleri ise mavi bir bisiklet alabilmek için biriktirmektedir. Bir gün Ali'nin babası çiftlikte çalışırken ölür. Cesedi tren yolunda bulunur. Olayın tek gören ise çiftliğin kâhyası Salim'dir.\nAli okul başkanı Elif'e aşık olmuştur. Bir süre sonra okul müdürü Elif'in yerine okul başkanlığını çiftliğin kâhyası Salim'in torunu Hasan'a verir. Bu duruma karşı çıkan Ali, mavi bisiklet için biriktirdiği tüm parayı bu yolda harcamaya karar verir ve bir kampanya başlatır.\n\n\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda hentbol - Erkekler\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda hentbol erkekler mücadeleleri Brezilya'nın Rio de Janeiro kentindeki Future Arena'da, 7-21 Ağustos 2016 tarihlerinde oynandı.\nDanimarka erkekler hentbol Olimpiyat tarihinde ilk altın madalyasını Fransa'yı mağlup ederek kazanmıştır. Almanya takımı da Polonya millî hentbol takımını 31-25 yenerek bronz madalyanın sahibi olmuştur.\n15 hakem 5 Temmuz 2016 tarihinde belirlendi.\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda hentbol - Erkekler takım kadroları\nGrup kuraları 29 Nisan 2016 tarihinde çekildi.\nSıralama 10 Nisan 2016 tarihinde açıklandı.\n\"(UTC−3).\"\n\nSource: IHF.info\n\n\nVeriko Tchumburidze\nVeriko Tchumburidze (Gürcüce:ვერიკო ჭუმბურიძე; d. 20 Nisan,1996, Adana), Gürcü / Türk Klasik batı müziği kemancısı ve yorumcusudur. 2016 yılında Polonya’da düzenlenen ve dünyanın en eski keman yarışmalarından olan 15.Uluslararası Henryk Wieniawski Keman Yarışması'nda, henüz 20 yaşındayken birincilik ödülünü kazanmıştır.\"\"\nVeriko Tchumburidze, Gürcü ve müzisyen bir ailenin kızı olarak 1996’da Adana’da doğdu. Babası David Tchumburidze, obua sanatçısı, annesi Lili Tchumburidze ise keman sanatçısıdır; her ikisi de 1995 yılından bu yana Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda eğitim görevlileri olarak çalışmakta olup birçok öğrenci yetiştirmişlerdir; kız kardeşi Sofiko Tchumburidze de keman sanatçısıdır.\nKemana üç buçuk yaşındayken annesi Lili ile başlamıştır. Daha sonra Mersin Üniversitesi Devlet Konservatıvarı’nda Selahattin Yunkuş’un ve annesi Lili Tchumburidze’nin öğrencisi olmuştur. 2010’da Dünya Sahnelerinde Genç Müzisyenler projesinden (DSGM kurucuları Pekinel Kardeşler) aldığı bursla Viyana Müzik Yüksek Okulu'nda Dora Schwarzberg ile birlikte çalışmalarına devam etmiştir. 2015 yılından beri ise Ana Chumachenco'nun sınıfında Münih Müzik Yüksek Okulu'nda eğitim almaktadır.\nAyrıca Shlomo Mintz, Albert Markov, Igor Ozim’in Masterclass'larına ve İsviçre'de olan Seiji Ozawa Academy, Verbier Festival Academy’de ustalık sınıflarına katılmıştır.\n2016 yılından bu yana Deutsche Stiftung Musikleben tarafından büyük bir cömertlikle ödünç verilen 1756 Giambattista Guadagnini yapımı bir kemanı çalmaktadır.\nVeriko Tchumburidze, henüz 20 yaşındayken, 2016 yılında düzenlenen 15. Henryk Wieniawski Uluslararası Keman Yarışması'nı kazandığından beri itibarlı bir solist, oda müziği ve kayıt sanatçısı olarak ün kazandı. 2013 yılında Türkiye'nin önde gelen Klasik Müzik Dergisi 'Andante' tarafından ülkenin 'En İyi Yükselen Müzisyeni' olarak seçilmiştir. Ayrıca 2012 yılında Montreal, İsviçre'de düzenlenen ' Genç Müzisiyenler için Uluslararası Tchaikovsky Yarışması'nda Altın Madalya kazanmıştır.\nTchumburidze, Borusan Filarmoni Orkestrası (İstanbul Uluslararası Müzik Festivali açılışı konseri), Brandenburgisches Staatsorchester Frankfurt (Oder), Cape Town Philarmonic Orchestra, Musikkollegium Winterthur, Mariinsky Theatre Orchestra, Melbourne Symphony (Sidney Myer Music Bowl), Lahti Symphony, Sinfonia Varsovia, Munich Chamber Orchestra ve Zurich Chamber Orchestra gibi önemli orkestralar ile solist olarak konserler vermiştir.\nLukasz Borowicz, Ruben Gazarian, Sascha Goetzel, Howard Griffiths, Gemma New, Michael Sanderling, Aziz Shokhakimov ve Dima Slobodeniouk gibi şeflerle birlikte çalışmıştır. \nAyrıca Leif Ove Andsnes, Sol Gabetta, Nicholas Angelich, Lisa Batiashvili, Gérard Caussé, Clemens Hagen, Maxim Vengerov ve Tabea Zimmermann gibi müzisyenlerle birlikte Beethoven Eastern Festival, Menuhin Gstaad Festival & Academy, Olympus Musical Festival, Rosendal Festivali ve Schleswig-Holstein Music Festival ve diğer birçok önemli önemli festivallerde aynı sahneyi paylaşmıştır.  \nKüçük yaştan beri oda müziğine büyük bir ilgisi ve sevgisi olan Tchumburidze, piyanist Ketevan Sepashvili ve Mamikon Nakhapetov ile birlikte düzenli olarak resitaller vermektedir.\nAyrıca 2016 yılında İtalya’nın Gioia del Colle kentinde  düzenlenmiş olan Pietro Argento Uluslararası Müzik Yarışmasında birinci olan Arte Trio'nun eski üyesidir. Arte Trio ile ünlü Türk besteci Özkan Manav’ın bu üçlü için bestelediği “Ludus Modalis” adlı eserin İstanbul Uluslararsı Müzik Festivali’nde dünya prömiyerini yapmıştır.  \nVeriko Tchumburidze, Munich Chamber Orchestra ve şef Howard Griffiths ile beraber Sony Classical Records için Anton Wranitzky’nin C Majör Keman Konçertosu'nu ve Brandenburgisches Kammerorchester Berlin’in şefliğini yapan Howard Griffiths ile Klanglogo firması için John Williams’a ait “Schindler’in Listesi” isimli filmin müziğini kayda almıştır. Kayıttaki performanslarından dolayı Orpheum Foundation for the Advancement of Young Soloists kendisini Zürih Opera  Binası'nda düzenlenen 2016 Zürih Film Festivali açılışında çalmak için davet etmiştir. \nVeriko Tchumburidze, Münih'te yaşamaktadır.\n2016 Wieniawski Uluslararası Keman Yarışması’ndaki performansı\n\n\nPea Ridge, Arkansas\nPea Ridge, Amerika Birleşik Devletleri'nin Arkansas eyaletinde yer alan ve Arkansas ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 4,974'tür.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nTereddüt\nTereddüt, yönetmen ve yapımcı Yeşim Ustaoğlu'nun senaryosunu yazıp yönettiği 2016 yapımı uzun metraj dram filmi. Film, bir psikiyatristin, taşra kasabasında görev yaptığı dönemde başından geçen olayları anlatır.\nFilm, ilk gösterimini 11 Eylül'de Toronto Uluslararası Film Festivali'nde gerçekleştirdi. Film, 53. Uluslararası Antalya Film Festivali'nin \"Uluslararası Uzun Metraj Film\" kategorisinde \"Film Yöneticileri Derneği En İyi Yönetmen\", \"En İyi Kadın Oyuncu\", \"En İyi Yönetmen\" ve \"En İyi Film\" ödüllerini aldı. Film, 16 Aralık 2016 tarihinde vizyona girdi.\nİstanbullu genç bir psikiyatrist olan Şehnaz, bir kasabada hizmete başlar. İstanbul'da rahat bir yaşam sürerken kocası Cem ile de sorunsuz görünen bir evlilik sürdürür. Hafta içi kasabada haftasonunu ise İstanbul'da geçiren Şehnaz, aslında mutsuzdur. Geçmişten gelen korkuları vardır. Bir gün 16 yaşındayken zorla evlendirilen Elmas ile tanışır. Elmas, Şehnaz'ın geçmiş korkuları ve acılarıyla yüzleştirir.\n\"Tereddüt\" filmi Türkiye'de 17 farklı sinema salonunda 22 hafta boyunca gösterimde kaldı ve toplamda 244.794,14 bin hasılat elde etti.\n\"Tereddüt\" eleştirmenlerden olumlu yorumlar aldı. Box Office Türkiye'de yapılan 7 eleştirmenin yorumundan 6'sı olumlu yönde oldu ve 100 üzerinden ortalama 71 puan aldı. Film sitede 2016'nın en yüksek eleştirmen puanına sahip Türk filmi oldu.\n\n\nIrene Caba Alba\nIrene Caba Alba (1905-1957) bir Arjantin doğumlu İspanyol tiyatro ve sinema oyuncusu. O kariyeri boyunca The Nail filmi dahil olmak üzere 40 filmde rol almıştır. O  oyuncu bir ailenin içinde doğdu, Irene Alba'nın kızı ve  Julia Caba Alba'nın ablasıdır.\n\n\nŞili İspanyolcası\nŞili İspanyolcası. (İspanyolca: \"español chileno\", \"español de Chile\" ya da \"castellano de Chile\"), Şili'nin büyük bir bölümünde konuşulan İspanyolca lehçesidir. Şili İspanyolcası, standart İspanyolca'dan telaffuz, dil bilgisi, kelime bilgisi ve argo kullanımlarda belirgin farklılıklar içermektedir.\nŞili'nin kuzey, iç ve orta-güney bölgelerinde konuşulan İspanyolca arasında pek fazla fark yoktur, ancak güney bölgelerde uzaklara gidildikçe — Aysén, Magallanes (özellikle Arjantin sınırlarında) ve kuzey bölgelerde Chiloé ile Arica gibi bölgelerde— belirgin farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, sosyal sınıflar arasında konuşulan İspanyolca'da belirgin farklar dikkat çekmektedir. Santiago'dan Valdivia'ya kadar olan bölgelerin kırsal kesimlerinde konuşulan Şili İspanyolcası'nda, İspanya'daki Extremadura bölgesine ait Castúo lehçesinin belirgin özellikleri görülmektedir, fakat Ramón Menéndez Pidal gibi bazı yazarlar, Endülüs bölgesinin ve özellikle de Sevilla şehrinin, Şili İspanyolcası üzerinde çok daha büyük bir etkileri olduğuna dikkat çekmektedir.\n\n\nJulia Caba Alba\nJulia Caba Alba (31 Temmuz 1912 – 14 Kasım1988) bir İspanyol oyuncu.Kariyeri boyunca yüzden fazla film ve dizide rol almıştır.  O bir karakter oyuncusu olarak tanınmıştır. Kız kardeşi oyuncu Irene Caba Albadır. \n\n\n1950 Türkiye nüfus sayımı\n1950 Türkiye nüfus sayımı, 22 Ekim 1950 tarihinde, 63 il merkezi, 422 ilçe ve 34.252 köy ve beldede yapılmıştır. Türkiye'nin nüfusu 20.947.188 kişi olduğu belirlenmiştir. 1945 sayımına göre nüfus 2.157.014 kişi artmıştır, yıllık artış oranı %2,17'dir.\n\n\n\n\nThor (Marvel Comics) yardımcı karakterleri listesi\nMarvel Comics'in Cermen mitolojisinden uyarladığı Thor çizgi romanında birçok yardımcı karakter bulunmaktadır. Bu karakterlerin de çoğunun Cermen mitolojisi ve diğer mitolojilerden alınmış olduğu gibi Marvel'in kendi yarattığı kurgusal karakterleri de mevcuttur. Bu karakterler başta süper kahramanlar olmak üzere dünyalı insan ve mutantlardan Elf, Troll, Dev ve Ejderha gibi sihirli yaratıklara ve uzaylılardan tanrılar ve diğer kozmik varlıklara kadar çok geniş bir yelpazede yer almaktadır. Diğer Marvel kahramanları önemli karakterlerdir. En önemli karakterler Thor'un ailesi ve halkı olan Asgard tanrılarıdır. Ayrıca, bu çizgi romanda görünen mitolojik tanrılar arasında en önemli tanrılar da onlardır. Elf Faradei, Troll Ulik, Kara Elf Malekith gibi pek çok dost ve düşmanı da bu panteonla bağlantılı sihirli yaratıklardır. İkinci en önemli tanrı grubuysa Thor'un dostu Herkül'ün de mensubu olduğu Olympos tanrılarıdır. Vişnu, Manitu, Horus ve Leir gibi diğer panteonların tanrıları da sık sık bu çizgi romanda yer almıştır. Galactus, Celestialler gibi kozmik varlıklar ve Skrull, Kree, Korbinite gibi uzaylı ırklar da önemli yer tutar.\nThor'un çizgi romandaki ailesi Cermen mitolojisindekiyle aynıdır. 2011 ve 2014'teki sayılarda unutulmuş bir amca ve abla karakterleri eklenmiştir. Thor'un ailesiyle ilişkisi oldukça \"Shakespeare'varidir.\"\n\n\n1. Piyade Eğitim Tugayı\n1. Piyade Eğitim Tugayı, KKK'na bağlı piyade sınıfı askeri birliktir.\nKarargahı Manisa'da olan birlik piyade sınıfı acemi erlere temel askerlik eğitiminin verildiği bir tugaydır.23 Temmuz 2018'de 1.Komando Eğitim Tugay Komutanlığı ismini alarak Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı'na bağlanmıştır.\n\n\nÅ tefan Tiso\nŠtefan Tiso (18 Ekim 1897, Nagybiccse - 28 Mart 1959, Mirov), 1939-1945 yılları arası Nazi Almanyası'nın bir kukla devleti haline gelen Slovak Cumhuriyeti'nin devlet başkanı ve Yüksek Mahkemesi'nde avukattı. Cumhurbaşkanı Jozef Tiso'nun kuzeniydi.\n1944 yılında, ikinci görev döneminde, müttefikler yanlısı Slovak Ulusal Konseyi liderlerine karşı ölüm cezaları için bastırdı. 8 Mayıs 1945'te, Slovakya'nın teslimiyeti ile Avusturya'ya göç etti. Savaş sonrası yapılan mahkemede yargılanan Štefan Tiso'ya ömür boyu hapis cezası verildi. Kasım 1947'de hapiste 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 28 Mart 1959 tarihinde hapiste öldü.\n\n\nAli Ä°smail-Emri Kim Verdi?\nAli İsmail-Emri Kim Verdi?, gazeteci İsmail Saymaz'ın Ali İsmail Korkmaz'ın öldürülmesini ve dava sürecini ele alan kitabı. Radikal Kitap tarafından belirlenen 2015’in öne çıkan 52 kitabı arasında yer alır.\nİsmail Saymaz kitapta, \"dövülmesinin sistematik ve hiyerarşik bir şiddetin sonucunda olduğuna kanaat getirdiği\" Ali İsmail ile ilgili yaptığı özel haberleri ve dava dosyasını yeni baştan ele alıp kronolojik olarak daha geniş biçimde yazmıştır.\nAli İsmail Korkmaz Gezi Parkı protestoları sırasında Eskişehir'de Sanayi Sokakta aralarında polis ve esnafın bulunduğu bir grup tarafından dövülerek öldürülmüştü.\nKitaptan elde edilecek gelirin yarısı Ali İsmail Korkmaz Vakfı’na bağışlanmıştır.\n\"Ali İsmail’in ölümünü izleyen günlerde temel kanıt niteliğindeki kamera kayıtlarının polisler ve bilirkişi tarafından kaybedilmesi, adalet talep edenlerin ve avukatların “terörist” ilan edilerek davanın Kayseri’ye gönderilmesi, ölümcül tekmeleri savuran polis Mevlüt Saldoğan’ın “Gezi Parkı darbe ise ben darbeyi bastırdım” diye savunma yapması ve nihayet, sanıklara “yaralama” suçundan ceza verilmesi, hiyerarşik bir suç ağını düşündürüyor.\"\n\n\nHonda Ridgeline\nHonda Ridgeline, Honda tarafından 2005 yılından bu yana üretilen bir kamyonet modelidir. Araç Kuzey Amerika pazarında satılmaktadır.\nBirinci nesli 2014 yılına kadar üretilmiş olup 2016 yılında ikinci neslinin üretimine başlanmıştır.\n\n\nLászló Bárdossy\nLászló Bárdossy (10 Aralık 1890, Szombathely - 10 Ocak 1941, Budapeşte), Macar diplomat ve siyasetçi. Şubat 1941-Mart 1942 arasında Macaristan Krallığı dışişleri bakanı, Nisan 1941-Mart 1942 arasında Macaristan Krallığı başbakanı olarak görev yapmıştır.\n10 Aralık 1890'da, günümüzde Macaristan, o dönem ise Avusturya-Macaristan İmparatorluğu sınırlarında yer alan Szombathely'de doğdu. Berlin ve Budapeşte'de eğitim aldıktan sonra, 1913'te Macaristan Kültür ve Eğitim Bakanlığında çalışmaya başladı. 1922'de, yeni kurulan Dışişleri Bakanlığı basın departmanının başkan yardımcısı olarak atandı, 1924'te ise başkanı oldu. Mart 1930'da, Macaristan'ın Londra temsilciliği müşaviri olarak atandı. 1934'te, temsilcilikte maslahatgüzar olarak görev yapan Iván Hordósy'nin görevinden alınması üzerine geçici olarak bu pozisyonda bulundu. Aynı yıl, Macaristan'ın Romanya büyükelçisi olarak atandı.\nMacaristan Dışişleri Bakanı István Csáky'nin Ocak 1941'de vefat etmesi sonrasında, Başbakan Pál Teleki tarafından 4 Şubat 1941'de Dışişleri Bakanlığı görevine getirildi. Mart 1941'de Nazi Almanyası, Yugoslavya Krallığı'nı işgal etmek için harekete geçti. Almanya'nın bu işgal hareketinde Macaristan'ın desteğini alma girişimlerinin karşısında duran Teleki, 3 Nisan 1941'te intihar etti. Teleki'nin ölümü sonrasında Ferenc Keresztes-Fischer'in geçici olarak bir günlük başbakanlığı sonrasında Kral Naibi Miklós Horthy tarafından bu göreve Bárdossy getirildi. Bárdossy, Alman birliklerinin Macaristan topraklarından geçmesine izin verirken, Macar birlikleri de Yugoslavya'nın Bačka bölgesini herhangi bir direnişle karşılaşmadan işgal etti. Haziran 1941'de Sovyet güçlerine karşı Almanlar tarafından başlatılan Barbarossa Harekâtı'na Macar kuvvetleri de destek verdi. 7 Mart 1942'de, Horthy'nin baskıları sonrasında istifa etti ve yerine Miklós Kállay atandı.\nMacaristan'ın Almanya tarafından 1944'teki işgali sonrasında, başbakan olarak görev yapan Döme Sztójay ve Ferenc Szálasi ile iş birliği içerisinde oldu. Sovyet güçlerinin ülkede ilerlemesinin ardından Bavyera'ya, oradan da Avusturya'ya giderek Mart 1945'te Innsbruck'e ulaştı. Mayıs 1945'te Amerikalılar tarafından tutuklandı ve II. Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle birlikte, 3 Ekim 1945'te Macaristan'a iade edildi. 19 Ekim-3 Kasım 1945 arasında Halk Mahkemesi'nde gerçekleştirilen yargılama süresi sonucunda savaş suçları işlediği ve Nazilerle iş birliği yaptığı gerekçesiyle suçlu bulunarak ölüm cezasına çarptırıldı. 10 Ocak 1946'da, Budapeşte'de kurşuna dizilerek cezası infaz edildi.\n\n\nHonda Freed\nHonda Freed ( \"Honda Furīdo\"), Honda tarafından 2008 yılından bu yana üretilen bir mini MPV modelidir. Araç Honda Jazz ile birlikte aynı platformu paylaşmaktadır.\n16 Eylül 2016 tarihinde yeni nesli piyasaya sürülmüştür.\n\n\nDe oude muzikant\nDe oude muzikant (Türkçe: \"Eski müzisyen\"), 1973 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Ben Cramer tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 69 puanla 14. olmuştur.\n\n\nAls het om de liefde gaat\nAls het om de liefde gaat (Türkçe: \"Hepsi aşkla olduğunda\"), 1972 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Sandra & Andres tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 106 puanla 4. olmuştur.\n\n\nTijd\nTijd (Türkçe: \"Zaman\"), 1971 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Saskia & Serge tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 65 puanla 6. olmuştur.\n\n\nHonda Logo\nHonda Logo, Honda tarafından 1996-2001 yılları arasında üretilen bir küçük sınıf otomobil modelidir. Araç ürün gammında Honda Life ile Civic arasında yer almaktadır. Yerini Honda Jazz'a bırakmıştır.\n\n\nMiha Marinko\nMiha Marinko (8 Eylül 1900, Trbovlje - 19 Ağustos 1983, Ljubljana), Sloven partizan, eski Slovenya Sosyalist Cumhuriyeti başbakanı. Günümüzde Slovenya'da ulusal kahraman olarak anılmaktadır.\nMiha Marinko 8 Eylül 1900 tarihinde Trbovlje'de doğdu. Zayıf ekonomik durum nedeniyle 13 yaşında çalışmaya başlamak zorunda kaldı. Önce bir cam fabrikasında daha sonra da madenci olarak çalıştı. Bu dönemde işçi sendikalarıyla tanıştı. Gençliği döneminde Yugoslavya Komünistler Birliği'nin gençlik örgütlenmelerinde yer aldı. Bu dönemde pek çok grev örgütledi.\n1931 yılında önce Fransa'ya, daha sonra Berlin'e gitti. Ardından Sovyetler Birliği'ne giderek Uluslararası Komünist Üniversitesi'nde okudu. Daha sonra Slovenya Yugoslavya Komünist Partisi İl Komitesi sekreteri olarak yasadışı parti çalışmalarını sürdürdü. Daha sonra Yugoslavya Komünist Partisi Merkez Komitesi üyesi seçildi.\nII. Dünya Savaşı yıllarında esir düştü. İtalya Krallığı'nın teslim olmasından sonra cezaevinden kaçmayı başardı. Ardından askerî olarak ulusal kurtuluşu hareketlerinde ve siyasi olarak da Slovenya Komünist Partisi'nde faaliyetlerine devam etti..\nYugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti'nin kuruluşundan sonra yüksek devlet ve parti görevlerinde bulundu. Slovenya Sosyalist Cumhuriyeti'nin ilk başbakanı görevini üstlendi. Aynı zamanda askeri görevlerde de bulundu. Birkaç kez milletvekili seçildi. 19 Ağustos 1983 yılında hayatını kaybetti. Naaşı Ljubljana'daki \"Ulusal Kahraman Mezarlığı\"na gömüldü.\n\n\nRecep Güreşen\nRecep Güreşen (bilinen adıyla : Göçmen Recep ; d. 1940, Makedonya- ö. 30 Eylül 2016, Kocaeli), Eski Türk yağlı güreşçi ve antenör.\n1940'ta Makedonya'da doğmuş, 1952'de ailesiyle Türkiye'ye gelerek Kocaeli'ye yerleşmişlerdir. 1955'te 15 yasında yağlı güreşe başlamış ve 1959'da orta boyda birinci gelerek ilk önemli başarısını elde etmiştir. 1960'ta vatani görevi için Ankara'ya gitmiş 1962'de askerden geldikten sonra aynı yıl katıldığı Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde üçüncü olmuştur. 1963'te hakem heyeti kararıyla başpehlivanlığa yükseldi.\n1960-80 yılları arasında başpehlivan olarak katıldığı birçok müsabakada birinci olduktan sonra, güreşi bırakan sporcu uzun yıllar güreş çalıştırıcı olarak bu spora katkısını sürdürmüş Sezgin Yüksel, Eyüp Ünlü ve Ziya Ünlü gibi pehlivanlar yetiştirmiştir.\nKocaeli'nin önemli bir değeri olan evli dört çocuk babası eski pehlivan Recep Güreşen yaşlılığa bağlı sebeplerden 30 Eylül 2016'da 76 yaşında vefat etmiştir.\n\n\nWaterman\nWaterman (Türkçe: \"Kova\"), 1970 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Hearts of Soul tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 7 puanla 7. olmuştur.\n\n\nOld Crow Nehri\nOld Crow Nehri uzunluğunda, Amerika Birleşik Devletleri'nin Alaska eyaletinden çıkan ve Kanada'nın Yukon bölgesinde yer alan Porcupine Nehri'ne karışacağı şekilde güneydoğu yönünde akan sınır aşan bir nehirdir. Bunun tersi olarak,Yukon Nehri'nin döküldüğü Porcupine nehri, ABD'ye doğru akar ve suları Bering Denizi'ne dökülür.\n\n\nKároly Grósz\nKároly Grósz (1 Ağustos 1930 - 7 Ocak 1996) Macar komünist siyasetçi. 1988 ila 1989 yılları arasında Macar Sosyalist İşçi Partisi'nin Genel Sekreterliğini yapmıştır.\nKároly Grósz 1 Ağustos 1930'da Macaristan'ın kuzeydoğusunda bir sanayi şehri olan Miskolc'de işçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Resmî biyografisine göre yalnızca babası değil dedesi de komünist direnişçilerdendir ve Grósz'a ilk siyasi eğitimini ailesi vermiştir. 1945 yılında Miskolc Sovyet birlikleri tarafından Nazilerden kurtarıldıktan sonra 15 yaşında iken dizgici çırağı olarak matbaada çalışmaya başlayan Grósz, 1948 yılında adı Macar Çalışanlar Partisi olarak değişecek olan Macar Komünist Partisi'ne girdi. 1946 yılından itibaren de Borsod-Abaúj-Zemplén ili matbaasında çalışmaya başladı.\n1948 yılında Grósz 18 yaşında iken Macar Çalışanlar Partisi Gençlik kolunun Borsod-Abaúj-Zemplén bölge sekreterliğine seçildi. 1949 yılında Partinin Bölge Komitesine aılındıktan sonra Merkez Komite ile çalışmaya gitti. 1950 yılında Parti tarafından Macaristan'ın ulusal şairi sayılan Sándor Petőfi'nin adının verildiği askerî okula gönderildi. Okuldan sonra Macar Ordusu'nda siyasî subaylık yaptı. 1954 yılında ordudan ayrıldıktan sonra Borsod-Abaúj-Zemplén bölgesel parti komitesinde Ajitasyon ve Propaganda Bölümünün başına geçti. Daha sonradan Grósz tarafından kabul edildiği üzere, bu dönemde Mátyás Rákosi'nin liderliğindeki komünist idareden ötürü oluşan genel memnuniyetsizliği gördüğünde partiden ayrılmayı düşünmüştür. Ama 1956'da Sovyetler Birliği'nde Stalin'in putlaştırılmasının eleştirilmeye başlanması ile bağlantılı değişiklikler olması partide kalmasına neden olmuştur. Grósz partide kalmasına babasının \"Rákosi ve çevresini de etkileyemeyeceği düşünülemeyecek bir şeyler başladı ve bunu sürdürmeliyiz\" sözlerinin etkili olduğunu hatırlar.\nEkim 1956 Macar Devrimi sırasında Borsod-Abaúj-Zemplén parti örgütü hemen hemen başsız kalmıştı ve Grósz bölgesel komitede kalan en yüksek düzeyde görevli olaeak Birinci Sekreter görevini üstlenmiştir. \"Hiçbir bilgiye ulaşamadan, her yerden baskı altında kalarak dokuna dokuna ilerleyip harekete geçtim. Hayatımı tekrar gözden geçirmek zorunda kaldım. 1956 olaylarının etkisi siyasi görüşlerimi şekillendirdi. Bazen soruna yol açma tehlikesi olsa da hâlâ bu görüşlere sadık kalıyorum.\" demiştir. Ekim ve Kasım 1956 olayları sonrasında Macar Çalışanlar Partisi çökerek dağıldı ve Grósz, János Kádár tarafından kurulan Macar Sosyalist İşçi Partisi'ne üye oldu. 1958 yılında bölgesel \"Észak-Magyarország\" gazetesinin editörü oldu. 1959 yılında Macar Sosyalist İşçi Partisi Merkez Komitesinin Yüksek Siyaset Okulu'nda mektupla öğretime başladı. 1961 yılında gazetedeki görevinden ayrıldıktan sonra 1962'de partinin Merkez Komitesi Yüksek Siyaset Okulunu bitirmesinin ardında Macar Radyo Televizyonunun Parti Komitesinin sekreteri oldu ve 1968'de de Merkez Komitenin Ajitasyon ve Propaganda bölüm başkanlığına getirildi. Bu görevi sırasında Budapeşte'de Eötvös Loránd Üniversitesine devam etti.\n1973 yılında Grósz Macar Sosyalist İşçi Partisi'nin Fejér bölge komitesinde birinci sekreterlik görevine geçtikten bir yıl sonra 1974'te Budapeşte'ye geri dönerek Merkez Komite'nin Ajitasyon ve Propaganda bölümünün başına geçti. Macaristan'da János Kádár rejimi o dönem için Doğu Avrupa ülkeleri arasında en liberal rejimlerdn biriydi ve Grósz bu görevi sırasında diğer sosyalist ülkelerde gazetecilerin karşılaştığı sansürlerin farkına vardı. O yıllarda Macaristan'da gazeteci olarak çalışan Sovyet Boris Shestakov 1977 yılında resmî bir toplantıda Grósz'un sosyalist ülkelerin gazetecilerinin olayları ne kadar açık bir şekilde ve dürüstçe haber hâline getirmeleri konusundaki görüşlerini paylaştığını aktarır. Sovyet basının liderlerinden biri Sovyetler Birliği'nde ancak 10 yıl kadar sonra uygulanacak ve adına \"glasnost\" denecek olan bu kavram karşısında şaşakalmıştır. 1979 yılında Grósz başkentten ayrılarak ülkenin en büyük sanayi bölgesi olan Borsod-Abaúj-Zemplén bölge komitesinin başına birinci sekreter olarak geçer. Bu görevde iken 1980 yılında Macar Sosyalist İşçi Partisi'nin XII. Kongresinde partinin Merkez Komitesi'nde seçilir. 1984 Aralık ayında Miskolc'den tekrar başkente dönerek ülkenin en büyük metropolitan parti örgütü olan Budapeşte Belediye Komitesi'nin başına birinci sekreter olarak geçer.\nBaşkentte parti çalışanları ile yaptığı ilk toplantıda kendini tanıtırken reformist görüşlerini, parti tarihi hakkındaki vizyonunu ve 1956 olaylarını açıkladı: \"Sık sık insanlar kim sorumlu diye soruyorlar. Etrafa bakınmayın, biz sorumluyuz, bizim neslimiz, ama bu hataları yaparken samimiydik ve düzeltmek için tüm gücümüzü verdik.\" yeni liderlerinin dosdoğru yapılan açıklamasından şaşıran salon alkışla cevap verdi. Grósz birkaç ay boyunca gidişatı incelerken uzun yıllardır ilk defa olarak bilim ve teknoloji çevrelerinin işbirliğini sağladı ve Budapeşte'nin idaresi ile sanayisi üzerine detaylı bir plan hazırladı. Grósz'un reform girişimleri Kádár tarafından da destekleniyordu ve Budapeşte'nin parti lideri olarak Mart 1985'te Macar Sosyalist İşçi Partisinin XIII. Kongresinde yaptığı konuşmada ekonomik ve siyasi reformlara gereksinimden söz etti. Ancak Grósz'un girişimleri reform üzerine olan tek girişim olarak kalmıştı. János Kádár 1986 yılında Károly Grósz'un plâanını 1968 yılından sonra ekonomik ve sosyal gelişim için hükûmetin ekonomik reform ve stabilizasyon programı olarak devreye soktu. Ateşli tartışmalarla geçen planın geliştirilmesi tüm yaz boyunca sürdü. Grósz o günleri \"1986 yazı korkunçtu, başka kelime bulamıyorum. Gece gündüz çalıştık.\" diye anlatır. 1986 Eylül'ünde Ulusal Meclis programı onayladı. Programın ana hedefleri Batı bankalarına olan 18 milyarlık borcun azaltılması, ekonomide dengenin yeniden sağlanması ve yaşam standartlarındaki kötüleşmenin durdurulmasıydı. Programın aynı zamanda toplumun demokratikleştirilmesine de hizmet edeceğini sürekli olarak belirten Grósz partinin kemikleşmiş kadrosunu daha gençlerle değiştirmeye başladı.Grósz \"Her renkten bireylere ihtiyacımız olduğuna kaniyim. Herkes\nKároly Grósz, hükûmet programının yaratıcısı olarak, programı hayata geçirmek için hükûmetin başına atandı. Aynı zamanda yılbaşından beri ekonomik durum dramatik olarak kötüleşmeye başladı. 25 Haziran 1987'de Macar Ulusal Meclisi tarafından Macaristan Halk Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu Başkanı olarak seçildi. Partinin Merkez Komitesi'nden Ekonomiden sorumlu sekreter olan Ferenc Havasi'nın istifasıyla birlikte Grósz Macaristan'ın ekonomik idaresini Merkez Komite'den Bakanlar Kuruluna kaydırmayı başardı.\n17 Temmuz'da iki günlük bir Sovyetler Birliği gezisi sırasında Grósz Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Mihail Gorbaçov ile görüştü. Gorbaçov'un anılarında yazdığı üzere konuşmaları genel olarak siyaset üzerineydi. Grósz, Sovyet liderine Macaristan'ındaki durum hakkında bilgi verirken Macar Sosyalist İşçi Partisi'nin personel politikasını vurguladı. Parti'nin liderlik kadrosunda yetersiz kişilerin değiştirildiğinden ve birçok komünistin bu değişimin yeteri kadar hızlı olmamasından duyduğu rahatsızlıktan bahsetti. Macar ekonomisinin düştüğü zor durumdan çıkma umutlarını paylaşırken ülke liderliğinin yaşam standartlarını düşürmek zorunda kaldığını ve bunu da halk ile açıkça paylaştıklarını belirtti. Gorbaçov \"Grósz'un ilk girişken adımlarının ona işçiler ve parti üyeleri arasında prestij kazandırdığını ve liderliğin üst katmanlarına karşı eleştirel bakış açısını artırdığını\" hatırlamaktadır.\n13-14 Ekim tarihlerinde Károly Grósz Macar heyetinin başında tekrar Moskova'ya geldi ve Karşılıklı Ekonomik Yardımlaşma Konseyi (COMECON) Devlet Başkanlarının 43. Olağanüstü Toplantısında katıldı.\n1987 yılının sonunda Grósz hükûmeti bütçe açığını 43 milyar forintten 35 milyar forinte düşürür ve 1986 yılında GSMH'nin %0,6 büyümesine ve plana %2,1'lik büyüme hedefi konmasına karşın hedefi aşarak %3,2'lik bir büyüme sağlamıştır. O yıl 19 milyon yabancı turist tarafından ziyaret edilen Macaristan turizm gelirinde de rekor kırmıştır. Hükûmet gayri safi millî hasılayı, Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası'ndan aldığı kredileri ve yabancı sermayeyi kullanarak yarattığı ve sayıları yıl sonunda 59'a ulaşan karma şirketlerle yatırım kaynaklarını genişletti. Serbest çalışmayı teşvik eden Grósz hükûmeti bu sayede kamu sektöründen 36.000 çalışanı azalttı. Ancak büyük şirketler ile Batı ülkelerinin pazarlarına girme ve ihracatı artırma girişimi forintin üç kat devalüasyonu nedeniyle başarılı olamadı ve ana ticaret ortakları yine yalnızca COMECON ülkeleri oldu. Macaristan'ın net dış borcu 10,9 milyar dolara yükseldi. Hükûmet tarafından gıda fiyatlarına yapılan zamlar halkın alım gücünü düşürdü.\nAralık 1987'de Grósz Bakanlar Kurulu'nda bulunan üç farklı Ekonomi Komisyonunu kaldırarak yerine birleştirilmiş tek bir Planlama ve Ekonomi Komisyonu kurdu. İç Ticaret ve Dış Ticaret Bakanlıkları Macaristan Ticaret Bakanlığı olarak birleştirildi. Macar Ulusal Bankası'nın gözetiminde otofinansman yöntemiyle çalışan beş yeni ticari banka kuruldu. Hükûmetin bazı ilerlemelerine rağmen Aralık 1987'de Macar Sosyalist İşçi Partisi Merkez Komitesi ekonominin modernleşme hızını yetersiz bularak hükûmetin stabilizasyon programında geride kaldığı noktaları vurguladı.\n1988'de hükûmet dolar ile ihracatı artırarak ve Sovyetler Birliği'ne gıda tranferini dünya pazarı fiyatları ile yaparak ülkenin dış borcunu önemli ölçüde azaltabildi. Karma şirketlerin sayısını 59'dan 220'ye çıkararak yaklaşık 200 milyon dolarlık yatırım çekmeyi başarmıştır. 1 Ocak 1988'de yeni vergilendirme sistemi getirilmiştir. Hükûmet yeni büyük sanayi tesislerinin yapımını durdurdu, bir dizi ürün için devlet subvansiyonları azalttı ya da tamamen kaldırdı ve sonucunda ürün fiyatlarında artış gözlendi. Yaşam standartlarında keskin bir düşüş yaşanmasını istemeyen Grósz hükûmetinin halk için kullandığı telâfi sistemi bütçe açığını artırdı. Ağustos 1988'de uzun süren pazarlıklar sonrasında Macaristan Avrupa Topluluğu ile karşılıklı ilişkiler kurmaya başlamış ve Eylül ayında Avrupa Topluluğu ile geniş ölçekli ticari ve ekonomik anlaşma imzalayan ilk COMECON ülkesi olmuştur. Ancak Batı pazarlarına girme planının karşısına Macar sosyalist ekonomisinin rekâbet edebilme yeteneğinin olmaması sorunu çıkmıştır. Haziran 1988'de Ulusal Meclis'in bir oturumunda Macar şirketlerinin yalnızca %3'ünün dünya standartlarında üretim yapabildiği ve Macar ürünlerinin yalnızca %12'sinin uluslararası pazarlarda rekâbet edebileceği tanınmıştır.\nNisan 1988'de János Kádár Macar Sosyalist İşçi Partisinin başına Károly Grósz'un geçmesini önerdi. Grósz ise Kádár'ın resmî olarak partinin başında kalmasını ama Politbüro'dan 5-6 üyeyi göndermesini önerdi. Nisan ayının sonlarında ise Grósz verdiği röportajlardan birinde adını vermeden Kádár'ı kastederek her politikacının yalnızca istifa etmesinin gerektiğini söyledi.\nUlusal Parti Konferansının ardından 22 Mayıs 1988'de Macar Sosyalist İşçi Partisi Merkez Komitesi Károly Grósz'u Parti Genel Sekreteri olarak seçti. Bakanlar Kurulu başkanlığına da devam etti. János Kádár'da ilk olarak kurulan ve daha çok sembolik önem taşıyan Parti Başkanlığı görevine getirildi. Parti Konferansı'nda Merkez Komitenin üçte biri ile 12 üyeden 7'sinin değişmesi ile Politbüro'nun da yarısından fazlası yenilendi. Konferans ayrıca XIII. Kongrede onaylanan planların gerçekçi olmadığını tanıdı ve Kongre'de bu planların lehinde oy kullandığını söyleyen Grósz kişisel sorumluluğu olduğunu kabul etti. Parti lideri olarak çalışmalarını daha şeffaf hâle getiren Grósz detaylı raporlar yayımlamaya başlamasının yanı sıra Macar Sosyalist İşçi Partisi Merkez Komitesinin iki toplantısının da canlı yayınla yayımlanmasını sağladı.\nGrósz Parti Genel Sekreteri seçildikten sonra ilk yurtdışı seyahatini 4-5 Temmuz 1988'de yaptı. Moskova'ya giderek tekrar Mihail Gorbaçov'la buluştu ve üç saati aşkın görüştüler. Gorbaçov, Kádár hakkında alınan karar için Grósz'u takdir etti. Grósz, bunun geçmişin kesin reddi olduğunu ancak Kádár muhafaza edilmeseydi parti otoritesinin kalmayacağını belirtti. Macar Sosyalist İşçi Partisi'nin Politbürosu'nda 1985'ten önceden beri bulunan kimse olmadığını ve artık farklı kuvvetlerin temsil edildiğini söyledi. Grósz bu durumun parti birliğini tehlikeye düşürdüğünü kabul etse de başka bir çıkış yolu olmadığını belirtti.\n12 Temmuz 1988'de televizyon röportajına evet diyen Grósz bu röportaj sırasında öngördüğü reform programının tamamlanmasının 10 yıl alacağını ve bu program tamamlandığında çoktan emekli olmuş olacağını çünkü seçilmiş liderlerin görev sürelerini iki dönem ile sınırlandırmaya çalıştığını söyledi.\nKısa bir süre sonra Grósz 26-28 Temmuz 1988'de Amerika Birleşik Devletleri'ne resmî bir ziyarette bulundu. Haziran 1946'da Macar başbakanı Ferenc Nagy'nin ziyaretinden beri 42 yıldır ABD'yi ziyaret eden ilk Macar lideri oldu. Aynı zamanda Grósz Washington'u ziyaret eden ilk Macar komünist lider idi. ABD Başkanı Ronald Reagan'ın yanı sıra ABD hükûmet üyeleri ve iş adamları ile görüştü. Grósz'un bu ziyareti ABD ile olan ekonomik ilişkilere hemen ivme verdi ve ABD şirketleri Macaristan ile ilgilenmeye başladı.\nGrósz 1989 yılında ayrıca Polonya, Doğu Almanya, Kanada, Birleşik Krallık, Avusturya, İspanya ve Fransa'yı da ziyaret etti. 28 Ağustos'ta Rumen lider Nikolay Çavuşesku ile Arad şehrinde görüştü. Çavuşesku ile Romanya'ya kaçmış olan çok sayıda etnik Macar ile ne yapılacağını tartışması partide sorun yarattı. Parti içinde Grósz'un Çavuşesku'ya çok güvendiği düşünülmeye başlandı. Bunun sonucunda büyük bir otorite kaybına uğradı ve bu kaybı sonradan telafi edemedi.\n10 Kasım 1988'de Sovyetler Birliği Komünist Partisi Merkez Komitesi üyesi Aleksander Yakovlev Macaristan'a gelerek Grósz ve Macar Sosyalist İşçi Partisi'nin diğer liderleriyle partiler arası işbirliğinin daha da ilerletilmesi konularını görüştü..\n23 Kasım 1988'de Károly Grósz Macaristan başbakanlığı görevini Miklós Németh'e verdi. \"Görevden ayrılırken hoşnutsuzum, sonuçlar iyi olsaydı da aynı şekilde hissederdim. Tüm sorumluluğumun bilincinde olarak hükûmet programının gerçek olduğunu ve üç olmadı dört yıl içinde tatbiki mümkün olduğu iddia ediyorum ve hedeflenen amacı değiştirmeye gerek yoktur.\" dedi.\nKároly Grósz partinin ana amacının Macaristan'ın modernleştirilmesi ve reform olduğunu düşünmekteydi ve parti liderliğinden vazgeçmeye niyeti yoktu. Macar Sosyalist İşçi Partisindeki dönüşümün partinin iktidarda kalmasına ve ülkeyi yeni başarılara götüreceğini ümit etmekteydi:\n\"Yakın geçmişteki örnekler partinin nerede felce uğradığını göstermektedir ve bu felç toplumun tamamına sirayet etmiştir. Partinin kendini güncellemesi yalnızca komünistleri değil ülkenin her yurttaşını da ilgilendirmektedir.\" \"Partiyi daha canlı daha siyasi kılmak için çabalıyoru çünkü yalnızca böyle bir parti toplumu harekete geçirmeye önderlik edebilir.\" \"Partinin liderlik rolü çalışan insanların hizmeti içindir...\". \"Hatası olmayan partidir, insanlar değil. Önemli olan hata yapmamak değil hatasını kabul etme cesareti ve hatasını düzeltmektir. Sınıf yararına hizmet etmek bir bütün olarak insanlara, topluma hizmet etmektir.\"\nLiderliğini garantileme ve Macar Sosyalist İşçi Partisi'ni sosyalizm yolunda tutma için Grósz, 1956 Macar Devrimi'nde başbakan olan ve idam edilen Imre Nagy'nin itibarının geri verilmesine karşı çıkmıştır. Bunu sağlamak için 1 Eylül 1989'da Merkez Komite toplantısında Nagy'nin NKVD ile sözde bağlantısı hakkında bilgi veren bir konuşma yapmıştır ancak komite suçlamada bulunmama kararı vermiştir.\nMacar Sosyalist İşçiler Partisinin 11-12 Şubat 1989 tarihindeki Merkez Komite toplantısında reformların siyaset alanına transfer edilmesine karar verilmiş ve 20 Şubat'ta partinin bu konudaki liderlik rolü kaldırılmıştır. Grósz konuşmasında \"Merkez Komitesi'nin çok partili sisteme yalnız destek vermekle kalmayıp onu teşvik ettiğini\" belirtmiş ve \"Kurulacak partilerde antikomünist ve antisosyalist eğilimlere izin verilmeyeceğini\" söylemiştir.\n23 Mart'ta Moskova'ya giden Grósz, 24 Mart'ta Mihail Gorbaçov ile buluşarak parti içindeki durum ve \"sosyalizmi mükemmelleştirme\" yolu hakkında görüşlerini paylaştı.\nParti içi şiddetli tartışmalar sonucu 12 Nisan'da Merkez Komite toplantısında Grósz liderliğindeki tüm Politbüro üyeleri istifa etti. İdeoloji sekreteri János Berecz ile İdareden sorumlu sekreter János Lukács görevlerini kaybederken Grósz tekrar Genel Sekreter seçildi ancak parti içindeki rakipleri Rezső Nyers, Imre Pozsgay ve Miklós Németh konumlarını güçlendirdi. Grósz'un duruşu değişmedi:\n\"Macar sosyalizminin güncel sosyalist dünyada yeri olup olmadığı sorusunun, dünya ekonomisinin dinamik süreçlerine uyum sağlamak için tam sorulması gereken zamandır... Eğer olumlu sürece engel olduğum hissediliyorsa her an ayrılmaya hazırım\"\nGrósz'un ekonomide büyük bir değişiklik yapma arzusunun da bir sınırı vardı. Macar madenlerinin yeniden yapılandırılması ve bazılarının kapatılmasının gündeme gelmesi madencilerin protestolarına neden oldu. Grev dalgasının gelmesinden korkan Grósz sanayi reformu sürecini tamamen durdurdu.\nMayıs başında Sovyetler Birliği Komünist Partisi Merkez Komitesi Üyesi Tarım sekreteri Viktor Petroviç Nikonov Macaristan'a geldi ve 4 Mayıs'ta iki ülke arasında ekonomik işbirliği konusunda Grósz ile görüştü.\n10 Mayıs'ta Merkez Komite toplantısında János Kádár yokluğunda görevinden alındı. 17 Haziran'da Grósz'un muhalefetine karşın Imre Nagy ve dört yoldaşının naaşları görkemli bir törenle Budapeşte'de yeniden gömüldü.\n24 Haziran 1989'da Macar Sosyalist İşçi Partisi Merkez Komitesinin kararıyla Politbüro'nun yerine 4 üyeden oluşan Prezidyum kuruldu ve Grósz'un rakibi eski sosyal demokrat Rezső Nyers Parti başkanlığına seçilerek partinin de facto lideri oldu. Prezidyum'un diğer üyeleri genel sekreterlik görevinde kalan Grósz, başbakan Miklós Németh ve devlet bakanı Imre Pozsgay oldu.\nTemmuz ayında Nyers, Macaristan'ın yeni lideri olarak ülkesini Bükreş'te Varşova Paktı üyesi ülkelerin Siyasi Danışma Komitesi toplantısında temsil ediyordu.\n25 Temmuz 1989'da Rezső Nyers ve Károly Grósz birlikte Moskova'da Mihail Gorbaçov ve Aleksander Yakovlev ile görüştü. Bu ziyaret Grósz'un Macaristan'ın liderlerinden biri olarak SSCB'ye yaptığı son yolculuktu.\nBu sırada güvenilirliğini kaybeden Macar Sosyalist İşçi Partisi üye sayısı azalmaya başladı. Macaristan'dan Sovyet birliklerinin çekilmesi ve otoritenin muhalefet ile doğrudan diyaloga girmesi de aynı dönemde başlamıştır. Macar yurttaşlarına yurtdışına çıkış serbestisi getirilmesiyle Avusturya ve diğer Batı ülkelerine seyahat yaygınlaştı ve başkentten dışarı büyük bir çıkış başladı. Grósz hükûmetinin başlattığı sermaye çekme çabaları sıfırlandı ve 1989 yazında ülke iflasın eşiğine geldi. Aynı zamanda sendikaların maaş artışı karşısında grev korkusu nedeniyle yönetimin karşı çıkamamasının sonucu da enflasyondu.\nMacar Sosyalist İşçi Partisinin Marksist-Leninist ideolojiyi takip etmeye devam etmesi mi gerektiği yoksa Sosyal Demokrasi zeminine mi geçmesi gerektiği konusundaki parti içi tartışmada Marksizm-Leninizm'i destekleyen Grósz azınlıkta kalmıştı. Grósz düşüncelerini şöyle ifade etmiştir:\n\"Yanılan Marksizm değildir, bu küçük düşünmektir, asıl özel durumu alıp ona uyum sağlama konusunda isteklilik sınavını veremeyen bizleriz\".\nOnun karşısında yer alan Gyula Horn, Miklós Németh ve Imre Pozsgay ise partinin tümden çöküşünün ancak ideoloji değiştirerek parlamenter demokrasinin kabul edilmesiyle olacağını düşünüyordu. Macar Sosyalist İşçi Partisi artık Marksist-Leninist bir parti değildi.\n7 Ekim 1989'da Macar Sosyalist İşçi Partisi'nin XIV. ve son kongresinde Grósz'un rakipleri başarılı oldu ve partinin adı Macar Sosyalist Partisi olarak değiştirildi. 1202 delegenin evet oyu verdiği oylamada 159 delege karşı oy kullanırken 38 delege de çekimser kalmıştır. For this decision voted 1202 deputies, against - 159, 38 deputies abstained. Rezső Nyers parti başkanlığında kalırken Károly Grósz hem partide hem de ülkede gücünü kaybetti.\nGorbaçov, Grósz'un yenilgisinin nedenlerini şöyle açıklamıştır:\n\"Partinin ve toplumun reform eğilimli geniş kanadıyla uyum sağlayıp etkileşime giremedi. Bu onun en önemli siyasi mücadelesiydi. Belki de otoriter yöntemlere olan eğilimi yüzündendir. Deneyim eksikliğinden Grósz cömertçe davrandı ancak partiyi reform etme görevinin karşısında Kádár'ın ustası olduğu uzlaşma ve yönetim becerisinin eksikliğini yaşadı.\"\n18 Aralık 1989'da XIV. Kongre'de Grósz'u destekleyenler bir araya gelerek şimdi Emek Partisi olan Macar Sosyalist İşçi Partisini yeniden kurdu. Grósz parti lideri oldu ve eski seçilmiş yardımcı genel sekreter Gyula Thürmer'ü parti başkanı yaptı.\n25 Mart ve 8 Nisan 1990'da yapılan ilk serbest seçimlerde yeni parti tamamen yenilgiye uğrayarak parlamentoya girememiştir.\n22 Nisan 1991'de Károly Grósz Sovyetler Birliği ile yapılmış olan gizli bir anlaşma sonucu Macaristan'ın nükleer silahlar barındırdığını söylemiştir.\nKároly Grósz, 7 Ocak 1996'da Budapeşte'nin 15 km. yakınındaki Gödöllő'de 65 yaşında iken böbrek kanserinden ölmüştür.\nEvli olan Károly Grósz'un iki oğlu vardır. Parti lideri seçildiğinde 4 torunu vardı. 1984 yılında Budapeşte'ye taşındıktan sonra oğullarından birinin ailesiyle birlikte normal beş odalı apartaman dairelerinden birinde oturmuştur. İkinci oğlu Miskolc'da kalmıştır. Başbakan olduktan sonra yıllık izin almayı reddetmiştir. Sıklıkla günde 18 saat çalıştığı söylenir. 1988 yılında parti başkanı olarak Moskova'ya yaptığı ilk gezide Malév Hungarian Airlines'da normal kabinde oturmuş ve diğer yolcularla neşeli konuşmalar yapmıştır. ABD'ye ise sıradan bir gemi yolculuğu ile gitmiştir. Grósz avlanmaktan ve balık tutmaktan hoşlanırdı.\nMacar Ordusu hizmeti sırasında \"İşçi ve köylü hükûmeti\" madalyası verilmiştir.\n\n\nOld Crow Düzlükleri\nOld Crow Flats kuzey Yukon, Kanada'da Old Crow Nehri boyunca 6170 km karelik bir bölgeyi kaplayan bir sulak alandır. Kuzey Kutup Dairesi'nin kuzeyinde ve Beaufort Denizi'nin güneyinde yer almakta olup geri kalan kısımları dağlar ile sınırlandırılmıştır.\nBu bölgeede yer alan arkeolojik sahalar Kuzey Amerika'daki en erken insan yerleşimlerine ev sahipliği yapmaktadır.\n\n\n1. Lig tüm zamanların puan durumu\n1. Lig'in ilk sezonu olan 1963-64 sezonundan günümüze olan süreçte takımların gösterdiği performans şu şekildedir:\nSon Güncelleme: 13 Haziran 2019\n*Play Off maçlarıda dahil değildir.\n\nBoris Kidrič\nBoris Kidrič (10 Nisan 1912; Viyana - 11 Nisan 1953; Belgrad), Sloven partizan, Slovenya Sosyalist Cumhuriyeti'nin ilk başbakanı. II. Dünya Savaşı'ndan sonra Edvard Kardelj ile birlikte Titoist politikaların uygulayıcısı olarak bilinir.\nBoris Kidrič 8 Eylül 1912 tarihinde Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'na bağlı Viyana kentinde doğdu. 1930'ların başında Yugoslavya Komünist Partisi'ne girdi. Daha sonraki süreçte Slovenya Komünist Partisi'nin kurucuları arasında yer aldı.\n1959-56 yılları arasında Slovenya başbakanlığı görevinde bulundu.\nBoris Kidrič, doğum gününden bir gün sonra 11 Nisan 1953 tarihinde Belgrad'da lösemi sonucu yaşamını yitirmiştir.\nGünümüzde Slovenya'da \"Boris Kidrič Enstitüsü\" adında bir araştırma merkezi bulunmaktadır.\n\n\nTrini Alonso\nTrini Alonso (1923-2000) Ä°spanyol sinema oyuncusu.\n\n\nAmalia Sánchez Ariño\nAmalia Sánchez Ariño (1883-1969) bir İspanyol asıllı Arjantinli tiyatro ve sinema oyuncusu. Kariyeri boyunca elliden fazla filmde rol almıştır. \n\n\nLennie James\nLennie James (d. 11 Ekim 1965, Nottingham, İngiltere), İngiliz aktör, senaryo ve oyun yazarı. James, Les Misérables (1998), Snatch (2000) ve Colombiana (2011) gibi filmlerde rol almıştır.\nOyuncunun en önemli rolleri arasında Sky 1 kanalında yayınlanan Critical adlı drama dizisin de canlandırdığı karakter Glen Boyle gelmektedir. 2006 yılında CBS kanalında yayınlanan Jericho adlı dizide Rob Hawkins karakterini ve 2013 yılında AMC kanalında yayınlanan Low Winter Sun adlı drama dizisinde dedektif Joe Geddes karakterini canlandırdığıı. James, AMC kanalında yayınlanan The Walking Dead adlı dizide oynadığı Morgan karakteri ile de eleştirmenlerden başarılı yorumlar almıştır. The Walking Dead dizisinde birinci ve ikinci sezonlar da konuk oyuncu olarak gözüken James dizinin 6. Sezonunda ana karakterlerden biri olarak kadroya girmiştir.\nLennie James, Nottingham, Nottinghamshire'da doğdu. Ailesi Trinidad ve Tobago kökenlidir. Güney Londra'da yaşadılar ve burada Ernest Bevin College'da eğitim aldı.\n10 yaşındayken annesi Phyllis Mary James vefat etti. Kardeşi Kester James ile beraber Amerika'da yaşayan akrabalarının yanına gönderilmek yerine, bir yetimhanede kalmayı tercih ettiler ve 18 yaşına kadar yetimhanede yaşadılar.\n1988 Yılında Guildhall School'a girdi ve burada müzik ve tiyatro eğitimi aldı. Kariyerinde 20 nin üzerinde filmde rol almıştır.\nIMDb' de Lennie James\n\n\nNerses Hovhannisyan\nNerses Hovhannisyan ( ; d. 12 Ekim 1938 –ö. 23 Ekim 2016), Ermeni film yönetmeni, senarist ve aktör. Erivan Tiyatro ve Sinema Enstitüsü'nü 1959'da bitirmiştir. Daha sonra Ermenistan Film Stüdyolarında görev alarak yönetmen asistanı olarak sinema dünyasına girmiştir. 1966-1967 yılları arasında Rus yönetmen Yuli Raizman'ın yardımcılığını yaptıktan sonra 1967 yapımı ilk filmi \"Tvoy sovremennik\" çekmiştir. Yönetmenliği yanında birçok Ermenistan yapımı filmde rol almıştır.\n\n\nMilan Čič\nMilan Čič (2 Haziran 1932 - 9 Kasım 2012), Slovak siyasetçi. Čič, Avrupa'da varlığına 1992 yılında son verilen Çekoslovakya'nın iki federal devletinden biri konumunda olan Slovak Sosyalist Cumhuriyeti'nde 1989 ile 1990 yılları arasında başbakanlık makamında bulunmuştur.\nSiyasi hayatına 1961 yılında dahil olduğu Çekoslovakya Komünist Partisi'nde başlayan Čič, başbakanlık makamına gelmeden önceki süreçte Nisan 1988 ile Aralık 1989 dönemi arasında Adalet Bakanı olarak bakanlık görevinde bulunmuş, bu görevinin ardından partisini temsilen 1989 yılında Slovak Sosyalist Cumhuriyeti başbakanı olarak başbakanlık makamına gelmiştir. Bir yıl boyunca başbakanlık makamında kalan Čič, 1990 yılında hem başbakanlık makamından hem de Çekoslovakya Komünist Partisi üyeliğinden ayrılmıştır. Çekoslovakya Komünist Partisi'nden ayrıldıktan sonra Şiddete Karşı Topluluk partisine dahil olan Čič, bir yıl boyunca parti çatısı altında siyaset yapmıştır. 1991 yılında buradan da ayrılan Čič, Halk Partisi - Demokratik Bir Slovakya Hareketi'ne dahil olarak siyasi faaliyetlerine 1993 yılına kadar burada devam etmiştir.\n1993 yılında Slovakya Anayasa Mahkemesi üyeliğine atanan Čič, burada kısa bir süre mahkeme başkanlığı görevini de üstlenmiştir. Čič bunun haricinde Bratislava'da bulunan Comenius Üniversitesi bünyesinde hukuk profesörü olarak yer almıştır.\nČič 9 Kasım 2012 tarihinde 80 yaşında hayatını kaybetmiştir.\n\n\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda hentbol - Kadınlar\n2016 Yaz Olimpiyatları'nda hentbol - Kadınlar mücadeleleri Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinde, 6 - 20 Ağustos 2016 tarihleri arasında Future Arena salonunda oynanmıştır.\nRusya Fransa'yı 22-19 yenerek altın madalyanın sahibi olmuştur. Norveç millî kadın hentbol takımı da Hollandayı bronz madalya maçında yenerek madalyanın 3. kez sahibi olmuştur.\n15 hakem çifti 5 Temmuz 2016 tarihinde görevlendirildi.\n2016 Yaz Olimpiyatlar覺'nda hentbol - Kad覺nlar tak覺m kadrolar覺\nKura 29 Nisan 2016'da çekildi. Final maçı programı 20 Mayıs 2016da ilan edildi.\nKura 10 Nisan 2016'da çekildi.\n\"(UTC−3).\"\n\n\n\nNazım Koka\nNazım Koka, Türk teknik direktör.\n1965-66 sezonunda, Türkiye 2. Futbol Ligi (günümüzdeki adıyla 1. Lig)'nde mücadele eden Adana Demirspor'un teknik direktörlüğünü yaptı. Ağustos 1966'da, Türkiye genç millî takımı teknik direktörlüğüne getirilse de; ertesi gün yapılan değişiklikle Türkiye amatör millî takımı teknik direktörü ile Türkiye 21 yaş altı millî takımı teknik direktörlüğüne getirilen Şeref Görkey'ın yardımcısı oldu. Mart 1967'de Türkiye 18 yaş altı millî takımını çalıştırmaya başladı. Türkiye'de düzenlenen 1967 UEFA Avrupa 18 Yaş Altı Şampiyonası'nda teknik direktörlüğünü yaptığı Türkiye, turnuvayı üçüncülükle tamamladı. Aynı yıl İspanya'da düzenlenen UEFA Amatör Kupası'nda ise Türkiye amatör millî takımını çalıştırırken takım da turnuvada dördüncülük elde etti. Temmuz 1967'de, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından, İtalya'nın Floransa şehrindeki antrenörlük kursuna gönderildi. Tunus'tak 1967 Akdeniz Oyunları'nda da çalıştırdığı amatör millî takım, turnuvayı dördüncülükle tamamladı.\nOcak 1968'de, millî takımlardaki görevlerinin yanı sıra Türkiye 1. Futbol Ligi (günümüzdeki adıyla Süper Lig) takımlarından MKE Ankaragücü'nün teknik direktörlüğüne başladı. Sezon sonuna kadar görev yaptığı takım, ligi 16. sırada tamamlayarak Türkiye 2. Futbol Ligi'ne düştü. Doğu Almanya'da düzenlenen 1969 UEFA Avrupa 18 Yaş Altı Şampiyonası'nda Türkiye, Koka'nın teknik direktörlüğünde turnuvanın grup aşamasında elendi. Haziran 1969'da millî takımlardaki görevinden ayrıldı ve Türkiye 2. Futbol Ligi'nde mücadele eden Kayserispor (günümüzdeki adı Kayseri Erciyesspor) ile teknik direktör olarak anlaştı. Takım 1969-70 sezonunda ligi 7. sırada tamamlarken, sezon sonunda Koka'nın görevine son verildi ve yerine Suat Mamat getirildi. Ertesi sezon görev yaptığı Türkiye 3. Futbol Ligi (günümüzdeki adı 3. Lig) Yeşil Grup ekibi Gaziantepspor'un teknik direktörlüğünden Nisan 1971'de istifa etti. 1971-72 sezonu başında, Türkiye 1. Futbol Ligi'nde yer alan Adanaspor'un teknik direktörlüğüne geldi. Sezonu lig 8.'si olarak tamamlayan takımdaki görevine 1972-73 sezonu başında da devam etti; ancak Ekim 1972'de görevinden ayrıldı. 1972-73 sezonu başında, Türkiye 2. Futbol Ligi Beyaz Grup'ta yer alan İskenderunspor'u, takımın mevcut teknik direktörü Seracettin Kırklar ile birlikte çalıştırmaya başladı. Mart 1973'te, Türkiye 1. Futbol Ligi'ndeki Mersin İdman Yurdu'nun teknik direktörlüğüne geçerek Mart 1974'e kadar görevini devam ettirdi. Aynı ay, ligin diğer ekibi Kayserispor'un başına geçerek sezonu burada tamamladı. 1974-75 sezonuna Kayserispor teknik direktörü olarak girdi; ancak Ekim 1974'te bu görevinden ayrıldı\n1975-76 sezonu başında, Türkiye 2. Futbol Ligi Beyaz Grup takımlarından Vefa'nın teknik direktörü oldu. 5 Mart 1976'da görevinden ayrıldığı ve yerine İsmet Yamanoğlu'nun getirildiği bildirildi. 1976-77 sezonu başında, Türkiye 2. Futbol Ligi Beyaz Grup'taki Konya İdman Yurdu'nun teknik direktörlüğüne geldi. 1977-78 sezonunda, Türkiye 3. Futbol Ligi Kırmızı Grup'taki İstanbulspor'u çalıştırdı. Ocak 1978'de buradaki görevinden istifa ederek bir kez daha Vefa'nın teknik direktörlüğüne getirildi. Sonraki dönemde teknik direktörlüğünü yaptığı Sivasspor'dan Eylül 1980'de istifa etti. 1981 başlarında Tarsus İdman Yurdu'nu çalıştırmaya başladı. Nisan 1982'de, Türkiye 1. Futbol Ligi'ndeki Adanaspor'un teknik direktörlüğüne bir kez daha getirilen Koka, 1981-82 sezonu sonuna kadar görevde kaldı. 1982-83 sezonunda ise bir kez daha Tarsus İdman Yurdu'nda teknik direktörlük yaptı.\nNisan 2009'da, Antakya'da, adı kendisine ithaf edilen Nazım Koka Stadyumu açıldı.\n\n\nDardanelle, Arkansas\nDardanelle, Amerika Birleşik Devletleri'nin Arkansas eyaletinde yer alan ve Yell ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 4,745'tir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nBreaux Bridge, Louisiana\nBreaux Bridge, Amerika Birleşik Devletleri'nin Louisiana eyaletinde yer alan ve St. Martin ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 8,139'dur.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nCivis romanus sum\nCivis romanus sum Türkçede Ben Roma vatandaşıyım anlamına gelen Roma dönemine ait hukuksal bir tanımlama. Roma sınırları içinde Roma vatandaşı statüsünde olan bir kişi herhangi bir problemle karşılaştığında bu sözü söyleyerek tüm haklarının garanti altına alınmasını ve Roma vatandaşı statüsüne uygun şekilde yargılanmasını sağlamış oluyordu. Cicero In Verrem adlı eserinde Roma vatandaşlığı hakkında bilgi vermiştir.\nBirleşik Krallık başbakanlarından Henry John Temple Don Pacifico meselesi görüşmelerinde bu sözü söylemiştir. John F. Kennedy 26 Haziran 1963 tarihinde Ich bin ein Berliner sözünü söylediği ünlü konuşmasında ayrıca \"Civis Romanus Sum\" sözünü de söylemiştir. İncil'in Elçilerin İşleri kitabının 22.bölümünün 28.bâbında Pavlus doğuştan Roma Vatandaşı olduğunu ifade etmiştir.\n\n\nLütfiye Aydın\nLütfiye Aydın (d. 1949), Türk öğretmen ve yazar.\n1949'da Gaziantep’te doğdu. İlk ve orta öğrenimini Gaziantep'te tamamladıktan sonra 1972’de İzmir Buca Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü’nden mezun oldu. 1985’te \"İkili Yalnızlık\" adlı ilk öykü kitabı yayımlandı.\n1993 Sivas Katliamı'nda eşiyle birlikte ağır yaralı olarak kurtulan Aydın, yaşadığı travmadan dolayı okuma yazmayı unuttuğunu ve sıfırdan öğrendiğini dile getirmiştir.\n\n\nUmut AtakiÅŸi\nUmut Atakişi (d. 1 Şubat 1981, İstanbul), Türkiye şampiyonu satranç oyuncusu ve antrenörü. 9 yaşında satranç turnuvalarına katılmaya başlamıştır. 2003 yılında ” International Master” (Uluslararası Usta) unvanı kazanmıştır. 2005 yılında Beşiktaş Jimnastik Kulübü bünyesinde açılan satranç şubesinin kurucusu olup, halen Beşiktaş Jimnastik Kulübü Satranç takımında menajer-sporcu olarak görev yapmaktadır. Ayrıca kendisi, FIDE Trainer (Uluslararası Satranç Federasyonu tarafından verilen antrenörlük belgesi) ve TSF 4. Kademe Satranç Antrenörü belgesine sahiptir.\n\n\nJán Čarnogurský\nJán Čarnogurský (d. 1 Ocak 1944), eski Slovak siyasetçi, 1991-1992 yıllarında Slovakya Başbakanı ve Hristiyan Demokrat Hareketi başkanı.\nČarnogurský, 1969 yılında Prag Üniversitesi'nin Hukuk bölümünden mezun oldu ve 1971 yılında Bratislava'daki Comenius Üniversites'nde doktorasını yaptı. 1970-1981 yılları arasında dava vekili olarak faaliyet gösterdi. Bratislava'da dava vekili olarak çalışırken, Çek ve Slovak Merkezi'nin bir bölümünün dava vekili üyesiydi. 1981 yılında Komünist yetkililer tarafından politik bir süreç içinde bir kişiyi savunurken dava vekili görevinden alındı. Ancak, muhalefete (Charta 77) yasal destek sağlamaya ve dinî eylemlerine devam etti. 1982 ve 1986 yılları arasında bir şirketin avukatı olarak çalıştı. 1987'de şirketten kovuldu ve işsiz kaldı. 1987-1989 yıllarında yasal olarak \"Bratislavské listy\" dergisini yayınladı. Çekoslovakya'nın Anti-Komünist muhalefetinin Hristiyan Demokrat kanadı temsil etti.\nKadife Devrimden hemen önce 14 Ağustos 1989 tarihinde tutuklandı ve 25 Kasım 1989 tarihinde Komünist rejimin çöküşünden sonra başbakanlık af yoluyla serbest kaldı. Aralık 1989'dan Nisan 1990'a kadar Slovak federal Cumhuriyeti'nin, Nisan'dan Haziran 1990'a kadar Çekoslovakya'nın başbakan yardımcılığı görevini yürüttü. Şubat 1990 itibarıyla Hristiyan Demokrat Hareketi'nin kurucularından biri olarak başkanlığını yapmaya başladı. 1990 Slovakya meclis seçimlerinde Hristiyan Demokrat Hareketi'nin ikinci en büyük parti olmasıyla Čarnogurský, Haziran 1990'da Slovakya'nın başbakan yardımcı oldu. Halk Partisi - Demokratik Bir Slovakya Hareketi'nın Verejnosť proti násiliu'dan ayrılmasından sonra, yani parti 1990 seçimlerini kazandıktan sonra Nisan 1991'de Slovakya'nın başbakanlık görevini devraldı.\n1992 seçimlerinde başbakanlıktan vazgeçti ve Slovakya Ulusal Konseyi'nde muhalefetin milletvekili oldu. 1992'den 1998'e kadar Mečiar'ın güçlü bir rakibiydi.\n1998 seçimlerinde Adalet Bakanı oldu ve 2002'ye kadar bu görevini sürdürdü.\n2002 yılında siyasetten tamamen emekli oldu ve dava vekili olarak çalışmaya başladı. Onun emekliliğinden sonra Hristiyan Demokrat Hareketi'nin yeni başkanı Pavol Hrušovský oldu.\n\n\nRinne testi\nRinne testi işitme problemlerinin kemik yolundan mı yoksa hava yolundan mı kaynaklandığını ayırt etmek için yapılan bir testtir. Diyapozon kulak arkasındaki mastoid kemik çıkıntısı üzerine konur ve hastaya titreşimi hissetmesi bittiğinde haber vermesi istenir. Daha sonra diyapozon dış kulak kepçesinin 1 cm uzaklığına getirilir, hava yolu ile iletim kemik yolu ile iletimden uzun olduğu için dış kulak yolundan titreşimler hissedilmeye devam eder. Bu duruma \"rinne pozitif\" denir ve işitmenin normal olduğunu gösterir. Hava ile iletim yolunda bir tıkanıklık varsa bu titreşim duyulmayacaktır. Buna da \"rinne negatif\" denir ve işitmede problem olduğunu gösterir.\n\n\nAdil Öksüz\nAdil Öksüz (d. 1967, Andırın, Kahramanmaraş), Türk akademisyen. Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan \"en çok aranan teröristler\" listesinin kırmızı kategorisinde yer almakta, Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve Paralel Devlet Yapılanması (PDY) yöneticisi olmakla suçlanmaktadır. 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin sivil yöneticilerinden biri olduğu iddia edilmektedir.\nAdil Öksüz, 5 Nisan 1967'de Kahramanmaraş ilinin Andırın ilçesinde doğdu. 1991'de Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden mezun oldu. 1996'da yüksek lisansını Sakarya Üniversitesi'nde tamamladı. Doktora tezini sunduğu jüride günümüzün Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş da yer almaktadır. Bu tez, Öksüz'e \"Doktor\" unvanı kazandırdı. Temmuz 2016'ya kadar Sakarya Üniversitesi'nde akademisyen olarak çalışmaktaydı. Evli ve 3 çocuk babasıdır. Eşi Aynur Öksüz, ABD'nin New Jersey eyaletinde yaşamaktadır.\nÖksüz, Türkiye'de 15 Temmuz 2016'da yaşanan darbe girişimi sonrasında 16 Temmuz 2016'da güvenlik güçlerince Mürted Hava Üssü'nde yakalandı. 2 gün gözaltında tutulan Öksüz, 18 Temmuz 2016'da sevk edildiği mahkeme tarafından serbest bırakıldı. Sorgulaması sırasında Mürted Hava Üssü'ne tarla satın almak için geldiğini iddia etti. Gözaltında bulunduğu süre zarfında 3 ayrı telefon görüşmesi yaptı. Çeşitli kaynaklar ve şahıslar; Öksüz'ün Türk Silahlı Kuvvetleri'nin '‘hava kuvvetleri imamı’' olduğunu iddia etmektedir. \n9 Ocak 2015 tarihinden darbenin gerçekleştiği 15 Temmuz'a kadar geçen 19 ayda, 10 kez ABD’ye 1’er kez de Almanya ve Kuveyt’e gitmiştir. ABD’ye son gidişi ise darbe girişiminden 4 gün önce, 11 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşmiş, iki gün sonra da, 13 Temmuz 2016'da İstanbul'a dönmüştür. \nÖksüz'ün serbest bırakılmasına ilişkin olarak 13'ü asker, 14'ü Emniyet Genel Müdürlüğü personeli ve 1'i eski başbakanlık müşaviri 28 sanığın yargılandığı davada 1 Kasım 2019'da verilen karar sonucunda sanıklardan 24’ü beraat etti. İki sanık 5 ay hapis cezasına çarptırıldı. Başka davadan tutuklu 2 sanığın ise dosyaları ayrıldı.\nŞu an tam olarak nerede olduğu bilinmese de Almanya'da olduğu düşünülmektedir. Darbe girişimi sonrası Türkiye'den kaçtığı düşünülen Öksüz'ün birkaç ay boyunca Türkiye'den kaçan çeşitli üst düzey FETÖ mensupları ile beraber Almanya'da; Amerikan Ordusu ve NATO tarafından kullanılan Campbell Kışlası ve kışlanın yakınında bulunan Mark Twain Village'de kaldığı iddia edilmektedir. Öte yandan Alman yetkililer “kişisel bilgileri koruma yasası” gereğince Öksüz'ün Almanya'da olup olmadığı hakkında resmi bir açıklama yapmayı reddetmektedir. Aralık 2019'da bir televizyon programına katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Öksüz'ün nerede bulunduğunun devlet tarafından bilindiğini dile getirmiştir. \n\n\nYeraltı Camii\nYeraltı Cami (Kurşunlu Mahzen)\nİstanbul, Beyoğlu ilçesi Karaköy semtindedir. Yapım yılı tam olarak bilinmiyor. Evliya Çelebi’ye göre Hicret’in 92 (711) senesinde Abdülaziz oğlu Ömer ‘in yaptırdığı ve sonraları camiye çevrilen Kule’dir. Osmanlı resmî kayıtlarda Mahzen-i Sultani adıyla geçer. Bazı kaynaklarda \"Kastellion ton Galatau\" isimli bir hisardır. II. Tiberios (578-582) döneminde artan Arap akınlarına karşı Haliç’in girişini kontrol amacıyla yaptırılır. Cristoforo Buondelmonti ’nin XV. yüzyılın ilk yarısına tarihlendirilen gravürlerinde etrafı yüksek duvarlarla çevrili bir avlu ve yüksek bir kuleden oluşan hisar, aynı zamanda Haliç’e girişi önleyen zincirin bir ucunun da bağlandığı yerdir. 1573 tarihli Matrakçı Nasuh ve 1584 tarihli Hünername çizimlerinde Galata Hisarı / Mahzen-i Sultani görülmemektedir Mekan İstanbul’un Osmanlılara geçmesinden sonra yine cephane deposu, su sarnıcı gibi çeşitli amaçlarla mahzen olarak kullanılmış. 1752-56 yıllarında Çorlulu Köse Bahir Mustafa Paşa tarafından cami’ye dönüştürülmüş. Kule şeklindeki minaresi kısa süre sonra meydana gelen depremde yıkıldığı için Sultan I. Mahmud tarafından yeniden yaptırılmış. Sahabeden Amr bin el-Âs, Vehb B. Huşeyre (Sahabi olup olmadığı hakkında bilgi yok) ve Tebeu’t-tâbiîn'den Süfyân B. Uyeyne’nin makam kabirleri de buradadır. Eyüpsultan’dan sonra İstanbul’da en çok ziyaret edilen kutsal mekân olarak değerlendirilir. Dikdörtgen planlı bu mahzenin içinde elli dört adet kalın paye yapının üstünü örten tonozları taşımaktadır. Cami gün ışığını sadece deniz tarafındaki duvarında açılmış pencerelerden alır. Üstünde, ahşap bir Türk konağı mimarisinde olan ve 1985’te restorasyonu yapılan Sahiller Sağlık Merkezi müdürlüğü binası bulunmaktadır. İstanbul’da kitâbe üstünde görülen en eski tuğra giriş kapısı üstünde bulunan I. Mahmud’a ait tuğradır. Caminin müezzin mahfili vardır. İki giriş kapısı bulunur. Birincisine Kemankeş Caddesi’nden diğerine Karantina Sokağından girilir. Karantina Sokağından kot farkı nedeniyle merdivenlerle girilir. Günümüzde faaldir. Karaköy Vapur İskelesi yakınındadır.\n\n\nİşte Öyle Bir Şey\nİşte Öyle Bir Şey, Erol Evgin'in 1977 yılında yayınlanan stüdyo albümü. 10 parçadan oluşan albümde şarkıların tamamında sözler Çiğdem Talu'ya, müzikler ise Melih Kibar'a aittir.\n\n\nSelami Tekkazancı\nSelami Tekkazancı (Ağustos 1933, Adana - 7 Nisan 2014), Türk futbolcu ve teknik direktör. Forvet pozisyonunda görev aldığı futbolculuk döneminde \"Füze\" lâkabıyla anılmaktaydı. Askerlik yaptığı dönemde oynadığı Karagücü hariç, tüm futbolculuk kariyeri boyunca Adana Demirspor forması giymiştir.\nAğustos 1933'te, Arapgir'den Adana'ya göçen kazancı ustası Ömer'in yedi çocuğundan sonuncusu olarak doğdu. İlkokul eğitimini Adana'da aldı. 1949 yılı sonlarında Adana Demirspor altyapısında futbolculuğa başladı.\n1951'de Adana Demirspor'un A takımına yükseldi. 1951'de Galatasaray, 1952'de ise Fenerbahçe tarafından denenip, birkaç hazırlık maçında oynasa da Adana Demirspor'da kaldı. 1953-54 sezonunda Türkiye Futbol Şampiyonası'nda finale kadar yükselen takım, finalde karşılaştığı Hacettepe'yi 1-0 yenerken maçın tek golü de Tekkazancı'dan gelmişti. Askerliğini yaptığı Ankara'da, Karagücü formasını giydi ve 1955-56 sezonunda bir kez daha Türkiye Futbol Şampiyonası şampiyonluğu yaşadı. Askerlik sonrası futbolculuk kariyerine Adana Demirspor'da davam etti. 1960-61 sezonunda ilk kez Millî Lig (günümüzdeki adı Süper Lig)'de mücadele etti. Futbolculuk kariyerini sonlandırdığı 1972'ye kadar Adana Demirspor forması giydi. 6 Mayıs 1974'te; ligdeki çeşitli oyunculardan oluşan karma bir takım ile Adana Demirspor arasında, 5 Ocak Stadyumu'nda oynanan özel maç ile jübilesi yapıldı.\nFutbolculuk kariyerini sonlandırdıktan sonra teknik direktörlük yapan Tekkazancı, Kasım 1976 ile Ocak 1977 arasında, Türkiye 1. Futbol Ligi (günümüzdeki adı Süper Lig) ekibi Adanaspor'un teknik direktörlüğünü yürüttü.\n\n\nMorgen\nMorgen (Türkçe: \"Yarın\"), 1968 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Ronnie Tober tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 1 puanla 16. olmuştur.\n\n\nDonaldsonville, Louisiana\nDonaldsonville, Amerika Birleşik Devletleri'nin Louisiana eyaletinde yer alan ve Ascension ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,436'dır.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nFranklin, Louisiana\nFranklin, Amerika Birleşik Devletleri'nin Louisiana eyaletinde yer alan ve St. Mary ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,660'dır.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nRayne, Louisiana\nRayne, Amerika Birleşik Devletleri'nin Louisiana eyaletinde yer alan ve Acadia ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,953'tür.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nYoungsville, Louisiana\nYoungsville, Amerika Birleşik Devletleri'nin Louisiana eyaletinde yer alan ve Lafayette ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 11,961'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nMónica Bardem\nMónica María Encinas Bardem (D. 4 Mayıs 1964) İspanyol sinema oyuncusu, oyuncu Pilar Bardem'in kızı ve oyuncu olan Carlos ve Javier Bardem'in kız kardeşidir. O Madrid'de La Bardemcilla ve La Bardemcilla de Santa Ana adlı aile restaurantlarını işletmektedir.\n\n\nWestwego, Louisiana\nWestwego, Amerika Birleşik Devletleri'nin Louisiana eyaletinde yer alan ve Jefferson ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 8,354'tür.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nHonda CR-X\nHonda CR-X, Honda tarafından 1983-1991 yılları arasında üretilen bir spor kompakt otomobil modelidir. 1992'de yerini Honda CR-X del Sol'e bırakmıştır.\n\n\nVille Platte, Louisiana\nVille Platte, Amerika Birleşik Devletleri'nin Louisiana eyaletinde yer alan ve Evangsviline ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,430'dur.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nTallulah, Louisiana\nTallulah ABD'nin Louisiana eyaletine bağlı Madison ilçesinin merkezi olan şehirdir. Şehrin nüfusu 2010 sayımına göre 7,335'tir.\n\n\nAlgernon'a Çiçekler\nAlgernon'a Çiçekler, Daniel Keyes tarafından yazılmış bilimkurgu hikâyesi ve romanıdır. Hikâye 1958 yılında yazılmıştır ve ilk olarak The Magazine of Fantasy & Science Fiction dergisinin Nisan 1959 sayısında yayınlanmıştır. Hikâye 1960 yılında En İyi Kısa Hikâye dalında Hugo Ödülü'ne layık görülmüştür. Roman versiyonu 1966 yılında yayınlandı ve aynı yıl En İyi Roman dalında Nebula Ödülü'nün ortak kazananı olmuştur (diğer kazanan Babel-17).\nKitaba adını veren Algernon, yapay yollarla zekasını artırmak için ameliyat edilen bir laboratuvar faresidir. Hikâye, Charlie Gordon tarafından yazılan ilerleme raporları formatında anlatılır. Charlie bu ameliyatı test eden ilk insandır. Hikâye zihinsel engellilerin tedavisi gibi farklı etik ve moral temalara değinir.\nHer ne kadar kitap sık sık ABD ve Kanada'daki kütüphanelerden çıkarılma konusuna malzeme olduysa da, ki bazen çıkarıldı, dünyanın birçok ülkesinde okullarda düzenli olarak öğretildi ve birçok kez televizyon, tiyatro ve radyo için uyarlandı. Film versiyonu Charly aktör Cliff Robertson'a En İyi Erkek Oyuncu Akademi Ödülü'nü kazandırdı.\n\n\nRing-dinge-ding\nRing-dinge-ding (Türkçe: \"Ring-dinge-ding\"), 1967 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Thérèse Steinmetz tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 2 puanla 14. olmuştur.\n\n\nFernando en Filippo\nFernando en Filippo (Türkçe: \"Fernando ve Filippo\"), 1966 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Milly Scott tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 2 puanla 15. olmuştur.\n\n\nFlorencia Bécquer\nFlorencia Becquer (1910-1994) Arjantin doğumlu İspanyol sinema oyuncusu.\n\n\n1992 (albüm)\n1992, Amerikalı rapçi The Game'in yedinci stüdyo albümü. 14 Ekim 2016 tarihinde Blood Money Entertainment ve eOne Music etiketiyle yayınlandı. Prodüktörlüğünü Bongo, Cool & Dre ve Scott Storch gibi isimlerin üstlendiği albüme Jeremih ve Jason Derulo gibi isimler konuk oldu. Sanatçı Compton, Kaliforniya'da 12 yaşında bir çocukken yaşadığı tecrübeleri ve 1992 Los Angeles olayları, O. J. Simpson cinayet davası ve 1992 NBA All-Star Maçı gibi olayların etkilerini albüme yansıttığını ifade etti.\nAlbüm, yayınlandığı hafta Amerika Birleşik Devletleri'nde 32 bin adetlik satışla \"Billboard\" 200 listesine dördüncü sıradan girdi. Albümün ilk single'ı \"All Eyez\", 20 Haziran 2016'da piyasaya çıktı ve Temmuz ayı itibarıyla radyolara servis edildi. 2016'nın yaz aylarında \"Streets of Compton\" ve \"Block Wars\" adlarını taşıyan iki soundtrack albümü yayınlayan sanatçı Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında \"1992: Block Wars Tour\" adını taşıyan turne kapsamında Amerika Birleşik Devletleri'nde konserler verdi.\n\n\n't Is genoeg\n't Is genoeg (Türkçe: \"Yeterli\"), 1965 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Conny Vandenbos tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 5 puanla 11. olmuştur.\n\n\nLydia Bosch\nLydia Boquera de Buen (d. 26 Kasım 1963 , Barcelona) bir İspanyol oyuncu ve televizyon sunucusu. O 1985'ten beri otuzdan fazla filmde rol almıştır. \n\n\nSonia Bruno\nSonia Bruno (d. 1943) bir emekli Ä°spanyol sinema oyuncusu.\n\n\nUrbano Rattazzi\nUrbano Rattazzi (d. 29 Haziran 1808 - ö. 5 Haziran 1873), İtalyan siyasetçi. 1862 ve 1867 yıllarında iki kez İtalya başbakanı olarak görev yaptı.\n\n\nCasale Monferrato\nCasale Monferrato, İtalya'nin Piedmont bölgesinde yer alan ve Alessandria ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin toplam nüfusu 36,058'tir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nPilar Cansino\nPilar Cansino (d. 18 Ocak 1937) İspanyol oyuncu. 1957 yılından beri yirmiden fazla filmde rol almıştır. \n\n\nLuigi Luzzatti\nLuigi Luzzatti, (d. 11 Mart 1841 - ö. 29 Mart 1927), İtalyan siyasetçi. 31 Mart 1910 - 30 Mart 1911 tarihleri arasında İtalya başbakanı olarak görev yaptı.\n\n\nHonda Integra\nHonda Integra, Honda tarafından 1985-2006 yılları arasında üretilen bir spor kompakt otomobil modelidir. Önceki Quint'ten daha lüks ve spor odaklı olup Kuzey Amerika'da Acura Integra ve Acura RSX adlarıyla satılmıştır. Aynı zamanda 1995'ten itibaren yüksek performanslı Type R modeli de üretilmiştir.\n\n\nÄ°lhan Uralgil\nİlhan Uralgil (1926 - 1 Ocak 1983, İstanbul), Türk teknik direktör.\n1967-68 sezonu başında, o yıl ilk kez düzenlenen Türkiye 3. Futbol Ligi (günümüzdeki adı 3. Lig)'nde mücadele eden Tekirdağspor'u çalıştırdı ve sezonun sona ermesiyle birlikte, Temmuz 1968'de görevinden istifa etti. Eylül 1968'de, Türkiye 2. Futbol Ligi (günümüzdeki adı 1. Lig) Beyaz Grup ekiplerinden Sivasspor'un teknik direktörlüğüne getirildi. Nisan 1969'da bu görevinden istifa etti. 1972'de Fenerbahçe teknik direktörlüğüne getirilen Didi'nin yardımcılığını, Didi'nin takımdan ayrıldığı 1975 yılına kadar yaptı. 1977-78 sezonunda Tirespor'u çalıştırdı. 1976-77 yıllarında Rizespor'da teknik direktör olarak görev yaptı. Ocak 1977'de, Türkiye 1. Futbol Ligi (günümüzdeki adı Süper Lig)'nde yer alan Adanaspor'un başına geçti ve sezon bitimine kadar Adanaspor'un teknik direktörlüğünü yaptı. 1977-78 sezonunda Şanlıurfaspor'da, Son olarak 1982-83 sezonunda Eyüpspor'da teknik direktörlük görevlerini yürüttü.\nEyüpspor'daki görevini sürdürürken, 1 Ocak 1983'te İstanbul'da vefat etti. Cenazesi, ertesi gün Kadıköy'deki Osmanağa Camii'nde kılınan öğle namazının ardından kaldırıldı.\n\n\nCarmen Carbonell\nCarmen Carbonell (1900-1988) İspanyol tiyatro ve sinema oyuncusu.\n\n\nHelena Carrión\nHelena Carrión bir İspanyol oyuncu. O \"Marujas asesinas\" (2001), \"La novia de Lázaro\" (2002), \"Crimen Ferpecto\" (2004), \"Entre vivir y soñar\" (2004), \"La caja Kovak\"(2005),\n\"La habitación de Fermat\" (2007), \"¡Mano muerta llama a la puerta!\" (TV) (2008), \"Rivales\" (2008) ve \"Proyecto Dos\" (2008) filmlerinde rol almıştır.\n\n\nJij bent mijn leven\nJij bent mijn leven (Türkçe: \"Sen benim hayatımsın\"), 1964 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Anneke Grönloh tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 2 puanla 10. olmuştur.\n\n\nEen speeldoos\nEen speeldoos (Türkçe: \"Müzik kutusu\"), 1963 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Annie Palmen tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 0 puanla 13. olmuştur.\n\n\nKatinka\nKatinka (Türkçe: \"Katinka\"), 1962 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden De Spelbrekers tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 0 puanla 13. olmuştur.\n\n\nKapıkaya Kanyonu\nKapıkaya Kanyonu, Adana ili Karaisalı ilçesinde Kapıkaya köyünde bulunan kanyon.\nKanyonu Seyhan Nehri'nin kollarından Çakıt Deresi açmıştır. Çakıt Deresi, Seyhan Nehri'nin Batı koludur. Pozantı Boğazından dağlık alanlara doğru uzanır. Kanyon Varda Köprüsü'ne 2 km uzaklığındadır.\nKanyon çevresinde bitki örtüsü; zakkum, zeytin, keçiboynuzu ve çınar ağaçlarından oluşur. 20 km'lik kanyonun 7,25 km'si yürüyüş yolu olarak düzenlenmiş, doğa yürüyüşleri yapılmaktadır.\nKanyonun doğa turizmi için cazibe merkezi haline getirilmesine çalışılmaktadır. Yerköprü piknik alanı ile kanyon yolu yeni yapılan bir köprü ile birleştirilmiştir. 7,250 m yürüyüş yolu düzenlenmiş, şelaleyi görecek bir alana ahşap seyir terası yapılmıştır. Sarp olan 400 metrelik kısma korkuluk yapılıp, dar alanlarda yol genişletilmiştir. \n\n\nBertalan Szemere\nBertalan Szemere (27 Ağustos 1812 - 18 Ocak 1869), Macar şair ve Macaristan'ın üçüncü başbakanı.\nSzemere, Vatta fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Major László Szemere, annesi Erzsébet Karove idi. Öğrenimini Miskolc, Késmárk ve Sárospatak şehirlerinde geçirdi. Şiire ilgi duyan Szemere, (\"Yukarı Macaristan Minerva\") adlı eserini yayınladı. Ferenc Kölcsey ve Mihály Vörösmarty'den etkilendi.\n1832 yılında hukuktan mezun oldu ve Pressburg'da (günümüzde Bratislava, Slovakya) çırak olarak işe başladı. Meclis Genç Üyeler Grubu'nun bir parçası oldu ve liberal ilkeleri savundu. Stajını bitirdikten sonra fahri noter olarak seçildiği Borsod'a döndü.\n1835 yılında dünyayı dolaşmaya başladı. Aralarında Berlin, Amsterdam, Dublin, Lozan, Paris ve Londra'nın da olduğu şehirlere gitti. Szemere, seyahati sırasında Macaristan'ın diğer ülkelere oranla daha az geliştiğini fark etti. Ayrıca Macaristan'a önyargıyla bakan ülkeleri de gördü. Deneyimlerini ve yabancı kurumların nasıl çalışıp geliştiğini not etti. 1840 yılında adlı günlüğünü yayınladı. Günlüğü 1839 yılında bitirmiş olsa da sansür dolayısıyla yayınlayamamıştı. Yazdığı bu günlükle ün kazandı ve Macar Bilimler Akademisi'nin bir üyesi oldu. Sonrasında çalışması tekrar basıldı.\n1841-1847 yılları arasında Borsod'da yargıçlık yaptı. Pressburg'da László Palóczy ile beraber kongre üyesi oldu. 1843-1866'da muhalefetin ve 1847-1848'de Diyet meclisinin en önemli liderlerinden biri oldu. Ayrıca 1847-1848 Diyetinin yargıcı oldu.\nSzemere, 1848'de Lajos Batthyány hükûmetinin iç işleri bakanıydı. Szemere'nin görevi yeni meclisi ayarlamak oldu. Hükûmetin resmî (\"Bülten\") adlı gazetesine başladı. Macaristan Askeri Kuruluşu'nda adaletten sorumlu oldu. Franz Schlik'in saldırısından sonra çekilmek zorunda kalan Yukarı Tisa Lejyonu'nu yeniden düzenlemek için Miskolc'da bulundu ve 1848 yılından itibaren bir siyasetçi olarak Yukarı Macaristan'ın sorumluluğunu aldı. 2 Mayıs 1849'da İç İşleri Bakanı olarak görevine devam ederken Naip Lajos Kossuth'un yanında başbakan oldu ve istifa edene kadar bu göreve devam etti.\nHükûmet, sıkıyönetimi sonlandırdı ve serfliğin kurtuluşu için çalıştı. 29 Temmuz 1849 tarihinde, yerel yönetim ve eğitimde etnik grupların istediği dili kullanmasını sağlayan ulusal hareketi kabul ettiler. Hükûmetin amacı 1848 Macar Devrimi için etnik grupların desteğini kazanmaktı.\nVilágos'un teslim olmasından sonra, 23 Ağustos 1849 tarihinde Adakale'ye gizlendi. Oradan Türkiye'ye kaçtıktan sonra Paris'e göç etti. 1851 yılında Avusturya İmparatorluğu tarafından \"in absentia\" yoluyla ölüm cezasına çarptırıldı.\n1867 Avusturya-Macaristan Antlaşması'nı desteklemesi dolayısıyla Kossuth ile arası bozuldu. Yazdığı ( (\"Macar Göçü\" )) adlı kitapçığı ve () adlı çalışmasını yazarak Macar Devrimi'nin liderlerine ve Kossuth'a saldırdı. Szemere, göçü sırasında (\"Doğuda Yolculuklar\") adlı eserini yazdı.\n1865 yılında af talebi başarılı oldu. Ama o dönemde akıl hastasıydı. 1869 yılında öldü ve külleri Budin'de defnedildi. Ancak 1 Mayıs 1871 tarihinde mezarından çıkarıldı ve Miskolc'un Avas ilçesindeki bir kiliseye taşındı.\n\n\nWat een dag\nWat een dag (Türkçe: \"Ne bir gün\"), 1961 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda'yı temsil eden Greetje Kauffeld tarafından seslendirilen şarkı. Hollanda yarışmada 6 puanla 10. olmuştur.\n\n\nHonda CR-Z\nHonda CR-Z, Honda tarafından 2010-2016 yılları arasında üretilen bir hibrit spor kompakt otomobil modelidir. CR-Z geleneksel spor otomobil unsurlarının bir hibrit benzinli-elektrikli aktarma organlarının birleşiminden oluşmaktadır ve adı ve dış tasarımıyla ikinci nesil Honda CR-X'in manevi halefi olarak kabul edilir.\n\nBytča\nBytca, Slovakya'nin Zilina bölgesinde yer alan ve Bytca ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin toplam nüfusu 11,595'tir.\n\n\nSatoshi Kon\nSatoshi Kon ( \"Kon Satoshi\", 12 Ekim 1963 – 24 Ağustos 2010), Japon animatör, film yönetmeni, senarist ve mangaka.\n\n\nTürkvizyon Şarkı Yarışması'nda İsveç\nİsveç, Türkvizyon Şarkı Yarışması'na ilk kez Türkiye'nin İstanbul kentinde yapılan 2016 Türkvizyon Şarkı Yarışması'na katılımını onaylamıştır.\nYarışmaya ilk kez 2016'da katılan İsveç'i \"Dirçəliş\" adlı şarkısıyla Arghavan temsil edecek.\n\n\nCristian Mungiu\nCristian Mungiu ( [kristiˈan munˈd͡ʒi.u]; d. 27 Nisan 1968) Romanyalı sinemacı, 2007 Palme D'or'un kazananı.\n\n\nArisaka\nArisaka ( \"Arisaka-jū\"), Japon yapımı bir askerî kurmalı tüfekler serisidir. Tüfek 1897 yılında hizmete girmiş olup önceki Murata tüfeğinin yerini almıştır ve üretimi II. Dünya Savaşı'nın sonuna kadar devam etmiştir.\n\n\nAero Vodochody\nAero Vodochody, (yaygın şekilde Aero olarak anılacaktır, Vodochody'de yer alır) 1919'dan beri etkin Çek (önceden Çekoslovakya) havacılık kuruluşudur. Dikkate değer üretimleri arasında L-29 Delfin, L-39 Albatros, L-59 Super Albatros ve L-159 Alca uçakları vardır.\nÇekoslovakya (1989) ve Orta Avrupa'nın geri kalanında komünist hükümetlerin yıkılmasından sonra, şirket jet eğitim uçaklarında kendi ana pazarının büyük bir bölümünü kaybetti. Yeni bir üretici girdisi ile açıkça istenmeyen askeri uçak satışları Doğu Avrupa'da yanı sıra NATO ülkelerinde 1990'ların başlarında geriledi. Aero, Boeing tarafından, 1998'den 2004'e kadar birkaç yıl için kontrol edilmiştir.\nEkim 2006'da Aero Vodochody sonunda bir kez daha özelleştirildi. Bir Çek-Slovak yatırım grubu olan Penta Yatırım kabaca 3 milyar CZK Aero'yu aldı.\nŞu anda, Aero Vodochody Sikorsky S-76, Alenia C27 merkezi kanat kutusu, Embraer 170 ve Embraer 190 için kapı alt takımları, UH-60 için kokpit, F/A-18 Süper Hornet için silah bölmesi kapıları, Airbus A320 ailesi içinalt takımları ve parçaları üreten, Boeing 767 ve L-159 için sabit öncü kitleri üretmektedir.\n\n\nErdem Acar\nErdem Acar (d. 16 Eylül 1955, İstanbul), Türk futbolcu ve teknik direktör. Defans pozisyonunda görev aldığı futbolculuk kariyerini sonlandırdıktan sonra teknik direktörlük yapmıştır.\nSarıyer altyapısında forma giyen Acar, 1973-74 sezonunda, Türkiye 2. Futbol Ligi (günümüzdeki adı 1. Lig)'nde mücadele eden A takım kadrosuna dahil edildi. 5 sezon burada oynadıktan sonra, Temmuz 1978'de, Türkiye 1. Futbol Ligi (günümüzdeki adı 1. Lig)'nde yer alan Boluspor'a transfer oldu. Buradaki ilk sezonunda 7 lig maçında görev alırken, takım da ligi 14. sırada tamamlayıp küme düştü. 1979-80 sezonunda 2. sırada tamamlayıp tekrar Türkiye 1. Futbol Ligi'ne yükselen kadroda yer aldı. 1980-81 sezonunda Federasyon Kupası (günümüzdeki adı Türkiye Kupası)'nda finale yükselen ekip, finalde MKE Ankaragücü'ne kaybetmişti. Kupa finalisti olduğundan sezon sonunda oynanan ve Acar'ın da forma giydiği Başbakanlık Kupası'nda, rakibi Adanaspor'u 3-1 mağlup ederek şampiyonluğa ulaştı. 12 Haziran 1983'te, Adanaspor karşısında alınan 5-1'lik galibiyette 1. Lig kariyerindeki tek golünü kaydetti. Temmuz 1983'te Sarıyer'e döndü. 1987-88 sezonu sonuna kadar formasını giydiği Sarıyer ile 162'si lig olmak üzere 177 resmî maça çıktı. 1988-89 sezonu başında, Türkiye 2. Futbol Ligi B Grubu'nda yer alan Giresunspor ile anlaştı. Burada 32 lig maçında görev alan Acar, 1989-90 sezonu öncesinde, Türkiye 3. Futbol Ligi (günümüzdeki adı 3. Lig) takımı Anadoluhisarı İdman Yurdu'na transfer oldu. 1990-91 sezonu sonunda ise futbolculuk kariyerini sonlandırdı.\nFutbolculuk kariyerinin ardından teknik direktörlüğe başlayan Acar; 1990-1991 arasında Gölcükspor, 1991-1992 arasında Kütahyaspor, 1992-1994 arasında Gölcükspor, 1994'te Mustafakemalpaşaspor teknik direktör, 1995-1996 arasında ise Sarıyer'de antrenör olarak görev yaptı. 1996-1997 arasında Mustafakemalpaşaspor, 1997-1998 arasında Bilecikspor, 1998'de İnegölspor, 1998-1999 arasında Bilecikspor, 2000-2001 arasında Bilecikspor, 2002'de Gölcükspor, 2003'te Bilecikspor, 2003-2004 arasında Sarıyer, 2004-2005 arasında Yalovaspor, 2005'te Boluspor, 2006'da Kastamonuspor, 2007'de iki farklı dönemde Sarıyer, 2008-2009 arasında Darıca Gençlerbirliği, 2009'da Yalovaspor, 2009-2010 arasında Beykoz 1908, 2010-2011 arasında Batman Petrolspor, 2011'de Pazarspor ve son olarak 2012'de Sarıyer takımlarını çalıştırdı.\n\n\nGyula Peidl\nGyula Peidl (4 Nisan 1873 – 22 Ocak 1943), Macar sosyalist siyasetçi. 1919 yılında Macaristan Devlet Başkanı ve Başbakanı olarak görev yaptı.\n\"Ticari-birlik hükumeti\" olarak adlandırılan hükûmeti altı gün yürüttü. Komünist idare ile yönetilen Macaristan'da oluşan hasarı en aza indirmek için uğraştı. Macaristan resmi adı olan Macaristan Halk Cumhuriyeti ismini tekrar getirdi. Budapeşte'de bulunan Romanya birliklerinin yürüyüşünü, aldığı tedbir ile önledi. Yoksulluklar ile ilgilendi ve Kırmızı Terör'ü bitirdi.\n6 Ağustos 1919 tarihinde sağcı ordu cuntası tarafından devrildi. Avusturya'ya sürgün gitti. 1921 yılında ticaret birliği politikasına devam etmek için ülkesine geri döndü. 1922'den 1931'e kadar Macaristan Sosyal Demokrat Partisi'nin lideri olarak Macaristan Ulusal Meclisi'nde görev yaptı.\n1943 yılında Macaristan'da öldü.\n\n\nİki Arap Şövalyesi\nİki Arap Şövalyesi (Özgün adı: \"Two Arabian Knights\") (1927) Lewis Milestone tarafından yönetilen ve William Boyd, Mary Astor ve Louis Wolheim'ın oynadığı Amerikan yapımı komedi filmi. Bu sessiz filmin yapımcılığını Howard Hughes yapmıştır United Artists tarafından dağıtılmıştır. Senaristleri James T. O'Donohue, Wallace Smith, ve George Marion Jr'dır.\nFilm En İyi Komedi Yönetmeni ödülünü kazanmıştır.\n\n\nAlxa\nAlxa (), Çin'in İç Moğolistan Özerk Bölgesi'nde bulunan bir aymaktır. Yüzölçümü 267,574 km² olan aymağın nüfusu 2010 yılı itibarı ile 231,334'tür. Aymağın merkezi Bayanhot kasabasıdır.\nJiuquan Uydu Fırlatma Merkezi Alxa aymağı sınırları içerisinde yer almaktadır.\nAlxa aymağı, üç sancağa ayrılmaktadır.\n\n\nHinggan\nHinggan (), Çin'in İç Moğolistan Özerk Bölgesi'nde bulunan bir aymaktır. Yüzölçümü 59,815 km² olan aymağın nüfusu 2010 yılı itibarı ile 1,613,246'dır. Aymağın merkezi Ulan hot şehridir.\nHinggan aymağı, iki ilçe düzeyi şehir, bir ilçe ile üç sancağa ayrılmaktadır.\n\n\nFesto\nFesto, Almanya merkezli bir endüstriyel kontrol ve otomasyon şirketidir. Şirketin merkezi Esslingen am Neckar'da yer almaktadır.\nŞirketin dünya çapında 61 ülkede satış iştirakleri, dağıtım merkezleri ve fabrikaları bulunmaktadır. Festo Didaktik endüstriyel eğitim ve danışmanlık alanında bir dünya lideridir.\n\n\nPOSCO\nPOSCO (, \"Jusikhoesa Poseuko\"), Güney Kore merkezli bir çelik üreticisidir. 2011 yılı itibarı ile 39.1 milyon ton ham çelik üretimi ile dünyanın dördüncü büyük ve pazar değeri bakımından en büyük çelik üreticisidir. Şirketin merkezi Pohang'da yer almaktadır.\n2012 yılı itibarı ile POSCO Fortune Global 500'de yer alan 146. büyük şirkettir.\n\n\nTel\nTel, genellikle ince, uzun ve eğilebilen, kesit dairesel olarak hazırlanmış metal veya sentetik malzemedir. Teller genellikle çelik, bakır, alüminyum ve paslanmaz çelikten üretilmektedir. Son zamanlarda otomotiv ve havacılık endüstrisinde küçük miktarda magnezyum teller kullanılmaktadır.\n\n\nSonia Braga\nSônia Braga (d. 8 Haziran 1950),Brezilyalı-Amerikalı oyuncu. Genelde sinema filmlerinde rol almıştır. Rol aldığı bazı yapımlar arasında; sinema filmleri \"The Rookie\", \"Moon over Parador\" ve televizyon dizisi \"CSI: sayılabilir.\n\n\nPeugeot 4007\nPeugeot 4007, Peugeot tarafından 2007-2012 yılları arasında üretilen kompakt SUV modelidir.\n\n\nTinder\nTinder, iOS ve Android platformları için geliştirilen bir arkadaşlık uygulamasıdır. Facebook altyapısını kullanarak üye olunabilen sistemde, kullanıcılar bulundukları konuma yakın olan insanlarla karşılaşırlar. Beğeni / beğenmeme seçeneğinin bulunduğu uygulamada iki kişinin birbirini beğenmesi durumunda eşleşme gerçekleşir ve iki taraf için de sohbet edebilme olanağı doğar.\nKaydırma sistemi ile çalışan Tinder'da birini beğenmek için ekranı sağa, beğenmemek için sola doğru kaydırmak yetiyor. Tinder'a 2015 yılında \"Super Like\" özelliği de eklenmiştir. Uygulama Türkçenin de dahil olduğu 38 farklı dilde, 196 farklı ülkeye hizmet vermektedir. Yapılan açıklamaya göre uygulamayı kullanan insan sayısı 1 milyonu aşmıştır.\n\n\nAnne (dizi)\nAnne yapımcılığını Med Yapım ve MF Yapım'ın ortak üstlendiği, senaryosunu Berfu Ergenekon'un yazdığı dizinin 9.bölümünden itibaren Merve Gür senaryoyu uyarlamaktadır Başrollerini Cansu Dere, Vahide Perçin ve Beren Gökyıldız paylaşmaktadır. Japonyadaki \"Mother\" dizisinin Türkiye uyarlamasıdır. Gerçek senaryo \"Yuji Sakamoto\"ya aittir. İlk bölümü 25 Ekim 2016 tarihinde Star TV'de yayımlandı. 20 Haziran 2017 tarihinde yayımlanan 33.bölümde final yaparak sona ermiştir.\n\n\nIlene Kristen\nIlene Kristen (doğum adı : Ilene Schatz ; d. 30 Temmuz 1952) ,Amerikalı oyuncu. Amerikan ABC kanalı yapımı TV pembe dizisi Delia Ryan karakterini canlandırdığı \"Ryan's Hope\" (1975–1979, 1982–1983, 1986–1989) sezonlarında ve yine ABD yapımı pembe dizisi Roxy Balsom karakterini canlandırdığı \"One Life to Live\" (2001–2012) sezonları ilr yine pembe dizi \"General Hospital\" ile ekranlarda yer almıştır.\nOyunculuğa ilk kez 1971 yapımı konedi filmi \"Preacherman\" ile adım atmış akabinde Broadway yapımı müzikallerde yer almıştır.\n\n\nBruce Arena\nBruce Arena (21 Eylül 1951, New York), ABD doğumlu teknik direktör ve kaleci mevkinde oynamış eski futbolcudur. 9 yıl ABD millî takımını çalıştırmıştır.\n\n\nKırklareli'de 2009 Türkiye yerel seçimleri\n29 Mart 2009 Genel Seçimleri'nde (resmî adıyla 29 Mart 2009 Mahalli İdareler Genel Seçimleri) Kırklareli Belediyesi ile 7 ilçenin ve 18 beldenin belediye başkanı seçilmiştir.Sonuçlar Yüksek Seçim Kurulu'nun resmî verileridir.\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n\n\nJosé Leonardo Ribeiro da Silva\nJosé Leonardo Ribeiro da Silva (d. 5 Şubat 1988), Brezilyalı, stoper mevkinde oynayan futbolcudur. Defans oyuncusu kariyerine Major Lig ekiplerinden Los Angeles Galaxy formasıyla devam etmektedir.\nBrezilya'nın São Paulo şehrinde dünyaya gelen Leonardo, futbola da São Paulo kulününün altyapısında başlamıştır. Burada futbolunu geliştiren Leonardo, zamanla as takıma yükselmeyi başarmıştır. 2010 yılında São Paulo takımından arkadaşları Alex Cazumba ve Juninho ile birlikte Los Angeles Galaxy takımına kiralık olarak gönderilmiştir.\nLeonardo, Los Angeles Galaxy'deki ilk maçına 27 Mart 2010 tarihinde, Major Lig'in 2010 sezonu açılış maçında New England Revolution takımına karşı çıkmıştır. İlk yılında sakatlıklarla mücadele eden Leonardo, pek forma şansı bulamadı.\n2011'de yeniden forma giymeye başlayan defans oyuncusu, profesyonel kariyerindeki ilk golünü 2 Nisan 2011 tarihinde Philadelphia Union takımına karşı kaydetti.\nLA Galaxy, takımıyla sözleşmesi sona eren Leonardo'yu 7 Şubat 2012'de transfer etti.\n\n\nEmmanuel Boateng\nEmmanuel Boateng ile aşağıdakiler kastedilmiş olabilir:\n\n\nEmmanuel Boateng (1994 doğumlu futbolcu)\nEmmanuel Agyenim \"Ema\" Boateng (d. 17 Ocak 1994), Ganal覺 futbolcudur. Major Lig tak覺mlar覺ndan LA Galaxy'de oynamaktad覺r.\nProfesyonel kariyeri 2013 yılında Ventura County Fusion takımıyla başlamıştır. Aynı sezon İsveç takımlarından Helsingborgs IF'ye transfer olmuştur. Burada 3 sezon oynayan Boateng, 2016 yılında Major Lig ekiplerinden LA Galaxy ile sözleşme imzalamıştır. Sol açık mevkisinde oynayan Ganalı futbolcu, sağ ayağını kullanmaktadır.\n\n\nManisa'da 2009 Türkiye yerel seçimleri\n29 Mart 2009 Genel Seçimleri'nde (resmî adıyla 29 Mart 2009 Mahalli İdareler Genel Seçimleri) Manisa Belediyesi ile 15 ilçenin ve 68 beldenin belediye başkanı seçilmiştir.Sonuçlar Yüksek Seçim Kurulu'nun resmî verileridir.\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" | Oy oranı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Katılım oranı\"\n\n\n1936-37 Primeira Liga\n1936-37 Primeira Liga Portekiz'in en üst düzey futbol liginin 3. sezonudur. Bu sezonda Portekiz Ligi'nde sekiz takım mücadele etmiştir. SL Benfica ligin sonunda 24 puan toplayarak Portekiz Primeira Liga'nın 3. şampiyonu olmuştur. Bu şampiyonluk ayrıca Benfica'nın bir önceki sezondaki şampiyonluğu ile birlikte tarihindeki 2. Lig şampiyonluğu olmuştur. Oynanan 112 maçta toplam 265 gol atılmıştır.\n8 takımdan oluşan sezonda şampiyon SL Benfica takımı olmuştur.\n\n\nAlison Steadman\nAlison Steadman (d. 26 Ağustos 1946; Liverpool), ünlü İngiliz oyuncu. 2010 yapımı Tv filmi \"Come Rain Come Shine\" ile başarılı bir oyunculuk sergiledi.\n\n\nSimon Dutton\nSimon Dutton (d. 1958) ,Ünlü İngiliz oyuncu.\n\n\nDavid Jason\nDavid John White, (bilinen adıyla : David Jason ; d. 2 Şubat 1940) , Ünlü İngiliz oyuncu. Tv dizisi rol aldığı \"Detektiv Jack Frost\" ile bilinir.\nDavid Jason 1993'te Britanya Nişanı 2005'te ise Kraliyet Üstün Madalyası sahibi olarak \"Sir\" unvanı almıştır. \n\n\nArtur Pikk\nArtur Pikk (d. 5 Mart 1993 Tartu), Estonyalı futbolcudur. Mevkisi ise sol bektir. BATE Borisov'da 14 numara, Estonya millî futbol takımında ise 3 numara ile oynamaktadır.\n1 Temmuz 2012'de Tammeka Tartu takımı tarafından Levadia Tallinn takımına transfer edilmiştir.\n24 Şubat 2016'da transfer edilmiştir.2016 yılında Vışeyşaya Liha'yı kazanmışlardır.\n\n\nSofi Tukker\nSofi Tukker (genelde SOFI TUKKER olarak bilinir) New York merkezli Sophie Hawley-Weld ve Tucker Halpern'in kurduğu müzik ikilisi. 8 Temmuz, 2016'da Soft Animals adlı bir EP yayımlamışlardır. Günümüzde \"Drinkee\", \"Matadora\" ve \"Hey Lion\" adlı şarkıları yayımlanmıştır.\nPaste dergisi, \"S\"ofi Tukker'ın yayımladığı EP hakkında \"Brezilya enstrümanları, ulusal dili ve şiirleri ile bütünleşmiş jungle-pop dans şarkıları\" şeklinde tanımlama yapar.\n\n\nYaz Olimpiyatları'nda jimnastik\nYaz Olimpiyatları'nda jimnastik mücadeleleri bilinen ilk modern olimpiyatlar olan 1896 Yaz Olimpiyatları, Atinadan bu yana mücadele programında yer almaktadır. 32 yıl sadece erkeklerin odyunlara katılmasına izin verilirken, 1928 Yaz Olimpiyatları, Amsterdam'dan itibaren kadınlarnın artistik jimlastik mücadelelerinde yer almalarına izin verildi. Ritmik jimnastik mücadelelerine kadın jimnastikçilerin katılımı ise Los Angeles 1984 Yaz Olimpiyatlarında sağlandı. Trambolin mücadeleri ise 2000 Yaz Olimpiyatları Sdney de programa dahil edilmiştir.\n\"(1896–2016)\"\n\"(1984–2016)\"\n\"(2000–2016)\"\n\n\nSt. Gabriel, Louisiana\nSt. Gabriel, Amerika Birleşik Devletleri'nin Louisiana eyaletinde yer alan ve Iberville ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,514'tür.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nLeesville, Louisiana\nLeesville, Amerika Birleşik Devletleri'nin Louisiana eyaletinde yer alan ve Vernon ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 6,612'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nCarencro, Louisiana\nCarencro, Amerika Birleşik Devletleri'nin Louisiana eyaletinde yer alan ve Lafayette ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,526'dır.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nFerdi Atuner\nFerdi Atuner (d. 1 Ocak 1948, Erzincan), Türk tiyatro ve sinema oyuncusu.İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçısı. Gülriz Sururi-Engin Cezzar T.’da oynadı. Bazı jeneriklerde adı hatalı biçimde Ferdi Altuner olarak geçer. 8 sinema filmi çevirdi.\n= Ferdi Atuner =\nPaylaş:\n\n\nTürkvizyon Şarkı Yarışması'nda Hollanda\nHollanda, Türkvizyon Şarkı Yarışması'na ilk kez Türkiye'nin İstanbul kentinde yapılan 2016 Türkvizyon Şarkı Yarışması'na katılan ülkelerden birisidir.\nYarışmaya ilk kez 2016'da katılan Hollanda'yı \"Ana vətən\" adlı şarkısıyla Elcan temsil etti.\n\n\nKore Borsası\nKore Borsası (; (KRX)), Güney Kore'nin ana menkul kıymetler borsasıdır. 2005 yılında Kore Menkul Kıymetler Borsası, Kore Vadeli İşlem Borsası ve KOSDAQ'ın birleştirilmesiyle kurulmuştur. Merkezi Busan'da yer almakta olup Seul'de nakit piyasası ve pazar gözetimi bulunmaktadır.\n\n\nPluripotent kök hücre\nDöllenme sonrası 5. günden itibaren meydana gelen hücreler blastosist denilen küresel bir şekil alır. Bu kürenin içindeki hücreler vücuttaki tüm hücrelere dönüşebilecek potansiyele sahip olmalarına rağmen, artık tek başlarına tüm organizmayı oluşturacak güce sahip değillerdir. İşte bu tür hücrelere pluripotent hücre denir ve bu hücreler bilinen yaklaşık 200 hücre çeşidine dönüşebilme yeteneğine sahiptir.\n\n\nHüseyin Tok\nHüseyin Tok ile şu maddeler kastedilmiş olabilir:\n\n\nBurhan Günel\nBurhan Günel (7 Nisan 1947 - 21 Aralık 2012), Türk romancı, öykücü ve şair.\n1947'de Antakya'da doğdu. 1965'te Konya Erkek Lisesi'ni, 1967'de Hava Harp Okulu'ni bitirdi. İlk romanı \"Ökse\" 1972'de, ilk öykü kitabı \"Sevgi Bağı\" ise 1974'te yayımlandı.\n21 Aralık 2012 tarihinde vefat eden Günel'in cenazesi Ankara Karşıyaka Mezarlığı'nda defnedildi.\n\n\nHankook Tire\nHankook Tire ( \"Hangug Taieo\"), Güney Kore merkezli bir otomobil lastiği üreticisidir. Şirket 1941 yılında Chosun Tire Company adıyla kurulmuş olup 1968 yılında günümüz adını almıştır. Şirketin merkezi Seul'de yer almaktadır.\nHankook Tire dünyanın yedinci büyük lastik üreticisidir. Şirket bunun yanı sıra alüminyum jantlar, akü ve fren balataları da üretmektedir. Şirket Güney Kore dışında Çin ve Macaristan'da üretim yapmaktadır. Hankook Le Mans serisi ve Super GT serisi ile 2011 yılından bu yana DTM serisine lastik tedarik etmektedir.\nHankook Korecede Kore anlamına gelmektedir.\n\n\nCemil CanalioÄŸlu\nCemil Lütfi Canalioğlu (d. 21 Eylül 1958, Trabzon), Türk futbolcu ve futbol antrenörü. Orta saha pozisyonunda görev aldığı futbolculuk kariyerini sonlandırmış olup antrenörlük yapmaktadır. Süper Lig takımlarından Trabzonspor'un altyapı antrenörü konumundadır.\n1980'de, Türkiye 1. Futbol Ligi (günümüzdeki adı Süper Lig)'de mücadele eden Trabzonspor'da oynamaya başladı. 1980-81 sezonunda lig şampiyonluğuna ulaşan kadroda yer alırken, 18 lig maçına çıkmıştı. 51'i ligde olmak üzere 62 resmî maçta Trabzonspor forması giydi ve 2 gol kaydetti. 1983-84 sezonu başında, ligdeki diğer ekiplerden Antalyaspor'a transfer oldu. 1984-85 sezonunda ligi 17. sırada tamamlayarak küme düşen takım, ertesi sezon Türkiye 2. Futbol Ligi (günümüzdeki adı 1. Lig) C Grubu'nu birinci sırada tamamladı. Canalioğlu ise Antalyaspor kariyeri boyunca 96'sı ligde olmak üzere 100 resmî maçta oynarken bu maçlarda 1 gol attı. Temmuz 1987'de, Türkiye 2. Futbol Ligi C Grubu'nda mücadele eden Konyaspor'a transfer oldu.\nFutbolculuk kariyerini sonlandırdıktan sonra antrenörlüğe başladı. 2002-2003 yıllarında Adanaspor'da antrenör, 2005 ile 2006-2007 yılları arasında Trabzonspor'da altyapı antrenörü olarak görev yaptı. 2007'de ilk teknik direktörlük deneyimini yaşayarak Arsinspor'u çalıştıran Canalioğlu, 2008'de altyapı antrenörü olarak Trabzonspor'a döndü. Mayıs 2009'da takımın teknik direktörlüğünden ayrılan Ersun Yanal'ın yerine ligin son 4 haftasında takımı geçici olarak Ahmet Özen çalıştırsa da, Özen'in teknik direktörlük diploması olmadığı için teknik direktör diploması bulunan Canalioğlu yedek kulübesinde yer aldı. 2009-2010 yıllarında 1461 Trabzon'da, 2010-2011 yıllarında ise bir kez daha Trabzonspor'da altyapı antrenörlüğü yaptı. 2011'de 1461 Trabzon'un teknik direktörlüğünü yapmasının ardından 2012-2013 yıllarında Trabzonspor'da altyapı antrenörlüğü görevinde bulundu. 2013-2014 yıllarında ikinci kez 1461 Trabzon'u çalıştırdı. 2014'te bu kez, teknik direktör lisansı olmayan Hami Mandıralı'nın fiilen çalıştırdığı Trabzonspor'un teknik direktörlüğüne getirildi. 2015'te tekrar Trabzonspor altyapısı antrenörlüğüne başladı.\n\n\n1937-38 Primeira Liga\n1937-38 Primeira Liga Portekiz'in en üst düzey futbol liginin 4. sezonudur. Bu sezonda Portekiz Ligi'nde sekiz takım mücadele etmiştir. SL Benfica ligin sonunda 23 puan toplayarak Portekiz Primeira Liga'nın 4. şampiyonu olmuştur. Bu şampiyonluk ayrıca Benfica'nın toplam şampiyonluk sayısını 3'e yükseltmiştir. Oynanan 112 maçta toplam 247 gol atılmıştır.\n8 takımdan oluşan sezonda şampiyon SL Benfica takımı olmuştur.\n\n\nLeopold August Abel\nLeopold August Abel, (d. 24 Mart 1718 – ö. 25 Ağustos 1794) Alman kemancı ve besteci.\nLeopold August Abel, Köthen'da 24 Mart 1718 tarihinde dünyaya geldi. Karl Friedrich Abel'in abisi ve Johann Leopold Abel'in büyük babasıdır. August Abel, Franz Benda'nın himayesinde keman çalmayı öğrendi. Braunschweig tiyatrosunun orkestrasında sanatını icra etti, Prince of Schwarzburg-Sondershausen saray bandının (1758), The Margrave of Schwedt (1766), Duke of Schwerin (1770) şefliğini yaptı. \"Sinfonia a 8 voci\"yi, ve Viyana'daki Gesellschaft der Musikfreunde'de bulunan bazı keman eserlerini 1766'da besteledi. Ludwigslust'te 25 Ağustos 1794'te yaşamını yitirdi.\n\n\nMicrosoft HoloLens\nMicrosoft HoloLens, Microsoft şirketi tarafından tanıtılan ilk nesil Sanal gerçeklik başa takılı akıllı gözlükdür. Geliştirme aşamasında Proje Baraboo olarak bilinirdi. HoloLens, Windows 10 işletim sistemi altında, Windows Holographic veya Windows Karma Gerçeklik platformunu çalıştıran ilk bilgisayarlardan biri olmakla popülerlik kazandı. HoloLens Kinecte, 2010 yılında tanıtılan Microsoft'un Xbox oyun konsolu için bir eklentisine kendi nesilini izledebilir.\nHoloLensin, üretim öncesi versiyonu Development Edition, 30 Mart 2016 yılında sevk edildi ve 3.000 $ bir liste fiyatı için Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'da geliştiriciler için hedeflendi. Samsung ve Asus, Microsoft ile iş birliği içinde, HoloLens üzerine kavram ve donanım dayalı kendi karma gerçeklik ürünlerini üretmeğe yardımcı olmak için Microsoft'a bir teklif artırdı. 12 Ekim 2016 tarihinde, Microsoft, HoloLensin küresel genişlemesini duyurdu ve HoloLensin Avustralya, İrlanda, Fransa, Almanya, Yeni Zelanda ve İngiltere ön sipariş için kullanılabilir olacağını kamuoyuna duyurdu.\nHoloLens ayarlanabilir bir yastıklı iç bandına bağlı bir kafa monte ekran birimidir, bunlar HoloLensi ileriye ve geriye, yukarı ve aşağı yatırabilir. Kullanıcı üniteyi giymek için, gözlerinin önüne doğru vizörü yatırmadan önce kafa bandı arkasında bir ayarlama tekerleğini kullanarak, konfor için eşit ünitenin ağırlığını desteklemek ve dağıtmakla kendi kafasına HoloLensi uydurmalıdır. Önünde kameralar ve işlemciler de dahil olmak üzere sensör ve ilgili donanım, daha fazladır. Vizyon hafifçe boyanır; vizör birimi içindeki kapanma yansıtılan görüntülerin alt yarısında görüntülendiği şeffaf birleştirici Head-up lenslerin bir çiftidir. HoloLens gözbebekleri arasındaki mesafeye (IPD) kalibre veya kullanıcının vizyon alışık olmalıdır. Kullanıcının kulakları yakınında bulunan yan alt kenarları boyunca, küçük, kırmızı 3D ses hoparlörlerin bir çifti vardır. Tipik ses sistemlerine karşı rekabet yaratan hoparlörler, dış sesleri kapatmır; çevre ile birlikte, kullanıcıya sanal sesleri duymak için izin verir. Başla ilgili transfer fonksiyonlarını kullanarak, HoloLens mekansal etkileri simüle edebilen binaural kayıtlı ses üretir; sesi yerleştirir ve kavrar, sanki ses sanal bir nokta veya bir yerden geliyor. Üst kenarında düğmelerin iki çifti vardır: sol kulak üstünde ekran parlaklığı düğmeleri ve sağ kulak üstünde ses düğmeleri. Bitişik düğmeler farklı şekillenir - biri içbükey (konkav), o biri dışbükey (konveks); böylece kullanıcı dokunarak onları ayırt edir. Sol kolun sonunda bir güç düğmesi ve beş satırlı, küçük bireysel, sistem durumunu belirtmek için kullanılan LED düğümleri güç yönetimi için yanı sıra, pil seviyesini ve güç ayarı / bekleme modunu ve uyku modunu gösterir. USB 2.0 mikro-B prizi alt kenarı boyunca yer alır. 3,5 mm audio jack (TRS konnektörü) sağ kolun alt kenarı boyunca yer alır. Hololensde konum olarak Windows Haritalar kullanılır.\nHoloLens bir atalet ölçüm birimi (IMU) özelliklidir ve ivmeölçer, jiroskop, manyetometre içerir. Ayrıca dört \"ortam anlayışı\" sensörleri (her iki tarafta iki adet), 120 ° × 120 ° bakış açısı ile enerji tasarruflu alan görüntüleme kamerası, 2.4 megapiksel fotoğraf video kamerası, dört mikrofon dizisi ve bir ortam ışığı sensörü (fotosel) vardır. CPU ve GPU içeren Intel Cherry Trail (Atom çip sistemi) SoCine ek olarak, HoloLensde Microsoft tarafından HoloLens için özel olarak üretilmiş bir işlemci olan Microsoft Holografik İşlem Birimi (HPU) bulunuyor. SoC ve HPU-nun her birinde 1GB LPDDR3 (LPDDR-in bir türü) vardır ve 8MB SRAM paylaşırlar, SoC-le ayrıca 64GB eMMC kontrol edir ve Windows 10 işletim sistemini çalıştırır. HPU sensörlerden gelen mekansal haritalama, jest tanıma, konuşma ve Ses konuşma tanımlayıcı yazılımları gibi sıra taşıma görevleri gibi verileri birleştirmek ve yönlendirmek için Tensilicadan 28 özel Sayısal işaret işleyici'leri kullanır. Gerçek zamanlı verilerden HoloLens sensörlerden gelen işlemci süreçleri \"bilgi terabayt\"ladır.\nHoloLens lensleri üç farklı katmanlar arasında, difraktif özelliklerle mavi, yeşil ve kırmızı renk optik dalga kılavuzlarının kullanır. Her birleştirici lensin üzerinde bir \"ışık motoru\", lensin içine ışık ve dalga yansıtır. Bu, daha sonra bir difraktif elemanı vurur ve çıkış göze gelene kadar bir tabaka boyunca defalarca yansıtılır. Diğer birçok optik görüntülere benzer, HoloLens için ekran projeksiyonu, özellikle tipik görünümün çok daha büyük bir alanı kapsadığı sanal gerçeklik görüntülerle karşılaştırıldığında, kullanıcının görüş alanının (FOV) sınırlı bir bölümünü işgal edir. Sübjektif tahminler önemli ölçüde farklılık olsa da ön donanıma dayanarak, gözlemcilerin çoğu, HoloLens görüş alanını küçük nitelendirmiştir. Mayıs ayında Build 2015 geliştirici konferansında , bir katılımcı gösteri birimlerinin görüş gösterge alanının 30 ° × 17.5 ° olduğunu tahmin etti. Haziran 2015 Electronic Entertainment Expoda bir röportajda, sonrakı nesil Deneyimleri üzere Microsoft Başkan Yardımcısı, Kudo Tsunoda, görüş alanının mevcut versiyonu üzerinde önemli ölçüde farklı olmasının muhtemel olduğunu belirtti.\nHoloLens ortalama ömrü 2-3 saat aktif kullanım ya da bekleme süresi 2 hafta olan dahili şarj edilebilir pil içerir. Şarj edilirken HoloLens çalıştırılabilir. HoloLens IEEE 802.11ac Wi-Fi ve Bluetooth 4.1 Düşük Enerji (LE) kablosuz bağlantı özellikleri içerir. Kulaklık dahili Clicker, bir başparmak büyüklüğünde parmak işletim giriş cihazı ile eşleştirmek için Bluetooth LE kullanır, arayüz kaydırma ve seçimi için kullanılabilir. Clicker, seçmek için tıklanabilir yüzeye, meyilli ve üniteni çevrinme yoluyla işlevlerini kaydırma sağlayan bir yönlendirme sensörüne sahiptir. Clicker cihazı tutmak için bir elastik parmak döngü ve dahili bataryayı şarj etmek için bir USB 2.0 mikro-B hazne özellikleri içerir.\nHoloLens, CPU kullanımı yoluyla, dik bakma, jest ve ses gibi duygusal ve doğal arayüz komutlarını kullanır, bazen \"GGV\", girişi olarak anılacaktır. Bu tür kafa takibi gibi dik bakma komutları kullanıcıya uygulama odağı getirmesi için sağlar. \"Elemenlar\" - herhangi bir sanal uygulama veya düğme-hayali bir bilgisayar fareyi tıklamasına benzer bir hava musluk yöntemi kullanılarak seçildi. Musluk, bir öğeni taşımak için bir sürükle simülasyonunda tutulabilir. HoloLens Kabuk programlama üzerinde taşır ve Windows masaüstü ortamından birçok unsurları uyarlar. Kabuka erişmek için bir \"çiçek\" jesti (Windows klavye veya tablet üzerinde Windows tuşuna veya Xbox One denetleyicisinde Xbox düğmesine basmasına benzer bir işlev), birinin elini açarak yapılır, parmaklar avuçun yukarı bakacak şekilde yayılır. Windows belirli bir pozisyona sürüklenebilir. Uygulama pencereleri için başlık çubuklarının solda bir başlığı ve sağ tarafta pencere yönetimi işlevleri için düğmeleri var.\n2016 yılı Nisan ayında, Microsoft Windows 10 PC ve Windows 10 Mobile cihazları için Microsoft HoloLens uygulaması düzenledi. Bu, geliştiricilere uygulamaları çalıştırmak, metni yazmak için telefon ya da bilgisayar klavyesini kullanmak için izin verir. HoloLens kullanıcının bakış açısından bir canlı akış görüntüsü görüntüler ve uzaktan karışık gerçeklik fotoğraf ve video çeker\n\n\nSK Group\nSK Group (), Güney Kore merkezli bir konglomerattır. Şirket 8 Nisan 1953 tarihinde Sunkyoung Group adıyla kurulmuş olup 1997 yılında SK Group adını almıştır. Şirketin merkezi Seul'de yer almaktadır.\nSK Group'un 95 iştiraki ve bağlı şirketi olup dünya çapında 113 ofisi ve 70.000'den fazla çalışanı bulunmaktadır. Şirket başta kimya, petrol ve enerji sektörleri olmak üzere inşaat, nakliye, pazarlama, yarıiletken, yerel telefon ve internet hizmetinde de faaliyet göstermektedir.\n2012 yılı itibarı ile SK Group Fortune Global 500'de yer alan 57. büyük şirkettir.\n\n\nCovington, Louisiana\nCovington ABD'nin Louisiana eyaletine bağlı St. Tammany ilçesinin merkezi olan şehirdir. Şehrin nüfusu 2010 sayımına göre 8,765'tir.\n\n\nJeanerette, Louisiana\nJeanerette, Amerika Birleşik Devletleri'nin Louisiana eyaletinde yer alan ve Iberia ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,530'dur.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nMarksville, Louisiana\nMarksville, Amerika Birleşik Devletleri'nin Louisiana eyaletinde yer alan ve Avoyelles ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 5,702'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nHanjin\nHanjin Group ( \"Hanjin Geulub\"), Güney Kore merkezli bir konglomerattır.\n\n\nPasso Fundo\nPasso Fundo, Brezilya'nın Güney bölgesinde yer alan ve Rio Grande do Sul eyaletinde yer alan bir şehirdir. Şehrin toplam nüfusu 194,432'dir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nOakdale, Louisiana\nOakdale ABD'nin Louisiana eyaletine bağlı Allen ilçesinde bulunan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 2010 sayımına göre 7,780'dir\n\n\nScott, Louisiana\nScott, Amerika Birleşik Devletleri'nin Louisiana eyaletinde yer alan ve Lafayette ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,870'dir.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nPlaquemine, Louisiana\nPlaquemine, Amerika Birleşik Devletleri'nin Louisiana eyaletinde yer alan ve İberville ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusu 7,064'tür.\n15 Mart 2010 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 65,496 kişi, 26,845 ev ve 17,835 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nVeli Akbulut\nVeli Akbulut (d. 11 Temmuz 1995, Burdur) Türk futbolcudur. 3. Lig ekiplerinden Kemerspor 2003 forması giymektedir.\nAltyapısında da oynadığı TKİ Tavşanlı Linyitspor'un as kadrosuna çıkarak profesyonel futbolcu olan Veli Akbulut, bu takımda 59 maça çıkıp 2 gol kaydetmiştir. 2016 yılında Kemerspor 2003 takımına 2 yıllığına transfer olmuştur.\n\n\nLotte Group\nLotte Group (; ), Güney Kore ve Japonya merkezli bir konglomerattır. Şirket 1941 yılında Chosun Tire Company adıyla kurulmuş olup 1968 yılında günümüz adını almıştır. Şirketin merkezi Seul'de yer almaktadır.\nLotte Group'un 60 yan kuruluşu ve 60,000 çalışanı olup şeker imalatı, içecek, otel, fast food, perakende, finansal hizmetler, ağır kimya, elektronik, bilişim, inşaat, yayıncılık ve eğlence gibi çeşitli sektörlerde faaliyet göstermektedir.\n\n\nPola Morelli\nPola Morelli (1924 - 1996), Rum asıllı Türk sinema oyuncusu ve ses sanatçısı.\nOrtaokuldan sonra şarkıçı olarak çalışmaya başladı. 1959 yılında Üçüncü Selim'in Gözdesi filmiyle sinemaya başladı. 1964 yılında sınırdışı edildi. 1996 yılında Atina'da öldü.\n\n\n2017 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İspanya\nİspanya, 2017 Eurovision Şarkı Yarışması'na Manel Navarro ve Antonio Rayo \"Rayito\"'nun yazdığı \"Do It for Your Lover\" adlı şarkıyla katılmıştır. İspanya'nın şarkı ve temsilcisi, ülkenin kamusal yayın kuruluşu Televisión Española (TVE) tarafından \"Objetivo Eurovisión 2017\" adlı Ulusal final yöntemi doğrultusunda Ukrayna'da İspanya'yı temsil eden kişi belirlenmiştir.\nİspanya 13 Mayıs 2017 tarihinde yapılan 2018 Eurovision Şarkı Yarışması'nın Finalinde yer almıştır. Finalde İspanya 16. sırada sahneye çıkmış ve yarışmada 26 ülke arasından yirmi altıncı (sonuncu) olmuştur.\n2017 yarışması'ndan önce, İspanya Eurovision Şarkı Yarışması'na elli altı kez katılmış, ilk katılımını 1961 yılında gerçekleştirmiştir. İspanya iki kez birincilik elde etmiştir: 1968 yılında Massiel tarafından seslendirilen La, la, la ve 1969 yılında Salomé tarafından seslendirilen Vivo Cantando şarkısı ile elde etmiştir. İspanya ayrıca dört kez ikinci olmuştur. Bunlarː 1971 yılında Karina, 1973 yılında Mocedades, 1979 yılında Betty Missiego ve 1995 yılında Anabel Conde ile almıştır. 2016 yılında \"Say Yay!\" adlı şarkısıyla Barei ile katılmış, yarışmanın finalinde 22. olmuştur.\nİspanyol Ulusal Yayımcısı Televisión Española (TVE) İspanya'nın temsilcisini seçmek için görevlendirilen kanaldır. TVE kanalı ülke'nin yarışmaya katılımını 31 Ağustos 2016 tarihinde onaylamıştır. İspanya ilk katıldığı 1961 yılından bu yana Ulusal final ve Görevlendirme yöntemleriyle temsilcilerini seçmiştir. İspanya her yıl sabit yaptığı bir yöntem yok ilk katılımı 1961 yılından bu yana farklı yöntemler kullanmıştır. 2016 yılında yeniden Ulusal yöntemine başvuran kanal, 2017 yılı için de bu yöntemin uygulanacağını açıklamıştır.\n\"Objetivo Eurovisión 2017 \" Bu yıl 2.si gerçekleşecek İspanya'nın 2017 Eurovision Şarkı Yarışması'na temsilci göndermek için TVE kanalı tarafından oluşturulmuş bir Ulusal Finaldir. Yarışma'nın final tarihi Şubat 2017 olarak belirlenmiştir.\nKatılımcıların canlı televizyon gösteriye katılmak için \"Eurocasting\" adlı eleme turudur. Katılımcı başvuruları 27 Ekim'den 27 Kasım 2016 tarihine kadar sürmüştür. Başvuru bitiminde, 392 katılımcı başvurmuştur. RTVE Digital'den gelen profesyoneller, katılımcıların şarkılarını dinlemiş ve 30 katılımcıya indirerek internet oylama turuna seçmiştir. 30 katılımcıya indirilen şarkılar 1 Aralık 2017 tarihinde TVE'nin resmi sitesinde yayınlanmıştır. Katılımcılar arasında Javi Soleil, 2007 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İspanya'yı D'Nash grubunun üyesi olarak temsil etmiş, ve Brequette, 2014 ulusal final'inde ikinci olmuştur. Internet kullanıcıları 2 ve 12 Aralık 2016 tarihlerinde favori şarkıları oylamıştır. On katılımcı bir sonraki tura yükselmiş, radyo ve televizyon'da çalışmış profesyonel jüri değerlendirmiştir. Jüri paneli Ocak 2017'de yapılan Webcast şovunda üç katılımcıyı belirlemiştir. Kazanan halk oylaması sonucunda belirlenmiştir.\nJuan Magán tarafından oluşturulan jüri paneli yükselen on katılımcıyı değerlendirerek bunlardan üçünü final turuna yükselticektir. Yükselen üç katılımcı 20 Aralık 2016 tarihinde TVE'nin resmi web sitesinde yayınlanan \"Spain Calling\" programında açıklanmıştr.\nEurocasting'in Wildcard turunun son aşaması, Irene Mahía ve Paloma G. Quirós'un ev sahipliği yaptığı 12 Ocak 2017 tarihli Ciudad de la Imagen'de Pozuelo de Alarcón, Madrid Cemaati 'de gerçekleşti ve TVE'nin Botón Rojo interaktif televizyon servisinde ve TVE'nin resmi web sitesi rtve.es'de yayın yapıyor. The winner, LeKlein, was determined solely by a public vote via TVE's official Eurovision app and official website. TVE tarafından iç kararla ulusal finalde yarışmaya davet edilen beş katılımcı da yayın sırasında açıklandı. [[YouTubers | YouTuber] Listesi] David Rees, ulusal finalde wilcard alanında yarışan sanatçıların performanslarına ek olarak, [[Mashup (music)|mashup]] adlı İspanyol Eurovision katılımcıları ve [[1990 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İspanya|1990 İspanyol Eurovision temsilcileri]] [[Azúcar Moreno]] \"[[Bandido (şarkı)|Bandido]] şarkısını gerçekleştirdiler.\nTelevizyon finali, 11 Şubat 2017'de [[Jaime Cantizano]] tarafından ev sahipliği yapan [[Leganés]], [[Madrid Cemaati]] içindeki VAV stüdyolarında gerçekleşti. Şov TVE'nin resmi web sitesi rtve.es aracılığıyla online olarak [[La 1 (İspanya TV kanalı)|La 1]] canlı yayınlandı. LeKlein'le birlikte genel seçimlerle joker alan kazanan altı yarışmacı sanatçı, TVE'nin Botón Rojo servisi ve TVE'nin resmi web sitesi aracılığıyla 12 Ocak 2017'de yayınlanan \"Eurocasting\" konserinde canlı olarak gösterildi. Rakip sanatçılar arasında [[2007 Eurovision Şarkı Yarışması|2007 ulusal finali]] kategorisinde ikinci olan [[2009 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İspanya|2009'da]] dördüncü sırada yer alan [[Mirela]] da yer almıştı.\nKazanan katılımcı [[Manel Navarro]] olmuş, televot, SMS ve uygulama oylamasıyla (% 50) halktan alınan oyların bir kombinasyonu ile televizyondan oluşan bir stüdyo içi jüri panelinden (% 50) alınan oylarla belirlendi ve radyo profesyonelleri. Bir kravat olması durumunda, jüri paneline, ikinci tur oylamada galip çıkan oyuncuya karar verme görevi verildi. Manel Navarro ve Mirela, 58 puan toplamış ve üç panel üyesinden ikisi, kravat molasında Manel'e oy vermişti. Jüri üyeleri:\nRakip sanatçıların performanslarına ek olarak, [[Eurovision Şarkı Yarışmasında İspanya 1971|1971 İspanyol Eurovision katılımcısı]] [[Karina (şarkıcı)|Karina]] \"[[En un mundo nuevo]] girişini gerçekleştirdi\" , [[Eurovision Şarkı Yarışmasında İspanya 2001|İspanyol Eurovision Katılımcısı]] [[David Civera]] \"][[Dile que la quiero]] adlı girişini gerçekleştirdi; aktörler Roko ve Edu Soto, Eurovision şarkıları karışık bir şekilde gerçekleştirdi ve [[İspanya'da Eurovision Şarkı Yarışması 2016|2016 İspanyol Eurovision katılımcısı]] [[Barei (şarkıcı)|Barei]] \"[[Say Say!]]\" Adlı şarkısını| gerçekleştirdi.\nDuring the tie-break voting round, when the jury panel selected Manel Navarro over the public vote's favourite Mirela, and before the reprise performance of the winning song, loud boos and accusations of rigging could be heard, which resulted in uneasy moments: Manel Navarro responded with a [[bras d'honneur]] as he was being booed while on stage. He would apologise for the gesture two days later during a TVE press conference.\nFollowing the events at the national final, the selection of Xavi Martínez as a jury panellist was challenged over potential conflict of interest since Martínez had promoted eventual winner Manel Navarro and his entry \"Do It for Your Lover\" on his radio program on [[Los 40]]. On 13 February 2017, Member of [[Congress of Deputies (Spain)|Spanish Parliament]] for [[Toledo (Spanish Congress electoral district)|Toledo]] José Miguel Camacho, from the [[Spanish Socialist Workers' Party]], placed a motion to request TVE for clarification on the details of the selection process for Eurovision and on the possibility of nullifying the results of the national final. On 15 February 2017, Member of Parliament for [[Valencia (Spanish Congress electoral district)|Valencia]] Ricardo Sixto, from [[Unidos Podemos]], registered a similar motion. On 22 February 2017, TVE's Head of Entertainment and responsible for \"Objetivo Eurovisión 2017\" Toñi Prieto was summoned to appear before TVE's Audit Committee to clarify allegations of mishandling.\nTVE issued a statement on 26 February 2017, stating that the selection process had been conducted following the regulations set by the [[European Broadcasting Union]] and that all candidates had accepted the rules at every stage of the process. The statement also defended the criteria of the members of the jury panel in the final, stating that, as music radio hosts from the three main media groups in the country, it is evident that they usually have contact with artists, singers and music producers for professional reasons.\n\"2017 Eurovision Şarkı Yarışması\", Yarı finalleri 9 ile 11 Mayıs 2017 tarihlerinde, Final ise 13 Mayıs 2017 tarihinde Ukrayna'nın başkenti Kiev'de bulunan [[Kiev Uluslararası Gösteri Merkezi|Uluslararası Gösteri Merkezi]]'nde yapılmıştır. Bütün ülkelerin dışında [[Eurovision Şarkı Yarışması|Big 5]] ülkeleri (Almanya, Birleşik Krallık, Fransa, İspanya ve İtalya) ve Ev sahibi ülkenin direkt finale yükselmiş, İki yarı finalden yükselen onar ülke finalin geri kalan ülkeleri tamamlanmıştır. \"Büyük 5'li\" üyesi olarak İspanya 13 Mayıs 2017 tarihinde yapılan finalde yarışmıştır. Kurallara göre İspanya iki yarı finalden birinde oy kullanacak veya yayın yapmıştır. Yarı final kuralarında İspanya, 9 Mayıs 2017 tarihinde yapılan birinci yarı finalde oy kullanmış ve yayınlamıştır.\nYarışmadan 2 gün önce yapılan basın toplantısında Büyük 5'linin hangi yarıda çıkacağı kura ile kararlaştırılmıştır. İspanya'nın finalde ikinci yarı'da çıkmasına kararlaştırılmıştır. Finalden bir gün önce yarışmanın yapımcıları Yarı finallerden yükselen ülkelerin hangi sırada çıkacağını belirlemiştir. İspanya finalde [[2017 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Yunanistan|Yunanistan]]'dan sonra ve [[2017 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Norveç|Norveç]]'ten önce 16. sırada sahne almıştır.\nManel finalden önce yani 11 ve 12 Mayıs tarihlerinde yeniden kostümlü provalarda sahne almış, 11 Mayıs'ta yapılan jüri finalinde Jüriler Canlı gösteri öncesi oylarını iletmiştir. İspanya finaldeki performansını sergilemiş, İspanya finalde 5 puanla yirmi altıncı (sonuncu) olmuştur.\nAşağıda, Final'de İspanya'ya verilen puanlar ve İspanya tarafından verilen puanların dökümü ve iki şovda yapılan jüri oy ve televotasyonunun dağılımı verilmiştir.\nİspanyol jüri üyeleri:\n[[Kategori:Eurovision Şarkı Yarışması'nda İspanya|2017]]\n[[Kategori:2017 Eurovision Şarkı Yarışması'nda ülkeler|İspanya]]\n\n\nA-Yo (Lady Gaga şarkısı)\n\"A-Yo\" Amerikalı şarkıcı Lady Gaga'nın beşinci stüdyo albümü Joanne (2016) için kaydettiği bir şarkı. Gaga, Hillary Lindsey, Mark Ronson ve BloodPop tarafından yazıldı, yapımcılığını da Lindsey dışında hepsi üstlendi. Albümün ikinci promosyon single'ı olarak 18 Ekim 2016'da yayımlandı.\n\"A-Yo\" funk, \"elektro-tınılı\" ve \"rock-etkili\" bir şarkıdır. Gaga şarkıyı \"Bizden nefret eden herkesi çölde bıraktığımız bir şarkı,\" olarak tanımladı. \"Rolling Stone\" dergisi \"A-Yo\"yu yüksek tempolu country pop şarkısı olarak tanımladı.\nŞarkı dakikada 150 tempo vuruşuyla la majör notasıyla yazıldı. Notalar A ve D arasında yükselirken Gaga'nın vokalleri iki oktavla E'ten E'e yükseliyor.\nŞarkı 18 Ekim 2016'da dijital indirmeye açıldı ve \"Joanne\"in ön siparişinde, iTunes'ta beraber geldi. Şarkının kapağında Gaga üstsüz halde eliyle göğsünü kapıyor ve geniş kenarlı şapka takarak gözlerini saklıyor.\nGaga, \"A-Yo\"yu Birleşik Devletler'deki dive barlarında üç ayrı konser verdiği Dive Bar Tour'unda seslendirdi. \"Million Reasons\"ın yanında \"A-Yo\"yu ilk kez 22 Ekim 2016'da \"Saturday Night Live\" adlı programda canlı söyledi.\nStereogum'dan Chris DeVille, \"Funk tarzı dijital altyapısı olmasına rağmen rap etkili nakaratı ve eğlenceli gitar tınılarına sahip ve country radyolarına ve programcılara gönderilmek için bir şansı hak ediyor,\" yazdı.\nBilgiler \"Joanne\" kitapçığından alınmıştır.\n\n\nÉric Mouloungui\nÉric Mouloungui (d. 1 Nisan 1984), orta saha pozisyonunda görev yapan Gabonlu futbolcudur. Profesyonel kariyerine 2001 yılında Sapin FC kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Vauban Strasbourg, Strasbourg, FC Gueugnon, OGC Nice, Al-Wahda Abu Dhabi, Śląsk Wrocław, Shenyang Zhongze kulüplerinde oynadı.\n\n\nPort-Gentil\nPort-Gentil, Gabon'un Ogooue-Maritime bölgesinde yer alan ve Bendje departmanında yer alan bir şehirdir. Şehrin toplam nüfusu 136,462'dir.\n1 Nisan 2000 tarihinde yapılan bir nüfus sayımına göre şehrin nüfusunun 57,537 kişi, 23,685 ev ve 17,708 aileden oluştuğu tespit edilmiştir. Şehirdeki nüfus dağılımının ise de 64.0% Beyaz, 33.0% Afrikan Amerikan, 0.1% Yerli Amerikan, 1.2% Asyalı, 0.6%'sının ise de diğer halklardan oluştuğu tespit edilmiştir.\n\n\nRussell Mwafulirwa\nRussell Mwafulirwa (d. 24 şubat 1983), IK Sleipner takımında forvet pozisyonunda görev yapan Malavili millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine Silver Strikers kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Jomo Cosmos, Ajax Cape Town, IFK Norrköping ve IK Sleipner kulüplerinde oynadı.\n\n\nSebastião Gilberto\nSebastião Gilberto (d. 21 Eylül 1982), Petro Atletico takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Angolalı millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2002 yılında El-Ehli kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Lierse, AEL, Petro Atlético ve Benfica de Luanda kulüplerinde oynadı.\nAngola millî futbol takımı formasını 77 kez giyip 8 gol kaydetti.\n\n\nMamadou Bagayoko\nMamadou Bagayoko (d. 21 Mayıs 1979), forvet pozisyonunda görev yapmış Fransız asıllı Malili millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine USL Dunkerque kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla FC Sens, Strasbourg, AC Ajaccio, FC Nantes, OGC Nice, Al-Wahda, Nice, PAS Giannina, Doncaster Rovers ve US Luzenac kulüplerinde oynadı.\n\n\n1991 Superliga (Danimarka)\n1991 Superliga (Danimarka) Superliga (Danimarka)'nın ilk sezonudur. Danimarka Futbol Federasyonu tarafından düzenlenmiştir.\nLigin 1991 sezonunu kazanan 26 puan ile Brøndby IF takımı olmuştur.\nBent Christensen 18 maçta 11 gol atarak sezonun gol kralı olmuştur.\n\n\nTatlı (yemek)\nTatlı, öğle yemeği ve akşam yemeğinden sonra yenilen yemek türüdür.\nTatlı çeşitleri arasında kek, turta, kurabiye, bisküvi, jelatinler, hamur işleri, dondurma, pasta, puding ve muhallebi gibi birçok şekerleme ve yemek sonrası keyif yemeği çeşitleri girmektedir.\n\n\nŞeker (şekerleme)\nŞeker, ana maddesi şeker olan şekerlemedir.\nFiziksel olarak şekerler önemli bir miktarda şeker ya da tatlandırıcı kullanılması ile karakterize edilir. Birçok kişi arasında paylaşılabilecek bir kek ya da ekmeğin aksine şekerler genellikle küçük parçalar halinde yapılır. Bir yiyecek bir kültürde bir şeker veya başka bir kültürde tatlı olabilir.\n\n\nNawele\nOahu'li Nawele (Hawaii dili: \"Nawele o Oʻahu\") antik Hawaii asilzadesi ve Oahu başkanıdır.\nNawele, Oahu prensi Kahokupohakano'nun oğludur. Annesi II. Kaumana'dur. Başkan Elepuukahonua, Kahokupohakano'nun babasıdır.\nNawele Kalanimoeikawaikai'la evlendi. Onların bilinen tek çocuğu Oahu'li Lakona'dır.\nNawele'nin büyükbabasının ölümünden sonra, bilinmeyen bir hükümdar hüküm sürmüş; daha sonra Nawele, Oahu başkanı olmuştur.\n\n\nLingen, Almanya\nLingen, Almanya'nın Aşağı Saksonya eyaletinde yer alan ve Emsland ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin toplam nüfusu 53,284'tür.\n\n\nWiBro\nWiBro (\"Wireless Broadband\"), Güney Kore telekom endüstrisi tarafından geliştirilen bir geniş bant kablosuz internet teknolojisidir. WiBro IEEE 802.16e (mobil WiMAX) uluslararası standardının Güney Kore'deki hizmet adıdır.\n\n\nFallo\nFallo, İtalya'nın Abruzzo ilinde yer alan ve Chieti ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin toplam nüfusu 155'tir.\n\n\nVillabate\nVillabate, İtalya'nın Sicilya ilinde yer alan ve Palermo ilçesinde yer alan bir şehirdir. Şehrin toplam nüfusu 19,441'dir.\n\n\nNokia 603\nNokia 603 Nokia tarafından 2011 yılının dördüncü çeyreğinde piyasaya sunulan çok amaçlı bir akıllı telefon. Akıllı telefon Symbian Belle OS'da çalışıyor. Daha sonra Nokia 808 PureView'in piyasaya sürülmesi ile Belle Feature Pack 2'nin bir güncellemesi telefon için piyasaya çıktı. Nokia 603, Nokia 701 ve Nokia Lumia 710'a tasarım ve yapıda oldukça benzer, ancak 701'in 8 megapiksinden ziyade 5 megapiksel kameraya sahiptir. Symbian^3 sistemli Nokia C6-01 modelinin devamı olan cihazın ardılı Windows Phone sistemli Nokia Lumia 610 modelidir.\nNokia 603 modeli, 113,5 mm uzunluğunda, 57,1 mm genişliğinde ve 12,7 mm kalınlığındadır. Aygıt, tasarımını bir Windows Phone ahizesi olan Nokia Lumia 710 ile paylaşıyor. Nokia 603, siyah veya beyaz olarak kullanıcı tarafından değiştirilebilen altı farklı renkli arka kabuğun seçeneği ile geliyor.\nCihazda bir ses yükselticisi, kilit düğmesi, çağrı oluşturma ve bitme düğmeleri, menü tuşu ve kamera deklanşör tuşu bulunan yedi adet fiziksel düğme bulunur.\nNokia 603, 512 MB RAM ile desteklenen 1,0 GHz ARM 11 işlemcisi ile güçlendirilmiştir. Grafik, 128 MHz RAM ile 250 MHz hızında çalışan bir Broadcom Grafik İşlemci Ünitesi tarafından desteklenmektedir. Kardeşli Symbian Belle telefonlarının aksine, 603 işlemcisi, Feature Pack 2 yazılım güncellemesini aldıktan sonra 1,0 GHz'den 1,3 GHz'e hız aşırtmadı.\n603 modelinde 360x640 çözünürlükte veya 213 piksel inçlik bir 3.5 \"ClearBlack LCD ekran bulunuyor. Kapasitif ekran, iki noktadan çoklu dokuyu destekliyor ve Corning Gorilla Glass tarafından kaplanıyor. Ekran, Nokia'nın tescilli ClearBlack polarizasyon filtresi ile kaplandı ve parlak güneş ışığındaki görünürlüğü artırdı.\nNokia 603, Symbian Belle işletim sisteminin en önemli görev alanlarından biridir. İşletim sisteminde birçok hata düzeltmesi ve selefi Symbian Anna'dan daha akıllı bir kullanıcı arabirimi vardır. Daha sonra, Nokia 808 Pureview'in piyasaya sürülmesi ile Belle FP2 güncellemesi 603 dahil olmak üzere diğer telefonlar için kullanıma sunuldu.\nBelle FP2'deki önemli güncellemeler, slayt kilidini açma özelliği, güncellenmiş tarayıcı, güncellenmiş uygulamalar ve widget'lar ve sonunda Dolby Kulaklık stereo genişletme özelliği, daha birçok özelliği olan daha hızlı bir kullanıcı arabirimi de dahil olmak üzere özelliklerdir.\nModel, 3G ve 3.5G etkin ağ ile birlikte geliyor. Ayrıca Bluetooth 3.0 ve WiFi kullanıyor. 808 Pureview ve Nokia N8'in aksine, mini HDMI desteği yok. Öte yandan Digital Living Network Alliance destekli bir TV ile canlı içerikleri DLNA (bu tür cihazlarda Nokia Play olarak da bilinir) üzerinden akabilir. HSUPA'da maksimum 14,4 MBPS, HSDPA'da 5,76 MBPS hızında bir indirme hızı vardır. Ayrıca EDGE ve GPRS desteği de var. Bunun yanında GSM'de dört bant ve W-CDMA'da pentaband kullanır.\nNokia 603, sağlam multimedya özelliklerine sahip bir akıllı telefondur. Müzik ve Video için inşa edilen 5 MP Kamera ve Dolby Kulaklık teknolojisi (Belle FP2 yükseltmesiyle birlikte), cihaz kullanıcıya en iyi multimedya deneyimi sağlamak için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışır.\nNokia 603 çok gelişmiş ve Müzik ve Ses durumunda iyidir. Böylece kullanıcıya harika bir ses deneyimi yaşatır. 3.5 mm kulaklıkları destekler ve kristal netliğinde bir ses sağlar. Ayrıca Aktif Gürültü Önleme veya Stereo Kayıt için iki hoparlör var. 603, altı ekolayzır seçeneği ile önceden yüklenmiştir: Default Preset, Bas Booster, Klasik, Rock, Pop ve Jazz. Daha sonra Belle Feature Pack 2'nin piyasaya sürülmesiyle, müziği netleştiren ve kullanıcıya rahat bir işitme ile surround ses deneyimi sunan Dolby Kulaklık seçeneği eklendi. Ses, kulaklık olmadan netleşti ve piyasadaki güçlü multimedya telefonu haline geldi. Dolby Kulaklık özelliği kapatılabilir ve kullanıcının seçimine göre açılabilir.\nNokia 603, nazik bir fotoğrafik telefon değildir. Ancak yine de 5.0 megapiksel kamerayla harika deneyimler sunuyor. Kamera, 30 FPS'de fotoğraf ve video çekebilir ve maksimum çözünürlük 2592 x 1944'e sahip olabilir. Fotoğraf makinesinde otomatik odaklama ve flaş yoktur. Ayrıca fotoğraf makinesi, fotoğrafı tıklanılan sahne türünü belirleyerek fotoğrafın özelliklerini elle kontrol edebilecek basit ve kullanımı kolay bir arayüze olanak tanıyor.\nNokia 603, en fazla 2592 x 1944 çözünürlükle 30 FPS'de 720p'de video kaydedebilir ve oynatabilir. Ayrıca, donanımında çeşitli video formatlarını ve genellikle 1080p'de videoları oynatma kapasitesi bulunmaktadır. Dolby Kulaklık seçeneği videoları oynatmak için de kullanılabilir. Müzik çalar gibi, Dolby Kulaklık seçeneği kullanıcının isteğine göre açılabilir ve kapatılabilir.\n\n\nJarama Nehri\nJarama Nehri (), İspanya'nın ortasından bulunan bir nehirdir. Nehir, 194 km uzunluğunda olup Tejo Nehri'ne dökülmektedir.\n\n\nJudith McGrath\nJudith McGrath (d. 21 Nisan 1947 –ö. 22 Ekim 2017), Avustralyalı aktris.\nOyuncu 21 Nisan 1947'de Brisbane, Queensland'de doğdu. 1979-84 yılları arasında Colleen Powell karakterini canlandırdığı pembe dizi \"Prisoner\", 1992-93 arasında Bernice Hudson karakterini canlandırdığı Tv dizisi \"A Country Practice\" ile 1998-2009 yılları arasında kesintisiz yer aldığı Von Ryan karakterini canlandırdığı Tv dizisi \"All Saints\" vb. ile tanınır.\nOyuncu Judith McGrath 22 Ekim 2017'de geçirdiği rahatsızlığa bağlı kaldırıldığı Sidney kentindeki bir hastanede tüm çabalara rağmen kurtarılamayarak 70 yaşında ölmüştür.\n\n\nSierra de Guadarrama\nSierra de Guadarrama, İber Yarımadası'nın merkezinde dağ aralıkları olan Sistema Central'ın doğu bölümünü oluşturan bir sıradağdır. En yüksek noktası 2,428 metre ile Peñalara'dır.\n\n\nRosemary Leach\nRosemary Anne Leach (d. 18 Aralık 1935 -ö. 21 Ekim 2017) İngiliz kadın tiyatro, sinema ve dizi oyuncusudur. Kraliyet Tiyatro Akademisi (RADA) 'yı bitirdi.\n1982'de \"Charing Cross Road\" adlı tiyatro oyunundaki rolüyle Laurence Olivier Ödülleri'nden \"En İyi Kadın Oyuncu\" Ödülü'nü almıştır. Oyuncu rol aldığı iki sinema filmi \"That'll Be the Day\" (1973) ve \"A Room with a View\" (1986) dahil 5 defa BAFTA Ödülü'ne aday olmuştur.\n1970'li yılların ortalarından itibaren BBC Kanalı yapımı ödüllü birçok edebiyat uyarlamasında yan karakter rollerde başarılı işler çıkaran oyuncu özellikle Tv finmi olarak çekilen \"Prens William\" adlı yapımda canlandırdığı Kraliçe II. Elizabeth tiplemesiyle akıllarda yer atmiştir. İngiliz kadın karakter oyuncusu Rosemary Leach 21 Ekim 2017'de 82 yaşında ölmüştür.\n\n\nDubuque\nDubuque:\n\n\nSaint Thomas\nSaint Thomas veya St. Thomas ile şu maddeler kastedilmiş olabilir:\n\n\nKiraz Mevsimi (film)\nKiraz Mevsimi, yönetmenliğini Durmuş Akbulut'un gerçekleştirdiği Türkiye yapımı film. Filmin yapımcılığını ve senaristliğini Ramis Tanacı üstlenirken başrollerini, Turan Özdemir, Yakup Yavru, Taylan Güner, Pelin Ermiş ve Tolga Demircan paylaşmaktadır.\nÇekimleri Karaman'ın Ermenek ilçesinde gerçekleştirilen filmin 18 Mayıs 2018'de vizyona girmesi planlanmaktadır.\n\n\nSWU Müzik & Sanat Festivali\nSWU (Seninle Başlar, Starts With You veya Portekizce Começa Com Você CCV) orijinal olarak Brezilyalı bir sürdürülebilirlik hareketinin düzenlediği \"SWU Müzik ve Sanat Festivali adlı bir rock müzik festivalidir.\nFestival Ekim 2010'da ilk kez düzenlendi. Megadeth, Avenged Sevenfold, Linkin Park, Kings of Leon, Queens of the Stone Age ve Rage Against the Machine gibi birçok ulusal ve uluslararası müzik topluluğunun yer aldığı festival 3 gün sürdü.\n9 Ekim, 10 ve 11 Ekim 2010 tarihlerinde Brezilya'nın São Paulo eyaletindeki Itu kentinde bulunan Arena Maeda'da gerçekleştirildi.\nAslında bir çiftlik olan Arena Maeda, arazisi ve konumu nedeniyle birçok etkinliğe ev sahipliği yapar. Ayrıca etkinlikteki ana konserlerin çoğu kaydedildi ve uluslararası televizyonda canlı yayınlandı.\nFestivalin ikincisi, yine São Paulo eyaletinde yer alan Paulínia kentinde 12, 13 ve 14 Kasım 2011'de gerçekleşti.\nKonserler dört sahnede yer aldılar: Ar (\"hava\"), Água (\"su\"), Heineken Greenspace ve Oi Novo Som (\" New Sound\"). Koyu yazılı olanlar ana gruplardır.\nÇeşitli DJ'lerin ana program dışı gece performansları.\nHer gece, \"Band of Oi Novo Som Yarışması\" nı kazanan bir bağımsız rock grubu, program sonunda birer konser verdi.\n2010'daki ilk festivalin bitiminden iki gün sonra festivalin resmi Facebook sayfasında festivalin 2011 yılında da tekrarlanacağı bildirildi. Festivalin web sitesinde resmi sayfa sında yayınladı. Brezilya festival organizasyonu, bu sayfada 2011 festivali için fikir ve öneri istendi. 3 Haziran 2011'de Portekiz'in Destak gazetesinin Brezilya baskısı ile festivalin yeni bir yerde düzenleneceği teyit edildi. Organizatörler henüz ayrıntıları kesinleştirmeden, festivalin São Paulo Paulinia belediyesinde gerçekleştirilebileceği öngörülüyordu.\n\n\nBrezilya'nın En İyi Uluslararası Film Akademi Ödülü başvuruları\nBrezilya, 1960 yılından beri Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü dalında Akademi Ödülleri'ne başvurmaktadır. Ödül, Amerika Birleşik Devletleri Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından İngilizce diyalogları olmayan ve ABD dışındaki ülkelerde üretilen uzun metrajlı filmlere her yıl verilmektedir. Ödül, 1956'daki Akademi Ödülleri'ne kadar yoktu. İngilizce olmayan filmler için oluşturuldu ve her yıl verilmeye başlandı.\nÖdül için 2017 itibarıyla 47 Brezilya filmi aday adayı oldu. Bu filmlerden dördü \"Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü\" adaylığı ile sonuçlandı, ancak henüz hiçbiri kazanamadı. Brezilya'da Fransız yönetmen tarafından Portekizce çekilen bir film olan Orfeu Negro (Siyah Orfe), 1959 yılındaki 32. Akademi Ödülleri töreninde ödülü kazandı, ancak Fransız hükûmeti tarafından sunulduğundan, Fransa ödülün tek sahibi olarak değerlendirildi.\nSinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi, 1956 yılından bu yana Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü için çeşitli ülkelerdeki film endüstrilerini en iyi filmlerini sunmaya davet etmektedir. Yabancı Dilde Film Ödülü Komitesi süreci denetler ve sunulan tüm filmleri inceler. Bunu takiben ödül için beş aday belirlemek için gizli oyla oy kullanılır.\nBrezilya'yı Akademi Ödülleri'nde en fazla temsil eden yönetmen olan Cacá Diegues'in yönettiği altı film vardır. Ardından dört filmi seçilen Nelson Pereira dos Santos gelir. Ancak bu filmlerinden hiçbiri Oscar adaylığına ulaşamadı. Bruno Barreto tarafından filmlerden üçü gönderildi, oysa Brezilya sinemasının tarihinde en yüksek hasılat yapan ikinci film olan \"Dona Flor ve İki Kocası\" filmi seçilmedi. \"Eylül Ayında Dört Gün\", 1998'de aday gösterildi. Suzana Amaral'ın 1987 yılında gerçekleştirdiği \"Yıldız Saati\" filmi, Brezilya'nın aday gösterilen filmler arasındaki bir kadın tarafından yönetilen ilk film idi, ardından 88. Akademi Ödülleri için aday olan Anna Muylaert'in yönettiği \"İkinci Anne\" filmi bu alanda ikinci film oldu.\nBrezilya'nın Akademi'ye göndermekte olduğu aday adayı filmler, her yıl (daha önce Eğitim ve Kültür Bakanlığı) tarafından oluşturulan bir komite tarafından seçilir. Aşağıdaki listede Akademi Ödülleri törenine Brezilya tarafından gönderilen Brezilya'ya ait filmlerin bir listesi yıllara göre yer almaktadır. Tüm filmler Portekizcedir.\n\n\nZama (film, 2017)\nZama, Lucrecia Martel'in yönettiği 2017 çıkışlı Arjantin filmi. Antonio di Benedetto'nun aynı adlı romanından uyarlanan filmin ilk gösterimi 74. Venedik Uluslararası Film Festivali'nde gerçekleştirilmiştir. Ayrıca film, 2017 Toronto Uluslararası Film Festivali'nde \"Masters\" bölümünde gösterilmiştir.\nZama, 4 Mart 2018 tarihinde düzenlenecek 90. Akademi Ödülleri'nin \"Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü\" kategorisinde yarışmak üzere Arjantin'in adayı olmuştur.\nFilm, 18. yüzyılın sonlarında Güney Amerika'daki bir İspanyol kolonisinde kraliyet görevlisi olan Zama'nın başından geçen hikâyeyi anlatmaktadır. Güney Amerika'da doğan ve İspanyol Kraliyeti'nin bir görevlisi olan Zama, kraldan bir terfi mektubu beklemektedir. Fakat mektup hiçbir zaman gelmez. Mektubu beklerken her şeyini kaybettiğini fark eden Zama, tehlikeli bir haydut avına girmeye karar verir. Evinden uzak topraklarda giriştiği macera sonucu tutuklanan Zama idama mahkûm edilir. Artık tek amacı hayatta kalmaktır.\nZama eleştirmenler olumlu eleştiriler aldı. Film, Rotten Tomatoes üzerinden yapılan 14 yorumda % 93 oranında onaylanma derecesine ve 8.5 / 10 puana sahip oldu. Metacritic üzerinden yapılan sekiz incelemede ise 100 üzerinden 85 puan aldı. Arjantin'deki ulusal web sitesi olan \"Todas Las Críticas\", Zama'nın 41 değerlendirmeye dayanarak 100 üzerinden 82 puan almış ve % 88 lik bir derecelendirmeye sahip olmuştur. \"Otros Cines\" için yazan film eleştirmeni Diego Batlle, filme yüksek bir not verdi ve filmin yönetmeni Lucrecia Martel'in bu çalışmasını, Terrence Malick, Werner Herzog, John Ford ve Claire Denis'in çalışmalarıyla karşılaştırdı. Bu karşılaştırmada Martel'in sinemasını \"benzersiz ve eşsiz\" olarak nitelendirdi.\n\n\nSonja Gerhardt\nSonja Gerhardt (d. 2 Nisan 1989), Alman oyuncu. Yer aldığı televizyon yapımları \"Schmetterlinge im Bauch\" ve \"Deutschland 83\" ile bilinir.\n\n\nLucrecia Martel\nLucrecia Martel (d. 14 Aralık 1966; Salta, Arjantin), Arjantinli film yönetmeni, senarist ve yapımcıdır.\nFilm eleştirmeni Joel Poblete'ye göre Lucrecia Martel, \"Yeni Arjantin Sineması\"nın üyelerinden biridir.\n\n\nSovyetler Birliği'nin En İyi Uluslararası Film Akademi Ödülü başvuruları\nSovyetler Birliği, Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü başvurularını 1963 - 1991 yılları arasında sunmuştur.\n\n\nDersu Uzala (anlam ayrımı)\nDersu Uzala (1849-1908), Vladimir Arsenyev'in bir avcısı ve rehberiydi.\nDersu Uzala ayrıca şunları ifade edebilir:\n\n\nWoodbury\nWoodbury:\nve çok Woodbury Township\n\n\nAytek\nAytek aşağıdaki anlamlara gelebilir:\n\n\nAytekin\nAytekin aşağıdaki anlamlara gelebilir:\n\n\nÇakmakçı\nÇakmakçı şu anlamlara gelebilir:\n\n\nLuci Van Org\nLuci Van Org (doğum adı : Ina Lucia Hildebrand ; d. 1 Eylül 1971, Berlin, Almanya), Alman şarkıcı, radyo programcısı ve oyuncu.\nFilmler\nTelevizyon\nLucilectric grubuyla :\nDas Haus von Luci grubuyla :\n\n\nOlympique Lyonnais teknik direktörleri listesi\nOlympique Lyonnais, Fransa'nın en yüksek futbol ligi olan Ligue 1'de mücadele eden ve Rhône-Alpes bölgesinin merkez şehri Lyon'da bulunan profesyonel futbol kulübüdür. Bu kronolojik liste, 1950'deki kuruluşundan bu yana Olympique Lyonnais'u çalıştıran teknik direktörleri göstermektedir.\n\n\nAli Soilih\nAli Soilih (Arapça:علي صويلح‎‎) (d. 7 Ocak 1937 - ö. 29 Mayıs 1978), Komorlu siyasetçi. Soilih, Afrika ada ülkesi Komorlar'da 1976 ile 1978 yılları arasında devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nÜlkesinin bağımsızlığını elde etmesi ve Ahmed Abdallah'ın devlet başkanlığı makamına gelmesinden kısa süre sonra, 3 Ağustos 1975 tarihinde Abdallah'a karşı Bob Denard'ın da desteği ile darbe girişiminde bulunan Soilih, bu darbe girişiminde başarılı olarak devrim konseyi başkanlığı görevini üstlenmiştir.\n3 Ocak 1976 tarihinde devlet başkanlığı görevini resmî olarak devralan Soilih, bu görevi 13 Mayıs 1978 tarihine kadar sürdürmüş, söz konusu tarihte de kendisine karşı gerçekleştirilen darbe ile görevinden ayrılmak durumunda kalmıştır.\nBu darbe sonucu makamdan uzaklaştırılan Soilih, 29 Mayıs 1978 tarihinde Abdallah'a bağlı gruplar tarafından ev hapsinde bulunduğu bir süreçte kaçma girişiminde bulunduğu gerekçesiyle öldürülmüştür.\n\n\nRalph Herforth\nRalph Herforth (doğum adı : Ralph Schwachmeier; d. 15 Ocak 1960; Herford), Alman oyuncu. Daha çok televizyon yapımı polisiye türde film ve dizilerde yer almıştır.\nOyunculuğa 1979'da başlamıştır. Yer aldığı yapımlar arasında; \"Schattenboxer\" (1992), \"Der Vamp im Schlafrock\" (2001), \"Æon Flux\" (2005), \"Unter Storm\" (2008), \"Speed Racer\" (2008), \"Swans\" (2010) ve \"Schutzengel\" (2012) vb. sayılabilir.\n\n\nStratford\nStratford ÅŸu anlamlara gelebilir:\n\n\nUlusal Anıt (Endonezya)\nUlusal Anıt ( (Monas)), Endonezya'nın başkenti Cakarta'da bulunan bir anıttır. Anıt, Merdeka Meydanı'nın ortasında yer almakta olup Endonezya bağımsızlık mücadelesini anmak için inşa edilmiştir.\nAnıtın inşaatına 17 Ağustos 1961 tarihinde Cumhurbaşkanı Sukarno'nun gözetiminde başlandı ve 12 Temmuz 1975 tarihinde halka açıldı. Tepesinde altın folyo ile kaplı alev bulunmaktadır.\nAnıt ve müze, anıtın kapatıldığı pazartesi günleri hariç haftanın her günü 08.00'den 16.00'ya kadar Batı Endonezya Saati (UTC+07.00) saatleri arasında açıktır. Anıt, Nisan 2016'dan bu yana salı ve cuma günleri saat 19.00'dan 22.00'ye, cumartesi ve pazar günleri saat 19.00'dan 00.00'a kadar da açıktır.\n\n\nSilatech\nSilatech enstitüsü 18-30 yaş gençler için iş olanakları yaratmak isteyen eğitim timelinde.2016 yılında kadar 16 ülkede aktif oldu, komplekste mevcut direktörü Sabah AlHaidoos'dir. Silatech, kuruluşundan 2016 yılında kadar 200.000'den fazla genç için iş yaratti.\nSilatech, Ocak 2008'de Birleşmiş Milletler Meclisinde Sheikha Moza bint Nasır tarafından bir süre uygulamanin deneme alti (6)ülkede Bahreyn, Fas, Katar, Suriye, Tunus ve Yemen'de çalışma hedefiyle kuruldu .\n\n\nPottawattamie County\nPottawattamie ilçesi veya Pottawattamie County Amerika Birleşik Devletleri'nin Iowa eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 93,158'tir. İlçenin merkezi Council Bluffs şehridir.\n\n\nStutthof Toplama Kampı\nStutthof Toplama Kampı, günümüzde Polonya'nın Sztutowo (\"Stutthof\") kentinde bulunan bir Nazi toplama kampıydı. Kamp, II. Dünya Savaşı'nda Polonya'nın işgalinden sonra mevcut yapıların çevresinde kuruldu ve Polonyalı aydınlarının hapsedilmesi için kullanılmaktaydı. Gerçek barakalar ise ertesi yıl yüzlerce tutsak ile inşa edildi. Stutthof, 2 Eylül 1939'dan bu yana Almanya sınırlarının dışındaki ilk kamp ve 9 Mayıs 1945'te Müttefikler tarafından ele geçirilen son kamptı. Kampta 110.000 mahkûm olup bunlardan 85.000'den fazlası hayatını kaybetti.\nNazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar kapsamında pek çok kişi burada infaz edildi.\n\n\nSeccade\nSeccade (Arapça: سجادة/\"seccade;\" Azerice\" namāzlik\" ), İslamiyet'te ibadete yardımcı olmak için kullanılan, üzerinde namaz kılmak üzere kumaş, halı, hayvan postu, hasır gibi malzemelerden yapılmış özel yer yaygısı.\nGenellikle bir kişinin rahatça namaz kılabileceği büyüklüktedir. İslamiyet'in doğduğu bölgelerde büyüklüğü ve yaygınlığı nedeniyle hurma yaprakları yere sermek için kullanılacak en uygun malzeme olmuştur. Hurma yapraklarından örülen adam boyu uzunluğundaki yaygıya \"\"hasır\"\", daha küçük olanlarına \"\"humra\"\" denilirdi. Zamanla secde edilen yeri pislikten korumak için seccade serilmesi geleneği ortaya çıkmış; kilim, keçe, halı gibi teknik ve malzeme kullanılarak seccadeler üretilmiştir. Seccade, genellikle halı sanatının bir parçası kabul edilmektedir.\nEn eski seccade Kahire İslam Sanatları Müzesi'nde koruma altına alınmaktadır. Beş mihraplı pamuklu seccadenin üzerinde olan yazı Ramazan ayı 903 yılı ile ilgilidir, fakat seccadenin kendisinin üretimin tarihi 1556 yılında olduğu bilinmektedir.\nSeccadelerin tasarımı ve işlevi farklı devirlerde farklı özellikler göstermiştir. İslamiyet'in ilk dönemlerinde en büyük görevi ibadet ederken temizliği sağlamasıdır. Selçuklu Devleti'nde değişen sosyal hayat kuralları, ticaret şartları, aile yapısı, saray kültürü ile birlikte seccade tasarımı da değişiklik göstermiş; farklı sosyal statüdeki kimseler için farklı nitelikte seccadeler üretilmiştir.\nEn yaygın seccade tipi halı seccadedir ve günümüze ulaşan en eski örnekleri, \"\"Konya grubu\"\" denilen, 13. yüzyıla tarihlenen Anadolu Selçuklu halılarıdır. Daha sonraki yüzyıllarda seccadeler halı grupları içinde farklı bir sınıf oluşturmuştur. Mihrap, kandil, Kâbe resmi, yazı gibi süslemelerinin olması ile halılardan ayrılırlar ve ait oldukları yöreye göre de \"\"mihraplı Gördes\"\", \"\"kandilli Gördes\"\" gibi adlar alırlar. Bazı örneklerde alnın secdeye geldiği yere yerleştirilerek içine âyetler yazılan dikdörtgen bölüm \"âyetlik\", ayak kısmına düşen benzer bölüm ise \"tabanlık\" olarak adlandırılır.\nOsmanlı İmparatorluğu kültüründe seccade oldukça ayrıcalıklı bir yere sahip olmuştur. Seccadeler, hem saray çevresinde hem de halk arasında kutsallaştırılmış; sembolleştirilmiş; dine bağlı olarak özel bir şekilde tasarlanmışlardı. Seccadenin din ve ibadet amaçlı kullanılmak için dokunmuş olsa da güzellik, estetik ve bazen de güç sembolü oluşturmak gibi işlevler yüklenmiştir.\nAnadolu'da seccadeleriyle ünlü merkezlerin başında yer alan Uşak'ta 16. yüzyıldan 19. yüzyılın sonuna kadar değişik türde seccadeler dokunmuştur. Gördes düğümlü bu seccadeler genelde kırmızı, kareye yakın büyük boyda ve uzun saçaklıdır. Kula seccadelerinde mihrap daha sade olup üçgen şeklinde, düz veya ince kademelidir. Üstte âyetlik yer alır; bordürler ince şeritler halindedir. Ladik seccadelerinde tabanlık veya âyetlik yerlerinde bazen uzun saplı lâle, çiçek yahut ağaç motifleri sıralanır. Anadolu’da Milas, Bergama, Kırşehir, Mucur, Sivas, Yağcıbedir gibi daha birçok yörenin kendine has yöresel halı motiflerini yansıtan çok değerli seccadeleri vardır.\nDağıstan, Kazak ve Şirvan gruplarına ayrılan Kafkas seccadeleri daha çok geometrik süslemelidir. Orta Asya'da Buhara, Semerkant, Hindistan’da Agra, Fetihpûr, Lahor ve Afganistan-Belûcistan bölgesi önemli seccade yapım merkezleridir. Hindistan bölgesi seccadelerinde bitkisel motifler önemli bir yer işgal eder. İran’da seccade çeşitleri fazla değildir. Bunlardan 16. yüzyıla ait önemli bir saf seccadesi örneği parçası Berlin'de Bergama Müzesi'ndedir.\nBergama seccade\nGenellikle kırmızı, mavi ve beyaz renkte çok çeşitlilikte albenili desenleri vardır. Birçok tasarımdaki bölme sıraları ve orta madalyon desenleri \ngeçmiş yüzyılların etkisini korur. Örneğin geniş orta elmas deseni, 17. yy Osmanlı saray seccadelerinde görülen çelenk motifinden türemiştir. Kareye yakın ve daha küçük boyutlardadır.\n19. yy özgün Kırşehir seccadelerinde yandan küçük karanfillerle çevrilmiş mihrap deseni üzerinde ayrıntılı bir basamaklı kemer yer alır. Renk düzeni kiraz kırmızısı, sarı, menekşe, açık mavi, baskın yeşil, kiremit ve koyu kahve tonları ile şaşırtıcı zenginliğe sahiptir.\nÜçgen şeklinde düz ya da ince kademeli olan mihrap daha yalındır. Mihrap nişini küçük çiçekli bir şerit çevreler. Yatık dikdörtgen ayetlik bazen üstte yer alır. Renkleri daha mat olan Kula seccadelerinde mihrabın zemini yumuşak kırmızı, sarı, lacivert ya da beyazdır. İçinde ortadan inen ters vazolar, geleneksel çiçekler, iç kenarlardan sarkan küçük karanfiller, görülür küçük çiçekler kandilin yerini almıştır. Detaylı işlenmiş ince şeritler halinde bordürleri bulunur.\nMihrap tabanı manzara desenleriyle bezenmiş olan Kula seccadeleri en göze çarpan örneklerdir. Bu seccadelerde bir çeşit servi ve küçük evlerden oluşan kompozisyon mihrap tabanının iki tarafına üst üste sıralanmıştır. Serviler arasında mezar taşları da görüldüğünden, bunlara “Mezarlık Kulası” denir. \nSütun ve kemerlerinin özelliği 16. yy Osmanlı saray halılarından gelmedir. Dış bordürlerdeki nişleri karakteristik olan bu seccadelerin desenleri genellikle geometriktir. Konya seccadelerde pas kırmızısı ve yoğun kullanılan sarı tonları ile yeryüzü renk tonları hakim olmakla birlikte bazen mavi de kullanılmıştır. \nUÅŸak seccade\n16. yy.da ortaya çıkmıştır. Tüm seccadeler içinde çeşitli tipleriyle 19. yüzyıl sonuna kadar en uzun dönemi kapsayan bu seccadeler, genellikle kareye yakın büyük boyda, kırmızı yün iplikten argaç ve arışlarla Gördes düğümlüdür. Saçakları uzun olup, bazen de ipek saçak kullanılmıştır. Tek ya da çift mihraplıdır. Sekiz köşeli yıldızlar, bitkisel motifler ve kartuşlar başlıca özelliklerini oluşturur.\nUşak seccadeleri, kalın yünü, sağlam düğümü, uzun havları ve parlak renkleri ile diğer seccadelerden ayrılır. Ortasına bir madalyon motifi yerleştirilmiş, her iki başında yinelenen mihrabıyla, çift mihraplı bir Uşak seccadesi türü de vardır. Bu seccadeler müze ve özel koleksiyonlar tarafından çokça tercih edilmektedir ve Holbein, Lotto ve kuş halıları dışında Tintoretto’lar da Uşak’a atfedilmektedir.\nKemeri alt iki tarafında üçgen çentikler olan düz kenarlıdır. 16 ve 17. yy da kullanılan dilimli kemer formunu çağrıştırır. Alanında genellikle belirgin kırmızı, sarı ve menekşenin açık mavi ile birlikte kullanıldığı eşsiz renk düzeni düzensiz boyama tekniği ile elde edilir.\nGördes seccadelerine oranla daha kısa ancak daha enli olan mihraplı küçük seccadelerdir. 18. yüzyıl Transilvanya kiliselerinde pek çok örneği bulunur.\n19. yüzyılda mihrapları daralmaya başlamış, buna karşın suları genişlemiştir. Milas seccadelerinin bir diğer özelliği, su şeritlerinde kullanılan parlak sarı renktir. Seccadelerin dokunduğu yün iplikler, koyun yapağısının kirmanlarla eğrilmesiyle elde edilir. Yün ipler dolaklar halinde kök boya ve doğal boyalarla renklendirilir.\nGördes seccade\nTürk düğümüne adını veren Gördes'in seccadeleri Osmanlı saray halılarından geliştirilmiş olup, en zengin grubu oluşturmaktadır. Kıvrak konturlu mihrap kemeri yüksek ve ince kademelidir. İyi cins parlak yünden sık düğümlü (10 cm² de 3600, 60 x 60), kısa havları ile kaliteleri çok yüksektir. Tümünde ince bir şeritle orta zeminden ayrılan ayetlik ve tabanlık vardır. Argaçlar çift bükümlü yün, arışlar tek bükümlü yün ya da pamuktur. Mihrap zemini lacivert, mavi, kırmızı ya da yeşil renktedir, özellikle lacivert olanlar en değerlileridir. Mihrabı beyaz zeminli Gördes seccadelerine olukça ender rastlanır. Mihrap şamdanlarını sembolize eden çiçekli marpuçlar iki yanda yer alır. Parlak ve zengin kırmızı, yeşil, sarı, mavi, beyaz renklerin açık ve koyu tonları yaygın kullanılmıştır. Bitki motifleri geometrik bir düzenle sıralanır.\nMarpuçlu Gördesler, Osmanlı saray halıları biçeminin devamıdır. Mihrap kemeri yüksek, yuvarlak ve boğumlu ya da ince basamaklı üçgen şeklindedir. İnce çizgiler halindeki mihrap nişinin kenarları ince dişli uzanımlarla çevrili olup, içinden sümbüller ya da küçük çiçekler sarkar. Tepesinde nadiren alem bulunur, iki yanda uzanan marpuçların içi baklava dolgulu olup, lotuslu düz çubuklar ya da uçları ibrikle biten çiçekler şeklindedir. \nGördes seccadeleri, dört devreye ayrılır:\n1) XVI. yy. sonundan XVII. yy.ı sonuna kadar devam eden gördes tipleri (marpuçlu gördes);\n2) XVII. yy. sonundan XVIII. yy. ilk yarısına kadar devam eden seccade tipleri. Bunlar Osmanlı saray seccadelerinin devamıdır (kız Gördes, elmas taraklı Gördes);\n3) melez tipler;\n4) XVIII. yy. sonundan XIX. yy. ilk yarısına kadar devam eden Gördes seccadeleri.\nLadik seccadelerde ya yüksek, basamaklı kemer tasarımı ya da ortada baskın porsiyonlu üçlü kemer vardır. Mihrap motifinin üstünde ya da altında ayrı bir bölümde mazgal şeritinden çıkan en az beş çiçek sapı görünür.\n18. yy. a kadar gitmesine karşın Ladik seccadelerin çok büyük bölümü 19. yy. da yapılmıştır. 16. yy Osmanlı saray seccade desenlerinde yer alan, ince sütunlar üzerine kurulmuş farklı boydaki üç kemer ile üzerindeki bir levhadan oluşan \"Sütun Ladik\", kökenine bakmaksızın seccade için kullanılan genel bir terim olmuştur. Avrupa’da özellikle 17 ve 18. yy. da Balkanlar’da yapılmış olan birçok Sütun Ladik bulunmaktadır\n\n\nMaría Cano\nMaría de los Ángeles Cano Márquez (d. 12 Ağustos 1887 - ö. 26 Nisan 1967), Kolombiyalı şair, yazar ve siyasetçi. Ülkesinin ilk kadın siyasi lideriydi. \"Flor del trabajo\" (İşçi çiçeği) olarak anılan Cano, temel insan hakları ve maaşlı çalışanların hakları konusundaki mücadelelere öncülük etti. Birçok işçi grevinin başında yer alan Kolombiyalı, Sosyalist Devrimci Partinin de kuruculardandı.\nCano 12 Ağustos 1887'de Medellín'in Antioquia departmanında Don Rodolfo Cano ve Dona Amelia Márquez'in çouğu olarak dünyaya geldi. Ebeveynleri eğitimli ve toplumda etkili radikal liberallerdi. İki kız kardeşi vardı. Cano Katolik okullar yerine seküler kurumlarda eğitim aldı. O dönem Kolombiya'da kadınların üniversiteye gitmesine izin verilmiyordu. Annesi ile babası, o 23 yaşındayken hayatını kaybetti.\nCano, Medellín'deki bazı entelektüellerle birlikte, \"Cyrano\" adlı bir edebiyat dergisi çıkarmaya başlamıştı. 1922'ye kadar \"El correo liberal\" gazetesinde çalıştı. Nesir ve şiirlerinde \"mahrem ve erotik\" bir ton vardı. Mart 1924'te bir halk kütüphanesi açma isteğini dile getirerek, gazeteleri ve kitapçıları bağış yapmaya davet etmişti; Mayıs ayında kütüphane hizmete açıldı.\nCano, Ekim Devrimi'nden etkilenen siyasi çevrelerde yer aldı ve sosyalistliğe kaydı. Tamamen sanata dayalı gerekçelerle yazmayı bırakıp, sosyal aktivistliğe ve devrimci liderliğe soyundu. İhtiyaç sahibi insanlara yiyecek ile kıyafet sağlamaya çalıştığı gibi, kütüphanede işçilerin kültürel farkındalığını artırmak amacıyla okumalar yapıyordu. Fabrikaları ziyaret ederek uygunsuz çalışma koşullarına karşı sesini yükseltti ve grevler organize etti.\n1 May 1925'te, Kolombiya İşçi Bayramı sırasında, Cano \"Medellín'in işçi çiçeği\" olarak anılmaya başladı; bu onurlandırma ifadesi genellikle, Cano'nun siyasi bir platform olarak kullandığı gönüllü çalışanlara verilmekteydi. Kolombiyalı yazar, toplumda sembol bir asi kadın figürü hâline gelmişti; hatta \"Antioquialı aileler kızlarının \"mariacanos\" olmasını engellemeye çalışıyordu.\"\n1925-1927 döneminde Cano ülkede yedi tura çıktı. İlk mitingleri Sevilla ve Remedios'taki madenlerde gerçekleşmişti. Raúl Eduardo Mahecha'nın serbest kalmasında etkili oldu. 1926'da Ulusal İşçi Konfederasyonu, Üçüncü İşçi Kongresi'nde yer alacak Antioquia temsilcilerinin organize edilmesi görevini Cano'ya verdi. Kongrede hükûmet temsilcisiyle görüşen Cano, siyasi mahkûmlar Vicente Adame ile Manuel Quintín Lame'in serbest bırakılması çağrısı yaptı. Böylece ülkedeki bir siyasi oluşumda, bir liderlik makamında yer alan ilk kadın olmuştu. Burada \"Kolombiya'nın işçi çiçeği\" ilan edildi. Cano 1926'da Sosyalist Devrimci Partinin kuruluşunda rol aldı. Eski devlet başkanı Carlos Eugenio Restrepo'nın yanında yer alarak ölüm cezasına karşı çıkmıştı.\nCano birçok kez gözaltına alındı ve polis takibi altında tutuldu. Mitinglerinin bazıları çevik kuvvet polisi tarafından dağıtılmıştı. Kolombiyalı yazar toplumsal elitin sosyal adaletsizliğine, hükûmetin muhalefete olan baskısına ve Amerikan şirketlerinin uygulamalarına karşı söylemler geliştirdi.\nCano partinin yayın organı \"La justicia\"yı kuranlardandı; birçok farklı yayında yazıları yer aldı. 1928'de hükûmetin komünist hareketleri bastırmayı amaçladığı \"ley heroica\" kanununa karşı mücadelenin lideriydi. ABD askerlerinin işgaline karşı Nikaragualı Augusto César Sandino'ya da destek verdi. 1928 yılında bir muz bahçesinde başlayan grev, 6 Aralık'te Santa Marta'nın Ciénaga belediyesindeki bir eylemde işçilerin katledilmesiyle sonuçlanmıştı. Cano orada bulunmasa da eylemi planlamakla suçlandı ve tutuklandı. Sosyalistler arasındaki bir ideolojik ayrışma sonucu siyasi olarak yalnız kaldı; 1934'teki siyasete dönme çabası da başarısızlıkla sonuçlandı.\nCano Bogotá'dan ayrılarak Medellín'deki Antioquia Devlet Yayınevi'nde çalıştı. Medellín Kadınlar Birliği 1945'te onun katkılarını tanıdı. 1960'ta Antioquia Kadınları Demokratik Organizasyonu'nun sözcüsü olarak seçildi.\nCano, komünist yazar Ignacio Torres Giraldo'yla birlikte yaşamıştı.\nCano 26 Nisan 1967'ta Medellín'de hayatını kaybetti.\n1990'da, Camila Loboguerrero'nun yönettiği \"Maria Cano\" adlı bir film çekildi; filmde Cano'yu Maria Eugenia Dávila canlandırdı. Antioquia'da bir sokak, iki okul ve bir üniversiteye adı verildi. 1991'de Funza'da \"The Flor del Trabajo Association\" ismiyle bir işçi birliği kuruldu; birlik 23 Mart 201'te \"Association Maria Cano\" adını aldı.\n\n\nStory County\nStory ilçesi veya Story County Amerika Birleşik Devletleri'nin Iowa eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 89,542'dir. İlçenin merkezi Nevada şehridir.\n\n\nChampaign County, Illinois\nChampaign ilçesi veya Champaign County Amerika Birleşik Devletleri'nin Illinois eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 201,801 olup Illinois'in 10. en yoğun nüfuslu ilçesidir. İlçenin merkezi Urbana şehridir.\n\n\nDeKalb County, Illinois\nDeKalb ilçesi veya DeKalb County Amerika Birleşik Devletleri'nin Illinois eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 105,160'tır. İlçenin merkezi Sycamore şehridir.\n\n\nBurcu Taşbaş\nBurcu Taşbaş (6 Şubat 1989 - 22 Ekim 2016), Türk basketbolcu. Basketbol kariyerine 2002 yılında İstanbul Üniversitesi'nde başladı. Türkiye Kadınlar 1. Ligi'nde Edremit SK'nın formasını giydi (2011-2013). 2013/2014 sezonunda Kadınlar Basketbol Süper Ligi'nde Mersin BŞB takımında oynadı. Sonraki iki sezonda ise Çankaya Üniversitesi'nde forma giydi ve takım kaptanlığı yaptı. Ardından Ormanspor'a transfer oldu. 2016 Ağustos ayında kendisine son evredeki akciğer kanseri tanısı kondu. 22 Ekim 2016'da ise hayatını kaybetti. İstanbul Kağıthane Nurtepe Cemevi’nde kılınan cenaze namazı sonrasında Yeni Ayazağa Mezarlığı’nda toprağa verildi.\nÖlümü sonrasında OGM Orman Gençlik Spor Kulübü sezon içinde elde ettiği iki kupayı Taşbaş'a ithaf etti.\n\n\nDuPage County\nDuPage ilçesi veya DuPage County () Amerika Birleşik Devletleri'nin Illinois eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 916,924 olup Illinois'in 2. en yoğun nüfuslu ilçesidir. İlçenin merkezi Wheaton şehridir.\n\n\nWinnebago County, Illinois\nWinnebago ilçesi veya Winnebago County Amerika Birleşik Devletleri'nin Illinois eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 295,266'dır. İlçenin merkezi Rockford şehridir.\n\n\nTürkiye'de üniversiteler\nGünümüzdeki teşkilat ve statüye sahip üniversiteler Türkiye'de, 1863’te kurulan Dârülfünunla başlar. Avrupa üniversitelerinde eğitim öğretim kilisenin kontrolü altındaki teolojiye (din ilmi) dayanmasına rağmen Türklerin Selçuklu, Osmanlı ve daha pek çok değişik dönemlerde kurduğu çeşitli statülerdeki üniversiteler de pozitif bilimlerin de okutulması bakımından üniversite olarak bilimsel kariyerini başından günümüze kadar muhafaza etti. Bu sebeple Türkiye’de modern üniversitelerin ilki olan İstanbul Üniversitesi, 1453 senesinde Fatih Sultan Mehmed'in din ilimleri yanında fen ilimlerinin de okutulması için kurduğu Fatih Külliyesi'ne (Medreseler topluluğu) dayanmakta olup, beş asırlık bir geçmişe sahiptir.\nAvrupa ve gelişmiş batı ülkelerinden farklı olarak Türkiye'deki üniversiteler mesleki eğitim zorluğuna göre en az 3 ya da 4 yıllık devamlı eğitim veren lisans veya fakülte ve 2 yıllık eğitim veren ön lisans veya meslek yüksekokulu eğitim programları vardır. Bazı ülkelerde bölümüne ve ülkeye göre göre lisans eğitim süresi 5-6 yıllık olanları da vardır. Ayrıca \"uygulamalı bilimler yüksekokulu\" olarak adlandırılan 4 yıllık lisans eğitimi de vardır. Bunların yanı sıra yine Türkiye'de öğrencilerin derslere fiziki olarak katılma zorunluluğu olmayan bir öğretim şekli olan açıköğretim üniversitesi de ayrı bir çeşit eğitim şekli olarak sayılabilir. Uzaktan eğitim prensibine dayalı olan ve son zamanlarda bilgisayar ve internet erişiminin artmasıyla daha da yaygınlaşan öğretim biçimidir. Türkiye'de lisans, ön lisans ve yüksek lisans öğretimleri yapılmaktadır.\n1933’te kaldırılan Dârülfünun, Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığına bağlı olmak üzere muhtariyet ve tüzel kişiliği olmayan İstanbul Üniversitesi olarak yeniden teşkilatlandırıldı. Osman Hamdi'nin 1882'de kurduğu Sanayi-i Nefise Mektebi (şimdiki adı Mimar Sinan Üniversitesi) Türkiye'deki en köklü üniversitelerdendir. Bu arada Ankara’da çeşitli tarihlerde Hukuk (1927), Dil ve Tarih-Coğrafya (1935), Fen (1943) ve Tıp (1945) gibi fakülteler kuruldu. Aynı zamanda aslı 1773 yılına dayanan Yüksek Mühendis Mektebi, İstanbul Teknik Üniversitesi adını aldı (1944). 1945’te çıkarılan kanunla bütün üniversiteler, aynı hükümlere tabi olmak üzere ilim ve idarede muhtar tüzel kişilikler hâline geldi. 1960’ta üniversiteler kanununda yapılan değişiklikle üniversiteler, fakülte, enstitü, yüksekokul ve araştırma kuruluşlarından meydana gelen, idari ve ilmî muhtariyeti olan eğitim, öğretim ve araştırma merkezleri hâline geldi. Yine bu kanuna göre yeni fakülte açılıp kapatılması için üniversite senatosunun teklifi ve Millî Eğitim Bakanı'nın tasdik etmesiyle yürürlüğe girdi. 1961 Anayasası, 1971 Anayasa değişikliği ve 1982 Anayasası'nda üniversite teşkilatlarında yapılan bazı değişiklikler esnasında memleket sathında çeşitli yeni üniversiteler kuruldu. 1955’te kurulan Trabzon’daki Karadeniz Teknik Üniversitesi, 1956’da İngilizce öğretim yapacak şekilde Ankara’da kurulan Ortadoğu Teknik Üniversitesi, 1954’te yine Ankara’da kurulan Hacettepe Üniversitesi, 1955’te İzmir’de kurulan Ege Üniversitesi, 1971'de Kayseri'de kurulan Erciyes Üniversitesi, 1976’de Robert Koleji’nin hükûmete geçmesiyle kurulan ve İngilizce eğitim yapan İstanbul Boğaziçi Üniversitesi, 1957’de Erzurum’da kurulan Atatürk Üniversitesi bunların en önemlileridir. Orta öğretimin memleket sathında gittikçe yaygınlaşmasıyla ortaya çıkan talebe fazlalığını değerlendirmek için Millî Eğitim Bakanlığının açtığı çeşitli yüksekokulları Diyarbakır, Elazığ, Sivas, Malatya, Samsun, Eskişehir, Bursa, Edirne gibi illerde kurulan yeni üniversiteler takip etti. Akademi adı altında faaliyet göstermelerine müsaade edilen bazı özel yüksekokullar, Anayasa'ya göre yüksekokul kurma yetkisi devlete ait olduğundan devletleştirildi. 1982 Anayasası'yla bütün yükseköğrenim kurumları üniversite çatısı altına alındı. Bu kurumların kontrolü yine 1982’de kurulan Yükseköğretim Kuruluna (YÖK) verildi. 1982’de kabul edilen bir kanun hükmünde kararnameyle memleket sathındaki üniversiteler belirlenerek yeni bir düzene sokuldu.\n20 Ekim 1984 yılında Bilkent Üniversitesi kurulmasıyla Türkiye ilk vakıf üniversitesine kavuşmuştur. Bilkent Üniversitesi, 90'lı yılların başına dek Türkiye'nin tek vakıf üniversitesi olma özelliğini sürdürmüştür. Sonrasında 1993 yılında Koç Üniversitesi'nin, 1994 yılında Sabancı Üniversitesi ve Bilgi Üniversitesi'nin, 1997 yılında Beykent Üniversitesi'nin, 2001 yılında İstanbul Ticaret Üniversitesi'nin ve 2003 yılında TOBB ETÜ'nün kurulması ile Türkiye'deki köklü ve güçlü kurumların yükseköğretim alanına yatırım yapması itibarıyla Türkiye'de vakıf üniversiteleri yeni bir boyut kazanmıştır. 1990-2000 yılları arasında Türkiye'de 19 yeni vakıf üniversitesi kurulmuştur. 2000-2011 yılları arasında ise vakıf üniversitelerinin kurulma hızı ve coğrafi yaygınlığı artmış, bu 10 yıllık dönemde 43 yeni vakıf üniversitesi kurulmuştur.\nÜniversitelerin idaresi rektör, senato ve yönetim kurulu tarafından sağlanır. Senato rektörün başkanlığında fakülte dekanları ve her fakülteden bir temsilci profesörden meydana gelir. Senatonun görevi üniversiteyle ilgili kanun, tüzük tasarılarını ve yönetmelikleri hazırlamaktır. Bütçe, seçim, yeni kürsü, enstitü açılması veya kaldırılmasıyla ilgili kararları, teklifleri inceler ve yürürlüğe koyar. Üniversite yönetim kurulu yine rektör başkanlığında, dekanlar ve seçimli üç profesörden meydana gelir. Devlet üniversitelerinde rektör, Cumhurbaşkanı tarafından atanır. Genel Sekreter ise üniversitenin idari işlerine bakar. Yazı işleri, personel, kütüphane, hizmetliler buna bağlıdır.\n\n\nWill County\nWill County, Amerika Birleşik Devletleri'nin İllinois eyâletinde yer alan bir şehir.\nŞehrin nüfûsu, 2010 yılı itibarıyla 677,560'tır. Şehir merkezi, Joliet ilçesidir.\n\n\nTemsilciler Meclisi (Brezilya)\nTemsilciler Meclisi (İspanyolca: Câmara dos Deputados), Brezilya Ulusal Kongre'sinin federal alt meclisi. Meclis, 513 milletvekilinden oluşur ve bunlar dört yıllık süre için orantılı olarak seçilir.\n\n\nFederal Senato\nFederal Senato (), Brezilya Ulusal Kongresi'nin üst meclisi. 1824'te Brezilya İmparatorluğu'nun ilk anayasası tarafından oluşturuldu, başlangıçta Birleşik Krallık'ın Lordlar Kamarası'na benziyordu. 1889'da Cumhuriyet'in ilanından bu yana, Federal Senato ABD Senatosunu andırıyor. Şu anda, Senato 81 sandalye içeriyor. 26 eyaletin her birinden üç senatör ve Federal Bölge'den üç senatör çoğunlukla sekiz yıllık süre içinde hizmet etmek üzere seçilirler.\n\n\nUlusal Diet\nUlusal Diet ( \"Kokkai\"), Japonya'nın çift meclisli ulusal yasama organıdır. Temsilciler Meclisi olarak bilinen daha alt meclis ve Danışmanlar Meclisi adı verilen bir üst meclisden oluşur. Yasaları çıkarmaya ek olarak, başbakan'ı seçmekle resmen sorumludur. Diet, ilk olarak Meiji Anayasası'nın kabul edilmesinden sonra 1889'da İmparatorluk Dieti olarak toplandı. Diet, savaş sonrası yeni anayasa kabul edildikten sonra 1947'de bugünkü şeklini aldı ve anayasa tarafından devlet iktidarının en üst organı olduğu belirlendi.\n\n\nMcLean County, Illinois\nMcLean ilçesi veya McLean County Amerika Birleşik Devletleri'nin Illinois eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 169,572'dir. İlçenin merkezi Bloomington şehridir.\n\n\nRock Island County\nRock Island ilçesi veya Rock Island County Amerika Birleşik Devletleri'nin Illinois eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 147,546'dır. İlçenin merkezi Rock Island, en büyük şehri Moline'dir.\n\n\nMadison County, Illinois\nMadison ilçesi veya Madison County Amerika Birleşik Devletleri'nin Illinois eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 269,282'dir. İlçenin merkezi Edwardsville, en büyük şehri Granite City'dir.\n\n\nFred Sablan\nFred Sablan (d. 28 Nisan 1970), Cupertino, Kaliforniyalı Amerikan müzisyen. marilyn manson'ın bas gitaristi olarak tanınmaktadır. Ayrıca Goon Moon'un basçısı ve zaman zaman gitaristidir. Butcher Holler'da bas, Crack'te de gitar çalmıştır. Temmuz 2010'dan Haziran 2014'e kadar Marilyn Manson'da bas gitar çaldı. Fred şu anda Chelsea Wolfe'un bas gitaristiliğini yapmakta ve Jeordie White ile Hour of Goon adlı podcast'in sunuculuğunu yapmaktadır.\nDoksanların sonunda Fred Sablan, gazeteci Todd S. Inoue'nin tabiri ile \"Cupertino'nun punk müzik sürrealistleri\" olan punk rock grubu Crack'in gitaristi olarak müzik hayatına başladı. Daha sonra Butcher Holler grubunun bas gitaristi oldu ve Sablan'ın \"Black Sabbath, Roxy Music ile buluşursa\" diye tabir ettiği \"I Heart Rock \"albümüne katkıda bulundu. Butcher Holler, Foo Fighters'ın ön grubu olarak sahne aldıktan kısa süre sonra dağıldı. Sablan, bir yandan solo çalışmalar yaparken başka artistler ile çalmaya ve müzik kaydetmeye devam etti.\nTemmuz 2007'den itibaren, ortak arkadaşları ve eski Nine Inch Nails üyesi Aaron North sayesinde tanıştığı Jeordie White ya da Twiggy Ramirez'in yan projesi Goon Moon'da basçı ve zaman zaman gitarist olarak yer almaktadır.\nTemmuz 2010'da Sablan, Marilyn Manson'ın yeni bas gitaristi olarak açıklandı. Sablan, \"Born Villain\" albümünün yazımında ve kaydında yer aldı. Şubat 2012'de Avustralya'daki Soundwave Festivali'nde başlayan \"Hey, Cruel World\" turnesinde çaldı. \"Hey, Cruel World\", \"Twins of Evil\" ve \"Masters of Madness\" turneleri dahilinde ABD ve Avrupa'da Temmuz 2013'e kadar grup ile çaldı. 25 Haziran 2014'te Fred Sablan gruptan karşılıklı anlaşaarak ayrıldığını açıkladı ve yerini gelecek yaz turnesi için Twiggy Ramirez'e bıraktı.\nFred, Los Angeles'ta yaşamakta ve hip hop artisti Cage ve Marriages grubu ile kayıtlar yapmaktadır. Farklı müzik projelerini GHOST GROPES adı altında yapacağını açıkladı. Ayrıca 8mm ve Spirit in the Room gruplarının konserlerinde çaldı. Fred, son olarak davulda Hayden Scott ve gitarda Wes Borland'ın olduğu Queen Kwong grubunda çalmaktadır.\n\n\nTazewell County, Illinois\nTazewell ilçesi veya Tazewell County () Amerika Birleşik Devletleri'nin Illinois eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 135,394'tür. İlçenin merkezi ve en büyük şehri Pekin'dir.\n\n\nMeiji Anayasası\nMeiji Anayasası (Japonca: 明治憲法, Meiji Kenpō) veya Japonya İmparatorluğu'nun Anayasası (Japonca: 大日本帝国憲法 Dai-Nippon Teikoku Kenpō), 11 Şubat 1889'da ilan edilen ve 29 Kasım 1890'dan 2 Mayıs 1947'ye kadar yürürlükte kalan Japonya İmparatorluğu'nun anayasasıydı. 1868'de Meiji Restorasyonu'ndan sonra yürürlüğe giren kanun, karma anayasal ve mutlak monarşiyi, Prusya ve İngiliz modelleri üzerinden ortaklaşa şekillendirilen bir formdaydı.\n“Meiji Anayasası” Japonya’nın yazılı ilk anayasa metnidir. Meiji Aydınlanmasının bir parçası olan metin Prusya modeline benzeyen bir meşruti monarşi modelini benimser. Japon İmparatoru buna göre devletin başı olarak görünse de iktidar hükümette ve Danışma Meclisi tarafından atanan başbakandadır. Anayasaya göre başbakan ve hükûmet üyelerinin seçilmiş milletvekili olma zorunluluğu yoktur. 3 Mayıs 1947 tarihinde yürürlüğe giren yeni anayasa Meiji Anayasasını temel almıştır.\n\n\nKendall County, Illinois\nKendall ilçesi veya Kendall County Amerika Birleşik Devletleri'nin Illinois eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 114,736'dır. İlçenin merkezi Yorkville şehridir.\n\n\nIndonesia Raya\nIndonesia Raya, 17 Ağustos 1945'te Endonezya'nın bağımsızlığını ilan etmesinden bu yana Endonezya'nın milli marşı. Şarkı besteci Wage Rudolf Supratman tarafından 28 Ekim 1928'de Batavia'daki ikinci Endonezya Gençlik Kongresi sırasında tanıtıldı.\n\n\nMotorlu taşıt yolu\nMotorlu taşıt yolu veya ekspres yol, motorlu taşıtların kullandığı bir karayoludur. Genel olarak normal karayolları ile otoyollar arasında yer alan yollar olup sınırlı olarak erişme kontrollüdürler ve parasızdırlar.\n\n\nBahreynuna\nBahreynuna (Arapça: بحريننا, \"Bahreynimiz\"), Bahreyn milli marşı.\n\n\nLübnan Ulusal Marşı\nLübnan Ulusal Marşı (Arapça: النشيد الوطني اللبناني‎‎, \"en-Neşid el-Vataniyye el-Lübnaniyye\"), Lübnan milli marşı. Fransız mandası sırasında Büyük Lübnan devletinin ilanından yedi yıl sonra, 12 Temmuz 1927'de kabul edildi.\n\n\nKankakee County\nKankakee ilçesi veya Kankakee County Amerika Birleşik Devletleri'nin Illinois eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 113,449'dur. İlçenin merkezi Kankakee şehridir.\n\n\nAtlantik Yolu\nAtlantik Yolu (), Norveç'te Møre og Romsdal ilinde Eide ve Averøy arasında yer alan bir karayoludur. Yol, birkaç koridor, viyadük ve sekiz köprü ile birbirine bağlanan birkaç küçük ada ve sker üzerinde inşa edilmiş olup 64. il yolunun 8,3 km'lik kısmını oluşturmaktadır.\nYol, başlangıçta 20. yüzyılın başında bir demiryolu hattı olarak önerildiyse de vazgeçilmiştir. Yolun 1970'lerde planlanmış olup inşaat 1 Ağustos 1983'te başlamış ve 7 Temmuz 1989 tarihinde açılmıştır. Günümüzde, bir kültürel miras alanı olarak korunmuş ve Ulusal Turist Yolu olarak sınıflandırılmıştır.\n\n\nLake County, Illinois\nLake ilçesi veya Lake County Amerika Birleşik Devletleri'nin Illinois eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 703,462'dir. İlçenin merkezi Waukegan şehridir.\n\nÅžafita\nSafita (), Suriye'nin kuzeybatı kesiminde yer alan bir şehirdir. Tartus'un 35 km doğusunda yer alır.\n\n\nAfsluitdijk\nAfsluitdijk (\"çevre barajı\"), Hollanda'nın kuzeybatısında bulunan 35 km uzunluğunda bir baraj ve karayoludur. 1933 yılında Kuzey Denizi ile Zuiderzee Körfezi arasında inşa edilmiş olup IJsselmeer Gölü oluşturulmuştur. Yol, Kuzey Hollanda'ya bağlı Den Oever ile Frizya'ya bağlı Zurich arasında yer almaktadır.\n\n\nTüm Ukraynalılar Birliği \"Anavatan\"\nTüm Ukraynalılar Birliği \"Anavatan\" veya Batkivşina (Ukraynaca: Всеукраїнське об'єднання \"Батьківщина\"), Yuliya Timoşenko önderliğinde Ukrayna'da bir siyasi parti.\n\n\nMeskene\nMeskene (), Suriye'nin Halep ilinde yer alan bir şehirdir. Tabka Barajı'nın batısında ve Halep'in 100 km güneydoğusunda yer alır.\nSuriye İç Savaşı'nda ilk başlarda ÖSO'nun, daha sonra da DAEŞ'in kontrolünde kalan şehir, 3 Haziran 2017 tarihinde Suriye Silahlı Kuvvetleri tarafından geri alınmıştır.\n\n\nAvrupa Dayanışması\nAvrupa Dayanışması (Ukraynaca: Європейська солідарність, Jevropejśka Solidarnisť), Ukrayna'da bir siyasi parti. Bununla birlikte, kökleri 2000 yılından beri parlamento grubunda yer alan Dayanışma adlı gruba dayanmaktadır. Petro Poroşenko için çeşitli biçimlerde siyasi bir çıkış noktası olarak var olmuştur.\n\n\nZama\nZama ÅŸu anlamlara gelebilir:\n\n\nAile Doktoru\nAile Doktoru (İspanyolca özgün adıyla Wakolda), Arjantinli yazar ve yönetmen Lucía Puenzo tarafından yazılan ve üretilen 2013 çıkışlı Arjantin tarihsel drama filmidir. Puenzo'nun \"Wakolda\" (2011) adlı romanına dayanan film Nazi Schutzstaffel subayı ve Auschwitz toplama kampında insan deneyleri yapan Josef Mengele rolüyle Àlex Brendemühl yer almaktadır. Florencia Bado, Natalia Oreiro, Diego Peretti, Elena Roger ile Guillermo Pfening, filmde yer alan diğer oyunculardır.\nJosef Mengele 1960'ta yeni bir kimlikle Arjantin'de sürgünde yaşamaktadır. Yollar tehlikeli olduğundan bir aileyi izleyerek karayoluyla yeni bir yere uzun bir yolculuk yapar. Başlangıçta Mengele'nin Patagonya'da kalması için yeri vardır fakat ailenin kızı Lilith'e ilgi duyduktan sonra altı aylık kira bedelini ödeyerek bir otel odasına yerleşir.\nLilith erken doğmuştur ve sonuç olarak sınıf arkadaşlarından çok daha kısadır. Boyundan dolayı okulda zorbalığa maruz kalır. Doktor olarak çalışan Mengele, kızın daha hızlı büyümesine yardımcı olabileceğini belirtir ve Lilith'in annesi Eva, bunu kabul eder. Bu arada, Mengele'yi arayan insanlar onu bulduklarına ve gerçek kimliğine dair kanıtlar toplamaya başladığına inanmaktadır.\nEva, ikizlere hamiledir ve bu durum, Mengele'nin ilgisini oldukça çeker. Lilith'in büyümesine yardım ederken Lilith ve ailesinin geri kalanı hakkında bol miktarda notlar tutar. Lilith, Mengele'nin ona verdiği büyüme hormonlarının bir yan etkisi olarak hastalanır. Babası Enzo gerçeği öğrendiğinde öfkelenir ve Mengele'nin oteli terk etmesini ister. Eva, doğurmak üzeredir ve etrafındaki tek doktor Mengele'dir. Mengele, ikizlerin doğumunda yardımcı olur. İkizler erken doğar ve Mengele hayatta kalmalarını sağlamak için deneyler yapmaya başlar. İnsanların gerçek kimliğini bulmaya çalıştıklarının bilincindedir ve neredeyse yakalanacağı sırada deniz uçağıyla kaçmayı başarır.\nFilm, 2013 Cannes Film Festivali'nde Belirli Bir Bakış bölümünde gösterildi. Ayrıca 86. Akademi Ödülleri'nde Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü dalında Arjantin'in aday filmi olarak seçildi fakat aday gösterilemedi.\nFilm, eleştirmenler tarafından olumlu yorumlar aldı. Eleştiri toplayan web sitesi Rotten Tomatoes'te 59 eleştiriyle ortalama %73'lük bir derecelendirme ve 5.7/10 puan aldı.\n\n\nApple A11\nApple A11 Bionic Apple tarafından tasarlanan ve TSMC tarafından üretilen, 64 bitlik yongada sistem (SoC) sistemidir. İlk kez 12 Eylül 2017'de iPhone 8, iPhone 8 Plus ve iPhone X'de çıktı. Apple A10'dan% 25 daha hızlı iki yüksek performanslı çekirdeği ve A10'daki enerji tasarruflu çekirdeğine göre% 70 daha hızlı dört yüksek verimli çekirdeği var.\nA11, Monsoon olarak adlandırılan iki yüksek performanslı çekirdeğe ve Mistral adı verilen dört enerji verimli çekirdeğe sahiptir, ayrıca Apple tarafından tasarlanmış 64 bit ARMv8-A altı çekirdekli bir CPU bulunuyor. A11, altı çekirdeği aynı anda kullanmasına izin veren yeni bir ikinci nesil performans denetleyicisi kullanıyor.\nA11'e gömülü olan M11 hareketli yardımcı işlemci, aydınlatma tahmini, geniş renk yakalama ve gelişmiş piksel işleme gibi hesaplama fotoğraf işlevlerini destekleyen yeni bir görüntü işlemcisi içerir. A11 aynı zamanda \"Sinir Motoru\" olarak adlandırılan özel sinir ağı donanımını da içeriyor. Bu, Face ID, Animoji ve diğer makine öğrenme görevleri için kullanılan saniyede 600 milyar işlem gerçekleştirebilir.\nA11, TSMC tarafından 10 nm FinFET prosesi kullanılarak imal edilir ve 87.66 mm2 boyutunda ve A10'dan% 41 daha küçük bir kalıpta 4.3 milyar transistör içerir. IPhone 8'de 2 GB LPDDR4X bellek, iPhone 8 Plus ve iPhone X'de 3 GB LPDDR4X bellek ile birlikte bir paket pakette (PoP) üretilmiştir.\n\n\nM1 (Ä°zmir metrosu)\nM1, diğer adıyla Fahrettin Altay-Evka 3 hattı, İzmir metrosunun batıda Fahrettin Altay istasyonu ile doğuda Evka 3 istasyonu arasında hizmet veren 19,8 km uzunluğundaki metro hattıdır. On yedi istasyonu bulunan hat, İzmir metrosunun tek aktif hattıdır. Hattın batıda Narlıdere'ye kadar 7,2 km uzatılması için çalışmalar devam etmektedir.\nİzmir metrosunun ilk hattı olan M1 hattının inşaatı Eylül 1992'de sondaj çalışmalarıyla başladı ve temeli Aralık 1994'te atıldı. Çalışmalar kapsamında Nenehatun ve Ümmühan Ana tünelleri inşa edildi. Ağustos 1996'da ilk tren setleri teslim edildi. Nisan 2000'de tamamlanan Üçyol-Bornova arasındaki 12 km uzunluğundaki on istasyonluk ilk aşama 22 Mayıs 2000'de hizmete girdi.\nM1 hattının batı aksında yer alan altı istasyonlu 5,2 km uzunluğundaki Üçyol-Fahrettin Altay genişletmesi için ilk ihale Mart 2005'te yapıldı ve üç ay sonra hattın temeli atıldı. İki yılda tamamlanması planlanan genişletmenin kazıları 5 Temmuz 2005'te başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, 14 Şubat 2006'da yüklenici firmaya ihtarname gönderdikten sonra aynı yılın Kasım ayında ihaleyi iptal etti. İkinci ihale 23 Ocak 2007'de yapıldı ve hattın 31 Ekim 2008'de tamamlanacağı duyuruldu. Yüklenici firmanın 15 aylık ek süre talep etmesinin ardından 13 Ağustos 2009'da ihale iptal edildi. Bunun üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi, kalan çalışmaları kendi olanakları ile tamamlamaya başladı. 18 Haziran 2012'de Üçyol-Fahrettin Altay hattındaki İzmirspor ve Hatay istasyonlarında deneme seferleri başlatıldı ve bu istasyonlar 29 Aralık 2012'de ulaşıma açıldı. Aynı hat üzerindeki Göztepe istasyonu 25 Mart 2014'te hizmete girdi. Bu hattaki son iki istasyon olan Poligon ve Fahrettin Altay, 27 Temmuz 2014'te açıldı. Bu iki istasyon arasında yer alan Güzelyalı istasyonu ise, bölgeden geçen yer altı deresi nedeniyle projeden çıkarıldı. M1 hattının doğu aksındaki üç istasyonlu Bornova-Bornova Merkez genişletmesi için çalışmalar 2007'de başladı ancak bir yıl sonra durdu. Yeniden ihaleye çıkıldıktan sonra hattın Evka 3 istasyonuna kadarki 2,6 km uzunluğundaki kısmında deneme seferleri 20 Mart 2012'de başladı ve 30 Mart 2012'de hattaki Ege Üniversitesi ve Evka 3 istasyonları hizmete girdi.\nM1 hattının batı aksındaki 7,2 km uzunluğundaki yedi istasyonlu Fahrettin Altay-Kaymakamlık genişletmesi için çalışmalar Haziran 2018'de başladı. 17 Temmuz 2020 itibarıyla Fahrettin Altay-Kaymakamlık genişletmesinin tünel kazılarının %78,37'si tamamlanmıştır. Gelecekte yapılacak genişletmelerle hattın doğuda Bornova'nın merkezine ve batıda Güzelbahçe'ye uzatılması planlanmaktadır.\nM1 hattı üzerinde tamamı engelli erişimine sahip on yedi istasyon bulunmaktadır. Batıdan doğuya sırasıyla Fahrettin Altay, Poligon, Göztepe, Hatay, İzmirspor, Üçyol, Konak, Çankaya, Basmane, Hilal, Halkapınar, Stadyum, Sanayi, Bölge, Bornova, Ege Üniversitesi ve Evka 3 istasyonları hizmet vermektedir. Bölge, Halkapınar ve Sanayi istasyonları hemzemin, Hilal ve Stadyum istasyonları viyadük üzerinde, Bornova istasyonu yarma tünelde, diğer istasyonlar ise yer altındadır. İstasyonların peron uzunluğu 125 metredir.\nHalkapınar ve Hilal istasyonlarından İZBAN'a; Bornova, Evka 3, Fahrettin Altay, Halkapınar, Konak ve Üçyol istasyonlarından ESHOT ve İZULAŞ otobüslerine; Konak istasyonundan İZDENİZ vapurlarına; Basmane istasyonundan TCDD Taşımacılık trenlerine; Fahrettin Altay, Halkapınar ve Konak istasyonlarından ise Konak tramvayına aktarma yapılabilmektedir.\nM1 hattının batıdaki son istasyonu olan Fahrettin Altay'dan Narlıdere Kaymakamlığı'na uzatılacak olan hattır. 7,2 km uzunluğunda olacak olan ve derin tünel ile yer altında inşa edilen hat üzerinde Balçova, Çağdaş, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastane, Güzel Sanatlar Fakültesi, Narlıdere, Siteler ve Kaymakamlık olmak üzere yedi istasyon yer alacaktır. Yapımına 9 Haziran 2018'de başlanan hattın ₺1,027 milyar maliyetle Aralık 2021'de tamamlanması planlanmaktadır.\nM1 hattının doğudaki son istasyonu olan Evka 3 ile Bornova Cumhuriyet Meydanı'nda yapılacak olan Bornova Merkez istasyonu arasındaki 0,9 km'lik kısımdır. Proje kapsamında yapılması planlanan tünelde değişikliğe gidildi ve yeni ihale süreci 2014'te başladı.\nM1 hattının batıda yapımı devam eden Kaymakamlık istasyonundan Güzelbahçe'ye kadar uzatılacağı duyuruldu. Bu hattın uzunluğunun 13,6 km olması ve on bir istasyon bulundurması planlanmaktadır.\n2000'de açılan M1, başlangıçta 45 vagonla hizmet veriliyordu. İlki 2011'de Çin'den gelen 32 vagondan oluşan 8 tren seti ile vagon sayısı 77'ye çıktı. 2015'te teslim alınan 10 vagon ile birlikte hizmet veren vagon sayısı 87'ye yükseldi. İlki Kasım 2016'da sefere başlayan 95 vagondan oluşan 19 tren seti 2017'de teslim edildi ve vagon sayısı 182'ye ulaştı. M1 hattının tren setleri başlangıçta üç vagondan oluşurken bu sayı önce dörde sonra beşe çıkarıldı. Trenler ortalama 40 km/sa hızla çalışmaktadır ve Halkapınar Bakım Tesisi'nde depolanmaktadır.\n\n\nTransfăgărășan\nTransfăgărășan veya DN7C, Romanya'nın Karpat Dağları'nın güney kesiminden geçen bir dağ yoludur. Piteşti yakınlarında bulunan Bascov köyü yakınlarında başlamaktadır ve DN1 ve Sibiu arasındaki kavşağa, ülkenin en yüksek zirveleri olan Moldoveanu ve Negoiu'ya 90 km uzanmaktadır. Yol, Transalpina'dan sonra ülkenin ikinci en yüksek asfalt yolu olup adını Făgăraș Dağları'ndan almaktadır. 1970'lerin başında stratejik bir askeri güzergâh olarak inşa edilen yol, Transilvanya'nın tarihi bölgelerini ve Eflak'ı birbirine bağlamaktadır.\n\n\nPeriphérique Bulvarı\nPeriphérique Bulvarı (), kısaca Périph', Fransa'nın başkenti Paris'ta bulunan bir erişme kontrollü bölünmüş çevreyoludur. Birkaç istinası dışında tamamen Paris'in idari sınırları içerisinde yer almaktadır.\nBulvarın inşaatına 1970'lerin başında başlanmış olup 25 Mayıs 1973 tarihinde açılmıştır. Hız sınırı ise 70 km/h'dir. Her halkada genellikle dört trafik şeridi bulunmaktadır.\n\n\nSaraybosna Sırp Ortodoks Katedrali\nSaraybosna Sırp Ortodoks Katedrali () Bosna-Hersek'ın başkenti Saraybosna'da bulunan bir Sırp-Ortodoks kilisesi. Saraybosna Sırp Ortodoks Katedrali adanan kilisenin inşası 1863 den 1874 kadar sürmüştür. Kilise geç barok unsurlarıyla klasisizm tarzında inşa edilmiştir.\n\n\nSenato (Özbekistan)\nSenato, Özbekistan Âli Meclis'inin üst yasama organı. Senato 100 üyeden oluştur, 84 üye bölgelerden, Karakalpakistan Özerk Cumhuriyeti ve başkent Taşkent'ten seçilmekte, 16 üye Özbekistan Cumhurbaşkanı tarafından atanmaktadır.\n\n\nTemsilciler Meclisi (Lüksemburg)\nTemsilciler Meclisi, Lüksemburg'un tek meclisli yasama organı. Meclis 60 sandalyeden oluşuyor. Milletvekilleri dört çok kollu seçim bölgesindeki orantılı temsille beş yıllık süre için seçilirler. Seçmenler, seçim bölgesi milletvekili seçtiği için çok sayıda adaya oy verebilir.\n\n\nHalk Temsilcileri Meclisi\nHalk Temsilcileri Meclisi (Arapça: مجلس نواب الشعب, \"Meclis Nuvvab eş-Şa‘b\"), Tunus'un yasama organı. Tek Meclisli kurum, Kurucu Meclis'in yerini aldı ve 26 Ekim 2014'te seçildi. Meclis, 217 sandalyeden oluşuyor. 2011 devriminden önce Tunus parlamentosu çift meclisliydi ve Danışmanlar Meclisi adında üst meclis ve Temsilciler Meclisi olarak adlandırılan alt meclisten oluşuyordu. Mecliste yer alan 68 kadın milletvekiliyle Arap dünyasında kadın temsiliyetinin en yüksek oranına sahiptir.\n\n\nGaziantep'te 1999 Türkiye yerel seçimleri\n18 Nisan 1999 Yerel Seçimleri'nde (resmî adıyla 18 Nisan 1999 Mahalli İdareler Yerel Seçimleri) Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile 9 ilçenin ve 18 beldenin belediye başkanı seçilmiştir. \n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n\n\nMiskito Sahili\nMiskito Sahili ( veya \"Miskito Coast\", ), günümüzde Honduras ile Nikaragua'nın Karayip Denizi'ne bakan doğu sahillerine denk gelen tarihsel bölgedir. Adını, bölgede yaşayan Miskitolardan almaktadır.\n1630'larda bölgede Britanya yerleşimleri başlarken 1740'ta yapılan antlaşmayla Britanya himayesine girdi. 1786'daki Londra Konvensiyonu ile bölgedeki Britanya yerleşimlerinin boşaltılması konusunda İspanyollarla anlaşıldı ve bunun sonucunda, ertesi yıl bu yerleşimler boşaltılarak bölge İspanyol sömürgesi oldu. 1800 yılında İspanyollar, Britanyalılar tarafından bölgeden uzaklaştırılırken 1844 yılında bölge ikinci kez Britanya himayesi altına girdi. 1860'ta imzalanan Managua Antlaşması ile bölgede, Nikaragua'ya himayesinde bir yönetim kuruldu. 1894'te ise bölge Nikaragua tarafından işgal edilerek Nikaragua hakimiyetine girdi.\n\n\nWalter Lassally\nWalter Lassally (d. 18 Aralık 1926 –ö. 23 Ekim 2017) ,Almanya doğumlu Britanyalı-Yunan görüntü yönetmenidir. Kendisine Akademi ödülü getiren 1964 yapımı \"Zorba the Greek\" filminin görüntü yönetmenliğini yapmıştır. Lassally 18 Aralık 1926'da Berlinde doğmuştur. Sinema kariyeri 1939'da yerleştiği İngiltere'de başlamıştır.\n1950'lerde serbest sinema hareketi ve 1960'lı yılların başında İngiliz Yeni Dalga sinema akımı ile yakın çalışmalar yapmıştır.\nÜnlü görüntü yönetmeni Walter Lassally kariyerini noktaladıktan sonra yerleştiği Yunanistan'ın\nCrete kentinde müzdarip olduğu rahatsızlık sonucu tedavi gördüğü bir hastanede 90 yaşında ölmüştür.\n\n\nPaul J. Weitz\nPaul J. Weitz (d. 25 Temmuz 1932- ö. 22 Ekim 2017) ,Amerikalı deniz subayı, havacılık mühendisi, test pilotu ve eski NASA astronotudur. 1950'de Pennsylvania, Harborcreek'teki Harbor Creek Lisesi'nden mezun oldu.\nUzay mekiği Challenger uçuşlarının ilki olan STS-6 görevinin komutanlığı görevi ve yine 1973'te Skylab Uzay İstasyonu bünyesinde komutan astronot olarak görev almıştır.\nBu görevden 10 yıl sonra yine 4 Nisan 1983'te Weitz, Florida, Kennedy Uzay Merkezi'nden fırlatılan STS-6 mürettebatında uzay aracının komutanıydı.\nBu uçuşun tamamlanmasının ardından Weitz, uzayda toplamda 793 saat geçirmiştir. Weitz, aktif astronotluk kariyerini tamamlayıp Mayıs 1994'te NASA'dan emekli olduğunda Johnson Uzay Merkezi Müdür Yardımcılığı görevini üstlenmiştir.\nSuzanne M. Berry ile evli iki çocuk sahibi olan eskii NASA astronotu Paul J. Weitz, 23 Ekim 2017'de 85 yaşında miyelodisplastik sendromdan ölmüştür.\n\n\nKane County, Illinois\nKane ilçesi veya Kane County Amerika Birleşik Devletleri'nin Illinois eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 515,269'dur. İlçenin merkezi Geneva, en büyük şehri Aurora'dır.\n\n\nMaryse Bossière\nMaryse Bossière (d. 27 Mart 1954) Fransız büyükelçi.\nÉcole normale supérieure de Cachan'da İspanyolca öğrenimini görmüş ve öğretmen olmuştur. École Nationale d'Administration'u 1983 yılında bitirmiş, aynı yıl Dışişleri Bakanlığı'na girmiştir. 1991-1992 yılları arasında Başbakan Édith Cresson'un teknik danışmanı olmuştur. 2002-2008 yılları arasında Yurtdışında Fransızca Eğitim Ajansı'nın müdürü olarak görev ifa etmiştir. 2008-2011 yılları arasında Şili Büyükelçisi, 2012-2014 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı Amerika ve Karayipler Müdürü, 2014-2017 yılları arasında Meksika Büyükelçisi olarak görev yürütmüştür. 2017 yılı itibarıyla Dışişleri Bakanlığı Başmüfettişidir.\n\n\nToplam doğurganlık hızı\nToplam doğurganlık hızı, nüfus başına bir kadının yaşamı boyunca dünyaya getirdiği ortalama çocuk sayısıdır. Toplam doğurganlık hızı, belirli bir zamandaki tek yıllık yaşa özel oranları toplamak suretiyle elde edilmektedir.\n\n\nAndronikos Paleologos (II. Manuil'in oğlu)\nAndronikos Paleologos ya da Andronicus Palaeologus () Bizans prensi ve 1408 ile 1423 yılları arası despot (\"despotēs\") unvanı taşıyan Selanik'in son valisi.\nAndronikos Paleologos, Bizans İmparatoru II. Manuil ve karısı Helena Dragaš çiftinin erkek çocuğudur. Anne tarafından büyükbabası Sırp prensi Konstantin Dragaš'dır. Kardeşleri arasında imparatorlar VIII. İoannis ve XI. Konstantinos yanında Mora despotları II. Theodoros Paleologos, Thomas Paleologos ve Dimitrios Paleologos bulunur.\nÇocukluğunda Andronikos, ağabeyi Konstantinos ve iki kızkardeşini öldüren hastalıktan kurtuldu. Hiçbir zaman iyileşmedi, hayatının sonuna kadar sağlıksız kaldı, sonunda cüzzam başladı. Babası sadece sekiz yaşındayken onu despot (\"despotēs\") atamış ve kendisini ölen kuzeni VII. İoannis'in arkasından Selanik'te imparatorluk temsilcisi olarak atamıştır. Hâlâ küçük olduğu için oradaki yönetiminin ilk yıllarında, ca. 1415/1416, general Demetrios Laskaris Leontares'ın vesayeti altındaydı.\nVIII. İoannis, imparatorluk hükümetinin 1421'de kontrolünü aldıktan sonra, Bizans İmparatorluğu gittikçe hasmane tavrı artan bir Osmanlı İmparatorluğu ile karşı karşıya kaldı. Konstantinopolis, 1422'de Osmanlılar tarafından saldırıya uğradı ve Selanik, 1422-1423 yıllarında uzun süre abluka edildi. Kuşatma altında ve gittikçe rahatsızlığı artan Andronikos, şehrin Venedik Cumhuriyeti'ne teslim edilmesi için diplomatik girişimlerde bulundu. Bu müzakereler, 1423'te kente giren bir Venedik kuvvetinde, (nüfusun tamamının desteğini almamış ve Latince'ye güvensiz olan kilisenin karşı çıkmasına rağmen) sonuç vermiştir. Selanik'in Venedik'e teslim edilmesi, Venedik ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki bir dizi savaşta ilk patlak verdi. Osmanlılar 1430'da Selanik'i fethetti.\nSelanik'in teslim olması sonrasında kaderi belirsizdir ve kaynaklarda çelişkili bilgiler vardır. Çağdaşı Venedikli \"Morosini Codex\", Selanik'i Türklere teslim etmek için Andronikos'un liderliğindeki bir komploya atıfta bulunmaktadır. Komplo Kasım 1423'te açığa çıktı ve Andronikos ve taraftarları sürgün edildi, Despot, Mora'daki Nafplion'a ve destekçilerini Girit'teki Sitia, Andros ve diğer yerlere gönderdi. Yunan bilim adamı Apostolos Vakalopoulos'a göre, bu komplo, Bizanslı tarihçi Dukas'ın bildirdiği gibi, Osmanlılarla işbirliği içinde olan ismi Platyskalites olan birinin liderliğinde dört önde gelen aristokratın hapsedildiği komplo ile aynı olabilir. Dört aristokrat önce Girit'e, sonra Venedik'e ve Padova'ya sürüldü. Bizans kaynakları, Andronikos'un bir komploya girmesinden bahsetmemekte ve onun için farklı kaderler kaydetmektedirler: Laonikos Chalkokondyles öldüğü yer olan Mora'da Mantineia'ya gittiğini kaydeder; Theodore Spandounes Venedik için yola çıktığını ancak yolculuk sırasında öldüğünü yazar; Georgios Frantzis, Konstantinopolis'te Pantokrator Manastırı Kilisesi'nde keşiş olup, 1429 yılında ölüp, babasının yanına gömüldüğünü iddia eder; Pseudo-Sphranzes dâhil diğer bazı kaynaklar, Aynoroz'da, özellikle öldüğü Vatopedi Manastırı'nda bir keşiş olduğunu iddia etmektedirler.\n\n\nFăgăraș Dağları\nFăgăraș Dağları (; ), Transilvanya Alpleri'nde bulunan bir sıradağdır. En yüksek noktası 2,544 metre ile aynı zamanda ülkenin en yüksek dağı olan Moldoveanu Zirvesi'dir.\n\n\nMoldoveanu Zirvesi\nMoldoveanu Zirvesi (; ), Romanya'da Transilvanya Alpleri'ne ait Făgăraș Dağları'nda bulunan bir zirvedir. 2,544 metre yüksekliği ile ülkenin en yüksek noktasıdır.\n\n\nViyana Karayolu Trafik Sözleşmesi\nViyana Karayolu Trafik Sözleşmesi, uluslararası karayolu trafiğini kolaylaştırmak ve sözleşme yapan taraflar arasında standart trafik kuralları oluşturarak karayolu güvenliğini artırmak üzere yapılan uluslararası bir antlaşmadır. Antlaşma 8 Kasım 1968 tarihinde Viyana'da imzalanmış ve 21 Mayıs 1977 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Antlaşma 74 ülke tarafından onaylanmıştır.\n\n\nRoma Termini Ä°stasyonu\nRoma Termini İstasyonu (), İtalya'nın başkenti Roma'da bulunan bir tren istasyonudur. İstasyon adını aldığı Termini semtinde yer almaktadır.\nİstasyonun İtalya'nın diğer büyük kentlerine düzenli tren hizmetlerinin yanı sıra Münih, Cenevre ve Viyana'ya günlük uluslararası hizmetleri bulunmaktadır. Roma Termini, Paris Kuzey Garı'ndan sonra Avrupa'nın ikinci en büyük tren istasyonudur.\n\n\nMacon County, Illinois\nMacon ilçesi veya Macon County Amerika Birleşik Devletleri'nin Illinois eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 110,768'tir. İlçenin merkezi Decatur şehridir.\n\n\nSt. Clair County, Illinois\nSt. Clair ilçesi veya St. Clair County Amerika Birleşik Devletleri'nin Illinois eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 270,056'dır. İlçenin merkezi Belleville şehridir.\n\n\nAdams County, Illinois\nAdams ilçesi veya Adams County Amerika Birleşik Devletleri'nin Illinois eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 67,103'tür. İlçenin merkezi Quincy şehridir.\n\n\nBeautiful Trauma\nBeautiful Trauma, Amerikalı şarkıcı Pink'in yedinci stüdyo albümü. 13 Ekim 2017'de RCA Records etiketiyle yayınlandı.\n\n\nJosephine County\nJosephine ilçesi veya Josephine County Amerika Birleşik Devletleri'nin Oregon eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 82,713'tür. İlçenin merkezi Grants Pass şehridir.\n\n\nCullman County\nCullman ilçesi veya Cullman County Amerika Birleşik Devletleri'nin Alabama eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 80,406'dır. İlçenin merkezi Cullman şehridir.\n\n\nDubai Sports City\nDubai Sports City, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai kentinde bulunan birçok amaçlı bir spor kompleksidir. Beş büyük spor mekanı çevresinde inşa edilmiş olup birkaç spor akademisine sahiptir. Muhammad Bin Zayed Yolu üzerinde yer almaktadır ve yerleşim bölgesi, orta katlı apartmanlar, belediye evleri ve villalardan oluşmaktadır. Sports City, Canal Residence, Victory Heights ve Gallery Villas adlı üç yerleşim bölgesini de içermektedir.\n\n\nSt. Clair County, Alabama\nSt. Clair ilçesi veya St. Clair County Amerika Birleşik Devletleri'nin Alabama eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 83,593'tür. İlçenin merkezleri Ashville ve Pell City şehirleridir.\n\n\nÉlisabeth Beton Delègue\nÉlisabeth Beton Delègue (d. 2 Ocak 1955) Fransız Büyükelçi.\nLyon Siyasal Bilgiler Enstitüsü ve 1982 yılı Ulusal İdare Okulu mezunudur. Dışişleri Bakanlığı'nda kariyerine başlamış, 1994-1996 yılları arasında Fransa'nın Türkiye Büyükelçiliği'nde müsteşarlık yapmış, Dışişleri Bakanlığı'nda çeşitli görevler üstlenmiş, 2004-2005 yılları arasında Dışişleri Bakanı Michel Barnier'nin danışmanlığını yürütmüştür. 2005-2008 yıllarında Şili Büyükelçisi, 2008-2012 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı Amerika ve Karayipler Müdürü, 2012-2014 yılları arasında Meksika Büyükelçisi, 2014-2015 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı Başmüfettiş Yardımcısı olarak görev almıştır. 2015 yılı itibarıyla Haiti Büyükelçisidir. 2019 yılında Vatikan Büyükelçisi olarak atanmıştır.\n\n\nThomas Paleologos\nThomas Paleologos ya da Palaeologus (; 1409 – 12 Mayıs 1465)\nThomas Paleologos, Bizans İmparatoru II. Manuil ve karısı Helena Dragaš çiftinin en küçük erkek çocuğudur. Anne tarafından büyükbabası Konstantin Dragaš'dır. Kardeşleri arasında imparatorlar VIII. İoannis ve XI. Konstantinos yanında Mora despotları II. Theodoros Paleologos ve Dimitrios Paleologos ile Selanik despotu Andronikos Paleologos bulunur. En küçük erkek çocuk olarak, hiçbir zaman hükümdarlık beklemedi ama çocukları hükümsüz Paleologos Hanedanı'nın yaşayan tek varisleri olmuştur.\nDiğer imparator oğulları gibi, Thomas Paleologos Despot (\"despotēs\") yapıldı ve 1428'den itibaren Mora'daki kardeşleri Theodoros ve Konstantinos'a katıldı. Theodoros'un 1443'te emekli edilmesinden sonra 1448'de Konstantinos (XI. Konstantinos olarak) imparator olana dek onunla birlikte idare etti. Thomas, Mora'nın Despot'u olarak kaldı ancak 1449'dan başlayarak ağabeyi Dimitrios'la paylaşmak zorunda kaldı. Mora'daki Bizans mülkleri, Latin Achaea Prensliği'ne doğru büyük ölçüde genişledi. 1430 son savaşından sonra hemen hemen tüm yarımada Bizans tarafından yönetildi ve Thomas, son Achaea Prensi II. Centurione Zaccaria'nın kızı olan Catherine Zaccaria ile evlendi ve 1432'de kayınpederinin mülkleri ona geçti.\nBu başarılı dönemden sonra, birçok kardeşin arattığı artan karmaşa ile birlik hükümeti olarak, Bizans Mora'sının servetleri azaldı. Bu, özellikle Thomas'ın batı yönelimine karşıt olarak Osmanlı yanlısı bir politikaya sahip olan Dimitrios'un gelişinden daha ciddi bir hal aldı. 1447'den itibaren Despotlar Osmanlı padişahının vasalı olmuşlardır. Osmanlı İmparatoru II. Mehmed tarafından Konstantinopolis'in kuşatılmasının başlangıcında, Konstantinopolis'e yardım gönderilmesinin engellemek için Mora'ya akın düzenlenmesi için bir Osmanlı ordusu gönderildi. Sultan II. Mehmed tarafından Konstantinopolis'in 29 Mayıs 1453'te fethinden status quo korumak için iki kardeşten Mora'nın ortak yöneticileri olarak görev yapmalarını emretti.\nBu emir, ilk etapta I. Demetrios Kantakuzinos'un torunu Manuil tarafından 1453 yılında Konstantinopolis kuşatması sırasında başlayan Kantakuzinos ailesinin isyanı nedeniyle ilk iki yıl kabul edildi. Sadece ertesi sene Paleologos kardeşlerin güçleri isyancı güçleri yok etti.\nBu koşullar altında ve XI. Konstantinos olmadan ailenin barışını korumak için Thomas hem Osmanlı'ya hem de Osmanlı yanlısı kardeşi Dimitrios'a karşı batı yardımı arayışına girdi. Ceneviz Cumhuriyeti ve Papa ile ittifak kurdu ve 1460'ta Osmanlı'dan yardım istemeyen Dimitrios'u yendi. Osmanlı ordusu, Mora'ya usulen saldırdı ve Thomas kuvvetleri tarafından savunulan Korint Kıstağı boyunca uzanan ve etkin bir şekilde her yerinde insan olmayan \"Hexamilion duvarı\"nı hızla ihlal etti. Thomas ailesi ile birlikte, Papalık tarafından Bizans İmparatorluğu'nun meşru mirasçısı olarak tanındığı İtalya'ya kaçtı.\nMora'daki kalelerin garnizonlarının kumandanları, hükümdarlar tarafından terk edilerek, kendi iradelerine ve koşullarına bağlı olarak ayrı ayrı savaşmayı ya da savaşmamayı seçtiler. Ertesi yıl boyunca, Graitzas kabul ettiği Venedik Cumhuriyeti'nin generali olması için bir teklif aldı ve böylece Salmenikos'u Osmanlı'ya bıraktı.\nMora'nın fethinden sonra Thomas, Roma'da yaşadı ve Hristiyan Avrupa'da Doğu'nun haklı imparatoru olarak tanındı. Durumundan daha fazla destek yaratmak için Thomas, yaşamının son yıllarında Rum Ortodoksluğundan itibaren Roma Katolikliğine geçti. 1465 yılında ölümünden sonra haklı Bizans İmparatoru'nun görevi 1453 yılında Mistra'da doğan büyük oğlu Andreas Paleologos tarafından devralındı.\n1461 yılında II. Mehmed, \"de facto\" antik Roma devletinin son serbest bölgesi olan Trabzon İmparatorluğu'nu fethetti. Bununla birlikte, Mehmed, 1453'te İstanbul'u ele geçirdiğinde zaten kendisini \"Roma İmparatoru\" ilan etmişti.\nKatolik Kilisesi ve Ortodoks Kilisesi'ni yeniden birleştirme çabasıyla, Papa II. Paulus, 1472'de, Rusya'nın Roma Katolik ülkesi olmasını umut ederek Thomas'ın Katolik kızı, Zoe Palaiologina (Sophia ismini aldı) ve Rusya'nın Büyük Prensi III. İvan arasında bir evlilik düzenledi. Kiliseleri birleştirme girişiminde başarısız oldu. Bununla birlikte, bu evlilik yüzünden Moskova ertesi yüzyılda \"Üçüncü Roma\" emperyal politikasına başlamıştır. Üstelik Thomas'ın büyük torunu, IV. İvan, Rus imparatoru (Çar) olarak taç giydirilen hükümdardı (İmparator unvanı III. İvan ve oğlu III. Vasili tarafından zaten kullanılmaya başlamıştı). Zoe / Sophia'nın bilinen son torunu Livonia'nın kral Magnus'unun karısı Staritsa'lı Maria'ydı. 1610'da öldü.\nCatherine (Caterina) Zaccaria ile olan evliliğinden, Thomas Paleologos'un en az dört çocuğu oldu:\n\n\n\nPatricia Llewellyn\nPatricia Llewellyn (d. 7 Şubat 1962 – ö. 24 Ekim 2017) ,İngiliz kadın televizyon programı yapımcısı ve yöneticidir. 2010 yılında All3Media grubunun bir parçası haline gelen \"Optomen\" adlı televizyon prodüksiyon şirketinin yöneticiliğini yapmıştır.\nLlewellyn, \"Kitchen Nightmares\", \"Masterchef\", \"Hotel Hell\" ve \"Masterchef Jr\" gibi çeşitli Amerikan mutfağını ekrannlara taşıyan ve gerçek zamanlı Tv programlarının yapımcısı olarak tanınmıştır.\nLlewellyn Optomen'e katıldığında brüt yıllık geliri 10 milyon sterlin iken 2014 yılına kadar Broadcast Annual Survey'a göre İngiltere'deki bağımsız üretim şirketleri arasında yedinci sırada yer aldı ve yıllık geliri 57 milyon sterlini bulmuştur.\nOptomen'in Londra, New York ve Los Angeles'taki üretim ofislerinde çalışmalarına devam eden İngiliz kadın yapımcı Patricia Llewellyn 24 Ekim 2017'de 55 yaşında ölmüştür.\n\n\nTalladega County\nTalladega ilçesi veya Talladega County Amerika Birleşik Devletleri'nin Alabama eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 82,291'dir. İlçenin merkezi Talladega şehridir.\n\n\nHalkbank (anlam ayrımı)\nHalkbank, 1933'te Türkiye'de kurulan devlet bankası.\nHalkbank ÅŸu anlamlara da gelebilir:\n\n\nLimestone County, Alabama\nLimestone ilçesi veya Limestone County Amerika Birleşik Devletleri'nin Alabama eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 82,782'dir. İlçenin merkezi Athens şehridir.\n\n\nDubailand\nDubailand, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai kentinde bulunan bir eğlence kompleksidir. İlk olarak 2003'te duyurulduğunda 64.3 milyar dolar ile dünyanın herhangi bir yerinde önerilen en büyük eğlence yatırımlarından biriydi. 278 km²'lik bir alana sahip olacak ve 45 \"mega proje\" ve 200 alt projeyi içermektedir.\nKüresel durgunluk ve Dubai finansal krizi projeyi ciddi şekilde bir etkilendi ve inşaatı 2008'de durduruldu. İnşaatı 2013 ortalarında yeniden başlamış olup şu ana kadar 22 proje inşaat halindedir. Mevcut tahminler, Dubailand'in 2020'den önce açılabileceğini öngörmektedir.\n\n\nRockdale County\nRockdale ilçesi veya Rockdale County Amerika Birleşik Devletleri'nin Georgia eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 85,215'tir. İlçenin merkezi Conyers şehridir.\n\n\nAngara (roket ailesi)\nAngara (), Rus yapımı bir uzay fırlatma aracı serisidir. Hruniçev Devlet Araştırma ve Üretim Uzay Merkezi tarafından geliştirilmiştir. Roketlerin alçak Dünya yörüngesine 3.800 ila 24.500 kg arasında yüklenmesi ve mevcut birkaç fırlatma aracının yerini almak üzere Soyuz 2 türevleri ile birlikte kullanılması hedeflenmektedir.\n\n\nNida Tunus\nNida Tunus (Arapça: حركة نداء تونس, \"\"Tunus'un Çağrısı\"\"), Tunus'ta sekülarist bir siyasi parti. Parti 2012'de kurulduktan sonra, Ekim 2014 parlamento seçimlerinde çok sayıda sandalye kazandı.\n2011'deki Yasemin Devrimi sonrasındaki ilk devlet başkanlığı seçimi olan, 23 Kasım 2014 tarihinde yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda Nida Tunus partisinin kurucu lideri El-Beci Kaid es-Sibsi birinci, Munsif Marzuki ise ikinci yüksek oyu alarak ikinci tura kaldılar. İkinci turda %55.68 oy oranı ile es-Sibsi devlet başkanı seçildi ve 31 Aralık 2014 tarihinde yemin ederek görevine başladı. Partinin kurucu lideri El-Beci Kaid es-Sibsi 2014 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Tunus cumhurbaşkanı seçildi.\n\n\nNokia Asha 310\nNokia Asha 310, (Nokia Asha 3010 veya Nokia ASHA 310 RM-911) Nokia tarafından üretilmiş Nokia Asha serisi ve Seri 40 sistemi'ne mensup cep telefonudur. Mart 2013'te serbest bırakıldı. Çift abone kimlik modülü (SIM) yuvaları ve Wi-Fi bağlantısı ile Asha telefon serisinde ilk oldu. Yeni Android cihazlarla rekabet edebilmek için Asha serisinin yenilenmesi oldu. Dokunmatik ekrana sahip, 2 veya 4 GB'lık bir mikro SD kartı ile birlikte geldi, 64 MB RAM, 2 MP kamera ve bekleme modunda 600 saate kadar sürebilen bir pille çalışıyor. Telefon 54 saate kadar müzik çalabilir veya 9 saate kadar video oynatabilir ve maksimum 17 saat konuşma süresi (2G) gösterebilir. Nokia Asha 205 modelinin ardılıdır.\nTelefonun sol tarafında iki düzenli SIM kart yuvası vardır. Varsayılan SIM batarya altında bulunmaktayken, telefonunu kapatmadan beş SIM kartın takas edilmesini sağlayan \"Kolay Değiştirme\" özelliği vardır. Nokia Asha 310'un sunduğu arama türleri şunlardır: Sesli aramalar, konferans görüşmeleri ve VoIP aramaları (IP üzerinden sesli arama). Çoğu çağrı özellikleri içerir: Çağrı bekletme, çağrı yönlendirme, Çağrı kaydı: aranan, alınan ve cevapsız. Telefon ayrıca gürültü önleme teknolojisi de içerir. Nokia Asha'da bir ivme ölçer alıcısı bulunur. Bir ivmeölçer, doğru hızlanma (\"g-force\") ölçen bir cihazdır. Telefon ayrıca kişisel bilgi yönetimi özellikleri gibi kişisel yönetimle ilgili birçok yardımcı araç içerir: Dijital saat, kaydedici, hesap makinesi, saat, takvim, Notlar, çalar saat, Hatırlatma, Telefon Defteri, Yapılacaklar listesi, alarmlı saat zil sesleri ve Sözlük. Telefon ayrıca Remote SyncML senkronizasyon türünü kullanarak diğer cihazlarla senkronize edilebilir.\nTelefonun kendisinde polivinil klorür (PVC) bulunmuyor, nikel, BFR, rFR içermiyor. Ambalaj yenilenebilir ürünlerden oluşur; % 60'a kadar geri dönüşümlü malzeme içerir. Ambalaj en aza indirilir ve % 100 geri dönüştürülebilir.\nNokia Asha 310, içinde enerji tasarruflu bir özellik barındırıyor: telefon, şarjı tamamen şarj olduğunda şarj cihazını çıkarmayı, elektrik tasarrufu yapmayı hatırlatıyor. Nokia Asha 310'a veri girmenin başlıca yolları dokunmatik ekranı, ses seviyesi tuşları, kilit tuşu, arama tuşu ve güç / bitiş tuşu gibi işletim tuşlarını kullanmakdır.\nModel, S40'a kısaltılan Seri 40 işletim sistemini kullanıyor. Vertu telefon hattında da kullanılır. S40, selefi olan Seri 30'dan daha fazla özelliğe sahiptir. Akıllı telefonlar için kullanılmaz; Nokia normal olarak Windows Phone işletim sistemini kullandı. Java MIDlet'leri destekleyen yazılım geliştirmeye izin veren gömülü bir yazılım sistemidir. WebKit açık kaynak bileşenleri WebCore ve JavaScriptCore'u temel alan entegre bir web tarayıcısı vardır. Seri 40'daki kullanıcı tarafından kurulan uygulamalar genellikle mobil Java uygulamalarıdır.\nNokia Asha 310, hücresel ve Wi-Fi konumlandırma ile birlikte geliyor ve telefonun konumunun harita üzerinde belirlenmesine olanak tanıyor. Ayrıca, kullanıcıların yolculuklarını planlamasına ve farklı yerlerde arama yapmasına imkân tanıyan Nokia Maps uygulaması ile birlikte gelir. Bununla birlikte, yalnızca kullanıcı bölgesinin haritası çevrimdışı görüntüleme için önceden yüklenebilir.\nNokia Asha 310, tarih ve saati, bağlantı durumunu, uygulama kısayollarını, bildirim çubuğunu, geri düğmesini ve menü tuşlarını gösteren bir kilit ekrana sahiptir. Sola veya sağa hızlıca kaydırma, ana ekran, uygulama çekmece ve çevirici arasında geçiş yapar. Bildirim çubuğu, kullanıcının mesajlaşma, içerik oynatıcı uygulamaları, Wi-Fi ve Bluetooth geçişleri ve ses seçenekleri yanı sıra arama işlevlerine erişmesine olanak tanır.\nÖnceden kurulu uygulamalar arasında Facebook, Twitter, eBuddy ve bir SIM Kart Yöneticisi bulunur, bu, varsayılan bir şebekeyi ayarlamanı veya bir eylem gerçekleştirmek için her SIM kartı kullanıldığında bir şebeke seçmeye izin verir.\nNokia Asha'nın kamerası sabit odaklı, 2 MP kalitesinde fotoğraflar çekebiliyor ve 4 × dijital zum seçeneği sunuyor. 35 mm'lik bir odak uzaklığına ve 60 & nbsp cm'lik minimum odaklanma aralığına sahiptir. Kamera özellikleri arasında Otomatik ve manuel beyaz dengesi, merkez ağırlıklı otomatik pozlama, poz telafisi, tam ekran vizör, yatay yönlendirici ve hareketsiz görüntü düzenleyici bulunmaktadır.\nNokia asha 310'un arka kamera video çözünürlüğü QCIF (176 × 144) olup 10 fps (saniyede kare) video kare hızına sahiptir. Video kameranın özelliklerinden biri kullanıcıya 4 × dijital zum seçeneği sunmasıdır. Desteklenen video kayıt formatları 3GP / H.263, MP4 / MPEG-4'tür. Nokia Asha 310, 15 fps (saniyede kare) video oynatma hızına sahiptir ve aşağıdaki video oynatma codec bileşenlerine sahiptir: H.263, H.264 / AVC, MPEG-4, VC-1 ve Windows video. Download and Play'in video akış seçenekleri ve Real Time Video Streaming (RTSP) özelliklerine sahiptir.\nNokia Asha 310 birçok genel güvenlik özelliğini içerir: Cihaz kilidi, PIN kodu ve cihaz kilidi şifresi. Telefon aynı zamanda bu Wi-Fi güvenlik modlarını da içerir: WPA (Wi-Fi Korumalı Erişim), WEP, WPA2 (AES / TKIP), WPA2-Kişisel, WPA-Kişisel.\nNokia Asha 310 birçok bağlantı özelliğine sahiptir. Çift SIM, 3.5 mm Nokia AV konektörü, 2.0 mm şarj konektörü, Micro-USB, USB 2.0, Bluetooth 3.0, Telefon Defteri Erişimi Profili (PBAP) 1.1, SIM Erişim Profili (SAP), Seri Bağlantı Noktası profili (SPP), Hizmet Keşif Uygulama Profili (SDAP) ve WLAN IEEE 802.11 b / g Wi-Fi. GSM bağlantı şebekesi DL: EGPRS 236.8 kbit/s ve UL: GPRS 80 kbit/s-dir.\nNokia Asha 310, Facebook, Twitter, Foursquare ve önceden yüklenmiş YouTube ile birlikte gelir. Facebook, telefon kullanıcısının arkadaşlarla ve aile ile iletişim kurmasını sağlar. Twitter kullanıcıya tweet gönderip diğer tweetleri görüntülemesine izin verir. Foursquare, telefon kullanıcısının ilgi alanlarını bulmasına yardımcı olan yerel bir arama uygulamasıdır. YouTube, kullanıclara videoları ve eğlenceleri izlemesine izin verir. Telefon ayrıca, kullanıcının eğlencesi için önceden yüklenmiş Java oyunları ile birlikte geliyor.\n\n\nLotte World\nLotte World ( \"Lotdewoldeu\"), Güney Kore'nin başkenti Seul'de bulunan bir eğlence kompleksidir. Guinness Dünya Rekorları'na göre dünyanın en büyük kapalı alan tema parkı, \"Magic Island\" açık hava eğlence parkı, havaray ile bağlantılı bir gölde yapay bir ada, alışveriş merkezleri, lüks bir otel, bir Kore ulusal müzesi, spor tesisleri ve sinema salonlarına ev sahipliği yapmaktadır. 12 Temmuz 1989 tarihinde açılan Lotte World, her yıl 7,3 milyon ziyaretçiyi ağırlamaktadır.\n\n\nDış Mançurya\nDış Mançurya (; \"Priamurye\"), Kuzeydoğu Asya'da, daha önce Çin'in Qing Hanedanı'nın bir parçası olan ve günümüzde Rusya'ya ait olan bir bölge için kullanılan gayriresmî bir terimdir. Günümüzde Kuzeydoğu Çin'i de içine alan Mançurya'nın daha büyük tarihsel bölgesinin bir parçası olarak görülmektedir.\n\n\nSurvivor Series (2017)\nSurvivor Series (2017), WWE tarafından düzenlenen otuz birinci Survivor Series profesyonel güreş izle ve öde etkinliği. 19 Kasım 2017 tarihinde Raw ve SmackDown brand'lerine özel olarak Houston, Teksas'taki Toyota Center'da yapılmıştır.\nEtkinlik, üçü gösteri öncesi olmak üzere on maçtan oluşmuştur. İki geleneksel Survivor Series eleme maçı gerçekleştirilmiştir. Ana etkinlikte erkeklerin yer aldığı eleme maçında Team Raw, Team SmackDown'ı mağlup ederken; kadınların maçında yine Team Raw galip gelmiştir. Ayrıca Raw brand'inin WWE Cruiserweight Championship harici her şampiyonu SmackDown brand'inde kendi düzeylerine denk gelen şampiyonlarla karşılaşmıştır. Kemerin ortada yer aldığı tek maçta Enzo Amore, gösteri öncesinde Yarıağırsiklet Şampiyonluğu kemerini Kalisto'ya karşı korumuştur. Ana kartın diğer önemli maçlarında Evrensel Şampiyonu Brock Lesnar, WWE Şampiyonu AJ Styles'ı yenerken bu maç, Raw'ın kemer sahiplerinin karşılaştığı maçlardaki tek galibiyeti olmuştur. Ayrıca The Shield, The New Day'i yenerken 2014 yılındaki Payback'ten beri ilk izle ve öde etkinliğine çıkmıştır. İki brand'in karşılaştığı yedi maçtan dört maçı kazanan Raw, etkinliğin galibi olmuştur.\nEtkinlikte yer alan maçlar, Raw ve SmackDown brand'lerinde sonucu önceden WWE tarafından belirlenen maçlar ve senaryolarla oluşturulmaktadır. Senaryolar, WWE'nin haftalık programları olan \"Monday Night Raw\", \"SmackDown Live\" ve yarıağırsiklet güreşçilerin yer aldığı \"205 Live\"da yaşananlara göre şekillenmektedir.\nRaw etkinliği No Mercy'de Brock Lesnar, Braun Strowman'ı yenip Evrensel Şampiyonluğu kemerini korurken; SmackDown etkinliği Hell in a Cell'de Jinder Mahal, Shinsuke Nakamura'ya karşı WWE Şampiyonluğu kemerini korumuştu. 17 Ekim \"SmackDown\" programında Hindistan gezisinden dönen Mahal, küçük bir çocuğun sıradakinin kim olduğu sorusunu cevapladı. Mahal, SmackDown kadrosunda tüm değerli rakipleri yendiğini söyledi ve Survivor Series'de Raw'ın ana şampiyonu Brock Lesnar'a meydan okudu. Ardından Styles geldi ve Mahal'a kemer için meydan okudu. Mahal, Styles ile alay etti ancak Styles, Mahal ve The Singh Brothers'a (Samir ve Sunil Singh) karşı üstün geldi. Arka alanda Mahal, SmackDown Genel Müdürü Daniel Bryan ile karşılaştı ve Bryan'a The Singh Brothers'tan bir üyenin Styles ile bir maç yapmasını istedi. Bryan bunu kabul etti. Gelecek hafta yapılan maçta Styles, Sunil'i yendi. Ertesi hafta \"Raw\" programında Lesnar ve onun avukatı Paul Heyman, Mahal'ın meydan okumasına güldü. Heyman, Mahal'ın Lesnar'ın seviyesinde olmadığını ve WWE Şampiyonu olmayı hak etmediğini söyledi. Ancak meydan okumayı kabul etti. Sonraki iki haftada Mahal, Lesnar'a cevap olarak onun çok büyük bir sıkıntıya kapıldığını ve Lesnar'ı Survivor Series'de yeneceğini söyledi. Daha sonra Styles ile Mahal'ın 7 Kasım \"SmackDown\" programında WWE Şampiyonluğu için karşı karşıya geleceği ve kazananın Survivor Series'de Lesnar ile karşılaşacağı açıklandı. Styles, gelecek hafta Mahal'ı yenerek WWE Şampiyonu oldu ve Survivor Series'de Lesnar'ın rakibi oldu. Gelecek hafta \"Raw\" programında Lesnar ve Heyman göründü. Heyman, Lesnar'ın yeni rakibi Styles'ın bu maçta arka planda olduğunu ve Lesnar'ın WWE tarihinin bir numaralı şampiyonu olduğunu söyledi. Ertesi gece \"SmackDown\" programında Styles ve Bryan, Lesnar ve Heyman'ı taklit ederken Bryan, kendisinin Styles'ın avukatı olduğunu ve Lesnar'ın daima zihinsel olarak vazgeçtiğini, bu yüzden suyun dibine dalacağını ve Styles'ın onu boğacağını söyledi.\n23 Ekim \"Raw\" programında Raw Genel Müdürü Kurt Angle, Survivor Series'in maç kartını açıkladı. Raw kemeri olan şampiyonların karşılığı olan SmackDown şampiyonlarıyla karşılaşacağını söyledi. Kıtalararası Şampiyonu The Miz'in Birleşik Devletler Şampiyonu Baron Corbin'le, Raw Kadınlar Şampiyonu Alexa Bliss'in SmackDown Kadınlar Şampiyonu Natalya ile, Raw Takım Şampiyonu Dean Ambrose ve Seth Rollins'in SmackDown Takım şampiyonu The Usos (Jey ve Jimmy Uso) ile, Evrensel Şampiyonu Brock Lesnar'ın ise WWE Şampiyonu Jinder Mahal ile karşılşacağını açıkladı. Ayrıca, biri erkekler arasında ve biri kadınlar arasında olmak üzere iki geleneksel beşe beş Survivor Series eleme maçını olacağını söyledi.\nThe Miz, 30 Ekim \"Raw\" programında Matt Hardy'ye karşı Kıtalararası Şampiyonluğu kemerini koruyarak Survivor Series'deki Birleşik Devletler Şampiyonu Baron Corbin ile karşılaşacağı maçtaki yerini korudu. Aynı gece Alexa Bliss de Raw Kadınlar Şampiyonluğu kemerini Mickie James'e karşı koruyarak Survivor Series'deki yerini sağlamlaştırdı. \"Raw\"ın Birleşik Krallık turunda Cesaro ve Sheamus, Dean Ambrose ve Seth Rollins'i yenerek Raw Takım Şampiyonu olunca, Survivor Series'deki ilgili maça onlar eklendi. Ayrıca 7 Kasım \"SmackDown\" programında The Usos'un kemerlerini Chad Gable ve Shelton Benjamin'e karşı savunacağı, kazanan takımın Survivor Series'de Raw Takım Şampiyonlarına karşı mücadele edeceği açıklandı. Gelecek hafta The Usos, Gable ve Benjamin'i yendi ve kemerlerini korudu.\n23 Ekim \"Raw\" programında Raw Genel Müdürü Kurt Angle, Team Raw'ın erkek takımını sunmak üzereyken SmackDown Komisyon Üyesi Shane McMahon, birkaç erkek ve kadın SmackDown güreşçisiyle arenaya geldi. Ardından güreşçiler arenada bulunan tüm Raw güreşçilerine saldırdı. Ertesi gece \"SmackDown\" programında SmackDown Genel Müdürü Daniel Bryan, Angle ve Raw brand'inin SmackDown'ı işgal etmemesine şaşırdığını söyleyerek Shane'e intikam için bunu yapabilecekleri uyarıda bulundu. Aynı gece Randy Orton, Sami Zayn'i yenerek takımda yer almaya hak kazandı. Gelecek hafta için Shinsuke Nakamura ile Kevin Owens arasında ve Bobby Roode ile Dolph Ziggler arasında maçlar ayarlandı. 30 Ekim \"Raw\" programında Raw Komisyon Üyesi Stephanie McMahon geri döndü ve Angle ile yüzleşti. SmackDown'ın Raw'ı işgalinden dolayı Angle'a kızdı. Daha sonra Angle'ın kendini affettirmesi için onu Team Raw'ın kaptanı yaptı ancak, eğer Survivor Series'deki maçı kaybederlerse Angle'ı görevinden alacağını söyledi. Ayrıca gecenin ilerleyen saatlerinde Bryan, Angle'dan özür dilerken göründü. Ancak Bryan, Angle'ın ofisinde yalnız kaldıktan sonra ışıklar söndü ve Kane, Bryan'a chokeslam yaptı. Işıklar geldikten sonra Bryan sağlık görevleri tarafından götürüldü. Daha sonra Twitter'dan Angle, Team Raw'ın ilk seçimini Braun Strowman'dan yana kullandığını açıkladı. Ertesi gece \"SmackDown\" programında Shane, kendisini Team SmackDown'ın kaptanı olarak tanıttı. Aynı gece Roode, Ziggler'ı; Nakamura, Owens'ı yenerek takıma katılmaya hak kazandı. Ertesi hafta \"Raw\" programında Angle, maçları çifte count-out ile sonuçlanan Samoa Joe ve Finn Bálor'ı takımına ekledi. Ardından Bálor, sahnenin aşağısındaki Joe'nun üzerine zıpladı. İlerleyen saatlerde Jason Jordan, Team Raw'ın son üyesi olarak açıklandı. 8 Kasım'da Twitter'dan Shane, John Cena'nın Team SmackDown'ın son üyesi olduğunu açıkladı. Gelecek haftaki \"Raw\" programında Jordan, geri dönen Bray Wyatt tarafından sakatlandı (senaryo) ve Angle tarafından maça çıkamayacağı söylendi. Ancak Jordan, Survivor Series maçından çıkarılmamak için Angle'a yalvardı. Angle, takımın yeni beşinci üyesini tanıtamadı ve ardından Triple H geri dönüp kendisinin Jordan'ın yerine maça dahil olduğunu açıkladı. Sonra, Jordan'a \"Pedigree\" yaptı. Sonreki gece \"SmackDown\" programında The New Day ile Owens ve Zayn arasında gerçekleşen maçta Raw kadrosu, SmackDown'ı işgal etti. Shane McMahon da saldırıya uğrarken Angle, ona Angle Slam; The Shield iki Triple Powerbomb yaptı.\n23 Ekim \"Raw\" programında, Team Raw'ın kadın takımının kaptanının belirlenmesi için Alicia Fox, Bayley ve Sasha Banks arasında üçlü tehdit maçı ayarlandı. Bu maçı Fox kazandı. Ertesi gece \"SmackDown\" programında Becky Lynch, Charlotte Flair, Carmella, Naomi ve Tamina; Team SmackDown'ın beş üyesi olarak açıklandı. Lynch, diğer dört güreşçiyi ölümcül beş yönlü maçta yenerek takım kaptanı olmaya hak kazandı. Ertesi hafta \"SmackDown\" programında Lynch, Raw'ın olası işgaline karşı Team SmackDown'ın hazır olması gerektiğini söyledi. Daha sonra SmackDown Kadınlar Şampiyonu Natalya geldi ve maalesef Raw Kadınlar Şampiyonu Alexa Bliss'e karşı mücadele edeceği için takımın kaptanı olamadığını, ardından Lynch'e takımdaki zayıf halkanın kim olduğunu bulması gerektiğini söyledi. 30 Ekim \"Raw\" programında Fox, ilk başta Bayley ile yüzleşecekti. Ancak Fox, Team Raw'ın kaptanı olduğundan onun yerine Nia Jax, Bayley ile karşılaştı. Jax, maçı kazandıktan sonra Fox, Survivor Series'de Team Raw'a ilk seçiminin Jax olduğunu söyledi. Fox, sonraki hafta Stacy Coates'i rahat yenen Asuka'yı takımına ekledi. 13 Kasım \"Raw\" programında Bayley, Dana Brooke ve Mickie James'i üçlü tehdit maçında yenerek Team Raw'ın son üyesi oldu. 14 Kasım \"SmackDown\" programında Flair, Natalya'yı yenip SmackDown Kadınlar Şampiyonluğu kemerini kazanınca takımdan çıkarıldı ve yeni üyenin etkinlikte belli olacağı açıklandı.\nRaw'ın izle ve öde etkinliği 'ta Enzo Amore, Kalisto'yu yenip WWE Yarıağırsiklet Şampiyonluğu kemerini geri almıştı. Kalisto, sonraki \"205 Live\" programında rövanş hakkını kullansa da Amore, hakeme saldırmaktan diskalifiye oldu ve kemerini korudu. Buna kızan Kalisto, Amore'ye saldırdı. Sonraki hafta \"Raw\" programında Kalisto, Amore'nin köşesinde yer aldığı Drew Gulak'ı yendi. Maçtan sonra Amore, Kalisto'ya \"JawdonZo\" hareketini yaptı. Daha sonra Survivor Series gösteri öncesi için ikisi arasında başka bir kemer maçı daha ayarlandı.\n6 Kasım \"Raw\" programında Dean Ambrose ve Seth Rollins'in Raw Takım Şampiyonluğu kemerlerini Cesaro ve Sheamus'a karşı savunduğu maç sırasında, SmackDown'dan The New Day (Big E, Kofi Kingston ve Xavier Woods) taraftarlar arasından göründü ve tekrar Raw'ı işgal ettiklerini söyledi. Ardından Genel Müdür Kurt Angle, soyunma odasını The New Day'e karşı topladı. Oluşan karmaşa sırasında Sheamus, Ambrose'u tuşladı ve takımıan Raw Takım Şampiyonluğu kemerlerini kazandırdı. Ertesi hafta hastalığı geçen Roman Reigns geri döndü ve tekrar toplanan The Shield, Survivor Series'de altı kişilik takım maçına çıkmak için The New Day'e meydan okudu. Maç resmîleşti. Ertesi gece \"SmackDown\"da The Shield, New Day'in Kevin Owens ve Sami Zayn ile olan maçı sırasında SmackDown'ı işgal etti. Owens ve Zayn oradan uzaklaştıktan sonra The Shield, The New Day'e saldırdı.\nGösteri öncesinde üç maç gerçekleştirilirken, maçlardan sadece biri daha önceden açıklanmıştı. İlk maçta Elias, Matt Hardy ile karşılaştı. Maçın sonunda Elias, Hardy'yi ringin dış köşesine çarptırdıktan sonra ona ringin içinde \"Drift Away\" yaptı ve onu tuşlayarak maçı kazandı.\nSonraki maçta Enzo Amore, WWE Yarıağırsiklet Şampiyonluğu kemerini Kalisto'ya karşı savundu. Maçın sonunda Kalisto, ringin köşesine çarptıktan sonra Amore, ona \"JawdonZo\" yaptı ve onu tuşlayarak maçı kazandı.\nGösteri öncesi son maçta Kevin Owens ve Sami Zayn, Breezango (Tyler Breeze ve Fandango) ile karşılaştı. Owens, Fandango'ya \"Pop-Up Powerbomb\" yapıp onu tuşlayınca maçı takımına kazandırdı.\nEtkinlik, The Shield ve The New Day'in karşılaştığı maçla açıldı. Maç sırasında Big E'nin omuzlarından Woods, Rollins ve Ambrose'a Double \"Midnight Hour\" yaptı. Reigns, Kinsgton'a \"Spear\" yaptı. Ambrose, Big E'nin clothesline hareketini karşıladıktan sonra ona \"Dirty Deeds\" yaptı. Maçın sonunda Ambrose, Reigns ve Rollins, Kingston'a ringin köşesinin ikinci ipinden \"Triple Powerbomb\" yaptı ve Ambrose, Kingston'ı tuşlayarak maçı takımına kazandırdı. Böylelikle Raw 1-0 öne geçti.\nSonraki maçta kadınlardan oluşan Team Raw (Alicia Fox, Sasha Banks, Bayley, Asuka ve Nia Jax) ve Team SmackDown (Becky Lynch, Naomi, Carmella, Natalya ve Tamina), 5'e 5 elemeli maçta karşı karşıya geldi. Maça, takım kaptanları Fox ve Lynch başladı. Bayley tag aldıktan sonra Lynch'i roll-up ile tuşladı. Carmella, Bayley'ye superkick yaptı. Ardından Tamina'dan Bayley'ye \"Samoan Splash\" geldi ve Tamina da Bayley'yi eledi. Tamina, Jax'e saldırıya geçti. Ona ringin dışındaki çelik merdivenlere \"Samoan Splash\" yaptı. Hakem on'a kadar sayarken ringe giremeyen Jax elendi. Naomi, Fox'a \"Tilt O'Whirl Backbreaker\" hareketini yaptıktan sonra onu tuşlayarak eledi. Ancak Banks'in \"Bank Statement\" hareketine pes ederek elendi. Asuka, Carmella'ya superkick yaptıktan sonra onu eledi. Natalya, Banks'i \"Sharpshooter\" ile pes ettirdi. Asuka, Tamina'yı armbar ile eledi ve ardından Natalya'ya \"Asuka Lock\" bağlayarak onu da pes ettirdi. Team Raw'dan maça en son kalan Asuka oldu ve WWE keriyerindeki yenilmezlik serisini devam ettirdi. Bu sonuçla Raw 2-0 öne geçti.\nÜçüncü maçta Kıtalararası Şampiyonu The Miz ve Birleşik Krallık Şampiyonu Baron Corbin karşılaştı. Maçın sonunda Corbin, Miz'e roundhouse kick yaptı. Ardından \"End of Days\" hareketini yapıp Miz'i tuşladı ve maçı kazandı. SmackDown'ın ilk galibiyetini almasıyla skor 2-1'e geldi.\nDaha sonra Raw Takım Şampiyonları Cesaro ve Sheamus ile SmackDown Takım Şampiyonları The Usos karşılaştı. Maçın sonunda Jey, Sheamus'a \"Samoan Splash\" yaptı ve onu tuşlayarak maçı kazandı. Bu sonuçla SmackDown, skora eşitliği getirdi.\nDördüncü maç, Raw Kadınlar Şampiyonu Alexa Bliss ve SmackDown Kadınlar Şampiyonu Charlotte Flair arasında gerçekleşti. En son Flair, Bliss'i \"Figure Eight\" hareketiyle pes ettirdi ve SmackDown'ın 3-2 öne geçmesini sağladı.\nSonraki maçta Evrensel Şampiyonu Brock Lesnar, WWE Şampiyonu AJ Styles ile karşılaştı. Maçın sonunda Styles, \"Calf Crusher\" ile Lesnar'ı pes ettirmeye çalışsa da Lesnar, Styles'ın kafasını yere vurarak ondan kurtuldu. Styles, ardından Pele Kick ve \"Phenomenal Forearm\" hareketini yaptı. Tuşa gitse de Lesnar kıl payı kurtuldu. Styles, \"Phenomenal Forearm\" yapmak istedi ancak Lesnar, onu havada yakaladı ve ona \"F-5\" yaptı. Styles'ı tuşlayan Lesnar, skoru 3-3'e getirdi.\nAna etkinlikte Team Raw (Kurt Angle, Braun Strowman, Finn Bálor, Samoa Joe ve Triple H) ve Team SmackDown'ın (Shane McMahon, Randy Orton, Bobby Roode, Shinsuke Nakamura ve John Cena) erkek takımları 5'e 5 eleme maçında karşı karşıya geldi. Team Raw maçı kaybederse Angle Raw Genel Müdürlüğü görevinden alınacaktı. Strowman, Nakamura'ya \"Running Powerslam\" yaptıktan sonra onu tuşlayıp eledi. Roode, Strowman'a \"Blockbuster\" yaptı ve onu tuşlasa da Strowman kıl payı kurtuldu. Ardından Roode'a da \"Running Powerslam\" yaptı ve onu eledi. Joe ve Bálor, tartışmaya başladı. Tartışma sırasında Cena, ikisine de \"Attitude Adjustment\" yaptı ve Joe'ya tekrar \"Attitude Adjustment\" yaptıktan sonra onu tuşladı ve eledi. Angle, Cena'ya \"Angle Slam\" yaptıktan sonra tuşa gitti ancak Shane tuşu bozdu. Daha sonra Bálor, Cena'ya \"Coup de Gráce\" yaptı ve Angle, Cena'ya ikinci kez \"Angle Slam\" yapıp onu eledi. Orton, Bálor'ın kendisine yaptığı \"Coup de Gráce\" hareketini karşıladı ve ona \"RKO\" yapıp onu tuşladı. Kevin Owens ve Sami Zayn göründü ve Shane'e saldırdı. Ancak, Shane ikisine sandalyeyle karşılık verdi. Shane ikili oradan uzaklaştırmaya çalışırken Strowman, Orton'a \"Running Powerslam\" yaptı ve onu eledi. Team SmackDown'dan son kalan üye Shane oldu. Shane ve Angle yüz yüze geldi. Angle, Shane'i \"Ankle Lock\" ile pes ettirmeye çalışırken Triple H, Angle'a ihanet etti ve ona \"Pedigree\" yaptı. Ardından Shane'i Angle'ın üstüne koydu ve üçe kadar sayılan Angle elendi. Strowman'a karşı Shane'e yardım edecek gibi görünen Triple H, Shane'i kaldırdı ancak ona \"Pedigree\" yaptı. Shane'i eledikten sonra Team raw'dan Triple H ve Strowman kurtulan güreşçiler oldu. Bu sonuçla Raw, etkinliği 4-3 kazanırken bu maçın galibi olduğundan Angle, Raw Genel Müdürü olarak kaldı. Ancak maçtan sonra, Triple H'in yaptıklarından dolayı kafası karışan ve buna memnun olmayan Strowman, Triple H'i boğazlayarak bir daha böyle bir şey yapmaması için uyardı. Triple H, arkasından Strowman'a saldırmaya çalışsa da Strowman, Triple H'i kucaklayıp ona iki kez üst üste \"Running Powerslam\" yaptı.\n\n\nViyana Karayolu İşaretleri ve Sinyalleri Sözleşmesi\nViyana Karayolu İşaretleri ve Sinyalleri Sözleşmesi, uluslararası alanda kullanılan yol trafik işaretleme sistemini standartlaştırarak yol güvenliğini artırmak ve uluslararası karayolu trafiğine yardımcı olmak için yapılan uluslararası bir antlaşmadır. Antlaşma 8 Kasım 1968 tarihinde Viyana'da imzalanmış ve 6 Haziran 1978 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Antlaşma 69 ülke tarafından onaylanmıştır.\n\n\nKorkunç Yıllar\nKorkunç Yıllar, Cengiz Dağcı'nın 1956 tarihli romanı. Yazarın yaşamından büyük izler taşıyan bu roman II. Dünya Savaşı’nda Kırım Türkleri ve diğer toplulukların uğradığı katliamları ve zorlukları ele alır. Yazar da tıpkı başkişi Sadık Turan gibi II. Dünya Savaşı’a katılmıştır. ‘’Yurdunu Kaybeden Adam’’ bu romanın devamıdır. Her iki romanda geçen mekânlar ‘’Hatıralarda Cengiz Dağcı’’ ve ‘’Regina (Hatıra Defterimden)’’ adlı eserlerde anlatılanlarla benzerdir. \"Kırımlı\" filmi ile sinemaya da uyarlanmıştır.\nSadık Turan adlı başkişi Kırım Türkü olan Cengiz adındaki kişiyle Roma’da karşılaşır ve ona hatıra defterini vererek ortadan kaybolur. Sonrasında Cengiz karakteri İngiltere’ye dönmek zorunda kaır ve burada aldığı bir mektupla Sadık Turan’ın öldüğünü öğrenir. Cengiz devamında hatıra defterini aktarmaya başlar.\nSadık Kırım’ın Kızıltaş köyünde doğar. Rusya devlet politikası haline getirdiği Kırım baskılarını arttırarak devam ettirmektedir. Ruslar Türklerin can ve mal güvenliğini hiçe saymakta ve ibadet yerlerini yıkıp dökmektedir. Bölgede Kırım kültür ve milliyetçiliğine baskılar nedeniyle yer yoktur. Aileler çocuklarını Türk milliyetçisi olarak yetiştirmektedir. Başkişi Sadık’ın en iyi arkadaşı ise Süleyman’dır ve ikili beraber tıp eğitimi almaya karar verir. Okulları bitmeden II. Dünya Savaşı başlar ve iki yakın arkadaş Sovyet Ordusu'na asker olarak gitmek zorunda kalır.\nSavaşın getirdiği yıkım Sadık’ın arkadaşı Süleyman’ı kaybetmesine neden olur. Sadık arkadaşının Ruslar tarafından öldürüldüğünü öğrenir. Akabinde Sadık’ta ölüm tehlikesi geçirir. Almanlar onu Türk olduğu için öldürmezler fakat esir kampları günleri başlar. İşkence ve eziyet odağı olan bu kamplarda Sadık kötü günler geçirmektedir. Burada bir Alman komutanın hizmetinde bulunan Mustafa adlı Türk ile tanışır ve bu sayede Kırımlı arkadaşlarının aç kalmamasını sağlar. Yeni esir kampına geldiklerinde ise esirlerin sayısı azalmıştır. Yahudiler ortalığı karıştırmak adına sünnetli olan Türkleri Almanlara ihbar eder. Böylelikle Yahudiler ’den sonra Türkler de katliama uğrar. Sadık ise Alman subay Şults’un hizmetine girmiştir. Almanların Türk topluluklarından meydana gelen bir ordu teklifini Türkler bağımsızlık adına kabul eder. Sadık da bunlar arasına katılmıştır. Eser Sadık’ın Roma’da tedavi görürken Cengiz adındaki kişiyle görüşme isteği ile sona erer. Nehir roman özelliğine sahip bu eser ‘’Yurdunu Kaybeden Adam’’ ile devam eder.\n\n\nPeru'nun En İyi Uluslararası Film Akademi Ödülü başvuruları\nPeru, 1967 yılından beri Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü dalında Akademi Ödülleri'ne başvurmaktadır. Ödül, Amerika Birleşik Devletleri Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından İngilizce diyalogları olmayan ve ABD dışındaki ülkelerde üretilen uzun metrajlı filmlere her yıl verilmektedir. Ödül, 1956'daki Akademi Ödülleri'ne kadar yoktu. İngilizce olmayan filmler için oluşturuldu ve her yıl verilmeye başlandı.\n2009 yılına kadar 15 başvurusu bulunan Peru'nun ilk adaylığı, o yıl Altın Ayı ödüllü film La Teta Asustada (Acının Sütü) ile sağladı. Böylece Peru, Meksika, Brezilya ve Arjantin'in ardından Batı yarımküre ülkeleri içinde adaylık elde eden 4. ülke oldu.\nPeru'nın Akademi'ye göndermekte olduğu aday adayı filmlerin tamamı İspanyolca çekilmiştir. Aşağıdaki listede Akademi Ödülleri için Peru tarafından gönderilen filmlerin bir listesi yıllara göre yer almaktadır.\nSinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi, 1956 yılından bu yana Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü için çeşitli ülkelerdeki film endüstrilerini en iyi filmlerini sunmaya davet etmektedir. Yabancı Dilde Film Ödülü Komitesi süreci denetler ve sunulan tüm filmleri inceler. Bunu takiben ödül için beş aday belirlemek için gizli oy kullanılır.\nPeru'nun Akademi Ödülleri'ne sunduğu filmlerden altısını Francisco J. Lombardi, üçünü ise Armando Robles Godoy yönetmiştir.\nPeru'nın Akademi'ye göndermekte olduğu aday adayı filmlerin tamamı İspanyolca çekilmiştir. Aşağıdaki listede Akademi Ödülleri için Peru tarafından gönderilen filmlerin bir listesi yıllara göre yer almaktadır.\n\n\nİYİ Parti\nİYİ Parti, 25 Ekim 2017 tarihinde Meral Akşener liderliğinde kurulan Türk siyasi partisidir. Parti tüzüğüne göre resmî kısaltması \"İYİ Parti\", simgesi güneş ve parti isminin Kayı boyu bayrağından esinlenilerek yazılmasıdır. TBMM'de 37 milletvekili ile temsil edilmektedir. Genel Başkanı ise Meral Akşener'dir.\nKasım 2015 Türkiye genel seçimleri sonrasında Milliyetçi Hareket Partisi bünyesinde bulunan bazı milletvekilleri ve parti üyeleri genel başkan Devlet Bahçeli'nin seçim başarısızlığını eleştirerek parti içerisinde sert bir muhalefet gösterdiler. Başta Meral Akşener, Ümit Özdağ ve Sinan Oğan gibi isimler MHP'yi olağanüstü kongreye götürmek için delege imzaları toplamaya başladı. Ancak hukuki nedenlerle olağanüstü kongreye gidemeyen Milliyetçi Hareket Partisi, Disiplin Kurulu'nun aldığı karar sonrasında Meral Akşener, Yusuf Halaçoğlu ve Ümit Özdağ gibi isimleri partiden ihraç etti.\nBunun üzerine başta kurucu üye olarak Meral Akşener, Koray Aydın; Milliyetçi Hareket Partisi'nden ihraç edilen 4 milletvekili Yusuf Halaçoğlu, Nuri Okutan, Ümit Özdağ, İsmail Ok; Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa eden merkez sağ kökenli İzmir milletvekili Aytun Çıray ve 200 kişilik kurucu üye ile 25 Ekim 2017 tarihinde İYİ Parti kuruldu. Kurucu üye listesinde ağırlıklı olarak Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkücü kökenli kimseler bulunsa da Refah Partisi, Anavatan Partisi, Doğru Yol Partisi ve Demokratik Sol Parti’de görev yapmış kişiler de bulunmaktadır.\n25 Ekim 2017 tarihinde Ankara Yenimahalle'de bulunan Nâzım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezi'nde yapılan kongrede partinin ismi, logosu ve sloganı açıklanmıştır. Meral Akşener oy birliğiyle partinin ilk genel başkanı seçilmiştir.\nİYİ Parti'nin isminin Kayı boyunun bayrağından esinlenilmiştir. Partinin logosu ise mavi zemin üzerinde 8 ışıklı güneş olarak belirlenmiştir. 8 ışık ise Selçuklu Yıldızı’ndaki 8 köşe ile ilişkilendirilmiştir.\nPartinin ismi, logosu ve sloganı, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel'in kendisinin 2014 Yerel Seçim kampanyasına benzediğini iddia etmesiyle yasal zorluklara ve tartışmalara tabi tutuldu. Türel, 24 Ekim 2015 tarihi itibarıyla patente sahip olduğunu iddia eden bir bildiri yayınladı. Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı, logosunun Bilecik ilinin resmî mühründen çalındığını iddia ederek partiyi mahkemeye vereceğini söyledi. Kayı aşireti Derneği ise 2014 yılından bu yana bayrağına patent iddia etmiştir.\nİYİ Parti'nin bazı vaatleri şunlardır:\n\n\nJean-Pierre Vidon\nJean-Pierre Vidon (d. 17 Mayıs 1951) Fransız büyükelçi.\nHukuk ve edebiyat alanında lisans eğitimi görmüştür. Nice Uluslararası Yüksek Çalışmalar Avrupa Enstitüsü'nü bitirmiş, ardından Dışişleri Bakanlığı'na girmiş, çeşitli görevlerin ardından 1996-2000 yılları arasında Dakar Başkonsolosu, 2000-2004 yılları arasında Fiji Büyükelçisi, 2004-2008 yılları arasında Organize Suçlar ile Mücadelen sorumlu Büyükelçisi, 2008-2012 yılları arasında Orta Afrika Cumhuriyeti Büyükelçisi, 2012-2013 yılları arasında Paris-Nairobi İklim Girişimi Genel Sekreteri, 2013-2014 yılları arasında Afrika'da Güvenlik ve Barış için Élysée Zirvesi'nin Genel Sekreteri ve 2014-2016 yılları arasında Kongo Cumhuriyeti Büyükelçisi olarak görev yapmıştır.\n\n\nAlain Le Gourriérec\nAlain Le Gourriérec (d. 23 Ocak 1950, Şanghay) Fransız büyükelçi.\nParis Siyasal Bilgiler Enstitüsü ve Ulusal İdare Okulu'nu bitirmiş, Dışişleri Bakanlığı'na girerek çeşitli görevler üstlenmiştir. 1993-1994 yılları arasında Paraguay Büyükelçisi, 1994-1996 yılları arasında San Francisco Başkonsolosu ardından Dışişleri Bakanlığı Teknik ve Bilimsel İşbirliği Müdürü, 2001-2005 yıllarında Şili Büyükelçisi, 2005-2008 yılları arasında Meksika Büyükelçisi, 2008-2012 yılları arasında Bakanlar Kurulu diplomatik danışmanı ayrıca 2008 yılında 2011 Fransa'da Latin Amerika Yılı'nın genel komiseri olarak koordinatörlüğü görevine atanmış ve 2011 yılına dek bu görevi yürütmüştür. 2012 yılında kendi isteği ile emekli olmuştur.\n\n\nGérard Cros\nGérard Cros (d. 12 Ocak 1943) Fransız büyükelçi.\nParis Siyasal Bilgiler Enstitüsü'nden 1968 yılında mezun olmuş, 1970 yılında kamu hukuku alanında diploma sahibi olmuş, 1972 yılında Ulusal İdare Okulu'nu bitirmiştir.\n1972 yılında Dışişleri Bakanlığı'na girmiş, 1987-1990 yılları arasında Mozambik Büyükelçisi, 1990-1993 yılları arasında Personel Daire Başkanı ve Müdür Yardımcısı, 1993-1997 yılları arasında Şili Büyükelçisi, 1997-2001 yılları arasında Endonezya Büyükelçisi, 2001-2003 yıllarında Hint Okyanusu ve Afrika İşleri Müdürü, 2003-2005 yıllarında Bakanlar Kurulu diplomatik danışmanı ve son olarak 2005-2008 yılları arasında Finlandiya Büyükelçisi olarak görev üstlenmiştir. İngilizce ve İspanyolca bilmektedir.\n\n\nGabriel Keller\nGabriel Keller (d. 12 Ağustos 1947, Paris) Fransız büyükelçi ve öğretmen.\nNanterre-La Défense Paris Batı Üniversitesi'nde tarih eğitimi görmüş, askerlik hizmeti olarak Hindistan'da bir Fransız lisesinde öğretmenlik yapmış ardından Tunus'ta öğretmenlik yapmıştır (1967-1976). 1979'da Ulusal İdare Okulu'nu bitirmiştir. Dışişleri Bakanlığı'nda çeşitli görevler üstlenmiş, 1993-1994 yılları arasında İnsan Hakları ve İnsani Hareketten sorumlu Bakan Lucette Michaux-Chevry'nin kabine direktörü olarak görev yapmıştır. 1995-1996 yılları arasında Yugoslavya maslahatgüzarı, 1996 yılında ise kısa bir süre Yugoslavya Büyükelçisi olmuş, 1996-1998 yıllarında Birleşik Krallık Büyükelçiliği'nde elçi-müsteşar, 1998-1999 yıllarında AGİT Kosova Misyonu'nda büyükelçi unvanıyla misyon şefi yardımcısı olmuştur. 2000 yılında Yugoslavya için Avrupa Birliği gözlem misyonu şefi olmuştur. 2000-2003 yıllarında Yugoslavya (sonradan Sırbistan-Karadağ) Büyükelçisi, 2003-2004 yıllarında Fransa'nın İnsan Haklarından sorumlu Büyükelçisi, 2005-2008 yıllarında da Biyoetikten sorumlu büyükelçisi olmuş, 2008-2012 yıllarında Azerbaycan Büyükelçisi olarak görev yürütmüş, 2013 yılında emekli olmuştur. Ayrıca iki dönem Dışişleri Bakanlığı'nı temsilen Fransa İnsan Hakları Ulusal Danışma Komisyonu üyeliği yapmıştır.\n\n\nTürkiye'deki trafik işaretleri\nBu sayfada Türkiye'deki trafik işaretleri gösterilmektedir. Türkiye'deki trafik işaretleri, diğer Avrupa ülkelerinde kullanılan işaretler ile aynı düzene sahiptir.\n\n\nFernand Picot\nFernand Picot (d. 10 Mayıs 1930 ; ö. 22 Ekim 2017) ,Eski Fransız profesyonel bisiklet sporcusudur. Kariyerinde sekiz defa Fransa Bisiklet Turuna katılmıştır.\nPontivy, Fransa'da 10 Mayıs 1930'da doğan sporcu doğum yeri Pontivy'de 22 Ekim 2017'de 87 yaşındayken ölmüştür.\n\n\nApple S3\nApple S3 Apple Watch 3. seri'deki entegre bilgisayardır ve Apple tarafından \"Sistem İçinde Pak\" (SiP) olarak tanımlanmaktadır. 12 Eylül 2017'de açıklandı. Apple iki çekirdeğinin Apple S2'den% 70 daha hızlı olduğunu açıkladı. S3, barometrik bir altimetre, W2 kablosuz bağlantı işlemcisi ve bazı modellerde dahili bir eSIM tarafından sunulan UMTS (3G) ve LTE (4G) hücresel modemler içerir.\nYonga Bluetooth'un ve Wi-Fi'nin \"yüzde 50 daha fazla güç kullanması\" sağlanırken, Watch'un Wi-Fi hızını \"yüzde 85'e kadar\" artırıyor.\n\n\nFaruk Çaturoğlu\n-->\nFaruk Çaturoğlu (d. 9 Eylül 1961, Alaplı, Zonguldak), Türk siyasetçi.\nUludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonometri Bölümü mezunudur. 1999-2007 yılları arasında Alaplı Belediye Başkanlığı yapmıştır. TBMM XXV.ve XXVI. Dönem Zonguldak milletvekilidir. Evli ve iki çocuk babasıdır.\n\n\nAlison Peebles\nAlison Peebles (d. 1953) ,Sinema, tiyatro ve televizyon alanındaki çalışmalarıyla bilinen İskoç kadın yönetmen, yazar ve oyuncu. Birçok ödüle layık görülen İskoç tiyatro topluluğu olan Communicado'nun kurucularındandır.\nPeebles 2003 yılında Edinburgh Uluslararası Film Festivali'nde Standart Yaşam İzleyici Ödülünü kazanan \"AfterLife\" filminin yönetmenidir.\nAlison Peebles eğitim yaşamında Edinburgh Sanat Koleji resim bölümünü bitirmiştir.\n2016'da Peebles, 2016 yılı Britanya Oyuncular Akademisi İskoçya Ödülleri'nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında aday gösterilmiştir.\n\n\nİmparatorluk Savaş Kabinesi\nİmparatorluk Savaş Kabinesi () veya diğer kullanılan adıyla 1917 ve 1918 İmparatorluk Konferansları (), Britanya İmparatorluğu'nun I. Dünya Savaşı sırasındaki savaş koordinasyon organıydı. 21 Mart-27 Nisan 1917 ve 12 Haziran-26 Temmuz 1918 tarihlerinde İmparatorluk Savaş Kabinesi tarafından gerçekleştirilen iki İmparatorluk Savaş Konferansı'nda, imparatorluk topraklarının yöneticileri bir araya gelerek savaş sırasında ve sonrasında koordineli bir yönetim gerçekleştirme konusu tartışıldı.\n\n\nTatstsyana Haladoviç\nTatstsyana Haladoviç (; Łacinka: Tacciana Chaładovič; d. 21 Haziran 1991) cirit atmada yarışan Beyaz Rus atlet. 2016 Avrupa Şampiyonası'nda 66,34 m'lik atışıyla kişisel en iyi derecesini geliştirmiş ve Beyaz Rusya rekorunu kırarak altın madalya kazanmıştır.\nHaladoviç, Zürih'te düzenlenen 2014 Avrupa Şampiyonası'nda beşinci oldu. Gwangju'daki 2015 Dünya Üniversite Yaz Oyunları'nda altın madalyayı kazandı. 2016 Avrupa Şampiyonası'nda, 66,34 m'lik kişisel en iyi derecesiyle altın madalya kazandı. Rio de Janeiro'daki 2016 Yaz Olimpiyatları'nda beşinci oldu.\n\n\nZebâni (melek)\nİslam dinine göre Cehennem'de görevli olan meleklere zebâni adları verilmiştir. Cehenemlikleri Cehennem'e atmaya mecbur melektir.\n\n\nNeverwinter Nights\nNeverwinter Nights, BioWare tarafından geliştirilen üçüncü şahıs rol yapma oyunudur. Interplay Entertainment başlangıçta oyunu yayınlamak için kuruldu, ancak maddi sıkıntılar Infogrames tarafından alınmasına sebep oldu. Microsoft Windows'da 18 Haziran 2002'de piyasaya çıktı. BioWare, Haziran 2003'te oyunun satın alınmış bir kopyasını ücretsiz bir Linux istemcisi yayınladı. MacSoft Ağustos 2003'te bir Mac OS X sürümü çıkardı.\n\n\nTahir ile Zühre\nTahir ile Zühre, Türk anonim halk hikâyesi. Padişahın kızı olan Zühre ile vezirin oğlu Tahirîn ölümle son bulan aşk yolculuklarını anlatır. İkilinin birleşmesi Zühre’nin annesi tarafından kati süratle engellenir. Sürgün edilen Tahir, Zühre’nin başka biriyle evlendirileceğini öğrenince geri döner. Tahir öldürülünce Zühre’de buna dayanamaz ve kendi yaşamına son verir. Kabirlerinde büyüyen gül fidanı ve aralarındaki karaçalı geçmişlerini temsil eder. Hikâye sadece Anadolu’da efsaneleşmemiş, Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan gibi ülke veya bölgelerde de yaygın hale gelmiştir. Bu yaygınlık aynı doğrultuda farklılıkları da beraberinde getirmiştir.\nNâzım Hikmet de bu hikâyeye atıfta bulunan \"Tahir ile Zühre\" adlı şiirini Bursa Cezaevi'nden gönderdiği bir mektubun arkasına yazmıştı (1949).\n\n\nInon Zur\nInon Zur (, d. 4 Temmuz 1965) İsrailli ve Amerikalı müzik bestecisidir. Başlangıçta film ve televizyon için yazmakta iken, sonradan video oyunları bestelemeye başladı. \"Uluslararası alanda video oyunları endüstrisinde A listesinde yer alan orkestra bestecilerinden biri\" olarak tanımlandı. Bugüne kadarki kariyeri boyunca, 50'den fazla video oyunu, 15 televizyon şovu ve 10 filmin yanı sıra birçok film fragmanı için besteledi. Birçok ödüle aday oldu ve üç ödül kazandı: 1997'de \"\" için En İyi Puan ile Telly Ödülü, \"Men of Valor\" için En İyi Özgün Enstrümantal parça olarak 2004'te bir Game Audio Network Guild ödülü ve \"\" için En İyi Özgün Şarkı ile 2009'da Medyada Hollywood Müziği Ödülü kazandı. Kaliforniya, Encino'da yaşamaktadır.\n\n\nStar Wars: Knights of the Old Republic\nStar Wars: Knights of the Old Republic (Yıldız Savaşları: Eski Cumhuriyet Şövalyeleri), \"Star Wars\" dünyasında geçen bir rol yapma video oyunudur. BioWare tarafından geliştirilmiş ve LucasArts tarafından yayımlanan oyun, 15 Temmuz 2003'te Xbox için ve 19 Kasım 2003 tarihinde Microsoft Windows için yayımlanmıştır. Oyun daha sonra Aspyr tarafından Mac OS X, iOS ve Android'e taşınmıştır. Xbox 360 ve Xbox One'da kendi geriye dönük uyumluluk özellikleri ile oynanabilir.\nObsidian Entertainment tarafından BioWare'in önerisi üzerine geliştirilen \"\" (Yıldız Savaşları: Eski Cumhuriyet Şövalyeleri II - Sith Lordları), 2004'te yayımlandı.\n\n\nMukaddes-i Erdebili\nAhmed b. Muhammed Erdebili Necefi (Farsça: احمد بن محمد اردبیلی نجفی, Arapça: أحمد بن محمد الأردبيلي ) onuncu yüzyılın İmâmiyye kelâm ve fıkıh âlimlerinden biri. Ahmed b. Muhammed Erdebili Necefi, Mukaddes-i Erdebili diye meşhurdur. Alimin doğum tarihi hakkında kesin bilgiler mevcut değildir. O Erdebil’de doğdu. İslâmî bilimlerle ilgili tahsiline çocuk yaştan başlayarak mukaddematını bu şehirde tamamladı. İslâmi bilimler merkezi olan Necef kentinde yüksek usul ve fıkıh derslerini tamamladı. Ahmed Erdebili Necefi’ye “Mukaddes” lakabını vermişlerdir. O 1585 yılında Necef'te öldü. Ali bin Ebu Talib türbesi yanında defnedildi.\n\n\nEclipse Engine\nEclipse Engine (Lycium Engine olarak da bilinir), BioWare'in oyun geliştirmek için kendi ürettiği oyun motorlarından biridir. Odyssey Engine'den sonra gelir ve diğer şeylerin yanı sıra PhysX donanım hızlandırmasını destekler. \"\" (2009) ve (2010) üretmek için kullanıldı. \"Neverwinter Nights\" gibi \"Origins\", oyuncuların kendi macera modüllerini \"Eclipse Engine\" üzerinde çalıştırmasına izin vermek için bir araç seti ile piyasaya çıktı.\n\"Lycium Engine\" olarak bilinen Eclipse Engine'in yoğun olarak güncellenmiş bir sürümü \"Dragon Age 2\" (2011) oyununu geliştirmek için kullanıldı..\n\n\nJade Empire\nJade Empire, 2005 yılında BioWare tarafından geliştirilmiş ve Xbox için dünya çapında Microsoft Game Studios tarafından yayımlanan bir rol yapma oyunudur. LTI Gray Matter tarafından geliştirilen ve 2K Games tarafından yayımlanan bir Microsoft Windows sürümü, 26 Şubat 2007'de Kuzey Amerika'da \"Special Edition (Özel Sürüm)\" olarak yayımlandı. \"Jade Empire\", 21 Temmuz 2008'de Microsoft'un Xbox 360 üzerinde bir Xbox Original olarak piyasaya sürüldü. \"Special Edition\", 18 Ağustos 2008'de MacOS için, 6 Ekim 2016'da iOS'ta ve 15 Kasım 2016'da Android'de kullanıma sunuldu.\n\n\nEdge of Reality\nEdge of Reality, 1998'de kurulan ve Nintendo 64, Nintendo GameCube, PlayStation 2 ve Xbox oyun konsolları için video oyunları geliştiren Austin, Teksas'ta bulunan bir Amerikan video oyun geliştiricisidir. Ayrıca PlayStation 3 ve Xbox 360 oyun konsolları için geliştirme amaçlı oyunlar da bulunmaktadır. Edge of Reality bağımsız bir geliştiricidir ve bu nedenle herhangi bir yayıncı ve herhangi bir sistemle çalışabilir.\n\n\nDarkspore\nDarkspore, Spore'dan yaratık düzenleme teknolojisini ödünç alan bir video oyunudur. Oyun, \"oyuncunun Darkspore'un mutasyona uğratılmış güçlerinden galaksiyi kurtarmak için yabancı dünyalarla savaştığı hızlı tempolu, bilimkurgu eylemi rol yapma oyunu\" olarak tanımlanmıştır. Yaratık editörüne ek olarak, oyun, benzersiz bir kadro tabanlı mekanik, çeşitli çok oyunculu seçenekler ve oyuncuya karşı oyuncu arenasına sahiptir. Oyun, Kuzey Amerika'da 26 Nisan 2011'de Microsoft Windows için, Avrupa'da 28 Nisan 2011'de yayınlandı.\n\n\nNPD Group\nNPD Group, Inc. (NPD, eski \"National Purchase Diary -\" Ulusal Satın Alma Günlüğü) bir pazar araştırma şirketidir. NPD Group 20 ülkede faaliyette, yılda 12 milyon tüketiciyle görüşmeler yapmaktadır ve 165.000'den fazla mağazadan tüketici satın alma verilerini izlemektedir. Bağımsız Honomichl Top 50 raporunda en iyi 25 pazar araştırma şirketi arasında yer almaktadır. NPD, 2013 yılında bu raporda, dünyadaki 9. en büyük pazar araştırma şirketi arasında yer almıştır.\n\n\nEtkileÅŸimli Sanatlar ve Bilimler Akademisi\nEtkileşimli Sanatlar ve Bilimler Akademisi (Özgün adı: Academy of Interactive Arts & Sciences) ya da kısa adıyla AIAS, 1992'de Andrew Zucker tarafından kurulan ve video oyunu endüstrisi profesyonellerinin kâr amacı gütmeyen bir organizasyonudur. Her yıl ödül töreni düzenlemektedir.\n\n\nAleksandar Đorđević\nAleksandar \"Saša\" Đorđević (; 26 Ağustos 1967), eski Sırp profesyonel basketbol oyuncusu ve Bayern Munich ile Sırbistan millî basketbol takımının koçu. 1.88 m (6'2\") boyunda bir oyun kurucu olup Yugoslavya millî basketbol takımında 108 maç oynamıştır. Babası Bratislav Đorđević, Crvena zvezda'nın koçuydu.\n1995 yılında Yugoslavya'nın En İyi Atleti olarak Altın Rozet ödülünü alan Đorđević, Yugoslav Olimpiyat Komitesi tarafından Yılın Sporcusu ilan edildi.\n\n\nDragon Age: Origins – Awakening\nDragon Age: Origins – Awakening (\"Dragon Age: Başlangıçlar\" \"– Uyanış)\", rol yapma video oyunu \"\"'in genişleme paketidir. \"Awakening\", \"Dragon Age: Origins\"'in sonrasında olanlarla ilgili yeni bir mücadele ekler. Oyun, oyuncunun geliştirebilmesi için yeni sınıf uzmanlık ve beceriler ekler. \"Awakening\", 16 Mart 2010'da Kuzey Amerika'da, aynı yılda 18 Mart'ta Avrupa'da, 19 Mart'ta İngiltere'de Microsoft Windows, OS X, PlayStation 3 ve Xbox 360 için piyasaya sürüldü. Mac için 31 Ağustos 2010'da yayımlandı. Genişleme paketi, \"Dragon Age: Origins Ultimate Edition\"'a dahil edildi.\n\n\nAshley Massaro\nAshley Marie Massaro (26 Mayıs 1979-16 Mayıs 2019), Amerikalı eski profesyonel güreşçi ve model. Özellikle World Wrestling Entertainment (WWE) ile bilinmektedir. 16 Mayıs 2019'da Long Island, New York , ABD.'deki evinde kendisini asmaya çalışarak geçirdiği intihar girişimi sonrası oluşan sağlık sorunlarına bağlı kaldırıldığı bir hastanede 39 yaşında ölmüştür. Massaro'nun cenazesi St. James, New York'ta bulunan Saint James Piskoposluk Kilisesi Mezarlığı'nda icra olmuştur.\n\n\nMoore County, Kuzey Karolina\nMoore ilçesi veya Moore County Amerika Birleşik Devletleri'nin Kuzey Karolina eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 88,247'dir. İlçenin merkezi Carthage şehridir.\n\n\nNew York Eyalet Ãœniversitesi\nNew York Eyalet Üniversitesi ( (SUNY)), Amerika Birleşik Devletleri'nin New York kentinde bulunan bir üniversitedir. Üniversite, 1948 yılında kurulmuş olup toplam 465.000 öğrenci ve 1.1 milyon yetişkin eğitimi öğrencisi ile devlet genelinde 64 kampüsü kapsamaktadır ve ABD'nin en büyük üniversiteler, kolejler ve toplum kolejler sistemlerinden biridir.\n\n\nGökalp Ergen\nGökalp Ergen Türk vokalist, gitarist. Pentagram'ın vokalistliğini yapmaktadır. Daha önce The Climb grubu ile çalışan sanatçı, senarist Kemal Kenan Ergen'in de kardeşidir.\nMüzik kariyerine 1995'te The Climb grubunu kurarak başladı. 1997'de \"Weed\" grubu ile katıldığı 2. Roxy Müzik Günleri'nde ikincilik ödülü kazandı. 1998'de The Climb'ın aynı ismi taşıyan ilk albümü yayınlandı. Ergen, bu albümde müzisyenliğinin yanında prodüktörlük de yaptı. 2002'de çıkan grubun ikinci albümü \"Principia\"'da aynı görevi sürdürdü. Grup, 2007 yılının sonuna kadar aktif olmayı sürdürdü.\n2010 yılında sağlık sorunları nedeniyle Pentagram'dan ayrılan Murat İlkan'ın yerine grubun vokalisti olarak dahil edildi. 2011'de internette yayınladıkları \"Wasteland\" şarkısı Ergen'in Pentagram üyeleriyle bestelediği ilk şarkıydı. 2012'de bu grup ile \"MMXII\" albümünü yayınladı.\n2011 tarihli filminde yer alan \"Never Think About You\" şarkısını besteledi, İskender Paydaş ile aranje etti ve yorumladı. 2013 yılında ise Bu İşte Bir Yalnızlık Var filmi başrolü Engin Altan Düzyatan'a müzik konusunda özel ders veren Ergen, filme de \"The Trouble Maker\" adlı şarkısını verdi. 2014 yılında senaryo ekibinde de yer aldığı Zaman Makinesi 1973 filminin müziklerini yaptı.\n\n\nTim Russ\nTimothy Darrell \"Tim\" Russ (doğum, 22 Haziran 1956) Amerikalı bir aktör, film yönetmeni, senarist ve müzisyendir. \"\" filminde Önyüzbaşı Tuvok, \"Samantha Who?\" filminde Frank ve başrolde Franklin, Nickelodeon'un canlı aksiyon serisi \"iCarly\"'de tekrar eden bir karakter olarak Müdür Franklin olarak bilinir.\n\n\nSteve Valentine\nSteve Valentine (doğum 26 Ekim 1966, Bishopbriggs, İskoçya), sahne ve perdede sahne alan, ancak NBC'nin suç draması \"Crossing Jordan\"'daki alışılmadık Nigel Townsend rolünde ve Harry Flynn rolüyle eleştirmenlerce alkışlanan PlayStation 3 oyunu \"\"'in yanı sıra BioWare'in \"Dragon Age\" serisinde Alistair'in sesi ile tanınan İskoç-Amerikan bir oyuncu, müzisyen ve sihirbaz. Disney XD sitcomu \"I'm in the Band\" 2011 yılındaki iptale kadar Derek Jüpiter olarak rol aldı.\n\n\nKate Mulgrew\nKatherine Kiernan Maria \"Kate\" Mulgrew (doğum, 29 Nisan 1955) Amerikalı bir aktristir. \"\" filminde Kaptan Kathryn Janeway ve \"Orange Is the New Black\" içindeki Galina \"Red\" Reznikov rolleri ile bilinir. \"Ryan's Hope\" gündüz pembe dizisindeki Mary Ryan rolüyle ilk kez dikkati çekti. Mulgrew, bir Obie Ödülü kazandı, Altın Küre Ödülü aldı ve Primetime Emmy Ödülü adayı oldu. Alzheimer's Association National Advisory Council'ın (Ulusal Danışma Konseyi) etkin bir üyesi ve Cleveland MetroHealth Sistemi'nin sesidir.\nBioWare'in \"Dragon Age\" oyun serisinde \"Flemeth\" karakterini seslendirmektedir.\n\n\nSimon Templeman\nSimon Templeman, \"Legacy of Kain\" adlı video oyunu serisinde Kain rolünü canlandıran İngiliz oyuncu. \"Dead Space 3\"ün ana oyuncusu ve \"\"deki \"Teyrn Loghain Mac Tir\" rolüyle de tanınır. ABC durum komedisi \"The Neighbors\"ta da yer almıştır.\n\n\nMark Rolston\nMark Rolston (doğum, 7 Aralık 1956), \"Aliens\", \"Cehennem Silahı 2\", \"Esaretin Bedeli\", \"Köstebek\" ve \"Testere\" serisi gibi çok sayıda tanınmış filmdeki rolüyle tanınan Amerikalı bir karakter oyuncusudır.\n\"\" oyununda Lord Darvianak Vollney karakterini seslendirmiÅŸtir.\n\n\nAdam Howden\nAdam Howden (d. 1 Temmuz 1983); video oyunları, televizyon, tiyatro, film ve sesli kitaplarda çalışan İngiliz aktör.\n\n\nNicola Bertram\nNicola Bertram (d. 13 Ocak 1966), İngiliz televizyonunun en uzun gösterilen pembe dizisi Coronation Street, ITV'in The Bill, BBC'nin Eastenders, Panorama, rolüyle tanınan bir İngiliz oyuncu. Seslendirme çalışmaları arasında ve rol yapma video oyunu \"\" bulunmaktadır. Ayrıca kökeni olduğu İngiltere'de olduğu kadar Birleşik Devletler'de de çok sayıda televizyon ve film rolleri almıştır.\n\n\nAziz Ä°stanbul\nAziz İstanbul, Yahya Kemal Beyatlı'nın düzyazı türünde kitabı. Yahya Kemal Enstitüsü tarafından ilk kez 1964 yılında yayınlanmıştır. Yahya Kemal Beyatlı'nın 1913-1954 seneleri arasında yazdığı İstanbul konulu yazılarından oluşur.\n\n\nLiv\nLiv, 2016 senesinde Lykke Li, Andrew Wyatt, Pontus Winnberg, Björn Yttling ve Jeff Bhasker üyelerinden oluşan İsveç/Amerikan müzik grubudur. Liv İsveççede \"Hayat\" anlamına gelir. Lykke Li, grubu ABBA ile Fleetwood Mac'in aşk çocuğu olarak tanımlamıştır. Tüm grup üyeleri 2012 yılında öncülük ettikleri Ingrid'e üyedirler.\nGrup, ilk kez 2016 Nisan ayında Los Angeles'ta özel bir partide sahne aldılar. 10 Haziran 2016 tarihinde Stockholm'da düzenlenen Spotify Symposium konferasında ikinci kez sahne aldılar.\nGrubun ilk single'i Wings of Love, 30 Eylül 2016 tarihinde yayımladı ve 12 Ekim 2016 tarihinde ise şarkının video klipi YouTube'a yüklendi. Dream Awake adlı ikinci single ise 11 Kasım 2016 tarihinde yayımlandı. Üçüncü Single olaran Heaven ise 9 Haziran 2017 tarihinde, dördüncü single Hurts to liv 22 Eylül 2017 tarihinde yayımlandı.\n\n\nTimur Rodriguez\nTimur Mikailoviç Kerimov (; d. 14 Ekim 1979, Penza, Sovyetler Birliği) veya sahne adıyla Timur Rodriguez (Тиму́р Родри́гез), Azeri asıllı Rus şarkıcı, aktör ve şovmen. Özellikle KVN, Komedi Kulübü ve «Yujnoye Butovo» ve önde gelen programlar «Crocodile», «Seksi çizelge» ve «Danssız kurallar» gibi televizyon programları ile bilinmektedir.\nTimur Rodriguez, 14 Ekim 1979 tarihinde Azeri bir baba ile Yahudi asıllı bir annenin oğlu olarak dünyaya geldi. Babası Mikail Kerimov kukla tiyatrosu sanatçısı olup annesi Zlata Levina ise İngilizce ve Almanca öğretmeniydi.\n\n\nJack Off Jill\nJack Off Jill, Ft. Lauderdale, Florida'da 1992'de şarkıcı singer Jessicka Addams (Jessica Fodera), Tenni Ah-Cha-Cha (Tenni Arslanyan), Agent Moulder (Robin Moulder), ve Michelle Inhell (Michelle Oliver) tarafından kurulmuş Amerikalı riot grrrl grubu. Grupta Marilyn Manson gitaristi ve kurucusu Scott Putesky'nin de dahil olduğu 12 müzisyen çalmıştır. Sekiz sene boyunca aktif olarak müzik yapan grupta sadece Jessicka grupta sabit kaldı. Grup, 2015'te birkaç konser için yeniden birleşti.\nTenni Arslanyan, Sunrise, Florida'da liseye giderken Jessicka ile tanıştı. Beraber şarkı yazmaya başalyan ikiliye Moulder ve Inhell dahil olunca Jack Off Jill grubunu kurdular.\nJack Off Jill ilk konserini Davie, Florida'da The Plus Five Lounge adlı bir kulüpte Marilyn Manson & the Spooky Kids'in ön grubu olarak verdi. Bu grubun vokalisti Marilyn Manson daha sonra grubun ilk demolarının yapımcılığını üstlendi ve grubu alt grubu olarak tercih etti.\nBu dönemde grup, kadın vokalistlere sahip Joan Jett, L7, Silverfish, Tribe 8, Fetchin' Bones ve the Lunachicks gibi sanatçıların ön grubu olarak sahne aldı. Vokalist Jessicka bu konserlerde seyirciye tükürük, kan ve şeker atması gibi şovlarıyla dikkat çekiyordu. 1993 yılının başında Jessicka, Manson ile Mrs. Scabtree adlı yan projede çaldı.\n27 Aralık 1994'te Jack Off Jill, Florida konserlerinde Marilyn Manson'a eşlik etti. Jacksonville, Florida'da verdikleri bir konserde Manson pantolonunu indirip cinsel organını seyircilere gösterdiği iddiasıyla kasabanın kanunlarını çiğnediği iddia edilerek tutuklandı ancak seyirciler böyle bir şey olmadığını söylemişlerdi. Jessicka da aynı konserde fuhuş iddiası ile tutuklandı. İki şarkıcı da kabahatlerinden dolayı para cezasına çarptırıldı.\nJack Off Jill birçok bağımsız kayıt yayınladı: \"Children 5 and Up\" (Marilyn Manson yapımcılığında), \"The Boygrinder Sessions\", \"Cannibal Song Book \"(JOJ ve Manson yapımcılığında) \"Cockroach Waltz\" ve \"My Cat / Swollen\" adlı bir single. Bu single'ın da yapımcılığı Manson tarafından üstlenirken, sanatçı \"Swollen\" da gitarlara da katkıda bulundu. 8 Nisan 1994'te JOJ, Miami Beach'teki Cameo Theater'da Babes in Toyland ve 7 Year Bitch ile ev içi şiddet karşıtı bir konserde sahne alana kadar plak şirketlerinin dikkatini çekmemişti. Los Angeles'taki Risk Records onlarla Ocak 1997'de bir anlaşma imzaladı. Grup, Florida'dan ayrılmaya hazır olmayan Ah Cha Cha ve Inhell ile yollarını kayırdı. Grup ülke çapındaki ilk single'ları \"\"Girl Scout\"/\"American Made\"\"i Mart 1997'de yayınladı. 9 Eylül 1997'de ilk albümleri \"Sexless Demons and Scars, \"Hole'un \"Pretty on the Inside\"'ının yapımcılarından Gumball'dan Don Fleming'in yapımcılığında yayınlandı.\n1997'de Lords of Acid grubu ile beraber dikkat çeken bir turne ile sesini duyurmaya başlayan grup, yeni davulcuları Claudia Rossi ve Marilyn Manson'ın kurucu elemanlarından SMP (Scott Putesky) ile Sexless Demons and Scars'dan şarkılardan oluşan bir remix EP'si olan \"Covetous Creature\"'ı tamamlamak için 1998'de Los Angeles'a geçti. Grubun yeni kadrosu Psychotica ve daha sonra Switchblade Sympthony ile birlikte yeni bir yerel turneye çıktı.\nGrup, Marilyn Manson'ın \"Rock Is Dead\" turnesinin alt grubu Hole'un turneden ayrılması sonrası Mart 1999'da dört konserde sahne alıp yeni şarkılarını dinleyicilere tanıttı. Putesky'nin gitaristlikten ayrılması sontası JOJ, Jessicka'nın o dönemki erkek arkadaşı gitarist Clint Welsh, orijinal JOJ gitaristi Michelle Inhell ve davulcu Norm Block'tan yardım aldı. 17 Temmuz 2000'de JOJ ikinci stüdyo albümü \"Clear Hearts Grey Flowers\"'ı yayınladı. Albümün kapağında sanatçı Mark Ryden'ın bir çalışması kullanıldı ve albümün prodüktörlüğünü Tweaker ve Nine Inch Nails'ten Chris Vrenna yaptı.\nJack Off Jill, son konserini Nisan 2000'de Los Angeles'taki The Troubadour'da verdi. Bu konserde gruba İngiliz kız grubu Fluffy gitaristi Helen Storer ve davulcu olarak da prodüktörleri Chris Vrenna katıldı.\nJack Off Jill, 2000 yılında resmi olarak dağıldı. Jessicka, Scarling. adlı bir grup kurdu. Moulder, TCR adlı bir projeye başladı. Tenni Ah-Cha-Cha ve Michelle Inhell Set to Zero adlı bir grup kurdu.\nGrup dağıldıktan sonra müzik eleştirmenleri JOJ'u \"riot-goth efsaneleri\" olarak ve Jack Off Jill'in son albümünü \"muhteşem ama hak ettiğinden az ilgi görmüş\" olarak tanımladılar.\nGrubun eski elemanlar覺ndan Jeff Tucci (Ho Ho Spade) Kas覺m 2014'te hayat覺n覺 kaybetti.\n7 Nisan 2015'te Asheville'de verilecek bir konserde Jack Off Jill'in yeniden bir araya geleceği açıklandı. Grup, ayrıca İngiltere'de ufak bir yeniden birleşme turnesine çıktı. 23 Ekim'de Londra'da verdikleri konserde gruba Scott Putesky de eşlik etti. Jessicka'nın doğum gününe denk gelen bu son Londra konseri özellikle Jessicka'nın sağlık problemleri nedeniyle grup ve hayranları için oldukça duygusal geçti. Grup, Facebook sayfalarında yaptığı açıklama ile bu konserlerin son konserleri olduğunu açıkladı.\n2015'te verdikleri konserlerde grup sahneye Jessicka, Tenni Ah-Cha-Cha, Michelle Inhell ve Helen Storer kadrosuyla çıktı. Orijinal gitarist Robin Moulder reunion konserlerine dahil olmadı.\n\n\nHırvat Parlamentosu\nHırvat Parlamentosu (Hırvatça: Hrvatski sabor), Hırvatistan'ın tek meclisli yasama organı. Hırvat Anayasası hükümlerine göre parlamento halkı temsil ediyor ve yasama yetkisine sahip. Sabor, gizli oyla doğrudan, genel ve eşit oy kullanma yöntemiyle dört yıllık bir süre için seçilen 151 üyeden oluşur. Koltuklar Hırvat Parlamento seçim bölgelerine göre ayrılıyor: Parlamentonun 140 üyesi çok oturumlu seçim bölgelerinden, 8'i azınlıklardan ve 3 tanesi Hırvat diasporasından seçilir.\n\n\nTheodosius (Mauricius'un oğlu)\nTheodosius (; 4 Ağustos 583/585 – 27 Kasım 602 sonrası), Bizans İmparatoru Mauricius'un (582-602 arası hükümdar) en büyük oğludur ve 590'dan 602 Kasım tarihindeki bir askeri isyan sırasında tahttan indirilip, infaz edilene kadar ortak imparatordur. Kayınpederi Germanus'un yanı sıra kısa süre ordu birlikleri tarafından Mauricius'un halefi olarak önerildi, ancak ordu sonunda Phocas'tan yana tercih kullandı. Theodosius, babası tarafından Sasani İmparatorluğu'nun yardımını sağlamak için yarım kalmış göreve gönderildi; Theodosius, Mauricius'tan birkaç gün sonra Phocas taraftarları tarafından yakalandı ve idam edildi. Bununla birlikte, idamdan kurtulduğuna dair söylentiler yayıldı, Theodosius olarak adlandırılan bir adamın Bizans'a karşı savaş başlatmak için bir bahane olarak Persler tarafından kullanıldığı ölçüde popüler oldu.\nTheodosius, Mauricius ve eşi Augusta Constantina'nın ilk çocuğudur. 4 Ağustos 583 (dönemin Efesli İoannes ve diğer vakainüvislere göre) ya da 585 (daha sonraki tarihçiler Günah Çıkartıcı Theofanis ve Georgios Kedrenos'a göre) yılında doğdu. 401 yılında II. Theodosius'tan bu yana hüküm süren imparatorun doğan ilk oğluydu ve buna göre bir sonraki hükümdardı. Konstantinopolis'te papalık elçisi ya da \"apocrisiarius\" olan geleceğin Papası Gregorius vaftiz babası gibi davrandı. Alim Evagrius Scholasticus, Theodosius'un doğumunu kutlayan bir çalışma besteledi ve Theodosius Mauricius tarafından konsül rütbesiyle ödüllendirildi.\nTheodosius, doğumundan birkaç yıl sonra 587'de \"Sezar\" rütbesine yükseltildi ve böylece babasının halefi oldu, 26 Mart 590'da ise ortak imparator ilan edildi.\n601 Kasım'da veya 602 Şubat'ın başında Mauricius Theodosius'u Bizans Senatosu'nun önde gelen üyesi olan Patrici Germanus'un kızı ile evlendirdi. Mauricius'un saltanatının en büyük vakainüvisi olan tarihçi Teofilakt Simokata da şunu kaydetmiştir: 2 Şubat 602, Germanus, Theodosius'u Konstantinopolis'teki yiyecek içen çıkan isyanlar sırasında zarar görmekten kurtarmıştır.\nAynı yılın sonlarında, Tuna ordularının sonbaharda ayaklanması sırasında Theodosius ve Kayınpederi Konstantinopolis'un civarında avlanıyorlardı. Orada, müttefik birliklerin Mauricius'un istifasını istedikleri, mağduriyetlerinin telafi edilmesini talep eden bir mektup aldılar ve tacı ikisinden birine teklif ettiler. Mektubu ordu taleplerini reddeden Mauricius'a sundular. Ancak imparator, Germanus'un isyan sırasında rol oynamasından şüphelenmeye başladı. Theodosius derhal kayınbabasını bilgilendirip, gizlemesini tavsiye etti; Bizans imparatorunun elçilerine karşı sığınacak yer arayışı ile 21 Kasım'da Germanus önce yerel bir kiliseye, ardından da Ayasofya'ya kaçtı.\nBununla birlikte, ertesi günü, Mauricius ve ailesi ve en yakınları, gelmekte olan Phocas komutasındaki isyancı ordudan önce, başkentten kaçtılar ve karşıya Kalkedon'a geçtiler. Buradan, Theodosius, Sasani İmparatorluğu hükümdarı olan II. Hüsrev'in yardımına başvurmak için Doğu'nun Praetorian prefecture'u Constantine Lardys ile birlikte gönderildi. Mauricius kısa süre sonra onu geri çağırdı ve dönüşünde Theodosius, Phocas'ın adamlarının eline geçti ve Kalkedon'da idam edildi. Babası ve küçük kardeşleri onun idamından birkaç gün önce 27 Kasım'da idam edilmişlerdi.\nDaha sonra Theodosius'un hayatta kaldığına dair söylentiler ortaya çıkıp, çok uzak ve geniş bir alana yayıldı. Kayınpederi Germanus'un, hayatını kurtarmak için önde gelen bir Phocas destekçisi olan Aleksandr isimli cellatına rüşvet vermiş olduğu iddia edildi. Bu hikâyede Theodosius sonra kaçtı ve sonunda Lazika'ya gitti ve orada öldü. Teofilakt Simokata, bu söylentileri iyice araştırdığını ve yanlış olduğunu bildirir.\nBununla birlikte, Mezopotamya'da Phocas'a karşı ayaklanan general Narses, bu söylentileri istismar etti: sahte Theodosius üretti ve onun adına savaşmakta olduğunu iddia etti. Sahtekarci daha sonra Narses tarafından II. Hüsrev'e sunuldu. Pers hükümdarı onu Mauricius ve ailesi cinayetini intikam almak ve \"haklı\" mirasçı Theodosius'u tahtın üzerine yerleştirmek için kendisinin Bizans'ı işgal etmesi için bir bahane olarak kullandı.\nTheodosius, iki istisna dışında, Mauricius'un hükümdarlığının düzenli sikkelerinin çoğunda görünmez: onu babası ve annesi ile birlikte gösteren Hersonisos darphanesi basımı bakır \"nummi\" ve Kartaca darphanesi basımı özel gümüş \"siliqua\" (görünüşte 591/592'de kesilmiş, onun eş imparator olmasının ilanını kutluyorlar).\n\n\nGeauga County\nGeauga ilçesi veya Geauga County () Amerika Birleşik Devletleri'nin Ohio eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 93,389'dur. İlçenin merkezi Chardon şehridir.\n\n\nInga Borg\nInga Maria Borg, (d. 25 Ağustos 1925 -ö. 24 Ekim 2017) ,İsveçli kadın sanatçı ve çocuk kitapları yazarıdır. Kaleme aldığı fantastik hikâye kahramanı \"Plupp\" konulu eserleriyle bilinir. 1970 yılında Plupp ile ilgili yazdığı kitaplarıyla Elsa Beskow Ödülü'nü kazanmıştır.\n\n\nTemsilciler Meclisi (Hollanda)\nTemsilciler Meclisi (Hollandaca: Tweede Kamer der Staten-Generaal), Hollanda'nın Genel Eyaletleri'nin alt meclisi olan yasama organı.\n\n\nMuskingum County\nMuskingum ilçesi veya Muskingum County Amerika Birleşik Devletleri'nin Ohio eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 86,074'tür. İlçenin merkezi Zanesville şehridir.\n\n\nLunch Boxes & Choklit Cows\nLunch Boxes & Choklit Cows, o zamanlar Marilyn Manson & the Spooky Kids olarak bilinen Marilyn Manson tarafından 1990'ların başında kaydedilmiş ve yayınlanmamış demolarından oluşan bir toplama albüm. Grubun orijinal gitaristi Scott Putesky (\"Daisy Berkowitz\") bu şarkıların ve albüme girmeyen 11 şarkının haklarını Brian Warner'a (\"Marilyn Manson\") açtığı davanın sonunda kazandı ve bu albümün Spooky Kids şarkılarından oluşan bir toplamanın ilk ürünü olduğunu söyledi. Bu şarkıların bazıları daha önce demo kasetlerde yer alırken, bir kısmı da daha önce gün yüzü görmemişti. Bu şarkılar dijital ortamda yeniden düzenlenmiştir.\nAlbüm ilk olarak daha farklı bir kapakla ve bir bonus DVD ile yayınlanmıştı. Orijinal kapakta Marilyn Manson tarafından çizilmiş beş grup elemanının çizgi karakter versiyonları bulunmaktaydı. Ancak açılan bir dava sonunda Putesky, Warner'a ait bu çizimi ve Warner ile Stephen Bier'in bulunduğu DVD'yi çıkararak CD'yi yeniden bastı.\nAlbümün DVD'li ve Manson tasarımı olan orijinal kapaklı versiyonu eBay ya da amazon'da zaman zaman satışa sürülmektedir.\n\n\nCraighead County\nCraighead ilçesi veya Craighead County Amerika Birleşik Devletleri'nin Arkansas eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 96,443'tür. İlçenin merkezleri Jonesboro ve Lake City şehirleridir.\n\n\nNew Haven County\nNew Haven ilçesi veya New Haven County Amerika Birleşik Devletleri'nin Connecticut eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 862,477 olup Connecticut'un 4. en yoğun nüfuslu ilçesidir.\n\n\nTemsilciler Meclisi (Myanmar)\nTemsilciler Meclisi (Birmanca: ပြည်သူ့ လွှတ်တော်), Myanmar'ın 'nin alt meclisi olan yasama organı.\n\n\nTemsilciler Meclisi\nTemsilciler Meclisi , birçok ülkedeki yasama organlarının ve alt ulusal meclislerinin adıdır. Birçok ülkede, temsilciler meclisi, genellikle \"Senato\" olarak adlandırılan ilgili üst meclis ile birlikte, iki yasama meclisinin alt meclisidir. Bazı ülkelerde temsilciler meclisi, tek kutuplu bir yasama organının tek meclisidir. Bir temsilciler meclisinin işleyişi ülkeden ülkeye büyük farklılık gösterebilir ve bir ülkenin parlamenter veya başkanlık sistemine sahip olup olmadığına bağlıdır.\nTemsilciler Meclisi şu anda aşağıdaki ülkelerde meclisin bir alt kanadının adıdır:\nAşağıdaki ülkelerde, tek meclisli sitemlerde tek meclis:\n\n\nKootenai County\nKootenai ilçesi veya Kootenai County () Amerika Birleşik Devletleri'nin Idaho eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 1398,494'tür. İlçenin merkezi ve en büyük şehri Coeur d'Alene'dir. Bu ilçe 1864 yılında kurulmuştur.\n\n\nCumberland County, Maine\nCumberland ilçesi veya Cumberland County Amerika Birleşik Devletleri'nin Maine eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 281,674 olup Maine'nin en yoğun nüfuslu ilçesidir. İlçenin merkezi Portland şehridir. Bu ilçe 1 Kasım 1760 tarihinde kurulmuştur.\n\n\nTemsilciler Meclisi (Malezya)\nTemsilciler Meclisi (Malayca: Dewan Rakyat), Malezya Parlamentosu'nun alt meclisi olan yasama organı.\n\n\nNatalya Gonçarova\nNatalya Nikolayevna Gonçarova (; 8 Eylül 1812-16 Kasım 1863), birinci evliliğinde Puşkina (Пушкина) ve ikinci evliliğinde Lanskaya (Ланская), Rus şair Aleksandr Puşkin'in eşiydi. 1831 yılında Puşkin ile evlenmiş olup 1837'de Puşkin'in Georges d'Anthès ile yaptığı bir düello sırasında hayatını kaybetmesine kadar evli kaldı. Daha sonra 1844 yılından 1863 yılında ölümüne kadar Tümgeneral Pyotr Petroviç Lanskoy ile evli kaldı.\n\n\nCandombe\nCandombe, Afrika kölelerinden gelen Uruguay'a ait bir müzik ve dans türüdür. Uruguay kültürünün önemli bir parçası olarak düşünülmüş ve UNESCO tarafından insanlığın Dünya Kültür Mirası olarak kabul edilmiştir. \"Candombe\", daha az ölçüde Arjantin, Paraguay ve Brezilya'da da uygulanmaktadır. Arjantin'de Buenos Aires, Santa Fe, Paraná ve Corrientes'de bulunabilir. Paraguay, Asuncion yakınlarındaki Fernando de la Mora'daki Kamba Kua'da (Camba Cua) bu geleneği sürdürüyor. Ayrıca Brezilya'da hala dini karakterini korumaktadır ve Minas Gerais eyaletinde bulunabilir.\nBu Uruguay müzik türü üç farklı davul üzerine kurulmuştur: \"chico\", \"repique\" ve piyano davulları. Bu müzik tarzı, genellikle \"Llamadas\" ve \"Desfile Innaugural del Carnaval\" adlı dans geçit törenlerinde Uruguay'ın Montevideo şehrinde şubat aylarında yapılan karnaval sırasında çalınmaktadır.\nMontevideo Siyahi cemaati tarihçisi George Reid Andrews'e göre, 19. yüzyılın ortalarından sonra daha genç siyahlar, mazurka gibi Avrupa'daki danslar için \"candombe\"'yi terk ettiler. Bu arada beyazlar, siyahların adımlarını ve hareketlerini taklit etmeye başladı. Kendilerini \"Los Negros\" olarak adlandırdılar ve 1860'larda ve 1870'lerde üst sınıf \"porteño\"'lar yüzlerini karartıp her yıl gerçekleştirilen karnaval alaylarından birini oluşturdular.\nAfrika kökenli Uruguaylılar her pazar ve yılbaşı, Noel, Saint Baltasar, Rosary Virgin ve Saint Benito gibi özel tatillerde \"candombe\" dansları organize etti. Davulları hareketlendirmek için ateş yakıp Montevideo'daki Barrio Sur ve Palermo gibi bazı yerlerde gece boyunca \"candombe\" müziği çaldılar. Geçit törenindeki tipik karakterler, eski Montevideo şehrinde kölelik zarfında var olan eski beyaz sahipleri temsil etmekteydi. Bu, özgürlük için isyan ruhuyla ve Afrika kökenlerini hatırlamanın bir yolu olarak yaşam biçimleriyle alay etmekti.\n1877'de Mondongo'nun Afro-Arjantinlileri tarafından \"candombe\"'nin hareketi ve stilini şekillendiren ve bir kucaklaşma yerine birbirinden ayrı dans eden çiftler ile \"tango\" adı verilen yeni bir dans oluşturdular. Buenos Aires'in ilk yüksek tirajlı popüler gazetesinde 19 Eylül'de yayımlanan bir makalede kendini \"Viejo Tanguero\" olarak tanımlayan bir adam bunu yazdı. 1883'te yayınlanan bir kitapta Ventura Lynch -Buenos Aires Eyaletinin dans ve folklorunun önemli bir öğrencisi-  Afro-Arjantinli dansçıların, Afro-Arjantinlerin dans mekanlarına uğrayan \"compadritos\" ya da sert çocuklar üzerindeki etkisini belirtti ve \"Milonga, siyahilerin kendi mekânlarında danslarını alaya alan \"compadritos\" tarafından oynandı.\" diye yazdı. Lynch'in raporu,  Robert Farris Thompson tarafından Tango: The Art of Love çalışmasında kırsal \"gauchos\"'un değil şehirli \"compadritos\"'un milonga'yı oynadığı şeklinde yorumlanmıştır.\n19. yüzyılın üçüncü on yılında \"candombe\" kelimesi Montevideo'da ortaya çıkmaya başladı ve Afrika kökenli kişiler tarafından kurulan kendi kendine yardım dans topluluklarına atıfta bulunmaktaydı. Terim, Kongoca dilinde \"siyahlara ait\" demektir. Montevideo'da bir dans, bir müzik veya cemaat olmaktan öte anlam taşımaktaydı. Candombe dansı, çeşitli Afrika geleneklerinin yerel bir karışımıydı. Uruguay'da \"candombe\", \"Llamadas\" ve \"Desfile Innaugural del Carnaval\" adlı dans geçit törenlerinde Uruguay'ın Montevideo şehrinde şubat aylarında yapılan karnaval sırasında Uruguay \"candombe\"'si çalan bir müzik topluluğu için de kullanılmaktadır.\n\"Candombe\", Afrika kültürüne yabancı olmayan Arjantin'de belirli karakteristik değişimlerle gelişti. 1580'den beri Buenos Aires'te bir siyah Afrika kölesi mevcuttu. Sarıhumma ve Arjantin'deki siyah nüfusu ortadan kaldıran ve neredeyse kültürlerini silip süpüren Paraguay Savaşı gibi olaylar yüzünden buradaki siyahilerin nüfusu azaldı.\nBugün çoğunlukla San Telmo ve Montserrat olarak adlandırılan güney bölgelerinde bulunan Buenos Aires'te, kalabalıklar dansı uygulamak üzere toplandılar.\nUNESCO'nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilcisi Listesi'nde 2009'da yazıldı. \"Candombe\", Montevideo'da Afrika kökenli toplulukların kimliğinin simgesi ve gurur kaynağıdır.\n\"Candombe\"'nin müziği, \"cuerda \"adı verilen bir grup davulcu tarafından çalınır. Kovan biçimli davullar, boyut ve işlevlerine göre isimlendirilmektedir:\n\n\nMillî Cephe (İran)\nMillî Cephe veya İran'ın Millî Cephesi (Farsça: جبهه‌ ملی ایران \"\"Cebhe-yi Millî-i İran\"\"), İran'da muhalif politik örgüttür, Muhammed Musaddık tarafından 1949'da kurulmuştur. 1950'lerin başında demokrasiye öncülük edememiş olmasına rağmen İran'da faaliyet gösteren en eski ve tartışmasız en büyük demokrasi yanlısı gruptur.\nBaşlangıçta, İran petrol endüstrisinin ulusallaştırılmasını başarılı bir şekilde gerçekleştirmek için harekete geçirilen, milliyetçi, liberal-demokratik, sosyalist, laik ve İslamcı eğilimleri olan geniş bir güç yelpazesine yönelik şemsiye bir organizasyondu. 1951'de hükûmet kurdu ancak 1953'te Ajax Operasyonu ile devrildi. Üyeleri Millî Cephe'yi 1960, 1965 ve 1977 yıllarında canlandırmaya çalıştı.\nİran Devrimi'nin ortasında Cephe, eski monarşinin İslam Cumhuriyeti tarafından değiştirilmesini destekledi ve devrim sonrası hükümetin ilk yıllarında \"milliyetçi\" eğilimin başlıca sembolü oldu. Temmuz 1981'de yasaklandı ve resmi olarak yasadışı ve sürekli gözetim altında olmasına rağmen, hala İran'da aktif.\n\n\nMillî Cephe\nMillî Cephe şu anlamlara gelebilir:\n\n\nTemsilciler Meclisi (Avustralya)\nAvustralya Temsilciler Meclisi, Avustralya Parlamentosu'nun alt meclisi olan yasama organı.\n\n\nEkvador'un En İyi Uluslararası Film Akademi Ödülü başvuruları\nEkvador, 2000 yılından beri Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü dalında Akademi Ödülleri'ne başvurmaktadır. Ödül, Amerika Birleşik Devletleri Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından İngilizce diyalogları olmayan ve ABD dışındaki ülkelerde üretilen uzun metrajlı filmlere her yıl verilmektedir. Ödül, 1956'daki Akademi Ödülleri'ne kadar yoktu. İngilizce olmayan filmler için oluşturuldu ve her yıl verilmeye başlandı.\nÖdül için 2017 itibarıyla 6 Ekvador filmi aday adayı oldu. Bu filmlerden hiçbiri \"Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü\" adaylığı ile sonuçlanmadı.\nSinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi, 1956 yılından bu yana Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü için çeşitli ülkelerdeki film endüstrilerini en iyi filmlerini sunmaya davet etmektedir. Yabancı Dilde Film Ödülü Komitesi süreci denetler ve sunulan tüm filmleri inceler. Bunu takiben ödül için beş aday belirlemek için gizli oyla oy kullanılır.\nEkvador'u Akademi Ödülleri'nde temsil eden yönetmenlerden Sebastián Cordero'nun iki filmi vardır. Estrella, Andrade, Molina ve Barragán'ın ise birer filmi aday adayı oldu.\nEkvador'un Akademi'ye göndermekte olduğu aday adayı olup aşağıda yıllara göre listelenen filmlerin tamamı İspanyolcadır.\n\n\nBizans-Sasani Savaşı (602-628)\nBizans-Sasani Savaşı (602-628) Bizans (Doğu Roma) İmparatorluğu ile Pers Sasani İmparatorluğu arasında savaş serilerinin son ve en yıkıcısıdır. İmparator Mauricius'un Sasani kralı II. Hüsrev'e tahtına tekrar kavuşmasına yardım etmesinin ardından, iki güç arasındaki önceki savaş 591'de sona ermişti. 602'de Mauricius, siyasi rakibi Phocas tarafından öldürüldü. Hüsrev, Mauricius'un ölümünün intikamını almak için savaş ilan etti. Bu, on yıllar boyu süren bir çatışmaya dönüşmüş ve serideki en uzun savaş olmuştur ve Ortadoğu boyunca savaşılmıştır: Mısır, Levant, Mezopotamya, Kafkasya, Anadolu, Ermenistan, Ege Denizi ve hatta Konstantinopolis'in duvarlarının önünde.\nPersler, 602'den 622'ye kadar savaşın ilk aşamasında, Levant'ın, Mısır'ın, Ege Denizi'ndeki birçok adayı ve Anadolu'nun bir bölümünü fethederek büyük ölçüde başarılı olduklarını kanıtlarken, imparator Herakleios'un 610'da yükselişi, ilk sıkıntıya rağmen, Perslerin yenilgisine neden olmuştur. Herakleios'un 622'den 626'ya kadar olan İran topraklarındaki seferleri, Persleri savunmaya zorlayarak kuvvetlerinin tekrar hareket kazanmasına neden oldu. Avarlar ve Slavlar ile ittifak yapan Persler, 626 yılında Konstantinopolis'i almak için nihai bir girişimde bulundu ancak orada yenildiler. 627'de Herakleios Perslerin ana topraklarını işgal etti ve onları barış istemeye zorladı.\nÇatışmanın sonunda her iki taraf da insan ve maddi kaynaklarını tüketti. Sonuç olarak, Savaştan sadece birkaç yıl sonra her iki imparatorluğu istila eden İslami Râşidîn Halifeliği'nin aniden ortaya çıkmasına karşı savunmasız kaldılar. Müslüman güçler Levant, Kafkasya, Mısır ve Kuzey Afrika'da Bizans İmparatorluğu'nun tüm bölgelerini hızla yok etti ve tüm Sasani İmparatorluğu'nu fethettiler. Sonraki yüzyıllar boyunca, Bizans İmparatorluğu'nun yarısı ve Sasani İmparatorluğu'nun tamamı Müslümanların yönetimine girdi.\nOn yıllarca süren kesin bir mücadele sonrasında İmparator Mauricius, geleceğin II. Hüsrev'i, Sasani prens Hüsrev'i gasp eden Behram Çubin'den tahtını tekrar kazanmasına yardım ederek 572-591 tarihli Bizans Savaşı'nı sona erdirdi. Bunun karşılığında, Sasaniler, kesin detayları belli olmamasına rağmen, kuzeydoğu Mezopotamya, Pers Ermenistan ve Kafkas İberya'nın çoğunluğunu Bizans bölgelerine devrettiler. Daha da önemlisi, Bizans ekonomisi için artık Sassanilere haraç ödemek zorunda kalmamalarıydı. İmparator Mauricius daha sonra Balkanlar'da Slavlar ve Avarlar tarafından düzenlenen baskınları durdurmak için yeni seferler başlattı.\nİmparator II. Tiberius'un ihtişam ve seferleri II. Justinus döneminden kalma hazinedeki fazlalığı ortadan kaldırdı. Hazinede bir fazlalık oluşturmak için Mauricius katı mali tedbirleri uygulamaya koydu ve ordu ücretini düşürdü; bu da dört isyana neden oldu.\n602'deki son isyan, Mauricius'un Balkanlar'daki birliklerini kış boyunca sahada kalmasını emretmesinden kaynaklanıyordu. Ordu, Trak Centurio olan Phocas'ı imparator ilan etti. Mauricius, Hipodrom'un iki büyük savaş arabası takımı taraftarını destekleyen Maviler ve Yeşiller'i silahlandırarak Konstantinopolis'u savunmaya çalıştı ancak etkisiz kaldılar. Mauricius kaçtı ancak kısa sürede Phocas askerleri tarafından yakalandı ve öldürüldü.\nBizans Mezopotamya valisi Narses, Mauricius'un öldürülmesiyle birlikte, Phocas'a isyan etti ve eyaletin önemli bir şehri olan Edessa'yı ele geçirdi. İmparator Phocas, General Germanus'a Edessa'yı kuşatması için talimat verdi ve Narses'in, \"arkadaşı ve [kayın] babası\" Mauricius'un intikamını almakta çok istekli olan , Mauricius'un ölümünü, Ermenistan'ı ve Mezopotamya'yı yeniden ele geçirmek için Roma İmparatorluğu'na saldırmakta bahane olarak kullanan Pers kral Hüsrev'den yardım istemesine yol açtı.\nGeneral Germanus, Persler'e karşı savaşta öldü. Phocas tarafından Hüsrev'e gönderilen bir ordu üst Mezopotamya'da Dara yakınlarında yenildi ve 605 yılında bu önemli kalenin ele geçirilmesine neden oldu. Narses, Phocas tarafından kendisiyle anlaşmak için atanmış olan hadım olan Leontius'dan kaçmıştı, ancak Narses barış koşullarını görüşmek üzere Konstantinopolis'e geri dönmeye kalkıştığında ve Phocas onu canlı canlı yaktı. Narses'in ölümünün yanında Perslerin durdurulamaması da Phocas'ın askeri yönetiminin prestijine zarar verdi.\n608'de, Afrika Eksarhı General Yaşlı Herakleios, Phocas'ın damadı Excubitores Kontu Priscus'un cesaretlendirmesiyle ayaklandı. Herakleios kendini ve aynı adı taşıyan oğlunu Konsül ilan etti; dolayısıyla imparatorluk unvanını ima etti ve ikisinin Konsül elbiseleri giydiği paraları bastı.\nHerakleios isyanının ardından Roma Suriye ve Palaestina Prima'da isyanlar başlamıştı. 609 ya da 610'da Antakya Patriği II. Anastasius öldü. Birçok kaynak, Yahudilerin savaşta yer aldığını iddia ederken, nerede hiziplerin üyesi oldukları ve nerede Hristiyan karşıtı oldukları belli değildir. Phocas, şiddeti durdurmak için Bonus'u \"comes Orientis\" (Doğu'nun Kontu) atadı. Bonus, bir at yarışı partisi olan Yeşiller'i 609'da şiddet olaylarındaki rolleri nedeniyle Antakya'da cezalandırdı.\nYaşlı Herakleios, Yeğeni Nicetas'ı Mısır'a saldırmaya gönderdi. Bonus, Nicetas'ı durdurmaya çalışmak için Mısır'a gitti, ancak İskenderiye'nin dışındaki. 610'da Nicetas, yardımıyla seçilen İskenderiye Patrik'i İoannis Almsgiver'in yardımıyla eyaleti ele geçirerek, bir güç üssü kurmayı başardı.\nYeni imparator olacak genç Herakleios tarafından yönetilen ana isyan kuvveti, Konstantinopolis'un denizden istilası ile görevlendirildi. Herakleios'a karşı örgütlü direnme kısa süre çöktü ve Phocas, Patrici Probos (Photius) tarafından ona teslim alındı. Phocas idam edildi, ancak bundan hemen önce kendisiyle halefi arasındaki ünlü görüşme oldu:\nYaşlı Herakleios, kaynaklardan kısa süre sonra kaybolur, ölüm tarihi belirsiz olmasına rağmen öldüğü tahmin edilmektedir.\nYeğeni Martina ile evlenip Konstantinopolis Patriki tarafından taçlandırıldıktan sonra, 35 yaşındaki Herakleios imparator olarak çalışmalarını sürdürmeye başladı. Phocas'ın kardeşi Comentiolus'un, Orta Anadolu'da büyük bir güç emri altındaydı ancak Ermeni komutanı Justinus tarafından öldürüldü ve Herakleios'un hükümdarlığı için büyük bir tehdit ortadan kaldırıldı. Yine de, Comentiolus'un komuta ettiği güçlerin transferi geciktirildi ve bu Perslerin Anadolu'da ilerlemesine yol açtı. Herakleios gelirleri arttırmaya ve maliyetleri düşürmeye çalışırken, Konstantinopolis'teki devlet destekli kilisenin personel sayısını, imparatorluk hazinesinden yeni personel almayarak sınırladı. Hanedanlığını meşrulaştırmak için törenler gerçekleştirdi ve adalet için kazandığı itibar ile iktidarını güçlendirmiştir.\nPersler, Bizans imparatorluğunda yaşanan bu iç savaştan yararlanarak, Ermenistan ve Yukarı Mezopotamya'daki sınır kasabalarını fethettiler. Fırat boyunca, 609'da Mardin ve Amida (Diyarbakır) fethedildi. Bazı Hristiyanların Kral V. Abgar adına İsa'nın tüm düşmanlara karşı kendileri tarafından savunacağına inandıkları söylenen Edessa 610'da düştü.\nErmenistan'da stratejik olarak önemli olan Theodosiopolis'i (Erzurum) şehri, 609 ya da 610 yılında Ashtat Yeztayar'a teslim oldu; çünkü Mauricius'un en büyük oğlu ve eş imparatoru olan Theodosius olduğunu ve Hüsrev'e koruma için sığındığı söyleyen birisi ikna etti. 608'de Persler, Anadolu'ya yolladıkları akın Konstantinopolis'in karşısında, Boğaziçi'nin kenarında Kalkedon'a ulaştı. Pers fethi kademeli bir süreçti; Herakleios'un tahta çıktığı zamanlar, Persler, Fırat'ın doğusundaki ve Ermenistan'daki tüm Roma kentlerini fethedip, generalleri Şahin'in Caesarea'yı aldığı Kapadokya'ya doğru ilerlediler. Orada, Herakleios'u ve babasını isyan etmeye teşvik eden Phocas'ın damadı Priscus, onları bir yıl boyunca kentin içinde kapana kıstırmak için kuşatma başladı.\nHerakleios'un İmparator olması, Pers tehdidini azaltmaya bir yararı olması. Herakleios, hükümdarlığa Persler ile barış yapmaya çalışarak başladı, çünkü eylemleri aslen \"casus belli\" olan Phocas devrilmişti. Bununla birlikte, Persler, bu teklifleri reddetti; çünkü orduları geniş bir zafer kazanmıştı. Tarihçi Walter Kaegi'ye göre, Perslerin amaçları, Bizans imparatorluğu'nu yok ederek Ahameniş İmparatorluğu'nun sınırlarına ulaşmak ya da aşmaktır, ancak Pers arşivlerinin kaybolması nedeniyle bunu kanıtlayacak hiçbir belge günümüze ulaşmamıştır.\nYerleşmiş usule göre Bizans İmparatorları muharebede şahsen birlikleri komuta etmezlerdi. Herakleios bu usulü ihmal etti ve general Priscus'un Caesarea'daki Persleri kuşatmasına katıldı. Ancak Priscus hasta gibi davrandı ve imparator ile buluşmadı. Bu, Priscus'tan nefretini gizleyen ve 612'de Konstantinopolis'a geri dönen Herakleios'a karşı örtülü bir hakaretti. Bu arada Şahin'in birlikleri Priscus'un ablukasından kurtulup, Caesarea'yı yakması ve Herakleios'un hoşnutsuzluğunu artırdı.\nPriscus kısa süre sonra Phocas'a hizmet eden diğer kişilerle birlikte komutadan alındı. Mauricius'un eski bir generali olan Filippikos, başkomutanlık görevine atandı, fakat kendini muharebelere katılmaktan kaçınarak, Perslere karşı beceriksiz olduğunu kanıtladı. Herakleios, daha sonra ordu komutasını sağlamlaştırmak için kendisini kardeşi Theodorus ile birlikte komutan atadı.\nHüsrev, Pers generali Şahrbaraz'ın önderliğindeki Herakleios'un generallerinin beceriksizliğini Bizans Suriye'sine saldırmak için kullandı. Herakleios, Antakya'daki istilayı durdurmaya çalıştı ancak Aziz Syacion'lu Theodorus'un kutsamasına rağmen, Herakleios ve Nicetas komutasında Bizans güçleri Şahin'in elinde ciddi bir yenilgi yaşadı. Savaşın ayrıntıları bilinmiyor. Bu zaferden sonra Persler şehri yağmaladı, Antakya Patriğini öldürdü ve birçok vatandaşı tehcir ettiler. Roma kuvvetleri, başlangıçtaki başarısına rağmen, bölgeyi hemen Antakya'nın kuzeyinde Gülek Boğazı'nda savunmaya çalışırken kaybetti. Persler daha sonra Tarsus'u ve Kilikya ovasını ele geçirdi. Bu yenilgi, Bizans imparatorluğunu yarıya böldü, Konstantinopolis ve Anadolu topraklarınıni Suriye, Filistin, Mısır ve Afrika Eksarhlığı arasındaki bağlantısını koparttı.\nSuriye'de Perslere karşı direniş güçlü değildi; yerliler tahkimatı yaptırmış olsa da, genellikle Perslerle pazarlık etmeye çalışmışlardır. Şam, Epemiye ve Emesa şehirleri 613 yılında hızla düşerek Sasani ordusuna daha güneyde Palaestina Prima'ya saldırma şansını verdi. Nicetas, Perslere direnmeye devam etti, ancak Adhri'at'da yenildi. Bununla birlikte, Emesa yakınlarında küçük bir zafer kazanmayı başardı, ancak her iki taraf da ağır kayıplara uğradı - toplam ölüm sayısı 20.000 idi. Daha ciddisi, direnişin zayıflığı, Perslerin ve Yahudi müttefiklerinin üç haftalık bir kuşatmanın ardından Kudüs'ü ele geçirmelerini sağladı. Antik kaynaklar, orada 57.000 veya 66.500 kişinin katledildiğini iddia eder; Patrik Zacharias da dahil olmak üzere diğer 35.000 kişi ise Pers Ülkesi'ne tehcir edildi.\nŞehrin birçok kilisesi (Kıyamet veya Kutsal Kabir Kilisesi dahil) yakıldı ve Gerçek Haç, Kutsal Mızrak ve Kutsal Sünger de dahil olmak üzere çok sayıda kutsal emanet Pers başkenti Tizpon'a taşındı. Bu kutsal emanetlerin kaybı birçok Hristiyan Bizans tarafından ilahi hoşnutsuzluğun açık bir işareti olarak düşünülmüştür. Bazıları ise Yahudileri bu talihsizlik ve genel olarak Suriye'nin kaybından sorumlu tuttu. Yahudilerin Perslerin belirli kentleri ele geçirmesine yardım ettiğine ve Yahudilerin Perslerin zaten ele geçirdiği şehirlerde Hristiyanları katletmeye çalıştıklarına dair raporlar vardı; Bu raporların büyük ölçüde abartılı olması ve genel histerinin sonucu olması muhtemeldir.\n618 yılında Şahrbaraz'ın güçleri, çoğunlukla üç yüz yıldır savaş nedeniyle dokunulmamış olan Mısır'ı işgal etti. Mısırda yaşayan monofizitler, Kalkedon ortodoksluğundan memnun değildi ve Bizans imparatorluk güçlerine yardım etmek istemediler. Daha sonra Hüsrev tarafından desteklendiler, ancak 600 ile 638 yılları arasında imparatorluk güçlerine karşı koymadılar ve birçoğu Pers işgalini olumsuz olarak gördüler. İskenderiye'de Bizans direnişi Nicetas tarafından yönetildi. Bir yıl süren kuşatmanın ardından İskenderiye'deki direniş çökmüştü; bir hainin kullanılmayan bir kanalı Persler söylemesi ile şehir onlar tarafından ele geçirildi. Nicetas, Mısır'da büyük bir Nicetas destekçisi olan Patrik İoannis ile birlikte Kıbrıs'a kaçtı. Bundan sonra kayıtlardan kaybolduğu için Nicetas'ın kaderi belirsizdir, ancak Herakleios'un güvenilir bir komutandan yoksun kaldığı düşünülmektedir. Başkent Konstantinopolis'te kalabalığı beslemek verimli Mısır'dan gelen tahıl gönderilerine dayandığı için, bu ülkenin kaybı Bizans imparatorluğu'na şiddetli bir darbe oldu. Önceki zamanların Roma'da yaşayanlara verilen hububat yardımının benzeri Konstantinopoli'deki bedava tahıl oranı, 618'de kaldırıldı.\nMısır'ı fethinden sonra Hüsrev, Herakleios'a aşağıdaki mektubu gönderdi:\nSasaniler 615'te Kalkedon'a ulaştığında, Sebeos'a göre, bu noktada Herakleios'un savaştan çekilmeyi kabul edip Roma İmparatorluğu'nun bir Pers devleti haline gelmesi yanında, hatta II. Hüsrev'in imparatoru seçmesine izin vermek yanında Sasani imparatoru II. Hüsrev'e bağlanmaya hazırdı. Kalkedon 617'de Şahin'e düştüğünde Persler'in Konstantinopolis'ten görünür hale gelmesiyle bazı şeyler Bizanslar için daha da sert görünüyordu. Şahin, nazik bir şekilde bir barış heyetini kabul etti ancak barış görüşmelerine katılma yetkisi olmadığını iddia ederek, Herakleios'u barış teklifini reddeden Hüsrev'e yönlendirdi. Yine de, Pers güçleri, muhtemelen Mısır istilalarına odaklanmaya başladıkları için geri çekildiler. Ancak Persler, Orta Anadolu'nun önemli bir askeri üssü olan Ancyra'yı 620 ya da 622 yılında ele geçirerek avantajlarını korudular. Doğu Ege Denizi'ndeki Rodos ve birkaç diğer ada 622/3'te düşmesi Konstantinopolis'e bir deniz saldırısı tehdidini ortaya çıkardı. Konstantinopolis'teki umutsuzluk Herakleios'un hükümeti Afrika'daki Kartaca'ya taşımayı düşünmesi boyutundaydı.\nHüsrev'in mektubu Herakleios'u korkutmadı; ancak Perslere karşı çaresiz bir vuruş yapmaya itti. Artık imparatorluğunun geri kalan kısmını, güçlerinin savaşabilmesi için yeniden örgütledi. Zaten 615 yılında, Herakleios ve oğlu Herakleios Konstantinos'un yeni görüntüsü ile (6.82 gramlık) yeni, daha hafif bir gümüş imparatorluk sikkesi ortaya çıkmıştı; ancak\"\" ya da \"Tanrı Romalılara Yardım Etsin\" yazısı taşıyordu; Kaegi bunun, imparatorluğun o sıralar yaşadığı çaresizliği gösterdiğine inanır. Bakır \"follis\" de 11 gramdan 8 ile 9 gram arasında bir ağırlığa düştü. Herakleios eyaletlerin kaybı nedeniyle ciddi düşen gelirlerle karşı karşıya kaldı; dahası vergi tabanını daha da bozan ve aynı zamanda ilahi cezalandırma korkularını da artıran 619'da bir salgın patlak verdi. Sikkenin değerinin düşmesi, Bizans'ın düşen gelirler karşısında harcamalarını sürdürmesini sağlamıştır.\nHerakleios, karşı saldırısını finanse etmek için, memurların ücretlerini yarı yarıya azalttı, vergileriartırdı, borç aldı ve yolsuzluk yapan memurlara aşırı para cezaları verdi. Herakleios'un yeğeni Martina'ya karşı ensest evliliğiyle ilgili anlaşmazlıklara rağmen, Bizans İmparatorluğu din sınıfı Persler karşısındaki çabalarını güçlü bir şekilde destekledi ve tüm Hristiyan erkeklerin savaşmasının görev olduğunu ilan ettiler ve Konstantinopolis'teki altın ve gümüş kaplama objeler dahil savaş borcu vermeyi teklif ettiler. Değerli metaller ve bronzlar, anıtlardan ve hatta Ayasofya'dan bile söküldü. Bu askeri sefer, Surlu Vilyam'dan başlayarak birçok tarihçiye göre ilk \"Haçlı Seferi\" ya da en azından Haçlıların bir öncüsü olarak görüldü ancak Kaegi gibi bazıları bununla aynı fikirde değildir; çünkü din savaşın sadece bir parçasıydı. Binlerce gönüllü topladı ve kiliseden gelen para ile teçhiz edildi. Herakleios'un kendisi orduyu ön hatlardan komuta etmeye karar verdi. Böylece, tam bir hazine muhafaza edilirken, Bizans birlikleri yenilenmiş, yeniden donatılmıştı ve şimdi yetkin bir general tarafından yönetiliyordu.\nTarihçi Georgiy Ostrogorskiy, gönüllülere kalıtsal askerlik hizmeti şartıyla devredilemez arazi verildiği Anadolu'da dört themaya bölünerek yeniden düzenlenmesiyle toplandıklarına inanır. Bununla birlikte, modern bilim adamları genelde bu teoriyi, Herakleios'un halefi II. Konstans'ın yönetiminde daha sonra thema oluşturulması sürecine yerleştirirler.\n622'ye gelindiğinde, Herakleios karşı saldırı düzenlemeye hazırdı. 4 Nisan 622 Pazar günü Paskalya kutlamasından bir gün sonra Konstantinopolis'ten ayrıldı. Patrik I. Sergios ve patrici Bonus'in sorumluluğunda Genç oğlu Herakleios Konstantin'i naip olarak bıraktı. Yaz eğitimini, adamlarının yeteneklerini ve kendi generalliğini geliştirmek için harcadı. Herakleios sonbaharda Kapadokya'ya yürürken Fırat vadisinden Anadolu'ya olan Pers iletişimini tehdit etti. Bu, onun İran'a olan girişini engellemek için Anadolu'daki Şahrbaraz'ın komutasındaki Pers güçlerini, Bitinya ve Galatya'nın ön hatlarından doğu Anadolu'ya geri çekilmeye zorladı.\nSıradaki şey tamamen net değil, ancak Herakleios 622 sonbaharında kesinlikle Şahrbaraz üzerinde ezici bir zafer kazandı. Anahtar faktör, Herakleios'un pusuya gizlenmiş ve muharebe sırasında sırasında sahte geri çekilişte saldıran Pers güçlerini keşfetmesiydi. Persler Bizans'ı kovalamak için yerlerini terk ettiler, bunun üzerine Herakleios'un seçkin Optimatoi takip eden Perslere saldırarak onların kaçmalarını sağladı. Böylece Anadolu'yu Perslerden kurtardı. Bununla birlikte, Herakleios, Avarlar tarafından Balkan alanlarına yönelik tehditlerle uğraşmak için Konstantinopolis'e geri dönmek zorunda kaldı ve orduyu Pontus'ta kışlaması için bıraktı.\nBizans Persler tarafından işgal edilirken, Avarlar ve Slavlar 614 yılında Salona'yı yok ederken, Singidunum (Belgrad), Viminacium (Kostolac), Naissus (Niş) ve Serdica (Sofya) da dahil olmak üzere birçok Bizans şehrini ele geçirerek Balkanları yağmaladılar. Hatta Sevillalı Isidore, Slavların Bizans'tan \"\"Yunanistan\"\"ı aldığını iddia eder. Avarlar, ayrıca, ticaret ve tarım tehdit edip, Trakya'ya ve hatta Konstantinopolis'un kapılarına bile saldırmaya başladılar. Bununla birlikte, Avar ve Slavların Konstantinopolis'ten sonra Balkanlar'daki en önemli Bizans kenti olan Selanik'i almak için yaptıkları çok sayıda girişimin başarısız olması, İmparatorluğun bölgede yaşamsal bir kaleyi elinde tutmasına izin verdi. Adriyatik kıyılarındaki Jadar (Zadar), Tragurium (Trogir), Butua (Budva), Scodra (İşkodra) ve Lissus (Leş) gibi diğer küçük şehirler de istilalardan kurtuldu.\nBu saldırılara karşı savunma ihtiyacından dolayı, Bizanslar tüm güçlerini Perslere karşı kullanmaya muktedir değildi. Herakleios, Avar Kağan'ına bir elçi gönderdi ve Avarların Tuna'nın kuzeyinden çekilmesi karşılığında Bizanslıların bir haraç ödeyeceğini söyledi. Kağan, 5 Haziran 623'te, Avar ordusunun bulunduğu Trakya'da Heraclea'da bir toplantı talep ederek yanıtladı; Herakleios, kraliyet maiyetiyle birlikte gerçekleşecek bu toplantıyı kabul etti. Bununla birlikte, Kağan, Herakleios'u pusuya düşürmüp ve yakalamak böylece fidye için elinde tutabilmek için atçıları Heraclea'da bıraktı.\nHerakleios neyse ki zamanında uyarıldı ve kaçmayı başardı, Avarlar tarafından Konstantinopolis'e kadar kovalandı. Bununla birlikte, maiyetinin birçok üyesi ve imparatorunu görmeye gelen 70.000 Trakya kökenli köylü, Kağan'ın adamları tarafından yakalanıp, öldürüldü. Bu ihanete rağmen, Herakleios Avarlara gayrımeşru oğlu İoannis Athalarichos, yeğeni Stephen ve patrici Bonus'un gayrimeşru oğlunu rehine olarak vermek yanında 200.000 solidi fidye vermek zorunda kaldı. Bu onun Perslere karşı savaş çabalarına tamamen odaklanmasını sağladı.\nHerakleios, muhtemelen 624'te Hüsrev'e barış teklifinde bulundu ve Pers'i istila etmek için başka türlü tehditlerde bulundu, ancak Hüsrev teklifi reddetti. 25 Mart 624'te Herakleios, Pers topraklarına saldırmak üzere Konstantinopolis'ten ayrıldı. Arka kısmını veya denizle olan iletişimini sağlamak için herhangi bir girişimde bulunmaktan çekinmiyordu, Ermenistan ve modern Azerbaycan'ı kullanarak İran topraklarının içlerine doğrudan doğruya saldırmaya çalıştı. Walter Kaegi'ye göre, Herakleios, 40.000'den fazla olmayan ve muhtemelen 20.000–24.000 arasında bir orduya komuta ediyordu. Kafkasya'ya gitmeden önce, Hüsrev tarafından kendisine gönderilen daha önceki mektuba nispet Caesarea'yı kurtardı.\nHerakleios, Arakses Nehri boyunca ilerledi, Perslerin elinde bulunan Ermenistan'ın başkenti olan Divin ve Nahçıvan'ı yok etti. Herakleios, Gazaka'da yaklaşık 40,000 kişilik Hüsrev'in ordusuyla karşılaştı. Sadık Arapları kullanarak, Hüsrev'in muhafızlarından bazılarını yakalayıp öldürerek Pers ordusunun parçalanmasına yol açtı. Herakleios daha sonra önemli bir Zerdüşt mabedi Taht-ı Süleyman'ın ateşgedesini imha etti. Heraclius'un baskınları, Adurbadagan'da Hüsrev'in bir konutu olan Gayshawan'a kadar ileri gitti.\nHerakleios, Albanya'da kışlarken, ertesi yıl için kuvvet topladı. Hüsrev, Herakleios'u Albanya'da rahatça dinlenmesinden memnun değildi. Herakleios'un güçlerini yakalamak ve yok etmek için Şahrbaraz, Şahin ve Şahraplakan'ın komutasında üç ordu gönderdi. Şahraplakan, dağ geçitlerini ele geçirmek amacıyla Sünik'e kadar toprakları geri aldı. Şahrbaraz, Herakleios'un Kafkas İberyası'ndan geri çekilmesini durdurmak için ve Şahin ise Bitlis Boğazı geçişini engellemesi için gönderildi. Pers orduları ile ayrı ayrı çatışmayı planlayan Herakleios, \"Düşmanlarımızın sayısını bize rahatsız etmesine izin verme, Tanrı isterse, bir kişi on bin kişiyi takip eder\" diyerek endişe duyan Lazik, Abhaz ve İberyalı müttefikleri ve askerleri ile konuştu.\nBizanslıların Şahin'in önünde geri çekildiklerini iddia eden, sahte iki asker kaçağı Şahrbaraz'a gönderildi. Pers komutanlar arasındaki kıskançlık nedeniyle Şahrbaraz, zaferin şanından pay alabilmek için orduyla birlikte acele etti. Herakleios Tigranakert'de onlarla karşı karşıya geldi ve Şahraplakan ve Şahin kuvvetlerini birbiri ardına yönlendirdi. Şahin yük katarını kaybetti ve Şahraplakan (bir kaynağa göre) öldürüldü, ancak daha sonra tekrar ortaya çıktı. Bu zaferden sonra Herakleios Arakses Nehri'ni geçti ve öbür taraftaki ovalarda kamp yaptı. Hem kendisinin hem Şahraplakan'ın ordusundan kalanlar ile Şahin, Herakleios un peşinde Şahrbaraz'a katıldı, ancak bataklıklar onları yavaşlattı. Aliovit'te Şahrbaraz askerlerini böldü, yaklaşık 6.000 askerini Herakleios pusu kurmaya gönderirken birliklerin kalanları Aliovit'te kaldı. Herakleios bunun yerine Şubat 625'te Pers ana kampında sürpriz bir gece saldırısı yaptı ve onu yok etti. Şahrbaraz, yalnızca harem, yük ve askerlerini kaybetmiş olarak neredeyse çıplak ve yalnız olarak kaçtı.\nHerakleios geri kalan kışını Van Gölü'nün kuzeyinde geçirdi. 625 yılında kuvvetleri Fırat'a doğru geri adım atmaya çalıştı. Yalnız yedi gün içinde, Ağrı Dağı'nı ve 200 mil Arsanias Nehri boyunca ilerleyip, Dicle'nin üstündeki önemli kaleler olan Amida ve Martyropolis'i ele geçirdi. Herakleios daha sonra Şahrbaraz'ı takip ederek Fırat'a doğru ilerledi. Arap kaynaklara göre, Satidama ya da Batman Su Nehri'nde durduruldu ve mağlup oldu; Ancak Bizans kaynakları bu olaydan bahsetmemektedir. Adana yakınlarındaki Sarus Nehri'nde Herakleios ile Şahrbaraz arasında bir başka küçük çatışma daha oldu. Şahrbaraz kuvvetlerini Bizans'ın karşısında nehir boyunca konuşlandırdı. Nehrin üstünde bir köprü vardı ve Bizanslar hemen karşıya geçtiler. Şahrbaraz Bizans'ı pusuya düşürmek için sahte geri çekildi ve Herakleios'un ordusunun öncüsü birkaç dakika içinde yok edildi. Bununla birlikte, Persler köprüyü kapatmayı ihmal ettiler ve Herakleios, Perslerin ateşlediği okların çekinmeksizin arka korumayla karşı karşıya geldi ve savaşın yönünü Perslere karşı döndürdü. Şahrbaraz, Herakleios'a olan hayranlığını dönme bir Yunan'a dile getirdi: \"İmparatorunuza bakın! Bu okların ve mızraklardan daha fazla bir örs olacağından fazla korkmuyor!\" Sarus Muharebesi, methiyeler ile abartan Bizanslar için başarılı bir geri çekilme olmuştur. Savaşın ardından Bizans ordusu Trebizond'da kışladı.\nBizans'ı yenmek için kararlı bir karşı saldırının gerekli olduğunu gören Hüsrev, yabancılar da dahil olmak üzere tüm gücü yeten insanlardan iki yeni ordu kurdu. Şahin, Herakleios'un Pers'i işgal etmesini önlemek için 50.000 asker ile Mezopotamya ve Ermenistan'da kaldı; Şahrbaraz'ın komutasında daha küçük bir ordu arılar gibi Herakleios'un kanatlarından kayarak ve Konstantinopolis'in karşısında, Boğaziçi'nin kenarında Pers üssü Kalkedon'da toplandılar. Hüsrev ayrıca Avarların Kağan'ıyla eş güdümlü Konstantinopolis'un Avrupa ve Asya taraflarından beraber bir saldırı başlattı. Pers ordusu Kalkedon'da konuşlanırken, Avarlar kendilerini Konstantinopolis'un Avrupa yakasına yerleştirdi ve Valens Su kemerini imha ettiler. Ancak Bizans donanmasının Boğaziçi'ni kontrol etmesi nedeniyle Persler müttefiklerine yardım etmek için Avrupa tarafına askeri birlik gönderemediler. Bu, kuşatma savaşında uzman olan Perslerin kuşatmadaki etkinliğini azalttı. Ayrıca, kuşkusuz, iki güç arasında bazı iletişim olsa da Persler ve Avarlar, korunan Boğaziçi üzerinden iletişim kurmakta güçlük çekiyorlardı.\nKonstantinopolis'in savunması, Patrik I. Sergios ve patrici Bonus komutası altındaydı. Haberleri duyan Herakleios, ordusunu üç kısma ayırdı; Başkentin nispeten güvende olduğuna karar vermesine rağmen, hala savunucuların morallerini arttırmak için İstanbul'a bazı takviyeler gönderdi. Ordunun bir başka kısmı kardeşi Theodorus'un komutasında kaldı ve onu Şahin ile anlaşmaya yolladı; üçüncü ve en küçüğü Pers egemenliğine baskın yapmak amacıyla kendi kontrolü altında kaldı.\n29 Haziran 626'da, duvarlara eş güdümlü bir saldırı başladı. Duvarların içinde, 12.000 civarında iyi eğitimli Bizans süvari birliği (muhtemelen atları alınmış) kenti yaklaşık 80.000 Avar ve Slav kuvvetine karşı savundu. Bir ay boyunca devam eden bombardımana rağmen, Patrik Sergios'un dini ateşi ve Meryem Ana'nın simgesi ile duvardaki geçitleriyle Konstantinopolis'e duvarlar içinde moral yüksekti ve Bizans'ın ilahi bir koruma altında olduğuna inanıldı.\n7 Ağustos'ta, Boğaz'ın dört bir yanına birlikleri taşıyan Pers tekneleri sarıldı ve Bizans gemileri tarafından yok edildi. Avar'ın yönetimindeki Slavlar, Altın Boynuz'un karşısındaki deniz duvarlarına saldırmaya çalışırken, ana Avar kuvveti kara duvarlarına saldırdı. Patrici Bonus'un kadırgaları, Slav teknelerine yok etti; 6 Ağustos'tan 7'ye Avar kara saldırısı da başarısız oldu. Theodorus'un Şahin'e karşı zafer kazanmasıyla ilgili haberler ile (Şahin'in depresyondan ölmesine neden olduğu söylenir) Avarlar iki gün içinde Balkan hinterlandına geri çekildi; asla bir daha Konstantinopolis'i ciddi bir şekilde tehdit etmediler. Şahrbaraz ordusu hala Kalkedon'da kaldıysa da Konstantinopolis'e yönelik tehdit sona erdi. Kuşatmanın kaldırılması ve Meryem Ana'nın sözde ilahi korunmasından dolayı adı bilinmeyen bir yazar, muhtemelen Patrik Sergios veya Pisidyalı Georgios, tarafından bir Akathist ilahi yazılmıştır.\nDahası, imparator Şahrbaraz'a, Hüsrev'den gelen ve Pers generalinin ölümünü emreden mektubu gösterdikten sonra, general, Herakleios'un tarafına geçti. Şahrbaraz ordusunu Kuzey Suriye'ye taşıdı ve orada bir anda Hüsrev veya Herakleios'u desteklemeye kolayca karar verebilirdi. Yine de, Hüsrev'in en yetenekli generalinin etkisiz hale getirilmesi ile Herakleios, düşmanını en iyi ve en deneyimli birliklerinden yoksun bırakırken, Persleri istila etmeden önce kanatlarını güvence altına aldı.\nKonstantinopolis Kuşatması sırasında Herakleios, Bizans kaynaklarında \"Ziebel\" liderliğindeki \"Hazarlar\" olarak adlandırılan günümüzde ise Tong Yabgu Kağan liderliğindeki Göktürkler'in Batı Göktürk Kağanlığı olarak tanımlanan halk ile ittifak meydana getirdi, ona müthiş hediyeler verdi ve \"Porfirogenita\" Eudokia Epifaneia ile evlilik sözü verdi. Daha önce, 568 yılında, İstemi Yabgu yönetimindeki Türkler, Pers ile olan ilişkileri ticari konular yüzünden bozulunca Bizans'a dönmüşlerdi. İstemi Yabgu, Soğdianalı diplomat Maniah önderliğindeki bir elçi heyetini doğrudan Konstantinopolis'e gönderdi; bu heyet 568'e geldi ve sadece II. Justinus'a hediye olarak ipek ama onu yanında aynı zamanda Sasanilere karşı ittifak da önerdi. Soğdianalılar tarafından arzulanan doğrudan Çin ipek ticaretini sağlamak üzere Batı Göktürk Kağanlığı'na bir elçi yolladı.\nKafkasya merkezli Türkler, Üçüncü Göktürk-Sasani Savaşı ile başlamak üzere 626'da Pers İmparatorluğu'nu yıkmak için 40.000 adam göndererek, karşılık verdiler. Ortak Bizans ve Göktürk harekatları, Bizans tarafından kayıtlarda bilinen ilk defa duvarları kırmak için çekiş kafalı Mancınık kullandığı Tiflis kuşatmasına odaklandı. Hüsrev, şehri güçlendirmek için Şahraplakan'ın komutasında 1.000 süvari gönderdi, ancak muhtemelen 628 yılının sonlarında şehir düştü. Tong Yabgu Kağan o yılın sonunda ölerek Epifaneia'yı bir \"barbar\" ile evlemekten kurtardı. Kuşatma devam ederken, Herakleios Dicle'nin üst tarafındaki tabanını güvence altına almak için çalıştı.\n627 Eylül ortasında, Herakleios, Tong Yabgu Kağan'ı Tiflis kuşatması devam ederken bırakarak, şaşırtıcı bir kış seferi ile Pers içlerini istila etti. Edward Luttwak, 624-626 kışlarında Herakleios'un mevsimsel geri çekilişini ve ardından 627'deki bu değişikliğin \"harekat alanı çapında yüksek riskli, \"ilişkisel\" bir manevra\" ile Tizpon'u tehdit ettiğini belirtir çünkü stratejik olarak etkisiz bu baskınlar Perslerin birliklerini sınır bölgelerinden içlere çağırmama davranışının oluşmasına neden olmuştu. 25.000 ila 50.000 Bizans birliği ve 40.000 Göktürk arasındaki ordusu yabancı kış koşulları ve Perslerden gelen taciz nedeniyle hızla azalıyordu. Ermeni Rhahzadh komutasında Pers ordusu tarafından izlenen ordusu hızlı bir şekilde ilerledi, Asur'a doğru güneye ilerlendikçe Rhahzadh'ın ordusu tedariğin çoğunu Bizanslılar aldığı için tedarik sıkıntısından zorluklar yaşamaya başladı.\nHerakleios, Ninova yıkıntılarının yakınında, yıl sonuna doğru, takviyelerin Pers komutanına ulaşmasından önce Rhahzadh ile karşı karşıya geldi. Ninova Muharebesi, uzaktan atış yapan birliklerdeki Pers üstünlüğünü azaltan siste gerçekleşti. Herakleios, sahte geri çekiliş ile Persleri ovaya çekti, sonra geri döndürüp Persleri şaşkına çevirdi. Sekiz saatlik muharebenin sonunda, Persler aniden yakındaki eteklere çekildiler, ancak muharebe hezimete dönüşmedi. Muharebe sırasında yaklaşık 6.000 Pers öldürüldü. Patrik Nikiforos'un \"Kısa Tarihi\" eserinde, Rhahzadh'nın Herakleios'a kişisel meydan okuduğunu ve Heraclius'un bunu kabul edip, tek saldırıda Rhahzadh'ı kabul edip öldürdüğünü ileri sürer; diğer iki meydan okuyanlar da ona karşı savaştı ve kaybetti. Ancak, dudağından yara aldı.\nHerakleios'un zafer ordusu, kendisine karşı duracak Pers ordusu kalmadığı için, Hüsrev'in sarayı olan Dastagird'i yağmaladılar ve ele geçirilmiş 300 adet Bizans bayrağını geri alırken muazzam zenginlik elde ettiler. Hüsrev, Tizpon'un savunması için destek sağlamaya çalışmak için zaten Susiana dağlarına kaçmıştı. Herakleios daha sonra Hüsrev'e bir ültimatom yayınladı:\nBununla birlikte, Herakleios, Tizpon'a saldıramazdı, çünkü Nahravan Kanalı'nın üzerindeki bir köprünün çökmesi nedeniyle mümkün değildi, ve kanalı geçmek için girişimde bulunmadı.\nNe olursa olsun, Pers ordusu isyan etti ve II. Hüsrev'i devirerek onun yerine Siroes olarak da bilinen oğlu II. Kavad tahta geçti. Hüsrev beş gün boyunca çıplak ve yiyeceksiz bir zindanda kapandı - beşinci günde yavaşça oklarla vurularak öldürüldü. Kavad hemen Herakleios'a barış teklifleri gönderdi. Herakleios, kendi imparatorluğunun da bitkin olduğunu bilerek sert şartlar uygulamadı. Barış antlaşması şartlarına uygun olarak, Bizanslılar kaybettiği toprakları, yakalanan askerlerini, bir savaş tazminatı ve en önemlisi 614'te Kudüs'te kaybedilen Gerçek Haç ve diğer kutsal emanetleri geri aldı.\nBirkaç ay süren seyahatin ardından Herakleios, Konstantinopolis'e muzaffer girdi ve şehir halkı, oğlu Herakleios Konstantin ve Patrik Sergios tarafından karşılandı ve kendilerini sevinçle selamladı. Perslerle yaptığı ittifak, 14 Eylül 629'da ayrıntılı bir törende Kutsal Sünger Gerçek Haç'a tekrar iliştirildi. Tören alayı Ayasofya'ya doğru ilerledi. Orada, Gerçek Haç, yüksek sunağın üzerinde dikey olarak doğruluncaya kadar yavaşça kaldırıldı. Birçoğu için, bu yeni bir altın çağın Bizans İmparatorluğu için başlamak üzere olduğunun bir işaretiydi.\nSavaşın zaferle sonuçlanması, Herakleios'un tarihteki en başarılı generallerinden biri olma konumunu sağlamlaştırdı. Altı yıllık kesintisiz zaferleri ve daha önce hiçbir Roma ordusunun gitmediği yerlere giden Roma ordusuna komutanlık ettiği için \"yeni Scipio\" olarak selamlandı. Ayasofya'daki Gerçek Haç'ın muzafferrane yükselmesi onun başarıları taçlandıran bir andı. Herakleios ölseydi o an tarihçi Norman Davies'in sözleriyle \"Jül Sezar'dan bu yana en büyük Roma generali\" olarak kaydedilmiş olurdu. Bunun yerine, İslam'ın yayılışı ile uğraştı; onların şiddetli saldırılarına karşı bir muharebeden diğerine mağlup oldu ve zafer dolu itibarını zedeledi. John Norwich kısaca Herakleios'u \"çok uzun yaşadı\" olarak nitelendirir.\nDiğer tarafta, Sasaniler de istikrarlı bir hükümet kurmaya çabaladılar. II. Kavad, tahta çıktıktan sadece birkaç ay sonra öldüğünde, Pers ülkesi hanedan kargaşası ve iç savaşa girdi. III. Ardeşir, Herakleios'un müttefiki Şahrbaraz ve Hüsrev'in kızları Purandoht ve Azarmidoht birbirlerine aylar içinde tahta geçtiler. Ancak yalnızca tahtta 632 yılında geçen Hüsrev'in torunu olan III. Yezdigirt, istikrar sağladığı zaman, Sasani krallığını kurtarmak için artık çok geçti.\n602-628 savaşının yıkıcı etkisi, neredeyse kesintisiz bir yüzyıllık Bizans-Pers çatışmasının biriken etkileri ile birlikte her iki imparatorluğu da sakat bıraktı. Ekonomik gerileme, II. Hüsrev'in seferlerini finanse etmek için ağır vergi, din huzursuzluğu ve il toprak sahiplerinin Şah'ın pahasına artan gücü, Sasaniler'i daha da zayıflattı. Howard-Johnston'a göre: \"[Herakleios'un] sonraki yıllardaki sahadaki zaferleri ve siyasi yansımaları ... Yakın Doğu'daki Hristiyanlığın ana kalesini kurtardı ve eski Zerdüşt rakibini ciddi biçimde zayıflattı. Sonraki yirmi yılda Arapların olağanüstü askeri başarılarını daha da gölgelendiler, ancak parlaklığının azalması için geç anlamaya, izin verilmemelidir\".\nBununla birlikte, Bizans İmparatorluğu da artık büyük ölçüde Slavların elinde olan Balkanlar ile ciddi şekilde etkilendi. Buna ek olarak, tekrarlanan İran istilaları ile Anadolu harap oldu ve yıllar boyu süren Pers işgali nedeniyle Kafkasya, Suriye, Mezopotamya, Filistin ve Mısır'daki toprakları elinde tutması gevşedi. Mali birikimler tükendi, Bizanslılar, Pers savaşından gazi kalanlara ödeme yapmak ve yeni asker almakta güçlük çektiler. Clive Foss, bu savaşı \"Küçük Asya'daki Antik Dönem'in sonunu belirleyen sürecin ilk aşaması\" olarak adlandırır.\nHoward-Johnston'un \"insanlıktaki bir tsunami\" ye benzettiği, İslam tarafından yeni birleştirilmiş olan Arapların şiddetli saldırılarına maruz kaldıkları için, her iki imparatorlukta iyileşme şansı bulamadı. George Liska'ya göre, \"gereksiz yere uzayan Bizans–Pers anlaşmazlığı İslam'ın yolunu açtı\". \nSasani İmparatorluğu bu saldırılara hızla çöktü ve tamamen imha edildi. Arap-Bizans savaşları sırasında, yorgun düşmüş Bizans İmparatorluğu'nun kısa bir süre önce geri kazandığı doğu ve güneydeki eyaletleri Suriye, Ermenistan, Mısır ve Kuzey Afrika'yı tekrar kaybetti ve imparatorluk Anadolu ve bir dizi adalar ile Balkanlar da ve İtalya'da dayanaklardan oluşan bir toprak parçalarına indirgendi. Bununla birlikte, Perslerin aksine Bizans İmparatorluğu, Arapların saldırılarından kurtuldu ve ellerinde kalan bölgeleri korudular ve 674–678 ve 717–718 yıllarında başkentlerinin iki kuşatma kuşağını kararlı bir şekilde püskürttüler. Bizans İmparatorluğu, daha sonraki çatışmalarda Girit'teki ve güney İtalya'daki topraklarını da Araplara kaybettiler, ancak bunların hepsi eninde sonunda geri alındı. Ancak 8. yüzyılda Balear Adaları, Sardunya ve Sicilya Araplar tarafından, Korsika Lombardlar tarafından ele geçirildi. Ayrıca, Bizans'ın İspanya'daki varlığı Spania 629'da Vizigotlar tarafından ele geçirildi.\nPerslerin seçkin süvari birlikleri Aswaran'dı. Mızrak muhtemelen tercih edilen silahtı ve aynı anda iki erkeği sarsacak gücü vardı. Atlarını düşman okçularından korumak için atları tabakalı zırhlarla kaplıydı. Pers okçularının ölümcül aralığı yaklaşık 175 metre, hassas aralık ise yaklaşık 50-60 metre idi.\nİmparator Mauricius'un \"Strategikon\" askeri talimatnamesine göre, Persler, savaşçı tüm ulusların en \"güçlü okçuluk olmasa da hızlı\" olan okçularını yoğun şekilde kullandılar ve yaylarını engelleyen hava şartlarından kaçındılar. Bu, düzenlerinin merkezde ve kanatlarda eşit güçte olduğunu gösterir. Görünüşe göre elle el dövüşünden kaçınma eğiliminde oldukları için engebeli araziyi kullanarak Roma mızraklı askerlerinin saldırısından kaçındılar. Böylece, \"Strategikon\", Pers oklarını kullanmaktan kaçınmak için düz arazide hızlı harçlarla saldırmayı önerir. Kuşatma yapmak konusunda yetenekli görülürler ve \"planlama ve generallikle sonuçlar elde etmeyi\" severler.\nBizans ordusunun en önemli kolu, Bizans'ın sembolü haline gelen katafrakt süvari idi. Zincir zırh giyerlerdi, ağır zırhlı atları vardı ve mızrakları birincil silahtı. Kollarında küçük kalkanlar vardı, yaylar kullanabiliyor ve pala ile balta taşıyorlardı. Ağır Bizans piyadesi veya \"scutati\", küçük yuvarlak kalkan taşır ve tabakalı zırh giyerdi. Süvarileri engellemek için mızrak ve atların bacaklarından kesmek balta gibi için mızraklar gibi düşman süvarilerine karşı birçok silah taşırdılar. Hafif Bizans piyadesi ya da \"psiloi\", öncelikli olarak yay kullanır ve sadece deri zırh giyerdi. Bizans piyadesi, düşman süvarileri karşısında savaş hattını dengelemek ve aynı zamanda dost süvari saldırılarında dayanak noktası olarak kilit rol oynamışlardır. Richard A. Gabriel'e göre, Bizans ağır piyadesi \"Roma lejyonunun en iyi yeteneklerini eski Yunan falanksıyla birleştirdi\".\nAvarlar, mızraklarla birlikte ağır süvari olarak ikiye katlanabilen çeşitli yayları okçulara vermişlerdi. Kuşatma sanatı konusunda yetenekliydiler ve mancınık ve kuşatma kuleleri inşa edebiliyorlardı. Yaptıkları Konstantinopolis Kuşatması sırasında, kolay karşı saldırıyı önlemek için askeri abluka duvarları inşa ettiler ve savunma okçularına karşı korunmak için hayvan deri kaplı ahşap çerçeveler ya da kısa mantolar kullandılar. Dahası, diğer birçok göçebeler gibi, onlara yardım etmeleri için Gepidler ve Slavlar gibi başka savaşçıları topladılar. Bununla birlikte, Avarlar malzeme tedariğinde kırsal kesimlerin talan edilmesine dayandığından, özellikle de daha az hareket eden müttefikleri düşündüklerinde uzun kuşatmaları sürdürmeleri zordu.\nKaegi'ye göre, Bizanslılar \"status quo'nun temel unsurlarını değiştirmeyi önlemek için ... neredeyse zorlayıcı bir tercih\" yapmıştı. Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler. Hüsrev ve Avar Kağan'ına karşı da başarısız olsalar da, Sırp ve Hırvat olacak olan Slavlarla olan bağları ve Göktürk'lerle yıllardır süren müzakereleri, Slavlar'ın Avarlar'a karşı aktif olarak karşı çıkmalarına ve bunun yanında Göktürkler ile önemli bir ittifak oluşturmasına neden oldu.\nHerhangi bir ordu için, lojistik daima bir problemdir. Bizans topraklarında, özellikle Anadolu'da yaptığı ilk seferlerde, Herakleios büyük ihtimalle birliklerine çevreden istemek suretiyle malzeme temin etti. Herakleios'un Pers ülkesine saldırısı sırasında, kısmen hem onun hem de Pers atların kış mevsiminde depolanmış yemlere ihtiyaç duymaları nedeniyle sert kış koşulları onun durmasına neden oldu. Kışın askerlerini sefer zorlamak, Mauricius'un kışın birliklerine yaptığı kötü muameleden dolayı devrilmesi nedeniyle riskliydi. Edward Luttwak, \"neredeyse her türlü bitki örtüsüne sahip neredeyse her türlü arazide\" hayatta kalabilen Göktürklerin \"sağlam atları (veya midillileri)\" 627'de dağlı kuzeydoğu İran'daki Herakleios'un kış seferi için şart olduğunu düşünür. \nSefer sırasında tedariklerini Pers topraklarından sağlamışlardır. Ninova'daki zafer ve Pers saraylarının ele geçirirlerken, birliklerine yabancı topraklarda ve kış koşullarında malzeme temin etmekte artık sorunlar yaşamıyorlardı.\nBu savaşın kaynakları çoğunlukla Bizans kökenlidir. Dönemin Yunan metinleri arasında en önde geleni yaklaşık 630 yılan ait kimliği belirsiz bir yazar olan \"Chronicon Paschale\" idi. \nPisidyalı Georgios o dönem birçok şiir ve diğer eserler yazdı. Teofilakt Simokata, Bizanslıların siyasi görünümünü veren bir tarihin yanında günümüze ulaşan mektupları da vardır, ancak bu tarih gerçekte sadece 582 ila 602 yılları arasını kapsar. Synkellos Theodorus 626 yılında Konstantinopolis Kuşatması sırasında yapılan ve bazı olaylar için yararlı bilgiler içeren günümüze ulaşmış bir konuşması vardır. O dönemde Mısır'dan gelen bazı papiruslar vardır.\nPers arşivleri kaybolmuştur, o dönem ait bu savaşın Pers kaynakları yoktur. Bununla birlikte, Taberî'nin \"Peygamberler ve Melikler Tarihi\" adlı kitabı kaybolan kaynakları kullanır ve Sasani hanedanının tarihini içerir. Yunan olmayan dönemin kaynakları, Kıptîce yazılmış ancak yalnızca Etiyopyaca çevirisi günümüze ulaşan Nikiulu İoannis'in vakainameyi ve Sebeos'a atfedilen \"Tarih\" kitabını (yazarı üzerine tartışmalar vardır) içerir. İkincisi, yalnızca çeşitli kronolojik sıralamaya göre düzenlenmiş çeşitli kaynaklardan oluşan bir Ermeni derlemesidir. Savaşın kapsamını tek taraflı verir. Dahası, İncil kehanetini ilişkilendirmek ile dönemi bir araya getirmek amacıyla, kesinlikle nesnel değildir. Dodgeon, Greatrex ve Lieu'nun çağdaş kaynakların \"en önemli\" olduğuna inandıkları o dönemden kalan bazı Süryani materyaller de vardır. Bunlara 640'ta Rahip Thomas düzenlenmiş \"724 tarihli vakainame\" dahildir. Guidi vakainamesi veya Khuzistan vakainamesi, Pers topraklarında yaşayan bir Nasturi Hıristiyanının bakışını verir.\nDaha sonraki Yunan bakışları Günah Çıkartıcı Theofanis vakainamesi ve Patrik I. Nikiforos Theofanis'in \"vakainamesi\"nin \"Kısa Tarihi\" savaşın bir çerçevesinin oluşturulmasında çok yararlıdır. Genellikle 1234 tarihli vakainame ve Suriyeli Mihail tarafından yazılan vakainame gibi hatta dah sonra yazılan Süryanice kaynaklarla da desteklenir. Bununla birlikte, Nikiforos'un \"Kısa Tarihi\" ve Hıristiyan Arap Hierapolisli Agapius haricindeki bu kaynaklar büyük olasılıkla ortak bir kaynaktan, muhtemelen 8. yüzyıl tarihçisi Edessalı Theofilos'tan bilgileri almışlardır.\nTovma Artsruni'nin 10. yüzyıl \"Artsrunik Hanedanının Ermeni Tarihi\" muhtemelen Sebeos'un derleyicisinin kullandığı kaynaklara benzer kaynaklara sahiptir. Movses Kaghankatvatsi 10. yüzyılda \"Ermenistan Tarihi\" yazdı ve 620'lere ait tanımlanamayan kaynaklardan gelen materyale sahipti. Howard-Johnston, Movses ve Sebeos'un tarihlerinin \"mevcut Gayrimüslim kaynaklardan en önemlileri\" olarak değerlendirir. İskenderiya Patriği Eutychius'un tarihibirçok hatayı içermekle birlikte yararlı bir kaynaktır. Kur'an da bazı ayrıntılar sağlar, ancak ihtiyatlı yaklaşılmalıdır.\nAzizler Sykeonlu Theodorus ve Pers Anastasios'un Bizans'a ait hagiografileri (azizlerin yaşamları), savaş dönemini anlamaya yardımcı oldukları kanıtlanmıştır. \"Khozebalı Georgios\"un Hayatı, Kudüs Kuşatması sırasındaki panik hakkında bir fikir verir. Bununla birlikte, hagiografi metinlerin 8. veya 9. yüzyıl tadillerinde bozulup bozulmaması konusunda bazı şüpheler vardır. Nümismatik, paraları inceleyen çalışma sahası, tarihleme için yararlı olduğu kanıtlanmıştır. Sigiliografya, mühürleri inceleyen çalışma sahası, aynı şekilde tarihleme için kullanılmıştır. Yazıt bilimi kaynaklar veya yazıtların kullanımı sınırlıdır. Luttwak, Mauricius'un \"Strategikon\"u \"en eksiksiz Bizans el kitabı\" olarak adlandırır; zamanın askeri düşünce ve uygulamalarına değerli bir bakış açısı sunar.\n\n\nLa Route d'Istanbul\nLa Route d'Istanbul (İngilizce: Road to Istanbul), yönetmenliğini Rachid Bouchareb'in gerçekleştirdiği 2016 çıkışlı Fransa ve Cezayir ortak yapımı drama filmidir. Filmin ilk gösterimi 66. Berlin Uluslararası Film Festivali'nin Panorama bölümünde gerçekleştirildi.\nFilm, 4 Mart 2018 tarihinde düzenlenecek 90. Akademi Ödülleri'nin \"Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü\" kategorisinde yarışmak üzere Cezayir'in adayı olmuştur.\nBelçika'daki yirmi yaşındaki kızı Elodie ile birlikte yaşayan Elisabeth, bir gece kızının eve gelmemesi üzerine telaşlanır. Polis, kızının Suriye'deki İslam Devleti saflarına katılmak için ülkeden çekildiğini bildirince Türkiye sınırından Suriye’ye kadar kendisine bir rota belirleyerek kızını aramaya başlar.\nFilmin çekimleri Belçika, İstanbul ve Cezayir'de gerçekleştirildi.\n\n\nPanama'nın En İyi Uluslararası Film Akademi Ödülü başvuruları\nPanama, 2014 yılından beri Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü dalında Akademi Ödülleri'ne başvurmaktadır. Ödül, Amerika Birleşik Devletleri Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından İngilizce diyalogları olmayan ve ABD dışındaki ülkelerde üretilen uzun metrajlı filmlere her yıl verilmektedir. Ödül, 1956'daki Akademi Ödülleri'ne kadar yoktu. İngilizce olmayan filmler için oluşturuldu ve her yıl verilmeye başlandı.\nÖdül için 2017 itibarıyla 4 Panama filmi aday adayı oldu. Bu filmlerden hiçbiri \"Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü\" adaylığı ile sonuçlanmadı.\nSinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi, 1956 yılından bu yana Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü için çeşitli ülkelerdeki film endüstrilerini en iyi filmlerini sunmaya davet etmektedir. Yabancı Dilde Film Ödülü Komitesi süreci denetler ve sunulan tüm filmleri inceler. Bunu takiben ödül için beş aday belirlemek için gizli oyla oy kullanılır.\nPanama'yı Akademi Ödülleri'nde temsil etmek üzere aday adayı olan filmlerin yönetmenler Abner Benaim, Mercedes Arias ile Delfina Vidal, Ricardo Aguilar Navarro ile Manuel Rodríguez ve Arianne Benedetti olmuşlardır.\nPanama'nın Akademi'ye göndermekte olduğu aday adayı olup aşağıda yıllara göre listelenen filmlerin tamamı İspanyolcadır.\n\n\nTokyo Disney Resort\nTokyo Disney Resort ( \"Tōkyō Dizunī Rizōto\"), Japonya'nın Tokyo'nun hemen doğusunda Urayasu kentinde bulunan Disney temalı bir eğlence parkıdır. İlk olarak 15 Nisan 1983 tarihinde bir tema parkı olarak açılmış olup daha sonra iki tema parkı, üç Disney oteli, altı Disney olmayan otel ve bir alışveriş kompleksi olan bir tatil beldesi haline geldi. Park, çevresinden geçen bir havaray hattı ile birbirine bağlanmaktadır.\n\n\nTünel (roman)\nTünel (İspanyolca özgün adıyla El túnel), Arjantinli yazar Ernesto Sabato'nun yazdığı bir psikolojik roman. Kitap, Buenos Airesli sorunlu bir ressam olan Juan Pablo Castel'i ve onun bir kadına takıntısını konu almaktadır. Eserin başlığı, Castel hapishanedeki hücresinden, onu anlayabilme potansiyeli olan tek kişiyi öldürmesine yol açan olaylar dizisini anlattıkça gitgide belirginleşen, Castel'in toplumdan duygusal ve fiziksel olarak izolasyonunun simgesine atıf yapar. Varoluşçu temalarıyla bilinen \"El túnel\", 1948'de yayımlanmasının ardından Albert Camus ve Graham Greene'den büyük destek görmüştü.\nHikâye ana karakterin kendini \"María Iribarne'yi öldüren ressam\" diye tanıtmasıyla başlar; ikiliyi ilk tanışmalarına götüren gelişmelerin derinlerine daha sonra inilir. Castel'in takıntısı 1946 sonbaharında, kendi eserlerinden oluşan bir sergide, bir kadının \"Maternidad\" (\"Annelik\") adlı tablosundaki çoğu kişinin fark edemeyeceği bir detaya odaklandığını görünce başlar. Ressam, kadının bu gözlemini çok önemli bulur çünkü o detayı resminin en önemli yeri olarak görmektedir ancak kendisi ve kadından başka hiç kimse o noktaya ilgi göstermemiştir.\nKadın sergiden ayrılmadan ona yaklaşma şansı bulamayan Castel, sonraki birkaç ayı ona takılmış hâlde geçirir; koskoca Buenos Aires'te onu bulmanın yollarını düşünmekte ve ona ne söyleyeceğini hayal etmektedir.\nSonunda bir gün kadını işyeri olduğunu düşündüğü bir binaya girerken görür. Nasıl gidip de ona tablodaki detayı soracağını düşünür. Kadının yanına gider ve adının María Iribarne olduğunu öğrenir. Tablo hakkındaki sohbetlerinin ardınından, Castel ve María tekrar görüşmek için sözleşir. Daha sonra kadının Allende adlı kör bir adamla evli olduğu ve şehrin kuzey kesimindeki Posadas caddesinde yaşadığı bilgilerini edinir. Ancak Castel María'yla görüşmeye devam ettikçe, ilişkileri Castel'in, kadının kocasıyla olan münasebeti, neden kocasının soyadını almadığı ve iç dünyasına ilişkin takıntılı sorgulamalarından ibaret olmaya başlar; María bu sorulara Castel'i tatmin eden cevaplar verememektedir. Bu anlaşmazlık yüzünden, Castel'in takıntılı düşünceleri, onu birbirlerine karşı beslediklerine inandığı aşk hakkında binbir türlü saçma şüpheye götürür.\nBu kaygı, María ile, kocası Allende'nin kuzeni Hunter'ın Mar del Plata'daki \"estancia\"sına gittiğinde daha da ağırlaşır. Oradaki ortamın havası, gelen diğer akrabaların tavır ve davranışları ve Hunter'da kıskançlık hissetmesi, Castel'in paranoyasını besler ve Castel'i, çalışanlarından birine birkaç kelime etmekle yetinerek, çiftliği terk etmeye zorlar.\nBölgeden ayrılmak için bir istatsyonda bekleyen Castel, María'nın onun yokluğunu fark etmesini ve kendisini durdurmaya gelmesini umar. Kadının gelmemesi adamın olumsuz düşüncelerini doğrular. Buenos Aires'teki evine dönen Castel, ilk iş olarak María'yı Hunter'la yatmakla suçlayan ağır bir mektup yazar; mektubu gönderdikten hemen sonra yaptığından pişman olmuştur. Sinirle, yola çıkmış mektubu geri vermesi için postacıyı ikna etmeyi dener ama başarısız olur. Bunun üzerine, kaderin mektubun gideceği yere ulaşmasını istediği sonucunu çıkarır.\nSonraları Castel María'ya telefonla ulaşır. Kadın istemeye istemeye tekrar buluşmayı kabul eder ama bunun kendilerine bir yarar sağlamayacağını, hatta aksine Castel'e biraz daha zarar vereceğini de ekler. María Buenos Aires'e gelmeyince, Castel onun aslında hem kendisiyle, hem de Hunter ve başka adamlarla kocasını aldatan bir fahişe olduğuna kanaat getirir. Öfkeyle dolan Castel, estancia'ya doğru yola çıkar. Büyük evin dışında gizlenerek misafirlerin gitmesini bekler. Bu sırada içindeki kaygı öyle büyür ki, María ile kendisinin paralel geçit veya tünellerde birbirlerinin hayatından geçtiğini tasavvur etme noktasına ulaşır. Kendisi \"tek bir tünel vardı, karanlık ve yalnız: benimki, çocukluğumun, gençliğimin, tüm yaşamımın içinden geçtiği o tünel\" şeklinde anlatılır.\nNeticede Castel eve girer; María'nın odasına giderek ona yaklaşır. Kadını, onu bu dünyada yalnız bırakmakla suçlar ve bıçaklayarak öldürür. Olaydan sonra Allende'nin işyerine giden Castel, María'yı Hunter'la beraber olduğu için öldürdüğünü anlatır ancak Allende'nin zaten durumdan bütünüyle haberdar olduğunu anlar. Defalarca Castel'e bir aptal olduğunu haykıran Allende üzüntüyle Castel'i dövmeye çalışsa da beceremez. Oradan ayrılan Castel gidip polise teslim olur.\n\n\nVictoria (İsveç veliaht prensesi)\nİsveç Veliaht Prensesi Victoria (Victoria Ingrid Alice Désirée Bernadotte; d. 14 Temmuz 1977), Kral XVI. Carl Gustaf'ın en büyük çocuğu olarak İsveç tahtının varisi. Tahta beklendiği gibi çıkarsa İsveç'in dördüncü egemen kraliçesi ve 1720'den bu yana ilki olacak.\n\n\nTokyo Disneyland\nTokyo Disneyland ( \"Tōkyō Dizunīrando\"), Tokyo Disney Resort'ta bulunan bir eğlence parkıdır. 15 Nisan 1983 tarihinde açılmış olup ABD dışında açılan ilk Disney parkıdır. Park, Walt Disney Imageering tarafından Kaliforniya'daki Disneyland ve Florida'daki Magic Kingdom ile aynı tarzda inşa edilmiştir. Tokyo Disneyland, Tokyo DisneySea ile birlikte, tamamen veya kısmen Walt Disney Company'ye ait olmayan tek Disney parkıdır ve The Oriental Land Company tarafından işletilmektedir.\nParkta World Bazaar, dört klasik Disney yeri Adventureland, Westernland, Fantasyland ve Tomorrowland ile iki küçük yer Critter Country ve Mickey's Toontown olmak üzere yedi tema alanı bulunmaktadır. Bu alanların birçoğu Amerikan Disney filmlerine ve fantezilerine dayanan orijinal Disneyland'ı yansıtmaktadır. Fantasyland, klasik Disney filmleri ve karakterleri üzerine kurulu Peter Pan'ın Uçuşu, Snow White'ın Korkunç Maceraları ve Uçan Fil Dumbo'yu içermektedir. Park, parkı ziyaret eden geniş kalabalığa uyum sağlamak için geniş açık alanlarıyla dikkat çekmektedir. 2013 yılında Tokyo Disneyland, 17,2 milyon ziyaretçi ile dünyanın en çok ziyaret edilen ikinci tema parkı haline geldi.\n\n\nTokyo DisneySea\nTokyo DisneySea ( \"Tōkyō DizunīShī\"), Tokyo Disney Resort'ta bulunan bir eğlence parkıdır. 4 Eylül 2001 tarihinde açılmış olup Tokyo Disney Resort'ta açılan ikinci tema parkı ve dünya çapındaki 12 Disney tema parkından dokuzuncu parktır. The Oriental Land Company tarafından işletilen Tokyo DisneySea, 2016 yılında yaklaşık 11 milyon ziyaretçiye ev sahipliği dünyanın en çok ziyaret edilen tema parkı haline geldi.\n\n\nAttika-Delos Deniz Birliği savaşları\nAttika-Delos Deniz Birliği savaşları, Atina öncülüğündeki Attika-Delos Deniz Birliği ve müttefikleri ile Ahameniş İmparatorluğu arasında MÖ 477-MÖ 449 yılları arasında sürmüş olan savaş. Pers-Yunan savaşları, İyon Ayaklanması ve Yunanistan'a birinci ile ikinci Pers saldırılarını kapsayan uzun soluklu bir askerî çatışma dönemidir.\n\n\nMakedonya'nın Yükselişi\nMakedonya'nın Yükselişi, Yunanistan'daki küçük bir krallık olan Makedonya'nın MÖ 359 ile 336 yılları arasındaki 25 yıllık süreçte tüm Helen dünyasına ve daha da ötesine hâkim duruma geldiği döneme verilen ad. II. Filip'in etkin diplomasi ve askerî yenilenme politikaları İskender tarafından da devam ettirilmiş, bu iki hükümdar zamanında Makedonya Eski Dünya'nın neredeyse tamamına hükmeder hâle gelmiştir.\n\n\nÜçüncü Mithridatis Savaşı\nÜçüncü Mithridatis Savaşı, VI. Mithridatis ve müttefikleri ile Roma Cumhuriyeti arasında gerçekleşen Mithridatis Savaşlarının sonuncusu ve en uzun süreli olanı. MÖ 73 ile MÖ 63 yılları arasında gerçekleşen savaş sonucunda Pontus Krallığı nihai olarak son bulmuş, Roma Küçük Asya'da tam bir hakimiyet kurmuştur.\n\n\nAvar-Bizans savaşları\nAvar-Bizans savaşları, 6. ve 7. yüzyıllarda Avar Kağanlığı ile Bizans İmparatorluğu arasında süregelen askerî çatışmalar bütünü. Avarların Balkanlar üzerinden Anadolu'ya iniş yolu üzerinde bulunan Bizanslılar ile olan bu mücadelesi Konstantinopolis'in kuşatılmasına dek uzanmış fakat Avarlar bu noktadan daha ileriye gidememişlerdir.\n\n\nMuazzez Arçay\nFeride Muazzez Arçay (6 Şubat 1907, Üsküp - 24 Ağustos 1982, İstanbul), Türk oyuncu.\n1907'de Üsküp'te doğdu. Küçük yaşta çiçek hastalığından dolayı görme engeli geçirdi, 1924'te Almanya'da ameliyat olarak sağlığına kavuştu. İstanbul'daki Özel Alman Lisesi'nde bir süre okudu, Gülhane Alay Köşkü'nde açılan Tiyatro Mektebi'nden mezun oldu. 1926'da Avni Dilligil ile birlikte İzmir Tiyatrosu'nu kurdu ve tiyatro kapanana dek kadroda kaldı. Oyuncu Renan Fosforoğlu ile evliliğinden 1939'da oğlu Ferdi Merter dünyaya geldi.\n\"Bin Yıllık Yol\" filmindeki performansıyla 6. Altın Portakal Film Festivali'nde \"En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu\" ödülüne değer görüldü. Geçirdiği bir kaza nedeniyle ayağı kırılan Arçay 1976 yılından sonra filmlerde oynayamadı. Kaldırıldığı Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde geçirdiği kalp krizi nedeniyle 24 Ağustos 1982'de hayatını kaybetti. Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.\n\n\nDiler Saraç\nDiler Saraç (d. 1937), Türk sinema ve dizi oyuncusu.\n1975 yapımı \"Pisi Pisi\" filmindeki performansıyla 13. Altın Portakal Film Festivali'nde \"En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu\" ödülüne değer görüldü.\n\n\nİznik-Latin savaşları\nİznik-Latin savaşları, Bizans İmparatorluğu'nun başkenti Konstantinopolis'in 1204 yılında Latinler tarafından işgal edilmesi ile 1261 yılında Bizanslılarca tekrar ele geçirilmesi arasında süregelen çatışmalar bütünü. Dördüncü Haçlı Seferi'ne liderlik eden Venedik Cumhuriyeti öncülüğünde kurulan Latin İmparatorluğu ile Konstantinopolis'in elden çıkmasını takiben İznik'te kurulan sürgün devleti İznik İmparatorluğu ve Venedik'in rakibi Ceneviz Cumhuriyeti arasında yaşanan savaşlar sonucunda Bizans İmparatorluğu yeniden tesis edilmiş, Latin İmparatorluğu yıkılmıştır.\n\n\nBulgar-Latin savaşları\nBulgar-Latin savaşları, İkinci Bulgar İmparatorluğu ile Latin İmparatorluğu arasında süregelen askerî çatışmalar. Latin İmparatorluğu'nun 1204 ile 1261 yılları arasındaki ömrü boyunca yaşanan savaşlar Latin İmparatorluğu'nun genişleme politikası ile Bulgarlara karşı harekâta girişmeleriyle başlasa da Bulgarlar rakiplerine karşı üstünlük sağlamayı başarmışlardır.\n\n\nVilnis Edvīns Bresis\nVilnis Edvīns Bresis (d. 30 Ocak 1938; Jelgava –ö. 25 Ekim 2017) ,Leton siyasetçidir. 6 Ekim 1988'den 7 Mayıs 1990 tarihine kadar Letonya SSR Bakanlar Konseyi Başkanıydı.\n2002'den 2010'a kadar Bresis, Yeşiller ve Çiftçiler Birliği Partisi'nden seçilerek ülkesi Letonya parlamentosunda yer aldı.\nLeton siyasetçi Vilnis Edvīns Bresis, 25 Ekim 2017'de pulmoner ödemden 79 yaşında ölmüştür.\n\n\nFats Domino\nAntoine Dominique \"Fats\" Domino (26 Şubat 1928 - 24 Ekim 2017), Amerikalı siyahi rock and roll, reggae müziği sanatçısı, şarkıcı ve söz yazarı.\nMüzisyen New Orleans, Louisiana'da doğmuştur. 1955'ten önce çıkardığı beş albümü bir milyondan fazla sattı ve altın kayıtlı aldümler olarak sertifikalandı. ABD'de 35 kayıt yapan sanatçının albümlerindeki parçalar \" Billboard \" Top 40 ABD listelerinde üst sıralarda yer almıştır.\nMüzik çalışmalarında ritim ve blues çalışmalarında saksafon, bas, piyano, elektro gitar ve davulda eşlik etti.\nAmerikalı müzisyen Fats Domino, uzun süren bir hastalığın ardından 24 Ekim 2017'de Harvey, Louisana'daki evinde ölmüştür.\n\n\nSamsung SPH-i700\nSamsung SPH-i700 Samsung tarafından 2002 yılında üretilen bir Windows Mobile akıllı telefonudur. Kendi sınıfında diğerlerine kıyasla güçlü ve genişletilebilir bir ikinci nesil Pocket PC aygıtıdır. Bir yarı iletken ekran, bir VGA kamera, 300 MHz İşlemci içerir ve yetkili bir PDA yaparak SDIO'yu destekler. Bir kutu, bir stereo kulaklık-mikrofon, şarj ünitesi ve hem düzenli hem de genişletilmiş bir pil dahil olmak üzere eksiksiz bir aksesuar paketi içerir. Kablosuz radyonun güçlü sinyaller aldığı ve Verizon Express Ağında iyi ses kalitesi ve hızlı veri hızı sağladığı bildirildi.\nÜnite Pocket PC 2002 Phone Edition işletim sistemini çalıştırıyor. Temmuz 2004'te Verizon, Windows Mobile 2003 Phone Edition çalıştıran birimler gönderdi. Windows Mobile 2003 Phone Edition, bu işletim sistemini kullanan normal Pocket PC'lerde bulunan iyileştirmeleri sunmaktadır: geliştirilmiş Pocket Internet Explorer (Internet Explorer Mobile), her zaman ağ üzerinde geliştirilmiş bir ağ bağlantı yöneticisi ve genel hız iyileştirmeleri. Samsung, SGH-i700 olarak adlandırılan ve GSM / GPRS şebekesinde çalışanların haricinde SPH-i700 ile benzer bir model oluşturdu.\nEkran arkadan aydınlatmalı, 240 x 320 piksel renkli 65.000 renkli yarı iletken ince tabakalı transistör ekranıdır. 300 MHz PXA 250 Intel XScale işlemci ile performans gösteriyor. 64 megabayt RAM-dan kullanıcının kullanabileceği 60-dır. 5 meg flash bellek mevcuttur. 64 meg ROM, flaş yükseltilebilir. Ses iki dahili hoparlördür - bir tanesi sistem sesi ve diğeri telefon için. Tümleşik mikrofon ve hoparlör vardır. Alarm seslerini, LED uyarı ve titreşimli uyarıları destekler. MP3'ler için Windows Media Player ve 2.5mm stereo 3 halkalı bir kulaklık içerir. SDIO'yu destekleyen SD ve MMC kartlarını ve SDIO kartlarını kabul eden 1 SD yuvası da bulunuyor. Model 1200 mAh şarj edilebilir Lityum İyon pil ve 2,000 mAh'luk uzun bir pil ile birlikte geldi. Kullanıcı pilleri değiştirilebilir.\nAygıt Pocket PC 2002 Phone Edition işletim sisteminde çalışıyor. Windows Mobile 2003 sürümü, Temmuz 2004'ten sonra yapılan telefonlarda gönderildi ve 2002 modelleri için bir yükseltme mevcut oldu. Pocket Word, Excel, Internet Explorer, MS Reader ve Outlook gibi Microsoft Pocket Office paketi yüklü oldu. Ayrıca, Terminal Hizmetleri, Pocket PC ve Ses Kaydedici için MSN Instant Messenger gibi el yazısı tanıma özelliği, Masaüstü için ActiveSync ve Outlook, Cep Yedekleme, Sesli Sinyal ve kamera uygulaması gibi 3. taraf ve ek yazılımlar da oldu.\n\n\nIsabel Quintanilla\nIsabel Quintanilla (d. 1938, Madrid, İspanya –ö. 24 Ekim 2017) ,İspanyol Gerçekçilik Akımı'nı yansıtan çalışmalar üreten İspanyol kadın ressam ve sanatçıdır. Valdenoceda'nın Fransız toplama kampında faşistler tarafından öldürülen İspanyol Cumhuriyetçi bir komutan olan José Antonio Quintanilla'nın kızıdır. Çizdiği tablolar genellikle yaşamı, basit nesneleri, hayatın görünümlerini ve manzara resimlerini içerir.\nIsabel Quintanilla 1938'de Madrid'de doğdu. 1953'te on beş yaşındayken Güzel Sanatlar Yüksek Okulu\n'na girdi.\nAltı yıl sonra 1959'da mezun oldu. Quintanilla, 1960 yılında burs alarak Instituto Beatriz Galindo'da stajyer olarak resim konusunda eğitimler almaya başlamıştır.\nDaha sonra heykeltıraş Francisco López ile evlenmiştir.\n1982'de Madrid Complutense Üniversitesi'nde Güzel Sanatlar Bölümü'nden mezun oldu Trinidad de la Torre'nin ev sahipliğinde bir atölyede dersler vermeye başladı; sanatçılar Gutierrez Navas ve Maruxia Valero vb. sanatçıların yetişmesinde ön ayak oldu.\nİspanyol kadın ressam Isabel Quintanilla 24 Ekim 2017'de bir süredir müzdarip olduğu bir hastalık sonucu 79 yaşında ölmüştür.\n\n\nİncil Hayvanat Bahçesi Tren İstasyonu\nKudüs İncil Hayvanat Bahçesi Tren İstasyonu, İsrail Demiryolları'nın Tel Aviv-Kudüs Demiryolu Hattı'nda (eski Yafa-Kudüs Demiryolu) Beit-Shemesh ile Malha istasyonları arasında İncil Hayvanat Bahçesi'nin yanında yer alan tren istasyonudur.\nİstasyon 1892'de inşa edilen orijinal Yafa-Kudüs Demiryolu'na 1940 yılından sonra eklenmiştir.\nİstasyona sınırlı hizmet verilmektedir.\n\n\n2016 Türkiye Yazarlar Birliği Ödülleri\n2016 Türkiye Yazarlar Birliği Ödülleri, Türkiye Yazarlar Birliği tarafından 2016 yılının yazar, fikir adamı ve sanatçılarına verilen ödüllerdir.\n\n\nPorto Riko'nun En İyi Uluslararası Film Akademi Ödülü başvuruları\nPorto Riko, 1986 yılından beri Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü dalında Akademi Ödülleri'ne başvurmaktadır. Ödül, Amerika Birleşik Devletleri Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından İngilizce diyalogları olmayan ve ABD dışındaki ülkelerde üretilen uzun metrajlı filmlere her yıl verilmektedir. Ödül, 1956'daki Akademi Ödülleri'ne kadar yoktu. İngilizce olmayan filmler için oluşturuldu ve her yıl verilmeye başlandı.\nÖdül için 2017 itibarıyla 12 Porto Riko filmi aday adayı oldu. Bu filmlerden yalnız biri \"Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü\" adaylığı ile sonuçlandı, ancak ödülü kazanamadı.\nSinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi, 1956 yılından bu yana Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü için çeşitli ülkelerdeki film endüstrilerini en iyi filmlerini sunmaya davet etmektedir. Yabancı Dilde Film Ödülü Komitesi süreci denetler ve sunulan tüm filmleri inceler. Bunu takiben ödül için beş aday belirlemek için gizli oyla oy kullanılır.\nPorto Riko'nun Akademi Ödülleri için gönderdiği filmlerin arasında yönetmen ve 'nın ikişer filmi vardır. Jacobo Morales'in filmlerinden biri olan \"\" ise, Porto Riko'nun adaylık elde eden tek filmidir.\nPorto Riko aday adayı olan filmler, Corporación de Cine de Puerto Rico tarafından seçilirler. Porto Riko'nun Akademi'ye göndermekte olduğu aday adayı olan filmlerin tamamı İspanyolcadır ve aşağıda yıllara göre listelenmektedir.\n\n\nWalt Disney World Resort\nWalt Disney World Resort, Amerika Birleşik Devletleri'nin Florida eyaletine bağlı Lake Buena Vista ve Bay Lake kentlerinde bulunan Disney temalı bir eğlence parkıdır. 1 Ekim 1971 tarihinde açılmış olup dört tema parkı, iki su parkı, 27 temalı otel, dokuz Disney olmayan otel, çeşitli golf sahaları, kamp tesisi ve Disney Springs gibi diğer eğlence mekanlarına sahip 110 km²'lik bir alanı kapsamaktadır.\nGünümüzde Walt Disney World Resort, dünyanın en çok ziyaret edilen tatil mekanıdır ve yıllık ortalama 52 milyondan fazla ziyaretçiye ev sahipliği yapmaktadır. Park, Disney'in dünya çapındaki kurumsal girişiminin ana hedefi ve Amerikan kültürünün popüler bir zımbası haline geldi.\n\n\nAzerbaycan-Türkiye (şarkı)\n\"Azerbaycan-Türkiye\", Azeri şarkıcı Aygün Kazımova'nın şarkısıdır. Sözleri Bahtiyar Vahapzade'ye, müziği KKTC Yakın Doğu Üniversitesi Sahne sanatları-öğretim görevlisi Cavanşir Guliyev'e aittir.\n\n\nMagic Kingdom\nMagic Kingdom, Walt Disney World Resort'ta bulunan bir eğlence parkıdır. 1 Ekim 1971 tarihinde açılmış olup parktaki dört tema parkından ilkidir. Park, Walt Disney tarafından başlatılmış olup WED Enterprises tarafından tasarlanan düzeni ve turistik mekanları, Anaheim'deki Disneyland'a dayanmaktadır ve peri masalları ile Disney karakterleri temasına sahiptir.\nPark, 1950 filminde görülen peri masalı kalesinden esinlenen Sindirella Kalesi ile temsil edilmektedir. 2016'da park, 20.395 milyon ziyaretçiye ev sahipliği yaparak son 17 yıl boyunca Kuzey Amerika'da en çok ziyaret edilen tema parkı haline geldi.\n\n\nTemsilciler Meclisi (Bosna-Hersek)\nTemsilciler Meclisi (Boşnakça: Predstavnički Dom, Hırvatça: Zastupnički Dom, Sırpça: Представнички Дом), Bosna-Hersek Parlamenterler Meclisi'nin iki meclisinden biridir ve diğeri Bosna-Hersek Halklar Meclisi'dir. Meclis, parti listesinden orantılı temsil oranıyla seçilen 42 üyeden oluşur. 28 üye Bosna-Hersek Federasyonu (BHF) ve 14 kişi Sırp Cumhuriyeti'nden (SC) seçildi. Üyeler dört yıllık bir süre için görev yapıyor.\n\n\nUfak Tefek Cinayetler\nUfak Tefek Cinayetler, bir Türk gerilim televizyon dizisi. İlk bölümü 24 Ekim 2017'de Star TV'de yayınlandı. Dizinin başrollerinde Gökçe Bahadır, Aslıhan Gürbüz, Bade İşçil ve Tülin Özen yer almaktadır.\n120 dakikalık bölümleriyle çekilen \"Ufak Tefek Cinayetler\", gerilim, polisiye ve üstü kara mizahlı bir şekilde sunuluyor. Dizinin senaristi Meriç Acemi, \"diziyi önce ileri, sonra geri sarmanın\" dünyada bir trend olduğunu söyledi ve bu dizinin diğer Amerikalı televizyon dizilerine çok benzetilmesinin nedeninin de bu olduğunu belirtti.\nProje Ağustos 2017'de kod adı Ufak Tefek Cinayetler olarak Ay Yapım tarafından başlatıldı. Dizinin tanıtım afişinin hazırlanması için gerekli başrol oyuncularının fotoğraf çekimi 3 saat sürdü. Gökçe Bahadır, Aslıhan Gürbüz, Bade İşçil ve Tülin Özen'in ilk 5 bölümdeki kostümlerine 400 bin TL harcandı. Dizideki karakterlerin liseli hallerini oynayan oyuncular belirlenirken, seçmelere 300 kişi çağrıldı.\nMüzik yapımcılığını Cem Öget'in üstlendiği, sözlerini Murat Güneş'in yazdığı ve Dicle Olcay'ın seslendirdiği \"Maktul\" isimli eserin klibi, ilk bölüm henüz yayınlanmadan diziden içerdiği görüntüler ile birlikte yayınlandı.\nDizi, yayın hayatına 24 Ekim 2017'de Star TV'de, \"Dolunay\" dizisinin yerine başladı.\n\n\nTemsilciler Meclisi (Belçika)\nTemsilciler Meclisi (Felemenkçe: Kamer van Volksvertegenwoordigers, Fransızca: Chambre des représentants, Almanca: Abgeordnetenkammer), Belçika Federal Parlamentosu'nun iki meclisinden biridir ve diğeri Senato'dur.\n\n\nSherburne County\nSherburne ilçesi veya Sherburne County Amerika Birleşik Devletleri'nin Minnesota eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 88,499'dur. İlçenin merkezi Elk River şehridir.\n\n\nGrafton County\nGrafton ilçesi veya Grafton County Amerika Birleşik Devletleri'nin New Hampshire eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 89,118'tir. İlçenin merkezi Haverhill şehridir.\n\n\nGallatin County, Montana\nGallatin ilçesi veya Gallatin County Amerika Birleşik Devletleri'nin Montana eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 89,513'tür. İlçenin merkezi Bozeman şehridir. Bu ilçe 1865 yılında kurulmuştur.\n\n\nLancaster County, Nebraska\nLancaster ilçesi veya Lancaster County Amerika Birleşik Devletleri'nin Nebraska eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 285,407 olup Nebraska'nın 2. en yoğun nüfuslu ilçesidir. İlçenin merkezi Lincoln şehridir. Bu ilçe 1859 yılında kurulmuştur.\n\n\nEpcot\nEpcot, Walt Disney World Resort'ta bulunan bir eğlence parkıdır. Walt Disney tarafından geliştirilen gerçekleştirilmemiş bir konseptten esinlenen park, 1 Ekim 1982 tarihinde açıldı ve Magic Kingdom'dan sonra Walt Disney World'de inşa edilen dört tema parkından ikincisidir. Epcot, Magic Kingdom'ın iki katından fazla alana sahip olup teknolojik yenilikçiliğe ve uluslararası kültüre adanmaktadır ve genellikle \"kalıcı bir dünya fuarı\" olarak adlandırılmaktadır. Park, sekiz pavilyondan oluşan Gelecek Dünya il 11 dünya ulusu temalı World Showcase olmak üzere iki kısma ayrılmaktadır.\n2015 yılında park, 11.98 milyon ziyaretçiye ev sahipliği yaparak Kuzey Amerika'nın üçüncü en çok ziyaret edilen tema parkı ve dünyanın en çok ziyaret edilen altıncı tema parkıdır. Park, aynı zamanda bir cazibe merkezi olarak işlev gören bir jeodezik küre olan Spaceship Earth tarafından temsil edilmektedir. Epcot, 1994 yılına kadar Epcot Merkezi olarak bilinirken, Epcot '94 olarak değiştirildi ve daha sonra Epcot olarak bilinen Epcot '95 olarak adlandırıldı.\n\n\nDisney's Hollywood Studios\nDisney's Hollywood Studios, Walt Disney World Resort'ta bulunan bir eğlence parkıdır. Marty Sklar, Randy Bright ve Michael Eisner'in bir fikrine dayanan park, 1 Mayıs 1989 tarihinde Disney-MGM Studios Theme Park olarak açıldı ve Walt Disney World'de inşa edilen dört tema parkından üçüncüsüdür. Park, film, televizyon, müzik ve tiyatro da dahil olmak üzere şov dünyasında 1930'lar ve 1940'larda Hollywood'un en güzel çağlarından esin kaynağı oldu.\n2015 yılında park, yaklaşık 10.8 milyon ziyaretçiye ev sahipliği yaparak Kuzey Amerika'da en çok ziyaret edilen beşinci tema parkı ve dünyanın en çok ziyaret edilen sekizinci tema parkıdır.\n\n\nCape May County\nCape May ilçesi veya Cape May County Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2016 yılı itibarıyla 94,430'dur. İlçenin adı Cornelius Jacobsen May'dan gelmektedir.\n\n\nNorberto Díaz\nNorberto Díaz (d. 1 Mart 1952; Buenos Aires -ö. 18 Aralık 2010) ,Oyunculuk ve eğlence sektöründe Gallego adıyla bilinen Arjantinli ünlü aktördür.\nDiaz'ın rol aldığı yapımlar arasında sinema filmleri; \"The Lighthouse\", \"Buenos Aires Plateada\", \"No habrá más penas ni olvido\", \"De Liniers a Estambul\", \"Darse Cuenta\". ile Tv yapımları; \"Son Amores\", \"Celeste siempre Celeste\", \"Yago\", \"Collar de Esmeraldas\", \"Perla Negra\", \"Vahşi Güzel\" ile \"Ricos y Famosos\" vb. sayılabilir.\nSon olarak \"Abraham\" adlı yapımda ekranlarda görünen Arjantinli usta aktör Norberto Díaz 18 Aralık 2010'da evinde uyurken 58 yaşında ölmüştür. Oyuncunun ölümünden bir süre önce mide rahatsızlığı olduğu bilinmekteydi.\n\n\nDisney's Animal Kingdom\nDisney's Animal Kingdom, Walt Disney World Resort'ta bulunan bir eğlence parkıdır. Park, 22 Nisan 1998 tarihinde Dünya Günü'nde açıldı ve Walt Disney World'de inşa edilen dördüncü tema parkıdır. 230 hektarlık bir alan ile dünyanın en büyük tema parkıdır. Park, tamamen doğal çevre ve hayvan koruma konusuna odaklanmış ve bir zamanlar Walt Disney'in öncülüğünde olan bir felsefe üzerine kurulmuştur.\n2015 yılında park, yaklaşık 10.9 milyon ziyaretçiye ev sahipliği yaparak ABD'nin en çok ziyaret edilen dördüncü tema parkı ve dünyanın en çok ziyaret edilen yedinci tema parkıdır. Park, 44 metre yükseklike yapay bir ağaç olan Tree of Life tarafından temsil edilmektedir.\n\n\nÇin'deki havalimanları listesi\nBu sayfada \"de facto\" Çin Halk Cumhuriyeti yönetimi altındaki topraklardaki kamuya açık havalimanları listelenmektedir. Bunlar; Çin'in idari bölümlerine ve havalimanının hizmet verdiği şehirlere göre gösterilir. İnşa halindeki havalimanlarını dahil etmekle beraber, feshedilmiş havalimanları veya askeri hava üslerini içermemektedir.\n2015 yılı itibarıyla Çin'de yaklaşık 200 tane havalimanı mevcuttu; 2020 yılında bu sayının 240'a çıkmış olması beklenmektedir.\n\n\nLydia Lamaison\nLydia Lamaison (d. 5 Ağustos 1914 ; ö. 20 Şubat 2012) ,Arjantinli ünlü aktristir. 1939'da başladığı oyunculuk kariyerini 2012'de sonlandırana kadar 47'in üzerinde film ve dizide rol almıştır. 1959 yapımı Berlin Film Festivali'nde gösterimi yapılan \"La Caída\" filminde yer almıştır.\nİlerleyen yaşında rağmen başarılı işler çıkaran aktris Lydia Lamaison ünlü Tv dizisi Uruguaylı ünlü aktris ve şarkıcı Natalia Oreiro'nun rol aldığı \"Vahşi Güzel\" dizisinde yer almış, 20 Şubat 2012'de 97 yaşında Buenos Aires'te ölmüştür.\n\n\nAlfredo Zitarrosa\nAlfredo Zitarrosa (10 Mart 1936, Montevideo - 17 Ocak 1989, Montevideo), Uruguaylı şarkıcı, gitarcı, besteci, şarkı sözü yazarı, şair, gazeteci.\nLatin Amerika'nın en ünlü şarkı yazarlarındandır. Ülkesindeki Nueva canción (Yeni Şarkı) hareketinin öncülerindendi. Geleneksel Uruguay halk müziğine dayalı ve sözleri iktidarı eleştiren şarkılar yazmıştır.\nKomünist düşünceyi benimseyen sanatçı, 1976-1984 arasında sürgünde yaşadı. Müzisyenliğinin yanı sıra edebiyatçı yönü de olan sanatçı, şiirleri ile tanındı.\n1936 yılında Montevideo'da doğdu. Çocukluğu, Montevideo merkezine 22 km. mesafedeki Santiago Vázquez kasabasında geçti. İlkokul öğretmeninin etkisi ile klasik müzik ve geleneksel müziğe ilgi duydu. 16 yaşına gelene kadar üç farklı isim kullandı: Biyolojik annesinin soyadı olan \"\"Iribarne\"\", onu evlat edinip yetiştiren ailenin soyadı olan \"\"Durán\"\" ve son olarak annesinin yeni eşinin adı olan Zitarossa.\n1954 yılında radyoculuğa başladı. Aynı zamanda yazar, şair, haftalık \"Marcha\" gazetesi için çalışan bir gazeteci idi. 1958 yılında yerel bir şiir yarışmasında ödül aldıktan sonra edebiyat çevresine girdi. Yazdığı ilk şarkı, 1960 yılında yazdığı, daha sonra \"\"los Chalchaleros\"\" adı ile tanınacak olan \"\"Recordandote\"\" adlı zamba idi.\n1964 yılında Peru'da bir televizyon programında şarkı söylemesi ile müzik kariyeri başladı. Ardından Bolivya'da radyo programlarında şarkı söyledi. 1965'te Uruguay'da ilk albümünün yayımlanması ile üne kavuştu.\"Canta Zitarosssa\" (1966), \"Del amor herideo\" (1967), \"Yo se quien soy\" (1968), \"Zitarrosa/4\" (1971), \"Adagio en mi pais\" (1973) albümlerini çıkardı. Albümleri genellikle Uruguay ve Arjantin'de aynı anda çıkmaktaydı.\nFrente Amplio (Geniş Cephe) içinde yer alması diktatörlük döneminde ülkeden sürülmesine neden oldu. Şarkıları Arjantin, Şili ve Uruguay'da diktatörlük rejimleri sırasında yasaklandı. 1976'dan itibaren sırasıyla Arjantin, İspanya ve Meksika'da yaşadı.\nFalkland Savaşı'ndan sonra şarkıları üzerindeki yasak kalkınca Buenos Aires'e yerleşti. 1984'te ülkesine döndü; görkemli bir şekilde karşılandı ve büyük bir konser verdi. 1988'de \"\"Por si el recuerdo\"\" adlı kitabını çıkardı. Kitap, otuz yıl boyunca hayatının değişik dönemlerinde yazdığı fakat bir devamlılık hissi taşıyan 12 öyküyü içerir. 1989'da Montevideo'da öldü.\n\"\"Guitarra Negra\"\", \"\"El violín de Becho\"\", \"\"Doña Soledad\"\", \"\"Pa’l que se va\"\", \"\"Crece desde el pie\"\", \"\"Milonga para una niña\"\" ve \"\"Adagio en mi país\"\" adlı şarkılar, en tanınmış eserlerindendir.\n\n\nOsvaldo Guidi\nOsvaldo Oreste Guidi (doğum adı: Máximo Paz; d. 10 Mart 1964; Arjantin – ö. 17 Ekim 2011; Buenos Aires, Arjantin), Arjantinli erkek tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, daramatürk ve tiyatro yönetmenidir. Kendisini asarak intihar yoluyla yaşamına son vermiştir.\nOyunculuk ve tiyatro pedagojisi okumuş ayrıca Buenos Aires tiyatro stüdyosunda 20 yıl öğretmenlik yapmıştır.\nBirçok tiyatro yapımında (oyuncu, yazar ve yönetmen olarak), filmlerde ve televizyon dizilerinde yer almıştır.\n\n\nChemung County\nChemung ilçesi veya Chemung County Amerika Birleşik Devletleri'nin New York'ta yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 88,830'dur. İlçenin merkezi Elmira şehridir.\n\n\nTürk Maarif Koleji\nTürk Maarif Koleji, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin en eski koleji olup, ortaokul ve lise düzeyinde eğitim veren köklü bir kurumudur. Okula giriş ilkokul sonrası yapılan Kolej Giriş Sınavı'yla yapılır.\nKıbrıslı Türkler 1963 yılında başlayan toplumlararası sorunlar nedeniyle ikiye bölünen Lefkoşa'nın kuzey kısmına yerleşmiş ancak birçok öğrencinin eğitim gördüğü İngiliz Okulu'nun güneyde kalması sebebiyle okulda görev alan Kıbrıslı Türk öğretmenler tarafından Köşklüçiftlik İngiliz Okulu adı ile kuruldu. 1967 yılında Maarif Dairesi'ne devredilmiştir.\nUluslararası ve ulusal birçok sınavda başarılı olan ve defalarca dünya birincileri çıkaran kolej, aynı zamanda müzik, matematik ve bilgi yarışmalarında dereceler elde etmektedir. Bunların yanı sıra Tübitak'ın düzenlediği Ulusal Bilim Olimpiyatları'nda çok başarılı bir profil çizmektedir.\n1974 yılından beri Okullar Yolu'nda bulunan kampüs kullanılmaktadır. Kampüs içerisinde bilgisayar, biyoloji, fizik ve kimya olmak üzere dört adet tam donanımlı laboratuvar, müzik ve resim atölyeleri, coğrafya odası, ritim odası, konferans salonu, spor salonu, futbol sahası, açık basketbol kortu, halı saha, kafeterya ve kütüphane bulunmaktadır.\nDiğer tesislerin yanı sıra ülkenin en büyük kültür salonlarından Rauf Raif Denktaş Kültür Salonu da Türk Maarif Koleji'ne aittir.\nAkademik personel; 1 müdür, 1 başmuavin, 4 müdür muavini ve 118 öğretmenden oluşmaktadır. Akademik personelin büyük çoğunluğu yüksek lisans veya doktora yapmıştır.\n\n\nHector Libertella\nHéctor Libertella (d. 24 Ağustos 1945, Bahía Blanca –ö. 2006, Buenos Aires, Arjantin) ,Arjantinli roman ve deneme yazarıdır.\n\n\nDisneyland Paris\nDisneyland Paris, asıl adıyla Euro Disney Resort, Fransa'nın Paris'in doğusunda Marne-la-Vallée kentinde bulunan Disney temalı bir eğlence parkıdır. 12 Nisan 1992 tarihinde açılmış olup Tokyo Disney Resort'un ardından ABD dışında açılan ikinci Disney parkıdır. Yaklaşık 19 km²'lik bir alana sahip olup iki tema parkı, birçok tatil oteli, bir alışveriş, yemek ve eğlence kompleksi ile bir golf sahası ile çeşitli ek eğlence ve eğlence mekânlarını kapsamaktadır. Park, Avrupa'nın en çok ziyaret edilen tema parkıdır.\nDisneyland Park, 12 Nisan 1992 tarihinde açılan kompleksin orijinal tema parkıdır. İkinci bir tema parkı olan Walt Disney Studios Park, 2002'de açılmıştır.\n\n\nPola Alonso\nPola Alonso (d. 16 Kasım 1923 – ö. 6 Kasım 2004; Buenos Aires) ,Arjantinli aktris. 1940'lı ve 1950'li yılları popüler bir oyuncusudur.\nRol aldığı önemli yapımlar arasında; 1942 yapımı film \"Adolescencia\" ve 1955 yapımı film \"Adiós muchachos\" sayılabilir.\nArjantinli erkek oyuncu Tito Alonso'nun kız kardeşidir.\n\n\nIndiana County\nIndiana ilçesi veya Indiana County Amerika Birleşik Devletleri'nin Pensilvanya eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 88,880'dir. İlçenin merkezi Indiana şehridir.\n\n\nNatrona County\nNatrona County Amerika BirleÅŸik Devletleri'nin Wyoming eyaletinde yer alan bir county.\nNatrona County nüfusu 2010 yılı itibarıyla 75,450 olup Wyoming'in 2. en yoğun nüfuslu ilçesidir.\nNatrona County'nin merkezi Casper ÅŸehridir.\n\n\nLok Sabha\nLok Sabha (Halk Meclisi), Hindistan'ın iki meclisli Parlamentosu'nun alt kanadı olup, üst kanat Rajya Sabha'dır. Lok Sabha üyeleri, yetişkinlerin genel oy hakkı ve kendi seçtikleri seçim bölgelerini temsil etmek için bir ilk-son-post sistemi ile seçilirler ve sandalyelerini beş yıl boyunca veya mevcut bakanlar kurulunun tavsiyesi üzerine başkan tarafından feshedilinceye kadar sürdürürler.\n\n\nAida Alberti\nAída Alberti (d. 13 Kasım 1915 – ö. 18 Nisan 2006) ,Arjantinli aktris. 1940'lı ve 1950'li yılların önemli Arjantinli kadın oyuncularındandır.\n1938 yapımı film \"Pampa y cielo\" ile adım attığı oyunculuk kariyerinde; 1939 yapımı \"Atorrante\" ve 1946 yapımı \"Albergue de mujeres\" adlı ses getirmiş yapımlarda yer almıştır.\n\n\nNikolay Krilenko\nNikolay Vasiliyeviç Krilenko- (14 Mayıs 1885 Smolensk - 29 Temmuz 1938 Moskova) - Sovyet devlet adamı. 1917 Ekim Devrimi'nden sonra kurulan ilk Sovyet hükümetinde Savaş İşleri Halk Komiseri. 1927-1934 yılları arasında SBKP Merkez Komitesi aday üyesi.\nNikolay Krilenko, Vasili Abramoviç Krilenkov ile Olga Aleksandrovna'nın oğlu olarak 1885 yılında Smolensk'te doğdu. 1903 yılında Lublin Spor Okulu'ndan mezun oldu. Aynı yıl Petersburg Üniversitesi Tarih ve Filoloji Bölümü'ne girdi. 1900'lü yılların başlarında pek çok öğrenci toplantısı ve mitinglere katıldı. Aralık 1904'te Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nin Bolşevik kanadına katıldı.\n1905 yılında pek çok siyasi mitinge aktif olarak katılan Krilenko, İşçi Vekilleri Sovyetinin kurulmasının önerildiği toplantıya başkanlık etti. Şubat 1906'da yapılan Birinci Duma seçimlerinde Bolşevikleri seçimleri boykot etmeye çağırdı. Bu tarihlerden itibaren Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nin Moskova Komitesi'nde propaganda lideri olarak görev aldı. Kısa süreliğine Belçika ve Fransa'ya gitti. 5 Haziran 1907'de St.Petersburg'da Creighton fabrikasında bir askeri örgüte üye olmak suçlarından tutuklandı. Askeri mahkemede yargılandı ancak Eylül ayında beraat etti. Birkaç kez daha tutuklandıktan sonra aktif siyasetten çekildi. Yazılarında sendikalist bir politikaya yöneldiği görüldü.\n1909 yılında dışarıdan sınavlara girerek üniversite diploması aldı. Polonya'da Lublin ve Sosnoviçe'deki özel okullarda tarih ve filoloji öğretmeni olarak çalıştı. 1911'de Bolşevik gazetesi Zvezda'da daha sonra da Pravda'da çalıştı. 1911 baharında Krakov'da bulunan Lenin'in yanına gitti ve bu tarihten itibaren Lenin'in aile dostu oldu. İlerleyen dönemde Duma üyesi Bolşevikler için yasal bir danışmanlık görevi üstlendi.\n1912-13 yıllarınnda Ryazan'da 69. alayda zorunlu askerlik yaptı. Aralık 1913'te siyasi faaliyetlerinden dolayı tekrar tutuklandı ve 2 yıl St.Petersburg'a gelmesi yasaklandı. Bu süreçte Harkov Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. 1914'te yurt dışına gitti. 1915 yılında Bern'de parti konferansına katıldı. Haziran 1915'te eşi Elena Rozmiroviç ile birlikte Moskova'ya geçse de hemen tutuklandı. Bir süre tutuklu kaldıktan sonra I.Dünya Savaşı dolayısıyla orduya gönderilerek Finlandiya'da iletişim subayı olarak görevlendirildi.\n1917 Şubat Devrimi'nden sonra Pravda Gazetesi'nde askerlere yönelik ajitasyon faaliyetlerine başladı. 3 Mayıs'ta Petrograd Sovyetine katılarak savaşa son verilmesi çağrısında bulundu. Temmuz 1917'de Mogilev'de tutuklandı ve Kiev'e gönderilerek ihanet suçlamasıyla yargılandı. Ancak Ağustos'ta Kornilov darbesinin Bolşeviklerce önlenmesinden sonra Eylül 1917'de serbest bırakıldı. Ekim Devrimi hazırlıklarına katıldı.\n8 Kasım'da kurulan ilk Sovyet hükümetinde Vladimir Antonov-Ovseyenko ve Pavel Dibenko ile birlikte Askeri ve Deniz İşleri Halk Komiserliği'nde görev üstlendi. 9 Kasım'da Lenin'in önerisiyle Avusturya ve Almanya ile barış görüşmelerine başladı. Şubat-Mart 1918'de Petrograd Devrimci Savunma Komitesi üyesi olarak görev yaptı.\nMayıs 1918'den 1922 yılına kadar Tüm Rusya Merkez Yürütme Komitesi'ne bağlı Devrim Mahkemeleri'nin başkanlığını yaptı.\nNikolay Krilenko 1931 yılında Rusya Federatif Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Başsavcısı oldu. Bu dönemde Sovyet adalet sisteminin en önemli uygulayıcısı kabul edildi. Ancak 1932'de Başsavcılıktan istifa etti ve yerine Andrey Vişhinski getirildi. 1933 yılında Lenin Ödülü'ne layık görüldü. 1927'den 1934'e kadar Komünist Parti Merkez Kontrol Komisyonu üyesi olarak görev yaptı. 1930'lu yıllarda adli görevlerinin yanında satranç, dama ve dağcılık konularıyla çok ilgilendiği için görevini suistimal ettiği konusunda eleştirilere maruz kaldı.\nKrilenko mahkemelerin işleyişi ve adalet konusunda pek çok Bolşevik lider ile ayrılığa düştü. Özellikle tasfiye hareketlerinde aşırıya kaçtığı fark edildi. Aralık 1934'te Komünist Parti Leningrad Sekreteri Sergey Kirov'un suikaste kurban gitmesinin ardından başlayan Büyük Temizlik Harekatı sırasında bir süre partideki nüfuzu azaldı. Ancak 20 Temmuz 1936'da Adalet Bakanlığı'na getirildi. Ocak 1938'de Yüksek Sovyet oturumunda Stalinist Mir Cafer Bağırov'un sportif faaliyetlerle çok ilgilendiği için Adalet Komiserliği görevine layık olmadığı konusunda eleştirilerine maruz kaldı. Molotov tarafından desteklenen bu görüşler üzerine Ocak 1938'de görevinden azledildi ve tutuklandı. Dava sürecinde Sovyet hükümetine karşı faaliyetlerde bulunmak gibi pek çok suçu kabul etti. 29 Temmuz 1938'de yapılan son sorgulamada suçlu bulunarak idam cezası verildi ve cezası hemen infaz edildi.\n\n\nHong Kong Disneyland\nHong Kong Disneyland (), Hong Kong'da bulunan Disney temalı bir eğlence parkıdır. 12 Eylül 2005 tarihinde açılmıştır ve Lantau Adası'nda bulunan Hong Kong Disneyland Resort'ta yer almaktadır. İnşa edilirken feng şui dahil olmak üzere Çin kültür ve gelenekleri temel alınmış olup Main Street, U.S.A., Fantasyland, Adventureland, Tomorrowland, Grizzly Gulch, Mystic Point ve Toy Story Land olmak üzere yedi tema alanına ayrılmaktadır.\nHong Kong Disneyland, 27,5 hektarlık bir alanı kapsamaktadır ve yılda ortalama 7,92-8,9 milyon ziyaretçiye ev sahipliği yapmaktadır.\n\n\nChris Roberts (şarkıcı)\nChris Roberts (Christian Klusáček; d. 13 Mart 1946 ; ö. 2 Temmuz 2017) ,Alman şarkıcı ve aktördür. Kendisi gibi şarkıcı ve oyuncu olan Claudia Roberts ile evliydi. Genellikle eşiyşe birlikte çalışmalar yapmış sahne almışlardır.\nSanatçı Münih'te doğmuştur.\nRoberts, Lüksemburg'u, 1985 Eurovision Şarkı Yarışması'nda \"Children, Kinder, Enfants\" 6'lı kombine bir parçayla temsil etmiş yarışmada toplamda 37 puanla 13. sırada yer almıştır.\nChris Robert ismiyle çalışmalar yapıp sahne alan şarkıcının seslendirdiği \"Baby's gone\" ve \"Welchen Weg soll ich gehen (One more mountain to climb)\" parçaları beğeni toplamıştır.\nAlman aktör ve şarkıcı Chris Roberts 2 Temmuz 2017'de Berlin'de pankreas kanseri nedeniyle 71 yaşındayken ölmüştür.\n\n\nLili Elbe\nLili Ilse Elvenes (28 Aralık 1882 - 13 Eylül 1931), bilinen adıyla Lili Elbe, Danimarkalı transseksüel kadın ve cinsiyet değiştirme ameliyatı olduğu bilinen ilk kişilerden biri. Einar Magnus Andreas Wegener adıyla doğan Elbe, tanınan bir ressamdı. 1930'da dönüşüm sürecini tamamladı, yasal adını Lili Ilse Elvenes olarak değiştirdi ve resim yapmayı bıraktı. \"Lili Elbe\" adı, kendisine Kopenhaglı gazeteci Louise Lassen tarafından verildi. Elbe, rahim nakli sonrası oluşan komplikasyonlar nedeniyle 1931'de hayatını kaybetti. \"Fra mand til kvinde\" adlı otobiyografisi, ölümünden sonra 1933'te yayımlandı.\nLGBT film festivali MIX Copenhagen'da, dört farklı \"Lili\" ödülü verilmektedir.\n2000'de David Ebershoff, Elbe hakkında \"Danimarkalı Kız\" adlı bir kitap yazdı. Kitap, 2015'te aynı adla sinemaya uyarlandı ve Elbe'yi Eddie Redmayne canlandırdı.\n\n\nDanimarkalı Kız\nDanimarkalı Kız (İngilizce: \"The Danish Girl\"), Amerikalı yazar David Ebershoff tarafından yazılan roman. 2000'de Viking Press tarafından ABD'de; Allen & Unwin tarafından da Avustralya'da yayımlandı. 2015'te sinemaya uyarlandı.\n\n\nYosef Navon\nYosef Navon ya da Joseph Navon, (İbranice:יוסף נבון) (d.1858 – ö.1934) Kudüslü Yahudi iş adamı. Navon, Yafa – Kudüs Demiryolu'nun inşaatından asıl sorumlu kişiydi. Navon demiryolu hattının inşası için gösterdiği çabalar sebebiyle Fransız Hükûmeti tarafından Légion d'Honneur (Şeref Nişanı) ve Türk Hükûmeti Mecidiye Nişanı ile ödüllendirilmiştir. Ayrıca 1895 veya 1896 yılındada yine Türk Hükûmeti tarafından Navon'a \"Bey\" unvanı verilniştir.\nYosef Navon, 1851 yılında Kudüs'te şehrin zengin elitlerinden olan Sefarad Yahudisi bir ailesiye mensup biri olarak doğdu. Navon'un babası, Haham Eliyahu Pinchas Navon, Osmanlı yetkilileri tarafından Filistin Yahudilerini \"(Yişuv)\" Bâb-ı Âli'de temsil edecek kişi olarak seçilmişti. Annesi de Amzallag ailesinden gelen Filistin'in Sefarad elitlerindendi. Navon Kudüs'teki bir Yeşiva'da \"(Yahudi dini okulu)\" eğitim aldı ve Marsilya'da bir okulda eğitimini tamamladı.\nNavon, Guishe Frumkin ile evlendi. Frumkin, Rus İmparatorluğu'nda doğmuş ve çocukken ailesiyle birlikte Filistin'e göç etmiş olan İsrail Dov Frumkin'nin kız kardeşiydi. Bir Aşkenazi Yahudisi ile bir Sefarad Yahudisi arasında olan bu evlilik Eski Yişuv \"(Filistin'de uzun zamandır yaşayan Yahudi cemaati)\" için eşsiz bir olaydı. Navon-Frumkin çiftinin üç kızları oldu. Torunlarından birisi ise İsrailli politikacı Eliyahu Eliashar'dı.\nYosef Navon demiryolu konusu üzerine odaklandı ve 1885 yılında demiryolunun inşa ihtimalini araştırmaya başladı. Daha önce demiryoluyla ilgili hükümete teklif sunanlardan farklı olarak Navon'un avantajı bir Osmanlı İmparatorluğu vatandaşı olması ve imparatorluk elitleriyle bağlantısı olmasıydı. Navon projesini tanıtmak ve Türk hükûmetinden izin almak için İstanbul'da üç yıl geçirdi. 28 Ekim 1888 tarihinde çıkarılan ferman (izin) ile Navon, Osmanlı hükûmetinden 71 yıllık imtiyaz hakkı kazandı ve ayrıca demiryolu hattını Gazze ve Nablus'a uzatmasına da izin verildi. Navon, projenin inşaatına devam etmek için gerekli sermayenin eksikliği sebebiyle elinde bulunan imtiyazına bir alıcı bulmak amacıyla 1889 yılında Avrupa'ya gitti. Fransız deniz feneri müfettişi Bernard Camille Collas, 1 Milyon Frank (40.000 Pound) karşılığında imtiyazı satın aldı. 29 Aralık 1889 tarihinde Birinci Başkanı Müfettiş Collas olan Yafa'dan Kudüs'e Demiryolu Şirketi ya da resmî adıyla Osmanlı Yafa'dan Kudüs'e Demiryolu ve Uzantıları Şirketi (Société du Chemin de Fer Ottoman de Jaffa à Jérusalem et Prolongements) Paris'te kuruldu.\nYosef Navon, İsviçre'den Protestan iş adamı Johannes Frutiger'in bankasına katıldı ve Osmanlı Filistini'nde yapmayı planladığı birçok önemli projesini Frutiger'e tanıttı. 1878 yılında Navon ve dayısı Haim Amzallag şirketin demiryolu hattının inşaatı için Petah Tikva'da ve birkaç yıl sonra da Rishon LeZion'da arazi satın almasına yardım etti. Ayrıca Navon ve dayısı Kudüs'teki bankaya ait topraklara talep yaratmak için fakirler ve şehre yeni gelen göçmenlere yerleşim yerleri inşa ettirdi. Johannes Frutiger ve Shalom Konstrum ile birlikte Yosef Navon, 1887 yılında Mahane Yehuda bölgesinde bulunan 162 haneye yardımcı oldu. Daha sonra bölgeye Navon'un kardeşi Yehuda'nın adı verilmiştir.\nNavon yeterli kişisel servetini biriktirdikten sonra aklında gerçekleştirmeyi planladığı birkaç proje vardı: Filistin'de yeni bir liman, Kudüs'e elektrik ve su temini projeleri ve şehre bir demiryolu hattı inşa edilmesi.\nDemiryolu inşaatı tamamlandıktan sonra, Yosef Navon, daha önce izin aldığı diğer bazı projeleri takip etmek için harekete geçti. Ancak, demiryolunun kârı bu projeleri finanse etmek için yeterli değildi. Bu sebeple 1894 yılında Navon, yatırımcı aramak için Paris'e yerleşti ve bir daha asla Kudüs'e dönmedi. 1901 yılında Filistin'deki gelişmeler hakkındaki toplantıdan sonra Theodor Herzl'le görüştü. Ancak Herzl'i projelerine destek olmaya ikna edemedi. Navon bölgedeki faaliyetlerini durdurdu ve 1934 yılında Fransa'da öldü.\n\n\nBarranquilla Karnavalı\nBarranquilla Karnavalı (İspanyolca özgün adıyla \"Carnaval de Barranquilla\"), Kolombiya'nın en önemli folklorik kutlamalarından ve dünyanın en büyük karnavallarından biridir. Karnavalın 19. yüzyıla dayanan gelenekleri vardır. Kutsal Haftadan dört gün önce Barranquilla, ulusal ve yabancı turistleri toplamaya başlar ve bir araya gelir. Karanaval süresince şehrin normal aktiviteleri durur ve şehrin sokaklarında dans, müzik ve maskeli geçitler faaliyet gösterir. Barranquilla Karnavalı, İspanyol \"paloteo\"'su, Afrika \"soukous\"'u ve yerli \"mico y micas\" gibi danslardan oluşmaktadır. Kolombiya müziği olarak kumbiya ve enstrüman olarak da davullarla nefesliler topluluğu göze çarpmaktadır. Barranquilla Karnavalı, 2002 yılında Kolombiya Ulusal Kongresi tarafından Milletin Kültür Başyapıtı ilan edildi. Ayrıca UNESCO, 7 Kasım 2003'te Paris'te İnsanlığın Sözlü ve Somut Olmayan Kültürel Mirasının Başyapıtlarından biri olarak ilan edildi.\nKarnaval, Kül Çarşambası gününden önceki cumartesi günü başlıca etkinliklerden biri olarak kabul edilen Çiçekler Savaşı (\"La Batalla de Flores\") ile başlar. Sonra, pazar ve pazartesi günü Büyük Geçit (\"La Gran Parada\") ile Karayipler ve Latin gruplarıyla bir Orkestra Festivali gerçekleşir. Perşembe günü karnaval sona erer.\nBarranquilla Karnavalı'nın Rio Karnavalı'ndan sonra dünyanın ikinci büyük karnaval olduğu iddia edilmektedir.\nBu karnavalın nasıl ve neden başladığı hakkında çok az şey bilinmektedir. Karnavalın doğuşuyla ilgili birçok teori var; en popüler inanış ise karnavalın baharın karşılanması ve doğumun ve yenilenmenin kutlanmasıyla ortaya çıktığıdır. Karnaval pagan törenleri, katolik inançlar ve etnik çeşitliliğin birleşiminden meydana gelmektedir ve Avrupa, Afrika ve Hint gelenekleri, dansları ve müziğinin bir karışımıdır. İlk önce köleler için bir tatil günüydü ve bölgenin kutlamasıyla büyüdü.\nYerel inançlar yedi asır öncesine dayanmakta ve geleneklerin çoğunun İspanyollar ve Portekizliler tarafından Amerika'ya getirildiği bilinmektedir. Kral Momo olarak bilinen bir figürün karnavalın belgelenmiş tarihinde yer aldığı 1888 yılı, karnavalın tarihindeki ilk önemli tarihtir. 1903 yılında çiçeklerin bilinen ilk savaşı, uzun süredir kaybedilen bir karnaval geleneğini kurtarmak için kayıt altına alındı ve bundan on beş yıl sonra ilk Barranquilla Karnavalı kraliçesi, daha sonra 1923 yılında kurumsallaştırılan karnavalın şenliklerine başkanlık etmek üzere seçildi. Sonraki yıllarda karnaval büyüdü ve büyük geçidin entegrasyonu da dahil olmak üzere çeşitli geleneksel kısımlar oluştu.\n\n\nNamoğlu\nNamoğlu bir soyadıdır ve şu anlamlara gelebilir:\n\n\nBay Lake, Florida\nBay Lake, Amerika Birleşik Devletleri'nin Florida eyaletine bağlı Orange County'de bulunan bir şehirdir. Şehir, adını Magic Kingdom'un doğusundaki gölden almakta olup Büyük Orlando metropolitan alanının bir parçasıdır. Yüzölçümü 59.12 km² olan kasabanın nüfusu 2010 yılı itibarı ile 47'dir.\nBay Lake, Lake Buena Vista ile birlikte The Walt Disney Company tarafından yönetilen iki Florida belediyesinden biridir. Walt Disney World Resort tema parklarının dördü ve iki su parkından biri Bay Lake'de yer almaktadır.\n\n\nLake Buena Vista\nLake Buena Vista, Amerika Birleşik Devletleri'nin Florida eyaletine bağlı Orange County'de bulunan bir şehirdir. Şehir, Büyük Orlando metropolitan alanının bir parçasıdır. Yüzölçümü 59.12 km² olan kasabanın nüfusu 2010 yılı itibarı ile 47'dir.\nLake Buena Vista, Bay Lake ile birlikte The Walt Disney Company tarafından yönetilen iki Florida belediyesinden biridir. Walt Disney World Resort'un bir kısmı Lake Buena Vista'da yer almaktadır.\n\n\nDead to the World (film)\nDead to the World Amerikan rock grubu Marilyn Manson'ın 10 Şubat 1998'de VHS olarak yayınlanmış ve aynı adlı ünlü turnesini gösteren ilk canlı video albümü. Büyük ölçüde canlı performanslara odaklansa da sahne arkası ve grubun arşiv görüntülerini de barındırmaktadır.\nVideo albümde sağcı Hristiyan grupların büyük çaplı protestoları, Manson'ın grubu ve şarkıları hakkında yaptığı konuşmalar, grubun canlı performanslarında sunduğu vahşi, sınırsız gösteriler bulunmakradır. Antichrist Superstar'dan hemen sonra çıkan video bu albümden sekiz şarkı içerirken, önceki çalışmalar \"Portrait of an American Family\" ve  Smells Like Children'dan da şarkılar bulundurmaktadır.\n\n\nRajya Sabha\nRajya Sabha (Eyaletler Meclisi), Hindistan Parlamentosu'nun üst kanadı. Rajya Sabha üye sayısı anayasa ile azami 250 üyeyle sınırlıdır ve mevcut kanunlar 245 üye için hüküm koymaktadır. Meclis üyelerinin çoğu, devredilebilir oy kullanan devlet ve bölgesel yasama organları tarafından dolaylı olarak seçilirken, başkan, sanat, edebiyat, bilim ve sosyal hizmetlere katkılarından dolayı 12 üye atayabilir. Üyeler, altı yılda bir seçiliyorlar; üyelerin üçte biri her iki yılda bir görevi devrediyor.\n\n\nÄ°zmir Mavi Treni\nİzmir Mavi Treni, 17 Mayıs 1983 tarihinde \"İzmir-Alsancak – Ankara\" güzergâhında karşılıklı olarak hizmet vermeye başlayan anahat trenidir. Şu an \"İzmir-Basmane – \"Ankara\"\" güzergâhında karşılıklı olarak hizmet vermeye devam etmektedir. Konya Mavi Treni ile birlikte hâlâ hizmet vermeye devam eden 2 Mavi Tren'den birisidir.\nTren güzergâhı, 2006 – 2010 yılları arasında İZBAN çalışmaları sebebiyle \"\"Basmane\" – \"Ankara\"\" ve \"Ulukent – \"Ankara\"\" olarak; 2016 – 2018 arasında ise Başkentray çalışmaları sebebiyle \"\"Basmane\" – Eskişehir\" olarak değiştirilmiştir.\nHer gün karşılıklı 1 sefer düzenlenmektedir. Sefer süresi 14 saat 32 dakikadır. İzmir'den Saat 18:05'te kalkan tren, gece boyunca yolculuk ederek ertesi gün Saat 8:37'de Ankara'ya; Ankara'dan Saat 19:00'da kalkan tren, gece boyunca yolculuk ederek, ertesi sabah Saat 09:36'da İzmir'e ulaşmaktadır.\n\n\nFinlandizasyon\nFinlandizasyon (; ; ), güçlü bir ülkenin, küçük bir komşu ülkenin dış politikasını etkilemesini ifade eden bir terimdir. Terim tam anlamıyla, Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği'nin Finlandiya'nın politikalarına etkisini tanımlamak için kullanılmaktadır.\nTerim, 1960'ların sonları ve 1970'lerde Batı Almanya'da siyasi tartışmalara dayanmaktadır. Bu terim Almanya ve diğer NATO ülkelerinde kullanıldığında, ulusal egemenliğini korurken bir ülkenin daha güçlü bir komşusunun dış politikasına karşı çıkmamasını ifade etmektedir.\n\n\nBiyolojik Silahlar Sözleşmesi\nBiyolojik Silahlar Sözleşmesi (BWC) veya tam adı ile Bakteriyolojik ve Toksin Silahların Geliştirilmesi, Üretilmesi ve Depolanması Yasaklanması ve İmha Edilmesi Sözleşmesi, biyolojik silahların üretimini yasaklayan ilk çok taraflı bir antlaşmadır.\nBirleşik Krallık tarafından sunulan BWC taslağı 10 Nisan 1972'de imzaya açılmış ve 26 Mart 1975 tarihinde yürürlüğe girmiş olup 22 hükûmet onay belgelerini göndermiştir. Eylül 2017 itibari 179 ülke sözleşmeye taraftır.\n\n\nErdoğan Merçil\nErdoğan Merçil (d. 1938, İstanbul), Türk Orta Çağ Tarihi profesörü. Türk Tarih Kurumu Şeref Üyesidir. 1961 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden mezun oldu. Bitirme tezi Amr bin Âs üzerineydi. 1963'te üniversitenin Ortaçağ Tarihi Anabilim Dalında asistan oldu. 1969 yılına gelindiğinde \"Ahmed b. Mahmud’un Selçuknamesi'nin Kaynakları\" adlı çalışması ile doktorasını tamamladı. 1978'te \"Fars Atabegleri Salgurlular\" çalışması ile doçent, Kirman Selçukluları'nı konu edindiği çalışmasıyla da 1983 yılında profesör oldu. 1983 - 2001 yılları arasında Türk Tarih Kurumu asli üyeliği, 2002’den 2005’e kadar da Tarih Araştırma Merkezi müdürlüğü yaptı. 2005'te yaş haddinden dolayı emekli oldu. \nBirçok kitap, makale ansiklopedi maddesi vb. kaleme adı. Başlıca eserleri \"Büyük Selçuklu Devleti\", \"Müslüman Türk Devletleri Tarihi\", \"Gazneliler Devleti Tarihi\" ve Prof. Dr. Ali Sevim ile beraber hazırladığı \"Selçuklu Devletleri Tarihi, Siyaset, Teşkilat, Kültür\"dür.\n\n\nKosta Rika'nın En İyi Uluslararası Film Akademi Ödülü başvuruları\nKosta Rika, 2005 yılından beri Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü dalında Akademi Ödülleri'ne başvurmaktadır. Ödül, Amerika Birleşik Devletleri Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından İngilizce diyalogları olmayan ve ABD dışındaki ülkelerde üretilen uzun metrajlı filmlere her yıl verilmektedir. Ödül, 1956'daki Akademi Ödülleri'ne kadar yoktu. İngilizce olmayan filmler için oluşturuldu ve her yıl verilmeye başlandı.\nÖdül için 2017 itibarıyla 6 Kosta Rika filmi aday adayı oldu. Bu filmlerden hiçbiri \"Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü\" adaylığı ile sonuçlanmadı.\nSinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi, 1956 yılından bu yana Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü için çeşitli ülkelerdeki film endüstrilerini en iyi filmlerini sunmaya davet etmektedir. Yabancı Dilde Film Ödülü Komitesi süreci denetler ve sunulan tüm filmleri inceler. Bunu takiben ödül için beş aday belirlemek için gizli oyla oy kullanılır.\nKosta Rika'yı Akademi Ödülleri'nde temsil eden yönetmenlerden Esteban Ramírez'in iki filmi vardır. Hilda Hidalgo, Laura Astorga, Hernán Jiménez ve Ariel Escalante'nin ise birer filmi aday adayı oldu.\nKosta Rika'nın Akademi'ye göndermekte olduğu aday adayı olup aşağıda yıllara göre listelenen filmlerin tamamı İspanyolcadır.\n\n\nBolivya'nın En İyi Uluslararası Film Akademi Ödülü başvuruları\nBolivya, 1995 yılından beri Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü dalında Akademi Ödülleri'ne başvurmaktadır. Ödül, Amerika Birleşik Devletleri Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından İngilizce diyalogları olmayan ve ABD dışındaki ülkelerde üretilen uzun metrajlı filmlere her yıl verilmektedir. Ödül, 1956'daki Akademi Ödülleri'ne kadar yoktu. İngilizce olmayan filmler için oluşturuldu ve her yıl verilmeye başlandı.\nÖdül için 2017 itibarıyla 9 Bolivya filmi aday adayı oldu. Bu filmlerden hiçbiri \"Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü\" adaylığı ile sonuçlanmadı.\nSinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi, 1956 yılından bu yana Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü için çeşitli ülkelerdeki film endüstrilerini en iyi filmlerini sunmaya davet etmektedir. Yabancı Dilde Film Ödülü Komitesi süreci denetler ve sunulan tüm filmleri inceler. Bunu takiben ödül için beş aday belirlemek için gizli oyla oy kullanılır. Aday adaylıkları, Asociación de Cineastas Bolivianos tarafından belirlenmektedir.\nBolivya'yı Akademi Ödülleri'nde temsil eden yönetmenlerden Juan Carlos Valdivia'nın (ikisi Meksika ile ortak yapım olan) üç filmi vardır.\nBolivya'nın Akademi'ye göndermekte olduğu aday adayı olup aşağıda yıllara göre listelenen filmlerin tamamı İspanyolcadır, ancak bazılarında ikinci dil de kullanılmıştır.\n\n\nKraliyet Deniz Piyadeleri\nKraliyet Deniz Piyadeleri ( (RM)), Birleşik Krallık'ın amfibi deniz piyade kuvvetidir. 1755 yılında Kraliyet Donanması'nın piyade gücü olarak kurulmuş olup Kraliyet Donanması ile birlikte Majestelerin Donanma Hizmeti'ni oluşturmaktadır. Günümüzde Birleşik Krallık Silahlı Kuvvetleri bünyesinde elit bir kuvvet olup, zamanla pek çok önemli değişikliğe uğramıştır.\n\n\nRus İmparatorluk Donanması\nRus İmparatorluk Ordusu ( \"Rossiyski imperatorski flot\"), Rus İmparatorluğu'nun donanmasıydı. 1696 yılında I. Petro'nun reformları sırasında kurulmuş olup 18. yüzyılın ikinci yarısında genişledi ve 19. yüzyılın başlarında büyüklük bakımından sadece Britanya ve Fransız donanmalarının gerisindeydi. 1917 Rus Devrimi'nden sonra lağvedildi.\n\n\nMalta Himayesi\nMalta Himayesi (), , ), Malta'nın, Sicilya Krallığı'na dahil olsa da Britanya himayesi altında geçirdiği dönemdi. Fransızların işgalinde olan Malta'da, bu işgale karşı yaşanan ayaklanma, Britanya tarafından desteklendi. 4 Eylül 1800'de Fransız güçlerinin teslim olması sonrasında Malta, Sicilya Krallığı'nın kontrolünde olsa da Britanya himayesine girdi. 1802'de imzalanan Amiens Antlaşması ile Britanyalıların adaları terk etmesi kararlaştırılsa da Malta'daki Britanya varlığı sürdürüldü. 23 Temmuz 1813'te kraliyet kolonisi ilen edilen Malta'nın bu statüsü, 1814'teki Paris Antlaşması'yla tanındı.\n\n\nHaruo Nakajima\nAktif oyunculuk kariyerini 1973'te noktalayan Japon oyuncu Nakajima 7 Ağustos 2017'de Tokyo'da zatürre hastalığından 88 yaşında ölmüştür.\n\n\nPaul Wittek\nPaul Wittek (11 Ocak 1894, Baden, Avusturya - 13 Haziran 1978, Eastcote, Middlesex), Avusturyalı tarihçi, doğubilimci ve yazar. Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşunda etkili olan gazilik üzerine fikrî düşünceleri ve Osmanlı tarihine yaptığı katkılarıyla tanınmaktadır. Ortaya attığı Gazi tezi uzun dönemler tartışılıp ele alınmış,ve üzerine birçok sentez ve anti tez üretilmiştir. Menteşeoğulları üzerine de monografik çalışmaları bulunmaktadır.\nBeden’de bir lise müdürünün oğlu olarak 1894 yılında doğdu. I. Dünya Savaşı yıllarında Viyana Üniversitesi’ndeki klasik filoloji ve tarih araştırma ve çalışma görevlerini bırakarak savaşa katıldı. Galiçya kıyısında yaralanınca Viyana’ya geri gönderildi. Savaşta İttifak Kuvvetlerinde yer alan Avusturya Macaristan'ın müttefiki Osmanlı’ya destek için gönderdiği askeri grupta yer aldı. Wittek burada Türkçe öğrenmeye başladı. İstihbarat ile alakalı konularda görev aldığı için Cemal Paşa'nın birliğinde Suriye ve Filistin'e gönderildi. Savaş bitiminde ülkesine geri döndü. Buradaki çalışmalarına devam ederek öğretmeni Friedrich Kraelitz’in desteği ile Osmanlı tarihi, paleografyası ve diplomatiği alanlarına yoğunlaştı. \"Mitteilungen zur Osmanichsen Geschiche\" adlı yayın organında ilk Osmanlı araştırmalarını neşretti. Burada Âşıkpaşazâde ve Neşrî üzerine iki makale yayımlamıştı.\nÖğrencilik yıllarından bir arkadaşı ile evlendi. Ekonomik nedenler güderek gazeteciliğe başladı. \"Oesterreichische Rundschau\"nun editörlüğünü üstlendi. Derginin yayın hayatı son bulunca Wittek tekrar Türkiye’ye geri döndü. Burada da gazetecilikle ilgilendi. Almanca yayımlanan \"Turkische Post\"da yazarlık yaptı. Bu yıllarında Osmanlı tarihine dair en eski kaynakları inceleme fırsatı bularak yeni çalışmalar üretmeye başladı. Max Weber, Wilhelm Barthold, Ahmet Refik Altınay ve Mehmet Fuad Köprülü’nün etkisinde kaldığı makaleler yayımladı.\n1927 yılında Alman hükûmeti tarafından Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün Oryantalist Bölümünü İstanbul’da kurması için görevlendirildi. 1932’ye kadar epigrafik ve topografik eserleri ele aldı. Naziler Almanya’da ortaya çıkınca Türkiye’den ayrılarak Belçika’ya gitti. \n1937’de Londra Üniversitesi’nde Osmanlı İmparatorluğu’nun Doğuşu Üzerine konferanslar verdi. Bir yıl sonra bunlar kitap olarak basıldı. \"Gazi tezi\" modern Osmanlı tarihçiliğini etkiledi ve yaygınca kabul gördü.\n\n\nSebeos\nSebeos () 7. yüzyıl Ermeni Piskopos ve tarihçi.\n645 yılında Dvin Kilise Konsülü'nün kararına imza atanlar arasında 'Bagratunis Piskoposu Sebeos' yazısı dışında hakkında çok az şey biliniyor. Yazdıkları, altıncı yüzyıldaki Ermenistan ve çevresini kuşatan bölgeler hakkındaki az sayıda sağlam kaynaklardan biri olarak değerlidir. Sebeos tarihi, Ermenistan'daki Sasani üstünlüğünün döneminden 661'deki İslami fetih dönemine kadar detaylı tanımlamalar içermektedir. Tarihi 1851'de İstanbul'da ilk kez yayınlanmıştır.\n\n\nAneurin Jones\nAneurin M. Jones (d. 1930 – ö. 25 Eylül 2017) ,Galli ressam ve sanatçıdır.\nAnuerin Jones 1930'da Brecknockshire/Carmarthenshire sınırındaki Cwm Wysg'de bir çiftçi ailesinin çocuğu olarak doğdu. 1950-1955 yılları arasında Swansea Sanat Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü'nde okudu.\nDaha sonra 1986 yılına kadar Crymych, Galler'de bulunan Ysgol y Preseli Sanat Okulu'nda öğretmen olarak çalıştı.\n1978 yılında Jones, sanataa üstün hizmet verdiği için Rotary Ödülü aldı. Düzenli olarak Galler Ulusal Eisteddfod'da eserlerini sergiledi ve 1981'de ana sanat ödülünü kazandı.\nJones Galler'in kırsalındaki eski yaşam biçimlerini anlatan tablolarının, bazen çiftlik satışlarında (istenmeyen tarım ekipmanlarının satıldığı yerlerde) açık arttırmalarda satışı yapılmıştır.\nHayatını bir çiftçinin yaşamıyla karşılaştırarak: \"Bir sanatçı kendi rıhtımını sürüyor; resim, desen, şekli ve yarattığı ruh hali açısından çok kişisel\" şeklinde ifade etmiştir.\n\" 2013'te Galler'deki kraliyet sarayında Galler Prensi olan Charles'a, Jones'un \"Galce cobs\" isimli tablosu sunuldu.\nAyrıca sanatçının diğer eserleri Galler Milli Kütüphanesi, Ceredigion Müzesi ve MOMA Galler'deki halk koleksiyonlarında bulunmaktadır.\nOğlu Meirion Jones da tanınmış bir ressam olan Galli resim sanatçısı Aneurin Jones 25 Eylül 2017'de 87 yaşında ölmüştür.\n\n\n93 Yazı\n'93 Yazı (Katalanca: Estiu 1993), Carla Simón'un yönettiği 2017 çıkışlı İspanya  yapımı drama filmidir. İlk gösterimini 67. Berlin Uluslararası Film Festivali'nde gerçekleştiren film, 4 Mart 2018 tarihinde düzenlenecek 90. Akademi Ödülleri'nin \"Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü\" kategorisinde yarışmak üzere İspanya'nın adayı olmuştur.\n\n\nRus-İran Savaşı (1722-1723)\n1722-1723 Rus-İran Savaşı, Rus tarih yazımında Büyük Petro'nun İran Seferi, 1722-1723 yılları arasında Rus İmparatorluğu ile Safevî Devleti arasında gerçekleşen bir savaştır. Savaş, Çar I. Petro'nun Hazar ve Kafkasya bölgelerinde Rus nüfuzunu genişletme girişiminde bulunması ve Safevî Devleti'nin gerilemesi üzerine bölgedeki toprak kazançlarını rakibi olan Osmanlı İmparatorluğu'nu korumak amacıyla başlatmıştır.\nSavaş, Rus zaferi ile sonuçlanmış olup Saint Petersburg Antlaşması sonucunda Safevî Devleti'ne ait Kuzey Kafkasya, Güney Kafkasya ve günümüz kuzey İran'daki topraklar Rusya'ya verildi. Bölgeler Rusya'da sırasıyla 1732 Reşt Antlaşması ve 1735 Gence Antlaşması uyarınca 9 ve 12 yıl kaldılar ve daha sonra İran'a geri verildiler.\n\n\nFranklin, Washington\nFranklin ilçesi veya Franklin County Amerika Birleşik Devletleri'nin Washington eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 78,163'tür. İlçenin merkezi ve en büyük şehri Pasco'dur.\n\n\nKalmuk Hanlığı\nKalmuk Hanlığı, Avrasya bozkırlarında varlığını sürdüren bir Oyrat hanlığı idi. Kalmukya olarak adlandırılan bölgeyi ve Stavropol'den Astrahan'a kadar uzanan alanları kapsıyordu. Yüz yılı aşkın bir süredir Kalmuk Hanlığı, dönüşümlü olarak Rusya'nın güney sınırlarına saldırdı, ancak aynı zamanda Rusya'nın güney sınırlarını korudu ve Orta Asya, Kuzey Kafkasya ve Kırım'daki Müslüman devletlere karşı çok sayıda askeri sefer düzenledi. 1771'de Rus İmparatorluğu'na bağlandı.\n\n\nAbdurrahman Kâmil Yetkin\nAbdurrahman Kâmil Yetkin, bilinen adıyla Abdurrahman Kâmil Efendi (d. 1850, Amasya - ö. 31 Aralık 1941, Amasya), Türk müftü, müderris, vaiz. Millî Mücadele'ye verdiği destekle ve Mustafa Kemal Atatürk'le Amasya'da sohbet ederken çekilmiş fotoğrafıyla tanınır.\nKadı Ahmed Rifat'ın oğlu olarak 1850 tarihinde Amasya'da doğdu. Ataları 200 yıl önce Kırım'dan gelerek Çorum'a yerleşmiştir. Sıbyan mektebini bitirdikten sonra hafızlığını tamamladı. Amasya Rüşdiyesi'ni bitirdikten sonra medreseye devam etti. Çeşitli ilim dallarında kendini geliştirdikten sonra 1879'da icazet aldı ve Amasya Bekir Paşa Medresesi'ne müderris tayin edildi.\n1900 yılında Amasya müftülüğü ile beraber Karadeniz ve Sivas bölgesi vaizliği görevine tayin edildi. 1915'te emekliye ayrıldı.\n\n\nTarki Şamhallığı\nTarki Şamhallığı, Dağıstan'ın kuzeydoğu bölümünde Tarki ve çevresinde varlığını sürdüren bir feodal devletti.\nDevlet, 15. yüzyılın sonunda etnik Kumukların yaşadığı topraklarda ortaya çıktı ve bu bölgede vasalları bulunan Kuzey Kafkasya'nın doğusundaki en etkili feodal devletti. Şamhallar ayrıca Dağıstan Valisi unvanına sahiptiler ve eski Hazar-Kumuk dağlık barınağında ikamet etmişlerdir.\nTarki Şamhallığı ve Dağıstan'ın diğer bölgelerinin Rus İmparatorluğu'na bağlanması 1813'te Gülistan Antlaşması ile gerçekleştirildi. 1867'de Tarki Şamhallığı lağvedildi ve topraklarında Dağıstan'ın Temir-Han-Şura rayonu kuruldu.\n\n\nKarabaÄŸ meliklikleri\nKarabağ meliklikleri veya Hamse meliklikleri, 15. yüzyılda Haçın Prensliği'nin dağılması ve 1822'de Rus İmparatorluğu'nda etnik feodal oluşumların kaldırılmasına kadar günümüz Dağlık Karabağ topraklarında ve komşu topraklarda bulunan Ermeni feodal devletlerdi.\n\n\n1796 Ä°ran Seferi\n1796 İran Seferi, Rus tarih yazımında Büyük Katerina'nın İran Seferi, 1796 yılında arasında Rus İmparatorluğu ile Kaçar Hanedanı arasında gerçekleşen bir savaştır. Savaş, herhangi bir kalıcı sonuç doğurmamış olup Çariçe I. Katerina'nın ölümünün ardından yeni Çar I. Pavel'in geri çekilme kararı almasıyla sona erdi.\n\n\nRus-İsveç savaşları\nRus-İsveç savaşları, 12. ve 19. yüzyıllar arasında Rus İmparatorluğu ve İsveç arasında gerçekleştirilen bir dizi savaşlardır. Bu savaşlar içinde en önemlileri:\n\n\nCartago (il)\nCartago, () Kosta Rika'nın ortasında yer alan bir ildir. Doğusunda Limón, batısında San José ili bulunmaktadır. İlin başkenti Cartago şehridir. İlin nüfusu 490,903'tür.\n\n\nGuanacaste (il)\nGuanacaste () Kosta Rika'nın kuzeybatısında yer alan bir ildir. Doğusunda Alajuela, güneydoğusunda Puntarenas ili bulunmaktadır. İlin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 354,154'tür. İlin başkenti Liberia şehridir.\n\n\nPolonya-Rus savaşları\nPolonya-Rus savaşları, Polonya ve Rusya arasında gerçekleştirilen bir dizi savaşlardır. Bu savaşlar içinde en önemlileri:\n\n\nLewis\nLewis ilçesi veya Lewis County Amerika Birleşik Devletleri'nin Washington eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 75,455'tir. İlçenin merkezi Chehalis, en büyük şehri Centralia'dır. Bu ilçe 19 Aralık 1845 tarihinde kurulmuştur.\n\n\nTravis County\nTravis ilçesi veya Travis County Amerika Birleşik Devletleri'nin Teksas eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 1,024,266'dır. İlçenin merkezi Austin şehridir. Bu ilçe 1840 yılında kurulmuştur.\n\n\nMilwaukee County\nMilwaukee ilçesi veya Milwaukee County Amerika Birleşik Devletleri'nin Wisconsin eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 947,735'tir. İlçenin merkezi Milwaukee şehridir.\n\n\nMontgomery County, Ohio\nMontgomery ilçesi veya Montgomery County Amerika Birleşik Devletleri'nin Ohio eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 535,153'tür. İlçenin merkezi Dayton şehridir.\n\n\nDane County\nDane ilçesi veya Dane County Amerika Birleşik Devletleri'nin Wisconsin eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 488,075 olup Wisconsin'in 2. en yoğun nüfuslu ilçesidir. İlçenin merkezi Madison şehridir.\n\n\nWaukesha County\nWaukesha ilçesi veya Waukesha County Amerika Birleşik Devletleri'nin Wisconsin eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 389,891 olup Wisconsin'in 4. en yoğun nüfuslu ilçesidir. İlçenin merkezi Waukesha şehridir.\n\n\nPolonya'nın parçalanması\nPolonya'nın parçalanması, Lehistan-Litvanya Birliği'nin 18. yüzyılın sonunda Rus İmparatorluğu, Prusya ve Avusturya İmparatorluğu tarafından parçalanmasıdır. Bu parçalanma 123 yıl boyunca egemen olan Lehistan ve Litvanya'nın ortadan kaldırılmasıyla sonuçlanarak devletin varlığını sona erdirmiştir.\nPolonya'nın birinci parçalanması 5 Ağustos 1772 tarihinde kararlaştırıldı. 20 yıl sonra Rusya ve Prusya birlikleri tekrar Lehistan'a girdi ve ikinci parçalanma 23 Ocak 1793 tarihinde imzalandı. Avusturya ise ikinci parçalanmaya katılmadı. Polonya'nın üçüncü parçalanması, bir önceki yıla ait başarısız Kościuszko Ayaklanması üzerine 24 Ekim 1795 tarihinde gerçekleşti. Bu parçalanma ile birlikte Lehistan-Litvanya Birliği ortadan kalktı.\nOsmanlı İmparatorluğu, Polonya'nın parçalanmasını tanımayan iki ülkeden biriydi ve diplomatik kurumlarında Lehistan büyükelçiliği için bir yer ayırmıştır. İtalya'nın ulusal marşı \"Il Canto degli Italiani\" de parçalanma ile ilgili bir referans içerir.\n\n\nLake County, Florida\nLake ilçesi veya Lake County Amerika Birleşik Devletleri'nin Florida eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 297,052'dir. İlçenin merkezi Tavares, en büyük şehri Clermont'dur.\n\n\nFinlandiya Savaşı\nFinlandiya Savaşı (; ), 1808-1809 yılları arasında İsveç ve Rus İmparatorluğu arasında gerçekleşen bir savaştır. Savaşın sonucu olarak Finlandiya İsveç'ten ayrılarak Rus İmparatorluğu'na bağlı özerk bir grandüklük haline geldi. Diğer önemli etkiler İsveç parlamentosunun yeni bir anayasayı kabul etmesi ve 1818'de yeni İsveç kraliyet ailesi olan Bernadotte Hanedanı'nın kurulmasıydı.\n1809 kışında Barclay de Tolly başlığında, Finlandiya Savaşı sürecinde Rus birlikleri Åland Adaları'ndaki İsveçlileri yendi. Diz derinliğinde kar ve şiddetli don olayında, askerler Kvarken Boğazı'nı geçerek adalara saldırdı. 19 yüzyılda yönetim merkezin idare eden Orenburg Guberniyası memurları Kvаrkеn ili'nin merkezin adını Kvarken Boğazı'nda bir zafer onuruna verdiler.\n\n\nYasna\nYasna, Zerdüşt'ün özdeyişlerinden oluşan, inancın temel ilkelerini, ibadet ve bi­çimlerini açıklayan Avesta'nın birinci ve en eski bölümüdür. Toplam 72 bölümden oluşan bu metin, Ahura Maz­da'ya kurban sunulması sırasında okunan ve özellikle Zerdüşt'e ithaf edilen gataları içerir. Tören sırasında okunan dini özdeyişleri, ilahileri ve ana ibadetlerde okunan giriş metinlerini, tapınma ve adakları kapsar. Yasna'da ilk 17 Gatha'nın Avesta dilinin en eski biçimlerinden \"Gatik dil\" ile yazılmış olmasından dolayı Zerdüşt tarafından bizzat yazıldığı düşünülmektedir. Avesta'nın diğer bölümlerinden farklı olarak vezinli yazılmış olup, ifadelerin özel karmaşık bakımından ayrılmakta, üstü kapalı ifadeler açısından zengin, antik şiirsel  biçim ve karmaşık bir stile sahiptir. Dilin daha gelişmiş bir versiyonu ile yazılan ve liturjik içerik barındıran sonraki bölümlerin ise Zerdüşt'ün ölümü sonrası eklendiği düşünülür. Zerdüşt'ün yazdığı düşünülen bölümlerin muhtemelen sözlü gelenekte kendisini devam ettirerek bugünlere kalabildiğine inanılır. \n\n\nDiktatör romanı\nDiktatör romanı (İspanyolca: novela del dictador), Latin Amerika toplumunda diktatörün rolüne meydan okuyan  Latin Amerika edebiyatının bir türüdür. \"Caudillismo\" teması, iktidar, diktatörlük ve yazım arasındaki ilişkileri inceleyerek ele alınmaktadır. Üstelik bir diktatör romanı genellikle Latin Amerika toplumunda yazarın rolü için bir alegoridir. Çoğunlukla 1960'lar ve 1970'lerin Latin Amerika Boom'uyla ilişkili olmasına rağmen diktatör romanı türü, Domingo Faustino Sarmiento tarafından yazılan on dokuzuncu yüzyıl romanı \"Facundo\" (1845) ile kök salmıştır. Juan Manuel de Rosas'ın Arjantin'deki diktatör rejiminin dolaylı bir eleştirisi olan \"Facundo\", diktatör romanı türünün öncüsüdür ve sonraki tüm diktatör romanları onu dikkate almıştır. Sarmiento tarafından yaratılan türün amacı belirli diktatörlerin kurallarını analiz etmek ya da tarihsel doğruluğu vurgulamak değil, genel olarak otorite figürleri ve otoritenin soyut niteliğini incelemektir.\nBir eserin diktatör romanı olarak değerlendirilmesi için hikâyenin tarihten gelen güçlü siyasi temaları olmalı,  diktatörün -\"caudillo\"'nun- sahip olduğu gücü eleştirel bir şekilde incelemeli ve otoriterciliğin doğası üzerine bazı genel düşünceleri ele almalıdır. Bazı diktatör romanları her ne kadar tarihî bir diktatöre odaklansa da (kurguda geçmesine rağmen) tarih kitabında olduğu gibi ekonominin, siyasetin ve yönetimin rejimini analiz etmez. Diktatör romanları arasında Augusto Roa Bastos tarafından Paraguay'lı Dr. Francia hakkında yazılmış olan \"Yo el Supremo\" (\"Ben, Yüce\"; 1974) ve Mario Vargas Llosa tarafından Dominik'li Rafael Trujillo hakkından yazılmış olan \"La fiesta del Chivo\" (\"Chivo partisi\"; 2000) yer almaktadır. Alternatif olarak romancı aynı olayın sonu için kurgusal bir diktatör yaratabilir. Tarihi diktatörlerin birleşimiyle karma bir diktatör, Alejo Carpentier'in \"El recurso del método\" (1974) romanında yer aldı. Romancıların birçoğunun geleneksel, doğrusal hikâye anlatma tekniklerini reddetmesi ve okur, anlatıcı, olay örgüsü, karakterler ve öykü arasındaki ayrımları bulanıklaştıran anlatı stillerinin gelişmesiyle diktatör romanı türü, Latin Amerika edebiyat geleneğinin gelişmesinde çok etkili olmuştur. Liderlik yetkisini inceleyen romancılar, kendi toplumsal rollerini -diktatör romanlarında caudillo rejimine meydan okumalarında olduğu gibi- babacan akıl verici olarak değerlendirmişlerdir.\nEdebiyat eleştirmeni Roberto González Echevarría, diktatör romanının Latin Amerika edebiyatındaki en açık tema geleneği olduğunu ve \"Bernal Díaz del Castillo'nun ve Francisco López de Gómara'nın Cortés'in Meksika'yı fethi hakkındaki açıklamaları\" bu temanın gelişimini izlediğini savunmaktadır. On dokuzuncu yüzyıl, siyasi iktidar üzerine önemli edebi yansımaları yaşadı fakat diktatör romanı, 1960 ve 1970'lerin edebi bir hareketi olan Latin Amerika Boom'uyla ilişkiliydi. Eleştirmen Gerald Martin için, diktatör romanı Boom'un bitişine işaret etmektedir. 1970'lerde, pek çok diktatör romanı, \"yaşlanan diktatörün kaybetme eşiğinde olduğu sınırsız bir gücün sıkıntısına kapılması\"na odaklandı.\nEleştirmen Gerald Martin'in görüşüne göre Miguel Angel Asturias'ın \"Sayın başkan\" (1933'te yazılmış ancak 1946'ya kadar yayınlanmamıştır) romanı \"ilk gerçek diktatör romanı\"dır. Diktatör figürünün diğer edebî işleyişleri arasında Jorge Zalamea'nın \"El Gran Burundún Burundá ha muerto\" eseri yer almaktadır ancak tür, soğuk savaşın siyasi ikliminde, Latin Amerika Boom aracılığıyla yeniden icat edilene kadar bir ivme kazanamadı.\nDiktatör romanı, 1970'lerde Boom'un sonuna doğru yeniden moda oldu. Sharon Keefe Ugalde konu hakkında şu sözleri dile getirmiştir: \"1970'ler, Latin Amerika diktatör romanın evriminde, en az iki gelişme ile karakterize edilmektedir: diktatörün göründüğü perspektifte bir değişiklik ve dilin doğasına yeni bir odaklanma.\" Bununla, 1970'lerin diktatör romanlarında \"Başkan Babamızın Sonbaharı\" veya\" I, the Supreme\" eserlerinde olduğu gibi \"diktatör, protagonist hâline gelir\" konusunda okuyucuya daha samimi bir bakış açısı sunduğunu söylemek istemektedir ve dünya, diktatörün bakış açısıyla sık sık ele alınmaktadır.\nRaymond L. Williams'a göre yeterli Latin Amerikalı yazarın askeri rejimlerle uğraşan romanlarını yayımladığı 1970'lere kadar, \"diktatör romanı\" ortak terminolojiye dönüşmemiştir. Bu dönemin en ünlü romanları arasında Alejo Carpentier'in \"Reasons of State\" (1974), Augusto Roa Bastos'un \"I, the Supreme\" (1974) ve Gabriel García Marquez'in \"Başkan Babamızın Sonbaharı\" (1975)'nı göstermektedir. Diktatör romanını, diktatörlerin kurgusal biçimlerini yaratmak için tarihsel kayıttan yararlanan roman olarak tanımlamaktadır.\nBağımsızlıktan bu yana, Latin Amerika ülkeleri, bir grubun diğerine egemen olduğu sömürgecilik tarihinden kaynaklı hem sağ hem de sol kanat otoriter rejimlere tabi tutuldu. Bu uzun tarih göz önüne alındığında \"bireysel diktatörlükler ya da \"caudillismo\", \"caciquismo\", militarizm gibi diktatörlük sorunları hakkında\" birçok roman olması şaşırtıcı değil. Sömürgecilik mirası olarak bir ırkın çatışması bazen mutlak bir otoriteyi bünyesinde barındırmak için ortaya çıkmaya zorlamasıyla despot kişisi ortaya çıkmaktadır. Sınırsız güç arayan diktatörler, çoğunlukla anayasaları değiştirir, yeniden seçilmeyi engelleyen yasaları yürürlükten kaldırır. Örneğin Licenciado Manuel Estrada Cabrera, 1899'da Guatemala Anayasasını değiştirerek iktidara geri dönmenin önünü açtı. Diktatör romanın odağı haline gelen diktatörler, onların yönetiş şekli bakımından birbirinden çok farklı değildir. Yazar González Echevarría diktatörlerin \"erkek, militarist ve neredeyse  tamamen kişisel güç kullanan\"  kişiler olduğunu dile getirmiştir. Güç kullanmaları arasında muhalefeti sürgün etme veya hapsetme, basın özgürlüğüne saldırma, güçlü bir askeri güç tarafından desteklenen merkezi bir hükümet oluşturma ve özgür düşünce üzerinde tam kontrol sahibi olma yer almaktadır.\nYirminci yüzyılda tanınmış Latin Amerika diktatörleri arasında Nikaragua'daki Somoza hanedanı, Paraguay'daki Alfredo Stroessner ve Şili'deki Augusto Pinochet ve diğerleri yer almaktadır. Dış etki olarak, Amerika Birleşik Devletleri'nin Latin Amerika politikasına müdahalesi tartışmalıdır ve sıklıkla eleştirilmektedir. Diktatör romanında bir tema olarak, ABD emperyalizmiyle tiran gücü arasındaki bağlantı çok önemlidir. Latin Amerika'daki diktatörler, Amerika Birleşik Devletleri'nin uygun askeri ve mali desteğini kabul etmişlerdir ancak halkın takdirini kazanmak için anti-Amerikan kampanyası yürüterek ABD'ye sırtını dönmüşlerdir.\n21. yüzyılın ilk on yılında bölgedeki sivil özgürlükleri kısıtlayan ve popüler diktatörlüklerin dağınık versiyonunu \"rekabetçi otoriterlik\" adı verilen bir süreçle kuran bölgedeki bir dizi \"sol kanat\" hükümeti ortaya çıktı. Bunların en tanınmışları Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez'di ve diğer ülkeleri Amerika'daki (Küba, Nikaragua, Bolivya, Ekvator, Honduras ve bazı bakımlardan Arjantin, ancak resmi bir üye değildi) Bolivarcı İttifakı'na dahil etmeye çalıştı.\nMeksikalı yazar Carlos Fuentes, 1967'de Alejo Carpentier, Julio Cortázar ve Miguel Otero Silva ile yaptığı görüşmede Latin Amerika diktatörlerini tasvir eden bir dizi biyografiden oluşan ve \"Los Padres de la Patria\" (\"Anavatanın Babaları\") olarak adlandırılan bir proje başlattı. Edmund Wilson'un \"Patriotic Gore\"'daki Amerikan İç Savaşı portrelerini okuduktan sonra Latin Amerika diktatörleri hakkında bir kitabın iyi fikir olacağını düşündü. José Manuel Balmaceda hakkında Jorge Edwards; Mariano Melgarejo hakkında José Donoso; Eva Perón hakkında Julio Cortázar ve Manuel A. Odría hakkında Vargas Llosa yazacaktı. M. Mar Langa Pizarro'nun gözlemlediği gibi, proje hiçbir zaman tamamlanmadı ancak Alejo Carpentier, Augusto Roa Bastos, Gabriel Garcia Márquez ve Mario Vargas Llosa gibi Latin Amerika Boom'unun önemli yazarlar tarafından yazılan bir dizi romana ilham verdi.\nOn dokuzuncu yüzyılda yayımlanan Domingo Faustino Sarmiento'nun \"Facundo\"'suyla José Mármol'un \"Amalia\"'sı yirminci yüzyıl diktatör romanının öncülerindendir bununla birlikte, \"Latin Amerikalı 'güçlü adam'ın kurgusal tasvirlerinin tümü, Domingo Faustino Sarmiento'nun \"Facundo\"'sunda, sosyolojik bir tez olarak yazılmış önemli bir önceliğe sahiptir.\" \"Facundo\", Juan Manuel de Rosas'ın diktatörlüğünün dolaylı bir eleştirisi olup gerçek tarihsel figür Juan Facundo Quiroga'ya yönlendirilmiştir aynı zamanda Arjantin tarihi ve kültürü hakkında daha kapsamlı bir incelemedir. Sarmiento'nun \"Facundo\"'su Latin Amerika çevresinin edebi araştırmalarının genişliği yüzünden esas demirbaş olarak kalmıştır. \"Facundo\"'da, Sarmiento, ileri fikirlere karşı olan Rosas (1829'dan 1853'e kadar Arjantin'in diktatörü) gibi davranan tarihi figür olan il caudillo'su Facundo Quiroga'yı eleştirmektedir. Sürgünden döndükten sonra Sarmiento, Arjantin'e yeniden şekil vermeye çalıştı ve sonunda 1868'den 1874'e kadar cumhurbaşkanı oldu. Sarmiento'nun Facundo Quiroga'yı analiz etmesi, bir yazarın ilk defa Facundo ve Rosas gibi figürlerin böyle bir mutlak güce sahip olabileceğini sorgulamış olmasıydı.\nSömürge sonrası Buenos Aires'te geçen \"Amalia\", iki bölümden oluşmakta ve José Mármol'un yarı otobiyografisidir. Mármol'un romanı, insanlık bilincinin, bir şehir ya da bir ülke gibi çok daha korkunç bir hapishane haline gelebileceğini gösterdiği için önemlidir.\n\n\nFecr-5\nFecr-5 (; \"şafak\"), İran yapımı bir 610 mm'lik ağır topçu roketidir. Roket, Fecr roket ailesinin bir parçası olup 1990'larda Çin yapımı WS-1 roketleri temelinde geliştirildiği düşünülmektedir.\n\n\nRockwall\nRockwall ilçesi veya Rockwall County Amerika Birleşik Devletleri'nin Teksas eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2014 yılı itibarıyla 87,810'dur. İlçenin merkezi Rockwall şehridir.\n\n\nKadir-110\nKadir-110 (), İran yapımı bir orta menzilli balistik füzedir. Füze, ilk olarak İran-Irak Savaşı'nın yıldönümünde bir askeri geçit töreninde halka tanıtılmıştır. Füzenin yaklaşık 1,800-2,000 km menzili bulunmaktadır.\nKadir-110, Kadir-101 olarak da bilinen Şahab-3A'nın gelişmiş bir varyantı olup Şahab-3'ten daha yüksek manevra kabiliyetine ve daha kısa bir kurulum süresine sahiptir. Sıvı yakıtlı birinci aşama ile 1,500 km'lik bir menzile sahip olmasını sağlayan katı yakıtlı bir ikinci aşamaya sahip olduğu düşünülmektedir.\n\n\nMichael Jackson şarkıları listesi\nBu liste Michael Jackson şarkılarını göstermektedir.\n\n\nMontgomery County, Virginia\nMontgomery ilçesi veya Montgomery County Amerika Birleşik Devletleri'nin Virginia eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 94,392'dir. İlçenin merkezi Christiansburg şehridir.\n\n\nDodge, Wisconsin\nDodge ilçesi veya Dodge County Amerika Birleşik Devletleri'nin Wisconsin eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 88,759'dur. İlçenin merkezi Juneau şehridir.\n\n\nBattle City\nOyunun arcade sürümü Nintendo VS. System için geliştirilmiş olup Wii ve Wii U platformları için Virtual Console sürümü mevcuttur. Battle City'nin Game Boy sürümü ise Nova Games tarafından geliştirilmiş ve 1991'de Namco tarafından yayımlanmıştır.\n\n\nÜlüş sistemi\nÜlüş sistemi tarihi Türk ve Moğol devletlerinde idari sistemdi. Türkçedeki \"Üleş\" sözü \"pay\" manasına gelmektedir.\nTarihçi Halil İnalcık'a göre, egemenlik sadece Kağan'ın değil aynı zamanda onun aile üyelerinin idi. Onun için Kağan tarafından ailenin her bir üyesine ülkenin bir parçası (payı) veriliyordu. Bu payın adı ülüş idi. Ancak Kürşat Koçak'a göre ülüşler üst düzey yöneticilere de veriliyordu. Bu sistem Orta Çağ'daki yurtluk sistemine benzemektedir. Ancak Lev Gumilyov Avrupa tipi bir feodalizmin olmadığını vurgulamaktadır. Lev Gumilyov'a göre bu uygulama ikinci yüzyılda Güneyli Hunlar tarafından geliştirilmiştir. Göktürk Kağanlığı, Uygur Kağanlığı, Moğol İmparatorluğu ve Orta Asya'nın diğer devletlerinde uygulanmıştır.\n\n\nMisbach Yusa Biran\nMisbach Yusa Biran (11 Eylül 1933 - 11 Nisan 2012), Endonezyalı yazar, yönetmen ve eleştirmen. Endonezya film arşivinin kurucusu olarak tanınmıştır.\nBiran 1967'de Endonezya Film Festivali En İyi Yönetmen ödülüne değer görülmüştür.\n\n\nKarataÅŸ, Aksaray\nKarataş, Aksaray ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür. Hasan Dağı eteklerine kurulmuş en eski köylerden biridir. Merkez ilçeye uzaklığı 20 km olup 2012 nüfus sayımına gore nüfusu 936'dır.\n\n\nNokia Asha 501\nNokia Asha 501, Nokia tarafından üretilmiş Nokia Asha serisi ve Nokia Asha platform sistemi'ne mensup bir akıllı telefondur. 9 Mayıs 2013 tarihinde Hindistan'da Nokia tarafından ilan edildi ve 24 Haziran 2013'te piyasaya çıktı. Cihaz, Nokia tarafından \"Tam Dokunuş\" (Full Touch) akıllı telefon olarak sınıflandırıldı. Telefon tek veya çift SIM yapılandırmasında bulunur. Nokia 500 cihazının devamı olan modelin ardılı Nokia X ailesi ve Nokia X platform sistemli Nokia X modelidir. \"Pocket Power / Yaşam hızında hareket / Sevdiğiniz her şeye erişmek için bir hızlıca kaydır\" (Pocket Power / Moves at the speed of life / One swipe to access everything you love) sloganı ile yapıldı.\nCep telefonu, Nokia N9'da MeeGo'ya benzer bir kullanıcı arabirimine ve Nokia tarafından 2012'de satın alınan bir yazılım şirketi olan Smarterphone teknolojisine sahip yeni bir yazılım platformu olan Nokia Asha yazılım platformu 1.0 üzerine kuruldu.\nNokia Asha 501, Nokia Ekranı ve bir Nokia FastLane plus arayüzüne sahiptir.\n2014 yılının Nisan ayında yayımlanan yeni bir güncellemede bir panorama kamera ve kendi portrenin fotoğraf makinesinde sesli bir rehber sunuldu. Bu güncelleme ayrıca, telefona yüklenen uygulamalar için babalık kontrolü de getirdi.\nCihaz, Bluetooth ve Wi-Fi içermekle birlikte, mobil tabanlı ağlar için EDGE ve GPRS'ye (2.75G) dayanan 3G bağlantısı yoktur. Telefon, kullanım kolaylığı, uzun konuşma ve bekleme süresi olan bir batarya ile dikkat çekti. Telefon için önerilen fiyat, vergiler ve sübvansiyonlar öncesi 99 ABD dolarıdır. Güney Asya'da satılan modeller en az sekiz dili desteklemektedir: İngilizce, Urduca, Hintçe, Kannada, Gujarati, Tamilce, Telugu ve Malayalam.\nTasarım açısından, Asha 501 Nokia Lumia cihazlarına yaklaşıyor. Asha 501 renkli ve Lumia'la benzer yuvarlak kenarlı dikdörtgen biçime sahip. Camın camgöbeği, parlak kırmızı, sarı, parlak yeşil, siyah ve beyaz olmak üzere altı renk versiyonu bulunur. Düğmelerin tümü sağdadır - bir ses yükselticisi ve ortada bir kilit açma anahtarı vardır. Özel bir fiziksel kamera anahtarı yoktur. SIM kartları, microSD kartları veya pili değiştirmek için arka kapağı çıkarmak gerekir.\nÖn panelde, panelin alt kısmında fiziksel 'Geri' tuşu ve ekranın üst kısmında kulaklığın hemen altında Nokia logosu bulunan siyah bir çerçeve ile çevrili 3 inçlik bir ekran hakimdir. Nokia, ses denetimleri için fiziksel tuşları ve sağdaki güç düğmelerini yerleştirerek aynı Lumia tasarım dilini takip etti. Üst panel 2.5mm'lik bir şarj portuna, bir Micro-USB portuna ve bir 3.5mm ses portuna ev sahipliği yapıyor. Cihazın arkasında, kameranın hemen altında bir dikey Nokia markası ile merkeze en üste doğru yerleştirilmiş 3.2 megapikselli bir kamera bulunuyor. Arka panelin alt kısmında, arka paneli çıkarmak için basılacak bir düğme bulunur.\nNokia Asha 501, fiyat segmentindeki bir cihaz için 3 inçlik kapasitif bir ekran, büyük avantaj sağlıyor. 3 inç TFT kapasitif ekran 240x320 piksel çözünürlüğe sahip ve 133PPI piksel yoğunluğuna sahip. Parlaklık kontrolü, RGB Şeridi ve jesti uyandırmak için çift dokunmayla destek gibi seçenekleri içerir. Ekran, dokunmaya duyarlı olmasına rağmen, bazen biraz gecikme yaşıyor. İki noktalı dokunmayı destekler ve bir yakınlık sensörü içerir. Ekran iyi görüş açısına sahiptir ve güneş altında okunabilir.\nNokia Asha 501 flaş ve otomatik odaklama seçenekleri olmayan 3.2 megapiksel kamerayla birlikte geldi. Kamera bazı temel özelliklerle birlikte geliyor ve zamanlayıcı ayarları, beyaz dengesi, efektler ve fotoğraf çözünürlüğü ayarı için geçiş yapıyor. Çözünürlük 2048x1536, 1600x1200, 1280x960 ve 640x480 olarak değiştirilebilir.\nNokia Asha 501 modeli, 128MB dahili bellek ve 64MB RAM ile birlikte geldi. Ayrıca, microSD kart yuvası sayesinde 32GB'a kadar genişletilebilir bellek kartlarını da destekliyor. Bağlantı özellikleri arasında Wi-Fi, Bluetooth ve Micro-USB bulunmaktadır. Cihaz, 1200mAh batarya paketi ile 624 saat bekleme süresi ve 17 saat konuşma süresi sunuyor.\nNokia Asha 501, Nokia Xpress tarayıcısı ile önceden yüklenmiş olarak geliyor, veri sunucusunu telefonla aktarılabilen en düşük miktarda veri kolaylaştırmak için% 90 oranında sıkıştırıyor. Nokia Xpress Now, konuma dayalı içerik sunan yeni bir uygulamadır.\nAsha 501, Seri 40 platformunun modern bir versiyonuyla çalışır ve iptal edilen MeeGo işletim sisteminden birçok özellik ödünç alır. Öncelikle Nokia, sistemi kaydırma hareketini kullanarak çalışacak şekilde optimize etti. Ekranda gezinme düğmesi yoktur ve yalnızca altta tek bir fiziksel tuş bulunuyor. Bir uygulamayı hızlıca kaydırarak kullanıcı kapatma da dahil olmak üzere her şeyi yapabilir.\nNavigasyon hepsi çok sezgiseldir. Sola veya sağa hızlıca kaydırıldığında 2 panelli ana ekrana geri getirilir. Üstten hızlıca kaydırmak, iki SIM kart arasında geçiş yapmak için hızlı geçişler ve Wi-Fi bağlantısı gibi diğer ayarlarla bir bildirim gölgesi getiriyor. Son olarak, çoğu uygulamada çalışan alttan içeriğe dayalı bir hızlıca kaydırma var ve bu uygulama için ilgili tüm seçenekleri getiriyor.\nCihazın, Facebook, Twitter ve LinkedIn için yerleşik sosyal uygulamaları içerdiği belirtildi. Duyurulan diğer uygulamalar HERE WeGo, EA oyunları, eBuddy, CNN, ESPN ve The Weather Channel'dı.\nAsha 501 için hazırlanan beta Haritalar, seçilen ülkelerde 3 Temmuz'da serbest bırakıldı. 25 Temmuz'da oturaklı modeli serbest bıraktı; uygulama GPS gerektirmez ve ağ bağlantısındaki konum verilerini kullanır. 6 Ağustos'ta Asha 501 ve diğer Asha tam dokunmatik telefonlar için bir LinkedIn uygulaması piyasaya çıktı. 7 Ağustos 2013 tarihinde Hat anında mesajlaşma uygulaması cihaz için hazır hale getirildi. Resmi olarak sunulan diğer sohbet uygulamaları WeChat ve eBuddy Mobile Messenger'dır. WhatsApp, bu telefon için Kasım 2013'te kullanıma sunuldu. 18 Mart 2014'te Facebook Messenger cihaza sunuldu. Telefon ekran üzeri klavyede Hint alt kıtasına özgü 12 dili destekliyor.\nDahil olan uygulamalar ve kullanıcı arabirimi özelleştirmeleri seçimi kullanılabilirlik durumuna ve coğrafi bölgeye göre değişiklik gösterebilir.\n\n\nRonald Breslow\nRonald Charles Drake Breslow (d. 14 Mart 1931 -ö. 25 Ekim 2017), Amerikalı kimyager, profesör, eğitimci ve akademisyendir. Columbia Üniversitesi'nde kimya profesörü olarak görev yapmaktaydı. 1956'dan bu yana Columbia Üniversitesi'nde dersler vermekte aynı zamanda üniversitenin kimya bölümünün eski başkanı olarak görev yapmıştır. İlginç özelliklere sahip yeni moleküllerin dizaynı, sentezi ve bu özelliklerin çalışması ile ilgilendi.\nAmerika Birleşik Devletleri Bilimler Akademisi, Amerikalı Sanat ve Bilim Akademisi, Avrupa Bilimler Akademisi ve Amerikalı Felsefe Topluluğu gibi kuruluşların üyesiydi.\nAmerikalı kimyager ve profesör Ronald Breslow, 25 Ekim 2017'de 86 yaşında New York'ta pankreas kanserinden öldü.\n\n\nGauri (füze)\nGauri (; kodası: Hatf-5 Gauri-I), Pakistan yapımı bir orta menzilli balistik füzedir. Füze, 1990'larda Kuzey Kore yapımı Nodong-1 füzesi temel alınarak 700 kilometrelik bir yük taşıma kapasitesine sahip 1,500 km'lik bir sıvı yakıtlı roket motoru kullanan bir elektronik sistem ile geliştirilmiştir.\nFüze, adını Gurlu Muhammed'den, \"Hatf\" ismini ise İslam peygamberi Muhammed'in kılıç veya mızraklarından almaktadır.\n\n\nKıbrıs Sosyal Bilimler Üniversitesi\nKıbrıs Sosyal Bilimler Üniversitesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin başkenti Lefkoşa'da bulunan, 2015 yılında KİSAV'ın öncülüğünde kurulmuş bir vakıf üniversitesidir. Üniversite ilk yıl sadece ilahiyat fakültesine öğrenci almış, bir sonraki yıl psikoloji, rehberlik ve psikolojik danışmanlık ve hukuk bölümlerini bünyesine eklemiştir.\n\n\nBabür (füze)\nBabür (; kodadı: Hatf VII), Pakistan yapımı bir seyir füzesidir. Füze, Pakistan'ın geliştirdiği ilk kara saldırı seyir füzesi ve denizaltıdan fırlatılabilen seyir füzesidir. Hem konvansiyonel hem de nükleer başlığa sahip olabilmekle birlikte yaklaşık 700 km'den fazla menzili bulunmaktadır.\n\n\nJack Bannon\nJohn James \"Jack\" Bannon (d. 14 Haziran 1940 -ö. 25 Ekim 2017), Amerikalı erkek sinema ve dizi oyuncusudur. 1977-82 yılları arasında Art Donovan karakterini canlandırdığı televizyon dizisi \"Lou Grant\", ile tanındı. Oyunculuğa 1963'te televizyon dizisi \"Petticoat Junction\" adlı dizinin 1. sezonunda \"Kate's Recipe For Hot Rhubarb\" adlı bölümde canlandırdığı Roger karakteriyle adım atmıştır. 1969'da annesini kaybeden Jack Bannon, aynı yıl \"Petticoat Junction' adlı yapımda canlandırdığı \"Buck\" adlı yapımla başarılı bir grafik çizdi.\nAmerikalı oyuncu Jack Bannon ünlü bir diğer Amerikalı oyuncu John Travolta'nı ablası Ellen Travolta, ile 1983'te evlenmiş bu evlilik 2017'de kendi ölümüne kadar sürmüştür.\nLos Angeles, Kaliforniya doğumlu oyuncu Jack Bannon 25 Ekim 2017'de Coeur d'Alene, Idaho'da 77 yaşında ölmüştür.\n\n\nİZBAN istasyonları listesi\nTürkiye'nin İzmir şehrinde hizmet veren İZBAN'ın kırk bir istasyonu vardır. İstasyonların tamamı engelli erişimine sahiptir. Alaybey, Karşıyaka, Nergiz ve Şirinyer istasyonları yer altında, diğer istasyonlar yer üstündedir. Halkapınar ve Hilal istasyonlarından İzmir metrosuna; Alsancak, Biçerova, Cumaovası, Çiğli, Egekent, Esbaş, Halkapınar, Hatundere, Kemer, Mavişehir, Menemen, Salhane, Sarnıç, Semt Garajı, Şirinyer, Turan ve Ulukent istasyonlarından otobüslere aktarma yapılabilmektedir. Adnan Menderes Havalimanı'na hattın güneyindeki aynı adlı istasyondan ulaşılabilmektedir. Alaybey, Alsancak, Halkapınar ve Mavişehir istasyonlarından ise tramvay hatlarına aktarma yapılabilmektedir.\nAliağa-Menemen arası kuzey, Menemen-Cumaovası arası merkez, Cumaovası-Selçuk arası ise güney aksı olarak nitelendirilmektedir. Cumaovası ve Menemen istasyonları akslar arasındaki aktarma merkezleridir. Cumaovası-Aliağa ve Menemen-Tepeköy istasyonları arasında aktarmasız seferler her 20 dakikada bir gerçekleştirilmektedir.\n2014 verilerine göre İZBAN'ın en yoğun istasyonları sırasıyla Halkapınar (9,5 milyon), Şirinyer (8,1 milyon), Karşıyaka (5,6 milyon), Çiğli (4,3 milyon) ve Hilal (4,2 milyon) oldu.\n\n\nRus Ä°mparatorluk Hava Filosu\nRus İmparatorluk Hava Filosu ( \"İmperatorski voenno-vozduşni flot\"), Rus İmparatorluğu'nun hava kuvvetleriydi. 1912 yılında kurulmuş olup 1917 Ekim Devrimi'nin ardından Sovyet Hava Kuvvetleri adını aldı.\n\n\nKoloidal silika\nKoloidal silikalar ince amorf, gözeneksiz, ve genellikle küresel, sıvı fazda silika parçacıklardır.\nKoloidal silikalar genellikle alkali-silikat çözeltisinin kısmen nötralize edilmesi sonucu silika çekirdeklerinin oluştuğu birçok adımı içeren bir süreç ile oluşturulurlar. Koloidal silika parçacıkları genellikle 1 ile 5 nm aralığındadır. Bu parçacıkların birleşmiş olup olmamaları polimerizasyon koşullarına bağlıdır. Başlangıçta sodyum silikatın asitlenmesi silisik asit Si(OH)oluşturur.\nEğer pH 7'nin altına düşürülür veya tuz eklenirse, birimler zincir halinde kaynaşma eğiliminde olurlar. Bu ürünler silika jel olarak adlandırılır. Eğer pH nötrden biraz daha alkali (bazik) tutulursa alt birimler ayrık kalırlar ve yavaş yavaş büyürler. Bu ürünler de çökelti silika olarak adlandırılır. Koloidal silikanın yüzeyindeki hidrojen iyonları sulu çözeltide yüksek negatif enerji bırakarak çözünme eğilimindedir. Özellikle nötr noktasından düşük pH'ta değerlendirildiğinde bazı Si atomlarının Al ile değiştirilmesinin koloidal negatif yükü artırdığı bilinmektedir. Koloidal silika çok küçük boyutta olduğu için yüzey alanı çok yüksektir.\nKoloidal süspansiyon pH ayarlaması ile stabilize edilir ve buharlaştırılarak konsantre hale getirilir. Elde edilebilecek maksimum konsantrasyon parçacık boyutuna bağlı olarak değişir. Örneğin, 50 nm boyutundaki parçacıklar ağırlıklarının %50'si kadar katıya konsantre edilebilirken 10 nm boyutundaki parçacıklar süspansiyon çok kararsız hale gelmeden, ağırlıklarının sadece %30'u kadar katıya konsantre olurlar.\n\n\nGuatemala'nın En İyi Uluslararası Film Akademi Ödülü başvuruları\nGuatemala, ilk kez 1994 yılında Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü dalında Akademi Ödülleri'ne başvurmuştur. Ödül, Amerika Birleşik Devletleri Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından İngilizce diyalogları olmayan ve ABD dışındaki ülkelerde üretilen uzun metrajlı filmlere her yıl verilmektedir. Ödül, 1956'daki Akademi Ödülleri'ne kadar yoktu. İngilizce olmayan filmler için oluşturuldu ve her yıl verilmeye başlandı.\nSinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi, 1956 yılından bu yana Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü için çeşitli ülkelerdeki film endüstrilerini en iyi filmlerini sunmaya davet etmektedir. Yabancı Dilde Film Ödülü Komitesi süreci denetler ve sunulan tüm filmleri inceler. Bunu takiben ödül için beş aday belirlemek için gizli oyla oy kullanılır.\nÖdül için 2017 itibarıyla yalnız 2 Guatemala filmi aday adayı oldu. Bu filmler de \"Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü\" adaylığı ile sonuçlanmadı.\nGuatemala'yı Akademi Ödülleri'nde temsil eden yönetmenler ve olmuşlardır.\nGuatemala'nın Akademi'ye göndermiş olduğu aday adayı filmler aşağıda yıllara göre listelenmiştir. Filmlerden 1994 yapımı \"\" (\"El Silencio de Neto\") İspanyolcadır, 2015 yapımı \"\" Kakçikelce çevrilmiştir. Ixcanul filmi, 'nü kazandığı 65. Berlin Uluslararası Film Festivali'nin ana rekabet bölümünde de gösterilmiştir.\n\n\nPakse\nPakse ( \"nehrin ağzı\"), Laos'un Çampasak bölgesinin başkenti olan şehirdir. Şehir, Sedon ve Mekong nehirlerinin birleştiği noktada yer almaktadır. Bu bölgede bulunan Si Phan Don (\"4000 Ada\") önemli turistik yerlerden biridir. Şehrin nüfusu 88,000 olup ülkenin ikinci büyük kentidir. 1946 yılına kadar Çampasak Krallığı'nın başkentiydi.\nŞehir, 1905 yılında Fransızlar tarafından kurulmuştur. 1946 yılına kadar Çampasak Krallığı'nın başkentliğini yapan şehir, krallığın Laos ile birleşmesinden sonra bu statüsünü kaybetse de hâlâ bölgenin merkezidir. Fransa-Tayland Savaşı sırasında Fransızlar Kamboçya'nın Preah Vihear bölgesinin bir kısmını Çampasak'a devretmiştir.\n1975 yılından beri Pakse,ekonomik gücüyle bölgedeki önemli merkezlerden biri olmuştur. Japonya'nın yardımı ile Mekong üzerine kurulan köprü, bölge ile Tayland'ı bağlamaktadır.\nBölgedeki çoğunluk din Budizm'dir ve bölgede birçok tapınak (vat) görmek mümkündür. 1935'te inşa edilen Vat Luang, Pakse'nin en büyük tapınağıdır.\n\n\nParaguay'ın En İyi Uluslararası Film Akademi Ödülü başvuruları\nParaguay, ilk kez 2015 yılında Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü dalında Akademi Ödülleri'ne başvurmuştur. Ödül, Amerika Birleşik Devletleri Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından İngilizce diyalogları olmayan ve ABD dışındaki ülkelerde üretilen uzun metrajlı filmlere her yıl verilmektedir. Ödül, 1956'daki Akademi Ödülleri'ne kadar yoktu. İngilizce olmayan filmler için oluşturuldu ve her yıl verilmeye başlandı.\nSinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi, 1956 yılından bu yana Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü için çeşitli ülkelerdeki film endüstrilerini en iyi filmlerini sunmaya davet etmektedir. Yabancı Dilde Film Ödülü Komitesi süreci denetler ve sunulan tüm filmleri inceler. Bunu takiben ödül için beş aday belirlemek için gizli oyla oy kullanılır.\nÖdül için 2017 itibarıyla yalnız 2 Paraguay filmi aday adayı oldu. İlk aday adayı olan Paraguay filmi \"Cloudy Times\" \"Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü\" adaylığı elde edememiş, ikinci film \"Los Buscadores\" ise değerlendirme aşamasındadır. Paraguay'ın Akademi'ye sunduğu ilk film \"Cloudy Times\" aslında belgesel türünde bir filmdir. Film yönetmenin yaşadığı İsviçre ile ortak yapımdır.\nParaguay'ı Akademi Ödülleri'nde temsil eden yönetmenler Arami Ullon ve Juan Carlos Maneglia olmuşlardır.\nParaguay'ın Akademi'ye göndermekte olduğu aday adayı olup aşağıda yıllara göre listelenen filmlerin tamamı İspanyolcadır.\n\n\n2003 Asya Kış Oyunları\n2003 Asya Kış Oyunları, 1-8 Şubat günleri arasında, Japonya'nın Aomori şehrinde düzenlenen 5. Asya Kış Oyunları etkinliğidir. 17 ülkeden 641 sporcunun katıldığı organizasyonda, 11 sporda toplam 51 etkinlik düzenlendi. Kazandığı 24 altın, 23 gümüş ve 20 bronz madalyayla ev sahibi Japonya, madalya sıralamasının tepesinde yer alırken onar altın ve bronz ile 8 gümüş madalya kazanan Güney Kore ikinci; 9 altın, 11 gümüş ve 13 bronz madalya toplayan Çin ise üçüncü sırada kendine yer buldu.\nOyunların maskotu, \"Aomori'nin güzel doğası ve zengin kültürünü\" temsil eden Winta adlı bir kara ağaçkakan olarak belirlendi.\nOyunlarda, 11 sporda toplam 51 etkinlik gerçekleştirildi. Serbest stil kayak tekrarda programa dahil edilirken geçmiş oyunlarda gösteri sporu olarak düzenlenen kayakla atlamanın yanı sıra körling ve snowboard ilk kez ana programda yer aldı. Madalya verilen müsabakalara ek olarak, kadınlar snowboard etkinliği de gösteri sporu olarak gerçekleştirildi.\nAşağıdaki listede parantez içinde verilen sayılar, o spor dahilinde gerçekleştirilen etkinlik sayısını göstermektedir:\nOyunlarda, 17 ülkeden katılan 641 sporcu mücadele etti.\n\n\nNokia Asha 230\nNokia Asha 230, Nokia tarafından üretilmiş Nokia Asha serisi'ne mensup bir cep telefonudur. 24 Şubat 2014 tarihin'de tanıtıltı. 2 SIM kart desteği ile geldi. Nokia Asha platform 1.2'yi çalıştırıyor. Seri 30+ sistemli Nokia 230 modelinden farklıdır.\nNokia Asha 230 yeşil, sarı, mavi ve kırmızı yanı sıra siyah beyaz da dahil olmak üzere birkaç renkle birlikte gelir. 2,8 inç diyagonal ve 1,3 Mpx kamera ile 262 bin renge kadar görüntü sunan TFT ekranlı, 1280 x 960 piksel çözünürlüktedir.\nCihaz bekleme modunda 792 saate kadar ve konuşma modunda 11'e kadar çalışmasını sağlayan, 1020 mAh pil ile donatılmıştır. İletişim araçları Web tarayıcısı, EDGE, stereo Bluetooth ve USB portudur. Müzik severler için 3,5 mm'lik bir ses çıkışı bulunuyor.\n64MB RAM ile birlikte geliyor. bir microSD kart ile 32GB'a kadar genişletilebilir. Kameralar açısından Nokia Asha 230 Çift SIM, arkadaki 1.3 megapiksel birincil kamera paketi içeriyor.\nNokia, Asha 230'ü Qualcomm Snapdragon S4 MSM8225 sistem çipi ile donatmayı ve 1200 MHz hızında çalışan Çift Çekirdekli işlemci ve yalnızca 64 MB RAM belleği kullanmaya karar verdi. Cihaz, 245 megahertz'lik bir Adreno 203 GPU'yu kullanıyor. Nokia Asha 230 Çift SIM, Nokia Asha platform 1.1.1'i çalıştırıyor ve 1020mAh çıkarılabilir pil ile güç sağlıyor. 99.50 x 58.60 x 13.20 (yükseklik x genişlik x kalınlık) ölçülerle 89,20 gram ağırlığındadır.\nNokia Asha 230 Çift SIM, Mikro-SIM ve Mikro-SIM'i kabul eden çift SIM (GSM) akıllı telefondur. Bağlantı seçenekleri arasında GPS, Bluetooth ve FM radyo bulunmaktadır. Telefondaki sensörler, Yakınlık sensörü ve Hızlanmaölçer'i içerir.\nAsha 230 modelinde, WhatsApp, Facebook ve Twitter desteği de var. Telefon 4GB dahili belleğe ve bir microSD prizine sahip ve potansiyel bir küçük müzik çalar yapıyor.\n\n\nSecil (füze)\nSecil (), İran yapımı bir orta menzilli balistik füzedir. Füze, Şahab sıvı yakıtlı balistik füzelerin yerini alması amacıyla tasarlanmıştır. ABD Pentagon kaynaklarına göre, Secil'in füze profili Aşure (Kadir-110) ve Samen'in füze profiliyle yakından ilgilidir.\n\n\nNur (füze)\nNur (), İran yapımı bir gemisavar seyir füzesidir. Füze, Çin yapımı C-802 füzelerinin ABD baskısı sonucu İran'a satışından vazgeçilmesi üzerine bu füze temelinde geliştirilmiştir. Füzenin geliştirilmiş modelleri ile birlikte yaklaşık 30–200 km menzili bulunmaktadır.\n\n\nTufan (füze)\nTufan (), İran yapımı bir güdümlü tanksavar füzesidir. Füze, ABD yapımı BGM-71 TOW füzesi temelinde geliştirilmiştir. Füzenin 3.5 km'den fazla menzili bulunmaktadır ve daha fazla vurucu güce sahip başka birçok varyant da geliştirilmiştir.\n\n\nÇelebi Mehmet Medresesi Camii\nÇelebi Mehmet Medresesi Camii (Medreseönü Camii veya yaptıran kişiden dolayı II. Murad Camii olarak da bilinir.), 1427 yılında altıncı Osmanlı padişahı II. Murad'ın emri ile Merzifon'da Çelebi Mehmet Medresesi'nin yanına inşâ edilen cami.\nCami II. Murad tarafından babası I. Mehmed adına yaptırılmıştır. Caminin üç kapısı mevcuttur. Caminin kubbesi yoktur. Çatısı kiremitler ile örülüdür. Caminin içerisinde çift sıra halinde bulunan ahşap kolonlar, ahşap tavanı tutmaktadır.\n\n\nVenezuela'nın En İyi Uluslararası Film Akademi Ödülü başvuruları\nVenezuela, ilk kez 1978 yılında Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü dalında Akademi Ödülleri'ne başvurmuştur. Ödül, Amerika Birleşik Devletleri Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından İngilizce diyalogları olmayan ve ABD dışındaki ülkelerde üretilen uzun metrajlı filmlere her yıl verilmektedir. Ödül, 1956'daki Akademi Ödülleri'ne kadar yoktu. İngilizce olmayan filmler için oluşturuldu ve her yıl verilmeye başlandı.\nSinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi, 1956 yılından bu yana Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü için çeşitli ülkelerdeki film endüstrilerini en iyi filmlerini sunmaya davet etmektedir. Yabancı Dilde Film Ödülü Komitesi süreci denetler ve sunulan tüm filmleri inceler. Bunu takiben ödül için beş aday belirlemek için gizli oyla oy kullanılır.\nÖdül için 2017 itibarıyla 27 Venezuela filmi aday adayı oldu. Henüz hiçbir Venezuela filmi \"Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü\" adaylığı elde edemedi. 2005 yılında, resmî olarak sunumu yapılan \"\" filmi, rakip bir film olan Secuestro Express ile çıkan anlaşmazlık nedeniyle zamanında yetiştirilemediğinden diskalifiye edilmişti.\nVenezuela filmleri arasında Akademi Ödülleri'ne birden fazla filmi gönderilen üç yönetmen vardır. Bu yönetmenlerden 'nun üç, ve Alejandro Bellame'nin ikişer filmi aday adayı olmuştur.\nVenezuela'nın Akademi'ye göndermekte olduğu aday adayı filmleri Centro Nacional Autónomo de Cinematografía belirlemektedir ve aşağıda yıllara göre listelenmiştir. 2015 yılındaki Warao dilindeki Gone with the River filmi dışındaki Akademi Ödülleri'ne sunulan tüm Venezuela filmleri İspanyolcadır.\n\n\nFond du Lac County\nFond du Lac ilçesi veya Fond du Lac County Amerika Birleşik Devletleri'nin Wisconsin eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 101,633'tür. İlçenin merkezi Fond du Lac şehridir.\n\n\nEau Claire County\nEau Claire ilçesi veya Eau Claire County Amerika Birleşik Devletleri'nin Wisconsin eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 98,736'dır. İlçenin merkezi Eau Claire şehridir.\n\n\nKenosha County\nKenosha ilçesi veya Kenosha County Amerika Birleşik Devletleri'nin Wisconsin eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 166,426'dır. İlçenin merkezi Kenosha şehridir.\n\n\nWalworth County, Wisconsin\nWalworth ilçesi veya Walworth County Amerika Birleşik Devletleri'nin Wisconsin eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 102,228'tir. İlçenin merkezi Elkhorn şehridir.\n\n\nSaid Atthoumani\nSaid Atthoumani (Arapça:سعيد التوماني‎‎), Komorlu siyasetçi. Atthoumani, Afrika ada ülkesi Komorlar'da 1978 yılında kısa süre devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\n1978 yılında dönemin devlet başkanı Ali Soilih'e karşı gerçekleştirilen darbe girişiminde yer alan Atthoumani, 13 Mayıs 1978 tarihinde siyasi-askerî bir yönetim ile makamın sahibi olmuştur. Bu görevi on gün boyunca sürdüren Atthoumani, askerî darbenin finansörleri konumunda olan eski devlet başkanı Ahmed Abdallah ile eski başkan yardımcısı Muhammed Ahmed'in sürgünde bulundukları Paris'ten geri gelmeleri ile görevi Abdallah'a devrederek makamdan 23 Mayıs 1978 tarihi itibarıyla ayrılmıştır.\n\n\nŞili'nin En İyi Uluslararası Film Akademi Ödülü başvuruları\nŞili, ilk kez 1990 yılında Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü dalında Akademi Ödülleri'ne başvurmuştur. Ödül, Amerika Birleşik Devletleri Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından İngilizce diyalogları olmayan ve ABD dışındaki ülkelerde üretilen uzun metrajlı filmlere her yıl verilmektedir. Ödül, 1956'daki Akademi Ödülleri'ne kadar yoktu. İngilizce olmayan filmler için oluşturuldu ve her yıl verilmeye başlandı.\nSinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi, 1956 yılından bu yana Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü için çeşitli ülkelerdeki film endüstrilerini en iyi filmlerini sunmaya davet etmektedir. Yabancı Dilde Film Ödülü Komitesi süreci denetler ve sunulan tüm filmleri inceler. Bunu takiben ödül için beş aday belirlemek için gizli oyla oy kullanılır. Aday adaylıkları, Consejo del Arte y la Industria Audiovisual tarafından belirlenmektedir.\n2017 itibarıyla ödül için aday adayı olan 22 Şili filmi içinde yalnız No filmi \"Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü\" adaylığı elde etmiş, ancak kazanamamıştır. Film 85. Akademi Ödülleri'nde aday olmuştur. İlk aday adayı Şili filmi olan The Moon in the Mirror filminden itibaren başka adaylık elde edilememiştir.\nŞili'yı Akademi Ödülleri'nde temsil eden yönetmenler Luis Argueta ve Jayro Bustamante olmuşlardır.\nŞili'nın Akademi'ye göndermekte olduğu aday adayı filmleri Goya Ödülleri'nin adaylarını da belirlemekte olan Consejo del Arte y la Industria Audiovisual belirlemektedir. Genellikle Goya Ödülleri'ne gönderilen film Oscar aday adayı olması için de seçilmektedir. 1991, 1993, 2001, 2003, 2004, 2006, 2007, 2009 yıllarında aynı film seçilirken 1990, 2005, 2008, 2012 gibi istisna yıllar da vardır. Akademi'ye sunulan filmler yıllara göre aşağıda listelenmiştir.\nŞili Kültür Konseyi (Consejo del Arte y la Industria Audiovisual) 2009 yılında, Şili'nin sinema tarihindeki en çok ödül alan filmlerden biri olan \"La Nana\" filmi yerine Miguel Littin tarafından hazırlanan tarihî bir dram olan \"Dawson, Island 10\" lehine tercihini kullandı. Bu karar Şili'de yoğun tartışmalara yol açtı. Konsey, kararını savunan Kasım 2009'da bir açıklama yaptı.\n\n\nFrancis Rawdon Chesney\nFrancis Rawdon Chesney, (16 Mart 1789 - 30 Ocak 1872) İngiliz general ve kaşif.\nFrancis Rawdon Chesney, 1772'de Güney Karolina'ya göç eden, Amerikan Bağımsızlık Savaşı'nda İngiliz komutanı Lord Rawdon-Hastings (sonradan Hastings Markisi (Marquess of Hastings)) komutasında görev yapan ve daha sonra Annalong, County Down, Kuzey İrlanda'ya sahil güvenlik subayı olarak tayin edilen İskoç kökenli İrlandalı Yüzbaşı Alexander Chesney'nin oğludur. F. R. Chesney 16 Mart 1789'da burada doğmuştur.\nLord Rawdon-Hastings, Woolwich Kraliyet Askeri Akademisi'ne bir subay adayı çocuk olarak Chesney'i gönderdi, ve 1805'te yayınlanan resmi gazete ile Chesney Kraliyet Topçusu ilan edildi. Ancak Chesney ordu içinde yükselmeye devam etti, ve önce Albay sonra 1864'te Tuğgeneral (14. Kraliyet Topçuları Tugayı'nın Komutanı) ve 1868'de de Orgeneral oldu. Ancak Chesney'nin adı sadece askeri kayıtlarda yaşamamaktadır.\nF. R. Chesney 1829 yılında askeri görevle İstanbul'a gönderilmiş, ve Fırat Vadisi'nin ve Süveyş Kanalı'nın keşfi ile bağlantılı olarak Mısır ve Suriye'ye inceleme gezisi yapmıştır. Chesney, Malta'da 7. Alay, 4. Kraliyet Topçuları Taburu'nu komuta ettikten sonra Süveyş Kanalı yapımı için fizibilite raporu hazırladı. Bu rapor Ferdinand de Lesseps'in büyük girişiminin özgün temelini oluşturdu (Lesseps, Chesney'i 1869'da Paris'te \"Kanalın Babası\" olarak karşıladı); ve 1831'de Chesney, Fırat Vadisi boyunca Ane'den Basra Körfezi'ne kadar olan cüretkâr ve maceralı yolculuğundan sonra , İngiliz hükümetine Hindistan'a yeni bir karayolu güzergâhı açılması fikrini sundu. Görevini tamamlayıp evine döndükten sonra Yarbay Chesney (o yıllarda bu rütbedeydi) Doğu Hindistan Şirketi'nin Yönetim Kurulu yararına olan ikinci proje için destek bulmakla kendini meşgul etti. Ve Chesney 1835'te küçük bir keşif gezisine komuta etmesi için görevlendirildi, Parlamento Chesney'e Fırat'ın gemi seferlerine uygunluğunu test edebilmesi için 20,000 Pound (£) ödenek ayırdı, ve ayrıca 7. Kraliyet Topçuları Alayı'ndan da bir takım asker de onun emrine tahsis edildi.\nChesney ve ekibi, Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın muhalefeti ve gerekli malzemelerin taşınması için buharlı vapurların temin edilmesi gibi büyük zorluklarla karşılaşıldıktan sonra, iki buharlı vapur (bir tanesi daha sonra Dicle'de kayboldu) parçalar halinde Akdeniz'in dağlık bölgelerinden nehre taşındı. Ekip 1836 yazında deniz yolu ile Buşehr'e başarılı bir şekilde ulaştı ve Chesney'in görüşünün pratik olduğunu kanıtladı. Chesney 1837 yılı ortalarında İngiltere'ye geri döndü ve Kraliyet Coğrafya Topluluğu tarafından kendisine altın madalyası verildi. O sıralarda oradaki yetkililere danışmanlık yapmak üzere Hindistan'a gitmişti; ancak 1843'te Hong Kong'daki topçu komutanlığına getirilmesi üzerine keşif gezisine dair yazdığı kitabın hazırlık çalışmaları (1850'de yayınlandı) aksadı.\nChesney 1847'de hizmet dönemi tamamlandı ve emeklilik yaşantısı için İrlanda'ya evine döndü; ancak Chesney hem 1856 yılında, hem de 1862'de, daha sonra 1871'de Avam Kamarası komitesinin olumlu bir raporuna rağmen hükümetin peşine düşmediği, Fırat Vadisi'ne demiryolu inşa edilmesi planını daha fazla araştırabilmek ve müzakerelerde bulunabilmek için Doğu'ya gitti. 1868 yılında Fırat'ı keşif gezisinde bir cilt anlatı daha yayımladı.\n\n\nOulu (il)\nOulu (; ) 1775-2009 yılları arasında Finlandiya'nın bir iliydi. İl, ülkenin kuzey orta kesiminde yer almakta olup Laponya, Batı Finlandiya ve Doğu Finlandiya illeri, Botniya Körfezi ve Rusya ile komşuydu. İlin merkezi Oulu idi.\nOulu ili, 1 Ocak 2010 tarihinde diğer iller gibi lağvedildi.\nOulu ili iki bölgeye ayrılmaktaydı;\n\n\nMuhammed Ahmed (Komorlu siyasetçi)\nMuhammed Ahmed (Arapça:محمد أحمد) (d. 2 Temmuz 1917 - ö. 27 Ocak 1984), Komorlu siyasetçi. Ahmed, Afrika ada ülkesi Komorlar'da 1978 yılında kısa süre devlet başkanlığı makamında eş başkan olarak bulunmuştur.\n1978 yılında dönemin devlet başkanı Ali Soilih'e karşı gerçekleştirilen darbe girişiminde Said Atthoumani'yi Ahmed Abdallah ile birlikte destekleyen Ahmed 13 Mayıs 1978 tarihinde gerçekleştirilen darbenin finansman görevini üstlenmiştir. Soilih'in görevden el çektirilmedi ile birlikte Bu görevi on gün boyunca sürdüren Atthoumani, askerî darbenin finansörleri konumunda olan Ahmed ile eski devlet başkanı Abdallah sürgünde bulundukları Paris'ten geri gelmeleri ile görevi Abdallah'a devrederek makamdan 23 Mayıs 1978 tarihi itibarıyla ayrılmıştır.\n23 Mayıs 1978 ile 3 Ekim 1978 tarihleri arasında devlet başkanlığı görevini siyasî-askerî bir yönetim şekli ile Abdallah ile birlikte yürüten Ahmed, bu süreçte eş başkan unvanı ile görevde bulunmuştur.\n\n\nHaribon Chebani\nHaribon Chebani (Arapça:حريبون شيباني), Komorlu siyasetçi. Chebani, Afrika ada ülkesi Komorlar'da 1989 yılında kısa süre geçici olarak devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\n26 Kasım 1989 tarihinde dönemin devlet başkanı Ahmed Abdallah'ın öldürülmesi sonucu aynı gün devlet başkanlığı görevlerini geçici olarak üstlenen Chebani, bir gün sonra 27 Kasım 1989 tarihinde Fransa'nın paralı askeri olarak görev yapan Bob Denard'ın kendisini makamdan indirmesi ile görevinden ayrılmıştır.\n\n\nOzaukee County\nOzaukee ilçesi veya Ozaukee County Amerika Birleşik Devletleri'nin Wisconsin eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 86,395'tir. İlçenin merkezi Port Washington şehridir.\n\n\nKüba'nın En İyi Uluslararası Film Akademi Ödülü başvuruları\nKüba, ilk kez 1978 yılında Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü dalında Akademi Ödülleri'ne başvurmuştur. Ödül, Amerika Birleşik Devletleri Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından İngilizce diyalogları olmayan ve ABD dışındaki ülkelerde üretilen uzun metrajlı filmlere her yıl verilmektedir. Ödül, 1956'daki Akademi Ödülleri'ne kadar yoktu. İngilizce olmayan filmler için oluşturuldu ve her yıl verilmeye başlandı.\nSinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi, 1956 yılından bu yana Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü için çeşitli ülkelerdeki film endüstrilerini en iyi filmlerini sunmaya davet etmektedir. Yabancı Dilde Film Ödülü Komitesi süreci denetler ve sunulan tüm filmleri inceler. Bunu takiben ödül için beş aday belirlemek için gizli oyla oy kullanılır.\n2017 itibarıyla ödül için aday adayı olan 19 Küba filmi içinde yalnız \"\" filmi \"Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü\" adaylığı elde etmiş, ancak kazanamamıştır. Film 1994 yılında 67. Akademi Ödülleri'nde aday olmuştur. İlk aday adayı Küba filmi olan \"\" filminden itibaren başka adaylık elde edilememiştir.\nKüba filmleri arasında Akademi Ödülleri'ne birden fazla filmi gönderilen üç yönetmen vardır. Yönetmenler Ernesto Daranas, ve Arturo Sotto Díaz'ın ikişer filmi aday adayı olmuştur. İlk aday adayı olan filmin yönetmeni , Şilili olmasına rağmen 1976 yılında filmiyle Meksika adına, 1983 yılında filmiyle Nikaragua adına, son olarak 2009 yılında da filmiyle vatandaşı olduğu Şili adına aday adaylıkları vardır.\nKüba'nın Akademi'ye göndermekte olduğu aday adayı filmleri Küba Film Enstitüsü () belirlemektedir ve aşağıda yıllara göre listelenmiştir. 2015 yılındaki ndeki filmi dışındaki Akademi Ödülleri'ne sunulan tüm Küba filmleri İspanyolcadır.\n\n\nHorreum\nHorreum (Latince: \"horreum\"; çoğulu \"horrea\") Roma'da çeşitli eşyaların özellikle tahıl ve erzakların depolandığı ambarlara verilen isim. Roma ve Ostia'da özel olarak işletilen horreumlar, diğer bölgelerde genellikle devlete aitti. Depolanan eşyaların hızlı bir biçimde dağıtılması amacıyla merkezi yerlerde bulunan horreumlar, çoğu zaman askerler tarafından da korunuyordu. Horreumların barındırdıkları erzaklar sebebiyle korunması gerektiğinden, yapı mimarisi de kendisini bu şekilde geliştirmiştir. Penceresiz yüksek duvarlar ve bekçilerin gözetleme yapabileceği uygun yükseklikler horreum mimarisinin tipik örneklerini oluşturmaktadırlar.\n\n\nWard County, Teksas\nWard ilçesi veya Ward County Amerika Birleşik Devletleri'nin Teksas eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 10,658'tir. İlçenin merkezi Monahans şehridir. İlçenin adı Thomas W. Ward'dan gelmektedir.\n\n\nSaid Mohamed Djohar\nSaid Mohamed Djohar (Arapça:سعيد محمد جوهر‎‎) (d. 22 Ağustos 1918 - ö. 23 Şubat 2006), Komorlu siyasetçi. Djohar, Afrika ada ülkesi Komorlar'da ilki 1989 ile 1995 arası, ikincisi ise kısa süre 1996 yılında olmak üzere iki farklı dönemde devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nÜlkenin eski devlet başkanlarından Ali Soilih'in üvey kardeşi olan Djohar, 27 Kasım 1989 tarihinde başladığı ilk devlet başkanlığı sürecini 29 Eylül 1995 tarihine kadar sürdürmüş, söz konusu tarihte gerçekleştirilen darbe ile görevinden uzaklaştırılmıştır.\n26 Ocak 1996 tarihinde ikinci kez makama gelen Djohar, ikinci dönemi daha kısa sürmüş, 25 Mart 1996 tarihinde görevinden ayrılarak devlet başkanlığı görevini Mohamed Taki Abdoulkarim'e devretmiştir.\nDjoar 23 Şubat 2006 tarihinde Moroni'de bulunan evinde hayatını kaybetmiştir.\n\n\nCombo Ayouba\nCombo Ayouba (Arapça:كومبو أيوب‎‎) (d. ~1953 - ö. 13 Haziran 2010), Komorlu asker ve siyasetçi. Ayouba, Afrika ada ülkesi Komorlar'da 1995 yılında gerçekleştirilen darbe sonucu kısa süre devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\n29 Eylül 1995 tarihinde başladığı görevini \"Geçici Askerî Komite Başkanı\" unvanı ile yürütmeye başlayan Ayouba, 2 Ekim 1995 tarihinde görevi sivil hükûmet kurulması adına Mohamed Taki Abdoulkarim ve Said Ali Kemal'e devretmiştir.\n\n\nSan Patricio County\nSan Patricio County Amerika BirleÅŸik Devletleri'nin Teksas eyaletinde yer alan bir county'dir.\nSan Patricio County'nin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 64,804'tür.\nSan Patricio County'nin merkezi Sinton ÅŸehridir.\n\n\nJuan Zorrilla de San Martín\nJuan Zorrilla de San Martín (28 Aralık 1855, Montevideo – 3 Kasım 1931, Montevideo), Uruguaylı şair, yazar, hatip.\nUruguay'ın millli şairidir. \"\"Tabare\"\" (1886) adlı epik şiiri en tanınmış eseridir.\n1855 yılında Montevideo'da doğdu. Koyu Katolik bir aileye mensuptu. Babası, Montevideo'da anti-Katolik atmosferden rahatsızlık duyduğundan kendisini hukuk öğrenimi için Şili'nin başkenti Santiago'da bir üniversiteye gönderdi. Vatanperver şiirler yazmaya Santiago yıllarında başladı. İlk şiir seçkisi \"\"Notas de un himno\"\" (1876), eleştirmenlerin beğenisini kazandı.\n1877'de hukuk öğrenimini tamamladıktan sonra Montevideo'ya döndü. \"El Bien Público\" adlı bir gazete kuran Zarillo, bu gazete yoluyla Máximo Santos diktatörlüğünü eleştirdi. Uruguay'ın Brezilya'dan bağımsızlığını kazanması şerefine 1879'da Uruguay'ın Florida şehrine dikilen anıtın açılış töreninde söylediği \"\"Leyenda pátria\"\" adlı şiiri çok beğenildi ve \"milli hatip\" olarak görülmesine neden oldu. Hitabet yeteneği çok güçlü olan şair, bu olaydan sonra hayatı boyunca yurt içinde ve dışında halkın duygularını ifade eden konuşmalar yapmak için resmî olarak görevlendirildi. 1920'de vatandaşı José Enrique Rodó'nun cenazesi İtalya'dan getirildiğinde Montevidio'da yaptığı konuşma ve Kristof Kolomb'un Amerika'ya gelişinin 400. yılı şerefine 1892'de düzenlenen kutlamalarda Latin Amerika delegelerini temsilen yaptığı konuşma bu tür görevlerdendir.\n1885'te Buenos Aires'e kaçmak zorunda kaldı ve Santos'un istifa ettiği 1887'ye kadar orada kaldı. Yedi yıl boyunca üzerinde çalıştığı \"Tabare\" adlı eseri 1888'de Paris'te yayımladı. Üç ciltlik bir manzum destan olan bu eser ile İspanyolca'nın önemli yazarları arasına girdi. 1892, 1918 ve son olarak 1923'te üzerinde değişiklikler yaparak yeniden yayımladığı eser, İspanyol besteci Tomás Bretón tarafından opera olarak bestelendi.\n1888'de Temsilciler Meclisi'ne girerek kısa bir süre görev yaptı. 1891'de orta elçi olarak İspanya'ya gönderildi. 1898'de Montevideo'ya dönüp El Bien Público'nun editörlüğünü yaptı.\n1910'da Uruguay bağımsızlığının babası olarak bilinen Jose Gervasio Artigas'in heykelini yapacak heykeltıraşlar esin vermesi için şiir yazması istendi. Hükümetin siparişi üzerine yazdığı \"\"La epopeye de Artigas\"\", önemli eserlerinden birisi oldu.\nİki evlilik yapan ve on üç çocuğu olan şair, 4 Kasım 1931'de Montevideo'da öldü.\nPunta Carretas'taki yazlık evi müze haline getirilmiştir.\n\n\nLaponya (il)\nLaponya (; ) 1938-2009 yılları arasında Finlandiya'nın bir iliydi. İl, ülkenin kuzeyinde yer almakta olup Oulu ili, Botniya Körfezi, İsveç, Norveç ve Rusya ile komşuydu. 1938 yılında Oulu ilinin ikiye ayrılmasıyla kurulmuştur. İlin merkezi Rovaniemi idi. Finlandiya'da yer alan en büyük iki ulusal park Pallas-Ounastunturi ve Lemmenjoki ulusal parkları burada yer almaktaydı.\nLaponya ili, 1 Ocak 2010 tarihinde diğer iller gibi lağvedildi.\nLaponya ili bir bölgeye ayrılmaktaydı;\n\n\nGüney Finlandiya\nGüney Finlandiya (; ) 1997-2009 yılları arasında Finlandiya'nın bir iliydi. İl, ülkenin güneyinde yer almakta olup Batı Finlandiya ve Doğu Finlandiya illeri, Finlandiya Körfezi ve Rusya ile komşuydu. 1997 yılında Uusimaa ve Kymi illeri ile Häme ilinin güney kısımlarının birleşmesiyle kurulmuştur. İlin merkezi Hämeenlinna idi.\nGüney Finlandiya ili, 1 Ocak 2010 tarihinde diğer iller gibi lağvedildi.\nGüney Finlandiya ili altı bölgeye ayrılmaktaydı;\n\n\nBatı Finlandiya\nBatı Finlandiya (; ) 1997-2009 yılları arasında Finlandiya'nın bir iliydi. İl, ülkenin batısında yer almakta olup Oulu, Doğu Finlandiya ve Güney Finlandiya ve Åland illeri ve Botniya Körfezi ile komşuydu. 1997 yılında Turku ve Pori, Vaasa ve Orta Finlandiya illeri ve Häme ilinin kuzey kısımlarının birleşmesiyle kurulmuştur. İlin merkezi Turku idi.\nBatı Finlandiya ili, 1 Ocak 2010 tarihinde diğer iller gibi lağvedildi.\nBatı Finlandiya ili yedi bölgeye ayrılmaktaydı;\n\n\nKatalan Cumhuriyeti\nKatalan Cumhuriyeti ÅŸu anlamlara gelebilir:\n\n\nDoÄŸu Finlandiya\nDoğu Finlandiya (; ) 1997-2009 yılları arasında Finlandiya'nın bir iliydi. İl, ülkenin doğusunda yer almakta olup Oulu, Batı Finlandiya ve Güney Finlandiya illeri ve Rusya ile komşuydu. 1997 yılında Mikkeli, Kuopio ve Kuzey Karelya illerinin birleşmesiyle kurulmuştur. İlin merkezi Mikkeli idi.\nDoğu Finlandiya ili, 1 Ocak 2010 tarihinde diğer iller gibi lağvedildi.\nDoğu Finlandiya ili üç bölgeye ayrılmaktaydı;\n\n\nMısır nişastası\nMısır nişastası, mısır (darı) tanelerinden elde edilen nişastadır. Nişasta, tanelerin besidokusundan elde edilir. Mısır nişastası, sosların ve çorbaların yoğunlaştırılmasında, mısır şurubu ve diğer şekerlerin yapımında kullanılan oldukça popüler bir gıda maddesidir.\nBir sıvı ile karıştırıldığında mısır nişastası, Newtonsu olmayan sıvıya dönüşür. Örneğin, su eklendiğinde mısır nişastası yaygın olarak Oobleck olarak bilinen bir materyale dönüşür, yağ eklendiğinde ise Elektroreolojik akışkana dönüşür. Bu durum \"mısır nişastası balçığı\" olarak bilinen kavramla açıklanabilir. \nMısır nişastası 1840 yılında Jersey City, New Jersey'de buğday nişastası fabrikasında denetimci olarak çalışan Thomas Kingsford tarafından keşfedilmiştir. 1851'e kadar, mısır nişastası öncelikli olarak çamaşır nişastalamada ve diğer endüstriyel kullanımlarda değerlendirilmiştir.\nÇoğunlukla yemek pişirmek için evde kullanılır fakat, çeşitli endüstrilerde pek çok amaç için kullanımı da mevcuttur; belirli ürünlerde kimyasal katkı olarak ya da bazı hastalıklarda tıbbi tedavi olarak kullanılabilmektedir.\nMısır nişastası sıvı bazlı gıdalarda (örneğin, çorba, soslar, salça, muhallebi) düşük sıcaklıktaki sıvılarla karıştırarak hamursu veya bulamaç kıvamına getirmek amacıyla kıvam artırıcı olarak kullanılır. Opak yerine saydam bir karışım elde etmek amacıyla bazen tamamen un yerine kullanılır. Nişasta ısıtıldığında molekül zincirleri çözülür ve diğer nişasta zincirleriyle çarpışarak kafes (meş) oluşturup sıvıyı koyulaştırır (Nişasta jelatinizasyonu).\nGenellikle topaklanma önleyici olarak pudra şekerlerine ilave edilmektedir.\nYaygın olarak mısır nişastası yerine ararot kullanılabilir, aynı miktarda mısır nişastasına denk gelmektedir.\nGıda üreticileri peynir, yoğurt gibi çeşitli gıdalara üretim maliyetlerini azaltmak amacıyla mısır nişastası eklerler.\nDışına ince bir tabaka mısır nişastası kaplandığında tavuk nuggetların yağ emiciliğini artırır ve kızartmanın sonlarına doğru çıtır çıtır olmalarını sağlar.\nBebek pudrası içeriğinde genellikle mısır nişastası bulunur.\nMısır nişastası bioplastik üretiminde kullanılabilir.\nStandart bir fırında kavrulduğunda dekstrin oluşturur, dekstrinin kullanım alanı havai fişekler için bağlayıcılardan yapıştırıcılara kadar değişmektedir.  \nMısır nişastası doğal lateksten yapılan medikal ürünlerde (tıbbi eldiven, prezervatif ve doğum kontrolünde kullanılan diyaframlar gibi) tercih edilen bir yapışma engelleyicidir. Talk pudrasının kanserojen olduğuna inanılmazdan önce bir kullanım alanı da talk pudrasıydı.\nMısır nişastası zamanla bir tip glukoz salınımını sağlama özelliğine sahiptir. Böylece mısır nişastası, glikojen depolama hastalığı (SIKI) olan hastalarda glukoz sağlayarak kan şekeri seviyesini korur. Mısır nişastası bebeklerde beslenme aralığını uzatmak ve glukoz dalgalanmalarını minimize etmek amacıyla 6-12 aydan başlanarak kullanılabilir.\nMısır 30 ile 48 saat suda demlendirilir, burada hafifçe fermente olmaya başlar. Tohum besidokusundan ayrılır ve bu iki içerik (hala ıslak bir şekilde) ayrı ayrı bekletilir. Sonra nişasta her birinden yıkanarak ayrılır. Mısır maserasyon sıvısından, tohumdan, liflerden ve mısır gluteninden ayrılan nişasta, genellikle hidrosiklondur ve sentrifüj edilip daha sonra kurutulur. (Her aşamadan arta kalan kalıntı hayvan beslemede, mısır yağı yapımında veya başka uygulamalarda kullanılır.) Bu sürece ıslak öğütme denir. Son olarak, nişasta belirli amaçlar için modifiye edilebilir.\nDiğer birçok toz gibi, mısır nişastası da toz patlamaları riskini taşır. 27 Haziran 2015'te Tayvan'da meydana gelen Formosa Fun Coast patlamasında, pakedin üzerinde yanıcı madde ibaresinin olmasına rağmen, mısır nişastası bazlı tozun fazla ısıtılmasının sebep olduğuna inanılıyor.\n\n\nMuhammed Taki Abdulkerim\nMuhammed Taki Abdulkerim (Arapça: محمد تقي عبد الكريم‎‎) (d. 20 Şubat 1936 - ö. 6 Kasım 1998), Komorlu siyasetçi. Abdulkerim, Afrika ada ülkesi Komorlar'da ilki kısa süre 1995 yılında , ikincisi ise 1996 ile 1998 yılları arası olmak üzere iki farklı dönemde devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nAskerî darbe ile yönetimi ele alan Combo Ayouba'nın 2 Ekim 1995 tarihinde görevi sivil hükûmet kurulması adına görevi Said Ali Kemal ile kendisine devretmesi ile eş başkan olarak ilk kez devlet başkanlığı makamına çıkmıştır. İlk görevi üç gün süren Abdulkerim, 5 Ekim 1995 tarihinde görevi Kemal ile birlikte devretmiştir.\nBu görevi 25 Mart 1996 tarihinde bu sefer tek başına yeniden üstlenen Abdulkerim, ikinci dönemini de 6 Kasım 1998 tarihindeki ölümüne kadar sürdürmüştür.\n\n\nSeyrantepe (Ä°stanbul metrosu)\nSeyrantepe Metro İstasyonu, İstanbul metrosunun M2 hattında bulunan bir metro istasyonudur. İstasyon Seyrantepe mahallesinde Türk Telekom Stadyumu'nun yanında yer almaktadır. İstasyon 11 Ekim 2010 tarihinde açılmıştır. Bu durağa ulaşmak isteyen yolcuların Sanayi durağında inerek Seyrantepe yönüne giden araçların bulunduğu perona geçmeleri gerekmektedir.\nHat üzerinde 2014 yılında bir metro kazası gerçekleşmiştir.\n\n\nSaid Ali Kemal\nSaid Ali Kemal (Arapça: سعيد علي كمال), Komorlu siyasetçi. Kemal, Afrika ada ülkesi Komorlar'da 1995 yılında kısa süre eş başkan olarak devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nKemal 2 Ekim 1995 ile 5 Ekim 1995 tarihleri arasında Muhammed Taki Abdulkerim ile birlikte devlet başkanlığı görevini yürütmüştür.\n\n\nKatalonya Parlamentosu\nKatalonya Parlamentosu (Katalanca: Parlament de Catalunya), Katalonya'nın tek meclisli yasama organı.\n\n\nCaabi El-Yachroutu Muhammed\nCaabi El-Yachroutu Muhammed (Arapça: كعبي اليشروت محمدر‎‎) (d. 1948), Komorlu siyasetçi. Muhammed, Afrika ada ülkesi Komorlar'da 1995 ile 1996 yılları arasında kısa süre geçici olarak devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\n5 Ekim 1995 tarihinde geçici olarak üstlendiği görevi 26 Ocak 1996 tarihine kadar sürdüren Muhammed, söz konusu tarihte makamdan ayrılmıştır.\n2002 ile 2006 yılları arasında ikinci başkan olarak görev yapan Muhammed, 2006 yılında gerçekleştirilecek devlet başkanlığı seçimlerinde aday olabilmek adına görevinden ayrılmıştır. Muhammed dahil olduğu seçimlerde başarılı olamayarak ilk tur sonunda yarış dışında kalmıştır.\n\n\nHamada Madi\nHamada Madi Boléro (Arapça: حمداة مادي بوليرو) (d. 1965), Komorlu siyasetçi. Madi, Afrika ada ülkesi Komorlar'da 2002 yılında kısa süre geçici olarak devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\n21 Ocak 2002 tarihinde askerî cuntanın yönetimi sivil yönetime devretmesi ile devlet başkanlığı görevini geçici olarak üstlenen Madi, bu görevi 26 Mayıs 2002 tarihine kadar sürdürmüş, söz konusu tarihte görevi Azali Assoumani'ye devrederek makamdan ayrılmıştır.\n\n\nAmerika'nın Sesi\nAmerika'nın Sesi (, VOA), Amerika Birleşik Devletleri federal hükûmeti tarafından finanse edilen uluslararası bir yayın kuruluşudur. 1 Şubat 1942 tarihinde kurulmuş olup ABD'nin en büyük uluslararası yayıncısı olan VOA, dünya çapında bağlı istasyonlara dağıtılan 40'tan fazla dilde dijital, TV ve radyo içeriği üretmektedir. Merkezi Washington, DC'dedir ve ABD hükümetinin bağımsız bir ajansı olan Governors Broadcasting Board (BBG) tarafından denetlenmektedir.\n2016 yılı itibari ile VOA, her hafta yaklaşık 1,800 saatlik radyo ve TV programlamasını yapmakta olup dünya genelinde yaklaşık 236,6 milyon kişi tarafından izlenmektedir. Yaklaşık 1,050 çalışanı ve 218,5 milyon dolar tutarında bir vergi mükellefi tarafından finanse edilen yıllık bütçesi bulunmaktadır.\nAmerika'nın Sesi sıklıkla ABD'nin bir propaganda aracı olarak nitelendirilmiştir. ABD Adalet Bakanlığı'nın altında RT'nin dış mihrak olarak kayda geçirilmesine tepki olarak Rusya Adalet Bakanlığı Aralık 2017'de Amerika'nın Sesi ve Özgür Avrupa Radyosu'nu dış mihraklar olarak sınıflandırmıştır.\n\n\nPascal Lissouba\nPascal Lissouba (d. 15 Kasım 1931), Kongolu siyasetçi. Ngouabi, Afrika ülkesi Kongo Cumhuriyeti'nde 1992 yılından 1997 yılına kadar devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nEğitim hayatını Fransa ve Tunus'ta geçirdikten sonra 1960 yılında bağımsız olan ülkesine geri dönen Lissouba, 1963 yılında Tarım Bakanlığı görevini elde etmiştir. 24 Aralık 1963 tarihinde dönemin devlet başkanı Alphonse Massemba-Débat tarafından başbakan olarak atanan Lissouba, 15 Nisan 1966 tarihine kadar bu görevde kalmıştır.\n1969 ile 1971 yılları arasınsa siyasi yasaklı olan Lissouba, 1973 yılında kurulan Kongo İşçi Partisi'nin üyeleri arasında yer alarak partinin merkez komitesi içerisinde bulunmuştur. Aynı yıl gerçekleştirilen ancak başarı elde edilemeyen darbe girişimine destek verdiği gerekçesiyle tutuklanan Lissouba, 1977 yılında öldürülen dönemin devlet başkanı Marien Ngouabi suikastında da parmağı olduğu gerekçesiyle ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştır. Bu süreçte aynı suçlama ile karşı karşıya kalan Massemba-Débat ise idam edilmiştir.\nLissouba iki yıl sonra hapisten kurtularak Paris'e sürgüne gitmiştir. Burada üniversite de profesör olarak eğitim veren Lissouba, aynı zamanda UNESCO adına Paris ve Nairobi'de faaliyetlerde bulunmuştur.\nÜlkesinin 1990 yılında çok partili sisteme geçmesi ile 1991 yılında ülkesine geri dönen Lissouba, \"Sosyal Demokrasi için Pan-Afrika Birliği\" partisinin genel başkanlığı görevini üstlenmiştir.\n1992 yılında gerçekleştirilen devlet başkanlığı seçimlerinde iki tur sonunda başarılı olarak 31 Ağustos 1992 tarihinden itibaren ülkenin yeni devlet başkanı olmuştur.\n1997 yılında sürgünde bulunan bir önceki devlet başkanı Denis Sassou Nguesso'nun sürgünden dönmesi ile başlayan çatışmalarda Angola'nın askerî desteğini elde eden Nguesso, Lissouba'yı 15 Ekim 1997 tarihinde görevden uzaklaştırmış, bundan on gün sonra da makama gelerek devlet başkanlığı görevini devralmıştır.\nBu olayların ardından bu sefer Londra'ya sürgüne giden Lissouba, 2002 devlet başkanlığı seçimlerine katılmak istese de, kendisine karşı açılan davalar nedeniyle sürgünden geri dönememiştir. 2004 yılında Londra'dan ayrılan Lissouba, Paris'te yaşamaya başlamıştır.\n\n\nJoseph Jenkins Roberts\nJoseph Jenkins Roberts (d. 18 Mart 1809 - ö. 24 Şubat 1876), Liberyalı siyasetçi. Roberts, Afrika ülkesi Liberya'nın ilki ülkenin ilk devlet başkanı sıfatı ile 1848 ile 1856 arasında, ikincisi ise 1872 ile 1876 arasında olmak üzere iki farklı dönem devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nÜlkesinin bağımsızlığını elde etmesi ile o ana kadar genel vali olarak görevde bulunan Roberts, 3 Ocak 1848 tarihinde yeni ülkenin ilk devlet başkanı olarak makama gelmiştir. Bu görevini 3 Ocak 1856 yılına kadar sürdüren Roberts, 1955 seçimlerini kaybetmesi ile söz konusu tarihte makamdan ayrılmıştır.\nGörevden ayrıldıktan sonra on beş yıl boyunca orduda Tümgeneral rütbesi ile görev alan Roberts, ilerleyen süreçte Fransa ve Büyük Britanya'da diplomat olarak bulunmuştur.\n1871 yılında dönemin devlet başkanı James Skivring Smith'in görevden alınması ile meclis tarafından yeniden devlet başkanlığı makamına getirilen Roberts, ikinci döneminde de dört yıl görevde kalmıştır. 3 Ocak 1876 tarihinde makamı devrettikten kısa süre sonra hayatını kaybetmiştir.\n\n\nEfes Müzesi\nEfes Müzesi, Türkiye'nin İzmir iline bağlı Selçuk'ta bulunan bir müze. Yakınlarında bulunan Efes kazı alanındaki buluntulara ev sahipliği yapmaktadır. En bilinen eser, Efes'teki Artemis Tapınağı'nda bulunan Artemis heykelidir. Müze, arkeoloji ve etnografya olarak iki bölüme ayrılmaktadır.\nMüze 2012 yılı sonunda kapanmıştır ve Kasım 2014'te kapsamlı bir yenileme sonrası yeniden açılmıştır. Yılın her günü ziyarete açıktır.\n\n\nMustafa Kemal Atatürk Heykeli (Meksiko)\nMustafa Kemal Atatürk Heykeli (), Meksika'nın başkenti Meksiko'da, Paseo de la Reforma üzerinde yer alan heykeldir. Mustafa Kemal Atatürk heykeli ile Türk bayrağında yer alan hilal ve yıldızın beyaz mermerden yapılan tasvirinden meydana gelir.\n3,2 m uzunluğunda ve yaklaşık 1,5 ton ağırlığındaki Atatürk heykeli, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu'nun girişimiyle Azeri heykeltıraş Sait Rüstem tarafından 2000 yılında tamamlansa da çeşitli sebeplerden ötürü ilgili bölgeye dikilmesi gecikti. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 80. yılı anısına, 29 Ekim 2003'te düzenlenen törenle birlikte açıldı. Törene Türkiye'den; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, Millî Savunma Bakanı Vecdi Gönül ve Devlet Bakanı Güldal Akşit de katıldı.\n\n\nStephen Allen Benson\nStephen Allen Benson, (d. 21 Mayıs 1816 - ö. 24 Ocak 1865, Grand Bassa, Liberya) Liberyalı siyasetçi. Benson, Afrika ülkesi Liberya'da 7. Ocak 1856'dan 4. Ocak 1864'e kadar Liberya Cumhuriyeti'nin ikinci devlet başkanı olarak görev yaptı.\nBenson bu göreve gelmeden önce dönemin ve ülkenin ilk devlet başkanı Joseph Jenkins Roberts tarafından başkan yardımcılığı görevine tâyın edilmişti ve bu görevi 1856 yılına kadar sürdürdü. 7. Ocak 1856 tarihinde makama gelen Benson, en önemli icrâatlarından biri komşu Maryland Cumhuriyeti'nin Liberya topraklarına dahil edilmesi olmuştu.\nBenson dört dönem seçilmesinin ardından 4 Ocak 1864 tarihinde görevi Daniel Bashiel Warner'a devretti.\n\n\nEvin Cezaevi\nEvin Cezaevi ( \"Zindan Evin\"), İran'ın başkenti Tahran'ın Evin mahallesinde bulunan bir cezaevidir. Cezaevi, İslam Devriminden öncesi ve sonrasından bu yana ülkedeki siyasi mahkûmların kaldığı yer olarak bilinir.\n\n\nSiyasi mahkûm\nSiyasi mahkûm, bir hükûmete karşı olmak veya eleştirmekten dolayı hüküm giyen bir mahkûmdur.\nTerim, mahkûmların tutukluluklarının meşruiyetini sorgulayan kişiler veya gruplar tarafından kullanılmaktadır. Terimin destekçileri siyasi mahkûmları siyasal faaliyetlerden dolayı hapsedilen biri olarak tanımlarlar. Mahkûmun tutuklanmasının resmi nedeni siyasi bir suç değilse, bu terim tutukluluğun mahkûmun siyasi düşünceleri tarafından motive edildiğini ima edilmektedir.\n\n\nDaniel Bashiel Warner\nDaniel Bashiel Warner (d. 19 Nisan 1815 - ö. 1 Aralık 1880), Liberyalı siyasetçi. Warner, Afrika ülkesi Liberya'da 1864 ile 1868 yılları arasında devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nÜlkenin üçüncü devlet başkanı olarak 4 Ocak 1864 tarihinde makama çıkan Warner, bu görevi 6 Ocak 1868 tarihine kadar sürdürmüştür. Warner söz konusu tarihte makamı James Spriggs Payne'ye devretmiştir.\nWarner 1847 yılında Liberya ulusal marşının sözlerini yazmıştır.\n\n\nPotansiyel süper güçler\nPotansiyel süper güç; henüz süper güç olduğu veya gelecekte süper güç olacağı düşünülen siyasi veya ekonomik varlıktır.\nHalihazırda bir tek Amerika Birleşik Devletleri süper güç olma kriterlerini karşılamaktadır.\nAvrupa Birliği'nin yanı sıra Brezilya, Rusya, Hindistan ile Çin (BRICS ekonomileri); en sık potansiyel süper güç olarak nitelendirilen devletlerin arasındadır.\nKolektif olarak ABD de dahil olmak üzere tüm bu potansiyel süper güçler, küresel nominal GSYİH'sının %68,0'ını, küresel GSYİH (SAGP)'nın %62,4'ünü, toplam kara alanının üçte birinden fazlasını ve Dünya nüfusunun %50'sinden fazlasını oluşturur.\n\n\nUruguay'ın En İyi Uluslararası Film Akademi Ödülü başvuruları\nUruguay, (1992 yılındaki diskalifiyeden sonra) ilk kez 2001 yılında Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü dalında Akademi Ödülleri'ne başvurmuştur. Ödül, Amerika Birleşik Devletleri Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından İngilizce diyalogları olmayan ve ABD dışındaki ülkelerde üretilen uzun metrajlı filmlere her yıl verilmektedir. Ödül, 1956'daki Akademi Ödülleri'ne kadar yoktu. İngilizce olmayan filmler için oluşturuldu ve her yıl verilmeye başlandı.\nSinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi, 1956 yılından bu yana Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü için çeşitli ülkelerdeki film endüstrilerini en iyi filmlerini sunmaya davet etmektedir. Yabancı Dilde Film Ödülü Komitesi süreci denetler ve sunulan tüm filmleri inceler. Bunu takiben ödül için beş aday belirlemek için gizli oyla oy kullanılır.\n2017 itibarıyla ödül için aday adayı olan 16 Uruguay filminden hiçbiri \"Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü\" adaylığı elde edememiştir. İlk aday adayı Uruguay filmi, Adolfo Aristarain'in yönettiği \"\" filmidir.\nAkademi Ödülleri'ne gönderilen Uruguay filmleri arasında birden fazla filmi gönderilen hiçbir yönetmen yoktur.\nUruguay'ın Akademi'ye göndermekte olduğu aday adayı filmler aşağıda yıllara göre listelenmiştir. Akademi Ödülleri'ne sunulan tüm Uruguay filmleri İspanyolcadır.\n\n\nJames Spriggs Payne\nJames Spriggs Payne (d. 19 Aralık 1819 - ö. 31 Ocak 1882), Liberyalı siyasetçi. Payne, Afrika ülkesi Liberya'da ilki 1868 ile 1870 yılları, ikincisi ise 1876 ile 1878 yılları arasında olmak üzere iki farklı dönemde devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nÜlkenin dördüncü devlet başkanı olarak 6 Ocak 1868 tarihinde makama çıkan Payne, bu görevi 3 Ocak 1870 tarihine kadar sürdürmüştür. Warner söz konusu tarihte makamı Edward James Roye'ye devretmiştir.\nİkinci dönemine Joseph Jenkins Roberts'in ardılı olarak 3 Ocak 1876 tarihinde başlayan Payne, ikinci dönemini 7 Ocak 1878 tarihine kadar sürdürmüştür.\nGünümüzde başkent Monrovia'da bulunan uluslararası havalimanı Payne'in adını taşımaktadır.\n\n\n1999 Asya Kış Oyunları\n1999 Asya Kış Oyunları, 30 Ocak-6 Şubat günleri arasında, Güney Kore'nin Gangwon ilinde düzenlenen 4. Asya Kış Oyunları etkinliğidir. 14 ülkeden 799 sporcunun katıldığı organizasyonda, 7 sporda toplam 43 etkinlik düzenlendi. Kazandığı 15 altın, 10 gümüş ve 11 bronz madalyayla Çin, madalya sıralamasının tepesinde yer alırken 11 altın, 10 gümüş ve 14 bronz madalya kazanan ev sahibi Güney Kore ikinci; 10 altın, 8 gümüş ve 7 bronz madalya toplayan Kazakistan ise üçüncü sırada kendine yer buldu.\nGomdori adını taşıyan oyunların maskotu, etkinliklere ev sahipiliği yapan Gangwon'un sembollerinden olan Asya kara ayısı olarak belirlendi.\nOyunlarda, 7 sporda toplam 43 etkinlik gerçekleştirildi. Serbest stil kayak programdan çıkarılırken kayakla atlama programa ilk kez eklenmişti.\nAşağıdaki listede parantez içinde verilen sayılar, o spor dahilinde gerçekleştirilen etkinlik sayısını göstermektedir:\nOyunlarda, 14 ülkeden katılan 799 sporcu mücadele etti.\n\n\nEdward James Roye\nEdward James Roye (d. 3 Şubat 1815 - ö. 11 Şubat 1872), Liberyalı tüccar ve siyasetçi. Roye, Afrika ülkesi Liberya'da 1870 ile 1871 yılları arasında devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nAmerika'da dünyaya gelen Roye, 1846 yılında Liberya'ya göç etmiş ve burada tüccar olarak faaliyetlerde bulunmuştur. 1849 yılında siyaset ile ilgilenmeye başlayan Roye, 1870 yılında yaşanan bütçe krizi sonrasında 3 Ocak 1870 tarihi itibarıyla devlet başkanlığı makamına gelmiştir.\nGörevde iki yılı dolduramadan 26 Ekim 1871 tarihinde görevden alınan Roye, makamı ikinci başkan James Skivring Smith bırakmak durumunda kalmıştır.\nBaşkanlık makamından ayrıldıktan sonra devlet borç senetlerinde yaşanan usulsüzlükler nedeniyle mahkemeye çıkarılan Roye, bu süreçten kaçarak kurtulmuştur. Roye'nin resmî olarak ölümü ile ilgili bilgi bulunmasa da, kendisinin bu kaçış sürecinde Monrovia limanında bulunan İngiliz bandıralı bir gemiye ulaşmak isterken boğulduğu ifade edilmektedir. Bunun dışında kaçış sırasında aldığı yaraların sonucunda öldüğü yönünde de ifadeler bulunmaktadır.\nMonrovia'da bulunan başkanlık konağında yer alan devlet başkanlığı portrelerinde Roye'nin ölüm tarihi 11 Şubat 1872 olarak ifade edilmektedir.\n\n\nAslan ve Güneş\nAslan ve Güneş (, \"Şir o Hurşid\"), İran'ın ulusal simgelerinden biri ve eskiden İran bayrağının bir unsuruydu. Antik ve modern İran geleneklerini gösteren motif, 12. yüzyılda İran'da popüler bir sembol haline geldi. Aslan ve Güneş sembolü büyük ölçüde astronomik ve astrolojik konfigürasyonlara dayalıdır.\nMotifin birçok tarihi anlamı vardır. Birincisi, bilimsel ve seküler bir motif olarak, sadece bir astrolojik ve zodyak sembolü idi. Safevî ve ilk Kaçar şahları döneminde, Şii İslam ile daha fazla bağlantı halindeydi. Safevî döneminde aslan ve güneş, toplum, devlet ve İslam dininin iki ayağı için duruyordu. Kaçar döneminde ise ulusal bir amblem haline geldi. Kaçar döneminden 1979 İslam Devrimi'ne kadar amblem birçok kez değişmiş olup devrimden sonra kaldırılarak günümüzdeki arma ile değiştirilmiştir.\n\n\nHan Nehri\n\"Han Nehri\", aşağıdaki anlamlara gelebilir:\n\n\nDiyarbakır'da 1999 Türkiye yerel seçimleri\n18 Nisan 1999 Yerel Seçimleri'nde (resmî adıyla 18 Nisan 1999 Mahalli İdareler Yerel Seçimleri) Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile 13 ilçenin ve 18 beldenin belediye başkanı seçilmiştir.\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n\n\nGermuÅŸ Kilisesi\nGermuş Kilisesi veya Surp Asdvadzadzin Kilisesi, Şanlıurfa ilinin Haliliye ilçesine bağlı Germuş (Dağeteği) mahallesinde yer alan Ermeni kilisesidir. 1881'de Hagop Ardvisyan tarafından restore edilmiştir.\n\n\nMadison County, Kentucky\nMadison ilçesi veya Madison County Amerika Birleşik Devletleri'nin Kentucky eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 82,916'dır. İlçenin merkezi Richmond şehridir. İlçenin adı 4. ABD başkanı James Madison'dan gelmektedir.\n\n\nBanyoles\nBanyoles İspanya'nın Katalonya özerk topluluğuna bağlı Girona ilinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 2006 yılı itibarıyla 17,309'dur.\n\n\nHeredia (il)\nHeredia () Kosta Rika'da yer alan bir ildir. Kuzeyinde Nikaragua, doğusunda Limón, güneyinde San José, batısında Alajuela ili bulunmaktadır. İlin başkenti Heredia şehridir. İlin nüfusu 2011 yılı itibarıyla 433,677'dir.\n\n\n45×90 noktaları\n45×90 noktaları, kutuplar, ekvator, baş meridyen ve 180. meridyen arasında yarı yarıya olan yeryüzündeki dört nokta.\nEn çok bilinen ve en çok ziyaret edilen nokta, deniz seviyesinden yüksek konumda bulunan Poniatowski'nin birleşmemiş topluluğunun yakınındaki Rietbrock, Wisconsin kentindeki koordinatlarının bulunduğu noktadır. Marathon County Park Komisyonu tarafından bu noktaya bir coğrafi işaretleyici yerleştirilmiştir. Kişisel GPS cihazlarının kullanımının artışıyla, 45×90 noktasının aslında tabelanın arkasından yaklaşık uzakta olduğunu açıklamak için işaret değiştirildi. İşaretleyicinin önceki yeri yola olan yakınlığı nedeniyle seçilmişti.\nNokta, Poniatowski'deki küçük işletmeler grubunda yer alan Gesicki'nin Tavernası sayesinde popüler kültürün bir parçası hâline geldi. Daha önce 45×90 tişörtleri satılmış ve oraya kayıtlı ziyaretçiler \"45x90 Kulübü\"ne katılmıştı. 2006 yılından beri \"45x90 Kulübü\"nün resmî kayıt defterinin sahibi Wausau/Central Wisconsin Kongre ve Ziyaretçi Bürosu'dur. Kayıt defterinin mülkiyeti Gesicki ailesine aittir.\nKarada bulunan diğer 45×90 noktası, koordinatlarıdır. Kara, deniz seviyesinden yüksektir ve Urumçi'nin yaklaşık kuzeydoğusunda, Çin'in Moğolistan sınırına yakın Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki ıssız bir bölgede bulunmaktadır. İdarî olarak Guçung ve Çinggil ilçelerinin sınırında bulunmaktadır. Bir Amerikalı olan Greg Michaels ve Guçung'un en yakın kasabasında taksi şoförlüğü yapan Ru Rong Zhao, kendilerinden 110 km düney-güneybatıda bulunan bu noktayı 13 Nisan 2004 tarihinde ziyaret etmiş ve Degree Confluence Project'e ziyaretini belgelendirmiştir.\nNokta, Hint Okyanusu'nun güneyinde, deniz seviyesinin aşağısındaki okyanus taban derinliğindedir. koordinatlarına denk gelen bu noktaya en yakın kara, noktanın güneydoğusundaki ıssız bir ada olan Île Saint-Paul'dur. Diğer en yakın noktalar; noktanın kuzeydoğusundaki Heard Adası üzerinde bulunan Elephant Spit, doğu ve kuzeydoğu arasındaki Kerguelen Adaları'nda bulunan Port-aux-Français, kuzeyindeki Antarktica, güneydoğusundaki Augusta, Batı Avustralya'daki ıssız bir ada, güneydoğusundaki Réunion Adası, güneydoğusundaki Benguerra Adası, Mozambik ve güneydoğusundaki Mossel Körfezi, Güney Afrika'dır.\nGüney Hint Okyanusu'nun antipodu Wisconsin'dir (45°K, 90°B).\nMart 2014'te Güney Hint Okyanusunda bulunan yer, 45°G, 90°D konumuna merkezlenmiş olan uydu tarafından olası enkazlar tespit edildikten sonra, Malaysia Airlines'ın 370 sefer sayılı uçuşundaki kayıp uçak için havadan arama yapıldı.\nNokta, Büyük Okyanus'un güneyinde, deniz seviyesinin aşağısındaki okyanus taban derinliğindedir. koordinatlarına denk gelen bu noktaya en yakın kara, noktanın batı ve güney batısının ortasındaki Guaitecas, Şili'dir. kuzeyinde Antarktika yer almaktadır.\nGüney Büyük Okyanus'un antipodu Çin'dir (45°K, 90°D).\n\n\n2001 (anlam ayrımı)\n2001, 21. yüzyılın ilk yılı.\n2001 ÅŸu anlamlara da gelebilir:\n\n\nSt. Landry\nSt. Landry ilçesi veya St. Landry Parish Amerika Birleşik Devletleri'nin Louisiana eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 83,384'tür. İlçenin merkezi Opelousas şehridir. Bu ilçe 1807 yılında kurulmuştur.\n\n\nLimón (il)\nLimón () Kosta Rika'nın 7 ilinden biridir. İlin nüfusu 386,862'dir. İlin başkenti Puerto Limón şehridir.\n\n\nİtalya (anlam ayrımı)\nİtalya, Güney Avrupa'da yer alan bir ülke.\nİtalya şu anlamlara da gelebilir:\n\n\nPolk County, Oregon\nPolk ilçesi veya Polk County Amerika Birleşik Devletleri'nin Oregon eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 75,403'tür. İlçenin merkezi Dallas şehridir. İlçenin adı 11. ABD başkanı James Knox Polk'dan gelmektedir.\n\n\nAstoria, Oregon\nAstoria Amerika Birleşik Devletleri'nin Oregon eyaletinde yer alan bir liman şehridir. Columbia Nehri'nin güney yakasında, nehrin Büyük Okyanusa açılan ağzının yakınlarında yer alır. Clatsop ilçesinin merkezidir. Şehrin adı John Jacob Astor'dan gelmektedir. Şehrin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 9,477'dir.\n\n\nGaozu\n\"Gaozu\", aşağıdaki anlamlara gelebilir:\n\n\nCascade\nCascade ilçesi veya Cascade County Amerika Birleşik Devletleri'nin Montana eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 81,327 olup Montana'nın 4. en yoğun nüfuslu ilçesidir. İlçenin merkezi Great Falls şehridir.\n\n\n1987 (anlam ayrımı)\n1987, 20. yüzyılda bir yıl adı.\n1987 ÅŸu anlamlara da gelebilir:\n\n\nİngilizcede dilsel saflık\nKimi insanlar İngilizcenin, özellikle 11. yüzyıldaki İskandinav işgalleriyle dili ele geçirmeye başlayan Yunan ve Latin kökenli kelimelerinden kurtulup sadece kendine has Anglo-Sakson ve biraz genişletilerek Cermen sözcüklerle konuşulmasını destekler. (Örneğin İngilizcede \"kelime bilgisi\" anlamına gelen \"vocabulary\" yerine Cermen kökenli \"wordstockun kullanımı) Aynı zamanda bu düşünce akımı, İngilizcede artık kullanılmayan bazı arkaik kelimelerin de canlandırılmasını savunur. Tüm bunların uygulanması sonucu oluşan dile, Anglo-Saksonların kökeni olan Kuzey-Cermen topluluk Angluslardan hareketle Anglish veya Kök İngilizce\"' denir.\nİngilizce, diğer diller gibi yüzyıllarca yabancı dillerin etkisinde kalması sebebiyle, sadece var olan Cermen kelimelerle konuşmak imkânsıza yakındır. Bu sebeple oluşmuş bazı topluluklar kendilerini arı İngilizce kelimeler ve ekler kullanarak yabancı kökenli sözcüklere karşılıklar bulmaya adamışlardır. Bu akım aslında 16. yüzyıla kadar dayanır. Charles Dickens, Thomas Hardy ve William Barnes gibi 19. yüzyıl yazarları da kitaplarında sıkça kendi öz İngilizce kelimelerini türetmişlerdir. [\"ornitology\" yerine \"birdlore\" (kuş ilimi), \"flexible\" yerine \"bendsome\" (bükülebilir, esnek)].\n1989'da Poul Anderson tarafından yazılmış Uncleftish Beholding (Atom Teorisi), bu konuda verilebilecek en bilinen örnektir.\n\"For most of its being, mankind did not know what things are made of, but could only guess. With the growth of worldken, we began to learn, and today we have a beholding of stuff and work that watching bears out, both in the workstead and in daily life.\"\n\"Var oluşu boyunca insanoğlu, maddelerin neylerden oluştuğu konusunda bir tahminde bulunmaktan öteye gidemiyordu. Bilimin gelişmesi ile öğrenmeye, bilgi sahibi olmaya başladık ve bugün, hem günlük hayatımızda hem de çalışma ortamımızda etrafımızı saran maddeler ile ilgili teorilerimiz var.\"\nYazıda, günlük hayatta sık sık kullanılmamasına rağmen var olan kelimelerin yanı sıra;\n\"The underlying kinds of stuff are the firststuffs, which link together in sundry ways to give rise to the rest. Formerly we knew of ninety-two firststuffs, from waterstuff, the lightest and barest, to ymirstuff, the heaviest.\"\n\"Tüm maddeler, elementlerden oluşurlar. Bu elementler çeşitli yollarla birbirlerine bağlanıp yeni maddeleri meydana getirirler. Şimdiye kadar 92 elementin varlığından haberdardık. En hafif ve açık olan hidrojenden en ağır olan uranyuma kadar.\"\nAnglish topluluğu ve sözlüğü: anglish.wikia.com\n\n\n1989 (anlam ayrımı)\n1989, 20. yüzyılda bir yıl.\n1989 ÅŸu anlamlara da gelebilir:\n\n\nFinlandiya'nın bölgeleri\nFinlandiya'nın bölgeleri (; ), Finlandiya'nın birinci düzey idari bölümleridir. Finlandiya 19 adet bölgeye ayrılmakta olup her bölge bölgesel konseyler tarafından yönetilmektedir. Bölgeler, ek olarak belediyelere ayrılmaktadır.\nDoğu Uusimaa ise 1 Ocak 2011 tarihinde lağvedilerek Uusimaa'ya bağlandı.\n\n\nJarobi White\nJarobi White (d. 1 Temmuz 1971), Amerikalı hip hop sanatçısı. Q-Tip, Phife Dawg ve Ali Shaheed Muhammad ile birlikte A Tribe Called Quest grubunun bir üyesi olarak tanınmaktadır.\nA Tribe Called Quest grubuna 1980'li yılların sonunda katıldı. Şarkılarda rap yapmamakla birlikte grubun \"People's Instinctive Travels and the Paths of Rhythm\" (1990) albümünde yer alan \"I Left My Wallet in El Segundo\", \"Push It Along\", \"Youthful Expression\" ve \"Can I Kick It?\" gibi şarkılara katkıda bulundu. 1991 yılında aşçılık okuluna gitme kararı alarak gruptan ayrıldı. Bu arada Native Tongues oluşumunun bir üyesi olarak De La Soul'un \"De La Soul Is Dead\" (1991) albümündeki \"Pease Porridge\" adlı şarkıda yer aldı. Sonraki yıllarda A Tribe Called Quest konserlerinde zaman zaman grupla birlikte sahne aldı. 2012 yılında Black Sheep grubundan Dres ile evitaN grubunu kurdu ve \"Speed of Life\" adlı bir albüm yayınladı. 2016'da A Tribe Called Quest'in \"We Got It from Here... Thank You 4 Your Service\" albümünde grubun bir üyesi olarak yer aldı.\n\n\nGüney Ostrobotniya\nGüney Ostrobotniya (; ), Finlandiya'nın bölgelerinden biridir. Bölge, Finlandiya'nın batısında yer almakta olup Ostrobotniya, Orta Ostrobotniya, Orta Finlandiya, Pirkanmaa ve Satakunta bölgeleri ile komşudur. Yüzölçümü 13,998.89 km² olan bölgenin nüfusu 30 Eylül 2017 tarihi itibari ile 191,160'tır. Bölgenin merkezi Seinäjoki'dir.\nGüney Ostrobotniya, sekizi şehir olmak üzere 17 belediyeye ayrılmaktadır;\nJärviseutu alt bölgesi:\nKuusiokunnat alt bölgesi:\nSeinäjoki alt bölgesi:\nGüneydoğu Botniya alt bölgesi:\n\n\nCabarrus County\nCabarrus ilçesi veya Cabarrus County Amerika Birleşik Devletleri'nin Kuzey Karolina eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 178,011'dir. İlçenin merkezi Concord şehridir.\n\n\nWarren County, Ohio\nWarren ilçesi veya Warren County Amerika Birleşik Devletleri'nin Ohio eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 212,693'tür. İlçenin merkezi Lebanon şehridir.\n\n\nMeksika'nın En İyi Uluslararası Film Akademi Ödülü başvuruları\nMeksika, ilk kez 1957 yılında Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü dalında Akademi Ödülleri'ne başvurmuştur. Ödül, Amerika Birleşik Devletleri Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından İngilizce diyalogları olmayan ve ABD dışındaki ülkelerde üretilen uzun metrajlı filmlere her yıl verilmektedir. Ödül, 1956'daki Akademi Ödülleri'ne kadar yoktu. İngilizce olmayan filmler için oluşturuldu ve her yıl verilmeye başlandı.\nSinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi, 1956 yılından bu yana Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü için çeşitli ülkelerdeki film endüstrilerini en iyi filmlerini sunmaya davet etmektedir. Yabancı Dilde Film Ödülü Komitesi süreci denetler ve sunulan tüm filmleri inceler. Bunu takiben ödül için beş aday belirlemek için gizli oyla oy kullanılır.\nÖdül için 2017 itibarıyla toplam 50 Meksika filmi aday adayı oldu. Bu filmlerin içinden sekizi \"Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü\" adaylığı elde etmiş olsa da, henüz hiçbir Meksika filmi ödül kazanamadı. Ayrıca 2008 yılında Ocak kısa listesine girmiş bir film daha vardır.\nMeksika filmleri arasında Akademi Ödülleri'ne birden fazla filmi gönderilen 9 yönetmen vardır. Bu yönetmenlerden Arturo Ripstein'nun beş filmi aday olmuş ancak bu filmler adaylık elde edememişlerdir. Alejandro González Iñárritu'nun ise 2000 yapımı Paramparça Aşklar Köpekler ve 2010 yapımı Biutiful ile gerçekleştirilmiş iki aday adaylığının her ikisi de adaylık sağlamıştır. Carlos Carrera'nın biri aday olan üç filmi, Luis Alcoriza'nın biri aday olan üç filmi, Guillermo del Toro'nun biri aday olan iki filmi, Ismael Rodríguez'in biri (Ánimas Trujano) adaylık elde eden iki filmi, Alfonso Arau'nun üç filmi, Paul Leduc'un ve Servando González'in de ikişer filmi aday adayı olmuştur.\nMeksika'nın Akademi'ye göndermekte olduğu aday adayı filmleri Centro Nacional Autónomo de Cinematografía belirlemektedir ve aşağıda yıllara göre listelenmişlerdir. 2007 yılındaki Almancanın Plautdietsch dilindeki Silent Light filmi dışındaki Akademi Ödülleri'ne sunulan tüm Meksika filmleri İspanyolcadır.\n\n\nOrta Ostrobotniya\nOrta Ostrobotniya (; ), Finlandiya'nın bölgelerinden biridir. Bölge, Finlandiya'nın batısında yer almakta olup Kuzey Ostrobotniya, Güney Ostrobotniya, Ostrobotniya ve Orta Finlandiya bölgeleri ile komşudur. Yüzölçümü 6,462.96 km² olan bölgenin nüfusu 30 Eylül 2017 tarihi itibari ile 68,858'dir. Bölgenin merkezi Kokkola'dır.\nOrta Ostrobotniya, ikisi şehir olmak üzere sekiz belediyeye ayrılmaktadır;\nKaustinen alt bölgesi:\nKokkola alt bölgesi:\n\n\nPuntarenas (il)\nPuntarenas () Kosta Rika'da yer alan bir ildir. İlin başkenti Puntarenas şehridir. İlin nüfusu 410,929'dur.\n\n\nDoğu Uusimaa\nDoğu Uusimaa (; ), Finlandiya'nın bölgelerinden biriydi. 1 Ocak 2011 tarihinde Uusimaa'ya bağlandı. Bölgenin merkezi Porvoo idi.\nDoğu Uusimaa, sekizi şehir olmak üzere 17 belediyeye ayrılmaktaydı;\nLoviisa alt bölgesi:\nPorvoo alt bölgesi:\n\n\nKolombiya'nın En İyi Uluslararası Film Akademi Ödülü başvuruları\nKolombiya, ilk kez 1980 yılında Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü dalında Akademi Ödülleri'ne başvurmuştur. Ödül, Amerika Birleşik Devletleri Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından İngilizce diyalogları olmayan ve ABD dışındaki ülkelerde üretilen uzun metrajlı filmlere her yıl verilmektedir. Ödül, 1956'daki Akademi Ödülleri'ne kadar yoktu. İngilizce olmayan filmler için oluşturuldu ve her yıl verilmeye başlandı.\nSinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi, 1956 yılından bu yana Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü için çeşitli ülkelerdeki film endüstrilerini en iyi filmlerini sunmaya davet etmektedir. Yabancı Dilde Film Ödülü Komitesi süreci denetler ve sunulan tüm filmleri inceler. Bunu takiben ödül için beş aday belirlemek için gizli oyla oy kullanılır.\nÖdül için 2017 yılı itibarıyla toplam 26 Kolombiya filmi aday adayı oldu. Bu filmlerin içinden yönetmenliği ve senaryosu 'ya ait olan El Abrazo de la Serpiente filmi, 2015 yılındaki 88. Akademi Ödülleri \"Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü\" adaylığını elde edebilen tek Kolombiya filmi olmuş, ancak finalde elenmiştir.\nAkademi Ödülleri'ne gönderilen Kolombiya filmlerinde en çok rol alan oyuncu, Kolombiyalı oyuncu olup, ulusal aday adayı filmlerin beşinde rol almıştır.\nKolombiya filmleri arasında Akademi Ödülleri'ne birden fazla filmi gönderilen 4 yönetmen vardır. Bu yönetmenlerden 'nun üç, , ve 'nın ise ikişer aday adaylıkları olmuştur.\nKolombiya'nın Akademi'ye göndermekte olduğu aday adayı filmleri, Kolombiya 'na bağlı bir kurum olan Consejo Nacional de Cinematografía (Ulusal Sinema Konseyi) tarafından belirlenmektedir ve aşağıda yıllara göre listelenmiştir. Akademi Ödülleri'ne sunulan tüm Kolombiya filmleri İspanyolcadır.\n\n\nTaze Pir Camii\nTaze Pir Camii (), Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de bulunan bir camidir. Yapımı 1905'te başladı ve 1914 yılına kadar tamamlandı. Caminin fikri ve finansmanı bir Azeri yardımsever olan Nebat Hanım Aşurbeyova'ya (Aşurbeyli) aittir.\nCami inşaatı 1905 yılında mimar Ziver bey Ahmedbeyov tarafından Nabat Khanum Aşurbeyova'nın talimatıyla başladı. Aşurbeyova'nın ölümünden sonra inşaatı durdu. Ancak kısa süre sonra oğlu tarafından desteklenerek inşaatı devam ettirildi ve 1914 yılında tamamlandı.\nCami açtıktan sadece 3 yıl sonra Ekim Devrimi'yle bağlantılı olarak 1917'de kapatıldı. Cami yıllar boyunca sinema ve ahır olarak kullanıldı ve 1943 yılında yeniden cami olarak açıldı. Caminin günümüzdeki imamı Kafkasya Başmüftüsü Allahşükür Paşazade'dir.\nCaminin iç kısmı 1400 m²'lik bir alana sahip olup Azerbaycan'ın resim okullarının süslemeleri ve doğu süslemelerden örneklerle süslenmiştir. Kubbenin yüksekliği bir buçuk metredir. Caminin mihrap ve kubbesi mermerden iken, dekoratif unsurları, minareleri ve plakaların tepeleri altından yapılmıştır.\nCaminin kubbesinde altı kez yazılı olan Kelime-i şehadet, Kızılkaya taşından yapılmıştır.\n\n\nTemiz Eller\nTemiz Eller (), 1990'larda İtalya'da siyasi yolsuzluklarla ilgili ulusal çapta yapılan bir yargı soruşturmasıydı. Operasyon, \"Birinci Cumhuriyet\"'in sona ermesine yol açtı ve birçok siyasi partinin ortadan kalkmasına neden oldu. Bazı siyasetçiler ve işadamları, suçları ortaya çıktıktan sonra intihar ettiler. Operasyondan sorumlu başlıca yetkili savcı Antonio Di Pietro idi.\nBazı hesaplarda, 5,000'e kadar kişi şüphe altına girdi. Bir noktada, İtalyan Parlamentosu üyelerinin yarısından fazlası hakkında iddianame düzenlendi. Yolsuzluk suçlamalarından dolayı 400'den fazla şehir ve belediye meclisi feshedildi. Büyük devlet sözleşmeleri için teklif veren İtalyan ve yabancı şirketler tarafından 1980'lerde yıllık olarak ödenen rüşvet tahmini tutarı 4 milyar dolara (6,5 trilyon lira) ulaştı.\nBu araştırmalarla ortaya çıkarılan yozlaşmış sistem genellikle \"Tangentopoli\" olarak anılmıştır. Terim, telafi demektir ve bu bağlamda kamu işleri sözleşmeleri için verilen komisyonlar anlamına gelen tangente ile şehir anlamındaki poliden gelmektedir.\n\n\nNokia 6300\nNokia 6300 Nokia tarafından piyasaya sunulan cep telefonu. Seri 40 sisteminde çalışdı. Kasım 2006'da ilan edildi. Nokia 6070, Nokia 6151 ve Nokia 6230 modellerinin devamı, Nokia 6303 classic ve Nokia 6700 classic modellerinin öncülüdür. \"Sadece güzel - güzelce basit.\" (\"Simply beautiful - beautifully simple.\") sloganı ile geldi. Altı renkten birinde tedarik edilir: gümüş (ana), siyah, beyaz, kırmızı, çikolata ve altın.\nNokia 6300 birkaç fabrikada toplandı, ancak Kaloşvar, Romanya'da bir araya getirildi ve Ocak 2007'den beri satışa sunuluyor. 6300 modeli, 6030 ürünü için daha stil kullanan bir yedek idi. Model en popüler cihazlardan biri oldu ve 2009 yılında durduruldu.\nCihaz, telefonun pratik olarak bir MP3 çalar olarak kullanılabileceği anlamına gelen, 2 GB'a kadar (Nokia 6300i varyantıyla 4 GB) MicroSD kartları destekliyor. Verilen ve serbestçe bulunabilen Nokia PC Süit'i kullanarak, kullanıcı müzik kitaplığındaki tüm MP3 dosyalarını e-AAC'ye daha fazla uyacak şekilde karta dönüştürebilir. 2,5 mm kulaklık girişi, telefona sığmayan birkaç ticari kulaklık seti anlamına gelir, ancak kulaklıkların standart bir giriş ile kullanılmasını sağlayan bağdaştırıcılar vardır. Diğer çoğu yeni Nokia telefonu gibi, 6300 de eski Pop-Port konektöründen standart mini USB konektöründen kaçınıyor.\nCevapsız aramaları veya mesajları göstermek için telefon yan tarafında da yanıp sönen iki ışık vardır. Bu özellik, harici bir ekrana sahip olmayan 6060 katlı telefondaki hatırlatma ışığının güncellenmesidir.\nYazılım versiyonu 06.01 ve sonrasında, Nokia 6300, saniyede 25 kare ile 176 * 144'lük bir QCIF çözünürlüğü ile MPEG-4 (* .mp4) dosyalarını çalabilir. Telefon, kullanıcının video klipleri tam ekran yatay modda görüntülemesine ve hızlı ileri / geri sarma aralığını birkaç saniye ila dakika arasında ayarlamasına izin verir. Müzik yürütme için geliştirilmiş ses kalitesi de bu yazılım sürümü için kaydedildi, böylece Nokia 6300 bir müzik telefonunu kendi muadilleri olan Nokia XpressMusic'e benzer hale getirdi. Buna ek olarak, video klipleri zil seslerini değiştirebilir, böylece gelen bir çağrı geldiğinde gerçek bir hareketli resim gösterilir.\n\n\nMars bayrağı\nMars bayrağı, Mars gezegenini temsil eden veya kurgusal bir Mars hükûmetini temsil eden bayrak veya bayrak tasarımını sunar.\nBilimkurgu yazarları edebi amaçlarla kurgusal Mars hükûmetlerinin bayraklarını yaratmıştır. Bu bayraklardan esinlenen bazı okuyucular yazarların açıklamalarını temel alan bayraklar veya bayrak görüntüleri yarattı.\nMars'ın keşfi ve çözümünün savunucuları, bazen tasarımlarının bir gün gerçek Mars hükûmetleri tarafından benimsenip kullanılabileceği umuduyla Mars bayrakları tasarladı, üretti ve sattı. Mars'ın en tanınmış bayrağı 1998'de Pascal Lee adlı bir gezegen bilimcisi tarafından tasarlandı. Mars Topluluğu da, Lee'nin tasarımına dayalı bayraklar üretmiş ve satmıştır.\n\n\nMotorola MPx100\nMotorola MPx100 Motorola tarafından Ocak 2004'te tasarlanmış ve pazarlanan bir Windows Mobile kapaklı cep telefonu idi. Seri üretimde serbest bırakılmadı ve hazırlanan platform neredeyse hiç değişmeden Rover Computers tarafından satın alındı, daha sonra cihaz Rover PC M1 olarak çıktı. Windows Mobile 2003 çalıştıran bir ürün serisini açan, giriş seviyeli bir cihaz idi. Aksine, MPx200, dahili bir Bluetooth vericisi ve dahili bir kamera (1.3 megapiksel). Modeliin ardılı, Motorola MPx200 ve Motorola MPx220-dir.\ngenel\nBellek\nArama\nMesajlar:\nİletişim yetenekleri\n\n\nFumiko Orikasa\nFumiko Orikasa ( \"Orikasa Fumiko\"; 27 Aralık 1974 Tokyo, Japonya), Japon kadın seslendirme sanatçısı ve şarkıcı.\n\n\nMy Pure Land\nMy Pure Land, Sarmad Masud'un yönettiği 2017 çıkışlı İngiltere yapımı drama filmidir. Film, 4 Mart 2018 tarihinde düzenlenecek 90. Akademi Ödülleri'nin \"Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü\" kategorisinde yarışmak üzere İngiltere'nin aday adayı olmuştur.\n\n\nVenedik Komisyonu\nVenedik Komisyonu, resmî adıyla Avrupa Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu, anayasa hukuku alanında bağımsız uzmanların oluşturduğu, Avrupa Konseyi'nin bir danışma organı. Berlin Duvarı'nın yıkılmasından sonra, Orta ve Doğu Avrupa'da anayasalar ile ilgili destek ihtiyacı nedeniyle 1990'da kuruldu. İtalya'nın Venedik şehrinde yılda dört kez toplanmaktadır.\n\n\nCha cóng con\nCha cóng con, Lương Đình Dŏng'in yönettiği, 2017 çıkışlı Vietnam yapımı drama filmidir. Film, 4 Mart 2018 tarihinde düzenlenecek 90. Akademi Ödülleri'nin \"Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü\" kategorisinde yarışmak üzere Vietnam'ın adayı olmuştur.\n\n\nSymbian Anna\nSymbian Anna Python s60 ve Symbian OS sisteminin bir parçasıdır. 12 Nisan 2011 tarihinde Nokia, Symbian Anna'yı Symbian^3 sürümünün yazılım güncellemesi olarak ilan etti. Symbian Anna'nın önceden kurulacağı üç yeni cihaz (Nokia 500, Nokia X7-00 ve Nokia E6) açıklandı. Symbian Anna, Symbian ^ 3 tabanlı cihazlar için de bir Yazılım Güncellemesi olarak bulundu. 24 Ağustos 2011 tarihinde ise Nokia, Anna sürümünün yazılım güncellemesi olarak Symbian Belle sistemini açıkladı.\nSymbian Anna Nokia akıllı telefonlarına yeni dokunmatik kullanıcı arayüzü, dik konumda kullanılabilen sanal Q klavye, bölünmüş ekranda (split-screen) mesajlaşma, geliştirilmiş Haritalar, tarayıcı ve güvenlik özellikleri gibi pek çok yenilik getirdi. Symbian Anna’yı bilgisayar bağlantısıyla Nokia Süit (Ovi Suite)’in son versiyonu kullanılarak ya da doğrudan akıllı telefonlara indirmek mümkündür.\nSymbian Anna temel özelliklerine şunlar dahildir:\n\n\nGamze Kırtıl\nGamze Kırtıl, Türk piyanist.\nAvrupa ülkelerindeki çeşitli piyano yarışmalarında ödüller alan sanatçı, 1998 yılından bu yana duo piyano partneri ve ikiz kardeşi olan Arzu Kırtıl ile birlikte konser kariyerine devam etmektedir.\nİstanbul'da doğdu. Piyano eğitimine Ankara Devlet Konservatuvarı'nda başladı. Tulga Cetiz'in öğrencisi oldu. Yüksek lisans eğitimini Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi'nde Ayşegül Sarıca ile sürdürdü.\nMezuniyetinin ardından Fransa'daki Perpignan Konservatuvarı'na burslu olarak kabul edildi. Piyano, viola da gamba ve oda müziği eğitimi aldı. İki yıllık superieur eğitimini piyano ve oda müziğinde altın madalya alıp, viola da gamba'da sınıf atlayarak bir yılda tamamladı. Daha sonra Fransız hükûmetinden aldığı bursla Ecole Normale de Musique de Paris \"Alfred Cortot\"'a kabul edilerek piyanist ve pedagog Germaine Mounier’nin öğrencisi oldu.\nİlk yıl solo yorumculuk diplomasını (Diplome d’Execution) aldıktan sonra, hocasının da desteğiyle ikiz kardeşi Arzu Kırtıl ile iki piyano çalışmalarına yöneldi. İkili olarak yaptıkları çalışmalar sonucunda, okul birincisi olarak üstün yorumculuk diploması ve konser piyanistliği diploması aldı. Ecole Normale'den pedagoji sertifikası da aldıktan sonra, konser ve yarışmalara daha da yoğunlaşmak için eğitimini mükemmelleşme (Perfectionnement) sınıfında sürdürdü.\nArzu Kırtıl ile birlikte katıldığı 1999'da İtalya'nın başkenti Roma'da 10. Uluslararası Genç Piyanistler Yarışması’nda üçüncülük, 2002’de Fransa'nın Bordeaux kentinde 6. Medoc-Aquitane Piyano Yarışması'nda birincilik ödülü kazanan sanatçı, 1998 yılından bu yana Arzu Kırtıl ile birlikte konser kariyerine devam etmektedir. 2010 yılında İstanbul'da Alman besteci Wolfgang Gangkofner'in kendilerine ithaf ettiği 4 Piano için \"Teamwork 1\" adlı eserinin dünya prömiyerini Jean Müller ve Francesco Tristano ile birlikte gerçekleştiren ikili 2014 yılında Lüksemburg'da kaydını gerçekleştirdikleri bir albüm yayınlamıştır.\n2003 yılında Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi ve Müzik Hazırlık Okulu’nda öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlamıştır.\n\n\nArzu Kırtıl\nArzu Kırtıl, Türk piyanist.\nAvrupa ülkelerindeki çeşitli piyano yarışmalarında ödüller alan sanatçı, 1998 yılından bu yana ikili piyano partneri ve ikiz kardeşi olan Gamze Kırtıl ile birlikte konser kariyerine devam etmektedir. İkilinin barok ve klasik eserlerden yirminci yüzyıl bestecileri ve çağdaş bestecilerin eserlerine kadar uzanan bir repertuvarı bulunur.\nİstanbul'da doğdu. Piyano eğitimine Ankara Devlet Konservatuvarı'nda başladı. Tulga Cetiz'in öğrencisi oldu. Yüksek lisans eğitimini Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi'nde Ayşegül Sarıca ile sürdürdü.\nMezuniyetinin ardından Fransa'daki Perpignan Konservatuvarı'na burslu olarak kabul edildi. İkiz kardeşi ile birlikte bu okuldan altın madalya ile mezun olduktan sonra Fransız hükûmetinden aldığı bursla Ecole Normale de Musique de Paris \"Alfred Cortot\"'a kabul edilerek piyanist ve pedagog Germaine Mounier’nin öğrencisi oldu.\nKırtıl kardeşler, konser piyanistliği diploması (Diplôme Supérieur de Concertiste) alarak okulu bitirdikten sonra iki piyano çalışmalarına yöneldi.\n1999'da İtalya'nın başkenti Roma'da 10. Uluslararası Genç Piyanistler Yarışması'nda üçüncülük, 2002'de Fransa'nın Bordeaux kentinde 6. Medoc-Aquitane Piyano Yarışması'nda birincilik ödülü kazandılar.\nSanatçı, 1998 yılından bu yana duo piyano partneri Gamze Kırtıl ile birlikte konser kariyerine devam etmektedir. Aralarında Maria Lord'un \"Three Pictures for Two Pianos\" eserinin de bulunduğu birkaç eser, Arzu ve Gamze Kırtıl için özel olarak yazılarak onlara ithaf edilmiştir. 2010 yılında İstanbul'da Alman besteci Wolfgang Gangkofner'in kendilerine ithaf ettiği 4 Piano için \"Teamwork 1\" adlı eserinin dünya prömiyerini Jean Müller ve Francesco Tristano ile birlikte gerçekleştiren ikili 2014 yılında Lüksemburg'da kaydını gerçekleştirdikleri bir albüm yayınlamıştır.\n\n\nV (Maroon 5 albümü)\nV, Amerikalı müzik grubu Maroon 5'ın beşinci stüdyo albümü. 29 Ağustos 2014'te 222 Records ve Interscope Records etiketiyle yayınlandı. Grubun A&M/Octone Records plak şirketinden ayrıldıktan sonra Interscope'dan yayınladığı ilk albümüdür. Ayrıca grubun bir önceki albümü \"Overexposed\"da (2012) yer almayan üyesi Jesse Carmichael bu albümle gruba geri döndü.\n\"V\", yayınlandığı hafta Amerika Birleşik Devletleri'nde 164 bin adetlik satışla \"Billboard\" 200 listesine bir numaradan girdi ve grubun \"It Won't Be Soon Before Long\"dan (2007) sonra ABD'de bir numaraya yerleşen ikinci albümü oldu. Albüm, Ağustos 2015 itibarıyla ABD'de bir milyon sattı. Albümden beş single çıktı: \"Maps\", \"Animals\", \"Sugar\", \"This Summer\" ve \"Feelings\".\nNot\n\n\nEl Inca (film)\nEl Inca, Ignacio Castillo Cottin'in yönettiği 2016 çıkışlı Venezuela yapımı drama filmidir. Film, 4 Mart 2018 tarihinde düzenlenecek 90. Akademi Ödülleri'nin \"Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü\" kategorisinde yarışmak üzere Venezuela'nın adayı olmuştur.\nFilm, dünya şampiyonu olan boksör Edwin Valero'nun hayat hikâyesini anlatmaktadır.\n\n\nSPG-9\nSPG-9 Kopye (\"Mızrak\"), Sovyet yapımı bir 73 milimetre kalibrelik bir geri tepmesiz tüfektir. Silah, BMP-1 zırhlı aracın 73 mm 2A28 Grom alçak basınçlı silah ile ateşlenen mermilere benzeyen, fin sabitlenmiş, roket yardımlı HE ve HEAT mühimmatı kullanmaktadır. 1962 yılında hizmete girmiş olup B-10 geri tepmesiz tüfeğinin yerini aldı.\n\n\nFinlandiya'nın belediyeleri\nFinlandiya'nın belediyeleri (; ), Finlandiya'nın en küçük idari bölümleridir. Belediyeler, Finlandiya'daki yerel yönetim düzeyini temsil eder ve ülkenin kendi kendini yöneten temel idari birimleridir. Nüfusu yüksek olan bazı belediyeler şehir (\"kaupunki\", \"stad\") olarak adlandırılmakta olup tüm belediyeler eşit statüdedir.\nBelediyeler, kamu hizmetlerinin üçte ikisini sağlamaktadır ve %16 ila 22 arasında değişen oranda düz bir yüzde gelir vergisi tahsil etme hakkı bulunmaktadır. Belediyeler, eğitim, sağlık, su temini ve yerel altyapı gibi birçok kamu hizmetini yürütmekte olup karayolların bakımı, yasalar ve polislik gibi hizmetler ise merkezi hükûmetin sorumluluğundadır.\n2017 yılı itibari ile Finlandiya'da 325 belediye bulunmaktadır.\n\n\nJean-Claude Duvalier\nJean-Claude Duvalier (, lakabı “Bébé Doc”; d. 3 Temmuz 1951 – 4 Ekim 2014), Haitili diktatör; bürokrat ve siyasetçi. Haiti'nin 33. cumhurbaşkanı.\n3 Temmuz 1951 yılında Haiti'de dünyaya geldi.\n21 Nisan 1971'den 7 Şubat 1986 yılına kadar Ulusal Birlik Partisi adına Haiti cumhurbaşkanı olmuştur. \"Ömür boyu başkan\" unvanına sahipti.\n19 yaşındayken yönetimi babasından miras aldı ve kendisini \"ölene kadar başkan\" ilan etti. Babası Dr. François Duvalier Haiti'nin ilk kez 14 yıl gibi uzun bir süre iktidarda kalabilen devlet başkanı olmuştur. O, teröre dayalı rejimiyle siyasi muhalefeti bastırarak Haiti'de alışılmamış bir siyasi istikrar ortamı yaratmış ve böylece ölümünden sonra oğlu Jean-Claude Duvalier'nin ömür boyu devlet başkanı olarak yerine geçmesini sağlamıştır.\nAma Haiti'de, 28 yıl süren aile yönetimi, Başkan Jean-Claude Duvalier'nin 6 Şubat 1986’da ünlü bir halk ayaklanmasıyla baştan indirilmesi ve 7 Şubat 1986 yılında Karaipler'den Fransa'ya kaçması ile son buldu.\n1980–1990 yıllarında Michèle Bennett ile evli olmuştur. Nicolas Duvalier ve Anya Duvalier isimli iki çocukları var.\n25 yıl sürgün hayatı yaşamış ve 2011 yılında Haiti'ye dönmüştür. O, bu zaman havaalanında taraftarları tezahüratlarla karşılanmıştır.\nDuvalier'nin, neden döndüğü konusunda tam bir açıklama yapılmazken, o, 12 Ocak 2010 tarihinde meydana gelen deprem yüzünden mağdur olmuş Haiti halkına \"\"yardımda bulunmak\"\" amacıyla adaya geldiğini ileri sürüyordu.\nDuvalier, Haiti'ye dönüşünden 48 saat sonra sorgulanıp, adli makamlara ifade verdi. Sorgulamasında, Cumhurbaşkanlığı yaptığı dönemde yolsuzluk ve ülkenin kamu fonlarını zimmete geçirmekle suçlandı.\n4 Ekim 2014 tarihinde ülkenin başkenti Port-au-Prince'deki evinde kalp krizinden öldü.\nDuvalier yolsuzluk, insan hakkı ihlalleri ve otoriterlikle suçlanmıştır.\nYolsuzluk karşıtı çalışmalarıyla tanınan Almanya merkezli Uluslararası Şeffaflık Örgütü, 2004 başlarında şu bilgileri veren bir raporda ülkenin kaynaklarını sistemli olarak soyması sonuçunda Jean-Claude Duvalier'in Haiti devlet başkanı olduğu devirde 300 Milyon ile 800 Milyon Dolar arası para kazandığını yayınladı.\nIMF/Dünya Bankasına üyeyken Askeri Diktatörlüklerce yönetilen ülkeler (çeşitli kaynaklardan borçlanmalar - Milyar $) arasında Jean-Claude Duvalier zamanında Haitinin durumu şöyle olmuştur:\nUluslararası insan hakları örgütleri tarafından Duvalier binlerce muhalifin öldürülmesinden sorumlu tutuluyor. Onun yönetiminde yaşanan hak ihlalleri nedeniyle 100 bin Haitilinin ülkeden kaçtığı öne sürülüyor.\n\n\nKamu hizmeti\nKamu hizmeti, bir hükûmet tarafından kamu kurumu aracılığı ile yetki alanlarında yaşayan kişilere doğrudan sağlanabilen (kamu sektörü aracılığıyla) veya hizmet sunumunun finansmanıyla sağlanan bir hizmettir. Kamu politikası halkın ilgisine ve motivasyonuna yapıldığında kamu hizmeti sağlayabilir. Kamu hizmeti aynı zamanda bir kolejde veya üniversitede okuyan bir derstir. Kamu hizmetlerine örnek olarak itfaiye örgütü, polis, hava kuvvetleri ve paramedik sağlık görevlileri verilebilir.\nModern gelişmiş ülkelerde, “kamu hizmetleri” (veya “genel ilgi alanına giren hizmetler”) terimi genellikle şunları içerir:\n\n\nOtra historia del mundo\nOtra historia del mundo, Guillermo Casanova'nın yönettiği 2017 çıkışlı Uruguay komedi filmidir. Film, 4 Mart 2018 tarihinde düzenlenecek 90. Akademi Ödülleri'nin \"Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü\" kategorisinde yarışmak üzere Uruguay'ın adayı olmuştur.\n\n\nDominik Cumhuriyeti'nin En İyi Uluslararası Film Akademi Ödülü başvuruları\nDominik Cumhuriyeti, ilk kez 1983 yılında Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü dalında Akademi Ödülleri'ne başvurmuştur. Ödül, Amerika Birleşik Devletleri Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından İngilizce diyalogları olmayan ve ABD dışındaki ülkelerde üretilen uzun metrajlı filmlere her yıl verilmektedir. Ödül, 1956'daki Akademi Ödülleri'ne kadar yoktu. İngilizce olmayan filmler için oluşturuldu ve her yıl verilmeye başlandı.\nSinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi, 1956 yılından bu yana Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü için çeşitli ülkelerdeki film endüstrilerini en iyi filmlerini sunmaya davet etmektedir. Yabancı Dilde Film Ödülü Komitesi süreci denetler ve sunulan tüm filmleri inceler. Bunu takiben ödül için beş aday belirlemek için gizli oyla oy kullanılır.\nÖdül için 2017 yılı itibarıyla toplam 10 Dominik filmi aday adayı oldu. Bu filmlerin hiçbiri \"Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü\" adaylığını elde edemedi.\nAkademi Ödülleri'ne gönderilen Dominik filmlerinde en çok rol alan oyuncu, Dominikli oyuncu olup, ulusal aday adayı filmlerin beşinde rol almıştır.\nDominik filmleri arasında Akademi Ödülleri'ne birden fazla filmi gönderilen 2 yönetmen vardır. Dominikli yönetmenler Leticia Tonos ve Sergio Cabrera, Carlos Moreno ve José María Cabral'ın ikişer aday adaylıkları olmuştur.\nDominik'in Akademi'ye göndermekte olduğu aday adayı filmler aşağıda yıllara göre listelenmiştir. Akademi Ödülleri'ne sunulan tüm Dominik filmleri İspanyolcadır.\n\n\nKaygı (film)\nKaygı, Ceylan Özgün Özçelik tarafından yönetilen 2017 çıkışlı Türkiye yapımı psikolojik gerilim filmidir. Filmin ilk gösterimi 12 Şubat 2017'de 67. Berlin Uluslararası Film Festivali kapsamında gerçekleştirmiştir. Film Türkiye'de 12 Mayıs 2017'de Başka Sinema salonlarında gösterime girmiştir.\nKaygı eleştirmenler tarafından olumlu karşılanan bir film oldu. Sivas Katliamı’na dair bir film olmamakla birlikte onunla ve medyanın tutumuyla ilgili konulara eğilmesiyle; doğru, cesur' ve anlam yüklü bulundu. Bunlarla birlikte filmde kurgu sırasındada kısaltılan 30 dakikalık kısmın, filmin akışını bozduğu; sınırlı maddi destek yüzünden daha vurucu sona ulaşamadığı gibi yorumlar da almıştır'. Ama ortak kanı ilk filmi olarak Ceylan Özgür Özçelik'in iyi sınav verdiği, filminin atmosfer ve görsel olarak Polanski filmleri karşılaştırılır seviyeye çıkaran görüntü yönetmeni, Radek Ladczuk'un da payının olduğudur.'\nKaygı, 300.000 dolar bütçesi ile tamamlandı. 12 Mayıs 2017'de, Türkiye'de gösterime girdikten sonra 18 hafta vizyonda kalan filmin hasılatı ise 102.600 liraya erişmiştir. Ayrıca film 2018 Temmuz ayından itibaren DVD formatında, FilmRise etiketiyle Amerika’da dijital platformlarda (Amazon, Google Play, iTunes, Vudu’da) ve DVD + Blu-ray formatlarında satışa sunuldu.\nEkin Fil'in ilk uzun metrajlı film müziği çalışmasıdır. Film müzikleri albümü 17 Kasım 2017'de The Helen Scarsdale Agency etiketiyle kaset ve dijital olarak satışa çıkarıldı. Filmin gergin klastrofobik atmosferini oluşturmada, synthesizer ve elektronik müzik kullanılmış olup küçük anahtar melodiler, monoton arpejler yer almıştır. \n\n\nNikaragua'nın En İyi Uluslararası Film Akademi Ödülü başvuruları\nNikaragua, ilk kez 1982 yılında Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü dalında Akademi Ödülleri'ne başvurmuştur. Ödül, Amerika Birleşik Devletleri Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından İngilizce diyalogları olmayan ve ABD dışındaki ülkelerde üretilen uzun metrajlı filmlere her yıl verilmektedir. Ödül, 1956'daki Akademi Ödülleri'ne kadar yoktu. İngilizce olmayan filmler için oluşturuldu ve her yıl verilmeye başlandı.\nSinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi, 1956 yılından bu yana Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü için çeşitli ülkelerdeki film endüstrilerini en iyi filmlerini sunmaya davet etmektedir. Yabancı Dilde Film Ödülü Komitesi süreci denetler ve sunulan tüm filmleri inceler. Bunu takiben ödül için beş aday belirlemek için gizli oyla oy kullanılır.\nÖdül için 2017 yılı itibarıyla 3 Nikaragua filmi aday adayı oldu. Bu filmlerin yalnız ilk gönderilen Alsino and the Condor filmi \"Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü\" adaylığını elde edebildi.\nAkademi Ödülleri'ne gönderilen Nikaragua filmlerinde en çok rol alan oyuncu, Nikaragualı oyuncu Vicky Hernández olup, ulusal aday adayı filmlerin beşinde rol almıştır.\nNikaragua filmleri arasında Akademi Ödülleri'ne birden fazla filmi gönderilen yönetmen yoktur. Miguel Littín, Florence Jaugey ve Ramiro Lacayo'nun birer aday adaylıkları olmuştur. Bunlardan ilk aday olan Miguel Littín aslında Filistinli bir baba ve Yunan bir anneden oğlu olan bir Şili vatandaşıdır. Littín, 1976 yılında \"Letters from Marusia\" filmiyle Meksika adına, 1983 yılında \"Alsino and the Condor\" filmiyle Nikaragua adına, son olarak 2009 yılında da \"Dawson, Island 10\" filmiyle vatandaşı olduğu Şili adına aday adaylıkları vardır.\nNikaragua'nın Akademi'ye göndermekte olduğu aday adayı filmler aşağıda yıllara göre listelenmiştir. Akademi Ödülleri'ne sunulan tüm Nikaragua filmleri İspanyolcadır.\n\n\nErzurum'da 1999 Türkiye yerel seçimleri\n18 Nisan 1999 Yerel Seçimleri'nde (resmî adıyla 18 Nisan 1999 Mahalli İdareler Yerel Seçimleri) Erzurum Büyükşehir Belediyesi ile 18 ilçenin ve 20 beldenin belediye başkanı seçilmiştir.\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n\n\nMelody (Brezilyalı şarkıcı)\nGabriella Abreu Severino (d. 4 Şubat 2007), Şarkı söylemeye başladı, falsetto ile ünlü oldu.\nMelody, babası MC Belinho tarafından yazılan bir şarkı olan \"Falem de Mim\" şarkısını söyleyerek Facebook sayfasında bir video yayınlayarak 2015 yılının başında ulusal bir ün kazandı. Aşağıdaki bir videoda, viralize olan Christina Aguilera'nın bir falsetto'yu yeniden üretmeye çalıştım. Kısa süre sonra, babası Deborah Moreira'nın Bu sefer başka bir arkadaşım başka bir video geçti.\n\n\nMotorola MPx220\nMotorola MPx220 Motorola tarafından Ocak 2004'te tasarlanmış ve pazarlanan bir Windows Mobile kapaklı cep telefonu idi. Motorola MPx100 ve Motorola MPx200 modellerinin ardılı olarak geldi. Motorola MPx220, Windows Mobile 2003 SE sürümünde çalışır.\nRenkli ekran, 1,2 mega piksel kamera, Bluetooth, miniSD kart yuvası, GPRS verileri, WAP tarayıcısı, polifonik yüzükler, J2ME, sesli arama, ses kaydı ve çokluortam multimedya özelliklerine sahiptir.\n\n\nSymbian Belle\nSymbian Belle Python s60 ve Symbian OS sisteminin bir parçasıdır. 12 Nisan 2011 tarihinde Nokia, Symbian Anna güncellemesini Symbian^3 sürümünün yazılım güncellemesi olarak ilan etti. Daha sonra 24 Ağustos 2011 tarihinde ise Nokia, Anna sürümünün yazılım güncellemesi olarak Symbian Belle sistemini açıkladı ve üç yeni akıllı telefon olan Nokia 600 (daha sonra Nokia 603 ile değiştirildi), Nokia 700 ve Nokia 701 duyurdu. Nokia, resmi olarak bir şirket blog yazısında Symbian Belle'yi Nokia Belle olarak yeniden adlandırdı.\nNokia Belle, açma / kapatma durumu çubuğu, daha derin NFC entegrasyonu, serbest biçimli büyükçe ana ekran widget'ları ve önceki üç yerine altı ana ekranı ile Anna iyileştirmelerini ekliyor. Nokia Belle güncellemesi, 7 Şubat 2012 tarihinden itibaren, Nokia Süit aracılığıyla çoğu telefon modelinde mevcut oldu. Kullanıcılar, Nokia web sitesinde doluluk durumunu kontrol edebilirler.\n1 Mart 2012'de Nokia, Nokia 603, Nokia 700, Nokia 701 ve Nokia 808 PureView için güncelleme olarak bulunacak olan Nokia Belle için bir Feature Pack 1 güncellemesi yayınladı. Nokia Belle Feature Pack 1, kişiselleştirme seçeneklerini daha da artırdı. Kullanıcı 20 yeni ve geliştirilmiş widget ile daha da fazla kişiselleştirme elde etti - ana ekranınızda daha fazla içeriğe kolayca erişebilir.\nBuna ek olarak, HTML 5 desteği, Nokia Haritalar'ın en yeni sürümü ve yakın zamanda duyurulan Microsoft Uygulamalarıyla birlikte yeni, daha hızlı bir tarayıcı bulunuyor. Daha da iyi bir bildirim çubuğu ve yenilenen çoklu görev çubuğu da var.\nEkim 2012'de Nokia 603, Nokia 700, Nokia 701 ve Nokia 808 PureView için yaygın olarak Symbian için yapılan önemli güncellemeyi kabul eden Nokia Belle Feature Pack 2 yayımlandı. Güncelleme sanal qwerty klavyelerde çoklu uygulama, kozmetik değişiklikler, bildirim çubuğundaki müzik çalar denetimi, daha fazla widget ve Nokia 808 için ek işlevsellik getirdi.\n\n\nDastagird\nDastagird (Dastgerd, Dastigird ve Daskara olarak da yazılır), Kürtçenin goranca lehçesinde Dastagird olarak adlandırılan günümüz Irak'ında, başkent Tizpon'a yakın eski bir Sasani kenti.\nBaşlangıçta Artemita olarak bilinen kent, yeniden inşa edilmiş ve kral I. Hürmüz () tarafından yeniden adlandırılmıştır. Kral I. Hüsrev () döneminde şehir büyük ölçüde genişletildi ve kendi sarayı ve kalesi vardı. Bu dönemde kentin ikinci bir ismi \"Hüsrev-şad-Kavad\" vardır. I. Hüsrev'in torunu olan II. Hüsrev () döneminde Dastagird, Sasanilerin kraliyet evi oldu. Son Bizans-Sasani Savaşı sırasında 628'de Dastagird, Bizans imparatoru Herakleios tarafından yağmalandı. Bundan sonra kent tamamen kaynaklardan kayboldu.\n\n\nAroostook County\nAroostook ilçesi veya Aroostook County () Amerika Birleşik Devletleri'nin Maine eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 71,870'dir. İlçenin merkezi Houlton şehridir.\n\n\nOptimatoi\nOptimatoi (, , \"En iyi adamlar\") Başlangıçta seçkin bir Bizans askeri birliği olarak kuruldu. Ancak, 8. yüzyılın ortalarında bir arz ve lojistik grubuna indirgendi ve kuzey-batı Küçük Asya'da eyalet (\"thema\") olarak atanmıştır. Bir idari birim olarak, Optimatoi Theması (Yunanca: , thema Optimatōn), 14. yüzyılın ilk yıllarında Osmanlı İmparatorluğu tarafından ele geçirilinceye kadar ayakta kalmıştır.\n\"Optimatoi\" ilk kez 6. yüzyılın sonlarında (yaklaşık 575), İmparator II. Tiberius () tarafından kuruldu. İmparator Mauricius'un \"Strategikon\" askeri talimatnamesine göre, \"Optimatoi\", seçkin Foederati alayıydılar, büyük olasılıkla Got kökenliydiler. \nBunlar, bir ile beş bin arasında bir büyüklükte süvari birliğiydi ve merkezi ihtiyat ordusunun bir bölümünü oluşturdu, komutan benzeri olmayan \"taxiarchēs\" unvanını taşıyordu. Vakainüvis Günah Çıkartıcı Theofanis tarafından \"Gothograeci\" () olarak adlandırılan bunların torunları, 8. yüzyılın başlarında Kuzey Bitinya'da kaydedilmişlerdir. O sırada Warren Treadgold, birliğin 2.000 askeri bulduğunu tahmin eder ve bu rakam muhtemelen asıl boyuta da karşılık gelir.\n8. yüzyılın ortalarında, İmparator V. Konstantinos () döneminde ve Opsikion Theması kontu Artabasdos ayaklanması sonrasında \"thema\" generallerinin gücünü azaltma önlemlerinin bir parçası olarak, kolorduya indirildi. Opsikion Themasından ayırmak için, \"Optimates\"in oturduğu bölge Konstantinopolis'in karşısındaki yarımada, Nicomedia Körfezi her iki kıyısı ve Sangarius nehrinin kıyılar dahil Nicomedia başkent olmak üzere \"Optimatoi\"nin \"thema\"sı (Greek: ) olarak tesis edildi. Kaynaklarda ayrı bir \"thema\" olarak \"Optimatoi\"nin ilk kez sadece 774/775'te ortaya çıkmaktadır, ancak Artabasdos'un ayaklanmasının bastırılmasından sonraki yıllarda onun yaratılışının gerçekleşmiş olması gerekir. Aynı dönem, bir zamanlar güçlü olan Opsikion Themasından Bukellarion Themasının yaratılmasıyla daha da parçalanmasını ve zayıflaması da gözlemlendi.\nBundan sonra, diğer \"thema\"lardan farklı olarak, \"Optimatoi\" artık silahlı birlik temin etmedi; ancak Konstantinopolis'daki imparatorluk \"tagmata\"nın katarına (\"touldon\") hayvanlarla birlikte 4.000 katır sürücülerden oluşan bir birlik temin eden hale getirildi. \"Optimatoi\"nin benzersiz rolü, diğer tüm \"thema\"lardan farklı olarak: savaşı olmayan işlevleri göz önüne alındığında, Optimatoi, orta düzey komutanlıklara (\"tourmai\" or \"droungoi\") bölünmedi; daha aşağı bir statünün işareti olarak İmparator VII. Konstantinos Porfirogennetos () tarafından belirtilen bir gerçekti. Sonuç olarak, imparatorluk hiyerarşisinde onların komutanı \"domestikos\" tüm eyalelerin \"stratēgoi\"nın en düşüğüydü. Diğer \"themat\"larda olduğu gibi, eyalet valisi olarak görevlerini yerine getirmek için, \"domestikos\"a, bir yardımcı (\"topotērētēs\"), bir baş maliye görevlisi (\"chartoularios\") ve sekretaryaya başkanlık eden bir \"prōtokankellarios\" vardı.\n\"Thema\"nın kırsal kesimleri Malazgirt Meydan Muharebesi'nden sonra Selçuklular tarafından baskına uğradı, ancak Nicomedia elde kaldı ve bölge, Birinci Haçlı Seferinin yardımıyla İmparator I. Aleksios () tarafından yeniden güvence altına alındı. Bölge, 1204 yılında İmparatorluğun Dördüncü Haçlı Seferi tarafından dağılmasından sonra Latinler tarafından işgal edildi ancak bölge III. İoannis tarafından 1240 yılında tekrar alındığı zaman \"thema\" onun tarafından tekrar kuruldu, 14. yüzyılın ilk yarısında yükselen Osmanlı Beyliği tarafından kademeli olarak fethedilene kadar ayakta kalmıştır.\n\n\nRosa Chumbe\nRosa Chumbe, yönetmenliği Jonatan Relayze tarafından gerçekleştirilen 2015 yapımı dram türünde bir Peru filmidir. 90. Akademi Ödülleri'nin Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü için Peru'yu temsil etmek üzere aday adayı olarak seçilmiştir.\nFilmin senaryosunu da yönetmen Jonatan Relayze kaleme almıştır.\nRosa Chumbe (Liliana Trujillo), Lima'da yaşayan bir kadın polis memurudur. Sheyla (Cindy Díaz) adlı 18 yaşındaki kızıyla büyük bir kavga ederler. Sonrasında kızı annesinin biriktirdiği paraları çalıp bebeğini de annesine terkederek kaçar. Orta yaşlı büyükanne, bir yandan çalışmak, bir yandan da torununa bakmak zorunda kalır. Üstelik torun sahibi kadın polisin kumar ve içki sorunları da vardır. Bu olay, Rosa'nın yaşamını \"öncesi\" ve \"sonrası\" olarak ikiye ayıracak kadar önem gösterir. Küçük torunu ile ilgilenmek zorunda kalması, paslanmış içgüdülerinin yeniden ortaya çıkmasını sağlar.\n\n\nSonuncu\nSonuncu (Arapça: اخر واحد فينا), Ala Eddine Slim'in yönettiği 2017 çıkışlı Tunus drama filmidir. Film, 4 Mart 2018 tarihinde düzenlenecek 90. Akademi Ödülleri'nin \"Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü\" kategorisinde yarışmak üzere Tunus'un adayı olmuştur.\n\n\nDouglas County, Georgia\nDouglas ilçesi veya Douglas County Amerika Birleşik Devletleri'nin Georgia eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 132,403'tür. İlçenin merkezi Douglasville şehridir.\n\n\nTony Madigan\nAntony Morgan \"Tony\" Madigan (d. 4 Şubat 1930 –ö. 29 Ekim 2017) ,Eski Avustralyalı ragbi oyuncusu ve boksördür. 1952, 1956 ve 1960 Olimpiyatlarında ülkesi Avustralyayı boks dalında temsil ederek beşincilik ve üçüncülük dereceleri almıştır.\n1960'taki Olimpiyatlar'da sporcu Tony Madigan yarı finalde Muhammad Ali'ye yenilmiştir. Kariyerinde 1954, 1958 ve 1962 3 defa katıldığı Britanta Krallığı Commonwealth Spor Oyunları'nda gümüş madalya ve altın madalya kazanmıştır.\nMadigan boksa yaptığı başarılarıyla 2010 yılında Avustralyalı Emektar Ünlü Boksörler listesine adını dahil ettirmiştir.\nBoksu bıraktıktan sonra bir dönem ragbi sporuylada ilgilenen eski boksör ve ragbi oyuncusu Tony Madigan 29 Ekim 2017'de Sidney kentinde zatürre hastalığı nedeniyle 87 yaşında ölmüştür.\n\n\nSiskiyou County\nSiskiyou ilçesi veya Siskiyou County () Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 44,900'dur. İlçenin merkezi Yreka şehridir.\n\n\nFişhabur\nFişhabur (, ), Irak'a bağlı Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin kuzeybatı kenarında yer alan bir Süryani kasabasıdır. İsmine kaynaklık eden Habur Çayı ile Dicle Nehri'nin kesiştiği noktada yer alan kasaba, Türkiye ve Suriye sınırına çok yakın olması sebebiyle stratejik bir konumda yer almaktadır.\n\n\nClinton County, New York\nClinton ilçesi veya Clinton County Amerika Birleşik Devletleri'nin New York'ta yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 82,128'tir. İlçenin merkezi Plattsburgh şehridir. İlçenin adı George Clinton'dan gelmektedir.\n\n\nLanciano\nLanciano İtalya'nın Chieti ilinde yer alan bir kasabadır. Şehrin nüfusu 2011 yılı itibarıyla 36,304'tür.\n\n\nFinlandiya cumhurbaşkanı\nFinlandiya Cumhuriyeti cumhurbaşkanı (Fince: Suomen tasavallan presidentti, İsveççe: Republiken Finlands president), Finlandiya ulusunun devlet başkanıdır. Finlandiya anayasası uyarınca, cumhurbaşkanı ve bakanlar kurulunun yürütme yetkisi var; cumhurbaşkanı yalnızca artık yetkilere sahip. Cumhurbaşkanı, altı yıllık bir süre için doğrudan Finlandiya halkı tarafından seçilir. 1991'den beri hiçbir başkan iki ardışık dönemden fazla seçilemez. Cumhurbaşkanı doğma büyüme Finlandiya vatandaşı olmalıdır. Cumhurbaşkanlık 1919 anayasası ile kurulmuştur.\n\n\nManfredi Nicoletti\nManfredi Nicoletti (d. 16 Haziran 1930 – ö. 29 Ekim 2017) ,İtalyan mimardır. Kendisi 16 Haziran 1930'da Rieti, İtalya'da doğmuştur.\nBaşlıca projeleri arasında; Monako'daki, Fontvieille, New York Şehri'nde iptal edilen Helicoidal Gökdeleni, Katanya-Fontanarossa Havaalanı, Abuja'daki Millennium Parkı, Arezzo Adliyesi, Kazakistan Merkez Konser Salonu ve Millennium Kulesi (Abuja) vb sayılabilir.\nÜnlü İtalyan mimar Manfredi Nicoletti 29 Ekim 2017'de 87 yaşında ölmüştür.\n\n\nKim Joo-hyuk\nKim Joo-hyuk ( d. 3 Ekim 1972 –ö. 30 Ekim 2017) ,Güney Koreli oyuncu. Kim Joo-hyuk kendisi oyuncu Kim Mu-saeng'in oğludur. Oyuncu 2014 yapımı \"2 Days & 1 Night\" adlı yapımda başarılı bir oyunculuk sergilemiştir.\nKim, 2003 yılında evlendiği oyuncu eşi Kim Ji-soo ile 2002'de Tv dizisi \"Like a Flowing River\" 'da yeni evli bir çifti canlandırmışlardır.\nOyuncunun yer aldığı başlıca yapımlar arasında sinema filmleri; \"My Wife Got Married\" (2008), \"The Servant\" (2010) \"Yourself and Yours\" (2016) ile Tv dizileri \"Lovers in Prague\" (2005), \"God of War\" (2012), \"Hur Jun, The Original Story\" (2013) ve \"Argon\" (2017) sayılabilir.\nSeoul, Güney Kore'de 3 Ekim 1972'de doğan oyuncu Kim Joo-hyuk doğum yeri Seoul'de 30 Ekim 2017'de geçirdiği trafik kazası sonucu kaldırıldığı bir hastanede 43 yaşında ölmüştür.\n‎\n\n\nBaran\nBaran bir erkek ismi ve soyadıdır ve şu anlamlara gelebilir:\n\n\nBrad Smith\n\n\nAzulen\nAzulen organik bir bileşiktir ve naftalin'in bir izomeridir. Naftalinin renksiz olmasına karşın, azulen koyu mavi bir renge sahiptir. İki terpenoid, vetivazulen (4,6-dimetil-2-isopropilazulen) ve guaiazulen (1,4-dimetil-7-isopropilazulen), bu özelliklere sahip azulen iskeletli maddeler, doğal olarak mantar pigmentlerinde, Peygamber ağacı (guaiac wood) yağında ve bazı deniz omugasızlarında bulunabilir.\nAzulenin 15. yüzyılda Alman papatyasının buhar damıtımıyla azur-mavisi renkveren (kromofor) elde edilmesine dayanan uzun bir tarihi vardır. Renkveren ilk olarak civanperçemi ve acı pelinde keşfedildi ve 1863'te Septimus Piesse tarafından adlandırıldı. Yapısı ilk olarak Lavoslav Ružička tarafından keşfedildi, ardından 1937'de Placidus Plattner tarafından organik sentezi yapıldı.\nAzulenin genellikle siklopentadien ve sikloheptatrien halkalarının füzyonundan kaynaklandığı görülür. Naftalin ve siklodekapentaen gibi 10 pi elektron sistemindedir. Aromatik özellikleri sergiler: (i) periferik bağlarının benzer uzunlukları vardır ve (ii) Friedel-Crafts benzeri yerdeğiştirmelere uğrarlar. Aromatikliğinden gelen istikrar, naftalinin yarısı kadardır.\nNaftalinin aksine dipol momenti (iki kutup kolcuğu) 1.25 D'dir, naftalinin ise sıfırdır. Bu polarite (kutuplaşma) azulenin 6 π-elektron siklopentadienil anyonu ve  6 π-elektron tropilyum katyonu füzyonu olmasıyla açıklanabilir: yedi üyeli halkadan bir elektron, beş üyeli halkaya transfer edilir ve Hückel kuralına göre aromatik kararlılık sağlanır. Reaktivite çalışmaları yedi üyeli halkanın elektrofilik ve beş üyeli halkanın nükleofilik olduğunu doğrular.\nTemel halin dipolar doğası koyu renkte yansıtılır, bu durum doymamış küçük aromatik bileşenler için nadirdir. Azulenin bir diğer önemli özelliği de üst uyarılmış halinde floresan sergileyerek Kasha kuralına uymamasıdır (S → S).\nAzulenin sentetik yollarla sentezi, alışılmadık yapısı nedeniyle uzun süre ilgi çekici olmuştur. 1939'da ilk olarak St. Pfau ve Plattner tarafından indane ve etil diazoasetat ile başlanılan bir metot bildirilmiştir.  .\nVerimli bir bir-pot yolu da siklopentadienin doymamış C5-sintonlar ile halkalaşmasıdır. Aşağıda gösterilen diğer bir yaklaşım da siklopentatrienden sentezlenmesidir, bu alternatif yöntem uzun süredir bilinmektedir.\nOrganometalik kimyada azulen, düşük değerlikli metal merkezleri için ligand görevi görür, aksi takdirde hem siklopentadienil hem de sikloheptatrienil ligandlarıyla π-kompleksleri kurarlar. Örnek kompleksler (azulen)Mo(CO) ve (azulen)Fe(CO).\n1-Hidroksiazulen kararsız yeşil bir yağdır ve keto–enol tautomerism özelliği göstermez. 2-Hidroksiazulen, 2-metoksiazulen ile hidrobromik asidin hidroliziyle elde edilir. Kararlıdır ve keto–enol tautomerism göstermez. 2-hidroksiazulenin sudaki pKa değeri 8.71dir. Fenol veya naftolden daha asidiktir. 6-hidroksiazulenin sudaki PKa değeri 7.38dir, o da fenol veya naftolden daha asidiktir.\nNaft[\"a\"]azulende, Naftalin halkası azulenin 1,2-pozisyonunda yoğunlaşır. Böyle bir sistemde  düzlemsellikten kaynaklanan deformasyonun tetrahelisene benzer olduğu bulunmuştur.\n\n\nSymbian Vakfı\nSymbian Vakfı Symbian platformunu yöneten kâr amacı gütmeyen kuruluştu; bu, Symbian sistemi'ne dayanan ve daha önce Symbian Ltd tarafından lisanslanmış olan cep telefonları için bir işletim sistemi idi. Symbian Foundation platformu asla doğrudan geliştirmedi, ancak evanjelize edildi, koordine edildi ve uyumluluk sağlandı. Ayrıca üyelerine ve topluluğa Symbian kaynak kodunu toplama, oluşturma ve dağıtma gibi temel hizmetler sağladı. Zaman boyunca Open Handset Alliance ve LiMo Vakfı'na (Tizen Derneği) karşı yarıştı.\nVakıf, Nokia, Sony Ericsson, NTT DoCoMo, Motorola, Texas Instruments, Vodafone, LG Electronics, Samsung Electronics, STMicroelectronics ve AT&T tarafından kuruldu. Cihaz stratejisinde bir değişiklik olması nedeniyle, LG ve Motorola kurulumdan kısa bir süre sonra Vakıf kurulunu terk etti. Daha sonra Fujitsu ve Qualcomm tarafından değiştirildi.\nOperasyonel aşamasında (2009'dan 2010'a kadar) ayrıca şunları sağlamıştır:\nSymbian Foundation, şirketleri üye olarak davet etti ve çok sayıda kategoriden 200'ün üzerinde ilgiyi çekti:\nNokia, 2010 yılın sonlarında Symbian platformunun yönetimini devralacağını açıkladı. Nokia, kodun ana katkısı olmuştur, Symbian Ltd.'in satın alınmasından bu yana platform geliştirme için kendi kod havuzunu korumaktadır ve düzenli olarak geliştirme çalışmalarını kamuya açık depoya bırakmaktadır. 17 Aralık 2010 tarihinde tüm Symbian Foundation genel web siteleri, wiki ve kod depoları kapatıldı ve Nokia yeni bir Symbian sitesi başlattı.\nAncak o yıl hem Samsung, hem de Sony Ericsson, Japonya'nın NTT Docomo şirketi'ni tek büyük Nokia ortağı olarak bırakarak Vakfı Google'ın Açık Ahize İttifakı'nın ve Android işletim sisteminin lehine bıraktı. Sonra, Şubat 2011'de Nokia'nın Microsoft'la ortaklığının duyurusu ve birincil platform olan Windows Phone işletim sistemine geçişle birlikte Symbian'ın geliştirilmesi durdu ve Accenture'a dış kaynak sağlandı. Nokia bu hizmeti 2012'nin sonunda kapattı.\nGeçiş, Nisan 2011'de tamamlandıktan sonra Symbian Foundation, ticari marka sahibi ve lisanslama birimi olarak kaldı ve yalnızca icrada görevli olmayan direktörleri içerdi.\n\n\nAbdülhalim Galip Paşa\nAbdülhalim Galip Paşa, Kastamonulu Galip Paşa veya Türk Galip (d. (?), İstanbul - ö. 10 Eylül 1876, İstanbul), Osmanlı devlet adamı, şair.\nİstanbul'da doğan Galip Paşa, aslen Niğdelidir. Maliye'de göreve başladıktan sonra Çengeloğlu Tahir Mehmed Paşa, Topal İzzet Mehmed Paşa ve Hamid Paşa'nın kâtipliği ve Ulaştırma Nazırı Hüseyin Bey'in mühürdarlığı görevlerinde bulunmuştur. Ardından Viranşehir kaymakamlığına ve daha sonra Ankara Defterdarlığı'na getirilmiştir. 1849'da Batum, 1851'de Tırnova kaymakamı oldu ve 1853'te beylerbeylik rütbesi verildi.\nOsmanlı Padişahı Abdülaziz'e sunduğu kasidede Bursa'ya sürgün edildiğinden bahsetmektedir. Çeşitli sancaklarda mutasarrıflık görevlerinde bulunmuştur. En son Amasya mutasarrıflığından ayrıldıktan sonra yaşamaya başladığı İstanbul'da 10 Eylül 1876'da ölmüştür.\n\"Mutâyebât-ı Türkiyye\" adlı şiir kitabı vardır. Şiirleri 1943 yılında Ercüment Muhip tarafından neşredilmiştir.\n\n\nFinlandiya Bankası\nFinlandiya Bankası (; ), Birleşik Krallık'ın merkez bankasıdır. 1 Mart 1812 tarihinde kurulmuş olup dünyanın dördüncü en eski merkez bankasıdır. Finlandiya Bankası, Finlandiya'nın para otoritesidir ve ülkenin para arzı ve döviz rezervlerinden sorumludur. Merkezi Helsinki'de yer almaktadır.\nFinlandiya Bankası, Avrupa Merkez Bankaları Sistemi ve Eurosystem'in bir üyesidir.\n\n\n1866-1868 Finlandiya Kıtlığı\n1866-1868 Finlandiya Kıtlığı, Finlandiya ve İsveç'te yaşanan bir kıtlıktı. Kıtlık Avrupa'da doğal olarak gerçekleşen son büyük kıtlık idi.\nFinlandiya'da kıtlık, büyük açlık yılları (\"suuret nälkävuodet\") olarak bilinir. Tüm nüfusun yaklaşık %8.5'i açlıktan hayatını kaybetmişti ve bu oran en sert yaşandığı yerlerde %20'ye kadar varmaktaydı. Üç yılda toplam ölü sayısı 270.000 olup normal ölüm oranınından yaklaşık 150.000 daha fazlaydı. Kıtlığın en sert olduğu yerler Satakunta, Häme, Ostrobotniya ve Kuzey Karelya'ydı.\nİsveç'te, 1867 yılı, Lichen'den yapılmış kabuk ekmeği nedeniyle Storsvagåret (\"Büyük Zayıflık Yılı\") ve Tornedalen'de Lavåret (\"Liken Yılı\") olarak bilinmekteydi. Yaşanan kıtlık İsveç'ten ABD'ye olan göçün büyük oranda artmasına katkıda bulundu.\n\n\nStockport County FC\nStockport County Football Club İngiltere'nin futbol kulüplerinden birisidir. 1883'te kurulmuştur.\n\n\nSütçülük Bilim Parkı\nSütçülük Bilim Parkı (; DSP) Peşaver faaliyet gösteren bir topluluktur. İlk kez Pakistan’ın Peşaver şehrinde Tarım Üniversitesinde, savaşın vurduğu Hayber-Pahtunhva ve komşu Afgan bölgelerinin halkına besicilik girişimciliği, kamu sağlığı güvenliği, gıda güvencesi ve ihraç edilebilir fazla ürünler sayesinde destek olmak amacıyla ortaya çıkmıştır. SBP, Yönetim Kurulu tarafından yönetilmekte olup destek hizmetler ise, Danışman Ekibi, Uzmanlar Grubu ve Avustralya, Çin, Hindistan, Pakistan, Afganistan, Türkiye, Hollanda ve ABD’de bulunan irtibat noktaları ile pratisyen veterinerler, orta ölçekli çiftçiler, hizmet sağlayıcıları ve pazar ortaklarından oluşan bir ağ üzerinden yürütülmektedir. Uzmanlar Grubu, çeşitli konularda Kurulun resmi ortağı olduğu kadar aynı zamanda Kurula destek sağlamaktadır.\nSütçülük Bilim Parkı hakkında bir dizi Uluslararası Çalıştay düzenlenmiştir. 2011, 2013 ve 2015 yıllarının Kasım aylarında Peşaver’de, her biri bölge ülkelerin üniversite, sanayi sektörü ve hükümet kurumlarından gelen sayısı 500’ü aşan katılımcı ile üç gün boyunca üç çalıştay düzenlenmiştir. Dördüncü Uluslararası Konferans ve Sanayi Fuarı 1-5 Kasım 2017 tarihleri arasında Konya Selçuk Üniversitesi’nde düzenlenmektedir. İhtiyaç doğrultusunda gelişmiş yönetim uygulamaları, kamu sağlığı güvenliği ve girişimcilik gelişimi konularında eğitim programları düzenlenmektedir. Çiftçiler arasında diğer hizmet sağlayıcıları ile koordineli şekilde toplantılar yapılmaktadır.\n\n\nCorie Michael Smith\nCory Michael Smith (d. 14 Kasım 1986, Columbus, Ohio) ,Amerikalı oyuncu. 2005'te Hilliard Darby Yüsek Okulu ve daha sonra girdiği Otterbein Üniversitesi'nden mezun olmuştur. Oyunculuğa \"Kim Korkar Hain Kurttan\" adlı Virginia Woolf eserinden alınan tiyatro oyunuyla adım atmıştır.\n2014'ten itibaren sinema ve televizyon prodüksiyonlarındada görünen oyuncunun yer aldığı önemli yapılar arasında; \"Dog Food\" (2014), \"Olive Kitteridge\" (2014) ve \"Carol\" (2015) sayılabilir.\n\n\nPeter Mullan\nPeter Mullan (d. 2 Kasım 1959 ), İskoç aktör ve film yapımcısıdır. Glasgow Üniversitesi mezunudur. Evli dört çocuk babası olan Peter Mullan oyunculuğa 1988'de adım atmıştır.\n\n\nHTC Prophet\nHTC Prophet , Q2 2006 yılında HTC tarafından üretilen bir Windows Mobile sistemli Cep bilgisayarı (PDA) modelidir. Orange UK tarafından Nisan 2006'da Orange SPV M600 adı altında İngiltere piyasasına sürülmüştür. Asya'da, Dopod 818 pro adı altında pazarlanmaktadır. Diğer ağlarda Qtek S200 / Dopod 818 Pro / Dopod 830 / Swisscom XPA S200 / O2 Xda Neo / i-mate JAMin / Orange SPV M600 / Vodafone VPA Compact S / T-Com T-One TC 500,Turkcell S200 olarak da mevcuttur.\nHTC Magician ile yakından benzer, 2,8 \"240x320 dokunmatik ekranlı, 2,0 megapiksel dijital kamera, EDR içermeyen Bluetooth 2.0 (ek hata düzeltmelerine sahip sürüm 1.2'ye eşdeğer), WiFi 802.11b / g, Kızılötesi Teknoloji, Microsoft Push e-posta erişimi, 128 MB dahili bellek ve tam boyutlu SD kart yuvası (SDHC desteği yok) içerir. Microsoft'un Windows Mobile 5.0 Professional platformunu temel alıyor ve işletim sistemini kullanan ilk Pocket PC telefonları arasında yer alıyordu. Microsoft Word, Microsoft Excel ve Microsoft PowerPoint'e sahiptir. Telefon ayrıca bazı operatör veya sağlayıcıya özgü yazılımların yanı sıra Pocket Internet Explorer (Internet Explorer Mobile) ve Windows Media Player 10 Mobile'ı da içerir.\nBu aygıtta çalışan Windows Mobile 6.0 (Crossbow), Windows Mobile 6.1 ve hatta bazı Windows Mobile 6.5 yapılarının birkaç \"gayriresmi\" yapısı, özellikle de XDA Geliştiricileri üzerinde iyileştirmeye adamış, gelişen bir topluluk vardır.\n\n\nJudy Martz\nJudy Martz (doğum adı : Judy Morstein ; d. 28 Temmuz 1943; Big Timber, Montana; ö. 30 Ekim 2017; Butte, Montana) ,Amerikalı kadın bürokrat, iş kadını ve eski artistik buz patencisi. 2 Ocak 2001-3 Ocak 2005 tarihleri arasında 23. Montana Valisi olarak görev yapmıştır.\nJudy Martz, 28 Temmuz 1943'te Big Timber, Montana'da doÄŸdu. 1961'de Butte Lisesi'nden mezun oldu.\nAyrıca daha sonra girdiği Eastern Montana Koleji'nde eğitim gördü.\nABD Olimpiyat hız paten takımı üyesiydi ve 1964 Kış Olimpiyatları'nda ülkesi adına yarıştı. \n1965'te eÅŸi Henry Martz ile evlendi.\n1997-2001 yılları arasında Montana Vali yardımcısı ve daha sonra 2001-2005 yılları arasında 23'üncü Montana Valisi olarak görev yapmıştır. Daha sonra siyasi kariyeri bırakıp iş dünyasına adım atan Judy Martz, 1 Nisan 2005 tarihinde TASER International'ın yönetim kuruluna seçildi.\n2016 yılının Eylül ayına kadar bu görevini devam ettirmiştir.\n11 Kasım 2014'te Judy Martz'ın 2. evre pankreas kanseri olduğu ve Arizona'da tedavi gördüğü kamuoyuna açıklanmıştır.\nBu hastalıkla 3 yıl mücadele eden eski bürokrat ve iş kadını Judy Martz 30 Ekim 2017'de Butte, Montana'da 74 yaşında ölmüştür.\n\n\n2015 Sedat Simavi Ödülleri\n2015 Sedat Simavi Ödülleri, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti kurucu Başkanı Sedat Simavi (1896-1953) adına verilen ödüllerin 39.'sudur.\n\n\n2016 Sedat Simavi Ödülleri\n2016 Sedat Simavi Ödülleri, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti kurucu Başkanı Sedat Simavi (1896-1953) adına verilen ödüllerin 40.'sıdır.\n\n\nWilliamson County, Illinois\nWilliamson ilçesi veya Williamson County Amerika Birleşik Devletleri'nin Illinois eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 66,357'dir. İlçenin merkezi Marion şehridir.\n\n\nTwin Falls County\nTwin Falls ilçesi veya Twin Falls County Amerika Birleşik Devletleri'nin Idaho eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 77,230'dur. İlçenin merkezi ve en büyük şehri Twin Falls'dır.\n\n\nNinian Stephen\nSir Ninian Martin Stephen, (d. 15 Haziran 1923 –ö. 29 Ekim 2017) ,Avustralyalı hukukçu, devlet memuru ve siyasetçiydi.\nAvustralya'nın 20. Genel Valisi ve Avustralya Yüksek Mahkemesinde yüksek yargıç görevlerinde bulundu.\nAvustralyalı siyasetçi, hukukçe ve devlet görevlisi Ninian Stephen, 29 Ekim 2017'de Melbourne kentinde 94 yaşındayken vefat etti.\n\n\nJefferson County, Arkansas\nJefferson ilçesi veya Jefferson County Amerika Birleşik Devletleri'nin Arkansas eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 77,435'tir. İlçenin merkezi ve en büyük şehri Pine Bluff'dur.\n\n\nAnderson County, Tennessee\nAnderson ilçesi veya Anderson County Amerika Birleşik Devletleri'nin Tennessee eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 75,129'dur. İlçenin merkezi Clinton şehridir.\n\n\nFinlandiya'nın Ruslaştırılması\nFinlandiya'nın Ruslaştırılması (; \"baskı yılları\"), 1899-1905 ve 1908-1917 yılları arasında Rus İmparatorluğu'nun Finlandiya Grandüklüğü'nün özel statüsünü sınırlamayı ve muhtemelen politik ve kültürel özerkliğini sona erdirmeyi hedefleyen bir hükûmet politikası idi. 19. yüzyıl sonları ile 20. yüzyılın başlarında imparatorluk içindeki Rus olmayan azınlıkların kültürel ve idari özerkliğini ortadan kaldırmaya çalışan Rus hükûmetleri tarafından takip edilen daha büyük bir Ruslaştırma politikasının bir parçasıydı. İki Ruslaştırma girişimi, dilekçelerden başlayıp grevler, pasif direniş (sivil itaatsizlik de dahil) ve nihayetinde aktif direniş olmak üzere Fin direnişini uyandırdı. Finlandiya'nın bağımsızlığını 1917'de ilan etmesine neden olan başlıca faktörlerden biri, Ruslaşmaya karşı Fin muhalefetiydi.\n\n\nNarses (Mauricius'un generali)\nNarses Altıncı yüzyılın sonlarında ve yedinci yüzyılın başlarında İmparator Mauricius ve Phocas'ın döneminde aktif olan Ermeni kökenli bir Bizans generaliydi. Mezopotamya'daki orduyu Mauricius döneminde komuta etmiştir. II. Hüsrev ile birlikte Sasani gaspçı Behram Çubin'e karşı savaşmıştır. Phocas, Mauricius'u devirip tahtı gasp ettiğinde Narses gaspçıyı tanımayı reddetti. Edessa şehrinde Phocas birlikleri tarafından kuşatılan Narses, kendisine yardım etmesi için Hüsrev'i çağırdı ve Pers güçleri tarafından kurtarıldı. Durumu diplomatik bir görevle kurtarmaya çalıştı ancak güvenlik sözü verildikten sonra geldiği Konstantinopolis'te Phocas hükûmeti tarafından canlı canlı yakıldı.\n\n\nNarses (anlam ayrımı)\nNarses ( \"Narsês\") şu anlamlara da gelebilir:\n\n\nDuque de Caxias, Rio de Janeiro\nDuque de Caxias () Brezilya'nın Rio de Janeiro eyaletinde yer alan bir şehirdir. Güneyde Rio de Janeiro şehri ile komşudur. Şehrin nüfusu 2013 yılı itibarıyla 873,921'dir.\n\n\nTerlizzi\nTerlizzi İtalya'nın Apulia bölgesinde yer alan bir komündür. Şehrin nüfusu 2008 yılı itibarıyla 27,400'dür.\n\n\nSi Pitung\nSi Pitung, 19. yüzyılda Hollanda Doğu Hint Adaları'nın Batavia kentinde yaşamış eşkıya.\nBung Piung ile Mbak Pinah çiftinin dördüncü çocuğu olarak Pengumben'de dünyaya gelmiştir. Durumsal farkındalık ve Endonezya savaş sanatı pencak konusunda kendini geliştirmiştir.\nSi Pitung'un yaşamı 1931 çıkışlı filmle beyazperdeye taşınmıştır.\n\n\nWong kardeşler\nWong kardeşler, Hollanda Doğu Hint Adaları (bugünkü Endonezya) sinemasının temellerini atan yönetmen ve kameraman topluluğudur. Nelson (1895-1945), Joshua (1906-1981) ve Othniel (1908-1986) kardeşler Amerika Birleşik Devletleri'nde öğrenim görmüş ve Şanghay'a dönerek The Great Wall Productions adlı yapım şirketini kurmuşlardır.\nÜçlü 1940'ların başında Tan's Film ile de çalışmış; bu sırada \"Sorga Ka Toedjoe\", \"Siti Akbari\" ve \"Roekihati\" gibi yapımlara imza atmıştır.\n\n\nFinlandiya Bağımsızlık Bildirgesi\nFinlandiya Bağımsızlık Bildirgesi (; ; ), 6 Aralık 1917 tarihinde Finlandiya'nın Rus İmparatorluğu'ndan bağımsızlığını ilan etmesidir.\nEkim Devrimi'nin ardından 2 Kasım 1917 (15 Kasım) tarihinde Bolşevik hükûmeti genel bir self determinasyon tanıdı. Ardından 6 Aralık 1917 tarihinde Finlandiya Parlamentosu bağımsızlık kararını onayladı. 22 Kasım 1917 (4 Ocak 1918) tarihinde Sovyet Rusya Finlandiya'nın bağımsızlığını tanıdı.\n\n\n2017-18 UEFA Avrupa Ligi eleme aşaması\n2017-18 UEFA Avrupa Ligi eleme aşaması 15 Şubat 2018'de Son 32 turu ile başlayacak olan ve 16 Mayıs 2018 tarihinde Fransa'nın Lyon şehrindeki Park Olympique Lyonnais stadyumunda oynanacak final maçıyla son bulacak olan aşamadır. Bu aşamaya UEFA Avrupa Ligi gruplarında ilk 2 sırayı alan 24 takım ve UEFA Şampiyonlar Ligi gruplarında 3. olan 8 takım olmak üzere toplama 32 takım katılır.\n\n\n\n\nSon 32 turu kura çekimi 11 Aralık 2017'de yapılmıştır. İlk maçlar 15 Şubat 2018, ikinci maçlar 22 Şubat 2018 tarihlerinde oynanmıştır.\nSon 16 turu kura çekimi 23 Şubat 2018'de yapılmıştır. İlk maçlar 8 Mart 2018, ikinci maçlar 15 Mart 2018 tarihlerinde oynanmıştır.\nKura çekimi 16 Mart 2018'de yapılmıştır. İlk maçlar 5 Nisan 2018, ikinci maçlar 12 Nisan 2018 tarihlerinde oynanmıştır.\nKura çekimi 13 Nisan 2018'de yapılmıştır. İlk maçlar 26 Nisan 2018, ikinci maçlar 3 Mayıs 2018 tarihlerinde oynanmıştır.\n\n\n2018 UEFA Avrupa Ligi Finali\n2018 UEFA Avrupa Ligi Finali, 2017-18 UEFA Avrupa Ligi kazananını belirlemek amacıyla 16 Mayıs 2018 tarihinde Lyon'daki Park Olympique Lyonnais stadyumunda oynanan, organizasyonun kırk altıncı finalidir. Avrupa Ligi ismiyle ise oynanan dokuzuncu final maçıdır. Bu finalde; Fransa temsilcisi Olympique de Marseille ile İspanya temsilcisi Atlético Madrid takımları karşı karşıya geldi. Yoğun yağış altında oynanan maçı Atlético Madrid 3-0 gibi net bir skorla kazandı ve kupanın sahibi oldu. Bu maç sonunda Atlético Madrid, UEFA Avrupa Ligi kupasını 5. kez müzesine götürdü ve 2018-19 UEFA Şampiyonlar Ligi grup aşamasında mücadele etmeye hak kazandı.\n\n\n\nÇift salıncaklı süspansiyon\nÇift salıncaklı süspansiyon, tekerleğin yerini belirlemek için iki adet salıncak şeklindeki kolları kullanan bağımsız bir süspansiyon tasarımıdır.\n\n\nSüspansiyon (taşıt)\nSüspansiyon, bir taşıtı tekerleklerine bağlayan ve ikisi arasındaki göreceli harekete izin veren lastik, lastik hava, yay, amortisör ve bağlantı sistemidir. Süspansiyon sistemleri, birbirlerine oranla olan yol tutuş ve sürüş kalitesini desteklemektedir. Süspansiyon ayrıca aracın kendisini, herhangi bir yükü veya bagajı hasar ve aşınmadan korumaktadır. Bir aracın ön ve arka süspansiyonlarının tasarımı farklı olabilmektedir.\n\n\nNorthampton Town FC\nNorthampton Town Football Club İngiltere'nin futbol kulüplerinden birisidir. 1897'de kurulmuştur.\n\n\nKılavuz kaptan\nKılavuz kaptan, gemileri liman veya nehir ağızları gibi tehlikeli veya tıkanmış sularda manevra yaptıran bir kaptandır. Genellikle eski bir gemi kaptanı ve belirli suyolu hakkında detaylı bilgiye sahip oldukça deneyimli bir gemi mürettebatıdırlar.\n\n\nDeon Stewardson\nDeon Stewardson (11 Ekim 1951 - 27 Ekim 2017), İngiliz asıllı Güney Afrikalı oyuncu. ITV kanalı yapımı TV dizisi Anders Du Plessis karakterini canlandırdığı \"Wild at Heart\" ile bilinir. Aksiyon-macera türünde filmlerin 1980'li ve 1990'lı yıllarda aranan isimlerinden olan oyuncu sinemada ise yan rollerden birinde yer aldığı \"The Foster Gang\" ve oyunculuk kariyerine adım \"Lethal Woman\" ile beğeni kazanmıştır.\nDeon Stewardson kendisi gibi Güney Afrikalı oyuncular Joe Stewardson ve Matthew Stewardson ile akrabadır.\nİngiliz asıllı Güney Afrikalı oyuncu Deon Stewardson 27 Ekim 2017'de 66 yaşında Graaff-Reinet, Güney Afrika'da polis tarafından ölü olarak bulunmuştur.\n\n\nİzlanda Krallığı\nİzlanda Krallığı (; ), 1 Aralık 1918'de Danimarka ile imzalanan Birlik Anayasası ile var olan bir anayasal monarşiydi. 17 Haziran 1944 tarihinde düzenlenen ulusal bir referandum ile İzlanda Cumhuriyeti kuruldu.\n\n\nHelsinki Katedrali\nHelsinki Katedrali (, Suurkirkko; , Storkyrkan), Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de bulunan bir katedraldir. Katedral, Kruununhaka semtinde Senato Meydanı'nda yer almaktadır. Kilise aslen 1830-1852 arasında Finlandiya Grandüklüğü için bir rölyef olarak, Rus Çarı I. Nikolay adına yaptırılmıştır. 1917'de Finlandiya'nın bağımsızlığına kadar Aziz Nikolay Kilisesi olarak da bilinmekteydi.\nHelsinki Katedrali, Helsinki'nin önemli sembollerinden biri olup yılda 500,000 kişi tarafından ziyaret edilmektedir.\n\n\nBingo: O Rei das Manhãs\nBingo: O Rei das Manhãs 2017 çıkışlı biyografi-dram türündeki Akademi Ödülü adayı Brezilya filmidir. Yönetmeni Daniel Rezende, senaristi Luiz Bolognesi'dir. Senaryosu, Bozo the Clown (Bingo) karakterini canlandıran oyuncu Arlindo Barreto'nun hayatından ilham alınarak yazılmıştır. Bununla birlikte yapımcılar, telif haklarının yarattığı özgürlüğü korumak ve telif haklarından kaçınmak için, Bozo veya Arlindo isimlerini kullanmayıp Bingo ve Augusto kurgusal isimlerini kullanmayı seçtiler.\nFilm 24 Ağustos 2017 tarihinde in Brezilya'da gösterime girdi. 15 Eylül'de Brezilya adına 90. Akademi Ödülleri'nde Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü aday adayı olarak seçildi.\nGerçek bir hikâyeye dayanan \"Bingo: Sabahların Kralı\" filmi, bir maskenin arkasındaki adamı anlatır.\nİroni ve mizahla dolu film, 1980'li yılların Brezilya televizyonunun sahne arkasının abartılı pop görünümüyle, bir erkeğin sanatsal değeri ararken kişisel çöküşünü yaşamasının inanılmaz ve gerçeküstü hikâyesini anlatır.\n\"Bingo: The King of the Morings\" eleştirmenler tarafından Veja dergisinde yayınlanan yazılarda Isabela Boscov oldukça beğeni topladı. 15 yıl önceki Tanrı Kent filminden bu yana Brezilyalı bir film yapımcısı tarafından yapılmış en heyecan verici, coşkulu, cesur ve özgün film olduğundan söz edildi. Ayrıca filmin mizahı umutsuzlukla birleştirme kapasitesinden övgüyle söz edildi. Ayrıca Vladimir Brichta'nın performansı gerçek bir \"tour de force\" olarak nitelendirilerek övüldü ve yönetmen Daniel Rezende'nin tutarlı ve dinamik stili özellikle vurgulandı.\n\n\nMircea Drăgan\nMircea Drăgan (d. 3 Ekim 1932 ; ö. 31 Ekim 2017) ,Rumen film yönetmenidir. 1955'te başladığı aktif yönetmenlik kariyerinde 1992 yılına kadar 23 film çekmiştir. En aşina çektiği filmi 1961 yapımı \"Thirst\" 2. Moskova Film Festivali'nde gösterime girmiş ve festivale özel \"Gümüş Film Ödülü\" 'nü almıştır. İki yıl sonra, \"Lupeni 29\" adlı filmi, 3. Moskova Uluslararası Film Festivali'ne gösterildi ve ayrıca tekrar Gümüş Film Ödülü'nü kazandı.\n\n\nJános Halász (basketbolcu)\nJános Halász (d. 15 Mayıs 1929 ; ö. 30 Ekim 2017) ,Eski Milli Macar basketbolcu. 1948 Yaz Olimpiyatları'nda ülkesi Macaristan'ın basketbol takımında yer almıştır.\n\n\nGermanus (Phocas'ın generali)\nGermanus (; ö.604), 602-628 Bizans Sasani Savaşının ilk aşamalarında İmparator Phocas () altında hizmet veren bir Bizans generali.\nGermanus muhtemelen 588 yılında Paskalyasında Monocarton'daki isyan sırasında ordu tarafından Priscus yerine seçilen Phoenice'nin \"dux\"u ile aynı olabilir. Her ne kadar Germanus disiplini tekrar sağlayıp edip orduyu Perslere karşı bir zafer kazanmasına rağmen, mahkeme tarafından yargılanmış ve suçlu bulunmuştur. Öldüme mahkûm edilmiş, hemen affedildilmiştir ve İmparator Mauricius'ten () ödüller almıştır.\n602'de, İmparator Mauricius'a karşı başlatılan ve Phocas'ı iktidara getiren isyanın patlak vermesinden hemen önce, Germanus, Mezopotamya'da tratejik olarak önemli kalesi Dara'nın komutanı oldu. Phocas'ın İran Şahı II. Hüsrev'e () tahta geçmesini bildirmek için yolladığı elçi Lilius'u kabul etti. Bu sırada, Germanus'un askerlerinden biri tarafından saldırıya uğradığı ve yaralandığı bildirildi ancak hemen toparladı.\n603 yılının sonlarında, Bizans'ın doğu ordularının komutanı Narses, Phocas'a karşı isyan etti. Ordunun çoğunun desteğini alamadı ve Germanus onu Edessa'daki üssünde kuşatmak için emir aldı. Bununla birlikte, Narses, kaybedilen topraklara kavuşmayı ve 591 yılında tahtını kazanmasına yardımcı olan İmparator Mauricius'un öldürülmesini intikam almak isteyen II. Hüsrev'den destek istedi ve aldı. Bu nedenle, Hüsrev Mezopotamya'ya bir Pers ordusu gönderdi. Germanus, Konstantina kenti yakınlarında Perslerle karşı karşıya geldi, ancak yenildi ve savaş sırasında ağır yaralandı, birkaç gün sonra Constantina'da öldü.\n\n\nTSMC\n1987 yılında Tayvan'da kurulan TSMC, dünyanın ilk özel yarı iletken dökümhanesi olmuş ve uzun zamandır kendi alanında lider bir şirket olmuştur. Yarı iletkenlere ek olarak, şirket ayrıca aydınlatma ve güneş enerjisi ile ilgili endüstrilere yatırım yapmaya başladı. Hem Tayvan Borsası, hem de New York Menkul Kıymetler Borsası'nda işlem görüyor. Morris Chang, Başkan olarak görev yaparken, F.C. Tseng, Başkan Vekilliği görevini sürdürüyor. Mark Liu ve C.C. Wei, Başkan ve Eş-CEO olarak görev yapmaktadır. 1999'da NXP Semiconductors ve TSMC'nin ortak girişimi olarak Singapur merkezli SSMC kuruldu.\nApple, Qualcomm, Nvidia, Advanced Micro Devices (AMD), MediaTek, Marvell Technology Group, STMicroelectronics ve Broadcom gibi önde gelen teknoloji şirketlerin çoğu TSMC müşterileridir, ayrıca Spreadtrum, AppliedMicro, Allwinner Technology ve HiSilicon ve birçok gelişmekte olan oyuncular da vardır. Önde gelen programlanabilir mantık aygıtları şirketleri Xilinx ve Altera da TSMC'nin ürünlerinden faydalanıyor. Intel ve Texas Instruments gibi kendi imalat tesislerine sahip olan bazı Tümleşik Aygıt Üreticileri, üretimlerinin bir kısmını TSMC'ye dış kaynaklardan sağlıyor. Bir yarı iletken şirket olan LSI Corporation, ASIC tasarım hizmetleri ve IP Fikrî mülkiyet hukuku portföy tasarımı ile TSMC ürünlerini yeniden satıyor.\n2011'de TSMC'nin Apple'ın iPad ve iPhone cihazları için Apple A5 SoC ve Apple A6 SoC'lerin deneme üretimine başladığı bildirildi. Mayıs 2014'ten beri Apple, TSMC'den yeni Apple A8 ve Apple A8X SoC'lerini tedarik ediyor, daha sonra Apple A9 SoC'yi hem TSMC, hem de Samsung'la (iPhone 6'ları piyasaya hacmini artırmak için) tedarik etmiştir. Apple A9X, TSMC tarafından özel olarak üretildiğinden, çipi iki farklı mikro mimari boyutunda tedarik etme sorununu çözdü. Böylece Apple, TSMC'nin en önemli müşterisi oldu.\n\n\nSabinov\nSabinov (, , ) Slovakya'nın Prešov Bölgesinde yer alan bir kasabadır. Şehrin nüfusu 12,717'dir.\n\n\nDeep Six (şarkı)\n\"Deep Six\", Amerikalı rock grubu Marilyn Manson'ın bir şarkısı. Şarkı grubun dokuzuncu stüdyo albümü \"The Pale Emperor\"'ın (2015) ikinci single'ı olarak dijital mağazalarda 16 Aralık 2014'te yayınlandı. Bart Hess tarafından çekilen klibi YouTube'da yayınlandı. Şarkı Amerikan active rock radyolarında bir hit olup, \"Billboard\"'un Mainstream Rock Tracks listesinde sekiz numaraya kadar çıkıp, grubun bu listedeki en başarılı single'ı olmuştur.\nİngiliz dergisi Dazed Digital'den Tim Noakes şarkının \"günah ve seks\" hakkında olduğunu yazdı.\nŞarkı 16 Aralık 2014'te müzik indirme servislerinde tek şarkılık bir single olarak yayınlandı ve albümden çıkan ikinci single oldu. Sınırla sayıda bir CD, ABD'deki Best Buy mağazalarına özel olarak,\"Deep Six\" ve albümün diğer single'ı \"Third Day of a Seven Day Binge\"in bulunduğu bir formatta, 23 Aralık'ta yayınlandı. Bu CD'lerin bir kısa özel bir t-shirt ile beraber satıldı. \"Deep Six\" ayrıca \"WWE 2K16 \"adlı bilgisayar oyununda yer aldı.\nŞarkının klibi tekstil ürünleri tasarımcısı Bart Hess tarafından çekildi ve 19 Aralık'ta single'ı tanıtmak için YouTube'ta yayınlandı. Sıkça bilgisayar üretimli imgelemenin sıkça kullanıldığı bir klip olarak tanımlansa da, Hess Facebook hesabında yaptığı bir açıklamada hiçbir bilgisayar efekti kullanmadıklarını söyledi. Klip, Beetlejuice filmindeki merdivendeki yılan sahnesinden esinlendi ve \"yılan\" görüntüleri Hess'in daha önce yarattığı dokuma kumaş tasarımlarına dayanmaktaydı. Klipte dansçı Amy Gilson ve Burlesque sanatçısı Olivia Bellafontaine yer aldı. Aralık 2016 itibarıyla şarkı YouTube'da 16 milyon defa görüntülendi.\nŞarkı, 23 Aralık 2014'te \"Billboard\"'un Mainstream Rock Tracks listesine 33 numaradan girdi ve 14 Mart 2015'te listede sekiz numaraya yükselerek grup tarihinin en iyi single performansını yakaladı. Şarkı ABD Active Rock listelerine ise 186 çalınma ile beraber 46. numaradan giriş yaptı ve 6 Ocak itibarıyla 392 çalınma ise 22. numaraya kadar yükseldi. Loma Vista Recordings'ten Adam Ferall, şarkının Aralık sonundaki liste performansını çok iyi bulduğunu açıkladı ve şarkının aslında Amerikan radyolarına resmi olarak Ocak'ta dağıtılacağını ve o ana kadar radyoların şarkıyı sadece hayranlardan gelen istekler doğrultusunda çalındığını belirtti. Şarkı 10 Mart 2015'te 1206 çalınma ile bu listede sekiz numaraya kadar çıktı.\n\n\nKarin Konoval\nKarin Konoval (d. 1961), Amerikalı oyuncudur. Rol aldığı ses getirmiş yapımlar arasında sinema yapımları; \"Rise of the Planet of the Apes\", \"Dawn of the Planet of the Apes\", \"War for the Planet of the Apes\". ile televizyon yapımları; \"Scooby-Doo 2: Monsters Unleashed\", \"Alone in the Dark\", \"2012\" ve \"Supernatural\" vb. sayılabilir.\n\n\nSenato Meydanı (Helsinki)\nSenato Meydanı (; ), Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de bulunan bir meydandır. Meydan, Carl Ludvig Engel'in mimarisini Helsinki'nin siyasi, dini, bilimsel ve ticari güçlerinin benzersiz bir alegorisi olarak sunmaktadır.\nSenato Meydanı ve çevresi, Helsinki'nin kent merkezinin en eski bölümünü oluşturmaktadır. Meydanın çevresindeki ünlü yapılar, Helsinki Katedrali, Helsinki Üniversitesi'nin ana binası, Hükûmet Sarayı ve 1757 yılına dayanan Helsinki'nin en eski binası olan Sederholm Evi'dir.\nGünümüzde Senato Meydanı, Helsinki'nin başlıca turistik yerlerinden biridir.\n\n\nKatalin SzÅ‘ke\nKatalin Szőke (d. 17 Ağustos 1935 - ö. 27 Ekim 2017), Macar yüzücü. 1952 Yaz Olimpiyatları'nda ülkesini temsil etti ve 100 m ile 4x100 m serbest stil müsabakalarında iki altın madalya kazandı.\nBudapeşte'de doğan yüzücü Katalin Szőke kariyerinde dört defa dünya rekoru kırdı. 1985 yılında Uluslararası Yüzme Sporcusu Şöhretler listesine adını yazdırdı.\nYaşamını ABD'de sürdüren Szőke 27 Ekim 2017'de Los Angeles, Kaliforniya'da 82 yaşında ölmüştür.\n\n\nAvtozavodskaya Hattı\nAvtozavodskaya Hattı ( \"Avtozavodskaya liniya\"), Nijniy Novgorod metrosunun hatlarından biridir. Hat SSCB döneminde 8 Ağustos 1985 tarihinde açılmıştır. Hattın uzunluğu 15.1 km olup 11 istasyona sahiptir. Moskovskaya istasyonunda Sormovsko-Meşçerskaya hattına bağlanır.\n\n\nSormovsko-Meşçerskaya Hattı\nSormovsko-Meşçerskaya Hattı () \"Sormovsko-Meshcherskaya liniya\"), Nijniy Novgorod metrosunun hatlarından biridir. Hat Rusya döneminde 20 Aralık 1993 tarihinde açılmıştır. Hattın uzunluğu 4 km olup 4 istasyona sahiptir. Moskovskaya istasyonunda Avtozavodskaya hattına bağlanır.\n\n\nSão José dos Campos\nSão José dos Campos () Brezilya'nın São Paulo eyaletinde yer alan bir şehirdir. Bu şehir Paraíba Vadisi üzerinde yer almaktadır.\n\n\nFinlandiya Evanjelist Lüteriyen Kilisesi\nFinlandiya Evanjelist Lüteriyen Kilisesi (; ), Finlandiya'nın ulusal kilisesidir. Hristiyanlığın Lüteriyen mezhebinin bir parçasıdır.\nKilise, Dünya Kiliseler Konseyi üyesi ve Avrupa Kiliseleri Konferansı üyesidir. Ayrıca Porvoo Topluluğu'nun bir üyesidir ve aktif olarak ekümenik ilişkilerde yer almaktadır.\nFinlandiya Evanjelist Lüteriyen Kilisesi, dünyanın en büyük Lüteriyen kiliselerinden biridir ve 2016 yılı itibari ile 4,135,800 üyeye sahiptir. Finlandiya'nın en büyük dinî organı olup 2016 yılı itibari ile ülke nüfusunun %71.9'u kilisenin üyesidir. Kilisenin günümüzdeki başkanı 1 Haziran 2010 tarihinden itibaren Turku Başpiskoposu Kari Mäkinen'dir.\n\n\nManolya Onur\nManolya Onur (önceden \"İmparatorluk Prensesi ve Kraliçesi\" Prenses Çabbe Begüm Sahiba Manolya-i Nur, Osmanlı İmparatorluğu Prensesi ve Berar Prensesi) (d. 1955; İstanbul - ö. 25 Ekim 2017; İstanbul) ,Türk soylu kişilik ve eski güzellik yarışması katılımcısı olan modeldir.\n1976 yılında \"Miss Turkey\" yarışmasında yarışmış ikinci gelerek Türkiye'yi 1976'da Miss Universe güzellik yarışmasında temsil etmiştir. Hindistan'ın Haydarabad kentinde soylu yönetici olan Mukarram Şah'ın üçüncü karısı olarak 1992'de onunla evlenmiş 5 yıl evli kalıp 1997'de ayrılmış bu evlilikten Prenses Nilüfer Şah adında bir kızı olmuştur. Kendisi son Osmanlı halifesi Sultan Abdülmecid Efendi'nin torunudur.\nManolya Onur, 1976'dan 1978 yılına kadar model olarak çalışmıştır. Fransa'da Paris Sorbonne Üniversitesi'nde \nöğrenim görerek İngilizce, Fransızca, Almanca ve Sanat Tarihi eğitimi dallarında 6 yıl eğitim alıp mezun olmuştur.\nGüzellik yarışmaları denince Türkiye'de akla gelen ilk isim organizatör Süha Özgermi'nin ilk eşidir.\nManolya, Ağustos 1990'da Haydarabad nizanmı Mukerrem Şah ile İstanbul'da Çırağan Sarayı'nda evlendi ve H.E.H. adıyla bilinen prenses unvanını almış adı da Manolya-i-Nur Begüm Sahiba olmuştur. Evliliği boyunca Hindistan ve Avustralya'da yaşamını sürdüren Manolya Onur'un bu evlilikten 1991'de kızı Nilüfer Şah (Prenses Nilüfer) doğmuştur.\nNizam olan eşinden 1993'te Cenevre, İsviçre'de boşanan Manolya Onur Türkiye'ye dönerek İstanbul'a yerleşmiş Osteoporoz Hasta Cemiyeti gibi hayır kurumları için çalışmalar yapmıştır.\nBir dönem Phuket Adası'nda yaşayan eski güzellik yarışması katılımcısı model ve soylu kişilik Manolya Onur geçirdiği akciğer ödemi sonucu İstanbul'da tedavi altına alındığı Ortaköy'deki bir hastanede 25 Ekim 2017'de 62 yaşında ölmüştür. Cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilmiştir.\n\n\nİran Millî Direniş Konseyi\nİran Millî Direniş Konseyi, ( \"Şurâ-yî millî-yî mukâvemât-î İran\") 1981 yılında ilk İran cumhurbaşkanı Ebu'l-Hasan Beni Sadr ve Mesûd Recavî tarafından Paris'te kurulan direniş örgütüdür. Konseyin amacı ve hedefi, 1979 İran Devrimi ile ülkeye hâkim olan dinî rejimin sona ermesidir. Her ne kadar konsey kendisini \"İran direnisinin halk tarafından seçilmiş sürgündeki meclisi\" olarak nitelendirse de, örgüt uluslararası platformlarda İran'ın en etkili militan direniş örgütü Halkın Mücahitleri Örgütü'nün siyâsî kolu olarak kabul edilmektedir. NCRI'yi MEK için sadece \"nominal açıdan bağımsız\" siyasi kanat ya da cephe olarak tanımaktadır.\nMerkezi Paris'te bulunan konseyin Washington ve Berlin'de de temsilcilikleri vardır. 2008 itibarıyla örgütün toplam 900 üyesi olduğu ilân edildi.\n\n\nSTS-123\nSTS-123, Endeavour Uzay Mekiği tarafından gerçekleştirilen Uluslararası Uzay İstasyonu'na bir NASA uzay mekiği programıydı. STS-123, 1J/A UUİ montaj göreviydi. İlk olarak 14 Şubat 2008 tarihinde fırlatılması planlanmaktaydı ancak STS-122'nin gecikmesi nedeniyle 11 Mart 2008 tarihinde fırlatılabildi. STS-123, UUİ'yi yapılan 25. mekik misyonu olup Japon Deney Modülü \"Kibō\" ve Kanada yapımı Special Purpose Dexterous Manipulator (SPDM) robotik sistemini istasyona teslim etti. Görev süresi 15 gün 18 saat idi ve uzay istasyonunun servis güç sistemlerini genişletmesine olanak tanıyan İstasyon-Mekik Güç Aktarma Sistemi'nin (SSPTS) tamamen kullanıldığı ilk görev olmuştur. Görev, uzay mekiğinin UUİ'deki en uzun kalış süresi olarak geçti.\n\n\nSTS-120\nSTS-120, Discovery Uzay Mekiği tarafından gerçekleştirilen Uluslararası Uzay İstasyonu'na bir NASA uzay mekiği programıydı. 27 Ekim 2007 tarihinde Kennedy Uzay Merkezi'nden fırlatılmış olup UUİ'ye 23. mekik uçuşuydu. STS-120, \"Harmony\" modülünü teslim etti ve gelecekteki montaj görevlerine hazırlık amacıyla istasyonun bir bölümünü yeniden yapılandırdı.\n\n\nVila Velha\nVila Velha () Brezilya'nın Espírito Santo eyaletinde yer alan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 2005 yılı itibarıyla 396,323'tür.\n\n\nFlorianópolis\nFlorianópolis () Brezilya'nın Santa Catarina eyaletinin başkenti olan şehirdir. Şehrin nüfusu 2016 yılı itibarıyla 477,798 olup Joinville'den sonra eyaletin en yoğun nüfuslu şehridir.\nAvaí Futebol Clube ve Figueirense FC şehrin iki profesyonel futbol takımıdır. Bunun dışında bir sahil yerleşmesi olması nedeniyle şehirde kürek, rüzgâr sörfü, sörf ve uçurtma kayağı su sporları da yapılır.\n\n\nGıda bilimi\nGıda bilimi, gıda araştırmalarını inceleyen bir uygulamalı bilimdir. Gıda Teknolojileri Enstitüsü, gıda bilimini mühendislik, biyolojik ve fiziksel bilimlerin gıdaların doğasını, bozulma nedenlerini, gıda işlemenin temelini oluşturan ilkeleri ve tüketen halk için gıdaları iyileştirmek için kullanılan bir dal olarak tanımlamaktadır.\n\n\nGüney bölgesi, Brezilya\nGüney bölgesi () Brezilya'nın 5 bölgesinden biridir. Bu bölgede Paraná, Rio Grande do Sul ve Santa Catarina eyaletleri bulunmaktadır.\n\n\nA.C.A.B.\nA.C.A.B., \"\"All Cops Are Bastards\"\" (Bütün polisler piçtir) anlamına gelen polis karşıtı bir kısaltmadır. Grafiti, dövme ve diğer görüntülerde slogan ve yazılı bir cümle olarak kullanılır.\n\n\nDita zë fill\nDita zë fill, Gentian Koçi tarafından yönetilen 2017 çıkışlı Arnavutluk drama filmidir. Film, 4 Mart 2018 tarihinde düzenlenecek 90. Akademi Ödülleri'nin \"Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü\" kategorisinde yarışmak üzere Arnavutluk'un adayı olmuştur.\nUmutsuz genç bir annenin, engelli yaşlı bir kadının bakıcılığını üstlenmesi ve gelişen olayları anlatır.\n\n\n2017 New York saldırısı\n2017 New York saldırısı, 31 Ekim 2017'de Amerika Birleşik Devletleri'nin New York şehrinin Manhattan ilçesinin Lower Manhattan bölgesinde sivillere yönelik gerçekleştirilen araçlı saldırı. Saldırı sonucunda 8 kişi hayatını kaybetti, saldırgan da dahil olmak üzere 11'den fazla kişi yaralandı.\nYerel saatle 15.05'te bir pikap kamyonet, Greenwich Village semtinde bulunan West Bulvarı'nın kuzey ucunda, yoldan çıkıp hemen yandaki bisiklet yoluna daldı. Kamyonet, bisiklet sürenleri ve yayaları ezerek ilerledi ve bir başka araca çarparak durdu.\nArdından elinde bir paintball silahı ve bir havalı tabanca ile aracından inen saldırgan, polis tarafından vurularak etkisiz hâle getirildi, ardından gözaltına alındı. New York Emniyet Müdürlüğü, saldırganın araçtan inerken “saldırıyla uyumlu bir söz” söylediğini belirtti. Görgü tanıklarına göre bu cümle “\"Allahu ekber\"” şeklindedir.\nBu saldırı aynı zamanda, Kuzey Amerika ve Avrupa'da 2014'ten beri cihatçı saldırganlar tarafından gerçekleştirlen 15. araçlı saldırıdır. Bu on beş saldırıda toplamda 142 kişi öldürüldü.\nSaldırgan 31 Ekim 2017'de öğleden sonra 2'de, New Jersey eyaletinin Passaic kentindeki \"The Home Depot\" adlı şirketten bir pikap kamyonet kiraladı. 2.43'te, George Washington Köprüsü'nden geçerek New York eyaletine giriş yaptı. Ardından, West Side otoyolunda 8 kilometre güneye ilerledi. Houston Bulvarı ile West Side otoyolunun kesiştiği noktada, sahil şeridindeki bisiklet yoluna hızla dalan saldırgan, bisiklet sürenleri ve yürüyüş yapan sivilleri ezerek yaklaşık 1,6 kilometre ilerledi ve yolun sonunda bir okul otobüsüne çarparak durdu. Bu sırada iki yetişkin ve iki çocuk daha yaralandı.\nO bölgede üç polis memuru bulunuyordu. Aralarından polis memuru Ryan Nash, silahını ateşledi ve Saipov'u karnından vurarak etkisizleştirdi ancak Saipov ölümcül bir yara almadı. Ardından, Bellevue Hastanesi'ne kaldırıldı.\nSaldırıda sekiz kişi öldü, saldırganı ve iki çocuğu da içeren on iki kişi yaralandı.\nSaldırganın 2010 yılında Özbekistan'dan ABD'ye gelen bir göçmen olduğu ve Florida'ya yerleştiği açıklandı. Özbekistan'ın ABD Büyükelçiliği'nin verdiği bilgilere göre; 29 yaşında olan (d. 8 Şubat 1988) ve Taşkent doğumlu Sayfullo Habibullayeviç Saipov, ailesinin tek oğlu ve 4 kardeşten en büyüğüydü. 2005 yılında özel bir kolejden mezun oldu ve 2009 yılında kadar Taşkent Finans Enstitüsü'nde lisans eğitimi aldı, ardından muhasebecilik yapmaya başladı. Ayrıca, Taşkent'te yaşadığı süre boyunca herhangi bir suça bulaşmadığı belirtildi.\nÇeşitlilik Göçmen Vizesi programı kapsamında ‘Daimi Oturma İzni’ (bilinen adıyla ‘\"green card\"’) kazanan Saipov, ABD'ye göç ettikten sonra sırasıyla Stow, Tampa ve Paterson kentlerinde ikâmet etti. Paterson'da altı ay boyunca şehir içi yolcu taşımacılığı şirketi olan Uber için bir şoför olarak çalıştı.\n2015 yılında FBI, iki şüpheli teröristle olan temasları yüzünden Saipov'u soruşturdu ancak sonra davaya sokulmadı ve hakkında takipsizlik kararı verildi.\nABC News'in muhabirleri, Saipov'un eski komşularıyla görüştü. Komşularının ifadelerine göre Saipov'un ailesi “\"Normaldi; modern, seküler, pantolon giyen, başörtüsü takmayan ve camiye gitmeyen aile fertlerinden\"” oluşuyordu.\nYetkililer, saldırıda kullanılan kamyonda yapılan aramada saldırının IŞİD adına gerçekleştirildiğini yazan birtakım notlar bulduklarını açıkladı.\n\n\nHırvat Demokrat Birliği\nHırvat Demokrat Birliği (, \"HDZ\"), Hırvatistan'da merkez sağ bir siyasi partidir. Parti, merkez sol Sosyal Demokrat Parti (SDP) ile birlikte Hırvatistan'daki iki büyük çağdaş siyasi partiden biridir. Parti, 55 sandalyeyle Sabor'daki en büyük partidir ve aynı zamanda Avrupa Halk Partisi (EPP) üyesidir.\n\n\nHırvatistan Sosyal Demokrat Partisi\nHırvatistan Sosyal Demokrat Partisi (, \"SDP\"), Hırvatistan'da sosyal demokrat bir siyasi partidir. Parti, 1990 yılında Hırvatistan Komünistler Ligi'nin halefi olarak kurulmuş olup merkez sağ Hırvat Demokrat Birliği (HDZ) ile birlikte Hırvatistan'daki iki büyük çağdaş siyasi partiden biridir.\n\n\nÇokuluslu devlet\nÇokuluslu devlet, iki veya daha fazla ulustan oluşan bir egemen devlettir. Nüfusun büyük kısmını tek bir ulusun oluşturduğu ulus devletlerin zıttıdır. Ulus (etnisite, dil ve siyasi kimlik üzerine kurulu olan) tanımına bağlı olarak, çokuluslu bir devlet çokkültürlü veya çokdilli olabilmektedir.\nGünümüzde birden fazla egemen devlete ayrılmış tarihsel çokuluslu devletler, Avusturya-Macaristan, Osmanlı İmparatorluğu, Çekoslovakya, Sovyetler Birliği ve Yugoslavya'dır. Bazı analistler Avrupa Birliği'ni çokuluslu bir devlet veya potansiyel bir devlet olarak nitelendirmektedirler.\n\n\nAskerî coğrafya\nAskerî coğrafya, askeriye, akademisyenler ve politikacılar tarafından askeri bakış açısıyla jeopolitik inceleme için kullanılan bir coğrafya alt dalıdır. Askerî coğrafyacılar, jeopolitik konulardan askerî harekatlar ve askerî varlığın kültürel ve ekonomik etkileri üzerine fiziksel yerlerin etkilerini değerlendirirler.\n\n\nKara havacılığı\nKara havacılığı, bir ordunun kara kuvvetlerinin havacılık birimidir. Bu birimler genellikle bir ülkenin hava kuvvetlerinden ayrıdır ve genellikle helikopter ve hafif sabit kanatlı uçaklardan oluşmaktadır.\n\n\nFoz do Iguaçu\nFoz do Iguaçu () Brezilya'da yer alan bir şehirdir. Paraná eyaletinin 7. en büyük şehridir. Şehrin nüfusu 265,000'dir. Bu şehir, eyaletin başkenti olan Curitiba şehrinin 650 km batısında yer almaktadır.\n\n\nFernando Collor de Mello\nFernando Affonso Collor de Mello (d. 12 Ağustos 1949, Rio de Janeiro, Brezilya), Brezilyalı siyasetçi. 1990'dan 1992'ye kadar Brezilya devlet başkanlığı yapmıştır.\n\n\nJosé Sarney\nJosé Ribamar Sarney de Araújo Costa (d. 24 Nisan 1930), Brezilyalı avukat, yazar ve siyasetçi. 15 Mart 1985'ten 15 Mart 1990'a kadar Brezilya devlet başkanlığı yapmıştır.\n\n\nCehennem Melekleri (motosiklet kulübü)\nCehennem Melekleri (, HAMC), uluslararası bir motosiklet kulübüdür. 17 Mart 1948 tarihinde Kaliforniya'nın Fontana kentinde II. Dünya Savaşı gazileri tarafından kurulmuştur. 22 ülkeden yaklaşık 1,800 üyesinin bulunduğu tahmin edilmektedir. Ağırlıklı olarak Harley-Davidson motosikletleri kullanmaktadırlar.\nCehennem Melekleri, Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı ve Interpol tarafından bir organize suç örgütü olarak tanımlanmaktadır. Örgüt üyelerinin uyuşturucu ve silah kaçakçılığı, şiddet suçları, fuhuş, haraç ve kara para aklama da dahil olmak üzere yasadışı faaliyetlere karıştıkları tespit edilmiştir.\n\n\nGece Kurtları\nGece Kurtları (, \"Noçnıye Volki\"), Rusya merkezli motosiklet kulübüdür. Kulüp, 31 Mayıs 1989 tarihinde Moskova'da kurulmuş olup Sovyetler Birliği'nin ilk resmî motosiklet kulübüdür. Kulübün lideri Aleksandr Zaldostanov (\"Hirurg\") olup yaklaşık 5,000 üyesi bulunmaktadır.\nKulüp, Rusya'nın yanı sıra Ukrayna, Letonya, Almanya, Bulgaristan, Romanya, Sırbistan ve Makedonya'da da birkaç şubesi bulunmaktadır.\nKulüp, milliyetçi söylemlere sahip olup mevcut Rus hükûmetini desteklemektedir. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, kulübün lideri ile görüşmüş ve kulübün aktivitelerine katılmıştır.\n\n\nPariente\nPariente, (Suçlular) 2016 çıkışlı dram-gerilim-western türündeki Akademi Ödülü adayı Kolombiya filmidir. Yönetmeni Daniel Rezende, senaristi Luiz Bolognesi'dir. Akademi adaylığında da kullanılan İngilizce ismi Guilty Men olarak seçilmiştir.\nFilm 13 Ekim 2016 tarihinde Kolombiya'da gösterime girdi. 11 Eylül 2017 tarihinde Kolombiya adına 90. Akademi Ödülleri'nde Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü aday adayı olarak seçildi.\nFilmdeki olaylar Kolombiya'nın Santander şehrinin kırsalında geçmektedir. Willington'ın (Wellington Gordillo) ebedi aşkı Mariana (Leidy Herrera), eski sevgilisinin kuzeni René ile birlikte evlilik için hazırlıklara başlamışlardır. Ancak Mariana'nın eski sevgilisi Willinton, Rene'nin kuzeniyken tekrar Mariana'na aşkını ilan etmiş ve onunla beraber olmak için harekete geçmiştir. Willington onu geri getirmeye çalışırken, kasabadaki bir hırsız söylentisi ve korkunç geçmişi hatırlatan bir dizi ölüm, tüm şehirde sıradışı anların yaşanmasına neden olacak, Mariana'nın yeni ailesini tehlikeye atacaktır. Willington Mariana'yı geri kazanma çabası içindeyken paramiliter gruplardan da yardım alır.\n\n\nAskersizleştirme\nAskersizleştirme veya demilitarizasyon, bir ülkenin ordusunun, silahlarının ve askerî araçlarının belli bir asgari seviyeye düşürmesidir. Süreç genellikle savaşın sona ermesindeki barış antlaşmasının veya büyük bir çatışmanın sonucudur.\nBir askerî ya da paramiliter kuvvetin sivilleştirilmesi de askersizleştirme olarak adlandırılır.\n\n\nTerhis\nTerhis veya demobilizasyon, bir ülkenin silahlı kuvvetlerinin savaşa hazır durumundan düşürülmesidir. Bu durum savaştaki zaferin sonucu veya bir krizin barışçıl yollarla çözülmesi ve askerî gücün gerekli olmadığı durumlarda olabilmektedir.\n\n\nCrewe Alexandra FC\nCrewe Alexandra FC İngiltere'nin futbol kulüplerinden birisidir. 1877'de kurulmuştur.\n\n\nTek devletli çözüm\nTek devletli çözüm ve benzer bir şekilde iki yönlü çözüm, İsrail-Filistin çatışmasını çözmek için önerilen yaklaşımlardır. Çatışmaya yönelik ikili bir çözümün savunucuları, etnisite veya dine bakılmaksızın İsrail, Batı Şeria ve Gazze Şeridi olmak üzere üç bölgenin tüm sakinleri için birleşik varlıkta vatandaşlık ve eşit haklara sahip tek bir devleti savunmaktadırlar. Bazıları ideolojik nedenlerden ötürü bu çözümü savunurken diğerleri gerçeklerden dolayı var olan fiili bir durum olduğunu kolayca hissetmektedirler.\n\n\nİki devletli çözüm\nİki devletli çözüm, İsrail-Filistin çatışmasını çözmek için \"iki grup halk için iki devlet\" yaklaşımıdır. İki devletli çözüm, Ürdün Nehri'nin batısındaki İsrail Devleti'nin yanında bağımsız bir Filistin Devleti öngörmektedir. İki ülke arasındaki sınır hala anlaşmazlık ve müzakereye tabidir. Filistin ve Arap liderliği İsrail tarafından kabul edilmeyen \"1967 sınırları\" üzerinde ısrarcıdır. Filistin Devleti'nin bir parçasını oluşturmayacak olan eski Filistin Mandası toprakları ise İsrail topraklarının bir parçası olacaktır.\n\n\nRâşidîn ordusu\nRâşidîn Ordusu, MS 7. yüzyıldaki İslam'ın yayılışı sırasında Râşidîn Halifeliği'nin ordusuydu. Râşidîn Ordusu, yüksek disiplin, stratejik kahramanlık ve örgütlenmeye sahipti.\nRâşidîn Ordusu, zamanında güçlü ve çok etkili bir güçtü. Ordunun büyüklüğü başlangıçta MS 632'de 13.000 asker olup halifelik genişledikçe ordu yavaş yavaş MS 657'ye kadar 100.000 askere ulaştı.\n\n\nFırat Caner\nFırat Caner (d. 1976), Türk şair, akademisyen.\n1976 yılında Bursa'da doğdu. Ankara Özel Arı Lisesi'nden mezun oldu. 1994-1999 yılları arasında Gazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi endüstri mühendisliği bölümünde lisans eğitimi aldı. Ardından 1999-2002 yılları arasında Bilkent Üniversitesi'nde \"Bir İdeoloji Olarak Murathan Mungan Şiiri\" başlıklı teziyle yüksek lisansını ve 2002-2006 yılları arasında aynı üniversitede \"Turgut Uyar'ın Huzursuzluğu\" başlıklı teziyle doktorasını tamamladı.\n\"Zeval\" isimli şiir kitabıyla 2013 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü'nü kazandı.\nFransızca ve İngilizce bilen Caner, Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır.\n\n\nNuran Tezcan\nNuran Tezcan (d. 21 Aralık 1950), Türk edebiyatçı, akademisyen.\n21 Aralık 1950'de Karşıyaka'da doğdu. 1972'de Ankara Üniversitesi'nde lisans, 1977'de Ankara Üniversitesi'nde yüksek lisans ve 1996'da Otto-Friedrich Üniversitesi'nde \"Manisa nach Evliya Çelebi aus dem neunten Band des Seyahat-name Übersetzung und Kommentar\" başlıklı teziyle doktorasını tamamladı.\n\"Divan Edebiyatına Yeniden Bakış\" adlı kitabıyla edebiyat araştırması alanında 2016 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü'nü kazandı.\nAlmanca, Osmanlıca, Farsça ve İngilizce bilmektedir.\n\n\nMalta Kolonisi\nMalta Kolonisi (, , ), günümüzde Malta'nın bulunduğu topraklarda var olan Britanya kolonisiydi. Britanya himayesinde olan Malta'nın, 23 Temmuz 1813'te kraliyet kolonisi ilan edilmesiyle kuruldu ve 30 Mayıs 1814'teki Paris Antlaşması'yla bu statüsü tanındı. 21 Eylül 1964'te ülke, bağımsızlığını ilan etti.\n\n\nÄ°smail Atalan\nİsmail Atalan (d. 1 Nisan 1980) Alman teknik direktör\nİsmail Atalan, Kürt kökenli bir ailede dünyaya geldi ve Senden'de yaşadı. Beş yaşındayken annesi ve beş kardeşi ile Türkiye'den Almanya'daki Dülmen'e göç etmişlerdi. 1988/89 sezonunda TSG Dülmen'nin altyapısında futbol hayatına başladı.\nYerel lig Bezirksliga mücadele eden 1. FC Glevenbeck'in ikinci takımında oyuncu-teknik direktör olarak Temmuz 2008'de teknik direktörlük kariyerine başladı. Daha sonra 2010-2012 arasında altıncı lig olan Landesliga ekibi SV Davaria Davensberg'de oyuncu-teknik direktörlük yaptı. Temmuz 2012'de ise beşinci lig Oberliga ekibi SC Roland Beckum'a geçerek teknik direktörlüğe odaklandı ve futbol oynamayı bıraktı.\n1 Ocak 2015'te Atalan, dördüncü lig Regionalliga ekibi Sportfreunde Lotte'de Michael Boris'in yerine geçerek teknik direktörlüğe getirildi. \nLotte'ye geçmesiyle beraber gerçek mesleği olan sigorta satışçılığını bırakmak zorunda kaldı. İlk yarım sezonunda takıma bölgesel kupalardan Westfalenpokal'ı kazandırıp, takımına 2015-16 sezonunda DFB-Pokal'a katılma hakkı kazandırdı İlk turda Bundesliga ekibi Bayer 04 Leverkusen'e 3-0 yenilerek elendiler. 2015/16 Regionalliga sezonunda Lotte grubunu birinci bitirdi ve SV Waldhof Mannheim ile oynadığı iki play-off maçı ardından 3. Liga'ya yükseldi. 2016-17 sezonu Almanya Kupası'na da katılan takım son 16'ya kadar yükselmeyi başardı ve o sezon kupayı kazanacak Borussia Dortmund'a elendiler. Atalan, Mart 2017'de Hennes Weisweiler Akademisi'nde aldığı teknik direktörlük eğitimini tamamladı ve UEFA Pro Lisansı'na sahip oldu.\n11 Temmuz 2017'de Atalan, 2. Bundesliga ekibi VfL Bochum ile anlaştı ve 2019 yazına kadar sürecek bir sözleşme imzaladı. Ancak 9 Ekim 2017'de takımdan ayrıldı.\n\n\nAachen Barış Ödülü\nAachen Barış Ödülü, 1988 yılından bu yana her yıl \"barış ve halklar arasında anlayışı geliştirmek için katkıda bulunan kişi ve kurumlara\" verilen ödüldür. Ödülün sahibi 8 Mayıs'ta Almanya'nın Faşizm'den Kurtuluş Günü'nde açıklanır ve ödül töreni her yıl sendikaların Savaş Karşıtı Günü'nü kutladığı 1 Eylül'de gerçekleşir.\n\n\nAlba (film)\nAlba, 2016 çıkışlı aile-dram türündeki, Ekvador adına Akademi Ödülü adayı olmuş, Ekvador, Meksika ve Yunanistan ortak yapımı filmdir. Filmin 1987 doğumlu genç kadın yönetmen ve senaristi Ana Cristina Barragán'dır.\nFilm 28 Ekim 2016 tarihinde in Ekvador'da gösterime girdi. Rotterdam, Donostia-San Sebastián, Chicago, Lima Latin Amerika, Bombay ve Palm Springs gibi önemli uluslararası film festivallerinde gösterim olanağı buldu.\n22 Eylül 2017 tarihinde Ekvador adına 90. Akademi Ödülleri'nde Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü aday adayı olarak seçildi.\nAlba on bir yaşındadır. Zamanının çoğunu sessizce geçirir ve minik hayvanlardan hoşlanır. Bir öğleden sonra annesi hastaneye kaldırıldı ve Alba, neredeyse bilemediği bir baba olan Igor ile birlikte hareket etmeli. Igor'un kendisine yakın olmaya çalıştığı ilk arkadaşlar, ilk öpücük, hastanedeki anneye yapılan ziyaretler, Alba'nın ergenlik çağına girişi ve ailenin kabulü yönünde uyaranlardır.\nAlba on bir yaşındadır ve çok utangaçtır. Sınıftaki huzursuz kızlar arasında kendini yetiştirmekte büyük zorluk çekmektedir. Küçük yetişkinler gibi ilişkilerle ilgili konuşur, ancak bir yandan diğer çocukların zulmetmesi de Alba'yı etkilemektedir. Örneğin burun tıkanıklığından zorluk çektiğinde kimseden yardım alamaz. Daha da kötüsü, hastalanan annesi hastaneye kaldırıldığında hiç tanıyamadığı sıradışı babası Igor'la, birbirleriyle yakınlaşmak durumunda kalırlar. Çok yavaş ve ihtiyatla da olsa, baba ve kız birbirlerini anlamaya başlarlar.\n\n\nMaternus\nMaternus (Aziz, ölümü 328) Trier'in üçüncü, Köln'ün kayıtlara geçen ilk piskoposu. Roma ve Arles'te düzenlenen konsillere katılan piskoposlar listesinde adı geçmektedir.\n\n\nKlamath County\nKlamath ilçesi veya Klamath County () Amerika Birleşik Devletleri'nin Oregon eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 66,380'dir. İlçenin merkezi Klamath Falls şehridir.\n\n\nSergipe\nSergipe () Brezilya'nın kuzeydoğusunda bulunan bir eyalettir. . Güney Amerika'nın Atlas Okyanusuna doğru yaptığı çıkıntının güney kıyısında yer alır. 21.994 km²'lik yüzölçümüyle ülkenin en küçük olan eyaleti olan Sergipe'nin başkenti ve en büyük şehri Aracaju'dur.\n\n\nKuzeydoğu bölgesi, Brezilya\nKuzeydoğu bölgesi () Brezilya'da yer alan bir bölgedir. \n\n\nGreene County, Tennessee\nGreene ilçesi veya Greene County Amerika Birleşik Devletleri'nin Tennessee eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 68,831'dir. İlçenin merkezi Greeneville şehridir.\n\n\nAugusta County\nAugusta ilçesi veya Augusta County Amerika Birleşik Devletleri'nin Virginia eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 73,750'dir.\n\n\nMüslümanların Mısır'ı fethi\nMüslümanların Mısır'ı fethi veya Arapların Mısır'i fethi, Mısır'ın MS 7. yüzyılda Müslümanlar tarafından fethedilmesidir. Bunun sonucunda Bizans İmparatorluğu'nun elindeki Mısır ve Libya Râşidîn Halifeliği'ne geçti.\nMısır, II. Hüsrev döneminde Sasani İmparatorluğu tarafından on yıl önce fethedildiyse de Bizans İmparatoru Herakleios tarafından yeniden ele geçirdi. Müslümanların Mısır'ın fethi başlamadan önce, Bizanslar Levant'taki Arap müttefiki olan Gassanileri Müslümanlara kaybetmişti. Bunun sonucunda Bizans İmparatorluğu oldukça savunmasız kaldı.\n\n\nMüslümanların İran'ı fethi\nMüslümanların İran'ı fethi veya Arapların İran'i fethi, İran'ın MS 7. yüzyılda Müslümanlar tarafından fethedilmesidir. Bunun sonucunda Sasani İmparatorluğu yıkıldı ve İran İslamlaşmaya başladı.\nMüslümanların yükselişi İran'da önemli bir siyasi, sosyal, ekonomik ve askeri zafiyat ile çakıştı. Büyük bir güç olan Sasani İmparatorluğu, onlarca yıldır Bizans İmparatorluğu'na karşı savaşın ardından insani ve maddi kaynaklarını tüketmişti. MS 628 yılında II. Hüsrev'in öldürülmesinden sonra iç siyasi durum hızla kötüye gitti. Ardından sonraki dört yıl içinde 10 kişi tahtta hak talebinde bulunuldu. Pers ve Part fraksiyonları arasında çatışma patlak verdiğinde, imparatorluk artık bazı bölgelerde hakimiyetini kaybetti.\nArap Müslümanlar ilk önce MS 633'te Halid bin Velid komutasında Sasani İmparatorluğu'nun siyasi ve ekonomik merkezi olan Mezopotamya'yı işgal etti. Halid'in Levant'daki Bizans cephesine geçmesinden sonra, Müslümanlar nihayetinde Sasani'nin karşı saldırılarını püskürttüler. 636'da Sa'd bin Ebû Vakkās tarafından ikinci bir istila başladı ve Kadisiye Muharebesi'ndeki önemli bir zafer, İran'ın batısındaki Sasani kontrolünün sona ermesine yol açtı. Zagros Dağları daha sonra Râşidîn Halifeliği ve Sasani İmparatorluğu arasında doğal bir sınır haline geldi. Halife Ömer, Persler tarafından bölgede kesintisiz baskınlar yapılması nedeniyle 642'de Sasani İmparatorluğu'nun tamamen istila edilmesini emretti ve 651 dolaylarında Sasani İmparatorluğu tamamen fethedildi. İran'ın savaş meydanlarından birkaç bin kilometre uzaktaki Medine'den Halife Ömer'in iyi koordine edilmiş çok yönlü saldırılar dizisiyle İran'ı hızlı bir şekilde ele geçirmesi, büyük bir askeri ve politik stratejist olarak itibarına katkıda bulunan en büyük zaferi haline geldi.\n\n\nFinlandiya'da siyaset\nFinlandiya'da siyaset, çok partili tek meclisli parlamenter demokratik cumhuriyet çerçevesinde yürütülmektedir. Cumhurbaşkanı devletin başı olup dış politikayı yönetir ve Savunma Kuvvetleri'nin başkomutanıdır. Yürütme erki hükûmet tarafından yerine getirilir ve başbakan hükûmetin başıdır. Yasama yetkisi Finlandiya Parlamentosu'na aittir ve hükûmetin mevzuatı değiştirme veya genişletme hakları sınırlıdır. Parlamento tarafından reddedilebilmesine rağmen, cumhurbaşkanı parlamento kararlarını veto etme yetkisine sahiptir.\nYargı yürütme ve yasama organından bağımsızdır. Yargı, sırasıyla Yüksek Mahkeme ve Yüksek İdare Mahkemesi başkanlığında iki sistemden, düzenli mahkemelerden ve idari mahkemelerden oluşmaktadır. İdari mahkemeler, resmi kararların alındığı davaları işleme koymaktadır. Finlandiya'da Anayasa Mahkemesi bulunmamakta olup bir hukukun anayasaya aykırılığı yalnızca bir mahkeme davasına uygulanırken itiraz edilebilir.\n\n\nLinda Nochlin\nLinda Nochlin (kızlık soyadı : Weinberg; d. 30 Ocak 1931 - ö. 29 Ekim 2017), Amerikalı sanat tarihçisi, küratör, yazar ve kadın hakları savunucusudur. New York Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü'nde Modern Sanatlarda Emerita Profesörü olarak çalıştı.\nNochlin, Vassar Koleji, Columbia Üniversitesi ve New York Üniversitesi'nde okudu.\nNochlin, kadın sanatçıların tarihini ve başarılarını keşfederek bir dizi önemli serginin ortak küratörlüğünüde üstlenmiştir.\nÇalışmaları arasında Brooklyn Sanat Müzesi'nde \"Global Feminizm\" ve Los Angeles Şehir Müzesi'nde \"Ann Sutherland Harris ile birlikte\" Kadın Sanatçılar: 1550-1950 \"bulunmaktadır.\nSanat tarihçisi, küratör, yazar ve kadın hakları savunucusu Linda Nochlin 30 Ocak 1931'de New York Şehri'nde doğmuş ve kendisi 29 Ekim 2017'de 86 yaşındayken ölmüştür.\n\n\nFinlandiya başbakanı\nFinlandiya başbakanı (; ), Finlandiya'nın hükûmet başkanıdır. Başbakan, devletin başı olan cumhurbaşkanı tarafından atanmaktadır.\nGünümüzdeki başbakan 10 Aralık 2019 tarihinden itibaren Sanna Marin'dir.\n\n\nWilson County, Kuzey Karolina\nWilson ilçesi veya Wilson County Amerika Birleşik Devletleri'nin Kuzey Karolina eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 81,234'tür. İlçenin merkezi Wilson şehridir.\n\n\nBurleigh County\nBurleigh ilçesi veya Burleigh County Amerika Birleşik Devletleri'nin Kuzey Dakota eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 81,308'tir. İlçenin merkezi Bismarck şehridir.\n\n\nNancy Bikin Pembalesan\nNancy Bikin Pembalesan (Nancy İntikam Alıyor), 1930 Hollanda Doğu Hint Adaları yapımı film. Tan's Film adlı yapım şirketince hazırlanmış film 1929 çıkışlı \"Njai Dasima\"nın ardılıdır. Annesini öldüren bir at arabası sürücüsünden öç almaya çalışan genç bir kızın başından geçenleri konu almaktadır.\n\n\nAntakya Kuşatması (anlam ayrımı)\nAntakya kuşatması şu anlamlara da gelebilir:\n\n\nKarl G. Heider\nKarl Heider (d. 21 Ocak 1935), Amerikalı görsel antropolog.\nRuhbilimci Fritz ve Grace Heider çiftinin oğlu olarak Northampton, Massachusetts'te dünyaya gelmiştir. Harvard College'da antropoloji öğrenimi gören Heider daha sonra Asya gezisine çıkmış ve Uzak Doğu sinemaları üzerinde çalışmıştır.\n\n\nAntakya Kuşatması (253)\nAntakya Kuşatması, I. Şapur dönemindeki Sasaniler, Barbalissos Muharebesi'nde Romalıları yendikten sonra 253 yılında Romalı Antakya kentini kuşatmışlardır.\n\n\nHTC Universal\nHTC Universal , Q3 2005 yılında HTC tarafından üretilen bir Windows Mobile sistemli Cep bilgisayarı (PDA) modelidir. Windows Mobile 5.0 sistemine sahiptir. Bir telekomünikasyon işlevine sahip ilk 3G / UMTS özellikli Pocket PC PDA idi. Bu cihaz üzerinde çalıştırmak için yapılmış olan Windows Mobile 6.0 (Crossbow) sayısız \"gayri resmi\" yapıları ve kullanıcılara kendi özel WM6 ROM görüntülerini oluşturmasına izin veren bazı araçlar bile var. Evrensel'deki bu WM6 yapılarını (ve bunlarla ilişkili araçları) geliştirmeye adamış, gelişen bir topluluk bulunuyor.\nModel E-Plus PDA IV, O2 xda Exec, Orange SPV M5000, Dopod 900, Qtek 9000, T-Mobile MDA Pro, I-mate JasJar, Vodafone v1640, Vodafone VPA IV, vb. adlarıyla birçok farklı satıcı tarafından satılmaktadır. Tüm farklı model adlarına ve konut görünümüne rağmen, hepsinin dış renk ve markalaşmadaki küçük farklarla aynı donanım özellikleri vardır.\nBu cihazın en göz alıcı özelliği, dikey mod ve manzara modu arasında hızlı bir değişim sağlayan 180 derece dönebilen ekrandır. GUI otomatik olarak ekran yönlendirmesini ayarlar. Evrensel ağın sağladığı sürümlerin çoğu, SIM kilitlemeli olarak gönderilir; O2 XDA Exec, önemli bir istisna teşkil eder. Bununla birlikte, ücretsiz bir SIM kilit açma aracı piyasaya çıktı. Bu işlem, cihaza yeni bir Radyo ROM'u yanıp sönmeyi içerir ve garantiyi geçersiz kılabilir.\nHTC Universal üzerinde Linux'un özel bir sürümünü yüklemek mümkündür. HTC (ve diğer birçok akıllı telefon / PPC üreticileri) tarafından işbirliği eksikliği olmasına rağmen, aygıtın bileşenlerinin çoğunun sürücüleri işlevseldir (iki önemli kamera ve flaş ROM sadece önemli istisnalardır). Uygulama destekleri henüz emekleme aşamasındaysa da, çeşitli taşınabilir Linux dağıtımlarını Evrensel'de çalıştırmak mümkündür.\nHTC Universal için yüksek kapasiteli \"genişletilmiş\" piller var. 2600mAh, 3150mAh, 3200mAh, 3800mAh, 4800mAh ve hatta 5200mAh modelleri, çoğu durumda tek bir şarjla (hafif ila orta kullanımda) bir haftadan fazla çalışmasına izin veren çeşitli perakendeciler tarafından satılmıştır. Tüm genişletilmiş pillerin büyük bir dezavantajı vardır, ancak cihazın boyutunu ve ağırlığını önemli ölüde artıran pil tutmak için yeni bir plastik arkalıkla beslenirler.\n3800 mAh pil, Tayvan Dynapack International Technology Corporation tarafından üretilen PU16B model numaralı bir Li Ion pildir. 3,7 VDC (veya 4,2 VDC) değerindedir. HTC Universal ürününün ağırlığını 350 g'a yükseltti. Kameranın plastik plastik kapta bulunan deliklerle kullanılmasını sağlar. Fiyatı Ekim 2008 itibarıyla yaklaşık 30 EUR'dir. Bu batarya ile HTC Universal, GSM / UMTS / Bluetooth / WiFi olmadan 200 saat veya UMTS ve Bluetooth ile yaklaşık 100-150 saat çalışabilir.\n\n\nDicky Zulkarnaen\nIskandar \"Dicky\" Zulkarnaen (12 Ekim 1939; Batavia, Hollanda Doğu Hint Adaları - 10 Mayıs 1995; Cakarta, Endonezya), Endonezyalı sinema oyuncusu. Şarkıcı, oyuncu ve yapımcı Nia Zulkarnaen'in babasıdır. 1930 yapımı \"Si Ronda\"nın yeniden çekimi olan \"Si Ronda Macan Betawi\"de (1978) rol almıştır.\n\n\nHarman Makinesi\nHarman makinesi veya sapdöğer tahılı döven, tohumları sap ve kabuğundan ayıran, bir tarım aletidir. Bunu tohumları düşürmek için bitkiyi döverek yapar.\nBu tür makineler icat edilmeden önce, harman el ile dövülerek yapılıyordu. Böylesine yorucu ve vakit alan el harmanı 18. Yüzyıl tarımının birinci çeyreğine kadar sürdü. Bu süreçteki makineleşme tarımdaki iş gücünden azımsanamayacak miktardaki ağır işi ortadan kaldırdı. İlk harman makinesi yaklaşık olarak 1786 yılında İskoç mühendis Andrew Meikle tarafından icat edildi ve sonrasında bu tür makinelerin benimsenmesi tarımdaki makineleşmenin ilk örneklerini oluşturdu. 19. Yüzyıl boyunca, sapdöğerler, mekanik orakçılar ve biçerbağlarlar gitgide yaygınlaştı ve tahıl üretimini daha az zahmetli hale getirdiler.\nAyrı ayrı bulunan biçerbağlarlar ve harman makinelerinin yeri bu aletlerin bütün işlevlerini birleştiren biçerdöver isimli makineler tarafından büyük oranda alındı. Ancak basit makineler, uygun teknoloji olarak, gelişmekte olan ve gelişmiş ülkelerdeki kendi kendine yetmeye çalışan düşük sermayeli küçük çiftliklerde varlığını sürdürdü. Örneğin, pedallı harman makineleri düşük maliyetli seçeneklerdir ve bazı Amiş tarikatları atlı biçerbağlarları ve eski tip harman makinelerini kullanırlar.\n\n\nNisibis Kuşatması (252)\nNisibis Kuşatması, I. Şapur dönemindeki Sasaniler, 252 yılında Romalı Nisibis (Günümüz Nusaybin) kentini kuşatmışlardır.\n\n\nTizpon Muharebesi (263)\nTizpon Muharebesi, 263 yılında Sasani İmparatorluğu ile Palmira Kralı Odaenathus (Palmira, daha sonra Roma'nın müttefik bir devletiydi ve resmi olarak ikinci İmparatorluğun bir parçası idi) komutasındaki Palmira ordusu arasında meydana geldi. Sasanilerin yenilmesinden ve Suriye ile Kapadokya'yı Odaenathus ve Balista'nın eline Roma İmparatorluğu'na kaybetmesinden sonra; Palmira hükümdarı Mezopotamya'yı işgal etti ve Tizpon duvarlarına dayandı ve çevresini talan etti, ancak fethedemedi. Düşman topraklarında lojistik sorunlar ile savaşmak, yanlarında çok sayıda tutsak ve ganimet alan Palmiralıları kuşatmayı bırakmaya zorladı. Mahkûmlar Roma İmparatoru Gallienus'un zafer alayı için Roma'ya gönderildi.\n\n\nUltra Music\nUltra Music, Amerikan plak şirketi. Daha önce PolyGram ve Virgin Records'ta yöneticilik yapan Patrick Moxey tarafından 1995 yılında New York'ta kuruldu. Çeşitli elektronik müzik sanatçılarına ev sahipliği yapan Ultra, 2013 yılı itibarıyla Sony Music Entertainment altında faaliyet göstermektedir.\n\n\nCarrhae Muharebesi (296)\nCarrhae Muharebesi, \nMezopotamya ve Ermenistan'ın Sasani Şahı Nerseh tarafından işgali üzerine 296 ya da 297'de gerçekleşti. Savaş, Sasanilerin zaferiyle sona erdi. İki yıl sonra Galerius, Satala Muharebesi'nde Sasanileri yenmeyi başardı.\n\n\nAyiti Mon Amour\nAyiti Mon Amour, 2016 çıkışlı dram türündeki, Haiti adına Akademi Ödülü adayı olmuş, Haiti filmidir. Filmin yönetmen ve senaristi Guetty Felin'dir.\nFilm ilk olarak 2016 Toronto Uluslararası Film Festivali'nin \"Çağdaş Dünya Sineması\" bölümünde gösterildi. 15 Eylül 2017 tarihinde Haiti'de gösterime girdi. 2017 Cartagena uluslararası Film Festivali'nde gösterildi ve En İyi Film dalında yarıştı, ancak kazanamadı.\n22 Ağustos 2017 tarihinde Haiti adına 90. Akademi Ödülleri'nde Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü aday adayı olarak seçildi. Film, Haiti'nin ilk Akademi Ödülü adayı oldu.\nFilm, bir deprem felaketinden beş yıl sonra, Haiti'de geçen bir büyülü gerçekçilik öyküsüdür. Bir genç, süper güce sahip olduğunu keşfeder, yaşlı bir balıkçı, hasta eşi için denizde bir çare arar ve bir karakter yazarının yazdığı hikâyeden kaçmaya çalışır.\nMeksika'nın Hidalgo eyaletinde gerçekleştirilen \"Internacional de Ciné America Festivali\"'ndeki gösterimi sonrasında Hervé Cohen En İyi Görüntü Yönetmeni ödülünü kazandı.\n6 Ağustos 2017 tarihinde 6. BlackStar Film Festivali'nde Guetty Felin, En İyi Senaryo ödülünü kazandı.\n\n\nHTC Tanager\nHTC Tanager , 2003 yılı başında High Tech Computer (HTC) tarafından üretilen bir Windows Mobile akıllı telefon modelidir. Ayrıca i-mate Smartphone, Orange E100, Qtek 7070 ve SAP olarak satılmaktadır. Bu tri-band GSM Smartphone, hoparlör, SD / MMC kart yuvası, ses kaydı, MP3 çalma ve kızılötesi özelliklerine sahiptir. Telefon Pocket Outlook, MSN Messenger ve Windows Media Player ile birlikte geliyor. Pocket PC 2000 ve Pocket PC 2002 sürümünde geldi. Windows Mobile 2003 sürümü de alabilir.\n\n\nFinlandiya coğrafyası\nFinlandiya, Kuzey Avrupa'nın doğusunda bulunan bir ülkedir. Finlandiya, Baltık Denizi, Botniya Körfezi ve Finlandiya Körfezi ile birlikte İsveç, Norveç ve Rusya'ya komşudur ve Avrupa Birliği'nin en kuzeydeki ülkesidir. Diğer ülkelerde kuzeye doğru uzanan noktalar olmasına rağmen neredeyse tüm Finlandiya 60. kuzey enleminin kuzeyindedir.\n\n\nKemijoki\nKemijoki (; ), Finlandiya'nın Laponya bölgesinde bulunan bir nehirdir. Nehir, 550 km uzunluğu ile Finlandiya'nın en uzun nehridir. Kemihaara'dan başlayarak Kemijärvi ve Rovaniemi üzerinden Botniya Körfezi'ne dökülmektedir.\n\n\nİmparatorluk Konferansı\nİmparatorluk Konferansı () veya 1907 öncesinde kullanılan adıyla Sömürgeler Konferansı (), Britanya İmparatorluğu'nun bir parçası olan kendi kendini yöneten sömürgeler ve dominyonların hükûmet liderlerinin katıldığı, 1887-1937 yılları arasında periyodik olarak düzenlenen buluşmalardı. 1887, 1894, 1897, 1902, 1907, 1911, 1921, 1923, 1926, 1930, 1932 ve 1937'de düzenlenmiş olup 1944 itibarıyla yerini İngiliz Milletler Topluluğu Başbakanları Konferansı'na bırakmıştı.\n1894 ve 1932'de, Kanada Dominyonu'nun başkenti Ottawa'da düzenlenenler dışındaki tüm konferanslar, imparatorluğun merkezi olan Birleşik Krallık'ın başkenti Londra'da gerçkeleştirildi. 1907'den önce Sömürgeler Konferansı adı kullanılırken 1907'deki konferans ile birlikte İmparatorluk adı kullanımına başlandı.\n\n\nUTAÅž UTS-15\nUTAŞ UTS-15, Türk yapımı bir bullpup pompalı yivsiz tüfektir. Silah, 2006 yılında UTAŞ tarafından Smith & Wesson'ın nihai bir polis tüfeği talebi üzerine geliştirilmiştir.\nUTS-15 esas olarak elyaf takviyeli enjeksiyonlu polimerden imal edilmiştir. İlaveten hem demir hem de optik aletleri monte edilebilmesi amacıyla üst kısmında picatinny raylar bulunmaktadır.\n\n\nUTAÅž XTR-12\nUTAŞ XTR-12, Türk yapımı bir yarı otomatik yivsiz tüfekdir. Silah, AR-10 platformu üzerinden geliştirilmiştir.\n\n\nPompalı silah\nPompalı silah, ateşlenmiş bir mühimmat kovanını çıkarmak ve yeni bir mühimmatı hizaya getirmek için bir ileri ve geri hareket ettirilebilen mekanizme ile çalışan silahtır. Yeniden yükleme sırasında tetiğin elden çıkmasını gerektirmediğinden kurmalı ve manivelalı silahlardan daha hızlıdır.\n\n\nAR-10\nAR-10, Amerika Birleşik Devletleri yapımı bir piyade tüfeğidir. Silah, 1956 yılında Eugene Stoner tarafından tasarlanmıştır. 1956'da ilk kez üretilmeye başlanınca AR-10, fenolik kompozit ve dövme alaşım parçaları ile yenilikçi düz hatlı stok tasarımı sayesinde otomatik ateşte kontrolde tutmak daha kolaydı ve dönemin diğer piyade tüfeklerinden 450 gram daha hafifti.\n1957'de, temel AR-10 tasarımı yeniden boyutlandırıldı ve .223 Remington mühimmatı kullanabilmesi için ArmaLite tarafından büyük ölçüde değiştirilerek AR-15 adını aldı. AR-10 ve AR-15 tasarımları Colt tarafından lisanslamasıyla AR-15 M16 piyade tüfeği haline geldi.\n\n\nSaint John, Amerika Birleşik Devletleri Virjin Adaları\nSaint John (Danca ve ), Karayip Denizi'nde yer alan bir ada olup Amerika Birleşik Devletleri'nin bağımlı topraklarından Amerika Birleşik Devletleri Virjin Adaları'nın bir parçasıdır. Ülkenin aynı isimli ilçesini oluşturan adaların en büyüğü olan Saint John, 52 km'lik yüzölçümü ile, Saint Croix ve Saint Thomas'ın ardından ülkeyi oluşturan adaların yüzölçümü bakımdan en büyüğüdür. 2010 sayımına göre ada nüfusu 4.170'tir. Ülkenin başkenti Charlotte Amalie de ada üzerinde yer alır.\n\n\nMaría Martha Serra Lima\nMaría Martha Serra Lima (d. 19 Aralık 1944 –ö. 2 Kasım 2017) ,Arjantinli kadın şarkıcıdır.\nŞarkıcı Buenos Aires'te doğdu. Serra Lima ilk olarak 1977'de bir plak şirketi ile kontrat imzalayarak müzik kariyerine başlamış 1970'li ve 1980li yıllarda Latin Amerika ile İspanya'da tanınmıştır. Çıkardığı albümleri Meksika, Porto Riko, Şili, Kolombiya, Venezuela ve Dünya'nın diğer ülkelerinde beğeni kazanmıştır.\nYer aldığı turne ve organizasyonlarda sahneyi büyük birçok uluslararası şarkıcıyla paylaştı. Birçok uluslararası turne gerçekleştiren şarkıcı müzik kariyerinde birçok ödülünde sahibi olmuştur. 1970lerin sonlarında ve 1980'lerin başında 10 milyon albüm satmıştır.\nArjantinli kadın şarkıcı María Martha Serra Lima yaşamını sürdürdüğü ABD'de Miami kentinde 2 Kasım 2017'de 72 yaşında ölmüştür. \n\n\nSSMC\nAralık 1998'de kurulan şirket, NXP Semiconductors ve TSMC arasındaki ortak girişimdir. Kuruluşun uzmanlaştığı anahtar teknolojiler, gömülü flash bellek, karışık sinyal ve RF uygulamalarını destekleyen 0.25 mikron ile 0.14 mikron arasında değişmektedir. İmalatın yanı sıra şirket, müşterinin iş süreçlerine ticari tavsiye ve destek hizmetleri sunmaktadır.\n2006'da hem NXP, hem de TSMC EDB Investments'ın hisselerini satın alarak sırasıyla% 61,2 ve% 38,8'e yükseltti.\nŞirket, yarı iletken endüstrisinin talep döngüleri tarafından etkilenen üretim yeteneklerini ve ürünlerini sık sık yükseltiyor. 2007'de şirket, özel imalat prosesi, otomotiv, saha iletişim ve RF pazarları geliştirmek için bir Araştırma ve Geliştirme merkezi kurmuştur. SSMC, 2010 yılında, akıllı telefonlar ve dizüstü bilgisayarlar gibi catering ürünlerini üretmek, günlük zorlukları çözmeye yönelik teknoloji uygulamalarını desteklemek için biyometrik pasaportlarda çoğunlukla kullanılan yüksek performanslı karışık sinyal (HPMS) yarı iletken ciplerine odaklandı.\n2 milyar Sterlin maliyetiyle inşa edilen tesisin brüt taban alanı yaklaşık 90.000 metrekare (970.000 sq ft) 'dir. Tesisin inşası 2000 yılında başladı ve 2001 yılında tamamlandı. Ayda 30.000 levha üretim çıktı. Üretim tesisleri pazar taleplerini karşılamak için sürekli yükseltildi ve 2010 yılında aylık üretim kapasitesi 53.000 ürüne ulaşdı.\n\n\nVladimir Makanin\nVladimir Semyonovich Makanin (;d. 13 Mart 1937; Orsk, Sovyetler Birliği - ö. 1 Kasım 2017; Krasny) ,Rus yazardır. Makanin roman ve kısa öykü yazarıydı. Moskova Devlet Üniversitesi'nden mezun oldu ve 1960'ların başına kadar Askeri Akademi'de matematikçi olarak çalıştı. 1963'te senaryo yazarlığı üzerine ders aldı ve yayınevi Sovyetkiy Pisatel'de (Sovyet Yazarı) çalıştı.\nMakanin'in yazı stili realist olarak kategorize edilebilir. Tezleri, günlük yaşam deneyimlerinin psikolojik etkisini tasvir eden yazar 1 Kasım 2017'de Krasny'de 80 yaşında ölmüştür.\n\n\nSaint John\nSaint John, veya St. John ile şu maddeler kastedilmiş olabilir:\n\n\nEmily Beecham\nEmily Beecham (d.12 Mayıs 1984; Manchester),İngiliz-Amerikalı oyuncu. Rol aldığı televizyon dizileri \"The Street\" ve \"Into the Badlands\" ile bilinir.\n2011'de Londra Bağımsız Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu ödülü aldı. Oyuncunun İngiliz pasaportu yanında Amerikan vatandaşlığıda bulunmaktadır.\n\n\nJames Skivring Smith\nJames Skivring Smith (d. 26 Şubat 1825 - ö. 11 Şubat 1892), Liberyalı doktor ve siyasetçi. Smith, Afrika ülkesi Liberya'da 1871 ile 1872 yılları arasında kısa süre devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\n1833 yılında Amerika'dan göç ederek Liberya'ya gelen ailesinin kısa süre içerisinde hastalıktan hayatını kaybetmiştir. James Lugenbeel'in yanında tıp alanında eğitim alan Smith, bu alanda okumak üzere yeniden Amerika Birleşik Devletleri'ne gitmiş, eğitimini tamamladıktan sonra da Liberya'ya geri dönmüştür. Burada \"American Colonization Society\"'de doktor olarak görev almıştır.\n1855 yılında Grand Bassa bölgesi senatörü seçilerek siyasi kariyerine başlayan Smith, ilerleyen süreçte Dışişleri Bakanı olarak görev yapmıştır. 1870 ile 1871 yılları arasında Edward James Roye yönetiminde ikinci başkan olarak göre alan Smith, Roye'nin iktidardan uzaklaştırılması ile 4 Kasım 1871 ile 1 Ocak 1872 yılları arasında devlet başkanlığı makamına çıkmıştır.\n1 Ocak 1872 yılında görevi makama seçilen Joseph Jenkins Roberts'e devrederek makamdan ayrılmıştır.\n\n\nAmida Kuşatması\nAmida Kuşatması, II. Şapur yönetimindeki Sasaniler 359 yılında Roma'nın Amida şehrini kuşattığında gerçekleşti.\nYunan kökenli Antakyalı bir tarihçi olan Ammianus Marcellinus bu savaşta bir Roma ordusu subayıydı; Kuşatmayı eseri \"Res Gestae\"de anlatmıştır.\nII. Şapur, Sasani İmparatorluğu'nu kontrol altına aldığında, daha önce Roma İmparatorluğu tarafından kazanılan eski topraklarını tekrar kazanmaya çalıştı. Güneydeki Arapları ezdikten sonra, en önde gelenleri Xioniteler olmak üzere göçebe kuvvetlerin üzerine doğuya doğru hareket etti. 353'den 358'e uzun süren bir mücadeleden sonra Xionitler bir barış istemişlerdi ve kralları Grumbates, II. Shapur'u Romalılara karşı savaşta ona eşlik etti. 358'de Romalılar, Şapur'u Mezopotamya'ya saldırmaktan caydıramadılar, bu nedenle Shapur ertesi yıl istila etmeye karar verdi. Şapur 359 yılında batı seferine başladı.\nİmparator II. Constantius, general Ursicinus'un sadakatinden şüphelenmeye başlamıştı. Sonuç olarak, ona Doğu'daki Roma güçlerinin komutasını vermedi ve bunun yerine Sabinianus'a verdi. Pers istilasının haberi yayılırken, bölgenin sivil nüfusda panik başladı:\nTakip eden panikte, birkaç Roma lejyonu, Amida'ya doğru Pers ilerleyişi düzensizce kaçtı. Bunlara Legio XXX Ulpia Victrix ve Legio X Fretensis dahildir.\nGörünen o ki, Sasani planı Nisibis gibi zorlu kaleleri atlamak ve ardından Suriye'ye doğru ilerlemekti. Güçleri Amida'ya yaklaştığında, Sasaniler şehre saldırmaya teşvik edildi. Bu, Amida'nın savunmalarını kontrol ederken, Grumbates oğlu şehrin garnizonunun attığı bir okla vurularak öldürülmesi ile ortaya çıktı. Ammianus, oğlunun ölümüyle öfkelenen Grumbates'in Romalılardan intikam almak isteğini şöyle anlatıyor: Ölümü Troya'daki Patroklos'unkiyle karşılaştırıyordu. Sasaniler, kuşatma kuleleri ile saldırıya başladı ve şehri aceleyle almaya çalıştı; ancak büyük bir başarısızlıkla sonuçlandı. Hızlı bir zafer elde edilemeyen Şapur, müttefiki yatıştırmak için Amida'yı ele geçirmeyi taahhüt etmek zorunda kaldı.\nAmmianus Marcellinus göre:\nŞehri ele geçirdikten sonra garnizon ve sakinleri kılıçtan geçirildi. Persler, kuşatmada yaklaşık 30.000 asker kaybettiler, ancak II. Şapur daha ileriye gitti ve sonraki yıllarda Singara ve diğer kaleleri ele geçirdi. 363'te İmparator Julianus güçlü bir ordu başında Tizpon'u almak için ilerledi, ancak çekilme sırasında savaşta öldürüldü. Halefi Jovianus barış antlaşması imzaladı. Dicle ve Nisibis ilçeleri (toplam beş Roma eyaleti) Perslere devredildi ve Romalılar artık Ermenistan'a müdahale etmeme sözü verdiler.\n\n\nAnthony W. Gardiner\nAnthony William Gardiner (d. 3 Şubat 1820 - ö. 12 Şubat 1885), Liberyalı hukukçu ve siyasetçi. Gardiner, Afrika ülkesi Liberya'da 1878 ile 1883 yılları arasında devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\n1831 yılında ailesi ile birlikte Amerika Birleşik Devletleri'nden Liberya'ya göç eden Gardiner, burada hukuk alanında eğitim almış, 1847 yılında da Liberya Cumhuriyeti'nin yeni anayasasının oluşturulduğu delegasyon içerisinde yer almıştır. Ülkenin ilk Adalet Bakanı olarak görev yapan Gardiner, 1855 yılında 1871 yılına kadar mecliste yer almıştır.\n1871 yılında dönemin devlet başkanı Edward James Roye'nin devrilmesi ile kısa süreli James Skivring Smith yönetiminden sonra iktidara gelen Joseph Jenkins Roberts yönetiminde ikinci başkan olan Gardiner, Roberts'in 1875 ile 1876 yılları arasında rahatsızlığı sebebiyle görevini yerine getiremediği bir süreçte fiili olarak devlet başkanlığı görevlerini yürütmüştür.\n1877 yılında katıldığı devlet başkanlığı seçimlerinde başarılı olan Gardiner, 7 Ocak 1878 yılında devlet başkanlığı görevini üstlenmiştir. Bu görevi 20 Ocak 1883 tarihine kadar sürdüren Gardiner, iki dönem üst üste seçilmesinin ardından yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle söz konusu tarihte istifa ederek makamı ikinci başkan Alfred Francis Russell'e devretmiştir.\n\n\nAlfred Francis Russell\nAlfred Francis Russell (d. 25 Ağustos 1817 - ö. 4 Nisan 1884), Liberyalı siyasetçi. Russell, Afrika ülkesi Liberya'da 1883 ile 1884 yılları arasında devlet başkanlığı makamında bulunmuştur.\nAnthony William Gardiner yönetiminde ikinci başkan olarak görev yapan Russell, Gardiner'in sağlık sorunları nedeniyle 20 Ocak 1883 tarihinde istifa etmesi ile birlikte devlet başkanlığı görevlerini üstlenmiş, bu görevi de 7 Ocak 1884 tarihine kadar sürdürmüştür. Söz konusu tarihte yapılan seçim sonucu makama gelmeye hak kazanan Hilary R. W. Johnson'a makamı devrederek makamdan ayrılmıştır.\n\n\n2. Bundesliga gol kralları listesi\n2. Bundesliga gol kralları listesi, Almanya ikinci ligi 2. Bundesliga'da bir sezonda en çok gol atan futbolcuların sezonlara göre yapılmış listesidir.\n2. Bundesliga, 1974'te iki bölgesel küme şeklinde oynanmaya başlamış ve Ağustos 1974'te 1. FC Saarbrücken ve Darmstadt 98 arasında oynanan bir maç ile açılırken ilk golü de Saarbrücken oyuncusu Nikolaus Semlitsch kaydetti. Karlsruher SC'den Bernd Hoffmann ve DSC Arminia Bielefeld'den Volker Graul ligin güney ve kuzey kümelerinin ilk gol kralları oldular. 1991-92 sezonu dışında 1981'den beri oynanan tüm sezonlar tek bir kümeden oluşmaktadır.\nHorst Hrubesch, 1977-78 sezonunda Rot-Weiss Essen formasıyla kuzey kümede 41 gol kaydederek bir sezonda en çok golü atan futbolcu oldu. Tek kümeli dönemin en golcü ismi ise 1981-82 sezonunu 37 golle tamamlayan 1860 Munich'li oyuncu Rudi Voller'di. Karlsruhers SC'den Emanuel Günther bu ligde, ikisi tek başına olmak üzere, üç kez gol kralı olarak bu ligde en çok gol kralı olan isim oldu. Siegfried Reich (ikinci krallığı ilkinden 7 yıl sonra gerçekleşti), Angelo Vier ve Artur Wichniarek (bir kez krallığı paylaşmıştır) ise bu unvanı iki kez kazandılar. Arminia Bielefed, altı kez 2. Bundesliga gol kralı çıkararak bu kategoride rekoru elinde tutmaktadır. 2. Bundesliga'nın en golü ismi 154 gol atan Dieter Schatzschneider olurken, bu futbolcu 1982-83 sezonunun gol kralıdır.\nLigin gol kralları:\n\n\nBullitt, Kentucky\nBullitt ilçesi veya Bullitt County Amerika Birleşik Devletleri'nin Kentucky eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 74,319'dur. İlçenin merkezi Shepherdsville şehridir.\n\n\nGiresun'da spor\nGiresun'da spor, Türkiye'nin Giresun ilinin spor tarihçesini, spor kulüplerini, önemli spor tesislerini konu almaktadır.\nGiresun'un futbol, basketbol, voleybol, hentbol gibi farklı branşlarda faaliyet gösteren spor takımları vardır.\nLig takımları\n2019-20 sezonunda Giresun'un Süper Lig takımı HK Süper L.'de Görele Belediyespordur. Giresunspor, F 1. Ligdedir. Giresun'un BAL'da 2 takımı vardır.\nTürkiye Kupaları\nGörelespor, F Türkiye Kp'da 3.turda ayni ilin takımı Giresunspor ile karşılaşarak elemiş, 4.turda elenmiştir. Görele Belediyesi SK HK Türkiye Kp.'da eleme grubundan çıkamamıştır.\nGörele Belediyesi SK, HK Türkiye Kp.'ta çeyrek finale yükselmiştir.\n2018-2019 Sezonu sonunda, Akın Çorap Giresunspor 1. Ligde 13.olmuştur. Hentbol kadınlar 1.ligde Görele Belediyesi Giresun GSK süper lige çıkmıştır. Voleybol kadınlarda 1957 Espiyespor 2.lige çıkmıştır. BAL 'da 1926 Bulancakspor ve Görelespor ligde kalmışlardır. Voleybol erkekler 1.ligde Bulancak Belediyesi küme düşmüştür. Futbol kadın 3.ligde 1 takım, basketbol, voleybol, hentbol bölgesel liglerinde toplam 6 takım daha vardır.\nZiraat Türkiye Kupası'nda Giresunspor, 5.turda Fenerbahçe'ye elenmiştir.\nHentbol Kadınlar Türkiye Kupası'nda Görele Belediyespor, 2.tur grubunda elenmiştir.\n2018-19 Türkiye Kupaları\nKaynak:\nGiresun'un en önemli spor tesisleri: Giresun Atatürk Stadyumu, 19 Eylül Spor Salonu, Giresun Olimpik K. Yüzme Havuzu'dur.\nKaynak:\nÖnemli ya da Türkiye liglerinde yer alan kulüplerin maç yaptığı tesisler  tabloda yer almıştır.\n\n\nElmore County, Alabama\nElmore ilçesi veya Elmore County Amerika Birleşik Devletleri'nin Alabama eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 79,303'tür. İlçenin merkezi Wetumpka şehridir. İlçenin adı John Archer Elmore'den gelmektedir.\n\n\nEsas DuruÅŸta Cinayet\nEsas Duruşta Cinayet-Kışlalarda Neler Oluyor?, gazeteci yazar İsmail Saymaz'ın askerlikteki kuşkulu ölümleri konu edindiği 2014 yılında İletişim Yayınları'ndan çıkan kitabı. Dayak, intihar, silah, mayın ve patlama sonucu meydana gelen asker ölümlerinin 15 dava dosyası üzerinden incelendiği ‘Esas Duruşta Cinayet’ Saymaz'ın yedinci kitabı. Saymaz kitabı hazırlarken birçok emekli ve muvazzaf subay ve astsubaydan katkı gördüğünü ifade etmiştir.\nKitapta aileleriyle de röportajlara yer verilen askerlerden bazıları şunlar: İskenderun'da işkenceyle öldürülen Murat Polat, Sevag Şahin Balıkçı, Afyonkarahisar'daki patlamada ölen Tolga Taştan, dövülerek öldürülen Uğur Kantar/ nöbetçi kulübesinde öldürülen Er Eren Özel.\nDava dosyaları, rakamlar ve istatistiklerle hazırlanan kitapta gördüğü kötü muamele nedeniyle akıl sağlığını kaybeden, nöbette arkadaşının silahından çıkan kurşunla can veren, mayınlara basarak parçalanan, bir cephanelikte gece çalışırken havaya uçan, kalp problemi olduğu halde üzerindeki ağır mühimmatla koşturulurken ölen, bölük karşısında hakaret edildiği için intihar eden erlerin öykülerine yer veriliyor.\nMedeni ölüm başlığı altında Türkiye’deki zorunlu askerlik uygulaması, dünyadaki ve Türkiye’deki tarihçesi ve algılanışı, askeri cezaevi ve askeri yargı olguları, askerdeki intiharlar ve vicdanî ret meselesini art arda bağladığını söyleyen Saymaz kitaptaki ölümlerin temel zemininin aslında zorunlu askerlik olduğuna ve bunun kaldırılması gerektiğine dikkat çekiyor.\nKitapta Sevag Balıkçı'nın sanık Kıvanç Ağaoğlu ile birlikte bir fotoğrafına da yer veren Saymaz fotoğrafı izinsiz kullandığı gerekçesiyle soruşturmaya uğradı, ancak kışlada çekilen fotoğrafın özel yaşam kapsamında değerlendirilmeyeceği gerekçesiyle takipsizlik kararı verildi. Kitaptaki röportajda Bıçakçı'nın annesi ve babası Ani ve Garbis Bıçakçı ölümünden önceki 24 günü söz konusu ederek olayın kaza olmadığı hakkındaki düşüncelerini paylaşıyor.\nRadikal Kitap \"yakın zamanda alınan bedelli askerlik kararının bazılarına yeniden hatırlattığı \"askerlik\" meselesinin öbür tarafı, zorunlu askerliği esnasında \"ölen\" askerlerin hikâyeleri\" diye tanıttığı kitabı 2014'ün 100 kitabı arasında değerlendirdi.\n\n\nTalsi\nTalsi (; ) Letonya'da yer alan bir kasabadır. Talsi Belediyesinin yönetim merkezidir. Şehrin nüfusu 11,371'dir.\n\n\nDivine Divinity\nDivine Divinity, Larian Studios tarafından geliştirilen ve Eylül 2002'de piyasaya sürülen Microsoft Windows için cdv Software Entertainment tarafından yayımlanan bir rol yapma oyunudur. \"Beyond Divinity\", \"\" ve \"\" adında üç yan ürünü; devamı olan \"Divinity II\"; ve olayların öncesini anlatan \"\" oyunları piyasaya sunulmuştur.\nOyun başlamadan iki bin yıl önce, Rivellon topraklarında Yedi Konsey'de (Council of Seven) oturanlar, büyünün karanlık tarafına geçmiş bir grup hain sihirbazlara karşı savaşta kendilerini feda ettiler. Yedi Konseyi unutmamak için, bilge adamların bilgisini gelecek kuşaklara aktarmak için \"İlahi Düzen\" (Divine Order) kurulmuştur.\nOyunun başında oyuncu iyileştiricilerin kasabası olan Aleroth'taki bir evde uyanır. Kasabanın lideri olan Mardaneus'un delirdiği ortaya çıkar ve oyuncudan Mardaneus'u çıldırtan hortlak (undead) büyücü Thelyron'u durdurmak için kasabanın altındaki mezar binalarına girerek yardım etmesi istenir. Thelyron'un işi bitirildikten sonra, Mardaneus oyuncuyu yüzeye geri getirir.\nAleroth'taki kriz çözüldüğünde, oyuncu keşif için ayrılır ve bir ejder atlısı tarafından pusuya düşürülür, ancak oyuncu, kendisinin üç İşaretli Kişi'den (Marked Ones) biri olduğunu açıklayan büyücü Zandalor tarafından kurtarılır ve Zandalor oyuncuyla bir handa buluşmak ister. Bundan kısa bir süre sonra, diğer iki İşaretli Kişi ölü bulunur. Artık sadece oyuncu kalmıştır. Oyuncu, İlahi olduğunu iddia eden, Rivellon'u çağrılan şeytani Kaos'a karşı korumak için kehanetlenmiş bir mesih ve genç bir soylu Dük Janus'un evi, Castle Stormfist'e davet edilir. Oyuncu Janus için lüzumsuz görevler yapmak zorunda kalır ve ne yaparsa yapsın, kendini bir zindanda bulur ve çıkış yolunda savaşmak zorundadır.\nKurtulduğunda; Zandalor, oyuncuyu Yedi Konsey'in yerine getirdiği yere götürür ve gerçek İlahi'yi bulmak için Yedi Konseyi'nin mirasçılarının bir araya getirilmesi gerektiğini açıklar. Bunu yaparken, oyuncu, şeytanın Kaosu'nu, Rivellon'a geri getirme amacındaki kötü organizasyon olan Kara Yüzük (Black Ring) tarafından olayların manipüle edilme biçimi hakkında daha fazla bilgi sahibi olur. Orklar insanlara saldırmaya başlar ve elfler ve cüceler savaşın eşiğinde dururlar; ta ki oyuncu bu manipülasyonu ortaya çıkarana kadar.\nYeni konsey üyeleri, oyuncuyu İlahi hale getirecek ayini tamamlamak için bir araya geldiklerinde, Dük Janus ortaya çıkar. Janus, Kara Yüzük ile olan ligde Yalan Şeytanı (Demon of Lies) olduğunu ve Kaos'u çağırmaya çalıştığını açığa çıkarır. Konseye saldırılır ve oyuncu ile birlikte konseyin birçok üyesi öldürülür. Oyuncu, İlahi olarak yeni yetenekleri ile hayatına geri döner ve Kara Yüzük'ün Kaos'u çağırdığı kaleye ulaşabilir. İlahi, Janus'u yener, fakat çağırma sunağında yatan Kaos'un bedeni olmak üzere seçilen bir bebek bulur ve bebeği kollarında dışarıya taşır.\n\n\nTapanuli orangutanı\nTapanuli orangutanı veya Pongo tapanuliensis, Endonezya'nın Sumatra adasına özgü orangutan türlerinden biridir. Sumatra orangutanı (\"Pongo abelii\", adada daha kuzeybatıda bulunmakta) ve Bornean orangutanı (\"Pongo pygmaeus\") ile birlikte bilinen üç orangutan türünden biridir. 2017'de ayrı bir tür olarak belirlendi.\nTapanuli Selatan'daki Batang Toru'daki orangutanlardan ayrı bir popülasyon olarak ilk defa 1997'de olarak bildirildi ancak ayrı bir tür olarak tanınmadı.. Pongo tapanuliensis, ayrıntılı bir filogenetik çalışmanın ardından 2017'de ayrı bir orangutan türü olarak tanımlandı. Çalışmada 37 bireyden genetik numuneler toplandı ve 33 yetişkin erkek orangutan numunesinin morfolojik analizi gerçekleştirildi. Araştırmanın temel bileşeni, 2013 yılında köylüler tarafından öldürülen ve daha sonra türlerin holotipi olarak adlandırılacak olan yetişkin bir erkek iskeletiydi. Numunenin diğer numunelere kıyasla belirgin fiziksel özelliklere -özellikle kafatası ve dişlerindeki belirgin karakteristik özelliklere- sahip olduğunu anlaşılmıştır. Kafatası ve postkraniyum, Bogor'daki Zooloji Müzesi'ne alındı. Genetik inceleme, Batang Toru popülasyonunun ayrı bir tür olarak düşünülmesi gerektiğini ve popülasyondan alınan iki örneğin ana bileşenler analizinde diğer iki türden önemli farklar gösterdiğini belirtti.\nGenetik karşılaştırmalar, Tapanuli orangutanlarının yaklaşık 3.4 milyon yıl önce Sumatran orangutanlarından ayrıldığını göstermektedir ancak yaklaşık 75.000 yıl önce meydana gelen Toba Gölü patlamasından sonra daha fazla izole olmuştur. En az 10.000 ila 20.000 yıl önce sonlanan sporadik temasa devam ettiler. Buna karşılık, Sumatran orangutanları yaklaşık 670.000 yıl önce Bornean orangutanlarından ayrıldı. Her iki ada kıtasal buzullanmanın son dönemlerinde Sundaland'ın bir parçası olarak bağlandı.\nFiziksel karakteristik ve özellikleri bakımından, Tapanuli orangutanı, Sumatra'daki diğer orangutan türlerinden olan Sumatran orangutanına benzemektedir. Bununla birlikte, Tapanuli orangutanlarının daha kıvırcık saçları ve daha küçük kafaları olduğu gözlemlenmiştir. Türlerin erkeği, diğer orangutan türlerinden farklı olarak daha uzun çiftleşme arayışı ortaya koymaktadır. Türün beslenme düzeni de kendine özgüdür ve tırtıllarla kozalaklar gibi besinleri tüketmektedir.\n\n\nName-i be reis-i cumhur\nName-i be reis-i cumhur (نامه ای به رئیس جمهور), Roya Sadat'ın yönettiği 2017 çıkışlı Afganistan yapımı drama filmidir. Film, 4 Mart 2018 tarihinde düzenlenecek 90. Akademi Ödülleri'nin \"Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü\" kategorisinde yarışmak üzere Afganistan'ın aday adayı olmuştur.\n\n\nLarian Studios\nLarian Studios, 1996'da Swen Vincke tarafından kurulmuş bir Belçikalı oyun geliştiricisi. Zorlu bir strateji oyunu olan LEDWars ve çok sayıda kumar oyunları dışında, rol yapma video oyunları ve eğitim oyunları geliştirmektedirler. Oldukça yaygın olan \"Divinity\" rol yapma oyunu serisinin geliştirildiği şirkettir.\n\n\nPrienai\nPrienai Litvanya'da yer alan bir şehirdir. Bu şehir Kaunas'ın 39 km güneyinde yer almaktadır. Şehrin nüfusu 2011 yılı itibarıyla 9,867'dir.\n\n\nSigulda\nSigulda Letonya'da yer alan bir kasabadır. Şehrin nüfusu 16,679'dur. \n\n\nFeral Interactive\nFeral Interactive, macOS ve Linux platformlarında yayım yapan bir için bir video oyunu yayımcısıdır. 1996 yılında kurulmuş olup Londra, İngiltere merkezlidir. \"Feral Interactive\"; Square Enix, 2K Games, Sega, Warner Bros. Interactive Entertainment and Codemasters gibi yayımcılar ile çalışmaktadır. Feral, \"Total War\" serisi, , \"Tomb Raider\" ve \"\" gibi ortaklarının popüler oyunlarının yazılım uyarlamasını yapar ve yayınlar.\nSteam, Mac App Store ve sahip oldukları Feral Mağazası aracılığıyla yayımladığı oyunları satmaktadırlar.\n1996'dan 2013'e kadar, Feral Interactive sadece Mac OS için oyunlar yayımladı. Haziran 2014'te Feral, Linux için ilk kez \"XCOM: Enemy Unknown\" oyununu yayımladı. Ağustos 2016'da Feral, iOS üzerinde ilk kez iPad için oyununu duyurdu. Şirket Mac hem de Linux platformları için oyunlar yayınlamaya devam etmektedir.\n\"The Movies\"'in Mac sürümü, 2006 yılında Simülasyon kategorisindeki en iyi oyun için bir BAFTA ödülü kazandı.\n2012'de \"\"'ın Mac sürümü, Mac Geliştirici Vitrini'nin bir parçası olarak 2012 Apple Tasarım Ödülü kazandı.\n\n\nKeldani Süryani Kilisesi\nKeldani Süryani Kilisesi, Doğu Asur Kilisesi'ne bağlı bir başpiskoposluk olan bir Hint Hristiyan kilisesidir. Kiliseye bağlı olan hristiyanların birçoğu kendilerini Aziz Tomas Hristiyanları olarak tanımlarlar. Çoğunlukla Hindistan'ın Kerala eyaletinde yaşayan bu kilise mensupları, taşıdıkları \"Keldani\" ismine rağmen, Keldaniler ile bağlantılı değildir ve Keldani Katolik Kilisesi ile bir bağı yoktur.\n\n\nYeva\nYeva, Anahit Abad'ın senaryosunu yazıp yönetmenliğini yaptığı 2017 çıkışlı Ermenistan yapımı dram filmi.\nErmenistan'ın Sinema Merkezi ve İran'ın Farabi Sinema Kurumu’nun işbirliğiyle gerçekleştirilmiştir.\n41. Montreal Dünya Filmleri Festivali'ne katılan film; 90. Akademi Ödülleri'nde \"yabancı dilde en iyi film\" dalında Ermenistan sinemasını temsil etmek üzere seçilmiştir.\nKocasının trajik bir şekilde ölümünden sonra küçük kızıyla Erivan'dan kaçarak Karabağ'da tanıdıklarının yanına sığınan Yeva (Havva) adlı kadın geçmişini unutmaya çalışır fakat geçmişi bir türlü peşini bırakmaz.\n\n\nMalabar Bağımsız Süryani Kilisesi\nMalabar Bağımsız Süryani Kilisesi (ya da Thozhiyur Kilisesi) Hindistan'ın Kerala eyaletinde üyeleri bulunan bir Hristiyan kilisesidir. Kilise, Kerala'da bulunan diğer kiliseler gibi kendi kökenlerini Aziz Tomas'ın bölgedeki faaliyetlerine bağlar. Bu nedenle bu kiliseye bağlı Hristiyanlar kendilerini Aziz Tomas Hristiyanları olarak tanımlarlar.\n\n\nNar Bağı\nNar Bağı, Ilgar Necef'in senaryosunu yazıp yönetmenliğini yaptığı 2017 çıkışlı Azerbaycan yapımı dram filmi.\n52. Karlovy Vary Film Festivali'ne katılan film, 90. Akademi Ödülleri'nde \"yabancı dilde en iyi film\" dalında Azerbaycan sinemasını temsil etmek üzere seçilmiştir.\n12 yıl sonra ülkesine dönen bir adamın, kendisinden yıllardır haber alamayan ailesiyle yaşadığı yabancılaşma ve ilişkilerini yeniden ve baştan kurma çabaları.\n\n\nSystem Shock\nSystem Shock, Looking Glass Technologies tarafından geliştirilen ve Origin Systems tarafından yayımlanan 1994 yılı birinci şahıs aksiyon rol yapma video oyunudur. Warren Spector'ın yapımcı olarak çalıştığı Doug Church tarafından yönetildi. Oyun, 2072 yılının siberpunk vizyonunda bir uzay istasyonunda geçer. İsimsiz bir bilgisayar korsanının rolünü rol alan oyuncu, SHODAN adlı kötü niyetli bir yapay zekanın planlarını engellemeye çalışır. Oyunun devamı olan \"System Shock 2\" 11 Ağustos 1999 yılında yayımlandı.\nEleştirmenler \"System Shock\"'u övdü ve türün önemli bir atılımı olarak karşıladı. Daha sonra birçok şöhret listesinde yer aldı. Oyun orta bir ticari başarı yakaladı. Satışlar 170.000 kopyayı aştı, ancak Looking Glass nihaî olarak projede para kaybetti. Looking Glass Studios ve yan geliştirici Irrational Games tarafından oyunun devamı olan \"System Shock 2\" çıkarıldı. 2000'de çıkan \"Deus Ex\" (ayrıca Spector tarafından yapıldı) ve 2007 oyunu \"BioShock\", iki oyunun fikren devamlarıdır. Oyunun yeniden yapımı, Night Dive Studios tarafından 2018'de çıkarılmak üzere planlandı.\n\n\nSystem Shock 2\nSystem Shock 2, kişisel bilgisayarlar için birinci şahıs hayatta kalma korku video oyunudur. Oyun, Ken Levine tarafından tasarlanmış ve Irrational Games ile Looking Glass Studios tarafından ortak geliştirilmiştir. Başlangıçta bağımsız bir isim olması amaçlanan bu hikâye, üretim sırasında 1994 PC oyunu \"System Shock\"'un devamı haline getirildi. Değişiklikler, \"System Shock\"'un imtiyaz hakkına sahip olan Electronic Arts'ın yayıncı olarak imzalandığı zaman yapıldı.\n\n\nKen Levine (oyun geliÅŸtiricisi)\nKenneth Marc \"Ken\" Levine (doğum: 1 Eylül 1966), Amerikalı bir oyun geliştiricisidir. Ghost Story Games şirketinin (eski adı Irrational Games) yaratıcı yönetmen ve kurucularındandır. \"BioShock\" serisinin yaratılmasına öncülük etmiştir ve \"\" ve \"System Shock 2\"'de yaptığı çalışmalarla da tanınır.\n\n\nKen Levine\nKen Levine adlı kişiler:\n\n\nBioShock 2\nBioShock 2, 2K Marin tarafından geliştirilen ve 2K Games tarafından yayımlanan, birinci şahıs nişancı video oyunudur. 2007 video oyunu \"BioShock\"'ın devamı olan oyun, 9 Şubat 2010'da Microsoft Windows, PlayStation 3 ve Xbox 360 için dünya çapında piyasaya sürüldü. Feral Interactive, 30 Mart 2012'de oyunun bir OS X sürümünü yayımladı. Kurgusal sualtı distopya kenti Rapture içinde, oyunun hikâyesi ilk \"BioShock\" olaylarından sekiz yıl sonra gerçekleşir. Bir dev Big Daddy (Koca Baba) olan Subject Delta'nın kontrolünü alan oyuncular, silahları ve bir dizi genetik modifikasyon kullanarak kentin psikodeli insan nüfusu olan \"mutantlar\" (splicer) ile savaşmakla görevlendirilir. Oyun ayrıca, Rapture'ın 1959 iç savaşı sırasında ilk oyunun olaylarından önce gerçekleşen, \"Fall of Rapture\" adlı hikâye ile yönlendirilen çok oyunculu modu da bulundurur.\n\n\nLa Ciénaga (film)\nLa Ciénaga ( ), Lucrecia Martel'in yönettiği ve senaryosunu yazdığı 2001 çıkışlı Arjantin filmi.\nFilm, Arjantin'in kuzeybatı kesimindeki yüksek ovalarda çekilmiştir ve kendine acıyan bir Arjantinli burjuva ailesinin hayatını tasvir eder.\nFilm, birkaç gence sahip 50 yaşlarındaki orta yaşlı bir kadın olan Mecha'nın (Graciela Borges) hikâyesini anlataktadır. Kocası Gregorio (Martín Adjemián) genç görünmeye devam etmek istemektedir ve ikisi de Mecha'nın hırsızlık ve tembellikle suçladığı kasvetli Arjantin Kızılderilisi hizmetlileri ile de uğraşmak zorundadırlar. Aile, şehrin sıcak ve nemli havasından kurtulmak için, yazlarını \"La Mandragora\" adını verdikleri kır evinde geçirmektedirler. Mecha'nın kuzeni Tali (Mercedes Morán), yakınlardaki La Ciénaga şehrinde yaşıyor ve küçük, gürültülü bir çocuğa ve ailesini seven ve avlanma meraklısı kocası Rafael (Daniel Valenzuela) ile birliktedir. Uzun süredir, her iki evdeki kalabalık ev içi durum, ailelerin sinirlerini zorlamaktadır. Bastırılmış aile gizemleri ve şiddet tehditleri ortaya çıkar.\nCinema Tropical, 21. yüzyılın ilk on yılı için önde gelen Latin Amerika filmleri üzerinden bir anket yaptı. Yayınlanan anket sonuçlarına göre, Arjantinli yönetmen Lucrecia Martel'in La Ciénaga filmi, on yıldaki en iyi Latin Amerika filmi seçilmiştir. Ayrıca aynı listede, Lucrecia Martel'in diğer filmlerinden Başsız Kadın (La mujer sin cabeza) 8., Küçük Azize (La niña santa) ise 9. sırada yer aldı.\nBerlin Uluslararası Film Festivali 2001\nSundance Film Festivali 1999\nArjantin Film Eleştirmenleri Birliği Ödülleri 2002\nClarín Entertainment Ödülleri 2001\nHavana Film Festivali 2001\nSESC Film Festivali, Brezilya 2005\nToulouse Latin Amerika Film Festivali 2001\nUruguay Uluslararası Film Festivali 2001\nUruguay Film Eleştirmenleri Birliği 2001\n\n\nChelan\nChelan ilçesi veya Chelan County Amerika Birleşik Devletleri'nin Washington eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 72,453'tür. İlçenin merkezi ve en büyük şehri Wenatchee'dir.\n\n\nHTC Canary\nHTC Canary HTC tarafından üretilen bir Windows Mobile akıllı telefon modelidir. Sırasıyla Orange ve China Mobile tarafından Avrupa ve Çin'de Kasım 2002'de piyasaya sürüldü. Windows Mobile'ı çalıştıran ilk akıllı telefon olması dikkat çekiciydi. TFT renkli ekranlı üç bantlı GSM Smartphone, hoparlör, SD / MMC kart yuvası ve kızılötesi özelliğine sahiptir. Telefon, önceden kurulmuş Pocket Outlook, MSN Messenger ve Windows Media Player ile birlikte geldi. Pocket PC 2002 sürümünde geldi. Windows Mobile 2003 sürümü de alabilir.\n\n\nLado GudiaÅŸvili\nLado Gudiaşvili (Gürcüce: ლადო გუდიაშვილი; d. 18 Mart 1896, Tiflis – ö. 20 Temmuz 1980, Tiflis), Gürcü ressam, grafik sanatçısı.\nGudiaşvili, bir demiryolu işçisi olan ailede dünyaya geldi. Tiflis heykel ve güzel sanatlar okulunda eğitim gördü (1910-1914). Paris’te Ronson'un özel akademisinde ders aldı (1919-1926). Gudiaşvili, Fransız simgeciliğinden etkilenen Gürcü şairlerin “Mavi Boynuzlar” adlı grubuna katıldı. Paris'te, Ignacio Zuloaga, Amedeo Modigliani, Natalya Gonçarova ve Mihail Larionov'la birlikte Montparnasse semtinde yer alan \"La Ruche\"ün müdavimlerinden biri oldu. Gudiaşvili, naif Gürcü ressam Niko Pirosmanaşvili'den büyük ölçüde etkilendi. \nGudiaşvili’nin, Gürcü yaşam tarzının çekicilikleriyle dolu olan ilk çalışmaları, dramatik grotesk tarz ile şiirsel gizemin cazibesini birleştirdi (\"Canlı Balık\", 1920, Gürcistan Sanat Müzesi). Gudiaşvili’nin eski Kafkasya ve İran sanatı geleneğine yakınlığı, 1926'da Gürcistan'a dönmesiyle daha da belirgin hale geldi. Ressam döndükten sonra daha sıcak renkler kullanmaya başladı ve dünyayı bir çeşit tiyatro gibi algılamasıyla çalışmaları daha güçlü bir çizgiye oturdu. Gudiaşvili’nin pek çok resmi operanın, balonun ya da kostümler içindeki kadın oyuncuların etkisini yansıtır. Gürcü yazarlar Grigol Robakidze ile Konstantine Gamsahurdia’nın edebiyatta yaptığını Gudiaşvili resme uygulamış, resimlerinde mitolojik alegorilerden özgür biçimde yararlanmıştır (\"Serapita’nın Gezintisi\", 1940). \nGudiaşvili, 1946'da Tiflis'te Kaşveti Kilisesi'nin tavanını yeniden resimledi. Bundan dolayı aynı yıl Komünist Partisi üyeliğinden atıldı ve 1926’dan beri ders verdiği Tiflis Sanat Akademisi’ndeki işine de son verildi. Çini mürekkeple yaptığı “antifaşist döngüler” içindeki çizimlerle Gudiaşvili bir bakıma “Gürcü Goya” haline geldi. Hayvanları andıran figürler, çıplak “tanrıçalar” adeta onun eserlerini kuşattı. \nLado Gudiaşvili, kitap illüstratörü, sinema ve tiyatro dekoratörü olarak da ünlenmiştir.\n\n\nKüçük Azize\nKüçük Azize ( ), Lucrecia Martel'in yönettiği ve senaryosunu yazdığı 2004 çıkışlı Arjantin filmi. Filmin yapımcıları arasında Lita Stantic'in yanı sıra Pedro Almodóvar, Agustín Almodóvar ve Esther Garcia da yer almaktadır.\nFilm, küçük bir kasaba olan La Ciénaga'da, harap bir Arjantin oteli \"Hotel Termas\"'ta bir tıbbi konferans sırasında geçen olayları anlatır. İki genç genç kız, Amalia (María Alché) ve en yakın arkadaşı Josefina (Julieta Zylberberg), cinselliklerini yeni yeni keşfetmeye başlarken, aynı zamanda Katolik dinî tutkularına da sahiptirler. Amalia, otelin sahibi olan, boşanmış çekici annesi (Mercedes Morán) ve amcası Freddy (Alejandro Urdapilleta) ile yaşamaktadır. Bu süre zarfında, Amalia'nın zihnindeki ruhsal ve cinsel dürtüler birbirine yakınlaşmış görünmektedir.\nCinema Tropical, 21. yüzyılın ilk on yılı için önde gelen Latin Amerika filmleri üzerinden bir anket yaptı. Yayınlanan anket sonuçlarına göre, Arjantinli yönetmen Lucrecia Martel'in filmlerinden La Ciénaga, on yıldaki en iyi Latin Amerika filmi seçilmiştir. Ayrıca aynı listede, Lucrecia Martel'in diğer filmlerinden Başsız Kadın (La mujer sin cabeza) 8. ve Küçük Azize (La niña santa) 9. sırada yer aldı.\nClarín Entertainment Ödülleri 2004\nReykjavik Uluslararası Film Festivali 2005\nSão Paulo Uluslararası Film Festivali 2004\n\n\nSafir T-serisi\nSafir T-serisi, Türk yapımı bir yarı otomatik tüfektir. Silah, AR-10 platformu üzerinden geliştirilmiştir.\n\n\nGazi tezi\nGazi tezi ya da gaza tezi, Avusturyalı tarihçi Paul Wittek'in Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluş tartışmaları üzerine ortaya attığı tez. 1937 yılında İngiltere'de verdiği konferanslarda ortaya konmuş, sonrasında kitap olarak da basılmıştır. Modern Osmanlı tarihçiliğini etkileyen bu tez yaygınca kabul gördüğü kadar çeşitli anti tezlere de ortam oluşturmuştur.\n\n\nSamsun'da 1999 Türkiye yerel seçimleri\n18 Nisan 1999 Yerel Seçimleri'nde (resmî adıyla 18 Nisan 1999 Mahalli İdareler Yerel Seçimleri) Samsun Büyükşehir Belediyesi ile 14 ilçenin ve 36 beldenin belediye başkanı seçilmiştir. \n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n\n\nCAR-15\nCAR-15 (\"Colt Automatic Rifle-15\"), M16 piyade tüfeklerinin karabina varyantları için kullanılan bir tanımdır. En bilinen CAR-15 varyantları 1960'larda Vietnam Savaşı sırasında geliştirilen XM177E1- ve XM177E2'dir. Silah, daha çok hava kuvvetleri ve çeşitli özel kuvvetler tarafından kullanılmıştır.\n\n\nMalankara Ortodoks Süryani Kilisesi\nMalankara Ortodoks Süryani Kilisesi ya da Hint Ortodoks Kilisesi Hindistan'ın Kerala eyaletinde bulunan ve Oryantal Ortodoksluk geleneğine bağlı olan otosefal bir kilisedir. Üyeleri kendilerini bölgede misyonerlik faaliyetleri sürdürmüş olan Aziz Tomas'a ithafen Aziz Tomas Hristiyanları olarak tanımlarlar. \n\n\nBaşsız Kadın\nBaşsız Kadın () ), Lucrecia Martel'in yönettiği ve senaryosunu yazdığı 2008 çıkışlı psikolojik gerilim, drama türündeki Arjantin filmidir. Filmin yapımcıları arasında yönetmen Lucrecia Martel'in yanı sıra Pedro Almodóvar, Agustín Almodóvar ve Esther Garcia gibi isimler de yer almaktadır.\nFilm, Salta yakınlarındaki ıssız bir yolda aracını sürdüğü esnada bir şeye çarpan Vero (Verónica'nın kısaltması) (Onetto) etrafında dönen olayları aktarmaktadır. Bir insana veya bir hayvana çarpıp vurmadığından emin olamadığından, giderek zihinsel olarak rahatsızlık geçirmeye başlar.\nCinema Tropical, 21. yüzyılın ilk on yılı için önde gelen Latin Amerika filmleri üzerinden bir anket yaptı. Yayınlanan anket sonuçlarına göre, Arjantinli yönetmen Lucrecia Martel'in filmlerinden La Ciénaga, on yıldaki en iyi Latin Amerika filmi seçilmiştir. Ayrıca aynı listede, Lucrecia Martel'in diğer filmlerinden Başsız Kadın (La mujer sin cabeza) 8. ve Küçük Azize (La niña santa) 9. sırada yer aldı.\nArjantin Sinema Filmleri Sanat ve Bilimleri Akademisi 2008\nArjantin Film Eleştirmenleri Birliği Ödülleri 2009\nIndiewire EleÅŸtirmenler Anketi 2009\nIndiewire EleÅŸtirmenler Anketi 2008\nLima Latin American Film Festival 2008\nPremios ACE 2010\nVillage Voice Film Anketi 2008\n\n\nMar Tomas Süryani Kilisesi\nMalankara Mar Tomas Süryani Kilisesi, çoğunlukla kısaltılmış hali ile Mar Tomas Kilisesi, Hindistan'ın Kerala eyaletinde bulunan bir Süryani Ortodoks kilisesidir. Kilisenin üyeleri kendilerini Aziz Tomas Hristiyanları olarak tanımlarlar. \n\n\nOtello (Rossini)\nOtello (İtalyanca: \"Otello ossia Il moro di Venezia\") Gioacchino Rossini tarafından bestelenen 3-perdelik operatik müzikli dram (\"dramma per musica\") janrında bir operadır. Salsa Markisi \"Francesco Mario Berio\" tarafından İtalyanca olarak yazılan opera librettosu, 1792'de Jean François Ducis'in Fransızca çevirisi \"Othello ou Le More du Venise\" oyununa ve 1813'te Giovanni Carlo Baron Cosenzas'ın İtalyanca çevirisi olarak hazırladığı \"Othello\" oyununa dayandırılmıştır. Bu Fransızca ve İtalyanca oyun eserlerinin orijinali ise tanınmış İngiliz oyun yazarı William Shakespeare'in 1603 basımlı İngilizce yazılmış \"Othello, the Moore of Venice\" tregedyasıdır.\nBu opera eserinin prömiyer temsili 4 Aralık 1816'da Napoli'de (günümüzde \"Teatro Mercadante\" adını taşıyan) \"Teatro del Fondo Tiyatrosu\"nda yapılmıştır.\nBu opera eserinin libretto yazarı ve eserin bestecisi, Otello trejedya eserini İngilizce olarak orijinal olarak 1613'te hazırlanan William Shekespeare oyun eserinden doğrudan doğruya faydalanmamışlardır. O dönemde alışılmış olan libretto hazırlama geleneklerine göre, eser 1792 tarihli Fransızca ve 1813 tarihli İtalyanca çevirilerinden uyarlanıp hazırlanmıştır.\nBu opera eserinin liberettosunu bir uyarlama olarak tanımlamak çok uygun olmaktadır. Çünkü bu operanın içeriği bazı önemli niteliklerinde orijinal İngilizce tregedya eserinden farklar göstermektedir. Bu operanın mekanı Venedik'tir. Halbuki orijinal oyunun mekanı Venedik Cumhuriyet'ine tabi olan Kıbrıs adasıdır. Bu opera eserinde olayların dramatik gelişmesi orijinal oyundaki dramatik gelişmeden önemli farklar göstermektedir. Eserin genel gelişimi orijinal eserde bulunan şeytana uyulma ile ortaya çıkan kötü olaylardan çok daha yumuşak olarak işlenmiştir. Rossini'nin eserinde Rodrigo gayet önemli rol oynamaktadır; halbuki orijinal eserde Rodrigo ikinci derecede bir oyuncu olarak ele alınmıştır. Rossini bu eserinde Rodrigo rolü için şarkı olarak söylenmesi gayet zor olan ve buna karşılık virtioz şarkıcılık göstermek için elverişli gayet parlak müzik ihtiva eden bir rol hazırlamıştır. Eserde Otello, Jago ve Rodrigo rollerinin hepsi ilk versiyon için tenor sesler için hazırlanmıştır. Orijinal oyunun sonucu bir sürü ölümlerle gayet bir kasvetli atmosfer içinde sonuçlanmaktadır. Halbuki bu opera eserinin Avrupa operaevlerindeki yapımlanıp temsilleri için yeni bir versiyon ortaya çıkartılmış ve bu yeni versiyonda opera \"mesut-sonuç (happy-ending)\" ile sona ermektedir. Bu operanın \"mesut-sonuç\" versiyonu 20. yüzyılda eserin önemli bir ses kaydı olan 1999 \"Opera Rara\" CD'sinde de kullanılmıştır.\nRosinni bu eserini en çok çalışma yaptığı bir dönemde hazırlamıştır. Rossini Roma'da çalışıp \"Sevil Berberi\" operasının Şubat 1816'da Roma'da yapımlattıktan sonra Napoli'ye gelmiş ve orada gayet yoğun bir çalışmaya girmiştir. Önce bir kraliyet evlenmesi için yeni bir kantata hazırlamış ve hemen hemn aynı zamanda Tancredi eserinin yapımlanmasını hazırlanmış ve hemen sonra da \"Gazete veya Evlenme Yarışı (La gazzetta, ossia İl matrimonio per concorso)\" adlı eserinin hazırlanması ve bu eserin yapımlanıp prömiyerinin 26 Eylül'de temsilini sağlamıştır. Bundan sonra Otello eserinin hazırlanıp yapımlanması için uğraşmış ve Otello opera eserinin prömiyeri 4 Aralık 1816'da Napoli'de Teatro del Fondo'da yapılmıştır.\nBu opera eserinin Paris, Fransa prömiyer temsili 5 Temmuz 1821'de \"Theatre Italien\"de yapılmıştır ve başrolleri (sonradan tanınmış bir müzik öğretmeni olan) Manuel Garcia, Otello ve Giuditat Pasta, Desdemona olarak almışlardır. İngiltere'deki prömiyer temsili 16 Mayıs 1822'de Londra'da \"King's Tiyatrosu\"nda yapılmıştır. ABD prömiyeri 7 Şubat 1826'da New York'ta \"Park Tiyatrosu\"nda temsil edilmiştir.\nBu opera eserinin ilk partitür notalarında Jago rolü icin bir tenor şarkıcı için hazırlanmıştur ve ilk temsillerinde bu rol tenörlar tarafından söylenmiştir. Fakt 1819'da Rossini Jago rolünü bariton ses için revize etmiş ve bundan sonra Jago rolü birçok zamanının ünlü baritonları tarafından icra edilmiştir.\n\"Operadis\" adlı bir otoriteli opera eserlerinin ses ve video kayıtları hakkında veritabanı sağlayan websitesinde bildirildiğine göre 1957-2008 döneminde Rossini'nin Otello operasının stüdyolarda özel olarak ses kayıtlarının yapılması yanında, değişik temsil mevkilerinde verilen 20 tane temsilin live-ses ve bazen live-video kayıtlarının yapıldığı belirtilmektedir.\nOperaların yapımlanıp tiyatro ve operaevlerinde temsil edilmeleri hakkında otoriteli veritabanı sağlayan \"Operabase\" websitesi ise 2013-2014 yıllarında bu Otello operasının değişik 5 dünya şehirde yapımları hairlanıp 20 temsilinin verildiğini bildirmektedir.\nEkim 2012'de ABD'de Albuquerque, New Mexıco konumlu \"Opera Southwest\" operaevi bir orijinal temsil şekli uygulamıştır. Bu opearnin 2 değişik versiyonu arka arkaya temsil edilmiştir. Birinci temsilde ilk defa orijinal versiyon temsil edilmiş; sonra bunu hemen takiben \"mesut-sonuç\" içeren alternatif versiyon temsil edilmiştir. İkinci temsilden önce iki alternatif versiyonu seyredip dinleyen seyirciler arasında bir anket yapılmış ve hangi versiyonun tercih edildiği öğrenilmiş ve ikinci temsil olarak bu tercih edilen versiyon temsil edilmiştir\nYine 2012'de Belçika asıllı \"Vlaamse Opera\" trunbu önce Zürih'te bu opera eserinin temsilini sunmuştur. Sonra opera trubu aynı yapımı Belçika'da Şubat 2014'te Ghent'de ve Mart 2014'te Anvers'de temsil etmiştir.\nTemmuz 2014'te İngiltere'de Buxton Festivali için Rosinni'nin Otello eseri bir müzik konseri şeklinde dinleyenlere sunulmuştur.\nZaman: 18. yüzyıl sonu\nMekan: Venedik\nVenedik'in Kıbrıs'a gönderdiği askeri birlikler komutanı olan Otello Kıbrıs'ta kazandığı askeri galibiyetler sonunda başarılı bir komutan olarak Venedik'e dönmüştür. Otello Elmiro'nun kızı olan Desdemona ile bir gizli evlilik yapmıştır ve bu galip komutan şeklinde Venedik'e döndüğünde karısının babasının ve ailesinin kızlarının bu gizli evliğini hiç itirazsız kabul ve teyit edeceklerini düşünmektedir.\nVenedik Cumhuriyeti Doçesi'nin oğlu olan Rodrigo da Desdemona'ya gözlerini dikmiştir ve onunla evlenmek istemektedir. Rodrigo, elinde Otello'yu kötü bir duruma sokabilecek bir mektup bulunduğunu iddia eden, Jago'nun yardımıyla, Otello aleyhinde bir kumpas kurup onu gayet küçük düşürüp elimine etmek istemektedir. Desdemona, yakın bir nedimesi ve sırdaşı olan Emelia ile birliktedir ve gizli olarak evlendiği Otello'yu dörtgözle beklemektedir. Desdemona Otello'ya bir sıra mektup göndermiş ve bu mektuplara cevap alamamıştır. Gerçekte Otello'dan hiç mektup da alamamıştır. Bunun için onun hakkında büyük endişe duymaktadır. Gerçekte ise Desdemona'nın gizli kocasına gönderdiği mektuplar babası Elmiro tarafından ele geçirilmiş ve Elmiro bu mektuplara el koyup onları Otello'ya göndermemiştir. Aynı zamanda Elmiro Otello'nun karısına gönderdiği mektuplara da el koyup bunları kızına vermemiştir.\nBu arada Elmiro kızı Desdemona'nın Rodrigo ile evlenmesi için Riodrigo ve ailesi ile söz kesmiştir. Desdemona Rodrigo ile ile evlenmesi planına katı olarak hayır demediği için babası onun bu evliliğe itiraz etmeyeceğini sanmaktadır. Bu evlilik için yapılacak törenlerin hazırlıkları başlamıştır. Fakat Otello Venedil'e gelirgelmez Desdemona'yı sevdiğini ilan etmiş; onunla evli olmak istediğini açıkça ilan etmiştir ve bu Desdemona ile Rodrigo'nun evlenmesi için yapılan hazırlıkların durmasına neden olmuştur. Elmiro bunun için kızına karşı büyük kızgınlık göstermiştir. Aynı zamanda Rodrigo ile Otello arasında açıkça şiddetli bir mücadele başlamıştır.\nRodrigo Desdemona ile buluşur. Desdemona Rodrigo'ya bir gizli ifşaata bulunarak Otello ile bir gizli izdivaç yaptığını ona bildirir. Desdemona Rodrigo'dan kendini babası Elmiro'ya karşı desteklemesini ister. Rodrigo buna çok kızar; kendi babası olan Venedik Doçesi'ne Otello'yu şikayet edeceğini ve babasının onu cezalandırmasını istiyeceğini kıza söyler.\nDesdemona nedimesi Emelia'ya gizli evlenmesini Rodrigo'ya ifşa ettiğini; onun buna çok kızdığına ve sonunda Desdemona'nın evinden kaçmaşı lazım gelebileceğini anlatır. Emelia da bunun korkulacak hatta ölümlerle sonuçlanabilecek bir durum yaratacağını düşünür ve Desdemona'nın arkadaşlarından yardım istemesi gerektiği ona bildirir.\nJago Otello'ya gider ve gizli karısı Desdemona'nın ona ihanet ettiğini bildirir. Otello ondan bunu ispat edecek bir belge bulmasını isteyince Jago Elmiro'nun elinde bulunan Desdemona'nın yazdığı anlaşılır bir mektubu Otello'ya gösterir. Bu mektup kızın Otello'ya gayet aşıkane olarak yazdığı ve ama babası tarafından el konulup Otello'ya gönderilmemiş olan mektuptur. Açıkça Otello ismi geçmediği için Otello da bu mektubu Desdemona'nın Rodrigo'ya aşikane hitap eden bir mektubu olduğunu düşünür. Gizli karısını kendine bu mektupla ihanet ettiğini kabul edip bu ihaneti için ondan öç almak üzere kendi kendine yemin eder.\nRodrigo Otello'ya giderek onunla mücadeleye son vermek ve böylece bir düello yapmamak istediğini bildirir. Fakat Otello onun bu uzlaşma teklifini kabul etmez. Desdemona da sahneye girer. Desdemona, Otello ve Rodrigo birbirlerini kendilerini ihanetle suçlarlar. Desdemona ne için ihanetle suçlandığını anlamamıştır ve Otello'nun kendiine karşı gösterdiği hasmane davranış karşında şaşırmış kalmıştır.\nOtello ve Rodrigo birbirleriyle dülelo etmek üzere sahneden ayrılırlar. Desdemona hemen baygın düşer. Nedimesi Emelia onu baygın bulur ve onu ayıltmayı başarır. Fakat Emelia durumun gayet tehlikeli olduğunu gayet büyük bir facianın heme ortaya çıkacağından korktuğunu da ona söyler. Sahneye gelenler Otello'nun Rodrigo ile yaptığı düellodan ölmeden kurtulduğunu bildirirler. Desdemona'nın babası Elmiro sahneye girer ve bu durumun kendi şerefine zarar getirdiğini bildirir. Desdemona babasının bu iddiasından gocunup gayet üzgün düşmüştür.\nDesdemona Emelia ile kendi yatak odasındadır. Emilia Desdemona'yı avutmaya çalışır. Bu sırada odanın bir kanala yakın penceresinden kanal üzerinde gitmekte olan bir gondoldaki gondolcunun bir acı ile sonuçlanan aşk anlatan üzücü \"Gondolcu Şarkısı\" duyulur. Bu Desdemona'yı kendi talihsizliğini hatırlatır. Desdemona bir harp çalgısı eşliğinde bu operanın en iyi tanınmış şarkısı olan \"Söğüt Şarkısı\"'nı söylemeye başlar. Desdemona uykuya dalar ve Emilia da odan çekilir.\nTam bu sırada bu odaya açılan gizli bir dehlizden ve gizli kapısından gelen Otello yatak odasina girer. Amacı kendine ihanet eden karısından öç almak için onu öldürmektir. Desdemona'nın uykudaki o sakin hali Otello'yu bu fikirinden vazgeçirmek üzeredir. Fakat tam bu sırada Desdemona uykusunda aşık olduğu sevgilisine hitap eder. Otello onun bu sevgilisinin kendisi değil Rodrigo olduğunu sanır. Desdemona hemen uyanır ve kendine karşı Jago'nun bir komplo düzenlemiş olduğunu anlar ve bunu Otello'ya anlatmaya çalışır Fakat Otello'nun kiskançlıktan gözü dönmüştür ve karısının dediklerini hiç anlamaz. Hemen kamasını çekip karısının kalbine saplayarak onu öldürür.\nBu sırada Otello'nun yandaşı olan Lucio sahneye girer. Rodrigo'nun Jago ile yüzleştiğini; Jago ile Rodrigo arasında çıkan bir arbede sonra Rodrigo'nun Jago'yu öldürdüğünü ve Jago'nun ölmeden yaptığı entrikaları açıkça Rodrigo'ya itiraf ettiğini ilan eder. Venedik Doçesi, Elmiro ve Rodrigo da sahneye gelirler. Rodrigo bundan sonra Desdemona'ya karşı hiçbir hakkı olamadığını bildirir. Elmiro ise kızının Otello'ya vermeyi kabul etmiştir. Ama trajedik olarak iş işten geçmiştir ve Desdemona kıskanç Otello tarafından öldürülmüştür. Otello en sonda kuşkançlıktan yaptığı büyük hatayı anlar ve artık hayatına devam etmesinin uygusuzluğu kabul edip kamasını kendi göğsüne de saplayıp kendini öldürür.\nRossini, bu eserin partitur notalarında şu küçük orkestrayı öngörmüştür:\n\n\nEnontekiö\nEnontekiö (; ), Finlandiya'nın Laponya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, ülkenin en kuzeybatı kesiminde yer almaktadır. Yüzölçümü 8,391.35 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 1,905'tir. Belediyenin merkezi Hetta köyüdür.\nFinlandiya'nın en yüksek noktası olan Halti Dağı Enontekiö'de yer almaktadır. Enontekiö'nün ekonomisi turizm ve ren geyiği yetiştiricilğine dayanmaktadır. Belediyeye Enontekiö Havalimanı hizmet vermektedir.\n\n\nJon and Vangelis\nJon and Vangelis, progresif rock grubu Yes'in vokalisti Jon Anderson ile Yunan synthesizer sanatçısı Vangelis'in ortak projesidir. İkili, 1980 ve 1991 yılları arasında dört başarılı albüm yayınladı.\n1974'te Vangelis, Rick Wakeman'in yerine Yes için düşünüldü ve iş Patrick Moraz'a verilse de zaman içinde Anderson Vangelis'in albümlerine katkıda bulunmaya başladı.\"Heaven and Hell\" (1975) şarkısı \"So Long Ago, So Clear'e vokal yaptı, \"Opera Sauvage\" (1979) şarkısı \"Flamants Roses\"'da arp çaldı ve son olarak \"See You Later\" (1980) albümüde \"Suffocation\" ve \"See You Later\"'a vokal yaptı..\nDaha sonra ikili beraber albüm kaydetmeye karar verdi ve \"I Heart You Now\" ve \"One More Time\" gibi hit şarkıları barındıran \"Short Stories\"'i 1979'da çıkardı. Albümde Vangelis besteleri yaparken, Anderson da sözleri yazıyordu. 1980'de Jon, Yes'ten ayrıldı ve solo kariyerine odaklanma kararı aldı. O sene Anderson ve Vangelis kendi solo çalışmalarını yayınladıktan sonra tekrar bir araya geldi. 1981'de \"Friends of Mr Cairo \"adlı ikinci albümlerini yaptılar ve \"Friends of Mr Cairo\", \"State of Independence\" ve \"Back to School\" gibi hit şarkılar çıkardılar. 1983'te Jon Anderson Yes'e geri döndü ama bu Jon ve Vangelis'i engellemedi ve ikili aynı sene \"Private Collection\" albümünü yayınladı.\n1986'da ikili yeni bir albüm için çalışmalar yaptı ancak bu çalışmalar o dönem albüm olarak yayınlanmadı. Bu kayıtlardan 12 tanesi 1991 yılında çıkan \"Page of Life\" albümünde yayınladı. Diğerleri ise daha başka albümlerde yer aldı. Bunlardan biri 1989 tarihli \"Anderson Bruford Wakeman Howe \"albümündeki \"Let's Pretend\"di. Anderson daha sonra\" Page of Life\" albümü üstünde tek başına çalıştı ve albüm 1998'de ABD'de dokuz şarkıyla yeniden yayınlandı. Vangelis ise bu fikri onaylamamıştı ve iddialara göre Jon & Vangelis projesinin bitmesine de bu hoşnutsuzluk sebep oldu. \"Sing With Your Eyes\" 1991'de \"Wisdom Chain\" / \"Page of Life\" single'ının CD baskısında B-side olarak yer aldı. 2011'de Anderson, Vangelis'e projeye devam etmek için ulaşmaya çalıştı ama bir cevap alamadı.\n\n\nHTC Gene\nHTC Gene , (HTC P3400i veya HTC P3400) Şubat 2007 yılında HTC tarafından üretilen bir Windows Mobile sistemli Cep bilgisayarı (PDA) modelidir. 200 MHz TI OMAP 850 işlemci kullanıyor. HTC Gene P3400i için Microsoft Windows Mobile 6.0 Professional ve HTC Gene P3400 işletim sistemi için Microsoft Windows Mobile 5.0 Pocket PC'yi çalıştırıyor. 65K renkleri ve 2 megapiksel kameralı TFT dayanıklı dokunmatik ekran içerir. Bu telefonun taşıyıcıya bağlı isimleri Dopod D600'ü içerir. Aynı zamanda cihazlar farklı ROM güncellemeleri ile Windows Mobile 6.1 ve Windows Mobile 6.5 sürümlerine yükseltilebilir.\nHTC P3400i / HTC P3400, ekonomik ve kullanımı kolay bir arayüz ile mobil deneyimini geliştirmeyi amaçlayan ekonomik bir Windows Mobile® PDA telefonudur. HTC P3400i / HTC P3400 şık, parlak ve zarif tasarıma sahiptir. Devrim yaratan Windows Mobile® 6 Professional / Windows Mobile® 5.0 Pocket PC ve popüler Canlı HTC Home özelliği ile güç sağlıyor. Windows Mobile® 6 Professional, Microsoft® Word Mobile ve Excel® Mobile dosyaları yönetmeni, e-postaları DirectPush senkronizasyonu ile anında almayı sağlar. Canlı HTC Home, 3.000'den fazla şehrin hava durumu, favori kişiler, hızlı başlatıcı ve tek dokunuşla zil sesi ayarları olanakları sunuyor.\nHTC'nin Media Hub'ı müzik ve film klipleri oynatmasını sağlıyor. Kullanıcı daha dinamik bir ses deneyimi için HTC'nin Audio Booster sistemi ile ses, bas gibi ayarları değiştirebilir.\nModelin ekranı ön paneldeki girintiye yerleştirilmiştir. Alt kısımda üç anahtar tuşu var: merkezi düğmeli dört yönlü bir kumanda çubuğu, iki çağrı kontrol düğmesi ve dört donanım tuşu. Tüm tuşların amacı sezgisel olarak net ve simgelerle işaretlenmiştir. Yalnızca başlangıç ve bitiş düğmeleri vurgulanır. Ekranın üstünde, dört konumlu kumanda çubuğunun orta düğmesi tarzında yapılmış bir telefon hoparlörü var. Simetri arttırmak için hem anahtar hem de hoparlör aynalı plastikten yapılmıştır. Cep bilgisayarın solunda ana hoparlörün deliği ve iki konumlu ses kontrolü, sağda - kalem için bir açıklık, kamerayla çalışmak için düğmeler ve ses kontrolü bulunuyor.\nÖn panelin tüm tuşları çok belirgindir ve kasanın üstünde çıkıntı yapar. Düğmelerin net ve derin bir vuruşu, preslemeyi güvenilir bir şekilde düzeltir. P3400'de bir kamera var. Teknik özellikler şunlardır: CMOS teknolojisi, 2 megapiksel, maksimum çözünürlük 1600х1200 pikseldir. Otofokus ve flaş mevcut değil. HTC P3400'ün pil kapasitesi 1250 mAh'dir. Bu, modern avuçiçi bilgisayarların ortalama pil kapasitesinden daha düşükdür.\n\n\nSophie Nélisse\nSophie Nélisse (d. 27 Mart 2000; Windsor, Ontario) ,Kanadalı yakın dönem oyuncu. Rol aldığı televizyon dizisi \"Mensieur Lazhar\" 'daki rolüyle Genie Ödüllü sahibi olan oyuncu ayrıca Markus Zusak tarafından yazılan en çok satan romandan uyarlanan \"The Book Thief\" 'in film uyarlamasında Liesel Meminger karakteriyle güçlü bir performans göstermiştir.\nNélisse, 27 Mart 2000'de Windsor, Ontario'da doğdu. Fransız-Kanada asıllıdır. Annesi Pauline Belhumeur yönetcisi kızkardeşi Isabelle Nélisse'de kendisi gibi oyuncu olan Sophie Nelisse hem Fransızca ve İngilizce dillerini bilmektedir.\nKendisi dört yaşındayken ailesinin taşındaığı Montreal, Quebec'te yaşamlarını sürdürmektedirler.\nHaziran 2017'de liseden mezun olan, Nélisse, Londra ve Fas'taki film ve dizi çekimleri nedeniyle şu an orta öğretim sonrası eğitime kaydolmayacağını duyurmuştur.\n\n\nAli Eşref Dervişyan\nAli Eşref Dervişyan (‎; d.25 Ağustos 1941 – ö. 26 Ekim 2017), İranlı hikâye yazarı, eğitimci ve akademisyendir.\nİran'ın Kirmanşah şehrinde doğan yazar yazdığı eserleriyle \"İranlı Charles Dickens\" olarak anıldı. Eğitim kariyerinde ise Avustralyalı kolej ve üniversitelerde Fars edebiyatı dersleri verdi.\nİran Demokrasi Merkezi'nin konuğu olup çeşitli sosyal ve kültürel konularda konferanslar düzenleyen İranlı eğitimci ve yazar Ali Eşref Dervişyan, 26 Ekim 2017'de Tahran'da kalp yetmezliği sonucu 76 yaşında ölmüştür.\n\n\nHalhal\n\n\nBu Dünyanın Dışında\nBu Dünyanın Dışında, Ruth Borgobello tarafından yönetilen, 2016 çıkışlı Avustralya ve İtalya ortak yapımı drama filmi. Film, 4 Mart 2018 tarihinde düzenlenecek 90. Akademi Ödülleri'nin \"Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü\" kategorisinde yarışmak üzere Avustralya'nın adayı olmuştur.\n\n\nÇıtak (anlam ayrımı)\nÇıtak şu anlamlara gelebilir:\n\n\nKhacha\nKhacha, Akram Khan tarafından yönetilen 2017 çıkışlı Bangladeş yapımı drama filmidir. Film, 4 Mart 2018 tarihinde düzenlenecek 90. Akademi Ödülleri'nin \"Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü\" kategorisinde yarışmak üzere Bangladeş'in aday adayı olmuştur.\n\n\nBilim tarihi\nBilim tarihi, hem doğal hem de toplumsal bilimler de dahil olmak üzere bilimsel bilgi ve bilimin gelişiminin incelenmesidir. 18. yüzyıl ile 20. yüzyıl arası dönemde, öteden beri yanlış bilindiği düşünülen olguların bilimsel gerçeklerle değiştirilmesi yolunu izlemiştir.\nBilim tarihi, hem doğal hem de toplumsal bilimler de dahil olmak üzere bilimsel bilgi ve bilimin gelişiminin incelenmesidir. Bilim, gerçek dünyadaki olayların gözlemlenmesi, açıklanması ve öngörüsünü vurgulayan, bilim adamları tarafından yapılan, doğal dünya hakkındaki deneysel, kuramsal ve pratik bilginin bir bütünüdür. Buna karşılık, bilim tarihçiliği bilim tarihçileri tarafından kullanılan yöntemleri inceler.\nİngilizce bir kelime olan ve ilk defa William Whewel tarafından kullanılan scientist (bilim insanı) tanımlaması nispeten yakın bir tarih olan 19. yüzyılda kullanılmaya başlanmıştır. Daha önce, araştırmacılar kendilerini \"doğal filozoflar\" olarak adlandırıyorlardı. Doğal dünyaya ilişkin deneysel araştırmalar klasik antik çağlardan beri (örneğin Thales ve Aristo tarafından) tanımlanmış, bilimsel yöntem Orta Çağ'dan beri kullanılmıştır (örneğin, İbn-i Heysem ve Roger Bacon tarafından). Modern bilim, modern çağın erken döneminde, özellikle bilimsel devrim dönemine denk gelen 16. ve 17. yüzyıl Avrupa'sında gelişmeye başladı. Bilim tarihçileri geleneksel olarak, bilimi, daha önceki araştırmaları da içerecek şekilde yeterince geniş olarak tanımlamıştı.\n18. yüzyıldan 20. yüzyılın sonlarına kadar bilim tarihi, özellikle de fizik ve biyoloji bilimlerinin çoğu için gerçek teorilerin yanlış inançların yerini aldığı, ilerici bir anlatımla sunulmuştur. Thomas Kuhn'unki gibi daha yeni tarihsel yorumlar, bilim tarihini paradigmalar veya kavramsal sistemler açısından, entelektüel, kültürel, ekonomik ve politik eğilimlerden oluşan daha geniş bir çerçeve içerisinde tasvir etme eğilimindedir.\nTarih öncesi çağlarda, teknik ve bilgi nesilden nesle sözlü bir gelenekle geçmiştir. Örneğin, mısırın tarım için Meksika'nın güneyinde evcilleştirilmesi, yaklaşık 9000 yıl önceye, yazım sistemlerinin geliştirilmesinden daha eski bir tarihe dayanmaktadır. Benzer şekilde, arkeolojik kanıtlar, yazının icadından önceki toplumlarda astronomik bilginin geliştiğini gösterir. Yazının gelişimi, bilginin muhafaza edilmesine ve çok daha doğru bir şekilde nesilden nesle iletilmesine olanak tanımıştır.\nBirçok eski uygarlık sistematik olarak astronomik gözlemler yapıp bilgi toplamıştır. Gezegenler ve yıldızların maddi doğası üzerine kafa yormak yerine, çoğunlukla toplum üzerindeki etkilerinden çıkarım yaparak gök cisimlerinin nispi konumlarını şema haline getirmişlerdir. Bu, antik araştırmacıların, her şeyin birbirine bağlı olduğunu varsayarak, genel olarak bütüncül bir sezgi kullandıklarını, buna karşılık modern bilimin böyle kavramsal sıçramaları reddettiğini göstermektedir\nBu dönemde insan fizyolojisi ile ilgili temel bilgiler bazı bölgelerde biliniyordu ve birkaç medeniyette simya ile ilgili uygulamalar yapılmaktaydı. Makroskobik flora ve faunayla ilgili kayda değer gözlemler yapılmıştır.\nEski Mısır, astronomi, matematik ve tıp alanlarında önemli ilerlemeler kaydetmiştir. Mısır’da geometrinin gelişmesinin temel sebebi, tarım arazilerinin düzenini ve mülkiyetini, her yıl Nil nehrinde gerçekleşen taşkınlardan korumak için yapılan araştırmalardır. 3-4-5 dik üçgen ve diğer geometri kuralları doğrusal yapılarla birlikte Mısır mimarisindeki sütun ve lentoların yapımında kullanılmıştır. Mısır ayrıca Akdeniz'in çoğu için bir simya araştırma merkezi olmuştur. Günümüze ulaşmış olan ilk tıbbi belgelerden biri olan Edwin Smith Papirüsüü muhtemelen beyni tarif eden analiz etmeye çalışan en eski belgedir: bu modern sinirbilimin başlangıcı olarak görülebilir. Mısır tıbbı bazı etkili uygulamalara sahip olmasına rağmen genellikle etkisiz ve bazen de zararlıydı. Örneğin tıbbi tarihçiler, eski Mısır ilaçbiliminin büyük ölçüde etkisiz olduğuna inanmaktadırlar. Buna rağmen, hastalığın tedavisinde inceleme, tanı, tedavi ve öngörü bileşenlerini kullanmışlardır. G. E. R. Lloyd’a göre bunlar temel deneysel bilim yöntemiyle paralellik sergiler ve bu metodolojinin geliştirilmesinde önemli rol oynamıştır. Ayrıca Ebers papirüs’ü (M.Ö. 1550) geleneksel deneyciliğin bulgularını da içerir.\nSümer'deki (şimdiki Irak'ta) Mezopotamya halkı, MÖ 3500'lerin başlangıcından itibaren,dünya ile ilgili bazı gözlemlerini sayısal verilerle kaydetmeye başlamışlardı. Fakat gözlem ve ölçümlerin bilimsel yasaları aydınlatmaktan başka amaçlar için yapıldığı görülmektedir. Pisagor yasalarının somut bir örneği M.Ö. 18. yüzyılda kaydedilmiştir: M.Ö. 1900 tarihli Mezopotamya çivi yazımı tableti olan Plimpton 322, bazı Pisagor üçlülerini (3,4,5) kaydeder (5,12,13). ..., Pisagor teoreminin soyut bir formülasyonu yok iken, Pisagor’dan yaklaşık 1000 yıl önce kaydetmişlerdir.\nBabil astronomisinde, yıldızların, gezegenlerin ve ay'ın ait hareketlerin kayıtlarının, yazarların yarattığı binlerce kil tablet üzerinde kaldı. Mezopotamya'daki ilk bilim adamları tarafından belirlenen güneş ayı ve ay ayı gibi astronomik dönemler, günümüzde hâlen yaygın bir şekilde batılı takvimlerde kullanılmaktadır. Bu verileri kullanarak, gün ışığının yıl boyunca değişen uzunluğunu hesaplamak ve Güneş, Ay ve gezegenlerin ayrıca tutulmaların görünümlerini ve kaybolmalarını tahmin etmek için aritmetik yöntemler geliştirdiler. Bir Keldani astronomu ve matematikçisi olan Kidinnu gibi yalnızca birkaç gökbilimcinin ismi bilinmektedir. Kidinnu’nun çalışmaları, günümüzdeki takvimlerde kullanılan güneş yılı için önemlidir. Babil astronomisi \"astronomik olayların detaylı bir matematiksel tanımını yapmaya yönelik ilk ve oldukça başarılı girişim\" idi. Tarihçi A.Aaboe'ya göre, \"Helen dünyasında, Hindistan'da, İslam dünyasında ve Batı'da yapılmış olan birçok bilimsel astronomi çalışması, belirleyici ve temel yollarla Babil astronomisine bağlıdır.\nKlasik Antik dönemde, evrenin işleyişine ilişkin sorgunun izleri, hem güvenilir bir takvim oluşturma hem de çeşitli hastalıkların nasıl tedavi edileceğinin belirlenmesi gibi doğal amaçlar için yapılan araştırmalarda, doğa felsefesi olarak bilinen soyut araştırmalarda görülmektedir. Kendilerini, doğa filozofu, yetenek gerektiren bir mesleğin uygulayıcıları (örneğin doktorlar) veya dini bir geleneğin takipçileri olarak (örneğin, tapınak şifacıları)olarak düşünen eski insanlar ilk bilim insanları olarak kabul edilebilir.\nÖncü Sokratlar olarak bilinen ilk Yunan filozoflar komşularının mitlerinde bulunan soruna değerli yanıtlar sundular: \"Yaşadığımız düzeni nasıl buldular?”. \"bilimin babası\" olarak kabul edilen, Sokratizm öncesi filozofu olan, Thales (M.Ö. 640-546) doğal olaylar için doğaüstü olmayan açıklamaları öne süren ilk kişi oldu. Örneğin, karalar suyun üzerinde yüzmektedir ve depremler tanrı Poseidon’dan değil karaların üzerinde yüzdüğü bu suların çalkalanmasından meydana geldiğini ileri sürer. Thales'in öğrencisi olan Samos’un Pisagor’u, kendi için matematiği araştıran Pisagor okulunu kurdu ve Dünyanın küre şeklinde olduğunu öne süren ilk kişi oldu. Leucippus (M.Ö. 5. yüzyıl) tüm maddenin atomlar olarak bölünemeyen, tekrar etmeyen birimlerden oluştuğu teorisi ile atomculuk kavramını başlattı. Bu teori, öncelikle öğrencisi Demokritos daha sonra da Epikür tarafından oldukça genişletilmiştir.\nArdından, Plato ve Aristo, daha sonraki doğa araştırmalarını da şekillendirecek olan, doğa felsefesi hakkında ilk sistematik tartışmaları yaptılar. Tümdengelimli akıl yürütmenin geliştirilmesi, daha sonraki bilimsel araştırmalar için yararlı olmuştur. Plato, M.Ö. 387'de sloganı \"Geometri bilmeyen giremez\" olan ve birçok önemli filozof yetiştiren Platon Akademisini kurdu. Plato'nun öğrencisi Aristo, deneyciliği ve evrensel hakikatlere gözlem ve tümevarım yoluyla ulaşabileceği fikrini ortaya koyarak bilimsel yöntemin temellerini attı. Aristo, biyolojik nedensellik ve yaşam çeşitliliğine odaklanan ve deneysel nitelikte birçok biyolojik yazı da üretti. Özellikle, çevresindeki bitki ve hayvanların alışkanlıkları ve özellikleriyle ilgili birçok gözlem yaptı ve 540'dan fazla hayvan türünü sınıflandırarak en az 50 tanesini inceledi. Aristo’nun çalışmaları İslam dönemi ve Avrupa bilimini etkiledi ve sonunda Bilimsel Devrim'de yerini aldılar.\nBu dönem, özellikle anatomi, zooloji, botanik, madenbilimi, coğrafya, matematik ve astronomi alanlarındaki gerçek bilgide önemli ilerlemeler içeriyordu. Bunlar arasında özellikle değişim sorunu ve nedenleri ile ilgili olan bazı bilimsel problemlerin öneminin farkındalığı, matematiğin doğal olaylara uygulanması ve deneysel araştırma yapmanın metodolojik öneminin tanınması bulunmaktadır. Helenistik çağda bilginler, bilimsel araştırmalarında önce Yunan düşüncesinde geliştirilen ilkeler olan matematik uygulamaları ve kasıtlı deneysel araştırma yöntemlerini kullanmışlardır. Böylece,eski Yunan ve Helenistik filozoflardan Ortaçağ Müslüman filozof ve bilim adamlarına uzanan bu kesintisiz bilim çizgisi Avrupa Rönesansı ve Aydınlanmasına, günümüzün seküler bilimlerinin ortaya çıkmasına yol açtı. Sebep ve sorgulama ilkeleri antik Yunanlarla değil sokratik yöntem fikrinin oluşmasıyla birlikte başladı ve geometri, mantık ve doğa bilimlerindeki büyük ilerlemeleri de beraberinde getirdi. Swansea Üniversitesi'nde Profesör olan Benjamin Farrington'a göre:\nVe yine:\nCoğrafya uzmanı Eratosthenes Dünya'nın çevresini doğru olarak hesaplarken, gökbilimci Samos’un Aristarchus’u, güneş sisteminin helyosentrik (güneş merkezli) bir modelini öne süren ilk kişi oldu. Hipparkos (M.Ö. 190 - c.120) ilk sistematik yıldız kataloğunu üretmiştir. Helenistik dönemde astronomi ve mühendislikteki başarı düzeyi, gezegenlerin konumunu hesaplamak için kullanılan bir analog bilgisayar olan Antikythera mekanizması (M.Ö. 150-100) tarafından etkileyici bir şekilde ortaya koyulmaktadır. Benzer karmaşıklığa sahip teknolojik eserler, mekanik astronomik saatlerin Avrupa'da ortaya çıktığı 14. yüzyıla kadar bir daha ortaya çıkmadı.\nTıp alanında, Hipokrat (M.Ö. 460 - M.Ö. 370) ve takipçileri pek çok hastalığı ve tıbbi durumu tanımlayan öncüler oldular ve günümüzde hekimler için hâlen geçerli olan Hipokrat Yemini geliştirdiler. Herophilos (M.Ö. 335-280) insan vücudunu kesip inceleyerek sinir sistemini tanımlayan ilk kişi olmuştur. Galen (MS 129 - 200) beyin ve göz ameliyatları da dahil olmak üzere neredeyse iki bin boyunca tekrar denenmeyen pek çok cesur operasyonlar gerçekleştirdi.\nHelenistik Mısır'da, Öklid matematiksel titreşimin temellerini attı ve bugüne kadar yazılmış en ilham verici ders kitabı olan ve günümüzde hala kullanılan Elements isimli eserinde, önerme, teori ve kanıt kavramlarını tanıttı. Tüm zamanların en büyük matematikçilerinden biri olarak kabul edilen Arşimet, bir sonsuz serinin toplamı ile bir parabolün yayı altındaki alanı hesaplamak için tüketme yöntemini kullandı ayrıca Pi sayısının inanılmaz derecede doğru bir yaklaşımını verdi. Bunun yanında fizikte, hidrostatik,statik ve kaldıraç prensibinin temellerini attığı bilinmektedir.\nTheophrastus, bitki ve hayvanların ilk tanımlamalarını yazdı, ilk sınıflandırmayı yaptı ve mineralleri sertlik gibi özellikleri açısından inceledi. Theophrastus'un halefi olarak görülen Pliny the The Elder, MS 77 yılında doğal dünyanın en büyük ansiklopedilerinden birini üretti. Örneğin, elmasın oktahedral şeklini doğru bir biçimde anlatır ve elmas tozu’nun çok sert olması sebebiyle diğer mücevherleri kesip cilalamak için gravürcüler tarafından kullanıldığından bahseder. Kristal biçiminin öneminin farkına varılması, modern kristal biliminin öncüsüdür. Ayrıca, diğer minerallerin kendine özgü kristal şekillerine sahip olduklarını da söyler. Bunun yanı sıra kehribar taşının çam ağaçlarının fosilleşmiş bir reçinesi olduğunu, içinde hapsolmuş böcekler bulunan örneklerden yola çıkarak fark eden ilk kişilerden biridir.\nMatematik: Hindistan’daki matematiksel bilginin en eski izleri İndus Vadisi Uygarlığı'na (M.Ö. 4. binyıl~ M.Ö. 3. binyıl) aittir. Bu medeniyet zamanında yaşamış insanlar tuğladan yapılmış bir yapının sağlamlığı ve dengesi için uygun görülen 4:2:1 oranlarında olan tuğlalar yaptılar. Ayrıca uzunluk ölçümünü, yüksek bir doğruluk derecesinde standart hale getirmeye çalıştılar. Uzunluğu yaklaşık 3.4 santimetre olan (1.32 inç) on eşit parçaya bölünmüş bir cetvel olan Mohenjo-daro cetveli’ni tasarladılar. Eski Mohenjo-daro'da imal edilen tuğlalar genellikle bu uzunluk birimin tam katları olan boyutlara sahipti.\nHint gökbilimci ve matematikçisi Aryabhata (476-550) bazı trigonometrik fonksiyonlarla birlikte (sinüs, versine, kosinüs ve ters sinüs dahil olmak üzere) trigonometrik tabloların yanında cebir ve algoritma tekniklerini tanıtmıştır. MS 628 yılında Brahmagupta, yerin bir çekim kuvveti olduğunu ileri sürdü. Ayrıca, dünya genelinde şu anda evrensel olarak kullanılan Hint-Arap rakam sistemi ile birlikte sıfır sayısının kullanımını açıkça belirtti. İki gökbilimcinin metinlerinin Arapça çevirileri Arap rakamlarını 9. yüzyılda İslam dünyasına tanıtacaktı. 14. ve 16. yüzyıllar arasında Kerala astronomi ve matematik okulu, trigonometri ve analiz gibi alanlar da dahil olmak üzere astronomi ve özellikle matematikte çok önemli ilerlemeler kaydetti. Özellikle, Sangamagrama Madhava \"matematiksel analizin kurucusu\" olarak düşünülmektedir.\nAstronomi: Astronomik kavramlardan bahseden ilk metin, Hint dini edebiyatı olan Vedalar'tan gelmektedir. Sarma'ya göre (2008): \"Rigveda'da evrenin varoluşu hakkında akılcı yorumlar bulunur, bunlar; evrenin yapısı, küresel dünya ve 360 günden oluşan 1 yılın 12 eşit parçaya bölünüp, her biri 30 günden oluşan periyodik aylara bölünmesidir.\" Bhāskara tarafından 12. yüzyılda yazılmış olan Siddhanta Shiromani'nin ilk 12 bölümü, gezegenlerin ortalama boylamları; gezegenlerin gerçek boylamları; günlük döngü’nün üç problemi; ayın yeni ay ve dolunay fazları; ay tutulmaları; güneş tutulmaları; gezegenlerin enlemleri; yükselmeler ve ayarlar; ayın hilali; gezegenlerin birbirleriyle bağlantıları; sabit yıldızlarla gezegenlerin bağlantıları; ve güneş ve ayın pataları. İkinci bölümün 13. faslı, kürenin doğasını ve buna dayanan önemli astronomik ve trigonometrik hesaplamaları kapsar. İkinci 13 bölümlük kısım, kürenin doğasını ve buna dayanan önemli astronomik ve trigonometrik hesaplamaları kapsar.\nNilakantha Somayaji'nin astronomik tezi Tantrasangraha, 17. yüzyıldaki Johannes Kepler’e kadar en doğru astronomik model olan ve Tycho Brahe tarafından ortaya atılan Tychonic sistemle benzer özellikler taşımaktadır. İlk dilsel etkinlikler Sanskrit dili analizi ile birlikte Vedik metinlerin doğru okunması ve yorumlanması amacıyla Demir Çağı’nda Hindistan'da (M.Ö. 1. binyıl) bulunur. Sanskritçenin en önemli gramer uzmanı olan Pāîini (M.Ö. 520-460) 4000’e yakın kuralı formüle ederek üretken bir dilbigisi oluşturmuştur. Analitik yaklaşımının doğasında fonem, şekil bilgisi ve kök kavramları bulunmaktadır.\nTıp: Şimdiki Pakistan’da neolitik mezarlıklardan elde edilen bulgular erken tarım medeniyetlerindeki diş hekimliğiyle ilgili kanıtlarını göstermektedir. Ayurveda, M.Ö. 2500'den önce antik Hindistan'da ortaya çıkmış olan geleneksel tıp sistemidir ve günümüzde dünyanın çeşitli yerlerinde alternatif tıp yöntemi olarak uygulanmaktadır. Bununla alakalı en ünlü yazılı metin olan Suśruta'nın Suśrutasamhitā, rinoplasti, yırtık kulak loblarının onarımı, perineal litotomi, katarakt ameliyatı ve diğer bazı cerrahi işlemler gibi cerrahi prosedürlerin tanımlanmasını gösteren bir kaynaktır.\nMetalurji: Wootz, pota ve paslanmaz çelik Hindistan'da icat edildi ve çoğunlukla Klasik Akdeniz dünyasına ihraç edildi. Hint Wootz çeliği, Roma İmparatorluğu'nda en iyi çelik olarak düşünülüyordu büyük saygı görüyordu. Ortaçağdan sonra çok özel tekniklerle Suriye'de üretilen \"Şam çeliği\" 1000 yılına kadar ithal edildi.\nMatematik: Çinliler ilk hesaplamaları yapmak için sayım tahtalarında pozisyonel ondalık bir sistem kullandılar. 10'u ifade etmek için, sağdaki ikinci kutuya tek bir çubuk yerleştirilir. Konuşulan dilde İngilizce'ye benzer bir sistem kullanılır: ör. dört bin iki yüz yedi. Sıfır için herhangi bir sembol kullanmadılar. M.Ö. 1. yüzyıla kadar negatif sayılar ve ondalık kesirler kullanılıyordu ve Matematik Sanatında Dokuz Bölüm, Horner'in yöntemi ile yüksek mertebeden kökleri çıkarmak ve doğrusal denklemleri çözmek için kullanılan yöntemleri ve Pisagor teoremini içeriyordu.\nTang hanedanında üçüncü dereceden denklemler çözülmüş ve Ch'in Chiu-shao tarafından MS 1245'te basılan 3'ün üstündeki denklem çözümleri ortaya çıkmıştır. Pascal'un binom katsayıları için üçgeni Jia Xian tarafından 1100 civarında açıkladı\nAstronomi: Çin'den gelen astronomik gözlemler, herhangi bir medeniyete ait en uzun süreli kayıt serisi olup güneş lekelerinin (M.Ö. 364'te 112 kayıt), süpernovaların (1054), ay ve güneş tutulmalarını kayıtlarını içerir. 12. yüzyılda tutulmaların tahminlerini makul bir şekilde doğru yapabiliyorlardı, ancak Ming hanedanlığı döneminde bu bilgiler kayboldu. Ardından, Jesuit Matteo Ricci tahminleri nedeniyle 1601 yılında büyük kabul gördü.M.Ö. 635'te Çin'li gökbilimciler, kuyruklu yıldızların kuyruklarının daima güneşten uzak olduğunu gözlemişti.\nÇin'liler, antik çağlardan beri gökyüzünü tanımlamak için ekvatoral sistem kullandılar ve 940 yılında,silindirik (Mercator) bir projeksiyon kullanarak yıldız haritası çizdiler.M.Ö 4. yüzyıldan itibaren halkalı küre ve M.Ö. 52'den itibaren ekvatoral eksende kalıcı olarak monte edilen bir küre kullanımı kaydedilmiştir. MS 125'te Zhang Heng, küreyi gerçek zamanlı olarak döndürmek için suyun gücünü kullandı. 1270 yılına gelindiğinde, Arap torquetum ilkelerini birleştirdiler.\nSismoloji: Felaketlere daha iyi hazırlık yapmak için Zhang Heng M.S 132 'de, deprem olduğu anda başkent Luoyang'daki yetkililere anında uyarı vermesi için sismometreyi icat etti. Zhang mahkemeye kuzeybatıda bir deprem yaşandığını söylediği sırada başkentte hiçbir sallantı hissedilmemesine rağmen kısa bir süre sonra Luoyang’ın 400 km ile 500 km kuzeydoğusunu depremin vurduğu mesajı geldi. Zhang, cihazını \"mevsimsel rüzgarları ve Dünya'nın hareketlerini ölçmek için alet\" (Houfeng didong yi 候 风 地动 仪) olarak adlandırdı. Bu şekilde adlandırmasının sebebi ise Zhang ve diğerlerinin, depremlerin muhtemelen sıkışmış havanın basıncından dolayı kaynaklandığını düşünmesiydi. Ayrıntılı bilgi için Zhang'ın sismometresine bakın.\nÇağlar boyunca Çin’deki bilim alanına çok önemli katkılarda bulunan birçok kişi vardır. Bunlar arasında iyi örneklerden birisi bilim adamı, polimat ve aynı zamanda devlet adamı olan Shen Kuo’dur (1031-1095). Yön bulmak için kullanılan manyetik iğne pusulasını tanımlayan ilk kişi oldu, gerçek kuzey kavramını keşfetti. Ayrıca güneş saati,halkalı küre ve su saati tasarımını iyileştirdi, teknelerin tamir edildiği yüzer havuzların kullanımını tanımladı. Shen Kuo, su baskınlarının doğal sürecini ve Taihang Dağları'ndaki deniz fosillerinin (Pasifik Okyanusu'ndan yüzlerce kilometre uzakta)bulgularını gözlemledikten sonra arazi oluşumu diğer bir deyişle jeomorfoloji teorisi geliştirdi. Ayrıca, Shaanxi eyaletindeki Yan'an'da, yeraltında bulunan taşlaşmış bambuları gözlemledikten sonra, zaman içerisinde yeryüzünde kademeli bir iklim değişikliği olduğu teorisini benimsedi. Bir başka önemli polimat ve astronom olan Su Song (1020-1101) yıldız haritalarından oluşan bir gök atlası yaptı, botanik, zooloji, mineraloji ve metalurjinin ilgili konuları ile farmasötik bir tez yazmış ve 1088 yılında Kaifeng kentinde büyük bir astronomik saat kulesi inşa etmiştir. Bu saat kulesi bilinen en eski sonsuz güç iletim zinciri mekanizmasını içermektedir.\n16. ve 17. yüzyıllarda Çin’deki Avrupalı Hristiyan misyonerlerin yazışmaları sayesinde, bu eski kültüre ait bilimsel başarılar Avrupalı ​​bilim adamları tarafından kabul ve takdir gördü ve Avrupa'da tanındı. Çin teknolojisi ve bilim tarihi üzerine Batılı akademik düşünce, Joseph Needham ve Needham Araştırma Enstitüsü’nün çalışmaları sayesinde galvanizlendi. İngiliz bilim adamı Needham'a göre Çin'in teknolojik başarıları arasında şunlar yer aldı; ilk sismolojik dedektörler (2. yüzyılda Zhang Heng), suyla çalışan göksel küre (Zhang Heng), ondalık sistemin bağımsız icadı, kuru havuz, sürgülü kapaklar, çift etkili pistonlu pompa, dökme demir, yüksek fırın, demir pulluk, çok borulu tohum dikme aleti, el arabası, asma köprü, harman savurma makinesi, döner fan, paraşüt, doğalgaz yakıt,kabartma haritası, pervane, tatar yayı, katı yakıt roketi, çok kademeli roket, kurtarma kayışı, mantık, astronomi, tıp ve diğer alanlardaki gelişmeler.\nBununla birlikte, kültürel etkenler, Çin’dek bu gelişmelerin \"modern bilim\" diye tabir ettiğimiz şeye dönüşmesini engelledi. Needham'a göre, Çin aydınlarının dini ve felsefi görüşleri, doğa yasaları fikirlerini kabul edememelerine neden olmuş olabilir.\nRoma İmparatorluğunun bölünmesi ile birlikte, Batı Roma İmparatorluğu geçmişinin çoğuyla olan temasını kaybetti. Yunan felsefesi, Orta Doğu’da yeni kurulan Arap İmparatorluğu'nda bir miktar destek buldu. 7. ve 8. yüzyılda İslam'ın yayılmasıyla, İslam Altınçağı olarak bilinen İslam bilimi dönemi 13. yüzyıla kadar sürdü.Çeşitli faktörler bu dönemde bilimin gelişmesine yardım etti. Tek bir dil olan Arapça'nın kullanılması, bir tercüman olmaksızın iletişim kurulmasına izin verdi. Hint öğrenme kaynakları ile Bizans İmparatorluğu'ndaki Yunan metinlerine erişim, Müslüman akademisyenlere üzerine inşa edebilecekleri bir bilgi tabanı sağlamıştır.\nBizans İmparatorluğu hala Konstantinopolis gibi öğrenim merkezlerini korurken, Batı Avrupa bilimi, 12. ve 13. yüzyıllarda ortaçağ üniversitelerinin gelişimine kadar manastırlarda sürdürülmüştür. Manastır okullarının müfredatı, az sayıda antik metinler ile birlikte tıp ve zamanın kaydı gibi pratik konular üzerine yapılan yeni çalışmalar incelenmiştir.\nBilimsel yöntem, İbn-i-Heysem’in “Optik” (M.S. 1000) adlı eserinde kaleme aldığı optik deneylerinden başlayarak, metodoloji alanında önemli ilerlemelerin yapıldığı İslam dünyasında gelişmeye başlamıştır. Bilimsel yöntemdeki en önemli gelişim, Müslüman bilim adamları arasında başlayan, genel olarak deneysel bir yönelim içinde kurulmuş olan ve birbiriyle rekabet eden bilimsel kuramları birbirinden ayırmak için deneylerin kullanılmasıydı. İbn-i Heysem optik alanında yaptığı deneysel çalışmalar ve teoriler sebebiyle optik biliminin babası olarak kabul edilmektedir. Bazıları, İbn-i Heysem'i modern bilimsel metodu geliştirdiği için \"ilk bilim insanı\" olarak nitelendirdiler. Matematikçi Muhammed b. Musa el-Harezmi’nin adı algoritma kavramına verilirken, cebir terimi onun çalışmalarından biri olan El-Cebir’den türetilmiştir. Şu anda kullanılan Arap rakamlarının Hindistan'dan geldiği bilinmektedir ancak Müslüman matematikçiler ondalık sayı gösteriminin tanıtımı gibi birçok geliştirme yapmışlardır.\nEl-Battani astronomi alanında, Batlamyus’un Hè Megalè Syntaxis'in (Büyük tez) almagest olarak çevrilerek saklanan, Hipparchus’un ölçümlerini geliştirdi. El-Battani ayrıca, Dünya eksenel deviniminin ölçüm hassasiyetini geliştirdi. Battani, İbn-i Heysem ile birlikte Averroes, el-Tusi, Mo'ayyeduddin Urdi ve İbn-i Şâat gibi Maragha gökbilimcileri tarafından yer merkezli modele yapılan düzeltmeler Kopernik’in güneş merkezli modeline benzemektedir. Güneş merkezli teoriler, Ja'fer İbn Muhammed Ebu Ma'shar el-Balkhi, Ebû Rayhan Biruni, Abu Said el-Sijzi, Kutub-al-Dinî Şirazi ve Necm el-Dîn el-Kâzminî el-Kâtibî, gibi diğer birçok Müslüman gökbilimci tarafından da tartışılmış olabilir. Müslüman kimyagerler ve simyacılar modern kimyanın kurulmasında önemli bir rol oynadılar. Will Durant ve Fielding H.Garrison gibi araştırmacılar, Müslüman kimyagerleri kimyanın kurucuları olarak görüyorlardı. Özellikle Câbir bin Hayyan birçok kimse tarafından kimyanın babası olarak görülür. Arap bilim adamlarının eserleri,önce Roger Bacon'u (deneysel metodu Avrupa'ya tanıttı, Fars yazarlarından çok etkilendi), ve daha sonra da Isaac Newton'u etkiledi. Alim Al-Razi, kimya ve tıbba katkılarda bulundu. İbni Sina (Avicenna) İslam dünyasının en etkili filozofu olarak görülüyor. Deneysel tıp bilimine öncülük eden ve klinik denemelerde yapan ilk doktordu. Tıp alanında onun en dikkat çekici iki eseri olan Kitāb el-Hisfahâr (\"Şifa Kitabı\") ve The Canon of Medicine, hem Müslüman dünyasında hem de Avrupa'da standart tıbbi metinler olarak 17. yüzyıla kadar kullanılmıştır. Tıp alanında yaptığı birçok katkının arasında bulaşıcı hastalıkların bulaşıcı doğasının keşfi ve klinik farmakolojinin tanıtılması bulunmaktadır.\nİslam dünyasındaki diğer ünlü bilim adamları arasında, Farabi (polimat), Abu-el-Kaim el-Zahrawi (ameliyatın öncüsü), Abū Rayhān el-Bīrūnī (İndology'nin öncüsü,jeodezi ve antropoloji), Nasihir-i Dîn el-Tûsî (polimath) ve İbn Haldun bulunmaktadır (Demografi, kültür tarihi, tarih yazımı,tarih felsefesi ve sosyoloji gibi sosyal bilimleri öncüsü).\nİslam bilimi, Avrupa'daki Rönesans'tan önce 12. veya 13. yüzyılda, kısmen kütüphaneler, gözlemevleri, hastaneler ve üniversitelerin yok edildiği Moğol fetihleri ile gerilemeye başladı. İslam'ın Altın Çağı, 1258 yılında Abbasi halifeliğinin başkenti olan Bağdat bilim merkezinin tahrip edilmesi ile kapanmıştır.\nAvrupa'nın entelektüel canlanması, 12. yüzyılda ortaçağ üniversitelerinin doğuşuyla başlamıştır. İspanya ve Sicilya’daki İslam dünyasıyla olan temaslar ayrıca Reconquista ve Haçlı Seferleri sırasında Aristo, Batlamyus, Jābir bin Hayyām, el-Harezmi, Alhazen,İbn-i Sina ve Averroes'in eserleri de dahil olmak üzere bilimsel Yunanca ve Arapça metinlere erişim imkânına sahip oldular. Avrupalı bilginler, 12. yüzyılda Arapça'dan Latince'ye çevirilerin desteklendiği Toledo Tercüman okulunun çeviri programlarına erişme imkânına sahiptiler. Daha sonra Michael Scotus gibi tercümanlar bu metinleri doğrudan incelemek için Arapça öğrendiler. Avrupa üniversiteleri bu metinlerin tercüme edilmesi ve çoğaltılmasına maddi olarak yardımcı olmuş ve bilim toplulukları için ihtiyaç duyulan yeni bir altyapı tesis etmiştir. Aslında, Avrupa üniversitesi doğal dünyayla ilgili birçok çalışmayı ve doğayı kendi müfredatının merkezinde koymuştur ve ortaçağ üniversiteleri bilimin önemine modern üniversitelerden daha çok vurgu yapmıştır.\nBunun yanında Avrupalılar, Moğolistan barışının bir sonucu olarak, daha da doğuya (özellikle de Marco Polo) yönelmeye başlamışlardır. Bu, Hint geleneği ile Çin kültürü ve medeniyetinin, Avrupa geleneği içindeki farkındalığının artmasına yol açtı. Malmesbury Eilmer'in (11. Yüzyılda İngiltere'de Matematik eğitimi alan) ilk uçuşu ve Laskill'deki Cistercian fırının metalurjik başarımları gibi teknolojik gelişmeler de yapılmıştır.\n3. yüzyılın başında, entelektüel açıdan önemli antik yazarların hemen hepsinin temel çalışmalarını doğru çevirileri vardı ve bu çeviriler üniversiteler ve manastırlar aracılığıyla bilimsel fikirlerin sağlıklı bir şekilde aktarılmasına olanak sağladı. Ondan sonra bu metinlerde yer alan doğal felsefe, Robert Grosseteste, Roger Bacon, Albertus Magnus ve Duns Scotus gibi ünlü bilim adamları tarafından genişletilmeye başlandı. İslam dünyasının daha önceki katkılarından etkilenen modern bilimsel yöntemlerin öncülleri olan, Grosseteste'nin doğayı anlamanın bir yolu olarak matematiğe vurgu yapması ve Bacon tarafından benimsenen deneysel yaklaşımı Opus Majus’da görülebilir. Pierre Duhem’in tartışmalı Katolik Kilisesi 1277 tarihli kınama tezi, ortaçağ bilimini ciddi bir disiplin olarak başlamasına yol açmıştır ancak modern bilimin 1277’de başladığı fikrini destekleyen olmadı. Bununla birlikte, pek çok bilim adamı, Duhem'in belirttiği gibi Ortaçağ’ın bilimsel gelişmelerin önemli bir dönemi olduğu görüşüne katılıyor.\n14. yüzyılın ilk yarısında, büyük ölçüde Aristo’nun bilimsel yazıları üzerine skolastik yorumlamalar çerçevesinde gerçekleştirilen çok önemli bilimsel çalışmaları görülmüştür. William of Ockham tutumluluk ilkesini getirdi. Jean Buridan ve Nicole Oresme gibi akademisyenler Aristo'nun mekaniğinin unsurlarını yeniden yorumlamaya başladılar. Özellikle Buridan, Modern hareketsizlik kavramının ilk adımı olan atış hareketinin sebebinin enerji olduğuna dair teoriyi geliştirdi. Oxford hesaplayıcıları, hareketin kinematiğini matematiksel olarak analiz etmeye başlamış ve hareketin nedenlerini dikkate almadan bu analizi yapmıştır.\n1348'de Kara veba ve diğer felaketler, önceki felsefi ve bilimsel gelişim dönemine ani bir son vermiştir. Yine de, antik metinlerin yeniden keşfi, birçok Bizans aliminin Batı'ya sığınmak zorunda kaldığı 1453'teki İstanbul’un fethinden sonra gelişti. Bu arada, matbaa’nın bulunması Avrupa toplumu üzerinde büyük etkiye sahip oldu. Matbaanın gelişmesi ve basılı yayınların artması, öğrenmeyi çok büyük bir kesim için mümkün kıldı ve yeni fikirlerin çok daha fazla artmasına yol açtı. Yeni fikirler, bu noktada Avrupa biliminin gelişimini etkilemeye, cebirin tanıtılmasına yardımcı oldu. Bu gelişmeler, Kara Veba başlangıcında duran bilimsel araştırma sürecinin yeniden başlaması olarak da görülebilecek Bilimsel Devrim'in yolunu açtı.\nAvrupa'da bilimin başlaması 12’nci yüzyıl ile başladı. Öte yandan Kuzey Rönesansı’nda odak noktası, Aristoteles’in doğa felsefesinden, kimya ve biyolojik bilimlere kaydı(botanik, anatomi ve tıp)ve belirgin bir değişim gösterdi. Böylece Avrupa'da modern bilim, büyük bir karışıklık döneminde yeniden başladı. Protestan Reformu ve Katolik Karşı-Reformasyon; Christopher Columbus'un Amerika kıtasını keşfetmesi; İstanbul’un fethi; Aristo’nun Skolatik dönemde yeniden keşfedilmesi, büyük toplumsal ve siyasal değişikliklere neden oldu. Böylece, Martin Luther ve John Calvin'in dini öğretiyi sorgulaması gibi, bilimsel doktrini sorgulanması mümkün olan uygun bir ortam yaratılmıştır. Batlamyus (astronomi) ve Galen’in (tıp) eserleri günlük gözlemlerle her zaman tutarlı olmamaktaydı. Vesalius insan kadavraları üzerindeki çalışmalarıyla, Galen’in anatomi görüşündeki sorunları ortaya koymuştur.\nDaha önce elde edilen gerçekleri sorgulama ve yeni cevaplar aramak, günümüzde Bilim Devrimi olarak bilinen önemli bir bilimsel ilerleme dönemi ile sonuçlandı. Çoğu tarihçi geleneksel olarak Bilim Devrimi’nin başlanıgıç tarihini, Andreas Vesalius ve De Revolutionibus'un De humani corporis fabrica (İnsan Vücudundaki Çalışmalar Üzerine) ve Kopernik’in De Revolutionibus adlı kitaplarının ilk basıldığı, 1543 yılı olarak kabul eder. Kopernik’in kitabındaki tezi, Dünya'nın Güneş'in etrafında hareket etmesi idi. Bu dönem, Avrupa çapında bilimsel yayınların benzeri görülmemiş büyümesini temsil eden Isaac Newton'ın Philosophiæ Naturalis Principia Mathematica'nın 1687'de yayınlanmasıyla zirveye ulaşmıştır.\nBu dönemdeki diğer önemli bilimsel gelişmeler ise Galileo Galilei, Edmond Halley, Robert Hooke, Christiaan Huygens, Tycho Brahe, Johannes Kepler, Gottfried Leibniz ve Blaise Pascal tarafından yapıldı. Francis Bacon, Sir Thomas Browne, René Descartes ve Thomas Hobbes tarafından felsefede büyük katkılar yapıldı. Bilimsel yöntem, geleneksel düşünceler üzerine yapılan modern düşünce ile yapılan nedensel ve deneysel çalşmalarla daha da geliştirildi.\nAydınlanma Çağı, Avrupa 17. yüzyıl ile başlayan 18. yüzyılda hızlanan modern bilime yönelik, belirleyici adımlar attı. Doğrudan Newton, Descartes, Pascal ve Leibniz'in eserlerine dayanan bu dönem, Benjamin Franklin (1706-1790), Leonhard Euler (1707-1783), Mikhail Lomonosov (1711-1765) ve Jean le Rond d'Alembert’in (1717-1783) aralarında bulunduğu jenerasyonun, modern matematik, fizik ve teknolojiye olan katkıları ile şekillendi. Denis Diderot’un 1751-1772 yılları arasında yayınlanan Ansiklopedisi, bu yeni anlayışı daha geniş bir kitleye taşıdı. Bu süreç yalnız bilim ve teknolojiyi değil, aynı zamanda felsefe (Immanuel Kant, David Hume), din (bilimin giderek dine yansıması), toplumu ve siyaseti (Adam Smith, Voltaire) önemli ölçüde etkilemiştir. Çoğu zaman Bilimsel Devrim olarak bilinen Avrupa Rönesansının başlangıcı, diğer bir deyişle Modern Çağ’ın ilk dönemleri modern bilimin başlangıcı olarak görülür.\n19. yüzyılın başlarındaki Romantik Hareket, Aydınlanma’nın klasik yaklaşımlarında beklenmedik yeni arayışlar başlatarak bilimi yeniden şekillendirdi. Özelikle biyoloji (Darwin’in evrim teorisi), matematik (grup teorisi) ve kimya (organik kimya) alanlarında çok önemli atılımlar yapıldı. Romantizmin çöküşü, yeni bir hareket olan Positivizm'in 1840'tan sonra aydınların ideallerini ele geçirmesiyle başladı ve yaklaşık 1880 yılına kadar sürdü.\nBilim devrimi, bilimi, bilginin gelişimi için bir kaynak olarak kurdu. Bilim uygulaması 19. yüzyıl boyunca, 20. yüzyıla uzanan yol boyunca profesyonelleşti ve kurumsallaştı. Toplumda bilimsel bilginin rolü arttıkça, ulus-devletlerin işleyişini birçok yönüyle birleştirildi.\nBilimsel devrim, eski düşünce ve klasik fizik arasında elverişli bir sınırdır. Kopernik, Aristarchus of Samos tanımlanan heliosentrik güneş sistemi modeli düşüncesini canlandırdı. Bunu Johannes Kepler'in 17. yüzyılın başında ortaya koyduğu ilk gezegen hareketi modeli izledi. Kepler bu modelde, gezegenlerin eliptik yörüngeleri izlemeleri ve Güneş'in bu eliptik yörüngenin odak noktasında olduğunu ileri sürdü. Galileo (\"Modern Fiziğin Babası\"), bilimsel yöntemin kilit bir unsuru olan fizik teorilerini doğrulamak için de deneyler yaptı. William Gilbert, dünyanın kendisininde manyetik olduğunu ortaya koyan ilk elektrik ve manyetizma deneylerini yaptı.\nIsaac Newton 1687’de Principia Mathematica'yı yayınladı ve iki kapsamlı ve başarılı fiziksel teoriyi detaylandırdı. Bunlar; Klasik mekaniğe öncülük eden Newton'un hareket yasaları ve yerçekiminin temel kuvvetini tanımlayan Newton'un Yerçekimi Kanunu.\n18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyılın başlarında elektrik ve manyetizma’nın davranışı Luigi Galvani, Giovanni Aldini, Alessandro Volta, Michael Faraday, Georg Ohm ve diğerleri tarafından incelendi. Bu çalışmalar, James Clerk Maxwell (Maxwell denklemleri olarak da bilinir) tarafından iki olgunun tek bir elektromanyetizma teorisine birleştirilmesinde önemli rol oynadı.\n20. yüzyılın başıyla birlikte fizikte devrim başladı. Newton'un uzun süredir kabul gören bazı teorilerin, bazı koşullarda doğru olmadığı ortaya koyuldu. 1900’den başlayarak Max Planck, Albert Einstein, Niels Bohr ve diğerleri, çelişkili deneysel sonuçları açıklamak için, ayrık enerji seviyelerini tanıtarak kuantum teorilerini geliştirdiler. Kuantum mekaniği, hareket yasalarının küçük ölçeklerde tutarlı olmadığını göstermiştir. Ayrıca Einstein'ın 1915'te ileri sürdüğü genel görelilik teorisi, hem Newton mekaniği hem de özel göreliliğin dayandığı uzay zamanının sabit arka planının mevcut olamayacağını gösterdi. 1925 yılında, Werner Heisenberg ve Erwin Schrödinger, önceki kuantum teorilerini açıklayan kuantum mekaniğini formüle ettiler. Edwin Hubble'ın 1929'da yaptığı gözlemlere göre galaksilerin geri çekilme hızı, uzaklıkları ile doğru orantılıdır. Bu, Georges Lemaitre tarafından Büyük Patlama teorisinin formüle edilmesi için yol gösterdi ve Evren’in genişlediğini kanıtladı.\n1938'de Otto Hahn ve Fritz Strassmann radyokimyasal yöntemlerle birlikte nükleer fizyonu keşfetti. 1939'da Lise Meitner ve Otto Robert Frisch, daha sonra Niels Bohr ve John A. Wheeler tarafından geliştirilecek olan fizyon sürecinin ilk teorik tanımını yaptılar. İkinci Dünya Savaşı sırasında radarın pratikte uygulanmasına, atom bombasının geliştirilmesine ve kullanılmasına yol açan gelişmeler yaşandı. Bu süre zarfında, Chien-Shiung Wu Uranyum metalinin gaz difüzyonu ile U-235 ve U-238 izotoplarına ayrılmasına yönelik bir sürecin geliştirilmesine yardımcı olmak için Manhattan Projesi tarafından işe alındı. Ayrıca Beta bozunumu ve zayıf etkileşim fiziğinde uzman deneyciydi. Wu, kuramsal fizikçiler olan Tsung-Dao Lee ve Chen-Ning Yang’ın 1957 yılında nobel kazandıkları kuramlarını yapmalarına olanak sağlayan bir deney dizayn etti (Wu deneyi).\nTarihçilerin \"Büyük Bilim\" olarak adlandırdıkları 1930'larda Ernest O. Lawrence tarafından siklotronun keşfi ile başlamış olan, ve savaş sonrası dönemi fizikçilerinin teorilerini test etmek ve yeni sınırlara girmek için devasa makineler, bütçeler ve laboratuvarlar gerektiren bir döneme girildi. Fizikte asıl müşterisi hükümetler olmuş ve \"temel\" araştırmaların desteklenmesinin askeri ve endüstriyel uygulamalar için faydalı teknolojilere neden olabileceğini kabul etmiştir.\nHâlen, genel görelilik ve kuantum mekaniği birbiriyle çelişkilidir ve ikisini birleştirmek için çaba gösterilmektedir.\nModern kimya on altıncı yüzyıl ve on sekizinci yüzyıllar boyunca, simyanın, tıbbın, imalatın ve madenciliğin desteklediği maddi uygulamalar ve teoriler aracılığıyla ortaya çıktı. 1661'de Robert Boyle, The Sceptical Chymist adlı eserinde 'kimya' ve 'simya'yı birbirinden ayırt etmesi belirleyici bir dönüm noktası oldu. Diğer önemli adımlar; William Cullen, Joseph Black, Torbern Bergman ve Pierre Macquer gibi tıbbi kimyagerlerin gravimetrik deneysel uygulamaları ile phlogiston teorisini çürüten, oksijen ve kütlenin korunması yasası üzerine Antoine Lavoisier'in (Modern Kimyanın Babası) çalışmalarıdır. 1803 yılında John Dalton, maddenin temel kimyasal ve fiziksel özelliklerini kaybetmeden parçalanamayan en küçük madde bileşenlerinden oluşan “atom”lardan oluştuğu teorisini sundu. Dalton ayrıca kütle ilişkileri yasasını da formüle etti. 1869'da Dmitri Mendeleev, Dalton'un keşiflerine dayanan periyodik tablo düzenini oluşturdu.\nFriedrich Wöhler tarafından yapılan üre sentezi, yeni bir araştırma alanı olan organik kimyanın kapılarını açtı ve 19. yüzyılın sonunda bilim adamları yüzlerce organik bileşiği sentezleyebiliyorlardı. Yağ kaynağı olarak kullanılan balinaların tükenmesinden sonra, 19. yüzyılın sonlarına doğru yerküredeki petrokimyasallarının sömürülmesi görüldü. 20. yüzyılda, rafine edilmiş maddelerin sistematik olarak üretilmesi, yalnızca enerji değil aynı zamanda giyim, tıp ve günlük tek kullanımlık ürünlerin yapımında kullanılan sentetik malzemeler için hazır kaynak sağladı. Organik kimya tekniklerinin canlı organizmalara uygulanması, biyokimyanın öncülüğünü yapan fizyolojik kimyanın gelişmesine yol açtı. 20. yüzyıl fizik ve kimyanın atomun elektronik yapısının sonucu olarak açıklanan kimyasal kitabında, her zamankinden daha karmaşık moleküllerdeki bağ açılarını hesaplamak için kuantum mekaniği ilkelerini kullandı. Pauling'in çalışması DNA'nın fiziksel modellemesiyle (the secret of life, Francis Crick’in sözleriyle, 1953) nihayete ulaştı. Aynı yıl, Miller-Urey deneyi, primordiyal süreçleri bir simülasyonunda gösterdi: Proteinlerin temel bileşenleri olan basit amino asitler, kendilerini daha basit moleküllerden oluşabiliyordu.\nJeoloji, tutarlı bir bilim haline gelmeden çok önce, kayalar, mineraller ve yeryüzü biçimleri hakkında izole edilmiş, kopuk fikirler kümesi olarak var olmuştur. Theophrastus'un Peri lithōn kayalarındaki çalışmaları binyıllarca başvurulan bir kaynaktı: Fosillerin yorumlanması Bilimsel Devrim sonrasına kadar aynı kaldı. Çinli polimat Shen Kua (1031-1095) arazi oluşumu süreci için hipotezler hazırlayan ilk kişidir. Okyanustan yüzlerce mil uzaktaki bir dağda bulunan bir jeolojik tabakadaki fosilleri inceleyerek, arazinin dağların erozyona uğraması ve silt birikimi yoluyla oluştuğu sonucuna vardı.\nJeoloji, Bilim Devrimi sırasında büyük bir yeniden yapılanmaya uğramadı, ancak bireysel teorisyenler önemli katkılarda bulundu. Örneğin Robert Hooke deprem teorisini formüle etti ve Nicholas Steno, üst üste binme teorisini geliştirdi ve fosillerin bir zamanlar yaşayan canlıların kalıntıları olduğunu savundu. Doğa filozofları, 1681'de Thomas Burnet'in ileri sürdüğü Kutsal Dünya Teorisi'nden başlayarak Dünya'nın zamanla değiştiğini keşfetmeye başladılar. Burnet ve çağdaşları Dünya'nın geçmişini Kitâb-ı Mukaddes'te anlatılan olaylar bağlamında yorumladılar, ancak yaptıkları çalışmalar, Dünya tarihinin seküler yorumlamaları için entelektüel temelleri attı\nModern jeoloji, modern kimya gibi, 18. yüzyılda ve 19. yüzyılın başlarında yavaş yavaş gelişti. Benoît de Maillet ve Comte de Buffon, dini bilginler tarafından da öngörüldüğü gibi, Dünya’nın yaşının 6000 yıldan eski olduğunu düşünüyordu. Jean-Étienne Guettard ve Nicolas Desmarest Fransa'nın orta kesimini gezip gözlemlerini ilk jeolojik haritaların bazılarına kaydetti. Kimyasal deneyler yardımıyla, İskoçya John Walker, İsveçli Torbern Bergman ve Alman İbrahim Werner gibi doğabilimciler, kayalar ve mineraller için kapsamlı sınıflandırma sistemleri oluşturdu. Bu, 18. yüzyılın sonuna kadar jeolojiyi en ileri safhaya taşıyan kolektif bir başarıydı. Steno'nun adımlarını takip eden James Hutton, Georges Cuvier ve Alexandre Brongniart,kaya katmanlarının içerdikleri fosillerle tarihlendirilebileceğini iddia ettikleri, Dünya tarihi ile ilgili genelleştirilmiş bir yorum ortaya koydu. Bu ilk önce Paris Havzasının jeolojik incelemesinde için uygulanan bir ilkedir. Fosil indeksleri, jeologlara, bir bölgedeki kayaların, benzer yaştaki uzak yerlerdeki kayalarla olan bağlantısını göstermeye olanak sağlayan, jeolojik haritaları yapmak için güçlü bir araçtır. Charles Lyell, Adam Sedgwick ve Roderick Murchison gibi jeologlar, 19. yüzyılın ilk yarısı boyunca Avrupa ve doğu Kuzey Amerika'daki kayalıklarda, hükûmet tarafından finanse edilen haritalama projelerine zemin hazırlayan yeni bir teknik uyguladı.\n19. yüzyılın ortalarında, jeolojinin odağı, açıklama ve sınıflamadan, Dünya yüzeyinin nasıl değiştiğini anlama girişimlerine kaydı. Depremler ve yanardağların ilk modern teorileri gibi dağ yapılarının ilk kapsamlı teorileri de bu dönemde önerildi. Louis Agassiz ve diğerleri kıtaları kaplayan buzul çağı gerçeğini ortaya çıkardı ve Andrew Crombie Ramsay gibi \"fluvialists\"ler akarsu vadilerinin milyonlarca yıldır onlardan akan nehirler tarafından oluştuğunu savundu. 20. yüzyıldan itibaren, Radyoaktivitenin keşfinden sonra radyometrik tarihlendirme yöntemleri geliştirildi. Alfred Wegener'in \"kıtasal sürüklenme\" teorisi 1910'larda öne sürüldüğünde genellikle kabul görmedi ancak ancak 1950'lerde ve 1960'larda toplanan yeni veriler levha tektoniği teorisine öncü olmuştur. Bu teori, birbirleriyle bağlantısız gibi görülen çok geniş yelpazedeki olaylara birleştirici bir açıklama sağlamıştır. 1970 yılından bu yana, jeolojide birleştirici ilke olarak süregelmektedir.\nLevha tektoniği sayesinde kayaların incelenmesinden, Dünya’nın bir gezegen olarak bütün halde incelenmesine olanak tanıyan çalışma alanı doğmuştur. Bu dönüşümün diğer unsurları şunları içerir: Dünyanın iç mekanının jeofizik çalışmaları, jeolojinin \"yer bilimlerinden\" biri olan meteoroloji ve oşinografiyle gruplanması ve Dünya ile güneş sisteminin diğer kayalık gezegenlerinin kıyaslanması.\nAristarchus of Samos, Güneş’in ve Ay’ın boyutlarını ve mesafelerini nasıl belirleyeceğiniz üzerine çalışma yayınladı ve Eratosthenes bu çalışmayı Dünya'nın büyüklüğünü bulmak için kullandı. Hipparkus daha sonra dünyanın devinimini keşfetti.\n19. yüzyılda astronomide ve optik sistemlerdeki ilerlemeler, 1801’de ilk göktaşı gözlemi (1 Ceres) ve 1846’da Neptün’ün keşfedilmesiyle sonuçlandı. 1925’te Cecilia Payne-Gaposchkin, yıldızların çoğunlukla Hidrojen ve Helyumdan oluştuğunu belirledi. Gökbilimci Henry Norris Russell, Dünya ile yıldızların aynı yapıda olduğu yaygın inancından dolayı, Cecilia Payne-Gaposchkin’i bu bulguları doktora tezinde kullanmasından caydırmıştır. Bununla birlikte, dört yıl sonra, 1929'da Henry Norris Russell farklı mantıkla aynı sonuca vardı ve keşif sonunda kabul edildi.\nGeorge Gamow, Ralph Alpher ve Robert Herman, evrenin arka plan sıcaklığında Büyük Patlama için bir kanıt bulunması gerektiğini hesapladılar. 1964'te Arno Penzias ve Robert Wilson, bu hipotez için kanıt olan Bell Labs radyoteleskopunda (Holmdel Horn Antenna'da) 3 Kelvin arka plan keşfetti ve evrenin yaşını belirlememize yardımcı olan bazı sonuçların temelini oluşturdu.\nSupernova SN1987A, Dünya üzerindeki gökbilimciler tarafından hem görsel olarak hem de, nötrino astronomisi için bir zafer olarak, Kamiokande'deki güneş nötrino dedektörleri tarafından gözlemlendi.\nFakat güneş nötrino akışı teorik olarak beklenen değerin bir kısmıydı. Bu uyumsuzluk parçacık fiziği için standart modelde bazı değerlerde değişiklik yapmaya zorladı.\nWilliam Harvey, omurgalı dolaşım sistemleri hakkındaki kapsamlı çalışmalarının sonuçlarına dayanan Dee Motu Cordis'i 1628'de yayınladı. Kalp, atardamar ve toplardamarların kan dolaşımındaki merkezi rolünü tespit etti ve Galen'in daha önce var olan ısıtma ve soğutma işlevleri hakkındaki görüşlerini doğrulayacak herhangi bir bulguya ulaşamadı.\nİngiliz Kraliyet Cemiyeti, Antonie van Leeuwenhoek'ten bir mektup aldı ve bilim adamının kendi hazırlamış olduğu özel merceklerle yaptığı, mikroskobik organizmalar hakkındaki gözlemlerini 1673'te yayınladı.\n1847'de Macar hekim Ignác Fülöp Semmelweis, doktorların doğuma katılmadan önce ellerini yıkamalarını zorunlu tutarak, doğum ateşini ciddi bir şekilde azalttı. Bu keşif, bakterilerin hastalık yapıcı etkisi teorisini öngörüyordu. Bununla birlikte, Semmelweis'in bulguları çağdaşları tarafından kabul görmedi ve 1865 yılında antisepsi ilkelerini kanıtlayan İngiliz cerrah Joseph Lister'in keşifleriyle başladı. Lister'in çalışması, Fransız biyolog Louis Pasteur'un önemli bulgularına dayanıyordu. Pasteur tıp’da devrim yaratan mikroorganizmalar ile hastalık arasındaki bağlantıyı kurabilmişti. Ayrıca 1880’e tıptaki en önemli koruyucu yöntemlerden biri olan kuduz aşısını üretti. Bunların yanında Pasteur, süt ve diğer gıdalar yoluyla hastalığın yayılmasını önlemeye yardımcı olmak için pastörizasyon sürecini keşfetti.\nBelki de tüm bilimlerin en belirgin, tartışmalı ve geniş kapsamlı teorisi, İngiliz doğa bilimci Charles Darwin'in 1859'da Türlerin Kökeni Üzerine adlı kitabında ortaya koyduğu doğal seçilimle evrim teorisi olmuştur. Darwin, insan da dahil olmak üzere tüm canlıların özelliklerinin uzun süren doğal süreçlerle şekillendiğini ileri sürdü. Evrim teorisi şu andaki haliyle biyolojinin hemen hemen tüm alanlarını etkiler. Evrimin saf bilimin dışındaki alanlara etkisi,toplumun farklı kesimlerinden gelen hem desteğe hem de muhalefete yol açtı ve “insanın evrendeki yeri” hakkındaki anlayışı derinden etkiledi. 20. yüzyılın başlarında kalıtım çalışması, keşiş Moravian Gregor Mendel'in 1866 yılında geliştirdiği miras yasalarının 1900 yılında yeniden keşfinden sonra önemli bir araştırma haline geldi. Mendel'in kanunları, hem bilimsel hem de endüstriyel araştırmalar için önemli bir araştırma alanı olan genetik çalışma alanının başlangıcını sağlamıştır. 1953 yılına gelindiğinde James D. Watson, Francis Crick ve Maurice, yaşamın tüm biçimlerinin ifade edilmesi için genetik madde olan, DNA’nın temel yapısını açıkça ortaya koydu. 20. yüzyılın sonlarında, genetik mühendisliğinin imkânları ilk kez hayata geçirildi ve 1990'da tüm insan genomunu haritalamak için büyük bir uluslararası çalışma başlatıldı (İnsan Genom Projesi).\n19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başlarında Ekoloji disiplini, tipik olarak, kökenini Darwin’in evriminin ve Humboldt biyocoğrafyasının sentezine kadar izler. Bununla birlikte, ekolojinin yükselişinde aynı derecede önemli olan mikroprobiyoloji ve toprak bilimi, özellikle de Louis Pasteur ve Ferdinand Cohn'da göze çarpan yaşam kavramı döngüsü idi. Ekoloji kelimesi, özellikle doğayı (özellikle Darwin'in teorisi) bütünsel olarak düşünen ekojik düşünce fikrinin sahibi Ernst Haeckel tarafından ortaya atıldı. 1930'larda Arthur Tansley ve diğerleri, deneysel toprak bilimi ile fizyolojik enerji kavramlarını ve saha biyolojisi tekniklerini birleştiren ekosistem ekolojisi alanını geliştirmeye başladılar. 20. yüzyılda ekoloji tarihi çevrecilik ile yakından bağlantılıdır. İlk kez 1960'larda formüle edilen ve 1970'lerde yaygınlaşan Gaia hipotezi, son zamanlarda Derin Ekolojinin bilimsel-dinsel hareketi birbirine daha yakın hale getirdi.\nFiziksel bilimlerde bilimsel metodun başarılı bir şekilde kullanılması, aynı metodolojinin birçok alanda insan çabalarını daha iyi anlayacak şekilde uyarlanmasını sağladı. Bu çabadan sosyal bilimler gelişti.\nSiyaset bilimi, sosyal bilimler açısından geç gelmiştir. Bununla birlikte, bu disiplinin; ahlak felsefesi, siyasi felsefe, siyasi ekonomi, tarih ve diğer alanların kuralcı belirmeler ışığında nasıl olması gerektiğinin belirlenmesi ve ideal hükûmet biçiminin özelliklerinin ve işlevlerinin çıkarılması gibi net öncelikleri vardır. Politikanın kökenleri tarih öncesi döneme dayanır. Her tarihi dönemde ve hemen hemen her coğrafi alanda, siyaset üzerine çalışan ve siyasi anlayışı geliştiren birilerini bulabiliriz.\nBatı kültüründe, ilk siyaset araştırması Antik Yunan'da bulunur. Avrupa siyasetinin köklerinin geçmişe yönelik izleri, Plato ve Aristo’dan bile önce, özellikle Homeros, Hesiod, Thucydides, Xenophon ve Euripides'in eserlerinde görülür. Daha sonradan Plato siyasi sistemleri analiz etti.Bu analizleri, daha edebi ve tarih odaklı çalışmalarından özetledi ve felsefeye daha yakın olarak,anlayabileceğimiz bir yaklaşım uyguladı. Benzer şekilde, Aristo, Plato'nun analizindeki tarihi deneysel kanıtları da içerecek şekilde analizini yaptı.\nGeleneksel olarak Chāṇakya (M.Ö. 350–283) ile birlikte tanımlanan Kautilya Kautilya ve Viṣhṇugupta tarafından yazılmış olan eski bir Hint tezi, devletçilik, ekonomi, siyaset ve askeri strateji üzerine yazılmıştır. Bu tezde, halkın, kralın, devletin, hükûmet görevlilerinin, saray mensuplarının, düşmanlarının, işgalcilerin ve kurumların davranışları ve ilişkileri analiz edilmiş ve belgelendirilmiştir. Roger Boesche, Arthaśāstra'yı \"siyasi gerçekçilik kitabı, politik dünyayı nasıl işlediğini analiz eden bir kitap ve genellikle nasıl çalışması gerektiğini söylemeyen bir kitap\" olarak tanımlıyor. Bu kitap genellikle krala,devleti yönetmek ve ortak çıkarları korumak için nasıl önlemler alması gerektiğini sık sık açıklayan kitap olarak da bilinir.\nRoma hükümdarlığı sırasında, Julius Caesar, Cicero ve diğerleri gibi devlet adamları bize cumhuriyet ve Roma imparatorluğu ve savaş politikaları hakkında örnekler sunarken, Polybius, Livy ve Plutarch gibi ünlü tarihçiler de Roma Cumhuriyeti’nin yükselişini, diğer ulusların örgütlenmelerini ve tarihlerini belgeledi. Bu çağdaki siyaset çalışması, tarih anlayışı, yönetim yöntemlerini anlama ve hükümetlerin işleyişini tanımlamaya odaklanmıştır.\nBatı Roma İmparatorluğunun çöküşüyle siyasi araştırmalar için daha yaygın bir alan ortaya çıktı. Özellikle Batı geleneğinde tek tanrılığın yükselişiyle, Hristiyanlık, siyaset ve siyasi eylem için yeni bir alan ortaya çıkarmıştır. Ortaçağ boyunca, kilise ve mahkemelerde siyaset araştırması yaygınlaştı. Augustine of Hippo'nun yazdığı, Tanrı'nın Şehri gibi eserler, mevcut felsefeleri ve siyasi gelenekleri Hristiyanlığınkilerle sentezledi, din ile siyaset arasındaki sınırları yeniden tanımladı. Kilise ve Devlet arasındaki ilişkiyi çevreleyen siyasi soruların çoğu bu dönemde tartışmaya açıldı ve netleşti.\nOrtadoğu’da ve daha sonra İslami bölgelerde, Ömer Hayyam’ın Rubaiyat ve Firdevsî’nin Kralların destanı gibi eserler siyasi analiz kanıtları sağlarken, İbn-i Sina, Musa ibn Meymun, İbn Rüşd gibi İslamcı Aristocular, Aristo’nun analiz ve deneyci geleneğini sürdürerek, O'nun eserleri üzerine yorumlar yazdılar. İtalyan Rönesansı sırasında Niccolò Machiavelli, siyasal kurumlar ve aktörler üzerine doğrudan deneysel gözlemler yaptı ve modern siyasal bilimlerin önemine vurgu yaptı. Daha sonra, Aydınlanma döneminde bilimsel paradigmanın genişletilmesi, politik araştırmayı normatif belirlemelerin de ötesine itti. Özellikle istatistik çalışmaları, seçim ve oy kullanımı alanlarında kullanıldı.\n20. yüzyılda, ideoloji, davranışçılık ve uluslararası ilişkiler çalışması 'pol-sci' olarak adlandırılan çok sayıda alt disiplinin oluşmasına yol açmıştır. Bunlardan bazıları; rasyonel seçim teorisi, seçim sistemi, oyun teorisi, seçimbilim, siyasi coğrafya/jeopolitik, siyasi psikoloji/ siyasal sosyoloji, siyasi ekonomi, siyasi analiz, kamu yönetimi, karşılaştırmalı siyasi analiz ve barış ve çatışma araştırmaları’dır.\nTarihsel dilbilim, 18. yüzyılın sonunda bağımsız bir çalışma alanı olarak ortaya çıktı. Sir William Jones, Sanskritçe, Farsça, Yunanca, Latince, Gotik ve Kelt dillerinin hepsinin ortak bir temel paylaştığını ileri sürdü. Jones'tan sonra, dünyanın tüm dillerini kataloglamak için 19. yüzyıldan ve 20. yüzyıla kadar bazı çalışmalar yapılmıştır. Ferdinand de Saussure'nin Cours de linguistique générale adlı kitabının yayınlanması betimsel dilbilimin gelişmesini sağladı. Tanımlayıcı dilbilim ve ilgili yapısalcılık hareketi, diller arasındaki farklılıkları tanımlamak yerine, dil biliminin, dillerin zamanla nasıl değiştiğini belirlemeye odaklanmasını sağlamıştır. Noam Chomsky 1950'lerde yaratıcı dil biliminin geliştirerek dil bilimini çeşitlendirdi. Çalışmaları, geçerli söz diziminin tanımlanmasına ve tahmin edilmesine izin veren matematiksel bir dil modeline dayanmaktadır. Sosyolinguistik, bilişsel dilbilim ve hesaplamalı dilbilim gibi uzmanlık alanları dilbilim ve diğer disiplinler arasındaki işbirliğinden ortaya çıkmıştır.\nAdam Smith'in 1776'da yayınlanan Ulusların zenginliği (An Inquiry into the Nature and Causes of the Wealth of Nations) adlı eseri klasik ekonomi için temel oluşturur. Smith, sınıf ayrımı ile serbest ticaret sistemini savunan merkantilizm’i eleştirdi. Aktif unsurlardan oluşmuş ekonomi sistemlerini, yalnızca kendi çıkarları doğrultusunda yönlendiren, ‘gizli el’ diye tabir ettiği, aktörlerin olduğunu ileri sürmüştür. Karl Marx, Marksist ekonomi diye adlandırılan alternatif bir ekonomik teori geliştirdi. Marksist ekonomi, emeğin değer teorisine dayanır ve malın değerinin, üretmek için gerekli olan emek miktarına dayandığını varsayar. Bu varsayıma göre, kapitalizm, kâr sağlamak için işçilerin emeğinin tam karşılığını ödemeyen işverenlere dayanıyordu. Avusturya okulu, girişimciliği ekonomik kalkınmanın itici gücü olarak görerek Marksist ekonomi teorisine tepki gösterdi. Bu, emek değer teorisini,bir arz ve talep sistemi ile değiştirdi.\n1920'lerde, John Maynard Keynes mikroekonomi ve makroekonomi arasında bir ayrıma öncü oldu. Keynesyen ekonomi altında, makroekonomik eğilimler bireylerin ekonomik tercihlerini bastırabilir. Hüümetler, ekonomik genişlemeyi teşvik etmek için bir araç olarak, mallara olan toplam talebi teşvik etmelidir. İkinci Dünya Savaşı'nı takiben, Milton Friedman parasalcılık kavramını yarattı. Parasalcılık, para arzı ve talebini, ekonomik faaliyetin kontrolü için bir araç olarak kullanmaya odaklanır. 1970'lerde parasalcılık, ekonomik büyümeyi ve mevcut para miktarını artırmak için bir araç olarak vergileri azaltmayı savunan, arz yanlı ekonomi politikasına adapte edildi. Diğer modern ekonomik düşünceler, Yeni Klasik ekonomi ve Yeni Keynesgil ekonomidir. 1970'lerde klasik yeni ekonomi geliştirildi ve mikroekonominin makroekonomik büyümenin temeli olduğunu vurguladı. Yeni Keynesyen ekonomi, kısmen Yeni Klasik ekonomiye tepki olarak yaratıldı ve neden piyasadaki verimsizliklerin bir merkez bankası veya hükûmet tarafından kontrol edilmesi gerektiğini ele alır.\nYukarıdaki \"ekonomi tarihi\", modern ekonomi ders kitaplarını yansıtır ve bu bilimin son aşamasının, tarihinin doruk noktası anlamına gelir (Kuhn, 1962). 1776'da, \"Ulusların Zenginlikleri\" kitabının ortasındaki bir bölümün kayıp bir sayfasında belirtilen “gizli el”, Smith'in esas mesajını taşımaktadır. Modern teoriye entegre edilemeyeceği için, Smith'in mesajını içeren \"Zenginlik\" in açılış pasajından asla söz edilmemektedir: “Zenginlik” piyasa hacmi ve verimsiz emek için üretkenlik oranı ile değişen işgücü dağılımına bağlıdır.\n19. yüzyılın sonu, bilimsel bir girişim olarak psikolojinin başlangıcına işaret eder. 1879 yılı, genellikle,bağımsız bir çalışma alanı olarak psikolojinin başlaması olarak görülmektedir. Aynı yıl içinde Wilhelm Wundt, psikolojik araştırmaya ayrılmış ilk laboratuvarı (Leipzig'de) kurdu. Psikolojiye önemli katkılarda bulunan ilk kişiler arasında Hermann Ebbinghaus (hafıza araştırmalarında öncü), Ivan Pavlov (klasik koşullanmayı keşfetti), William James ve Sigmund Freud da yer alıyor. Kültürel bir simge olmasının yanında, Freud'un bilimsel psikolojiye etkisi muazzam olmuştur.\n20. yüzyılda, Freud'un teorilerini çok bilim dışı olarak reddedilmesi ve Edward Titchener'ın zihnin atomistik yaklaşımına karşı bir tepki ortaya çıktı. Bu, John F. Skinner tarafından yaygınlaştırılan ve John B. Watson tarafından yapılan davranışcılığın formüle edilmesine yol açtı. Davranışçılık, açık davranış için epistemolojik olarak sınırlayıcı psikolojik çalışmayı önerdi; çünkü bu, güvenilir bir şekilde ölçülebilirdi. \"Akıl\" ın bilimsel bilgisi çok metafizik olarak kabul edildi, bu nedenle ulaşılması imkânsızdı.\n20. yüzyılın sonlarında, toplu olarak bilişsel bilim diye tabir edilen, insan psikolojisinin incelenmesine yönelik yeni bir disiplinlerarası yaklaşım ortaya çıkmıştır. Bilişsel bilim, psikoloji, dilbilim, bilgisayar bilimi, felsefe ve nevrobiyoloji araçlarını kullanarak,zihni yeniden inceleme konusu olarak değerlendirir. PET taramaları ve CAT taramaları gibi beyin aktivitelerinin görselleştirilmesi ile ilgili yeni yöntemler, bazı araştırmacıları zihni, biliş yerine beyni inceleyerek araştırmaya yöneltti. Bu yeni araştırma biçimleri insan zihnini geniş bir şekilde anlamanın mümkün olduğunu ve böyle bir anlayışın yapay zeka gibi diğer araştırma alanlarına uygulanabileceğini varsaymaktadır.\nİbn-i Haldun en eski bilimsel sistematik sosyolog olarak görülebilir. Modern sosyoloji, 19. yüzyılın başlarında dünyanın modernleşmesine akademik yanıt olarak ortaya çıktı. Birçok erken sosyolog (ör. Émile Durkheim) için sosyolojinin amacı yapısalcılığın içinde, toplumsal grupların kaynaşmasını anlamak ve toplumsal parçalanmaya \"panzehir\" geliştirmekti. Max Weber, kişileri akılcı düşüncenin \"demir kafesine\" çekeceklerine inandığı rasyonalizasyon kavramıyla ve toplumun modernizasyonu ile ilgilendi. Georg Simmel ve W.E B. Du Bois de dahil olmak üzere bazı sosyologlar daha fazla mikro sosyolojik ve niteliksel analiz kullandı. Bu mikro düzeydeki yaklaşım, sosyolojiye sembolik etkileşimcilik yaklaşımının yaratılmasına neden olan, George Herbert Mead ve öğrencisi Herbert Blumer'ın teorileri ile birlikte,Amerikan sosyolojisinde önemli bir rol oynamıştır.\n1940'larda ve 1950'lerde Amerikan sosyolojisi büyük oranda, yapısal entegrasyonu destekleyen toplumun yönlerinin \"işlevsel\" olduğunu savunan, Talcott Parsons tarafından idame edildi. 1960'lı yıllarda, statükoya özgü eşitsizliklerin gerekçesi olarak görmeye başladıkları yapısal işlevsellik yaklaşımı sosyologlar tarafından sorgulandı. Tepki olarak, kısmen Karl Marx'ın felsefelerine dayanan çatışma kuramı geliştirildi. Çatışma teorisyenleri, toplumu, farklı grupların kaynakları kontrol etmek için yarıştığı bir alan olarak görüyorlardı. Sembolik etkileşimcilik de sosyolojik düşüncenin merkezi olarak görülmeye başlamıştır. Erving Goffman, sosyal etkileşimleri, bireylerin\"sahne arkası\"nı hazırladığı ve izlenim yönetimi yoluyla kitlelerini kontrol etmeye çalışıtıkları., bir \"sahne performansı\" olarak gördü. Bu teori günümüzde sosyolojik düşüncede ön plana çıkarken, feminist kuram, postyapısalcı felsefe, rasyonel seçim teorisi ve postmodernizm gibi başka yaklaşımlar da görülür.\nAntropoloji Aydınlanma Çağı'nın bir sonucu olarak anlaşılabilir. Bu dönemde Avrupalılar sistematik olarak insan davranışlarını inceleme girişimlerinde bulundular. Hukuk felsefesi, tarih, filoloji ve sosyoloji gelenekleri bu dönemde gelişti.\nAynı zamanda “Aydınlanma”ya verilen romantik tepki Johann Gottfried Herder ve sonrasında, bu disiplinin merkezinde yer alan kültür kavramının temelini oluşturan çalışmalara imza atan, Wilhelm Dilthey gibi düşünürler çıkarttı. Geleneksel olarak, konunun tarihinin büyük kısmı Batı Avrupa ve dünyanın geri kalanı arasındaki sömürge karşılaşmalarına dayanıyordu ve 18. yüzyılın ve 19. yüzyılın çoğunun antropolojisi şimdi bilimsel ırkçılık olarak sınıflandırılmaktadır.\n19. yüzyılın sonlarında, \"antropometrik teknikler\" e dayanan \"antropolojik\" bir ikna ile \"etnolojik\" ikna (kültürlere ve geleneklere bakanlar) arasında, \"insan çalışması\" ile ilgili savaşlar gerçekleşti ve bu ayrımlar daha sonra fiziksel antropoloji ile kültürel antropoloji arasındaki bölünmenin bir parçası haline geldi ve bu antropoloji Franz Boas’ın öğrencileri tarafından başlatıldı.\n20. yüzyılın ortalarında, önceki antropolojik ve etnografik araştırmaların metodolojilerinin çoğunun araştırma etiği yönünden gözden geçirildi ve aynı zamanda soruşturma alanı olan \"ilkel kültürler\"geleneksel çalışmanın ötesine genişlemiştir.\nPaleontoloji,fiziksel antropoloji ve etoloji metodolojilerini diğer disiplinlerden alan,bilimsel bir disiplin olan paleoantropolojinin ortaya çıkışı 20. yüzyılın ortalarındadır ve insan kökenleri, evrim, genetik ve kültürel miras ve çağdaş insanlık çıkmazına ilişkin perspektifler hakkında geniş bilgiler verir.\n20. yüzyılda bir takım disiplinlerarası bilim alanları ortaya çıktı. Örnekler şunlardır:\nİletişim bilimi, hayvan iletişimi, bilgi teorisi, pazarlama, halkla ilişkiler, telekomünikasyon ve diğer iletişim biçimlerini birleştirir.\nTeorik dilbilim temeli üzerine inşa edilen bilgisayar bilimleri, ayrık matematik ve elektrik mühendisliği, hesaplamanın doğasını ve sınırlarını inceler. Alt alanlar arasında, hesaplanabilirlik, hesaplama karmaşıklığı, veritabanı tasarımı, bilgisayar ağları, yapay zeka ve bilgisayar donanım tasarımı bulunmaktadır. Bilişim alanındaki ilerlemeler, bilimsel verilerin büyük ölçekli arşivlenmesini kolaylaştırarak daha büyük bilimsel gelişime katkıda bulunmuştur. \nÇağdaş bilgisayar bilimleri, yazılım mühendisliğinin pratik vurgusunun aksine, matematiksel 'teori'yi vurgulayarak kendisini ayırt eder.\nÇevre bilimi disiplinlerarası bir alandır. Biyoloji, kimya, yer bilimleri, ekoloji, coğrafya, matematik ve fizik disiplinleri ışığında gelişir.\nMalzeme bilimi; metalurji, mineraloji ve kristalografiden köken alır. Kimya, fizik ve çeşitli mühendislik disiplinlerini birleştirir. Bu çalışma alanı metaller, seramik, cam, plastik, yarı iletkenler ve kompozit malzemeler üzerinde çalışmaktadır.\nAkademik bir alan olarak, bilim ve teknoloji tarihi, William Whewell'in Endüktif Bilimler Tarihi'nin yayımıyla başladı (önce 1837'de yayınlandı). Bilim tarihinin bağımsız bir disiplin olarak daha resmi bir çalışması George Sarton'un Bilim Tarihi Giriş (1927) yayınları ve İsis dergisi (1912'de kurulmuş) tarafından başlatılmıştır. Sarton, 20. yüzyılın başlarındaki bilim tarihini, büyük adamlar ve harika fikirler tarihi olarak tasvir etti. Bilimin tarihi, bu dönemde Amerikan tarihinin tanınmış bir alt alanı değildi çalışmaların çoğu profesyonel tarihçilerden ziyade ilgili bilim insanları ve hekimler tarafından gerçekleştirildi. Harvard'daki I. Bernard Cohen'in çalışmaları ile 1945'ten sonra bilim tarihi kurulmuş bir alt disiplin haline geldi.\nMatematik tarihi, teknoloji tarihi ve felsefe tarihi farklı araştırma alanlarından oluşmakta ve diğer makalelerde yer almaktadır. Matematik, doğal bilimlerle (en azından modern anlayışla) yakından ilgilidir. Aynı şekilde teknoloji, ampirik gerçeğin araştırılmasıyla yakından ilişkili ancak açıkça farklıdır.\nBilim tarihi, uluslararası uzman bir topluluğa sahip akademik bir disiplindir. Bu alandaki ana mesleki organizasyonlar, Bilim Tarihi Topluluğu, İngiliz Bilim Tarihi Topluluğu ve Avrupa Bilim Tarihi Topluluğu'dur.\nBilim tarihinin araştırmalarının çoğu, bilimin ne olduğu, işlevinin nasıl olduğu hakkında sorulara cevap bulmak için ayrılmıştır. Özellikle bilim sosyolojisi, bilim insanlarının \"bilimsel bilgiyi\" ürettikleri ve inşa ettikleri yolları yakından inceleyen çalışmalara odaklanmıştır. 1960'lardan bu yana, bilim çalışmalarındaki (sosyolojinin ve bilim tarihinin incelenmesi) yaygın trend, bilim çalışmalarında ortak bir eğilim olan bilimsel bilginin \"insani bileşeni\" ni vurgulamak olmuştur. Bilim ve Teknoloji Çalışma alanları, bilim tarihi çalışmalarını çakıştıran ve sıklıkla bilgilendiren bir alandır. Hem çağdaş hem de tarihsel dönemlerdeki bilimin toplumsal bağlamı üzerine odaklanmaktadır.\nHumboldtian bilimi, bilimsel çalışmaları Romantizm çağındaki hassasiyetle birleştiren, 19. yüzyılın başlarındaki etik ve estetik yaklaşımları ifade eder. Bilim adamı, tabiatçı ve kâşif Alexander von Humboldt'ın modeline dayanan,ekoloji temelli, doğa biliminin ayrı bir alan olarak kurulmasına yardımcı oldu. Daha sonraki 19. yüzyıl pozitivizmi tüm özgün bilgilerin doğrulamaya izin verdiğini iddia etti ve bu otantik bilgiler, tek geçerli bilginin bilimsel olduğunu varsayar.\nBilimin felsefesindeki önemli bir endişe ve tartışma konusu, teorinin doğası bilimin değişimidir. Karl Popper, bilimsel bilginin kademeli ve kümülatif olduğunu savundu; Thomas Kuhn, “bu bilimsel bilgi \"paradigma kaymaları\" boyunca hareket eder ve aşamalı olmak zorunda değildir” ; Paul Feyerabend, “bu bilimsel bilgi kümülatif veya kademeli değildir ve yöntem açısından bilimle herhangi bir araştırma şekli arasında herhangi bir sınırlama olamaz” der.\n20. yüzyılın ortalarında, Thomas Kuhn'un 1962'de Bilimsel Devrimlerin Yapısı'ndan başlayarak, sosyal bağlamda bilimin rolüne dayanan bir dizi çalışma görüldü. Pozitivizmin, bilimdeki insan katılımcıların gerçek etkileşimlerini ve stratejilerini açıklamadığını ve bilimsel evrimin kısmen sosyolojik olarak belirlendiğini ileri sürerek bilim çalışmalarını yeni disiplinlere açtı. Thomas Kuhn'ın belirttiği gibi, bilim tarihi, bilim dışında entelektüel, kültürel, ekonomik ve politik temaları içeren rakip paradigmalar veya kavramsal sistemler gibi, daha geniş bir matriste,daha incelikli terimlerle görülebilir. Kısmen tercih ve kısmen çarpıtma ile, daha erken yaştaki bilim insanları üstü kapalı olarak aynı sabit sorunlar dizisi üzerinde çalışılmış gibi sunulmuş ve aynı ilkelere uygun olarak bilimsel teoride en son devrim ve metod’un bilimsel görünmesine neden olmuştur.\nDaha ileri çalışmalar, örn. Jerome Ravetz’in 1971 deki Bilimsel Bilgi ve Toplumsal Sorunları, bir bilimsel topluluğun, toplumsal bir yapı olarak bilimsel bilgiyi kabul etmede veya reddetmedeki (objektif) rolüne değindi. 1990'daki Bilim savaşları, bilimin genel olarak objektifliğini reddeden ya da öyle görünen Fransız filozoflarının etkisiyle ilgiliydi. Saf bir bilimin idealize edilmiş modeli ile fiili bilimsel uygulama arasındaki farkları da açıkladılar. Pozitivizm yaklaşımının yeniden canlandırılması olan bilimcilik, nihai metafizik ve ahlaki tartışmaları halletmek için kesin ölçümü ve titiz hesaplamayı tanımladılar.\nBilim tarihinde tekrarlanan bir gözlem, bilimsel kuruluşun çevresi üzerinde çalışan birinci sınıf bilim insanlarının tanınması için verilen mücadeleyi içerir. Mesela, büyük fizikçi Lord Rayleigh, John James Waterston'un gazların kinetik teorisine ilişkin taslak kâğıtlarına baktıktan sonraki hissiyatını şu şekilde ifade eder: “iyi şeyler yapabileceğine inanan genç bir yazar genellikle bilim dünyasının olumlu bir şekilde tanınmasını sağlamak için iyi şeyler yapar...daha yüksekten uçmaya başlamadan önce”\nDaha genel anlamda, Robert K. Merton, nispeten bilinmeyen bilim adamları tarafından yazılan yazıların, yıllarca reddedilen ya da ihmal edilen örneklerinin, bilim tarihi ile dolu olduğunu söylemektedir.\n\n\nSadakat (film)\nSadakat (Özgün adı: Le Fidèle), Michaël R. Roskam'ın yönettiği ve başrollerinde Matthias Schoenaerts ve Adèle Exarchopoulos'un oynadığı 2017 yılı çıkışlı Belçika, Fransa ortak yapımı drama filmidir. 74. Venedik Uluslararası Film Festivali'nde yarışma dışı seçkide yer alan film, 4 Mart 2018 tarihinde düzenlenecek 90. Akademi Ödülleri'nin \"Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü\" kategorisinde yarışmak üzere Belçika'nın aday adayı olmuştur.\nFilm, bir gangster ve bir yarış arabası şoförünün, Brüksel'deki acımasız bir suç çetesinin arka planını ortaya çıkartmasını anlatmaktadır.\n16 Mayıs 2012'de Screen Daily, Savage Film'in yönetmenlerinden Michael R. Roskam'ın 1980'lerin sonlarında Brüksel'de bulunan suç çetelerinin arka planlarını anlatan bir film üreteceğini bildirdi.\n\n\nClay County, Minnesota\nClay ilçesi veya Clay County Amerika Birleşik Devletleri'nin Minnesota eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 58,999'dur. İlçenin merkezi Moorhead şehridir. İlçenin adı Amerikalı devlet adamı Henry Clay'dan gelmektedir.\n\n\nMorazán (film)\nMorazán, 2017 çıkışlı tarihî, politik, dram türündeki, Honduras adına Akademi Ödülü adayı olmuş bir Honduras filmidir. Filmin yönetmen ve senaristi Hispano Duron'dur.\nİlk kez 14 Eylül 2017 tarihinde Honduras'ta gösterime girdi.\nHonduras adına 90. Akademi Ödülleri'nde Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü aday adayı olarak seçildi. Film, Honduras'ın ilk Akademi Ödülü aday adayı oldu.\n1830-1839 yılları arasında Devlet Başkanlığı da yapmış olan José Francisco Morazán Quezada, 1842 yılında Kosta Rika Devlet Başkanı olur. Ulusal Meclis, kendisine bu Orta Amerika Cumhuriyetinin restorasyonu için bir askerî kuvvet düzenlemesi için yetki verir. Ancak, Katolik Kilisesi'nin muhafazakâr liderleri ve yerel oligarşi, askerleri meşru hükümete karşı isyana teşvik etmektedir. Morazán son savaşıyla karşı karşıya bulunmaktadır.\n\n\nFMA IA 58 Pucará\nFMA IA 58 Pucará, Fábrica Militar de Aviones tarafından üretilen Arjantin yapımı bir askeri turboprop saldırı uçağıdır. Uçak, Falkland Savaşı ve Sri Lanka İç Savaşı'nda kullanılmıştır.\n\"Kaynakça:\"\n\n\nMalankara Yakubi Süryani Ortodoks Kilisesi\nMalankara Yakubi Süryani Ortodoks Kilisesi, resmi olarak Yakubi Süryani Hristiyan Kilisesi, Oryantal Ortodoksluk geleneğine bağlı, Hindistan'ın Kerala eyaletinde bulunan bir kilisedir. Süryani Ortodoks Kilisesi'ne bağlıdır ve Süryani Ortodoks Patriğini tanır, ancak yine de kendi içinde büyük ölçüde özerktir. Kilisenin üyeleri kendilerini Aziz Tomas Hristiyanları olarak tanımlarlar.\n\n\nSüryani Malabar Katolik Kilisesi\nSüryani Malabar Katolik Kilisesi (, \"Edtha d'Malabar Suryaya\"; , \"sīṟēā malabār kattēālikkā sabha\") veya Syro-Malabar Kilisesi, Hindistan'ın Kerala eyaletinde bulunan Doğu Katolik kiliselerinden biridir. Kendilerini Aziz Tomas Hristiyanları olarak gören kilisenin üyeleri Katolik Kilisesi'ne ve Papa'ya bağlıdır.\n\n\nKocaeli'de 1999 Türkiye yerel seçimleri\n18 Nisan 1999 Yerel Seçimleri'nde (resmî adıyla 18 Nisan 1999 Mahalli İdareler Yerel Seçimleri) Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile 5 ilçenin ve 37 beldenin belediye başkanı seçilmiştir.\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n\n\nGümüşhane'de spor\nGümüşhane'de spor, Türkiye'nin Gümüşhane ilinin spor tarihçesini, spor kulüplerini, önemli spor tesislerini konu almaktadır.\nGümüşhane'nin futbol, basketbol, voleybol, hentbol gibi farklı branşlarda faaliyet gösteren spor takımları vardır.\nLig takımları\n2019-20 sezonunda Gümüşhanespor, F 2. Ligde, 1954 Kelkit Belediyespor F 3. Ligdedir. Gümüşhane'nin voleybol liglerinde 2 takımı vardır.\nTürkiye Kupaları\n1954 Kelkit Belediyespor, F Türkiye Kpde 3.turda elenmiştir. Gümüşhanespor, 3.turdan başlamış,Kardemir Karabükspor'ü yenerek 4.tura çıkmış ve Samsunspor'a elenmiştir.\n2018-2019 Sezonu sonuda, Gümüşhanespor, 2. Ligde grup 12.si olmuştur. BAL Takımı Kelkit Hürriyetspor 3.lige çıkmıştır. Voleybol erkeklerde Gümüşhane Torul Gençlik,1.ligde kalırken, voleybol bayanlar 1.ligde yer alan Gümüşhane Gençlerbirliği küme düşmüştür. Voleybol erkekler 2. ligde Şiran Akademispor yer almıştır.\nZiraat Türkiye Kupası 'nda , Gümüşhanespor, 4.turda Giresunspor 'a elenmiştir.\n2018-19 Türkiye Kupaları\nKaynak:\nGümüşhane'nin en önemli spor tesisleri: Yenişehir Stadyumu, Torul Spor Salonu, Zigana Kayak Merkezi'dir.\nKaynak:\nÖnemli ya da Türkiye liglerinde yer alan kulüplerin maç yaptığı tesisler  tabloda yer almıştır.\n\n\nCAC Boomerang\nCAC Boomerang, Commonwealth Aircraft Corporation tarafından üretilen Avustralya yapımı bir tek motorlu avcı uçağıdır. Uçak, II. Dünya Savaşı sırasında Avustralya Kraliyet Hava Kuvvetleri'nin (RAAF) acil taleplerini karşılamak üzere hızlı bir şekilde tasarlanmıştır. Boomerang, Avustralya'da tasarlanan ve üretilen ilk savaş uçağıdır.\n\"Kaynakça:\"\n\n\nEndonezya'daki Çinliler\nEndonezya'daki Çinliler (Endonezce: \"Orang Tionghoa-Indonesia\") kökenleri türlü Çin ırkına dayalı Endonezyalı topluluktur.\nÇinliler Endonezya'ya ekonomik nedenlerle göç etmiş ve sömürgecilik döneminde Güney Çin'den gelenlerin katılımıyla sayıları hızlı bir artış göstermiştir. Ağırlıklı olarak Endonezce ve Mandarin konuşan halkın büyük bölümü Budist ve Hristiyandır.\n\n\nHakkâri'de spor\nHakkâri'de spor, Türkiye'nin Hakkâri ilinin spor tarihçesini, spor kulüplerini, önemli spor tesislerini konu almaktadır.\nHakkâri'nin futbol, basketbol, voleybol, hentbol gibi farklı branşlarda faaliyet gösteren spor takımları vardır.\nLig takımları\n2019-20 sezonunda Yüksekova Bld.spor BAL'dadır. Ayrıca Hakkâri'nin voleybol 2.liglerinde 3 takımı, kadın futbol 1.liginde 1 takımı vardır.\nTürkiye Kupaları\nYüksekova Bld.spor, F Türkiye Kp ilk turunda elenmiştir.\n2018-2019 Sezonu sonunda, Hakkâri’nin liglerdeki futboldaki tek takımı Yüksekova Belediyespor, BAL grubunda 9.olmuştur. Kadınlar futbol 1.ligindeki Hakkârigücü, lig 6.sı olmuştur. Ayrıca Voleybol erkekler 2. liginde 2, bayanlar 2.liginde 1 takımı bulunmaktadır.\nZiraat Türkiye Kupası 'nda Yüksekova Belediyespor, 2.turda Batman Petrolspor 'a elenmiştir.\n2018-19 Türkiye Kupaları\nKaynak:\nHakkâri'nin en önemli spor tesisleri: Hakkari Gençlik Hizmetleri Spor Tesisleri, Yüksekova İlçe Stadyumu, Hakkâri Kapalı Yüzme Havuzu, Mergabüt Kayak Merkezi'dir.\nKaynak:\nÖnemli ya da Türkiye liglerinde yer alan kulüplerin maç yaptığı tesisler  tabloda yer almıştır.\n\n\nCharly García\nCharly Garcia (d. Carlos Alberto Garcia Moreno, 23 Ekim 1951), Arjantinli şarkıcı, söz yazarı, müzisyen ve yapımcıdır. Kariyeri boyunca 1970'lerde Sui Generis ve 1980'lerde Serú Girán ve progresif rock hareketi La Máquina de Hacer Pájaros gibi kült statülü rock grupları gibi Arjantin rock tarihinin en popüler grubu olarak kabul edilen gruplardan bazılarını kurdu. 80'li yıllardan beri García çoğunlukla solo müzisyen olarak çalıştı. Ana enstrümanları gitar ve klavyelerle birlikte piyanodur.\nGarcía, eleştirmenlerce İspanyol rock sahnesindeki en etkili rock sanatçılarından biri ve Luis Alberto Spinetta'yla birlikte \"Arjantin Rock'ının Babası\" olarak görülmektedir.\nCharly Garcia, üst-orta sınıf bir ailenin en büyük oğludur. Babası, ilkokulda matematik ve fizik dersleri verirken annesi ise ağırlıklı olarak folklorik müzik içeren şovlardan oluşan radyo müzik şovları yapmıştır.\nCharly erken yaşta müzikal alanda yetenek göstermeye başladı. Üç yaşındayken kendisine hediye olarak oyuncak bir piyano verildi ve ahenkli melodiler çalarak ve besteleyerek annesini şaşırttı. On iki yaşında, Müzik Profesörü olarak mezun oldu.\nCharly on üç yaşındayken hayatına The Beatles dahil oldu. Daha önce yalnızca klasik ve folk müziği bilen Charly, The Beatles'ı \"Mars'tan klasik müzik\" olarak tanımladı. Lisede Carlos Alberto \"Nito\" Mestre ile tanıştı ve ikisi, Sui Generis'i oluşturmak için gruplarını birleştirdi.\nİlk zamanlar psikedelik rock türünü deneyen grup, günün senfonik rockından biraz da etkilenerek tarzını hızla folk-rock olarak değiştirdi. İlk büyük konserinde grubun bas, gitaristi ve davulcusu gözükmedi. Sadece Charlie (García o zamanlar ismini \"ie\" olarak hecelemekteydi) ve Nito görünürken Charlie piyano, Nito ise flüt kullanmaktaydı. Tek başlarına çalmak zorunda kaldılar ve diğer müzisyenlerin yokluğuna rağmen seyirci tarafından beğeni aldılar. Grubun gücü, gençlerin ilgisini çeken şarkıların müzikal basitliği ve romantik şarkı sözleri dayanıyordu.\n1972'de Sui Generis, Arjantinli gençler arasında hızla popüler olan ilk LP'leri olan \"Vida\"'yı piyasaya sürdü. İkinci LP'leri olan \"Confesiones de invierno\" (\"\"Kış İtirafları\"\") 1973'te piyasaya sürüldü. Bu albümde, daha yüksek yapım değerleri ve daha iyi stüdyo ekipmanları kullanıldı ve albüm, ticari olarak oldukça başarı elde etti.\n1974 yılı bir değişim yılıydı. Charlie, Sui Generis'in geliştirdiği \"piyano ve flüt\" sesine olan ilgisini kaybetti ve Sui Generis'in bir değişikliğe ihtiyaç duyduğuna karar verdi; grup, bas ve bateri içeren geleneksel bir rock sounduna evrildi. Bu amaçla Rinaldo Rafanelli ve Juan Rodriguez gruba katıldı. Birçok canlı şovda, Sui Generis, Charly'nin çok beğendiği çok yetenekli bir gitarist David Lebón'le de birlikte bulundu.\nGrup yeni sözler ve stiliyle yeni albümü piyasaya çıkarmaya hazırdı. Başlangıçta \"Instituciones \"adını taşıyan albüm yapımcının önerisiyle \"Pequeñas anécdotas de las instituciones\" olarak değiştirildi. Albüm, o dönemde Arjantin'deki sosyal ve politik kurumların dengesizliği üzerine bir düşünce olarak tasarlandı. Charlie'nin ilk konsepti, her geleneksel kurum için bir şarkı yazmaktı: Roma Katolik Kilisesi, hükümet, aile, adalet sistemi, polis, ordu ve benzeri. Ancak, polise hakkındaki \"Juan Represión\" ve ordu hakkında \"Botas locas\" olmak üzere iki şarkı sansürlenerek albümden silindi. Sansürün kendisine atıfta bulunduğu iki tane şarkının daha kısmen değiştirilmesi gerekti. Sui Generis, \"Instituciones\" ile farklı, daha olgun bir ses elde ederken halkı grubun önceki stilini tercih ederek yeni tarzını beğenmedi ve böylece albüm az satıldı. Bu süre zarfında Charlie, María Rosa Yorio ile tanıştı, evlendi ve bu evlilikten Migue Garcia adından bir oğlu oldu.\nCharly Garcia, beste yapmayı sürdürdü ve 1975'te Sui Generis'in dördüncü albümü olan \"Ha sido\" veya \"ácido\" (asit) adından bir oyun yazmaya hazırlandı. Bununla birlikte, Charly ile Nito arasındaki sürtüşmeler albümün piyasaya sürülmesini engelledi ve grubun dağılması için karar alındı. O albümdeki birçok şarkı, daha sonra \"Bubulina\" (1976) ve \"Eiti Leda\" (1978) gibi diğer García LP'lerinde yer aldı.\nSon olarak, 9 Eylül 1975'te Sui Generis, Luna Park Stadı'nda veda konserini verdi ve o tarihteki Arjantin rock tarihinin en büyük izleyici kitlesi olan 20 bin kişi için iki konser verildi. Canlı şovlarda kaydedilen iki LP, \"Adios Sui Generis\" (\"\"Güle Güle Sui Generis\"\") I ve II'de yayımlandı.\n1976'da Sui Generis, Arjantinli müzisyenler León Gieco, Raúl Porchetto ve María Rosa Yorio'nun da yer aldığı bir plak kaydetti. LP'ye \"Porsuigieco\" (Raúl PORchetto, SUI Generis, León GIECO'nun karışımı) adı verildi.\nSui Generis'den sonra Charlie'nin hayatında bazı şeyler değişti. Bundan böyle, Charlie'nin yerine \"Charly\" adını aldı. Oğlunun doğumundan hemen sonra, María Rosa Yorio ile ayrıldı. Charly Brezilya'dan gelen Marisa Pederneiras (\"Zoca\" lakaplı) ile tanıştı ve çıkmaya başladılar.\nCharly müzikal projeler üzerinde çalışmaya devam etti. Artık senfonik rock grubu kurmak istiyordu. Gustavo Bazterrica (gitar), Carlos Cutaia (klavye), José Luis Fernández (bas gitar ve viyolonsel), Oscar Moro (davul) ve Charly García (klavye ve vokal) ile  \"La Máquina de Hacer Pájaros\" (\"Kuş Yapma Makinesi\") grubunu kurdular. Arjantin'in en çok okunan gazetesi olan \"Clarín\", Crist'in yazdığı \"El Sr Garcia e la hacer pájaros\" (\"Bay Garcia ve kuş yapma makinesini\") adlı bir çizgi roman yayımladı.\nLa Máquina de Hacer Pájaros,  La Máquina de Hacer Pájaros (1976) ve Películas (\"Filmler\", 1977) adından iki albüm kaydetti. \"Filmler\"deki şarkılardan bazıları ülkenin son sivil-askeri diktatörlüğüne (1976-1983) yönelik bir siyasi mesaj içermektedir ve o dönem diktatör Jorge Rafael Videla'nın askeri cuntanın önde gelen ismiydi ve sansür, siyasi baskı, işkence, cinayetlerle kayıplar yeni boyutlara ulaştı ve askeri hükümet, devlet destekli terörizmi yaymakla ülkeyi yönetti. Belki de müzik projesinin iddialı ve karmaşık doğasının bir sonucu olarak La Máquina de Hacer Pájaros popülerlik elde edemedi.\nSon olarak, aynı yıl (1977), grup \"Festival del amor\" (\"Aşk Festivali\") sırasında veda konserine çıktı ve konserin görüntüleri ve kayıtları üç yıl sonra \"Música del alma\" adıyla bir LP yayımladı. Charly konserinden sonra Zoca ile birlikte bir otele giderek burada birlikte Brezilya'nın São Paulo kentine kaçma kararı aldı.\nSão Paulo'da Charly, Zoca'nın ebeveynleriyle tanıştı.  bir Sanatçı bir aile olan Pederneiras, Charly'den etkilendi. Bu dönemde García, özellikle Milton Nascimento olmak üzere Brezilyalı sanatçılardan etkilendi. Sui Generis'in ticari başarılarına rağmen Charly'nin pek parası yoktu. 1978'de Brezilya'da Zoca ile doğa merkezli bir yaşam tarzı yaşıyor, balık tutuyor ve meyve topluyordu. Kısa bir süre sonra Arjantinli bir müzisyen ve Sui Generis'ten arkadaşı David Lebón da onlara katıldı. Yeni bir müzik ortaklığına sahip olan Charly yine çalmaya başladı ve yeni bir müzik projesinin tohum ekildi. Charly şimdi yeni bir grup kurmaya kararlıydı ancak parası yoktu. Buenos Aires'e geri dönüp grup için arkadaş aramaları başlattı.\nCharly'nin bir basçı ve bir davulcuya ihtiyacı vardı ve her ikisini de Pastoral adlı bir grup gördüğünde bulmuş oldu. Burada 19 yaşındaki yetenekli basçı Pedro Aznar'ın yanı sıra La Máquina de Hacer Pájaros'lu eski ortağı, davulcu Oscar Moro'yu işe aldı. Yeni grupta Charly García klavye, gitar ve vokalde; David Lebón gitar, perküsyon ve vokalde; Pedro Aznar  bas, klavye ve vokalde; Oscar Moro ise davulda yer aldı. Ana söz yazarları Charly ve David'di.\nCharly'nin artık tam bir grubu vardı ancak yine de parası yoktu. Charly, bu noktada, bir yapım grubu ile sözleşme imzalamış olsa da bu anlaşma şartları Charly için avantajlı değildi. Yeni grup arkadaşlarıyla São Paulo'ya dönmek için yeterli parayı topladı ve ilk albümlerini kaydetti. Grup Serú Girán ismini seçti. \"Serú Girán\", Charlie'nin São Paulo'da yazdığı ve adını verdiği saçma bir şarkının parçası olarak icat ettiği anlamsız kelimelerin birleşimidir. Diğer grup üyeleri grubun adını o kadar sevdiler ki içinde \"Serú Girán\" şarkısının da bulunduğu ilk albümleri olan \"Serú Girán\"'ı yayımladılar.\nGrup, Garcia'nın yeni projesi için büyük beklentilerle Buenos Aires'e döndü. Geleneksel Arena Obras Sanitarias'taki ilk konserleri, sözleşmeden kaynaklanan nedenlerden ötürü \"Charly García ... ve Serú Girán\" olarak ilan edildi. Ancak bundan sonra \"Charly García\" adı artık reklamlarda görünmedi. İlk konser pek olumlu şekilde anılmadı ve halk, Sui Generis'in yeni bir vücut bulma şeklini bekledi. Serú Girán tamamen farklıydı. Grup, Aznar'ın perdesiz bas gitar gitarının önemli bir parçası olduğu yeni bir sese sahipti ve şiir dolu sözlerinde estetik vardır. Şaşkın seyirciler Sui Generis'in eski şarkılarını istediler. 1978'de, Arjantin'de disko müziği moda oldu. Serú Girán, şaka olsun diye \"Disco Shock\" adında bir şarkıyı çaldı ve halkın tepkisini çekti.\nErtesi gün, basın Serú Girán'ı Arjantin'in en kötü grubu olarak niteledi ve David Lebón'un vokallerinin grubun şarkılarında \"homoseksüellik\" soundunu oluşturduğunu öne sürdü. Grubun medyayla olan ilişkisi samimi değildi. Arjantin'in bir numaralı popüler dergisi \"Gente\", \"Charly García: ¿Ídolo o qué?\" (\"İdol mü ya da ne?\") adında bir makale yayımladı. Kötü eleştirilere rağmen Serú Girán'ın üyeleri iyi bir projeye sahip olduklarına ve daha fazla gösteri düzenleklerine ikna oldular. Sonunda tarzlarına olumlu yaklaşan bir seyirci kitlesi elde ettiler.\nSerú Girán, 1979 boyunca etkin oldu ve belirgin biçimde gelişti. \"La grasa de las capitales\" adında yeni LP'lerini yayımladılar ve albümün kapağı, \"Gente\" dergisine yönelik bir şaka içermekteydi. Belirgin dergilerin (özellikle \"Gente\"), modaya uygun müziği, radyo ve televizyonun içinde yer aldığı medyayı eleştiren şarkılarının sözleri, neredeyse grubun hapse girmesine neden oluyordu. Ancak albüm halk tarafından iyi eleştiriler aldı. Grubun şovları kademeli olarak gelişti ve sonunda daha büyük mekanlarda gösterildi. Basın, tavrını değiştirdi ve halkla Serú Girán arasında bir romantizm geliştiği görüldü.\n1980'de Serú Girán'ın \"Bicicleta\" (\"Bisiklet\") adını taşıması beklenen yeni LP'sine karşı yüksek beklentiler mevcuttu. Grubun bu albümdeki soundu daha olgundu. Müziği modern ve güçlüydü. Bas gitarın rolü yine merkeziydi ve Pedro Aznar'ın eserleri daha belirgin hale geldi.\nCharly, grubun şarkı sözlerinden ötürü 1979'da neredeyse hapse girecekti. Müziğin siyasal mesajı daha güçlenmesiyle sansürden ve yetkililerle bir diğer yakın çağrıdan kaçınmak için gizlenmeye çalıştı. \"Cancion de Alicia en el país\" (\"Harikalar Diyarı'ndaki Alice'in Şarkısı\") şarkısı Lewis Carroll'un hikâyesi ile Arjantin askeri yönetimi arasında esrarengiz bir benzetme çizdi. \"Encuentro con el diablo\" (\"Şeytanla Buluşma\"), grubun arkasından sık sık \"Şeytan\" olarak andıkları Albano Harguindeguy ile yaptığı görüşme için bir referanstır. O yıllarda güvenlik bakanı olan bir asker, bazı sanatçılarla görüşmeler yaparak çalışmalarının tonunu hafifletmelerini ya da ülkeyi terk etmelerini emretti. Bu, birçok sanatçının Arjantin'den ayrılmasına yol açtı.\nSonunda, grup çok ticari açıdan başarı elde etmiş, hayranları şovlarını şaşırtıcı bulmuşlar ve Serú Girán'ın müziğini Charly'nin en iyi şansı olarak görüyorlardı. Serú Girán \"Arjantinli Beatles\" olarak anıldı ve Charly büyük bir sanatçı olarak tanınmaya başladı. Serú Girán, hem zengin hem de fakirler arasında bir iz bırakan ilk popüler rock grubu oldu ve rock, artık tarihsel marjinal konumuyla sınırlanmış değildi. Yakın tarihli bir röportajda David Lebón, \"Aslında efsanevi bir grup olan Beatles'tan çok Procol Harum'a benziyorduk: bir rock \"viola\" (gitarın argo karşılığı) çalan (Lebón), klasik bir piyanist (García), infernal vurmalı çalgıcı (Moro) ve bir virtüoz basçısı (Aznar).\" sözlerini dile getirdi.\nLuis Alberto Spinetta, dönemin bir başka Arjantinli rock yıldızıydı. İlk albümü \"Almendra\", Arjantin rock tarihinin ilklerinden biriydi ve kariyerine, Sui Generis'den önce başlamıştı ve şimdi Spinetta Jade adlı bir grup oluşturmuştu. Charly'den daha az popüler bir yıldızdı ve ikili, düşman/rakip olarak tanımlandı. Luis ve Charly, 13 Eylül 1980'de kendi grupları olan Serú Girán ve Spinetta Jade'in birlikte çaldığı ve Arjantin rock tarihindeki en büyük şovlardan biri olarak kabul edilen konserleriyle bu efsaneyi çürüttü.\n\"El Expreso Imaginari\"o (\"Hayali İfade\") adlı bir dergide çalışan bir gazeteci olan Patricia Perea, Serú Girán'ın hayranları arasında değildi. Dergi, grubun Perea'nın memleketi olan Córdoba'da verdiği konserden sonra grubu ağır bir şekilde eleştirdi ve gruptan hoşnut kalmadı. Serú Girán, dördüncü LP'siyle Bayan Perea'dan intikam aldı: Perae hakkında olan \"Peperina\" adlı şarkıyı da içeren \"Peperina\" piyasaya sürüldü. Grubun izleyicileri albümü harika melodiler, Aznar'dan gelen mükemmel performans ve şiirsel şarkılarından ötürü fantastik buldular. \"Peperina\", Serú Girán'ın eserinin bir özeti olarak görülebilir.\n\"Peperina\" siyasi bir mesaj taşıyordu. \"José Mercado\"  şarkısı, ekonomi bakanı José Martínez de Hoz'a açık bir göndermeydi. Sözler, Arjantin'in ithal (çoğunlukla düşük kaliteli) ürünlerin bolluğuyla ekonomik liberalizm politikasına atıfta bulundu.\n1981, canlı performanslar açısından grubun en iyi yılı sayılabilir. 2000 yılında bir Serú Girán hayranı Teatro Coliseo'da Aralık 1981'de yapılan bir konsere ait bazı bant kayıtları buldunca onları Serú Girán davulcusu Oscar Moro'ya götürdü ve Moro, kayıtları \"temizleyip\" \"Yo no quiero volverme tan loco\" adıyla CD olarak 2000'de yayımladı.\n1982 başlarında Pedro Aznar, Boston'daki Berklee Müzik Koleji'nde okumak için gruptan ayrıldı. Mart 1982'de Serú, Pedro'ya elveda demek için Obras Sanitarias'a geri döndü ve kaydedilen son derece başarılı bir şovu takdim etti ve \"No llores por mí, Argentina\" (\"Benim için Ağlama Arjantin\") çalışmasını aynı yıl yayımladı. Aznar'ın ayrılmasıyla birlikte grup başlangıçta David Lebón'un hem gitar hem de bas çalması fikrini ele aldı. Fakat Lebón ve Charly'nin \"müzikal tadı\" arasında farklılıklar vardı ve Pedro Aznar olmadan bazı şeyler aynı değildi. Dahası, ikisi de kendi kariyerlerine başlamak için yeterince olgunlardı ve bu, grubun 1992 ve 1993 yılları arasında bir dizi canlı konser ve bir stüdyo albümü için yeniden bir araya gelmesine kadar Serú Girán'ın sonu oldu.\n1982'de Arjantin siyasi değişim geçiriyordu. Haziran ayında Falkland Savaşı'ndan sonra (İspanyolca: \"Guerra de las Malvinas / Guerra del Atlántico Sur\") toplumsal kaos yaşandı ve askeri yönetim güçlerinin bir bölümünü kaybetti.\nCharly García, Pubis Angelical adında çift LP'siyle solist olarak çıkış yaptı ve LP, aynı adı taşoyan filmin soundtrack'iydi.\nLP'nin tanıtımı aralık ayında Ferrocarril Oeste Stadyumu'nda (veya Ferro) gerçekleşti. \"No bombardeen Buenos Aires\" şarkısı, gösterinin bitimine yakın bir noktaya geldiğinde çalındı ve Buenos Aires'u taklit eden arka plânlar havai fişeklerle ile imha edildi.\n1983'te Charly Buenos Aires'ten küçük bir çanta ile ayrıldı. New York'tan Buenos Aires'e döndüğünde, \"Clics moderno\" başlıklı kaliteli bir LP getirdi ve LP, daha önceki Arjantin rock'ından tamamen farklıydı.\n10 Aralık'ta, hükûmet demokrasiyle geldikçe Arjantin tarihinin gidişatı değişti. Charly, 1984'te çok iyi karşılanan konserler gerçekleştirdi ve son aylarında başka bir albüm kaydetti. Garcia ayrıca başka bir film müziği olan \"Terapia Intensiva\" adlı bir LP'yi kaydetti. Piano Bar 1984 yılında Garcia'nın altın üçlemesi tamamlayarak piyasaya sürüldü.\nBu yıllar boyunca, Garcia'nın grubunda Arjantinli birçok müzik yıldızı yer aldı: Andrés Calamaro, Fito Páez, Pablo Guyot, Willy Iturri, Alfredo Toth ve Fabiana Cantilo..\nGarcia'nın bir solo olarak kutsaması olan Piano Bar'ın başarısından sonra 1985 yılı şarkıcının yavaşladığı bir yıl oldu. Charly, New York'taki Pedro Aznar ile tesadüfen bir araya geldi ve bu toplantıdan yararlanarak \"Tango\"'yu kaydettiler. Diskin bazı ilginç materyalleri vardı ancak öncelikle sınırlı dağıtım nedeniyle ticari başarı elde etmedi.\n1987'de García, \"Parte de la Religionón\" ile geri döndü. LP'deki birçok şarkı hit oldu. \"No voy en tren\" ve \"Necesito tu amor\" şarkılarından ikisi García ikiliye ayrılmasının sembolüdür. Bu LP'de, Luis Alberto Spinetta ile asla bitmeyen bir projenin parçası olan \"Rezo por vos\" adlı bir şarkı da yer aldı.\n1988'de, Charly 36 yaşındayken ilk oyunculuk deneyimini \"Lo que vendrá\" filminde bir hemşiri canlandırarak gerçekleştirdi ve filmin müziklerini de besteledi. Hemşir olmak uzun zamandır García'nın saplantılarından biriydi.\n1989'da Porto Rikolu pop yıldızı Wilkins, Charly'yi klasik parçası olan \"Yo No Quiero Volverme Tan Loco\"nun kaydetmeye davet etti. Charly, o yılın sonlarında \"Cómo conseguir chicas\" adlı yeni bir albüm çıkardı.\n1990'da Charly'nin birçok fikri vardı ancak grubu yoktu. Fabián \"Zorrito\" Von Quintiero'nun bir diğer önemli üyesi, Los Ratones Paranoicos adlı başka bir gruba katılmak için ayrılmıştı. Hilda Lizarazu ve Carlos García López, Man Ray adlı bir grup kurdu. Charly şimdi yalnızdı. \"Filosofía barata y zapatos de goma\" (\"Ucuz Felsefe ve Kauçuk Ayakkabılar\") adlı yeni diskinde, şarkıların çoğunun kayıt edilmesine yardımcı olan birçok eski arkadaşını çağırdı. Andrés Calamaro, Rinaldo Rafanelli, Fabiana Cantilo, \"Nito\" Mestre, Pedro Aznar, Fabián Von Quintiero ve hatta Hilda Lizarazu ona yardım etti. Disk yayımlandığında ilk olay meydana geldi. Albümü son şarkısı Arjantin ulusal marşı olan \"Himno Nacional Argentino\"nun rock versiyonuydu ve tartışmalar çıkınca şarkı belli bir süre yasaklandı fakat jürinin şarkıya onay vermesiyle García, bir zafer kazandı. Birçok kişi parçayı, eski şarkının taze, samimi, güçlü ve saygılı bir versiyonu olarak görmekten memnun kaldı.\nO yıl, Buenos Aires Hükümeti, kentin en ünlü caddesi olan 9 de Julio Caddesi'nde halka açık bir rock festivali olan Mi Buenos Aires Rock'ı (My B.A. rock) organize etti. Katılan herkese 30 dakikalık çalma hakkı tanınırken Charly, yaklaşık iki saatlik bir performans sergiledi. Festivali, yüz bin kişiyle birlikte söylediği milli marşının kendi versiyonuyla kapadı.\nAralık 1992'de Charly, Serú Girán'a tekrar katıldı. Charly García, David Lebón, Pedro Aznar ve Oscar Moro on yılın ardından geri dönmüş oldu. \"Serú 92\" adlı yeni bir albüm kaydedildi. Büyük bir ticari başarı elde etti ancak müzikal olarak Serú Girán'ın diğer disklerinden kesinlikle farklıydı.\n1990 yılından bu yana yeni bir solo ürün çıkarmayan Charly, 1994'te solo kariyerine geri döndü. Yeni projeye \"La Hija de \"La Lágrima\"\" (\"Gözyaşı'nın Kızı\") adı verildi. Bu LP gelecekteki \"Say No More\" konseptine bir giriş olacaktı.\nAyrıca 1994'te Dünya Kupası Amerika Birleşik Devletleri'nde oynanıyordu. Futbolcu efsanesi Diego Armando Maradona, başarısız olduğu efedrin dopingi için uyuşturucu testi ile ilgili olarak FIFA ile bir tartışmada yer aldı ve oynaması engellendi. Diego eve gönderildikten sonra, Arjantin iki önemli maçı kaybetti ve Dünya Kupası'ndan ayrıldı. Son maç sona ermek üzereyken Charly, cep telefonundan Diego'yu arayıp onun için bestelediği bir şarkı olan \"Maradona Blues\"unu \"canlı\" olarak seslendirdi. Diego, \"Un accidente no es pecado/y no es pecado estar así\" (\"Kaza günah değildir/Bu şekilde olmak günah değildir\") sözlerini duyunca ağladı ve ikilinin arasında bir dostluk başladı.\n1995 yine müzikal bir yıldı. Garcia, Summertime'da (María Gabriela Epumer, Juan Bellia, Fabián Von Quintiero, Jorge Suárez ve Fernando Samalea ile birlikte) turne için yeni bir grup kurdu ve \"Casandra Lange\" olarak adlandırdı. Gösterileri kaydetti ve canlı bir albüm olarak \"Estaba en llamas cuando me acosté\" adıyla düzenledi. Bu albümdeki  \"Te recuerdo invierno\" hariç tüm şarkılar İngilizcedir. Mayıs ayında \"Hello! MTV Unplugged\"'ı kaydetti.\n\"Say No More\", 1996'de yayımlandı. Yayımlandığı dönemde ilkin hayranları tarafından beğenilmedi ancak bugün, albüm García'nın başyapıtı olarak kabul edilmektedir.\nŞubat 1999'da Garcia, ücretsiz halka açık rock festivali \"Buenos Aires Vivo III\" (BA Live III )'nin sonlarında sahneye çıktı. Burada 250.000 hayranı için büyük bir konser verdi. Temmuz 1999'da Charly Quinta de Olivos'ta özel bir konser vermeyi kabul etti.\n2000'de Charly ve Nito Mestre, Sui Generis'i hayata döndürmeye karar verdiler. Özel durum için ikili \"Sinfonías para adolescentes\" (\"Ergenler İçin Senfoniler\") adlı yeni bir LP için şarkılar besteledi.\nSonunda Sui Generis, 7 Aralık 2000'de 25.000 hayran için Boca Juniors Stadı'nda tekrar çalmaya başladı.\n2001 yılı boyunca, \"¡Si! Detrás de las paredes\", bu yeni dönemde ikinci ve son Sui Generis'in LP'si olarak düzenlendi. 23 Ekim 2001'de Charly 50 yaşına bastı. Bu vesileyle, Colliseum Tiyatrosu'nda özel bir konser düzenlendi.\nSolo kariyerindeki bu kesintiden sonra, Charly 2002'de \"Influencia\"'yı piyasaya sürdükten sonra dikkatleri üzerine çekti. Bu albüm, Latin Amerika rockını etkileyen bazı şarkılar içermekteydi.\nEkim 2003'te Charly \"Rock and Roll, Yo\" albümünü çıkardı.\n30 Nisan 2007'de Charly, Buenos Aires'teki Plaza de Mayo'da Madres de la Plaza'nın 30. Yıldönümü için sahneye çıktı. Garcia, o günlerde Arjantin ve Güney Amerika'da rutin olarak sahneye çıkıyordu.\nAyrıca, 2004 yılından bu yana, en dikkat çekici \"olumlu\" dönüm noktalarından biri, Arjantin Devlet Sarayı Casa Rosada'da tekrar çalmaktı. Bu olay, Néstor Kirchner'in başkanlığı döneminde gerçekleşti.\n\n\nInari (belediye)\nInari (Inari Samice: \"Aanaar\", , Skolt Samice: \"Aanar\"; ), Finlandiya'nın Laponya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Yüzölçümü 17,333.65 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 6,830 olup Finlandiya'nın yüzölçümü bakımından en büyük belediyesidir. Belediyenin merkezi Ivalo köyüdür.\nInari'nin ekonomisi turizm, hizmet ve soğuk iklim testlerine dayanmaktadır.\n\n\nButler County, Kansas\nButler ilçesi veya Butler County Amerika Birleşik Devletleri'nin Kansas eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 65,880'dir. İlçenin merkezi El Dorado şehridir.\n\n\nHatay'da spor\nHatay'da spor, Türkiye'nin Hatay ilinin spor tarihçesini, spor kulüplerini, önemli spor tesislerini konu almaktadır.\nHatay'ın futbol, basketbol, voleybol, hentbol gibi farklı branşlarda faaliyet gösteren spor takımları vardır.\nLig takımları\n2019-20 sezonunda Hatay'ın süper lig takımı KBSL'deki Hatay BŞB'dir. Hatayspor, F 1. Ligdedir. Hatay'ın F 3. Ligde 2, BAL'da 2 takımı vardır. Ayrıca voleybol liglerinde 6, hentbol 2. Liginde 1 takımı vardır\nTürkiye Kupaları\nF Türkiye Kp'da Erzinspor ve Payasspor 2.turu geçerek, 3.tura çıkmışlardır. Hatayspor 3.turda başlamıştır. Diğerleri elenirken, Payasspor 4.tura çıkmış ve Manisa FK'a elenmiştir.\nAvrupa Kupaları\nHatay BŞB, EuroCup Kadınlar'da Grup aşamasına doğrudan katılmaktadır. Grup maçları sonunda Son 16'ya kalmıştır.\n2018-2019 Sezonu sonunda, Hatayspor, 1. Ligde play-off maçları oynamış, finale kalmış, ancak penaltılarla Gazişehir Gaziantep'e elenerek, Süper Lig'e çıkamamıştır. Basketbol kadınlarda Hatay BŞB süper ligi 5.sırada tamamlamıştır. Ayrıca Futbol 3. Liginde Payasspor ve Erzin Belediyespor ve BAL 'daki 3 takım ligde kalmıştır. Kadınlar 3. Liginde 5 takımı vardır. Voleybol erkekler 1. Liginde Hatay BŞB grup 9.su olurken, Payas Bld.2011 küme düşmüştür. Voleybol kadınlar 2. Liginde 3, bölgesel ligde 4 takım yer almıştır.\nZiraat Türkiye Kupası'nda Payasspor ve Erzin Belediyespor 3.turda elenmişlerdir. Hatayspor, 5.turda Gençlerbirliği, Son 16 turunda M.Başakşehir'i elemiş, çeyrak finalde Galatasaray'a elenmiştir.\nKadınlar Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda Hatay BŞB, finalde Fenerbahçe'yi yenerek şampiyon olmuştur. Ayni takım Kadınlar Türkiye Kupası (basketbol)'nda çeyrek finalde elenmiştir. EuroLeague Women'e doğrudan gruplardan katılan Hatay BŞB, 4 galibiyetle başarısız olarak elenmiştir.\n2018-19 Türkiye Kupaları\n2018-19 Avrupa Kupaları\nHatay BŞB, EuroCup W.'de 2016-17 ve 2017-18 sezonlarında Avrupa 3.sü olmuştur.\nKaynak:\nHatay'ın en önemeli spor tesisleri: Antakya Atatürk Stadyumu, Antakya Spor Salonu, Antakya Olimpik Yüzme Havuzu.\nKaynak:\nÖnemli ya da Türkiye liglerinde yer alan kulüplerin maç yaptığı tesisler  tabloda yer almıştır.\n\n\nLeavenworth County\nLeavenworth ilçesi veya Leavenworth County Amerika Birleşik Devletleri'nin Kansas eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 76,227'dir. İlçenin merkezi Leavenworth şehridir.\n\n\nIvalo\nIvalo (Inari Samice: \"Avveel\", , Skolt Samice: \"Âˊvvel\"), Finlandiya'nın Laponya bölgesine bağlı Inari belediyesinde bulunan bir köydür. Köy, Inari Gölü'nün 20 km güneyinde Ivalo Nehri'nin kıyısında yer almaktadır. Yüzölçümü 7.40 km² olan köyün nüfusu 2015 yılı itibari itibari ile 3,062'dir.\nIvalo, birçok turist her yıl kış sporları ve yaz etkinlikleri için ziyaret edilmektedir. Köye Ivalo Havalimanı hizmet vermektedir.\n\n\nSi Tjonat\nSi Tjonat; yönetmenliğini Nelson Wong'un, yapımcılığını Jo Eng Sek'ın üstlendiği 1929 yapımı Hollanda Doğu Hint Adaları filmidir. F.D.J. Pangemanann'ın \"Tjerita Si Tjonat\" adlı romanından uyarlanmış film, köylüsünü öldürdükten sonra Batavia'ya (bugünkü Cakarta) kaçan ve burada eşkıyalığa başlayan bir Endonezyalıyı konu almaktadır. Yapım şirketi Batavia Motion Picture'ın son filmleri arasındadır.\n\n\nMOAP\nMOAP (Mobile Oriented Applications Platform) NTT DoCoMo'nun cep telefonları için geliştirdiği FOMA (Freedom of Mobile Multimedia Access) servisinin yazılım platformudur.\nMOAP'ın iki sürümü vardır:\n\n\nSovyetler Birliği demografisi\n1989 Sovyet nüfus sayımı verilerine göre, Sovyetler Birliği nüfusu %70 Doğu Slav, %12 Türk halkı ve diğer tüm etnik gruplar %10'un altında idi.\nAşağıdaki demografik istatistikler, (aksi belirtilmedikçe) CIA World Factbook'un 1990 baskısından alınmıştır. (\"Not: CIA, Baltık devletlerini istatistik hesaplamalarına dahil etmedi.\")\nToplam iş gücü: 152,300,000 (1989)\nOrganize iş gücü: İşçilerin %98'i sendika üyesidir; tüm sendikalar, Bir Tüm-Birlik Sendikalar Merkezi Konseyi (AUCCTU) içinde örgütlenmekte ve çalışmalarını Komünist Partinin rehberliği altında sürdürmektedir.\nRus İmparatorluğu, Rus Devriminden sonra yaklaşık 30 milyon(Polonya 18 milyon, Finlandiya 3 milyon, Romanya 3 milyon, Baltık Devleti 5 milyon ve Kars, Türkiye'ye 400 bin) nüfusa sahip toprakları kaybetti. II. Dünya Savaşı kayıpları, bebek ölüm hızındaki 1.3 milyonluk artış da dahil 27-30 milyon arasında tahmin edildi. Toplam savaş kaybı, 1939-45'te Sovyetler Birliği tarafından eklenmiş toprakları kapsar.\nNüfus artış hızı zamanla azalırken, tüm Cumhuriyetlerdeki Sovyetler Birliği tarihi boyunca pozitif kalmış ve kolektifleştirme, kıtlık dönemleri hariç olmak üzere nüfus her yıl 2 milyondan fazla büyümüştür.\nSovyetler Birliği, sınırları içinde 100'den fazla ulusal etnik kökene sahip dünyanın en etnik çeşitlilik gösteren ülkelerinden biriydi.\n\n\nIvalo Nehri\nIvalo Nehri (; ), Finlandiya'nın Laponya bölgesinde bulunan bir nehirdir. Nehir, Korsa'dan başlayarak Inari Gölü'ne dökülmektedir.\n\n\nAccess Co.\nACCESS CO., LTD. (株式会社ACCESS Kabushiki-gaisha Akusesu) Nisan 1979'da kurulmuş ve Şubat 1984'te Tokyo, Japonya'da Arakawa Toru ve Kamada Tomihisa tarafından yeniden kurulmuş olan, mobil telefonlar, PDA'lar, video oyun konsolları ve setleri gibi bağlı ve mobil cihazlar için çeşitli yazılımlar sunan bir şirkettir.\nEylül 2005'te ACCESS PalmSource'u satın aldı, Palm OS ve BeOS'un sahibiydi. Şirket, bu varlıkları ve uzmanlığı, akıllı telefonlar ve diğer mobil cihazlar için açık kaynaklı Linux tabanlı bir platform olan Access Linux Platformu'nu, kullanıcı arayüzü ve bazı ara katmanları da içeren bazı özel kısımlarla oluşturmak için kullandı. Access Linux Platform 3.0, Ekim 2008'de pazara sunuldu. Dünyanın en büyük operatörlerinden NTT DoCoMo ve Orange, Access Linux Platform tabanlı ahizelere destek verdiğini açıkladı.\n\n\nInari Samice\nInari Samice (\"anarâškielâ\"), Finlandiya'nın kuzeyinde Laponya'da konuşulan bir Sami dilidir. Di yaklaşık 300 kişi tarafından konuşulmakta olup çoğunluğu orta yaş ve üzerindedir ve Inari'de yaşamaktadırlar. Sadece Finlandiya'da konuşulan tek Sami dilidir. Günümüzde önemli derecede tehlike altında bir dil olarak sınıflandırılır.\n\n\nSkolt Samice\nSkolt Samice (\"sääʹmǩiõll\"), Finlandiya'nın kuzeyinde Laponya'da ve Rusya'da Lovozero Gölü bölgesinde konuşulan bir Sami dilidir.\n\n\nFito Páez\nRodolfo Páez Ávalos ya da daha çok bilinen adıyla Fito Páez (13 Mart 1963), Arjantinli popüler rock and roll piyanisti, söz yazarı, şarkıcı ve film yönetmeni.\nPaez, Santa Fe Eyaleti, Rosario'da dünyaya geldi; gerçek adı Rodolfo Paez'dir. Babasıyla adı taşımaktaydı. Çocukken, babasından ayrımak için insanlar kendisi \"Rodolfito\" (İspanyolca'da, \"Rodolfo'nun sevimli bir formu\") olarak çağırmaya başladı. Zamanla bu takma ad sadece \"Fito\" haline geldi ve sahne adı buradan gelmektedir.\n13 yaşındayken ilk grubunu kurdu. 1977'de Ruben Goldín ve Jorge Llonch ile El Banquete'de çalıştı. Ertesi yıl publarda yalnız çalışmaya başladı.\nLiseden hemen sonra çeşitli gruplarla turneye çıktı ve kısa süre sonra 1984 yılında piyasaya sürülen \"Del '63\" adlı ilk solo albümü çıktı. İlk zamanlar sadece memleketinde ilgi görürüken daha sonra Buenos Aires'te de desteklenmeye başlandı. Albüm, Daniel Wirtz, Fabián Gallardo, Tweety González ve Paul Dourge gibi Arjantin'in en tanınmış müzisyenlerinin yardımıyla bir araya getirildi. Albüm, şarkı sözü yazarı olarak eleştirmenlerin beğenisini kazandı ve 1985'teki albümü \"Giros\" da dahil olmak üzere gelecek projelere öncülük etti. Bu albümün demosu Luis Alberto Spinetta'nın övgüsünü kazandı ve 1986'daki \"La La La \"adlı Paez'in sonraki albümünde Spinetta ile düet yaptı. İkili, bu albümü Santiago, Şili'ye kadar uzanan bir turla destekledi. Aynı yıl Demokrasinin Bin Günü festivaline katıldı.\n1987'de çıkardığı \"Ciudad de Pobres Corazones\" adlı eserinde yaptığı çalışmada karanlık ve siyasi bir dönüş yaşandı. Rosario'da suikasta kurban edilen teyzesi ve büyükannesinin anısına ithaf edildi. Páez, 1988 yılında piyasaya sürülen \"Ey!\" ile ilk prodüksiyon deneyimini yaşadı. New York ve Havana'da kayıt yapan sanatçı, daha önce birlikte çalıştığı birçok müzisyenle çalıştı.\n1990'da yayımlanan \"Tercer Mundo\", Latin Amerika kültürel etkilerini araştırmakta ve yoksulluk ile sömürüye dayanan sert dünyayı göstermektedir. Eleştirmenlerce beğeniyle karşılandı ancak Paez'in 1992 tarihli albümü \"El Amor Después del Amor\" ticari başarısının doruk noktası oldu. Albüm 750.000'den fazla kopya sattı ve Paez albümü tanıtmak için turneye çıktığında kendini 40.000 kişinin katıldığı konserlerde buldu. Piyasaya sürülmesinden kısa bir süre sonra, 420.000 dolardan fazla bir artış sağlayarak UNICEF için bir konser verdi.\nSonraki albümü olan \"Circo Beat\", yüksek beklentilere sahipti ve \"Mariposa Tecknicolor\" ile \"Tema de Piluso\" gibi hit şarkıları içermekteydi. Şarkıların Brezilya remikslerini içeren \"Circo Beat\" adında ilgili bir albüm Brezilya'da sadece yaklaşık 350.000 kopya sattı. 90'lı yılların sonlarında, Joaquín Sabina'yla birlikte canlı bir albüm olan \"Euforia\" ve 1998'deki \"Sabina & Paez: Enemigos Intimos\" da dahil olmak üzere birçok projeyi tamamlandı. 1999 yılında \"Abre\" albümü çıkardı. 2000 sonbaharında düzenlenen ilk Latin Grammy Ödülü'nde iki Grammy aldı. Arjantinli oyuncu Cecilia Roth ile birkaç yıl birlikte yaşadı; çift, 1999'da bir çocuğu evlatlık aldı.\nPaez'in 2003 albümü \"Naturaleza sangre\", Charly García, Luis Alberto Spinetta ve Brezilyalı sanatçı Rita Lee'nin yer aldığı \"Ojos Rojos\"'un daha önce yayınlanmamış versiyonuyla müzikal geçmişine geri döndü. 2006'da, Páez'e müziğinden ötürü Kolombiyalı müzisyen ve barış aktivisti César López tarafından bir escopetarra verildi.\n\"El mundo cabe en una canción\", 2007 Latin Grammy Ödülleri'nde En İyi Rock Solo Vokal Albümü için Latin Grammy Ödülü'nü kazandı. 2008'de İspanya'nın Madrid şehrinde \"No se si es Baires o Madrid\" albümü kaydetti. Pablo Milanés, Joaquín Sabina ve Ariel Rot gibi önemli müzisyenleri albümüne davet etti. 2010'da, \"Confiá\" adlı albümünü sundu. Aralık 2011'de başka sanatçının yaptığı şarkıyı içeren yeni bir albüm kaydetti ancak bu sefer Páez şarkıcı olarak yer aldı ve albüm \"Canciones para áliens\" adını taşıdı.\n\n\nUtsjoki\nUtsjoki (), Finlandiya'nın Laponya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, ülkenin en kuzeyinde yer almakta olup Norveç ile komşudur. Yüzölçümü 5,372.00 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 1,247'dir.\n\n\nYlitornio\nYlitornio (; ), Finlandiya'nın Laponya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, Torne Nehri'nin kıyısında İsveç'in Övertorneå kasabasının karşısında yer almaktadır. Yüzölçümü 2,212.47 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 4,127'dir.\n\n\nJuan María Solare\nJuan María Solare (11 Ağustos 1966), Arjantinli besteci ve piyanist.\nBuenos Aires, Arjantin'de doğan Solare, piyano (María Teresa Criscuolo), kompozisyon (Fermina Casanova, Juan Carlos Zorzi) ve Conservatorio Nacional de Musica Carlos López Buchardo'da orkestra yönetimi (Mario Benzecry) diplomasını aldı. Ayrıca Francisco Kröpfl ile özel olarak çalışmıştır.\n1993-1996 yılları arasında Alman Akademik Değişim Servisi (DAAD) bursu çerçevesinde Johannes Fritsch, Clarence Barlow ve Mauricio Kagel'in rehberliğinde Köln'teki Musikhochschule'deki kompozisyon üzerine lisansüstü eğitim aldı. Ekim 1997 ile Şubat 1999 arasında Stuttgart'taki Helmut Lachenmann ile lisansüstü çalışmalar yaptı. 1999 ile 2001 yılları arasında Köln'de Hansa Ulrich Humpert'le diplomalı elektronik müzik okudu. Haziran 2001'den Mayıs 2002'ye kadar Almanya'daki Worpswede Sanat kolonisinde besteci olarak yaşadı.\nNisan 2005'te Buenos Aires'teki Instituto Universitario Nacional del Arte'den (IUNA) \"Licenciado en Composición\" unvanını (Yüksek Lisans derecesi) aldı. 1993 yılından beri düzenli olarak Karlheinz Stockhausen tarafından verilen seminerlere katıldı ve devam etti. 5 Aralık 2007'de Köln'teki Musikhochschule'de elektroakustik kompozisyonunda \"Konsertexamen\"'i (master) geçti. Şu anda Universidad Complutense de Madrid'de müzik eğitimi alanında doktora için çalışmaktadır.\n1986'dan 1993'e kadar Tandil Konservatuvarı'nda (Arjantin) Armoni, Morfoloji ve Oda Müziği dersleri verdi. Ocak 2002'den beri Musikschule Bremen'de (Almanya) piyano dersleri vermektedir. Ekim 2002'den bu yana, Bremen Üniversitesi'nde tangoya ayrılmış bir oda müziği grubu olan Orquesta No Típica'yı yönetmektedir. Ekim 2004'ten beri Hochschule für Künste Bremen'de piyano öğretmektedir. Aralık 2007'den Nisan 2008'e kadar Universutad Complutense de Madrid'de yardımcı doçent olarak görev yapmıştır. 2008'den beri Bremen Üniversitesi'nde Yeni Müzik Tiyatrosu dersleri vermekte ve burada Ensemble Kagel'i yönetmektedir.\n\"Institut für neue Musik und Musikerziehung\" (Darmstadt), Salzburg Experimental Academy of Dance (SEAD),  Ateneo de Madrid ya da Université permanente (Nantes, Fransa), Texas A&M Üniversitesi (College Station, Texas) gibi yerlerde çağdaş müzik üzerine kurslar ve dersleri vermektedir.\nBuna ek olarak, piyano ve kompozisyon hakkında özel ders vermekte ve tango müziğiyle ilgili kamuya açık seminerler sunmaktadır.\nSolare, yarısından fazlasının sahnelediği yaklaşık 300 eseri besteledi. Parçaları düzenli olarak yayınlanmaktadır (Radyo Nacional de España, Deutsche Welle, Radyo Bremen, Radyo Universitaria Sao Paulo, Westdeutscher Rundfunk (WDR), Berlin Radyosu Brandenburg, Bayerischer Rundfunk).\n2002 yılında, CDM'den (Centro para la Difusión de la Musica Contemporánea, Madrid), 2003 yılında NRW Kunststiftung (Düsseldorf) 'dan, 2004 yılında yine CDMC (İspanya) ve Landesmusikrat Bremen (Bremen Müzik Konseyi), 2011'de Eva Espoleta'dan (Cenevre) kendisine görev verildi. 30 Haziran 2004'te  Orchestra of the Universität Bremen (şef: Susanne Gläß) tarafından \"Concertango\" adlı eserinin galası yapıldı.\nSolare, çoğunlukla Katalan sanatçısı Nuria Juncosa'nın filmleri ve internet animasyonları için müzik besteledi.\nBir piyanist olarak, repertuvarının dört merkezi vardır: geç romantizmden (Franz Liszt veya Alexander Scriabin gibi) klasik müzik, çağdaş klasik müzik (John Cage, Arnold Schoenberg), Arjantinli besteciler (tango dahil; Ástor Piazzolla) ve hem solist hem de farklı oda müziği gruplarında kendi kompozisyonları, özellikle:\nSolare; Arjantin, Almanya, Avrupa ve Amerika'nın geri kalan şehirlerinde sahneye çıktı:\nBir piyanist olarak yaptığı ilk profesyonel kayıt, Temmuz 2006'da Cenevre'de yapıldı: Saxophonist Eduardo Kohan ile birlikte \"Tango Nómade\" adlı CD'yi kaydetti. İlk solo CD'si \"Tango Monologues\" adıyla Ocak 2010'da çıktı. \"Acuarelas junto al río inmóvil\" (2014), \"Aphorismen\" (2014) ve \"Sechs kleine Klavierstücke\" von Arnold Schönberg (2014) adlı parçalarını (sadece dijital versiyonları ve EP olarak) kaydetti.\nJuan María Solare, Vox Novus ile bir konser performans serisi olan Fifteen-Minutes-of-Fame'e de katıldı.\nBesteleri çeşitli ödüller aldı:\nBir piyanist olarak Solare aşağıdaki yarışmalarda ödül aldı:\nFarklı sanatçılardan gelen on üç CD, eserlerinden en az birini içermektedir:\nBirkaç meslektaşı tarafından Solare'ye adanmış parçalar:\nBazı çalışmaları Dohr Verlag (Köln), Ricordi München (Münih) ve peermusic (Hamburg) tarafından yayımlandı.\nKompozisyon ve piyanist çalışmalarının yanı sıra \"New Grove\" (Solare 2001), La Sibila Sevilla, Doce Notas ve ABC Madrid, Pauta ve L'Orfeo (Meksika), Tempo (İngiltere) ve radyo istasyonları Deutsche Welle ve Südwestfunk (SWF) gibi çeşitli yayınlar için de yazmıştır.\n200'den fazla yayınlanmış makalesinin yaklaşık 30'u (çoğunlukla Solare'nin ana dili olan İspanyolca) çevrimiçi olarak bulunabilir.\n\n\nTorne Nehri\nTorne Nehri veya Tornio Nehri (; ; ), Finlandiya ve İsveç'in kuzeyinde bulunan bir nehirdir. Nehir, Torneträsk Gölü'nden başlayarak yarısında Finlandiya ve İsveç sınırını oluşturmaktadır ve Botniya Körfezi'ne dökülmektedir.\n\n\nCoşkun\nCoşkun bir erkek ismi ve soyadıdır ve şu anlamlara gelebilir:\n\n\nSapmaz\nSapmaz ÅŸu anlamlara gelebilir:\n\n\nBrezilya Demokratik Hareket Partisi\nBrezilya Demokratik Hareket Partisi (, \"PMDB\"), Brezilya'da merkezci bir siyasi partidir. Parti, 4 Aralık 1965 tarihinde Brezilya Demokratik Hareketi adıyla kurulmuş olup 30 Haziran 1981 tarihinde günümüz adını almıştır. Parti genellikle milliyetçi, muhafazakâr ve sağ liberal unsurlardan oluşmaktadır.\n\n\nYunus Demirer\nYunus Demirer, Türk büyükelçi.\nAnkara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun olmuş, 1989 yılında Dışişleri Bakanlığı'na girerek çeşitli kademelerde görev yapmış, 15 Ekim 2008 - 16 Ekim 2009 tarihleri arasında Strazburg Başkonsolosu, 2009-2011 yıllarında Dışişleri Bakanlığı Irak ile İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı ve 1 Aralık 2011 - 17 Eylül 2013 tarihleri arasında Irak nezdinde Türkiye Büyükelçisi olarak görev yapmıştır.\n15 Kasım 2013 - 17 Aralık 2017 tarihleri arasında Suudi Arabistan Nezdinde Türkiye Büyükelçisi olarak görev yapmıştır. Aralık 2018 itibarıyla İkili Siyasi İşler Genel Müdürüdür. Büyükelçi Hatun Demirer ile evli olup iki çocuk babasıdır. Büyükelçi Ahmet Rıza Demirer'in kardeşidir.\n\n\nÖlüm mangası\nÖlüm mangası, cinayetler, işkence, kayıplar ve yargısız infaz gibi bir hükûmet veya örgüt tarafından sessizce gizlenen gizli eylemler yürüten silahlı bir gruptur.\nTarihsel olarak, ölüm mangaları, Rus İç Savaşı sırasında Kızıl Terör'ün bir parçası olarak Bolşevik Çeka'ya kadar geriye gitmektedir. Nazi Almanyası tarafından Einsatzgruppen birlikleri Holokost'un bir parçası olarak kullanılmıştır. Soğuk Savaş ve sonrası dönemde özellikle Latin Amerika, Orta Doğu, Afrika ve Asya'da yaşanan olaylar ile özleşmiştir.\n\n\nSiyasi baskı\nSiyasi baskı, siyasi nedenlerden ötürü birey veya grubun siyasi hayatına katılma yeteneklerini sınırlandırmak veya önlemek amacıyla uygulanan baskıdır.\nSiyasal baskı, bazen siyasi ayrımcılık terimi ile eş zamanlı olarak kullanılır. İnsan hakları ihlalleri, gözetim istismarı, polis şiddeti, hapis, vatandaşlık haklarının kısıtlanması, şiddet içeren eylem veya terör, cinayet, yargısız infaz, işkence, kaçırma gibi siyasi eylemcilerin, muhaliflerin veya genel nüfusun yargısız cezalandırılması gibi ayrımcı politikalar uygulanmaktadır.\n\n\n51. eyalet\n51. eyalet, 1959 sonrası Amerikan politik söyleminde yeni bir eyalet adayı olarak kabul edilen bölgeler için kullanılan bir terimdir.\n51. eyalet ifadesi, bir ülke veya bölgenin Amerika Birleşik Devletleri ile uyumlu, destekleyici ve elverişli olması, ABD eyaleti gibi olması anlamında kullanılabilir. Aynı zamanda, aşağılayıcı bir şekilde bir ülke veya bölgenin, aşırı Amerikan kültürel veya askerî etkisi veya kontrolü altında olduğu anlamında da kullanılabilmektedir. Dünyanın çeşitli ülkelerinde, yerel veya ulusal kültürünün aşırı derecede Amerikanlaştığına inanan insanlar bazen kendi ülkeleriyle ilgili olarak 51. eyalet terimini kullanmaktadırlar.\n\n\nNebih Berri\nNebih Berri (Arapça: ; d. 28 Ocak 1938, Bo, Sierra Leone), 1992 yılından itibaren Lübnan Temsilciler Meclisi Başkanı olan Şii Müslüman siyasetçi.\nBeyrut Üniversitesi'nde hukuk alanında lisans yapmış ardından Paris-Sorbonne Üniversitesi'nden hukuk alanında uzmanlaşma diploması sahibi olmuştur. Lübnan Üniversite Öğrencileri Ulusal Birliği'nin başkanlığını yapmıştır. Amal Hareketi'ne katılmış, Raşit Kerami'nin ulusal birlik hükümetinde 1984-1988 yılları arasında Adalet, Elektrik ve Su Kaynakları Bakanı olmuş ve ardından 1992 yılına kadar sırasıyla Güney Lübnan'ın yeniden inşasından sorumlu Devlet Bakanı, Konut ve İşbirliği Bakanı olarak görev üstlenmiştir. 20 Ekim 1992 itibarıyla Meclis Başkanıdır. Ayrıca Amal Hareketi'nin lideridir.\n\n\nElektronik kâğıt\nElektronik kâğıt ve e-kâğıt, kâğıda sıradan mürekkebin görünümünü taklit eden görüntü aygıtılarıdır. Işık yayan geleneksel arkadan aydınlatmalı düz panel ekranların aksine, elektronik kâğıt ışığı bir kağıt gibi yansıtmaktadır. Bu, okumak için daha rahat olmasını ve çoğu ışık yayıcı ekrandan daha geniş bir görüş açısı sağlanmasını sağlayabilir. İdeal bir e-kâğıt ekranı, görüntü solmadan görünmeksizin doğrudan güneş ışığı altında okunabilir.\n\n\nKürdistan Özgürlük Partisi (İran)\nKürdistan Özgürlük Partisi kısa adıyla PAK (Kürtçe: پارتی ئازادیی کوردستان‎ - Parti Azadi Kurdistan), İran Kürdistanı ve Irak Kürdistanı'ndaki Kürt siyasi partisidir ve demokratik bir İran federal cumhuriyeti içinde Kürt ulusal haklarına kavuşmayı amaçlamaktadır.\n\n\nSingapore Flyer\nSingapore Flyer, Singapur'un Marina Centre bölgesinde bulunan bir dönme dolaptır. 165 metre yüksekliği ile 2008 yılında tamamlandığında dünyanın en yüksek dönme dolabı olup 2014 yılında bu unvanı Las Vegas'ta açılan High Roller'a devretti.\n\n\nSüryani Malankara Katolik Kilisesi\nSüryani Malankara Katolik Kilisesi ya da Syro-Malankara Katolik Kilisesi  () Hindistan'ın Kerala eyaletinde bulunan, üyelerinin kendilerini Aziz Tomas Hristiyanları olarak tanımladıkları Papa'ya bağlı bir Doğu Katolik kilisesidir.\n\n\nRodos Diagoras Uluslararası Havalimanı\nRodos Diagoras Uluslararası Havalimanı ( \"Dietis Aerolimenas Rodu \"Diagoras\"\") , Yunanistan'ın Rodos Adası'nda bulunan bir havalimanıdır. Havalimanı şehrin 14 km kuzeybatısında yer almaktadır.\nRodos Diagoras Uluslararası Havalimanı, 2019 yılında 5,542,567 yolcu ile Yunanistan'ın en yoğun dördüncü havalimanıdır.\n\n\nPaul Bedjan\nPaul Bedjan (27 Kasım 1838 – 9 Haziran 1920) Keldani Katolik Kilisesi rahipliği yapmış Süryolog ve oryantalist. Bedjan Doğu Süryani geleneğine bağlı eski ve ender rast­lanan el yazmalarını düzenleyerek Vatikana bağlı birlikçi Patrik XII. Petrus Eliya'nın (1887- 1894) izniyle Roma Ayin Kitabı tarzında yayınlamıştır. \n\n\nKadim DoÄŸu Kilisesi\nKadim Doğu Kilisesi (Süryanice-Aramice: , tam adı: \"Kutsal Kadim Havarisel ve Katolik Doğu Kilisesi\") doğu Süryani geleneğine bağlı otosefal bir kilisedir. Kilisenin lideri \"Katolikos-Patrik \"unvanını taşır.\" \"Kilise 1968 yılında Süryani Kilisesi içerisinde yaşanan bir anlaşmazlık sonucunda ortaya çıkmıştır.\n\n\nYanlışlanabilirlik\nBir önerme, hipotez, ya da teori; özünde yanlış olduğunun kanıtlanabilme ihtimali varsa; yanlışlanabilirdir. Bir yargıyı geçersiz kılacak herhangi bir gözlem yapmak, ya da argüman sunmak mümkünse bu yargı yanlışlanabilirdir. Bu anlamda, \"yanlışlamak\" ile \"geçersiz kılmak\" eş anlamıdır. Bilimsel bir önerme yanlışlanabilme özelliği barındırır. Yanlışlanabilirlik ilkesi, bilim ile bilim dışı olanı, bilgi ile inancı ayırmak için kullanılır.\nÖrneğin, \"\"Bütün kuğular beyazdır\"\" evrensel genellemesi, tek bir siyah kuğu gözlenerek yanlışlanması mantıksal olarak mümkün olduğundan, yanlışlanabilirdir. Bu sebeple \"yanlışlanabilirlik\" bazı durumlarda \"sınanabilirlik\" ile eş anlamlı olarak kullanılır. Bazı önermeler ise, örneğin \"\"Bir milyon yıl boyunca burada yağmur yağacak\"\" önermesi teoride yanlışlanabilir olsa da pratikte öyle değildir.\nYanlışlanabilirlik ilkesi bilim felsefecisi Karl Popper'ın bilim epistomolojisi olan \"yanlışlamacılık\" ile dikkat kazandı. Popper, ayrım sorununu vurguladı—bilimsel olmayanı bilimden ayırma sorunu—ve yanlışlanabilirlik ilkesini bir ayrım kriteri haline getirdi; böylece, yanlışlanamayan yargılar bilim dışı olarak, yanlışlanamayan bir teorinin bilimsel olarak doğru ilan edilmesi de sözdebilimin uygulaması olarak sınıflandırıldı.\nBilim felsefesinin klasik görüşü, \"\"Tüm kuğular beyazdır\"\" gibi hipotezleri kanıtlamak ya da gözlemsel verilerden tümevarmaktır. Tümevarım birtakım birbirinden ayrı durumdan tek bir genel sonuç çıkarılması olduğundan bu tümdengelimsel mantığa göre kabul edilemezdir. Eğer beyaz olmayan bir kuğu bile bulunsa, tümdengelimsel mantığa göre \"\"Tüm kuğular beyazdır.\"\" yargısının yanlışlığı kanıtlanır. Yanlışlamacılık, bu sebeple hipotezleri kanıtlamaya çalışmak yerine sorgulamaya, yanlışlamaya çalışır.\nGözlem kullanılarak sorgulanacak bir önermenin, en azından teorik olarak gözlemlenebilme özelliğine sahip olması gerekir. Yanlışlamacılığın anahtarı; gözlemlenebilme özelliğine sahip önermeleri, gözlemlenebilme özelliğine sahip olmayan önermelerden ayırma kriterine olan ihtiyaçtır (Chorlton, 2012). Popper bu kriter için \"\"yanlışlanabilirlik\"\" sözcüğünü seçti. \nPopper bazı yanlışlanamaz önermelerin bilim için önemli olduğunu vurguladı. Genel kanının aksine, yanlışlanamaz önermeler yanlışlanabilir teorilerde bulunabilir. Örneğin, \"\"Tüm insanlar ölümlüdür.\"\" yargısı yanlışlanamazken, bu yargı,\" \"Tüm insanlar 150 yaşına gelmeden ölür.\" \"yanlışlanabilir yargısının bir çıkarımıdır. Benzer şekilde, atomun varlığının eski metafiziki ve yanlışlanamaz fikri, yanlışlanabilir modern teorilere yol açmıştır. Popper bu tür yanlışlanamaz düşünceleri adlandırmak için \"\"araştırma programı\"\" kavramını kullandı. Önermelerin, eğer doğrulanamaz ya da yanlışlanamazsa, anlamsız olduğu düşüncesini barındıran pozitivizme karşılık, Popper ampirik olarak aksini ıspatlama işinin kuramları eleştirmenin en verimli yolu olduğunu kabul etse de, yanlışlanabilirliğin, daha genel bir kavram olan eleştirilebilirliğin özel bir durumu olduğu görüşünü öne sürdü. Eleştirebilirlik, yanlışlanabilirliğe ve rasyonelliğe karşılık kapsamlı olabilir (örn. mantıksal olarak limitsiz), yine de bu iddia Popper'ın felsefesinin ve eleştirel rasyonalizminin savunucuları arasında bile tartışmalıdır.\n1930'ların başındaki çalışmasında Karl Popper, yanlışlanabilirlik ilkesine ampirik önermelerin ayırıcı özelliği olarak yeni bir önem kazandırdı. Popper, 2 tip önermenin bilim insanları için değerli olduğunu fark etti:\nİlki, \"\"Beyaz bir kuğu var.\"\" gibi gözlem ifadeleridir. Mantıkçılar bu tür önermeleri, belirli bir şeyin varlığını ileri sürdüklerinden tekil varoluşsal önermeler olarak adlandırırlar. Bu ifadeler birinci dereceden mantık ile şu formda eş değerdir: \"X'in kuğu olduğu, ve x'in beyaz olduğu bir x vardır\".\nİkincisi, \"\"Tüm kuğular beyazdır.\"\" gibi, bir şeyin tüm durumlarını kategorize eden ifadelerdir. Mantık bilimcileri bu önermeleri evrensel niceleme olarak adlandırırlar. Bunlar genellikle şu formda çözümlenir: \"Tüm x'ler için, eğer x kuğuysa, x beyazdır.\" Bilimsel kanunlar genellikle bu tipten sayılır. Bilimsel yöntemde karşılaşılan zor bir soru şudur: Gözlemlerden yasalara nasıl geçiş yapılır? Belli bir sayıdaki önermeden nasıl geçerli evrensel bir önerme çıkarabiliriz?\nTümevarımcı metodoloji birtakım tekil varoluşsal önermelerden evrensel bir önermeye varılabileceğini varsayar. Bu, \"\"Bu kuğu beyazdır.\"\", \"\"Bu kuğu beyazdır.\"\", gibi önermelerden \"\"Tüm kuğular beyazdır.\"\" evrensel önermesi çıkarılmasıdır. Bu yöntem beyaz olmayan bir kuğunun gözlemden sıyrılmış olabileceği ihtimali her zaman var olduğundan, \"tümdengelimsel \"olarak geçerli değildir (gerçekte siyah kuğuların varlığının keşfi bu önermenin geçersiz olduğunu ıspatladı).\nPopper, bilimin bu tür çıkarımsal temellere dayandırılamayacağını düşündü. Yanlışlamayı tümevarım sorununa bir çözüm olarak sundu. Popper, \"\"Beyaz bir kuğu var.\"\" gibi bir tekil varoluşsal bir önermenin, evrensel bir önermeyi doğrulamak için kullanılamasa da, yanlışlamak için kullanılabileceğini fark etti: siyah bir kuğunun tekil varoluşsal bir gözlemi \"\"Bütün kuğular beyazdır.\"\" gibi bir evrensel önermeyi yanlışlar—bu durum mantıkta \"modus tollens\" olarak adlandırılır. \"\"Siyah bir kuğu vardır.\" \"önermesi \"\"Beyaz olmayan bir kuğu vardır.\"\" anlamına gelmekte, o da, \"\"Hem kuğu olan, hem de beyaz olmayan bir şey vardır.\"\" anlamına gelmektedir, dolayısıyla\" \"Tüm kuğular beyazdır.\"\" yargısı yanlıştır, çünkü bu yargı \"\"Hem kuğu olan, hem de beyaz olmayan hiçbir şey yoktur.\"\" ile aynı anlamdadır.\nBiri bir beyaz kuğu görür. Bu durumdan şu sonucu çıkarabilir:\nBu durumdan şu varsayımı yapmak isteyebilir:\nBütün kuğuların beyaz olduğunu doğrulamak içim yerküredeki tüm kuğuları gözlemlemek pratik değildir.\nFakat yine de, bütün kuğular beyazdır yargısının doğasında yanlışlanabilirlik olduğundan test edilebilirdir. Araştırmacı, birçok kuğuyu test ederken bir tek siyah kuğu bularak \"\"Tüm kuğular beyazdır.\"\" yargısını yanlışlar.\nTümdengelimsel yanlışlama doğrulamanın yokluğundan farklıdır. Önermelerin yanlışlanması \"modus tollens\" ile gözlem yoluyla gerçekleşir. Bir evrensel önerme olan \"U\"'nun \"O\" gözlemini engellediğini varsayın:\nAncak O gözlemi yapıldı:\nDolayısıyla \"modus tollens ile\",\nNaif yanlışlamanın mantığı geçerli olsa da, sınırlıdır. Gerekli ayarlamalar yapıldıkça neredeyse tüm önermeler bu forma uyabilir. Popper bu sınırlara \"Bilimsel Araştırmanın Mantığı\" adlı kitabında Pierre Duhem'in eleştirilerine cevaben dikkat çekti. W. V. Quine bu argümanı detaylı bir şekilde yorumladı ve bunu onaylama bütüncülüğü olarak adlandırdı. Evrensel önermenin mantıksal olarak yanlışlanması için doğru bir yanlışlayıcı önerme bulunmalıdır. Fakat Popper, evrensel bir önermeyi yanlışlanmaktan kaçırmak için değiştirmenin her zaman mümkün olduğuna dikkat çekti. Örneğin, siyah kuğuların Avustralya'da gözlemdiğinin duyulması üzerine \"\"Avustralya'da bulunan kuğuların haricindeki tüm kuğular beyazdır.\"\" ya da alaycı şekilde \"\"Avustralya'daki gözlemciler yeteneksizdir.\"\" gibi ad hoc hipotezleri ortaya atılabilir.\nDolayısıyla naif yanlışlama, birçok tartışmalı konudaki (örneğin komplo teorileri ve şehir efsaneleri) hipotezleri kontrol etmenin bir yolunu sağlamalıdır, fakat sağlayamaz. Böyle bir gözlem için kanıt olmadığını savunan insanlar, görülebilecek hiçbir şey olmadığını, bunların normal olduğunu ya da farklılıkların veya görünüşlerin istatistiksel olarak anlamlı olamayacak kadar küçük olduğunu iddia edebilir. Öte yandan bir gözlemin gerçekleştiğini ve sonucunda evrensel bir önermenin yanlışlandığını kabul edenler vardır. Dolayısıyla, naif yanlışlama, objektif kriterlere güvenen bilim insanlarına, evrensel önermeleri kesin olarak yanlışlama olanağı tanımaz.\nNaif yanlışlamacılık, bilim için mantıksal olarak kaçınılmaz olan metodun başarısız bir açıklamasıdır. Öte yandan, sofistike metodolojik yanlışlama, bilim adamlarının bir tercih meselesi olarak davranmaları gerektiği yolun yönergesidir. Bunun amacı, bilimsel kuramların yanlış önermeleri eleyip giderek iyiye gittiği aşamalı bir işleme ulaşmaktır.\nNaif yanlışlama bilimsel önermeleri tek tek ele alır. Bilimsel kuramlar bu tür ifadelerden oluşan gruplardan oluşur ve bu gruplar bilim insanları tarafından kabul edilmeli ya da reddedilmelidir. Bilimsel kuramlar, \"ad hoc hipotezleri\"nin eklenmesiyle daima savunulabilir. Popper'ın belirttiği gibi, bilim insanının bir kuramı oluşturabilecek veya onu yanlışlayabilecek ifadeleri kabul ya da reddetmesi yönünde bir \"karar\" alması gereklidir. Bazı noktalarda, \"ad hoc hipotezleri\"nin ağırlığı ve kuramı yanlışladığı için göz ardı edilen gözlemlerin çokluğu yüzünden, artık temel kuramı desteklemek mantıksız hale gelecek ve reddetmek için bir karar alınacaktır.\nNaif yanlışlamanın yerine, Popper; bilimin ilerleyişinin, yanlışlanmış önermeler değil de, yanlışlanmış kuramların peş peşe reddedilmesi olduğunu düşünüyordu. Yanlışlanmış kuramlar, kendilerini yanlışlayan fenomenin de hesaba katılmasıyla ortaya koyulan, açıklama gücü daha büyük kuramlarla yer değiştirir. Örneğin Aristoteles'in mekaniği günlük durumların gözlemlenmesiyle açıklandı, fakat Galileo'nun deneyleriyle yanlışlandı, sonucunda Galileo ve diğerlerinin notlarının hesaba katılmasıyla oluşturulan Newton mekaniği ile değiştirildi. Newton mekaniği gezegenlerin gözlemlenen hareketlerini ve gazların mekaniğini içeriyordu. Young'un ışığın dalga teorisi, Newton'un ışığın parçacıkları teorisinin yerini aldı, fakat Michelson-Morley deneyi ile yanlışlanmasıyla yerini Maxwell'in elektrodinamiği ve Einstein'ın özel görelilik teorisi aldı. Ayrıca Newton mekaniği morötesi felaketine, Gibbs Paradoksu'na, ya da elektronların neden enerjilerini kaybedip atoma çakılmadıklarını açıklayamayınca yerini kuantum mekaniği aldı. Böylelikle yeni kuram; enerji seviyeleri, kuantum, ve Heisenberg'in belirsizlik ilkesi gibi konseptleri yerleştirmek durumunda kaldı.\nHer evrede, deneysel gözlem bir kuramı savunulmaz kıldı (örn. yanlışladı) ve yeni kuram eskisinden daha geniş bir \"açıklayıcı güce\" kavuştu (örn. önceki zamanlarda açıklanamayan durumları açıklayabildi), ve sonuç olarak, \"yanlışlanması insanlığa daha büyük bir fayda sağladı.\"\nYanlışlanabilirliğin ayrım kriteri olarak kullanılması bilimsel olan ile bilimsel olmayan arasına kesin bir çizgi çizer. Bir ifade ya da kuramın yanlışlanabilir olup olmadığını bilmek, kuramı değerlendirebilmenin yollarını anlamamızı sağladığından yararlıdır. En azından, kanıtlanabilir olmayan bir teoriyi yanlışlamaya kalkışmaktan ya da yanlışlanamaz bir teoriyi desteklenebilir olarak görmeye çalışmaktan kurtulunabilir. Bir teori, ya da önerme, yanlışlanabilirlik özelliğine sahipse bilimseldir.\nPopperci kriter bilimin sınırlarından \"yanlışlanamayan önermeler\"i hariç tutmaz, \"yanlışlanabilir hiçbir önerme içermeyen teoriler\"i hariç tutar. Popper'ın yanlışlamacılığı, sadece doğrulamacılığa bir alternatif değil, hem de önceki kuramların göz ardı ettiği kavramsal ayrımların onayıdır.\nBilim felsefesinde doğrulamacılık (doğrulanabilirlik olarak da bilinir), bir önermenin anlamlı ve bilimsel olması için ampirik olarak doğrulanabilir olması gerektiğidir. Bu, Moritz Schlick, Rudolf Carnap, Otto Neurath, Hans Reichenbach, A.J. Ayer gibi filozofları içeren Viyana Çevresi'nin mantıksal pozitivizminin temel özelliğidir. Popper noticed that the philosophers of the Vienna Circle had mixed two different problems, that of meaning and that of demarcation, and had proposed in verificationism a single solution to both. Popper, Viyana Çevresi filozoflarının iki problemi (anlam ile ayrım) birleştirdiğini ve doğrulamacılığı çözüm olarak ikisine de sunduklarını fark etti. In opposition to this view, Popper emphasized that there are meaningful theories that are not scientific, and that, accordingly, a criterion of meaningfulness does not coincide with a criterion of demarcation. Bu görüşe karşılık olarak Popper bilimsel olmayan anlamlı teorilerin bulunduğunu ve buna göre anlamlılığın kriterinin ayrım kriteri ile çakışmadığını vurguladı.\nBöylece Popper, ayrım kriteri olarak, doğrulanabilirliğin, yanlışlanabilirlik ile değiştirilmesi yönünde çağrıda bulundu.\n1982 yılında McLean'a karşı Arkansas davasında Yargıç William Overton, yanlışlanabilirliği ve diğer birkaç kriteri kullanarak sözde \"\"yaratılış bilimi\"\"nin bilimsel olmadığını saptayarak Arkansas devlet okullarında bilim olarak öğretilmemesi gerektiğine vardı. Argüman, filozof Michael Ruse'un bilimi açıklayıcı, sınanabilir, dinamik ve yanlışlanabilir yapan karakteristikleri tanımlamasıyla öne sürüldü. Bu kriterlere dayalı çıkarımında Yargıç Overton, herkesin bilimsel bir araştırmaya istediği şekilde yaklaşabileceğini, fakat eğer sonuç ile başlayıp bunu araştırma süresince her ne kadar kanıt sunulsa da değiştirmeyi reddedenlerin, bu metodlarını bilimsel olarak sınıflandıramayacağını belirtti.\nAmerika Birleşik Devletleri kanunları, yanlışlanabilirlik ilkesini; ABD Yüksek Mahkemesi'nin bilimsel delillerin jüri yargısına kabul edilip edilemeyeceğini belirleyen Daubert Standardının bir parçası olarak benimsedi.\n\n\nKısmetim-1 Olayı\nKısmetim-1 Olayı, 15 Kasım 1992 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü'nün Sualtı Taarruz Grup Komutanlığı komandolarının desteği ile Akdeniz'in uluslararası karasularında Türk ticaret gemisi MV \"Kısmetim-1\" 'e düzenlediği operasyon sırasında geminin batırılmasıdır. Geminin, Türkiye'ye 3.100 kg baz morfin baz kaçakçılığına karıştığından şüphelenmiş olup gemi mürettebat tarafından operasyon sırasında batırıldı.\nMV \"Kısmetim-1\", Osman Ayanoğlu'na aitti. Milyonlarca dolara mal olan gemideki baz morfin, Türk organize suç liderleri Şeyhmus Daş ve Hüseyin Baybaşin'in da bulunduğu bir konsorsiyumun kendisine ve ortaklarına aitti.\nTürk televizyon serisi Kurtlar Vadisi'nde Kısmetim-1 Olayı'na atıfta bulunulmuştur.\n\n\nLucky-S Olayı\nLucky-S Olayı, 7 Ocak 1993 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü'nün Sualtı Taarruz Grup Komutanlığı komandolarının desteği ile Akdeniz'in uluslararası karasularında Türk ticaret gemisi MV \"Lucky-S\" 'e düzenlediği operasyondur. Geminin, Türkiye'ye uyuşturucu kaçakçılığına karıştığından şüphelenilmekteydi.\nKısmetim-1 Olayı'nı takiben, üç hafta içinde açık denizlerde yapılan ikinci uyuşturucu kaçakçılığı operasyonuydu. Gemide 11.039.550 kg esrar ve 2.568.010 kg baz morfin ele geçirildi ve bir limana kadar eşlik edildi. Operasyon sırasında gemi mürettebat tarafından batırılmak istenmiştir.\n\n\nFrank Doran\nFrank Doran (13 Nisan 1949, Edinburgh, İskoçya– 30 Ekim 2017), İskoç siyasetçi.\nBirleşik Krallıkta Kuzey (Birleşik Krallık Parlamento seçim bölgesi) Parlamentosu üyesiydi. 1987'de Güney Aberdeen Bölgesi'nden (İngiltere Parlamento seçmenleri) temsilen Birleşik Krallık genel seçimlerinde İngiliz Avam Kamarası'na seçildi, ancak 1992'deki Birleşik Krallık genel seçimlerinde tekrar seçilemedi.\n1997'deki Birleşik Krallık genel seçimlerinde, Aberdeen şehrinin yeni seçim bölgesi (İngiltere Parlamento seçmenleri) tarafından tekrar seçildi. Seçim baraj sınırı değiştirilince 2005'teki Birleşik Krallık genel seçimlerinde Aberdeen Kuzey seçim bölgesini temsili için tekrar seçildi.\nİşçi Partisi milletvekili Joan Ruddock kendisinin hayat arkadaşıdır.\nİşçi Partisi (Britanya) üyesi olan İskoç siyasetçi, 30 Ekim 2017'de 68 yaşında öldü.\n\n\nIsabel Granada\nIsabel Granada (d. 3 Mart 1976 –ö. 4 Kasım 2017) ,Filipinli kadın şarkıcı ve oyuncu. Isabel Granada, Filipinli baş mühendisi olan Humberto Granada'nın ve ev hanımı olan Isabel Villarama'nın kızıydı. Babası 1995 yılında öldü.\nFilipin Hava Taşımacılığı ve Eğitim Hizmetleri Yüksek Okulu'na girdi. 2001 yılında havacılık mühendisliği bölümünü bitirerek özel pilot lisansı aldı.\nGranada'nın kariyeri, 1986 yılında That's Entertainment çatısında başladı ve burada \"Tuesday Grubu\" 'na üye oldu. Granada'nın 1998'de çıakrdığı \"Out Here on My Own\" ve 2000'de çıkardığı \"In the Mood for Love\" aldümleri beğeni kazandı.\nOyunculuk kariyerinde Estella karakterini canlandırdığı 1997 yapımı \"Ligaya ang itawag mo sa akin\" adlı yapım ile 1998'de FAMAS En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü alan sanatçı Doha, Katar'da 4 Kasım 2017'de 41 yaşında ölmüştür.\n\n\nDaniela Ziegler\nDaniela Ziegler (d. 5 Eylül 1948), Alman şarkıcı ve oyuncu.\nBochum'daki Drama Okulunda öğrenim gördükten sonra Trier'de, Göttingen'de Deutsches Tiyatrosunda, Hannover Devlet Tiyatrosunda ve Hamburg Tiyatrosunda görev aldı. Altı yıl boyunca profesyonel olarak çalıştıktan sonra New York'ta birkaç ay profesyonel müzik eğitiminden geçti.\n1978'den bu yana serbest sanatçı olarak Viyana, Frankfurt, Basel, Zürih, Hamburg ve Berlin'de çeşitli görevlerde bulundu.\n1978'de \"Spannende Geschichten\" diziyle oyunculuğa adım atmıştır. 1981 yapımı \"Ein Fall für zwei\" adlı dizinin bir bölümünde canlandırdığı Laura Schneider rolüyle TV izleyicileri tarafından tanındı. Aynı dizinin (\"A case for two\") ve sonraki bazı bölümlerinde görünen oyuncu ayrıca başka dizi ve filmlerde önemli roller üstlendi.\nMüzikal kariyerinde ise Hamburg'da sahnelenen \"Evita\" müzikali ve Norma Desmond karakterini canlandırdığı Niedernhausen'deki \"Sunset Bulvarı\" performanslarıyla beğeni kazandı. Bazı Alman kentlerinde sahne alarak müzisyenler Kurt Weilll ve Ralph Benatzky'nin eserlerini seslendirdi.\nBirçok televizyon filmi ve dizide yer alan oyuncunun ilk sinema deneyimi ise 2004 yılında Cyril Tuschis imzalı film \"SommerHundeSöhne\" ile olmuştur. Aralık 2010'da Hamburg'da sahnelenen \"Mother Superior\" adlı müzikalde yer almıştır.\n\n\nMarie Gruber\nMarie Gruber (d. 11 Haziran 1955; Wuppertal Kuzey Ren-Vestfalya –ö. 8 Şubat 2018), Alman oyuncu.\nMarie Gruber 1972-1982 yılları arasında Berlin'deki Ernst Busch Sanat Merkezinde oyunculuk üzerine çalışmalar yapmıştır.\n1980'li yılların başlarından itibaren özellikle Almanya yapımı birçok sinema projesinde yer almıştır.\n\n\nKürdistan Komünist Partisi (anlam ayrımı)\nKürdistan Komünist Partisi, şu anlamlara gelebilir;\n\n\nTouchFLO 3D\nTouchFLO 3D HTC tarafından tasarlanmış bir grafik kullanıcı arayüzü. HTC Touch ailesi Pocket PC'lerde kullanılır ve bunun öncesinde TouchFLO gelir. TouchFLO 3D, Windows Mobile ve Android sistemleri için taşınmış ve HTC Touch Diamond, HTC Touch Pro, HTC Touch HD, HTC Max 4G, HTC Touch Diamond2 ve HTC Touch Pro2'de kullanılıyor. HTC Touch Viva, HTC Touch 3G ve HTC Touch2 modellerinde, TouchFLO 2D olarak adlandırılan ve ekranın alt kısmında aynı kaydırma sekmesine sahip olan daha basit bir sürümü var, ancak herhangi bir 3B görsel efekt içermiyor. HTC Hero ve HTC HD2'den başlayarak, TouchFLO 3D ağır biçimde genişletilmiş ve artık HTC Sense gibi diğer kullanışlılık geliştirmeleriyle de anılıyor. HTC Touch2, tarzı HTC Sense'e benzer TouchFLO 2D'nin bir sürümünü çalıştırıyor.\nToday ekranı eklentisi TouchFLO 3D'nin ana unsurudur. Alt çubuk boyunca parmağı kaydırarak veya görünen simgelerden birine dokunarak görülebilen birkaç sekmeden oluşur. Geçerli sekmenin sağ ve solundaki sekmelere, ilgili yönde kaydırarak erişilebilir. Sekmeler şunlardır:\nHer sekmede, bir sekme veya sekme özelleştirme ile ilişkili işlevlere erişim sağlayan iki yumuşak tuş bulunur.\nBirkaç üçüncü taraf eklenti sekmesi oluşturuldu. Bunlar arasında şunlar bulunur:\nAyrıca, ThrottleLauncher adı verilen 3. taraf bir TouchFLO 3D klonu, diğer pek çok cihaz için kullanılabilir.\nTouchFLO 3D, 2008'de HTC Touch Diamond ile tanıtıldı. Erken güncelleme, hız algısını artırmak için birçok animasyonu kaldırdı. O zamandan beri, birkaç kez değiştirildi. Görevler ekranı yalnızca HTC Touch Pro'da mevcuttur. TouchFLO 3D'yi izlerken klavyeyi açarak erişilebilir.\nHTC Touch HD Stok sekmesini ve sekmeleri yeniden düzenleme veya gizleme özelliğini ekledi. Ayrıca Touch HD'den itibaren TouchFLO 3D, VGA ekranlar yerine WVGA ekranlar için tasarlandı.\n2009 Mobile World Congress'de daha kapsamlı değişiklikler ortaya çıktı. Ay ve gün görünümleri içeren bir Takvim sekmesi tanıtıldı. Stok sekmesi revize edildi; artık grafikler görüntülemiyor, bunun yerine teklifi ve artmış veya azalmış görüntüler. Rehber sekmesi de değiştirildi. Bir kişiye dokunulduğunda birkaç yeni sekme içeren bir alt ekran görüntülenir: bir iletişim bilgileri sekmesi ve kısa mesajlar, e-postalar ve o kişi ile ilişkili arama geçmişi görüntüleyen sekmeler. Ayarlar sekmesi, G-sensörü ve kartvizit gibi diğer yönleri de içerecek şekilde genişletildi. Buna ek olarak, Görevler Ekranı için bir yedek tasarlandı: tüm sekmelerin şimdi manzara biçiminde bir düzenlemesi var. Ekstra ekran alanı sağlamak için, sürgü sol alttaki küçük bir düğmeye bastıracak ve bastığınızda kaydırıcının tamamını gösterecek şekilde genişleyecektir. Alternatif olarak, kullanıcı hem portre hem de manzara modlarında, hızlıca hızlıca kaydırma sola veya sağa kaydırarak sekmeleri birer birer değiştirebilir.\n\n\nTom Amundsen\nTom Amundsen (d. 4 Şubat 1943 - ö. 3 Eylül 2017), Norveçli kürekçi. Sporcu Oslo'da doğdu. Münih'teki 1972 Yaz Olimpiyatları'nda ve Montreal'deki 1976 Yaz Olimpiyatları'nda ülkesinin kürek takımında yer aldı.\n\n\nFu Quanxiang\nFu Quanxiang (; d. 3 Ağustos 1923; Shengzhou- ö. 24 Ekim 2017), Shaoxing operasının tanınmış Çinli sanatçısıdır. Çin basınında, Yue operasında en önde gelen kadın opera sanatçılarından biri olarak seçildi. \nSanat çevrelerince Yuan Xuefen ile birlikte Çin Operası'nın önde gelen sanatçıları arasındaydı.\nYer aldığı eserler arasında; \"Liang Shanbo and Zhu Yingtai\", \"the biography of Li Wa\" (), \"Du Shiniang\", vb. sayılabilir.\n\n\nAdama Traoré\nAdama Traoré adlı kişiler:\n\n\nYaşandı Bitti\nYaşandı Bitti, şarkıcı Burak Kut'un 1995 çıkışlı Nereden Geldim Nerelere Gideceğim albümünden çıkan ikinci şarkıdır. Şarkı, Peker Müzik tarafından yayınlanmıştır. Şarkı zamanında çok ses getirmiştir. Klibi ABD'nin New York şehrinde çekilmiştir.\n\n\nKeltepe\n\n\nBlue Earth County\nBlue Earth ilçesi veya Blue Earth County Amerika Birleşik Devletleri'nin Minnesota eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 64,013'tür. İlçenin merkezi Mankato şehridir.\n\n\nGünay Musayeva\nGünay Musayeva (d. 7 Şubat 1986, Tovuz, Azerbaycan SSC, SSCB) Azeri asıllı Türk model ve oyuncu.\nGünay Musayeva 7 Şubat 1986 tarihinde Tovuz Rayonu'na bağlı Düz Cırdahan köyünde doğdu. Liseyi Düz Cırdahan'da bitirdikten sonra Bakü Devlet Üniversitesi'nin Radyo Televizyon Bölümü'nden master yaparak mezun oldu. Ağustos 2011 tarihinde oyuncu Tolga Karel ile evlendi. 2015 yılında boşandı. Bu evlilikten doğan Cihangir adında bir oğlu bulunmaktadır. Aynı zamanda Türkiye vatandaşlığı da bulunmaktadır.\n\n\nRice County, Minnesota\nRice ilçesi veya Rice County Amerika Birleşik Devletleri'nin Minnesota eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 64,142'dir. İlçenin merkezi Faribault şehridir.\n\n\nHüseyin Baybaşin\nHüseyin Baybaşin (d. 1956, Lice, Türkiye) Kürt asıllı Türk uyuşturucu kaçakçısı ve organize suç örgütü lideri. Uyuşturucu ticareti yapan ve aynı zamanda PKK başta olmak üzere silahlı örgütler ile bağları bulunan Baybaşin ailesinin başıdır. Halen Hollanda'da cinayet, uyuşturucu madde kaçakçılığı ve diğer suçlamalar nedeniyle Vught Hapishanesi'nde ömür boyu hapis yatmaktadır.\nHüseyin Baybaşin, 1956 yılında Diyarbakır'ın Lice ilçesinde doğdu. Uyuşturucu satıcılığına ilk olarak 16 yaşında başladı. 1976'da İstanbul'da evinde 11 kg eroin ile yakalandı ve iki yıl hapse mahkûm oldu. Daha sonra İngiltere'de 1984'te sahte pasaport ve 6 kg eroin ile yakalanarak 12 yıl hapse mahkûm edildi. 3 yıl hapiste kaldıktan sonra Türkiye'ye iade edildi ve serbest bırakıldı. Zamanla uyuşturucu imparatorluğunu büyüten Baybaşin, Avrupa'nın en büyük eroin ithalatçısı konumuna geldi. 27 Mart 1998 tarihinde \"Siyah Lale\" kod adlı uluslararası bir operasyonla Hollanda'da yakalandı. Baybaşin, uyuşturucu kaçakçılığı, cinayeti azmettirme, adam kaçırma gibi suçlardan ömür boyu hapse mahkûm edildi.\nBaybaşin, Avrupa'nın Pablo Escobar'ı olarak da anılmaktadır.\n\n\nLoud Records\nLoud Records, Amerikan plak şirketi. 1992 yılında Steve Rifkind ve Rich Isaacson tarafından kuruldu. Loud Records, 1990'lı yıllarda Wu-Tang Clan, Mobb Deep, Big Pun, Three 6 Mafia, Twista ve Xzibit gibi çok sayıda hip hop sanatçısının albümlerini yayınladı. Firmanın distribütörlüğünü yeni kurulduğu dönemde Zoo Entertainment yapmaktaydı. Sonraki yıllarda albümlerin dağıtımını RCA Records gerçekleştirdi. Loud Records, 1999 yılında Sony Music'e satıldı ve 2002 yılında faaliyetine son verildi. 2007 yılında bu kez Rifkind'in yeni plak şirketi SRC Records/Universal Motown bünyesinde yeniden hayata geçirildi.\nGeçmişte Loud Records bünyesinde müzik yayınlayan sanatçılar şunlardır:\n\n\nNurullah Tevfik AÄŸansoy\nNurullah Tevfik Ağansoy (1960 - 28 Ağustos 1996), Türk organize suç örgütü lideri ve eski Ülkü Ocakları üyesi. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra tutuklanarak silahlı saldırı, bombalı saldırı ve cinayet gibi suçlardan dolayı 16 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 1986'da beş cinayet ile daha suçlandıysa da 1989'da serbest bırakıldı ve Türk istihbaratıyla işbirliği yapmaya başladı. 28 Ağustos 1996 tarihinde Bebek'te bir çay bahçesinde eski iş ortağı Alaattin Çakıcı'nın emri ile suikast sonucu öldürüldü.\n\n\nErdoğanizm\nErdoğanizm, 2003'te Türkiye başbakanı ve 2014'te cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi idealleri ve gündemi için kullanılan bir terimdir. Karizmatik otoriteden önemli derecede türetildiği ifade edilen destekle Erdoğanizm, Kemalizm'den bu yana Türkiye'nin en güçlü olgusu olarak tanımlandı ve ülke çapında geniş bir destek aldığı ifade edildi. Bazı yazarlarca demokratikleştirilmiş Kemalizm olarak da görülen Erdoğanizmin Kemalizmin güncellenmiş bir versiyonu olduğu tanımı da yapıldı. Bu kavramı kullanan bazı İsrail gazeteleri ise bu kavramın Kemalizmin bir alternatifi olmadığını fakat Atatürk'ün batı yanlısı ve laik Kemalizm fikrini güncellediği ve güçlendirdiği yorumunda bulunmuşlardır.\nİdeolojik kökenleri Türk muhafazakârlığından gelmekte olan bu kavramın en baskın olduğu söylenen siyasi tarafı, Erdoğan'ın 2001'de kurduğu parti olan Adalet ve Kalkınma Partisi'dir. Uluslararası siyaset biliminde 2011 itibarıyla ortaya atıldığı ifade edilen bu kavramın, Erdoğan'ın Türkiye'deki yönetiminde tek adamlaşma sürecini karşıladığı, Erdoğan'ın yönetim anlayışı ve söylemleriyle birlikte uluslararası siyasette Macaristan başbakanı Viktor Orbán ve Rusya devlet başkanı Vladimir Putin ile, Türkiye kapsamında ise Kemalizm ile karşılaştırılarak değerlendirildiği ifade edilmektedir.\n\n\nRawkus Records\nRawkus Records, Amerikan plak şirketi. 1995 yılında Rupert Murdoch'un oğlu James Murdoch'un malî desteğiyle Brian Brater ve Jarret Myer tarafından kuruldu. Rawkus Records, 1990'lı yıllarda Mos Def, Talib Kweli, Pharoahe Monch ve Company Flow gibi pek çok hip hop sanatçısının albümlerini yayınladı. Firmanın distribütörlüğünü Priority Records yapmaktaydı. Rawkus, 2002 yılında MCA Records'a satıldı. Daha sonra kısa bir süre Geffen Records bünyesinde faaliyet gösterdi. 2006 yılında Sony Music bünyesindeki RED Distribution ile anlaştı.\nGeçmişte Rawkus Records bünyesinde müzik yayınlayan sanatçılar şunlardır:\n\n\nTlön, Uqbar, Orbis Tertius\nTlön, Uqbar, Orbis Tertius, Arjantinli yazar Jorge Luis Borges'in yazdığı kısa fantastik öykü.\nİlk defa 1940 yılında Arjantin'de \"Sur\" adlı edebiyat dergisinde yayımlandı. Öykünün büyük bir bölümü 1940'tan geriye dönülerek kaleme alınmıştır ancak epilog, gelecekteki 1947 tarihini taşır. Gerçeğin ve kurgusalın iç içe yansıtıldığı, zaman ve uzamda sıçramaların yapıldığı öykü, gerçek ve kurgusal arasındaki sorunsalı ele alır. 5600 kelimeden oluşan kısa bir metindir ancak içinde Arjantin'in ve dünyanın birçok önde gelen entelektüeli zikredilmekte; özellikle dil, epistemoloji ve edebi eleştiri alanlarında fikirlere yer verilmektedir.\nÜç bölümden oluşan metin, bir komplo teorisi üzerine kurulmuş bir dedektif öyküsü gibi başlar. Borges ve arkadaşları 17. yüzyılda \"düşleyerek\" bütün fiziksel ve metafiziksel yasalarıyla, destanları ve efsaneleriyle Tlön adlı bir gezegen yaratmak isteyen, gizli bir entelektüel topluluğun kurguladığı medeniyeti araştırır. İkinci bölümde polisiye öykü kesilir; Tlön gezegeni, Tlön'deki hayat, Tlön kavramları üzerine felsefik açıklamalar yapılır. Anlatım ansiklopedik maddeler halinde devam eder. Yapıtın sonuna doğru ben-anlatıcı, Tlön'ün kurgusal dünyasından bazı nesnelerin dünyamıza sızarak dünyamızın da yavaş yavaş Tlön'e dönüşeceği kehanetinde bulunur.\nYazar öyküde ben-anlatıcı ve gerçek kişiler, gerçek yapıtlar, gerçek yerler kullanarak anlattıklarının hepsinin gerçek olduğu izlenimi vermeye çalışmıştır.\nEser, İngiliz düşünür George Berkeley'in \"\"var olmak algılanmaktır\"\" (\"Esse est percipi\") prensibi üzerine kurgulanmıştır. Berkeley'e göre nesneler birer düşünceden ibarettir, dünya aslında Tanrı tarafından düşünülmüş sözdür. Öyküde Berkeley’in düşüncesinden farklı olan tek şey, Tlön'de Tanrı'nın olmayışıdır. Tlön, Uqbar, Orbis Tertius, kısaca Berkeley idealizminin bir parabolik tartışması olarak görülür ve bir dereceye kadar totaliterliğe karşı bir protestodur.\nMetin üç bölümden oluşur. Birinci ve ikinci bölüm Roma rakamıyla I ve II diye belirtilirken, son bölüm yazarın\n‘Ek’i şeklindedir. İlk bölüm, bir öyküdür, yani kurgusaldır; ikinci bölüm, hem bir öykü anlatılması bakımından kurgusaldır hem de ansiklopedi maddesi tarzından dolayı bilimseldir; ‘Ek’ bölümü ise bir rapor, yani yine bilimsel bir metin niteliği taşır.\nBen-anlatıcı, Arjantinli yazar Bioy Casares'le yaptığı sohbet esnasında konu, Casares'in bir ansiklopediden hatırladığını söylediği \"\"Uqbar\"\" adlı bir ülkeye gelir. Casares'in sözünü ettiği ansiklopedinin başka bir kopyasında yaptıkları inceleme sonucu Uqbar adlı bir maddenin olmadığını görürler. Birkaç gün sonra Casares iddia ettiği gibi Uqbar maddesinin yazılı olduğu ansiklopediyi getirir. Bu, 1902 yılına ait kaçak bir Britannica Ansiklopedisi'dir. Bütün sayfaları ve makaleleri onuncu Britannica Ansiklopedisi'yle aynıdır fakat en sonuna fazladan bir madde eklenmiştir ve normalde 917 sayfa olan ansiklopedi 921 sayfaya çıkmıştır. Bu fazladan 4 sayfada Uqbar maddesi yazılmıştır. Orada, tarihsel geçmişine değinmeden Uqbar adlı bir ülkenin coğrafi sınırları belirsizce verilerek, Irak ve Türkiye arasında, Erzurum'a yakın bir yere konumlandırılmıştır. Ayrıca Uqbar'daki edebiyat ve dilden söz eden metin, \"\"Uqbar edebiyatının bir düş edebiyatı olduğu, destanlarıyla efsanelerinin asla gerçekliğe değil, Mejnas ve Tlön adındaki iki düşsel bölgeye göndermede bulunduğunu belirtir.\nİkinci bölümde anlatıcı, babasının arkadaşı \"Herbert Ashe\"'ye gönderilmiş bir zarftaki \"\"Birinci Tlön Ansiklopedisi\"\"'nin, onun ölümünden aylar sonra kendisinin eline nasıl geçtiğini anlatır. Herbert Ashe'nin Brezilya'da bir barda unuttuğu bir paket bulunmuş, içinden 1001 sayfalık İngilizce bir kitap çıkmıştır. Bu, \"\"Orbis Tertius\"\" adlı gizli bir cemiyetin ya da derneğin bastığı, Tlön gezegenini anlatan bir ansiklopedinin 11. cildidir. Uqbar da bu gezegendeki bir bölgedir. Borges ve arkadaşları sıkı bir dedektiflik grubu oluşturarak ansiklopedinin diğer ciltlerini dünyanın çeşitli yerlerindeki kütüphanelerde araralar ama hiçbir şey bulamazlar. İçlerinden \"Alfonso Reyes\" bir Tlönistler kuşağı oluşturarak bu ciltleri kendilerinin yazması gerektiğini söyle, önerisi kabul görmez. Takip eden anlatı arasına ansiklopediden doğrudan alındığı izlenimi uyandıran Tlön’deki kültür hakkında geniş bilgi sunan metin yerleştirilmiştir.\nHayali Tlön halkı, dünyanın gerçekliğini inkar eden aşırı bir Berkeley'in öznel idealizmi biçimindedir. Gezegende kullanılan bazı dillerde isim bulunmaz. Fiil yerine isimlerden ve sıfatlardan kurulu bir dize kullanırlar; bir başka dilde ise hiç varlık adı bulunmaz. İsim yerine birkaç sıfatı yan yana koyarak meramlarını anlatırlar. İsimler ve hiçbir şey olmayan bir dünyada, Batı felsefesinin çoğu imkansız hale gelir. İsimler olmadan akıl yürütme mümkün değildir. Tarih olmadan hiçbir teleoloji olamaz. Tlön'de Berkeley'in idealizm dünyasına dair önemli bir eksiklik vardır; her yerde var olan, her şeyi gözleyen bir tanrıdan yoksundur. İdealist felsefenin dayanağı olan Tanrı düşüncesi olmadığı için idealist felsefe Tlön gezegeninde eksik kalmaktadır.\n\"\"Ek\"\" başlıklı, 1947 tarihli anakronistik bölümde ise ben-anlatıcısı Tlön hakkında elde ettiği bilgileri okurla paylaşır. Birkaç yıl sonra, 1941'de Herbert Ashe'in bir kitabının arasında Tlön'le ilgili tüm bilinmezleri açıklayan bir mektup bulunmuştur. 17. yüzyılda kurulmuş gizli bir topluluğun bir \"ülke icat etmek\" amacıyla Tlön fikrini oluşturduğu öğrenilir. Londra'da ya da Luzern'de kurulmuş bu topluluğun üyeleri arasında İngiliz filozof Berkeley de vardır. Yeni bir ülke yaratmak için tek bir neslin yeterli olmayacağını anlaşılınnca her bir usta, bir çömez yetiştirir. Bir süre sonra soruşturmaya uğrayan topluluk, iki yüz yıl sonra ABD'de yeniden ortaya çıkar. \"\"Yeni ülke\" fikri, \"\"yeni gezegen\"e dönüşür ve topluluk, insanın da bir dünya tasarımlayabileceğini göstermek ister. 40 ciltlik ansiklopedinin son cildi 1914'te tamamlanıp üyelere dağıtılmıştır. Muhtemelen Herbert Ashe de topluluğun üyesidir ve bu yüzden 11. cilt kendisine gönderilmiştir. Topluluğun yeni amacı, Tlön dilinde ansiklopedinin daha da genişletilmiş bir basımın yapılmasıdır.\n1942 yılına gelindiğinde Tlön dünyasının nesneleri (Tlönce bir yazı ile titreşimli bir pusula örneği gibi) gerçek dünyada açıklanamayacak şekilde görünmeye başlar. 1944 yılında ise ciltlerin tamamı bir kütüphanede bulunur. Uluslararası basın bu olayı diline dolar. Ansiklopediyle ilgili el kitapları, antolojiler, özetler, aynı basımlar, gözden geçirilmiş yeni basımlar ve korsan basımlar bütün dünyada yayınlanmaya başlar. Sonuç olarak Tlön gezegeninin kurgulanmış gelenekleri, görenekleri, bilimsel uygulamaları o kadar rağbet görür ki, bu düzenli gibi görünen dünyanın yeni fikirleri dünya gerçeklerinin içine sızar.\nÖykü biterken Borges bir bir kehanette bulunur: \"\"Önümüzdeki yüzyıl içerisinde biri yüz çiltlik İkinci Tlön Ansiklopedisini bulup çıkaracak. İngilizler Fransızlar, İspanyollar yeryüzünden silinecek. Dünya Tlön olacak.\"\"\n\"Tlön, Uqbar, Orbis Tertius\" başlangıçta Mayıs 1940'ta \"Sur\" dergisinde İspanyolca olarak yayımlandı. Özgün İspanyolcası daha sonra Aralık 1940'ta \"Antología de la Literatura Fantástica\" adıyla kitap olarak piyasaya çıktı ve ardından Borges'in 1941'deki \"El Jardín de senderos que se bifurcan\" adlı koleksiyonunda yer aldı. Bütün kitap, sırayla, çok basılmış (1971'de Arjantin'de 15 basım) bir kitap olan \"Ficciones\"'e (1944)  dahil edildi.\n2016 yılında 1940'tan En İyi Kısa Öykü dalında \"Retro Hugo Ödülü\" finalisti oldu. Bir çeviri değil orijinal dilde aday gösterilen ilk İngilizce olmayan eserdir.\n\n\nYalçın Koşukavak\nYalçın Koşukavak (d. 14 Ekim 1972, İzmir), kaleci pozisyonunda görev yapmış Türk futbolcu ve teknik direktördür.\n16 Şubat 2015 tarihinde Spor Toto 2. Lig Kırmızı Grup ekiplerinden Altay ile sözleşme imzaladı.\n\n\nAllegany County, Maryland\nAllegany ilçesi veya Allegany County Amerika Birleşik Devletleri'nin Maryland eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 76,087'dir. İlçenin merkezi Cumberland şehridir.\n\n\nPutinizm\nPutinizm, Rusya'da devlet başkanı Vladimir Putin'in uyguladığı siyaset için kullanılan bir terimdir. Batı medyasında Putinizm ve Putinist terimleri genellikle Putin yönetiminde askeri güvenlik kurumu silovikinin ülkenin siyasi ve mali gücün çoğunu kontrol etmesi anlamında kullanılır. Pek çok siloviki, Putin'in kişisel arkadaşları veya daha önce FSB, İçişleri Bakanlığı ve ordu gibi devletin güvenlik ve istihbarat birimlerinde çalışmaktaydı.\nPutinizm'in baş ideologu aynı zamanda Rus milliyetçiliğinin de teorisyeni olan siyaset bilimcisi Aleksandr Dugin olarak kabul edilmektedir.\n\n\nBabygrande Records\nBabygrande Records, Amerikan plak şirketi. 2001 yılında Chuck Wilson tarafından kuruldu. Babygrande Records, 2000'li yıllarda Jedi Mind Tricks, Brand Nubian, Immortal Technique, Canibus ve Jean Grae gibi pek çok hip hop sanatçısına ev sahipliği yaptı. Yakın dönemde Diamond D, M.O.P., Group Home ve Freeway gibi isimlerin albümlerini yayınladı. Firmanın distribütörlüğünü The Orchard yapmaktadır.\nGünümüzde Babygrande Records bünyesindeki sanatçılar şunlardır:\n\n\nAhvaz'ın Kurtuluşu İçin Arap Mücadelesi Hareketi\nAhvaz'ın Kurtuluşu İçin Arap Mücadelesi Hareketi (Arapça: حركة النضال العربي لتحرير الأحواز), Huzistan'da İran'dan ayrı bir Arap devletinin kurulmasını savunan Arap milliyetçisi isyancı grup. İran hükûmeti tarafından terörist bir grup olarak kabul edilir.\n\n\nChaves County\nChaves ilçesi veya Chaves County Amerika Birleşik Devletleri'nin New Mexico eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 65,645'tir. İlçenin merkezi Roswell şehridir. İlçenin adı José Francisco Chaves'den gelmektedir.\n\n\nEntertainment One Music\nEntertainment One Music, Kanada merkezli Entertainment One şirketine ait plak şirketi. Ocak 1987'de Koch Entertainment bünyesinde Koch Records adıyla kuruldu. Firma, ilk yıllarında Ringo Starr, Joan Baez, Chris Brubeck ve Bob James gibi çeşitli isimlerle anlaşmanın yanı sıra, Death Row Records şirketinin distribütörlüğünü yaptı. 2000'li yıllarda ağırlıklı olarak KRS-One, Royce da 5'9\", Master P ve DJ Khaled gibi hip hop sanatçılarına ev sahipliği yaptı. 2009 yılında Koch Entertainment'ın Entertainment One'a satılması sonrası adı E1 Music olarak değiştirildi.\n\n\nÇınar Ergin\nÇınar Ergin İzmir doğumlu Türk başkonsolos.\nTED Ankara Koleji'nden 1986 yılında, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden ise 1992 yılında mezun olmuştur. 1994 yılında Dışişleri Bakanlığı'na girmiş, 1997-2001 yıllarında Seul Büyükelçiliği'nde, 2004-2008 yılları arasında Londra Büyükelçiliği'nde, 2011-2014 yılları arasında Roma Büyükelçiliği'nde görev yapmıştır.\n2001-2004 yılları arasında 2. Kâtip ve sonrasında Başkâtip unvanıyla Ahmet Necdet Sezer döneminde Cumhurbaşkanlığı Protokol Müdürü olmuştur. 2008-2011 yılları arasında Siyaset Planlama Dairesi'nde Şube Müdürü ardından Siyaset Planlama Dairesi Başkanı olmuş, 2014-2017 yılları arasında Havacılık Dairesi Başkanı olarak Dışişleri Bakanlığı'nda görev yapmıştır.\n15 Şubat 2017 tarihi itibarıyla Londra Başkonsolosudur.\n\n\n1933 Türkiye Futbol Şampiyonası\n1933 Türkiye Futbol Şampiyonası şampiyonanın 4. sezonudur. Bölge liglerinin şampiyonları turnuvaya katılma hakkı kazanıp eleme usulü karşılaşmışlardır. Grup aşamasında takımlar beş bölge grubuna ayrılmıştır. Gruplarını kazanan takımlar final aşamasına yükselip Türkiye şampiyonluğu için mücadele etmişlerdir.\n29 Ekim 1933 tarihinde Ankara'daki İstiklâl Sahası'nda oynanan final maçında hakem Kemal Halim Gürgen sakatlandığından, çekilen kura ile Kemal Rıfat Kalpakçıoğlu karşılaşmanın hakemlik görevini üstlenmiştir. Karşılaşmanın bitimine 20 dakika kala İzmirsporlu futbolcunun Fenerbahçeli oyuncu Muzaffer Çizer'e kale önündeki müdahalesine hakem penaltı vermiştir. İzmirsporluların penaltı kararına karşı uzun süren şiddetli itirazlarından ve seyircilerin sahaya girmesinden dolayı maç yarıda kalmıştır.\nBunun üzerine federasyon maçın tekrarlanmasına ve kura ile belirlenecek takımın sahasında yabancı bir hakemin yönetiminde oynanmasına karar vermiştir. Kurayı İzmirspor kazandığından karşılaşma İzmir Alsancak Stadyumu'nda oynanmıştır.\nFenerbahçe tekrar edilen finalde İzmirspor'u 8-0 yenerek Türk futbol tarihinde ilk kez Türkiye futbol şampiyonu olmuştur.\n\n\nTervola\nTervola, Finlandiya'nın Laponya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, Laponya'nın güneybatısında yer almaktadır. Yüzölçümü 1,592.02 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 3,070'tir.\n\n\nRanua\nRanua, Finlandiya'nın Laponya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, Laponya'nın güneyinde yer almaktadır. Yüzölçümü 3,694.80 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 3,996'dır.\nRanua, 569 göle ev sahipliği yapmaktadır. Kutup ayısı gibi kutup hayvanlarını Ranua Yaban Hayatı Parkı, önemli bir turistik yerdir. Ranua'ya Ranua Havaalanı hizmet vermektedir.\n\n\nMuonio\nMuonio (), Finlandiya'nın Laponya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, Laponya'nın kuzeybatısında Muonio Nehri'nin kıyısında yer almaktadır. Yüzölçümü 2,039.98 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 2,325'tir.\n\n\nKeminmaa\nKeminmaa, Finlandiya'nın Laponya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, Laponya'nın güneybatısında yer almaktadır. Yüzölçümü 647.24 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 8,295'tir.\n\n\nKayseri'de 1999 Türkiye yerel seçimleri\n18 Nisan 1999 Yerel Seçimleri'nde (resmî adıyla 18 Nisan 1999 Mahalli İdareler Yerel Seçimleri) Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile 16 ilçenin ve 48 beldenin belediye başkanı seçilmiştir.\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Adaylık\n! align=\"center\" colspan=\"6\" | Sonuçlar\n! align=\"center\" colspan=\"2\"| \n! align=\"center\" | Parti\n! align=\"center\" | Aday\n! align=\"center\" | Oy sayısı\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | Toplam\n! align=\"center\" colspan=\"4\" | \"Geçersiz ya da boş\"\n\n\nKittilä\nKittilä (Inari Samice \"Kittâl\"; ), Finlandiya'nın Laponya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, Laponya'nın kuzeybatısında yer almaktadır. Yüzölçümü 8,262.92 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 6,358'dir.\nKittilä, popüler bir tatil mekanı olup Levi kayak merkezine ev sahipliği yapmaktadır. Kittilä'ye Kittilä Havalimanı hizmet vermektedir.\n\n\nKolari\nKolari, Finlandiya'nın Laponya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, Torne Nehri'nin kıyısında İsveç sınırında yer almaktadır. Yüzölçümü 2,617.90 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 3,797'dir.\nKolari, Ylläs kayak merkezine ev sahipliği yapmaktadır.\n\n\nMuonio Nehri\nMuonio Nehri (; ), Finlandiya ve İsveç'in kuzeyinde bulunan bir nehirdir. Nehir, Torne Nehri'nin bir kolu olup Finlandiya ve İsveç sınırını oluşturmaktadır.\n\n\nPosio\nPosio, Finlandiya'nın Laponya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, Laponya'nın güneydoğusunda yer almaktadır. Yüzölçümü 3,544.90 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 3,367'dir. Belediyenin merkezi Ahola köyüdür.\nPosio'nun ekonomisi tarım ve çömlekçiliğe dayanmaktadır.\n\n\nFildişi Sahili vatandaşlarının tabi olduğu vize uygulamaları\nBu sayfada Fildişi Sahili vatandaşlarının tabi olduğu vize uygulamaları listelenmiştir. 1 Ocak 2017 itibarıyla vatandaşların 53 ülke ve bölgeye vizesiz seyahat veya vizeyle giriş imkânı bulunmaktadır. Henley vize kısıtlamaları endeksine göre, Fildişi Sahili pasaportu ile seyahat özgürlüğü (Senegal, Tacikistan, Togo ve Özbekistan pasaportlarıyla bağlı) bakımından vatandaşlar 83. sıradadır.\n\n\nYunan vatandaşlarının tabi olduğu vize uygulamaları\nYunanistan vatandaşlarının tabi olduğu vize uygulamaları Yunanistan vatandaşlarına karşı diğer devlet makamlarının uyguladığı ilgili ülkeye girişlerini düzenleyen idari kısıtlamalardır. 1 Ocak 2017 itibarıyla Yunanistan vatandaşları toplam 171 ülkeye vizesiz veya sınır kapısında vize alarak seyahat edebilmektedir.\n! width=\"18%\"|Ãœlke\n! width=\"22%\"| Erişim şartları\n! Notlar \n\n\nYlläs\nYlläs veya Yllästunturi, Finlandiya'nın Laponya bölgesine bağlı Kolari belediyesinde bulunan bir tepedir. Ylläs, popüler bir kros ve kayak merkezi olup Laponya'nın ikinci büyük kayak merkezidir.\nYlläs yakınlarında kuzeyde Äkäslompolo ve güneyde Ylläsjärvi olmak üzere iki köy bulunmaktadır. Köyler tepenin kenarında 11 km'lik bir yolla birbirlerine bağlanmaktadır. Her iki köy de gelirlerinin çoğunu turizmden almaktadır.\n\n\nLevi, Finlandiya\nLevi, Finlandiya'nın Laponya bölgesine bağlı Kolari belediyesinde bulunan bir tepe ve kayak merkezidir. Ylläs, Finlandiya'nın en büyük kayak merkezidir. Levi'ye Kittilä Havalimanı ve Kolari Demiryolu İstasyonu hizmet vermektedir.\nLevi'nin zirve noktası, deniz seviyesinden 531 metre yüksekliktedir. Levi'de 43 kayak pisti ve 27 telesiyej bulunmaktadır. Levi, Finlandiya'da dört kez en iyi yerli kayak merkezi seçilmiştir.\n\n\nEl método\nEl método (, ), 2013 çıkışlı dram, gerilim türünde bir Arjantin-İspanya-İtalya ortak yapımı sinema film. Marcelo Piñeyro tarafından yönetilen film, Jordi Galceran'ın \"El mètode Grönholm\" adlı tiyatro oyunundan yola çıkılarak yönetmen Marcelo Piñeyro ve Mateo Gil tarafından senaryolaştırılmıştır.\nIMF, Dünya Bankası Zirvesi sırasında gerçekleştirilen protesto gösterilerden, diğer başkentler gibi Madrid de hoşnut değildir. Dekia adlı büyük bir şirket, üst düzey bir yönetici pozisyonu için yedi aday ile görüşmeler yapmaktadır. Adaylar, hiç kimsenin duymadığı Grönholm yöntemini kabul ettiklerine dair bir maddeyi imzalamaları gerektiğinde Şüphelenmeye başlarlar. Kısa süre içinde testlerin kirli zihin oyunları olduğu açıkça ortaya çıkar, ama ne gerçek ve ne gizem açıklığa kavuşmaz. Aralarında kimlerin İnsan Kaynakları köstebeği olduğunu tahmin etmeleri gerekmektedir ve içlerinden birini prosedüre uyarak defalarca elerler. Adayların öncelikleri, etik değerleri ve sadakatleri arasındaki farklılıklar, stres testleri ile ortaya konmaktadır.\nÖncelikle grubun, hainin kim olduğuna karar vermesi gerekmektedir. Adaylardan biri zaten şirket için çalışıyor ve o kişinin kim olduğunu bulmaları gerekiyor. Carlos (Eduardo Noriega) ve Nieves (Najwa Nimri) birbirlerini zaten tanıyorlar, çünkü eski sevgilidirler, böylece birbirlerinin geçmiş davranışları hakkında kefil olabilirler. Grup sonunda Enrique'yi (Ernesto Alterio) oylar, ancak bilgisayar haklı olup olmadıklarını söylemez.\nArdından bir lider seçmeleri gerekir ve Julio (Carmelo Gómez) seçilmeye yakındır. Onun hakkında bir gazete kesiği görünür. Şirketin bir nehre kimyasal madde sızdırdığı yazmaktadır. Ana (Adriana zores), Julio'nun kazanmasını engelleyecek şekilde oyunu kullanır.\nButaca Awards 2006\nCEC Ödülü En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu - Carmelo Gómez \nEn İyi Uyarlama Senaryo - Mateo Gil Marcelo Piñeyro\nButaca En İyi Katalan Film Erkek Oyuncusu - Eduard Fernández\nGhent International Film Festival 2006\nCanvas İzleyici Ödülü Marcelo Piñeyro\nGoya - En İyi Uyarlama Senaryo - Marcelo Piñeyro - Mateo Gil\nEn İyi Yardımcı Actor - Carmelo Gómez\nPremios ACE 2006 - En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu - Pablo Echarri\n\n\nAhron Daum\nAhron Daum (Bnei Brak, 6 Ocak 1951) İsrailli modern Ortodoks bir haham (Rabbi), öğretmen ve yazardır. Frankfurt’ın eski başhahamıdır ve bugün Antwerpen, Belçika'da yaşamaktadır.\nDaum dini Aşkenaz bir ailede doğmuş. Babası, Shmuel Daum, topluma çaba sarf eden belirgin bir Polonyalı ve Bohem (Çek Cumhuriyeti) ailenin soyundan. Babası öğretmen, pedagog ve yazarmış. Annesi, Rıvka Gina Daum, Sopron Macaristan'dan gelen zengin bir ticari ailenin evladıymış. Kendisinden küçük üç kardeşi var. Kendisinin yoğun dini eğitimi on üç yaşındayken, ünlü Litvanya Hasidik “Ruzhin” Jesjiva okulunda, başlamıştı. On dört yaşındayken İngiltere'ye gidip oradaki Jesjiva Ha-Rama okulunda eğitimine devam edip ve sonra İsviçre şehri Montreux'da, ünlü siyonist Jesjiva Etz Chaim okulunda eğitimini tamamlamış. 1975'te İsviçre'de Baklorya Lisansını aldıktan sonra İngiltere'de Londra Üniversitesi'nde Yahudi Kolejini bitirip ve bilimsel Yahudi çalışmalarından ödül ile lisansını almıştır. 1978 den itibaren, Rabbi (Haham) Isaac Elchanan Teological Seminary (RIETS ‘ 82) Yesjiva New York Universitesinde yüksek lisans programını (master) ödül ile tamamlamış. Haham olarak kutsaması Profesor Rabbi (Haham) Joseph Soloveitchik tarafından şahsen imzalanmış ve iletilmiştir. Dayan (Dini Hakim) unvanını red edip avrupa’ ya geri dönüp ve bayan Francine Frenkel ile evlenmiş. Evliliklerinden üç kız çocuğu doğmuş. Kendisi İbranice, İngilizce, Almanca, Hollandaca, Fransızca, Aramice, Aşkenaz dili (Yiddiş) ve Latince (pasif) biliyor.\n1982'de hahamlık kariyeri İsviçre'de Biel şehrinde iki dilde (Fransızca ve Almanca) Yahudi cemaatinde başladı. Bu görevinden 1986 da, Luzern Hristiyan Yahudi Enstitüsü İsviçre Kahiya Fakültesine bağlı olan, doktora araştırmacısı olmak için ayrıldı. 1987'de Frankfurt da, o zamanda Almanya'nın en büyük ve prestijli Yahudi cemaatinde, başhahamlık görevini kabul etti. Onun görevi sırasında Rusya'dan büyük Rus-Yahudi göç akını gerçekleşti. Bu zor ekonomik koşullarda olan insanlara ilk yardım veren ve bu büyük insan akınını mevcut Yahudi cemaati içinde entegrasyona ulaştırmak için çaba sarf etti. Ve bu hizmeti böylece 90'lı yılların başında politikasının en önceliği haline geldi. O zamanda Sovyetler'de belirgin bir Yahudi kimliği için az yer vardı. Ve bu çoğu zaman bazı insanların Yahudi statüsüyle ilgili kuşkuya neden oldu ve aynı zamanda Yahudi yaşama karşı ilgisizliğe sebep oldu. Bu oldukça zor dosyaların, bu konudaki ilk temel görevi yeni gelenlerin Yahudi statüsü kanıtı oldu. İkincisi Yahudi cemaatinin kültürel ve dini programının yeni üyelerde hitap eden etkinliklere yayılmasının arkasındaki itici güç oldu. Yahudi kültürü günleri gibi etkinlikler, Yahudi müzik konserleri, Yahudi mirasına sahip olan yerlerin ziyareti ve Yahudi dininin temel dersleri önem aldı.\nFrankfurt'ta görevi esnasında haham Daum aynı zamanda Frankfurt'un dini mahkemesinin (Beet Dien) başkanlığını yaptı. Başkanlık görevinde aktif olarak Giyur (Yahudiliğe geçiş), Kaşrut, Tora kanunları (Halaha) ve dini boşanma (Gitin) gibi konularla meşguldü.\nHaham Daum'ın Yahudiliğe geçiş tecrübeleri başkanlık perspektifinden ve aynı zamanda geçiş yapana öğretmenlik ve akıl hocası olarak tecrübe edinmiş. Haham Daum Halaha kanunlarına göre Yahudiliğe geçiş yapmak isteyenlerin hazırlıkları konusunda 15 yıllık tecrübesi var. 1993'te ailevi nedenlerden dolayı başhahamlık görevini terk edip ve ailesinin yoğun kaldığı yere, Anwerpen Belçikaya, taşınmış. Orada Yahudiliğin temellerini okullarda öğretmeye başlamış.\n1995'te Wilrijk Belçika'da Kıyaslamalı Dini Bilimler Fakültesinde doçent olarak, Yahudi hukuku hocası olarak, görev kabul etti. Verdiği Halaha kanun dersleri için şükran olarak kendisine Yahudi hukuku profesörlük unvanı verildi. 2001'den beri hanımıyla birlikte tövbe eden kişiler (Ba al Tesoewa) için ve Yahudiliğe geçiş yapanlara el uzatma projeleri yarattılar. Günümüzde bu çalışmaları temel görevi haline geldi. Hollanda'da ve İsrail'de yer alan Şalom Merkezi'yle birlikte çalışıp Yahudi bilimleri hakkında çalışmalar organize ediyor.\nHaham Daum Yahudi çalışmaları ve Yahudi temel dersleri hakkında farklı konularla ilgili yazdı. İsviçre'de yaşarken, Yahudi İsviçre ve Alman haftalık dergisi “Jüdische Rundschau” için, devamlı Halaha kanunlarına değinen haberler yazdı. Frankfurt'ta başhahamlık görevi esnasında iki Yahudi İsviçre ve Alman aylık dergileri “Die Jüdische Allgemeine” ve “Die Gemeinde” için haberler yazmış. 2010'dan beri Belçika'da en yaygın aylık dergi “Joods Actueel” için köşe yazıları yazıyor. Bu köşe yazıları Yahudiliğin tüm spektrumu hakkında, örneğin Yahudiliğin Aydınlanma Çağı'ndan beri tarihi dizisi. Haham Daum iki kitap yazmış. İlk kitabı “Halaha aktuel” iki bölümlüdür ve Almanca yazılıdır. Bu kitabi, aktüel olan ve Halaha literatüründe, Halaha konularını ve sorunlarını ele alır. Bu kitap aynı zamanda Halaha hakkında hahamlık açıklamalarına değinir. Bu kitapta aynı zamanda Shoa (Holokost) sonrası dönemini açıklar. Önem taşıyan Halaha yetkililerinden çalışmaları için resmi onay almıştır. Kitabının bazı konuları klasik hahamlık İbranicede yazılmış ve bu yazılar sonra ayrıca “Lyunim b’Halacha” adı altında yayınlanmıştır. İkinci kitabı “Die Jüdische Feiertage in Sicht der Tradition” (Yahudi Dini Bayramların gelenekleri görüşü).\nBu kitap iki bölümlü Halaha haberleri, telaffuz, litürjik açıklamaları, homiletik düşünceler ve folklorik komik hikâyeler koleksiyonudur. Bu hikâyeler Yahudi dini bayramlarıyla ve dini istirahat günü Şabat'la bağlantılıdır.\n\n\nBofors\nBofors AB, İsveç merkezli bir savunma sanayi şirketiydi. Şirket, 1873 yılında kurulsa da tarihi 1646 yılında \"Boofors\" adıyla bir çekiçli değirmen olarak kurulmasına kadar gitmektedir. Şirketin merkezi Karlskoga'da yer almaktaydı.\nBofors, adı 350 yıldan fazla bir süredir demir endüstrisi ve top imalatı ile ilişkilendirilmektedir. Bofors'un en ünlü sahiplerinden biri Alfred Nobel'dir.\n1986 yılında şirket Hindistan'da Bofors skandalına karıştı.\n1999 yılında şirket Saab tarafından satın alındı. Eylül 2000'de United Defense Industries (UDI) şirketin ağır silah üreticisi Bofors Weapons Systems'ı satın aldı. United Defense'in 2005'te BAE Systems tarafından satın alınmasıyla BAE Systems Bofors adını aldı.\n\n\nDominique Lottin\nDominique Lottin (d. 18 Ağustos 1958, Paris 15. arrondissement) Fransız yargıç.\nHukuk eğitimi görmüş ve 1980 yılında yargı kariyerine başlamıştır. Çeşitli yerlerdeki yargıçlık görevinden sonra, 2001-2006 yılları arasında Yargı Hizmetleri müfettişi olmuş ve Başmüfettişlik genel sekreterliği görevini de yürütmüştür. 2005-2008 yılları arasında Adalet Bakanlığı genel sekreterliği daire başkanı ve ardından genel sekreter yardımcılığı görevinde bulunmuştur. 2008-2009 yıllarında Adalet Bakanlığı yargısal hizmetler müdürü, 2009-2014 yılları arasında Douai İstinaf Mahkemesi Birinci Başkanı, 2014-2017 yılları arasında Versay İstinaf Mahkemesi Birinci Başkanı ve 2014-2017 yılları arasında İstinaf Mahkemeleri Birinci Başkanları Konferansı yönetim kurulu üyesi ve başkanı olmuştur. Ekim 2017'de Senato Başkanı Gérard Larcher tarafından Anayasa Konseyi üyeliğine atanmış ve 6 Kasım 2017 tarihinde yemin ederek göreve başlamıştır.\n\n\nMansur bin Mukrin bin Abdülaziz el-Suud\nMansur bin Mukrin bin Abdülaziz el-Suud (d. 1973 – ö. 5 Kasım 2017), Suud Hanedanı üyesi iş adamı, siyasetçi ve prens. \nİş adamı, Suud Meclisi üyesi ve Suudi Arabistan Kraliyet Başbakanlık Mahkemesi Danışmanlığı alanlarında faaliyet göstermiştir. Nisan 2015'te bakanlık rütbesiyle İki Kutsal Cami'nin sorumlu danışmanı seçildi. \nSuudi Arabistan'ın eski Veliahtı Prens Muqrin el-Saud'un oğluydu.\nİş adamı Ethan Allen ile iş ortağıydı.\nBin Muqrin, 5 Kasım 2017'de Abha yakınlarındaki geçirdiği bir helikopter kazasında 43 ya da 44 yaşlarında yanındakilerle birlikte derhal öldü.\n\n\nGaetano Bardini\nGaetano Bardini (d. 8 Kasım 1926 – ö. 3 Kasım 2017) ,Tenor ses tonuna sahip İtalyan erkek opera sanatçısıdır. Bardini sayısız resital verdi ve özellikle Çek Cumhuriyeti'nde başarılı oldu. Performanslarında Prag Smetana, Brno Devlet Opera ve Prag Chamber orkestraları ile gerçekleştirdi. Müzik şefleri Jan Štych ve Ino Savini ile birlikte çalıştı. \nRiparbella'da doğan İtalyan opera sanatçısı Gaetano Bardini 3 Kasım 2017'de 90 yaşında Cecina'da öldü.\n\n\nNokia 6230\nNokia 6230 Nokia tarafından piyasaya sunulan Seri 40 platformunu temel alan bir cep telefonudur. 28 Ekim 2003 tarihinde ilan edildi ve 2004 yılının ilk çeyreğinde serbest bırakıldı. Nokia 6100 ve Nokia 6610 modellerin devamı, Nokia 6233, Nokia 6300, Nokia E50, Nokia E60 modellerinin öncülüdür. Yan tarafında müzik tuşları yerleşik değil, ancak üçüncü en yüksek Nokia telefonu olarak kabul ediliyor. Cingular Wireless, Nokia 6230b'yi Amerika Birleşik Devletleri'nde birincil GSM operatörü olarak sundu. Cincinnati Bell, Simmetry Communications, Viaero Wireless ve Telcel gibi diğer şirketler de bu modeli sundular.\n128 × 128 piksel çözünürlüğe sahip 16 bit renkli ince tabakalı transistör ekran, 15 FPS'de 128 × 96 piksel, H.263 (SubQCIF) formatında video klipler kaydedebilen bir VGA kamera, dahili Bluetooth kablosuz teknolojisi, FM radyo, 30 FPS'e kadar 3GP video / ses ve MP3, AAC ve AMR ses oynatımı içerir. Aynı zamanda model 220 kbit / s'ye kadar hızlanabilen EGPRS (EDGE) 'dir. Nokia Pop-Port bağlantısına sahiptir. Buna ek olarak, değiştirilebilir Xpress-on kapakları satın alınabilir.\n850 mAh'lik Genişletilmiş Li-İyon Pil kullanır. 6230, multimedya dosyalarının ve verilerin depolanabileceği FAT32 veya FAT16 dosya sistemlerinde (daha yeni bellenim bültenleri tarafından desteklenmektedir) biçimlendirilmiş 4 GB'a kadar MMC bellek kartlarını kabul eder. SD kartlar desteklenmiyor. Kuzey Amerika pazarında GSM 900/1800/1900 MHz (Nokia 6230 RH-12) veya GSM 850/1800/1900 MHz (Nokia 6230b RH-28) üzerinde çalışır.\n2005 yılının başında Nokia, güncellenmiş bir 6230i modelini (RM-72) piyasaya sürdü ve 0.3 megapiksellik bir kamera yerine 1.330 kamera içerdi. 208 × 208 ekran çözünürlüğü (65.536 renk), biraz daha büyük ekran, kaydırma tuşunun ortasında yükseltilmiş bir seçim düğmesi ve modern yeniden tasarlanmış bir menü bulundu. Nokia 6230i GPRS özelliğine sahiptir. 48 kbit / s'ye kadar bir GPRS Sınıf 10 bağlantısı özelliğine sahiptir. Ayrıca, Sınıf 10'da 238,8 kbit / sn'ye kadar hızlarda EDGE etkindir. Aynı zamanda bir kızılötesi bağlantı noktası vardır ve Bluetooth etkindir, bu sayede kızılötesi ve Bluetooth özellikli birkaç telefondan biri haline getirilir. Nokia 6230i bas-konuş özelliği (PTT) özelliğine sahiptir. Bas konuş (BK) işlevleri iki yönlü bir telsiz olarak işlev görür. PTT seçeneği yalnızca servis sağlayıcı tarafından etkinleştirildiyse kullanılabilir.\nAyrıca, standart UMS (USB yığın depolama cihazı sınıfı) uyumludur, yani cihazın hafıza kartına ve cihazından veri aktarmak için tescilli sürücüler gerekmemektedir. 99 g ağırlığındadır (BL-5C pil dahil) ve boyutlar 103 mm x 44 mm x 20 mm'dir. Standart olarak gelen BL-5C pil, kullanıma bağlı olarak yaklaşık 150-300 saat sürür.\nTelefon, herhangi bir etkinlik olmadığında beş saniye içinde başlayarak belirli bir süre sonra otomatik olarak kilitlenebilir. Otomatik kilitlemeye ek olarak kullanıcılar, telefonun izinsiz kullanılmasını önleyen bir 'tuş kilidi' ile kilitleyebilirler. Kullandığı kod standart güvenlik kodudur. Kullanıcı bu kodu üç kez yanlış hale getirirse, telefon on dakika boyunca kimseye erişemeyeceği şekilde \"kilitlenir\".\nKullanıcılar, bir PIN'i etkinleştirerek telefonlarını korumayı seçebilirler. Etkinleştirildiğinde, telefon kullanıcılardan PIN'i yazmasını ister ve başarıyla telefon erişim sağlar. Kullanıcılar standart telefon uygulaması olan SIM kartlarını da koruyabilirler.\nNokia 6230i, takvim, alarm saati, yapılacaklar listesi, notlar ve cüzdan gibi yazılımları organize ediyor. 'Cüzdan', kullanıcıların banka kartı ayrıntılarını, biletleri, makbuzları ve kişisel notlarını saklayabilecekleri parola korumalı bir alandır. Kullanıcılar, örneğin 'iş' veya 'kişisel' gibi farklı profilleri 'Cüzdan' içerisinde ayarlayabilir, bu sayede farklı kart bilgileri saklanabilir. Bir e-posta uygulaması var, ancak kullanıcının cep telefonu şebekesi tarafından kurulması gerekir.\nKullanıcılar, cep numaraları saklamanın yanı sıra, e-posta adresleri, ev telefonu numaraları, bir resim (kişi aramalarında gösterilir), BK adresleri, posta adresleri, web adresleri, notlar ve kullanıcı kimliği ekleyebilir. Kişiler, örneğin 'iş arkadaşları' gibi gruplara konabilir, ancak bu tür gruplar metin mesajlaşması için kullanışlı görünmemektedir. Kullanıcıların grup SMS gönderebilecekleri iletilerin altında bir Dağıtım Listesi özelliği var (Yalnızca Nokia 6210 ve Nokia 6210 Navigator ile kullanılabilir).\nKullanıcılar, 'Koleksiyonlar' adlı bir klasöre depolanan yeni uygulamaları (WAP aracılığıyla) indirme edebilir. Bununla birlikte, Nokia üç uygulama içeriyordu. 'Dünya saati II', kullanıcıların dünya genelindeki saat dilimlerini görüntülemelerine olanak tanır; grafik kullanıcı arayüzü geçerli zaman dilimini sarı olarak vurgular ve kullanıcıların saat diliminin merkezinde şehri göstererek dünya üzerinde sola veya sağa navigasyon yapmasına izin verir. 'Dönüştürücü II' para birimleri, gramlar, pound ve benzeri şeyleri dönüştürmek için mükemmel bir uygulamadır. Kullanıcılar, 'Seçenekler' aracılığıyla dönüşümleri kendi ihtiyaçlarına göre uyarlayabilir; Bu, döviz para birimleri değerinde değişiklik yaparken özellikle yararlıdır. Son uygulama ise bir çeviri aracıdır (Çevirmen). Örneğin, bir arama sorgusu zamanı uygulama beş çeviri gösterecektir (İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca ve İtalyanca). Sorun, telefonun MMC kartın veya dahili belleğin boyutuna bakılmaksızın telefonun 2 MB'lık uygulamayla sınırlı olmasıdır.\nNokia 6230i, MP3 ve AAC (Gelişmiş Ses Kodlaması) formatındaki dosyaları çalabilen entegre müzik çalara sahiptir. Müzik çalar, dahili bir Grafik Ekolayzır'a ve özel ekolayzır oluşturma ve kaydetme özelliğine sahiptir. Yedi farklı ekolayzır ayarları mevcuttur. Telefon son derece yüksek kalitede ses çalar. Müzik Çalarlar ayrıca Bluetooth ile müzik çalma özelliğini de içeriyor. Ayrıca, video dosyalarını 3GP formatlarında yürütmek için bir Media Player da içerir. Video kaydı da 3GP formatında yapılır. Telefon ayrıca, 20 radyo kanalının kaydedilebileceği bir Radyo (kulaklık bağlanması gereklidir) içerir. Frekansların otomatik olarak ayarlanması otomatik olarak yapılabilir. Nokia 6230i ayrıca 60 dakikaya kadar ses kaydı olan bir Ses Kaydedici özelliğine de sahiptir.\nTelefon ayrıca, 'Ayırma zamanlaması' ve 'Tur zamanı' olmak üzere iki temel ayarı bulunan bir temel hesap makinesi, geri sayım sayacı ve bir kronometrenin yanı sıra, kullanıcıların zamanlarını kaydetmelerine ve isim vermelerine izin veriyor. Ayrıca gönderilen ve alınan mesajların sayısını sayan entegre \"Mesaj sayacı\" da içerir. \"GPRS veri sayacı\" adı verilen bir başka uygulama, her oturum sırasında alınan ve gönderilen verileri ve aynı zamanda tüm oturumların birleştirilmiş halini gösterir. \"GPRS bağlantı zamanlayıcısı\", her oturum için zamanı kaydeder. Telefon ayrıca hızlı aramaları destekler; hızlı aramalar için dokuza kadar numara atanabilir.\n\n\nKarin Düwel\nKarin Düwel (d. 9 Şubat 1954, Berlin), Alman oyuncudur.\nLiseden mezun olduktan sonra tiyatro okuluna başvuran Düwel kabul alamadı. Bu nedenle, Deutsche Reichsbahn'da tren kondüktörlüğü eğitim alıp bir süre bu işi sürdürdü. Daha sonra yeniden başvuru yapıp, 1973 ila 1976 yılları arasında Rostock'ta bulunan Devlet Drama ve Oyunculuk Okulunda öğrenim görmeye başladı. 1976'dan 1978'e kadar Thüringen Eyalet Tiyatrosu Rudolstadt'ta oyunculuk yaptı. Doğu Alman sineması ve televizyonculuğundaki büyük adımı ise, 1978'de Erwin Stranka'nın yönettiği, karakterle aynı adı taşıyan yapımdaki \"Sabine Wulff\" rolüyle oldu. Buradaki oyunculuğu kendisine 1980'de Doğu Alman 1. Ulusal Özel Film Festivali'nde \"En İyi Genç Oyuncu\" ödülünü getirdi.\nDaha sonra çok sayıda televizyon ve sinema filminde oynadı. Örneğin 1982'de, kendine güvenen bir genç kadın olan canlandırdığı \"Polizeiruf 110\" serisinde rol almıştır. Polisiye yapımlarda farklı rollerde birçok kez yer bulmuştur.\nMayıs ve Eylül 2012 arasında, ZDF yapımı televizyon dizisi \"Wege zum Glück – Spuren im Sand\"'da Ulla Sieverstedt karakterini canlandırdı.\n\n\nInga Ã…lenius\nInga Maria Ålenius (d. 15 Mayıs 1938 – 23 Nisan 2017; Stockholm) ,İsveçli aktris. Sinema filmi \"Lisen\" karakterini canlandırdığı1982 yapımı \"Fanny and Alexander\" ile bilinir.\nÅlenius 15 Mayıs 1938'de doğdu ve Norrkoping'deki Şehir Tiyatrosu oyunculuk okulunda eğitildi. Västerås'daki İlçe Tiyatrosu, Göteborg'daki Halk Tiyatrosu ve Ulusal Tiyatro'da çalıştı. İlk yer aldığı film 1968 yapımı ödüllü, pop/rock grubu Sven-Ingvars'ında yer aldığı \"Under ditt parasoll\" filmiydi.\nOyuncu asıl çıkışını 1982 yönetmen Ingmar Bergman imzalı film \"Fany and Alexander\" ile yapmıştır. İsveç yapımı Tv dizisi \"Astrid\" karakterini canlandırdığı \"Hem till byn\" ile 30 yıl aralıksız ekranlara gelmiştir. Ålenius ayrıca İsveçli aktör Nils Poppe ile birlikte 1990'lı yılların başında bazı projelerde birlikte rol aldılar.\n70 yaşına girdikten sonra, Ålenius Helsingborg kasabasına taşındı. Son rolü \"I Sista Minuten\" adlı yapım olan İsveçli aktris Inga Ålenius bir süredir müzdarip olduğu bir hastalık sonucu 23 Nisan 2017'de Stockholm'de 78 yaşında ölmüştür.\n\n\nYisrael Friedman\nYisrael Friedman, (bilinen adıyla : Pashkaner Rebbe d. 8 Kasım 1923 ; ö. 1 Mayıs 2017) ,İsrailli haham ve eğitimcidir. Friedman, 8 Kasım 1923'te Buhuși'de doğmuştur. Tel Aviv Üniversitesi eski öğretim görevlisi, Negev'deki Ben-Gurion Üniversitesi ve Netivot'da hesder yeshiva'nın rosh yeshiva'sı görevlerinde bulunmuştur.\nİsrailli eğitimci ve haham Yisrael Friedman 1 Mayıs 2017'de Tel Aviv, İsrail'de tedavi gördüğü bir hastanede 93 yaşında ölmüştür.\n\n\nCarl Osburn\nCarl Townsend Osburn (d. 5 Mayıs 1884, Jacksontown - 28 Aralık 1966, St. Helena), Amerikalı deniz subayı ve atıcıydı. Amerika Birleşik Devletleri Donanması'nda görev aldığı dönemde; 1912, 1920 ve 1924 Yaz Olimpiyatları'ndaki atıcılık müsabakalarına katıldı. Oyunlarda kazandığı 5'i altın olmak üzere 11 madalya ile, oyunlar tarihinin en çok madalya kazanan atıcısı konumundadır. Olimpiyatlardaki performansı sonrasında en çok Olimpiyat madalyası kazanan sporcu olan Osburn, 1928 Yaz Olimpiyatları sonrasında bu unvanı Paavo Nurmi'ye kaptırdı. Aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri adına yarışan sporcular arasında da en çok Olimpiyat madalyası kazanan isim olma unvanını da -1972 Yaz Olimpiyatları sonrasında bu unvana Mark Spitz de ortak olmuştu- 2004 Yaz Olimpiyatları sonrasında Jenny Thompson'a kaptırdı.\n5 Mayıs 1884'te, Amerika Birleşik Devletleri'nin Ohio eyaletindeki Jacksontown'da doğdu. 1906 yılında Amerika Birleşik Devletleri Deniz Harp Okulu'ndan mezun oldu.\n12 Ekim 1906 itibarıyla USS \"Rhode Island\" (BB-17) adlı zırhlıda, asteğmen rütbesiyle görev yapmaya başladı ve bu görevi Haziran 1908'e kadar sürdürdü. Sonrasında, denizaltı yardımcı gemisi olarak görev yapan USS \"Castine\" (PG-6) gambotuna atandı ve 4 Ekim 1908'den Mayıs 1909'a kadar, Atlas Okyanusu kıyısında bu gemide görev yaptı. 1908'de, Küba açıklarında gerçekleştirilen hareketlere katılması sonrasında, kendisine Küba'nın Asayişi Madalyası takdim edildi. 2 Ekim 1909'dan Nisan 1912'ye kadar USS \"Mississippi\" (BB-23) zırhlısında bulundu.\n12 Şubat 1912'de teğmen rütbesine yükseldi. Haziran-Temmuz ayları arasında, İsveç'in Stockholm şehrinde düzenlenen 1912 Yaz Olimpiyatları'nda, atıcılık müsabakalarında yarışması için belirlenen subaylar arasında yer aldı. 29 Haziran'da gerçekleştirilen takım tüfek etkinliğinde, Amerika Birleşik Devletleri takımının bir parçası olarak mücadele etti ve 278 puan kazandırdığı takımla birlikte altın madalyanın sahibi oldu. 1 Temmuz günü gerçekleştirilen 600 m serbest tüfek ile 300 m asker tüfeği, üç pozisyon etkinliklerinde sırasıyla 94 ve 95 puanla gümüş madalya kazandı. 2 Temmuz'da, 300 m serbest tüfek, üç pozisyon müsabakasında elde ettiği 915 puanla 17. sırada yer aldı. 3 Temmuz'da, Amerika Birleşik Devletleri takımının bir parçası olarak katıldığı 50 m takım küçük namlulu tüfek etkinliğinde bireysel olarak 178 puan topladı ve takımla birlikte bronz madalya kazandı. 4 Temmuz'daki 50 m küçük namlulu tüfek etkinliğinde 187 puan kazanarak 13. sırada yer aldı. 5 Temmuz'da, oyunlarda katıldığı son etkinlik olan 25 m küçük namlulu tüfek etkinliğinde ise 146 puanla 34. sırada kendisine yer buldu.\n12 Eylül 1912'de, USS \"Des Moines\" (CL-17) korumalı kruvazörüne atandı ve Haziran 1913'e kadar burada görev yaptı. 22 Eylül 1913-Nisan 1915 arasında, Amerika Birleşik Devletleri Deniz Harp Okulu'nda sahil görevinde bulunmasının ardından, 13 Mayıs 1915'te deniz görevine dönerek USS \"Mayflower\" (PY-1) isimli devlet başkanlığı yatında görev yapmaya başladı. 29 Haziran 1915'te üsteğmen, 1 Temmuz 1919'da yüzbaşı rütbesine terfi etti. \"Mayflower\"daki görevi sırasında I. Dünya Savaşı Zafer Madalyası'na layık görüldü. Bu dönemde, Belçika'nın Anvers şehrinde düzenlenen 1920 Yaz Olimpiyatları'nda yarıştı. 29 Temmuz'da, takımının altın madalya kazandığı 100 m takım koşan geyik, tek atış etkinliğinde bireysel olarak 28 puan alırken takımının 4. sırada tamamladığı 100 m takım koşan geyik, çift atış etkinliğinde 52 puan topladı. Aynı gün düzenlenen ve takımıyla birlikte altın madalya kazandığı 300 ve 600 m takım asker tüfeği, yatarak yarışmasında 113; altın madalya kazandığı 300 m takım asker tüfeği, yatarak yarışmasında 59; gümüş madalya kazandığı 300 m takım asker tüfeği, ayakta yarışmasında 53 puan topladı. 29-30 Temmuz günlerindeki 300 m asker tüfeği, ayakta yarışmasında kazandığı 56 puanla altın madalyaaya erişti. 31 Temmuz'da oyunlarda son kez yarışan Osburn, takım serbest tüfek etkinliğinde bireysel 980 puan topladı ve takımla birlikte altın madalya kazandı. Aynı gün 300 m serbest tüfek, üç pozisyon yarışmasını ise 980 puanla 4. sırada tamamladı.\nEylül 1920'de USS \"Schenck\" (DD-159) muhribini komuta etmeye başlayan Osburn, USS \"Relief\" (AH-1) hastane gemisine atandığı 12 Temmuz 1922'ye kadar buradaki görevini sürdürdü. Lyon'da düzenlenen 1921 Dünya Şampiyonası'ndaki 300 m tüfek, üç pozisyon kategorisinde gümüş, 300 m tüfek, diz üstünde ve 300 m asker tüfeği, üç pozisyon kategorilerinde bronz madalya kazandı. Milano'daki 1922 Dünya Şampiyonası'nda ise, 300 m tüfek, ayakta kategorisinde gümüş madalyanın sahibi oldu. 18 Aralık 1922'de, Bausch & Lomb'un Roschester, New York'taki merkezinde bulunan mühimmatı denetlemesi için görevlendi ve Mart 1925'e kadar bu görevini sürdürdü. Bu esnada, Fransa'nın Reims şehrinde düzenlenen 1924 Dünya Şampiyonası'ndaki 300 metre asker tüfeği, üç pozisyon kategorisinde bronz madalyanın sahibi oldu. Aynı yıl, Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen 1924 Yaz Olimpiyatları'na katıldı. Sadece 27 Haziran'daki 600 m serbest tüfek etkinlinde mücadele ederken topladığı 95 puanla gümüş madalya kazandı. 5'i altın olmak üzere toplamda 11 Olimpiyat madalyası kazanarak oyunlar tarihinin en çok madalya kazanan sporcusu olan Osburn, 1928 Yaz Olimpiyatları'yla birlikte toplamda 12 Olimpiyat madalyasına ulaşan Paavo Nurmi'ye kadar bu unvanını korudu. Amerika Birleşik Devletleri adına yarışan sporcular arasında da en çok Olimpiyat madalyası kazanan isim iken, 1972 Yaz Olimpiyatları sonrasında bu unvana Mark Spitz de ortak oldu, 2004 Yaz Olimpiyatları ile birlikte bu unvan Jenny Thompson'a geçti. 2008 Yaz Olimpiyatları ile birlikte Michael Phelps, en çok Olimpiyat madalyası kazanan Amerikalı erkek sporcu olma unvanını da Osburn'ün elinden aldı. Günümüzde ise Osburn, en çok Olimpiyat madalyası kazanan atıcı olma unvanını korumaktadır.\n14 Nisan 1925'ten Haziran 1927'ye kadar, yeniden görevlendirilen USS \"Dallas\" (DD-199) muhribinin komutasını üstlendi. 30 Haziran 1927'de, Rhode Island'daki Deniz Harp Akademisi'nde eğitim almaya başladı ve Ağustos 1928'de buradan mezun oldu. 1 Eylül 1928'de başladığı Amerika Birleşik Devletleri Kara Harp Akademisi'ndeki eğitimini ise Temmuz 1929'da tamamladı. 3 Ağustos 1929'da, Hampton Roads'taki 5. Deniz Bölgesi'ne, sahil görevine atandı ve Nisan 1930'a kadar buradaki görevini sürdürdü. 8 Mayıs 1930'da deniz görevine, USS \"Concord (CL-10) hafif kruvazöründe yürütücü subaylık pozisyonuyla döndü ve Ocak 1932'ye kadar bu pozisyonda kaldı. 20 Ocak 1932'de sahil görevine dönen Osburn, 1 Ekim 1933'te yüzbaşılığa terfi etti. 27 Temmuz 1934'te bir kez daha deniz görevine dönerek Haziran 1936'ya dek USS \"Henderson\" (AP-1) asker nakliye gemisinin kumandanı oldu. 30 Haziran 1936'da, San Francisco'daki 12. Deniz Bölgesi'nde sahil görevine başladı. 1937'de 12. Deniz Bölgesi Deniz Kaynakları direktörlüğüne getirildi. 1 Temmuz 1939'da emekliye ayrıldı.\nII. Dünya Savaşı'nın patlak vermesi sebebiyle 1941 yılında, 12. Deniz Bölgesi'nde savaş planları subayı olarak tekrar göreve çağrıldı ve 1945'e kadar bu görevini sürdürdü.\n\n\nHarrison County, Mississippi\nHarrison ilçesi veya Harrison County Amerika Birleşik Devletleri'nin Mississippi eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 187,105'tir. İlçenin merkezleri Biloxi ve Gulfport şehirleridir. İlçenin adı William Henry Harrison'dan gelmektedir.\n\n\nJuan Alderete\nJuan Alderete de la Peña (d. 5 Eylül 1963) Meksikalı-Amerikan müzsiyen. Racer X ve The Mars Volta'nın uzun süreli basçısı olarak tanınmaktadır.\nAlderete Los Angeles'ta beş kardeşin dördüncüsü olarak dünyaya geldi. Büyük bir caz müzik hayranı olan babası sayesinde bu müziğe yönlendirildi. Alderete bir yandan da kardeşinin sahip olduğu Yes, Rush ve King Crimson gibi progresif rock gruplarının albümlerinden etkilendi. 16 yaşında bas gitar öğrenmeye başlayıp Jaco Pastorius, Geddy Lee ve Stanley Clarke gibi basçıları örnek almaya başladı.\nLiseden sonra Juan, Hollywood'daki Musicians Institute'a kaydoldu. Okul zamanında daha önce bilmediği teknikler ve stilleri öğrendi. Bu okulun bir diğer öğrencisi Paul Gilbert ile Gilbert'in grubuna bir davulcu araması sırasında tanıştı. Juan, okul arkadaşı davulcu Bill Lescohier'i seçmelere getirmişti. Lescohier işi alamasa da Paul, Juan'ın bas gitardaki yeteneğinden etkilendi ve ikili Paul'un gelişmiş neo-classical metal gitar tekniği ile Juan'ın bas yürüyüşlerini birleştiren bir speed metal grubu kurmaya karar verdi. Gruba davulcu olarakHarry Gschoesser ve vokalist olarak Jeff Martin dahil oldu ve Lescohier'in önerisiyle grup Racer X adını aldı. Grup, 1986'da ilk albümleri \"Street Lethal\"'i yayınladı. Juan o dönemden beri 2002'de çıkan \"Getting Heavier\" adlı son stüdyo albümlerine kadar bütün çalışmalarda bas gitar çaldı. Racer X albümlerinde Juan, John Alderete adını kullandı.\nAncak grubun kurulmasından dört sene sonra Paul Gilbert, Mr. Big'i kurmak için Racer X'ten ayrıldı. Grubun diğer elemanları müzik dünyasında aktif olmaya karar verse de yollarını ayırdı. 10 yıl boyunca Juan, The Scream, DC-10, Big Sir ve Distortion Felix gibi farklı gruplarda çalıştı, bir yandan da Musicians Institute'a eğitmen olarak geri döndü. Kısa zaman sonra da bas gitar teknikleri ile ilgili eğitici bir video yayınladı.\n\"\" adlı konser albümü 1992'de yayınlansa da Racer X aslında bir araya gelmemişti. Paul Gilbert, Mr. Big ile turlamaya devam ederken, Juan da The Scream adlı hard rock grubunda kayıt yapıyordu. Aslında bu konser albümü Racer X müziğe ara vermeden önce kaydedilmiş performanslarından oluşmaktaydı. Ancak 1999'da Juan, Paul Gilbert tarafından arandı ve yeni bir Racer X albümü ile ilgilenip ilgilenmediği soruldu. Juan olumlu yanıt verince Racer X, yeni şarkılar ve daha önce kaydedilmemiş eski şarkılardan oluşanT\"echnical Difficulties\" albümünü kaydetmek için tekrar bir araya geldi.\n2003'te radyo prodüktörü olarak çalışırken Alderete, Avrupa turnesindeki The Mars Volta'dan Omar Rodríguez-López tarafından arandı ve gruba katılma teklifi aldı. Alderete, yaptığı açıklamada grup ile üç gün prova yaptığını, ancak gruba katılıp katılmayacağını üçüncü günün sonuna dek öğrenemediğini söyledi.\nGrupla beraber 2004'te \"Frances the Mute\" albümünü kaydetti ve ondan sonra Mars Volta'nın diğer albümlerinde ve Omar Rodríguez-López'in solo çalışmalarında bas çaldı. Gruba katıldıktan sonra Madison Square Garden'da çalma fırsatı yakalayan bas gitarist, \"Bass Player Magazine\"'in Mart 2005 sayısının kapağında da yer aldı.\nThe Mars Volta'nın yanında Juan kendi müzikal projeleriyle de uğraştı. Juan ve şarkıcı Lisa Papineau'dan oluşan Big Sir ile dört albüm yayınladı. Alderete ve davulcu Matt Sherrod'un sabit kaldığı ve diğer grup elemanları arasında Deantoni Park, Omar Rodríguez-López ve Jon Theodore'un bulunduğu bir grup olan Vato Negro'yu kurdu. Juan, 2010 yılında Kalforniya'da ve Japonya'daki Fuji Rock Festivali'nde iki grupla da çaldı.\nThe Mars Volta 2013'te dağıldıktan sonra Alderete, vokalist Cedric-Bixler Zavala'nın grubu Zavalaz'a dahil oldu ve daha sonra Deltron 3030'un konserlerinde bas gitar çaldı. Juan, efekt pedallarını ve diğer müzikal ekipmanları tanıttığı PedalsAndEffects.com'u hayata geçirdi.\n5 Kasım 2017'de Marilyn Manson'ın uzun süreli bas gitaristi Twiggy Ramirez'in yerine geçerek grubun Ozzfest Meets Knotfest festivalindeki konserinde bas gitar çaldı.\nAyrıca, Alderete, Rodríguez-López ve eski Mars Volta elemanı Paul Hinojos ile \"The Sentimental Engine Slayer\" filminin prodüktörlerinden biriydi.\nAlderete, Los Angeles'ta eşi Anne ile yaşadı.\n1 Mayıs 2007'de ender görülen bir kan hastalığı olan polycythemia veraya yakalandığını açıkladı. Ancak iyi olduğunu, ilaçların bir yan etkisini hissetmediğini ve müziğe devam edeceğini açıkladı. Hastalığının teşhisinden sonra Juan, MPD derneğinin temsilcilerinden biri oldu.\nRacer X\nThe Scream\nDC-10\nDistortion Felix\nBig Sir\nHalo Orbit\nThe Mars Volta\nOmar Rodríguez-López\nFree Moral Agents\nVato Negro\nZavalaz\nKonuk sanatçı\n\n\nÄ°skele sancak\nİskele sancak bir geminin sol ve sağ kısmını ifade etmek için kullanılan terimlerdir. Gözlemci yüzünü geminin ön tarafına döndüğünde, gözlemcinin sağ tarafına gelen yan sancak, sol tarafına gelen yan ise iskele olarak adlandırılır.\n\n\nHinds County\nHinds ilçesi veya Hinds County Amerika Birleşik Devletleri'nin Mississippi eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 245,285'tir. İlçenin merkezleri Raymond ve Jackson şehirleridir. İlçenin adı Thomas Hinds'den gelmektedir.\n\n\nElene Ahvlediani\nElene Ahvlediani (Gürcüce: ელენე ახვლედიანი, d. 5 / 18 Nisan 1901, Telavi, Gürcistan — ö. 30 Kasım 1975, Tiflis), Gürcü Sovyet ressam, grafik sanatçısı, tiyatro ve sinema dekoratörü.\nTiflis Sanat Akademisi’nde ünlü ressam Gogi Gabaşvili’nin öğrencisi oldu (1922). Aynı yıl sanat akademisinin bursuyla Paris’e gitti. 1927’de Paris’ten ülkesine döndü. Özellikle peyzajlarıyla tanındı. Gürcistan’ın doğasını yansıtan resimleri ile şehir peyzajları, duygu yüklü olmaları, bazen romantik, bazen hüzünlü, bazen neşeli atmosferi ve çok renkli oluşuyla dikkat çekti. Ahvlediani, Tiflis, Siğnaği ve Telavi şehirlerinin eski görünümlerini büyük bir özenle resmetti. Bunlardan \"Eski Tiflis\" (1924, Gürcistan Sanat Müzesi), \"Kaheti\" – Kış (1924, Gürcistan Sanat Müzesi), \"Eski Tiflis\" (1926; özel arşiv), \"Paris’ten Bir Köşe\" (1926, Gürcistan Sanat Müzesi), \"Telavi\" (1927, özel arşiv), \"Alazani Vadisi\" (1954), \"İmereti\" (1956), \"Sonbahar\" (1959, özel arşiv) önemli eserleri arasında yer alır.\nElene Ahvlediani tiyatroda sahne sanatının gelişmesi için büyük çaba harcadı. Tiyatroda 1928’de başladığı çalışmayı ölünceye kadar sürdürdü. Gürcistan’da Tiflis ve başka şehirlerde olduğu gibi, Moskova, Leningrad, Kiev gibi kentlerde sahnelenen yetmiş iki oyunun sahne resimlerini yaptı. Bunlar arasında Zakaria Paliaşvili’nin \"Abasalom ve Eteri\" (1932-33), Giuseppe Verdi’nin \"Maskeli Balo\" (1955-1956) da yer alıyordu. Elene Ahvlediani kitap resimleme işinde de oldukça başarılıydı. Gürcü yazar Vaja-Pşavela’nin öykülerini, Mark Twain’in Gürcüce \"Tom Sawyer'ın Maceraları\"’nı, Victor Hugo’nun Gürcüce \"Gülen Adam\" adlı yapıtını, Gürcü yazar Davit Kasradze’nin masallarından oluşan \"Kadın-Kelebek\" adlı yapıtını başarılı biçimde resimledi.\nÖlümünden bir yıl sonra Tiflis’te Elene Ahvlediani Müze Evi adıyla müze-ev açıldı. Naaşı Gürcistan Ulusal Kahramanlar Mezarlığı'ndadır.\n\n\nLauderdale County, Mississippi\nLauderdale ilçesi veya Lauderdale County Amerika Birleşik Devletleri'nin Mississippi eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 80,261'dir. İlçenin merkezi Meridian şehridir. İlçenin adı James Lauderdale'den gelmektedir.\n\n\nPelkosenniemi\nPelkosenniemi (Inari Samice: \"Pelkosnjargâ\"), Finlandiya'nın Laponya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, Laponya'nın ortasında yer almaktadır. Yüzölçümü 1,881.57 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 949'dur.\nPelkosenniemi, popüler bir sivrisinek ezme yarışmasına ev sahipliği yapmaktadır.\n\n\nIğdır'da spor\nIğdır'da spor, Türkiye'nin Iğdır ilinin spor tarihçesini, spor kulüplerini, önemli spor tesislerini konu almaktadır.\nIğdır'ın futbol, basketbol, voleybol, hentbol gibi farklı branşlarda faaliyet gösteren spor takımları vardır.\nLig takımları\n2019-20 Sezonunda Iğdıres Spor BAL'da yer alacaktır. Iğdır'ın profesyonel liglerde takımı yoktur.\nTürkiye Kupaları\nIğdıres Spor, F Türkiye Kp ilk turunda elenmiştir.\n2018-2019 Sezonu sonunda, Iğdır’ın futbol liglerindeki tek takımı Iğdır Esspor, futbol Bölgesel Amatör Lig'deki (BAL) grubunu 10. sırada tamamlamıştır. Ayrıca futbol kadın 3.liginde 1 ve basketbol erkekler bölgesel liginde de 1 takımı da liglere katılmıştır\nZiraat Türkiye Kupası 'nda Iğdır Esspor, 2.turda Bitlis Özgüzelderespor'a elenmiştir.\nFutbol Türkiye Kupası:\nKaynak:\nÖnemli ya da Türkiye liglerinde yer alan kulüplerin maç yaptığı tesisler  tabloda yer almıştır.\nKaynak:\n\n\nPello\nPello, Finlandiya'nın Laponya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, Torne Nehri'nin kıyısında yer almaktadır. Yüzölçümü 1,864.66 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 3,536'dır.\n\n\nIn Search of... (N.E.R.D albümü)\nIn Search of..., Amerikalı müzik grubu N.E.R.D'nin ilk stüdyo albümü. 28 Eylül 2001'de Avrupa'da Virgin Records etiketiyle yayınlandı. Adını Leonard Nimoy'un aynı adlı dizisinden alan albüm hip hop ve rock türlerinin bir karışımını yansıtmaktadır. Albümün prodüksiyonunda davul makinesi ve synthesizer kullanılan bu ilk baskısı \"elektronik versiyon\" adıyla da anılmaktadır. Albüm, funk rock grubu Spymob ile bu kez canlı enstrümanlar kullanılarak yeniden kaydedildi. \"Rock versiyon\" olarak bilinen bu ikinci baskı 12 Mart 2002'de dünya çapında piyasaya çıktı. Şarkıların ilk versiyondaki sıralaması değiştirildi ve intro ve skitler çıkarıldı.\nAlbümün 2002 baskısı Amerikan \"Billboard\" 200 listesinde 56 numaraya yükseldi. Ayrıca 500 binlik satış adedini aşarak altın plak kazandı.\n\n\nIsparta'da spor\nIsparta'da spor, Türkiye'nin Isparta ilinin spor tarihçesini, spor kulüplerini, önemli spor tesislerini konu almaktadır.\nIsparta'nın futbol, basketbol, voleybol, hentbol gibi farklı branşlarda faaliyet gösteren spor takımları vardır.\nLig takımları\n2019-20 Sezonunda Isparta 32 Gençlik S. BAL'da yer alacaktır. Isparta'nın profesyonel liglerde takımı yoktur.\nTürkiye Kupaları\nIsparta 32 Spor, F Türkiye Kp ilk turunda elenmiştir.\n2018-2019 Sezonu sonunda, Isparta’nın futbol liglerindeki tek takımı Isparta Davraz Spor, futbol Bölgesel Amatör Lig (BAL)'da grubunu 4.sırada tamamlamıştır. Voleybol erkekler 1.liginde Eğirdir Elmaspor, küme düşmüştür. Kadın futbol 3.liginde Isparta 32 Gençlik S. yer almıştır.\nZiraat Türkiye Kupası 'nda Isparta Davraz Spor, 1.turda Denizli Kalespor'a elenmiştir.\nFutbol Türkiye Kupası:\nKaynak:\n Isparta'nın önemli spor tesisleri: Isparta Atatürk Şehir Stadyumu, SDÜ Atatürk Kapalı Spor Salonu, Davraz Kayak Merkezi\nKaynak:\nÖnemli ya da Türkiye liglerinde yer alan kulüplerin maç yaptığı tesisler tabloda yer almıştır.\n\n\nElkhart\nElkhart ilçesi veya Elkhart County Amerika Birleşik Devletleri'nin Indiana eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 197,559'dur. İlçenin merkezi Goshen şehridir.\n\n\nKahramanmaraÅŸ'ta spor\nKahramanmaraş'ta spor, Türkiye'nin Kahramanmaraş ilinin spor tarihçesini, spor kulüplerini, önemli spor tesislerini konu almaktadır.\nKahramanmaraş'ın futbol, basketbol, voleybol, hentbol gibi farklı branşlarda faaliyet gösteren spor takımları vardır.\nLig takımları\n2019-20 Sezonunda Kahramanmaraşspor, Futbol F 2. Lig dedir. Kahramanmaraş'ın BAL'da 2, voleybol liglerinde 3 takımı vardır.\nTürkiye Kupaları\nStatü gereği Kahramanmaraşspor, F Türkiye Kp'da başladığı 3.turda elenerek kupaya veda etmiştir. \n2018-2019 Sezonu sonunda, Kahramanmaraşspor A.Ş. 2. Ligi 14.sırada tamamladı. Futbol BAL'da 1920 Maraşspor ve Elbistan Bld.spor yer aldılar. Voleybol erkekler 2.ligde 1920 Maraşspor 1.lige çıkarken, K.maraş 15 Temmuz SK ligden ihraç edildi. Futbol kadınlar liginde K.maraş Anadolu GS, grup 1.si olmasına rağmen, play-off'da başarılı olamadı.\nZiraat Türkiye Kupası'nda Kahramanmaraşspor, 5.turda Alanyaspor'a elendi.\n2018-19 Türkiye Kupaları\nKaynak:\n Kahramanmaraş'ın en önemli spor tesisleri:12 Şubat Stadyumu, Batıpark Spor tesisleri, Vali Saim Çotur Atletizm Stadı ve 12 Şubat Yüzme Havuzu'dur.\nÖnemli ya da Türkiye liglerinde yer alan kulüplerin maç yaptığı tesisler  tabloda yer almıştır.\nKaynak:\n\n\nFly or Die\nFly or Die, Amerikalı müzik grubu N.E.R.D'nin ikinci stüdyo albümü. 23 Mart 2004'te Virgin Records etiketiyle yayınlandı. Önceki albümde Spymob'dan yardım alan grup, bu kez tüm enstrümanları kendileri çaldı. \"Maybe\" adlı şarkıda gitarda Lenny Kravitz ve davulda Questlove gruba eşlik etti.\nAlbüm yayınlandığı hafta 119 bin adet satarak Amerikan \"Billboard\" 200 listesine altı numaradan girdi. Ayrıca 500 binlik satış adedini aşarak altın plak kazandı. Albüm, \"Ölmeden Önce Dinlemeniz Gereken 1001 Albüm\" adlı kitapta yer aldı.\n\n\nSeeing Sounds\nSeeing Sounds, Amerikalı müzik grubu N.E.R.D'nin üçüncü stüdyo albümü. 10 Haziran 2008'de Star Trak Entertainment ve Interscope Records etiketiyle yayınlandı. Grubun Virgin Records ile yollarını ayırdıktan sonraki ilk albümü olan \"Seeing Sounds\", adını sinestezi fenomeninden almaktadır. Albümdeki enstrümanları grup üyelerinin yanı sıra Spymob ve iki şarkıda The Hives grubu üyeleri çaldı.\nAlbüm yayınlandığı hafta 80 bin adet satarak Amerikan \"Billboard\" 200 listesine yedi numaradan girdi. Ayrıca Avustralya, Birleşik Krallık ve Kanada listelerinde ilk 20'ye girdi.\n\n\nNothing (N.E.R.D albümü)\nNothing, Amerikalı müzik grubu N.E.R.D'nin dördüncü stüdyo albümü. 2 Kasım 2010'da Star Trak Entertainment ve Interscope Records etiketiyle yayınlandı. Grup albümde Nelly Furtado, T.I. ve Daft Punk ile çalıştı. Albüm yayınlandığı hafta 20 bin adet satarak Amerikan \"Billboard\" 200 listesine 21 numaradan girdi.\n\n\nGrant, Indiana\nGrant ilçesi veya Grant County Amerika Birleşik Devletleri'nin Indiana eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 70,061'dir. İlçenin merkezi Marion şehridir.\n\n\nKomele Partisi\nKomele tam adıyla İran Kürdistanı Devrimci Emekçiler Topluluğu (Soranice: كۆمه‌ڵه‌ی شۆڕشگێڕی زه‌حمه‌تكێشانی كوردستانی ئێران, Komełey Şorrişgêrrî Zehmetkêşanî Kurdistanî Êran), İran ve Irak Kürdistanı merkezli sol kanat bir Kürt milliyetçisi siyasi partidir.\n\n\nJackie Forster\nJackie Forster (evlenmeden evvelki soyadi ile Jacqueline Moir Mackenzie; 6 Kasım 1926 – 10 Ekim 1998) İngiliz haber muhabiri ve lezbiyen hakları savunucusu.  Ayni zamanda, oyuncu, televizyoncu, feminist ve lezbiyen haklari eylemcisi.\n\n\nSodankylä\nSodankylä (Inari Samice: \"Suáđigil\"; ), Finlandiya'nın Laponya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, Laponya'nın kuzey orta kesiminde yer almaktadır. Yüzölçümü 12,415.50 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 8,556'dır.\nSodankylä, Finlandiya Kara Kuvvetleri'ne ait Jaeger Tugayı ile Sodankylä Jeofizik Gözlemevi'ne ev sahipliği yapmaktadır. Sodankylä Film Festivali 1986 yılından bu yana düzenlenmektedir. Belediye sınırları içerisinde aynı zamanda bir uçak pisti bulunmaktadır.\n\n\nSimo\nSimo, Finlandiya'nın Laponya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, Laponya'nın güneybatısında yer almaktadır. Yüzölçümü 1,467.33 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 3,148'dir.\n\n\nSavukoski\nSavukoski (Inari Samice: \"Suovâkuoškâ\"; ), Finlandiya'nın Laponya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, Laponya'nın doğusunda yer almaktadır. Yüzölçümü 6,495.95 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 1,035'tir.\nFin folklorüne göre Savukoski'de bulunan Korvatunturi Tepesi, oyuncaklar, ıvır zımbalar ve hediyelerin yapıldığı ve sonunda yer cüceleri tarafından sarılan Noel Baba'nın (Joulupukki) gizli atölyesinin yeridir.\n\n\nAbdi İpekçi Barış Anıtı\nAbdi İpekçi Barış Anıtı öldürülen \"Milliyet\" Sorumlu müdürü Abdi İpekçi (1929-1979), Şişlinin Abdi İpekçi Caddesinde dikilen anit.\n2000 de, Şişli belediyesi tarafından, ve Abdi İpekçinin öldürüldüğü yerde dikilmistir.\nAnitin 3.5 metre yuksekligindeki heykelli, 70 cm yuksek granit kaide ustunde durur. Kompozisyonun ortasinda Abdi İpekçinin büstü, iki ogrenci, bir kiz ve bir erkek,in tarafından havada tutuluyor. Bustun ustunden ise bir kemer gecer. Bu kemer de iki kolon tarafından desteklenir. Bu kolonlarda taa kaideye kadar uzar iki ogrencinin arkasindan. Kemerin ustunde, ayaklari degen ama kanatlari acik, barisi simgeliyen bir güvercin.\nAnıt Şişli belediyesi tarafından ismarlanmis ve heykeltras Gürdal Duyar tarafından tasarlanmis.\nAbdi İpekçi 21 yıl once evinin onunde öldürülmüştü anitin millete sunuldugu gun. O gun İpekçinin Zincirlikuyu Mezarlığındaki mezarinda bir toren duzenlendi. Gelenlerin arasında İpekçinin ailesi ve iş arkadaşlari vardi ve Turkiye Gazeteciler Cemiyetinin baskani, Nail Gürel. İpekçinin gazetecilik stiline geregi anlatti. Andreas Politakis, Abdi İpekçi Baris ve Dostluk odulu kurucusu, tarafından gonderilen çelenk de dikkat cekmis oldu. çelenkin ustunde Türkiye ve Yunanistan arasındaki dostlugun gelişmesi ile ilgili yazı vardı.\nSonra, Nişantaşınin Abdi İpekçi Caddesinde Şişli belediyesinin duzenledigi anit toreni gerceklesti. Torende buyuk bir kalabalik vardi, zamanin Şişli belediye baskani Mustafa Sarıgül dahil. Sarıgül ve Milliyet gazetesinin Sorumlu müdür, Yalçın Doğan, kisa bir konusma yaptilar.\n2006da, İpekçinin katili hapisten brakildiginda, sembolik buna karsi İpekçinin is arkadaslari ve baskalari Ipekciyi anarak cicekler brakti anita.\n\n\nSalla\nSalla, Finlandiya'nın Laponya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, Laponya'nın doğusunda yer almaktadır. Yüzölçümü 5,873.08 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 3,600'dür.\nSalla, Finlandiya'nın en uzun ismine sahip Äteritsiputeritsipuolilautatsijänkä barına ev sahipliği yapmaktaydı.\n\n\nUrho Kekkonen Millî Parkı\nUrho Kekkonen Millî Parkı (), Finlandiya'nın Laponya bölgesinde bulunan bir millî parktır. 1983 yılında kurulan ve 2,550 km²'lik bir alanı kapsayan Finlandiya'nın en büyük korunan alanlarından biridir. Adını eski Finlandiya cumhurbaşkanı Urho Kekkonen'den almaktadır.\n2009 yılı itibari ile park yılda ortalama 289,000 kişi tarafından ziyaret edilmektedir.\n\n\nKamçatka (film)\nKamçatka, 2002 çıkışlı Arjantin-İspanya-İtalya yapımı politik, tarihî, dramatik türde filmdir. Marcelo Piñeyro tarafından yönetilmiş, senaryosu da Marcelo Piñeyro ve Marcelo Figuera tarafından kaleme alınmıştır. Başrolleri Ricardo Darín, Cecilia Roth, Tomás Fonzi, Héctor Alterio ve Leticia Brédice paylaşmaktadır.\nFilm, Arjantin'de 1976 yılında yapılan askerî darbenin ülkedeki hayatı etkilediğini bilmeyen on yaşındaki Harry (Matías del Pozo) adlı bir çocuğun gözüyle işlenmektedir. Muhalif dostların \"ortadan kaybolmasına\" tanık olduktan sonra, bir insan hakları avukatı (Ricardo Darín) ve onun araştırmacı bilim kadını eşi (Cecilia Roth) şehirden kaçıp, boş bir yaz evinde askerî polislerden saklanırlar. Çiftin iki çocuğu vardır: Harry Houdini'nin kaçma sanatı ile hayran olan Harry ve küçük kardeşi El Enano (Milton De La Canal). Aile üyeleri yeni kimliklerini benimserler ve normal bir hayat sürmeye çalışırlar. Daha sonra, Lucas (Tomás Fonzi) takma adını kullanan bir öğrenci de onlara katılır. Tüm aile ferdlerin yeni hayatları zor ancak, tanımadıkları büyükanne (Fernanda Mistral) ve büyükbabanın Héctor Alterio) gerçekleştirdiği bir ziyaret, hâlâ çok yakın bir aile olduklarını ortaya koyar ve moralleri yükseltir. Bununla birlikte, ince bir şekilde ima edilen ve metafor olarak kullanılan, annenin sürekli sigara içmesi ve El Enano'nun tekrar tekrar yatağını ıslatmasıdır. Her iki olgu da durumlarının ne kadar stresli ve güvensiz olduğunu göstermeye hizmet etmektedirler.\n\n\nCarl Gustaf (geri tepmesiz tüfek)\nCarl Gustaf, İsveç yapımı bir 84 milimetre kalibrelik bir geri tepmesiz tüfektir. Silah, 1946 yılında tasarlanmış olup 1948 yılında hizmete girmiştir ve Saab Bofors Dynamics tarafından üretilmektedir.\n\n\nLucas\nLucas veya LUCAS:\n\n\nCristina Adela Foisor\nCristina Adela Foisor (Kızlık soyadı: Badulescu d. 7 Haziran 1967, Petroșani, Romanya – 22 Ocak 2017, Timișoara, Romanya), Rumen kadın satranç oyuncusu. Uluslararası ve Kadınlar Satranç Şampiyonluğu unvanı almasının yanı sıra 5 defa Romanya Satranç Şampiyonu olmuştur.\nBirkaç defa Armageddon satranç oyununda ilk tura çıkmıştır. Ayrıca Dünya Satranç Şampiyonasında yarışmış ve 2012'de Kadınlar Dünya Satranç Şampiyonası'nda yer almıştır.\nSon katıldığı organizasyonlardan birisi 2016/17 sezonunda Schachfreunde Deizisau için 2. Bundesliga Süd Oyunları'nda satranç müsabakaları oldu.\nRumen kadın satranç oyuncusu Cristina Adela Foisor, 22 Ocak 2017'de Timişoara, Romanya'da 49 yaşında zatürre nedeniyle kaldırıldığı County Hastanesi'nde komplikasyonlar nedeniyle ölmüştür.\n\n\nPietro Bottaccioli\nPietro Bottaccioli (d. 15 Şubat 1928 ; ö. 22 Ocak 2017) ,Roma Katolik Kilisesi'ne bağlı İtalyan piskopos ve din adamıdır.\n1950'de rahip olarak göreve başlayan Bottaccioli, 1989'dan 2004'e kadar İtalya'nın Gubbio kentindeki Roma Katolik Piskoposluğunun piskoposu olarak görev yaptı.\nİtalyan din adamı PietroBottaccioli 22 Ocak 2017'de 87 yaşında ölmüştür\n\n\nRobert Knight (müzisyen)\nRobert Knight (d. 24 Nisan 1945; Franklin, Tennessee ; ö. 5 Kasım 2017), Amerikalı siyahi şarkıcı ve müzisyendir. 1967'de seslendirdiği \"Everlasting Love\" parçasıyla bilinir.\nFranklin, Tennessee, ABD'de doğan Knight profesyonel müziğe ilk albümü \"Paramounts\" ile adım attı.\n1960'ta Dot Plakçılık ile sözleşme imzalayan şarkıcının rekabet ettiği reggae şarkıcısı Johnny Preston'a rakip olacak tekli çalışması \"Free Me\" 1961'de piyasaya sürüldü.\nBu ilk başarıdan sonra, sonraki çalışmaları istenen çıkışı getirmeyince müzik grubuda dağılan müzisyen Dot Plakçılık ile sözleşmesi iptal edilmiş ve 1/2 yıl boyunca kayıtları engellenmiştir. 1967'de Knight, Nashville'de Fairlanes'le birlikte bir Vanderbilt Üniversitesi'ndeki müzik etkinliğinde başarılı performans sergileyince, Rising Sons Plakçılık tarafından kendisiyle bireysel sanatçı olarak olarak sözleşme yapılmıştır. Aynı yıl 1967'de Buzz Cason ve Mac Gayden tarafından sözleri yazılan \"Everlasting Love\" adlı parçayla Bilboard 100 listelerine üst sıralardan girerek başarılı olmuştur.\nBu kalıcı şarkının ertesi yılı İngiltere'de Knight'ın seslendirdiği diğer bir çalışma \"Love Affair\" 'in bir numaraya ulaşması müzik anlamında büyük bir başarı olmuştur. Şarkıcı müzik yaşamı dışında sıl mesleği kimya alanında Vanderbilt Üniversitesi'nde kimya laboratuvarı teknisyeni, kimya öğretmeni ve gerekçeli ekip üyesi olarak çalışmıştır.\nAmerikalı siyahi şarkıcı Robert Knight 5 Kasım 2017'de Tennessee'deki evinde 72 yaşında ölmüştür.\n\n\nYatay bisiklet\nYatay bisiklet, bisikletçinin arkasına yaslanır şekilde yatarak pedalladığı bisiklet çeşididir.\nNormal bisiklete nazaran daha alçak olması sebebiyle %10-20 daha az rüzgâr direncine maruz kalıyor ve bu sayede daha az enerji sarfiyatı sağlıyor. Bu aerodinamik yapı sayesinde inişlerde ve düz yollarda maksimum ve ortalama hız normal bisikletten daha fazla oluyor.\nVücudun üst kısımlarında herhangi bir kasılma ya da gerginlik; boyun, kollar, bilekler, eller, omuzlar gibi kritik noktalarda herhangi bir ağrı olmuyor.\nPozisyon sonucu olarak, normal bisiklette oluşan kronik sırt ve boyun ağrısı oluşumları azalıyor, hatta bitiyor. Ek olarak bacak pozisyonu, neredeyse baş ile aynı yükseklikte olduğu için kalbe kan akışı daha kolay sağlanıyor, nefes almak kolaylaşıyor ve daha az güç sarf ediliyor.\nBisikletin alçak olması ve kütle merkezinin yere yakın olması, bisikletçinin düşüşünün kötü sonuçlarını azaltıyor. Düşme durumunda bisiklet yana yatarken, çantalar yere yakınlıktan dolayı bisikletçiden önce yere değdiği için düşüşü yumuşatıyor.\nYatay bisiklet sürmek için pratik yapmak gerekiyor bu sebeple çalan kişi binerek uzaklaşamıyor. Bisikletin çalındığını fark etme konusunda zaman kazandırıyor.\nBoynu zorlamadan, doğal pozisyonu koruyarak ileriye rahatça bakılabiliyor.\nAz sayıda üreticisi ve distribütörü olduğundan ve talep azlığından az sayıda üretilmesi, fiyatının bazı normal bisiklet fiyatlarından fazla olmasına neden olabiliyor.\nYatay bisikletlerin daha büyük bir dönüş çapına ihtiyacı var. Düşük hızda dar manevra yaparken dengeyi korumak zor olabiliyor.\nZorlu koşullarda, normal bisikletlerde olduğu gibi pedala daha kuvvetli basmak için ayağa kalkıp sürülemiyor. Yatay bisikletlerde bu itme kuvveti koltuktan alınıyor. Arkaya yaslanarak pedallara gereken kuvvet uygulanabiliyor.\nİlk defa bir yatay bisiklet sürmek, denge meselesi ve öğrenilmesi gereken bir vasıftır. İlk başta arkada deneyimli birinin sizinle ilerlediğini bilmek, öğrenmek için en iyi yol. Bu şekilde birkaç sürüş, genelde yeterli oluyor. Başlangıçta vücudun şeklini değiştirerek bisikletin dengesine yardımcı olmayı başaramadığınız için küçük manevralar zor olabiliyor.\nBazı yatay bisikletler, normal bisikletlerden daha uzun oluyor. Bu sebeple bisikletleri kargolarken ya da araçlara koyarken sıkıntı olabiliyor. Ayrıca direksiyon ile tekerler arasındaki mesafe, km sayaçları için problem olabiliyor.\n\n\nKarabük'te spor\nKarabük'te spor, Türkiye'nin Karabük ili spor tarihçesini, spor kulüplerini, önemli spor tesislerini konu almaktadır.\nKarabük'ün futbol, basketbol, voleybol, hentbol gibi farklı branşlarda faaliyet gösteren spor takımları vardır.\nLig takımları\n2019-20 Sezonunda Kardemir Karabükspor,Futbol F 2. Lig'dedir, Karabük'ün BAL ve HE 2. Lig'de birer takımı daha vardır.\nTürkiye Kupaları\nKardemir Karabükspor, F Türkiye Kp'da 3.turdan itibaren yer almış ve bu turda elenmiştir.\n2018-2019 Sezonu sonunda, futbol 1.ligde Karabükspor, BAL'da Safranbolu Bld.spor, futbol kadın 2.liginde Ovacık Gençlikspor küme düşmüşlerdir. Futbol kadın 3.ligi ile voleybol ve hentbol bölgesel liglerinde toplam 3 takımı daha yer almıştır.\nZiraat Türkiye Kupası'nda Karabükspor, 4.turda Darıca Gençlerbirliği'ne elenmiştir.\n2018-19 Türkiye Kupaları\nKaynak:\nKarabük'ün en önemli spor tesisleri: Dr. Necmettin Şeyhoğlu Stadyumu, Merkez K.Spor Salonu ve 100.yıl K.Yüzme Havuzu'dur.\nÖnemli ya da Türkiye liglerinde yer alan kulüplerin maç yaptığı tesisler  tabloda yer almıştır.\nKaynak:\n\n\nKaraman'da spor\nKaraman'da spor, Türkiye'nin Karaman ilinin spor tarihçesini, spor kulüplerini, önemli spor tesislerini konu almaktadır.\nKaraman'ın futbol, basketbol, voleybol, hentbol gibi farklı branşlarda faaliyet gösteren spor takımları vardır.\nLig takımları\n2019-20 Sezonunda Karaman Bld.spor, BAL'dad覺r. HK 2. Liginde 1 tak覺m覺 vard覺r.\nTürkiye Kupaları\nKaraman'ın futbol liglerindeki tek takımı Karaman Bld.spor, F Türkiye Kp 2.turunda elenmiştir.\n2018-2019 Sezonu sonunda, Karaman’nın liglerindeki tek takımı Karaman Belediyespor, futbol Bölgesel Amatör Lig (BAL) de grubunda 7. oldu. Karaman'ın voleybol kadın ve erkek bölgesel liglerinde 4 takımı yer almıştır.\nZiraat Türkiye Kupası'nda Karaman Belediyespor, 3.turda Etimesgut BS'a elenmiştir.\nFutbol Türkiye Kupası:\nKaynak:\n Karaman'ın en önemli spor tesisleri: Kemal Kaynaş Stadyumu ve Süreyya Ayhan Atletizm Pisti'dir.\nKaynak:\nÖnemli ya da Türkiye liglerinde yer alan kulüplerin maç yaptığı tesisler  tabloda yer almıştır.\n\n\nHancock County, Indiana\nHancock ilçesi veya Hancock County Amerika Birleşik Devletleri'nin Indiana eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 70,002'dir. İlçenin merkezi Greenfield şehridir.\n\n\nKars'ta spor\nKars'ta spor, Türkiye'nin Kars ilinin spor tarihçesini, spor kulüplerini, önemli spor tesislerini konu almaktadır.\nKars'ın futbol, basketbol, voleybol, hentbol gibi farklı branşlarda faaliyet gösteren spor takımları vardır.\nLig takımları\n2019-20 Sezonunda Kars 36 Spor, BAL'da yer alacakt覺r. Kars'覺n profesyonel liglerde tak覺m覺 yoktur.\nTürkiye Kupaları\nKars'ın futbol liglerindeki tek takımı Kars 36 Spor, F Türkiye Kp 2.turunda elenmiştir.\n2018-2019 Sezonunda, Kars’ın tüm liglerdeki tek takımı Sarıkamış Gençlerbirliği, futbol Bölgesel Amatör Lig (BAL)'da sezon sonunda küme düşmüştür.\nZiraat Türkiye Kupası 'nda Sarıkamış Gençlerbirliği, 2.turda Van BŞB Spor 'a elenmiştir.\n2018-19 Türkiye Kupaları\nKaynak:\nKars kulüplerinin Türkiye liglerindeki maçları Kafkas Üniversitesi spor tesislerimde yapılmaktadır. İlin en önemli spor tesisi Sarıkamış Cıbıltepe Kayak Merkezi'dir.\nKaynak:\nÖnemli ya da Türkiye liglerinde yer alan kulüplerin maç yaptığı tesisler  tabloda yer almıştır.\n\n\nKastamonu'da spor\nKastamonu'da spor, Türkiye'nin kastamonu ilinin spor tarihçesini, spor kulüplerini, önemli spor tesislerini konu almaktadır.\nKastamonu'nun futbol, basketbol, voleybol, hentbol gibi farklı branşlarda faaliyet gösteren spor takımları vardır.\nLig takımları\n2019-20 sezonunda Kastamonu'nun süper liglerdeki takımı: HK Süper Ligde yer alan Kastamonu Bld. GSK'dır. Hentbol liglerinde 2 takımı daha vardır. F 2. Ligde Kastamonuspor 1966 yer almaktadır. Bir takım da BAL'da vardır.\nTürkiye Kupaları\nKastamonu Özel İdare Köy Hiz., F Türkiye Kp 2.turunda elenmiştir. Kastamonuspor 1966 ise başladığı 3.turu geçerek 4.turda elenmiştir.\nKastamonu Bld. GSK kadın Hentbol takımı, HK Süper Kp.'da Şampiyon olurken, HK Türkiye Kp.'da çeyrek finaldedir.\nAvrupa Kupaları\nKastamonu Bld.GSK hentbol Avrupa kupalarına şampiyonlar ligiyle başlamış, ön elemeyi kaybetmiştir. Kupalara EHF Cup 3.turundan devam edecektir.\n2015-2016 Sezonu EHF Chall.Cup E.'da  Kastamonu Belediyesi GSK kadın takımı, Avrupa 2.si olmuştur.\n2018-2019 Sezonu sonunda, Kastamonuspor 1966 2. Ligi 7.sırada tamamlamıştır. BAL ve Kadın futbol liglerinde birer takımı yer almıştır. Hentbol kadınlarda Kastamonu Belediyesi GSK süper ligde şampiyon olmuştur.. Ayrıca Basketbol kadın 1.liginde takımı Kastamonu GSK lig 6.sı olmuştur.\nZiraat Türkiye Kupası'nda Kastamonuspor 1966, 4.turda Altay'a elenmiştir.\nHentbol Kadınlar Türkiye Kupası'nda Kastamonu Belediyesi GSK final oynayarak, Muratpaşa Belediyesi'nin ardından 2.olmuştur.\nAvrupa EHFCup Kadınlar'a katılan Kastamonu Belediyesi GSK, 2.turda elenmiştir.\n2018-19 Türkiye Kupaları\n2018-19 Avrupa Kupaları\nKastamonu Belediyesi GSK, Hentbol Avrupa Şampiyonlar Ligi ön elemeyi kaybederek, 2017-18 Kadınlar EHF Kupası'nda Avrupa 3.sü olmuştur.\nKaynak:\n Kastamonu'nun en önemli spor tesisleri: Gazi Stadyumu, Atatürk Spor Salonu, Ilgaz Kayak Merkezi'dir.\nKaynak:\nÖnemli ya da Türkiye liglerinde yer alan kulüplerin maç yaptığı tesisler  tabloda yer almıştır.\n\n\nKayseri'de spor\nKayseri'de spor, Türkiye'nin Kayseri ilinin spor tarihçesini, spor kulüplerini, önemli spor tesislerini konu almaktadır.\nKayseri'nin futbol, basketbol, voleybol, hentbol gibi farklı branşlarda faaliyet gösteren spor takımları vardır.\nLig takımları\n2019-20 sezonunda Kayseri'nin süper liglerde 2 takımı vardır: F Süper Ligde Kayserispor ve KBSL'de Kayseri Basketbol. Ayrıca BAL'da 2, Voleybol , hentbol ve Kadın futbol 2.liglerinde 5 takımı vardır.\nTürkiye Kupaları\nKayserispor F Türkiye Kp'a 4.turda başlamıştır. Son 16 turunda Fenerbahçe'ye elenmiştir.\nAvrupa Kupaları\nEuroCup Kadınlar'da Kayseri Basketbol, eleme grubunu geçerek, gruplara katılmayı başarmış, ancak grup 3.sü olarak elenmiştir.\n2018-2019 Sezonu sonunda, Kayserispor futbol süper liginde 10.olmuştur. Kayseri Basketbol, Basketbol kadınlarda süper liginde 10.olmuştur. BAL’da 1 takımı, kadın futbolu 3.liginde 4 takımı vardır. Bunlardan Kayseri Gençlerbirliği 2.lige çıkmıştır. Ayrıca voleybol ve hentbol 2. Liglerindeki 5 takımdan ikisi küme düşmüştür. Bölgesel liglerde ise 7 takımı yer almıştır.\nZiraat Türkiye Kupası'nda Kayserispor, son 16 turunda Akhisar Bld.spor'a elenmiştir.\n2018-19 Türkiye Kupaları\nKaynak:\nFutbolda Süper Lig'de Kayserispor şehri temsil eder. Şehirde, 2009'da hizmete giren 32.863 seyirci kapasiteli tüm tribünleri kapalı, tamamı koltuklu Kayseri Kadir Has Şehir Stadyumu mevcuttur.\nBasketbolda ise kadınlar birinci liginde mücadele eden Kayseri Basketbol ile temsil edilmektedir. Kayseri Basketbol maçlarını 6.363 seyirci kapasiteli Kadir Has Spor Salonunda yapmaktadır.\nKaynak:\nÖnemli ya da Türkiye liglerinde yer alan kulüplerin maç yaptığı tesisler  tabloda yer almıştır.\n\n\nJosé Asunción Silva\nJosé Asunción Silva (José Asunción Salustiano Facundo Silva Gomez) (27 Kasım 1865, Bogotá- 23 Mayıs 1896, Bogotá ), Kolombiyalı şair.\nLatin Amerika edebiyatını derinden etkilemiş bir şairdir. Ölümünden sonra basılan \"Nocturno\" (Noktürn) başlıklı şiirlerinden üç numaralı olanı, en çok bilinen İspanyolca şiirlerdendir. Şair, \"Romantik Amerikalıların sonuncusu, sembolistlerin ilki\" kabul edilir.\n1865 yılında Bogotá'da doğdu. Babası, zengin bir tüccar idi. Dedesinin öldürülmesi, amcasının intiharı ve on yaşında iken beş kardeşinden üçünün ölümüne tanık olması nedeniyle mutsuz bir çocukluk geçirdi. İlk şiirini on yaşında iken yazdı.\nOn dokuz yaşında iken Paris'e gidip on bir ay kaldı. Yokluğunda babasının işleri ülkedeki iç savaş nedeniyle bozulmuştu. Ertesi sene babasını kaybetti ve kendisini ailesinin iflas etmekte olan işlerinin başında buldu. Bu dönemde çok az şiir yazdı. 1891'de kızkardeşi \"Elvira\"'nın ölümü onu derinden etkiledi ve Nocturno III adlı ünlü şiirini onun ölümü üzerine yazdı. Bu ve diğer şiirleri nedeniyle Nikaragualı Rubén Darío öncülüğündeki \"modernismos\" adlı şiir hareketinin öncüleri arasında kabul edilir.\n1892'de aile işi tamamen kapandı. Her şeye rağmen şiir yazmaya devam eden Silva, bir süre gazetecilik yaptı. Ardından diplomatik bir görevle Caracas'a gitti. Sadece birkaç ay kaldığı Caracas'ta \"\"De sobremesa\"\" adlı romanını yazmaya başladı. Dönüşte geçirdiği gemi kazasından sağ kurtulsa da romanını ve diğer çalışmalarını kaybetti. Venezuela'daki diplomatik görevine dönmeyip romanını yeniden yazmaya çalıştı. 23 Mayıs 1896'da kendisini, bir gece önce doktorundan tentürdiyotla yerini işaretlemesini istediği kalbinden vurarak intihar etti.\nÖlümünden 12 yıl sonra şiirleri bir araya getirilmiş ve \"Poesias\" adıyla kitaplaştırılmıştır. Evi 1986'da müzeye dönüştürülmüştür.\n\n\nSaara Aalto\nSaara Sofia Aalto ( d. 2 Mayıs 1987) Fin şarkıcı ve söz yazarı. 2012 yılında yapılan \"The Voice of Finland\" yarışmasının ilk sezonunda ikinci olmuştur. Aalto ayrıca Finlandiya Ulusal Finallerine Eurovision Şarkı Yarışması'nda Finlandiya'yı temsil etmek için iki kez kendi adına katılmıtır. Bunlarː 2011 yılında \"Blessed with Love\" şarkısı ile ve 2016 yılında \"No Fear\" şarkısı ile katılmış, her ikisinde ikinci olmuştur. Sahnede müzikallere katılmış ve uzun metrajlı filmler ve yabancı televizyon dizileri için çok sayıda ses kaydı yapmıştır. Saara Aalto, Disney'in animasyon filmi Frozen'in Fince sürümünde Prenses Anna'yı seslendirmiştir. Aalto Adam Lambert ile birlikte düet yapmış ve Andrea Bocelli, José Carreras ve pianist Robert Wells birlikte sahne almıştır. Saara kendi şirketi Yume Records ile 5 albüm yayınlamıştır.\n2016 yılında Aalto, X Factor UK'in onüçüncü serisine katılmış, yarışmada 2.olarak uluslararası alanda tanınmasına yardımcı oldu. Her Dört Fin'den biri X Factor finalini izledi. Saara 2016'da Finlandiya'da Google'da en çok aranan kişi olmuştur. küçük gazete \"Iltalehti\" okuyucuları 2016'da Finlandiya'da \"yılın kişisi\" oyu vermiştir. Yarışmadan sonra Sony Music Finlandiya ve Birleşik Krallık şirketleriyle sözleşme imzalamıştır. Haziran 2017'de Aalto sosyal medya aracılığıyla X Factor Suomi sezonunun ikinci yarısında jüri olacağını duyurdu. Dört ay sonra, Aalto, Sony Music'den ayrılıp Warner Music Group'a geçmiş, Sony Music'ten ayrıldığını açıkladı ve önceki anlaşmasının \"doğru takım\" gibi hissetmediğini belirtti.\n7 Kasım 2017 tarihinde Saara'nın 2018 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Finlandiya'yı temsil edeceği açıklanmıştır.\nSaara Oulunsalo, Finlandiya'da doğmuş,Aalto bir müzik ailesinde büyüdü ve zaten bir çocukken müziğe odaklandı ve piyano öğretmeni Odessa, Ukrayna'da doğan piyanist ve pedagog Olga Maslak'dı. Saara beş yaşındayken ilk şarkısını yazdı. Yakın akrabalarına ressam ve belgesel yönetmeni Eeli Aalto ve büyücü Simo Aalto dahildir. 1998'de 11 yaşında, kendi kompozisyonlarından biriyle çocuklar için Kotka Denizcilik Şenliği şarkı yarışmasını kazandı. Aalto da Charlotte Kilisesi'ni kazandı. ABD'de düzenlenen, 2003 yılında kendi kompozisyonuyla uluslararası şan yarışması'na katılmıştır. Aalto, 2004 yılında Romanya'daki Golden Stag Uluslararası Şarkı Yarışması'nda Finlandiya'yı temsil etti. 2005 yılında mezun olduktan sonra Madetoja ortaokuluna gitti. Mezun olduktan sonra Sibelius Akademisi'nde müzik okumak üzere Helsinki'ye taşındı. Helsinki Pop & Jazz Konservatuvarı'nda şarkı söylemeyi de inceledi.\nSon birkaç yıldır Saara konserler, galalar, TV şovları ve müzikallerde aranan bir oyuncu olmuştur. Birkaç en iyi orkestra ve askeri grupla çalıştı ve Finlandiya'da kendi grubuyla birlikte gezdi. Bununla birlikte, uluslararası bir şarkıcı olma ve İngilizce şarkı söyleme her zaman Aalto'nun hayali olmuştur ve bu nedenle X Factor UK için seçmelerine başlamıştır.\nBirçok dilde şarkı söylemek, çocukluk çağından beri Aalto'nun tutkusu olmuştur. Finlandiya'yı ziyaret eden pek çok uluslararası grubun seslendirmesini yapmıştır. En popüler örnek \"Let it go\"'daki 15 farklı dilde seslendirilmesi. 20 farklı milletten oluşan bir grup için yaptığı seslendirmedir. Aalto birçok dili konuşabilir, ama saara İngilizce, İsveççe, Fransızca, Japonca ve Çince öğrenmiştir.\n2007'de Talent Suomi'ye (\"Yetenek Finlandiya\") katılarak ilk üçünü tamamladı.\nŞarkı kariyerinin yanı sıra Saara, ayrıca Wicked - The Musical'ın Fin maketinde Dorothy ve Phannee, İsa Mesih Superstar'da Mary Magdalene olarak rol almış başarılı bir oyuncu. 2008'den 2011'e kadar Helsinki Şehir Tiyatrosu müzikallerinde ilk kez Lelsa Müzik Yüksekokulu'nda Kelsi olarak sahneye çıktı ve ikinci bölüm ve daha sonra Wicked'da.\nSaara Aalto Eurovision Şarkı Yarışması'nda Finlandiya'yı temsil etmek için iki kez başvuru yapmıştır. Saara Eurovision 2011'nda Finlandiya seçimlerine kendi şarkısı \"\" ile katılmış, fakat yarışmada ikinci olmuş, birinci olan Paradise Oskar Finlandiya'yı \"Da Da Dam\" adlı şarkıyla temsil etmiştir. Saara halk oyundan 40.7% almış, Oskar ise 46.7% almıştı. Aalto'nun kaydı, 2011'de Teemu Roivainen ile birlikte kurduğu kendi kendine yayın yapan plak şirketi Yume Records tarafından tek başına piyasaya sürüldü.\nİkinci başvurusu 2016 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Finlandiya'yı temsil etmek için yapılan \"Uuden Musiikin Kilpailu\" yarışmasına \"No Fear\" adlı şarkıyla başvurmuş, yine ikinci olmuştur. Halk oyunda birinci olan Sandhja, \"Sing It Away\" adlı şarkıyla Finlandiya'yı temsil etmişti.\nBir röportajda Aalto müziğini anlattı.\nMüziğime Epik Aşk Popu derim! Bir şov hissi ile dramatik ve duygusal müziğe bayılırım. Ayrıca herkese sevgi, sevinç ve cesaret getirmek istiyorum; kendin ol ve başkalarına ilham ver! Küçük bir çocuktum ve müzik okulları, muziplik yarışmaları, kariyer ve konserlerim (Finlandiya ve tüm dünyada) boyunca piyano eğitimi aldım, çünkü ben bir sanatçı olduğum için çok fazla tecrübe ve güven kazandım. (...) Finlandiya'daki müzikallerde ve büyük gösterilerde sergiledim. (...) Çok yetenekli bir oyuncu olmaktan dolayı mutluyum.\nSaara Aalto 2018 Eurovision Şarkı Yarışması Finlandiya'yı temsil edecek. Karar Finlandiyalı Ulusal Yayıncısı Yle tarafından alınmıştır. Şarkısı yarışmada seçilecek.\n\n\nFrancesca De Sapio\nFrancesca De Sapio (d. 16 Ağustos 1945), İtalyan oyuncu ve oyunculuk eğitimcisi.\nMafya Babası'nın genç kızı Carmela Corleone karakterini canlandırdığı 1974 yapımı Baba 2 filmiyle bilinir.\nMimar bir babanın kızı olarak Roma'da doğdu. Babasının çalışmaları nedeniyle bulunduğu Amerika Birleşik Devletler'ine gitmiş Teksas'ta oyunculuk eğitimi almıştır.\noyuncu Stüdyo'da Lee Strasberg'den adlığı oyunculuk eğitimini tamamlayan De Sapio, 1980'li yılların başlarında kendisi oyuncu eğitimine başlamıştır 1985'te iş ortaklığı yaptığı Giuseppe Perruccio ile oyunculuğun kademe merkezi olan New York'ta Duse Stüdyo adlı oyunculuk ve film yapımcılığı konusunda çalışmalar yapan sanat merkezini hizmete sokmuşlardır.\nDe Sapio, 1987'de ülkesi İtalya'ya dönerek buarada Montecatini Terme'de, ardından da Roma'da mevcut Duse Sanat Merkezi'ni açarak sanat çalışmalarını ve eğitimciliğini sürdürmüştür.\n\n\nTrial by Fire\nTrial by Fire, Amerikalı rapçi Yelawolf'un üçüncü stüdyo albümü. 27 Ekim 2017'de Slumerican, Shady Records ve Interscope Records etiketiyle yayınlandı. Kayıtları Nashville, Tennessee'de gerçekleşen albümün yapımcılığını Yelawolf kendisi üstlendi. Sanatçı, albümde Bones Owens ve Peter Keys gibi müzisyenlerle çalıştı. Ayrıca bir şarkıda Flea ve Travis Barker sanatçıya eşlik etti.\n\"Trial by Fire\", Amerikan \"Billboard\" 200 listesine 42 numaradan girdi. Albümden dört single çıktı: \"Daylight\", \"Shadows\", \"Row Your Boat\" ve \"Punk\".\n\n\nSt. Joseph County, Indiana\nSt. Joseph ilçesi veya St. Joseph County Amerika Birleşik Devletleri'nin Indiana eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 266,931'dir. İlçenin merkezi South Bend şehridir.\n\n\nHeartbreak on a Full Moon\nHeartbreak on a Full Moon, Amerikalı şarkıcı Chris Brown'un sekizinci stüdyo albümü. 31 Ekim 2017'de RCA Records etiketiyle yayınlandı. İki diskten oluşan albümde toplam 45 şarkı bulunmaktadır.\nAlbüm, yayınlandığı hafta 68 bin adetlik satışla ABD \"Billboard\" 200 listesine üçüncü sıradan girdi. Böylelikle sanatçının ABD listelerinde ilk ona giren art arda dokuzuncu albümü oldu.\nBilgiler RCA Records web sitesinden alındı.\nNotlar\n\n\nHansje Bunschoten\nHansje Bunschoten (d. 3 Mayıs 1958 - ö. 1 Ekim 2017), Hollandalı serbest stil yüzücü ve televizyon sunucusudur. Almanya'nın Münih şehrinde 1972 Yaz Olimpiyatları'nda ülkesi Hollanda adına serbest stil yüzme dalında yarıştı. Hollanda bayrak takımlarının üyesi olarak, hem 4×100 metre karışık hem de 4×100 metre serbest stilde beşinci sırada yer aldı. Sporu bıraktıktan sonra bazı televisyon kanallarında spor programları sunmuştur.\nHilversum'da doğan eski Olimpiyat yüzücüsü ve sunucu Hansje Bunschoten, 1 Ekim 2017'de göğüs kanseri komplikasyonları nedeniyle 59 yaşında ölmüştür.\n\n\nRenzo Calegari\nRenzo Calegari (d. 5 Eylül 1933 –ö. 5 Kasım 2017) ,İtalyan çizgi roman sanatçısı ve animatördür. Sanatçı Cenova, İtalya'da doğmuştur. En aşinan bilinen eseri, 1967'den 1980'li yıllara kadar uzanan bir sürede yayınlanan içinde birçok hikâyeyi anlatan uzun süreli çizgi roman dizisi \"Storia del West\" 'tir.\nİtalyan çizgi romancı Renzo Calegari, 5 Kasım 2017'de İtalya'nın Chiavari kentinde, 84 yaşında felçten kaynaklanan komplikasyonlar nedeniyle ölmüştür.\n\n\nWayne County, Indiana\nWayne ilçesi veya Wayne County Amerika Birleşik Devletleri'nin Indiana eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 68,917'dir. İlçenin merkezi Richmond şehridir.\n\n\nLazer mesafe ölçer\nLazer mesafe ölçer, bir nesneye olan mesafeyi belirlemek için bir lazer ışını kullanan bir mesafe ölçerdir. Lazer mesafe ölçerler, yaygın olarak nesneye doğru dar bir kirişte bir lazer darbesi göndererek ve darbe tarafından alınan süreyi hedefi yansıtacak şekilde ölçerek ve gönderene geri göndererek, uçuş süresi prensibiyle çalışmaktadır. Yüksek ışık hızı nedeniyle bu teknik, sıklıkla üçgenleştirme ve diğer teknikler kullanılan yüksek hassasiyetli milimetre altı ölçümler için uygun değildir.\n\n\nMesafe ölçer\nMesafe ölçer, bir nesneye olan mesafeyi belirleyen bir araçtır.\n\n\nKırıkkale'de spor\nKırıkkale'de spor, Türkiye'nin Kırıkkale ilinin spor tarihçesini, spor kulüplerini, önemli spor tesislerini konu almaktadır.\nKırıkkale'nin futbol, basketbol, voleybol, hentbol gibi farklı branşlarda faaliyet gösteren spor takımları vardır.\nLig takımları\n2019-20 Sezonunda Kırıkkale B.Anadoluspor, BAL'da yer alacaktır. Kırıkkale'nin profesyonel liglerde takımı yoktur.\nTürkiye Kupaları\nKırıkkale B.Anadoluspor, F Türkiye Kp'nda ilk iki turu geçmiştir. 3.turda F Süper L. takımı Gazişehir G.FK'ya elenmiştir.\n2018-2019 Sezonu sonunda, Kırıkkale Büyük Anadoluspor, Bölgesel Amatör Lig (BAL)'da grubunu 3.sırada tamamlamıştır. Voleybol bölgesel liglne bir takımı katılmıştır.\nZiraat Türkiye Kupası 'nda Kırıkkale Büyük Anadoluspor, 1.turda Yeni Amasyaspor 'a elenmiştir.\nFutbol Türkiye Kupası:\nKaynak:\nKırıkkale'nin en önemli spor tesisleri: Başpınar Stadyumu, Başpınar Kapalı Spor Salonu, Olimpik Yüzme Havuzu'dur.\nKaynak:\nÖnemli ya da Türkiye liglerinde yer alan kulüplerin maç yaptığı tesisler  tabloda yer almıştır.\n\n\nKırklareli'de spor\nKırklareli'de spor, Türkiye'nin Kırklareli ilinin spor tarihçesini, spor kulüplerini, önemli spor tesislerini konu almaktadır.\nKırklareli'nin futbol, basketbol, voleybol, hentbol gibi farklı branşlarda faaliyet gösteren spor takımları vardır.\nLig takımları\n2019-20 Sezonunda Futbol F 2. Lig'de Kırklarelispor, BAL'da Lüleburgazspor ve Vizespor yer alacaktır. TKBL'de Bosna 34 takımı bulunmaktadır.\nTürkiye Kupaları\nKırklarelispor, F Türkiye Kp 'ya 3.turda başlamış ve büyük başarı göstermiştir. Karşılaştığı 3 Süper Lig takımını eleyerek çeyrek finale kalmıştır. Bosna 34, BK Federasyon Kp. eleme grubundan çıkamamıştır.\n2018-2019 Sezonu sonunda, Kırklareli’nin 2. Ligdeki takımı Kırklarelispor grubunu 8. tamamlamıştır. Bölgesel Amatör Lig (BAL)'daki iki takımı Kavaklıspor ve İstasyonspor küme düşmüşlerdir. Voleybol bölgesel liglerinde 4 takımı yer almıştır.\nZiraat Türkiye Kupası 'nda Kırklarelispor, 4.turda Yeni Malatyaspor 'a elenmiştir.\n2018-19 Türkiye Kupaları\nKaynak:\nKırklareli'nin en önemli spor tesisleri: Atatürk Stadı ve Merkez Atlatizm Pisti'dir.\nKaynak:\nÖnemli ya da Türkiye liglerinde yer alan kulüplerin maç yaptığı tesisler  tabloda yer almıştır.\n\n\nSavunma sanayisi\nSavunma sanayi veya silah endüstrisi, silah ve askerî teknolojinin üretim ve satışından sorumlu bir sanayidir. Savunma sanayi, askerî malzeme, teçhizat ve tesislerin araştırma ve geliştirme, mühendislik, üretim ve servis hizmetlerinde yer alan ticari bir endüstriden oluşur. Bir devletin silahlı kuvvetleri ve güvenlik güçleri veya siviller için silah üreten şirketler, silah satıcısı veya savunma müteahhitleri olarak da adlandırılır. Hükûmet kurumları da silah, mühimmat ve diğer askerî araç ve gereçleri alıp satarak silah endüstrisinde faaliyet göstermektedir.\nSavunma sanayi ürünleri, silahlar, toplar, mühimmat, füzeler, askerî uçak, askerî araçlar, gemi, elektronik sistemler, gece görüş cihazları, holografik silah nişangahları, lazer mesafe ölçerler, lazer nişangahlar, el bombaları, kara mayınları ve daha fazlasını içermektedir. Silah endüstrisi ayrıca diğer lojistik ve operasyonel destekleri de sağlamaktadır.\nStockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'ne (SIPRI) göre, 2012 yılı askerî harcamalarının yaklaşık 1.8 trilyon dolara ulaştığını tahmin edilmektedir.\n\n\nL3 Technologies\nL3 Technologies, Inc., Amerika Birleşik Devletleri merkezli bir havacılık ve savunma şirketidir. Şirket 1997 yılında kurulmuş olup haberleşme, istihbarat, gözetim ve keşif (C3ISR) sistemleri ve ürünleri, aviyonik, okyanus ürünleri, eğitim cihazları ve hizmetleri, enstrümantasyon, havacılık ve navigasyon ürünleri tedarik etmektedir. Şirketin merkezi New York'un Manhattan semtinde yer almaktadır.\n\n\nPayette County\nPayette ilçesi veya Payette County Amerika Birleşik Devletleri'nin Idaho eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 22,623'tür. İlçenin merkezi ve en büyük şehri Payette'dir.\n\n\nNokia N81\nNokia N81 Nokia tarafından piyasaya sunulan Nokia N serisi'ne ait kızaklı akıllı telefon. 29 Ağustos 2007'de Nokia tarafından ilan edilerek bir sonraki ay açıklandı. S60 Symbian 9.2 sisteminde çalışdı. Nokia 6111, Nokia N76 ve Nokia N91 modellerinin devamı, Nokia N85 modelinin öncülüdür.\nN81, 2003 yılın N-Gage cihazı gibi mobil oyun cihazı olarak pazarlandı. Model N-Gage platform'una sahiptir. 2008'de N-Gage 2.0 oyun servisiyle önceden yüklenmiş olan ilk cihazdı (genel beta olsa da), N-Gage oyunları ve diğer uygulamalar için kullanılabilen iki özel oyun anahtarı geldi. Dört yönlü gezinme tuşu, ekranın altındaki gümüş renkli hafif yuvarlak kare anahtar da kapasitif bir sensör içerir. Bazı bellenim revizyonları, kullanıcının iPod'un bazı modellerinde tıklama tekerleğine benzer şekilde kaydırarak seçenekler arasında ilerlemesine izin verdi. N-Gage'in piyasaya sürülmesinde N81, özellikle Nokia tarafından reklamlarda seçildi. N81, özel oyun tuşlarına sahip tek N-Gage 2.0 cihazı olması açısından dikkat çekicidir.\nModelin boyutu 102x50x17.9 mm, ağırlığı - 140 gramdır. Üstte açma / kapama tuşu var, bekleme modunda bir profil değişikliği sunuyor. Ayrıca kulaklıkları bağlamak için 3,5 mm'lik kriko ve telefonu kilitleme için bir ayar bulunuyor. Sürgü de buraya getirildi, klavyeyi engelledi. Sürgü mekanizması otomatik hata ayıklama ile donatılmıştır.\nEkran 16 milyona kadar renk (TFT) görüntüler, QVGA çözünürlüğü vardır (240x320 piksel, 37x49 mm, 2.4 inç). Ekran, 12 satır metin ve üç servis hattı gösterebilir. Nokia Browser varsayılan tarayıcı mevcuttur. Web tarayıcı modunda, yaklaşık 20-22 satır metin elde edilebilir. Ekranın kalitesi iyidir, resim canlıdır, güneşte bilgiler okunabilir haldedir.\nNokia N81'de Gezinti düğmesi mekaniktir, küçüktür ve kenarları çıkıntı yapar. Anahtarın çevresindeki bölgede oyuncuya hızlı erişim için düğmeler var. Nokia cihazında ilk defa sensörler kullanılır; parmağı gezinme tuşu çevresinde kullanıcı parmağını hareket ettirerek galerideki listeleri tarayabilir (saat yönünde, yönü ne olursa olsun liste kayar). Sayısal tuşlar orta boydadır ve düz plastik plakaların arkasında gizlidir.\nTelefon, yeni nesil lityum polimer pil - BP-6MT kullanıyor. Önceki modellerden farkı 1050 mAh'dir. Pil başka bir sistem mimarisi kullanımını dikkate alarak çalışma süresinde iyi bir artış sağlar.\nModeller Nokia N81 ve Nokia N81 8 GB, ilk durumda microSD hafıza kartları, dahili flash bellekler için bir yuva varlığına göre farklıdırlar. İlk model için, 4 GB'a kadar kartlar yüklemek mümkündür, daha büyük haritaların görünümü ile cihaz tarafından da desteklenecektir.\nTelefon 128 MB NAND hafızasına sahiptir, işletim sistemini ve kullanıcı verilerini depolamak için kullanılır. Yeni cihazda, kullanıcı yaklaşık 25 MB boş alana erişebilir (C sürücüsü). Aynı zamanda, Nokia N81 8 GB flaş bellek bir E diski oluşturuyor, mevcut 7672 MB maksimum kapasiteye sahiptir.\nSağ taraftan, bir multimedya menüsüne sahip ilk model Nokia N95 olarak adlandırılabilir; burada çağrısı kayar kapının müzik tuşlarına doğru kaymasıyla eşleştirilmiştir. Ancak Nokia N81'in aksine, menünün ilk sürümünde tek tek işlevlere hızlı erişim rolü oynamıştır. Nokia N81'de kullanıcı ayrı bir tuşa tıklarsa, her sayfadaki aynı işlevlerin gruplandığı karusel menüye girer. Sayfalar arasında gezinti tuşunu kullanarak veya numaralarla gezinebilir (hızlı arama). Geçerli sürümde yalnızca altı sayfa var, sayfalar değiştirilebilir. Varsayılan olarak, ilk müzik bu sayfadan gelir, kullanıcı kütüphaneye göz atabilir, tüm dosyaları rastgele sırayla çalabilir, podcast'leri görebilir. Oyunlar, N-Gage bölümünde olduğu gibi tamamen aynı yeteneklere sahiptir. Galeri - son çekilen resmi gösterir ve ayrıca albümlere erişim sağlar. Rehber - rehberi, sık kullanılanları görüntüler. İnternet - internet ve favorilere bağlantıları, haritalar - haritalar üzerindeki noktalar, sık kullanılan yerleri gösterir.\n\n\n2018 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Belçika\nBelçika, 2018 Eurovision Şarkı Yarışması'na Laura Groeseneken, Alex Callier ve Maxime Tribeche'nin yazdığı \"A Matter of Time\" adlı şarkıyla katılmıştır. Belçikalı yayıncı Vlaamse Radio- en Televisieomroeporganisatie (VRT) tarafından Görevlendirme yöntemiyle Portekiz'in başkenti Lizbon'da yapılan 2018 yarışması'nda Laura Groeseneken seçilmiştir.\n2018 yarışması'ndan önce, Belçika Eurovision Şarkı Yarışması'na elli dokuz kez katılmış, ilk katılımını 1956 yılında gerçekleştirmiştir. Belçika'ya tek birinciliği Norveç'in kenti olan Bergen'de yapılan 1986 Eurovision Şarkı Yarışması'nda yarışmış olan Sandra Kim'in seslendirmiş olduğu \"J'aime la vie\" adlı şarkı ile getirmiştir. Belçika sıfır puanla 1962 ve 1965 yılında Fud Lecrlerc'in Ton nom şarkısı ve Lize Marke'nin Als het weer lente is adlı şarkısı ile tarihindeki en kötü sonucunu almıştır. 2014 yılında, Axel Hirsoux Eurosong yarışmasını kazandıktan sonra şarkısı \"Mother\" ile Belçika'yı temsil etti fakat Hirsoux finale yükselemeyerek yarıfinalde 14. sıraya yükselebildi. 2015 Yarışması'nda ise Görevlendirme ile seçtiği Loïc Nottet'in seslendirdiği \"Rhythm Inside\" adlı şarkı ile katılmış, finalde 4. olmuştur. Bu sonuç 2003 yılından sonraki en iyi sonucu olmuştur. Belçika, 2017 yılında \"City Lights\" adlı şarkısıyla Blanche ile katılmış, yarışmada finale yükselmiş, yarışmanın finalinde 4. olmuştur.\nBelçikalı Ulusal Yayımcısı Vlaamse Radio- en Televisieomroeporganisatie (VRT) Belçika'nın temsilcisini seçmek için görevlendirilen kuruluştur. Belçika geçmişte temsilcisini seçmek için birçok method denemiştir. Temsilcisini canlı Ulusal Final gösterisi ile çoğu kez seçmiştir. Bir de \"Görevlendirme\" yöntemi ile temsilci ve şarkı seçimi yapmış, bu uygulama ara yıllarda bu method uygulanmaktadır. 2018 yılı için de VRT kanalı temsilcisini \"Görevlendirme\" yöntemi ile şarkıyı ise \"Ulusal Final\" yöntemi ile seçmiştir.\nVRT kanalı Belçika'nın 2018 Eurovision Şarkı Yarışması temsilcisi belirlemek adına Görevlendirme yöntemini yapmış, şarkıcı veya şarkı yazarlarından gelen başvuru alımı yapmamıştır. VRT kanalı Belçika'yı 2018 Eurovision Şarkı Yarışması'nda temsil edecek kişiyi 28 Eylül 2017 tarihinde açıklamıştır.\n28 Eylül 2017 tarihinde Belçikalı yayımcı VRT Laura Groeseneken'in Belçika'yı 2018 Eurovision Şarkı Yarışması'nda temsil edeceği açıklanmıştır. 5 Mart 2018 tarihinde VRT kanalı Laura'nın 2018 yarışması'nda söyleyeceği şarkı olan \"A Matter of Time\" şarkısını tanıtmıştır.\n\"2018 Eurovision Şarkı Yarışması\", Yarı finalleri 8 ile 10 Mayıs 2018 tarihlerinde, Final ise 12 Mayıs 2017 tarihinde Portekiz'in başkenti Lizbon'da bulunan Altice Arena'da yapılacak. Eurovision kurallarına göre, tüm ülkeler, ev sahibi ülke ve \"Big 5\" (Fransa, Almanya, İtalya, İspanya ve Birleşik Krallık) ülkeleri dışında iki yarı finalli sistemde yarışarak finale çıkmak üzere; her yarı finalden ilk on'a giren ülkeler finale çıkma şansını yakalamıştır. Avrupa Yayın Birliği (EBU) önceki yarışmaları göz önünde bulundurarak kura çekimi için altı ayrı fanusa koymuş, oylama tarihlerindeki ülkeler kim yakınsa aynı fanusta yer almıştır. 29 Ocak 2018 tarihinde yapılan özel kura çekimi töreninde, ülkelerin hangi yarı finalin hangi yarısında yer alacağı belirlenmiştir. Belçika, 8 Mayıs 2018 tarihindeki birinci yarı finalde yarışmasına karar verilmiş, ve Yarı final'in birinci yarısında yer alacağı belirlenmiştir.\n2018'in bütün katılımcı şarkıları yayınlandıktan sonra yarışmanın yönetmenleri Yarı finallerde hangi ülkenin kaçıncı sırada çıkacağı belirlemiştir. Yarışmanın yönetmenleri Belçika'nın Arnavutluk'tan sonra ve Çek Cumhuriyeti'nden önce 4. sırada sahne almasına karar vermiştir.\nSennek, teknik provalarda 30 Nisan ve 4 Mayıs tarihlerinde, ardından 7-8 Mayıs tarihlerinde kıyafet provalarında yer aldı. Bu, her ülkenin profesyonel jürilerinin yarı finaldeki katılımcıların gösterisini izlediği ve oy kullandığı 8 Mayıs jüri şovunu içeriyordu.\nGösterinin sonunda, Belçika'nın ilk 10'da yer alamadığı dolayısıyla büyük finale yükselemediği ilan edildi. Daha sonradan Belçika'nın 91 puan alarak on ikinci olarak finale çıkamadığı açıklanmıştır. Belçika bu sonuçla birlikte 2014 yılından beri ilk kez finale çıkamamıştır.\nÜç şov sırasında oylamada her ülke 1-8, 10 ve 12'den iki set puan veriyor: biri profesyonel jürisinden, diğeri televizyondan. Her ulusal jürisi, temsil ettikleri ülkenin vatandaşı olan beş müzik endüstrisi uzmanından oluşmaktadır. Bu jüri her bir katılımcıyı şu şekilde değerlendirdi: vokal kapasitesi; sahne performansı; şarkının kompozisyonu ve özgünlüğü; ve eylem tarafından genel izlenim. Buna ek olarak, ulusal jüri üyelerinden hiçbirinin, herhangi bir şekilde, taraflı ve bağımlı bir şekilde oy kullanamayacakları şeklinde ve bu durumu yapan jürilerin yarışmaya katılmasına izin verilmemiştir. Her jüri üyesinin bireysel sıralamaları ve ülkenin televizyon sonuçları büyük finalden kısa bir süre sonra açıklandı.\nBeş kişiden oluşan Belçikalı jüriler:\n\n\nMaria Perini\nMaria Perini (Gürcüce: მარია პერინი) (d. 10 Mart 1873, Torino, İtalya – ö. 1939, Nice), İtalyan bale öğretmeni. İtalyan bale dansçısı ve öğretmeni Enrico Cecchetti’nin öğrencisi oldu. 1916’da, Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde ilk bale stüdyosunu kurdu. Kurduğu stüdyo 1920 yılında Devlet Bale Okulu ve Opera ve Bale Tiyatrosu adını aldı. Perini bu kurumun hem öğretmeni ve hem de müdürüydü. Çok sayıda öğrenci yetiştirdi. Bunlar arasında Vahtang Çabukiani, Gürcistan Ulusal Bale Tiyatros’nun kurucusu İliko Suhişvili ve Nino Ramişvili, Tamar Çabukiani ile Solomon (Soliko) Virsaladze gibi ünlü adlar vardı. Maria Perini Polonya asıllı Gürcü resaam Henryk Hryniewski ile evliydi. Kocası 1937’de, Büyük Temizlik sırasında tutuklanınca, Perini Gürcistan’dan sürüldü. Önce Torino'ya gitti; sonra Nice’e yerleşti ve orada 1939 yılında öldü.\n\n\nUluslararası Savunma Sanayii Fuarı\nUluslararası Savunma Sanayii Fuarı (; \"IDEF\"), Türkiye'de düzenlenen bir savunma sanayi fuarıdır. Fuar 1993 yılından bu yana Türk Silahlı Kuvvetleri Vakfı tarafından düzenlenmekte olup genellikle Ankara veya İstanbul'da gerçekleştirilmektedir.\nIDEF, savunma sanayi şirketleri için önemli bir uluslararası pazarlama arenası olan ve ana savunma sanayi kolları ve astlarını bir araya getiren yüksek teknoloji ürünlerin sergilendiği bir savunma sanayi fuarıdır. IDEF, Avrasya bölgesindeki en büyük savunma sanayi fuarıdır ve katılımcı ülkeler, delegasyonlar ve şirketler açısından artan bir eğilime sahiptir. Türk Silahlı Kuvvetleri Vakfı, her fuar öncesinde organizatör firması ve sergi mekanını bir ihale ile çağırarak seçmektedir.\n\n\n2018 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Finlandiya\nFinlandiya, 2018 Eurovision Şarkı Yarışması'na Saara Aalto, Joy Deb, Linnea Deb ve Ki Fitzgerald'ın yazdığı \"Monsters\" adlı şarkıyla katılmıştır. Fin yayıncı Yleisradio Oy (Yle) tarafından Görevlendirme yöntemiyle Portekiz'in başkenti Lizbon'da yapılan 2018 yarışması'nda Saara Aalto seçilmiştir. Şarkı, 3 Mart 2018 tarihinde \"Uuden Musiikin Kilpailu 2018\" yarışması'nda seçilmiştir.\n2018 yarışması'ndan önce, Finlandiya Eurovision Şarkı Yarışması'na elli bir kez katılmış, ilk katılımını 1961 yılında gerçekleştirmiştir. Finlandiya günümüze dek bir kez kazanmıştırː 2006 yılında \"Hard Rock Hallelujah\" adlı şarkısıyla Lordi ile almıştır. Finlandiya, Yarı final sistemi getirilen 2004 yılından bu yana 7 kez finale çıkamamıştır. Finlandiya, 2017 yılında \"Blackbird\" adlı şarkısıyla Norma John ile katılmış, yarışmanın yarı finalinde 12. olarak finale çıkmayı başaramamıştır.\nFinlandiyalı Ulusal Yayımcısı Yleisradio Oy (Yle) Finlandiya'nın temsilcisini seçmek için görevlendirilen kuruluştur. Finlandiya geçmişte temsilcisini seçmek için sürekli Ulusal Final yapmıştır. Temsilcisini canlı Ulusal Final gösterisi ile çoğu kez seçmiştir. 2018 yılı için de Yle kanalı temsilcisini \"Görevlendirme\" yöntemi ile şarkıyı ise \"Ulusal Final\" yöntemi ile seçmiştir.\nYle kanalı önceki yılların aksine Finlandiya'nın 2018 Eurovision Şarkı Yarışması temsilcisi belirlemek adına Görevlendirme yöntemini yapmış, şarkıcı veya şarkı yazarlarından gelen başvuru alımı yapmamıştır. Yle kanalı Finlandiya'yı 2018 Eurovision Şarkı Yarışması'nda temsil edecek kişiyi 7 Kasım 2017 tarihinde açıklamıştır.\n7 Kasım 2017 tarihinde Finlandiyalı yayımcı Yle, Eski Ulusal Final katılımcısı ve X Factor UK ikincisi Saara Aalto'nun Finlandiya'yı 2018 Eurovision Şarkı Yarışması'nda temsil edeceği açıklanmıştır.\n\"Uuden Musiikin Kilpailu 2018\", Finlandiya'nın Eurovision Şarkı Yarışması temsilcisinin ve şarkısının belirlendiği \"Uuden Musiikin Kilpailu\" (UMK) yarışmasının yedinci serisidir. Yle kanalı 7 Kasım 2017 tarihinde 2018 Eurovision temsilcisinin Saara Aalto olduğunu açıklamasından sonra şarkısının Uuden Musiikin Kilpailu 2018'de 3 şarkının yarışacağı duyurulmuştur. Yarışma 3 Mart 2018 tarihinde Espoo Metro Areena, Espoo'da Krista Siegfrids ve Mikko Silvennoinen'in sunuculuğunda yapıldı. Kazanan şarkı uluslararası jüri ve halk oylaması sonucunda belirleneceğini açıklamıştır.\nÜç şarkı sırasıyla 9, 16 ve 23 Şubat 2018 tarihlerinde müzik videolarıyla birlikte Yle ve Saara Aalto tarafından yayınlanmıştır.\n\"2018 Eurovision Şarkı Yarışması\", Yarı finalleri 8 ile 10 Mayıs 2018 tarihlerinde, Final ise 12 Mayıs 2017 tarihinde Portekiz'in başkenti Lizbon'da bulunan Altice Arena'da yapılacak. Eurovision kurallarına göre, tüm ülkeler, ev sahibi ülke ve \"Big 5\" (Fransa, Almanya, İtalya, İspanya ve Birleşik Krallık) ülkeleri dışında iki yarı finalli sistemde yarışarak finale çıkmak üzere; her yarı finalden ilk on'a giren ülkeler finale çıkma şansını yakalamıştır. Avrupa Yayın Birliği (EBU) önceki yarışmaları göz önünde bulundurarak kura çekimi için altı ayrı fanusa koymuş, oylama tarihlerindeki ülkeler kim yakınsa aynı fanusta yer almıştır. 29 Ocak 2018 tarihinde yapılan özel kura çekimi töreninde, ülkelerin hangi yarı finalin hangi yarısında yer alacağı belirlenmiştir. Finlandiya, 8 Mayıs 2018 tarihindeki birinci yarı finalde yarışmasına karar verilmiş, ve Yarı final'in ikinci yarısında yer alacağı belirlenmiştir.\n2018'in bütün katılımcı şarkıları yayınlandıktan sonra yarışmanın yönetmenleri Yarı finallerde hangi ülkenin kaçıncı sırada çıkacağı belirlemiştir. Yarışmanın yönetmenleri Finlandiya'nın Yunanistan'dan sonra ve Ermenistan'dan önce 15. sırada sahne almasına karar vermiştir.\nSaara, teknik provalarda 1 Mayıs ve 5 Mayıs tarihlerinde, ardından 7-8 Mayıs tarihlerinde kıyafet provalarında yer aldı. Bu, her ülkenin profesyonel jürilerinin yarı finaldeki katılımcıların gösterisini izlediği ve oy kullandığı 8 Mayıs jüri şovunu içeriyordu.\nGösterinin sonunda, Finlandiya'nın ilk 10'da yer aldığı ve daha sonra büyük finale yükseldiği ilan edildi. Daha sonradan Finlandiya'nın 108 puan alarak onuncu olarak finale çıktığı açıklanmıştır.\n1. Yarı final'in ardından finale yükselen 10 ülke için Basın Konferansı yapılmıştır. Bu Konferansta yükselen ülkenin katılımcısı fanustan Finalin hangi yarısında çıkacağına dair belirleme amaçlıydı. Finlandiya'nın finalde ikinci yarı'da çıkmasına kararlaştırılmıştır. Finalden bir gün önce yarışmanın yapımcıları Yarı finallerden yükselen ülkeler ve büyük 5'linin hangi sırada çıkacağını belirlemiştir. Finlandiya finalde Avustralya'dan sonra ve Bulgaristan'dan önce 17. sırada sahne almıştır.\nSaara finalden önce yani 11 ve 12 Mayıs tarihlerinde yeniden kostümlü provalarda sahne almış, 11 Mayıs'ta yapılan jüri finalinde Jüriler Canlı gösteri öncesi oylarını iletmiştir. Saara yarı finaldeki performansını tekrar sergilemiş, Finlandiya finalde 46 puanla yirmi beşinci olmuştur.\nÜç şov sırasında oylamada her ülke 1-8, 10 ve 12'den iki set puan veriyor: biri profesyonel jürisinden, diğeri televizyondan. Her ulusal jürisi, temsil ettikleri ülkenin vatandaşı olan beş müzik endüstrisi uzmanından oluşmaktadır. Bu jüri her bir katılımcıyı şu şekilde değerlendirdi: vokal kapasitesi; sahne performansı; şarkının kompozisyonu ve özgünlüğü; ve eylem tarafından genel izlenim. Buna ek olarak, ulusal jüri üyelerinden hiçbirinin, herhangi bir şekilde, taraflı ve bağımlı bir şekilde oy kullanamayacakları şeklinde ve bu durumu yapan jürilerin yarışmaya katılmasına izin verilmemiştir. Her jüri üyesinin bireysel sıralamaları ve ülkenin televizyon sonuçları büyük finalden kısa bir süre sonra açıklandı.\nBeş kişiden oluşan Finlandiyalı jüriler:\n\n\nYiğit Caner Aydın\nYiğit Caner Aydın (d. 23 Ağustos 1992; Trabzon, Türkiye), Türk paralimpik okçu ve Türkiye'nin ilk tekerlekli sandalyeli tv sunucusu. Okçular Vakfı Spor Kulübü'nde kariyerini sürdürmektedir. Dünya sıralamasında güncel olarak 3. sıradadır.\nPekin'de düzenlenen 2017 Paralimpik Okçuluk Dünya Şampiyonası'nda ilk kez ülkesini temsil etti. Takım olarak sıralama ve eleme atışlarında 2 dünya rekoru kırarak şampiyonluğa ulaştı. Bireysel kategoride ise bronz madalya maçını kaybederek yarışmayı 4. olarak tamamladı.\nYiğit Caner Aydın 23 Ağustos 1992 tarihinde Trabzon, Türkiye'de dünyaya geldi. 2013 yılında üniversite öğrencisiyken, arkadaşını üniversitesinde ziyaret ettiği bir günde başına devrilen bir stant sonucunda boyun omuru kırıldı ve C6 seviyesinde omurilik felci geçirdi. Elleri ve göğsünden itibaren tüm vücudu bu felçten etkilendi.\n2016 yılında tavsiye üzerine okçuluğa başladı. Paralimpik okçuluk yarışmalarında W1(Ağır Engelli) kategorisinde yarışmaktadır.Ulusal yarışmalarda iki yıl üst üste Türkiye 3.sü oldu ve milli takım kamplarına davet edildi. 2017 yılında Pekin'de düzenlenen Paralimpik Okçuluk Dünya Şampiyonası kadrosuna seçilerek ilk kez ülkesini temsil etmiştir. Takım olarak 1967 puan atarak 2015 yılında Donaueschingen Dünya Şampiyonası'nda Rusya milli takımının 1830 puanlık rekorunu, elemelerde 215 puan atarak ABD milli takımının 201 puanlık rekorunu egale etmişlerdir Finalde Rusya'yı 205-202'lik skorla yenerek takım olarak dünya şampiyonluğuna ulaşmıştır. \nBireysel kategoride ilk turda Brezilyalı rakibi Luiz Perilo'yu 141-124, 2. turda Rus rakibi Igor Meshkov'u 134-134 berabere kaldığı maçta beraberlik atışında, çeyrek final maçında dünya sıralamasında 1. olan Çekyalı rakibi David Drahoninsky'i 138-132 yendi. Yarı finalde takım arkadaşı Ömer Aşık ile eşleşti. Ömer Aşık'a 134-132 kaybettikten sonra, bronz madalya maçında Rus rakibi Konstantin Donskoi'ye 131-126'lik skorla elenerek dünya şampiyonasını 4. olarak tamamlamıştır.\n2019 yılı Mayıs ayında İtalya'nın Sardunya Adası Olbia şehrinde düzenlenen Avrupa Kupası 1. Ayak turnuvasında hem bireysel, hem de takım atışlarında şampiyon olarak yarışmayı 2 altın madalyayla bitirdi. İlk turda Eugenio Santana Franco'yu 139-109, çeyrek finalde Rus rakibi Denis Ten'i 139-131, yarı finalde takım arkadaşı Bahattin Hekimoğlu'nu 138-137 ve finalde Çekyalı rakibi David Drahoninsky'i 140-137 mağlup ederek ilk bireysel altın madalyasını kazanmıştır. Takım atışlarında final maçında kendilerine ait dünya rekorunu geliştirerek altın madalya kazanmışlardır.\nYine 2019 yılının Haziran ayında Hollanda'nın 's-Hertogenbosch şehrinde düzenlenen Paralimpik Okçuluk Dünya Şampiyonası'nda sıralama atışları sonucunda toplam 1969 puan atarak kendilerine ait dünya rekorunu geliştirmişlerdir. Bu yarışmada üst üste 2. dünya şampiyonluklarını kazanmışlardır.\nS Sport'ta yayınlanan Premier Panorama programını sunarak, Türkiye'nin tekerlekli sandalye kullanan ilk televizyon programı sunucusu oldu. Premier Lig'de haftanın gollerini, özetlerini, maçların unutulmaz anlarını ve ligin geçmişini yayınlayan programın anonslarını yapmaktadır. 11 Ocak 2019 tarihinde başlayan programı Twitter hesabından duyurmuştur.\nYiğit Caner Aydın resmi web sitesi\nYiğit Caner Aydın kişisel twitter hesabı\nWorld Archery (Dünya Okçuluk Federasyonu) 'de Yiğit Caner Aydın\nŞampiyonluk sonrası World Archery röportajı \nEkşi Sözlük'te yiğit caner aydın başlığı\nTrt Spor Net Günlüğü programında şampiyonluk haberi (Youtube)\nA Haber şampiyonluk röportajı (Youtube)\nRadyo A'da Bi' Dünya Spor canlı yayını (Youtube)\nBilkent Radyo'da kısa paslar programı canlı yayını (Youtube)\n\n\nBizans-Sasani Savaşı (572-591)\nBizans-Sasani Savaşı (572-591), Bizans İmparatorluğu ile Sasani İmparatorluğu arasında gerçekleşen savaştır. Kafkasya bölgesinde Pers egemenliği altında olan Bizans yanlılarının ayaklanmaları ile başladı, ancak diğer olaylar patlak verdi. Çatışma büyük oranda Güney Kafkasya ve Mezopotamya ile sınırlıydı, ancak Doğu Anadolu, Suriye ve Kuzey İran'a da yayılmıştı. Bu, 6. ve 7. yüzyılın çoğunu kapsayan bu iki imparatorluk arasındaki yoğun bir savaş dizisinin bir parçasıydı. Büyük ölçüde sınır eyaletleri ile sınırlandığı ve bu sınır bölgesinin ötesinde herhangi bir düşman topraklarının kalıcı bir şekilde işgal edilmediği aralarındaki birçok savaşın sonuncusuydu. 7. yüzyılın başlarındaki çok daha kapsamlı ve belirgin son çatışmadan önce geldi.\n562 yılında imzalanan Dara Antlaşması'nın ardından on yıldan kısa bir süre sonra, gerginlikler, savaşın 520'li yıllarda patlak vermesinden önce olduğu gibi, iki imparatorluğun nüfuz alanı arasındaki tüm kavşak noktalarına yerleşti. 568-569'da, Bizanslar, Perslere karşı bir ittifak için Göktürkler ile sonucu başarısız olan müzakerelere (Zemarchus elçiliğinde) katıldılar; 570'te Sasaniler, Yemen'i işgal ederek Bizans'ın Aksum ittifakını bozdular ve Himyar Krallığı'nı bir kukla devlet olarak yeniden kurdular; 570 ve 571'de Sasanilerin Arap müttefikleri Lahmîler, Bizans topraklarında baskınlar başlattı, ancak her iki durumda da Bizanslıların müttefiki Gassaniler tarafından yenildiler; ve 570'te Bizans, İberya'da bir başka isyan eşliğinde 571'de başlayan Sasani'ye karşı bir Ermeni isyanını desteklemek için gizli bir anlaşma yaptılar. 572'nin başlarında, II. Vardan Mamikonyan dönemindeki Ermeniler, Ermenistan'ın Pers valisini mağlup ederek merkezini Divin'i ele geçirdiler; Persler kısa süre sonra kenti geri aldı ancak kısa bir süre sonra birleştirilen Ermeni ve Bizans kuvvetleri tarafından yeniden ele geçirildi ve Bizans ile Persler arasındaki doğrudan düşmanlıklar başladı. 5. yüzyılda sık ayaklanmalara rağmen, 6. yüzyılın erken savaşlarında Ermeniler, İberya ve Lazika'daki komşularının ve diğer Hristiyanların aksine, çoğunlukla Sasani egemenliğine sadık kalmışlardır. Ermenilerin, bölgedeki İberyalılar, Lazikalılar ve Bizanslılardan oluşan Hristiyan halkların koalisyonu ile birleşmeleri, Kafkasya'daki güç dengesini çarpıcı şekilde bir şekilde değiştirdi ve Bizans kuvvetlerinin savaşı daha önce bu cephede mümkün olanlardan daha Pers topraklarına taşımalarını sağladı: Savaş boyunca Bizans kuvvetleri Albanya'ya kadar (modern Azerbaycan) istila edebildi ve hatta oralarda kışlayabildiler.\nBununla birlikte, Mezopotamya'da, savaş Bizans'a felâketle başladı. Sargathon'da 573'te zafer kazandıktan sonra, Nisibis'i kuşattılar ve görünüşe göre Pers sınır savunmasının baş kalesi şehri, ele geçirmek üzereyken generalleri Marcian'ın aniden görevden alınmasının düzensiz bir geri çekilmeye yol açtığı anlaşılmaktadır. Bizans kafa karışıklığından faydalanarak, I. Hüsrev (531-579 arası hükümdar) komutasında Sasani güçleri, Dara'yı hızla karşı saldırıya uğradı ve dört aylık kuşatmanın ardından şehri ele geçirdiler. Aynı zamanda, Adarmahan komutasında daha küçük bir Pers ordusu Suriye'yi talen edip ve Epemiye ve bir dizi başka şehri yağmaladılar. Sadece Antakya yakınlarındaki Bizans savunma kuvvetleri tarafından Suriye'ye doğru itildiler. Daha da kötüsü, 572'de Bizans imparatoru II. Justinus (565-578 arası hükümdar), Gassani kralı III. el-Mundhir'e suikast düzenlenmesini emretti; hayatındaki başarısız girişimin bir sonucu olarak el-Mundhir Bizanslılarla olan ittifakını kopararak çöl sınırlarını açığa çıkardı.\nMezopotamya'daki ana Bizans kalesi Dara'nın düşmesi, söylentiye göre II. Justinus'un çıldırmasına ve Bizans İmparatorluğu'nun kontrolünün, eşi Sofia ve Tiberius Konstantin'e geçmesine neden oldu. Yeni naipler, bir yıllık ateşkes için 45.000 \"nomismata\" ödemeyi kabul ettiler ve daha sonra yılda 30.000 \"nomismata\" ödeyerek bunu beş yıla kadar uzattılar. Bununla birlikte, bu ateşkes yalnızca Mezopotamya cephesine uygulanmıştı; Kafkasya'da savaş devam etti.\n575'te Bizanslar, Gassaniler ile olan farklılıklarını çözmeyi başardılar; bu ittifak yenilemesi bir anda belirgin bir meyve verdi, Gassaniler, Lahmîlerin başkenti El-Hira'yı yağmaladılar. Aynı yıl, Bizans kuvvetleri Kafkasya'daki Albanya'da sefer yürütmek ve yerli kabilelerden rehin almak için olumlu durumdan yararlandı. 576 yılında Hüsrev, Pers ordularının I. Şapur (240-270 arası hükümdar) döneminden bu yana bulunmadığı Kafkasya üzerinden Anadolu'ya doğru uzun menzilli bir vuruş içeren son ve en iddialı olan seferine başladı. Theodosiopolis ve Caesarea'ya saldırma girişimleri engellendi, ancak çekilmeden önce Sebasteia'yı yağmalamayı başardı. Eve dönüş yolunda, yakalandı ve Doğu'nun \"magister militum\"u Justinianus tarafından Melitene yakınlarında ağır bir yenilgi aldı; kaçarlarken savunmasız Melitene kentini talan ettiler, ordusu Bizans saldırısı altında Fırat'ı geçerlerken daha ağır kayıplara uğradılar. Hüsrev'in bu fiyaskoyla çok sarsıldığı ve kendisinin canını zor kurtarmasından sonra haleflerinden herhangi birinin, karşı tarafın başında da bir hükümdar olmaması durumunda, şahsen sefere çıkmasını yasaklayan bir kanun çıkardığı söylenir. Bizanslılar, Pers barışını, Albanya ve Azerbaycan'a derinlemesine baskın yaparak, Hazar Denizi üzerinden kuzey İran'a karşı baskınlar düzenleyerek, İran topraklarında kışlarken ve saldırılarını 577 yazına devam ederek kullandılar. Hüsrev şimdi barış istedi, ancak Ermenistan'da general Tamkhosrau'nun ezeli düşmanı Justinianus karşısında zafer kazanması, kararını zorlaştırdı ve savaş devam etti.\n578'de, Mezopotamya'daki ateşkes sona erdi ve savaşın ana odağı bu cepheye kaydı. Mezopotamya'da Pers baskınından sonra Doğu'nun yeni \"magister militum\"u olan Mauricius, Dicle'nin iki yakasında baskınlar düzenledi, Aphumon kalesini ele geçirdi ve Singara'yı yağmaladı. Hüsrev tekrar 579'da barış istedi, ancak bir anlaşmaya varılmadan öldü ve ardılı IV. Hürmüz (579-590 arası hükümdar) müzakereleri bozdu. 580 yılında Gassaniler yine Lahmîler üzerinde bir zafer daha kazanırken, Bizans saldırıları Dicle'nin doğusuna da girdi. Bununla birlikte, bu süre zarfında Ermenistan'daki durum ile ilgili görevlendirilen geleceğin II. Hüsrev'i, asi liderlerin çoğunu Sasani'ye bağlı kalmaya ikna etmeyi başardı ancak İberya Bizans'a sadık kalmaya devam etti. Ertesi yıl, Mauricius komutasında Bizans kuvvetleri ve III. el-Mundhir komutasında Gassani kuvvetleri tarafından Fırat boyunca gerçekleştirilen iddialı bir seferde ilerleme kaydedilemezken; Adarmahan komutasında Persler ise Mezopotamya'da yıkıcı bir sefer başlattılar. Mauricius ve III. el-Mundhir, bu zorluklar yüzünden birbirlerini suçladılar; Bizans ve Gassaniler arasındaki savaşı tetikleyecek ve Gassani krallığının sona ermesinin başlangıcını işaretleyecek, ihanet şüphesiyle el-Mundhir'in tutuklanmasına neden oldu.\n582'de, Adarmahan ve öldürülen Tamkhosrau'ya karşı Konstantina'da zafer kazandıktan sonra, Mauricius, II. Tiberius'ün (574-582 arası hükümdar) ölümünün ardından imparator oldu. Konstantina'da kazanılan avantaj, daha sonra, Doğu'da \"magister militum\" olan ardılı İoannis Mistakon Nymphios nehri üzerinde Kardarigan'a yenildiğinde kaybetti. 580'li yılların ortalarında, savaş, sonuçsuz barış görüşmeleriyle noktalanmış baskınlar ve karşı baskılar vasıtasıyla sonuçsuz kalmaya devam etti; Bir önemli çatışma, 586'daki Solachon Muharebesi'ndeki Bizans zaferiydi.\n584'te el-Mundhir'in halefi el-Numan'ın Bizanslılar tarafından tutuklanması Gassani krallığının parçalanmasına yol açtı ve Gassani krallığı gevşek bir kabile koalisyonuna geri döndü ve eski gücünü hiçbir zaman geri alamadı. 588'de, paraları ödenmemiş Bizans birliklerinin yeni komutanları Priscus'a karşı bir isyanları, Sasanilere bir atılım için bir şans vermeye başlamış görünüyordu, ancak isyancıların kendileri sonraki Pers saldırısını püskürttü; Tsalkajur'da bir sonraki yenilgi sonrasında, Bizans, Martyropolis'te bir başka zafer kazandı. Bu yıl boyunca, 15 yıl önce Dara'nın düşüşüne tutuklanan bir grup tutsak Huzistan'daki cezaevlerinden kaçmış ve Bizans topraklarına dönmüşlerdi.\n589'da savaşın seyri aniden değişti. İlkbaharda Bizans anlaşmazlığı çözülüp isyana son verdi ancak Martyropolis, Sittas adlı bir memurunun ihanetiyle Perslere düştü ve Bizans'ın geri alma çabası başarısızlığa uğradı, ancak ertesi yıl Bizans Sisauranon'da bir savaş kazandı ve onun komutanları Bleschames yakalamayı başardılar. Bu arada Kafkasya'da Bizans ve İberya saldırıları, yakın zamanda Orta Asya cephesinden Göktürkler ile savaşta başarılı sonuçlar alan Pers generali Behram Çubin tarafından püskürtüldü. Bununla birlikte, Arakses Nehri üzerindeki Romanus komutasındaki Bizanslılar tarafından mağlup edildikten sonra Behram, IV. Hürmüz tarafından aşağılanarak görevden alındı. Bu aşağılamadan gücenen general, kısa sürede Sasani ordusunun çoğunun desteğini alan bir ayaklanma çıkardı. İlerlemesi ile tedirgin olan İran sarayının 590 üyesi Hürmüz'ü devirip, öldürdüler, oğlunu II. Hüsrev (590-628 arası hükümdar) olarak tahta çıkardılar. Behram, buna rağmen isyanıyla bastırdı ve yenilen Hüsrev kısa süre sonra emniyeti için Bizans topraklarına kaçtı. Behram ise tahtı VI. Behram olarak ele geçirdi ve imparatorluğun kuruluşundan bu yana Sasani hanedanının yönetiminde ilk kesintiye neden oldu. Mauricius'un desteğiyle Hüsrev tahtta tekrar sahip olmak için harekete geçti, Nisibis'te bulunan ana Pers ordusunun desteğini kazandı ve Martyropolis'i Bizans müttefiklerine geri verdi. 591'in başlarında, Behram tarafından gönderilen bir ordu Nisibis yakınlarındaki Hüsrev taraftarları tarafından mağlup edildi ve daha sonra Tizpon, Mahbodh tarafından Khosrow adına alındı. Dara'nın Bizans kontrolüne geri verilmesiyle, Hüsrev ve Doğu'nun \"magister militum\"u Narses'in birleşik Bizans ve Sasani birlikleri Mezopotamya'dan Behram ile karşılaşmak için Azerbaycan'a ilerlerken, Ermenistan'ın \"magister militum\"u İoannis Mistakon yönetiminde ikinci bir Bizans ordusu kuzeyden kıskaç hareketi düzenledi. Ganzak yakınlarında gerçekleşen Blarathon Muharebesi'nde, Behram'ı ağır bir şekilde yenerek II. Hüsrev'i iktidara getirip, savaşı sona erdirdiler.\nHüsrev'i tahta geri getirme konusunda hayati bir rol oynamış olan Bizans, Pers ile olan ilişkilerinde hakim bir konumda kalmıştır. Hüsrev sadece Mauricius'un yardımı karşılığında Dara ve Martyropolis'e geri vermekle kalmadı, aynı zamanda Tigranakert, Malazgirt, Baguana, Valarsakert, Bagaran, Vardkesavan, Erivan, Ani, Kars ve Zarisat dahil birçok şehrin Sasaniler tarafından Bizans'a teslim ettiği yeni bir Kafkasya taksimini kabul etti. Ardahan, Lori, Dmanisi, Dmanisi, Mtsheta ve Tontio şehirleri de dahil olmak üzere İberya Krallığı'nın batı kısmı Bizans'a bağımlı hale geldi. Lazika'ya verilen Cytaea şehir de Bizans'a bağımlı hale geldi. Böylece, Kafkasya'daki Bizans kontrolünün kapsamı tarihsel olarak en üst noktaya ulaştı. Ayrıca, Bizanslıların katıldığı daha önceki ateşkes ve barış antlaşmalarının aksine, ya barış için, işgal altındaki toprakların iade edilmesi için ya da Kafkasya geçitlerinin savunmasına katkıda bulunmak için Bizanslıların parasal ödeme yapmaması, güç dengesinde büyük bir kaymaya işaret eder. İmparator Maurice, selefinin Balkanlar'daki ihmallerini kapsamlı seferler ile aşmak için bile bir konumdaydı. Bununla birlikte, Maurice ile Hüsrev arasındaki ittifak, on iki yıl sonra, her iki imparatorluk için de felaket sonuçları ile yeni bir savaş başlatmaya yardımcı olduğu için, bu durum çok geçmeden değişti.\n\n\nCenizas del paraíso\nCenizas del paraíso (, ), 2002 çıkışlı Arjantin-İspanya-İtalya yapımı gerilim, suç, gizem ve dramatik türde filmdir. Marcelo Piñeyro tarafından yönetilmiş, senaryosu da Marcelo Piñeyro ve Marcelo Figuera tarafından kaleme alınmıştır. Başrolleri Ricardo Darín, Cecilia Roth, Tomás Fonzi, Héctor Alterio ve Leticia Brédice paylaşmaktadır. Geriye dönüşlerde, bir ailenin - bir hakim ve üç yetişkin çocuğunun – sadakat ve ihanet, kör güven ve şüpheler arasında özel yaşam mutluluklarının nasıl bozulduğunu anlatılıyor.\nFilm, saygın yargıç Costa Makantasis'in (Héctor Alterio) Federal Adliye Sarayından çıkması ile açılıyor. Daha sonra, en büyük oğlu Pablo (Leonardo Sbaraglia) genç ve güzel Ana Muro'nun (Leticia Brédice) cesedini iki küçük kardeşiyle birlikte yaşadığı evden sürükleyerek götürür. İki hakim iki ayrı ölümü araştırmaya başlarlar. Kısa süre sonra Costa Makantasis'in intihar ettiğine karar verildi. Ancak, Beatriz Teller (Cecilia Roth) tarafından araştırılan Ana Muro davası, üç oğlu da cinayeti itiraf ettiğinden karmaşıklaşmıştır, her biri kendi başına hareket ettiğini ve diğer ikisinin masum olduğunu iddia eder. Üstelik her birine karşı gerçekten bazı kanıtlar bulunmaktadır.\nFilm, aralarında ünlü Goya Ödülü, (İspanyolca En İyi Film; \" Mejor Película Extranjera de Habla Hispana \") de olan birçok ödül kazanmıştır. 1997 yılında Arjantin'in Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü dalında Akademi Ödülleri'ne aday adayı olmuşsa da adaylık adaylık elde edememiştir.\n\n\nBizans-Sasani savaşları\nBizans-Sasani savaşları, Bizans (Doğu Roma) İmparatorluğu ile Pers Sasani İmparatorluğu arasında savaş serisi.\n\n\nOunasjoki\nOunasjoki (), Finlandiya'nın Laponya bölgesinde bulunan bir nehirdir. Nehir, 299.6 km uzunluğu ile Finlandiya'nın en uzun nehir koludur. Ounasjärvi'den başlayarak Kemijoki ile birleşmektedir.\n\n\nLaponya Ãœniversitesi\nLaponya Üniversitesi, (; ), Finlandiya'nın Rovaniemi kentinde bulunan bir üniversitedir. 1 Mart 1979 tarihinde kurulmuş olup Avrupa Birliği'nin en kuzeyinde bulunan üniversitedir.\nLaponya Üniversitesi, Sanat ve Tasarım, Eğitim, Hukuk ve Sosyal Bilimler olmak üzere dört fakülteye ayrılmaktadır. Bunlara ek olarak Arktik araştırmaları için Arktik Merkezi bulunmaktadır.\n\n\nLaponya (Finlandiya)\nLaponya (; ; ), Finlandiya'nın bölgelerinden biridir. Bölge, Laponya'nın Finlandiya kesiminden oluşmakta olup Kuzey Ostrobotniya ve Kainuu ile İsveç, Norveç ve Rusya ile komşudur. Yüzölçümü 100,370.05 km² olan bölgenin nüfusu 30 Eylül 2017 tarihi itibari ile 178,896 olup. Finlandiya'nın en büyük ve en seyrek nüfuslu bölgesidir. Finlandiya'nın dörtte birini oluşturmaktadır ve büyük kısmı Kuzey Kutup Dairesi'nin kuzeyinde kalmaktadır. Bölgenin merkezi Rovaniemi'dir.\nSamiler, Laponya'nın yerli halkı olup bazı belediyelerde özerk haklara sahiptirler.\nBölgenin başlıca gelir kaynakları ormancılık, su enerjisi, ren geyiği yetiştiriciliği ve turizmdir. Finlandiya'da yer alan en büyük iki millî park olan Pallas-Yllästunturi ve Lemmenjoki millî parklarına ev sahipliği yapmaktadır.\nLaponya, dördü şehir olmak üzere 21 belediyeye ayrılmaktadır;\n\n\nMichael Rosenbaum\nMichael Owen Rosenbaum (d. 11 Temmuz 1972), Amerikalı oyuncu. televizyon dizisi olarak gösterilen Smallville'de canlandırdığı kötü karakter Lex Luthor olarak tanınmıştır.\nKentucky Üniversitesi mezunu olan oyuncu aynı zamanda video oyunları için seslendirme ve dublörlükte yapmaktadır.\n\n\nJohn Schneider\nJohn Richard Schneider (d. 8 Nisan 1960; Mount Kisco, New York), Amerikalı oyuncu, şarkıcı, yazar ve film yapımcısıdır. Rol aldığı televizyon dizileri Bo Duke karakterini canlandırdığı \"The Dukes of Hazzard\" ve Süpermen'in üvey babası Jonathan Kent karakterini canlandırdığı \"Smallville\" ile bilinir. Schneider oyunculuk dışında country müziği ile uğraşmaktadır.\n\n\nAmpisilin\nAmpisilin, endokardit, idrar yolu enfeksiyonu, menenjit, salmonelloz ve solunum yolu enfeksiyonunun aralarında bulunduğu bazı hastalıkların önlenmesinde ve tedavisinde kullanılan bir antibiyotiktir. Yeni doğanlarda görülen b grubu streptokok enfeksiyonlarının önlenmesi amacıyla da kullanılabilir. Ağız, intramsküler enjeksiyon ya da intravenöz yoluyla kullanılabilir.\nAmpisilinin yaygın görülen yan etkileri arasında bulantı, döküntü ve ishal yer alır. Görece daha ciddi yan etkileri arasında \"Clostridium difficile\" enfeksiyonu ve anafilaksi bulunur. Penisilin alerjisine sahip kişiler tarafından kullanılmaması gerekirken böbrek yetmezliği çeken bireylerde kullanılan dozun düşürülmesi gerekebilir. Hamilelik ve emzirme dönemlerinde kullanımı güvenlidir.\n1958'de keşfedilen ampisilinin ticari kullanımına 1961'de başlamıştır. Dünya Sağlık Örgütünün Temel İlaçlar Model Lisesi'nde yer almaktadır.\n\n\n2018 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Macaristan\nMacaristan, 2018 Eurovision Şarkı Yarışması'na Dániel Kökényes, Bence Brucker, Áron Veress, Soma Schiszler ve Örs Siklósi'nin yazdığı \"Viszlát nyár\" adlı şarkıyla katılmıştır. Şarkıyı AWS müzik grubu seslendirmiştir. Macar yayıncı Médiaszolgáltatás-támogató és Vagyonkezelő Alap (MTVA) ve DUNA tarafından Portekiz'in başkenti Lizbon'da yapılan 2018 yarışması'nda Macaristan'ı temsil eden kişiyi \"A Dal 2018\" yarışması'nda seçmiştir.\n2017 yarışması'ndan önce, Belçika Eurovision Şarkı Yarışması'na on beş kez katılmış, ilk katılımını 1994 yılında gerçekleştirmiştir. Macaristan günümüze dek hiç kazanamamıştır. en iyi sonuçlarını ilk katıldıkları 1994 yılında \"Kinek mondjam el vétkeimet?\" adlı şarkısıyla Friderika Bayer dördüncü olmuştur. Macaristan 1999 ve 2005 yılları arasında yarışmadan çekilmiş, ayrıca 2006 ve 2010 yıllarında da çekilmiştir. 2014 yılında András Kállay-Saunders'in seslendirdiği \"Running\" adlı şarkı ile katılmış ve beşinci olmuştur. bu sonuç ülkenin ilk katıldığı yıldan beri ikinci en iyi sonuçtur. 2017 yılında Macaristan Joci Pápai'nin seslendirdiği \"Origo\" adlı şarkı ile katıldığı yarışmada yarı finalden finale 2. olarak çıkmış, Finalde 8. olmuştur.\nMacar Ulusal Yayımcısı Duna Macaristan'ın temsilcisini seçmek için görevlendirilen kanaldır. Duna kanalı ülke'nin yarışmaya katılımını 15 Mayıs 2016 tarihinde onaylamıştır. Macaristan tüm Eurovision temsilcilerini Ulusal final veya Görevlendirme ile seçmiş, 2012 yılından bu yana yeni müzik yarışması olarak \"A Dal\" yarışması ile seçmeye başlamıştır. Katılımı onayladıktan sonra kanal yetkilileri 2018 yılında da bu yarışma ile temsilci ve şarkısını seçeceğini açıkladı.\n\"A Dal 2018\" Bu yıl 7.'si gerçekleşecek Macaristan'ın 2018 Eurovision Şarkı Yarışması'na temsilci göndermek için Duna TV kanalı tarafından oluşturulmuş bir Ulusal Finaldir. Yarışma 20 Ocak 2018 tarihinde başlayıp altı hafta sonra 24 Şubat 2018 tarihinde sona ermiştir. Yarışmanın tüm gösterileri Duna TV kanalında ve online ortamda \"mediaklikk.hu/adal\" adresinden yayınlanmıştır. Yarışma'nın sunuculuğunu Kriszta Rátonyi ve Freddie üstlenmiştir.\nJüri üyeleri her gösteride katılımcı şarkıcıları oylayıp üst aşamaya çıkmasında ve kazanmasında puanlama yapmıştır. Jüri üyeleri:\nOnline başvuru katılım süresi olarak 15 Kasım 2017 tarihine kadar kanala iletmeleri istenmiş, Kanal katılımcıların 16 yaşını doldurması, Macar asıllı veya Macar vatandaşı olmaları şartını getirmiştir. Şarkıcılar, Uluslararası bestecilerle çalışırken şarkılarını İngilizce veya Macarca dilinde söylenmesini istenmiş, Eğer şarkı İngilizce dilinde ise Macarca çevirisi ile göndermeleri istenmiştir.\nİlk eleme 20 Ocak 2018'de gerçekleşti ve burada on katılımcı yarıştı. İki tur oylamadan sonra yarı finallere altı katılımcı yükseldi. İlk oylama turunda beş jüri, her jüridem alınan puanlar ve SMS, mobil uygulama ve çevrimiçi oylama yoluyla sunulan puanlara dayanan bir izleyici oyundan alınan toplam puandan belirlendi. İkinci oylama turunda ilk beşte olmayan beş geri kalan katılımcı bir tane daha ek elemeyi belirlemek için halk oylamasıyla karşı karşıya kaldı. İlk beş elemede Leander Kills'in yaptığı \"Nem szól harang\", Zsolt Süle'nin \"Zöld a május\", Gabi Knoll tarafından \"Nobody die for\", \"Ceasefire X tarafından gerçekleştirilen \"Sattelite\" ve \"Budapesht girl\" Viktor Király. Final yarışmasında Tamás Vastag'ın yaptığı \"Ne hagyj reményt\" vardı. Katılımcı performanslarına ek olarak, János Kóbor ve Balkan Fanatik de gösteri için ara performans gerçekleştirdiler.\nİkinci eleme 27 Ocak 2018'de gerçekleşti ve burada on katılımcı yarıştı. İki tur oylamadan sonra yarı finallere altı katılımcı yükseldi. İlk oylama turunda beş jüri, her jüridem alınan puanlar ve SMS, mobil uygulama ve çevrimiçi oylama yoluyla sunulan puanlara dayanan bir izleyici oyundan alınan toplam puandan belirlendi. İkinci oylama turunda ilk beşte olmayan beş geri kalan katılımcı bir tane daha ek elemeyi belirlemek için halk oylamasıyla karşı karşıya kaldı. İlk beş elemeden Odett, \"Yes let You Run Away\" gerçekleştirdikleri \"Aranyhal\", Gergely Dánielfy'nin yaptığı \"Azt mondtad\", Gábor Heincz Biga'nın \"Good Vibez\" ve AWS tarafından gerçekleştirilen \"Viszlát nyár\" . SativuS tarafından gerçekleştirilen \"Lusta lány\" nın final elemesi oldu. Yarışmaya katılanların performanslarına ek olarak, James Karácsony ve Margaret Adası ara gösteri performansı gerçekleştirdiler.\nÜçüncü eleme 3 Şubat 2018'de gerçekleşti ve burada on katılımcı yarıştı. İki tur oylamadan sonra yarı finallere altı katılımcı yükseldi. İlk oylama turunda beş jüri, her jüridem alınan puanlar ve SMS, mobil uygulama ve çevrimiçi oylama yoluyla sunulan puanlara dayanan bir izleyici oyundan alınan toplam puandan belirlendi. İkinci oylama turunda ilk beşte olmayan beş geri kalan katılımcı bir tane daha ek elemeyi belirlemek için halk oylamasıyla karşı karşıya kaldı. İlk beş elemede \"Nagybetűs szavak\" adlı şarkısıyla Maszkura és a tücsökraj, \"Bármerre jársz\" adlı şarkısıyla Ham ko Ham, \"Meggyfa\" adlı şarkısıyla Tamás Horváth, \"Életre kel\" adlı şarkısıyla Nikoletta Szőke, Attila Kökény ve Róbert Szakcsi Lakatos, \"Journey (Break Your Chains)\" adlı şarkısıyla Cintia Horváth & Tomi Balogh. Final yarışmasında \"H Y P N O T I Z E D\" adlı şarkısıyla Roland Gulyás vardı. Katılımcı performanslarına ek olarak, Fecó Balázs and Veca Janicsák de gösteri için ara performans gerçekleştirdiler.\nBirinci yarı final'de dokuz katılımcı yarışmıştır. Dört katılımcı finale yükselmiştir. İlk turda jüri ve halk oylaması sonucunda en yüksek puanı alan üç katılımcı bir üst tura yükselmiştir. İkinci turda kalan 6 katılımcı arasında halk oylaması sonucu en yüksek puanı alan dördüncü katılımcı bir üst tura yükselmiştir.\nİkinci yarı final'de dokuz katılımcı yarışmıştır. Dört katılımcı finale yükselmiştir. İlk turda jüri ve halk oylaması sonucunda en yüksek puanı alan üç katılımcı bir üst tura yükselmiştir. İkinci turda kalan 6 katılımcı arasında halk oylaması sonucu en yüksek puanı alan dördüncü katılımcı bir üst tura yükselmiştir.\nFinal, 24 Şubat 2018'de düzenlenecek ve yarı finalden kalma sekiz yarışmanın yarışacağı yarışmacılar iki tur oylamada seçilecek. İlk turda, jüri ikinci tura yükselecek en üst dört kaydı belirleyecek. Dört jüri için oylama sistemi, sıcaklıklar ve yarı finallerde kullanılan yöntemden farklı olacaktır. Her bir jüri, her bir performansı takiben puanların atanması yerine tüm şarkıların icrasını takiben skorlarını ilan edecek ve jürinler tercih edilen en üstteki dört kaydı sıralayacak ve puanları aşağıdaki şekilde atayacaktır: 4 (en düşük), 6, 8 ve 10 (en yüksek) . En yüksek toplam puana sahip dört kayıt ikinci tura geçecektir.\n\"2018 Eurovision Şarkı Yarışması\", Yarı finalleri 8 ile 10 Mayıs 2018 tarihlerinde, Final ise 12 Mayıs 2017 tarihinde Portekiz'in başkenti Lizbon'da bulunan Altice Arena'da yapılacak. Eurovision kurallarına göre, tüm ülkeler, ev sahibi ülke ve \"Big 5\" (Fransa, Almanya, İtalya, İspanya ve Birleşik Krallık) ülkeleri dışında iki yarı finalli sistemde yarışarak finale çıkmak üzere; her yarı finalden ilk on'a giren ülkeler finale çıkma şansını yakalamıştır. Avrupa Yayın Birliği (EBU) önceki yarışmaları göz önünde bulundurarak kura çekimi için altı ayrı fanusa koymuş, oylama tarihlerindeki ülkeler kim yakınsa aynı fanusta yer almıştır. 29 Ocak 2018 tarihinde yapılan özel kura çekimi töreninde, ülkelerin hangi yarı finalin hangi yarısında yer alacağı belirlenmiştir. Macaristan, 8 Mayıs 2018 tarihindeki İkinci yarı finalde yarışmasına karar verilmiş ve Yarı final'in ikinci yarısında yer alacağı belirlenmiştir.\n2018'in bütün katılımcı şarkıları yayınlandıktan sonra yarışmanın yönetmenleri Yarı finallerde hangi ülkenin kaçıncı sırada çıkacağı belirlemiştir. Yarışmanın yönetmenleri Macaristan'ın Malta'dan sonra ve Letonya'dan önce 13. sırada sahne almasına karar vermiştir.\nAWS, teknik provalarda 2 Mayıs ve 6 Mayıs tarihlerinde, ardından 9-10 Mayıs tarihlerinde kıyafet provalarında yer aldı. Bu, her ülkenin profesyonel jürilerinin yarı finaldeki katılımcıların gösterisini izlediği ve oy kullandığı 8 Mayıs jüri şovunu içeriyordu.\nGösterinin sonunda, Macaristan'ın ilk 10'da yer aldığı ve daha sonra büyük finale yükseldiği ilan edildi. Daha sonradan Macaristan'ın 111 puan alarak onuncu olarak finale çıktığı açıklanmıştır.\n2. Yarı final'in ardından finale yükselen 10 ülke için Basın Konferansı yapılmıştır. Bu Konferansta yükselen ülkenin katılımcısı fanustan Finalin hangi yarısında çıkacağına dair belirleme amaçlıydı. Macaristan'ın finalde ikinci yarı'da çıkmasına kararlaştırılmıştır. Finalden bir gün önce yarışmanın yapımcıları Yarı finallerden yükselen ülkelerin ve büyük 5'linin hangi sırada çıkacağını belirlemiştir. Macaristan finalde İsveç'ten sonra ve İsrail'dan önce 21. sırada sahne almıştır.\nAWS finalden önce yani 11 ve 12 Mayıs tarihlerinde yeniden kostümlü provalarda sahne almış, 11 Mayıs'ta yapılan jüri finalinde Jüriler Canlı gösteri öncesi oylarını iletmiştir. AWS yarı finaldeki performansını tekrar sergilemiş, Macaristan finalde 93 puanla yirmi birinci olmuştur.\nÜç şov sırasında oylamada her ülke 1-8, 10 ve 12'den iki set puan veriyor: biri profesyonel jürisinden, diğeri televizyondan. Her ulusal jürisi, temsil ettikleri ülkenin vatandaşı olan beş müzik endüstrisi uzmanından oluşmaktadır. Bu jüri her bir katılımcıyı şu şekilde değerlendirdi: vokal kapasitesi; sahne performansı; şarkının kompozisyonu ve özgünlüğü; ve eylem tarafından genel izlenim. Buna ek olarak, ulusal jüri üyelerinden hiçbirinin, herhangi bir şekilde, taraflı ve bağımlı bir şekilde oy kullanamayacakları şeklinde ve bu durumu yapan jürilerin yarışmaya katılmasına izin verilmemiştir. Her jüri üyesinin bireysel sıralamaları ve ülkenin televizyon sonuçları büyük finalden kısa bir süre sonra açıklandı.\nBeş kişiden oluşan Macar jüriler:\n\n\nMehdi Recebyan\nMehdi Recebyan (Farsça: مهدی رجبیان; d. Ekim 1989 - İran), İranlı besteci, müzisyen ve siyasi tutsak.\nBirincil mahkemede müzik etkinliği nedeniyle altı yıl ceza alan ve 2016 yılında Evin Hapishaneden cezalandırılan İran besteci Recebyan. Hastalığını tedavi etmek için 30 günlük açlık grevindeydi, böylece tedavi altına alınmaya çalişdi. Rajabian ciddi bir hapishanede. Uluslararası Af Örgütü ve Birleşmiş Milletler ve dünya sanatçıları serbest bırakılması için birçok kampanya hazırladı.\n\n\n2018 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Arnavutluk\nArnavutluk, 2018 Eurovision Şarkı Yarışması'na katılmıştır. Arnavut yayıncı Radio Televizioni Shqiptar (RTSH) tarafından Portekiz'in başkenti Lizbon'da yapılan 2018 yarışması'nda Arnavutluk'u temsil eden kişiyi \"Festivali i Këngës 56\" yarışması'nda seçmiştir. Arnavutluk'u Lizbon'da \"Mall\" adlı şarkısıyla Eugent Bushpepa temsil etmiştir.\n2018 yarışması'ndan önce, Arnavutluk Eurovision Şarkı Yarışması'na on dört kez katılmış, ilk katılımını 2004 yılında gerçekleştirmiştir. Arnavutluk'un günümüze dek en iyi derecesi aldığı beşinciliktir. 2012 yılında \"Suus\" adlı şarkısıyla Rona Nishliu ile almıştır. Yarı final sistemi getirilen 2004 yılından bu yana yedi kez finale çıkmıştır. 2017 yılında Arnavutluk Lindita'nın seslendirdiği \"World\" adlı şarkı ile katıldığı yarışmada yarı finalde 14. olabilmiştir.\nArnavut Ulusal Yayımcısı Radio Televizioni Shqiptar (RTSH) Arnavutluk'un temsilcisini seçmek için görevlendirilen kanaldır. RTSH kanalı ülke'nin yarışmaya katılımını 2 Ekim 2017 tarihinde onaylamıştır. Arnavutluk tüm Eurovision temsilcilerini \"Festivali i Këngës 56\" adlı festival ile seçmiştir. Katılımı onayladıktan sonra kanal yetkilileri 2018 yılında da bu yarışma ile temsilci ve şarkısını seçeceğini açıkladı.\n\"Festivali i Këngës 56\" Arnavutluk'un 2018 Eurovision Şarkı Yarışması'na temsilci göndermek için RTSH kanalı tarafından oluşturulmuş bir Ulusal Finaldir. Yarışma'nın finali 23 Aralık 2017'de yapılmıştır.\nOnline başvuru katılım süresi olarak 2 Kasım 2017 ile 10 Kasım 2017 tarihleri arasında kadar kanala iletmeleri istenmiş, Kanal katılımcıların 16 yaşını doldurması, Arnavut asıllı veya Arnavut vatandaşı olmaları şartını getirmiştir. Şarkıcılar, sadece Arnavutça dilinde şarkıyla festivale katılabilecek.\nArnavut Ulusal Yayıncı RTSH 19 Aralık 2017 tarihinde Yarı finallerde yarışan 56th Festivali i Këngës katılımcılarını dağıtmıştır.\nFinal 23 Aralık 2017 tarihinde yapılmıştır. Yarı finallerden yükselen on dört katılımcı yarışmıştır. Kazananı beş kişilik jüri belirlemiştir.\n\"2018 Eurovision Şarkı Yarışması\", Yarı finalleri 8 ile 10 Mayıs 2018 tarihlerinde, Final ise 12 Mayıs 2017 tarihinde Portekiz'in başkenti Lizbon'da bulunan Altice Arena'da yapılacak. Eurovision kurallarına göre, tüm ülkeler, ev sahibi ülke ve \"Big 5\" (Fransa, Almanya, İtalya, İspanya ve Birleşik Krallık) ülkeleri dışında iki yarı finalli sistemde yarışarak finale çıkmak üzere; her yarı finalden ilk on'a giren ülkeler finale çıkma şansını yakalamıştır. Avrupa Yayın Birliği (EBU) önceki yarışmaları göz önünde bulundurarak kura çekimi için altı ayrı fanusa koymuş, oylama tarihlerindeki ülkeler kim yakınsa aynı fanusta yer almıştır. 29 Ocak 2018 tarihinde yapılan özel kura çekimi töreninde, ülkelerin hangi yarı finalin hangi yarısında yer alacağı belirlenmiştir. Arnavutluk, 8 Mayıs 2018 tarihindeki birinci yarı finalde yarışmasına karar verilmiş, ve Yarı final'in birinci yarısında yer alacağı belirlenmiştir.\n2018'in bütün katılımcı şarkıları yayınlandıktan sonra yarışmanın yönetmenleri Yarı finallerde hangi ülkenin kaçıncı sırada çıkacağı belirlemiştir. Yarışmanın yönetmenleri Arnavutluk'un İzlanda'dan sonra ve Belçika'dan önce 3. sırada sahne almasına karar vermiştir.\nEugent, teknik provalarda 30 Nisan ve 4 Mayıs tarihlerinde, ardından 7-8 Mayıs tarihlerinde kıyafet provalarında yer aldı. Bu, her ülkenin profesyonel jürilerinin yarı finaldeki katılımcıların gösterisini izlediği ve oy kullandığı 8 Mayıs jüri şovunu içeriyordu.\nGösterinin sonunda, Arnavutluk'un ilk 10'da yer aldığı ve daha sonra büyük finale yükseldiği ilan edildi. Daha sonradan Arnavutluk'un 168 puan alarak sekizinci olarak finale çıktığı açıklanmıştır.\n1. Yarı final'in ardından finale yükselen 10 ülke için Basın Konferansı yapılmıştır. Bu Konferansta yükselen ülkenin katılımcısı fanustan Finalin hangi yarısında çıkacağına dair belirleme amaçlıydı. Arnavutluk'un finalde birinci yarı'da çıkmasına kararlaştırılmıştır. Finalden bir gün önce yarışmanın yapımcıları Yarı finallerden yükselen ülkeler ve büyük 5'linin hangi sırada çıkacağını belirlemiştir. Arnavutluk finalde Almanya'dan sonra ve Fransa'dan önce 12. sırada sahne almıştır.\nEugent finalden önce yani 11 ve 12 Mayıs tarihlerinde yeniden kostümlü provalarda sahne almış, 11 Mayıs'ta yapılan jüri finalinde Jüriler Canlı gösteri öncesi oylarını iletmiştir. Eugent yarı finaldeki performansını tekrar sergilemiş, Arnavutluk finalde 184 puanla on birinci olmuştur.\nÜç şov sırasında oylamada her ülke 1-8, 10 ve 12'den iki set puan veriyor: biri profesyonel jürisinden, diğeri televizyondan. Her ulusal jürisi, temsil ettikleri ülkenin vatandaşı olan beş müzik endüstrisi uzmanından oluşmaktadır. Bu jüri her bir katılımcıyı şu şekilde değerlendirdi: vokal kapasitesi; sahne performansı; şarkının kompozisyonu ve özgünlüğü; ve eylem tarafından genel izlenim. Buna ek olarak, ulusal jüri üyelerinden hiçbirinin, herhangi bir şekilde, taraflı ve bağımlı bir şekilde oy kullanamayacakları şeklinde ve bu durumu yapan jürilerin yarışmaya katılmasına izin verilmemiştir. Her jüri üyesinin bireysel sıralamaları ve ülkenin televizyon sonuçları büyük finalden kısa bir süre sonra açıklandı.\nBeş kişiden oluşan Arnavut jüri üyeleri:\n\n\nKseniya Rappoport\nKseniya Rappoport (, doÄŸum 25 Mart 1974), Rus tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu.\n\n\nAlavieska\nAlavieska, Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, bölgenin güneybatısında yer almaktadır. Yüzölçümü 253.02 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 2,613'tür.\n\n\nHırsız Saksağan\nHırsız Saksağan (İtalyanca: \"La gazza ladra\"), Gioacchino Rossini tarafından bestelenen 2-perdelik melodram \"opera semiseria\" janrında bir operadır. \"Giovanni Gherardini\" tarafından İtalyanca olarak yazılan opera librettosu, orijinal \"Louis-Charles Caigniez\" ve \"Jean-Marie-Théodore Baudouin\" tarafından Fransızca olarak hazırlanmış \"La Pie voleuse, ou la Servante de Palaiseau\" oyunundan uyandırılmıştır.\nBu opera eserinin prömiyer temsili 31 Mayıs, 1817'da La Scala Tiyatrosu (\"Teatro alla Scala\"), Milano'da yapılmıştır. Bu opera eserinin tümü günümüzde dünya operaevleri tarafından nadir olarak yapimlanıp temsil edilmektedir. Buna karşılık eserin uvertürü \"Hırsız saksağan uvertürü\" olarak senfonik orkestra konserlerinde konser parçası olarak gayet popüler olarak icra edilmekte ve müzik dinleyicileri tarafından iyi bilinmektedir.\nFabrizio Vingradito ve karısı Lucio'nun evinde bir şenlik havası vardır. Çünkü o gün \nsavaş için askere gitmiş oğulları Giannetto'nun savaştan geri dönmesi beklenmektedir.\nEvin hizmetlilerinden biri olan Nınetta Giannetto'ya aşıktır ve Lucia hariç tüm evhalkı\nNinetta ile Giannetto'nun evlenmesini beklemektedir. Evin hanımı Lucia ise hizmetlisi \nolan Nınetta'nın evdeki değerli gümüşten bir yemek takımına ait bir gümüş çatalı çaldığına\nsüphe ettiği için onun oğlu ile evlenmesine aleyhtardır.\nBir yerel seyyar satıcı olan İsacco evin kapısına gelip Ninetto ile görüşmek istediğini\nbildirir. Evin kapısını açan Fabrizio'nın erkek uşağı olan Pipo bunun imkânsız olduğunu \nbildirip İsacco'yu kapıdan uzaklaştır.\nNinetta evde Giannetto'nun dönüşü için yapılacak parti için hazırlıklar yapmakla \nuğraşmaktadır. Tam bu sırada Giannetto evin kapısına gelir ve orada annesi Lucia tarafından\nhasretle kucaklanır; evin içine alınır. ve böylece sahneden ayrılmış olur.\nBu sırada Ninetta'nın babası Fernandola Vilbella sahneye girer. O da savaş için asker \ngitmiştir ama gayet kötü duruma düşmüştür. Kendisine kötü muamele eden komutan subayına\nel kaldırıp onunla çatışmaya girişmiştir. Bir komutanla kavgaya gitme suçu ile tutuklanıp \nve askeri bir mahkemede bir subaya saldırma yapma ile itham edilmiş ve bu mahkeme \ntarafından suçlu bulunup idama makhum edilmiştir. Bunun üzerine Fernando askerlikten\nkaçmıştır ve \"kaçak\" olarak ülkenin her tarafından aranmaktadır.\nFernando Ninetto ile görüşmeye başlayıp kötü durumunu kızına anlatır. Kaçak iken yaptığı\nharcama masraflarını karşılamak için kendi evinde bulunan değerli gümüş yemek takımından \nbirkaç parçayı getirmiştir ve kızından bunları satmasını ve elde ettiği parayı kendisine \nvermesini ister. \nBu sırada kentin Belediye Reisi sahneye gelir. Genç ve güzel Ninetta'yı kandırmak \nhedefiyle Ninetta'nın çalıştığı eve gelir. Ninetta'yı pejmürde kıyafetli birisi ile \nkonuşmakta görür. Bu kişi asker kaçağı Ninetta'nın babasıdır. Ninetta konuştuğu kişinin \nbabası olduğunu saklar ve onun bir fakir dilenci olduğunu bildirir.\nTam bu sırada belediye reisinin sekreteri gelip başkentten yeni askeri kaçak arayıp tutuklamak \nüzere için bir resmi belge gönderildiğini belediye başkanına bildirir. Ona hitap eden \nbelgeyi belediye başkanına verir. Ama Belediye başkanı gözlüklerini yanında taşımadığı için bu belgeyi okumayacağını bildirir. Bu belgeyi Ninetta'ya vererek ondan bu belgeyi \nyüksek sesle okumasını ister. Ninetta bu belgenin babası için çıkarıldığı anlar ve belgeyi okur gibi yapar ama tutuklanmasını istenen asker kaçağını hiç babasına benzemeyecek şekilde tarif edilmesini uydurur.\nBelediye Başkanı Ninetta'yı kandırmak kızın dikkatini kendine çekmek için tekrar ona asılmaya devam eder. Fernando buna çok sinirlenir ve hatta kendini ele vermek üzeredir ama bundan sakınmayı başarır. Fernando, kız ve belediye reisi sahneden çıkarlar. Tam bu sırada bir hırsız saksağan eve girer ve karşılama için hazırlanmış sofrada bulunan Lucia'a ait parlayan gümüş kaşıklardan birini alarak uçup onu yuvasına götürür.\nİsacco tekrar sahneye girer. Ninetta ona babasının kendine verdiği babasının evinden\ngelmiş gümüş kaşığı satar.\nDiğerleri sahneye girerler. Lucia sofradaki gümüş takım kaşıklarına birinin eksik olduğunu görür. Belediye Başkanı hemen bir araştırma yapılmasına karar verir. Böyle bir değerli aile malına çalanın cezanın gayet ağır olduğunu; yakalanın idam cezasi ile yargılanacağını ilan eder.\nLucia ve Belediye Başkanı şüpheli olarak Ninetta'i gördüklerini açıklarlar. Gayet korkan Ninetta babasının gümüş kasığını satmasından elde ettiği parayı koyduğu keseyi düşürür ve bu Ninetta hakkındaki şüpheleri daha da kesinleştirmiştir. Seyyar satıcı İsacco aranmaya başlanır. O bulunup getirilince satın aldığı gümüş kaşığı hemen sattığını bildirir. Fakat bu gümüş kaşığın üzerinde \"F.V.\" ilk harflerini kazılı olduğu hatırladığını bildirir. \"F.V.\" hem Fabrizio Vingradito hem de Ninetta'nin babası Fernandola Vilbella'ya uymaktadır. Fakat Ninetta babasının idama mahkûm olmuş asker kaçağı olduğunu bildiği için onun ile görüştüğünü ifşa edip babasını ele vermekten sakınır ve İsacco'ya sattığı gümüş kaşığın babasının malı olduğunu söylemekten kaçınır. Belediye Başkanı Ninetta'nın gümüş kaşık hırsızlığı ile yargılanması için tutuklanmasına emir verir.\nHapishane gardiyanı Antonio Nınetta'ya çok acır ve ona Pippo ile haber gönderip sevdiği \nGiannetto'nun kendisi ile görüşme yapmasını sağlayacağını bildirir. Giannetto hapishaneye gelip Ninetta ile görüştüğünde kız kendinin suçsuz olduğunu ona inandırır.\nBelediye Başkanı da hapishaneye gelip Ninetta'yla konuşur. Eğer kız kendisinin yaptığı kurları kabul edip belediye başkanı le birlikte olursa, kızın serbest kalacağını ona söyler. Fakat Ninetta'nın buna cevabı onunla birlikte olmaktansa ölümü tercih ettiğidir. Belediye Başkanı oradan ayrılır. Fakat hapishane gardiyanı kızın belediye başkanı ile konuşmalarını duymuştur ve kıza elinden gelen her türlü yardımı yapacağına söz verir.\nNinetta Pippo ile yaptığı bir görüşmede ona bir kolye gibi gerdanında taşıdığı değerli \nbir altın istavrozu verir. Bu değerli istavroz kolyeyi satıp babasına parayı vermesini \nister. Kız saklanmakta olan babasına vereceği parayı, gizliden verebilmek için babası ile konuştuğunda bir yordam üzerine anlaşmışlardır. Kız babasının gümüş çatalının satışından elde ettiği parayı köydeki büyük kestane ağacının gövdesine koymasını planlamışlardır. Ninetta şimdi Pippo'nun istavroz kolyesini satmaktan elde ettiği parayı babasına aynı planı uygulayarak iletmesini istemektedir. Pippo parayı köydeki kestane ağacı gövdesini koyacağını kıza söz verir.\nNinetta bir yerel mahkeme huzuruna çıkarılır. Bu mahkeme onun hırsızlık yaptığına karar \nverir Bu suçu için onun en yüksek ceza olarak idama mahkûm edildiği kıza bildirilir. Kızın babası Fernando bu cezayı haksız bulup, gerçeği doğrudan doğruya açıklamak mahkemeye şahsen gidip yargıcın önüne çıkar. Ama mahkeme yargıcı kararını vermiş ve duruşmayı kapatmıştır ve yeni şahit dinlemeyi kabul etmez. Fernando da zaten idam\nhükümü ile yargılanıp cezalandırıldığı için tutuklanıp hapishaneye gönderilir.\nFernando'nun bir askerlik arkadaşı olan Ernasto birden sahneye girer. Belediye Başkanı \nile ivedilikle görüşmek istediğini bildirir. Elinde ülkenin kralından Fernando'nun af \nedildiği hakkında bir krallık beratı bulunmaktadır. Pippo yanında Antonio Ernasto'yu\nBelediye Başkanına götürmeye karar verir. Ernasto Pippo'ya verdiği bu yardımı için bir parlak gümüş sikke bahşiş vermeye hazırlanır. Fakat tam bu sırada bir saksağan uçup gelip Ernasto'nun elinden parlayan gümüş sikkeyi kapıp kaçar. Kuşu takip eden Pippo ve Antonio saksağanın bu sikkeyi yuvasının bulunduğu şehir kilise kulesine uçup götürdüğünü izlerler. Bunu üzerine kulenin en üstünde bulunan kuş yuvasına varmak için kuleye girip kule merdivenlerinden kule tepesine tırmanmaya başlarlar.\nNinetta köy meydanında kurulu darağacına götürülmüştür. Orada son kanuşmasını idamını \nbekleyen halka yapıp suçsuz olduğunu tekrar açıklar. Pippo ve Antonio kulede saksağanın \nyuvasını ve buradaki hem Lucia'ya hem de Fernando'ya ait olan iki değişik gümüş çatalı \nbulmuşlardır. Kuleden aşağıya meydana bağırmaya başlarlar ve kuledeki kilise çanlarını \nçalarlar. Meydanda idam izlemek için toplanmış olan halk bunları duyarlar ve \nNinetta'nın idam edilmemesi için bağırmaya başlarlar.\nTam bu sırada birden silah sesleri işitilir. Bağıran halk ve kuledekiler bu silah seslerinin Ninetta'nın idam edilmesinin onun ölümü ile bitirilmesi anlamını verdiğini ve çok geç kaldıklarını sanarlar.\nAncak birden Ninetta'nın meydanda yürümeye başladığı görülür. Duyulan silah sesleri idamın yapılıp suçlunun ölmesini değil de idam edilecek kişinin bu ölümden kurtulmasını kutlamak için yapılan silah atışları olduğu anlaşılır. Ninetta Giannetto başta olmak üzere, etrafındakiler ile idamdan kurtulmasın nedeni ile gayet mutludur. Fakat babasını merak etmeye başlar. Tam bu sırada babası yanında Ernasto ve af belgesi ile sahneye girer. Olaya katkısı olan herkes icin, belki Belediye Başkanı hariç, bu opera oyunu mesut bir şekilde sona erer.\nRossini, bu eserin partitur notalarında şu küçük orkestrayı öngörmüştür:\nSahnedeki çalgılar\n\n\nAziz Gall Manastır Planı\nAziz Gall Manastır Planı Orta Çağ'dan günümüze ulaşan en eski manastır planıdır. Büyük ihtimalle 819 ve 826 yılları arasında Reichenau Manastırı'nda tamamlanmıştır. Manastır kütüphanesinde\" Codex 1092\" adı altında korunmaktadır.\n5 ayrı parşömenin düzensiz bir biçimde birleştirildiği bir zemin üzerine çizilen plan, tipik bir karolenj kraliyet kilisesi planı ortaya koymaktadır. Plan üzerinde çizilen yapılar ayrıca küçük notlar ile isimlendirilmiştir. Parşömen kullanımında tipik olduğu üzere, parşömen yeniden kullanılmış ve bu nedenle planın bir kısmı hasar görmüştür. \nPlanın ortaya koyduğu manastır hiç inşa edilmemiştir, burada daha ziyade ne tür binaların ideal bir manastırı oluşturabileceğini ve binaların birbiriyle olan bağlantılarının nasıl olması gerektiğine işaret eden bir plandan söz etmek mümkündür. Aziz Gall planında görüldüğü üzere, tipik bir ortaçağ manastırını meydana getiren yapılar, işlevlerine ve seküler dünya ile olan ilişkilerine göre konuşlandırılıp gruplandırılıyorlardı. Kapıcı ve ziyaretçi keşişler için kilisenin kuzey duvarına bitişik odalar bulunmaktaydı.\nKilise planı bugün Köln Katedrali altında bulunan piskoposluk kilisesi planı ile de benzerlik göstermektedir. Bu benzerlikler arasında 2 koro bölgesinin oluşu, iki kilisenin de 3 nefli oluşu ve batı cephesinde bulunan ikinci apsidiyel yapılar örnek verilebilir.\n\n\nHailuoto\nHailuoto (), Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir ada ve belediyedir. Belediye, Botniya Körfezi'nde Oulu'nun karşısında yer almaktadır. Yüzölçümü 202.90 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 981'dir.\n\n\nAnnette O'Toole\nAnnette O'Toole (d. 1 Nisan 1952; Houston, Teksas), Amerikalı oyuncu. Oyunculuğa çocuk yaşta, 1960'ta adım atmış ve 1980'li yıllarda rol aldığı televizyon yapımlarıyla tanınmıştır.\nO'Toole'un en aşina rolü Süpermen'in annesi \"Martha Kent\" rolünde televizyon dizisi Smallville ile olmuştur. Yapımın 2001-2007 yılları arasında 129 bölümünde yer almıştır.\n\n\nIi\nIi (), Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, Botniya Körfezi kıyısında Iijoki'nin ağzında yer almaktadır. Yüzölçümü 1,603.53 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 9,589'dur.\nIi, Finlandiya'nın en kısa isme sahip belediyesidir.\n\n\nIijoki\nIijoki, Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir nehirdir. İijärvi'den başlayarak Botniya Körfezi'ne dökülmektedir. Nehir birçok alt kola sahiptir.\n\n\nII\nIi ile şu maddeler kastedilmiş olabilir:\n\n\nCharlotte County, Florida\nCharlotte County Amerika BirleÅŸik Devletleri'nin Florida eyaletinde yer alan bir county.\nCharlotte County'nin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 159,978'tir. Charlotte County'nin merkezi Gunta Gorda şehridir.\n\n\nBrad Harris\nBradford Harris (16 Temmuz 1933 -ö. 7 Kasım 2017) ,Amerikalı oyuncu, dublör ve yapımcıdır. Harris önceleri dublörlük yapmış daha sonra \"André de Toth's Monkey on My Back\" ve \"Li'l Abner\" adlı filmlerle ilk defa beyazperdede yer alarak oyunculuğa adım attı. Ülkesinde \"Dublörler Onur Listesi\" 'ne dahil edilmiştir.\nÇoğunlukla Avrupa ülkesi yapımı, 50'den fazla aksiyon macera, spagetti western türünde avantür filmlerde rol alan Amerikalı oyuncu ve dublör Brad Harris 7 Kasım 2017'de Santa Monica, Kaliforniya'da 84 yaşında ölmüştür.\n\n\nKempele\nKempele, Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, Oulu'nun güneyinde yer almaktadır. Yüzölçümü 110.31 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 17,499'dur.\n\n\nKalajoki\nKalajoki, Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir şehirdir. Şehir, bölgenin güneybatısında yer almaktadır. Yüzölçümü 930.02 km² olan şehrin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 12,533'tür.\n\n\nCecil County\nCecil ilçesi veya Cecil County, Amerika Birleşik Devletleri'nin Maryland eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 101,108'tir. İlçenin merkezi Elkton şehridir.\n\n\nKärsämäki\nKärsämäki, Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, bölgenin güneyinde yer almaktadır. Yüzölçümü 700.91 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 2,623'tür.\n\n\nVR Group\nVR Group (; ), Finlandiya'nın devlete ait demiryolu hizmetlerini işleten kurumdur. Şirket, 1862 yılında kurulmuş olup 1995 yılında günümüz adını almıştır. Merkezi Helsinki'de yer almaktadır.\n\n\n2019 FIBA Basketbol Dünya Kupası\n2019 FIBA Basketbol Dünya Kupası () FIBA tarafından düzenlenen FIBA Basketbol Dünya Kupası'nın 18. turnuvasıdır. Turnuva, Çin'de düzenlendi. Turnuva, 2018 senesinden 2019 senesine kaydrılmasıyla yeni bir döneme girildi. Böylece Basketbol Dünya Kupası, 1967 FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası'ndan itibaren ilk kez FIFA Dünya Kupası'yla aynı senede organize edilmeyecektir. Bu turnuvayla birlikte FIBA Basketbol Dünya Kupası, FIFA Dünya Kupası'ndan bir sene sonra düzenlenecektir. Bununla birlikte takım sayısı 24 takımdan 32 takıma yükseltildi. Çek Cumhuriyeti ve Karadağ millî takımları tarihlerinde ilk defa FIBA Dünya Basketbol Kupasına katılma hakkı ettiler. Bununla birlikte Polonya, 1967 senesinden itibaren ilk defa turnuvaya katılma hakkı elde etti.\nAyrıca Amerika ve Avrupa kıtalarından her birinden en iyi iki takım ve bu yarışmada Afrika, Asya ve Okyanusya kıtalarının her birinden en iyi takım, Tokyo’daki 2020 Olimpiyat Oyunlarında erkekler basketbol turnuvasına katılmaya hak kazanılacak.\nAdaylık süreci 2014 Nisan ayında başladı. 16 Mart 2015 tarihinde Asya kıtasında yapılması onaylandı ve Çin ile Filipinler aday oldular. 7 Ağustos 2015 tarihinde ise turnuvanın Çin'de yapılacağı açıklandı.\nÇin, ev sahibi olduğundan dolayı otomatik olarak turnuvaya katılmaya hak kazandı. Kıta şampiyonlarının Dünya Kupası'na direkt katılma hakkı kaldırıldı. Bunun yerine iki sene sürecek olan iki turdan oluşan kıta elemeleri getirildi. İlk turda Amerika, Asya/Pasifik, Afrika elemelerinde 16 takım, Avrupa elemelerinde 32 takım mücadele etmiştir.\nAvrupa elemelerinde ilk turda gruplar dört takımdan oluştu, lig usulü turnuva şeklinde birbiriyle karşılamıştır. Gruplarında ilk üç sırayı alan takımlar, altışar takımın yer aldığı ikinci tur gruplarına yükseldi. İkinci turda gruplarını ilk 3 sırada bitirenler takımlar, 2019 FIBA Dünya Kupası'na katılma hakkı kazandı.\nAmerika, Asya/Pasifik, Afrika elemelerinde ise gruplar dört takımdan oluştu, lig usulü turnuva şeklinde birbiriyle karşılamıştır. Gruplarında ilk üç sırayı alan takımlar, altışar takımın yer alacağı ikinci tur gruplarına yükselmiş, ikinci turda gruplarını ilk 2 sırada bitenler takımlar ile ikinci turdaki en iyi üçüncü takım 2019 FIBA Dünya Kupası'na katılma hakkı kazanmıştır. 2019 senesiyle birlikte turnuva kartı uygulaması ve Olimpiyat Şampiyonlarının turnuvaya direkt katılmak hakkı kaldırılmıştır.\nEleme kurası 7 Mayıs 2017 tarihinde Guangzhou'de çekilmiştir.\nTurnuva, 3 turda gerçekleştirildi. İlk turda 32 takım, dörderli sekiz grupta yer alacak ve takımlar birbiriyle bir kez karşılaştı. İlk iki sırada yer alan takımlar bir üst tura ikinci tura yükseldi. İkinci turda dörderli dört grupta mücadele edip ilk turda olduğu gibi takımlar birbiriyle bir kez karşılaştı. İlk iki sırada yer alan takımlar eleme turuna yükseldiler.\nKura çekimi 16 Mart 2019 tarihinde Shenzhen'de gerçekleştirildi.\nEv sahibi Çin ve 2019 Şubat'ındaki FIBA Dünya Sıralaması'nda ilk yedide yer alan takımlar seri başı olarak Torba 1'de yer aldı. Çin ve Amerika Birleşik Devletleri takımları sırasıyla A ve E grubuna yerleşti. Torba 1, 4, 5 ve 8'deki takımlar, A, C, E ve G gruplarına, Torba 2, 3, 6 ve 7'deki takımlar B, D, F ve H gruplarına kura çekimi yapıldı. Amerika kıtasındaki takımlar, birbiriyle eşleşmemesi için Kanada millî takımı, İran millî takımıyla yer değiştirerek Torba 5'ten Torba 6'ya alındı.\nİlk turda gruplarda son iki sırayı alan takımlar, klasman turunda yer alacaktır.\nResmi logo 21 Mart 2017 tarihinde Pekin operası ve Ejderha dansı'ndan esinlenmiştir.\n2019 FIBA Basketbol Dünya Kupası katılım için yapılan elemelerin NBA ve EuroLeague maçlarıyla çakışması nedeniyle tartışmalara yol açtı. 6 Kasım 2017 tarihinde Fenerbahçe forması giyen Sinan Güler, Melih Mahmutoğlu, Bobby Dixon, Barış Hersek ve Egehan Arna Dünya Kupası elemelerinde Millî takımda yer almayacaklarını açıkladı. Bu açıklamaya rağmen oyuncular, eleme maçlarına kadroya çağrılmış ve elemelerde oynamışlardır.\n\n\nLiminka\nLiminka (), Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, Oulu'nun 25 km güneyinde yer almaktadır. Yüzölçümü 642.59 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 10,098'dir.\n\n\nLumijoki\nLumijoki (\"kar nehri\"), Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, Oulu'nun 40 km güneyinde yer almaktadır. Yüzölçümü 214.10 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 2,091'dir.\n\n\nMerijärvi\nMerijärvi (\"deniz gölü\"), Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, bölgenin güneybatısında yer almaktadır. Yüzölçümü 231.63 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 1,132'dir.\n\n\nGregoryen Ä°lahi\nGregoryen İlahi (Latince: \"cantus choralis sive ecclesiasticus\" \"korolu, ya da kilise müziği\") ya da Gregoryen müzik, Roma Katolik Kilisesi'nin Latince dilinde tek sesli ilahilerine verilen genel addır.\n\n\nMuhos\nMuhos, Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, Oulu'nun güneybatısında yer almaktadır. Yüzölçümü 797.27 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 9,000'dir.\nFinlandiya'nın en yüksek barajına sahip Pyhäkoski Hidroelektrik Santrali Muhos'ta yer almaktadır.\n\n\nMontgomery County, Tennessee\nMontgomery ilçesi veya Montgomery County Amerika Birleşik Devletleri'nin Tennessee eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 172,331'dir. İlçenin merkezi Clarksville şehridir.\n\n\nPyhäjoki\nPyhäjoki, Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, Botniya Körfezi'in kıyısında Pyhäjoki'nin ağzında yer almaktadır. Yüzölçümü 549.0 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 3,199'dur.\nFin nükleer enerji şirketi Fennovoima, Pyhäjoki'de Hanhikivi'ye bir nükleer enerji santrali inşa etmeyi planlamaktadır. Santralin 2020 yılında faaliyete geçmesi planlanmaktadır.\n\n\nHTC Himalaya\nCihaz alüminyum olmakla, 19 x 69.9 x 130 mm boyut ve pil ile 190 gram ağırlıkdadır. Kızılötesi bağlantı noktasının yanındaki sağ tarafta stylus kalem yuvası bulunuyor. Tabanda, gizli RESET düğmesi, bağlantı tarağı ve ahizesiz konektör bulunmakdadır. Önde 4 hızlı erişim tuşu bulunuyor, üst ikisi uygulamalar için, alt ikisi cevap ve sonlandırma içindir. Bu son ikisi arasında ekranın altında, 8 yönde D-Pad konumlanmışdır. Sol tarafta kayıt tuşu, ses kaydırma tuşu, kamera tuşu bulunuyor.\nCihaz, 400 MHz Intel XScale PXA263 işlemciye sahiptir. 128 MB ROM ve 64 MB RAM'a sahiptir. 1200 mAh kapasiteli Çıkarılabilir Li-Ion batarya ile çalışmakdadır. 240 x 320 piksel, 65536 renkli yansıtmalı TFT ekran vardır.\nAşağıdaki özellikler HTC web sitesinde bulunanlardır.\n\n\nPyhäntä\nPyhäntä, Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, bölgenin güneyinde yer almaktadır. Yüzölçümü 847.48 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 1,600'dür.\n\n\nAysel Memmedova\nAysel Memmedova (Azerice: \"Aysel Məmmədova\", d. 3 Temmuz 1989) Azerbaycanlı şarkıcı. 2018 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Azerbaycan'ı \"X My Heart\" adlı şarkıyla temsil etmiştir. Yarı finalde 94 puanla 11. olan Azerbaycan, ilk on arasına giremeyerek yarışmaya katıldığı tarihten bu yana ilk kez finalde yer alamamıştır.\n\n\nReisjärvi\nReisjärvi, Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, bölgenin güneybatısında yer almaktadır. Yüzölçümü 503.19 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 2,843'tür.\n\n\nÖzel İstanbul İtalyan Hastanesi\nÖzel İstanbul İtalyan Hastanesi, Tophane sınırları içindeki Defterdar Yokuşu'nda bulunan bir hastahanedir.\n1820'de İstanbul’a gelen İtalyan gemicilerine hizmet etmek için kurulmuş bir dispanser. 1856’da Sardunya Krallığı’nın himayesinde resmî hüviyete bürünen müessese, 1861’da İtalya Krallığı'nın ilan edilmesiyle ismi \"İtalyan Kraliyet Hastanesi\" olarak değiştirilmiştir. Şimdiki bina, 1876’da Kral Victor Emmanuel tarafından inşa edilmiş olup daha sonra gelişerek önce İstanbul'da yaşayan İtalyan cemaatine, daha sonra da İstanbul halkına hizmet etmiştir. 1998 yılında İtalyan Hükûmeti ile Vehbi Koç Vakfı arasında yapılan anlaşmayla müessese devralınmış ve hastane büyük çaplı bir tadilattan geçirilmiştir. VKV Amerikan Hastanesi tarafından işletilmekte olan hastahanenin toplam 38 yatağı olup onkoloji ve rehabilitasyon ihtisas hastanesi olarak 13 Haziran 2005 tarihinde hizmete açılmıştır. Tadilatı İtalyan Fiat firmasının bağışlarıyla tamamlanan hastaneye, firmanın 33 yaşında kanserden ölen veliahtı Giovanni Alberto Agnelli’nin ismi verilmiştir.\n\n\nSievi\nSievi, Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, bölgenin güneybatısında yer almaktadır. Yüzölçümü 800.78 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 5,016'dır.\n\n\nSiikajoki\nSiikajoki, Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, Botniya Körfezi kıyısında yer almaktadır. Yüzölçümü 1,060.50 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 5,370'tir.\n\n\nSiikalatva\nSiikalatva, Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, bölgenin güneyinde yer almaktadır. Yüzölçümü 2,229.20 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 5,514'tür. Belediyenin merkezi Pulkkila köyüdür.\n\n\nMusa Mısır'da\nMusa Mısır'da (İtalyanca: \"Mosè in Egitto\"), Gioacchino Rossini tarafından bestelenen 3-perdelik \"azione tragico-sacra (kutsal olaylı tragedya)\" janrında bir operadır. \"Andrea Leone Tottola\" tarafından İtalyanca olarak yazılan opera librettosu, 1760'ta \"Francesco Ringhieri\" tarafından hazırlanmış \"L'Osiride\" adlı tragedya tiyatro oyunundan uyarlanarak yazılmıştır. Bu opera eserinin \"Musa Mısır'da (Mosè in Egitto)\" adlı Napoli versiyonunun prömiyer temsili 5 Mart, 1818'de o zaman binası yeniden yapılmış olan San Carlo Tiyatrosu, Napoli'de seyirciye sunulmuştur.\nBu \"Musa Mısır'da (Mosè in Egitto)\" eserinin Paris prömiyer temsili 1822'de \"İtalyan Tiyatrosu\" opera kumpanyası tarafından Paris seyircisine sunulmuştur. Fakat 1827'de Rosinni Paris'te \"Paris Operası\" için bu eserini yeniden yapımlayıp temsil etmek istemiştir. Bu yeni Paris yapımı için eserin librettosu revize edilerek Fransızca olarak \"Luigi Balocchi\" ve \"Victor-Joseph Étienne de Jouy\" tarafından yeni versiyon olarak yazılmıştır. Rosinni de bu revizyon için epeyce ek müzik bestelemiş ve bu revize esere (Fransa'da opera temsili için geleneksel hale gelen) önemli bir bale kısmı da eklemiştir. Bu önemli ekler dolayısı ile revize Paris versiyonu yeni bir eser olarak da görülmüş ve bu Fransızca revize Paris versiyonuna \"Musa ve Firavun\" adı verilmiştir. Bu revize Paris versiyonunun 26 Mart 1827'de Paris Operası'nın eski tiyatro salonu olan \"Salle Le Peletier Tiyatrosu\"'nda prömiyer temsili yapılmıştır.)\nBu operanın konusu Tevrat ve Eski Ahid'de ele alınan Çıkış (Tevrat) kitabındaki Musa liderliğinde İsrailoğulları'nın Mısır'da göç edişe başlamaları konuludur. Bu konu Opera yapımlaması için bir aşk konusu da eklenmiş ve Firavun'un veliahd oğlu Osiride ile İbranı kız olan Elchia'nın aşkı da konu içine alınmıştır.\n1818'de prömiyeri yapılan Napoli versiyonu librettolu eserde Musa'nın duaları ile bir karanlığın Mısır üzerine çekmesi ve sonunda Kızıl Deniz'in Musa'nın asası ile yarılması ve firavun ve ordusunu denizle kaplanıp ölmesi gibi \"temaşa\" ortaya çıkaran kısımlar da ihtiva etmiştir. Bu \"temeşa\" içeren kısımlara ilk temsilde sahne mekanizmasının alışılmamış şekilde kullanılması ile zorluklar çıkarmış ve prömiyer temsilde seyircinin alaylar ile gülmesine neden olmuştur. Fakat temsil sayısı artınca alışılan sahne mekanizması hareketlerinin teknik hataları giderilmiş ve temsiller gerçekten ilgi çeken \"temasa\" haline gelmiştir. Bu nedenle gayet popüler olarak defalarca temsil edilmiştir.\n1818'de yapımlanıp temsil edilmesi Hristiyanlarca kutsal sayılan Mart başlarındaki paskalya dönemine ve bunedenli dindar Hristiyan çevrelerce dinsel olmayan eğlence ve tiyatro oyunlarının yapılmasının kınandığı bir döneme rasgelmiştir. Ama bu eserin janrının \"Azzione tragico-sacra\" olduğunun ilan edilmesi ve bunun bir nevi orotaryo yaklaşımı olduğu için fazla dinsel kınanma önlenmiştir. \nRosinni bu eserin 1819 yapımlanması için Musa için bir dua/arya olan \"Dal tuo stellato soglio\" parçasını eklemiştir. Bu ek müziksel parça o dönemin en popüler opera müzik parçası olmuş ve konser parçası olarak sunulmaya başlandı. Ayrıca Niccolo Paganını bu parçanın melodisini alarak bir keman ve piyano varyasyonu olarak ele alan bir konser parçası bestelemistii. Bu da popüler olarak konserlerde çalınmaya başlanmıştır.\n\"Mose in Egitto\" İtalyanca adı ile bu eserin Napoli versiyonu 20 Ekim 1820'de Paris'te \"Theatre-İtalien Tiyatrosu\"'nda Fransız seyircileri için Fransa prömiyeri olarak temsil edilmişti. Fakat 1827'de bu eserin yeniden yapımlanması kararlaştırılınca Rosinni bu eserin konusunu ve içeriğini biraz değiştirerek yeni bir versiyon hazırlamaya başladı.\n1827'de Napoli versiyonun Luigi Balocci tarafından Fransızca'ya çevirisi ve genişletilip uyarlanması ile yeni Fransızca libretto hazırlandı. Rossini bu yeni versiyon için yeni müziksel parçalar ekledi. Fransız opearası için alışılagelmiş olarak önemli bir bale dansı bölümü eki de yapıldı. Bu yeni \"Paris versiyonu\" 3 perde ve bir ek bale ile Fransızca olarak Paris Operası'nda 26 Mart 1827'de orkestra şefi Henri Valentino prömiyer temsili verildi. Birçok müzik kritiği bu eseri yeni bir opera eseri olarak saymakta ve bu \"yeni\" eser Fransızca ismini Fransızca ismi ile Moïse et Pharaon, ou Le passage de la Mer Rouge (\"Musa ve Firavun veya Kızıl Denizi Geçiş\" ) olarak anmaktadırlar. Bu Paris versiyonu yapım da seyirci için çok popüler olup 1827-1833 döneminde 100 temsilden daha çok temsili yapılmıştır.\n\"Musa Mısır'da\" adı ile 1818 Napoli versiyonu İtalya dışında bundan sonra dünya operaevlerinde hemen hemen kaybolmuştur. Britanya'da \"Musa Mısır'da\" 1822'deki konser versiyonunda sonra 1964'e kadar yapımlanıp temsil edilmemiştir. 1964/65 sezonunda Cardiff, Llandudno ve Londra'da \"Galler Ulusal Oparası\" tarafından yıllar sonra ilk temsilleri verilmiştir. Londra Kraliyet Opera Evi için Mayıs/Haziran 1994'te ve \"Galler Ulusal Operası\" için 2014 güzünde yapımı hazırlanıp temsil edilmiştir. ABD'de ise Chicago'da 18665'ten itibaren yapımlanıp temsil edilmemiştir. 2010'da \"Chicago Opera Tiyatrosu\"'nda ve Nisan 2013'te \"New York City Operaevi\"nde yapımlanıp temsil edilmiştir. Ama New York'ta bu operanın çeşitli versiyonu birkaç konser şeklinde seyirciye sunulmuştur. Avrupa'da İtalya'da \"Peşaro Rossini Festivali\"'nde Napoli versiyonu 1980, 1983 ve 1985'te yapımlanıp temsil edilmiştir. Fransızca versiyonu \"Musa ve Firavun\" ise 2003'te La Scala Tiyatrosu, Milano'da ve 2009'da Salzburg Festivali için yapımlanıp temsil edilmiştir.\nZaman: Yak. MO 1230 Mekan: Antik Mısır\nMısır'ı bir karanlık sarmaktadır. Bunun nedeni Tanrının Firavun ve Mısır devlet idarecilerinin İsrailoğulları'nın Mısır'ı bırakarak Kızıl Deniz'i geçerek kendilerine Tanrıları tarafından Vadedilmiş Topraklar olarak kabul ettikleri Filistin'e göç etmelerine izin vermemesidir. Mısır'daki İsrailoğulları'nın lideri olan Musa getirilir. Firavun onan eğer güneşin tekrar ışıldayıp karanlığın ortadan kaybolmasını sağlarsa, İsrailoğullarına Mısır'dan göç etmeye izin vereceğini vadeder. Musa'nın kardeşi Aaron (Harun]]) kardeşini Firavun'a inanmaması için ikaz eder. Fakat Musa tanrısına yalvarıp karanlığın kalkması ve güneşin ışıldaması için dua eder ve karanlık Mısır üzerinde kaybolur.\nFiravunun oğlu olan Osiride İsrailoğulları asıllı bir kız olan Elchia'ya aşık olmuştur ve onun ailesi ve yakınları ile birlikte Mısır'dan göç etmesini istemez. Bunun için Osiride Mısır tanrıları başrahibi Mambre ile görüşür ve onun İsrailoğulları'nın Mısır'dan ayrılmalarına engel olunması için Osiride'ye destek sağlamasına neden olur.\nBaşrahip Mambre Musa'nın tanrısı ile konuşma yetenekleri olduğuna inanmamaktadır. Başrahip İsrailoğulları'nın ayrılmasını önlemek için Osiride'nin Mısırlıları bunun aleyhinde kışkırtıp ülkede bir geniş protesto hareketi başlatmasını telkin eder. Bu tavsiyeyi Osiride kabul eder. Bu plana uygun olarak bu protesto hareketi başlayınca Firavun bundan çok etkilenip Musa'ya verdiği sözden geri döndüğünü bildirir. Mısır'dan kaçmaya girişen İsrailoğulları'nın vatan haini olduğu kabul edilip öldürüleceklerini de sözlerine ekler.\nFiravun'un karısı Amalthea gizlice Yahudilik dinini kabul etmiştir. O kocasını sözünü tutmaya ve İsrailoğulları'nın Mısır'dan ayrılmalarına izin vermesi için çeşitli yollarla durumu kocasına anlatmaya ve onu bundan caydırmaya çalışır ama Firavun fikrini değiştirmez. Musa bunun üzerine tanrısının Mısırlılari yeniden ve daha şiddetli cezalandıracağı hakkına onları ikaz eder. Bunun üzerine Osiride kendi askerlerini Musa ve İsrailoğulları üzerine sürer ve hedefi Musa'yı öldürmeleridir Fakat askerler harekete geçmeden yetişen Firavun onların Musa'yı öldürmelerini önler. Musa bunun üzerine tanrısına daha yalvarır ve bu sefer tanrının cezasının Mısır'a ateş yağdırmak olur.\nFiravun İsrailoğulları tanrısının Mısırlılara bu cezayı uygulamasını önlemek için İsrailoğulları'na Mısır'dan büyük acelelikle göç edip çıkmalarına izin verdiğini ilan eder. Firavun oğluna bir dış ülkeyle yeni bir anlaşma imzaladığını bildirir. Buna göre Osiride Ermenistan Prensesi ile evlendirilecektir. Firavun bunun haberini oğluna verince oğlunun bundan hiç mutlu olmamasını bir türlü anlamaz.\nBundan hemen sonra Musa Osiride'nin İsrailoğulları'na mensup kız olan Elçhia'yı kaçırıp bir gizli yere götürdüğünü öğrenir. Fakat Aaron bu gizli yerin nerede olduğunu öğrenmiştir. Firavunun karısı Amaltea bu yerin nerede olduğunu öğrenir ve Aaaron ve Amaltea iki sevgilinin saklandıkları mevkiye gitme kararı alırlar.\nOsiride Elchia ile birlikte saklandığı mağarada ona babasının kendisi için yaptığı planları anlatır. Bunun uygulanmasını önleme imkânı olduğunu ve Mısır'daki kırsal alanlarin birinde ikisinin karı koca olarak kim olduklarını kimse bilmeden birlikte yaşayabileceklerini de Elchia'ya açıklar.\nFiravanunun karısı Amalthea ve muhafızları yanlarında Aaron olarak Osiride ve Elchia'nın saklandıkları mağaraya gelirler. Fakat iki aşık birbirlerinden ayrılmayı kabul etmezler. Osiride Firavunluk veliahtlığından feragat etmeyi istemektedir.\nTam bu sırada Firavun tekrar kararını değiştirdiğini ilan eder. İsrailoğulları'nın Mısır'dan göç etmelerini yeniden yasaklar. Mısır'dan ayrılan İsrailoğulları'nın Mısır'ın düşmanları ile ittifaklık yapıp Mısır'a saldırmalarından korkmaktadır. Bu Musa'yı gayet kızdırır. Bu sefer tanrısına yalvarıp Mısır veliahtı ve Mısır'da doğup yaşamakta olan her ailenin ilk erkek çocuğunun başlarına tanrısal yıldırım düşürek öldürülmesini tanrısından ister. Firavun Musa'nın zincire vurulup zindana atılmasına emir verir. Firavun oğlu Osiride'i Musa'nın gazabından kurtarmak için kendine ortak Firavun yaptığını ilan eder ve oğlu Osiride'in Musa'nın ölüm fermanını vermeye yetkili tek kişi olduğunu da ilan eder.\nElchia ortaya çıkarak Osiride ile yakın ilişkisini Firavuna anlatır. Firavun ve yeni ortak firavun olan Osiride'ye İsrailoğulları'nın Mısır'dan göç etmeleri için izin vermeleri için yalvarışlarda bulunur. Ayrıca Elchia Osiride'yi Ermenistan Prensesi ile evlenmeye ikna etmek girişimlerde bulunur ve bunun onun kaderi olduğunu söyler. Fakat Osiride çok inatçıdır Elchia'nın dediklerini tümüyle reddeder. Kendi istediklerini yapılması için Osiride Musa'ya ölüm cezası verdiğini ilan eder ve onun hemen biran evvel idam edilmesine emir verir. Fakat bu idam edilme hükmünü açıklamasını bitirir bitirmez Osiride'nin başına gökten bir yıldırım düşer ve Osiride'i ölür..\nMekan:\"Kızıl Deniz kıyısı\"\nMısır'dan ayrılmak için göçe başlayan İsrailoğulları çölü geçtikten sonra Kızıl Deniz kıyılarına gelirler. Ama denizden geçip kendilerine Vadedilmiş Topraklar'a geçme imkâni yok görülmektedir. Yahudilerin başında lider olan Musa tanrısının ne yapacağını beklemelerini ister ve kendisi tanrısına dua etmeye koyulur. Firavun Mısır ordusu ile İsrailoğulları'nın hemen arkasından gelmektedir ve İsrailoğulları paniğe kapılmaya başlarlar.\nFakat birdenbire Musa deniz kıyısına gelir ve elindeki asa ile deniz sularına dokunur. Birdenbire deniz çekilmeye başlar ve karşı yakada bulunan topraklara deniz yarılıp içinden bir yol açılır. İsrailoğulları acele ederek bu yarılmış denizi geçerler. İsrailoğulları'nın hemen arkasında olan ve başlarında Firavun ve başrahip Mambre bulunan Mısır ordusu da bu denizde açılmış yarılmaya girerler. Fakat birden denizde dalgalar çıkıp bu yarılmayı kapatmaya başlarlar. Firavun, başrahip Mambre ve Mısır ordusu dalgalar içinde denizde kalıp boğulurlar.\nRossini, bu eserin partitur notalarında şu küçük orkestrayı öngörmüştür:\nSahnedeki bando için çalgılar:\npikolo flüt, mi-bemol klarinet (kuartino), 4 klarinet, 4 trumpet, 2 trombon, 1 serpent, alatürka bando (bas davul ve halileler),\n\n\nTaivalkoski\nTaivalkoski, Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, bölgenin doğusunda yer almaktadır. Yüzölçümü 2,650.66 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 4,076'dır.\n\n\nTyrnävä\nTyrnävä, Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, Oulu'nun güneyinde yer almaktadır. Yüzölçümü 494.85 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 6,720'dir.\n\n\nVaala\nVaala, Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, bölgenin ortasında Oulujärvi'nin kıyısında yer almaktadır. Yüzölçümü 1,764.03 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 2,997'dir.\n\n\nUtajärvi\nUtajärvi, Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir belediyedir. Belediye, bölgenin ortasında yer almaktadır. Yüzölçümü 1,736.70 km² olan belediyenin nüfusu 31 Ağustos 2017 tarihi itibari ile 2,793'tür.\n\n\nVincenza Lomonaco\nVincenza Lomonaco (d. 12 Nisan 1957, Praia a Mare, Cosenza ili) İtalyan büyükelçi.\nRoma La Sapienza Üniversitesi'ni siyaset bilimi alanında bitirmiştir. 1979-1982 yıllarında Roma La Sapienza Üniversitesi Siyasal Bilgiler FakültesiUluslararası Kamu Hukuku Bölümü Başkanı Prof. Riccardo Monaco'nun yakın çalışma arkadaşı olmuş, 1980 yılında Dışişleri Bakanlığı ve Roma Bilimler Üniversitesi bursu ile Lahey Uluslararası Hukuk Akademisi'nde araştırma ve çalışma yapmıştır. 1983-1987 yılları arasında Milano Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde asistanlık yapmış, ayrıca 1982 yılında Dışişleri Bakanlığı'na girmiş, İtalyan Kültür Enstitüleri Reformu üzerine kanun tasarının yazılması ve koordinasyonundan sorumlu olmuş, 2004-2006 yılları arasında Kamu Hizmeti Bakanları Luigi Mazzella ve Mario Baccini'nin diplomatik danışmanı, 2008-2010 yıllarında Dışişleri Bakanlığı Kültürel Diplomasi ve Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yürütmüş, 2009'da kültürel endüstri ve kültür için UNESCO Dünya Forumu'nun İtalyan bölümünü sorumlusu olarak atanmış, 2010 yılında ise Başbakanlık tarafından, İtalya'daki Rus dili ve kültürü, Rusya'da ise İtalyan dili ve kültürü yılı koordinatör yardımcısı olarak görevlendirilmiştir. 2011 yılında, Dışişleri Bakanlığı'nda, İtalya'nın Birleşmesi'nin 150. yılı kutlamaları için oluşturulan bakanlıklararası komitenin koordinatör yardımcısı olmuştur. 2010-2013 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı Ülke Sisteminin Tanıtımı Genel Müdür Yardımcısı ve İtalyan dili ve kültürünün tanıtımı merkez müdürü olmuştur. 2012 yılı itibarıyla İtalya-ABD Fullbright Komisyonu Kurul Başkanıdır. Eylül 2013 - Eylül 2018 tarihleri arasında UNESCO nezdinde İtalya Daimi Temsilcisidir. 2017-2019 dönemi için UNESCO'ya üye devletler tarafından UNESCO Kültür Komisyonu Başkanlığına seçilmiştir.\n\n\nIi boyu\nIi boyu ( \"Ii-shi\"), Tōtōmi vilayeti kökenli bir Japon boyu idi. Imagawa ailesinin istinat boyu idi ve sonra Mikawa vilayetinde Matsudaira boyuna geçti.\nBoy 9. yüzyılda Daijō-daijin'den biri olan Fujiwara no Yoshikado'nun soyundan geldiğini iddia etmektedir.\n\n\nParadise Papers\nParadise Belgeleri veya Cennet Belgeleri (), Alman gazetesi \"Süddeutsche Zeitung\"'a sızdırılan offshore yatırımlarla ilgili yaklaşık 13,4 milyon gizli elektronik belgeler bütünüdür. Gazete, belgeleri Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu ile paylaştı ve bazı ayrıntılar 5 Kasım 2017'de kamuoyuna açıklandı. Offshore hukuk firması Appleby, kurumsal hizmet sağlayıcıları Estera ile Asiaciti Trust ve 19 vergi bölgesindeki işletme kayıtlarından kaynaklanan belgelerde Kraliçe II. Elizabeth, Kolombiya Cumhurbaşkanı Juan Manuel Santos ve Amerika Birleşik Devletleri Ticaret Bakanı Wilbur Ross dahil 120.000'den fazla kişi ve şirketin adı geçiyor. Boston Consulting Group'a göre, belgelerde yaklaşık 10 trilyon dolardan söz ediliyor.\n\n\nPentagon Belgeleri\nPentagon Belgeleri (İngilizce: \"Pentagon Papers\"), resmî adıyla Savunma Bakanlığı Ofisinin Vietnam Görev Gücü Raporu (\"Report of the Office of the Secretary of Defense Vietnam Task Force\"), ABD Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanan ve ABD'nin 1945-1967 yılları arasında Vietnam'daki siyasi-askeri müdahalesini konu alan tarihçedir. Belgeler, çalışmayı hazırlayanlardan biri olan Daniel Ellsberg tarafından sızdırıldı ve ilk kez 1971'de \"The New York Times\" gazetesinin ön sayfasında komuoyunun dikkatine sunuldu. Gazete, 1996'da yayınlanan bir makalede Pentagon Belgeleri'nde yer alan bilgilerin, Johnson hükümetinin \"yalnızca kamuoyuna değil, aynı zamanda Kongre'ye sistematik olarak yalan söylediğini\" kanıtladığını yazdı.\n\n\nStephen Paddock\nStephen Craig Paddock (d. 9 Nisan 1953 ; ö. 1 Ekim 2017) ,Amerikalı suikastçi ve seri katildir.\nStephen Paddock, 1 Ekim 2017'de Nevada, Las Vegas Strip'teki bir country müzik festivalindeki konserde Mandalay Körfezi yakınında bulunan bir otelin odasındaki pencereden silahla konser alanını tarayarak 58 kişiyi öldürdü ve 489 kişiyi yaraladı.\nPolis tarafından yeri tespit edildikten sonra silahla kendisini vurarak intihar etmiştir. Suikastçi Stephen Paddock, Iowa'daki Clinton'da doğdu. Arizona'nın Tucson şehrinde ve Los Angeles'ın Sun Valley şehrinde büyüdü. Nevada Mesquite'da yaşamını sürdürmekte olup emekli bir muhasebeciydi.\nBabası Benjamin Hoskins Paddock'da (1926-1998) banka soyguncusu idi.\n\n\nTuş takımı\nTuş takımı basamak, sembol veya alfabetik harfleri taşıyan bir blok veya \"pad\" e yerleştirilmiş bir dizi düğme. Çoğunlukla numaraları içeren pedlere sayısal tuştakımı adı verilir. Sayısal tuştakımı alfa sayısal klavyelerde ve hesap makinesi, basmalı düğme telefonlar, satış makineleri, ATM'ler, Satış noktası cihazları, kombinasyon kilitleri ve elektronik kilitleri gibi sayısal girdileri gerektiren diğer cihazlarda bulunur. Pek çok cihaz, düzenlemeler için E.161 standardını takip etmektedir.\nBir bilgisayarın klavyesi, çoğunlukla, yanında diğer sayısal tuşlara ek olarak, sayısal verilerin daha verimli bir şekilde girilmesine izin veren bir hesap makinesi stili düğmelerle birlikte, küçük bir sayısal tuş takımı içerir. Çoğu insan sağ elini kullandığı için bu numara pedi (genellikle \"numpad\" olarak kısaltılır) genellikle klavyenin sağ tarafında bulunur.\nBirçok dizüstü bilgisayarın, dizüstü bilgisayarın şasisine ayrı bir tuş takımının yerleştirilmesine izin vermek için yetersiz alan olduğu için alfabetik klavyenin bir bölümünü sayısal bir tuş takımına dönüştüren özel işlev tuşları bulunur. Ayrı harici eklenti tuş takımları satın alınabilir.\nPIN'lerin girilmesi ve ürün seçimi için tuş takımı, ATM'ler, satış makineleri, Satış Noktası ödeme cihazları, zaman saatleri, kombinasyon kilitleri ve dijital kapı kilidi gibi birçok cihazda görünür.\nİlk anahtarla etkinleştirilen mekanik hesap makineleri ve birçok yazarkasa, makinenin kullanabileceği her konum için 0'dan 9'a kadar bir sütun içeren \"paralel\" tuşlar kullandı. Daha küçük, 10 tuşlu giriş ilk 1901'de Standard Adding Machine Company'de başladı. Hesap makinesi, bir sıra halinde düzenlenmiş rakam tuşlarına, solda sıfır ve sağda 9'a sahipti. Modern dört sıralı düzenleme, 1911'de Sundstrand Adding Machine ile başladı.\nBir hesap makinesinin tuş takımındaki dört aritmetik işlemlerin, ondalık işaretli eşitlik işaretinin veya diğer daha gelişmiş matematiksel fonksiyonların yerleşimi için standart yoktur.\nBas-düğmeli telefonun icadı, NJ, Murray Hill'deki Bell Labs çalışanı John E. Karlin'e atfedildi. Bir telefon tuştakımında, 1'den 9'a kadar olan rakamlar soldan sağa, yukarıdan aşağıya, 0'dan 789'un altındaki sıra ve ortada düzenlenmiştir. Telefon tuştakımlarının ayrıca, sıfır tuşunun her iki yanında * (yıldız işareti) ve # (otsot, kare işareti, \"pound\", \"onaltılık\" veya \"karma\") etiketli özel düğmeler vardır. Telefondaki tuşlar, alan kodlarını veya tüm telefon numaralarını hatırlamak gibi birkaç yardımcı kullanıma sahip harfleri de taşıyabilir.\n\n\nMarcian (II. Justinus'un kuzeni)\nMarcian (, ) Bizans generali ve II. Justinus'un akrabası.\nİoannis Malalas'a göre, Justinus'un kuzeni ve I. Justinianus'un yeğenidir, Suriyeli Mihail'e göre ise annesi, Justinus'un teyzesidir.\nBizans-Sasani Savaşı (572-591)'na katılmıştır:\nMarcian Nisibis yakınlarındaki Sargathon Muharebesi'nde Miranes'i mağlup etti ve onu geri çekilmeye zorladı; Roma kaybı sadece yedi iken 1200 Pers öldürülmüş, yetmiş kişi esir alınmıştı. Marcian daha sonra Nisibis ve Theobothon'a kuşattı. Hüsrev, bunu duyduğunda 40.000 süvari ve 100.000'den fazla piyadeyi bir araya getirdi ve Romalılara saldırmak için yardıma hız verdi. Bu arada Marcian, tahta geçmeye niyetlendiği için imparatora şikayet edildi. Suçlamanın doğruluğuna ikna olan Justinus, onu komutanlıktan attı ve onun yerine Tzirus soyisimli Justinian'ın oğlu Theodore'u atadı. Bu rahatsızlıklara yol açtı, Romalılar kuşatmayı kaldırdı ve Hüsrev Dara'yı kuşattı ve aldı.\n\n\nJustinianus (general)\nJustinianus (, , 525 sonrası-582) Bizans İmparatorluğu'nda hüküm süren Jüstinyen Hanedanı üyesi, aristokrat ve general. Asker olarak, Balkanlar'da ve Doğu'da Sasani İmparatorluğu'na karşı seçkin bir kariyer yaptı. Daha sonraki yıllarında, naip ve daha sonra imparator II. Tiberius () aleyhinde başarısız bir komplo kurdu.\nJustinianus, 525 yılından kısa bir süre sonra, İmparator I. Justinianus'un () kuzeni Germanus'un ikinci oğlu olarak Konstantinopolis'te doğdu. Ağabeyi Justinus ve general İoannis ile evlenen Justina adlı bir kız kardeşi vardır.\nJustinianus, kardeşi Justin ile birlikte Ostrogot İtalya'ya yaptığı sefer sırasında babalarına eşlik etmek üzere 550 yılında askeri komuta atandı. Ancak Germanus, ordunun Balkanlardan ayrılmadan önce 550 sonbaharında aniden öldü. Bundan sonra, Justinianus ve İoannis (Germanus'un damadı), İtalya'ya geçmek veya Venetia'ya bir kara yürüyüşü yapmak için orduyu Salona'ya (modern Split, Hırvatistan) yöneltti. Seferin yeni başkomutanı olarak 551'in başında atanan hadım Narses, Salona'ya komutayı devralmak üzere geldene kadar, İoannis ordudan sorumlu kaldı. 552 yılının başında, Justinianus, Illyricum'a saldıran Slavlara karşı ve kısa süre sonra, Lombardlara Gepidlere karşı yardım etmek üzere gönderilen bir seferin başına getirildi. Kardeşi Justin de bu ordudaydı. Bununla birlikte, iki kardeş, Ulpiana kentinde bir ayaklanmayı bastırma ihtiyacı nedeniyle gözaltına alındı ​​ve Lombardlara asla yardıma gelmedi.\nErtesi 20 yıl boyunca Justinianus hakkında bir şey bilinmemektedir. Bununla birlikte, 572'ye kadar \"Patrici\" rütbesine yükselmiş ve İmparatorluğun Sasani İran'la sınırındaki kuzeydoğu kesiminde güçlerin başkomutanlığına getirilmiştir (\"magister militum per Armeniam\"). Bu atamadan sonra, Bizans ve Pers arasındaki yirmi yıllık bir çatışmanın çıkmasına yol açan Sasaniler'e karşı İberya ve Ermeni isyanlarının patlak vermesine destek verdi.\n572'de III. Vardan Mamikonyan yönetimindeki Ermeni güçlerinin Divin'i savunmaları için destekledi ve kale sonunda düştüğünde yılın geri kalanında yeniden ele geçirildi. Bununla birlikte, Ermenilerle sürtüşmeler yüzünden Konstantinopolis'e geri çağrıldı. 574'ün sonlarında veya 575'lerin başında \"magister militum per Orientem\" ve Doğu'da Bizans kuvvetleri komutanı olarak atandı. Bu görevde imparatorluğun gündeme getirdiği çok sayıda yeni birlik eğitimini başlattı ve Gassaniler hükümdarı al-Mundhir ile uzlaşma sağladı ve böylelikle halkıyla olan geleneksel Bizans ittifakını tekrar kurdu. Mezopotamya cephesi için üç yıllık bir ateşkes ilan edildi ancak bu ateşkes Ermenistan'a uygulanmadı.\n575 ya da 576 yazında, Justinianus, Persarmenya üzerinden Şah I. Hüsrev'in () kendisinin başını çektiği Pers ordusunun ilerlemesini engelleyemedi. Şah, Bizans Kapadokya'sına girip Caesarea'ya doğru ilerlediğinde, Justinianus üstün bir ordu topladı ve ona doğru olan dağ geçişlerini engelledi. Hüsrev çekildi, Sebasteia'yı bu süreçte yağmaladı. Justinianus Hüsrev'i takip etti ve iki kere onu bir kıskaç hareketine sıkıştırdı: ilk kez, Pers Şahı ve ordusu ancak kamplarını ve eşyalarını Bizans'a bırakıp kaçtı, ikincisinde ise ordu komutanlarının arasında ayrılma nedeniyle Melitene yakınlarındaki kamplarında Romalılar bir gece saldırısında mağlup edildi. Sonra Persler Melitene saldırıp ve onu yaktılar. Bununla birlikte, Pers ordusu Fırat'ı geçmeye hazırlanırken, Justinianus güçleri onlarla yakaladılar. Ertesi gün, iki ordu Melitene yakınlarındaki savaş düzeninde dizildiler, ancak çatışma yapılmadı. Akşam vakti, Persler nehri gizlice geçmeye çalıştılar, ancak geçiş sırasında Bizans tarafından saldırıya uğradılar. Persler ağır kayıplara uğradılar, Bizanslar ise Konstantinopolis'e gönderilen 24 Savaş fili de dahil olmak üzere büyük bir ganimet yakaladılar. Sonraki kış Justinianus, Atropatena üzerinden Pers topraklarının derinlerine doğru ilerlediler ve Hazar Denizi'nin güney kıyılarında ordusu ile kışladı. Bununla birlikte, Persarmenya üzerinde kontrolü geri alamadı.\n576/577'de, Pers generali Tamkhusro, Ermenistan'ı işgal etti ve orada Justinianus komutasındaki Bizanslıları yendi. Daha sonra Tamkhusro ve Adarmahan, Bizans'ın Osroene eyaletine büyük bir baskın başlattılar. Konstantina kasabasını tehdit ettiler, ancak Justinianus komutasındaki Bizanslıların yaklaşma haberini aldıklarında geri çekildiler. Bu dönüşlerin ardından, aynı yıl Bizans'ın naibi Sezar Tiberius, Mauricius'u Justinianus'un halefi olarak atadı.\nBaşkente döndükten sonra, yalnızca Batılı kaynaklarda korunan haberlere göre, Justinianus, sağlık durumu hızla kötüleşen II. Justinus'un () ardılı kim olacağı hakkında İmparatorun eşi Sophia ile bir komploya dahil oldu. Justinus'un mirasçısı Sezar Tiberius'u (578-582 arası II. Tiberius olarak yönetti) öldürmeyi ve Justinianus'u tahta çıkartmayı düşünüyorlardı. Ancak Tiberius bu komployu keşfetti; bunun üzerine Justinianus affı için yalvardı ve bir itaat işareti olarak 1.500 pound altın hediye etti. Ancak kısa süre sonra 579-581 yılları arasında Sophia ve Justinianus tekrar komplo kurdular. Bu komplo da ortaya çıktı, ancak Justinianus yine affedildi. Justinianus'un bir kızı ve bir oğlu vardır, oğlu Tiberius'un kızı Charito ile evli olan ve Sezar rütbesine yükselmiş olan, muhtemelen Germanus olarak tanımlanabilir. Justinianus, 582'de İstanbul'da öldü.\n\n\nJustinianus (anlam ayrımı)\nBüyük Justinianus (483–565),527 ile 565 yılları arası Bizans imparatoru.\nJustinianus ayrıca şu anlamlara da gelebilir::\n\n\nSt. Lucie County\nSt. Lucie ilçesi veya St. Lucie County Amerika Birleşik Devletleri'nin Florida eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 277,789'dur. İlçenin merkezi Fort Pierce şehridir.\n\n\nHillinus El Yazması\nHillinus El Yazması ya da Hillinus Codex, 1010 ila 1020 yılları arasında bu el yazması dışında başka hiçbir kaynakta adı geçmeyen Hillinus için tamamlandığı düşünülen bir el yazması incildir. Metnin girişinde, el yazmasının Köln'de yapıldığı ifade edilse de, minyatür uygulamasında işlenen stil Reichenau Okulu'nu ele vermektedir. El yazması, kendilerini ayrıca keşişler olarak resmeden, Reichenaulu Hristiyan Purchardus ve Chuonradus tarafından yazılmıştır. Bu iki keşişin ismi el yazmasında geçmektedir. Bugün hala Köln Kilise Kütüphanesinde bulunan el yazmasının toplam 36,6 x 26 cm ölçülerine sahip olan 422 sayfası bulunmaktadır.\nEl yazmasının alışılmadık tek sayfası Hillinus'un Petrus'a el yazması sunarken gösterildiği minyatürdür. Bu zamana kadar minyatür olarak tasvir edilen mimari ürünler sadece süs maksadı ile kullanılıyordu. Ancak Hillinus El Yazması'ndaki bu sayfanın zemini, arkeolojik buluntuların da gösterdiği üzere, Köln Katedrali'nin gerçek zeminini teşkil etmektedir. Bunun dışında Petrus ve Hillinus'un üzerinde bulunan kilisenin güney yönünden görünen tasviri de hem arkeolojik hem de tarihsel veriler ile birebir uymaktadır. Minyatür tarihinde ilk olarak bir mimari tasvir, gerçekliğin aktarımında bu sayede kullanılmıştır.\n\n\nPeggy Ryan\nPeggy Ryan (doğum adı : \"Margaret O'Rene Ryan\" ;d. 28 Ağustos 1928; Long Beach, Kaliforniya, ABD; ö. 30 Ekim 2004; Las Vegas, ABD.), Amerikalı atristtir.\nYer aldığı yapımlar arasında sinema filmleri; \"The Grapes of Wrath\" (1940), \"Mister Big\" (1943), \"The Merry Monahans\" (1944) ve televizyon dizisi \"Hawaii Five‑O\" (1969-1976) vb. sayılabilir.\n28 Ağustos 1928'de Kaliforniya'da doğan oyuncu 30 Ekim 2004'te Las Vegas'ta 76 yaşında ölmüştür.\n\n\nGölün Hanımı (opera)\nGölün Hanımı (İtalyanca: \"La donna del lago\") Gioacchino Rossini tarafından bestelenen 2 perdelik operatik müzikli dram (\"dramma per musica\") janrında bir operadır. \"Andrea Leone Tottola\" tarafından İtalyanca olarak yazılan opera librettosu, orijinal 1810'da Walter Scott tarafından İngilizce yazılan The Lady of the Lake uzun hikâye içeren nazim şiirinin İtalyanca çevirisinden uyarlanarak hazırlanmıştır. Bu opera eserinin prömiyer temsili 24 Ekim, 1819'da San Carlo Tiyatrosu, Napoli'de yapılmıştır.\nZaman:\"XIV. yüzyılın birinci yarısı\" Mekan: \"İskoçya\"\nSahne 1: \n\"Katrina Loch Golü kıyıları; arka planda Ben Ledi Dağları bulunmakta\"\nÇobanlar gündoğumu vakti göl kıyısında bulunan köyün sürülerine bakmaktadırlar. Yakında bulunan ormanda avcılar avlayacak av hayvanı aramaktadırlar.(Koro:\"Del dì la messaggiera già il crin di rose infiora / \"Hasat mevsimi günü bu. Güller demet demet çiçek açmış.\"\") \nElena bir sandal içinde göl üzerinde gelmektedir ve kendinin gerçek aşkı olan Malcom için hasreti hakkında bir şarkı söylemektedir. (Kavatina: \"Oh mattutini albori vi ha preceduti Amor /\"Aşk senden önce gelmekte. Beni uykularımdan tekrar uyandırdı.\"\") Gölün kıyısına gelince Elene uzakta avcı borularının sesini duyar ve Malcom'un bu avcılar arasında olabileceğinin hayalini kurar. Uberto olarak değişik kıyafet giymiş olan Kral James Elena'yla karşılaşabilmek amacıyla uzaklardan göl kıyısına gelir ve yolunu kaybetmiş bir avcı olarak kendini Elena'ya tanıtır. Elena Uberto/Kral James'e kendi evinde kalabileceğini söyler. Golün karşı yakasında olan evine götürmek üzere onu sandalına alıp gölü geçmeye başlarlar. (Duettino:\"Scendi nel piccol legno / \"Benim küçük sandalıma bin.\"\") Kıyıdan ayrıldıktan sonra kıyafet değiştirmiş Kralı aramak üzere saray maiyeti kıyıya gelirler. (Koro: \"Uberto! Ah! döve t'ascondi? / \"Uberto, nerede saklandın sen?\"\"). Onu göl sahilinde bulamayınca aramalarını daha yaygın sahalada yapmak için küçük gruplara ayrılırlar ve tanrılarına kendilerini Uberto'yu bulmak için yardıma çağıran dualar ederler.\nSahne 2: \n\"Duglas'ın evi\"\nUberto/Kral James ile gölün karşı yakasında bulunan evine gelen Elena Uberto'ya bu evde sade ve sakin bir hayat yaşadığını açıklar. Fakat Uberto/Kral James evin duvarlarında asılı asalet armalarını görünce Elena'nın babasının kendi eski öğretmeni olan Duglas olduğunu anlar. Duglas saraydaki görevinden atılmıştır; sürgüne gönderilmiştir; ve şimdi isyancılara yancı olarak destek sağlamaktadır. Uberto/Kral James eski kral olan babasının bu kararını yanlışlıkla aldığı için yerindiğini kendi kendine söylenir.\nElena'nın arkadaşları da bu eve gelirler. Elena'yı babası Duglas'ın Kral James'e şiddetle aleyhtar isyancı Highlandlilerin reisi olan Rodrigo ile evlendirmek için karar aldığını açıklarlar. Uberto/Kral James bunu kıskanır. Fakat büyük ihtimalle Elena'nın Rodrigo'yu da hiç sevmediğini de düşünür. (İkili: \"Le mie barbare vicende /\"Benim zalim kaderim hakkında konuşulanları duymak ne işime yarar.\"\" Uberto hem kız sevmekte olduğu bir kişi var mı sorusunu sorar. Kız eskiden kış bir dönem için bir kişiye aşık olmuş olduğunu itiraf eder. Bundan biraz cesaret alan Uberto Elena'nın evinden ayrılmaya karar verir. Bu sırada Elena ve Uberto gayet hissi davranırlar. (İkili:\"Cielo! in qual estasi! /\"Gökler! Ne kadar coşkuluyum!\"\". Herkes evden ayrılır; Elena ise evine girer. Boylece sahne boşalır.\nMalcom isyancı Highlandliler katılmaya karar vermiştir ve sahneye girer. .(Arya:\"Mura felici, ove il mio ben si aggira! / Dopo più lune io vi riveggo/\"Sevdiğim kişini içinde barındığı mesut duvarlar. Epeyce uzun ayrılıktan sonra sevdiğini yine görebileceğim.\"\") Elena hakkında mesut sevgi hatıralarını anmaya başlar. (Arya: Elena! oh tu, che chiamo!, Deh vola a me un istante / \"Elena! Seni ismini anıyorum! Bir an ile olsa da bana koş gel ve bana seni seviyorum de.\"\") Bundan sonra onu kendinden almak isteyebilen her kişi ile, rakibi ne kadar güçlü olursa olsun, mücadeleye girişeceğini ve ölmeden bu mücadeleden ayrılmayacağını kendine söyler.\"\nBu sırada Malcom evine gelmiş olan Duglas ile kızı Elena arasında geçen bir konuşmaya kulak misafiri olur. Babası Elena'ya Rodrigo ile yapacağı evlilik hazırlıkları hakkında bilgi vermektedir. Elena bu evliliği razı olmadığı bildirirse de babası Duglas ona babası olarak onun emrini mutlaka dinlemesi gerektiğini söyler. (Arya: \"Taci, lo voglio, e basti / \"Sesini çıkartma! Bu benim isteğim.. Babana layık bir kız olduğunu herkese göster.\"\"). Duglas orada ayrılmak üzere iken trompetler Rodrigo'nun oraya geldiği haberini verirler. Duglas kızına kendini sorgu sualsiz takip etmesi için emir verir. ı\nBu konuşmayı duyan Malcom Elena yanına gelir. İkisi birbirlerine aşklarını ve hiç bitmeyecek bağlılıklarını tekrarlarlar. İkisi birlikte sahneden ayrılırlar.\nSahne 3:\nİsyancı Highlandliler birbirlerini savaşmak için teşvik etmektedirler. (Koro:\" Qual rapido torrente/Gayet hızlı bir sel gibi düşmanı eleyeceğiz.\"\") Bu askerler önlerine gelen reisleri Rodrigo'yu alkışlarlar. Rodrigo da onlara yaptığı konuşmada onlara bir galibiyet alınacak şekilde komuta edeceğini yemin eder. Fakat Rodrigo bir taraftan de yeni evleneceği müstakbel eşini görüp onunla görüşmek hakkında endişeleri olduğunu kendikendine itiraf etmektedir. (Kavatına: \"Eccomi a voi, miei prodi / \"Ben sizin yerli toprağınızın kahraman şerefini korumak için başınıza geldim.\"\"). Askerleri Rodrigo'ya bir askeri zafer kazanacakları gibi Rodrigo'nun da sevmekte olduğu yeni eşini kazanacağından emin olduklarını söylerler.\nDuglas sahneye girer ve Rodrigo ile gayet samimi olarak selamlaşırlar. Rodrigo gayet heyecanlı bir tavırla Duglas'a kızını görmek için çok heyecanlı olduğunu bildirir.(Rodrigo ve Koro: \"Ma dov'è colei /Fakat benim kalbimi tatlı alevlere sardıran Elena nerede?\"\") Elena etraftaki askerler kalabalığının onun güzelliği görüp birden alkışlara kapılması içinde sahneye girer. Rodrigo onun yanına gider ve ona olan aşkını bildirir.(Arya: \"Quanto a quest'alma amante /\"Seni seven ruhum bu anın tatlığını hissetmekte.\"\") Elena'nın gayet çekingen davranması üzerine Duglas Rodrigo'ya kızının utangaç bir kişi olduğunu söyler. Baba, kız ve kızın talibi her biri kendi istek, sorun ve korkularını ifade eden bir şarkıya başlarlar. (Üçlü:\"Di opposti affetti un vortice /\"Birbirleriyel çelişkili hisler girdabı etrafımı dönerek sarmakta.\"\")\nMalcom ve kendi askerleri ile Highlandlilere katılmak ve böylece vatanseverliklerini ve cesaretlerini göstermek için gelmiştir. Elena Malcom'a olan aşkını saklamaya çalışmaktadır; ama babası Duğlas onun davranışlarını iyice bilmektedir ve kızının kalbini Malcom'a verdiğini anlamıştır. Rodrigo Malcom'u gayet yakından iyi karşılar ve Elena'yı müstakbel eşi olarak ona takdim eder. Fakat Rodrigo da Elena ile Malcom arasında bir hissel ilişki olduğunu anlamıştır. Her grup ayrı ayrı, sonra askerler ve kadinlar korosu .birbirleriyle çelişen hisller hakkında bir sıra şarkılara başlarlar. (Rodrigo: \"Crudele sospetto, Che me agiıti il petto/\"Mehametsiz şüphelerim benim titrememe neden oluyor\"') (İkili, Elena ve Malcom: \"Ah cèlati, o affetto, nel misero petto! / \"Sevgilerim. Kendilerini saklayabilseler.\"\") (Duglas: \"Ah l'ira, il dispetto, mi straziano il petto! / \"Ah! İçerleme ve kızgınlık kalbimi burkuyor.\"\")(Albina ve koro:\"Crudele sospetto gli serpe nel petto! /\"Merhametsiz şüpheler bir yılan gibi kıvrılıp bükülüyor.\"\")\nBirden Serano sahneye girer; ve Kral James'in güçlerinin yakına gelip hemen saldırmaya hazırlandıkları haberini verir. Gezici şair şarkıcılar korosu girer ve şu şarkıya başlarlar: (Koro:\"Già un raggio forier d'immenso splendor, addita il şentier di gloria, di onor. /\"Zaten büyük ihtişamlı olan kişi şeref ve zafer yolunu buna eklemekte.\"\"). Bunlara Albina ve kadınlar korosu katılır.(Koro:\"E vinto il nemico, domato l'audace/\"Düşmana karşı galip gelecek. Cesareti herkesi korkutur. \"\") Rodrigo ve Highlandliler ve Malcom ve kendi birliği çarpışmalar için sahneden ayrılırlar. (Koro: \"Su... amici! guerrieri! \"Yoldaş kardeşler! Savaşçılar! Yürüyün! Savaşalım!\"\")\nSahne 1: \n\"Gayet sık ağaçlıklı bir koruluk ve orada bir mağaranın önü\":\nUberto/Kral James bir sık ağaçlıklı koruluk içine orada bulunan Elana'yı yakında yapılacak askeri çatışmadan kurtarmak amacıyla gelmiştir. (Kavatina: \"Oh fiamma soave, che l’alma mı accendi! pietosa ti rendi a ün fido amatör. / \"O tatlı alev. Sadakat gösteren bir aşığa merhamet göster.\")\nBu sırada Elena Serano'dan babasını arayıp yanına getirmesini ister. Babası savaşmaya gitmeden önce onu bir defa daha görmek istemektedir. Serano sahneden çıkar. Uberto/Kral James Elana yanına gelir ve ona alan aşkını Elena'ya bildirir.. Fakat Elena onun aşkını kabul etmez ve kendinin Malcom'u sevdiğini ona söyler. (İkili-Elena ve Uberto ve sonra üçlü: \"Alla ragion deh rieda / \"Senin fazla sıkıntılı olan ruhun artik mantıklı düşüncelerin kontrolüne geri dönsün\"\") Bununla beraber, Uberto Elena'ya Kral'ın kendine verdiğini söylediği bir yüzüğü verir ve eğer Elena bir zorluk ve tehlike altına girerse bu yüzüğü kullanarak kendini kurtabileceğini söyler. (İkili: \"Qual pena in me già desta / \"Ölümcül şanssızlık bana ne kadar acı veriyor.\") Uberto ayrılıp sahneden çıkmaya hazırken Uberto ile Elena arasındaki bu görüşmeyi dinleyip duymuş olan Rodrigo sahneye girip bu iki kişiye katılır. (Üçlü:\"Misere mie pupille!/ \"Zavallı gözbebeklerim\"\")\nRodrigo kıskançlıktan çok kızgındır. Kendisine refakat eden Highlandlı askerlerine saklandıkları ağaçlar arasından çıkıp ve Elena ile konuşan yabancıyı öldürmeleri için emir verir. Fakat Elena bu askerlere bu katli yapmamaları için yalvarmaya başlar ve onlar bu emri uygulamazlar. Sonunda Rodrigo yabancı ile teketek düello yapmaya karar verir. Elena'nın bunu önlemek için yaptığı her şey boşa gider. Rodrigo ve yabancı/Uberto/Kral James düello yapmak için sahneden ayrılırlar. Elena da onları takip edip sahneden ayrılır. \nSahne 2: \n\"Mağaranın içi\":\nElena'yı aramakta olan Malcolm sahneye girer. Fakat Elena'yı orada bulamaz; orada sadece Albina bulunmaktadır. Serana da mağaraya girer. Onlara Elena'nın babası Duglas'ı aramaya gittiğini onlara soyler. Düglas isyanı bitirecek bir barış için görüşme sağlamak için Kralın sarayına gittiğini bildirir. Malcom Elena'yı kaybetme ihtimalinden gayet korktuğunu ifade eder. (Arya: \"Ah! si pera: ormai la morte! fia sollievo a’ mali miei / \"Ah Keşke ölseydim. Büyük sorunlarıma ölümüm beni ferahlatıcı ne iyi çare olacak.\").\nHighland'li klanlar askerleri bu sırada sahneye girerler. Rodrigo'nun düelloda öldürüldüğünü ve onun komutası altından bulunan Highland klanlar ordusunun onun olmesi ile artık kral ordusuna karşı mutlaka bir hezimete uğrayacağını bildirirler. Malcom, kararının kendinin ölümüne yol açabileceğini bile bile, saraya gitmeye ve orada bulunduğunu düşündüğü Elena'nın hayatını kurtarmaya karar verir.\nSahne 3:\n\"Kralın sarayında bir oda\"\nDuglas eski öğrencisi olan Kral James'den merhametli olmasını istemektedir. Afı kralın kendi hayatını bağışlaması için istememektedir. Kraldan, kızı Elena'yı ve muharebe meydanında krala karşı gelmiş olan diğer Highland'li isyancıları affetmesini istemektedir. Fakat Kral bu affetmeyi kabul etmez ve Duglas'ın hapise atılmasını emreder. Duglas zindana götürülmekte iken Kral isyancılara bu kadar sert davranmasında üzüntü duyduğunu da kendi kendine söylenir. Bu sırada, Elena'da saraya gelmiştir. Elindeki Kral/Uberto'nun verdiği yüzüğü göstererek saraya alınmıştır. Babası, Malcom ve (düelloda ölümünden haberdar olmadığı) Rodrigo'yu kurtarmak amaçlıdır. Birdenbire sarayda bulan yakın bir diğer odadan \"Uberto\"'nun sesini duyar. \"Uberto\" Elena'ya olan aşkı hakkında yüksek sesle şarkı söylemektedir.(Arya: \"Aurora! ah sorgerai avversa ognor per me? D’Elena i vaghi rai mostrarmı. / \"Ey Şafak; benim için her zaman hiç haber vermeden sökebilecek misin? Tanrım o zaman Elena'nın güzel gözlerini iyice görebilmek mümkün olacak.\"\") \"Uberto\" Elena'nın bulunduğu sray odasına girer. Elena onun kendini Krala tanıtıp onda af istemesini sağlayacağını inanmaktadır.\nSahne 3: \n\"Kraliyet Sarayı Taht Odası\"\nİkisi kraliyet taht odasına girerler ve saray maiyeti de bu odada onlara katılır.(Koro: \"İmponga il Re: noi siamo servi del suo voler / \"Kral bize emirlerini versin\"\"). Elena saraylıların \"Uberto\" ya gösterdikleri davranışlardan şaşırmıştır. Birden Uberto'nun gerçekten kıyafet değiştirmiş Kral James olduğu farkına varır. Kral James Elana'ya olan sevgisinden dolayı Duglas'a iyi davranıp onu affetmeye karar verir. İsyan çıkartan olarak onu itham edici bir tavırla önce Malcom'a gayet sert davranmaya başlar; ama en nihayet, kendi sevgisinden vazgeçip, genç çiftin birlikte olmasını kabul edip onu da affeder. Bir \"rondo\" şekilli finale'de Elena hem gerçekte sevdiği kişinin hem de babasının kurtulmasının sevincini açıklar ve bu rondo ile sahnede bulunan diğer kişiler ise isyanın bitip barışın geri gelmesine sevinçlerini ifade ederler. (Rondo: \"Tanti affetti in tal momento! mi si fanno al core ıntörno, che l’immenso mio contento / \"Böyle bir anda ne kadar heyecanlıyız. Kalbimizdeki hislerimi anlatabilmem imkansız. Ne büyük bir saadet içindeyiz.\"\")\nRossini, bu eserin partitur notalarında şu küçük orkestrayı öngörmüştür:\n\n\nHaukipudas\nHaukipudas, Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir belediyeydi. Belediye, 1 Ocak 2013 tarihinde Kiiminki, Oulunsalo ve Yli-Ii belediyeleri ile birlikte Oulu ile birleşmiştir. Yüzölçümü 451.60 km² olan belediyenin nüfusu 31 Aralık 2012 tarihi itibari ile 19,053 idi.\n\n\nEdmond Maire\nEdmond Maire (d. 24 Ocak 1931 –ö. 1 Ekim 2017), Fransız aktivist ve sendikacı.\n1971-1988 yılları arasında Fransız Demokratik İşçi Konfederasyonu genel sekreterliği görevini yürütmüiş arycıa Fransız İşçi Sendikası lideri olarak görev yapmıştır. Grev eylemlerini küçümseyerek daha eşit bir işbölümünü yapılmasını destekledi.\nFransız sendikacı ve aktivist Edmond Maire 1 Ekim 2017'de Paris'te 86 yaşında öldü.\n\n\nKiiminki\nKiiminki (), Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir belediyeydi. Belediye, 1 Ocak 2013 tarihinde Haukipudas, Oulunsalo ve Yli-Ii belediyeleri ile birlikte Oulu ile birleşmiştir. Yüzölçümü 339.02 km² olan belediyenin nüfusu 31 Aralık 2012 tarihi itibari ile 13,320 idi.\n\n\nOulunsalo\nOulunsalo, Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir belediyeydi. Belediye, 1 Ocak 2013 tarihinde Haukipudas, Kiiminki ve Yli-Ii belediyeleri ile birlikte Oulu ile birleşmiştir. Yüzölçümü 84.28 km² olan belediyenin nüfusu 31 Aralık 2012 tarihi itibari ile 9,897 idi.\n\n\nYli-Ii\nYli-Ii (), Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir belediyeydi. Belediye, 1 Ocak 2013 tarihinde Haukipudas, Kiiminki ve Oulunsalo belediyeleri ile birlikte Oulu ile birleşmiştir. Yüzölçümü 793.26 km² olan belediyenin nüfusu 31 Aralık 2012 tarihi itibari ile 2,179 idi.\n\n\nHubertus Antonius van der Aa\nHubertus Antonius van der Aa (d. 5 Temmuz 1935 –ö. 7 Mayıs 2017) ,\nBirkaç cins bitki ile mantar türü tanımlayan Hollandalı mikolog ve botanikçidir..\n\n\nKestilä\nKestilä, Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir belediyeydi. Belediye, 1 Ocak 2013 tarihinde Piippola, Pulkkila ve Rantsila belediyeleri ile birleşerek Siikalatva belediyesi kurulmuştur. Yüzölçümü 606.53 km² olan belediyenin nüfusu 31 Aralık 2008 tarihi itibari ile 1,573 idi.\n\n\nHernando County\nHernando ilçesi veya Hernando County Amerika Birleşik Devletleri'nin Florida eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 172,778'tir. İlçenin merkezi Brooksville şehridir.\n\n\nVihanti\nVihanti, Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir belediyeydi. Belediye, 1 Ocak 2013 tarihinde Raahe ile birleşmiştir. Yüzölçümü 489.64 km² olan belediyenin nüfusu 31 Aralık 2012 tarihi itibari ile 3,020 idi.\n\n\nConegliano\nConegliano İtalya'nın Veneto bölgesinde yer alan bir kasabadır. Kasabanın nüfusu 34,891'dir.\n7 Temmuz 2019'da Le Colline del Prosecco di Conegliano e Valdobbiadene, UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak seçildi.\n\n\nOulujoki\nOulujoki (), Finlandiya'nın Kuzey Ostrobotniya bölgesinde bulunan bir nehirdir. Oulujärvi'den başlayarak Botniya Körfezi'ne dökülmektedir.\n\n\nCitrus County, Florida\nCitrus County Amerika BirleÅŸik Devletleri'nin Florida eyaletinde yer alan bir county.\nCitrus County nüfusu 2010 yılı itibarıyla 141,236'dır. Citrus County'nin merkezi Inverness şehridir.\n\n\nOulujärvi\nOulujärvi (), Finlandiya'nın Kainuu bölgesinde bulunan bir göldür. Göl, 928.09 km²'lik yüzölçümü ile ülkenin beşinci büyük gölüdür. \"Kainuu Denizi\" olarak da bilinmektedir.\n\n\nVermilion Parish\nVermillion ilçesi veya Vermillion Parish Amerika Birleşik Devletleri'nin Louisiana eyaletinde yer alan bir ilçedir. İlçenin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 57,999'dur. İlçenin merkezi Abbeville şehridir. Bu ilçe 1844 yılında kurulmuştur.\n\n\nFinlandia (votka)\nFinlandia, Finlandiya'da üretilen altı sıralı arpa ve buzul kaynak suyundan üretilen bir votka türüdür.\nVotkanın üretiminde ilk önce Altia Corporation tarafından işletilen Koskenkorva köyünde bulunan bir içki fabrikasında arpalar sürekli çok basınçlı bir damıtma sistemi kullanarak saf içecek haline dönüştürülür. Ardından, damıtılmış alkol Helsinki'nin yaklaşık 45 km kuzeyinde bulunan Ramekin köyündeki bir üretim tesisine gönderilir. Rajamäki'de içecek, buzlu su ile karıştırılır (aromalı olmayan klasik sürümü hariç, 101 ve Platin) ve şişelenir.\nFinlandia markası, 1970 yılında Finlandiya'nın devlete ait alkollü içki şirketi Alko tarafından kuruldu. Bir yıl sonra, marka Amerika Birleşik Devletleri'nde satılan ilk İskandinav votkası oldu. Finlandia markası günümüzde ABD merkezli Brown-Forman Corporation'a aittir.\n\n\nArkanoid\nArkanoid ( \"Arukanoido\"), 1986 yılında Taito tarafından geliştirilen breakout arcade oyunudur. Oyun, Atari'nin 1970'lerin \"Breakout\" oyunlarına güçlendirici, farklı tipte tuğlalar, çeşitli seviye düzenleri ve daha yontulmuş, katmanlı görseller eklenerek genişletilmiş bir türevidir. Oyunun adı oyuncunun gemisi Vaus'un kaçtığı ana gemiyi ifade eder. Yaygın olarak çağdaş sistemlere aktarıldı ve ardından 1987 arcade oyunu \"\" da dahil olmak üzere bir dizi devam ve yeniden yapım oyunu üretildi. \"Arkanoid\", \"Breakout\" kavramını canlandırdı ve on yıl sonra bile ev bilgisayarları için pek çok klon ve benzeri oyunlara ilham oldu.\n\n\nMomtazuddin Ahmed\nMomtazuddin Ahmed (18 Ocak 1935 –2 Haziran 2019\n), Bangladeşli oyun yazarı ve eğitimci. \nYazılı eserlerinde kültürel, performans, edebiyat ile ilgili diğer konuları işledi. Tiyatro çalışmalarında hiciv üzerine yoğunlaştı.\nBirçoğunu yönettiği tiyatro, radyo ve televizyon için 25 oyun yazdı.\nKaleme aldığı oyun çalışmaları arasında; \"Saat Ghater Kanakori\" ve \"Ki Chaho Shankhachil\" vb. sayılabilir. Ahmed eserleriyle; 1976'da \"Bangla Academy Edebiyat Ödülü\" ve 1997'de \"Ekushey Padak Ödülü\" 'nü aldı.\nMaldaha, Bengal Krallığı'nda 18 Ocak 1935'te doğan Bangladeşli oyun yazarı ve eğitimci Momtazuddin Ahmed 2 Haziran 2019'da Dhaka'da 84 yaşında ölmüştür.\nAhmed tiyatro, radyo ve televizyon için 25 oyun yazdı ve birkaçını yönetti. Yönetip yazdığı oyunlarının çoğu, \"Tiyatro (Natok Shoroni)\" adlı tiyatro topluluğu için yazılmıştır. \n\n\nRoky Erickson\nRoger Kynard \"Roky\" Erickson (d. 15 Temmuz 1947 –ö. 31 Mayıs 2019), Amerikalı rock şarkıcısı, söz yazarı, armonika sanatçısı ve gitarist. \nMüzisyen Erickson 15 Temmuz 1947'de Austin, Teksas'ta doğdu. Psychedelic Rock Müziği türünde müzik yapan müzik grupları \"The 13th Floor Elevators\" ile \"Roky Erickson & the Aliens\" kurucu üyesidir.\nAmerikalı şarkıcı ve müzisyen Roky Erickson 31 Mayıs 2019'da Austin, Teksas'taki evinde 71 yaşında ölmüştür.\n\n\nHari Sabarno\nHari Sabarno (12 Ağustos 1944 – 1 Haziran 2019), Endonezyalı asker ve siyasetçi. Endonezya Ordusu'nda General ve Endonezya İçişleri Bakanı olarak görev yapmıştır.\nSabarno, 12 Mart 2004'te eski Endonezya Devlet Başkanı Megawati Sukarnoputri Hükümeti'nde görevinden istifa eden Susilo Bambang Yudhoyono'nun yerine geçici Siyasi Koordinatör ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak atanmıştır. Hari Sabarno ayrıca Endonezya İçişleri Bakanı olarak da görev yapmıştır.\nSabarno, İçişleri Bakanı olarak görev yaptığında, 2002 yılında Endonezya'da 22 bölgede İtfaiye aracı alımlarında yolsuzluk vakası yaşandı. Bu Daha sonra açılan davada eski Bölgesel Özerklik Genel Müdürü Oentarto Sindung Mawardi ile birlikte bazı bölge yöneticileri suçlu bulunarak hapse girmiştir. Oentarto ve bölgesel yöneticiler verdikleri ifadelerde yolsuzluk olayından, Hari Sabarno'nun sorumluluk alması gerektiğini söylemişlerdir.\nEndonezyalı asker ve siyasetçi Hari Sabarno 1 Haziran 2019'da 74 yaşında ölmüştür.\n\n\nSpor salonu\nSpor salonu beden eğitimi, jimnastik, atletizm ve jimnastik servisleri için kapalı bir mekandır. Bu kelime eski gymnasiumdan türemiştir. Genellikle atletik ve fitness merkezlerinde ve eğitim kurumlarında aktivite ve öğrenme alanları olarak bulunurlar. \"Spor salonu\", genellikle kapalı alan rekreasyonu alanı olan \"fitness merkezi\" için de argodur.\nBarbell, paralel bar, tırmanma merdiveni, atlama tahtası, koşu yolu, tenis topları, kriket sahası ve eskrim alanı gibi Gymnasia cihazları egzersiz olarak kullanılmaktadır. Güvenli havalarda, dış mekan konumları ve açık spor salonu sağlığa en elverişli olanıdır.\nSpor salonları dünyadaki hemen hemen tüm orta ve yüksek öğretim kurumlarında düzenlenmiştir. Voleybol veya basketbol sahasına dönüşmelerini sağlayan sabit ve katlanabilir spor ekipmanı ile donatılmıştır.\nİlk olarak 19. yüzyılda Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'nde ortaya çıktılar. Almanya'da 1852'de, daha sonra Cincinnati'de, St. Louis ve New York'ta inşa edildi. Kural olarak, spor organizasyonları tarafından inşa edildiler. Beden eğitiminin popülerleşmesiyle birlikte eğitim kurumları da katıldılar. XX yüzyılda, uzmanlaşmış spor salonları, kalıcı olarak kurulan vücut geliştirme (çeşitli kas grupları ve kaslar üzerindeki hedeflenen etkileri) için çeşitli simülatörler ile donatılmıştır; kural olarak, geleneksel yerleşim yerlerinden daha küçüktür. Spor salonları büyüklükleri ve spor ekipmanlarının doygunlukları nedeniyle kolektif spor oyunlarına adapte edilmezler, ancak katılımcıların ikamet yerlerine daha yakın düzenlenirler ve çoğu durumda neredeyse hiç izin vermeden açıktırlar.\n\n\nJohn Myers\nJohn Myers (11 Nisan 1959 –1 Haziran 2019), İngiliz radyocu ve yönetici.\nMyers, 11 Nisan 1959'da Cumbria, Carlisle'de doğdu. Myers, \"Birleşik Krallık Radyo Akademisi Ödülleri\" ve \"İngiltere Ticari Radyo Meyda Ödülleri\" konsorsiyumunun yanı sıra aile firması \"Myers Medya\" 'nın başkanı olarak görev almıştır.\nDaha önce kansere yakalanıp tadvisi sonucu iyileşen Myers, aniden geçirdiği bir rahatsızlık sonucu 1 Haziran 2019'da 60 yaşında Londra'da ölmüştür.\n\n\nAçık spor salonu\nAçık spor salonu Halka açık bir park, çocuk parkı, mahallelerde inşa edilmiş bir spor salonu olup, egzersiz makinelerinin tüm hava şartlarında yapımı oyun alanı ekipmanlarına göre modellenmiştir. Özellikle ABD ve Avrupa'da yaratılmaya devam eden 1960'lı 1970'lerin engel parkuru ve fitness parkurularının çoğalmasına benzer. Bazı durumlarda, fitness için kullanılan parkurlara dış mekan spor salonları denir.\nAçık hava spor salonu ekipmanı türleri parkların niteliğine, bölgeye ve ziyaretçilere göre değişebilir. Dış mekan rekreasyonu için dünyanın farklı bölgelerinde kullanılan tüm makine veya fikstürleri içerebilecek sabit bir liste yoktur. Bu fikstürler veya makineler aynı zamanda kuvvet antrenmanı ve basit zindelik veya direnç antrenmanı olarak sınıflandırılabilir. Tüm dünyada yaygın olarak kullanılan bazı temel açık hava egzersiz tesisleri çekme çubukları, dengeleme kirişleri, paralel dip çubukları, vb-dır.\n\n\nMart Nutt\nMart Nutt (21 Mart 1962 –2 Haziran 2019), Eston siyasetçi ve tarihçi. \n1991 yılında ülkesi Estonya'nın bağımsızlığını kazanmasından itibaren seçilerek girdiği ülkesinin parlamentosu Riigikogu’da delege olarak görev yaptı.\nEston siyasetçi ve tarihçi Mart Nutt 2 Haziran 2019'da Talinn, Estonya'da 57 yaşında ölmüştür.\n\n\nKudos (marka)\nKudos Mars şirketine ait granola macunu türleridir. İlk olarak 1986 yılında piyasaya sürüldüğünde, üç çeşit vardı: çikolatalı, çikolatalı şekerleme ve fıstık ezmesi. Çubuğun orijinal formülasyonu, granolaya daha az odaklanan çok daha fazla şeker çubuğu benzeriydi, ancak orijinal niyeti daha sağlıklı bir şekerleme çubuğu alternatifi sunmaktı.\nGranola macunları üç çeşide sahiptir: M&M's, Dove ve Snickers. Bu granola çubuğun her 100 gramı da çok iyi bir kalsiyum kaynağıdır.\n\n\nPresidential M&M's\nPresidential M&M's Air Force One ve diğer Başkanlık merkezlerinde Amerika Birleşik Devletleri başkanı'nın konuklarına verilen kırmızı, beyaz ve mavi renkli M&M's'in hatıra paketlerine verilen addır. İlk olarak 1988'de yaratılmışlar ve daha sonra Cumhurbaşkanının misafirlerine verilen standart hediye olarak sigaraların yerini alacaklardı. M&M, bir paket sigara büyüklüğüne ilişkin kutularda, Amerika Birleşik Devletleri Başkanının Mührü, bir yüzünde oturan Başkanın imzası ve Amerika Birleşik Devletleri bayrağını elinde tutan M&M karakterlerinden biri ile birlikte sunulmaktadır.\n\n\nTopic (marka)\nTopic Mars şirketine ait kalıp çikolata markasıdır. İçinde fındık, nuga ve karamel bulunmaktadır.\nÜrün ilk kez 1962'de tanıtıldı. Birleşik Krallık'ta, \"Her Isırıkta Bir Fındık\" dizisi ile ilan edildi. Çikolata, 2002'de \"Yemek keyfi, yapmak için bir sürtük\" dizisi ile yayınlanan bir dizi radyoda tanıtıldı. Bu ilanlarda her ikisi de İngiliz komedi televizyonu Spaced kültünde yer alan aktörler Simon Pegg ve Mark Heap yer aldı. Çubuk, Twix ile birlikte 2006'da Celebrations Kutularından çıkarıldı.\n\n\nRevels (marka)\nRevels Mars şirketine ait çikolata markasıdır. İlk olarak 1967'de İngiltere'ye tanıtıldılar.\nBaşlangıçta Revels, portakallı krem, hindistan cevizi, şekerleme veya yerfıstığı merkezlerinin yanı sıra Galaxy Counters (Galaxy Minstrels eksi dış kabuk) ve Maltesers ile birlikte vardı. Bununla birlikte, hindistan cevizi merkezleri daha sonra kahve kreması ve yerfıstığı ile üzümlü olarak değiştirildi.\nOrijinal revels lezzetleri, yaklaşık 5 yıl içinde gizemli bir şekilde çekilmiş olan \"Lokum\"u da içeriyordu.\n\n\nTreets\nTreets Mars şirketine ait çikolata markasıdır. Birleşik Krallık, Fransa, Almanya ve Hollanda'da satılmaktadır.\nOrijinal ürün, sütlü çikolata ile kaplanmış ve koyu kahverengi şekerden yapılmış bir dış kabuğa sahip idi. 1960'larda İngiltere'de ortaya çıkan fıstıklardan oluşuyordu; bunlar daha sonra Fıstık Ezmeleri (sarı bir pakette satılır), Toffee Treets (mavi bir pakette satılır) ve Çikolata Tizleri (kahverengi bir pakette satılır) olarak pazarlandı. Üçü de aynı sırlı kaplamayı paylaştı, ancak düğme şeklindeki Chocolate Treet'in dolgusu, yalnızca diğer versiyonlardaki yer fıstığı veya şeker topağını çevreleyen sütlü çikolatadan oluşuyordu. Üçü de ilk kez 1967'de kullanılan \"Elinizde değil, ağzınızda eritin\" sloganıyla pazarlandı.\nMarka 1988 yılında Mars tarafından durduruldu. Chocolate Treets, benzer Minstrels ile değiştirilmişti. Yerfıstığı Treets, çok renkli Yerfıstığı M&M's lehine durduruldu. Toffee Treets daha sonra, düşürülmeden önce Röle olarak satıldı.\n\n\nSpangles (marka)\nSpangles, Birleşik Krallık'ta Mars şirketi tarafından 1950-1980 yıllarda üretilen bir sert şeker markasıdır. Orijinal olarak ambalajlanmamış, ancak daha sonra selofan sarılı ayrı tatlılar ile bir kağıt paket içinde satıldı. Her yüzünde dairesel bir çöküntü bulunan yuvarlak bir kare olan şekli ile ayırt edildiler.\nDüzenli Spangles tüpü (sadece \"Spangles\" olarak etiketlenmiştir) çeşitli saydam, meyve aromalı tatlılar içeriyordu: çilek, frenk üzümü, portakal, ananas, limon ve limon ve kola. Başlangıçta tatlılar ayrı ayrı sarılmamış, daha sonra mumlu bir kağıt ve sonuçta bir selofan sarıcı kullanılmıştır. Tüp, gümüşle değişimli parlak turuncu-kırmızı renkte çizgilidir. Büyük harflerle \"Spangles\" kelimesini taşıyordu. 1970'lerde, belirgin, yetmişli tarzı bir yazı tipi kullanıldı.\nÜretim süresi boyunca Asit Damlası, Arpa Şekeri, Frenk Üzümü, Meyankökü, Nane, Nane, Nane ve Mandalina dahil olmak üzere birçok farklı, tek lezzet çeşidi sunulmuştur. Polo Mints için rakip olarak delikli bir beyaz nane spangle üretildi.\n\n\nBrackett serisi\nBrackett serisi atom fiziğinde uyarılmış atomların yaydığı (veya emdiği) ışığın dalga boyunu (λ)\ngösteren serilerden biridir. Seri adını Amerikalı fizikçi Frederick Sumner Brackett’den (1896-1988) alır. Brackett bu serileri 1922 yılında de bulmuştur.\nRydberg formülüne göre uyarılmış bir atomda 4. enerji düzeyindeki elektronların enerji düzeylerini değişirken şu şekilde ışınım yaparlar:\nFormülde R Rydberg sabitidir.\nn 4. enerji düzeyindeki elektronun atlayabileceği daha üst enerji düzeyini gösterir.(n>4)\nZ atom sayısıdır.\nHidrojen atomu (Z=1) için Rydberg formülü ;\nn -n arasındaki enerji düzeyleri için;\nSeriler n sonsuza giderken asimtotik olarak 1458 nm. dalga boyuna yakınsar. İnsan gözünün görebileceği en uzun dalga boyu 750 nm. dolaylarında olduğundan, Brackett serisi ışınım insan gözü tarafından görülemez. Bu ışınım kızılötesi alanındadır.\n\n\nPatricia Bath\nPatricia Era Bath (d. 4 Kasım 1942 - ö. 30 Mayıs 2019), Siyahi Amerikalı kadın kulak hastalıkları uzmanı (oftalmolog), mucit, hayırsever ve akademisyen.\nBath 4 Kasım 1942'de New York'ta doğdu. \"Jules Stein Göz Enstitüsü\" 'nün ilk kadın kulak hastalıkları uzmanıydı. Ayrıca Kaliforniya'da bulunan Ronald Reagan UCLA Tıp Merkezinde çalıştı.\nBath, New York Üniversitesi’nde oftalmoloji alanında eğitim veren ilk Afrikalı-Amerikalı kadın akademisyendir. Ayrıca kendisi tıbbi nedenle patent alan ilk Afrikalı-Amerikalı kadın hekim unvanını taşımaktadır. Kendisi kulak hastalıkları alanında yaptığı çalışmalarla beş patentin sahibi olmuştur.\nSiyahi Amerikalı kadın kulak hastalıkları uzmanı (oftalmolog), mucit, hayırsever ve akademisyen Patricia Bath 30 Mayıs 2019'da San Fransisco'da bulunan Kaliforniya Üniversitesi Tıp Merkezi'nde kanser tedavisi görürken 76 yaşında ölmüştür.\n\n\nPacers (marka)\nBaşlangıçta Opal Mints olarak bilinen, onlar düz beyaz renkli chewy nane aromalı tatlılar, Opal Meyveler (şimdi Starbust olarak da bilinir) bir kardeş ürün olarak başlattı. Ürün daha sonra 1976'da Pacers olarak yeniden başlatıldı ve daha sonra, muhtemelen aynı isimdeki benzer bir Amerikan ürünü ile hizalamak için tatlıya üç yeşil nane şeridi eklendi. Tatlılar için televizyon reklamları, \"iki nane tazeliği için çizgili Nane\" sloganına sahip yeşil ve beyaz çizgili takım giyen katılımcılarla birlikte spor ve zindelik kazanıyordu. Markaya 1980'lerde üretime son verildi.\n\n\nPB Max\nPB Max, Mars şirketi tarafından yapılan, 1989 veya 1990'da başlatılan bir kalıp şekerdi. Sütlü çikolataya batırılmış kare şeklindeki tam taneli bir çerezin üzerine kremalı fıstık ezmesi ve yulaftan yapılmışlardı.\nPB Max içindeki yer fıstığı yağı şekerle tatlandırıldı ve ayrılmayı önlemek için hidrojene bitkisel yağ ile birleştirildi. Etiketin servis önerisi 240 kalori, 5 g protein, 20 g karbonhidrat, 16 g yağ ve 150 mg sodyum içeren 42 g ağırlığında \"1 parça\" idi.\nEski Mars yöneticisi Alfred Poe'ye göre, PB ailesinin, Mars ailesinin yer fıstığı ezmesi konusundaki memnuniyetsizliği nedeniyle, 50 milyon dolarlık satışa rağmen durduruldu.\n\n\nAbba-Zaba\nAbba-Zaba, Hayward, Kaliforniya'daki Annabelle Candy Company tarafından yapılan fıstık ezmesi merkezlerine sahip kalıp şekerdir.\nCandy Wrapper Museum'a göre, ilk Abba Zaba barları, 1922'de Colby ve McDermott tarafından üretildi. Annabelle Candy Co., Abba-Zaba'yı üretmeye başlamadan önce, ambalaj ırksal olarak duyarsız görüntüler içeriyordu. Annabelle Candy Co., yalnızca ambalajın, şekeri ürettiği sürece aynı olduğunu söyleyecektir.\nBar daha sonra Big Hunk ve U-No Bar ile birlikte Cardinet Candy Co. tarafından üretildi. Annabelle Candy, 1978'de Cardinet Candy Co.'yu satın aldı. Annabelle, şimdi diğerlerine ek olarak her iki çikolata da üretiyor.\nAbba-Zaba barları Rockies'in hemen hemen batısında bulunur. Sarıcı, sarı ve siyah dama tahtası \"taksi\" düzenine sahiptir. Web üzerinden toplu olarak satın alınabilirler. Ayrıca Amerika ve Kanada'nın herhangi bir yerindeki şekerleme mağazalarında da bulunabilirler.\n\n\nBig Hunk\nBig Hunk, Hayward, Kaliforniya'daki Annabelle Candy Company tarafından yapılan fıstık ezmesi merkezlerine sahip kalıp şekerdir. İlk kez 1950'lerde Amerika Birleşik Devletleri'nde üretime girdi. Big Hunk tatlandırılmış nuga ile kaplanmış kavrulmuş yer fıstığı barı. Steve Almond’un kitabı Candyfreak’te, küçük bir şirket tarafından yapılan birkaç başarılı şekerler arasında yer aldı. 1970 yılında Golden Nugget Candy Company'yi satın aldığında Big Hunk, Annabelle Candy Company tarafından satın alındı. San Francisco'da Big Hunks sadece bazı köşe mağazalarında bulunur ve bazı Cracker Barrel hediyelik eşya dükkanlarında bulunabilir.\n\n\nBit-O-Honey\nBit-O-Honey, bir Amerikan kalıp şeker ürünüdür; ilk olarak 1924'te ortaya çıktı ve Illinois, Chicago'daki Schutter-Johnson Şirketi tarafından yapıldı. Bit-O-Bal, mumlu kağıda sarılı altı kapaktan oluşan ve daha sonra bir kapak sargısına paketlenmiş yeni bir tür şekerleme çubuğuydu. Şeker, uzun süre çiğneme şekeri sağlayan, bal aromalı bir şekerlemeye gömülmüş badem bitlerinden oluşur. Hem büyük bir çubuk hem de küçük, ısırık büyüklüğünde bir versiyon satılıktır, ikincisi çoklu ünitelerin poşetlerindedir.\n1969'da Schutter-Johnson, Chunky, Oh Henry! Ve Raisinets dahil olmak üzere diğer şekerlerin yapımcıları New York'un Ward Şeker Şirketi ile birleştirildi. 1970'lerin ortası ve sonları arasında, Bit-O-Chocolate adında çikolata aromalı bir versiyon yapıldı, ancak bu ürün daha sonra düşürüldü. Diğer ürünler arasında Bit o 'Licorice ve Bit-O-Peanut Butter bulunur. 2017 yılında Bit-O-Honey Chocolate yeniden tanıtıldı.\n\n\nPesek Zman\nPesek Zman, (İbranice:פסק זמן‎) Strauss Group bünyesindeki Strauss Israel firması tarafından Elite şekerleme markası altında üretilen, İsrail’li bir çikolata kalıp şeker markasıdır. Orijinal ürün düzdü ve yaklaşık 20 cm uzunluğunda, 4 cm genişliğinde ve 1 cm kalınlığında ölçüldü. Ürün iki katmandan oluşmaktadır: bir gözleme ve bir çikolata mont. Gofrette çikolatalı kreması var. 2008 yılında çikolata kreması fındık kremasıyla değiştirildi. Ürün 1982 yılında ilk kez üretildi ve sunuldu. O zamandan beri, snack'in birçok farklı versiyonu oluşturuldu.\n\n\nPlopp\nPlopp, Cloetta tarafından üretilen kalıp şeker markasıdır. Yumuşak karamelli bir merkeze sahip sütlü çikolatadan oluşur. Plopp çubuklarının yüzde 95'inden fazlası İsveç'te satılıyor.\nPlopp 1949'da küçük bir bar olarak kuruldu. 1974'te daha büyük bir sürüm, 1992'de çubuk versiyonu ve 1995'te bireysel parçalara sahip bir rulo versiyonu piyasaya sürüldü. Plopp Lakrits (meyan kökü) 1980'lerin başında yalnızca İsveç'de bulundu, ancak 1999'da şekerin 50. yıldönümünü kutlarken dünya çapında mevcut oldu.\n\n\nSalted Nut Roll\nSalted Nut Rol, Saint Paul, Minnesota merkezli Pearson's Candy Company tarafından üretilen kalıp şeker markasıdır. Karamel tabakasıyla çevrili ve sonra da tuzlanmış Virginia fıstıklarıyla kaplı bir nuga merkezi var. Pearson'un azaltılmış laktoz peynir altı suyu kullanımı, somun rulo üreticileri arasında benzersizdir ve bu şekerlemenin laktoz duyarlı kişiler için sindirimi kolaylaştırır. Ürün çeşitli boyutlarda mevcuttur ve çikolata kaplı sınırlı sürümlere sahiptir ve Salted Pecan Rulo gibi mevsimlik olmayan ürünler vardır.\nNut Rol, PayDay çubuğundan bir yıl sonra 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı sırasında Pearson tarafından tanıtıldı ve çeşitli fındık rulo şekerleri içeren bir pazara girdi. Tanıtımdan sonra isim Choo Choo Bar olarak değiştirildi, ancak rakipler arasında ayırt edilebilirdi, ancak sonunda geri döndü.\n\n\nBlack Thunder\nBlack Thunder, (ブラックサンダー Burakku Sandā) kalıp şeker ürünüdür. Yuraku Şekerleme Şirketi tarafından Japonya'da üretildi ve satıldı. Çikolata kaplı, Japon usulü pilav ponponları ile karıştırılmış kakao aromalı bir çerez barı içerir. Üreticinin önerdiği perakende satış fiyatı vergi öncesi 30 yen idi. Ana reklam sloganı \"Bir yıldırım parıltısı!\" Yuraku Şekerleme Şirketi ve Black Thunder barının öyküsü, Japon iş dünyasında, zenginlerin hikâyesine günümüz paçavrası gibi davrandı.\nBlack Thunder, üç popüler bileşen ve uygun bir fiyatla kolayca pazarlanabilir bir şekerleme çubuğu olarak tasarlandı. Bu isim kısmen Japon gökgürültüsü tanrısından ilham aldı. Black Thunder barları ilk olarak 1994 yılında Toyohashi şehrinde bir fabrikada yapıldı. Hedef demografik yapı Kantō bölgesindeki üniversite öğrencileriydi ve satış büyümesi çoğunlukla ağızdan ağıza kelimelere dayanıyordu. 2004 yılında başlayan bir dizi pazarlama anlaşmasıyla, Black Thunder satışları giderek arttı. 2008 yılında, Yuraku Şekerleme şirketi 2008 Yaz Olimpiyatları'ndaki Erkekler Jimnastik takımına sponsorluk yaptı ve marka bilinirliği arttı.\n\n\nCharleston Chew\nCharleston-Chew, bir kalıp şeker ürünüdür. Çikolata tadında kaplanmış aromalı nugalardan oluşur. 1925 yılında sahne sanatçısı Donley Cross ve arkadaşı Charlie Fox tarafından kurulan Fox-Cross Candy Company tarafından kuruldu. Şeker o zamanlar popüler bir dans olan Charleston için seçildi.\nŞirket 1957'de Nathan Sloane tarafından satın alındı ve 1980'de Nabisco'ya satıldı. Sloane, Charleston Çiğnesini icat etmese de, şekerlemenin orijinal planını, çikolata kaplı vanilyalı şekerlemeyi değiştirdi. 1970'lerde çikolata ve çilek gibi yeni lezzetler sundu. Warner-Lambert, 1988 yılında RJR Nabisco'dan Charleston Chew'i satın aldı; Tootsie Roll Industries, markayı 1993 yılında Warner-Lambert'ten satın aldı.\n\n\nChick-O-Stick\nChick-O-Stick, bir kalıp şeker ürünüdür. 1950'lerden bu yana Atkinson Candy Company tarafından üretildi. Öncelikle yer fıstığı yağı, toz şeker, mısır şurubu ve kızarmış hindistan cevizinden yapılır, renklendiriciler ve koruyucu maddeler eklenir. Şekerin şekersiz bir versiyonu da var.\nChick-O-Stick, öğütülmüş hindistancevizi ile silkelenmiş, farklı uzunluk ve kalınlıkta turuncu bir çubuktur. Çubuğun içi, fıstık ezmesi ve kabuğu da oluşturan turuncu sertleştirilmiş şurup / şeker karışımı ile bal peteği haline getirilir. Taze yenildiğinde şeker kuru ve kırılgandır, ancak uzun süre yenilmezse nem alma ve sertleşme ve çiğneme eğilimindedir. Chick-O-Stick, 0,36 ons (10 g), 0,70 ons (20 g), 1,0 ons (28 g) ve 2,0 ons (57 g) boyutlarında ve ayrıca tek tek sarılmış ısırık torbalarında bulunur.\n\n\nChoo Choo Bar\nChoo Choo Bar, bir kalıp şeker ürünüdür. Eski bir buharlı tren gösteren (\"Choo Choo Funtime Express\") ikonik mavi bir ambalajla paketlenmiş 20g'lık bir çubukta mevcut olan Choo Choo Barlar aslında bir Plaistowe ürünü idi, Nestle tarafından satın alındı, ancak şimdi Lagoon tarafından üretildi. Ayrıca ahududu aromalı Choo Choo Bar da mevcuttur.\n\n\nFazer Blue\nFazer Blue, bir kalıp şeker ve Fazer şirketine ait bir Fin sütlü çikolata markasıdır. Ortak ad, Fazer şirketinin tescilli ticari markası olan ambalajının ikonik mavi renginden türemiştir.\nFazer Blue, Finlandiya'da en çok satılan pastacılık olarak ölçülür. Ayrıca, özellikle Markkinointi & Mainonta dergisi ve anket kuruluşu Taloustutkimus OY tarafından yapılan anketlerde Finler arasında en saygın marka olarak düzenli olarak anket yapmaktadır.\nÇikolata yaygın olarak kültürel kültürel mirasın ve mutfağın bir parçası olarak kabul edilir. Çikolata üretiminde yaygın olarak kullanılan süt tozu ve kondanse sütün (yoğunlaştırılmış süt) aksine, üretimdeki taze sütün kullanımındaki eşsiz tadını borçludur. Diğer çikolatalara kıyasla Fazer Blue, nispeten yüksek bir süt konsantrasyonuna sahiptir.\n\n\nIdaho Spud\nIdaho Spud, bir kalıp şeker ürünüdür. Idaho Candy Company tarafından yapılmıştır. 1918'den beri üretilmiştir ve temel olarak Amerika Birleşik Devletleri'nin Kuzeybatı Pasifik bölgesinde dağılmıştır. Ürünün ambalajı \"Idaho'yu Ünlü Yapan Candy Bar\" sloganını taşıyor. Thomas \"T.O.\" Smith tarafından icat edildi. 1901 yılında Idaho Şeker Şirketi'ni kurmuşdur.\nŞeker çubuğu, bileşik çikolata (kakao, şeker ve bitkisel yağlardan yapılan bir çikolata yerine koyma) ile kaplı ve hindistancevizi gevreği serpilmiş kakao aromalı bir marshmallow merkezinden oluşur. Şekerli çubuğun dikdörtgen şekli bir patatese benzer. Ürün 180 kalori vardır ve 1.5 gram veya 43 gramdır.\n\n\nJersey Milk\nJersey Milk, bir kalıp şeker ürünüdür. Katı sütlü çikolatadan oluşur. Altın yazı ile beyaz bir ambalajı vardır. Jersey Milk çikolata bar 1924 yılında tanıtıldı. İlk olarak Neilson Dairy tarafından üretildi. Neilson, Cadbury'nin ürün hatlarını sattığında üretim Cadbury'ye devredildi. Neilson 1987'de 1996'da Cadbury's'e geri döndü, ancak Jersey Milk paketleri, Ağustos 2018 itibarıyla Neilson markasını taşımaya devam ediyor.\nNisan 2016'dan itibaren, Snack Works web sitesinde listelenen tek Jersey Süt paketi, Kanada'daki Sık Kullanılanlar web sitesinde 180 gramlık dört adet 45 gramlık çubuk paketi listelediği halde, 700 gram Jersey Sütü Minyatürleri paketidir.\n\n\nBalerin etek\nBalerin etek baldırın ortasına veya ayak bileklerinin hemen üstüne ulaşan, bale performansında kostüm olarak giyilen tam bir etek. Genellikle birden fazla kumaş katmanından oluşur. 1950'lerde popüler bir gündelik etek tarzıydı.\nBalerin etekleri, özellikle genç kadınlar için resmi elbiseler için sürekli popüler bir uzunluk olmuştur. Balerin eteğinin en kalıcı görüntüsü, en ünlü balerin Anna Pavlova tarafından giyilen resimdir. İlk balerin etekleri dansçı hareketlerini ciddi şekilde kısıtlayan ağır, hantal ve hantaldı. Yirminci yüzyılın başlarında, pointe çalışmasını sergilemek için dizlerin üstüne diz çöktü.\nBalerin eteği tipik olarak beş ila 12 kat tül kumaştan yapılır. Balerin eteği tipik olarak kullanıcının klasik bale performansları için kullanılan geleneksel kostümle ilişkilendirilmesinin yanı sıra, daha güzel, kadınsı ve zarif görünmesini sağlar.\n\n\nA-line etek\nA-line etek kalçalara takılan ve yavaş yavaş etek ucuna doğru genişleyen, A büyük harf şeklinin izlenimini veren bir etekdir. Terim aynı zamanda benzer şekildeki elbiseleri ve paltoları tarif etmek için de kullanılır. Terim ilk olarak Fransız moda tasarımcısı Christian Dior tarafından 1955 baharı koleksiyonunun etiketi olarak kullanıldı.\nA-line etek, pili veya yarıklar gibi kolaylıkla görülebilir süslemelere sahip değildir, ancak üst kalçaya dikişler ve / veya dartlar vasıtasıyla takılmıştır. Bununla birlikte, denim A-line eteklerinde genellikle merkez dikişinin düğmeleri bulunur. Sabitlemesi genellikle bir yandan veya arkadan fermuarlı, gizli tutulur. Kemer bazen kullanılır. Cepler mevcut olabilir, ancak genellikle olmayabilir. Herhangi bir uzunlukta kesilebilir.\n\n\nKot etek\nKot etek bazen 'denim etek' olarak adlandırılır, kaba pamuklu kumaştan yapılmış, mavi kot ile aynı malzemeden yapılmış bir etek. Denim etekleri farklı popülasyonlara ve durumlara uyacak şekilde çeşitli stil ve uzunluklarda gelir. Örneğin, tam boy kot etekleri, dini inançlarının, diğerlerinin yanı sıra Ortodoks Yahudileri, bazı Müslümanlar, Mennonitler ve Pentikostallar dahil olmak üzere pantolon giymelerini yasaklayan kadınlar tarafından genellikle giyilir. Denimden yapılan daha mikro etekler ve mini etekler genellikle ergen ve genç yetişkinler tarafından giyilir.\n\n\nRah-rah etek\nRah-rah etek 1980'lerin başında ponpon kızlardan kaynaklanan ve genç kızlar arasında popüler bir moda trendi haline gelen, kısa, katmanlı bir etek.\n\n\nBubble Bobble\nBubble Bobble ( \"Baburu Boburu\"), 1986 yılında Taito tarafından geliştirilen platform arcade oyunudur. İkiz Bubble Dragons Bub ve Bob'un başrol oynadığı oyun, oyunculara yüz aşamada yolculuk yapma, baloncukları üfleme ve patlatma, baloncukları atlama ve patlatma, seviye engellerinde gezinmek, düşmanlardan kaçmak ve ortadan kaldırmak ve power-ups ve önemli ikramiye taşıyan çeşitli eşyaları toplamak gibi görevleri içermektedir. Oyunun temel amacı Bub ve Bob'un kızarkadaşlarını Canavarlar Mağarası'ndan kurtarmaktır. Şemsiyeler gibi diğer öğeler, son seviyeye yaklaşarak sayısız seviyeyi atlamayı sağlamaktadır. Oyun, oyuncunun performansına ve sırların keşfedilmesine bağlı olarak birçok son ile tamamlanmaktadır.\n\"Bubble Bobble\", popülaritesi sayesinde birçok devam ve yan oyunu ile ayrıca diğer birçok platform için de piyasaya sürüldü.\n\n\nKil tablet\nAntik Yakın Doğu'da kil tablet (Akadca: \"ṭuppu(m)\" ) özellikle Tunç Çağı ve Demir Çağı boyunca çivi yazısıyla yazmak için kullanılan bir yazı aracıdır.\nÇivi yazısı karakterleri, genellikle sazdan (kamış kaleminden) yapılmış bir kalemle (stylus), ıslak kil tablete basılmıştır. Üzerine yazıldığında birçok tablet, güneşte veya açık havada kurutulmuştur. Daha sonra, bu yanmamış kil tabletler suda ıslatılmış ve yeni temiz tabletlere dönüştürülmüştür. Diğer tabletler, bir kez yazıldığında, sıcak fırınlarda (ya da yanlışlıkla, binalar kazayla ya da çatışma sırasında yandığında) sert ve dayanıklı hale getirilmişlerdir. Bu kil belgelerinin koleksiyonları, ilk arşivleri oluşturmuştur. Bunlar, ilk kütüphanelerin temelindeydi. Ortadoğu'da, birçok parça içeren on binlerce yazılı tablet bulunmuştur.\n\n\nDüdük\nDüdük; üflendiği, içinden hava ya da buhar geçirildiği zaman keskin bir ses çıkaran, genellikle işaret vermek için kullanılan, çoğunlukla madenden yapılmış araçtır. Ağızla çalınabilen düdük hava basıncı, buhar veya başka yollarla çalıştırılır. Düdükler çeşitli boyutlarda olabilir.\nDüdükler, ilk insanların ilk önce bir kabak veya daldan yaptıklarıyla ses çıkarabileceklerini keşfettiğinden beri kullanılmaktadır. Tarih öncesi Mısır'da, küçük kabuklar düdük olarak kullanılmıştır. Günümüzdeki birçok üflemeli çalgı, bu ilk düdüklerin mirasıdır. Mekanik gücün daha çok artmasıyla birlikte, başka düdük biçimleri de geliştirilmiştir.\nDüdüğün karakteristik özelliklerinden biri saf veya neredeyse saf bir ton çıkarmasıdır. Akış enerjisinin sese dönüşümü, katı bir materyal ile akışkan bir akım arasındaki etkileşimden gelir. Bazı düdüklerdeki kuvvetler, katı materyali harekete geçirmek için yeterlidir.\nGeometriye bağlı olarak iki temel düdük türü vardır: akışkan kütle akışının salınımları yoluyla ses üretenler ve çevre ortama uygulanan kuvvetin salınımları yoluyla ses üretenler.\n\n\nSasani ordusu\nSasani ordusu, Sasani donanmasının yanı sıra görev yapan Sasani silahlı kuvvetlerinin birincil askeri organıdır. Ordunun doğuşu, Sasani İmparatorluğu'nun kurucusu I. Erdeşîr'in () tahta yükselişine dayanır. Erdeşîr, Pers İmparatorluğu'nun yeniden canlanmasını hedefledi ve bu amacını sürdürmek için ordusunu, doğrudan kendi emri altında olan ve Satraplıktan, yerel prenslerden ve asaletten ayrı duran subaylar ile ayakta duran bir ordu oluşturarak, reform yaptı. Ahameniş İmparatorluğu askeri örgütlerini yeniden kurdu, Part süvarileri modelini korudu ve yeni tür zırh ve kuşatma savaş teknikleri kullandı. Bu, kendisine ve onun haleflerine 400 yıldan fazla hizmet verecek bir askeri sistemin başlangıcıydı; bu sırada Sasani İmparatorluğu, Geç Antik Çağ'da Batı Avrasya'daki iki süper gücünden biriydi, diğeri ise önce Roma İmparatorluğu sonra Doğu Roma İmparatorluğu'ydu. Sasani ordusu Eranshahr'ı (\"İran alemini\") Doğu'dan, Ak Hunlar ve Türk halkları gibi Orta Asya göçebelerinin saldırılarına karşı korurken, batıda Roma İmparatorluğu'na karşı tekrarlayan bir mücadeleye girişti.\n\n\nPraga (ÅŸirket)\nPraga, Çek Cumhuriyeti merkezli bir otomotiv şirketidir. Şirket, 1907 yılında kurulmuş olup otomobiller, kartlar ve uçaklar üretmektedir. Şirketin merkezi Prag'da yer almaktadır.\nPraga markasını kullanan mevcut şirket Praga-Export, spor otomobil ve kart üretimi yapmaktadır.\n\n\nMelisa Kesmez\nMelisa Kesmez (Eylül 1980, İstanbul), Türk yazar. 2019'da \"Nohut Oda\" ile 65. Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazandı Kesmez Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde sosyoloji okuduktan sonra bir süre Londra'da yaşadı. Türkiye ve yurt dışında yaratıcı yazarlık, gazetecilik ve fotoğrafçılık gibi muhtelif alanlarda eğitim aldı ve dergi ve gazetelerde bu alanlara ilişkin yazılar üretti. \"Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz\" (2014), \"Bazen Bahar\" ve \"Nohut Oda\" (2018) olmak üzere üç kitap yazdı. Aynı zamanda tiyatro çevirileri ve editörlük, çevirmen ve dramaturg olarak muhtelif projelerde rol aldı. Günümüzde çocuk edebiyatına ilişkin yayıncılık da yapmaktadır.\nKesmez'in muhtelif eser ve katkıları şunlardır:\n\n\nOrgosolo\nOrgosolo (Sarduca: \"Orgòsolo\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 222,6 km²'dir. Komünün nüfusu 4.210 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 19 kişidir.\nOrgosolo komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Dorgali, Fonni, Mamoiada, Nuoro, Oliena, Talana, Urzulei ve Villagrande Strisaili.\n\n\nOristano\nOristano (Sarduca: \"Aristànis\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Sardunya adasının orta-batı kesiminde Oristano eyaletinin başkentidir. Campidano ovasının kuzey kesiminde yer almaktadır. 16 Temmuz 1974'te eyalet başkenti olarak kurulmuştur. Yüzölçümü 84,57 km²'dir. Komünün nüfusu 31.687 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 375 kişidir.\nOristano komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Baratili San Pietro, Cabras, Nurachi, Palmas Arborea, Santa Giusta, Siamaggiore, Siamanna, Simaxis, Solarussa, Villaurbana ve Zeddiani.\n\n\nOrosei\nOrosei (Sarduca: \"Orosèi\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 91,00 km²'dir. Komünün nüfusu 7.034 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 77 kişidir.\nOrosei komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Dorgali, Galtellì, Onifai ve Siniscola.\n\n\nOrotelli\nOrotelli (Sarduca: \"Orotèddi\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 61,18 km²'dir. Komünün nüfusu 2.033 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 33 kişidir.\nOrotelli komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Benetutti, Bono, Bottidda, Illorai, Oniferi ve Orani.\n\n\nOrroli\nOrroli (Sarduca: \"Arròlli\", \"Arròli\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 75,59 km²'dir. Komünün nüfusu 2.267 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 30 kişidir.\nOrroli komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Escalaplano, Esterzili, Goni, Nurri ve Siurgus Donigala.\n\n\nOrtacesus\nOrtacesus (Sarduca: \"Ortacèsus\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 23,63 km²'dir. Komünün nüfusu 950 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 40 kişidir.\nOrtacesus komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Barrali, Guamaggiore, Guasila, Pimentel, Sant'Andrea Frius, Selegas ve Senorbì.\n\n\nOrtueri\nOrtueri (Sarduca: \"Ortuèri\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 38,83 km²'dir. Komünün nüfusu 1.152 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 30 kişidir.\nOrtueri komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Austis, Busachi, Neoneli, Samugheo, Sorgono ve Ula Tirso.\n\n\nOrune\nOrune (Sarduca: \"Urùne\", \"Orùne\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 128,45 km²'dir. Komünün nüfusu 2.353 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 18 kişidir.\nOrune komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Benetutti, Bitti, Dorgali, Lula, Nule ve Nuoro.\n\n\nOschiri\nOschiri (Sarduca: \"Óschiri\", Gaddurosu: \"Óscari\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 215,61 km²'dir. Komünün nüfusu 3.293 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 15 kişidir.\nOschiri komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Alà dei Sardi, Berchidda, Buddusò, Ozieri, Pattada, Tempio Pausania ve Tula.\n\n\nOsidda\nOsidda (Sarduca: \"Osìdde\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 25,68 km²'dir. Komünün nüfusu 257 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 10 kişidir.\nOsidda komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Bitti, Buddusò, Nule ve Pattada.\n\n\nOsilo\nOsilo (Sarduca: \"Ósile\", Sassarese: \"Ósili\", Gaddurosu: \"Ósilu\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 98,03 km²'dir. Komünün nüfusu 3.059 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 31 kişidir.\nOsilo komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Cargeghe, Codrongianos, Muros, Nulvi, Ploaghe, Sassari, Sennori ve Tergu.\n\n\nOsini\nOsini (Sarduca: \"Osìni\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 39,81 km²'dir. Komünün nüfusu 789 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 20 kişidir.\nOsini komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Cardedu, Gairo, Jerzu, Lanusei, Loceri, Tertenia, Ulassai ve Ussassai.\n\n\nOssi\nOssi (Sarduca: \"Ossi\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 30,09 km²'dir. Komünün nüfusu 5.817 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 193 kişidir.\nOssi komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Cargeghe, Florinas, Ittiri, Muros, Sassari, Tissi ve Usini.\n\n\nOttana\nOttana (Sarduca: \"Otzàna\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 45,07 km²'dir. Komünün nüfusu 2.307 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 51 kişidir.\nOttana komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Bolotana, Noragugume, Olzai, Orani, Sarule ve Sedilo.\n\n\nOvodda\nOvodda (Sarduca: \"Ovòdda\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 40,85 km²'dir. Komünün nüfusu 1.602 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 39 kişidir.\nOvodda komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Desulo, Fonni, Gavoi, Ollolai, Teti ve Tiana.\n\n\nOzieri\nOzieri (Sarduca: \"Otièri\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 252,13 km²'dir. Komünün nüfusu 10.602 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 42 kişidir.\nOzieri komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Ardara, Chiaramonti, Erula, Ittireddu, Mores, Nughedu San Nicolò, Oschiri, Pattada ve Tula.\n\n\nMara, Ä°talya\nMara (Sarduca: \"Màra\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 18,64 km²'dir. Komünün nüfusu 612 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 33 kişidir.\nMara komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Cossoine, Padria ve Pozzomaggiore.\n\n\nPabillonis\nPabillonis (Sarduca: \"Pabillònis\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 37,42 km²'dir. Komünün nüfusu 2.781 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 74 kişidir.\nPabillonis komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Gonnosfanadiga, Guspini, Mogoro, San Gavino Monreale, San Nicolò d'Arcidano ve Sardara.\n\n\nPadria\nPadria (Sarduca: \"Pàdria\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 48,39 km²'dir. Komünün nüfusu 633 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 13 kişidir.\nPadria komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Bosa, Cossoine, Mara, Monteleone Rocca Doria, Montresta, Pozzomaggiore, Romana ve Villanova Monteleone.\n\n\nPadru\nPadru (Sarduca: \"Pàdru\", Gaddurosu: \"Pàtru\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 158,00 km²'dir. Komünün nüfusu 2.121 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 13 kişidir.\nPadru komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Alà dei Sardi, Bitti, Lodè, Loiri Porto San Paolo, Olbia, San Teodoro ve Torpè.\n\n\nPalau (Italia)\nPalau (Gaddurosu: \"Lu Palàu\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 44,44 km²'dir. Komünün nüfusu 4.209 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 95 kişidir.\nPalau komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Arzachena, Santa Teresa Gallura ve Tempio Pausania.\n\n\nPalmas Arborea\nPalmas Arborea (Sarduca: \"Pràmmas\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 39,33 km²'dir. Komünün nüfusu 1.514 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 38 kişidir.\nPalmas Arborea komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Ales, Oristano, Pau, Santa Giusta, Villa Verde ve Villaurbana.\n\n\nPattada\nPattada (Sarduca: \"Patàda\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 164,88 km²'dir. Komünün nüfusu 3.084 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 19 kişidir.\nPattada komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Benetutti, Buddusò, Bultei, Nughedu San Nicolò, Nule, Oschiri, Osidda ve Ozieri.\n\n\nPau\nPau (Sarduca: \"Pàu\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 13,82 km²'dir. Komünün nüfusu 300 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 22 kişidir.\nPau komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Ales, Palmas Arborea, Santa Giusta ve Villa Verde.\n\n\nPaulilatino\nPaulilatino (Sarduca: \"Paùlle\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 103,85 km²'dir. Komünün nüfusu 2.234 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 22 kişidir.\nPaulilatino komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Abbasanta, Bauladu, Bonarcado, Fordongianus, Ghilarza, Santu Lussurgiu, Solarussa, Villanova Truschedu ve Zerfaliu.\n\n\nPauli Arbarei\nPauli Arbarei (Sarduca: \"Paùli Arbarèi\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 15,14 km²'dir. Komünün nüfusu 616 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 41 kişidir.\nPauli Arbarei komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Las Plassas, Lunamatrona, Siddi, Tuili, Turri, Ussaramanna ve Villamar.\n\n\nPerdasdefogu\nPerdasdefogu (Sarduca: \"Foghèsu\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 77,75 km²'dir. Komünün nüfusu 1.937 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 25 kişidir.\nPerdasdefogu komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Ballao, Escalaplano, Seui, Ulassai ve Villaputzu.\n\n\nPerdaxius\nPerdaxius (Sarduca: \"Perdàxius\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 29,5 km²'dir. Komünün nüfusu 1.455 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 49 kişidir.\nPerdaxius komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Carbonia, Narcao, Tratalias ve Villaperuccio.\n\n\nPerfugas\nPerfugas (Sarduca: \"Pèifugas\", Gaddurosu: \"Pèlfica\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 60,88 km²'dir. Komünün nüfusu 2.383 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 39 kişidir.\nPerfugas komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Bortigiadas, Bulzi, Chiaramonti, Erula, Laerru, Martis, Santa Maria Coghinas ve Tempio Pausania.\n\n\nPimentel\nPimentel (Sarduca: \"Pramantèllu\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 14,97 km²'dir. Komünün nüfusu 1.171 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 78 kişidir.\nPimentel komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Barrali, Guasila, Ortacesus ve Samatzai.\n\n\nPiscinas\nPiscinas (Sarduca: \"Piscìnas\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 16,89 km²'dir. Komünün nüfusu 857 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 51 kişidir.\nPiscinas komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Giba, Masainas, Santadi, Teulada, Tratalias ve Villaperuccio.\n\n\nPloaghe\nPloaghe (Sarduca: \"Piàghe\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 96,27 km²'dir. Komünün nüfusu 4.538 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 47 kişidir.\nPloaghe komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Ardara, Chiaramonti, Codrongianos, Nulvi, Osilo ve Siligo.\n\n\nPompu\nPompu (Sarduca: \"Pòmpu\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 5,32 km²'dir. Komünün nüfusu 257 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 48 kişidir.\nPompu komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Curcuris, Masullas, Morgongiori, Simala ve Siris.\n\n\nPorto Torres\nPorto Torres (Sassarese: \"Posthudòrra\", Sarduca: \"Portu Tùrre\", Gaddurosu: \"Poltu Tùrri\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 104,41 km²'dir. Komünün nüfusu 22.306 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 214 kişidir.\nPorto Torres komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Sassari.\n\n\nBergamo ilindeki komünlerin listesi\nBu liste İtalyan'nın Bergamo ilindeki 242 komünün listesini içerir.\n\n\nPosada\nPosada (Sarduca: \"Pasàda\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 32,77 km²'dir. Komünün nüfusu 2.967 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 91 kişidir.\nPosada komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Budoni, Siniscola ve Torpè.\n\n\nPortoscuso\nPortoscuso (Sarduca: \"Portescùsi\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 38,09 km²'dir. Komünün nüfusu 5.150 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 135 kişidir.\nPortoscuso komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Carbonia, Gonnesa ve San Giovanni Suergiu.\n\n\nPozzomaggiore\nPozzomaggiore (Sarduca: \"Pottumajòre\", \"Pottumaggiòre\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 78,77 km²'dir. Komünün nüfusu 2.617 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 33 kişidir.\nPozzomaggiore komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Bosa, Cossoine, Mara, Padria, Semestene, Sindia ve Suni.\n\n\nRiola Sardo\nRiola Sardo (Sarduca: \"Arriòra\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 48,11 km²'dir. Komünün nüfusu 2.151 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 45 kişidir.\nRiola Sardo komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Baratili San Pietro, Cabras, Narbolia, Nurachi ve San Vero Milis.\n\n\nPutifigari\nPutifigari (Sarduca: \"Potuvìgari\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 53,10 km²'dir. Komünün nüfusu 729 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 14 kişidir.\nPutifigari komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Alghero, Ittiri, Uri ve Villanova Monteleone.\n\n\nRuinas\nRuinas (Sarduca: \"Arruìnas\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 30,46 km²'dir. Komünün nüfusu 667 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 22 kişidir.\nRuinas komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Allai, Asuni, Mogorella, Samugheo, Siamanna, Villa Sant'Antonio ve Villaurbana.\n\n\nSadali\nSadali (Sarduca: \"Sàdili\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 49,61 km²'dir. Komünün nüfusu 988 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 20 kişidir.\nSadali komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Esterzili, Nurri, Seui, Seulo ve Villanova Tulo.\n\n\nSagama\nSagama (Sarduca: \"Sàgama\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 11,72 km²'dir. Komünün nüfusu 200 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 17 kişidir.\nSagama komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Flussio, Scano di Montiferro, Sindia, Suni ve Tinnura.\n\n\nSamassi\nSamassi (Sarduca: \"Samàssi\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 42,04 km²'dir. Komünün nüfusu 5.196 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 124 kişidir.\nSamassi komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Furtei, Sanluri, Serramanna ve Serrenti.\n\n\nSamatzai\nSamatzai (Sarduca: \"Samatzài\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 31,16 km²'dir. Komünün nüfusu 1.680 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 54 kişidir.\nSamatzai komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Barrali, Donori, Guasila, Nuraminis, Pimentel, Serrenti ve Ussana.\n\n\nSamugheo\nSamugheo (Sarduca: \"Samughèo\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 81,28 km²'dir. Komünün nüfusu 3.030 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 37 kişidir.\nSamugheo komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Allai, Asuni, Atzara, Busachi, Laconi, Meana Sardo, Ortueri, Ruinas ve Sorgono.\n\n\nSan Basilio\nSan Basilio (Sarduca: \"Santu 'Asìli 'e Mònti\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 44,63 km²'dir. Komünün nüfusu 1.238 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 28 kişidir.\nSan Basilio komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Arixi, San Nicolò Gerrei, Sant'Andrea Frius, Senorbì, Silius, Sisini ve Siurgus Donigala.\n\n\nSan Gavino Monreale\nSan Gavino Monreale (Sarduca: \"Santu 'Èngiu\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 87,40 km²'dir. Komünün nüfusu 8.671 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 99 kişidir.\nSan Gavino Monreale komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Gonnosfanadiga, Guspini, Pabillonis, Sanluri, Sardara ve Villacidro.\n\n\nSan Giovanni Suergiu\nSan Giovanni Suergiu (Sarduca: \"Santu Giuànni Suèrgiu\", \"Santu Juanni Sruèxu\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 72,37 km²'dir. Komünün nüfusu 6.055 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 84 kişidir.\nSan Giovanni Suergiu komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Carbonia, Giba, Portoscuso, Sant'Antioco ve Tratalias.\n\n\nSan Nicolò d'Arcidano\nSan Nicolò d'Arcidano (Sarduca: \"Arcidànu\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 28,36 km²'dir. Komünün nüfusu 2.663 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 94 kişidir.\nSan Nicolò d'Arcidano komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Guspini, Pabillonis, Mogoro, Terralba ve Uras.\n\n\nSan Nicolò Gerrei\nSan Nicolò Gerrei (Sarduca: \"Paùli Gerrèi\", \"Pàùli Xrexèi\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 63,52 km²'dir. Komünün nüfusu 774 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 12 kişidir.\nSan Nicolò Gerrei komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Armungia, Ballao, Dolianova ve San Basilio.\n\n\nSan Sperate\nSan Sperate (Sarduca: \"Santu Sparàu\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 26,24 km²'dir. Komünün nüfusu 8.312 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 317 kişidir.\nSan Sperate komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Assemini, Decimomannu, Monastir, Sestu ve Villasor.\n\n\nSan Teodoro\nSan Teodoro (Gaddurosu: \"Santu Diadòru\", Sarduca: \"Santu Tiadòru\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 107,60 km²'dir. Komünün nüfusu 4.937 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 46 kişidir.\nSan Teodoro komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Budoni, Loiri Porto San Paolo, Padru ve Torpè.\n\n\nSan Vero Milis\nSan Vero Milis (Sarduca: \"Santu 'èru, Santèru\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 72,48 km²'dir. Komünün nüfusu 2.504 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 35 kişidir.\nSan Vero Milis komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Baratili San Pietro, Milis, Narbolia, Riola Sardo, Tramatza ve Zeddiani.\n\n\nSan Vito\nSan Vito (Sarduca: \"Santu Ìdu\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 231,64 km²'dir. Komünün nüfusu 3.659 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 16 kişidir.\nSan Vito komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Burcei, Castiadas, Muravera, Villaputzu ve Villasalto.\n\n\nSanluri\nSanluri (Sarduca: \"Seddòri\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 84,23 km²'dir. Komünün nüfusu 8.504 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 101 kişidir.\nSanluri komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Furtei, Lunamatrona, Samassi, San Gavino Monreale, Sardara, Serramanna, Serrenti, Villacidro, Villamar ve Villanovaforru.\n\n\nSanta Giusta\nSanta Giusta (Sarduca: \"Santa Jùsta\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 69,22 km²'dir. Komünün nüfusu 4.818 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 70 kişidir.\nSanta Giusta komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Ales, Arborea, Marrubiu, Morgongiori, Oristano, Palmas Arborea ve Pau.\n\n\nSanta Maria Coghinas\nSanta Maria Coghinas (Gaddurosu: \"Cuzìna\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 22,97 km²'dir. Komünün nüfusu 1.389 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 60 kişidir.\nSanta Maria Coghinas komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Aglientu, Bortigiadas, Bulzi, Palau, Perfugas ve Sedini.\n\n\nSanta Teresa Gallura\nSanta Teresa Gallura (Gaddurosu: \"Lungòni\", Sarduca: \"Lungòne\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 102,29 km²'dir. Komünün nüfusu 5.277 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 52 kişidir.\nSanta Teresa Gallura komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Tempio Pausania, Valledoria ve Viddalba.\n\n\nSantadi\nSantadi (Sarduca: \"Santàdi\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 116,49 km²'dir. Komünün nüfusu 3.439 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 30 kişidir.\nSantadi komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Assemini, Domus de Maria, Nuxis, Piscinas, Pula, Teulada, Villa San Pietro ve Villaperuccio.\n\n\nSant'Andrea Frius\nSant'Andrea Frius (Sarduca: \"Sant'Andrìa 'e Frìus\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 36,16 km²'dir. Komünün nüfusu 1.786 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 49 kişidir.\nSant'Andrea Frius komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Barrali, Dolianova, Donori, Ortacesus, San Basilio, San Nicolò Gerrei, Senorbì ve Serdiana.\n\n\nSant'Anna Arresi\nSant'Anna Arresi (Sarduca: \"Arrèsi\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 36,68 km²'dir. Komünün nüfusu 2.737 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 75 kişidir.\nSant'Anna Arresi komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Masainas ve Teulada.\n\n\nSant'Antioco\nSant'Antioco (Sarduca: \"Santu Antiògu\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 87,90 km²'dir. Komünün nüfusu 11.272 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 128 kişidir.\nSant'Antioco komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Calasetta ve San Giovanni Suergiu.\n\n\nSant'Antonio di Gallura\nSant'Antonio di Gallura (Gaddurosu: \"Sant'Antòni di Caragnàni\", Sarduca: \"Sant'Antòni de Calanzànos\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 81,69 km²'dir. Komünün nüfusu 1.520 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 19 kişidir.\nSant'Antonio di Gallura komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Arzachena, Calangianus, Luras, Olbia ve Telti.\n\n\nSantu Lussurgiu\nSantu Lussurgiu (Sarduca: \"Santu Lussùrzu\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 99,80 km²'dir. Komünün nüfusu 2.369 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 24 kişidir.\nSantu Lussurgiu komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Abbasanta, Bonarcado, Borore, Cuglieri, Norbello, Paulilatino, Scano di Montiferro ve Seneghe.\n\n\nRhode Island'daki belediyeler listesi\nRhode Island bir eyalettir.\n\n\nSardara\nSardara (Sarduca: \"Sàrdara\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 56,23 km²'dir. Komünün nüfusu 4.076 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 72 kişidir.\nSardara komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Collinas, Mogoro, Pabillonis, San Gavino Monreale, Sanluri ve Villanovaforru.\n\n\nSarroch\n0 (Sarduca: \"Sarròccu\") Sardinya'nın Cagliari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 67,83 km²'dir. Komünün nüfusu 5.269 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 78 kişidir.\n0 komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Assemini, Capoterra, Pula ve Villa San Pietro.\n\n\nScano di Montiferro\nScano di Montiferro (Sarduca: \"Iscànu\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 60,47 km²'dir. Komünün nüfusu 1.517 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 25 kişidir.\nScano di Montiferro komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Borore, Cuglieri, Flussio, Macomer, Sagama, Santu Lussurgiu, Sennariolo ve Sindia.\n\n\nSedilo\nSedilo (Sarduca: \"Sèdilo\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 68,45 km²'dir. Komünün nüfusu 2.122 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 31 kişidir.\nSedilo komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Aidomaggiore, Bidonì, Dualchi, Ghilarza, Noragugume, Olzai, Ottana ve Sorradile.\n\n\nSedini\nSedini (Sarduca: \"Sèddini\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 40,51 km²'dir. Komünün nüfusu 1.339 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 33 kişidir.\nSedini komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Bulzi, Castelsardo, Laerru, Nulvi, Santa Maria Coghinas, Tergu ve Valledoria.\n\n\nSegariu\nSegariu (Sarduca: \"Segarìu\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 16,69 km²'dir. Komünün nüfusu 1.205 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 72 kişidir.\nSegariu komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Furtei, Guasila ve Villamar.\n\n\nSelegas\nSelegas (Sarduca: \"Sèligas\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 20,39 km²'dir. Komünün nüfusu 1.364 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 67 kişidir.\nSelegas komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Gesico, Guamaggiore, Ortacesus, Senorbì ve Suelli.\n\n\nSarule\nSarule (Sarduca: \"Sarùle\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 52,72 km²'dir. Komünün nüfusu 1.696 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 32 kişidir.\nSarule komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Mamoiada, Ollolai, Olzai, Orani ve Ottana.\n\n\nSemestene\nSemestene (Sarduca: \"Semèstene\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 39,58 km²'dir. Komünün nüfusu 157 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 4 kişidir.\nSemestene komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Bonorva, Cossoine, Macomer, Pozzomaggiore ve Sindia.\n\n\nSeneghe\nSeneghe (Sarduca: \"Sèneghe\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 57,85 km²'dir. Komünün nüfusu 1.772 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 31 kişidir.\nSeneghe komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Bonarcado, Cuglieri, Milis, Narbolia ve Santu Lussurgiu.\n\n\nSenis\nSenis (Sarduca: \"Sènis\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 16,06 km²'dir. Komünün nüfusu 440 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 27 kişidir.\nSenis komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Assolo, Asuni, Laconi, Nureci ve Villa Sant'Antonio.\n\n\nSennariolo\nSennariolo (Sarduca: \"Sinnarìolo\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 15,61 km²'dir. Komünün nüfusu 186 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 12 kişidir.\nSennariolo komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Cuglieri, Flussio, Scano di Montiferro ve Tresnuraghes.\n\n\nSennori\nSennori (Sarduca: \"Sènnaru\", Sassarese: \"Sènnari\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 31,34 km²'dir. Komünün nüfusu 7.281 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 232 kişidir.\nSennori komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Osilo, Sassari, Sorso ve Tergu.\n\n\nSenorbì\nSenorbì (Sarduca: \"Senorbì\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 34,29 km²'dir. Komünün nüfusu 4.897 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 143 kişidir.\nSenorbì komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Ortacesus, San Basilio, Sant'Andrea Frius, Selegas, Siurgus Donigala ve Suelli.\n\n\nSerdiana\nSerdiana (Sarduca: \"Serdìana\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 55,71 km²'dir. Komünün nüfusu 2.650 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 48 kişidir.\nSerdiana komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Dolianova, Donori, Monastir, Sant'Andrea Frius, Sestu, Settimo San Pietro, Soleminis ve Ussana.\n\n\nSerramanna\nSerramanna (Sarduca: \"Serramànna\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 83,84 km²'dir. Komünün nüfusu 9.178 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 109 kişidir.\nSerramanna komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Nuraminis, Samassi, Sanluri, Serrenti, Villacidro ve Villasor.\n\n\nSerrenti\nSerrenti (Sarduca: \"Serrènti\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 42,78 km²'dir. Komünün nüfusu 4.854 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 113 kişidir.\nSerrenti komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Furtei, Guasila, Nuraminis, Samassi, Samatzai, Sanluri ve Serramanna.\n\n\nSerri\nSerri (Sarduca: \"Sèrri\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 19,18 km²'dir. Komünün nüfusu 653 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 34 kişidir.\nSerri komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Escolca, Gergei, Isili, Mandas, Mandas, Nurri ve Nurri.\n\n\nSestu\nSetzu (Sarduca: \"Sètzu\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 7,77 km²'dir. Komünün nüfusu 149 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 19 kişidir.\nSetzu komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Genoni, Genuri, Gesturi, Tuili ve Turri.\n\n\nSetzu\nSetzu (Sarduca: \"Sètzu\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 7,77 km²'dir. Komünün nüfusu 149 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 19 kişidir.\nSetzu komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Genoni, Genuri, Gesturi, Tuili ve Turri.\n\n\nSeui\nSeui (Sarduca: \"Seùi\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 148,21 km²'dir. Komünün nüfusu 1.291 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 9 kişidir.\nSeui komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Arzana, Escalaplano, Esterzili, Gairo, Perdasdefogu, Sadali, Seulo, Ulassai ve Ussassai.\n\n\nSeulo\nSeulo (Sarduca: \"Seùlu\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 58,79 km²'dir. Komünün nüfusu 829 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 14 kişidir.\nSeulo komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Aritzo, Arzana, Gadoni, Sadali, Seui ve Villanova Tulo.\n\n\nSiamaggiore\nSiamaggiore (Sarduca: \"Siamajòri\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 13,17 km²'dir. Komünün nüfusu 927 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 70 kişidir.\nSiamaggiore komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Oristano, Solarussa, Tramatza ve Zeddiani.\n\n\nSiamanna\nSiamanna (Sarduca: \"Siamànna\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 28,36 km²'dir. Komünün nüfusu 812 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 29 kişidir.\nSiamanna komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Allai, Oristano, Ruinas, Siapiccia, Simaxis ve Villaurbana.\n\n\nSilius\nSilius (Sarduca: \"Silìus\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 38,36 km²'dir. Komünün nüfusu 1.192 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 31 kişidir.\nSilius komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Ballao, Goni, San Basilio, San Nicolò Gerrei ve Siurgus Donigala.\n\n\nSiliqua\nSiliqua (Sarduca: \"Silìcua\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 189,85 km²'dir. Komünün nüfusu 3.872 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 20 kişidir.\nSiliqua komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Assemini, Decimomannu, Decimoputzu, Iglesias, Musei, Narcao, Nuxis, Uta, Vallermosa, Villamassargia ve Villaspeciosa.\n\n\nSimala\nSimala (Sarduca: \"Simàba\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 13,38 km²'dir. Komünün nüfusu 326 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 24 kişidir.\nSimala komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Baressa, Curcuris, Gonnoscodina, Gonnosnò, Masullas ve Pompu.\n\n\nTolerantia\nTolerantia, Ivan Ramadan'ın yönettiği, Saraybosna Film Festivali'nden ödüllü, CGI tekniğiyle üretilen animasyon türünde ilk Bosna-Hersek yapımı kısa filmdir. İnsanlar arasındaki hoşgörüsüzlük hakkında bir temaya sahip.\nFestivalin onuncu yılından itibaren verilmeye başlayan Saraybosna'nın Kalbi ana ödülünü, \"En İyi Kısa Film\" dalında almıştır. Aynı festivalde Prix UIP ödülünü kazanarak, 2008 Avrupa Film Ödülleri'nde Kısa Film dalında ödül için doğrudan aday olarak gösterilmeyi başarmıştır. Film, dünya çapında yaklaşık 30 festivalin resmi seçkisinde yer alıp, çeşitli ödüllere layık görülmüştür.\nHikayenin kahramanı, uzunca bir uykudan buzul çağının sonunda uyanır. Akıl yürütmeyi başarıyor oluşu, kıskanılması gereken bir şey değil fakat daha büyük bir şeylerin başlangıcı olabilir...\n\n\nPau, Ä°talya\nPau (Sarduca: \"Pàu\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 13,82 km²'dir. Komünün nüfusu 300 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 22 kişidir.\nPau komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Ales, Palmas Arborea, Santa Giusta ve Villa Verde.\n\n\nSiapiccia\nSiapiccia (Sarduca: \"Siapicìa\", \"Siipicìa\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 17,93 km²'dir. Komünün nüfusu 359 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 20 kişidir.\nSiapiccia komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Allai, Fordongianus, Ollastra, Siamanna ve Simaxis.\n\n\nSiddi\nSiddi (Sarduca: \"Sìddi\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 11,02 km²'dir. Komünün nüfusu 654 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 59 kişidir.\nSiddi komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Baressa, Collinas, Gonnoscodina, Gonnostramatza, Lunamatrona, Pauli Arbarei ve Ussaramanna.\n\n\nSini, Ä°talya\nSini (Sarduca: \"Sìni\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 8,75 km²'dir. Komünün nüfusu 524 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 60 kişidir.\nSini komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Baradili, Genoni, Genuri ve Gonnosnò.\n\n\nSimaxis\nSimaxis (Sarduca: \"Simàghis\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 27,82 km²'dir. Komünün nüfusu 2.243 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 81 kişidir.\nSimaxis komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Ollastra, Oristano, Siamanna, Siapiccia, Solarussa ve Zerfaliu.\n\n\nSindia\nSindia (Sarduca: \"Sindìa\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 58,57 km²'dir. Komünün nüfusu 1.717 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 29 kişidir.\nSindia komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Macomer, Pozzomaggiore, Sagama, Scano di Montiferro, Semestene ve Suni.\n\n\nSiniscola\nSiniscola (Sarduca: \"Thiniscòle\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 196,38 km²'dir. Komünün nüfusu 11.517 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 59 kişidir.\nSiniscola komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Irgoli, Lodè, Lula, Onifai, Orosei, Posada ve Torpè.\n\n\nOrani, Ä°talya\nOrani (Sarduca: \"Oràne\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 130,43 km²'dir. Komünün nüfusu 2.879 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 22 kişidir.\nOrani komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Benetutti, Bolotana, Illorai, Mamoiada, Nuoro, Oniferi, Orotelli, Ottana ve Sarule.\n\n\nSiris\nSiris (Sarduca: \"Sìris\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 6,00 km²'dir. Komünün nüfusu 230 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 38 kişidir.\nSiris komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Masullas, Morgongiori ve Pompu.\n\n\nSiurgus Donigala\nSiurgus Donigala (Sarduca: \"Seùrgus Donigàla\", \"Sriùgus Donigàlla\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 76,39 km²'dir. Komünün nüfusu 1.992 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 26 kişidir.\nSiurgus Donigala komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Goni, Mandas, Nurri, Orroli, San Basilio, Senorbì, Silius ve Suelli.\n\n\nSoddì\nSoddì (Sarduca: \"Soddìe\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 5,24 km²'dir. Komünün nüfusu 120 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 23 kişidir.\nSoddì komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Aidomaggiore, Boroneddu ve Sedilo.\n\n\nSolarussa\nSolarussa (Sarduca: \"Sabarùssa\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 31,86 km²'dir. Komünün nüfusu 2.425 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 76 kişidir.\nSolarussa komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Bauladu, Oristano, Paulilatino, Siamaggiore, Simaxis, Tramatza ve Zerfaliu.\n\n\nSorgono\nSorgono (Sarduca: \"Sòrgono\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 56,05 km²'dir. Komünün nüfusu 1.671 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 30 kişidir.\nSorgono komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Atzara, Austis, Belvì, Neoneli, Ortueri, Samugheo, Tiana ve Tonara.\n\n\nSoleminis\nSoleminis (Sarduca: \"Solèminis\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 12,79 km²'dir. Komünün nüfusu 1.874 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 147 kişidir.\nSoleminis komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Dolianova, Serdiana, Settimo San Pietro ve Sinnai.\n\n\nSorso\nSorso (Sassarese: \"Sòssu\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 67,01 km²'dir. Komünün nüfusu 14.732 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 220 kişidir.\nSorso komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Castelsardo, Sassari, Sennori ve Tergu.\n\n\nSuelli\nSuelli (Sarduca: \"Suèddi\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 19,20 km²'dir. Komünün nüfusu 1.103 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 57 kişidir.\nSuelli komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Gesico, Mandas, Selegas, Senorbì ve Siurgus Donigala.\n\n\nSuni\nSuni (Sarduca: \"Sùne\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 47,46 km²'dir. Komünün nüfusu 1.092 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 23 kişidir.\nSuni komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Bosa, Flussio, Modolo, Pozzomaggiore, Sagama, Sindia ve Tinnura.\n\n\nStintino\nStintino (Sassarese: \"Isthintìni\", Sarduca: \"Istintìnu\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 59,04 km²'dir. Komünün nüfusu 1.623 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 27 kişidir.\nStintino komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Sassari.\n\n\nLeah Chase\nLeah Chase (6 Ocak 1923 - 1 Haziran 2019), Afrikalı-Amerikalı yemek şefi, televizyon sunucusu ve yazardır. \nChase, 6 Ocak 1923'te Madisonville, Louisiana'da doğmuş ve New Orleans'da yetişmiş ve kariyerini sürdürtmüştür. Chase, kendi yaptığı meşhur yemek olan Queen of Creole Cuisine adıyla anılır. Afrika kökenli \"Creole Muıtfağı\" yemeklerini Amerika'da yaygınlaşmasına katkı verdi. 1960'larda kurucusu olduğu restaurant, \"Dooky Chase\" Amerikan Sivil Haklar Hareketi'nin buluşma noktası olmuştur.\nAfrikalı-Amerikalı yemek şefi, televizyon sunucusu ve yazar Leah Chase 1 Haziran 2019'da New Orleans, Louisiana'da 96 yaşında ölmüştür.\n\n\nAlistair Browning\nAlistair Browning (8 Şubat 1954 –2 Haziran 2019), Yeni Zelandalı oyuncu.\nİngiliz asıllı ailenin oğlu olarak 8 Şubat 1954'te Dunedin, Yeni Zelanda'da doğdu. Aksiyon-gizem-tarihi türde gişe başarısı getirmiş Damrod rolünü canlandırdığı Peter Jackson imzalı sinema filmi; \"\" (2002) ve \"\" (2003) ile bilinir. Rol aldığı 2001 yapımı \"Rain\" adlı filmdeki oyunculuğuyla \"En İyi Erkek Oyuncu\" dalında Yeni Zelanda Film ve Televizyon Ödülü'nü aldı. Ayrıca televizyon yapımları; \"Power Rangers Ninja Storm\", \"Power Rangers Dino Thunder\" ve \"Shortland Street\" 'de seslendirme çalışmaları yaptı.\nİngiliz kökenli Yeni Zelandalı oyuncu Alistair Browning 2 Haziran 2019'da Palmerston North, Yeni Zelanda'da 65 yaşında akciğer kanserinden ölmüştür.\n\n\nPiet Blauw\nPieter Marinus \"Piet\" Blauw (30 Eylül 1937 - 16 Mayıs 2019), Hollandalı siyasetçi ve girişimcidir.\nHalkçı Özgürlük ve Demokrasi Partisi (VVD) üyesi olarak siyaset yaptı. 1981’de Hollanda Temsilciler Meclisi’ne delege olarak seçilerek girdi ve 1998’e kadar görev yaptı.\nAlkmaar’da doğan Blauw 16 Mayıs 2019'da Veendam, Groningen'de 81 yaşında ölmüştür.\n\n\nTechnogym\nTechnogym Cesena, İtalya merkezli bir fitness ekipmanları üreticisidir. 1983 yılında Nerio Alessandri tarafından kurulmuştur.\n1985 yılında Technogym ilk tam kuvvet eğitim hattını başlattı ve 1986'da ev eğitmeni Unica'yı sundu. Daha sonra 1990 yılında şirket ilk kardiyovasküler eğitim hattını ekledi. 2000 yılında Seçim hattını başlattı ve 2002'de entegre TV ekranına sahip ilk kardiyovasküler eğitim hattı olan Excite'i başlattı. Technogym 2000 yılında Sidney'deki Olimpiyat Oyunları'nda atletik antrenman ekipmanı için resmi tedarikçi seçildi. Şirket o zamandan beri Atina 2004, Turin 2006, Pekin 2008 ve Londra 2012 de dahil olmak üzere diğer birçok Olimpiyat Oyunları için resmi bir tedarikçi oldu.\nTemmuz 2014'te Technogym şık bir ev jimnastik salonu ekipmanı oluşturmak için endüstriyel tasarımcı Antonio Citterio ile ortaklık kurdu. Kinesis Personal Vision serisi, Android platformunda çalışan VISIOWEB adlı bir programı çalıştıran tabletleri birleştiriyor.\nAğustos 2014'te Rio'daki 2016 Yaz Olimpiyatları, tek başına bir tedarikçi olarak Technogym'i seçtiğini duyurdu. 1993 yılında Technogym, Formula 1 motor yarışları takımı Benetton Formula'nın sponsorluğunu üstlendi.\nTechnogym, Sidney, Atina, Torino ve Pekin'deki Olimpiyatlara sponsor oldu, iki resmi sporla ilgili resmi tedarikçiden Adidas ile birlikte 2008 Yaz Olimpiyatları'na katıldı. Şirket, Londra 2012 Olimpiyatları'na ekipman sağlamak için kuruldu.\n\n\nJavier Barreda Jara\nJavier Alberto Barreda Jara (13 Aralık 1966 –3 Haziran 2019), Perulu siyasetçi ve bakan. \nAprista Partisi'nde siyaset yaptı. Ocak-Nisan 2018 tarihleri arasında dört ay boyunca Peru Çalışma ve İstihdamı Teşvik Bakanı olarak görev yaptı. Barreda Jara 13 Aralık 1966'da Lima'da doğdu. Cayetano Heredia Üniversitesi ve Peru Katolik Papalık Üniversitesi'nde eğitim gördü.\nPerulu siyasetçi ve bakan Javier Barreda Jara geçirdiği kalp krizi sonucu 3 Haziran 2019'da Lima, Peru'da 52 yaşında öldü.\n\n\nNechama Rivlin\nNechama Rivlin (İbranice: נחמה ריבלין; 5 Haziran 1945 –4 Haziran 2019), İsrail first ladysi ve akademisyendir. \n2014’ten 2019’da ölümüne kadar İsrail first lady'si olarak görevdeki İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin'in eşiydi. Çift 1971'de evlenmiş 2019'da ölümüne kadar beraberlikleri sürmüştür. Rivlin 5 Haziran 1945'te Herut, İsrail'de doğdu. Kudüs İbrani Üniversitesi'nden mezun oldu. Daha sonra aynı üniversitede araştırmacı akademisyen olarak zooloji, jeoloji ve genetik bölümlerinde görevini sürdürmüştür.\nRivlin'e akciğer hastalığı olan pulmoner fibroz teşhisi kondu, Mart 2019'da bir akciğer nakli geçirdi.\n\n\nFlore Bonaventura\nFlore Bonaventura (d. 12 Ekim 1988), İtalyan asıllı Fransız oyuncu.\n\n\nNeuralink\nNeuralink Corporation, Elon Musk ve kurucu ekibi (Ben Rapoport, Dongjin Seo, Max Hodak, Paul Merolla, Philip Sabes, Tim Gardner, Tim Hanson, Vanessa Tolosa) tarafından kurulan ve implante edilebilir beyin-bilgisayar arayüzleri (BCI'ler) geliştiren bir Amerikan nöroteknoloji şirketidir. Şirketin merkezi San Francisco'dadır; 2016 yılında kuruldu ve ilk kez Mart 2017'de halka açıklandı. Ticari marka \"Neuralink\", Ocak 2017'de önceki sahiplerinden satın alındı.\nŞirket kurulduğundan bu yana, çeşitli üniversitelerden birçok ünlü nörobilimci kiraladı.\nNisan 2017'de, \"Wait But Why\" adlı bir blog, şirketin kısa sürede ciddi beyin hastalıklarını tedavi etmek için cihaz geliştirmeyi hedeflediğini ve nihayetinde yaşanan insani gelişmenin, bazen transhümanizm olarak adlandırıldığını bildirdi. Musk, bu fikirle kısmen, Iain M. Banks'ın 13 romanından oluşan The Culture'ın kurgusal evreninin bir parçası olan \"sinirsel bağcık\" adlı bir bilim kurgu konseptiyle ilgilendiğini söyledi.\nMusk, nöral bağı, zorunlu olarak geniş cerrahi yerleştirme anlamına gelmeyecek, ancak ideal olarak bir damar veya arter yoluyla bir implant yerleştirecek olan \"korteksin üstündeki dijital katman\" olarak tanımladı. Musk, uzun vadeli hedefin, Musk'un kontrol edilmezse insanlık için varoluşsal bir tehdit olarak algıladığı \"yapay zeka ile simbiyoz\" a ulaşmak olduğunu açıkladı. Günümüzde bazı nöroprostetikler beyin sinyallerini yorumlayabilir ve engelli kişilerin protez kollarını ve bacaklarını kontrol etmelerine izin verebilir. Musk, bu teknolojiyi, harekete geçirmek yerine, geniş bant hızında diğer harici yazılım ve aygıt türleriyle etkileşime girebilen implantlarla ilişkilendirmeyi amaçlamaktadır.\n2018 itibarıyla, şirket \"kamuya açık olduğundan beri çalışmaları hakkında oldukça gizli kalmasına\" rağmen, kamuoyu kayıtları San Francisco'da bir hayvan test tesisi kurmaya çalıştığını gösterdi (ancak görünüşe göre bir tane açmamış), daha sonra Kaliforniya, Davis Üniversitesi'nde araştırma yapmaya başladı.\n2018 itibarıyla, Neuralink, San Francisco'nun Mission Bölgesi'nde, Musk'un ortak bir şirketi olan OpenAI ile bir ofis binası paylaşıyor.\n\n\nBurnu açık ayakkabı\nBurnu açık ayakkabı parmakların gösterilmesine izin veren bir kutuda bir açıklığın bulunduğu bir kadın ayakkabısıdır (genellikle bir iskarpin, topuğu açık ayakkabı, patik veya başka bir elbise ayakkabısı).\nBurnu açık ayakkabılar, 1940'larda başlarında popülerdi, ancak 1960'larda kayboldu. Peep-toe ayakkabılarının 1970'lerin ortalarına doğru moda düşmeden önce, 1970'lerde / 80'lerde kısa bir dirilişi oldu. Daha yakın zamanlarda, \"peep-toe boots\" gibi varyasyonlar ortaya çıkarak yeniden popüler hale geldiler.\n\n\nŞeffaf topuklu ayakkabı\nŞeffaf topuklu ayakkabı (striptizci ayakkabısı olarak da bilinir), şeffaf bir malzemeden yapılmış topuklu ayakkabılardır.\nTopuk tasarımını oluşturmak için kullanılan malzemeler polikarbonat, PVC, pleksi ve akrilik reçineyi içerir.\nKülkedisi'nin cam terliğine benzeyen daha romantik bir tarz, balo gibi sosyal etkinlikler için tasarlanmıştır, ancak genel olarak tasarımlar, çok yüksek topuklu ayakkabılarla daha kışkırtıcıdır.\nPopüler markalar Pleaser ve Luscious'tur. 2009'da \"New York Magazine\", ilkbahar 2010 gösterileri için stilin özellikle Milan'daki Dean and Dan Caten, Prada ve Fendi gösterilerinde \"trendde\" olduğunu belirtti. Şeffaf topuklu ayakkabıların erotik sanatçılar ve pornografiyle ilişkilendirilmesi, ünlülerin bu ayakkabıları giymesiyle ilgili bazı eleştirilere yol açtı.\n\n\nBüşra Esad\nBüşra Esad (11 Ekim 1960; Şam, Suriye), Suriye Devleti'ni uzun yıllardır yöneten 2000'de ölen eski devlet başkanı Hafız Esad'ın kızıdır.\n1957'de evlenen Suriye eski Devlet Başkanı Hafız Esad ile Enise Mahluf çiftinin kızı olup kendisinden başka 4 erkek kardeşi vardır.\nŞam Üniversitesi mezunu olan Büşra Esad 2012'de bombalı suikaste kurban giden siyasetçi Asıf Şevket ile evliydi. Bu beraberliğinden 5 çocuğu bulunmaktadır.\n\n\nKedi topuk\nKedi topuk kısa topuklu ayakkabılardır.\nGenellikle, 3.5 cm (1.5 inç) ila 4.75 cm (1.75 inç) yüksekliğe sahip, kısa bir stiletto topuğu olup, topuğu ayakkabının arka kenarından ayarlayan hafif bir eğri vardır. Stil Audrey Hepburn tarafından popüler hale getirildi ve modanın son takipçileri arasında Theresa May, Michelle Obama ve Hillary Clinton yer aldı.\nYavru topuklu ayakkabılar, halen pratik olan kadınsı kıyafetler giymek isteyen kadınların ofis ortamında işte giyilebilir. Partiler için, yavru topuklu ayakkabılar, topukluları rahatsız eden kadınlar için bir alternatiftir. Ayrıca, kedi topuklu ayakkabılar, yüksek topuklu ayakkabılar için çok genç sayılabilecek genç kızlar tarafından da giyilir.\n\n\nBobin ayakkabı\nBobin ayakkabı üstten ve alttan geniş ve ortada daha dar olan bir topuklu ayakkabıdır. Böylece bir kum saatine benzemektedir. Bu ayakkabılar Barok ve Rokoko dönemlerinde Avrupa'da moda olmuştur. Diğer popülerlik dönemleri 1860'ları ve 1950'leri içerir. Bu görünüm John Fluevog tarafından popülerleştirildi.\nBobin topukluları giyen için çok fazla konfor sağlar ve daha pratik bir topuklu ayakkabı seçeneği olarak kabul edilir.\n\n\nMenekÅŸe (ad)\nMenekşe, bir yer ismi, kadın ismi ve soyadı, şu anlamlara gelebilir:\n\n\nFrances Arnold\nFrances Hamilton Arnold (d. 25 Temmuz 1956), Amerikalı kimya mühendisi. Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü Kimya Mühendisliği, Biyomühendislik ve Biyokimya Bölümü'nde profesör olarak görev yapmaktadır. 2018'de enzimlerin yönlendirilmiş evrimi konulu çalışmasıyla Nobel Kimya Ödülü'ne değer görülmüştür.\nYüksek lisans ve doktora çalışmalarını Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley'de tamamlayan Arnold bu kurumda fiziksel kimya konulu araştırmalar da yapmıştır.\n\n\nKi (tanrıça)\nKi, Sümer mitolojisinde yeryüzünün tanrıçası ve aynı zamanda gök tanrısı Anu'nın eşidir. Bazı efsanelere göre Ki ve Anu erkek ve kız kardeşlerdir ve cennetin ve yeryüzünün daha önceki şahısları Anşar ve Kişar'ın çocuklarıdır. Bazı uzmanlar Ki'nin bir tanrı olarak kabul edilip edilmediğini sorgulamaktadır çünkü Ki ile ilgili herhangi bir kült kanıt mevcut değil ve ismi yalnızca sınırlı sayıda Sümer eserinde görünmektedir. Samuel Noah Kramer, Ki'yi Sümer ana tanrıçası Ninhursag olarak tanımlar ve aslen aynı figür olduğunu iddia eder.\n\n\nTırmanma merdiveni\nTırmanma merdiveni (maymun çubukları da denir) katılımcıların tırmanabileceği, asılabileceği, oturabileceği ve bazı konfigürasyonlardaki slaydındaki metal boru veya halat gibi birçok malzemeden yapılmış bir oyun alanı ekipmanıdır. Açık oyun seti, çocuk parkı ve oyun parkı olan yerlerde de bulunur.\nBüyük, metal, geometrik şekilli orman salonları bir zamanlar oyun parklarında yaygındı, ancak bazen çocukların kafalarına vurmaları ya da üstlerine yanlış sallanmaları, morluklara, burkulmalara, kırılmalar ve yaralanmaya neden oldu. Yeni tırmanma salonları genellikle PVC, diğer plastikler, ip çeşitleri, ahşap / boru ve diğer malzemeler dahil olmak üzere alternatif malzemelerden yapılır. Metalik olmayan tırmanma salonları çok sıcak veya soğuk bir günde bile rahatça dokunma avantajına sahiptir, çünkü çok sıcak veya soğuk olmazlar. PVC ve plastikten yapılmış jimnastikleri ve maymun çubukları, çarpıldığında daha esnek metal modellerinden daha iyi emilim sağlar. Ayrıca, PVC ve plastik paslanmayacaktır.\nTırmanma jimnastiği şekilleri, dış kenarlarda merdiven ve korkuluk bulunan ahşap platformlar içerebilir. Jeodezikler, roket şeklindeki yapılar ve diğer konfigürasyonlar dahil okul oyun parklarında, parklarda ve arka bahçelerde çeşitli şekiller görülür.\nYaygın olarak kullanılan bir tür jimnastik salonu, bir çocuğun asabileceği kadar yüksek, ancak düşüşte ciddi yaralanmalara neden olacak kadar yüksek olmayan bir sıra üst tavan çubuğudur. Bir çocuk elden ele bir uca diğerine kol sallama yapabilir veya dizlerin arkasından çubuklardan baş aşağı sarkabilir.\nEv kullanımı için tırmanma salonlarının daha yeni, modern bir versiyonu da mevcuttur. Tahta veya çelikten yapılmışlardır. Ahşap setler tipik olarak biraz hantaldır fakat dokunması kolaydır. Metal çerçeveli tırmanma salonları başka bir avantaja sahiptir - önemli ölçüde daha az yer kaplarlar ve bazı durumlarda tahtalardan çok daha güçlüdürler. Ev kullanımı için metal çerçeveli orman salonları da farklı tavan yüksekliklerine sahip evler için mükemmel olan yüksekliği ayarlanabilir.\nDaha iyi kalitede bir metal tırmanma jimnastiği, sinir uyarıcı masaj basamaklarının yanı sıra toksik olmayan bir kauçuk kaplamaya sahip olacaktır.\n\n\nEskişehir ilindeki yerleşim yerleri listesi\nAşağıda Eskişehir ilindeki yerleşim yerleri gösterilmiştir. Yerleşim yerleri bağlı oldukları ilçe başlığı altında sıralanmıştır. Her listede ilk yer ilçe merkezi, diğerleri bu ilçeye bağlı köylerdir. (Büyükşehir yasası son haline göre büyükşehirlerde belde örgütü kaldırılmıştır.)\n\n\nYatak kıyafeti\nYatak kıyafeti uyurken giyilmek üzere tasarlanmış giysilerdir. Yıpranmış kıyafeti, mevsimlere göre değişebilir, daha sıcak koşullarda daha soğuk koşullarda giyilir ve bunun tersi de geçerlidir. Bazı stil veya materyaller, fonksiyonel amaçlarına ek olarak görsel olarak çekici veya erotik olacak şekilde seçilir.\nGecelikler şunları içerir:\n\n\nGece kıyafeti\nGece kıyafeti Günümüzde neredeyse sadece kadınlar tarafından giyilen gevşek bir yatak kıyafeti veya gecelik. Gecelikler pamuk, ipek, saten, atlas veya naylondan yapılır ve büst ve eteklerinde dantel aplikasyon veya nakışlarla süslenebilir.\nGecelik, herhangi bir yakaya sahip olabilir ve herhangi bir tipteki kolluya sahip olabilir, kolsuz ve herhangi bir omuz askısı veya sırt stilinde olabilir. Gecelik uzunluğu kalça uzunluğundan zemin uzunluğuna kadar değişebilir. Kısa bir gecelik, stile bağlı olarak \"shortie\" veya \"baby-doll\" olarak adlandırılabilir. Gece elbisesi hemen hemen kombinezondan tam daire taramasına kadar değişebilir. Bir gecelik, gecelik veya tam astar olarak kullanılabilir. Gecelikler konukları almak için uygun hale getirmek üzere uygun bir dış giysi, bir bornoz, dik şifon veya sabahlık ile giyilebilir.\n\n\nGöğüs dekoltesi\nGöğüs dekoltesi sternumun üzerinde yatan bir kadının göğüs ve memeleri arasındaki maruz kalan alandır ve yalnızca dekolte bir boyun çizgisi içeren giysilerle (veya yoğun, saydam olmayan vücut sanatı) görülebilir olanları ifade eder. Bazı kültürlerde, bölünme gösterimi estetik veya erotik olarak kabul edilir ve balo elbisesi, gece elbisesi, iç çamaşırları ve mayo gibi bölünmeyi vurgulayan düşük boyun çizgisine sahip giysilerle ilişkilendirilebilir. Bu kültürlerde kadınlar, tarih boyunca, zamanın ve yerin alçakgönüllülüğünün değişen modaları ve kültüre özgü normları bağlamında fiziksel çekiciliğini ve kadınlıklarını artırmaya çalıştılar. Uygun bağlamlarda uygulanan yöntemler bölünme de dahil olmak üzere memelerin vurgulanması ve kısmi gösterimini içermiştir. Bazı kültürlerde, herhangi bir bölünme gösterimi kültürel olarak tabu olabilir (örneğin, İslam'da juyub).\n\n\nFlandre Düzlükleri\nFlander Düzlükleri Belçika sınırının içinde bulunan alandır. Avrupa kıtasının Britanya Adası'na en yakın yeridir.\nAlmanya'nın batıyı işgal etmek için kullandığı popüler stratejik alan Fransa'nın can damarı sayılır. İlk olarak Almanlar I. Dünya Savaşı'nda Schlieffen Planı ile buradan Fransa'ya girmişler, fakat Verdun Muharebesi'nde Fransızlar tarafından bozguna uğratılmışlardır.\nII. Dünya Savaşı'nda ise Nazi Almanyası buradan Fransa'ya girmiştir.\n\n\nAtari (anlam ayrımı)\nAtari, aşağıdakilerden birini kastediyor olabilir:\n\n\nAnders Zorn\nAnders Leonard Zorn, Mora (İsveç)'de 'da doğan ve Stockholm’de 'de ölen İsveçli ressam, oymacı, heykeltıraş ve fotoğrafçıydı.\nSanatına yansıttığı özelliğini, yaşam ve atmosfer ile işlemesi şeklinde gösterir. İsveç kırsalına ait, otoportreleri, nüleri ve su tasvirlerine ilişkin tablolarıyla tanınır. Carl Larsson ile birlikte İsveç'in en popüler ressamıdır.\nMora, İsveç'te, Zorn Koleksiyonunu barındıran kendi adını taşıyan müze bulunmaktadır.\nAnders Zorn, Grund Anna Andersdotter ve Leonhard Zorn'un oğludur. Annesi, bir Alman bira üreticisi olan babasını Uppsala ziyareti sırasında tanşır ve kısa bir ilişkisi olur. Anders Zorn, çocukluğunu annesi ve anneannesi ile Mora yakınlarındaki bir çiftlikte geçirdi. Mütevazı bir ortamda büyümesi ilerdeki sanatına iz bırakır ve İsveç kır yaşamını anlatan birçok esere yansımaktadır. Zorn büyükannesi ve annesine duyduğu minnettarlığı özellikle onları temsil eden heykelleri ve resimlerleri ile ifade eder. Babasını hiç tanımamıştır.\n1872'de, babasının ölümüyle kendisine kalan mirası sayesinde, 1875'te İsveç Kraliyet Sanat Akademisi'ne girer ve başlangıçta ağaç oymacılığı üzerine kayıt olur. Ancak suluboya, hızla en sevdiği ifade şekli haline gelir ve hızla akademik ortamında bir deha olarak değerlendirilir. Suluboya eseri \"Yasta - In Mourning\" (1880, Stockholm, Nationalmuseum ) Akademinin yıllık sunumu için seçilir.\nGüzel Sanatlar Akademisi'ndeki muhafazakarlık sıyrılmak üzere, 1885 yılına kadar çoğunlukla kaldığı Londra İspanya ve Paris seyahatleri için ayrılır. Sulu boya tekniğini, beceri ve hassasiyetiyle ifade ettiği birçok portreyi bu dönemde çizer.\n1885'de İsveç'e geri döner ve 1881'de tanıştığı Emma Lamm ile evlenir. Çift, daha sonra bazı resimler için, özellikle de bölgelere ait denizlerin temsilinde ilham kaynağı olan Konstantinopolis'e ve Cezayir'e seyahate çıkar. Çift daha sonra yazlarını İsveç'te Stockholm ve Dalarna'da geçirir. Mora'daki evi (mobilya ve dönem enstalasyonları ile) müzeye çevrilmiş, kendi çalışmalarına adanmış müzenin bitişiğinde bulunmaktadır.\nAnders Zorn, Paris'teki \"Exposition universelle de 1889\" hazırlığı için Paris'e döndüğünde ( rue Daubigny ve sonra Clichy bulvarını kalmıştır), Empresyonizm kesinlikle resminin önemli bir ifadesi olarak kabul edilmekteydi. Bu bağlamda, çalışmalarının çok büyük bir etkisi vardı ve Onur Lejyonu nişanını bu dönemde aldı. Daha sonra düzenli olarak Paris'e döner; özellikle 1906'da, basında kendinden coşkuyla söz ettirdiği 166 tablosunu sergiledi.\nHayatının son yirmi yılında gençlik tutkusu heykele, fotoğrafçılık ve oymacılığa döndü. 22 Ağustos 1920'de öldü ve İsveç'ten ulusal onur madalyası aldı. Zorn'un eşinden çocuğu olmadı, ama babalığını kabul edip sahiplendiği ve desteklediği çocukları olmuştu.\nSanatçının önemli eserlerinden bazıları, Stockholm'deki Ulusal Güzel Sanatlar Müzesi'nde (İsveççe: \"Nationalmuseum\") görülebilir. Bunların arasında, Midsummer Dance (1897), kırsal bir Yaz ortası kutlamasının akşam ışığında dansçıların tasviridir. Zorn'un eserlerini barındıran diğer müzeler arasında Paris'teki Orsay Müzesi, New York'taki Metropolitan Sanat Müzesi ve Boston Güzel Sanatlar Müzesi sayılabilir. Mora ve Garberg, Älvdalen'de bulunan Zorn Koleksiyonları (Swedish:\"Zornsamlingarna\") dört müzedeki yapıtlarını içermektedir. Ana müze - Zornmuseet - Ragnar Östberg tarafından tasarlandı ve 1939'da açıldı.\n\"Augustus Saint-Gaudens (1848-1907)\" Amerikan Heykel Ustası \"sergisinin kataloğunun 2. ve 3. bölümleri; Toulouse, Musée des Augustins ve Blérancourt, Fransa Ulusal Amerikan İşbirliği Müzesi, 1999) bu, aşağıda çoğaltılmıştır.\nZorn sanatı sayesinde zengin oldu ve hatırı sayılır bir sanat koleksiyonu oluşturabildi. eserler sadece memleketinden değil, yurtdışına yaptığı seyahatlerden de satın aldıklarından oluştu. Ortak vasiyetleri doğrultusunda, Anders ve Emma Zorn tüm varlıklarını İsveç Devletine bağışladılar. Sanatçının eserlerinin sergilendiği ana müze - Zornmuseet'te Zorn eserlerinin dışında Rembrandt Harmensz van Rijn, 'The Hovingham Master' (Poussin'in takipçisi), Bruno Liljefors, Albert Edelfelt ve Pehr Hilleström'e ait eserler de görülebilir.\nBellman Ödülü (Bellmanpriset), her yıl İsveç Akademisi tarafından verilen “olağanüstü bir İsveç şairi” için verilen bir ödüldür. Ödül 1920 yılında Anders Zorn ve karısı Emma tarafından kurulmuş vakıfça dağıtılmaktadır.\n1886'da, Anders Zorn ve karısı Emma, Mora kilisesine yakın arazi satın aldılar ve burada anneanne büyükbabasının çiftliğinden bir kulübeyi buraya taşıdılar. Anders ve Emma Zorn, yurtdışında geçirdikleri yıllardan sonra İsveç'e dönmeye karar verdiğinde, evi büyütmeye başladılar. Zorngården, 1910'da tamamlandı.\nZorngården, 1942’de Emma Zorn’un ölümünden bu yana o zamanki şekli ile korunmaktadır. Yüzyılın başından günümüze kalmış bir sanatçının evinin güzel bir örneğidir. İngiliz ve İsveç mimarisinden ilham alarak, bugün 1900 yıllarını karakterize eden mimari özgünlüğün çok iyi bir örneğidir.\nZorngården’ın ana bölümü Zorn’un evi ve sanat eserlerini içeren bir müzeden oluşuyor, ancak Zorn koleksiyonlarını da paylaşan iki müze daha var. Gammelgården, Mora'nın güney kesiminde yer almaktadır ve Zorn'un, bu türde binaların unutulmayacağından emin olmak için satın aldığı, 40 ahşap evden oluşmaktadır. Bir diğeri de Zorn'un sıkıntı içinde iken sığınağı Gopsmor, Älvdalen belediyesine ait ve sadece Temmuz ayında ziyarete açıktır.\n\n\n2019 UEFA Uluslar Ligi Finalleri kadroları\nTeknik direktör: Ronald Koeman\nHollanda'nın finaller kadrosu 27 Mayıs 2019 tarihinde açıklandı.\nTeknik direktör: Gareth Southgate\nİngiltere'nin finaller kadrosu 27 Mayıs 2019 tarihinde açıklandı.\nTeknik direktör: Vladimir Petković\nİsviçre'in finaller kadrosu 27 Mayıs 2019 tarihinde açıklandı. 30 Mayıs tarihinde Breel Embolo yerine Noah Okafor kadroya alındı.\nTeknik direktör: Fernando Santos\nPortekiz'in finaller kadrosu 23 Mayıs 2019 tarihinde açıklandı.\n\n\n1983 video oyunu krizi\n1983 video oyunu krizi, 1983-1985 yılları arasında özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nde video oyunu endüstrisinde yaşanan büyük çapta bir durgunluktu. Kriz, video oyunu konsolları ve mevcut oyunların sayısındaki pazarın doygunluğu ve video oyunu konsolu oyunlarına ev bilgisayarların lehine ilgi duyulması gibi çeşitli faktörlerle ilişkilendirildi. 1983'te gelirler yaklaşık 3,2 milyar dolar iken 1985'te 100 milyon dolar olmak üzere %97 oranda düştü. Kriz, Kuzey Amerika'daki ikinci nesil konsol video oyunlarının geriye dönük olarak düşünüldüğü bir anda sona eren ciddi bir olaydı.\nYaklaşık iki yıl süren kriz, o sırada gelişen endüstriyi sarstı ve bölgedeki ev bilgisayarları ve video oyun konsolları üreten birkaç şirketin iflasına yol açtı. Zamanın analistleri, video oyun konsollarının ve yazılımın uzun vadeli uygulanabilirliği konusunda şüphelerini dile getirdi. Kuzey Amerika video oyunu konsolu endüstrisi, birkaç yıl sonra çoğunlukla Nintendo Entertainment System (NES) 1985'teki yaygın başarısı nedeniyle düzeldi.\n\n\n2019 UEFA Uluslar Ligi Finali\n2019 UEFA Uluslar Ligi Finali, 2018-19 UEFA Uluslar Ligi sezonunun şampiyonunu belirleyecek UEFA Uluslar Ligi turnuvasının 1. final karşılaşmasıdır. Maç, Portekiz'in Porto şehrindeki Ejder Stadyumu'nda oynanmıştır. Hollanda'yı 1-0 yenerek ilk UEFA Uluslar Ligi şampiyonluğunu Portekiz kazanmıştır.\n\n\n\nRomana (Italia)\nRomana (Sarduca: \"Rumàna\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 21,60 km²'dir. Komünün nüfusu 543 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 25 kişidir.\nRomana komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Cossoine, Monteleone Rocca Doria, Padria, Thiesi ve Villanova Monteleone.\n\n\nSorradile\nSorradile (Sarduca: \"Sorradìle\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 26,34 km²'dir. Komünün nüfusu 379 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 14 kişidir.\nSorradile komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Ardauli, Bidonì, Boroneddu, Ghilarza, Nughedu Santa Vittoria, Olzai, Sedilo ve Tadasuni.\n\n\nTalana\nTalana (Sarduca: \"Talàna\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 118,68 km²'dir. Komünün nüfusu 1.027 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 9 kişidir.\nTalana komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Baunei, Lotzorai, Orgosolo, Triei, Urzulei ve Villagrande Strisaili.\n\n\nTadasuni\nTadasuni (Sarduca: \"Tadasùne\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 5,09 km²'dir. Komünün nüfusu 152 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 30 kişidir.\nTadasuni komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Ardauli, Boroneddu, Ghilarza ve Sorradile.\n\n\nMacOS Catalina\nmacOS Catalina (sürüm 10.15), Apple'ın Macintosh bilgisayarlarda kullandığı masaüstü işletim sistemi ve macOS'un on altıncı büyük sürümüdür. 3 Haziran 2019 tarihinde gerçekleşen WWDC 2019'da tanıtılmıştır. Catalina, yalnızca 64 bit uygulamaları destekleyen ilk macOS sürümüdür. Adını Güney Kaliforniya'da bulunan Santa Catalina Adası'ndan almaktadır. Sürüm 2019 Sonbahar'da 2012 ortası ve daha yeni modeller için ücretsiz olarak kurulabilecek.\nmacOS Catalina sadece aşağıdaki Macintosh bilgisayarlar ile çalışabilir:\nCatalyst, yazılımın hem macOS hem de iPadOS'u hedeflemesine izin veren yeni bir platformdur.\nGeliştirici kimliği ile imzalanan Mac uygulamaları, yükleyici paketleri ve çekirdek uzantıları şimdi MacOS Catalina üzerinde çalışması için Apple tarafından tasdik edilmelidir.\nBu yeni özellik ile kullanıcılar, cihazlarını ses ile kontrol edebilir. MacOS daha önce Siri'yi desteklese de, Sesle kontrol, kullanıcılara daha derin bir düzeyde kontrol sağlayacaktır.\nSepet, iPadOS 13 çalıştıran bir iPad'in kablosuz harici ekran olarak kullanılmasını sağlayan yeni bir özelliktir.\niTunes yeni sürümle birlikte kaldırılırdı fakat iOS ile uyumlu olarak iTunes yazılımı Müzik, Podcast ve TV uygulamaları olarak üç ayrı uygulamaya ayrıldı.\niPhone'umu Bul ve Arkadaşlarımı Bul uygulamaları Beni Bul adı altında tek bir uygulama olarak birleşti.\nUygulamada görsel ve işlevsel düzenlemeler yapıldı. Artık Siri, kullanıcıya çeşitli hatırlatamalar arasından önemli olanlarını daha önce hatırlatabilme yeteneğine sahip.\nYeni sürümde Dashboard uygulaması kaldırıldı.\n\n\nTelti\nTelti (Gaddurosu: \"Tèlti\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 83,25 km²'dir. Komünün nüfusu 2.304 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 28 kişidir.\nTelti komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Calangianus, Monti, Olbia ve Sant'Antonio di Gallura.\n\n\nTempio Pausania\nTempio Pausania (Gaddurosu: \"Tèmpiu\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 210,82 km²'dir. Komünün nüfusu 14.159 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 67 kişidir.\nTempio Pausania komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Aggius, Aglientu, Arzachena, Berchidda, Bortigiadas, Calangianus, Erula, Luogosanto, Luras, Oschiri, Palau, Perfugas, Santa Teresa Gallura ve Tula.\n\n\nTeti, Sardinya\nTeti (Sarduca: \"Tèti\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 43,91 km²'dir. Komünün nüfusu 674 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 15 kişidir.\nTeti komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Austis, Ollolai, Olzai, Ovodda ve Tiana.\n\n\nTertenia\nTertenia (Sarduca: \"Tertenìa\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 117,65 km²'dir. Komünün nüfusu 3.936 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 33 kişidir.\nTertenia komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Cardedu, Gairo, Jerzu, Lanusei, Loceri, Osini ve Ulassai.\n\n\nTiana\nTiana (Sarduca: \"Tìana\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 19,32 km²'dir. Komünün nüfusu 499 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 26 kişidir.\nTiana komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Austis, Desulo, Ovodda, Sorgono, Teti ve Tonara.\n\n\nTeulada\nTeulada (Sarduca: \"Teulàda\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 246,19 km²'dir. Komünün nüfusu 3.604 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 15 kişidir.\nTeulada komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Domus de Maria, Masainas, Piscinas, Pula, Santadi ve Sant'Anna Arresi.\n\n\nTerralba\nTerralba (Sarduca: \"Terràba\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 49,8 km²'dir. Komünün nüfusu 10.257 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 206 kişidir.\nTerralba komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Arborea, Arbus, Guspini, Marrubiu, San Nicolò d'Arcidano ve Uras.\n\n\nTergu\nTergu (Sassarese: \"Zèlgu\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 36,88 km²'dir. Komünün nüfusu 595 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 16 kişidir.\nTergu komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Castelsardo, Nulvi, Osilo, Sedini, Sennori ve Sorso.\n\n\nThiesi\nThiesi (Sarduca: \"Tièsi\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 63,25 km²'dir. Komünün nüfusu 2.986 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 47 kişidir.\nThiesi komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Bessude, Borutta, Cheremule, Cossoine, Giave, Ittiri, Romana ve Villanova Monteleone.\n\n\nSilanus, Ä°talya\nSilanus (Sarduca: \"Silànos\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 47,94 km²'dir. Komünün nüfusu 2.142 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 45 kişidir.\nSilanus komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Bolotana, Bortigali, Dualchi, Lei ve Noragugume.\n\n\nTinnura\nTinnura (Sarduca: \"Tinnùra\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 3,85 km²'dir. Komünün nüfusu 245 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 64 kişidir.\nTinnura komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Flussio, Sagama ve Suni.\n\n\nTissi\nTissi (Sarduca: \"Tissi\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 10,24 km²'dir. Komünün nüfusu 2.402 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 235 kişidir.\nTissi komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Ossi, Sassari, Uri ve Usini.\n\n\nTonara\nTonara (Sarduca: \"Tonàra\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 52,02 km²'dir. Komünün nüfusu 2.019 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 39 kişidir.\nTonara komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Belvì, Desulo, Sorgono ve Tiana.\n\n\nTorpè\nTorpè (Sarduca: \"Torpè\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 91,5 km²'dir. Komünün nüfusu 2.869 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 31 kişidir.\nTorpè komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Budoni, Lodè, Padru, Posada, San Teodoro ve Siniscola.\n\n\nTorralba\nTorralba (Sarduca: \"Turàlva\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 36,5 km²'dir. Komünün nüfusu 974 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 27 kişidir.\nTorralba komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Bonnanaro, Bonorva, Borutta, Cheremule, Giave ve Mores.\n\n\nTortolì\nTortolì (Sarduca: \"Tortolì\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 40,29 km²'dir. Komünün nüfusu 11.064 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 275 kişidir.\nTortolì komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Arzana, Bari Sardo, Elini, Girasole, Ilbono, Lotzorai ve Villagrande Strisaili.\n\n\nTramatza\nTramatza (Sarduca: \"Tramàtza\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 16,8 km²'dir. Komünün nüfusu 977 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 58 kişidir.\nTramatza komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Bauladu, Milis, San Vero Milis, Siamaggiore, Solarussa ve Zeddiani.\n\n\nTratalias\nTratalias (Sarduca: \"Tratalìas\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 31 km²'dir. Komünün nüfusu 1.085 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 35 kişidir.\nTratalias komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Carbonia, Giba, Perdaxius, Piscinas, San Giovanni Suergiu ve Villaperuccio.\n\n\nTresnuraghes\nTresnuraghes (Sarduca: \"Tresnuràghes\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 31,58 km²'dir. Komünün nüfusu 1.159 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 37 kişidir.\nTresnuraghes komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Cuglieri, Flussio, Magomadas ve Sennariolo.\n\n\nTriei\nTriei (Sarduca: \"Trièi\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 32,98 km²'dir. Komünün nüfusu 1.110 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 34 kişidir.\nTriei komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Lotzorai, Talana ve Urzulei.\n\n\nTrinità d'Agultu e Vignola\nTrinità d'Agultu e Vignola (Gaddurosu: \"La Trinitài e Vignòla\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 134 km²'dir. Komünün nüfusu 2.245 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 17 kişidir.\nTrinità d'Agultu e Vignola komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Aggius, Aglientu, Badesi ve Viddalba.\n\n\nTurri\nTurri (Sarduca: \"Tùrri\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 9,60 km²'dir. Komünün nüfusu 422 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 44 kişidir.\nTurri komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Baradili, Baressa, Genuri, Pauli Arbarei, Setzu ve Ussaramanna.\n\n\nTuili\nTuili (Sarduca: \"Tuìli\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 24,59 km²'dir. Komünün nüfusu 1.023 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 42 kişidir.\nTuili komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Barumini, Gesturi, Las Plassas, Pauli Arbarei, Setzu ve Turri.\n\n\nUla Tirso\nUla Tirso (Sarduca: \"Ula\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 18,85 km²'dir. Komünün nüfusu 570 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 30 kişidir.\nUla Tirso komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Ardauli, Boroneddu, Busachi, Ghilarza, Neoneli ve Ortueri.\n\n\nUlassai\nUlassai (Sarduca: \"Ulàssa\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 122,41 km²'dir. Komünün nüfusu 1.457 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 12 kişidir.\nUlassai komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Esterzili, Gairo, Jerzu, Osini, Perdasdefogu, Seui, Tertenia, Ussassai, Villagrande Strisaili ve Villaputzu.\n\n\nUri, Ä°talya\nUri (Sarduca: \"Uri\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 56,81 km²'dir. Komünün nüfusu 3.009 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 53 kişidir.\nUri komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Alghero, Ittiri, Olmedo, Putifigari, Sassari, Tissi ve Usini.\n\n\nUrzulei\nUrzulei (Sarduca: \"Orthullè\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 129,64 km²'dir. Komünün nüfusu 1.231 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 9 kişidir.\nUrzulei komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Baunei, Dorgali, Orgosolo, Talana ve Triei.\n\n\nUras\nUras (Sarduca: \"Ùras\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 39,24 km²'dir. Komünün nüfusu 2.856 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 73 kişidir.\nUras komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Marrubiu, Masullas, Mogoro, Morgongiori, San Nicolò d'Arcidano ve Terralba.\n\n\nUsellus\nUsellus (Sarduca: \"Usèddus\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 35,07 km²'dir. Komünün nüfusu 773 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 22 kişidir.\nUsellus komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Albagiara, Ales, Gonnosnò, Mogorella, Villa Verde ve Villaurbana.\n\n\nUssana\nUssana (Sarduca: \"Ùssana\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 32,82 km²'dir. Komünün nüfusu 4.198 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 128 kişidir.\nUssana komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Donori, Monastir, Nuraminis, Samatzai ve Serdiana.\n\n\nUssaramanna\nUssaramanna (Sarduca: \"Soramànna\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 9,76 km²'dir. Komünün nüfusu 547 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 56 kişidir.\nUssaramanna komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Baradili, Baressa, Pauli Arbarei, Siddi ve Turri.\n\n\nUsini\nUsini (Sarduca: \"Ùsini\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 30,74 km²'dir. Komünün nüfusu 4.365 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 142 kişidir.\nUsini komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Ittiri, Ossi, Sassari, Tissi ve Uri.\n\n\nUssassai\nUssassai (Sarduca: \"Ussàssa\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 47,32 km²'dir. Komünün nüfusu 568 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 12 kişidir.\nUssassai komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Gairo, Osini, Seui ve Ulassai.\n\n\nValledoria\nValledoria (Sassarese e Gaddurosu: \"Codaruìna\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 25,95 km²'dir. Komünün nüfusu 4.319 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 166 kişidir.\nValledoria komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Badesi, Castelsardo, Santa Maria Coghinas, Sedini ve Viddalba.\n\n\nVallermosa\nVallermosa (Sarduca: \"Biddaramòsa\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 61,75 km²'dir. Komünün nüfusu 1.932 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 31 kişidir.\nVallermosa komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Decimoputzu, Domusnovas, Iglesias, Siliqua, Villacidro ve Villasor.\n\n\nViddalba\nViddalba (Gaddurosu: \"Vidda 'ècchja\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 50,41 km²'dir. Komünün nüfusu 1.718 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 34 kişidir.\nViddalba komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Aggius, Badesi, Bortigiadas, Trinità d'Agultu e Vignola, Santa Maria Coghinas ve Valledoria.\n\n\nVilla Sant'Antonio\nVilla Sant'Antonio (Sarduca: \"Sant'Antòni\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 19,05 km²'dir. Komünün nüfusu 352 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 18 kişidir.\nVilla Sant'Antonio komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Albagiara, Assolo, Asuni, Mogorella, Ruinas ve Senis.\n\n\nVilla Verde\nVilla Verde (Sarduca: \"Bàini\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 17,65 km²'dir. Komünün nüfusu 319 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 18 kişidir.\nVilla Verde komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Ales, Palmas Arborea, Pau, Usellus ve Villaurbana.\n\n\nVillacidro\nVillacidro (Sarduca: \"Bidda de Cidru, Biddexìdru\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 183,48 km²'dir. Komünün nüfusu 14.076 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 77 kişidir.\nVillacidro komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Domusnovas, Gonnosfanadiga, Iglesias, San Gavino Monreale, Sanluri, Serramanna, Vallermosa ve Villasor.\n\n\nVillagrande Strisaili\nVillagrande Strisaili (Sarduca: \"Biddamànna Strisàili\") Sardinya'nın Nuoro ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 210,35 km²'dir. Komünün nüfusu 3.248 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 15 kişidir.\nVillagrande Strisaili komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Arzana, Desulo, Fonni, Girasole, Lotzorai, Orgosolo, Talana, Tortolì ve Ulassai.\n\n\nVillamar\nVillamar (Sarduca: \"Mara Arbarèi\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 38,53 km²'dir. Komünün nüfusu 2.727 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 71 kişidir.\nVillamar komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Sanluri, Guasila, Furtei, Las Plassas, Lunamatrona, Pauli Arbarei, Segariu ve Villanovafranca.\n\n\nVillamassargia\nVillamassargia (Sarduca: \"Bidda Matzràxia\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 91,39 km²'dir. Komünün nüfusu 3.604 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 39 kişidir.\nVillamassargia komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Domusnovas, Iglesias, Musei, Narcao ve Siliqua.\n\n\nVillanova Monteleone\nVillanova Monteleone (Sarduca: \"Biddanòa Monteleòne\") Sardinya'nın Sassari ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 202,68 km²'dir. Komünün nüfusu 2.304 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 11 kişidir.\nVillanova Monteleone komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Alghero, Bosa, Ittiri, Monteleone Rocca Doria, Montresta, Padria, Putifigari, Romana ve Thiesi.\n\n\nVillanova Truschedu\nVillanova Truschedu (Sarduca: \"Biddanòa Truschèdu\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 16,61 km²'dir. Komünün nüfusu 305 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 18 kişidir.\nVillanova Truschedu komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Fordongianus, Ollastra, Paulilatino ve Zerfaliu.\n\n\nVillanova Tulo\nVillanova Tulo (Sarduca: \"Biddanòa 'e Tùlu\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 40,45 km²'dir. Komünün nüfusu 1.095 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 27 kişidir.\nVillanova Tulo komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Gadoni, Isili, Laconi, Nurri, Sadali ve Seulo.\n\n\nVillanovaforru\nVillanovaforru (Sarduca: \"Biddanòa de Fòrru\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 10,93 km²'dir. Komünün nüfusu 672 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 61 kişidir.\nVillanovaforru komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Collinas, Lunamatrona, Sanluri ve Sardara.\n\n\nVillanovafranca\nVillanovafranca (Sarduca: \"Biddanòa Frànca\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 27,59 km²'dir. Komünün nüfusu 1.345 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 49 kişidir.\nVillanovafranca komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Barumini, Escolca, Gesico, Guasila, Las Plassas ve Villamar.\n\n\nVillaperuccio\nVillaperuccio (Sarduca: \"Sa Baronìa\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 36,43 km²'dir. Komünün nüfusu 1.101 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 30 kişidir.\nVillaperuccio komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Narcao, Nuxis, Perdaxius, Piscinas, Santadi ve Tratalias.\n\n\nVillaputzu\nVillaputzu (Sarduca: \"Biddepùtzi\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 181,31 km²'dir. Komünün nüfusu 4.763 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 26 kişidir.\nVillaputzu komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Armungia, Arzana, Ballao, Escalaplano, Jerzu, Muravera, Perdasdefogu, San Vito, Ulassai ve Villasalto.\n\n\nVillasalto\nVillasalto (Sarduca: \"Biddesàtu\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 130,36 km²'dir. Komünün nüfusu 1.052 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 8 kişidir.\nVillasalto komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Armungia, Burcei, Dolianova, San Nicolò Gerrei, San Vito, Sinnai ve Villaputzu.\n\n\nVillasimius\nVillasimius (Sarduca: \"Crabonàxa\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 57,97 km²'dir. Komünün nüfusu 3.711 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 64 kişidir.\nVillasimius komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Castiadas, Maracalagonis ve Sinnai.\n\n\nVillasor\nVillasor (Sarduca: \"Bidd'e Sòrris\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 86,79 km²'dir. Komünün nüfusu 6.929 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 80 kişidir.\nVillasor komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Decimomannu, Decimoputzu, Monastir, Nuraminis, San Sperate, Serramanna, Vallermosa ve Villacidro\n\n\nVillaspeciosa\nVillaspeciosa (Sarduca: \"Biddaspitziòsa\") Sardinya'nın Güney Sardinya ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 27,19 km²'dir. Komünün nüfusu 2.570 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 95 kişidir.\nVillaspeciosa komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Decimomannu, Decimoputzu, Siliqua ve Uta.\n\n\nVillaurbana\nVillaurbana (Sarduca: \"Biddobràna\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 58,70 km²'dir. Komünün nüfusu 1.643 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 28 kişidir.\nVillaurbana komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Allai, Mogorella, Oristano, Palmas Arborea, Ruinas, Siamanna, Usellus ve Villa Verde.\n\n\nZeddiani\nZeddiani (Sarduca: \"Tzeddiàni\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 11,81 km²'dir. Komünün nüfusu 1.151 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 97 kişidir.\nZeddiani komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Baratili San Pietro, Oristano, San Vero Milis, Siamaggiore ve Tramatza.\n\n\nZerfaliu\nZerfaliu (Sarduca: \"Tzorfolìu\") Sardinya'nın Oristano ilinde bir komün ve küçük kasabadır. Yüzölçümü 15,56 km²'dir. Komünün nüfusu 1.092 kişidir ve nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 70 kişidir.\nZerfaliu komünü şu komünlerle sınır komşusudur: Ollastra, Paulilatino, Simaxis, Solarussa ve Villanova Truschedu.\n\n\nMecid Esad\nMecid Esad (d. 1966–ö. 12 Aralık 2009), Eski Suriye lideri Hafız Esad'ın ortanca oğludur. \n1966'da Şam'da doğan Mecid Esad Şam Üniversitesi Ekonomi Bölümü mezunudur. Günümüzdeki Suriye lideri olan Beşar Esad'ın kendisinden küçük kardeşidir. Suriye'de Elektrik mühendisi olarak çalışan Macid Esad şiddetli baş ağrısı, zihinsel sorunlarla süregelen mental sağlık sorunlarıyla mücadele etmekteydi. 2009 yılında süregelen rahatsızlıkları nedeniyle Şam'da 43 yaşlarındayken vefat etmiştir. Suriyeli Arap asıllı eşi Ru’a Ayyoub (d. 1976) ile evli olup çocukları yoktu.\nMacid Esad 12 Aralık 2009'da Şam'da 43 yaşında müzdarip olduğu mental rahatsızlıklara bağlı olarak ölmüştür.\n\n\nFilistin Merkezi İstatistik Bürosu\nFilistin Merkezi İstatistik Bürosu, Filistin Devletinin resmi istatistik kurumudur. Başlıca görevi, ulusal ve uluslararası düzeyde güvenilir istatistikî veriler sağlamaktır. Araştırma kurumlarına ve üniversitelere ek olarak devlete, hükûmet dışı ve özel sektöre hizmet vermektedir. Kurum Filistin İstatistik Yıllığı ve Kudüs İstatistik Yıllığını yayınlamaktadır. Kurumun genel merkezi Ramallah'tadır.\n\n\nCibaliye Mülteci Kampı\nCibaliye Mülteci Kampı, Gazze Şeridinde Cibaliye şehrinin 4 km kuzeyinde yer alan bir Filistin mülteci kampı.\nCibaliye Mülteci Kampı, Kuzey Gazze valiliği sınırları içerisinde bulunmaktadır. 1948 Arap-İsrail Savaşından sonra, Filistin'in güneyindeki köylerden kaçan 35.000 mültecinin buraya yerleştirilmesi ile kuruldu. Filistin Merkezi İstatistik Bürosunun rakamlarına göre kampta 2006 yılında 93.455 kişi yaşıyordu. UNRWA kaynaklarına göre günümüzde kampta 113,990 kayıtlı mülteci yaşamaktadır. 1.4 km²'lik alanı kaplayan kamp dünyanın en yoğun nüfuslu yerlerinden biridir. Kamp Filistin topraklarındaki en büyük mülteci kampıdır. Kampta 3 sağlık merkezi bir yiyecek dağıtım merkezi ve 25 okul bir halk kütüphanesi ve 7 su kuyusu mültecilere hizmet vermektedir.\n1. İntifada Aralık 1987'de Cibaliye Mülteci Kampında başladı. Kamp Filistin İsrail anlaşmazlığında şiddetli çatışmalara sahne oldu. Kampta yaşayanların büyük bir kısmı uluslararası sivil toplum kuruluşlarından gelen yardımlarla hayatını devam ettirmektedirler.\n\n\nFilistin Yasama Meclisi\nFilistin Yasama Meclisi, Batı Şeria ve Gazze Şeridindeki Filistin topraklarında yaşayan halk tarafından seçilen üyelerden oluşan, Filistin Devletinin yasama organı. Filistin Yasama Meclisi, Filistin Devleti idaresindeki 16 seçim bölgesinden seçilen 132 üyeden oluşmaktadır.\nMeclis il defa 7 Mart 1996'da açıldı. Oslo Antlaşmasına göre Filistin Yasama Meclisinin yetki ve sorumlulukları , Batı Şeria ve Gazze'deki A Bölgesi'ndeki sivil konular ve iç güvenlik ile sınırlıdır. B Bölgesi'nde ise sivil işlerden sorumludur. B bölgesindeki güvenlik konuları İsrail Savunma Kuvvetleri'nin kontrolü altındadır. C Bölgesindeki alanda ise , İsrail tam denetime sahiptir.\n\n\nHan Yunus Mülteci Kampı\nHan Yunus Mülteci Kampı, Gazze Şeridinde Han Yunus şehrinin doğusunda ve Akdeniz sahilinden 2 km içeride yer alan bir Filistin mülteci kampı.\nHan Yunus Mülteci Kampı, Han Yunus valiliği sınırları içerisinde bulunmaktadır. Kamp, 1948 Arap-İsrail Savaşından sonra Beerşeba bölgesinden kaçan 35.000 Filistinli mültecinin buraya yerleştirilmesi ile kuruldu. Filistin Merkezi İstatistik Bürosunun rakamlarına göre kampta 2007 yılında 37.705 kişi yaşıyordu. UNRWA kaynaklarına göre günümüzde kampta 87.816 kayıtlı mülteci yaşamaktadır.\n3 Kasım 1956'da, kamp ve Han Yunus şehri, İsrail askerleri tarafından işgal edildi. İşgal sırasındaki operasyonda, 140'ı mülteci yaklaşık 275 kişi hayatını kaybetti. Çeşitli zamanlarda meydana gelen İsrail saldırıları sonucunda kamptakilerin çoğunun evi yıkıldı. İsrail'in bölgeye inşaat malzemesinin girişini yasaklaması sebebiyle halk evlerini tamir edememektedir. Birleşmiş Milletler Yakındoğu Filistin Mültecilerine Yardım Ajansı'nın haberine göre kampta en az 10.000 evin inşa edilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Kampta 3 sağlık merkezi ve 19 okul mültecilere hizmet vermektedir. Aşırı nüfus yoğunluğu, konut sıkıntısı, işsizlik, su ve elektrik kaynaklarının yetersizliği kampın en önemli sorunları.\n\n\nŞişmiş pirinç\nŞişmiş pirinç Hint altkıtasındaki şişmiş tahıl türüdür, pirinçten yapılır, kahvaltılık gevrekleri veya atıştırmalık yiyeceklerde yaygın olarak kullanılır. Hindistan, Pakistan, Bangladeş ve Nepal'de popüler bir sokak yemeği olarak kullanılır. Genellikle pirinç tanelerinin buharın varlığında yüksek basınç altında ısıtılmasıyla yapılır, ancak üretim yöntemi çok değişkendir. Hindistan alt kıtasında, muri, mudhi, murai, mamra, porri veya arsi porri olarak bilinir. Şişirilmiş pirinç taneleri ile yapılmış bir Filipinli aperitif Ampaw, yeot-gangjeong ve gangjeong'un bir bileşeni olan Kore'de şişirilmiş pirinç taneleri Twibap (튀밥) popülerdir. Şişirilmiş pirinç keki olan rikwato türü de yaygındır.\nBenzer şekilde, çeltik şişirilir ve popüler olarak aralu veya nel porri olarak bilinir.\nMuri adı verilen geleneksel şişirilmiş bir pilav, kumla doldurulmuş bir fırında pirinç ısıtılarak yapılır. Muri patlamış mısır gibi pilav pişirir. İlgili işlem, pirinci daha az bozulmaz hale getirir. Mandakki, Hindistan devletlerinin Andhra Pradeş, Karnataka, Orissa, Tripura, Batı Bengal eyaletlerinde ve günümüzde Bangladeş milletinin başlıca gıda maddesidir. Jhalmuri veya Masalemandakki, mandakki'den yapılan çok popüler bir hazırlıktır.\nŞişirilmiş pirinç, tane kabuğu içinde ısıtıldığında hem nişastanın, hem de nemin tepkimesiyle oluşur. Mısırın aksine, pirinç çekirdekleri doğal olarak nemden yoksundur ve önce buharla şartlandırılmalıdır. Şişirilmiş pirinç, buharlaştırılmış tanelerin ya yağla veya bir fırında ısıtılmasıyla oluşturulabilir. Bu şekilde kabarık pirinç gevrek ve \"gevrek pirinç\" olarak bilinir. Fırında cilalanmış pirinç, Rice Krispies kahvaltı gevrekinin yanı sıra Lion Bar, Nestlé Crunch, Krackel ve benzeri çikolatalarda kullanılan cilalı pirinci üretmek için kullanılır. Patlamış mısır ile karşılaştırıldığında dramatik bir değişiklik olmasa da, süreç ve sonuç aynıdır.\nPirinç, bir pirinç hamuru haline getirilerek ve daha sonra hızlı bir şekilde ısıtılan küçük topakların çıkarılmasıyla da şişirilebilir. Hamur flaşındaki nem kaynar ve pirinci kabarır. Cap'n Crunch gibi tahıllar ekstrüzyonlanır, pişirilir, kesilir, basınçlandırılır, şişirilir ve sürekli bir işlemde kurutulur.\n\n\nElio Sgreccia\nElio Sgreccia (6 Haziran 1928 – 5 Haziran 2019), İtalyan biyolog ve Roma Katolik Kilisesi'ne bağlı görev yapan din adamı.\n6 Haziran 1928'de Arcevia, İtalya'da doğdu. İtalya Roma Katolik Kilisesi'ne bağlı kardinal olarak görev almış ayrıca biyoetik alanında önemli çalışmalar yapmış biyologdur. 1952 yılında rahip olarak atandı ve 2010'da Papa Benedict XVI tarafından kardinalliğe yükseltildi. Sgreccia dini kurum olan \"Pontifical Yaşam Akademisi\" 'nin 2005'ten 2008 yılına kadar başkanlığını yürüttü.\nAyrıca yine bazı kuruluşlar; \"Ut Vitam Habeant Vakfı\", \"Roma Piskoposluğu Donum Vitae Derneği\", \"Uluslararası Biyoetik Merkezleri ve Kişisel Enstitüler Enstitüleri\" (FIBIP) ve \"Medicina e Morale uluslararası Tıp Etiği Dergisi\" başkanı olarak hazır bulunmuştur.\nİtalyan biyolog ve din adamı, Elio Sgreccia 5 Haziran 2019'da 91'ci yaş gününe bir gün kala 90 yaşında ölmüştür.\n\n\nSaplı Adası\nSaplı Adası (\"Saplıada\" veya \"Boynıince Adası\") Mersin ilinde karaya küçük bir dil ile bağlı bir ada yani tombolodur.\nAda Aydıncık ilçesinin 4 kilometre kadar batısında, Yenikaş köyünde ve koordinatlarında yer alır. Mersin'e olan uzaklığı 177 kilometredir. Doğal bir liman olan Soğuksu koyunun batısını oluşturur.\nAdanın yüz ölçümü 17 dönümdür. Hâlen üzerinde kimsenin yaşamadığı adadaki antik dönemden kalan kale kalıntısı adanın antik dönemde iskan gördüğünü kanıtlamaktadır. Henüz yüzey araştırması yapılmamış olmakla birlikte, ada Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından arkeolojik Sit alanı ilan edilmiştir.\n\n\nDavid Bergland\nDavid Peter Bergland (4 Haziran 1935 –3 Haziran 2019), Amerikalı siyasetçi. \nBergland'ın 1984'teki Amerika Birleşik Devletleri Başkanlık seçimleri'nde ABD Liberteryen Partisi'nden 1983'te adaylığı açıklanmıştır.\nAmerikalı siyasetçi David Bergland yakalandığı prostat kanseri sonucu 84'cü yaş gününe bir gün kala 3 Ocak 2019'da ölmüştür.\n\n\nÄ°srail Hayom\nIsrail Hayom (İbranice: יִשְׂרָאֵל הַיּוֹם‎, Çeviri: Israil Bugün) İsrail’in İbranice yayınlanan milli gazetelerden biridir. İlk olarak 2007 yılında basılmıştır ve bedava olarak dağıtımı yapılmaktadır. Ülkede dolaşım oranı en yüksek olan gazetedir.\nİsrail Hayom, 30 Temmuz 2007 tarihinde basılmaya başladı ve İsraeli (İsrailli) adlı diğer bedava olan gazeteyle direkt olarak yarışa girdi. Aynı yılda, Maariv gazetesi editörü Dan Margalit, Maariv’teki işini bırakarak İsrail Hayom’da yazmaya başladı. Ekim 2009’da, gazetenin haftasonu versiyonu da basılmaya başlandı. 2014 yılında, İsrail Hayom, Maariv Nrg ve Makor Rishon isimli çevrim içi basın kanallarını satın aldı.\nMayıs 2014’te Maariv ismi, nrg’den kaldırıldı ve site nrg olarak tekrar markalandırıldı. İsrail Hayom’un satın alışından sonra, gazeteye yönetlik tekelciliğe dayanan bir şikayet yapıldı. Bunun üzerinde maariv domain adı Maariv Weekly (haftalık) yayınına aktarıldı. 2017 yılında, nrg’nin adı nrg360 olarak değiştirildi ve 10 ocak 2018 tarihinde, nrg sitesi kapatıldı ve içeriği Makor Rishon’un sitesiyle birleştirildi.\n2014 yılında, söylemlere göre Sheldon Adelson, İsrail Hayom’a en az 50 milyon Dolar civarında yatırım yaptı. Adelson’un İsrail başbakanı Binyamin Netanyahu’ya karşı gösterdiği destek, Knesset’teki Netanyahu karşıtı üyeleri harekete geçirdi ve İsrail’de bedava gazete dağıtımını durdurmak için yeni bir kanun önergesi gündeme getirildi. Kanun, haksız rekabeti önleme ve İsrail’deki basılı yayın marketini koruma kanunu olarak masaya getilrildi. Kanuna karşı çıkanlar, yasanın özgür girişimciliğe zarar verdiğini ve başarısız bir şekilde saklamaya çalışılan siyasi bir girişim olduğunu belirttiler. Girişimin amacı Adelson ve siyasi amaçlarının Netanyahu’nun yararına olmasıydı. Kanun tasarısı ilk görüşmede geçirildi ama sonraki görüşmelerde başarısız sonuç aldı. 2016 yılında, Adelson’un avukatı, bilinenin tersine, gazetenin Adelson’a ait olmadığını ve aslında Adelson’un bir akrabasına ait olduğunu açıkladı.\n2008 yılında, Moran Rada, Yedinci Göz adlı, İsrail medyası hakkında paylaşım yapan sitede bir araştırma yayınladı. Araştırma, Netanyahu ile ilgili rakip gazetelerin “çok adil olmayan” haberlerini anlatırken, İsrail Hayom gazetesindeki haberlerin Netanyahu yanlısı olduğunu gösteriyordu. Netanyahu ile ilgili haberlerde, imajını pozitif bir şekilde temsil etmeyecek olaylar hafif bir şekilde anlatılırken, Netanyahu’nun ve Likud Partisi’nin imajlarını yüceltecek olaylar abartılıyor ve şişiriliyordu. Oren Persico, 2009 Knesset seçimlerinden sonra aynı çıkarımda bulundu. Yazısında, seçim kampanyaları sürecinde, İsrail Hayom’un Likud aleyhine sadece bir makale yayınlarken, Kadima’yı eleştiren onlarca makale paylaştığını belirtti.\nİsrail Hayom’un, halk arasında oldukça popüler olan rumuzu, “Bibiton” dur. Bu Binyamin Netanyahu’nun rumuzu “Bibi” ve İbranice gazete anlamına gelen “iton” kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. Ehud Olmert, başbakan olduğu dönemde, İsrail Hayom’u eleştirmiştir. Gazeteci, Ben-Dror Yemini, gazeteyi, “sonu olmayan ve siyasi bir sermaye” olarak adlandırdı.\n2016 yılında, gazete Donald Trump’ın başkanlık kampanyasını resmi olarak .\nTemmuz 2010’da, İsrail Hayom, haftalık okunurluk oranında, Yedioth Ahronoth gazetesini geçti. Yapılan ankette okunurluk oranı 35.2% iken, Yedioth’un okunurluk oranının 34.9% olduğu görüldü. Haftasonu versiyonunun basılmaya başlamasından birkaç ay sonra okunurluk oranı 25.7% olurken, Yedioth’unki 43.7% olarak belirlendiref>.\n2016 yılında haftalık okunurluk seviyesiyle ilgili yayınlanan bir anket sonucunda, İsrail Hayom’un 39.7%, Yedioth’un 34.9%, İsrail Postası’nın 7.2%, Küreler’in 4.6%, Maariv’in 3.9% ve Haaretz’in (Vatan) 3.9% olduğu görüldü.\n\n\nİşçi Siyonizmi\nİşçi Siyonizmi ya da Sosyalist Siyonizm (İbranice: צִיּוֹנוּת סוֹצְיָאלִיסְטִית - tziyonut sotzyalistit), Siyonist hareketin solcu kanadıdır. Yıllar boyunca, Siyonistler ve Siyonist kuruluşlar arasında en kayda değer eğilimolmuştur. Harekete mensup gruplar, kendilerini, Doğu ve Orta Avrupa’daki Yahudi işçi hareketlerinin Siyonist dilimi olarak gördüler ve birçok ülkede çok sayıda Yahudi üyeye sahip yerel birimler kurdular. Theodor Herzl tarafından kurulan ve Haim Wiezmann tarafından desteklenen Politik Siyonizm’in tersine, İşçi Siyonizm’i, bir Yahudi devletinin, İngiltere, Almanya ve ya Osmanlı İmparatorluğu gibi büyük devletlere yanaşıp yardım isteyerek basit bir şekilde kurulamayacağına inanıyordu. Aksine, İşçi Siyonistler, bir Yahudi devletinin ancak Yahudi işçi sınıfının gayretleriyle, İsrail topraklarına yerleşerek ve çalışarak kurulacağına inandılar. Yahudiler, kibbutz ve moşavlar ile ilerici bir Yahudi toplumu ve şehirli Yahudi proletaryasını kurmalıydılar.\nİşçi Siyonizmi zamanla boyut ve etkisi açısından büyüdü ve 1930’lara doğru, siyasi siyonizmi hem uluslararası alanda hem de Filistin Mandası’nda perdeledi. İsrail Devleti kurulmadan önce görev yapan birçok Yahudi kurumlarda, sosyalist siyonizm etkisi görülmekteydi. Bunların arasında, Histadrut olarak bilinen işçi sendikaları federasyonu vardı. En geniş paramiliter grup olan Haganah, sosyalist siyonist bir kurumdu ve birçok fırsatta İngiliz yönetimi tarafından, başka silahlı grupları yakalamak için kullanılıyordu. \nİşçi siyonistler, 1948 Arap-İsrail Savaşı’nda büyük rol oynadılar ve aynı gruplar, İsrail Devleti’nin 1948 yılında kurulmasından çok sonra, İsrail Ordusu’nda liderliğe sahip gruplar olarak kaldılar.\nİşçi Siyonizmi hareketinin en bilinir teorisyenleri arasında Moses Hess, Nachman Syrkin, Ber Borochov, ve Aaron David Gordon vardır. Ayrıca İsrail tarihinde büyük yerleri olan David Ben-Gurion, Golda Meir ve Berl Katznelson gibi isimler de İşçi Siyonizm hareketinin mensuplarıdır.\nMoses Hess’in 1862 yılında yazdığı “Roma ve Kudüs, Son Milli Sorun” çalışması, Yahudilerin milli sorunlarını çözmeleri için, Filistin’e taşınıp yerleşmelerini öne sürdü. Hess, sosyalist bir devletin kurulmasını önerdi. Önerisine göre, Yahudiler tarımsal bir topluma dönüşüp, tekrar kazandıkları toprakları işleyerek, üretken bir milli toplum oluşturacaklardı. Böylece, Avrupa’daki Yahudilerin üzerine yapışan, tüccarlık gibi, üretken olmayan aracı kesimden ayrılıp üreterek büyüyen bir toplum olacaklardı. \nBer Borochov, Moses Hess’in düşüncelerini takip ederek, sosyalist bir toplumun oluşturulması gerektiğini önerdi. Böylece Yahudi toplumunda tersine çevrilmiş pyramid düzeltilecekti. Yahudi olmayanların Yahudileri normal işlerden uzaklaştırdığına inanırdı Borochov. Bu durum, Yahudileri işçi sınıfından daha pasifize işlere yöneltmişti. Kendisine göre, Yahudi toplumu ancak tekrar işçi ve köylü sınıflarına döndüklerinde, piramidin her katmanında yer aldıklarında sağlıklı bir toplum olacaklardı. Borochov’a göre, bu süreç sadece Yahudilerin kendilerine ait olan bir ülkede tamamlanabilecekti. \nDiğer bir Siyonist düşünür A.D. Gordon, Avrupa kökenli, romantik milliyetçilikten (völkisch) ilham aldı ve Yahudi köylülerden oluşan bir toplumun yaratılmasını önerdi. Gordon, işçiliğe dayandırdığı bir din oluşturdu. Gordon ve Borochov gibi düşünürler, ilk Yahudi kolektiflerinin (Kibbutz) temellerini oluşturdular. 1909 yılında, Galilee denizinin güney kıyılarında ilk kibbutzların temelleri atıldı ve bir çoğu da inşaa edilmeye başladı. Bu müşterek yaşama komünlerinde Avrupa’dan gelen Yahudilere tarım ve diğer zanaatler öğretildi.\nJoseph Trumpeldor, Sosyalist Siyonizm’in Filistin’deki ilk simge isimlerinden biridir. Bir Yahudi öncü olmanın ne anlama geldiği tartışmalarında, Trumpeldor şunları belirtti, \nBir Sosyalist Siyonist olan Trumpeldor, 1920’de Yukarı Galilee’deki Tel Hai halkını korumak için hayatını verdi. Yahudiler için nefsi müdafaa sembolü haline geldi. “Boşver, topraklarımız için ölmek güzeldir”(En davar, tov lamut be'ad artzenu אין דבר, טוב למות בעד ארצנו) olan son sözleri çok meşhur olmuştur. İsrail kurulmadan önce, 50’li ve 60’lı yıllarda, Siyonist hareketin sembollerinden biri olmuştur. Trumpeldor’un kahramanca ölümü onu Siyonist Sol’un şehidi yapmakla kalmayıp, Revizyonist Siyonizm hareketinin de simgesi yapmıştır. Hareketin gençlik kolları kendisine, Trumpeldor’un ahti anlamına gelen, Betar adını vermiştir.\nAlbert Einstein, hem İşçi Siyonizm’ini hem de Yahudi-Arap işbirliği destekledi. Fred Jerome, “İsrail ve Siyonizm ilgili Einstein: Orta Doğu ile ilgili kışkırtıcı düşünceleri” adlı eserinde, Einstein’ın bir Kültürel Siyonist olduğunu yazdı. Jerome’a göre, Einstein, bir Yahudi anavatanı fikrini destekliyordu ama Filistin’de bir Yahudi devleti kurma fikrine karşıydı. Bunun yerine, iki milletli bir devleti tercih ediyordu. Ami Isseroff, “Einstein bir Siyonist miydi?” yazısında, İsrail devletine karşı olmadığını belirtti, çünkü Einstein, böyle bir devletin kurulmasını, Yahudilerin rüyalarının gerçeğe dönüşmesi olarak açıklamıştı. Kasım 1948’deki Başkanlık seçimlerinde Einstein, eski Başkan Yardımcısı, Henry Wallace’ın İlerici Partisi’ni destekledi. Parti Sovyetler yanlısı dış politikayı benimsiyordu ve aynı zamanda, yeni İsrail Devleti’nin kurulmasını da destekliyordu. Wallace seçimi kazanamadı.\nİkinci Aliyah (1904-1914) ile birlikte Filistin’e göçen göçmenler iki işçi partisi kurdular: Biri pasifist ve anti-militarist, Hapo’el Hatza’ir (Genç İşçiler) ve diğeri ise Marksist Poale Zion Partisi’ydi. Poale Zion Partisi hem sağcı hem de solcu kanada sahipti. 1919 yılında, sağcı kanat, Ben-Gurion ve anti-Marksist kişiler, Ahdut HaAvoda’yı kurdu. 1930 yılında, Ahdut HaAvoda ve Hapo’el Hatza’ir Mapai Partisi olarak birleştiler. Bu parti bütün ana akım İşçi Siyonistleri bir araya getirdi. 1960’lı yıllara kadar, bu partiler İkinci Aaliyah ile İsrail’e gelenler tarafından yönetildi. \nSolcu Poale Zion partisi, kibbutz merkezli Hashomer Hatzair ile birleşti. Şehirli Sosyalist Lig ve diğer birçok solcu grup Mapam Partisi olarak bir araya geldi. Daha sonra, bu partiler başkalarıyla birleşerek, Meretz’i yarattılar. Mapai Partisi daha sonra İsrail İşçi Partisi oldu. Mapam ve İsrail İşçi Partisi, başta Yishuv’daki ve birinci Knesset’teki iki en büyük partiydiler.\n1920’lerde İşçi hareketi, sosyalist kökenlerinden uzaklaştı ve yapıcı girişimlerle bir millet kurmaya odaklandı. Tzahor’a göre, hareketin liderleri, ideolojik prensiplerden uzaklaşmadılar. Ama, Ze’ev Sternhell’in, İsrail’in Kuruluş Mitleri adlı kitabına göre, işçi hareketi liderleri, sosyalist prensipleri 1920’lere doğru bıraktılar ve onları sadece insanları mobilize etmek için kullandılar.\n1967 Altı Gün Savaşı’ndan sonra birçok bilinen İşçi Siyonistler, Büyük İsrail Hareketi’ni yarattılar ve hareketin mensupları, Büyük İsrail fikrini savunmakla birlikte, hükümetin savaş sonrası ele geçirilen her yeri İsraillilerle popüle etmeye çağırdılar. Harekete mensup ve solcu milliyetçilikle ilişkili halk tarafından bilinen isimler arasında, Rachel Yanait Ben-Zvi, Yitzhak Tabenkin, Icchak Cukierman, Zivia Lubetkin, Eliezer Livneh, Moshe Shamir, Zev Vilnay, Shmuel Yosef Agnon, Isser Harel, Dan Tolkovsky, ve Avraham Yoffe vardı.\n1969 Knesset seçimlerine, “İsrail toprakları listesi” olarak girdi, fakat seçim barajını geçemedi. 1973 seçimlerinden önce, Likud’a katıldı ve 39 sandalye kazandı. 1976 yılında, Milli Liste’yle ve Bağımsız Merkez’le (Özgür Merkez) birleşti ve La’am’ı kurdular. 1984 yılında, Herut ile birleşmeden önce, Likud’un bir parçası olarak kaldılar.\nİsrail İşçi Partisi’ni domine etmek için gelen diğer meşhur İşçi siyonistler, Altı Gün Savaşı’nda ele geçirilen sınırları bırakmayı şiddetle desteklediler. 1993 yılında, Oslo Anlaşmalarının imzalanmasıyla, Başbakan İzak Rabin ve Dış işleri bakanı Şimon Peres önderliğindeki İşçi Partisi’nin merkezi politikası haline geldi. \nGünümüzde İşçi Siyonizm’ini diğer Siyonist akımlardan ayıran ekonomik politika değil, İsrail-Filistin Barış Süreci’ne olan olan yaklaşımıdır. Modern İşçi Siyonistleri, daha çok İsrailli barış tarafında yer almaktadır.\nİsrail’deki İşçi Partisi, İngiliz İşçi Partisi gibi, dünyadaki diğer sosyalist demokrat partilerle aynı yola yöneldi ve kapitalizme ve hatta neo-liberalizme ayak uydurdu. Buna rağmen yakın dönemde, Amir Peretz liderliğinde tekrar refah devleti anlayışını keşfetti. \nİsrail İşçi Partisi ve öncesindeki sosyalist partiler, İronik bir şekilde, İsrail toplumu ve özellikle yöneticileriyle ilişkilendirilmiştir ama buna rağmen, işçi kesim, 1977’den beri Likud Partisi’ne oy vermiştir.\nİşçi Siyonizm’i, günümüzde hem gençlik hareketleriyle hem de yetişkinlerin kuruluşlarıyla kendisine temsil bulmaktadır. Yetişkinler arasında, Kudüs merkezli Dünya Siyonist İşçi Hareketi vardır. Bu hareketin, Dünya’nın birçok yerinde uzantıları bulunur (Amerika ve Avusturalya’da, Ameinu, Brezilya’da Associação Moshé Sharett, İngiltere’de Yahudi İşçi Hareketi). Gençlik ve öğrenci hareketleri arasında, Habonim Dror, Hashomer Hatzair ve ABD ile Kanada’da bulunan İlerici Siyonistler Birliği gibi gruplar vardır. \nİsrail’de İşçi Siyonizmi, neredeyse İsrail barış kampıyla eşdeğer görülmektedir. İşçi Siyonist siyasi ve eğitim kurumlar, iki devlet çözümünü savunmaktadır.\n\n\nTürkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı tarafından yayınlanan kitaplar listesi\nAsıl site: \nÄ°ndirme linki: \n\n\nAtsushi Aoki\n, Japon profesyonel güreşçidir.\nSporcu 3 Haziran 1977'de Tokyo'da doğdu. Güreş kariyerine 2005'ye Noah Profesyonel Güreş Turnuvası'nda adım attı. Noah Güreş Turnuvası'nda kazandığı iki şampiyonluğun ardından geçtiği Dünya Ağırsiklet Gençler Güreşleri Takım Şampiyonası (GHC)'de yedi yıl boyunca mücadele etmiş iki defa şampiyonluk yaşamıştır. Aoki Aralık 2012'den itibaren katıldığı Japon Ulusal Profesyonel Güreş Ligi (AJPW)'de ağırsiklet kategorisinde katıldığı Asya Takımlar müsabakalarında 3 defa galip gelmiştir..\nJapon profesyonel güreşçi Atsushi Aoki motosikletiyle geçirdiği trafik kazası sonucu 3 Haziran 2019'da Tokyo'da 41 yaşında ölmüştür.\n\n\nİhyâ-u Ulûm-id-Dîn\nİhyâ-u Ulûm-id-Dîn (Arapça: احياء علوم الدين‎) Gazzâlî tarafından 11. yüzyılda yazılmış bir kitaptır. Arapça dilinde yazılmış olup şahsî dînî tecrûbeye dayanır.\n\n\nAuzet\n\n\nAubignosc\nAubignosc Fransa'nın Provence-Alpes-Côte d'Azur bölgesine bağlı Alpes-de-Haute-Provence ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 602'dir.\n\n\nChūkyō\nChūkyō, aşağıdaki şeylerle ilgili olabilir:\n\n\nAubenas-les-Alpes\n\n\nAnglet\nAnglet Fransa'nın Nouvelle-Aquitaine bölgesine bağlı Pyrénées-Atlantiques ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 39,995'tir.\n\n\nPaul Darrow\nPaul Darrow (doğum adı: Paul Valentine Birkby; d. 2 Mayıs 1941 – ö. 3 Haziran 2019), İngiliz oyuncu. \nDarrow 2 Mayıs 1941'de Chessington, Surrey'de doğdu. Daha çok televizyon yapımı film ve dizilerle ekranlara gelen Darrow özellikle 1975 yapımı Nottingham Şerifi rolünü canlandırdığı mini dizi \"Robin Hood'un Maceraları\" ile akıllarda kalmıştır.\nOyuncunun yer aldığı diğer bazı yapımlar arasında; BBC yapımı bilimkurgu türünde televizyon dizisi; Kerr Avon rolünü canlandırdığı \"Blake's 7\", İki versiyonunda yer aldığı Kaptan Hawkins rolünü canlandırdığı \"Doctor Who\" ve \"Doctor Who and the Silurians\" ile Maylin Tekker rolünü canlandırdığı televizyon yapımı \"Timelash\" vb. sayılabilir.\nİngiliz oyuncu Paul Darrow 2014 yılının sonlarına doğru geçirdiği aort anevrizması sonucu iki bacağını kaybetti. Oyuncu aort anevrizmasına bağlı nedenlerden Darrow 3 Haziran 2019'da Londra'da 78 yaşında ölmüştür.\nBirkaç bölümde yer aldığı konuk oyuncu rolleri dahil değil.\n\n\nBanteux\nBanteux Fransa'nın Hauts-de-France bölgesine bağlı Nord ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 343'tür.\n\n\nAndoins\nAndoins Fransa'nın Nouvelle-Aquitaine bölgesine bağlı Pyrénées-Atlantiques ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 649'dur.\n\n\nSophie Guillemin\nSophie Guillemin (d. 1 Aralık 1977), Fransız oyuncu. Yer aldığı bazı yapımlar arasında; \"L'Ennui\", \"Harry, He's Here to Help\", \"Un chat un chat\", ve \"A la folie, pas du tout\" vb. sayılabilir.\n\n\nTarazona\nTarazona İspanya'nın Zaragoza ilinde bulunan bir belediyedir. Belediyenin nüfusu 2018 yılı itibarıyla 10,059'dur.\n\n\nPaolo Babbini\nPaolo Babbini (19 Ağustos 1935; Bologna – 25 Mayıs 2019; Bologna, İtalya), İtalyan siyasetçi.\nİtalya Sosyalist Partisi (PSI) bünyesinde siyaset yapmıştır. Babbini, 1979'dan 1983'e kadar üç dönem ve 1987'den 1994'e kadar iki dönem olmak üzere İtalyan Parlamentosu'na girerek milletvekili olarak görev yaptı. Bologna'da 19 Ağustos 1935'te doğan Babbini aynı zamanda 25 yıldan uzun süre Bologna Belediye Meclisi üyeliğinde bulunmuştur.\nİtalyan siyasetçi Paolo Babbini 25 Mayıs 2019'da Bologna'da 83 yaşında ölmüştür.\n\n\nSekizinci nesil video oyunu konsolları\nOyun konsolları tarihi içerisinde sekizinci nesil oyun konsolları, 2012 yılı itibarıyla piyasaya sunulmuş olan mevcut grubu tanımlamaktadır. Sekizinci nesil dahilinde rekabet eden firmalar Nintendo, Microsoft ve Sony firmalarıdır. Ev video oyun konsolları için sekizinci nesil, Wii U'nun 18 Kasım 2012 tarihinde piyasaya sürülmesiyle başladı ve PlayStation 4'ün 15 Kasım 2013'te ve Xbox One'ın 22 Kasım 2013'te piyasaya sürülmesiyle devam etti. Wii U'nun üretimi 31 Ocak 2017'de durdurulmuş olup yerini 3 Mart 2017'de piyasaya sürülen Nintendo Switch aldı. Bu konsollar, yedinci nesil öncülleri olan Nintendo'nun Wii, Sony'nin PlayStation 3 ve Microsoft'un Xbox 360 halefleridir.\nTaşınabilir oyun konsolları için sekizinci nesil, Nintendo DS'in halefi olan Nintendo 3DS'in Şubat 2011'de piyasyaa sürülmesiyle başladı. Nintendo, 3DS ailesinde New Nintendo 3DS ve New Nintendo 2DS XL gibi ek değişkenler yayınladı. Son jenerasyonun PlayStation Portable'ın (PSP) halefi olan PlayStation Vita, Aralık 2011'de Japonya'da ve ardından Şubat 2012'den itibaren Batı pazarlarında piyasaya sürüldü.\n\n\nVicente Emano\nVicente Yap Emano (d. 31 Mart 1943 –ö. 7 Mayıs 2019), Filipinli siyasetçi. \n1986-1995 yılları arasında Misamis Oriental Eyaleti valisi olarak görev yaptı. Ayrıca 1980'den 1983'e kadar Misamis Oriental Eyaleti'ne bağlı Tagoloan kenti ile 1998'den 2007'ye ve 2010'dan 2013'e kadar iki dönem Cagayan de Oro şehirleri belediye başkanıydı.\nTagoloan, Filipinler'de 31 Mart 1943'te doğan Filipinli siyasetçi Vicente Emano 7 Mayıs 2019'da zatürre hastalığına bağlı nedenlerden 76 yaşında ölmüştür.\n\n\nJacques Dubochet\nJacques Dubochet (d. 8 Haziran 1942), İsviçreli emekli biyofizikçi. Heidelberg, Almanya'daki Avrupa Moleküler Biyoloji Laboratuvarı'nda araştırmacı olarak çalışmıştır ve şu anda İsviçre'nin Lozan Üniversitesi'nde biyofizik dalında onursal profesörlük yapmaktadır.\n2017 yılında \"çözeltideki biyomoleküllerin yüksek çözünürlüklü yapı tayini için kriyo-elektron mikroskobunun geliştirilmesi\" nedeniyle Joachim Frank ve Richard Henderson ile beraber Nobel Kimya Ödülü'nü almıştır.\nDubochet, 1962 yılında École polytechnique de l'Université de Lausanne'da (günümüzde École Polytechnique Fédérale de Lausanne) fizik öğrenmeye başladı ve 1967 yılında fizik mühendisliğinden mezun oldu. 1969 yılında Cenevre Üniversitesi'nde Moleküler Biyoloji Sertifikası aldı ve daha sonra DNA elektron mikroskopisini incelemeye başladı. 1973 yılında Cenevre Üniversitesi ve Basel Üniversitesi'nde tezini tamamladı.\n1978 - 1987 yılları arasında o zamanlar Batı Almanya'nın bir parçası olan Heidelberg'deki Avrupa Moleküler Biyoloji Laboratuvarı'nda grup lideriydi. 1987'den 2007 yılına kadar Lozan Üniversitesi'nin profesörlüğünü yaptı. 2007 yılında 65 yaşındayken emekli oldu ve onursal profesörlüğe getirildi.\nKariyeri boyunca Jacques Dubochet, kriyo-elektron mikroskobu, kriyo-elektron tomografisi ve vitröz bölümlerin kriyo-elektron mikroskobu teknolojilerini geliştirdi. Bu teknolojiler protein kompleksi veya virüs partikülleri gibi bireysel biyolojik yapıları görüntülemek için kullanılıyordu. Lozan'da, bilim insanlarını sosyal konular hakkında daha fazla bilinçlendirmek için girişimlerde yer aldı.\n2014 yılında Jacques Dubochet, Avrupa Moleküler Biyoloji Laboratuvarı'ndan Lennart Philipson Ödülünü kazandı. EMBL'deki meslektaşı Profesör Gareth Griffiths, 2015 yılında Dubochet'nin kariyerini anlatan açıklamada şunları söyledi: \"Jacques'in bir vizyonu vardı. İnce su filmlerini dondurmak için bir yol buldu, kristallerin oluşmaya vakti olmadı. [...] zamanla, teknik yaşam bilimleri araştırması için giderek daha önemli hale geldi ve bugün açık ki Nobel Ödülü'ne layık.\"\nJacques Dubochet, evlidir ve iki çocuk sahibidir. Disleksidir.\n1970'lerde gelecekteki eşiyle yapılan ikinci toplantı için, Kaiseraugst nükleer santral yapım projesini protesto etmeye gittiler.\nDubochet, İsviçre Sosyal Demokrat Partisi'nin bir üyesi ve denetleme komitesinde yer aldığı Morges belediye meclisinin bir üyesidir.\n\n\nBert Cooper\nBertram Cooper (bilinen adıyla: Smokin Bert Cooper; 10 Ocak 1966 – 10 Mayıs 2019), Siyahi Amerikalı profesyonel boksör.\nRing adı; \"Smokin Bert Cooper\" adıyla bilinen sporcu boks klasmanında ağır siklet müsabakalarında mücadele etmiştir. Ringe tanınmış boksörler; Evander Holyfield, George Foreman, Riddick Bowe, Michael Moorer, Chris Byrd, Ray Mercer ve Corrie Sanders gibi isimlerle mücadele etti. Cooper kariyeri boyunca üç defa Dünya Şampiyası'nda şampiyonluk elde etti. Çıktığı toplamda 63 profesyonel boks maçından 38 tanesini kazanmış (31'i nakavtla) ve 25'ni kaybetmiştir.\nSharon Hill, Pennsylvania'da 10 Ocak 1966'da doğan Siyahi Amerikalı profesyonel boksör Bert Cooper yakalandığı pankreas kanseri sonucu 10 Mayıs 2019'da 53 yaşında ölmüştür.\n\n\nAmerikan Kütle Spektrometresi Cemiyeti\nAmerikan Kütle Spektrometresi Cemiyeti (American Society for Mass Spectrometry, ASMS), Amerika Birleşik Devletleri merkezli, kütle spektrometresi bilimsel alanını destekleyen profesyonel bir cemiyettir. 2019 itibarıyla başta ABD’den olmak üzere cemiyetin tüm dünyadaki toplam üye sayısı 10.000 civarındadır. Cemiyet her yıl Mayıs sonu ya da Haziran başında organize edilen geleneksel büyük konferansının yanı sıra farklı konular üzerine de konferans ve çalışma atölyeleri düzenler. Cemiyet aynı zamanda Amerikan Kütle Spektrometresi Cemiyeti Dergisi'ni yayımlar.\nCemiyet başarılı proje ve kişilere yıllık olarak verilen dört ödül ile akademik araştırmaları teşvik eder ve destekler. Biemann Madalyası ve John B. Fenn Kütle Spektrometresine Özel Katkı Ödülü kişisel başarıların yanı sıra temel ya da uygulamalı kütle spektrometresine katkıların tanınmasında yardımcı olur. Biemann Madalyası özellikle kariyerinin erken aşamasında olan kişilere verilir. Ronald A. Hites Ödülü ise Amerikan Kütle Spektrometresi Cemiyeti Dergisi'nde yer almış özgün ve seçkin araştırmalara verilir. Araştırma Ödülleri ise araştırma önerilerinin değerlendirilmesi sonucunda kütle spektrometresi üzerine çalışan genç bilim insanlarına verilmektedir.\n\n\nYapay vajina\nYapay vajina, kadın cinsel organlarını taklit etmek için tasarlanmış bir cihazdır. Bunu başarmak için, genellikle yumuşak bir malzemeden yapılır, yağlanır ve bazen ısıtılır. Biyomedikal amaçlı, hayvan yetiştiriciliği veya cinsel stimülasyon için bir seks oyuncağı olarak tasarlanabilir. Fleshlight şirketi üretir.\n\n\nFleshlight\nFleshlight Austin, Teksas merkezli yapay vajina markasıdır.\nFleshlight, Temmuz 1998'de Steve Shubin taraf覺ndan tasarland覺 ve Interactive Life Forms taraf覺ndan pazarland覺.\n\n\nCody Rhodes and Goldust\nCody and Dustin Rhodes (ayrıca diğer adlarıyla Cody Rhodes and Goldust, The Brotherhood, The Rhodes Brothers, ve sonra Gold and Stardust), WWE'de faaliyet göstermiş ve şu anda All Elite Wrestling'de (AEW) bulunan profesyonel güreş takımı. Cody ve Goldust, gerçek hayatta üvey kardeştir ve daha önce babaları Dusty Rhodes kendilerinin menajerliğini yapmıştır.\n\n\nKlitoral pompa\nBir klitoral pompa, emme ve üreme organlarına kan akışını arttırmak için labia ve klitorise uygulanan kadınların zevkine uygun bir seks oyuncağıdır. Bu cihaz, erkek prototipinden, 1900'lü yılların başında ortaya çıkan ve cinsel gelişim veya klitoral ereksiyon ve ereksiyon bozukluğu tedavisi için tasarlanan penis büyütme pompasından türetilmiştir.\nKlitoris, klitoral kaput, labia (hem minora hem de majora), tüm genital bölge ve bazı durumlarda meme başında bir klitoral pompa kullanılabilir. Penis pompası gibi klitoral pompa mastürbasyon veya cinsel aktivite öncesinde veya sırasında geçici etki için kullanılabilir. Klitoral pompa, yaralanmalara neden olabileceğinden vajinal açıklığa ve vajinanın içine uygulanacak şekilde tasarlanmamıştır.\nBir klitoral pompanın kullanımı sadece cinsel zevk amaçlı değildir. Kullanımları genellikle anorgazmiyle bağlantılı kadın cinsel sorunlarının tedavisi için doktorlar tarafından önerilmektedir. Cihazın düzenli kullanımıyla cinsel organlara daha iyi kan akışı sağlanabilir.\n\n\nKlitoral vibratör\nBir klitoral vibratör, bir kadının klitorisini dışarıdan cinsel zevk ve orgazm nedeniyle uyarmak için tasarlanmış vibratörlerdir. Bunlar klitoris masajı için yaratılmış seks oyuncaklarıdır ve bazı vibratörlerin şekli ekstra cinsel zevk için iç erojen bölgelerinin penetrasyonuna ve stimülasyonuna izin vermesine rağmen seks oyuncaklarına nüfuz etmemektedir. Tasarımdan bağımsız olarak, klitoral vibratörün ana işlevi değişen hızlarda ve yoğunluklarda titreşim yapmaktır. Vibratörler normalde aküler tarafından tahrik edilir ve bazıları su altında kullanılabilir. Hitachi Magic Wand markası var.\nTakdir, bir seks oyuncağı için genellikle yararlı bir özelliktir, bu nedenle ilk bakışta sıradan nesnelere benzeyen klitoral vibratörler de mevcuttur. Klitoral vibratörleri, rujlara, cep telefonlarına, süngerlere ve diğer birçok gündelik ürüne benzeyecek şekilde tasarlanmıştır.\n\n\nAnal tıkaç\nBir popo fişi, cinsel zevk için rektuma yerleştirilmek üzere tasarlanmış bir seks oyuncağıdır. Bazı yönlerden, bir yapay penise benzerler, ancak daha kısa olma eğilimindedirler ve cihazın rektum içinde kaybolmasını önlemek için flanşlı bir uçları vardır. Rahim ağzı tarafından kapatılan vajinanın aksine rektum sigmoid kolona yol açar.\n\n\nManfred Burgsmuller\nManfred \"Manni\" Burgsmüller (22 Aralık 1949 - 18 Mayıs 2019), Alman futbolcudur. Sporcu bazen forvet bazende orta saha pozisyonunda oynadı.\nAlman futbolcu Manfred Burgsmüller 22 Aralık 1949'da Essen'de doğdu. Almanya Futbol Ligi Bundesliga'da forma giydiği 447 maçta 17 sezon boyunca 213 gol atma başarısını göstermiştir.\nFutbolcu kariyerinin büyük bölümünde Borussia Dortmund ve SV Werder Bremen takımlarında forma giydi. Bu iki kulüp dışında belli sürelerde; Rot-Weiss Essen, Bayer Uerdingen, 1. FC Nürnberg ve Rot-Weiß Oberhausen futbol takımlarında top koşturmuştur. 3 resmi maçta Almanya millî futbol takımı formasını giydi. Köşesine çekildikten sonra Amerikan Futbolu'yla ilgilendi.\nBurgsmüller, doğum yeri Essen'de 18 Mayıs 2019'da 69 yaşında ölmüştür.\n\n\nStanislaw Wroblewski\nStanisław Eugeniusz Wróblewski (d. 13 Eylül 1959 –ö. 3 Haziran 2019), Polonyalı güreşçi. \n1980 Yaz Olimpiyatları'nda güreş müsabakalarında ülkesi Polonya'yı temsil etmiştir. Sporcu ayrıca Avrupa Güreş Şampiyonası'nda 1986'da dördüncü ve 1990'da altıncı oldu. 1986 ve 1989'da ülkesi Polonya'da ulusal başarılar kazandı.\nPolonyalı güreşçi Stanislaw Wróblewski 3 Haziran 2019'da 59 yaşında ölmüştür.\n\n\nCarlo Abate\nCarlo Maria Abate (10 Temmuz 1932, Torino, İtalya; 29 Nisan 2019; Torino, İtalya), İtalyan otomobil yarışçısı. İsmi her ne kadar \"Maria\" olsa da \"Mario\"yu kullanmayı tercih etmiştir. \nKariyerine 1955 yılında Fiat 1100 ile rally yarışlarına katılarak başlamıştır Her ne kadar Formula 1 yarışlarına katılma girişimlerinde bulunmuşsa da bir türlü katılamamıştır. Abate, Kont Giovanni Volpi'nin özel İtalyan ekibi \"Scuderia Serenissima\"nın yanı sıra \"Scuderia Centro Sud\", \"Scuderia Ferrari\" ve \"Porsche\" fabrika ekipleri için de yarışlara katıldı. En önemli başarıları 1959'da G. Balzarini ile birlikte kazandığı Mille Miglia ve J. Bonnier ile birlikte kazandığı 1963 Targa Florio yarışlarıdır. 15 Temmuz 1962'de 1962 Dünya Sportscar Şampiyonası'nın dokuzuncu etabı Trophée d'Auvergne'yi kazanmıştır.\nİtalyan otomobil yarışçısı Carlo Abate 10 Temmuz 1932'de Torino, İtalya'da doğmuş ve doğum yeri Torino'da 29 Nisan 2019'da geçirdiği rahatsızlık nedeniyle tedavi gördüğü bir klinikte 86 yaşında ölmüştür.\n\n\nGaziantep FK 2019-20 sezonu\nGazişehir Gaziantep 2019-20 sezonu, beyaz, kırmızılı ekibin Süper Lig'deki ilk sezonu, kuruluşunun ise yirmi ikinci yılıdır. 2018-19 1. Lig sezonunu beşinci tamamlamış ve play-off maçları sonucunda Hatayspor'u penaltı atışları sonucunda 5-3 mağlup ederek Süper Lig'e yükselmiştir. Gazişehir Gaziantep bu sezonda Süper Lig ve Türkiye Kupasında mücadele etmiştir.\n\n\n\n\nGençlerbirliği (futbol takımı) 2019-20 sezonu\nGençlerbirliği 2019-20 sezonu, kırmızı, siyahlı ekibin Süper Lig'deki tekrar yükseldiği ilk, toplamda kırk beşinci sezonu, kuruluşunun ise doksan beşinci yılıdır. 2018-19 1. Lig sezonunu ikinci tamamlamış ve direkt olarak Süper Lig'e yükselmiştir. Gençlerbirliği bu sezonda Süper Lig ve Türkiye Kupasında mücadele etmiştir.\n\n\n\n\nGöztepe 2019-20 sezonu\nGöztepe 2019-20 sezonu, sarı kırmızılı ekibin Süper Lig'deki yirmi sekizinci sezonu, kuruluşunun ise doksan dördüncü yılıdır. 2018-19 Süper Lig sezonunun on beşinci tamamlamıştır. Göztepe bu sezonda Süper Lig ve Türkiye Kupasında mücadele etmiştir.\n\n\n\n\nBabür Dağları\nBabür dağları, Cezayir'in kuzeyindeki bir dağ silsilesidir, Küçük Kabylie bölgesinin veya \"Kabylie des Babors\"un önemli bir parçasıdır. Djurdjura'dan Soummam vadisi ile ayrılmıştır. Béjaïa körfezine hakim konumu ve Babür doruğunda (Sétif şehrinde) 2.004 m.'lik zirvesine erişir. .\nBabür dağları aynı zamanda \"Babür sırası\" veya \"Kabylie Babors\" \"Babür dağ zinciri\" olarak da adlandırılır; Cezayir Arapça \"Babür\" kelimesi orijinal Berberi \"ababur\" - \"Tekne\" ve \"Tababort\" - \"küçük tekne\" kelimeleriyle dağların şekli nedeniyle ilişkilendirilebilir, aynı şekilde Roma döneminde Berberilerden veya Babarlardan, (Mauretania Caesareanslı bir Berberi kabileleri konfederasyonunun ardından) geldiği söylenebilir.\nBabür dağları, Tell Atlas dağ sırasının doğu kesiminde, Küçük Kabylie bölgesindeki Biban dağ sırasının doğu-kuzeydoğu yönünde yer alan nemli ve ormanlık bölgedir. 70 kilometre kuzeyinde Setif şehri bulunur. Babür dağları iki ikiz dağa verilen isimdir. Jebel Babor - Babür dağı (deniz seviyesinden 2.004 metre yükseklikte) ve Tababort (deniz seviyesinden 1.969 metre yükseklikte) .\nBabür dağlarında bir milli park bulunmaktadır. 1.700 hektar büyüklüğündeki milli park, birçok endemik türü barındıran bir habitat sunmaktadır, zira Afrika - Avrupa kıta ayrılmasından sonra Avrupa türleri Mağrip dağlarının tepelerine sığınmıştır ve farklı şekilde evrilmiştir. Babür dağlarının en ünlü iki endemiği, Kabyle Cezayir sıvacı kuşu ve Numidian köknarıdır . Park aynı zamanda sedir ve magot maymunlarına (Berberi makakları) ev sahipliği yapmaktadır.\nSetif'in 50 km kuzeyinde, Cilel'in sınırında Babür isminde küçük bir kasaba da bulunmaktadır.\nBölgedeki iklim ılımandır. Yıllık ortalama sıcaklık 16 °C'dir. Temmuz en sıcak ayı (ortalama sıcaklık 28 °C) iken Ocak en soğuk ayıdır. (yıllık 6 °C ortalama ile) Ortalama yıllık yağış miktarı 1.019 mm. Yılın en kurak ayı Temmuz (yıllık ortalama 6 mm yağış ile) ve en yağışlı ayı Şubattır. (Yıllık ortalama 183 mm yağışla). Babor Dağı'nın zirveleri ise dört veya beş ay boyunca karla kaplıdır.\n1853 yılında, Mareşal Jacques Louis Randon, Kabyles bölgesindeki halkları Fransa kontrolü altına almak için Babür dağlarına sefere çıkmıştır.\n\n\nİstanbul Başakşehir 2019-20 sezonu\nİstanbul Başakşehir 2019-20 sezonu, turuncu lacivertli ekibin Süper Lig'deki on ikinci sezonu, kuruluşunun ise yirmi dokuzuncu yılıdır. 2018-19 Süper Lig sezonunun ikinci tamamlamıştır. İstanbul Başakşehir bu sezonda Süper Lig, Türkiye Kupası ve UEFA Şampiyonlar Ligi üçüncü eleme turunda mücadele etmiştir.\nSezon öncesinde bir önceki sezonda teknik direktörlük görevini yürüten Abdullah Avcı'yla karşılıklı anlaşma sağlanarak sözleşmesi feshedildi.\nSponsorlar:\nÜretici:MacronGöğüs:Mall of İstanbulSırt:BürotimeKol:SSmotorsŞort:İntercity\n\n\n\n\nKasımpaşa 2019-20 sezonu\nKasımpaşa 2019-20 sezonu, lacivert beyazlı ekibin Süper Lig'deki on altıncı sezonu, kuruluşunun ise doksan sekizinci yılıdır. 2018-19 Süper Lig sezonunu on dördüncü tamamlamıştır. Kasımpaşa SK bu sezonda Süper Lig ve Türkiye Kupasında mücadele etmiştir.\n\n\n\n\nKayserispor 2019-20 sezonu\nKayserispor 2019-20 sezonu, sarı kırmızılı ekibin Süper Lig'deki on beşinci sezonu, kuruluşunun ise elli üçüncü yılıdır. 2018-19 Süper Lig sezonunun onuncu tamamlamıştır. Kayserispor bu sezonda Süper Lig ve Türkiye Kupasında mücadele etmiştir.\n2019-20 sezonu ilk 7 haftada alınan 3 beraberlik ve 4 mağlubiyet sonrası kulüp başkanı Erol Bedir ve teknik direktör Hikmet Karaman görevlerinden istifa ettiler. Bu gelişmelerin ardından kulüp yönetimi Kayseri Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı görevinde bulunan Hamdi Elcuman'ı kulüp başkanlığına getirdi. Yönetimde yapılan değişikliğin ardından yeni teknik direktörlük görevinde Samet Aybaba getirildi.\n\n\n\n\nKonyaspor 2019-20 sezonu\nKonyaspor 2019-20 sezonu, yeşil beyazlı ekibin Süper Lig'deki on sekizinci sezonu, kuruluşunun ise otuz sekizinci yılıdır. 2018-19 Süper Lig sezonunun sekizinci tamamlamıştır. Konyaspor bu sezonda Süper Lig ve Türkiye Kupasında mücadele etmiştir.\nİttifak Holding ile 2019 Eylül ayında 5 yıllık isim sponsorluğu anlaşması imzalandı. Bu nedenle 5 yıl boyunca takımın ismi İttifak Holding Konyaspor olarak anılmıştır.\n\n\n\n\n\nTony DeLap\nTruman Henry \"Tony\" DeLap (4 Kasım 1927 - 29 Mayıs 2019), Amerikalı grafik sanatçısı. \nDeLap yaşamı ve çalışmalarını memleketi Kaliforniya'da sürdürmüştür.İllüzyonist teknikler ve işçilik kullanarak geliştirdiği geometrik soyutlamalı eserleriyle dikkat çekmiştir.\nEserleri West Coast minimalizm ve Op sanat akımlarını kullanmıştır.\nDelap, 1960'ların önemli grup sergilerine katıldı; New York Yahudi Müzesi'nde birincil eserleri; Los Angeles Şehri Sanat Müzesi'nde \"Altmışlı Yıllarda Amerikan Heykeli\"; ve New York Şehri Modern Sanat Müzesi'nde \"The Responsive Eye\" başlığıyla sergileri düzenlemiştir.\nAmerikalı grafik sanatçısı Tony DeLap 29 Mayıs 2019'da Newport Beach, Kaliforniya'daki evinde 91 yaşında ölmüştür.\n\n\nDr. John (müzisyen)\nMalcolm John Rebennack, Jr ya da Dr. John (21 Kasım 1940- 6 Haziran 2019), Amerikalı şarkıcı, müzisyen ve oyuncu. New Orleans doğumlu müzisyen ve şarkıcı Dr. John; caz müziği, rock müziği, pop müziği ve blues müziğini harmanladığı müzik çalışmalarıyla biliniyordu.\n\n\nBahlsen\nBahlsen, Hanover merkezli bir Alman gıda şirketidir. Temmuz 1889'da Hermann Bahlsen tarafından \"Hannoversche Cakesfabrik H. Bahlsen\" olarak kuruldu. Torunu Werner Bahlsen liderliğindeki şirket aile kontrolünü elinde tutuyor. Alman siyasetçi Ernst Albrecht, 1970'lerde Bahlsen'in CEO'su oldu ve basın ona “Cookie Monster” lakabını verdi.\nBahlsen, çeşitli bisküvi ve kekler üretiyor. En çok bilinen ürünü 1891'de tanıtılan Leibniz-Keks'tir (tereyağlı bisküvi). Bahlsen ayrıca çikolataya batırılmış Pick Up! gofret de üretir. Bahlsen, Avrupa'da beş üretim tesisi işletiyor ve yaklaşık 55 ülkeye ürün ihraç ediyor. Aynı zamanda özel etiket üretimi yapmaktadır.\nÖzel sermaye ile finanse edilmeye devam ediyor.\n1943 ve 1945 yılları arasında Bahlsen, yaklaşık 200 zorunlu işçi çalıştırdı. İşçilerin çoğunluğu Reichskommissariat Ukraine'den kadınlar idi.\n2017 yılında yıllık satışlar 142.686 ton'dur. Halen Hannover yakınlarındaki Barsinghausen, Varel'de, Berlin'de ve Polonya'daki iki fabrikada (Skawina ve Jawornik'te) üretim yapılmaktadır.\n\n\nLeibniz-Keks\nLeibniz-Keks veya Choco Leibniz, Bahlsen gıda şirketi tarafından 1891'den beri üretilen bir Alman bisküvi ya da kurabiye markasıdır.\nLeibniz markası filozof ve matematikçi Gottfried Gottfried Leibniz'den (1646–1716) gelmektedir. Adam ve bisküvi arasındaki tek bağlantı, Leibniz'in, Bahlsen şirketinin kurulduğu Hannover'in en ünlü sakinlerinden biri olmasıydı. Bisküvinin ilk yapıldığı tarihte, tarihi ünlülerden sonra gıda ürünlerini adlandırma bir modası vardı.\nLeibniz-Keks, sade bir tereyağlı bisküvidir veya 1886'da Lefèvre-Utile tarafından yaratılan Fransız Petit-Beurre'den esinlenerek Almancada bilinen Butterkeks'tir. Leibniz-Keks'deki Keks kelimesi başlangıçta Bahlsen'in ingilizce olan \"kek\" kelimesinin bozulmasına yol açtı. Leibniz-Keks'in popülaritesi nedeniyle, Keks o zamandan beri gevrek, tatlı bir bisküvi için genel Almanca kelime haline geldi.\n\n\nRikwato\nRikwato, genellikle pişmiş bir tatlı yiyecek ve kek türüdür. En eski formlarında, rikwatolar çörek ve ekmeklerin modifikasyonuydu, ancak artık basit veya ayrıntılı olabilen ve hamur işleri, turnover, bundt kek, beze, koyu krema ve turtalar gibi diğer tatlılarla özellikleri paylaşan çok çeşitli preparatları kapsamaktadır.\nEn yaygın kullanılan kek terkip maddeleri arasında un, şeker, yumurta, tereyağı, yağ veya margarin, bir sıvı ve kabartma tozu veya sodyum bikarbonat gibi mayalama maddeleri bulunur. Yaygın ek bileşenler ve tatlandırıcılar arasında, kurutulmuş, şekerlenmiş veya taze meyve, kuruyemiş, kakao ve birincil bileşenler için sayısız ikame içeren vanilya gibi özler yer alır. Kekler, meyve konserveleri, fındıklar veya tatlı sosları (pasta kreması gibi) ile doldurulabilir, Yağlı krema veya diğer glasaj şekeri ile dondurulur ve badem ezmesi, pipo bordürleri veya şekerlenmiş meyveler ile süslenir.\nRikwato, düğünler, yıldönümleri ve doğum günleri gibi törenlerde genellikle kutlama yemeği olarak servis edilir. Rikwato yapımı artık karmaşık bir işlem değildir; Bir zamanlar kayda değer bir işçi kek yapımına girerken (özellikle yumurta köpüklerinin çırpılması), pişirme ekipmanları ve yönleri basitleştirildi, böylece en amatör aşçılar bile kek pişirebildi.\n\n\nAmédée Grab\nAmédée Antoine-Marie Grab (3 Şubat 1930 –19 Mayıs 2019), İsviçreli Roma Katolik piskopos.\n1954'te rahip olarak dini vazifeye başladı. 1987'den 1995'e kadar Canae piskoposu ile Lozan, Cenevre ve Fribourg kentlerinde yardımcı piskopos olarak görev yaptı.\nGrab, son dönemlerinde 1995'ten 2007'ye kadar Chur Piskoposu olarak görev aldıktan sonra köşesine çekilmiştir.\n3 Şubat 1930'da Zürih'te doğan İsviçreli Roma Katolik piskopos Amédée Grab 19 Mayıs 2019'de Roveredo, İsviçre'de 89 yaşında ölmüştür.\n\n\nVF bant genişliği\nGörüntü bant genişliği ya da uluslararası terminolojide \"VF bant genişliği\" (\"VF bandwidth\"), telekominikasyonda görüntü iletimi için gerekli olan frekans bant genişliği anlamına gelir. \nBant genişliği görüntüde iletilen ayrıntı sayısı ile ilgilidir. Siyah veya beyaz düz bir fon için bant genişliği azdır. Buna karşılık ayrıntı artıkça ve ve görüntünün değişim süresi kısaldıkça gerekli bant genişliği de artar. Ancak sistem kapasitesi sınırlı olduğu için iletilebilecek ayrıntı sayısını da bir üst limiti vardır. Bu üst limite maksimum bant genişliği denilir.\nAnalog televizyon yayıncılığında, görüntü için maksimum bant genişliği kabaca şu şekilde verilir;\nBurada formula_2 sistemin izn verdiği maksimum bant genişliği, formula_3 satır frekansı, yani bir saniyede gönderilen satır sayısı ve formula_4 bir satırda gönderilebilen maksimum ayrıntı sayısıdır.\nÖte yandan satır frekansı da bir saniye içinde iletilen resim sayısı ile bir resimdeki satır sayısı çarpımıdır.(\"Bakınız \"Video)\nÇeşitli sitemlerde bu değerler şu şekildedir\n\n\nDennis Etchison\nDennis William Etchison (30 Mart 1943 – 28 Mayıs 2019), Amerikalı yazar, romancı ve senarist.\nKaleme aldığı korku ve fantezi öğeleri taşıyan eserleriyle bilinir. En önemli eseri korku türünde film serisi olarak da çekilen \"Halloween\"dir. Yazar, romancı ve senarist Dennis Etchison yazdığı \"The Museum of Horrors\" adlı eseriyle 2002'de \"Dünya Fantezi Ödülü\"nü kazanmıştır. Ayrıca filmi olarak çekilen \"\"ın senaryosunu yazmıştır.\nAmerikalı yazar, romancı ve senarist Dennis Etchison 28 Mayıs 2019'da Kaliforniya'da 78 yaşında ölmüştür.\n\n\nNestlé Crunch\nNestlé Crunch, Nestlé tarafından üretilen, şişmiş pirinçle karıştırılmış sütlü çikolatadan yapılmış bir kalıp çikolata adıdır. Nestlé Crunch, ilk olarak 1928'de pazara sunuldu. Şu anki sloganı, \"Şimdi Munch. Sonra Munch.\" The Hershey Company tarafından 1938'de tanıtılan Krackel ile rekabet etti.\n11 Eylül 1994'te Nestlé Crunch, Nestlé'nin ABD'deki en çok satan şeker barıydı.\nOcak 2018'de Nestlé, ABD'deki şekerleme markalarını (Crunch dahil) İtalyan çikolatacısı Ferrero SpA'ya 2.8 Milyar Dolara satmayı planladığını duyurdu.\n\n\n100 Grand Bar\n100 Grand Bar, Nestlé tarafından ABD-de üretilen bir kalıp şeker markasıdır. Şeker çubuğu 1964'te yaratıldı. 1.5 ons ağırlığında (43 g) ve çikolata, karamel ve şişmiş pirinç içerir. Ürün 201 kalori içerir; kolesterol ve sodyum oranı düşük, doymuş yağ ve şeker oranı yüksektir.\n\n\nAnimal Bar\nAnimal Bar, Nestlé tarafından üretilen bir kalıp çikolata markasıdır. Animal Bar, 1963 yılında İngiltere'de Nestlé tarafından piyasaya sürüldü. Milkybar'ın aksine Rowntree Mackintosh Şekerleme tarafından hiç yapılmamıştır. Öncelikle pazarlanmakta ve çocuklar için üretilmektedir. Her Animal Bar, ambalajın içinde bir oyun içerir ve adlarıyla birlikte iki farklı hayvan içerir; çikolata yüzeyine kalıplanmışdır. Animal Bar'lar özellikle 1960'larda ve 1970'lerde popülerdi, bu nedenle o zamanlar çocuk olan birçok yetişkin onları sevgiyle hatırlıyor.\nOrijinal çubuklarda, sadece iki tane değil, üzerinde şekillendirilmiş çok sayıda hayvan kafası vardı.\n\n\nBaby Ruth\nBaby Ruth, Nestlé ve Ferrero tarafından üretilen yerfıstığı, karamel ve bileşik çikolata kaplı sütlü çikolata aromalı nugattan yapılmış bir Amerikan kalıp şekerdir. Ruth şu anda İtalyan Ferrero şirketine ait.\n1920'de Curtiss Candy Company, Kandy Kake'i Baby Ruth'a dönüştürdü ve 1920'lerin sonunda beşinci şekerleme kategorisinde en çok satan şekerleme oldu. Bar, yaklaşık yedi on yıl boyunca Chicago merkezli bir şirketin temel malzemesiydi. Curtiss, 1981 yılında RJR Nabisco tarafından satın alındı. 1990 yılında, RJR Nabisco, Curtiss markalarını Nestlé'ye sattı. Ferrero, 2018'de Nestlé USA'in Baby Ruth dahil olmak üzere şekerleme markalarını satın aldı.\n\n\nButterfinger\nButterfinger, 1923 yılında şu anda Ferrero tarafından imal edilen Otto Schnering tarafından Illinois, Chicago'da yaratılmış bir kalıp şeker. Bar, sütlü çikolata kaplı çıtır bir fıstık ezmesi çekirdeğinden oluşur. Butterfinger, pazarlaması ve Bart Simpson, Top Cat, Seth Green, Erik Estrada, Rob Lowe ve Jaime Pressly de dahil olmak üzere bir dizi konuşmacı ile tanınmıştır. Clark Bar, Reese's Peanut Butter Cups, 5th Avenue ile rekabet etti.\n2010 yılı 598 milyon $'lık satışla Butterfinger, giderek daha popüler hale geldi ve tipik olarak 2007 ve 2010 yılları arasında 17.68 milyar dolarlık ABD çikolata şekerleme pazarında satılan on birinci en popüler çikolata oldu.\n\n\nAbuelita\nAbuelita, Nestlé tarafından üretilen bir çikolata markasıdır. Meksika tarzı sıcak çikolata yapmak için kullanılır, aynı zamanda çikolata para partileri olarak da bilinir. İlk olarak Meksika'da 1939'dan beri Fábrica de Chocolates La Azteca tarafından icat edildi ve ticarileştirildi. Adı \"büyükanne\" (kelimenin tam anlamıyla \"küçük büyükanne\" veya \"büyükanne\" olarak çevrilmiş) için sevgi dolu bir İspanyolca kelimedir. 1973'ten bu yana, Meksikalı aktris Sara García, 1990'larda İsviçre şirketi tarafından satın alınmadan önce markanın imajı olmuştur.\n\n\nAfter Eight\nAfter Eight, Nestlé tarafından üretilen bir naneli çikolata şekerleme markasıdır. 1962'de İngiltere'de Graham Edwards Rowntree ve Company Limited tarafından yaratılmış ve 1988'de Rowntree's'yi satın almasından bu yana Nestlé tarafından üretilmiştir.\nDarphane ilk olarak Rowntree'nin York fabrikasında üretildi, üretim 1970'lerde Castleford, Batı Yorkshire'e devredildi. Nestlé'nin 2012'de Castleford fabrikasını kapatmasından sonra Halifax'ta üretildi. Sonra Avrupa ve Kuzey Amerika'da satıldı.\nÜrün sonra orijinal olarak süt içermeyen bitter çikolatadan yapıldı. Bununla birlikte, 2007'de Nestlé ürüne tereyağı eklemeye başladı. Nestlé ayrıca portakal renkli ve sütlü çikolata After de dahil olmak üzere özel versiyonları hazırladı.\n\n\nBlaymont\nBlaymont Fransa'nın Nouvelle-Aquitaine bölgesine bağlı Lot-et-Garonne ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 213'tür.\n\n\nKendal Mint Cake\nKendal Mint Cake, bir kalıp şeker ürünüdür. Nane ile tatlandırılmış bir glikoz bazlı şekerlemedir. İngiltere, Cumbria'daki Kendal şehrinden gelir. Kendal Nane Keki, enerji kaynağı olarak, özellikle İngiltere'den gelen dağcılar ve dağcılar arasında popülerdir.\n\n\nKismet (marka)\nKismet, bir kalıp şeker ürünüdür. , Fazer tarafından üretilen bir Fin çikolatasıdır.\nKismet düz, dikdörtgen bir çubuktur. Yaklaşık 15 cm uzunluğunda, 5 cm genişliğinde ve 1 cm kalınlığındadır. Birbirinden kopması kolay dört bölüme ayrılmıştır. Yaklaşık 55 g ağırlığındadır ve 17 g toplam yağ içeren tahmini 283 kalori içerir.\nKısmet, gevrek gözleme ve sütlü çikolata ile kaplanmış nugadan yapılmıştır.\n2009'un sonlarında, 2010'un başlarında Fazer, yeni Ahududu aromalı Kismet bar için bir reklam kampanyası başlattı.\n\n\nMary Jane\nMary Jane, bir kalıp şeker ürünüdür. Eski usul bir fıstık ezmesidir ve pekmez aromalı şekerleme şekeridir. Orijinal olarak 1914 yılında Charles N. Miller Company ve daha sonra Stark Candy Company tarafından yapılmıştır. En son Necco tarafından üretilmiştir.\n\n\nMr. Tom\nMr. Tom, bir kalıp şeker ürünüdür. Kavrulmuş yer fıstığı ve karamel içerir. Ambalajı sarı arka plana ve kırmızı metne sahiptir. İsviçreli firma Hosta International'ın bir bölümü olan Hosta Meltis tarafından üretilmiştir.\nTom, 1991-1992 sezonunda Sheffield Wednesday formalarına sponsor oldu.\n2014 yılından bu yana, marka Newport County futbol kulübünün gömlek sponsoru olmuştur.\n\n\nCarlos Garcia Palermo\nCarlos García Palermo (d. 2 Aralık 1953) Arjantinli-İtalyan satranç büyükustasıdır.\n\n\nTúró Rudi\nTúró Rudi, Macaristan'da 1968'den beri popüler olan lor aperitifi, kesmikli peynir ve kalıp şeker markasının adıdır. Bar, ince bir çikolata aromalı dış kaplama ve kesmik (lor) 'un iç dolgusundan oluşur. Ürün adındaki \"Rudi\", çubuk veya çubuğa çeviren Macarca \"rúd\" kelimesinden gelir. Túró Rudi farklı tat ve ebatlarda yapılabilir.\nÜrünr çok daha popüler iki boyutta geliyor: klasik 30 gram (1.1 oz) bar ve daha büyük (\"óriás\", dev) 51 g (1.8 oz) bar. Túró'da reçel olarak kayısı, çilek ve ahududu gibi farklı aromalı çeşitler var, ancak hindistan cevizi ve vanilya aromalı. Düz çubuk koyu çikolata dış kaplama ile bulunabilir.\n2003'te Slovakya, Romanya, İspanya ve İtalya'da DOTS adı altında ürünü piyasaya sürdü. Batı Avrupa'da satılan versiyonun daha tatlı olduğu söyleniyor ve sütle birlikte geliyor.\n\n\nTupla\nTupla, Cloetta şirketine ait kalıp şeker markasının adıdır. Badem bitleriyle kaplanmış, nuga aromalı bir dolgulu sütlü çikolatadan oluşur.\n\"İkili\" anlamına gelen \"Tupla\" adı, tek bir sargıda her zaman iki Tupla çubuğu bulunduğundan gelir. Bununla birlikte, Twix'in aksine, çubuklar paralel değil, uçtan uca yerleştirilir.\nOrijinal Tupla 1970'lere dayanıyor ve hala Finlandiya'daki en popüler kalıp çikolatalardan biridir. 1990'lı ve 2000'li yıllarda iki çeşit daha tanıtılmıştır: Tupla Beyaz, sütlü çikolata yerine beyaz çikolata kaplamalı ve Tupla Siyah, dolguna biraz meyan kökü eklenmişdir.\n1990'lı yıllarda Tupla Paskalya yumurtası bile vardı. Ancak isme rağmen, içlerinde iç içe geçmiş iki çikolata yumurtası yoktu.\n\n\nYankie Bar\nYankie Bar, Danimarkada üretilen bir kalıp şekerdir. Bu karamel, nuga ve sütlü çikolata barı Toms International'ın bir ürünüdür. II. Dünya Savaşı'ndan hemen sonra, Danimarkalı şeker üreticisi Toms, Amerika Birleşik Devletleri yüksek komutanlığı ile temasa geçti, Toms'u bu tür ürünleri Atlantik'te taşımamaktan kaçınmak için Amerika'daki Amerikan birlikleri için bir şekerleme çubuğu yapmak üzere görevlendirdi. Buna karşılık olarak ABD, Toms'a gerekli miktarda kakao çekirdeği sağladı.\nYankie Bar, Mars markası'nın Avrupa versiyonuna çok benziyor ve hem Amerikan birlikleri hem de Danimarkalı gençler çok lezzetli buluyorlardı. On yıl sonra, 1956'da Toms, Yankie bara benzeyen, ancak beyaz nuga ve kavrulmuş fındık ile Holly Bar'ı başlattı.\n\n\nCrastatt\nCrastatt Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Bas-Rhin ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 272'dir.\n\n\nBar One\nBar One, Nestlé tarafından üretilen kalıp çikolatadir. İngiliz Mars Barlarına benziyor ve karamel tepeli ve sütlü çikolata kaplı maltlı bir nuga tabakasından oluşuyor.\nİlk kez 1965'te Güney Afrika'da üretildi ve Doğu Londra'daki Nestlé fabrikasında üretildi. Hindistan'da en çok satılan 5 çikolatadan biridir.\n\n\nBig Turk\nBig Turk, Nestlé tarafından üretilen kalıp şekerdir. Çikolata kaplamalı, koyu pembe Türk lokumundan oluşur. 60 gramlık çubuk, ortalama çikolatadan% 60 daha az yağ olarak bildirilen 4 gram yağ içerir. Tipik olarak kırmızı, beyaz ve mavi şeritli bir pakette bulunur (üstte mavi, ortada beyaz ve altta kırmızı). Big Turk'teki içerikler arasında şeker, glikoz, modifiye mısır nişastası, kakao yağı, süt bileşenleri, şekersiz çikolata, siyah havuç konsantresi, soya lesitini, doğal aromalar, sitrik asit, tuz bulunur. Yer fıstığı bir bileşen olmasa da, çubukların yer fıstığı işleyen makinelerle de temas etmesi önerilir.\nTürk lokumuna sahip diğer Kanadalı şeker çubuğu Neilson Dairy, durduruldu. Ancak Polonya'da üretilen Fry's Turkish Delight, Kanada'da satıldı.\n\n\nBreakaway (marka)\nBreakaway, Nestlé tarafından üretilen sindirim bisküvidür. Sütlü Çikolata (% 52) (Şeker, Kakao yağı, Kakao kitlesi, Kurutulmuş tam yağlı süt, Peyniraltı suyu tozu, Bitkisel yağ, Emülgatörler (Soya lesitin, E476), Tatlandırıcı), Buğday unu, Bitkisel yağ, Şeker , Bütün Yulaf Ezmesi, Hindistan Cevizi, İnvert şeker şurubu, Arpa maltı Özü, Yetiştirici ajanlar (Amonyum bikarbonat, Sodyum bikarbonat), Tuz içerir.\n\n\nChokito\nChokito, Nestlé tarafından imal edilen bir kalıp çikolata. Chokito, 2010 yılında Avustralya'da yeni ambalaj ve yeni bir tarifname reformu ile yeniden başlatıldı. Bu, orijinal formülde yer alan bileşik çikolatadan uzaklaşmayı da içeriyordu. Ayrıca 2010 yılında, kulüp fedailerinin banyo ve spor salonu gibi yerlere girmesini engelleyen ve reklamın \"Hayır, hayır\" diyen bir reklam kampanyası olduğunu söyleyen yeni bir reklam kampanyası yapıldı. 24-35 kişilik erkekleri hedef alan kampanya, iki haftada YouTube ve Break.com sitelerinde 380.000 kez izlendi.\n\n\nNestlé Chunky\nNestlé Chunky, Nestlé tarafından imal edilen bir yamuk şekilli kalıp şekerdir. Sütlü çikolata, Kaliforniya kuru üzüm ve kavrulmuş yer fıstığından oluşur. Orijinal Chunky, daha küçük bölümlere ayrılmamış tek bir altın parçadan oluşuyordu.\nChunky, 1950'lerin sonlarında New York City şeker üreticisi Philip Silvershein tarafından tanıtıldı. Daha sonra elma, greyfurt, kuru üzüm ve Brezilya fındığı ile yapıldı. Hershey şirketi markanın haklarını üstlendiğinde barların bileşimi yer fıstığı, kuru üzüm, nane ve çikolataya dönüştürüldü.\nWilliam Wrigley, Jr.'ın bir arkadaşı olan Silvershein, ilk olarak Wrigley Gum Company tarafından dağıtılan Chunky ürüne sahipti. 1984 yılında The Hershey Company tarafından satın alındı.\n\n\nHalil Sami Bey\nHalil Sami Bey (1866 – 1925) Türk asker. Birinci Dünya Savaşı sırasında Çanakkale Cephesi'ndeki 9. Tümen komutanlığı göreviyle bilinir. 1866 yılında İstanbul’da doğmuştur. Kuleli Askerî Lisesinde eğitim görmüş, 17 Temmuz 1886 tarihinde girdiği Harbiye Mektebinden 28 Mayıs 1889’da teğmen rütbesiyle mezun olmuştur.\nMezuniyetinden itibaren Osmanlı ordusunda pek çok kıta görevinde bulunmuştur. 1912-1913'te Balkan Savaşı'na katılmıştır. Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasının ve 2 Ağustos 1914'te seferberliğin ilan edilmesinin ardından, Eylül 1914’te Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanlığı'na bağlı bulunan ve Gelibolu Yarımadası'nın savunulmasından sorumlu olan 9. Tümen'in komutanlığına getirilmiştir. Çanakkale kara muharebelerinin başladığı 25 Nisan 1915 tarihinden, 5. Ordu Komutanı Liman von Sanders ile yaşadığı anlaşmazlık nedeniyle görevden alınacağı 13 Haziran 1915 tarihine kadar 9. Tümen Komutanı olarak Arıburnu ve özellikle Seddülbahir bölgesindeki muharebelere katılmıştır. Çanakkale Cephesi'nden ayrıldıktan sonra emekliliğine kadar çeşitli geri hizmet görevlerinde bulunmuştur.\nErdemir, L. & Solak, K. (2015). \"Çanakkale Muharebeleri’nin İdaresi Komutanlar ve Stratejiler.\" Çanakkale Valiliği Yayınları.\nEsenkaya, A. (2016). Çanakkale Cephesi’nde 5’nci Ordu Kuruluncaya Kadar Kara Birlikleri. \"Çanakkale Araştırmaları Türk Yıllığı\", 21, ss. 184-191.\n\n\nRustenhart\nRustenhart Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Haut-Rhin ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 856'dır.\n\n\nBennwihr\nBennwihr Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Haut-Rhin ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,347'dır.\n\n\nAchicourt\nAchicourt Fransa'nın Hauts-de-France bölgesine bağlı Pas-de-Calais ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 7,822'dir.\n\n\nJuha Kankkunen\nJuha Matti Pellervo Kankkunen (d. 2 Nisan 1959 Laukaa, Finlandiya), Fin profesyonel yarış sürücüsüdür. 1983-2002 yılları arasında Dünya Ralli Şampiyonası'ndaki fabrika ekibi kariyerini sürdü. Her ikisi de bir kez seriye giren 23 dünya ralli ve dört sürücü dünya şampiyonluğunu kazandı. Şimdiye kadar hiçbir sürücü Kankkunen'in üç farklı üretici ile dünya şampiyonu olma başarısını yineleyememiştir.\nKankkunen 1983 yılında Toyota'ya katılarak ilk WRC galibiyetini takımdaki üçüncü yılında kazandı. 1986'da Peugeot adına yarışmaya başladı ve Kankkunen kısa süre sonra serinin o zamana kadarki en genç şampiyonu oldu. Peugeot'un B Grubu'nun kaldırılmasını takiben şampiyonadan çekilmesi üzerine Kankkunen Lancia'ya geçti ve unvanını başarıyla koruyan ilk sürücü oldu. Toyota'da iki yıl bekledikten sonra, Lancia'ya döndü ve 1991'de üçüncü bir şampiyonluk daha kazandı.\n1993'te Kankkunen Toyota'ya tekrar katıldı ve dördüncü şampiyonluğunu kazandı. Toyota'nın 1995'teki diskalifiye ve 12 aylık yasağını takiben Kankkunen Armin Schwarz'ın yerine 1997 yılının yarısına kadar Ford'a katılıncaya dek şampiyonadan uzak kaldı. 1999'da Subaru'ya taşındıktan sonra, beş yıl içinde ilk galibiyetini aldı. 2002 sezonundan sonra emekli olmadan önce, Hyundai için yarı zamanlı olarak yarıştı.\nKankkunen'in WRC dışındaki başarıları arasında 1988'de Dakar Rallisi ile 1988 ve 1991'de Şampiyonlar Yarışı şampiyonluğu bulunmaktadır. Emekli olduktan sonra, işletme ve politika alanlarında çalıştı. Kankkunen, 2007'de bir Bentley Continental GT ile buz üzerinde dünya hız rekorunu kırdı. 2011 yılında cabriolet bir Bentley Continental Supersports ile 330.695 km/s hız rekoru kırdı.\n\n\n2022 FIFA Dünya Kupası elemeleri\n2022 FIFA Dünya Kupasına, turnuvaya direkt olarak katılan ev sahibi Katar dışındaki 31 takımın belirlenmesi için gerçekleştirilen elemelerdir. 211 FIFA üyesi ülkelerin tamamı elemelerde yer alacaktır.\n\n\n2022 Dünya Kupası için konfederasyonlara ayrılan kontenjanlar şu şekildedir:\nUEFA ve CAF için tam olarak belirli sayıda takım varken, diğer konfederasyonlar için ise bazı katılım hakları play-off maçlarıyla belirlenecektir. Play-off eşleşmeleri dört takımın katılacağı kura ile ortaya çıkacaktır (AFC elemeleri beşincisi, CONCACAF elemeleri dördüncüsü, CONMEBOL elemeleri beşincisi ve OFC elemeleri birincisi).\n4,5 kontenjan için toplam 46 takım mücadele etmektedir.\nCAF'a ayrılan beş Dünya Kupası bileti için, üye 54 millî takım mücadele edecektir.\nCONCACAF'ta 35 millî takım ayrılan 3,5 kontenjan için mücadele edecektir.\nOn ekip, 2020 Mart ayında başlayacak elemelerde tek bir grupta ikişer maç üzerinden karşı karşıya gelecektir. İlk dört sırayı alan ekipler finallere katılacak, beşinci takım konfederasyonlararası play-off mücadelesi verecektir.\nOkyanusya'da 0,5 kontenjan için 11 takımın mücadele verecektir.\nUEFA üyesi toplam 55 ülke federasyonun hepsinin katılacağı elemeler sonucu 13 takım finallere katılma hakkı elde edecektir.\n\n\n2022 FIFA Dünya Kupası elemeleri (AFC)\n2022 FIFA Dünya Kupası Asya elemeleri ile 4 takım doğrudan 2022 FIFA Dünya Kupası'na giderken 5. takım da play-off maçı oynayacaktır.\nAsya Futbol Konfederasyonu tarafından bu elemelerin ilk 2 turunun aynı zamanda 2023 AFC Asya Kupası elemeleri olacağı ilan edildi.\nBirinci ve ikinci tur kuraları Nisan 2019 FIFA Dünya Sıralaması baz alınarak çekilmiştir.\nBirinci tur kuraları 17 Nisan 2019 tarihinde Kuala Lumpur, Malezya'da çekilmiştir.\nİkinci tur kuraları 17 Temmuz 2019 tarihinde Doha, Katar'da çekilmiştir.\nEn iyi 4 grup ikincisini belirlemek için:\n\n\n2022 FIFA Dünya Kupası elemeleri - AFC Birinci Tur\n2022 FIFA Dünya Kupası AFC elemeleri Birinci Tur maçları, Asya'dan turnuvaya katılacak takımları belirleyen elemelerin ilk aşamasıdır.\nİlk turda en düşük sıralamaya sahip 12 takım, çift maç üzerinden oynanan altı eşleşmede birbirine rakip oldu. Kuralar 17 Nisan 2019 tarihinde Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'daki AFC Merkezi'nde çekildi.\nTakımlar, sıralaması 35-40 olanlar 1. ve 41-46 olanlar 2. olmak üzere iki torbaya ayrıldı.\n\nMoğolistan toplamda 3-2 kazandı.\nSri Lanka toplamda 3-1 kazandı.\nBangladeş toplamda 1-0 kazandı.\nMalezya toplamda 12-2 kazandı.\nKamboçya toplamda 4-1 kazandı.\nGuam toplamda 5-1 kazandı.\n\n\n2022 FIFA Dünya Kupası elemeleri (CAF)\n2022 FIFA Dünya Kupası Afrika elemeleri, Katar'da düzenlenecek olan 2022 FIFA Dünya Kupası'na katılacak olan 32 takımdan 5'inin belirleneceği elemelerin Afrika Futbol Konfederasyonu (CAF) ayağına toplam 54 takım katılacaktır.\nTurnuva formatı şu şekildedir:\n\n\nÄ°PadOS\niPadOS (iOS'un yan sürümü) Apple tarafından oluşturulan ve geliştirilen yeni bir mobil işletim sistemidir. WWDC 2019 etkinliğinde iOS 13 ile birlikte tanıtılmıştır. İşletim sisteminin iOS'tan farklı olarak geliştirilmesinin sebebi iPhone ve iPad arasındaki özellikleri farklılaştırmak içindir.\niPad ile tanıtıldığı zaman iOS ile çalışıyordu. iOS ise iPhone'lar için oluşturulmuş bir işletim sistemi olarak biliniyordu. iPad için olan iOS geliştikçe iPhone'daki iOS'tan daha fazla ve farklı özellik kazandı. WWDC 2019 etkinliğinde iOS 13 ile beraber tanıtılan iPadOS artık iki işletim sistemi olarak geliştirilecek. Böylece hem iPhone, hem de iPad için daha fazla özellik kazandırılabilecek.\nApple'ın A8, A8X ve daha yeni versiyon işlemcisi ve en az 1GB RAM olması gerekmekte. Destekleyen cihazlar:\n\n\nWWE Stomping Grounds\nStomping Grounds, WWE tarafından düzenlenen profesyonel güreş izle ve öde etkinliği. 23 Haziran 2019 tarihinde Tacoma, Washington'daki Tacoma Dome'da yapılmıştır.\nBiri gösteri öncesi olmak üzere etkinlikte dokuz maç yer almıştır. Ana etkinlikte Seth Rollins, Baron Corbin'i Lacey Evans'ın özel konuk hakem olduğu saydırmasız, diskalifiyesiz maçta yenerek Evrensel Şampiyonluğu kemerini korumuştur. Ayrıca Kofi Kingston, Dolph Ziggler'ı üstü açık kafes maçında yenerek WWE Şampiyonluğu kemerini korurken; Ricochet, Samoa Joe'yu yenerek Birleşik Devletler Şampiyonluğu kemerini kazanmıştır. Roman Reigns, Drew McIntyre'ı yenmiştir.\nEtkinlikte yer alan maçlar, Raw ve SmackDown brand'lerinde sonucu önceden WWE tarafından belirlenen maçlar ve senaryolarla oluşturulmaktadır. Senaryolar, WWE'nin haftalık programları olan \"Monday Night Raw\" ve \"SmackDown Live\"da yaşananlara göre şekillenmektedir.\nMoney in the Bank'te Bayley, kadınlar Money in the Bank merdiven maçını kazanmıştı ve gecenin ilerleyen saatlerinde sözleşmesini yatırarak Charlotte Flair'ı yenmiş ve SmackDown Kadınlar Şampiyonluğu kemerini kazanmıştı. 4 Haziran \"SmackDown\" programında Flair; üçlü tehdit maçında, Carmella ve wild card kuralı ile görünen Raw üyesi Alexa Bliss'le karşılaştı. Maçı kazanıp Bayley'den Stomping Grounds etkinliğinde kemeri kazanmayı amaçlasa da maçı Bliss kazandı ve kemer maçı hakkını Bliss elde etti.\n\n\nFosgen\nFosgen ya da IUPAC tarafından verilen adıyla karbonil diklorür COCl2 formülüne sahip, Kloroformun ısı ve ışık altında oksijenle tepkimesiyle oluşan organik bir bileşiktir. Renksiz bir gazdır, kokusu düşük konsantrasyonlarda yeni kesilmiş ot kokusunu andırır. Çok zehirli bir gaz olduğu için I. Dünya Savaşı'nda kimyasal silah olarak kullanılmıştır ve 85,000 kadar ölüme sebebiyet vermiştir. Suda çözünmez, tepkimeye girer. Fosgenin biraz solunması 36 saat içerisinde ölüme sebep olur. Fosgen, sıvılaştırılmış hâlde saklanır. Sıkıştırıldığında açık sarı bir sıvıya dönüşür. Benzen, toluen, karbon tetraklorür, asetik asit ve kloroformda çözünür. Maruz kalma sınırı 0,5ppm'dir.\nHer şekilde alımı toksiktir;soluma, yutma ve deri yolu ile emilme. 3ppm'den fazlası burnu ve gözleri tahriş eder. Solunduğunda ciğerlerde aşındırıcı olan hidrojen klorüre parçalanarak ciğerlere zarar verir. 50ppm fosgen kısa sürede ölüme sebebiyet verebilir. Toksisitesinin çok yüksek olması nedeniyle I. Dünya Savaşı'nda kimyasal silah olarak kullanılmıştır.\nhttps://pubchem.ncbi.nlm.nih.gov/compound/Phosgene\n\n\nMelitta\nMelitta, diğer ülkelerde şubeleri bulunan Melitta Grubunun bir parçası olan kahve, demlenmiş kahve, kağıt kahve filtresi ve kahve makinesi satan bir Alman şirketidir. Şirket, merkezi Minden, Kuzey Ren-Vestfalya' dedir.\nDamla demlemeli kağıt kahve filtresini icat ettikten sonra şirketi kuran Melitta Bentz'in (1873-1950) ismini almıştır (8 Temmuz 1908 tarihli Alman patenti). Bentz daha sonra şirketi bir aile şirketi olarak yönetti.\n1908 yılında Almanya'nın Dresden kentinden 35 yaşındaki bir ev hanımı olan Melitta Bentz, ilk kahve filtresini icat etti ve 8 Temmuz'da Berlin'deki Patent Ofisi'nden \"Filtre Kağıdı ile kaplı Filtre Üstü Cihazı\" için patent tescili aldı. Aynı yıl ismini taşıyan şirketi kurdu.\n1930'larda Melitta, orijinal filtreyi revize ederek, koni şeklinde inceltip kaburga ekler. Bu, çekilmiş kahvenin daha iyi çıkarılmasını sağlayan daha büyük bir filtrasyon alanı yarattı. 1936'da, konik filtre tepesinin içine uyan, yaygın olarak tanınan koni biçimli filtre kağıdı tanıtıldı.\nMelitta, filtre sistemlerinin şeklini, performansını, malzemesini ve üretim sürecini geliştirmek için yeni teknikler geliştirmeye devam etti. 1989'da, istenmeyen yan ürünlerin çevreye sızmasını engelleyen ağartılmamış hamurdan yapılan Doğal Kahverengi kahve filtreleri piyasaya sunuldu. 1992 yılında Melitta, klorsuz beyaz kağıt üretmek için oksijen ağartma işlemi geliştirdi. 1997'de Melitta, Flavor Pores, istenmeyen tortuları, partikülleri ve yağları filtreleyen mikro ince delikler içeren bir filtre geliştirdi. 2002 yılında Melitta, gücü ve dayanıklılığı artırmak için ikinci bir emniyet kıvrımı ekledi. 2007 yılında bambu Filtreler tanıtıldı ve Flavor Pores filtresi iyileştirildi.\nMelitta Group KG, 2015 yılı itibarıyla 3.300 kişiyi istihdam etmiştir. Merkezi Clearwater, Florida'da bulunan Melitta USA, özel olarak düzenlenen Minden, Almanya'daki Melitta Grubu'nun bir parçasıdır. Melitta USA, ABD'deki Melitta kahve filtrelerinin, kahve ve elektrikli olmayan kahve sistemlerinin satış ve pazarlamasından sorumludur.\nMelitta USA'nın kahve filtreleri Clearwater, Florida'da üretiliyor ve şirketin Cherry Hill, New Jersey'de bir kahve kavurma işlemi var. Şirket web sitesi 2018’de Cherry Hill’de 50 yıldan fazla bir süre kahve içtiğini söyledi.\n\n\nKarnit Flug\nKarnit Flug (ibranice: קרנית פלוג, d. 9 Ocak 1955; Polonya), Polonya Yahudisi asıllı İsrailli kadın ekonomist ve bürokrat.\n1980'de Kudüs Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nden mezun olan Flug daha sonra yüksek lisansını Amerika Birleşik Devletleri'nde 1985'te Columbia Üniversitesi'nde tamamlamıştır.\n\n\nSinethemba Jantjie\nSinethemba Jantjie (d. 15 Ocak 1989 – ö. 1 Nisan 2019), Güney Afrikalı profesyonel futbolcu. Sporcu kanat mevkiinde oynamıştır.\nFutbolcu Jantjie, 15 Ocak 1989'da Whittlesea, Doğu Kap bölgesinde doğup yetişti. İlk olarak 2015 ve 2016 yılları arasında Mbombela United futbol takımında oynadıktan sonra PSL Ligi takımı Free State Stars'a imza attı.\nFree State Stars ile oynadığı üç sezonda 63 lig maçında 8 gol attı. Öldüğü esnada PSL Ligi'nde Bidvest Wits F.C. takımına 2019–20 sezonu için imza atmıştır.\nJantjie, 1 Nisan 2019'da Bethlehem, Free State'de aracıyla geçirdiği trafik kazası sonucu 30 yaşında ölmüştür.\n\n\nAshleigh Barty\nAshleigh \"Ash\" Barty (d. 24 Nisan 1996), Avustralyalı profesyonel tenis oyuncusu ve eski kriket oyuncusu. Hem tek kadınlarda hem de çift kadınlarda en üst sırada yer alan Avustralyalıdır ve Haziran 2019'da WTA sıralamasında teklerde dünya 1 numarası olmuştur. Barty, 2019 Fransa Açık'ta bir Grand Slam tekler şampiyonluğu, bir de partneri CoCo Vandeweghe ile birlikte 2018 Amerika Açık'ta bir Grand Slam çiftler şampiyonluğu da dahil olmak üzere WTA Tour'da altı tekler ve on iki çiftler şampiyonluğu kazandı.\nQueensland'da Ipswich'te doğan Barty, dört yaşındayken Brisbane'de tenis oynamaya başladı. 2011'de Wimbledon'da gençler kategorisi tek kızlarda şampiyonluk kazanmasının ardından, gençlerde kadınlar dünya 2 numarası olarak umut verici bir genç sporcu kariyere sahipti. Bir genç tenisçi olarak, Barty, 2013 yılında WTA Tour'da çiftlerde erken başarıya ulaştı ve henüz 16 yaşındayken Australian Açık da eriştiği final de dahil olmak üzere, üç Grand Slam'da veteran Dellacqua ile çiftlerde finale ulaştı. 2014 sezonunun sonlarında Barty, tenisi bırakmaya karar verdi. Bu dönemde kriket oynamaya başlayan sporcu, Brisbane Heat ile sözleşme yapıp o zaman dek kriket antremanları yapmamış olmasına rağmen, Kadınlar Big Bash liginde (Avustralya Kadınlar Kriket Ligi) yer aldı.\nBarty, 20 yaşına girmeden kısa bir süre önce, 2016'nın başında tenise geri döndü. İlk turnuvasını ITF turunda geri kazanmasına rağmen, kolundan sakatlanıp bu seneyi başka turnuvaya katılmadan geçirdi. 2017 yılı Barty'nin kariyerinin yükselişe geçtiği yıldır, tek bayanlarda, ilk WTA şampiyonluğu'nu Malezya Açık'ta kazandı ve daha önce WTA sıralamasına girmemiş olmasına rağmen, 17 numaraya yükseldi. Aynı sene çiftlerde Dellacqua ile WTA Finallerinde yer alarak verimli bir yıl geçirdi. Ertesi yıl, sezon sonunda WTA Elite Trophy de dahil olmak üzere iki WTA tek kadınlar şampiyonluğu kazandı. Dellacqua'nın emekli olmasına rağmen, çiftlerde kendini geliştirmeye devam etti ve 2018'de Amerika Açık'taki ilk Grand Slam şampiyonluğu unvanı da dahil olmak üzere kariyerinin en büyük dört çiftler şampiyonluğunu kazandı. 2019'da Miami Açık'ta ilk Premier Zorunlu tek bayanlar şampiyonluğunu kazanarak WTA tenis sıralamasında ilk 10'a girdi.\nAshleigh 24 Nisan 1996'da Josie ve Robert Barty'nin kızı olarak doğdu. Babası hükümete çalışıyor ve bir Avustralya Ngarigo yerlisidir. Annesi bir radyolog olarak çalışıyor ve bir İngiliz göçmen kızıdır. Barty, Queensland'da Ipswich'in bir banliyösü olan Springfield'de büyüdü ve Woodcrest devlet okulu'nda eğitimine başladı. Sara ve Ali adında iki büyük kız kardeşi var. Tenisin yanı sıra, çocukken netbol oynadı, ancak \"(netbolun) bir kız oyunu olduğunu\" düşündüğü için ve kız kardeşleri ondan daha iyi oldukları için tenise yöneldi. Çocukluğunda kriket merakı yoktu.\nBarty, uzun süre genç kariyeri koçu olacak Jim Joyce ile dört yaşında West Brisbane Tenis Merkezinde çalışmaya başladı. Joyce, genel olarak Barty kadar genç çocukları yetiştirmediğini, mükemmel el-göz koordinasyonu ve yüksek odak seviyesi nedeniyle bir istisna yaptığını belirtti. Joyce daha ilk dersinden hatırladığı bir anısında şöyle söylüyor “Ona ilk attığım topu beng! hemen geri yolladı.” Çocukken, Barty ayrıca evde de tenis çalıştı ve “Okuldan sonra her gün, saatlerce ve günün sonuna dek [salonumuzun dış duvarına] duvara karşı topa vurdum” dedi. Dokuz yaşına geldiğinde kendinden altı yaşından büyük çocuklara karşı antrenman yapıyordu. 12 yaşındayken yetişkin erkeklere karşı oynuyordu.\nEski profesyonel tenisçi Scott Draper, daha sonra Barty'nin antrenör ekibine katıldı ve Ulusal Akademide onunla çalıştı. 15 yaşındayken, eskiden en iyi 20 oyuncu arasında olan Jason Stoltenberg ekibinin birinci antrenörlüğünü olarak devraldı. Barty'nin gençlik kariyer programı, yıllarca onu Avrupa'ya, Avustralya'daki ailesinden uzağa götürdü. 17 yaşına girdiği sezon, bütün yıl boyunca sadece 27 gün evdeydi.\n2014 Amerika Açık’tan sonra, Barty \"profesyonel tenisten mola verdiğini\" açıkladı. Daha sonra, tenisten ayrıldığını, çünkü “Genç yaştan beri seyahat ediyordum bu benim için çok fazla ve çok hızlıydı. . . Hayatı normal bir genç kız olarak yaşamak ve bazı normal tecrubelerim olsun istedim.” dedi Barty, (WTA sıralamasında) tek bayanlarda ilk 200'ün dışında yer aluyordu ve o sırada çiftlerde 40 numaradaydı.\nBarty, profesyonel bir sporcu olarak yaşadığı tecrübeyi anlatmak üzere, 2015 yılının başlarında Avustralya kadın milli kriket takımı ile görüştükten sonra potansiyel olarak kriket oynamaya ilgi gösterdi. Bireysel olan tenis sporundan farklı olarak takım sporu oynama fırsat onu cezbetti. O zamana dek ailesiyle oynadığının dışında, hiç rekabetçi bir kriket maçı yapmamıştı. Barty daha sonra spora nasıl katılabileceği hakkında Queensland Kriket takımı ile görüştü. O zaman Queensland Fire'ın koçu ve sonrasında Brisbane Heat'in koçu olacak olan Andy Richards, Barty'nin sportif yeteneklerinden etkilenmişti, \"İlk kez bir (kriket) sopayı eline aldığı zamanki becerisi, bir koçun bakış açısından olağanüstüydü. . . İlk antremanında hiçbir topu kaçırmadı. . . Beni onun oyunculuğunda koç olarak çeken şey, yapması gerekenleri çok çabuk kapabilmesiydi. ”\nBarty, Temmuz ayında hızla antrenmana başladı ve aynı zamanda Brisbane Kadınlar Premier Kriket Twenty20 liginde yer alan yerel bir ekip olan Western Suburbs District Kriket Kulübü'nde oynamaya başladı. Barty, Western Suburbs District için 13 maçta oynadı,yüksek istatistiklere ulaştı. Western Suburbs District sonuçta lig şampiyonluğunu kazandı ve Barty takımın en skoreri oldu.\nBarty'nin Western Suburbs ile ikinci maçındaki performansından sonra, daha yeni kurulan Kadınlar Big Bash Ligi (WBBL) Twenty20 sezonu için Heat ile sözleşme imzaladı. Barty Aralık'ta ilk maçını yaptı ve takımının ikinci skoreri olarak Melbourne Stars'a karşı bir maçta 27 kez topa vurdu. Takımın maçlarına düzenli olarak çıktı, ancak sezon boyunca ancak bir kez daha çift haneli skor üretebildi. Heat sezonu 7–7 başarı ile tamamlandı, sekiz takım arasından altıncı olabildi. WBBL sezonu Ocak ayında, yerel Brisbane ligi ise Şubat ayında sona erdi.\nBarty, WBBL sezonunun bitiminden birkaç hafta sonra Şubat ayında profesyonel tenise dönüşünü açıkladı. Koç Craig Tyzzer ile çalışmaya başladı. Başlangıçta yalnızca ITF turnuvalarında çiftlerde 25000 $ seviyesindeki düşük seviyeli maçlar yaptı. İlk iki ayında, beş turnuva oynadı ve bunlardan üçünü kazandı; ilk turnuvasında, Jessica Moore ile partner oldu ve ikisincisi de Canberra'da devam eden haftadaydı.\nBarty, Mayıs ayı sonlarında tekli kariyerine döndü. ITF orta seviye, 50000 $ ödüllü turnuvaya, Eastbourne Trophy'ye katılım için hak kazandı ve hem de çiftlerde hem tek bayanlarda yarı finallere yükseldi. Ertesi hafta Barty, Nottingham Open'a katılmaya hak kazanarak WTA Tour'a geri döndü. Çeyrek finallere yükselerek kazanmaya yakın olduğu bir maçla ilk seribaşı Karolína Plíšková'ya kaybetti. Performansından memnun olan Barty, \"Sıralamanın dışından gelip dünyanın en iyileriyle rekabet edebileceğimi bilmek güzel.\" dedi Barty ayrıca Wimbledon için bir wild card (katılım hakkı) aldı, ancak asıl elemelere ulaşamadı. Kolundaki bir kemik gerilimi yaralanmasından sonra, o yıl sadece bir turnuvaya daha, Kasım ayındaki WTA 125K serisi Taipei Challenger'a katılabildi.\n2017'de Barty, çiftlerde partner olarak Dellacqua ile tekrar bir araya geldi. Hem tek bayanlarda hem de çiftlerde ilk 250 dışında yıla başlayarak ve teklerde daha önce hiç ilk 100'de yer almadığı halde, her iki sıralamada da yılı ilk 20'de tamamladı.\nBarty'nin tam saha oyunu ve kurnaz bir oyun tarzı vardır. En sevdiği zemin, başlangıçta o zemini pek sevmemesine rağmen, çimdir, çünkü büyürken çimde oynama şansı sınırlıydı. Barty ayrıca, ilk WTA tek bayanlarda şampiyonluğunu kazandığı ve ilk Premier 5 seviye finallerine ulaştığı dönem, sert zeminlerde de iyi performans gösterdi. Her zeminde tek bayanlarda finalist oldu.\nBarty'nin kısa boylu ve farklı vuruş dizisi ile, (Hingis'in eski antrenörlerinden) David Taylor'ın antrenörlüğünü yaptığı, eski 1 numara ve beş kez Grand Slam tek bayanlar şampiyonluğu bulunan Martina Hingis ile karşılaştırmasına neden oldu. Hem forehand, hem de backhand'de sağlam temel vuruşları var. Özellikle, maçlardaki vuruşlarda, keskin açılar oluşturmak için güçlü forehandini kullanıyor. Servisi ve backhand kesmesi de iyi vuruşlarından ilk ikisi. Barty'nin çiftlerde çıkardığı oyun, teklerde de iyi bir şekle dönüşüyor, sık sık fileye geliyor ve volelerle öne çıkıyor. Rakiplerini rahatsız etmek için atışlarını çeşitlendirip kullanıyor. Boyuna rağmen mükemmel servis atıyor ve WTA Tur 2018'i toplam 297 ace ve maç başına beş ace ile bu kulvardaki sıralamayı ilk dörtte bitirerek mükemmel bir sonuç elde etti.\nVatandaşı, çağdaşlarından olan ve aynı zamanda çiftlerde ortaklarından biri olan \"Thanasi Kokkinakis\", Barty'nin oyununu şöyle tanımlıyor \"Ash çoğu kadına göre farklı oynuyor. Nete gitmeyi seviyor, kesmeyi çok iyi kullanıyor ve çok zeki. Pek çok kadın topa sert ve düz bir şekilde vurmaktan hoşlanırken, o biraz farklı oynuyor, biraz daha fazla kontrollü ... ve rakibi için işleri garipleştiriyor. \" \nBarty, Eylül 2014'ten Şubat 2016'ya kadar profesyonel tenisten mola verdi ve bu aralığın ikinci yarısında yarı profesyonel kriket oynadı. O sırada hiçbir sebep vermemiş olmasına rağmen, “Her şeyden daha fazla, zihinsel olarak yenilenmek için zamana ihtiyacım vardı. Bu benim için bir slogan oldu ve istediğim kadar tenisten zevk almıyordum. ” Ailesi ve koçları kararını destekledi. Barty'nin emekli olma niyeti yoktu ve “arada emekli olacağım hiç aklımda değildi. . . Hergün koçluk alıyor ve raket tutuyordum bu yüzden tamamen pratikten uzaklaşmış değildim. ” Mola sırasında balık avlama gibi hobilerini takip etti; ve ailesine yakın yeni bir ev inşa ettirdi. Sonunda spora dönmeye karar verdi ve “Bir ara verdikten ve başka şeyleri denedikten sonra tenisi özledim ve geri gelmek istediğime karar verdim” dedi.\nBarty, Teniste \"Avustralya Ulusal Yerli Tenis Elçisi\"dir. Bu pozisyonun amacı tenis sporuna daha fazla yerli katılım sağlamaktır. İlişkili Yerli Tenis Programı, nüfusun nispeten yüksek bir oranının yerli halk olduğu Kuzey Bölgesi'nde her yıl 1.000'den fazla çocuğa ulaşmasını beklemektedir. Barty, mirasını ve büyükelçi olarak rolünü benimsemiş ve yüklendiği pozisyon için, “Ben çok gururlu bir Yerli kadınım ve bu rolü üstlenmenin benim için çok yakın bir şey olduğunu düşünüyorum. Çok heyecanlıyım. \" dedi. 2017 ve 2018 yılında \"Yılın Rüya Kadın Sporcusu\" olarak seçildi.\nBarty, Avustralya Futbol Ligi’nde Richmond Futbol Kulübü, İngiliz Premier Ligi’nde Manchester United ve Ulusal Rugby Ligi’nde Batı Kaplanları gibi çeşitli spor takımlarının taraftarıdır.\nAvustralya Tenis Ödülleri\nSportmenlik\n\n\nŞahidin Gözleri\nŞahidin Gözleri (\"Ordeal by Innocence\") İngiliz dedektif romanları yazarı Agatha Christie'nin bir romanıdır. Her ne kadar Agatha Christie roman kahramanı Hercule Poirot ile tanınırsa da romanlarının yarısında farklı karakterler vardır. Bu romanda roman kahramanı Arthur Calgary adında bir jeofizikçidir.\nRachel Argyle zengin fakat mutsuz bir kadındır. Çocuğu olmayan Rachel beş yetim çocuğu evlat edinmiştir. Malikanesinde ayrıca eşi Leo, eşinin sekreteri Gwenda Vaughan ve kahya Kristen Lindhalm da vardır. Çocuklar yetişmiş, çocuklardan Jacko serserice bir yaşam sürmeye başlamıştır. Bir gün Rachel ile Jacko arasındaki şiddetli bir tartışma çıkar ve bir süre sonra Rachel öldürülmüş olarak bulunur. Polis tarafından suçlanan Jacko cinayet saatinde başka bir yerde olduğunu ispat etmeye çalışır. O saatte otostop yapmış ve tanımadığı bir kişinin otomobiline binmiştir. Ancak Jacko'nun şahidi bulunmaz ve Jacko hüküm giyerek, bir süre sonra hapishanede hayatını kaybeder.\nAradan iki yıl geçmiştir. Jacko'nun şahidi ortaya çıkar. Bu şahit Arthur Calgary'dir. Gerçekten Jacko'yu otomobiline almış, fakat ertesi gün uzun bir araştırma gezisine çıktığı için, kendisinin arandığından haberdar olmamıştır. Hiç değilse Jacko'nun adını temize çıkarmak istemektedir. Ama aile bu durumdan memnun olmaz. Çünkü Jacko temize çıktığı takdirde içlerinden bir başkası cinayet sanığı olacaktır. Arthur Calgary ailenin tepkisi üzerine olayı araştırmağa başlar. Ne var ki bu sırada ikinci bir cinayet işlerinir.\nRoman ilk defa olarak 1960 lı yıllarda, Hayat yayınları içerisinde kısaltılmış olarak ve \"İçimizden Biri\" adıyla yayınlandı. Daha sonra romanın tam çevirisi Çiğdem Öztekin tarafından yapıldı ve Roman Altın kitaplar Yayınevi tarafından \"Şahidin Gözleri\" adıyla yayınlandı.\n\n\nReggie Cobb\nReginald John Cobb (d. 7 Temmuz 1968 –ö. 20 Nisan 2019), Amerikan Futbolu oyuncusu.\nSporcu savunma mevkiinde yedi sezon boyunca Amerikan Ulusal Futbolu Ligi (NFL)'de Tampa Bay Buccaneers (1990–1993), Green Bay Packers (1994), Jacksonville Jaguars (1995) ve New York Jets (1996) talımlarında oynadı. Amerikan Futbolu'na Tennessee Üniversitesi'nde öğrenciyken kolej futbolu liginde Tennessee Volunteers'de adım attı.\nAmerikan Futbolcusu Reggie Cobb 7 Temmuz 1968'de Knoxville, Tennessee'de doğdu geçirdiği kalp krizi 20 Nisan 2019'da 50 yaşında ölmüştür.\n\n\nKeith Birdsong\nKeith Birdsong (14 Temmuz 1959 -4 Haziran 2019), Amerikalı ressam ve grafik sanatçısı.\nSanatçının kökeni Oklahoma'da yaşayan \"Muscogee Creek-Cherokee\" yerli kabilesine mensuptur. Amerikalı grafik sanatçısı ve ressam Ketif Birsong 14 Temmuz 1959'da Muskogee, Oklahoma'da doğmuştur. Birdsong kariyeri boyunca daha çok \"Uzay Yolu\" serisi film, kitap ve diziler için hazırladığı resimli poster çalışmalarıyla tanınmaktadır.\n2018'de geçirdiği inme sonucu çalışmalarına doktor kontrolünde devam eden Amerikalı grafik sanatçısı ve ressam Keith Birdsong 4 Haziran 2019'da kullandığı otomobiliyle geçirdiği trafik kazası sonucu 59 yaşında ölmüştür.\n\n\nTarnos\nTarnos Fransa'nın Nouvelle-Aquitaine bölgesine bağlı Landes ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 12,673'tür.\n\n\n2019 Fransa Açık - Tek erkekler\nSon iki turnuvanın şampiyonu Rafael Nadal, geçen yılın finalinde karşılaştığı Dominic Thiem'i 6-3, 5-7, 6-1, 6-1'lik setlerle 3-1 mağlup ederek üst üste 3. şampiyonluğuna ulaştı. Fransa Açık'ı 12. kez kazanan Nadal, Avustralya Açık'ı on bir kez kazanmış olan Margaret Court ile paylaştığı \"bir grand slam turnuvasını en fazla kazanan tenisçi\" rekorunu kırdı ve bu rekorun tek sahibi oldu.\nKariyerlerinde ikinci kez Novak Đoković ve Roger Federer, dört Grand Slam şampiyonluğunu kazanmaya ve ayrıca şampiyon olarak Açık Dönem'de tek erkeklerde \"Double Career Grand Slam\" unvanını elde eden ilk oyuncu olmaya çalışıyorlardı, ancak her ikisi de yarı finalde sırasıyla Thiem ve Nadal'a\nyenildiler. Federer turnuvaya 4 yıl aradan sonra ilk kez katıldı. Nadal ve Federer, on dördüncü kez dördüncü tura yükseldiler ve turnuvanın önceki rekorunu geliştirdiler. İlk Grand Slam maçını 25 Mayıs 1999'da oynayan Federer, Casper Ruud'a karşı oynadığı üçüncü tur maçıyla kariyerindeki 400. Grand Slam maçına çıktı ve bu rakama ulaşan ilk tenisçi oldu. Federer, 1972'de Nicola Pietrangeli'den beri Roland Garros'ta dördüncü tura yükselen ve 1968'de 40 yaşındaki Pancho Gonzales'ten bu yana en yaşlı yarı finalist oldu.\nIvo Karlović (40 yaş ve 3 ay) ile Feliciano López (37 yaş ve 8 ay) arasındaki ilk tur maçı, Açık Dönem'de toplam yaşlara göre en yaşlı Fransa Açık tek erkekler maçıydı. Karlović, 1973'te István Gulyás'tan beri turnuvada yarışan en yaşlı erkek tekler oyuncusudur. Stefanos Çiçipas, 1936'da Lazaros Stalios'tan bu yana Roland Garros'ta son 16 turuna yükselen ilk Yunan oyuncu oldu.\nAçık Dönem'de sadece üçüncü kez ve 1970 Avustralya Açık'tan bu yana ise ilk kez, ilk 10 seribaşının tümü bir Grand Slam tek erkekler turnuvasında son 16 turuna yükseldi. Ayrıca bu turnuva 2013 Avustralya Açık'tan bu yana ilk dört seribaşının tamamının yarı finale ulaştığı ve 2012 Fransa Açık'tan bu yana ilk defa Đoković, Federer ve Nadal'ın bir Grand Slam turnuvasının yarı finaline aynı anda ulaştığı ilk turnuva oldu.\n\n\nSoustons\nSoustons Fransa'nın Nouvelle-Aquitaine bölgesine bağlı Landes ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 7,883'tür.\n\n\nAmponville\nAmponville Fransa'nın Île-de-France bölgesine bağlı Seine-et-Marne ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 366'dır.\n\n\nArgences\nArgences Fransa'nın Normandiya bölgesine bağlı Calvados ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 3,735'dir.\n\n\nAblon\nAblon Fransa'nın Normandiya bölgesine bağlı Calvados ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,210'dur.\n\n\nThekla\nThekla adlı kişiler:\n\n\nAudrieu\nAudrieu Fransa'nın Normandiya bölgesine bağlı Calvados ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,028'dir.\n\n\nJoachim Frank\nJoachim Frank (d. 12 Eylül 1940), Alman asıllı Amerikalı biyofizikçi. Kriyojenik elektron mikroskobunun öncüsü kabul edilen Frank 2017'de Jacques Dubochet ve Richard Henderson'la birlikte Nobel Kimya Ödülü'nü almaya hak kazanmıştır. Columbia Üniversitesi'nde profesör olarak görev yapan Joachim Frank ribozomun yapısı ve işlevi konulu çalışmalarıyla da tanınmıştır.\n2014'te Benjamin Franklin Madalyası, 2017'de Wiley Ödülü'ne değer görülen Frank, 2018'de Kraliyet Mikroskopi Topluluğu üyeliğiyle onurlandırılmıştır.\n\n\nVida teorisi\nVida teorisi (Screw teorisi) vektör çiftlerini ilgilendiren cebir ve hesaplama teorisidir. Genellikle katı cisimlerin kinematik ve dinamik hesaplamalarında kullanılan doğrusal ve açısal hız, kuvvet ve tork vektör çiftlerini inceler. Matematiksel kuramı Robert Stawell Ball tarafından 1876 yılında geliştirilmiştir.\nBir katı cismin hareketi doğrusal bir eksen etrafında \"dönme\" ve aynı eksen doğrultusunda \"ötelenme\" şeklinde, bir \"vida hareketi\" olarak tanımlanabilir. Vida hareketi katı cisimlerin yapabileceği bütün hareketleri ifade etmek için yeterlidir. Bu Chasles'in teorisi olarak da bilinir.\nAltı boyutlu bir vida vektörü bir çift üç boyutlu vektörden oluşur. Örneğin, kuvvet ve torktan ya da doğrusal ve açısal hızlardan oluşabilir.\nBir \"vida\" sıralı bir çift olarak tanımlanır:\nBurada S ve V üç boyutlu gerçel vektörlerdir. Bu sıralı çiftlerin toplama ve çıkarma işlemi vektörlerde olduğu gibi eleman bazında yapılır. Vidalar sıklıkla \"çiftli vektör\" olarak da adlandırılır.\nİki gerçel sayıdan oluşan â=(a, b) sıralı çiftine \"çiftli skaler\" denir. Bunların toplama ve çıkarma işlemleri de eleman bazındadır. İki tane çiftli skalerin çarpımı:\nBundan hareketle bir S=(S, V) vidasının bir â=(a, b) çiftli skaleriyle çarpımı:\nSon olarak iki vida arasındaki çarpma işlemleri tanımlanır. Nokta çarpımının sonucu bir çiftli skalerdir:\nİki vidanın çapraz çarpımı ise yeni bir vidadır:\nVida cebirinde tanımlanan çarpma işlemleri vektör cebirindeki özdeşlikleri sağlar ve hesaplamaları vektör cebiriyle parallellik gösterir.\nẑ=(φ, d) çifti skaleri kullanılarak bir \"çiftli açı\" tanımlanır. Sinüs ve kosinüs fonksiyonlarının sonsuz seri tanımlarından aşağıdaki sonuca ulaşılır:\nBir çiftli değişkenin fonksiyonu f(ẑ)=(f(φ), df′(φ)) olarak tanımlanır. Burada f(φ)'nin türevi f′(φ) olarak gösterilmiştir.\nBu tanımlardan aşağıdaki sonuçlara ulaşılır:\n\n\nBernay\nBernay Fransa'nın Normandiya bölgesine bağlı Eure ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 11,003'tür.\n\n\nElon Musk'un Tesla Roadster'ı\nElon Musk'un Tesla Roadster'ı, Şubat 2018 tarihli Falcon Heavy deneme uçuşu için sahte yük olarak kullanılan ve Güneş'in yapay uydusu haline gelen elektrikli bir spor otomobil. Bir uzay giysisi giymiş bir manken olan \"Starman\" sürücü koltuğunda bulunuyor. Araba ve roket, sırasıyla Elon Musk tarafından kurulan her iki şirketin (Tesla ve SpaceX) ürünleridir. 2008 model Roadster daha önce Musk tarafından işe gidip gelmek için kullanılıyordu ve uzaydaki tek üretim aracıdır.\nRoketin ikinci aşamasına monte edilmiş olan araba, Dünya'nın yerçekiminden kaçmak ve Mars'ın yörüngesini geçen eliptik bir heliosentrik yörüngeye girmek için yeterli hız elde etti.\n\n\nWittelsheim\nWittelsheim Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Haut-Rhin ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 10,583'tür.\n\n\nGluiras\nGluiras Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Ardèche ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 374'tür.\n\n\nFraser Stoddart\nSir James Fraser Stoddart (d. 24 Mayıs 1942), İskoç-Amerikalı kimyager. Northwestern Üniversitesi'nde profesör olarak görev yapan ve supramoleküler kimya konulu çalışmalarıyla tanınan Stoddart 2016'da Bernard L. Feringa ve Jean-Pierre Sauvage'la birlikte Nobel Kimya Ödülü'nü almaya hak kazanmıştır.\n\n\nAmita\nAmita Yunanistan'da bulunabilen bir meyve suyu, nektar ve içecek markasıdır. Amita, 1983'te Yunanistan'da piyasaya sürülmesinden bu yana Coca-Cola'nın bir yan markası olmuştur.\n\n\nApollinaris\nApollinaris The Coca-Cola Company'ya ait Alman doğal köpüklü maden suyu. 1852'de Georg Kreuzberg’in Bad Neuenahr-Ahrweiler kentindeki bağında tesadüfen keşfedildi. Şarabı koruyan bir koruyucu aziz olan Ravenna'daki St Apollinarilerin adını verdi.\n\n\nAppletiser\nAppletiser The Coca-Cola Company'ya ait meyve suyunun karbonatlı suyla karıştırılmasıyla oluşturulan köpüklü bir meyve suyudur. 1966 yılında, Güney Afrika Cumhuriyeti, Batı Kap, Elgin Vadisi'nde Fransız-İtalyan göçmen Edmond Lombardi tarafından kuruldu. İhracat ve mevsim dışı için, meyve suyu, aromayı ve suyu ondan çekerek konsantre edilir. Konsantre daha sonra soğuk odalarda saklanabilir. Güney Afrika'da, meyve suyu filtrelenir ve daha sonra su eklenmeden hemen şişelenir. Konsantre daha sonra orijinal oranlarda su ve konsantre aroma eklenerek meyve suyuna dönüştürülebilir.\n\n\nArwa (marka)\nArwa BAE ve Umman'daki Coca-Cola markalarının lisanslı şişeleyicisi ve dağıtıcısı olan Dubai merkezli Al Ahlia Group tarafından üretilen bir şişelenmiş su markasıdır. Çoğu Orta Doğu ülkesinde satılmaktadır. Arwa suyu, 1990'dan beri şirketin Al Ain Fabrikasında kendi bünyesinde üretilmektedir. Ayrıca tulkarem ve Filistin'de bir bitkisi var. 2010 yılında Bahreyn'de bir köpüklü su çeşidi olan “Arwa Fruits” piyasaya sunuldu. İki doğal tada sahiptir: çilek ve limon. \"Arwa\", bir Arap kadınsı verilen addır. \"Memnun\", \"hoş\", \"taze\" demekdir. Aynı zamanda \"dağ keçisi\" veya \"geyik\" anlamına da gelebilir.\n\n\nBeverly (marka)\nBeverly 1969'da tanıtılan The Coca-Cola Company tarafından İtalyan pazarı için üretilen, alkolsüz bir aperitif olarak pazarlanan gazlı bir meşrubattır. İtalya pazarında sürmekte olan ürün konsolidasyonunun ardından, Beverly 2009 yılında durduruldu. Beverly'nin acı tadı, Atlanta, Georgia ve Las Vegas, Nevada'daki World of Coca-Cola müzelerinde, Epcot'taki Club Cool'da, Coca-Cola tatma istasyonlarında denemek için bir şans tanıyan birçok Amerikalıyı tanıdı. Disney Springs'deki Coca-Cola Mağazası, her ikisi de Bay Lake, Florida'da Walt Disney World Resort'ün içindedir.\n\n\nBibo (marka)\nBibo 1998 yılında The Coca-Cola Company tarafından geliştirilen meyve aromalı bir meyve suyuydu. Esas olarak Kanada’da mevcuttu, ancak Türkiye, Güney Afrika ve Mozambik’te de satıldı. Epcot'ta ve Club Cool'da tatmak için özellikli ve mevcut sekiz uluslararası soda tadından biridir.\n\n\nKriyo-elektron mikroskobu\nKriyojenik elektron mikroskobu (kriyo-EM), kriyojenik sıcaklıklara soğutulmuş ve vitröz bir su ortamına gömülü numunelere uygulanan bir elektron mikroskobu (EM) tekniği. Bir ızgaraya bir sulu numune çözeltisi uygulanmakta ve sıvı etan içinde dalma ile dondurulmaktadır. Tekniğin gelişimi 1970'lerde başlarken, dedektör teknolojisindeki ve yazılım algoritmalarındaki son gelişmeler, yakın atomik çözünürlükte biyomoleküler yapıların belirlenmesine olanak sağlamıştır. \nBu, kristalizasyona ihtiyaç duymadan makromoleküler yapı tayini için X ışını kristalografisi ​​veya NMR spektroskopisi ​​seçeneğine alternatif olarak yaklaşıma büyük dikkat çekmiştir.\n2017 yılında Jacques Dubochet, Joachim Frank ve Richard Henderson; \"çözeltideki biyomoleküllerin yüksek çözünürlüklü yapı tayini için kriyo-elektron mikroskobunun geliştirilmesi\" nedeniyle Nobel Kimya Ödülü ile ödüllendirilmiştir.\nGeçirimli elektron kriyomikroskopisi (kriyo-TEM), yapısal biyolojide kullanılan bir geçirimli elektron mikroskobu tekniğidir.\n1960'larda, bilim insanları yüksek enerjili elektron huzmeleri nedeniyle numuneye zarar veren elektron mikroskobu kullanılarak yapı belirleme yöntemleri sorunuyla karşı karşıya kalıyorlardı, bu nedenle kriyojenik elektron mikroskobunun, düşük sıcaklıkların ışın hasarını azaltacağı beklendiğinden bu sorunun üstesinden geleceği düşünülüyordu. 1980 yılında Erwin Knapek ve Jacques Dubochet, kriyojenik sıcaklıklarda ışın hasarı üzerine yorumlarda bulunarak şunları yayınladılar:Karbon film üzerine monte edilmiş ince kristallerin 4K'da oda sıcaklığından 30 ila 300 kat daha fazla ışın dirençli olduğu bulundu ... Sonuçlarımızın çoğu, 4K bölgesindeki kriyoproteksiyonun kuvvetle sıcaklığa bağımlı olduğu varsayılarak açıklanabilir.Ancak, bu sonuçlar tekrarlanamamıştı ve kirlilik direncinin başlangıçta beklenenden daha az önemli olduğunu bildiren sadece 2 yıl sonra Nature uluslararası bilim dergisinde değişiklikler yayınlanmıştı. 4K'da kazanılan koruma, \"standart L-valine örnekleri için on kat\"a daha önce belirtilenden daha yakındı.\n2017 yılında üç bilim insanı Jacques Dubochet, Joachim Frank ve Richard Henderson, biyomolekülleri görüntüleyebilecek bir teknik geliştirdikleri için Kimyada Nobel Ödülü'ne layık görüldü.\n2018 yılında kimyagerler elektron difraksiyonunun, iğneye benzer kristaller oluşturan küçük moleküllerin yapılarını, aksi takdirde bileşiğin daha büyük kristallerini büyüterek X-ışını kristalografisinden tespit edilmesi gereken yapıları kolayca belirlemek için kullanılabileceğini anladılar.\nTaramalı elektron kriyomikroskopisi ​​(kriyo-SEM), taramalı elektron mikroskobu tekniğidir ve taramalı elektron mikroskobunun kriyojenik bir odadaki soğuk aşamasıdır.\n\n\n2022 FIFA Dünya Kupası elemeleri - AFC İkinci Tur\n2022 FIFA Dünya Kupası AFC elemeleri ikinci Tur maçları, Asya'dan turnuvaya katılacak takımları belirleyen elemelerin ikinci aşamasıdır.\nİkinci turda 1. ile 34. arasındaki sıralamaya sahip 34 takım ve birinci turdan gelen 6 takım olmak üzere toplam 40 takım beşerli 8 grupta mücadele eedecektir. İkinci tur kuraları 17 Temmuz 2019 tarihinde Doha, Katar'da çekilecektir.\nMaçlar 5 Eylül 2019 ile 9 Haziran 2020 tarihleri arasında oynanacaktır. Grup birincileri ile en iyi 4 grup ikincisi olmak üzere 12 takım üçüncü turuna yükselir.\nTakımlar, Haziran 2019 FIFA Dünya Sıralaması baz alınarak 5 torbaya ayrılmıştır.\nEn iyi 4 grup ikincisini belirlemek için:\n\n\nEnviga\nEnviga Nestea gazlı konserve yeşil çay içeceğidir. Enviga, The Coca-Cola Company ile Nestlé arasında bir ortak girişim olan Beverage Partners Worldwide'a lisanslanan bir Nestlé markasıdır. Üç farklı şekilde mevcuttur: Yeşil Çay, Tropikal Nar ve Karışık Meyve. Coca-Cola'ya göre, Enviga yüksek EGCG ve kafein içeriği nedeniyle her 12 oz (330 ml) kutuda 60 ila 100 kalori yakıyor. Bu, bazı araştırmacılar ve kamu görevlileri tarafından tartışılmaktadır.\n\n\nCiel (marka)\nCiel Meksika, Angola ve Fas'ta şişelenip satılan The Coca-Cola Company'nin sahip olduğu şişelenmiş su markasıdır. 2015 itibarıyla Meksika'da şişelenmiş su pazarının% 19,4'ünü elinde bulundurdu. Cola Cola Meksika, Ciel'i 1996 yılında Aguascalientes, Jalisco, Zacatecas, Durango, San Luis Potosi ve Coahuila eyaletlerinde tanıttı. 1997'de Ciel Mexico City'de serbest bırakıldı ve 2001'de Nuevo Leon ve Tamaulipas eyaletinde serbest bırakıldı. Aynı yıl, The Coca-Cola Company, çeşitli pazarlarda Ciel Mineralizada adlı bir maden suyu versiyonunu piyasaya sürdü. 2002 yılında Coca-Cola FEMSA tarafından yapılan Panamerican İçeceklerin (Panamco) satın alınmasıyla birlikte, The Coca-Cola Company, Panamco'nun şişelenmiş su markası Risco'yu satın aldı ve Puebla, Veracruz ve Michoacán eyaletlerde Ciel'e dönüştürdü.\n\n\nCitra (marka)\nCitra 1980'lerde ve 1990'ların başında Hindistan'da satılan açık misket limon ve limon aromalı bir sodaydı. Citra, Parle Bisleri'ye aitti. Diğer Parle markaları, Thums Up, Limca, Gold Spot ve Maaza ile birlikte Citra, 1993 yılında 40 milyon dolar değerinde bir anlaşma yapılarak Coca-Cola'ya satıldı. Satış zamanında, Parle markaları birlikte, gazlı su endüstrisinde %60 pazar payına sahipti. Marka Güney Hindistan'da güçlüydü. Citra, Coke'nin uluslararası markası Sprite'in yerini almak için 2000 yılına kadar mücadele etti. 1998'de, Coke ABD pazarında daha sonra Fanta Citrus olarak adlandırılan Citra adı verilen yeni bir içecek çıkardı.\n\n\nDelaware Punch\nDelaware Punch meyve aromalı bir meşrubattır. Formülü meyve aromalarının bir karışımını kullanır, üzüm (Metil antranilat) en belirgin olanıdır. Karbonat değildir ve kafeinsizdir. Delaware Punch, 1913 yılında Thomas E. Lyons tarafından yaratıldı. Marka şu anda The Coca-Cola Company'ye aittir. İçecek bulmak zordur, ancak yine de Houston, Teksas'ta James Coney Adası da dahil olmak üzere bazı restoranlarda servis edilmektedir. Ayrıca Arkansas, Louisiana ve Teksas'taki bazı marketlerde satılmaktadır.\n\n\nFairlife\nFairlife, The Coca-Cola Company tarafından Kanada ve Amerika'da dağıtılan bir ultrafiltil süt markasıdır. Süt dört çeşittir: azaltılmış yağlı, çikolatalı, yağsız (Goodwill Industries) ve tam yağlı süt.\nCoopersville, Michigan kentinden Anders Porter, “kremayı, filtreyi, ısıl işlem uygulayıp homojenize ettiğini, sütü ayırdığını; ve şişelediğini” söyledi. Eşi Mike ile birlikte Fairlife yapmak için kullanılan sistemi geliştiren Sue McCloskey'e göre McCloskey, ultrafiltrasyon işlemi laktozu ve şekerin çoğunu uzaklaştırır ve daha fazla protein ve kalsiyum bırakır. Fairlife ultra süzülmüş süt olarak etiketlenmiştir.\n\n\nFar Coast\nFar Coast The Coca-Cola Company şirketine ait olan özel kahve, çay ve kaliteli rosto ve öğütülmüş kahve kategorisidir. Coca-Cola, 2006 yılında Toronto, Oslo, Singapur ve Atlanta'da dört \"konsept mağazası\" nın açılmasıyla Far Coast markasını resmen başlattı. Daha sonra kapanmış olan mağazalar, marka 2008 yılının başlarında tamamen ticarileşmeden önce pazar ve tüketici araştırmaları yapmak amacıyla kullanılmıştır. Tüm Far Coast kahve harmanları, OCIA tarafından bağımsız olarak Adil Ticaret, Rainforrest Alliance veya organik sertifikalıdır.\n\n\nFioravanti\nFioravanti ilk olarak 1878'de Ekvador'da satılan meyve aromalı, alkolsüz bir meşrubattır. Ticari olarak satılan ilk meşrubatlardan biri olması dikkat çekicidir. 1991 yılında The Coca-Cola Company tarafından satın alındı.\nFioravanti, önce çilek tadında, sonra da elma tadında mevcuttu. 2001 yazında, kesilmeden önce yaklaşık 1 yıl süren bir üzüm aroması eklendi. Güçlü bir yeşil renge sahip bir Fiora manzana verde (yeşil elma) vardı, ancak bu Ekvador pazarında başarılı olamadı.\n\n\nMr. Coffee\nMr. Coffee, Newell Brands şirketinin tescilli ticari markasıdır. Mr. Coffee markası, otomatik damla mutfak kahve makinelerinin yanı sıra diğer ürünleri de üretmektedir. Marka 1970'lerin başında kuruldu. Mr. Coffee, popüler kültürde sıklıkla referans görmüştür ve Joe DiMaggio gibi ünlüler tarafından tanıtılmıştır. Daha yakın bir zamanda, Mr. Coffee, Keurig K-cup teknolojisini, tek servis sıcak içecek makineleri serisini tanıtmak için lisansladı. Ayrıca yakın zamanda tanıtılan Mr. Coffee Cafe Latte, kahvenin yanı sıra bir adımda buğulanmış sütle çırpılmış demler hazırlar.\nVincent Marotta ve Samuel Glazer, Cleveland, Ohio'da bir şirket kurdu, 1970'lerin başında Kuzey Amerika Sistemleri (NAS) adlı kahve dağıtımına odaklandı. Şu anda, Marotta'nın otomatik damla kahve makinesini yaratma fikri vardı. Marotta ve Glazer bu fikri geliştirmek için iki eski Westinghouse mühendisi Edmund Abel ve Edwin Schulze'yi işe aldı. 1972'de, Mr. Coffee marka damla kahve makinesi ev kullanımına sunuldu. Bu makineden önce, kahve genellikle acı ve yanmış bir tat veren bir süzücü içinde yapıldı. Yeni Mr. Coffee makinesi, çok daha iyi bir lezzet veren çok daha düzgün bir demleme sıcaklığı üretti. Daha sonraki modellerden farklı olarak, bu orijinal teklif, kendine özgü sarı ve beyaz şemsiye çıkartmasıyla, suyu hemen bir ısıtma bölümünden çekmek için yerçekimini kullandı ve aşağıdaki sürahi içine serbestçe damlamasını sağladı. Daha sonra birimler termosifonları (çalışma prensibine geysörlere benzer), suyu perkolator prensibiyle aynı olan, ancak kahvenin sonsuz devridaimi ve yeniden ısıtması olmadan, bir hazneden su kaynama noktasına ulaştığında taşımak için kullanılır.\n1992'den 1995'e kadar olan ürünleri - Potato Perfect, Mr. Coffee Juicer, Food Dehydrator, Breadmaker by Mr. Coffee, ve Mrs. Tea Hot Tea Maker şirket'in toplamının üçte birine katkıda bulundu. Mrs. Tea adlı çayın cihazdaki varyasyonu, Mr. Coffee markalı cihazdan sadece ayrıntılı olarak ayrıldı, çünkü şirket, damla işleminin kahve için olduğu gibi çay için de iyi çalıştığını iddia etti. Genellikle daha koyu renkli, semaver bir çaydır.\n1980'lerde, marka, 1994 yılında Health O Meter Products, Inc. (Signature Brands USA olarak bilinir) olarak satın alınmadan önce kaldıraçlı bir satın alma ve mülkiyetde iki önemli değişiklik yapmayı başardı. 1998'de Sunbeam Products (sonunda American Household, Inc. olarak bilinir) Signature Brands satın aldı. Ocak 2005'te Jarden, American Household Inc.'i satın aldı.\n\n\nNewell Brands\nNewell Brands, Hoboken, New Jersey merkezli, Rubbermaid gıda depolama, ev organizasyonu ve yeniden kullanılabilir konteyner ürünleri de dahil olmak üzere bir marka portföyüne sahip, dünya çapında bir Amerikan üreticisi, tüketicisi ve ticari ürünü distribütörüdür. Contigo ve Bubba su şişeleri; Coleman Company dış mekan ürünleri; Diamond Match Company maçlar; Sharpie, Sanford L.P. Markerleri, Paper Mate, DYMO, Elmer's Products, Krazy Glue, Mr. Sketch, Parker Pen Company Kalemleri, uni-ball, Prismacolor, Rotring, X-Acto, Liquid Paper, Jarden, Waterman ve Berol kırtasiye ürünleri; United States Playing Card Company; Aprica, Nuk, Tigex, Babysun, Bebek Jogging, Rexair, ve Graco çocuk ürünleri; Irwin Industrial Tools ve First Alert alarm sistemleri; Calphalon Tencere ve Mutfak Elektriği; Sunbeam Products, The Rival Company, Crock-Pot, Holmes Products, FoodSaver, Oster, Osterizer, Breville ve Mr. Coffee küçük mutfak aletleri; Campingaz gazları, Marmot spor ürünleri, Yankee Candle, Goody, Chesapeake Bay Candle, Millefiori Milano ve WoodWick ev kokuları markaları şirketin bünyesindedir.\n1903 yılında Ogdensburg, New York şehrinde kuruldu. Şirketin küresel merkezi Atlanta'nın hemen kuzeyinde, Çevre Merkezi kenarındaki kentte bulunuyordu. Şirket, 2016 yılında genel merkezini New Jersey, ABD'ye devretme planlarını açıkladı.\n\n\nFrisco\nFrisco Litvanya, Slovakya ve Çek Cumhuriyeti'nde bulunan Plzeňský Prazdroj bira fabrikasının aromalı bir elma şarabıdır.1970'lerden beri ve 1999'dan beri The Coca-Cola Company ve Sinebrychoff tarafından üretilen alkollü alkolsüz bir içecek 2000'lerin başlarına kadar Finlandiya'da mevcuttu.\n\n\nFruktime\nFruktime The Coca-Cola Company tarafından dağıtılan Rusya Beyaz Rusya ve Ukrayna'da satışa sunulan gazlı alkolsüz içecekler serisi. Çeşitli tatlandırma çeşitlerinde yapılır: Buratino (karamel), Tarhun (tarhuna), Limonata, Armut, Çilek, Elma, Krem soda, Kvas ve Baykal (Doğal). PET şişelerde 0.5, 1 ve 2 litre kapasitede verilir.\n\nÅžampanyadaki Zehir\nŞampanyadaki Zehir (\"Sparkling Cyanide\") İngiliz dedektif romanları yazarı Agatha Christie’nin yazdığı bir romandır. Romanda Agatha Christie’nin sürekli karakterlerinden sadece Albay Race vardır.\nGüzel ve zengin Rosemary bir doğum günü partisinde siyanürlü şampanya içerek ölür. Gerçi soruşturmada Rosemary’nin intihar ettiği sonucuna varılır. Ama Rosemary'nin intihara meyilli olmadığını bilen kocası George bunun bir cinayet olduğundan şüphe etmektedir. Bir yıl sonra aynı mekanda aynı konuklarla bir parti daha verir. Bu defa eşinin yerine bir sürpriz konuk davet etmiştir. Bu şekilde bir ipucu yakalamayı ummaktadır. Ama işler ters gider ve siyanürle bir cinayet daha işlenir. Olay şaşırtıcıdır. Çünkü hiç kimse ölenin kadehine herhangi bir şey konulduğu görmemiştir. Olayı çözmek için George’un arkadaşı Albay Race araştırma yapmağa başlar; ama olayı aydınlığa çıkaran partiye katılan konuklardan biridir.\n\n\nFull Throttle\nFull Throttle The Coca-Cola Company ve Monster Energy tarafından üretilen bir enerji içeceği markasıdır. 2004 yılının sonlarında eski sahibi The Coca-Cola Company altında Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'da giriş yaptı. 2008 - 2012 yılları arasında National Hot Rod Association yarışmalarının sponsorluğuyla bilinir. 12 Haziran 2015'te Monster Beverage, The Coca-Cola Company'nin enerji içecek hattını satın almak üzere anlaşma imzaladı. Coca-Cola, NOS, Full Throttle ve dokuz küçük marka dahil olmak üzere dünya çapındaki tüm enerji işletmelerinin sahipliğini Monster'a devretti. Monster, enerji içeceği dışındaki tüm işletmelerini, Hansen's doğal gazlı içecekler, Peace Iced Tea, Hubert's Limonata ve Hansen's meyve suyu ürünleri de dahil olmak üzere Coca-Cola'ya devretti.\n\n\nFrutonic\nFrutonic The Coca-Cola Company tarafından elde edilen meyve suyundan ve sudan yapılmış hafif gazlı bir meşrubatdır. Belçika, Lüksemburg ve Yeni Zelanda'da satılmaktadır. Tatlar limon, portakal ve çilek içerir.\n\n\nGold Spot\nGold Spot Hindistan'da Coca-Cola ve PepsiCo'nun Hindistan pazarından çıkmasından sonra 1977'de kurucusu Ramesh Chauhan'ın girişimi altında Hindistan'da Parle Bisleri tarafından başlatılan üç gazlı meşrubattan biriydi. Gold Spot, Thums Up ve Limca ile birlikte tanıtıldı. Yapay olarak aromalı ve renklidir. Parle, Thums Up, Limca, Bovonto, Citra ve Maaza ile birlikte 1993’te Coca-Cola’ya (Hindistan pazarında yeni başlayan) Gold Spot’u sattı. Geniş popülaritesine rağmen, Coca-Cola'nın Fanta markasına yeniden yer açmak için Gold Spot, Coke tarafından piyasadan çekildi.\n\n\nGladiator (marka)\nGladiator The Coca-Cola Company tarafından ilk olarak 2008 yılında Meksiko'da piyasaya sürülen bir lucha libre temalı enerji içeceği sodası. Bu ürün, Místico, Perro Aguayo, Jr., Guerreroltimo Guerrero ve Dr. Wagner, Jr. gibi Consejo Mundial de Lucha Libre yıldızlarından lucha libre tarafından desteklenmiştir. Aynı yılın Temmuz ayında, Gladiator Energy Drink Dominik Cumhuriyeti'nde ve 2009'da Brezilya'da piyasaya sürülmüştür. Bu köpüklü içecek ilk kez 2009'da Ukrayna'da tanıtıldı; Bir yıl sonra, Gladiator'ın üretim hattı 0,5 litrelik PET şişeyi ekledi.\n\n\nInca Kola\nInca Kola Peru’da 1935’te İngiliz göçmen Joseph Robinson Lindley tarafından limon verbenaları (İspanya’da verbena de Indias veya cedrón) kullanılarak yapılmış bir meşrubat. Soda, ana maddesi olan limon mineralarına benzeyen tatlı, meyveli bir tada sahiptir. Amerikalılar lezzetini bubblegum veya krem soda ile karşılaştırırlar. Bazen bir şampanya kola olarak sınıflandırılmış, \"sadece yoğun olmayan rengin başlatılmamış olanları uzaklaştırmak için yeterli olduğu\" edinilmiş bir tat\" olarak tanımlanmıştır. Coca-Cola Şirketi, Inca Kola ticari markasına her yerde ve Peru'da sahiptir. Peru’da, Inca Kola markası, 1999’dan bu yana Coca-Cola Şirketi ile Lindley ailesi arasındaki ortak girişim olan Inca Kola Perú SA ve Corporación Lindley S.A. ile pazarlanır.\n\n\nTürkiye'de bilimkurgu\nİngilizce \"science fiction\" olan türün adını Türkçeye \"bilimkurgu\" olarak kazandıran kişi yazar Orhan Duru'dur. 1 Ocak 1973 tarihli Türk Dili ve Edebiyatı dergisinde science fiction kelimesinin Türkçe karşılığı olarak “bilimkurgu” ismini önerir. O tarihe kadar Yalçın İzbul’un ortaya attığı “\"kurgubilim\"” sözcüğü kullanılıyordu ancak Orhan Duru bu terimin “edebi bir türü yansıtmaktan çok bilim türünün adı” gibi olduğunu savunmuştu. TDK'nın Orhan Duru’nun önerisini sahiplenmesi ile bugün kullandığımız bilimkurgu kelimesi Türkçeye kazandırılmış oldu.\nTürkiye'de bilimkurgu edebiyatının gelişmesi Avrupa'ya göre epeyce geç olmuş ve kısıtlı kalmıştır. Türkiye'de, bu alandaki eksikliğin sebebi olarak Avrupa'da yaşanan Sanayi Devrimi'ni ıskalamış ve Aydınlanma dönemini yaşamamış olmanın sonucu olarak bilimsel temel eksikliği gösterilir. 80'li yıllardan itibaren kitle iletişim teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla beraber küreselleşen dünyada farklılıkların azalmaya başlaması hem dünyada hem de Türkiye'de üretkenliğin artmasına yol açtı.\nBilimkurgu edebiyatının dünyadaki ilk örnekleri olan Jules Verne romanları ilk kez Tanzimat döneminde tercüme edilip basılır. Bu dönemdeki roman çevirileri Tanzimat yazarlarında rüya kavramı ile birleşen ütopik bilimkurgu fikrinin ortaya çıkmasına sebep olur.\n1943’ten Nisan 2004’e kadar yerli yazarların yayınladığı bilimkurgu türündeki kitap sayısı sadece 71'dir. Özellikle son yıllarda bilimkurgu türündeki yerli kitapların ve yeni yazarların sayısında gözle görülür artış yaşanmaktadır.\n1950'lerde Çağlayan Yayınları, 70'lerde Okat Yayınevi, 80'lerde Baskan Yayınları ve 90'larda Metis Yayınları bilimkurgu türündeki kitap serileri yayınlamış ve Türk okurlarını bilimkurgu ile buluşturmuştur. 1990’lı yılların sonu ve 2000’lerin başlarında kaliteli bilimkurgu eserlerini yayınlamış olan İthaki Yayınları, günümüzde hâlâ bilimkurgu ve fantastik türdeki kitapların Türkiye'deki en önemli yayıncısı durumundadır. İthaki Yayınları'nın ilk olarak 2015 yılında Dune romanı ile başlattığı İthaki Bilimkurgu Klasikleri dizisi 45 kitaba ulaşmıştır.\nTürkiye'de bilimkurgu dergiciliği Ekim 1971'de 9 sayfalık bir teksir çalışması ile Sezar Erkin Ergin tarafından başlatılır. 1974’ten itibaren de ANTARES bilimkurgu dergisi düzenli olarak yayımlanmaya başlar. Türkiye'deki en uzun ömürlü bilimkurgu dergisi ise 1976'da yayına başlayan X-BİLİNMEYEN dergisidir. Bu dergileri 1980 yılında Göktaşı fanzini, 1988'de Çağdaş Sanat Bilimkurgu dergisi, 1989'da Öncü dergisi ve 1996'da Atılgan Bilimkurgu dergisi takip eder. Günümüzde ise basılı olarak Lagari fanzini ve Yerli Bilimkurgu Yükseliyor, Gölge, Hayalet, Komplike ve AltZine e-dergileri yayınlanmatadır.\n\"Ana madde: TBD Bilimkurgu Öykü Yarışması\"\nTürkiye'de bilimkurgu öykü yazarları üzerine 1998 yılından bu yana düzenli olarak Türkiye Bilişim Derneği'nin TBD Bilimkurgu Öykü Yarışması yapılmaktadır. Yarışmada üç dereceye giren yazarlara derece ve para ödülü verilirken, seçilen öykülerden bazıları belli aralıklarla öykü derlemesi olarak yayınlanır. Yarışmada dereceye giremeyen ancak değeri göz önünde bulundurulan öyküler için jüri özel ödülü ve mansiyon da verilmektedir.\n\"Ana madde: GİO Ödülleri\"\nFantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği FABİSAD, bilimkurgu öykü kategorisinin yanı sıra, yayınlanmamış roman, çizgi roman ve illüstrasyon kategorilerinde de ödüller vermektedir.\n\"Ana madde: FABÄ°SAD\"\nFantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği FABİSAD, Türkiye'deki fantastik, bilimkurgu ve korku türlerinin gelişimi, bu konuda üretkenlik gösteren yazar ve sanatçıların gelişmesini ve daha iyi eserler ortaya çıkmasını amaçlayarak 2011'de kurulmuş bir dernektedir. FABİSAD, bu amaçla her yıl GİO Ödülleri adını verdiği yarışmayla, farklı kategorilerde yazar ve sanatçılara ödüller vermektedir.\n\"Ana madde: Özgen Berkol Doğan Bilimkurgu Kütüphanesi\"\nÖzgen Berkol Doğan Bilimkurgu Kütüphanesi, 2007 yılında hayatını kaybeden genç bilim insanı Özgen Berkol Doğan’ın anısını yaşatmak üzere 2012 yılı Aralık ayında kurulmuş, Türkiye’nin ilk ve tek bilimkurgu kütüphanesidir. İstanbul, Kadıköy, Moda'daki kütüphane; bilimkurgu, fantastik ve korku edebiyatı türlerinde, Türkiye’de yayınlanmış eserlerin tümünü Türkçe haricinde farklı dillerde de barındırmayı hedeflemektedir. Özgen Berkol Doğan Bilimkurgu Kütüphanesi koleksiyonunda 10 bini aşkın kitap ve süreli yayın bulunmaktadır. Kütüphane bünyesinde düzenli olarak bilim ve bilimkurgu konularında konuk konuşmacıların katılımıyla “perşembe söyleşileri” ve sinema gösterimleri de yapılmaktadır.\n\"Ana madde: Bilimkurgu Kulübü\"\nBilimkurgu Kulübü, 8 Ekim 1999'da İsmail Yamanol tarafından kurulan ve merkezi İstanbul'da bulunan bir sivil toplum kuruluşudur. Bilimkurgukulübü, kendi internet sitesi üzerinden, aralarında Türk bilimkurgu edebiyatından yetkin isimlerin de bulunduğu geniş kadrosuyla, özgün ve çeviri içerikler yayınlayarak Türkiye'nin en geniş online bilimkurgu içerik arşivini oluşturmaktadır. Bilimkurgu Kulübü, 18. kuruluş yıldönümünü kutladığı 2018'de Yeryüzü Müzesi adlı bir kısa bilimkurgu öykü antolojisi yayınlandı.\n\n\nLionel Barrymore\nLionel Herbert Blythe ya da bilinen adıyla Lionel Barrymore (28 Nisan 1878 — 15 Kasım 1954), Amerikalı oyuncu. \"A Free Soul\" filmindeki rolüyle Akademi Ödülünün sahibi olmuştur.\n\n\nIron Brew\nIron Brew Güney Afrika'da satılan karamel renkli karbonatlı bir meşrubattır. Irn-Bru ile benzerdir. 1975'den beri Coca-Cola tarafından satıldı ve şu anda Sparletta serisinin bir parçası olarak pazarlanıyor. Tadı \"pembe vanilya, meyveli\" olarak tanımlıyorlar. Diğer bir dizi üretici de Iron Brew meşrubat sunmaktadır.\n\n\nJugos del Valle\nJugos del Valle Meksikalı bir meyve suyu ve içecek üreticisidir. 1947'de Azcapotzalco şehrinde kurulan Jugos del Valle, Meksika'da Del Valle, Florida 7, Frutsi, Bebere gibi popüler markaları üreten ve aynı zamanda Powerade, Energy Brands ve Gladiator Enerji İçeceği gibi bazı Coca-Cola içecekleri için şişeleyici rol oynayan Meksika'nın önde gelen yiyecek, meyve suyu ve içecek şirketlerinden biridir. Operasyonlar ABD, Brezilya, Venezüella, Porto Riko, Şili, Arjantin, Kolombiya ve Orta Amerika’nın çoğu yerlerine kadar uzanıyor. 2007'den beri Coca-Cola'nın ana şişeleyicisi olan Coca-Cola FEMSA'nın%, ayrıca Arca Continental ve Sidral Mundet 100 bağlı ortaklığıdır.\n\n\nKia-Ora\nKia-Ora Atlantic Industries (The Coca-Cola Company'nin bir alt kuruluşu) tarafından üretilen ve İngiltere'de Coca-Cola Enterprises Ltd tarafından üretim lisansına sahip konsantre bir meyve alkolsüz içecek markasıdır. Meyve suyu içeceği konsantre halde satılmaktadır.\nMarka, adını tam anlamıyla \"iyi / sağlıklı\" anlamına gelen Yeni Zelanda İngilizcesine giren bir Maorice selamlaması olan kia ora'dan alıyor. İlk Kia-Ora, 1903 yılında Avustralya'nın Sidney kentinde Arthur Gasquoine tarafından satılan bir limon kabuğuydu. Marka, aynı yıl Dixon Ailesi'ne satıldı; ilk fabrika, Melbourne'deki Prahran'da Roland Dixon tarafından kuruldu. Orijinal fabrika bacası hala var ve şu anda bir miras listelenen binadir. Üretim hattından çıkan ilk şişe, portakal ve limon lezzetlerinin yanı sıra, piyasaya sunulan ilk lezzetlerden biri olan Chilli Cordial'in orijinal reçetesi olan Dixon ailesinin elinde. Kia-Ora 1917'de Büyük Britanya'da portakal ve limon lezzetleriyle lanse edildi.\n\n\nKinley\nKinley The Coca-Cola Company'nin sahibi olduğu ve birçok büyük Avrupa ve Asya ülkesinde satılan durgun veya karbonatlı su markasıdır. Karbonatlı formları karıştırıcılar için kullanılır ve ayrıca çeşitli meyve tatlarında da bulunur. Kinley markası Coca-Cola tarafından iki çeşit içecek için kullanılmaktadır:\nİsviçre ve Zambiya, Avusturya, Bangladeş, Belçika, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, El Salvador, Almanya, Macaristan, Hindistan, İsrail, İtalya, Litvanya, Lüksemburg, Maldivler, Moldova, Nepal, Hollanda, Norveç, Polonya, Romanya, Slovakya, İsveç’te mevcuttur. Kinley Lemon, Epcot'taki Club Cool'da tatmak için özellikli ve kullanılabilecek sekiz uluslararası soda tadından biriydi, ancak Ekim 2013'te emekli oldu.\n\n\nAndre Matos\nAndre Coelho Matos (14 Eylül 1971 –8 Haziran 2019), Brezilyalı şarkıcı, müzisyen ve bestecidir.\n14 Eylül 1971'de São Paulo'da doğan Matos müzik kariyerinde 1985'te başladı. Kariyeri byounca heavy metal müzik grupları, \"Viper\", \"Angra\", \"Shaaman\" ve \"Symfonia\" ile çalıştı. Matos, 2012'de Brezilya'da yayın yapan Rolling Stones Brezilya tarafından \"En İyi 100 Breziyalı Müzisyen\" sıralamasında, 77'ci sırada gösterilmiştir.\nBrezilyalı şarkıcı, besteci ve müzisyen Andre Matos 8 Haziran 2019'da geçirdiği kalp krizi sonucu 47 yaşında ölmüştür.\n\n\nKola Inglesa\nKola Inglesa Perulu bir meşrubatdır. Rengi kırmızı ve kiraz-çilek tadıdır. 1912 yılında tanıtılan Kola Inglesa, şu anda 3 litrelik bir şişe ve 500ml bir şişe dahil olmak üzere çeşitli boyutlarda geliyor. İçecek, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bazı Latin Amerika pazarlarında olduğu gibi Peru genelinde popülerdir. Marka ilk olarak Peru pazarına içeceği hazırlayan Manuel A. Ventura'ya aitti. Tarif 1971'de Bay Enrique Heredia Alarcón'a (o sırada Peru'daki Pepsi şişeleyicisi) satıldı. Bu süre zarfında içki Perulu halkı arasında oldukça popüler hale geldi. 1997 yılında CEPSA'nın iflasının ardından, marka Agua San Luis ile birlikte The Coca-Cola Company'ye satıldı. 2013 yılında ismi Fanta Kola Inglesa olarak değiştirildi.\n\n\nKuat (marka)\nKuat The Coca-Cola Company tarafından Brezilya'da satılan bir guarana içeceği markasıdır. Kuat, Coca-Cola'nın kola ürünlerinden pazar payını çalmakta olan lider guarana içeceği Guaraná Antarctica ve Guaraná Jesus ile rekabet etmek üzere 1997 yılında Brezilya'da tanıtıldı. Brezilya'da Kuat diyet versiyonunda (Kuat Zero) ve yeşil çay demlenmiş versiyonunda (Kuat Eko) mevcuttur. 2002 yılında, Coca-Cola, Kuat’ı ABD pazarında test etmeyi planladığını açıkladı.\n\n\nMKE Ankaragücü 2019-20 sezonu\nMKE Ankaragücü 2019-20 sezonu, sarı lacivertli ekibin Süper Lig'deki elli birinci sezonu, kuruluşunun ise yüz sekizinci yılıdır. 2018-19 Süper Lig sezonunun on üçüncü tamamlamıştır. MKE Ankaragücü bu sezonda Süper Lig ve Türkiye Kupasında mücadele etmiştir.\n\n\n\n\nNonnie Griffin\nNonnie Griffin (22 Ekim 1933 -7 Haziran 2019), Kanadalı oyuncu ve seslendirme sanatçısı. \nOyuncu 22 Ekim 1933'te Toronto, Ontario'da doğdu. \nÜlkesi Kanada'da Toronto Konservatuvarı ile İngiltere'de Londra'da Kraliyet Tiyatro ve Oyunculuk Akademisi'nde eğitim gördü. Fransız sahne ve pandommim sanatçısı Marc Marceau ile bir süre çalıştı.\nYer aldığı müzikal sahne çalışması \"Hello, Dolly!\" ile bilinir. Sanatçı kariyerini dublaj çalışmaları oyunculuk yaparak sinema ile televizyon yapımlarıyla sürdürdü. Griffin'in yer aldığı diğer projeler arasında televizyon yapımları; \"Star Wars: Ewoks\", \"Kung Fu: The Legend Continues\", \"King of Kensington\", \"RoboCop: The Series\", \"Forever Knight\", \"Bizarre\" ve \"Strange Paradise\" ile sinema filmleri; \"Care Bears Movie II: A New Generation\", \"The Believers\", \"Good Fences\" ve \"If You Could See What I Hear\" sayılabilir.\nKanadalı kadın oyuncu ve seslendirme sanatçusu Nonnie Griffin geçirdiği aort anevrizması sonucu 7 Haziran 2019'da 85 yaşında ölmüştür.\n\n\nSivasspor 2019-20 sezonu\nSivasspor 2019-20 sezonu, kırmızı beyazlı ekibin Süper Lig'deki on dördüncü sezonu, kuruluşunun ise elli ikinci yılıdır. 2018-19 Süper Lig sezonunun on ikinci tamamlamıştır. Sivasspor bu sezonda Süper Lig ve Türkiye Kupasında mücadele etmiştir.\nSivasspor yönetimi 2018-19 sezonu ardından teknik direktör Hakan Keleş ile yollarını ayırdı. Takımın başına 2010-2013 yılları arasında 3 sezon Sivasspor teknik direktörlüğünü üstlenen Rıza Çalımbay getirildi.\n\n\n\n\nTrabzonspor 2019-20 sezonu\nTrabzonspor 2019-20 sezonu, bordo mavili ekibin Süper Lig'deki kırk beşinci sezonu, kuruluşunun ise elli üçüncü yılıdır. 2018-19 Süper Lig sezonunun dördüncü tamamlamıştır. Trabzonspor bu sezonda Süper Lig, Türkiye Kupası ve üçüncü eleme turundan itibaren UEFA Avrupa Ligi'nde mücadele etmiştir.\n\n\n\n\nYeni Malatyaspor 2019-20 sezonu\nYeni Malatyaspor 2019-20 sezonu, sarı siyahlı ekibin Süper Lig'deki üçüncü sezonu, kuruluşunun ise otuz üçüncü yılıdır. 2018-19 Süper Lig sezonunu beşinci tamamlamıştır. Yeni Malatyaspor bu sezonda Süper Lig, Türkiye Kupası ve UEFA Avrupa Ligi ikinci eleme turunda itibaren mücadele etmiştir.\nSezon öncesinde gerçekleşen olağan genel kurulda mevcut başkan Adil Gevrek tekrar başkanlık görevine seçildi. Kongrenin ardından teknik direktörlük görevine Sergen Yalçın'ın getirildiği açıklandı. 15 Ocak 2020 tarihinde Sergen Yalçın ile yollar ayrıldı.Sergen Yalçın'dan boşalan koltuğa Kemal Özdeş oturdu.\n\n\n\n\nÄ°thaki Bilimkurgu Klasikleri dizisi\nİthaki Yayınları'nın ilk olarak 2015 yılında Dune romanı ile başlattığı İthaki Bilimkurgu Klasikleri dizisi 54 kitaba ulaşmıştır. Aşağıdaki liste, İthaki Bilimkurgu Klasikleri dizisinde şu ana kadar yayınlanan kitapları göstermektedir.\n\n\nThompson grupları\nThompson \"F\", \"T\" ve \"V\" grupları 1965 yılında \"Richard Thompson\"'ın mantık çalışmalarının bir parçası ve \"Von Neumann Sanısı\"na karşıt örnek olarak ortaya çıkmıştır.\nThompson Grupları, özellikle \"F\", grup kuramının genel varsayımlarına karşıt örnek olan sıradışı özelliklere sahiptir ve matematiğin birçok değişik alanlarında ortaya çıkmaktadır. Kriptografi ve Kombinatorik bu alanlardan bazılarıdır. \"F\" grubu \"T\" grubunun bir alt kümesi, \"T\" grubu da \"V\" grubunun bir alt kümesidir.\nBu üç grup sonsuzdur fakat sonlu tasviri vardır.\n\"T\" ve \"V\" grupları sonlu tasviri olmasının yanında sonsuz ve basit gruplardır.\n\"F\" ise basit grup değildir fakat komütatör alt grubu \"[F, F]\" basittir ve bütün bölüm grupları ise değişmelidir.\nThompson F grubu birim aralıktan birim aralığa giden birtakım parçalı doğrusal homeomorfizmalardan oluşur.\nElemanları fonksiyonlar olduğu için bu grubun işlemi fonksiyon bileşkesidir.\nGrubun elemanları birim aralıkta tanımlı bir parçalı doğrusal homeomorfizma olan \"ikili yeniden düzenleme\"lerdir.\nBir \"ikili yeniden düzenleme\" elde etmek için iki tane aynı sayıda parçası olan birim aralığın \"ikili alt bölme\"sine ihtiyaç vardır. Birim aralığın bir \"ikili alt bölme\"sini elde etmek için ilk önce birim aralık ikiye bölünür. Daha sonra bu iki parçayı istenilen parçadan ikiye bölmeye devam edilir. Bu şekilde bir \"ikili alt bölme\" elde edilir. İki tane aynı sayıda parçası olan \"ikili alt bölme\" arasında bir parçalı doğrusal homeomorfizma yazılır. Bu yöntemle elde edilen parçalı doğrusal homeomorfizma \"ikili yeniden düzenleme\" olur.\n\n\nGenestelle\nGenestelle Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Ardèche ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 292'dir.\n\n\nVocance\nVocance Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Ardèche ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 609'dur.\n\n\nAmifontaine\nAmifontaine Fransa'nın Hauts-de-France bölgesine bağlı Aisne ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 422'dir.\n\n\nTemel grup\nTemel grup, cebirsel topolojide bir topolojik uzaya eşlenen, topolojik uzayın delik sayısı, şekli gibi bilgileri içeren matematiksel bir gruptur. Bu eşleme topolojik uzay üzerinde sabitlenmiş bir noktadaki döngülerin birbirlerine homotopik (büzülme) olup olmadıklarına göre yapılır. Temel grup, homotopi gruplarının ilki ve en basitidir. Homeomorf olan topolojik uzayların aynı temel grubu olur. Bu bakımdan topolojik bir değişmezdir.\nİlk olarak Henri Poincaré tarafından 1895'te Analysis Situs çalışmasında tanımlanmıştır.\nformula_1yolu, formula_2 aralığından formula_3 topolojik uzayına giden sürekli bir fonksiyondur. formula_4 başlangıç noktası, formula_5bitiş noktası diye adlandırılır.\nformula_1döngüsü, formula_2 aralığından formula_3 topolojik uzayına giden başlangıç ve bitiş noktaları aynı olan sürekli bir fonksiyondur.\nformula_3 bir topolojik uzay olsun. Yolların homotopisi formula_10, formula_11 fonksiyon ailesidir öyle ki; başlangıç noktası formula_12 ve bitiş noktası formula_13 formula_14'den bağımsız olmalı ve formula_15 şeklinde eşleştirdiğimiz formula_16 fonksiyonu sürekli olmalı.\nformula_17'de aldığımız aynı yerde başlayıp aynı yerde biten herhangi iki formula_18 ve formula_19 yolunu birbirlerine formula_20 homotopisi ile bağlayabiliriz. Yani formula_21 üzerindeki aynı noktalarda başlayan ve biten yolları ya da döngüleri birbirlerine büzebiliriz.\nformula_3 bir topolojik uzay ve formula_23 olsun. formula_24 noktasındaki tüm döngüleri içeren formula_25 kümesine homotopi bağıntısını koyarsak formula_3 topolojik uzayının formula_24noktasındaki döngülerine göre temel grubunu elde etmiş oluruz. formula_28 şeklinde gösteriyoruz.\nGrubumuzun işlemi olan formula_29işlemini önce formula_1 döngüsünü iki kat hızlı sonra formula_31döngüsünü iki kat hızlı gitmek olarak tanımlıyoruz. Burada formula_32 olduğundan homotopi denklik bağıntısı sınıflarında temsilci seçmenin önemsiz olduğunu söylüyoruz.\nGrubumuzun birim elemanı formula_24noktasındaki sabit döngünün denklik sınıfıdır. Bir formula_34 elemanın tersi ise formula_35 şeklinde tanımlanan formula_36 denklik sınıfıdır.\nformula_24noktasının seçimi formula_3 topolojik uzayı eğer yol bağlı ise önemsizdir.\nformula_17 üzerindeki döngüler yukarıdaki örnekte bahsettiğimiz homotopi ile birbirlerine büzülebiliyorlar. Yani bütün döngüler sabit döngüye büzülebilir. Bu da bize formula_17'in temel grubunun bariz grubudur.\nformula_41 birim çemberinin temel grubu formula_42'dir. Burada formula_41 üzerindeki döngülerin kaç kere döndüklerini sayıyoruz. Örneğin bir döngü 3 kere dönüyorsa bu döngüyü 3'e gönderiyoruz.\nAllen Hatcher, Algebraic Topology \n\n\nShenmue\nShenmue ( \"Shenmū\"), 1999 yılında Sega tarafından Dreamcast için geliştirilen bir aksiyon-macera oyunudur. Yū Suzuki tarafından yazılmış ve üretilmiş olup \"Shenmue\" serisinin ilk oyunudur. Oyun, 1980'lerde Japonya'nın Yokosuka kentinde babasının öldürülmesinin intikamını almaya çalışan dövüş sanatçısı Ryo Hazuki'yi konu almaktadır. \"Shenmue\", açık dünya, dövüşleri ve hızlı zaman olaylarını birleştirmektedir. Çevresel detayı, sayısız etkileşimli nesne, gündüz ve gece sistemi, değişken hava efektleri, günlük programlı oyuncu olmayan karakterler ve çeşitli mini oyunlar ile benzersizdir.\n\"Hang-On\" (1985), \"Out Run\" (1986) ve \"Virtua Fighter\" (1993) gibi birkaç başarılı Sega arcade oyunu geliştirdikten sonra, Suzuki daha uzun bir deneyim yaratmak istedi ve \"Shenmue\" 'yi çok bölümlü bir destan olarak tasarladı. AM2, \"Virtua Fighter\" dünyasında geçen Sega Saturn için rol yapma oyunu üzerinde çalışmaya başladı. Oyunun geliştirilmesi 1997'de Dreamcast'e taşındı ve \"Virtua Fighter\" ile bağlantısını kopardı. \"Shenmue\", o sırada bugüne kadar geliştirilen en pahalı video oyunu oldu ve tahmini üretim ve pazarlama maliyeti 47 ila 70 milyon dolar arasındaydı.\nShenmue çoğunlukla olumlu eleştiriler almış olup eleştirmenleri tarafından grafiklerini, film müziklerini, gerçekçiliğini ve hırsları beğenildi ancak kontrolleri, yavaş temposunu ve ses gösterimi nedeniyle eleştirildi. Gerçekçiliği ve sıradan ayrıntılara bölünmüş oyunculara odaklanmasına rağmen, tüm zamanların en iyi video oyunları listesinde yer alan bir kültü kendine çekti ve hızlı zaman olayları ve açık dünyalar da dahil olmak üzere öncü oyun sistemlerine yatırıldı. 1,2 milyon satışa rağmen, \"Shenmue\" geliştirme maliyetini telafi etmedi ve ticari bir başarısızlığa neden oldu.\nSernin devam oyunu \"Shenmue II\" 'nin piyasaya sürülmesinden sonra serideki diğer oyunlar geliştirme krizine girdi ve Suzuki Sega'dan ayrıldı. 2015 yılında Suzuki ve şirketi Ys Net, başarılı bir kitlesel fonlama kampanyasının ardından PlayStation 4 ve Windows için \"Shenmue III\" 'ü geliştirmeye başladı. 2018'de yeniden yapılan iptal işleminden sonra Sega, Windows için yüksek çözünürlüklü \"Shenmue\" ve \"Shenmue II\" portlarını, PlayStation 4 ve Xbox One için piyasaya sürdü.\n\n\nSchellenberg\nSchellenberg, Lihtenştayn'da bir kasaba ve belediyelerinden biridir. Kasaba, ülkenin kuzeyinde Ren Nehri'nin kıyısında yer almaktadır. Yüzölçümü 3.5 km² olan belediyenin nüfusu 30 Haziran 2017 tarihi itibarı ile 1,090'dır.\nSchellenberg, Schellenberg ve Hinterschellenberg olmak üzere iki yerleşime ayrılmaktadır.\n\n\nVillenouvelle\nVillenouvelle Fransa'nın Occitanie bölgesine bağlı Haute-Garonne ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,410'dur.\n\n\nMauren\nMauren, Lihtenştayn'da bir kasaba ve belediyelerinden biridir. Kasaba, ülkenin kuzeyinde yer almaktadır. Yüzölçümü 7.5 km² olan belediyenin nüfusu 30 Haziran 2017 tarihi itibarı ile 4,298'dir.\nMauren, Mauren ve Schaanwald olmak üzere iki yerleşime ayrılmaktadır.\n\n\nRuggell\nRuggell, Lihtenştayn'da bir kasaba ve belediyelerinden biridir. Kasaba, ülkenin kuzeyinde yer almaktadır. Yüzölçümü 7.38 km² olan belediyenin nüfusu 30 Haziran 2017 tarihi itibarı ile 2,243'tür.\n\n\nTony Rodham\nAnthony Dean Rodham (d. 8 Ağustos 1954 -ö. 7 Haziran 2019), Amerikalı siyaset danışmanı, yönetici ve iş adamı. \nEski Amerikan Başkanı Bill Clinton'ın kayınbiraderi ve onun eşi Hillary Clinton'un en küçük erkek kardeşidir.\nHillary Clinton'un Nisan 2016'daki Başkanlık Kampanyası sırasında abisi Hugh Rodham ile birlikte Scranton, Pensilvanya'da aile evlerinin yakınında düzenlenen mitingde yer aldılar. Rodham, Başkanlık Seçimleri sürecinde kızkardeşi Hillary Clinton'un kampanya ve mitinglerinde siyasi danışmanlık yapmıştır.\nAmerikalı yönetici, iş adamı ve siyaset danışmanı Tony Rodham 7 Haziran 2019'da 64 yaşında ölmüştür.\n\n2019 Åžampiyonluk Ligi Yaz Mevsimi\n2019 Şampiyonluk Ligi Yaz Mevsimi veya sponsorluk anlaşması gereği 2019 Vodafone FreeZone Şampiyonluk Ligi Yaz Mevsimi, Türkiye'nin en üst seviye \"League of Legends\" eSpor ligi olan Şampiyonluk Ligi'nin 7. yaz mevsimi sezonudur.\n(x) Oynanan maç sayısını gösterir\n\n\n\nRaging Thunder\nRaging Thunder, 2006 yılında çıkmış, Polarbit tarafından geliştirilmiş ve yayımlanmış mobil video oyunudur. Raging Thunder 2 adında devam oyunu bulunmaktadır.\nGerçekçi bir yarış simülatöründen çok Raging Thunder, arcade değerlere dayalı bir oyundur. Başka bir deyişle, hız, erişilebilirlik ve eğlence, 'gerçek dünya fiziği' tarafından dayatılan sınırlamaları aşmaktadır. Raging Thunder dünyasında “çok dar dönüşler” veya “imkansız sollamalar” yoktur.\nRaging Thunder'da ancak oyuncular ilerledikçe gelişir. Yarışlarda derece yaptıkça, bir sonraki seviye artmaktadır. Artan zorluk, açılabilir özellikler ve dinamik bir oyun dünyası tekrarlanabilirlik sunmaktadır.\n\n\nRaging Thunder 2\nRaging Thunder 2, 2010 yılında çıkmış Polarbit tarafından geliştirilmiş ve Pixelbite tarafından yayımlanmış mobil video oyunudur. Raging Thunder'ın devamı niteliğindedir.\nRaging Thunder 2; Tapınak, Sahil, Karlı Dağ, Çin Seddi haritalarından oluşmaktadır En üst seviyeye çıkana kadar yükselmek ve güçlenmek için yeni arabalar satın alınması gerekmektedir. Raging Thunder'da olmayan çevrimiçi özelliği bulunur. Diğer oyuncularla, İnternet veya LAN üzerinden oynanabilmektedir. Survival, Time Attack dışında 5 adet oyun modu bulunmaktadır.\n\n\nÉ (tapınak)\nÉ (Çivi yazısı: ), ev ya da tapınak için kullanılan Sümerce bir sözcük ya da semboldür. Sümer terimi É.GAL (\"saray\", tam anlamıyla \"büyük ev\") bir kentin ana binasını belirtir. É.LUGAL (\"kralın evi\") eş anlamlısı olarak kullanılmıştır. Lagaş metinlerinde, É.GAL, \"ensi\"'nin şehri yönetme merkezi ve şehir arşivlerinin merkezidir. Sümerce É.GAL \"saray\", İbranicedeki היכל \"heikhal\" ya da Arapçadaki هيكل \"haykal\" sözcüklerinde olduğu gibi \"saray, tapınak\" kelimeleri için Sami kelimelerin olası etimolojisidir.\n\n\nElisabeta Ionescu\nElisabeta Ionescu (20 Mart 1953 - 7 Haziran 2019), Rumen hentbol oyuncusu.\nIonescu, 1976 Yaz Olimpiyatları'nda Romanya kadrosunda yer almıştı. Organizasyonu dördüncü bitiren takımın oynadığı beş karşılamanın hepsinde forma giydi.\nElisabeta Ionescu 7 Haziran 2019'da 66 yaşında ölmüştür.\n\n\nPlanken\nPlanken, Lihtenştayn'da bir köy ve belediyelerinden biridir. Köy, ülkenin kuzeyinde Drei Schwestern'in batısında yer almaktadır. Yüzölçümü 5.3 km² olan belediyenin nüfusu 30 Haziran 2017 tarihi itibarı ile 448'dir.\n\n\nTriesen\nTriesen, Lihtenştayn'da bir kasaba ve belediyelerinden biridir. Kasaba, ülkenin güneyinde yer almaktadır. Yüzölçümü 26.4 km² olan belediyenin nüfusu 30 Haziran 2017 tarihi itibarı ile 5,120'dir.\nTriesen, Lawena, Triesen ve Valüna olmak üzere üç yerleşime ayrılmaktadır.\n\n\nTriesenberg\nTriesenberg, Lihtenştayn'da bir kasaba ve belediyelerinden biridir. Kasaba, ülkenin orta kesimlerinde yer almaktadır. Yüzölçümü 29.8 km² olan belediyenin nüfusu 30 Haziran 2017 tarihi itibarı ile 2,618'dir.\nTriesenberg, Gaflei, Malbun, Masescha, Rotenboden, Silum, Steg, Sücka, Triesenberg ve Wangerberg olmak üzere dokuz yerleşime ayrılmaktadır.\n\n\nDaniel Pearl\nDaniel Pearl (10 Ekim 1963 – 1 Şubat 2002), Amerikalı gazeteci. \"The Wall Street Journal\"ın Güney Asya büro şefi olan Pearl, Pakistan'da İslamcı militanlar tarafından kaçırıldıktan sonra başı kesilerek öldürülmüştür.\n\n\nTürkiye'de işsizlik\nTürkiye'deki resmî işgücü ve işsizlik istatistikleri, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından araştırılıp raporlanmaktadır.\n\"Ekim 2019 verileriyle\"\n\"Ekim 2019 verileriyle\"\n\"Ana madde: Türkiye İş Kurumu\"\nÇalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı bir kuruluş olan Türkiye İş Kurumu (İŞKUR), 21 Ocak 1946 tarihinde 4837 sayılı kanun ile “İş ve İşçi Bulma Kurumu” adıyla kurulmuştur. Kurumun hizmetleri arasında iş ve meslek danışmanlığı, istihdam, işsizlik ödeneği, işgücü eğitim kursları ve girişimcilik programları yer almaktadır.\n\"Ana madde: İşsizlik sigortası\"\nTürkiye'de işsizlik sigortası 4447 sayılı kanunla Mart 2002 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. İşsizlik sigortasından yararlanabilmek için son üç yıl içinde en az 600 gün, işten ayrılmadan önceki son 120 gün kesintisiz prim ödemiş olma şartı aranmaktadır. Hizmet akdinin sona ermesinden sonra 30 gün içerisinde, işten ayrılma belgesiyle Türkiye İş Kurumuna şahsen başvurulması gerekir. İşsizlik sigortası bağlanan kişiler, prim ödeme gün sayılarına bağlı olarak 180 ila 300 gün arasında işsizlik ödeneğinden yararlanabilirler. İşsizlik ödeneğinin devam ettiği süre boyunca Genel Sağlık Sigortası primleri de ödenir ve sağlık hizmetlerinden yararlanılabilir.\n\n\nCyberpunk 2077\nCyberpunk 2077, geliştiriciliğini ve yayımcılığını CD Projekt Red'in yaptığı rol yapma türündeki video oyunudur. İlk çıkış tarihi 16 Nisan 2020 olarak açıklanıp ardından 17 Eylül 2020'ye ertelenen oyunun, bir ertelemenin daha ardından 19 Kasım 2020'de Microsoft Windows, PlayStation 4, Stadia ve Xbox One için piyasaya sürülmesi planlanmaktadır. \"Cyberpunk\" serisinden uyarlanan oyun, altı farklı bölgeye sahip distopik açık dünya olan Night City'de geçmektedir. Oyuncular, birinci şahıs bakış açısıyla oynayacakları oyunda bilgisayar korsanı, mekanik beceri, menzilli silah kullanımı ve yakın dövüş gibi seçeneklere sahip paralı asker V karakterini canlandıracak. Oyunu hem birilerini öldürerek hem de kimseyi öldürmeden bitirmek mümkün olacak.\n\"Cyberpunk 2077\", stüdyonun önceki oyunu \"\"ın çalışan sayısından daha fazla, yaklaşık 500 kişiyle ve REDengine 4 kullanılarak geliştirilmiştir. Oyun için Polonya'nın Wrocław kentinde yeni bir bölüm açıldı ve geliştirme aşamasına yardımcı olması için Digital Scapes, Nvidia ve QLOC ile ortaklık kuruldu. Cyberpunk'ın yaratıcısı Mike Pondsmith danışman olarak görev almaktadır. Ayrıca aktör Keanu Reeves'in oyunda bir rolü vardır.\n\n\nBMC Tuğra\nBMC Tuğra, BMC tarafından 2018 yılından bu yana üretilen kamyon serisidir. Araç, ilk olarak 2018 Hannover IAA Otomotiv ve Yan Sanayii Fuarı'nda tanıtılmış olup dört yıllık bir Ar-Ge sonucu geliştirilmiştir ve önceki Profesyonel'in yerini almıştır.\nTuğra 2019' un Ağustos ayından beri üretilmektedir. Motor olarak IVECO FPT kullanılmaktadır. İnşaat ve yol serilerinde ise Cummins marka motor bulunmaktadır. Şanzımanı otomatikte de ve manuelde de ZF markadır.\n\n\nRobert L. Butler\nRobert L. Butler (d. 23 Ocak 1927 –ö. 22 Nisan 2019), Amerikalı hukukçu ve siyasetçi.\nMayıs 1963'ten Illinois'deki Marion Belediye Başkanı olarak görev alarak uzun yıllar görev yapan Robert L. Butler sağlık sorunları nedeniyle 31 Ocak 2018'de istifa edinceye kadar vazifesini sürdürmüştür. Görevini bıraktığı esnada, Amerika Birleşik Devletleri'nde en uzun süre hizmet veren ikinci belediye başkanıydı.\nAmerikalı siyasetçi ve hukukçu Robert L. Butler 23 Ocak 1927'de Marion, Illinois'te doğdu. Eğitimini Illinois Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde tamamladı. 22 Nisan 2019'da 92 yaşında öldü.\n\n\nAcı sos\nAcı sos, (chilli sos, sıcak sos veya biber sosu olarak da bilinir), acı biber ve diğer bileşenlerden yapılmış herhangi bir çeşni, baharat veya salsadır.\nBirçok ticari seri üretilen biber sosu çeşidi vardır. Ticari olarak üretilen bazı biber sosları, birincil bileşen olarak kullanılan bir kâğıt hamuru halinde işlenen kırmızı domates ile konserve edilir. Heinz veya H. J. Heinz Company, en büyük biber sosu üreticilerinden biridir. Amerika Birleşik Devletleri'nde, ticari olarak üretilen biber sosları, kalitelerine göre çeşitli sınıflar tahsis edilmektedir. Bu sınıflar, ABD Grade A (aynı zamanda ABD Fantezi olarak da bilinir), ABD Grade C (ABD Standart olarak da bilinir) ve Standart Altı'yı içerir. ABD'deki biber sosları için gıda sınıflandırma kriterleri renklendirme, tutarlılık, karakter, kusurların ve lezzetin bulunmamasını içerir.\nİnsanlar binlerce yıldır acı biber ve diğer acı baharatları kullandılar. Meksika, Orta Amerika ve Güney Amerika'da yaşayanların 6.000 yıldan daha uzun bir süre önce acı biberleri vardı. 16. yüzyılda İspanya ve Portekiz ile on yıllarca temas içinde olan Amerikan bitkisi Avrupa ve Afrika ile Asya'ya taşındı ve seçici ıslahla değiştirildi. Amerika'da ilk ticari olarak satılan şişelenmiş sıcak soslardan biri, Massachusetts'de 1807'de ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, 1800'lerden kalma erken markaların bir kısmı bu güne kadar hayatta kaldı. Tabasco sosu, Amerika Birleşik Devletleri acı sos endüstrisinde, 1868'de ortaya çıkan ilk bilinen markadır. 2010 itibarıyla, ABD'deki Frank's RedHot'un ardından 12. sırada yer alan ABD'deki en çok satan baharat çeşididir. sos ilk önce bufalo kanatları oluşturmak için kullanılır.\nAcı soslar için pek çok tarif var, ancak tek yaygın içerik bazı biber biberleri. Sıcak soslar baz olarak biber kullanılarak yapılır ve tuz ve sirke eklemek kadar basit olabilir. Diğer soslar bazı meyve veya sebzeleri baz olarak kullanır ve acı biberleri sıcak hale getirmek için ekler. Üreticiler, arzu edilen bir tadın elde edilmesi için kaplarda yaşlanmadan terkip maddelerinin temizlenmesine ve pişirilmesine kadar birçok farklı işlemi kullanmaktadır. Scoville Acılık Ölçeğindeki derecelendirmelerinden dolayı, sıcak sosları yapmak için Bhut jolokia ve Habanero biberleri kullanılır, ancak saf kapsaisin ekstresi ve hardal yağı gibi ekstra ısı eklemek için ilave bileşenler kullanılır. Diğer yaygın içerikler arasında acuka, sirke ve baharatlar bulunur. Sirke, öncelikle doğal bir koruyucu olarak kullanılır, ancak aromayı değiştirmek için aromalı sirke kullanılabilir.\n\n\nVaudreuille\nVaudreuille Fransa'nın Occitanie bölgesine bağlı Haute-Garonne ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 393'tür.\n\n\nOğuzhan Yazıcı\nOğuzhan Yazıcı (d. 22 Ekim 1977; Hattingen), Alman avukat ve siyasetçi.\nKüçük yaşta ailesiyle Bremen'e taşındı. Burada okul hayatına başladı. Marburg Üniversitesi, Adelaide Law School ve Kiel Üniversitesi'nde hukuk eğitimi aldı.\nYazıcı 2010 yılından beri Hristiyan Demokratlar Birliği CDU Bremen'in üyesidir.\n10 Mayıs 2015 seçimlerinde Bremen Eyaleti CDU Milletvekili olmuştur.\n\n\nVallesvilles\nVallesvilles Fransa'nın Occitanie bölgesine bağlı Haute-Garonne ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 415'tir.\n\n\nSteradyan\nSteradyan bir katı açı ölçü birimidir. Boyutsuz bir büyüklük olup, 1995 yılından itibaren \"türetilmiş SI birim\" olarak tanımlanmıştır. formula_1 simgesiyle gösterilir . Kısalması \"sr\" dir. Steradyan Tübitak tarafından şu şekilde tarif edilmektedir:\nUluslararası Temel Ölçü Birimleri ve Bu Birimlerden Türetilen Birimlerin Tariflerine İlişkin Yönetmelik ise şu tarifi getirmiştir.\nBir kürenin yüzey alanı şu şekilde verilir. \n\n\nGolden Coca-Cola\nGolden Coca-Cola Pekin'in Olimpiyatlara ev sahipliği yapma konusundaki başarılı teklifini kutlamak için Pekin Coca-Cola şirketi tarafından üretilen sınırlı sayıda Coca-Cola oldu. Şirket 13 Temmuz 2001'de 30.000 kutu üretti. Kutu, sporcuların, ünlü Çin binalarının ve havai fişeklerin desenleriyle altın ve kırmızı olarak basılıyor. \"Çin Olimpiyatları için el ele tutuşarak el ele tutuşarak\" sloganı basitleştirilmiş Çin dilinde basılmıştır.\n\n\nFive Alive\nFive Alive The Coca-Cola Company'nin markası olan Cappy ve Minute Maid tarafından yaratılmış bir meyve suyu karışımı. Bu isim her çeşidin içerdiği beş meyve suyuna atıfta bulunur. Five Alive'in sloganı şu anda İngiltere'de \"Feel Alive!\" şeklindedir. İngiltere'de \"5 Alive ile canlı gel\" etiketine sahiptir ve Five Alive, beş narenciye meyvesinin suyunu içeren aileler için ferahlatıcı bir narenciye içeceğidir. ABD'de 1980'lerde Wayland Flowers ve Madame tarafından tanıtıldı.\n\n\nFrescolita\nFrescolita Venezuelalı bir koladır. Amerika'da bulunan kırmızı krem sodalara çok benzer, tadı da benzer bir tada sahiptir. Frescolita, Batı Venezuela'nın bazı yerlerinde kek pişirmek için de kullanılıyor. Coca-Cola tarafından pazarlanmaktadır. Frescolita 1983 yılında yapıldı ve o zamandan beri çeşitli firmalardan (Postobon dahil) Frescolita'yı lezzetlerini kopyalamakla suçlayarak birçok dava aldı. Venezuela'da, Coca-Cola daha fazla tüketilirken, Frescolita'nın ülkenin genel alkolsüz içecek pazarının% 10'unu aldığı bildirildi.\n\n\nLive+\nLive+ Monster Beverage tarafından Yeni Zelandalılara pazarlanan bir enerji içeceğidir. Aslen Lift + veya Lift Plus olarak biliniyordu ve Coca-Cola Amatil tarafından yaratıldı ve üretildi. 2011 yılında Coca-Cola Amatil, Lift Plus ve Mother enerji içeceğinin Yeni Zelanda enerji içeceği pazarının yüzde 20'sini veya alkolsüz içmeye hazır pazarın yüzde 3,7'sini oluşturduğunu iddia etti. 2018'de isim Lift + 'dan Live +' ya değiştirildi ve sahiplik Coca-Cola Amatil'den Monster Beverage Corporation'a devredildi.\n\n\nMalvern Water\nMalvern Water İngiltere'deki Herefordshire ve Worcestershire ilçeleri arasındaki sınırı belirleyen Malvern Hills aralığında bir kaynaktan elde edilen şişelenmiş bir içme suyu markasıdır. Su, çok sert granit kayalardan oluşan tepelerden gelen doğal bir kaynak sudur. Kayadaki çatlaklar, yaylardan kaçan yavaşça nüfuz eden yağmur suyunu tutar. Kaynaklar dakikada ortalama 60 litre salınır. Debi yağmura bağlıdır ve dakikada 36 litre (8 galon) ile dakikada 350 litre (77 galon) arasında değişebilir. Schweppes, 1850 yılında ticari ölçekte su şişeleme başladı ve ilk 1851'de Büyük Sergisinde satışa sunuldu. Sahipleri, Coca-Cola Enterprises, Colwall tesislerini Kasım 2010'da kapattığından beri, Malvern Water şimdi aileleri tarafından işletilen Holywell Water Company Ltd tarafından hala suyu sunan Holywell Malvern Kaynak Suyu adı altında daha küçük bir ölçekte şişeleniyor.\n\n\nAuzat\nAuzat Fransa'nın Occitanie bölgesine bağlı Ariège ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 510'dur.\n\n\nMatte Leão\nMatte Leão şu anda The Coca-Cola Company'nin sahibi olduğu bir Brezilyalı infüzyon ve bitki çayı markasıdır. Mat Leão, tüketime hazır, 100'den fazla infüzyon türü sunar.\n2006 yılında, şirket Brezilya'da sıfır kalorili Yeşil Çay içmeye hazır başlattı. Kuru hatta mevcut olan lezzetler: aromalı yeşil çaylar, tarçınlı siyah çay ve karamel aromalı Mate Leão çikolatalı Kış Serisi. Başarı, 2007 yılının başlarında şirketi satın alan The Coca-Cola Company'nin dikkatini çekti. Aynı yıl, ilk kez Brezilya'da hafifçe karbonat içmeye hazır limon düşük kalorili ilk yeşil çay olan Green Tea Spree'yi tanıttı. 2009 yılında piyasaya sürülen en yeni marka, ev yapımı tadı olan ve her zaman eşini içme alışkanlığına sahip olanlar için yapılmış Lion Konsantresidir.\n\n\nMezzo Mix\nMezzo Mix 1973 yılında Almanya'da tanıtılan The Coca-Cola Company'nin ürünüdür. Mezzo Mix resmi olarak yalnızca Almanya, İsviçre ve Avusturya'da satılmakta ve üretilmektedir. İspanya'da Fanta Mezzo Mix Naranja ve Kola denir. İsveç'te Fanta Mezzo olarak adlandırılır ve Ocak 2017'nin sonlarında Melodifestivalen (Eurovision Şarkı Yarışması'nda İsveççe nitelikleri) olarak adlandırılan müzik etkinliğine bağlı olarak sınırlı bir basım olarak yayınlandı. Mezzo Mix, daha önce Epcot'taki Club Cool'da tatmak için özellikli ve kullanılabilir sekiz uluslararası soda tatlarından biriydi. Mezo Mix'e benzer bir ürün olan Spezi ve Coca-Cola Orange, şişelenmiş, konserve, çeşme ve Coca-Cola Freestyle’de birçok ülkede satıldı.\n\n\nMother (marka)\nMother Monster Beverage Corporation tarafından Avustralya ve Yeni Zelandaya pazarlanan bir enerji içeceğidir. 2006'nın sonlarında Coca-Cola'nın Red Bull'u satın alma girişiminde bulunmadığından sonra piyasaya sürüldü, 151 milyon dolarlık sektördeki Rockstar, V ve Red Bull gibi lider enerji içeceği ile rekabet ediyor. Avrupa'da enerji içeceği Relentless, aynı zamanda Monster tarafından da satılıyor. Tadıyla aynı, ancak farklı bir renge sahiptir.\n\n\nAbscon\nAbscon Fransa'nın Hauts-de-France bölgesine bağlı Nord ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 4,440'tır.\n\n\nNalu (marka)\nNalu Benelüks'te satılan The Coca-Cola Company tarafından üretilen bir enerji içeceğidir. İçecek dört çeşitte mevcuttur ve karbonatlı su, sakaroz ve tatlandırıcılar, meyve suları, kafein ve B vitaminleri içerir. İçecek 2002 yılında başlatıldı. Adı, dalga ya da sörf anlamına gelen Hawaii kelimesi nalu kelimesinden kaynaklanıyor; Sörf teması, içeceğin markalamasında korunmaktadır.\n\n\nNativa\nNativa The Coca-Cola Company tarafından yaratılmış gazlı bir içecekti. Kasım 2003’te Arjantin’de serbest bırakıldı ve Ağustos 2004’te kesildi. Bu içeceğin lezzeti Yerba mate idi. Tek lezzet tercihi, Arjantin’de “Nativa” (yerli) marka isminin nedeni olan içki içme geleneğine dayanıyordu. USPTO'nun halen Brezilya'da bulunan ve gevşek yapraklı yerba mate markası olan Nativa Yerba Mate ile karıştırılmamalıdır.\n\n\nOasis (marka)\nOasis bir Orangina ürünü olan gazsız şişelenmiş meşrubattır. Birleşik Krallık'ta, The Coca-Cola Company'nin bağlı kuruluşu Atlantic Industries ile birlikte Coca-Cola Enterprises tarafından üretilmiştir ve İrlanda Cumhuriyeti'nde Coca-Cola HBC İrlanda tarafından dağıtılmaktadır. 1966’da Fransa’dan Volvic tarafından çıkmış ve başlangıçta “Pulse” adı altında dağıtılmıştı. İçecek bir \"meyve suyu içeceği - şekerli ve tatlandırıcılı\" olarak tanımlanmaktadır. Mayıs 2013'te, Oasis Fildişi Sahili çevresindeki mağazalara ve süpermarketlere ithal edildi. 2013 yılı sonuna kadar, Oasis Madagaskar çevresindeki mağazalara ve süpermarketlere ithal edildi.\n\n\nPibb Xtra\nPibb Xtra The Coca-Cola Company tarafından pazarlanan ve ilk olarak Dr. Pepper'la rekabet etmek için tanıtılan bir meşrubat. Birkaç çeşidi vardır. 2019 itibarıyla, şişelerde, tenekelerde, 2 litrelik şişelerde satılıyor ve çoğu Coca-Cola Freestyle makinelerinde mevcuttur.\n\n\nQuwat Jabal\nQuwat Jabal The Coca-Cola Company tarafından pazarlanan ve Ortadoğu'da satılan narenciye aromalı karbonatlı bir meşrubat. Tatlandırılmış limon ve misket limonudur, gerçek limon ve limon suyu ile yapılır.\n\n\n92. Akademi Ödülleri\n92. Akademi Ödülleri, Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi (AMPAS) tarafından 2019'un en iyi filmlerine 9 Şubat 2020'de, Hollywood, Kaliforniya'daki Dolby Theatre'da, Pasifik Zaman Dilimine göre 17.30 / Doğu Zaman Dilimine göre 20.30'da verilen ödüllerdir. Törende, 24 kategoriye ayrılmış Akademi Ödülleri dağıtılırken tören bu yıl da American Broadcasting Company (ABC) tarafından Amerika Birleşik Devletleri'nden canlı yayınlandı.\n92. Akademi Ödülleri kapsamında 27 Ekim 2019'da düzenlenecek 11. Valilik Ödülleri törenininde aşağıdaki isimlere \"Akademi Onur Ödülü\" verildi.\nSinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi Nisan 2019'da gerçekleştirdiği yıllık toplantıda, kategoriler ve tören ile ilgili kararlar aldılar. Bu kararlar doğrultusunda \"\"Yabancı Dilde En İyi Film\"\" kategorisinin ismi değiştirilerek \"\"En İyi Uluslararası Film\"\" adını aldı. Kategorinin adının değiştirilmesine rağmen kategoriye yapılan başvuruların şartlarında herhangi bir değişiklik yapılmadı.\nAkademi ayrıca, \"En İyi Animasyon Filmi\" kategorisinin Akademi Ödülleri'nde yer alabilmesi için en az sekiz animasyon filmin vizyona girmiş olması gerektiğini belirten kuralın kaldırılmasına ve \"En İyi Makyaj ve Saç Tasarımı\" kategorisindeki adayların sayısının üçten beşe çıkarılmasına karar verdi.\n\n\nRani (marka)\nRani The Coca-Cola Company ve Aujan Group (ACCBC) tarafından üretilen meyve bazlı bir içecek markasıdır. Öncelikle Orta Doğu'da satılmaktadır. Aujan Industries, ilk içecek üretim tesisini 1979 yılında Suudi Arabistan, Ed-Dammam'da kurdu. Şirket 1982'de Rani Orange Float'ı tanıttı. İçecek, Aujan Endüstri Başkanı Adel Aujan'ın Japonya'ya yaptığı bir gezi sırasında tattığı mandalina içkisinden ilham aldı. Rani, Aujan'ın ilk yerli içecek markasıydı. Rani ve Barbican, 2011'de Aujan'ın satışlarının% 84'ünü oluşturuyor.\n\n\nDieter Kuhn\nDieter Kühn (d. 1 Şubat 1935; Köln— ö. 25 Temmuz 2015), Tanınmış Alman yazardır.\n1 Şubat 1935'te Köln'de doğan yazar Kuhn; ele aldığı eserlerinde çoğunlukla tarihsel yapıları ışığa çıkarmayı güden tarihle ilgili konularda eserler yazmıştır. Kaleme aldığı aşina eserleri arasında; \"N\" (1970), \"Stanislaw, der Schweiger\" (1975), \"Ludwigslust\" (1977) ve \"Schnee und Schwefel\" (1982) sayılabilir .\nTanınmış Alman yazar Dieter Kuhn 25 Temmuz 2015'te 80 yaşında ölmüştür.\n\n\nRelentless\nRelentless The Coca-Cola Company tarafından Şubat 2006'da yaratılan bir enerji içeceğinin markasıdır. İçecek ayrıca, Relentless Records tarafından tescilli bir marka ihlali için mahkeme işlemlerine konu olmuştur. 2010 yılsonunda, ürünün İngiltere’deki satışları yüzde 28 arttı. 14 Ağustos 2014'te Coca Cola'nın Monster Energy'de% 16,7 hissesini satın aldığını gördüğü bir anlaşmadan sonra, markanın (diğer Coca Cola Energy markalarıyla birlikte) sahip olduğu Monster Energy ve Monster Energy'nin Coca Cola'ya devredilen enerji markalarına devredildi.\n\n\nSasani donanması\nSasani donanması, Sasani İmparatorluğu'nun Deniz kuvvetleridir. Donanmanın lideri, iddiaya göre \"navbed\" unvanını taşıyordu.\nAsla büyük bir güç olmayan Sasani donanması hakkında çok az şey bilinmektedir. Basra Körfezi kıyıları zaten Sasani halkının ya da vassallarının egemenliği altında olduğundan, Sasani donanmasının temel rolü, askeri seferler değil, Sasanilerin ekonomik çıkarlarını korumaktı.\nSasani donanması I. Erdeşîr'in () Basra Körfezi'nin Arap tarafını fethinde önemli bir rol oynadı. I. Hüsrev () Yemen'i fethetmek için Vahriz'in komutası altında her biri 100 kişi taşıyabilen sekiz gemilik (\"kashtīg\") bir kuvvet gönderdi. Gemilerdeki kişiler aslında esirdi, ama \"kendilerine kurtulma şansı verildi\". Gemilerin altı tanesi güvenle Yemen'e ulaşmayı başardı. Bizans-Sasani Savaşı (602-628) sırasında, Sasani donanması Akdeniz'de bazı deniz seferleri düzenlemeyi denediler, başarılı olamadıkları bu seferlerde 622/3 yılında Rodos adasını ve Ege Denizi'nin doğusunda aynı zamanlarda birçok adayı ele geçirmeyi teşebbüs ettiler. Donanmanın zayıflığı 626 gibi belliydi, aynı Bizans-Sasani Savaşı sırasında, Avarların Kağanına vadettikleri Boğaziçi'nden 3.000 birliği nakletmek için müttefik Sclaveninin monoxyla gemilerine güvenmek zorunda kaldılar. Müslümanların İran'ı fethi sırasında Sasani donanması dağıldı.\n\n\nAibes\nAibes Fransa'nın Hauts-de-France bölgesine bağlı Nord ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 380'dir.\n\n\nLucho Avilés\nLucho Avilés (30 Nisan 1938 – 8 Haziran 2019), Uruguay doğumlu Arjantinli yazar, televizyon sunucusu ve gazeteci. \nAvilés 30 Nisan 1938'de Uruguay'ın başkenti Montevideo'da doğdu. Kariyerini Arjantin'de yayınlanan \"Crónica\" gazetesinde sürdürdü. 1965'ten itibaren yaşamını ve kariyerini bulunduğu Arjantin'de sürdürdü.\n8 Haziran 2019'da Buenos Aires'de geçirdiği kalp krizi sonucu 81 yaşında ölmüştür.\n\n\nArleux\nArleux Fransa'nın Hauts-de-France bölgesine bağlı Nord ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 3,158'dir.\n\n\nLoudun\nLoudun Fransa'nın Nouvelle-Aquitaine bölgesine bağlı Vienne ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 7,072'dir.\n\n\nAttilloncourt\nAttilloncourt Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Moselle ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 106'dır.\n\n\nAgonges\nAgonges Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Allier ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 323'tür.\n\n\nBeaulon\nBeaulon Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Allier ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,692'dir.\n\n\nAltillac\nAltillac Fransa'nın Nouvelle-Aquitaine bölgesine bağlı Corrèze ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 898'dir.\n\n\nİsimsiz Rammstein albümü\nRammstein veya İsimsiz Rammstein albümü, Alman müzik grubu Rammstein'ın 17 Mayıs 2019 tarihinde Universal Music ile çıkardığı albümdür. Albüm grubun ismini almıştır. Son albümden 10 yıl sonra yayımlanmıştır.\n\n\nBMC Neocity\nBMC Neocity, BMC tarafından 2017 yılından bu yana üretilen alçak tabanlı otobüs serisidir. Aracın, 8.5, 9 ve 10 metrelik ile dizel, CNG ve elektrikli modelleri bulunmaktadır.\nBMC Neocity, Busworld Awards 2017 En İyi Tasarım Ödülü'nü kazanmıştır.\n\n\nBMC Neoport\nBMC Neoport, BMC tarafından 2018 yılından bu yana üretilen apron otobüsüdür. İlk olarak 2017 Transist İstanbul fuarında tanıtılmıştır.\n\n\nSpit Out the Bone\n\"Spit Out the Bone\" heavy metal grubu Metallica'nın onuncu stüdyo albümü Hardwired... to Self-Destruct'ta yer alan bir şarkı. Şarkı albüm çıktıktan 1 yıl sonra 14 Kasım 2017 tarihinde yayımlanmıştır. İlk kez 24 Ocak 2017 tarihinde Londra'da yer alan The O2 Arena'da çalındı. Ayrıca WWE 2K19 video oyunununda da yer almaktadır.\n\n\n2019-20 UEFA Avrupa Ligi eleme ve play-off turları\n2019-20 UEFA Avrupa Ligi eleme ve play-off turları, 25 Haziran - 29 Ağustos 2019 tarihleri arasında oynanacak ve grup aşamasına katılacak 48 takımdan 21'inin belirleneceği turlardan oluşmaktadır. Toplamda 178 takımdan 35'i \"Lig şampiyonlarının yolu\" ve 143'ü \"Temel yol\" olmak üzere iki ayrı kulvarda mücadele edecektir.\nTurlar ve eşleşme tarihleri aşağıdaki gibidir. Kura çekimleri İsviçre'nin Nyon şehrindeki UEFA merkezinde yapılır.\nTurnuvanın bu aşamasında liglerini şampiyon olarak tamamlayıp 2019-20 UEFA Şampiyonlar Ligi ön eleme turlarından elenen takımlar yer almaktadırlar. Takımlar:\nPlay-off turunu kazanan 8 takım 2019-20 UEFA Avrupa Ligi grup aşamasına katılmaya hak kazanır. Elenen takımlar Avrupa Kupalarına veda eder.\nAşağıdaki listede takımlar son 5 yılda Avrupa kupalarında kazandıkları puanlar ile oluşan 2018 UEFA katsayıları tablosuna göre sıralanmışlardır.\n2019-20 UEFA Şampiyonlar Ligi üçüncü eleme turunda elenen \nTurnuvanın bu aşamasında kupa şampiyonları veya liglerini şampiyon olarak tamamlamayıp ülke puanlarına göre direkt olarak gruplara kalamayan takımlar yer almaktadırlar. Takımlar:\nPlay-off turunu kazanan 13 takım 2019-20 UEFA Avrupa Ligi grup aşamasına katılmaya hak kazanır. Elenen takımlar Avrupa kupalarına veda eder.\nAşağıdaki listede takımlar son 5 yılda Avrupa kupalarında kazandıkları puanlar ile oluşan 2019 UEFA katsayıları tablosuna göre sıralanmışlardır.\n2019-20 UEFA Şampiyonlar Ligi ikinci eleme turunda elenen 10 takım statü gereği seri başı olacaktır.\n2019-20 UEFA Şampiyonlar Ligi üçüncü eleme turunda elenen 6 takım statü gereği seri başı olacaktır.\n\n\n2019-20 UEFA Avrupa Ligi eleme ve play-off turları (temel yol)\n2019-20 UEFA Avrupa Ligi eleme ve play-off turları (temel yol), 27 Haziran'dan 29 Ağustos 2019'a kadar oynanacak ve grup aşamasına katılacak 48 takımdan 13'ünün belirleneceği turlardan oluşmaktadır.\nTüm saatler Orta Avrupa Yaz Zaman Dilimine göredir: UTC+02.00\n\nKura çekimi 11 Haziran 2019 tarihinde gerçekleşmiştir. Birinci ayak maçları 27 Haziran 2019, ikinci ayak maçları 4 Temmuz 2019 tarihlerinde oynanmıştır.\n\nKura çekimi 18 Haziran 2019 tarihinde gerçekleşmiştir. Birinci ayak maçları 11 Temmuz 2019, ikinci ayak maçları 18 Temmuz 2019 tarihlerinde oynanmıştır.\nKura çekimi 19 Haziran 2019 tarihinde gerçekleşmiştir. Birinci ayak maçları 25 Temmuz 2019 ikinci ayak maçları 1 Ağustos 2019 tarihlerinde oynanmıştır.\n\n!colspan=6|Diğer takımlar\nBirinci ayak maçları 8 Ağustos, ikinci ayak maçları 15 Ağustos 2019 tarihlerinde oynanmıştır.\n\n!colspan=6|Diğer takımlar\nBirinci maçlar 22 Ağustos, ikinci maçlar 29 Ağustos 2018 tarihlerinde oynanmıştır.\n\n!colspan=6|Diğer takımlar\n\n\n2019-20 UEFA Avrupa Ligi eleme ve play-off turları (lig şampiyonlarının yolu)\n2019-20 UEFA Avrupa Ligi ön eleme ve play-off turları (lig şampiyonlarının yolu), 25 Temmuz'dan 29 Ağustos 2019'a kadar oynanacak ve grup aşamasına katılacak 48 takımdan 8'inin belirleneceği turlardan oluşmaktadır.\nTüm saatler Orta Avrupa Yaz Zaman Dilimine göredir: UTC+02.00\n\nKura çekimi 19 Haziran 2019 tarihinde gerçekleşmiştir. Birinci ayak maçları 25 Temmuz, ikinci ayak maçları 1 Ağustos 2019 tarihlerinde oynanmıştır.\n!colspan=6|Lig şampiyonları\n\nKura çekimi 22 Temmuz 2019 tarihinde yapılmıştır. Birinci ayak maçları 8 Ağustos, ikinci ayak maçları 15 Ağustos 2019 tarihlerinde oynanmıştır.\n!colspan=6|Lig şampiyonları\n\nKura çekimi 5 Ağustos 2019 tarihinde yapılmıştır. Birinci maçlar 22 Ağustos, ikinci maçlar 29 Ağustos 2019 tarihlerinde oynanmıştır.\n!colspan=6|Lig şampiyonları\n\n\nNoémi Ban\nNoémi Ban (kızlık soyadı: Schönberger ; 29 Eylül 1922 -7 Haziran 2019), Macaristan doğumlu Amerikalı Yahudi Holokost Katliamı mağduru eğitimci ve aktivist. \nMacaristan Krallığı zamanında Szeged ketinde doğan Ban, Yahudilere karşı yapılan Büyük Holokost Katliamı'ndan sağ kurtulmuştur. \nKendisine \"Holokost Katliamı\" 'ndan kurtulması ve yaşadıklarından dolayı Altın Elma Ödülü verilen Ban kariyerini Amerika Birleşik Devletleri'nde eğitimci olarak sürdürmüştür. Washington Eyaleti'nin önde gelen konuşmacı ve eğitimcilerinden birisi olmuştur.\nMacaristan doğumlu Amerikalı Yahudi asıllı Holokost Katliamı mağduru ve eğitimci Noémi Ban, 29 Eylül 1922'de Macaristan Krallığı Szeged'de doğdu ve 7 Haziran 2019'da Bellingham, Washington'da 96 yaşında ölmüştür.\n\n\nKumaÅŸ bebek bezi\nKumaş Çocuk bezi (Amerikan İngilizcesi ve Kanada İngilizcesi) veya kumaş bebek bezi (Avustralya İngilizcesi, Yeni Zelanda İngilizcesi ve İngiliz İngilizcesi), doğal liflerden, insan yapımı malzemelerden veya her ikisinin bir kombinasyonundan yapılmış yeniden kullanılabilir bir bebek bezidir. Genellikle beyazlatılmış veya elyafın doğal rengini bırakan endüstriyel pamuktan yapılırlar. Diğer doğal elyaf kumaş malzemeleri yün, bambu ve ağartılmamış kenevirdir. Dahili bir emici mikrofiber havlu katmanı veya harici bir su geçirmez poliüretan laminat katmanı (PUL) gibi insan yapımı malzemeler kullanılabilir. Polyester kumaşların mikrofleçleri veya süet örtüleri, bezlerin içinde genellikle bu sentetik liflerin emici olmayan özelliklerinden dolayı \"kuru kalma\" fitil astarı olarak kullanılır.\nModern bez bebek bezleri, önceden oluşturulmuş bez bebek bezleri, su geçirmez dış cepheli hepsi bir arada bebek bezleri, örtü ve cep takılı bebek bezleri veya bir açıklık ile dikilmiş suya dayanıklı bir dış kabuktan oluşan \"doldurulabilir\" bebek bezleri dahil olmak üzere bir dizi şekil içinde gelir. Modern bez bebek bezlerinin birçok tasarım özelliği, ilk olarak tek kullanımlık bebek bezlerinde kullanılan saat cam şeklinin kullanımı, ciltten nemi ayırmak için malzemeler, çift köşebentlerin kullanılması veya daha iyi oturması için iç elastik bant kullanımı gibi tek kullanımlık bebek bezlerinde geliştirilen yeniliklerin ardından geldi.\n\n\nMorisqueta\nMorisqueta Meksika'nın güneybatısından gelen tipik bir fasulyeli pilav yemeğidir. Bu yemek soğanlı ve sarımsaklı domates sosunda pişirilmiş pirinç ve fasulyeden oluşuyor. Eritilmiş \"adobera\", \"ranchero\" veya taze peynir küpleri de içerebilir. Domuz eti veya dana eti ile yapılan başka soslar da var. Totopos, tostadas veya kızarmış taquitos ile servis edilir. Bazı yerlerde aporreadillo (kimyonlu guajillo biber sosunda pişirilmiş yumurta ve rendelenmiş, kurutulmuş et) ile beraber servis edilir. Moros y Cristianos gibi fasulyeli pirinç yemeklerine benziyor.\nFilipinlerde domuz eti, çorizo, hindistan cevizi, çeşitli kuruyemiş ve lezzetlendiricilerle yapılan kızartma pilav tavasına da \"morisqueta\" deniliyor. Filipin tarzı \"morisqueta\" buharda özel bir kalıpda pişiriliyor. Colima da ise Filipin tarzı \"morisqueta\" fasulye ve \"chilayo\" denen acı biberli domuz eti ile beraber servis edilir. Meksika'da hastalar için yapılan yumuşak lapa gibi bir pilav için kullanılır. Michoacán Tierra Caliente bölegesinde \"morisqueta\" pilav, domates, sarımsak ve peynir ile yapılıyor. Ayrıca domuz veya başka bir et çesiti tercihe bağlı olarak eklenebilir ve fasulye (\"frijoles de la olla\") ve tostada ile beraber servis edilebilir.\n\n\nYetiÅŸkin bezi\nYetişkinler için bez (veya yetişkin bebek bezi), vücudu bir bebek veya çocukdan daha büyük olan bir kişi tarafından giyilmek üzere yapılan bir bebek bezidir. İnkontinans, mobilite bozukluğu, şiddetli ishal veya demans gibi çeşitli koşulları olan yetişkinler ve yaşlılar için çocuk bezi gerekli olabilir. Yetişkin çocuk bezleri, geleneksel çocuk bezlerine, külotlar ve hijyenik pedlere benzeyen pedler (inkontinans pedleri olarak bilinir) dahil olmak üzere çeşitli şekillerde yapılır. Süper emici polimer öncelikle vücut atıklarını ve sıvılarını emmek için kullanılır.\n\"Külot\" veya \"idrar kaçırma ürünleri\" gibi alternatif terimler de kullanılır.\nSimavita’ya göre, 2016’daki yetişkin bezi pazarının büyüklüğü 9.8 milyar dolardı. Japonya'da yetişkin inkontinans pazarı, dünya pazarının yaklaşık yüzde 20'si olarak 2016 yılında 1,8 milyar dolardı.\nÜriner inkontinansı veya dışkı inkontinansı yaşamalarına neden olan tıbbi durumları olan insanlar genellikle çocuk bezlerini veya benzer ürünleri gerektirir, çünkü mesanelerini veya bağırsaklarını kontrol edemezler. Bağırsakta veya tekerlekli sandalyede, barsak ve gastrointestinal sistem kontrolü olanlar da dahil olmak üzere insanlar, tuvalete bağımsız olarak erişemediklerinden çocuk bezi de kullanabilirler. Demans gibi bilişsel bozukluğu olan kişiler, çocuk bezi isteyebilir, çünkü tuvalete gitme gereksinimlerinin farkında olmayabilirler.\nEmici inkontinans ürünleri, her biri farklı kapasitelerde ve boyutlarda olmak üzere çok çeşitli tiplerde (damla toplayıcılar, pedler, iç çamaşırları ve yetişkin bezleri) gelir. Tüketilen en büyük ürün hacmi, emiciliği daha düşük ürün aralığına girer ve yetişkin bezleri söz konusu olduğunda bile, en ucuz ve en az emici markalar en çok kullanılır. Bunun nedeni, insanların en ucuz ve en az emici markaları kullanmayı seçmeleri değil, tıbbi tesislerin yetişkin bezlerinin en büyük tüketicisi olmaları ve hastaları her iki saatte bir sık ​​sık değiştirme gereksinimlerine sahip olmalarıdır. Dolayısıyla, daha uzun veya daha fazla rahatlıkla giyilebilecek ürünler yerine sık sık değişen ihtiyaçlarını karşılayan ürünler seçiyorlar.\nAstronotlar, kalkış ve iniş sırasında \"Maksimum Emme Giysileri\" veya MAG'ler olarak adlandırılan gövdeye benzer bebek bezleri giyerler. Uzay mekiği görevlerinde, her mürettebat üyesi farklı zamanlarda kullanım için üç çocuk bezi alıyor.\n\n\nMoros y Cristianos (pilav)\nMoros y Cristianos (veya \"moros\", \"moro\", \"congrí\" veya \"arroz moro\" ) Küba kökenli bir fasulyeli pilav yemeğidir. Karayipler, ABD Güney Devletleri ve Brezilya'da bulunan fasulyeli pilav yemeklerine benzer. Küba'da \"congrí\" olarak bilinen yemek Veracruz ve Tabascoda kızarmış muz ile beraber yenilir.\n\"Moros y cristianos\" “Mağripiler ve Hıristiyanlar” anlamına gelir. \"Moro\" siyah fasulyeleri ve \"Hıristiyanlar\" ise beyaz pilavı simgeler.\nÖncelikle soğan, sarımsak ve dolmalık biber ile sofrito yapılır; sonra sofritoya beyaz pirinç ve önceden haşlanmış siyah fasulye haşlandığı suyla beraber ilave edilir. Yemeğe lezzet vermek için kekik ve defne yaprağı gibi baharatlar da eklenebilir. Fasulye ve pirinç aynı tencerede pişirilir. Beyaz pilav su, kemik suyu ya süt içinde pişirilebilir.\n\n\nSpencer Bohren\nSpencer Ward Bohren (d. 1950; Casper, Wyoming – ö. 8 Haziran 2019), Amerikalı müzisyen, şarkıcı, söz yazarı, eğitimci ve sanatçı. \nSanatçı 1984'te başladığı müzik kariyerinde 4 albüm çıkardı. Gitar, banjo ve perküsyon (vurmalı) enstrümanları çalabilen Spencer Bohren, blues, country ve gospel müziği ve folk (halk müziği) tarzında Amerikan geleneksel müziğinin köklerini kullandığı şarkı sözleri yazmıştır. Sanatçı aktif müzik kariyerini 2018'de sonlandırmıştır.\nAmerikalı şarkıcı, söz yazarı, eğitimci ve sanatçı Spencer Bohren 8 Haziran 2019'da prostat kanserine yenik düşerek 69 yaşında ölmüştür.\n\n\nKufez\nKufez (Yunanca: Γούφες; Sonradan ismi: Çamlıca) Kıbrıs'ta Lefkoniko'nun 6 km kuzeybatısında bir köydür. Günümüzde KKTC sınırları içerisinde yer almaktadır. 2011 itibarıyla yaklaşık 100 kişilik bir nüfusa sahiptir.\n\n\nJorge Arriagada\nJorge Arriagada (d. 1943) Şilili bestekâr. Daha çok Raúl Ruiz ile olan ortak çalışmaları ile bilinir. Patricio Guzman, Barbet Schroeder ve Olivier Assayas gibi yönetmenler ile de çalışmıştır.\nJorge Arriagada 20 Ağustos 1943'te Santiago'da doğdu. Santiago Üniversitesi Konservatuvarı'nda müzik eğitimi aldı. Daha sonra Fransız hükümetinden aldığı bursla Max Deutsch'un yanında dışavurumculuk hakkında çalışma fırsatı buldu.\nSan Sebastian, São Paulo, Valencia dahil olmak üzere birçok film festivalinde jürilik yapmıştır. 1966 dan beri Fransa'da yaşıyor.\n\n\nBeynat\nBeynat Fransa'nın Nouvelle-Aquitaine bölgesine bağlı Corrèze ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,289'dur.\n\n\nArcis-sur-Aube\nArcis-sur-Aube Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Aube ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 2,917'dir.\n\n\nRonald Colman\nRonald Charles Colman (9 Şubat 1891 — 19 Mayıs 1958), İngiliz oyuncu. \"A Double Life\" filmindeki rolüyle En İyi Erkek Oyuncu Akademi Ödülü'nün sahibi olmuştur.\n\n\nNasrullah Köprüsü\nNasrullah Köprüsü ( ya da \"Kambur Köprü\") Kastamonu’da bulunan bir 16. Yüzyıl köprüsüdür.\nKöprü Kastamonu merkezde kenti ikiye ayıran Karaçomak çayı üzerinde ve koordinatlarındadır. Kastamonu tarihi Valilik Binasının kuzeybatısında ve Nasrullah Camisinın doğusundadır. 1501 yılında Kastamonu’da kadılık yapan Nasrullah tarafından yaptırılmıştır.\nYontma taştan yapılmış olan beş kemerli köprünün orijinal hali 40 metre uzunluğunda ve 4 metre genişliğindedir. Ana kemer 12 metre, diğer kemerler ise 8.5 metre genişliğindedir. Köprü üzerinde iki adet sadaka taşı yer alır. Köprü 1709, 1946 ve 2002 yıllarında üç büyük restorasyondan geçmiştir. Son restorasyon sırasında, bazı kemerlerden vaz geçilerek, bunların yerine merdiven yapılmıştır. Halen köprü asimetrik bir görünümdedir ve bu yüzden halk arasındaki adı \"Kambur Köprüdür\". \n\n\nDiet Coke Lime\nDiet Coke Lime, 2005 yılında Coca-Cola Lime ile piyasaya sunuldu ve bugün hala Kuzey Amerika'da satılıyor. Lime ile Diet Coke veya Coca-Cola Light, İngiltere'de 2007 yılının başında Diet Coke Lemon ile olduğu gibi kesilmiş ve 2007 yılında limon ve misket limon tadının karışımı olan Citrus Zest olarak değiştirilmiştir. 2009 yılında, Coca-Cola Freestyle makineleri, Lime ile birlikte Coca-Cola'yı ve Diyet türü ile taşımaya başladı. Düzenli sürüm o zamandan beri kesildi, ancak Diyet sürümü 2018 yılına kadar sürekli satışlarla devam etti. Diyet sürümü artık kesildi ve Diet Coke Ginger Lime ile değiştirildi.\n\n\nDiet Coke Citrus Zest\nDiet Coke Citrus Zest, misket limonu ve narenciye eklenmiş bir Coca-Cola türüdür. Citrus Zest,The Coca-Cola Company tarafından üretildi ve 2007 yılında tanıtıldı. Diet Coke ve Diet Coke Lime sonrası kullanılabilecek diğer varyant olarak, Birleşik Krallık ve Bosna'da satın alınabilirdi. Hem limon hem de narenciye kabuğu rendesi ile lezzetlendirildi. Bu ürünün adı, narenciye lezzetinin lezzetine atıfta bulunmak suretiyle zest kelimesini temel almıştır.\n\n\nDiet Inca Kola\nDiet Inca Kola, popüler gazlı içeceğin Inca Kola'nın diyet sürümüdür. Orijinal soda 96 kaloriye kıyasla, 8 onsluk bir kap için sadece 2 kaloriye sahiptir. The Coca-Cola Company tarafından üretilir.\n\n\nRoyal Tru\nRoyal Tru The Coca-Cola Company'nin sahibi olduğu, sadece Filipinler'de bulunan, karbonatlı, meyve aromalı bir meşrubat markasıdır. Marka, 1922'de orijinal San Miguel Bira Fabrikası tarafından tanıtıldı. 2007 yılında Coca-Cola'nın Filipin birimi tarafından satın alındığından beri, marka Coca-Cola'nın Fanta markasının Filipinli karşılığı oldu.\nRoyal markası ilk kez 1922'de ilk San Miguel Bira Fabrikası tarafından ilk alkolsüz, gazlı içecek olarak tanıtıldı. 1927'de San Miguel, Coca-Cola'nın ilk uluslararası şişeleyicisi oldu. Royal marka en çok portakal aromalı meşrubat Royal Tru-Orange ile ilişkilendirildi.\n\n\nSarsaparilla\nSarsaparilla, aslen Smilax ornata bitkisinden yapılan, ancak bazen yapay lezzetlerle yapılan yumuşak bir içecektir. Güneydoğu Asya ülkelerinin çoğunda, sarsi olarak bilinir ve bir Sarsi markası vardır; kök birasına benzer.\nSarsaparilla, 19. yüzyılda Amerika Birleşik Devletleri'nde popülerdi. Dönemin patentli ilaç reklamlarına göre, cilt ve kan problemleri için bir çare olduğu düşünülüyordu. Sarsaparilla'nın bazen bir çeşit kök birası olduğu düşünülür. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nde, mikro bira imalatçıları tarafından üretilen düzinelerce sarsaparilla içeceği markası var.\nSarsaparilla, Filipinler, Tayvan, Malezya ve Avustralya'daki pek çok pub ve en büyük süpermarket zincirinde sarsaparilla aromalı alkolsüz içecekler bulundursa ve ılımanlık hareketinin bir mirası olarak Birleşik Krallık'ta mevcut kalır. Avustralyalı sarsaparilla, Amerikan kök birası veya sarsaparilla'dan farklı bir tada sahiptir.\n\n\nSmart (marka)\nSmart, The Coca-Cola Company tarafından Çin'deki tüketiciler için geliştirilmiştir ve Amerika Birleşik Devletleri'nde bazı yerlerde mevcuttur. Çok çeşitli tatlar mevcuttur. Smart Watermelon daha önce Epcot'taki Club Cool'da tatmak için kullanıldı.\n\n\nSokenbicha\nSokenbicha, (爽健美茶 Sōkenbicha) The Coca-Cola Company'nin Japon harmanlanmış bir çay markasıdır. [1] 1993 yılında ilk Japon pazarına girdi, Ekim 2010'da ABD pazarına girdi. ABD'de, Sokenbicha, Kampo öğretisinden ilham alan beş harmanlanmış çay çizgisine sahiptir. Ürün, Japonya’nın en büyük Kampo butiği Nihondo ile ortaklaşa onaylandı ve formüle edildi. Ürünler sıfır kalorili, şekersiz ve orijinal olarak hazırlandı.\n\n\nDonzenac\nDonzenac Fransa'nın Nouvelle-Aquitaine bölgesine bağlı Corrèze ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 2,711'dir.\n\n\nHip-Hop Dansçıları\nHip-Hop Dansçıları, (Özgün adı: \"You Got Served\") 2004 yapımı Chris Stokes'un yazıp yönettiği dans, komedi-dram türündeki ABD filmidir.\n\n\nSunfill\nSunfill, Coca-Cola'nın sahip olduğu meşrubat konsantre markasıydı. Sunfill, Coca-Cola'nın segmente girişini kutladı ve ilk kez 2001 yılında Hindistan'da piyasaya sürüldü. Sunfill de iyi yapmadı ve Rasna'nın segmentteki tekelini kıramadığı için 2004 yılında Hindistan pazarından çekildi. Coke, 2011'de Hindistan'da Sunfill’in yeniden açıldığını duyurdu.\n\n\nSurge (marka)\nSurge, Pepsi'ye ait Mountain Dew ile yarışmak için ilk olarak 1990'larda The Coca-Cola Company tarafından üretilen narenciye aromalı bir meşrubat. Surge, müşterileri Pepsi'den uzak tutmak amacıyla, o sırada Mountain Dew'ın reklamları gibi, daha \"sert\" bir kenara sahip olduğu ilan edildi. Aslen 1996'da Norveç'te Urge olarak başlatıldı ve öylesine popüler oldu ki daha sonra Amerika'da Surge olarak piyasaya sürüldü. Geciken satışlar, çoğu pazar için 2003 yılında üretime son verilmesine neden oldu. Bununla birlikte, Facebook'un \"SURGE Hareketi\" gibi popüler hayran kitleleri, Coca-Cola'nın 15 Eylül 2014'te, ABD pazarında Amazon Prime aracılığıyla 12 paketlik 16 paketlik kutuda alkolsüz içeceği tekrar serbest bırakmalarına neden oldu. Güneydoğu Amerika'da bir içecek pazarının ardından 2015 yılı başlarında, Surge öncelikle Doğu Amerika Birleşik Devletleri'ndeki marketlerde ve Eylül 2015'te bazı Dağ ülkelerinde yeniden piyasaya sürüldü. Dalgalanma, uluslararası piyasalarda yeniden piyasaya sürüldü. Eylül 2018, Coca-Cola Freestyle makinelerinde Burger King restoranlarında bulundu.\n\n\nTab Energy\nTab Energy, Coca-Cola'nın düşük kalorili orijinal kola markası Tab, adını taşıyan düşük kalorili bir enerji içeceği olarak pazarlanmaktadır. Tab adını paylaşırken, orijinal Tab gibi bir kola ürünü değildir. 10.5-ABD-sıvı-ons (311 mi) ince teneke kutulara (Red Bull için kullanılan teneke kutuya benzer şekilde) doludur. New Yorker, orijinal Tab'in 31 miligram kafein ve servis başına 1 kalorinin (4.2 kJ) altında olduğunu, Tab Energy'nin 95 miligram kafein ve 5 kalorinin (21 kJ) olduğunu belirtti. Ayrıca kutuya göre 785 mg taurin, 116 mg ginseng özü, 19 mg karnitin ve 0.90 mg guarana özü içerir. İçki şu anda, pembe renk teması ve 'Fuel in Fabulous' Fuel 'sloganıyla gösterildiği gibi kadın pazarına hedeflenip ilan ediliyor. Reklamın Amerikan versiyonunda kullanılan şarkı Teddybears tarafından çalınan \"Cobrastyle\" dır.\n\n\nTab Clear\nTab Clear, Coca-Cola'nın markası Tab türüdür. Coca-Cola'nın 1990'ların başındaki kısa ömürlü \"açık kola\" hareketine katkısıdır. ABD'de 14 Aralık 1992'de, Birleşik Krallık'ta bir ay sonra ve Japonya'da Mart 1993'te başlangıçta olumlu sonuçlara varıldı. Ancak, Tab Clear 1994'te sadece kısa bir pazarlamanın ardından durduruldu. Diğer \"berrak\" meşrubatların aksine, Tab Clear kafein içeriyordu ve şirkete göre, kola tadı vardı. PepsiCo'nun 1992'nin ortasındaki Crystal Pepsi'yi piyasaya sürmesinden sonra, Coca-Cola, yıl sonunda kendi açık kola olan Tab Clear ile aynı şeyi yapmaya karar verdi.\n\n\nThums Up\nThums Up, Hindistan'da bir kola markasıdır. Logo kırmızı başparmak sinyalini gösterir. The Coca-Cola Company'nin Hindistan'dan çekilmesini dengelemek için 1977'de kuruldu. Marka daha sonra Pepsi'ye rekabet edebilmek için yeniden başlatan Coca-Cola tarafından satın alındı. Şubat 2012 itibarıyla, Hindistan’daki kola segmentinde lider konumunda olan Thums Up, Hindistan gazlı su pazarında yaklaşık% 42 pazar payına ve genel% 15 pazar payına sahiptir.\n\n\nVault (marka)\nVault Haziran 2005'te The Coca-Cola Company tarafından piyasaya sürülen ve Aralık 2011'e kadar pazarlanan şekerli bir alkolsüz içecekti. Yapay olarak aromalı bir hibrit enerji içeceği olarak lanse edildi. Coca-Cola Vault “Soda gibi içecekler, enerji içeceği gibi başladı” sloganıyla sloganıyla pazarlıyordu.\nVault, Coca-Cola Surge ile aynı bileşenlerin çoğunu içeren bir narenciye aromalı içecekti. 2011 yılında yeniden tanıtılan Mello Yello lehine durduruldu. Ayrıca, Coca-Cola, Monster Energy adlı yerleşik bir enerji içeceğine olan ilgisini kontrol altına aldı. Satın alma maliyetinin yüksek olmasından dolayı Vault'u satmaya devam etmek, satışlarını daha fazla para yatırdıkları bir markadan uzaklaştırırdı. Test pazarlaması, Haziran 2005'ten 2005 İşçi Bayramı'na kadar sınırlı bir alanda gerçekleşti.\n\n\nVictoria (marka)\nVictoria The Coca-Cola Company tarafından üretilen bir meyve sodası markasıdır. Sadece Querétaro, Meksika ve çevresindeki eyaletlerde mevcuttur. Aslen Querétaro'daki bir Coca-Cola şişeleme şirketi olan Grupo Fomento Queretano (FOQUE) şirketinin sahibi olan Victoria markası, 2008 yılında Coca-Cola tarafından satın alındı.\n\n\nVio (marka)\nVio The Coca-Cola Company tarafından üretilen aromalı karbonatlı suyla oluşan, bir içecektir. Lezzetleri Citrus Burst, Şeftali Mango, Very Berry ve Tropical Colada'dır. İçecek 2009 yılında Amerikan pazarında test edildi, ancak 2010'dan itibaren sınırlı miktarda üretilse de, geniş temyiz bulamadı. 2016 yılında, Coca-Cola India, Vio olarak da adlandırılan gazsız aromalı bir süt ürününü piyasaya sürdü. Coca-Cola Şirketi, Japonya'da Qoo adlı benzer bir ürün satıyor.\n\n\nYoli\nYoli The Coca-Cola Company tarafından üretilen bir misket limonu sodasıdır. Yakın zamana kadar yalnızca Guerrero, Meksika eyaletinde ve çevresindeki bölgelerde mevcuttu. Marka bir zamanlar Guerrero’daki bir Coca-Cola şişeleme şirketi olan Grupo Yoli’ye aitti. 2008 yılında Yoli, FEMSA tarafından Ocak 2013'te satın alınmıştır. Aralık 2008'de Meksika'da Toluca ve Cuernavaca pazarlarında satışa sunuldu.\n\n\nPaul Scofield\nDavid Paul Scofield (21 Ocak 1922 — 19 Mart 2008), İngiliz oyuncu. \"A Man for All Seasons\" filmindeki rolüyle Akademi, Altın Küre ve BAFTA'nın En İyi Erkek Oyuncu dalındaki ödüllerin sahibi olmuştur.\n\n\nLubersac\nLubersac Fransa'nın Nouvelle-Aquitaine bölgesine bağlı Corrèze ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 2,266'dır.\n\n\nUlusal Hazine (Güney Kore)\nUlusal Hazine ( \"gukbo\"), Güney Kore hükûmeti tarafından ülkeye istisnai sanatsal, kültürel ve tarihi değere sahip olarak kabul edilen varlıklardır. Ulusal Hazine, Kültürel Miras İdaresi tarafından müzakere edildikten sonra Kültürel Miras Koruma Yasası uyarınca Kültürel Miras İdaresi (CHA) yöneticisi tarafından atanan sekiz Devlet tarafından belirlenmiş miras sınıflandırmalarından biridir.\nUlusal hazinelerin birçoğu, Haeinsa'daki Jongmyo kraliyet ataları tapınağı, Bulguksa, Seokguram ve Tripitaka Koreana gibi popüler turistik yerlerdir. Ocak 2017 tarihi itibarıyla, listede çok sayıda alt kayıttan oluşan 319 farklı kayıt bulunmaktadır. Hazineler, kişisel değerlerine göre değil, kabul edildikleri sıraya göre numaralandırılır.\nUlusal Hazineler, ülkenin mirası koruma sistemi dahilinde belirlenmiştir.\n\n\nPouillac\nPouillac Fransa'nın Nouvelle-Aquitaine bölgesine bağlı Charente-Maritime ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 249'dur.\n\n\nMyeong-dong\nMyeong-dong (; \"parlak mağara\"), Güney Kore'nin başkenti Seul'un Jung semtinde bulunan bir semttir. Semt, Seul'un ana alışveriş, geçit töreni ve turizm bölgelerinden biri olup çoğunlukla ticari bir bölgedir. 2011, 2012 ve 2013 yıllarında Myeong-dong, dünyanın en pahalı dokuzuncu alışveriş caddesi olarak listelenmiştir. Bölge, tarihsel olarak önemli iki yeri olan Myeongdong Katedrali ve Myeongdong Nanta Tiyatrosu ile ünlüdür.\n\n\nBarbentane\nBarbentane Fransa'nın Provence-Alpes-Côte d'Azur bölgesine bağlı Bouches-du-Rhône ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 4,317'dir.\n\n\nBen Wa topları\nOrgazm topları olarak da bilinen Ben Wa topları, genellikle oyuk olarak dolaşan ve cinsel stimülasyon için kullanılan küçük, mermer büyüklüğünde toplardır. Çeşitli şekillerde temin edilebilir, toplar katı olabilir veya içinde tokatlar veya çanları içerebilir. Diğer, daha küçük toplar içeren plastikten yapılmış daha büyük sürümlere Duotone toplar denir. Vajinaya sokarak ve onları tutmak için pubococcygeus kaslarını kullanarak, hareketleri ve / veya titreşimleri uyararak kullanılırlar. Ben Wa topları, erkekler için anal fıçı egzersizciler ve prostat stimülatörleri ile karıştırılmamalıdır: Ben Wa topları bazen bir toplama ipine veya bir tür eke sahip olabilir, ancak güvenli bir anal oyun için yeterince genişletilmiş bir tabanları yoktur.\n\n\nStrap penis\nStrap penis, Cinsel aktivite sırasında, genellikle koşum takımıyla giyilmek üzere tasarlanmış bir yapay penisdir. Kuşaklar ve dildos çok çeşitli stillerde yapılır; koşumun kullanıcıya nasıl uyduğuna, yapay penisin koşuya nasıl bağlandığına ve aynı zamanda kullanıcının veya cinsel bir eşin uyarılmasını kolaylaştırmaya yönelik çeşitli özelliklere sahiptir.\nBir strap yapay penis vajinal seks, eşcinsel seks, oral seks veya yalnız veya karşılıklı mastürbasyon dahil olmak üzere çok çeşitli cinsel etkinlikler için kullanılabilir. Kayganlaştırıcı jel, yerleştirmeyi kolaylaştırmak için kullanılabilir ve bağlanan dildo, herhangi bir cinsiyet ya da insan cinselliğinden olan insanlar tarafından kullanılabilir.\n\n\nZardozi\nZardozi veya Zar-Douzi ( Farsça : زردوزی, Arapça : خرير الماء, Hintçe : ज़रदोज़ी, Urduca : زردوزی, Azerice : Zərdozi, Türk : Ters örgü,) İran, Azerbaycan, Irak, Kuveyt, Türkiye, Orta Asya, Hindistan, Pakistan ve Bangladeş'de bulunan bir nakış türüdür. Zardozi iki Farsça kelimeden geliyor: 'altın' anlamına gelen \"zar\" veya \"zarin\" ve 'iş' anlamına gelen \"dozi\" . Zardozi metal ipliklerle ipek, saten ya da kadife kumaşlar üzerine incelikle işlenen bir nakış türüdür. Tasarımlar altın ve gümüş iplikler kullanılarak işlenir ve ayrıca inci, boncuk ve değerli taşlar ile suslenebilir. Giysi, ev tekstili ve hayvan tuzakları dahil olmak üzere çeşitli uygulamalar da kullanılıyor. Tarihsel olarak kraliyet çadırlarının duvarlarını, kılıç kınlarını ve duvar askılarını için kullanılıyordu.\n\n\nAnal boncuklar\nAnal boncuklar, anüs boyunca sürekli olarak rektuma yerleştirilen ve daha sonra istenen etkiye bağlı olarak değişen hızlarda (çoğunlukla dorukta orgazm olmak üzere) seri halinde tutturulmuş çok sayıda küre veya toptan oluşan bir seks oyuncağıdır. Anal boncuk kullanıcıları, anüsün dar sfinkterinden geçen topun zevkli hissini yaşarlar.\nAnal boncuklar, 25 mm çapa kadar 125 mm çapa veya daha büyük olan münferit boncuklarla birçok ebatta mevcuttur. Çoğu kullanıcı yaklaşık 45 mm'lik boncuklardan hoşlanır, ancak bazıları deneyimle daha maceracı olur. Anal boncuklar genellikle silikon, plastik, kauçuk, lateks, cam veya metalden yapılır ve çekme için tasarlanmış bir halka veya benzeri bir sap ile sonlanır.\n\n\nHaltertop\nHaltertop giysinin ön tarafından boynun arkasından geçen ve sırtın çoğunu açıkta bırakan bir kadın giyim askısıdır. Halter yular anlamı verir.\nHalter stili, sırt üstü güneş bronzlaşmanı en üst seviyeye çıkarmak ve amele yanığını en aza indirmek için mayolarla birlikte kullanılır. Ayrıca, sırtı açık bir elbise veya üstünü oluşturmak için elbiseler veya bluz, gömlek ve elbise gömleklerle birlikte kullanılır. Boyun askısının kendisi kullanıcının saçları ile kaplanabilir, bu da arkadan hiçbir şeyin elbiseyi veya gömleği tutan olmadığı izlenimini bırakır.\nBir sütyen, bir yular üstü ile birlikte giyilirse, tipik bir sutyenin arka kayışlarının açığa çıkmasını önlemek için, genellikle ya askısızdır ya da yaya bağ yapısının kendisidir.\nYular üstü, bir tank topuna benzeyen bir kolsuz gömlek veya atlet iç çamaşırı türüdür, ancak kayışlar boynun arkasına bağlanır. Yular üstünün bir başka stilinde, sadece boynunun arkasında dar bir kayış ve sırtın ortasında arkasında dar bir kayış vardır, böylece çoğunlukla sırtsız kalır. Bu tasarım göğsünü daha fazla örtse ve önündeki karınların bir kısmını veya tamamını kaplayabilse de, birçok bikini üstünü andırıyor.\n\n\nYếm\nYếm eskiden Vietnamlı kadınlar tarafından giyilen ve iç çamaşırı olarak kullanılan geleneksel bir korsajdır.\n\n\nTostada\nTortilla altın rengi, sert ve gevrek hale gelinceye kadar sıcak yağda kızartılır. Meksika mutfağında menudo, birria ve pozol gibi deniz mahsullü ya da yahnisi yemek çeşitlerinde kullanılıyor.\n\n\nOmuz askısı\nBir omuz askısı bir omuz üzerindeki kayıştır. Genellikle ağırlığını desteklemek veya tarzının bir parçası olarak etek boyu kadın elbiselerine takılırlar. Terim ayrıca taşıma çantaları için de geçerlidir.\nElbise omuz kayışları, genellikle elbiseleri, kaşkorse, önlük veya sütyen gibi bayan elbiselerini desteklemek için kullanılan, genellikle çiftler halinde bir kumaş uzunluğudur. Bunlar gibi omuz kayışları genellikle giysi ile aynı malzemeden yapılır ve normalde fazla kilo almaları beklenmeyeceğinden oldukça zayıf olabilirler.\nBazı elbiselerdeki omuz kayışları çok ince olabilir, bu durumda spagetti kayışı (\"erişte kayışı\" olarak da bilinir) olarak adlandırılabilir. Bunlar, kaşkorse, kokteyl elbisesi ve gece elbisesi gibi giysilerde yaygındır.\nBazı kurumlar spagetti kayış elbiselerini ve çıplak omuz askısız elbiselerini yasaklar.\n\n\nEtek boyu\nEtek boyu, etek, elbise veya ceket gibi bir giysinin alt kenarı tarafından zeminden ölçülen çizgidir.\nEtek boyu belki de modadaki en değişken stil çizgisidir, şeklini değiştirir ve kalça yüksekliğinden zemine kadar değişebilir. Modaya uygun stil ve etek çizgisinin yüksekliği yıllar boyunca önemli ölçüde değişmiştir ve aynı zamanda kullanıcının yaşı, giysinin giyilme zamanı ve bireyin seçimi gibi bir dizi faktöre de bağlıdır.\n\n\nYay elbisesi\nYay elbisesi, sıcak havalarda giyilmesi amaçlanan bir elbisedir. Tipik olarak, hafif bir kumaşta, en sık pamuklu ve genellikle gevşek oturan gayri resmi veya gündelik bir elbisedir. Kolsuz bir elbise, genellikle geniş bir boyun çizgisi ve ince omuz askılıdır. Bir sundress tipik olarak bir üst tabaka olmadan giyilir ve tipik olarak bir bluz, kazak veya tişört üzerine giyilmez.\nBunlar, arka fermuarlar, yan fermuarlar, ön düğmeler, arka düğmeler, arka bağlar, kazak veya diğer kapatma stilleri dahil olmak üzere çeşitli kapatma tiplerini kullanabilir.\n\n\nHollanda ekonomisi\nHollanda ekonomisi, Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu'na göre, 2012'de dünyanın en büyük 18. ekonomisiydi ve ülke sadece 17 milyon nüfusa sahipti. (bakınız: GSYİH'ya (nominal) göre ülkeler listesi) Kişi başına düşen GSYİH, yaklaşık 48.860 dolardır ve bu da onu dünyanın en zengin uluslarından biri yapmaktadır. (bakınız: Kişi başına GSYİH'ya (SAGP) göre ülkeler listesi) 1996 ve 2000 yılları arasında yıllık ekonomik büyüme (GSYİH), Avrupa ortalamasının oldukça üzerindeydi ve %4'ün üzerinde seyretmiştir. Küresel ekonomik yavaşlamanın bir parçası olarak büyüme 2001-2005 döneminde önemli ölçüde yavaşladı. 2006 ve 2007'de ise ekonomi sırasıyla %3,4 ve %3,9'luk bir büyüme göstermiştir. Hollanda ekonomisi, devam etmekte olan küresel finansal krizden ve ardından ortaya çıkan Avrupa borç krizinden büyük ölçüde etkilenmiştir.\nHollanda, 1959'dan beri büyük doğal gaz kaynakları keşfetti. Bugün Hollanda doğalgaz rezervleri, AB'deki tüm doğal gaz rezervlerinin %25'inden fazlasını oluşturmaktadır. Doğal gaz satışı, Hollanda için onlarca yıldır muazzam gelirler sağlayarak, hükûmetin bütçesine yüzlerce milyar Euro eklemiştir. Bununla birlikte, ülkenin büyük enerji zenginliğinin öngörülemeyen sonuçları, ekonominin diğer sektörlerinin rekabet gücünü etkilemiş ve Hollanda hastalığı teorisine yol açmıştır.\nHollanda, ağırlıklı olarak dış ticarete bağlı olan müreffeh ve açık bir ekonomiye sahiptir. Ekonomisinde istikrârlı sanayi ilişkileri, oldukça düşük işsizlik ve enflasyon ve oldukça büyük bir cari hesap fazlası (ülkenin büyüklüğüne kıyasla Almanya'dan bile fazla) not edilir; Avrupa ulaşım merkezi olarak önemli bir rol oynayan Rotterdam, Avrupa’daki en büyük liman olduğu gibi Amsterdam, Avrupa'nın en büyük havalimanlarından birine sahiptir. Endüstriyel etkinlikler ağırlıklı olarak gıda işleme, kimyasallar, petrol arıtımı, yüksek teknoloji, finansal hizmetler, yaratıcı iş kesimleri ve elektrikli makinelerdir. Son derece makineleşmiş bir tarım işkolu, işgücünün %2'sinden fazlasını kullanmaz, ancak gıda işleme endüstrisi ve ihracat için büyük fazlalıklar sağlamaktadır. Hollanda, AB ortaklarından 11 ile birlikte 1 Ocak 2002'de Euro para birimini dolaşıma sundu.\n2009 yılındaki finansal kriz nedeniyle katı mali politika terk edilmiştir. Nispeten büyük bankacılık kesimi kısmen kamulaştırıldı ve hükûmet müdahaleleri yoluyla kurtarıldı. İşsizlik oranı 2011 yazında %5.0'e düşmüş, ancak o zamandan beri keskin bir oranla 2013 Mayıs ayında %7.3'e çıkmış, 2015'te %6.8 civarında seyretmiş, ancak 2018 Mart ayında %3.9'a düşmüştür. Devlet bütçe açığı, 2015 yılında Avrupa Birliği'ndeki %3,0 kuralının oldukça altında bir oran olan %2,2'dir. 2016 yılında devlet bütçesi %0,4'lük bir artış göstermiş ve bunun 2017'de %1,0'dan fazla olması beklenmektedir. Tarihsel olarak Hollanda, Hollanda Doğu Hindistan Şirketi aracılığıyla yapılan mal ticareti ile borsayı icat etti ve dünyaya tanıttı. Hollanda, Avrupa Birliği, OECD ve Dünya Ticaret Örgütü'nün kurucu üyesidir.\nHizmetler işkolu, öncelikle ulaşım, lojistik ve dağıtım, finansal alanlar, yazılım geliştirme ve yaratıcı endüstrilerde ulusal gelirin yarısından fazlasını oluşturmaktadır. Finansal hizmetlerde hizmet sağlayıcıların genişliği ve Protestan bir çalışma etiği, Hollanda'da 2012'de 5 DAW Endeksi (DAW, Division for the Advancement of Women) puanı elde edilmesine katkıda bulunmuştur. Hollanda, doğrudan yabancı yatırım çekmek için önde gelen Avrupa ülkelerinden biri olmaya devam etmektedir ve ABD'deki en büyük beş yatırımcı ulustan biridir. Endüstriyel etkinliklere, makine, elektronik/yüksek teknoloji endüstrisi, metal işleme, petrol arıtma, kimya ve gıda işleme endüstrileri hakimdir. İnşaat GSYİH'nın yaklaşık %6'sı. Tarım ve balıkçılık, geleneksel ve görünür Hollanda uğraşıları olmasına rağmen, pay olarak sadece %2'lik kısmı oluşturmaktadır. Ekonomi 2005 yılında yavaşlama yaşamış, ancak 2006 yılında artan ihracat ve güçlü yatırımlar nedeniyle altı yıl içinde en yüksek büyüme hızına ulaşmıştır. İşlerin büyüme hızı 2007 yılında 10 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştı. Dünya Ekonomik Forumu Küresel Rekabet Edebilirlik Raporuna göre, Hollanda ekonomisi, dünyanın beşinci en rekabetçi ekonomisidir.\n1581'de İspanya II. Felipe İmparatorluğu'ndan bağımsızlığını ilan ettikten sonra, Hollanda neredeyse bir yüzyıl patlayıcı ekonomik büyüme yaşadı. Gemi yapımcılığındaki, ticaret bilgisindeki ve sermayedeki teknolojik devrim ve Hollanda'ya kaçan Flanders Protestan tüccarları, genç Cumhuriyetin 17. yüzyılın ortalarında egemen ticaret gücü haline gelmesine yardımcı oldu. 1670'de Hollanda ticari deniz tüccarı, -Avrupa toplamının yaklaşık yarısı kadar, 568.000 ton nakliyat gerçekleştirdi. Bunun başlıca nedenleri, Avrupa Ticaretinde Amsterdam Antreposu'nun ve Hollanda Doğu Hindistan Şirketi'nin (veya Vereenigde Oost-Indische Companie - VOC) ve kıtalararası ticarette Batı Hindistan Şirketlerinin hakimiyeti olmuştur. Eşsiz olan, V.O.C. ilk çokuluslu şirket olup, hisseleri dünyadaki ilk borsalardan biri olan Amsterdam Borsasında işlem görmekteydi. Ticaretin yanı sıra, erken bir \"sanayi devrimi\" (rüzgâr, su ve turba ile desteklenen), denizden toprak ıslahı ve tarım devrimi, Hollanda ekonomisinin 17. yüzyılın ortalarında Avrupa'nın en yüksek yaşam standardını (ve muhtemelen dünyanın) elde etmesine yardımcı olmuştu. Zenginlik Hollanda Altın Çağı olarak bilinen şeyi kolaylaştırdı. Bu ekonomik patlama aniden 1670'teki siyasi-askerî ayaklanmalar ve olumsuz ekonomik gelişmelerin bir araya gelmesiyle sona erdi. Yine de Hollanda, ticaret ve tarım nedeniyle yüksek refah seviyesini korumuştur.\n1800'lere doğru Hollanda, Avrupa’daki diğer ülkeler kadar hızlı sanayileşmedi. Bunun bir açıklaması, Hollanda'nın baskın ekonomik (esas olarak ticaret ve tarıma dayalı) ve dünyadaki politik konumlarını kaybetme şartlarıyla karşı karşıya gelmekte olduğudur. Griffiths, hükûmet politikalarının 19. yüzyılda birleşik bir Hollanda ulusal ekonomisini mümkün kıldığını savunuyor. Bu politikalar iç tarifelerin ve loncaların kaldırılmasını; birleşik bir madeni para sistemini; çağdaş vergi toplama yöntemlerini; standartlaştırılmış ağırlıklar ve ölçüleri ve birçok yolun, kanalın ve demiryolunun inşasını içeriyordu.\nAvrupa'nın geri kalanında olduğu gibi, 19. yüzyılda Hollanda'nın kademeli olarak modern bir orta sınıf sanayi topluluğuna dönüşmesini gördü. Tarımda istihdam edilenlerin sayısı azalırken, ülke oldukça rekabetçi sanayi ve ticaret işkollarındaki payını canlandırmak için kahramanca bir çaba sarf etti. Hollanda, sanayileşmede 19. yüzyılın sonlarına kadar Belçika'nın gerisinde kalmış; sonra yaklaşık 1920'de onu yakalamıştı. Büyük endüstriler, tekstil ve (daha sonra) büyük Philips endüstriyel holdingini de içermekteydi. Rotterdam büyük bir nakliye ve üretim merkezi haline gelmişti. Yoksulluk yavaş yavaş azaldı ve dilencilik büyük ölçüde nüfus için sürekli iyileştirilen çalışma koşulları ile birlikte kayboldu.\n1959'dan beri Hollanda büyük doğal gaz sahaları keşfetti. Doğal gaz ihracatı büyük düşeş kârlarına yol açtı. Bununla birlikte, öngörülemeyen bir sonuç olarak, bunların Hollanda'daki üretim kesiminde bir düşüşe yol açtığına inanılıyordu.\nÖzel sektör, Hollanda ekonomisinin temel taşı olsa da, farklı düzeylerde hükûmetlerin oynayacağı büyük bir rol vardır. Sosyal güvenlik transfer ödemeleri hariç kamu harcamaları 2011 yılında GSYİH'nın %28'ini oluşturmuştur. AB ortalamasının altında olan toplam vergi geliri, 2010 yılında GSYİH'nın %38,7'siydi. Kendi harcamalarına ek olarak, hükûmet, ekonomik etkinliklerin hemen hemen her yönüyle ilgili izin gereklilikleri ve yönetmelikleri aracılığıyla önemli bir rol oynamakta; titiz ve istikrarlı bir makroekonomi politikasını geniş kapsamlı yapısal ve düzenleyici reformlarla birleştirmektedir. Hükümet, 1980'lerden beri ekonomideki rolünü kademeli olarak azaltmıştır. Özelleştirme ve serbestleştirme halen devam etmektedir. Sosyal ve ekonomik politika ile ilgili olarak, hükûmet sözde sosyal ortakları (sendikalar ve işveren örgütleri) ile işbirliği yapmaktadır. Üç parti, sosyal diyalog için ana platform olan Sosyal Ekonomik Konsey'de ('Sociaal Economische Raad') bir araya gelmiştir.\nHollanda sosyal güvenlik sisemi çok kapsamlıdır, Hollandalı sakinleri kapsayan sistem Ulusal Sigorta Hizmetleri (Volksverzekeringen) ve Çalışan Sigortası (Werknemersverzekeringen) olarak ayrılmıştır. İlki Hollanda'da yaşayan herkesi ve sağlanan sosyal yardımları kapsarken, ikincisi istihdamla ilgili faydalar sağlar. Hollanda'da yaşayan tüm herkesin, birkaç istisna dışında, Hollanda dışından sakinler de dahil olmak üzere, sosyal güvenlik sistemine ödeme yapması zorunludur.\nVolksverzekeringen herkes için zorunludur ve farklı ulusal sigorta biçimleri altındaki sakinleri kapsar:\nSosyal Sigorta Bankası (Sociale Verzekeringsbank (SVB)) tarafından denetlenir ve işveren ve çalışanların azami gelir tavanına kadar kazanç katkısı ile finanse edilir. İşe alınan kişiler katkı paylarını maaşlarından otomatik olarak alırken, işsizler kendileri öderler. AKW işverenler tarafından finanse edilirken, AOW çalışanlar tarafından finanse edilmektedir. AOW, ek olarak, küçük bir devlet desteği (subsidy) ile finanse edilmektedir.\nWerknemersverzekeringen, Hollanda'daki tüm çalışanlar için zorunludur. Aşağıdaki alanlarda çalışanların kapsamını içerir:\nWerknemersverkeringen'ın finansmanı işçinin gelirinden işveren tarafından otomatik olarak düşülür.\nHollanda’daki işsizlik ödeneği, WW’de belirtildiği gibi, bir çalışma sözleşmesine dayalı çalışanların hemen hemen tamamını kapsar. WW dışında kalanlar şunlardır: serbest meslek sahibi, ulusal olarak çalışan, haftada dört günden az çalışanlar, hissedarlar ve yılda 150 €'ya kadar gönüllü çalışanlar.\nYarardan yararlanabilmek için işsizlerin İşsizlik Sigortası Kurumuna (Uitvoeringsinstituut Werknemersverzekeringen (UWV)) işsiz olduktan sonraki bir hafta içinde başvuruda bulunması ve ayrıca iş arayan olarak kayıt yaptırması gerekmektedir. WW sadece yeterli bir çalışma geçmişi olan çalışanları kapsar, yani bir başvuru sahibinin işsiz kalmadan önce son 36 hafta içinde en az 26 hafta çalışmış olması gerekir. Eğer öyleyse, çalışma haftası gereksinimi karşılanır. Ayrıca, işsizlik durumu kendi hatası (örneğin iş sözleşmesinin kendi fesih) nedeniyle olmamışsa eğer çalışan sadece işsizlik ödeneği için uygundur.\nWW yoluyla elde edilen yararlar kazanca ilişkindir ve iki ay boyunca günlük önceki kazançların yüzde 75'i (haftada 5 iş gününe dayanan) tutarındadır. Bu iki aydan sonra yararlar %70 oranındadır. Yarı zamanlı çalışma, çalışma saatlerinin bir kısmının hesaplanmasıyla dikkate alınır. Bu yarar asgâri gelirden daha az ise, işsizlerin miktarı özetlemek için Ek Ödenekler Yasası (Toeslagenwet) yoluyla takviye etme olasılığı vardır. Önceki on iki aydaki tüm işler, eğer bir iş değişikliği yapılmışsa, faydaların hesaplanmasına dâhil edilir. Yararları sürekli bir süre boyunca elde etmek için işsizlerin etkin olarak iş araması gerekir. Ayrıca, işsizliğin başlamasından üç ve on iki ay sonra e-koçluğa katılım gerekmektedir. Bir yıllık işsizlikten sonra bir iş bulma kurumuna kaydolmak gerekir.\nHollanda işgücü piyasası, çalışanların işten çıkarılmasına ilişkin işverenlere yönelik katı düzenlemelere sahiptir, ancak Haziran 2014’e kadar Temsilciler Meclisi bu düzenlemeleri gevşetmeyi kabul etmiştir. Çalışanların maliyetleri ve işten çıkarılma maliyetleri nedeniyle, iş gücünün büyük bir kısmı (iş gücünün yaklaşık %15'i) bağımsız tek kişilik bir şirkettir (ZZP). Bağımsızdırlar ve daha yüksek sosyal maliyetler olmadan teslim yoluyla ödeme alırlar. İşgücünün bir başka büyük kısmı geçici işgücü olarak işe alınır. Devlet işsizlik yardımları, belirli bir en az süre için, bu genellikle 26 haftadır, çalıştıkları sürece, işten çıkartılan çalışanlar için üç yıla kadar (ayda en fazla 2500 avro) çalışanın son kazanılan maaşının %70'i yararına kullanılabilir. Ayrıca, serbest meslek sahibi bireyler (zelfstandingen zonder personnel (ZZP)) otomatik olarak Werknemersverzekeringen kapsamında değildir ve işsizlik, hastalık veya maluliyet sigortasına kaydolmak zorunda değildirler. Bu nedenle serbest meslek sahibi bireylerin kendilerini özel sigorta şirketlerine kaydettirmeleri gerekmektedir.\nHer Hollanda vatandaşı 67 yaşından itibaren AOW (AOW, Algemene Ouderdomswet, Genel Yaşlılık Emeklilik Yasası) uyarınca devlet emekli maaşı alır. Evli çiftler veya birlikte yaşayanlar kişi başına asgâri ücretin %50'sini alırlar ve tek bir kişi asgari ücretin %70'ini alır. Çoğu (yaklaşık %70) özel emeklilik fonlarından ek emeklilik maaşı alır. Çalışanlar sektör emeklilik fonlarına katılmakla yükümlüdürler. Toplamda, emeklilik fonlarının miktarı 2015 yılında 17 milyondan az kişi sayısı için 1400 milyarın üzerindeydi. Çalışanlar ortalama olarak son maaşlarının yaklaşık %70'ini alırlar. Ekonomik kriz sırasında ve düşük faiz oranları nedeniyle, emeklilik fonları enflasyona ayak uydurmakta güçlük çekti. Hollanda emeklilik sistemi dünyanın en iyilerinden biri olarak kabul edilir.\nGini katsayısı 25.1 (2013) olan Hollanda'da gelir eşitsizliği nispeten düşüktür. Bununla birlikte, hanehalkı refah dağılımlarında ölçülen eşitsizlik yüksektir, ilk %1, tüm net servetin %24'üne sahipken, ilk %10'u servetin %60'ına sahiptir. Dahası, Hollanda'da, yaşla ilgili olarak büyük zenginlik eşitsizlikleri sürmekte olup, 35 yaşın altındaki kişilerin %10'u yaşlı işçiler kadar gelire sahiptir. Bu, ev sahipliğinin düşük vergilendirilmesinin ve zengin hanelere yarar sağlayan cömert ipotek faizinin çıkarılabilirliğinin bir sonucudur. Verimli emekli aylıkları nedeniyle, emekli aylığıyla ilgili tasarruf, Hollanda'daki zenginliğin en önemli kısmıdır, ancak eşitsizliği artıran sermaye geliri vergisine tabi değildir.\nHollanda, dünyada ipoteğe ödenen faizin neredeyse tamamen gelir vergisinden düşülebildiği az sayıda ülkeden biriydi. 2013'ten beri büyük değişiklikler yapıldı. Ev eşyalarının değerinin %116'sından fazlasının borçlanılmasına izin veren koşullar %106'ya düşmüştür ve halen her yıl sürekli olarak azaltılmaktadır. Kesinti aynı zamanda %50,5 ile sınırlıdır ve her yıl azalmaktadır. 2007-2008 Mali krizinin etkileriyle birlikte sonuç, bazı bölgelerde fiyatların %25 oranında düşmesiyle birlikte beliren konut kriziydi. Son yıllarda, en popüler şehirlerde bile yılda %10 ila %20 arasında bir iyileşme olduğu kendini göstermiştir.\n1959'da büyük Groningen doğal gaz sahasının keşfi ve daha sonraki on yıllar boyunca gerçekleşen büyük esintilerin Hollanda'da üretim sektöründe bir düşüşe yol açtığına inanılıyordu ve bu Hollanda hastalığı teorisine yol açmıştı.\nHollanda'nın Kuzey Denizi'ndeki petrol rezervleri önemsiz olmakla birlikte, Hollanda'da AB'deki doğal gaz rezervlerinin %25’i bulunmaktadır. Hollanda'nın doğal gaz rezervlerinin (2014 itibarıyla) yaklaşık 600 milyar fit küp (yaklaşık 17 milyar metre küp) veya dünya toplamının yaklaşık %0.3'ü olduğu tahmin edilmektedir. 2014-2015 yıllarında hükûmet, batan zemin, diferansiyel yerleşim seviyeleri ve mülklerde hasara neden olan titremeler (küçük depremler) nedeniyle Groningen ilinde gaz üretimini önemli ölçüde azaltmaya karar vermiştir ve üretimin her yıl yavaşça azaltılarak Groningen ilindeki üretimin, 2028'de tamamen durdurulması beklenmektedir.\nSera salınımını azaltmak için, Hollanda hükûmeti, 2050 yılına kadar ülkedeki tüm evler için doğal gazdan uzaklaşan bir geçişi sübvanse etmektedir.\nHollanda'da araştırmacılar 1930'larda nükleer enerji eğitimine başlamış ve 1955 yılında araştırma reaktörü Dodewaard'ın inşaatı başlatılmıştı. Araştırmacıların amacı, 1962 yılına kadar nükleer enerji teknolojisini tanıtmak ve fosil yakıtların yerini almasını sağlamaktı. 1968'de, elektrik şebekesine nükleer bir test reaktörü bağlandı. Bu birim 1997 yılında kapatıldı. 1970'lerde Hollanda, harcanan nükleer yakıtın yeniden işlenmesini gerektiren bir politika seçti. 1984 yılında hükûmet, tüm orta ve düşük seviyedeki radyoaktif atıklar ve nihâi bertarafı içeren araştırma stratejileri için uzun vadeli (100 yıl) bir depolama tesisi kurmaya karar verdi. Eylül 2003’te, Merkezî Radyoaktif Atık Örgütü, üst düzey atıklar için geçici bir depolama tesisi kurdu. Hollanda'nın tek ticari nükleer reaktörü, 1973'te faaliyete geçen Borssele'dir ve 2011 itibarıyla ülke elektriğinin yaklaşık %4'ünü üretmektedir. Eski Dodewaard Nükleer Santrali sonradan ulusal şebekeye bağlanan ancak 1997'de kapatılan bir test reaktörü idi. Delft'te, Delft Teknoloji Üniversitesi fizik bölümünün bir parçası olarak 2 MW'lık bir araştırma reaktörü bulunmaktadır. Bu reaktör enerji sağlama amaçlı değildir, ancak araştırmalara yönelik bir nötron ve pozitron kaynağı olarak kullanılır.\n1994 yılında, Hollanda Krallığı Genel Meclisi nükleer atık yönetimi üzerine bir tartışma sonrasında nükleer enerjiyi ortadan kaldırmak için oy kullandı. 1997'de Dodewaard'daki elektrik santrali kapatıldı ve hükûmet, Borssele'nin işletme lisansını 2003'te sonlandırmayı planladığını duyurdu. Bu, en yüksek güvenlik ölçütlerine uyması durumunda, 2034'e ertelendi. 2010 seçimlerinden sonra, yeni hükûmet nükleer gücü genişletmeye açıktı. Borssele'nin mülkiyetini paylaşan her iki şirket de yeni reaktörler inşa etmeyi teklif etmektedir. Ocak 2012'de Delta, ikinci bir nükleer santral inşa etmeye başlama kararını ertelediğini açıkladı.\n2011'de Hollanda 11,3 milyon yabancı turist tarafından ziyaret edildi. 2012 yılında Hollanda turizm işkolu, ülkenin GSYİH'sine toplamda %5,4 ve istihdamına toplamda %9,6 oranında katkı sağlamıştır. Sırasıyla GSYİH ve istihdama toplam katkı olarak 147. ve 83. küresel sıralama ile turizm, Hollanda ekonomisinin nispeten küçük bir işkoludur. Kuzey Hollanda 2011'de yabancı turistler için en popüler eyaletti. 11,3 milyon turistin 6 milyonu Kuzey Hollanda’yı ziyaret etmiştir. Güney Hollanda ise 1,4 milyon turistle ikinci oldu. Almanlar, Britanyalılar ve Belçikalılar, sırasıyla 3, 1.5 ve 1.4 milyon yabancı turistin çoğunluğunu oluşturmuştur. Hollanda'da yedi Dünya Mirası Alanı bulunmaktadır. Hollanda, sanatsal ve zengin tarihi mirası ile ünlüdür.\nAşağıdaki tablo 1980-2018 yılları arasındaki temel ekonomik verileri göstermektedir. %2'nin altındaki enflasyon yeşildir.\nHollanda, birçok büyük çokuluslu şirkete ev sahipliği yapmaktadır. Royal Dutch Shell, gelir bakımından Hollanda'nın en büyük şirketidir ve 2009 yılına kadar dünyanın en büyük şirketiydi, ancak 7.sıraya düşmüştür. Diğer tanınmış çokuluslu şirketler, Rotterdam’da bulunan Unilever hariç, Amsterdam'da genel merkezi olan Heineken, Ahold, Philips, TomTom, Randstad ve ING’dir. EADS, LyondellBasell ve IKEA gibi Hollanda kökenli olmayan binlerce şirket, cazip kurumlar vergisi seviyelerinden dolayı merkezlerini Hollanda'da bulundurmaktadır.\nHollanda'nın 2011 yılı itibarıyla en büyük şirketleri aşağıdaki gibidir:\nHollanda'da 1985 ve 2018 arasında 22.484 kurumsal anlaşma yapılmıştır. Bu, toplamda 2,226,6 milyar ABD doları tutarındadır. En çok anlaşma yapılan yıl, 1.169 anlaşma ile 2000 yılı olmuştur. Bununla birlikte, 2007 yılında neredeyse 394.9 milyar ile en fazla yaratılan katma değer ardından, dünya finansal krizi sırasında ciddi bir çöküş yaşandı.\nHollanda'dan dışarıya açılan en önemli anlaşmaların bir listesi:\n\n\nGöğüs üstü elbise\nGöğüs üstü elbise üst gövde etrafına sarılı, kolsuz kadın kıyafetidir. Genellikle göğüsler üzerinde sıkıdır ve düşmesini önlemek için genellikle üst ve alt kısımlarında elastik bantlar kullanılır.\n\n\nCrazy Mohan\nMohan Rangachari (bilinen sahne adıyla: Crazy Mohan ;16 Ekim 1952-10 Haziran 2019), Hint aktör, komedyen, senarist ve oyun yazarı.\nSanatçı 30'dan fazla sahne oyunu kaleme almış ayrıca 40'ın üzerinde filmde diyalog yazarı ve oyuncu olarak yer almıştır.\nMohan ayrıca 100'den fazla kısa hikâye yazdı.\nAyrıca Hint Tamil Sineması'nın komedi türünde ses getirmiş filmleri; \"Michael Madana Kama Rajan\" (1990), \"Thedinen Vanthathu\" (1997) ve \"Vasool Raja MBBS\" (2004) vb'de rol almıştır.\nHint komedyen, senarist, oyuncu ve oyun yazarı Crazy Mohan geçirdiği kalp krizi sonucu 10 Haziran 2019'da Chennai, Tamil Nadu Bölgesi'nde 66 yaşında ölmüştür.\nPopüler Tamil drama türünde sahne oyunlarının bazılarında diyalog yazarı ve bazısında oyuncu olarak yer aldı.\n\n\nEş-Şati Mülteci Kampı\nEl Şati Mülteci Kampı Gazze Şeridinde Gazze şehrinin kuzeyinde, Akdeniz sahilinde yer alan bir Filistin mülteci kampı.\nEl Şati Mülteci Kampı, Gazze valiliği sınırları içerisinde bulunmaktadır. Kamp 1948 Arap-İsrail Savaşından sonra, Lydd, Jaffa, Beerşeva ve Filistin'in diğer bölgelerinden kaçan 23.000 mültecinin buraya yerleştirilmesi ile kuruldu. Filistin Merkezi İstatistik Bürosunun rakamlarına göre kampta 2006 yılında 87.158 kişi yaşıyordu. UNRWA kaynaklarına göre günümüzde kampta 85.628 kayıtlı mülteci yaşamaktadır. 0.52 km²'lik alanı kaplayan kamp dünyanın en yoğun nüfuslu yerlerinden biridir. Kamp Filistin topraklarındaki 3. büyük mülteci kampıdır. Kamptaki sokaklar genellikle çok dardır. Kampta 1 sağlık merkezi bir yiyecek dağıtım merkezi ve 25 okul ve 2 su kuyusu mültecilere hizmet vermektedir.\n\n\nOduncu\nOduncu bir soyadıdır ve şu anlamlara gelebilir:\n\n\nEÄŸitim pantolonu\nAntrenman pantolonları veya Eğitim pantolonları, insanlar tarafından, tuvalet eğitimi için yardımcı olarak kullanılan, çocuk bezi giyme arasındaki geçiş arasında giyilmeleri amaçlanan ancak normal külot giymeye hazır olmadan önce kullanılan iç çamaşırılardır. Eğitim pantolonları yeniden kullanılabilir ve kumaştan yapılmış olabilir veya tek kullanımlık olabilir. ABD'de, tek kullanımlık antrenman külotu \"pull-up\" olarak da ifade edilebilir ve İngiltere'de antrenman külotu sıklıkla bebek bezi veya antrenman pantolonu olarak adlandırılır. Huggies Pull-Ups ve Pampers Easy Ups modelleri popülerdir. Çocuk bezleri üzerine eğitim pantolonunun ana yararı, geleneksel çocuk bezlerinin aksine, bir lazımlık koltuk veya tuvalete oturmak için kolayca aşağı çekilip, kişi tuvaleti kullandıktan sonra tekrar kullanmak üzere geri çekilmeleridir. Düzenli külotlar üzerine antrenman pantolonu giymenin asıl yararı, kişinin kaza yapması durumunda, çevrelerini kirletmemesidir.\nBirçok tuvalet eğitim pantolonu, kullanıcının normal iç çamaşırları gibi kolayca çıkarması için esnek taraflar kullanır. Bu, bağımsızlığı artırmak, eğitimi kolaylaştırmak ve çocuk dostu olacak şekilde tasarlanmasıdır. Bebek bezini ucuz velcro kayışlarla tutturdukları çoğu pantolonlar geleneksel bebek bezinin aksine normal iç çamaşır gibi tasarlandı. Ayrıca normal çocuk bezlerinden farklı olarak, taraflar, kullanıcıların onları bağımsız bir şekilde takmalarını sağlamak amacıyla zaten bağlanmış olarak satılmaktadır.\nBazı markalar, yanlarda güçlü cırt cırt içerir; hedef, ebeveynin gerekirse pantolonları çıkarmasını sağlarken yanları yerinde tutmaktır. Bunun tersine, taraflar kırılmaya karşı daha savunmasız olabilir ve çocuk bezlerinden uzaklaşmanın psikolojik yararını kaybetmekle yükümlü olabilir.\nAyrıca, tüm antrenman külotları, kullanıcının pantolonu ıslattığı zaman için sızdırmaya karşı korumalıdır. Pantolon ıslandığında, idrar emilir ve bebek bezine benzer şekilde ıslaklığı emen bir bölmeye çekilir. Bu, ıslaklığın etrafındaki herhangi bir giysiyi mahvetmesini ve ayrıca mahremiyeti önlemek için kullanılır. Bununla birlikte, eğer çok fazla idrar emilirse, idrarı emen köpüğü açığa çıkararak açılabilir. Birçok şirket, özellikle yatağını ıslatan gece antrenörleri için kullanılmaya uygun hale getirmek için pantolonlarında oldukça fazla miktarda emiciliğe izin vermiştir.\n\n\nLazımlık koltuk\nBir lazımlık koltuk veya lazımlık sandalyesi, çok küçük çocukların \"lazımlığa gitmelerini\" sağlayacak şekilde açılan bir açıklığa sahip, orantılı olarak küçük bir sandalye veya muhafazadır. Bir tuvalet sandalye çeşididir. Yetişkinler tarafından su basması tuvaletlerin yaygın olarak benimsenmesinden önce kullanılıyordu. Bazıları doğrudan \"Tuvalet Eğitimi Koltukları\" olarak adlandırılan tuvalete yerleştirilen çeşitli tasarımlar vardır, bu nedenle dışkılanan dışkı malzemesi doğrudan klozetin içine düşer ve bu şekilde söz konusu atıkların genellikle bir çukur altındaki deliğin altındaki bir kaptan el ile çıkarılmasını ve elden çıkarılmasını eder. Genellikle bir çömlek ve gece çömleğine benzer bir torba veya kapdır. Lazımlık sandalyeleri, tuvalet eğitimi sırasında, bir tuvalet eğitimi sırasında kullanılır.\n\n\nSasani İmparatorluğu'nun zaman çizelgesi\nSasani İmparatorluğu ya da Sasani Hanedanı, MS 224-651 arasında süren Pers hanedanlığı için kullanılan isimdir.\n\n\nDara Kuşatması (573)\nDara Kuşatması, Bizans-Sasani Savaşı (572-591) sırasında, 573 yılında gerçekleşmiştir. Kuşatma 4 ay sürmüş ve şehrin Sasani İmparatorluğu'nun eline geçmesi ile son bulmuştur. Yukarı Mezopotamya'da önemli bir Bizans kalesinin kaybedildiği haberinin imparator II. Justinus'u çıldırttığı rivayet edilir.\nSasaniler, Bizanslıların Nisibis Kuşatması'nda bıraktıkları \"balista\"ları kullanmışlardır.\nBehrâm-ı Çûbîn, kuşatmada süvari kuvvetlerinin komutanıydı ve bu zaferden sonra Kuzey'in spahbedi görevine terfi etti.\n\n\nFerenc Molnár\nFerenc Molnár (d. Ferenc Neumann, 12 Ocak 1878 – 1 Nisan 1952), dünya çapında en bilinen Macar romanı olan \"Pal Sokağı Çocukları\"nın yazarı.\n\n\nNisibis Kuşatması (573)\nNisibis Kuşatması, 573 yılında imparatoru II. Justinus hükümdarlığında Bizans İmparatorluğu, Sasani şehri Nisibis'i kuşatmalarıdır. Sasaniler şehri başarılı bir şekilde savunmuşlar ve Bizans kuvvetlerini yenmişlerdir.\n\"Justinianus modeli\" ile uyumlu olarak, Bizanslılar saldırı için garnizonda bulunan istihkam askerlerini görevlendirdiler ve onlara \"çok zor kuşatmayı\" yürütme emri verdiler.\nNisibis'teki Bizans hezimetinin arkasındaki sebebin, Bizanslı subayların arasındaki çekişme olduğu rivayet edilir.\nKuşatma kaldırıldıktan sonra, Sasaniler, Bizanslıların arkalarında bıraktıkları mancınıkları aynı yıl daha sonra kuşatıp, ele geçirdikleri Dara'da kullanmışlardır.\n\n\nAlissas\nAlissas Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Ardèche ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,537'dir.\n\n\nTece Kalesi\nTece Kalesi Mersin ilinde bir kale örenidir.\nKale Mersin’in merkez ilçelerinden Mezitli’yle birleşmiş bir belde olan Tece’de olup, Mersin’e 20 kilometre uzaklıktadır. koordinatlarında ve Mersin’i batıya bağlayan devlet karayolunun kuzeyindedir. Alçak bir kaledir. Tece Çayı kalenin 500 metre kadar batısındadır. Yola olan uzaklığı 2 kilometre kadar olmakla birlikte, yolun son bölümü araç geçişine uygun değildir ve kaleye ancak turunçgil bahçeleri arasından yürüyerek ulaşılabilir.\nKelenin yapılış tarihine ilişkin bir belge yoktur. Fakat mimari özelliklerden hareketle kalenin geç Roma İmparatorluğu veya erken Bizans İmparatorluğu döneminde yapıldığı söylenebilir. Daha sonra kale Haçlılar ve Kilikya Ermeni Krallığı tarafından da kullanılmıştır. Ermeni Krallığı döneminde kalenin restorasyon gördüğü anlaşılmaktadır.\nKalenin günümüzde tamamen yıkılmış olan surları içindeki alanı 1560 metrekaredir. Binaların çoğu yıkılmış olmakla birlikte iç kalenin bir kısmı ayaktadır. Bu bölümde doğu duvar 9.60 metre ve kuzey duvar 11. 5 metre uzunluktadır. Duvar yüksekliği doğuda 12 ve kuzeyde 13 metredir. Dış duvar kalınlığı 1.5 metredir. İç duvarlar yontma taş iken dış duvarlar bosajlı taştır. Orijinal binanın üç veya dört katlı olduğu tahmin edilmektedir. Kale çevresinde khamasoroion tipi lahitler vardır.\n\n\nHuawei telefonları listesi\nAşağıdaki liste, Huawei marka cep telefonlarının listesidir. Parantez içindeki tarih, ilk sürümün tarihidir.\nHuawei'nin iki amiral gemisi akıllı telefon serisi P serisi ve Mate serisidir. Huawei'nin orta-üst ve özellikle fiyat/performans odaklı serisi Nova serisi ve P serilerinin \"Lite\" versiyonlarıdır. Huawei'nin alt segment serisi ise Y serisidir. \nHuawei Ascend Q (2012, sonlandı)\nNova serisi, mobil oyun meraklılarını hedeflemektedir.\nHuawei'in bir alt markası olaran Honor serisi telefonlar genç kullanıcı pazarını hedeflemektedir ve maliyeti düşük modellerden oluşmaktadır.\n\n\nWayson Choy\nWayson Choy CM (Çince: 崔維新); d. 20 Nisan 1939 –ö. 28 Nisan 2019), Çin asıllı Kanadalı yazar ve romancı. \nChoy, 20 Nisan 1939'da Çin asıllı bir ailenin oğlu olarak Vancouver, Britanya Kolumbiyası'nda doğdu. Çocukluğu Vancouver şehrinin Çin mahallesinde geçti. Choy, Doğu Vancouver'da bulunan Gladstone Yüksek Okulu ve sonrasında B.C. Üniversitesi'nde eğitim gördü.\n. Choy cinel tercih olarak gaydir. Choy ödül kazanan kitabı “The Jade Jade Peony” 'yi (1995)'te yazdı.\nBu romanın devamı 2004'te \"All That Matters\", adıyla yayınlandı. 1999'da kaleme aldığı \"Paper Shadows: A Chinatown Childhood\" adlı anısal eseriyle 2000'de \"Yaratıcı Kurgusal Olmayan\" kategoride Edna Staebler Edebiyat Ödülü'nü kazandı. Choy'a ayrıca çalışmalarından dolayı Kanada Nişanı verildi.\nÇin kökenli Kanadalı yazar ve romancı Wayson Choy 28 Nisan 2019'da 80 yaşında ölmüştür.\n\n\nArdouval\nArdouval Fransa'nın Normandiya bölgesine bağlı Seine-Maritime ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 169'dur.\n\n\nMontceau-les-Mines\nMontceau-les-Mines Fransa'nın Bourgogne-Franche-Comté bölgesine bağlı Saône-et-Loire ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 19,210'dur.\n\n\nAdast\nAdast Fransa'nın Occitanie bölgesine bağlı Hautes-Pyrénées ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 298'dir.\n\n\nCluny\nCluny Fransa'nın Bourgogne-Franche-Comté bölgesine bağlı Saône-et-Loire ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 5,104'tür.\n\n\nAttilly\nAttilly Fransa'nın Hauts-de-France bölgesine bağlı Aisne ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 381'dir.\n\n\n2014-15 Türkiye Bayanlar İkinci Voleybol Ligi\nTürkiye Deplasmanlı Bayanlar İkinci Voleybol Ligi 2014-15 sezonu, 26 şehirden 50 takımın 7 grupta katıldığı lig deplasmanlı normal lig + Play-Off usulüne göre oynandı. Play-Off maçları sonunda Manisa Büyükşehir Belediyesi, İBA Kimya TED Kolejliler, Numune DSİ, 19 Mayıs Gençlik, Arma Yaşam Gençlik, Elazığ İl Özel İdare, FMV Işıkspor ve Gümüşhane Gençlerbirliği kulüpleri Türkiye Bayanlar Birinci Voleybol Ligi'ne yükselirken, Denizli Tekstilspor, Ayna Halk Oyunları, Çiftlikköy Belediyesi, İzmitspor, Anadolu Beşiktaş, Samsun Gazi Lisesi, Geçit Belediyesi, Gökyüzüspor, Beykoz Belediyesi, Yörsan Susurlukspor, Kocaeli DSİ Spor ve 1907 Dora Art Yapı kulüpleri ise bölgesel lige düşmüşlerdir.\n\nNot : 19 Mayıs Gençlik, Arma Yaşam Gençlik, Elazığ İl Özel İdare, FMV Işıkspor ve Gümüşhane Gençlerbirliği kulüpleri normal sezon sonunda bir üst lige yükselme hakkı kazanamasa da bir üst ligdeki takım sayısının arttırılmasından dolayı lige alınmıştır.\n\n1. ETAP :\nBayanlarda yedi grupta (50 takım) iki devreli deplasmanlı lig usulüne göre karşılaşırlar. Müsabakalar sonunda 7 grubun 1. ve 2.’leri 14 takım ile 7 grubun en iyi 3.’lerinden 2 takım toplam 16 takım YARI FİNALE yükselir.\n\nLİGDEN DÜŞME :\nBayanlarda 7 takımlı gruplardan sonuncu (7.) sırayı alan takımlar ve 8 takımlı grupta ise son iki sırayı alan (7. ve 8.) takımlar mahalli lige düşerler.\n\nYARI FÄ°NAL ETABI :\nYarı Finale yükselen 16 takım; A grubunda 2. Grup 1.'si, 3. Grup 2.'si, 1. Grup 1.'si ve En İyi Grup 3.'sü Takım, B grubunda 3. Grup 1.'si, 2. Grup 2.'si, 1. Grup 1.'si ve En İyi Grup 3.'sü takım, C grubunda 6. Grup 1.'si, 7. Grup 2.'si, 5. Grup 1.'si ve 4. Grup 2.'si takım, D grubunda 7. Grup 1.'si, 6. Grup 2.'si, 5. Grup 2.'si ve 4. Grup 1.'si takım şeklinde eşleştirilir. Federasyonca belirlenen illerde 3 günlük tek devreli lig usulü turnuva maçları sonunda gruplarda 1. ve 2. olan 8 takım Finale kalır.\n\nFÄ°NAL ETABI :\nFinal etabında A grubu A1, A2, B1 ve B2 şeklinde, B grubu ise C1, C2, D1 ve D2 takımlarından oluşur. Federasyonca belirlenen ilde tek devreli lig usulü turnuva maçları sonunda her iki grubun 1. ve 2.’leri toplam 4 takım bir üst lige terfi eder.\n\nPUANLAMA SİSTEMİ :\nBu sistemde önceden belirlenmiş fikstüre göre, kulüp takımlarına puan esasına göre birbirleri ile seri müsabakalar yaptırılır ve müsabaka sonucu elde edilen puanlara göre sıralama yapılır.\n3 – 0 ve 3 – 1 galibiyetle sonuçlanan müsabakalarda galip gelen takıma (3) puan,\n3 – 2 galibiyetle sonuçlanan müsabakalarda galip gelen takıma (2) puan,\n2 – 3 sonuçlanan müsabakalarda mağlup olan takıma (1) puan,\n1 – 3 ve 0 – 3 sonuçlanan müsabakalarda mağlup olan takıma (0) puan verilir.\n\nHükmen mağlubiyetlerde toplam puandan (1) puan düşürülür. Hükmen galibiyet alan takımın toplam puanına (3) puan eklenir.\n\nBir veya birkaç takım tarafından kazanılan puanların eşitliği halinde, sıralama; kazanılan maç sayısına göre belirlenir. Kazandığı maç sayısı fazla olan takım üst sırada yer alır. Kazanılan maç sayısına göre eşitliğin bozulmaması halinde; set averajı uygulanır. Bu uygulamada puanları eşit olan takımların müsabakalar sonunda aldıkları setlerin toplamı, verdikleri setlerin toplamına bölünür. Sıralama, büyük sayıya sahip olan takım üst sırada yer alacak şekilde yapılır. Eşitliğin kazanılan set sayılarına göre de devam etmesi halinde; eşitliği devam eden takımların yaptıkları tüm müsabakalar sonunda aldıkları sayıların toplamı, verdikleri sayıların toplamına bölünür. Takımlar, çıkan sayının büyüklüğüne göre yukarıdan aşağıya sıralanır. Eşitlik yine de bozulmamışsa bu durumdaki takımların kendi aralarında yaptıkları müsabakalardaki maç, puan, set ve sayı averajına sıra ile başvurularak sıralama belirlenir.\n\n\n\n\n\n\n\n\nCezayir'in ilçeleri\nCezayir'in vilayetleri 553 ilçeye (\"daire\") ayrılmıştır. Bir vilayetin başkentine bir vilayetin baş ilçesi (\"chef-lieu de daïra\") denir. Her ilçe ayrıca bir veya daha fazla belediyeye (\"baladiya\") bölünmüştür.\nİdari olarak görevi, bölgesinde ikamet eden vatandaşlar için uluslararası pasaportlar, kimlik kartlarının çıkarılması ve belediyeler, teknik hizmetler gibi çeşitli idari hizmetlerin kontrol edilmesidir.\nÜlkenin başkenti olan Cezayir, ülkedeki hem vilayet olup hem ilçe statüsüne sahip (ve belediyelere) bölünmüş tek şehirdir. Bu yapısıyla mahalleleri ve banliyölerinin, ülkede diğer küçük şehirleri veya köylerle aynı statüdede yer almasına yol açar. Bir ilçenin yönetimi, ilçe yöneticisi tarafından saplanır, Cezayir'e cumhurbaşkanı tarafından seçilen bir ilçe yöneticisi (\"chef de daïra\") atanır. Bölge yöneticisi, vilayet yönrticisi - vali gibi, seçilmeyen ama atamayla sahip olunan bir siyasi pozisyondur.\nCezayir ilçeleri, Cezayir bir Fransa kolonisi olduğu ve anakara Fransa'nınkine eşit bir statüye sahip olduğu zamanlar olarak yaratıldı. Fransa’nın düzenlemeleri gibi, \"arrondissements\", bağlı oldukları \"départements\"; onların da parçası oldukları \"région\" (Fransız Cezayir’inde \"térritoire\" olarak adlandırılan) yapısı bulunmaktaydı . Ülkenin bağımsızlığından 6 yıl sonra (1968 yılına kadar) \"térritoire\"'lar, ilçe - \"daïras\" olarak isimlendirildiler ve işlevleri de değişikliklere tabi tutuldu.\n2016 yılında Cezayir'de toplam 553 daira bulunmaktadır.\n\n\nAnsell\nAnsell bir Avustralyalı kauçuk lateks ürünleri üreticisinden, dünyanın en gelişmiş güvenlik kişisel koruyucu ekipman sağlayıcılarından birine dönüşmüştür. 1893 yılında kurulan Ansell, 125 yılı aşkın bir süredir milyonlarca kişiye en gelişmiş koruma çözümlerini sunmuştur. 2017'de çekirdek olmayan Cinsel Sağlık işletmelerinin sonunu elden çıkardıktan sonra, Ansell kişisel koruyucu ekipmanlara (KKE) odaklanarak daha belirgin bir güvenlik şirketine yeniledi. Ansell'in şimdiki iki bölümü olan Endüstriyel ve Sağlık hizmetleri, yenilikçi el ve vücut koruma çözümleri üretiyor ve pazarlıyor. Ürünleri prezervatif, femidom, eldiven, koruyucu kıyafet, maske, gözlük ve güvenlik cihazlarıdır.\n\n\nCondomi\nCondomi 1988 yılında üretime başlayan Köln merkezli bir Alman femidom ve prezervatif üreticisidir. Condomi, uzun yıllar boyunca süt proteini kazeinin kullanımını içermeyen bir üretim tekniği kullandı. Bunun anlamı Condomi, vejetaryenler ve veganlar için kazeinsiz ve uygun birkaç kondom hattından biriydi. Sex shop yerlerde yaygındır.\nŞirketteki mülkiyet değişikliği nedeniyle, bu üretim tekniği değiştirildi ve şirket, The Vegan Society ticari markasını ürünleri üzerinde gösterme yeteneğini kaybetti. Condomi şu anda Ansell'in bağlı ortaklığı olan Unimill Condoms'a aittir.\n\n\nHot Rod Condoms\nHot Rod Condoms ABD merkezli Kinyon Enterprises, Ltd. tarafından üretilen ve dağıtılan bir prezervatif ve femidom yelpazesidir. Marka, 1994 yılında kurucu ve başkan Jon Kinyon tarafından piyasaya sürüldü.\nEkim 2002'de, Hot Rod Condoms, dünya çapında pazarlanan yerleşik bir aplikatörle ilk kondom olan Speedstrip Aplikatör kondomunu tanıttı. Patentli aplikatör prezervatifin hızlı ve kolay bir şekilde takılmasını kolaylaştırır. Bu aynı zamanda hastalık önleme ve doğum kontrolü için ABD Gıda ve İlaç İdaresi standartlarını karşılayan ilk \"yenilik\" prezervatiflerinden biriydi.\n\n\nLovability Inc.\nLovability Inc. prezervatif, femidom tasarlayan, üreten ve pazarlayan bir şirkettir. New York'ta bulunan ve Tiffany Gaines tarafından kurulan şirket, “kadınların cinsel sağlıklarının sorumluluğunu üstlenmelerini sağlamak için” görevini üstlendi. Şirketin ana ürünleri, bir kadının çantasında taşıyabileceği kozmetik ve diğer profilaksi eşyalarla harmanlanması için tasarlanan küçük kutularda paketlenmiş olan ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) tarafından onaylanan erkek prezervatifleridir.\n\n\nFelicity Lemon\nFelicity Lemon (ya da genellikle söylendği gibi \"Bayan Lemon\") İngiliz dedektif romanları yazarı Agatha Christie’nın bir kurgusal karakteridir. Önce kahramanı Parker Pyne olan kısa hikâye kitabında yer almış, daha sonra yardımcı karakter olarak Hercule Poirot dizisi kadrosuna katılmıştır. Adı dört Hercule Hercule Poirot romanında ayrıca bazı kısa hikayelerde geçer.\nFelicity Lemon bir sekreterdir. Çok disiplinli çalışır ve Hercule Poirot’a yardımcı olur. Boş zamanlarında mükemmel bir dosyalama sistemi geliştirmek için çalışır. O kadar sistemli çalışır ki, ilk defa hata yaptığı \"Üç Yanlış Üç Ceset\" romanında Hercule Poirot Bayan Lemon’u hata yapmayan bir makine olarak tanımlar.\nRomanlarda Felicity'nin özel yaşamından söz edilmez. Fakat Üc Yanlış Uç Ceset romanında Felicity'nin bir kız kardeşi olduğu belirtilmiştir.\nFelicity Lemon’un yer aldığı Hercule Poirot romanları şunlardır:\n\n\nTuvalet eğitimi\nTuvalet eğitimi veya lazımlık eğitimi, tuvaleti idrara çıkma ve dışkılama için kullanmak için, özellikle küçük bir çocuğu, özellikle küçük bir klozet şeklindeki bir cihazla (genellikle lazımlık koltuk olarak bilinir) başlatabilen bir yöntemdir. Kültürel faktörler hangi yaşın uygun görüldüğü konusunda büyük bir rol oynamaktadır, modern Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bazı kabileler için 12 aydan ila 36 aya kadar lazımlık eğitimi alması beklentisi vardır. Çoğu çocuk idrar kesesini mesaneden önce kontrol edebilir, erkekler genellikle kızlardan daha erken başlar ve biter ve geceleri kuru kalmayı öğrenmek genellikle erkeklerde daha uzun sürer, ancak bu, belirli bir çocuğun olgunluğuna ve tutarlılığına bağlıdır.\n\n\nEsther Zimmering\nEsther Zimmering (d. 6 Ocak 1977; Potsdam), Alman oyuncu.\n\n\nBeatrix Philipp\nBeatrix Philipp (\"kızlık soyadı\" Hellweg; 7 Temmuz 1945 – 1 Mayıs 2019), Alman siyasetçidir. \nAlmanya Hıristiyan Demokrat Partisi (CDU) üyesi olarak siyaset yaptı. 1975'ten 1985'e kadar Düsseldorf Belediye Meclisi'nde görev aldı.\n1985'ten 1994'e kadar Kuzey Ren-Vestfalya Landtag'inin üyesiydi. 1994'te Ulusal Bundestag'a seçilerek 2013 yılına kadar hazır bulundu.\n. Outside of politics, Philipp was a headmistress.\nAlman kadın siyasetçi Beatrix Philipp 7 Temmuz 1945'te Mönchengladbach'da doğdu. Roma Katolik inanca sahip olup evli iki çocuk sahibiydi.\nAlman kadın siyasetçi Beatrix Philipp 1 Mayıs 2019'da Düsseldorf'da 73 yaşında ölmüştür.\n\n\nAstronomik çekişme\nAstronomik çekişme ( ‘’Tug of war’’) popüler bilim kitapları yazarı Isaac Asimov tarafından geliştirilmiş bir kavramdır ve Güneş sistemindeki uydular üzerindeki gezegen ve Güneş etkisini karşılaştırmak amacıyla kullanılır. Uzaydaki bütün nesneler diğer nesnelerin çekim alanı içindedirler. Ancak Güneş sistemindeki uydular için bu etkilerin çoğu ihmal edilecek kadar küçüktür. En önemli etkiler ise ilgili gezegenin ve Güneşin kütleçekim kuvvetleridir.\nIsaac Newton’un çekim yasasına göre bir nesne üzerindeki kütleçekim kuvveti şu şekilde verilir;\nformula_1\nBurada G Kütleçekim sabiti, M ve M kütleler ve r de aradaki uzaklıktır.\nBu iliÅŸki uydulara uygulanacak olursa;\n\n\nWissignicourt\nWissignicourt Fransa'nın Hauts-de-France bölgesine bağlı Aisne ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 167'dir.\n\n\nCoffee Crisp\nCoffee Crisp, Kanada'da yapılan bir kalıp çikolatadır. Değişken vanilyalı gofret katmanları ve sütlü çikolata dış katmanıyla kaplı köpüklü kahve aromalı yumuşak bir şekerlemeden oluşur. Nestlé tarafından pazarlanmaktadır.\nİngiltere’de 1930’larda Rowntree's’nin Gofret Crisp adında bir çikolata bar olarak ortaya çıktı. Bu daha sonra \"Çikolatalı Gevrek\" olarak yeniden adlandırıldı. Bar daha sonra Kanadalılara Biscrisp olarak tanıtıldı. 1938'de, aromalı Biscrisps (meyve lezzetleri içeren) hattına bir kahve çeşidi (Coffee Crisp) eklendi. 1988'de Nestle, Kanada operasyonu ve barın üretildiği Toronto çikolata fabrikası da dahil olmak üzere Rowntree's'i satın aldı. 2014 yılı itibarıyla ürün Nestlé Canada tarafından pazarlanmaktadır.\n\n\nNestlé Crisp\nNestlé Crisp, mevcut Nestlé markalarını temel alan ve ABD'de satılan gofret kalıp şeker hattıdır. Şu anda üretimde üç adet Crisp bar bulunmaktadır: Butterfinger Crisp, Baby Ruth Crisp ve Nestlé Crunch Crisp. Her paket iki küçük, ayrı çubuktan oluşur.\nCrisp çizgisi 2004'te ortaya çıkan orijinal Butterfinger Crisp'in, daha sonra Nestlé Crunch Crisp'in ve sonunda Baby Ruth Crisp'in bir parçası. Orijinal Butterfinger ve Nestlé Crunch Crisp tam boyutlu şeker çubukları olsa da, mevcut tüm Crisps iki küçük, bireysel çubuk ambalajını takip ediyor.\n\n\nNestlé Drifter\nNestlé Drifter, bisküvi bazlı bir kalıp çikolatadır. Rowntree's 1980 yılında Drifter'ı başlattı ve üstü karamel kaplı bisküvi gofretinden oluşuyor. Nestlé, 1988'de Rowntree'nin eline geçtikten sonra bisküvi üretiyor. Haziran 2011'de, McDonald's, 15 Haziran - 26 Temmuz 2011 tarihleri arasında elde edilen sınırlı sayıda Drifter McFlurry'yi piyasaya sürdü.\n\n\nFox's Confectionery\nFox's Confectionery, Leicester, Braunstone merkezli bir İngiliz şekerleme şirketidir. 1969'da şirket Mackintosh'ta Rowntree's ile birleştiği Rowntree Mackintosh’un kurulmasından bir yıl önce Mackintosh's tarafından satın alındı. Rowntree-Macintosh'u 1988'de satın aldıktan sonra Nestlé, Fox'un Markasını ve Leicester sitesini 2001'de Northern Foods'a sattı. Şirket, 2003'te Big Bear Ltd'ye satıldı. Big Bear Şekerleme'nin şu anda Blackburn, Leicester ve Nimbus'ta siteleri bulunuyor. Fox Şekerleme, Valeo Foods tarafından 2015 yılında satın alındı.\n\n\nMackintosh's Toffee\nMackintosh's Toffee, John Mackintosh tarafından oluşturulan bir tatlı.\nMackintosh, tatlı dükkanını 1890’da İngiltere’nin Halifax kentinde açtı ve Mackintosh's Toffee’nin fikri çok sert ve çok yumuşak değildi. 1969'da Mackintosh 1988'de Nestlé ile birleşen Rowntree Mackintosh'u oluşturmak için rakip Rowntree's ile birleşti.\nŞekerleme, rastgele sarılmış aromalı kahvelerden oluşan rastgele bir ürün çeşitliliği içeren torbalarda satılmaktadır. Tatlar (ardından renkte sarılır): Malt (Mavi), Harrogate (Sarı), Nane (Yeşil), Yumurta ve Krem (Portakal), Hindistan Cevizi (Pembe), Şekerleme (Kırmızı).\n\n\nMenier Chocolate\nMenier Chocolate, çikolata, tıbbi bir ürün olarak kullanıldığı ve genel işin yalnızca bir parçası olduğu bir zamanda, Paris’te, Fransa’da bir ilaç üreticisi olarak 1816’da kurulan bir çikolata imalat şirketidir.\n\n\nMilkybar\nMilkybar, Nestlé tarafından üretilen ve İngiltere, Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda, Hindistan, İrlanda, Kuveyt, Güney Afrika ve İspanya'da satılan beyaz çikolatadır. Venezuela, Ekvador, Brezilya ve Avrupa kıtasında Galak adı altında satılmaktadır. Nestlé, 1930'lardan bu yana beyaz çikolata üretti ve 1967'de Galak markasını kullanmaya başladı. Bazı pazarlarda, özellikle Avustralya ve Yeni Zelanda'da Milkybar, kakao yağı içermiyor ve çikolata olarak etiketlenmiyor\n\n\nTwice şarkıları listesi\nAşağıdaki liste, Güney Koreli kız grubu Twice'ın çıkardığı şarkıları içermektedir.\n\n\nDüz Dünya\nDüz Dünya modeli, Dünya'nın şeklinin bir düzlem veya daire (\"disk\") olarak algılandığı eski bir kavramdır. Klasik döneme kadar Yunanistan, Helenistik döneme kadar Yakın Doğu'nun Tunç Çağı ve Demir Çağı medeniyetleri, Gupta dönemine kadar Hindistan (MS yüzyılın başlarında) ve 17. yüzyıla kadar Çin dahil olmak üzere birçok antik kültür, düz bir Dünya kozmografisini onaylamıştır.\nErken Mısır ve Mezopotamya düşüncesinde, dünya okyanusta yüzen bir disk olarak tasvir edilmiştir. Benzer bir model MÖ 8. yüzyıldan kalma Homerik açıklamada yer almıştır: \"Dünya'nın dairesel yüzeyini çevreleyen kişileştirilmiş su kütlesi olan Okeanos, tüm yaşamın ve muhtemelen tüm tanrıların babasıdır.\" Antik Mısır'ın piramit metinleri ve tabut metinleri benzer bir kozmografi göstermektedir: Nun (Okyanus), \"nbwt\" (\"kuru topraklar\" veya \"Adalar\") ile çevrilmiştir.\nİbrani kozmolojinin, Antik Yakın Doğu kültürlerinin kozmolojilerinden geldiğine inanan uzmanlar, İsraillilerin ayrıca, Dünya'yı cenneten ayıran, üstünde kemerli bir kubbe bulunan suda yüzen bir disk olduğunu hayal ettiklerine inanmaktadır. Bu görüşe göre, İbraniler, antik insanların çoğunda olduğu gibi, gökyüzünün içine gömülmüş Güneş, Ay, gezegenler ve yıldızlar ile gökyüzünün sağlam bir kubbe olduğuna inanmıştır. İncil'le ilgilenen apolojistlere göreyse antik İbrani kozmolojisi o kadar taklit edici ya da yekpare değildi.\nHem Homeros hem de Hesiodos, \"Aşil'in Kalkanı\"'nda bir daire kozmografisi tanımlamıştır. Dünyayı çevreleyen (\"gaiaokhos\") bir deniz (Okeanos) ve bir diskin bu şiirsel geleneği aynı zamanda Kıbrıslı Stasinus, Mimnermos, Eshilos ve Rodoslu Apollonios'ta da görülmektedir.\nAşil'in kalkanını çevreleyen okyanusta bulunan disk kozmografisinin Homeros tanımı, Truva Savaşı'nın anlatımına devam eden Kointos Smyrnaios'un \"Posthomerica\" (MS 4. yüzyıl) eserinde çok daha sonra tekrarlanmıştır.\nBazı Sokrates öncesi düşünürler dünyanın düz olduğuna inanıyordu: çeşitli kaynaklara göre Thales (yaklaşık MÖ 550), Leukippos (yaklaşık MÖ 440) ve Aristoteles'e göre Demokritos (yaklaşık MÖ 460-370).\nThales, dünyanın bir kütük gibi suda yüzdüğünü düşünmüştür. Bununla birlikte, Thales'in aslında yuvarlak bir Dünya'ya inandığı iddia edilmiştir. Anaksimandros (yaklaşık MÖ 550), Dünya'yı sabit tutan düz, dairesel bir tepesi olan kısa bir silindir olduğuna inanıyordu; böylece Dünya, her şeyle aynı uzaklıktaydı. Miletli Anaksimenes, \"Dünya düzdür ve havada ilerler; aynı şekilde, Güneş, Ay ve hepsi ateşli olan diğer cennetsel cisimler, düzlüklerinden dolayı havaya çıkarlar.\" görüşüne inanmıştır. Ksenofanes (yaklaşık MÖ 550); Dünya'nın düz olduğunu, üst tarafının havaya temas ettiğini ve alt tarafın sınırsız olarak uzadığını düşünüyordu.\nDünya'nın düz olduğuna dair inanış, MÖ 5. yüzyılda da devam etmiştir. Anaksagoras (yaklaşık MÖ 450), Dünya'nın düz olduğuna; öğrencisi Archelaus ise düz Dünya'nın güneşin herkes için aynı anda doğmamasına ve batmamasına izin vermek için bir daire gibi ortadan çöktüğüne inanmıştır.\nMiletli Hekataios, Dünya'nın düz ve suyla çevrili olduğuna inanıyordu. Herodot, \"Herodot Tarihi\" adlı eserinde suyun dünyayı sardığı inancını alay etmiştir; ancak çoğu klasik dönem uzmanı, Dünya'nın değişmez \"uçları\" veya \"kenarları\" tanımları nedeniyle Heredot'un Dünya'nın düz olduğuna inandığını kabul etmektedir.\nAntik İskandinav ve Cermen halkları, bir okyanusla çevrili Dünya'ya sahip düz Dünya kozmografisine, eksende mundi - bir dünya ağacı (Yggdrasill) - veya ortada direk (Irminsul) olduğuna inanıyordu. Dünyayı saran okyanusta Jörmungand adında bir yılan otururdu. Gylfaginning'de (VIII) muhafaza edilen İskandinav yaratılış söylentisinde Dünya'nın yaratılması sırasında etrafına geçilemez bir denizin yerleştirildiğini belirtir:\nVe Jafnhárr şöyle dedi: \"Yaralarından serbestçe akan ve rahatlayan kandan, denizi yarattılar; Dünya'yla birlikte şekil verip sağlamlaştırdıkları vakit denizi yuvarlak halka şeklinde serdiler. (...) ve üstünden geçmek çoğu insan için zor olabilir.\"\nAntik Çin'deki egemen inanç, Dünya'nın düz ve kare olduğu ve göklerin yuvarlak olduğu, ve 17. yüzyılda Avrupa astronomisinin ortaya çıkışına kadar neredeyse sorgulanmayan bir varsayım olduğu yönündeydi. İngiliz sinolog Cullen, antik Çin astronomisinde yuvarlak bir dünya kavramı olmadığı görüşünü vurgulamıştır:\n\"Dünyanın şekli üzerindeki Çin düşüncesi, ilk çağlardan on yedinci yüzyıldaki Cizvit misyonerleri aracılığıyla ilk kez modern bilim ile ilk temaslarına kadar değişmeden kaldı. Gökler, Dünya'yı kapsayan bir şemsiye gibi (Kai Tian teorisi) veya onu çevreleyen bir küre (Hun Tian teorisi) gibi veya göksel cisimler serbestçe yüzerken maddeden yoksun olarak tanımlanırken (Hsüan yeh teorisi), belki birazcık şişkin olmasına rağmen Dünya her zaman düzdü.\"\nYumurta modeli Zhang Heng (MS 78-139) gibi Çinli gökbilimciler tarafından genellikle gökleri küresel olarak tanımlamak için kullanılmıştır:\n\"Gökler tavuk yumurtası gibidir ve tatar yayı mermisi kadar yuvarlaktır; Dünya, yumurtanın sarısı gibidir ve merkezde yatar.\"\n\n\nWim Betz\nWillem (Wim) Betz (d. 22 Şubat 1943 – ö.8 Haziran 2019), Belçikalı fizikçi, eğitimci ve bilim adamı.\nBelçika'da Brüksel Vrije Üniversitesi'nde (VUB) Kasım 2007'de emekli olana kadar profesör olarak görev almıştır. Betz, Flanders'da önde gelen eğitimci bilim adamlarından birisi olup “AB MALIYETLİ B4 Projesi” 'nde yer almıştır. Belçika'da kurulan eğitimci bilimadamlarından oluşan örgüt \"SKEPP\" 'in kurucu üyesi ve başkan yardımcılığını yyapğmıştyır.\nBelçikalı fizikçi, eğitimci ve bilim adamı Wim Betz 8 Haziran 2019'da 76 yaşında ölmüştür.\n\n\nKlaus Buchner\nKlaus Buchner, Avrupa düzeyinde aktif bir Alman siyasetçidir.\nMünih ve Edinburg'da fizik okudu. Nobel Ödülü sahibi Werner Heisenberg'in rehberliğinde Max-Planck-Fizik ve Astrofizik Enstitüsü'nde çalıştı. Cenevre'deki Avrupa Araştırma Merkezi'nde (CERN), 1971-1972 yılları arasında Kyoto Devlet Üniversitesi'nde (Japonya), 1972'de Chandigarh Üniversitesi'nde (Hindistan) araştırma yaptı. 1973-2006'da Münih Teknik Üniversitesi'nde matematik profesörü olarak görev yaptı.\n1983 yılında yeşil-muhafazakâr Ekolojik Demokrat Partisi 'ye üye oldu. 2003 yılından 2010-yılına kadar Başkanı olarak gorev yapti. 2014 yılında Avrupa Parlamentosu Üyesi seçildi. Yeşiller/EFA siyasi grubunun bir üyesidir ve özellikle Dış İlişkiler Komitesi (AFET), Uluslararası Ticaret Komitesi (INTA), İnsan Hakları Alt Komitesi (DROI), Güvenlik ve Savunma Alt Komitesi (SEDE) ve İran ile ilişkiler heyeti (D-IR).\nDiğerleri arasında ikili kullanım mallarının mevzuatı, enerji sorunları, DTÖ, blok zinciri (blockchain), zorunlu evlilikler ve bölgesel çatışmalar (Keşmir, Batı Sahra) konularına odaklandı.\n2019 yılında yeniden Avrupa Parlamentosu'na seçildi.\n\n\nMilo (marka)\nMilo, Nestlé tarafından Avustralya'da satılan, kek, karamel, Milo topları ve çikolata kaplı kalıp şeker markasıdır. Milo bar, Avustralya'da oluşturulan Milo çikolata tozunun adını ve içeriklerini kullanıyor ve ayrıca içecekler, dondurma, smoothie'ler ve dondurulmuş krema ile, Milo marka ailesinin bir parçasıdır.\n\n\nMilo (içecek)\nMilo, Okyanusya, Güney Amerika, Güneydoğu Asya ve Afrika'nın bazı bölgelerinde popüler bir içeceğin üretilmesi için tipik olarak sıcak su ve sütle karıştırılmış bir çikolata ve malt tozudur. Nestlé tarafından üretilen Milo, ilk olarak 1934'te Avustralyalı mucit Thomas Mayne tarafından geliştirildi.\nÇoğunlukla yeşil bir kutuda toz olarak satılan, genellikle çeşitli spor faaliyetlerini gösteren Milo, bazı ülkelerde önceden karıştırılmış bir içecek olarak bulunur ve daha sonra bir snack bar ve kahvaltılık gevrek olarak geliştirilmiştir. Kompozisyonu ve tadı bazı ülkelerde farklılık gösterir.\nMilo, Malezya, Singapur, Brunei, Filipinler, Endonezya, Şili, Kolombiya, Sri Lanka, Peru ve Orta ve Batı Afrika dahil olmak üzere çok çeşitli bölgelerde önemli bir popülerliğe sahiptir.\n\n\nMirage (marka)\nMirage, Nestlé tarafından üretilen ve öncelikle Kanada'da satılan hava kabarcıkları ile doldurulmuş bir sütlü çikolatadır. Trapez şeklinde, kabarcıklarla dolu uzun bir çikolata barı. Genellikle sarı-beyaz bir ambalajın içinde bulunur. Çikolata barı Nestlé Canada tarafından yapılmıştır. Yer fıstığı içermeyen bir tesiste üretilir. Bununla birlikte, Mirage, Aero çubuğundan biraz daha kalındır ve parçalara bölünmez veya parçalara bölünmez.\n\n\nNestlé Milk Chocolate\n\n\nPeppermint Crisp\nPeppermint Crisp, Nestlé tarafından üretilen çok sayıda ince ince nane aromalı 'cracknel' silindiriyle doldurulmuş bir sütlü çikolata idi. Güney Afrika'da Wilson-Rowntree tarafından icat edildi, şimdi Nestlé tarafından üretildi. Peppermint Crisp, Avustralya, Yeni Zelanda ve Güney Afrika'da 35 gramlık bir çubuk olarak satılmaktadır.\nGenellikle naneli tartlarda, Güney Afrika tatlılarında ve Avustralya ve Yeni Zelanda'da pavlova keklerinde ezilmiş tepeler olarak kullanılır.\n\n\nRaisinets\nRaisinets, popüler bir toplu satış ürünüdür. Bunlar (adından da anlaşılacağı gibi) süt kabuğunda, koyu veya beyaz çikolata kaplı kuru üzümlerden oluşur. Bunlar genellikle imtiyaz sayaçlarında bulunan bir maddedir. Süpermarket zincirleri aynı zamanda bunları torbalarda da satıyorlar ve geleneksel olarak kavanozlardan, şekerci dükkanılarında ağırlıkla satılıyorlardı.\nBazı ülkelerde, şu anda Nestlé tarafından üretilen en eski ve en popüler markalardan biri olan Raisinets olarak da bilinir. Raisinets , 1927 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde Blumenthal Çikolata Şirketi tarafından tanıtıldı. Nestlé, markayı 1984'te satın aldı.\n\n\nSno-Caps\nSno-Caps, Beyaz pareils kaplı küçük parça yarı-tatlı çikolata şekerden oluşan bir şeker markasıdır. Şeker 1920'lerin sonunda Blumenthal Çikolata Şirketi tarafından tanıtıldı. Ward Foods, 1969'da Blumenthal'ı satın aldı. Marka daha sonra 1981'de Chicago merkezli Terson Company tarafından satın alındı. Son olarak, Nestlé, markayı 9 Ocak 1984'te Terson Company'den satın aldı. Sno-Caps dünya çapında yaygın olarak sinema salonlarında bulunabilir.\n\n\nVendhuile\nVendhuile Fransa'nın Hauts-de-France bölgesine bağlı Aisne ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 573'tür.\n\n\nVendeuil\nVendeuil Fransa'nın Hauts-de-France bölgesine bağlı Aisne ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 967'dir.\n\n\nGüleçler\nGüleçler, bir yer ismi, şu anlamlara gelebilir:\n\n\nYoğurtçu Parkı\nYoğurtçu Parkı, İstanbul'un Kadıköy ilçesinde, Moda semtinde bulunan park. Yoğurtçu Parkı, Osmanağa Mahallesi sınırları içerisindedir ve Moda Sahili bitiminden başlayarak Kurbağalıdere ve Yoğurtçu Parkı Caddesi'ne paralel konumda, Kurbağalıdere Köprüsü'ne kadar uzanmaktadır.\nYoğurtçu Parkı, adını parkın içerisinde bulunan ve 1800'lerin başlarında yoğurtçuların yaptırdığı söylenen Yoğurtçu Çeşmesi'nden almaktadır. Yoğurtçu Parkı'nın bulunduğu böIge, 18. yüzyılda ve Lale Devri'nde Kadıköy'ün mesire alanlarından biri olarak ilgi görür. Dünya savaşı sonrası bataklık durumda olan bölge için Süreyya İlmen'in sahil düzenlemesi, ağaç dikilmesi ve köprü yapımıyla beraber halkın kullanımına uygun hale getirmeyi amaçlayan bir projesi vardı. Süreyya İlmen, projeyi hayata geçirebilmek için öncelikle kendisi bağışta bulunur ve kartpostal satışları ve Kızılay Çadırı ile para toplamaya başlar. Konunun basına yansıması üzerine İstanbul Belediyesi projeyi üstlenerek, o ana kadar toplanan yardımları kaynak olarak kullanarak çalışmalara 1923 yılında başlar. Kurbağalıdere'ye sahili boyunca 400 metrelik beton rıhtım yapılır ve iç bölüme 8000 m toprak doldurulur. Çalışmalar iki yıl içerisinde bitirilerek 1925'te park açılır.\nYoğurtçu Parkı'ndaki en önemli yapı, parka adını veren tarihi Yoğurtçu Çeşmesi'dir. Daha önce farklı bir konumda bulunan çeşme, 1994 yılında Kadıköy Belediyesi tarafından restore edilerek parkın içine taşınır. Parkın iki farklı noktasında Deniz Kızı heykeli ve Yunus Emre heykeli bulunmaktadır. Parkta ayrıca yürüyüş parkuru, basketbol sahası, tenis kortu, çocuk oyun alanı, fiziksel egzersiz alanı ve çay bahçesi bulunmaktadır.\nYoğurtçu Parkı, 1980'li yıllardan başlayarak önemli kitlesel hareketlerin gerçekleştiği alanlardan birisi olan park, 2013 yılındaki Gezi Parkı olayları sonrasında Yoğurtçu Parkı Forumu'nun toplanma yeri haline gelmişti. Yoğurtçu Parkı yine aynı dönem, her pazar günü kurulan Çapulcu Pazarı ile Kadıköy sakinlerinin kullanmadıkları eşyalarını ücretsiz olarak ihtiyaç sahipleriyle paylaştığı etkinliklere de ev sahipliği yaptı. Parkta aynı zamanda konserler, şenlikler ve sanat etkinlikleri de yapılmaktadır.\nİstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından sürdürülen çalışmalarla Kadıköy Kurbağalıdere Yoğurtçu Parkı ve Kalamış arası dere ıslahı, rıhtım düzenleme, dalgakıran ve Kurbağalıdere Köprüsü'nün yeniden yapılması planlanmıştır. Projenin ilk etabı, Kurbağalıdere Köprüsü'nün yenilenmesiyle 2018 yılında tamamlanmıştır. Şu an projenin kalan aşamaları devam etmektedir.\nYoğurtçu Parkı, 13 Mayıs 2016 tarihinde talihsiz bir kazaya ev sahipliği yaptı. Gece saatlerinde yaya yolunda yürümekte olan Şule İdil Dere, hafriyat kamyonunun manevra esnasında çarpması sonucunda hayatını kaybetti. Bu vahim ve üzücü olay sonrasında Şule İdil Dere'nin ismi ve onun için verilen hukuki mücadele, son yıllarda sıkça artan hafriyat kamyonu kazalarına karşı bir sembol haline geldi.\n\n\nAssieu\nAssieu Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Isère ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,458'dir.\n\n\nNablus valiliÄŸi\nNablus valiliği (Arapça: محافظة طوباس‎), Filistin Devleti'nin idaresindeki valiliklerinden biridir. Batı Şeria'da Kudüs'ün 53 km kuzeyinde bulunur. Merkezi Nablus şehridir.\n\n\nAhmed Ebu Gayt\nAhmed Ebu Gayt Arap Birliği genel sekreteri, eski Mısır dışişleri bakanı ve diplomat.\n12 Haziran 1942'de Kahire'de doğdu.Kahire'deki Ayn Şems Üniversitesinde ticaret okudu. Üniversiteyi bitirdikten sonra Mısır'ın Roma, Lefkoşa, Moskova ve New York'taki temsilciliklerinde diplomat olarak görev aldı. Camp Davit Antlaşmasının müzakerelerinde bulundu. 11 Temmuz 2004 - 6 Mart 2011 tarihleri arasında Mısır Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı. 3 Temmuz 2016'da Arap Birliği genel sekreterliği görevine başladı.\n\n\nArgancy\n\n\nPampers Easy Ups\nPampers Easy Ups Huggies Pull-Ups ile yarışan okul öncesi ve küçük çocuklara yönelik tuvalet antrenman pantolonlarıdır. Prima, Procter & Gamble tarafından üretilirler.\nPampers Easy Ups'un geçmişi çeşitli değişikliklerle 1993'e kadar uzanıyor. 1993 yılında Pampers, Huggies Pull-Up'larla rekabet etmek için tek kullanımlık tuvalet eğitim pantolonları olan Pampers Trainers'ı tanıttı. Pampers Trainers 1998'den önce kesildi. Pampers Trainers 1998'de tanıtılan ve Pampers Trainers ile aynı yürümeye başlayan yaş için tasarlanan Pampers Baby Dry için 6 beden eklenmeden önce durduruldu. Bu boyut bugün hala mevcuttur.\n2002'de Pampers, Easy Ups ile geri döndü. Durdurulan beri, çeşitli değişiklikler geçirmiştir. O zamandan beri unisex eğitmenler haline geldiler, Sesame Street tasarımları vardı ve kullanıcı Easy Up'ı idrar yaparken ıslanmayı engellemek için kullanılan tasarımları soldu.\n2006'da Pampers Easy Ups artık tek cinsiyetli, ayrıca tasarımlar Sesame Streetdan, kızlar için Explorer'dan Dora'ya ve Bob için erkekler için Builder'dan değiştirildi. Ek olarak, kaçak koruması o zamandan beri geliştirilmiştir.\n\n\nTeem\nTeem, PepsiCo tarafından üretilen, kafeinsiz, limon-misket limonu aromalı meşrubattır. 1960 yılında Pepsi'nin 7 Up ve Coca-Cola'nın Sprite markasına cevabı olarak tanıtıldı.\nTeem, başarısız olana kadar Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'da satıldı ve 1984 yılında Slice'nin piyasaya sürülmesiyle, 1990'larda hala bazı soda çeşmelerinde mevcut olmasına rağmen, üretime son verildi. Sierra Mist, o zamandan beri ABD'deki Teem rolünü üstlendi. Teem bugün Brezilya, Uruguay, Honduras, Nepal ve Güney Afrika'da satışa devam ediyor; Pepsi, satıcıları 7 Up ile değiştirmeye yetkili kılmadan önce 1990'larda diğer pazarlarda da hayatta kaldı.\n\n\nKim Ekdahl Du Rietz\nKim Ekdahl Du Rietz (d. 23 Temmuz 1989), İsveçli hentbolcu. Paris Saint-Germain ve İsveç millî takımında oynamaktadır.\nEkdahl Du Rietz memleketinde hentbol oynamaya başladı. Yerel birinci lig kulübü Lugi HF için 2005'te 16 yaşındayken İsveç Handbollsligan'da ilk kez bir maçta oynadı. 2011 yazında Fransa LNH Division 1 kulüplerinden HBC Nantes'a katıldı. Nantes'ta geçirdiği bir sezonun ardından 2012-13 sezonunda Almanya Handball-Bundesliga takımlarından Rhein-Neckar Löwen'e transfer oldu. 2013'te Löwen ile EHF Avrupa Kupası'nı kazandı. 2014 yılında DHB-Pokal Kupası dörtlü finalinde yer aldı ve Almanya liginde ikinci oldu. Rhein-Neckar Löwen'deki beşinci sezonunda 2016-17 sezonundan sonra hentbol kariyerini noktalamaya karar verdi. Sezon, Rhein-Neckar Löwen'in art arda ikinci kez Almanya ligi şampiyonu olmasıyla sona erdi, takımın en iyi oyuncularından biri olan ve kariyerinde en iyi sezonunu geçiren Kim Ekdahl Du Rietz maç başına 4,13 gol ve % 69,5 gol etkinliği ile oynadı. 2018 Mart'ında Ekdahl Du Rietz, eski kulübü Rhein-Neckar Löwen'e geri döndü ve önemli oyunculardan birkaçının sakatlanması sonucu kulübe yardımcı olma amaçlı olarak üç aylık bir sözleşme imzaladı. 2018'de Löwen ile DHB-Pokal Kupası şampiyonluğunu kazandı. 2018 yazından bu yana halen Fransız kulübü Paris Saint-Germain'de oynayan Du Rietz, Paris ile 2019 yılında Fransa Ligi şampiyonluğunu kazandı.\nİsveç millî takımında 9 Aralık 2007'de Almanya'ya karşı oynanan maçta ilk kez oynadı. Norveç'teki 2008 Avrupa Erkekler Hentbol Şampiyonası, Avusturya'daki 2010 Avrupa Erkekler Hentbol Şampiyonası ve İsveç'te 2011 Dünya Erkekler Hentbol Şampiyonası'nda, ülkesinin genişletilmiş kadrosunda yer aldı. 2012'deki Avrupa Şampiyonası'nı on ikinci sırada tamamladı ve Londra'daki 2012 Yaz Olimpiyatları'nda İsveç ile gümüş madalya kazandı. 2014'te Danimarka'daki Avrupa Şampiyonası'nda yedinci oldu ve altı maçta takımının en golcü oyuncusu olarak 25 golle oynadı. 2014'te henüz 25 yaşındayken, nispeten düşük yaşta olması nedeniyle birçok insanı şaşırtan karar ile millî takımda oynamayı bırakmaya karar verdi ancak 1 Ekim 2018'de İsveç millî takımına geri dönüş yaptığını açıkladı. 2019 yılında Almanya ve Danimarka'da düzenlenen 2019 Dünya Erkekler Hentbol Şampiyonası'na katıldı ve millî takımıyla 5. oldu.\n\n\nKalkilya valiliÄŸi\nKalkilya valiliği (Arapça: محافظة قلقيلية), Filistin Devleti'nin idaresindeki valiliklerinden biridir. Batı Şeria'nın kuzeybatı kısmında yer alır. Merkezi Kalkilya şehridir.\n\n\nFotoğraf stüdyosu\nBir fotoğraf stüdyosu (fotoğrafik stüdyosu veya foto stüdyo olarak da bilinir) fotoğraf çekmek, geliştirmek, basmak ve kopyalamak için kullanılan bir çalışma alanıdır. Fotoğraf eğitimi ve bitmiş fotoğrafların gösterilmesi bir fotoğraf stüdyosunda da yapılabilir. Stüdyoda bir foto laboratuvar, depolama alanı, fotoğrafların çekildiği yere uygun bir stüdyo, bir salon ve diğer ilgili işler için yer olabilir.\nBir fotoğraf stüdyosu genellikle kendi ve bazen başkalarının fotoğraflarını yaratan ve satan asistanlar ve öğrenciler eşliğinde bir veya daha fazla fotoğrafçının sahip olduğu ve temsil ettiği bir işletmedir.\nFotoğraf stüdyoları ve fotoğrafçılık tarihi, ilk kamerayla 19. yüzyıla kadar uzanıyor. En eski fotoğraf stüdyosu, fotoğrafçı ve ressamların aydınlatma tekniklerini fotoğraflı portreler oluşturmak için kullandı. Bu dönemde hiçbir şey, ressamların birincil ışık kaynağı olan açık pencereli güneş ışığından daha iyiydi. Bir \"flaş\" ın ilk kullanımı, L. Ibbetson'un çok küçük nesneleri fotoğraflamak için ilgi odağı kullanmasıyla 1839 yılına dayanır. Limelight, oksi-hidrojen ile beslenen bir aleve bir parça kireç konarak üretildi. Fotoğraf stüdyoları 1840'ta flaş kullanmaya başladı ve 1864'te bir sonraki teknolojik atılım olan magnezyum teli yeni yapay ışık kaynağı oldu. Ancak, oldukça pahalı ve tehlikeli olduğu için herkes bunu karşılayamazdı. Bu flaşlar “sıcak ışık” olarak da bilinirdi ve patlayabilirdi. Sonradan film 1860'lı yıllara kadar profesyonel stüdyolarda ortak kullanımdaydılar. 'Tungsten Işıkları' veya 'Sıcak Işıklar' hâlâ kullanılıyordu. Yaklaşık 70'lerde daha küçük stüdyolar bile flaş ışıklarına veya stroboskopik lambalara erişebiliyordu.\nİnsanlar zaman zaman fotoğrafçılığın farklı engelleriyle başa çıkmak için stüdyolar kurarken birçok şeyi denediler. Ancak aydınlatma büyük bir engeldi. Filmin hareketini yakalamak için yeterli parlaklığı sağlayacak ilk yapay aydınlatma aracı flaş tozuydı. Ancak bu endüstri daha hızlı bir şekilde gelişti. Kamera merceklerindeki, ışıklandırmadaki ve diğer tekniklerdeki ve donanımlardaki gelişmeler sayesinde, stüdyo fotoğrafçılığı bekletildi ve stüdyo içinde görüntü üretmek oldukça kolaylaştı.\nFotoğrafçılığın ilk ticari kullanımı, portrelerin yapımında oldu. Tam donanımlı stüdyolarda fotoğraf çekimi, öznenin ve hatta ressamın acı çektiği resme kıyasla çok daha kısa ve basittir.\n'Kalotip' 1840'larda tanıtıldı. Calotype'ların piyasaya sürülmesi ile negatif üretim fotoğrafçıların istediği kadar kopya basabilmesini sağlayarak stüdyoların temelini güçlendirdi. 1850'lerde 'Ambrotip' adı verilen küçük portreler üretildi. Pozlama süresi, 1826'da ilk portre fotoğraf çekildiğinde 8 saatlik uzun pozlama ile karşılaştırıldığında 2 ila 20 saniye arasında değişmiştir. Geçerken zaman, fotoğraftaki ilerlemeyi görmüştür. Ancak, hile fotoğrafçılığı, fotoğrafçılık olduğu sürece her zaman olmuştur. Hile fotoğrafçılığı daha sonra Photoshop ile değiştirildi.\nFotoğraf stüdyosu kurmak kolay ve ucuz oldu. Modern stüdyolar yeni çağ aydınlatma, dişliler ve teknoloji ile donatılmıştır. Toplu olarak yüksek kaliteli görüntüler üretme yeteneğine sahiptirler. Geçtiğimiz 15 yıldan itibaren stüdyo kurulumu hızla değişti ve dijitalleşmeye başladı.\n\n\nSasani Hanedanı soyağacı\nSasanilerin ataları, prens ve prensesleri ve Sasani imparatorlarının aile ağacıdır..\nSasani Hanedanı ismini, hanedanın adını taşıyan atası Sasan'dan alır. I. Erdeşîr tarafından, Part (Arşak) İmparatoru IV. Erdevân 'ı ( \"Ardavan\") yendikten sonra, 224 yılında kurulmuş ve son Sasani hükümdarı III. Yezdicerd'ın () ilk İslam imparatorluğu olan Raşidin ile giriştiği 19 yıllık mücadeleti kaybetmesi ile sona ermiştir .\nAşağıdaki hanedanların ve soylu ailelerinin Sasani hükümdarlarının soyundan geldiğine inanılmaktadır:\nThe Sasanid rulers of Persia (detailed genealogy)\n\n\nLa mujer de Judas\nLa mujer de Judas, 2002 yılında RCTV kanalında yayınlanan Venezuelalı telenovela.\n\n\nAugny\nAugny Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Moselle ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,906'dır.\n\n\nSaint-Sébastien-sur-Loire\nSaint-Sébastien-sur-Loire Fransa'nın Pays de la Loire bölgesine bağlı Loire-Atlantique ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 27,591'dir.\n\n\nYerres\nYerres Fransa'nın Île-de-France bölgesine bağlı Essonne ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 29,132'dir.\n\n\nI. Sumbat\nI. Sumbat (Gürcüce: სუმბატ I; translit.: “sumbat’ I; öl. 958), Bagrationi hanedanından Tao-Klarceti prensi, 937'den ölümüne kadar Kaheti kralı.\nSumbat, Gürcü kralı IV. Adarnase’nin en küçük oğluydu. Aşağı Tao’nun vârisi olarak tahta çıktı. Adarnase’nin diğer oğlu II. Davit 937’de ölünce, I. Sumbat İberialıların hükümdarı oldu. Sumbat, günümüzde Artvin ilinde bulunan İşhani ve Doliskana kilisesi yazıtlarında anılmaktadır.\n\n\nFABÄ°SAD\nFantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği (FABİSAD), Türkiye'deki bilimkurgu, fantastik ve korku türlerinin gelişimine katkıda bulunmayı, bu konuda üretkenlik gösteren kişileri bir araya getirerek bir dayanışma içinde olmayı amaçlayan dernek. FABİSAD bu amaçla düzenli olarak ödüllü yarışmalar, etkinlikler düzenlemekte ve kitaplar yayınlamaktadır. Derneğin en bilinen faaliyeti, 2013 yılından bu yana düzenlediği GİO Ödülleri'dir. FABİSAD'ın logosu için Simurg Anka ve Kaf Dağı efsaneleri ilham kaynağı olmuştur. FABİSAD'a üyelik başvurusu yapmak için, derneğin kapsamına giren kategorilerden en az birinde sanatsal bir eser ortaya çıkarmış olma şartı aranmaktadır.\nTürkiye'deki bilimkurgu, fantastik ve korku türlerine olan ilginin ve üretkenliğin kısıtlı kalması ve kısıtlı bir kitle tarafından takip edilen alt türler olarak görülmeleri üzerine 2006 yılında bir oluşum kurulması için harekete geçilir ancak proje o dönemde hayata geçmez. 5 yıl sonra, 6 aylık bir ön çalışmanın ardından dernek, aralarında yazar, çizer, illüstratör gibi sanatçılar ve sinema, medya gibi sektör profesyonellerinin bulunduğu 30'u aşkın kişi ile kurulur. Derneğin ilk yönetim kurulu Doğu Yücel, Yiğit Değer Bengi, Altay Öktem, Erbuğ Kaya, Hamit Çağlar Özdağ ve Kayra Küpçü'den oluşmaktaydı.\n\"Ana madde: GİO Ödülleri\"\nDerneğin kuruluşunun ardından hayata geçirdiği en önemli projesi, Türk sinemasına ve edebiyatına önemli katkıları olan Giovanni Scognamillo onuruna düzenlenmeye başlayan GİO Ödülleridir. İlk olarak 2013 yılında verilmeye başlanmıştır. Ayrıca 2013'teki ilk GİO Ödülleri'ne gönderilen öykülerden seçilenler, GİO Ödülleri 2013 Seçilmiş Öyküler adıyla 2014'te yayınlandı.\n\n\nEckbolsheim\nEckbolsheim Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Bas-Rhin ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 6,788'dir.\n\n\nBouligneux\nBouligneux Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Ain ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 325'tir.\n\n\nCho Yang-ho\nCho Yang-ho (; 8 Mart 1949 -7 Nisan 2019), bilinen adıyla: Y. H. Cho ; Güney Koreli iş adamı.\nGüney Kore'nin önde gelen ulaşım sektörü devlerinden en büyük havayolu şirketi \"Korean Air\" (Kore Havayolları)'nın başkanı ve CEO'su idi.\nCho ayrıca Hanjin Grubu başkanı ve SkyTeam Havayolları ittifakı kurucu üyesiydi.\nGüney Koreli iş adamı Cho 8 Mart 1949'da Gyeonggi, Incheon'da doğdu ve 7 Nisan 2019'da Los Angeles, Kaliforniya, ABD'de 70 yaşında ölmüştür.\n\n\nGİO Ödülleri\nGİO Ödülleri, Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği (FABİSAD) tarafından 2013 yılından bu yana düzenli olarak yapılan ödüllü yarışma. GİO Ödülleri, Türk sinemasına ve edebiyatına önemli katkıları olan Giovanni Scognamillo onuruna düzenlenmektedir. GİO ödülleri en iyi öykü, en iyi illüstrasyon, en iyi öykü kitabı, en iyi roman kategorilerinde yapılmaktadır. 2014 yılından itibaren Mavi Anka onur ödülü ve 2016 yılından itibaren de kurumsal kategoride başarı ödülü verilmektedir.\n2019 GİO Ödülleri yayımlanmamış öykü, roman, çizgi roman ve illüstrasyon kategorilerinde yapılacaktır.\nKaynak\nKaynak\nKaynak\nKaynak\nKaynak\nKaynak\n2013'teki ilk GİO Ödülleri'ne gönderilen öykülerden seçilenler, \"GİO Ödülleri 2013 Seçilmiş Öyküler\" adıyla 2014'te yayınlanmıştır.\nKaynak\n\n\nTracker (marka)\nTracker Mars şirketi tarafından üretilen ve İngiltere ve İrlanda'da satılan bir çiğ tahıl gevrek macunudur. Aynı ürün Balisto markasıyla İsviçre'de satılmaktadır. Tracker yedi lezzetle geliyor: Çıtır Fıstık, Çikolata Parçası, Beyaz Çikolata Parçası, Kavrulmuş Fındık, Kuru Üzüm, Çilek Patlaması ve Tangy Lemon. İsviçre'de Balisto markası altında sadece ilk iki çeşit satılmaktadır. Çubuklar ayrı ayrı paketlenir ve tek tek satılır veya (Choc Chip, Roast Nut ve Üzüm çeşitlerinde) sekiz adet bakkal kutusunda (Balisto için altı adet) satın alınabilir.\n\n\nSeeds of Change\nSeeds of Change Mars şirketi'nin sahipi olduğu bir organik tohum ve gıda şirketidir. 2010 yazına kadar, şirket Santa Fe, New Mexico'da makarna sosları ve salata sosları da dahil olmak üzere bir dizi işlenmiş organik gıda üreticisi üretti. Seeds of Change, 1989 yılında, Gabriel S.M. Howearth tarafından kuruldu. Şirket net satışlarının% 1'ini sürdürülebilir organik tarım girişimlerine yönlendirmektedir.\nSeeds of Change 1989 yılında Gila, New Mexico'da Kenny Ausubel ve Gabriel Howearth tarafından kurulmuştur. 1996'da Seeds of Change kuzeye, şirketin Santa Fe ofislerine daha yakın bir yere taşındı. Çiftlik, Tevalar halkı tarafından New Mexico'da El Guique’deki Rio Grande boyunca bir taşkın ovada yetiştirilen altı dönümlük arazide binin üzerinde bitki çeşidini içeriyor. Çiftlik Oregon Tilth tarafından organik sertifikalıdır. Mars, Ağustos 2010'da El Guique çiftliğini kapatıp bazı yönetimi Los Angeles'a taşıyacağını duyurdu.\n\n\nCocoaVia\nCocoaVia Mars şirketi'nin sahipi olduğu bir günlük kakao özü takviyesi için bir marka adıdır. 2003 yılında, CocoaVia markası ilk olarak Mars Chocolate tarafından piyasaya sürüldü. CocoaVia, Mars tarafından başlatılan ilk fonksiyonel gıdaydı. CocoaVia, kakao flavanolleri ve bitki sterolleri içeren bir dizi bitter çikolata bar ve çiğneme özelliğine sahipti. İlk lansmandan sonra, marka, sütlü çikolata, granola barlar, çikolata kaplı bademler ve içmeye hazır içecekler de dahil olmak üzere bir dizi ürün sunarak ürün hattını genişletti. 2009 yılında Mars Chocolate, orijinal CocoaVia ürün grubunu durdurdu. Ayrıca 2009 yılında, Mars Botanical, kakao özü bazlı bir diyet takviyesi olan CirkuHealth'i başlattı. Bu Mars, Incorporated tarafından başlatılan ilk ek oldu ve kakao flavanolleri teslim kakao özü özellikli idi.\n\n\nEthel M\nEthel M Çikolata Fabrikası, Henderson, Nevada şehrinde bulunuyor ve tüm Ethel M ve Ethel'in marka çikolataları için gurme premium çikolata üretmeye devam ediyor. Şirket, ürünlerini Las Vegas'ta (Nevada) ve Las Vegas'ta bulunan birçok perakende satış mağazasını işlettikleri halde, web sitelerinde çoğunlukla telefon ve internet üzerinden dağıtmaktadır. Ayrıca bu tesiste de bulunan Ethel M Botanik Kaktüs Bahçeleri (300'den fazla çöl bitkisi türü) ve M&M's World'ün küçük bir dalı bulunmaktadır. Fabrikanın bir kısmı halka açıktır ve ziyaretçiler kendi kendine rehberli turlara katılabilir. Ethel M, Mars, Incorporated'a aittir ve Forrest Mars'ın annesi Sr.'nin ismini almıştır. Şirket belki de en çok likör dolgulu çikolataları ile tanınır.\n\n\nAlert (marka)\nAlert, ABD pazarına Nisan 2013'te giren Wrigley şirketi tarafından üretilen bir enerji kafein sakızıdır. Sakız acı, tıbbi bir tat için dikkat çekicidir. Şirkete göre, bir parça sakız, yaklaşık 40 miligram olan yarım fincan kahve ile aynı miktarda kafein içerir. Wrigley, Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), kafeinli gıda ürünlerinin güvenliğini, özellikle kafeinli sakızın çocuklar ve ergenler üzerindeki olası etkilerini araştırdığından, Alert enerji sakızının üretimini ve satışını geçici olarak durdurdu.\n\n\nOuch! (marka)\nOuch! Hubba Bubba markası altında Wrigley tarafından yapılan şekersiz ciklet türüdür. 1990'lı yıllara kadar sakız, üzüm, karpuz ve çilek lezzetlerinde mevcuttu. Her bir sakız çubuğu bir bandaj gibi görünmek için kağıda sarılmıştır ve bir bandaj kutusununkine benzer bir metalik kap içinde paketlenmiştir. Ekim 2009'da, zamk, yeni bir görünüm ve ambalaj için yeniden tasarlandı ve şimdi de bubblegum lezzetinde de mevcut. Her pakette, içinde yirmi olası toplanabilir oyundan biri bulunur.\n\n\nSurpass\nSurpass Wrigley tarafından yapılan antiasitler ciklet türüdür. Surpass'ın perakende satış noktalarına gönderilmesi, popüler olmaması nedeniyle 28 Mart 2003'te sona ermiştir.\nSurpass, diyetlerinden yeterince kalsiyum almayan insanlarda kandaki düşük kalsiyum seviyelerini önlemek veya tedavi etmek için kullanılırdı. Kemik kaybı, zayıf kemikler ve paratiroid bezinin azalmış aktivitesi gibi düşük kalsiyum seviyelerinin neden olduğu koşulları tedavi etmek için kullanılabilir. Ayrıca stres ülseri ve mide ve bağırsak kanamasını önlemek için kullanılır. Surpass için aktif bileşen, mide salgılarında hidroklorik asidi nötrleştirerek etkiyen Kalsiyum karbonattır.\n\n\nLockets\nLockets Wrigley tarafından İngiltere ve Çek Cumhuriyeti'nde üretilen bir şekerlemelerdir. Burun tıkanıklığına ve boğaz ağrısına yardımcı olmak için ilaç takviyesi olarak satılırlar. Kızılcık ve yaban mersini, mentol ve bal gibi çeşitli tatlarda bulunurlar. Bir frenk üzümü aroması üretildi, ancak 2009'da kesildi. Lockets mentol, okaliptüs, C vitamini ve ballı bir merkez içerir. Paketler genellikle 10 ilaçlı pastiller içerir.\n\n\nBeynost\nBeynost Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Ain ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 4,674'tür.\n\n\nRossiya (ÅŸirket)\nRossiya, Sovyet ve Rus çikolata fabrikası, Samara'da 1969 yılında kuruldu. 1995'ten beri İsviçreli Nestlé şirketine aittir. Fabrika, 1960'lı yılların sonunda İtalyan şirketi “Carle ve Montanari” projesine göre inşa edildi. Nisan 1970’te devreye alınmış ve SSCB’de tam devirli çikolata üretimi için ilk girişim haline gelmiştir. Üretim tesisleri yılda 25 bin ton ürün üretmek üzere tasarlanmıştır. Kuybyshev çikolata fabrikasının \"Rossiya\"nın 1991 yılına kadar ilk direktörü Elena Vasilievna Shpakova idi. 1975 yılında beş yıllık planın yerine getirilmesi için fabrikaya “Onur Rozeti Nişanı” Emri verildi, 10 çeşit ürün SSCB Devlet Kalite Belgesi'ne layık görüldü. \"\" Rusya \"- cömert bir ruh!\" («„Россия“ — щедрая душа!») slogan ile ürünler üretti.\n\nBiskvit-Åžokolad\nBiskvit-Şokolad, Harkov merkezli bir Ukrayna şekerleme üreticisidir.\n2 fabrikayı birleştiriyor - PJSC \"Kharkiv Bisküvi Fabrikası\" (1932 yılında kuruldu) ve PJSC \"Şekerleme Fabrikası\" Kharkovchanka \". Çalışan sayısı yaklaşık 3000 kişidir. Günlük çıkış - 180 tona kadardır. Şirketin yönetimi arasında OJSC Pervukhinsky Şeker Fabrikası, LLC Krasnogradsky Mlyn ve ZAO Agrofirma im. Skovorody LLC, Petropavlovka Agrofirm LLC ve Rus şirketi olan Biscuit Chocolate LLC bulunuyor.\nKharkov'da endüstriyel şekerleme üretiminin başlangıcı, Georges Bormann'ın şekerleme fabrikasının kurulduğu 1896 yılı olarak kabul edildi - seçkin bir şekerci, \"İmparatorluk Mahkemesi Tedarikçisi\" ve birçok dünya ödülü kazandı. Daha sonra, 1935'te başka bir büyük şekerleme şirketi kuruldu - Kharkiv Bisküvi Fabrikası. 2001'den beri her iki şirket de ürünlerini ortak bir marka olan BISQUIT-CHOCOLATE markasıyla üretmeye başladı ve Ağustos 2004'te aynı adı taşıyan bir şirkette birleşti.\n\n\nJoyce Pensato\nJoyce Pensato (20 Ağustos 1941 - 13 Haziran 2019; New York), Amerikalı ressam ve oyuncak tasarımcısı.\nPensato, pop art resim kültürünün önemli temsilcilerinden olup çizgi karakterler; Batman, Mickey Mouse, Donald Duck, Kedi Felix, Homer Simpson vb. üzerine yaptığı resim çalışmalarıyla bilinir. Sanatçının eserlerinden oluşan kolleksiyonlar; Whitney Amerikan Sanatı Müzesi ve New York Modern Sanat Müzesi'nde yer almaktadır.\nAynı zamanda resim yanında birçok animasyon karakter üzerinde oyuncak tasarımları yaparak bunların tanınmasına pay sahibi olan Amerikalı kadın sanatçı Joyce Pensato 13 Haziran 2019'da New York'ta 78 yaşında ölmüştür.\n\n\nGoobers\nGoobers, Nestlé tarafından üretilen popüler bir toplu satış ürünüdür. Çikolata kabuğuyla kaplanmış yer fıstığından oluşur. Pek çok ülkede, imtiyaz sayacından en aşina olduğu bir şey olma ününe sahiptirler. Bazı ülkelerde, Nestlé tarafından üretilen en eski ve en popüler markalardan biri olan Goobers markası altında satılmaktadır. Goobers, 1925 yılında Blumenthal Chocolate Company tarafından Amerika Birleşik Devletleri'nde tanıtıldı. Nestlé, markayı 9 Ocak 1984'te, 1981'de Ward Foods'u satın alan Chicago merkezli Terson Company'den aldı. Ward gıdaları, 1969'da Blumenthal'ı satın aldı. Dünyanın dört bir yanındaki sinema salonu ve marketlerde bulunabilir. Vegan çikolata kaplı fıstık şeker (rafine edilmemiş), kakao kütlesi, kakao yağı ve vanilyadan oluşur. Aynı zamanda, imtiyaz tezgâhlarında da satılan benzer bir yiyecek, çikolata kaplı kuru üzümdür.\n\n\nBény\nBény Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Ain ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 783'tür.\n\n\nBéligneux\nBéligneux Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Ain ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 3,345'dir.\n\n\nBeaupont\nBeaupont Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Ain ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 694'tür.\n\n\nDeyr El Balah valiliği\nDeyr El Balah valiliği (Arapça: محافظة دير البلح), Gazze şeridinin orta kısmında yer alan ve Filistin Devleti'nin idaresindeki valiliklerinden biridir. Merkezi Deyr El Balah şehridir. Toplam arazi alanı 56 kilometrekaredir. Filistin Merkezi İstatistik Bürosu rakamlarına göre 2006 yılında, valiliğin nüfusu 208.716 kişiydi.\n\n\nReyrieux\nReyrieux Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Ain ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 4,800'dür.\n\n\nÇanakçı Kaya Mezarları\nÇanakçı Kaya Mezarları Mersin ilinde bulunan ve kabartma figürlerle süslenmiş bir grup kaya mezarıdır.\nMezarlar arkeologların Olba Territorium olarak adlandırdıkları bölgede, Erdemli ilçesinde Kanlıdivane obruğunun 2 kilometre kadar batısında ve koordinatlarında yer alır. Mersin’i batıya bağlayan devlet kara yolunun 5 kilometre kadar kuzeyinde, doğu-batı yönündeki bir yol üzerinde ve bir tepenin kuzey yamacındadır. Yörenin deniz seviyesinden yüksekliği 225 metre kadardır. Mezarların Erdemli’ye olan uzaklığı 18 kilomere ve Mersin’e olan uzaklığı da 56 kilometredir. Mezarları batısında Bir Roma yolunun izleri görülmektedir.\nMezarlar MS 2 yüzyıla, yanı Roma İmparatorluğu dönemine tarihlendirilmiştir. Her mezarın girişi dik dörtken şeklindedir. Bazı mezarlarda mezar hırsızlarını lanetleyen yazıtlar vardır. Mezarların en dikkati çeken yanı mezarların hemen üstündeki insan kabartmalarıdır. Bu dokuz adet kabartmanın mezar sahiplerine ait olduğu düşünülmektedr.\n\n\nSpree (marka)\nSpree, Nestlé'ye ait bir marka olan Willy Wonka Candy Company tarafından üretilen bir şekerdir. Spree, 1960'ların ortalarında, daha sonra St. Louis, MO'nun Sunmark Corporation'ı olarak yeniden adlandırılan Sunline Candy Company tarafından yaratıldı. Spree, John Scout adlı bir çalışanın fikriydi. 1970'lerde marka, Willy Wonka markası altında şekeri pazarlayan Nestle tarafından satın alındı. Spree, renkli meyve aromalı bir kabuk ile kaplanmış sıkıştırılmış bir dekstroz şekeri olarak sınıflandırılır. Piyasaya bağlı olarak rulolar veya ince gıda tipi karton kutularda bulunur. Chewy Spree adlı bir varyasyon da iki farklı türde mevcuttur: Chewy Spree Original ve Chewy Spree Mixed Berry. Chewy Spree, klasik Spree ile benzer bir boyuta ve şekle sahiptir, ancak bir çiğneme merkezi vardır. Chewy Spree rulolardan ziyade torbalarda bulunur.\n\n\nWhite Knight\nWhite Knight, Avustralya'da satılan çikolata kaplı, çiğnenmiş, nane aromalı bir şekerleme barı. Nestlé Australia tarafından üretilmiştir. Ambalaj mavi ve beyazdır ve at üstünde bir şövalye resmi sunar. 25 gramlık çubuk, bileşik çikolata kaplı, beyaz, nane aromalı bir çiğneme merkezinden oluşur.\n\n\nOutriaz\nOutriaz Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Ain ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 269'dur.\n\n\nNestlé Candy Shop\nNestlé Candy Shop, (The Willy Wonka Candy Company) Wonka markası Mart 2018'de İtalyan Ferrero SpA şirketine satılıncaya kadar İsviçreli şirket Nestlé tarafından sahip olunan ve lisanslanan bir Amerikan / İngiliz şekerleme markasıydı. Önceki Wonka markasının kuruluşu, İngiliz yazar Roald Dahl tarafından lisanslanan malzemelerden gelir. Klasik çocuk romanı \"Charlie'nin Çikolata Fabrikası\" ve film uyarlamaları Wonka markasının hem ambalaj hem de pazarlama stilinin kaynağı idi. Marka, 17 Mayıs 1971'de lanse edildi, bir ay öncesine dayanarak, romanın 30 Haziran'daki ilk film uyarlamasının yayınlanmasına denk bir lansman başlattı. 1988'de Sunmark Corporation'a ait olan Willy Wonka Candy Company markası Nestlé tarafından satın alındı. Nestlé, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, İngiltere, İrlanda Cumhuriyeti, Avustralya, Yeni Zelanda, Japonya, Güney Afrika, Meksika, Kolombiya, Brezilya, Arjantin, Kosta Rika, Dominik Cumhuriyeti ve Orta Doğu, Panama’da Willy Wonka markası altında şeker ve çikolata sattı.\n\n\nYorkie (marka)\nYorkie, Nestlé tarafından üretilen bir kalıp çikolatadır. Başlangıçta Rowntree's tarafından yapıldı. Cadbury Dairy Milk ürününe alternatif olmayan bir teriyer olan Yorkie bar ise erkeklere hitap ediyordu.\n\n\nBaneins\nBaneins Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Ain ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 606'dır.\n\n\nIn a Biskit\nIn a Biskit, Nabisco tarafından üretilen atıştırmalık kraker hattıdır. Amerika Birleşik Devletleri'nde ilk olarak 1964 yılının başlarında Chicken in a Biskit olarak yayımlanan çizgi, o zamandan bu yana, çeşitli lezzetler ile uluslararası olarak sunulmaya başlandı. ABD'de, ürün kurutulmuş pişmiş tavuk ile tatlandırılmıştır, ancak uluslararası formülasyonlar çeşitli imalatlardan dolayı farklılık gösterir. Biskit'te bulunan Avustralya Kraft Tavuğu (Çin'de üretilir) malzemeler arasında tavuk eti listelerken, bağımsız bir kimya deneyi, üründe \"herhangi bir et türünden protein bulunmadığını\" tespit etti.\n\n\nCadbury Snowflake\nCadbury Snowflake Cadbury tarafından üretilen bir çikolataydı.\nBirleşik Krallık ve İrlanda'da üretilip satıldı. 2000 yılında piyasaya sürülüp 2008 yılında üretimi sonlandırıldı.\n\n\nJournans\nJournans Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Ain ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 369'dur.\n\n\nCadbury Shots\nCadbury Shots şu anda Cadbury tarafından üretilen bir şekerleme markasıdır. Sert şekerli bir dış tabakaya kaplanmış sütlü çikolata toplarından oluşur ve İrlanda ve Birleşik Krallık'ta satılır.\n2009 yılında ambalaj, Cadbury Clusters ambalajına benzer şekilde yeniden tasarlandı. Bulunmaları çok zordur, otoyol servis istasyonları ise neredeyse bulunabilecekleri kesin yerlerden biriydi.\n\n\nCadbury Clusters\nCadbury Clusters 2009 yılında İngiltere ve İrlanda'da Cadbury tarafından başlatılan çikolata bazlı bir şekerlemedir. 150g'lık torbalarda satılan ve şu anda üç çeşitte mevcut olan küçük külçelerdir. Bunlar tekrar kapatılabilir ve Cadbury Shots ve Cadbury Buttons gibi diğer Cadbury ürünlerinin ambalajlarının yeniden tasarlanmasının önünü açtı.\nTürkeri:\n\n\nHeroes (ÅŸekerleme)\nHeroes şu anda Cadbury tarafından imal edilen kutulu / konserve şekerleme markasıdır. Eylül 1999'da tanıtılan, Mars şirketi'nin \"Celebrations markası\" na rakip oldu. Ürün çeşitli Cadbury çikolatalarının minyatür versiyonlarını içerir ve Avustralya ve Yeni Zelanda'da \"Favourites\" olarak bilinir. Heroes, Noel, Cadılar Bayramı ve Paskalya gibi tatillerde en popüler olanlardır.\n\n\nCelebrations (marka)\nCelebrations, Mars'ta üretilen çikolataların minyatür versiyonlarını içeren, 1997 yılında piyasaya sürülen bir çikolata koleksiyonudur. \"Neşeyi paylaş\" etiketli kutlamalar ile Kutlamalar, yeni, özellikle oluşturulmuş şekerlemeleri tanıtmak yerine, bir kutu veya teneke kutuda daha önce piyasaya sürülen şekerlemeleri bir araya getiren ilk karışık çikolata kutusuydu.\n\n\nSasani şehinşahları listesi\nSasani İmparatorluğunun şehinşahları (Orta Farsça: \"\", \"İranlı ve İranlı Olmayanların Krallarının Kralı\") geniş bir coğrafyada hüküm sürmüşlerdir. En güçlü olduğu zaman, batıda Türkiye ve Rodos doğuda Pakistan'a kadar uzanıyordu ve aynı zamanda modern Kafkasya, Yemen, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman, Mısır, İsrail, Lübnan, Suriye, Ürdün ve Orta Asya'daki bölgeleri kapsıyordu.\nSasani İmparatorluğu, 400 yıldan daha uzun bir süre boyunca komşu baş rakibi Roma-Bizans İmparatorluğu ile birlikte dünyanın en büyük güçlerinden biri olarak kabul edildi. Sasani hanedanı, bir Persli olan 224 yılında İstahr'dan bir Persli olan I. Erdeşîr ile başladı ve 651'de III. Yezdicerd ile sona erdi.\nPurandoht'un öldüğü 631 ile III. Yezdicerd'ın tahta oturduğu 632 arası dönemde tahta geçenler için uygun tanımlamalar kafa karıştırcıdır, çünkü tahtı ele geçiren bazı hükümdarlar daha sonra Sasani Hanedanı'ndan diğer üyeler tarafından uzaklaştırıldı ya da tehdit edildiler. Dönem, Sasani İmparatorluğu içindeki hizipçiliğin ve bölünmenin biridir.\nSasani İmparatorluğu'nun kurucusu I. Erdeşîr () \"İranlıların şehinşahı\" (Orta Farsça: '; Partça: ') unvanını kullanmıştır. Erdeşîr'den hemen sonra gelen I. Şâpûr () Kâbe-i Zerdüşt'de bulunan yazıtlarında bu unvanı kesin bir şekilde seçer. Şâpûr, dört Sasani ardılı için artan önem sırasında farklı unvanlar kullanır: Sasan'a \"Lord\" (\"Xwaday\") unvanı, Papag'a \"kral\", Erdeşîr'e \"İranlıların Krallarının Kralı\" ve son olarak kendisine \"İranlı ve İranlı olmayanların Krallarının Kralı\" ( '; ') demiştir. \"İranlı ve İranlı olmayanların Krallarının Kralı\" unvanı ayrıca I. Şâpûr'un, Romalılara karşı aldığı zafer ve İranlı olmayan toprakları Sasani egemenliğine eklemesinden sonra, tek bir gümüş sikkede de görülür. Unvan, sonraki tüm Sasanii krallarının sikkelerinde kullanılmıştır.\nSasani İmparatorluğu'nun başı \"[şehinşah]\" (krallarının kralı) idi, ayrıca \"şah\" (kral) olarak da bilinirdi. Sağlığı ve refahı her zaman önemliydi ve \"Ölümsüz olu\" ifadesi onu cevaplarken kullanılırdı. 6. yüzyıl ve sonrası Sasani sikkelerine bakıldığında, ay ve güneş fark edilir. Ay ve güneşin anlamı, İranlı tarihçi [Touraj Daryaee] kelimeleriyle \"kralın dünyanın merkezinde olduğu ve güneş ve ayın onun etrafında döndüğü anlamına gelmekteydi. Gerçekten, eski bir Mezopotamya fikri olan \"dünyanın dört köşesinin kralıydı\"\" Kral, Romalı, Türk ve Çinli gibi diğer tüm hükümdarları kendisinden aşağı görürdü. Sakalı altın ile süslenirken, çok renkli kıyafetler giyer ve makyaj yaparlardı. Erken Sasani kralları kendilerinin kutsal soydan geldiklerine inanırlardı; kendilerini “bay\" (kutsal) olarak adlandırırlardı.\nKral, halkın karşısına çıktığında, bir perdenin arkasına gizlenirlerdi ve adamlarından bazıları, kalabalığı uzak tutumak ve yolunu açmak için, önünde dururdu. Birisi kralın karşına çıktığında, \"proskynesis\" olarak da bilinen önünde yüzükoyun yatmak zorundaydı. Kral \"Pushtigban\" olarak da bilinen bir grup kraliyet muhafızı tarafından korunurdu. Diğer durumlarda kral, \"darigan\" olarak bilinen bir grup saray muhafızıyla korunurdu. Bu grupların her ikisi de Sasani İmparatorluğu'nun kraliyet aileleri tarafından işe alınırdı ve kralın güvenliğinden, kralın saraylarının girişlerinin kontrol edilmesinden, krala ziyaretçilerin takdim edilmesinden, askeri emirlerin verilmesine ya da müzakerelerde yer almakla görevlendirilen \"hazarbed\" komutasındaydılar. \"Hazarbed\", bazı durumlarda kraliyet cellatı olarak hizmet ederdi. İran yeni yılı Nevruz sırasında ve Mihragan (Mitra'nın gününde), kral bir konuşma yapardı.\nVarlığı boyunca, Sasani İmparatorluğu mutlak monarşidir. Şehinşahlar, otoriterinin tepesinde yer alır, Satrap ile Satraplıkları yönetirdi. Şehinşah, İmparatorluğun en yüksek otorite formuydu fakat sıklıkla satraplarının isyanları ile karşılaşırlardı. Gerçekten, Sasani İmparatorluğu'da Part İmparatorluğu'na karşı bir satrapın isyanı ile kurulmuştu.\nSasani İmparatorluğu, en geniş topraklarına II. Hüsrev'in 38 yıllık hükümdarlığında ulaşmıştı; en uzun hüküm süren, II. Şâpûr 70 yıl hüküm sürmüştür.\nSasani kralları, kendilerini Ahameniş İmparatorluğu'nun ardılı olarak görürlerdi ve birçok Sasani krallarının amacı daha önce Ahamenişlerin elinde olan tüm toprakları fethetmekti.\nAşağıdaki tablo Sasani şehinşahları ve onlar tarafından kullanılan unvanları içerir.\nSasani şehinşahları tarafından kullanılan unvanlar:\n\n\nTava (içecek)\nTava, PepsiCo tarafından üretilen, vitamin ve minerallerle takviye edilmiş gazlı bir içecekti.\nSağlık bilincine sahip tüketicilere yönelik, içeceğin besin maddeleri B3, B6 ve E vitaminlerini ve kromu içeriyordu. Tava hiçbir kalori ve kafein içermiyordu ve \"alkolsüz içecek\" olarak adlandırılmak yerine \"köpüklü içecek\" olarak tanıtılıyordu. İçecek üç lezzetle lanse edildi: Tahiti Tamure (Tropikal Berry Karışımı), Akdeniz Fiesta (Kara Kiraz Turunçgiller) ve Brezilya Sambası (Passion Fruit Lime). Üretim 2009 yılının başlarında durdu, çünkü yeterince popüler değildi.\n\n\nStorm (içecek)\nStorm, hafif karbonatlı, kafeinli bir limon-misket limonu aromalı meşrubattı. Pepsi'nin Coca-Cola'nın Sprite marka'sına hâkim olduğu açık limon misket limonlu soda pazarında daha rekabetçi olma girişiminin bir parçası olarak 1998'de ABD'nin bazı bölgelerinde PepsiCo tarafından piyasaya sürüldü. Storm, Sprite'dan farklı olarak, lezzetinin benzersiz bir şekilde ince olması ve kafeine sahip olmasının yanı sıra çok hafif bir acısı olması nedeniyle de farklıydı.\nHer ne kadar Storm sadece test pazarlarında sunulmuş olsa da, \"\" pazarına dahil etti ve Storm ve Light Storm çeşitlerinde karakterleri olan kutular önerdi.\nPepsi, henüz test piyasası aşamasındayken Storm'u düşürdü. Test pazarları Denver, Indianapolis, Omaha, San Francisco, Las Vegas, Milwaukee ve Philadelphia'yı içeriyordu. Slice 2000 yılında Sierra Mist olarak pazarlanan yeni bir formül lehine bırakıldı.\n\n\nAspen Soda\nAspen Soda, 1978'den 1982'ye kadar PepsiCo tarafından Amerika Birleşik Devletleri'nde satılan elma aromalı bir meşrubattı. 1984 yılında, PepsiCo yeni Slice çizgisi altında bir yedek elma tozu ile çıktı.\n\n\nSolarix\nSolarix 2015'te Pulsetense Games tarafından Windows tabanlı PC'ler için geliştirilen ve KISS Ltd. tarafından yayınlanan gizlilik, korku ve hayatta kalma temalı tek kişilik bilimkurgu FPS oyunu. Solarix, bir Türk oyun geliştirme firması olan Pulsetense Games tarafından Unreal geliştirme kiti kullanılarak, Barış Tarımcıoğlu’nun takım lideri olduğu üç kişilik bir ekiple 5 yıllık bir sürede geliştirilmiştir. Oyun, 90'ların sonlarında ve 2000'lerin başlarında, özellikle System Shock 2 ve Thief serilerindeki tek kişilik gizlilik oyunları konseptini uyarlamayı amaçlamıştır. Solarix, ilk olarak 30 Nisan 2015'te Steam üzerinden dijital satışa açılmıştır. Başlangıçta sadece İngilizce olarak piyasaya sürülen oyuna daha sonra Türkçe arayüz ve altyazı desteği de eklendi.\nSolarix, gizlilik teması üzerine kurulu bir tek kişilik nişancı oyunudur. Her seviyedeki düşman devriyeleri ayak seslerinize ve aydınlatışmış alanlardaki görüntünüze tepki verirler ve böylece sizi devamlı olarak karanlık alanlarda çömelmiş, sessiz ve dikkatli olmaya zorlarlar. Ortamdaki ışıklar, silahlarla vurulabilir ve oluşan karanlık ortamlardan faydalanılabilir. Düşmanlar ayrıca yeni cesetlere de tepki verirler ve etrafı aramaya başlarlar. Bu yüzden oyuncuların düşmanlarını saf dışı bıraktıktan sonra cesetlerini de düşman devriyelerinin yolu üzerinden uzak bir noktaya gizlemeleri önem taşımaktadır. Hikâyesel bir çizgiye sahip 12 bölümden oluşan oyunda farklı türde silahlar, bilgisayar korsanlığı, engelleri aşmak için sinsi dövüş, bulmaca çözme ve çevre etkileşimi bulunmaktadır. Oyundaki bulmacaları çözmek için klasik macera oyunlarındaki gibi keşif yapmak gerekmektedir. Oyunun kurgusu gereği tek kurşun atmadan bitirebilmek de mümkündür.\nSolarix'te geniş bir ortam çeşitliliği vardır. Dar koridorlardan geniş egzotik ormanlara, dev yer altı istasyonlarından iç karartıcı yer altı tesislerine kadar farklı ortamlar bulunur. Her seviyenin kendine has bir stratejisi vardır ve bu stareji oyuncu tarafından şekillendirilir. Bazı seviyelerde yaratıklardan sadece kaçmak gerekirken, bazı seviyelerde doğrudan yüzleşmek gerekebilir. Bir seviye, klasik macera oyunlarındaki gibi bulmacalar çözmenizi gerektirirken, bir başka seviyede gizlice etrafta dolaşmanız gerekir. Oyunun profesyonel seslendirmeleri de atmosferin derinleşmesine önemli katkıda bulunuyor. Solarix, normal bir oynanışta 7-8 saatlik bir oyun süresi sunuyor.\nSolarix, 2166 yılında insanlığın ilk yıldızlarası kolonisi olan Ancyra Gezegeni'nde geçmektedir. Havadaki viral bir enfeksiyon, kolonideki hemen hemen her insanı yok etmiş ve çoğunu \"anomaliler\" olarak adlandırılan düşmanca zombi benzeri yaratıklara dönüştürmüştür. Hikâyenin ana kahramanı, uzay kolonisini ortadan kaldıran viral bir enfeksiyondan tek sağ kurtulan kişi olan Walter Terrace adlı sivil mühendis. Walter, bir yandan enfeksiyonu durdurmaya çalışmakta olan koloninin yapay zekâlı yöneticisinin talimatlarını takip ederken, bir yandan da zombileşmiş kolonistlerden kendini kurtarmaya çalışmaktadır.\nOyunun Steam üzerindeki 139 kullanıcı incelemesinden %55'i olumludur.\n\n\nUlusal Muhafızlar (Fransa)\nUlusal Muhafızlar (), Fransız ordu, jandarma ve polis rezerv kuvvetidir.\nUlusal Muhafızlar, ilk olarak 1789 Fransız Devrimi'nin ardından kurulmuş olup var olduğu dönem boyunca özellikle de memurları ve orta sınıf çıkarlarını koruyan bir kurum olarak görülüyordu. Ulusal Muhafızlar, Fransız Ordusu'ndan ayrı olarak kuruldu ve hem polis gücü hem de askeri rezerv olarak görev yapmaktaydı. Bununla birlikte, 1792'den 1795'e kadar başlangıçta devrimci bir güç olarak algılanmaktaydı ve alt sıralarda sansotları bulunmaktaydı. 1827'den 1830'a kadar resmi bir lağvedilme dönemi yaşadı, ancak yeniden kuruldu. 1870–71 Fransa-Prusya Savaşı'ndan kısa bir süre sonra Paris'teki Ulusal Muhafızla tehlikeli bir devrimci güç olarak görülmeye başlanmaları nedeniyle 1872'de lağvedildiler.\n2016 yılında ülkedeki bir dizi terör saldırısının üzerine olarak Ulusal Muhafızlar yeniden kuruldu.\n\n\nAltınok\nAltınok, bir erkek ismi ve soyadı, şu anlamlara gelebilir:\n\n\nEnsi\nEnsi (çivi yazısı: Sümerce: , \"tarıma elverişli arazinin lordu\"; Emesal lehçesi: \"umunsik\"; Akadca: ) bir şehir devletinin yöneticisini veya prensini belirten Sümerce bir unvandır. Başlangıçta bağımsız bir yöneticiyi adlandırmış olabilir fakat sonraki dönemlerde unvan, bir lugal'a atfedildiği varsayılmıştır.\nMezopotamya'nın erken hanedan döneminde en, ensi ve lugal açıkça ayırt edilemez. Ensi, başlangıçta Lagaş ve Umma ile sınırlı bir yöneticinin adı olabilir. Ensi, şehir devletinin koruyucu ilahının temsilcisi olarak kabul edilmiştir. Daha sonraki dönemlerde, bir ensí normalde bir \"lugal\"a bağlı olarak görülmüştür. Bununla birlikte, Gudea gibi İkinci Lagaş Hanedanlığı yöneticileri ensí unvanından memnun kalmışlardır.\nÜçüncü Ur Hanedanı döneminde ensi, krallığın taşra yöneticileri için kullanılmıştır. Bunlar; yönetim, vergi geliri ve yargı yetkisi bakımından büyük güçlere sahipti fakat Ur'lu lugallar tarafından denetlenmiş, atanmış ve görevden alınmışlardır. Makam babadan kalmışsa bile bütün ensiler, lugal tarafından onaylanmalıydı. Bağımsız dış politika veya savaşa izin verilmemiştir.\n\n\nHablainville\nHablainville Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Meurthe-et-Moselle ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 232'dir.\n\n\nAkbaşlı\nAkbaşlı, bir yer ismi ve soyadı, şu anlamlara gelebilir:\n\n\nVasili Perov\nVasily Grigoreviç Perov (Rusça: Васи́лий Григо )рьевич Перо́в; 2 Ocak 1834 (21 Aralık 1833 OS) - 10 Haziran (29 Mayıs OS) 1882) Rus Realist hareketinin önemli bir figürü olan Rus ressamı ve Peredvizhniki'nin kurucu üyelerinden biriydi.\nVasily Perov, 2 Ocak 1834'te veya (21 Aralık 1833) Tobolsk, Tobolsk Valiliği, Rusya İmparatorluğunda Doğdu,Perov, yerel procurator baronun, Uradel'e mensup Alman ve Baltık Alman soylu bir aileye ait olan Baron Gregor Gustav Friedrich von Krüdener'in gayri meşru bir oğlu ve Tobolsk vatandaşı olan Akulina Ivanova Oğlu idi. Perov'un ailesi, doğumundan kısa bir süre sonra evlense de, babasının adını ve baron unvanını miras almanın yasal bir yolu yoktu, bu yüzden vaftiz babasının soyadı Vasiliev'e kayıtlıydı. Daha sonra soyadını Perov olarak değiştirdi - kendisine bir çocuk olarak resim sanatı öğreten öğretmeni tarafından verilen bir takma ad (pero kelimesi Rusçada tüy anlamına gelir)\n\n\nDaigny\nDaigny Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Ardennes ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 358'dir.\n\n\nDiker\nDiker bir soyadıdır ve şu anlamlara gelebilir:\n\n\nBeytüllahim valiliği\nBeytüllahim valiliği (Arapça: محافظة بيت لحم‎) Filistin Devleti idaresindeki 16 valilikten biridir. Batı Şeria'da Kudüs valiliğinin güneyinde yer alır. Merkezi Beytüllahim şehridir. \nFilistin Merkezi İstatistik Bürosu'na göre 2017 yılında valiliğin nüfusu 217.400'dür. Valilik 660 km² bir alana sahiptir\nValilik 10 belediye, 3 mülteci kampı ve 58 kırsal bölgeden oluşur.\n\n\nMillet Meclisi (Cezayir)\nMillet Meclisi (Arapça: \"meclis el-'umma\" ), Cezayir Parlamentosu'nun üst \"meclisidir\" . 3'te 2'si endirek seçimle ve 3'te 1'i cumhurbaşkanı tarafından atanan 144 üyeden oluşmaktadır.\nCezayir'de yasama yetkisi, çift meclisten oluşan yasama organı vasıtasıyla, Ulusal Halk Meclisi ve Millet Konseyi tarafından kullanılir. Cezayir Anayasasının belirlenen hükûmetin (yürütmenin) kontrolü Halk Meclisi tarafından yerine getirilir. Meclisin bir bir üyesi, Parlamentodaki dokunulmazlığından feragat etmediği veya ilgili duruma bağlı olarak Halkın Millet Meclisi veya Millet Meclisi, üyelerinin çoğunluğunun parlamentodaki dokunulmazlığının kaldırılmasına karar vermediği sürece bir suç veya suçtan yargılanamaz.\nAbdelkader Bin Salih, 2 Temmuz 2002'de başkanı olarak seçilmiş 11 Temmuz 2007 ve 10 Ocsk 2008 tarihinde yapılan seçimlerde tekrar seçilip görevini sürdürmüştür. Zohra Drif, 10 Eylül 2002 tarihinde Millet Meclisi Başkan Yardımcısı seçildi ve 7 Mart 2007 ve 8 Mart 2008'de yeniden seçilip görevine devam etmiştir.\nMeclisin 144 üyesi var:\nÜlkedeki vilayet iki sandalye düşecek şekilde (48 x 2 üye) parlamenter vardır.\nSeçim, seçilen vilayet meclisleri ve halk meclislerinden oluşan (yaklaşık 15.000 üye) bir seçmenden ve iki turda oy çokluğuyla yapılır.\nseçilebilirlik:\nGörev süresi beş yıldır. Meclis üyeliği, üç yılda bir yarı yarıya yenilenir.\nMeclis üyesi, görevi sırasında utanç verici bir eylemde bulunursa, üyelerinin çoğunluğuyla görevinden azledebileceğini meclis üyelerinin önünde söz verir.\nUlusal Meclis Daimi Komiteleri (Cezayir Ulusal Meclisi Usul Kurallarının 15. ila 45. Maddeleri)\n\n\nHenry Clithering\nHenry Clithering İngiliz dedektif romanları yazarı Agatha Christie’nin bir kurgusal karakteridir. İlk defa olarak kısa Jane Marple hikayelerinden oluşan Cinayetler Kulübü kitabında ortaya çıkmış, daha sonra Jane Marple dizisi romanların bir bölümünde yardımcı karakter olarak görev almıştır.\nHenry Clitering İngiliz polis örgütü Scotland Yard'da çalışmaktadır. Daha sonra \"Sir\" unvanı alarak, Scotland Yard başkanlığına terfi eder. Romanlarda aktif bir rolü yoktur. Hiçbir resmi sıfatı olmayan Jane Marple soruşturmalarla ilgilenince genellikle yerel polis tarafından engellenmekte, ancak Sir Henry Clitering devreye girerek Jane Marple’a yardımcı olmaktadır. \nJane Marple romanlarından bazılarında Sir Henry Clitering’in torunu olan dedektif Dermot Craddock karakteri de vardır.\n\n\nKutlar\nKutlar bir soyadıdır ve şu anlamlara gelebilir:\n\n\n2018 Avrupa Atletizm Şampiyonası - Erkekler üç adım atlama\n2018 Avrupa Atletizm Şampiyonası'nda erkekler uzun atlama, 10 ve 12 Ağustos tarihinde Berlin Olimpiyat Stadyumu'nda gerçekleştirilmiştir.\nEleme kuralı: Bu turda 16,75 m'yi geçen (Q) veya en iyi performansa sahip 12 atlet (q) finalde yarışmaya hak kazanır.\n\n\n2019-20 Süper Lig transferleri\nGelenler\nGidenler\nGelenler\nGidenler\nGelenler\nGidenler\nGelenler\nGidenler\nGelenler\nGidenler\nGelenler\nGidenler\nGelenler\nGidenler\nGelenler\nGidenler\nGelenler\nGidenler\nGelenler\nGidenler\nGelenler\nGidenler\nGelenler\nGidenler\nGelenler\nGidenler\nGelenler\nGidenler\nGelenler\nGidenler\nGelenler\nGidenler\nGelenler\nGidenler\nGelenler\nGidenler\n\n\nTevfik\nTevfik, bir erkek ismi ve soyadı, şu anlamlara gelebilir:\n\n\nİnceoğlu\nİnceoğlu bir soyadıdır ve şu anlamlara gelebilir:\n\n\nAbiturient\nAbiturient (Latin kökenli. Abituriens, abiturientis - ayrılacak olan veya abiturus - terk etmesi gereken kişi) - çoğu ülkede, bir ortaokuldan mezun olan, mezuniyet sınavlarına giren veya ilk abitur unvanı alan vade belgesidir.\n1950’lerden bu yana SSCB’de (ve ardından Sovyet sonrası alanda), terim farklı bir anlam kazanmıştır - ikincil bir özel veya daha yüksek eğitim kurumuna giren bir kişidir.\nFransa'da ayrıca, tam bir ortaokul mezunlarına atanan ve üniversitelere girme hakkı veren bir bekarın niteliğine karşılık gelir.\n\n\n2019 Türkiye Süper Kupası\n2019 Türkiye Süper Kupası, 2018-19 Süper Lig ve 2018-19 Türkiye Kupası şampiyonu Galatasaray ile 2018-19 Türkiye Kupası finalisti Akhisar Belediyespor arasında 7 Ağustos 2019 tarihinde Eryaman Stadyumu'nda oynanmış olan 46. Süper Kupa maçıdır. Galatasaray, Younès Belhanda'nın attığı gol ile maçı 1-0 kazanmıştır.\n\n\nEl Halil valiliÄŸi\nEl Halil valiliği (Arapça: محافظة بيت لحم‎) Filistin Devleti idaresindeki valiliklerden biridir. Batı Şeria'nın güney kısmında yer alır. Valilik 1.060 kilometrekarelik bir alana sahiptir.Filistin Merkezi İstatistik Bürosu'na göre 2010 yılında valiliğin nüfusu 600.364'tü. Valiliğin merkezi El Halil şehridir.\nValilik 7 şehir, 8 belediye, 2 mülteci kampı ve 100 den fazla kırsal yerleşimden oluşur.\n\n\nEriha valiliği\nEriha valiliği (Arapça: محافظة أريحا‎) Filistin Devleti idaresindeki 16 valilikten biridir. Batı Şeria'nın doğu kısmında, Ölü Deniz'in kuzeyinde yer alır. Dünyanın en eski yerleşim alanı Eriha valiliği sınırları içerisindedir.\nValilik 10 belediye, 3 mülteci kampı ve 58 kırsal bölgeden oluşur.\n\n\nGecelik\nGecelik, uyurken aşınmaya yönelik bir giysidir. Normal gömleklerin çoğundan daha uzundur, kalçaların altına veya dizlerin altına uzanır, bazı bacakları açıkta bırakır. Uyurken kullanıcının hareketlerini kısıtlamaktan kaçınmak genellikle gevşektir. 16. yüzyıla kadar erkekler çıplak ya da gündüz tişörtünde uyudu; daha sonra, kalitede değişen bir gece gömleği yatakta giyildi. 16. yüzyılda soylular nakışlı gömlekler ya da \"dövme gece gömlekleri\" giydiler. 19. yüzyıla gelindiğinde, gece elbisesi gevşek, kısma yakalı bir gündüz gömlekine benziyordu ya da gevşek, ayak bileği uzunluğundaki bir gecelik idi. Bir gecelikte bir erkek gömleği ile karıştırmak çok kolaydır, çünkü bunlar da uzun olma eğilimindedir. 19. yüzyılın ortasına kadar gece kıyafetleri genellikle bir yatak şapkası ile birlikte giyilirdi.\n\n\nRobdöşambr\nRobdöşambr, Ropdöşambır veya Ropdöşambr, ev içinde genellikle sabahları yataktan kalkınca giyilen üstlük, sabahlık.\nPijama üstüne giyilir, önünü kapatmak için bel kısmında kuşağı vardır. Seçkin tasarımlara sahip ropdöşambırlar 18-19. yy. Avrupasında erkeklerin giyiminde göze çarpar. Günümüzde ise “sabahlık” niyetine çeşitli kumaşlardan üretilen bu rahat kıyafeti, hem kadınlar hem erkekler giymekte.\n\n\n2019-20 Basketbol Süper Ligi\n2019-20 Basketbol Süper Ligi veya sponsorluk anlaşması gereği ING Basketbol Süper Ligi, Türkiye'nin en üst düzey profesyonel basketbol ligi olan Basketbol Süper Ligi'nin 54. sezonudur. 19 Mart 2020 tarihinde COVID-19 pandemisi nedeniyle ligin ertelendiği açıklandı. 11 Mayıs 2020 tarihinde ise, ertelenmiş olan ligin devam etmeyeceği ve bu sezon herhangi bir şampiyon olmayacağı açıklanmıştır.\n2018-19 sezonunda Türkiye Basketbol Liginde gerçekleştirilen müsabakalar sonucunda Bursaspor ve Ormanspor 2019-20 sezonunda mücadele etmeye hak kazandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesporun ligden çekilmesinin ardından Bakırköy Basket İTÜ lige dahil edildi. Son şampiyon Anadolu Efes'tir.\n\n\nOrmanspor (basketbol takımı)\nOrmanspor (basketbol takımı), Ormanspor'un Basketbol Süper Ligi'nde temsil edilen erkek basketbol takımıdır.\n\n\nBerkay Ömer Öğretir\nBerkay Ömer Öğretir (16 Şubat 1998), Türk yüzücü. Hâlen 100 ve 200 m kurbağalama Türkiye rekorlarının sahibidir.\n\n\n2015-16 Türkiye Bayanlar İkinci Voleybol Ligi\nTürkiye Deplasmanlı Bayanlar İkinci Voleybol Ligi 2015-16 sezonu, 31 şehirden 62 takımın 6 grupta katıldığı lig deplasmanlı normal lig + Play-Off usulüne göre oynandı. Play-Off maçları sonunda Bursaspor, Alaşehir Belediyesi, Vakıfbank B, Samsun Büyükşehir Belediyesi Anakent ve Elazığ DSİ Spor kulüpleri Türkiye Bayanlar Birinci Voleybol Ligi'ne yükselirken, Aydın Büyükşehir Belediyesi, Acarspor, Silivrispor, ODTÜ, Adana Voleybol, Pamukspor, Erbaa Gençlik, Tire Belediyesi, Çanakkale Belediyesi, Söke Ege Koleji, İbrahim Turhan Lisesi, Ankaspor, Edirne Çarşıspor, Gençlerbirliği, Eskişehir DSİ Bentspor, Zonguldak Belediyesi Hasad Gençlik, Çukurova Belediyesi, Adana Deniz Spor, Çukurova Efes, İsmail Burak Derindere Gençlikspor, Ordu Tenis İhtisas, Çorum Beden Eğitimi Öğretmenleri, Turhal Cumhuriyet Lisesi ve Dicle Üniversitesi Kampüsspor kulüpleri ise bölgesel lige düşmüşlerdir.\n\nNot-1 : Elazığ DSİ Spor normal sezon sonunda ligden düşmüş olsa da, bir üst ligde yer alan Elazığ İl Özel İdare kulübünün katılım hakkını satın alarak Türkiye Bayanlar Birinci Voleybol Ligi'ne yükselmiştir.\n\nNot-2 : Büyükçekmece Voleybol Akademi ve Cizre Belediyesi normal sezon sonunda ligden düşmüş olsa da çeşitli sebeplerden dolayı tekrar lige alınmıştır.\n\n1. ETAP :\nBayanlarda altı grupta (62 takım) iki devreli deplasmanlı lig usulüne göre karşılaşırlar. Müsabakalar sonunda ilk 4 grubun 1, 2. ve 3.’leri 12 takım ile 5. ve 6. grupların 1. ve 2.’leri toplam 16 takım YARI FİNALE yükselir. \n\nLİGDEN DÜŞME :\n12’li grupların son iki sırasını alan (11. ve 12.) takımlar ile diğer grupların son sırasını alan takımlar mahalli lige düşerler.\n\nYARI FÄ°NAL ETABI :\nYarı Finale yükselen 16 takım; A grubunda 1. Grup 1.'si, 5. Grup 1.'si, 3. Grup 2.'si ve 4. Grup 3.'sü Takım, B grubunda 2. Grup 1.'si, 6. Grup 1.'si, 4. Grup 2.'si ve 3. Grup 3.'sü takım, C grubunda 3. Grup 1.'si, 1. Grup 2.'si, 5. Grup 2.'si ve 2. Grup 3.'sü takım, D grubunda 4. Grup 1.'si, 2. Grup 2.'si, 6. Grup 2.'si ve 1. Grup 3.'sü takım şeklinde eşleştirilir. Federasyonca 4 gruba ayrılan takımlar, Federasyonca belirlenecek illerde 3 günlük tek devreli lig usulü turnuva maçları sonunda gruplarda 1. ve 2. olan 8 takım Finale kalır.\n\nFÄ°NAL ETABI :\nFinal etabında A grubu A1, C1, B2 ve D2 şeklinde, B grubu ise B1, D1, A2 ve C2 takımlarından oluşur. Federasyonca 2 gruba ayrılan takımlar Federasyonca belirlenecek ilde tek devreli lig usulü turnuva maçları sonunda her iki grubun 1. ve 2.’leri toplam 4 takım bir üst lige terfi eder.\n\nPUANLAMA SİSTEMİ :\nBu sistemde önceden belirlenmiş fikstüre göre, kulüp takımlarına puan esasına göre birbirleri ile seri müsabakalar yaptırılır ve müsabaka sonucu elde edilen puanlara göre sıralama yapılır.\n3 – 0 ve 3 – 1 galibiyetle sonuçlanan müsabakalarda galip gelen takıma (3) puan,\n3 – 2 galibiyetle sonuçlanan müsabakalarda galip gelen takıma (2) puan,\n2 – 3 sonuçlanan müsabakalarda mağlup olan takıma (1) puan,\n1 – 3 ve 0 – 3 sonuçlanan müsabakalarda mağlup olan takıma (0) puan verilir.\n\nHükmen mağlubiyetlerde toplam puandan (1) puan düşürülür. Hükmen galibiyet alan takımın toplam puanına (3) puan eklenir.\n\nBir veya birkaç takım tarafından kazanılan puanların eşitliği halinde, sıralama; kazanılan maç sayısına göre belirlenir. Kazandığı maç sayısı fazla olan takım üst sırada yer alır. Kazanılan maç sayısına göre eşitliğin bozulmaması halinde; set averajı uygulanır. Bu uygulamada puanları eşit olan takımların müsabakalar sonunda aldıkları setlerin toplamı, verdikleri setlerin toplamına bölünür. Sıralama, büyük sayıya sahip olan takım üst sırada yer alacak şekilde yapılır. Eşitliğin kazanılan set sayılarına göre de devam etmesi halinde; eşitliği devam eden takımların yaptıkları tüm müsabakalar sonunda aldıkları sayıların toplamı, verdikleri sayıların toplamına bölünür. Takımlar, çıkan sayının büyüklüğüne göre yukarıdan aşağıya sıralanır. Eşitlik yine de bozulmamışsa bu durumdaki takımların kendi aralarında yaptıkları müsabakalardaki maç, puan, set ve sayı averajına sıra ile başvurularak sıralama belirlenir.\n\n\n\n\n\n\n\n\nKesmikli peynir\nKesmikli peynir veya lorlu atıştırmalık, lor peyniri ve kesmikden yapılan bir tür tatlı atıştırmalıktır.\nLorlu atıştırmalıkların ana kısmı öğütülmüş ve preslenmiş lordan ve şeker, tatlandırıcı veya diğer ürünler gibi malzemelerden yapılır. Ayrıca kuru üzüm, reçel veya başka dolgular gibi bir ilaveler da içerebilirler. Aynı zamanda bazen dolgusu yoktur ve meyve veya çikolata tadında meyveli çikolata veya krema ile sırlanırlar.\n\n\nMad Dogg Athletics\nMad Dogg Athletics Venice, Los Angeles, Kaliforniya merkezli bir Amerikan şirketidir. Sabit bisiklet, koşu bandı, erkek ve kadın giyim, ayakkabı, aksesuar, müzik, video, kalp atış hızı monitörleri ve fonksiyonel eğitim ekipmanlarını pazarlar. Aynı zamanda eğitim hizmeti vermektedir.\nMad Dogg Athletics, eğirme (egzersiz) programları ve egzersiz ekipmanları için \"Eğirme\", \"Eğirme\" ve \"Eğirme\" ticari markalarına sahiptir. Mad Dogg Athletics, ticari Spinner sabit bisiklet serisinin lisanslı distribütörü olan Star Trac ile de yakın çalıştı. Şimdi ticari Spinner motorları üretim hattını üretmek için Precor ile ortak oldular.\n\n\nPasaport Vapur Ä°skelesi\nPasaport Vapur İskelesi, İzmir kent içinde ulaşımı sağlayan körfez vapurları için hizmete açılmış bir vapur iskelesidir.\nKonak merkez ilçesi sınırları içindeki\niskele koordinatlarında, İzmir Körfezi'nin güney kıyısında ve Cumhuriyet Meydanı'nın kuzey batısında yer alır. Diğer yakın iskelelerden Konak Vapur İskelesi'nin kuzey doğusunda ve Alsancak Vapur İskelesi'nin de güney batısındadır. İzmir Fuarı doğudad\nİskele 1867-1886 yılları arasında inşa edildi. İskele binası o dönemde Osmanlı İmparatorluğu pasaport bürosu olarak kullanılıyordu. Günümüzdeki \"pasaport \" adı da o zamandan kalmadır. Ancak iskele binası 1922 yılında, İzmir'in kurtuluşunun hemen ertesinde başlayan Büyük İzmir Yangını sırasında hasar gördü. İskele binası 1926 yılında Kazım Dirik'in valilik döneminde, yeniden inşa edildi ve körfez vapur işletmeleri binası olarak hizmete girdi. İskele 2003 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edildi.\nİskele İzmir'de yerel deniz işletmeciliğinden sorumlu olan İZDENİZ tarafından işletilmektedir. Bu iskeleden kalkan vapurlarla aşağıdaki semtlerin iskelelerine ulaşım sağlanır: En yoğun hat Karşıyaka hattıdır.\n\n\nAşil'in kalkanı\nAşil'in kalkanı, Aşil'in Hektor ile olan savaşında kullandığı kalkandır. Daha çok Homeros'un \"İlyada\"'sının Kitap 18 bölümündeki bir pasajda tanımlanır. Kalkan üzerindeki karmaşık detaylara sahip görüntüler, kalkanın önemi hakkında birçok farklı yoruma ilham vermiştir fakat bu konuda kesin bir yanıt mevcut değildir.\nŞiirde Aşil, Patroklos'a Akha ordusunu savaşa götürmesi için kalkanını ödünç verir. Sonuç olarak Patroklos, Hektor tarafından savaşta öldürülür ve Aşil'in kalkanı vücudundan çıkarılır ve Hektor tarafından ganimet olarak alınır. En iyi arkadaşının kaybı (çoğu kez ruh eşi olarak adlandırılır) Aşil'in savaşa dönmesine neden olur ve bu yüzden bir nemf olan annesi Thetis, Tanrı Hephaistos'tan oğluna yedek kalkan sağlamasını ister. Hephaistos mevcbur kalır ve muhteşem dekoratif görüntülere sahip bir kalkan oluşturur.\nHomeros'un kalkanı tanımlaması, antik Yunan şiirinde bilinen ilk ekfrasis örneğidir; ekfrasis, görsel bir sanat eserinin dramatik ve grafik tasviridir.\nHomeros, yeni kalkan覺n ayr覺nt覺l覺 bir tasvirini yapar:\n\n\nAdana Demirspor 2019-20 sezonu\nAdana Demirspor 2019-20 sezonu, lacivert mavili ekibin 1. Lig'deki on beşinci sezonu, kuruluşunun ise sekseninci yılıdır. 2018-19 1. Lig sezonunun altıncı tamamlamış ve play-off oynamaya hak kazandı. Play-off yarı finalinde Hatayspor karşısında ilk maçta 0-0 lık sonuç alan Adana Demirspor ikinci maçı 3-2 kaybederek Süper Lig'e çıkma şansını kaybetti. Adana Demirspor bu sezonda 1. Lig ve Türkiye Kupasında mücadele etmektedir.\n\n\nİstanbul 2019 Seçim Özel\nİstanbul 2019 Seçim Özel, 23 Haziran 2019 İstanbul yerel seçiminden bir hafta önce AK Parti adayı Binali Yıldırım ve CHP adayı Ekrem İmamoğlu arasında ve İsmail Küçükkaya moderatörlüğünde yapılan canlı yayın tartışma programı. Bu yayın, aynı zamanda 2002 Genel seçimlerinden bu yana TV'lerde yapılan ilk karşılıklı tartışma programı olma özelliğini taşıyor.\n31 Mart’taki seçimde en yüksek iki oy oranını alan İmamoğlu ve Yıldırım’ın, 23 Haziran’da tekrarlanacak seçimler öncesinde bir canlı yayında karşı karşıya gelmeleri, seçimin iptal kararından sonra tekrar gündeme geldi. İlk olarak Didem Arslan, 20 Mayıs'taki Türkiye'nin Nabzı programı sırasında Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım'ı, kendi moderatörlüğünde Haber Türk canlı yayınında tartışmaya davet etti. Ekrem İmamoğlu ortak yayın çağrısına olumlu yanıt verdi. Didem Arslan, 22 Mayıs'taki Türkiye'nin Nabzı programında konuğu Binali Yıldırım'a, Ekrem İmamoğlu'nun olumlu yanıt verdiğini belirterek canlı yayın çağrısı yaptı. Binali Yıldırım, tek başına karar veremeyeceğini belirterek çağrıya net bir cevap vermedi. 28 Mayıs sabahı FOX TV Çalar Saat programına katılan Binali Yıldırım, sadece İstanbul'u konuşmak şartıyla ortak yayın fikrine olumlu yanıt verebileceğini söyledi. Ekrem İmamoğlu bu talebe olumlu yanıt verdi.\nBayram tatili döneminde Binali Yıldırım ve Mahir Ünal, ortak yayın konusunda CHP ile temasa geçeceklerini açıkladılar ve ortak canlı yayın fikri ilk kez somutlaşmaya başladı. Bu aşamadan sonra en çok tartışılan konu moderatör seçimi oldu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ortak yayının moderatörünün Didem Arslan olmasını önerdi. Binali Yıldırım, moderatör olarak Uğur Dündar'ı tercih ettiğini ve canlı yayın tartışmasının bağımsız bir stüdyoda yapılarak isteyen her kanalın yayınlayabileceğini söyledi. Uğur Dündar'ın adaylığına Ekrem İmamoğlu da olumlu görüş bildirdi. 31 Mart İstanbul yerel seçiminde en yüksek üçüncü oyu alan Saadet Partisi adayı Necdet Gökçınar, tartışmanın iki aday arasında yapılacak olmasına ve kendisinin çağırılmamasına tepki gösterdi. Moderatörlükte adı geçen Uğur Dündar, birkaç günlük sürecin ardından moderatörlükten çekildiğini açıkladı. AK Parti ve CHP arasındaki 10 Haziran'da açıklanan mutabakat sonucunda Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım'ın ortak yayınının 16 Haziran Pazar günü, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde İsmail Küçükkaya moderatörlüğünde yapılacağı, canlı yayını isteyen kanalların yayınlayabileceği ve yayın için AK Parti-CHP ortak ekibi tarafından gerçekleştirileceği ve yapılan mutabakata göre moderatörün her adaya eşit soru ve süre ilkesine göre sorular soracağı açıklandı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yayının moderatörünün Küçükkaya olmasına tepki gösterdi. Didem Arslan'ın, fikri ortaya atan kişi olmasına rağmen moderatör seçilmemesi de cinsiyet eşitsizliği eleştirilerine sebep oldu. Ekrem İmamoğlu, ortak canlı yayındaki 10 dakikalık reklam arası gelirlerinin sosyal fayda amaçlı STK'lara bağışlanmasını önerdi. İstanbul seçimlerine büyük bir önem atfeden Erdoğan, ortak canlı yayın için \"Tüm Türkiye inşallah tartışmayı izler\" dedi.\nSaat 21.00'de başlayacak tartışma için süre kısıtlaması olmayacak. Ancak moderatör İsmail Küçükkaya'nın planlamasına göre tartışmanın 2,5 saat sürmesi öngörülüyor. 10 dakikalık reklam arasının yer alacağı yayında Küçükkaya, her iki adaya da ortak 18-20 soru yöneltecek. Adaya göre 3 soru da farklı olacak. Adaylara sorulan sorulardan sonra 3 dakikalık süre verilecek.\nOrtak canlı yayın teklifi ilk geldiğinde çekimser görünen Binali Yıldırım'ın daha sonra istekli görünmesinin sebebi olarak, şu an zaten geride olan iktidar tarafı için alınmış zorunlu bir risk olduğu ve İmamoğlu'ndan daha geniş bir medya ağına erişim sağlamasına rağmen hedeflediği kitleye ulaşmakta zorluk çeken Binali Yıldırım için bir fırsat olabileceği gösterildi. AKP'nin iktidara gelişinden bu yana tam 17 yıldır karşılaşmadığımız bu tartışma formatının genel anlamda kararını vermiş seçmende pek etkili olmayacağı ve sakin kalmanın bir avantaj olacağı vurgulandı. Tartışmanın seçmen üzerinde ne kadar etkili olacağını görmek içinse programdan sonra anket çalışması planlandı. Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu, yayının iki aday arasında olmasını eleştirerek, geçmişteki iki partili düzene dönüş çabası içinde olunduğunu belirtti.\nEkrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım arasındaki ortak yayını NTV, Haber Türk, CNN Türk, Fox TV, Tele 1, KRT TV, Halk TV, Artı TV, TGRT Haber, TRT Haber, TRT Kürdî, TVnet, HaberGlobal, Kanal 7, Ülke TV, A Haber, Kanal 24 kanalları canlı olarak yayınladılar. İstanbullular yayını sadece evlerinden değil, işyerlerinden ve medyanlara kurulan dev ekranlardan da takip ettiler. Canlı yayın sırasında trafik yoğunluğunda azalma yaşanırken, Türkiye'den atılan tweetlerin %72'si yayınla ilgiliydi.\nYayının ilk bölümü, her iki adaya da ortak sorularla başladı. İlk olarak 23 Haziran seçimine neden gidildiği, 4 oy pusulasından 1'inin neden geçersiz sayıldığı, Binali Yıldırım'ın \"çaldılar\" söylemi soruldu. Binali Yıldırım'a özel olarak 25 yıllık dönemde neden 23 Haziran'daki vaatlerin yapılmadığı sorulurken, Ekrem İmamoğlu'na 18 günlük görev süresindeki süreci soruldu. Ardından 23 Haziran'a dair yorumlar, karşı adayın seçmenine mesajlar soruldu. Son olarak her iki adayın birbirlerine karşı birer soru sorması istendi. Ekrem İmamoğlu, Binali Yıldırım'a 31 Mart gecesi Anadolu Ajansı'nın veri akışını kesmesini, \"Gönül Belediyeciliği\" afişlerini asmasını ve çaldılar söylemini sordu. Binali Yıldırım ise gelir gelmez neden İBB'de veri kopyalaması talimatı verdiğini sordu.\nYayının ikinci yarısı İBB’deki veri kopyalama konusuna dair verilen cevaplarla devam etti. Ardından Binali Yıldırım’a yeni seçimin sonucunu kabul edip etmeyeceği, 31 Mart sonucunun şaşırtıp şaşırtmadığı, İBB’deki israf, Sayıştay raporlarında geçen harcamalar ve vakıflara aktarılan paralar, mevcut ekonomik durumdan dolayı istihdamla ilgili vaatleri, Kürt kökenli vatandaşların oyunu almak için neler söyleyeceği soruldu. Ekrem İmamoğlu’na Ordu’daki VIP krizi hatırlatarak hakaret iddiası, ortak canlı yayın öncesinde soruların istendiğine dair iddialar, İBB’deki israfı nasıl çözeceği, belediye başkanı seçilmesi halinde belediyede FETÖ ile nasıl mücadele edeceği, kent yoksulluğu, işsizlik ve istihdamla ilgili neler yapacağı, Kürt kökenli vatandaşların neden kendisine oy vermesi gerektiği soruları soruldu. Adaylara özel soruların ardından her iki adaya da, belediye başkanı seçilmesi durumunda mal varlığı açıklayıp açıklamayacağı, İstanbul’da yaşayan 547 bin fazla Suriyeli göçmenle ilgili neler yapılacağı, kadının istihdamı ve güçlendirilmesi için neler yapılacağı, yeşil alan ve çarpık kentleşme sorununu nasıl çözeceklerine dair ortak sorular soruldu. Binali Yıldırım’ın, yayının ikinci bölümünün sonuna doğru henüz konuşulmayan çok konu kaldığına dair itirazı üzerine moderatör İsmail Küçükkaya reklam arası sonrasında birkaç sorunun daha olacağı ek bir bölümle devam etme kararı aldı.\nSon bölümde her iki adaya da gençlerle ilgili neler yapacakları, ulaşım sorunu nasıl çözecekleri ve son olarak söylemek istedikleri soruldu. Ekrem İmamoğlu, yayın sonrasında Binali Yıldırım, eşleri ve çocuklarıyla toplu bir aile fotoğrafı çektirmeyi teklif etti. Binali Yıldırım olumlu yanıt verdi ve İmamoğlu'nu çaya davet etti. İsmail Küçükkaya son olarak her iki adaya da moderatörlüğünü beğenip beğenmediğini sordu. 21.05'te başlayan yayın, yaklaşık 3 saat sürdü.\nYayın çıkışında Ekrem İmamoğlu, uzun bir sürenin ardından böyle bir yayının gerçekleşmiş olmasından dolayı memnun olduğunu belirtirken, Binali Yıldırım da bundan sonra adayların bu şekilde programa çıkmasının iyi olacağını belirtti.\nCanlı yayını takip eden beden dili uzmanı Semih Pehlivan'a göre Ekrem İmamoğlu heyecanlı ve zaman yönetimi konusunda sıkıntılı, Binali Yıldırım ise gergin bir görüntü çizdi. Yayın sonrasında ilk değerlendirmelerde seçmen davranışını etkileyecek heyecanın ve farkın yaşanmadığı, formatın ABD'de başarılı olduğu ancak Türkiye'ye uygun olmadığı ve 3'er dakikalık cevap sürelerinin çok kısa olduğu söylendi. Ortak canlı yayın fikrini ortaya atan ancak moderatör olarak seçilmeyen Didem Yılmaz, yayının formatına, süresine ve sorulara siyasilerin müdahale etmesini eleştirdi. İsmail Küçükkaya'nın moderatörlüğü genel anlamda tarafsız ve başarılı bulunurken, Kürt seçmenlerle ilgili tanımlaması ve yayın sonunda moderatörlüğünü nasıl bulduklarını sorması eleştirildi. Yayının, sıradan seçmenler üzerinde fikir değiştirici bir etkisinin olmadığı görüldü.\nMAK Danışmanlık şirketi, yayın sırasında 33.000 kişi ile canlı telefon görüşmesi yöntemiyle kamuoyu araştırması yaptı. Araştırmaya göre, katılımcıların yarısı, yayını baştan sona izledi. Başlarda yayına yüksek olan ilgi, aynı ifadelerin tekrarlanması üzerine azaldı.\nCanlı yayın, dış basınında da yer buldu. NY Times, canlı yayını İstanbullu seçmenlerin nadir yaşadıkları demokratik bir deneyim olarak tanımlarken, Bloomberg daha çok yayının soru-cevap kısmına odaklandı. Alman gazetesi Süddeutsche Zeitung ise canlı yayın tartışmasını kastederek AK Parti'nin strateji değişikliğine gittiğini yazdı.\n\n\nÄ°merhev\nİmerhev ya da İmerhevi, günümüzde Artvin ilinin Şavşat ilçesi sınırları içinde kalan bölge. Adı Gürcüce İmerhevi'den (იმერხევი; \"imerh'evi) gelir. İmerhevi adı Gürcistan'da bugün de birkaç yerin adıdır.\nİmerhev, Şavşat ilçesine bağlı bir nahiyeydi. Bu nahiyenin adı daha sonra Meydancık olarak değiştirildi. İmerhevi adı vadi, dağ (İmerhevi Dağı) ve akarsu için de kullanılmaktadır.\nKöyün eski adı İmerhev ya da İmerhevi, Gürcistan'ın tarihsel bölgelerinden biri olan Şavşeti'nin içinde yer alıyordu. 16. yüzyılda bölge Osmanlıların eline geçti. 1878'de Rusya imparatorluğunun eline geçti; ancak coğrafi şartlarının zorluğu nedeniyle Osmanlıların ilgi odağı olmaktan uzak kaldı. Bundan dolayı halk dilini korudu ve bölge ancak 1780’lerde Müslüman oldu. 1918-1921 arasında Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti sınırları içinde yer alan İmerhevi, 1921'de Türkiye'ye katıldı.\nMuvahhid Zeki'nin 1927'de yayımlanan kitabına göre İmerhev Artvin merkez kazasının nahiyelerinden biriydi. Nahiye 16 köyden oluşuyordu. Bu köyler Sürevan (Dutlu; სურევანი), İphirevil (Taşköprü; იფრხევი), İvet (Mısırlı; ივეთი), Oba (უბე), Zakiyet (Yağlı; ზაქიეთი), Bazgiret (Madenköy; ბაძგირეთი), Çıksahov (Yayıklı), Zebte (Başkale), Ostaliz (Eski Kale), Çıkor (Çukur), Zetilet (Erikli), Zigalsmer (Balıklı; წყალსიმერი), Diyoban (Meydancık; დიობანი), Daba (Demirci; დაბა), Havzril (Çağlayan; ხევწვრილი) ve Zeyos (Tepebaşı; ძიოსი) idi. Nahiye merkezi o tarihte Sürevan köyüydü.\nİmerhevi 20. yüzyılın başında tamamen Müslümanlardan oluşan bir nüfusa sahipti. Halkı çok çalışkandı ve bu bölgede soygun ve hırsızlığa rastlanmıyordu. Kadınlar çarşaf giyiyor ve ev içinde olduğu gibi ev dışında da çok çalışıyorlardı. Tarlada ve ormanda çalıştıkları gibi değirmene de gidiyorlardı. İmerhevli kadınlar peçeli olmalarına karşın yabancı erkeklerle konuşuyorlardı. Her köyde cami ve mektep vardı. Çocuklara Osmanlıca öğretiyorlardı.\n\n\nAussonce\nAussonce Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Ardennes ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 217'dir.\n\n\nAgris\nAgris Fransa'nın Nouvelle-Aquitaine bölgesine bağlı Charente ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 873'tür.\n\n\nAndré Moritz\nAndré Francisco Moritz (d. 6 Ağustos 1986) veya kısaca André Moritz, İtalyan ve Alman kökenli Brezilyalı futbolcudur.\nMoritz kariyerine Avaí FC altyapısında başladı. 2003'te 16 yaşında SC Internacional ile sözleşme imzaladı. Ve altyapı kariyerine burada devam etti. 2006'da A takıma yükseldi.\nBurada pek forma şansı bulamaması nedeniyle, yıl sonunda Fluminense ile sözleşme imzaladı. Sezonun son maçında küme düşmeme mücadelesi veren takıma katkıda bulundu. Ayrıca 2007 Copa do Brasil turnuvasını da kazandılar. 2007 yılında Süper Lig ekiplerinden Kasımpaşa'ya transfer oldu. Burada 3 yıl geçirdikten sonra 2010 yılında Kayserispor'a transfer oldu. 2011 yılında da Mersin İdman Yurdu ile 2 yıllık sözleşme imzaladı.\nMoritz, Ağustos 2012'de, İskoçya ekibi Rangers ile görüşmek için İskoçya'ya gitti. Görüşme olumlu sonuçlanmadı. Moritz görüşme sonrası \"Rangers'la geçirdiğim zaman sonra erdi. Eğlenceli bir süreçti ancak olmaması gerekiyormuş. İngiliz kulüpleriyle görüşüyorum.\" dedi.\n24 Ağustos'ta Crystal Palace ile 1 yıllık sözleşme imzaladı. 6 Kasım 2012 tarihinde, Ipswich Town'a karşı 5-0 kazanılan maçta ilk golünü attı. Bir sonraki hafta Peterborough United karşısında, 1-0 mağlup durumdayken, 80. dakikada beraberlik golünü attı. 82. dakikada atılan 2. golle Crystal Palace maçı 2-1 kazandı. Bir sonraki hafta Derby County karşısında da gol bularak art arda oynadığı 3 maçta 3 gol atmayı başardı. 1 Ocak 2013 tarihinde Wolverhampton Wanderers'a karşı, serbest vuruştan attığı 2 golle takımının galibiyetini getirdi ve takımın teknik direktörü Ian Holloway'den övgü aldı.\n1 Ağustos 2013 tarihinde Bolton Wanderers ile 1 yıllık sözleşme imzaladı. 9 Kasım 2013'te Millwall ile oynanan maçta ilk golünü attı. Bolton Wanderers bu maçı 3-1 kazandı. Temmuz 2014'te Bolton, Moritz ile sözleşme yenilenmeyeceğini açıkladı.\nEylül 2014'te Kuzey Kore ekibi Pohang Steelers, 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren Moritz ile 2 yıllık sözleşme imzaladığını duyurdu.\n10 Ekim 2014 tarihinde Moritz'in Hindistan Süper Ligi'nde Mumbai City ile oynayacağı açıklandı. 18 Ekim'de Moritz, kulüpteki ilk golünü DY Patil Stadyumu'nda oynanan Pune City karşılaşmasında attı. Mumbai City bu maçı 5-0 kazandı. Moritz bu maçta ligin ilk hat trickini yaptı.\nTemmuz 2015'te Moritz, Mumbai City'ye kiralık olarak geri döndü. Ancak yalnızca 1 maçta görev alıp, bonservisinin bulunduğu Pohang Steelers kulübüne geri döndü.\n6 Ekim 2015'te Moritz, Tayland Ligi ekiplerinden Buriram United ile anlaştı. Burada yalnızca 1 resmi maçta görev aldı. Hiçbir lig maçında oynamadı.\n27 Temmuz 2016 tarihinde 1. Lig ekiplerinden Denizlispor ile anlaştı ve 4 yıl sonra tekrar Türkiye'ye geldi. İlk golünü 15 Ocak 2017'de Bornova Stadyumu'nda, Göztepe'ye karşı deplasmanda 4-2 kazanılan maçta, 90+2. dakikada penaltıdan kaydetti. 1.5 yılda ligde 29 maçta 6 gol attı. 3 Ocak 2018 tarihinde, 15 yıl önce altyapısında bulunduğu Avaí ile anlaştı.\n\n\nTourriers\nTourriers Fransa'nın Nouvelle-Aquitaine bölgesine bağlı Charente ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 767'dir.\n\nBioshock: Rapture Åžehri\nBioShock: Rapture Şehri, 2011 yılında John Shirley tarafından yazılan ve Bioshock oyun serisinin başlangıç öyküsünü anlatan bilimkurgu romanı. Orijinal adı Bioshock: Rapture olan roman, 2016 yılında Kerem Ergener'in çevirisi ile İthaki Yayınları tarafından Türkçe olarak yayınlanmıştır. Bu romanla birlikte Bioshock serisindeki az bilinen karakterler ve mekanlar odağında Bioshock evreni genişletilmiştir.\nII. Dünya Savaşı sonunda ABD başkanı Franklin D. Roosevelt'in inşa ettiği Yeni Düzen, Amerikan siyasetini önemli şekilde değiştirmişti. Vergiler zirve yapmış, Japonya'ya atılan nükleer bombalar tüm dünyada toplu yokoluş korkusu yaratmıştı. ABD ve diğer ülkelerdeki devlete bağlı gizli birimler yoğunlaşmış ve ABD'nin kuruluş ve varoluş felsefesi olan özgürlükler yok olmaya başlamıştı. Giderek azalan özgürlüklerini geri kazanmak için çok az insan mücadeleye etmeye hazırdı.\nAndrew Ryan da bu insanlardan biriydi. ABD'ye diğer pek çok yurttaş gibi sıradan bir mülteci olarak geldikten sonra dünyanın en zengin insanlarından biri haline gelmişti. Ryan, servetini ve hayalgücünü, insanlığın özgürce yaşayabileceği bir ütopya kurmak için harcamaya başladı. Bu ütopya, denizler altında gizli bir şehir olan Rapture'dı.\nRoman, Rapture Şehri'nin kaosa sürüklenmeden önceki dönemini anlatarak Bioshock oyun serisine bir ön hazırlık yapıyor.\n\n\nBischholtz\nBischholtz Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Bas-Rhin ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 285'tir.\n\n\nAltıok\nAltıok bir soyadıdır ve şu anlamlara gelebilir:\n\n\nLampertsloch\nLampertsloch Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Bas-Rhin ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 746'dır.\n\n\nBıyıklı (anlam ayrımı)\nBıyıklı, bir yer ismi, aşağıdaki anlamlara gelebilir:\n\n\nMetandiol\nMetandiol, formaldehit monohidrat ya da metilen glikol, CH4O2 formülüne sahip bir organik bileşiktir. En basit dioldür. \nMetandiol, formaldehitin hidrasyonu ile üretilir. %5'lik bir formaldehit çözeltisinde bulunan formaldehitin %80'i su ile tepkimeye girip metandiolü oluşturur.\n\n\nKlorometan\nKlorometan, ya da metil klorür, CH3Cl formülüne sahip bir alkil halojenürdür. Aşırı derecede yanıcı bir gazdır. Önceden soğutucularda kullanılmıştır ancak toksisitesinden dolayı artık tüketici ürünlerinde kullanılmamaktadır. Klorometan ilk olarak Jean-Baptiste Dumas ve Eugene Peligot isimli iki Fransız kimyager tarafından 1835'te metanol, sülfürik asit ve sodyum klorür karışımının kaynatılması ile sentezlenmiştir, bu yöntem günümüzde kullanılana çok benzerdir.\nBenzen, etanol ve karbon tetraklorürde çözünür. Kloroform ve eterle karışabilir. Uygun saklama koşullarında stabildir. Güçlü UV ışığı hava ve nemde hidrojen klorür, karbon monoksit, karbon dioksit ve fosgene parçalanabilir. Neme maruz kalırsa metanol ve hidrojen klorüre parçalanabilir.\nKlorometan, alüminyum, magnezyum, çinko ve bazı tür plastiklere zarar verebilir. \nAyrıca klorometan, metandan türemiş alkil klorürlere verilen addır, diklorometan, Triklorometan ve tetraklorometan.\nGenelde klorometan, metanol ile hidrojen klorürün tepkimesi ile üretilir.\nCH3OH + HCl → CH3Cl + H2O\nEğer diklorometan, kloroform ve karbon tetraklorürün de üretimi istenilirse klorometan, metan ve klor karışımının 400 °C'ye kadar ısıtılması ile de üretilir.\nKlorometan gazının solunması uyuşturucu etkisine benzer bir etkiye sebep olur. Klorometana mazur kalma uyuşukluk, baş dönmesi, şaşkınlık ya da nefes alma, konuşma ve yürümede zorlanmaya sebep olabilir. Yüksek konsantrasyonlarda felç, nöbet ve komaya bile sebep olabilir. Hava yerine solunursa boğabilir.\nSıvı klorometan ile etkileşim cildi dondurabilir.\n\n\nRefah valiliÄŸi\nRefah valiliği (Arapça: محافظة رام الله والبيرة‎), Filistin Devleti idaresindeki 16 valilikten biridir. Gazze Şeridi'nin güney kısmında yer alır. Valiliğin toplam alanı 344 km² dir. Valiliğin merkezi Mısır sınırında bulunan Refah şehridir. Filistin Merkezi İstatistik Bürosu’nun 2006 rakamlarına göre nüfusu 171.363’tür.\nValilik, mülteci kampları dahil 78 yerleşim birimine sahiptir.\n\n\nRamallah ve el Bireh valiliÄŸi\nRamallah ve el Bireh valiliği (Arapça: محافظة رام الله والبيرة‎), Filistin Devleti idaresindeki 16 valilikten biridir. Batı Şeria'nın orta kısmında yer alır. Valiliğin toplam alanı 344 km² dir. Valiliğin merkezi El Bireh şehridir. Filistin Merkezi İstatistik Bürosu’nun 2007 rakamlarına göre nüfusu 279,730’dur.\nValilik, mülteci kampları dahil 78 yerleşim birimine sahiptir.\n\n\nTulkarim valiliÄŸi\nTulkarim valiliği (Arapça: محافظة طولكرم‎), Filistin Devleti idaresindeki 16 valilikten biridir. Batı Şeria'nın kuzeybatı kısmında yer alır. Valiliğin toplam alanı 268 km² dir. Valiliğin merkezi Tulkarim şehridir. Filistin Merkezi İstatistik Bürosu’nun 2007 rakamlarına göre nüfusu 172.800’dür.\nValilik, 51 yerleşim merkezi ve 2 mülteci kampından oluşur.\n\n\nKudüs valiliği\nKudüs valiliği (Arapça: محافظة القدس‎), Filistin Devleti idaresindeki 16 valilikten biridir. Batı Şeria'nın orta kısmında yer alır. Valiliğin toplam alanı 344 km² dir. Filistin Merkezi İstatistik Bürosu’nun 2006 rakamlarına göre nüfusu 429.500’dür.\n\n\nSalfit valiliÄŸi\nSalfit valiliği (Arapça: سلفيت محافظة‎), Filistin Devleti idaresindeki 16 valilikten biridir. Batı Şeria'nın kuzeybatı kısmında yer alır. Merkezi Salfit şehridir. Salfit valiliği 204 km² lik alanı ile Batı Şeria'nın % 3,6'sını oluşturuyor. Filistin Merkezi İstatistik Bürosu’nun 2017 rakamlarına göre nüfusu 75.444’dür.\n\n\nCape Ann\nCape Ann, Amerika Birleşik Devletleri'nin Massachusetts eyaletinin kuzeydoğusunda Atlantik Okyanusu üzerinde bulunan kayalık bir burundur. Boston'ın yaklaşık 48 km kuzeydoğusunda yer almakta olup Massachusetts Körfezi'nin kuzey sınırını oluşturmaktadır. Cape Ann, Gloucester şehri ile Essex, Manchester-by-the-Sea ve Rockport kasabalarını içermektedir.\nCape Ann ilk olarak İngiliz kâşif John Smith tarafından keşfedilmiş olup İstanbul'daki metresinin adına Cape Tragabigzanda olarak adlandırmıştır. Daha sonra Kral I. Charles'in isteği üzerine annesi Anne'nin adına Cape Ann olarak değiştirilmiştir.\n\n\nLee Kang-in\nLee Kang-in (d. 19 Şubat 2001), Valencia takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Güney Koreli millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 2017 yılında Valencia B kulübünde başladı. Daha sonra ise Valencia kulübünde oynadı.\n\n\nAndriy Lunin\nAndriy Lunin (d. 11 Şubat 1999), Real Madrid takımında kaleci pozisyonunda görev yapan Ukraynalı millî futbolcu.\nProfesyonel kariyerine 2016 yılında Dnipro kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Zorya Luhansk, Real Madrid, Leganés ve Valladolid kulüplerinde oynadı.\n\n\nNarragansett Körfezi\nNarragansett Körfezi (), Amerika Birleşik Devletleri'nin Rhode Island eyaletinde yer alan bir körfezdir. Körfez, geniş bir doğal liman işlevi gören ve küçük bir takımada içermektedir ve New England'ın en büyük haliçidir. Körfezin küçük bir kısmı Massachusetts'e kadar uzanır.\nKörfez'de 30'dan fazla ada bulunmakta olup en büyük üç ada Aquidneck, Conanicut ve Prudence'tir. Narragansett Körfezi'nin bir parçası olan su kaynakları arasında Sakonnet Nehri, Hope Körfezi ve Taunton Nehri'nin güney kısmı bulunur.\n\n\nMassachusetts Körfezi\nMassachusetts Körfezi (), Amerika Birleşik Devletleri'nin Massachusetts eyaletinin kıyısını oluşturan bir körfezdir. Körfez, kuzeyden Cape Ann'den güneydeki Plymouth Limanı'na kadar yaklaşık 68 km boyunca uzanmaktadır. Kuzey ve güney kıyıları, birbirlerinden yaklaşık 8 km uzakta oldukları Boston Limanı girişinde birbirlerine doğru eğimlidir. Üçgenin tabanından Boston Limanı'na olan derinlik yaklaşık 34 km'dir. Körfezin en batı noktası Boston şehrinde bulunmaktadır.\n\n\nFerenc Kovács\nFerenc Kovács adlı kişiler:\n\n\nFilip Novák\nFilip Novák adlı kişiler:\n\n\n2019-20 Kadınlar Basketbol Süper Ligi\n2019-20 Kadınlar Basketbol Süper Ligi, Türkiye'de Kadınlar kategorisinde en üst düzey profesyonel basketbol ligi olan Kadınlar Basketbol Süper Ligi'nin 40. sezonudur.\nEkim 2019'de başlayan normal sezon, Nisan 2020 tarihine kadar devam oynanacaktır. Normal sezon sıralamasında ilk 8'de yer alan takımlar play-off müsabakalarına katılmaya hak kazanacak, son 3 sırada yer alan takımlar ise Türkiye Kadınlar Basketbol 1. Ligi'ne düşecektir.\n19 Mart 2020 tarihinde COVID-19 pandemisi nedeniyle ligin ertelendiği açıklandı. 11 Mayıs 2020 tarihinde ise, ertelenmiş olan ligin devam etmeyeceği ve bu sezon herhangi bir şampiyon olmayacağı açıklanmıştır.\n\n\nFlorian Müller\nFlorian Müller adlı kişiler:\n\n\nÇankaya Üniversitesi (kadın basketbol takımı)\nÇankaya Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı, Çankaya Üniversitesi Spor Kulübü'nün kadın basketbol şubesidir. Kadınlar Basketbol Süper Ligi'nde mücadele etmektedir. Maçlarını 9984 kapasiteli Ankara Spor Salonu'nda oynamaktadır.\n\n\nElazığ İl Özel İdarespor\nElazığ İl Özel İdarespor veya sponsorluk anlaşması gereği Birevim Elazığ İl Özel İdarespor , Elazığ İl Özel İdaresinin kadın basketbol takımıdır. 2010 yılında kurulmuştur. Maçlarını 1.020 kişilik Elazığ İl Özel İdare Spor Salonu'nda oynamaktadır.\n2015-2016 basketbol sezonu öncesi KBBL'de mücadele etmesi beklenen Elazığ İl Özel İdarespor basketbol takımı, ligden çekilme kararı alan İzmir Büyükşehir Belediyespor yerine TKBL'de mücadele edecek 24. takım olmuştu. 4 sezon boyunca TKBL'de boy gösteren takım, 2018-2019 sezonunu play-off şampiyonu olarak tamamladı ve KBSL'de oynamaya hak kazandı.\n\n\nMassachusetts Bay Transportation Authority\nMassachusetts Bay Transportation Authority (MBTA), Amerika Birleşik Devletleri'nin Boston kenti ve çevresine hizmet veren bir toplu taşıma işletmecisidir. 1964 yılında kurulmuş olup şehiriçi ve şehirlerarası otobüs, metrobüs, troleybüs, hafif raylı sistem, metro, banliyö demiryolu ve feribot gibi çeşitli toplu taşıma hizmetlerini işletmektedir.\nMBTA, 2016 yılı itibari ile haftada 1,277,200 milyondan fazla yolcu taşımaktadır. MBTA, 177 otobüs, 5 metrobüs, 4 feribot, 5 hafif raylı sistem, 3 metro, 13 banliyö ve 4 troleybüs hattına sahiptir.\n\n\nEssex, Massachusetts\nEssex, Amerika Birleşik Devletleri'nin Massachusetts eyaletine bağlı Essex County'de bulunan bir kasabadır. Yüzölçümü 41.3 km² olan kasabanın nüfusu 2010 yılı itibarı ile 3,504'tür.\n\n\nManchester-by-the-Sea\nManchester-by-the-Sea, Amerika Birleşik Devletleri'nin Massachusetts eyaletine bağlı Essex County'de bulunan bir kasabadır. Yüzölçümü 47.3 km² olan kasabanın nüfusu 2010 yılı itibarı ile 5,136'dır.\nManchester-by-the-Sea, doğal plajlar ve manzara noktaları ile bilinmektedir.\n\n\nRockport, Massachusetts\nRockport, Amerika Birleşik Devletleri'nin Massachusetts eyaletine bağlı Essex County'de bulunan bir kasabadır. Yüzölçümü 45.4 km² olan kasabanın nüfusu 2010 yılı itibarı ile 6,952'dir.\n\n\n2019-20 UEFA Avrupa Ligi grup aşaması\n2019-20 UEFA Avrupa Ligi grup aşaması 12 gruptaki 48 takımdan oluşan, 17 takımın direkt katıldığı, Avrupa Ligi play-off turunun 21 kazananı ve Şampiyonlar liginden elenerek gelen 10 takımın katıldığı bir aşamadır. Gruplarını ilk iki sırada bitiren takımlar gruptan çıkmaya hak kazanıp Son 32 takım arasına kalacaklardır. Maçlar 19 Eylül - 12 Aralık 2019 tarihleri arasında oynanacaktır.\n\nKura çekimi 30 Ağustos 2019 tarihinde Monako'da yapılmıştır.\n\nHer takım rövanş usulü olmak üzere grubunda 6 maç yapacaktır. Gruplarını ilk iki sırada bitiren takımlar 2019-20 UEFA Avrupa Ligi eleme aşaması Son 32 turuna dahil olurken, son iki sırada bitirenler ise Avrupa kupalarına veda edecektir.\nNormal futbol puan sistemi (galibiyet 3, beraberlik 1, mağlubiyet 0) uygulanır. İki veya daha fazla takımın puan eşitliğinde ise sırasıyla:\n\n\n2012 Suriye anayasa referandumu\n26 Şubat 2012 tarihinde Suriye İç Savaşı'nın sonuçlarından ve halkın yönetime tepkisinden dolayı, Başkan Beşar Esad hazırlanması için yeni bir anayasa emretti. Referandum yabancı gözlemciler tarafından izlenmedi.\nYeni anayasa, gelecek cumhurbaşkanları için iki dönem yedi yıllık bir süre koyacak ve Arap Sosyalist Baas Partisi'nin devlete ve topluma öncülük ettiğini\" belirten Suriye anayasasının 8. maddesini de kaldıracak.\nYeni anayasa, Suriye'de dini, bölgesel veya aşiret temelinde siyasi partilerin kurulmasını da yasaklamaktadır. Ayrıca, etnik, dini, bölgesel veya aşiret temelinde siyasi partilerin kurulmasını da yasaklamaktadır. Ancak, planlanan herhangi bir siyasi partinin, kurulmadan önce hükümetin iznini ve onayını alması gerekir.\nYeni anayasaya göre; cumhurbaşkanlığı seçimleri her yedi yılda bir yapılıyor. Tek bir adayın onaylandığı veya reddedildiği eski seçim şeklinin aksine, birkaç aday katılımıyla seçimlerin yapılması amaçlanıyor.\nCumhurbaşkanlığı seçiminde aday olmak için gereken şartlar şunlardır:\nBir aday Müslüman olmalı.\nBir aday 35 milletvekilinin desteÄŸine sahip olması gerekir.\nBir aday 40 yaşında veya daha büyük olmalıdır.\nSeçimden önce bir aday Suriye'de 10 yıl yaşamış olmalı.\nAday ve ebeveynleri Suriye'de doğmuş olmalı olmalıdır.\nAday Suriyeli olmayan bir eşle evlenmemiş olmalı.\nBu anayasayla birlikte:\nSuriye artık planlı bir sosyalist ekonomi olmayacak, milli geliri artırmak ve iş yaratmak ve yaşam standardını yükseltmek için üretimi geliştirmek için kamu ve özel ekonomiyi geliştirme ilkesine odaklanacak. Anayasa, kalkınmanın tüm politika ekonomisinin hedefi olduğunu ve tüketicilerin ve üreticilerin korunduğunu belirtir. Özel mülk korunur ve yalnızca savaş ve felaket gerekleri için ve sadece adil bir tazminat karşılığında el konabilir.\nYeni anayasa, devletin tüm dinlere saygı duyduğunu ve koruduğunu söylüyor, ancak İslam hukukunun eski anayasada olduğu gibi büyük bir ilham kaynağı olduğunu yineledi.Yeni anayasa, bilimsel araştırmanın devlet tarafından desteklendiğini ve bilimsel araştırma özgürlüğü, sanatsal yaratma, edebiyat ve kültürel yaratıcılığın korunduğunu belirtir.\nYeni anayasa cinsiyet, köken, din veya dilin gerekçeleriyle ilgili herhangi bir ayrımcılığı yasaklamaktadır. Ulusal birlik, dürüstlük ve askerlik \"kutsal bir görev\" olarak kabul edilir. Özgürlük ise \"kutsal bir hak\" olarak kabul edilir.\n\n\nMövenpick\nMövenpick, Nestlé şirketi tarafından üretilen İsviçre menşeli bir dondurma markasıdır.\nİlk Mövenpick restoranı, 19 Temmuz 1948'de Ueli Prager tarafından Zürih'te açıldı. 1958'e kadar İsviçre'nin her yanında sekiz restoran vardı. Prager, 1991 yılına kadar şu anda Mövenpick Hotels & Resorts adlanan Mövenpick grubunun işletme müdürü olarak kalacaktı.\nİlk olarak, 1960'larda, dondurma Mövenpick grubu tarafından yalnızca restoran satışları için üretildi. Bursins'teki tesis 1972 yılında inşa edildi, ancak üretim artık Rorschach'ta daha büyük bir birime kaydırıldı.\n1974'te Mövenpick, daha sonra Scholler Lebensmittel GmbH & Co KG olarak bilinen dondurma üreticisi Theo Schöller tarafından Almanya'da lisans aldı. 2002 yılında AB düzenleyicileri araştırdı ve daha sonra bazı Avrupa ülkelerinde Mövenpick'i satma lisansı dahil olmak üzere Sudholuck’tan Scholler Holding Grubunu satın almak için Nestlé’yi onayladı. Karar, Nestlé'nin dondurma pazarındaki konumunu güçlendirirken, Unilever'in pazardaki rolü sektörde güçlü rekabetin devam etmesini sağladı.\nMart 2000'de Mövenpick, Auckland merkezli Chateau Creme Delight Dondurma şirketini satın aldı. 2002'de Bauer, Mövenpick'i Birleşik Krallık'ta dağıtmak ve pazarlamak için lisans aldı. Nisan 2003’te Nestlé, Mövenpick dondurmasının uluslararası haklarını otel grubundan satın aldı ve “Swiss Premium Ice Cream” adında bağımsız bir iş birimi kuruldu. Satın alma sözleşmesi Yeni Zelanda üretim tesislerini içermiyordu. Mövenpick markalı dondurma ilk olarak Amerika'nın 1980'lerin sonlarında Turlock, Kaliforniya'daki bir tesiste Sunnyside Farms Dairy tarafından üretildi.\n2014 yılı itibarıyla, işletme merkezi Vevey'de (İsviçre) bulunan \"Nestlé Super Premium\" adlı bir yan kuruluş tarafından işletilmektedir.\nMart 2018’de olduğu gibi, Mövenpick ürünlerini “koleksiyonlar” altında sınıflandırıyor: dondurmalar, sorbitler, 'on the go' ve sınırlı sürümler. Premium düşük yağlı yoğurtlar Mövenpick markası altında yaratılmış, ilk olarak 2013 yılında Almanya'nın Bauer markasıyla satılmıştır. 2017 yılında, yoğurt sınırlı sayıda kiraz-çikolata, vanilya, kafe nougatine ve erik tarçınını içeriyordu.\n\n\nPeek Freans\nPeek Freans şu anda dünya çapında bir bisküvi markası ve çeşitli gıda işletmelerinin sahip olduğu şekerleme ürünleri olan Londra'nın Bermondsey şehrinde bulunan eski bir bisküvi üreticisidir. De Beauvoir Biscuit Company tarafından İngiltere, Avrupa ve ABD'de sahip olunan veya pazarlanmayan, Kanada'da marka Mondelēz International'a aitken, Pakistan'da marka English Bisküvi Üreticileri'ne aittir.\n\n\nKinh Do Corporation\nKinh Do Corporation çeşitlendirilmiş yiyecek ve içecek üretiminde uzmanlaşmış bir anonim şirkettir. 2016 yılında Vietnam merkezli şirketi tam olarak 460 milyon dolara satın alan Mondelez International Group'un bir üyesidir. Bu iktisap iki satın alıma bölündü: biri 2014'te 80 milyon dolara, biri de 2016'da 370 milyon dolara. Şirket grubu ayrıca finansal hizmetler, gayrimenkul ve perakende fırın zincirindeki şirketleri de içermektedir. Kinh Do Corporation çok çeşitli marka isimlerini yönetmekte, ithal edilen markalı atıştırmalık ve şekerli ürünleri dağıtmakta ve Vietnam'dan ihracat için yiyecek üretmektedir. Şirketin ana ofisleri Ho Chi Minh Kentinde bulunuyor. Şirket Ağustos 2016'da Mondelez Ki Do olarak tanındı.\nKinh Do Corporation başlangıçta 1993 yılında Vietnamlı tüketicilere yönelik şekerleme ürünlerinin üreticisi ve dağıtıcısı olarak uzmanlaşmıştır. Şirketin adı altında birçok iştiraki var ve ana gelir odağı olan KIDO Foods-dur. Şirketin kayıtlı ofisi ve fabrikası Vietnam'ın Ho Chi Minh şehrinde, iki yeni şubesi ise Ho Chi Minh'de ve beş şubesi de Hanoi, Da Nang, Khanh Hoa, Bac Ninh ve Kamboçya'da bulunuyor.\n\n\nGreen & Black's\nGreen & Black's 1991 yılında kurulmuş bir İngiliz çikolata şirketidir. Şirket, Kanada, Polonya ve İtalya'daki ana üretim tesisleriyle birlikte çikolata, dondurma, bisküvi ve sıcak çikolata da dahil olmak üzere bir dizi organik gıda ürünü üretmektedir. 2005 yılında Cadbury tarafından satın alınmış ve daha sonra Mondelēz International'ın (eski adıyla Kraft Foods olarak bilinen) bir parçası olmuştur.\n\n\nAnterrieux\nAnterrieux Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Cantal ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 129'dur.\n\n\nMackwiller\nMackwiller Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Bas-Rhin ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 598'dir.\n\n\nAilloncourt\nAilloncourt Fransa'nın Bourgogne-Franche-Comté bölgesine bağlı Haute-Saône ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 309'dur.\n\n\nAnti-Balistik Füze Antlaşması\nAnti-Balistik Füze Antlaşması, 1972-2002 yılları arasında faaliyette olan, Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği arasında anti-balistik füzelere karşı bölgeleri savunma amaçlı kullanılan nükleer silahlı balistik füze sistemlerinin sınırlandırılması konusundaki silah kontrolü antlaşması. Anlaşma şartlarına göre her bir parti, her biri 100 anti-balistik füze ile sınırlı olacak olan iki anti-balistik füze kompleksi ile sınırlıydı.\nLeonid Brejnev ve Richard Nixon, her iki ülkeyi de gelecek füzelere müdahale edecek sistemler tasarlamayı yasaklayan ve ABD ile Sovyetler Birliği'nin misilleme korkusu olmadan diğerini vurmaktan alıkoyan antlaşmayı imzaladı.\n1972'de imzalanan antlaşma 30 yıl boyunca yürürlükte kaldı. 1997'de, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından beş yıl sonra dört eski Sovyet cumhuriyeti anlaşmanın devamı için ABD ile anlaştı. Haziran 2002’de ABD antlaşmadan çekildi ve antlaşma feshedildi.\n\n\nBeatriz Salomón\nBeatriz Salomón (9 Ekim 1953 -15 Haziran 2019), Arjantinli model, aktris, şarkıcı ve televizyon sunucusu. \nÇeşitli film ve televizyon dizilerinde rol alan Salomón özellikle Arjantinli komedyen Alberto Olmedo ile beraber yer aldığı projelerle dikkat çekti.\nOlmedo ile çalışmaya başlamadan önce, reklam filmlerinde tanıtım modeli olarak çalışmıştır.\n1980'li yıllarda Arjantin'in en güzel vamp kadınları arasında yer almış \"Playboy Dergisi\" 'ne bir dönem kapak olmuştur. 1990'lı ve 2000'li yıllar boyunca televizyon yapımı pembe dizilerde oyuncu olarak ekranlara gelmiş, televizyon programları sunmuştur.\nArjantinli oyuncu, model, şarkıcı ve televizyon sunucusu Beatriz Salomón 15 Haziran 2019'da Buenos Aires'te kolon kanserine yenik düşerek 65 yaşında ölmüştür.\n\n\nPhilomena Lynott\nPhilomena Lynott (d. 22 Ekim 1930 –ö. 12 Haziran 2019), İrlandalı yazar ve iş kadını. \nMüzik grubu \"Thin Lizzy\" 'nin kurucusu olan Phil Lynott'un annesiydi. Kaleme aldığı yaşamından kesitlere yer verdiği otobiyografisi \"My Boy\" ile dikkat çekti. Müzik grubu \"Thin Lizzy\" ile oğlu arasındaki müzikal iş ilişkisini öne çıkartan Lynott, \"Thin Lizzy\" grubu dahil 1970'lerde birçok müzik grubuna konaklama sağlayan İngiltere'deki Manchester, Clifton Grange Hotel'in'in sahibiydi.\nLynott, ABD Cumhuriyetçi Partisi tarafından seçimlerde kullanılan sözleri müzik grubu Thin Lizzy tarafından yazılan tanıtım parçası \"The Boys Are Back in Town\" 'un kullanılmasına tepki vermiştir.\nİrlandalı iş kadını ve yazar Philomena Lynott 12 Haziran 2019'da bir süredir devam eden akciğer kanserine bağlı nedenlerden Dublin'de 88 yaşında ölmüştür.\n\n\nFudgie the Whale\nFudgie the Whale Carvel tarafından franchise mağazalarında üretilen ve satılan dondurma çeşitleri. Carvel tarafından 1970'lerde, Hug-Me Bear ve Cookie Puss ile birlikte taze hazırlanmış ürün serisinin bir genişlemesi olarak geliştirilmiştir.\nPasta bir balina şeklini gösterir ve orijinal olarak dekore edilmiş olmasına rağmen, balina gövdesi, şimdi dik bir şekilde yüzünü gösterebilmesi için saat yönünün tersine 90 derece döndürerek bazen tatil kullanımlarına uyarlandı. Balina kuyruğu daha sonra geleneksel olarak başındaki bir karakterin karakterini temsil eder: Paskalya tavşanı'nın kulakları ya da Noel Baba'nın püskülü. Ama Fudgie Balina, genellikle Babalar Günü'nde \"Bir balina için\" sloganını kullanarak terfi etti. Fudgie the Whale, kurucusu Tom Carvel tarafından çalışanı Kathy Dumas'ın yardımıyla geliştirilmiştir.\n\n\nCookie Puss\nCookie Puss Hug-Me Bear ve Fudgie the Whale ile birlikte 1970'li yıllarda Carvel tarafından yaratılmış dondurmalı kek karakteridir. Carvel tarafından 1970'lerde, Hug-Me Bear ve Fudgie the Whale ile birlikte taze hazırlanmış ürün serisinin bir genişlemesi olarak geliştirilmiştir. Pasta gözler için çerezler ve burun için bir dondurma külahı kullanan bir palyaço yüzü ile biçimlendirilmiştir. Carvel'in karakterin arkasındaki hikayeye göre, Cookie Puss, Doğum Günü gezegeninde doğmuş bir uzaylıdır. Orijinal adı \"Göksel Kişi\" idi, ancak baş harfleri \"C.P.\" idi. daha sonra “Cookie Puss” için durmaya başladı. Televizyon reklamlarında, Cookie Puss, gezegenler arası yolculuk için bir daire şeklinde uzay aracı gerektirmesine rağmen uçma yeteneğine sahip idi. 1980'lerde, Cookie Puss, her yıl satılmaya devam eden \"Cookie O'Puss\" adı verilen Aziz Patrik Günü için bir pasta görevi gördü.\n\n\nJimmy Havoc\nJames Mcahren (d. 19 Mart 1984), İngiliz profesyonel güreşçi. Jimmy Havoc ring adıyla bilinmektedir. Şu anda Amerikalı profesyonel güreş federasyonu All Elite Wrestling'de (AEW) güreşmektedir. Ayrıca Progress Wrestling, Defiant Wrestling, Major League Wrestling (MLW), Insane Championship Wrestling (ICW) ve (IPW:UK) adlı federasyonlarda çalışmıştır. Bu beş federasyon içinde en uzun süreli Progress Dünya Şampiyonu olmuştur. Primate ve Mark Haskins ile beraber Defiant Tag Team Championsship kemerlerinin sahibi olmuştur. Ayrıca yine Haskins ile beraber Progress Tag Team Championship kemerlerini kazanmıştır. En uzun süreli Defiant Wrestling Hardcore Championship sahibi ve eski IPW:UK Dünya Şampiyonudur.\n\n\nBaşak Gündoğdu\nBaşak Gündoğdu (23 Nisan 1992), Beşiktaş takımında forvet pozisyonunda görev yapan Türk kadın millî futbolcu.\nGündoğdu, futbol lisansını 4 Mayıs 2006 tarihinde Marmara Üniversitesi Spor adına elde etti. 2008-2010 yılları arasında kulüpte üç sezon forma giydi. Daha sonra iki sezon Çamlıcaspor'da oynadı. 2013-14 sezonunda önceki kulübüne geri döndü. Sezonun sonunda Ataşehir Belediyespor'a transfer oldu ve takımı adına üç play-off maçında oynadı. Sonraki sezon yeni kurulan ve Üçüncü Lig'de mücadele eden Beşiktaş'a katıldı. 2014-15 ve 2015-16 yıllarında bulunduğu ligi şampiyon bitiren takım bir üst lige yükseldi. 2015-16 Kadınlar 2. Ligi'nde 19 golle Amasya Eğitim Spor'dan İlayda Civelek ile gol kraliçeliğini paylaştı. Kadınlar 1. Ligi'nde üçüncü sezonunu geçiren Beşiktaş ile 2018-19 sezonunda şampiyonluk yaşadı.\nGündoğdu, 2006 ve 2007 yıllarında 17 yaş altında dört hazırlık maçında oynadı. 2017 Avrupa Kadınlar Futbol Şampiyonası eleme turunda bir maçta yer aldı.\n\n\nBureyc Mülteci Kampı\nBureyc Mülteci Kampı Gazze Şeridi'nin orta kısmında yer alan bir Filistin mülteci Kampı\nBureyc Mülteci Kampı, Deyr El Balah valiliği sınırları içerisinde yer almaktadır. 1948 Arap-İsrail Savaşından sonra, Gazze'nin doğusundaki yerleşim merkezlerinden kaçan 13.000 mültecinin buraya yerleştirilmesi ile kuruldu. UNRWA kaynaklarına göre günümüzde kampta 43.330 kayıtlı mülteci yaşamaktadır. Kampta bir yiyecek dağıtım merkezi ve bir sağlık merkezi mültecilere hizmet vermektedir. Elektrik kesintileri, yüksek işsizlik, nüfus yoğunluğu, yapı malzemelerinin eksikliği kampın başlıca sorunlarıdır.\n\n\nHolloway Kamp覺 sald覺r覺s覺\nHolloway Kampı saldırısı, 7 Şubat 1965 günü Vietnam Savaşı'nın ilk başlarında gerçekleşen saldırı. Holloway Kampı 1962'de ABD Ordusu tarafından Pleiku yakınlarında inşa edilmiş bir helikopter tesisi idi. Vietnam'ın Orta Yaylalarındaki Özgür Dünya Askeri Kuvvetleri'nin operasyonlarını desteklemek için inşa edilmişti.\nAğustos 1964'te, Birleşik Devletler Donanması, Tonkin Körfezi Olayı olarak bilinen Kuzey Vietnam Donanması'nın torpido botları tarafından saldırıya uğradı. Güneydoğu Asya'daki komünist güçlerin saldırısına cevap olarak, Amerika Birleşik Devletleri Kongresi, ABD Başkanı Lyndon B. Johnson'ın Kuzey Vietnamlıların saldırılarını önlemek için bölgedeki geleneksel askeri kuvvetleri yerleştirmesini sağlayan Tonkin Körfezi Kararı'nı kabul etti. Tonkin Körfezi Kararı alındıktan hemen sonra Johnson, 2 - 4 Ağustos 1964 tarihleri arasında ABD Donanması savaş gemilerine yapılan saldırılara misilleme olarak Kuzey Vietnam Donanması üslerinin bombalanmasını emretti. Ancak Güney Vietnam'daki Viet Cong kuvvetleri ABD misilleme tehdidi tarafından caydırılmadı.\n1964 boyunca Viet Cong, Güney Vietnam'daki ABD askeri tesislerine birkaç saldırı başlattı, ancak Johnson, 1964 ABD Başkanlık Seçimleri sırasında ABD kamuoyunda tepki oluşmasından kaçınmaya çalıştığı için Kuzey Vietnam'a karşı misilleme başlatmadı. Öte yandan, Sovyetler Birliği, Nikita Kruşçev'in iktidardan uzaklaştırılmasıyla başlayan siyasi değişiklikler yaşıyordu. Sovyetler Birliği'nin lideri olarak Kruşçev, Kuzey Vietnam'a ekonomik ve askeri yardımı azaltarak Vietnam'dan ayrılma sürecine başlamıştı. Ancak Kruşçev'in uzaklaştırılmasının ardından Sovyet hükümetinin Güneydoğu Asya'daki, özellikle Vietnam'daki Çin Halk Cumhuriyeti'nin artan etkisiyle rekabet edebilecek rollerini yeniden tanımlaması gerekiyordu.\nŞubat 1965'te Sovyet Başbakanı Aleksey Kosigin, Kuzey Vietnam ile Sovyet bağlarını yeniden kurmak için Hanoi'ye gitti ve bir askeri ittifak oluşturulması gündeme geldi. Tesadüfen ABD Başkanı'nın kıdemli güvenlik danışmanı McGeorge Bundy de Güney Vietnam'daki siyasi kaosu rapor etmek için Saygon'da idi. Bu olayların gölgesinde Viet Cong 409. Taburu 7 Şubat 1965'te Holloway Kampı'na bir saldırı düzenledi. Bu kez 1964 cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki kazandığı zaferle Johnson, Kuzey Vietnam askeri hedeflerine grev yapan Flaming Dart Operasyonu'nu başlatmaya karar verdi. ABD bombalaması sırasında hala Hanoi'de bulunan Kosigin ve Sovyet hükûmeti Kuzey Vietnam'a askeri yardımlarını artırmaya karar verdi ve böylece Kruşçev'in Vietnam'daki politikasının büyük oranda tersine döndüğü dönem başladı.\n\n\nAnkara belediye başkanları listesi\nBu maddede Ankara belediye başkanları listesi yer almaktadır.\n\n\nSovyetler BirliÄŸi'nde bilim ve teknoloji\nSovyetler Birliği'nde bilim ve teknoloji, Sovyetler Birliği'nin ulusal politikasında önemli bir parçası olarak rol aldı. Vladimir Lenin zamanından 1990'ların başında Sovyetler Birliği'nin dağılmasına kadar hem bilim hem de teknoloj, Sovyet devletinin ideolojisi ve pratik işleyişi ile yakından bağlantılıydı ve diğer ülkelerdeki modellerden hem benzer hem de farklı yollarla takip edildiler. Konstantin Tsiolkovskiy gibi İmparatorluk Rusyası'nda çalışan birçok bilim insanı SSCB'de çalışmaya devam etti ve Sovyet bilimini doğurdu.\nSovyet hükûmeti, bilimin gelişimini ve ilerlemesini ulusal bir öncelik haline getirerek, tüm eğitim seviyelerinde bilimi vurgulayarak ve en iyi bilim insanlarını onurlandırdı. Her yıl çok fazla sayıda mühendis mezun oldu. Sovyet bilim insanları teorik düzeyde birçok alanda beğeni topladı. Matematik, fizik (özellikle teorik nükleer fizik), kimya ve astronomi alanında yüksek düzeyde ilerlemeler kaydedildi. . Fiziksel kimyager ve fizikçi Nikolay Semenov, Nobel Ödülü'nü kazanan ilk Sovyet yurttaşıydı, 1956'da diğer bazı bilim insanları Sovyet Nobel Ödülü kazanandı.\nSovyet teknolojisi en çok nükleer fizik alanlarında geliştirildi. Silahların Batı dünyası ile yarışması politikacıları araştırma için yeterli kaynakları ayırmaya ikna etti. İgor Kurçatov'un yönettiği bir programı nedeniyle (Cambridge Beşlisi'nin casuslarına dayanarak), Sovyetler Birliği, 1949'da ABD'den dört yıl sonra atom bombası geliştiren ikinci ülke oldu. Sovyetler Birliği, 1953'te ABD'den sadece on ay sonra bir hidrojen bombası patlattı. Uzay araştırmaları da oldukça gelişti: Ekim 1957'de Sovyetler Birliği ilk yapay uydu olan Sputnik 1'i yörüngeye çıkardı. 1961 Nisan'ında Sovyet kozmonotu Yuri Gagarin uzaya çıkan ilk kişi oldu. Sovyetler, ekonomik problemler 1980'lerde kesintilere neden olana kadar bilim alanonda güçlü programlarını sürdürdü.\nHer ne kadar bilim alanları sanat gibi diğer alanlardan daha az sansürlenmiş olsa da fikirlerin bastırılmasının birkaç örneği vardı. En ünlüsü olan agronomist Trofim Lısenko genellikle modern genetik tarafından kabul edilen kromozom kalıtım teorisini kabul etmeyi reddetti. Teorilerini marksizme tekabül ettiğini iddia ederek, 1948'de popülasyon genetiği ve diğer ilgili biyolojik araştırma alanlarının uygulanmasını ve öğretilmesini yasaklamak için 1948'de Josef Stalin ile konuşmayı başardı; bu karar 1960'larda tersine çevrildi.\n\n\n1965 Sovyet ekonomik reformu\n1965 Sovyet ekonomik reformu, Kosıgin reformu (Rusça: Косыгинская реформа) veya Liberman reformu, Sovyetler Birliği ekonomisinde planlanan bir dizi değişikliği içeren reform. Bu değişikliklerin merkezinde, kârlılığın ve satışların kurumsal başarının iki önemli göstergesi olarak tanıtılması oldu. Bir işletmenin kârının bir kısmı, çalışanları ödüllendirmek ve üretimlerini genişletmek için kullanılan üç fona gidecekti, öncesinde çoğu merkezi bütçeye gitmekte idi.\nReformlar Aleksey Kosıgin tarafından tanıtıldı ve Merkez Komitesi tarafından Eylül 1965'te yürürlüğe konuldu. Sovyetler Birliği'nin matematik yönelimli ekonomik planlamacılarının uzun zamandır süregelen isteklerini yansıttılar ve merkezi olmayan bir ekonomik planlama sürecine doğru kaymaya başladılar.\nLenin'e göre, Yeni Ekonomi Politikası Sovyet ekonomisinin düzenlenmesi için kar ve teşvik kavramlarına izin vermiş ve kullanmıştı. Stalin, \"Beş Yıllık Planlar\" ile örneklendiği gibi, bu politikayı çiftliklerin kollektifleşmesi ve sanayinin ulusallaştırılması ile merkezi planlamanın hızlandırılmasıyla hızla değiştirdi. 1930'dan bu yana Sovyetler Birliği ekonomisini yönetmek için merkezi bir sistem kullanmıştı. Bu sistem, işçilerin işlere atanmasına, ücretlerin belirlenmesine, kaynak tahsisinin belirlenmesine, diğer ülkelerle ticaret seviyelerinin belirlenmesine ve teknolojik ilerlemenin seyrinin planlanmasına neden olan ekonomik planlar yarattı. Tüketici malları için perakende fiyatları, piyasayı temizlemeye yönelik seviyelerde sabitlendi. Toptan eşya fiyatları da sabitlendi, ancak bunlar bir piyasa mekanizmasından çok bir muhasebe işlevi gördü. Kolektif çiftlikler aynı zamanda ihtiyaç duydukları malzemeler için merkezi olarak belirlenen fiyatları ödediler ve diğer sektörlerden farklı olarak, çalışanları doğrudan üretimin karlılığına bağlı ücretler aldı.\nHer ne kadar Sovyet girişimleri teorik olarak girdi ve çıktıları için belirlenen fiyatlar sistemi içinde planlamacıların beklentilerini karşılamalarını gerektiren \"khozraschet\" (\"hesap verebilirlik\") ilkesiyle yönetilse de, üretimlerini etkileyen en büyük kararlar üzerinde çok az kontrolleri oldu. Yöneticiler, daha sonradan tahminleri aşmak için kronik olarak hafife alınan gelecekteki brüt çıktıları planlama sorumluluğuna sahipti. Sistem, aynı zamanda 'daha fazla' üretildiği için üretim çıktılarının büyüklüğü, ağırlığı ve maliyeti anlamsız artışları teşvik etti.\nEkonomik reformlar, ekonomik planlama konusundaki büyük ideolojik tartışma döneminde ortaya çıktı. Daha matematiksel, \"sibernetik\" bakış açıları ilk başta ortodoks Marksist iktisattan sapkın olarak kabul edildi; bu tartışmalarda gelirin kesinlikle emekten elde edilmesinin değerini ortaya koydu. Stalin'in 1952 tarihli kitabı, \"SSCB'de Sosyalizmin Ekonomik Sorunları\" adlı kitabında yer alan bu doktrin, fiyat sistemini nihayetinde komünist toplumdan kaybolacak kapitalist bir kalıntı olarak nitelendirdi.\nBununla birlikte, geleneksel Marksist-Leninist politik ekonomi çoğu okulda okutulmuş ve kamu tüketimine teşvik edilmiş olsa da, bilgisayarlı ekonomi en iyi planlamacılar için önemli bir rol üstlenmiştir. Sovyet ekonomisinde istatistiksel planlamanın yükselen etkisi Merkezi Ekonomik Matematik Enstitüsü'nün oluşturulmasına yansıdı. Vasili Nemçinov, doğrusal programlama mucidi Leonid Kantoroviç ve yatırım analisti Viktor Novozhilov ile birlikte 1965'te Lenin Ödülü'nü aldı. \"Optimal\" planlama ve kongre planlaması arasındaki fikirsel savaş 1960'larda sürdü.\nEkonomik planlamadaki bir başka eğilim, “işlemin normatif değerini” veya üretimin değerini değerlendirmede ihtiyaç ve isteklerin önemini vurgulamaktadır.\nSovyet dünyasındaki büyük değişiklikler 1964 yılında Nikita Kruşçevin uzaklaştırılması Aleksey Kosıgin ve Leonid Brejnev'in yükselişi ile mümkün oldu. Ekonomik politika, Sovyet basınındaki Kruşçev karşıtı eleştirinin önemli bir retrospektif alanıydı. Sovyetler Birliği'ndeki bu 'reformist' ekonomik eğilimin Doğu Avrupa’da ortak güçlükleri ve bazı destekleri oldu.\nKosıgin, önceki yönetim altındaki ekonomi politikasının yetersizliğini ve ataletini eleştirdi. O Komünist Parti için, Liberman ve Nemçinov tarafından ifade fikirler içeren bir planı Eylül 1965'te Merkez Komitesi'ne sundu. Merkez Komite'nin reform planını kabul etmesi, bu fikirlerin teoriden eyleme geçişinde önemli bir kilometre taşı oldu.\nEkonomi 1966-1970’te 1961-1965’te olduğundan daha fazla büyüdü Birçok işletme fazla ekipman satmaya veya vermeye teşvik edildi, çünkü mevcut tüm sermaye verimlilik hesaplamasına dahil edildi. Bazı verimlilik ölçümleri iyileştirildi. Bunlar arasında, sermaye ruble başına düşen satışlar ve satış ruble başına düşen ücretler yer aldı. İşletmeler, kârlarının büyük bölümünü, bazen %80'ini merkezi bütçeye kazandırdılar. Bu \"ücretsiz\" kalan kar ödemeleri, esasen sermaye giderlerini aşmıştır.\nAncak, merkezi planlamacılar reformun etkisinden memnun değildi. Özellikle, ücretlerin verimlilikte orantılı bir artış olmadan arttığını gözlemlediler. Özel değişikliklerin çoğu, 1969-1971 yılları arasında revize edildi veya geri alındı.\nReformlar, partinin mikro-ekonomik işlemlerde yönetimindeki üstünlüğü biraz azalttı. Ekonomik reformizme karşı verilen tepki, 1968’de Çekoslovakya’ya müdaheleyi tamamen tetikleyen siyasi liberalleşmeye muhalefetle birleşti.\n\n\nManon Houette\nManon Houette (d. 2 Temmuz 1992), Fransız hentbolcu. Metz Handball ve Fransa millî takımında oynamaktadır.\nHouette başlangıçta HBC Pays de Sillé ve CSCM Le Mans için oynadı. 2010 yılında Fransız kulübü CJF Fleury Loiret Handball'a katıldı. Fleury ile 2014'te Fransa Kupası, 2015'te Fransa ligi şampiyonluğu ve Fransa Lig Kupası'nı kazandı. Houette, 2016 yazında Almanya Bundesliga kulüplerinden Thüringer HC'ye transfer oldu. 2017-18 sezonundan bu yana, Fransa birinci lig kulüplerinden Metz Handball'da oynamaktadır. Metz ile 2018 ve 2019'da Fransa ligi şampiyonluğu ve 2019 Fransa Kupası'nı kazandı.\nHouette, 2012'de 20 Yaş Altı Dünya Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı. Fransa millî takımındaki ilk maçını 27 Ekim 2013 tarihinde Finlandiya'ya karşı Vantaa'da oynadı. Fransa ile 2015 Dünya Kadınlar Hentbol Şampiyonası'na katıldı. Rio de Janeiro'daki 2016 Yaz Olimpiyat Oyunları'nda gümüş madalyayı kazandı. 2016 Avrupa Kadınlar Hentbol Şampiyonası'nda bronz madalya elde etti. Bir yıl sonra Almanya'daki 2017 Dünya Kadınlar Hentbol Şampiyonası'nda altın madalya kazandı. Kendi ülkesinde düzenlenen 2018 Avrupa Kadınlar Hentbol Şampiyonası'nda altın madalya kazandı.\n\n\nAndrey Andreyev\nAndrey Andreyeviç Andreyev (Rusça: Андре́й Андре́евич Андре́ев; d. 30 Ekim 1895 - ö. 5 Aralık 1971), Sovyet siyasetçi, bakan. Josef Stalin döneminde politik olarak yükseldi, 1926'da aday olarak Politbüro'ya katıldı, 1932'te tam üye oldu. Sovyetler Birliği Komünist Partisi Parti Kontrol Komitesi'nin 1930-1931 arası ve 1939-1952 arası başkanlığı görevi yaptı. 1952'de Andreyev Politbüro'dan uzaklaştırıldı ve Yüksek Sovyet Başkanlığı'nın bir üyesi olarak büyük ölçüde onursal bir konuma yerleştirildi.\nAndrey Andreyevich Andreyev, köylü bir ailenin çocuğu olarak 30 Ekim 1895 tarihinde Smolensk oblastında doğdu. Moskova'da bulaşıkçı olarak çalışmak için 13 yaşındayken köyü terk etti. İşçi eğitim kurslarına katıldı ve 15 yaşına geldiğinde Marksist bir çevreye katıldı. 1914'te Putilov silah fabrikasında çalışmak üzere Petrograd'a yerleştikten sonra Bolşeviklere katıldı. I. Dünya Savaşı sırasında, yasadışı siyasi çalışmalar yürütürken hastane yöneticisi olarak çalıştı. 1915-16 yıllarında Bolşeviklerin Petrograd komitesinin bir üyesiydi ve Çar'ın yıkılmasından önceki grev dalgasının organizatörlerinden biriydi. Şubat Devrimi sonrasında Petrograd Metal İşçileri Sendikası'nın kurulmasına yardım etti. Bolşevik lider Vladimir Lenin'i Nisan 1917'de sürgünden döndüğü zaman karşılayan grubun içinde kaldı. Aynı ay Bolşevik konferansında, Lenin'in ikinci bir devrim çağrısını destekleyen genç delegelerden biriydi.\nAndreyev, Rus İç Savaşı'nın ilk bölümünDE, fabrikaların millileşmesini denetlediği Ural’larda bir sendika ve komünist parti organizatörü olarak ÇALIŞTI yeni Sovyet cumhuriyetine metal ve gıda tedarik edildiğinden emin olmakla görevlendirildi. 1919'da metal işçileri sendikasının lideri olarak Ukrayna'ya ve Tüm Rusya Merkezi Sendikalar Konseyi'ne (TUC) üye oldu. 1919’un son bölümünde Lenin, verimliliğe zarar vereceği ve ekonomik toparlanmayı geciktireceğine inandığı sendikaların demokratik kontrolünü isteyen sendikaların ağır muhalefetine karşı geldi. Andreyev, Lenin'in çizgisini destekleyen azınlıklardan biriydi. Demiryolu işçileri sendikası başkanlığına atandı ve Mart 1920’deki 9. Komünist Parti Kongresi’nde 19 üyeli Merkez Komite’ye seçilen Mihail Tomski ve Janis Rudzutaks'la birlikte üç sendika liderinden biriydi. Bu kurum Politbüro'nun oluşturulmasından önce, Rusya’yı ve eski sömürgelerini etkili bir şekilde yöneten organdı. 24 yaşında olan Andreyev komitenin en genç üyesiydi (ikinci genç kişi 31 yaşındaki, Nikolay Buharin idi.) 1920-21 döneminde, Merkez Komitesi sendikaların rolü üzerine 10-9 bölündü. Leon Troçki başkanlığındaki azınlık, devlete dahil edilmelerini önerdi; Lenin liderliğindeki ve Josef Stalin de dahil olmak üzere çoğunluk parti kontrolünde varlığını sürdürdüğünü savundu. Andreyev azınlığı destekleyen tek sendikacıydı. Azınlığı oluşturan dokuz kişiden sekizi (ve diğer on kişiden beşi) 1930'larda öldürüldü. Stalin ve Andreyev, 20 yıl sonra hala hayatta olan nadir insanlardandı.\nAndreyev, 1952 Ekim'inde düzenlenen parti kongresinde Politbüro'dan resmen çıkarıldı. Stalin’in ölümünden sonra, 1954-56’da Merkez Komisyon Başkanı olarak geri getirildi ve Büyük Sovyet Başkanlığı’na üye oldu, bu görev büyük ölçüde onursal bir pozisyondu. Kruşçev'e ve haleflerine tehdit olmadığından destalinizasyona genel olarak sessiz kaldı. Bununla birlikte öldükten sonra, Andreyev'in cenazesine ya Kruşçev'in muhalifleri Leonid Brejnev ve Aleksey Kosigin katıldı.\n\n\nWilhelm Holzbauer\nWilhelm Holzbauer (d. 3 Eylül 1930 –ö. 15 Haziran 2019), Avusturyalı mimar ve akademisyen. \n3 Eylül 1930'da Viyana'da doğdu. Modern mimaride \"pragmatik\" tarzda eserler üretti. 1950–1953 yılları arasında Viyana Teknoloji Üniversitesi'nde Clemens Holzmeister'in öğrencisi oldu. En bilinen eserleri, Linz, Avusturya'daki Linz Hauptbahnhof ve Viyana Gasometresidir.\n1956–1957 yılları arasında Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde burslu eğitimci olarak çalıştı. 1977'den 1998'e kadar Viyana Uygulamalı Sanatlar Üniversitesi'nde profesörlük yaptı.\nAvusturyalı mimar ve akademisyen Wilhelm Holzbauer 15 Haziran 2019'da Viyana'da 88 yaşlarında vefat etmiştir.\n\n\nErzsébet Gulyás-Köteles\nErzsébet Gulyás-Köteles (3 Kasım 1924 –16 Haziran 2019), Macar jimnastikçi. \nSporcu 3 Kasım 1924'te Budapeşte'de doğdu. Ülkesi Macaristan'ı jimnastik sporu alanında 1948 Yaz Olimpiyatları, 1952 Yaz Olimpiyatları ve 1956 Yaz Olimpiyatları'nda temsil etmiştir. Katıldığı Şampiyonalar genelinde; (bir altın, üç gümüş ve bir bronz) olmak üzere toplamda 4 madalya almıştır.\nMacar jimnastikçi Erzsébet Gulyás-Köteles 16 Haziran 2019'da doğum yeri Budapeşte'de 94 yaşlarında vefat etmiştir.\n\n\nOrtam filtreleri\nBir medya filtresi, bir filtre türüdür. Kum, turba, rendelenmiş lastik, köpük, kırılmış cam, jeo-tekstil kumaş, antrasit, kırılmış granit yatak veya içme, yüzme havuzları, kültür balıkçılığı, sulama, yağmursuyu sulama yönetimi, petrol ve gaz operasyonları ve diğer uygulamalar için suyu filtreleyen diğer malzemeler kullanır. Belediye içme suyu sistemleri, arıtma için genellikle hızlı kum filtresi veya yavaş kum filtresi kullanır.\nBir tasarım suyu bir kabın tepesine, suyu eşit bir şekilde dağıtan bir \"başlık\" vasıtasıyla getirir. Filtre \"medya\", üstte ince kum ile başlar ve daha sonra kademeli olarak daha büyük boyutlarda, birkaç kat halinde kaba kum, ardından dipte çakılla devam eder. Üst kum, parçacıkları sudan fiziksel olarak uzaklaştırır. Takip eden katmanların işi, daha ince olan katmanı desteklemek ve etkili drenaj sağlamaktır.\nMedya filtrede parçacıklar sıkışıp kaldıkça, yatak üzerindeki fark basıncı artar. Periyodik olarak, yatakta sıkışan katıları çıkarmak için bir geri yıkama başlatılabilir. Geri yıkama sırasında, akış normal akış olarak ters yöne yönlendirilir. Çok-ortamlı filtrelerde, ortamdaki tabakalar normal filtrasyona devam etmeden önce yoğunluk farklılıkları nedeniyle tekrar tabakalaşır.\nOrtam filtreleri; akarsu, nehir ve göllerdeki su kalitesini korumak için kullanılır. Asılı katılar ve fosfor gibi yağmur su kirliliğinin giderilmesinde etkili olabilirler. En yaygın filtre malzemesi kumdur. Diğer filtrelerde, bazen \"organik filtreler\" olarak adlandırılan tahta yongaları veya yaprak kalıbı kullanılabilir.\nOrtam filtreleri ayrıca atık suları lağım çukurundan ve primer çökeltme tanklarından temizlemek için de kullanılır. Yaygın olarak kullanılan malzemeler kum, torf ve doğal taş lifidir.\nPetrol ve gaz endüstrisi, hem yukarı hem de aşağı işlemlerde çeşitli amaçlar için medya filtreleri kullanır. Fındık kabuğu filtreleri, üretilen su arıtma için üçüncü bir yağ giderme basamağı olarak yaygın şekilde kullanılır. Kum filtreleri, genellikle biyolojik arıtmanın ve rafineri atık suyunun arıtılmasının ardından ince katıları çıkarmak için kullanılır. Çoklu ortam filtreleri, askıya alınmış katı maddelerin hem üretilen sudan hem de rafineri atık sularından çıkarılmasında kullanılır. Çok ortamlı filtrelerde yaygın olarak kullanılan malzemeler çakıl, kum, granat ve antrasittir.\n\n\nDavid Lee McInnis\nDavid Lee McInnis (d. 12 Aralık 1973), Amerikalı oyuncu. Oyuncunun yaşamı ABD'nin New York Şehri ve Almanya'nın Münih kentlerinde geçmiştir. 2007'den itibaren Kore'de yayın yapan bazı televizyon kanallarında görev almıştır.\nRol aldığı yapımlar arasında sinema filmi; \"The Mikado Project\" (2010) ile televizyon yapımları; \"Iris\" (2009) ve \"Mortal Kombat: Legacy\" (2011) sayılabilir.\n\n\nCarl Bertelsen\nCarl Andreas Clausen Bertelsen (15 Kasım 1937 – 11 Haziran 2019), Danimarkalı eski futbolcudur.\nFutbolcu Carl Bertelsen 15 Kasım 1937'de Haderslev'de doğdu. Sporcu aktif futbol kariyerinde forvet mevkiinde Danimarka Ligi Futbol Kulüpleri; Haderslev FK, Esbjerg fB ve OB ile İskoçya Futbol Ligi Kulüleri; Greenock Morton, Dundee ve Kilmarnock 'da forma giydi. Ayrıca 1962-1964 yılları arasında 20 karşılaşmada Danimarka millî futbol takımında yer alarak 9 gol atmıştır. Turnuva sonunda dördüncü olduukları 1964 Avrupa Uluslar Kupası'nda ülkesi Danimarka Mili Futbol Takımı'nda yer aldı.\nDanimarkalı eski profesyonel futbolcu Carl Bertelsen, uzun zamandır müzdarip olduğu Alzheimer hastalığına bağlı sebeplerden 11 Haziran 2019'da 81 yaşında ölmüştür.\n\n\nAiserey\nAiserey Fransa'nın Bourgogne-Franche-Comté bölgesine bağlı Côte-d'Or ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,403'tür.\n\n\nBotmeur\nBotmeur Fransa'nın Bretonya bölgesine bağlı Finistère ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 219'dur.\n\n\nDana Zátopková\nDana Zátopková (kızlık soyadıyla Ingrová; 19 Eylül 1922 - 13 Mart 2020), Çekoslovak cirit atıcı.\n1948, 1952, 1956 ve 1960 Yaz Olimpiyatları'nda Çekoslovakya'yı temsil etti. 1952 Helsinki'de 50,47 metrelik performansıyla Olimpiyat rekoru kırarak şampiyon olan Zátopková, 1956'da dördüncü sırada kalmıştı. Son mücadelesi 1960 Roma'da ise gümüş madalya kazandı.\nZátopková'nın eşi Çekoslovakya'nın uzun mesafedeki büyük ismi Emil Zátopek'ti. Zátopek, karısının cirit atma şampiyonu olduğu 1952 Helsinki'de üç uzun mesafe yarışını da (5000, 10000 ve maraton) kazanmıştı.\n\n\nPırnarlı Ada\nPırnarlı Ada, İzmir Körfezi'nde ve Urla'nın karşısında yer alan ve üzerinde yerleşim yeri olmayan adalardan biridir. Çiçek Adaları grubunun en güneyindeki adadır. \"Pırnar\" (veya Pırnal) maki grubundan bir bitki olup, adanın adı da adada yaygın olan bitkiden gelir. Ancak \"pınarlı\" adı halk arasında söylene söylene \"\"Pınarlı\"\" haline gelmiştir. Adada ayrıca zeytin ve incir ağaçları da vardır.\nPırnarlı Adası Urla ilçesi karşısında kıyıdan yaklaşık olaral 2.5 kilometre uzakta ve koordinatlarında yer alır. İdari açıdan İzmir ili Urla ilçesine bağlıdır. Adanın toplam yüzölçümü 0.25 kilometre kare kadardır.\n\n\n2016-17 Türkiye Bayanlar İkinci Voleybol Ligi\nTürkiye Deplasmanlı Bayanlar İkinci Voleybol Ligi 2016-17 sezonu, 34 şehirden 65 takımın 7 grupta katıldığı lig deplasmanlı normal lig + Play-Off usulüne göre oynandı. Play-Off maçları sonunda Bahçelievler Voleybol, THY, Anadolu Üniversitesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Sarıyer Belediyesi kulüpleri Türkiye Bayanlar Birinci Voleybol Ligi'ne yükselirken, Kartal Belediyesi, Çiftlikköy Belediyespor, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka Ankara, Çukurova Üniversitesi, Çimentospor, Şirvanspor, Derince Yenikentspor, Osmaniye Demirspor, Kayseri Voleybol, Ordu Merkezspor, Arhavi Belediyesi, Sivas Gazi Lisesi ve 1955 Batman Belediyespor kulüpleri ise bölgesel lige düşmüşlerdir.\n\nNot-1 : Sarıyer Belediyesi normal sezon sonunda bir üst lige yükselme hakkı kazanamasa da bir üst ligde çekilen takımlardan birisinin katılma hakkını satın alarak lige alınmıştır.\n\nNot-2 : Kartal Belediyesi normal sezon sonunda ligden düşmüşse de, ligden çekilen takımlardan birisinin katılma hakkını satın alarak ligde kalmıştır.\n1. ETAP :\nGruplardaki takımlar iki devreli deplasmanlı lig usulüne göre karşılaşırlar. Müsabakalar sonunda ilk 7 grubun 1 ve 2.’leri 14 takım ile 7 Grubun en iyi 3.’lerinden 2 takım daha toplam 16 Takım YARI FİNALE yükselir.\n\nLİGDEN DÜŞME :\n7 Grubun son sırasını alan takımlar mahalli lige düşerler.\n\nYARI FÄ°NAL ETABI :\nYarı Finale yükselen 16 takım; A grubunda 1. Grup 1.'si, 5. Grup 1.'si, 4. Grup 2.'si ve En İyi Grup 3.'sü 1. Takım, B grubunda 2. Grup 1.'si, 6. Grup 1.'si, 3. Grup 2.'si ve 7. Grup 2.'si takım, C grubunda 3. Grup 1.'si, 7. Grup 1.'si, 2. Grup 2.'si ve 6. Grup 2.'si takım, D grubunda 4. Grup 1.'si, 1. Grup 2.'si, 5. Grup 2.'si ve En İyi Grup 3.'sü 2. Takım şeklinde eşleştirilir. Federasyonca 4’erli 4 gruba ayrılan takımlar, Federasyonca belirlenecek illerde 3 günlük tek devreli lig usulü turnuva maçları sonunda gruplarda 1 ve 2. olan 8 takım Finale kalır.\n\nFÄ°NAL ETABI :\nFinal etabında A grubu A1, C1, B2 ve D2 şeklinde, B grubu ise B1, D1, A2 ve C2 takımlarından oluşur. Federasyonca 4’erli 2 gruba ayrılan takımlar, Federasyonca belirlenecek ilde tek devreli lig usulü turnuva maçları sonunda her iki grubun 1 ve 2.’leri toplam 4 takım 1.Lige terfi eder.\n\nPUANLAMA SİSTEMİ :\nBu sistemde, önceden belirlenmiş fikstüre göre, kulüp takımlarına puan esasına göre birbirleri ile seri müsabakalar yaptırılır ve müsabaka sonucu elde edilen puanlara göre sıralama yapılır.\n3 – 0 ve 3 – 1 galibiyetle sonuçlanan müsabakalarda galip gelen takıma (3) puan,\n3 – 2 galibiyetle sonuçlanan müsabakalarda galip gelen takıma (2) puan,\n2 – 3 sonuçlanan müsabakalarda mağlup olan takıma (1) puan,\n1 – 3 ve 0 – 3 sonuçlanan müsabakalarda mağlup olan takıma (0) puan verilir.\n\nHükmen galibiyet alan takımın toplam puanına (3) puan eklenir. Setler 25-0, 25-0, 25-0 olarak tescil edilir.\n\nBir veya birkaç takım tarafından kazanılan puanların eşitliği halinde, sıralama; kazanılan maç sayısına göre belirlenir. Kazandığı maç sayısı fazla olan takım üst sırada yer alır. Kazanılan maç sayısına göre eşitliğin bozulmaması halinde; set averajı uygulanır. Bu uygulamada puanları eşit olan takımların müsabakalar sonunda aldıkları setlerin toplamı, verdikleri setlerin toplamına bölünür. Sıralama, büyük sayıya sahip olan takım üst sırada yer alacak şekilde yapılır. Eşitliğin kazanılan set sayılarına göre de devam etmesi halinde; eşitliği devam eden takımların yaptıkları tüm müsabakalar sonunda aldıkları sayıların toplamı, verdikleri sayıların toplamına bölünür. Takımlar, çıkan sayının büyüklüğüne göre yukarıdan aşağıya sıralanır. Eşitlik yine de bozulmamışsa bu durumdaki takımların kendi aralarında yaptıkları müsabakalardaki maç, puan, set ve sayı averajına sıra ile başvurularak sıralama belirlenir.\n\n\n\n\n\n\n\nMontfermeil\nMontfermeil Fransa'nın Île-de-France bölgesine bağlı Seine-Saint-Denis ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 26,262'dir.\n\n\nBroken Sword\nBroken Sword, macera odaklı oyun serisi. Broken Sword serisi, klasik 2 boyutlu \"işaretle ve tıkla\" tabanlı macera oyunlarının en iyi örnekleri arasında gösterilir. Serideki oyunlar şu ana kadar, aralarında \"en iyi macera\" ödülleri de dahil olmak üzere toplam 6 ödül kazanmıştır.\nRevolution Software tarafından geliştirilen serinin ilk oyunu \"\" 1996'da, devam oyunu \"\" bir yıl sonra, üçüncü oyunu \"\" 2003'te, dördüncü oyunu \"\" 2006'da ve beşinci oyunu \"\" 2013'te piyasaya sürüldü. Serinin ilk oyunu \"Broken Sword: Shadow of the Templars – The Director's Cut\" adıyla 2009, ikinci oyunu \"Broken Sword: The Smoking Mirror – Remastered\" adıyla elden geçirilerek 2010'da (iOS cihazları ve diğer platformlar için 2011'de) piyasaya sürüldü.\nOyunun ana karakterlerinden George Stobbart, Amerikalı bir patent avukatı, Nicole \"Nico\" Collard ise fransız bir gazeteci. Nico, \"The Shadow of the Templars\"'ın orijinal versiyonunda oynanabilir bir karakter değilken, Director's Cut versiyonunda hikâyenin de genişletilmesiyle oynanabilir bir karakter haline geliyor.\nBroken Sword serisi 1994 yılında Tapınak Şövalyeleri ile ilgili mitolojilerinden bahseden Charles Cecil, Noirin Carmody ve Sean Brennan tarafından tasarlandı. Serinin ilk üç oyunu Revolution Software tarafından geliştirilirken, dördüncü oyun Revolution ve Sumo Digital ortaklığıyla yapıldı. İlk iki oyun \"The Shadow of the Templars\" ve \"The Smoking Mirror\" ticari açıdan başarı sağladı ve milyonlarca sattı. Ancak \"devam oyunları The Sleeping Dragon\" ve \"The Angel of Death\" ilk iki oyun kadar popüler olamadı ve farklı eleştiriler aldı. Buna sebep olarak oyunun geleneksel \"işaretle ve tıkla\" arayüz ve oynanış yapısını 3D grafiklere dönüştürmüş olmaları gösterildi. Serinin beşinci ve son oyunu \"Broken Sword 5: The Serpent's Curse\"'un yapımı için 2012 yılında Kickstarter üzerinden fon toplamak için kampanya açıldı ve ihtiyaç duyulan paranın iki katı toplandı. Yeterli fon desteğini alan oyun, serinin fanlarının beklediği 2D grafiklerle tasarlanarak bir yıllık geliştirme sürecinin ardından 2013 yılı sonunda piyasaya sürüldü.\"\"\nSeri, macera oyun listelerinin tepesinde kendine yer buldu. İlk iki oyunun remake ile birlikte \"The Shadow of the Templars\", \"The Smoking Mirror\" ve \"Broken Sword 5: The Serpent's Curse\" için çizgi romanlar basıldı. 2016 yılında Guinness Dünya Rekorları, Broken Sword serisinin macera oyunlarındaki en uzun süreli kahramanı rekorunu ele geçirdiğini açıkladı.\nBroken Sword serisi orijinal olarak 5 oyun ve iki remake'den oluşmaktadır.\n\n\nCarbonne\nCarbonne Fransa'nın Occitanie bölgesine bağlı Haute-Garonne ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 5,726'dır.\n\n\nAbzac, Gironde\nAbzac Fransa'nın Gironde ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,926'dır.\n\n\nAmenucourt\nAmenucourt Fransa'nın Île-de-France bölgesine bağlı Val-d'Oise ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 219'dur.\n\n\nBeaune\nBeaune Fransa'nın Bourgogne-Franche-Comté bölgesine bağlı Côte-d'Or ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 22,387'dir.\n\n\nYasir Subaşı\nKarahan Yasir Subaşı (d. 1 Ocak 1996, Sakarya), Türk futbolcudur.\nFutbola Sakaryaspor altyapısında başlamıştır. 2009 yılında Fenerbahçe altyapısına transfer olmuştur. 2015 yılında A takıma yükselmiştir. İlk maçını Türkiye Kupası karşılaşmasında 16 Aralık 2015 tarihinde Tuzlaspor karşısında oynamış bir de gol atmıştır. 2016 yılında Anadolu Üsküdar 1908 kulübüne kiralanmış 32 maçta 1 gol kaydetmiştir. 2017 yılında altyapısında bulunduğu Sakaryaspor'a kiralanmıştır. Burada da 38 maçta 1 gol kaydetmiştir. Temmuz 2018'de Ümraniyespor ile 3 yıllık sözleşme imzalamıştır.\n\n\nGary Woodland\nGary Woodland (d. 21 Mayıs 1984), PGA Tour'da oynayan Amerikalı golfçü. 2007'de profesyonelliğe adım attıktan sonra Nationwide Tour'da boy göstermiş; daha sonra PGA Tour turnuvalarına katılmaya başlamıştır. Oyuncunun büyük turnuvalardaki en önemli başarısı 2019 Amerika Açık şampiyonluğudur.\n\n\nPierrefort\nPierrefort Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Cantal ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 926'dır.\n\n\nCamlez\nCamlez Fransa'nın Bretonya bölgesine bağlı Côtes-d'Armor ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 933'tür.\n\n\nKızılbağ Göleti\nKızılbağ Göleti (Güzelyayla Göleti) Mersin ilinde yapay bir gölettir.\nGölet Mersin il merkezi kuzeyinde merkez Toroslar ilçesi kırsal alanında ve koordinatlarında yer alır. Gölete Kızılbağ beldesini Değirmendere köyüne bağlayan yoldan kuzeye sapan bir ara yolla ulaşılır. Mersin’e olan uzaklığı 35 kilometre kadardır. Evciler (Evcili) Kalesi göletin güneyindedir.\nGölet yeni hizmete girmiş bir gölettir. Deliçay üst çığırındadır. 8.478.000 TL bedelle yaptırılmıştır. Yüzey alanı 346 hektardır.\n\n\nAdana belediye başkanları listesi\nBu maddede Adana belediye başkanları listesi yer almaktadır.\nAdana'da belediye teşkilatı ilk olarak 1870'te muhtesiplik adıyla kuruldu. İhtisap ağaları dönemin belediye başkanı olarak görev yapıyordu. Muhtesiplik, 1871 yılında yerini belediyeye bıraktı.\n1987 yılında 3391 Sayılı Yasa ile Adana'ya Büyükşehir statüsü verildi. 28 Mart 1989 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Selahattin Çolak Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçildi.\n\n\nHalep Devleti\nHalep Devleti (1920–1924; Fransızca: État d'Alep; Arapça: دولة حلب Dawlat Ḥalab), Fransa Yüksek Komiserliği'nin Suriye ve Lübnan Genel Müdürü Henri Gouraud tarafından Fransız Mandası'nda kurulan beş eyaletten biriydi.\nHalep Devleti 1 Eylül 1920 tarihinde Fransız Genel Sekreteri Henri Gouraud tarafından Suriye'yi daha küçük birkaç devlete bölerek kontrol etmeyi kolaylaştıracak bir Fransız programının bir parçası olarak ilan edildi. Fransa, Maysaloun Muharebesi'nden sonra birleşik bir Suriye fikrine daha düşmanca davrandı. Halep Devleti, İskenderun Sanacağını içeriyordu ve Kamil Paşa El-Kudsi tarafından yönetiliyordu. Halep'i Şam'dan ayırarak, Gouraud iki şehir arasındaki geleneksel bir rekabet halinden yararlanmak ve onu siyasal bölünmeye dönüştürmek istedi. Halep'teki insanlar Şam'ın Suriye'nin yeni ulusu için sermaye olarak seçilmesinden dolayı mutsuzdu. Gouraud bu duyguyu algıladı ve Halep'i Şam'ın rekabet etmesinin zor olacağı büyük ve zengin bir devletin başkenti yaparak onu manipüle etmeye çalıştı. Fransa tarafından çizilen Halep Devleti, Suriye'nin bereketli bölgesinin çoğunu, yani Fırat Nehri'nin bereketli havzasının yanı sıra, Halep'in bereketli ülkesini de içeriyordu. Devlet ayrıca, iskenderun üzerinden denize de erişebildi. Öte yandan, Suriye Çölü'nün kıyılarında bir vaha olan Şam'da ne yeterli verimli topraklar ne de denize erişim yoktu. Temel olarak, Gouraud, Halep'i, Suriye'nin tarım ve maden zenginliklerinin çoğunu kontrol altına alarak, Şam'la bir daha bir daha asla bir araya gelmek istememelerini sağlamayı istedi.\nİskenderun, Halep Devletine bağlı özerk bir sancaktı.\n\n\nSibiril\nSibiril Fransa'nın Bretonya bölgesine bağlı Finistère ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,237'dir.\n\n\n1937-38 Kızıl Ordu tasfiyeleri\n1937-38 Kızıl Ordu tasfiyeleri, Büyük Temizlik döneminde Kızılı Ordu ve Sovyet Deniz Kuvvetleri içerisindeki komutan ve subaylara karşı yürütülen geniş çaplı siyasi baskı ve tasfiye dönemidir. Tasfiyeler aslında 1936'nın ikinci yarısında ufak çaplı başlamıştır, ancak 1937'den Mihail Tuhaçevski'nin tutuklanmasının ardından tasfiyeler büyüdü. Mayıs-Haziran 1937'de diğer yedi üst düzey asker tutuklandı 1938'de ise tasfiyeler geniş bir kapsama büründü. 1939-1941 arasında tasfiyelerde keskin bir düşüş yaşansa da düşük yoğunlukla devam etti.\nKızıl Ordu ve Sovyet Deniz Kuvvetleri'nin binlerce komutanı ve askeri tasfiyelerin kurbanı oldu ve çeşitli suçlamalara tabi tutuldular. Siyasi baskıların ana darbesi en üst düzeydeki komutanlara yapıldı: Sovyetler Birliği Savunma Komiseri Yardımcısı, askeri bölge komutanları (filolar), onların vekilleri, kolordu komutanları, bölükler ve tugaylara tasfiyelerden nasibini aldı. Bunun yanında askeri eğitim kurumlarında da tasfiyeler yaşandı.\nII. Dünya Savaşı öncesi yıllarda Kızıl Ordu’daki siyasi baskı kurbanlarının birçoğu çoğunluğu, Sovyet Yüksek Mahkemesi Askeri Koleji’nce kabul edilen davalarda “askeri-faşist komplocu” ve “sağ Troçkist örgüt üyesi” olarak etiketlendi. Kanıt elde etmek için soruşturma altında olanlara kitlesel taciz, dayak ve işkence uygulandı. “Düşmanlar” ve “casuslar” ile ilgili soruşturmalar sırasında soruşturmalara dair üst düzey parti yetkilileri ve devlet liderleri tarafından özel görevliler yetkilendirildi. “Faşist-askeri komploya” katılmakla suçlanan komutanların, şeflerin ve siyasetçilerin ezici çoğunluğu ölüm cezasına çarptırıldı. Sadece bazılarına yönelik verilen infaz kararı değiştirilerek çalışma kamplarına yollandı.\n\n\n227 No.lu Emir\n227 No.lu Emir veya bilinen adıyla Geri adım yok! (Rusça: Ни шагу назад!; \"Ni shagu nazad!\"), devam eden Büyük Vatanseverlik Savaşı sırasında Halk Savunma Komiseri olarak görev yapan Josef Stalin tarafından 28 Temmuz 1942 tarihinde verilen emirdir. Emiri konu alan \"Geri adım yok!\" sloganı 1942 yazında Sovyet basınının ana sloganı haline geldi.\nEmir her bir cephedeki ön hatların en tehlikeli bölümlerine gönderilen bir ila üç ceza taburu oluşturması gerektiği yazılıydı. 1942'den 1945'e kadar toplam 422.700 Kızıl Ordu personeli, sivil veya mahkemelerde verilen hükümler nedeniyle ceza taburlarına sevk edildi. Emirde ayrıca her taburun arkada \"panik yaratanları ve korkakları\" vuracak birimler oluşturması gerektiğini belirtti. Bu birimler ilk üç ayda 1000 civarında ceza taburu askeri vurdu ve toplamda yaklaşık 24 bin kişi ceza taburlarına yollandı. 1942 yılının Ekim ayına kadar bu işleyii sürdü.\nNazilerce sarılan Kızıl Ordu'nun moralini düzeltmek ve yurtseverliği vurgulamak amacıyla çıkartılan bu emir genel anlamda komutanlarca yanlış yerlere sapan birlikleri hedef haline getirdi ve komutanlar tarafından tutarlı bir şekilde uygulanamadı. 29 Ekim 1944'te, Stalin'in 349 no'lu emrin önündeki değişen durumdan ötürü bu emirde yer alan talimatlar kaldırıldı.\nEmir sonucunda teslim olan herkesin ettiği yemini bozduğunu ve askerlikten firar etmesi nedeniyle vatana ihanet suçu işlediğini ifade edildi. Sovyet generali Georgiy Jukov Leningrad Kuşatması'nın devam ettiği sırada 28 Eylül 1941 tarihinde kendisine bağlı birliklere \"düşmana teslim olanların ailelerinin vurulacağını ve esaretten döndükten sonra bu askerlerin idam edileceğine\" dair 4976 No.lu gizli emri gönderdi. Josef Stalin 7 Kasım 1941'de Ekim Devrimi'nin 24. yıldönümü vesilesiyle bir radyo yayınında \"Sovyet savaş esirleri yok, sadece hainler\" var\" ifadesini kullandı. Sovyetler Birliği Mareşali Aleksandr Vasilevski emri \"yurtsever ve duygusal içeriği nedeniyle savaş yıllarının en güçlü belgelerinden biri\" olarak tanımladı.\nHiçbir komutanın emir almadan geri çekilme hakkı yoktu. Bunu yapan herkes, ilgili kıdem seviyesindeki bir askeri mahkemede çeşitli soruşturmalara maruz kaldı.\nHer cephede bir ila üç arasında ceza taburu oluşturması gerektiğini talimat veren 227 No.lu Emir sonucunda 800 civarında orta dereceli komutan ve yüksek rütbeli komutan disiplin suçlarından yargılandı. Ceza taburları, ön hatların en tehlikeli bölgelerine gönderildi. Her cephe, özel birimler ve astsubay için ceza taburları oluşturmak zorunda kaldı. 1942’nin sonunda ceza taburlarında görev yapan 24.993 asker vardı, bu sayı 1943’te 177,694’e yükseldi. 1944 ve 1945'te sırasıyla 143.457 ve 81.766 asker olarak azaldı. Askeri mahkemelerde mahkûm olan Kızıl Ordu çalışanlarının toplam sayısı 994.300'dü ve 422.700'ü ceza taburlarına, 436.600'ü hapis cezasına çarptırıldı. Bulunamayan ve askeri bölgelerden firar eden kişi sayısı ise 212.400 olarak kayıtlara geçti.\nEmirde ayrıca, her ordunun \"panik yaratanları ve korkakları\" vurması amacıyla engelleyici birlikler (Rusça: аградительный отряд; \"zagraditelny otryad)\" oluşturulması gerektiğini de belirtildi. Her iki önlem de Nazilerin kışın geri çekilmeleri sırasında başarılı bir savaş stratejisi şeklinde kullanıldı.\n\n\nŞimşek (soyadı)\nŞimşek bir soyadıdır ve şu anlamlara gelebilir:\n\n\nLeonid Brejnev'e yönelik suikast girişimi\nLeonid Brejnev'e yönelik suikast girişimi, 22 Ocak 1969'da Leonid Brejnev'e yönelik, Sovyet Ordusundan kaçak konumda olan Viktor İlyin tarafından düzenlenen suikast girişimidir. İlyin, Brejnev Moskova'da bir otomobilin içerisinde iken motorsikletten ona ateş etti. Her ne kadar Brejnev zarar görmedi, ancak bir sürücü öldü ve Sovyet uzay programında görev alan bazı popüler kozmonotlar, hafifçe yaralandı. Saldırgan derhal yakalandı ve tutuklandı.\nViktor İlyin 22 Ocak 1969 günü saat 14:15 'de motosikletle Brejnev'in arabasının yanından gererken her iki eli ile tabanca çekti. Kozmonotları ıskalayınca sıradaki ikinci arabaya ateş açtı. İlyin daha sonra sadece Brejnev'i hedef aldığını belirtti. Ona göre bu ZiL limuzini yalnızca önceki görevlerden gelen diğer kozmonotlarla doluydu: Aleksey Leonov, Valentina Tereşkova, Georgiy Beregovoy ve Andriyan Nikolayev.\nIlyin'in atışları limuzine on dört kez vurdu ve sürücüyü öldürdü. Ardından Ilya Zharkov adlı bir gardiyan tarafından etkisiz hale getirildi. Arabanın diğer yolcuları yaralanmadı, ya da sadece yüzeysel yaralara maruz kaldı. Ilyin tutuklandıktan sonra, kozmonotların töreni biraz gecikmeli olsa da planlandığı gibi gerçekleşti.\nYıllar sonra kozmonot Aleksey Leonov, Brejnev'in olaydan sonra kendisine \"Bu mermiler senin için değildi Aleksey. Onlar benim içindi ve bunun için özür dilerim.\" dediğini aktardı. Sovyetler Birliği'nin dağılmasına kadar KGB suikast hakkında çok az bilgi verdi. Tüm olay \"Batılı gözlemciler tarafından Sovyet gizliliğinin bir örneği olarak\" anılarak çok etkili bir şekilde gizlendi.\n\n\nFranco Zeffirelli\nGian Franco Corsi Zeffirelli Britanya İmparatorluk Nişanı ve İtalya Cumhuriyeti Liyakat Nişanı sahibi (; 12 Şubat 1923 - 15 Haziran 2019), Franco Zeffirelli olarak bilinen bir İtalyan yönetmen ve opera, film ve televizyon yapımcısıydı. Aynı zamanda 1994 ile 2001 arasındaİtalyan merkez sağ \"Forza Italia\" partisinin senatörüydü.\nBazı opera tasarımları ve prodüksiyonları dünya klasikleri hâline gelmiştir.\nAyrıca yönettiği filmlerle, özellikle de Akademi Ödülü adaylığı aldığı 1968 \"Romeo ve Juliet'in\" film uyarlamasıyla tanınıyordu. Ayrıca 1967'de Elizabeth Taylor ve Richard Burton'ın başrol olarak yer aldığı filmi, Hırçın Kız'ın en iyi bilinen film uyarlaması olmaya devam ediyor. Dizi filmi \"Nasıralı İsa\" (1977) ise yoğun beğeni topladı ve hala birçok ülkede Noel ve Paskalya'da gösterilmeye devam ediyor.\n1977'den beri İtalyan Cumhuriyetinin Grande Ufficiale OMRI'sı (\"İtalya Liyakat Nişanı\") olan Zeffirelli, 2004 yılında İngiliz İmparatorluğu'nun Onursal Şövalye Komutanı unvanı alarak Britanya İmparatorluk Nişanı ile taltif edildi. 2009 yılında Roma kenti tarafından Premio Colosseo ile ödüllendirildi.\nZeffirelli, İtalya'nın Floransa eteklerinde Toskana'da, Gian Franco Corsi Zeffirelli olarak doğdu. Floransalı bir moda tasarımcısı Alaide Garosi ve Vinci'den yün ve ipek tüccarı Ottorino Corsi arasındaki bir ilişkinin çocuğudur. Her ikisi de evli olduğundan, Alaide kendisinin ve Corsi soyadını çocuğu için kullanamadı. Alaide, Mozart'ın operası \"Idomeneo'da\" çok sevdiği “küçük esintiler” olarak geçen “Zeffiretti” ismini çocuğun soy ismi olarak seçti. Ancak kayıt edilirken yanlış yazılır ve soy ismi Zeffirelli oldu. Altı yaşındayken Zifferelli annesini kaybeder ve ardından İngiliz gurbetçi topluluğunun himayesinde ve özellikle \"Mussolini ile Çay (Un Te Con Mussolini),\" yarı-otobiyografik filmine ilham veren Scorpioni ile büyüdü.\nİtalyan araştırmacılar Zeffirelli'nin, Leonardo da Vinci'nin geriye doğru soyu takip edilip akrabalığı ispat edilebilen bir avuç insandan biri olduğunu ortaya çıkardılar. Zeffirelli, Da Vinci'nin kardeşlerinden birinin soyundan gelmişti.\nZeffirelli, 1941'de Floransa Güzel Sanatlar Akademisi'nden mezun oldu ve babasının tavsiyesini uyarak, sanat ve mimarlık okumak üzere Floransa Üniversitesi'ne girdi. II. Dünya Savaşı başladıktan sonra savaşta, 1. İskoç Muhafızlarının İngiliz askerleri ile karşılaşıp tercüman olmadan önce bir partizan olarak savaştı. Savaştan sonra çalışmalarına devam etmek için Floransa Üniversitesi'ne yeniden girdi, ancak 1945'te Laurence Olivier'in \"Henry V'sini\" gördüğünde, kendini tiyatroya verdi.\nFloransa'da bir doğa ressamı için çalışırken, 1948'de gösterime giren \"La Terra trema\" filminde onu yönetmen yardımcısı yapan Luchino Visconti ile tanıştırıldı ve Visconti tarafından işe alındı. Visconti'nin metotları Zeffirelli'nin daha sonraki çalışmaları üzerinde derin bir etki yaptı. Zeffirelli, Vittorio De Sica ve Roberto Rossellini gibi yönetmenlerle de çalıştı. 1960'larda ise Londra ve New York'ta kendi oyunlarını tasarlayıp yöneterek adını duyurdu ve kısa süre sonra fikirlerini sinemaya aktardı.\nZeffirelli'nin yönetmen olarak ilk filmi, aslen Sophia Loren ve Marcello Mastroianni için planladığı ancak sonunda Hollywood yıldızları Elizabeth Taylor ve Richard Burton'ın yer alacağı \"Hırçın Kız'ın\" (1967) film uyarlamasıydı. Taylor ve Burton prodüksiyonun finansmanında yardım ettiler ve ücret yerine kârdan yüzde aldılar.\n\"Hırçın Kız'ı\" düzenlerken \",\" Zeffirelli'nin doğal Floransa'sı sel yüzünden harap oldu. Bir ay sonra, Zeffirelli sel felaketine yardım için para toplamak amacıyla kısa bir belgesel olan \"Florence: Days of Destruction'ı\" yayınladı.\nZeffirelli'nin en büyük sıçraması, iki genci \"Romeo ve Juliet\" olarak filme çekmesinin (1968) ertesi yıl geldi. Film hala son derece popülerdir ve uzun yıllar boyunca öğrencilere eğitimleri sırasında gösterilen oyunun standart uyarlamasıydı. Bu film aynı zamanda Zeffirelli'yi marka yaptı - daha sonraki çalışmalarının hiçbiri \"Romeo ve Juliet'in\" etkisine erişemedi.\nFilm, 1969'da Kuzey Amerika'daki video kiralarında 14.5 milyon dolar kazandı. 1973 yılında yeniden piyasaya sürüldü ve kiralardan 1,7 milyon dolar daha kazandırdı.\nFilm eleştirmeni Roger Ebert, \"Chicago Sun-Times için\" şunları yazdı: \"Franco Zeffirelli'nin \"Romeo ve Juliet'inin\" şimdiye kadar yapılmış en heyecan verici Shakespeare uyarlaması olduğuna inanıyorum\".\nShakespeare'in iki başarılı film uyarlamasından sonra Zeffirelli, önce Assisili Francesco'nun hayatını anlatan \"Ay ve Güneş Kardeşler\" (Fratello Sole, Sorella Luna 1972) ve genişletilmiş mini dizisi \"Nasıralı İsa\" (1977) filmlerini döneminin güçlü bir all-star kadrosu ile çekti. İkincisi, reytinglerde büyük bir başarıydı ve o zamandan beri sık sık televizyonda gösterildi.\nBoks filmi \"The Şampiyon\" (1979) ve eleştirel olarak çekilmiş \"Endless Love\" (1981) ile çağdaş temalara geçti. 1980'lerde operayı ekrana uyarlayan bir dizi başarılı film yaptı, Plácido Domingo, Teresa Stratas, Juan Pons ve Katia Ricciarelli gibi yıldızlarla. \"Hamlet\" (1990) ile Shakespeare'e geri döndü ve o zamanki aksiyon kahramanı Mel Gibson'ı başrolde kullandı. 1996 yılında Charlotte Brontë romanı \"Jane Eyre’nin\" uyarlaması bir başka kritik başarıydı.\nZeffirelli sık sık ana rollerde tanınmayan aktörleri değerlendirdi; bununla birlikte, erkek başrolleri nadiren yıldız olarak kariyerlerine devam edebildiler, hatta bir kısmı oyunculuk kariyerlerini sonlandırmıştır. Leonard Whiting (Romeo \"ve Juliet’te Romeo\" ), Graham Faulkner ( \"Ay ve Güneş Kardeşler\" Aziz Francis) ve Martin Hewitt ( \"Endless Love’da\" ) film sektöründen ayrıldılar. Bu filmlerdeki kadın başroller ( Olivia Hussey ve Brooke Shields ) film sektöründe çok daha büyük bir başarı elde etti.\nZeffirelli, 1950'lerden beri İtalya'da ve Avrupa'nın yanı sıra Amerika Birleşik Devletleri'nde opera yapımlarının yönetmenlerindendi. Kariyerine Luchino Visconti'nin asistanı olarak tiyatroda başladı. Sonra scenografide denedi. Yönetmen olarak ilk çalışması Giacomo Rossini'nin buffo operalarıydı. Maria Callas ile arkadaş oldular ve 1958'de Teksas, Dallas'taki \"La Traviata'da\" birlikte çalıştılar. 1964 Kraliyet Opera Binası prodüksiyonu olan \"Tosca'da\" Maria Callas ve Tito Gobbi ile birlikte çalıştılar. Aynı yıl Callas'ın Paris'teki son \"Norma'sını\" yarattı. Zeffirelli ayrıca 1959'da Donizetti'nin \"Lucia di Lammermoor\" performansını tasarlayıp yöneten Dame Joan Sutherland ile sık sık işbirliği yaptı. Yıllar geçtikçe New York'taki Metropolitan Opera için \"La bohème\", \"Tosca\", \"Turandot\" ve \"Don Giovanni gibi\" çeşitli prodüksiyonlar yaptı.\n2004 yılının Kasım ayında, İngiltere tarafından fahri şövalyelik aldı .\n1996 yılında, sanata hizmet verdiği için, Canterbury Katedrali'nde düzenlenen mezuniyet töreninde Kent Üniversitesi tarafından fahri bir doktora derecesi kazandı. 1999'da Karlovy Vary Uluslararası Film Festivali'nde dünya sinemasına, olağanüstü sanatsal katkılarından dolayı Kristal Küre ödülünü aldı .\nZeffirelli, dini gruplardan, filmlerinde İncil'deki figürlerin dine hakaret edilecek şekilde temsilinden dolayı eleştiri aldı. Aksine, Zeffirelli, Martin Scorsese'ye \"Günaha Son Çağrı\" filminden dolayı \"\"\"Hristiyan dünyasına her saldırma şansını kullanan Yahudi kültürel pislik\"'in bir ürünü olarak tanımladığı için antisemitizm suçlamalarına da maruz kaldı.\nZeffirelli, muhafazakâr bir Roma Katoliği idi ve İtalyan senatosunda Silvio Berlusconi'nin merkez sağ Forza Italia partisinin bir üyesi olarak iki dönem görev yaptı. Bir yandan eşcinsel topluluk üyeleri tarafından Roma Katolik Kilisesi'nin eşcinsellik konusundaki tutumunu açıkça desteklediği için eleştirildi ve diğerleri tarafından da kürtaj yapmış kadınlar için ölüm cezası verilmesini savunan kilisenin kürtaj konusundaki tutumunu desteklediği için eleştirildi \n2006 yılında bir gazeteye, çocukken bir rahip tarafından cinsel istismara uğramasına rağmen herhangi bir zarar görmediğini söylediğinde yine tartışmalara yol açtı.\n1996 yılında, Zeffirelli eşcinsel olduğunu açıkladı, ancak daha sonra kişisel hayatı hakkında ihtiyatlı olmayı tercih etti. Zeffirelli, \"gay\" teriminin daha az zarif olduğunu düşündüğü için kendisini eşcinselden çok \"homoseksüel\" olarak gördüğünü söyledi. Zeffirelli, yıllarca beraber çalıştığı, onunla birlikte yaşayan ve işlerini yöneten iki yetişkin erkek çocuk evlat edindi.\nZeffirelli, 15 Haziran 2019'da, 96 yaşındayken Roma'daki evinde öldü.\nYönetmen Bruce Robinson, Benvoliosu'yu oynadığı \"Romeo ve Juliet\" filmi çekimleri sırasında, Ziffirelli tarafından tacize uğradığını iddia ettiği. Robinson, \"Withnail ve I\" filminde ahlaksız \"Mont\" Amca karakterinin Zeffirelli'den esinlendiğini söyledi.\n2018 yılında, aktör Johnathon Schaech, Zeffirelli'nin \"Sparrow'un\" çekimleri sırasında cinsel saldırıya uğradığını iddia etti. Zeffirelli'nin oğlu Pippo, iddiaları reddeden bir bildiri yayınladı.\n\n\nBiyolojik filtre\nBiyofiltrasyon, kirleticileri yakalamak ve biyolojik olarak parçalamak için canlı materyal içeren bir biyoreaktör kullanan bir çevre kirliliği kontrol tekniğidir. Yaygın kullanımlar arasında atık suyun işlenmesi, zararlı kimyasalların yakalanması veya yüzey akışından kaynaklanan siltler ve havadaki kirleticilerin mikrobiyotik oksidasyonu bulunur.\nBiyofiltrasyon örnekleri şunları içerir:\n\n\nAçlık Planı\nAçlık Planı (Almanca: der Hungerplan; der Backe-Plan), ana hatları Herbert Backe tarafından belirlenen, bununla birlikte Heinrich Himmler gibi üst düzey Nazi yöneticilerinin de katkı sunduğu, Nazi Almanyası'nın gıda talebini güvence altına almayı hedeflemiş plan.\nNazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar kapsamındaki plan savaş sonrası kurulan Nürnberg Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesince mahkûm edilmiş ve savaş suçu olarak kabul edilmiştir.\nNazi Almanyası Lebensraum olarak bilinen doğu bölgelerinde yaşam alanı elde etmek ve bölgeyi sömürge haline getirmek amacıyla Sovyet coğrafyasına topyekûn bir imha savaşı başlattı ve Genel Doğu Planı hazırlayarak bölgede soykırım ve etnik temizlik politikaları uyguladı. Nasyonal sosyalizme dayanan ırkçı ve antikomünist tutumları nedeniyle savaş sırasında ele geçirdiği esirleri yok etme yolu izledi. Nazi liderleri bu kapsamda çok sayıda bildiri yayımladı; Barbarossa Kararnamesi Nazi subaylarına yargısız infaz yetkisi verirken, Komiser Emri Sovyet siyasi komiserlerin tamamının derhal idam edilmesini emretti. Esir alınanlar sadece askerler değildi, Komünist Parti çalışanları, herhangi bir Sovyet organında görev yürütenler, Sovyet entelijansiyası ve çatışma bölgelerindeki tüm sivil erkekler esir kapsamına alındı. Nazi liderleri Açlık Planı hazırladı ve savaş sonrasında yaklaşık 30 milyon insan açlıktan öleceği varsayıldı.\nWehrmacht Ana Ekonomik Bölümü tarafından 23 Mayıs 1941 tarihli \"Doğu'daki Örgütler için Politik-ekonomik Kılavuzlar\" isimli bildirisi esirlerin beslenmesi konusunda büyük bir etkiye sahipti. Bu \"kılavuz\" bildirilerin ortaya çıkışı Barbarossa Harekâtı planlamasının ilk aşamalarına kadar uzanmaktadır. Savaş ilerlediğinde Nazi personeline, ön cephelere ve Sovyetlerin ulaşım altyapısına uzak mesafelere merkez depolardan yeterli miktarda malzeme tedarik etmenin son derece zor olduğu ortaya çıktı. Bu durum sonrasında, 1941 ve 1942'de \"bütün Nazi ordusunun Rusya kaynaklarıyla besleneceğine\" karar verildi. Bu amaçla Naziler Sovyetler Birliği'nin en verimli tarımsal alanlara sahip güney bölgelerindeki gıdalara büyük ölçüde el koyma niyetindeydiler. Zamanla Nazi planları daha da büyük bir ivme kazandı; el koyulan gıdalar yalnızca cephede asker beslemekle kalmadı, aynı zamanda Nazi Almanyası'nın kendi sivil nüfusu için savaşı aşırı masraf olmadan sürdürmesine izin verdi. Dahası çıkartılan bu emirler Sovyet sanayisini geriletmenin yanı sıra, Sovyetler Birliği'ni sanayi öncesi döneme geri döndürme amacı da güttü. Nazi liderleri bilinçli olarak bu emirleri çıkardılar ve planların uygulanması sonucunda yaklaşık 30 milyon insan açlıktan öleceği varsayıldı. Bu nedenle gerek Sovyet halkı gerekse günümüz dünyası bu kılavuz bildirileri \"Açlık Planı\" olarak adlandırmıştır.\nPlan, Adolf Hitler'in Aralık 1940’ta Sovyetler Birliği’ni işgal etme niyetini açıklamasından hemen sonra hazırlanmaya başlandı. verilebilir. 2 Mayıs 1941’e kadar yüksek oranda ana ilkeler belirlendi ve tüm büyük Nazi devlet bakanlıkları ile General Georg Thomas başkanlığındaki Oberkommando der Wehrmacht'nin (OKW) ekonomi ofisinde görüşülmeye hazır hale getirildi. Sovyet demiryolu kapasitelerinin yetersizliği,karayolu taşımacılığının yetersiz oluşu ve yakıt sıkıntısı, Nazi ordusunun Sovyetler Birliği'nin batı bölgelerinde ele geçirdikleri bölgelerde karadan yaşayarak kendisini beslemesi gerektiği anlamına geliyordu. 2 Mayıs 1941'de Sovyetler Birliği'nin işgali için lojistik planlamasından sorumlu kalıcı sekreterlerin yanı sıra, sonuçlarına katılan diğer üst düzey Nazi partisi görevlileri, devlet memurları ve askeri yetkililer arasında görüşmeler gerçekleştirildi.\nToplantı tutanakları, Sovyetler Birliği'nin işgali için Nazi planlamasını örneklemektedir. Naziler yerel halkın büyük bölümlerinin yaşamı ya da ölümü hakkında kasıtlı ve kaçınılmaz kararlar vermişlerdir. Üç hafta sonra, 23 Mayıs 1941'de, işgale ilişkin ekonomik politika kılavuzları, Doğu Yakası'nın ekonomik ve tarımsal sömürüsünün bizzat Nazi devlet aygıtları tarafından üretilmiştir.\nUkrayna'da belirlenen hububat fazlası, özellikle \"kendi kendine yetecek\" bir Almanya vizyonunda belirgin bir şekilde ortaya çıktı. Hitler’in Ağustos 1939’da Almanya’nın “Ukrayna’da, kimsenin bizi son savaşta olduğu gibi aç bırakamaması” gerektiğini belirtti. Ancak Ukrayna, Almanya'nın sorunlarını çözmek için ihracata yetecek kadar tahıl üretmemiştir. Naziler Almanya'yı beslemek için Ukrayna’daki tarımsal fazlalığı bulmak amacındaydılar.\n6 Ağustos 1941'de Oberkommando des Heeres'a bağlı Abteilung Kriegsverwaltung () yönetimi esirlerin beslenmesiyle ilgili ilk genel rehberi yayınladı. Bildiride cephelerde çalıştırılan esirlerin moralini düşürmemek için gerekli önlemlerin alınması gerektiği ifade edildi. Ayrıca açlıktan ölmek üzere olan esirlerin durumunu haklı gösterme amacıyla Sovyetler Birliği'nin Cenevre Sözleşmesi'ni imzalamadığı hatırlatıldı. Rehberde gıda standardı çalışmayan esirler için günlük 2040 kalori, çalıştırılan esirler için ise günlük 2.200 kalori olarak belirlendi. Bu oran, eğer gerçekten verilseydi bile standart yaşam gereksinimi için son derece düşüktü. Gerçekte esirlere çok daha az miktarda yiyecek verildi esirler Ağustos 1941'in sonlarına doğru kitlesel bir şekilde açlıktan ölmeye başladılar. 21 Ekim 1941' \"işe yaramayan\" esirler için gıda oranı yüzde 27 oranında düşürüldü. Bu yeni oran esirlerin hala belirlenen düzeyde düzenli olarak yemek aldığı varsayımına göre belirlendi, ancak zaten yaralı veya hasta esirlere yiyecek nadiren veriliyordu. Dahası Wagner esirler için belirlenen yiyeceklerin yalnızca toplama kamplarının bulunduğu alanlardan gelmesini emretti, yani Wehrmacht'tan kamplara yemek ulaştırma durumu kaldırıldı. Açlık Planı'nın varsayımına göre; Sovyetler Birliği'nin işgal altındaki bölgelerinde ele geçirilen gıda ürünleri ilk önce Wehrmacht birliklerine, daha sonra Nazi Almanyası'nda yaşayan sivillere ve işgal altındaki yerlerin nüfusuna, en son ise savaş esirlerine ulaştırılacaktı. 13 Kasım 1941 tarihinde Wagner \"Toplama kamplarında çalışmayan esirler açlıktan ölmeye mahkûmdur\" açıklaması yaptı. Aynı politikanın bir parçası olarak Nazi askerlerine \"esirleri beslemenin Alman çocuklarının beslenmesini mahrum etme ile aynı durum olduğu\" propagandası yapıldı. İşgal altındaki bölgelerdeki nüfusun esirlere herhangi bir yardımda bulunması kesin bir dille yasaklandı ve ağır ceza kapsamına alındı. Ayrıca ön cephedeki bazı bölümlerde esirlere kış giysileri vermek yasaklandı. İşgal edilen toprakların yönetimine getirilen Alfred Rosenberg esirlerin beslenmesi konusunda şu ifadelerini kullandı;\n\n\nKiev Kuren\nKiev Kuren, Büyük Vatanseverlik Savaşı sırasında Nazilerin yanında Sovyetler Birliği'ne karşı savaşan işbirlikçi paramiliter kuruluş. Ekim 1941 Ekim'inde kurulan yapı çoğunlukla eski Sovyet savaş esirlerinden ve Naziler birlikleri tarafından işgal edilen Kiev'deki kişilerden oluşuyordu. Nazi yardımcı polis örgütü olan kuruluş ön cephelerde görev aldı, bazen istihbarat faaliyetleri yürüttü, bazen Yahudi gettolarını yok etmek için operasyonlar düzenledi, bazen de cephe arkasında katliamlar yaptı.\nNazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar kapsamında pek çok kişinin infazından sorumludur.\nYöneticilerin listesi aşağıdaki gibiydi;\n1942'nin başında organları Kiev'de tamamen tasfiye edildi ve organizasyonun bazı üyeleri Babi Yar'da vuruldu. Bundan önce, Ukraynalı milliyetçilerin kendileri de büyük oranda Yahudileri öldürdü.\n\n\nKayd覺rma (yay覺nc覺l覺k)\nKaydırma (\"İngilizce\": skew) yayıncılıkta VHF veya UHF frekanslarında yayın yapan verici istasyon antenlerinin anten kulesine asimetrik yerleştirilmesine verilen addır.\nŞayet istasyon tek bir noktaya değil de geniş bir alana yayın yapıyorsa, anten kulesinde, antenler kulenin dört tarafına 90 açı farkıyla yerleştirilir. Böylelikle istasyon dört yöne de yayın yapar. İstasyon çevresinde ölçüm yapıldığında her yönde antenin karşısında maksimum alan şiddeti ölçülür. Ne var ki ara yönlerde, yani antenin baktığı yönden 45 farklı yönde alan şiddeti ana yöne göre 6 dB kadar daha düşük olur. Yöne göre alan şiddeti abağı çizilirse bu abak dört yapraklı yoncayı andırır. Ara yönde bulunan alıcılar verici istasyona yakın bile olsalar, yayını iyi alamazlar.\nBu sorunun çözümü için antenler baktıkları yön değiştirilmeksizin, kule üzerinde yana doğru kaydırılırlar. Bu isleme kaydırma (skew) denilir. Kaydırma miktarı yayın frekansına bağlıdır. En iyi sonuç λ dalga boyu olmak üzere λ/4 kaydırmada alınır.\nAncak bu çözüm verici antenleri birden fazla yayın için kullanılması halinde bazı ek sorunlara yol açar. Çünkü tek bir yayın frekansı için hesaplanan kaydırma diğer yayınlar için uygun olmayabilir.\n8.kanal televizyon yayınında yayın frekansı 195-202 MHz arasındadır. 200 MHz esas alınacak olursa, kaydırma miktarı:\n\n\nBrusvily\nBrusvily Fransa'nın Bretonya bölgesine bağlı Côtes-d'Armor ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,204'tür.\n\n\nBourseul\nBourseul Fransa'nın Bretonya bölgesine bağlı Côtes-d'Armor ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,162'dir.\n\n\nTaden\nTaden Fransa'nın Bretonya bölgesine bağlı Côtes-d'Armor ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 2,482'dir.\n\n\nAugan\nAugan Fransa'nın Bretonya bölgesine bağlı Morbihan ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,592'dir.\n\n\nMaria Polverino\nMaria Polverino (d. 8 Ağustos 1993, Napoli, İtalya), İtalyan model. Esmer olan Polverino, 2017 yılında ülkesinde düzenlenen ulusal güzellik yarışmasında \"Miss Universe Italy\" seçilmiştir. 92 ülke güzelinin yarıştığı Miss Universe Güzellik Yarışması'nda İtalya'yı temsil etti.\n\n\nGiada Pezzaioli\nGiada Pezzaioli (d. 2 Kasım 1992, Lombardiya, İtalya), İtalyan model. Esmer olan Pezzaioli, 2015 yılında ülkesinde düzenlenen ulusal güzellik yarışmasında \"Miss Universe Italy\" seçilmiştir. 80 ülke güzelinin yarıştığı Miss Universe Güzellik Yarışması'nda İtalya'yı temsil etti.\n\n\nBitlis PrensliÄŸi\nBitlis prensliği (1182-1847) Bitlis'in 24 aşiretinin birleşmesiyle oluşan bir Müslüman Kürt beyliğidir. Soyu, Mervanilere dayanmaktadır. Bitlis Beyliği'ne \"Rojkani Beyliği\" de denilmekteydi. Beylik, Akkoyunlular (1467-1495'e kadar) ve Safeviler (1507-1514'e kadar) hakimiyetine girmiştir. Bitlis prensleri 1596 yılına kadar bağımsızlıklarını korumuştur. Bitlis yöneticileri, Osmanlılar ve Safeviler arasındaki uzun rekabet sırasında göreceli olarak bağımsızlıklarını sürdürmüştür.\n17.yüzyılın ortalarında Abdalhan, beyliğin hükümdarıydı. Fransız gezgin Jean-BaptisteTavernier, onu en güçlü Kürt prensi olarak kabul etmiştir. Jean'e göre, Abdalhan bağımsızdır ve Safevi veya Osmanlı devletlerini kabul etmemiştir. Evliya Çelebi, Abdalhan'a bir rönesans prensi ve bir sanat ustası olarak övgüde bulunmuştur.\n\n\nÄ°yzico\niyzi Ödeme ve Elektronik Para Hizmetleri A.Ş. iyzico, e-ticaret firmaları, pazaryerleri ve bireysel kullanıcılar için ödeme altyapısı sağlayan girişim şirketi. 2013 yılında Barbaros Özbuğutu ve Tahsin Isın tarafından kurulmuştur. Şirketin iyziPark isimli merkez ofisi Üsküdar, Burhaniye'dedir. Türkiye'nin en hızlı büyüyen girişimlerinden biri olan iyzico'nun 2018 rakamlarıyla 150'yi aşkın çalışanı, toplam 32 binden fazla kayıtlı işyeri ve 10 bine yakın bireysel üyesi bulunmaktadır ve yıllık işlem hacmi 3,2 milyar TL'dir.\niyzico, Haziran 2019'da bir Naspers şirketi olan PayU'ya 165 milyon dolara satılmıştır. Satış sonrasında iyzico ekibi, PayU'nun Türkiye operasyonlarını da devralacaktır.\n\n\nMersin belediye başkanları listesi\nBu maddede Mersin belediye başkanları listesi yer almaktadır.\n\n\nCafé Vergnano\nCafé Vergnano S.p.A İtalya merkezli kahve perakendecidir.\nUzun ve prestijli bir tarihe sahip bir şirket olan Caffè Vergnano, 1882'de kuruldu. Turin tepelerinin eteğinde küçük bir kasaba olan Chieri'de küçük bir eczacı olarak başladı. Birkaç yıl içinde küçük dükkan kahve üretmenin ve satmanın tüm sırlarını çözdü. Faaliyet hızla büyüdü ve Torino, Alba ve Chieri'de ilk üç İtalyan deposu açıldı. Ancak ileri doğru atılan adım 1930'larda oldu ve cesur bir seçimin sonucuydu: Kenya'da kahve üreten bir çiftliğin satın alındı.\nŞirket, 13.500 metrekarelik fabrika ve 18 otomatik üretim hattına sahiptir. İtalya’nın perakende pazarında altıncı şirket olup, 1900’de İtalya’da 4.500’den fazla horeca müşterisi ve 70’ten fazla kafe dünya genelinde yer almaktadır. Ayrıca, 80'den fazla ülkeye ihracat yapmaktadır.\n\n\nCaffè Motta\nCafé Motta S.p.A İtalya merkezli kahve perakendecidir. Caffè Motta 2001'de kuruldu, 1968'de Venezüella'da ilk pazarlamaya başladıktan sonra Salerno'da küçük bir kahve ve şekerleme dükkanı açan Michele Mastromartino tarafından kuruldu. Güney Amerika pazarının ve ardından Amerikan pazarının fethinden sonra, Mastromartino ve karısı Carmela Motta tarafından kurulan kurumsal yapı, Caffè Motta markasını yaratan çocukların işbirliğiyle zenginleşti.\n\n\nCaffè Molinaro\nCafé Molinari S.p.A İtalya merkezli kahve perakendecidir. 1804'te kuruldu ve 1880'de \"Ditta Fratelli Molinari\" adı altında Savoia evine tedarikçi oldu. Molinari sirkesi de bu dönemde sayısız uluslararası ödül kazanan prestij kazanmaya başladı. 1911'de, diğer şehirlerde (Venedik'te \"Florian\" veya Roma'da \"Caffè Greco\") açılan diğer önde gelen Kafelerin ardından, aile, tüm şehir ve buluşma yeri olan \"Bar Molinari\" yi açtı. 1944 yılında, kurucusu Giuseppe ve oğulları Alberto ve Emilio, tarihi merkezin ortasındaki Via Rismondo tesislerinde kahve kavurmaya başladı. Ticari faaliyetler büyüdükçe iş daha sonra Modonella'ya taşındı ve sonunda şirketin şirket yapısını \"Caffè Molinari S.p.A.\" olarak değiştirdiği Via Fanti'ye geçti.\n\n\nEmporio Artari\nEmporio Artari S.p.A İtalya, Aosta Vadisi merkezli kahve perakendecidir. Giuseppe Artari'nin fırını 1886'da Morgex'te açıldı, dükkan aynı zamanda kahve ve diğer yiyecekler satıyor. 1912'de oğlu Edoardo ile birlikte Giuseppe doğrudan kahve almaya başladı. 2010 yılında Alfredo Artari kahve dükkanından, tatlılardan, likörlerden ve bitişiğindeki yiyecek dükkanlarından biri olan iki mağazayı yönetmeye karar verdi.\n\n\n2019 Avrupa Eskrim Şampiyonası\n2019 Avrupa Eskrim Şampiyonası, 17-22 Haziran 2019 tarihlerinde Almanya'nın Düsseldorf kentindeki Messe Düsseldorf'ta yapıldı.\n\n\nGoppion Caffè\nGoppion Caffè S.p.A İtalya, Treviso merkezli kahve perakendecidir. 1948 yılında Luigi küçük kasabada bir bakkal ve postane açarak Treviso'nun eteklerinde küçük kasabanın merkezi oldu. Faaliyet dört çocuktan biri olan Pietro ile devam etti. 1948'de Pietro'nun altı oğlu (Angelo, Giuseppe, Luigi, Giovanni, Olivo ve Ottorino Goppion), kentte, belirli \"Fratelli Goppion\" u ekledikleri 'Torrefazione Trevigiana Caffè' adlı küçük bir etkinliği kurdular. Etiyopya ve Venezüella'da altı kardeşin dördünün önceki faaliyetleri kardeşleri kahveye yaklaştırmıştı. 1968'de mevcut tesis Treviso şehrine birkaç kilometre uzaklıktaki San Trovaso di Preganziol'da açıldı. 1983 yılında anonim şirket oldu.\n\n\nFreshen Up Gum\nFreshen Up , 1958 yılında Kréma tarafından piyasaya sürülen Fransız sakız ticari markasıdır. 2017'den beri Eurazeo'ya aittir. 1958'de ilk kez başlattıkları reklam dizileriyle ünlü olan 1969 yılına kadar, şu anda ünlü sarışın adamın göğsünde sarı bir forma giyen ve kırmızı bir ovalle çevrili bir M takan markayı temsil etmesi geldi. Tasarımcı Jean-Claude Poirier tarafından yaratılan rakam, artık reklamların merkezi bir parçası değil, yine de sakız ambalajında mevcuttur.\n\n\nMalabar (marka)\nMalabar , 1958 yılında Kréma tarafından piyasaya sürülen Fransız sakız ticari markasıdır. 2017'den beri Eurazeo'ya aittir. 1958'de ilk kez başlattıkları reklam dizileriyle ünlü olan 1969 yılına kadar, şu anda ünlü sarışın adamın göğsünde sarı bir forma giyen ve kırmızı bir ovalle çevrili bir M takan markayı temsil etmesi geldi. Tasarımcı Jean-Claude Poirier tarafından yaratılan rakam, artık reklamların merkezi bir parçası değil, yine de sakız ambalajında mevcuttur.\n\n\nCerts\nCerts, Amerika’nın en popüler nane şekerlerinden biri olan ve Cadbury tarafından üretilen bir nane şekeridir (veya bazılarına göre şekerli bir nanedir). Certs, Amerika Birleşik Devletleri'nde ulusal olarak pazarlanan ilk soluk / şekerleme nanesiydi ve 1956'da piyasaya girmesinden bu yana Amerikan eczanelerinde ve mahalle bakkalında bir fikstür oldu.\nNane şekeri nane şekeri olarak sınıflandırılır, ancak aslında hiçbir nane bitkisinin yağını içermez. Bunun yerine, uzun zamandır ilan edildiği gibi, darphane, bakır glukonat, kısmen hidrojene pamuk yağı ve aroma karışımı için ticari bir isim olan \"Retsyn\" i içeriyor. Certs'a imzalı yeşil lekeleri veren Retsyn'deki bakır glukonattır.\n\n\nTrebor (ÅŸekerleme)\nTrebor, bir şekerleme markasıdır. Trebor 4 Ocak 1907'de güney batı Essex'de W.B. Woodcock, Thomas Henry King, Robert Robertson, ve Sydney Herbert Marks tarafından kuruldu. 18 Nisan 1944 tarihinde, Katherine Road'daki fabrikaya Alman bombaları çarptı. 1959'da Moffat şekerlemeni, 1960'ta Jamesons Çikolatayı satın aldı. 1960'ların sonunda, şirket elliden fazla ülkeye ihracat yapıyordu; üç fabrikadan yaptığı üretimin% 20'si ihraç edildi. En büyük ihracat pazarı ABD idi.\n14 Eylül 1989 Perşembe günü, Cadbury şirketi 147 milyon £ karşılığında satın aldı. Şirket bir Cadbury iştiraki şirketi olarak yönetildi. O zaman, şirket yaklaşık 3,000 kişi istihdam ediyordu.\n\n\nPalitos de la selva\nPalitos de la selva 1950’lerden bu yana Cadbury Stani Adams Argentina’nın ürettiği yumuşak ve çiğneme şeker markasıdır. Arjantin'deki en popüler ve ikonik şekerlemelerden biridir ve aynı zamanda Uruguay ve Paraguay'a da yayılmıştır. Şeker silindiriktir, 6 cm uzunluğunda ve 1.5 cm çapındadır ve yaklaşık 3 gram ağırlığındadır. Boyu boyunca sırasıyla vanilya ve çilek aromalı beyaz ve pembe yarıya bölünür. Bir hayvanı betimleyen ve kısa bir açıklama yapan adının kaynağı olan ambalajı ile ünlüdür. Son zamanlarda, ambalaj malzemeleri, özellikli hayvan (Kara, Su veya Hava) habitatına dayanarak, kaya, kâğıt, makas gibi bir beceri oyununa dönüştürüldü. 1990'lı yıllarda, bir muz-vanilya versiyonu tanıtıldı. 2005'te, yeni bir üzüm-vanilya lezzet kombinasyonu ile orijinalin üç katı büyüklüğünde \"devasa\" bir sürüm piyasaya sürüldü.\n\n\nCadbury Mr. Big\nCadbury Mr. Big Kanada'da Cadbury tarafından üretilen en büyük boy çikolatadır. Standart çubuk karamel ve pirinç gevrekleri ile kaplı ve çikolata kaplama ile kaplanmış, katmanlı bir vanilyalı gofretten yapılmıştır. Çubuk, iki \"standart\" ölçülü çubuğun uzunluğudur - yaklaşık 20 santimetre (8 inç) uzunluğundadır. Ek çeşitler arasında Mr. Chew Big, Mr. Big Fudge, ve Mr. Big Maple vardır.\nMr. Big, 2019 yılına kadar Nestlé tarafından yapılan bir dondurma çeşidine sahip olan tek Cadbury şeker çubuğuydu. Mayıs 2002'de İngiltere'de kötü satışlar nedeniyle durduruldu. Diğer Cadbury dondurma ürünleri daha önce Breyers tarafından yapılmakla birlikte, Nestlé tarafından üretilen bir dondurma çubuğu versiyonu bulunmaktadır.\n\n\nAstros (çikolata)\nAstros, ilk olarak 1997 yılında Cadbury tarafından, İngiltere, Kanada, ABD ve Güney Afrika’da Nestlé Smarties ve ABD’de Mars M&M's’e rakip olarak piyasaya sürüldü. Şekerleme, bisküvi merkezli, şeker kaplı bir çikolata olarak tanımlanabilir. O zamandan beri İngiltere'de üretilmiyor, ancak hâlâ Güney Afrika'da satılıyor. Avustralya'da Lunas olarak pazarlandılar.\n\n\nAnnoix\nAnnoix Fransa'nın Merkez bölgesine bağlı Cher ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 239'dur.\n\n\nHollow Malikanesi Cinayeti\nHollow Malikanesi Cinayeti İngiliz dedektif romanları yazarı Agatha Christie’nın 1946 yılında yazdığı bir romandır. Roman kahramanı Hercule Poirot’tur. Bu roman Agatha Christie'nin 1942 yılında yazdığı Beş Küçük Domuz romanından sonraki dört yıllık süre içinde yazdığı romanlar arasında kahramanı Hercule Poirot olan ilk romandır.\nDoktor John Cristow ve eşi Gerda’nın evlilikleri sorunludur. Gerda ezik bir kadındır ve eşinin başarılı bir heykeltıraş olan Henrietta Savernake ile flört ettiğinin farkındadır. Çift John’un akrabası olan Lucy ve Henry Angkatell'in malikanesine davet edilmişlerdir. Malikanede diğer akrabalar da vardır. Geceleyin komşu malikaneden Amerikalı bir kadın sudan bir bahane ile ziyarete gelir. Bu John’un eskiden sevgilisi olan Veronica’dır. Ertesi gün malikanede yemeğe davetli olan Hercule Poirot yemek için malikaneye geldiğinde, garip bir durumla karşılaşır. John havuz başında tabanca ile vurulmuştur ve Gerda’nın da elinde tabanca vardır. John \"Henrietta\" diyerek son nefesini verir. Henrietta, Gerda’nın elindeki tabancayı havuza atar. Gerçi kimse cinayete tanık olmamıştır ama ana şüpheli Gerda’dır. Ne var ki cinayeti havuza atılan tabanca işlememiştir. Hercule Poirot herkesin Gerda’yı korumaya çalıştığını fark eder.\n\n\nDeyr El Balah Mülteci Kampı\nDeyr El Balah Mülteci Kampı Gazze Şeridi'nin orta kısmında yer alan bir Filistin mülteci kampı.\nDeyr El Balah Mülteci Kampı, Deyr El Balah valiliği sınırları içerisinde yer almaktadır. 0.16 km²'lik alanı kaplayan kamp Gazze Şeridindeki en küçük mülteci kampıdır. Kamp 1948 Arap-İsrail Savaşından sonra, Filistin'in orta vegüney bö lgelerinden kaçan 9.000 mültecinin buraya yerleştirilmesi ile kuruldu. Filistin Merkezi İstatistik Bürosunun rakamlarına göre kampta 2006 yılında 12.004 kişi yaşıyordu. UNRWA kaynaklarına göre günümüzde kampta 25.569 kayıtlı mülteci yaşamaktadır. Kampta 1 sağlık merkezi, Megazi ülteci kampı ile ortak kullanılan bir yiyecek dağıtım merkezi ve 13 okul mültecilere hizmet vermektedir. Elektrik kesintileri, yüksek işsizlik, nüfus yoğunluğu, yapı malzemelerinin eksikliği kampın başlıca sorunlarıdır.\n\n\nToprak Adası\nToprak Adası, Ege Denizi'nde bulunan Türk adasıdır. Eski adı Vardalkapı Adası'dır. Issızdır, üzerinde yerleşim bulunmaz. İdari olarak Muğla ili Milas ilçe'nin bir bölümüdür. Alanı yaklaşık 1 kilometre karedir. Karadan uzaklığı yaklaşık 4,5 kilometredir (2,8 mi).\n\n\nBiermes\n\n\nGuglielmo Caffè\nGuglielmo Caffè S.p.A İtalya, Treviso merkezli kahve perakendecidir. 1943 yılında Catanzaro'da Guglielmo Papaleo tarafından kurulan öncü Calabriyen kahve üreticilerinden biridir. Bugün torunlar tarafından işletilen iş, Roma ve Milano'da şubeleri ve İtalya'nın çeşitli yerlerinde mağazaları bulunur. İç sektörde kahve ve barlar satıyor. Şirket yılda 3.000 ton kapasiteye sahiptir. Mevcut Guglielmo kahve üretim tesisi, Stalettì belediyesindeki Copanello bölgesinde yer almaktadır.\n\n\nDenizli belediye başkanları listesi\nBu maddede Denizli belediye başkanları listesi yer almaktadır.\n\n\nProm\nAmerika Birleşik Devletleri'nde, genellikle prom, yarı resmi (siyah smokin) dansı veya lise öğrencilerinin toplanması olarak adlandırılan bir gezinti dansıdır. Bu etkinlik genellikle son yılın sonuna doğru düzenlenir. Promlar, popüler kültürde ve lise öğrencileri arasında gerçekleşen önemli olaylarda büyük ölçüde rakamlara sahiptir. Bireysel kıdemli (12. sınıf) ve genç (11. sınıf) promları olabilir veya birleştirilebilir. Bir baloda, balo kralı ve kraliçesi ortaya çıkarılabilir. Bunlar, okul öncesi oyla balodan önce öğrencilere verilen fahri unvanlardır. Diğer öğrenciler bir prom mahkemesine dahil olmakla onurlandırılabilirler. Bir mahkeme için seçim yöntemi, mezuniyet kraliçesi / prenses, kral ve mahkeme ile aynıdır. Bir balo mahkemesine katılmak, öğrencisi ve spor öğrencisi olan öğrencinin bir yansıması olabilir. Prom kraliçesi ve prom kralına giymek için kron verilebilir. Prom mahkemesi üyelerine birlikte giymek ve birlikte fotoğraflamak için kanatlar verilebilir.\n\n\nHausbrandt\nHausbrandt S.p.A İtalya, Treviso merkezli kahve perakendecidir. Trieste'de 1892 yılında, eski bir Avusturya deniz kuvvetleri komutanı olan Hermann Hausbrandt tarafından, on dokuzuncu yüzyılın sonuna doğru, özel metal kaplarda, tamamen işlenmiş ve mühürlenmiş hazır ürünler sunmak üzere kuruldu. Hausbrandt Trieste 1892 S.p.A. genel merkezi Treviso eyaletindeki Nervesa della Battaglia’da olup, Fransa, Avusturya ve Slovenya’da doğrudan dağıtım ve dünya genelinde 70’in üzerinde ülkede faaliyet gösteren bir dizi yetkili ortağı bulunmaktadır.\n\n\nKimbo Caffè\nKimbo Caffè S.p.A İtalya, Napoli merkezli kahve perakendecidir. İtalyan kahvesi şirketi, 2013'ten bu yana, 1963'te Napoli'de doğan Café do Brasil'in başındaki yerini alarak, en ünlü markasının adını aldı. Şirketin dört markası var: Kimbo, Kosé, Caffè Karalis, La Tazza d'oro.\n1994'ten itibaren Kimbo kahvesi, Lavazza'nın arkasındaki İtalyan paketlenmiş kahvenin pazarında ikinci sırada yer alıyor ve Avrupa çapında ve ayrıca Orta Doğu, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya ve Japonya'da pazar payları elde edebiliyor. 2009 yılında şirket Interporto di Nola'daki depoları tarihi Melitto fabrikası ile birleştirmiştir.\n\n\nMarcel Detienne\nMarcel Detienne, 11 Ekim 1935'te Belçika'nın Liège kentinde doğdu ve 20 Mart gecesi 2019'da Fransa-Nemours'ta vefat etti. Belçikalı akademisyen, Yunan bilgini ve antropolog, özellikle Antik Yunan'da söz ve otoktoni üzerine uzmandır.\nMarcel Detienne, Liège Üniversitesi'nden klasik filoloji bölümünden mezun oldu. Orada felsefe tarihi asistanı oldu. 60'lı yılların başında Paris'e geldi, ve orada EPHE'de (École pratique des Hautes Etudes) Louis Gernet'nin derslerine katıldı Orada Jean-Pierre Vernant ile tanıştı. 1964'ten başlayarak EPHE'deki (École pratique des hautes études) Eski Toplumlar Üzerine Karşılaştırmalı Araştırma Merkezi'nin ortak yönetimini üstlendi. 1965'te Liège Üniversitesi'nde doktora tezini yazdı .\n1975'te EPHE'de (1998 yılına kadar eski Yunanistan dinleri başkanı olarak) dini bilimler üzerine çalışma direktörlüğü yaptı ve CNRS araştırma grubu \"Tarih ve antropoloji, karşılaştırmalı yaklaşımlar\"a 1996 yılına kadar başkanlık yaptı.\n1992 yılında Baltimore'daki Johns Hopkins Üniversitesi'nde Louis-Marin'ın karşılaştırmalı çalışmalar merkez yöneticisi oldu . Liège Üniversitesi'ndeki seminerleri (2002-2003, Francqui üniversitelerin yabancı unvandaki başkanlığı ), \"Yunan şehirlerinde politika tanrıları\" konusuna odaklandı.\n2009-2010 yıllarında, meslektaşlarının birçoğu ile beraber ( Gérard Noiriel, Francoise Héritier, Emmanuel Terray, ve diğerleri), \"ulusal kimlik tartışması\" üzerine, özellikle Thomas Lacoste'ın (2010) \"Ulysse\" filmine katılarak katkıda bulundu. Marcel Detienne, Johns Hopkins Üniversitesi'nden ayrıcalıklı profesör ve EPHE'de fahri Çalışma Direktörüdür .\nMitoloji ve antropoloji üzerine, özellikle Yves Bonnefoy'un Dinler ve Mitolojiler Sözlüğü'ne önemli katkıları vardır.\nKlasik ve Arkaik Yunanistan üzerine çalışmalarında Levi-Strauss'un yapısalcı antropolojik yaklaşımından etkilenmiştir.\n\n\nAlanya belediye başkanları listesi\nBu maddede Alanya belediye başkanları listesi yer almaktadır.\n\n\nZile belediye başkanları listesi\nBu maddede Zile belediye başkanları listesi yer almaktadır.\n\n\nNinfole Caffè\nNinfole Caffè S.p.A İtalya, San Giorgio Ionico merkezli kahve perakendecidir. 1921 yılında Taranto'da Ciro Ninfole tarafından kuruldu.\nCiro Ninfole, 1921'de aile markette kahve satmaya başladı. 1950 yılında, ilk endüstriyel tesis Via Cesare Battisti'de 5.000 m² alana inşa edildi. 1978 yılında \"Ninfole Caffè\" anonim şirket oldu. 1992 yılında, San Giorgio Ionico (TA) sanayi bölgesinde, 12.000 metrekarelik bir alanda yeni bir fabrikaya taşındı.\n\n\nGloria Vanderbilt\nGloria Laura Vanderbilt (20 Ocak 1924 -17 Haziran 2019), Amerikalı sanatçı, iş kadını, oyuncu, moda tasarımcısı, yazar ve sosyoelit. \nVanderbilt 20 Ocak 1924'te Manhattan, New York'ta doğdu. \"Blue Jeans\" olarak bilinen Mavi Kot Pantolon'u geliştirip markalaşmasını sağlayan kişidir. Ayrıca CNN Kanalı'nda haber sunan muhabir Anderson Cooper'in annesidir.\nVanderbilt, 1970'lerde moda sektöründe çalıştı ve 1990'lara kadar kariyerini sürdürdü. 2001 yılında ilk sanatsal sergisini Vermont'ta açtı. Çeşitli roman ve anılardam oluşan kitaplar yayınladı. Ayrıca adında birkaç parfüm markası piyasaya sürdü.\n2016 yılında, Vanderbilt ile oğlu Anderson Cooper birlikte yaşamlarından kesitlere yer verdikleri \"The Rainbow Comes and Goes\" adlı kitabı piyasaya sürmüşlerdir.\nAmerikalı oyuncu, moda tasarımcısı, yazar, iş kadını, sosyoelit ve sanatçı Gloria Vanderbilt mide kanseri sonucu memleketi Manhattan, New York'da 17 Haziran 2019'da 95 yaşında ölmüştür.\n\n\nMacun (malzeme)\nMacun, tipik olarak ev yapımında kullanılan ve sızdırmazlık maddesi veya dolgu maddesi olarak tamir edilen, kil veya hamur işi ile aynı dokuda olduğu gibi yüksek plastisiteli bir malzemedir. Daksil ise ofis ve evlerde kullanılan kırtasiye ürünüdür. Ressam Macunu tipik olarak yalnızca ahşapta delikler, küçük çatlaklar ve kusurları doldurmak için kullanılan keten yağı bazlı bir üründür. Macunlar ayrıca şişirilebilir, bu durumda yangına dayanıklılık ve yangına dayanıklılık dereceli alçıpan düzeneklerinde elektrik çıkış kutularının dolgusu için kullanılırlar. İkinci durumda, macun içindeki hidratlar, açığa çıkarılmayan tarafa ısı transferini azaltmak için endotermik bir reaksiyon üretir.\nMacun, cam levhaları ahşap çerçevelere (veya kanatlara) sabitlemek ve sızdırmaz hale getirmek için yaygın olarak kullanılmıştır, bununla birlikte kullanımı, silikon gibi sentetik sızdırmazlık maddeleri kullanan PVC ve metal pencere çerçevelerinin yaygınlığı ile azalmaktadır. Cam macunu geleneksel olarak çeşitli oranlarda keten tohumu yağı ile beyazlatma bazı (ince öğütülmüş tebeşir) karıştırılarak yapılır. Polibüten bazlı macunlar gibi bir dizi sentetik alternatif vardır, burada polibüten, keten tohumu yağı yerine düşük molekül kütlesi ağırlıklı bir oligomerdir. Bir miktar kuvvet ve esneklik sağlamak için karışıma bütil kauçuk da eklenir.\nAğaç işlerinde, su bazlı macunlar daha sık kullanılır, çünkü bunlar çok az koku yayarlar, daha kolay temizlenirler ve su bazlı ve lateks contalarla uyumludurlar.\nPlumber's Putty, su geçirmezdir ve su tesisatında sızdırmazlık sağlamak için kullanılır.\nPratley's Putty, öncelikle çelik yapıştırma için kullanılan bir yapıştırıcıdır.\nBazı macun tipleri aynı zamanda, macunun insan vücudunun ortalama yoğunluğunu doğru bir şekilde gösterebildiği terminal balistik alanında da kullanılmaktadır. Bu şekilde, örneğin, mermilerin delici gücünü veya vücut zırhının durma gücünü test etmek için kullanılabilir.\nSilly Putty gibi oyun macunu, çocukların oynaması içindir ve genellikle plastik yumurtalarla gelir.\n\n\nPassalacqua\nPassalacqua S.p.A İtalya, Casavatore merkezli kahve perakendecidir. 1948 yılında Samuele Passalacqua tarafından kuruldu. Ailesini beslemek için büyükbabası Samuel bir ticaret temsilcisi olarak çalışırken, üç oğlu Biagio, Yor Armando ve Emilio, coşkuyla dolu, savaş sonrası her yirmi dakikada bir 5 kg kahve kavuran eski bir makine satın almak ve yeni bir işe başladılar.\n\n\nStephen Blaire\nStephen Edward Blaire (d. 22 Aralık 1941 -ö. 18 Aralık 2019), Amerika Birleşik Devletleri Roma Katolik Kilisesi'ne bağlı Amerikalı piskopostur.\n22 Aralık 1941'de Kaliforniya'da Los Angeles'ta doğan Blaire, 1967'de rahip olarak atanarak dini vazifesine adım attı. Şubat 1990'da, Los Angeles Yardımcı Piskoposu ve sonra Papa II. John Paul tarafından Lamzella kenti piskoposu olarak seçilerek görev aldı. 23 Mart 1998'den 16 Mart 1999'da köşesine çekilene kadar Kaliforniya Stockton kenti beşinci piskoposu olarak görev yaptı.\nAmerikalı Roma Katolik piskopos Stephen Blaire 18 Haziran 2019'da Modesto, Kaliforniya'da 77 yaşlarında vefat etmiştir.\n\n\nKnut Andersen\nKnut Andersen (9 Mayıs 1931 –17 Haziran 2019), Norveçli film yönetmeni ve aktör. \n9 Mayıs 1931'de Harstad, Norveç'te doğan Andersen'in yönettiği yapımlar arasında; \"Ballad of the Masterthief Ole Hoiland\" (1970), \"Marikens bryllup\" (1972), \"Under a Stone Sky\" (1974), \"Karjolsteinen\" (1977), ve \"Den sommeren jeg fylte 15\" (1975) vb. sayılabilir. Andersen çekmiş olduğu film çalışmalarıyla 2007'de Amanda Onur Ödülü'nün sahibi olmuştur.\n1969 yapımı yönettiği \"Scorched Earth\" adlı filmi, 6. Moskova Uluslararası Film Festivali'nde icazet almıştır.\nBazı sinema filmlerinde rolde alan Norveçli film yönetmeni ve oyuncu Knut Andersen 17 Haziran 2019'da Oslo, Norveç'te 88 yaşında ölmüştür.\n\n\nMontmorency, Val-d'Oise\nMontmorency Fransa'nın Île-de-France bölgesine bağlı Val-d'Oise ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 21,723'tür.\n\n\nPat Bowlen\nPatrick Dennis Bowlen (d. 18 Şubat 1944 -ö. 13 Haziran 2019), Amerikalı spor yöneticisi ve iş adamı.\nBowlen 18 Şubat 1944'te Prairie du Chien, Wisconsin'de doğdu. Amerikan Ulusal Amerikan Futbolu Ligi (NFL)'de mücadele eden takımlardan Denver Broncos'un sahibidir. \nAlzheimer hastalığından dolayı köşesine çekilene kadar 1984'ten Temmuz 2014'e kadar Denver Broncos'un CEO'su olarak görev yaptı. Ayrıca Denver Outlaws ve Colorado Crush Amerikan Futbolu takımlarınında sahibiydi. \nAmerikalı spor yöneticisi ve iş adamı Pat Bowlen müzdarip olduğu Alzheimer hastalığı nedeniyle 13 Haziran 2019'da Denver, Colorado'da 75 yaşında ölmüştür.\n\n\nSuriye Devleti (1924-1930)\nSuriye Devleti (Fransızca: État de Syrie, Arapça: دولة سوريا Dawlat Sūriyā) 1 Ocak 1925 tarihinden itibaren Halep Devleti ile Şam Devleti Birliği'nden ilan edilen bir Fransız manda devletidir. Halep Devleti, Şam Devleti ve Alevi Devleti için merkezi bir meclis sağlayarak oluşturulan Suriye Federasyonu'nun (1922-1924) devamı idi. Öte yandan, Alevi Devleti Suriye Devleti'ne katılmadı.\n\n\nTCG Sancaktar\nTCG \"Sancaktar\" (L-403), tamamen Türkiye'de inşa edilmiş yerli ve milli amfibi tank çıkarma gemisi. TCG \"Bayraktar\" (L-402)'nin ikizidir.\nDeniz Kuvvetleri Komutanlığı ihtiyacına binaen Mayıs 2008'de yayınlanan iki adet Amfibi Gemi (LST) Tedarik Projesi Teklife Çağrı dosyasına teklif verilmiş, yapılan değerlendirme sonucunda Savunma Sanayii İcra Komitesi tarafından Anadolu Tersanesi (ADİK) ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı arasında sözleşme görüşmelerine başlanması kararı verilmiştir. TCG Sancaktar, 19 Temmuz 2016'te suya indirilmiş ve kabul testlerinin ardından 7 Nisan 2018'de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edilmiştir.\n\n\nAdamkayalar\nAdamkayalar Mersin ilinde taş kabartmaları ile ünlü bir kanyondur.\nAdamkayalar Toros Dağlarının güney yamaçlarında ve arkeologların Olba Territorium olarak adlandırdıkları bölgede yer alır. Kabartmalara Mersin’i batıya bağlayan devlet karayolundan Kızkalesi beldesinde kuzeye sapan bir yol ile ulaşılır. Kabartmalar Erdemli ve Silifke ilçeleri arasındaki sınırı çizen Şeytan Deresi kanyonunda yer alır. Kızkalesi’ne olan uzaklığı 7 kilometre, Erdemli'ye olan uzaklığı 30 kilometre Silifke'ye olan uzaklığı 32 kilometre ve Mersin’e olan uzaklığı da 66 kilometredir. Ancak yol bitiminde ziyaretçilerin kanyona inmek için 10 metrelik bir yardan inmeleri ve kanyon içinde 100 metre kadar yürümeleri gerekir. Kabartmalar koordinatlarında ve kanyon duvarındadır. Çevrede ise bir antik kentin örenleri vardır.\nKabartmalar 11 erkek, 4 kadın, 2 çocuk, 1 dağ keçisi ve alınlık (\"pediment\") üzerinde bir Roma kartalından oluşmaktadır. Bu kabartmalar ile ilgili herhangi bir tarihi belge yoktur. Fakat kabartmalar MS 2. yüzyıla yani Roma İmparatorluğu dönemine tarihlendirilmiştir. Mersin Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Profesör Serra Durugönül bu kabartmaların Roma İmparatorluğuna bağlı Olba Tapınak Devleti kral ve kraliçelerini temsil ettiği görüşündedir. Ulaşım zorluğu sebebiyle kabartmalar bugüne kadar nispeten insan tahribatından korunmuş ise 2015 yılında define arayıcıların bazı zararlar verdiği bildirilmiştir.\n\n\nRevolution Software\nRevolution Software Limited, İngiltere merkezli video-oyun geliştirme şirketi. 1989'da Charles Cecil, Tony Warriner, David Sykes ve Noirin Carmody tarafından kurulmuştur.\n\n\nMauro Caffè\nMauro Caffè S.p.A İtalya, Reggio Calabria merkezli kahve perakendecidir. 1949 yılında Reggio Calabria'da kurulan ve Afrika kolonilerinden deniz yoluyla kahve ithal eden kahve üretiminde uzmanlaşmış bir İtalyan şirketidir.\nMauro Caffè'nin merkezi Villa San Giovanni'dedir. 1997'de Campo Calabro sanayi bölgesinde, Reggio Calabria'nın kuzey eteklerinde açılan yapı, Messina Boğazına bakan 37.000 m²'lik bir alanda duruyor.\n\n\nPalyatif bakım\nPalyatif bakım, yaşamı kısıtlayıcı hastalıkları olan kişiler için özel tıbbî ve hemşirelik bakımını kapsayan disiplinlerarası bir yaklaşım. Hastalığın herhangi bir aşamasında belirtilerden, ağrıdan, fiziksel ve biyolojik stresten rahatlatma sağlamaya odaklanır. Hedef, kişinin ve ailesinin yaşam kalitesini geliştirmektir. 2016 itibariyla kanıtlar, palyatif bakımın hastanın yaşam kalitesini iyileştirmedeki etkinliğini desteklemektedir.\nPalyatif bakım; hemşireler, hekimler, fizyoterapistler, meslekî terapistler, konuşma dili patologları ve birinci basamak hekimiyle b,rlikte çalışan ek destek sağlayan diğer sağlık çalışanlarından oluşan ekip tarafından sağlanmaktadır. Her yaşta ve ciddi bir hastalıkta herhangi bir aşamada uygundur ve bakımın temel amacı olarak veya iyileştirici tedavi ile sağlanabilir. Yaşam sonu bakımın önemli bir parçası olmasına rağmen, bu aşama ile sınırlı değildir. Palyatif bakım; hastanelerde, evde, toplumda palyatif bakım programlarının bir parçası olan vasıflı hemşirelik tesislerinde dahil olmak üzere çeşitli ortamlarda sağlanabilir. Disiplinlerarası palyatif bakım ekipleri bakım hedeflerini netleştirmek ve semptom yönetimiyle psiko-sosyal ve manevi destek sağlamak için insanlarla ve aileleriyle birlikte çalışır.\nHekimler bazen palyatif bakım terimini, hiçbir tedavinin beklenemeyeceği (genellikle geç evre kanserlerinde olduğu gibi), belirtileri iyileştirme amaçlı palyatif tedaviler anlamına gelen bir anlamda kullanırlar. Örneğin tümörün blokajı, iyileştirici etkide olmasa bile kitleden kaynaklanan ağrıyı azaltabilir. Daha açık bir kullanım palyatif, iyileştirici olmayan tedavidir. Palyatif bakım iyileştirici veya agresif tedavilerle birlikte kullanılabilir.\nİlaçlar ve tedavilerin, altta yatan hastalık veya neden üzerinde iyileştirici bir etkiye sahip olmadan belirtileri hafiflettiği takdirde palyatif bir etkiye sahip olduğu söylenir. Bu, bir grip enfeksiyonu ile ilişkili ağrıyı tedavi etmeyi, kırık bacak ağrılarını veya ibuprofen ağrılarını tedavi etmeyle beraber kemoterapi ile ilgili mide bulantısını tedavi etmeyi içerebilir.\n\n\nFuse (çikolata)\nFuse, aslen Birleşik Krallık'ta üretilen, Hindistan'da Cadbury tarafından üretilen bir çikolata markasıdır. Orijinal ürün% 70 katı sütlü çikolata ve% 30 kuruyemiş, yerfıstığı kuru üzüm, gevrek ve çikolata parçalarıyla süspanse edildi. Ürün, araştırmada% 82 mükemmel veya çok iyi olarak değerlendirdiği ve% 83'ünün düzenli olarak satın alınmasını önerdiği için çok iyi test edildi.\n\n\nChappies\nChappies, 1940’ların sonunda Güney Afrika’da tanıtılmakta olan bir balonlu sakız markasıdır. Chappies, Johannesburg merkezli şekerleme üreticisi Chapelat Sweets için, köklü Wicks bubblegum'una rakip olarak çalışırken Arthur Ginsburg tarafından yaratıldı.\n1970'lerin sonunda, marka Zambiya, Kongo bölgesi ve Rhodesia'ya (şimdi Zimbabwe) yayıldı ve% 90'lık bir yerel pazar payına sahipti. O zamanlar Ginsburg ve ortakları markayı bugün hala markanın sahibi olan Cadbury'ye satmaya karar verdiler.\n\n\nBournvita\nBournvita, Cadbury tarafından üretilen malt ve çikolata malt içecek karışımlarının bir markasıdır. Kuzey Amerika'da, ayrıca Hindistan, Nepal, Bangladeş, Nijerya, Afrika, Benin ve Togo'da satılmaktadır. Bournvita 1920'lerin sonunda İngiltere'de geliştirildi ve sağlık gıdası olarak pazarlandı. Orijinal tarif, tam yağlı süt, taze yumurta, malt ve çikolata içeriyordu. İlk kez 1933 yılında Avustralya'da üretildi ve satıldı. Bournvita, 2008 yılında İngiltere pazarında durduruldu. İçki, Cadbury fabrikasının (Bourn + Vita) bulunduğu örnek köy Bournville'den türetilen Cadbury tarafından seçildi. İlk kez 1948'de Hindistan'da satıldı, aynı yıl Cadbury Hindistan kuruldu.\n\n\nBournville (çikolata)\nBournville, Cadbury tarafından üretilen bitter çikolata markasıdır. İngiltere, Birmingham’da aynı isimdeki model köyün adını almıştır ve ilk olarak 1908’de satılmıştır. Marka, İngiltere genelinde yaygın olarak bulunabilmesine rağmen, Cadburys tarafından üretilse de normal bir süt barından veya yeni koyu süt barından daha yüksek fiyatlıdır.\n\n\nHollywood Chewing Gum\nHollywood Chewing Gum, Cadbury tarafından yapılan bir sakız hattıdır. Markanın ilk yayınlanan reklamı 1958'de, ilk televizyon reklamı 1968'de yayınlandı. Fraîcheur de vivre (\"Yaşamın Tazeliği\") sloganı 1972'de Jean Verrechia tarafından gençlik, özgürlük ve tazelik kavramlarına dayanarak oluşturuldu. 1986'da, Hollywood Light adında şekersiz bir varyasyon başlatıldı, ardından 2001'de Hollywood Blancheur (\"Hollywood Whitener\") geldi.\n\n\nCadbury Old Gold\nCadbury Old Gold Avustralya'da Cadbury tarafından üretilen bir bitter çikolata markasıdır. Çikolata blokları \"Orijinal\" (% 45 kakao katıları), \"Old Jamaica\", \"Kızarmış Badem\", \"% 70 Kakao\" ve \"Nane\" çeşitlerinde üretilir. “Old Gold” markası ilk olarak şekerleme şirketi MacRobertson's tarafından kuruldu.\n\n\nEggnog\nEggnog tarihsel olarak da (alkollü içecekler eklendiğinde) sütlü punch veya yumurta sütlü punch olarak bilinir, zengin, soğutulmuş, şekerli, süt bazlı bir içecektir. Geleneksel olarak süt, krema, şeker, çırpılmış yumurta akı ve yumurta sarısı ile yapılır (bu köpüklü bir doku verir ve adıdır). Bazı durumlarda, içeceğe brendi, rom, viski veya burbon gibi damıtılmış içkiler eklenir. Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri'nde eggnog, geleneksel olarak Noel sezonunda, Kasım ayının sonundan tatil sezonunun sonuna kadar tüketilir. Eggnog, Avustralya'da da popülerlik kazanmıştır. 1900'lerden bu yana Venezüella ve Trinidad'da Noel sezonunun bir parçası olarak Ponche Crema adı verilen bir çeşitte üretildi ve tüketildi. Bu süre zarfında, ticari olarak hazırlanmış yumurta likörü bu ülkelerdeki marketlerde satılmaktadır. Eggnog ayrıca süt, yumurta, şeker ve tatları kullanarak ev yapımıdır ve tarçın veya hindistan cevizi ile servis edilir. Eggnog genellikle soğutulmuş halde servis edilirken, bazı durumlarda, özellikle soğuk günlerde (sıcak şarap servisine benzer şekilde) ılıtılır. Yumurta likörü veya yumurta likörü aroması, kahve (örneğin bir \"yumurta likörü\" espresso içeceği) ve çay gibi diğer içeceklerde veya yumurta kremalı pudingler gibi tatlı yiyeceklerde de kullanılabilir.\n\n\nKrambambula\nKrambambula tipik olarak kırmızı şaraptan ve cin, votka veya rom içeren çeşitli likörlerden oluşan bir alkollü karışım içeceği veya kokteylidir. Çok farklı tarifler var. Ticari olarak üretilmiş versiyonlar bazı bölgelerde de mevcut olabilir. Son yıllarda ballı ve baharatlı bal ile tatlandırılmış bir Krambambula (Крамбамбуля) votka içeceği ticari olarak Beyaz Rusya'nın ulusal içeceği olarak popüler hale gelmiştir. Bu isim aynı zamanda bir Belarus halk rock grubu olan Krambambula tarafından da benimsendi.\n\n\nGrog\nGrog 18. yüzyıldaki İngiliz Amirali Edward Vernon tarafından bulunmuş olan, ilk başlarda içinde rom ve su olan basit bir kokteyldir.\nGrog ismi, Vernon'un giydiği paltonun kumaşının adından geliyor. Bu kumaş, tutkalla sertleştirilmiş olan grogrendir. Vernon'un lakabı da 'Yaşlı Grogram'dı.\nDistile içkilerin yaygınlaşmasından sonra, İngiliz denizcilerin günlük içecek istihkakı olarak gemi depolarında daha hızlı bozulan ve daha fazla yer kaplayan biranın yerini rom almıştı. Ancak biranın alkol derecesi düşük romunki ise oldukça yüksekti. Dolayısıyla Amiral Vernon romun suyla karıştırılarak içilmesi ile ilgili bir emir çıkarttı. Daha sonra bu karışımı daha lezzetli hale getirmek için şeker ve limon suyu da eklenmiştir. Daha sonra ise bu kokteylin çeşitli varyasyonları türetilmiştir.\n\n\nSaicaf\nSaicaf S.p.A İtalya, merkezli kahve perakendecidir. 1932 yılında Beniamino Cipparoli tarafından Bari'de kurulan ve her zaman Bari'de bulunan kahve üretiminde uzmanlaşmış bir İtalyan şirketidir.\nAvukat Beniamino Cipparoli tarafından kurulan SAICAF'ın uzun tarihi Società Anonima Industria Caffè, Piazza Carabellese'de bir bar işletmesiyle Bari'de başlıyor. Üretim Via Melo'deki Bari'de doğdu ve sonra Via Emanuele Mola'ya taşındı. Don Leonardo'nun oğlu Antonio Lorusso, daha küçük olan Capitanata'daki (Foggia eyaletine atfedilen tipik bir isim) işle ilgilenen aile işleriyle ilgilenmeye başladı.\n\n\nSıcak şarap\nSıcak şarap (\"mulled wine\"), kırmızı şaraba dayanan sıcak alkollü içecektir. Şeker ve baharatlarla 70-80 dereceye ısıtılır. Geleneksel olarak, Avusturya, Almanya, İsviçre ve Çek Cumhuriyeti'nde Noel pazarlarında ve açık havada düzenlenen festivallerde kullanılır.\nİlk sıcak şarap tarifleri 17. yüzyılından dır. Tarihi tariflere göre kırmızı şaraba baharat, şeker ve yumurta sarisi eklenir ve çikolata kaplar içinde servis edilir.\n\n\nShrub\nKarışık içecekler açısından, shrub iki farklı, ancak ilişkili, asitlendirilmiş içeceğin adıdır. 17. ve 18. yüzyıllarda İngiltere’de popüler olan, tipik olarak rom, squaş veya brendi ile yapılan ve şeker ile narenciye meyvesinin suyu veya kabukları ile karıştırılmış bir meyve likörüdür. \"Shrub\" kelimesi, Amerika'nın sömürge döneminde popüler olan, sirke şurubunun alkollü, su veya karbonatlı su ile karıştırılmasıyla yapılan kokteyl veya meşrubat anlamına da gelebilir. Terim ayrıca, kokteylin yapıldığı tatlandırılmış bir sirke bazlı şurup olan tabana da uygulanabilir; şurup aynı zamanda içme sirkesi olarak da bilinir. Sirke içmek genellikle karışık içeceklerde kullanmak için meyve suyu, şifalı otlar ve baharatlarla karıştırılır.\n\n\nSquaş\nSquaş (aynı zamanda cordial olarak da bilinir), meşrubat yapımında kullanılan alkolsüz konsantre bir şuruptur. Genellikle meyve aromalı, meyve suyu, su ve şeker veya bir tatlandırıcı yerine yapılır. Modern içkiler ayrıca gıda boyası ve ilave tatlandırıcı içerebilir. Bazı geleneksel squaşlar, özellikle de mürver ve zencefil gibi bitkisel özler içerir.\n\n\nAndelain\nAndelain Fransa'nın Hauts-de-France bölgesine bağlı Aisne ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 240'tır.\n\n\nAmbazac\nAmbazac Fransa'nın Nouvelle-Aquitaine bölgesine bağlı Haute-Vienne ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 5,726'dır.\n\n\nAstacus astacus\nAstacus astacus, Avrupa kereviti, asil kerevit veya geniş parmaklı kerevit, Avrupa'nın en yaygın kerevit türü ve geleneksel yemek kaynağı. Diğer gerçek kerevitler gibi \"A. astacus\", yalnızca kirlenmemiş akarsularda, nehirlerde ve göller gibi tatlı sularda yaşar. Fransa'dan Orta Avrupa boyunca, Balkan Yarımadası ve kuzeyinde Britanya Adaları, İskandinavya ve Doğu Avrupa'da bulunmuştur. Erkekler 16 cm, dişiler 12 cm'ye kadar uzayabilir.\nAvrupa kereviti, gececildir ve günü bir yuvada dinlenerek geçirerek solucanlar, sucul böcekler, yumuşakçalar ve bitkilerle beslenir. Cinsel olgunluğa üç ila dört yıl içinde ve tüy dökme dönemlerinden sonra ulaşır ve Ekim, Kasım aylarında ürer. Döllenmiş yumurtalar, pleopodlarına tutturulmuş dişiler tarafından, sonraki Mayıs ayına kadar yumurtadan çıktıkları ve dağıldıkları zaman taşınırlar. \"A. astacus\" türünün ana yırtıcıları vizon, müren balıkları, levrek, turna balığı, su samurları ve misk sıçanlarının küçük ve yetişkinleridir.\nBu tür Avrupa'da bir kez bol miktarda bulunmuştur, ancak satın alınması pahalıdır ve en iyi yenilebilir kerevit olarak kabul edilmiştir. Ancak, Kuzey Amerika'nın istilacı türleri olan sinyal kerevitleri (\"Pacifastacus leniusculus\") tarafından taşınan kerevit vebasına karşı hassastır. Bu yüzden IUCN Kırmızı Listesinde hassas türler olarak listelenmektedir.\n\"A. astacus\" tüketiminin belgelendirilmesi İsveç soyluları arasında popüler olduğu Orta Çağ'a kadar uzanmaktadır ve hazır mevcudiyetinden dolayı 17. ve 18. yüzyıllarda tüm sosyal sınıflara yayılmıştır. Başlangıçta tuzağa düşürülen yabani hayvanlardan toplanan kerevitler, bunun yerine insan yapımı havuzlardaki sinyal kerevitinin daha yoğun su kültürü ile toplanmaktadır. Kerevit tüketimi; yazın sonunda yapılan kerevit partisi, \"\" ve da dahil olmak üzere geleneksel İskandinav kültürünün önemli bir parçasıdır.\nBir zamanlar Boğdan Prensliği'nin kuzeyinde küçük büyük yüzlerce gölde bulunmuş ve Ortodoks Hristiyan takviminin uzun süren oruç dönemlerinde tüketmek için \"A. astacus\" büyütülmüştür. Eski Dorohoi İlçesi bu alanlardan biri olarak ilçenin logosunda \"A. astacus\" (Rumence: \"rac\") figürü bulunmaktadır.\nAstasinler, 1990'larda keşfedilen ve ilk olarak \"A. astacus\" türünden izole edilen bir sindirim enzimleri ailesidir. \"Hydra\"dan insanlara kadar tüm hayvanlarda bu grubun 20'den fazla enzimi keşfedilmiştir.\n\n\nYapıcı\nYapıcı bir soyadıdır ve şu anlamlara gelebilir:\n\n\nAnna Sedoykina\nAnna Sergeyevna Sedoykina (; d. 1 Ağustos 1984), Rus hentbolcu. GK Rostov-Don ve Rusya millî takımında oynamaktadır.\nAnna Sedoykina başlangıçta Dinamo Volgograd'da oynadı. Dinamo Volgograd ile 2008'de EHF Kupası'nı ve 2001, 2009, 2010, 2011 ve 2012 yıllarında Rusya ligi şampiyonlukları kazandı. Ayrıca, 2014-15 sezonunda EHF Şampiyonlar Ligi dörtlü finaline katıldı. 2015 yazında Rostov-Don'a katıldı. Rostov ile 2017'de EHF Kupası'nı ve 2017, 2018 ve 2019 yıllarında Rusya ligi şampiyonluğu kazandı.\nRusya millî takımında da oynayan Sedoykina, Rusya ile Çin'de düzenlenen 2009 Dünya Kadınlar Hentbol Şampiyonası'nda şampiyon oldu ve ve 2008'de Kuzey Makedonya'daki Avrupa Kadınlar Hentbol Şampiyonası'nda bronz madalyayı elde etti. Londra'daki 2012 Yaz Olimpiyat Oyunları'na katıldı. Rio de Janeiro'daki 2016 Yaz Olimpiyat Oyunları'nda altın madalya, 2018 Avrupa Kadınlar Hentbol Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı.\n\n\nYunanistan'daki diplomatik temsilcilikler listesi\nBu liste Yunanistan'daki konsolosluk ve elçilikleri listeler. Güncel olarak Atina'da 85 elçilik bulunmaktadır. Ek olarak, elçilik statüsüne sahip olmayan Filistin Ulusal Yönetimi ve Kuzey Makedonya'nın diplomatik irtibat büroları vardır. Diğer birçok ülkenin yerleşik olmayan elçilikleri veya fahri konsoloslukları da bulunmaktadır.\nAtina\nAtina\nSelanik\nYanya\nGümülcine\nPire\nRodos\n\n\nAudrix\nAudrix Fransa'nın Nouvelle-Aquitaine bölgesine bağlı Dordogne ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 286'dır.\n\n\nAvesnelles\nAvesnelles Fransa'nın Hauts-de-France bölgesine bağlı Nord ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 2,258'dir.\n\n\nGöktuğ\nGöktuğ, bir erkek ismi, şu anlamlara gelebilir:\n\n\nTaşbulak (anlam ayrımı)\nTaşbulak, bir yer ismi ve soyadı, şu anlamlara gelebilir:\n\n\nChamouille\nChamouille Fransa'nın Hauts-de-France bölgesine bağlı Aisne ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 294'tür.\n\n\nVarennes-en-Argonne\nVarennes-en-Argonne Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Meuse ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 669'dur.\n\nŞeytanderesi Mersin ilinde düzensiz rejimli küçük bir akarsudur.\nŞeytanderesi’nin kaynağı Toros Dağları üzerinde tarihi Olba kenti dolaylarındadır. Bu bölgede akarsuyun yatağı yer yer kurumuştur. Daha güneyde dağlar arasında akan Şeytanderesi derin bir kanyon oluşturur ve Kızkalesi beldesinde Akdeniz’e dökülür. Toplam uzunluğu 25 kilometreden fazla değildir. Orta çığırı Silifke ve Erdemli ilçeleri arasındaki sınırı oluşturan akar suyun üst çığırı Silifke ilçesi sınırları içinde olmakla birlikte, denize kavuştuğu Kızkalesi Erdemli ilçesi sınırları içindedir.\nŞeytanderesi’nin önemi kalyondaki bazı tarihi yapılardan ileri gelir. Deniz kıyısından yaklaşık olarak 5 kilometre kuzeyde kalyon duvarında Roma İmparatorluğu döneminden kalma kabartmalar vardır. Bu kabartmalar Adamkayalar olarak bilinir. Ayrıca bu kabartmaların biraz ötesinde bir kale ve küçük yerleşim yeri kalıntıları bulunur.\n\n\nMagazi Mülteci Kampı\nMagazi Mülteci Kampı Gazze Şeridi'nin orta kısmında yer alan bir Filistin mülteci kampı.\nMagazi Mülteci Kampı, Deyr El Balah valiliği sınırları içerisinde yer almaktadır. Bureyc Mülteci Kampının güneyinde bulunan ve 0.6 km²'lik alanı kaplayan kamp nüfus bakımından Gazze Şeridindeki en küçük mülteci kampıdır. Kamp 1948 Arap-İsrail Savaşından sonra, Filistin'in orta ve güney bölgelerinden kaçan mültecilerin buraya yerleştirilmesi ile kuruldu. Filistin Merkezi İstatistik Bürosunun rakamlarına göre kampta 2006 yılında 24.284 kişi yaşıyordu. UNRWA kaynaklarına göre günümüzde kampta 31.329 kayıtlı mülteci yaşamaktadır. Kampta 1 sağlık merkezi, Deyr El Balah Mülteci Kampı ile ortak kullanılan bir yiyecek dağıtım merkezi ve 8 okul mültecilere hizmet vermektedir. Elektrik kesintileri, yüksek işsizlik, nüfus yoğunluğu, konut sıkıntısı kampın başlıca sorunlarıdır.\n\n\nSegafredo Zanetti\nSegafredo Zanetti S.p.A İtalya, merkezli kahve perakendecidir. Bologna'da altmışlarda Francesco Segafredo tarafından kurulan ve yetmişli yılların sonunda Massimo Zanetti tarafından satın alınan bir İtalyan kahve kavurma şirketidir. Bugün, Massimo Zanetti Beverage Group tarafından kurulan holding şirketinin bir parçasıdır.\n\n\nSplendid\nSplendid S.p.A İtalya, merkezli kahve perakendecidir. Torino'da 1969'da doğan General General Coffee'de doğan bir kahve markasıdır. Şirket 1972'de Procter & Gamble tarafından devralındı, 1992'de Milano'da merkezi olan Kraft Foods'a taşındı. Temmuz 2015'te, Mondelez Grubunun yeniden yapılandırılmasının bir parçası olarak, şirket Jacobs Douwe Egberts Grubuna (JDE - dünyada kahve pazarlaması alanında ikinci grup) satıldı.\n\n\nNuseyrat Mülteci Kampı\nNuseyrat Mülteci Kampı Gazze Şeridi'nin orta kısmında yer alan bir Filistin mülteci kampı.\nMagazi Mülteci Kampı, Deyr El Balah valiliği sınırları içerisinde yer almaktadır. Kamp Deyr El Balah şehrinin 5 km Kuzeydoğusunda Gazze şehrinin ise 8 km güneyindedir. Kamp ismini yerel bir bedevi kabilesinden almaktadır. Kamp 1948 Arap-İsrail Savaşından sonra, Filistin'in güney bölgelerinden kaçan mültecilerin buraya yerleştirilmesi ile kuruldu. Filistin Merkezi İstatistik Bürosunun rakamlarına göre kampta 2006 yılında 64.423 kişi yaşıyordu. UNRWA kaynaklarına göre günümüzde kampta 80.194 kayıtlı mülteci yaşamaktadır. İsrail Gazze sınırı kapatılmadan önce buradaki mültecilerin çoğu İsrail'de işçi olarak çalışıyordu.\nKampta 2 sağlık merkezi, Bureyc Mülteci kampı ile ortak kullanılan bir yiyecek dağıtım merkezi ve 15 okul mültecilere hizmet vermektedir. kampta her pazartesi halk pazarı kurulmaktadır. Elektrik kesintileri, yüksek işsizlik, nüfus yoğunluğu, yapı malzemelerinin eksikliği kampın başlıca sorunlarıdır.\n\n\nKaren Uhlenbeck\nKaren Keskulla Uhlenbeck (d. 24 Ağustos 1942), Amerikalı matematikçi. Modern geometrik analizin kurucularındandır.\nUhlenbeck \"geometrik kısmi diferansiyel denklemler, ayar teorisi ve integrallenebilir sistemlerdeki öncü başarıları ile çalışmalarının analiz, geometri ve matematiksel fiziğin temellerine yaptığı etki\" dolayısıyla 2019 Abel Ödülü'ne layık görüldü. Amerikalı matematikçi böylece, 2003'te verilmeye başlanan ve matematiğin Nobel'i olarak anılan ödülü kazanan ilk kadın oldu.\n\n\n2. Liga\n2. Liga ile şu maddeler kastedilmiş olabilir:\n\n\nEğrikuyu, Gülşehir\nEğrikuyu; Nevşehir'in Gülşehir ilçesine bağlı bir köydür. İlçe merkezine uzaklığı 8 km dir.\n\n\nDaksil\nDaksil veya düzeltme sıvısı metindeki hataları maskelemek için kağıta uygulanan, genellikle beyaz, opak bir sıvıdır. Kuruduktan sonra üzerine yazılabilir. Tipik olarak küçük şişelerde paketlenir ve kapak, şişeye daldırılan ekli bir fırçayı (veya üçgen biçimli bir köpük parçasını) içerir. Fırça, sıvıyı kağıda uygulamak için kullanılır. Birçok amaç için kullanılabilir. Kelime işlemcilerinin icadından önce, düzeltme sıvısı, daktilo ile yazılmış belgelerin üretimini büyük ölçüde kolaylaştırdı. İlk düzeltme sıvısı formlarından biri, 1956'da Liquid Paper'ın kurucusu sekreter Bette Nesmith Graham tarafından icat edildi. Ofis / yazım / fotokopi makinesi kullanımına yönelik renkli kağıt stoklarının ortaya çıkmasıyla, düzeltme sıvısı üreticileri ürünlerini, özellikle kırmızılar, maviler ve sarılar olmak üzere çeşitli renklerde üretmeye başladılar.\nTiner başlangıçta toksikliği nedeniyle yasaklanan toluen içerir. Daha sonra, Montreal Ozon Tabakasını Tüketen Maddeler Protokolü kapsamında geniş çapta yasaklayan bir cilt olan 1,1,1-trikloroetan ve daha hafif trikloretilen içeriyordu. Halen düzeltme sıvısı ile kullanılan tinerleri bromopropan içerir. Organik çözücüler (uçucu organik bileşikler) içerdiğinden, kullanılmayan düzeltme sıvısı uçucu çözücüler havaya kaçarken zamanla kalınlaşır. Kullanımı çok kalın olabilir ve bazen tamamen katılaşır. Bu nedenle, bazı üreticiler birkaç damlalıkta düzeltme sıvısını orijinal sıvı durumuna geri getirecek olan solvent şişelerini \"inceltici\" olarak da satarlar. Organik çözücülerin rahatsızlıklarını önlemek için, bazı sıvı markaları su bazlıdır. Bununla birlikte, bunlar daha uzun kuruma sürelerinin dezavantajlarına ve bazı mürekkeplerle uyumsuzluğa sahiptir.\nPaslanmaz çelik tanklar, 3,000 ABD galonu (11,000 l; 2,500 imp gal) veya daha fazlasını tutmak için kullanılır. Uzmanlar, mikser ve sıcaklık kontrol sistemini ve aynı zamanda formül talimatlarını, doğru tipleri ve belirtilen miktardaki ham madde miktarlarını bilgisayar kontrollerini kullanarak dikkate almalıdır. Bu işlem 3 yöntemden oluşur: ilk önce, partinin birleştirilmesi; ikincisi, kalite kontrol kontrolü; ve üçüncüsü, doldurma ve paketleme.\n\n\nSimona Mafai De Pasquale\nSimona Mafai De Pasquale (5 Temmuz 1928; Roma, İtalya – 16 Haziran 2019; Palermo, İtalya), İtalyan siyasetçi.\nİtalya Komünist Partisi (PCI) üyesi olarak siyasi kariyerini sürdürdü. 1976'da İtalya Cumhuriyet Senatosu'na girdi ve 1979 yılına kadar görev yaptı.\nRessam/heykeltıraş çift Mario Mafai ve Antonietta Raphael'in kızı olarak 5 Temmuz 1928'de Roma'da doğan Simona Mafai De Pasquale, 1992'den ölümüne kadar Sicilya Bölge Meclisi'nin başkanlarından Pancrazio De Pasquale ile evlenmiştir.\n16 Haziran 2019'da geçirdiği inme sonucu Palermo, İtalya'da 90 yaşlarında vefat etmiştir.\n\n\nVescovi Caffè\nVescovi Caffè S.p.A İtalya, Padova merkezli kahve perakendecidir. Vescovi Caffè kavurma şirketi 1927'de Gino Vescovi tarafından Padua'da kuruldu. 2014'ten bu yana Avusturya çokuluslu Wedl şirketi tarafından satın alınmıştır. Daha sonra karargah Padua'dan Limena'ya taşındı. Caffè Vescovi, İtalyan Ulusal Espresso Enstitüsüne katıldı.\n\n\nDaniel Colin\nDaniel Colin (30 Eylül 1933 – 15 Haziran 2019), Fransız siyasetçi. \n30 Eylül 1933'te Paris'te doğdu. 1986'dan 1997'ye kadar Var kentini temsilen Fransa Ulusal Meclisi'nde delege olarak görev yaptı.\nAyrıca 1977'den 1986'ya kadar Toulon belediye başkan yardımcısı, 1979'dan 1994'e kadar Avrupa Konseyi üyesi ve 1981'den 1998'e kadar Provence-Alpes-Côte d'Azur bölge meclisi üyesi olarak hazır bulundu.\nFransız siyasetçi Daniel Colin 15 Haziran 2019'da 85 yaşlarında Paris, Fransa'da vefat etmiştir.\n\n\nMikrobiyal kist\nMikrobiyal kist, organizmanın olumsuz çevre koşullarında hayatta kalmasına yardımcı olan, genellikle bir bakteri veya protist veya nadiren omurgasız bir hayvanın dinlenme veya hareketsiz bir aşaması. Hücrenin metabolik işlemlerinin yavaşlatıldığı ve hücrenin beslenme, hareket gibi tüm aktiviteleri durdurduğu askıya alınmış bir animasyon durumu olarak düşünülebilir. Ayrıca kese içine alma, mikropların bir konakçıdan diğerine veya daha elverişli bir ortama kolayca dağılmasına yardımcı olur. Sarılmış mikrop, büyümesi ve hayatta kalması için uygun bir ortama ulaştığında, kist duvarı, \"ekskistasyon\" olarak bilinen bir işlemle parçalanır.\nBesin veya oksijen eksikliği, aşırı sıcaklıklar, nem eksikliği ve mikrobun büyümesi için elverişli olmayan toksik kimyasalların varlığı gibi elverişsiz çevresel koşullar bir kist oluşumunu tetikler.\nBakterilerde (örneğin \"Azotobacter sp.\"), hücre duvarı değişimleri ile kesişme meydana gelir, sitoplazma büzülür ve hücre duvarı kalınlaşır. Bakteriyel kistler endosporlardan, oluşma şekillerinden ve ayrıca olumsuz koşullara direnç derecelerinden farklıdır. Endosporlar kistlerden çok daha dirençlidir.\nProtistler, özellikle protozoa parazitleri, genellikle yaşam döngüleri boyunca çeşitli aşamalarda çok sert koşullara maruz kalırlar. Örneğin dizanteriye neden olan yaygın bağırsak paraziti \"Entamoeba histolytica\", midenin bağırsaklara ve kuruma gibi çeşitli öngörülemeyen koşullara ve konakçı dışındayken besinlerin bulunmadığı noktalara ulaşmadan önce, asidik ortamına dayanmak zorundadır. Keseli bir form, bu tür aşırı koşullara dayanmak için çok uygundur, ancak protozoa kistleri bakteri kistlerine kıyasla olumsuz koşullara karşı daha az dirençlidir. Hayatta kalmaya ek olarak, bazı protozoa kisti duvarlarının kimyasal bileşimi dağılımlarında rol oynayabilir. \"Entamoeba histolytica\"nın kist duvarında bulunan siyalil grupları, bağırsak duvarına yapışmasını önleyen ve dışkıda ortadan kalkmasına neden olan kiste net bir negatif yük verir. \"Giardia lamblia\" ve \"Cryptosporidium\" gibi diğer bağırsak protozoa parazitleri, aynı zamanda yaşam döngüsünün bir parçası olarak kistler de üretir (bakınız oosit). Bazı protozoalarda tek hücreli organizma, keselenme sırasında veya sonrasında çoğalır ve ekskistasyon üzerine çoklu trofozoitleri serbest bırakır.\nSoya kisti nematodu veya patates kisti nematodu gibi bazı toprakta yaşayan bitki paraziti nematodlar, yaşam döngülerinin normal bir parçası olarak kistler oluşturur.\nKist duvarının bileşimi farklı organizmalarda değişkendir. Bakterilerin kist duvarları normal hücre duvarının ilave peptidoglikan katmanlar ile kalınlaştırılması ile oluşturulurken, protozoa kistlerinin duvarları bir glikopolimer türü olan kitinden yapılmıştır. Nematod kist duvarları, kollajen ile güçlendirilmiş kitin içerir.\n\n\nPeng Xiaolian\nPeng Xiaolian (; d. 26 Haziran 1953 –ö. 19 Haziran 2019), Çinli kadın film yönetmeni, senarist ve yazardır. \n1982'de Pekin Film Aakademisi'nden mezun oldu. Çin Sineması'nın 5'ci Kuşak Yönetmenleri arasında yer aldı. 1989'dan itibaren ABD'ye yerleşerek bir süre New York Şehri'nde yaşadıktan sonra 1996'da ülkesi Çin'e dönerek yaşamını ve film çalışmalarını Şangay kentinde sürdürmüştür. Peng Xiaolian'ın yönettiği filmler arasında; \"Women's Story\" (1989), \"A Dog to Kill\" (1997), \"Once Upon a Time in Shanghai\" (1998), \"Keke's Magic Umbrella\" (2000), \"Shanghai Women\" (2002), \"Shanghai Story\" (2004), \"Shanghai Rumba\" (2006) ve \"Shanghai Kids\" (2008) vb. sayılabilir. Yönetmen ve senarist Peng Xiaolian 2004 yapımı \"Shanghai Story\" adlı filmiyle En İyi Görüntü ve En İyi Film Yönetmeni dallarında Altın Horoz Ödülü'nü kazanmıştır.\nÇinli kadın film yönetmeni, yazar ve senarist Peng Xiaolian 26 Haziran 1953'te Hunan'da doğmuş ve 19 Haziran 2019'da Şangay, Çin'de 65 yaşlarında vefat etmiştir. Kendisi evliydi.\n\n\nAndernay\nAndernay Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Meuse ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 259'dur.\n\n\n2019 Avrupa Kadınlar Basketbol Şampiyonası\n2019 Avrupa Kadınlar Basketbol Şampiyonası, FIBA Avrupa tarafından Sırbistan ve Letonya ev sahipliğinde düzenlenen Avrupa Kadınlar Basketbol Şampiyonlarının 37.'si.\nGrup kuraları 12 Aralık 2018'de, Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da çekildi.\n\n\nAbbaretz\nAbbaretz Fransa'nın Pays de la Loire bölgesine bağlı Loire-Atlantique ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 2,068'dir.\n\n\n2017-18 Türkiye Bayanlar İkinci Voleybol Ligi\nTürkiye Deplasmanlı Bayanlar İkinci Voleybol Ligi 2017-18 sezonu, 36 şehirden 84 takımın 8 grupta katıldığı lig deplasmanlı normal lig + Play-Off usulüne göre oynandı. Play-Off maçları sonunda Mehmet Erdem Marmara Akademi, Büyükçekmece Voleybol Akademi, Keçiören Belediyesi Bağlumspor, Halkbank B, Balıkesir DSİ Spor, Mardin Büyükşehir Belediyesi Başakspor, Özateş ve Sefaspor kulüpleri Türkiye Bayanlar Birinci Voleybol Ligi'ne yükselirken, İnegöl Çarşıspor, Erdekspor, Şimşek Gençlik, Erdemli İdman Yurdu, Çelebi Eser Ortaokulu, Samsun Gülizar Hasan Yılmaz Lisesi, Pertek Belediyesi, Arterus Spor, Edirnespor, Sarıyer Belediyesi B, Alp Spor, Bergama Doğa Gençlik, Denizli Gençlik Hizmetleri, Mavi Ege Gazi Gençlik, Park Antalya Gençlik, Tarımspor, Başkent Beşiktaşlılar, Erciyes Voleybol, Amed Sportif Faaliyetler, Zeugma Gençlikspor, Elazığ Gençlik ve Samsun Büyükşehir Belediyesi Anakentspor B kulüpleri ise bölgesel lige düşmüşlerdir.\n\nNot-1 : Balıkesir DSİ Spor, Mardin Büyükşehir Belediyesi Başakspor, Özateş ve Sefaspor kulüpleri normal sezon sonunda bir üst lige yükselme hakkı kazanamasa ligden çekilen takımların yerine lige alınmıştır.\n\nNot-2 : Aydın Büyükşehir Belediyesi kulübü Sultanlar Ligi'nden çekilen Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin lige katılım hakkını satın alarak Sultanlar Ligi'ne yükselmiştir.\n\nNot-3 : Sultanspor kulübü normal sezonda ligden düşmesine karşın ligden çekilen takımlardan bir tanesinin lige katılım hakkını satın alarak lige alınmıştır.\n\nLigin ilk etabı lige katılan 84 takımın, 8 grupta çift devreli lig usulü karşılaşması şeklinde oynanmıştır. Bu karşılaşmalar sonucunda gruplarında ilk 2 sırayı alan toplam 16 takım Türkiye Bayanlar Voleybol Birinci Ligi'ne yükselecek takımı belirlemek amacıyla yarı final grubuna yükselmişlerdir. Lig sıralamasında grubu son sırada tamamlayan takım ise ligden düşmüştür.\n\nYarı Final grubunda, 16 takım federasyonca belirlenen illerde 4 grup halinde 3 günlük tek devreli lig usulü karşılaşmış ve turnuva maçları sonunda gruplarında 1. ve 2. olan 8 takım finale kalmıştır.\n\nFinal grubunda 8 takım federasyonca belirlenen ilde 2 grup halinde tek devreli lig usulü karşılaşmış, turnuva maçları sonunda her iki grubun 1. ve 2.’leri toplam 4 takım Türkiye Bayanlar Voleybol Birinci Ligi'ne yükselmiştir.\n\nLigde puanlama sisteminde;\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\n\nBeggin' Strips\nBeggin' Strips, Nestlé ve Nestlé'nin Nestlé Purina PetCare iştiraki tarafından üretilen evcil hayvan maması ve evcil hayvan atıştırmalıkları markasıdır. Ürün ilk önce Purina Mills ve Ralston Purina tarafından üretildi. Ürünün etiketi, 1990'larda ABD'deki televizyon reklamlarında yer alan \"Köpekler Pastırma Değildir Bilmiyor\" şeklindedir. Ürün pastırma şeritlerine benzeyecek şekilde üretilmiştir. 1993 yılında ilk kez satıldı. Nestlé Purina bu ürünü Kuzey Amerika'da sattı.\n\n\nAlpo (marka)\nAlpo, Nestlé ve Nestlé'nin Nestlé Purina PetCare iştiraki tarafından pazarlanan ve üretilen bir Amerikan köpek maması markasıdır. Marka konserve veya paketlenmiş yumuşak gıda olarak ve kuru yemeklerde sunulur.\n1964 yılında Allen Products Company, Liggett & Myers Tobacco Company (Liggett Group) tarafından satın alındı. 1980'de Liggett & Myers Tobacco Company, Grand Metropolitan tarafından satın alındı. 1986'da Grand Metropolitan, Liggett Grubu'nu sattı, ancak Alpo Petfoods, Inc.'i alıkoydu. 1995'te Nestlé SA, Grand Metropolitan'dan Alpo Petfoods, Inc.'i satın aldı. Ocak 2001’de Nestlé SA, Friskies’in Ralston Purina ile birleştiğini duyurdu ve Nestlé Purina PetCare Company’yi kurdu.\n\n\nBeneful\nBeneful, Nestlé ve Nestlé'nin Nestlé Purina PetCare iştiraki tarafından üretilen köpek maması markasıdır. Islak köpek maması, kuru köpek maması ve köpek muamelelerini içerir. 2012 itibarıyla, dördüncü en popüler köpek maması markasıydı ve yıllık gelirlerinde 1,5 milyar dolardan fazla gelir elde etti. Marketline tarafından yapılan bir SWOT analizine göre Beneful, Nestle Purina'nın gelir bakımından daha önemli markalarından biridir.\nHaziran 2005'te eklenen Beneful Healthy Harvest ürün hattı, şirketin et yerine ana protein kaynağı olarak soyaya sahip ilk premium kuru köpek mamasıydı. Beneful Hazırlanmış Yemekler Mart 2006'da tanıtıldı. Sekiz lezzetle birlikte, hattın kaplarda köpek maması kasesi olarak da kullanılabildiği, yeniden kapatılabilir, çok amaçlı bir paketleme yapıldı. Beneful'in ambalajı, 2007'de Ambalaj Yenilikleri Vitrininde Pack Expo Selects Ödülü ile tanındı.\n\n\nBonio\nBonio, Nestlé ve Nestlé'nin Nestlé Purina PetCare iştiraki tarafından üretilen köpek bisküvisi markasıdır. İlk olarak 75 yıl önce Londra Spratts Patent Ltd. tarafından satılmıştı, ancak çeşitli satın alımlar vasıtasıyla bugünlerde Nestlé Purina PetCare tarafından pazarlanmaktadır. Bonio, Liverpool, Aintree'de üretilmektedir.\n\n\nDog Chow\nDog Chow, Nestlé ve Nestlé'nin Nestlé Purina PetCare iştiraki tarafından üretilen köpek maması markasıdır. Markanın kuru köpek maması dünya çapında çok sayıda formülde sunulmaktadır. Örneğin, genç köpekler için \"Puppy Chow\", \"Köpekler\" olarak adlandırılan, yaşlı köpekler için \"Senior 7+\" ve \"Hafif ve sağlıklı\" olarak adlandırılan bir ağırlık bakım formülü olan bir Dog Chow ürünü var. Dog Chow ilk olarak 1957'de tanıtıldı ve Amerika Birleşik Devletleri'nde satılan lider marka olmak için sadece iki yıl sürdü.\n\n\nFancy Feast\nFancy Feast, Nestlé ve Nestlé'nin Nestlé Purina PetCare iştiraki tarafından üretilen kedi maması markasıdır. Carnation Şirketi tarafından 1982 yılında, ilk olarak 7 çeşit ıslak mamada sunuldu.\n1982'de, yedi çeşit çeşidinde 3 onsluk ıslak yiyecek kutularına Fancy Feast tanıtıldı. Ayrıca düşüncelerinde konuşan beyaz bir Fars kedisine de sahipti. 1985 yılında Nestle'ye Friskies ve diğer evcil hayvan yiyecekleriyle birlikte satıldı ve birleşme Friskies PetCare Company oldu.\n\n\nFelix (marka)\nFelix, Nestlé ve Nestlé'nin Nestlé Purina PetCare iştiraki tarafından üretilen kedi maması markasıdır. Markanın maskotu \"Felix\" adında siyah beyaz bir kedidir..\nPurina'ya aittir ve Avustralya, Rusya, İngiltere, Belçika, Slovenya, İrlanda Cumhuriyeti, Hollanda, Almanya, Avusturya ve Şili ile Fransa, İtalya, Yunanistan, İsveç ve Danimarka'da (her ikisinde Pussi adı ile) ve Finlandiyada (Latz adı altında) satılmaktadır. Marka ayrıca süt satıyor.\nFelix markası Quaker'dan 1995 yılında Dalgety plc satın aldı ve daha sonra 1997'de Nestlé'ye satıldı. Felix, 2008'den itibaren Nestlé Purina PetCare'in bir parçasıdır.\n\n\nKızım Gibi Kokuyorsun\nKızım Gibi Kokuyorsun, yönetmenliğini ve senaristliğini Olgun Özdemir'in gerçekleştirdiği 2019 çıkışlı dramatik filmdir. Filmin ilk gösterimi, 23 Haziran 2019'da 22. Şanghay Uluslararası Film Festivali'nde gerçekleştirdi.\nÇekimleri Türkiye ve Fransa'da gerçekleştirilen filmin başrollerinde; Clémence Verniau, Çağlar Ertuğrul, Deniz Arna, Şerif Sezer, Muhammed Cangören ve Tolga Güleç yer almaktadır.\nFilm, 2016 Nice saldırısı sırasında ailesini kaybeden Beatrice'in (Clemence Verniau), babasının vasiyeti üzerine cenazeleri yıllar önce göç etmek durumunda kaldıkları Hatay'ın Samandağ ilçesinin Vakıflı köyüne götürmek için yola çıkmasını ve bu süreçte tanıştığı Suriyeli Hevi (Yılşen Özdemir) ve gurbetçi İbrahim (Çağlar Ertuğrul) ile yaşadıklarına odaklanıyor.\n\n\nFriskies\nFriskies, Nestlé ve Nestlé Purina PetCare iştiraki tarafından üretilen kedi maması markasıdır. Friskies ilk olarak Carnation Company tarafından 1930'larda bir köpek maması markası olarak tanıtıldı. Friskies kedi maması 1950'lerde piyasaya çıktığında, özellikle kediler için ilk kuru evcil hayvan yemi ürünü idi. Marka, 1985 yılında Nestlé tarafından satın alındı.\n1973'te Friskies, 1,75 milyar dolarlık evcil hayvan maması pazarının üçte ikisini kontrol eden beş şirketten biriydi. Carnation 1985'te Nestlé tarafından 3 milyar dolar karşılığında satın alındı.\n\n\nPurina One\nPurina One, Nestlé ve Nestlé'nin Nestlé Purina PetCare iştiraki tarafından üretilen köpek maması ve kedi maması markasıdır. Purina yiyecekleri, tipik olarak, ilk yan ürünleri olarak, yine de yan ürünler, tahıl parçaları (örneğin, pirinç ve mısır glüteni öğütücüleri gibi) ve tam mısır içeren bir tür et içerir.\nMarka, 1986 yılında Ralston Purina'nın ilk süper premium evcil hayvan maması olarak tanıtıldı. Purina ONE markası altındaki ürünler arasında doğal maddeler kullanan ve bakkal ve perakende mağazalarında geniş doğal dağılım gösteren ilk doğal evcil hayvan gıdaları olan Purina ONE Doğal Karışımlar bulunur.\n\n\nTender Vittles\nTender Vittles, Nestlé ve Nestlé'nin Nestlé Purina PetCare iştiraki tarafından üretilen kedi maması markasıdır. Kedi yemi daha önce Nestlé tarafından satın alınan Ralston Purina Company tarafından yapıldı. Mart 2007 itibarıyla, Tender Vittles ürün hattı Purina tarafından Amerika Birleşik Devletleri'nde üretilmiyor ve terk edildi, ancak Retrobrands USA LLC tarafından yeniden başlatıldı.\n\n\nWinalot\nWinalot, Nestlé ve Nestlé'nin Nestlé Purina PetCare iştiraki tarafından üretilen köpek maması markasıdır. Bu isim ilk olarak 1927 yılında Spillers Ltd tarafından köpek bisküvileri için kullanıldı; başlangıçta tazı yarışı için bir gıda olarak pazarlandılar, ancak kısa süre sonra yerli köpeklerde popülerlik kazandılar ve 1930'larda marka lideri oldular. Spillers işletmesi 1998'de Nestlé tarafından satın alındı, bundan sonra Winalot markası geniş bir yelpazede kuru ve konserve köpek maması ve atıştırmalıkları içerecek şekilde genişletildi. Winalot şimdi Nestlé Purina PetCare tarafından pazarlanmaktadır ve İngiltere'nin en büyük ikinci köpek maması markasıdır. Ürünleri yakın zamanda 2016 yılında markayı modernize etmek ve yenilemek için ambalaj değişikliğine tabi tutuldu.\n\n\nÄ°kili logaritma\nİki tabanlı logaritma ya da ikili logaritma taban olarak 2 nin kullanıldığı bir logaritma fonksiyonudur. Logaritmada her sayı taban olarak kullanılabilir. Ama uygulamada en yaygın logaritma tabanları 10 ve e=2,718281.. dir. Bunlardan ilkine adi logaritma ikincisine de doğal logaritma denilir. Kimi uygulamalarda ise 2 tabanı tercih edilir. Fonksiyon formula_1 olarak gösterilirse de formula_2 olarak gösteren kitaplar da vardır. Bununla birlikte Rus ve Alman matematikçiler bu notasyonu 10 tabanlı logaritma için de kullandıkları için formula_1 şeklindeki gösterim daha doğrudur.\nİki tabanlı logaritma da logaritmanın genel kurallarına tabidir. Yani;\nİkili logaritma için geliştirilmiş tablolar vardır. Ama adi (on tabanlı) logaritma için tablolar daha yaygındır. İkisi arasındaki ilişki şu şekilde verilir;\nİkili sayı sisteminde bit sayısı İkili logaritma ile bulunur. Buna göre tam sayı bit sayısını gösterir. Mesela 128 sayısının ikili gösteriminde bit sayısı;\n\n\nBischheim\nBischheim Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Bas-Rhin ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 17,370'tir.\n\n\nBischwiller\nBischwiller Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Bas-Rhin ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 12,709'dur.\n\n\nBuitoni\nBuitoni, Sansepolcro merkezli bir İtalyan gıda şirketidir. 1827 yılında kurulmuştur. Fabrikada üretilen makarna ve sos ürünleri ile tanınırlar. 1985 yılında Buitoni ailesi şirketi Carlo De Benedetti'ye sattı; 1988 yılında Nestlé tarafından satın alındı. 2017 yılında, Nestlé marka yeniden yapılanmaya başladı ve İtalya'da Bremerhaven, Frosta AG'ye çeşitli Buitoni dondurulmuş hazır yemeklerini lisansladı.\n\n\nCalifornia Pizza Kitchen\nCalifornia Pizza Kitchen, Kaliforniya tarzı pizza konusunda uzmanlaşmış sıradan bir yemek restoran zinciridir. Restoran 1985 yılında Beverly Hills, Kaliforniya, ABD'de 1985 yılında avukat Rick Rosenfield ve Larry Flax tarafından başlatıldı.\n\n\nNuride AteÅŸi Gadirova\nNuride Ateşi Gadirova Azeri yazar, çevirmen, tarihçi ve arkeologdur.\n22  Ağustos 1965 tarihinde, Azerbaycan’ın \"Oğuz\" İlçesine bağlı \"Haçmaz\" köyünde doğdu. 1995 yılından beri Almanya’nın başkenti \"Berlin\" kentinde yaşamaktadır.\nNuride Ateşi, 9 yaşında şiir yazmaya başlamış, ilk şiiri 1993 yılında “Edebiyat” gazetesinde yayınlanmıştır . Günümüz Azerbaycan şiirine getirdi kadın duyarlığı, dünyaya ve çevresine eleştirel bakış belli çevrelerce hazmedilmediği için 10 yıl şiirlerinin yayınlanmasına Sovyetler Birliği dönemi Azerbaycan’ında izin verilmemiştir. Şaire kendisi için “Ateşi” mahlasını seçmiş, bundan sonraki şiirlerini bu mahlas altında yazmak zorunda kalmıştır. Azerbaycan’ın tanınmış bestecisi Faik Süceddinov , Nuride Ateşi’nin şiirlerindeki sözlere besteler yapmıştır. Yine Azerbaycan’ın ünlü ses sanatçılarından İlhame Guliyeva, şairenin “Neylersen” adlı şiirinden bestelenen şarkıyı seslendirmiş ve bu Azerbaycan ezgisi, Azerbaycan’da, Türkiye’de ve İran’da çok beğeni toplayarak dillerde dolaşmıştır . Şairenin şiirlerinden birçok bestecinin bestelediği yüze yakın Azerbaycan şarkıları üretilmiş, bu şarkılar Azerbaycan’ın en popüler sanatçılarından Brillant Dadaşova, Semed Semedov, Almas Elesgerova, Zöhre Abudullayeva, Zaur Rzayev ve daha birçok sanatçı tarafından seslendirilmiştir .\n1982-1984 yılları arasında Bakü Medeni Maarif Teknikomu’nu (Bakı Humanitar Kollec) üstün not diploması ile bitirmiş, 1984-1989 yılları arasında ise E. Hüseyinzade adına Azerbaycan Devlet-Medeniyet ve İncesenet Üniversitesi’nin “Medeniyyetşinaslık” fakültesinde öğrenim görmüştür. Şaire bundan başka 1995 yılına kadar da Bakü´deki Azerbaycan Devlet Güzel Sanatlar Müzesi’ nde çalışmıştır .\n1995 yılında Almanya’nın başkenti \"Berlin\" kentin´e taşınan Nuride Ateşi, kendisini bir sanatçı gibi, özellikle de şiir dünyasının bir şairesi olarak geliştirmeyi başardı . Alman şiirine, Kafkas coğrafyasının sıcaklığını, Doğu edebiyatının klasik gizemini ve arı -duru özgün görüşlerini getirdi . Nuride Ateşi sanatçılık kimliği ve etkinliklerinin yanında, moderatör olarak da birçok televizyon ve radyoda kültür -sanat programları yaparak kitlelere iletti. 1996 ve 1997 yıllarında, Berlin TD-1 Alman -Türk televizyonunda, \"Berlin 'den Asya 'ya Köprü\" ve \"Sevgi Dünyası \" adlı programları başlattı. Aynı zamanda programların moderasyonluğu görevini de üstlendi. 1997 yılından 2005 yılına kadar, Berlin Hitit Yayınevi 'nde çalıştı.\nNuride Gadirova Ateşi, akademik çalışmalarının ve bilimsel araştırmalarının yanında, gazetecilik mesleğini de yıllardır sürdürmektedir. O aynı zamanda Azerbaycan 'da yayınlanan birçok gazeteye (Ayna/ Zerkalo) de makaleler ve çeşitli konularda yazılar yazmaktadır.\nNuride Ateşi’nin edebi yaratıcılığı, epik şiir, çeviri ve toplumsal alanları kapsamaktadır. O’nun şiirlerindeki sözlere, Alman, Türk ve Azerbaycan bestecilerinin besteledikleri yüze yakın şarkı, birçok ülkede tanınmakta ve sevilerek dinlenmektedir . Şiirleri, İngilizceye, Fransızcaya, Farsçaya ve Rusçaya çevrilerek bu ülkelerde çeşitle basın ve yayın organlarında yayınlanmıştır . Şaire’nin etkinlikleri arasında çevirmenlik de vardır . 1996-2004 yılları arasında , Berlin’in “Hitit” yayınlarında Alman ve Türk dillerinin çevirmeni olarak çalışan Nuride Ateşi, Alman şairlerinin şiirlerini de tercüme ederek, onları “Orijinalden Tercümeler” adlı kitabında toplamış, Azerbaycan şair ve yazarlarının çeşitli eserlerini de Almanca’ya çevirmiştir. 2003 yılında Azerbaycan 'da yayınlanan \"Yaşanmamış Kadınlık \"adlı kitabı, edebiyat dünyasında olağanüstü yankı yarattı . 2008 yılında Alman şairi Jan Veinard ile birlikte, “Pervane ve Şam: Azerbaycan’ın Min İllik Mehebbet Poeziyası” adlı antolojisinde, Azerbaycan’ın Nizami, Fizuli, Nesimi, Mehseti ve birçok klasik şairlerinin eserlerini Almancaya çevirerek, Almanya’nın ünlü “Mattes & Setz” yayın organında yayınlamıştır . “Altın Kalem” ödülünü de kazanan Nuride Gadirova -Ateşi, ayrıca 20 kitabın da yazarıdır. Şaire 2011 yılından PEN (Uluslararası Yazarlar Merkezi) in de üyesi bulunmaktadır . Şaire’nin şimdiye kadar edebi ve Kafkas tarihine, uygarlığına ve arkeolojisine ait Almanya ve Azerbaycan’da (Azerbaycan, Türk, Rus İngiliz, ve Alman dillerinde) 20 edebi publisistik ve bilimsel kitabı, 300 den fazla makalesi, yayınlanmış, eserleri Almanya’nın Dresden ve Leipzig kentleriyle Azerbaycan devlet Arşivi, Ahundov adına Devlet Kütüphanesi’nde katalog haline getirilmiştir.\nNuride Gadirova Ateşi aynı zamanda \"Kafkas Amazonu\" lakabı ile de tanınmaktadır .\nNuride Gadirova-Ateşi, 2003 yılında Moskova Medeniyet ve İncesenet Üniversitesi’nde , “Almanya’nın Toplumsal Yapısında Bedensel Yönden Hasta Çocukların Rehabilitasyonu konusunda pedagoji alanında doktorluğa adaylık eğitimini tamamlamıştır (PhD) . 2005-2011 yılları arasında Mehemmed Esed Bey’in (Kurban Seid) incelemeleriyle uğraşmış, O’nun arşiv belgelerini Almanya, Avusturya, Fransa, İtalya, İsviçre, Gürcüstan v.b. ülkelerden toplayarak, bu belgelerin ilk kez yayınlanmasını sağlamıştır (Esed Bey, yüzyılın Şiirleri, Nurlan, Bakü-2007). Bundan sonra uzmanlık alanını arkeoloji bilimine yöneltmiş, Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi'nde, Arkeoloji ve Etnoğrafya Enstitüsü doktorandı olarak “Azerbaycan savaş tarihinde kadının rolü” konusunda doktorluk tezi üzerinde çalışmaya başlamıştır.(2011-2016). 2013 yılında Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi'nde (ANAS) Tarih Enstitüsü’nde Devlet Komisyonu tarafından uzmanlık değişim sınavı 5 puanla (en yüksek) değerlendirilmiş ve tarihçi olarak resmi uzmanlık unvanı onaylanmıştır. 2015 yılından Azerbaycan Hazar Üniversitesi doçenti, 2015 yılında Berlin’de Kafkas Tetkikatlar Enstitüsü’nün direktörlüğü görevini üstlenmiştir. Arkeolojik araştırmalarına Kafkas Amazonlarının araştırılması ile başlayan araştırmacı, şimdi Hocalı-Gedebey kültürünün araştırılması ile meşguldür. O, Kafkas ve Avrupa muzelerinde Kafkas arkeolojik koleksiyonlarını Rusya, Almanya, Fransa ve Avusturya müzelerinde toplamış, araştırmış, Kafkas arkeolojisinin araştırma tarihini ve tarihşinaslığını araştırarak, arşiv belgeleri ve yeni ortaya çıkardığı koleksiyonlar temelinde 3 monografi ve bir ders kitabı yazmıştır. 2016 yılında Nuride Ateşi- Gadirova Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi'nde (ANAS) Arkeoloji ve Etnografya Enstitüsü'ndeki ilkin savunmasını büyük bir başarı ile sonuçlasa da, eski Sovyet arkeologlarının ve bir sıra milletçi arkeologların yanlışlıklarını tankit ettigine göre savunmasına Azerbaycanda izn verilmedi . Nuride Ateşi, 9 Ekim 2018'de Fransa'daki Lyon Lumire 2 Üniversitesi'nde arkeoloji üzre tezisini (Kafkasya'nın Son Tunç- Erken Demir Çağı Hocali Gedebey Kültürü Bağlamında: Yayılma Alanı ve Krolonojisi Üzerine Öneriler.) savunarak Avrupa bilimindeki en yüksek diploma olan \"L\"'habilitation\" à diriger des \"recherches\"\" diploması aldı. İlmi danışmanı Prof. Doktor Michèle Casanova oldu.\n\n\nDiGiorno\nDiGiorno, ABD ve Kanada’da satılan donmuş pizzaların ortak markasıdır ve şu anda Nestlé’nin bağlı ortaklıklarıdır. DiGiorno, Amerika Birleşik Devletleri'nde ulusal satış için tüketiciler için her gün 250.000'den fazla pizza üretmektedir. 2016'da pizza satışlarından elde edilen toplam gelir 1 milyar doların biraz üzerinde oldu.\n2010 yılında Kraft Foods, DiGiorno ve Delissio markalarını, dondurulmuş pizza işinin geri kalanıyla birlikte İsviçre merkezli gıda üreticisi Nestlé'ye sattı.\n\n\nHerta Foods\nHerta Foods, Nestlé'ye ait önceden pişirilmiş sosisli sandviç markasıdır. Şu anda Avrupa çapında en popüler Frankfurter markasıdır. 1963'te Herta Avrupa'ya yayılmış ve 1986'da Karl Ludwig Schweisfurth tarafından Nestlé'ye satılmıştır. Nestlé daha sonra 1988'de İngiltere'de Herta markasını 1988 yılında piyasaya sürdü ve 2000 yılında 150 milyonun üzerinde satış yapan en popüler frankfurter markası oldu.\n\n\nLean Cuisine\nLean Cuisine, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'da Nestlé tarafından ve Avustralya'da Simplot tarafından (Nestlé ile yapılan bir lisans sözleşmesiyle) satılan donmuş antre ve akşam yemeği markasıdır. Marka, Stouffer ürünlerinin düşük yağlı, düşük kalorili versiyonları olarak başladı. Bugün, Lean Cuisine geleneksel yemekler, etnik yemekler, pizzalar, tam tahıllı Spa Mutfağı mezeleri ve panini içermektedir. Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Lean Cuisine'in merkezi, Cleveland'ın bir banliyösü olan Solon, Ohio'da bulunmaktadır.\n\n\nLibby's\nLibby's, İsviçre'nin Cenevre kentinde bulunan Libby's Brand Holding'in sahip olduğu konserve yiyecek ve içecek markasıdır ve dünyadaki çeşitli firmalara lisanslıdır.\nŞirket, Chicago, Illinois’de, Archibald McNeill ve Arthur ve Charles Libby kardeşleri tarafından Libby, McNeill & Libby olarak kuruldu. İşletmeye konserve et ürünü, salamura bifteği ya da et konservesi ile başladı. Şirket, 1875'te başlayan yamuk şeklindeki bir kutuda eti paketlemeye başladığında iyi tanındı. 1880’de Chicago’da 1.500 çalışanı vardı. Libby, McNeill & Libby 1970 yılında Nestlé tarafından satın alındı.\n\n\nZinswiller\nZinswiller Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Bas-Rhin ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 772'dir.\n\n\nZehnacker\nZehnacker Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Bas-Rhin ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 245'tir.\n\n\nThomy\nThomy, Nestlé'ye ait bir İsviçre gıda markasıdır. Mayonez, hardal, salata sosları, domates püresi ve yemeklik yağ gibi baharatlar üretir.\n\n\nStouffer's\nStouffer's, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'da bulunan Nestlé dondurulmuş hazır gıda markasıdır. Stouffer's lazanya, makarna ve peynir, köfte, mantı ve salisbury bifteği gibi popüler yemekler için bilinir. Ayrıca, Lean Cuisine bayrağı altında bir miktar yağsız ürün üretiyor. 1922 yılında Cleveland şehrinde kuruldu.\n\n\nTombstone (marka)\nTombstone, Nestlé'ye ait dondurulmuş pizza markasıdır. Ürünlerinde biber, mantar, zeytin, soğan, dolmalık biber ve sucuk gibi çeşitli malzemeler bulunur. Ambalaj tasarımında kaktüs ve pizza görüntüleri yer alır.\nTombstone Medford, Wisconsin, Amerika Birleşik Devletleri'nde Pep Simek, kardeşi Ron Simek ve 1962'de diğer iki kişi tarafından tarafından kurulmuştur. Markanın adı, Simek kardeşlerin The Tombstone Tap adında bir mezarlığın karşısında kurulan tavernalarından gelmiştir.\n\n\nNestlé Wagner\nNestlé Wagner, 1952'de Almanya, Nonnweiler'de Ernst Wagner tarafından kurulan ve Avrupa'da satılan bir donmuş pizza markasıdır. 2010'da Nestlé tarafından satın alınmıştır.\n\n\nKaplan STA\nKaplan STA, FNSS tarafından üretilmiş amfibi silah taşıyıcı araç ve zırhlı savaş aracıdır.\nTürk Silahlı Kuvvetleri'nin zırhlı tansavar aracı ihtiyacına yönelik olarak Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile 27 Haziran 2016'da imzalanan Silah Taşıyıcı Araçlar (STA) Projesi kapsamında geliştirilmektedir. İlk prototip 2018 Ocak ayında ilk üretildi. Anlaşma kapsamında 2021 yılına kadar 184 adet üretilecektir.\nKaplan STA'da Kornet-E ve OMTAS taşıyıcılar yer alacak.\n\n\nPotasyum siyanür\nPotasyum siyanür kimyasal formülü KCN olan bir bileşiktir. Bu renksiz kristal tuzu, görünüş olarak şekere benzer, suda yüksek oranda çözünebilir ve çok zehirlidir. KCN çoğu zaman altın madenciliği, organik sentez ve elektrikle kaplamada kullanılır. KCN'nin kullanıldığı daha küçük uygulamalar mücevher yaldızlama ve cilalamadır.\nPotasyum siyanür yüksek oranda zehirlidir. Nemli katı, bileşikte meydana gelen hidrolizle beraber az miktarda, kokusu acı bademe benzeyen hidrojen siyanür gazını yayar. Bu kokuyu sadece belli bir genetik özelliğe sahip olanlar koklayabilir.\nYenildiğinde yanma hissi veren potasyum siyanürün tadı, keskin ve acı olarak tanımlanmıştır. Her yıl yaklaşık 50.000 ton potasyum siyanür üretilir.\nPotasyum Siyanür, hidrojen siyanürün potasyum hidroksit ile tepkimeye sokulması ve ardından çözeltinin vakumlu ortamda buharlaştırılması yoluyla ile elde edilir.\nHCN + KOH -> KCN + H2O\nPotasyum siyanür oksijenli solunumun güçlü bir durdurucusudur, mitokondriyal sitokrom c oksidaza etki eder ve oksidatif fosforilasyonu engeller. Bu, vücudun gıdaları oksitlemesini ve yararlı enerji üretmesini engeller. Bunun sonucunda oksijensiz solunumla beraber laktik asidoz gerçekleşir. Başlangıçta, akut siyanür zehirlenmesi kurbanda kırmızı veya kırmızımsı bir cilde neden olur çünkü dokular kandaki oksijeni kullanamaz. Potasyum siyanür ve sodyum siyanürün etkileri aynıdır ve zehirlenme belirtileri tipik olarak maddeyi içtikten birkaç dakika sonra ortaya çıkar: kişi bilincini yitirir ve sonrasında beyin ölümü gerçekleşir. Bu süre zarfında kurban havale geçirebilir. Ölüm serebral hipoksiya sonucu gerçekleşir. İnsan için ortalama ölümcül doz 200–300 mg arasında değişmektedir.\nPotasyum siyanür kullanılarak bazı önde gelen intihar etmiş veya öldürülmüştür. Örnek olarak Genç Bosna üyeleri ve Nazi Almanya'sındaki bazı tanınmış kişiler verilebilir: Erwin Rommel, Adolf Hitler'in uzun süreli hayat arkadaşı Eva Braun, Joseph Goebbels, Heinrich Himmler, ve Hermann Göring; bilgisayar bilimci Alan Turing, polimer kimyageri Wallace Carothers ve Alman kimyager Viktor Meyer.\n\n\nAbhazya'daki diplomatik temsilcilikler listesi\nBu liste Abhazya'daki diplomatik temsilcilikleri listeler. Abhazya, Ağustos 1992'den Eylül 1993'e kadar süren savaşın ardından Gürcistan'dan ayrıldı. 2008 Güney Osetya Savaşından sonra Abhazya; Rusya, Nikaragua, Venezuela, Nauru ve Suriye tarafından da tanındı. Bunlardan Güney Osetya ve Rusya Abhazya'da, başkent Sohum'da elçilikler kurdular. Venezuela ve Nikaragua büyükelçileri Moskova'da bulunuyorlar.\nSohum\nMoskova\n\n\nDeniz Zeyrek\nDeniz Zeyrek (d. 10 Ekim 1972; Susuz, Kars), Türk gazeteci, köşe yazarı.\nDeniz Zeyrek, Gürcistan göçmeni Terekeme kökenli bir ailede dünyaya gelmiştir. Gazetecilik yaşamına 1994 yılında \"Evrensel\"de başlamış, ardından 1996 yılında \"Radikal\"de haber müdürlüğü, Ankara temsilciliği, Ankara istihbarat şefliği ve diplomasi muhabirliği görevlerinde bulunmuştur. Yaptığı iki haberden dolayı 2003 yılında Sedat Simavi Ödülleri'nin övgü ödülüne layık görülmüştür. \"Radikal\" kapatıldıktan sonra 2013'te \"Hürriyet\" gazetesine geçerek Ankara temsilciliği yapan Zeyrek, Doğan Medya Grubu'nun Demirören Holding'e satılmasının ardından CNN Türk'te yayınlanan \"Parametre\" programındaki görevine, iki hafta sonra da \"Hürriyet\"teki köşesine son verilmiştir. 2018 yılında \"Sözcü\" gazetesine geçmiş olup yazılarına burada devam etmektedir.\n\n\nWeyersheim\nWeyersheim Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Bas-Rhin ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 3,363'tür.\n\n\nOrta Kızılırmak Bölümü\nOrta Kızılırmak Bölümü, İç Anadolu Bölgesi'nin bölümlerinden birisidir. Bu bölüm, Çankırı ile Toros Dağları arasında kalan Kızılırmak yayı ve çevresini, yani Kızılırmak nehrinin orta çığırını kapsar. İç Anadolu Bölgesi'nin yüzölçümü en büyük bölümüdür.\n\n\nYukarı Kızılırmak Bölümü\nYukarı Kızılırmak Bölümü İç Anadolu Bölgesi'nin bir bölümüdür. Bu bölüm Kızılırmak'ın, yukarı çığırını kapsar. İç Anadolu'nun en küçük, en engebeli bölümüdür. Dağlarla kuşatılmış bir havza görünümündedir. En­gebeli olduğu için tarım alanlarının oranı daha düşüktür. Nüfusu sık, kentleşme oranı yüksektir. Bölümde Sivas ili bulunmaktadır.\n\n\nYavuz (sondaj gemisi)\nYavuz, önceki adıyla Deepsea Metro I, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın sahibi ve işletmecisi olduğu ultra derinsu sondaj gemisidir.\nGemi, Temmuz 2011'de GustoMSC ve bui tarafından Hyundai Heavy Industries tarafından Ulsan Tersanesi'nde \"Deepsae Metro I\" adıyla denize indirildi. Bermuda (2011-2018) ve Marshall Adaları (2018-2019) bandırasıyla, sondaj şirketi Golden Close Maritime Corp.'a aitti ve Odfjell Sondaj tarafından işletiliyordu. Tanzanya (2012-2014) ve Kenya'da (2014), Vietnam (2015-2017) ve Filipinler'de (2017) görev yaptı. 2017 yılının Mayıs ayında boşta kaldı ve yeni bir kontrat bekleyerek Malezya'da kaldı. Ekim 2018'de devlete ait Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) şirketi tarafından 262,5 milyon ABD Doları karşılığında satın alındı. İspanya'nın Algeciras Limanı'na yelken açtı ve 22 Şubat 2019'da Marmara Denizi'ne ulaştı. Geminin Yavuz olarak adlandırıldığı ve Yalova'daki bakım ve yenileme çalışmalarının tamamlanmasının hemen ardından Akdeniz'de sondaj faaliyetlerine başlayacağı bildirildi. 20 Haziran 2019'da göreve çıktı.\n\n\nRV MTA Turkuaz\nMTA \"Turkuaz\", Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü'ne ait bir araştırma sınıfı gemidir.\nMaden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün (MTA) Türkiye'yi derin sismik araştırmalarda dışa bağımlılıktan kurtaracak tam donanımlı yeni sismik araştırma gemisinin yapımı için Savunma Sanayi İcra Komitesi ihaleyi onaylamış 31 Mart 2011 tarihinde yapım faaliyetleri başlanmıştır. Gemi özellikleri bakımından Türkiye'nin yeni araştırma gemisi olmakla birlikte, jeofizik (2B/3B derin sismik, gravite, manyetik) sistemler ve deniz tabanı ayrıntılı görüntüleme haritalama sistemleri, uzaktan kumandalı robot aracın (ROV) yanı sıra, su kolonu ve deniz tabanından jeolojik örnekleme yapabilecek ekipmanla donatılacak olup, alınan verilerin işlemesi, analizi ve değerlendirmesine yönelik jeoloji, jeofizik, hidrografi, oşinografi ve biyoloji araştırma laboratuvarları yer alacaktır. Gemide ayrıca uluslararası standartlarda bir helikopter pisti bulunacaktır.\nTek bimli ve çok bimli iskandil sistemleri ROV uzaktan kontrollü araç en fazla 1500 m çalışma derinliğine kadar görüntüleme ve operasyon imkânı sunacaktır.\n\n\nGazal (römorkör)\nGazal, Türk Kurtuluş Savaşı'nda savaş gemisine dönüştürülerek kullanılan römorkör.\nRömorköre 6 Eylül 1920 tarihinde Ankara Hükümetince el konularak Karadeniz'de kullanılmaya başlandı. Römorkör 50 grostonluktu ve 8 mil sürate ulaşabiliyordu. Römorkörün kıç tarafına 3.7 cm lik bir top monte edildi. Savaş süresince yedeğindeki teknelerle birlikte Batum'dan Karadeniz'in birçok yerine silah ve cephane taşıdı. 3. Kafkas Tümeni'ni Anadolu limanlarına başarılı bir şekilde ulaştırdı. 1922'de Gazal mürettebatı Urania adlı Yunan yük gemisini ele geçirerek Trabzon'a teslim etti.\n\n\nAleksandr Peçerski\nAleksandr 'Saşa' Peçerski (; 22 Şubat 1909, Kremençuk - 19 Ocak 1990; Rostov-na-Donu), 14 Ekim 1943 tarihinde Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlardan kurtulup Sobibor İmha Kampından kitlesel kaçışın organizatörlerinden biri olan önder.\nPeçerski, Yahudi bir avukatın oğlu olarak 22 Şubat 1909 tarihinde Kremençuk'ta doğdu. 1915'te ailesiyle birlikte bir lokomotif tamir fabrikasında elektrikçi olarak çalıştığı Rostov-on-Don'a taşındı. Üniversiteden müzik ve edebiyat diplomasıyla mezun olduktan sonra amatör müzisyenler için küçük bir okulun muhasebeciliği ve müdürlüğü görevini yaptı.\nBüyük Vatanseverlik Savaşı'nın başlamasıyla birlilte Kızıl Ordu'ya teğmen olarak yazıldı. Eylül 1941'de 2. sınıf teğmen ressam yardımcısı rütbesine terfi etti. 1941 sonbaharının başlarında yaralı komutanını Naziler tarafından ele geçirilmesinden kurtardı. Bunun için herhangi bir madalya almadı. Ekim 1941'de Moskova Muharebesi'nde Naziler tarafından Vyazma'da esir alındı\nYakalanan Peçerski kısa süre sonra tifüse yakalandı, ancak yedi sonra hastalıktan kurtuldu. Mayıs 1942'de, dört savaş esiri ile birlikte kaçtı, ancak hepsi aynı gün yeniden yakalandı. Daha sonra işgal altında olan Borisov'da yer alan bir ceza kampına gönderildi. Zorunlu bir tıbbi muayene sırasında sünnet edildiği tespit edildi. Diğer Yahudi savaş esirleriyle birlikte \"Yahudi mezarı\" adı verilen bir mahzene atıldı; 10 gün boyunca tamamen karanlıkta oturdu, her gün 100 gram buğday ve bir bardak su beslendi.\n20 Ağustos 1942'de Minsk'teki bir çalışma kampına gönderildi. Bu kampta Sovyet partizanları ve Naziler için çalışırken sürekli olarak Sovyetlerle iletişim kurmasından şüphelenilen kişiler vardı. Mahkûmlar aç bırakıldı ve şafaktan gece karanlığına kadar zorla çalıştırıldı.\nEylül 1943'te Peçerski dahil yaklaşık 2 bin mahkûm Sobibor İmha Kampı'na trenlerle getirildi. 100 civarında mahkûm zorla çalıştırılmak üzere seçildi. Kalan 1.920 Yahudi derhal gaz odalarında öldürüldü.\n14 Ekim 1943 tarihinde beraberindekilerle birlikte tutulduğu kamptan kaçtı. Kaçıştan hemen sonra, ormanda, Peçerski'yi takip eden 50 mahkûm vardı. Bir süre sonra Peçerski yakındaki köye girip kısa bir süre sonra yiyeceklerle geri döneceğini söyledi. Ancak bir daha grubuna geri dönmedi.\nKaçan bir mahkûm olarak Josef Stalin'in 227 No.lu Emire uygun olarak kurulan bir ceza taburuna gönderildi ve savaşın en zorlu mücadelelerinde Nazi kuvvetleriyle savaşmak için cepheye gönderildi. Peçerski tabur komutanı Sobibor'da yaşadıklarından o kadar etkilendi ki onun Moskova'ya gitmesine ve Faşist Alman Saldırganları Suçlarının Soruşturulması Komisyonu'nun bağlı olduğu Olağanüstü Devlet Komisyonu ile konuşmasına izin verdi. Komisyon, Peçerski'yi dinledi ve ifadesine dayanarak \"Sobibor'da Ayaklanma\" isimli raporu yayınladı. Bu rapor, Holokost ile ilgili ilk kapsamlı derlemelerden biri olan Vasili Grossman ve Ilya Ehrenburg tarafından yazılan \"Kara Kitap\" adlı esere dahil edildi.\nCeza taburlarının bir parçası olarak Nazilerle savaşan Peçerski kaptan rütbesine terfi etti ve cesaret madalyası aldı. Ciddi bir ayak yaralanması geçirdi. Moskova'daki bir hastanede gelecekteki karısı olan Olga Kotova ile tanıştı.\nII. Dünya Savaşı'nın bitiminden sonra savaştan önce yaşadığı Rostov-na-Donu'a döndü ve bir opera tiyatrosunda yönetici olarak çalışmaya başladı. Sobibor ölüm kampındaki Yahudilerin toplu cinayeti, Nürnberg Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesinde Nazilere önderlik eden suçlamaların bir parçası haline geldi. Nürnberg'deki Uluslararası Mahkeme, Peçerski'yi tanık olarak çağırdı ancak Sovyet yetkileri tanıklık etmek için Almanya'ya seyahat etmesine izin vermedi. 1948'de erkek kardeşi ile birlikte ülke çapında yapılan Batı yanlısı eğilimlerden şüphelenilen Yahudilere düzenlenen Asılsız Kozmopolit kampanyasında kısa süre tutuklu kaldı, daha sonra serbest bırakıldı. Ancak baskı burada bitmedi. Peçerski, İsrail'deki Adolf Eichmann Davası dahil olmak üzere birçok uluslararası davada ifade vermesini engellendi. En son ülkeden ayrılma ve ifade verme iznine muhalefet yaptığı için 1987'de Polonya'da bir mahkemeye çıktı.\nAleksandr Peçerski 19 Ocak 1990 günü Rostov-na-Donu'da öldü.\n\n\nSıcak Çikolata\nSıcak Çikolata,(Özgün adı: \"Merci pour le Chocolat\"), Claude Chabrol'un yönettiği ve Isabelle Huppert'in başrol oynadığı 2000 Fransız gerilim filmi . Film, Charlotte Armstrong'un \"The Chocolate Cobweb\" adlı romanından beyaz perdeye aktarıldı.\nAndré Polonski, uluslararası üne sahip bir virtüöz piyanisttir. İlk önce, büyük bir İsviçre çikolata şirketinin yöneticisi olan Mika ile evlendi, sonra Mika'yı Lisbeth için terketti, Lisbeth'den bir de oğlu, (Guillaume) oldu. Lisbeth'in bir trafik kazasında ölmesinin ardından, Mika ile yeniden evlenmesi neredeyse kaçınılmazdı. Elbette, André oğlunun biraz daha dinamik olmasını, daha çok şeyle ilgilenmesini, biraz daha fazla dışarı açılmasını ister. Elbette, Mika, André'nin biraz daha tutkulu olmasını, daha az hüzünlü olmasını, onunla biraz daha ilgilenmesini ister. Fakat yeni bir aile bir araya geldi ve her gece Guillaume'in çikolatasını hazırlayan Mika'nın kendisidir. Bu küçük denge birdenbire, André'nin kızı olma ihtimali olan genç bir piyanist olan Jeanne'nin gelmesiyle zorlanır..\n|}\nFilm Mart - Nisan 2000 tarihleri arasında İsviçre'nin Lozan kentinde ve kentin yukarısında David Bowie'nin evinde çekildi. Claude Chabrol 52. filmi olan Sıcak Çikolata için Lozan'da gölü de gören bir evi ister ama bir süredir Bowie'nin satışa çıkardığı (ve o tepede gölü göremeyen tek) evde çekilir.\n\n\nBarış Özcan (anlam ayrımı)\n\n\nAltreich\nAltreich (Türkçe: Eski İmparatorluk), 1871 yılında kurulan imparatorluk 22 monarşik devletin kurduğu federasyonu, üç cumhuriyetçi şehir devletini ve Alsas-Loren bölgesini ifade eden bölgesel terim. 1938'de Nazilerin Avusturya'yı işgali sonrasında 1937'de ilhak öncesi sınırları belirtmek için kullanılır. Daha yaygın anlamıyla Nazi Almanyası'nın II. Dünya Savaşı öncesi sınırları anlamına gelir.\nWeimar Cumhuriyeti 18 eyaletten oluşuyordu. Nasyonal Sosyalist devlet çeşitli eyaletlere bölünmeyi sürdürmesine rağmen, görevleri merkezi Reich bakanlıklarının ve yetkililerinin yürütme organlarına indirgenmişti . Länder Başbakanı Reichsstatthalter tarafından yönetildi . Länder'a ek olarak, NSDAP'ın bölgeleri de rakip birimler olarak hareket etti.\nPrusya Özgür Devleti Nazi döneminde imparatorluğun büyük parçası olarak kaldı. İdari yapıları 1932 yılında Prusyalı Papen hükümetinin darbesiyle büyük ölçüde zayıfladı. Prusya'lı Gleichschaltung ile 1933'te merkezi kurumlarını daha da önemsiz bıraktı, Reich hükümetine ve Prusya eyaletlerinin üst başkanlığına karşı çıktı. Prusya’nın Reich Valisi Hitler'in kendisi idi, ancak bu konudaki yetkileri Prusya Başbakanı Hermann Göring'e devredildi .\n\n\nBarış Özcan (YouTuber)\nBarış Özcan (23 Temmuz 1974, İstanbul), Türk hukukçu, YouTuber ve hikaye anlatıcı.\n23 Temmuz 1974'te İstanbul'da dünyaya geldi. Marmara Üniversitesi hukuk fakültesinden mezun oldu. Abak.us'de kreatif medya ajans başkanlığı yaptı, Apple, Adobe ve LinkedIn'de danışmanlık ve sosyal medya ile ilgili görevlerde bulundu. 6 yıl boyunca Adobe'nin Akdeniz Satış müdürlüğünü yaptı. TRT, Al Jazeera ve CNN Türk kanallarında belgesel yönetmenliği yaptı. 13 Eylül 2014 tarihinde düzenli olarak YouTube içerikleri üretmeye başladı, burada YouTube tarafından değişim elçisi olarak seçildi. 2020 tarihinden itibaren 4 milyon üzerinde YouTube abonesi bulunmaktadır. Ayrıca Barış Özcan'ın Şanışer ile birlikte seslendirdiği \"Korkudan\" isimli bir şarkısı bulunmaktadır.\n\n\nGörkemli Kaybedenler\nGüzel Kaybedenler, Kanadalı yazar ve müzisyen Leonard Cohen'in ikinci ve son romanıdır. Roman, Leonard Cohen şarkıcı-söz yazarı olarak kariyerine başlamadan önce, 1966 yılında yayınlanmıştır.\nKanada'nın Quebec eyaletinde yer alan, 17. yüzyıl Mohawk azizi Kateri Tekakwitha'nın öyküsü, Kanadalı isimsiz bir folklorist; intihar etmiş yerli karısı Edith ve en yakın arkadaşı, parlamento üyesi \"mistik F\" arasındaki aşk üçgeniyle iç içe geçmiştir. Bu karmaşık roman, çok çeşitli edebi teknik ve bolca aldatıcılık, imge ve sembolizm zenginliğinden yararlanmıştır. 1960'ların dönemini simgeleyen mistisizm, radikalizm, cinsellik ve uyuşturucu kullanımı ile doludur ve dilsel, teknik ve cinsel aşırılıkları ile dikkat çeker.\nCohen, romanı 1964 ve 1965'te Yunanistan'ın Hydra adasında yaşarken iki sekiz aylık kuruşa yazdı. Yaratıcılığını roman üzerine odaklamak için oruç tuttu ve amfetamin kullandı. Cömert bir yayına rağmen, satışlar hayal kırıklığına uğradı ve eleştirmenler başlangıçta anlamsız ya da düşmanca davrandılar. Kitap ancak Cohen'in yeni yazılardan vazgeçmesinden ve bugünkü şöhretinin dayandığı şarkı yazarlığı ve performansına dönmesinden sonra kritik ve ticari bir ilgi gördü. \"Güzel Kaybedenler\", postmodernizmi Kanada edebiyatına kazandırmış bir eser olarak görülmüştür. Sürekli satan bir eser ve Kanada edebiyatının bir parçası olarak kabul edilmiştir.\nRoman, 1960'ların zeitgeistini yansıtıyor. Nesirleri basit olsa da, kitabın kendisi zor, imge ve sembolizm bakımından yoğundur. Her biri farklı bir anlatıya sahip üç kitaba bölünmüştür: tarihçi, diğer adıyla \"l.\", en uzun kitap olan \"\"Hepsinin Hikâyesi\"\"nin anlatıcısıdır; \"\"F'den Gelen Uzun Bir Mektup\"\" ikinci kitabı, F’nin ilk kitabın anlatıcısına yazdığı bir mektubu oluşturur; Üçüncü kitap ise adsız bir üçüncü şahıs tarafından anlatılmakta ve “\"Güzel Kaybedenler: Üçüncü Tekil Şahısta Sonsöz\"” olarak adlandırılmaktadır.\nSeks, sahnelerinde oral veya mastürbasyon şeklinde olmasa da, romanda önemli bir rol oynamaktadır. Eşcinsellik ve biseksüellik belirgindir.\nYerliler, Fransızlar tarafından yerinden edilmiş, İngilizler ise Fransızlar'ın yerinden olmuş ve kendileri de Amerikalılar tarafından ezilmiş görünmektedir. Kanada'da, F. ve I'i birbirine bağlayan İngilizce ve Fransızca, hem ezen hem de ezilen olarak görülmektedir. F'ye göre, Québécois, anglofonlar tarafından baskı altında kaldıkları için bir araya gelebilir, ancak anglophone Kanada kendilerini Amerikalılardan ayırmak için ulusal bir kimliği bir araya getiremez. \nCohen, \"Let Us Compare Mitolojilerin\" 1956'da ortaya çıkmasından bu yana bir dizi şiir kitabı ve bir de \"Favori Oyun\" (1963) isimli romanı yayınladı. 1960'lı yılların ortalarında, Yunanistan'ın Hydra adasında yaşarken \"Favori Oyunu'nu\" ve bir şiir kitabı olan \"Hitler için Çiçekler'i\" besteledi. Hydra'da İngilizce konuşuluyordu ve bir sanatçı topluluğu vardı.\n\n\nMichelle Ang\nMichelle Ang (d. 17 Ekim 1983), Çin-Malezya asıllı Yeni Zelandalı oyuncu. \nOyuncu 17 Ekim 1983'te Çin-Malezya asıllı bir ailenin kızı olarak Christchurch, Yeni Zelanda'da doğdu. Rol aldığı televizyon yapımı film ve dizilerle 1997'den itibaren oyunculuk kariyerini sürdürdü.\nRol aldığı televizyon dizileri; \"The Tribe\" ve \"\" ile tanındı.\n\n\nWesthoffen\nWesthoffen Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Bas-Rhin ilinde bulunan bir komündür. Komününün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,691'dir.\n\n\nWeiterswiller\nWeiterswiller Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Bas-Rhin ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 537'dir.\n\n\n2018-19 Sultanlar Ligi\nVestel Venüs Bayanlar Voleybol Ligi 2018-19 sezonu, Sultanlar Ligi'nin 35. sezonudur. Beş şehirden (İstanbul, Ankara, Bursa, Çanakkale ve Aydın) 12 takımın katıldığı lig, deplasmanlı normal lig + Play-Off usulüne göre oynandı. Play-Off finalinde Eczacıbaşı Vitra kulübünü 3-2 yenen Vakıfbank kulübü ligin şampiyonu olurken, baraj maçları sonunda ligi son iki sırada tamamlayan Halkbank ve Çanakkale Belediyesi ligden düşmüştür.\n\nLigin ilk etabı çift devreli lig usulü oynanmıştır. Bu karşılaşmalar sonucunda ligi ilk 8 takım arasında tamamlayan takımlar Play-Off etabına yükselmişlerdir. Ligi son dört sırada tamamlayan takımlar ligden düşecek son iki takımı belirlemek üzere baraj maçları oynadılar. Bu sezon takımların kazandığı puanlara Gençler Ligi'nde elde ettikleri puanların % 5'i oranında ekstra puan eklenmiştir.\n\nLigden düşecek takımların belirleneceği baraj maçları Ankara'da çift devreli lig usulünde oynanmış ve bu maçlar sonunda elde edilen puanlar normal sezonda elde edilen puanların üzerine eklenerek ligden düşecek son iki takım belirlenmiştir.\n\nPlay-Off serisinde eşleşmeler 1.-8., 2.-7., 3.-6. ve 4.-5. takımların eşleşmesi prensibince yapılmıştır. Play-Off Çeyrek Final eşleşmeleri bir takımın 2 galibiyeti sağlaması üzerinden oynanmıştır. Takımlar ilk maçı sıralama da daha altta olan takımın sahasında, ikinci maçı ise sıralamada daha üstte olan takımın sahasında oynamıştır. İki karşılaşma sonucunda galibiyetlerde eşitlik olması durumunda ise üçüncü ve son maç sıralamada daha üstte olan takımın sahasında bir sonraki gün oynanmıştır.\n\nPlay-Off eşleşmelerinde rakiplerine kaybeden 4 takım lig sıralamalarına göre 5.-8. ve 6.-7. takımların eşleşmesi prensibince yapılmıştır. Klasman maçları bir takımın 2 galibiyeti sağlaması üzerinden oynanmıştır. Takımlar ilk maçı sıralama da daha altta olan takımın sahasında, ikinci maçı ise sıralamada daha üstte olan takımın sahasında oynamıştır. İki karşılaşma sonucunda galibiyetlerde eşitlik olması durumunda ise üçüncü maç sıralamada daha üstte olan takımın sahasında oynanmıştır.\n\nPlay-Off Yarı Final eşleşmeleri bir takımın 2 galibiyeti sağlaması üzerinden oynanmıştır. Takımlar ilk maçı sıralama da daha altta olan takımın sahasında, ikinci maçı ise sıralamada daha üstte olan takımın sahasında oynamıştır. İki karşılaşma sonucunda galibiyetlerde eşitlik olması durumunda ise üçüncü ve son maç sıralamada daha üstte olan takımın sahasında bir sonraki gün oynanmıştır.\n\nPlay-Off Final eşleşmeleri bir takımın 3 galibiyeti sağlaması üzerinden oynanmıştır. İlk iki maç sıralamada daha altta olan takımın sahasında oynanırken, 3. ve 4. maçlar ise sıralamada daha üstte olan takımın sahasında oynanmıştır. Dört maç sonunda galibiyetlerde eşitlik olması durumunda ise beşinci ve son maç sıralamada daha üstte olan takımın sahasında oynanmıştır.\n\nLigde puanlama sisteminde;\n\n\n1. Tur 06.03-08.03.2018 tarihleri arasında Bursa'da oynandı.\n\n\n\nBaraj maçları sonunda alınan puanların lig maçlarına eklenmesi sonucunda oluşan son puan durumu\n\n\n\n\n\n\n\nNot : Değerlendirme sadece normal sezon maçları dikkate alınarak yapılmıştır.\n\nUygulanan filtreler\n\nUygulanan filtreler\n\nUygulanan filtreler\n\nUygulanan filtreler\n\nUygulanan filtreler\n\n\n\n\n\n\n\n\n\nMelissa Vargas, Fenerbahçe Opet, Pasör Çaprazı (1)\nAslı Kalaç, Galatasaray HDİ Sigorta, Orta Oyuncu (2)\nZhu Ting, Vakıfbank, Smaçör (1)\nSamantha Bricio, Fenerbahçe Opet, Smaçör (2)\nEda Erdem Dündar, Fenerbahçe Opet, Orta Oyuncu (1)\nAslı Koçoğlu, Halkbank, Pasör (1)\n\nYedekler\nŞebnem Simge Aköz, Eczacıbaşı Vitra, Libero (1)\nAylin Sarıoğlu, Nilüfer Belediyesi, Libero (2)\nAna Antonijevic, Fenerbahçe Opet, Pasör (2)\nErgül Eroğlu, Kameroğlu Beylikdüzü Voleybol İhtisas, Orta Oyuncu (3)\nMilena Rasic, Vakıfbank, Orta Oyuncu (4)\nPolina Rahimova, THY, Pasör Çaprazı (2)\nKelsey Robinson, Vakıfbank, Smaçör (3)\nSimone Lee, Kameroğlu Beylikdüzü Voleybol İhtisas, Smaçör (4)\n\n\n\nChalampé\nChalampé Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Haut-Rhin ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 969'dur.\n\n\nKaplan MT\nKaplan MT, Türk FNSS ve Endonezyalı PT Pindad firmalarının ortak geliştirdikleri orta ağırlık sınıfı tanktır. Tank, Türkiye'de Kaplan MT olarak adlandırılırken, Endonezya'da Harimau / Tiger olarak adlandırılmaktadır.\nEndonezya ve Türkiye hükümetleri ilk olarak Mayıs 2015'te Endonezya Ordusu için Kaplan MT'yi 30 milyon ABD doları tutarında bir maliyetle ortak bir şekilde geliştirme konusunda anlaştılar. Programın geliştirme aşamasının 37 ay kadar sürmesi bekleniyordu; ilk prototip Türkiye'de, ikincisi ise Endonezya'da yapıldı. Tasarımın fikri mülkiyeti iki hükümet arasında paylaşılmaya karar verildi.\n1 Kasım 2016'daki Hint Savunma Fuarı sırasında tankın ilk modeli, bazı teknik özelliklerle birlikte açıklandı. En önemli bilgi, tankın 35 ton ağırlığında olacağıydı. Ayrıca tankın ana silahı, CMI Savunma tarafından geliştirilen ve 105 mm'lik yivli namlusu bulunan ve çok çeşitli mermileri ateşleyebilen Belçika yapımı bir taret tarafından sağlanacaktı.\n9 Mayıs 2017'deki IDEF 2017 fuarında, tankın ilk prototipi sunuldu. Tank bir Cockerill XC-8 105mm taret veya Cockerill 3105 modüler taret ile donatılacaktı. Ek olarak tank, hasar anında çabuk değiştirilir modüler zırh kullanacaktı.\nFNSS genel müdürü, 5 Eylül 2018’de Anadolu Ajansı'na tankın aylardır süren Endonezya Ordusu için gereken yeterlilik testlerinden geçtiğini ve seri üretime hazır olduğunu söyledi. 20 ila 25 tank arasındaki ilk partinin 2018'in sonlarına kadar sipariş edilebileceğini ve üretilecek olan toplam tank sayısının 200 ila 400 arasında olabileceğini belirtti.\n2019 Mayıs ayında imzalanan ortak üretim sözleşmesinin Aralık ayında yürürlüğe girmesi ile birlikte FNSS tesislerinde Kaplan MT tankının seri üretim çalışmalarına başlanıldı. Sözleşme kapsamında 18 tank üretilecek olup ilk 10 tankın üretimi Türkiye'de geriye kalan 8 tankın üretimi ise Endonezya'da gerçekleştirilecek. Bu sözleşme Türkiye'nin ilk orta tank ihracat sözleşmesi olması ve projenin Savunma Sanayi İş Birliği Anlaşmaları kapsamında Endonezya ile Türkiye arasında başlatılan ve sonuca ulaşan ilk proje olması yönüyle önemlidir.\n\n\nSlice (marka)\nSlice, aslen PepsiCo tarafından üretilen ve 1984'te tanıtılan, ancak 2000'li yılların sonlarında ABD'de PepsiCo tarafından sonlandırılan bir meyve aromalı meşrubat markasıydı. Slice, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'da, bu ülkelerdeki ticari marka haklarını alan New Slice Ventures LLC tarafından yeniden sunuldu. Slice ayrıca Hindistan'da 2008 yılında PepsiCo tarafından mango aromalı bir meyve içeceği olarak yeniden sunuldu ve şu anda Tropicana Slice olarak tanıtılmaktadır.\nSlice, piyasaya sürüldüğünde büyük bir başarı sağladı. Coca-Cola'nın Minute Maid portakallı sodası ve Cadbury Schweppes'in Sunkist'i gibi diğer içeceklere ilham verdi. Mayıs 1987'de Slice, alkolsüz içecek pazarının yüzde 3,2'sini elinde bulunduruyordu.\n\n\nBabyNes\nBabyNes Nestlé'nin Nespresso'ya benzer şekilde tek kullanımlık kapsüllerden bebek maması üreten bir içecek makinesidir. Bu ürün, Nespresso'nun bebek maması endüstrisindeki kahveyle olan başarısını yeniden yaratmak için tasarlandı. İlk kez 25 Mayıs 2011'de İsviçre'de tanıtıldı. The Wall Street Journal, Nespresso'ya 2010 yılında satışlarının% 20 artmasının ardından rakiplerine karşı bir dizi yasal işlem getirdiği için Nestlé'nin 2011'de en hızlı büyüyen markası olduğunu belirtti. Nestlé, 2011 sonunda ürün için güçlü satışlar yaptığını bildirdi.\n\n\nDolce Gusto\nDolce Gusto Nestlé'den bir kahve kapsül sistemidir. Makineler, Næver, Krups ve De'Longhi'den donanım üreticileri Arno tarafından üretilmektedir.\n2006 yılının ilk serisi, tümü 14 bar'lık standart basınçta çalışan KP2000 (Siyah / Gümüş), KP2006 (Siyah / Gümüş / Kırmızı) ve KP2002 (Siyah / Gümüş / Beyaz) modellerinden oluşuyordu. Cihazın kendisi bir su deposu, bir dahili su pompası ve bir elektrikli ısıtıcıdan oluşur. Dağıtıcı, bir kolun, kapsül tutucu üzerinde tek bir iğneli bir plakayı alçaltdığı tepededir.\n\n\nCerelac\nCerelac, Nestlé tarafından üretilen bir anlık tahıl gevreği markasıdır. Tahıl, 6 ay ve daha büyük bebekler için, artık bir bebeğin diyetindeki tek madde olmadığında anne sütüne ek olarak desteklenmektedir. Maskotu bir oyuncak ayı idi. Cerelac anne sütünün yerine geçmez ve emzirme veya bebek maması Cerelac ile birlikte devam etmesi önerilir. Cerelac, bebeklerin anne sütünden uzaklaştığı için diğer yiyecekler için lezzetler geliştirmelerine yardımcı olabilir. Aynı zamanda esansiyel yağ asitleri ile birlikte demir gibi vitamin ve mineraller içerir. Cerelac ürünleri ayrıca emzirilen bebeklerin sindirim kanallarında bulunan probiyotikler içerir. Marka ilk kez 1949'da tescil edildi ve şu anda Kenya, Tanzanya, Belçika, Danimarka, Almanya, İspanya, Portekiz, Güney Amerika, Orta Amerika, Kuzey Amerika, Hindistan, Orta Doğu, Nijerya, Kuzey Afrika, Malavi, Filipinler, Gana, Fildişi Sahili, Güney Afrika, Güney Doğu Asya, Zambiya ve Zimbabve ve Pakistan'da satıldı.\n\n\nNestlé Bear Brand\nNestlé Bear Brand, Nestlé'nin sahibi olduğu 1976 yılında tanıtılan bir süt tozu markasıdır. Güneydoğu Asya'nın çoğu bölgesinde bulunur. Bear Brand, \"Bear Brand\" için İspanyolca olan Marca Oso markası altında pazarlandı. Markanın Endonezya adı Susu Cap Beruangdır. Bear Brand ayrıca sterilize bir süt markasıdır. 2014 yılında, bir tüketici araştırma şirketi, Bear Brand sütünü Filipinler'deki en popüler 50 hızlı tüketim ürünü olan 50 ülke arasında No. 6 olarak seçti.\n\n\nNido (marka)\nNido, Nestlé tarafından üretilen bir yedek süt ve süt tozu markasıdır. 1944'te tanıtıldı. Çeşit, çocukluğun her aşaması için “beslenme çözümleri” sunduğunu iddia ediyor.\nFarklı çeşitler, yağsız veya yarı yağlı yerine Vitamin A & D içeren süt ve anında kurutulmuş mineral içerir ve iyi bir kalsiyum kaynağıdır. Tam yağlı süt, daha az yağlı tiplerden daha kremsi bir tada ve daha fazla kaloriye sahiptir.\n\n\nChocapic\nChocapic, Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Latin Amerika’nın çoğunda Nestlé tarafından dağıtılan çikolata aromalı tam tahıllı kahvaltılık gevrekdir. Tahıl 1984 yılında tanıtıldı. Chocapic, 1986’dan bu yana Portekiz’deki tüketicilere açıktı.\nTahıl, kakao aromalı buğday gevreğinden oluşur. Chocapic, 30 gram ve 375 gram ambalajlarda mevcuttur. Tahılın maskotu Pico'dur (Asya'daki Koala Koko), çikolatayı seven ve her zaman Chocapic'in güçlü bir çikolata tadı olduğu gerçeğine atıfta bulunur. Bu mısır gevreği ile ilgili yeni bir ürün olan Chocapic Duo, son zamanlarda olağan çikolata yaprakları ve ayrıca beyaz çikolata aromalı yaprakları içeren yeni bir ürün yarattı.\n\n\nAllaines\nAllaines Fransa'nın Hauts-de-France bölgesine bağlı Somme ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 474'tür.\n\n\nAnna Koçetova\nAnna Aleksandrovna Koçetova (; d. 4 Mayıs 1987), Rus hentbolcu. GK Astrahanoçka ve Rusya millî takımında oynamaktadır.\nAnna Koçetova ilk kez 2002 yılında GK Dinamo Volgograd kulübü için hentbol oynamaya başladı. Dinamo Volgograd ile 2009, 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014'te Rusya Ligi şampiyonluğunu ve 2008 yılında EHF Kupası'nı kazandı. Ayrıca 2014-15 sezonunda Kadınlar EHF Şampiyonlar Ligi dörtlü finalinde yer aldı. 2015 yılında Rusya liginin en iyi oyuncusu seçildi. 2009-10'da, Kadınlar EHF Şampiyonlar Ligi'nde en çok gol atanlar listesinde üçüncü sırayı Bojana Popović ile paylaşırken, 2014-2015 sezonunda aynı listede dördüncü oldu. 2017 yazında GK Astrakhanoçka'ya transfer oldu.\nRusya millî takımının bir parçası olarak ilk kez 2010 yılındaki Avrupa Şampiyonası'na katıldı. Daha sonra oynamayı bırakarak millî takımda uzun süre yer almadı, ancak 2015 yılında millî takıma geri döndü ve Rusya'nın Dünya Şampiyonası'na gitmesine yardımcı oldu. 2016 yazında bir erkek çocuğu dünyaya getirdi, bu nedenle o yılki Olimpiyatlarda yer almadı. Aralık ayında antrenmanlara döndü ve daha sonra Ocak 2017'de tekrar maçlarda oynamaya başladı. 2017 yılında Rusya ile Dünya Şampiyonası'na katıldı ve 2018 Avrupa Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı.\n\n\nErmenonville\nErmenonville Fransa'nın Hauts-de-France bölgesine bağlı Oise ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,031'dir.\n\n\nSesigüzel\nSesigüzel bir soyadıdır ve şu anlamlara gelebilir:\n\n\nModane\nModane Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Savoie ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 3,258'dir.\n\n\nGÄ°RSAN\nGirsan Makina ve Hafif Silah Sanayi Ticaret A.Ş. (GİRSAN), Türkiye merkezli bir ateşli silah üreticisidir. Şirketin başlıca ürünleri tabanca ve av tüfekleri olup silahları sivil, polis ve ordu tarafından dünya çapında kullanılmaktadır. Şirketin merkezi Giresun'da yer almaktadır.\nGİRSAN, 1994 yılında Doğu Karadeniz Silah Projesi kapsamında KOSGEB ve MKEK ile koordineli olarak kuruldu. 1995 yılında Yavuz 16 Compact ve Yavuz 16 Regard modelleri piyasaya sürüldü. 1999 GİRSAN yılında bilgisayar destekli CNC tezgahları ile otomasyon sistemine geçti. Şirket, 2001 yılında özelleştirildi.\n2004 yılında Yavuz 16 Compakt MC ve Yavuz 16 Regard MC modelleri, 2006 yılında Bora, Tuğra ve Zirve modelleri ve 2007 yılında da MC 21, MC 23 ve Bora Light modellerinin üretimine başlandı. GİRSAN, aynı tarihte yurtdışına ihracata başladı. 2012 yılında 12 kalibre yarı otomatik yivsiz tüfek tasarımı çalışmaları tamamlandı ve üretimine başlandı.\nGİRSAN, toplam 200 çalışanı ve makinelere yaptığı yatırımlar 2005 yılının ilk yarısında yaklaşık 1,5 milyon Amerikan dolarına ulaşmış, tesisin yıllık silah üretim kapasitesi 3 kat artarak yılda 60,000 adet seviyesine ulaştı. Silahlar, NATO standartlarında üretilmekte ve belirtilen standartlar kapsamında yapılan karmaşık testlerden sıfır hata ile geçmektedir. GİRSAN, ISO: 9001-2015 Kalite Yönetim Sistemi, MSB Tesis Güvenlik Belgesi, MSB Üretim izni ve AQAP 2120 endüstriyel kalite güvence seviye belgelerine sahiptir. Bunlara ek olarak, Amerika Birleşik Devletleri Alkol, Tütün, Ateşli Silahlar ve Patlayıcılar Bürosu tarafından verilen ATF Form 4590 (üretim kriterleri ve ithalat raporu) raporuna sahiptir.\nGİRSAN, 2016 yılı itibarı ile yaklaşık 40 ülkeye ihracat yapmaktadır.\n\n\nGazanfer Bilge Spor Salonu\n\n\nGrapon Kağıtları\nGrapon Kağıtları; Türk şair Didem Madak'ın basılmış olan ilk kitabıdır. İlk olarak 2000 yılında, İnkılap Yayınevi tarafından basılan kitabın ikinci baskısı Kasım 2012 tarihinde, Didem Madak'ın ölümünden bir yıl sonra, Metis Yayınları tarafından yapılmıştır. Kitap, 18 adet şiirden oluşmaktadır.\n\n\nJimmy Reardon\nJimmy Reardon (18 Ekim 1925 - 20 Haziran 2019), İrlandalı eski atlet.\nReardon İrlanda adına 1948 Yaz Olimpiyatları'nda yer almıştır.\nJimmy Reardon 20 Haziran 2019'da Dublin'de 93 yaşında ölmüştür.\n\n\nAh'lar Ağacı\nAh'lar Ağacı; Türk şair Didem Madak'ın basılmış olan ikinci kitabıdır. İlk olarak 2002 yılında, Everest Yayınları tarafından basılan kitabın ikinci baskısı Kasım 2012 tarihinde, Didem Madak'ın ölümünden bir yıl sonra, Metis Yayınları tarafından yapılmıştır. Kitap, 9 adet şiirden oluşmaktadır.\n\n\nPulbiber Mahallesi\nPulbiber Mahallesi; Türk şair Didem Madak'ın basılmış olan son kitabıdır. İlk olarak 2007 yılının Mart ayında basılan kitabın ikinci baskısı Kasım 2012 tarihinde, Didem Madak'ın ölümünden bir yıl sonra, Metis Yayınları tarafından yapılmıştır. Kitap, 21 adet şiirden oluşmaktadır. 2012 baskında kitaba, daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış olan 4 şiiri ve şairin yazdığı son şiir olan \"128 Dikişli Şiir\" eklenmiştir. Ayrıca kitapta, Madak'ın yakın dostu olduğu bilinen Müjde Bilir'in bir yazısı da bulunmaktadır.\n\n\nCaro (marka)\nCaro, bir kavrulmuş tahıl içeceği, kavrulmuş arpa, maltlı arpa, beyaz hindiba ve çavdardan yapılan bir kafeinsiz kahve ikamesidir. Nestlé tarafından üretildi ve ilk olarak 1954'te Batı Almanya'da tanıtıldı. Yeni Zelanda ve Avustralya gibi diğer pazarların yanı sıra Avrupa çapında da mevcuttur. ABD'ye Pero adıyla ithal edilir ve İspanya'da Eko olarak satılır. Caro anında toz halinde ya da granül halinde Caro Ekstra olarak mevcuttur. \"Caro\" adı, Almanya ve ABD'de kullanılan ürün logolarında stilize edilmiş biçimde görüldüğü gibi, elmas oyun kartı kıyafeti için kullanılan Almanca sözcük olan \"Karo\" anlamına gelir.\n\n\nCoffee-Mate\nCoffee-Mate, Nestlé tarafından üretilen, toz, sıvı ve konsantre sıvı formlarda mevcut olan ve laktoz içermeyen bir kahve beyazlatıcı. 1961'de Carnation tarafından tanıtıldı.\nÜrünün Glendale, Kaliforniya’daki Nestlé tarafından üretildiği ABD’de, sıvı, sıvı konsantre ve toz halde bulunur. American Coffee-Mate, zencefilli kurabiye, Parisli bademli kreması ve nane şekeri de dahil olmak üzere 25'ten fazla çeşide sahiptir. Üretilmeyen çeşitler arasında Coffee-Mate Soyası ve Coffee-Mate Half&Half bulunmaktadır.\n\n\nKanüllü inek\nKanüllü inek , karnında açılmış bir delik vasıtası ile takılan, ucunda klape bulunan kanal (kanül) ile midesine, dört odalı organın en büyük kısmına (rumen'e) müdahale sağlayan erişim yoluna sahip inektir . Bu ekipman veterinerlik ve agronomik araştırmalara hizmet etmek için tasarlanmıştır. Bilim adamları, ineğin dört gastrik bölmesinden biri olan rumene erişebilmeleri için hayvanın karnına yaklaşık 15 cm'lik plastik bir pencere yerleştirir. Böylece inek midesinin içeriğine kolları hayvanın vücuduna sokarak erişilebilir.\nRumen fistülasyonu (veya kanülasyon), Pierre Flourens'in ruminasyon mekanizmaları konusundaki deneylerinin bir parçası olarak 1831'de ortaya çıkmıştır. anısına Bilimler Akademisi hatıratında, Flourens, \"doğal olmayan anüsler\" olarak adlandırdığı şeyi kurarak, birkaç koyundaki gastrik bölmenin her birinde açıklıkları nasıl uyguladığını açıklar.\nSonrasında, bu işlem diğer hayvanlarda, özellikle de geviş getirenlerde uygulanmaktadır. Temel amacı, hayvanı feda etmeden fizyolojisinin çalışılmasını ve numunelerin alınmasını sağlamak için rumene kolay erişim sağlamaktır . Sığırlarda bu tekniğin kullanılmasının ilk1854'te başlanmıştır .\nTeknik XX. yüzyılın ilk yarısında birçok gelişmelere uğramıştır Özellikle, kanülün tasarımı için malzeme seçimi (alüminyum, krom, ebonit, lucit vb.) birçok bilimsel çalışmanın konusu olmuştur .\n1928'de A.F. Schalk ve R.S. Amadon'un çalışmasına kadar kanülün kapatılması için mekanik bir cihaz düşünülmediği görülüyor . Sızdırmazlık sistemleri, sıvıların ve gazların kaybını sınırlar ve böylece rumen normal işleyişindeki paraziti en aza indirir.\nRumen fistülasyonu uygulaması dünya çapında yaygındır. Fistülasyon işlemi, bilim adamları ağrısız olduğunu düşünse de, hayvanın vücudunda kalıcı bir işlem olarak uygulanır. Bu ayrıca, hayvanın enfeksiyon riskine neden olabilir.\nBir kanülün kurulumu:\nBu teknik özellikle Almanya, Kanada, Fransa, Hollanda ve İsviçre'de kullanılmaktadır .\nBirçok dernek, hayvan istismarı olarak gördükleri bu yöntemin kullanımını durdurmak için harekete geçtiler. Fransa'da L214 derneği Haziran 2019 Sarthe'deki bir araştırma merkezindeki bu uygulamasını gösteren bir video yayınladı, ardından \"deneylerin yasadışı olduğu ve hayvanlara büyük zarar verdiği\" ve yönetmeliklere göre, hayvan deneyleri ancak “mulak bir gereklilik” olması durumunda gerçekleştirilebileceği nedeniyle şikayette bulundu.\nXIX. yüzyılda, Kanadalı tuzakçı (kürk tüccarı avcı) Alexis Saint Martin, midesine erişim gerektiren ateşli bir yarayı takiben; Amerikalı doktor William Beaumont'un sindirim süreçlerini in vivo olarak izlemesine olanak sağlayan fistül yapmına izin verdi.\n\n\nNikola Ogrodníková\nNikola Ogrodníková (d. 18 Ağustos 1990), cirit atma sporcusu Çek atlet. 2018 Avrupa Şampiyonasında gümüş madalya kazandı.\nKüçük bir kızken buz pateni ve tenis sevdiği sporlardı. 5. sınıfta Stanislav Šuška \"Pruba Atletik\" adına çeşitli spor dalları için seçmelere okuluna geldiğinde atletizm için seçildi. Birçok dalda kendini geliştirilen Ogrodníková, cirit atmada daha iyi olduğunu fark edip bu dala yönlendi. Cirit atma sporunda kendini geliştirmek için Prag'a taşındı.\nYarışmalarda kişisel olarak en iyisi 2017 yılında Prag'da 62,24 metre, Offenbourg'da 67,40 metrelik dereceleridir. Kariyerinin başlarında heptatlonda yarıştı. 2007 Avrupa Gençler Şampiyonası'nda bu disiplinde bronz madalya kazandı.\n2018'de Çek Cumhuriyeti'nde yılın atleti seçildi.\n26 Mayıs 2019'da Offenburg'da, 67,40 metre ciriti atarak kendi rekorunu kırdı ve bu derece aynı zamanda tarihteki en iyi 16. cirit atıcısı unvanını getirdi.\n\n\nJeremy Beadle\nJeremy James Anthony Gibson-Beadle MBE (d. 12 Nisan 1948 – ö. 30 Ocak 2008), İngiliz yapımcı, oyun yazarı, radyo ve televizyon sunucusu. 1980'li yılların popüler ekran yüzlerinden olan sunucu ve yapımcı Jeremy Beadle 60 yıllık yaşamının 38 yıllık ekran ve radyo kariyerinde birçok başarılı çalışmaya imza atmıştır..\nBeadle kariyeri boyunca radyo ve televizyon ekranlarında; \"Beadle's About\", \"Game For a Laugh\" ve \"You've Been Framed\" vb. programları sundu. 30 Ocak 2008'de doğum yeri Londra'da 59 yaşında devam eden zatürre hastalığı nedeniyle öldü ve Highgate Mezarlığı'nda defnedildi.\n\n\nLa Ravoire\nLa Ravoire Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Savoie ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 9,108'dir.\n\n\nAllemond\nAllemond Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Isère ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,009'dur.\n\n\nTilki ile Leylek\nTilki ile Leylek, Ezop Masalları'nda yer alan bir fabldır. İlk olarak Gaius Iulius Phaedrus'un kayıtlarında yer almıştır. Perry Dizini'nde 426. sırada yer almaktadır.\nBir tilki, bir leyleği yemeğe davet eder fakat çorbayı bir kâse içinde sunar. Tilki yemeği rahatça yerken leylek, gagasından ötürü çorbayı içemez. Daha sonra leylek, tilkiyi dar boğazlı bir kapta servis edilen bir yemeğe davet eder. Bu sefer leylek yemeğe rahatça ulaşabilirken tilki yemeği yiyemez. Verilen ders ise şudur: hile yapan kişi karşılık olarak hilekârlık beklemeli ve bir başkasının kendisine yapılması istenilen şeyi başkasına yapmasıdır.\nFabl, Avrupa'da Orta Çağ'dan bu yana resmedilmiştir. En eski tasvirlerden biri, Aosta'daki Collegiata di Sant'Orso'daki manastırın kuzey tarafındaki bir sütunun üstündedir. 12. yüzyılın Romanesk tarzında hem tilkinin hem de leyleğin hileleri farklı taraflarda gösterilmektedir.\n\n\nBahar Davası\nBahar Davası veya Muhafızlar Olayı, daha önce görev yapmış Rus İmparatorluk Ordusu'nda görev yapan Kızıl Ordu mensuplarına, askeri uzmanlara ve sivil memurların 1930-31 yılları arasında yargılandığı dava. Bu davada yalnızca Mayıs 1931'de Leningrad'da binden fazla kişi idam cezasına çarptırıldı ve vuruldu.\nBahar Davası'nın organizatörü OGPU lideri M. Leplevskiy idi. Ayrıca OGPU başkan yardımcısı Genrih Yagoda'ın da desteğiyle Endüstri Partisi Davası başlatıldı. Davalar kapsamında 3000'den fazla kişi tutuklandı.\nDava, 2000 yılında Ukraynalı tarihçi Yaroslav Tinchenko'nun “Rus Subayı Kolordu Golgothası” adlı kitabının yayınlanmasıyla bilinir hale geldi ve bu konuyu ilk kez gündeme getirerek genel okuyucunun erişimine açık hale getirdi. Dava ile ilgili bazı belgeler Çeka, OGPU ve NKVD belgelerinden oluşan arşivin iki ciltlik bir koleksiyonunda yayınlandı.\n\n\nSeyifler Kalesi\nSeyifler Kalesi, Sakarya ili, Ferizli ilçesi, Seyifler Köyü yakınlarındaki tarihi Bizans kalesidir.80*80 m ölçülerinde küçük bir kaledir.\nYapım tarihi kesin bilinmeyen kalenin 12. veya 13.yüzyıllarda inşa edildiği düşünülmektedir. Sakarya Nehri'nin Çark Deresi ile birleştiği yarım ada üzerinde, stratejik bir alanda kuruludur. Günümüze iki kule ve aralarında uzanan bir sur parçasıdır. İçi moloz taş doldurulmuş kaplama taş duvarlar kullanılmıştır.\nSeyifler (Kara Çepiş) Kalesi ve Harmantepe (Ab-ı Sufi) Kalesi Sakarya Nehri'nin kuzeyindeki alanların fethi için önemli görülmüştür. Kalelerin fetih teklifi Akça Koca tarafından Orhan Bey'e bizzat yapılmıştır. Seyifler Kalesi Orhan Gazi'nin üssü haline gelmiş, Karadeniz sahillerine, batıya ve güneydoğuya yönelik fetihler için kullanılmıştır. Osmanlı Beyliği kuruluşundan hemen sonra Seyifler, Kapucak (Kaynarca) Hisar, Göl-begi (Mağara) ve Karasu (Kerasse) kalelerinin fetihleriyle Kocaali-Karasu sahillerinden Kocaeli sınırlarına kadar sahillere sahip askeri ve siyasi güç halini almıştır.\nKale Seyifler köyü girişinde, şehir merkezine 30 km uzaklıktadır.\n\n\nFalcón\nFalcón Eyaleti Venezuela'nın 23 eyaletinden biridir. Eyaletin başkenti Coro şehridir. Eyaletin nüfusu 2011 sayımına göre 902,847'dir.\n\n\nUkrayna'daki diplomatik temsilcilikler listesi\nBu sayfa Ukrayna'daki diplomatik temsilcilikleri listeler.Günümüzde, başkent Kiev'de 77 elçilik bulunmaktadır. Diğer bazı ülkelerde, Moskova ve Berlin gibi diğer bölgesel başkentlerden akredite yerleşik olmayan elçilikler bulunmaktadır.\nBu liste fahri konsoloslukları hariç tutar.\nKiev\nBerehove\nÇernivtsi\nHarkov\nKiev\nLutsk\nLviv\nMariupol\nOdessa\nSolotvyno\nUjhorod\nAksi belirtilmeyenler Moskova'da yerleÅŸiktir.\n\n\nTürkiye'nin dış ticareti\nTürkiye'nin 2018 rakamlarıyla ihracatı 167,9 milyar dolar, ithalatı 223 milyar dolar ve ihracatın ithalatı karşılama oranı %75,3 ve dış ticaret açığı 55 milyar dolardır. Türkiye, 2017 rakamalarına göre ihracatı en yüksek 32. ithalatı en yüksek 24. ülke konumundadır. Türkiye'nin en önemli ihracat ürünleri otomotiv, hazır giyim ve tekstil, beyaz eşya, tarım ve gıda ürünleri, en önemli ithalat ürünleri ise doğalgaz ve petrol, otomotiv ve elektronik aletlerdir.\nKaynak: TÜİK\n*2018 rakamları geçicidir.\nTürkiye'nin 2018 rakamlarıyla ihracatı 167,9 milyar dolardır. Türkiye, 2017 rakamalarına göre ihracatı en yüksek 32. ülke konumundadır. Türkiye'nin en önemli ihracat ürünleri otomotiv, hazır giyim ve tekstil, beyaz eşya, tarım ve gıda ürünleridir. Türkiye'nin ihracatında en büyük paya sahip ülkeler sırasıyla; %9,6 ile Almanya, %6,6 ile Birleşik Krallık, %5,7 ile İtalya, %5,0 ile Irak ve %4,9 ile ABD'dir.\nEn çok ihracat yapılan 20 ülke\nTürkiye'nin 2018 rakamlarıyla ithalatı 223 milyar dolardır. Türkiye, 2017 rakamalarına göre ithalatı en yüksek 24. ülke konumundadır. Türkiye en çok doğalgaz ve petrol, otomotiv ve elektronik aletler ithal etmektedir. Türkiye'nin ithalatında en çok paya sahip ülkeler sırasıyla; %9,9 ile Rusya , %9,3 ile Çin, %9,1ile Almanya ve %5,5 ile ABD'dir.\n\n\nSarsılmaz\nSarsılmaz Silah Sanayi A.Ş., Türkiye merkezli bir ateşli silah üreticisidir. Şirket, 1880 yılında Osmanlı İmparatorluğu döneminde kurulmuş olup başlıca ürünleri tabanca ve tüfeklerdir. Şirketin merkezi Düzce'nin Beyköy beldesinde yer almaktadır.\nSarsılmaz, 2016 yılı itibarı ile yaklaşık 76 ülkeye ihracat yapmaktadır. Silah üretiminin yanı sıra Sikorsky, Boeing, Agusta Westland, TAI ve TEI için de parça üretimi yapmaktadır.\n\n\nLara (eyalet)\nLara eyaleti Venezuela'nın 23 eyaletinden biridir. Eyaletin başkenti Barquisimeto şehridir. Eyaletin nüfusu 2015 sayımına göre 2,019,211'dir.\n\n\nNueva Esparta\nNueva Esparta Venezuela'nın 23 eyaletinden biridir. Eyaletin başkenti La Asunción şehridir. Eyaletin nüfusu 2010 sayımına göre 491,610'dur.\n\n\nAngrie\nAngrie Fransa'nın Pays de la Loire bölgesine bağlı Maine-et-Loire ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 960'tır.\n\n\n2019 NBA Seçmeleri\n2019 NBA Seçmeleri 21 Haziran 2019 tarihinde Brooklyn'deki Barclays Center'da düzenlendi. İlk sıradan New Orleans Pelicans, Zion Williamson'ı seçti.\nDraft order adapted from NBA website.\n\n\nBeryciformes\nBeryciformes etobur ışınsal yüzgeçlilere ait bir takımdır. Küçük balıklar ve omurgasız hayvanlarla beslenirler. Tropikal ve ılıman sularda, 2.000 metre derinlikte yaşarlar. Bazı türleri geceleyin su yüzeyine doğru çıkmaktadır.\n\n\nKanuni Tigrina\nKanuni Tigrina, Kanuni tarafından 2005 yılından bu yana üretilen bir cub motosikleti modelidir.\nTigrina, beyaz, siyah, kırmızı ve kahverengi renk seçeneklerine sahiptir.\n\n\nAnna Sen\nAnna Sergeyevna Sen (; d. 3 Aralık 1990), Rus hentbolcu. GK Rostov-Don ve Rusya millî takımında oynamaktadır.\nSen 2010 yılına kadar Rusya birinci lig kulüplerinden GK Kuban Krasnodar'da oynadı. Kuban ile birlikte 2008-09 ve 2009-10 sezonlarında EHF Kupası'nın çeyrek finalinde boy gösterdi. 2010 yazında ligdeki rakibi Zvezda Zvenigorod'a katıldı. Bir yıl sonra bir başka Rus kulübü GK Rostov-Don ile sözleşme imzaladı. 2014-15 sezonunda Macar birinci lig takımlarından Győri ETO KC'de oynadı. 2015 yılında Győr ile Macaristan Kupası'nı kazandı. Sonra GK Rostov-Don'a geri döndü. Rostov ile 2017 yılında EHF Kupası zaferi elde ederken, 2019'da Kadınlar EHF Şampiyonlar Ligi finalinde yer aldı. Ayrıca 2017, 2018 ve 2019'da da Rusya ligi şampiyonlukları kazandı.\nSen, Rusya millî takımı için şimdiye kadar 134 maçta oynadı. Rusya yıldız millî takımıyla 2008 Dünya Yıldız Kadınlar Hentbol Şampiyonası'nda dünya şampiyonluğu elde etti. 2009'da 3. oldukları Avrupa Kadınlar 19 Yaş Altı Hentbol Şampiyonası'nda 48 golle turnuvanın en golcü\noyuncusu oldu. 2010'da Rusya genç milli takımı ile birlikte dünya ikincisi oldu. Rio de Janeiro'daki 2016 Yaz Olimpiyatları'nda altın madalya, 2018 Avrupa Kadınlar Hentbol Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı.\n\n\nAgnos\nAgnos Fransa'nın Nouvelle-Aquitaine bölgesine bağlı Pyrénées-Atlantiques ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,024'tür.\n\n\nAldudes\nAldudes Fransa'nın Nouvelle-Aquitaine bölgesine bağlı Pyrénées-Atlantiques ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 323'tür.\n\n\nColditz Kalesi\nColditz Kalesi (veya özgün dilinde \"Schloss Colditz\") Leipzig, Dresden ve Chemnitz şehirlerinin yanında bulunan, Almanya'nın Saksonya eyaletinin Colditz kentindeki bir Rönesans kalesidir. Kale, Hartha ve Grimma şehirlerinin arasında yer alan ve Elbe Nehrinin bir kolu olan Zwickauer Mulde nehrinin üzerindeki mahmuzda konumlanmıştır. 1523'te, kale parkı Avrupa'nın en büyük yönetim merkezlerinden birine dönüştürüldüğünde, Almanya'daki ilk vahşi yaşam parkına sahipti. Kale,Oflag IV-C bölgesi olarak uluslararası alanda ün kazanmıştır. Oflag IV-C, II. Dünya Savaşı sırasında diğer kamplardan defalarca kaçan \"ıslah olmaz\" müttefik subaylarının tutulduğu bir harp esiri kampıydı.\n\n\nManon Aubry\nManon Aubry (d. 22 Aralık 1989, Fréjus (Var)), Fransız topluluk aktivisti ve politikacıdır. 2018 yılından bu yana La Fransa insoumis (LFI) hareketi üyesi, 2018 Aralık'tan bu yana ise vergi kaçırma ve sosyal eşitsizliklerle mücadele konularında çalışan STK Oxfam France'ın sözcüsüdür.\n2019 Avrupa seçimlerinde Aubry, \"La France insoumis\" listesinin başındaydı. Parti oyların % 6,31'i alarak seçimde beşinci sırayı aldı ve ardından Avrupa Parlamentosu'ndaki 74 Fransız sandalyesinden 6'sını sağlıyor.\nKorsikalı kökenli olan Manon Aubry, Fréjus'de doğdu ve Saint-Raphael (Var) Lycée Saint-Exupéry'de okudu. Catherine Poggi-Aubry'nin ve gazeteci, yazar, öğretmen Bruno Aubry'nin kızıdır, Martine Aubry ile kan bağı yoktur. 2005 yılında Avrupa Anayasası Antlaşmasında referandumunda hayır kampanyası yaptı ve Milli Eğitim'deki Fillon reformuna karşı çıktı . 2006'da ilk iş sözleşmesine (CPE) karşı harekete katıldı, protesto düzenlediği lisesini, Saint-Raphaël'de bloke etti ve lise öğrencisi iken Conseil supérieur de l'éducation'a seçildi.\nParis Siyasal Bilimler Akademisi'ten uluslararası ilişkiler ve insan hakları alanında lisans derecesine sahip ve Columbia Üniversitesi'nde \"\" olmuştur. Siyasal Bilimler'de, 2009 yılında Fransa Ulusal Öğrenci Birliği (UNEF) yerel kısmında başkanlık yaptı ve okulun yönetim kurulu başkan yardımcılığı yaptı . Daha sonra Liberya'daki Medecins du monde için insani yardım için çalıştı. Daha sonra yaklaşık iki yıl Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde STK için (Carter Center) madencilik şirketleri tarafından insan hakları ihlali üzerine çalıştı .\n2014 yılında Manon Aubry, \"vergi adaleti ve eşitsizliklerin\" savunulmasından sorumlu olduğu Oxfam France derneğinin bir üyesi oldu. (Aralık 2018'e kadar) Büyük kurumlarda vergi kaçakçılığı, eşitsizlik ve servet paylaşımı hakkında çeşitli raporlar yazdı. : 2014 yılından bu yana insan hakların dair Paris Siyasal Bilimler Akademisi'nde ders vermektedirç \nDaha önceleri yüzme yarışmalarına katıldığından , Association Montmartre Natation Sauvetage'de su topu takımında yer aldı ve 2019'da bölge şampiyonluğunu kazandı .\nAralık 2018'de Manon Aubry, Boyun Eğmeyen Fransa (FI) seçim komitesi tarafından 2019 Avrupa seçimlerindeki listesinin başı olarak atandı . \"Var-Matin\" deki eski bir gazeteci olan annesi Catherine Poggi-Aubry de aynı listedeki Avrupa seçimlerine, bulunmakta ama parlamentoya seçilemeyecek bir konumda ( 57. sırada) adaydı. .\n26 Mayıs 2019'da Avrupa Parlamentosu'na seçildi. Liste, 1.428.386 oy veya% 6.31 oy alarak Parlamentodaki 74 Fransız sandalyesinden altı'sı kazandı ve Ulusal Cephe'nın (% 23.31), La République en marche ! ve Demokratlar'dan oluşan Rönesans koalisyonunu (%22.41), Avrupa Ekoloji Yeşilleri (% 13,47) ve Cumhuriyetçiler (% 8,48)'in ardından seçimleri 5. sırada tamamladı .\n\n\nPerseverance (Mars 2020)\nPerseverance (eski adı ile Mars 2020), NASA'nın Mars Keşif Programı'nın parçası olarak yapılan bir keşif aracıdır. Fırlatılma tarihi 17 Temmuz 2020 ve inişi Jezero kraterine 18 Mart 2021'de olacak şekilde planlanmıştır. Mars'ı astrobiyolojik perspektiften inceleyecek ve jeolojik süreçleri, yaşanabilirliği, Mars'ta daha önce hayat olup olmadığını ve biyolojik izleri araştıracaktır. Aldığı örnekleri dünyaya geri getirilmesi için saklayacaktır.\nŞu an için isimsiz olan \"Mars 2020\" görevi, NASA tarafından 4 Aralık 2012'de American Geophysical Union'un sonbahar toplantısında duyuruldu. Aracın tasarımı \"Curiosity\"'nin tasarımı temel alınarak geliştirilmiştir, dolayısıyla büyük oranda zaten üretilmiş, test edilmiş ve daha önce kullanılmış parçalar kullanılacaktır, sadece bilimsel enstrumanlar ve sonda farklıdır.\nGörev, Mars'ta geçmişte yaşanabilir şartların olup olmadığını, biyolojik izleri ve geçmiş mikrobik yaşamı araştıracaktır. Araç, 2020'de Atlas V-541 üzerinde fırlatılmak için planlanmıştır ve görevi Jet Propulsion Laboratory yönetecektir.\nNASA Bilim Ekibi, aracın dünyaya geri getirilmek üzere 31 tane taş ve yüzey örneği almasını önermiştir. 2015'te bu konsept çok daha fazla örnek alınacak şekilde geliştirilmiştir. Alınan örnekler Mars yüzeyinde belli yerlere tüpler içinde bırakılacaktır.\nEylül 2013'te NASA, araştırmacıların ve bilim adamlarının gereken enstrumanları geliştirmesi için sağlayacağı desteği duyurdu. Enstrumanlar Temmuz 2014'te açık rekabetten sonra seçildi. Araç tarafından yürütülecek araştırma, toplanan örneklerin analizi için gerekli olan bilgiyi sağlayacaktır. Bilim Ekibi başkanı, NASA'nın Mars üzerinde daha önce asla hayat olmadığı varsayımındadır, ancak Curiosity'nin bulguları bunun mümkün olabileceğini göstermiştir.\nMars 2020 keşif aracı Mars'ta daha önce yaşama elverişli olmuş olabilecek bir bölgeyi araştıracaktır. Geçmiş yaşam için izler ayaracak, yaşam içerme ihtimali en yüksek örnekleri de sonradan incelenmesi için saklayacaktır. Mars'ın insanlar tarafından keşfi için gerekli olan teknolojiyi de test edecektir.\nGörevin en büyük hedeflerinden bir tanesi NASA'nın uzun dönemli örnek toplama projesi ve insanlı görevler için araştırmadır. Araç, Mars'taki toz fırtınalarının tehlikelerini araştıracak ve Mars yüzeyinde atmosferdeki karbondioksitten (CO2) saf oksijen(O2) üretimi için testleri yapacaktır. 2014 İlkbaharında Bilim Ekibinin yardımıyla belirlenen hedefler, aracın taşıyacağı bilimsel enstrumanları da netleştirdi.\nAraç aynı zamanda yeraltı sularını, hava durumunu ve iklimi araştıracak, iniş tekniklerini ve teknolojilerini test edecek, Mars üzerinde insanlar için tehlike veya kolaylık yaratabilecek başka çevresel faktörleri de tespit edecektir.\n\n\nDünyagöz Hastaneler Grubu\nDünyagöz Hastaneler Grubu İstanbul merkezli holding kuruluşudur. Şirketin yönetim kurulu başkanlığını Eray Kapıcıoğlu yapmaktadır. Türkiye'nin ilk branş hastanesidir. Şirket klinik, poliklinik ve ameliyathane sistemlerine sahiptir.\nHoldingin temelleri 1996 yılında İstanbul'da Levent'de atılmıştır. 2001'de Kadıköy ve Etiler şubeleri açıldı. Dünyagözün Türkiye’de 21, yurtdışında ise 26 hastanesi mevcuttur. Türkiye çapında İstanbul, Ankara, Antalya, İzmit, Adana, Samsun, Tekirdağ, Bursa, Konya, Sakarya ve Gaziantep’te 11 ayrı ilde 20 şube ve yurt dışında Almanya’nın Frankfurt ve Köln, Gürcistan’ın Tiflis, Azerbaycan’ın Bakü, Hollanda’nın Amsterdam ve Nijmegen şehirlerinde, Kırgızistan’ın Bişkek ve Kosova’nın Priştine olmak üzere 8 ayrı noktada hizmet vermektedir. 12 Mayıs 2009'da, Dünyagöz Hastaneler Grubu'nun 30 milyon dolarlık yatırımı ile dünyada en büyük göz hastanesi olan Dünyagöz Ankara Hastanesi yaptırılmış hizmete açılmıştır\n\n\nHollanda'nın Ankara Büyükelçiliği\nHollanda'nın Ankara Büyükelçiliği; Hollanda'nın, Türkiye'nin başkenti Ankara'da bulunan diplomatik elçiliğidir. Elçilik binası, Çankaya'daki \"Hollanda Caddesi\" üzerinde yer almaktadır. Hollanda'nın mevcut Ankara Büyükelçisi ise Marcel Kurpershoek'dur.\n\n\nFransa'nın Ankara Büyükelçiliği\nFransa'nın Ankara Büyükelçiliği; Fransa'nın, Türkiye'nin başkenti Ankara'da bulunan diplomatik elçiliğidir. Albert Laprade tarafından tasarlanan elçilik binası, Çankaya'nın Kavaklıdere semtindeki \"Paris Caddesi\" üzerinde yer almaktadır. Fransa'nın mevcut Ankara Büyükelçisi 2015 yılından beri Charles Fries'dır.\n\n\nNKVD tarama kampı\nNKVD tarama kampı veya NKVD özel kampı, II. Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra NKVD tarafından kurulan, Nazi Almanyası'na esir düşen savaş esirlerin esaret altında neler yaşadığını araştırmak amacıyla kurulan kamplardır. İlk olarak 28 No.lu Emir ile 28 Aralık 1941 tarihinde \"özel kamp\" adıyla kurulan kampların ismi 20 Şubat 1945’teki “doğrulama ve tarama kampları” olarak değiştirildi.\nSavaş sonrası tüm savaş esirlerine ihanet ve casusluk gerekçeleriyle şüpheli gözle bakıldı. Esirlerin esaret altında neler yaşadığını araştırmak amacıyla tarama kampları kuruldu. Nazilerle işbirliği içerisinde olanlar veya ağır suç işlediği tespit edilenler cezalandırılırken esaret altındayken Nazi karşıtı eylemlerde bulunan bazı askerler Sovyetler Birliği Kahramanı ilan edildi ve savaş sonrasında onurlandırıldı.\n27 Aralık 1941 tarihli Devlet Savunma Komitesi kararıyla Naziler tarafından ele geçirilen eski Kızıl Ordu askerlerini test etmek için NKVD tarama kampları kuruldu. 1942 yılında yirmiden fazla tarama kampı mevcuttu. Pratikte yüksek güvenlikli askeri hapishanelerdi ve herhangi bir suç işlemeyen mahkûmlar için tasarlanmıştı. Savaşın sona ermesinden Sovyet organlarının eski esirlere yönelik şüpheleri arttı. Nazi Almanyası'nın teslim olmasından üç sonra 11 Mayıs 1945'de Stalin, eski esir askerler ve Nazi Almanyası'na zorunlu çalıştırılmak için gönderilen Sovyet vatandaşları için çok sayıda kontrol kampının kurulmasını emretti. Her biri 10 bin kişilik yüz civarında kamp kurulması planlandı. Eski esirler NKVD, NKGB ve SMERŞ tarafından incelemeye tabi tutuldu. Tarama kamplarının yaşam ve çalışma sistemi gulag sistemine benziyordu ve genellikle eski esirlerin iş gücünü kullanmak amacıyla sanayi tesislerinin yakınında kuruldu. Kampta ağır suç işlediği tespit edilenler Sovyet Ceza Kanunu'ndaki 58. yasanın 1b maddesine tabi tutuldu. Bu madde savaş sırasında ölüm cezasını öngörürken, savaş sonrası en çok 10 yıl çalışma ve 5 yıl kamu haklarından mahrum bırakılma olarak uygulandı. Yargıçlar özellikle Batılı ülkelerin serbest bıraktığı kişilere veya yabancı ülkelerdeki direniş hareketlerine katılan Sovyet vatandaşlarına karşı daha fazla şüpheyle yaklaştı. Bu gibi olayların kesinleşmiş durumlarında mahkemeler Nazilerle işbirliği konusuna benzer ağır cezalar verdiler. Suçlu bulunan eski esirlerin aileleri de tutuklama, sürgüne gönderme gibi çeşitli baskılara maruz kaldılar.\n\n\nNijer'in Ankara Büyükelçiliği\nNijer'in Ankara Büyükelçiliği; Nijer'in, Türkiye'nin başkenti Ankara'da bulunan diplomatik elçiliğidir. Elçilik binası, Çankaya'daki \"Mahatma Gandhi Caddesi\" üzerinde yer almaktadır. Nijer'in mevcut Ankara Büyükelçisi 2017 yılından beri Adama Gazibo'dur.\n\n\nÖrümcek-Adam: Evden Uzakta\n\"Örümcek-Adam: Evden Uzakta\" (İng; Spider-Man: Far From Home), 2019 yılında vizyona giren ABD yapımı süper kahraman filmidir. filminden hemen sonrasını anlatan yirmi üçüncü Marvel Sinematik Evreni filmi olup 3. Evre'nin kapanış filmidir.\nPeter Parker arkadaşlarıyla beraber okul gezisi sırasında Nick Fury'nin ona gizemli bir görev vermesi ile olayları konu ediniyor.\nTom Holland - Örümcek Adam\nJake Gyllenhaal - Mysterio\nZendaya - Michelle Jones\nSamuel L. Jackson - Nick Fury\nCobie Smulders - Maria Hill\nJon Favreau - Happy Hogan\nJ. B. Smoove - Julius Dell\nJacob Batalon - Ned Leeds\nMartin Starr - Roger Harrington\nMarisa Tomei - May Parker\nJ. K. Simmons - J. Jonah Jameson\nTony Revolori - Flash\nAngourie Rice - Betty Brant\nBen Mendelsohn - Talos\nSharon Blynn - Soren\n\n\nAfganistan'ın Ankara Büyükelçiliği\nAfganistan'ın Ankara Büyükelçiliği; Afganistan'ın, Türkiye'nin başkenti Ankara'da bulunan diplomatik elçiliğidir. Elçilik binası, Çankaya'daki Cinnah Caddesi üzerinde yer almaktadır. Afganistan'ın mevcut Ankara Büyükelçisi 2017 yılından beri Abdul Rahim Sayed Jan'dır.\n\n\nKaymak (anlam ayrımı)\nKaymak, bir yer ismi ve soyadı, şu anlamlara gelebilir:\n\n\nKaymakçı\nKaymakçı, bir yer ismi ve soyadı, şu anlamlara gelebilir:\n\n\nDüvenci\nDüvenci, bir yer ismi ve soyadı, şu anlamlara gelebilir:\n\n\nMısır yağı\nMısır yağı mısırın buğday rüşeyminden elde edilen yağdır. Ana kullanım alanı, yüksek duman noktası rafine mısır yağını değerli bir kızartma yağı yapan pişirme alanıdır. Aynı zamanda bazı margarinlerde önemli bir bileşendir. Mısır yağı genellikle diğer birçok bitkisel yağ türünden daha ucuzdur. Bir mısır buşelinde 1.55 pound mısır yağı vardır (ağırlıkça% 2.8). Mısır agronomistleri yüksek yağ çeşitleri geliştirdiler; ancak, bu çeşitler daha düşük tarla verimi gösterme eğilimindedir, bu nedenle yetiştiriciler tarafından evrensel olarak kabul edilmezler.\nMısır yağı da biyodizel için kullanılan bir besleme stoğudur. Mısır yağının diğer endüstriyel kullanım alanları arasında sabun, merhem, boya, metal yüzeyler için pas önleyici, mürekkepler, tekstil ürünleri, nitrogliserin ve böcek öldürücüler bulunur. Bazen farmasötik preparatlarda ilaç molekülleri için taşıyıcı olarak kullanılır.\nNeredeyse tüm mısır yağları püskürme presine tabi tutulur, daha sonra heksan veya 2-metilpentan (izoheksan) kullanılarak çözücü ile ekstre edilir. Çözücü mısır yağından buharlaştırılır, geri kazanılır ve yeniden kullanılır. Ekstraksiyondan sonra, mısır yağı daha sonra her ikisi de fosfatitleri gideren degumming veya alkali muamelesiyle rafine edilir. Alkali işlemi ayrıca serbest yağ asitlerini nötralize eder ve rengi giderir. Rafine etme işleminin son aşamaları arasında kışa alma (balmumlarının uzaklaştırılması) ve yüksek vakum altında yağın 232-260 °C'de (450–500 °F) buharla damıtılması yoluyla koku giderilmesi bulunur.\nBazı özel yağ üreticileri rafine edilmemiş% 100 yüksek basınçlı mısır yağı üretmektedir. Bu, daha pahalı bir üründür, çünkü kombinasyon ihracatçısı ve çözücü işleminden daha düşük verim ve daha küçük bir pazar payına sahiptir.\n\n\nMiami Limanı\nMiami Limanı, Amerika Birleşik Devletleri'nin Miami şehrinde, Biscayne Körfezi'nin kuzeyinde yer alan bir yük ve yolcu limanıdır. Dünyanın en büyük yolcu limanı ve ABD'nin en büyük dokuzuncu kargo limanıdır. Mart 2017'de İzmir Limanı ile kardeş liman oldu.\n\n\nKishore Pradhan\nKishore Pradhan (1936-11 Ocak 2019), Hint erkek tiyatro, dizi ve sinema oyuncusu. \nHindistan Marathi Sineması'nın aşina isimlerinden olan sanatçı ses getirmiş yapımlar; \"Jab We Met\", \"Lage Raho Munnabhai\", \"McMafia\" ve \"Jack Irish\" vb. rol almıştır.\nHint oyuncu Pradhan 1936'da Nagpur, Hindistan'da Hint bir ailenin oğlu olarak doğdu. Okul yıllarında tiyatro ile oyunculuğa amatör olarak başladı. Nagpur'daki Morris Koleji'nden mezun oldu. Kolej'de okurken tiyatro festivallerine katıldı. Daha sonra Natraj Tiyatro Grubu'na girerek profesyonel oyunculuğa adım attı.\nSon yer aldığı yapımı Hint Marathi Sineması'ndan \"Subh Lagna Savdhaan\" adlı film ile olmuştur.\nHint oyuncu Pradhan 11 Ocak 2019'da Hindistan'da 86 yaşlarında vefat etmiştir. Cenazesi yakılmıştır.\n\n\nElbasan Kalesi\nElbasan Kalesi, 15. yüzyılda Arnavutluk'un Elbasan şehrinde inşa edilmiş bir kaledir. Kale başlangıçta, yüksekliğe sahip 26 eşit mesafedeki kuleden oluşuyordu. Egnatia Yolu'nun bir kısmı kaleden geçer.\nKoca Sinan Paşa'nın hamamı kalenin surları içindedir. 19. yüzyılın başlarında inşa edilmiş iyi korunmuş bir cazibe merkezidir.\n\n\nDulag\nDulag ya da tam adıyla Durchgangslager (Türkçe: Geçiş kampı), Nazi Almanyası'nın İkinci Cenevre Sözleşmeleri kapsamındaki savaş esirlerinin kısa süreli konaklamaları amacıyla inşa edilen kamplardır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı döneminde kullanıldı. İlk başlarda sabit tesisler olarak değil, savaş esirlerinin bir yerden bir yere nakillerine hizmet eden doğaçlama savaş kamplarıydı. Daha sonra esirlerin parmak izi alınmaya başlandı ve Stalag ve Oflaglara bölündü.\nII. Dünya Savaşı sırasında, doğaçlama \"konaklama\" ya da geçici \"depolara\" amacıyla hızlı bir şekilde kurulan Dulaglar çoğu zaman en ilkel hijyen koşullarını bile karşılamadılar. Nazilerin sağladığı çok az miktarda gıda nedeniyle getirilen çok sayıda mahpusun neden olduğu aşırı kalabalıklaşmanın sonucu olarak, Sovyetler Birliği'ne karşı savaşın ilk yılında Dulaglardaki esir Sovyet askerleri arasında çok yüksek bir ölüm oranına sahipti. Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar kapsamında pek çok kişi bu kamplarda öldürüldü.\nWehrmacht'ın Barbarossa Harekâtı kapsamında Sovyetler Birliği'nin işgali için hazırladığı planlarda, harekâtın ilk 6-8 haftasında 1 ila 2 milyon arasında esirin Nazilerin eline geçeceği varsayıldı.. Ön cephedeki Naziler için çalışmaya gönderilmemiş her esirin, önce Nazi birimleri tarafından kontrolü ele geçirilen bir bölgeye, ardından cephenin arka kısımlarına, ve son olarak da Nazi ordu birimlerinin geri planında kurulan Dulag adı verilen geçiş kamplarına gönderileceği öngörüldü. Bu aşamalarda esirlerin geleceği için sorumluluk Kara Kuvvetleri Komutanlığı olan OKH'ye, ya da daha kesin bir ifadeyle Wagner ve personelinin takdirine bağlı kalacaktı. Daha sonra OKW, esirleri Sovyetler Birliği'nin batı sınırına yakın olan Genel Hükûmet idaresindeki Doğu Prusya'daki kamplara nakledilmesi emrini verdi. Ardından daha batıda bulunan kamplara, oradan da Nazi Almanyası'nda yer alan Dulag, Stalag ve Oflag adındaki esir kamplarına gönderildi. Tüm bu prosedür Nazi ulaşım sistemi için bir yük yaratmayacak şekilde tasarlanmıştı ve asıl görev ön cephedeki askerlere tedarik ulaştırmak olarak planlanmıştı.\nSavaşın başlangıcında, bu prosedür tamamen bozuldu. Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı en başından beri başlattığı politika her şeyi ihmal etme ve problemleri dikkate almama üzerine kuruldu. Savaş esiri kampları tüm Nazi makamlarının öncelik listesinin sonundaydı. Doğu Prusya ve Genel Hükûmet'teki yerel askeri makamlar, beklenen esirler için geçici kamplar düzenlediklerini kabul etmelerine rağmen, bu eylemler en iyi ihtimalle esirlerin geleceklerine dair ilgisizliğini yansıtıyordu. Kamplarda hüküm süren sağlık ve yaşam şartları geçici ve oldukça yetersizdi. Hatta birçoğu askeri kışlalara konut yapmak amacıyla yıkıldı.. Birçok savaş esiri kampı genellikle odun ve dikenli tellerle çevrilmiş bir alana kuruldu. Bu durum, esirlerin kendi kamplarını sıfırdan kendileri inşa etmek zorunda kalmalarına neden oldu. Daha da kötüsü Hitler, Sovyet savaş esirlerinin Altreich olarak ifade edilen Nazi Almanyası'nın savaş öncesi sınırları içinde tutulmasını yasakladı, çünkü burada komünist propaganda uygulayacaklarından korkuyordu. Sonuç olarak Sovyet savaş esirleri Polonya ve Sovyetler Birliği'nin savaş ve işgal nedeniyle yıkılan bölgelerine yerleştirildi. Buralarda esirlere yeterli yiyecek ve uygun yaşam koşulları sağlamak çok zor bir durumdu ve zaten Naziler bu koşulları kasıtlı olarak sağlamadı.\nHemen hemen esir düşen tüm Sovyet askerleri ölüme neden olacak bir durum yoksa bile Nazilerin sağladığı yaşamsal gereksinimlerinin, barınma şartlarının, sağlık hizmetlerinin ve çalışma koşullarının uygunsuz olmasına bağlı olarak ölüme mahkûm oldu. Esirler genellikle sonbahar ve kış aylarında açık alanda yağmur, kar gibi mevsimsel olaylara karşı herhangi bir koruma olmadan kalmak zorunda kaldılar. Esirlerin kaldıkları yerler çoğunlukla kendi elleriyle kazdıkları ilkel hendekler veya sığınıklardı. Çoğunlukla iyi ısıtılamayan bacasız bir odada çıplak toprakta ya da çimento zeminlerde kalmak zorunda bırakıldılar. Ön cepheden uzak bölgelerdeki esirler bazen boş endüstriyel tesislerde, hapishanelerde veya kışlalarda tutuluyordu, ancak bu binaların durumu geçici kamplardan daha iyi değildi. Nazilerin kasıtlı olarak esirlerin mevcut barınaklardan yararlanmalarına izin vermediği durumlar da vardı. Örneğin Khorol'daki 160 nolu Dulag kapalı şekilde tuğladan inşa edilmişti, ancak içinde Sovyet askerlerinin kalması yasaklanmıştı. Bu yasağı delip burada kalmak isteyen esirler vurulma tehlikesi altındaydı. Kamplardaki sağlık tesislerinin durumu korkunç boyutlardaydı. Esirlerin kullanacağı su hiç yoktu veya ihtiyacı karşılamayacak kadar azdı, ayrıca sabundan da mahrum edildi. Bunun sonucu olarak esirlerin kalabalık şekilde kaldığı kamplarda alan yetersizliği ile birlikte iç çamaşır ve yatak eksikliğinden dolayı yaygın olarak bitlenme görüldü. Kamp hastanelerinde de insanlık dışı koşullar hüküm sürdü. 1941 sonbaharının başlangıcına kadar Naziler, kış mevsimi için savaş esir kampları hazırlamak için hiçbir çaba sarf etmediler. Eylül ayında, Genel Hükûmet bölgesinde kışlık alanların inşaatı başladı, ancak bu alanda yapılan çalışmalar çok yavaştı. Naziler bu amaç için minimum malzeme ve yakıt ayırdı.\n\n\nVicopisano\nVicopisano İtalya'nın Toskana bölgesine bağlı Pisa ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 1 Ocak 2018 tarihi itibarıyla 8,642'dir.\n\n\nCollesalvetti\nCollesalvetti İtalya'nın Toskana bölgesine bağlı Livorno ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2018 yılı itibarıyla 16,693'tür.\n\n\nTürkiye Erkekler Hentbol Bölgesel Ligi\nTürkiye Erkekler Hentbol Bölgesel Ligi Türkiye'nin erkeklerdeki 4. seviye hentbol ligidir.\n2018-19 sezonunda 4 grupta 19 takım mücadele etmiştir.\n2018-2019 sezonunda, Bölgesel (Kadın-Erkek) Hentbol Ligi oynanacaktır. Bölgesel lig; Hentbol Federasyonu tarafından hazırlanmış statüde belirtilen niteliklere sahip spor kulüplerinin büyükler kategorisinde takımlarının yer aldığı ve takımların tescilli bulunduğu illerin coğrafi konumları dikkate alınarak düzenlenecektir.\nGrup Müsabakaları tek devreli turnuva usulüne göre oynanacaktır. Müsabakalar sonucunda Erkekler de 8 takım, Kadınlarda 8 takım finallere katılmaya hak kazanırlar.\nFinaller Federasyonca belirlenecek tarih ve merkezlerde oynanacaktır. Kadınlar da 4 ve Erkeklerde 4 takım 2019-2020 sezonunda Deplasmanlı Hentbol 2. Liginde oynamaya hak kazanacaklardır.\nTakımların maç listelerinde en fazla 4 oyuncu 30 yaş (1988-1987-1986 …) ve üzeri sporcu oynatabilirler.\nBölgesel ligde yer alan kulüpler, illerinde yapılan minikler, küçükler, yıldızlar ve gençler kategorilerindeki müsabakalardan en az birine katılmak ve bu ligleri tamamlamak zorundadır.\n2019-20 Sezonu Bölgesel lig statüsü yayınlanmış, Şubat ayı sonunda il sonuçları alınmış, Grup ve Final Müsabakalarının Nisan ve Mayıs aylarında oynatılması planlanmıştır. Ancak bütün dünyayı etkileyen COVID-19 pandemisi nedeniyle maçlar başlatılamamıştır. Hentbol Federasyonu 12 Mayıs 2020 tarihinde yaptığı toplantı sonunda bunu belirtmiştir.\nErkekler hentbol 2. Ligi 4 gruptaki (5+5+4+5) 19 takımdan oluşmaktadır.\nTakımlar, İl spor müdürlükleri tarafından bildirilen, ve uygun koşulları taşıyan takımlar arasında federasyonca seçilmiştir.\n2018-19 Sezonu sonunda, Final maçında Ankara As Hentbolspor'u 31-25 mağlup eden  Trabzon Gençlik Hizmetleri SK şampiyon oldu. 3.-4.'lük maçında ise Giresun Gençlik spor'u 31-26 yenen Zeytinburnu Irmakspor 3. oldu. Bu 4 takım Hentbol Erkekler 2. Lige yükseldi.\nKaynak:\n\n\nAlto Paraná ili\nAlto Paraná Paraguay'ın bir ilidir. İlin başkenti Ciudad del Este şehridir. İlin nüfusu 2007 yılı itibarıyla 703,507'dir.\n\n\nAlev (anlam ayrımı)\nAlev kadınlara verilen Türkçe bir isimdir.\n\n\nGino Pasqualotto\nGino Pasqualotto (10 Kasım 1955 - 20 Haziran 2019), İtalyan buz hokeyi oyuncusu. Ülkesi İtalya Buz Hokeyi Takımı bünyesinde 1984 Kış Olimpiyatları'nda yer almıştır.\n\n\nAmanlis\nAmanlis Fransa'nın Bretonya bölgesine bağlı Ille-et-Vilaine ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,740'tır.\n\n\nAlmanya'nın Ankara Büyükelçiliği\nAlmanya'nın Ankara Büyükelçiliği (); Türkiye'nin başkenti Ankara'da bulunan ve Almanya'ya ait olan büyükelçiliktir. 2015'ten beri büyükelçilik görevi Martin Erdmann tarafından yürütülmektedir.\n\n\nKeskastel\nKeskastel Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Bas-Rhin ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,557'dir.\n\n\nTürkiye Kadınlar Hentbol Bölgesel Ligi\nTürkiye Kadınlar Hentbol Bölgesel Ligi Türkiye'nin erkeklerdeki 4. seviye hentbol ligidir.\n2018-19 sezonunda 3 grupta 13 takım mücadele etmiştir.\n2018-2019 sezonunda, Bölgesel (Kadın-Erkek) Hentbol Ligi oynanacaktır. Bölgesel lig; Hentbol Federasyonu tarafından hazırlanmış statüde belirtilen niteliklere sahip spor kulüplerinin büyükler kategorisinde takımlarının yer aldığı ve takımların tescilli bulunduğu illerin coğrafi konumları dikkate alınarak düzenlenecektir.\nGrup Müsabakaları tek devreli turnuva usulüne göre oynanacaktır. Müsabakalar sonucunda Erkekler de 8 takım, Kadınlarda 8 takım finallere katılmaya hak kazanırlar.\nFinaller Federasyonca belirlenecek tarih ve merkezlerde oynanacaktır. Kadınlar da 4 ve Erkeklerde 4 takım 2019-2020 sezonunda Deplasmanlı Hentbol 2. Liginde oynamaya hak kazanacaklardır.\nTakımların maç listelerinde en fazla 4 oyuncu 30 yaş (1988-1987-1986 …) ve üzeri sporcu oynatabilirler.\nBölgesel ligde yer alan kulüpler, illerinde yapılan minikler, küçükler, yıldızlar ve gençler kategorilerindeki müsabakalardan en az birine katılmak ve bu ligleri tamamlamak zorundadır.\n2019-20 Sezonu Bölgesel lig statüsü yayınlanmış, Şubat ayı sonunda il sonuçları alınmış, Grup ve Final Müsabakalarının Nisan ve Mayıs aylarında oynatılması planlanmıştır. Ancak bütün dünyayı etkileyen COVID-19 pandemisi nedeniyle maçlar başlatılamamıştır. Hentbol Federasyonu 12 Mayıs 2020 tarihinde yaptığı toplantı sonunda bunu belirtmiştir.\nKadınlar Hentbol Bölgesel Ligi 3 gruptaki (4+5+4) 13 takımdan oluşmaktadır.\nTakımlar, İl spor müdürlükleri tarafından bildirilen, ve uygun koşulları taşıyan takımlar arasında federasyonca seçilmiştir. Finalde Mersin Volhent'i 30-23 yenen Gaziantep Oğuzeli SK yenen şampiyon oldu. 3.-4.'lük maçında ise İstanbul Sahilspor'u 32-27 mağlup eden Artvin 7 Mart SK 3. oldu. Bu 4 takım Kadınlar 2. Lige yükseldi. Ağustos 2019'da THF tarafından Kadınlar Hentbol Bölgesel Ligi katılımcılarından Ankara Mamak Eğitim SK (Ankara EGO SK olarak isim değiştirdi), İstanbul Defne SK, Karaman Veteranlar SK, Kayseri Hentbol SK, Konya Kasırga SK, Kütahya Ülküspor, Ordu Gençlerbirliği, Van Hentbol SK da 2.Lige davet edildi.\nKaynak:\n\n\nArnavutluk'un Ankara Büyükelçiliği\nArnavutluk'un Ankara Büyükelçiliği (Arnavutça: \"Ambasada Shqiptare në Ankara\") Türkiye'nin başkenti Ankara'da bulunan ve Arnavutluk'a ait olan büyükelçiliktir. 2016 yılından beri Arnavutluk'un mevcut büyükelçisi Genti Gazheli'dir.\n\n\nMarina Sudakova\nMarina Vladimirovna Sudakova (; d. 17 Şubat 1989), kızlık soyadı ile Yartseva, Rus hentbolcu. GK Rostov-Don ve Rusya millî takımında oynamaktadır.\nSudakova hentbola Volgograd'daki bir okulda başladı. Daha sonra GK Rostov-Don'a katıldı. Başlangıçta kulübün ikinci takımında oynarken daha sonrasında ilk takımda oynadı. Rostov ile 2007, 2008, 2012 ve 2015'te Rusya Kupası'nı ve aynı zamanda 2015 yılında Rusya ligi şampiyonluğunu da kazandı. 2016-17 sezonunda GK Kuban Krasnodar'da oynamaya devam etti. Sonra GK Rostov-Don'a geri döndü. Rostov ile 2018 ve 2019'da Rusya şampiyonluğunu kazandı.\nSudakova, şu ana kadar 167 gol attığı Rusya millî takımı için 96 maçta oynadı. Rusya ile 2009 Dünya Kadınlar Hentbol Şampiyonası'nı kazandı ve 2008 Avrupa Kadınlar Hentbol Şampiyonası'nda üçüncü oldu. Rio de Janeiro'daki 2016 Yaz Olimpiyatları'nda altın madalya, 2018 Avrupa Kadınlar Hentbol Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı.\n\n\nAzerbaycan'ın Ankara Büyükelçiliği\nAzerbaycan'ın Ankara Büyükelçiliği (); Türkiye'nin başkenti Ankara'da bulunan ve Azerbaycan'a ait olan büyükelçiliktir. 5 Ekim 2017 tarihinden beri büyükelçilik görevi Hazar Zafir oğlu İbrahim tarafından yürütülmektedir. Elçilik, Makedonya ile akredite durumdadır.\n\n\nArjantin'in Ankara Büyükelçiliği\nArjantin'in Ankara Büyükelçiliği (İspanyolca: \"Embajada Argentina en Ankara\"); Arjantin'in, Türkiye'nin başkenti Ankara'da bulunan büyükelçiliğidir. Elçilik binası, Çankaya'daki \"Karaca Sokak\" üzerinde yer almaktadır. Mevcut büyükelçi Juan José Arcuri'dir. Elçilik aynı zamanda Gürcistan ve Azerbaycan'la olan ilişkilerden de sorumludur.\n\n\nAmerika Birleşik Devletleri'nin Ankara Büyükelçiliği\nAmerika Birleşik Devletleri'nin Ankara Büyükelçiliği (İngilizce: \"Embassy of the United States in Ankara\"); Amerika Birleşik Devletleri'nin, Türkiye'nin başkenti Ankara'da bulunan büyükelçiliğidir. Elçilik binası, Çankaya'daki Atatürk Bulvarı üzerinde yer almaktadır. 17 Eylül 2014 tarihinden beri mevcut büyükelçi John Bass'tir.\n\n\nGeneralplan Ost\nGeneralplan Ost (Türkçe: \"Genel Doğu Planı\") ya da kısaca GPO, Nazi Almanyası hükümetinin planlı soykırım ve etnik temizlik amacıyla geniş ölçekte hazırladığı Orta ve Doğu Avrupa'nın Alman kolonizasyonunu içeren plan. II. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanya'nın işgal ettiği bölgelerde uygulanacaktı. Plan, savaş sırasında kısmen gerçekleşti ve dolaylı olarak ve doğrudan milyonlarca etnik Slavların açlıktan ölmesi, hastalık veya zorla çalıştırılarak imha edilmesi ile sonuçlandı. Ancak tam olarak uygulanması bakımından büyük askeri operasyonlar sırasında uygulanabilir değildi ve Nazlerin savaştan yenilgiyle çıkmasıyla tamamen uygulanamadı.\nPlanda, Nazilerin üstün ırk olarak görmediği milletlerin planlı imhasının yanı sıra köleleştirme, zorla yer değiştirme ve Avrupa'daki Slav halklarına (ve Baltık halklarının önemli bölümleri, özellikle Litvanyalılar ve Latgalyalılar) ırksal olarak alt ırk olmaları gerekçesiyle katliamlar yapıldı. Programın operasyonel rehberleri, Adolf Hitler ve Nazi Partisi tarafından tasarlanan Alman yayılmacılığı ideolojisinin yerine getirilmesinde tasarlanan \"Lebensraum\" görüşüne bağlı olarak \"Drang nach Osten\" (Doğu'ya gidiş) fikrine dayanıyordu. Bu nedenle bu toprakların Avrupa'daki Yeni Düzen'in bir parçası olması amaçlandı. Plan Açlık Planı ile birlikte Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar kapsamında uygulandı.\nAna plan halihazırda devam eden bir işti. Zaman geçtikçe geliştirilen, bilinen dört sürümü vardır. Polonya'nın işgalinden sonra, GPO için orijinal taslak, Nazi-Sovyet nüfus transferleri sırasında 1940'ın ortalarında RKFDV tarafından tartışıldı. GPO'nun bilinen ikinci versiyonu RSHA tarafından Nisan 1942'de Wetzel tarafından hazırlandı. Üçüncü versiyon resmen Haziran 1942 tarihinde yürürlüğe girdi.Stalingrad Muharebesi'nde Doğu’daki sömürgecilik planlamasındaki Nazi yenilgisi durumu askıya aldı ve program kademeli olarak terk edildi.\n\n\nBohars\nBohars Fransa'nın Bretonya bölgesine bağlı Finistère ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 3,556'dır.\n\n\nSuudi Arabistan'ın Ankara Büyükelçiliği\nSuudi Arabistan'ın Ankara Büyükelçiliği (Arapça: \"السفارة السعودية في تركيا\"); Türkiye'nin başkenti Ankara'da bulunan ve Suudi Arabistan'a ait olan bir büyükelçiliktir. Elçilik binası, Çankaya'daki \"Turan Emeksiz Sokak\" üzerinde yer almaktadır. 17 Nisan 2017'den beri büyükelçilik görevi Waleed A. Elkhereiji tarafından yürütülmektedir.\n\n\nAmbi Pur\nAmbi Pur Procter & Gamble şirketine ait oda spreyi markasıdır. İlk kez 1958'de İspanya'da piyasaya sürüldü ve şimdi dünya çapında satılıyor. 1984 yılında, Sara Lee Corporation, Cruz Verde'yi satın aldı. Geçmeli sıvı hava spreyi uygulayan ilk marka oldu.\n11 Aralık 2009'da Procter & Gamble, Ambi-Pur hava bakım şirketini Sara Lee Corporation'dan 320 milyon € karşılığında aldığını açıkladı.\n\n\nAltay Bayındır\nAltay Bayındır (d. 14 Nisan 1998; Osmangazi, Bursa), Türk futbolcu. Süper Lig ekiplerinden Fenerbahçe'de oynamaktadır.\nAltay Süper Lig'deki ilk maçına 30 Kasım 2018'de Çaykur Rizespor karşısında 1-1 biten maçta çıkmıştır.\nAltay Türkiye 20 yaş altı millî futbol takımı ile 2018 Toulon Tournament'a katılmıştır. 8 Temmuz 2019 tarihinde Fenerbahçe ile 4 yıllık sözleşme imzalamıştır.\n\n\nJaponya'nın Ankara Büyükelçiliği\nJaponya'nın Ankara Büyükelçiliği (Japonca: \"在トルコ日本国大使館\"); Türkiye'nin başkenti Ankara'da bulunan ve Japonya'ya ait olan bir büyükelçiliktir. 2017'den beri büyükelçilik görevi Akio Miyajima tarafından yürütülmektedir.\n\n\nRusya'nın Ankara Büyükelçiliği\nRusya'nın Ankara Büyükelçiliği (Rusça: \"Посольство России в Турции\"); Türkiye'nin başkenti Ankara'da bulunan ve Rusya'ya ait olan bir büyükelçiliktir. Büyükelçilik görevi Aleksei V. Erkhov tarafından yürütülmektedir.\n\n\nTürkmenistan'ın Ankara Büyükelçiliği\nTürkmenistan'ın Ankara Büyükelçiliği (Türkmence: \"Türkmenistanyň Ankaradaky Ilçihanasy\"); Türkiye'nin başkenti Ankara'da bulunan ve Türkmenistan'a ait olan bir büyükelçiliktir.\n\n\nArzu (anlam ayrımı)\nArzu kadınsı bir Türk adıdır.\n\n\nApprieu\nApprieu Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Isère ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 3,342'dir.\n\n\nAimargues\nAimargues Fransa'nın Occitanie bölgesine bağlı Gard ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 5,688'dir.\n\n\nYaban hayatı koruma\nYaban hayatı koruma, türlerin soyunun tükenmesini önlemek için yabani türlerin ve habitatlarının korunması uygulamasıdır.\nTabiatı Koruma Alanları, bilim ve eğitim bakımından önem taşıyan nadir, tehlikeye maruz veya kaybolmaya yüz tutmuş ekosistemler, türler ve tabii olayların meydana getirdiği seçkin örnekleri bulunduran ve mutlak korunması gerekli olup sadece bilim ve eğitim amaçlarıyla kullanılmak üzere ayrılmış tabiat alanlarıdır. Yaban Hayatı Koruma Sahaları, yaban hayatı değerlerine sahip, korunması gerekli yaşam ortamlarının bitki ve hayvan türleri ile birlikte mutlak olarak korunduğu ve devamlılığının sağlanmasını amaçlamaktadırlar. Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları ise, av ve yaban hayvanlarının ve yaban hayatının korunduğu, geliştirildiği, av hayvanlarının yerleştirildiği, yaşama ortamını iyileştirici tedbirlerin alındığı ve gerektiğinde özel avlanma planı çerçevesinde avlanmanın da yapılabildiği sahalardır.\nYaban hayatı yönetiminin temeli, doğal sürecin korunmasıdır. Koruma, yaban hayatı unsurlarından avlanan ve avlanmayan bütün türler için gereklidir. Bunun için, bütün türler göz önüne alınarak, ekosistem ve genetik çeşitliliğin korunması amacı gözetilir. Yaban hayatı yönetiminde; ulusal veya yöresel ölçekte tehdit veya tehlike altında olan nadir ve endemik türlerin veya kültürel ve ekonomik değeri olan türlerin yaşadıkları alanların korunması ve geliştirilmesini sağlamak esastır.\nYaban hayatı koruma alanında, hükûmet dışı organizasyonlar arasında en önde gelenlerden biri olan Dünya Doğayı Koruma Vakfı (World Wide Fund for Nature veya kısaca WWF) 1961 yılında kurulmuş bir sivil toplum kuruluşudur. WWF, dünya çapında desteklediği 2000 koruma projesi ve 4000'e yakın çalışanıyla dünyanın en büyük çevre kuruluşu konumundadır. Projelerini 100'ü aşkın ülkede, iklim değişikliği, ormanlar, tatlısular, denizler, türler ve sürdürülebilirlik ana başlıkları altında gerçekleştirmektedir.\n\n\nİtalya'nın Ankara Büyükelçiliği\nİtalya'nın Ankara Büyükelçiliği (İtalyanca: \"Ambasciata d'Italia ad Ankara\"); İtalya'nın, Türkiye'nin başkenti Ankara'da bulunan büyükelçiliğidir. Elçilik binası Çankaya'da yer almaktadır. 8 Ocak 2019 tarihinden beri büyükelçilik görevi Massimo Gaiani tarafından yürütülmektedir.\n\n\nGardouch\nGardouch Fransa'nın Occitanie bölgesine bağlı Haute-Garonne ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,281'dir.\n\n\nKurkure\nKurkure, PepsiCo 'nun Hint bölümü olan PepsiCo India tarafından üretilen ve geliştirilen bir Şişmiş mısır ponponları markasıdır. Hint dilinde \"çıtır\" kelimesinden sonra adlandırılan atıştırmalık tamamen Hindistan'da geliştirildi. 1999 yılında piyasaya sürüldü ve otomatik tesislerini Channo'da (Pencap, Hindistan), Kalküta ve Pune'da açtı. Kurkure versiyonları Pakistan, Nepal, Kanada ve Orta Doğu bölgelerinde mevcuttur.\n\n\nDereli (soyadı)\nDereli bir soyadıdır ve şu anlamlara gelebilir:\n\n\nEllie Kemper\nElizabeth Claire Kemper veya bilinen adıyla Ellie Kemper; Amerikalı oyuncu ve komedyen. 1980 doğumlu olan sanatçı ilk olarak \"Resepsiyonist Erin Hannon\" karakteriyle NBC komedi dizisi The Office'de rol almıştır. Kemper'ı asıl ününe kavuşturan ve Komedi Dizilerinde En İyi Kadın Oyuncu Emmy Ödülü'ne iki kez aday gösterilmesini sağlayan işi ise 2015-2019 yılları arasında Netflix'te yayınlanmış bir komedi dizisi olan Unbreakable Kimmy Schmidt'teki başrol oyunculuğudur. Oyuncu ayrıca 2011 yapımı Nedimeler ve 2012 yapımı Liseli Polisler filmlerinde yer almıştır. 2018 yılında, My Squirrel Days adını taşıyan kitabı yayımlanmıştır.\n\n\nUntermensch\nUntermensch veya alt insan, Naziler tarafından sık sık \"Doğu’dan gelen kitleler\" olarak adlandırılan, Aryan olmayan kitleleri alt insan olarak betimleyen terim. Yahudiler, Romanlar, Slavlar, Polonyalılar, Sırplar ve daha sonra da Ruslar bu tanımlama içerisine sokulmuştur. Terim aynı zamanda Siyahlar, Mulattolar ve Fin-Asya'ya da uygulandı. Nihai Çözüm ile Yahudilerin Holokost ile Polonyalı ve Romanların, ayrıca fiziksel ve zihinsel engelli insanların yok edilme planları bu fikre dayanır. \"Generalplan Ost’a\" göre, Doğu-Orta Avrupa’nın Slav nüfusu kısmen Holokost’taki toplu cinayetlerle azaltılacaktı, çoğunluğu Asya’ya sürüldü ve Almanya'da köle emeği olarak kullanıldı. Bu kavram Nazi ırk politikasının önemli bir parçasıydı.\nNazi Almanyası II. Dünya Savaşı sırasında ele geçirdiği savaş esirlerinin durumunu düzenleyen bir dizi karar aldı, tüm savaş süresince Wehrmacht'ın eline geçen tüm savaş esirlerinin öncelikle ırklarına bakıldı. Kökeni Anglosaksonlardan gelen düşman askerler Nazi hiyerarşisinin en üstünde yer alıyordu ve bu kategorideki Fransa, Belçika, Hollanda ve Norveç'ten gelen esirler en insancıl muameleye tabi tutuldu. Untermensch görüşü doğrultusunda \"alt insan\" olarak görülen ulusların nüfusu soykırımla azaltılmaya çalışıldı. Bu nedenle Polonyalı, Yugoslav ve Rus esirler daha kötü muameleye maruz kaldı. Esir hiyerarşisinin en altında Kızıl Ordu mensubu askerler yer aldı ve Sovyet askerleri en kötü muameleye tabi tutuldu. Açlık Planı ile birlikte Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar kapsamında uygulandı.\nHer şeyden önce; Nazilerin Sovyet esirlere karşı tutumu Nazi Almanyası'nın Sovyetler Birliği'ne karşı yürüttüğü savaşın amacının bir yansıması idi. Adolf Hitler ve diğer Nazi liderlerinin gözünde yürütülen savaş basit bir çatışma değil, \"Asyalı barbar Bolşevizmi yok etmek\" üzere yürütülen ideolojik ve ırksal bir savaştı. Lebensraum olarak bilinen \"Doğudaki yaşam alanı\" savaşın asıl bu amaçlarından biriydi. Nazilerin hazırladığı Genel Doğu Planı'na göre; savaş sırasında işgal edilen bölgelerde soykırım ve etnik temizlik uygulanacak, Orta ve Doğu Avrupa'daki bölgelerdeki Slavlar ve Alman olmayan milletler yok edilip Almanya'nın sömürgesi haline getirilecekti. Gereksiz görülen insanlar ise Sibirya'ya taşınıp doğrudan veya işgücü ile imha gibi dolaylı yollarla öldürülecekti. Genel Doğu Planı'nın varsayımları, Hitler'in yazdığı \"Kavgam\" adlı eserde yer alan ırksal üstünlük ve Sovyet coğrafyasındaki insanları imha ederek bölgeyi sömürgeleştirmek tezlerine dayanıyordu.\n\n\nMiki Matsubara\nMiki Matsubara (松原 みき, Matsubara Miki) Japon şarkıcı, söz yazarı ve besteci. Japonya'nın Sakai şehrinde doğmuştur (28 Kasım 1959).\nBaşta \"Mayonaka no door (Benimle Kal)\", \"Neat na gogo san-ji\", \"The Winner\" gibi bazı hit şarkılarıyla pop şarkıcısı olarak tanınır. Kariyeri boyunca 16 single, 9 orijinal albüm çıkardı. Çalışmalarının çoğunlukla yerli olmasına rağmen, Japonya dışında iyi bir anime şarkıcısı ve söz yazarı olarak tanınmaktadır. Motown müzisyenleri \"Dr.STRUT\" ile birlikte Los Angeles'ta uluslararası çalışmalarda da bulunmuş (\"Cupid\" için albüm kayıtları), sonrasında \"Blue Eyes\" başlıklı albümü çıkarmıştır.\n7 Ekim 2004'te Matsubara 44 yaşında uterin serviks kanserinden kaynaklanan hastalıklar nedeniyle ölmüştür.\n\n\nSorma (albüm)\nSorma, Zeki Müren'in 1992 yılında yayınladığı 11 şarkıdan oluşan albümüdür.\n\n\nAnkara'daki havalimanları listesi\nAnkara'daki havalimanları listesi; Türkiye'nin başkenti Ankara'da bulunan havalimanlarını göstermektedir.\n\n\nAkmescit Cuma Camii\nAkmescit Cuma Camii (kırımtatarca: \"Aqmescit Cuma Camisi\") veya Büyük Cuma Camii (kırımtatarca: \"Büyük Cuma Camisi\") — Kırım'daki en büyük camidir. Kırım Tatarları 20 yıldan fazla bir zamandır bir cami inşa etmek için izin istediler, ancak Rus yanlısı hükümet, hayali nedenlerden dolayı caminin inşa edilmesine izin vermedi. Simferopol şehrinde bulunan.\nİnşaattan sonra Kırım'ın en büyük camilerinden biri haline gelmelidir.\nProjeye göre, Simferopol'daki Katedral Camii yaklaşık 3.000 kişiye ev sahipliği yapmalı.\nKatedral camisi, dört özdeş minaresi ve bir kubbesi ile Kırım Tatar tarzında ana yapıdır. Kubbenin yüksekliği 28 metredir. Dört minare 58 metre yüksekliğindedir, bu da camiyi Kırım'ın en yüksek noktası yapar;\n\n\nMarta Angelat\nMarta Angelat (d. 1953; Barselona), İspanyol kadın yönetmen, oyuncu ve seslendirme sanatçısı. \nOyuncu, yönetmen ve seslendirme sanatçısı Marta Angelat 1953'te Barselona'da doğdu. Dr. Andrade rolünü canlandırdığı \"Pulseras rojas\" adlı yapımla tanındı. Oyuncu ve seslendirme sanatçısı José María Angelat'ın kızıdır.\nSinema ve tiyatro\nTelevizyon\nYönetmen olarak\n\n\nClara Ponsot\nClara Ponsot (d. 25 Ocak 1989), Tanınmış Fransız oyuncu. 2006'da başladığı oyunculuk kariyerinde 20'nin üzerinde yapımda rol aldı.\n\n\nBárbara Lennie\nBárbara Lennie Holguín (20 Nisan 1984; Madrid), Tanınmış İspanyol oyuncu. Yer aldığı yapımlar arasında sinema filmleri; \"Magical Girl\", \"Obaba\" ve \"El Niño\" ile televizyon dizileri; \"Isabel\" ve \"El incidente\" sayılabilir.\n\n\nHayvansal yaÄŸ\nHayvansal yağlar, hayvanlardan türetilen lipid malzemelerdir. Fiziksel olarak, yağlar oda sıcaklığında sıvıdır ve katı yağlardır. Kimyasal olarak, hem yağlar hem de yağlar trigliseritlerden oluşur. Her ne kadar birçok hayvan kısmı ve salgısı yağ verebilse de, ticari uygulamada, yağ, öncelikle koyunlar, domuzlar, tavuklar ve inekler gibi canlı hayvanlardan elde edilen işlenmiş doku yağlarından çıkarılır. Süt ürünleri ayrıca peynir, tereyağı ve süt gibi hayvansal ve hayvansal yağ ürünleri de sağlar.\nKaz yağı gibi bazı maddeler, diğer hayvansal yağlardan daha yüksek bir duman noktası üretir, ancak yine de zeytin veya avokado gibi birçok bitkisel yağdan daha düşüktür.\nABD'deki tüketici et ürünlerinde, hayvan kalıntılarının kemik katılarının partikül büyüklüğü yüzde 3'ten fazla olduğunda, protein içeriği yüzde 14'ten az olduğunda ve ürün yüzde 30'dan fazla saf yağ içeriği içerdiğinde hayvansal yağlar olarak sınıflandırılmaktadır.\nHayvansal yağlar genellikle batı katı diyetinin bir parçası olarak yarı katı formda tüketilir; bunlar ya süt, tereyağı, eritilmiş iç yağ, schmaltz ya da daha yaygın olarak fabrikada üretilen et, evcil hayvan maması ve fast-food ürünlerinde dolgu maddesi olarak kullanılır. Süt ürünleri, kan ve meme bezi gibi dolaşım ve lenfatik sistemlerden farklı seviyelerde su, yağ, yağ ve hayvan hücreleri içeren hayvan salgılarıdır.\nHayvanların vücudunda, yağın çoğu, derinin altında (deri altı yağı) ve organlar arasında yumuşak elastik pedler oluşturduğu omentumda bulunan yağ dokusunun bir parçasıdır. Yağlar, hayvanların iç organlarını mekanik hasarlardan korur ve zayıf ısı iletkenleri olduğundan, ortam sıcaklığındaki değişikliklerden bağımsız olarak sabit bir vücut sıcaklığının korunmasına yardımcı olur, bu nedenle soğuk iklimlerde, deri altı yağ tabakası önemli bir kalınlığa ulaşır. Hayvansal vücut için yağlar önemli bir enerji deposu olarak görev yapar.\n\n\nAndrey Haritonov\nAndrey İgoreviç Haritonov (; 27 Mayıs 1959; Kiev - 23 Haziran 2019; Moskova), Sovyet-Rus oyuncu, yönetmen ve senarist. Oyuncunun yer aldığı yapımlar arasında; \"The Gadfly\", \"The Star and Death of Joaquin Murieta\" ve 'The Invisible Man\" vb. sayılabilir.\nSovyet-Rus oyuncu, yönetmen ve senarist Andrey Haritonov eşi Olga ile evli olup çocukları yoktu..\nOcak 2019’da, Andrey’in kansere yakalandığı tespit edildi. Sovyet-Rus oyuncu, yönetmen ve senarist Andrey Haritonov tüm çabalara rağmen kurtarılamayarak kanser nedeniyle 23 Haziran 2019'da Moskova'da 59 yaşında ölmüştür.\n\n\nAuribail\nAuribail Fransa'nın Occitanie bölgesine bağlı Haute-Garonne ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 212'dir.\n\n\nJudith Krantz\nJudith Krantz (9 Ocak 1928 - 22 Haziran 2019), Amerikalı yazar ve romancı. \nDaha çok kaleme aldığı romantik türde romanlarıyla dikkat çeken yazarın en bilinen eserlerinden birisi \"Till We Meet Again\" 'dir. Krantz ayrıca kadınlar için magazin yayınları \"Cosmopolitan\" ve \"Ladies 'Home Journal\" için serbest yazılar yazmıştır.\nNew York'ta 9 Ocak 1928'de doğan Amerikalı kadın yazar ve romancı Judith Krantz 22 Haziran 2019'da Bel Air, Los Angeles'daki evinde 91 yaşında ölmüştür.\n\n\nAussonne\n\n\nLeevi Lehto\nLeevi Lehto (23 Şubat 1951 –22 Haziran 2019), Fin şair, yazar ve çevirmendir. \nYazar James Joyce'dan alarak çevirdiği \"Ulysses\" adlı çalışmasıyla bilinir.\nLehto kariyeri boyunca edebiyatçı ve yazarlar; Louis Althusser, Gilles Deleuze, George Orwell, Stephen King, Ian McEwan, Josef Skvorecky, Walter Benjamin, John Keats, John Ashbery, Mickey Spillane ve Charles Bernstein'in eserlerinden çeviriler yapmıştır. \nFin şair, yazar ve çevirmen Leevi Lehto 22 Haziran 2019'da Helsinki'de çoklu sistem atrofisi rahatsızlığına yenik düşerek 68 yaşında ölmüştür.\n\n\nBazus\nBazus Fransa'nın Occitanie bölgesine bağlı Haute-Garonne ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 574'tür.\n\n\nAnnebault\nAnnebault Fransa'nın Normandiya bölgesine bağlı Calvados ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 438'dir.\n\n\nDmıtro Tımçuk\nDmıtro Borısovıç Tımçuk (; 27 Haziran 1972 – 19 Haziran 2019), Ukraynalı siyasetçi, askeri uzman, gazeteci ve blog yazarı.\nTımçuk 27 Haziran 1972'de Chita, Zabaykalsky Krayı'nda doğdu. Ukrayna'daki Rusya yanlısı olaylar sırasında Ukrayna'nın önde gelen aktivistlerindendi.\nUkrayna Halk Cephesi Partisi siyasi hareketinin kurucularından birisiydi. 2014’ten 2019’da ölümüne kadar Ukrayna parlamentosu Verhovna Rada’da delege olarak hazır bulundu.\nUkraynalı siyasetçi, askeri uzman, gazeteci ve blog yazarı Dmıtro Tımçuk 19 Haziran 2019'da Kiev'de silahla vurularak başından aldığı kurşun yarası nedeniyle 46 yaşında ölmüştür. Polise göre, Tımçuk kendi silahını temizlediği esnada yanlışlıkla ateş alan silahı kendisini vurmuştur.\n\n\nYalı, İpekyolu\nYalı Van ilinin İpekyolu İlçesine bağlı bir mahalle.\n\n\nAussie\nAussie uluslararası bir kozmetik markasıdır. Ürünleri yalnızca şampuan, saç kremi, saç serumu, jel ve sprey gibi saç bakımına odaklanmıştır. Ülkenin kendisinde bulunan bazı doğal içerik maddelerinin dahil olması nedeniyle Avustralya'nın bir ürünü olarak pazarlanmaktadır. Böylece, logosu bir kanguru ve benzer şekilde sloganı \"Roo Your 'Do!\" Dür. Bununla birlikte, marka aslında 2003'te bir Amerikan şirketi olan Procter & Gamble tarafından üretildi. Marka, P&G'nin 55 milyar ABD doları tutarında satış yaptığı 2004'te özellikle başarılıydı.\nAussie, düz, dalgalı ve kıvırcık saçlar için kabarma, kuruluk, düz saç ve hasarlı saç gibi sorunları gidermek için saç ürünleri koleksiyonları üretmektedir. Aussie’nin ünlü stilisti Sarah Potempadır.\nÜrün, 1990'dan önce Avustralya'da satıldı, ancak 1990'larda kapatıldı ve ürün, İngiltere ve Amerika pazarlarına odaklandı.\n\n\nBold (marka)\nBold Procter & Gamble'ın sahip olduğu çamaşır deterjanı markasıdır.\nİlk olarak 1965 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde tanıtıldı ve 1974'te İngiltere'nin ilk düşük köpüklü biyolojik deterjanı olarak piyasaya sürüldü. 1982 yılında ülkenin tek kombine deterjan / saç kremi olarak yeniden piyasaya sürüldü ve o zamandan beri popüler bir ürün oldu.\n2004 yılında Bold 2'de 1 deterjan / saç kremi ürününe bir ambalaj revizyonu verildi.\n\n\nBiz (marka)\nBiz Stain & Odor Eliminator Hem sıvı hem de toz halde satılan çamaşır lekeleri için enzim bazlı, oksijenli ve renk güvenli bir ağartıcı, deterjan güçlendirici ve ön işlemcisidir. Proteinleri parçalayabilen bir enzim bazlı ağartıcıdır.\nBiz bleach, Procter & Gamble (P&G) 'daki bir araştırmacı olan Charles McCarty tarafından icat edildi ve 1967 yılında Amerikan pazarına tanıtıldı. Redox Brands, P&G'den 2000 yazında yapılan bir açık artırmada satın aldı. Forbes, satın alma fiyatını 40 milyon dolardan fazla olarak tahmin etti. Yıllık satış geliri bir yıl sonra yaklaşık 40 milyon dolara ulaştı.\n\n\nCheer\nCheer, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'da satılan çamaşır deterjanı markası. Procter & Gamble tarafından üretilmiştir.\n1950'de tanıtıldı ve 1952’de yapılan hafif bir reform işleminden sonra, 1948-49’a ait P&G’nin Tide ürününün takibi oldukça başarılı geçti.\nCheer, daha önce \"Blue Cheer\" takma adını veren kendine özgü mavi granülleriyle tanınır. 1952 formülü (\"Mavi Beyazlatıcı\"), maviyi temizlemenin yanı sıra beyaz giysilerin daha beyaz görünmesini sağladı. 1960'lı yıllarda, marka, tüm su sıcaklıklarında giysileri etkin bir şekilde temizlemek için formüle edildiğinden, \"All Temperature Temer\" veya \"All-Tempa-Cheer\" olarak da bilinir.\n\n\nSwash (marka)\nSwash, Procter & Gamble tarafından üretilen ve Amerika Birleşik Devletleri'nde satılan çamaşır ürünleri markası. 2007 yılında \"Swash\" adı altında, daha önce yeni markalara sahip P&G ürünlerini içeren ve öğrenci pazarını hedefleyen bir dizi ürün tanıtıldı. Bileşen ürünleri kokuları gidermek için bir sprey, leke silici bir kalem, kırışıklıkları gidermek için bir sprey ve çamaşır kurutma makinesine konduğunda kırışıklıkları ve kokuları gideren bir bez içermektedir.\nEylül 2007'de Ohio Devlet Üniversitesi yakınında bir test mağazası açıldı. Test daha sonra Lexington, Kentucky'yi kapsayacak şekilde genişletildi. Aralık 2009'da Swash piyasaya sunuldu ve yalnızca çevrimiçi olarak kullanıma sunuldu. 2014 yılı itibarıyla orijinal Swash ürünlerinin bir kısmı Tide (Alo) markasıyla satılmaktadır.\n\n\nCharmin\nCharmin Procter & Gamble tarafından üretilen bir Amerikan tuvalet kâğıdı markasıdır.\nCharmin adı ilk olarak 1928'de, Hoberg Paper Company tarafından Green Bay, Wisconsin'de kuruldu. 1950 yılında Hoberg, adını Charmin Paper Company olarak değiştirdi ve banyo mendili, kâğıt peçeteler ve diğer kâğıt ürünlerini üretmeye devam etti. Procter & Gamble (P&G), 1957'de Charmin Paper Company'yi satın aldı.\n2008'de P&G Avrupa operasyonlarını ve ürün hattını Cushelle ve Zewa olarak değiştirdiği SCA'ya sattı.\n\n\nBounty (marka)\nBounty Procter & Gamble tarafından Amerika Birleşik Devletleri'nde üretilen bir Amerikan kâğıt havlu ürünüdür. 1965 yılında tanıtıldı.\n1957'de Charmin'in ilk tüketici kâğıt ürünleri işletmesi olan Procter & Gamble (P&G) tarafından satın alınmasıyla gerçekleşti. Charmin Towels, P & G'nin yenilikçi Bounty'nin araştırılması ve geliştirilmesine yönelik stratejik yatırımını sağlayan başarılı öncülüydü. Kağıt havluların çoğu, mukavemet veya yumuşaklıklarını arttıracak şekilde pazarlanırken, P&G tüketicilerin öncelikli olarak emiciliği tercih ettiğini buldu. Bu yeni pazarlama fikri ile Bounty, 1965 yılında Charmin havlularının yerini aldı ve piyasaya göre daha kalın, daha yumuşak ve daha emici yeni 2 katlı bir havlu piyasaya sürdü.\n\n\n2018-19 Türkiye Bayanlar Birinci Voleybol Ligi\nTürkiye Deplasmanlı Bayanlar Birinci Voleybol Ligi 2018-19 sezonu, Türkiye Bayanlar Voleybol Birinci Ligi'nin 35. sezonudur. 12 şehirden 28 takımın katıldığı lig, deplasmanlı normal lig + Play-Off usulüne göre oynandı. Play-Off maçları sonunda PTT ve Altınbaş Üniversitesi Yeşilyurt kulüpleri Sultanlar Ligi'ne yükselirken, Salihli Belediyesi, Özateş, Bahçelievler Voleybol, Arkas, Halkbank B, Gümüşhane Gençlerbirliği, Sefa Spor kulüpleri ile birlikte sezon sonunda ligden çekilen Rota Koleji, Balıkesir DSİ Spor, Sakarya Gelişimspor ve Keçiören Belediyesi Bağlum Spor kulüpleri ise Türkiye Bayanlar Voleybol İkinci Ligi'ne düştüler.\n\nLigin ilk etabı lige katılan 28 takımın, 2 grupta çift devreli lig usulü karşılaşması şeklinde oynanmıştır. Bu karşılaşmalar sonucunda gruplarında ilk 4 sırayı alan 8 takım Sultanlar Ligi'ne yükselecek takımı belirlemek amacıyla yarı final grubuna yükselmişlerdir. A ve B gruplarında ligi 13. ve 14. sırada tamamlayan takımlar ise ligden düşmüştür.\n\nYarı Final grubuna yükselen takımlar 2 gruba ayrılarak tek devreli lig usulünde karşılaşmışlar ve bu karşılaşmalar sonucunda ilk 2 sırayı alan ekipler Sultanlar Ligi'ne yükselecek olan takımların belirleneceği final grubuna yükselmişlerdir.\n\nFinal grubuna yükselen 4 takım tek devreli lig usulü karşılaşmışlar ve bu karşılaşmalar sonucunda ilk 2 sırada yer alan takımlar Sultanlar Ligi'ne yükselmiştir.\n\nLigde puanlama sisteminde;\n\n\n\n\nGezi Parkı davası\nGezi Parkı davası, 28 Mayıs - 30 Ağustos 2013 tarihleri arasında gerçekleşen Gezi Parkı olaylarını organize ettikleri iddiası ile 16 kişinin yargılandığı davadır.\nİstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen ve ilk duruşması 24-25 Haziran 2019'da Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde gerçekleştirilen davada 18 Şubat 2020 tarihinde verilen kararla 16 sanığın 10'u, haklarındaki bütün suçlamalardan beraat etti, davanın tek tutuklu sanığı Osman Kavala tahliye edildi ve yurtdışında bulunan sanıklar hakkındaki yakalama kararı kaldırıldı.\nHükûmet başkanlığını Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı 61. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti'n, İstanbul'daki Taksim Gezi Parkı'na Taksim Yayalaştırma Projesi çerçevesinde Topçu Kışlası'nı imar izni olmadan yeniden inşa etmesini engellemek için İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin birçok kentinde eylemler başladı. Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre 80 ilde gerçekleştirilen eylemlere 3.6 milyon insan katıldı, eylemcilerden 5 bin 513 kişi gözaltına alındı ve bunlardan 189'u tutuklandı. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün açıkladığı verilere göre 4 bin 329 kişi, Türk Tabipler Birliği'nin açıkladığı verilere göre de 7 bin 478 kişi eylemler sırasında yaralandı. Olaylar sonucunda ise 8 sivil ve 2 güvenlik görevlisi öldü.\nTemmuz 2013'te Gezi Parkı olayları nedeniyle Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Çevresel Etki Değerlendirme Danışma Kurulu Sekreteri Mücella Yapıcı ve İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu'nun da bulunduğu 26 kişi gözaltına alındı ve sorgulandıktan sonra serbest bırakıldılar. Bu kişiler hakkında Mart 2014'te \"örgüt kurmak ve yönetmek\" suçlamasıyla dava açıldı ve İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesi, 29 Nisan 2015'te tüm sanıkların beraatine karar verdi.\nGezi Parkı olaylarının ilk günlerinde savcı Muammer Akkaş tarafından bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Akkaş'ın talimatı ile şüphelilerin telefonları dinlenerek soruşturma dosyasına eklendi. Soruşturma devam ederken savcı Muammer Akkaş 25 Aralık operasyon girişimi nedeni ile soruşturmadan alındı ve yerine başka bir savcı atandı. 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturması nedeniyle meslekten ihraç edilen ve ardından yurt dışına kaçan savcı Muammer Akkaş günümüzde FETÖ/PDY üyeliğinden aranmaktadır.\nBu süreçte yapılan operasyonlarda birçok kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan bir çoğu serbest bırakılırken Osman Kavala ile Yiğit Aksakoğlu tutuklandı.\nFETÖ/PDY üyeliğinden aranan Akkaş'ın topladığı delillerin de yer aldığı soruşturma 2019 yılında tamamlandı. Hazırlanan 657 sayfalık iddianamede 16 sanık, 746 davacı yer aldı. Hazırlanan iddianameye göre sanıklar hakkında; Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, mala zarar verme, nitelikli mala zarar verme, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet, nitelikli yağma, nitelikli yaralama ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet suçlarını işlemekten 16 sanığın ayrı ayrı 606 yıldan 2 bin 970 yıla kadar ceza almaları isteniyor.\nİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 657 sayfalık iddianame 4 Mart 2019'da İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi ve ilk duruşmanın 24 Haziran 2019'da gerçekleştirilmesine karar verildi. 24 Haziran tarihinde Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde başlayan davanın ilk duruşması iki gün sürdü ve 25 Haziran 2019'da ara karar açıklanarak davanın ikinci duruşmasının 18 Temmuz 2019'da gerçekleştirileceği açıklandı. Açıklanan ara karara göre; davada tutuklu yargılanan Osman Kavala'nın tutukluluğunun devamına diğer tutuklu yargılanan Yiğit Aksakoğlu'nun ise tutuksuz yargılanmasına karar verildi. 18 Temmuz'da görülen ikinci duruşmada savunmaların alınmasına devam edildi. Savunmaların ardından mahkeme başkanı Osman Kavala'nın tutukluluk halinin devamına karar verip bir sonraki duruşmanın 8-9 Ekim 2019 tarihlerinde yapılacağını açıkladı.\nRecep Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç, Ali Babacan, Beşir Atalay, Bekir Bozdağ, Emrullah İşler, Binali Yıldırım, Muammer Güler, Ahmet Davutoğlu dahil 746 kişinin müşteki sıfatı ile yer aldığı davada, Ali Hakan Altınay, Ayşe Mücella Yapıcı, Ayşe Pınar Alabora, Can Dündar, Çiğdem Mater Utku, Gökçe Yılmaz, Handan Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu, İnanç Emekçi, Mehmet Ali Alabora, Mine Özerden, Osman Kavala, Şerafettin Can Atalay, Tayfun Kahraman, Yiğit Aksakoğlu, Yiğit Ali Ekmekçi de sanık sıfatı ile yer aldılar.\nDavanın ilk duruşması 24-25 Haziran 2019 tarihlerinde Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde gerçekleştirildi. Duruşmada tutuklu yargılanan Osman Kavala ile Yiğit Aksakoğlu ile tutuksuz yargılanan Ayşe Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater Utku, Ali Hakan Altınay, Şerafettin Can Atalay, Tayfun Kahraman, Yiğit Ali Ekmekçi ve Mine Özerden savunmalarını yaptılar. Savunmaların tamamlanmasının ardından mahkeme heyeti ara kararı açıkladı. Açıklanan arar karara göre tutuklu yargılanan Yiğit Aksakoğlu'nun serbest bırakılarak tutuksuz yargılanmasına, Osman Kavala'nın tutukluluk halinin devam etmesine, haklarında yakalama kararı bulunan Can Dündar, Pınar Öğün, Gökçe Yılmaz, Handan Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu ve Mehmet Ali Alabora'nın yakalama kararlarının devamına karar vererek duruşmayı 18 Temmuz 2019 tarihine erteledi.\n18 Temmuz'da gerçekleşen ikinci duruşmada sanıkların ve avukatların savunmalarına devam edildi. Duruşmaya tutuklu yargılanan Osman Kavala, tutuksuz yargılanan Yiğit Aksakoğlu, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Mine Özerden, Yiğit Ali Ekmekçi, Can Atalay, Mücella Yapıcı ve Tayfun Kahraman katıldı. Yaklaşık 50 avukatın takip ettiği duruşmaya ortalama 300 izleyici katıldı. İzleyiciler arasında CHP ve HDP milletvekillerinin yanı sıra büyükelçiliklerden gözlemciler ile yerli ve yabancı basın çalışanları vardı. Duruşma sonunda mahkeme başkanı Mahmut Başbuğ, tutuklu yargılanan Osman Kavala'nın tutukluluğunun devamına, Can Dündar, Mehmet Ali Alabora, Pınar Öğün, Meltem Arıkan, Gökçe Yılmaz ve Hanzade Hikmet Germiyanoğlu hakkındaki yakalama kararının da devamına oy çokluğuyla karar verildiğini açıkladı. Mahkeme bir sonraki duruşmanın ise 8-9 Ekim 2019'da görülmesine karar verdi.\n\n\nAuvillars\nAuvillars Fransa'nın Normandiya bölgesine bağlı Calvados ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 237'dir.\n\n\nPuffs (marka)\nPuffs Procter & Gamble tarafından Amerika Birleşik Devletleri'nde üretilen bir Amerikan kâğıt mendil ve peçete ürünüdür.\nMarka 1960 yılında tanıtıldı. 2011'de çeyrek ABD pazar payına sahipti. Procter & Gamble'ın Puffs hattına getirdiği yenilikler 1987 yılında losyon eklemeyi içerdi. Posh Puffs, son derece dekoratif, küp şeklindeki kutularında , “yabanmersini”, “çilek”, “lüks limon” ve “cılız limon” gibi farklı renklerde sunuluyor.\n\n\nSwiffer\nSwiffer Procter & Gamble'ın temizlik ürünleri serisidir. 1999'da tanıtılan marka \"jilet ve bıçak\" iş modelini kullanıyor; Tüketici kulp montajını düşük bir fiyattan satın alır, ancak ürünün kullanım ömrü boyunca yedek doldurma ve tampon satın almaya devam etmesi gerekir. Swiffer onbeş ülkede yarım milyar dolarlık bir marka haline geldi.\n\n\nDawn (marka)\nDawn Procter & Gamble'a ait bulaşık temizleyicisi markasıdır. 1973'te tanıtılan, Amerika Birleşik Devletleri'nde en çok satılan bulaşık deterjanı markasıdır. Bulaşık yıkama amacıyla kullanılmasının yanı sıra, Dawn ürünleri aynı zamanda otoyollara dökülen hayvansal yağ, Exxon Valdez kazası ve BP Deepwater Horizon petrol sızıntısı gibi diğer maddelerden gelen gresi temizlemek için de kullanılır.\nDawn ayrıca Kanada ve Meksika'da da satılmaktadır. 2000'den 2002'ye kadar Dawn, uluslararası Fairy markasının yerine Almanya'da satıldı. Bilinmeyen bir marka nedeniyle satışların keskin şekilde düşmesinden sonra, Fairy markası 2002 yılında yeniden canlandı.\n\n\nJoy (marka)\nJoy Procter & Gamble'a ait bulaşık temizleyicisi markasıdır. İlk olarak 1949'da ABD'ye tanıtıldı. Joy, limon kokularını içerecek şekilde yeniden düzenlenmiş ve turunçgil kokulu temizlik ürünlerine yönelik genel eğilimin başlamasına yardımcı olan bir ürünün erken bir örneğiydi. Joy, kullanım için tasarlanmıştır. Bulaşıkların elde yıkanması, otomatik bulaşık makinesinde değil ve ayrıca kullanıcının ellerini kurumasını önlemek için tasarlanmış yumuşatıcılar içerir.\nJoy, şu anda antibakteriyel bir formül içeren çeşitli koku ve çeşitlerde mevcuttur ve hem de \"ultra\" (konsantre) kuvvetlerde mevcuttur.\nÜrün, uzun süredir devam eden öncü sabun Arama Yarını da dahil olmak üzere birçok \"pembe dizi\"nin erken ve uzun vadeli sponsoruydu. 1950'lerin reklamları içeren “sabun operaları” nda birçok kineskop vardır, bunlar genellikle ünlü sloganı ile “Yağın yarısında parlama”nı sağlar.\nJoy markası, bir süredir pazar lideri olduğu 1990'larda Japonya'ya tanıtıldı.\n\n\nCoverGirl\nCoverGirl Noxell tarafından Maryland, ABD'de kurulan bir Amerikan kozmetik markasıdır. 1989 yılında Procter & Gamble tarafından ve daha sonra 2016 yılında Coty, Inc. tarafından satın alındı. Noxell Company, bu kozmetik ürün grubunun, kadın dergilerinin ön kapağında yer alan \"kapak kızları\", modeller, aktrisler ve şarkıcıların ürünlerini kullanmasına izin vererek reklamını yaptı. CoverGirl öncelikle çok çeşitli tüketici sınıfı kozmetik ürünleri sunar.\n\n\nCommand & Conquer: Generals – Zero Hour\n\n\nAnka Haber Ajansı\nAnka Haber Ajansı ya da ANKA, Türkiye merkezli faaliyet gösteren haber ajansı. Altan Öymen tarafından Ankara'nın Çankaya ilçesindeki Kızılay semtinde 1972 yılında kurulan ajans, sahadan veri toplayarak medya organlarına haber sağlama hizmeti vermektedir. Türkiye'de habercilik ekolü oluşturan bir kuruluş olarak öne çıkan ANKA 46 yıl aralıksız hizmet sağladıktan sonra 2018 yılının sonlarında kapansa da 2019 İstanbul ara yerel seçimi sürecinde Güneşim Medya çatısı altında yeniden faaliyete geçmiştir.\nAnka Haber Ajansının kökleri 1950'li yılların başında kurulan Ankara Ajansına dayanmaktadır. 1950 Türkiye genel seçimleri ile iktidardan muhalefete geçen Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Partinin desteklediği Anadolu Ajansı ile Türk Haberler Ajansına alternatif olacak kendisine ait bir haber ajansı kurma ihtiyacı hissetmiş ve 14 Ağustos 1950 tarihinde Ankara Ajansı kurulmuştur. Kemal Zeki Gençosman'ın ilk müdürü olduğu ve kısa adı ANKA ile de tanınan ajans ilk bültenini 21 Ağustos'ta geçmiş olup Cumhuriyet Halk Partisine yakın \"Ulus\" gazetesi ile bağı bulunmaktaydı. 14 Aralık 1953 tarihli Cumhuriyet Halk Partisinin Haksız İktisaplarının İadesi Hakkında Kanun ile söz konusu partinin mallarına el konulması sürecinde kapanan ajans 1970'lere kadar tekrar faaliyete geçmemiştir.\n\"Akşam\"da gazetecilik yapan Altan Öymen'in 12 Mart Muhtırası döneminde yazdığı bir yazı nedeniyle gazeteyle ilişiğinin kesilmesini takiben \"Günaydın\"ı çıkaran Haldun Simavi'nin Öymen'i teşviki ile 27 Mayıs 1972 tarihinde Kızılay merkezli olarak Anka Haber Ajansı kurulmuştur. Öymen'in işten çıkarılma tazminatı ve \"Günaydın\"dan kapora olarak aldığı ₺20 biner ile ANKA'nın tek odalı ilk ofisi Kızılay'da tutulmuştur. Abonelerine Ankara haberlerini geçmekle mükellef olan ajansın kurucu kadrosunda Öymen'in dışında Gül Önet, Sevgi Soysal ve Ali Polat bulunmaktaydı. Kadrosu zamanla genişleyen ANKA abonelerine bülten geçmenin yanı sıra kimi muhabirleri ile \"Günaydın\", \"Günaydın\"ın eki \"Ayrıntılı Haber\", \"Yeni Ortam\" ve \"Cumhuriyet\" gibi gazetelere köşe yazar hâle gelmiştir. Aynı zamanda ANKA Yayınları adıyla bir yayınevi kurulmuş ve siyasi kitaplar basılmaya başlanmıştır. Bu kitaplardan biri olan Uğur Mumcu ve Altan Öymen tarafından yazılarak 1975 yılında ilk baskısı yapılan \"Mobilya Dosyası\", Türkiye'de araştırmacı gazeteciliğin başlangıç noktası olarak görülmektedir. 1976'da Halit Çelenk imzasıyla çıkan \"141-142 Üzerine\" de konusu üzerine kaynak değerine sahip eserlerdendir. Bu süreçte Abbas Güçlü, Derya Sazak, Hasan Cemal, Hikmet Bila, Uğur Mumcu gibi gazetecilerin yetiştiği yer olan Anka Haber Ajansı bir gazetecilik okulu olarak kabul edilmiştir.\n1977 yılında Öymen'in siyasete atılmasıyla Müşerref Hekimoğlu'nun yönetimi altına giren ANKA bu dönemde anonim şirket hâlini almıştır. Hekimoğlu'nun 2004 yılında ölmesiyle ajansın yönetimini Nazif Ekzen devralmış, 2006'da ise Veli Özdemir ve Nuri Sefa Erdem'in ikili yönetimi altına girmiştir. Ekonomik darboğaza giren ANKA'da işçiler ilk kez 2008 yılında greve gitmeye karar verse de Türkiye Gazeteciler Sendikasıyla anlaşma neticesinde grevden vazgeçilmiş, şirket 2013 yılında da iflasını istemiştir. Ekim 2018'de Ankara 21. İcra Dairesi tarafından açık artırmaya çıkarılarak ₺262 bine Kalender Özdemir tarafından satın alınan ajans 6 Kasım 2018'de ise kapatılmıştır. ₺500 bin lira değer biçilen Anka Haber Ajansı markasının değerinden düşük bir meblağa ana muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi mensubu Özdemir tarafından satın alınması iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisine yakın medya kuruluşlarınca eleştirilmiştir.\n2019 Türkiye yerel seçimlerinde tek haber kaynağı olarak öne çıkan Anadolu Ajansının seçim gecesi 23.20 itibarıyla veri akışını 14 saat süreyle kesmesi kamuoyunda tepkiye neden olmuş ve medya organlarının mevcut hükûmet ile olan bağları ülkedeki basın özgürlüğünü tartışmaya açmıştır. Bu tartışmanın ertesinde İstanbul'da seçimlerin yenilenmesi kararı verildikten sonra oy verilerinin tarafsız olarak kamuoyuna aktarımı konusu tekrar gündeme gelmiş ve Anka Haber Ajansı bu süreçte yeniden faaliyete geçeceğini açıklamıştır. Adnan Bulut, Kemal Gülmüş ve Mustafa Erdoğan yönetimi altında kadrosu tamamen değişen ajansın oy verilerini Cumhuriyet Halk Partisi Seçim Koordinasyon Merkezi kanalıyla edineceği yönünde haberler çıkmış, bu durum yine Adalet ve Kalkınma Partisine yakın medyada eleştirilmiştir. Bu haberleri yalanlayan Mustafa Erdoğan kendi bilişim altyapılarını kurduklarını, oy verilerini yine kendi çalışanları olan 180 kişilik bir ekiple topladıklarını belirtmiştir. ANKA, tekrarlanan seçimde elindeki verileri 19.30'da paylaşmaya başlayan Anadolu Ajansının aksine 18.25'te veri akışına başlamış ve sonuçları vermeye başlayan ilk ajans olmuştur. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Sadi Güven'in seçim akşamı açıkladığı resmî olmayan sonuçlara yakın veriler sunan ajansın performansı başarı olarak görülmüş ve son yedi seçimde oy verilerini sağlayan tek kuruluş olan Anadolu Ajansına güçlü bir alternatif olarak öne çıktığı değerlendirmesinde bulunulmuştur.\n\n\nMax Factor\nMax Factor Coty, Inc.'den bir kozmetik markasıdır. 1909'da Polonya'dan bir güzellik uzmanı olan Maksymilian Faktorowicz tarafından Max Factor & Company olarak kuruldu.\nKurucuya / kuruculara atıfta bulunmak, markanın etimolojisinde, sessiz film ve sinematografinin ortaya çıkmasıyla belirgindir. Max Factor, yüz yapısı, kontur ve yaratıcı karakterizasyondaki bireysel nüanslara göre özel, teknik makyaj uygulamasının önemini gösterdi. Daha sonra, Max Factor markasının etimolojisini uzmanlaşmış “çene-yüz” ameliyatı ile ilgili özel bir tıp dalı ile paylaştığı varsayılmıştır. Daha yakın zamanda “Max Facs” olarak kısaltılmış olan alandaki tıbbi uzmanlık tüm craniomaxillofasiyal kompleksi ile ilgilidir: ağzın anatomik alanı, çene, yüz, kafatası ve ilgili sert ve yumuşak lokal doku.\nMax Factor, film makyajı konusunda uzmanlaşmıştır. 1973 yılında 500 milyon ABD doları olan satışına (2017 yılında yaklaşık 3 milyar ABD Doları) kadar, Max Factor & Company, ailenin birçok nesline aitti ve o zamanlar uluslararası bir şirket haline geldi. Procter & Gamble 1991 yılında şirketi satın aldı.\n\n\nNice 'n Easy\nNice 'n Easy evde kullanım için kalıcı bir saç boyası ürünüdür. 1965 yılında, ilk saç şampuanı saç renginde faturalandırıldı ve “Ne kadar yaklaşırsa ... o kadar iyi görünüyorsun.” reklam etiketiyle sunuldu.\nClairol (şimdi Procter & Gamble'ın bir bölümüdür) tarafından üretilen Nice 'n Easy, 1956 yılında Bayan Clairol Saç Boyası Banyosu ve ünlü “Yapıyor mu ... yoksa yapmıyor mu?\" reklam kampanyası yaratıltı.\n1950'lerde, Amerikalı kadınların sadece% 7'si saç rengini kullanıyordu (ya da bunu kabul ediyordu), ortak akıl inancının sadece aktrislerin, modellerin ve bazı kadınların aldatıcı olduğu düşünüldüğü inancının doğal gölgesini değiştirdiği idi. Bu tutumu değiştirmeye yardımcı olmak için Clairol ünlüleri Bayan Clairol ve Nice ’n Easy saç rengi kampanyaları için ortalama bir kadın lehine kutladı.\n\n\nHerbal Essences\nHerbal Essences Clairol tarafından üretilen saç boyama ve saç bakım ürünleri markasıdır. Marka, 1971'de tekli şampuan Clairol Herbal Essence Shampoo olarak kuruldu. Her biri kullanıcının saçı üzerinde farklı bir etkiye sahip olacak şekilde tasarlanmış on iki ürün koleksiyonu vardır.\nClairol, 1971'de Herbal Essence'ı tanıttı. Orijinal Herbal Essence (şimdiki adıyla Herbal Essences), ön etiketindeki bir havuzdaki doğa kızının çizgi film görüntüsünü kullandı. Şampuanın orijinal rengi yeşildi ve şeffaf plastik şişe ambalajından görülebiliyordu.\nHerbal Essences, 1990'larda, ürünü kullanırken sızlanan kadın oyuncuları içeren reklamlar için biliniyordu. Şampuan \"tamamen organik bir deneyim\" sunuldu.\n\n\nNoxell\nNoxell ev ürünleri yapan Hunt Valley, Maryland merkezli bir şirketti. En bilinen markaları Noxzema ve CoverGirl'dir. 2016 yılında Procter & Gamble Company'nin bağlı ortaklığı oldu.\nOcean City, Maryland'de yaşayan bir doktor olan Francis J. Townsend, \"Townsend R22\" veya \"ekzema\" olmayan bir formül oluşturdu. Townsend, güneş tarafından yakılan ilk tatil beldesi tatilcileri için bir çare olarak belirtti. Tatil köyü dışındaki kasabadaki insanlara yardım etmek için Townsend daha sonra Maryland’deki Washington Koleji’nden mezun olan Dr. George Bunting’e formül verdi.\nYaklaşık 1917'de Bunting, dönem boyunca mevcut olan yağlı, donyağı bazlı ilaç kremlerine bir alternatif olarak \"Dr. Bunting'in Güneş yanığı ilacı\" nı tanıttı. İlk üç yıl boyunca, Bunting ve Elizabeth Buck, ürünün karıştırılması, ısıtılması ve dökülmesini kendileri yaptı. Ürün kısa süre sonra Noxzema olarak değiştirildi ve çeşitli kullanımlara sahip bir cilt kremi olarak tanıtıldı.\n\n\nClairol\nClairol 1931 yılında Amerikalılar Joan Gelb ve kocası Lawrence M. Gelb tarafından, 1931 yılında başlatılan saç boyama ve saç bakımı konusunda uzmanlaşmış, Coty, Inc. şirketinin kişisel bir bakım ürünü bölümüdür. Fransa'da seyahat ederken hazırlıkları renklendirme idi. Şirket, 1956 yılında tanıtılan \"Miss Clairol\" ev saç boyama kitiyle kendi ülkesi Amerika Birleşik Devletleri'nde yaygın olarak tanındı. 1959 yılında, Clairol, ABD saç boyama endüstrisinde lider firma olarak kabul edildi. 2004 yılında, Clairol saç bakım ürünlerinin satışından yaklaşık 1,6 milyar ABD doları tutarında yıllık satış yaptı. Clairol, 2014 yılı itibarıyla \"Natural Instincts\", \"Nice 'n Easy\" ve \"Perfect Lights\" markaları altında satılan saç boyama ürünlerini üretmektedir.\n\n\nArtaÅŸat Muharebesi\nArtaşat Savaşı, MÖ 68'de Roma Cumhuriyeti ile Ermeni İmparatorluğu arasında gerçekleşen bir savaştır. Roma ordusunu, Prokonsül Lucius Licinius Lucullus komuta ederken, Ermeni ordusunun başında ise Büyük Tigran bulunmakta olup ayrıca sığınmacı Pontus İmparatoru Büyük Mithridates de Ermeni ordusunda komutanlık görevi üstlenmiştir. Savaş, kesin Ermeni zaferiyle sonuçlanmış olup Lucullus'un kaçışıyla Roma ordusu da Ermenistan'dan püskürtülmüştür.\n\n\nKseniya Makeyeva\nKseniya Vladimirovna Makeyeva (; d. 19 Eylül 1990), Rus hentbolcu. GK Rostov-Don ve Rusya millî takımında oynamaktadır.\nMakeyeva, 2006-07 sezonundan itibaren Rusya birinci ligi kulüplerinden GK Dinamo Volgograd'da oynadı. Volgograd ile 2009, 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarında Rusya ligi şampiyonluğunu ve 2008'de EHF Kupası'nı kazandı. 2014-15 sezonunda Makeyeva, Romanya ligi şampiyonluğu, Romanya Kupası ve Romanya Süper Kupası'nı kazandığı Romanya kulübü HCM Baia Mare ile sözleşme imzaladı. Daha sonrasında GK Rostov-Don'a katıldı. Rostov ile 2017'de EHF Kupası'nı ve 2017, 2018 ve 2019'da Rusya ligi şampiyonluğunu kazandı.\nMakeyeva 2008'de Rusya yıldız millî takımıyla Dünya Yıldız Kadınlar Hentbol Şampiyonası'nda altın madalya kazandı. İki yıl sonra Makeyeva Dünya Genç Kadınlar Hentbol Şampiyonası'nda genç millî takımla gümüş madalya kazandı ve turnuvanın All-Star takımına seçildi.\nMakeyeva şu ana kadar Rusya millî takımı için 133 maçta yer aldı. Rusya ile 2009 Dünya Kadınlar Hentbol Şampiyonası'nı kazandı. 2018 Avrupa Kadınlar Hentbol Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı.\n\n\nAnkara'da din\nAnkara'da din; gündelik yaşamda hatrı sayılır bir yer kaplamaktadır. Ankara, gerek tarihi bağlar gerek de günümüz toplumunun hoşgörüsü sayesinde birçok İbrahimi dinin bir arada yaşayabildiği ve varlığını devam ettirebildiği bir şehirdir. Kentte aynı anda hem cami hem kilise hem de sinagog bulunması da bunun en büyük kanıtlarından bir tanesidir.\nŞehirdeki en baskın dini topluluk, şüphesiz, Müslümanlardır. İslamiyeti kabul eden Türklerle beraber 1073 yılından itibaren İslam'ın etkisi altına giren şehir, 1356 yılında Ankara'nın Osmanlı ordusu tarafından fethedilmesiyle resmen bir Türk-İslam kentine dönüşmüştür. 1197 yılında tamamlandığı tahmin edilen Sultan Alaeddin Camii ve 1200'lü yılların başlarına tarihlenen Arslanhane Camii; şehrin İslam geçmişini yansıtan en önemli örneklerdendir. 1427'de bitirilen Karacabey Camii ve tarihi 1428'e dayanan Hacı Bayram Camii; Orta Çağ'da da kentteki baskın nüfuzun İslam'a ait olduğunu göstermektedir. Kocatepe Camii'nin şehrin simgesi haline gelmesi ve belediye ambleminde kullanılması da, bu etkinin hala devam ettiğinin bir kanıtıdır.\nÇok uzun bir süre Roma İmparatorluğu'nun egemenliği altında kalan Ankara, Türklerin Anadolu'ya gelişine kadar önemli bir Hristiyanlık merkezi olmuştur. Günümüzde atıl vaziyette olsa da, Bizans devrinden kalma Aziz Klementos Kilisesi şehrin önemli bir tarihi kilisesidir. Ayrıca Altındağ'ın Ulus semtinde bulunan St. Térèse Kilisesi ise ibadete ve ziyarete açık durumdadır.\nYahudiler toplumdaki en küçük dini topluluğu oluştursalar da, şehirdeki varlıkları Roma İmparatorluğu dönemine kadar dayanmakta; dolayısıyla da şehrin en eski ve köklü sakinlerini oluşturmaktadırlar. Ankara Yahudileri olarak da bilinen bu topluluğun sayısı günümüzde oldukça azalmış durumdadır. Kent tarihiyle ilgili eski kaynaklar araştırıldığında açıkça görülebilir ki, 17. yüzyıla kadar Ankara'da 12 adet Yahudi mahallesi bulunmaktaydı. O zamanlar toplum içinde azımsanamayacak kadar büyük bir yer kaplayan Yahudileri Evliya Çelebi \"\"Kentin Yahudi'si çoktur, sade Yahudileri 12 mahalledir.\"\" sözleriyle betimlemiştir. Ne yazık ki, günümüzde bu 12 mahalleden sadece İstiklal Mahallesi diye bilinen mahalle kalmıştır ve burada da Yahudi nüfusu yok denecek kadar azdır. Bu mahallede yaklaşık 750 yıldır kullanımda olan ve şehirdeki tek Musevi havrası olma özelliğini gösteren Ankara Sinagogu bulunmaktadır. Sinagog günümüzde ibadete açıktır.\n\n\nAingeray\nAingeray Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Meurthe-et-Moselle ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 558'dir.\n\n\nArracourt\nArracourt Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Meurthe-et-Moselle ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 248'dir.\n\n\nGamesa\nGamesa, PepsiCo 'ya ait, Meksika'nın en büyük çerez üreticisidir. Şirket ayrıca un, tahıl ve diğer ilgili ürünler yemeye hazır hale getirir. Merkezi Nuevo León, San Nicolás de los Garza 'da bulunmaktadır ve Meksika genelinde sekiz eyalette ve bir de Kolombiya'da üretim tesislerine sahiptir. 1990'da Meksika'daki Pepsi, Sabritas ve Sonric'in sahibi olan PepsiCo tarafından satın alındı.\nGamesa ayrıca Amerika Birleşik Devletleri, Orta ve Güney Amerika ve Karayipler'de kurabiye satıyor.\nEn başarılı markaları arasında \"Marie bisküvi\", \"Emperador\", \"Arcoiris\", \"Mamut\", \"Chokis\", \"Cremax\", \"Marca Gamesa\", \"Saladitas\", \"Crackets\" yer alıyor.\n\n\nSabritas\nSabritas, PepsiCo'ya ait, Meksika'lı çerez üreticisidir. Sabritas, 1943 yılında Meksiko'da Golosinas ve Productos Selectos olarak Pedro Antonio Marcos Noriega tarafından kurulmuştur. Patates cipsi, mısır cipsi ve atıştırmalıkları üretip sattı ve çoğunlukla bisiklet tabanlı küçük bir dağıtım ağına güvendi. Adı, Sabrosas y Fritas'ın İspanyolca olduğu, \"lezzetli ve kızarmış\" anlamına gelen bir portmanteau idi.\n1966'da Frito-Lay ve Pepsi-Cola Company'nin birleşip PepsiCo'yu oluşturmasından bir yıl sonra Sabritas satın alındı. Süreçlerini modernleştirmeye ve perakende kanalını genişletmeye başladı.\n\n\nStalag 324\nStalag 324, Genel Hükûmet'in Ostrów Mazowiecka'ya 9 km uzaklığındaki Grądy köyü yakınlarında kurduğu Nazi kampı. Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar kapsamında Haziran 1941 ile 1942 kışı arasında pek çok kişi burada öldürüldü.\nKampta bina yoktu, dikenli tellerle çevrili bir tarlayı kapsıyordu. Daha sonra basit barınaklar yapıldı. Kampta yaklaşık 80 bin esir kaldı. Kamp mezarlığında savaştan sonra 41 bin civarında ceset bulundu.\nKampın yerleşmesinde Sovyet savaş esirlerine dair mezarlık inşa edildi.\n\n\nAk Hunlar-Pers savaşları\nAk Hunlar-Pers savaşları, Ak Hunlar ile Sasani İmparatorluğu arasında gerçekleşen bir dizi savaştır.\n\n\nAS3MT\nArsenit metiltransferaz, insanlarda \"AS3MT\" geni tarafından kodlanan bir enzimdir.\n\n\nIII. Farhad\nIII. Farhad, İÖ 70-57 arasında Part İmparatorluğu yöneticisi. Farhad, tahta oturduğunda Romalı komutan Lucius Licinius Lucullus, Mezopotamya ile İran boyuncaki devletleri egemenliği altına almış bulunan Büyük Tigran üzerine saldırıya hazırlanırken öte yandan Büyük Mithradates'in, Roma Cumhuriyeti'ne karşı Ermeni-Pontus birliğinin yanında bulunması üzerine olan teklifini geri çeviren Farhad, buna karşılık kendi damadı ayrıca Büyük Tigran'ın oğlu olan Tigran'ı, babasına karşı desteklemiştir. Ayrıca Ermeni-Pontus bağlaşımına karşı Roma'yla bağlaşarak, Roma, Pontus ile savaşmakta iken eş zamanlı Ermenistan'a saldırmıştır. Yanına, babası Büyük Tigran'ı devirerek tahta oturmak isteyen Tigran'ı da alarak Ermenistan'a Karduya üzerinden girip Artaşat'ı kuşattıysa da bunda başarılı olamayarak geri dönmüştür. Farhad'ın dönüşüyle birlikte babası Büyük Tigran ile tek başına yüzleşmek zorunda kalan Tigran ise babasına yenilmiştir. En sonunda Roma ile Ermenistan'ın barış sağlamasıyla Farhad, daha önce Roma ile anlaşmasına bağlı olarak Ermenistan üzerinden edinmek istediği kazanımları edinememiş ve bu durumu Roma ile Ermenistan karşısında onaylamak durumunda kalmıştır.\nFarhad, İÖ 57'ye gelindiğinde, iki oğlu Orodes ile Mihrdat'ça öldürülmüştür.\n=Kaynakça=\n\n\nStalag 319\nStalag 319, Temmuz 1941 - Nisan 1944 arasında yılında Chełm'de kurulan Nazi esir kampı. Kampta yaklaşık 180 bin Sovyet askeri kaldı. Savaştan sonra kamp mezarlığında 60 bin kişinin cesedi bulundu. Ayrıca tanıkların ifadelerine göre buradaki 30 bin civarında kişi savaş sona ermeden önce Naziler tarafından yakıldı. Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar kapsamında pek çok kişi burada öldürüldü.\nStalag 319, Polonya'nın Nazi Almanyası tarafından kurulan en esir büyük kamplarından biriydi. 319 A, 319 B ve, 319 C adındaki üç alt kamptan oluşuyordu. Bunun dışında bölgedeki yaklaşık 12.000 esir içeren birkaç alt kamp da bu ana kampa dahildi. Kamp, esas olarak Sovyet ve Polonyalı savaş esirlerinden oluşuyordu. 1941'den sonraNazilerin işgal ettiği bölgelerden gelen İtalyan, Belçika ve İngilizler esirlerde bu kampa getirildi.\nYiyecek eksikliği, hastalıkların yayılması, insanlık dışı çalışma koşulları ve sık sık yapılan infazlar (Yahudi askerler, Romanlar veya üst düzey memurlar anında infaz edildi), büyük ölümlere neden oldu. Stalag 319'daki yaklaşık 200.000 esirin, yaklaşık 90.000 civarının öldüğü varsayılmaktadır. 1942'de SS ve \"Sonderkommando\" yaklaşık 30 000 tutukluyu infaz etti. İlerleyen yıllarda kamp yetkilileri on binlerce cesedin yakıldığı bir krematoryum kurdu. Resmi olmayan bilgilere göre ise Chełm'de \"çiğneme arabaları\" kullanılmıştır.\nGünümüzde şehirde iki mezarlık bukunmaktadır. Bunlardan ilkinde 60.000'den fazla kişi gömülüdür. 1960'larda mezarlık, küçük bir anıtın bulunduğu geçici bir duvarla çevrildi. Birçok toplu mezar halen duvarın dışındadır.\n\n\nI. Tigran\nI. Tigran (Ermenice: Տիգրան Ա), MÖ 115-95 arası Ermenistan hükümdarı. Bu dönemde MÖ 112-111'de Ermenistan, Büyük Mihrdat yönetimindeki Arşaklı İmparatorluğu'na karşı yenilmiş ve gelecekte II. Tigran olarak tahta oturacak hanedan üyesi, Arşaklı sarayına tutsak olarak verilmiştir.\n=Kaynakça=\n\n\nII. Artavazd\nII. Artavazd (Ermenice: Արտավազդ Երկրորդ; Yunanca: ΑΡΤΑΒΑΖΔΟΥ, \"Artavazdou\"), İÖ 55-34 arası Ermenistan imparatoru. Büyük Tigran ile Pontuslu Kleopatra'nın çocuğudur. Böylece anne yanından Büyük Mitridat'ın da torunu olmaktadır.\nArtavazd, Partlara karşı akın düzenlemeyi düşünen Romalı Prokonsül Marcus Licinius Crassus'un İran yolu için Ermenistan'ın merkezi topraklarını kullanmayı istediğini bildiren teklifini geri çevirmiştir. Bunun üzerine Mezopotamya'dan ilerleyen Crassus, düşmanlarıyla yüzleşme olanağı bulabilmiştir. Ne var ki burada, ölümüne neden olacak, İÖ 53 tarihli Carrhae Savaşı'nda Roma ordusu, Part ordusuna yenilmiştir.\nİlerleyen dönemlerde ise Ermenistan, çetin Roma-Arşaklı ilişkileri çevresinde ilerleyen gelişmelere sahne olmuştur.\n=Kaynakça=\n\n\nStalag I-B\nStalag IB Hohenstein, Hohenstein'ın 2 km batısında Olsztynek'de yer alan II. Dünya Savaşı sırasında kullanılan Nazi esir kampı. Kamp kısmen Tannenberg Anıtı topraklarında inşa edildi ve başlangıçta Nazi şenlikleri sırasında I. Dünya Savaşı gazilerini barındırmaya yönelik bir dizi ahşap yapı içeriyordu. Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar kapsamında pek çok kişi burada öldürüldü.\n1939'daki Polonya Seferi sırasında yakalanan Polonyalı askerleri barındırmak üzere kurulan kamp zamanla Belçikalı, Fransız, İtalyan, Sırp ve Sovyet askerleri de barındıracak şekilde genişletildi. Zorlu koşullar, yetersiz beslenme, kötü muamele ve tekrarlayan tifo salgınları esirler arasında yüksek ölümlerin görülmesine neden oldu. Özellikle 1941 ile 1942 kışları sırasında, çoğunlukla Sovyet askerleri olmak üzere yaklaşık 25.000 kişi öldü.\nBu kamptan ve alt kamplarından toplam 650.000 kişinin geçtiği tahmin edilmektedir. 50 ila 55 bin arasında kişi yakınlardaki Sudwa mezarlığındaki 500 toplu mezarın içinde bulundu. Alan, Ryszard Wachowski tarafından yapılan bir anıt anılmaktadır. 1980'den beri Olsztynek merkezli belediye müzesi kampa ve esirlere adanmış küçük bir sergiye ev sahipliği yapmaktadır.\nS7 Expressway inşası sırasında eski kampın bir kısmı ortaya çıkarıldı.\n\n\nClément Lenglet\nClément Lenglet (d. 17 Haziran 1995), Barcelona takımında defans pozisyonunda görev yapan Fransız futbolcudur.\nKariyerine 2013 yılında Nancy'de başlamış ve takımı adına 85 maçta forma giymiştir. 2015-16 sezonunda takımıyla Ligue 2 şampiyonu olmuştur. Ocak 2017'de 5,4 milyon € bonservis karşılığında Sevilla'ya transfer olmuştur. Takımı adına 73 maça çıkıp dört gol atmıştır. 18 ay sonra 35 milyon € karşılığında Barcelona'ya katılmıştır.\nBeauvais, Oise doğumlu Lenglet, ilk profesyonel maçına 27 Eylül 2013 tarihinde Ligue 2'de Nancy formasıyla çıktı. AC Arles-Avignon ile golsüz berabere biten maçta 32. dakikada Rémi Walter'ın yerine oyuna dâhil oldu.\n2015-16 sezonunda ikinci ligi şampiyon bitiren Nancy ile otuz dört maça çıktı. Takımı adına ilk golünü 29 Ocak 2016 tarihinde evinde 3-1 yendikleri Clermont karşısında attı. 12 Şubat'ta Auxerre ile 2-2 berabere biten maçta maçta Sehrou Guirassy'ye yaptığı faulle penaltıya neden oldu ve kırmızı kartla oyun dışı kaldı. 25 Nisan'da Stade Marcel Picot'ta Sochaux'ya karşı Benoît Pedretti'nin köşe vuruşunda attığı golle takımı galibiyet aldı ve üç yıllık aradan sonra Ligue 1'e yeniden yükseldi.\n2016-17 sezonunun ilk yarısında Nancy adına Ligue 1'de 18 maçta ilk 11'de başladı.\n4 Ocak 2017 tarihinde Lenglet, İspanya'ya gitti ve 2021 yılına kadar La Liga ekibi Sevilla ile anlaştı. Transfer ücreti olarak Nancy'ye 5 milyon € ödendi. Borussia Mönchengladbach'a giden vatandaşı Timothée Kolodziejczak'ın yerine takıma alındı.\nTakımıyla ilk maçına sekiz gün sonra evlerinde 3-3 berabere kaldıkları Real Madrid karşısında Copa del Rey son 16 turunda (toplam 6-3 mağlubiyet) çıktı. 15 Ocak'ta ilk lig maçına yine Real Madrid karşısında çıktı ve Ramón Sánchez Pizjuán Stadium'da 2-1 kazandıkları maçla rakibinin tüm turnuvalardaki 40 maçlık yenilmezlik serisini sonlandı. Sezonun ikinci yarısında ligde 17 maçta forma giydi.\n19 Ağustos 2017 tarihinde Lenglet, Sevilla adına ilk golünü sezonun ilk maçında 1-1 berabere kaldıkları RCD Espanyol maçında attı ve bu gol, maçın ilk golü oldu. Golde topun çizgiyi geçip geçmediği tartışma konusu oldu. Avrupa'daki ilk golünü 1 Kasım'da 2-1 evlerinde kazandıkları Spartak Moskova maçında attı. Éver Banega'nın ortasında attığı kafa golü, UEFA Şampiyonlar Ligi'nin grup aşamasında geldi. Son 16 ilk maçlarında Manchester United'a karşı Sevilla'nın maçı gol yemeden tamamlamasıyla \"ESPN FC\" tarafından Lenglet, Şampiyonlar Ligi En İyi XI'e alındı.\n12 Temmuz 2018 tarihinde Lenglet, serbest kalma maddesi 35 milyon € karşılığında Barcelona'ya transfer oldu. 2018 Supercopa de España'da önceki takımı Sevilla'yı 2-1 yendikleri maçta 90 dakika oynadı. 23 Eylül'de Lenglet, La Liga'daki ilk maçı Girona'ya karşı Pere Pons'a dirseği dolayısıyla kırmızı kart aldı. Copa del Rey'de Cultural Leonesa'yı 1-0 yendikleri maçta gol attı. Barcelona adına La Liga'daki ilk golünü Camp Nou'da Real Sociedad'a attı.\n21 Mayıs 2019 tarihinde Lenglet, Didier Deschamps tarafından Frensa A millî takımına Bolivya ile hazırlık maçı ve Andorra ile Türkiye'ye karşı 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası elemeleri için çağrıldı. 11 Haziran 2019 tarihinde Lenglet, ilk Fransa A millî maçına UEFA Euro 2020 elemelerinde 4-0 deplasmanda yendikleri Andorra karşısında çıktı ve maçın tamamında forma giydi.\nNancy\nBarcelona\n\n\nNélson Semedo\nNélson Cabral Semedo (d. 16 Kasım 1993), Barcelona takımında sağ bek pozisyonunda görev yapan Portekizli futbolcudur.\nKariyerine Sintrense'de bailayan oyuncu, 2012 yılında Benfica'ya transfer olmuştur. Bir sezon Fátima'da kiralık oynadıktan sonra bir süre Benfica B'de yer almıştır. 2015'te as takıma yükselen futbolcu, takımıyla Primeira Liga şampiyonlukları yaşamıştır. Temmuz 2017'de transfer olduğu Barcelona ile ilk iki sezonda La Liga şampiyonu olmuştur.\nSemedo, Portekiz adına ilk A millî maçına Ekim 2015'te çıkmış ve 2017 Konfederasyonlar Kupası ve kazandıkları 2018-19 UEFA Uluslar Ligi'nde millî maçlarda yer almıştır.\nLizbon'da doğan Semedo, Sintrense altyapısında oynadı ve 17 yaşında ilk maçına çıktı. 12 Ocak 2012 tarihinde Manuel Liz'le beraber Benfica'yla beş yıllık sözleşme imzaladıktan sonra 1 Temmuz'da ikisi de, üçüncü lig takımı Fátima'ya bir sezonluğuna kiralandı.\nSemedo, 2013 sezonunda Benfica'ya döndü ve 10 Ağustos'ta Segunda Liga'da yer alan B takımında 0-0 deplasmanda berabere kaldıkları Trofense karşısında ilk profesyonel maçına çıktı. Rezerv takımda 60 maç oynadıktan sonra gelecekte Maxi Pereira'nın yerine geçeceği söylenmeye başladı.\nPereira'nın ayrılması sonrası Semedo, sözleşmesini 2021 yılına kadar uzattı ve Temmuz 2015'te yapılan Kuzey Amerika sezon öncesi turunda as takıma katıldı. 9 Ağustos 2015 tarihinde ana kadrodaki ilk maçına Supertaça Cândido de Oliveira'da 1-0 yenildikleri Sporting CP karşısında çıktı. Bir hafta sonra Primeira Liga'da 4-0 evinde yendikleri Estoril'e takımı adına ilk golünü attı.\nBaşlangıçta kendini ilk 11'de bulmaya başlayan Semedo, Ekim 2015'te millî takımda yaşadığı sakatlık nedeniyle gerileme yaşadı. Sağ dizindeki sakatlık, iki ayını kaçırması beklenen bir ameliyat gerektiriyordu. ocak ayının başlarında sakatlıktan döndü, ancak önceki formunu yakalayamadı ve André Almeida'ya yerini kaptırdı. Sezonu rezerv takımda bitirdi.\n2016-17 sezonunda Semedo, ilk 11'i geri aldı ve arka arkaya tarihî dördüncü lig unvanında en çok maça çıkan üçüncü oyuncu olmaya devam etti. Bir kez ligde 2-1 kazandıkları Arouca'ya ve bir kez de UEFA Şampiyonlar Ligi'nde grup aşamasında 3-3 berabere kaldıkları Beşiktaş'a gol attı.\n28 Mayıs 2017 tarihinde yapılan Taça de Portugal finalinde Eduardo Salvio'ya ikinci golde asist yaparak Benfica'nın 2-1 Vitória de Guimarães'i yenip kupayı alamsına katkıda bulundu. Sezon boyunca gösterdiği performans ile, Liga Portuguesa de Futebol Profissional tarafından Yılın Atılım Gösteren Oyuncusu ödülünü kazandı.\n13 Temmuz 2017 tarihinde Barcelona, Benfica ile Semedo'nun transferinde anlaştığını ve sağlık testlerinden geçtiğini açıkladı. Ertesi gün beş yıllık sözleşme imzaladı. Portekiz kulübünün bu transferden 30,5 milyon € garanti olmak üzere yeni takımıyla her 50 maçı için 5 milyon € kazanacağı açıklandı. İlk maçına 16 Ağustos'ta Supercopa de España'nın ikinci ayağında Santiago Bernabéu'da 2-0 yenildikleri Real Madrid karşısında çıktı.\nSemedo, kulübü adına Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk maçında 13 Eylül 2017 tarihinde Juventus karşısında çıktı. Grupta 3-0 kazandıkları bu maçtaki performansıyla övüldü. Takımı adına ilk golünü ise 27 Ocak 2019 tarihinde La Liga'da deplasmanda 2-0 yendikleri Girona'ya attı.\nYeşil Burun Adaları asıllı futbolcu, Portekiz millî takımı adına ilk kez 2 Ekim 2015 tarihinde 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde Danimarka ve Sırbistan maçları için çağrıldı. İlk maçına Belgrad'da Partizan Stadyumu'nda 2-1 kazandıkları Sırbistan karşısında çıktı.\nSemedo, 2017 FIFA Konfederasyonlar Kupası kadrosuna seçildi. Turnuvasnın grup aşamasının son maçında 4-0 kazandıkları Yeni Zelanda karşısında oynadı. Ayrıca üçüncülük maçında kazandıkları Meksika maçında yer aldı. 106. dakikada kırmızı kartla oyundan atıldı.\nSemedo, 2018 FIFA Dünya Kupası için 35 kişilik aday kadroya seçilse de, kadroda yer alamadı.\nBenfica\nBarcelona\nPortekiz\n\n\nCapri Sun\nCapri Sun, Almanya merkezli Wild şirketi ve Hans-Peter Wild'ın özel bir şirketi olan İsviçre'deki Capri Sun Group Holding'in sahip olduğu meyve suyu konsantresi markasıdır. 1969'da tanıtıldı ve Tiren Denizinde bulunan İtalyan Capri adasının adını aldı. Capri Sun, 1981'den bu yana Amerika Birleşik Devletleri'nde dağıtılmıştır. Kraft Foods şirketi (şimdi Kraft Heinz Company), Kuzey Amerika için lisanslı bir üretim ortağıdır. Hollanda, Fransa, İngiltere, Belçika ve İrlanda'da Coca-Cola Partners tarafından dağıtılmaktadır. 2015 yılı itibarıyla, beş aroma OK Kosher Certification tarafından onaylanmıştır. Marka, birçoklarından farklı üç boyutlu ambalaja sahip idi ve içdikden sonra balon gibi patlatma özelliği vardır. Japonya'da Ezaki Glico tarafından dağıtılır.\nStandart kutu 10 torba sıvı ile doldurulur ve her torba 200 ml'dir. ABD'de, Capri-Sun keseleri şimdi altı sıvı onstur; daha önce 8 fl. oz. (240 mi) idi. Poşet, dolgulu ve düzken dikdörtgen biçiminde trapez şeklindedir ve poşetin yatay bir yüzeye yerleştirildiğinde dik durmasını sağlayan alevlenmiş bir tabana sahiptir. Her kese ayrıca olarak bir pipet verilir. Yeniden kapatılabilir kapaklı 330 ml'lik kese gibi diğer boyutlar bazı ülkelerde mevcuttur.\n2014'te, tüketicilerin Capri Sun torbalarında solucan şeklindeki küf mantarı olarak tanımladıklarını düzeltmeye devam eden baskıdan sonra Kraft Foods, tüketicilerin ürünü tüketmeden önce daha iyi incelemelerini sağlamak için temiz bir tabanlı kese açtı. Ek olarak, geri dönüşümü zor olan paket tipi, çevre gruplarının Kraft'a ikonik poşetlerini yeniden tasarlama konusunda baskı yapmalarına yol açtı.\n\n\nHarasta\nHarasta (Arapça: حرستا Harasta) olarak da bilinen Harasta el-Bazal veya Hirista, Suriye'nin başkenti Şam'ın kuzeydoğu banliyösüde bir şehir. 702 metre yüksekliğe, 2007 yılı itibarıyla 34.184 nüfusa sahip olup Suriye'deki coğrafi varlık başına 43. en büyük şehirdir.\nSuriye İç Savaşı sırasında Suriye'deki en isyancı şehirlerden biriydi (Douma Savaşı ve Rif Dimashq çatışmaları (Kasım 2011 - Mart 2012)). Savaştan önce Harasta, 104. ve 105. Cumhuriyet Muhafızları alaylarına ev sahipliği yapıyordu ve banliyölerde yüksek bir Alevi nüfusu vardı. 2011'de hükûmet karşıtı protestoların yapıldığı bir yer olmasına rağmen Mart 2012'de ve yine 21 Ekim 2012'de Harasta'nın ağır hükûmet bombardımanı altında olduğu bildirildi. 25 Ekim'de, Suriye ordusu, isyancılar kasabanın sınırındaki iki ordu kontrol noktasını geçtikten sonra ağır tank ve roket saldırılarına maruz kaldı. 26 Ekim 2012'de ağır toplarla bombalandı ve en az 10 kişi öldü. 30 Ekim'de hükûmet hava saldırıları Harasta'yı hedef aldı. 25 Kasım 2012'de rejim kontrolü altında olduğu bildirildi. Ağustos 2013'te, şehirdeki önemli noktalarda hükûmet ilerlemeleriyle birlikte isyancıların kontrolü altında olduğu bildirildi. Hükûmet kontrolü ancak isyancı ilerlemelerinin Ocak 2014'te bildirildiği bildirildi. 2014 yılı Nisan ayında kimyasal saldırılar tarafından hedeflendiği bildirildi. Harasta'daki bölge Rif Dimashq saldırısı sırasında tekrar tekrar el değiştirdi (Eylül 2015). Harasta Savaşı'nda (2017–18) mücadele bölgesi olmuştur.\n23 Mart 2018'de Suriye ordusu Harasta'yı ele geçirdi.\n\n\nMuzaffer KuÅŸhan\nMuzaffer Kuşhan (d. 2 Temmuz 1946, Muş), Türk hekim ve yazar.\n1946 yılında, Muş ilinin Bulanık ilçesine bağlı Simo köyünde doğan Muzaffer Kuşhan, köyde okul olmadığı için ilkokulu Erzurum’da oturan dayısının yanında tamamladı. Simo köyü, 1864 yılında Kafkasya’dan göç eden Osetin (Çerkez) ailelerden oluşuyordu ve Türkçe bilen bulunmuyordu, bu nedenle çocuklar Osetin dil, örf, adet ve geleneklerine göre yetiştiriliyordu. Türkçe bilmediği için Muzaffer Kuşhan ilkokulun başlarında zorluk çekse de, unutamadığı bir öğretmen sayesinde bu zorluğu aşarak kısa sürede sınıf birincisi olmayı başardı.\nİstanbul Tıp Fakültesi’ni 1969 yılında tamamlayan Kuşhan, Manisa’da yedek subay doktor olarak askerlik yaptı. Askerliği bitince Muş’un Malazgirt ilçesinde serbest hekim olarak faaliyet gösterdi. Altı yıllık genel cerrahi ihtisasını Almanya’da tamamlayan Kuşhan bu sırada Stuttgart’da cerrahi zayıflama yöntemleri uygulayan ekipte yer aldı. Kaza cerrahisi alanında üst ihtisasını da Almanya’da tamamlayarak daha sonra Avrupa’nın çeşitli ülkelerindeki sağlıklı yaşam kliniklerinde incelemeler yaptı.\n1981 yılında İstanbul’a yerleşen Muzaffer Kuşhan serbest hekim olarak kişiye özel diyet reçeteleri ve egzersiz programlarıyla fazla kilolu hastaların tedavisinde ismini duyurdu. 1987 yılında Türkiye’de ilk kez uygulanan klinik ortamda zayıflama yöntemini başlatan Kuşhan bu hizmeti 1993 yılına kadar Büyükada’dadaki Splendid Hotel’de sürdürdü.\nKendi kliniğini kurmak için en uygun yer olarak, hem merkeze yakınlığı hem de orman içindeki yürüyüş alanlarının güzelliği nedeniyle Polonezköy’ü seçen Dr. Kuşhan 1994 yılında burada tesisini açtı ve bir yıl sonra hastane ruhsatı aldı. Tesis 2002 yılında sağlık oteline dönüştürüldü. 2019 yılında adrese teslim diyet yemek siparişi yapılan sitesini hayata geçirdi.\nMuzaffer Kuşhan, Ekaterina Kuşhan ile evli olup Aslıhan Kuşhan adında bir kızı ve Murat Kuşhan adında bir oğlu bulunmaktadır.\n\n\nBarbonville\nBarbonville Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Meurthe-et-Moselle ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 447'dir.\n\n\nMikail Özerler\nMikail Özerler (d. Mihael Žgank; 1 Şubat 1994), Sloven asıllı Türk judocu. İstanbul Büyükşehir Belediye Spor Kulübü bünyesinde kariyerini sürdürmektedir.\nÖzerler 2016 Rio Olimpiyatları'nda Slovenya adına yarışmıştı. 90 kg kategorisinde son 32 turunda Sırp rakibine yenilerek elendi.\nÖzerler, Minsk'te düzenlenen ikinci Avrupa Oyunları'nda Türkiye'yi temsil etti. Finalde İsrailli rakibini yenen sporcu altın madalyanın sahibi oldu. Özerler böylece Türkiye'nin organizasyon tarihindeki ilk judo altınını kazandı.\n\n\n76. Venedik Uluslararası Film Festivali\n76. Venedik Uluslararası Film Festivali, 28 Ağustos - 7 Eylül 2019 tarihleri arasında İtalya'nın Venedik şehrinde düzenlenen uluslararası film festivalidir. Festivalin jüri başkanlığını, Arjantinli film yönetmeni, senarist ve yapımcı Lucrecia Martel'in gerçekleştirdi.\nHirokazu Koreeda'nın yönettiği The Truth festivalin açılış filmi oldu. Altın Aslan ödülü yönetmenliğini Todd Phillips'in yaptığı ABD yapımı Joker filmine verildi.\nAna yarışma\n\n\nAutainville\nAutainville Fransa'nın Merkez bölgesine bağlı Loir-et-Cher ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 449'dur.\n\n\nAverdon\nAverdon Fransa'nın Merkez bölgesine bağlı Loir-et-Cher ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 715'dir.\n\n\nİmha kampı\nİmha kampları (ayrıca bilinen diğer adlarıyla ölüm kampları veya öldürme merkezleri), II. Dünya Savaşı dönemindeki Holokost sırasında Nazi Almanyası tarafından milyonlarca Yahudiyi sistematik bir şekilde öldürmek için inşa ettirilmiştir. Polonyalılar, savaştaki Sovyet esirleri ve Çingeneler gibi diğer etnik gruplar da imha kamplarında öldürülmüştür. İmha kamplarındaki kurbanlar en çok gaz odalarında öldürülmüştür. Öldürülmeler ya bu özel amaç için yapılmış kalıcı tesislerde ya da gaz kamyonetlerinde gerçekleşmiştir. Auschwitz-Birkenau ve Majdanek gibi bazı Nazi toplama kampları, 1945 yılında savaşın bitiminden önceki dönemde ikili bir amaca hizmet etmiştir: zehirli gazla imha ve açıktan ölmek üzere olan insanları çok yoğun bir şekilde çalıştırma.\nKurbanları trenle sabit tesislere götürüp topluca imha etme fikri, Nazilerin T4 ötenazi programı sırasında zihinsel ve fiziksel engelli hastalara karşı yapılan deneylerle ortaya çıkmıştır. Bu deneyler, Nazilerin kimyasal olarak ürettiği zehirli gazlarla yapılmıştır. Gazla öldürme teknolojisi savaş koşullarına göre uyarlanmış, geliştirilmiş ve birçok farklı etnik gruptan insana karşı uygulanmıştır; Yahudilerin öldürülmesi öncelikli amaçtı, ve kamplarda öldürülenlerin %90'ını Yahudiler oluşturmaktaydı. Avrupa'daki Yahudilere karşı yapılan bu soykırım, Nazi Almanyası'nın Yahudi sorununa Nihai Çözümüydü. 11 milyon insanın öldürüldüğü bu soykırım günümüzde Holokost olarak bilinir.\nİmha kampları aynı zamanda Almanya'nın kukla devleti olan Bağımsız Hırvatistan Devleti tarafından da kullanılmıştır. 1941-1945 yıllarında arasındaki faşist Ustaşa rejimi sırasında Sırplar, Yahudiler ve Çingeneler ile muhalif Hırvat ve Müslüman Boşnaklar bu kamplarda öldürülmüştür.\n\n\nCarles Aleñá\nCarles Aleñá Castillo (d. 5 Ocak 1998), Barcelona takımında orta saha pozisyonunda görev yapan İspanyol futbolcudur.\nMataró doğumlu Aleñá, 2005 yılında 7 yaşındayken başarılı bir denemeden sonra FC Barcelona'nın özkaynak sistemi La Masia'da oynamaya başladı. kulüp tarafından yüksek puan alan futbolcu, rezerv takımla ilk maçına 29 Ağustos 2015 tarihinde Segunda División B'de 0-0 berabere kaldıkları CF Pobla de Mafumet karşısında çıktı ve oyunda sonradan David Babunski'nin yerine dâhil oldu.\n24 Kasım 2015 tarihinde Aleñá, UEFA Gençlik Ligi'nde Roma'ya attığı golle dikkat çekti. İlk profesyonel golünü \"Barcelona B\" adına 19 Aralık'ta CD Eldense'ye deplasmanda 4-2 yenildikleri maçta attı.\nAleñá, Barcelona'nın as kadrosuna ilk kez 10 Şubat 2016 tarihinde alındı. Valencia ile Copa del Rey yarı finalinin ikinci ayağında berabere kaldı maçta yedek kulübesinde oturdu. As takım adına ilk maçına o yıl 30 Kasım'da Hércules CF karşısında ilk 11'de başladı ve beraberlik golünü attı.\nAleñá, La Liga'daki ilk maçına 2 Nisan 2017 tarihinde 4-1 Granada CF takımını yendikleri maçta ikinci yarıda Ivan Rakitić'in yerine dâhil olarak çıktı. 28 Haziran'da Barcelona ile üç yıllık profesyonel sözleşme imzaladı ve 75 milyon € bonservis fesih bedeli belirlendi.\nAleñá'nın babası Francesc de futbolcuydu. 1980'ler ve 1990'larda çeşitli kulüplerde forvet olarak forma giydi.\nBarcelona\n\n\nTheodosiopolis Kuşatması\nTheodosiopolis Kuşatması, Anastasya Savaşı'nın açılış safhası olarak Ağustos 502 tarihinde gerçekleşmiştir. Sasani hükümdarı I. Kubâd, Bizans İmparatorluğu'nun Batı Ermenistan'da bulunan en önemli kalesi Theodosiopolis'i kuşattı. Şehirde askeri garnizon bulunmuyor ve şehri duvarları çok zayıftı. Muhtemelen yerel halkın yardımıyla, kısa bir direnişten sonra şehir teslim alındı.\nVatandaşlar Sasaniler tarafından korundu, fakat şehrin valisi Constantine esir alınıp, bazı kaynaklara göre \"birçok insanla beraber\", İran'a gönderildi.\nBaşarılı bu kuşatmadan sonra I. Kubâd, Martyropolis ve Amida gibi diğer Bizans şehirlerini kuşattı.\n\n\nBjergsen\nSøren Bjerg (21 Şubat 1996), bilinen oyuncu adıyla Bjergsen, Danimarkalı profesyonel League of Legends oyuncusudur. Kuzey Amerika Efsaneler Ligi Şampiyonası Serisi (LCS) Team SoloMid takımında orta koridor oyuncusudur.\n\n\nVandy\n\n\nMartyropolis Kuşatması\nMartyropolis Kuşatması şu anlamlara da gelebilir:\n\n\nMartyropolis Kuşatması (502)\nMartyropolis Kuşatması, Anastasya Savaşı sırasında 502 yılında gerçekleşmiştir. Kuşatma Sasani İmparatorluğu'nun bir başka zaferi ile sona ermiştir.\n\n\nAmida Kuşatması (502-503)\nAmida Kuşatması, Anastasya Savaşı sırasında 502–503 yıllarında gerçekleşmiştir. Bizans İmparatorluğu birliklerinin garnizonunun olmamasına rağmen şehir üç ay boyunca I. Kubâd komutasındaki Sasani ordusuna direndi. Zacharias Rhetor anlatımındaki detaylara göre, şehrin düşmesi özellikle çok vahşiydi ve üç gün ve gece boyunca şehir halkı katledildi. Şehrin düşmesi, İmparator I. Anastasius'un 505 yılında iki taraf arasında imzalanan mütareke öncesi askeri cevap vermesine neden oldu.\n498/499 yılında tahta yeniden geçmesine yardım eden Ak Hunlara olan borcunu ödemek için Pers Şahı I. Kubâd'ın 502 yılında paraya ihtiyacı vardı. Durum, Aşağı Mezopotamya'da Dicle'nin akışındaki son değişiklikler nedeniyle baş gösteren kıtlık ve sel nedeniyle daha da kötüleşti.\n502 yazı boyunca, I. Kubâd, Roma Ermenistan'ını ve Mezopotamya'yı Arap ve Ermeni müttefiklerinin dahil olduğu bir ordu ile işgal etti. Hazırlıksız Theodosiopolis şehrini muhtemelen yerel halkın desteğiyle kolayca ele geçirdi; şehir askeri birlikler tarafından savunmuyor ve surları zayıfdı.\nI. Kubâd sonra Amida'yı sonbahar ve kış (502-503) boyunca kuşattı. Şehrin kuşatması, Kubâd'ın beklediğinden çok daha zor bir teşebbüs olduğunu gösterdi. Şehri savunanlar, birlikler tarafından desteklenmemelerine rağmen, Pers saldırılarını üç boyunca püskürttüler. Kara bazalt duvarlarının ardındaki şehir, kuşatmaya boyun eğmeden önce umutsuzca direndi.\nDuvarlarda zayıf bir nokta keşfeden Kubâd, gece orayı zayıflatmak için küçük bir ekip gönderdi. Prokopius'a göre, Perslerin girişimlerinde bir şansları vardı. Gerçekten, bir festivali kutladıktan sonra bazı gardiyanların sarhoş olduğu ve uykuya dalması, Perslerin sessizce duvarları aşıp ve şehre girmelerine izin verdi.\nŞehir halkının katledilmesi, bir papaz Kubâd ile karşılaşıncaya kadar üç gün boyunca devam etti ve papaz bunun krallara layık bir hareket olmadığını savunarak öldürmeyi bırakması için ona yalvardı. Kubâd, ona neden onunla savaştıklarını sorduğunda, papaz şöyle cevapladı: \"Çünkü Tanrı Amida'yı bizim kararımızla değil senin cesaretinle sana vermeyi istedi.\" Sonra, Kubâd katliamı durdurma emri verdi ama adamlarının şehri yağmalamasına ve hayatta kalanları köleleştirmesine izin verdi. Halk İran'a sürülüp ve Arrajan kentinin yeniden kurulmasına katkıda bulundular.\nİmparator I. Anastasius, Amida'nın düştüğü haberinin gelmesi üzerine, 60,000 kişilik büyük bir kuvveti doğuya yolladı, fakat Bizanslılar şehri, 505 yılında Bizanslıların 1100 pound altın fidye ödemeyi kabul ettikleri mütarekeye kadar geri alamadılar.\n\n\nJennifer Grey\nJennifer Grey (d. 26 Mart 1960), Amerikalı oyuncu. Yer aldığı 1980'lerin kült filmleri; \"Ferris Bueller'le Bir Gün\" (1986) ve \"Dirty Dancing\" (1987), ile Altın Küre Ödülü'ne aday olmuştur.\nOyuncunun yer aldığı diğer bazı yapımlar arasında sinema filmleri; \"Red Dawn\" (1984), \"Ferris Bueller's Day Off\" (1986), \"Dirty Dancing\" (1987), ve \"The Wind Rises\" (2013) ile televizyon yapımları; \"A Case for Murder\" (1993), \"Outrage\" (1998), \"It's Like, You Know...\" (1999), \"Cinema & Spice\" (2011), \"Red Oaks\" (2014) ve \"Mein Baby gehört zu mir! Die Dirty Dancing Doku\" (2017) vb. sayılabilir.\n\n\nChynna Phillips\nChynna Phillips (d. 12 Şubat 1968), Amerikalı tanınmış şarkıcı ve oyuncu. Aile üyeleriyle beraber kurdukları müzik grubu Wilson Phillips bünyesinde müzik çalışmaları yaptı. Mia rolünü canlandırdığı \"Some Kind of Wonderful\" ile Mimi rolünü canlandırdığı \"Say Anything...\" adlı yapımlarda rol aldı. Müzik grubu \"The Mamas & the Papas\" kurucuları olan müzisyen çift Michelle Phillips ve John Phillips'in kızıdır.\nPhillips 12 Şubat 1968'de Los Angeles'da doğdu. Oyuncu William Baldwin ile evli 3 çocuk sahibidir.\n\n\nMichelle Phillips\nMichelle Phillips (doğum adı: Holly Michelle Gilliam, d. 4 Haziran 1944), Amerikalı tanınmış şarkıcı, söz yazarı ve oyuncu. Eşi John Phillips birlikte kurdukları müzik grubu The Mamas & the Papas bünyesinde müzik çalışmaları yaptı. 1990'lı yılların popüler gençlik dizisi \"Beverly Hills, 90210\" 'da canlandırdığı Abby Malone rolüyle dikkat çekti.\nAmerikalı şarkıcı, söz yazarı ve oyuncu Michelle Phillips 4 Haziran 1944'te Long Beach, Kaliforniya'da doğdu.\n\n\nAiglemont\nAiglemont Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Ardennes ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,687'dir.\n\n\nSe'are Mekonnen\nSe'are Mekonnen (Geez dili: ሰዐረ መኮንን; d. 1954- ö. 22 Haziran 2019), Etiyopyalı rütbeli üst düzey askerdir.\nGeneral rütbesine kadar yükselen Mekonnen 2018'den itibaren Etiyopya Ulusal Savunma Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı olarak 2019'da düzenlenen suikast sonucu ölümüne kadar görevini sürdürdü. \nTigray Bölgesi'nde 1954'te doğan Etiyopyalı asker Se'are Mekonnen 22 Haziran 2019'da Amhara Bölgesi'nde hükümete karşı düzenlenen başarısız darbe girişimi esnasında kendisine düzenlenen silahlı suikast sonucu vurularak yaşamını kaybetmiştir.\n\n\nDüşük katlı pantolon\n\"Hipster kot\", \"dekolte kot\" ve \"lowriders\" olarak da bilinen düşük katlı pantolon, kalçaların altında, genellikle en az 8 santimetre (3 inç) olan ve altına oturan pantolonlardır. Göbekten daha alçakdır. Alçak pantolonlar, 1900'lerden bu yana, hem erkek hem de kadınlar için tarzlarda, 2000'lerde popülaritesinin artmasıyla mevcuttu.\n\n\nHip-hugger\nHip-huggers genellikle kottan yapılmış ve kalça ve uyluk etrafına sıkıca oturan, genellikle alevlendirilmiş veya çan altı alt bacaklara sahip olan kadınlar ve erkekler tarafından giyilen pantolonlardır. Hip-huggers ilk olarak 1957'de Los Angeles'ta Irene Kasmer tarafından tasarlandı. Modlar tarafından 1960'ların ortalarında ve 1970'lerin başlarına giyildiler. 1970'lerin sonunda disko sahnesindeki hip-hugger'lerin dönüşünü gördü. Ayrıca 1980'lerin başında giyildiler, ancak daha az bir ölçüde, ancak 2000'lerde yeniden ortaya çıktılar. 2000'li yılların hip-huggers'ı, diz sıkılığının yanı sıra kot pantolonun aşağı doğru yükselmesiyle, tipik olarak göbek düğmesinin oldukça altındaydı.\n\n\nJohn Money\nJohn William Money (8 Temmuz 1921 — 7 Temmuz 2006), cinsel kimlik ve cinsel farklılaşma araştırmalarında uzmanlaşmış Yeni Zelandalı psikolog, seksolog ve yazar. Birçok dile çevrilip yayınlanmış çalışmaları bulunan Money, yaşamı boyunca çok sayıda ödüle ve akademik unvana layık görülmüştür. Son akademik çalışmalarda, özellikle David Reimer'ı intihara sürükleyen cinsiyet atama deneyi pek çok yönden eleştirilmiştir.\n\n\nFilandia\nFilandia, Kolombiya, Quindío bölümünün kuzeyindeki bir kasaba ve belediyedir. Andes dağ silsilesinin Cordillera Central merkezinin batısında, merkezi başkent Ermenistan'ın 26 km kuzeyinde, merkezi Kolombiya'dan geçmektedir.\n\n\nStalag IV-A\nStalag IV-A Elsterhorst, II. Dünya Savaşı sırasında Nazi Ordusu tarafından Dresden'in 44 km kuzeydoğusundaki Hoyerswerda içinde yer alan Elsterhorst köyünde (şimdi Nardt) kurulan Nazi esiri savaş kampı. Haziran-Eylül 1941 arasında yakalanan Sovyet esirler diğer kamplardan buraya getirildi. Kamptaki koşullar son derece ölümcüldü, açlık, salgın hastalıklar ve kötü muamele mevcuttu. Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar kapsamında pek çok kişi burada öldürüldü. Ölen Sovyet esirler toplu mezarlara gömüldü.\nDresden'in kuzey doğusundaki \"Stalag IV-A Hohnstein\" ile karıştırılmamalıdır.\nKamp 1938'de açıldı ve ilk esirler Naziler tarafından ele geçirilip çadırlara yerleştirilen Çekoslovakya'dan getirilen 350 mahkûmdu. 1939'da Nazilerin Polonya'yı işgalinden getirilen esirler geldi ve 40 baraka kulübesi inşa etmek için çalıştırıldı. Aslen Stalag IV olan kampın adı Ekim 1940'ta Stalag IV-A olarak değiştirildi. Haziran 1940'da kampın bir kısmı Fransızlar, Belçikalılar, İngilizler, Kanadalılar ve Yugoslavların bulunduğu Oflag IV-D'ye aktarıldı. Kampın bir diğer kısmı, \"Reserve Lazarett 742\" adıyla esirler için faaliyet yürüten bir hastane olarak ayrıldı. 1941'den itibaren Sovyet esirler bu kampta kalmaya başladı.\nŞubat 1945'te Dresden'in bombalanmasından sonra, Amerikalı ve İngiliz esirlerin şartları daha da kötüleşti. Özellikle Kızıl Haç erzaklarının kesilmesinden bizzat etkilendiler ve bu durum genel olarak yetersiz beslenmeye ve bunun sonucunda zatürre nedeniyle geniş çapta ölümler meydana geldi.\nKızıl Ordu ilerledikçe, kamp daha doğusundaki kamplardan Belçika ve Fransızları aldı. Şubat 1945'te memur mahkûmlar batıya sürüldü. Kamptakiler Nisan 1945'te Sovyet askerleri tarafından kurtarıldı.\nKamp Sovyet kontrolünde iken 70.000 civarındaki esir Nazi askerlerini tutmak için kullanıldı. Ekim 1945'te, kamp Nazi idaresine geri döndü ve birlikler eve dönmek için transit ve karantina kampı olarak kullanıldı. Kamp, 1946'dan itibaren, şimdi Polonya'ya bağlı olan bölgelerden gelen mülteciler için kullanıldı ve sonunda 31 Mart 1948’de kapandı. 1957'de kamp alanı Nardt Havaalanı olarak değiştirildi.\nKampta ölen esirler Nardt'taki mezarlığa gömüldüler. Fransız, İngiliz ve Kanadalı kalıntıları çıkarıldı ve 1952'de vatanlarına geri gönderildi. Sovyet askerler ise 1974'te Hoyerswerda'daki bir anıt mezarlığa yeniden gömüldü.\n\n\nArthur Melo\nArthur Henrique Ramos de Oliveira Melo (d. 12 Ağustos 1996), sıklıkla bilinen adıyla Arthur Melo () veya kısaca Arthur, İspanyol kulübü Barcelona'da ve Brezilya millî takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Brezilyalı futbolcudur.\nGoiânia'da doğan futbolcu, kariyerine başladığı Grêmio ile 2017 yılında Copa Libertadores'i ve 2018 yılında Campeonato Gaúcho'yu kazandı. Grêmio'da üç yıl boyunca gösterdiği performansla 2018 yılında 31 milyon € bonservisle Barcelona'ya transfer oldu.\nArthur, futbol kariyerine 12 yaşında memleketinin takımlarından Goiás'ta başladı. 2010 yılında bir gençlik turnuvasına katıldıktan sonra Grêmio'ya transfer oldu.\nOcak 2015'te Copa São Paulo de Futebol Júnior'da gösterdiği performansla Arthur, teknik direktör Luiz Felipe Scolari tarafından Grêmio's altyapısından as takımına çıkarıldı. İlk kez as takımla Campeonato Gaúcho'da Aimoré karşısında çıktı. Arjantinli sağ bek Matías Rodríguez'in yerine devre arası oyuna dâhil oldu, ancak sezonun geri kalanında as takımda forma giymedi. 2016 yılında ilk lig maçına sezonun son maçında 1-0 evlerinde yenildikleri Botafogo karşısında çıkarken; ikinci yarıda Kaio'nun yerine oyuna dâhil oldu.\n2017 yılında Arthur, Primeira Liga ve Campeonato Gaúcho'da gösterdiği performansla düzenli as takım oyuncusu oldu. Copa Libertadores'te ilk maçına 1-1 deplasmanda berabere kaldıkları Club Guaraní karşısında çıktı. Maçta attığı 40 pasta %100'lük başarı oranı yakaladı ve maçın adamı seçildi. Oyun tarzı İspanyol orta sahalar Andrés Iniesta ve Thiago ile karşılaştırılmaya başlandı. Avrupa'da ise Chelsea, Barcelona ve Atlético Madrid gibi takımların dikkatini çekti. Mayıs ayında Arthur, ilk profesyonel golünü Copa do Brasil'de 3-1 kazandıkları Fluminense maçında attı. Ligdeki ilk golünü ise Temmuz ayında deplasmanda 3-1 yendikleri Vitória'ya attı. Kasım ayında Copa Libertadores finalinin ikinci ayağında Lanús karşısında sakatlığı nedeniyle yalnızca 50 dakika oynamasına rağmen Conmebol tarafından maçın adamı seçildi.\n11 Mart 2018 tarihinde Barcelona, Grêmio ile Arthur'un transferi için anlaşmaya vardı. İspanyol kulübü, 31 milyon € garanti ve ek değişkenler için 9 mmilyon € ödemeyi kabul etti. Arthur, altı yıllık sözleşme imzaladı ve 9 Temmuz 2018 tarihinde resmî olarak \"Barça\" oyuncusu oldu. 28 Temmuz'da sezon öncesi hazırlık maçında Tottenham Hotspur'a karşı kulübü adına ilk maçına çıkarken bir de gol attı.\nLigdeki ilk maçı sezonun ilk maçı olurken, bu maçta kulübü adına ilk asistini yaptı. 3-0 yendikleri Alavés karşısında Coutinho'nun golünde asitini gerçekleştirdi.\nArthur, UEFA Şampiyonlar Ligi gruplarında gösterdiği performansla UEFA Şampiyonlar Ligi 11'ine seçildi.\nArthur, Brezilya adına ilk kez 17 yaş altı takımında oynadı. 2013 Güney Amerika 17 Yaş Altı Futbol Şampiyonası için Brezilya 17 yaş altı kadrosuna seçildi. 15 Eylül 2017 tarihinde ilk kez Brezilya kadrosuna 2018 FIFA Dünya Kupası elemelerindeki Bolivya ve Şili maçları için çağrıldı. Mayıs 2018'de 2018 FIFA Dünya Kupası kadrosuna alındı.\nA millî takımdaki ilk maçına 7 Eylül 2018 tarihinde 2-0 yendikleri Amerika Birleşik Devletleri karşısında sonradan oyuna girerek çıktı. İlk 11'de ise ilk kez 12 Eylül'de 5-0 yendikleri El Salvador karşısında çıktı.\nTite, futbolcunun oyun tarzı hakkında, \"Her zaman en iyi kaçışı ve en iyi çıkışı bulur\" diyerek övdü.\nArthur, Mayıs 2019'da 2019 Copa América için Brezilya'nın 23 kişilik kadrosuna seçildi.\nGrêmio\nBarcelona\n\n\nTaylor Spreitler\nTaylor Spreitler (d. 23 Ekim 1993), Amerikalı tanınmış oyuncu ve model. Rol aldığı yapımlar arasında;televizyon yapımı poembe dizi, Mia McCormic karakterini canlandırdığı NBC prodüksiyonu \"Days of our Lives\" ile televizyon yapımı ABD Kanalı prodüksiyonu Lennox Scanlon karakterini canlandırdığı komedi dizisi \"Melissa & Joey\" sayılabilir.\n\n\nJörg Stübner\nJörg Stübner (23 Temmuz 1965 – 24 Haziran 2019), orta saha pozisyonunda görev yapmış Alman eski profesyonel futbolcu.\n1984-1990 yılları arasında Doğu Almanya Milli Futbol Takımı'yla 47 resmi maça çıktı. Aktif futbol kariyerinde ise 1983'ten 1993 yılına kadar Dynamo Dresden takımında forma giydi. Daha sonra sırasıyla Sachsen Leipzig ve FC Neubrandenburg kulüplerinde oynadı.\nStübner, 24 Haziran 2019'da Dresden, Almanya'da 53 yaşında ölmüştür.\n\n\nCoca-Cola Freestyle\nCoca-Cola Freestyle, The Coca-Cola Company tarafından 2009 yılında piyasaya sürülen bir dokunmatik ekranlı soda makinesidir. Makine 165 farklı Coca-Cola içecek ürününe ve özel tatlara sahiptir. Makine, kullanıcıların daha sonra ayrı ayrı dağıtılan Coca-Cola markalı ürünlerin lezzetlerinin karışımlarından seçim yapmasına olanak tanır. Makineler şu anda kademeli ve devam eden bir dağıtımın bir parçası olarak büyük Coca-Cola ortakları ve perakende satış noktalarında bulunmaktadır.\nPepsi, 2014 yılında rakip ve benzeri bir makine olan Pepsi Spire'ı piyasaya sürdü.\nKabine, İtalyan otomotiv tasarım firması Pininfarina tarafından, Pininfarina Extra endüstriyel ve ürün tasarım iştiraki aracılığıyla tasarlandı. İlgili teknolojiler arasında mikrodeveleme teknolojisi ve tescilli PurePour teknolojisi bulunur. Her iki teknoloji de başlangıçta kesin dozlarda ilaç vermek için geliştirildi. Mevcut bir otomat makinesine benzer ayak izi olan bir Freestyle birimi, 126 çeşit gazlı ve gazsız içecek dağıtabilir. Mikro dozlama, içeceğin verildiği noktada, 46 US (1, 36 L) paketlerinde bir veya daha fazla konsantre muhteviyatı, su ve tatlandırıcı ile harmanlamaktadır. Kartuşlar konsantre bileşenleri dağıtıcı kabininde saklar ve RFID etkindir. Makine, sarf malzemelerini tespit etmek ve diğer ünitelere tedarik etme ihtiyacını bildirmek için RFID çiplerini kullanıyor. Makineler, arz ve talep verilerini, satış günü, sorun giderme bilgileri ve servis verileri dahil olmak üzere sahibine iletir. Geleneksel buz küpü dispanseri kalır.\n2018’de, Coca-Cola, 2019’da devreye girmeye başlayacak yeni bir Freestyle (9100) yinelemesini, 24 inç dokunmatik ekran, tüketiciler için yeni, eşlik eden mobil uygulamalara bağlanmak için Bluetooth desteği ve gelecek için tasarlanan yeni donanım özellikleri ile duyurdu.\nMüşteriler, ek lezzetlerle destekleyebilecekleri bir temel ürün seçmektedirler. Diyet ve Sıfır ürünleri lezzetler eklense bile düşük kalorili veya kalorisiz kalır. Makineler, daha önce yalnızca Rusya ve Baltık'ta (ve daha önce de Birleşik Krallık ve Cebelitarık'ta satılan) Coca-Cola Orange dahil olmak üzere, makinelerin sunduğu piyasalarda bulunmayan lezzetleri içerir. Müşteriler ayrıca bir uygulamayı indirebilir ve çeşmenin bir QR kodunu tarayarak döküldüğü üç farklı ana ürün ve üç farklı lezzet çekimi ile kendi özel karışımlarını oluşturabilir.\n\n\nAigny\nAigny Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Marne ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 280'dır.\n\n\nAgnac\nAgnac Fransa'nın Nouvelle-Aquitaine bölgesine bağlı Lot-et-Garonne ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 431'dir.\n\n\nBruno de Keyzer\nBruno de Keyzer (11 Ağustos 1949 – 25 Haziran 2019), Fransız görüntü yönetmeni.\nKeyzer sinema kariyerine, Peter Malle'nin yönettiği 1974 yapımı \"Black Moon\" adlı filmde görüntü yönetmeni Sven Nykvist'in yanında kamera asistanı olarak başladı.\n1982'de görüntü yönetmeni oldu ve film yapımcıları; Bertrand Tavernier ve Jerry Schatzberg gibi isimlerle çalıştı.\nEmmanuelle Cuau'nun yönettiği 2007 yapımı \"Merci, Très bien\" adlı filmde oyuncu olarak yer aldı.\nYaşamını Villerville, Calvados, Fransa'da sürdüren Fransız görüntü yönetmeni Bruno de Keyzer burada 25 Haziran 2019'da 69 yaşlarında vefat etti.\n\n\nDomsure\nDomsure Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Ain ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 488'dir.\n\n\nSergio Reguilón\nSergio Reguilón Rodríguez, (d. 16 Aralık 1996), Real Madrid takımında sol bek pozisyonunda görev yapan İspanyol futbolcudur.\nMadrid'de doğan futbolcunun annesi ve babası Zamora'dandır. YouTube ünlüsü Marta Díaz ile beraberdir.\nReguilón, kariyerine 2005 yılında sekiz yaşındayken Real Madrid altyapısında başladı. 5 Ağustos 2015 tarihinde Segunda División B takımlarından UD Logroñés'e kiralandı.\nReguilón, ilk profesyonel maçına 23 Ağustos 2015 tarihinde evlerinde 3-0 yendikleri SD Compostela karşısında son yedi dakikada çıktı. 16 Ocak'ta \"Los Blancos\"a döndü ve üçüncü ligde yer alan rezerv takımında oynadı.\n23 Ağustos 2016 tarihinde Reguilón, bir kez daha bir yıllığına Logroñés takımına kiralandı. Sezon boyunca sekiz gol atan futbolcu, gollerinin dördünü 2 Ekim 2016 tarihinde Bilbao Athletic karşısında attı ve evlerinde bu maçı 5-3 kazandılar.\nCastilla'ya dönen Reguilón, Santiago Solari'nin ilk seçeneği oldu ve 11 Mayıs 2018 tarihinde sözleşme yeniledi. 25 Ağustos'ta teknik direktör Julen Lopetegui tarafından as takıma yükseltildi.\nReguilón, takımıyla ilk profesyonel maçına 2 Ekim 2018 tarihinde UEFA Şampiyonlar Ligi'nde deplasmanda 1-0 yenildikleri CSKA Moskova karşısında ilk 11'de çıktı. İlk lig maçına ise 3 Kasım 2018 tarihinde 2-0 yendikleri Valladolid karşısında çıktı.\nReguilón, İspanya 21 yaş altı millî takımına ilk kez Luis de la Fuente Castillo tarafından 2019 Avrupa 21 Yaş Altı Futbol Şampiyonası elemelerinde yer alan Romanya ve Avusturya maçları için çağrıldı.\nReal Madrid\n\n\nMelantias Muharebesi\nMelantias Muharebesi ya da Melanthius Muharebesi, Zabergan komutasındaki Kutrigur ordusu ile yetenekli general Belisarius komutasındaki Bizans İmparatorluğu arasında 559 yılında gerçekleşmiştir. Büyük sayısal yetersizliğine rağmen, Bizans ordusu savaşı mutlak bir şekilde kazandı ve Kutrigurları dağınık bir şekilde geri çekmeye zorladı. Bu, Belisarius'un bir kuvvete komuta ettiği son muharebedir.\n558 kışında, Zabergan donmuş Tuna'yı geçen önemli bir Kugrigur ordusuna önderlik etti. Bu ordu, Konstantinopolis'i tehdit edecek şekilde Mezya ve Trakya'yı işgal etti. İmparator I. Justinianus, Belisarius'u emeklilik için geri çağırdı. Kutrigurları Theodosius Surları'dan sürmek için, Belisarius, 300 gazi ile zorla toplanmış yerel askerlerden oluşmuş bir küçük bir kuvveti komuta ediyordu.\nBelisarius, Kutrigurlar ile karşılaşmak için ilerlemeye karar verdi ve kampını Konstantinopolis'e 20 mil uzaklıktaki Melantias'ta, rakibinden birkaç kilometre uzakta kurdu. Zabergan Bizanslıları şaşırtmak istedi ve kampını 2.000 süvari ile terk etti ama sırasını kaptırıp Belisarius tarafından şaşırtıldı. Bizans tarihçisi Agathias'a göre Belisarius, Kutrigurların oldukça büyük bir güçle karşı karşıya kaldıklarına inanmaları için bir savaş hilesi kullandı; yerel köylülerden ormana saçılmalarını ve Kutrigurların atlarını korkutmak için ağaçlara vurarak çok toz yapmalarını istedi. Bölgeye yaklaşan Kutrigur birliği paniğe kapıldı ve bir çoğu öldürüldü.\nMağlup olan Kutrigurlar ve Slav müttefikleri geri çekildiler. Tuna'yı geçip anavatanlarına dönmeden önce kısa süre Trakya'yı yağmalamaya devam ettiler.\n\n\nMalcom (futbolcu)\nMalcom Filipe Silva de Oliveira (d. 26 Şubat 1997), veya kısaca Malcom (), Barcelona takımında kanat pozisyonunda görev yapan Brezilyalı futbolcudur.\nKariyerine Corinthians'ta başlayan futbolcu, ilk profesyonel maçına 2014 yılında çıkmıştır ve takımıyla 2015 Série A'yı kazanmıştır. Ocak 2016'da Bordeaux'ya transfer olmuştur. Takımda toplam 96 maçta oynamış ve 23 gol atmıştır. İki buçuk yıl sonra 41 milyon € bonservis karşılığında Barcelona'ya transfer olmuştur.\nSão Paulo'da doğan Malcom, kariyerine memleketinin takımlarından Corinthians altyapısında başladı. 2014 yılının başında takımı, Copa São Paulo de Futebol Júnior'da Santos'un ardından ikinci oldu.\nTeknik direktör Mano Menezes tarafından birinci takıma alındı ve ilk profesyonel maçına 19 Mart 2014 tarihinde Copa do Brasil ilk turunda Bahia de Feira deplasmanında çıktı. 2-0 kazanan takımda son 10 dakikada Jádson'ın yerine oyuna dâhil oldu. Dört gün sonra Campeonato Paulista sezonundaki tek maçına 3-0 evinde yendikleri Atlético Sorocaba karşısında Luciano'nun yerine oyuna dâhil olarak çıktı.\nMalcom, Série A'daki ilk maçına 27 Nisan 2014 tarihinde 2-0 evinde yendikleri Flamengo karşısında çıktı. Sonradan Romarinho'nun yerine oyuna girdi. İlk profesyonel golünü 18 Eylül'de Arena Corinthians'ta 1-1 berabere kaldıkları Chapecoense'ye attı.\nSérie A 2015 sezonunda takımının düzenli ilk 11 oyuncusu oldu. Kulübüyle toplam 70 maça çıkan futbolcu, 10 gol attı.\nMalcom, 31 Ocak 2016 tarihinde Fransız takımı Bordeaux'ya transfer oldu ve Sunderland'e giden Wahbi Khazri'nin yerine alındı. Kulüp, ekonomik haklarının yarısı içim 5 milyon € ödedi.\nTransferinden bir hafta sonra Ligue 1'deki ilk maçına 4-1 evinde yenildikleri Saint-Étienne karşısında çıktı ve 69. dakilada Thomas Touré'nin yerine oyuna dâhil oldu. 10 Şubat'ta Coupe de France son 16 turunda \"Girondins\" adına ilk golünü Nantes'e attı. Matmut Atlantique'te yapılan maçta attığı golle takımını 3-2 öne geçirse de uzatmalarda 4-3 yenildiler. It was not until 30 Nisan'da 4-2 yendikleri Troyes takımına karşı Cheick Diabaté'nin golünde asist yaptı. Ertesi hafta 3-0 evinde kazandıkları Lorient maçında sezondaki tek lig golünü attı.\n27 Eylül 2017 tarihinde Malcom, kulübüyle sözleşmesini Temmuz 2021'e kadar uzattı. Takımdaki son sezonunda ligde 12 gol attı. Gollerinin ikisini 19 Ağustos'ta 3-3 berabere kaldıkları Lyon'a atarken, birisi duraklatma dakikalarında uzun mesafeli olarak geldi.\nOyun tarzıyla taraftarların sevdiği bir futbolcu hâline gelen Malcom, üç sezonda tüm turnuvalarda 96 maça çıktı ve 23 gol attı. 1 Aralık 2017 tarihinde Dijon takımına uzak mesafeden attığı gol Trophées UNFP du football'da Sezonun Golü seçildi.\n24 Temmuz 2018 tarihinde İspanyol kulübü Barcelona, Malcom'la beş yıllık sözleşme imzalandığını ve 41 milyon € bonservis + ek 1 milyon € bonuslar karşılığında transferin gerçekleştiğini açıktı. Bonservis bedelinin %2,5'luk miktarı Corinthians'a ödendi.\nAvrupa Birliği pasaportu olmaması dolayısıyla Malcom, 2018 Supercopa de España'yı kazandıkları maçta Barcelona kadrosundan çıkarıldı. 25 Ağustos'ta takımıyla ilk resmî maçına José Zorrilla'da 1-0 yendikleri Valladolid karşısında çıktı. Maçın bitimine altı dakika kala vatandaşı Philippe Coutinho'nun yerine oyuna dâhil oldu. 6 Kasım'da Malcom, Barcelona adına ilk golünü UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 1-1 deplasmanda berabere kaldıkları Inter'e attı. 6 Şubat 2019 tarihinde Malcom, Copa del Rey yarı finalinin birinci ayağında Real Madrid karşısında ilk 11'de forma giydi ve 1-1 beraberliği sağlayan golü attı. 2 Nisan 2019 tarihinde ilk La Liga golünü deplasmanda 4-4 berabere kaldıkları Villarreal'e attı.\nMalcom, Uruguay'da yapılan Güney Amerika Genç Futbol Şampiyonası için Brezilya'nın 20 yaş altı millî takımına çağrıldı. Turnuvayı dördüncü bitiren takım adına altı maçta forma giydi ve bir gol attı.\nDaha sonra aynı yıl Yeni Zelanda'daki 2015 FIFA 20 Yaş Altı Dünya Kupası için seçilen kadroya Kenedy'nin yerine dâhil edildi. Sırbistan'a yenildikleri final maçı da dâhil olmak üzere beş maçta oynadı.\nEylül 2018'de Tite tarafından Suudi Arabistan ve Arjantin ile yapılan hazırlık maçları için A millî takıma çağrıldı.\nMalcom'ın babası, adını verirken Afrika asıllı Amerikalı aktivist Malcolm X'ten esinlenmiştir.\nTemmuz 2015'te São Paulo'daki devlet otoriteleri, Malcom'ın 18. doğum gününden sadece yirmi gün sonra sürücü belgesi (genelde üç ay sürer) alması hakkında bir hile yapıldığını keşfetti.\nMalcom, Bordeaux'da oynarken Eylül 2017'de Paris Saint-Germain'e aldıkları mağlubiyetten sonra rakibi Neymar ile fotoğraf çektirmesi dolayısıyla sosyal medyadan eleştiriler almıştır. Üç ay sonra vantandaşı olan takım arkadaşlarıyla bir yenilgi sonrası stadyumun dışında neşeli olduklarını gösteren bir video kaydetmiştir.\nCorinthians\nBarcelona\nBrezilya U-20\n\n\nSinnion\nSinnion (; kökeni belirsizdir, muhtemelen farsdır) 6. yüzyılda Kutrigur lideridir.\nSinnion, Vandallar Savaşı'na katılmış bir gazidir. Kuvveti ve kahramanlığı kaydedilmiştir, Ad Decimum Muharebesi'nde (13 Eylül 533) Sinnion ve Balas tümü okçu 600 kişilik Massagetler ihtiyat kuvvetine komuta etmiştir.\nSonra, Sandal komutasında Utrigurların Kutrigurlara saldırmasından sonra 551 ile 558 yılları arasında Chinialon'un yerine Kutrigurların lideri olmuştur. Bu saldırı sonrası büyük kayıplar yaşayan Kutrigurlar, Bizans İmparatorluğu ile barış antlaşması yaptıktan sonra eş ve çocukları ile beraber Sinnion liderliğinde 2000 Kutrigur, İmparatorluğun hizmetine girerek, Trakya'ya yerleştirilmişlerdi. Kutrigurlara sağlanan barınma, Sandal tarafından hoş karşılanmamıştı. Yerine Zabergan geçti.\n\n\nAguilcourt\nAguilcourt Fransa'nın Hauts-de-France bölgesine bağlı Aisne ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 399'dur.\n\n\nCastlevania\nCastlevania, Konami'ce yaratılmış ve geliştirilmiş, aksiyon-macera video oyunu çıkışlı bir Japon gotik medya franchise'ı. Oyunları, erken konsollardan çağdaş konsollara, telefon dahil el aygıtları ile birlikte birçok platforma çıkmıştır. Franchise ayrıca, çizgiroman ile dizi olmak üzere başka medyalar aracılığı ile de genişlemiştir.\nİlk kez 1986'da Nintendo Entertainment System'da çıkmıştır. Serinin ilk üyesi ve ardıllarının çoğu, side-scrolling platform türündedir. Castlevania, Metroid ile birlikte metroidvania türüne adını veren iki seriden biri olup aynı zamanda türün yaygınlaşmasını, Metroid ile birlikte sağlamıştır.\nCastlevania, Konami'nin en çok eleştirel övgü toplamış ve ayrıca en çok satan video oyunlarından biridir.\n\n\nGökhan Meral\nGökhan Meral (26 Haziran 1991, Aşkale), Samsunspor'da forma giymekte olan Türk futbolcudur.\n2002 yılında Kocaeli Büyükşehir Belediye Kağıtspor altyapısında futbola başlayan Gökhan altı yıl burada oynadıktan sonra Kocaelispora transfer olmuş ve bir yılını buranın altyapısında geçirmiştir. 2009-10 sezonunda kulübüyle sözleşme imzalayarak profesyonelliğe geçiş yapmıştır. Burada geçirdiği üç sezonun ardından Körfez'e geçiş yapan futbolcu bu takımın ardından Orduspor, Tokatspor, Adanaspor ve Pendiksporda forma giydikten sonra 2018-19 sezonunu Keçiörengücünde geçirmiş ve burada 2. Lig şampiyonluğu yaşamıştır. 2019-20 sezonu başındaysa Samsunspor ile iki yıllık sözleşme imzalamıştır.\n\n\nUtrigurlar\nUtrigurlar, M.S. 6. yüzyılda Karadeniz-Hazar steplerinde yaşayan göçebe atlılardı. Batılarında yer alan Kutrigurlara benzerlerdi.\n\"Ut(r)igur\" ismi, \"Οὺτ(τ)ρίγουροι\", \"Οὺτούργουροι\" ve \"Οὺτρίγου\" olarak kaydedilmiştir, Gyula Németh tarafından Türkçe \"*Otur-Oğur\" kelimesinin seslerinin yer değiştirmesi olduğu önerilmiş ve bu genel kabul görmüştür, böylece \"*Uturğur\", \"Otuz Oğur (kabile)\" anlamına gelmektedir. Lajos Ligeti \"utur-\" (direnmek) önerirken, Louis Bazin \"uturkar\" (muzaffer fatihler), \"Quturgur\" ve \"qudurmaq\" (öfkeliler) önermektedir.\nKutrigur ve Utrigur isimlerini Güneybatı Asya'da Guti/Quti gibi ve/veya Kafkasya'da Udi/Uti gibi kadim halklara bağlayan Osman Karatay ve Yury Zuev'in teorilerini destekleyecek yeterli akademik çalışma yoktur. Gutilerin Zagros Dağları'ndaki (modern İran/Irak) anavatanlarından bozkırlara göç ettiklerini gösteren kanıt yoktur ve Gutilerin Türkçeden ziyade Hint-Avrupa dili konuştuklarına yaygın şekilde inanılmaktadır. Büyük Plinius (\"Doğa tarihi\", VI, kitap, 39) Udinlerden Aorsi halkıyla (bazen \" Utidorsi \" olarak ortaklaşa) bağlantılı, Hazar Denizi'nin batı kıyılarında \"[Kafkasya] Albanya ve ... Udini'nin deniz kenarının yukarısında\" yaşayan \"Aroteres\" (\"Saban\") olarak bilinen Sarmatlar ve İskitler kast/kabilesi olarak ziktermektedir. Edwin G. Pulleyblank'in Utrigurların eski zamanlarda Batı Çin'de yerleşik, Hint-Avrupa halkı Yüeçiler ile bağlantılı olabileceği yönündeki önerisi de genel olarak kabul görmemektedir.\nAkraba kabileler Utrigurlar ve Kutrigurların kökeni muğlaktır. Prokopius, \"Saginlerin ötesinde birçok Hun kabileleri yaşardı. Bu topraklara Evlisia olarak adlandırılmıştı ve barbarlar deniz kıyısını ve iç bölgeyi Meotida gölüne ve Tanais nehrine kadar yerleşmişlerdi. Orada yaşayan insanlara Kimmerler denirken artık Utrigurlar deniyordu. Onların kuzeyinde kalabalık Antalar vardı.\" Batı kesimini Kutrigurlar ve Doğu'ya doğru kısmı Utrigurlar olmak üzere Don-Azak bozkır bölgesine yerleştiler.\nProkopius aynı zamanda bir soy efsanesi kaydetti, buna göre:\nBu hikâye aynı zamanda Utrigur hükümdarı Sandal tarafından da doğrulanmıştır: \"sadece bir dili konuştuğumuz değil, bizimkine benzeyen, komşularımız olan ve aynı giyinme ve yaşam tarzlarına sahip olduğumuz, aynı zamanda akrabalarımız olan, sadece farklı bir hükümdara tabii olan kabileleri (Kutrigurlar) imha etmek adaletten ve nezaketten uzaktır.\".\nAgathias (c. 579–582) şöyle yazmıştır:\nKutrigurlar, Bizans İmparatorluğu topraklarını işgal ettiler, İmparator I. Justinianus () diplomatik ikna ve rüşvet yoluyla Utrigurlar ile Kutrigurları karşılıklı savaşa sürükledi. Sandal liderliğinde Utrigurlar, büyük kayıplar yaşayan Kutrigurlara saldırdılar. Prokopius, Agathias ve Menander'a göre, Utrigurlar ile Kutrigurlar birbirlerini öyle kırdılar ki geride kabile isimleri bile kalmadı. Kutrigurların kalanı Avarlar tarafından Pannonia'ya sürülürken Karadeniz steplerindeki Utrigurlar, Türklerin hükümdarlığında kaldılar.\nEn son Menander Protektor tarafından zikredilmişlerdir, buna göre 576 yılında Boğaziçi'ne saldıran Türk kuvvetleri arasında Ανάγαιος (Anagai, Anağay) isimli bir kabile şefi liderliğinde Utrigur ordusu vardır. Yaklaşık 579 yılında Boğaziçi onların eline geçti. Aynı yıl, Bizans elçisi \"o zamanlar Utrigurların kabilesinin şefi Anagai tarafından atanmış oradaki İskitleri yöneten kadının\" (adı \" Ἀκκάγας (Akagas, Aq-Qağan idi) topraklarından geçerek Türklere gitti\nGenel\n\n\nAmblainville\n\n\nKimi ni Todoke\nKimi ni Todoke (; \"Sana Ulaşmak\"), Karuho Shiina tarafından yazılan bir \"shōjo\" manga serisidir. Seri, Mayıs 2006-Kasım 2017 tarihleri arasında Shueisha'nın \"Bessatsu Margaret\" dergisinde 30 tankōbon cilt halinde yayınlandı. 2008 yılında 32. Kodansha Manga Ödülü'nde En İyi Shōjo Manga ödülünü kazandı ve yine aynı yıl ilk Manga Taisho ödülüne aday gösterildi. Production I.G tarafından hazırlanan bir anime serisi, Ekim 2009-Mart 2011 tarihleri arasında iki sezon halinde yayınlandı. 2010 yılında da canlı bir aksiyon filmi uyarlaması yapıldı.\nSeri, 15 yaşında bir lise öğrencisi kız olan Sawako Kuronuma'nın etrafında dönmektedir. Sawako, kapkara saçları, uğursuz gülüşü ve sessiz yapısıyla bazen bir korku filmi karakteri olan Sadako'ya benzetilir. Ancak her ne kadar korkunç bir dış görünüşe sahip olsa da aslında hiçte öyle biri değildir. Çok çekingen biri olup tek istediği biraz arkadaş edinmektir. Ancak, Sawako sınıfındaki popüler bir erkek öğrenciyle arkadaş olunca arkadaşların yanı sıra düşmanlar da kazanır.\n\n\nAkut radyasyon sendromu\nRadyasyon hastalığı olarak da bilinen Akut Radyasyon Sendromu ( ARS ), kısa bir süre boyunca yüksek miktarlarda iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalınması nedeniyle ortaya çıkan sağlık etkileridir. İlk günlerde semptomlar mide bulantısı, kusma ve iştahsızlığı olabilir. Bunu birkaç saatliğine ya da haftalığına küçük semptomlar takip edebilir. Bundan sonra, toplam radyasyon dozuna bağlı olarak, insanlarda enfeksiyon, kanama, dehidrasyon ve şaşkınlık gelişebilir veya az semptomlu olarak geçirilebilir. Son olaraksa bunu ölüm ya da iyileşme izler. Belirtiler bir saat içinde başlayabilir ve birkaç ay sürebilir.\nRadyasyon genellikle vücudun dışındaki bir kaynakta oluşur, vücudun çoğu maruz kalacak şekilde uygulanır ve 0.7 Gy'den (70 rad) daha büyük bir doz içerir. Genellikle üç türe ayrılır: i) kemik iliği sendromu (0.7 ila 10 Gy); ii) gastrointestinal sendrom (10 ila 50 Gy); ve iii) nörovasküler sendrom (> 50 Gy). Bu tür radyasyon kaynakları, nükleer reaktörler, siklotronlar ve kanser terapisinde kullanılan bazı cihazları olabilir. En çok etkilenen hücreler genellikle hızla bölünen hücrelerdir . Tanı geçmişteki maruz kalmalara ve semptomlara dayanılarak yapılır. Tekrarlanan tam kan sayımı (CBC), maruz kalmanın şiddetini gösterebilir.\nAkut radyasyon sendromunun tedavisi genellikle destekleyici bir bakımdır. Bu bakım kan nakli, antibiyotik, koloni stimüle edici faktörler veya kök hücre nakli içerebilir. Radyoaktif madde ciltte veya midede kalırsa çıkarılmalıdır. Radyoiyot solunursa veya yutulursa, potasyum iyodür önerilebilir. Lösemi ve hayatta kalanlar arasındaki diğer kanserler gibi komplikasyonlara her zamanki gibi müdahale edilir. Kısa vadeli sonuçlar maruz kalma dozuna bağlıdır.\nARS genellikle nadirdir. Buna rağmen tek bir olay nispeten çok sayıda insanı etkileyebilir. Hiroşima ve Nagazaki'nin atom bombalanmasından ve Çernobil nükleer santral felaketinden sonra kayda değer vakalar meydana gelmiştir. ARS, nispeten düşük radyasyon dozlarına uzun süre maruz kaldıktan sonra ortaya çıkan kronik radyasyon sendromundan farklıdır.\n\n\nArbanats\nArbanats Fransa'nın Nouvelle-Aquitaine bölgesine bağlı Gironde ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,235'tir.\n\n\nStalag VI-K\nStalag VI-K Senne veya Stalag 326, II. Dünya Savaşı yıllarında kullanılan Nazi esir kampı. Yakındaki Senne köyünün ismini almış olmasına rağmen, aslında Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya'daki Schloß Holte-Stukenbrock kasabasına yakındı. 40 bin ila 60 bin Sovyet savaş esiri Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar kapsamında bu kampta hayatını kaybetti. Ölenler çoğunlukla üç toplu mezara gömüldü. Savaşın ardından bu bölgeye anıt mezarlıklar kuruldu.\nSavaş sırasında, kampta çoğunlukla Sovyet savaş esirlerinin yanı sıra bazı Fransız, Polonyalı ve İtalyan esirler de vardı.\nKamp, 2 Nisan 1945 tarihinde hızla ilerleyen 2. Zırhlı Tümen tarafından ele geçirildi ve ABD Piyade Alayı’na bağlı 30. Tümen tarafından kontrol edildi.\nKampın yakınında 36 toplu Sovyet esirlerine ait toplu mezarın yanı sıra kampta ölen başka kişilere ait 400 mezarlık bulunmaktadır. 1960'ların ortalarında kampta kalan yaklaşık 65.000 esir için anma anıtı yapıldı.\nEkim 1946'dan Aralık 1947'ye kadar kamp, İngiliz makamları tarafından kullanıldı. Ertesi yılın başlarından 1969'daki kapatılmasına kadar 150.000 mültecinin ve yerinden edilmiş kişiler burada kaldı.\n1970 yılında polis eğitim kurumu kamp yönetim bloklarına yerleştirildi. Günümüzde halen bu amaçla kullanılmakta olup, buradaki \"Belgelendirme Merkezi\" nde kampla ilgili makale, fotoğraf ve belgelerin kalıcı bir sergi mevcuttur.\n\n\nKaralar (anlam ayrımı)\n\n\nStalag VIII-C\nStalag VIII-C, II. Dünya Savaşı sırasında Sagan'da (şimdi Żagań yakınları, Polonya) Nazi esir kampı. Yakınında II. Dünya Savaşı başlarında inşa edilmiş olan Stalag Luft III vardır. Bu kampta 29.436 savaş esiri tutuldu. Kamp koşulları kötüydü; Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar kapsamında pek çok kişi açlık, salgın hastalık ve işkence kaynaklı çok sayıda esir yaşamını yitirdi. 1942'nin başında hayatta kalanlar diğer kamplara transfer edildi.\nKamp, Eylül 1939'da Nazilerin Polonya Seferi ardından birkaç bin Polonyalı esiri barındıracak şekilde inşa edildi. III. Cenevre Sözleşmesi büyük oranda ihlal edilerek bu mahkûmların çoğu Haziran 1940'ta savaş tutsağı statülerinden mahrum edildi ve çalışma kamplarına transfer edildi.\nFransa Muharebesi sırasında esir alınan Fransız ve Belçikalı askerler ve çoğu Cezayir, Fas ve Senegal kökenli olan kampa yerleştirildi. 1941'de daha çok İngiliz, Kanada, Yunan ve Yugoslav olmak üzere Balkan Cephesi'nden daha fazla mahkûm geldi. Bunları Barbarossa Operasyonu'ndan Sovyet mahkûmlar takip etti. 1941'in sonlarında yaklaşık 50.000 esir, bu sayının üçte biri için tasarlanmış bir alana yerleştirildi. Kamptaki koşullar oldukça kötü idi, açlık, salgın hastalıklar ve kötü muamele esirlerin zor şartlarda hayat sürdürmesine neden oldu. 1942'nin başlarında Sovyet esirler diğer kamplara, özellikle Neuhammer'deki Stalag VIII-E'ye transfer edildi.\nEylül 1943’ün ortalarında, çok sayıda İngiliz, ANZAC ve Güney Afrikalı esirler İtalya'dan trenle gelmeye başladı. Bu esirlerin çoğu daha önce Kuzey Afrika'daki Batı Çöl Operasyonu sırasında yakalanmıştı ve o zamandan beri Mussolini önderliğindeki İtalya Krallığı'nda gözaltına alınmıştı. Bununla birlikte, İtalya'nın ateşkes yaptığı haberleri üzerine Nazi kuvvetleri İtalyan hapishane kamplarının yönetimini ele geçirmeye yönlendirildi ve haftalar içinde müttefik güçlere ait esirlerin nakledilmesi süreci başladı. Birçok esir kuzeye, Nazi Almanyası'ndaki kamplara transfer için Stalag VIII-C'ye gönderildi.\nŞubat 1945’in başlarında, mahkûmların çoğu, özellikle İngilizler ve Milletler Topluluğu, Sovyet saldırısının önünde batıya doğru yürüdü. Kamp yönetimi işlenen suçlarla ilgili tüm belgeleri ve kanıtları imha etti. 14 Şubat 1945'te Kızıl Ordu kampa girdi. Daha sonra Nazi savaş esirlerini barındırmak için bu kamp kullanıldı. 1961'de ölen ve buraya gömülen binlerce insanın anısına bir anıt yapıldı. 1971 yılında kamp alanında, hem Stalag VIII-C hem de Stalag Luft III kayıtlarını ve hatıralarını barındıracak \"Savaş Müttefikleri Savaş Şehitleri Müzesi\" kuruldu.\n\n\nMedya imtiyazı\nMedya franchise'ı ya da medya imtiyazı; sinema, yazın yapıtı ya da video oyunu gibi, özgün bir kurgusal yapıttan üretilen türev yapıtları kapsayan, ilişkili medya derlemesidir. İmtiyazların büyük bölümü birden fazla sektörde etkinlik göstermektedir.\n\n\nStalag VIII-E\nStalag VIII-E veya Stalag 308, II. Dünya Savaşı sırasında şimdi Polonya'ya bağlı Świętoszów'de yer alan Nazi esir kampı. Stalag VIII-C ve Stalag Luft III'ün yaklaşık 15 km güneyinde kurulmuştu. İlk esirler Temmuz 1941'de getirildi. Kampta toplam 57.545 Sovyet savaş esiri kaldı. Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar kapsamında pek çok kişi burada öldürüldü. Günümüzde Polonya Kara Kuvvetleri'nin 10. Zırhlı Süvari Tugayı tarafından kullanılmaktadır.\nKamp Eylül 1939'da Polonya Seferi'nde esir düşen birkaç bin esiri barındıracak şekilde inşa edildi. Mayıs 1940'dan sonra Fransa Muharebesi sırasında alınan Fransız esirler getirildi. Temmuz 1941'de Polonyalılar ve Fransızlar diğer kamplara transfer edildi ve Sovyet mahkûmlarla değiştirildi. Haziran 1942'de Stalag VIII-E, Stalag VIII-C'nin bir alt kampı (\"Zweiglager\") oldu ve \"Stalag VIII-C / Z\" olarak yeniden adlandırıldı. Savaş sırasında kampta toplam 57.545 Sovyet savaş esiri toplandı. Kızıl Ordu'nın 15 Şubat 1945 tarihinde kampa girişiyle birlikte esirler serbest bırakıldı.\nSavaş sonrası kamp Sovyetler tarafından Nazi Ordusu ve Polonya Armia Krajowa esirlerinin Sovyetler Birliği'ne gönderilmeden önce tutulması için kullanıldı.\n1961'de ölen binlerce kişinin anısına Stalag VIII-C sahasının yanındaki mezarlıkta bir anıt yapıldı. 1971 yılında kampta hem Stalag VIII-C, hem de Stalag Luft III'ün yanı sıra Stalag VIII-E'nin hatıralarını ve kayıtlarını barındıracak kamp alanında \"Savaş Müttefiklerinin Savaş Şehitliği Müzesi\" kuruldu.\n\n\nPepsi Spire\nPepsi Spire, PepsiCo tarafından sunulan bir dokunmatik ekranlı soda makinesidir. 2009 yılında The Coca-Cola Company tarafından Coca-Cola Freestyle makinesinin piyasaya sürülmesinden sonra cevap olarak tanıtıltı. Şu anda, Spire perakendeciler için iki modelde mevcuttur, 2.0 ve 5.0. Japon çokuluslu şirket Mitsubishi tarafından tasarlandı.\nÇeşitli ülkelerdeki birçok Subway lokasyonunda servis edilmektedir (ABD'de, çoğu Coca-Cola ile sözleşmesi olanlar bunu kullanmamaktadır). Aynı zamanda Shippensberg Üniversitesi, Muhlenberg College, Wisconsin-Oshkosh Üniversitesi, Northern Arizona Üniversitesi, DePaul Üniversitesi ve Hersheypark'ta bulunmaktadır.\nSpire, perakendeci seçimine bağlı olarak 8 aroma seçeneğine sahiptir: Vişne, Vanilya, Çilek, Limon, Ahududu, Lime, Üzüm ve Şeftali.\nPepsi, aşağıdakiler dahil olmak üzere makine için ana markalarını da pazarlamaktadır:\n\n\nAhmed Nurullahi\nAhmed Nurullahi (d. 1 Şubat 1993), Persepolis takımında orta saha pozisyonunda görev yapan İranlı millî futbolcudur.\nİran millî futbol takımının 2019 AFC Asya Kupası kadrosunda yer aldı.\n\n\nStalag VIII-F\nStalag VIII-F, Stalag 318 veya Stalag 344 II. Dünya Savaşı sırasında Kızıl Ordu ve Armia Krajowa esirleri için Łambinowice'de kurulan Nazi esir kampı. Toplamda 108.471 Sovyet savaş esiri bu kampta tutuldu. Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar kapsamında pek çok kişi burada öldürüldü.\nKamp Temmuz 1941'de Stalag 318 ismiyle açıldı, ancak yıl sonuna doğru adı Stalag VIII-F olarak değiştirildi. Haziran 1943'te yakındaki Stalag VIII-B'nin kontrolü altına girdi ve kampların kompleksi Kasım ayında Stalag 344 olarak yeniden tasarlandı. Kamp yerel olarak \"Russenlager\" (Rus kampı) olarak biliniyordu, ancak Polonyalılar, İtalyanlar, Yugoslavlar ve Yunanlar ile az sayıda Fransız ve Romen de esir olarak tutuldu.\nFiziksel ve sıhhi koşullar oldukça kötüydü ve kamptan geçen yaklaşık 200.000 Sovyet esirden yaklaşık 40.000'i açlıktan, kötü muameleden ve hastalıktan öldü. Naziler Sovyetler Birliği'nin imzası olmadığı gerekçesiyle III. Cenevre Sözleşmesi hükümlerini Sovyet mahkûmlara uygulamadı.\nEkim 1944'te Varşova Ayaklanması'nda yakalanan Armia Krajowa mensuplarından yaklaşık 6.000 asker kampta getirildi. Armia Krajowa'dan yaklaşık 400 kadın asker de orada başka bir kampa nakledilmeden önce geçici olarak burada tutuldu. Aynı zamanda, Slovak Ayaklanması'ndan 1.500 esir de kampa getirildi.\nOcak 1945’in sonunda kamp boşaltıldı ve ilerleyen Kızıl Ordu birlikleri nedeniyle esirler batıya doğru yürümeye zorlandı. Hastalar geride kaldı ve çoğu Kızıl Ordu'nun 17 Mart 1945'te kampa ulaşmasından önce ölmüştü.\nKampın çoğu yıkıldı, ancak yeniden inşa edilmiş bir saat kulesi ve kulübe içeren çitle çevrili bir alan Sovyet esirlerine adanmış bir sergi içermektedir. Eski yönetim binasu günümüzde Merkez Savaş Esirleri Müzesi'ne ev sahipliği yapmaktadır. 1997'de Varşova isyancılarını anmak için haç ile taçlanmış granit bir dikilitaş yapılmıştır.\n\n\nPeyam Niyazmend\nPeyam Niyazmend (d. 06 Nisan 1995), Sepahan takımında kaleci pozisyonunda görev yapan İranlı millî futbolcudur.\nİran millî futbol takımının 2019 AFC Asya Kupası kadrosunda yer almış olmasına rağmen turnuvada forma giyme şansı bulamadı.\n\n\nKommando 99\nKommanda 99, Politik Departman üyelerinden oluşan Buchenwald toplama kampındaki bir infaz ekibinin iç adıydı. \"99\" adı bu ekibin dahili telefon numarasından gelmektedir. Bu ekip Genickschussanlage olarak bilinen \"boyundan vurma tekniği\" ile Sovyet mahkûmları Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar kapsamında sistematik olarak öldürdü.\n1941-1942 yılları arasında Buchenwald Toplama Kampı'ndaki \"seçilmiş\" Sovyet savaş esirleri Kommando 99 üyeleri tarafından toplu olarak idam edildi. Kampta çok sistematik bir esir infaz yöntemi mevcuttu. Kampa getirilen Kızıl Ordu askerleri gürültülü bir bölüme yönlendirildi ve burada beyaz önlüklü SS görevlileri esirlerin boyunu ölçmek bahanesiyle onları duvara dayadı. Çatlak şeklinde özel tasarlanmış bir alan bulunan duvarda esirler boyunlarından vuruldu ve cesetleri hızlıca yan odaya atıldı. Ardından sıradaki esirler getirildi ve sistematik bir şekilde infazlar gerçekleşti. 35-40 arası infazdan sonra cesetler bir kamyona yüklendi ve mezarlık kısmına atıldı.\nKomando 99 tarafından yürütülen infazlar, savaş kampı esirlerinden bilerek ayrılan Kızıl Ordu askerlerine uygulandı. Siyasi komiserler, Yahudiler, entelijansiya mensupları, devlet yöneticileri, Sovyetler Birliği'nin parti ve ekonomi yetkilileri bu kapsamda öldürüldü. Bu prosedürün temeli Komiser Emri olarak bilinen emirler dahil olmak üzere Reichssicherheitshauptamt'a bağlı Sicherheitsdienst'in çıkardığı uluslararası hukuka aykırı eylem emirleridir.\nKomuta 99, infazları talep eden komutanlarla birlikte bir boyundan vurma mekanizması vasıtasıyla infazları gerçekleştirdi. Esirlerin boylarını belirlemek bahanesiyle mahkûmları bir mekanizmanın önüne götürdüler, daha sonra boy çubuğunun arka kısmında saklanan başka bir Nazi tarafından vuruldular.\n1941'den 1945'e kadar yaklaşık 8.000 Sovyet savaş esiri ve birçok mahkûm bu şekilde öldürüldü. 1943'te başlayan \"99 emri\", krematoryumun tabanındaki Leichenkeller'deki özel duvar kancalarında boğulma şeklinde gerçekleştirilmiştir.\nEski Buchenwald kampı esiri Heinz Misslitz'e göre, daha sonra Ernst Thalmann cinayetine karışmakla suçlanan Wolfgang Otto bu ekibin başındaydı. Otto, Max Schobert ve Werner Berger, Buchenwald Davası'nda işledikleri suçları Komuta 99'a üye olarak yaptığı suçlamasıyla yargılandı.\n\n\nLutz Eigendorf\nLutz Eigendorf (16 Temmuz 1956 – 7 Mart 1983), orta saha pozisyonunda görev yapmış Alman eski futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 1974 yılında BFC Dynamo kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla 1. FC Kaiserslautern ve Eintracht Braunschweig kulüplerinde oynadı.\nDoğu Almanya millî futbol takımı formasını ilk kez Ağustos 1978'de Bulgaristan karşısında giydi ve 2–2 biten maçta ilk millî gollerini kaydetti. Toplamda 6 kez millî formayı giyip 3 gol kaydetti. Millî formayı son kez Şubat 1979'da Irak ile oynanan bir hazırlık maçında giydi.\n20 Mart 1979 tarihinde Dynamo ile Batı Alman kulübü 1. FC Kaiserslautern arasında oynanan hazırlık maçı sonrası takım, Doğu Berlin'e dönmek için otobüsle seyahat ederken Gießen kasabasında mola verdi. Eigendorf, kimsenin görmediği bir şekilde taksiye atlayarak Kaiserslautern'e dönüp iltica etti. İlticasından ötürü UEFA tarafından futboldan 1 yıl men ceza aldı. Doğu Almanya'dan kaçan ilk sporcu değildi fakat ilticası Doğu Almanya için utanç verici oldu. İlticasından sonra dönemin Stasi başkanı Erich Mielke tarafından sıkı takibe alındı.\nEşi Gabriele kızıyla beraber bir süre Stasi'nin gözetimi altında kaldı. Stasi'nin ayarlamaları sonucu Lutz'tan 7 Haziran 1979'da boşandı ve ertesi gün gizli Stasi casusu olan Peter Hommann'la nişanlandı ve daha sonra da evlendi.\n1982–1983 sezonu başında Eintracht Braunschweig kulübüne transfer olan Eigendorf, 5 Mart 1983'te otomobille seyahat ederken yol kenarındaki bir ağaca çarparak ağır yaralandı ve 7 Mart tarihinde kaldırıldığı hastanede yaşamını kaybetti. Kaza nedeni olarak kanında bulunan yüksek miktardaki alkol gösterildi. Oysa dostları bir gece önce tek bardak bira içtiğini söyledi.\n10 Şubat 2010 tarihinde eski bir Doğu Almanya casusu mahkemede verdiği ifadede, geçmişte Eigendorf'u öldürmek için emir aldığını ama bunu yapmadığını ileri sürdü.\n\n\nMihail Speranski\nMikhail Speransky (12 Ocak 1772 – 23 Şubat 1839), Rus reformist devlet adamı, I. Aleksandr'ın baş nazırı. Köylü bir papazın oğlu olarak doğdu ve iyi bir eğitim aldı. Rus çarı Aleksander ülkesinde liberal bir devletin telakkisi için Kont Koçubey, Novosiltev, Kont Strongov ve knez Adam Czartoryski’den teşekkül eden bir komite kurmuştu ve daha sonra Napolyon Bonapart'la arası bozulunca dörtlü liberallerden uzaklaşarak halkın arasından bir isim olan Speransky'e geniş salahiyetler verdi. Speransky 1806'dan beri çarla yakın ilişkideydi ve onun baş nazırı olmuştu. Onun projesine göre Rusya ahalisi serbest olacak, serflik kalkacak, eski kast usulü yerine dvoryanlar, orta halliler ve işçi zümre olmak üzere üç sınıf olacaktı. Çarla Napolyon’un arası açılınca o da gözden düştü ve ülkede inkılapçı Fransız usullerini tatbik etmekle suçlanarak sürgüne gönderildi. Bu olay sonrasında çar fikri bir kırılma yaşadı ve özgürlükçü fikirlere cephe almaya başladı. Netice olarak Speransky 1808-12 arasında reformist bir devlet adamı olarak Rusya tarihinde yerini aldı. Serflik ise II. Aleksandr devrinde 1861'de kaldırılacaktı.\n\n\nNikita İvanoviç Panin\nNikita Ivanovich Panin (29 Eylül 1718, Gdańsk, Polonya - 21 Mart 1783, St. Petersburg, Rusya) Rus devlet adamı ve Çariçe II. Katerina'nın hariciye nazırı. Özellikle savaş zamanlarında Kuzey'den bir darbe yememek için Fransa ve Avusturya'ya karşı Britanya, İskandinav ülkeleri ve Polonya gibi ülkelerle girişilen Kuzey İttifakı projesi ile tanınır ancak projesi istenilen sonuca yeterince ulaşamaz.\n\n\n2021 UEFA ülkeler sıralaması\n2021 UEFA ülkeler sıralaması, ülkelerden 2022-23 UEFA Şampiyonlar Ligi, 2022-23 UEFA Avrupa Ligi ve 2022-23 UEFA Avrupa Konferans Ligi turnuvalarına katılacak takımların sayısını ve bu takımların maçlara başlayacağı turları belirlemekte kullanılır.\n\n\nPugaçov İsyanı\nPugaçev İsyanı, Çariçe II. Katerina devrinde, 1773-75 arasında Kazak lider Yemelyan Pugaçov önderliğindeki geniş halk tabanlı isyan. Savaşlar, köylünün vahim durumu, yaygın hastalıklar, dvoryanlara verilen imtiyazların olumsuz yansımaları (1771) vb. gibi sosyal nedenler yığılarak iki yıl sonra bir kişinin şahsında isyana neden oldu. Pugaçev bir Kazaktı ve Prusya ve Türklere karşı dövüşmüş, kaçak vaziyete düşmüştü. Kendisini III. Petro ilan ederek alan bulmaya çalıştı, neticede Başkurd ve Tatarların da katıldığı 25 bin kişilik bir kuvvetle yağmaya kalktılar. Merkez savaşlarla meşgul olduğundan daha da kuvvetlendi ve Yayık’a (Ural) yürüdü. Nihayetinde 1775’te idam edilecekti. Osmanlı bu karmaşadan yararlanamadı. İsyana Müslümanların da katılması 1789’da Rusya Müslümanları Müftülüğü’nün kurulmasına yol açtı. Cami ve medreselere izin verildi.\nStenka Razin isyanı sonrasında Rus tarihindeki ikinci büyük isyandır.\n\n\nEvolve's 10th Anniversary Celebration\nEvolve's 10th Anniversary Celebration, ayrıca diğer adıyla Evolve 131, Evolve ve WWE ortaklığında düzenlenen profesyonel güreş etkinliği. 13 Temmuz 2019 tarihinde Philadelphia, Pensilvanya'daki 2300 Arena'de yapılması planlanmaktadır. Bu etkinlikte mevcut Evolve güreşçileri ve WWE'nin NXT ile 205 Live brand'lerindeki güreşçiler yer almıştır. Bu etkinlik, ilk Evolve etkinliği ve WWE Network'ten yayınlanan ilk bağımsız güreş etkinliğidir.\n\n\nAnna Ä°vanovna\nAnna İvanova (7 Şubat 1693 Moskova - 28 Ekim 1740 Sankt-Peterburg) 1730 - 1740 arasında tahta kalan Rus çariçesi. Genellikle Anna ya da Anne olarak bilinir. II. Petro'nun ölümü üzerine tahta geçti. Onun devrinde Ruslar Karadeniz’e inme maksadıyla İran’la dostluk teyit edilerek Petro devrinde alınan yerler geri verdi. 1736’da müttefiki Avusturya ile Osmanlı'ya savaş açtılar. Ancak Avusturya siyasi destek vermekle yetinerek savaşın 1739’da kadar uzamasına sebep oldu. Bu esnada Ruslar 1735’te Kırım’a girmiş, Oçakov, Prepko (1736-37) ve Azak Kalesi’ni zapt ederek kazanımlarını 1739 Belgrad Antlaşması ile onaylatarak Karadeniz’e inmede esaslı bir evreye adım atmıştı.\n\n\nExtreme Rules (2019)\nExtreme Rules (2019), WWE tarafından düzenlenen on birinci Extreme Rules profesyonel güreş izle ve öde etkinliği. 14 Temmuz 2019 tarihinde Philadelphia, Pensilvanya'daki Wells Fargo Center'da yapılmıştır. Etkinlikte Raw, SmackDown ve 205 Live brand'lerinde bulunan güreşçiler yer almaktadır.\nEtkinlikte yer alan maçlar, Raw ve SmackDown brand'lerinde sonucu önceden WWE tarafından belirlenen maçlar ve senaryolarla oluşturulmaktadır. Senaryolar, WWE'nin haftalık programları olan \"Monday Night Raw\" ve \"SmackDown Live\"da yaşananlara göre şekillenmektedir.\nStomping Grounds'ta Becky Lynch, Lacey Evans karşısında Raw Kadınlar Şampiyonluğu kemerini korumuştu ve gecenin ilerleyen saatlerinde Seth Rollins, Evrensel Şampiyonluğu kemerini Baron Corbin'e karşı Corbin'in seçtiği özel konuk hakemin yönettiği maçta savunacaktı. Corbin, Evans'ı seçti ve maç sırasında maçın şartları saydırmasız, diskalifiyesiz maç olarak değiştirildi. Evans, Rollins'e saldırdı ve Rollins'in yardımına Lynch geldi. Rollins, Corbin'e karşı kemerini korudu. Ertesi gece \"Raw\" programında Corbin ve Evans, Rollins ve Lynch ile kavga etti. Ardından onlara karışık takım maçı için meydan okudu. Rollins ve Lynch, rekabetleri bitmesi şartıyla bunu kabul etti. Corbin ve Evans ise Rollins ve Lynch'in kemerlerini ortaya koymasını istedi. Bu şekilde, Evrensel ve Raw Kadınlar Şampiyonluğu kemerleri için Extreme Rules etkinliğinde son şans kazanan hepsini alır karışık takım maçında anlaştılar.\nSuper ShowDown'da Shane McMahon, Drew McIntyre'ın yardımıyla Roman Reigns'i yenmişti. Bunun üzerine Stomping Grounds'ta Reigns ve McIntyre arasında maç ayarlanmış ve Reigns, Shane'in birçok müdahalesine rağmen bu maçı kazanmıştı. Sonraki gece \"Raw\" programında wild card konuğu Reigns, Shane ve McIntyre karşısında handikap maçına çıktı ve maçta Reigns'i domine ettiler. Shane, en üst iplerden Reigns'e Coast-to-Coast yapmak üzereyken ışıklar söndü ve The Undertaker belirdi. Ardından Undertaker, Shane ve McIntyre'a saldırdı. Extreme Rules için Reigns ve Undertaker ile Shane ve McIntyre arasında takım maçı ayarlandı.\n24 Haziran \"Raw\", programında WWE Şampiyonu Kofi Kingston, sırayla teke tek maçlarda Kevin Owens ve Sami Zayn'i (Kingston ve Owens wild card kuralıyla programda yer aldı) yendikten sonra Kingston, aniden Samoa Joe'nun saldırısına uğradı. Hakemler şampiyonla ilgilenirken Joe, geri döndü ve Kingston'a Coquina Clutch yaptı. Kingston'ın Extreme Rules etkinliğinde WWE Şampiyonluğu kemerini Joe'ya karşı savunacağı açıklandı. Sonraki \"SmackDown\" programında Stomping Grounds'ta kemerini koruduğu Dolph Ziggler, Kingston ile two out of three falls maçında karşılaştı. Eğer Ziggler kazanırsa Extreme Rules'daki kemer maçına eklenecekti, ancak Ziggler maçı kazanamadı.\nStomping Grounds'ta Bayley, SmackDown Kadınlar Şampiyonluğu kemerini Raw'dan Alexa Bliss'e karşı korumuştu. Bliss'in köşesindeki Nikki Cross, maç sırasında Bayley'ye saldırmaya çalıştığı için Bliss'in yenilmesinde kendisini suçlu hissettiğini söyledi. Ertesi gün \"SmackDown\" programında wild card konuğu Cross, Bayley'ye karşı maç elde etti. Eğer bu maçı kazanırsa Bliss rövanş elde edecekti. Bayley'yi yenmeyi başaran Cross, Bliss'in Extreme Rules'da kemer için rövanş maçı almasını sağladı.\nStomping Grounds gösteri öncesinde Drew Gulak, önceki şampiyon Tony Nese ve Akira Tozawa'nın yer aldığı üçlü tehdit maçında Tozawa'yı tuşlayarak WWE Yarıağırsiklet Şampiyonluğu kemerini kazandı. Sonraki \"205 Live\" programında Nese, Tozawa'yı yenerek Extreme Rules'da kemer için Gulak'le rövanş maçına çıkmaya hak kazandı.\n\n\nAEW World Tag Team Championship\nAEW World Tag Team Championship (AEW Dünya Takım Şampiyonluğu), Amerikalı profesyonel güreş şirketi All Elite Wrestling (AEW) tarafından takımların hedefi olması için oluşturulan şampiyonluk kemeri. Kemer ilk kez, 18 Haziran 2019 tarihinde AEW'nun Twitter hesabından duyurulmuştur.\n18 Haziran 2019 tarihinde Fite TV twitter hesabından AEW'nun Haziran 2019 etkinliği Fyter Fest'e üç yönlü bir takım maçı duyurdu. Maçta Best Friends (Chuck Taylor ve Trent Beretta) takımının SoCal Uncensored (Scorpio Sky ve Frankie Kazarian) ve Private Party (Isiah Kassidy ve Marq Quen) takımlarıyla karşı karşıya geleceği, maçı kazananın All Out etkinliğinde AEW Dünya Takım Şampiyonluğu turnuvasında ilk turu bay geçeceği açıklandı. Aynı gün Stone Cold Steve Austin'in radyo programında AEW kurucusu Tony Khan, AEW'nun haftalık televizyon programının ilk başlangıcında, takım şampiyonluğu kemerleri için bir turnuva olacağını söyledi. Fyter Fest etkinliğinin \"Buy In\" gösteri öncesi programında Best Friends, Private Party ve SoCal Uncensored'u yenerek All Out'ta maça çıkmaya hak kazandı.\n11 Temmuz 2019 tarihinde AEW Genel Müdür Yardımcısı Matt Jackson, 13 Temmuz'daki Fight for the Fallen etkinliğinde üç yönlü bir takım maçının daha yapılacağını açıkladı. Bu maçta The Dark Order (Evil Uno ve Stu Grayson), A Boy ve His Dinosaur (Jungle Boy ve Luchasaurus) ile Angelico ve Jack Evans takımları Best Friends ile All Out'la karşılaşmak için maç yaptı. Fight for the Fallen'daki bu maçı The Dark Order kazandı. 31 Ağustos'taki etkinlikte The Dark Order, Best Friends'i yenerek turnuvanın ilk turunda bay geçmeye hak kazandı.\nAEW Dünya Takım Şampiyonluğu turnuvasının ilk maçı 9 Ağustos 2019 tarihinde açıklandı. Bu maçın 9 Ekim 2019 tarihinde AEW'nun TNT programının Boston, Massachusetts'teki ikinci bölümünde The Young Bucks (Matt Jackson ve Nick Jackson) ve Private Party (Isiah Kassidy ve Marq Quen) arasında geçeceği söylendi. . Daha sonra turnuvanın ayrı final maçlarının 23 Ekim'deki Pittsburgh, Pensşlvanya programında yapılacapı açıklandı. 30 Ekim'deki finalin yeri ise Charleston, West Virginia olarak belirlendi.\n\n\nHentbol Kadınlar Türkiye Kupası\nHentbol Kadınlar Türkiye Kupası, Türkiye Hentbol Federasyonu (THF) tarafından düzenlenir.\n2019-20 Süper ligde yer alacak 9 (dokuz) takım ve 1. ligde yer alacak 11 ( onbir ) takımla yapılır. Kupa, eleme, çeyrek final, yarı final ve final aşamalarından oluşur.\nEleme aşaması: 2018-2019 Sezonu Süper Lig sıralamasında ilk dört takım arasında yer alan Kastamonu Belediyesi, Muratpaşa Belediye ve Yenimahalle Belediyesi SK dışında kalan 6 takım ile 2019-2020 sezonunda 1.ligte yer alacak 7 takım olmak üzere toplam 13 takım katılacaktır. Müsabakalar A-B-C grupları 4-5’li takımlar halinde toplam 3 merkezde tek devreli lig usulüne göre oynanacaktır. Türkiye Kupası eleme maçlarına 13 takım katılacağından. Gruplarında ilk (1.) sırayı alan 3 takım ile gruplarda en iyi 2. olan (grup 1. ve 3. olan takımlar ile yaptıkları maç sonuçlarına göre) 2 takım ile 2018-2019 Sezonunda Süper Ligde ilk dört sırada yer alan olmak üzere toplam 8 takım Türkiye Kupası çeyrek final aşaması müsabakalarını oynamaya hak kazanacaktır\nYarı Final Karşılaşmaları (1/4) Çeyrek final karşılaşmaları sonucunda yarı finale yükselen takımlar karşılaşmalarının ilki 1. VE 2. EŞLEŞMEDEN GALİP gelen takımın sahasında, ikincisi 3. VE 4. EŞLEŞMEDEN GALİP gelen takımın sahasında eleme usulüne göre oynanacaktır.\nYarı finalde başarılı olan takımlar federasyonun belirleyeceği salonda TÜRKİYE KUPASI sahibi olmak için final maçında karşılaşacaklardır.\nNot: 2010'dan beri olan sonuçlar eklenmiştir. Daha öncesi araştırma gerektirmektedir.\n\n\nKumaÅŸ filtre\nKumaş filtre, içme suyunun kirlenmesini azaltmak için basit ve uygun maliyetli bir teknoloji yöntemidir. Bu şekilde toplanan su, önemli ölçüde azalmış bir patojen sayısına sahiptir - mutlaka kusursuz bir şekilde güvenli olmamasına rağmen, sınırlı seçeneklere sahip yoksul insanlar için bir gelişmedir. Suyu mikroorganizmalardan arındırmak için filtreleme, Ahimsa doktrini veya şiddet içermeyen doktrinleri takip etmek ve canlıların ağrılarını önlemek için kumaştaki mikroorganizmaları filtrelenmiş su ile dikkatlice temizleyen Jainizm arasında asırlık bir uygulamadır. Bu, bir hayatta kalma yöntemidir.\nBangladeş'te kullanılan yöntem aşağıdaki gibidir: dört veya sekiz kat yapmak için kumaş katlanır ve katlanmış kumaş, yüzey suyu toplamak için kullanılan geniş ağızlı bir kabın üzerine yerleştirilir. Bezi durulamak ve birkaç saat boyunca güneşte kurutmak genellikle yeterlidir. Muson iklimi mevsimlerinde, malzemeyi dekontamine etmek için ucuz bir dezenfektan kullanılması tavsiye edilebilir.\nTercih edilen kumaş, pamuk sari bezidir. Etkinliği önemli ölçüde değişmekle birlikte, diğer temiz, kullanılmış bez türleri bir efektle kullanılabilir. Tekrarlanan yıkama, elyaflar arasındaki boşluğu azalttığı için kullanılmış kumaş yeni kumaştan daha etkilidir.\nKumaş etkilidir, çünkü çoğu patojen su içinde parçacıklara ve planktonlara, özellikle de kopepod adı verilen bir tür zooplanktona bağlanır. Suyu etkili bir filtreden geçirerek çoğu kolera bakteri ve diğer patojenler uzaklaştırılır. Dezenfektan ve kaynama için yakıt almanın zor olduğu fakir köylerde kolera enfeksiyonlarını büyük ölçüde azalttığı gösterilmiştir.\nGine solucanı enfeksiyonlarının (drakunkuliyaz) endemik olduğu Sahra Altı Afrika'da parazitleri barındıran kopepodları filtrelemek için yaklaşık 150 um gözenek boyutunda bir naylon ağ kullanılarak enfeksiyon önlenir.\n\n\nUluslararası Mısır ve Buğday Geliştirme Merkezi\nUluslararası Mısır ve Buğday Geliştirme Merkezi (, kısaca CIMMYT), buğday ve mısırın ileri özelliklerini geliştirerek verimliliği arttırmaya yönelik faaliyetlerde bulunan, kâr amacı gütmeyen, El Batán, Meksika merkezli araştırma ve eğitim enstitüsüdür. 1943 yılında kurulmuştur ve CGIAR üyesidir.\n\n\nSeni düşündükçe\n\"Seni düşündükçe\",(Azerice: Səni düşündükcə) Azeri şarkıcı Aygün Kazımova'nın şarkısıdır. Aygün Kazımova şarkıyı 2002 yılında okumuştur. 2019 yılında gürcü besteci Alex Berdz şarkıyı yeniden aranje etmiştir. Şarkının sözleri Azerbaycan'ın Halk şairi Vahid Azize, müziği Rövşən Şerefli'ye aittir.\n\n\nAnglade\nAnglade Fransa'nın Nouvelle-Aquitaine bölgesine bağlı Gironde ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 956'dır.\n\n\nBalbigny\nBalbigny Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Loire ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 3,085'tir.\n\n\nArdelles\nArdelles Fransa'nın Merkez bölgesine bağlı Eure-et-Loir ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 202'dir.\n\n\nBelediye zabıtası (Türkiye)\nBelediye zabıtası, Türkiye'de belediyelere bağlı olarak belediye sınırları içerisinde kamusal bazı hizmetlerin yürütülmesi ve kontrolünü sağlamaktan sorumlu bir kolluk kuruluşudur. Zabıtalar aynı zamanda yeni kanunlarla birlikte büyükşehir belediyelerinde trafik zabıtası olarak yetkilerini kullanırlar. Özel bir amaç doğrultusunda güvenlik görevini yürüten zabıtalar bir özel kolluk kuvveti görevlisidirler.\nTürkiye'de zabıta teşkilatının kökeni Türk devlet geleneğinde ve İslam kültüründe önemli bir yere sahip olan ihtisap sistemine dayanmaktadır.\nOsmanlı İmparatorluğu döneminde şehirlerle ilgili hizmetler, Yeniçeri Ocağı'na bağlı sadrazamlık, yeniçeri ağalığı, sekbanbaşılık, kadılık, subaşılık, Kaptan-ı Deryalık, cebecibaşılık, bostancıbaşılık, topçubaşılık ve seraskerlik gibi farklı kurumlar tarafından yürütülmekteydi. Bu kurumlar arasında günümüz belediye zabıtasına en yakın görevleri kadılar yerine getirmekteydiler. Her kadının yanına bir de icra ve infazlardan sorumlu ihtisap ağası görevlendirilmekteydi. Kadılar, ihtisap ağaları ile birlikte denetimlere çıkmaktaydılar ve çarşı ve pazardaki güvenliği, temizliği, malların fiyatlarını ve kalitesini denetlenmesini sağlamaktaydılar. İhtisap ağaları ayrıca kuloğlanları adı verilen yardımcıları ile beraber ticaret yapacak kişilerden vergi toplamaktaydılar.\n1826 yılında Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması sonucu ihtisap ağalığı da kaldırıldı ve yerine 4 Eylül'de Padişah II. Mahmud tarafından İhtisap Nezareti kuruldu. Kuloğlanlarının görevleri de ihtisap neferlerine devredildi. 4 Eylül 1826 tarihi günümüz zabıta teşkilatının kuruluş tarihi olarak kabul edilmektedir.\n19. yüzyılda nüfus artışı ve şehirlerin büyümesi sonucu İhtisap Nezareti, görevlerini yerine getirmekte yetersiz kalmaya başlamıştı. Bu yetersizliği ortadan kaldırmak amacıyla 1845 yılında Polis Teşkilatı ve 1846 yılında da Zaptiye Müşirliği kuruldu.\n1855 yılında İhtisap Nezareti kaldırıldı ve yerine İstanbul Şehremaneti kuruldu. Belediye zabıta işleri için ise kavaslar görevlendirildi. 1869 yılında çıkarılan bir nizamname ile belediye zabıta işleri yeniden polis teşkilatına devredildi.\nBelediye hizmetlerinin 1930 yılında çıkarılan Belediye Kanunu ile yeniden düzenlenmesiyle zabıta, belediye hizmetlerini yürüten ve denetleyen özel bir hizmet zabıtası olarak belirlendi. Bu kanun ile günümüz belediye zabıtası tanımlanmış ve teşkilatın yapısı belirlenmiştir. Ancak, 1956 yılına kadar bu hizmetler polis tarafından yürütülmüş olup bu tarihten itibaren İstanbul başta olmak üzere belediyelerde günümüz zabıta teşkilatları kurularak zabıta hizmetleri verilmeye başlandı.\nBelediye zabıtasının rütbeleri toplam beş rütbeden oluşmaktadır.\n\n\nBelediye itfaiyesi\nBelediye itfaiyesi, Türkiye'de belediyelere bağlı olarak yangın söndürme işlemi ve gelişen afetlerde ilk yardım arama-kurtarmadan sorumlu bir kamu kurumudur.\nİstanbul'da yaşanan depremlerden dolayı 1500lü yılarda evlerin taş yerine ahşaptan yapılmasına neden olmuştur.Fakat ahşap malzeme kullanımı yangınların çok hızlı büyümesine neden olmuş ve büyük hasarlar oluşturmuştur.Türkiye'de itfaiye teşkilatı ilk olarak 1714 yılında Osmanlı İmparatorluğu döneminde Yeniçeri Ocağı'na bağlı olarak \"Dergâh-ı Âli Tulumbacı Ocağı\" adıyla kuruldu. Yeniçeri Ocağı'nın 1826'da kaldırılmasıyla yerine 1827 yılında ordu içinde \"Yangıncı Taburu\" adlı itfaiye teşkilatı kuruldu.Bu birliğin yetersiz kalmasıyla 1884 yılında 4 kara itfaiye taburu 1887 yılında ise 1 deniz itfaiye taburu daha kurulmuştur.\n25 Eylül 1923 tarihinde itfaiye hizmetlerinin belediyelere devredilmesiyle itfaiye teşkilatı günümüz halini almıştır.\nBelediye itfaiyesi rütbeleri toplam beş rütbeden oluşmaktadır.\n\n\nBoofzheim\nBoofzheim Fransa'nın Grand Est bölgesine bağlı Bas-Rhin ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,376'dır.\n\n\nDrzewice\nDrzewice (Almanca : Alt-Drewitz), Polonya'nın batısındaki Kostrzyn nad Odrą kasabasının kuzey-batı ilçesidir.\n1952 yılına kadar bir köydü. II. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası'nın kurduğu esir kampı Stalag III-C burada kuruluydu. Temmuz 1941'de kampa getirilen Sovyet askerleri ayrı ayrı bölmelerde tutuldular. Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar kapsamında, ağır şartlar nedeniyle yaklaşık 12 bin Sovyet savaş esiri bu kampta hayatını kaybetti.\n\n\nGrądy, Gmina Wąsewo\nGrądy Gmina Wąsewo idari bölgesindeki bir köydür. Polonya'nın merkez doğusundaki Mazovya Voyvodalığında yer alan Ostrów Mazowiecka ilçesine bağlıdır.\nNazi Almanyası döneminde Stalag 324 burada inşa edilmiştir.\n\n\nAkçay (soyadı)\nAkçay bir soyadıdır ve şu anlamlara gelebilir:\n\n\nKoşar\nKoşar bir soyadıdır ve şu anlamlara gelebilir:\n\n\nIrmaklı\nIrmaklı, bir yer ismi, şu anlamlara gelebilir:\n\n\nEugen Müller\nEugen Müller (19 Temmuz 1891; Metz - 24 Nisan 1951; Berlin) II. Dünya Savaşı sırasında Wehrmacht'ta görev yapan Nazi generali. Barbarossa Harekâtı'na öncesinde çok sayıda kişinin infaz emrini veren Komiser Emri'ni hazırlamasıyla bilinir. Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar kapsamında pek çok kişinin ölümünden sorumludur.\n1891 doğumlu Müller 1912'de orduya girdi ve I. Dünya Savaşı sırasında görev yaptı. 1935'te Reichswehr ve daha sonra Wehrmacht tarafından beğenildi ve Albay rütbesine yükseltildi. 1 Nisan 1939'da Generalmajor rütbesine yükseltildi ve Savaş Akademisi'nin komutanlığı görevini aldı.\n1 Eylül 1939'da II. Dünya Savaşı'nın başlamasından sonra Müller, Franz Halder'in komutasındaki Genelkurmay Başkanlığı Ordusu'na atandı. Müller, Avrupa'nın işgal altındaki alanlarıyla ilgili yasal ve cezai işlemlerden sorumluydu. Savaşın sonuna kadar Genelkurmay'da kaldı.\nKomiser Emri'nin ilk taslağı 6 Mayıs 1941'de Eugen Müller tarafından yayımlandı ve yakalanan siyasi komiserlerin Nazi Almanyası'ndaki bir esir kampına ulaşmalarına izin vermemek için bütün siyasi komiserlerin infaz edilmesini istedi.\nGeneral Müller'in Ordu komutanlarına \"fazlalıkları\" önleme çağrısında bulunan paragraf Oberkommando der Wehrmacht'nin (OKW) talebi üzerine kaldırıldı.Walther von Brauchitsch 24 Mayıs 1941'deki emre Müller'in paragrafını ekledi ve orduyu emrin disiplinli bir şekilde uygulanması çağrısında bulundu. Emrin taslağı 6 Haziran 1941'de OKW tarafından yayınlandı ve sadece astlarına sözlü olarak bilgi vermeleri talimatı verilen en kıdemli komutanlarla sınırlı kaldı.\nKomiser Emri'nin uygulanması binlerce infaz gerçekleştirilmesine neden oldu. 23 Eylül 1941'de, bazı Wehrmacht komutanlarının, Kızıl Ordu askerlerinin teslim olmasını teşvik etmenin bir yolu olarak emrin yumuşatılmasını talep etmesinin ardından Adolf Hitler, \"siyasi komiserlerin ile ilgili mevcut emirlerin herhangi bir şekilde değiştirilmesine\" karşı çıktı.\n\n\nAkçalı (soyadı)\nAkçalı bir soyadıdır ve şu anlamlara gelebilir:\n\n\nAkçal\nAkçal, bir yer ismi ve soyadı, şu anlamlara gelebilir:\n\n\nFonzaso\nFonzaso İtalya'nın Veneto bölgesine bağlı Belluno ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 1 Ocak 2018 tarihi itibarıyla 3,186'dır.\n\n\nEkran filtresi\nBilgisayar ekranına uyan bir cihaz için monitör filtresi sayfasına bakın.\nBir ekran filtresi, kumu ve diğer ince parçacıkları sulamadan veya endüstriyel uygulamalardan sudan ayırmak için sert veya esnek bir ekran kullanma [su filtrasyonu] türüdür. Bunlar, genellikle su yosunları gibi organik maddelerin filtrelenmesi için önerilmez, çünkü bu tür kirletici maddeler, filtre yüzeyi boyunca yeterli basınç düşüşü meydana gelirse, filtre içinden spagetti benzeri iplere eklenebilir. Tipik elek malzemeleri arasında paslanmaz çelik (ağ), polipropilen, naylon ve polyester bulunur.\nKendi kendini temizleyen ekran filtreleri, bu sınırlamaların üstesinden gelmek için otomatik bir geri yıkama döngüsüne sahiptir. Geri yıkama döngüleri, benzer kapasiteye sahip bir ortam filtresine kıyasla çok daha sık görülür ve her geri yıkama işlemi gerçekleştirmek için çok daha az su gerektirir. Besin maddelerini süzmeden önce kirletici maddeleri sudan hızla uzaklaştırma yetenekleri, bu tür filtreleri yeniden-kültür yetiştiriciliği sistemleri için popüler seçenekler haline getirmektedir. Soğutma kulesi, ısı eşanjörü ve diğer ekipman koruma uygulamaları gibi kapalı döngü endüstriyel sistemlerde de popüler hale gelmiştir. Sadece büyük nesneleri dışarıda tutmak için tasarlanan daha büyük açıklıkları olan benzer cihazlara süzgeç denir. Paslanmaz çelik süzgeçler endüstriyel, belediye ve sulama uygulamalarında kullanılır ve çok yüksek debiler için tasarlanabilir. Bir kontrolör ve vana ile eşleştirildiğinde, bir süzgeç tamamen otomatikleştirilebilir. Askıya alınan parçacıklar ekranın içinde toplanır ve birikintiyi çıkarmak için boşaltma vanası açılır. Bu, süzgeç elemanının manuel olarak temizlenmesi ihtiyacını ortadan kaldırır.\n\n\nStalag XI-C\nStalag XI-C Bergen-Belsen veya Stalag 311, Aşağı Saksonya'daki Bergen kasabası yakınlarında bulunan bir Nazi ordusuna bağlı esir kampı.\nKamp Mayıs 1940'da Fransa Muharebesi'nde yakalanan Belçikalı ve Fransız erkekleri barındırmak için yapıldı. İlk gelen kafile 600 kişi idi. Temmuz 1941'de Barbarossa Operasyonu sırasında yakalanan yaklaşık 20.000 Sovyet esiri kampa getirildi. Kulübeler inşa edilirken esirler açık alanda tutuldular. Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar kapsamında, 1941-42 arasında 14 bin civarında Sovyet esiri hayatını kaybetti. 1942 ilkbaharında, yaklaşık 18.000 kişi başta tifüs olmak üzere birçok hastalıktan ve açlıktan öldü. Nisan 1943'te kampın bir kısmı esirler için koşulları yetersiz bir hastaneye dönüştürüldü. Kampın geri kalanı, Nazi sivilleri karşılığında denizaşırı sevkiyat için görünürde Yahudileri barındırmak için SS tarafından ayrılıp devralındı.\n1943'ün sonunda kampı kapandı ve tüm tesis Bergen-Belsen toplama kampı oldu.\n\n\nAziz Pavlus Ortodoks Kilisesi\nAziz Pavlus Ortodoks Kilisesi Antakya'da bulunan kilise.\n\n\nKök hücre tedavisi\nKök hücre tedavisi, bir hastalık veya durumu tedavi etmek veya önlemek için kök hücrelerin kullanıldığı bir yöntemdir.\nKemik iliği nakli en yaygın kullanılan kök hücre tedavisidir, ancak göbek kordonu kanından elde edilen bazı tedaviler de kullanılmaktadır.\n2016 yılında Gürcistan'lı bir çocuğun otizm spektrum bozukluğu rahatsızlığı kendi kordon kanı kök hücreleri kullanılarak tedavi edilmiştir.\nKemik iliği mezenkimal kök hücrelerin derişimi yaş ile katlanarak hızla azalmaktadır.\n\n\nJean-Clair Todibo\nJean-Clair Dimitri Roger Todibo (d. 30 Aralık 1999), Schalke 04 takımında defans ve orta saha pozisyonunda görev yapan Fransız futbolcudur.\nTodibo, 2016 yılında FC Les Lilas'tan Toulouse'a transfer oldu. Ligue 1'deki ilk maçına 19 Ağustos 2018 tarihinde Bordeaux karşısında çıktı. 2-1 evlerinde kazandıkları maçta 89 dakika oynadı. 1 Eylül'de Guingamp'ı 2-1 yendikleri maçta 26. dakikada kırmızı kartla oyun dışı kaldı. Kulübü adına on maça çıktı ve 30 Eylül'de 1-1 berabere kaldıkları Rennes maçında tek golünü attı.\n8 Ocak 2019 tarihinde Todibo,Temmuz 2019'da Toulouse ile sözleşmesinin bitmesi nedeniyle serbest transfer için FC Barcelona ile anlaşmaya vardı. Ancak İspanyol ekibi transferi ilerletti ve futbolcu, kulübe 31 Ocak 2019 tarihinde katıldı. Barcelona'ya katılan 22. Fransız futbolcu oldu ve 6 numaralı formayı giydi.\n15 Ocak 2020'de Todibo, sezon sonuna kadar Bundesliga kulübü Schalke 04'e 25 milyon € ve ek olarak 5 milyon € satın alma opsiyonu ile kiralık verildi.\nTodibo, ilk millî maçına Fransa 20 yaş altı formasıyla 16 Kasım 2018 tarihinde Cartagena, İspanya'da İsviçre ile 1-1 berabere kaldıkları dostluk maçında çıktı.\nBarcelona\n\n\nVinícius Júnior\nVinícius José Paixão de Oliveira Júnior (d. 12 Temmuz 2000), bilinen adıyla Vinícius Júnior veya Vinícius Jr (), Real Madrid takımında forvet pozisyonunda görev yapan Brezilyalı millî futbolcudur.\nRio de Janeiro metropolitan alanındaki São Gonçalo'da doğan Vinícius, profesyonel kariyerine Flamengo'da başladı ve ilk profesyonel maçına Mayıs 2017'de 16 yaşındayken çıktı. Birkaç hafta sonra La Liga kulübü Real Madrid'e 191 milyon R$ (45 milyon €) karşılığında transfer olarak ülke çapında 18 yaş altı en çok bonservis ödenen futbolcu oldu. Transfer, 18 yaşından sonra gerçekleşti.\nVinicius Junior, babası onu yaşadıkları yerdeki futbol kulübü Flamengo şubelerine götürdüğünde futbol kariyerine 2006 yılında başladı. Kulüp dosyalarında pozisyonu sol bek olarak tanımlandı.\nFakir bir aileden gelen Vinicius, amcası Ulisses ile Ninho do Urubu'ya (\"Akbabalar Yuvası\") olan mesafeyi kısaltmak için Abolição'ya gitti. Flamengo'dan finansal destek ve girişimcilerden yardım almaya başladı.\nVinícius, Flamengo formasıyla ilk maçına 13 Mayıs 2017 tarihinde Brezilya Série A'da 1-1 berabere kaldıkları Atlético Mineiro karşısında 82. dakikada oyuna girerek çıktı. İki gün sonra kulüple olan sözleşmesini 2019 yılından 2022 yılına kadar uzattı. Maaşı artırıldı ve bonservis bedeli 30 milyon €'dan 45 milyon €'ya çıkarıldı. Bu sözleşme yenilemesi, Vinícius'un Real Madrid'e transfer sürecinin bir parçası olarak rapor edildi. Temmuz 2018'de Gávea'da iki kulüp genç oyuncuyu satma zorunluluğu bulunan bir anlaşmaya vardı.\n10 Ağustos 2017 tarihinde Vinícius, kariyerinin ilk profesyonel golünü Copa Sudamericana'nın ikinci tur ikinci ayak maçında karşılaştıkları Palestino'ya attı ve bu maçı 5-0 kazandılar. Oyuna 72. dakikada giren futbolcu, oyuna dâhil olduktan 30 saniye sonra bir gol attı. 19 Ağustos 2017 tarihinde Vinícius, Brezilya Série A'daki ilk golünü 2-0 yendikleri Atlético Goianiense'ye attı.\n23 Mayıs 2017 tarihinde İspanyol kulübü Real Madrid, 12 Temmuz 2018'de futbolcu 18 yaşına girdikten sonra transferin gerçekleşmesi için sözleşme imzaladı. Transfer gerçekleştiğinde bonservis bedelinin 46 milyon € olduğu açıklandı. Bu bedel, Brezilya futbol tarihinde bir futbolcunun ikinci en pahalı satışı oldu (Neymar'dan sonra) ve Brezilya kulübü tarafından transfer için alınan en büyük miktar oldu (Neymar, Barcelona'ya 86 milyon €'ya transfer oldu ancak Santos yalnızca 17 milyon € aldı). Ayrıca bu bedel, 19 yaş altı bir futbolcu için en çok ödenen en yüksek bedel oldu. Başlangıçta Temmuz 2018'de Brezilya'ya kiralık olarak geri dönmesi planlandı.\n20 Temmuz 2018 tarihinde Madrid, resmî olarak Vinícius'u Real Madrid oyuncusu olarak sundu. Forma numarası 28 olarak belirlendi. Takımıyla ilk maçına 29 Eylül 2018 tarihinde golsüz berabere kaldıkları Atlético Madrid karşısında çıktı ve 87. dakikada oyuna dâhil oldu. Bu maça çıkarak Real Madrid'in ilk 2000 doğumlu as futbolcusu oldu. Vinícius, ilk 11'de ilk kez 31 Ekim'deki Copa del Rey'de 4-0 deplasmanda yendikleri Melilla maçında yer aldı. Maçta Marco Asensio ve Álvaro Odriozola'ya yaptığı asistlerle \"Marca\" tarafından Maçın adamı seçildi. İlk golünü ise 3 Kasım'da 2-0 yendikleri Valladolid'e atarken, oyuna dâhil olduktan 10 dakika sonra golü buldu. 29 Eylül'deki ilk maçından 7 Şubat 2019 tarihine kadar 4 gol attı.\nMart 2017'de Vinícius, Güney Amerika 17 Yaş Altı Şampiyonası'nda Brezilya adına ilk golünü 3-0 yendikleri Peru'ya attı. Final aşamasında 3-0 yendikleri Ekvador ve 3-0 yendikleri Kolombiya'ya ikişer gol attı. Vinícius'un olmadığı Breziya, Hindistan'daki 2017 FIFA 17 Yaş Altı Dünya Kupası'nı üçüncü bitirdi. Vinícius'un kulübü Flamengo ve Real Madrid arasındaki bir karar nedeniyle millî takıma gitmesine izin verilmedi. Daha sonra, Vinicius Junior'ın turnuvanın yıldızı olacağı da açıklandı, ancak Flamengo Brezilya'da kupayı kazandıysa ve gerçekleşmediyse gideceğini söyleyen bir anlaşma olduğu ortaya çıktı.\nBrezilya, Güney Amerika 17 Yaş Altı Şampiyonası'nı kazanmasına katkıda bulunan Vinícius Júnior, turnuvanın en iyi oyuncusu seçildi ve turnuvada 7 golle en çok gol atan futbolcu oldu.\n28 Şubat 2019 tarihinde Vinícius, ilk kez Brezilya millî takımına, Panama ve Çek Cumhuriyeti ile yapılan hazırlık maçları için çağrıldı. Ancak Real Madrid'de geçirdiği sakatlık nedeniyle Mart ayında onun yerine David Neres kadroya eklendi. Vinícius Mayıs 2019'da, teknik direktör Tite tarafından Brezilya'nın 2019 Copa América'daki 23 kişilik son kadrosuna alındı.\nTemmuz 2018'de Real Madrid'e geldikten kısa bir süre sonra ESPN gazetecisi Dermot Corrigan, Vinícius'u \"hareketli sol açık veya ikinci forvet\" olarak tanımlamıştır. Genellikle sol kanatta görevlendirilmiş olmasına rağmen çok yönlü bir oyuncudur ve ön hat boyunca herhangi bir yerde oynayabilir. Ayrıca hücumun sağında veya ortasında da yer almıştır. Patlayıcı ivmelenmeye ve tempo, çeviklik, denge, teknik, yetenek, top sürme becerileri ve hızdaki yakın kontrole sahip olmanın yanı sıra, ince yapısına rağmen, topa önemli bir güç, fiziksel güç ve aldatmaca sunması ile, topa sahipken savunmalarda koşma, hızlı bir şekilde yön değiştirme ve rakipleri tek seferde yenme yeteneği ile tanınır. Gelecek vadeden genç bir oyuncu olarak kabul edilen Vinícius, etkileyici bir geçiş ve farkındalığın yanı sıra, düşük ağırlık merkezli dinamik, akıllı, çalışkan ve çevik bir kanat oyuncusu olarak kabul edilir. Son topu gözüyle tanıyabildiği ve kendisinin de gol atabileceği pozisyonlarda takım arkadaşlarına asist yapabilme yeteneğinden bahsedilirken; şutlarını geliştirmesi gerektiği söylenmiştir. Haziran 2017'de Vinicius, \"The Telegraph\" tarafından dünyanın en iyi 21 yaş altı futbolcuları arasında 39. sırada gösterilmiştir. Güney Amerika'dan bu listede yer alan tek futbolcu olmuştur. Kasım 2018'da Arjantin'in eski millî hücumcusu José Luis Calderón, Vinícius hakkında \"genel coşkusun, olayları gerçekleştirme yeteneği, ilettiği neşe ve iyi titreşimlerinin, hızının ve onun farklı olduğu ve cesaretli olduğu gerçeği. Özetlemek gerekirse, son maçlarda sade bir takımın kullanabileceği bir kıvılcımı var.\" demiştir.\nReal Madrid\nBrezilya U-15\nBrezilya U-17\nKiÅŸisel\n\n\nMates (marka)\nMates İngilterede üretilen ve dağıtılan bir prezervatif ve femidom yelpazesidir. Marka 1987'de Richard Branson tarafından, daha pahalı markalara düşük maliyetli bir alternatif olarak tasarlanan prezervatifleri ile piyasaya sürüldü. 1987’de, Kasım ayında, İngiliz televizyonundaki ilk kondom reklamını yayınladı.\n1988 yılında, piyasaya sürüldükten bir yıl sonra, Richard Branson şirketi ve markayı Ansell'e 1 milyon funta sattı.\n\n\nLifeStyles Condoms\nLifeStyles Condoms Ansell tarafından üretilen ve dağıtılan bir prezervatif ve femidom yelpazesidir. 1996 yılında, şirket, yayıncıların daha önce reklamları yayınlamak istemeyen ABD'de televizyonda reklam vermeye başladı.\n2008 yılında, müzisyen Miley Cyrus'u reklam sözcüsü olarak işe almaya çalıştı.\n\n\nAveizieux\nAveizieux Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Loire ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,641'dir.\n\n\nAgde\nAgde Fransa'nın Occitanie bölgesine bağlı Hérault ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 28,120'dir.\n\n\nAigne\nAigne Fransa'nın Occitanie bölgesine bağlı Hérault ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 274'tür.\n\n\nTrelew\nTrelew Arjantin'in Chubut eyaletinde bulunan bir şehirdir. Şehrin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 97,915'tir.\n\n\nSanigler\nSanigler (Gürcüce: სანიგები) Antik Çağ'da Batı Gürcistan/Abhazya'da yaşamış bir topluluktur. Etnik kimlikleri belirsizdir ve bir tartışma konusudur. Gürcü kaynaklarına göre, Sanigler Kuzeybatı Kafkas topluluklarından değil ve Gürcüydü. Saniglerden ilk olarak Plinius'un eserlerinde ve Heraclea Anıtı'nda bahsedilmiştir. Bazı akademisyenler Sanigleri Zan (Megreller ve Lazların atası) olarak nitelendirirken, diğerleri onların ön-Svan olduğunu iddia eder. Bir şekilde Zygii topluluğuna benzer olabilecekleri de düşünülmüştür. Arrianus'a göre, Sebastopolis (günümüzde Sohum) çevresinde yaşamışlardır. Günümüzde Gürcistan'da kullanılan Sanikidze, Sanikiani, Sanigiani ve Sanaia soyadlarının kökeni Saniglerdir.\n\n\nCeregnano\nCeregnano İtalya'nın Veneto bölgesine bağlı Rovigo ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 1 Ocak 2018 tarihi itibarıyla 3,552'dir.\n\n\nAucaleuc\nAucaleuc Fransa'nın Bretonya bölgesine bağlı Côtes-d'Armor ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 1,042'dir.\n\n\nThe Art of Shaving\nThe Art of Shaving Procter & Gamble şirketine ait üst düzey erkek tıraş ve cilt bakım aksesuarlarının perakende ticaretidir. İlk mağaza 1996 yılında Manhattan'da Eric Malka ve Myriam Zaoui tarafından kuruldu. Mağaza başarılı oldu ve Madison Avenue'de ikinci bir dükkan açtı. Marka, doğal tıraş ürünleri serisini geliştirdi. [2] Şirket, ABD genelinde 17 mağaza işletmektedir. 2007 yılında 10 yeni mağaza açılmıştır. 2019 itibarıyla, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Rusya'da 140'ın üzerinde mağaza işletmektedir.\nŞirket, Gillette'e ait bazı Shaving markaları ile ustura şirketi Gillette ile ortaklığa girdi.\nProcter & Gamble, 2009 yılında şirketi satın aldı.\n\n\nOlay (marka)\nOlay (Oil of Olay veya Oil of Ulay) bir Amerikan cilt bakım hattıdır. Procter & Gamble'ın milyarlarca dolarlık markalarından biridir. 30 Haziran'da sona eren 2009 mali yılı için Olay, tahmini 2,8 milyar dolarlık P & G'nin 79 milyar dolarlık gelirini sağladı.\nOlay Güney Afrika'da Olay Yağı olarak ortaya çıktı. Durban'dan eski bir Unilever kimyacısı olan Graham Wulff (1916–2008), 1952'de başladı. 1952'de \"Olay Yağı\" adını, anahtar bileşen olarak \"lanolin\" kelimesi olarak seçti.\nİlk günlerde eşsizdi çünkü ağır bir cam şişeye paketlenmiş bir krem yerine pembe bir sıvıydı. Wulff ve pazarlama ortağı, eski bir metin yazarı olan Jack Lowe, ürünü eşleri ve arkadaşları üzerinde test etmiş ve benzersiz ve kaliteli olduklarından emin olmuştur.\n\n\nOld Spice\nOld Spice deodorantlar ve antiperspirantlar, şampuanlar, duş jeli ve sabunlar içeren bir erkek bakım ürünleri markasıdır. Procter & Gamble tarafından üretilmiştir.\nİlk olarak 1937'de William Lightfoot Schultz'in sabun ve tuvalet malzemeleri şirketi Shulton Inc. tarafından Early American Old Spice olarak piyasaya sürüldü ve ilk kez kadınları hedef aldı, erkek ürünleri sadece o yıl sonunda Noel'den önce piyasaya sürüldü. Zamanla, erkek ürünleri daha fazla başarı bulduğunda, sadece bunlara odaklanmaya başladı. Old Spice şimdi terlemeyi önleyici / deodorant çubukları ve vücut yıkama dahil erkek bakım ürünleri satıyor.\n\n\nSecret (marka)\nSecret deodorantlar ve antiperspirantlar, şampuanlar, duş jeli ve sabunlar içeren bir kadın bakım ürünleri markasıdır. Procter & Gamble tarafından üretilmiştir.\nAmerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika'da satılmaktadır. Secret, 1945'te başlayan 10 yılı aşkın araştırmadan sonra, 1956'da ilk kadın deodorantı olarak piyasaya sürüldü. Secret, Procter & Gamble’ın erkek markaları Gillette ve Old Spice’i içeren ürün portföyündeki tek kadın marka terlemeyi önleyici / deodorantı idi.\nŞu anda, Secret markası altında satılan 55'ten fazla farklı terlemeyi önleyici / deodorant ürünü bulunmaktadır. Ürünler Greensboro, NC ve Mexico City, Meksika'daki şirket fabrikaları tarafından üretilmekte ve ardından perakendecilere dağıtılmaktadır. Secret ürünleri, süpermarketler, eczaneler ve toplu iş satıcıları dahil olmak üzere çeşitli kanallarda satılmaktadır. Ayrıca çeşitli çevrimiçi perakendeciler aracılığıyla da temin edilebilir.\n\n\nCrest Whitestrips\nCrest Whitestrips Procter & Gamble tarafından üretilen diş beyazlatma ürünleridir.\nCrest Whitestrips 2001 yılında tanıtıldı. Ürün, tek kullanımlık plastik bir şeridin doğrudan bir emaye güvenli beyazlatma jeli içeren dişlerin üzerine yerleştirilmesiyle kullanılır. Sarı ve ağır lekeli dişlerde en etkili olduğu bildirilmiştir.\n2010'dan beri yeni \"3D\" serisi tanıtıldı. Yeni \"Advanced Seal\", eski Crest Whitestrips'ten teknolojik bir gelişmedir. Şeritler artık kaymaz ve ayrıca her şerit daha uzun olduğu için daha fazla diş beyazlatır. Bunlar, en güçlü perakende 3D Gelişmiş Canlı ve 3D Profesyonel Efektler Whitestrips ile kullanılabilir.\nABD diş hekimleri ayrıca, yüksek hidrojen peroksit derişimi nedeniyle perakende versiyonlarından daha etkili olan \"Supreme\" adı verilen özel bir Crest Whitestrips sunar.\n\n\nOral-B Glide\nOral-B Glide Procter & Gamble ve W. L. Gore and Associates tarafından üretilen politetrafloroetilen (Teflon) diş ipidir.\nGlide'nin kökeni (P&G satın almadan önce markanın adı verilen isim), 1971'de, Bill Gore'un ilk kez Gore-Tex elyafını kendi dişlerini çırpmak için kullandığı 1971 yılına dayanıyordu; “su geçirmez laminat” olarak icat etmişti. Şirket, ürünü otuz yıldan fazla bir süre boyunca pazarlayamadı. Sonuç olarak, ipi tüketici ürünü olarak satmak yerine diş hekimlerine pazarlama yaparak başardı. Yaygın olarak benimsendi ve diş ipliği kullanımında 1 numaralı, perakende sektöründeki 2 numaralı ipi oldu.\n\n\nRembrandt (marka)\nRembrandt diş macunu markasıdır. 1990'da Rembrandt diş macunu markası 1974'te diş hekimi Dr. Robert Ibsen tarafından kurulan Den-Mat Corp'a yakın bir şekilde geliştirildi ve sahip olundu. 2003 yılında satışlarında yaklaşık 73 milyon dolar vardı.\n2004'te Gillette Rembrandt markasını aldı. Procter & Gamble'ın 2005 yılında Gillette markası'nı satın almasının bir parçası olarak, şirketin Federal Ticaret Komisyonu tarafından Rembrandt'ı elden çıkarması istendi. Sonuç olarak, Rembrandt'ı Johnson & Johnson'ın McNeil-PPC bölümüne sattı. O yıl, Rembrandt muhtemelen 100 milyon doları aşan satışlara sahipti.\n\n\nScope (marka)\nScope Procter & Gamble tarafından üretilen bir ağız bakım suyu markasıdır. 1966 yılında tanıtıldı ve uzun yıllardır baskın gargara gargara ürünü olan Listerine'ye iddia edilen daha iyi tatma alternatifi olarak pazarda konumlandırıldı.\nScope Outlast'ın aktif bileşenleri, setilpiridinyum klorür, domifen bromür ve denatüre alkoldür.\nScope Outlast'ın aktif olmayan bileşenleri su, gliserin, polisorbat 80, sodyum sakarin, sodyum benzoat, benzoik asit, Mavi 1 ve Sarı 5'tir.\n\n\nZidritler\nZidritler (Gürcüce: ზიდრიტები) Klasik Antik Çağ'da Kolhis'te yaşamış eski topluluklardan biriydi. Yaşadıkları bölgenin kuzey sınırını Karadeniz, güney sınırını ise Apsarus Nehri (günümüzde kullanılan adıyla Türkiye-Gürcistan sınırındaki Çoruh/Chorokhi Nehri) oluşturmaktadır. Batıda Maçelonlar, doğuda ise Lazlarla komşulardı. 2. yüzyılın başlarında yaşamış Romalı yazar Arrianus, batıdan doğuya doğru sıralayarak birçok komşu ve etnik açıdan bağlantılı olması muhtemel kabileleri şöyle listelemiştir: Sanniler (Sanigler), Drilae, Maçelonoi, Henioçoi, Zudreitai ve Lazlar (\"Perip.\" 1 1.1-2). 4. yüzyılın sonlarında yaşamış \"Periplus Ponti Euxini\" bu halkın daha güneyde ve Akamosis ve Arçabis nehirleri arasında yaşadığını iddia etmiştir. Zidritlerin sosyal ve politik hayatı hakkında çok az şey biliniyor, ancak MS 130'lu yıllarda doğu Gürcistan’daki İberya kralına itaat ettikleri düşünülmektedir.\n\n\nSK-II\nSK-II 1970'lerde Japon bilim adamları tarafından daha doğal olarak elde edilen içeriklerin kullanımını araştırıp, bir sake bira fabrikasındaki yaşlı işçilerin, mayalanmış mayaya daldırılmasından yıllarca pürüzsüz, berrak ve genç görünümlü ellere sahip olduklarını gördükten sonra geliştirildi. Şirketin pitera adını verdiği bir maya özü nihayetinde kozmetik kullanım için izole edildi ve marka 1980'lerin başında piyasaya sürüldü. P&G, 1991 yılında Max Factor'u satın alarak markayı satın aldı ve satışını Japonya'dan Tayvan, Kore ve Hong Kong'a kadar genişletti.\n\n\nJeremiah Colman\nJeremiah Colman (1777-1851), şu anda Reckitt Benckiser tarafından temsil edilen bir şirket olan Reckitt & Colman ile birleşen Colman's Hartard'ı kuran İngiliz bir değirmenciydi.\nNorfolk'ta 1777'de Robert Colman (1749-1807) ve Mary (née Harmer) ailesinde doğdu. Değirmenci olarak yetiştirilen Jeremiah Colman, 1803'te Pockthorpe 'de kendi değirmenini satın almadan önce Bawburgh'da bir değirmen işletti. 1814'te Edward Ames'in hardal işini satın aldı, Stoke Holy Cross'daki bir değirmene taşıdı ve hardal tohumu ezmeye başladı. 1823'te, yeğeni James ile ortaklığa girdi. 1829'da J & J Colman Londra'da hardal satıyordu. 1845'te Norwich Şerifi, 1846'da Norwich Belediye Başkanı seçildi. Colman 1851'de 74 yaşında öldü.\n\n\nJohann Benckiser\nJohann Adam Benckiser (30 Aralık 1782 - 7 Mayıs 1851) Joh. A. Benckiser GmbH'ın (sonradan JAB Holding Company) kurucusuydu. A. Benckiser GmbH, büyük bir Alman kimya işletmesidir. Şirket 1999'dan beri FTSE 100 Endeksinin bir kurucusu olan Reckitt Benckiser’in bir parçasıdır.\nBenckiser, Almanyada Pforzheim'da 1823'te endüstriyel ve tüketim malları endüstriyel kimyasalları konusunda uzmanlaşmış bir işletme kurdu. Başlangıçta amonyak, hidroklorik asit ve amonyum klorür yaptı. Bir kimyager olan Karl Ludwig Reimann, 1828'de işletmeye katıldı ve Benckiser'ın kızıyla evlendi. Benckiser Mayıs 1851'de öldü. O zamandan beri şirket Reimann ailesine ait oldu ve genişledi. 1980'lerde Peter Harf yöneticisinin rehberliğinde önemli bir şirket oldu.\n\n\nIsaac Reckitt\nIsaac Reckitt (1792–1862), İngiltere'nin en büyük tüketim malları işletmelerinden Reckitt Benckiser olmak üzere ortaya çıkan bir işletme olan Reckitt & Sons'un kurucusuydu.\nBaşlangıçta Boston, Lincolnshire'da bir erkek kardeşiyle birlikte bir değirmencilik işletmesi ve ardından kendi başına Nottingham'da bir mısır işletmesi olan Isaac Reckitt, 1840'da Kingston upon Hull'da bir nişastacılık işini satın aldı. Liderliğinde iş dünyası siyah liderliğe yöneldi ve mavi üretimi yıkadı. 1862'de ölümüyle birlikte, iş 210 kişiyi istihdam etti ve Hull'daki en başarılı işlerden biri haline geldi. Firma, üç oğlu George (1825-1900), Francis (1827-1917) ve James'e (1833-1924) eşit olarak bırakıldı.\n\n\nReckitt and Sons\nReckitt and Sons nişasta, grafit, çamaşır mavisi ve ev cilası konularına odaklanan ve Kingston upon Hull merkezli İngiliz ev ürünleri üreticisidir. Isaac Reckitt, 1840 yılında Hull'da çalışmaya başladı ve 1879'da özel bir şirket olan \"Isaac Reckitt and Sons\", 1888'de halka açık bir şirket haline geldi. Şirket, 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarında genişledi. Reckitt & Colman'ı oluşturmak için 1938'de nişasta pazarı J. & J. Colman's'da büyük bir rakiple birleşti. Colmans'ın gıda işi daha sonra elden geçirildi ve 1999'da Reckitt Benckiser'i oluşturmak için Benckiser ile birleşti. 2014'ten itibaren Hull adlı Dansom Lane'deki orijinal site halen üretimde kullanılıyor.\n\n\nColman's\nColman's Jeremiah Colman tarafından kurulan Norwich, Norfolk'taki Carrow merkezli İngiliz hardalı ve diğer soslar üreticisidir. 1995'ten beri Unilever tarafından sahip olunan Colman's, neredeyse tüm hardal çeşitleriyle sınırlı bir ürün yelpazesiyle ünlü en eski gıda markalarından biridir.\nReckitt and Sons ile beraber şirket, Amerikan hardalı üreticisi French's'i 1926'da 750.000 £ karşılığında satın aldı. 1938 yılında, Reckitt & Colman ev ürünlerini bir araya getirmek için Reckitt and Sons ile birleşti. Colman'ın işin parçası 1995'te parçalandı ve Colman, Unilever UK Ltd'nin bir parçası oldu.\n\n\nFrench's\nFrench's McCormick & Company şirketine ait, hazırlanmış hardal, çeşniler, kızarmış soğan ve diğer yiyecek maddelerinin Amerikan markasıdır. Robert Timothy French tarafından yaratılan Fransız \"Cream Salad Brand\" hardalı, 1904 St. Louis Dünya Fuarı'nda dünyaya tanıtıldı. 1921'de, Fransız Hardalı, ticari marka fennantını kabul etti ve genel halka reklam vermeye başladı.\n1926'da French's, Lysol, Reckitt's Blue ve Brasso gibi evde bakım ürünleri ve kendi hardal markası ve Frank's RedHot gibi diğer ürünlerini üreten Birleşik Krallık'taki J. & J. Colman's'a satıldı.\n1986 yılında Reckitt & Colman (sonradan Reckitt Benckiser) tarafından alınan marka, 2017 yılında McCormick şirketine satıldı.\n\n\nFrank's RedHot\nFrank's RedHot McCormick & Company şirketine ait, cayenne kırmızı biberden alınan acı sos markasıdır. Springfield, Missouri şehrinde üretilir. 1995 yılında Reckitt & Colman (sonradan Reckitt Benckiser) tarafından alınan marka, 2017 yılında McCormick şirketine satıldı.\n\n\nLever Brothers\nLever Brothers, 1885 yılında William Lever (1851-1925) ve James Darcy Lever (1854–1916) kardeşleri tarafından kurulan bir İngiliz imalat şirketidir. Kimyager William Hough Watson tarafından icat edilen yeni bir sabun yapımı sürecine yatırım yaptılar ve başarılı bir şekilde teşvik ettiler. 1930'da Lever Brothers Unilever'i oluşturmak için Margarine Unie ile birleşti. Sidney şehrinde Lever brothers fabrikası vardır.\n\n\nMargarine Unie\nNaamloze Vennootschap Margarine Unie, 1927 yılında Rotterdam'da dört margarin şirketi, Antoon Jurgens United, Van den Bergh's, Centra ve Schicht'in birleşmesiyle kurulan Hollandalı bir şirketti. Jurgens ve Van den Bergh adlı iki büyük şirket 1872'de Hollanda'nın Oss şehrinde kuruldu. İki şirket 1908'de kar paylaşımına başladı. Schicht, oğlu Johann Schicht, bir Alman Bohem girişimcisi ve büyük bir sabun yapım tesisinin sahibi olan Georg Schicht tarafından kuruldu. Margarin Unie, 1930 yılına kadar çok uluslu Unilever'i kurmak üzere İngiliz şirket Lever Brothers ile birleştiğinde faaliyet gösterdi. 1927'de İngiltere'deki Van den Bergh'in (Margarine Union Limited) ve Hollanda'daki Van den Bergh ve Jurgens'in (N.V. Margarine Unie) çıkarlarını elde etmek için iki şirket kuruldu. Hollanda merkezli firmanın toplam hisse senetleri daha büyüktü, ancak her iki şirket de, tek bir şirketmiş gibi aynı ortaklara fayda sağlayacakları konusunda anlaşmaya vardı.\n\n\nAntonius Johannes Jurgens\nAntonius Johannes Jurgens, (8 Şubat 1867 - 12 Mart 1945) 1867'de bir tereyağı şirketi ve 1871'de dünyadaki ilk margarin fabrikasını kuran Joanna Lemmens ve Antoon Jurgens'in torunu olarak Oss'ta doğdu. Jurgens ailesi, Hollanda'nın güneyindeki Heerlen mahallesinden ve Alman sınırına yakın aile şirketinin kurulduğu Oss bölgesine taşınmıştı; Almanlar için aşağılayıcı bir terim olan moffen olarak biliniyorlardı. Anton Jurgens, 1927'de Van den Bergh'la birleşene kadar aile yapısını koruyacak olan şirketin ailesi oldu. Başlangıçta Oss'tan başka bir üretici olan Samuel van den Bergh ve Simon van den Bergh ile 1927'de şiddetli bir rekabet içinde Margarine Unie'yi kurmak için kendisine katıldı.\n\n\nSamuel van den Bergh\nSamuel van den Bergh, (6 Nisan 1864 - Oss - 4 Şubat 1941, Nice) 20. yüzyılın başlarında Avrupa'nın başlıca margarin ve sabun üreticilerinden biriydi. 1888 yılında, babası Simon van den Bergh, ilk Alman margarin fabrikasını Kleve'de açtı. Van den Bergh, 1909'da babasının 1907'de ölümünden sonra genel müdürü olduğu babasının margarin şirketine katıldı. Başlangıçta, Oss, Hollanda'dan bir başka üretici ile şiddetli bir rekabet içinde idi. Dedesi Antoon Jurgens olan Antonius Johannes Jurgens, 1870 yılında Oss'ta bir Fransız patenti alarak dünyadaki ilk margarin fabrikasını kurdu ve yakındaki Goch'ta bir Alman fabrikasını işletti. Her iki rakip de 1927'de Rotterdam'da Margarine Unie'yi oluşturmak üzere birleşti (1930'da ise Unilever'i oluşturmak için Lever Brothers'la birleşti).\n\n\nWilliam Lever\nWilliam Lever, 1st Viscount Leverhulme, (19 Eylül 1851 - 7 Mayıs 1925) İngiliz bir sanayici, hayırsever ve politikacıydı. 15 yaşlarında, babasının Bolton'daki toptan bakkal işinde çalışmaya başladı. Başarılı bir şekilde büyüdüğü aile işletmesinde çıraklık ve bir dizi randevunun ardından, Lux ve Lifebuoy gibi birçok ünlü marka ile önemli bir iş imparatorluğu kurarak Sunlight Soap'u üretmeye başladı. 1886'da erkek kardeşi James ile birlikte, bitkisel yağlardan sabun üreten ilk şirketlerden biri olan ve şu anda Anglo-Hollandalı uluslararası ticaret Unilever'in bir parçası olan Lever Brothers'ı kurdu. Politikada Lever kısaca Wirral için Liberal bir milletvekili, daha sonra da Lord Leverhulme, Lordlar Meclisi'nde bir Eş olarak oturdu. İngiliz İmparatorluğu’nun genişlemesinin savunucusuydu, özellikle Afrika ve Asya’da, Lever’in ürün gamında kilit bir madde olan hurma yağı tedarik ediyordu.\n\n\nHenkel North American Consumer Goods\nHenkel North American Consumer Goods, (eskiden The Dial Corporation) Stamford, Connecticut merkezli bir Amerikan şirketidir. Kişisel bakım ve ev temizlik ürünleri üreticisidir ve Alman Henkel AG & Co. KGaA (Henkel Tüketici Ürünleri San.) Şirketinin bir yan kuruluşudur. 2016 yılında Sun Products Şirketini satın aldı.\nDial markası, Armour and Company, Chicago, Illinois, et paketleme firması tarafından üretilen deodoran sabun markası ve 2000'li yıllarda bağımsız kişisel bakım ve ev temizliği ürünleri olarak ortaya çıkan bir dizi birleşme, satın alma ve elden çıkarma yoluyla elde edildi. Henkel, The Dial Corporation'ı 2004 yılında satın aldı. Dial sabunu şirketin en büyük markalarından biri olmaya devam ediyor.\n\n\nSun Products\nThe Sun Products Corporation (simdi Henkel North American Consumer Goods Inc.), Wilton, Connecticut merkezli bir çamaşır deterjanı, yumuşatıcı ve diğer ev bakım ürünleri üreticisi idi. Yıllık 2.0 milyar dolarlık satışla şirketin markaları All, Wisk, Yumoş, Sun, Surf ve Sunlight'ı içeriyordu. Sun Products, 2010 yılı itibarıyla 10 milyar dolarlık Kuzey Amerika kumaş bakım pazarında ikinci en büyük pazar payına sahiptir. Ayrıca, Sun Products, Kuzey Amerika'daki birçok perakendeci marka çamaşır ve bulaşık ürününün imalat ortağıydı. 1997'de Dial, Brillo işletmesini Church & Dwight'a sattı.\nSun Products, Bowling Green, Kentucky'de; Pasadena, Teksas; Dyersburg, Tennessee; ve Salt Lake City, Utahda üretim tesislerini sürdürüyor. Sun Products, Trumbull, Connecticut; Salt Lake City, Utah; Bentonville, Arkansas ve Toronto, Ontario, Kanada'da araştırma ve geliştirme tesislerine sahiptir. 24 Haziran 2016 tarihinde, Henkel AG & Co. KGaA'nın bir iştiraki olan Henkel Kuzey Amerika Tüketici Ürünleri A.Ş., The Sun Products Corporation'ı 3.6 milyar dolara satın almayı kabul etti.\n\n\nJesús Vallejo\nJesús Vallejo Lázaro (; d. 5 Ocak 1997) Real Madrid takımında defans pozisyonunda görev yapan İspanyol futbolcudur.\nZaragoza, Aragon doğumlu Vallejo, 2007 yılında Real Zaragoza'nın genç takımına 10 yaşındayken katıldı. 26 Temmuz 2013 tarihinde \"Juvenil\" kadronun dikkatini çekti ve kulüple yeni sözleşme imzaladı.\n23 Ağustos 2014 tarihinde Vallejo, daha B ekibiyle maça çıkmadan ilk profesyonel maçına La Liga 2 şampiyonluğu için karşılaştığı ve 0-0 berabere biten Recreativo karşısında çıktı. 26 Aralık'ta sözleşmesini 2019 yılına kadar uzattı.\nVallejo, ilk profesyonel golünü 5 Nisan'da 1-1 berabere biten CD Tenerife karşısında attı. Aynı maçta teknik direktör Ranko Popović tarafından takım kaptanı olarak belirlendi ve daha sonra bu rolde kaldı.\n31 Temmuz 2015 tarihinde Vallejo, 6 milyon € bonservis söylentileriyle beraber Real Madrid ile altı yıllık sözleşme imzaladı. Ardından Zaragoza'ya bir yıllığına geri kiralandı. Ertesi yaz Alman kulübü Eintracht Frankfurt ile kiralık anlaşarak yurt dışına taşındı.\nVallejo, Bundesliga'da ilk maçına 27 Ağustos 2016 tarihinde 1-0 evinde kazandıkları Schalke 04 karşısında sonradan oyuna girerek çıktı. İlk golünü ise sezonun son maçında Commerzbank-Arena'da karşılaştıkları RB Leipzig'e atarken; oyuna sonradan dâhil olmuştu ve maç 2-2 berabere bitti.\n7 Temmuz 2017 tarihinde Vallejo, Real Madrid oyuncusu olarak ve gelecek sezonda as takım kadrosunun üyesi olarak açıklandı. Daha önce Pepe'nin giydiği 3 numaralı formayı aldı. Resmî olarak ilk maçına 26 Ekim'de Copa del Rey'de 2-0 deplasmanda kazandıkları CF Fuenlabrada karşısında çıkarken; son dakikalarda kırmızı kartla oyun dışı kaldı. On gün sonra ilk La Liga maçına 3-0 evinde yendikleri UD Las Palmas karşısında çıkarken, Sergio Ramos'un savunmadaki partneri oldu.\nNacho'nun sakatlığı ve Ramos'un cezası nedeniyle Vallejo, 11 Nisan 2018 tarihinde UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk maçına çıktı. Çeyrek final ikinci maçında Juventus karşısında oynadı. Evlerinde 3-1 yenilseler de toplamda 4-3 kazanarak son dörde kaldılar. Bu maç, onun Avrupa'daki o sezon tek maçı oldu. Madrid, turnuvayı kazanırken üst üste üç kez bunu başarırken toplamda 13. şampiyonluğunu almış oldu.\n7 Mart 2013 tarihinde Vallejo, İspanya 16 yaş altı takımı adına Macaristan'a karşı yapılan hazırlık maçında forma giydi. 21 yaş altı takımı ile ilk maçına 26 Mart 2015 tarihinde Cartagena'daki dostluk maçında 2-0 kazandıkları Norveç karşısında çıkarken 18 yaşındaydı. in another exhibition game.\nTeknik direktör Albert Celades tarafından 2017 Avrupa 21 Yaş Altı Futbol Şampiyonası finalleri için kadroya seçildi. Finalist olan takımda Vallejo, dört maçta forma giydi. 2018 FIFA Dünya Kupası kadrosuna seçilmese de, teknik direktör Julen Lopetegui tarafından A millî takıma 3 Haziran'da İsviçre ile yapılan dostluk maçı için kadroya çağrıldı.\nReal Madrid\nÄ°spanya U-19\n\n\nŚwiętoszów\nŚwiętoszów (Almanca: Neuhammer am Queis), Bolesławiec County'nin Gmina Osiecznica içerisinde yer alan, Aşağı Silezya Voyvodalığı'na bağlı Polonya köyü.\nOsiecznica'nın yaklaşık 16 km kuzeyinde, Bolesławiec'in 26 km kuzey-batısında, bölgesel başkent Wrocław'ın ise 121 km batısında yer alır.\n19. yüzyılın sonlarında Alman Ordusu burada çok geniş bir eğitim alanı yarattı. I. Dünya Savaşı'nda Rus askerleri için büyük bir savaş esiri kampının yapıldığı yerdi. 1941'de Bergmann Taburu ve Nachtigall Taburu burada yer aldı. II. Dünya Savaşı'nda Polonyalı ve Fransız esirleri barındırmak için esir kampı olan Stalag VIII-E inşa edildi. 1942'de Sovyet mahkûmlarıyla değiştirildi ve kamp Żagań yakınlarındaki Stalag VIII-C yönetimine yerleştirildi. Burada Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar kapsamında en az 50.000 Sovyet mahkûm, hastalık, açlık ve insanlık dışı muameleler sonucunda öldü. Savaştan sonra ise yaklaşık 200 esir NKVD tarafından yargılandı ve vatana ihanet suçlamasıyla idam edildi. 1992 yılına kadar Kızıl Ordu üssü olan bölge günümüzde Polonya Ordusu'na aittir ve Ocak 2017'den beri NATO güçleri burada konuşlanmıştır.\n\n\nOlga Senyuk\nOlga Senyuk (23 Ocak 1991 doğumlu), Ukrayna doğumlu bir Azeri olimpik okçusu .\nKopenhag, Danimarka'da yer alan 2015 Dünya Okçuluk Şampiyonasına ve Rio de Janeiro'daki 2016 Yaz Olimpiyatları'na katildi.\n\n\nZeithain\nZeithain, Almanya'nın Saksonya kentinde bulunan Meissen bölgesinde yer alan bir belediyedir.\nTarihsel olarak, II. August'ın 27.000 kişilik güçlü ordusunu içeren büyük bir çadır ve 1 - 26 Haziran 1730 tarihleri arasında gerçekleşen birlik toplantısı \"Zeithain Yerleşimi\" (\"Zeithainer Zeltlager\" veya \"Zeithainer Lustlager\") ile tanınır.\nII. Dünya Savaşı sırasında Zeithain'de büyük bir savaş esirikampı olan Stalag IV-B / H bulunuyordu. Temmuz 1941'de yaklaşık 11 bin Sovyet askeri bu kampta yerleştirildi. Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar kapsamında Nisan 1942'de sadece 3.279 kişi hayatta kaldı, geri kalanı kötü beslenme, sağlıksız koşullar ve tifüs salgını nedeniyle öldü. Cesetler toplu mezarlara gömüldü. 1942 Nisan'ından sonra getirilen Sovyet esirler de aynı şekilde hayatını kaybetmeye devam etti. 1942 sonunda kampta kalan yaklaşık 10.000 sağlıklı Sovyet esir Belçika'daki kömür madenlerinde çalışmaya zorlandı, geri kalan ise tüberkülozdan ölmeye devam ettiler. Günümüzde burada anıt ve müze yer alır.\nZeithain aşağıdaki alt bölümleri içerir:\nHaziran 2012'de Ralf Hänsel belediye başkanı seçildi.\n\n\nAumes\nAumes Fransa'nın Occitanie bölgesine bağlı Hérault ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 506'dır.\n\n\nTringe Smajli\nTringë Smajl Martini Ivezaj (1880 – 2 Kasım 1917), Arnavutluk dışında Yanitza olarak bilinen, Malezya bölgesinde Osmanlı İmparatorluğu'na karşı savaşan bir Arnavut gerilla savaşçısıydı. Babası ise Malezya'nın Grude kabilesinin Katolik klan liderlerinden biri İsmail Martini di.\nKendisi 1880 doğumluydu. Babası Smajl Martini, güneydoğu Karadağ'da bulunan Grudë kabilesinin bir Katolik klan lideriydi. İmzası ise kuzey Arnavut kabilelerinin protesto dilekçelerininde bulunabilir. Dilekçeler Arnavut kabilelerinin Scutari Vilayet'in çoğunu Karadağ Prensliği'ne devreden San Stefano Antlaşması ve Berlin Kongresi sözleşmelerine karşıtlıklarını dile getirdi. Prizren liginde çok aktif bir rol aldı ve isyancılara organizasyon sona erene kadar katıldı. Daha sonra 1886'da tutuklandı ve Anadolu'da hapsedilmesi nedeniyle Arnavutluğa bir daha dönemeden öldu. Ayrıca Smajl'in iki oğulları, Gjon ve Zef, yani Tringe'nin kardeşleri, Birliğe katıldı ve 1883'te savaş sırasında hayatlarını kaybettiler.\n\n\nClearasil\nClearasil aktif içerik olarak başlıca benzoil peroksit, kükürt ve rezorsinol, triklosan veya salisilik asit içeren bir Amerikan cilt bakımı ve akne ilacı markasıdır. Clearasil, hem hızlı hem de bazen yavaş akne tedavisi ve günlük korunma için geniş bir ürün yelpazesine sahiptir. Ürünler dünya çapında müşterilere pazarlanmaktadır. 1960 yılında marka Richardson-Vicks tarafından satın alındı. 1985 yılında Richardson-Vicks, Clearasil ile birlikte Procter & Gamble tarafından satın alındı. 2000 yılında Clearasil, Boots UK portföyüne taşındı. 2006 yılında Boots Healthcare International, Reckitt Benckiser tarafından satın alındı.\n\n\nNurofen\nNurofen Boots UK ve Reckitt Benckiser'e ait ilaç markasıdır. Non steroidal antienflamatuar ilaçlardan biridir. Michael Readhead, araştırma ekibini Nurofen olarak bildiğimiz formülün keşfedilmesine öncülük ederken, Reckitts-Benckiser'deki Araştırma Kimyası Başkanı idi. Nurofen markası, Reckitt Benckiser tarafından üretilen ibuprofen içeren bir dizi ağrı kesici ilacın adıdır. 1983 yılında piyasaya sürülen Nurofen markası, Reckitt Benckiser’in 2005’de Boots Healthcare’i satın almasının ardından satın alındı. 2016'da 116,8 milyon £ satışla Büyük Britanya'da satılan en çok satılan markalı reçetesiz ilaç oldu.\n\n\nMeylan\nMeylan Fransa'nın Auvergne-Rhône-Alpes bölgesine bağlı Isère ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 2016 yılı itibarıyla 17,556'dır.\n\n\nCombe Incorporated\nWhite Plains, New York merkezli Combe Incorporated, 1949 yılında Ivan Combe tarafından kurulmuş, Amerikan özel sektöre ait bir kişisel bakım şirketidir. Combe ürünleri 64 ülkede altı kıtada satılmaktadır. Ivan Combe, öncelikle şirket adı yerine marka adlarını tanıtır. Combe, Just for Men, Sea-Bond, Vagisil, and Grecian Formula markalarına sahiptir.\nCombe, Clearasil markasının yaratıcısıydı, ancak 1961'de Richardson-Vicks'e haklarını sattı.\nEkim 2002’de Combe, J.B. Williams’ı satın aldı ve böylece uzun süredir Brylcreem, Aqua Velva ve Cepacol gibi isimleri durabildi.\nOcak 2011'de, Combe öksürük ilacı ve cilt bakımı işini Reckitt Benckiser'e ve ayak bakımı işini (Odor-Eaters dahil) Blistex, Incorporated'e sattı.\n\n\nFederico Valverde\nFederico Santiago Valverde Dipetta (; d. 22 Temmuz 1998), Real Madrid takımında orta saha pozisyonunda görev yapan Uruguaylı millî futbolcu.\nValverde, altyapı kariyerini Peñarol'da geçirdi. Peñarol ile ilk maçına 2015-16 sezonunun ilk lig maçında Cerro'ya karşı çıktı. Uruguay'ın genç millî takımlarının parçası olan futbolcu; Arsenal, Barcelona, Chelsea ve Real Madrid gibi takımların dikkatini çekti.\nTemmuz 2016'da Peñarol'dan Real Madrid'e transfer oldu ve B takımına alındı. İki ay sonra Valverde, Castilla adına ilk maçına Real Unión karşısında çıkarken, takımı bu maçta 1-0 yenildi. İlk sezonunda ikinci takımın düzenli forma giyen oyuncusu oldu. Castilla için bir gol atan orta saha, bu golü Aralık 2016'da Albacete'ye attı.\nCastilla'nın teknik direktörü Santiago Solari, 29 Ocak 2017 tarihinde onun için \"\"Ondan çok mutluyum. Kulübe ve ülkeye çok iyi uyum sağladı. Valverde, orta sahada futbol bakımından çok şey üretiyor.\"\" dedi.\n22 Haziran 2017 tarihinde Valverde, La Liga ekibi RC Deportivo de La Coruña'ya bir yıllığına kiralandı. İlk maçına 10 Eylül'de 4-2 evinde Real Sociedad'e yenildikleri maçta çıktı. Fede Cartabia'nın yerine oyuna girdi.\nValverde, küme düşen takımda sezon sonuna kadar 24 lig maçında forma giydi.\nKiralıktan dönen Valverde, sezon öncesinde yeni teknik direktörü Julen Lopetegui tarafından as takıma alındı.\nFederico Valverde, Uruguay'ın dördüncü bitirdiği 2017 FIFA 20 Yaş Altı Dünya Kupası'nda Gümüş Top ile ödüllendirildi.\n5 Eylül 2017 tarihinde A millî takım ile ilk maçına Paraguay karşısında çıktı ve bu maçta ilk millî golünü attı.\nMayıs 2018'de, Rusya'da yapılan 2018 FIFA Dünya Kupası'nda Uruguay'ın 26 kişilik kadrosuna alındı.\n2017 FIFA 20 Yaş Altı Dünya Kupası çeyrek finalinde Portekiz karşısında Valverde, bir penaltı golü attıktan sonra gözlerini parmaklarıyla yana eğerek bir gol sevinci sergiledi. Bu eylem ırkçı kabul edildi ve Valverde, ev sahibi ülke Güney Kore'deki sayısız futbol taraftarı ve dünyadaki onbinlerce taraftar tarafından eleştirildi. Valverde, bu hareketi arkadaşı ve menajeri \"el Chino\" Saldavia için kutlama amacıyla yaptığını söyledi.\nhttps://www.transfermarkt.com/federico-valverde/profil/spieler/369081\nPeñarol\nReal Madrid\nKiÅŸisel\n\n\nValentine Ozornwafor\nValentine James Ozornwafor ya da kısaca Valentine Ozornwafor (1 Haziran 1999, Port Harcourt) Nijeryalı stoper. Galatasaray'dan kiralık olarak UD Almería'da forma giymektedir.\nProfesyonel futbol kariyerine Ocak 2019'da Nijerya Premier lig ekiplerinden Enyimba Aba'da başladı. 28 Haziran 2019'da Süper Lig takımlarından Galatasaray'la 4 yıllık sözleşme imzaladı. Galatasaray'la ilk maçına yeni sezon hazırlıklarının sürdürüldüğü Avusturya kampı dahilinde RB Leipzig'le oynanan karşılaşmada çıktı. 2019-20 sezonunun başında İspanya İkinci Lig takımlarından UD Almería'ya kiralık olarak gönderildi.\nOzornwafor, Nijerya 20 yaş altı millî futbol takımı ve Nijerya 23 yaş altı millî futbol takımı kadrolarında forma giydi. Polonya'da düzenlenen 2019 FIFA 20 Yaş Altı Dünya Kupası ve 2019 CAF 20 Yaş Altı Afrika Kupası turnuvalarında boy gösterdi. Mart 2019'da Mısır Milli takımıyla oynanan dostluk maçında ilk kez Nijerya Milli Takımı'na davet edildi.\n\n\nÁlvaro Odriozola\nÁlvaro Odriozola Arzalluz (; d. 14 Aralık 1995), kiralık olarak Bayern München takımında sağ bek pozisyonunda görev yapan İspanyol millî futbolcu. Aynı zamanda sağ açıkta da oynayabilmektedir.\nSan Sebastián doğumlu Odriozola, 2006 yılında on yaşındayken Real Sociedad'ın altyapısında futbola başladı. 1 Eylül 2013 tarihinde reserv takım adına ilk maçında Segunda División B'de 3-0 deplasmanda yenildikleri UD Las Palmas Atlético karşısında oynadı. Eylül ayında UEFA Gençlik Ligi'nde ilk defa birkaç maça çıktı.\nOdriozola, 2014-15 sezonda B takımına yükseltildi ve ilk golünü 6 Eylül 2014 tarihinde 3-0 evinde kazandıkları Real Unión'a attı. 25 Şubat 2016 \"Sanse\" ile 2018 yılına kadar sözleşmesini uzattı.\n16 Ocak 2017 tarihinde Carlos Martínez ve Joseba Zaldúa'nın sakatlanmasıyla Odriozola, ilk kez as takıma alındı ve La Liga'daki ilk maçına 2-0 deplasmanda kazandıkları Málaga CF karşısında çıktı. Sezonun sonuna kadar 16 lig maçına çıktı.\nOdriozola, 10 Haziran 2017 tarihinde sözleşmesini 2022 yılına kadar uzattı ve 2017-18 sezonunda as kadroya alındı. Takımın sağ bekteki ilk seçeneği oldu. İlk profesyonel golünü 15 Şubat 2018 tarihinde UEFA Avrupa Ligi son 32 turunda Anoeta Stadium'da 2-2 berabere kaldıkları Red Bull Salzburg'a attı.\n5 Temmuz 2018 tarihinde Real Madrid, Odriozola'nın transferi için Real Sociedad ile anlaşmaya vardı. Transfer bedeli 30 milyon € + 5 milyon € bonuslar olarak açıklandı. İlk maçına 22 Eylül'de 1-0 kazandıkları Espanyol karşısında çıkarken, maçın tamamında forma giydi.\nOdriozola, Albert Celades tarafından İspanya 21 yaş altı adına ilk kez 2017 UEFA Avrupa Şampiyonası için çağrıldı. A millî takım adına ise ilk kez 6 Ekim 2017 tarihinde 3-0 yendikleri Arnavutluk karşısında 2018 FIFA Dünya Kupası elemeleri için çıktı. Maçta ayrıca Thiago Alcântara'nın golünde asist yaptı.\nOdriozola, Rusya'daki Dünya Kupası finalleri için 23 kişilik kadroya alındı. Ülkesi adına ilk golünü 3 Haziran 2018 tarihinde Villarreal'de İsviçre ile 1-1 berabere kaldıkları Hazırlık maçında attı.\n(İspanya skoru ilk sırada yer almaktadır, skor sütunu her Odriozola golünden sonra skoru göstermektedir)\nReal Madrid\n\n\nKepa Arrizabalaga\nKepa Arrizabalaga Revuelta (; ; 3 Ekim 1994), Chelsea takımında ve İspanya millî futbol takımında kaleci pozisyonunda görev yapan İspanyol futbolcudur.\nAthletic Bilbao'da yetişen futbolcu, ilk profesyonel maçına La Liga 2'deki Ponferradina'da kiralıkken çıktı. Valladolid'de de bir sezon kiralık oynadıktan sonra ilk kulübüne geri döndü ve tüm turnuvalarda toplam 54 maçta oynadı. Ardından Chelsea'ye transfer oldu.\nArrizabalaga, İspanya'nın 19 yaş altı takımıyla 2012 Avrupa Şampiyonası'nı kazandı ve A millî takım adına ilk kez 2017 yılında forma giydi. Daha sonra 2018 Dünya Kupası kadrosunda yer aldı.\nOndarroa, Biscay'da doğan Arrizabalaga, 2004 yılında on yaşındayken Athletic Bilbao'nun altyapısında futbola başladı. İlk profesyonel maçına Ocak 2012'de Tercera División'da yer alan gelişim takımında çıktı.\n5 Mayıs 2012 tarihinde Arrizabalaga, ilk kez as kadroya Getafe CF karşısındaki La Liga maçında alındı. San Mamés Stadyumu'nda 0-0 berabere biten maçta yedek kulübesinde kaldı. Ayrıca Temmuz ayındaki sezon öncesinde ve 23 Eylül'de evlerindeki Málaga CF maçında yedek kulübesinde yer aldı.\nArrizabalaga, Ocak 2013'te Jon Ander Serantes'in sakatlanmasıyla rezerv takıma yükseltildi. B takımıyla ilk maçına 16 Şubat 2013'te Segunda División B'de 1-0 yendikleri UD Logroñés karşısında çıktı ve maçı gol yemeden tamamlamış oldu. Nisan ayında geçirdiği sakatlık nedeniyle Eylül ayında geri döndü.\nArrizabalaga, geri döndükten sonra düzenli olarak B takımında forma giymeye başladı. Ancak Ocak 2014'te sağ elinin ilk eltarak kemiği kırılınca, bir ay daha formadan uzak kaldı. 11 Mart'ta Getafe, sakatlanan Miguel Ángel Moyá'nın yerine Kepa'yı kiralamak istedi. Ancak bir gün sonra reddedildi.\n5 Ocak 2015 tarihinde Arrizabalaga, Haziran ayına kadar La Liga 2 ekibi SD Ponferradina'ya kiralandı. İlk profesyonel maçına 11 Ocak'ta evlerinde 1-1 berabere kaldıkları Racing de Santander karşısında çıktı.\n20 Temmuz 2015 tarihinde Arrizabalaga, bu sefer Valladolid'e bir sezonluğuna kiralandı. Takımla ilk maçına 22 Ağustos'ta 1-0 yenildikleri Córdoba CF karşısında çıktı. Yalnızca üç maç kaçıran Kepa'nın takımı, ligi 16. bitirdi.\nKiralıktan dönen Arrizabalaga, doğrudan as takıma alındı ve Gorka Iraizoz ile Iago Herrerín'in ardından üçüncü kaleci oldu. En üst seviyede ilk maçına 11 Eylül 2016 tarihinde deplasmanda 1-0 yendikleri RC Deportivo de La Coruña karşısında çıktı.\nDaha sonra düzenli olarak forma giymeye başlayan Arrizabalaga, 22 Ocak 2018 tarihinde Real Madrid ile anlaşacağı söylentileri yayılırken, Haziran ayında takımıyla olan sözleşmesini 2025'e kadar uzattı.\n8 Ağustos 2018 tarihinde Athletic Bilbao, kendi web sitesinden Arrizabalaga'nın fesih bedelinin (80 milyon avro) ödendiğini açıkladı. Bu bedelle, dünyanın en pahalı kalecisi oldu. Rekoru bir ay önce 62,5 milyon avro bedelle Liverpool'a transfer olan Alisson'dan teslim aldı. O günden sonra, Real Madrid'e giden Thibaut Courtois'nın yerine Chelsea ile yedi yıllık sözleşme imzaladığı açıklandı. Üç gün sonra Premier League'deki ilk maçına 3-0 deplasmanda kazandıkları Huddersfield Town karşısında çıktı. İlk maçıyla beraber takımın Tottenham Hotspur'a 3-1 yenildikleri karşılaşmaya kadar 12 maçlık yenilmezlik serisi süreci boyunca altı maçta gol yemedi.\n24 Ocak 2019 tarihinde EFL Cup yarı finalinin ikinci ayağında Tottenham'a karşı oynadı. Stamford Bridge'te yapılan maç, penaltılara kaldı. Arrizabalaga, Lucas Moura'nın penaltısını kurtararak takımının 4-2 penaltılarda kazanarak finale kalmasına katkıda bulundu.\n24 Şubat 2019 tarihinde Manchester City'ye karşı oynanan 2019 EFL Cup Finalinde maç 0-0 devam ederken uzatma dakikalarının sonan yakın Maurizio Sarri, penaltı vuruşları için Arrizabalaga'yı Willy Caballero ile değiştirmek üzere çağırdı. Sarri, Arrizabalaga'nın birkaç dakika önce yaptığı bir kurtarışta yaptığı dalışla bacağına kramp girmesinden endişe duymuştu. Ancak Arrizabalaga, değişimi reddetti ve eliyle sahada kalacağını işaret etti. Penaltılar sırasında bir penaltı kurtarırken, Chelsea maçı 4-3 kaybetti. Maçtan sonra hem Arrizabalaga hem de Sarri, durumun yanlış anlaşıldığını söyledi. Sarri, Arrizabalaga'nın devam edemeyecek kadar kramp yaşadığını düşünmüştü. Daha sonra Arrizabalaga, Sarri ile buluştu. Ondan ve kulübün geri kalanından özür diledi. Davranışlarının sonucu olarak bir haftalık maaşı kesildi. Sarri, kulüp kuralları nedeniyle disiplin kararını kulübe bıraktı. Arrizabalaga, Chelsea'nin bir sonraki maçı olan Tottenham'a karşı oynanan Premier Lig maçında yedeğe düşürüldü ve onun yerine Caballero oynadı. 9 Mayıs 2019 tarihinde Arrizabalaga, Chelsea'nin UEFA Avrupa Ligi yarı final ikinci ayağındaki rakibi Eintracht Frankfurt'a karşı penaltı vuruşlarında iki penaltı çıkardı ve Chelsea'nin finale çıkmasına katkıda bulundu.\nİspanya'nın 18 yaş altı takımında oynadıktan sonra Arrizabalaga, o yılın UEFA Avrupa Şampiyonası için 19 yaş altı takımına çağrıldı. Şampiyon olan takımda turnuva boyunca kaleyi korudu. Yarı finalde 3-3 berabere kaldıkları Fransa maçında penaltılarda iki penaltı kurtardı ve takımı finale kaldı.\nArrizabalaga, sakatlığı nedeniyle 2013 FIFA 20 Yaş Altı Dünya Kupası'nı kaçırdı. Onun yerine turnuba kadrosuna Rubén Yáñez alındı. 8 Kasım 2013 tarihinde Athletic'ten takım arkadaşı Iker Muniain ile beraber 21 yaş altı takımına çağrıldı.\nPepe Reina'nın sakatlığı nedeniyle 22 Mart 2017 tarihinde Arrizabalaga, İsrail ile yapılacak 2018 FIFA Dünya Kupası elemeleri maçı ve Fransa ile yapılacak hazırlık maçı için A millî takıma çağrıldı. İlk maçına o yıl 11 Kasım'da Málaga'daki dostluk maçında 5-0 yendikleri Kosta Rika karşısında çıktı ve 90 dakika kaleyi korudu.\nArrizabalaga, Rusya'da yapılan 2018 FIFA Dünya Kupası için İspanya'nın 23 kişilik kadrosuna seçildi.\nChelsea\nÄ°spanya U-19\n\n\nNisekoi\nNisekoi (; \"Sahte Aşk\"), Naoshi Komi tarafından yazılan bir romantik komedi manga serisidir. İlk olarak Ocak 2011 tarihinde Shueisha'nın \"Jump NEXT!\" dergisinde one shot olarak yayınlanmış olup Kasım 2011-Ağustos 2016 tarihleri arasında Shueisha'nın \"Weekly Shōnen Jump\" dergisinde 25 tankōbon cilt halinde yayınlandı. Hajime Tanaka tarafından yazılan \"Nisekoi: Urabana\" adlı light novel uyarlaması Haziran-Aralık 2013 tarihleri arasında yayınlandı.\nShaft tarafından hazırlanan bir anime serisi, Ocak-Mayıs 2014 tarihleri arasında yayınlandı. \"Nisekoi:\" adlı ikinci sezonu ise Nisan-Haziran 2015 tarihleri arasında yayınlandı. Canlı bir aksiyon filmi uyarlaması ise Aralık 2018 tarihinde gösterime girdi.\nNisekoi, bir yakuza grubu olan Shuei-Gumi'nin liderinin oğlu Raku Ichijo ile Beehive olarak bilinen rakip bir çetenin liderinin kızı Chitoge Kirisaki'ye odaklanmaktadır. Raku, çocukluk arkadaşı ile birbirlerine gizli bir söz verirler. Bu söz, Raku'nun hatıra olarak bir kolyeyi ve çocukluk arkadaşının da o kolyenin anahtarını saklamasıdır. Yıllar sonra Raku'nun çocukluk arkadaşı ile buluşma hayalleri, Chitoge'nin yanlışlıkla Raku'nun yüzüne vurmasıyla sona erir. Bunu üzerine Raku daha sonra Chitoge'nin bir transfer öğrenci olduğunu öğrenir ve onu kaybettiği madalyonu aramasına yardımcı olmaya zorlar.\nDaha sonra Raku eve döndüğünde Shuei-Gumi ve Beehive çetelerinin liderleri çocuklarını eşleştirme kararı aldıklarını ve eşleşeceği kişinin Chitoge olduğunu öğrenir. Raku ve Chitoge üç yıl boyunca çeteler arasında barışı sağlamak için bir ilişki içindeymiş gibi davranmak zorundadırlar. GHer türlü uyumsuzluklarına rağmen bu ikili sahte ilişkileriyle herkesi kandırmayı başarırlar. Daha sonra Raku, Chitoge'nin geçmişten kalma bir anahtara sahip olduğunu ama anahtar hakkında hiçbir fikre sahip olmadığını öğrenir. Üstelik bu da yetmezmiş gibi Kosaki Onodera ve Marika Tachibana adlarında gizemli anahtarlara sahip iki kız daha Raku'nun hayatına girer. Raku, bu aşk karmaşasının içindeyken işler daha da zorlaşmaya başlar.\n\n\nMichael Nakazawa\nShoji Nakazawa (なかざわ まさつぐ, \"Nakazawa Shoji\"; d. 8 Ekim 1975), ring adıyla Michael Nakazawa (中澤マイケル, \"Nakazawa Micheal\") Japon profesyonel güreşçi ve judocu. Şu anda All Elite Wrestling'de güreşmektedir.\nNakazawa, DDT Pro-Wrestling'de KO-D Tag Team Championship (Kenny Omega ile), Six-Person Tag Team Championship DDT Extreme Championship kemerlerini kazandı. Kariyeri ilerlerken New Japan Pro-Wrestling, Michinoku Pro, Big Japan Pro Wrestling ve All Japan Pro-Wrestling gibi şirketlerde de güreşti. Amerika Birleşik Devletleri'nde çalışan Nakazawa, akıcı İngilizce konuşmaya başladı. Sık sık Japonya'da İngilizce konuşan yabancı güreşçiler için tercüman olarak görev yaptı ve bu sayede şu anda AEW'da başkan yardımcısı olan Kenny Omega ile tanıştı. 34 kez ringi paylaştığı Omega ile hem rakip olarak hem de takım arkadaşı olarak güreşti.\nNakazawa'nın 2019 yılının başında All Elite Wrestling ile anlaştığı duyuruldu. İlk kez federasyonun ilk izle ve öde etkinliği Double Or Nothing'de gördündü ve 21 kişilik Casino Battle Royale'nin parçası oldu. Sunny Daze'e elenerek maçın elenen ilk güreşçisi oldu.\nNakazawa, Tokai Üniversitesi'nde okuduktan sonra Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti ve Amerika Birleşik Devletleri Spor Akademisi'nde (USSA) Spor Bilimleri'nden yüksek lisans derecesi aldı. Nakazawa'nın babası Kazunari Nakazawa, Tokai Üniversitesi'nde doçentti ve Amerikan futbolu kulübü yöneticisiydi.\n\n\nAzem Hajdari\nAzem Hajdari (, 11 Mart 1963 – 12 Eylül 1998), Arnavut siyasetçi. 1990-1991 yıllarında Arnavutluk'ta Marksizm-Leninizm'in çöküşüne yol açan öğrenci hareketinin lideriydi. Arnavutluk Sosyalist Halk Cumhuriyeti'nin sona ermesinin ardından Arnavutluk Demokratik Partisi'nin (PP) milletvekili oldu. Arnavutluk'ta demokratik dönemin başlangıcını simgeleyen siyasetçilerden biridir. Arnavutluk Meclisi'nin bir üyesi ve Savunma Komisyonu Başkanı idi. 12 Eylül 1998'de Tiran'da gerçekleştirilen bir suikast sonucu öldürüldü.\n11 Mart 1963 tarihinde Arnavutluk'un kuzeyinde, Kosova sınırındaki Tropoja beldesinin merkezi olan küçük Bayram Curri şehrinde doğdu. Aynı şehirde liseden mezun olduktan sonra, 1993 yılında Tiran Üniversitesi'nde öğrenim görmek için başkente gitti. Önce felsefe öğrenimi gören Hajdari, Siyasal ve Hukuk Bilimleri Fakültesi'nde eğitimine devam ederek 1995 yılında avukat olarak mezun oldu.\nAzem Hajdari, 8 Aralık 1990'dan itibaren Arnavutluk'ta komünist rejimin devrilmesi için gerçekleştirilen öğrenci hareketlerinin liderliğini yürütüyordu. Azem Haydari tarafından yönetilen öğrenci hareketinin zirveye ulaştığı nokta, Tiran şehir merkezindeki Enver Hoca heykelinin 20 Şubat 1991 tarihinde devrilmesi oldu.\n1991 ile 1993 yılları arasında, ülkenin ilk yasal muhalefet partisi olan Arnavutluk Demokratik Partisi'nin başkan yardımcılığı görevini yürüttü. 22 Mart 1992 tarihindeki seçim zaferinin ardından Arnavutluk Demokratik Partisi'nin 92 milletvekilinden biri olan Azem Hajdari, partinin Başkanlık Divanı üyesi ve 1992-1996 yıllarında Kamu Düzeni ve Arnavutluk gizli servisi SHIK (Arnavutça: \"Shërbimi Informativ Kombëtar\") Komisyonu Başkanı oldu.\nKomünist rejim yıkıldıktan sonra da Hajdari, ülkenin demokratikleşmesi ve Kosova'nın bağımsızlığı konuları başta olmak üzere siyasi mücadelesini sürdürdü.\nKomünizm sonrası yapılan 4 özgür seçimde de milletvekili seçildi.\nArnavutluk'un ilk spor kulübü olarak 16 Şubat 1919 tarihinde kurulan KF Vllaznia Shkodër'in 1995 ile 1998 yılları arasında başkanlığını yürütmüştür. Ayrıca Dövüş Sanatları Federasyonu başkanlığı da yapmıştır.\nAzem Hajdari, öğrenci hareketlerine karışmasının ilk günlerinden itibaren ölüm tehditleri almaya başladı. 22 Mart 1991'de, kopmuş bir horoz kafası ve kanla \"Azem Hajdari, ölüme mahkum edildin.\" yazılmış mektup içeren bir paket aldı.\n4 Haziran 1998'de 22:30 sularında Hajdari, içlerinde Jozefina Topalli ve Vili Minarolli gibi başka DP üyeleri de dahil olmak üzere, silahlı kişiler tarafından pusuya düşürüldü. Arnavutluk Radyo ve Televizyonu'nun eski Genel Müdürü Bardhyl Pollo ağır yaralandı.\n18 Eylül 1997 tarihindeki suikast girişimi, Arnavutluk Sosyalist Partisi milletvekili 'nun silahından çıkan beş kurşunla gerçekleşti. Hajdari, katma değer vergisinde önerilen bir artış nedeniyle ihtilaf halinde olduğu Başbakan Fatos Nano'nun Sosyalist milletvekillerinden Gafur Mazreku ile parlamento binası içinde dövüştü. Mazreku Hacdari'yi beş kez tabancayla vurdu ve salondan kaçtı. Hajdari ağır yaralı olarak kaldırıldığı bir askerî hastanede kurtarıldı. Mazreku, yakındaki Arnavut telgraf ajansı binasına sığındı ve burada polise teslim oldu.\nMazreku parlamento tarafından önce sekiz yıl hapse mahkûm edildi.\n17 Aralık'ta Tiran'daki mahkemede savcı 16 yıl hapis istedi ve mahkeme Mazreku'yu cinayet teşebbüsü nedeniyle on bir yıl hapse mahkûm etti. Mazreku, Hajdari'nin sözlü saldırıya uğraması ve yumruklaması sonrasında intikam almak için ateş ettiğini savundu. Ancak Hajdari, saldırının siyasi olarak motive edildiğini iddia etmişti.\nMazreku'nun cezası en son 12 yıl hapis cezası olarak onandı, ancak Sosyalist başbakan Fatos Nano tarafından verilen af ile 5 yıl sonunda salıverildi.\nHajdari, 12 Eylül 1998 tarihinde Tiran'daki Arnavutluk Demokratik Partisi'nin bürosundan çıktığı sırada uğradığı bir suikast sonucunda vurularak öldürüldü. Hajdari'nin iki koruma görevlisinden Besim Çera öldü, ağır yaralanan Zenel Neza ise hayatta kaldı. Yakındaki bir arabada bekleyen üç kişilik suikast ekibi içinde silahı kullanan Fatmir Haklaj idi. Hajdari, Demokrat üyesi Besnik Docaj tarafından hastaneye kaldırıldı. Ağır yaralanan Cangu da kaldırıldığı hastanede daha sonra öldü.\nHajdari, göğüs ve midede çok sayıda yara nedeniyle oluşan travma ve kanama nedeniyle şiddetli şoktan hayatını kaybetti. Hajdari, eşi Fatmira Hajdari ve iki çocuğu tarafından yaşatılmaya devam etti. Ölümünden sonra Azem Hajdari'ye Demokrasi Şehiti ödülü verildi.\nCinayet iki gün süren şiddetli protestoları tetikledi. Hajdari'nin 14 Eylül 1998'deki cenaze töreni sırasında silahlı DP destekçileri devlet daireleri, başbakanlık binası, parlamento binası ve Arnavutluk Devlet Televizyon ve Radyosu binası önünde gösteriler düzenledi, bazılarını ele geçirdi. Protestolar ve ayaklanmalar sırasında yaralıların 3 ilâ 7, hayatını kaybedenlerin ise 14 ila 76 arasında olduğu tahminleri yapılıyordu. 72 saat sonunda, hükûmet düzeni sağladı ve DP destekçileri tarafından ele geçirilen tankları ve zırhlı personel taşıyıcıları geri aldı. Şubat 2002'de bir Tiran bölge mahkemesi tarafından Jaho Mulosmani dahil beş kişi cinayetten hapse mahkûm edildi.\nDiğer taraftan, Hajdari suikastinin ardından terör olayları hız kazandı. Hemen ertesi gün başbakanlık binası önünde gerçekleştiren barışçı gösteride, başbakanlık korumaları tarafından topluluğa saldırıldı ve beşi çocuk onu kadın olmak üzere 40 kişi hastanelik edildi, Skender Kalenja öldürüldü. İki gün sonrasında 14 Eylül 1998'de Azem Hajdari, Besim Çera ve Skender Kalenja'nın cenaze törenine katılan 20 kişi silahlı saldırı sonucu yaralanarak hastaneye kaldırıldılar. Yaralıların ifadelerine göre canaze kalabalığına ateş edenler polis ve askerlerdi. Aynı gün Adem Shehu polis tüfekleri ile vurularak öldürüldü. Bir DP destekçisi ve \"Bağımsız Sendika\" lideri, Azem Hajdari'nin cenazesinden evine dönerken öldürüldü. Yine aynı gün, DP'nin Burrel şubesi üyesi Isuf Uka, Tiran sokaklarında öldürüldü. Uka, arkadaşı Azem Hajdari'nin ölümü nedeniyle düğün gününü ertelediğini açıklamıştı.\n17 Eylül 1998'de siyasi savcılık bürosunun kovuşturması nedeniyle ana muhalefet lideri ve Arnavutluk eski Cumhurbaşkanı Sali Berisha ile milletvekilleri Pjetër Arbnori, Myftar Memia, Vili Minarolli, Demi ve 'nın meclis dokunulmazlıklarının iptali talep edildi. Parlamento çoğunluğu, Arnavutluk Demokratik Partisi genel başkanı Sali Berisha'yı darbe örgütlemekle suçlayan özel görevli siyasi savcıların talebine uyarak dokunulmazlığını kaldırdı. Berisha, Arnavutluk Sosyalist Partisi'ni ve liderlerini cinayetten sorumlu tuttu. On iki kişi şiddete karıştığı iddiasıyla tutuklandı.\n20 Eylül 1998'de bağımsız telsiz İletişim direktörü Alfons Zeneli ve Arnavutluk Telgraf Ajansı eski direktörü Ilir Zhilla, silahlı ayaklanmanın organizatörlerinin suçlanmasıyla tutuklandı. Savcılık, Antoneta Malja, Luan Malltezi, Mentor Shehu, Arta Sakja vb.Gibi diğer birçok gazeteci ve gazetecinin ceza takibini açıkladı.\n24 Eylül 1998'de, ülkenin üçüncü güçlü partisi olan (Arnavutça: \"Partia Lëvizja e Legalitetit, PLL\") başkanı ve Tiran eski polis şefi Sali Şehu (Mart 1997'deki komünist ayaklanmanın en zor günlerinde Tiran'ı savunmuştu) silahlı ayaklanma örgütlediği iddia edilerek tutuklandı.\nEkim 1998'de Başbakan Pandeli Majko, Arnavutluk demokrasisinin kahramanı Azem Hajdari'ye 14 Eylül 1998'de saygılarını gösteren tüm devlet idaresi memurlarını görevden almak için resmî emir verdi.\nAzem Hajdari'nin hayatta kalan koruması Zenel Neza ABD'den sığınma talebinde bulundu.\nHem sosyalist başbakan Fatos Nano'nun eski yakın koruması hem de demokrat cumhurbaşbakanı Sali Berisha'nın eski koruma müdürü olan Haxhia hakkında, Tiran'da gıyabında açılan mahkemede 25 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı ve cezası kesinleşince İnterpol tarafından kırmızı bülten çıkarıldı. Albay rütbeli İzet Haxhia hakkında vur emri verilip, başına 200 bin dolarlık ödül kondu. Haxhia, ailesini geride bırakarak ülkeyi terketti. 1999 yılında sahte pasaport ve kimlikle kaçak olarak Türkiye'ye geçti. Suikastten 8 yıl sonra 4 Haziran 2006'da İzet Haxhia, Kuşadası'nda 7 yıldır saklandığı arkadaşına ait bir otelde yakalanarak tutuklandı ve Aydın E Tipi Kapalı Cezaevi'ne kondu. 5 yıl sonra salıverilen Haxhia, hayatına Kuşadası'nda koruma müdürlüğü yaparak devam etmeye başladı. 2015'e kadar suskunluğunu koruyan Haxhia, bu tarihte basına verdiği bir röportajda, ülkede iç karışıklığa yol açan Hajdari suikastinin, ABD ve Yunanistan'ın müdahil olduğu uluslararası bir senaryo olduğunu, Azem Hajdari ve korumasını pusuya düşüren kişinin dönemin Cumhurbaşkanı Sali Berisha olduğunu iddia etti.\nKızı , 30 yaşını bitirir bitirmez 9 Eylül 2017 tarihinde milletvekili seçildi.\nEşi Fatmira Hajdari, beş kişinin suikastten sorumlu olarak cezalandırılmasından 12 yıl sonra, gerçeğin hâlâ ortaya çıkmadığını düşündüğünü, olayın savcılık tarafından yeterince incelenmediğini, olay ve delillerin dikkate alınmadığını ve yeniden soruşturma açılması gerektiğini açıklamıştır.\nTürkiye, Arnavutluk'un kara kutusu olarak tanımlanan Haxhia'yı 2018 yılında yeniden yargılanması şartıyla ülkesine iade etti.\nIzet Haxhia'nın talebi üzerine inceleme yapan Temyiz Mahkemesi, Azem Hajdari dosyasının ilk derece mahkemesinde en baştan yargıla ma yapılmasına karar vererek, verilmiş hükmü bozup davayı yeniden açmış oldu. Karar üzerine Haxhia'nın avukatı, ellerindeki yeni bulgularla müvekkilinin masum olduğunu kanıtlayacaklarını ve çağrılacak tanık listesinin başında Sali Berisha olduğunu ifade etti, ayrıca soruşturma dosyasında olan örneğin eski İçişleri Bakanı Perikli Teta'nın günlüğü gibi kanıtların ilk mahkeme tarafından dava dosyasından çıkarıldığını da ekledi.\nHajdari'nin ölümünden 20 gün sonra sonra 2 Ekim 1998 tarihinde Tiran fahri vatandaşlığına layık görüldü ve ölümünün 10. yılı anısına 10 Eylül 2008'de Cumhurbaşkanı Bamir Topi tarafından nişanıyla onurlandırıldı.\nYine ölümünün 10. yılı anısına, suikastin gerçekleştiği yere Hajdari ve Besim Çera'yı onurlandıran bir anıtın açılışı, Meclis Başkanı Jozefina Topalli tarafından gerçekleştirildi. ()\nYönetmenliğini Saimir Kumbaro'nun yaptığı adlı 2008 yapımı bir belgesel gerçekleştirildi. Ölümünün 10. yıldönümünden iki gün önce 10 Eylül 2008'de gerçekleştirilen belgesel filmin galasına, bir konuşma yapan Başbakan Sali Berisha'nın aralarında bulunduğu devletin önde gelenleri de katıldı. Belgeselde Hajdari'nin siyasi faaliyetleri ve suikastiyle ilgili konular yer alır.\nAzem Hajdari, doğumunun 50. yıldönümünde farklı etkinliklerle anıldı ve Cumhurbaşkanı Bujar Nishani, Meclis Başkanı Jozefina Topalli ve Başbakan Sali Berisha'nın katılımıyla yapılan törende Cumhurbaşkanı Nishani, 12 Eylül 1998'de öldürülen Hajdari'yi ülkedeki en prestijli ödüllerden olan \"Ulusal Bayrak\" nişanıyla onurlandırdı ve nişanı, Haydari'nin eşi Fatmira Haydari'ye takdim etti.\n\n\n1960 FA Charity Shield\n1960 FA Charity Shield, İngiltere'de futbolun yönetim organı olan Futbol Federasyonu (FA) tarafından desteklenen hayır kurumlarına para toplamak amacıyla düzenlenen yıllık futbol yarışması Charity Shield'in 38. organizasyonudur.\nMaç 13 Ağustos 1960'ta, 1959-60 First Division şampiyonu Burnley ile 1959-60 FA Cup kazananı Wolverhampton Wanderers arasında, Burnley'deki Turf Moor'da oynandı. Maç 2-2 eşitlikle sonuçlandı ve şilt paylaşıldı.\n\n\nCrissy Field\nCrissy Field, ABD Ordusu'nun eski bir havaalanıdır. Şu anda San Francisco, Kaliforniya'daki Golden Gate Ulusal Rekreasyon Alanı'nın bir parçasıdır. 1974'te havaalanı kapatıldı. Ordu kontrolü altındaki bölge, tehlikeli maddelerin boşaltılmasından etkilenmiştir. Bölgenin kontrolü 1994 yılında Millî Park Hizmeti'ne verildi. 2001 yılına kadar bölgeyi restore etmek için çalışıldı. Çoğu bina 1920'lerde olduğu gibi korunmuş olsa da bazı binalar ofislere, perakende alanlarına ve konutlara dönüştürülmüştür.\n\n\nGrönlandiyen\nGrönlandiyen, \"Grönland ile karıştırılmamalıdır.\"\nJeolojik zaman ölçeğinde, Grönlandiyen holosen döneminin veya serisinin, Kuaterner'in bir parçası olan en erken yaşı ve en düşük aşamasıdır.\nHolosen'in üç alt bölümünden biridir. Grönlandiyen çağının alt sınırı, Grönland'ın merkezindeki Kuzey Grönland Buzul Delme projesinde (75.1000°K 42.3200°D)(GSSP) tanımlanmıştır. . Grönlandiyen GSSP, Genç Dryas'ın sonu (buzullar arası dönemin başlangıcı) ve \" döteryum değerlerinde belirgin sapma\" ile ilişkilendirilmiştir.\nÇağ, M.Ö. 9700 veya 300 HE 'de başlamıştır.\nÇağ, Temmuz 2018'de Meghalayan ve ile birlikte tarafından resmen onaylandı.\n\n\n2019 Ronde van Vlaanderen\n2019 Ronde van Vlaanderen, 7 Nisan 2019'da Belçika'da gerçekleşen bir günlük bisiklet yol bisikleti yarışı. Ronde van Vlaanderen'in 103. baskısı ve 2019 UCI Dünya Turu'nun 14. etkinliği oldu. Alberto Bettiol () tarafından kazanıldı.\nTakımlar:\n\n\nAnalog fotoğrafçılık\nFilm Fotoğrafçılığı olarak da adlandırılan analog fotoğrafçılık, aslında fotoğrafçılık olarak biliniyordu. Dijital fotoğrafçılığın yükselişinden sonra insanlar dijital olmayan sensörlerle yapılan fotoğraflara analog veya film fotoğrafçılığı olarak atıfta bulunmaya başladılar. Analog fotoğrafçılık, ışığın hassas gümüş parçacıkları tarafından yakalandığı fiziksel, elektronik olmayan bir kayıt ortamı (örn. Fotoğraf filmi veya plaka ) kullanır ve kimyasal olarak işlendiğinde görüntü kalıcı olur. Bu yöntem, elektronik sensörlere dayanan daha yeni Dijital Fotoğrafçılık öncesinde geleneksel olarak bir asırdan fazla bir süredir kullanılmıştır.\nFotoğrafik emülsiyonlar kullanan bir film kamerada, gümüş halojenürlerin üzerine düşen ışık gizli bir görüntü olarak kaydedilir, bu da daha sonra fotoğrafik işlemeye tabi tutulur, bu da onu görünür ve ışığa duyarsız hale getirir.\nDijital fotoğrafçılığın filme bir ölüm darbesi verdiği inancının aksine, film fotoğrafçılığı sadece hayatta kalmakla kalmadı, aynı zamanda dünya çapında genişledi. Geleneksel fotoğrafçılığa olan ilginin artmasıyla, yeni organizasyonlar (Film Is Not Dead, Lomography gibi) kuruldu ve film fotoğrafçılığının sürdürülmesine katkıda bulunan yeni ürünler eklendi. 2017 yılında, fotoğraf ekipmanları için bir e-ticaret sitesi olan BH Photo & Video, film satışlarının yakın geçmişte her yıl% 5 arttığını belirtti. . Japan Times, Film Fotoğrafçılığının \"ölmekte olan bir sanat\" olmasına rağmen, ülkenin genç fotoğrafçıların filmi canlı tutmaları için yönettiği bir hareketin başlangıç noktası olabileceğini iddia etti. İlk mesajda, fotoğrafçıların büyük çoğunluğunun yavaş yavaş filme geri döndüğü iddia edildi.\nDijital fotoğrafçılık büyüdükçe, büyük fotoğraf filmi ve kamera üreticisi Kodak, 2004 yılında Kuzey Amerika ve Avrupa'da geleneksel film kameraları satmayı ve yapmayı bırakacağını açıkladı. . 2006 yılında, Japon Kamera üreticisi Nikon, film kameralarının çoğunu yapmayı bırakacağını açıkladı. Analog kamera hattında kayıplara yol açan Konica-Minolta da kamera ve film üretimini durdurduğunu açıkladı. 2008 yılında ilk anlık film yapımcısı Polaroid, instant film çekmeyi bırakacağını açıkladı.\nHer türlü film fotoğrafçılığına ilgi bir canlanma sürecindedir. BBC iddia ettiğine göre, 1922 yılında başlayan Lomografi hareketi filmi kaybolmaktan kurtardı. Lomografi geliştirilmiş oyun kameraları üretmeye başladı.( Lomo LC-A (Lomo LC-A + gibi), Diana, (Diana F + gibi) Holga, Smena ve Lubitel gibi.)\nFilm fotoğrafçıları, siyanotipler, çift pozlamalar, iğne delikleri ve yeniden ölçeklendirmeler gibi eski alternatif fotoğraf süreçlerini denemeye başladı. Dünya Çapında İğne Deliği Fotoğraf Günü her yıl Nisan ayının son Pazar günüdür. Roll4Roll gibi organizasyonlar çift pozlamanın sanatsal hareketini yaymışlardır.\nBir film fotoğrafçılık web sitesi olan Film Fotoğrafcılığı Projesi, 2007 yılında yeni bir başlangıç olarak adlandırılan The Intrepid Kamera Co'yla geniş formatlı kameraların geri dönüşünü duyurdu .\nFilm Fotoğrafçılığı, yalnızca Fotoğraf Filmi ve Fotoğraf Kimyasalları ile işlenme anlamına gelmez. Bir örnek olarak Tintypes . Ferrotip olarak da adlandırılan bir tintip, ışığa maruz kalmadan hemen önce, ince, siyah emaye bir metal plakaya bir kolodion-nitroselüloz çözeltisi uygulanarak üretilen pozitif bir fotoğraftır. 19. yüzyılın ortalarında tanıtılan kalayt, esasen metal yerine cam üzerinde yapılmış benzersiz bir görüntü olan ambrotip üzerinde bir varyasyondu. Ambrotip, gümüş görüntüleri grimsi beyaz görünen ve karanlık arkaplanının gölgelerin net alanlarını karanlıkta görünür yapan bir negatiftir.Kimyasal oluşumunda aslında negatif olan tintype da, siyah plaka tarafından pozitif görünüyordu.\nÖte yandan, bir şipşak kameradan çıktığı an görüntüyü anında geliştiren instant film vardır. (Fotoğrafçı veya fotoğraf Laboratuvarlarında herhangi bir işlem yapılmadan).Fotoğraf kağıdı ise karanlık bir odada veya Fotoğraf Laboratuvarlarında maruz kaldıktan sonra işlenmelidir.\nGümüş tabanlı Film destekleri, aşağıdakilerin hala kullanımda olduğu çeşitli formatlarda gelir:\nFilmler aşağıdaki türlerden herhangi biri olabilir:\nSiyah Beyaz negatif film, film tipine, hedeflenen kontrast veya tane yapısına bağlı olarak işlem süresi kontrolünün yanı sıra çeşitli farklı çözümler kullanılarak işlenebilir. Birçok B&W işleme geliştiricisi artık ticari olarak yapılmamasına rağmen; (Dektol, D-76 ve T-Max geliştiricileri hala üretilmektedir.) diğer çözümler orijinal formüller kullanılarak karıştırılabilir. Renkli negatif film C-41 işlemini kullanırken, renkli tersinir film renkli slaytlar için E-6 işlemini kullanır. Kodachrome, her film renk katmanı başına bir geliştirici banyosu ile kendi işlemine sahipti .\nBu arada alternatif fotoğrafçılar, doğal olmayan renkler ve yüksek kontrastlar sağlayan Çapraz işleme gibi farklı işlemleri dener. Bu temel olarak bir ters filmin negatif bir geliştirici banyosu veya tam tersi kullanılarak işlenmesi anlamına gelir.\nDaha Sürdürülebilir Fotoğrafçılık için, siyah beyaz negatif film evde bitki bazlı kimyasallarda işlenebilen süreçler olabilir.\nFilm işleme, analog teknolojiyi kullanmaz, çünkü bilgi değişen genlikteki elektrik darbelerine çevrilmez.\nAnalog fotoğrafçılık, daha geleneksel fotoğrafçılık türleriyle çalışmak isteyen veya bu tür fotoğraflarla çalışmak isteyen kişiler için sıklıkla kötüye kullanılır; benzer düşünen bireylerin birlikte tarihi fotoğraf uygulamalarını paylaştıkları ve keşfettikleri özel çevrimiçi topluluklar kurulmuştur. Analog fotoğrafçılık, geleneksel fotoğraf pratiğiyle giderek daha fazla ilgilenen genç nesiller arasında çok daha popüler hale geldi; film tabanlı kameralarda satışlar artmaya başladı.Gençlerin 19. yüzyıl teknolojisini kucakladıkları görülüyor . Bir giyim perakende zinciri olan Urban Outfitters, bu eğilime katıldı ve çoğu kameralarla ilgili 60'tan fazla ürün kombinasyonu sunuyor.(Kombinasyonların çoğu film tabanlıdır).\nPolaroid bir zamanlar analog şipşak fotoğrafçılıkta bir öncüydü. Dijital devrimle karşı karşıya olan Polaroid, 2008 yılında anlık film üretimini durdurdu. Impossible Project (şimdi Polaroid Originals ) adı verilen bir şirket, eski Polaroid fotoğraf makineleri için yeni anlık filmler üretmek ve Polaroid fotoğraf tekniğini canlandırmak için Polaroid'in üretim makinelerini satın aldı.\n2013 yılı itibarıyla halen üretilen siyah-beyaz filmler :\n2020'de piyasada olan renkli filmler (çoğunlukla 135 ve 120 formatında):\n\n\n2018 Ronde van Vlaanderen\n2018 Ronde van Vlaanderen, 1 Nisan 2018'de Belçika'da gerçekleşen bir günlük bisiklet yol bisikleti yarışı. Ronde van Vlaanderen'in 102. baskısı ve 2018 UCI Dünya Turu'nun 13. etkinliği oldu. Niki Terpstra () tarafından kazanıldı.\nTakımlar:\n\n\nCosta Concordia\nCosta Concordia ), şirketi tarafından 2004 yılında yaratılıp, 2012’ye kadar işletilen bir yolcu kruvaziyer gemisiydi. yolcu gemilerinin ilkiydi ve yapımının ardından, benzer gemiler olan Costa Serena, Costa Pacifica, Costa Favolosa ve Costa Fascinosa ve Carnival Cruise Line gemileride inşa edilmeye başlandı. Dünyada inşa edilen en büyük yolcu gemileri arasındaydı.\n13 Ocak 2012 günü 21:45'te Costa Concordia, Tiren Denizi'nde Isola del Giglio'nun doğu kıyısının hemen dışındaki alçak sulara girdiği için büyük hacimli bir kayaya sürtündü ve gövdesi ağır hasar aldı. Gövdesinde oluşan bu 50 m (160 ft) uzunluğa sahip dev yarık hattı, arka-alt tablasındaki bölümlere basınçlı deniz sularının girmesini sağladı. Kısa bir süre sonra motor dairesinin ve geminin elektiriğini dağıtan elektirik dairesinin tamamını sular altında bıraktı. Geminin gücü kesildi, karanlığa büründü. ~23:00 sularında genimi, kayalık bir su altı çıkıntısı üzerinde dengesiz bir pozisyonda yatmaya başladı.\nCosta Concordia yolcularının tahliyesi altı saatten fazla sürdü ve gemide olduğu bilinen 3,229 yolcu ve 1,023 mürettebattan 32'si öldü. O sırada geminin vurdumduymaz kaptanı Francesco Schettino gemiyi gizlice terk etti. Olaydan sonra deniz kazasına neden olduğu, doğru zamanda yardım çağırmadığı ve gemisini erken terk edip insanların ölmesine sebebiyet verdiği için suçlu bulundu. Büyük çaba sonucu enkaz ancak olaydan üç yıl sonra kaldırılabildi ve daha sonra parçalara ayrılacağı Cenova limanına götürüldü.\n\n\nMutualizm (ekonomik teori)\nMutualizm, anarşizmin bir geleneğidir. Serbest piyasa ve intifa temelli bir sosyalist toplumu savunur. Bu sistemin bir uygulaması minimum (idari işleri karşılayacak kadar) faizde kredi veren bir karşılıklı kredi bankası üzerindendir. Mutualizm, emek değer teorisinden ekonomik değer belirlenebileceğini savunur. Mutualizme göre, bir işçi emeğinin üretisini sattığında kendi emeğine eş değer emeği para, mal veya hizmet olarak almalıdır.\nMutualizm anarşist yazar ve felsefeci Pierre-Joseph Proudhon'un düşünceleriyle popülerleşmiştir. Mutualistler bireylerin kredi, borç, yatırım veya kira ile gelir elde etmesine karşıdır. İşçi üretisinin tamamına erişebildiği sürece, mutualistler piyasa ekonomisini ve belli mülk sahipliği ilkelerini kabul ederler. Mülkü kapitalist özel mülk (üretici mülk) ve bireysel mülk (özel mülk) olarak ayırırlar. Mutualizme göre toprak sahipliğinin meşruiyeti, o toprağın işlenip işlenmediğine bağlıdır. Kapitalist bir ekonomide bu toprağın sahipliği mal sahibinin kendi seçimine bağlıyken, mutualizmde toprağa ihtiyaca ve kullanışa göre sahiplenilir.\n\n\nEn çok abonesi olan Türk YouTube kanalları listesi\nBu madde, YouTube'da en çok abonesi olan 25 Türkiye merkezli kanalı içermektedir. Liste, Temmuz 2020 Social Blade verilerine göre düzenlenmiştir.\n\n\n2017 Ronde van Vlaanderen\n2017 Ronde van Vlaanderen, 2 Nisan 2017'de Belçika'da gerçekleşen bir günlük bisiklet yol bisikleti yarışı. Ronde van Vlaanderen'in 101. baskısı ve 2017 UCI Dünya Turu'nun 13. etkinliği oldu. Philippe Gilbert () tarafından kazanıldı.\nTakımlar:\n\n\nEthem Baran\nEthem Baran (d. 1962, Yozgat), Türk yazar ve öğretmen. 1983’te Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Eğitim Yönetimi ve Planlaması Bölümü’nden mezun oldu. Güzel Sanatlar Eğitimi alanında yüksek lisans programına devam etti. Hikâye, deneme, eleştiri türlerinde eserler verdi, ayrıca ders kitapları hazırladı.\nİlk hikâyelerini ve desenlerini 1978 yılında Hisar dergisinde yayımladı. Çalışmaları daha sonra Millî Kültür, Millî Eğitim, Doğuş, Töre, Gençliğin Sesi, Dergâh, Adam Öykü, Türk Edebiyatı ve Dolunay dergilerinde yer buldu. Kurutulmuş Gül Mevsimi kitabı ile Türkiye Yazarlar Birliği 1994 Hikâye Ödülünü, Dönüşsüz Yolculuklar kitabı ile 2005 Yunus Nadi Öykü Ödülü'nü kazandı. Son olarak 2020 yılında, Döngel Dünya adlı kitabıyla 66. Sait Faik Hikâye Armağanı'nın sahibi oldu.\n\n\nYinka Shonibare\nYinka Shonibare CBE, RA 1962 doğumlu Nijerya asıllı İngiliz bir sanatçıdır. Eserleri, kültürel kimlik ve sömürgecilik konularını globalleşme bağlamında inceler. Sanatının göze çarpan bir özelliği kullanmasıdır. Vücudunun bir tarafındaki fiziksel engelden dolayı Shonibare, asistanlarına verdiği talimatlarla eserlerini yaratır.\nYinka Shonibare 1962 yılında Londra'da doğmuştur. Üç yaşındayken ailesi Nijerya'ya taşınmıştır. 17 yaşında lise için İngiltere'ye geri dönmüştür. 18 yaşında transvers miyelit geçirdiğinden vücudunun bir tarafı felç olmuştur. Liseyi bitirdikten sonra Byam Shaw School of Art'ta(şimdi Central Saint Martins College of Art and Design) güzel sanatlar okuduktan sonra Londra Üniversite'nin Goldsmiths kolejinde Genç İngiliz Sanatçı kuşağının parçası olarak mezun olmuştur. Mezuniyetinden sonra sanatı engellilere daha erişilebilir kılmak için çalışmalar yapmıştır.\nShonibare'nin eserleri sömürgeciliği ırk ve sınıf farklılıkları üzerinden, resim, heykel, enstalasyon gibi farklı malzemelerle inceler. Özellikle Afrika ve Avrupa'nın iç içe geçmiş ekonomik ve siyasi tarihlerini ve bunun kimlik yaratması sürecini inceler. Batı sanat tarihi ve edebiyatına bakarak kolektif modern kimliğimizin nereden geldiğini bulmaya çalışır.\nEserlerindeki önemli bir materyal, parlak \"Afrika\" (Hollandalı Balmumu Baskı Pamuk) kumaşlarıdır. Bu kumaşlar aslında otantik olarak \"Afrikalı\" değildir. Şu anda da, ihracatın merkezleri Manchester ve Helmond şehirledir. Bu kumaşlar, ilk kez kolonilerde satış için dikilmiş ve koloni-\"Afrika\" kumaşı eşleştirmesi ortaya çıkmıştır. Shonibare'ye göre bu kumaş türü kendine özel melez bir kültürel mirasına sahiptir.\n\n\n2016 Ronde van Vlaanderen\n2016 Ronde van Vlaanderen, 3 Nisan 2016'da Belçika'da gerçekleşen bir günlük bisiklet yol bisikleti yarışı. Ronde van Vlaanderen'in 100. baskısı ve 2016 UCI Dünya Turu'nun 8. etkinliği oldu. Peter Sagan () tarafından kazanıldı.\nTakımlar:\n\n\n2015 Ronde van Vlaanderen\n2015 Ronde van Vlaanderen, 5 Nisan 2015'da Belçika'da gerçekleşen bir günlük bisiklet yol bisikleti yarışı. Ronde van Vlaanderen'in 99. baskısı ve 2015 UCI Dünya Turu'nun 8. etkinliği oldu. Alexander Kristoff () tarafından kazanıldı.\nTakımlar:\n\n\nAfyon İdmanyurdu (kadın futbol takımı)\nAfyon İdmanyurdu (kadın futbol takımı), Afyonkarahisar merkezli Türk kadın futbol takımı. Takım, 2020-2021 sezonundan bu yana Kadınlar 2. Ligi’nde mücadele etmektedir.\n2018 yılında kurulan takım, 2019-2020 sezonu için Kadınlar 3. Ligi'ne yeni dahil olacak kulüplerin 2019 Genç veya 2019 Yıldız Kızlar Türkiye Şampiyonalarından herhangi birine katılmaları zorunlu olması ve katılmayan kulüplerin 2019–2020 sezonunda Kadınlar 3. Ligi’ne alınmaması nedeni ile ilk önce Yıldız kızlar grup maçlarına katılmak zorundaydı. Eskişehir takımları ile oynadığı maçlar sonucu 2019-2020 sezonunda tarihinde ilk kez Kadınlar 3. Ligi'ne katılan takım, 3. Lig 3. Grup da mücadele ettiği ilk sezonunda COVID-19 pandemisi sebebiyle 10 takımlı grubu 27 puan ile 3. sırada tamamlamıştır. 08 Temmuz 2020 tarihi itibari ile TFF ile Kadınlar Kulüpler Birliği arasında yapılan toplantı sonucu Kadınlar 3. Ligi'nde yer alan 9 gruptaki en başarılı 24 takım bir üst lige terfi ettirilmiştir. Grubunu 27 puan ile 3. sırada tamamlayan Afyon temsilcisi bu 24 takım arasında bulunmuş ve 2020-2021 sezonu itibari ile Kadınlar 2. Ligi'ne yükselmiştir.\n\n\nLil Zey\nLil Zey veya gerçek adıyla Zeynep Tanyalçın (d. 28 Temmuz 1994, İzmir, Türkiye), Türk rapçi ve DJ. Berklee College of Music’te müzik yönetimi ve şarkı sözü yazarlığı eğitimi görmüştür. \n2019 yılında Metth'in RedKeys Music etiketiyle piyasaya çıkan \"METFLIX\" albümünde 2 şarkıyla yer aldı. Aynı yılda KÖK$VL ile ortak yer aldıkları \"Ötede Dur\" ile müzik dünyasının ve basının ilgisini çekerken, ardından gelen Khontkar düeti \"Yolumuz Yol Değil\" ile bu ilgiyi sürdürdü. 2019 sonunda Metth ile \"Marina\" şarkısında bir araya gelirken, 2020'de ilk solo single şarkısı \"Heveslenmem\" yayımlandı. 2020 yılında Universal Müzik Yapım ile anlaşma imzaladı. Lil Zey, 17. Radyo Boğaziçi Müzik Ödülleri'nde 'En İyi Çıkış' kategorisinde aday olarak yer aldı. Temmuz 2020'de Kozmos ile \"Eskisi Gibi\" şarkısını yayımladı.\n\n\nDaniel Pelka cinayeti\nDaniel Pelka cinayeti, 3 Mart 2012 tarihinde Coventry, İngiltere'de meydana geldi. Annesi Magdalena Łuczak (27) ve eşi Mariusz Krężołek (33) 31 Temmuz 2013 tarihinde cinayetten suçlu bulundu. Daniel'in ölümü aylarca manşetlere girdi, çünkü Daniel'in şiddetli istismar edildiğini gösteren birçok fırsatın kaçırıldı belliydi. 2 Ağustos 2013 tarihinde, hem Łuczak hem de Krężołek, ikisi de en az 30 yıldan ömür boyuna hapis cezası aldı. Ancak ikisi de mahkûm olduktan sonraki üç yıl içerisinde hapishanede öldü.\nDaniel'in biyolojik babası Eryk Pełka, ailesini ve eşi Magdalena Łuczak ile çocuğunu 2005'in sonunda Polonya'dan İngiltere'ye getirdi. Daniel, 15 Temmuz 2007'de Coventry, İngiltere'de doğdu. Eryk 2008 yılının sonuna kadar ailesiyle birlikte kaldı. 2010 yılında Mariusz Krężołek, Łuczak ile taşındı ve çocuklarının üvey babası oldu. Daniel'in ölümü sırasında evde oturuyordu.\n2010'da eve gelen bir sağlık görevlisi Daniel'in kafasının yanında bir çürük fark etti, ancak bu çürüğün sebebinin Daniel'in düşmesi olduğu söylendi.\nOcak 2011'de Daniel kolu kırıldığı için acil servise götürüldü ve orada birden fazla çürüğü olduğu görüldü. Bu, sosyal hizmetler tarafından değerlendirildi ancak doktor bir kolu kırılmış olduğundan dolayı kazadan kaynaklanmış olabileceğini söyledi. Aynı yılın Kasım ayında Daniel'in okulu, diğer öğrencilerden yiyecek çalması ve olağanüstü miktarlarda ücretsiz verilen meyvelerden tüketmesi konusunda endişelenmişlerdi. Łuczak daha öncesinde tıbbi uzmanlara Daniel'in gece buzdolabına dalacağını ve yemek verilmediğinde üvey babasına yumruk atacağını söylemişti. Bir sosyal hizmet uzmanı Daniel'e okula giderken bir atıştırmalık verilmesini tavsiye etti. Daniel'in 2011'de okula devam oranı sadece %63'tü.\n2012 yılının başında okulun Daniel'e olan kaygıları artırıyordu çünkü yiyeceklere takıntılıydı ve çöp kutularından yemek yiyordu. Bir keresinde, tüm sınıfça yenecek bir doğum günü pastasının yarısını tek başına yedi. Okul tatilinden sonra Daniel, gözle görülür bir şekilde kilo kaybediyordu. Bir öğretmen Daniel'in boynunda bir morluk olduğunu fark etti. Başka bir personel de yüzünde birden fazla morluk olduğunu fark etti. Kilo verdikten sonra 10 Şubat 2012'de Daniel, Dr. Chakraborthy tarafından muayene edildi. Doktor, bağırsak solucanı için bir reçete verdi ve zayıf göründüğünü ancak aşırı zayıf olmadığını söyledi. İnsanlar ölümüne neden olan dayağın atılacağı gün olan 1 Mart da dahil olmak üzere Daniel'in çöp kutularından yemek yediğini görmeye devam ettiler.\nDaniel ile ilgili endişelerin yanı sıra sosyal hizmetler 2008'den beri aile içi şiddet nedeniyle aileyi ziyaret ediyordu. Ancak, çocuklarını koruyabileceğini söylediler ve Daniel asla sosyal hizmetlerle doğrudan görüşmedi.\nDaniel Pełka 3 Mart 2012'de öldü. İki gün önce Daniel kendini ıslattığı için ceza olarak ciddi şekilde dövülmüştü. Annesi 2 Mart sabahı Google'da \"bakım - komada hasta\" (\"care – patient in a coma\") araması yaptı. 3 Mart sabahı 03.07 GMT'de, oğlunun nefes almadığını belirten 999 acil çağrısı yapıldı. Sağlık görevlileri geldi ve onu hastaneye götürdü, saat 3.50'de öldüğü kesinleşti.\nOtopside, 10 tanesi kafada olmak üzere 22 farklı yaralanma saptandı. Bu yaralanmaları gösteren bir diyagram West Midlands Polisi tarafından yayınlandı ve medyada geniş bir yankı uyandırdı. Ölüm sebebinin beyin hasarı olduğuna karar verildi.\nAyrıca Daniel öldüğünde sadece 10,4 kilogram (23 lb) ağırlığındaydı. Tanıklar onu \"toplama kampı kurbanı\" ve \"ağır kanser hastası\" olarak nitelendirdi.\nSoruşturmadan sonra Daniel'in cesedi biyolojik babası Eryk Pełka'ya iade edildi. Başlangıçta Eryk, cesedi Birleşik Krallık'tan Polonya'ya götürmenin maliyetini karşılayamadı. Ancak, Londra'daki bir Polonya cenaze firması bu davaya para bağışladı. 3 Eylül 2013'te Daniel'in cesedi Łódź, Polonya'da gömüldü.\nKrężołek ve Łuczak, Daniel'in ölümüne neden olduklarını reddettiler ancak çocuk istismarı suçlamalarını kabul ettiler.\nMahkeme duruşması sırasında Łuczak, Daniel'i korumaya çalışırsa Krężołek'in onu boğmaya çalışacağını ve yemek vermesine izin vermeyeceğini iddia etti.\nDaniel'in kardeşlerinden biri Krężołek'in Daniel'i banyoda boğmaya çalışmasına ve bir odaya kilitlendiğine ve tuvaleti kullanmasına dahi izin verilmemesine şahitlik etti. Mesaj kanıtlarıyla Łuczak'ın Daniel'i neredeyse boğacağını itiraf ettiğini ve odadan çıkamaması için kapı kolunu yerinden söktüğünü ortaya çıkardı.\nHakim kapanış konuşmasında Daniel'e yapılan zulmü \"gerçekten dehşet verici\" olarak ve aç bırakmanın \"bu ülkede eşi görülmemiş\" bir ceza olarak nitelendirdi.\nDaniel Pełka'nın öldürülmesi ve bunun engellenmesi için kaçırılan fırsatlar kamuda bir öfke duygusu yarattı. Pelka'nın anısına Ulusal Çocuk Zulmü Önleme Derneği'ne 10.000£'den fazla bağışta bulunuldu. Coventry, Daniel Pełka'yı anmak için birçok toplantıya ev sahipliği yaptı ve bunlardan en sonuncusu ölümünün altıncı yıl dönümünde yapıldı.\nDava, çocuk istismarı kanıtlarını bildirmeyi zorunlu kılınması için yazılan bir dilekçeye ilham verdi.\n2014 yılında \"Little Comets\" adlı bir rock grubu, Daniel Pełka'nın anısına YouTube'da \"Salt\" adlı bir şarkı yayınladı.\n14 Temmuz 2015 tarihinde Łuczak, 07.15 BAYZD civarında hücresinde ölü bulundu. Yapılan bir soruşturmada, Łuczak'ın Daniel'in sekizinci doğum gününden bir gün önce kendini astığı ortaya çıktı.\n27 Ocak 2016 günü saat 08.30'da Krężołek, Full Sutton Hapishanesi'ndeki hücresinde ölü bulundu. Ölüm nedeninin kalp krizi olduğu ortaya çıktı. İnsanların onu tanımasından korktuğu için tıbbi müdahaleyi reddetmişti.\n\n\nAytac Babayeva cinayeti\nAytac Babayeva cinayeti, Bakü'nün Khatai bölgesinde 11. sınıf öğrencisi olan Aytaj Babayeva'nın öldürülmesiyle sonuçlanan bir cinayettir. Sekiz bıçak yarası alan Aytaj Babayeva olay yerinde hayatını kaybetti. 1995 doğumlu olan İzzet Hüseynov Natiq, bu suçta şüpheli olarak bilinmektedir. İzzet, Üç aylık bir soruşturma sırasında Nizami Bölge Mahkemesi tarafından tutuklandı.\nİfadesi sırasında İzzet Huseynov, aşkını cevapsız bıraktığı için Aytaj Babayeva'yı öldürdüğünü şu sözlerle söyledi: \nOlay 81 Bahruz Nuriyev Caddesi'nde meydana geldi. 20 yaşındaki İzzet Huseynov, 17 yaşındaki Aytaj Babayeva'yı birkaç kez kafasından bıçakladı. Kontrolünü kaybettiğini söyledi.\nAytaj Babayev'in sekiz yerinden bıçaklanarak yaralanması ile vahşice öldürülmesi toplumda büyük bir tepkiye neden oldu. Sosyal medya üzerine yapılan tartışmalar sırasında Azerbaycan'da kadın şiddeti vakaları şiddetle kınandı.\n\"Konu hakkında sosyal ağlarda açılan sayfalar;\"\n\n\nMoskova Sokaklarında Yürüyüş\nFilm 1963 yazında, bir Moskova havaalanında başlıyor. Genç bir adam, Volodya (Aleksei Loktev), kendi kendine şarkı söyleyip dans ettiğini gördüğü genç bir kadına seslenir.\nVolodya, Sibirya'dan gelecek vadeden bir yazardır. İlk kısa öyküsü \"Yunost\" (\"Youth\") dergisinde henüz yayınlanır ve ünlü bir yazar olan Voronin, çalışmalarını tartışmak için onu Moskova'ya davet eder. Volodya, Moskova Metrosunda beklenmedik bir şekilde bir arkadaş edinir, zor bir gece vardiyasından eve dönen Kolya (Nikita Mikhalkov). Volodya, eski bir arkadaşlarının evinde kalmak ister, ancak caddenin nerede olduğunu bilmez, bu yüzden Kolya, arkadaşının evini bulmasına yardım etmeye karar verir.\nNe yazık ki, Volodya'yı Temiz Göletler yakınında köpek ısırır. Sonra Kolya yeni arkadaşına yenidem yardım etmeye karar verir - Kolya'nın Voyadya'nın pantolonlarını diktiği ve Kolya'nın büyük ailesiyle tanıştırdığı Kolya'nın evine gelirler. Volodya, Moskova'dan eski arkadaşlarının artık Moskova'da olmadığını (güneye gittiklerini) fark eder ve Kolya'da kalır. Sonra Volodya bir yürüyüşe çıkar.\nSonunda, Kolya uyumaya karar verir, ama sonra eski arkadaşı Sasha (Evgeny Steblov) gelir. Sasha'nın başı beladadır - bugün nişanlısı Sveta ile evlenmeyi planlıyordu, ancak askerlik için çağrıldı. Kolya'ya yardım etmesi için yalvarır. Kolya yardım eder. Sonra iki genç adam damada bir takım elbise satın almak için Mağazaya gider ve orada Volodya ile tanışırlar (Volody yakınlarda kendisi için yeni bir takım satın almıştır). Sonra arkadaşlar gelin için de bir hediye almaya karar verir ve müzik dükkanına giderler, çünkü Kolya satış personeli Alyona'ya (Galina Polskikh) aşıktır...\nBu film 1960'ların başında Sovyet gençleri tarafından çok sevildi. Konusu biraz sade ve iddiasız olsa da, hayatın ne kadar harika olduğunu gösterdi, umut verir ve nahoş şeylere iyimser bir şekilde bakmaya çalışır. Filmle aynı adı taşıyan şarkı Moskova gençliğinin gayri resmi marşı oldu ve hala popülerdir.\nBu filmin popülaritesi 1970'lerde düşüktü, ancak 1980'lerde çağdaş \"chernukha\" (\"siyah\") filmlerin, felsefi motiflere sahip kasvetli hiciv ve sosyal dramların aksine yeniden yükseldi. Günümüzde hala çok ünlüdür.\nŞarkının, bazı 1990'lar Rus rock grupları (örneğin, Nogu Svelo! ) tarafından yayınlanan yeni versiyonları ve ticari olarak başarılı ama sertçe eleştirilen yeniden yapımı \"The Heat\" mevcut.\n\n\nŞirvan beyliği\nŞirvan beyliği ya da Küfe beyliği, 1264-1845 yılları arasında var olmuş bir beyliktir.\nŞirvan merkezli olarak hüküm süren Kürt beyliği 1264'te Eyyubilerin yıkılmasından sonra Doğu Anadolu'da Eyyubi meliklerince çeşitli emirlikler kuruldu Şirvan beyliği de bu Emirlerin kurduğu Emirliklerindendir. Kurucusu Emîr Haşan bin İbrahim'dir. Kendisi Hasankeyf Emirlerinin atasıdır. Erun merkezli olan Şirvan beyliği 1468'de Akkoyunlular'ın egemenliğine girmiş Mir abdal kendi beyliğini korumak için Şah ismail'e tabi olmuş 1514'te Çaldıran muharebesinden sonra Osmanlıya katılmışlardır. 1524 yılında Hasankeyf Emirliği'nin Osmanlı tarafından ilhak edilmesiyle birlikte bu emirliğin Siirt ve Mardindeki bazı bölgelerini kendi yönetimlerine almışlardır. Mir Muhammed şah bey döneminde Hizan Emirliği ile çatışmışlardır. Bunun üzerine Mir Muhammed şah idam edilmiş beyliğin Küfre bölgesi Hizan beylerine bırakılmış Muhammed Abdal bey zamanında ise bu beyliğin Küfre bölgesi ve yönetimi Eyyubi sülalesine geçmiştir. Şirvan merkezine yakın olan Küfe kalesinden beyliği idare etmişlerdir. Bu beyliğin tarihçesi hakkında 1827 yılında Şirvan beyi Salih han budak tarafından kaleme alınan Kitâbu Tevârihi'l-Ensâb eseri ünlüdür. 1845 yılında Osmanlı'nın merkeziyetçi politikayı benimsemesi sonucu beyliğin varlığına son verilmiştir.\n\n\nÇığırgan, Kars\nÇığırgan, Kars ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.\nKöy, 1889'dan beri aynı adı taşımaktadır.\nKöy, Kars il merkezine 22 km uzaklıktadır.\nKöyde 1886 yılında 244 Ermeni yaşamaktaydı.\n\n\nTÜRASAŞ\nTürkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii Anonim Şirketi, kısaca TÜRASAŞ, 4 Mart 2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 2186 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı gereğince TCDD'nin bağlı ortaklıkları olan TÜLOMSAŞ, TÜDEMSAŞ ve TÜVASAŞ'ın birleştirilmesi ile kurulan Ankara merkezli iktisadi devlet teşekkülüdür.\nKuruluş aşamasında olan şirketin bu süreci 3 ay içerisinde tamamlaması ve ticaret siciline kaydolarak faaliyete geçmesi planlanmaktadır. TÜRASAŞ faaliyete geçtikten sonra TÜLOMSAŞ, TÜDEMSAŞ ve TÜVASAŞ'ın tüzel kişikleri sona erecek, bu şirketlerin tüm hak ve yükümlülükleri, taşınır ve taşınmazları ve personeli ile iptal edilenler hariç olmak üzere dolu-boş kadro ve pozisyonları TÜRASAŞ’a devrolacaktır.\n\n\nÇorak, Kars\nÇorak, Kars ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.\nKöy, uzun zamandır aynı adı taşımaktadır.\nKöy, Kars il merkezine 3 km uzaklıktadır.\n\n\nNemmersdorf Katliamı\nNemmersdorf katliamı, 2.Dünya Savaşı'nın son aşamalarında Kızıl Ordu askerleri tarafından 21 Ekim 1944 tarihinde gerçekleştirilen katliamdır. 72'si Alman kadın 50'si savaş esiri olmak üzere 132 kişi öldürüldü. Alman sivillerinin yanı sıra Fransız ve Belçikalı savaş esirlerinin de katledildiği öne sürülür. Nemmersdorf (günümüz Mayakovskoye, Kaliningrad Oblastı), Doğu Cephesi boyunca ilerleyen Kızıl Ordu'nun denetimine giren ilk etnik Alman köylerinden birisidir.\n11'inci Muhafız Ordusu'nun 2. Muhafız Tankı Kolordusuna ait 2. Tabur, 25. Muhafız Tank Tugayı, Angerapp köprüsünü geçti ve 21 Ekim 1944'te Rominte nehrinin batı yakasında bir köprübaşı kurdu. Alman kuvvetleri köprüyü geri almaya çalıştı, ancak Sovyet tankları ve destekleyici piyadeler tarafından püskürtüldüler. Hava saldırısı sırasında, bir dizi Sovyet askeri, 14 erkek ve kadın yer altı sığınağına sığındı. Ağır yaralanan bir kadının ifadesine göre, bir Sovyet subayı gelip köydeki herkesi meydana topladı, Ruslar yakın mesafeden Alman sivillerini vurarak öldürdü. Kadınlara önce tecavüz edildi sonra öldürüldü.Gece Sovyet 25. Tank Tugayı'na nehir boyunca geri çekilmesi ve Rominte boyunca savunma pozisyonu alması emredildi. Wehrmacht Nemmersdorf'un kontrolünü tekrar ele geçirdi ve katliamı keşfetti.\nNazi Almanyası yetkilileri, Estonyalı Hjalmar Mäe ve İspanya, İsveç ve İsviçre gibi tarafsız ülkelerin temsilcilerinin başkanlığında soruşturma için uluslararası bir komisyon düzenledi. Komisyonun yayınladığı rapora göre Tüm ölü kadınlara tecavüz edilmişti.(yaşları 8 ila 84 arasında değişiyordu). Nazi Propaganda Bakanlığı \"Völkischer Beobachter\" ve sinema haberleri serisini \"Wochenschau\" olayı sinemada gösterdi sivillerin yanı sıra 50 Belçikalı ve Fransız savaş esiri de öldürüldü. Sivillerin kürek veya silah dipçikleri ile öldürüldüğü iddia edildi.  \nAlman Dördüncü Ordusu eski genelkurmay başkanı Tümgeneral Erich Dethleffsen, 5 Temmuz 1946'da Neu-Ulm'daki bir Amerikan mahkemesinden şu ifadeyi verdi. Dedi ki:\n\"Ekim 1944'te Rus birimleri geçici olarak Nemmersdorf'a girdiğinde, sivillere işkence ettiler, özellikle onları ahır kapılarına çivilediler ve vurdular. Çok sayıda kadın tecavüze uğradı ve daha sonra vuruldu. Bu katliam sırasında Rus askerleri de elli kadar Fransız savaş esirini öldürdü. Almanlar kırk sekiz saat içinde bölgeyi yeniden ele geçirdi.\"\nO zaman, Nazi Propaganda Bakanlığı Alman askerlerini fanatize etmek için olayları askerlere duyurdu. Korkan siviller hemen tepki gösterdi ve Volkssturm'a katılan gönüllü sayısındaki artış oldu. Çok sayıda sivil panikle evlerinden göç etmeye başladı.\n\n\nDavul, Kars\nDavul, Kars ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.\nKöy, 1828'den beri aynı adı taşımaktadır.\nKöy, Kars il merkezine 32 km uzaklıktadır.\n\n\nPop ikonu\nPop ikonu, popüler kültürdeki varlığıyla ve çalışmalarıyla toplumun veya dönemin belirleyici bir özelliğini oluşturduğu kabul edilen ünlü, karakter veya nesneler için kullanılan bir terim. Kullanımı oldukça öznel olup kesin nesnel kıstasları bulunmamaktadır. Sınıflandırma genelde kalıcılık, farklı alanlarda var olma ve özgünlük gibi terimlerle açıklanır. Buna ek olarak, \"pop ikonu\" statüsü, tarihi figürler gibi pop kültürü dışındaki isimlerden ayrı tutulur. Bazı tarihi figürler, kendi çağlarında \"pop ikonu\" olarak gösterilebilirler ve sonraki dönemlerde de bu isimle anılabilirler. Böylesi pop ikonları arasında Benjamin Franklin ve Mozart gösterilebilir.\nGenellikle bir ünlünün pop ikonu olabilmesi, ününün devamlılığıyla doğrudan ilgilidir. Bu durum, onları belirli altkültürle sınırlanan kült ikonlarından ayırır. Bazı pop ikonları kendi alanlarında uzun ve silinmez etkiler bıraktıktan sonra, toplumda daha geniş çapta kalıcı tanınırlık kazanmışlardır.\nPop ikonu statüsünün sık karşılaşılan bir başka özelliği, figürün imaj ve zikrediliş açısından farklı alanlarda görünür olmasıdır. Figürün ün kaynağı olan alan dışında tanınması ve takdir görmesi sık görülen bir durumdur. Bunun örneklerinden biri, imajı çizgi romanlarda, tişörtlerde, kartpostallarda ve birçok başka bağlamda yer edinmiş fizikçi Albert Einstein'dır.\nPop ikonu statüsü aynı zamanda toplumsal bir ideal veya arketipin dışında kalan bir duruşla birlikte görülür. İkonik figürlerin, bu ilişkiyi vurgulayan rumuzlarla anılması nadir görülen bir durum değildir. Bazen böyle kişilerin isimleri, bazı kavramları veya fikirleri ifade etmek için bile kullanılabilir.\nMiki Fare, Superman, Örümcek Adam, Batman, Darth Vader, Harry Potter, Simpsonlar ve Sherlock Holmes gibi bazı pop ikonları kurgusal karakterlerdir. Hatta cansız nesneler dahi birer pop ikonu olabilirler.\nBazı figürler, O.J. Simpson davasında olduğu gibi, halkın ilgisini uyandıran geçici veya belli bağlamlara özel \"pop ikonu\" statüsü elde edebilirler.\n\n\nHuneys bin Huzafe\nHuneys Bin Huzafe (خنيس بن حذيفة) (ö. 2 AH/624) Muhammed Bin Abdullah'ın Sahabelerinden biri.\nHuneys'in babası Huzafe Bin Kays Mekke'deki Kureyş kabilesinin Sehm ailesine mensuptu. Annesi, Da'ida bint Hişam da babası gibi Sehm kabilesine mensuptu. Abdullah ve Kays adlarında iki erkek kardeşi vardı.\nİslam peygamberi Muhammed'in Daru'l Erkam'a girişinin erken dönemlerinde Ebubekir Sıddık'ın teşvikleriyle Müslüman oldu.Ibn Saad/Bewley vol. 3 p. 307.\n616 yılında iki erkek kardeşi, yedi kuzeni ve Sehm kabilesinin dört üyesiyle birlikte Habeşistan'a gerçekleştirilen Hicret'e katıldı. 619'da Mekke'ye geri döndü.\" Kısa bir süre sonra on dört yaşındaki Hafza Bint ÖmerIbn Ishaq/Guillaume p. 218. ile evlendi.\n622'de Ömer Bin Hattab Mekke'den Medine'ye hicret ettiğinde Hafza ve Huneys de onun kafilesinde yer aldı. Medine'ye varınca Rifa Bin Abdu'l Mundir'in misafiri oldu. Ensar ile muhâcirler arasında yapılan kardeşlik anlaşmasında Muhammed Bin Abdullah, Huneys’i Muhammed Bin Mesleme'nin eniştesi Ebû Abs Bin Cebr ile kardeş ilân etti.\nHuneys, Mart 624'te gerçekleşen Bedir Savaşı'ndaki tek Sehm kabilesi mensubuydu.\nMedine'ye yapılan Hicret'in yirmi beşinci ayının başlarında öldü. 624 Ağustos'unun sonlarında Cennetu'l Baki mezarlığında defnedildi. Muhammed Bin Abdullah bizzat defin işlemlerini kendisi yönetmiştir.\nSoyu devam etmemiştir. Dul karısı, Hafsa, daha sonra Muhammed Bin Abdullah ile evlenecektir.\n\n\nArike Ogunbowale\nArike Paulina Omoduni Maxine Ogunbowale, (d. 2 Mart 1997; Milwaukee, Wisconsin) Nijerya asıllı Amerikalı profesyonel basketbolcu. 1.73 boyundadır ve oyun kurucu pozisyonunda oynamaktadır. WNBA'de Dallas Wings forması giymektedir. 2019 yılı WNBA seçmelerinin birinci tur beşinci sıra seçimidir. 2019-2020 basketbol sezonunu KBSL ekiplerinden OGM Ormanspor'da geçirmiştir.\n\n\nSolomon Mikhoels\nSolomon (Shloyme) Mikhoels (Yidce: Shlomo Michaels , Rusça: Cоломон (Шлойме) Михоэлс, 16 Mart 1890 - 13 Ocak 1948) Sovyet Yahudi aktör ve Moskova Devlet Yahudi Tiyatrosu'nun sanat yönetmeniydi. Mikhoels, II . Dünya Savaşı sırasında Yahudi Anti-Faşist Komite'nin başkanlığını yaptı. Ancak, Josef Stalin Savaştan sonra giderek artan bir Yahudi aleyhtarı çizgiyi takip ederken, Mikhoels'in Yahudi cemaatinin lideri olarak pozisyonu Sovyet devletinden gördüğü baskıların artmasına neden oldu. 1948'de Stalin emriyle Minsk'te öldürüldü.\nDvinsk'te (şimdi Daugavpils, Letonya ) doğan Shloyme Vovsi, Mikhoels Saint Petersburg'da hukuk okudu, ancak 1918'de Rusya'da Yidce dilinde ulusal bir Yahudi tiyatrosu oluşturmaya çalışan Alexis Granowsky'nin Yahudi Tiyatrosu Atölyesine katılmak için okulu bıraktı . İki yıl sonra, 1920'de, atölye Moskova'ya taşındı ve Moskova Devlet Yahudi Tiyatrosu'nu kurdu. Bu, Vladimir Lenin'in Sovyetler devletinin himayesi altında kendi kültürlerini sürdürmeye ve geliştirmeye teşvik eden milliyetler politikasıyla uyumluydu.\nMikhoels tiyatronun başrol oyuncusu ve 1928'den beri direktörüydü. Unutulmaz rolleri arasında Tlomye, Sholom Aleichem'in \"Milkman adlı Milkman\" (Amerikalı bir izleyici \"için Çatıda Fiddler\" olarak uyarlanmıştır) uyarlaması; ve 1935'te Shakespeare'in \"Kral Lear'ın\" Yidiş çevirisinde başlık rolleriydi. Yönetmen olarak, tiyatronun geleneksel hikâyede sosyalist bir dönüş olarak başarılı bir şekilde sahnelediği Shmuel Halkin tarafından yazılmış yeni bir \"Bar Kochba\" görevlendirdi.\nBu oyunlar görünüşte Sovyet devletini destekliyordu; ancak tarihçi Jeffrey Veidlinger, daha yakın okumaların aslında Stalin'in rejimi ve Yahudi ulusal kimliğinin iddialarının örtülü eleştirilerini içerdiğini ileri sürmektedir. Ukraynalı yönetmen Les Kurbas'ın 1934'te Berezil tiyatrosundan çıkarıldıktan sonra orijinal \"Kral Lear\" prodüksiyonuna katkıda bulunduğuna inanılmaktadır. Mikhoel'in yönetmenlik tarzı üzerinde kalıcı bir etkisi var gibi görünüyordu.\n1930'ların ortalarında Mikhoels'in kariyeri, Stalin'in tasfiyesinin kurbanı olan diğer önde gelen aydınlarla ilişkisi nedeniyle tehdit altına girdi. Mikhoels, Stalin'i Adolf Hitler'e karşı aktif olarak destekledi ve 1942'de Yahudi Anti-Faşist Komitesi'nin başkanlığına getirildi. Bu sıfatla, dünyayı dolaşarak Yahudi topluluklarıyla buluşarak Nazi Almanya'sına karşı savaşında Sovyetler Birliği'ni desteklemeye teşvik etti.\nBu, İkinci Dünya Savaşı sırasında Stalin için kötü olsa da, savaştan sonra Stalin, \" burjuvazi \" olarak gördüğü Komünist olmayan ülkelerde Sovyet Yahudileri ve Yahudi toplulukları arasındaki temaslara karşı çıktı. Yahudi Devlet Tiyatrosu kapatıldı ve Yahudi Anti-Faşist Komite üyeleri tutuklandı. Üyelerin ikisi hariç hepsi sonunda Stalin'in ölümünden kısa bir süre önce tasfiyede idam edildi.\nCinayeti vur ve kaç trafik kazası olarak gizlendi. Daha sonra Mikhoels, MGB kulübesine götürüldü ve Yahudi olmayan meslektaşı Golubov-Potapov ile birlikte Stalin'in Devlet Güvenlik Bakanı Yardımcısı Sergey Ogoltsov'un gözetiminde öldürüldü. Cesedi daha sonra Minsk'te bir yol kenarına atıldı.   Mikhoels bir devlet cenazesi ile Moskova'daki Yeni Donskoy Mezarlığı'na gömüldü .\nMikhoels, Polonya kökenli Rus Anastasia Pototskaya ile evlendi. Sara Kantor, Nina ve Natalya Vovsi ile ilk evliliğinden iki kızı oldu.\nMikhoels'in kuzeni Miron Vovsi, Stalin'in kişisel doktoruydu. Doktorlar Komplosu olayı sırasında tutuklandı, ancak Stalin'in 1953'de ölümü sonrası, Mikhoels'in damadı, Polonya doğumlu besteci Mieczysław Weinberg gibi serbest bırakıldı. 1983'te Mikhoel'in kızı Natalia Vovsi-Mikoels, babasının biyografisini yazdı: \"Babam Shlomo Mikhoels: Yahudi Bir Aktörün Yaşamı ve Ölümü\" .\n\n\nMicrosoft Stream\nMicrosoft Stream, 20 Haziran 2017'de piyasaya sürülen ve mevcut Office 365 Video'nun yerini alacak olan bir video paylaşım hizmetidir.\n\n\nGeorgi Makogonenko\nGeorgi Panteleymonoviç Makogonenko (d. 28  Mart 1912; Zmiev - ö. 3 Ekim 1986; Leningrad), SSCB Yazarlar Birliği üyesi Sovyet edebiyatçı, filoloji doktoru, profesör. Büyük Vatanseverlik Savaşı ve Sovyet-Finlandiya savaşı sırasında ve görevler almıştır.\n1949'dan 1962'ye kadar Sovyet ÅŸair Olga Berggolts ile evliydi.\n28  Mart 1912 tarihinde Zmiev'de doğdu. 1929'da Saratov'da mezun olduktan sonra, 1930'da Leningrad'a geldi. Krasnaya Zarya fabrikasında fabrika gazetesinde işçi ve çömlekçi olarak çalıştı. 1934'te Leningrad Tarih, Felsefe ve Dilbilim Enstitüsü'ne girdi, 1939'da Leningrad Devlet Üniversitesi Filoloji Fakültesi'nde Rus bölümünü bitirdi. Makogonenko öğrenci yıllarında 18. yüzyılda Rusya'nın edebi ve sosyal gelişiminin kilit noktaları hakkında derinlemesine bir çalışma başlattı. Radishchev ile ilgili çalışması 1930'ların sonlarında zaten fark edildi. Bunların arasında ilk Puşkin çalışmaları olan \"Puşkin ve Radishchev\" (1939) makalesi vardır. 1939-1940'da Sovyet-Finlandiya Savaşı'na ve ardından Büyük Vatanseverlik Savaşı'na katıldı, 1941-1942'de Leningrad Radyo Komitesi Edebiyat Bölümü'nde editör ve başkanlık yaptı. Eylül 1944'te Leningrad Devlet Üniversitesi yüksek lisans okuluna girdi ve Ocak 1946'da \"“Nikolai Novikov’un faaliyeti Moskova dönemi”\" adlı tezini savundu. Ocak 1946'dan 1983'e kadar Leningrad Devlet Üniversitesi Filoloji Fakültesi'nde çalıştı, önce yardımcı doçent, 1957'den itibaren Rus edebiyatı bölümünde profesör oldu. 1965-1982 yılları arasında bölüm başkanlığına seçildi. 1949'dan 1962'ye kadar (3 Ekim 1961'de boşandığını açıkladı) Olga Berggolts ile evliydi. 1955'te doktora tezini \"\"Radishchev ve zamanı\"\" savundu. 1953-1956 yıllarında \"Şair Kütüphanesi\" kitap serisinin yayın kurulunda yer aldı. Mart 1959'dan beri Puşkin Çalışmaları Bölümü'nde kıdemli araştırmacı olarak Puşkin Evi'nde çalıştı ve Kasım 1969'dan beri 18. yüzyıl Rus Edebiyatı İnceleme Grubu'nun başkanlığını yaptı.\nAlman V. M. Zhirmunski savaşın başlangıcında, “Nazi casusu” olarak tutuklandı ancak Makogonenko doğrudan NKVD'yi Radyo Komitesinden aradı ve Zhirmunski’yi bir yurtsever olarak nitelendirdi. Ardından Zhirmunski serbest bırakıldı.\n17 kitap da dahil olmak üzere 200'den fazla bilimsel makalenin yazarıdır. Çalışmaları Rus Edebiyatı Enstitüsü'nün kolektif çalışmalarında yer aldı.\nRus klasiklerinin bir dizi baskısını hazırladı: K. N. Batyushkova , G. R. Derzhavina N. M. Karamzin N. VE. Novikov A. N. Radishchev D. VE. Fonvizina .\nHayatının sonuna kadar Tula'da yaşadı. Bu evin adresi ilk kez 1961 yılında Olga Berggolts tarafından “Leningrad Akşamı” gazetesi ile açılan ve 3 Ekim 1961'de yayınlanan boşanma duyurusunda kaydedildi. .\n\n\nAvrupa bayrakları\nBu sayfa Avrupa'da kullanılan ulusal ve uluslararası bayrakları gösterir.\n\n\nNorman Fucking Rockwell (şarkı)\n\"Norman Fucking Rockwell\" (büyük ve küçük harf olarak stilize edilmiş), Amerikalı şarkıcı ve söz yazarı Lana Del Rey'in aynı adlı stüdyo albümünden (2019) bir şarkı. Parça Del Rey ve Jack Antonoff tarafından yazıldı ve üretildi. 1 Kasım 2019'da albümün altıncı single'ı olarak İngiltere Mainstream radyolarına gönderildi.\nŞarkı, 62. Yıllık Grammy Ödülleri'nde Yılın Şarkısı'na aday gösterildi.\nSözsel olarak, \"Norman Fucking Rockwell\", Del Rey'in ilk kısmında, kendi kusurları için sorumluluk almayacak, olgunlaşmamış bir adamla ilişkisi hakkında şarkı söylemesi, daha sonra onu üzmesine rağmen, onunla kalmaya ikna ettiğini anlatır. Del Rey, bariz hatalarını gözden geçirerek, \"Neden sana sahip olduğumda en iyisini bekliyorsun?\" dizesini seslendiriyor. BBC'den Zane Lowe ile yaptığı bir röportajda Del Rey, çıkacak olan albümün aynı adlı parçasına yorum yaptı: \"Jack Antonoff ile çalışırken biraz daha hafif bir ruh hali içindeydim çünkü çok komikti. Bu yüzden başlık parçasına 'Norman Fucking Rockwell' deniyor ve bu tür bir dahi sanatçı olan bu adam hakkında ama kötü olduğunu düşünüyor ve biliyor ki onun hakkında konuşmayı kesmeyecek.”\nŞarkının adı, ressam Norman Rockwell'e, zanaatına atıfta bulunan birini mavi renkle mecazi olarak boyayan ressamlara bir adanmışlıktır. Rockwell daha önce Del Rey tarafından üzüntü ya da melankolik duygulara atıfta bulunarak \"mavi\" ile örtülme fikrine atıfta bulunan \"Venice Bitch\" adlı şarkısında da bahsedildi.\nŞarkı C Major anahtarında hazırlandı, Andante tempoda 77 BPM'de ortak zamanda yazıldı.\nAlbümün geri kalanıyla birlikte piyasaya sürüldükten sonra şarkı büyük beğeni topladı. \"Pitchfork\"'ten Jenn Pelly, şarkıyı doğrudan, genellikle arsız sözleri için övdü. \"NME\"'den Rhian Daly, şarkının lirik temalarını Del Rey'in önceki eserleriyle karşılaştırdı.\nEnstrümanlar/Prodüksiyon\nTeknik\n\n\nMariners Apartment Complex\n\"Mariners Apartment Complex\", Amerikalı şarkıcı ve söz yazarı Lana Del Rey'in 12 Eylül 2018'de Polydor ve Interscope Records'tan çıkan altıncı stüdyo albümü \"Norman Fucking Rockwell!\"'in (2019) ilk single'ı olarak yayınlanan şarkısı. Del Rey ve Jack Antonoff tarafından yazıldı ve üretildi, Del Rey ve Antonoff arasındaki ilk işbirliği oldu.\n7 Eylül 2018'de Del Rey, ertesi hafta \"Mariners Apartment Complex\" ile birlikte iki yeni şarkı yayınlayacağını açıkladı. Daha sonra şarkının bir parçasını ve kız kardeşi Chuck Grant tarafından çekilen müzik videosunu paylaştı. Şarkı, prömiyeri BBC Radio 1'da yapıldıktan sonra 12 Eylül'de yayınlandı. Prömiyerden önceki bir röportajda Del Rey şunları söyledi: \"Şarkı bu sefer, gece geç saatlerde gördüğüm bir adamla birlikte yürüdüğüm ve arkadaşının apartman kompleksinin önünde durmamızla ilgili. Elini omzuma koydu ve dedi ki: \"Sanırım birlikteyiz çünkü ikimiz de benzeriz, ikimiz de gerçekten berbat gibiyiz,\" ve bunun şimdiye kadar duyduğum en üzücü şey olduğunu düşündüm. Dedim ki, \"Üzgün değilim, bu yüzden benimle o seviyede ilişki kurduğunu düşündüğünüzü bilmiyordum, aslında oldukça iyi yapıyorum.\" Ve üzgündü ve o zaman şarkıyı yazdım. Düşündüm ki, birçok kez yapmalıydım, bildiğiniz gibi, yolu gösterdiğim o rol üzerinde bir adım atmak zorunda kaldım ve bir şekilde daha parlak bir ışık oldum. Ama bu yüzden oynaması çok güzel. Çünkü sadece ortaya koyacağımı düşündüm ve sadece orada kendime sahip olmak için koyduğum şeylerden biri olurdu, ama bunu insanlarla da paylaşmak harika.\" \n\"Mariners Apartment Complex\" video klibi 18 Eylül 2018'de yayınlandı. Video, Del Rey'in fotoğrafçı kız kardeşi Chuck Grant tarafından çekildi.\n\"Mariners Apartment Complex\", \"Rolling Stone\" yazarı Ryan Reed tarafından folky psychedelic türünde bir şarkı olarak tanımlandı. \"Pitchfork\" eleştirmeni Marc Hogan, şarkıyı \"1970'lerin tarzında piyano, akustik gitar ve swooping telli rock müzik şarkısı\" olarak nitelendirdi. \"NME\"'den Mark Beaumont ise \"klasik akustik country müziği ve orkestra arasında klasik bir Del Rey parçası,\" dedi.\nŞarkı, müzik eleştirmenlerinden beğeni topladı. \"Billboard\"dan Starr Bowenbank, \"fonunda Del Rey'in gür vokal özellikleri\" olduğunu yazdı ve \"country tarzı etkili harikulade fısıltısıyla ve güzel, fırtınalı, romantizm hakkında rüya katmanlı şarkı\" yorumunu yaptı. \"Pitchfork\"'teki bir incelemede, Marc Hogan, şarkının \"Sadece tamamen yuvarlatılmış bir parça değil, aynı zamanda fırtınadaki bir liman olan ve eski AM radyo şarkı güncellemelerini çaldığı için güvenilir ve güven verici bir Lana Del Rey ortaya çıkmış,\" dedi.\n\"Rolling Stone\"'dan Brittany Spanos şarkı için \"Leonard Cohen'in \"Chelsea Hotel # 2' parçasının manevi bir devam filmi gibi hissettiriyor,\" şeklinde görüş bildirdi ve devam etti: \"Onu önceki tutumları dışında büyüyen, ilk eserlerini dengeleyen ve imajını terk ederek İyi Amerikalı Kız olması.\" Anna Gaca, \"Spin\" eleştirisinde parça sözlerini derinlemesine yorumladı ve şunu ekledi: \"Del Rey size her şeyi teklif ediyor: gücünü, şişelenmiş Lana Del Rey stilini. Böylece alıp denize atabilirsiniz.\"\n\"Rolling Stone\" ve \"Consequence of Sound\" kuruluşları, 2018'in En İyi 50 Şarkısı listesinde sırasıyla 6 ve 29 numaralarında \"Mariners Apartment Complex\"'e yer verdi.\nŞarkı Kasım 2018'de gerçekleşen Paris'teki bir konserde Tamino tarafından yeniden yorumlandı.\n\n\nVenice Bitch\n\"Venice Bitch\" Amerikalı şarkıcı ve söz yazarı Lana Del Rey'in bir şarkısı. 18 Eylül 2018'de, altıncı stüdyo albümü \"Norman Fucking Rockwell!\"'in (2019) ikinci single'ı olarak Polydor ve Interscope Records aracılığı ile yayınlandı\".\" Şarkı Del Rey ve Jack Antonoff tarafından yazıldı ve üretildi.\n12 Eylül 2018 tarihinde, \"The Fader\" dergisi, Mariners Apartment Complex'ten sonra Del Rey'in dördüncü stüdyo albümü için ikinci single'ı \"Venice Bitch\"'i 18 Eylül 2018'te yayınlayacağını duyurdu. 17 Eylül'de Del Rey, Instagram'da vintage esintili bir görselle birlikte parçanın bir önizlemesini paylaştı ve şarkının prömiyerini Zane Lowe'un Beats 1 programında yapacağını duyurdu.\n\"Venice Bitch\", dokuz dakika ve otuz altı saniye uzunluğunda, Del Del'in bugüne kadarki en uzun parçası olan bir folk rock ve psychedelic pop tarzında bir şarkısıdır. \"Rolling Stone\" şarkının \"bir balad şarkısı olarak başladığını, Del Rey'in genç aşk ve çağdaş Americana kişiliğinin eşsiz karışımını akustik bir gitar ve ince teller üzerinde keşfettiğini söyledi: \"Dondurma, buz kraliçesi / Kot pantolonum ve deriler ile hayal ediyorum / Hayat bir rüya, senin için tatlıyım / Tanrım, seni dudaklarımda özlüyorum / Benim küçük Venedik sürtüğüm.\" Şarkı sonunda \"Venice Bitch\" serebral, çok renkli bir uca kadar uzanan havadar bir psych-pop parçasına dönüşür.\n\"Time\", \"Parçanın sessiz synth'leri ve keskin hatlarına ve ürkütücü elektro gitar koparmalarına kadar birçok sürprizleri olduğunu\" kaydetti. \"Stereogum\", şarkı sözlerini \"Born to\" \"Die\"'daki şarkılarla karşılaştırdı, ancak önceki çalışmalarından daha çok \"daha az pop odaklı\" bir prodüksiyonla olduğunu not düştü. Greil Marcus, 1960'lı yıllarda Beach Boys'un \"Surfer Girl\" ve \"In My Room\"; Randy Newman'ın \"Lucinda\" ve Tommy James and the Shondells'in \"Crimson and Clover\" gibi çeşitli şarkılarıyla karşılaştırmalar yaptı.\nSözler, Robert Frost'un şiirinin adı olan \"Nothing gold can stay\" satırına sahiptir.\n\"Venice Bitch\" yayınlandıktan sonra müzik eleştirmenlerinden övgü aldı. \"Pitchfork\" şarkıyı \"En İyi Yeni Parça\" olarak öne sürdü, eleştirmen Sam Sodomsky, parçayı Del Rey'in en sürükleyici şarkılarından biri olarak adlandırdı ve daha önce yazdığı hiçbir şeye benzemediğini ve Del Rey'in asla bir atmosfere tamamen batmasına izin vermediğini, şarkının koyu mavi, karamsar oluklarının derinliklerine gömüldüğünü\" belirtti. Benzer şekilde, \"Under the Radar\" yazarı Christopher Roberts, \"Del Rey'in en ilginç şarkısı olduğunu\" ve \"hipnotik kalitesini inkar etmediğini\" yazarak haftanın en iyi şarkısı olarak seçti. \"Stereogum\" ayrıca “Haftanın 5 En İyi Şarkısı” başlıklı makalesinde “Bu şarkının ne kadar deneysel ve garip ve düpedüz önemli olduğu önemli değil,” diye yazdı.\n\"Noisey\"den Lauren O'Neill \"Del Rey hakkında aşka geldim,\" yazdı ve sözleri övdü: \"Dondurma, buz kraliçesi / Kot pantolonum ve deriler ile hayal ediyorum / Hayat bir rüya, senin için tatlıyım / Tanrım, seni dudaklarımda özlüyorum / Benim küçük Venedik sürtüğüm.\" \n\"Venice Bitch\" video klibini Del Rey'in kız kardeşi Chuck Grant yönetti. Vintage esinli görsel özellikleri \"Paper'a\" göre \"grenli görüntüler, büyük ruh halleri, sonsuz otoyollar\" olarak yorumlandı. \"Rolling Stone\"'dan Hermes, videonun \"vintage Super 8 tarzı otoyol görüntülerinin bir kolajı, soluk, parıltılı, buğulu, ilmekli ve hızlandırılmış görüntülerin Lana'nın akıllı telefonunda asılı olan yıpranmış görüntüleri ile kesildiğini veya bir pikapta dolaştığını belirtti. Klibin şarkının genel \"hipnotik\" etkisini \"büyüttüğü\" sonucuna vardı.\n\n\nFuck It I Love You (Lana Del Rey şarkısı)\n\"Fuck It, I Love You\" Amerikalı şarkıcı ve söz yazarı Lana Del Rey'in bir şarkısı. Albüm \"Norman Fucking Rockwell!\"'in ilk tanıtım single'ı olarak \"The Greatest\" ile birlikte yayınlandı. 22 Ağustos 2019'da Del Rey, her iki şarkı için de \"birleşik\" bir video klibi yayınladı. O günün ilerleyen saatlerinde, dijital platformlarda iki parçayı da ortak single olarak yayınladı.\nParça Del Rey ve Jack Antonoff tarafından yazıldı ve üretildi, single olarak yayınlanan sürümde ve video klipte farklı prodüksiyon kullanılırken dijital basımlarında yer alan sürümde Andrew Watt ve Louis Bell tarafından farklı bir ritim düzenlemesine ve prodüksiyonuna sahiptir. Şarkının davulları Red Hot Chili Peppers'dan Chad Smith tarafından çalındı. Sözler \"Dream a Little Dream of Me\" adlı parça ile ilgilidir. Sözsel olarak şarkı, Del Rey'in sevdiği birini kaçırırken yaşam tarzını sorgulamak için şarkı söylediğini söylüyor.\nVideo klibi, daha önce \"Love\", \"Lust for Life\" ve \"White Mustang\" kliplerini de yöneten Rich Lee tarafından yönetildi. Klipte bar sahnesinde ve Del Rey'in bir rıhtımda (bir balkonun üzerinde eğildiği \"Ride\"daki sahneleri anımsatan) çektiği sahnelerle \"Ride\"'a göndermede bulunuyor. Dokuz dakikadan uzun süren klibin de kısa film olduğu düşünülüyor. Del Rey, albümden \"Mariners Apartment Complex\" ve \"Venice Bitch\" için görseller yayınlarken, çift özelliği birçok kez \"albümün ilk klibi\" olarak nitelendirdi.\nŞarkı piyasaya sürüldükten sonra olumlu dönüşler aldı. \"Los Angeles Times\"'tan Mikael Wood, şarkının Kaliforniya sesini övdü. \"Karakteristik bir rüya gibi yeni melodinin Del Rey'i yıllardır takıntılı olan West Coast psişik tarzını daha fazla keşfettiğine dair övgüde bulundu: Pop müzikteki yüzyılın birikmiş Hollywood ikonografisi.\" \"TripleJ\"'den Al Newstead şarkının \"albümden aldığımız geleneksel bir single'a en yakın şey gibi geldiğini, 'Kaliforniya havasını' ve 'unutulmaz nakaratını\" yorumladı. \"Spin\" yazarı Tosten Burks, \"Fuck It I Love You\" ve \"The Greatest\" parçalarını birlikte yorumlayarak rock baladları olarak tanımladı. \"Stereogum\"'dan James Rettig, Kaliforniya tınısını daha da övdü ve her iki şarkıya da \"\"Norman Fucking Rockwell'e\" iki umut verici bakış daha\" yorumunu yaptı.\n\n\nCourtney Paris\nCourtney Lynne Paris (d. 21 Eylül 1987; San Jose, Kaliforniya), Amerikalı profesyonel basketbolcu. 1.93 boyundadır ve pivot pozisyonunda oynamaktadır. Günümüzde KBSL ekiplerinden OGM Ormanspor forması giymektedir.\n\n\nDoin' Time\n\"Doin 'Time\", Amerikalı Sublime grubunun kendi adını taşıyan üçüncü albümünden bir şarkı. Şarkı sözleri aldatma ve sevgilisine kötü muamele yapması ve kendisini cezaevindeymiş gibi hissettiren bir kız arkadaşı anlatıyor. 25 Kasım 1997'de single olarak yayınlandı; diskte Wyclef Jean ve The Pharcyde şarkısının alternatif versiyonları vardı. Bradley Nowell derleme albümü \"Second-hand Smoke\" ve Snoop Dogg dahil olmak üzere çeşitli ek sürümler çıktı.\nŞarkı \"Billboard\" Hot 100'de 87 \"numaraya\", Modern Rock Tracks listesinde 28 numaraya ulaştı.\n7 Mayıs 2019'da Amerikalı şarkıcı Lana Del Rey şarkının yeniden yorumunu yaptığını ve \"yakında yayınlayacağını\" söyledi. Del Rey'in yorumu, Tribeca Film Festivali'nde Sublime ile ilgili bir belgeselin galasına denk gelen 17 Mayıs 2019'da resmen yayınlandı. Del Rey'in altıncı stüdyo albümü \"Norman Fucking Rockwell!\"'in dördüncü single'ı oldu. 29 Ağustos 2019'da parça için \"Attack of the 50 Foot Woman\" (1958) temalı bir video klip yayınladı.\nDel Rey'in yorumunun yayınlanmasından kısa bir süre sonra, birçok eleştirmen arasında “Doin 'Time” ve diğer Sublime şarkıları ile Del Rey'in kendi şarkıları arasında belirgin bir bağlantı olduğunu belirten genel bir fikir birliği oluşmaya başladı. Bir makale bu benzer gözlemleri özellikle “Del Rey'inki gibi Sublime şarkılarının Kaliforniya'nın gölgeli köşelerinde, aşkın ahlaksızlık ve A-1 hikaye anlatımı ile oluşturulduğunu” belirterek özetledi.\nDel Rey'in \"Doin 'Time\" versiyonu, eleştirmenlerin yanı sıra Sublime'in eski grup arkadaşları ve ailesinin Del Rey'in şarkıyı ele geçirmesi için övgü sunan eleştirilerle büyük beğeni topladı.\n\n\nKıyı taşkını\nKıyı taşkını, normalde kuru halde bulunan yüzeyin deniz suyu ile sular altında kalmasıyla meydana gelir. Kıyı taşkınlarının kapsamı, su basmasına maruz kalan kıyı arazilerinin topografyası tarafından kontrol edilen iç su taşkınlarının nüfuz etmesinin bir fonksiyonudur. Deniz suyu, araziyi birkaç farklı yoldan sular altında bırakabilir:\nKıyı taşkınlığı büyük ölçüde doğal bir olaydır, ancak kıyı çevresi üzerindeki insan etkisi kıyı taşkınlarını şiddetlendirebilir. Kıyı bölgesindeki yeraltı suyu rezervuarlarından su çekilmesi, sel riskini artırarak arazinin çökmesine sebep olabilir. Kıyı boyunca deniz duvarları gibi tasarlanmış koruma yapıları, plajın doğal süreçlerini değiştirir ve genellikle kıyıdaki bitişik uzanmalarda erozyona neden olur ve bu da sel riskini artırır.\nKıyı seli, kasırga ve tropik siklon gibi fırtınaların yarattığı fırtına dalgalanmaları, iklim değişikliği nedeniyle yükselen deniz seviyeleri ve tsunamiler gibi çeşitli farklı nedenlerden kaynaklanabilir.\nKasırgalar ve tropikal siklonlar da dahil olmak üzere fırtınalar, normalden önemli ölçüde daha büyük dalgalar olan fırtına dalgalanmaları nedeniyle sellere neden olabilir. Bir fırtına olayı yüksek astronomik gelgitle çakışırsa, geniş çaplı sel meydana gelebilir. Fırtına dalgalanmaları üç süreç içerir:\nKıyıya doğru esen rüzgarlar (denizden karaya doğru) suyun kıyıya karşı 'birikmesine' neden olabilir; Buna rüzgar kurulumu denir. Düşük atmosferik basınç, fırtına sistemleri ile ilişkilidir ve bu, yüzey deniz seviyesini artırma eğilimindedir; bu barometrik kurulum. Son olarak, dalga kırılma yüksekliğinin artması, sörf bölgesinde dalga kurulumu olan daha yüksek bir su seviyesi sağlar. Bu üç süreç, doğal ve mühendislikle yapılmış kıyı koruma yapılarını aşabilecek dalgalar oluşturmak için etkileşime girerek deniz suyuna normalden daha fazla nüfuz eder.\nHükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), 1990'dan 2100'e kadar küresel ortalama deniz seviyesi artışının dokuz ila seksen sekiz santimetre arasında olacağını tahmin ediyor. İklim değişikliği ile kasırga gibi fırtına olaylarının yoğunluğunda ve sıklığında bir artış olacağı öngörülmektedir. Bu, deniz seviyesinin yükselmesiyle fırtına dalgalanmalarından kaynaklanan sel baskınlarının daha sık olacağını göstermektedir. Sadece deniz seviyesindeki bir artış, sel seviyelerinin artmasını ve deniz seviyesinin basitçe kara yüksekliğini aşabileceği için düşük seviyeli arazilerin kalıcı olarak su altında kalmasını tehdit etmektedir. Bu nedenle, deniz seviyesinin yükselmesiyle ilişkili kıyı taşkınlarının, özellikle insan nüfusu büyümeye ve kıyı bölgesini işgal etmeye devam etmesi nedeniyle önümüzdeki 100 yıl içinde önemli bir sorun haline geleceğini göstermektedir.\nDepremler, heyelanlar ve volkanik patlamalar gibi sebepler ile bir su kütlesinin yer değiştirmesi okyanusta tsunami dalgalarının oluşmasına sebep olup kıyı alanlarının sular altında kalmasına olanak sağlar. Ayrıca geçmişte meteor etkisinin önemli tsunamilere neden olduğunu gösteren kanıtlar da var.Tsunami dalgalarının hızı, dalgaların yüksekliği, suyun sürüklediği kalıntılar nedeniyle çok tahrip edicidir.\nKıyı alanlarında su baskınlarını önlemenin bir yolunun küresel deniz seviyesindeki yükselişi azaltmak olduğu söylenmektedir. Bu, sera gazı emisyonlarının daha da azaltılmasıyla en aza indirilebilir. Bununla birlikte, önemli emisyon azalmaları elde edilse bile, gelecekteki deniz seviyesinin yükselmesi konusunda zaten önemli bir taahhüt vardır.Kyoto Protokolü gibi uluslararası iklim değişikliği politikaları, deniz seviyesinin yükselmesi de dahil olmak üzere iklim değişikliğinin gelecekteki etkilerini azaltmaya çalışmaktadır.\nBuna ek olarak, kıyı taşkınlarını önlemek için mühendislik ve doğal savunma önlemleri alınmaktadır.\nİnsanlar genellikle mühendislik yapılar aracılığıyla, kıyı ortamlarının taşmasını önlemek için çeşitli yollara başvurmuşlardır. Bunlar; deniz setleri ve su setleri . Bu sahil zırhı, sahile kadar gelişmiş kasaba ve şehirleri korumak için tipiktir. Kıyı boyunca biriktirme süreçlerinin iyileştirilmesi, kıyı taşkınlarının önlenmesine de yardımcı olabilir. Groynes (Şekil 1), dalgakıranlar ve yapay burunlar gibi yapılar, sahilde tortu birikimini teşvik eder, böylece dalga enerjisi plajdaki tortuları hareket ettirmek için iç kısımdaki sudan ziyade dalga enerjisi harcanırken fırtına dalgalarına ve dalgalanmalara karşı tamponlamaya yardımcı olur.\nSahil, kıyı taşkınlarına karşı korunmak için doğal koruyucu yapılar sağlar. Bunlar çakıl çubukları ve kumul sistemleri gibi fiziksel özellikleri içerir, fakat aynı zamanda tuz bataklıkları ve mangrov ormanları (Şekil 2) gibi ekosistemlerin bir tamponlama fonksiyonuna sahiptir. Mangrovlar ve sulak alanların genellikle dalga enerjisini zayıflatma yetenekleri sayesinde fırtına dalgaları, tsunamiler ve kıyı erozyonuna karşı önemli koruma sağladığı düşünülmektedir.Kıyı bölgesini selden korumak için, doğal savunmalar bu nedenle korunmalıdır.\n\n\nSean Harris\nSean Harris İngiliz aktör ve yazardır. Görevimiz Tehlike 5 (2015) ve Görevimiz Tehlike 6 (2018) filmlerinde Solomon Lane rolüyle tanınıyor.\nHarris, Southcliffe (2013) TV dizilerindeki rolüyle En İyi Erkek Oyuncu dalında İngiliz Akademi Televizyon Ödülü'nü kazandı. Ayrıca En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu adaylığı için üst üste üç BIFA Ödülü aldı.\n\n\nSarah Quigley\nSarah Quigley, Yeni Zelanda'nın Christchurch şehrinde doğdu. Canterbury Üniversitesi'nde ve Oxford Üniversitesi'nde okudu. Quigley won the Creative New Zealand Berlin Writers Residency in 2000.\nBill Manhire'ın yaratıcı yazma kursundan mezun olan Quigley, 1998'de Buddle Findlay Sargeson Bursunu kazandı. Kısa öyküleri ve şiirleri geniş çapta yayınlandı ve \"Sunday Star-Times\" Kısa Öykü Ödülü ve Commonwealth Pasifik Kıyıları Kısa Öykü Ödülü de dahil olmak üzere birçok ödül kazandı. Yayınları arasında birçoğu uluslararası olarak satılan romanlar, kısa kurgu, yaratıcı bir yazma kılavuzu ve şiir koleksiyonları bulunmaktadır. Şostakoviç'in 7. Senfonisi'nin Leningrad Galası'nın orkestra şefi Karl Eliasberg'in savaş kariyerini anlattığı \"The Conductor\" adlı romanı, 2011 yılında Yeni Zelanda'da en çok satan yetişkin kurgu unvanıydı ve 20 hafta boyunca bir numara kaldı.\nDiğer çalışmaları:\nDiğer çalışmaları \n\n\nNBC Senfoni Orkestrası\nNBC Senfoni Orkestrası Amerika Radyo Şirketi başkanı David Sarnoff tarafından şef Arturo Toscanini için tasarlanan bir radyo orkestrasıdır. NBC Symphony, Toscanini ve diğer şeflerle haftalık radyo konseri yayınları gerçekleştirdi ve NBC ağı için ev orkestrası olarak görev yaptı. Orkestra'nın ilk yayını 13 Kasım 1937'de yapıldı ve 1954'te dağıtılana kadar devam etti. Bunu ağdan bağımsız olarak \"Hava Senfonisi\" adı verilen yeni bir topluluk izledi. NBC Senfoni Orkestrası'nın eski üyelerinden oluşuyordu ve 1954'ten 1963'e kadar, özellikle Leopold Stokowski yönetiminde gerçekleştirildi .\n\"Amerikan Tarihçiler Dergisi Dergisi'nde\" Tom Lewis, NBC'nin kültürel programlama planını ve NBC Senfonisinin kökenini açıkladı:\nSarnoff, Toscanini ve NBC için orkestra yaratmak için kayda değer çaba ve kaynak ayırdı. Kendi başına tanınmış bir orkestra kurucusu ve müzikal görev ustası olan Artur Rodziński, Toscanini'nin gelişini öngörerek yeni orkestrayı şekillendirmek ve eğitmekle meşguldü. Herhangi bir orkestra ile kıyaslandığında en yüksek olarak belirlenen maaşları ve 52 haftalık bir sözleşmeyi sundu. Ülkedeki büyük orkestralardan tanınmış müzisyenler işe alındı. Ayrıca şef Pierre Monteux ile anlaşıldı. NBC'nin New York, Rockefeller Center'daki \"Studio 8-H\" deki Radio City Studios'ta orkestra için yeni bir büyük yayın stüdyosu inşa edildi. Ağ için prestij oluşturmanın yanı sıra, NBC'nin orkestrayı yaratmasının nedenlerinden birinin Kongre araştırmasını yayın standartlarına çevirmek olduğuna dair spekülasyonlar da vardır. \nOrkestra'nın ilk yayın konseri 13 Kasım 1937'de Monteux yönetiminde yayınlandı. Toscanini, ilk sezonda on konser verdi ve 25 Aralık 1937'de NBC çıkışını yaptı. NBC Kırmızı ve Mavi ağlarında haftalık yayınlara ek olarak, NBC Senfoni Orkestrası RCA Victor için birçok kayıt yaptı. Televizyon konserleri Mart 1948'de başladı ve Mart 1952'ye kadar devam etti. 1950 yazında NBC, Studio 8-H'yi bir televizyon stüdyosuna (NBC'nin 1975'ten bu yana gece yarısı komedi programı \"Cumartesi Gecesi\" Canlısı'nın yayın evi) dönüştürdü ve yayın konserlerini birçok orkestranın kayıt oturumlarının bulunduğu Carnegie Hall'a taşıdı ve özel konserler olmuştu.\nDmitri Şostakoviç'in 7. Senfonisi'nin New York galası 19 Temmuz 1942'de NBC Senfoni Orkestrası tarafından yayınlanmıştır.\n\n\nKayalık sahil\nKayalık bir kıyıda katı kayanın hakim olduğu sahiller arasındaki intertidal bir alandır. Kayalık sahiller biyolojik açıdan zengin ortamlardır ve intertidal ekoloji diğer biyolojik süreçleri incelemek için yararlı bir \"doğal laboratuvar\" dır. Yüksek erişebilirlikleri nedeniyle uzun süredir iyi çalışılmış ve türleri iyi bilinmektedir.\nBirçok faktör kayalık sahillerde yaşamın hayatta kalmasını desteklemektedir. Ilıman kıyı suları, besinlerin yeterli düzeyde bulunmasını sağlayan dalgalar ve konveksiyon halinde birbirleri ile karışır. Ayrıca, deniz her gelgitte plankton ve kırık organik madde getirir. Işığın (düşük derinliklerden dolayı) ve besin seviyelerinin yüksek kullanılabilirliği, deniz yosunlarının ve alglerin birincil verimliliğinin çok yüksek olabileceği anlamına gelir. İnsan eylemleri ayrıca besin akışı nedeniyle kayalık kıyılara da yarar sağlayabilir.\nBu olumlu faktörlere rağmen, kayalık sahil eko sistemi ile ilişkili deniz organizmaları için de bir takım zorluklar vardır. Genellikle, bentik türlerin dağılımı tuzluluk, dalgaya maruz kalma, sıcaklık, kuruma ve genel stres ile sınırlıdır. Düşük gelgitte maruz kalma sırasında sürekli kuruma tehdidi dehidrasyona neden olabilir. Bu nedenle, birçok tür mukoza tabakaları ve kabukları gibi bu kurumayı önlemek için uyarlamalar geliştirmiştir. Birçok tür, güçlü dalga hareketlerine karşı istikrar sağlamak için kabuklar ve tutucuları kullanmaktadır. Gelgit akışından kaynaklanan sıcaklık dalgalanmaları (maruziyetle sonuçlanır), tuzluluktaki değişiklikler ve çeşitli aydınlatma aralıkları gibi çeşitli başka zorluklar da vardır. Diğer tehditler kuşların ve diğer deniz organizmalarının avlanmasının yanı sıra kirliliğin etkilerini de içerir.\nAna madde: Ballantine Skalası\nBallantine Skalası, kayalık bir kıyıdaki dalga hareketinin maruz kalma derecesini ölçmek için biyolojik olarak tanımlanmış bir ölçektir. W61 Ballantine tarafından 1961'de U.K. Londra Kraliçesi Mary Koleji'nin zooloji bölümünde tasarlanan skala, kıyı şeridi türlerinin söz konusu olduğu yerlerde \"Kayalık kıyılarda büyüyen farklı türlerin, dalga hareketinin genellikle en önemli olduğu fiziksel ortamdır.\" Littoral bölgede bulunan türler bu nedenle kıyıya maruz kalma derecesini gösterir. Ölçek, (1) \"aşırı derecede maruz kalan\" bir kıyıdan (8) \"aşırı korunaklı\" bir kıyıya uzanır.\nSuyun gelgit hareketleri, yükseklerden gelgitlere kadar kayalık kıyılarda bölgeleme desenleri oluşturur. Yüksek gelgit işaretinin üzerindeki alan, neredeyse karasal bir ortam olan supralittoral bölgedir. Yüksek gelgit işaretinin etrafındaki alan intertidal saçak olarak bilinir. Yüksek ve düşük gelgit işaretleri arasında intertidal veya littoral bölge bulunur. Gelgit işaretinin altında sublittoral veya subtidal bölge bulunur. Farklı hayvanların ve alglerin varlığı ve bolluğu, kayalık sahil boyunca farklı bölgelere göre değişir.\nKayalık sahiller birçok kirliliğe, özellikle petrol döküntülerine bağlı kirliliğe maruz kalmaktadır. Göze çarpan dökülmeler Torrey Canyon döküntüsü,Fransa'daki Brittany sahilinin dışındaki Amoco Cadiz petrol döküntüsü ve ABD, Alaska, Prince William Sound'daki Exxon Valdez petrol dökülmesidir. Plastiklerin ve metallerin insanlar tarafından geride bırakılan çöpler de turistleri çeken turistik olan birçok kayalık sahil şeridi gibi yerler içinde bir sorundur.\n\n\nÄ°zlanda'da COVID-19 pandemisi\nDünya geneline yayılan COVID-19 salgınının İzlanda'daki ilk tespit edilen COVID-19 vakası 28 Şubat 2020'de açıklandı.\n12 Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 31 Aralık 2019'da WHO'ya bildirilen Çin'in Hubei Eyaleti, Wuhan Şehrindeki bir grup insanda yeni bir koronavirüsün solunum hastalığına neden olduğunu doğruladı.\n28 Şubat'ta İzlanda, kırklı yaşlarında İzlandalı bir erkek olan Kuzey İtalya'da Andalo'ya kayak gezisinde bulunan ve 22 Şubat'ta eve dönen ilk COVID-19 vakasını doğruladı; geldikten sonra semptom geliştirdiği zaman Reykjavik'teki Landspítali hastanesinde karantinaya alındı. Daha sonra, İzlanda Polisi Ulusal Komisyonu bir Uyarı Aşaması ilan etti.\n1 Mart'ta, ikinci ve üçüncü bir dava doğrulandı, ellili yaşlarında 29 Şubat'ta Verona'dan eve dönen bir İzlandalı erkek ve ellili yaşlarında İtalya'dan Münih'e dönen bir kadın.\n2 Mart'ta, toplam altı vaka teyit edildi ve toplamda dokuz: beş erkek ve dört kadın ortaya çıktı. Bugüne kadarki tüm vakalar Reykjavik bölgesinde olmuştur. Bu davaların beşi İtalya'ya kadar takip edilmiştir. Buna karşılık, Sağlık Müdürlüğü İtalya'yı hastalık için bir risk alanı olarak tanımladı ve İtalya'dan İzlanda'ya gelen herkesin 14 günlük evde karantinaya girmesi istedi. Dokuzuncu dava, Avusturya'da zaman geçiren ve 1 Mart'ta eve giden bir İzlandalı'nın davası. Avusturya'da Ischgl'a ek vakalar izlendikten sonra Sağlık Müdürlüğü, Ischgl'i yüksek riskli bir alan olarak tanımladı. Avusturya'nın Tirol eyaletindeki yetkililer, Ischgl'den dönen İzlandalıların muhtemelen Münih'ten uçuşlarında enfekte olduklarını iddia ediyorlar, ancak bu grup uçuştan hemen sonra semptomlar sunduğundan İzlanda sağlık yetkilileri tarafından \"çok düşük\" olarak kabul ediliyor.\n3 Mart'ta resmi bir basın raporunda, virüsün kasıtlı bir bulaşması olarak kabul edildiği için üç aya kadar hapis içeren karantinayı kıracaklara yaptırımlar açıklandı.\n5 Mart itibarıyla, İzlanda'da yaklaşık 400 kişi ev tabanlı karantinadadır ve yaklaşık 330 kişi virüs için test edilmiştir, ancak topluluk içinde herhangi bir bulaşma vakası tespit edilmemiştir. Virüs açısından test edilmiş kişiler arasında 35'in COVID-19 ile enfekte olduğu doğrulandı, ancak yetkililer bu rakamın önümüzdeki günlerde ek test sonuçları elde edildiğinde artacağı konusunda uyardı.\n6 Mart'ta virüsün ilk 4 vakası da dahil olmak üzere toplam enfekte sayısı 45'e yükseldi. İzlanda Sivil Savunma ve Acil Durum Yönetimi Dairesi, COVID-19'un yerel iletiminin resmi olarak onaylanmasından sonra birkaç dakika içinde sivil koruma sıkıntısı evresi ilan etti.\n7 Mart'ta 5 ek vaka doğrulandı: 3 lokal iletim vakası ve 2 daha önce tanımlanmış yüksek riskli bölgelerden. Yedi teyit edilmiş yerel iletim vakasının hepsi Reykjavik bölgesinde. Bugüne kadar toplam 484 test uygulanmıştır.\n8 Mart'ta, enfekte olanların toplam miktarı 58'e yükseldi, bunların toplamı 10'u lokal iletim vakalarıydı. 8 Mart'ta tespit edilen üç vaka, 7 Mart'ta Verona'dan özel bir uçuşla İzlanda'ya dönen İzlanda sakinleriydi; tüm yolcular yüksek riskli bölgelerde zaman geçirmiş olan İzlandalılardı ve Keflavik Uluslararası Havalimanı'na varışta diğer yolculardan tecrit edilmiş olmalarını sağlamak için özel önlemler alınmıştı.\n9 Mart'ta 7 Mart'ta Verona'dan özel uçuştan iki ilave yolcu COVID-19 için pozitif test yaptı. Üç yerel iletim vakası tespit edildi ve Alplerdeki kayak alanlarından dönen ve toplamda 65'e ulaşan iki İzlanda sakinleri vakası.\n8 Mart itibarıyla hiçbir COVID-19 hastası hastaneye yatmayı gerektirecek kadar hasta değildi\n11 Mart'ta, bir COVID-19 hastasının daha şiddetli semptomlar geliştirdiği ve hastaneye yattığı, böylece İzlanda'da hastalığın hafif semptomlarından daha fazlasını geliştiren ilk hasta olduğu bildirildi. Ayrıca 11 Mart'ta toplam 90 kişiye COVID-19 teşhisi konulmuş ve 700 karantina altına alınmıştır.\n13 Mart'ta bir basın toplantısında üniversitelerin ve ortaokulların 16 Mart Pazartesi gününden itibaren kapanacakları açıklandı ve bu gün 100'den fazla kamu toplantısı yasağı uygulanacak.\n15 Mart'ta, İzlanda'daki üç COVID-19 hastasının şu anda hastanede, biri yoğun bakımda ve başkentte (Mosfellsbær'da) bir sağlık kliniğinin, bir çalışan COVID-19 için pozitif test ettikten sonra kapatıldığı bildirildi . Çoğunluğu Alplerdeki kayak alanlarına kadar takip edilebilen toplam 171 vaka doğrulandı. Baş Epidemiyolog Þórólfur Guðnason, İzlanda'daki COVID-19 için pozitif test eden tüm kişilerin yarısının zaten kendi kendine karantinaya aldığını (uluslararası seyahatten eve döndükten veya enfekte bir kişiyle temas ettikten sonra), karantina yoluyla salgın ve İzlanda'da tecrit şimdiye kadar etkili olmuştur. Tahminen 2500 kişi kendi kendine tecrit ediyor ve sayı her geçen gün artıyor.\n17 Mart'ta, koronavirüsü olan ilk kişinin 36 yaşında olduğu doğrulandı. Karısı ile İzlanda'yı ziyaret eden Avustralya vatandaşı. [38] Ciddi hastalık nedeniyle tıbbi yardım istedi ve Húsavík sağlık kliniğine geldikten kısa bir süre sonra öldü. [39] Brynjólfur Þór Guðmundsson, COVID-19'un olası ölüm nedeni olduğunu belirtti. Ancak, buna daha sonra kamu yayıncısı RUV ile yaptığı röportajda sağlık müdürlüğünün ulusal aşılama programı şefi Dr. Þorólfur Guðnason tarafından meydan okunmuştu: \"[Ziyaretçi] 'nin koronavirüs ile enfekte olduğu tespit edilse de, Semptomları çok çabuk ortaya çıktı ve genellikle Covid-19 ölümleriyle ilişkili değildi. \" Adamın Avustralyalı ailesine ayrıca sağlık yetkililerine ölüm nedeninin COVID-19'dan kaynaklandığına inanmadıkları söylendi\n23 Mart'ta, 70'li yaşlarının başlarında bir İzlandalı kadın, hastalık ile bir hafta süren bir savaştan sonra COVID-19'dan vefat etti.\nLandspítali hastanesindeki iki hasta 1 Nisan'da, 70'lerinde bir erkek ve bir kadın öldü. 75 yaşında olan adam, 23 Mart'ta vefat eden kadının kocasıydı.\nEnfeksiyonları izlemek için bir mobil uygulama geliştirildi ve Nisan ayının ilk günü yayınlandı; Google ve Apple tarafından gözden geçirildikten sonra uygulama 3 Nisan 2020'ye kadar yaklaşık 75.000 kez indirildi.\n5 Nisan'daki virüs nedeniyle iki ölüm daha gerçekleşti ve toplam ölüm sayımı altıya çıktı. Ölenlerden biri, ünlü bir İzlandalı köprü oyuncusu olan 67 yaşındaki Sigurður Sverrisson'du; diğeri 82 yaşındaki Westfjords'taki Bolungarvík'te bir huzurevinde yaşayan bir erkek sakini olan Gunnsteinn Svavar Sigurðsson'du. 5 Nisan'da İzlanda, salgın sırasında 1.096'da en fazla aktif vaka kaydetti; o zamandan beri, günlük geri kazanım sayısı yeni vakalardan daha fazladır.\nDiğer iki kişi de 11 Nisan'a kadar virüs nedeniyle öldü ve ülkedeki toplam ölüm 8 oldu.\nAltmış yaşlarında dokuzuncu hasta 16 Nisan'da Landspítali hastanesinde öldü; seksen yaşlarında onda bir kadın, 19 Nisan'da Westfjords'taki Bolungarvík'teki Berg huzurevinde öldü.\nİzlanda dışında enfekte olmuş vatandaşlar şu şekildedir:\nÄ°talya: 42\nAvusturya: 39\nİsviçre: 9\nAmerika BirleÅŸik Devletleri: 6\nBirleşik Krallık: 2\nDanimarka: 1\nAsya'da BelirtilmemiÅŸ hasta: 1\n\n\nLondra Filarmoni Orkestrası\nLondra Filarmoni Orkestrası, Londra merkezli Birleşik Krallık'ın beş daimi senfoni orkestrasından biridir. Orkestra şefi Thomas Beecham ve Malcolm Sargent tarafından 1932'de mevcut Londra Senfoni Orkestrası ve BBC Senfoni Orkestrası'na rakip olarak kuruldu.\nKurucuların amacı, herhangi bir Avrupa ya da Amerikan rakibine eşit bir orkestra inşa etmekti. 1932 ile II. Dünya Savaşı arasında Londra Filarmoni Orkestrası bu konuda başarılı olmuştur. Savaşın başlamasından sonra, orkestranın özel destekçileri geri çekildi ve oyuncular orkestrayı kendi kendini yöneten bir kooperatif olarak yeniden kurdu. Savaş sonrası yıllarda, orkestra iki yeni rakibin zorluklarıyla karşı karşıya kaldı; sırasıyla 1946 ve 1947'de kurulan Filarmoni Orkestrası ve Kraliyet Filarmonisi, Londra Filarmoni Orkestrası de dahil olmak üzere eski orkestralar tarafından eşleştirilmeyen bir kaliteye ulaştı.\n1960'lara gelindiğinde Londra Filarmoni Orkestrası önceki standartlarına kavuştu ve 1964'te Glyndebourne Festivali opera binasında değerli bir ödül kazandı. 1993 yılında Londra'nın en büyük konser mekanlarından biri olan Thames Nehri'nin güney kıyısında bulunan Kraliyet Festival Salonu orkestraya yer olarak atandı. 1995 yılından bu yana bu yeri Filarmoni Orkestrası ile ortaklaşa tutulmaktadır. Festival Salonu ve Glyndebourne'deki çalışmalarına ek olarak, Londra Filarmoni Orkestrası Kongre Tiyatrosu, Eastbourne ve Brighton Dome'da düzenli olarak sahne almaktadır, ayrıca ulusal ve uluslararası turlar düzenlemektedir.\nBeecham'dan beri orkestranın Sir Adrian Boult, Bernard Haitink, Georg Solti, Klaus Tennstedt ve Vladimir Jurowski de dahil olmak üzere on ana şefi vardı. Orkestra en eski günlerinden beri kayıt stüdyolarında aktiftir ve EMI, Decca ve diğer şirketler tarafından yapılan yüzlerce sette çalmıştır. 2005 yılından bu yana Londra Filarmoni Orkestrası konserlerin canlı kayıtlarını yayınlayan kendi plak şirketlerine sahiptir. Orkestra, \"Arabistanlı Lawrence\" (1962) ve \"Yüzüklerin Efendisi\" üçlemesi (2001–03) dahil olmak üzere birçok film müziğini çaldı.\n\n\nÇaykovski Senfoni Orkestrası\nÇaykovski Senfoni Orkestrası, 1930'da kurulan bir Rus klasik müzik radyo orkestrasıdır. Moskova Radyo Senfoni Orkestrası adıyla kuruldu ve Sovyet Tüm Birlik Radyo ağının resmi senfonisi olarak hizmet etti. Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından, orkestra 1993 yılında Rusya Kültür Bakanlığı tarafından Çaykovski müziğinin repertuarında oynadığı merkezi rolü tanımak üzere yeniden adlandırıldı. Mevcut orkestra şefi 1974'ten beri bu pozisyonda olan Vladimir Fedoseyev'dir. Merkezi Moskova'dadır.\nSovyet döneminde orkestra Sovyetler Birliği Devlet Radyo ve Televizyon Senfoni Orkestrası, Sovyetler Birliği Devlet Radyo Senfoni Orkestrası ve Sovyetler Birliği Tüm-Birlik Ulusal Radyo ve Merkezi Televizyon Senfoni Orkestrası adlarıyla biliniyordu.\nOrkestra Kızıl Bayrak İşçi Nişanı sahibidir.\n\n\nSendikalar Evi\nSendikalar Evi () ya da Sendikalar Sarayı Moskova'da yer alan etkinlik merkezi., Rusya . Bolshaya Dmitrovka ve Okhotny Ryad sokaklarının köşesinde yer almaktadır.\nBu konumdaki ilk bina 1770'lerin başlarında inşa edildi ve başlangıçta Moskova Genel Valisi Vasily Dolgorukov-Krymsky'ye aitti. 1784'te Moskova Asalet Meclisi (Благородное собрание) tarafından Rus asaletinin Balo mekanı olarak hizmet etmek üzere satın alındı.\nEkim Devrimi'nden sonra bina Moskova Sendikalar Konseyi'ne atandı, mevcut adı buradan gelir.\nSovyet yıllarında çoğunlukla Komünist Parti Kongreleri ve konferanslarını ve hükûmet ödül törenlerini barındıran önemli devlet olaylarının düzenlendiği bir yerdi. Aynı zamanda Klavdiya Shulzhenko, Lev Leshchenko, Emil Gilels, Gennady Rozhdestvensky de dahil olmak üzere klasik ve popüler müzik performansları için bir konser platformu olarak hizmet etti.\nSiyasi önemi, devlet görevlileri ve liderler için cenaze hizmetlerine ev sahipliği yapmasıydı. genişletti. Vladimir Lenin, Josef Stalin, Leonid Brejnev, Konstantin Çernenko, Yuri Andropov ve Mihail Suslov, Kızıl Meydan'daki Kremlin Duvarı Mezarlığı'daki defin işleminden önce buradaki salonda yatıyordu.\nSendikalar Evi aynı zamanda 1931'deki MenŞevik Davası ile birlikte 1936, 1937 ve 1938\"de Moskova Davaları'nın gerçekleştiği yerdir.\n\n\nKo Sung-hee\nKo Sung-hee (21 Haziran 1990) Güney Koreli oyuncu. İlk baş rolünü \"Diary of a Night Watchman\" (2014) dizi ile oynamıştır.\nKo sung hee fan cafe - http://cafe.daum.net/kosunghee\n\n\nHisarin Kale\n\"Hisarin Kale\" (vaya Hisar kale) Mersin ili Erdemli ilçesi kırsalında yer alan bir kale örenidir.\nKayalık arazide bir tepe üzerinde inşa edilmiş olan kale koordinatlarındadır. Mersin'i batıya bağlayan karayolundan kuzeye sapan bir il yolu ile kalenin civarına gelmek mümkünse de ziyaretçilerin son iki kilometrelik yolu tırmanmaları gerekir. Erdemli'ye 20 ve Mersin'e 56 kilometre uzaklıktadır.\nPoligonal taş işçiliği kalenin Seleukos veya Roma imparatorluğu döneminde yapıldığı düşündürmektedir. Kale 2 kilometre kadar doğudaki Kabaçam antik kentini korumak amacıyla yapılmış olabilir.\nBina çift sıra taş ile inşa edilmiş olup, duvarların iç kısmı payelerle desteklenmiştir. Kuzey tarafta işlik ve barınak olarak kullanıldığı düşünülen odacıklar vardır. Çevrede anıt mezarlar olup bunlardan birinin üstünde Olba Krallığının simgesi olan Herakles lobutu bulunmaktadır.\n\n\nI'm a Loner\n\"I'm a Loner\" (외톨이야; \"Oetoriya\") Güney Koreli grup CNBLUE tarafından kaydedilen şarkı. Şarkı grubun çıkış albümü \"Bluetory'nin başlık şarkısıdır\". Han Seong-ho ve Amen tarafından yazılmış ve FNC Music tarafından 4 Ocak 2010 tarihinde yayınlanmıştır. Grup şarkı ile ilk birinciliğini Korean Broadcasting System'in (KBS) \"Music Bank\" pragramında veSeoul Broadcasting System'in (SBS) \"Inkigayo programında almışlardır\". Şarkı ayrıca Gaon Dijital Listesinde iki numarada yer almıştır.\n\n\nDickPunks\nDickPunks (Korece: 딕펑스) dört üyeden oluşan Güney Koreli grup. Grup Kasım 2016'da Hyun-Woo olmadan kuruldu sonrasında Hyun-Woo gruba dahil edildi. Grubun şuan ki şirketi TNC Company'dir.\nDickPunks Hongdae'de bulunan birçok gruptan biridir ve genellikle \"Hongdae Idol\" olarak anılırlar. Grup ayrıca Superstar K4 yarışmasına katılmış ve ikinci olarak yarışmayı bitirmişlerdir.\nGrup üyeleri kendi şarkılarını yapıp kendileri düzenlemekteler. Ayrıca kendilerine ait olan \"DICKPUNKSHOW programında canlı performans sergilemekteler\".\n\n\nBeckwith-Wiedemann sendromu\nBeckwith-Wiedemann sendromu, otosomal dominant yolla aktarılan kalıtsal bir aşırı büyüme sendromudur. 4 fenotipi vardır; Konjenital hemihipertrofi (hemihiperplazi) en önemlisidir. Russell-Silver sendromu’nun temel nedenin 11p15 (ICR1) distal kromozomunun yetersiz metilasyonu (hipometilasyon) ise olduğu gösterilmiş; aynı kromozomun hipermetilasyonunun ise Beckwith-Wiedemann sendromuna yol açabileceği ileri sürülmüştür.\nPlasenta normalden %90 büyüktür ve mezenkimal elemanlarında displazi bulguları saptanır. Bebeklerin 1/5’i ölü doğar ya da doğumdan hemen sonra kaybedilir.\nAmnion kesesindeki sıvı normalin üzerindedir (polihidramnios). Doğum boyu ve kilosu normalden fazlacadır. Vücudun bir yarısı görece büyüktür (asimetrik makrosomi; hemihiperplazi; hemihipertrofi), doğumdan sonraki aylarda giderek belirginleşir (postnatal gigantizm). 4 yaşına dek büyüme hızlıdır, asimetrik makrosomi (hemihipertrofi) giderek belirginleşir.\n\n\nNarmina Mammadzade\nNarmina Mammadzade, Azerbaycanlı yazar ve şairdir. Azerbaycan Yazarlar Birliği üyesidir.\nİlk şiirini beş yaşında yazdı. Bakü Devlet Üniversitesi Uluslararası Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. 2011 yılında ilk şiir kitabını \"Bir ruhun dört bölümü\" yayınlandı. Kitaptaki şiirler, yılın mevsimlerine ayrılmıştır (İlkbahar - Umut, Yaz - aşk, Sonbahar - anı, Kış - başlangıç).\n2012 yılında \"Santigrat Hatıraları\" yayınlandı. 2014 yılında ise ilk romanı \"Taroki\" yayınlandı.\n\n\nCha Ye-ryun\nCha Ye-ryun (d. Park Hyun-ho 16 Temmuz 1985) Güney Koreli oyuncu. Sangmyung Lisesinden üstün başarı ile mezun oldu ve 2005 yılında yani yirmi yaşında iken \"Voice filmi ile oyunculuk çıkışını gerçekleştirdi\". 2007 yılında \"Bad Love dizisinde yer aldı\". İlk başrolünü 2014 yılında The Actress Is Too Much ile gerçekleştirdi.\nCha ve oyuncu Joo Sang-wook, \"Glamorous Temptation dizi setinde tanıştı ve Mart 2016'da çıkmaya başladılar\". Çift 25 Mayıs 2017 tarihinde Seul'da evlendi. İlk çocuklarını 31 Haziran 2018 tarihinde kucaklarına aldılar. \n\n\nSerebral dolaşım\nSerebral dolaşım kalpten pompalanan kanın beyin içerisindeki damar ağında dolaşımını ifade etmektedir. Bu dolaşım miktarı dakikada ortalama 750 ml'dir ve kardiyak çıkışın % 15'dir. Kalpten çıkan oksijenlenmiş kan, arterler ile beyne gelir, bu esnada glikoz ve diğer metabolitlerde beyne taşınır. Metabolizma ürünleri ve oksijeni azalmış kan ise venler ile toplanarak kalbin sağ kulakçığına getirilir. Beyne gelen kan miktarı bazı faktörler ile değişir ve bu değişimleri hızlı şekilde dengelemek için beynin \"otoregülasyon\" mekanizmaları vardır.\nBeyin beslenmesi 2 temel dolaşım ile sağlanır. Bunlar \"ön dolaşım (anterior sirkülasyon)\" ve \"arka dolaşımdır (posterior sürkülasyon)\". Ön dolaşımı sağlayan arter internal karotid arterdir. Arka dolaşımı sağlayan arter ise vertebral arterdir. Bu her iki sistemi kafa tabanında birbirine bağlayan yapı posterior komünikan arterdir. Bu bağlantı sayesinde beyin tabanın beyni besleyen ve birbirine bağlı bir halka gibi çalışan yapıya Willis poligonu denir. Bu kollateral dolaşım sayesinde herhangi bir damarda tıkanma olması durumunda dolaşımın devamlılığı sağlanabilir.\nGöz, beyin frontal ve parietal lobları, temporal lobların yüzeyini besler. \nArka dolaşımın temelini boyundaki subklaviyan arterden çıkan vertebral arter sağlar. Vertebral arter beyincik, oksipital lob ve beyin sapı yapılarını besler. Her iki taraftan gelen vertebral arter medulla ve pons bileşkesinde birleşerek baziler arteri oluşturur. \nBeyinden kanı kalbe götüren toplar damar sistemleri (venöz sinüsler) yüzeyel ve derin venöz dolaşım olmak üzere ikiye ayrılır:\nYüzeyel dolaşımın en büyük yapısı superior sagittal sinüstür. Süperior sagittal sinüs normal bir toplardamardan farklı olarak duranın her iki yaprağı arasında kalan boşluk tarafından oluşmuş bir sistemdir. Kafanın ön tarafından başlar, buraya korkesteki yüzeyel kortikal venler boşalır, arkaya doğru median sulkus içerisinde seyreder ve oksipital kemikte \"konfluens sinuum\" denen venöz bileşkede \"derin venöz sistemin\" venleri ile birleşir. Buradan her iki tarafa ya da bazen sadece sağ tarafa doğru transvers sinus olarak devam eder. Transvers sinüs yan tarafta aşağı doğru kıvrılarak sigmoid sinus yapısı olarak devam eder ve burada bulunan juguler foramenden çıkarak kafatasını terkeder, boyunda [[internal juguler ven olarak [[internal karotid arter]] ile birlikte karotid kılıf içerisinde seyrederek [[vena kava superior]]a dökülür.\nDerin dolaşım beynin orta ve merkezi yerlerindeki küçük venler birleşerek [[internal serebral ven]]lerin, [[inferior sagittal sinus]] ve [[Rozental'in bazal veni]] gibi toplar damarları oluştururler. Bu venler orta beyin arkasında birleşerek [[sinus rektus]]u oluşturur ve bu sinüs \"konfluens sinuumda\" yüzeyel dolaşım ile birleşir.\nBeyine belli bir zaman biriminde gelen kan miktarına \"serebral kan akımı\" denir. Normal şartlarda normal bir insan beyninin kan akımı 750 ml/dakikadır. Bu miktar kalbin bir dakikada pompaladığı kanın yaklaşık % 15'dir. Bu durumda beyinde 100 mg doku başına kan akımı ortalama 50-54 ml/dk'dır (50-54 ml/dk/100gr). Bu akım miktarı ortalama bir değer olup bu değer gri cevherde 80 ml/100gr/dk değerine çıkabilirken, beyaz cevherde 20 ml/100gr/dk miktarına düşebilir. Beynin kan akımının bu sabit aralıklarda tutulması gereklidir. Bunun için beynin \"otoregülasyon mekanizmaları\"bay mevcuttur. Beyine çok fazla kan gelmesi durumuna \"hiperemi\" denir ve bu durumda [[kafa içi basıncı]] artar ve normal dokular zarar görür. Kan akımının azalması durumuna [[iskemi]] denir. Kan akımı miktarı 18-20 ml/100gr/dk'nın altına düşerse iskemi başlar, 8-10 ml/100gr/dk'nın altına düşerse geri dönüşsüz hasar meydana gelir. Bu hasar esnasında ortaya çıkan iskemik kaskadlar nedeniyle hasar artar. Bu nedenle özellikle [[Şok (dolaşım)]], [[inme]], [[Beyin ödemi]], [[travmatik beyin yaralanması]] gibi otoregülasyon mekanizmalarının bozulacağı durumlarda sağlık profesyonellerinin bu dengeyi sağlayabilmesi önem kazanmaktadır.\nSerebral kan akımı (SKA) birçok faktöre bağlıdır. Bunlardan biri kanın [[viskozite]]sidir. Bunun dışında \"kan damarlarının çapı\", \"serebral perfüzyon basıncı (SPB)\" gibi faktörler kan akımını etkiler. \nNormal şartlarda [[serebral perfüzyon basıncı]]= 50 mmHg civarındadır. [[Kafa içi basıncı]] ise 10-15 mmHg civarındadır. Bu değer 15 mmHg üstüne çıkarsa artmış KİB durumunda bahsedilir. 20 mmHg üzerine çıkarsa \"kafa içi hipertansiyondan\" bahsedilir. Serebral perfüzyon basıncı otoregülasyon mekanizmaları ile ayarlanır. Örneğin kan basıncı arttığında bunu algılayan reseptörler uyarıyı beyne taşır ve beyinden çıkan uyarılar ile kan damarlarının çapı daraltılır, tersi durumda kan basıncı düşerse beyne gelen damarların kasları gevşetilir ve damar çapı arttırılmış olur. Böylece beyne gelen kan miktarı belirli aralıkta tutulmaya çalışılır.\nKan akımı miktarı kan içerisinde kimyasalların düzeyine göre de değiştirilebilir. Bunlardan en önemlisi CO2 yani [[karbondioksit]]tir. Beyindeki kılcak damarlarda (arteriol) CO2 düzeyi artarsa bu damarlar genişletilerek gelen kan miktarı arttılır, tersi olursa damarlar daraltılır. Örneğin kan karbondioksit basıncı (pCO2) düzeyi 40 mmHg (normali 38-42 mmHg) olan birinde serebral perfüzyon basıncı 50 mmHg civarındadır. pCO2 düzeyinin 30 mmHg'ya düşürüldüğü durumda CO2 basıncında 10 mmHg düşme sağlanır. Böyle bir durumda beyin her 1 mmHg pCO2 düşme başına serebral perfüzyon basıncını 1 mmHg düşürür. Sonuçta Serebral perfüzyon basıncı da 10 birim düşerek 40 mmHg'ye düşer. Sonuç olarak pCO2 değerinde 10 birim düşme, Serebral perfüzyon basıncında 10 birim düşmeye denk gelir. Bu otoregülasyon mekanizması tabiki kan pCO2 değerleri 20-60 mmHg aralığında kalırsa çalışır. Bu değerlerin dışına çıkılması durumunda otoregülasyon mekanizmaları çalışmaz. kan CO2 değerleri ile serebral kan akımı bu nedenle yakın ilişki halindedir.\nSerebral kan akımını etkileyen bir diğer faktör kardiyovasküler rezistanstır (CVR). Serebral kan akımı ile CVR ters orantılıdır. CVR'yi etkileyen 4 faktör bulunmaktadır\nKafa içi basınç artışı serebral kan akımını 2 şekilde etkiler:\nSerebral perfüzyon basıncı net olarak ortalama arter basıncından [[kafa içi basıncı]]nın çıkarılması ile elde edilir.\n\n\nSeoul 1945\nSeoul 1945 (Korece: 서울 1945) başrollerinde Ryu Soo-young, Han Eun-jung, So Yoo-jin, Kim Ho-jin, ve Park Sang-myun bulunan Güney Kore dizisi. Dizi toplamda 71 bölümden oluşmaktadır.\n\n\nAni, Kars\nAni, Kars ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.\nKöyün 1928 yılı kayıtlarındaki ismi Ocaklı olarak geçmektedir. Köy, 2016 yılında Ani Harabeleri'ni sınırları içerisinde barındırmasından ötürü \"Ani\" adını almıştır.\nKöy, Kars il merkezine 47 km uzaklıktadır.\n\n\nTam metrik uzay\nMatematiksel analizde, \"M\" metrik uzay olmak üzere\",\" elemanları \"M\" 'de olan her Cauchy dizisinin yine \"M\"'de bir limiti varsa ,veya alternatif olarak, \"M'\"deki her Cauchy dizisi yine \"Mde yakınsaksa \"M\" metrik uzayına tam (veya Cauchy uzayı) denir.\"'\nSezgisel olarak, bir uzay içinde veya sınırlarında eksik bir nokta yoksa tamdır. Örneğin, rasyonel sayılar kümesi tam değildir, çünkü her ne kadar formula_1 'ye yakınsayan rasyonel sayılardan oluşan bir Cauchy dizisi oluşturulabilse de bu nokta uzayda eksiktir(aşağıdaki diğer örneklere bakınız). Aşağıda açıklandığı gibi verilen bir uzayı \"tamlaştırılmak\" için \"tüm delikleri doldurmak\" her zaman mümkündür.\nRasyonel sayılar uzayı formula_2, farkın mutlak değeri olarak tanımlanan standart metrik ile tam değildir. Örneğin, formula_3 ve formula_4 şeklinde verilen dizi gözönüne alınsın. Bu rasyonel sayılardan oluşan bir Cauchy dizisidir, ancak herhangi bir rasyonel bir limite yakınsamaz: Eğer bu dizinin limiti var ve limit formula_5 ise , o zaman formula_6 eşitliğinden formula_7 bulunur ki hiçbir rasyonel sayı bu özelliği taşımaz. Bununla birlikte, aynı dizi gerçek sayıların bir dizisi olarak kabul edilirse formula_1 irrasyonel sayısına yakınsar.\nYine mutlak değer metriğiyle formula_9 açık aralığı da tam değildir.formula_10 ile tanımlanan dizi Cauchy dizisidir, fakat verilen uzayda bir limiti yoktur. Ancak formula_11 kapalı aralığı tamdır; örneğin, verilen dizinin bu aralıkta bir limiti vardır ve bu limit sıfırdır.\nReel sayılar uzayı formula_12 ve karmaşık sayılar uzayı formula_13(mutlak değer yardımıyla oluşturulan metrikle) tamdır ve bu nedenle Öklit uzaklık metriği ile verilen Öklid uzayı formula_14 de tamdır. Buna karşılık, sonsuz boyutlu normlu vektör uzayları tam olabilir de olmayabilir de; tam olanları Banach uzaylarıdır . Kapalı ve sınırlı bir aralıkta sürekli reel değerli fonksiyonların uzayı formula_15 bir Banach uzayıdır ve dolayısıyla supremum normuna göre tam bir metrik uzaydır. Ancak supremum normu formula_16 aralığındaki sürekli fonksiyonlar uzayı formula_17 üzerinde bir norm oluşturmaz, çünkü sınırsız fonksiyonlar içerir. Bunun yerine, kompakt yakınsamanın topolojisi ile, formula_17 uzayına bir Fréchet uzayı yapısı verilebilir: bu uzay, üzerindeki topoloji öteleme dönüşümü altında değişmeyen tam bir metrik ile oluşturulabilen lokal konveks bir topolojik vektör uzayıdır.\n\"P\" -sel sayıların uzayı formula_19 , herhangi bir formula_20 asal sayısı için tamdır. Bu uzay, formula_20-sel metriğiyle formula_2'yu, tıpkı formula_12'nin formula_2'yu normal metrikle tamamladığı gibi tamamlar.\n\"X\" metrik uzayının tam olması için gerek ve yeter koşul, \"X\"'in boş olmayan kapalı alt kümelerinin, çapları 0'a yakınsayan, her azalan dizisinin arakesitinin boş kümeden farklı olmasıdır: \"F\" kapalı ve boş olmayan küme, her \"n\" için ve ise o zaman tüm \"F\" kümelerinde ortak bir noktası vardır.\nHer kompakt metrik uzay tamdır, ancak her tam uzay kompakt olmayabilir. Aslında, bir metrik uzayın kompakt olması için gerek ve yeter koşul tam ve tamamen sınırlı olmasıdır. Bu ifade, formula_14formula_36 nin herhangi bir kapalı ve sınırlı formula_37 alt uzayı kompakt (dolayısıyla tam) olduğunu ifade eden Heine Borel teoreminin bir genellemesidir.\n\"X\" bir küme ve \"M\" bir tam metrik uzay olmak üzere, formula_38'ten formula_39'ye giden tüm sınırlı f fonksiyonların kümesi formula_40 bir tam metrik uzaydır. Burada formula_40'dek uzaklık fonksiyonunu supremum normu ile \"M\"'deki metrik cinsinden şöyledir:\n\"X\" bir topolojik uzay ve \"M\" bir tam metrik uzay ise, 'formula_38''ten 'formula_39\"ye sürekli ve sınırlı \"f\" fonksiyonların kümesi formula_45, formula_46'nin kapalı bir alt uzayıdır ve böylece tamdır.\nBaire kategori teoremi, her tam metrik uzayın bir Baire uzayı olduğunu ifade eder. Yani, bu uzayın hiçbir yerde yoğun olmayan alt kümeleri sayılabilir birleşiminin içi boştur.\nBanach sabit nokta teoremi, tam metrik uzaydaki bir daraltan(büzülme) dönüşümün sadece ve sadece bir tek sabit noktaya sahip olduğunu belirtir. Bu sabit nokta teoremi genellikle Banach uzayları gibi tam metrik uzaylarda ters fonksiyon teoremini kanıtlamak için kullanılır.\nBir metrik uzayın genişleme sabiti, tüm formula_47 sabitlerin infimumudur öyle ki formula_48 ailesi ikişerli olarak kesiştiğinde,\nkesişimi boştan farklı olur. Bir metrik uzay ancak ve ancak genişleme sabiti 2'den küçükse tamdır.\nHerhangi bir formula_39 metrik uzayı için, formula_39'yi yoğun alt uzay olarak ihtiva eden bir \"formula_52\"(veya formula_53 ile de gösterilir) tam metrik uzay elde edilebilir. Bu uzay aşağıdaki evrensel özelliğe sahiptir: \"N\" herhangi bir tam metrik alan ve \"ön\" herhangi biri olup olmadığını düzgün sürekli fonksiyon \"N\" \"M,\" daha sonra vardır benzersiz \"f\" uzanan \"N\" ''M'' düzgün sürekli fonksiyon \"f.\" \"M \"' boşluğu, bu özellik tarafından izometriye kadar belirlenir (izometrik olarak \"M\" içeren tüm tam metrik uzaylar arasında) ve \"M'nin\" \"tamamlanması\" olarak adlandırılır.\n\n\nKonjenital hemihipertrofi\nKonjenital hemihipertrofi ya da konjenital hemihiperplazi, otosomal dominant yolla aktarılan, Beckwith-Wiedemann sendromunun fenotipi olabilen, aşırı büyüme sendromlarına özgü bulgular içeren kalıtsal bir sendromdur. Gen mutasyonuna bağlı izole olgular görülebilir.\nVücudun bir yarısında hipertrofi vardır; hastaların bir bölümünde hipertrofi yalnızca yüzün bir yarısındadır. Hipertrofik çene yarısındaki dişler erken sürerler (prematüre dişler) ve karşı taraftaki dişlere kıyasla büyüktürler (makrodonti). Dilin bir yarısı büyüktür (hemihipertrofi). Deride nevuslar ve hemangiomlar vardır. Böbreklerde kistler oluşur (medüller sünger böbrek). Zeka geriliği saptanır. Wilms tümörü riski yüksektir.\n\n\nMan Down (dizi)\nMan Down, ilk olarak 18 Ekim 2013 tarihinde Kanal 4'te yayınlanmaya başlayan ve kız arkadaşı tarafından terk edilen ve öğretmenlik yapmaktan nefret eden Dan karakterini canlandıran Greg Davies'in boşrolünde oynadığı İngiliz durum komedisidir.\nKanal 4, ilk sezon yayınlanmadan önce Noel'e özel ekstra bir bölüm daha çekilmesini talep etti ve Davies'in \"Annemin Başının Arkası\" adını verdiği gösterisi için yaptığı turne sırasında dizinin ikinci sezonu onaylandı. Ancak bu, Rik Mayall'in Haziran 2014'te ölümünden önce gerçekleşti. Mayall'in ölümünden sonra Davies, dizinin akıbetini görüşmek üzere Kanal 4 ile toplantılar yaptı. Mayall ölmeden önce, onun rolünün ikinci sezonda ön plana çıkarılması düşünülüyordu. Kanal 4 daha sonra dizinin ikinci sezonla 1 Haziran 2015 tarihinde geri döneceğini duyurdu.\nEkim 2015'te Kanal 4, 13 Temmuz 2016'da yayına başlaması planlanan üçüncü sezonun çekimleri için onay verdi. 8 Kasım 2016'da da Greg Davies, dördüncü sezonun onaylandığını ve 25 Ekim 2017'de yayınlanmasının planlandığını izleyicilere müjdeledi.\nDış sahnelerin çoğu Watford, Hertfordshire ve South Oxhey'de çekildi. Bar ve cafe sahneleri South Oxhey'de çekildi.\nDördüncü sezon altıncı bölümdeki otopark sahnesi Watford'da bulunan Cassiobury Park'ta çekildi.\nDan'in evinin dış çekimleri Kendrick Road, Reading'de çekildi.\nWimbledon Film ve TV Stüdyolarında hastane ve karakol sahneleri çekildi.\nDizinin çekimlerinde kullanılan derslik, Davies'in öğretmenlik yaptığı Sandhurst Okulu'ndaki sınıfla aynıydı.\nBirinci sezondaki terzi sahneleri Farncombe, Surrey'de çekildi.\nDizideki \"Bob'un Cafe'si\"nin dış mekan çekimleri Londra'da Nil Sokak ve Custance Sokak'ın köşesinde tamamlandı..\nDördüncü sezon üçüncü bölümdeki bar sahnelerinin çekimleri Watford, Hampstead Yolu'ndaki \"The Horns\" adlı mekanda yapıldı.\nDan'in katıldığı, kasabın cenaze töreni ve oğlunun vaftiz töreni çekimleri Hanwell, Greator London'daki bir kilisede gerçekleştirildi.\nMayıs 2020 tarihi itibarıyla, dizinin tüm sezonları Netflix Türkiye'de yayınlanmaktadır. Ayrıca Channel 4, Sky ve Amazon yayınları da devam etmektedir.\n\n\nBanka yığılması\nBanka yığılması, bir bankadan aynı anda birçok kişi para çekmeye çalışırsa oluşur. Diğer bir deyişle, kısmi rezerv bankacılık sisteminde (bankaların normalde varlıklarının sadece küçük bir kısmını nakit olarak tuttuğunda), çok sayıda müşteri aynı anda bir finansal kuruluşla mevduat hesaplarından nakit çektiği için finans kurumu temerrüt eder veya olabilir; nakit tutar veya devlet tahvili, kıymetli maden veya değerli taş gibi diğer varlıklara aktarırlar. Başka bir kuruma para transfer ettiklerinde, bu bir sermaye uçuşu olarak nitelendirilebilir. Bir banka yığılması, kendiliğinden ivme kazanır: daha fazla insan nakit çektikçe, temerrüt olasılığı artar ve daha fazla para çekilmesini tetikler. Bu, bankayı nakit tükenene kadar istikrarsızlaştırabilir ve böylece ani iflasla karşı karşıya kalabilir. Bir banka koşusuyla mücadele etmek için, bir banka diğer önlemlerin yanı sıra her müşterinin ne kadar para çekebileceğini, para çekme işlemlerini tamamen askıya alabileceğini veya derhal diğer bankalardan veya merkez bankasından daha fazla nakit kazanabileceğini sınırlayabilir.\nBir bankacılık paniği, birçok bankaya aynı anda yığılındığındığında ortaya çıkan bir finansal krizdir ; Sistemik bir bankacılık krizi, bir ülkedeki bankacılık sermayesinin tamamının veya neredeyse tamamının ortadan kalktığı bir krizdir. Ortaya çıkan iflas zinciri, yurt içi işletmeler ve tüketiciler, iç bankacılık sistemi kapandığı için aç kaldığı için uzun bir ekonomik durgunluğa neden olabilir. Eski ABD Federal Rezerv Başkanı Ben Bernanke'ye göre, Büyük Bunalım Federal Rezerv Sisteminden kaynaklanmıştı ve ekonomik zararın büyük bir kısmı doğrudan banka işlemlerinden kaynaklanmıştı. Sistemik bir bankacılık krizini temizleme maliyeti çok büyük olabilir, mali maliyetler GSYİH'nin % 13'ünü ve ekonomik çıktı kayıpları 1970'den 2007'ye kadar önemli krizler için GSYİH'nın% 20'sini oluşturmaktadır.\nBanka işlemlerini önlemek veya etkilerini azaltmak için çeşitli teknikler kullanılmıştır. Daha yüksek bir rezerv gereksinimi (bankaların rezervlerinin daha fazla nakit olarak tutulmasını gerektiren), bankaların hükûmet kurtarmaları, ticari bankaların denetimi ve düzenlenmesi , son çare borç veren olarak görev yapan merkez bankalarının organizasyonu, mevduatın korunması ABD Federal Mevduat Sigortası Şirketi gibi sigorta sistemleri, ve bir koşu başladıktan sonra geçici olarak para çekme işlemlerinin askıya alınması. Bu teknikler her zaman işe yaramaz: örneğin, mevduat sigortası ile bile, mevduat sahipleri, bankaların yeniden düzenlenmesi sırasında mevduatlara derhal erişemedikleri inancıyla motive edilebilirler.\nBanka işlemleri ilk olarak kredi genişlemesi ve müteakip daralma döngülerinin bir parçası olarak ortaya çıktı. 16. yüzyıldan sonra, senet ihraç eden İngiliz kuyumcular, kötü hasat, ülkenin bazı kesimlerini kıtlık ve huzursuzluk nedeniyle ciddi başarısızlıklara maruz kaldı. Diğer örnekler Hollanda Lale manyaları (1634-1637), İngiliz Güney Deniz Balonu (1717–1719), Fransız Mississippi Şirketi (1717-1720), Napolyon sonrası depresyon (1815-1830) ve Büyük Buhran'dır (1929). -1939).\nBireysel veya hükûmetlere şantaj yapmak için banka işlemleri de kullanılmıştır. Örneğin, 1832'de Wellington Dükü altındaki İngiliz hükûmeti, reformu önlemek için kralın William IV'ün emriyle çoğunluk hükûmetini bozdu (daha sonra 1832 Reform Yasası ). Wellington'un eylemleri reformcuları kızdırdı ve toplanan \"Ağzı \"durdurun, altına gidin!\" \" .\nAmerika Birleşik Devletleri'ndeki durgunlukların birçoğuna bankacılık paniği neden oldu. Büyük Buhran, 1929'dan 1933'e kadar çok sayıda bankada gerçekleşen çeşitli bankacılık krizlerini içeriyordu; bunlardan bazıları ABD'nin bölgelerine özgüdür Bankaların faaliyetleri, yasaları bankaların sadece tek bir şube işletmesine izin veren eyaletlerde en yaygın olanıdır ve özellikle tek şubeli bankalar bölgelerde bulunduğunda birden fazla şubesi olan bankalara kıyasla riski önemli ölçüde arttırmaktadır. ekonomik olarak tek bir endüstriye bağımlıdır.\nBankacılık panikleri, muhabir ağlarını düşüren Tennessee ve Kentucky'deki bir dizi bankanın çöküşüyle tetiklenen borsa çöküşünden bir yıl sonra Kasım 1930'da Yukarı-Güney'de başladı. Aralık ayında New York, tek bir bankanın birçok şubesinde yer alan devasa banka işlemleri yaşadı. Philadelphia, bir hafta sonra çeşitli bankaları etkileyen banka liderleri tarafından vuruldu, ancak önde gelen şehir bankaları ve Federal Rezerv Bankası tarafından hızlı bir şekilde harekete geçirildi. New York ve Los Angeles'taki mali holdingler belirgin bir şekilde skandallarda başarısız olduktan sonra çekilme daha da kötüleşti. ABD Depresyonu'nun ekonomik hasarının büyük bir kısmı doğrudan banka işlemlerinden kaynaklanmıştır, Kanada'da farklı bankacılık düzenlemeleri nedeniyle aynı dönemde banka işletmesi yapılmamıştır. \nMilton Friedman ve Anna Schwartz, 1930 sonbaharında banka mevduatlarının ve bankaların doğrudan para arzında bir azalmaya neden olan ekonomiyi daraltmasına yol açan kredileri tasfiye etmeye zorlayan sinir biriktiricileri tarafından bankalardan düzenli olarak çekilmelerinden (\"istifleme\") esinlendiklerini savundu. Banka işlemleri önümüzdeki birkaç yıl boyunca ABD'yi rahatsız etmeye devam etti. Şehir çapındaki koşular arasında Boston (Aralık 1931), Chicago (Haziran 1931 ve Haziran 1932), Toledo (Haziran 1931) ve St.Louis (Ocak 1933) bulunur. Depresyon sırasında uygulamaya konan kurumlar, ABD ticari bankalarında 1930'lardan bu yana, 1980'lerin ve 1990'ların ABD tasarrufları ve kredi krizi gibi koşullar altında bile kaçmasını engellemiştir.\n2007'de başlayan küresel mali kriz, bir banka işlemiyle karşılaştırılabilir piyasa likidite başarısızlıkları etrafında toplanmıştır. Kriz, İngiltere'nin Kuzey Kayası ve ABD'nin IndyMac'ı ile ilişkili olanlar da dahil olmak üzere bir banka kamulaştırması dalgası içeriyordu . krizde.\nHâlen çoğu gelişmiş ülkede kullanılan bankacılık türü kısmi rezerv bankacılığı kapsamında, bankalar vadesiz mevduatlarının sadece bir kısmını nakit olarak tutmaktadır. Kalan tutar, vadeleri tipik olarak vadesiz mevduattan daha uzun olan ve bir varlık-yükümlülük uyumsuzluğuna yol açan menkul kıymetler ve kredilere yatırılır. Hiçbir bankanın tüm mevduatların bir kerede çıkarılması için yeterli rezervi bulunmamaktadır .\nDiamond ve Dybvig, bankaların neden gerçekleştiğini ve bankaların neden varlıklarından daha likit mevduat ihraç ettiklerini açıklamak için etkili bir model geliştirdi. Modele göre, banka uzun vadeli kredileri tercih eden borçlular ile likit hesapları tercih eden mevduat sahipleri arasında aracılık yapmaktadır. Diamond-Dybvig modeli, birden fazla Nash dengesi olan ekonomik bir oyun örneği sunar; burada, münferit mevduat sahiplerinin, bir bankanın çökmesine neden olmasına rağmen, başlayacağından şüphelentikten sonra bir banka işlemine girmesi mantıklıdır.\nModelde, işletme yatırımı, gelecekteki zamanın getirilmesi için şimdiki harcamaların elde edilmesini gerektirir; örneğin, gelecek yıllarda üretim için şimdi makine ve binalara yapılan harcamalar. Yatırımları finanse etmek için borçlanması gereken bir işletme veya girişimci, tam geri ödemeden önce yatırım getirisi elde etmek için yatırımlarına uzun zaman vermek isteyecek ve borç verene çok az likidite sunan uzun vadeli kredileri tercih edecektir. Aynı ilke, konut veya otomobil gibi büyük bilet satın almak için finansman arayan bireyler ve hane halkı için de geçerlidir. Bu işletmelere borç vermek için paraya sahip olan hanehalkları ve firmaların ani ve öngörülemeyen nakit ihtiyaçları olabilir, bu nedenle genellikle sadece paralarına likit vadesiz mevduat hesapları şeklinde anında erişim garantilenmesi koşuluyla kredi vermeye istekli olurlar, yani, mümkün olan en kısa vadeye sahip hesaplar. Borçlular paraya ihtiyaç duyduklarından ve mevduat sahiplerinin bu kredileri ayrı ayrı yapmaktan korktuklarından, bankalar birçok bireysel mevduattan para toplayarak, borçlulara verilen kredilere ayırarak ve riskleri hem varsayılan hem de ani nakit taleplerini yayarak değerli bir hizmet sunmaktadır. Bankalar uzun vadeli kredileri için vadesiz mevduatlar üzerinden ödediklerinden daha yüksek faiz alabilirler ve böylece kâr elde edebilirler. \nHerhangi bir zamanda sadece birkaç mevduat sahibi çekilirse, bu düzenleme iyi çalışır. Bazı büyük acil durumları bankanın coğrafi faaliyet alanı ile eşleştiren veya aşan bir ölçekte kısıtlayan mevduat sahiplerinin öngörülemeyen nakit ihtiyaçlarının aynı anda gerçekleşmesi olası değildir; yani, büyük sayılar yasası uyarınca, bankalar bireysel harcama ihtiyaçları büyük ölçüde ilişkisiz olduğundan, herhangi bir günde hesapların sadece küçük bir yüzdesinin geri çekilmesini bekleyebilirler. Bir banka, uzun bir ufukta kredi verebilirken, para çekme talebinde bulunabilecek tüm mevduat sahiplerine ödeme yapmak için sadece nispeten küçük miktarlarda nakit bulundurur.\nAncak, birçok mudi bir kerede çekilirse, bankanın kendisi (bireysel yatırımcıların aksine) likidite eksikliği yaşayabilir ve mudiler paralarını geri çekmek için acele ederler, bankayı varlıklarının çoğunu kayıpta tasfiye etmeye zorlarlar ve sonunda kaybetmek. Eğer böyle bir banka kredilerini erken çağırmaya çalışsaydı, işletmeler üretimlerini aksatmaya zorlanabilirken, bireylerin evlerini ve / veya araçlarını satmaları gerekebilir ve bu da daha büyük ekonomiye daha fazla zarar verebilir. Buna rağmen, çoğu borçlu olmasa da çoğu talep üzerine bankayı tam olarak ödeyemez ve iflas beyan etmek zorunda kalır, bu da muhtemelen süreçteki diğer alacaklıları etkiler.\nBir banka koşusu, yanlış bir hikâye ile başladığında bile meydana gelebilir. Hikâyenin yanlış olduğunu bilen mudiler bile, diğer mudilerin hikâyeye inanacağından şüphelenirse çekilme teşviki olacaktır. Hikâye kendini gerçekleştiren bir kehanet hâline gelir. Gerçekten de, \"kendini gerçekleştiren kehanet\" terimini icat eden Robert K. Merton, bankanın \"Sosyal Teori ve Sosyal Yapı\" kitabındaki kavramın ana örneği olduğunu belirtti. İngiltere Bankası valisi Mervyn King, bir zamanlar bir banka koşusu başlatmanın mantıklı olmayabileceğini, ancak bir kez başladıktan sonra katılmak için rasyonel olduğunu belirtti.\nBir banka koşusu, sadece bir bankanın mevduatının aniden geri çekilmesidir. Bir \"banka paniği\", birçok bankaya aynı anda yığılındığı zaman, zincirleme başarısızlık olarak ortaya çıkan bir finansal krizdir . \"Sistemik bir bankacılık krizinde\", bir ülkedeki bankacılık sermayesinin tamamı ya da neredeyse tamamı silinir; bu, düzenleyiciler sistemik riskleri ve yayılma etkilerini göz ardı ettiklerinde ortaya çıkabilir.\nSistemik bankacılık krizleri, önemli mali maliyetler ve büyük çıktı kayıpları ile ilişkilidir. Acil durumlarda likidite desteği ve battaniye garantileri, her zaman başarılı bir şekilde değil, bu krizlerin kontrol altına alınması için kullanılmıştır. Mali sıkılaştırma, sürdürülemez maliye politikaları tarafından bir kriz tetiklenirse piyasa baskısının kontrol altına alınmasına yardımcı olsa da, tipik olarak genişletici maliye politikaları kullanılmaktadır. Likidite ve ödeme gücü krizlerinde merkez bankaları likit olmayan bankaları desteklemek için likidite sağlayabilir. Mudi koruması, maliyetli olma eğiliminde olmasına ve ekonomik iyileşmeyi hızlandırmasına rağmen, güvenin geri kazanılmasına yardımcı olabilir. Müdahale genellikle iyileşmenin gerçekleşmesi umuduyla ertelenir ve bu gecikme ekonomi üzerindeki stresi artırır.\nBazı önlemler, ekonomik serpintiyi kontrol altına alma ve sistemik bir krizden sonra bankacılık sistemini geri getirme konusunda diğerlerinden daha etkilidir. Bunlar arasında sorunun ölçeğinin belirlenmesi, sıkıntılı borçlulara yönelik borç azaltma programları, kurumsal yeniden yapılandırma programları, banka kayıplarının tanınması ve bankaların yeterince aktifleştirilmesi yer alıyor. Müdahale hızı kritik öneme sahiptir; müdahale likidite desteği ve düzenlemelerin gevşemesi durumunda iflas eden bankaların toparlanması umuduyla çoğu kez ertelenmekte ve sonunda bu gecikme ekonomi üzerindeki stresi arttırmaktadır. Hedeflenen, tercih edilen yardıma erişimi sınırlayan net ölçülebilir kuralları belirleyen ve sermaye düzenlemesi için anlamlı standartlar içeren programlar daha başarılı görünmektedir. IMF'ye göre, devlete ait varlık yönetimi şirketleri ( kötü bankalar ) siyasi kısıtlamalar nedeniyle büyük ölçüde etkisizdir.\nBir hükûmet örtük kayıtdışı mali açığı, zombi bankalar için o bankaların mevduattan caydırmak için yeterince büyük kayıp olduğunda \"sessiz çöküş\" oluşur. Daha fazla mevduat sahibi ve yatırımcı bir hükûmetin bir ülkenin bankacılık sistemini destekleyip destekleyemeyeceğinden şüphe duymaya başladığında, sistemdeki sessiz çalışma buhar toplayarak zombi bankalarının finansman maliyetlerinin artmasına neden olabilir. Bir zombi bankası bazı varlıkları piyasa değerinde satarsa, geri kalan varlıkları daha büyük oranda ayrılmamış zarar oranı içerir; borçlarını artan faiz oranlarında devralırsa, kârını daha sağlıklı rakiplerin karlarıyla birlikte sıkar. Sessiz çalışma ne kadar uzun olursa, sağlıklı bankalardan ve vergi mükelleflerinden zombi bankalarına daha fazla fayda aktarılır. Terim, mevduat sigortası olan ülkelerdeki pek çok mevduat sahibinin, bakiyelerini mevduat sigortası limitinin altına çektiğinde de kullanılır.\nBir krizden sonra temizlik maliyeti çok büyük olabilir. 1970'den 2007'ye kadar dünyadaki sistematik olarak önemli bankacılık krizlerinde, hükûmete ortalama net yeniden sermayelendirme maliyeti GSYİH'nın % 6'sı idi, kriz yönetimiyle ilişkili mali maliyetlerin GSYİH'nın% 13'ü (giderlerin geri kazanımı göz ardı edilirse GSYİH'nin% 16'sı), ekonomik çıktı kayıpları krizin ilk dört yılında GSYİH'nın yaklaşık% 20'sini oluşturdu.\nBanka yığılmasını önlemeye veya azaltmaya yardımcı olmak için çeşitli teknikler kullanılmıştır.\nBazı önleme teknikleri, ekonominin geri kalanından bağımsız olarak tek başına bankalara uygulanır.\nBazı önleme teknikleri tüm ekonomi genelinde geçerlidir, ancak yine de tek kurumların başarısız olmasına izin verebilir.\nSon çare borç verenin rolü ve mevduat sigortasının varlığı, her ikisi de ahlaki tehlike yaratır, çünkü bankaların riskli krediler yapmaktan kaçınma teşvikini azaltırlar. Bununla birlikte, standart önlemlerdir, çünkü toplu önlemenin faydalarının genellikle aşırı risk alma maliyetlerinden daha ağır bastığına inanılmaktadır.\nÖnleme başarısız olduğunda bir bankacılık paniği ile başa çıkma teknikleri:\n1933'teki banka paniği, Archibald MacLeish'in 1935'teki \"Panik\" oyunu. Bankaların diğer kurgusal tasvirleri arasında \"American Madness\" (1932), \"It's a Wonderful Life\" (1946, 1932 ABD'de kuruldu), \"Silver River\" (1948), \"Mary Poppins\" (1964, 1910 Londra'da kuruldu), \"Noble House\" (1988) ve \"Papa Ölmeli\" (1991).\nArthur Hailey'in \"The Moneychangers\" romanı, hayalî bir ABD bankasında ölümcül olabilecek bir \"yığılma\" içeriyor.\nBir banka yığılması, karakterlerin Upton Sinclair's \"The Jungle'da\" acı çekmesinin birçok nedeninden biridir.\n\n\nPalette (albüm)\nPalette (Korece: 팔레트; RR: Palleteu) Güney Koreli şarkıcı IU'nun dördüncü stüdyo albümü. Albüm 21 Nisan 2017 tarihinde LOEN Entertainment'in alt şirketi olan FAVE Entertainment tarafından yayınlandı. \"Palette\" IU'nun albümü \"Chat-Shire\" (2015)'den sonra yayınladığı ilk albümdür.\n\n\nPrenses Elif\nPrenses Elif, 2016 yılında kurulmuş, çocuklara yönelik eğlence içerikleri üreten Türk YouTube kanalı. Antalya’da yaşayan 2011 doğumlu Elif'in oyun oynadığı ve çeşitli etkinlikler gerçekleştirdiği videoları içeren kanal, Elif'in annesi Ukraynalı Valeriia Shkoda ve babası Ersin tarafından yönetilmektedir.\nKanal, Mayıs 2020 Social Blade verilerine göre toplamda 5 milyarı aşkın görüntüleme ile en çok görüntülenme almış 4. Türk YouTube kanalı olmaktadır. Çeşitli yayın kuruluşları kanalı \"Türkiye'nin en çok izlenen çocuk YouTuber'ı\" olarak nitelendirmiştir. Kanalın Mayıs 2020 itibarıyla 3.2 milyonu aşkın takipçisi bulunmakta olup, en çok aboneye sahip Türk YouTube kanalları içerisinde 36. sırada yer almaktadır.\n\n\nAna Novac\nAna Novac (21 Haziran 1929 - 31 Mart 2010), Romanya doğumlu yazardır.\nTransilvanya'nın kuzeyindeki Dej'de doğdu ve Oradea'da (Nagyvárad) büyüdü.Macaristan'ın Miskolc şehrinde bir Yahudi okuluna gitti. Nazi Almanyası'nın 1944'te Macaristan'ın kontrolünü ele geçirilmesiyle Auschwitz'e gönderildi. Ayrıca Kraków-Płaszów gibi diğer küçük kamplarda da zaman geçirdi ve bu süre boyunca bir günlük tutabildi. Sonunda Mayıs 1945'te Çekoslovakya'daki Chrastava'da kurtarıldı. Ancak, ailesi ve erkek kardeşi hayatta kalamadı. Kamptan serbest bırakıldıktan sonra Novac Romanya'ya döndü. Dönmesinin ardından günlüğünü tamamladı. Kampların yanı sıra Kuzey Transilvanya'dan Auschwitz'e yolculuk koşullarını anlattı. 1960'ların ortalarında Berlin'e taşındı, daha sonra Paris'e taşındı.\nGünlüğü ilk defa 1968'de Fransa'da yayınlandı. Bir kitap olarak Fransızca, Almanca, İtalyanca, Hollandaca ve Macarca gibi birçok dile çevrilerek yayınlandı. İngilizce'deki başlığı \"The Beautiful Days of My Youth (1997)\" (\"Gençliğimin Güzel Günleri\") idi. Ayrıca başka kitaplar ve oyunlar da yayınladı.\nParis, Fransa'da 80 yaşında öldü.\n\n\nRich The Kid\nDimitri Roger (d. 13 Temmuz 1992), bilinen sahne adıyla Rich The Kid. Amerikalı rapçi ve şarkı sözü yazarı. 2017 yılında Interscope Recrods ile anlaşma imzaladı. 2017 yılında Kendrick Lamar'la birlikte yaptıkları \"New Freezer\" isimli single RIAA'da 2x Multi-Platinum ödülüne son olarak kasım 2018'de ulaştı. İlk stüdyo albümü olan \"The World Is Yours\" 30 Mart 2018'de yayınlandı. Albümde Lil Wayne, Swae Lee, Quavo, Offset, Trippie Redd, Khalid, Kendrick Lamar, Rick Ross, Future, Jay Critch ve Chris Brown ile düetleri yer aldı. Albümde yer alan \"Plug Walk\" şarkısı Billboard Hot 100'de 13. sıraya kadar çıktı. 2019'da ikinci stüdyo albümü \"The World Is Yours 2\"'yi yayınlayan sanatçının bu albümü Billboard 200'de 4 numaraya yükseldi. 2019 Aralık ayında Interscope Records ile anlaşmasına son veren Roger, UMG'ye bağlı Republic Records ile anlaşma imzaladı. Üçüncü stüdyo albümü olan \"Boss Man\" ise Republic Records etiketiyle 13 Mart 2020'de yayınlandı.\n\n\nFester Abdü\nAli Abdülselam Yılmaz (1993, Adana), ya da bilinen adıyla Fester Abdü, Türk YouTuber ve Deli Mi Ne? kanalının sahibi. Yılmaz'ın yönettiği kanal, 10. en çok abonesi olan Türk YouTube kanalı olmaktadır. Yılmaz, 1.69 metre boyunda olup, 66 kilodur.\nYılmaz, 1993 yılında Adana'da doğdu. Çukurova Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu mezunu olan Yılmaz, Türkiye Kano milli takımı lisanslı sporcusudur.\nDeli Mi Ne? kanalı Yılmaz tarafından Nisan 2017'de kuruldu. 2018 yılında Yılmaz'ın pembe topuklu ayakkabı ile koşu yarışına katılması ve Çanakkale Savaşı'nda batmış Majestik adlı gemi enkazına dalış gerçekleştirmesi çeşitli medya kuruluşları tarafından haber yapılmasına sebep oldu.\nTemmuz 2019'da Yılmaz, Show TV adlı televizyon kanalına, kanalın kendi videolarını izinsiz kullanması ve hakaret içerikli yayınlarda bulunması gerekçesi ile dava açtı. Dava sonucunda Show TV'nin Yılmaz'a 1 milyon 434 bin TL manevi tazminat ödemesi kararlaştırıldı. Show TV ise bu iddiayı yalanladı.\nAğustos 2019'da Yılmaz, iki İngiliz kulüp Liverpool ve Chelsea arasında Vodafone Park'da oynanmış UEFA Süper Kupası Finali'nde sahaya atladı. Yılmaz ile kendisinin sahaya atlamasını videoya çeken 4 diğer kişi gözaltına alındı. Medya kuruluşlarının yanı sıra Enes Batur gibi YouTube ünlüleri tarafından da eleştirilen Yılmaz'ın abone sayısında bu olaylar neticesinde azalma meydana geldi.\nİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Haziran 2020'de YouTuber hakkında iddianame hazırladı. UEFA Süper Kupası Finali'nde sahaya atlayan Yılmaz ve diğer üç arkadaşı hakkında (Yılmaz için: Yasak alanlara girme; diğer üç arkadaşı için: Suça yardım), bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası talep edildi.\n\n\nKıyı morfodinamikleri\nKıyı morfodinamikleri kıyılar,zamana ve yere bağlı olarak daima değişime uğrar.Mesela alçak ve yüksek med ve cezir arasındaki farklara,yerküre,ay ve güneşin su üzerindeki etkisine bağlı olarak sürekli değişir.Kıyıdaki küçük değişimler yer kabuğunun hareketi sonucu meydana gelir.Yerin hareketleri emersiyon ve submersiyon olarak tanımlanır.Emersiyon arazide kıyı düzleşme eğilimi gösterir. Submersiyonda ise kıyı girintili çıkıntılı ve düzensizdir.Nehirlerin çok olduğu bölgede meydana gelen submersiyon nehir ağızlarını genişletir ve koy meydana gelir.Akıntı ve dalgaların,kıyıyı yavaş yavaş yemesi neticesinde tortu ve yumuşak kayalıklarda küçük koylar meydana gelir.Daha dayanıklı kayalar burun,yarımada olarak kalır.Tam tersine akıntı ve dalgaların meydana getirdiği tabakalar yarımada ve sahiller meydana getirir.\nKıyı morfodinamiği (yani plaj morfolojisinin dinamikleri), deniz tabanı topografyası ile sıvı hidrodinamik süreçlerin, deniz tabanı morfolojilerinin ve tortu hareketini içeren değişim dinamiklerinin dizilerinin etkileşimi ve ayarlanması çalışmalarına atıfta bulunmaktadır. Hidrodinamik süreçler dalga, gelgit ve rüzgar kaynaklı akımları içerir.\nHidrodinamik süreçler morfolojik değişime anında tepki verirken, morfolojik değişim tortunun yeniden dağıtılmasını gerektirir. Sedimentin hareket etmesi sınırlı bir zaman aldığından, hidrodinamik zorlamaya morfolojik yanıtta bir gecikme vardır. Bu nedenle tortunun zamana bağlı bir bağlantı mekanizması olduğu düşünülebilir. Hidrodinamik zorlamanın sınır koşulları düzenli olarak değiştiğinden, bu plajın asla dengeye ulaşmadığı anlamına gelebilir. Morfodinamik süreçler olumlu ve olumsuz geri bildirimler (farklı zaman ölçeklerinde plajların hem kendi kendini zorlayan hem de kendi kendini düzenleyen sistemler olarak kabul edilebileceği şekilde), doğrusal olmama ve eşik davranışı sergiler.\nKıyıya bu sistem yaklaşımı ilk olarak 1977 yılında Wright ve Thom tarafından geliştirilmiş ve 1984 yılında Wright ve Short tarafından sonlandırılmıştır. Dinamik ve morfolojik özelliklerine göre, açıkta kalan kumsallar çeşitli morfodinamik tiplerde (Wright ve Short, 1984;) sınıflandırılabilir. 1996). Büyük bir morfodinamik durum ölçeği vardır, bu ölçek \"enerji tüketen durumdan\" \"yansıtıcı uçlara\" kadar uzanmaktadır.Yitimli plajlar düzdür, ince kumlara sahiptir, intertidal bölgeden uzaklaşmaya ve geniş sörf bölgeleri boyunca aşamalı olarak gücü dağıtmaya eğilimli dalgaları içerir. Dağıtıcı plajlar, ince tortudan oluşan ve dökülme kırıcılarla karakterize edilen geniş bir sığlaşma ve sörf bölgesi ile geniş ve düz profildir.\nYansıtıcı plajlar diktir ve iri kumları ile bilinir; sörf bölgesi yoktur ve dalgalar intertidal bölgede sertçe kırılır. Yansıtıcı plajlar tipik olarak kaba tortu ve sörf bölgesi ile kaba bir tortudan oluşan ve yükselen kırıcılar ile karakterize profilde diktir. Kaba tortu, dalga döngüsünün çalkalama kısmı sırasında süzülmeye izin verir, böylece geri yıkama mukavemetini azaltır ve malzemenin çalkalama bölgesinde birikmesini sağlar. Plaj durumuna bağlı olarak, dip akıntıların yakınında akımlar, olay dalgaları, subharmonik salınımlar, infragravite salınımları ve ortalama longshore ve rip akımları nedeniyle hareketlerin göreceli hakimiyetinde farklılıklar gösterir. Yansıtıcı plajlarda, olay dalgaları ve subharmonik kenar dalgaları baskındır. Oldukça dağılmış sörf bölgelerinde, olay dalgalarının kıyıya doğru çürümesine, kızılötesi enerjinin kıyıya doğru büyümesi eşlik eder; iç sörf bölgesinde, infragravite duran dalgalarla ilişkili akımlar baskındır. Belirgin bar-trough (düz veya hilal) topografyaları olan ara durumlarda, olay dalgası yörünge hızları genellikle baskındır, ancak aynı zamanda subharmonik ve infragravite duran dalgaları, uzun kıyı akımları ve ripler tarafından önemli roller oynar. En güçlü kopmalar ve ilişkili besleyici akımları, ara enine çubuk ve koparma topografyalarıyla bağlantılı olarak ortaya çıkar.\nPlaj durumları arasındaki geçişler genellikle dalga enerjisindeki değişikliklerden kaynaklanır, fırtınalar yansıtıcı plaj profillerinin düzleşmesine neden olur (daha dik dalgalar altında tortunun açık deniz hareketi), böylece daha dağıtıcı bir profil benimser. Morfodinamik süreçler, diğer kıyı yeryüzü biçimleriyle de ilişkilidir, örneğin, mercan kayalıkları üzerinde mahmuz ve oluk oluşumu topografyası ve dolgu ağızlarındaki dolgulu daireler oluşturur.\n\n\nTrippie Redd\nMichael Lamar White IV (d. 18 Haziran 1999), bilinen sahne adıyla Trippie Redd. Amerikalı rapçi, şarkıcı ve şarkı sözü yazarı. Travis Scott ile birlikte yaptıkları \"Dark Night Dummo\" ve \"Topanga\" single şarkılarıyla Billboard Hot 100'de sırasıyla 72. ve 52. sıraya kadar yükselerek adını duyurdu.\n2017 yılında ilk mixtape albümü \"A Love Letter to You\" yayınlandı. Aynı sene XXXTentacion'ın \"17\" albümünde yer alan düet şarkısı \"Fuck Love\" Billboard Hot 100'de 28 numaraya yükseldi. Yine 2017 yılında ikinci mixtape albümü \"A Love Letter to You\" ile Billboard 200'de 34 numaraya yerleşti. 2018'in Ağustos ayında ilk stüdyo albümü \"Life's a Trip\"'i yayınlayan rapçinin bu albümü Billboard 200'de 4 numaraya kadar çıktı. Bir sene sonra yine Ağustos ayında ikinci stüdyo albümü \"!\" yayınlandı. Billboard 200'de 1 numaraya yükselen ilk çalışması ise dördüncü mixtape albümü olan \"A Love Letter to You 4\" oldu.\n\n\nSuperior sagittal sinus\nSuperior sagittal sinüs beynin orta kısmında, falks serebrinin üst kısmında, duranın iki yaprağı arasında kalan, median fissür boyunca uzanan en büyük toplar damarlardan biridir. Beyin yüzeyinden aldığı venöz kanın ve beyin omurilik sıvısının sistemik dolaşıma geçmesini sağlar.\nBurun üstündeki \"foramen sekum\" aracılığı ile kafatası içine giren emisser venlerile başlar, orta hatta, median fissür boyunca, frontal ve parietal lobların tepe noktasının ortasından arkaya oksipital loba doğru uzanır, oksipital lobun arkasında \"konfluens sinuum\" ile birleşir. Buradan itibaren sagittal sinüs her iki tarafa (çoğunlukla sadece sağa) yönelerek transvers sinüs olarak devam eder.\n3 parçada incelenir:\nSagittal sinüsün lümeni ön tarafta dardır ve içgen şeklindedir. Arkaya doğru uzandıkça çapı artar. Beyin yüzeyindeki kortikal venler sagittal sinüse dökülmeden önce oblik seyrederler ve sagittal sinüs komşuluğunda \"dural lakünlere\" dökülürler. \"Dural lakünler\" sagittal sinüs komşuluğundaki duranın iki yaprağı arasındaki gölcüklerdir. Genelde 3 büyük lakün vardır. Önde frontal lob komşuluğunda olan en küçüğüdür. Parietal lob komşuluğundaki lakün en büyüğü iken oksipital lob komşuluğundaki lakün orta büyükülüktedir. Çoğu yüzeyel ven bu lakünlere açılır. Burada ayrıca Paccioni cisimcikleri bulunur.\nSagittal sinüsün fonksiyonu beynin yüzeyel venöz dolaşımını sağlamak ayrıca \"araknoid granulasyonlar\" yardımıyla beyin omurilik sıvısı emilimini sağlamaktır.\n\n\nSol Parti (İsveç)\nSol Parti, İsveç'te sosyalist bir siyasi partidir. 1917'de İsveç Sosyal Demokrat Partisi'nden ayrıldı ve 1921'de İsveç Komünist Partisi adını aldı. 1967'de partinin adı Sol Parti - Komünistler olarak değiştirildi; mevcut adını 1990 yılında aldı. Parti hiçbir zaman ulusal düzeyde hükümetin bir parçası olamadı.\nEkonomik konularda, parti özelleştirmelere karşıdır ve kamu harcamalarının artmasını savunuyor. Sol Parti, Avrupa Birliği'ne katılmaya karşıydı ve Şubat 2019'a kadar İsveç'in AB'den çıkmasını destekledi. 1980 yılında İsveç'in Bağlantısızlar Hareketi'ne katılması için teşebbüslerde bulundu ancak başarılı olamadı. Parti feminizmi destekliyor.\nParti, 2014'ten bu yana, Riksdag'ın yanı sıra İsveç'in birçok ilçesinde ve belediyesinde Sosyal Demokratlar ve Yeşiller azınlık hükümetlerini destekledi.\nSol Parti, İskandinav Yeşil Sol İttifakı'nın bir üyesidir ve Avrupa Parlamentosu'nda bir temsilcisi vardır. Ayrıca Avrupa Birleşik Solu - İskandinav Yeşil Solu grubunda yer almaktadır.\nDevrimci ateş, 1917'de İsveç'i sardı. Birçok şehirde ayaklanmalar gerçekleşti. Västervik'te bir işçi konseyi günlük işlerin kontrolünü ele geçirdi. Stockholm'de askerler 1 Mayıs'ta işçilerle birlikte yürüdüler. Stockholm'ün üst sınıf mahallesinde Östermalm'de bölge sakinleri kendilerini olası bir silahlı devrimden korumak için paramiliter yapılar kurdu.\nParti, 1917 yılında İsveç Sosyal Demokrat Partisi'nden ayrıldı. Bölünme, Sosyal Demokrat Parti'nin Rusya'daki 1917 Bolşevik devrimini desteklememesi, Sol Partisi'nin ise Bolşevikleri desteklemesi sebebiyle oldu.\n1921'de Comintern'in 21 tezine göre parti adı İsveç Komünist Partisi olarak değiştirildi. Liberal ve devrimci olmayan unsurlar tasfiye edildi. Toplamda, 17.000 parti üyesinden 6.000'i ihraç edildi.\nSosyal Demokratlardan ayrılma sırasında partinin ana lideri Zeth Höglund, 1924'te partiden ayrıldı. Höglund, Vladimir Lenin'in ölümünden sonra Moskova'daki gelişmelerden memnun kaldı ve Comintern'den bağımsız olarak kendi Komünist Partisini kurdu. Höglund'u yaklaşık 5.000 parti üyesi takip etti.\n23 ve 24 Ocak 1926'da İsveç Komünist Partisi, 80.000 organize çalışanı temsil eden delegelerle bir sendika konferansı düzenledi.\n1927'de İsveç Komünist Partisi, Ulusal İşsizler Birliği konferansı düzenledi ve İşsizlik Komisyonu'nun kaldırılması çağrısında bulundu. \nİspanyol İç Savaşı 1936'da başladı. İsveç Komünist Partisi (Bugünkü adıyla Sol Parti) ve gençlik kanadı Uluslararası Tugaylarda savaşmak için büyük bir ordu gönderdi. 520 İsveçli tugaylarda yer aldı ve 164'ü orada öldü. Eş zamanlı olarak, İsveç'te İkinci İspanya Cumhuriyeti ve İspanya halkı için kapsamlı bir dayanışma çalışması düzenlendi.\n1930'larda parti yeniden inşa edildi; Kilbom-Flyg partisi çöktüğü için parti tabanı geliştirildi. 1939'da SKP'nin 19.116 üyesi vardı.\nİkinci Dünya Savaşı (1939-1945) parti için zor bir dönemdi. Parti, İsveç'te Kış Savaşı'nda Sovyet tarafını destekleyen tek siyasi güçtü ve bu da partiye karşı baskı için sık sık bahane olarak kullanılıyordu. Parti, Batı sınırı boyunca Sovyet askerinin genişlemesini destekledi. Ana parti organı \"Ny Dag\", 26 Temmuz'da şunları yazdı: \"Sınır devletleri, büyük sosyalist işçinin devletinin yardımıyla emperyalist süper güçlere bağımlılıklarından kurtuldu\".\nDahası, parti Molotov-Ribbentrop Paktı'nı destekledi. Merkez Komitesi Eylül 1939'da şöyle bir bildiri kabul etti: \"İngiltere ve Fransa'daki iktidar klipsleri, Bolşevizm korkusu, Faşizme karşı kötü gizlenmiş sempatilerinde, Avrupa'daki işçi gücü korkusuyla, bir anlaşma yapmayı reddetti Sovyetler Birliği'nin ısınanların planlarını etkili bir şekilde ezmesi için koşullar kabul edilebilir. Polonya'nın Sovyet yardımını kabul etmeyi reddetmesini desteklediler.\nNazi Almanyası Nisan 1940'ta Norveç'i işgal ettiğinde İsveç Komünist Partisi (Bugünkü adıyla Sol Parti) tarafsız bir tavır aldı. Ny Dag'daki bir makalede, Norveç'teki Alman yönetimi “İngiliz emperyalizminin gerilemesi” olarak tanımlandı.\nAlman ordusunun Stockholm'deki emirlerinin ardından, İsveç hükümeti tarafından partiye karşı çeşitli baskıcı önlemler alındı. Ana yayınlar etkin bir şekilde yasaklandı (ulaşımdan yasaklandı, yani KP gazetelerini herhangi bir araçla taşımak yasadışıydı). Partinin ve gençlik örgütlerinin kilit kadroları resmi olarak askerlik hizmetlerinin bir parçası olarak kamplarda gözaltına alındı. Toplamda, on farklı kampta 3500 kişi stajyer, büyük çoğunluğu komünistti. Parti başkanı da dahil olmak üzere birçok parti aktivisti yeraltına çıktı. Hükümet çevrelerinde partiye tam bir yasak tartışıldı, ancak hiçbir zaman etkili olmadı. \n1940 yılında Norrbotten, \"Norrskensflamman'daki\" bölgesel parti organının ofisi bombalandı. İki çocuk da dahil olmak üzere beş kişi öldü. Bu, 1900'lerde İsveç'te işlenen en ölümcül terör eylemini oluşturur. Saldırının arkasındaki grubun mali destekçilerinden Paul Wretlind, Stockholm'deki Liberal Parti'nin bölgesel lideriydi.\nSavaş sırasında, İsveç tarihinde partiye karşı düzenlenen en büyük koordineli polis eylemi gerçekleşti. Ülke genelindeki parti ofislerine ve parti üyelerinin evlerine düzenlenen baskınlara 3.000 polis katıldı. Ancak baskınlar partinin herhangi bir suç faaliyetine dair herhangi bir kanıt üretemedi.\nParti, Norveç ve Danimarka'daki direniş mücadelelerini aktif olarak destekledi. İsveç'in kuzeyinde, partiye bağlı işçiler madenlerden dinamit çaldı ve onları Norveç direnişine kaçırdı. Diğer bölgelerde parti, anti-faşist mültecilere sığındı.\n1944 parlamento seçimlerinde KP oyların % 10,3'ünü aldı.\n1945'te, KP liderliğindeki ülke çapında bir metal işçisi grevi gerçekleşti.\n1946 belediye seçimlerinde SKP oyların% 11,2'sini aldı. Parti üyelerinin sayısı 51.000'e ulaştı. Bu gelişmeler, uluslararası arenadaki gelişmeler ve yeni Sovyet barış için bir arada yaşama politikaları ile partinin İsveç siyasetindeki rolünün yeniden ayarlanmasını başlatmasına neden oldu. Seçim kazanımları, partinin parlamenter çerçeve içinde iktidara gelebileceği algısını güçlendirdi. Aynı şekilde, Sosyal Demokratlar ile \"birleşik cephe\" fikri, parti içi tartışmalarda zemin kazandı. Partinin sendika politikası, sendika hareketi içinde Sosyal Demokrasiye doğru daha az çelişkili bir konuma dönüştü. Bu değişiklikler parti saflarında bir miktar dirençle karşılaştı.\nAncak, Soğuk Savaş'ın başlaması parti için zor bir görev haline geldi. Savaş sonrası yılların seçim kazanımları uzun sürmeyecekti. Başbakan Tage Erlander \"her sendikayı komünistlere karşı bir savaş alanına dönüştürme\" niyetinde olduğunu açıkladı. Komünistler sendika hareketinden temizlendi. Ancak parti, birleşik cephe stratejisini geliştirmeye devam etti.\nBaşka bir konu gençlik örgütleriyle ilgiliydi. Parti, Finlandiya gibi ülkelerdeki benzer gelişmelere bakarak geniş tabanlı bir gençlik hareketi yaratma girişiminde bulundu. 1952'de Demokratik Gençlik ( \"Demokratisk Ungdom\" ), mevcut Genç Komünist Birliği'ne paralel olarak geniş bir gençlik hareketi olarak kuruldu. Sert gömlekler bu gençlik hareketinin siyasi karakterini sulandırdı.\nSembolik önemi yüksek olan bir konu, partinin Sosyal Demokratlarla 1 Mayıs ortak mitinglerini teşvik etme kararıydı. Yine bir başka konu, partinin, esasen Sosyal Demokratların elinde olan \"emek basınına\" mali destek verme kararıydı.\nMart 1951'de Hilding Hagberg parti başkanı oldu.\nParti içi polemik 1953 parti kongresinde zirveye ulaştı. Persson, özellikle oportünist olarak markalaştığı yeni parti başkanı Hagberg'e yönelik eleştirilerini şiddetle gösterdi. Persson da bir egoist olmak ve partiyi bölmek ve ona zarar vermek istemekle suçlandı. Persson'a siyasi yönelim ve parti karşıtı eylemlerin eksikliğinden sorumlu tutulması gerektiğini söyleyen Knut Senander ve Nils Holmberg tarafından Persson'a yönelik eleştiriler yapıldı. Hem Senander hem de Holmberg partinin solcu bölümünün bir parçası olarak kabul edildi, ancak bu vesileyle parti hattının en ateşli savunucuları olarak ortaya çıktılar. Tartışmanın son derece duygusal bir sonucuyla Persson, kongreye yaptığı konuşmada partiden istifa ettiğini açıkladı. Ayrılmasından sonra parti içinde Pers'in takipçilerine karşı bir tasfiye yapıldı ve bunların birçoğu kovuldu.\nMacaristan isyanı 1956'da patlak verdiğinde, parti içinde partinin nasıl bir konumda durması gerektiğine dair bir tartışma başladı. Sonunda, parti liderliği resmi Sovyet hattını desteklemeyi seçti.\n1961'de önde gelen parti üyeleri Doğu Avrupa turları konusunda uzmanlaşmış seyahat acentesi Folkturist'i kurdu.\n1964'te C.-H. Hermansson parti genel başkanlığına seçildi. Hermansson, önceki parti liderlerinin aksine akademik bir geçmişe sahipti. Hermansson partinin Avrupa komünizmi ve İskandinav Popüler sosyalizmine karşı politik yönünde bir değişiklik başlattı.\n1967 parti kongresinden önce ateşli bir tartışma yaşandı. Birkaç farklı eğilim mevcuttu. Bir bölüm partiyi Danimarka Sosyalist Halk Partisi (SF) çizgisinde komünist olmayan bir partiye dönüştürmek istedi ve böylece partinin adını \"Vänsterpartiet\" (Sol Parti) olarak değiştirmesini önerdi. Sovyet yanlısı gruplarla ilişkilendirilen eski parti lideri Hagberg, uzlaşma olarak \"Arbetets Parti\" (Çalışma Partisi) adını \"vermeye\" çalıştı. Parti liderliği başka bir uzlaşma sağladı ve parti adı Sol Parti - Komünistler (VPK) olarak değiştirildi. VPK \"Euro komünist\" kursuna devam etti, ancak yüksek bir Sovyet yanlısı azınlık \"Norrskensflamman\" etrafında \"toplandı\" . Gençlik kanadı ayrıldı ve sonunda Marksist-Leninistiska Kampförbundet'i (MLK) oluşturdu. \n1968'de VPK, Çekoslovakya'daki Sovyet müdahalesini alenen kınayan ilk İsveç partisiydi. Parti, Stockholm'deki Sovyet büyükelçiliği dışında Hermansson tarafından ele alınan bir gösteri düzenledi. Sovyet saldırganlığının reddedilmesi, Batı komünist partileri arasında bir istisnaydı.\n1968 belediye seçimlerinde VPK, savaş sonrası dönemde partinin en düşük seçim sonucu olan% 3,8 oy aldı. İşleyen bir gençlik ve öğrenci kanadından yoksun olan parti, gençlik radikalizminin uluslararası dalgalanmasından faydalanamadı.\nVietnam'daki ABD savaşına karşı protestoların başlangıcında, VPK İsveç Vietnam Komitesi'ni başlattı. Komite, 'Vietnam'da Barış' talebini gündeme getirdi ve konuyla ilgili tüm taraf birliği için çağrıda bulundu. Komite, Güney Vietnam Kurtuluş Ulusal Cephesinin silahlı mücadelesini aktif olarak destekleyen KFML liderliğindeki bir organizasyon olan Birleşik FNL Grupları (DFFG) tarafından hızla hareket ettirildi. Yakında, VPK İsveç Vietnam Komitesi'nden ayrıldı ve birçok üye DFFG'de aktif oldu.\n1970 yılında, gençlik kanadı \"Kommunistisk Ungdom\" (KU) olarak yeniden duyuruldu.\n1972'de parti, yeni bir parti programının uyarlanmasıyla daha solcu bir konuma geçti. Neo-Leninist eğilim partinin önemli bir parçası olarak ortaya çıktı.\n1975 yılında Lars Werner parti genel başkanlığına seçildi. İkincilik adayı, Sovyet yanlısı gruptan Rolf Hagel'di. Werner, parti kongresinde 162 oyla seçildi. Hagel 74 oy aldı.\nŞubat 1977'de Sovyet yanlısı azınlık partiden ayrıldı ve İşçi Partisi - Komünistler'i kurdu (APK). \"APK'nın\" kurucusu \"yanlarında Norrskensflamman\" gazetesini ve iki milletvekilini (Hagel ve Alf Löwenborg) aldı. APK'ya 1.500-2.000 arasında VPK üyesi katıldı.\n1980 yılında VPK, nükleer enerji plebisitinde \"Hayır\" kampanyasına katılmıştı.\n1990'da VPK adını \"Vänsterpartiet\" ((v), Sol Parti) olarak değiştirdi ve komünist bir parti olmaktan çıktı.\n1993 yılında Werner istifa etti. Gudrun Schyman parti genel başkanlığına seçildi.\n1994 parlamento seçimlerinde parti% 6.2 oy aldı. Böylece partinin uzun süreli seçim krizi sona erdi. Partinin etkisi, özellikle gençler arasında büyümeye başladı. Aynı yıl parti, Avrupa Birliği'ne katılma konusundaki plebisitin \"Hayır\" kampanyasında aktifti.\nAğır bir kriz döneminden geçen parti, 1990'ların ortalarında kamu desteğini yeniden kazanmaya başladı. Geriye dönüp bakıldığında, bu değişimin arkasındaki ana faktör partinin kendisinden değil, önceki yıllarda Sosyal Demokratların geleneksel oy kaynaklarının çoğunu yabancılaştıran önemli ölçüde sağa doğru hareket etmelerinden kaynaklanıyordu.\n1996 parti kongresinde Sol Parti ideolojilerinden birinin feministlik olduÄŸunu ilan etti.\n1998 yılında parti, milletvekili seçimlerinde şimdiye kadarki en iyi sonucunu alarak ülke çapında oyların% 12'sini aldı. Seçimlerin ardından parti, Sosyal Demokratlarla bir anlaşmaya girdi ve hükümeti dışarıdan desteklemeye başladı.\n2002 parlamento seçimlerinde, partinin oy payı% 3 düşerek toplam% 8.3'e düştü. Eşzamanlı olarak Sosyal Demokratlar% 3'le geri döndü. \n2003 yılında Schyman vergi usulsüzlüklerini takiben istifa etti. Ulla Hoffmann geçici lider olarak görev aldı.\n2004 parti kongresi Lars Ohly'yi yeni parti başkanı olarak seçti. Yıl sonunda Schyman partiden ayrıldı ve parlamenter bağımsız oldu. Lars Ohly başlangıçta kendini komünist olarak adlandırdı, ancak daha sonra bu ifadeyi geri çekti.\nAynı yıl, SVT şovu \"Uppdrag Granskning'de\" partiyle ilgili iki bölümden oluşan bir belgesel yayınlandı. Belgesel, savaş sonrası dönemde esas olarak partinin uluslararası ilişkilerine odaklandı. Yayının ardından, partinin eski Sosyalist Bloktaki iktidar partileriyle ilişkileri hakkında bir kez daha tartışmalar başladı.\nEylül 2006 seçimlerinde Sol Parti 317.228 oy aldı (% 5.8; 2002'de:% 8.4) ve bu nedenle 22 Riksdag sandalyesi (daha önce 30) aldı. 2010 seçiminde parti, oyların% 5,6'sını (334,053 oy) ve 19 sandalyeyi aldı.\n7 Aralık 2008'de Sosyal Demokratlar, Sol Parti ve Yeşil Parti ile birlikte Kırmızı Yeşiller olarak bilinen siyasi ve seçim birliğini başlattılar. 26 Kasım 2010'da, Kırmızı-Yeşil ittifak dağıtıldı.\n6 Ocak 2012'de parti kongresi, Ohly istifasını açıklamasında sonra Jonas Sjöstedt'i yeni parti başkanı olarak seçti.\nSol Parti, İsveç'in cinsiyet konusunda toplumsal eşitliğe sahip olmadığını iddia ediyor. Parti böylece belirli bir Sosyal Eşitlik Bakanlığı'nın kurulmasını ve liselerde \"feminist kendini savunma\" öğretimini tanıtmayı savunuyor. Bir kavram olarak feminizm parti programında 1997 yılında tanıtıldı, ancak her zaman kadın haklarını güçlendirmek için çalıştığına inanıyor. Sol Parti fuhuşa karşı çıkıyor ve İsveç Seks Satın Alma yasasını destekliyor.\nİsrail-Filistin çatışmasıyla ilgili olarak, parti 1967 sınırına dayanan iki devletli bir çözümü destekliyor. Parti, İsrail ile AB ticaret anlaşmalarının dondurulması, İsveç'in askeri işbirliği ve İsrail ile silah ticaretinin sona ermesi ve İsrail mallarına İsrail'e baskı yapmak için genel bir tüketici boykotu çağrısında bulunuyor .\nŞubat 2019'da parti, İsveç'in Avrupa Birliği'nden ayrılması için uzun zamandır devam eden bir politikayı bıraktı.\nTarihi boyunca, çeşitli öneme sahip birkaç bölünme olmuştur:\nYıllara göre oy yüzdesi: \n\n\nKaraman Garı\nKaraman Garı, Karaman, Türkiye'de bir tren garı. Şehrin kuzey kesiminde bulunan gar, Toros Ekspresi ve Konya-Karaman Bölgesel trenlerine hizmet vermektedir. Polatlı-Konya yüksek hızlı demiryolunun Karaman'a uzatılmasının ardından istasyona hizmet verecek Yüksek Hızlı Trenler trenleri için yeni daha büyük bir istasyon yapım aşamasındadır.\nKaraman Garı, Konya Garının 102.2 km (63.5 mi) güneydoğusunda ve Adana Garının 267.7 km (166.3 mi) kuzeybatısında yer almaktadır.\n\n\nTacim Çiçek\nTacim Çiçek (5 Eylül 1958, Ceyhan, Adana); şair, eleştirmen ve yazar.\nÇiçek, Ceyhan, Adana'da doğdu ve ilk ve ortaöğretimini burada bitirdi. 1980'de Ankara Eğitim Enstitüsü'nden mezun oldu ve birden fazla ilde sınıf öğretmenliği yaptı. TYS, PEN Yazarlar Derneği ve MESAM üyesidir. Öyküler, romanlar ve çocuk kitapları yazdı. Edebiyata girişi olan şiiri 1996'da bıraktı. Edebiyat, sanat, şiir ve öykü gibi konulardaki düzyazıları \"Papirüs\", \"Çağdaş Türk Dili\", \"Evrensel Kültür, Damar, Sosyologca\" ve \"Mesele\" gibi dergilerde; \"Yeni Adana\", \"soL\", \"BirGün\", \"Özgür Gündem, Artı Gerçek, Gazete Duvar (int.)\" ve \"Evrensel\" gibi gazetelerde yayımlandı. 1992'de \"Aykırısanat\" dergisi ve yayınlarını kurdu; daha sonra yazar Hasan Özkılıç'ın sahipliği ve yönetiminde Asım Gönen, Timuçin Özyürekli, Hayri K. Yetik ve Ahmet Günbaş ile \"Agora\" dergisini çıkardı, 2000'lerin ortalarında iki derginin de yayımlarına son verildi.\n\n\nErdem Gündüz\nErdem Gündüz; Türk dansçı, performans sanatçısı ve aktivist. 2013 yılında, Gezi Parkı protestoları sırasında gerçekleştirdiği pasifist eylemle gündeme gelmiş ve \"Duran Adam\" olarak anılmaya başlamıştır.\n1979 yılında, Ankara'da dünyaya geldi. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarını İzmir'de geçirdikten sonra İstanbul'a taşındı. Lisans eğitimini Yıldız Teknik Üniversitesi Müzik ve Performans Sanatları Bölümünde alan Gündüz, 2007 yılında mezun oldu. Aynı yıl, katıldığı değişim programıyla New York'ta bulunan John F. Kennedy Performans Sanatları Merkezi'ne gitti ve burada çağdaş dans eğitimi aldı. Ülkesine döndükten sonra yüksek lisansını Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde tamamlayan sanatçı bir süre Ege Üniversitesi Tiyatro Topluluğunda çalışmalarına devam ettiyse de daha sonra yine aynı üniversitede Dans Tiyatrosu Topluluğunu kurdu. 2008-2010 yılları arasında Yeni Yüzyıl Üniversitesi'nde oyunculara beden yönetimi dersleri verdi. Bugüne kadar onlarca festival ve atölye çalışmasında yer alan Gündüz, 2005'ten beri dans dersleri vermektedir.\n\n\nGuan Hanqing\nGuan Hanqing ( 1241–1320), Takma adı \"the Oldman of the Studio\" (齋叟 Zhāisǒu), Yuan Hanedanlığında önemli bir Çinli oyun yazarı ve şairdi. Yuan döneminin en üretken ve saygın dramatistlerinden biridir.\nGuan daha sonraki yaşamının büyük bir kısmını Dadu'da geçirdi ve bu süre içerisinde yerel dilde yaklaşık 65 oyun üretti.\n\n\nCredaro\nCredaro İtalya'nın Lombardiya bölgesine bağlı Bergamo ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 31 Aralık 2004 tarihi itibarıyla 2,608'dir.\n\n\nSalvadore Cammarano\nSalvadore Cammarano (ayrıca Salvatore) (d. 19 Mart 1801, Napoli - ö. 17 Temmuz 1852, Napoli) üretken bir İtalyan librettist ve oyun yazarı.\nDonizetti için \"L'assedio di Calais\" (1836), \"Belisario\" (1836), \"Pia de 'Tolomei\" (1837), \"Roberto Devereux\" (1837), \"Maria de Rudenz\" (1838), \"Poliuto\" (1838) ve \"Maria di Rohan\" (1843), Giuseppe Persiani için ise \"Ines de Castro'nun\" yazarıdır.\nVerdi için \"Alzira\" (1845), \"La battaglia di Legnano\" (1849) ve \"Luisa Miller\" (1849) yazdı, ancak Temmuz 1852'de öldükten sonra Verdi, \"Il trovatore\" (1853) için librettoyu tamamlamak için Leone Emanuele Bardare ile çalıştı. Cammarano ayrıca William Shakespeare'in \"Re Lear\" adlı oyunu \"King Lear'ın\" önerilen bir uyarlaması için libretto üzerinde çalışmaya başladı, ancak tamamlamadan önce öldü.\nBabası Giuseppe, bir ressam ve set tasarımcısıydı. Oğlu Michele de bir ressamdı.\n\n\nBağımsız Afrika Kiliseleri\nBağımsız Afrika Kiliseleri ya da AIC (İngilizce: African Initiated/Independent/Indigenous/Instituted Churches kısaltması) Avrupalı ya da Amerikalı sömürgeci ya da misyonerlerden bağımsız olarak Afrikalılar tarafından kurulmuş kiliselere verilen isimdir. İlk olarak Afrikalılar için kurulan bu kiliseler, sömürgeci karşıtı hareket ile bağlantılıydı. Oryantal Ortodoksluk kiliseleri yanında bu kavram altında genellikle Sahra Çölü güneyinde modern tarihte kurulan kiliseler anlaşılmaktadır. Bu kiliselerin çoğu Pentikostalizm hareketi ile bağlantılıdır.\n\n\nSerenityOS\nSerenityOS, Andreas Kling tarafından oluşturulan ücretsiz bir açık kaynaklı işletim sistemidir.\nUnix benzeri bir işletim sistemi olarak tasarlanmıştır ve yaratıcısına göre 1990'ların grafik kullanıcı arayüzünden ilham alır.\nYeni bir işletim sistemi olarak nispeten hızlı ilerleyen bir geliştirme sürecinde olan SerenityOS şu anda geliştirilen bazı özellikleri entegre bir geliştirme ortamı, görsel bir hata ayıklayıcı, JavaScript destekli bir web tarayıcı ve grafik odaklı masaüstü bulunmaktadır.\nSerenityOS, 2018'in sonunda Andreas Kling tarafından başlatıldı.\nAndreas boş zamanlarında screencast yazılımı kullanarak SerenityOS'u geliştirmeye başladı.\nDaha sonra bu oturumları YouTube'ta yayınladı.\n2019'un ortasında GitHub reposu oluşturuldu ve proje topluluk geliştirmesine açıldı.\nDünyanın dört bir yanından birçok kişi SerenityOS projesine katkıda bulunmak için katıldı.\nŞu anda her hafta açık kaynak geliştirme topluluğundan önemli eklemeler alıyor.\nAndreas, tüm bu katkılarından şaşkın olduğunu ve diğer katılımcıların çalışmalarını sürekli olarak gözden geçirdiğini ve yayınladığını belirtti.\nSerenityOS, 1990'ların masaüstü bilgisayarlar arasında yaygın olan kullanıcı arayüzlerinden esinlenen basit bir Unix benzeri işletim sistemi olarak tasarlanmıştır.\nŞu anda sanal bir makine üzerinde çalışacak şekilde tasarlanmasına rağmen birçok yeni özellik hızla ekleniyor ve Andreas sonunda SerenityOS'u sanal bir makine ortamının dışında çalıştırmayı hedefliyor.\nÇeşitli grafik uygulamaları:\nOyunlar:\n\n\nVing Rhames\nIrving Rameses Rhames (d. 12 Mayıs 1959) Amerikalı sahne ve sinema oyuncusu. Görevimiz Tehlike film serisinde \"Luther Stickell\" rolüyle tanınmaktadır. Lilo ve Stiç (2002) adlı animasyon filminde Cobra Bubbles'ı seslendirdi. Rhames, Altın Küre Ödülü'nün yanı sıra Emmy Ödülü ve Ekran Oyuncuları Derneği Ödüllerine aday olmuştur.\nRhames, 12 Mayıs 1959'da New York'un Harlem semtinde, ev hanımı Reather ve oto tamircisi Ernest Rhames'in oğlu olarak doğdu. Ailesi Güney Karolina'da keskin nişancı olarak yetiştirilmiştir. Adını NBC gazetecisi Irving R. Levine'den almıştır.\nOyunculuk sevgisini keşfettiği New York Sahne Sanatları Lisesi'ne girdi. Liseden sonra oyunculuk öğrencisi Stanley Tucci'nin kendisine \"Ving\" lakabını verdiği SUNY Purchase'de tiyatro eğitimi aldı. Rhames daha sonra Juilliard School'un Drama Bölümü'ne (Grup 12: 1979-1983) geçti ve burada 1983'te Güzel Sanatlar Lisans derecesi ile mezun oldu.\n\n\nFoundational Model of Anatomy\nFoundational Model of Anatomy (FMA) bir ontolojik referans kaynağıdır. FMA biyomedikal amaçlı kullanım için oluşturulmuş, bilgisayar tabanlı bir veri kaynağıdır. İnsan vücudunun fenotipik yapısının insanlar tarafından anlaşılabilir ve aynı zamanda makine tabanlı sistemler tarafından gezilebilir, ayrıştırılabilir ve yorumlanabilir bir biçimde sembolik gösterimi için gerekli sınıfların veya türlerin ve ilişkilerin gösterilmesini sağlar. Washington Üniversitesi'nde \"Yapısal Bilişim Grubu\" tarafından geliştirilen ve sürdürülen bir veritabanıdır.\nFMA ontolojisi, yaklaşık 75.000 sınıf ve 120.000'den fazla terim, 168'den fazla ilişki türünden 2,1 milyondan fazla ilişki örneği içerir.\n\n\nErzyanca edebiyat\nErzyanca edebiyat veya Erzya edebiyatı , Mordovya'da ve Rusya'nın diğer bitişik bölgelerinde yaklaşık yarım milyon kişi tarafından konuşulan Erzyanca dilinde yazılmış edebiyat eserleridir. Yazı dili 18. yüzyılın başlangıcından günümüze Kiril alfabesine dayanan Erzya edebiyatı, 1920 ve 1930'larda büyük gelişmeler yaşamıştır. Mordovya Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nde Erzyanca'y adair pek çok dil okulu kurulmuş ve edebiyat çalışmalarına hız verilmiştir. Ayrıca aktif bir şekikde kitap yayıncılığı başlamış ve çok sayıda gazete ortaya çıkmaya başladı. Bununla birlikte, tek bir lehçe tabanı vardı ve bunun sonucu olarak standart alfabe ve yazım hala eksikti. 1924'te bu sorun Mordovya Öğretmenler Kongresi'nde ve 1928'de Moskova Dil Konferansı'nda ele alındı. 1920'lerin ortalarından itibaren, 1930'ların ortalarında Erzya yayınlarında edebi normların ve bir lehçelerin gelişimi başladı.\nAna dili Erzyanca olan Samara Oblastı doğumlu Aleksey Dunyaşin (1904-1931) 1924'ten 1931'de ölümüne kadar Sovyetler Birliği'nde çeşitli gazeteler için yazılar kaleme aldı ve hicivli ve eğlenceli sütunlar) yazdı. 1930'da \"Pidsipalakst\" adlı Erzyanca edebiyata dair olan yazılarının bir koleksiyonu yayınlanmıştır.\n1994 yılında Mokşa destanlarını Erzyanca anlatan \"Mastorava\" yayınlandı.\n\n\nYang Xiaobo (Hubei)\nYang Xiaobo (Ocak 1963, Tianmen, Hubei - 27 Ocak 2020), Çinli yapı mühendisi, politikacı ve sigorta yöneticisiydi. Huangshi Belediye Başkanı olarak görev yaptı. COVID-19 salgını sırasında şiddetli zatürreden öldü.\nYang, Ocak 1963'te Hubei, Tianmen'de doğdu. 1981 yılında girdiği yapı mühendisliği bölümünden Eylül 1985'te lisans derecesini aldıktan sonra, Haziran 1988'de Tianjin Üniversitesi'nde yüksek lisans eğitimi aldı ve yapısal mühendislik alanında yüksek lisans derecesi aldı. Mayıs 1988'de Çin Komünist Partisi'ne katıldı.\nYang, halka açık olarak son kez 17 Aralık 2019'da görüldü. 28 Ocak 2020'de Çin medyası, Yang Xiaobo'nun COVID-19 salgını sırasında 57 yaşında şiddetli zatürreden öldüğünü bildirdi. O tarihte Hubei'deki salgın sırasında ölen 100 kişiden biriydi.\n\n\nAri Edirne\nAri Edirne (1978, İstanbul) Türk opera sanatçısı,tenor.\nSiemens Opera Yarışması'nda (2000) birincilik ödülü kazandı. Uluslararası Lions Kulüpleri'nden opera dalında ödül aldı. Sahneye ilk olarak Kenter Tiyatrosu'nda Yıldız Kenter ile birlikte Terence McNally'nin adlı oyununda Anthony rolüyle çıktı.(1998)\nDevlet Opera ve Balesi bünyesinde solist sanatçı olarak yurt içinde ve yurt dışında başroller söyledi.\nSamsun Devlet Opera ve Balesi'nin kurucu kadrosunda yer aldı.\n\n\nWen Zengxian\nWen Zengxian (Haziran 1952, Xinye, Henan – 31 Ocak 2020), 1997-2010 yılları arasında Hubei Eyaleti Sivil İşler Departmanı Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Çinli politikacıydı.\nWen, Henan, Xinye İlçesinde doğdu. Nisan 1972'de Xiangfan Belediye Propaganda Takımında çalışmaya başladı. Ocak 1975'te Xiangfan Belediye Kültür Bürosunda katip olarak çalıştı. Eylül 1976'da Çin Komünist Partisi'ne katıldı.\nWen, Şubat 1977'de Wuhan Üniversitesi Çin Dili ve Edebiyatı bölümüne girdi. Ocak 1980'de lisans derecesini aldıktan sonra Hubei Eyaleti Sivil İşler Departmanı Siyaset Bölümü'nde çalışmaya başladı. Daha sonra Hubei Sivil İdare Okulu Başkanı (Aralık 1993 1988-Ocak), Hubei İl Ticaret Bölümü Genel Ofisi Direktörü (1997 1993 Haziran Ocak), Sivil İşler Dairesi Hubei Eyaleti Müdür yardımcısı (Haziran 1997 – Şubat 2010) görevlerinde bulundu. Şubat 2010'dan itibaren Sivil İşler Daire Başkanlığı müfettişliğine atandı. Ayrıca Hubei Sosyal Organizasyon Genel Ticaret Odası Başkanlığı yaptı.\nWen 31 Ocak 2020'de öldü. Ölümünün COVID-19 enfeksiyonundan kaynaklandığından şüphelenildi. Birçok Çin medyası (Sina, Sohu, NetEase ve Phoenix Television dahil) ölümünü bildirdi ancak sansür nedeniyle haberler kısa zamanda silindi.\n\n\nDossena\nDossena İtalya'nın Lombardiya bölgesine bağlı Bergamo ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 31 Aralık 2010 tarihi itibarıyla 966'dır.\n\n\nJohn Ogilvie (futbolcu)\nJohn Forest Ogilvie (28 Ekim 1928 - 2 Mayıs 2020), İskoç futbolcu. Hibernian, Leicester City ve Mansfield Town'da oynadı.\nOgilvie, üst düzey kariyerine Hibernian'a katıldığında başladı ve Aralık 1948'de ilk kez ligde oynadı. 1950–51 İskoç Kupası yarı finalinde oynarken bacağı kırıldığında kariyeri ciddi şekilde etkilendi. Yaralanma nedeniyle iki yıldan fazla oynamadı ve Hibs için sadece bir kez daha oynadı (Nisan 1954'te Rangers'a karşı bir lig maçı).\nFutboldan emekli olduktan sonra Ogilvie, Leicester'de yaşadı ve triko ve baskı endüstrisinde çalıştı. Ayrıca futbola biraz dahil oldu, FA koçluk rozeti kazandı ve Leicester City yöneticisi Jock Wallace için keşif işi yaptı.\nLeicester'daki bir bakım evinde COVID-19 ile temas ettikten sonra, Ogilvie 2 Mayıs 2020'de 91 yaşında öldü.\n\n\nApaçi (altkültür)\nApaçi, Türkiye'nin büyük şehirlerinin banliyölerinde yaşayan Anadolu, özellikle de Doğu Anadolu kökenli alt sınıf göçmenler ile karakterize edilen bir gençlik altkültürü. Altkültürün üyeleri, kendilerine has saç stilleri, giyim tarzları, müzik anlayışları gibi ortak özellikler paylaşmaktadır. MSN ve Facebook gibi sosyal medya sitelerinin de kültürde önemli bir yeri vardır. Apaçi terimi, aynı zamanda alt sınıf bireyleri aşağılama amacı ile de kullanılmaktadır.\nTerim, erken dönem Western filmlerinde \"kötü ve çapulcu karakterler\" olarak tasvir edilmiş Apaçilerin, Türkçeye “şehir serserisi” manasında yerleşmesi ile günümüzdeki kullanılır hale gelmiştir.\n\n\nJohn Rowlands (futbolcu)\nJohn Rowlands (7 Şubat 1947 - Nisan 2020), defans ve forvet olarak oynayan İngiliz futbolcudur. İngiltere, Güney Afrika ve Amerika Birleşik Devletleri'nde aktif olan Rowlands, 13 yıllık kariyerinde yaklaşık 400 kez yer aldı.\nEmekli olduktan sonra Florida'ya taşındı ve daha sonra İngiltere'ye dönmeden önce bar ve restoran açtı.\nNisan 2020'de 73 yaşındayken COVID-19 nedeniyle öldü.\n\n\nPeter Gill (golfçü)\nGill, Surrey'deki Surbiton Golf Club, Surrey'deki Gatton Manor ve Kent'teki Knole Park'ta profesyonel golf oynadı. PGA'nın fahri üyesiydi.\n\n\nMariya Çehova\nMariya Pavlovna Çehova (; 31 Ağustos 1863; Taganrog; 15 Ocak 1957; Yalta), Rus bir öğretmen ve sanatçı. Anton Çehov'un kız kardeşidir. Mariya Çehova Yalta'daki Çehov Anı Evi müzesinin kurucusudur. Saint Stanislaus Nişanı, Kızıl Bayrak İşçi Nişanı ve \"1941-1945 Büyük Vatanseverlik Savaşında Cesur İşçi\" Madalyası sahibidir.\nMariya Pavlovna Çehova, 31 Ağustos 1863'te Taganrog şehrinde doğdu. 1872'de Mariinskaya Kız Spor Salonu'na girdi. Ailenin 1876'daki iflasından sonra, ailesiyle birlikte Moskova'ya taşındı ve burada 1884'te Filaretovski Eparkhial Kız Okulu'ndan mezun oldu. 1886'dan 1904'e kadar Rjevskaya'nın kızlar için özel spor salonunda tarih ve coğrafya üzerine dersler okudu. 1890'larda Stroganovka'da sanat eğitimi aldı. 1903'te, eğitime sunduğu katkılar için Saint Stanislaus altın madalyası aldı.\nKardeşi Anton Çehov'un ölümünden sonra, hayatını kardeşinin edebi mirasının toplanmasına ve yayınlanmasına adadı. 1914'te Anton Çehov'un kişisel eşyalarını Taganrog'daki Çehov Müzesi'ne bağışladı ve Çehov'un arkadaşı Fyodor Schechtel tarafından tasarlanan Çehov Kütüphanesi'nin açılışında bulundu.\n1922'den 1957'ye kadar Yalta'daki Çehov Müzesi'nin müdürüydü .\n1935'te Mariya Çehova ve Olga Knipper, Anton Çehov'un doğumunun 75. yıldönümünü kutlayan etkinliklere katılmak için Taganrog'un doğum şehri Çehov'u ziyaret etti. Eski Erkek Spor Salonu (okul no. 2), Çehov'un (Çehov Spor Salonu) adını aldı.\n1944'te Sovyet hükümeti, Yalta'daki Çehov Müzesi'nde uzun yıllar süren çalışmaları ve Çehov'un edebi mirasının yayınlanmasına katkısı nedeniyle Mariya Çehova'ya Kızıl Bayrak İşçi Nişanı verilmesine karar verdi.\n\n\nAbba Kyari (politikacı)\nAbba Kyari (23 Eylül 1952 - 17 Nisan 2020) Nijeryalı bir işadamı, avukat ve hükümet yetkilisiydi. Ağustos 2015'ten Nisan 2020'ye kadar Genelkurmay Başkanı olarak görev yaptı.\nKyari evli ve 4 çocuk babasıydı. 17 Nisan 2020'de 67 yaşında öldü.\n\n\nAuriculocondylar sendrom\nAuriculocondylar sendrom, kalıtsal bir sendromdur. 3 fenotipi vardır. Fenotip 1 otosomal dominant (AD), fenotip 3 otosomal resesif (AR), fenotip 2 ise her iki yolla (AD ve AR) aktarılır. 1. ve 2. Fenotiplerin bulguları ortaktır; etkilenen gen farklıdır.\nKafatası büyükçedir (makrosefali). Çok sayıda kulak anomalileri izlenir. Yüz yuvarlak, ağız açıklığı küçüktür (mikrostomi). Altçenede (mandibula) aşırı hipoplazi, kondil agenezi ya da hipoplazisi,koronoid hipoplazisi, kısa ramus gibi mandibula ve çene eklemi anomalilerine neden olan malformasyonlar izlenir. Bu malformasyonlar nedeniyle altçene asimetrik, küçük (mikrognati) ve bazı hastalarda geriye çekilmiş (mikroretrognati) gibidir. Maloklüzyona yol açan bu bulgular çiğneme ve konuşma bozuklarına yol açar. Yarık damak ve glossoptosis olabilir.\nKulak anomalileri öteki fenotiplere kıyasla daha hafiftir. Mandibula hipoplazisi’ne bağlı mikroretrognati izlenir. Glossoptosis’in yanı sıra dilde hamartoma türü oluşumlar görülebilir. Bu fenotipte çok sayıda yarık bulunur; yumuşak damak yarığı, uvula bifida (küçük dil yarığı) ve larinks yarığı saptanır. Ektopik uvula görülebilir.\n\n\nNorman Hunter (futbolcu)\nNorman Hunter (29 Ekim 1943 - 17 Nisan 2020), defans pozisyonunda görev yapmış İngiliz eski millî futbolcudur.\nProfesyonel kariyerine 1962 yılında Leeds United kulübünde başladı. Daha sonra sırasıyla Bristol City, Barnsley kulüplerinde oynadı. 1974 yılında PFA Oyuncuları Yılın Oyuncusu ödülünün ilk kazananıydı ve Football League 100 Legends'a dahil edildi. Leeds için 21 gol atarak 726 maç oynadı.\n2007'de madalya alan 1966 FIFA Dünya Kupası kazanan ekibinin bir parçasıydı.\n10 Nisan 2020'de Hunter'ın COVID-19 testi pozitif çıktı ve hastanede tedavi edildiği bildirildi. 16 Nisan'da \"ciddi derecede rahatsız\" olarak nitelendirildi. Ertesi gün, Leeds United, Hunter'ın 76 yaşında COVID-19 nedeniyle öldüğünü açıkladı.\n\n\nMichael Gilkes (yazar)\nMichael Arthur Gilkes (5 Kasım 1933 - 14 Nisan 2020) Karayipli edebiyat eleştirmeni, oyun yazarı, şair, film yapımcısı ve üniversite öğretim görevlisiydi. 40 yıldan fazla bir süre tiyatroda yer aldı.\nGilkes, COVID-19 nedeniyle 14 Nisan 2020'de 86 yaşında öldü.\n\n\nCalogero Rizzuto\nCalogero Rizzuto (20 Ocak 1955 - 23 Mart 2020), İtalyan mimar ve tarihi koruma uzmanı.\nRosolini'de yaşayan Rizzuto, evli ve iki çocuk babasıydı. 23 Mart 2020'de, COVID-19 nedeniyle 65 yaşında öldü.\n\n\nMüslüm Baba ile Yolculuk\nMüslüm Baba ile Yolculuk , bir \"Müslüm Gürses\" albümüdür. 29 Temmuz 2002'de Universal Müzik'ten çıkarılmıştır. Albümde Müslüm Gürses ile birlikte farklı sanatçılar da yer almaktadır. Bu albüm BP ve Türkpetrol şirketlerinin düzenledikleri kampanyada \"Vanellus Super V\" motor yağı alan ağır vasıta sürücülerine bu kaset hediye edilmiştir. \"Müslüm Baba ile Yolculuk\" kasetinde Müslüm Gürses ağır vasıta sürücülerine hem yol güvenliğiyle ilgili, hem de duygusal mesajlar vermiştir.\n\n\nAnne Kalmari\nAnne Inkeri Kalmari (d. 20 Nisan 1968), Fin bir politikacıdır. Finlandiya Merkez Partisi'nin başkan yardımcısı ve 21 Mart 2007'den beri Finlandiya Parlamentosu'nun bir üyesidir.\nKalmari, parlamentodaki rolüne ek olarak, 2015'ten beri Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nde Finlandiya heyetinin üyesi olarak görev yapıyor. Merkez Partisi üyesi olarak Avrupa Liberaller ve Demokratlar İttifakı grubunun bir parçasıdır. Sosyal İşler, Sağlık ve Sürdürülebilir Kalkınma Komitesi, Halk Sağlığı ve Sürdürülebilir Kalkınma Alt Komitesi ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve Avrupa Bankası ile ilişkiler Alt Komitesi üyesidir.\nKalmari, Helsinki Üniversitesi'nden tarım ve ormancılık alanında yüksek lisans derecesine sahiptir. 1991'den beri çiftçidir.\n\n\nBerlitz\nBerlitz, Maximillian Berlitz tarafından 1878’de Amerika Birleşik Devletlerinde Rhode Island eyaletinde kurulan Berlitz Metodu ile yabancı dil eğitimi veren bir dil okuludur.\nBerlitz Dil Okulları günümüzde 72 ülkede 550 şubesi ile yabancı dil ve kültürler arası iletişim eğitimleri vermektedir.\nBerlitz Metodu konuşma odaklı yabancı dil eğitimlerinin ilkidir. Tamamen tesadüfi bir şekilde bulunmuştur.\nBir Fransız eğitmene ihtiyaç duyan , New York Times gazetesine bir reklam verir. Nicholas Joly isimli Fransızca öğretmeni etkileyici bir öz geçmişe sahiptir.\nEğitimlere başlamak için okula geldiğinde Joly'nin zar zor İngilizce konuşabildiği fark edilir. Hasta olan Maximillian Berlitz'in Joly'i derslere başlatmaktan başka bir seçeneği yoktur. Berlitz, Joly'den öğrencilere nesneleri işaret ederek göstermesini ve tanımlamasını, öğrencilerin bol tekrar yaparak konuşmalarını sağlamasını istedi. Maximilan Berlitz en iyisini umarak hastalığından dolayı bir süre evinde dinlenmeye çekildi.\nBirkaç hafta sonra Maximillian Berlitz , Joly'nin öğrencilerinin benzer sürede klasik dil eğitimini alan diğer öğrencilerden çok daha akıcı ve aksanlı Fransızca konuşabildiklerini fark etti. Böylece Berlitz Metodu doğmuş oldu.\nBerlitz Metodunun orijinal prensipleri bugün hala konuşma odaklı yabancı dil eğitimlerinin temellerini oluşturmaktadır. Sadece öğrenilen dilde iletişime dayalı, ana dilinde eğitim veren öğretmenler ile gramerin örneklerle ve görsel sunumlarla anlatıldığı konuşmaya dayalı bir eğitim sistemidir.\nAçılan ilk dil okulunun çok başarılı olmasıyla Berlitz Amerika Birleşik Devletlerinin batı yakasında birçok yeni şube açtı. 1886 yılında şirket genel merkezini New York şehrine taşıdı ve San Francisco şehrinde okul açarak pasifik kıyılarına ulaştı. Berlitz Amerika dışındaki okullarını 1888 yılında Almanya Berlin'de, 1889 yılında Paris Fransa ve yine aynı yılda Londra İngiltere'de açtı.\nBirinci Dünya Savaşı başladığında Berlitz Dünya çapında 200'den fazla şubeye sahipti. Fakat Avrupa'da hem ittifak hem itilaf devletlerine yayılmıştı. Bu nedenle operasyonları yönetmek oldukça zorlaşıyordu. Berlitz Amerika operasyonları büyük ölçüde devlet kurumlarına yabancı dil eğitimi vererek ayakta kaldı. Avrupa operasyonları ise Berlitz'e öğretmen olarak katılan sonrasında bütün Berlitz Avrupa operasyonlarının başına geçen Mme Thérèse Delpeux tarafından yönetiliyordu. Mme Th. Delpeux çok uluslu bir firmayı yöneten ilk kadın çalışanlardandır ve Berlitz tarihinde çok önemli bir yere sahiptir.\nBerlitz Total Immersion® programı 1064 yılında bir deney ile başladı. Bire bir özel ders olarak bütün bir günü öğrenilen dilde yaşamayı baz alır. Öğle yemeklerinde ek konuşma pratiği yapılması için öğretmen ile birlikte olunması öngörülür. Bu deneysel çalışmanın sonuçlarının beklenenden iyi ve talebin çok yüksek olmasından dolayı Berlitz Total Immersion® ismiyle ticarileştirilmiş ve bütün Berlitz şubelerinin eğitim programına dahil edilmiştir.\nTeknolojide yaşanan gelişmeler Berlitz eğitimlerinde de kendine yer bulmaya başladı. Farklı aksanların dinlenebildiği ses kasetleri öğrencilerin farklı aksanları duymalarına ve kendi kendilerine yaptıkları çalışmalardan daha fazla verim almalarını ve böylece yabancı dilde daha hızlı gelişim göstermelerini sağladı.\nBerlitz, 1980'li yıllarda çocuklara özel yabancı dil eğitim programlarını geliştirerek müfredatına yerleştirdi. Farklı yaş gruplarına farklı materyaller ile hem öğrenme hem eğlenme amacı taşıyan programların başarısı üzerine Berlitz şirketi içinde ayrı bir departman kurularak sadece çocuk ve gençlerin eğitimine özel programlar geliştirilmeye devam edildi.\nBerlitz, 2000'li yıllarında başında Internet hızlarının artması ile birlikte yüz yüze eğitimlerini online platformlara taşıdı.\nBerlitz Metodunun efektifliği konusunda birçok akademik çalışma bulunmaktadır. 2018 yılında Dünya Sağlık Örgütün (WHO) yayınladığı Review of the WHO Global Language Programme (WHO Global Dil Öğrenme Programı) bu konuda yapılmış en kapsamlı çalışmalardan birisidir.\n4 Ocak 1930 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti kurusucu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten dil eğitime yapılan katılardan dolayı teşekkür mektubu almıştır.\n\n\nQiu Jun\nQiu Jun (1948 - 6 Şubat 2020), Çinli vücut geliştirmeci ve üst kategoride çok sayıda ödül alan bir vücut geliştirme şampiyonu. Birçok ulusal yarışma kazandı ve 2019'da Çin'de gerçekleşen \"Olimpiyat Dünya Gecesi\" adlı uluslararası vücut geliştirme turnuvasında 2. oldu.\n6 Şubat 2020'de COVID-19 nedeniyle öldü.\n\n\nHong Ling\nHong Ling (27 Kasım 1966 - 7 Şubat 2020), Çinli genetikçi, profesör.\nHong, Wuhan Üniversitesi'nde biyoloji dalında eğitim gördü ve Temmuz 1987'de mezun olarak lisans derecesi aldı. Aralık 1994'te Arizona Üniversitesi'nden biyokimya doktora derecesi ile mezun oldu. Mezun olduktan sonra kariyerine Berkeley, California Üniversitesi Moleküler ve Hücre Biyolojisi (MCB) bölümünde biyokimyacı olarak başladı. Mart 2007'den itibaren, Huazhong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Yaşam Bilimleri ve Teknolojisi Okulu'nda moleküler biyoloji profesörü olarak görev yaptı. Hem insan denekleri hem de \"Drosophila\" ve fare gibi model organizmaları kullanarak büyük ve nadir insan hastalıkları üzerine çalışıyordu.\nÇin'deki COVID-19 salgını sırasında koronavirüs ile enfekte oldu. 7 Şubat 2020'de enfeksiyondan öldü.\n\n\nHaydar Haydar (Ben Melamet Hırkasını)\nHaydar Haydar iyi bilinen geleneksel mistisizm şarkısıdır. Anonim olarak yaratılmış ve Can Gox, Orhan Hakalmaz, Emel Taşçıoğlu, Çetin Akdeniz, Kemal Alaçayır, Ersin Faikzade, Ali Yılmaz, Müzeyyen Senar, Neşet Ertaş, Müslüm Gürses, Bağlama Üçlüsü ve Erdal Akkaya gibi birçok müzisyen tarafından oluşturulmuştur. Şarkı geleneksel olarak saz veya bağlama adı verilen uzun boyunlu yaylı çalgılar üzerinde çalınır.\n\n\nMahmut Uslu\nMahmut Nedim Uslu (1 Ocak 1947, Adana, Türkiye) Türk iş adamı, eski basketbolcu ve koç.\nFenerbahçe Spor Kulübü'nde Aziz Yıldırım yönetimlerinde as başkanlık, genel sekreterlik ve basın sorumlusu görevlerini ifa etmiştir.\nAna dili Türkçenin yanı sıra akıcı bir şekilde İngilizce, Rusça ve Türkmence konuşmaktadır.\n1980-82 yılları arasında Anadolu Efes'in, 1985-86 sezonunda Fenerbahçe'nin koçluğunu yaptı.\n\n\nDaybreak\nDaybreak, Brad Peyton ve Aron Eli Coleite tarafından yaratılan, Brian Ralph'ın çizgi roman serisine dayalı, Amerikan yapımı bir kıyamet-sonrası, komedi-drama türündeki internet dizisidir. İlk bölümü 24 Ekim 2019'da Netflix'de yayınlanmıştır. Başlıca oyuncuları Colin Ford \"(Josh Wheeler)\", Alyvia Alyn Lind \"(Angelica Green),\" Sophie Simnett \"(Samaira Dean),\" Krysta Rodriguez \"(Ms. Crumble),\" Austin Crute \"(Wesley Fists),\" Cody Kearsley \"(Turbo Pokaski),\" Matthew Broderick \"(Michael Burr),\" Gregory Kasyan \"(Eli Cardashyan),\" Jeanté Godlock \"(Mona Lisa)\"'dır\".\"\nNetflix, dizinin ilk sezonu yayınlandıktan sonra 17 Aralık 2019 günü diziyi iptal etmiştir.\nDizide 17 yaşındaki Kanadalı lise öğrencisi Josh Wheeler'ın hikâyesi anlatılmaktadır. Ülke liderlerinden birinin dünyanın dört bir yanına nükleer bombalar atması sonucu kıyamet kopuyor. Kıyametten sonra erişkin bireyler akıllarını kullanamayan, insan yiyen gulyabanilere dönüşürken çocuklar etkilenmiyor yani dünya çocuklara kalıyor. Çocuklar ortak yönleri olan diğer çocuklarla gruplar kurarak hem gulyabanilerden hem de diğer gruplardan korunmaya çalışıyorlar. Josh Wheeler'ın yaşadığı bölge olan Kaliforniya ,Glendale'da da durum aynı. Ancak Josh hiçbir gruba katılmadan tek başına gezmekte ve patlama sonrasında kaybolan sevgilisi Sam Dean'i aramaktadır. Bu yolculuğu sırasında sokak samurayı Wesley Fists, 10 yaşındaki piromani hastası Angelica Green, alışveriş merkezinin yeni sahibi Eli Cardashyan ve kıyamet sonrası aklını yitirip gulyabani olmayan sayılı erişkinlerden, eski biyoloji öğretmeni Ms. Crumble ile \"\"The Daybreakers\"\" adındaki grubu oluşturuyor.\nTerrence \"Terry\" Markazian (Chester Rushing): Golf takımının üyesi.\nJerry (Micah McNeil): Golf takımının üyesi.\nLarry (Alan Trong): Golf takımının üyesi.\nGary (Mickey Dolan): Golf takımının üyesi.\nBarry (Jon Levert): Golf takımının üyesi.\nTurbo Pokaski (Cody Kearsley): Atletlerin lideri.\nMona Lisa (Jeanté Godlock): Turbo'nun yardımcısı.\nDemi Anderson (Jade Payton): Amazon Amigoları'nın 3 liderinden biri.\nVictoria (Sandre Mae Frank): İşaret dili tercümanı olan Amazon Amigoları lideri.\nMiryam (Emily Snell): Amazon Amigoları'nın 3 liderinden biri.\nVeronica (Barbie Robertson): Victoria'nın yakın arkadaşı ve tercümanı.\nCamilla (Charlotte Benesch): Brezilyalı değişim öğrencisi.\nBrad Peyton, 2012 yılında romana dayalı olan bu diziyi oluşturmaya başladı. Kitabın Ferris Bueller'den esinlendiğini fark etti. 26 Temmuz 2018'de Netflix 10 bölümlük ilk sezonun çekimlerine başladı. Aron Eli Coleite, Dizi için baş yapımcı oldu. Jeff Fierson yönetici yapımcı oldu. ASAP Entrainment dizinin prodüksiyonu ile ilgilendi. Eylül 2019'da dizi ilk fragmanıyla duyuruldu. Aynı yıl 24 Ekim'de dizinin ilk sezonu izleyici ile buluştu. 16 Aralık'ta ise dizi iptal edildi.\nEkim 2018'de Matthew Broderick'in dizide olacağı açıklandı. Aynı ay Colin Ford, Alyvia Alyn Lind, Sophie Simnett, Austin Crute, Gregory Kasyan, Krysta Rodriguez, Cody Kearsley ve Jeante Godlock isimleri de diziye dahil oldu.\nÇekimler Ekim 2018'den Nisan 2019'a kadar Albuquerque, New Mexico'da gerçekleşti.\n\n\nCodex Fuldensis\nCodex Fuldensis, yahut Victor Codex (Hessen Devlet Kütüphanesi, \"Codex Bonifatianus I\"), Latince Vulgata'nın 541 ila 546 yılları arasında hazırlanmış bir Yeni Ahit elyazması. Codex, Vulgata metninin günümüze ulaşan en eski versiyolarından birine sahip olması ve eksiksizliği açısından önemlidir.\nDört farklı incil yerine, farklı incilleri birleştirip tek bir incil haline getiren ve Süryani çevrelere atfedilen Diatessaron'a sahip Codex Fuldensis, Yuhanna cümleciğini de barındırmaktadır. Diatessaronu takiben 23 kanonlaşmış kitap ve günümüz Yeni Ahit'inde bulunmayan Laodikyalılara mektubun yanı sıra Hieronymus'a ait bir önsöz de yer almaktadır.\nCodex'in kitaplarının sıralaması şu şekildedir.\n\n\nTürk Silahlı Kuvvetlerinin Suriye'ye yaptığı operasyonlar listesi\nTürk Silahlı Kuvvetlerinin Suriye'ye yaptığı operasyonlar listesi, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Suriye'ye yapmış olduğu sınır ötesi harekâtları içerir. Suriye İç Savaşı'nın çıkması ile birlikte Türk ordusu, Türkiye'nin sınır güvenliğini sağlamak amacıyla terör örgütü olarak tanıdığı IŞİD ve PKK'nın Suriye kolu olduğunu belirttiği PYD, YPG'ye karşı sınır ötesi operasyonlar düzenlemiştir. Türk ordusunun Suriye'ye ilk harekâtı Şah Fırat Operasyonu ile 22 Şubat 2015'te gerçekleşmiştir. Suriye Silahlı Kuvvetlerinin Suriye'nin kuzeyinde kontrolü kaybetmesi sebebiyle Türk ordusu ile Suriye ordusu sık sık karşı karşıya gelmemiştir. Son olarak Türk ordusu ile Suriye ordusu arasında İdlib'de yaşanan olaylar sonrası Bahar Kalkanı Harekâtı başlatılmıştır. Bu harekât Türk Silahlı Kuvvetlerinin 2020 itibarıyla Suriye'ye yaptığı son askerî harekât durumundadır. Bu operasyonlar neticesinde İdlib, Cerablus, El-Bab, Azez, Rasulayn, Tel Abyad gibi şehirler Türk ordusu tarafından kontrol edilmektedir.\n\n\nPopülasyona göre memeliler listesi\nBu listelerdeki verilerin çoğu, IUCN'nin 130'dan fazla ülkeden 1700 memeliden meydana gelen Küresel Memeli Değerlendirme Ekibi tarafından oluşturulmuştur. Memeliler sınıfında 5488 tür tanımlanmıştır. Tüm memelilerin sayıları tahmin edilmediğinden bu listeler tam kapsamlı değillerdir. Örneğin, kürek dişli galalı balinanın canlı bir örneği ilk olarak Aralık 2010'da gözlemlendi ve olay sadece Kasım 2012'de olduğu gibi görüldü; küresel popülasyonu için henüz bir tahmin yoktur.\nDünyadaki toplam vahşi memeli sayısının yaklaşık 130 milyar olduğu tahmin edilmektedir.\n\n\nBen Zyskowicz\nZyskowicz, Yahudi bir çiftin çocukları olarak Helsinki'de doğdu. Babası Abram, Polonyalı Sefarad Yahudisiydi. Sachsenhausen ve Majdanek toplama kampında bulundu sonrasında İsveç'e mülteci olarak geldi. Annesi Ester ise Finlandiyalı bir Yahudiydi.\nAbram ve Ester Zyskowicz'in ilk çocuğu Carmela, 1952'de doğdu ve aile ertesi yıl Finlandiya'ya taşındı. Ben Zyskowicz ise ertesi yıl doğdu. Babası Abram Zyskowicz, Ben Zyskowicz altı yaşındayken yüzme gezisinde boğuldu.\nCarmela ve Ben, Finlandiya vatandaşı olana kadar, 1959'a kadar Polonya vatandaşıydı. Zyskowicz ailesi evde İsveççe konuşuyordu ve Ben de gittiği Yahudi okulunda Fince konuşuyordu.\nBen Zyskowicz, 1982'den beri Fin Tatar topluluğunun bir üyesi olan Rahime Husnetdin-Zyskowicz ile evlidir ve Daniela (1983) ve Dinah (1985) olmak üzere iki kızı vardır. Ayrıca alkolden uzak durur ve Helsinki şehir merkezindeki Pohjoisesplanadi'de ünlü bir ünlü yer olan Café Strindberg'de düzenli olarak bilinir.\nZyskowicz, yazılması en zor adı taşıyan Finlandiyalı politikacı olduğu için ünlüdür. 2002 yılında Ilta-Sanomat Finlerin sadece %16,6'sının ismini nasıl doğru yazacağını bildiğini bildirdi. 2011 yılında Finlandiya Parlamentosu'nun vekili olarak seçildi. Adının seçilen milletvekillerine kısa mesajla gönderilmesine ilişkin yazım talimatlarına rağmen, iki oy pusulası ismini yanlış yazdığı için diskalifiye edildi.\n\n\nPopülasyona göre etçiller listesi\nBu, etçil türlerin tahmini popülasyonlarının bir listesidir. Tüm etçillerin sayıları ölçülmediği için kapsamlı değildir \n\n\nHans Jonas\nHans Jonas (d. 10 Mayıs 1903 Mönchengladbach; ö. 5 Şubat 1993 New Rochelle) 1979 yılında yayınlanan \"Sorumluluk İlkesi\" adlı eseriyle tanınan Alman Amerikan bir filozof.\nNazi rejiminin Almanya'da yahudilere uyguladığı soykırım sonucu annesini ve birçok arkadaşını yitiren Jonas, kaçtığı Amerika'da hayatının son dönemlerinde dinbilimsel metinler kaleme almıştır. \"Der Gottesbegriff nach Auschwitz\" (Auschwitz sonrası tanrı kavramı) adlı kitabında Nazi rejiminde yaşananlar üzerine düşünerek yaratan prensibin (tanrı) insana özgürlüğünü vererek kendi her şeye kadirliğini riske attığı tezini öne sürmüştür.\n\n\nSelçuk Ernak\nBurak Selçuk Ernak (d. 25 Ağustos 1970, İstanbul, Türkiye) Türk eski profesyonel basketbol oyuncusudur ve Darüşşafaka'nın şu anki koçudur.\n2016–17 sezonunda Ernak, takım Sakarya BB'yi kulüp tarihinde ilk kez Basketbol Süper Ligi'ne yükselmeye yönlendirdi.\n1 Aralık 2018'de Ernak, 2018-19 sezonunun ilk yarısında hayal kırıklığı yaratan sonuçlardan sonra Sakarya tarafından kovuldu. 12 Aralık 2018 tarihinde Ernak, Darüşşafaka ile iki yıllık bir sözleşme imzaladı. Darüşşafaka, EuroLeague'de Ernak için ilk kez EuroLeague'de de yer aldı.\n\n\nEbû Yahya bin Abdülhak\nEbû Yahya bin Abdülhak Merini Sultanlığı'nın dördüncü lideri ve I. Muhammed ile Ebû Said I. Osman'ın kardeşidir.\nEbû Yahya bin Abdülhak döneminde Fes başkent yapıldı. Merini şeyhlerini bölgelere yerleştirerek merkezi yönetimi kuvvetlendirdi ve kargaşanın önüne geçti. Hazırladığı ordu ile çeşitli galibiyetler almış ve İspanyol askeri terimlerine askeri birlikler manasına gelen \"\"jinete\"\" kelimesini tam olarak kazandırmışlardır. Bu terim Zenate kelimesinin değişmiş halidir.\n\n\nMagda Bošković\nMagda Bošković (d. 3 Kasım 1914 - ö. 1942) Hırvat komünist, partizan ve kadın hakları hareketi üyesi.\nBošković Osijek'te Dragutin ve Ivanka Bošković'in çocuğu olarak Yahudi bir ailede doğdu. Babası bankada memur, annesi ev hanımıydı. Bošković küçük kız kardeşi Maja ile büyüdü. 1923'te ailesiyle birlikte Zagreb'e taşındı. Bošković ilkokul ve spor salonunu Zagreb'de bitirdi. Daha sonra Zagreb Üniversitesi Ekonomi ve İşletme Fakültesi'nden mezun oldu. 1932'de Bošković üniversiteside Marksist grubun kurucuları arasındaydı. 1934 yılında Yugoslavya Genç Komünist Birliği'ne katıldı ve kadın hareketinde öğrenci bölümünün yönetim kurulu üyeliğine seçildi. Bošković, İspanya Milliyetçileriyle mücadelede Uluslararası Tugaylar'a katılmak için İspanya'ya giden Yugoslav gönüllülerinin kabulü üzerinde de çalıştı. \"Naše novine\" (\"Makalelerimiz\" ) ve \"Ženski svijet\" (\"Kadınların dünyası\") dergilerinin editörüydü. Mezun olduktan sonra Bošković kereste fabrikası şirketi \"Neuschloß, Schmidt und Marchetti\" de daha sonra \"Našička dd\" )memur olarak çalıştı. Bošković Hırvatistan genelindeki kadın hakları hareketinde aktifti. 1941'de Yugoslavya'nın işgalinden sonra Bošković Hırvatistan'daki direniş hareketine katıldı. Hırvatistan Anti-faşist Devlet Ulusal Kurtuluş Konseyi'nin kadın fraksiyonu üyesi ve \"Društvo za prosvjetu žena\" (K\"adın Eğitim Derneği\") adlı derneğin konsey üyesiydi. 1942'de tutuklandı ve Savska cesta hapishanesinde hapsedildi. Daha sonra, Ustaşa tarafından öldürüldüğü Stara Gradiška toplama kampına sürüldü. Ebeveynleri Holokost sırasında öldürüldü, sadece kız kardeşi hayatta kalmayı başardı.\n\n\nJulia Garner\nAmerikalı bir aktris. Ruth Langmore olarak rol aldığı Netflix suç dram dizisi \"Ozark\" sayesinde olumlu eleştiriler aldı ve başarı elde etti.\nGarner ayrıca FX tv kanalında yayınlanan \"The Americans\" (2015-18), Netflix mini dizisi Waco (2018), Netflix kara mizah-dram mini dizisi \"Maniac\" (2018) ve Bravo tv kanalında yayınlanan Dirty John'da da rol aldı.(2018-19).\n\"Aynı zamanda Martha Marcy May Marlene\" (2011), \"The Perks of Being a Wallflower\" (2012), \"Sin City: A Dame to Kill For\" (2014), başrol olarak yer aldığı \"Electrick Children\" (2012), \"We Are What We Are\" (2013), \"Grandma\" (2015), \"Tomato Red\" (2017), ve \"The Assistant\" (2019) filmlerinde'de rol aldı.\nGarner, New York'un Bronx bölgesindeki Riverdale semtinde doğdu.Bir terapist olan annesi Tami Gingold, İsrail'de bir komedyen olarak başarılı bir kariyere sahiptir. Babası Thomas Garner, ise Shaker Heights, Ohio'da bir ressam ve sanat öğretmenidir.\nUtangaçlığının üstesinden gelmek için 15 yaşında oyunculuk dersleri almaya başladı. Tiyatroda ilk kez 17 yaşında Sean Durkin'in Martha Marcy May Marlene'da Sarah rolünü oynadı.\n2012 yılında , yönetmen David Chase, \"Not Fade Away\" filminde özellikle onun için yazdığı küçük bir rol'ü oynamaya davet etti. İlk başrol'ünü 2012 yapımı \"Electrick Children\" filminde oynadı. 2013 yılında korku filmi \"The Last Exorcism Part II'de\" Ashley Bell ile birlikte rol aldı ve Meksika korku filmi \"We Are What We Are \"' in Amerikan yeniden yapımında oynadı.\nFx kanalında yayınlanan The Americans dizisinde üç sezon yer aldı.\nBroadway'de ilk çıkışını Noah Haidle'ın 2016 yılında MCC Theatre'da \"Smokefall\" oyununda \"oynamıştı\", ancak anlaşmazlıklar nedeniyle provalar sırasında ayrılmak zorunda kaldı.\n2017 yılından bu yana, Netflix suç dram dizisi \"Ozark'da\" Jason Bateman ve Laura Linney ile birlikte Ruth Langmore olarak rol alıyor. Bu rolü büyük beğeni topladı ve Dram Dizisi En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Primetime Emmy Ödülü'nü kazandı .\n2018'de Emma Stone'un kız kardeşi Ellie olarak Netflix mini dizisi \"Maniac'ta\" rol aldı.\nGarner, Bravo gerçek suç antolojisi dizisi \"Dirty John'da\" (2018–19) Connie Britton karakterinin kızı Terra Newell'i canlandırıyor.\nShonda Rhimes'ın yaklaşan Netflix drama mini dizisi \"Inventing\" Anna'da başrol olarak yer alıcak.\nGarner , Aralık 2019 'da Foster the People'ın vokalisti Mark Foster ile evlendi.\n\n\nHocalı Katliamı'nın tanınması\nHocalı Katliamı'nın tanınması, 25-26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında Azeri sivillerin Ermenistan'a bağlı kuvvetler tarafından toplu şekilde öldürülmesi olayının siyaseten kabulüdür. Günümüzde on ülke ve ABD'nin 21 eyaleti tarafından kabul edilmiştir.\nKatliamın uluslararası olarak tanınması Azerbaycan'ın dış politikasının önemli bir parçasıdır. Azerbaycan hükûmeti katliamı soykırım olarak nitelendirmektedir ve Ermenistan-Azerbaycan Dağlık Karabağ sorunundaki katliam ve bunun temel nedenleri konusunda uluslararası kamuoyu bilincinin artırılmasını amaçlamaktadır. 26 Şubat 2007 tarihinde Brüksel'deki Haydar Aliyev Vakfı tarafından düzenlenen \"Saldırganlık Mağdurları\" başlıklı fotoğraf ve çocuk resimleri sergisi, katliamın uluslararası olarak tanınmasını teşvik eden etkinliklerin bir parçasıdır. Aynı yıl Haydar Aliyev Vakfı, 19-26 Şubat tarihlerinde \"Hocalı Haftası\" etkinlik programının bir parçası olarak İstanbul'da ve Türkiye'nin 25 ilinde anma törenleri düzenledi. 14 Şubat 2008'de Berlin'de \"Hocalı Katliamı ve 1915 olaylarının gerçekleri\" başlıklı bir konferans düzenlendi.\nHocalı Katliamı'nı resmen tanıyan uluslararası kuruluşlar:\nSon yıllarda, birkaç ülkenin parlamentoları olayı bir katliam olarak resmen tanıdı. Macar Jobbik partisi, Azerbaycan halkıyla dayanışmayı ifade ettiklerini ve katliamın yıldönümünde demeç verdiğini açıkladı.\n\n\nAmbrosius Holbein\nAmbrosius Holbein (M.S. 1494 - 1519), yılları arasında yaşamış olan oymabaskı, çizim ile uğraşan bir Alman ve İsviçreli. Babası Hans Holbein ve amcası Sigmund gibi kendisi de resim ile uğraşıyordu.\n\n\nKırım Tatarları millî futbol takımı\nMillî takım 2006 yılında, NF-Board üyesi olan Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu tarafından düzenlenen ELF Kupası turnuvasına katılmak üzere kuruldu. Takım, turnuvada 5 maç oynadı. Yarı finalde bir FIFA üyesi olan Kırgızistan milli futbol takımını yendi ve finale ulaştı, finalde 3:1 skorla ev sahibi takım olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti millî futbol takımına karşı maçı kaybetti. Turnuvada Rüstem Osmanov liderliğindeki ekip ve oyuncuların oynadığı kulüpler şu şekildeydi :\n2016 yılında, takım Güney Tirol'de düzenlenen ulusal azınlıklar arasında Avrupa Şampiyonası olan futbol turnuvasına katıldı. Takım \"Adalet\" adı altında adlandırıldı ve Kırım, Lviv, Kiev ve çeşitli Ukrayna şehirlerinden gelen sporculardan oluşuyordu. Batı Trakya Müslümanları'na karşı 3:0 grup aşamasının açılış maçını kazandı, ancak daha sonra sırasıyla 1:6 ve 0:8 skorlarıyla Romanya Macarları ve Ladinia'ya kaybetti ve turnuvayı bu şekilde tamamladı. Bu takım Elvin Kadyrov ve Elnur Amietov antrenörleri ile şu şekildeydi:\nTakım 2017 yılında Kırım Cumhuriyeti ve Sivastopol topraklarında oluşturulan Kırım millî futbol takımı ile ilişkili değildir, bu takım Kırım Futbol Birliği'ne bağlıdır.\n\n\nHatice Eroğlu Akdoğan\nHatice Akdoğan (d. 1963; Malatya, Arguvan) doğumlu gazeteci, öğretmen, yazardır. Kendisi daha çok \"Kırda Nergisler Kimsesiz\" isimli kitabıyla tanınmaktadır. Eğitimini İstanbul Ünivesitesi Edebiyat Fakültesi'nde tamamlamıştır\n\n\n1961 FA Charity Shield\n1961 FA Charity Shield, İngiltere'de futbolun yönetim organı olan Futbol Federasyonu (FA) tarafından desteklenen hayır kurumlarına para toplamak amacıyla düzenlenen yıllık futbol yarışması Charity Shield'in 39. organizasyonudur.\nMaç 12 Ağustos 1961'de, 1960-61 First Division ve FA Cup şampiyonu Tottenham Hotspur ile Futbol Federasyonu'nu temsil eden bir takım arasında, Londra'daki White Hart Lane'da oynandı. Tottenham maçı 3-2 kazandı.\n\n\nCapizzone\nCapizzone İtalya'nın Lombardiya bölgesine bağlı Bergamo ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 31 Aralık 2010 tarihi itibarıyla 1,347'dir.\n\n\nJanne Heikkinen\nHeikkinen, 2008 yılında Ulusal Koalisyon Partisi'ne katıldı. İlk olarak 2008 Finlandiya belediye seçimlerinde Kempele Belediye Meclisi'ne ve 2019 Finlandiya parlamento seçimlerinde Finlandiya Parlamentosu'na seçildi.\nJanne Heikkinen, Parlamentoda Ulaştırma ve Haberleşme Komitesi ile Tarım ve Ormancılık Komitesi üyesidir.\n\n\n1962 FA Charity Shield\n1962 FA Charity Shield, İngiltere'de futbolun yönetim organı olan Futbol Federasyonu (FA) tarafından desteklenen hayır kurumlarına para toplamak amacıyla düzenlenen yıllık futbol yarışması Charity Shield'in 40. organizasyonudur.\nMaç 11 Ağustos 1962'de, 1961-62 First Division şampiyonu Ipswich Town ile 1961-62 FA Cup kazananı Tottenham Hotspur arasında, Ipswich'deki Portman Road'da oynandı. Tottenham maçı 1-5'lik skorla kazandı ve üst üste ikinci kez şildin sahibi oldu.\n\n\nJuhana Vartiainen\nJuhana Vartiainen (d. 28 Mayıs 1958), Finlandiya Parlamentosu'nda Ulusal Koalisyon Partisi için görev yapan bir Fin politikacıdır.\nVartiainen, politik kariyerinden önce 2011-2015 yılları arasında VATT Ekonomik Araştırma Enstitüsü'nün başkanı olarak çalıştı.\nVartiainen, 2015 yılında parlamentoya seçildi ve seçimlerde 11.436 oy aldı. 2019 yılında 8.206 oyla yeniden seçildi.\n\n\n1963 FA Charity Shield\n1963 FA Charity Shield, İngiltere'de futbolun yönetim organı olan Futbol Federasyonu (FA) tarafından desteklenen hayır kurumlarına para toplamak amacıyla düzenlenen yıllık futbol yarışması Charity Shield'in 41. organizasyonudur.\nMaç 17 Ağustos 1963'te, 1962-63 First Division şampiyonu Everton ile 1962-63 FA Cup kazananı Manchester United arasında, Liverpool'daki Goodison Park'ta oynandı. Everton maçı 4-0'lık skorla kazandı.\n\n\nÖzhan Çıvgın\nÖzhan Çıvgın (6 Haziran 1979) Türk basketbol antrenörü.\nGünümüzde Türkiye Basketbol Ligi takımı Tüyap Büyükçekmece'ye koçluk yapmaktadır.\n\n\nJukka Mäkynen\n\n\nHilal Zeyneb Saraç\nHilal Zeyneb Saraç (1 Ocak 1998) Türk yüzücü. Serbest stilde mücadele etmektedir. Açık su yüzme ve yüzme branşlarında faliyet göstermektedir. 10 km Türkiye birincisidir. Lise öğrenimini Ankara Atatürk Anadolu Lisesi 'nde görmüştür. TED Üniversitesi 'nde Elektrik-Elektronik Mühendisliği öğrencisidir.\nTürkiye'nin ilk büyük yaş açık su milli yüzücüsüdür.\nSaraç, 2011 yılı Dünya Çocuk Oyunları 'nda Türkiye kafilesinde yer almıştır. 200 metre kelebek mesafesinde yarışmıştır.\n2011 yılında SBS rekorunu kırmıştır.\n2017 yılında Çanakkale Boğazı Yüzme Yarışı'nda 1. olmuştur.\n2018 yılında Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışması 'nda kadınlar genel klasman 1.si olmuştur.\n2019 yılında Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışması'nda genel sıralamada 2. olmuştur. 2019 sonuçlarına göre erkekler genel klasman birincisinden daha iyi bir derece yaparak 31 yıllık bir rekoru kırmıştır.\nMelis Alphan 'ın kaleme aldığı \"Ben İstersem: İlham Veren Hayatlar\" isimli kitapta hayat hikâyesinden bahsedilmektedir.\nKorece ve Ä°ngilizce bilmektedir.\nMuscle and Fitness Dergisi'nde spor üzerine yazmaktadır.\n\n\n1964 FA Charity Shield\n1964 FA Charity Shield, İngiltere'de futbolun yönetim organı olan Futbol Federasyonu (FA) tarafından desteklenen hayır kurumlarına para toplamak amacıyla düzenlenen yıllık futbol yarışması Charity Shield'in 42. organizasyonudur.\nMaç 15 Ağustos 1964'te, 1963-64 First Division şampiyonu Liverpool ile 1963-64 FA Cup kazananı West Ham United arasında, Liverpool'daki Anfield'da oynandı. Maç 2-2 eşitlikle sonuçlandı ve şilt paylaşıldı.\n\n\nJuha Mäenpää\n\n\nKristine Anigwe\nKristine Anigwe, (d. 31 Mart 1997; Londra, Birleşik Krallık) Britanya doğumlu Amerikalı profesyonel basketbolcu. 1.93 boyundadır ve pivot pozisyonunda oynamaktadır. Günümüzde Los Angeles Sparks ve Çukurova Basketbol forması giymektedir. 2019 yılı WNBA seçmelerinin birinci tur dokuzuncu sıra seçimidir. \nNijeryalı Christopher ve Annette Anigwe çiftinin kızı olarak Londra'da dünyaya gelen Kristine Anigwe, kardeşleriyle beraber Phoenix, Arizona'da büyüdü ve Haziran 2014'te 17 yaşındayken Amerikan vatandaşlığına kabul edildi. Alt yaş takımlarında Birleşik Devletler millî takımı forması giydikten sonra 2020 senesinde Büyük Britanya A Millî Takımı forması giymeye başladı.\n\n\nUnbiheksium\nUnbihexium Element 126 veya eka-plütonyum olarak da bilinen unhehexium, atom numarası 126 ve yer tutucu sembolü Ubh olan varsayımsal kimyasal elementtir. Unbihexium ve Ubh, öğe keşfedilene, onaylanana ve kalıcı bir isme karar verilinceye kadar sırasıyla geçici IUPAC adı ve sembolüdür. Periyodik tabloda unbiheksiyumun 8. blokta bir g-blok süperatintin ve sekizinci element olması beklenmektedir. Unbihexium Nükleer fizikçiler arasında, özellikle de süper ağır elementlerin özelliklerini hedefleyen erken tahminlerde dikkat çekti, çünkü 126, istikrar adasının merkezine yakın, özellikle 310Ubh veya 354Ubh için daha uzun yarı ömürlere yol açan sihirli bir proton sayısı olabilir. ayrıca sihirli Nötron sayıları var.\n\n\nNora Iuga\nNora Iuga (d. 4 Ocak 1931), bir Rumen şair, yazar ve çevirmendir.\nIuga, 4 Ocak 1931'de Bükreş, Romanya'da doğdu. Bir yazar olmasının yanı sıra gazeteci, yabancı dil asistanı ve editör olarak da çalıştı. Bükreş Üniversitesi Filoloji Fakültesi mezunudur. Şair George Almosnino'nun karısı ve balerin Tiberiu Almosnino'nun annesidir.\n1954-1955 yılları arasında Almanca öğretmeni, 1955-1969 yılları arasında Merkez Devlet Kütüphanesi'nde bibliyograf, 1969-1977 yılları arasında Ansiklopedik Yayınevi'nde editör olarak çalışmıştır. Son olarak \"Neuer Weg\" ve \"Volk und Kultur\" adlı Alman gazetelerinde gazetecilik yapmıştır (1977-1986).\n\"Vina nu e a mea\" (\"Bu Benim Hatam Değil\") adlı ilk şiir kitabı 1968'de yayınlandı. 1971 ve 1978 yılları arasında ikinci şiir kitabı \"Captivitatea cercului\"'nin (\"Bir Çemberde Sıkıştı\") yayınlanmasının ardından Romanya'daki komünist hükümet tarafından sansürlendi.\nÇalışmalarının ilk İngilizce çevirisi olan \"The Hunchbacks’ Bus\" (\"Kamburların Otobüsü\") adlı şiir kitabı 2016 yılında yayınlandı. Ayrıca eserlerinin birçoğu Almanca'ya çevrildi.\n2003 yılında Akademie Schloss Solitude'dan burs kazandı ve 2007 yılında Friedrich-Gundolf-Preis ödülünü kazandı.\n\n\nOK\nOK popüler Amerikan İngilizcesi sözcüğüdür. Onay, kabul, anlaşma, rıza belirtisidir. Bazen de parmakla OK işareti göstrrilir. OK diğer dillerde alıntı kelimesi olarak sıklıkla kullanılır. Gezegendeki en sık konuşulan veya yazılan kelime olarak tanımlanmıştır. Kelimenin kökenleri tartışmalıdır.\n\n\nSinus rektus\nSinus rektus beynin oksipital lobun altında, orta hatta, duranın iki yaprağı arasında venöz kan taşıyan bir yapıdır. Rozental'in bazal veni (V. magna cerebri) ve inferior sagittal sinus birleşerek sinus rektusu oluşturur. Sinus rektus daha sonra konfluens sinuumda superior sagittal sinus ile birleşir.\nDuranın orta hatta oluşturduğu falks serebri arkada orta hatta tentoriyum serebelli olarak serebellumun üzerinden yanlara doğru seyreder. Orta hatta birleştiği yerde iki dura yaprağı arasında \"sinus rektusu\" oluşturur. Sinus rektus komşuluğunda dura yaprakları arasında kan gölcükleri (lakün) bulunur. \nSinus rektus çoğunlukla direkt olarak konfluens sinuuma dökülürken bazen sadece sol transvers sinus olarak da devam edebilir. Varyasyon oranları aşağıda verilmiştir.\nGalen veni ve inferior sagittal sinus birleşmesi sonucu sinus rektusu oluşturur. \nSinus rektus, superior sagittal sinüsten, Galen veninden, superior serebellar venlerden gelen venöz kanı konfluens sinuum aracılığı ile transvers sinuslere aktarır.\n\n\nFootball League War Cup\nFootball League War Cup, İngiltere'de 1939 ve 1945 yılları arasında düzenlenen futbol turnuvasıdır. II. Dünya Savaşı sırasında FA Cup'ın iptal edilmesiyle birlikte, İngiliz futbolunda oluşan boşluğun doldurulması amaçlandı.\n\n\nKemal Çiçek\nKemal Çiçek (d. 24 Mart 1965, Kastamonu) Türk Araştırma - İnceleme, Azınlıklar & Etnik Gruplar kategorilerinde eserler yazan bir akademisyen tarihçi, yazardır.\nKendisi Ankara Keçiöğren Lisesi'ni tamamladıktan sonra 1985 yılında Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesinde Tarih Coğrafya Öğretmenliği Bölümü'nü bitirip aynı yıl DTCF'nde yüksek lisans eğitimine başlamıştır. 1986 yılında Birmingham Üniversitesi’nde Ottoman Studies Bölümünde yüksek lisans, 1992 yılında aynı üniversiteden doktorasını almıştır.\n1996 yılında Doçent, 2002 yılında ise Profesör oldu.\n\n\nİsmail Yüksek (anlam ayrımı)\n\n\nHatia Dekanoidze\nHatia Dekanoidze (, ; d. 20 Ocak 1977), 4 Temmuz 2012 - 25 Ekim 2012 tarihleri ​​arasında Gürcistan Eğitim ve Bilim Bakanı olarak görev yapan Gürcü bir hükûmet yetkilisidir. 4 Kasım 2015'ten 16 Kasım 2016'ya kadar Dekanoidze, Ukrayna Ulusal Polis Şefi olarak görev yapmıştır.\nHatia Dekanoidze 1999 yılında Tiflis Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu. 1990'larda ve 2000'lerde Orta Avrupa Üniversitesi ve RAND Corporation himayesinde daha fazla eğitim aldı. Dekanoidze 1999'dan beri Gürcistan'ın çeşitli devlet kurumlarında çalışmaktadır. Mayıs 2007'den Mayıs 2012'ye kadar İçişleri Bakanlığı Politika Akademisi direktörü ve Dimitri Şaşkini'nin yerine Eğitim ve Bilim Bakanı olarak geldiğinde Mayıs 2012'den Temmuz 2012'ye kadar da Ulusal Sınav Merkezi direktörü olarak görev yaptı. 25 Ekim 2012 tarihine kadar bu pozisyonda kaldı.\n4 Kasım 2015'te Dekanoidze, Ukrayna Ulusal Polisi şefi olarak atandı. 14 Kasım 2016 tarihinde bu görevinden istifa etti. 16 Kasım 2016'da Ukrayna Bakanlar Kurulu tarafından resmen görevden alındı. Dekanoidze, yetkilerinin “dramatik değişiklikler için yeterli olmadığından” ve hükûmet yetkilileri ve parlamento üyelerinin polis çalışmalarına müdahale eden baskılarının çok fazla olduğundan şikayet etti.\n\n\nGüdeli, Kars\nGüdeli, Kars ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.\nKöyün eski adı, 1889 yılı kayıtlarında da \"Güdeli\" olup, Gürcüce'de \"sepetçi\" anlamına gelmektedir.\nKöy, Kars il merkezine 21 km uzaklıktadır.\nKöyde 1886 yılında 207 Ermeni yaşamaktaydı.\n\n\nÇılgın Türkler - Kıbrıs\nÇılgın Türkler - Kıbrıs, Turgut Özakman`ın Kıbrıs ile alakalı 2012 yılında yayımlanan kitabıdır.\nTurgut Özakman, bu kitabında Kıbrıs'ın fethinden itibaren 93 Harbi sonrası Kıbrıs'ın Osmanlı Devleti tarafından güvenlik amacıyla geçici olarak Birleşik Krallık`a devrini, Kıbrıs'a I. Dünya Savaşı`nda Birleşik Krallık tarafından el konulmasını, ada da yaşanan değişimleri, bunların Türkler ve Rumlar açısından yansımalarını, sonrasında İngilizlerin adayı boşaltmasını, Kıbrıs Cumhuriyeti`nin kurulmasını, Rumların Türklere yaptığı zulümleri, Türklerin direnmesinş ve bulmaya çalıştıkları çareleri ve son olarak Kıbrıs Barış Harekatını anlatır ve biter.\nKitap, Turgut Özakman`ın son kitabıdır. \n\n\n1965 FA Charity Shield\n1964 FA Charity Shield, İngiltere'de futbolun yönetim organı olan Futbol Federasyonu (FA) tarafından desteklenen hayır kurumlarına para toplamak amacıyla düzenlenen yıllık futbol yarışması Charity Shield'in 43. organizasyonudur.\nMaç 14 Ağustos 1965'te, 1964-65 First Division şampiyonu Manchester United ile 1964-65 FA Cup kazananı Liverpool arasında, Manchester'daki Old Trafford'da oynandı. Maç 2-2 eşitlikle sonuçlandı ve şilt paylaşıldı.\n\n\nTransvers sinus\nTransvers sinus insan kafatasında, oksipital kemiğin alt kısmında, her iki tarafta kendine ait oluk içerisinde seyreden, tentoriyum serebellinin iki yaprağı arasındaki boşluktan oluşan, konfluens sinuumdan aldığı kanı sigmoid sinuse aktaran venöz bir yapıdır.\nTransvers sinus geniş bir vendir. Oksipital kemikteki internal oksipital protuberens içerisine gömülü olan konfluens sinuumdan başlar oksipital kemik yanlarından ilerleyerek sigmoid sinus olarak devam eder. Sağ transvers sinus direkt olarak superior sagittal sinusun devamı, sol transvers sinus ise direkt olarak sinus rektusun devamı olarak seyredebilir.\nTransvers sinus her iki tarafta oksipital kemik içerisindeki olukta öne ve yanlara doğru hafif kıvrımlı olarak seyreder. Temporal kemiğin petroz parçasının tabanına doğru geldiğinde kıvrılarak sigmoid sinusu oluşturur. Sigmoid sinus ise \"juguler foramenden\" çıkarak internal juguler ven olarak devam eder.\nTransvers sinuslerin çapları birbirinden farklı olabilir. Superior sagittal sinusun devamı olarak seyreden sağ transvers sinus çap olarak daha geniştir.\nTransvers sinus her iki tarafta \"superior sagittal sinusten\" ve \"sinus rektustan\" aldığı kanı taşır. Ayrıca petröz kemik üzerinden \"superior petrozal sinusten\" de dallar alır. Perikraniyum, diploik venler, inferior serebral ven ve inferior serebellar venden de drenaj alır.\n\n\nPeter Munk\nPeter Munk (8 Kasım 1927, Budapeşte - 28 Mart 2018, Toronto), Kanadalı iş insanı, yatırımcı ve hayırseverdir. Hi-fi Elekronik şirketi Clairtone, emlak şirketi Trizec Properties ve dünyanın sayılı altın madenciliği şirketlerinden biri olan Barrick Gold'un kurucusudur. Ölümüne kadar bu şirketlerde İcra Kurulu Başkanlığı yaptı.\n\n\nTüy örtüsü\nTüy örtüsü, kuşların vücutlarını saran tüy katmanı ile bu tüylerin dokusu, rengi ve düzenidir. Tüy örtüsü, tür ve alt türlere, cinsiyete ve yaşa göre farklılık göstermektedir. Tür içinde de farklı renk morfları olabilir. Tüylerin yerleşimi ve düzeni rastlantısal değil, belli bir düzene uygun şekildedir.\n\n\n2020-21 Basketbol Süper Ligi\n2020-21 Basketbol Süper Ligi veya sponsorluk anlaşması gereği ING Basketbol Süper Ligi, Türkiye'nin en üst düzey profesyonel basketbol ligi olan Basketbol Süper Ligi'nin 55. sezonudur. Bir önceki sezon iptal edildiği için bu sezona da aynı takımlar katılmaya hak kazanmış ancak mali sorumluluklarını yerine getirmediği için Bakırköy Basket İTÜ lige alınmamıştır.\n\n\nAglossia-adactylia sendromu\nAglossia-adactylia sendromu (hypoglossia-hypodactylia, Hanhart sendromu), kesin nedeni bilinmeyen, oromandibular-limb hipogenezi grubunda yer alan bir sendromdur. Gebelik sorunlarının (TORCH) ve teratojen etkenlerin neden olabileceği varsayılmaktadır. Bulguların büyük bölümü maksillofasiyal bölgede ve parmaklarda yoğunlaşır:\n\n\n1966 FA Charity Shield\n1966 FA Charity Shield, İngiltere'de futbolun yönetim organı olan Futbol Federasyonu (FA) tarafından desteklenen hayır kurumlarına para toplamak amacıyla düzenlenen yıllık futbol yarışması Charity Shield'in 44. organizasyonudur.\nMaç 13 Ağustos 1966'da, 1965-66 First Division şampiyonu Liverpool ile 1965-66 FA Cup kazananı Everton arasında, Liverpool'daki Goodison Park'ta oynandı. Liverpool maçı Roger Hunt'ın attığı golle 1-0 kazandı.\n\n\nMika Lintilä\nLintilä, Merkez Partisi Milletvekili Aaro Lintilä'nun oğludur. Lisansını Tampere Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi'nde tamamlamıştır.\nLintilä, 1999 seçimlerinden bu yana Finlandiya Parlamentosu'nun bir üyesidir. O zamandan beri aşağıdakiler de dahil olmak üzere çeşitli komitelerde görev almıştır:\nLintilä, komite görevlerine ek olarak, İskandinav Kurulu'nda (1999'dan beri) Finlandiya Delegasyonu'nun yardımcı üyesi ve Parlamentolar Arası Birlik'de (2015'ten beri) tam delege üyesidir.\n27 Ekim 2016 tarihinde Lintilä, 29 Aralık 2016'dan itibaren Olli Rehn'i Ekonomi Bakanı olarak takip etmek üzere Merkez Parti içinde seçildi.\nGörevi sırasında Finlandiya'nın merkez sağ hükümeti petrol rafinerisi ve biyoyakıt şirketi Neste de hisse satarken, aynı zamanda telekom ağ dişli üreticisi Nokia üzerindeki ulusal etkiyi güçlendirdi.\n2019 ulusal seçimlerinin ardından, Merkez Partisi Mika Lintilä'yı Sosyal Demokratlar Başbakanı Antti Rinne liderliğindeki yeni kurulan, merkez sol koalisyon hükümetinde maliye bakanlığına aday gösterdi. Bu sıfatla, Finlandiya 2019 yılında Avrupa Birliği Konseyi dönem başkanlığını yürüttüğünde Ekonomik ve Mali İşler Konseyi toplantılarına başkanlık etti.\nRinne Kabinesi'nin sona ermesinden sonra Merkez Partisi lideri Katri Kulmuni, bir sonraki Marin Kabinesi'nde Maliye Bakanı olarak görev yaparken, Lintilä'ya Ekonomi Bakanı portföyü verildi \n2019 Amazon yağmur ormanları orman yangınlarına yanıt olarak Lintilä, Avrupa Birliği'nin Brezilya'dan sığır ithalatını engellemesini ve ayrıca yangınlara karşı Başkan Jair Bolsonaro hükümetine baskı yapmak için soya fasulyesi ithalatının askıya alınmasını düşünülmesini istedi.\n\n\nJussi Saramo\n\n\nMikko Savola\n\n\nUCI Yol Dünya Şampiyonası - Kadınlar yol yarışı\nUCI Yol Dünya Şampiyonası - Kadınlar yol yarışı, kadınlar için yol bisikleti yarışı ve zamana karşı yarışma etkinlikleri için dünya şampiyonası olarak kabul edilen yıllık bir etkinliktir.\nKadınlar için UCI Yol Dünya Şampiyonası 1958'de Fransa'nın Reims kentinde görücüye çıktı.\n1966'daki en düşük uzunluk olan 46.6 km'den 72 km'ye (30 ila 50 mil) 1990 yılına kadar uzunluğunda çeşitli değişiklikler oldu. 1991'den itibaren yarış uzunluğu yavaş yavaş artmaya başladı, önce 79 km'ye (Stuttgart, Almanya) ve daha sonra 1996'da 100 km'nin üzerine (Lugano, İsviçre) yükseldi. İtalya'nın Varese kentinde yapılan 2008 sürümü, o zamanlar 138,8 km ile en uzun yarıştı.\nYaz Olimpiyat Oyunları nedeniyle, Yol Dünya Şampiyonası 1984, 1988 ve 1992'de yapılmadı. Avrupa ülkeleri bu etkinliği domine etti.\n\"2018 UCI Yol Dünya Şampiyonası'ndan sonra güncellendi.\"\n\"2019 UCI Yol Dünya Şampiyonası'ndan sonra güncellendi.\"\n^ , 'yı içerir.\n+ 'yi içerir.\n\n\nAmfibol\nAmfibol, çift zincirli SiO'dan oluşan prizma veya iğne benzeri kristallerden oluşan önemli bir inosilikat mineral grubudur.\n4 tetrahedra , köşeleri bağlantılı ve genellikle yapılarında demir ve/veya magnezyum iyonları içerir. Amfiboller yeşil, siyah, renksiz, Beyaz, Sarı, Mavi veya kahverengi olabilir. Uluslararası Mineraloji Birliği (IMA) şu anda amfibolleri iki grup ve birkaç alt grup olan bir mineral süper grubu olarak sınıflandırmaktadır.\nAmfiboller, monoklinik ve ortorombik olmak üzere iki kristal sistemde kristalleşir. Kimyasal bileşim ve genel karakteristiklerinde piroksenlere benzerler. Piroksenlerden başlıca farkları; (i) amfibollerin esansiyel hidroksil (OH) veya halojen (F, Cl) içermesi ve (ii) temel yapının bir çift tetrahedra zinciri olmasıdır (piroksenin tek zincirli yapısının aksine). Eldeki örneklerde en belirgin olanı, amfibollerin eğik bölünme düzlemleri (yaklaşık 120 derecede) oluştururken, piroksenlerin yaklaşık 90 derecelik bölünme açılarına sahip olmasıdır. Amfiboller ayrıca karşılık gelen piroksenlerden daha az yoğundur. Optik özelliklerde, birçok amfibol, daha güçlü pleokroizmaleri ve simetri düzlemindeki daha küçük yok olma açısı (Z açısı c) ile ayırt edilir. Amfiboller, amfibolitlerin birincil bileşenidir.\nAmfiboller, ya magmatik ya da metamorfik kökenli minerallerdir; eski durumda, granit, diorit, andezit ve diğerleri gibi magmatik kayaçların bileşenleri (hornblende) olarak meydana gelir. Kalsiyum bazen doğal olarak oluşan amfibollerin bir bileşenidir. Metamorfik kökenli olanlar, temas metamorfizması (tremolit) ile kireç taşlarında geliştirilenler ve diğer ferromanyetik minerallerin (hornblende) değiştirilmesiyle oluşturulanlar gibi örnekleri içerir. Piroksen sonrası amfibolün psödomorfları uralit olarak bilinir.\nAmfibol adı (Antik Yunan ἀμφίβολος - kelimenin tam anlamıyla 'çift giriş' anlamına gelen, belirsizliği ima eden amfiboloslar) ismi René Just Haüy tarafından tremolit, aktinolit ve hornblende olarak isimlendirilmiştir. Grup, Haüy ile mineralleri bakımından üstlenilen protean çeşitliliğe, kompozisyona ve görünüşe göre anlam kazandı. Bu terim o zamandan beri tüm gruba uygulandı. Çok sayıda alt tür ve çeşit ayırt edildi, bunların en önemlileri aşağıda iki seri halinde verilmiştir. Her birinin formülünün, genel çift zincirli silikat formülü RSi4O11 üzerine kurulduğu görülmüştür.\nAmfibol minerallerinden dördü, asbest olarak adlandırılan mineraller arasındadır. Bunlar: antofilit, riebeckit, cummingtonit / grunerit serileri ve aktinolit / tremolit serileridir. Cummingtonit / gruner" }, { "text": "it serisi genellikle amosit veya kahverengi asbest olarak adlandırılır; riebeckit krosidolit veya mavi asbest olarak bilinir. Bunlara genellikle amfibol asbest denir. Bu minerallerin madenciliği, üretimi ve uzun süreli kullanımı ciddi hastalıklara neden olabilir.\nKimyasal bileşimdeki geniş varyasyonlar nedeniyle, farklı elemental özellikler ve genel görünümler önemli ölçüde farklılıklar gösterir. Anthophyllite, Norveç'teki Kongsberg ve diğer bazı bölgelerde mika-şistte kahverengimsi, lifli veya tabakalı kitleler halinde oluşur. Bir alüminite ile ilişkili tür, gedrit ve kupfferit olarak az demir içeren koyu yeşil bir Rus çeşidi olarak bilinir.\nHornblende, birçok magmatik kayaç için önemli bir bileşendir. Ayrıca bazaltın metamorfizmasının oluşturduğu amfibolitlerin önemli bir bileşenidir. Aktinolit, parlak yeşil veya grimsi yeşil bir rengin asiküler kristallerinin yayıcı gruplarını oluşturan monoklinik serinin önemli ve yaygın bir üyesidir. Yeşilliklerin bir bileşeni olarak sıklıkla görülür. Adı (Yunanca ἀκτίς, ἀκτῖνος / aktís, aktînos, bir 'ray' ve λίθος / líthos, bir 'taş') eski Almanca kelime Strahlstein'ın (yayılan taş) bir çevirisidir.\nGlokofan, krokidolit, riebeckit ve arfvedsonit, biraz özel bir alkali-amfibol grubunu oluşturur. İlk ikisi mavi lifli minerallerdir, her ikisi de dinamo-metamorfik süreçlerden kaynaklanan blueskistlerde gloktan ve demir taşı oluşumlarında krosidolit (mavi asbest) bulunur.Son ikisi, nefelin-siyenit ve fonolit gibi sodyum açısından zengin magmatik kayaçların orijinal bileşenleri olarak ortaya çıkan koyu yeşil minerallerdir.\nPargasit, genellikle ultramafik kayaçlarda bulunan esansiyel sodyum içeren nadir magnezyum bakımından zengin bir amfiboldür. Örneğin, kimberlit tarafından taşınan nadir manto ksenolitlerinde görülür. Petrografik ince kesitte kırmızı-kahverengi bir pleokroizm ile sert, yoğun, siyah ve genellikle otomorfiktir.\n\n\nFranz Alexander\nFranz Gabriel Alexander (22 Ocak 1891 - 8 Mart 1964) Budapeşte doğumlu Psikosomatik Tıp'ın ve Psikoanaltik Kriminoloji'nin kurucusu olarak da kabul edilir. Franz Alexander Yahudi bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi. Babası Bernhard Alexander, bir edebiyat eleştirmeniydi. Yeğeni Alfréd Rényi, kombinezon, grafik teorisi üzerine çalışmalar yapmıştır.\n\n\nOlli Immonen\nImmonen, Nivala'da doğdu ve Temmuz 2015'te Facebook'ta tartışmalı bir çok kültürlülüğe karşı yazdığı metin ülkede büyük ilgi gördü.\n\n\n2020-21 Kadınlar Basketbol Süper Ligi\n2020-21 Kadınlar Basketbol Süper Ligi, Türkiye'de Kadınlar kategorisinde en üst düzey profesyonel basketbol ligi olan Kadınlar Basketbol Süper Ligi'nin 41. sezonudur.\nBir önceki sezon iptal edildiği için aynı takımlar bu sezona da katılmaya hak kazanmıştır..\n\n\nPetri Honkonen\n\n\nPekka Aittakumpu\n\n\nHamzagerek, Kars\nHamzagerek, Kars ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.\nKöyün eski adı, 1889 yılı kayıtlarında \"Hamzagerek\", 1918 yılı kayıtlarında ise Hamzakarag olarak geçmektedir. Köy, 13 Mart 1990 tarih ve 20460 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İçişleri Bakanlığı'nın 8.3.1990 tarih ve 90/36599 sayılı sınır tespit kararı ile Arpaçay ilçesinden ayrılarak Kars'ın Merkez ilçesine bağlanmıştır.\nKöy, Kars il merkezine 40 km uzaklıktadır.\n\n\nNokia Booklet 3G\nNokia Booklet 3G, Finlandiya merkezli bir telekomünikasyon şirketi olan Nokia tarafından 2009 yılında üretilmiş ve netbook kategorisinde değerlendirilen bir bilgisayardır. Booklet 3G, Nokia'nın ürettiği ilk netbook modelidir. Şirket 1980'lerde MikroMikko adında bir kişisel bilgisayar serisi üretmiş, fakat cep telefonu üretimine yoğunlaşmak için 1991 yılında kişisel bilgisayarların tasarımını ve üretimini üstlenen birimini satarak bu işten vazgeçmiştir. Cep telefonu pazarına yoğunlaşmış olan Nokia'nın netbook pazarına girişi ve asıl işi bilgisayar üretmek olan Apple'ın 2007 yılında iPhone cihazları ile telefon pazarına giriş yapması, birbirine zıt niteliktedir.\nNokia cihazı Ağustos 2009'da tanıtmıştır. Çıkış fiyatı vergiler hariç 575 € olarak belirlenmiş, bu da kendisini netbook pazarındaki en yüksek fiyata satılan cihazlardan biri yapmıştır.\nCihaz 2 santimetre kalınlığında ve 1.25 kilogram ağırlığındadır, alüminyum bir kasa içine yerleştirilmiştir ve bir MacBook'a benzediği söylenmektedir. Parlak ekranı, 260 mm genişliğindedir ve yüksek çözünürlüklü videoyu desteklemektedir. Booklet, Microsoft Windows 7 işletim sistemini çalıştırmak için bir Intel Atom Z530 işlemci kullanır. Nokia, pilin her şarj başına 12 saate kadar dayanacağını söylemektedir. Booklet, Wi-Fi, Bluetooth ve 3G/HSPA üzerinden ağ bağlantılarını destekler. Ayrıca SIM kart üzerinden internet erişimi desteği sunar, yerleşik bir A-GPS alıcısı ve ivmeölçeri vardır ve Nokia'nın Ovi Haritalar servisini içerir. Cihazın anakartına entegre Intel GMA 500 grafik birimi, üretilen sürücü yazılımlarının özel ve kapalı kaynak olmasından ötürü Linux dağıtımları tarafında pek destek bulamamaktadır.\nCNET cihazın dahili 3G modemi, yüksek çözünürlüklü ekranı, alışılmışın dışındaki pil ömrü ve fansız tasarımı dolayısıyla 5 üzerinden 4 puan vererek \"harika bir mühendisliğin ürünü\" olarak yorumlamış, fakat netbook pazarındaki diğer bilgisayarlara nazaran çok pahalı olduğunu belirtmiştir.\n\n\nUCI Yol Dünya Şampiyonası - Kadınlar zamana karşı\nUCI Yol Dünya Şampiyonası - Kadınlar zamana karşı, Union Cycliste Internationale tarafından düzenlenen zamana karşı disiplininde yol bisikleti yarışı için yıllık düzenlenen dünya şampiyonası. Etkinlik ilk olarak 1994 yılında gerçekleştirildi.\nÜlkeler kazanılan altın, gümüş ve bronz madalya sayısına göre sıralanır.\n\n\nHapanlı, Kars\nHapanlı, Kars ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.\nKöyün eski adı 1928 yılı kayıtlarında Kapanlı olarak geçmektedir.\nKöy, Kars il merkezine 32 km uzaklıktadır.\n\n\nKazakistan'da LGBT hakları\nKazakistan'da lezbiyen, gey, biseksüel ve transseksüel (LGBT) hakları sınırlıdır. Kazakistan'daki LGBT kişiler, LGBT üyesi olmayanların yaşamadığı yasal durumlar, sosyal zorluklar ve ayrımcılıkla karşı karşıyadır. Hem erkek hem de kadınların eşcinsel ilişkileri Kazakistan'da yasaldır, ancak aynı cinsiyetten çiftler ve aynı cinsiyetten çiftler tarafından yönetilen aileler için yasal korumalar geçerli değildir.\n1998'den beri Kazakistan'da hem erkek hem de kadınlar için eşcinsel seks yasaldır. Rıza yaşı 16'dır.\n1997'den önce, Kazakistan Ceza Kanunu'nun 104. maddesince \"oğlancılık\" suç sayılıyordu. Bu mevzuat, eski Sovyetler Birliği'nden, sadece erkekler arasındaki anal ilişkiyi özellikle suç olarak nitelendiren 121. maddeyi izledi.\n2003'ten bu yana trans bireylerin Kazakistan'daki resmi kimlik belgelerindeki yasal cinsiyetlerini değiştirmelerine izin verilmiştir. Cinsiyetini değiştirmek isteyen insanlar, birkaç tıbbi test ve 30 günlük psikiyatrik değerlendirme içeren bir \"cinsiyet kimliği bozukluğu\" tanısı almak zorunda kaldı. 2011 yılında yeni mevzuatlar oluşturulmuş ve kimlik belgelerinde sadece cinsiyet değiştirme ameliyatı, fiziksel ve psikiyatrik tıbbi muayeneler, hormon tedavisi ve sterilizasyondan sonra değişiklik yapılmasına izin verilmiştir. Ayrıca, 21 yaşın altındaki kişilerin resmi kimlik belgelerinde cinsiyetlerini değiştirmelerine izin verilmez.\nLGBT bireylerin orduda askerlik hizmeti yapması yasaklanmıştır.\n26 Mayıs 2015 tarihinde, Kazakistan Anayasa Konseyi, \"geleneksel olmayan cinsel yönelim propagandasını\" yasaklayan bir yasa tasarısının anayasaya aykırı olduğunu açıkladı. Konsey belirsiz ifadeleri nedeniyle bunu reddetti. Tasarı, Şubat 2015'te Parlamentonun üst meclisi olan senatodan geçti ve imza için Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'e gönderildi. Zaten tasarı alt meclis tarafından da onaylanmıştı. İnsan Hakları İzleme Örgütü şunları söyledi: \"Kazakistan Anayasa Konseyi, bu propaganda tasarısını reddederek ayrımcı mevzuatın kabul edilmesine karşı önemli bir emsal oluşturdu.\"\nEylül 2019'da Yüksek Mahkeme, dönüm noktası olan bir davada, iki kadının izinleri olmadan öpüştüğünü gösteren bir video yayınlayan bir Facebook kullanıcısından tazminat alacağına karar verdi. Video çok sayıda homofobik ve tehdit içerikli yorum aldı, kullanıcı tarafından video kaldırılmadan bir gün önce 60.000 kez izlendi. İnsan Hakları İzleme Örgütü bu kararı gizlilik hakları için bir kilometre taşı olarak nitelendirdi.\nMayıs 2015'te, bir LGBT sosyal ağı olan PlanetRomeo, ilk Gey Mutluluk Endeksi'ni (GHI) yayınladı. 120'den fazla ülkeden eşcinsel erkeklere, toplumun eşcinsellik konusundaki görüşleri hakkında ne hissettikleri, başkaları tarafından nasıl muamele gördükleri ve yaşamlarından ne kadar memnun oldukları sorulmuştur. Kazakistan, GHİ puanı 29 olan Gana'nın hemen üzerinde ve Burkina Faso'nun altında 118. sırada yer aldı.\nKazakistan'daki LGBT bireyler, günlük yaşamları boyunca cinsel yönelimleri veya cinsiyet kimlikleri nedeniyle ayrımcılık ve önyargıyla karşı karşıyadır. Sosyal dışlanma, alay hareketi ve şiddet gibi LGBT bireylere yönelik olumsuz tutumların ortaya çıkması, mağdurların fiziksel, psikolojik ve duygusal zarar görmesine neden olmaktadır. Heteroseksüel olmayan cinsel yönelimleri onaylamayan insanların yol açtığı tehlikelerden kaçınmak için, birçok LGBT insanı cinsel yönelimlerini veya cinsiyet kimliklerini hayatlarındaki hemen hemen tüm insanlardan bir sır olarak saklamak zorunda kalır. Çoğunluk, işlerini sürdürmek, patronlardan ve iş arkadaşlarından gelecek düşmanlığı önlemek için cinsel yönelimlerini veya cinsiyet kimliğini işyerindeki insanlardan bile gizlemeyi gerekli görüyor. Homofobik ve transfobik şiddeti polise bildirme girişimleri, kolluk kuvvetleri tarafından sık sık direniş ve hatta düşmanlıkla karşılanmaktadır.\nChicago Üniversitesi tarafından 2011 yılında yapılan bir uluslararası araştırma, LGBT kabul bir eğiliminin Rusya'da ve diğer bazı eski SSCB cumhuriyetlerinde dünyadaki diğer eğilimlerin tam tersi şekilde yavaşladığını veya tersine döndüğünü gösterdi.\nRepublican Centre for AIDS Prevention and Control ve Kazakistan Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen 2018 araştırmasına göre, Kazakistan'da erkeklerle seks yapan yaklaşık 62.000 erkek vardı; Almatı'da yaklaşık 6.000, Astana'da 3.300 ve Karaganda Eyaletinde 4.900 kişi. Bununla birlikte, bireylerin dışarı çıkmasını engelleyecek toplumsal homofobi çıkması nedeniyle bu sayının daha yüksek olması bekleniyor.\n\n\nHasçiftlik, Kars\nHasçiftlik, Kars ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.\nKöy, 1889'dan beri aynı adı taşımaktadır.\nKöy, Kars il merkezine 10 km uzaklıktadır.\nKöyde 1886 yılında 129 Ermeni yaşamaktaydı.\n\n\nUCI Yol Dünya Şampiyonası - Genç kızlar yol yarışı\nUCI Yol Dünya Şampiyonası - Genç kızlar yol yarışı, UCI tarafından genç kızlar kategorisinde yol bisikleti yarışı disiplininde yıllık düzenlenen etkinlik.\nKaynak\n\n\nUCI Yol Dünya Şampiyonası - Genç kızlar zamana karşı\nUCI Yol Dünya Şampiyonası - Genç kızlar zamana karşı, UCI tarafından genç kızlar kategorisinde yol bisikleti yarışı bireysel zamana karşı disiplininde yıllık düzenlenen etkinlik.\nKaynak\n\n\nUCI Yol Dünya Şampiyonası - Karma takım bayrak\nUCI Yol Dünya Şampiyonası - Karma takım bayrak, takım zamana karşı disiplininde yol bisikleti yarışı için bir dünya şampiyonası. Dünya yönetim organı Union Cycliste Internationale (UCI) tarafından organize edilmektedir.\nMilli takımlarda takım başına 6 bisikletçi, 3 kadın ve 3 erkek vardır.\n\n\nTeyfuk Abdul\nTeyfuk Amitoviç Abdul (; 24 Aralık 1915 - 18 Mart 1945), II. Dünya Savaşı sırasında 175. Muhafız Tüfek Alayı'nın 2. taburunun komutanı olarak görev yapan Sovyetler Birliği Kahramanı madalyalı Kırım Tatarı asker.\nAbdul, 1915'te Sovyetler Birliği'nin kurulmasından önce Partenit köyündeki bir Kırım Tatar köylü ailesinde dünyaya geldi. Ailesindeki birçok insan Rus-Japon Savaşı gazisiydi. Memleketinde sekiz yıllık bir okuldan mezun olduktan sonra 1935 yılında mezun olduğu Yalta Pedagoji Koleji'nde ve daha sonra da M.V. Frunze Kırım Pedagoji Enstitüsü'nde eğitim gördü. 1935'te pedagojik enstitüde okurken öğretmen ve daha sonra okul müdürü olarak çalışmaya başladı. 1939'da enstitüden mezun olduktan sonra Kasım ayında Kızıl Ordu'ya alındı.\nKızıl Ordu'ya alındıktan sonra, 412. Tüfek Alayı'nın bir parçası olarak teğmen rütbesi ile Almanya'nın Sovyetler Birliği'ni işgali üzerine ön cepheye konuşlandırılmadan önce Orel Piyade Okulu'na katıldı. Batı, Don, Güneybatı ve Step cephelerinde savaş gördü. 1941'in ikinci yarısında iki kez ağır yaralandı ve 1941'in sonunda tabur komutanlığına terfi etti. 1942'de keskin nişancı kursundan mezun olduktan sonra, Aralık ayında tekrar ağır yaralanana kadar tabur komutanı olarak görevine devam etti. Aynı yıl Komünist partiye katıldı.\nHastanedeki yaralanmalarından kurtulduktan sonra savaşa geri döndü ve Step Cephesi'ndeki Dinyeper savaşına kaptan rütbesi ile 57. Ordu'nun 58. Muhafız Tüfek Bölümü'nde 175. Muhafız Tüfek Alayının 2. Tüfek Taburu komutanı olarak katıldı. 26 Eylül 1943'te Abdul taburunu bir sis perdesi aracılığıyla Dinyeper boyunca yönetti ve Verhnedneprovsk köyünün yakınındaki toprak şeridinden küçük Puşkarevski adasına yaptığı ilk köprü başlarından birini ele geçirdi. Birkaç gün boyunca köprübaşını tuttular, alayın ana kuvvetlerinin nehir boyunca aktarılmasına izin verdiler ve bu süreçte büyük miktarlarda düşman mühimmatını ve insan gücünü yok ettiler. Eylül ayında kesişmeyi yönettikten sonra tekrar savaşta yaralandı ve hastaneye kaldırıldı. Hastanedeyken, daha sonra evlendiği Muhafız Teğmeni Mariya Stepanova Koçina ile tanıştı.\nGeçişi yönetme başarısından ötürü 20 Aralık 1943'te Sovyetler Birliği Kahramanı ilan edildi. Cepheye döndükten sonra Lvov-Sandomierz, Vistula-Oder ve Silezya saldırılarına karşı savaştı ve 1944'te 178. Muhafız Tüfek Alayı komutan yardımcılığına atandı. Ailesi, Kızıl Ordu'nun Kırım'ın kontrolünü ele geçirmesinin ardından Kırım Tatarları olduğu için Orta Asya'ya sürgün edildi. Savaş kahramanı statüsü, annesini ve kız kardeşlerini etnik kökenleri nedeniyle dernek tarafından hain olarak görülmekten kurtarmadı ve mektup olarak Kızıl Ordu tarafından kendilerine kötü muamele edildiklerini duydu, ancak hala Sovyet davasına inanıyordu. 18 Mart 1945'te Yukarı Silezya Taarruzu sırasında öldürüldü ve Lviv'deki Zafer Tepesi'ne gömüldü. Cenazesinde vedalaşma adresi Mareşal Konstantin Rokossovski tarafından yapıldı. Karısı Mariya, mart ayından beri ondan bir mektup almamıştı ve Yüksek Sovyet başkanından eylemde öldürüldüğü söylendiği nisana kadar ölümüyle ilgili bir bildirim almamıştı. Simferopol'de onuruna bir sokak adı verildi ve 2014 yılında Kırım'da bir dikilitaş inşa edildi.\n\n\nUCI Yol Dünya Şampiyonası - Erkekler amatör yol yarışı\nUCI Yol Dünya Şampiyonası - Erkekler amatör yol yarışı, dünya yönetim organı Union Cycliste Internationale tarafından düzenlenen yol yarışı disiplininde yol bisikleti yarışı amatörleri için yıllık dünya şampiyonasıydı. Etkinlik ilk olarak 1921'de gerçekleştirildi.\n\n\nGood Times\nGood Times, Amerikan durum komedisi (sitkom) televizyon dizisi. CBS kanalında 8 Şubat 1974'ten 1 Ağustos 1979'a kadar altı sezon halinde yayımlandı. Eric Monte ve Mike Evans tarafından tasarlanan ve yönetici yapımcı Norman Lear tarafından geliştilen dizi, televizyonun ilk Afrikalı Amerikalı aile durum komedi dizisidir. \"Good Times\", \"Maude\" dizisinin yan ürünüdür (\"Maude\" da \"All in the Family\" dizisinin bir yan ürünüdür).\nFlorida ve James Evans ile üç çocukları, Chicago'nun yoksul ve siyahi mahallesinde, 921 North Gilbert Avenue'daki 17C numaralı apartmanda yaşamaktadırlar. Konutların adı açıkça geçmese de, açılış ve kapanışta görüldüğü üzere kötü ünüyle bilinen Cabrini–Green sosyal konut projesidir. Ailenin üç çocuğu: James Jr. (\"J.J.\"), Thelma ve tutkulu aktivistliği sebebiyle babası tarafından \"militan cüce\" olarak anılan Michael'dır. Dizinin ilk sezonunda J.J. 17, Thelma 16 ve Michael 11 yaşındadır. Taşkın komşuları ve aynı zamanda Florida'nın en yakın arkadaşı Willona Woods, bir butikte çalışan yeni boşanmış bir kadındır. Apartman yöneticileri Nathan Bookman (2-6. sezon) ise, James, Willona ve daha sonraları J.J. tarafından \"Buffalo Butt\" (Bufalo Kıçı) ve hatta \"Booger\" (Kuru Sümük) gibi adlarla anılmaktadır.\nKarakterler aslen \"Maude\" dizisinden gelmektedir. Bu dizide Florida, Tuckahoe, New York'ta Maude Findlay karakterinin ev işlerini yapmaktadır. Henry Evans ise New York'ta itfaiyeci olarak çalışmaktadır. Yapımcılar Florida karakteri için ayrı bir dizi yapmaya karar verdiklerinde, tutarlı bir geçiş sağlamak adına geriye dönük değişiklikler yaparak karakterin bu projeyle uyumlu olmasını sağladılar. Çeşitli tuhaf işlerde çalışan Henry'nin adı James olarak değiştirildi. Maude karakterinin hiçbir yerde anılmaması kararlaştırıldıysa da, \"The Checkup\" bölümünde Florida'nın bir zamanlar ev hizmetlisi olarak çalıştığı belirtildi. \"Good Times\", kötü apartmanlarda yaşayan karakterlerin yoksulluğu yenme çabalarını işlemektedir. James Evans, sıkça bulaşıkçılık, inşaat işçiliği gibi fiziksel çaba gerektiren işlerin en az ikisinde aynı anda çalışmaktadır. Zaman zaman işsiz kalsa da, yardımı kabul etmeyecek kadar gururludur. Gerektiğinde Florida'nın itirazına rağmen kumar oynayarak bu parayı elde etmeye çalışır.\n\"Good Times\", Eric Monte ve oyuncu Mike Evans tarafından tasarlandı. \"All in the Family\" ve \"The Jeffersons\" dizilerinde Lionel Jefferson karakterini de canlandıran Evans'ın adına atfen, dizide Michael Evans karakteri bulunmaktadır.\nGospel tarzındaki tema şarkısı Dave Grusin tarafından bestelendi. Şarkının sözleri Alan ve Marilyn Bergman tarafından yazıldı. Vokalde Jim Gilstrap'in bulunduğu şarkının arka vokallerini bir gospel korosu eşliğinde Motown şarkıcısı Blinky Williams üstlendi. Şarkının sözleri özellikle \"Hangin' in a chow line\"/\"Hangin' in and jivin'\" (\"Yemek sırasında takılmaca\"/\"Metin olup caz yapmaca\": hangisi olduğu kaynaktan kaynağa farklılık gösterir) kısmında olmak üzere anlaşılması güçtür. Dave Chappelle, \"Chappelle's Show\" programının \"I Know Black People\" skecinde sözlerin bu kısmını soru olarak yöneltti ve bu iki ayrımdan ilki doğru kabul edildi. DVD kutu setindeki sözlere göre de ilki doğru kabul edilir. Ancak, Bergman'lar sözlerin aslen ikincisi olduğunu söylemiştir. Kapanış müziğinde sözler çok az değişir ve şarkı nakarat yerine güfte dizisinden başlar.\nRalph Carter, Evans'ların en küçük çocuğu Michael olarak rol alacağı sırada, Broadway müzikali \"Raisin\"de rol almaktaydı ve \"Raisin\"in yapımcıları Tandem Productions'ın hak satın alma isteğine karşı isteksizdi. Carter'ın kontratı üzerinde anlaşma yapılırken, diğer bir genç oyuncu Larry Fishburne (daha sonra Laurence), onun yerine \"Good Times\" dizisinin ilk provalarında yer aldı. Dizinin ilk bölümlerinde jenerikte \"Ralph Carter, Broadway müzikali \"Raisin\"in izniyle yer alıyor\" ibaresi yer almaktaydı.\n\"Good Times\" aslında \"All in the Family\" dizi kurgusunda Rolle ve Amos'a odaklanan bir proje olarak düşünülmüştü. Her iki proje de ciddi konuları komedi yoluyla işleyerek, izleyicilerin kendileriyle özdeşleştirebilecekleri olumlu karakterler yaratmayı amaçlıyordu. Buna karşın, öne çıkan karakter, Walker'ın canlandırdığı J.J. oldu. J.J.'in, yönetmen John Rich tarafından düşünülen \"Dy-no-mite!\" (özellikle \"Kid Dy-no-mite!\" şeklinde) repliği popüler bir söz oldu ve daha sonraları TV Land'ın \"Gelmiş Geçmiş En İyi 100 TV Repliği ve Meşhur Sözü\" listesine dahil edildi. Rich, Walker'ın bu repliği her bölümde kullanmasını istedi. Walker ve yönetici yapımcı Norman Lear, fikre sıcak bakmadılarsa da, J.J. Evans karakteri bu sayede izleyicileri en çok etkileyen karakter oldu. Karakterin popülerliğinin bir sonucu olarak yazarlar, ciddi meseleleri işlemeyi göz ardı ederek J.J.'in abartılı esprilerine ağırlık verdi. Bu sebep başta olmak üzere, Rolle ve Amos ikinci ve üçüncü sezonlar boyunca giderek dizinin gidişatından hoşnutsuzluk duymaya başladılar. Rolle, karakterinden nefret ettiğini bizzat dile getirdi. 1975 yılında \"Ebony\" dergisiyle yapılan röportajda şunları söyledi: Rolle'den daha az basında yer alsa da, Amos da J.J. karakterine olan hoşnutsuzluğunu şöyle açıkladı: Amos, Lear ile anlaşmazlıklarının ardından, üçüncü sezon sonunda diziden kovuldu. Amos'un ayrılışı başta onun film kariyerine yönelik arzusuna yorulsa da, 1976 yılında verdiği bir röportajda Amos, Lear'ın kendisine kontratının yenilenmeyeceğini söylediğini belirtti ve şunu ekledi: \"Bu kovulmakla aynı şey.\" Yapımcılar James Evans'ın yerine yeni birini getirmekten ziyade, karakteri tamamen öldürmeyi seçtiler. Bu nedenle, dördüncü sezondaki \"The Big Move\" bölümünde Florida, karakterin Mississippi'de bir trafik kazasında öldüğünü öğrenir.\nDördüncü sezonun sonuna doğru, Rolle de dizinin gittiği yönden memnun olmadığı için diziyi terk etme kararı aldı. İki kısımlık sezon finali \"Love Has a Spot on His Lung\"da Florida, Carl Dixon (Moses Gunn) ile evlenir. Beşinci sezonun ilk bölümü \"The Evans Get Involved Part 1\"da, Florida'nın Carl ile evlenip Arizona'ya taşındığı duyruldu. Amos ve Rolle gidince, DuBois'in oynadığı komşu Willona karakteri, evin sorumluluğunu üstüne alarak başrole alındı. Beşinci sezonda, istismarcı annesi tarafından terk edilen ve sonrasında Willona tarafından evlat edinilen Penny Gordon Woods karakterini oynamak üzere Janet Jackson diziye katıldı. Ayrıca, yine aynı sezonda, apartman yöneticisi Nathan Bookman karakteri (Johnny Brown) daha önce çıkarıldı ve açılıştaki jeneriğe dahil edildi. Reytinglerin gittikçe düşmeye başlamasına sebep olarak Rolle'nin bağlayıcı karakterinin olmayışı gösterildi. Altıncı sezonun kayıtlarından önce CBS ve dizi yapımcıları izleyici sayısını artırmak için yollar aradı. CBS program genel müdürü Steve Mills şunları söyledi: \"Dizinin özünü kaybetmiştik. Ebeveyn yol göstericiliği olmadan, dizi kayıp gitti. Postamız, telefon aramalarımız, araştırmalarımız, hepsi bize bunu söyledi. En baştaki hale geri dönmemiz gerektiğini düşündük.\" Yapımcılar, Rolle'yi arayarak diziye konuk oyuncu olarak geri dönmesini teklif etti. Rolle başta isteksiz davransa da, para ve kaliteli senaryo konusunda varılan anlaşmalardan sonra, diziye başrolde geri döndü. Rolle, J.J.'in Afrikalı Amerikalı gençler için kötü bir örnek olduğunu ve daha sorumlu davranması gerektiğini tekrarladı. Aynı şekilde Carl Dixon karakterinden hoşnutsuzdu ve onun da çıkarılmasını istedi; Florida karakterinin, eşinin ölümü üzerine bu kadar çabuk yeniden evlenme kararı vermesinin uygun olmadığını düşündüğünü belirtti. Aynı şekilde, bir ateist olan Carl karakteriyle evlenmesinin Florida karakterinin Hristiyan inancıyla uyumsuz olduğunu ekledi. Altıncı sezonun ilk bölümü \"Florida's Homecoming: Part 1\"da, Florida, Thelma'nın yaklaşan düğünü için Arizona'dan yalnız başına gelir. \"Florida's Homecoming: Part 2\"nun nadir kesilmemiş bir sürümünde, Florida Arizona'dan gelince, Willona onu bir kenara çekerek Carl'ı sorar. Florida buna üzgünce gülümseyerek başını sallar; Carl kanserden ölmüştür. Rolle'nin taleplerine ve yapılan değişikliklere rağmen, reytingler düşmeye devam etti ve CBS diziyi 1978-1979 sezonu için iptal etti. Dizi finali \"The End of the Rainbow\"da, her karakter \"mutlu son\"a erişir. J.J., kardeşi Thelma'dan esinlenerek yarattığı DynoWoman karakteri sayesinde ulusal sendikalı bir çizgi roman sanatçısı olur ve yeni eve çıkar. Michael üniversiteye başlar ve üniversite yurduna yerleşir. Keith'in hasarlı dizi, yaptığı egzersizler ve fizyoterapi sayesinde iyileşir; Chicago Bears'tan futbol oynama teklifi alır. Keith, Thelma ile beraber şehrin lüks semtlerinden Gold Coast'a taşınır. Thelma ayrıca hamile olduğunu açıklar. Keith, Florida'ya bebeğe bakmakta yardımcı olması için yanlarına taşınmasını teklif eder; Florida kabul eder. Willona, butiğin satın alım müdürü olur ve Penny ile beraber taşındıklarını haber verir. Taşındıkları yerin daha sonra, Keith, Thelma ve Florida'yla aynı yerde olduğu ortaya çıkar; tekrardan onların alt komşusu olur.\nKablolu TV ağı TV One, 19 Ocak 2004'teki kuruluşundan beri zaman zaman diziyi yeniden yayınladı. \"Good Times\", ayrıca TV Land ve Kanadalı kablolu TV şirketi DejaView tarafından da yeniden gösterildi. Dizinin Minisode'ları Crackle'da ücretsiz olarak bulunabilir. Ek olarak, çok noktaya yayın yapan dijital ağ Antenna TV de 1 Ocak 2018'de Sony'ye ait GetTV yayını ele alana kadar diziyi yayınladı. \"Good Times\", GetTV'de ve diğer bazı yerlerde TV-PG (küçük çocukların izlemesi için uygunsuz) sınıfındadır. Cinsel yolla bulaşan hastalık temalı \"J.J. in Trouble\" bölümüne verilen TV-14 (14 yaşından küçük çocukların izlemesi için uygunsuz) kodu bunun istisnasıdır.\nSony Pictures Home Entertainment, diziyi DVD formatıyla 1. Bölge'de Şubat 2003 ve Ağustos 2006 arasında piyasaya sundu. Bütün sezonların olduğu bir kutu seti 28 Ekim 2008'de yayımlandı. İlk sezon, 4. Bölge'de 27 Aralık 2006'da piyasaya sürüldü. 27 Ağustos 2013'te Mill Creek Entertainment, \"Good Times\" da dahil olmak üzere bazı dizilerin yayın haklarını satın aldığını duyurdu. Hemen sonra dizinin ilk dört sezonunu DVD formatında tekrar yayımladı. Mill Creek Entertainment, 1 Eylül 2015'de \"Good Times- The Complete Series\" adıyla tüm diziyi 1. Bölge'de DVD olarak piyasaya sundu.\nDizi, Şubat 1974'te gösterime girdi. O yılın en çok izlenen on yedinci programı olunca CBS, diziyi 1974-75 sezonu için devam ettirme kararı aldı. İkinci sezon boyunca Nielsen reytinglerine göre yedinci en çok izlenen dizi oldu ve ABD'deki evlerin %25'i her hafta dizinin bir bölümünü izledi. \"Sanford and Son,\" \"The Jeffersons\" ve \"Good Times\", o sezonun en çok izlenen on dizisi arasındaki üç Afrikalı Amerikalı temalı dizi oldu. Reytingler, zaman geçtikçe, özellikle sürekli değişen saatler ve John Amos'un ayrılışı gibi sebeplerden ötürü düştü. Son iki sezondaki önemli reyting kaybı kayda değerdir:\n\n\nUCI Yol Dünya Şampiyonası - Erkekler takım zamana karşı\nUCI Yol Dünya Şampiyonası - Erkekler takım zamana karşı, takım zamana karşı (TTT) disiplininde yol bisikleti yarışı için bir dünya şampiyonasıydı. Dünya yönetim organı Union Cycliste Internationale (UCI) tarafından organize edilirdi.\n1962'de Milli Takımlar için bir şampiyona getirildi ve 1994'e kadar düzenlendi. 1972'den itibaren TTT Olimpiyat yıllarında yapılmadı. 100 kilometre uzunluğunda bir rotada takım başına 4 bisikletçi vardı. İtalya yedi zaferle en başarılı ülkedir.\n2012'de profesyonel takımlar için bir şampiyona çıkana kadar uzun bir ara oldu. Takım başına 6 bisikletçi vardı. Şampiyona 2018'e kadar düzenlendi.\n\n\nShira Haas\nShira Haas İsrailli bir aktris.Netflix mini dizisi \"Unorthodox\" (2020) 'deki performansı ile uluslararası övgü kazanmıştır. İsrail drama filmleri ve televizyonundaki rolleri nedeniyle dört adaylığı bulunan Haas, bir İsrail Akademi Ödülü kazandı.Ayrıca 2020'de En İyi Uluslararası Kadın Oyuncu dalında Tribeca Film Festivali ödülünü kazandı .\nShira Haas 11 Mayıs 1995'te İsrail'in Tel Aviv şehrinde Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Ebeveynleri, her ikisi de sabra, Polonya, Macar ve Çek kökenlidir. Soykırımdan kurtulan büyükbabası, II. Dünya Savaşı sırasında Auschwitz toplama kampında hapsedilmiştir. Bir yaşındayken ailesi ile birlikte Hod HaSharon'a, çocukken hayatının çoğunu geçirdiği eve taşındı. Üç yaşındayken, Haas böbrek kanserine yakalandı ve iki yıl sonra bir dizi ciddi tedaviden sonra iyileşti.\n14 yaşındayken Ghetto ve Richard III gibi sahne oyunlarında Cameri Tiyatrosu'nda rol almaya başladı. Televizyon çıkışını 2013 yılında Shtisel drama dizisinde Ruchama Weiss rolüyle yaptı. Haas, İsrail Savunma Kuvvetleri'nde kısa bir hizmet süresini tamamlamadan önce Thelma Yellin Sanat Okulu'nda tiyatro eğitimi aldı. Thelma Yellin'de okurken Haas'a 2014 yılında Facebook mesajı yoluyla ulaşan Esther Kling adında bir yönetmen Princess (2014) filmindeki başrol için seçmelere davet etti.16 yaşında ilk rolünü aldıktan sonra Haas, New York Times tarafından \"dikkate değer potansiyel performans\" övgüsü aldı ve bu rol sayesinde , hem Kudüs Film Festivali hem de Peace & Love Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu ödülleri ve İsrail Akademi Ödülleri'nde En İyi Kadın Oyuncu dalında aday gösterildi.\nHaas, Natalie Portman'ın ilk yönetmenlik denemesi olan \"A Tale of Love and Darkness'da\" (2015) genç Fania rolünü oynadı ve uluslararası bir filmde ilk kez yer aldı. Ayrıca Niki Caro'nun \"The Zookeeper's Wife\" (2017) filminde Jessica Chastain ile birlikte yer aldı ve 2016'da ilk kez Amerikan talk-show'u \"The Today Show'a\" katıldı.\n2018'in başlangıcında, Haas, İsrail'in drama televizyon dizileri \"Shtisel\" (2013-2016), \"The Jeweler\" (2015), T\"he Switch Principle\" (2016), \"Harem\" (2017) ve \"The Conductor'da\" ( 2018) yer aldı. 2018 İsrail Akademi Ödülleri'nde , \"Broken Mirrors (2018) ile\" En İyi Kadın Oyuncu (2018) \"Noble Savage (2018) ile de\" En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu için aday gösterildi.\nHaas, dizide konuşulacak Yidce dilini incelemek için \"Unorthodox'un\" çekimlerinden iki ay önce Berlin'e geldi. Williamsburg, Brooklyn'de düzenlenmiş evliliğinden ve Ortodoks topluluğundan kaçan Esther \"Esty\" Shapiro rolüne hazırlanmak için hem piyano hem de şarkı derslerini tamamlaması gerekiyordu. Unorthodox aynı isimle bir otobiyografi yazan Deborah Feldman'ın gerçek hayat hikâyesine dayanıyor. \"New York Times'tan\" James Poniewozik, Haas'ı \"etkileyici ve büyüleyici bir fenomen\" olarak nitelendirdi. \"The Guardian'dan\" Brigid Delaney onu \"büyüleyen\" ve \"göze çarpan\" olarak nitelendirdi. \"Forbes'dan\" Sheena Scott, Haas'ın \"Esty olarak inanılmaz bir performans sunduğunu, tek kelime bile söylemeden karakterinin iç mücadelesini ve mutluluğunu nazikçe ortaya çıkardığını\" yazdı. \"Washington Post'tan\" Hank Stuever, \"role ciddi bir ışık verdiğini\" yazdı.\nHaas, COVID-19 pandemisi nedeniyle 2020 Tribeca Film Festivali'nde online olarak yayınlanan İsrail filmi \"Asia'da\" (2020) tekerlekli sandalyeye mahkum olan bir kız Alena Yiv olarak yer aldı. Bu rol,Haas'a festivalde En İyi Uluslararası Kadın Oyuncu ödülünü kazandırdı. Jüri onun için şöyle yazdı , \"Yüzü, en küçük ifadenin bile yürek parçaladığı hiç bitmeyen bir manzaradır; yaptığı her şeye derinlik katan inanılmaz dürüst ve harika bir oyuncu..\" Nisan 2020'nin sonlarında, İsrail'in 72. Bağımsızlık Günü'nü diğer İsrailli yıldızlarla kutlayan online bir törene katıldı.\nNisan 2020 itibarıyla Haas Tel Aviv'de yaşıyor.\n\n\nUCI Yol Dünya Şampiyonası - Kadınlar takım zamana karşı\nUCI Yol Dünya Şampiyonası - Kadın takım zamana karşı, takım zamana karşı disiplininde yol bisikleti yarışı için bir dünya şampiyonasıydı. Dünya yönetim organı Union Cycliste Internationale (UCI) tarafından organize edilmekteydi.\nMilli takımların takım başına 4 sürücüsü vardı. Profesyonel takımlar için takım zamana karşı 2012 yılında tanıtıldı ve takım başına 6 bisikletçi vardı.\n1987'de kadınların milli takımları için bir şampiyona tanıtıldı ve her yıl 1994'e kadar düzenlendi. Takım başına 4 bisikletçi vardı.\n2012'de profesyonel takımlar şampiyonası başlatılıncaya kadar uzun bir ara oldu. Takım başına 6 bisikletçi vardı. Şampiyona 2018'e kadar düzenlendi.\n\n\nBogna Koreng\nBogna Koreng (Yukarı Sorbça: \"Bogna Korjeńkowa\"; 1965; Bautzen, Doğu Almanya), Sorb asıllı Alman gazeteci ve TV sunucusu.\nBogna Koreng, Radibor'da iki dilli bir ortamda büyüdü. Ailesi onunla Yukarı Sorbça konuştu, ancak dilsel ortamı Almanca idi. Koreng, Leipzig'deki Abitur'dan sonra Alman dili ve edebiyatı eğitimi aldı ve daha sonrasında iki yıl Bautzen'deki tek Yukarı Sorbça dilli lise olan Sorbisches Gymnasium'da öğretmen ve koro şefi olarak çalıştı. 1992'deki Die Wende'den sonra, Sorbça dilli radyo programı olan Sorbischer Rundfunk'ta serbest gazeteci olarak çalışmaya başladı. 2001'den beri Yukarı Sorb TV şovu Wuhladko'nun sunucusudur. Ayrıca, 2003 yılından bu yana Mitteldeutscher Rundfunk'un Bautzen'deki stüdyosunun başkanıdır.\nŞov, 60'tan fazla Avrupalı etnik grubunun katıldığı Uluslararası Ulusal Azınlıklar Televizyon ve Radyo Festivali'nde üçüncülük ödülüne layık görüldü.\nAilesiyle birlikte Panschwitz-Kuckau'da yaşayan Bogna Koreng, 2015-2019 seçim döneminde \"Stiftung für das sorbische Volk\" (\"Sorb Halkı Derneği\") yönetim kurulu üyesiydi.\n\n\nKocabahçe, Kars\nKocabahçe, Kars ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.\nKöyün eski adı, 1889 yılı kayıtlarında Kurmanci'de \"Darauşağı, Ali köyü\" anlamına gelen \"Kurudara Alo\", 1920 yılı kayıtlarında \"Kurikdara Aloköyü\" olarak geçmektedir.\nKöy, Kars il merkezine 39 km uzaklıktadır.\nKöyde 1886 yılında 72 Kürt yaşamaktaydı.\n\n\nEzilenlerin Pedagojisi\nEzilenlerin Pedagojisi, Brezilyalı eğitimci, eleştirel pedagog ve felsefeci Paulo Freire tarafından 1968 yılında \"Ezilenler özgürleşmenin değil, karşı kutupla -ezenlerle- özdeşleşmenin özlemini çekmektedir\" temasıyla yayılanan kitaptır. Kitap ilk olarak Portekizce neşredilmiş olup 1970 yılında İngilizceye çevrilmiştir. Türkçeye ise ilk çeviri ise 1991 yılında yapıldı. Kitap 2000 yılında açıklanan sayıya göre dünyada 750.000 adet satmıştır.\n\n\nBela\nBela (Özgün adı: \"Duel\"), 1971 ABD yapımı gerilim filmidir. Richard Burton Matheson'un, Playboy dergisinde yayınladığı bir kısa hikâyesinden senaryolaştırdığı Bela aynı zamanda Steven Spielberg'ün ilk uzun metrajlı filmidir.\nPlymouth Valiant model arabasıyla bir müşteri buluşmasına giden iş adamı David Mann karakterini Dennis Weaver canlandırmıştır. Mann'i kovalayan ve dehşet saçan paslı Peterbilt 281'in şoförü rolünü ise film boyunca sadece bir kolu ve botları görünen Cary Loftin canlandırmıştır.\n13 Kasım 1971'de televizyon filmi olarak ABC kanalında yayına giren Bela, aldığı olumlu tepkiler üzerine ek sahneler çekilerek uzun metraja dönüştürülmüş ve sinema perdesine taşınmıştır. O zamandan bu yana bir kült film olarak kabul edilir.\nRichard Burton Matheson Bela filminin uyarlandığı hikâyenin fikrini, John F. Kennedy'nin suikasta uğradığı gün bulduğunu söylemiştir.\n\n\nKozluca, Kars\nKozluca, Kars ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.\nKöyün eski adı, 1902 yılı kayıtlarında Ermenice'de \"tapınak mağarası\" anlamına gelen \"Paknayr\" olarak geçerken, yine aynı yılın kayıtlarında günümüzdeki adı olan \"Kozluca\" olarak geçmektedir. Eski bir Mecusi tapınağı üzerine kurulmuş 10. yy'a ait muazzam kilise ve manastırın kalıntıları mevcuttur.\nKöy, 10 Nisan 2002 tarih ve 24722 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İçişleri Bakanlığı'nın 8.4.2002 tarih ve 2002/2736 sayılı sınır tespit kararı ile Digor ilçesinden ayrılarak Kars'ın Merkez ilçesine bağlanmıştır.\nKöy, Kars il merkezine 33 km uzaklıktadır.\n\n\nÇankırı 1. Amatör Ligi\nÇankırı 1. Amatör Ligi, Çankırı ilindeki en üst düzey amatör futbol ligidir. 2019-2020 sezonunda 89 takım tek grup halinde oynanacaktır. Normal sezonu ilk 4 sırada tamamlayan takımlar Play Off grubuna yükselir. Play Off Grubunda Şampiyon olan takım Bölgesel Amatör Lig'e yükselmek için Play Off maçı oynamaya hak kazanacak.\n2015-16 sezonunda Şampiyon olan Yapraklı Belediyespor, BAL'a yükselmek için Çankırı Belediye Gençlikspor ile baraj maçı oynadı. Maçı 10-0 kaybederek BAL'a yükselemedi.\n2016-17 sezonunda Şampiyon olan 1074 Çankırıspor, BAL'da mücadele eden Çerkeş Belediyespor'un sezon başı BAL'dan çekilmesiyle direkt BAL'a yükseldi.\n2017-18 sezonunda Şampiyon olan Kurşunlu Belediyespor, BAL'a yükselmek için 1074 Çankırıspor ile baraj maçı oynadı. Maçı 2-1 kaybederek BAL'a yükselemedi.\n2018-19 sezonunda Şampiyon olan Kurşunlu Belediyespor, BAL'a yükselmek için 1074 Çankırıspor ile baraj maçı oynadı. Maçı 2-0 kaybederek BAL'a yükselemedi.\n\n\nEx tunc\nEx tunc, “başlangıçtan beri”, “geçmişe etkili” anlamlarına gelen Latince bir hukuki terimdir. Bu terimin karşıt anlamlısı ise “şu andan itibaren”, “ileriye etkili\" anlamına gelen \"ex nunc\"'dur. Örnek olarak Türk Hukukunda, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı olan sözleşmeler kurulduğu andan itibaren, yani \"ex tunc\" kesin hükümsüzdür (TBK m.27). Butlanla sakat bir evlilik ise, butlanına karar verilene karar geçerli bir evliliğin tüm sonuçlarını doğuracağından, butlan kararı \"ex nunc\" sonuç doğurur (MK m.156).\n\n\nLincoln Child\nLincoln Child, (13 Ekim 1957 - Connecticut, ABD) korku novellaları (uzun hikâye) ve tekno-gerilim tarzında eser veren yazar. Kendisi çoğunlukla Douglas Preston ile beraber çalışmalarıyla tanınır. Child, Jeremy Logan serisi ile birlikte toplam 7 solo novella yazdı. Ortak yayınları ile beraber 20'den fazla eseri New York Times Gazetesinde en çok satılanlara girdi.\nLincoln Child aktif bir şekilde yazın hayatına devam etmektedir.\n\n\nKüçükboğatepe, Kars\nKüçükboğatepe, Kars ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.\n1889 yılı kayıtlarında \"Novo Voronovka\" olarak geçen köyün eski adı, 1928 kayıtlarında K. Zavod olup, Rusça'da \"işlik, fabrika\" anlamına gelmektedir.\nKöy, 19 Ağustos 1999 tarih ve 23791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İçişleri Bakanlığı'nın 17.7.1999 tarih ve 99/50976 sayılı sınır tespit kararı ile Göle ilçesinden ayrılarak Kars'ın Merkez ilçesine bağlanmıştır.\nKöy, Kars il merkezine 40 km uzaklıktadır.\n\n\nAqua Claudia\nAqua Claudia İtalya'nın başkenti Roma'da bulunan bir su kemeridir.\nAnio Novus gibi, yapımına MS 38'de İmparator Caligula döneminde başlanmış ve MS 52'de İmparator Claudius döneminde tamamlanmıştır. Aqua Anio Vetus; Aqua Anio Novus ve Aqua Marcia ile birlikte Roma'nın dört büyük su kemerinden biri olarak kabul edilir.\n\n\nCinnamon Girl (Lana Del Rey şarkısı)\n\"Cinnamon Girl\", Amerikalı şarkıcı ve söz yazarı Lana Del Rey'in altıncı stüdyo albümü \"Norman Fucking Rockwell!\"'den (2019) bir şarkı. Şarkı Del Rey ve Jack Antonoff tarafından yazıldı ve üretildi.\nDel Rey, şarkıyı ilk kez 12 Ekim 2018'de Instagram hesabında paylaştı ve aynı gün daha sonra gönderisini sildi. 15 Ekim 2018'de Instagram'dan ikinci bir kısmını paylaştı ve şarkının nakaratını söyledi. Şarkı başlangıçta \"Cinnamon\" adını taşıyordu. \"Born to Die\" albümündeki \"Artık hayatım tarçın gibi tatlı/Yaşadığım şey kahrolası bir rüya gibi\" dizelerini içeren \"Radio\" adlı parçası da \"Cinnamon\" adını taşıyacaktı.\n\"Lust for Life\" (2017) albümünü tanıtırken Del Rey, \"Pitchfork\" ile yaptığı röportajda şunları söyledi:\n\"Cinnamon Girl\" elektronik alt yapısı olan bir baladdır. Parça, Del Rey ve Jack Antonoff tarafından yazılırken, Chris Gehringer tarafından Will Quinnell ve Jonathan Sher ile mastering'i yapıldı. Laura Sisk tarafından miksajı yapıldı, Los Angeles, Kaliforniya'daki Conway Recording Studios'da kaydedildi. Şarkı sözü olarak, Del Rey'in reçeteli bir hap bağımlısı olurken ondan yabancılaşmaya çalışan bir sevgiliyi ima ettiği toksik bir ilişkiden bahsediyor (\"Beni dışarı itmeye çalışıyorsun / Ama geri dönüyorum\").\n\"Norman Fucking Rockwell'in\" piyasaya sürülmesinden sonra, şarkı çoğunlukla eleştirmenlerden beğeni topladı ve birçoğu albümde \"öne çıkan bir parça\" olarak adlandırdı. \"Time\" dergisinden Raisa Burner, şarkıya olumlu bir inceleme yaparak Del Rey'in \"duygusal yıkımını tanımlasa bile meleksel vokalleri\" için övgüyle yorum yaptı. \"The Guardian\"'dan Kitty Power, prodüksiyonun albümün geri kalanından farklı olması nedeniyle \"Cinnamon Girl\"ü albümün geri kalanına kıyasla göze çarpan bir parça olarak gösterdi. Radio.com şarkıyı \"çarpıcı\" ve \"hayranların favorisi\" olarak adlandırdı. \"The Guardian\"'dan Alexis Petridis, şarkının EDM etkilerini övdü ve kayıtta daha fazla folk rock ve surf pop sesi olan şarkıların çoğunluğundaki enstrümantal farklılıklarını gösterdi. \"The\" \"Ringer\"'dan Lindsay Zoldaz, Del Rey'in kötüyü ve iyiyi bulma yeteneğine övgüde bulundu: \"Ancak tüm kaos ve kasırgaların arasında, Del Rey'in müziğinde şu anda geri dönüşü olmayan bir şekilde kayıp gibi görünen radikal bir hassasiyet var. Sadece geçici olsa bile, bize hatırlatıyor, aşk fırtınadan bir sığınak yapabiliyor.”\nKrediler, \"Norman Fucking Rockwell'in\" liner notlarından uyarlanmıştır.\nPersonel \nTeknik \n\n\nÇorum 1. Amatör Ligi\nÇorum 1. Amatör Ligi, Çorum ilindeki en üst düzey ve tek amatör futbol ligidir. 2019-2020 sezonunda 10 takımlı tek grup halinde oynanacaktır. Şampiyon olan takım Bölgesel Amatör Lig'e yükselmek için Play Off maçı oynamaya hak kazanacak. Son 2 sırada yer alan takımlar ise Çorum 2. Amatör Lige düşer.\n2010-11 sezonunda Şampiyon olan Ulukavakspor, BAL'a yükselmek için, Çorum Belediyespor ile baraj maçı oynadı. Maçı 3-1 kaybederek BAL'a yükselemedi.\n2011-12 sezonunda Şampiyon olan İskilipgücü, ili BAL'da temsil eden Çorum Belediyespor'un Şampiyon olarak 3. Lige çıkmasıyla baraj maçı oynamadan direkt Bölgesel Amatör Lige yükseldi.\n2012-13 sezonunda Şampiyon olan Çorum Çimento, BAL'a yükselmek için, İskilipgücü ile baraj maçı oynadı. Maçı 3-0 kaybederek BAL'a yükselemedi.\n2013-14 sezonunda Şampiyon olan Ulukavakspor, BAL'a yükselmek için, İskilipgücü ile baraj maçı oynadı. Maçı 2-1 kazanarak BAL'a yükseldi.\n2014-15 sezonunda Şampiyon olan Osmancıkspor, BAL'a yükselmek için, Ulukavakspor ile baraj maçı oynadı. Maçı 2-1 kazanarak BAL'a yükseldi.\n2015-16 sezonunda Şampiyon olan Ortaköy Belediye Şapinuvaspor, BAL'a yükselmek için, Osmancıkspor ile baraj maçı oynadı. Maçı penaltılarla kazanarak BAL'a yükseldi.\n2016-17 sezonunda Şampiyon olan Eti Lisesi Gençlikspor, ili BAL'da temsil eden Ortaköy Belediye Şapinuvaspor'un sezonu düşme hattında tamamlamasıyla baraj maçı oynamadan direkt Bölgesel Amatör Lige yükseldi.\n2017-18 sezonunda Şampiyon olan Sungurlu Belediyespor, ili BAL'da temsil eden Eti Lisesi Gençlikspor'un sezonu düşme hattında tamamlamasıyla baraj maçı oynamadan direkt Bölgesel Amatör Lige yükseldi.\n2018-19 sezonunda ise 1. Amatör Ligde Osmancık Belediyespor Şampiyon olarak, Bölgesel Amatör Lig'e yükselmek için Sungurlu Belediyespor ile baraj maçına çıktı. Maçı 2-1 kazanan Osmancık Belediyepor Bölgesel Amatör Lig'e yükseldi.\n\n\nThe Greatest (Lana Del Rey şarkısı)\n\"The Greatest\" Amerikalı şarkıcı ve söz yazarı Lana Del Rey'in bir şarkısı. Parça, Del Rey'in altıncı stüdyo albümü \"Norman Fucking Rockwell!\"'in ikinci tanıtım single'ı olarak 22 Ağustos 2019 tarihinde yayınlanmıştır. 22 Ağustos 2019'da Del Rey, \"The Greatest\" ve \"Fuck It, I Love You\" ile \"birleşik\" video kliplerini yayınladı. O günün ilerleyen saatlerinde, iki parçayı da dijital mağazalarda ortak tanıtım single'ı olarak yayınladı. Albümden beşinci single olarak 13 Eylül 2019'da İtalyan radyolarına gönderildi.\nParça Del Rey ve Jack Antonoff tarafından yazıldı ve üretildi. Lirik olarak Del Rey, ilişkisinde ve genel olarak dünyadaki \"eski güzel günleri\" kaçırmaktan bahsediyor, ancak dünyanın nasıl değiştiğiyle ilgili hayal kırıklıklarını dile getiriyor. Del Rey, Instagram canlı yayınlarında Del Rey, David Bowie şarkısı \"Life on Mars\" ve The Beach Boys gibi sanatçılara, şarkılarında yaptığı atıflardan bahsederken 2018 Kaliforniya orman yangınlarının yıkıcı etkilerini ve rapçi Kanye West ile Başkan Donald Trump'ı desteklediği için yaptığı kötü şöhretli kavga da dahil olmak üzere sayısız pop kültür referansını içerdiğini söyledi.\n\"Birleşik\" video klibinin ikinci yarısında yer alan şarkı, yuvarlanan dalgaların ardından çalıyor ve Long Beach'in drone tarafından çekilen görüntüleri ile başlıyor. Klibin \"Fuck It, I Love You\" bölümündeki aynı bar sahnelerine sahip devam klibi, üzerinde bir ceketle devam ediyor. \"Ride\" klibindeki çekimleri anımsatan Del Rey, barda bisikletçilere benzeyen yaşlı erkeklerin eşlik ettiği dartı oynuyor.\nKlip, daha önce \"Love\", \" Lust for Life \" ve \"White Mustang\" videolarını yöneten Rich Lee tarafından yönetildi. Dokuz dakikadan uzun süren klibin de kısa film olduğu düşünülüyor. Del Rey, albümden \"Mariners Apartment Complex\" ve \"Venice Bitch\" için görseller yayınlarken bu klibini \"albümden ilk video\" olarak nitelendirdi.\nŞarkı, piyasaya sürüldükten sonra eleştirmenlerin beğenisini kazandı ve sayısız eleştirmen, parçaya \"en iyi şarkılarından biri\" adını verdi. \"Rolling Stone\"'dan Claire Shaffer, şarkının \"Del Rey'in pop durumunu ve dünyanın durumunu yansıtıyor\" olduğunu söyledi. \"Spin\" yazarı Tosten Burks, hem \"Fuck It, I Love You\" hem de \"The Greatest\"in Kaliforniya'nın kayıp gizemlerini yansıtan surf rock baladları olduğunu yazdı. \"Stereogum'\"dan James Rettig, Kaliforniya sesini daha da övdü ve her iki şarkıya da \"\"Norman Fucking Rockwell'e\" iki umut verici bakış daha\" adını verdi. \"NME\" için yazan Rhian Daly, şarkıyı \"belki de şimdiye kadar yazdığı en büyük şarkılardan biri\" olarak adlandırdı.\n\n\nObject 279\nObject 279 Kotin (Объект 279 Котин), 1959 sonunda geliştirilen bir Sovyet deneysel ağır tankıydı .\nBu özel amaçlı tank, gerekirse bir nükleer patlamanın şok dalgasına bile dayanacak şekilde savaşmak için tasarlandı. Yüksek Komuta Rezervinin bir tankı olarak planlandı.\nTank, mühendis L. Troyanov başkanlığındaki bir grup tarafından Leningrad'daki Kirov Fabrikasında geliştirildi. Tank üzerindeki çalışma, 1956'da ağır tank operasyonel gereksinimleri üzerine 1957'de başladı ve 1959 sonunda bir ön üretim tankı tamamlandı.\nBu eşsiz tank, kros kabiliyetini artırdı. Yakıt tankları olarak da kullanılan iki uzunlamasına, dikdörtgen içi boş kirişe monte edilmiş dört kanallı çalışan dişliye sahipti. Tank süspansiyonu, karmaşık hidrotransformer ve üç hızlı planet dişli kutusu ile hidro-pnömatikti. İz ayarlayıcı solucan tipindeydi. Bu ağır aracın özgül zemin basıncı 0,6 kg / (~ 8.5psi)'yı geçmedi. Pratik olarak tüm yol uzunluğu boyunca uzanan zincir, bataklık arazide, yumuşak topraklarda ve kesilmiş ağaçlarla dolu alanda, Çek kirpi, tank karşıtı engeller ve benzeri alanlarda kros yeteneklerinin artmasını sağladı.\nTank 1000 beygirlik 60 metrik tonluk tankı 55 km / s (34 mph) hız'a ulaştıran 2DG-8M dizel motor ile donatılmıştır. Bir yakıt ikmalinde km 300 km (186 mil) aktif mesafesi vardır. Ayrıca otomatik yangın söndürme sistemleri, duman atma ekipmanı ve savaş bölmesi ısıtma ve soğutma sistemi vardı.\nTank gövdesi, maksimum zırh kalınlığı , APDS ve Boşluklu imla hakkı mühimmatına karşı koruyan ve nükleer bir patlama durumunda şok dalgası tarafından devrilmesini önleyen ince, eliptik bir zırhla kaplandı. Değişken kalınlık ve eğime sahip büyük döküm düzensiz şekilli yapılardan oluşuyordu. Gövdenin tamamen dökülmüş ön kısmı, gövdenin önünün ve kenarlarının etrafında uzanan, HEAT mermilerine karşı etkili ince zırh panelleri ile yuvarlaklaştırılmıştır. Teknenin yanları da dökülmüş ve benzer koruyucu zırh panellerine sahipti.\n319 mm maksimum zırh kalınlığına sahip tüm döküm kulesi, yuvarlanmıştıdı ve anti-HEAT koruyucu panelleri vardı. Taret de ağır bir şekilde korunuyordu. Tank kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer (CBRN) koruma ile donatılmıştır.\nTank 130 mm M-65 yivli tabanca ile silahlandırıldı. İkincil silahlandırma 800 mermili 14,5 x 114 mm KPVT koaksiyel makineli tüfekten oluşuyordu. Silahlar iki düzlemde \"Groza\" dengeleyici ile dengelendi. Object 279, 24 mermi ile, başlık ve fişek ayrı olarak yüklenecek şekilde taşındı.\nSilah,dakikada 5-7 mermi atış hızına sahip yarı otomatik bir yükleme sistemine sahipti. Ateşleme kontrol sistemi, optik telemetre, otomatik yönlendirme sistemi ve aktif kızılötesi projektör ile L2 gece görüşünden oluşuyordu.\nSilahın geliştirilmiş bir çeşidi daha sonra 1970'lerin sonlarında deney tankı Object 785 üzerinde test edildi.\nBu tank projesinin iptal edilmesinin nedenlerinden biri, diğer ağır tank projelerinde olduğu gibi, Sovyet ordusunun 1960'dan itibaren bu tip tanklar ve benzeri ağır savaş araçlarıyla çalışmayı bırakmasıydı. O zamandan beri, en ağır olanlar yaklaşık 50 metrik ton ağırlığında tutuldu, yani ek reaktif zırh, mayın temizleme cihazları (maden pullukları, maden silindirleri) vb. olmadan. 22 Temmuz 1960'da, Cyka Yar serisindeki yeni teknolojinin gösterilmesinde Nikita Khrushchev, 37 metrik tondan fazla ağırlığa sahip tankları kesinlikle yasakladı.\nBu karara ek olarak, Nikita Kruşçev'in kendisinin, en önemlisi IT-1 olan alternatif güdümlü bir füze tankının destekçisi olmasıydı. Dahası, Sovyet ordusu, II. Dünya Savaşı sırasında meydana gelenlere benzer vatan savunma durumlarında kendi köprülerini geçmek için uygun ağırlığa sahip tanklar istedi. Diğer bir neden ise, denemeler sırasında mekanik aksamında bir takım ciddi eksikliklerinin ortaya çıkmasıydı. Bu eksiklikler arasında düşük dayanıklık, bataklık alan geçişleri sırasında verimlilik kaybı, karmaşık ve pahalı üretim, bakım ve onarım ve tankın toplam yüksekliğindeki azalmanın imkansızlığı sayılabilir.\nTankın bir örneği Kubinka Tank Müzesi'nde işlevsiz bir şekilde varlığını sürdürüyor\n\n\nKosova müziği\nKosova müziği Avrupa kültürünün bir parçasıdır. Nüfusun çoğunluğunu oluşturan Kosovalı Arnavutların müziğinin hakim olduğu Kosova halkının müziğine ve daha az ölçüde Kosova Cumhuriyeti içindeki küçük azınlığın aktif olmayan müziğine atıfta bulunmaktadır.\nTarih boyunca, Kosova müziği önemli bir kültürel rol oynamıştır ve aynı zamanda Kosova ulusal kimliğinin önemli bir bölümünün parçasıdır. Kosova müziği sanatsal temelini antik ve geleneksel halk müziğinden (Arnavutluk'un kendine özgü enstrümanları ile), rhapsodyden, klasik müzikten ve Batı kültüründen almıştır.\nPopüler müzik Kosova müzik pazarına hakim olmasına rağmen, klasik müzik ve halk müziği de canlı kalır, birçok modern Kosovalı müzisyenler, ülke Yugoslav işgali altında iken bastırılmış olan gelenekleri çoğu zaman yeniden yapılandırmaktadır. Bu arada, Kosova'daki ana akım müzik Batı yönelimlidir ve popüler türler pop, rock, hip hop elektronik, caz vb. dir.\nGeçmişte, Kosova ve kuzey Arnavutluk'ta epik şiir bir lahuta (tek telli bir keman) eşliğinde söylenirdi, daha sonra biri melodi ve diğeri drone için olmak üzere iki telli olan daha ayarlı bir çiftelia kullanıldı. Kültürel antropoloji araştırmaları, bu geleneğin antikliğini ve Balkanlar'daki diğer geleneksel müzikle paralel olarak nasıl geliştiğini ortaya çıkarırken, çeşitli arkeologlar MÖ 5. yüzyıla kadar uzanan bulguları, müzisyenleri enstrümanlarla tasvir eden taş resimleri, özellikle de flüt benzeri bir aerofon tutan \"Pani\" portresi keşfettiler.\n\"Çifttelia\" (otantik bir Arnavut enstrümanı), \"mandolin\", \"mandola\" ve \"perküsyon\" kullanımı ile karakterizedir. En dikkate değer Arnavut rock grupları: Gjurmët, Diadema, Jericho, Offchestra, Toxin, Purgatory, Minatori, Trix, Rock Gjinis, Troja, Votra, Humus, Asgjë Sikur Dielli, Gillespie, Kthjellu, Cute Babulja, Babilon, Bloody Foreigners vb. Armend Xhaferi - caz gitaristi, Bajram Istrefi Jr. - caz bateristi, İlir Bajri ise önemli bir caz ve elektronik müzisyenidir.\nLedri Vula, Rita Ora, Era Istrefi, Dua Lipa, Regard, Dhurata Dora, Nora Istrefi, Majk (rapçi), Genta Ismajli, Rona Nishliu, Vedat Ademi ve Adelina Ismajli bugün Kosova'nın en popüler ticari şarkıcılarından bazılarıdır.\nKosova halk müziğinin temsilcileri \"Shota\" halk grubu ve en iyi şarkıcısı Shkurte Fejza, \"Muzika e lehte shqipe\"'in temsilcisi Shkëlzen Jetishi, Agimi müzik grubu ve daha birçok gruptur.\nTallava, Arnavutça konuşan topluluklarda, Arnavutluk ve Kuzey Makedonya Cumhuriyeti'nde de popüler olan Kosova'dan bir azınlık müzik türüdür. 1990'larda Kosova'daki Roman topluluğuna dayanan bu tarz, oryantal müzik ve düşük statü olarak algılanıyordu. Bununla birlikte, Arnavutluk ve Kuzey Makedonya'da giderek daha popüler hale gelmektedir. O, Bulgaristan'dan chalga, Yunanistan'dan skiladiko, Romanya'dan manele ve Sırbistan'dan turbo-folk içeren Güneydoğu Avrupa'nın pop-folk türünün daha geniş bir parçası olarak tanımlanıyor.\nKosova'daki Sırp müziği bugün bir azınlık grubunu temsil ediyor ve geleneksel müziğin (daha geniş Balkan geleneğinin bir parçası olan) kendi kendine özgü sesi ve çeşitli Türk etkilerinin bir karışımıdır. Sırp geleneksel dans \"kolo\"larından bazıları Kosova kökenlidir. Kosovalı Sırp şarkılar için, sık sık “Sırp müziğinin babası” olarak adlandırılan besteci Stevan Mokranjac'ın 12. parçası (Sırpça: Руковет) ilham kaynağıydı. Kosova Sırp müziğinin çoğu, söylenen epik şiiri ile birlikte kilise müziği tarafından yönetiliyordu. Sözlü epik şiiri ve türküleri Kosova mitini geliştirdi. Birçok epik şiir, Sırp tarihi, geleneği ve ulusal kimliği için önemli olan Kosova Savaşı ile ilgili olaylarla ilgilidir. Sırp ulusal enstrümanı gusle de Kosova'daki azınlıkları tarafından kullanıldı.\nJordan Nikolić, Viktorija, Sejo Kalač, Đani, Jana, Tina Ivanović, Slađa Delibašić, Rasta ve Nevena Božović en popüler Kosovalı Sırp ticari şarkıcılardan bazılarıdır.\nKosova'da rock müziği her zaman Batıya yönelmiş olsa da, Yugoslavya etkisi de küçük ölçüde belirginleşti, ancak kısa ömürlü oldu. İlk popüler Arnavut rock gruplarından birine 1964'te Priştine'de kurulan \"Blue Star\" denildi ve daha sonra \"Modestët\" olarak yeniden adlandırıldı. 1970'lerin başında, Mitroviça, Kosova'daki rock müziği sahnesi (daha sonra Yugoslavya) hem Arnavut hem de Sırp gruplarından oluşuyordu, ancak her birinin kendi ayrı dinleyicileri vardı ve kendi dillerinde sahne aldılar. Bununla birlikte, hem Arnavut hem de Sırp müzisyenlerinden oluşan MAK adında bir grup vardı ve Mitroviça merkezli bir başka bu iki etnik halkın karışımı olan grup da FAN idi, ancak onların işbirlikleri kısa sürdü.\nPriştine 1980'lerde Arnavut rock müziği için en önemli şehirdi. Ana akımda Gjurmët (1981'de kuruldu) favoriler arasındaydı. \"Muzikë qytetare\" ile onların rock kombinasyonu Arnavut rock müziğinin temelini attı. Bu dönemde oluşan diğer bilinen gruplar Ilirët, 403, Telex, Seleksioni 039, Minatori ve Menkis idi. Öte yandan, yeraltı müziği punk rocka daha eğilimliydi. 1980'lerde Priştine'nin en önemli yeraltı punk-ruck grubu, önde gelen müzisyeni Luan Osmani (solo gitarist) ile Lindja idi. 1990'ların başında Troja, Dardan Shkreli, Blla blla blla ve Elita 5 (Kuzey Makedonya'dan) gibi çoğu Kosovalı diğer rock grupları ve bireyler tanıtıldı.\nParalel yönetim (1989-1999) ve 1999 Kosova'daki savaştan sonrası süreçte, ortaya çıkan birkaç yeni Kosovalı Arnavut grupların en ünlüleri Diadema, KEK (\"Kreativ e jo Komercial),\" 7me7, The Hithat, Cute Babulja, Por-no, Gre3n, Retrovizorja idi.\n2004'ten sonra yeni bir dalga oluşturan birçok alternatif rock grubu ortaya çıktı. Birçok grup oluşmuş, bazı gruplar yeniden oluşturulmuştur. Votra, Gillespie, The Bloody Foreigners ve Gre3n gibi gruplar 2008'de sona erdi. Ayrıca Glasses, Dizzies (Gillespie'nin bazı grup üyeleriyle) ve Freelancers 2009'da çıkış yaptı.\nÇağdaş pop yıldızları Rita Ora ve Dua Lipa, Priştine'den etnik Arnavutlar ve müzikleri için uluslararası bir tanınma elde ettiler. Ayrıca Era Istrefi, küresel olarak listelenen ve 2018 FIFA Dünya Kupası marşı \"Live It Up\" da yer alan \"BonBon\" şarkısıyla uluslararası bir atılım gerçekleştirdi. Yaygın olarak tanınan başka müzisyenler de: her ikisi de prestijli müzik ödüllerini kazanan Ardita Statovci ve Petrit Çeku'dur. Gjon's Tears, Fransız şarkı yarışmasının sekizinci sezonu için seçmelere katılan İskandinav-Arnavut kökenli İsviçreli şarkıcı ve söz yazarıdır. The Voice: la plus belle voix'de yarı finale ulaşmış ve 2021'de Eurovision Şarkı Yarışması'nda İsviçre'yi temsil edecektir.\nKosova ve Metohiya Özerk Bölgesi, Yugoslavya'nın ulusal ön seçimi olan \"Jugovizija'da\" RTV Priština tarafından temsil edildi, ancak girişleri hiç kazanmadı. \"Jugovizija 1986\", RTV Priština tarafından organize edildi. 2008 Kosova bağımsızlık ilanından önce, Vučitrn'den bir şarkıcı Viktorija, 1982'de Aska'nın bir parçası olarak Yugoslavya'yı ve Mitrovica'dan Nevena Božović, 2007 Eurovision Çocuk Şarkı Yarışması'nda Sırbistan'ı temsil etti.\nKosova'nın ulusal kamu hizmeti yayıncısı Kosova Radyo Televizyonu (RTK), Avrupa Yayın Birliği (EBU) üyeliğini almaya çalıştı. Yayıncı 2009 Eurovision Şarkı Yarışması'na Kosova'nın girmesi için başvuruda bulunmuştu ve o zaman Kosova EBU'ya katılmış olsaydı 2011 yılında Eurovision Şarkı Yarışması'na katılmaya başlayacaktı. Bununla birlikte, RTK, Kosova'nın Birleşmiş Milletler üyesi bir devlet olmaması nedeniyle ve Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'nin bir parçası olmadığı için tam bir EBU üyesi olmaya uygun değildir.\nRTK, 2013'ten itibaren EBU'da gözlemci statüsüne sahiptir ve Eurovision Genç Dansçılar 2011'e katılmıştır. Kosova gazetesi \"Koha Ditore\"'ye göre, gelecekteki bir giriş, birkaç yıl önce havadan çekilen eski bir pop gösterisi olan \"Akordet e Kosovës\" adlı ulusal bir final aracılığıyla seçilecekti.\nKosovalı Arnavut sanatçılar 80'li yıllardan beri Festival i Këngës'de yarıştılar ve birkaç kez Arnavutluk'u temsil ettiler. Kosovalı şarkıcı Rona Nishliu, Arnavutluk'u \"Suus\" ile temsil etti ve 2012 Eurovision Şarkı Yarışması'nın büyük finalinde 5. oldu, Lindita Halimi ise 2017 yılında \"Dünya\" ile Arnavutluk'u temsil etti. Buna ek olarak, Elhaida Dani'nin 2015 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Arnavutluk'u temsil eden I'm Alive şarkısı, hem Kosovalı Arnavut plak yapımcıları hem de söz yazarı Zzap & Chriss tarafından yazıldı ve üretildi.\nBazı şarkıcılar, özellikle Kosovalı Sırplar, RTS tarafından düzenlenen Sırp ulusal seçimlerine katılıyorlar. Moje 3 üyesi Nevena Božović ayrıca Sırbistan'ı 2013 Eurovision Şarkı Yarışması'nda ve 2019 Eurovision Şarkı Yarışması'nda solo sanatçı olarak temsil etti .\n\n\nHope Is a Dangerous Thing for a Woman Like Me to Have – but I Have It\n\"Hope Is a Dangerous Thing for a Woman Like Me to Have – but I Have It\" (küçük harflerle stilize edilmiş) Amerikalı şarkıcı Lana Del Rey'in bir şarkısı. Parça, altıncı stüdyo albümü \"Norman Fucking Rockwell!\"'i tanıtmak için Polydor Records tarafından 9 Ocak 2019'da \"Mariners Apartment Complex\" ve \"Venice Bitch\"'in ardından üçüncü single olarak yayınlandı.\nOcak 2019'un başlarında, Del Rey şarkının bir önizlemesini Instagram'da yayınladı ve yaptığı açıklamada bunun bir \"hayran şarkısı\" olduğunu söyledi. Parça en başta, şarkıda referansta bulunduğu Amerikalı şairin onuruna \"Sylvia Plath\" olarak adlandırıldı.\n\"Hope Is a Dangerous Thing for a Woman like Me to Have – but I Have It\" bir \"sessiz, su altı sesi piyano tarzı\" bir şarkısıdır. Yapımcı Jack Antonoff, Twitter'da parçanın Del Rey ile ilk kayıt oturumunda kaydedildiğini ve \"çoğunlukla canlı enstrüman kullanılmadığını\" söyledi. Ayrıca \"piyano varlığını hissettim\" dedi ve Del Rey'in \"mükemmel vokalinin\" tam da odada olduğu gibi geldiğini söyledi.\nŞarkıda Del Rey, din, aile, sorunlu romantizm, alkolizmle mücadelesi, şöhreti reddetme ve ilgi odağı gibi konularla karmaşık bir ilişkiyi tartışıyor. \"Hope\" diye de adlandırılan parça Sylvia Plath referansları içerir.\nParça büyük beğeni topladı. \"Rolling Stone\" için yazan Ryan Reed, parçayı \"kederli\" ve \"din, aile, yabancılaşma ve ünlüleri çevreleyen efsaneler\" üzerine bir meditasyon olarak nitelendirdi. \"NME\"'den Nick Reilly, şarkının Del Rey'in \"kendini sorunlu şair Sylvia Plath'la karşılaştırırken bugüne kadarki en lezzetli tekliflerinden birini sunduğunu\" söyledi. Trace William Cowen, \"Complex\" eleştirisinde \"nefis bir minimalist yapıda\" diye adlandırdı. \"Spin\"'den Winston Cook-Wilson, parçayı \"göze çarpan şarkı sözleri\" ile \"olağanüstü hazırlanmış\" buldu. Ana albümün çıkışından önce \"Billboard\", Del Rey tarafından kaydedilen en iyi şarkı olarak nakarat sözlerini \"Lana Del Rey'in diskografisinde en savunmasız an ve en doğru\" olarak nitelendirdi.\n\"Hope Is a Dangerous Thing for a Woman Like Me to Have, But I Have It\" prömiyeri Hollywood Bowl, Los Angeles, Kaliforniya'da 10 Ekim 2019 Perşembe günü Lana Del Rey ve Jack Antonoff'un performansıyla canlı yayınlandı, dansçı Alexandria Kaye ile müziği sahnenin LCD ekranında görüntülendi.\n\n\nNick Arnold\nNick Arnold (d. 4 Ağustos 1964), İngiliz çocuk kitabı yazarı. Nick Arnold, Cambridge, İngiltere'de doğdu. İlk eseri, North London Üniversitesinde küçük bir çocukla ilgilenirken, bir şeyler öğretirken ortaya çıktı. Bunun üzerine en çok bilinen kitabı olan Horrible Science isimli kitabı yazdı. Bu kitap'dan sonra \"Bilim Öğrenmenin Korkunç Yolu\" isimli bir makale yayınladı, bu makalede Horrible Science'in (Korkunç Bilim) kaynağı müfredattaki günlük konulara dayanıyordu.\nBazı bilinen eserlerini Robert Roland adı altında yayınlamıştır.\n\n\nSerial Killer (şarkı)\n2013 yazında, parçanın remiks edilmiş bir versiyonu, YouTube'da 4 milyondan fazla görüntüleme alan Trap Nation tarafından yayınlandı. Sızan şarkının orijinal yüklemesi 27 milyondan fazla görüntülemeye sahipken, şarkı, gayriresmî yüklemelerinin 10'unda 70 milyondan fazla kombine görünüm elde etti. 2015 ve 2016 yıllarında bir dizi canlı performansla tanıtıldı.\n\"Serial Killer\", hayranların favori yayınlanmayan şarkısı oldu ve Del Rey'in herhangi bir albümünde yayınlaması için birçok kampanya başlatıldı. Ağustos 2012'de, \"Serial Killer\" ve Del Rey'in \"Ghetto Baby\" adlı yorumu \"Born to Die:\" \"\" (2012) yeniden baskısında görüneceği söylendi. Olumlu eleştiriler nedeniyle medya, sızdırılan şarkının projeye eklendiğini iddia etti.\n\"Serial Killer\" \"Spin\" tarafından \"trip-hoppy\" olarak tanımlanmıştır.\nDel Rey, The Endless Summer Tour'da (2015) \"Serial Killer\" ve diğer yayınlanmamış \"You Can the Boss\" ve \"Us Against the World\" şarkılarını seslendirdi. Ayrıca Polonya'daki Orange Warsaw Festival'inde (2016) ve birçok festivalin yanı sıra LA to the Moon Tour (2018) kapsamında da şarkı repertuvarlarda yer aldı. \n\n\nKristine Froseth\nKristine Froseth (d. 21 Eylül 1995 ) Amerikalı ve Norveçli oyuncu ve model. Netflix dizisi \"The Society'de\" Kelly Aldrich ve Hulu dizisi \"Looking for Alaska'da\" Alaska Young rolleriyle yer almıştır.\nFrøseth Amerika Birleşik Devletleri'nde Norveçli bir ailede dünyaya geldi ve babasının çalışması nedeniyle Oslo,Norveç ve New Jersey arasında sürekli seyahat etmek zorunda kaldı.\nModelliğe Norveç'teki Ski Storsenter'da podyum seçmelerinde keşfedildikten sonra başladı. Armani, Juicy Couture, Miu Miu ve H&M gibi markalar için modellik yapmıştır.\nOyunculuk kariyeri, bir yönetmenin fotoğraflarını bulması ve John Green'in \"Looking for Alaska\" adlı romanının film uyarlaması için seçmelere katılmaya teşvik etmesi ile başladı. Bu film uyarlaması hiç yapılmadı. 2016 yılında, \"Let the Right One\" In'ın potansiyel bir dizi uyarlaması için rol aldı. Froseth oyunculuk kariyerine 2017 \"yılında Rye in the Rye\" filmi ile başladı. 2018'de iki Netflix filmi \"Sierra Burgess Is a Loser\" ve \"Apostle\" ,Sky mini dizisi \"The Truth About the Harry Quebert Affair'de rol aldı\" .\n9 Mayıs 2018'de Hulu John Green'in romanı \"Looking for Alaska'nın\" 8 bölümlük bir dizi olarak uyarlayacağını açıkladı. 30 Ekim 2018'de John Green, Kristine Froseth'in ana karakterlerden biri olan Alaska Young'ı oynayacağını duyurdu.\n\n\nRidin' (ASAP Rocky şarkısı)\n\"Ridin'\" Amerikalı rapçi ASAP Rocky'nin Amerikalı şarkıcı Lana Del Rey'in vokalleriyle eşlik ettiği bir şarkısı. Şarkı ilk olarak yapımcıları The Kickdrums'un mixtape'i olan \"Follow the\" \"Leaders\" için 2012 yılında kaydedildi, ancak final halinde yer almadı.\nŞarkı, 2012'de piyasaya sürülmeden önce sızdırılmıştı. The Dramatics'in \"And I Panicked\" şarkısından ses örneği içeriyor.\nBaşlangıçta \"My Bitch\" adında olan şarkı 27 Haziran 2012'de sızdırılmıştı Parça, The Kickdrums tarafından üretilirken Rocky ve Del Rey tarafından yazılmıştır. Hem Rocky hem de The Kickdrums, ayrı albümlerde şarkıyı öne çıkarmayı planlamıştı, ancak ikisi de kayıtlarında kullanmamıştı. Sözde, yapımcılar, mixtape'lerini yayınlamaktan birkaç saat uzaktaydı, \"Follow the Leaders\" yayınlanmadan önce de şarkı sızdı.\nŞarkıyla ilgili tüm müzisyenler şarkıyı çeşitli röportajlarda tanıtmışlardı ve Rocky ve The Kickdrums şarkının yapımını belgeleyen bir \"sahne arkası\" stüdyo içi video yayınladı. Video prömiyeri \"Vulture ile yapıldı\". Bunun yanı sıra, Rocky MTV ile şarkıyı tanıttı ve şarkı adını radyolarda daha rahat çalması için \"My Bitch\"den \"Ridin\"e değiştirdiklerini söyledi.\nŞarkı sızdırıldıktan sonra Rocky, şarkıyı sızdırmakla suçladığı yapımcılar için hayal kırıklığını dile getirdi. Şarkıya katılımını kınamak için Twitter'a şarkı hakkında bir fikir edinmek için serbest stile sahip olduğunu ve sözlerinin resmi olarak yayınlayacak parça sürümüyle aynı olmadığını söyledi. Prodüksiyon ikilisi, sızdırmadığı konusunda ısrar ederek, şarkı sızıntısı için kendileri de şok yaşadığını belirtti.\nSızıntı konusunda The Kickdrums, \"Complex'e\" şöyle söyledi: \"Evet, devam etmek ve sızdırmak için genel bir fikir birliği olmasını istedik. Katılanların bile bu kadar kısa sürede çok büyük bir etkisi olacağını düşünmüyorum. Ama A$AP gerçekten albümü için kullanmak istiyordu ve şarkıyı sevdiğimiz ve çıkardığımız için çok heyecanlıyız ve çıkmadığı için hayal kırıklığına uğradık, buna saygı duymalıyız. Albüme koymak istiyorsa koyar, o kadar.\" \nMayıs 2020'de \"Billboard\" ile daha sonra yapılan bir röportajda Rocky, şarkıyı hala yayınlama arzusunu dile getirdi, ancak dinleyicilerin, ilk albümü \"Long. Live. ASAP\"'deki tarzı gibi bulamayabileceğini söyledi.\nŞarkı sızdırıldığından beri çevrimiçi olarak popülerlik kazandı. SoundCloud'a resmi olmayan bir yüklemede 20 milyon dinlenme topladı.\nİkili, o zamandan beri birkaç şarkı çıkardı (\"Summer Bummer\" ve \"Groupie Love\"). Rocky aynı zamanda, National Anthem\" (2012) adlı video klibinde Del Rey ile birlikte rol aldı.\n\n\nGloria (Mando Diao şarkısı)\n\"MTV Unplugged\" özel bölümlerinin bir parçası olarak, grup şarkıyı Lana Del Rey ile düet olarak canlı söyledi. Şarkı, \"Chet Baker\"ın piyano yorumunun ardından Del Rey ile yaptıkları ikinci çalışma oldu. Özel etkinlik sırasında parçanın seslendirilmesi, Berlin'de 300 kişinin önünde gerçekleştirildi.\nPerformans, Del Rey'in ilk televizyon performansı olarak damgasını vurdu. Parça, grubun \"Unplugged\" albümünün bir parçası olarak dahil edildi.\n\n\nEmirler Tren Ä°stasyonu (Ankara)\nEmirler Tren İstasyonu, Ankara'nın Etimesgut ilçesi Etiler mahallesinde yer alan TCDD'ye ait tren istasyonuydu. İstasyon, Sincan – Kayaş Banliyö Treni'ne hizmet vermekteydi.\nİstasyon, Chemins de Fer Ottomans d'Anatolie / Osmanlı Anadolu Demiryolları (CFOA) Şirketi tarafından İstanbul-Haydarpaşa – Ankara demiryolu hattı için inşa edilerek 1892 yılında hizmete girmiştir. 2016 yılında Başkentray projesinin inşası kapsamında kapatılarak yıkılan istasyonun yerine, 15 Mart 2018 tarihinde yaklaşık 300 metre batısında inşa edilen Eryaman YHT Garı hizmete girmiştir.\n\n\nPrisoner (The Weeknd şarkısı)\n\"Prisoner\", Kanadalı şarkıcı The Weeknd'in ikinci stüdyo albümü \"Beauty Behind the Madness\" (2015) için Amerikalı şarkıcı Lana Del Rey ile kaydettiği bir şarkısı. Sanatçılar şarkıyı The Weeknd ile birlikte yapan Illangelo ile birlikte yazdılar. The Weeknd'in üçüncü stüdyo albümü \"Starboy\"'da (2016) yer alan \"Party Monster\"'dan önceki ilk iş birlikleri oldu.\n\"Prisoner\" \"Billboard\" Hot 100'de 47 numarada yer aldı ve ilk haftasında 51.291 kopya sattı. Şarkı aynı zamanda ABD'de 3,7 milyon dinlenme topladı.\nDel Rey ve The Weeknd şarkıyı ilk kez 9 Aralık 2015'te Los Angeles'ta The Forum'da canlı olarak seslendirdi.\n\"Bustle\" yazarı Alex Kritselis \"Orta tempolu düette beklediğiniz tam olarak ne tür seslerdir: karanlık, işkence ve yükselen alçalan sesler. The Weeknd ve Del Rey hakkında ne düşündüğüne bağlı olarak - dramatik bir yetenek paylaşan iki sanatçı - parçayı kesinlikle mükemmel ya da kesinlikle dinlenemez yapar. Şahsen ben mükemmel diyorum,\" yazdı. Albüm için yaptığı incelemede, \"Rolling Stone\"'dan Jon Dolan 'üzüntü zirve' ve 'oldukça yavaş ilerleyen parti' yorumunu yaparak şarkıyı tanımladı. Stereogum'dan Chris DeVille\", Madness Behind the Madness'ın\" \"en tutkulu bölümünü\" \"Prisioner\" olarak adlandırdı ve şarkının \"eski bir The Weeknd mixtape parçası gibi hissettirdiğini, ancak Del Rey'in kıyamet dolu noir cazibesinin dokunuşlarıyla\" olduğunu söyledi.\n2019 yılında \"Billboard\"'dan Kirsten Spruch, en iyi düetler listesine \"Prisoner\"'ı ekledi. \"Billboard\"'dan Richard S. He, \"Her Lana Del Rey Şarkısı, Sıralamalı\" 2019 listesinde 75 numaraya \"Prisoner\"'ı yerleştirdi.\n\n\nRiverside (Barrie-James O'Neill şarkısı)\n\"Riverside\", İskoç şarkıcı söz yazarı Barrie-James O'Neill ve Amerikalı kayıt sanatçısı Lana Del Rey'in bir şarkısı. Sözler ve müzikal kompozisyon O'Neill ve Del Rey'e aittir. O'Neill, daha sonra şarkı için demo versiyonunda kendi sözlerini yazdığını, ardından Del Rey'in kendi sözlerini eklediğini açıkladı.\nO'Neill 17 Aralık 2014'te şarkının bir kısmını yayınladı. Tam hali 22 Eylül 2015'te sızdırıldı.\nO'Neill ilk stüdyo albümü \"NiGHTMARE BOY\" üzerinde çalıştığını belirtti. Nisan 2013'te O'Neill ve kız arkadaşı bir video hazırladı; Lee Hazlewood tarafından yorumlanan seslendirilen \"Summer Wine\".\nAralık 2013'te O'Neill Instagram'da Riverside şarkısının parçacığını daha yayınladı. O'Neill'in şarkı bunun için \"İkimiz de bu şarkıyı birlikte yazmak istedik,\" yorumun yaptı.\nO'Neill 2016'da bir Periscope canlı yayını sırasında şarkıyı iki yıl önce yazdığını söyledi. Amerikalı şarkıcı Lana Del Rey ile kaydettiğinde albümde olması gerekiyordu, ancak Del Rey'in şirketi yüzünden yayınlanamadı. \"NiGHTMARE BOY\" albümünün planları daha sonra şarkının içermediği dört parçalı EP halinde yayınlandı.\nŞarkı sızdırıldığında, O'Neill'in ve Del Rey'in vokal performansını ve şarkı sözlerini öven bazı yorumculardan büyük beğeni topladı.\n\n\nStargirl Interlude\n2012'den bu yana arkadaş olan Del Rey ve The Weeknd, daha önce 2015 albümü \"Beauty Behind the Madness\" adlı albümünden \"Prisoner\" şarkısında işbirliği yapmıştı. Bunu takiben, ikisi 2015'te birkaç stüdyo oturumunda tekrar işbirliği yaptı ve \"Starboy\" albümü için \"Stargirl Interlude\" ve \"Party Monster\" adlı şarkıların ortaya çıkmasına neden oldu.\n\"Starboy\"'un piyasaya sürülmesinden sonra, albümdeki single olmayan parçaların birçoğu çok sayıda müzik listelerinde giriş yaptı ve \"Stargirl\" ABD \"Billboard\" Hot 100'da 61 ve UK Singles Chart'da 73 numarada yer aldı. Şarkı ayrıca \"Billboard\" Hot R&B Songs listesinde de 21 numaraya yükseldi.\n\n\nWait for Life\n\"Wait for Life\", Emile Haynie tarafından prodüksiyonu yapılan, şarkıcı-söz yazarı Lana Del Rey'in vokallerinin yer aldığı bir şarkı. İkili, şarkıyı Thomas Bartlett ile birlikte birlikte yazdı. Şarkı, 29 Ocak 2015 tarihinde Haynie'nin ilk albümü \"We\" \"Fall\"'u tanıtmak için single olarak yayınlandı.\nKanye West, Kid Cudi ve Eminem gibi sanatçılar için çalışan, yapımcı olarak kendini gösterdiği başarısından sonra Haynie, bir müzik yapımcısı olarak dikkate değer bir tanınırlık kazandı. 2011 ve 2012 boyunca, Haynie, Amerikalı indie pop şarkıcısı Lana Del Rey ile çalışmaya başladı. Sekizi single olarak yayınlanan şarkılar \"Born to Die\" albümünde yer aldı: \"Born to Die\", \"Off to the Races\", \"Carmen\", \"Blue Jeans\", \"Summertime Sadness\",\"National Anthem\",\"Blue Velvet\" ve \"Dark Paradise\".\n\"The Fader\" dergisinden bir makalede Del Rey'in kendi stüdyosuna geldiğini ve \"Ultraviolence\" kayıt oturumları sırasında beraber bir demo kaydettiklerini söyledi. Ardından ortaya \"Wait For Life\" parçasının ortaya çıktığını belirtti.\nAralık 2014'te Haynie ve Del Rey'in birlikte ortak bir çaba göstermesi konusunda spekülasyonlar başladı. \"Wait For Life\" parçasının onaylandığı Ocak ayı başında doğrulandı.\nŞarkı sözü olarak, şarkı, bir kişinin ilişkinin kaderinin değişeceğine dair gerçekçi olmayan beklentileri sürdürmesini içeren trajik bir romantizm hikâyesini anlatıyor. Haynie bir röportajda \"We Fall\"'un gerçekten parçalanmış bir romantizmden kurtuluşunu detaylandıran bir anlatı olduğunu açıkladı.\n\"Genius'un\" şarkı lineer notlarından uyarlandı.\n\n\nGiuseppe Volpi\nGiuseppe Volpi İtalyan iş insanı ve politikacısıydı.\nVolpi 1905'e kadar Venedik, kuzeydoğu İtalya ve Balkanlar'a elektrik getirmek için kamu hizmetleri geliştirdi ve Adriyatik Elektrik Şirketi'ni (SADE) kurdu. Trablusgarp Savaşı sonucunda imzalanan Uşi Antlaşması'nda İtalyan delegesi olarak görevlendirildi. 1921'den 1925'e kadar Trablusgarp kolonisinin valisiydi.\n1925'ten 1928'e kadar İtalya Krallığı Maliye Bakanı olarak Volpi, İtalya'nın I. Dünya Savaşı borçlarının ödemesini ABD ve İngiltere ile başarıyla müzakere etti ve liranın değerini altının değerine sabitledi.\nAmerikan İstihbaratı Volpi'yi \"J.P. Morgan, John D. Rockefeller, Bernard Baruch ve diğerlerinden daha fazla nüfuzu olan acımasız adam\" olarak tanımlıyor.\nVolpi ayrıca Venedik Film Festivali'ni kurucusudur. Büyük kızı Kontes Maria Cicogna ise film yapımcısıdır ve \"Avrupa sinemasının en güçlü kadınlarından biri\" olarak görülmektedir.\n\n\nDüzce Süper Amatör Ligi\nDüzce Süper Amatör Ligi (kısaca SAL), Düzce ilindeki en üst düzey amatör futbol ligidir. 2019-2020 sezonunda 14 takımlı iki grup halinde oynanacaktır. Gruplarını ilk 3 sırada tamamlayan takımlar Play Offa yükselir. 2019-20 sezonu statüsüne göre Play Off grubu Şampiyon takım Bölgesel Amatör Lig'e yükselmek için Play Off maçı oynamaya hak kazanacak. Gruplarında son 42 sırayı alan takımlar Play Out grubu oynarlar, Play Out Grubunda son 2 sırayı alan takımlar Düzce 1. Amatör Lige düşerler.\n2009-10 sezonunun Şampiyonu Beyköy Belediyespor ve ikincisi Kaynaşlı Belediyespor, gelecek yıl ilk kez oynanacak olan Bölgesel Amatör Lige yükseldiler.\n2010-11 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan Akçakocaspor, BAL'a yükselmek için Beyköy Belediyespor ile baraj maçı oynadı. Maçı 1-0 kaybederek BAL'a yükselemedi.\n2011-12 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan Akçakocaspor, BAL'a yükselmek için Düzcespor ile baraj maçı oynadı. Maçı 1-0 kazanarak BAL'a yükseldi.\n2012-13 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan Düzcespor, Bölgesel Amatör Ligde mücadele eden Akçakocaspor ile baraj maçı oynadı. Normal süresi 1-1 biten maçı penaltılarla kaybederek Bölgesel Amatör Lige yükselemedi.\n2013-14 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan Düzcespor, BAL'a yükselmek için Akçakocaspor ile baraj maçı oynadı. Maçı 2-0 kazanarak BAL'a yükseldi.\n2014-15 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan Akçakocaspor, doğrudan Bölgesel Amatöre yükseldi. Ligi ikinci sırada bitiren Çilimli Belediyespor ise BAL'a yükselmek için Beyköy Belediyespor ile baraj maçı oynadı. Maçı 3-0 kaybederek BAL'a yükselemedi.\n2015-16 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan Sivrikaya Sinerjispor, BAL'a yükselmek için Akçakocaspor ile baraj maçı oynadı. Normal süresi 1-1 biten maçı penaltılarla 5-4 yenilerek Bölgesel Amatör Lige yükselemedi.\n2016-17 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan Kaynaşlıspor, ili Bölgesel Amatör Ligde temsil eden Akçakocaspor'un sezonu düşme hattında tamamlamasıyla baraj maçı oynamadan direkt Bölgesel Amatör Lige yükseldi.\n2017-18 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan Çilimli Belediyespor, ili Bölgesel Amatör Ligde temsil eden Beyköy Belediyespor'un sezonu düşme hattında tamamlamasıyla baraj maçı oynamadan direkt Bölgesel Amatör Lige yükseldi.\n2018-19 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan Beyköy Belediyespor, ili Bölgesel Amatör Ligde temsil eden Kaynaşlı Belediyespor'un sezonu düşme hattında tamamlamasıyla baraj maçı oynamadan direkt Bölgesel Amatör Lige yükseldi.\n\n\nJason Miller\nJason Miller (d. 22 Nisan 1939 - ö. 13 Mayıs 2011) Queens, New York doğumlu Amerikalı aktör ve oyun yazarı. 1973'te yazdığı bir oyun olan \"That Championship Season\" için Pulitzer Drama Ödülü'nü, ve En İyi Oyun Tony Ödülü'nü kazandı.\n\n\nWorkin' Moms\nWorkin 'Moms, ilk olarak 10 Ocak 2017'de CBC Television'da yayınlanan bir Kanada televizyon sitcom'udur . Dizinin yapımcılığını, Reitman ve eşi Philip Sternberg'nın yapım şirketi Wolf + Rabbit Entertainment üstlenmiştir.\nŞubat 2019'da dizi, global olarak Netflix'te yayınlandı . 29 Mayıs 2019'da \"Workin 'Moms'ın\" 18 Şubat 2020'de yayınlanıcak dördüncü sezon tanıtımı yapılmıştır.\nhttps://www.kafakolog.com/workin-moms-dizisi-izle/\nÄ°ngilizce Workin Moms Maddesi\nhttps://22dakika.org/workin-moms-tanitim/\nhttps://www.neoldu.com/workin-momsdizi-incelemesi-39655h.htm\nhttp://www.beyazperde.com/diziler/dizi-20604/\n\n\nArtiwara Kongmalai\nArtiwara Kongmalai (; 30 Mayıs 1979) , Taylandlı şarkıcı.\n\n\nTetelsingo Nahuatl dili\nTetelsingo Nahuatl dili (bu dilin konuşucularınca \"Mösiehuali̱\" olarak adlandırılmakta), Meksika'nın merkezinde bulunan bir Nahuatl dili türevidir. Klasik Nahuatl dili ile yakından ilişkili olan çekirdek türevlerden biridir. Tetelsingo, Morelos ve bitişikteki Cuauhtémoc Kolonisi ve Lázaro Cárdenas Kolonisi şehirlerinde konuşulmaktadır. Bu üç nüfus merkezi Cuautla, Morelos'un kuzeyinde yer alır ve büyük ölçüde kentsel alanların içine doğru yutulmaktadır; sonuç olarak Tetelsingo dili ve kültürü yoğun baskı altındadır.\n1935'te William Cameron Townsend bir Mösiehuali̱ çalışması yayımlamış ve o zamandan beri bir dizi başka çalışmalar daha yayımlanmıştır.\nTetelsingo Nahuatl dili, daha korunaklı türevlerinde bulunan ünlü niceliği ayrımını ünlü niteliğine dönüştürmüştür. Tetelsingo dilinde kısa ünlüler /i e a o/, [ɪ e a o] (yazıma uygun olarak \"i̱ e a o\") olarak yansıtılırken, uzun ünlüler /iː eː aː oː/, [i ⁱe ɔᵃ u] (yazıma uygun olarak \"i, ie, ö, u\")'ya dönüşür. \nTetelsingo Nahuatl dilinde, Nahuatl dilinin birçok lehçesindeki gibi duraklamalı ünsüzler bulunmamaktadır (Tek bir açık fark vardır: 'Kavga' anlamına gelen /maga/ sözcük gövdesi, 'vermek, vurmak/çarpmak' anlamına gelen /maka/ sözcüğünden türetilmiştir,). Bununla birlikte, dile getirilen duraklamalı ünsüzler ve yerli olmayan ünsüzler İspanyolca'dan alınan alıntı sözcüklerde ortaya çıkar ve dilde böyle birçok sözcük bulunmaktadır.\nTetelsingo Nahuatl dilinin başka bir çarpıcı özelliği ise her zaman hissedilen ve karmaşıklığa sahip olan \"saygı ifadeleri\"dir. Genellikle, öznesi veya nesnesi, anlamı ile göndergesi, nesnesi veya sahibi (sırasıyla) yaşayan bir yetişkinse (konuşucunun karısı veya yetişkin çocukları istisnalardır) her 2. veya 3. kişi fiil, zamir, edat veya sahiplik bildiren ad saygı ifadesi olarak belirtilmelidir. Özellikle vaftizlik ilişkilerine, üst düzey yetkililere veya Tanrı'ya hitap etmek veya bunlara atıfta bulunmak için çeşitli türlerin daha saygılı ifade biçimleri vardır. Birçok üçüncü kişi saygı ifadesi, Klasik Nahuatl dilinde edilgen eylemleri veya belirsiz veya çoğul katılımcıları belirtmek için biçimbirimler kullanılır. Seyrek olarak farklı (değişik biçimli) bir gövde, saygı ifadesi için kullanılmaz ya da saygı ifadesi biçimi başka bir yolla düzensizdir.\nBrewer ve Brewer 1962'nin yazımı kullanılarak aşağıda birkaç örnek verilmiştir. Kişiye göre çekimlenmiş sütunlarda \"saygı ifadesi\" yazılan sütunların saygı düzeyi daha yüksektir. \n\n\nSigmoid sinus\nSigmoid sinus ismini şekli nedeniyle Sigma (Σ σ,ς) (Yunanca:Σίγμα, \"Sigma\") harfinden almaktadır. İnsan beyninin posterior dural venöz sinüslerindendir.\ndural venöz sinusler duranın her iki yaprağı arasında kalan boşluktan venöz kanın drenajı ile oluşan yapılardır. Sigmoid sinus beynin arka ksımında oksipital kemik içerisindeki kanalında dışa ve yanlara ve öne doğru uzanan transvers sinusun temporal kemik petröz parçasının komşuluğunda kıvrılmaya başladığı noktada başlar. Buradan aşağı kıvrılan ve ilerleyen sigmoid sinus inferior petrozal sinusten drenaj alır ve juguler kanala girer. Buradan sonra internal juguler ven olarak devam eder.\nSigmoid sinus beynin her iki tarafındaki dural venöz sinuslerin kafa tabanından çıkarken ki son durağıdır. Ayrıca inferior petrozal sinus, serebellar venler, emisser venlerden dallar alır.\nDural venöz sinus\nTransverse sinus\n\n\nKonfluens sinuum\nKonfluens sinuum aynı zamanda \"torcular Herophili\" olarak da bilinir, kafatası arka kısmında dural venöz sinuslerden superior sagittal sinus, sinus rektus ve oksipital sinusun birleşmesi ile oluşan kavşak noktasıdır.\nKafa tasında, oksipital kemik iç yüzeyindeki \"internal oksipital protuberens\" içerisine gömülmüş şekildedir. Her iki taraftan transvers sinusler buraya boşalır fakat çoğu zaman superior sagittal sinus sağ transvers sinus olarak devam ederken, sinus rektus ise sol transvers sinus olarak devam eder.\nEski bir terim olan \"torcular Herophili\" eski Yunan anatomistlerinden Herophilos tarafından yapılan kadavra diseksiyonları sonrasında verilmiştir.\n\n\nJean-Paul Dufrègne\n\n\nCédric Roussel\nRoussel, Parlamentoda Kültür İşleri ve Eğitim Komitesi üyesi olarak görev yapıyor. Komite görevlerine ek olarak, İtalya, Güney Kore ve Rusya ile meclis dostluk gruplarının bir parçasıdır.\n\n\nStéphane Mazars\nMazars, Mecliste Hukuk İşleri Komitesi üyesi olarak görev yapıyor. Komite görevlerine ek olarak Gabon, Kosova ve Türkiye meclis dostluk gruplarının bir parçası.\nTemmuz 2019'da Mazars, parlamento grubunun çoğunluğuna uymamaya karar verdi ve Avrupa Birliği'nin Kapsamlı Ekonomik ve Ticaret Anlaşması'nın (CETA) Kanada ile Fransa tarafından onaylanmasına oy vermeyen 52 LREM üyesinden biri oldu.\n\n\nMahare\nMahare (Yunanca: ο Μαχάρης; Farsça: \"savaşçı\"; ö. MÖ 65) Kral VI. Mithridatis ve Kraliçe Laodice'in oğlu ve Pontus prensidir. Babası tarafından Bosporos Krallığı'nın başına getirilmiştir. MÖ 80'de Romalı Murena ile yapılan çatışmadan sonra Mithridatis'ten sonra ikinci kez krallığın küçülmesine neden olmuştur.\n\n\nAlexandra Louis\nLouis, Parlamentoda Hukuk İşleri Komitesi üyesi olarak görev yapıyor. Komite görevlerine ek olarak Madagaskar ve Komorlar meclis dostluk gruplarının bir parçasıdır.\nParlamento çalışmalarına ek olarak, Louis 2017'den beri Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nde Fransız heyetinin bir üyesidir. Bu sıfatla Hukuk İşleri ve İnsan Hakları Komitesi'nde görev yapmaktadır; Avrupa Konseyi Üye Devletlerinin Yükümlülük ve Taahhütlerini Onurlandırma Komitesi (İzleme Komitesi); ve İnsan Hakları Alt Komitesi'nin bir üyesidir.\nTemmuz 2019'da Louis, Avrupa Birliği'nin Kanada ile Kapsamlı Ekonomik ve Ticari Anlaşmasının (CETA) Fransa tarafından onaylanması lehine oy kullandı.\n\n\nEnsefalosel\nEnsefalosel (\"encephalocele\", \"cranium bifidum\", \"cranial meningocele\"), fetüste, kraniyal kemiklerin birleşemediği ve aralarında geniş bir boşluğun meydana geldiği olgulardır; nöral tüp defektleri olarak nitelenen olguda, beyin dokusu kılıflarının kafatasında oluşan açıklıklardan derialtına kadar ulaşarak içerisinde beyin-omurilik sıvısı bulunan kistik bir kitle oluşturmasıdır. Genellikle alın, burun ve artkafa bölgelerinde ve orta çizgi üzerinde görülürler. Ensefalomeningosel (meningoensefalosel), içerisinde beyin dokusu ve kılıflarını içeren bir ensefalosel türüdür.\nKesin nedeni bilinmemektedir; teratojenlerin etkili olabileceği görüşü benimsenmektedir; kromozom anomalisi, gen mutasyonu, çevresel etkenler (amniyotik rüptür, teratojenler, TORCH, alkol, tütün, gebelik diabeti, ilaçlar, vd) gibi faktörler önemlidir. Kalıtsal bir sendroma-özgü bulgu olabilir. Hastaların çoğu doğumdan önce görüntüleme teknikleriyle ya da doğumda saptanır.  Gözden kaçan küçük defektlerin neden olduğu burun ve alın ensefaloselleri daha ileri yaşlarda (genellikle 1-6 yaşlar arasında) belirti verir.\nEnsefalosel içeren bazı sendromlar: Trisomi 18, Turner sendromu, psödo-Meckel sendromu, Meckel sendromu, cryptophthalmos, dissegmental displazi, Knobloch sendromu, Roberts sendromu, Walker-Warburg sendromu, frontonazal displazi.\nOlguların önemli bir bölümü kraniyofasiyal anomaliler ve beyin malformasyonları ile birliktedir. Hipertelorizm, hidrosefali, kollarda ve bacaklarda oluşan spastik paralizi, mikrosefali, ataksi, fizik ve mental gelişme geriliği, görme sorunları, epilepsi atakları gibi etkileri olabilir. Bazı hastalarda, rüptür nedenli meninjit gelişebilir. Arnold-Chiari malformasyonu içeren artkafa (oksipital) bölgesindeki ensefalosel olgularına spina bifida'nın yan sıra önemli nörolojik bulgular eşlik eder. Ensefaloselin yanı sıra dudak yarığı; dudak-damak yarığı, oblik ya da median yüz yarığı görülebilir.\nTedavinin ilk kuralı, kafatası defektinden dışarı çıkan bölümlerin olabildiğince yerine konması ve kemik defektinin kapatılmasıdır. Büyük çıkıntıların bir bölümü rezeke edilebilir. Hidrosefalisi olan hastalara şant uygulanır. Kraniyofasiyal anomaliler için plastik cerrahi yöntemlerine başvurulmaktadır. Maksillofasiyal defektlerde dişhekimliği desteği gerekebilir.\n\n\nÇitler (film)\nÇitler (İngilizce özgün adıyla: Fences), aynı adı taşıyan Pulitzer Ödülü sahibi oyununa dayanan, Denzel Washington tarafından yönetilen ve August Wilson tarafından yazılan 2016 Amerikan dönemi drama filmidir. Denzel Washington'un yanı sıra filmde Viola Davis, Stephen McKinley Henderson, Jovan Adepo, Russell Hornsby, Mykelti Williamson ve Saniyya Sidney de rol alıyor.\nFilmin temel çekimleri 25 Nisan 2016'da Pittsburgh, Pennsylvania'da Hill District'te başladı ve Haziran 2016'nın ortalarında tamamlandı. \"Çitler\" ABD'de 16 Aralık 2016'da Paramount Pictures tarafından gösterime girdi, çok olumlu eleştiriler aldı ve 64 milyon dolar kazandı.\nFilm, Amerikan Film Enstitüsü tarafından 2016 yılının en iyi on filminden biri olarak seçildi. 89. Akademi Ödülleri'nde dört Oscar adaylığı da dahil olmak üzere sayısız ödüle aday gösterildi: En İyi Film, En İyi Erkek Oyuncu (Washington), En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Davis) ve En İyi Uyarlanmış Senaryo, performansıyla Davis. Ayrıca Washington için En İyi Erkek Oyuncu dalında Altın Küre adaylığı ve Davis için En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü kazandı.\nTroy Maxson, 1950'li yıllarda Pittsburgh'da çöp toplayıcısı olarak çalışmaktadır. Gençliğinde iyi bir beyzbol oyuncusu olan Maxson'ın tek hayali profesyonel bir beyzbol oyuncusu olmaktır. Ancak lige siyahiler alınmaya başlandğında Maxson yaşından dolayı lige kabul edilmemiştir. Kendi mutsuzluğunu sürekli çevresindekilerden çıkaran Maxson, iyi futbolcu olan oğlunun başarısını engellemeye çalışacaktır.\n\n\nOksipital sinus\nOksipital sinus dural venöz sinuslerin en küçüğüdür. Foramen magnum çevresindeki venöz pleksus ile konfluens sinuum arasında bağlantı halindedir. Bu venöz pleksus aynı zamanda sigmoid sinus ve \"posterior vertebral venöz pleksus\" ile bağlantı halindedir.\nOksipital sinus ilk kez Guichard Joseph Duverney tarafından tanımlanmıştır.\n\n\nDağıstan bayrağı\nDağıstan bayrağı, Rusya'daki Dağıstan'ın bayrağıdır. Bayrak resmî olarak 26 Şubat 1994'te kabul edildi. Yeşil İslam'ı, mavi Hazar denizi'ni, kırmızı cesaret ve sadakati temsil etmek üzere toplam üç renge sahiptir ve yataydır. 19 Kasım 2003'te orijinal 1:2'den 2:3'e, orta şerit açık maviden koyu maviye değiştirildi.\nDağıstan'daki bazı etnik gruplar kendi bayraklarını tasarladı:\n\n\nKırım'da COVID-19 pandemisi\nMart 2020'de COVID-19 pandemisinin tartışmalı Kırım topraklarına ulaştığı doğrulandı (Kırım Cumhuriyeti Rusya tarafından de facto olarak yönetiliyor ancak uluslararası topluluğun çoğu tarafından Kırım Özerk Cumhuriyeti olarak Ukrayna'nın bir parçası olarak kabul edildi). Rus hükümeti, Kırım Cumhuriyeti'ndeki vakaları Rusya'daki vakaların sayısına dahil ediyor.\n12 Ocak'ta, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Çin'in Hubei eyaletinin, Vuhan şehrinde 31 Aralık 2019'da DSÖ'nün dikkat ettiği bir grup insanda solunum hastalığına neden olan yeni bir koronavirüsün olduğunu doğruladı.\n2003'teki SARS'dan farklı olarak, COVID-19'un vaka ölüm oranı çok daha düşüktür. Ancak anlamlı bir toplam ölüm sayısı ile bulaşma sıklığı önemli ölçüde daha fazladır.\n21 Mart'ta, ilk vaka doğrulandı.\n\n\nHugo, Oklahoma\nHugo, Choctaw ilçesi, Oklahoma Amerika Birleşik Devletleri'nin bir şehir ve ilçe merkezidir. Teksas eyalet hattının yaklaşık 9 mil kuzeyinde Güneydoğu Oklahoma'da yer almaktadır. 2010 nüfus sayımı itibarıyla şehir nüfusu 5.310'dur. Şehir 1901'de kuruldu ve Fransız romancı Victor Hugo'nun adını aldı.\n\n\nDuroğlu\nDuroğlu, Giresun ilinin Merkez ilçesine bağlı bir beldedir. 5 mahalleden oluşmaktadır.\nYerleşimin 550-600 yıl öncelerine kadar dayandığı belde merkezi olan Duroğlu'na ilk yerleşen ailenin Tirebolu ilçesinden geldiği ve Duroğlu adının da buradan alındığı söylenmektedir. Duroğlu'da 1998 yılında belde belediyesi kuruldu. 2007 yılı öncesinde Konacık, Demirci ve Homurlu mahallelerinden oluşan beldeye; 2008 yılında referandumla Tekke Köyü, 2010 yılında yapılan referandumla da Çağlayan Köyü mahalle olarak bağlanmıştır.\nBelde, Giresun il merkezine 16 km uzaklıktadır.\n\n\nHayri Nazarova\nKhairi (okunuşu: Khairy) Nazarova (Tacikçe:\nХайрӣ Назарова ; 2 Temmuz 1929, Hucend - 10 Mayıs 2020, Duşanbe), Tacik aktris. Sovyetler Birliği dönemindeki Tacikistan'da aktif oyunculuk yapmıştır.\nNazarova 2 Temmuz 1929'da Sovyetler Birliği yönetimindeki Tacikistan'a bağlı Hucend kentinde Tacik asıllı ailenin kızı olarak doğdu. Sanat yaşamına 1942'den 1951'e kadar Qurghonteppa'daki Halk Tiyatrosu'nda şarkıcı ve dansçı olarak başladı. 1951'de Lahuti Devlet Tiyatrosu ve Dramatik Sanatlar Akademisi müdürü Yefim Mitelman tarafından oyunculuğa olan yeteneği keşfedildi. Dönemin ünlü sanatçıları Muhammedjon Qosimov, Asliddin Burhonov ve Tuhfa Fozilova gibi isimlerin yanında profesyonel oldu. Tiyatro sahnesine çıkarak; Said Abdullo'nun uyarladığı \"Tahir ile Zühre\" oyununda Zühre; Hamza Hakimzade Niyazi'nin uyarladığı \"Left-Field Tricks\" oyununda Oikhon ve M. Urdubodi'nin uyarladığı \"The Five-Som Bride\" adlı oyunda canlandırdığı Raihon rolüyle adım attı. Yer aldığı diğer sahne çalışmaları arasında; Shamsi Qiomov'un uyarladığı Kumri rolünde yer aldığı \"Dil Dili Zainab\" ve A. Moroz; Nigina rolünde yer aldığı \"Rudaki\", Sotim Ulughzoda'nın uyarladığı Masha rolünde yer aldığı \"The Chimes of the Kremlin\", Nikolai Pogodin'in uyarladığı; Arkhonta rolünde yer aldığı \"Fighters\", S. Karas'ın uyarladığı; yan rollerden birinde yer aldığı \"Zebunisso\" ile \"Qiomov and Sherali\" sayılabilir. Tacikistan tiyatrosu dışında Batı'ya ait bazı tiyatro oyunları; \"Kral Lear\" ve \"Romeo ve Juliet\" ile sahneye çıkmıştır. Ayrıca Nazarova Tacikistan Sineması'nın kaliteli örneklerinden; \"My Friend Navruzov\" (1957), \"Excellent Duty\" (1958), ve \"The Twelve Hours of Life\" (1964) ile bazı sinema prodüksiyonlarında yer almıştır. Üç yüze yakın yapımda seslendirme yapan Nazarona yaşamı boyunca; Afganistan, İran, Türkiye, Kıbrıs, Tunus, Fransa, İtalya, Malta, Hindistan ve Mısır gibi ülkelerde bulunmuştur. Yeni yetişen oyunculara eğitim verdi. 1964'te Sovyetler Birliği Halk Sanatçısı ünvanını almış köşesine çekildikten sonra Duşanbe'de 10 Mayıs 2020'de vefatına kadar yaşamını sürdürmüştür. Vefatından kısa süre önce anılarını kaleme almıştır.\n\n\nCatherine Salée\nCatherine Salée (d. 1973, Liège), Belçikalı aktris.\nOyuncu 1973'te Liège, Belçika'da doğdu. 1991'de girdiği Liège Kraliyet Konservatuvarı'ndan oyunculuk alanındaki eğitimini başarıyla tamamlayıp 1994'te mezun oldu.\n\n\nZoe McLellan\nZoe McLellan (d. 6 Kasım 1974), Amerikalı aktris. Ağırlıklı olarak televizyon yapımlarında rol aldı. En çok; askeri dram türünde televizyon dizisi Amerikan Donanması Astsubayı Jennifer Coates rolünü canlandırdığı \"JAG\", Lisa George karakterini canlandırdığı komedi türünde televizyon dizisi; \"Dirty Sexy Money\", Meredith Brody rolünü canlandırdığı polisiye türde televizyo dizisi; \"\" (2014-2016) ve Kendra Daynes rolünü canlandırdığı ikinci sezonunda (2017-2018) yer aldığı politik drama türünde yapım \"Designated Survivor\" ile bilinir.\nMcLellan 6 Kasım 1974'te La Jolla, Kaliforniya'da doğdu ve Washington'da yetişti. 1992 yılında mezun olduğu Port Orchard, Washington'daki Güney Kitsap Yüksek Okulu'nda mezuniyet töreninde güzellik kraliçesi seçildi. 1995'te profesyonel oyunculuk kariyerine \"Sliders\", \"Diagnosis: Murder\", ve \"Star Trek: Voyager\" adlı televizyon yapımlarıyla adım attı. McLellan 2000 yılında ilk önemli rolünde yer aldığı fantastik türde sinema filmi \"Dungeons & Dragons\" ile başarılı bir grafik sergiledi.\nMcLellan 2001 yılında Amerikan Donanması astsubayı Jennifer Coates karakterine hayat verdiği CBS kanalı yapımı askeri dram dizisi \"JAG\" 'ın kadrosunda yer aldı. Dizinin son sezonunda daha sık ekranlara geldi. McLellan yapım sona erdikten sonra ABC kanalı yapımı komedi türünde dizi \"Dirty Sexy Money\" 'de Peter Krause karakterinin eşi olarak ekranlara geldi. Dizi 2009 yılında iki sezon devam ettikten sonra bitti. McLellan daha sonra Amerikan Lifetime kanalı yapımı televizyon filmleri ve televizyon dizileri; \"House\" ve \"The Mentalist\" ile kariyerini sürdürdü. Son dönemlerinde; 2014-2016 yılları arasında televizyon yapımı CBS kanalı prodüksiyonu olan polisiye dizi; \"\" ve 2017'de Beyaz Saray Danışmanı Kendra Daynes rolünü canlandırdığı ABC kanalı prodüksiyonu televizyon dizisi; \"Designated Survivor\" ve 2019'da Marvista firması prodüksiyonu olan gerilim türünde televizyon filmi \"Gaslit\" ile ekranlara gelmiştir.\nMcLellan kendisi gibi oyuncu olan J. P. Gillain ile Şubat 2012'de evlendi ve bir yıl sonra 2013'te tek çocuğu oğlu Sebastian doğdu. McLellan ve Gillain çifti 2014'te boşanma davası açarak çocuklarının velayeti için mahkemeye başvurdu iki yıl süren dava sonunda 2016'da ayrıldılar. Gillain was arrested on first-degree rape and aggravated crime against nature charges against their then-three year old son in January 2020.\n\n\nMichael Erwin\nMike Erwin (d. 31 Ağustos 1978), bilinen adıyla; Michael Erwin, Amerikalı aktör ve dublaj sanatçısı. 2002-2006 yılları arasında yer aldığı WB kanalı yapımı Colin Hart karakterini canlandırdığı televizyon dizisi \"Everwood\" ile bilinir.\nErwin 31 Ağustos 1978'de Dalton, Georgia'da doğdu. Öğrenimini James Martin Yüksek Okulu'nda tamamladı\n1992'de çocuk oyuncu olarak başladığı kariyerinde Play Station konsolu için hazırlanan Sony firmasının video oyunları olan; ana karakter Jak'a hayat verdiği \"Jak and Daxter\", \"Jak II\", \"Jak and Daxter: The Lost Frontier\" ve \"PlayStation All-Stars Battle Royale\" ile Roy Harper tarafından hazırlanan çizgi dizi \"Teen Titans\" 'da dublaj çalışmalarında bulundu. Ayrıca dublaj çalışmaları dışında ağırlıklı olarak televizyon yapımı film ve dizilerle ekranlara geldi.\nJoanna Pensinger ile uzun süreli birliktelikleri devam etmektedir.\n\n\nSivastopol'da COVID-19 pandemisi\nMart 2020'de COVID-19 pandemisinin Sivastopol'a ulaştığı doğrulandı. Rus hükümeti Sivastopol'daki vakaları Rusya'daki vaka sayısına dahil ediyor (şehir Rusya tarafından de facto yönetiliyor ancak uluslararası topluluklarda çoğu ülke tarafından Ukrayna'nın bir parçası olarak kabul ediliyor).\n12 Ocak'ta, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Çin'in Hubei eyaletinin, Vuhan şehrinde 31 Aralık 2019'da DSÖ'nün dikkat ettiği bir grup insanda solunum hastalığına neden olan yeni bir koronavirüsün olduğunu doğruladı.\n2003'teki SARS'tan farklı olarak, COVID-19'un vaka ölüm oranı çok daha düşüktür ancak anlamlı bir toplam ölüm sayısı ile bulaşma sıklığı önemli ölçüde daha fazladır.\n30 Mart 2020'de, Sivastopol'da beş yeni vaka doğrulandı.\n\n\nRoland Povinelli\nRoland Povinelli (9 Ağustos 1941 – 11 Mayıs 2020), Fransız siyasetçi. Fransa Sosyalist Partisi üyesi olarak siyaset yaptı. 2008-2014 yılları arasında Fransa Senatosu'nda delege olarak Bouches-du-Rhéne bölgesini temsil etmiştir. Ayrıca 1975'ten 2020'deki ölümüne kadar Marsilya yakınlarındaki Allauch kasabasının belediye başkanı olarak görev yaptı.\n\n\nRichard Sala\nRichard Sala (1955 – 9 Mayıs 2020), Amerikalı çizgi roman sanatçısı, yazar ve animatör. Çizgi roman çalışmalarında genellikle gizem, korku ve arzu unsurlarını birleştirerek benzersiz bir dışavurumcu tarza imza atmıştır.\nRichard Sala 1955'te Oakland, Kaliforniya'da doğdu. Çocukluğunu Illinois, Şikago'da, gençlik yıllarını ise Scottsdale, Arizona'da geçirdi.\nSala kendisiyle yapılan röportajlarda; çocukluk yıllarının çalışmalarını gerçekleştirmesinde özellikle müze ve antika dükkanlarına yaptığı ziyaretlerin etkiliği olduğundan üzerindeki etkisinden bahsetmiştir. Ayrıca kendisindeki okuma arzusu ve korku filmlerine olan ilgisinin gerçek hayattaki korkularla başa çıkmasına yardımcı olarak çizgi roman yeteneğini geliştirdiğini belirtmiştir.\nSaguaro Yüksek Okulu'nda sanat eğitimi almış sonunda Mills Koleji'nde güzel sanatlar alanında öğrenimi tamamlamıştır.\nÖğrenimine devam ederken çizimler yapmaya başlayan sanatçı eğitimini bitirdikten sonra bir süre serbest çizer olarak çalıştı. 1984'te ilk profesyonel çizgi roman çalışması \"Night Drive\" yayınlandı.\nSanat Okulu eğitiminin ardından tipik bir çizgi roman çalışması olan \"Night Drive\" ile Sala profesyonel çizer kariyerine adım atmış oldu ve sonunda çocukluk dönemindeki çizgi romanlardaki canavarlara olan hayalini gerçekleştirmiş oldu. Kitabın yayınlanmasının ardından Sala ile bazı iş sanat çevrelerinde bulunan kişiler bağlantı kurdu. Bu kişilerden Art Spiegelman ve Monte Beauchamp'ın kurucusu olduğu Colossal Prodüksiyon firması ile işbirliği yapaarak Spiegelman'ın yarattığı \"RAW\" ve Beauchamp'ın yarattığı \"BLAB\" olmak üzere iki saygın çizgi roman projesinde çalıştı. Colossal Prodüksiyon firması ile Sala gece ortaya çıkan karanlık Dünya'nın canavarlarını anlatan \"Night Drive\" ve \"Invisible Hands\" animasyon filmlerini gerçekleştirmiştir. Sala daha sonra yönetmen Denis Morella ile birlikte suçluları konu alan 12 dakikalık bir animasyon çalışması daha gerçekleştirmiştir. Diğer çalışmaları arasında 2 dakika süren kısa televizyon çalışması \"Invisible Hands\" Liquid Televizyon şovu programı içeriğinde yayınlandı. Ayrıca yine televizyon için yaptığı \"Beavis and Butthead\" ve \"Æon Flux\" ses getirmiş çalışmaları arasındadır.\nSala devam eden kariyerinde üretken bir çizgi roman sanatçısı olmaya devam etmiştir. Yayınladığı iki kitabı; \"The Chuckling Whatsit\" ve \"Mad Night\" seri olarak uzun dönem yayınlandı. Kitaplarında çıkmaz labirentlere ve gerilim öğelerine yer verdi. \"The Chuckling Whatsit\" adlı kitabından faydalandığı ilk toplama eseri \"Zero Zero\" piyasaya sürüldü. Genç bayan Judy Drood'u konu alan \"Mad Night\", ve 12 sayı olarak basılan çizgi roman dizisi \"Evil Eye\" Fantagraphics Kitapçılık firmasından çıkmıştır. Yine karanlık Dünya'nın kötülüklerine yer verdiğie seri \"Evil Eye\" 1998 ve 2001 yılları arasında 12 sayı olarak basıldı.\nSala ayrıca kendi çalışmaları dışında çizer Steve Niles ile birlikte \"Lemony Snicket\" ve \"The Residents\" gibi animasyon yapımlar üzerinde çalıştı. 1960'larda Sala'nın kendi çalışması olan vampir ve diğer karanlık kötülerin yer aldığı \"Doctor Sax and The Great World Snake\" adlı eseri ortaya çıkmıştır.\n2014 yılında Sala, Super-Enigmatix adında web tabanlı çizgi roman hazırlamaya başlamıştır. Super-Enigmatix büyük kötü gücü bulunan suçlunun hakkındaki soruşturmayı konu almaktaydı. Son eseri 2016 yine web tabanlı \"The Bloody Cardinal\" adlı çalışması oldu.\nSala'nın kalp krizi nedeniyle 65 yaşında New York'ta öldüğü 9 Mayıs 2020'de Fantagrafik Kitapçılık Twitter hesabından duyuruldu.\n\nJanče\nJanče, eski kaynaklarda ve yerel olarak Jančje ve Slovenya'da bulunan köy seviyesindeki yerleşim birimi. Coğrafi özellikleri gereği dağınık bir alanı kaplamaktadır. Başkent Ljubljana'nın doğusunda ve Sava Nehri'nin güneyindeki tepelere kurulmuştur. İdari olarak Ljubljana Şehir Belediyesine bağlıdır. Önceleri Geleneksel Aşağı Carniola bölgesinin bir parçası olmakla birlikte, günümüzde Slovenya Merkez İstatistik Bölgesinin bir parçası haline gelmiştir.\nJanče bölgesinin tarih öncesi zamanlarda yerleştiğine dair kanıtlar mevcuttur. Janče, yazılı kaynaklarda ilk defa 1581 yılında \"lance\" olarak geçmektedir. İsmi \"Jan\" Orta Yüksek Almanca \"Johann\" veya \"John\" isminden türetilmiştir.\nJanče 19. yüzyıl Sloven Ulusal Uyanışı döneminde önemli rol oynamıştır. 23 Mayıs 1869'da köylüler, Ljubljana'daki Alman Jimnastik Kulübü'nün () köyünde gerçekleştirdiği bir gösteriye saldırdılar. Köylüler kulübün sancağını ele geçirdiler ve sığınmak için Vevče'deki kağıt fabrikasına kaçan izleyicileri darp ettiler. Buna karşılık, Avusturya-Macaristan hükümeti, olayları yatıştırmak için köye asker gönderdi. Çatışmada birkaç çiftçi hapse atıldı ve Jakob Rode öldürüldü.\n1959 yılında köyün ortasına, Mayıs 1942'de Janče Muharebesi'nde ölen 2.grup müfrezenin anısına yazılmış bir anı kitabesiyle bir yürüyüş köşkü () inşa edilmiştir.\n\n\nMichael Frayn\nMichael Frayn,(d. 8 Eylül 1933) Royal Society of Literature'nun bir üyesi, İngilizce oyun ve novella yazarı. Frayn'ın en çok bilinen eserleri saçma komedi türünde \"Noises Off,\" dramaları ise \"Copenhagen\" ve \"Democracy'dir.\" Michael Frayn'ın yazdığı \"Towards the End of the Morning\", \"Headlong\" ve \"Spies\" isimli eserler başarılı eleştirilere aldı ve ticari başarılar sağladı, bu başarılar onun İngilizce yazması için teşvik etti.\n\n\nAnterior spinal arter\nAnterior spinal arter' insan anatomisinde, omuriliğin ön kısmını besleyen arterdir. vertebral arterden iki taraflı olarak çıkar ve aşağı doğru orta hatta yaklaşarak ilerler. \"Foramen magnum\" düzeyinde spinal kordun önünde birleşerek te bir yapı haline gelir. Aşağı seviyelerde en büyük anastomozlarından biri Adamkiewics arteridir.\nHer iki taraftan vertebral arterden köken alır. Aşağı ve orta hatta doğru ilerler. Sağlı sollu çıkan bu arterlerin çapı genellikle eşit olmakla birlikte biri diğerinden geniş olabilir. Aşağı seyreden spinal arterler \"foramen magnum\" düzeyinde birleşerek tek bir yapı halini alır ve omurilik önünde orta hatta tüm spinal kord boyunca uzanır.\nSpinal kordun bittiği yere kadar indikten sonrasında ince ve zayıf bir bant şeklinde filum terminale içerisinde aşağı doğru seyreder. Seyri boyunca segmental arter dalları verir. Bu dallar \"intervertebral foramenden\" girerek spinal korda ulaşır.\nBu arterin tıkanması durumunda spinal kordun ön ve kısmen yan tarafında beslenme bozukluğu ortaya çıkar. Bu bölgede önde kortikospinal yol mevcuttur ve bu nedenle hasarın altında kuvvetsizlik veya tam felç durumu ortaya çıakbilir. Spinal kordun yine yan tarafında bulunan spinotalamik yol hasarına bağlı da ağrı ve ısı duyusu kaybı ortaya çıkar. Bu duruma \"anterior spinal arter sendromu\" ismi verilir. Damarın tıkanması spinal kord seviyesinde olursa \"anterior spinal kord sendromu\", beyin sapı düzeyinde olursa medial meduller sendrom ortaya çıkar.\n\n\nGüngören (İstanbul metrosu)\nGüngören Tramvay İstasyonu, İstanbul'da bulunan ve 14 Eylül 2006 tarihinde açılan tramvay istasyonudur. T1 hattı ile ulaşım mümkündür.\n\n\nDonetsk Halk Cumhuriyeti'nde COVID-19 pandemisi\nMart 2020'de COVID-19 pandemisinin Donetsk Halk Cumhuriyeti'ne (veya Ukrayna sınırları içinde tanınmayan bir devlet) ulaştığı doğrulandı. Ukrayna'nın geri kalanı için Ukrayna'da COVID-19 pandemisi sayfasına bakınız.\n12 Ocak'ta, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Çin'in Hubei eyaletinin, Vuhan şehrinde 31 Aralık 2019'da DSÖ'nün dikkat ettiği bir grup insanda solunum hastalığına neden olan yeni bir koronavirüsün olduğunu doğruladı.\n2003'teki SARS'dan farklı olarak, COVID-19'un vaka ölüm oranı çok daha düşüktür. Ancak anlamlı bir toplam ölüm sayısı ile bulaşma sıklığı önemli ölçüde daha fazladır.\n31 Mart'ta, Rusya'nın başkenti Moskova'dan gelen yerel bir sakin olan Donetsk Halk Cumhuriyeti'nin işgal altındaki topraklarındaki ilk vaka.\n1 Nisan'da, ikinci vaka doğrulandı. İkinci vaka ilk vaka olan kadının çocuğuydu.\n3 Nisan'da, üçüncü vaka doğrulandı.\n17 Nisan'da, doğrulanmış vakaların sayısı 36'ya yükseldi.\n30 Nisan'da, Donetsk Halk Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, 100 vaka, 11 iyileşme ve 3 ölüm doğrulandığını açıkladı. Bu arada, Ukraynalı yetkililer Donetsk ve Luhansk'ın işgal altındaki bölgelerinde 400'den fazla vaka olduğunu tahmin ettiler ve Donetsk Halk Cumhuriyeti'nin duyurularından şüphe duyulmaya başlandı.\n1 Mayıs'ta, 105 vaka, 16 iyileşme ve 4 ölüm doğrulandı. 3 Mayıs'ta, teyit edilen vakaların toplam sayısı 120'ye yükseldi.\n8 Mayıs'ta beşinci ölüm doğrulandı. 9 Mayıs'ta, 180 vaka, 27 iyileşme ve 5 ölüm doğrulandı. 11 Mayıs'ta, 184 vaka doğrulandı. 13 Mayıs'ta, vaka sayısı 208'e yükseldi.\n\n\nMerter Tekstil Merkezi (Ä°stanbul metrosu)\nMerter Tekstil Merkezi Tramvay İstasyonu, İstanbul'da bulunan ve 14 Eylül 2006 tarihinde açılan tramvay istasyonudur. T1 hattı ile ulaşım mümkündür.\n\n\nMehmet Akif (Ä°stanbul metrosu)\nMehmet Akif Tramvay İstasyonu, İstanbul'da bulunan ve 14 Eylül 2006 tarihinde açılan tramvay istasyonudur. T1 hattı ile ulaşım mümkündür.\n\n\nAghagallon\nAghagallon Kuzey İrlanda'nın Antrim Kontluğunda bulunan bir köydür. Köyün nüfusu 2001 sayımına göre 824'tür.\n\n\nMithatpaşa (İstanbul metrosu)\nMithatpaşa Tramvay İstasyonu, İstanbul'da bulunan ve 10 Mart 1994 tarihinde açılan tramvay istasyonudur. T1 hattı ile ulaşım mümkündür.\n\n\nTønder\nTønder Danimarka'nın Güney Danimarka bölgesinde bulunan bir kasabadır. Kasabanın nüfusu 2019 yılı itibarıyla 7,659'dur.\n\n\nPosterior spinal arter\nPosterior spinal arter omuriliğin arka kısmını besler. % 75 oranında PICA'nın, % 25 oranında vertebral arterin dalı olarak çıkar.\nOmuriliğin arka tarafında, arka köklerin önünde aşağı doğru seyreder. Seyri boyunca yanlara dallar verir ve anterior spinal arter dalları ile birlikte anastomozlar yapar. Beyin sapı ve servikal omurga seviyelerinin altına indikten sonra anterior spinal arter gibi doğrusal ilerlemez. Omuriliğin arka tarafında arteryel bir ağ tabakası oluşturur. Bu ağ tabakası omuriliğin alt ucu konus medullaris bölgesine kadar iner ve burada anterior spinal arter ile anastomoz yaparak konus medullarisi bir file şeklinde sarar.\nPosterior spinal sinir arka köklerin etrafında pleksuslar oluştururlar.\nPosterior spinal arter omuriliğin arka ve yan kısımlarını besler. Spinal kord üst kısmında, beyin sapı arkasında bulunan fasikülüs grasilis, nukleus grasilis, fasikülüs kuneatus, nukleus kuneatusu besler. Lateralde ise kısmen spinotalamik yolları besler.\nBu arterin tıkanmalarında vücutta derin duyu, iki nokta ayrımı, eklem pozisyon duyuları bozulur.\n\n\nSeyitnizam-Akşemsettin (İstanbul metrosu)\nSeyitnizam - Akşemsettin Tramvay İstasyonu, İstanbul'da bulunan ve 10 Mart 1994 tarihinde açılan tramvay istasyonudur. T1 hattı ile ulaşım mümkündür.\n\n\nJoe Simpson (dağcı)\nJoe Simpson (1960 doğumlu), bir İngiliz dağcısı, yazar ve motivasyon konuşmacısıdır. 1985 yılında Peru'ya tırmanırken ciddi yaralanmalar yaşadı. Kaz sonrası kaybolduğu düşünülüyordu, ancak hayatta kaldı ve kaldığı kamp yerine geri dönmeyi başardı. 1988 yılında En çok satanlar listesine girmeyi başaran \"Touching the Void\" adlı kitabında başından geçenleri anlattı, 2003 yılında aynı adı taşıyan belgesel filmi de izleyici ile buluştu.\nSimpson 9 Ağustos 1960'ta babasının İngiliz Ordusu ile bulunduğu Malezya'da doğdu. 8 yaşından itibaren Simpson, İngiltere'deki okullar ve babasının konuşlandığı çeşitli ülkeler arasında seyahat etti. Simpson, Ampleforth College'de bir öğretmen tarafından spora yönlendiriltikten sonra kaya tırmanışına başladı. Heinrich Harrer'in \"The White Spider\"'ı (Beyaz Örümcek) okuduğunda 14 yaşındaydı, 1938'de Anderl Heckmair, Fritz Kasparek ve Ludwig Vörg ile Harrer tarafından Eiger'in Kuzey yüzünün ilk yükselişi hakkında. Kitapta tarif edilen dağcılık tehlikelerine rağmen, bu kitaplar Simpson'daki dağlar ve dağcılık için bir tutku uyandırdı.\n1985'te Simpson ve Simon Yates, Peru dağlarının Cordillera Huayhuash'ında Siula Grande'nin daha önce tırmanmamış Batı yüzüne (6.344m) ilk çıkış yaptı. İnişte, Simpson sağ bacağını kırdı ve sonraki fırtınada kendini kurtarma sırasında, o ve Yates ayrıldı. Tırmanış her iki dağcı için de neredeyse ölümcül oldu ve İngiltere'ye döndükten sonra, ulusal bir gazetede yanıltıcı bir makale, Yates'in kendisini ve Simpson'ı bir arada tutan bir ipi kestiği için eleştirilmesine yol açtı. Simpson kısa bir süre sonra tırmanma basında bir makale yayınladı ve daha sonra Siula Grande çilesi hakkında \"Touching the Void\" adlı en çok satan kitabı yazdı. 23 dile çevrildi ve dünya çapında neredeyse iki milyon sattı. Kitaba dayanan bir belgesel film 2003 yılında yayınlandı.\nSimpson, Siula Grande'de devam eden bacak yaralanmaları nedeniyle altı cerrahi operasyon geçirdi. Doktorlar ona bir daha asla tırmanmayacağını ve hayatının geri kalanında yürümede sorun yaşayacağını söyledi. Ancak iki yıllık rehabilitasyondan sonra dağ tırmanışına döndü.\n1991'de Nepal'deki Pachermo'da Mal Duff ile tırmanırken Simpson'ın sol ayak bileğini kırdı ve üçüncü kitabı This Game of Ghosts'da anlatıldı. Simpson ayrıca, her biri kötü hava koşulları nedeniyle durdurulması gereken düzenli tırmanma ortağı Ray Delaney ile Eiger'in Kuzey Yüzü'nde altı başarısız girişimde bulundu. Kitaplarından biri olan Beckoning Silence, Ekim 2007'de Kanal 4'te gösterilen bir belgesel haline getirildi. Kitap 2003 Ulusal Açık Kitap Ödülü'nü (Açık Alan Edebiyatı kategorisi) kazandı.\nSimpson, motivasyon konuşmacısı olarak başka bir kariyere sahip ve tüm dünyadaki kurumsal etkinlikleri ele alıyor. En son kitabı 2018'de yayınlanan Çimenlerin Yanlış Tarafını Yürüyüş adlı romanıdır.\nBelirtilenler dışında hiçbir eser kurgu değildir.\n\n\nPakistan Senatosu\nPakistan Senatosu ( \"Ayvan-i-Bala Pakistan\"), Pakistan Şûra Meclisi'nin üst meclisidir.\nİlk olarak 1973'te toplanan Senato'nun yapısı ve yetkileri Pakistan Anayasası'nın 59'uncu maddesi ile belirlenmiştir. Dört eyaletin her biri, nüfusa bakılmaksızın 23 senatör tarafından temsil edilirken, Federal Yönetilen Kabile Alanları ve İslamabad Başkent Bölgesi, sırasıyla altı yıllık dönemlere hizmet veren sekiz ve iki senatör tarafından temsil edilmektedir. Senato Sekreteryası, Meclis Binasının doğu kanadında bulunur.\nSenato, mecliste yasa tasarısı yapmak gibi yetkiler de dahil olmak üzere, Pakistan Millî Meclisi'ne verilmeyen bazı münhasır yetkilere sahiptir. Seçimler, Senatonun yarısı için her üç yılda bir yapılır ve her Senatörün altı yıllık bir görev süresi bulunmaktadır. Anayasa Senato'nun feshine izin vermemektedir.\n\n\nDevredilebilir tek oy\nDevredilebilir tek oy (STV), çok koltuklu kuruluşlarda veya seçim bölgelerindeki adayları sıralayan seçmenler aracılığıyla orantılı temsile ulaşmak veya ona yaklaşmak için tasarlanmış orantılı bir oylama sistemidir.\nBu sistemde her bir seçmen, birden fazla kazanan seçen bir seçimle tek bir oy alır. Her seçmen oylarını en çok tercih edilen aday için işaretler ve ayrıca yedekleme tercihlerini de işaretler. Oylama, mümkünse seçmenin ilk tercihine gider, ancak ilk tercihleri ortadan kaldırılırsa, atılmak yerine, oylama, seçmenin ikinci, üçüncü veya daha düşük bir oranına atanacak şekilde bir yedekleme tercihine aktarılır.\n\n\nMerkez Efendi (Ä°stanbul metrosu)\nMerkez Efendi Tramvay İstasyonu, İstanbul'da bulunan ve 10 Mart 1994 tarihinde açılan tramvay istasyonudur. T1 hattı ile ulaşım mümkündür.\n\n\nKum döküm tekniği\nKum döküm tekniği, kumdan yapılmış formlara sıvı haldeki metallerin dökülmesi suretiyle işlendiği bir üretim tekniğidir. Kum döküm tekniğinde metalin döküldüğü form kırılır ve bu nedenle tek kullanımlıktır.\n\n\nKuurne-Brussel-Kuurne\nKuurne-Brussel-Kuurne, 1946'dan bu yana her yıl Belçika'da düzenlenen yol bisikleti yarışı. Omloop Het Nieuwsblad'dan bir gün sonra, Şubat ayının son Pazar günü ya da Mart aynın ilk Pazar günü düzenlenir ve Belçika bisiklet sezonunun açılış haftasını tamamlar. UCI Avrupa Turu kapsamında 1.HC etkinlik olarak değerlendirilir. Tom Boonen 3 galibiyetle en fazla kazanan bisikletçidir.\n\n\nSulu muhallebi\nSulu muhallebi, Kıbrıs Türk mutfağında ağırlıkla yaz aylarında tüketilen soğuk içecek. Su, nişasta ve gül suyu gibi çiçek sularından hazırlanarak servis edilir. Kıbrıs sokak lezzetleri arasındadır, Lefkoşa'da kültürel bir geçmişe sahiptir. Özellikle Bayram yerlerinde sulu muhallebi satan sokak satıcılarına ait kaydedilmiş maniler bulunmaktadır. Günümüzde Büyük Han gibi yerlerde satışının yapıldığı görülür.\n\n\nLocatello\nLocatello İtalya'nın Lombardiya bölgesine bağlı Bergamo ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 31 Aralık 2004 tarihi itibarıyla 785'tir.\n\n\nKıdemlilik\nKıdemlilik ya da Eskilik (Fransızca: ancienneté) bir gruba, takıma, ekibe ya da kurula üyelik sürecinin uzunluğundan dolayı sahip olunan konuma sebep olan bir sıralama düzenidir. Dolayısıyla belirli bir görevde hizmet edilen süreden dolayı sahip olunan avantajdır. Kıdemlilik, hizmet süresi uzun olduğunda yaştan dolayı gelen geleneksel kıdemi de aşabilir.\n\n\nBatmış Gölü\nBatmış (Cil) Gölü, Van Gölü kuzeybatısında, Ziyaret ve Süphan Dağı arasındaki tatlı su gölü. Bitlis ili, Adilcevaz ilçesi sınırlarında, Sütey Yaylası'ndadır. Çevresinde Gölüstü, Çanakyayla, ve Karakolköy köyleri bulunur.\nGöl alanı Nazik Gölü'ne kadar kireçtaşından oluşmuştur. Nemrut Dağı (Bitlis) ve Süphan Dağı arasında bulunmasına rağmen, bölgede volkanizma ikinci derecede kalmaktadır. Kapalı havza özelliğinde görünse de sularını düdenler ile Van Gölü'ne ulaştırır. Düdenlerin bazaltik kayaçların kenarında olduğu göl alanı oluşum açısından karstik polye özelliğindedir. Göl alanında biri kıyıda görülebilen, ikisi göl tabanında toplam üç düden bulunur.\nGöl çevresinde geniş nemli çayırlar bulunur. Yağış suları, çevre dağlardan gelen yüzey suları ve dip kaynaklarından beslenir. Gölün fazla suları doğu kıyılarından bir düdenle yeraltına iner. Bu suyun Adilcevaz kuzeyinden kaynak olarak çıktığı düşünülmektedir. Bayramhoca pınarı göle gelen en önemli kaynaktır.\nDoğu Anadolu'nun önemli bir kuş üreme alanıdır. 2012 yılı gözleminde, küçük batağan, karaboyunlu batağan, bıyıklı sumru, bahri, sakarmeke, leylek, kızkuşu, tepeli patka, gri balıkçıl, pasbaş patka, angıt, elmabaş patka, karabaş martı, saz delicesi ve Van Gölü martısı görülmüştür. Küçük kerkenez, balaban, ve turna alanda üremektedir. Yazın iyice kuruyan gölde balık bulunmamaktadır.\nGöl çevresinde halkın \"cil\" adını verdiği otlar ile kaplıdır. Yazın çekilen göl suları, bu otların kesilip kurtulmasına imkân verir. Batmış gölü çevresinde yoğun hayvancılık yapılır. Göl bu hayvanların temel su kaynağıdır.\nYerleşimlere uzak olan gölün kirlilik tehlikesi bulunmaz. Düdenlerden su kaçağı sonbahar ve yaz mevsimi su seviyesini düşürmektedir. Kaçak avcılık ve kuşların barınma ve üreme alanı olan otların kesimi temel sorunlardır. Alanda herhangi bir koruma çalışması bulunmamaktadır. 2019 yılında, Avlakkaya Vadisi (Eskişehir), Karagöl (Denizli) ile birlikte \"kesin korunacak hassas alan\" ilan edilmiştir.\n\n\nScheldeprijs\nScheldeprijs, Terneuzen'de başlayan, Schelde Nehri'ni geçen ve Schoten'de biten Belçika ve Hollanda'da düzenlenen bir yol bisikleti yarışı. 2018 yılına kadar tamamen Belçika'da yapıldı. UCI Avrupa Turu'nda 1.HC yarışı olarak gösterilen etkinlik, yaklaşık 200 kilometre boyunca tamamen düz yollarda yapıldığı için çoğunlukla sprinterlerin gösterisi olmaktadır.\nİlk kez 1907'de düzenlenen, Belçika'nın bisiklet tutkunu kuzey bölgesi olan Flandre'daki en eski bisiklet etkinliği, özellikle Flanders Turu anıt yarışından altı yıl daha eski. Yarışın her iki Dünya Savaşı sırasında da kesintileri oldu ve 2012'de 100. sayısını kutladı. Alman sprinter Marcel Kittel beş galibiyetle rekoru elinde tutuyor.\n\n\nNadia Essayan\nNadia Essayan (d. 6 Haziran 1957), Demokratik Hareket'in Fransız bir siyasetçidir. 18 Haziran 2017 seçimlerinden bu yana Fransız Ulusal Meclisi'nde Cher seçim bölgesini temsil ediyor.\n\n\nRobert Estienne\nRobert Estienne (ya da \"Robert Etienne\" Latinceleşmiş şekliyle \"Robertus Stephanus\", d. 1499 ya da 1503 Paris; ö. 7 Eylül 1559 Genf) Fransız matbaacı, yayıncı ve sözlükbilimci. Yayınladığı ve ilk kez Yeni Ahit ayetlerini numaralandıran Kitab-ı Mukaddes meşhurdur.\n\n\nLoïc Kervran\nKervran, Parlamentoda Milli Savunma ve Silahlı Kuvvetler Komitesi üyesi olarak görev yapıyor. Komite görevlerine ek olarak Ürdün, Lübnan ve Yemen meclis dostluk gruplarının bir parçasıdır.\nKervran, Temmuz 2019'da parlamento grubunun çoğunluğuna uymamaya karar verdi ve Avrupa Birliği'nin Kapsamlı Ekonomik ve Ticari Anlaşması'nın (CETA) Kanada ile Fransa'nın onayını oylamamış olan 52 LREM üyesinden biri oldu.\n\n\nBrabantse Pijl\nBrabantse Pijl, (\"Türkçe: Brabant Oku, Fransızca: Flèche Brabançonne veya Flèche Branconne\") her yıl Flaman Brabant ve Valon Brabant, Belçika'da düzenlenen Flanders Classics yol bisiklet yarışıdır. 2005 yılından bu yana, yarış UCI Avrupa Turu'nda 1.1 etkinliği olarak düzenlenmiştir.\nZaventem önceden başlangıç şehriydi; Ancak 2008'de Leuven başlangıç yeri oldu. 2009 yılına kadar, bitiş noktası Alsemberg'de bulunuyordu ve 2010 yılında Overijse'ye taşındı. Yine 2010 yılında, Brabantse Pijl'in sabit tarihi, Flanders Turu'ndan önceki Pazar'dan Amstel Gold Race'ten önceki Çarşamba'ya geçti.\n2011 yılında yarış bir 1.HC etkinliğine yükseltildi. Edwig Van Hooydonck, 1987-1995 yılları arasında kazandığı 4 zaferle galibiyet rekorunu elinde tutuyor.\n\n\nDidier Paris\nParis, Parlamentoda Hukuk İşleri Komitesi'nde görev yapıyor. Komite görevlerine ek olarak Fransız-İran Parlamento Dostluk Grubu'nun bir parçasıdır.\n2019'dan bu yana Paris, başkanı Gilles Le Gendre'nin önderliğinde parlamento grubunun sözcülerinden biri olarak hizmet veriyor.\n\n\nProf. Dr. Veysel Eroğlu Spor Salonu\nProf. Dr. Veysel Eroğlu Spor Salonu, Afyon Belediyespor ve Afyon Belediye Yüntaş'un iç saha maçlarını oynadığı 2.833 kişilik koltuk kapasitesine sahip spor salonudur.\nAfyonkarahisar'da bulunan salonda 1 adet profesyonel liglere uygun oyun alanı, 1 adet Basketbol, Voleybol, Badminton sporları için antrenman sahası, Fitness, Eskrim, Jimnastik sporları için 2 adet çalışma alanı, 2 adet hakem soyunma odası, 8 adet soyunma odası, 4 adet antrenör odası, Basın, Vip Çalışma Odası, Basın Çalışma Odası, Akreditasyon, Sağlık Odası, Doping Test Odası, Gözlem Odası, Ofis Birimlerinden oluşmaktadır.\nProf. Dr. Veysel Eroğlu Spor Salonu'nda, 154 protokol, 39 basın, 1892 ev sahibi, 307 misafir, 441 teleskopik olmak üzere toplam 2 bin 833 seyirci kapasitesi mevcuttur.\n\n\nSavaşçı Kurt 2\nSavaşçı Kurt 2 (), yönetmenliği ve senaryosu Wu Jing tarafından yazılan 2017 yapımı bir Çin aksiyon savaş filmidir. Film, önceki \"Savaşçı Kurt\" filminin devamı olup dünya çapında özel görevler üstlenen Leng Feng adında bir Çinli askerin hikâyesini anlatmaktadır. Bu devam filminde bir Afrika ülkesinde tıbbi yardım işçilerini yerel isyancılardan ve silah tacirlerinden korumakla görevlidir. Film, 27 Temmuz 2017 tarihinde gösterime girdi.\nBazı eleştirilere karşın \"Savaşçı Kurt 2\", özel efektleri, aksiyon sahneleri ve oyuncu kadrosu performansları için genel övgü aldı. Film büyük bir ticari başarıydı ve 874 milyon dolar ile şimdiye kadar en yüksek hasılat elde eden Çin filmi oldu ve \"\" filminin ardından tek bir pazarda tüm zamanların en yüksek hasılat yapan ikinci filmi oldu.\n\n\nTrofeo Laigueglia\nTrofeo Laigueglia, Liguria, İtalya'da her yıl düzenlenen erken sezon yol bisikleti yarışı. 2005'ten 2014'e kadar, yarış UCI Avrupa Turu'nda 1.1 etkinliği olarak düzenlendi. İtalyan sezonu Gran Premio della Costa Etruschi'nin açılışından yaklaşık on gün sonra yapılır. 2015 yılında 1.HC etkinliği olarak gerçekleştirildi.\n\n\nHoloprosensefali\nHoloprosensefali (holoprosencephaly, arhinencephaly), fetüste, beyin ön bölgesi (prosencephalon) gelişiminin aksaması ve loblarına ayrılamaması (hemisferlerin oluşamaması) olgusudur; ek olarak, mikrosefali, hipofiz bezi ön lobunun agenezi ya da displazisi, yüzde orta çizgi anomalileri (hipertelorizmden siklopiye dek), burun malformasyonları, yarık dudak-yarık damak saptanır. 4 tipi vardır:\nİzole olgular, kromozom anomalisi (spontan), gen mutasyonu, çevresel etkenler (özellikle diabetli anne, statinler, alkol) gibi nedenlere bağlanmaktadır. Sendroma-özgü olan fenotiplerin çoğu otosomal dominant geçiş gösterir. Güçlü olgularda, bebeklerin yaşama yetisi yoktur.\nGöz anomalileri (anoftalmi, siklopi, mikroftalmi, hipotelorizm), etmosefali (hipotelorizm, interorbital fil hortumu burun), sebosefali (hipotelorizm, tek burun deliği), mikrosefali, kulak kepçesi anomalileri, yüz orta bölümü hipoplazisi, çene eklemi anomalileri, dudak-damak orta çizgi yarığı, bilateral dudak yarığı, yüzde biçim bozukluğu, soliter median maksiller santral kesici diş , koku duyusu yokluğu gibi 1.ve 2.brankiyal yarık anomalileri ve ektodermal displazi bulguları olabilir.  Polidaktili ve erkek genital sistem anomalileri bulunabilir. Klinikte hipopituitarizm, epileptiform ataklar ve psikomotor gelişme geriliği vardır. Sebosefali (cebocephaly) olarak nitelendirilen tipinde, orta çizgide birbirlerine çok yakın gözler ve tek deliği olan küçük bir burun vardır (örnek: psödotrisomi 13 sendromu).\nHoloprosensefali görülebilen sendrom örnekleri: Rubinstein-Taybi sendromu, Smith-Lemli-Opitz sendromu, Meckel sendromu, Genoa sendromu, Martin sendromu, Grote sendromu, Steinfeld sendromu, Lambotte sendromu, Hall-Pallister sendromu, Hartsfield sendromu, agnati saptanan sendromlar, Kallmann sendromu, Perrin sendromu, Johnson sendromu, oral-fasiyal-dijital sendrom, Aicardi sendromu, Majewski sendromu, Fitch sendromu.\n\n\nCeramus\nCeramus, kentin adını taşıyan bir şehir; kalıntıları modern Ören Köyü, Muğla, Türkiye dışında bulunabilir. Küçük Körfez'in güneybatısında, antik Karia'da, Seramik Körfezi'nin kuzey kıyısında yer almaktadır.\nBaşlangıçta Stratonicea'ya maruz kalan Ceramus, daha sonra özerk, Atina Ligi'nin bir üyesiydi ve Chrysaorian Ligi'nin baş şehirlerinden biriydi. Eski zamanlarda, muhtemelen Zeus Chrysaoreus'un bir tapınağı vardı. Roma döneminde, kendi parasını icat etti.\nCeramus, Notitiae Episcopatuum'da 12. veya 13. yüzyıla kadar Aphrodisias veya Stauropolis'e piskoposluk olarak bahsedilir. Üç piskopos bilinmektedir: 431'de Efes İlk Konseyine katılan Spudasius; 787 yılında İznik Konseyine katılan Maurianus ve 879'da Photius'u eski haline getiren Konstantinopolis konseyine katılan Symeon.\nCeramus, Katolik Kilisesi'nin tapular listesinde yer alıyor.\n\n\nRoman J. Israel, Esq.\nRoman J. Israel, Esq. Dan Gilroy tarafından yazılmış ve yönetilen bir 2017 Amerikan hukuk-dram filmi. Filmde Denzel Washington, Colin Farrell ve Carmen Ejogo rol alıyor ve idealist bir savunma avukatının (Washington) hayatına odaklanıyor.\nRoman J. Israel, Esq. prömiyeri 9 Eylül 2017'de 2017 Toronto Uluslararası Film Festivali'nde yapıldı ve 17 Kasım 2017'de Sony Pictures Releasing tarafından Amerika Birleşik Devletleri'nde sınırlı bir şekilde gösterime girdi. Film 22 Kasım 2017'de daha çok salonda gösterildi ve 22 milyon dolarlık bütçesine karşı sadece 13 milyon dolar hasılat yaptı.\nFilm eleştirmenlerden karışık eleştiriler aldı, ancak Washington performansından dolayı övgüyle karşılandı, bunun için En İyi Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü, En İyi Erkek Oyuncu dalında Altın Küre Ödülü - Sinema Filmi Draması ve Üstün Performans için Screen Actors Guild Ödülü'ne aday gösterildi.\nRoman J. Israel, Los Angeles'taki küçük bir hukuk bürosunda haftada 500 dolar kazanan bir avukattır. Los Angeles'ın ağır ve sistemsiz adalet anlayışı karşısında adaleti sağlamaya çalışan avukat Roman, ani gelişen bir olay sonrasında, çalıştığı hukuk firmasının başına geçmek zorunda kalır. Kendisini karmaşık ve aksiyon dolu bir dizi olayın içinde bulan avukat, sınırlarını oldukça zorlayacaktır.\n\n\nSömürge imparatorluğu\nSömürge imparatorluğu, ya emperyal merkeze bitişik ya da denizaşırı ülkelerde bulunan, belirli bir devletin nüfusu tarafından yerleşmiş olan ve o devlet tarafından yönetilen bölgelerden oluşan bir kolektiftir (genellikle koloniler olarak adlandırılır).\nErken modern Avrupa güçlerinin genişlemesinden önce, diğer imparatorluklar Iberia'daki Romalılar veya şu anda Güney Çin'deki Çinliler gibi toprakları fethedip sömürgeleştirdiler. Modern sömürge imparatorlukları ilk olarak 15. yüzyılda o zamanlar en gelişmiş Avrupa denizcilik güçleri Portekiz ve İspanya arasında bir keşif yarışıyla ortaya çıktı. Bu dağınık deniz imparatorluklarının ve onu izleyenlerin arkasındaki ilk dürtü, Avrupa Rönesansından çıkan yeni fikirler ve kapitalizm tarafından yönlendirilen ticaretti. 1479, 1493 ve 1494'te dünyayı aralarında bölmek için anlaşmalar da yapıldı. Avrupa emperyalizmi, 14. yüzyılda hızla yükselen ve İspanyol ve Portekiz'i zorlayan Avrupa Hıristiyanları ve Osmanlı Müslümanları arasındaki rekabetten doğdu. Hindistan'a ve daha az ölçüde Çin'e yeni ticaret yolları aramaya başladı.\nKlasik antik çağda koloniler, özellikle de Akdeniz'in birçok ada ve kıyısını kuran Fenikeliler ve Eski Yunanlar arasında var olmasına rağmen, bu koloniler siyasi olarak köken aldıkları şehir devletlerinden bağımsızdı ve bu nedenle sömürge bir imparatorluk oluşturmadı.\nBelçika İmparatorluğu\n\n\nKızlar Sahada (film)\nKızlar Sahada (İngilizce özgün adıyla: A League of Their Own), Amerikan Kızlar Profesyonel Beyzbol Ligi'nin (AAGPBL) kurgusal bir anlatımını anlatan 1992 Amerikan spor komedi-drama filmi. Yönetmenliğini Penny Marshall'ın yaptığı filmde Tom Hanks, Geena Davis, Madonna, Rosie O'Donnell ve Lori Petty rol alıyor. Senaryo, Lowell Ganz ve Babaloo Mandel tarafından Kelly Candaele ve Kim Wilson'ın hikâyesinden yazılmıştır.\nFilm 2012 yılında, Kongre Kütüphanesi tarafından Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Film Arşivi korunması için \"Kültürel, tarihsel veya estetik açıdan önemli\" olarak seçilmiştir.\n1988'de Dottie Hinson, Beyzbol Şeref Salonu'nda yeni Amerikan Kız Profesyonel Beyzbol Ligi (AAGPBL) sergisinin açılışına katılır. Eski takım arkadaşlarının ve arkadaşlarının çoğunu görür ve sohbetlerinde anıları 1943'e geri döner.\nII. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla, erkekler savaşa gittiği için bütün işler kadınlara kalır. Beyzbol için de aynı şey geçerlidir ve bütün sporcular asker olunca, Kızlar Profesyonel Beyzbol Ligi kurulur. Başlarda, onları kimse umursamasa da kazandıkları başarılarla isimlerinden söz ettirmeyi başarırlar.\n\n\nLibya Ulusal Ordusu\nLibya Ulusal Ordusu (LUO), Kasım 2019 itibarıyla Hafter Silahlı Kuvvetleri (HSK) olarak bilinen İkinci Libya İç Savaşı'nda rol oynayan askeri güçtür. Halife Hafter tarafından yönetilir ve bağlılığı Tobruk'ta bulunan Temsilciler Meclisinedir.\nLibya Ulusal Ordusu, Libya'da 2011 yılında yaşanan iç savaş sırasında Libya Silahlı Kuvvetlerinin NATO tarafından ağır şekilde yenilmesi sonrası yeni Libya hükümeti tarafından kuruldu. 2014 yılında İkinci Libya İç Savaşı'nın çıkmasıyla birlikte ordu Halife Hafter'e bağlı terörle mücadele birimi ve Abdulsalam el-Obaidi'ye bağlı yasal birim olarak ayrıldı. Kısa süre sonra aynı yılda Temsilciler Meclisi, ordunun başına Halife Hafter'i getirdi ve orduyu yeniden tek çatı altında topladı. Hafter, Temsilciler Meclisi komutası altında Genel Ulusal Kongreye karşı \"Onur Operasyonu\" adını verdiği bir operasyon başlattı. İkinci Libya İç Savaşı sürerken 2016 yılında uluslararası alanda kabul gören Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti kuruldu. Halife Hafter'e bağlı Libya Ulusal Ordusu, bu hükümeti sonlandırmak için 4 Nisan 2019 itibarıyla Trablus'a taarruz başlamıştır.\nLibya Ulusal Ordusu büyük ölçüde paralı askerlerden veya militanlardan oluşur. Selefi örgütler, Sudan, Çad ve Rusya'dan gelen paralı askerler bu yapıda bulunurlar. Kara güçlerinin yanında Libya Ulusal Ordusu'na bağlı hava kuvvetleri de bulunmaktadır ama deniz kuvvetleri açısından pek güçlü değillerdir.\nLibya Ulusal Ordusu, Libya'da sık sık seçilmiş insanlara karşı müdahalede bulunmuştur. Bu müdahaleler sonucunda seçilmiş insanların yerine Libya Ulusal Ordusu'na bağlı askerler gelmiştir.\n\n\nHind Ben Abdelkader\nHind Ben Abdelkader, (d. 21 Temmuz 1995, Brüksel) Belçikalı profesyonel basketbolcu. 1.73 boyundadır ve oyun kurucu pozisyonunda oynamaktadır. Günümüzde KBSL ekiplerinden Hatay Büyükşehir Belediyespor forması giymektedir.\n\n\nCruel Summer (Taylor Swift şarkısı)\n\"Cruel Summer\" Amerikalı şarkıcı-söz yazarı Taylor Swift'in yedinci stüdyo albümü Lover'dan bir şarkısı.\n\n\nMiss Americana & the Heartbreak Prince\n\"Miss Americana & Heartbreak Prince\" yedinci stüdyo albümü Lover'dan 23 Ağustos 2020'de yayınlanan Taylor Swift'in bir şarkısıdır.\n\n\nTCG Yıldırım (F-243)\nTCG Yıldırım (F-243), Türk Deniz Kuvvetleri'nin fırkateynlerinden birisidir. Sınıfı ise Yavuz sınıfıdır. Sınıfının en son üretilen ve hizmete giren gemisidir. Gölcük Tersanesinde yapılmıştır. Adını Sultan I. Bayezid'ten almaktadır.\n22 Temmuz 1988'de denize indirilmiştir ve 21 Temmuz 1989'da hizmete girmiştir. Halen hizmettedir. TCG \"Yıldırım\", 115,5 metre uzunluğa, 14,2 metre genişliğe ve 4,1 metre drafta sahiptir. Gemide bir adet \"AB-212\" helikopteri bulunmaktadır.\nTCG \"Yıldırım\", bir dönem Somali'de deniz haydutluğuna karşı görev yapmıştır.\n\n\nPtahhotep\nPtahhotep, M.Ö 25. ve 24. yüzyıllar arasında Beşinci mısır hanedanlığı döneminde vezirdi.\nPtahhotep, Firavun Djedkare Isesi döneminde valilik ve vezirlik yaptı. Gençleri doğru davranışlara yönlendirme amacıyla Ptahhotep'in özdeyişlerini(Maxims of Pthahhotep) yazmasıyla bilinir.\nAkhethetep adında yine vezir olan bir oğlu vardı.\nUzun zaman boyunca bunun tarihteki ilk kitap olduğu düşünüldü. Vezir olarak, Tanrıça Maat'dan gelen Mısır bilgeliği ve edebiyatından türetilmiş çok sayıda konu hakkında yazılar yazdı. Maat kozmik düzeni ve sosyal harmoniyi temsil ederdi. Ptahhotep’in özdeyişleri de bu \"sosyal düzeni\" korumak umuduyla halkına tavsiyeler olarak yazılmıştı.\n\n\nNortgripiyen\nJeolojik zaman cetvelinde, Nortgripiyen, kuaterner dönemde yer alan Holosen’nin 3 ayrı çağı içerisinde orta sırada yer almaktadır. Grönlandiyen ve Meghaliyen ile birlikte tarafından Temmuz 2018'de resmen onaylanmıştır.\nNortgripiyen'in başlangıcı, 2000 yılından 8236 yıl önce (MÖ 6236 veya 3.764 HE ), yakın zamanda başladı ve 1950 yılından 4200 yıl önce ( MÖ 2250 veya 7750 HE) başlayan Meghaliyen'in başlangıcına kadar devam etmektedir.\nKuaterner Dönemi'nin Mayıs 2019 itibarıyla 'ye göre alt bölümü olan Holosen\nDönemi için tarihler 2000 yılı olarak baz alınmıştır.Holosen Devri içerisinde yer alan Pliyosen devrinin bitmesinden (11.000-\n12.000 yıl önce) günümüze kadar sürmekte olan jeolojik devirdir..\nBilim insanları ayrıca Holosen Devrinin başlangıcı olan 11.700 yıl ile 8.300 yıl öncesi arasındaki\nBuzul Çağı sonrasında iklimin yeni yumuşamaya başladığı alt döneme ,Grönlandiyen 8.300 ile\n4.200 yıl önceki alt döneme ise Nortgripiyen adını verdi.\nNortgripiyen'in başlangıcı için ise, 2000 yılından 8.236 yıl öncesine dayanan bir tarih belirlenmiştir.\n11.700 yıllık Holosen Devrin, bugünden 4.200 yıl öncesine kadar dayanan alt bölümüne\nMeghaliyen adı verildi.\nMeghaliyen dönemi ise 2000 yılından 4.250 yıl önce başlayan dönemdir.\n\"Tarantian\" ise Pliyosen Çağı olarak adlandırılan çağın başka bir üst adı olarak adlandırılır.\n\n\nHırvatistan Bisiklet Turu\nHırvatistan Bisiklet Turu, Hırvatistan'da gerçekleşen bir erkekler yol bisikleti etap yarışı. UCI Avrupa Turu'nun bir parçasıdır ve UCI tarafından profesyonel sahne yarışlarının ikinci kademesi olan 2.HC etkinliği olarak derecelendirilmiştir. Yarış, Nisan ayında Giro d'Italia öncesinde gerçekleşirken, 2019'da yarış, dünya şampiyonalarından sonraki hafta Ekim ayında yapıldı. 2015-2018 arasındaki etkinlik, eski bir profesyonel bisikletçi olan Vladimir Miholjević tarafından düzenlendi.\n2019 yılında başlangıçtan bir hafta önce bütçe eksikliği nedeniyle yarış iptal edildi. Ancak yine Vladimir Miholjević tarafından organize edilen \"CRO Race\" düzenlendi.\n2015 yılındaki ilk sürüm beş etap üzerinden yapıldı. Polonyalı bisikletçi Maciej Paterski ilk kez düzenlenen yarışı genel klasmanda lider tamamladı. 2016 yılındaki yarış Osijek’te başladı, altı etap sonunda Zagreb’te sona erdi. 2017 yılındaki üçüncü sürümü 18-23 Nisan 2017 tarihleri arasında, tüm Hırvatistan’ı dolaştıktan ve altı etap sonunda yaklaşık 1.000 km kat edildikten sonra Zagreb’te sona erdi. 2018’de yarış UCI 2. HC kategorisine yükseldi. 2019 yılında bütçe yetersizliği nedeniyle iptal edildi, yerine CRO Race düzenlendi.\nGenel klasman lideri kırmızı mayo, puan klasmanı lideri mavi mayo, dağlar klasmanı lideri yeşil mayo, 23 yaş altında genel klasmanda en iyi sıraya sahip olan bisikletçi beyaz mayoyu giymektedir.\n\n\nKonfor alanı\nRahatlık alanı ya da konfor alanı, insanın kendini bulunduğu durumda herşeyi kolay kontrol edebildiğini düşündüğü ve kendini rahat hissettiği psikolojik evredir.\n\n\nSlovenya Bisiklet Turu\nSlovenya Bisiklet Turu, Slovenya'da düzenlenen yol bisikleti etap yarışı. 2005 ve 2018 arasında, yarış UCI Avrupa Turu'nda 2.1 yarış olarak düzenlendi. 2019 sürümü 2.HC yarışı olarak sınıflandırıldı. Yarış, 2020'de yeni UCI ProSeries'in bir parçası olacaktı ancak COVID-19 pandemisi nedeniyle 2020 yılı yarışı iptal edildi.\n\n\n1970'lerde Aeroflot kazaları ve olayları\n1970'lerde Aeroflot kazaları ve olayları, Sovyetler Birliği'nin devlet havacılık işletmesi olan Aeroflot'ın, 1970'li yıllarda yaşadığı olaylar ve kazalardır. Havayolunun bu on yıl boyunca meydana gelen en büyük kazası, Ağustos 1979'da , iki Tupolev Tu-134 tipi uçağın Kamyanske'de havada çarpıştığı ve 178 kişinin öldüğü kazadır. Bu olay da dahil olmak üzere, 100'den fazla ölümle sonuçlanan dokuz ölümcül olay yaşanırken, on yıl boyunca kaydedilen toplam kayıp sayısı 3.541 idi.\nAşağıdaki listede gösterilen olayların neredeyse tamamı Sovyetler Birliği sınırları içerisinde gerçekleşmiştir. Şirket o dönemde ölümcül kazaları duyurmak konusunda yeterli girişimlerde bulunmadı ve sadece Sovyetler Birliği sınırlarının ötesinde veya yabancıların ölümler listesine dahil edildiği kazaları kabul etme eğilimindeydi. Havayolunun bu dönemdeki kazalar hakkındaki bilgileri gizleme politikası nedeniyle ve kazazedelerin ve aynı zamanda birçok uçağın yolcuların kaydı kamuya açık olmadığı gerekçesiyle bazı kaynaklar sayıların yayınlanan kayıtta gösterilenden daha yüksek olacağı anlamına geldiğini savunur.\nAntonov An-10 , 1957 yılında hizmete girdi, 1972 Mayıs ayında meydana gelen ve 122 kişinin öldüğü kaza sonrasında hizmetten çekildi. On yıl içinde şirket aynı tip altı uçağı kaybetti. Aeroflot, uçaktaki 63 kişinin tamamının ölümüne sebep olan 1979 kazasını takiben Tu-124'ü (1962'de hizmete girmişti) hizmetten çekti. Şirket, on yıl içinde aynı tip yedi uçağı kaybetti. Kazalarda / olaylarda kaybedilen diğer tipler 169 Antonov An-2s, 18 Antonov An-12s, 2 Antonov An-22s, 31 Antonov An-24s, 3 Antonov An-26s, 3 Avia 14s, 1 Beriev Be-30, 13 Ilyushin Il-14s, 19 Ilyushin Il-18s, 2 Ilyushin Il-62s, 2 Let L-410 Turbolets, 6 Lisunov Li-2s, 16 Tupolev Tu-104s, 7 Tupolev Tu-134s, 6 Tupolev Tu-154s ve 27 Yakovlev Yak-40'dir. Toplamda on yılda 338 uçak kaza veya olaylarda kullanım dışı olmuştur.\n\n\nTCG Göksu (F-497)\nTCG Göksu (F-497), (Birleşik Devletler Donanması'ndaki adı: USS \"Estocin\" (FFG-15)) Türk Deniz Kuvvetleri'nin fırkateynlerinden birisidir. Oliver Hazard Perry sınıfındandır. ABD \"Güvenlik Yardım Programı\" kapsamında 3 Nisan 2003'te Türk Deniz Kuvvetleri'ne verilmiştir.\nAdı, Amerika Birleşik Devletleri Donanması subaylarından Michael J. Estocin'nden gelmektedir. Borda Numarası \"(FFG-15)\"'tir. 27 Şubat 1976'da Bath Iron Works tersanesine sipariş edilmiştir. \"Oliver Hazard Perry\" sınıfı bir fırkateyn olarak tasarlanmıştır. 2 Nisan 1979'da kızağa konmuş, 3 Kasım 1979'da denize indirilmiş, 10 Ocak 1981'de Birleşik Devletler Donanması hizmetine girmiştir. 1980'ler, 1990'lar boyunca Amerika Birleşik Devletleri Donanması'nda çeşitli hizmetlerde bulunmuş ve 3 Nisan 2003'te \"Güvenlik Yardım Programı\" dolayısıyla Türk Deniz Kuvvetleri'ne verilmiştir.\n3 Nisan 2003'te Türk Deniz Kuvvetleri hizmetine giren geminin adı Göksu Nehri'ne istinaden TCG \"Göksu\" olmuştur. Borda numarası ise (F-497) olarak belirlenmiştir. Halen aktif olarak hizmet etmektedir.\n\n\nAvusturya Bisiklet Turu\nAvusturya Bisiklet Turu (Almanca: \"Internationale Österreich Rundfahrt\"), Avusturya'da düzenlenen yol bisikleti etap yarışı. 1949'dan 1995'e kadar amatör bisikletçiler için bir yarıştı ve 1996'da profesyonel bir etkinliğe dönüştü. 2005 ve 2006'da UCI Avrupa Turu'nda 2.1 etkinliği olarak düzenlendi ve 2007'de 2.HC etkinliği haline geldi. 2005 yılından bu yana genellikle Temmuz ayında gerçekleşti. Ondan önce Tour de France için ideal bir hazırlık yarışı olarak görülüyordu.\nKaynak:\n\n\n1967 FA Charity Shield\n1967 FA Charity Shield, İngiltere'de futbolun yönetim organı olan Futbol Federasyonu (FA) tarafından desteklenen hayır kurumlarına para toplamak amacıyla düzenlenen yıllık futbol yarışması Charity Shield'in 45. organizasyonudur.\nMaç 12 Ağustos 1967'de, 1966-67 First Division şampiyonu Manchester United ile 1966-67 FA Cup kazananı Tottenham Hotspur arasında, Manchester'daki Old Trafford'da oynandı. Maç 3-3 beraberlikle sonuçlandı. Şilt iki takım arasında paylaşıldı.\n\n\n1968 FA Charity Shield\n1968 FA Charity Shield, İngiltere'de futbolun yönetim organı olan Futbol Federasyonu (FA) tarafından desteklenen hayır kurumlarına para toplamak amacıyla düzenlenen yıllık futbol yarışması Charity Shield'in 46. organizasyonudur.\nMaç 3 Ağustos 1968'de, 1967-68 First Division şampiyonu Manchester City ile 1967-68 FA Cup kazananı West Bromwich Albion arasında, Manchester'daki Maine Road'da oynandı. City maçı 6-1'lik skorla kazandı.\n\n\nEduard Suess\nEduard Suess (20 Ağustos 1831 - 26 Nisan 1914), Avusturyalı jeolog. Alpler coğrafyası hakkında yaptığı çalışmalarla bilinmektedir.\n\n\n1969 FA Charity Shield\n1969 FA Charity Shield, İngiltere'de futbolun yönetim organı olan Futbol Federasyonu (FA) tarafından desteklenen hayır kurumlarına para toplamak amacıyla düzenlenen yıllık futbol yarışması Charity Shield'in 47. organizasyonudur.\nMaç 2 Ağustos 1969'da, 1968-69 First Division şampiyonu Leeds United ile 1968-69 FA Cup kazananı Manchester City arasında, Leeds'teki Elland Road'da oynandı. Leeds United maçı 2-1'lik skorla kazandı.\n\n\nDrumstick (dondurma)\nDrumstick Nestlé ve PAI Partners arasında ortak girişim olan dondurulmuş tatlı ve dondurma markasıdır. Orijinal ürün 1928'de Fort Worth, Teksas merkezli Drumstick Company tarafından sunuldu. Şu an Froneri tarafından sahip olunur.\n\n\nToo Hot to Handle\nToo Hot to Handle' Fremantle yapım şirketi Talkback tarafından üretilen bir reality tv şovudur. Laura Gibson ve Charlie Bennett tarafından geliştirilmiştir.17 Nisan 2020'de Netflix'te yayınlanan sekiz bölümden oluşmaktadır. Şov'un içerisinde yarışmacılara sezon içinde uymaları gereken kuralları anlatıcak olan \"Lana\" adlı bir sanal asistan vardır.\nŞov on kişilik bir grubun dört hafta sonunda 100000$ kazanmalarını sağlayacak sahil kenarındaki bir tesise götürülmesiyle başlıyor. Ancak, yarışmacılar'ın bu ödülü kazanabilmeleri için öpüşme, seks veya mastürbasyon gibi cinsel hiçbir şey yapmamaları gerekmektedir. Bunlardan herhangi birini yaptıkları takdirde , ödül parası belirli bir miktarda azalıcaktır. Öpüşmek 3000$, oral seks 6000$ ve seks 20000$ toplam ödül miktarından düşürmektedir. Reality Şov'un ortasında, dört yeni yarışmacı daha katılır ve diğerleriyle aynı kurallara uyması gereken toplam on dört yarışmacı olur.\nOyuncular 10 Nisan 2020'de \"Entertainment Tonight'ta\" açıklandı. \nŞov Laura Gibson tarafından yaratıldı ve Charlie Bennett tarafından geliştirildi ve \"Seinfeld'in\" “ The Contest ” bölümü \"Too Hot to Handle\" için ilham kaynağı olarak gösterildi. Sekiz bölümlük dizinin yapımcılığını Tallback üstlenmiştir.\nToo Hot to Handle'ın baş yapımcıları Viki Kolar ve Jonno Richards, yapay zeka ve sanal asistanlardan, ilham aldıklarını söylediler.\nTalkback, 2018'de isimsiz olarak reality şov'u duyurdu.Toplamda 3.000'den fazla kişi şov'a katılabilmek için seçmelere girdi.\nAralık 2018'de Meksika'nın Punta Mita şehrinde Casa Ta adında lüks bir tatil köyü konuklara açıldı. Kısa bir süre sonra, \"Too Hot to Handle\", Mart 2019'un sonunda Casa Tau'da çekilmeye başladı ve Nisan ayında çekimleri son buldu.Çekimler bittikten sonra, on dört yarışmacı da eve gitmeden önce kamerasız birkaç gün geçirdiler.\n10 Nisan 2020'de Netflix, \"Too Hot to Handle'ın\" ilk sezonunun fragmanını yayınladı. 8 bölümün tamamı 17 Nisan 2020'de Netflix'de yayınlandı. 8 Mayıs 2020'de tekrar bir bölüm daha yayınlandı ve bu bölümde Desiree Burch on dört yarışmacı ile röportaj yaptı.\nÖdülü on yarışmacı kazanmıştır.Bunlar Bryce Hirschberg, Chloe Veitch, David Birtwistle, Francesca Farago, Harry Jowsey, Kelz Dyke, Lydia Clyma, Nicole O'Brien, Rhonda Paul ve Sharron Townsend toplamda 75000$ ödülü 7500$ olarak bölüşmüştür.\n\"Too Hot to Handle\" 20 Nisan haftasında Netflix'te 1 numaralı televizyon programı olmuştur. Web sitesi Rotten Tomatoes, üzerinde kullanıcılar \"Too Hot to Handle\" için 10 üzerinden ortalama 4.41 oranında bir puanlama yapmıştır.\nMetacritic, şov'a 100 üzerinden 43 puanlık bir metascore vermiştir.\n\n\nLugansk Halk Cumhuriyeti'nde COVID-19 pandemisi\nCOVID-19 pandemisinin Mart 2020'de Luhansk Halk Cumhuriyeti'ne (Ukrayna topraklarında tanınmayan bir devlet) yayıldığı doğrulandı. Luhansk Oblastı ve Ukrayna'nın geri kalanı için Ukrayna'da COVID-19 pandemisi sayfasına bakınız.\n12 Ocak'ta, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Çin'in Hubei eyaletinin, Vuhan şehrinde 31 Aralık 2019'da DSÖ'nün dikkat ettiği bir grup insanda solunum hastalığına neden olan yeni bir koronavirüsün olduğunu doğruladı.\n2003'teki SARS'dan farklı olarak, COVID-19'un vaka ölüm oranı çok daha düşüktür. Ancak anlamlı bir toplam ölüm sayısı ile bulaşma sıklığı önemli ölçüde daha fazladır.\n30 Mart'ta ilk vaka doğrulandı.\n6 Nisan'a kadar Lugansk Halk Cumhuriyeti'nde 4 vaka doğrulandı.\n17 Nisan'da Lugansk'ta teyit edilen toplam vaka sayısı 21'e ulaştı.\n23 Nisan'da Lugansk'ta teyit edilen toplam vaka sayısı 48'e ulaştı.\n28 Nisan'da Lugansk'ta toplam 119 vaka ve bir ölüm kaydedildi.\n30 Nisan'da, Lugansk Halk Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı toplam vaka sayısının 129 olduğunu bildirdi. Bu vakaların 49'u Pervomaysk'da, 21'i Stakhanov'da, 15'i Sverdlovsk'da, 17'si Luhansk'da, 8'i Alçevsk'de, 2'si Brianka'da, 3'ü Perevalsk'da kaydedildi. 2 vaka öldü. 12 vaka hastaneden taburcu edildi. Bu arada Ukraynalı yetkililer Donetsk ve Luhansk'ın işgal altındaki bölgelerinde 400'den fazla vaka olduğunu tahmin ettiler ve Lugansk Halk Cumhuriyeti'nin duyurularından şüphe duyulmaya başlandı.\n4 Mayıs'ta toplam 144 vaka doğrulandı.\n5 Mayıs'ta Pervomaysklı bir kulak burun boğaz doktoru COVID-19'dan öldü.\n8 Mayıs'ta toplam 232 vaka doğrulandı.\n11 Mayıs'ta toplam 275 vaka doğrulandı.\n\n\nTCG 18 Mart (S-355)\nTCG 18 Mart (S-355), Türk Deniz Kuvvetleri'nin denizaltılarından birisidir. Preveze sınıfındandır. 28 Temmuz 1994'te kızağa konmuş, 25 Ağustos 1997'de denize indirilmiş, 28 Haziran 1998'de Türk Deniz Kuvvetlerinde hizmete başlamıştır. Halen hizmettedir. 9 Subay, 30 Astsubay, 2 Uzman Erbaş, 3 Erbaş/Er'den oluşan mürettebatı bulunmaktadır.\n\n\nAlexander Schallenberg\nAlexander Schallenberg (d. 20 Haziran 1969), 2019'dan beri Avusturya dışişleri bakanı olarak görev yapan Avusturyalı bir diplomat, hukukçu ve bağımsız siyasetçi.\nAlexander Schallenberg eski soylu bir aile olan Schallenberg ailesinden gelmektedir ve eski büyükelçi ve Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Wolfgang Schallenberg'in oğludur. 1969'da İsviçre'nin başkenti Bern'de dünyaya geldi. Avusturya büyükelçisinin oğlu olarak Hindistan, İspanya ve Paris'te büyüdü. 1989-1994 yılları arasında Viyana Üniversitesi ve Panthéon-Assas Üniversitesi'nde (Paris II) hukuk okudu. Mezun olduktan sonra 1995 yılına kadar Brugge'deki Avrupa Koleji'nde yüksek lisans eğitimine devam etti.\nGiriş sınavını (A-Préalable) başarıyla tamamladıktan sonra, Schallenberg 1997 yılında dışişleri bakanlığına katıldı. 2000-2005 yılları arasında Brüksel'deki Avrupa Birliği Avusturya Daimi Temsilciliği hukuk departmanına başkanlık etti. 2006 yılında o zamanki Dışişleri Bakanı Ursula Plassnik'in basın sözcüsü oldu ve halefi Michael Spindelegger'in görevi süresi boyunca da bu faaliyetine devam etti. 2013 yılında Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz yönetiminde Schallenberg, Stratejik Dış Politika Planlama Birimi Başkanı olarak atandı. 2016 yılında Dışişleri Bakanlığının Avrupa bölümünün başına geçti.\n2017 yılında Avusturya Halk Partisi'nin tavsiyesi üzerine, dış ilişkiler alanındaki koalisyon görüşmelerine katıldı.\nAB gündemlerinin Dışişleri Bakanlığı'ndan şansölyeye devredilmesinden sonra Schallenberg, 1 Mart 2018 tarihinden itibaren şansölyenin AB koordinasyon bölümünün yönetimine emanet edildi ve bu rol 2018 yılındaki Avusturya AB Konseyi Başkanlığı'nın hazırlanmasında ve uygulanmasında belirleyici bir rol oynadı.\nŞansölye Brigitte Bierlein yönetiminde Schallenberg, 3 Haziran 2019'da Karin Kneissl'in yerine dışişleri bakanı olarak atandı. Bierlein Hükûmeti'ndeki görevinin sonuna kadar AB, sanat, kültür ve medya gündemlerini yönetmekle sorumluydu. II. Kurz Hükûmeti'nin kuruluşundan sonra görevde kalan tek geçiş hükûmeti üyesi oldu ve 7 Ocak 2020'de yeniden dışişleri bakanlığı görevine getirildi. 29 Ocak 2020'den bu yana II. Kurz Hükûmeti'nde dışişleri bakanı olarak görev yapmaktadır.\nSchallenberg boşanmış olup ve dört çocuğu vardır.\n\n\nBroca afazisi\nBroca bölgesi gibi beynin ön bölgelerine alınan hasardan kaynaklanır. Genel olarak afazi olarak bilinen daha geniş bir hastalık ailesinin bir dalıdır. Ekspresif afazi, hastaların semantik önemi olmayan ve genellikle anlama ile ilgili problemleri olan ama dilbilgisel cümlelerde konuşabildikleri reseptif afazi'nin tam zıttıdır. Ekspresif afazi, bir hastanın konuşma üretmek için dil ve ağız kaslarını düzgün bir şekilde hareket ettirememesi ile karakterize edilen dizartriden de farklıdır. Ekspresif afazi ayrıca , konuşma için motor planları oluşturma ve dizilememe ile karakterize bir motor bozukluk olan konuşma apraksisinden de farklıdır.\nEkspresif afazinin en yaygın görülen sebebi inmedir. İnme, beynin bir bölgesinde görülen ve genellikle damarda kan pıhtılaşması veya damar tıkanıklığından kaynaklanan hipoperfüzyon nedeniyle ortaya çıkar. Afazi çeşitleri, inme hastalarının %34 ile %38'inde görülür. Ekspresif afazi, inmeden kaynaklanan yeni afazi vakalarının yaklaşık %12'sinde görülür.\nÇoğu vakada ekspresif afazi, beynin Broca bölgesinde veya bu bölge çevresinde yaşanan bir felçten kaynaklanır. Broca bölgesi, dil baskın yarım küredeki premotor korteksin alt kısmında yer alır ve motor konuşma hareketlerini planlamaktan sorumludur. Bununla birlikte, beynin diğer bölgelerinde felç geçiren hastalarda da ekspresif afazi vakaları görülmüştür. Klasik ekspresif afazi semptomları olan hastalar genel olarak akut beyin lezyonlarına sahipken, daha büyük, yayılmış durumdaki lezyonları olan hastalarda global afazi olarak adlandırılabilecek veya sınıflandırılmamış çeşitli semptomlar görülmektedir.\nEkspresif afazi ayrıca beyin travması, tümör, beyin kanaması ve ekstradural apseden de kaynaklanabilir.\nSerebral lateralizasyonu anlamak, beynin hangi bölgelerinin hasar gördüğünde ekspresif afaziye neden olduğunu anlamak açısından önemlidir. Geçmişte, dil üretimi alanının sol ve sağ elini kullanan bireyler arasında farklılık gösterdiğine inanılıyordu. Eğer bu doğru olsaydı, Broca'nın sağ yarım küredeki homolog bölgesine verilen zararın, solak bir bireyde afaziye yol açması gerekirdi. Yakın zamandaki çalışmalar, solak bireylerin bile tipik olarak sadece sol yarım kürede dil fonksiyonlarına sahip olduklarını göstermiştir. Bununla birlikte, sol elini kullanan bireylerin sağ yarım kürede dil hakimiyetine sahip olma olasılığı daha yüksektir.\nEkspresif afazinin daha az yaygın nedenleri arasında primer otoimmün fenomen yer alır. Paraneoplastik bir sendrom olarak kansere ikincil olabilen otoimmün fenomen, özellikle diğer psikiyatrik bozukluklar ve fokal nörolojik bozukluklarla beraber ortaya çıktığında bazı afazi vakaları için birincil hipotez olarak listelenmiştir. Paraneoplastik afaziyi tanımlayan birçok vaka raporu mevcuttur ve bazı spesifik raporlar anlamlı afaziyi tanımlama eğilimindedir. Çoğu vakada mikrometastaz hesaba katılmasa da, bazı paraneoplastik afazi vakalarının, aslında vokal motor bölgelerindeki oldukça küçük metastazlardan kaynaklanıyor olması muhtemeldir.\nNörodejeneratif hastalıklarla birlikte de afazi görülebilir. Alzheimer hastalığı, akıcı afazi veya ekspresif afazi ile ortaya çıkabilir. Ekspresif afazinin eşlik ettiği Creutzfeldt-Jakob hastalığı vaka raporları da mevcuttur.\nEkspresif afazi akıcı afazinin aksine, akıcı olmayan afazi olarak sınıflandırılır. Tanı vaka bazında yapılır, çünkü lezyonlar genellikle çevredeki korteksleri de etkiler ve afazisi olan hastalar arasında belirtiler oldukça değişkendir.\nBeyin hasarı sebebiyle tedavi edilen bir hastada genellikle afazi tanısını koyan ilk kişi doktordur. Beyindeki lezyonun varlığını ve yerini belirlemek için kullanılan rutin süreçler manyetik rezonans görüntüleme (MRI) ve bilgisayarlı tomografi (BT) taramalarıdır. Doktor, hastanın dili anlama ve dil üretme yeteneğinin kısa bir değerlendirmesini tamamlayacaktır. Daha ileri tanı koymak için ise doktor hastayı daha kapsamlı bir değerlendirmeden geçmek üzere bir dil-konuşma patoloğuna yönlendirecektir.\nBroca afazisi olan bir hastayı teşhis etmek için yaygın olarak kullanılan bazı test ve prosedürler vardır. Batı Afazi Bataryası (Western Aphasia Battery-WAB) bireyleri alt testlerdeki puanlarına göre sınıflandırır; kendiliğinden konuşma, işitsel anlama, tekrarlama ve adlandırma. Boston Diagnostik Afazi Muayenesi ( - BDAE), kullanıcılara hangi spesifik afaziye sahip olabileceklerini bildirebilir, lezyonun yerini belirleyebilir ve mevcut dil yeteneklerini değerlendirebilir. Porch İletişim Yeteneği Endeksi ( Porch Index of Communication Ability - PICA) afazi olan hastaların potansiyel iyileşme sonuçlarını tahmin edebilir. Yaşam kalitesi ölçümü de önemli değerlendirme araçlarından biridir. Afazi ile Yaşama Değerlendirmesi (Assessment for Living with Aphasia - ALA) ve Yaşamdan Memnuniyet Ölçeği (Satisfaction with Life Scale - SWLS) gibi testler, terapistlerin birey için önemli ve anlamlı becerileri hedeflemesine olanak tanır.\nResmi değerlendirmelere ek olarak, hasta ve aile görüşmeleri gayet geçerli ve önemli bilgi kaynaklarıdır. Hastanın daha önceki yaşantısına ait hobileri, ilgi alanları, kişiliği ve mesleği gibi faktörler, sadece terapi sürecini etkilemekle kalmayıp, aynı zamanda iyileşme süreci boyunca hastayı motive de edebilir. Hasta görüşmeleri ve gözlemleri, profesyonellerin hasta ve ailenin önceliklerini öğrenmesine ve hastanın tedavi sürecinde ne kazanmayı umduğunu belirlemesine olanak tanır. Hastanın gözlemleri de tedaviye nereden başlanacağının belirlenmesinde yararlı olabilir. Hastanın mevcut davranışları ve etkileşimleri, terapiste danışan ve danışanın bireysel ihtiyaçları hakkında daha fazla bilgi verecektir. Hasta ile ilgili diğer bilgiler hastanın tıbbi kayıtlarından, doktorlardan, hasta yönlendirmelerinden ve hemşirelerden alınabilir.\nKonuşamayan, işaret dili kullanan hastalarda tanı genellikle hastanın tanıdıklarıyla olan görüşmelere dayanır ve beyindeki hasar öncesi ve sonrası işaret üretimindeki farklılıkları not eder. Bu hastaların birçoğu, dil üretimleri sekteye uğredığından, iletişim kurmak için işaret dilini kullanmak yerine dilsel olmayan jestlere güvenmeye başlayacaktır.\nAktif konuşma terapisine ek olarak, farmasötikler de ekspresif afazi için yararlı bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmiştir. Bu çalışma alanı nispeten yenidir ve konu ile ilgili yeni araştırmalar yapılmaya devam etmektedir.\nAşağıdaki ilaçların afazi tedavisinde kullanılması önerilmiştir ve bu ilaçların etkinliği kontrol çalışmaları ile araştırılmıştır.\nEn fazla etki, serebral plastisiteyi artırabilen ve dil işlevini iyileştirmeye yardımcı olabilen pirasetam ve amfetamin tedavilerinde görülmüştür. İnme sonrası tedaviye hemen başlandığı durumlarda, pirasetamın en etkili madde olduğu gözlemlenmiştir, ancak kronik vakalarda kullanıldığında çok daha az etkili olmuştur. \nBazı çalışmalarda bromokriptin maddesinin, terapi ile birlikte kullanıldığında sözel akıcılığı ve kelime hatırlama yeteneğini arttırdığı gösterilmiştir. Kullanım alanı ise akıcı olmayan afazi ile sınırlı görünmektedir.\nDonepezil, kronik afazi vakalarında etkili olma eğilimi göstermiştir.\nHiçbir çalışma, herhangi bir ilacın afazi tedavisi için etkili bir tedavi olduğuna dair çürütülemez kanıtlar bulmamıştır. Ayrıca, hiçbir çalışma herhangi bir ilacın dil geri kazanımına özgü çalıştığını göstermemiştir. Dil fonksiyonlarının iyileştirilmesi ve diğer motor fonksiyonların iyileştirilmesindeki ilaç etkinliği karşılaştırıldığında, iyileşmenin, sinir ağlarının küresel plastisitesindeki artıştan kaynaklandığı ortaya çıkmıştır.\nEkspresif afazi tarihte ilk olarak Fransız nörolog Paul Broca tarafından tanımlanmıştır. Broca, yaşadıkları süreçte ekspresif afazi tanısı almış kadavraların beyinlerini inceleyerek, dil yeteneğinin, beynin frontal lobundaki ventroposterior bölgesinde yer aldığı sonucuna varmıştır. Paul Broca'nın keşfinin en önemli yönlerinden biri, ekspresif afazinin, ağzın kelime üretme yeteneğinin kaybından değil, beynin dil üretme yeteneğinin kaybından kaynaklandığının anlaşılmış olmasıydı.\nPaul Broca'nın keşifleri, beyindeki Wernicke bölgesi olarak bilinen bölgeyi tanımlayan Alman nörolog Carl Wernicke'nin de otopsi sonrası afazi hastalarının beyinlerini incelediği dönemde yapıldı. Her ikisinin de keşifleri, belirli beyin fonksiyonlarının, beynin belirli bir bölgesinde yer aldığını belirten lokalizasyon kavramına katkıda bulunmuştur. Her ikisi de afazi alanına önemli katkılarda bulunurken, dil üretemeyen afazi hastaları ve dili kavrayamayan afazi hastaları arasındaki farklılıklara dikkat çeken Carl Wernicke olmuştur. Dil üretimi ve dilin algılanışı arasındaki bu farklılık, ekspresif afazi ve akıcı afazi arasındaki temel farklılıktır.\n\n\nBill Sage\nWilliam Sage III (d. 3 Nisan 1962), Amerikalı aktör. New York Eyalet Üniversitesi Satınalma Bölümü mezunudur. Sıklıkla yönetmen Hal Hartley'nin yapımlarında görülmüştür.\n\n\nMononitrotoluen\nMononitrotoluen veya metilnitrobenzen ya da nitrotoluen (MNT veya NT) üç organik bileşikten oluşan bir gruptur. Toluenin bir nitro türevi (veya alternatif olarak nitrobenzenin bir metil türevidir). Kimyasal formülü CH(CH)(NO).\nMononitrotoluen metil ve nitro gruplarının göreli konumu ile farklılık gösteren üç izomer halindedir. Hepsi hafif kokulu ve soluk sarı renklidir:\nNitrotoluenin tipik olarak kullanımı pigmentler, antioksidanlar, tarım kimyasalları ve fotoğrafçılıkta kullanılan kimyasalların üretimidir.\n\"Orto\"-mononitrotoluen ve \"para\"-mononitrotoluen ayrıca, patlayıcı algılama için algılama belirteçleri olarak kullanılabilir.\n\n\nHervé Berville\nRuanda soykırımından kurtulan Berville, Breton'daki Fransız bir çift tarafından evlat edinildi. Londra Ekonomi Okulu'ndan mezun oldu ve Stanford Üniversitesi'nde çalıştı. Çalışmaları sırasında 2016 yılında Kenya'da araştırmalar yaptı. Berville, Fransız entelektüel çevrelerinde aktiftir.\nBerville, Fransız Ulusal Meclisi'nde Dışişleri Komitesi üyesidir. Komite görevlerine ek olarak, Burundi ve Ruanda ile ilişkiler için Fransız Parlamento Dostluk Grubu başkan yardımcısı olarak görev yapmaktadır.\nBerville, Nisan 2020'de Ruanda katliamının 25. yıldönümü vesilesiyle Fransız hükümetini anma törenlerinde resmi olarak temsil etmek üzere Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından Kigali'ye gönderildi.\nTemmuz 2019'da Berville, Avrupa Birliği'nin Kanada ile Kapsamlı Ekonomik ve Ticari Anlaşması'nın (CETA) Fransa tarafından onaylanması lehine oy kullandı.\n\n\nSibiu Bisiklet Turu\nSibiu Bisiklet Turu, Romanya'nın Sibiu kentinde düzenlenen 2.1 kategori çok etaplı yol bisikleti yarışı. İlk baskısı Temmuz 2011'de UCI Avrupa Turu kapsamında gerçekleşti. Yarış, yerel konseyin yanı sıra Sibiu bölge konseyinin de desteğiyle düzenlenmektedir. Tamamen şehrin etrafında düzenlenen yarış, normalde şehrin Arnavut kaldırımlı sokaklarında bir prolog ve biri Transfăgărășan'dan Balea Gölü'ne ve diğeri Păltiniș dağ beldesine giden iki tırmanma etabı da dahil olmak üzere dört gün boyunca sürmektedir.\nKaynak:\n\n\nJerry Stiller\nGerald Isaac \"Jerry\" Stiller (8 Haziran 1927, Brooklyn, New York – 11 Mayıs 2020, Manhattan, New York Şehri), Amerikalı komedyen ve aktör. Eşi oyuncu Anne Meara ile birlikte kurdukları kabare ekibi \"Stiller ve Meara\" olarak uzun yıllar komedi gösterileri düzenlediler. İki çcoğundan oğlu Ben Stiller (\" Zoolander\", \"Heavyweights\", \"Hot Pursuit\" ve \"The Heartbreak Kid\" filmlerinde yer aldı) ve kızı Amy Stiller'da oyuncu ve komedyendir. Stiller en çok televizyon ekranlarının vazgeçilmez komedi dizilerinden olan Seinfeld'dede Frank Costanza karakteri ve yine televizyon yapımı \"The King of Queens\" 'de canlandırdığı Arthur Spooner rolleriyle akıllarda kalmıştır.\nStiller dört çocuğu olan Polonya Yahudisi kökenli Bella Stiller (kızlık soyadı: Citrin) ve Britanya Yahudisi kökenli otobüs şöförü William Stiller'in oğlu olarak 8 Haziran 1927'de Brooklyn, New York Şehri'nde doğdu. Aile kökleri Britanya ve Polonya kökenlidir.\nStiller kendisi gibi oyuncu olan Anne Meare ile 1954'te evlenmiş onun 2015'te vefatına kadar beraberlikleri sürmüştür. oyuncu, komedyen bir oğlu Ben Stiller ve bir kızı Amy Stiller dahil olmak üzere ikisi evlatlık dört çocuğu vardır.\nStiller yaşamını New York'ta geçirmiştir.\nAmerikalı usta komedyen ve oyuncu Jerry Stiller 11 Mayıs 2020'de Manhattan, New York'taki aile evinde 92 yaşında yaşlılığa bağlı doğal nedenlerden vefat etmiştir.\n\n\nTour of Estonia\nTour of Estonia, (Türkçe:Estonya Bisiklet Turu), Estonya'da düzenlenen yol bisikleti etap yarışı. Yarış, UCI Avrupa Turu'nda 2.1 etkinliği olarak düzenlendi. Yarış, Estonya'da geleneksel olarak yaz başlarında aynı hafta sonu, Tallinn-Tartu GP ve Tartu GP'de gerçekleşen bir günlük iki yarışın birleştirilmesiyle oluşturuldu. Tallinn'de gerçekleştirilen bireysel zamana karşı prolog etabının ardından, bu iki yarış sırasıyla ikinci ve üçüncü etabı oluşturmaktadır.\n\n\nThéodore de Bèze\nThéodore de Bèze (ya da \"Theodore Beza;\" d. 24 Haziran 1519 Vézelay, Burgonya; ö. 13 Ekim 1605 Cenevre) Cenevreli Fransız Reformcu.\n\n\nRenée Claude\nRenée Claude CM (3 Temmuz 1939, Montreal, Quebec –12 Mayıs 2020, Montreal, Quebec), Kanadalı aktris ve pop şarkıcısı.\nClaude 3 Temmuz 1939'da Montreal, Quebec'te doğdu. Müzik kariyerinde sanatçılar; Stéphane Venne, Michel Conte, Georges Brassens ve Léo Ferré ile çalıştı. Oyunculuk kariyerinde; \"It's Your Turn, Laura Cadieux\", \"Avec un grand A\" ve \"He Shoots, He Scores\" gibi yapımlarda rol aldı.\nClaude'ye 2019 yılında ileri derece Alzheimer hastalığı teşhisi konuldu. Kanadalı oyuncu ve şarkıcı Renée Claude 12 Mayıs 2020'de yakalandığı KOVİD-19 hastalığı nedeniyle doğum yeri Montreal, Quebec, Kanada'da 80 yaşında ölmüştür.\n\n\nPolat Kaya\nPolat Kaya (d. 06 Ocak 1986, İstanbul), Basketbol Süper Ligi ekiplerinden Türk Telekom'da forma giyen profesyonel basketbolcudur. 1.97 boyundaki Polat, kısa forvet pozisyonunda görev almaktadır.\nProfesyonel kariyerine 2002-2003 yılında 6 yıl boyunca altyapısında oynadığı Darüşşafaka SK basketbol takımında başlayan Polat, 2004-2005 sezonunda Bandırma BK basketbol takımına transfer olmuştur. Daha sonra sırasıyla Mersin Büyükşehir Belediyespor, TED Ankara Kolejliler SK, Petkim SK, Trabzonspor BK, Acıbadem Üniversitesi SK takımlarında oynamıştır.\n2017-2018 sezonunda Türk Telekom takımı ile anlaşan Polat, son 3 yıldır bu ekibin formasını giymektedir.\n\n\nTallinn-Tartu GP\nTallinn-Tartu GP (2007'den önce, E.O.S. Tallinn GP), her yıl Haziran ayında Estonya'nın Tallinn kentinde düzenlenen tek günlük yol bisikleti yarışıydı. 2005'ten 2012'ye kadar yarış, UCI Avrupa Turu'nda 1.1 etkinliği olarak düzenlendi. 2008 yılında yarışı düzenleyen Pro Cycling Club, E.O.S. Tallinn GP'yi düzenlemeyi bıraktı ve Club Tartu Maraton yarışı organize etmeye başladıktan sonra yarışın ismi \"Tallinn-Tartu GP\" olarak değiştirildi. 2012 yılında durduruldu ve aynı rota Tour of Estonia'nın bir etabı haline geldi.\n\n\nTartu GP\nTartu GP, Estonya'nın Tartu kentinde düzenlenen bir günlük yol bisikleti yarışıydı. İlk olarak 2001 yılında gerçekleştirildi ve 2005 yılında 1.1 etkinliği olarak UCI Avrupa Turu'nun bir parçası oldu. En başarılı sürücü, arka arkaya üç zaferle Jaan Kirsipuu'ydu. Yarış 2012'de durduruldu ve bunun yerine aynı rota 2013'te başlayan Tour of Estonia'nın bir etabı haline geldi.\n\n\nErnest Vinberg\nErnest Borisovich Vinberg (Rusça: Эрнест Борисович Винберг ; 26 Temmuz 1937, Moskova-12 Mayıs 2020, Moskova, Rusya), Sovyet-Rus matematikçi. Vinberg 26 Temmuz 1937'de Moskova'da doğdu. Vinberg Algoritması ile Koecher–Vinberg Teoremini hazırladı.\nÇalışmalarıyla Humboldt Ödülü'nü aldı. Moskova Matematik Derneği Yürütme Komitesi üyesiydi. 1983 yılında Varşova Matematikçiler Uluslararası Kongresi'nde Lobachevsky ayrık yansıma alanlama grupları üzerinde konuşma yapmak üzere davet edildi. 2010 yılında Amerikan Sanat ve Bilim Akademisi üyeliğine seçildi.\nDoktora öğrencileri arasında Victor Kac ve Boris Weisfeiler gibi tanınmış bilim insanları bulunmaktadır.\nVinberg, 12 Mayıs 2020'de doğum yeri Moskova'da 82 yaşında COVID-19 nedeniyle öldü.\n\n\nMohikanlar\nMohikanlar (Mohican)( / m oʊ h i k ən s / veya / m ə s i k ən s / şunlardır: Mahican, alternatif yazım), Kuzeydoğu Amerika'da yaşamış bir Doğu Algonkin Kızılderili kabilesidir. Dilleri Algonkin dil ailesinden Mohikanca olmakla birlikte kaybolmuştur.\n\n\nTy (müzisyen)\nBen Chijioke (bilinen adıyla: Ty ; 17 Ağustos 1972, Londra -7 Mayıs 2020, Londra), Siyahi İngiliz rap şarkıcısı, müzisyen ve yapımcı. \nSanatçı 17 Ağustos 1972'de Londra, İngiltere'de doğdu. Çıkardığı albümleri arasında; \"Awkward\" (2001), \"Upwards\" (2004), \"Closer\" (2006), \"Special Kind of Fool\" (2010) ve \"A Work of Heart\" (2018) vb. sayılabilir.\nNisan 2020 başlarında sanatçıya Londra'daki bir hastanede KOVİD-19 hastalığı teşhisi konuş çok geçmeden 7 Mayıs 2020'de ileri derece zatürre çeviren koronavirüs enfeksiyonu nedeniyle 47 yaşında vefat etmiştir.\n\n\nFiruza Abdullina\nFiruza Davletsovna Abdullina (Başkurtça: Абдуллина Фирүзә Дәүләтша ҡыҙы; d. 24 Şubat 1961 Şulka, Başkurtistan ÖSSC), Başkurt öğretmen ve şair.\n24 Şubat 1961'de Başkurdistan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin Baymak ilideki Şulka köyünde doğdu. 2017'den beri Rusya Federasyonu Başkurdistan Cumhuriyeti Yazarlar Birliği üyesidir.\nAbdullina Rus dili ve edebiyatı ve Başkurt dili ve edebiyatı öğretmenidir. Jafar Nazershin, Damir Soltanov, Nasima Aminova, Azat Iskuzhin, Yulay Moratov, Rasima Dinislamova gibi insanlarla şarkılar yazmıştır.\nŞulka köyünde altı yıllık bir okuldan mezun olduktan sonra Baymak'ta bir yatılı okula gitti. 1978 yılında okuldan mezun oldu. 1978'den 1983'e kadar Sterlitamak Pedagoji Enstitüsü'nde okudu. Daha sonra öğretmen olarak çalışmaya başladı ve 1983-1984'te Karmaskali bölgesinde önde gelen öğretmenlerden biri oldu. 1985 yılında Rus dili ve edebiyatı öğretmek için eşi Fidail ile Eyensura iline taşındı. 1990 yılında Karmaskali bölgesindeki eski okuluna döndü ve burada tekrar Rus dili ve edebiyatı öğretmeni olarak çalıştı. Okulda \"Rönesans\" edebiyat kulübünü kurdu.\nFidail Abdullin ile evlidir.\n\n\nArtsah Cumhuriyeti'nde COVID-19 pandemisi\nCOVID-19 pandemisinin Nisan 2020'de Artsah Cumhuriyeti'ne (hukuken Azerbaycan'a ait fiilen bağımsız olan bir ülke) yayıldığı doğrulandı. Enfekte olan ilk kişi, Ermenistan'dan Kaşatag eyaletindeki Mirik köyüne geldi. Bugüne kadar, Artsah Cumhuriyeti, 359 test gerçekleştirdi ve 10 testin pozitif (COVID-19 vakası) olduğunu bildirdi.\n12 Ocak'ta, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Çin'in Hubei eyaletinin, Vuhan şehrinde 31 Aralık 2019'da DSÖ'nün dikkat ettiği bir grup insanda solunum hastalığına neden olan yeni bir koronavirüsün olduğunu doğruladı.\n2003'teki SARS'dan farklı olarak, COVID-19'un vaka ölüm oranı çok daha düşüktür, ancak anlamlı bir toplam ölüm sayısı ile bulaşma sıklığı önemli ölçüde daha fazladır.\nArtsah Cumhuriyeti'nin Ermenistan ile sınırı, virüsün 31 Mart'ta genel seçimleri yapılan tanınmamış cumhuriyete yayılmasını önlemek için kapatıldı.\n7 Nisan'da, Artsah Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, COVID-19 testi pozitif çıkan iki şüpheli vakadan biri olan ilk koronavirüs vakasını bildirdi. O kişi Mirik'den gelmiştir.\n9 Nisan'da, üç kişi test edildi. İki kişinin testi pozitif çıktı. Testi pozitif çıkanlardan biri Ermenistan vatandaşıydı; diğeri ise Bozlu'da (Mirik yakınında) oy kullanmak için kayıt yaptırmıştı. Bu noktada, Artsah Cumhuriyeti'nde bilinen tüm vakalar Kaşatag bölgesindendir.\n10 Nisan'da, teyit edilen iki yeni vakadan biri Kelbecer, Şaumyan'da doğrulanmıştır ve bu bölge Artsah Cumhuriyeti'nde en az bir vakanın doğrulandığı ikinci il olmuştur.\n14 Nisan'da, Artsakh Cumhuriyeti Acil Durum Özel Komisyonu tarafından alınan bir karar uyarınca, 15 Nisan'da, Kaşatag bölgesindeki Mirik, Bozlu, Tsitsernavank, Karvachar köylerindeki insanların serbest dolaşımı, Martakert bölgesindeki Yuxarı Oratag, Yayıcı ve Hasanriz ilçeleri ile ilgili köy ve bölgelerin idari sınırları ile sınırlandırılmıştır.\n11 Mayıs'da, Artsah Cumhuriyeti'nde 14 vaka olduğu doğrulandı.\n\n\nBetty Wright\nBessie Regina Norris (21 Aralık 1953, Miami, Florida - 10 Mayıs 2020), bilinen sahne adıyla; Betty Wright, Amerikalı soul ve R&B şarkıcısı, söz yazarı.\nWright 21 Aralık 1953'te Miami'de doğdu. 1970'li yıllarda seslendirdiği hit olmuş parçaları; \"Clean Up Woman\" ve \"Tonight Is the Night\" ile bilinir.\nBetty Wright 10 Mayıs 2020'de doğum yeri Miami'de rahim kanseri nedeniyle 66 yaşında ölmüştür.\n\n\nElazığ 1. Amatör Ligi\nElazığ 1. Amatör Ligi, Elazığ ilindeki en üst düzey ve tek amatör futbol ligidir. 2019-2020 sezonunda 14 takımlı tek grup halinde oynanacaktır. Şampiyon olan takım Bölgesel Amatör Lig'e yükselmek için Play Off maçı oynamaya hak kazanacak. Son 4 sırada yer alan takımlar ise Elazığ 2. Amatör Lige düşer.\n2010-11 sezonunda Şampiyon olan Elazığ DSİ, gelecek sezon Bölgesel Amatör Lige yükseldi. Fakat lige katılmadı.\n2011-12 sezonunda Şampiyon olan Elazığ İl Özel İdarespor, doğrudan Bölgesel Amatör Lige yükseldi.\n2012-13 sezonunda Şampiyon olan Elazığ Yolspor, ili Bölgesel Amatör Lig'de temsil eden takımlardan Yurtbaşı Belediyespor'un sezonu düşme hattında tamamlamasıyla baraj maçı oynamadan direkt Bölgesel Amatör Lige yükseldi.\n2013-14 sezonunda Şampiyon olan Paluspor, BAL'a yükselmek için, Elazığ İl Özel İdarespor ile baraj maçı oynadı. Maçı 6-4 kazanarak BAL'a yükseldi. Fakat lige katılmadı.\n2014-15 sezonunda Şampiyon olan Elaziz Belediyespor, doğrudan Bölgesel Amatör Lige yükseldi.\n2015-16 sezonunda Şampiyon olan Elazığ DSİ spor, ili Bölgesel Amatör Lig'de temsil eden takımlardan Elaziz Belediyespor'un sezonu Şampiyon tamamlayıp 3. Lige yükselmesiyle baraj maçı oynamadan direkt Bölgesel Amatör Lige yükseldi.\n2016-17 sezonunda Şampiyon olan Hankendispor, ili Bölgesel Amatör Lig'de temsil eden takımlardan Elazığ DSİ Spor'un sezonu düşme hattında tamamlamasıyla baraj maçı oynamadan direkt Bölgesel Amatör Lige yükseldi.\n2017-18 sezonunda Şampiyon olan Rüstempaşaspor, ili Bölgesel Amatör Lig'de temsil eden takımlardan Elazığ Yolpor'un sezonu düşme hattında tamamlamasıyla baraj maçı oynamadan direkt Bölgesel Amatör Lige yükseldi. Fakat ertesi yıl lige katılmadı.\n2018-19 sezonunda sezonu Şampiyon tamamlayan Fırat Üniversitesi ve ikinci tamamlayan Sürsürüspor direkt Bölgesel Amatör Lige yükseldi.\n\n\nCevizlibağ-Atatürk Öğrenci Yurdu (İstanbul metrosu)\nCevizlibağ - Atatürk Öğrenci Yurdu Tramvay İstasyonu, İstanbul'da bulunan ve 10 Mart 1994 tarihinde açılan tramvay istasyonudur. T1 hattı ile ulaşım mümkündür. İstasyon Metrobüs hattına aktarma vermektedir.\n\n\nJaguar XF (X250)\nXF, Jaguar'ın Whitley, Coventry'deki Whitley tasarım ve geliştirme merkezinde geliştirildi ve Birmingham'daki Castle Bromwich Assembly tesisinde üretildi.\nBaşlangıçta, XF'nin tamamen alüminyum bir platform kullanması planlandı, ancak Jaguar'ın yönetim kurulu tarafından geliştirme ekibine getirdiği zaman kısıtlamaları nedeniyle, X250 yoğun şekilde değiştirilmiş bir Ford DEW98 platformunu kullanıyor .\nXF, Ocak 2007'de Kuzey Amerika Uluslararası Otomobil Fuarı'nda gerçekleştirilen halka açık C-XF konseptinin tanıtımının ardından 2007 Frankfurt Otomobil Fuarı'nda piyasaya sürüldü. Müşteri teslimatları Mart 2008'de çeşitli V6 ve V8 motorlarıyla başladı . \nJaguar'ın baş tasarımcısı Ian Callum tarafından tasarlandı. Tasarım 1968 model XJ'in oval örgü ızgarasına çağrışım yapmaktadır. Bagaj kapağında ise S-Type'ta yer alan krom kılıç şekli korundu ve bir Jaguar'ın meşhur \"leaper\" amblemi eklendi.\nXF, ülkeye bağlı olarak 'SE', 'Luxury', 'Premium Luxury' (veya 'Premium'), 'Portfolio' (veya 'Premium Portfolio'), 'SV8' (veya 'Supercharged') ve 'R' donanım paketleri ile sunuldu. İngiltere pazarında şirketler için, 3.0 L ve 2.2 L dizel araçlar daha düşük performanslı olarak 'Executive Edition' ve 'SE Business' donanım paketleri ek olarak piyasaya sunuldu. \nİç kısımda, ön panelde gömme olan, klima çalıştırıldıktan sonra otomatik olarak dönüp açılan klima menfezleri ve otomatik olarak orta konsoldan yükselen JaguarDrive Selector olarak pazarlanan döner bir vites kolu vardı. Geleneksel Jaguar kabininden bir başka ayrışma ise kadranlara, vites göstergesine ve orta konsoldaki tuşların etrafına soluk mavi arka plan aydınlatmasının kullanılmasıdır. İç aydınlatma, ışıklara dokunarak kontrol edilir. Torpido gözü de dokunmatik açılır. XF'in kumaş iç seçeneği yoktur, tüm döşeme seviyeleri deriler içerir. Ahşap kaplamalar alüminyum, karbon fiber ve piano black lake kaplamalarla birlikte mevcuttur.\nXFR, Detroit'te Kuzey Amerika Uluslararası Otomobil Fuarı'nda Ocak 2009'da XF serisinin yeni bir performans türevi olarak duyuruldu ve yeni 5.0 litrelik süper şarjlı AJ-V8 Gen III motordan elde etti. Yenilenmiş bir ön tampon ve kanatla birlikte alaşım jantlar ile birlikte sunuldu. \nNisan 2011'de Jaguar, Temmuz 2011'de başlayacak olan New York Uluslararası Otomobil Fuarı'nda XF için bir yüz makyajının ayrıntılarını açıkladı.\nMakyajlı araç, orijinal Jaguar C-XF konsept otomobilini baz alan ön ve arka tasarım değişiklikleri, iç trim geliştirmeleri, adaptif cruise control ve 8 ileri otomatik ZF şanzımanla birlikte 2.2 L yeni bir dört silindirli dize motorla sunuldu, Bu motor ve tork değerine sahipken stop-start teknolojisi ile 149 g / km CO değeri ve 5.40 L/100 km (52.3 mpg-imp; 43.5 mpg-us) yakıt tüketimi sundu. \nSportbrake resmi olarak Mart 2012'de tanıtıldı ve aynı yılın Ekim ayında satışa çıktı. Sedan versiyonundaki tüm motorlar mevcuttur. Yükleme kapasitesi koltuklar açıkken ve koltuklar kaplıyken dir. Maksimum kapasite, çağdaş BMW 5 Serisi Touring, Cadillac CTS Sport Wagon, ve Mercedes-Benz CLS-Class (X218) shooting Brake'in üstündedir. Genişletilmiş tavan çizgisi arka baş boşluğunu artırır ve arka koltukların 60:40 bölünmüş ve uzaktan kumandalı 'tek dokunuşlu' katlama işlevi bulunur. Yük alanı çok fonksiyonlu raylarla donatılmıştır ve uzunluk ve genişliğindedir.\nXF'nin RS versiyonu, Los Angeles Otomobil Fuarı'ndan kısa bir süre önce yayınlanan bir görüntünün ardından 2012'de onaylandı. Jaguar XKR-S ile aynı 5.0 litrelik süperşarjlı V8 motorunu kullanıyor .\nMotor, 6.500 devirde ve 5.500 devirde tork değerlerine sahip. XFR-S'nin 0–97 km/s (60 mil/s) hızlanması 4,4 saniye ve azami hızı 299 km/s (186 mil/s). XFR-S, kendine özgü 20 inç alaşım jantlar, daha geniş ön ızgaralar ve sahip olduğu karbon fiber öğeler ile XFR'den ayrışır. Ön ızgaralar, büyük arka kanat ve arka difüzör aerodinamik verime yardımcı olur. \nXF'nin gövdesi, rüzgar tüneli testinden önce hesaplamalı akışkan dinamiği (CFD/HAD) kullanılarak geliştirildi. Dış kaplamadan soğutma hava akışına, hafif kompozit alt tabakadan dış aynaların şekline kadar her alan bu işlem kullanılarak optimize edilmiştir.\nAerodinamik olarak yüksek ve köşeli arka tarım düşük ve yuvarlık hatlıya göre daha verimlidir ve XF'nin coupé benzeri tavan çizgisi ile yükseltilmiş bagaj kapağı, otomobilin arkasındaki hava akışını iyileştirir.\nGövde çarpışma güvenliği gereksinimlerini karşılamak için uzatılmış olmasına ve \"bir coupé formundaki sedan\" oranlarını korurken ilave tavan boşluğu sağlamak için yükseltilmiş olmasına rağmen, XF'nin temel altyapısı önceki S- Type'dan taşınmıştır. Süspansiyon ve bağlantılar XK'da kullanılanla aynıdır, ancak motor hattı S-Type'nde kullanılana benzer.\nSes ve titreşim yalıtımı, özel bir alt gövde tepsisi, motor bağlantıları, ayarlanmış bir egzoz sistemi ve motor bölmesi ile yolcu bölmesi arasında çift kat bir bölme eklenmesiyle sağlanır.\nTüm XF modelleri otomatiktir ve Euro 5 uyumludur. Atmosferik benzinli 3.0 litrelik V6, 2010 yılından itibaren Avrupa'da sunulmadı, ancak X250'nin üretim ömrü boyunca diğer bölgelerde satılmaya devam etti.\nNext Green Car (NGC) araç emisyonlarını ve oranlarını analiz eden bir kurumdur. Aşağıdaki tabloda görüldüğü üzere XF X250'nin motorlarınının emisyon değerlerini de analiz etmiştir. Değerlendirmesi 100 üzerindendir 0 (en temiz) 100 (kirli) - Ayrıca ADAC EcoTest de 3 dizel motoru analiz etmiştir. \n2008'de 4.2 litrelik süperşarjlı V8 motorun yerini sunan yeni 5.0 litrelik süperşarjlı V8 motor aldı. Bu motor Adaptive Dynamics (bilgisayar kontrollü sürekli değişken sönümleme) ve Aktif Diferansiyel Kontrol (elektronik kontrollü arka diferansiyel) özellikleri ile birlikte geldi.\n2.7 litrelik V6 dizel motor, 2009 yılında Land Rover Discovery 4'te kullanılan 3,0 litrelik TDV6 ile değiştirildi. Bu motor ZF 8 hızlı otomatik şanzıman ile birlikte kullanılmaya başlandı. Dizel motorlar, Ford ve Peugeot-Citroën arasındaki ortak girişimin bir ürünüdür.\nXF sadece otomatik bir şanzımanla piyasaya sürüldü ve tüm modeller başlangıçta aynı altı vitesli ZF 6HP26 otomatik şanzımanı kullandı . 2010-2012 model yılları için bazı motorlar (3.0 l dizel ve 5.0 l süper şarjlı benzin) ikinci nesil altı vitesli ZF 6HP28 şanzımanı kullandı . 2012-2013 döneminde 8 vitesli ZF 8HP70 şanzımanlar, tüm motorlar için 6 vitesli şanzımanların yerini aldı. Vites geçişleri, başlangıçta orta konsoldan yükselen bir döner kadran kullanılarak veya direksiyon simidinin arkasındaki kanatlar kullanılarak manuel olarak kontrol yapılabilir. 4 tekerlekten çekiş istemi, tüm motor tipleri için hem sağdan direksiyon hem de soldan direksiyonlu pazarlarda mevcuttur. Giriş seviyesindeki 2.0 litrelik dizel modeller, İngiltere'de sağdan direksiyonlu ve 4 çeker olarak mevcuttur, ancak bu pazarda benzinli 4 çeker modelleri mevcut değildir.\nStandart donanım, on hoparlörlü, Radyo, CD çalar, WMA ve MP3 uyumluluğu ile USB depolama cihazlarını içeren 250 W ses sistemine sahiptir.\n2008'den 2012'ye kadar ekstra donanım olarak Bowers & Wilkins (B&W) ses sistemi mevcuttu. Özünde B&W'nin Kevlar kompozit hoparlör konilerini kullanan 14 hoparlörü (alüminyum yüksek frekanslı tweeter'lar hariç) vardı. Her ön kapıda woofer, mid-range hoparlör ve bir kubbeli tweeter, her bir arka kapıda benzer woofer ve 25 mm (1.0 in.) tweeter bulunur. Arka kısımda yer alan 100 mm (3.9in.) surrond hoparlörleri gibi Merkez hoparlörde olarak tercih edilmiştir. S&B sisteminin, \"Autocar\" dergisindeki gazetecilerin incelediği ve şimdiye kadar duydukları en iyi araç içi sistemi olduğu belirtildi.\n2013 modelleri için Jaguar, B&W yerine 2 adet farklı Meridian ses sistemi yükseltme seçeneği sundu; bunların ilki 11 hoparlörlü 380 W sistem iken diğeri 17 hoparlörlü 825   W surround ses sistemidir.\nTüm XF'lerin kontrol paneline 7 inçlik tam renkli bir ekran takılmıştır ve çoğu multimedya sistemini kontrol etmek için kullanılabilir. Aynı ekran analog ve dijital televizyon özelliği ile de yükseltilebilir. Bir seçenek olarak, sürücünün ses ve navigasyon sistemlerinden telefon görüşmelerine ve klima kontrol sistemine kadar her şeyi kontrol etmek için komutları konuşmasına izin veren JaguarVoice bulunur.\nXF, 2010 yılında Euro NCAP tarafından çarpışma testine tabi tutuldu ve dört yıldızlı bir puan kazandı. XF'nin bu sonucu bazı otomobil dergileri tarafından hayal kırıklığıyla karşılandı. 2011 yılında tekrar test edildiğinde, XF yetişkin yolcu, çocuk yolcu ve yaya alanlarında puanlarını geliştirdi. \nAvustralasya Yeni Otomobil Değerlendirme Programı (ANCAP) da XF'yi test etti ve 37 üzerinden 32,38 puan verdi ve 5 üzerinden 4 ANCAP derecesi verdi.\nThatcham'ın New Car Whiplash Ratings, Geometrik, Dinamik ve Genel derecelendirmeler için XF'e 'iyi' puanını verdi.\nXF'ye standart olarak Deadlock kilitler, alarm ve motor immobilizer takılmıştır. Araba ayrıca, araba gasplarına karşı korunmaya yardımcı olmak için önceden ayarlanmış bir hıza ulaştığında kendini kilitler. XF, Thatcham'ın Yeni Araç Güvenlik Derecelendirmeleri (NVSR) kuruluşu tarafından test edildi ve aşağıdaki derecelendirmelere ulaştı: \n7 Kasım 2008'de, Rocketsports'tan Paul Gentilozzi'nin kullandığı modifiye bir XFR, Bonneville Salt Flats'te 363.189 km/h (225.675 mph) ile yeni bir Jaguar rekoru kırdı. Önceki rekor 1992 yılında 349.4 km/h ( 217.1 mph) ile XJ220 tarafından kırılmıştı. Stok Araçtaki değişiklikler, alçak takılmış arka spoyler, ECU yazılımındaki değişiklikle ile elde edilmiş , değiştirilmiş hava girişi, egzoz sistemi ve revize edilmiş supercharger ayarları olarak belirtilmiş.\nİngiltere polis arabası pazarı için XF Diesel S'nin özel bir versiyonu 2009 yılında duyuruldu, polis teşkilatı ilk siparişleri 2010'da açıklandı. Acil durum araç ekipmanı, 3.600 ışık elemanı, yan sokak lambaları, ızgaradaki mavi ve beyaz yanıp sönen LED'leri, arabanın yan tarafındaki mavi yanıp sönen LED'leri, arka ışık kümelerinde mavi ve kırmızı yanıp sönen LED ışıkları içeren tavana monte bir ışık çubuğu içeriyordu. .\nToplam satışlar 2007 ve 2008 yıllarını içermemektedir. \n\n\nPazartekke (Ä°stanbul metrosu)\nPazartekke Tramvay İstasyonu, İstanbul'da bulunan ve 29 Aralık 1992 tarihinde açılan tramvay istasyonudur. T1 hattı ile ulaşım mümkündür.\n\n\nÇapa-Şehremini (İstanbul metrosu)\nÇapa - Şehremini Tramvay İstasyonu, İstanbul'da bulunan ve 29 Aralık 1992 tarihinde açılan tramvay istasyonudur. T1 hattı ile ulaşım mümkündür.\n\n\nR10.net\nR10, 2005 yılında 'We love Google' site sloganı ile Mustafa Mert Öğüt tarafından kuruldu. Google servisleri hakkında bilgi verme amacıyla kurulan webmaster platformu vBulletin alt yapısında oluşturulmuştur.\nR10 ismi, 2005 Konfederasyonlar Kupası'nda şampiyon olan Brezilyalı oyuncu Ronaldinho'nun baş harfi ve 10 numaralı forma giymesinin birleşiminden oluşmaktadır. 2012 yılında en büyük hissedar konumunda olan Coşkun Çetin, 2018 yılında R10.net'in kalan hisselerini de satın almıştır.\n\n\nFındıkzade (İstanbul metrosu)\nFındkızade Tramvay İstasyonu, İstanbul'da bulunan ve 29 Aralık 1992 tarihinde açılan tramvay istasyonudur. T1 hattı ile ulaşım mümkündür.\n\n\nKuzey Makedonya-NATO iliÅŸkileri\nKuzey Makedonya, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'ne (NATO) üye bir devlettir. 1995 yılında ülke Barış İçin Ortaklık'a katıldı. Daha sonra Afganistan'daki Uluslararası Güvenlik Destek Gücü ve Kararlı Destek Misyonu da dahil olmak üzere çeşitli NATO misyonlarında yer almaya başladı. 2008 NATO Bükreş zirvesinde Yunanistan ülkenin NATO'ya katılma davetini veto etti; ancak NATO üye devletleri, ülkenin Makedonya adlandırma anlaşmazlığının çözümü üzerine davet alacağını kabul etti. Haziran 2018'de ülkeyi yeniden adlandırma antlaşmasının ardından, NATO üye devletlerinin temsilcileri 6 Şubat 2019'da Kuzey Makedonya'nın NATO'ya katılımı hakkında bir protokol imzaladı. Önümüzdeki on üç ay boyunca NATO'nun 29 üye ülkesinin tamamı protokolü onayladı. Katılım protokolü 19 Mart 2020'de yürürlüğe girerek, bunu Kuzey Makedonya'nın katılım belgesini tevdi edilmesi takip etti ve böylece 27 Mart 2020'de NATO'ya üye olmasına izin verdi.\nMakedonya Cumhuriyeti 1995 yılında Barış İçin Ortaklık'a katıldı ve 1999'daki NATO Washington Zirvesi'nde aynı zamanda diğer sekiz ülkeyle (Arnavutluk, Bulgaristan, Estonya, Letonya, Litvanya, Romanya, Slovenya, Slovakya) üyelik eylem planına başladı. Makedonya, Vilnius Grubunun bir parçasıydı ve NATO üyeliğini daha iyi koordine etmek için 2003 yılında Hırvatistan ve Arnavutluk ile Adriyatik Sözleşmesi'ni kurdu.\n1999 yılında Kosova'daki NATO müdahalesine katılarak, Kosova'dan kaçan mültecilerle ilgili olarak NATO'dan yardım aldı. Ağustos 2001'de NATO, 2001 Makedonya isyanına müdahale ederken, isyancı bir Arnavut grubu olan Ulusal Kurtuluş Ordusu hükümet güçleriyle savaştı. Zorunlu Hasat Harekatı'nda NATO birlikleri, ateşkes anlaşması sonrasında isyancı güçleri silahsızlandırmak için Makedon ordusuna katıldı.\n2008 NATO Bükreş zirvesinde Yunanistan, Makedonya Cumhuriyeti'ni Makedonya adlandırma anlaşmazlığı nedeniyle NATO'ya katılma davetini veto etti, ancak NATO ülkeleri ülkenin anlaşmazlığın çözümü üzerine davet alacağını kabul etti. Yunanistan, komşusunun anayasal adının, kendi ülkesindeki Makedonya bölgesine karşı bölgesel özlemler gerektirdiğini düşünüyordu. Makedonya Cumhuriyeti, Türkiye hariç NATO tarafından tanındığı \"Makedonya Eski Yugoslav Cumhuriyeti\" adı altında uluslararası örgütlere katılmasına izin veren 1995 tarihli geçici antlaşmanın gerekçelerini göstererek Makedonya'nın NATO üyeliğini veto ettiği için Yunanistan'a Uluslararası Adalet Divanı'nda dava açtı. Yunanistan, NATO'nun Makedonya Cumhuriyeti'ni NATO'ya davet etmemenin toplu bir kararı olduğunu ve bu nedenle iki ülke arasında imzalanan geçici antlaşmanın ihlal edilmediğini ileri sürdü. Uluslararası Adalet Divanı, Aralık 2011'de Yunanistan'ın komşusunun katılımını engelleyerek yanlış yaptığını ve antlaşmayı ihlal ettiğini tespit etti. Yunanistan ayrıca, Makedonya Cumhuriyeti'nin isim anlaşmazlığı konusu nedeniyle Avrupa Birliği'ne katılım müzakerelerine başlamasını da engelledi.\nArdından ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Makedonya Cumhuriyeti ve Yunanistan'dan anlaşmazlığa \"kabul edilebilir bir çözüm\" bulmalarını istedi, böylece Makedonya Cumhuriyeti NATO'ya katılmakta özgür olacaktı. 2014 yılında, kuruluşunun 65. yıldönümü öncesinde NATO, o yıl kuruluşa herhangi bir yeni ülkenin üyelik teklifini kabul etmeyeceğini açıkladı. Atlantik Konseyi isimli düşünce kuruluşundan Jorge Benitez gibi bazı analistler, bu isteksizliğin kısmen Rusya'nın Kırım'ı ilhak etmesinden sonraki yeni güvenlik şartlarında kaynaklandığını savundu. Rusya'nın NATO'nun Makedonya Cumhuriyeti'nin üyeliğini nasıl göreceği konusunda tartışmaları devam etmektedir.\nMart 2016'da Makedonya Savunma Bakanı Zoran Jolevski, ülkesinin Avrupa göçmen krizini ele almasının onu NATO üyeliğine yaklaştırabileceğini umduğunu belirtti.\n12 Haziran 2017'de Başbakan Zoran Zaev, Yunanistan ile uzlaşmaya varmak, isim anlaşmazlığını çözmek ve ittifaka katılmakta olan Makedonya'ya olan Yunan itirazlarını kaldırmak için ülke için alternatif isimler alacağını belirtti. Zaev, Makedonya'nın Birleşmiş Milletler'de kullandığı geçici adla ittifaka katılma fikrini de dile getirdi. Adlandırma anlaşmazlığı, halk Eylül 2018'teki referandumla ad değişikliğini destekledi ve ülkenin Kuzey Makedonya adını kabul ettiği Haziran 2018'teki Prespa Antlaşması ile çözüldü. 11 Temmuz 2018'de NATO, adlandırma antlaşması uygulandıktan sonra ülkenin ittifaka katılabileceğini söyleyerek Kuzey Makedonya Cumhuriyeti'ni üyelik müzakerelerine başlamaya davet etti. Resmi katılım müzakereleri 18 Ekim 2018'de başladı. 6 Şubat 2019'da üye ülkelerin NATO daimi temsilcileri, Kuzey Makedonya'nın NATO'ya katılımı hakkında bir protokol imzaladılar.\n3 Haziran 2019'da Üsküp'te NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile görüşen Makedonya Başbakanı Zoran Zaev, onay sürecinin Ekim ayı sonuna kadar tamamlanmasını beklediğini söyledi. O zamana kadar Kuzey Makedonya'nın 2020'nin başlarında NATO'ya katılması bekleniyordu ve ittifak, açıkça kamuoyuna ülkenin katılımı konusunda güvence verdi. Kuzey Makedonya'ya 2019 NATO Londra zirvesinde diğer NATO üyelerinin yanında yer verildi ve Başbakan Zoran Zaev başkanlığındaki bir heyet tarafından temsil edildi. 11 Şubat 2020'de Makedon meclisi Sobranie oybirliğiyle Kuzey Atlantik Antlaşmasını onayladı; 114 oy lehine, çekimser ve karşı oy yok. Siyasi krizi nedeniyle İspanya, 19 Mart 2020'de katılım protokolünü onayladığını bildiren son ülke oldu. Kuzey Makedonya daha sonra katılım belgesini imzaladı ve 27 Mart 2020'de üye ülke oldu.\n1999 Kosova Savaşı sırasında, Makedon hükümeti NATO yanlısı bir tutum sergiledi. Makedonya Cumhuriyeti nüfusunun çoğunluğu, ülkedeki etnik Arnavutlardan gelen irredantizm, istikrarsız ekonomi, savaşın getirdiği ticaretin bozulması ve Sırplarla Slav dayanışması korkusu nedenleriyle hükümetin tutumunu eleştirdi ve NATO'nun Kosova'ya müdahalesine karşı çıktı. Başbakan Ljubčo Georgievski savaş sırasında NATO karşıtı düşüncenin Kosova'dan Arnavut mültecilerin gelmesinden sonra ülkeye \"en büyük ikinci tehdit\" olduğunu söyledi. Ülkedeki Arnavut nüfusu NATO'yu ve Kosova Arnavutlarına yardım etme müdahalesini destekledi.\n2008'de NATO zirvesinden sonra yapılan bir ankette, etnik Makedon vatandaşlarının %82,5'inin NATO'ya katılmak için ülkelerinin anayasal adlarını değiştirmeye karşı olduğunu gösterildi. 2008 yılındaki NATO üyeliği girişimi nüfusun %85,2'si tarafından desteklendi. 2008 NATO zirvesinden sonra seçimler yapıldı ve NATO yanlısı merkez sağ parti VMRO-DPMNE'ye daha fazla destek verildi. Seçimler, NATO üyelerinin eleştirilerini çeken şiddet olaylarıyla gölgelendi.\nÜlke genelinde yapılan 2010 anketinde, katılımcıların %80,02'si, NATO'ya katılım referandumu yapılacaksa Makedonya Cumhuriyeti'nin NATO'nun bir parçası olması için oy kullanacaklarını söyledi. Bir başka ankette, etnik Makedonların yaklaşık %65'i devletin NATO üyeliğinin bedeli olarak isim değişikliğine karşı olduklarını ifade etti.\n2016 yılında yapılan bir ankette, etnik Makedonların yaklaşık %68'i muhtemelen Makedonya Eski Yugoslav Cumhuriyeti adı altında NATO'ya katılmayı destekledi. Kuzey Makedonya Arnavutları NATO kuvvetle yanlısı duyguları barındırıyor.\n\n\nHaseki (Ä°stanbul metrosu)\nHaseki Tramvay İstasyonu, İstanbul'da bulunan ve 29 Aralık 1992 tarihinde açılan tramvay istasyonudur. T1 hattı ile ulaşım mümkündür.\n\n\nYusufpaşa (İstanbul metrosu)\nYusufpaşa Tramvay İstasyonu, İstanbul'da bulunan ve 29 Aralık 1992 tarihinde açılan tramvay istasyonudur. T1 hattı ile ulaşım mümkündür. Bu istasyondan M1 hattının Aksaray istasyonuna aktarma yapılabilir.\n\n\nSöğütlü, Kars\nSöğütlü, Kars ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.\nKöyün eski adı 1889 yılı kayıtlarında \"Söğütlü\", 1918 yılı kayıtlarında Ermenice'de buzlupınar anlamına gelen \"Sarnağpür\", 1928 yılı kayıtlarında ise tekrar \"Söğütlü\" olarak görülmektedir.\nKöy, Kars il merkezine 17 km uzaklıktadır.\n\n\nMahmut Görgen\nMahmut Görgen (9 Haziran 1991, İstanbul), Türk DJ ve Aranjör. 2007 senesinde müzik sektörüne giriş yapan Görgen parti ve konserlerindeki canlı performansları sayesinde günümüzde eğlence sektörünün aranan isimlerinden biri hâline geldi.\nEminönü, İstanbul'da dünyaya gelen Mahmut Görgen, ilk olarak DJ'lik odaklı bir kariyerin peşine düşmüştü. Pek çok yerde sahne alan Mahmut Görgen özel konsept partilerinin de aranan isimlerinden biri haline geldi. 2015 senesinde aldığı eğitimlerle aranjörlük / müzik yapımcılığı sektörüne de adım atan Görgen, ilk olarak 2017 senesinde 'Kabimin Sahibine' ismini verdiği bir şarkıyla çıkış yaptı. Bu şarkıyla birlikte büyük bir başarı elde eden Mahmut Görgen, şarkının başarısından dolayı magazin basınında takip edilen isimler arasında yer almaya başladı. 2019 senesinin ilk dönemlerinde ünlü yönetmenlerden Gökmen Yıldız tarafından çekilen bir internet filmi olan İki Serseri Bir Aşk isimli sinema filminde konuk oyuncu olarak yer aldı. 2019'da \"Touch The Sky\" adlı single'ı yayımlandı. 2020 yılında Cansever ile single çalışmaları hazırlığına başladığını duyurdu.\nMahmut Görgen, 9 Haziran 1991 tarihinde Eminönü, İstanbul'da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini de İstanbul'da okudu. Ailesinin de desteğiyle Lise dönemlerinde DJ'likle ilgili eğitimlere başladı. İlk sahne deneyimini 2007 senesinde ufak bir partide yaşadı.\nMahmut Görgen ilk sahne performansından sonra başarılı bir şekilde sahne performansları göstermeye devam etti. Uzun bir süre ufak partilerde sahne alan Görgen 2013'lerin sonlarında şehir dışı organizasyonlarda Antalya, Bodrum, İzmir gibi tatil yerlerinde düzenlenen konsept partilerde sahne almaya başladı. Her geçtiğimiz gün kendisini daha da geliştiren Mahmut Görgen 2014 senesinde aranjörlük konusunda eğitimler almaya başladı. Uzun bir eğitim sürecine giren Görgen bu senelerde farklı şarkılara remix denemeleri yaptı ve albüm çalışmalarına başladı.\nDJ olarak sahne performanslarına çıkmasının yanı sıra aranjörlük konusunda da kendisini geliştirdi. 2017 Senesinde İbrahim Karabulut'un seslendirdiği \"Kalbimin Sahibine\" adlı single çalışmasını yaptı. Şubat 2019'da \"Cold Winter\", Ekim 2019'da \"Touch The Sky\" adlı single'ını piyasaya sürdü. Şubat 2020'd Bekulah, Mart 2020'de ise Dilşad Çatalcalı ile single çalışmaları yapacağını duyurdu. Mayıs 2020'de \"Sky Ride\" adlı single'ı yayımlandı.\n\n\nLaleli-İstanbul Üniversitesi (İstanbul metrosu)\nLaleli - İstanbul Üniversitesi Tramvay İstasyonu, İstanbul'da bulunan ve 13 Haziran 1992 tarihinde açılan tramvay istasyonudur. T1 hattı ile ulaşım mümkündür. Bu istasyondan M2 hattının Vezneciler istasyonuna aktarma yapılabilir.\n\n\nGina Rodriguez\nGina Alexis Rodriguez-LoCicero ( \"née\" Rodriguez ; 30 Temmuz 1984 doğumlu) Amerikalı aktris ve yönetmen. 2015 yılında Altın Küre Ödülü aldığı CW hiciv romantik dramatik dizisi \"Jane the Virgin'de\" (2014-2019) Jane Villanueva olarak başrolüyle tanınıyor.\nChicago'da doğup büyüyen Rodriguez, kariyerine 2004 yılında tiyatro yapımlarında başladı ve ilk kez polis prosedürü drama dizisi \"Law & Order'ın\" bir bölümünde yer aldı. Kariyerinin patlamasını 2012 yılında bağımsız müzikal drama filmi \"Filly Brown'da geldi\" . \"Deepwater Horizon\" (2016), \"Ferdinand\" (2017), \"Annihilation\" (2018), \"Miss Bala\" (2019) ve \"Someone Great\" (2019) gibi filmlerde rol aldı. Ayrıca Netflix animasyonlu aksiyon-macera serisi \"Carmen Sandiego'nun\" (2019-günümüz) baş karakterini seslendiriyor.\nGina Alexis Rodriguez, Porto Rikolu (Magali ve Gino Rodriguez) ebeveynlerinin en küçük kızı olarak Chicago, Illinois'de doğdu. Üç kız kardeşin en küçüğüdür. Chicago'nun Kuzeybatı Tarafındaki Belmont Cragin mahallesinde büyüdü.\nYedi yaşında Rodriguez salsa dansı şirketi Fantasia Juvenil'desahne aldı. Rodriguez Katolik olarak büyüdü ve liseyi St. Ignatius College Prep 'de okudu. Salsa dansına 17 yaşına kadar devam etti.\n16 yaşındayken Columbia Üniversitesi Tiyatro İşbirliği'ne kabul edilecek on üç genç arasındaydı. NYU'nun Tisch Sanat Okulu'na katıldı. Dört yıl boyunca Atlantic Theatre Company ve Experimental Theatre Wing'de eğitim gördü ve 2005 yılında Güzel Sanatlar Lisans diplomasını aldı.\nFrida Kahlo'yu İngiltere'deki \"Casa Blue\" dünya prömiyerinde, Amerikan Sahnesi Tiyatrosu'nda \"Frida Kahlo'nun Hayatındaki Son Anlar\" adlı oyunda canlandırdı.\nRodriguez, ilk kez 2004 yılında \"Law & Order'ın\" bir bölümünde rol aldı. Daha sonra \"Onbirinci Saat\", \"Ordu Eşleri\" ve \"Mentalist'te yer aldı\" . 19 Ekim 2011'de Rodriguez, pembe dizi dizisi \"The Bold and the Beautiful'da\" Beverly'yi tekrarladı. \"Go for It!\" Adlı müzikalde rol aldı \".\" 2011 Imagen Ödülleri adaylığı aldı.\nRodriguez 2012 yılında bağımsız müzik-drama filmi \"Filly Brown'da\" genç hip-hop sanatçısı Majo Tenorio'yu canlandırdı ve Imagen Ödülü kazandı. Filmdeki performansı için iyi eleştiriler aldı. Ayrıca New York'taki İlk Film Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandı. 9 Haziran 2013'te Gina, İlk Lupe Ödülü'nü kazandı. 16 Nisan 2013'te bir röportaj sırasında, Lifetime televizyon dizisi \"Devious Maids'de\" bir rol teklif edildiğini ancak geri çevirdiğini açıkladı. 16 Ekim 2013'te \"Sleeping With The Fishes\" filminin oyuncu kadrosuna katıldı. Ayrıca bir albüm üzerinde çalışıyor.   \n27 Şubat 2014'te \"Entertainment Weekly\", Rodriguez'in Altın Küre Ödülü kazanmaya devam \"ettiği Bakire\" Jane'de Jane Villanueva'nın başrolünü oynayacağını duyurdu. 4 Haziran 2014'te Rodriguez, gelecek drama filmi \"Sticky Notes'un\" oyuncu kadrosuna katıldı. Ağustos 2015'te Ludacris ve Josh Peck ile 2015 Teen Choice Ödülleri'ne ev sahipliği yaptı. Kasım 2017'de yayınlanan animasyon filmi \"The Star'da Mary'yi\" seslendirdi ve Natalie Portman'ın karşısında bilim kurgu gerilim filmi \"Annihilation'da\" Anya'yı canlandırdı . Ayrıca Netflix 'in Ocak 18, 2019 tarihinde prömiyeri yapılan animasyon serisi Carmen Sandiego'da, \"Carmen Sandiego\" 'ya seslendirme yaptı. Mart 2018'de Netflix, \"Carmen Sandiego\" için canlı aksiyon filmi haklarını aldıklarını ve Rodriguez'in filmde Sandiego olarak oynayacağını açıkladı.\nRodriguez, I Can & I Will Productions adlı yapım şirketine sahiptir. Latin topluluğunun etrafında yer alan CBS ve The CW'de projeler geliştirdi. 2018'de Netflix romantik komedi filmi \"Someone\" Great'da üreteceği ve oynadığı açıklandı.\nRodriguez 2019'da aksiyon gerilim filmi \"Miss Bala'nın\" baş karakteri olarak rol aldı. Aynı yıl Rodriguez'in yaklaşmakta olan Netflix bilim kurgu gerilim filmi \"Awake'de\" rol aldığı açıklandı. Ayrıca animasyon macera filmi \"Scoob'da\" Velma Dinkley'in rolünü seslendirecek.\nBir röportajda Rodriguez, 19 yaşından beri tiroid hastalığı olan Hashimoto hastalığından muzdarip olduğunu açıkladı. 2014 röportajında \"Katolik büyüdüm. Ailemde Yahudi var ve Hollywood'daki bir Hıristiyan kilisesine katılıyorum. Ben temelde her yerdeyim. \" dedi.\n2016 yılında Rodriguez, aktör, model ve MMA dövüşçüsü Joe LoCicero ile görüşmeye \"Jane Bakire\" setinde başladı. 7 Ağustos 2018'de Rodriguez, \"Us Weekly\" ile yaptığı röportajda LoCicero ile nişanlandığını doğruladı. 5 Mayıs 2019'da çift evlendi.\nRodriguez, bir film ve televizyon oyuncusu olarak artan görünürlüğü sayesinde mümkün olan çeşitli hayır kurumları ve hayırsever çabalarla giderek daha fazla ilgilenmektedir. En önemlisi, 2015 yılında CustomInk'ten Naja Lingerie'e kadar çeşitli organizasyonlara dahil oldu, her biri Rodriguez'in hayatı ve deneyimleriyle özel bir bağlantısı olduğunu belirtti. \n16 Mart 2015'te HSF'nin (Hispanik Burs Fonu) Yönetim Kurulu'nun yeni üyesi olarak ilan edildi. HSF, ABD'nin Hispanik Amerikan yüksek öğrenimini destekleyen kar amacı gütmeyen en büyük kuruluşudur. Rodriguez'in evinde eğitim almanın en büyük önceliği olduğu ve bir dereceye kadar çalışma kararlılığıyla HSF bursu almaya çalışabildi. Rodriguez, Yönetim Kurulu'na yerleştirilmesi için HSF'yi eşsiz ve anlamlı bir şekilde desteklemeye yardımcı olacak, bu nedenle HSF'nin misyonunun orijinal değerleri ve eğitime olan bağlılığı desteklemeye devam edeceğinden emin olacaktır. Rodriguez bunun [HSF'ye] teşekkür etmek ve Latin öğrencilerinin izlemesi için kapıların açılmasına yardımcı olmak için harika bir fırsat olduğunu belirtti.\n2015'in ilerleyen dönemlerinde, PACER'in (Eğitim Hakları için Ebeveynlik Savunuculuk Koalisyonu) Ulusal Zorbalık Önleme Merkezi, CustomInk ile bir araya geldi ve beşinci yıllık \"Birbirlerine İyi Ol Kampanyası\" için para toplamak amacıyla aralarında çeşitli ünlülerin yardımını istedi. Ekim 2015 ayı boyunca, insanlar zorbalık önleme tişörtlerinden \"PACER'a\" tüm gelirleri bağışlayacak olan CustomInk'ten bir \"celebri-tee (ünlülerlin imzaladığı tişört)\" satın almaya teşvik edildi. Rodriguez, el yazısı baskıda \"İyilik Her Zaman Stildir\" ifadesini içeren bir \"ünlü\" tasarımında, zorbalığın önlenmesine destek veren nezaket, kabul ve dahil olma konusunda bir tavır aldı ve ebeveynlerinin her zaman olumlu düşünme ve başkalarına saygılı davranma gücü. Ayrıca Birbirine İyi Ol Kampanyasıyla, böyle bir mesajın genç nesillere yayılmaya devam edeceğini umuyor.\nYine Ekim 2015'te Rodriguez, 2014 yılında kadınlara ve çevreye yardım etme istekleriyle kurulan bir iç çamaşırı hattı olan Naja'nın ortağı olarak duyuruldu. Naja dikey olarak entegre olduğu için üretim sürelerini yüzde seksene kadar kısalttığından, şirketin tasarruflarının çalışanların çocukları için okul kitaplarına, öğle yemeklerine ve üniformalara gitmesine izin verir ve ayrıca esnek bir çalışma ortamına vurgu yapılır. Bekar annelerin kolejden yakın bir arkadaşı aracılığıyla zorluklarını gören Rodriguez, öncelikle bekar anneleri çalıştıran ve evlerinden çalışmalarına ve ailelerine yardım etmelerine izin veren bir şirketi desteklemek istedi. Naja'nın her şekil ve büyüklükteki kadınlar için iç çamaşırı yaratma ve iç çamaşırı çizgisine dahil olmanın bir faktörü olarak vücut güvenini teşvik etme taahhüdünü; kendi bedenine aşık olmanın bir süreç olduğunu kabul eden Rodriguez, aynı zamanda kadınların kendi bedenlerini sevmelerini ve giydiklerini güçlendirmenin öneminden de bahsetti. Naja, tüm parçalarının yarısından fazlası (geri dönüşümlü plastik şişelerden üretilen sentetik) (naylon gibi) yapıldığından ve dijital baskıyı daha çevre dostu bir önlem olarak kullandığı için üretiminde de çevre bilincine sahiptir. . \n\n\nHüdavendigar Cami\nHüdavendigar Cami veya I. Murad Cami, Bursa'da 14. yüzyıl yapısı tarihi bir camidir.\nOsmanlı Sultanı I. Murad tarafından yaptırılan iki katlı caminin alt katı ibadet mekanı, üst katı ise medrese olarak kullanılmak üzere inşa edilmiştir. Osmanlı mimarisinde alt katı cami, üst katı medrese olarak kullanılan bilinen tek yapıdır.\n2014 yılında Dünya Mirası Listesi'ne giren “\"Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu” Dünya Miras Alanı\" 'nın bileşenlerinden birisi olan Hüdavendigar Külliyesi'nin ana yapısıdır.\nBizans, Gotik, Selçuklu ve erken Osmanlı esintileri taşıyan caminin mimarının kimliği ve yapının kesin yapım tarihi bilinmez ancak 1365 ve 1385 yılları arasında inşa edildiği kabul edilir. Caminin üst katındaki Hüdavendigar Medresesi Osmanlı tarihi içinde önemli bir öğretim müessesi olarak görev yapmıştır, günümüzde caminin bir parçası olarak kullanılır.\nErken Osmanlı mimarisinin bir özelliği ola kesme taş ve tuğladan muntazam diziler halinde karma teknikte yapılmıştır. Taşlar 50 cm., üçlü tuğla sıraları ise 20 cm. yüksekliğindedir. Bazı yerlerine Bizans yapılarından devşirilmiş malzeme de kullanılmıştır.\nCephelerde görülen bazı süsleme unsurları ve dışarıya taşan mihrap yuvası gibi Türk mimarisine özgü olmayan özelliklere sahip caminin mimarı bilinmez. Akdeniz çevresinde o dönemde yaygın olan dış mimari estetiğinden haberdar olan, Türk mimarisi ile kaynaştırıp birleştiren Türk veya yabancı bir mimarın eseri olduğu, yapının inşasında da yerli Hristiyan işçilerin çalışmış olduğu düşünülür.\nCaminin önündeki revak kısmında kemerlerle birbirine bağlı altı yığma ayak beş tane kubbeyi taşımaktadır.\nCami kısmı, Osmanlı Devleti’nin ilk dönemlerinde çok yaygın görülen, yan kanatlı ve eyvanlı bir plana sahiptir. Bu tür binalardaki odaların tabhâne (misafirhane) olduğu ve buralarda şeyhlerin barındığı öne sürüldüğü gibi; bu odaların \"kadılık dairesi\" olduğu tahmininde de bulunulmuştur. Bu mekanların konaklamaktan çok Kur’an ve hadis odaklı eğitim verilen, aynı zamanda külliyeyi ziyaret eden devlet büyükleri veya din ve tasavvuf adamlarının namaz aralarındaki toplantı ve sohbetleri için düzenlenmiş odalar olduğu da düşünülür.\nBeş bölümden oluşan ve beş kubbesi bulunan son cemaat yerinden iç mekana geçilir. Bu mekanda üstü kubbe ile örtülü bir iç avlu vardır. Avluda bir şadırvan, kubbesinde \"\"aydınlık feneri\"\" denen açıklık bulunur. Avludan iki yandaki altı adet odaya ve beş basamak yukarıda bulunan mihraplı asıl namaz yerine geçilebilmektedir. Mihraplı mescid ile iç avlu arasındaki zemin farkında pabuç koyma nişleri vardır. Ana ibadet mekanının iki yanında içlerinde ocakları bulunan ve dışarısı ile bağlantılı altı küçük oda vardır. Benzer camilerde tabhane odaları 16. yüzyıldan itibaren cami mekanına katılmıştır ancak Hudâvendigâr Camii’nde tabhâneler kapalı mekânlar olarak kalmıştır.\nCamide girişin iki yanındaki kapılardan taş merdivenler ile üst kattaki medreseye çıkılır. Burası son cemaat yerinin üstündeki beş bölümlü galeriye açılır. Bu katın varlığı alt kattan hissedilmez.\nMedresenin merdiven sahanlığının sağ ve solunda dört adet müderris (hoca) odası; merdivenlerin arasında ise bir dershane niteliğinde büyük bir oda bulunur. Bu ön kanadın önünde, “U” şeklindeki koridorun sağında ve solunda da on iki adet öğrenci hücreleri yer alır. Odalar, aşağıdaki cami katının oda ve eyvanlarının üzerinde yer alan bir koridora açılır\nBinanın sol tarafında tuğla gövdeli ve tuğla mukarnas şerefeli bir minare yükselir. Batılı gezginlerin yazılarında bu minarenin de esasında çan kulesi olduğunu ileri sürülmüştür. Minarenin şerefesinin üstü yenilenmiştir.\n1520, 1563, 1619, 1635 yıllarında onarım gören yapıda 1855 yılındaki Bursa depreminin ardından 1905 yılında geniş çaplı tamirat ve yenileme çalışmaları yapılmıştır. Cami, daha sonra 1963, 1975-1976, 1998 yıllarında onarım gördü.\n\n\nSon Mohikan (çizgi dizi)\nSon Mohikan (Orijinal adıyla L'ultimo dei Mohicani), yapımcılığını SEK Studio'nun üstlendiği 2004-2007 yılları arasında yayımlanmış İtalyan yapımı çizgi dizidir. Dizinin J. Fenimore Cooper'ın yazdığı Son Mohikan (Orijinal adıyla The Last of the Mohicans) adlı kitaptan esinlenilerek hazırlandığı düşünülmektedir. 26 bölümlük tek sezondan oluşmaktadır. Türkiye'de Yumurcak TV yayın organı altında yayımlanmıştır.\n\n\nBeyazıt-Kapalıçarşı (İstanbul metrosu)\nBeyazıt - Kapalı Çarşı Tramvay İstasyonu, İstanbul'da bulunan ve 29 Aralık 1992 tarihinde açılan tramvay istasyonudur. T1 hattı ile ulaşım mümkündür.\n\n\nJenna Ortega\nJenna Marie Ortega (d. 27 Eylül 2002), Amerikalı oyuncu ve internet ünlüsü. \"Jane the Virgin\", \"Stuck in the Middle\" ve \"You\" dizilerindeki rolleriyle tanınmıştır.\n\n\nÇemberlitaş (İstanbul metrosu)\nÇemberlitaş Tramvay İstasyonu, İstanbul'da bulunan ve 10 Temmuz 1992 tarihinde açılan tramvay istasyonudur. T1 hattı ile ulaşım mümkündür.\n\n\nSultanahmet (Ä°stanbul metrosu)\nSultanahmet Tramvay İstasyonu, İstanbul'da bulunan ve 10 Temmuz 1992 tarihinde açılan tramvay istasyonudur. T1 hattı ile ulaşım mümkündür.\n\n\nGülhane (İstanbul metrosu)\nGülhane Tramvay İstasyonu, İstanbul'da bulunan ve 10 Temmuz 1992 tarihinde açılan tramvay istasyonudur. T1 hattı ile ulaşım mümkündür.\n\n\nBurucerdi Evi\nBurucerdi Evi, İran'ın Kaşan şehrinde bulunan bir tarihî ev müzesidir. 1857 yılında mimar Ustad Ali Maryam tarafından zengin bir tüccar olan Borujerdi'nin gelini için inşa edilmiştir. Gelin, mimarı birkaç yıl önce yakındaki Tabātabāei Evi'ni de inşa etmiş olan varlıklı Tabātabāei ailesindendir.\nBurucerdi Evi, çeşme havuzlu bir avlu ve iki katlı eyvan (balkon) dahil olmak üzere İran'ın geleneksel konut mimarisinin \"biruni\" (\"dış\", ortak alan) ve \"andaruni\" (\"iç\", özel avlu) özelliklerini göstermektedir. Ana salon, bir tür kubbe olan bir \"khishkhan\" ile örtülmüştür. İkisi ana salonun üstünde, biri giriş alanının üzerinde olmak üzere 40 metre yüksekliğinde üç \"rüzgar yakalayıcısı\" evin hava akımını düzenlemek için inşa edilmiştir. Ev ustuka, cam ve ayna işçilikleri ile dekore edilmiştir ve ressam Kamal-ol-Molk tarafından yapılmış freskler evin duvarlarını süslemektedir.\n\n\nAzerbaycan-Beyaz Rusya iliÅŸkileri\nAzerbaycan ve Beyaz Rusya arasındaki ilişkiler, Beyaz Rusya Cumhurbaşkanı Aleksander Lukaşenko'nun Azerbaycan'ı Beyaz Rusya'nın bağımsızlığı ve egemenliği için \"koruyucu\" olarak nitelendirerek Azerbaycan-Belarus ilişkilerinde \"yakın bir ilişki olmadığını\" belirtmiştir. Her iki ülke 1918'e kadar Rus İmparatorluğu'nun ve 1991'den önce Sovyetler Birliği'nin bir parçasıydı. Azerbaycan'ın Minsk'te ve Beyaz Rusya'nın Bakü'de bir elçiliği var. Her iki ülke de Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'nın (AGİT) ve Bağımsız Devletler Topluluğu'nun (BDT) tam üyesidir. Azerbaycan Avrupa Konseyi'nin tam üyesidir, Beyaz Rusya adaydır. Hem Azerbaycan hem de Beyaz Rusya, Bağlantısızlar Hareketi'nin (BH) tam üyesidir. Beyaz Rusya'da 6.000'den fazla Azeri yaşıyor.\nSiyasi anlamda Azerbaycan, Türkiye ve ABD ile uyumlu Batı yanlısı hükümete sahiptir (ikisi de NATO üyesidir), Beyaz Rusya ise siyasi ve ekonomik olarak Rusya ile müttefiktir. 14 Kasım 2008 tarihinde, Beyaz Rusya ve Azerbaycan askeri işbirliği konusunda anlaşma imzaladılar.\n1993 yılında iki cumhuriyet arasındaki diplomatik ilişkiler kuruldu, ancak iki ülke son on yılda yakınlaşmaya başladı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev 17-18 Ekim 2006 tarihinde Azerbaycan'ın ilk üst düzey ziyaretini Beyaz Rusya'ya gerçekleştirdi. Ziyaret sırasında dokuz tane ikili belge imzalandı. Lukaşenko ayrıca Bakü'yü ziyaret etti ve Azerbaycan Başbakanı Artur Rasizade ile bir araya geldi, Haydar Aliyev Vakfı'nı ziyaret etti ve Beyaz Rusya'nın Azerbaycan'daki ulusal sergisinin resmi açılış törenine katıldı.\nBeyaz Rusya, Birleşmiş Milletler'in diğer tüm üyeleri gibi Dağlık Karabağ Cumhuriyeti'ni tanımıyor. Aleksander Lukaşenko, Beyaz Rusya'nın Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki bu çatışmada tarafsız bir tutum içerisinde olduğunu ve barışçıl çözümü desteklediğini belirtti. Bununla birlikte, bazı Belaruslu siyasi uzmanlar Belarus'un Azerbaycan'ı \"açıkça taraf tuttuğunu\" ve Azerbaycan'ın konumunu desteklediğini iddia ediyorlar.\nSosyo-ekonomik işbirliği anlaşması, 2015 yılına kadar Azerbaycan ve Beyaz Rusya arasındaki ikili ilişkilerin perspektiflerini tanımlayan ana belgedir. 2008-2010 yılları arasında Belarus-Azerbaycan ticareti 100 milyon dolardan 146 milyon dolara yükseldi. Bu ılımlı artıştan daha önemli olan, Belarus'un muazzam dış ticaret açığına karşı koymaya yardımcı olan bir ticaret fazlasına sahip olmasıdır. Belarus-Azerbaycan ticareti 2011'de 800 milyon dolara ulaşabilir.\nAzerbaycan, Beyaz Rusya'nın alternatif petrol kaynakları edinmesine de yardım ediyor. Minsk kısa süre önce Venezuela'dan petrol ithal etmeye başladı, ancak kara ile çevrili Belarus'a doğrudan sevkiyat yapmak zor. Bakü böylece Minsk'in Venezüela petrolü karşılığında Azerbaycan petrolüne erişim programlarını değiştirmeyi kabul etti. Temmuz ayının ortalarında, Belarus'taki Mozyr rafinerisinin düzenli olarak Azerbaycan'dan önemli miktarlarda petrol işlemeye başlaması planlanıyor. Azerbaycan petrolünün test sevkıyatları Şubat ayından bu yana Ukrayna'nın Odessa-Brody boru hattı ve Druzhba boru hattının Brody-Mozyr bölümünden devam ediyor.\nKültürel ilişkiler istikrarlı bir düzeydedir. Azerbaycan ve Belarus sinematografları her iki ülkede düzenlenen film festivallerinde sürekli aktif rol almaktadır. 22-24 Mayıs 2007 tarihleri arasında Minsk ve Bobruysk'ta Azerbaycan Kültür Günleri düzenlendi. Bununla birlikte, turizm ve eğitimdeki mevcut ilişki seviyesi hala zayıftır.\n\n\nCangül Örnek\nCangül Örnek (d. 1978, Bingöl), Türk siyaset bilimci ve editör. Boğaziçi Üniversitesi'nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olmasını takiben aynı üniversitenin sosyoloji bölümünde yüksek lisans; Marmara Üniversitesi'nde ise siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler üzerine doktorasını tamamladı. George Washington Üniversitesi ve New York Üniversitesi'nde süreli araştırmacı olarak yer aldı. Soğuk Savaş, Türkiye'de entelektüelizm, ideolojiler ve siyaset teorileri üzerine yayınlar üretti. \"Turkey in the Cold War: Ideology and Culture\" (Çağdaş Üngör ile, Palgrave-Macmillan Yayınları) adlı eseri 2013'te yayımlandı: aynı eser 2015'te \"Türkiye'nin Soğuk Savaş Düşünce Hayatı: Antikomünizm ve Amerikan Etkisi\" adıyla Can Sanat Yayınları'ndan çıktı. 2016 yılında Halit Çelenk Hukuk Ödülü'nü kazandı. Maltepe Üniversitesi ve Işık Üniversitesi'nde öğretim üyeliğinde bulundu.\n\n\nKaunas pogromu\nKaunas pogromu, 25-29 Haziran 1941 - Barbarossa Operasyonu ve Litvanya'nın Nazi işgalinin ilk günlerinde Litvanya, Kaunas'ta yaşayan Yahudilerin katliamıydı. En meşhur olay, 27 Haziran'da birkaç düzine Yahudi'nin işkence gördüğü ve idam edildiği Lietūkis garajında meydana geldi. Haziran ayından sonra Kaunas Kalesi'nin çeşitli kalelerinde, özellikle Yedinci ve Dokuzuncu Kale'de sistematik infazlar gerçekleştirildi.\nSovyet Litvanyasın'da faaliyet gösteren ulusal bir kurtuluş örgütü olan Litvanya Aktivist Cephesi (LAF), 23 Haziran 1941 akşamı şehrin ve Litvanya kırsalının çoğunu kontrol altına aldı. Nazi SS Brigadeführer Franz Walter Stahlecker 25 Haziran sabahı Kaunas'a geldi. Litvanya Güvenlik Polisinin merkezini ziyaret etti ve Litvanyalıları \"Yahudi sorununu\" çözmeye teşvik eden uzun bir Yahudi aleyhtarı konuşma yaptı. Stahlecker'ın 15 Ekim tarihli raporuna göre, yerel Litvanyalılar pogrom konusunda hevesli değildi ve bu yüzden Algirdas Klimaitis ve adamlarını kullanmak zorunda kaldı. Klimaitis, SD tarafından Tilsit'te düzenlenen ve LAF'a tabi olmayan yaklaşık 600 kişilik bir milis kuvveti kontrol etti.\n25 Haziran'dan itibaren Nazi örgütlü birimler, dünyaca ünlü Slabodka yeshiva'ya ev sahipliği yapan Kaunas'ın Yahudi banliyösü olan Slobodka'daki ( Vilijampolė ) Yahudi sivillere saldırdı. Haham Ephraim Oshry'ye göre, Slobodka köprüsünde Almanlar vardı, ancak Yahudileri öldüren Litvanyalı gönüllülerdi. Slobodka'nın hahamı Rav Zalman Osovsky, el ve ayaklarını bir sandalyeye bağlandı, ve başını kestiler ardından karısını ve oğlunu öldürdüler. Başı, evinin bir penceresine yerleştirildi ve başıyla beraber bir yazı yazıldı: \"Tüm Yahudilere yapacağımız şey bu.\"   28 Haziran 1941 itibarıyla Stahlecker'a göre Kaunas'ta 3.800 kişi ve yakın bölgedeki diğer kasabalarda 1.200 kişi daha öldürülmüştü. Bazıları Stahlecker'ın verdiği bu rakamların abartılı olduğuna inamaktadır.\nKatliamların başlatılmasından yerel Litvanyalılar ve Nazi yetkilileri'nin sorumlu olduğu konusunda ihtilaflar mevcuttur. Litvanyalılar Franz Walter Stahlecker'in 15 Ekim Heinrich Himmler raporunu aktardı. Stahlecker, Vorkommando'nun (Alman öncü birimi) eylemlerini örtmeyi başardığını ve yerel nüfusun bir girişimi gibi görünmesini sağladığını yazmaktadır. Bir kısım yazarlar ise katliamların Almanlar gelmeden önce başladığını iddia ediyorlar.\nİnfazların sadece Kaunas şehrinde değil, kırsal alanda gerçekleştiğine dikkat çekiyorlar.\n\n\nKazakistan'da intihar\nKazakistan'da intihar, ülkede doğal olmayan ölümlerin yaygın bir nedenidir ve uzun vadeli bir sosyal konudur. Dünya Sağlık Örgütü'nün 2017 raporuna göre, her yıl dünya çapında intihar nedeniyle öldüğü bildirilenlerin %3.55'i Kazakistan'a aittir. Genç yaştaki intiharlar ülkede büyük bir sorundur. İntihar, Kazakistan'da her 100.000'de 27.74 oranında görülüyor.\nÜlke, 15 ila 19 yaşlarındaki kızlar arasında en çok kaydedilen intihar sayısına ve erkekler için Rusya'dan sonra en yüksek ikinci intihar oranına sahiptir. UNICEF 2009 raporu, 1999 ile 2008 arasında ülkedeki gençler arasında intihar sayısının %23 arttığını gösteriyor.\nÜlke eğitim bakanlığının çocuk koruma komitesi başkanı Raisa Sher'a göre, genç yaştaki insanlar arasında bu tür yüksek intihar oranlarının arkasında birkaç faktör var, bunlar;\nUNICEF ve Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Kazakistan 15 ila 19 yaşları arasındaki insanlar arasında en yüksek intihar düzeyine sahiptir.\n1700 genç ile beş Kazakistan şehrinde yapılan UNICEF araştırmasına göre, gençlerin intiharının başlıca nedenleri arasında sosyal sorunlar, aile sorunları ve destek eksikliği vardı. Araştırmaya göre, Kazakistanlı ebeveynler çocuklarıyla günde sadece 20 dakikalık 'kaliteli zaman' geçiriyorlar.\n\n\nTürkiye'deki vegan hayvan hakları toplulukları\n__İÇİNDEKİLERZORUNLU__\n__DİZİN__\n__YENİBAŞLIKBAĞLANTISI__\n\n\nFaruk Sümer\nFaruk Sümer (5 Kasım 1924, Konya - 21 Ekim 1995), Türk Orta Çağ tarihçisi, ağırlıkla Selçuklu ve Türk beylikleri üzerine çalıştı.\nBabası Türk Milli Mücadelesi'nde yer almış Mehmed Zeki Efendi'dir. Annesi Zeliha Hanım'dan eski yazı üzerine ilk derslerini aldı, aynı devirde Kur'an dersleri alıyor ve kendi çabasıyla Fransızca öğrenmeye çalışıyordu. 1943 yılında İstanbul Haydarpaşa Öğretmen Okulu'ndaki mezuniyetini takiben İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nden 1948'de mezun oldu. Lisans derecesini 15 ve 16. Asır Türk boyları üzerineydi. Aynı yıl Millî Eğitim Bakanlığı bursuyla Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde Orta Çağ tarihi Kürsüsü’nde doktora çalışmalarına başlayacaktı. İki yıl sonra lisans tezini genişleterek edebiyat doktorunu unvanını aldı. Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi'nde kısa süre çalıştı, akademik kariyerini 1950-63 arasında DTCF'de şekillendirdi. Selçuklu Tarih ve Medeniyeti Enstitüsü’nün kurucu üyesiydi (1966). Misafir öğretim üyesi sıfatıyla Londra Üniversitesi (1970) Frankfurt kentinde bulunan Goethe Enstitüsü (1974) Türk-İslâm tarihi ve medeniyeti, Türk dili dersleri verdi. Ülke içinde aldığı akademik idari görevler haricinde 1993 yılında Türkmenistan İlimler Akademisi'ne seçildi. Makaleleri ağırlıkla \"Folklor Postası\", \"Belleten\", \"Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi\", \"İktisat Fakültesi Mecmuası\", \"Resimli Tarih Mecmuası\", \"Selçuklu Araştırmaları Mecmuası\", S\"elçuklu Araştırmaları Dergisi\", \"Türk Dünyası Araştırmaları\", \"Türk Dünyası Tarih Dergisi\" ve \"Türk Edebiyatı ve Türk Kültürü\" gibi dergilerde yayımlandı. Bazı tercümelerde de bulundu. 1982'de emekliye ayrıldı.\n\n\nAnkara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi\nAnkara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi, 1942 yılında, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi (DTCF) bünyesinde yayına başlayan akademik dergi. MLA ve International Bibliography tarafından indekslenmektedir. Dergide sosyal ve beşerî bilimlerde Türkçe ve muhtelif dillerde makaleler yayımlanmaktadır.\nİlk sayının sunuş yazılarını Hasan Âli Yücel ve fakülte dekanı olan Şevket Aziz Kansu yazdı. Uzun bir süre dergide yayımlanan makaleler kitapçık hacminde idi, özel sayılar da çıkıyordu. Yayımlanmış genel bir dizini yoktur.\n\n\nTiger King\nTiger King: Murder, Mayhem ve Madness (ya da sadece Tiger King gibi ekranda gösterilen), hayvanat bahçesi görevlisi Joe Exotic'in hayatıyla ilgili 2020 Amerikan gerçek suç belgeseli mini dizisidir. Netflix'te 20 Mart 2020'de yayınlandı. Dizi, Big Cat Rescue'nun sahibi Carole Baskin gibi büyük kedi koruma uzmanları ve Baskin'in vahşi hayvanları kötüye kullanmak ve sömürmekle suçladığı Exotic gibi koleksiyoncuların küçük ama derinden birbirine bağlı küçük topluma odaklanmaktadır. Joel McHale'in ev sahipliğinde özel bir etkinlik 12 Nisan 2020'de yayınlandı, McHale Exotic ve serinin kendisi hakkında birkaç yıldızla röportaj yaptı.\nDizi eleştirmenlerden olumlu eleştiriler aldı ve Nielsen reytinglerine göre 34.3 izledi   Netflix'in bugüne kadarki en başarılı sürümlerinden biri olarak sıralanan dizi, ilk on günü boyunca milyon kişi seyretti. \nDizi, Amerika'daki büyük kedi koruma uzmanları ve koleksiyoncularının az bilinen, derinden birbirine bu bağlı olağandışı toplumu ve ölümcül hayvanlar için kurdukları özel hayvanat bahçeleri ve kutsal alanları araştırıyor. Birincil konu, Wynnewood, Oklahoma'daki GW Hayvanat Bahçesi'nin eksantrik sahibi Joe Exotic ve Tampa, Florida'daki Big Cat Rescue CEO'su Carole Baskin ile acı uzun yıllar süren davasıdır. Baskin, misyonu esaret altında yetiştirilen büyük kediler için bir sığınak sağlamak olan bir hayvan hakları aktivisti olarak sunar, ancak Joe Exotic, amacının rekabetini ortadan kaldırmak olan rakip bir hayvanat bahçesi olduğunu iddia eder. İkili, PETA ve Amerika Birleşik Devletleri Balık ve Yaban Hayatı Servisi'nin dahil olduğu tehdit edici videolar, yasal iddialar, protestolar ve hedeflenen taciz kampanyalarını değiştiriyor. Joe Exotic, Baskin'in 1997'den beri kayıp olan ikinci kocası Don Lewis'i öldürdüğünü iddia edecek kadar ileri gidiyor.\nJoe Exotic'in kişisel hayatı, özellikle Travis Maldonado ve John Finlay ile resmi olmayan üç yönlü eşcinsel evlilik ve onlarla ve gelecekteki kocası Dillon Passage ile olan ilişkilerinde ilgi konusu haline geliyor. ABD Başkanı için 2016 ve Oklahoma Valisi için 2018 yarışması, kampanya yöneticisi Joshua Dial'ın yardımıyla belgelenmiştir. Yapımcı Rick Kirkham, görüntüleri gizemli bir şekilde yok olana kadar Kirkham'ın bir TV dizisine dönüşmeyi umduğu bir tür podcast olan \"Joe Exotic TV\" nin yükselişini ve düşüşünü anlatıyor. Daha sonra dizi, Joe Exotic'in federal kiralık cinayet tüzüğü altındaki mahkumiyetine yol açan olayları kaydederken, Baskin'i öldürmek için bir kiralık katili azmettirdiğini; mahkumiyetini ayrıca Lacey Yasası ve Nesli Tükenmekte Olan Türler Yasası ihlallerini de içeriyor ve 22 yıllık federal hapis cezasını alıyor.\nDizinin diğer karakterleri egzotik hayvan topluluğundan, karakter kültüne liderlik etmekle suçlanan bir hayvan yetiştiricisi Bhagavan Antle ; Hayvan ticareti ile uğraşan eski bir uyuşturucu lordu Mario Tabraue; Joe Exotic'in yasal nedenlerle hayvanat bahçesini teslim ettiği bir Las Vegas oyun çocuğu olan Jeff Lowe; ve federal hükümet için gizli bir muhbir olan ve Joe Exotic aleyhindeki davada kilit bir figür olan James Garretson'dır. Yönetmen John Reinke ve hayvan hırsızı Kelci \"Saff\" Saffery gibi eski GW Zoo çalışanları, hayvanların tüm kişilerarası dövüşler arasında unutulduğunu ve hiçbir partinin gerçekten zafer kazanmadığını yorumlayarak diziyi bitiriyor. \n\n\nGüney Dakota Eyalet Üniversitesi\n\n\nGüney Dakota Üniversitesi\n\n\nCoccidioides immitis\nCoccidioides immitis, güneybatı Amerika Birleşik Devletlerinin, kuzey Meksika'nın ve Batı yarımkürede başka birkaç bölgede toprakta bulunan patojenik bir mantardır.\n\"C. immitis\"'in \"C. posadasii\" ile akraba olmasının yanı sıra bu tür en yaygın olarak Arizona, Kaliforniya, New Mexico, Nevada, Texas ve Utah'ın bazı alanları da içinde olmak üzere güneybatı ABD'nin çöl bölgelerinde ve Orta ve Güney Amerika'daki Arjantin, Brezilya, Kolombiya, Guatemala, Honduras, Meksika, Nikaragua, Paraguay ve Venezuela'da görülmektedir.\n\"C. immitis\" büyük ölçüde Kaliforniya'da bulunmayıp Baja California ve Arizona'da bulunurken, \"C. posadasii\" Teksas, kuzey Meksika ve Orta ve Güney Amerika'da kesintisiz bir biçimde bulunur. Arizona'da hem \"C. immitis\", hem de \"C. posadasii\" bulunur. C. immitis, Tehachapi dağlarının batısında daha yaygın iken, doğuda yaygın olan \"posadasii\"'dir. Coccidioides türleri sıcak yazları ve yumuşak kışları olan ve yıllık yağış miktarı 10–50 cm arasında olan yarı çöl bölgelerden gelen alkali, kumlu topraklarda bulunur. Bu mantarlar genellikle yüzeyin 10 ila 30 santimetre altında bulunur.\n\"C. immitis\", koksidiyoidomikoz (vadi ateşi) adı verilen bir hastalığa neden olabilir. Kuluçka süresi 7 ila 21 gün arasında değişmektedir. Koksidiyoidomikozun genellikle belirsiz ve özgül olmayan yaşamsal belirtiler ve semptomlar zemininde kolayca tanısı konulamaz. Göğüs röntgeniyle veya BT taramasıyla bile akciğer kanseri de içinde olmak üzere diğer akciğer hastalıklarından güvenilir bir biçimde ayımı yapılamamaktadır. \"Coccidioides\" antijenlerini saptamayı amaçlayan kan veya idrar tahlilleri uygulanmaktadır. Bununla birlikte \"Coccidioides,\" akciğerdeki bir tümörü taklit edebilen bir kitle oluşturduğundan dolayı, doğru tanı için bir doku örneği (biyopsi) gerekebilir. Ayrıca Gomori'nin metenamin gümüş boyası ile \"Coccidioides\" organizmasının doku içinde özgül kürelerinin varlığını doğrulanabilir. \"C. immitis\" mantarının hastadan alınan örneklerden kültürü yapılabilir, ancak kültürün büyümesi haftalar alabilir ve laboratuvar çalışanının bir bölümü bunun üzerinde çalışırken özel önlemler alması gerekmektedir (vidalı kapaklı şişeler ve steril taşıma başlıkları önerilmektedir). İki belgelenmiş ölümle birlikte laboratuvar koşullarında görülen en sık onuncu enfeksiyon olduğu bildirilmektedir. Ekim 2012'ye kadar \"C. immitis\", hem ABD Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, hem de ABD Tarım Bakanlığı tarafından seçilmiş bir etken olarak listelenmişti ve 3. düzey biyogüvenlik patojeni olarak kabul edilmiştir.\nAzollerin uygulanması, koksidiyoidomikoz için tedavide bir devrim yaratmıştır ve bu etkenler, tedavinin genellikle ilk adımıdır. Bununla birlikte, bu azollerin hiçbiri gebelik ve emzirme döneminde güvenli değildir, çünkü hayvan çalışmalarında bunların teratojenliği gösterilmiştir.\nAzollerden ketokonazol, ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) tarafından koksidiyoidomikoz tedavisi için onaylanan tek maddedir. Bununla birlikte, başlangıçta meningeal olmayan akciğer dışı hastalığın uzun süreli tedavisinde kullanılmasına karşın, daha güçlü, daha az toksik triazoller (flukonazol ve itrakonazol) yerini almıştır. İtrakonazol (400   mg/gün) meningeal olmayan enfeksiyonun tedavisinde flukonazolünkine eşit bir etkinliğe sahip olduğu ve tedavi kesildikten sonra aynı nüks oranına sahip olduğu görülmektedir. Bununla birlikte itrakonazol, iskelet lezyonlarında daha iyi performans gösterirken flukonazol, pulmoner ve yumuşak doku enfeksiyonunda daha iyi performans göstermektedir. İtrakonazolün serum düzeyleri genellikle uzun süreli tedavinin başlangıcında elde edilir, çünkü emilimi bazen düzensiz ve öngörülemezdir. Komplikasyonlar hepatik işlev bozukluğunu içerebilir.\nFlukonazole yanıt vermeyen hastalar için seçenekler kısıtlıdır. Bazı olgu bildirileri, birinci basamak tedaviye cevap vermeyen hastalığın tedavisinde üç yeni antifungal etkenin etkinliğini araştırmıştır: Posakonazol ve vorikonazol (flukonazole benzer yapıda triazol bileşikleri) ve kaspofungin (ekinokandin yapı sınıfının glukan sentez inhibitörü). Bununla birlikte, bu ilaçlar FDA onaylı değildir ve klinik çalışmalar bulunmamaktadır. Bir bildiride \"Coccidioides\" türlerinin duyarlılık testi, bu yeni ilaçlar da içinde olmak üzere çoğu antifungal etkene karşı tekbiçimli duyarlılığı ortaya çıkarmıştır.\nÇok ciddi olgularda, hiçbir çalışma yapılmamasına karşın, amfoterisin B ile bir azolün kombinasyonu tedavisi önerilmiştir. Kaskofungin, flukonazol ile kombinasyon halinde, 31 yaşında, koksidiyoidal pnömonili bir Asyalı hastanın olgu sunumunda yararlı olarak belirtilmiştir. HIV ve koksidiyoidal menenjitli 23 yaşında siyah bir erkeğin bir olgu sunumunda amfoterisin B ve posakonazolün kombinasyon tedavisi klinik iyileşme sağlamıştır.\nPosakonazol, Avrupa Komisyonu tarafından tedaviye yanıt vermeyen koksidiyoidomikoz için kurtarma tedavisi olarak onaylanmıştır. Daha ileri değerlendirme için klinik denemeler sürmektedir. Vorikonazol ile ayrıca tedaviye yanıt vermeyen olgular için kurtarma tedavisinde de çalışılmaktadır. Bir olgu sunumu, yayılmış koksidiyoidomikoz için kurtarma tedavisi olarak amfoterisin B ile kombinasyon halinde vorikonazolün başarılı olduğunu göstermiştir.\nBazı olgu sunumları, farklı sonuçlarla birlikte kaspofungin üzerinde çalışmıştır. Transplantasyon geçirmiş akut pulmoner koksidiyoidomikozlu bir hastada amfoterisin B uygulanmasını takiben 50 mg/gün kaspofungin umut verici sonuçlar göstermiştir. Yaygın koksidiyoidomikozlu bir hastada, yalnızca amfoterisin B ve kaspofungin ile birinci basamak tedavi, bir yanıt ortaya koyamamıştır, ancak hastaya flukonazol ile kombine edilmiş kaspofungin verildiğinde iyi sonuçlar elde edilmiştir. Yayınlanmış bir bildiride flukonazol, vorikonazol ve amfoterisin B ile geleneksel tedavinin başarısız olduğu yaygın ve meningeal koksidiyoidomikozlu bir hasta tanımlanmış; intravenöz 70 mg'lık bir yükleme dozundan sonra 50 mg/gün kaspofungin de başarısız olmuştur.\n1957'de tanıtılan amfoterisin B, ciddi enfeksiyonlar için tercih edilen tedavi olmayı sürdürmektedir. Genellikle kötüleşen hastalık veya omurga gibi yaşamsal organlarda bulunan lezyonlar için yer edinmiştir. Klasik amfoterisin B deoksikolat formülünde veya bir lipit formülü olarak uygulanabilir. Hiçbir çalışma amfoterisin B'yi azol tedavisi ile doğrudan karşılaştırmamıştır. Komplikasyonlar arasında böbrek toksisitesi, kemik iliği toksisitesi ve lokal sistemik etkiler (ateş, katılık) bulunur.\nTedavinin amaçları enfeksiyonun giderilmesi, antikor titrelerinin azaltılması, ilgili organların işlevlerinin geri dönüşü ve tekrarın önlenmesidir. Tedavi süresi, hastalığın klinik seyri tarafınca belirlenir, ancak bütün hastalarda en az 6 ay ve diğerlerinde genellikle bir yıl veya daha uzun olmalıdır. Tedavi; semptomların giderilmesi, radyografik anormalliklerin gerilemesi ve serum fiksasyon IgG'si titrelerindeki değişikliklerin bir kombinasyonuna göre uyarlanmıştır. İmmün sistemi baskılanmış hastalar ve meningeal tutulum öyküsü olan hastalar için yaşam boyu tedavi gerekmektedir.\nAntifungal tedavinin maliyeti yıllık 5.000 $ ila 20.000 $ arasında olup yüksektir. Yoğun bakım gereksinimi olan ciddi hastalar için bu maliyetler artar. Arizona'da, 1998-2001 yılları arasında koksidioidomikozlu hasta başına ortalama 33.762 dolar harcanmıştır.\n\n\nDEKAMER\nDeniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi (Kısa adı: DEKAMER) deniz kaplumbağalarının tedavilerinin yapılması, korunması ve deniz yaşamıyla ilgili araştırmalar yapmak amacıyla kurulmuş bir merkezdir. Muğla’nın Ortaca ilçesi Dalyan mahallesinde bulunan merkez, 2008 yılında kurulmuş ve 2009 yılında resmi faaliyetlerine başlamıştır. Bu alanda Türkiye’de faaliyet göstermeye başlayan ilk merkezdir.\nDEKAMER, deniz kaplumbağalarının korunması amacıyla yaralı ve hasta bireyleri tedavi ve rehabilite etmek ve tekrar deniz yaşamına kazandırmak amacıyla kurulmuştur. Bunun yanı sıra yuvalama kumsallarında koruma ve popülasyon izleme çalışmaları ile hem deniz hem de karasal habitatlarda bilimsel araştırmalar yürütmektedir. Merkez aynı zamanda bilgilendirme ve eğitim amaçlı ziyaretçiler kabul etmektedir. Yıllık ortalama 50.000 ziyaretçi DEKAMER’i ziyaret etmektedir.\nHer yıl çok sayıda deniz kaplumbağası başta balıkçılığa bağlı faaliyetler olmak üzere deniz taşıtlarıyla çarpışma, kasti yaralamalar, hayalet ağlara takılma veya doğal sebeplerden dolayı yaralanmakta ve ölmektedir. Sadece hedef dışı avlanma nedeniyle Akdeniz’de her yıl 132.000 deniz kaplumbağasının yanlışlıkla yakalandığı ve bunların 44.000’inin öldüğü tespit edilmiştir. Yuvalama sezonunda, anaç bir deniz kaplumbağasının kumsala bıraktığı yaklaşık 1000 yumurtadan ancak bir veya birkaç tanesinin erginliğe ulaşabildiği düşünüldüğünde, yaralanan ergin bir kaplumbağanın tedavisinin yapılarak tekrar doğaya kazandırılması önemlidir. Türkiye, deniz kaplumbağaları için Akdeniz’deki en önemli ülkelerin başında gelmektedir ve yaralı kaplumbağaların tespit edilmesi ve tedavilerinin yapılması Akdeniz popülasyonları açısından önemlidir. DEKAMER, 2019 yılı sonuna kadar merkeze ulaştırılan 367 deniz kaplumbağasından 202’sinin tedavisini yaparak tekrar doğal ortamına kazandırmıştır.\nDEKAMER, Türkiye kumsallarında yuva yapan deniz kaplumbağalarının yuvalarının korunması ve popülasyonlarının izlenmesi amacıyla her yıl T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ve T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yaptırılan ve izinleri verilen projeleri yürütmektedir. Şimdiye kadar bu çalışmaları ağırlıklı olarak Akdeniz kıyı şeridinin batısındaki kumsallarda yürütmüştür.\nDEKAMER deniz kaplumbağalarının yaşam döngüsünün ve habitatlarının araştırılması, deniz içi popülasyon büyüklüğü ve demografi, iklim değişikliğinin etkileri, balıkçılıkla etkileşimler, denizel atıkların etkileri ve kirlilik, göç yollarının ve kışlama alanlarının belirlenmesi için uydu izleme cihazlarıyla takip gibi konularda bilimsel araştırmalar yürütmektedir.\nKumsal kullanıcısı turistler ve yerel halk başta olmak üzere kıyısal turizm işletmeleri ile çeşitli seviyedeki okulların ve yüksek öğrenim kurumlarının öğrencilerine yönelik eğitim programları düzenlemektedir. Eğitim amaçlı programlar kapsamında çeşitli okullarda seminerler vermenin yanında merkezi ziyaret eden yaklaşık 50.000 kişiye her yıl gönüllüleri vasıtasıyla bilgilendirme çalışmaları yapmaktadır.\nDEKAMER Türkiye Cumhuriyeti bakanlıkları tarafından yaptırılan koruma ve izleme çalışmalarının yanı sıra lisansüstü öğrenci projeleri kapsamında farklı üniversitelerle işbirliği yapmaktadır. Bu çalışmaların yanında çok sayıda uluslararası projenin ortağı veya uygulayıcısı olarak araştırmalar yürütmektedir.\nBu projelerin başlıcaları:\n\n\nKader Kapıyı Çaldı\nKader Kapıyı Çaldı, Ülkü Erakalın'ın yönettiği 1964 yapımı Türk filmi.\nFilmin başrollerinde Türkan Şoray ve Ekrem Bora yer almıştır.\nGeçirdiği kaza sonrası kendisini karısı Leyla'ya karşı yetersiz hisseden Necmi, at binmeyi seven karısı için bir seyis tutar. Murat isimli seyisle Leyla arasında zamanla bir aşk başlayacaktır.\n\n\nOtosefali\nAgnati-Otosefali kompleksi (otocephaly; agnathia), öncelikle mikrognatiye neden olan malformasyonlardan biridir; altçene yokluğu anlamına gelse de, altçenenin tümü değil ancak bir bölümünün eksikliği ya da oldukça aşırı bir hipoplazisi söz konudur. Ender görülen bu kompleksin kalıtsal olabileceği gibi, gen mutasyonlarının ve teratojenlerin etkisini gösteren olgular da bildirilmiştir.\nEn sık görülen anomali, altçene eklemine büyük katkısı olan kondil (processus condylaris) agenezidir; kimi olgularda koronoid (processus coronoideus) ya da ramus eksikliği saptanır. Altçene, eksik olan parçası yönünde (arkaya) kayar ve oklüzyon (dişlerin birbirleriyle lineer düzlemde karşılaşması) bozulur. Bu karmaşada altçene eklemi (temporomandibuler eklem) kadar komşusu olan temporal kemik, kulak bileşenleri, çiğneme kasları, \"nervus facialis\" ve parotis tükürük bezi malformasyonları da saptanır. Holoprosensefali ve \"corpus callosum\" agenezi’ne bağlı nörolojik bulgular (epileptiform ataklar, psikomotor gelişme geriliği, vd) saptanır. Bebeklerin çok büyük bölümünün yaşama yetisi yoktur.\n\"Agnathia- microstomia-synotia sendromu\", altçene bulgularına ek olarak, kulak kepçesi anomalileri (melotia; synotia), ağız açıklığının küçük olması (microstomia), dil yokluğu (aglossia) ya da çok küçük olması (microglossia), yarık damak bulgularından oluşan, çok ender görülen bir sendromdur.\nAgnati-Otosefali kompleksini içeren sendromlar oldukça enderdir: Agnathia-otocephaly kompleksi, Auriculocondylar sendrom.\n\n\nPhilippe Chassaing\n\n\nGençlik Rüzgarı\nGençlik Rüzgarı, Nejat Saydam'ın yönettiği 1964 yapımı Türk filmi.\nFilmin başrollerinde Türkan Şoray ve Ediz Hun yer almıştır.\nÇocukluktan beri birbirlerine aşık olan Mehmet ve Fatma yurt dışına eğitime gittiklerinde birbirlerinden koparlar. Yurt dışından döndüklerinde ise ilişkilerini tekrar denemeye karar verirler.\n\n\nNicolas Démoulin\nDémoulin, Parlamentoda Ekonomik İşler Komitesi'nde görev yapıyor. Komite görevlerine ek olarak Fransa-Mali Parlamenter Dostluk Grubu üyesidir.\nEkim 2018'den bu yana, Démoulin, başkan Gilles Le Gendre liderliğinde LREM parlamento grubunun beş başkan yardımcısından biri olarak görev yapmaktadır.\nTemmuz 2019'da Démoulin, Avrupa Birliği'nin Kanada ile Kapsamlı Ekonomik ve Ticari Anlaşması'nın (CETA) Fransa tarafından onaylanması lehine oy kullandı.\n\n\nGazi Anadolu Lisesi\nGazi Anadolu Lisesi, Ankara'da ortak eğitim veren bir Anadolu Lisesidir. 1984 yılında \"Söğütözü Anadolu Lisesi\" adı altında kurulmuştur. 1986 yılında şu anki yerine taşınmış ve şimdiki adı almıştır. Okulun amblemi, her öğrencisinin üniformasında bulunan Mustafa Kemal Atatürk'ün imzasıdır.\nOrta Öğretim Kurumları Seçme ve Yerleştirme Sınavı göre okul, düzenli olarak Türkiye'nin ilk on lisesi arasında yer almaktadır (2006'da 9 ve 2005'te 4.). Gazi öğrencileri, Türkiye lise giriş sınavına giren tüm öğrencilerin yüzdebirlik diliminde düzenli olarak yer almaktadır. Öğrencilerinin Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi sınavlarında elde ettikleri sonuçlarla okul, Türkiye'nin en başarılı Anadolu liselerinden biri olarak derecelendirilmektedir.\nOkul; idari ve sınıf binası, spor salonu ve spor merkezi, kantin ve kampüste öğrenci yurdu ile Ankara'nın en büyük ortaöğretim kurumlarından biridir. Okuldaki ana eğitim dili Türkçe'dir ancak öğrenciler zorunlu İngilizce derslerini yabancı dil olarak almaktadır.\n\n\nTürkiye'deki Hintler\nTürkiye'deki Hintler, yaklaşık 100 aile ve 300 kişiyi içeren küçük bir topluluktur. Türkiye'deki çoğu Hint çok uluslu şirketlerde doktor ve bilgisayar mühendisi olarak çalışmaktadır. Hindistan ayrıca Reliance Industries, Tata Motors ve Indorama temsilcilikleri aracılığıyla Türkiye'de küçük bir işletme varlığına sahiptir.\n\n\nFlorian Bachelier\nBachelier, Thionville'de doğdu. Rennes Üniversitesi'nde hukuk eğitimi aldı. Eğitimi devam ederken pizza dağıtıcı, garson ve Gaumont'ta resepsiyonist olarak çalıştı.\nBachelier, En Marche'ye katılmadan önce 2000'lerin başında Sosyalist Parti'ye katıldı.\nBachelier, Parlamentoda quaestor olarak hizmet eder ve bu nedenle Fransız Beşinci Cumhuriyetinin 15. yasama millet meclisinin bürosunun bir parçasıdır. Kendisi aynı zamanda Savunma Komitesi üyesidir. Komite görevlerine ek olarak, Fransız-Estonya Parlamento Dostluk Grubu'nun bir parçasıdır.\n\n\nCatherine Kamowski\nKamowski, Parlamentoda Hukuk İşleri Komitesi'nde görev yapıyor. Komite görevlerine ek olarak Fransız-Quebec Parlamento Dostluk Grubu üyesidir.\nTemmuz 2019'da Kamowski, Avrupa Birliği'nin Kanada ile Kapsamlı Ekonomik ve Ticari Anlaşması'nın (CETA) Fransa tarafından onaylanması lehine oy kullandı.\n\n\nEutelsat 31A\nEutelsat 31A, Avrupa'da geniş bant ve yayın hizmetleri için kapasite sunan bir iletişim uydusudur. Eutelsat'a aittir.\n31° Doğu'da konumlandırılmış, Mayıs 2014'te 33° Doğu'dan taşınmıştır. Eutelsat 31A, interaktif geniş bant hizmetleri için optimize edilmiştir ve ayrıca ara sıra kullanım ve profesyonel video hizmetleri için yayıncılar ve Esno Technologie Satelitarne gibi veri ağları tarafından değerlenmektedir. hizmet.\n20 Ku band transponderi, Avrupa ve Türkiye üzerindeki dört spot ışına bağlıdır. Bu dört ışın, her bir ışının sıcak noktalarında bulunan göbeklerin birbirleriyle iletişim kurmasını sağlamak için üst üste biner, böylece son derece etkili pan-Avrupa kapsama alanı sağlar.\n\n\n2019 Reyhanl覺 sald覺r覺s覺\n2019 Reyhanlı saldırısı, 5 Temmuz 2019'da Hatay'ın Reyhanlı ilinde meydana gelen bir araba bombalı saldırısıdır. Patlama Suriye'den en az 3 kişiyi öldürdü.\nBombalama, Hatay ilinde Suriye sınırına yakın bir arabada meydana geldi. Araba Suriye'den vatandaş taşıyordu.\nÜç kurban, arabanın içinde patlayan Suriye vatandaşlarıydı.\n\n\nVergi sisteminin Azerbaycan'da girişimciliğin oluşumu ve gelişmesi üzerindeki etkisi\nVergi sisteminin Azerbaycan'da girişimciliğin oluşumu ve gelişmesi üzerindeki etkisi - Azerbaycan Millî İlimler Akademisi Ekonomi Enstitüsü'nün görüşü üzerine yayınlanan, Dr. Cavit İsmayılov tarafından yazılan bilimsel bir çalışma.\nISBN 5-8066-0827-1\nBilimsel eserde, piyasa ekonomisine geçiş sırasında Azerbaycan Cumhuriyeti'nde girişimciliğin kurulması, oluşumu ve gelişmesinde vergi sisteminin rolü, vergilendirme biçimleri ve ilkelerini tartışıyor. Aynı zamanda, çalışma bir piyasa ekonomisinin meşru oluşumunu yansıtır, gelişmiş yabancı ülkelerin bu alandaki başarılarını ve bunları cumhuriyet ekonomisine uygulama yollarını araştırır.\nYazarın ana önceliği, ülkedeki girişimciliğin gelişimi, basitleştirilmiş bir vergi sisteminin getirilmesi, belirli alanlarda fayda sağlanması üzerinde olumlu bir etkisi olacak vergi yükünü azaltmaktan ibaret.\nÇalışma araştırmacılar, lisansüstü öğrenciler, öğrenciler, girişimciler ve diğer iş adamları için tasarlanmıştır.\n\n\nThe A list\nThe A List, İngiliz yapımı bir gerilim dizisidir. Dan Berlinka ve Nina Metivier tarafından yaratılmıştır. BBC iPlayer aracılığıyla 25 Ekim 2018'de yayınlanmıştır. Başrolde Lisa Ambalavanar, \"Mia\" olarak oynamaktadır. İlk sezonun yönetmenleri Patrick Harkins, Jim Shields, Dan Berlinka'dır. Eylül 2019'da Netflix aracılığıyla diğer ülkelerin ve ulusların da diziye kavuşması sağlanmıştır. Netflix dizinin ilk sezonunu yayınladıktan sonra 2. sezonu için onay vermiştir.\nMia adındaki genç kız, yaz kampı için bir adaya gidiyor ancak Amber adlı kızda garipliklerin olduğunu fark ediyor. Kamptaki arkadaşlarını Amber'a karşı uyarmaya çalışıyor ama herkes onun Amber'ı kıskandığı için bunları söylediğini düşünüp ona inanmıyorlar. Bir zaman sonra Mia'nın arkadaşları gariplikleri kendi gözleriyle görünce Mia'ya inanıp onunla beraber bu garipliklerin kaynağını bulmaya çalışıyorlar.\nIMDb'de \"\"\nNetflix\n\n\nNia Vardalos\nAntonia Eugenia \"Nia\" Vardalos (d. 24 Eylül 1962), Kanadalı-Amerikalı aktris, yapımcı ve senarist. \nVardalos 24 Eylül 1962'de Yunan asıllı bir ailenin kızı olarak Winnipeg, Manitoba, Kanada'da doğdu. Yaşamının büyük bölümünü sonradan vatandaşlığına geçtiği Amerika Birleşik Devletlerinde geçirdi. Yunanistan kökenli olup 1999'da Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı olmuştur.\nAğırlıklı olarak sinema ve televizyon filmlerinde yer aldı. Komedi türünde 2002 yapımı \"My Big Fat Greek Wedding\" ve 2004 yapımı \"Connie and Carla\" adlı prodüksiyonlarla tanındı. İlerleyen zamanda bağımsız türde filmlerde rol almaya başlayarak \"My Big Fat Greek Life\" ve \"My Big Fat Greek Wedding 2\" adlı filmlerde rol aldı.\n\n\nLin Zhengbin\nLin Zhengbin (6 Temmuz 1957 - 10 Şubat 2020), Çinli doktor ve organ nakli uzmanı.\n10 Şubat 2020'de Çin'de COVID-19 hastalığının neden olduğu komplikasyonlar nedeniyle öldü.\n\n\nLiu Shouxiang\nLiu Shouxiang (5 Nisan 1958 - 13 Şubat 2020), Çinli suluboya ressamı ve profesör. Eserleri birçok ödül kazandı ve birçok sanat müzesi tarafından toplandı. Ayrıca Çin Demokratik Birliği'nin bir üyesiydi.\n17 Ocak 2020 tarihinde COVID-19 nedeniyle 61 yaşında öldü.\n\n\nPaciano\nPaciano, İtalya'nın Umbria bölgesine bağlı Perugia ilinde bulunan ve komündür. Komünün nüfusu 31 Aralık 2004 tarihi itibarıyla 974'tür.\n\n\nLiu Fan\nLiu Fan (Ekim 1960 - 14 Şubat 2020), Çin'in Hubei, Wuhan kentindeki Wuchang Hastanesi baş hemşire yardımcısıydı. 59 yaşında SARS-CoV-2 enfeksiyonundan ölen ilk hemşire oldu.\nÖlümü Çin genelinde güçlü internet tepkilerine neden oldu. Hem ebeveynleri hem de erkek kardeşi önündeki koronavirüsten öldü. Bu da ölümlerinin \"aile nesli tükenmesi\" olarak nitelendirilmesine neden oldu (灭门). Birçoğu salgın sırasında çalışma koşullarını kabul edilemez olarak gördü. Başlangıçta, ölüm haberi \"uydurma bir söylenti\" olarak ilan edildi. Ayrıca, ünlü bir yönetmen olan kardeşi Chang Kai'nin ölümü, güçlü internet tepkileri ve geniş anma törenlerine neden oldu. İlk hastanenin ölümüne verdiği yanıtlar ağır eleştirilere maruz kaldı ve hem hastaneyi hem de Wuhan hükümetini, ölümüyle ilgili koşulları ele almak ve açıklamak için özel tepkiler vermeye zorladı.\n\n\nDuan Zhengcheng\nDuan Zhengcheng (15 Haziran 1934 - 15 Şubat 2020), Çinli mucit ve endüstri mühendisi. Makine imalatı ve otomasyonunda uzmanlaştı, Çin Mühendislik Akademisi'nin (CAE) akademisyeniydi ve Huazhong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nde profesör ve doktora süpervizörü olarak görev yaptı.\nDuan, 15 Haziran 1934'te Jiangsu, Zhenjiang'da doğdu. 1953 yılında liseden mezun olduktan sonra, Huazhong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nde okudu, ardından aynı üniversitede ders verdi.\n15 Şubat 2020'de 85 yaşında Hubei, Wuhan'da COVID-19 nedeniyle öldü.\n\n\nChedli Klibi\nChedli Klibi (Arapça:الشاذلي القليبي), 6 Eylül 1925 - 13 Mayıs 2020), Tunuslu siyasetçi. \nKlibi 6 Eylül 1925'te Tunis, Tunus'ta doğdu. Mart 1979'dan Eylül 1990'a kadar Arap Birliği Genel Sekreteri olarak hazır bulundu. Genel Sekreter olarak görev alan ilk Tunuslu siyasetçilerdendir.\nKlibi, 1978-1979 yılları arasında Tunus Haberleşme Bakanı olmadan önce 1974-1976 yılları arasında göreb yapan Tunus cumhurbaşkanı Habib Bourguiba yönetiminde Tunus Kültür Bakanı (1961 - 1970, 1971 - 1973, 1976 - 1978) olarak görev aldı. Ayrıca 1963'ten 1990'a kadar Kartaca Belediye Başkanıydı.\nKlibi 13 Mayıs 2020'de doğum yeri Tunis, Tunus'ta 94 yaşında vefat etti.\n\n\nKe Huibing\nKe Huibing (5 Şubat 1979 - 19 Şubat 2020), Çinli profesör, yönetim bilimcisi.\nKe, 19 Şubat 2020'de 41 yaşında Wuhan'da COVID-19 nedeniyle öldü.\n\n\nSaint-Yrieix-la-Perche\nSaint-Yrieix-la-Perche, Fransa'nın Nouvelle-Aquitaine bölgesine bağlı Haute-Vienne ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 1 Ocak 2017 tarihi itibarıyla 6,766'dır.\n\n\nNXT TakeOver: In Your House\nNXT TakeOver: In Your House, WWE tarafından 7 Haziran 2020'de gerçekleşmesi planlanan yirmi sekizinci In Your House profesyonel güreş izle ve öde etkinliği. 29. NXT TakeOver etkinliği olacak. Ayrıca Şubat 1999'dan bu yana ilk etkinlik olacak.\nEtkinlikte yer alan maçlar,NXT brand'inde sonucu önceden WWE NXT tarafından belirlenen maçlar ve senaryolarla oluşturulmaktadır. Senaryolar, WWE'nin haftalık programı olan NXT'de yaşananlara göre şekillenmektedir.\n\n\nValerio Moro\nValerio Moro (1952 - 5 Mart 2020), İtalyan siyasetçi, belediye başkanı.\n5 Mart 2020'de 67 yaşında COVID-19 hastalığı nedeniyle öldü.\n\n\nKılıç Bey\nKılıç Bey yönetmeliğini Natuk Baytan'ın yaptığı 1978 yapımı sinema filmi\n\n\nMcLaren MCL35\nMcLaren MCL35, McLaren tarafından 2020 ve 2021 Formula 1 Dünya Şampiyonalarında yarışmak üzere üretilen Formula 1 otomobilidir . McLaren, 2021 için Mercedes motorlarına geri döneceğinden MCL35'in Renault motoru kullanan son McLaren aracı olması bekleniyor.\nAraç, 2020'de Carlos Sainz Jr. ve Lando Norris tarafından, 2021 sezonunda ise Sainz'in Ferrari'ye geçmesi nedeniyle Lando Norris ve Daniel Ricciardo tarafından sürülecek. Aracın ilk yarışına 2020 Avustralya Grand Prix'sinde çıkması planlandı, ancak yarış iptal edildiğinde ve COVID-19 pandemisine yanıt olarak birden fazla yarış ertelendiğinde bu gecikti. MCL35'in şimdi 2020 Avusturya Grand Prix'sinde sahneye çıkması bekleniyor.\nJames Key, takımdan ayrılan Tim Goss'un yerini almak için 2019 yılında Scuderia Toro Rosso'dan alındı ve MCL35'in baş tasarımcısı seçildi. Ekim 2019'da takım müdürü Andreas Seidl, MCL34'ün çok az bir kısmının ilk üç takıma olan boşluğu bir saniyenin altına indirmek amacıyla MCL35'e devredileceğini belirtti Lando Norris, ekibin ana odak alanlarından birinin MCL35'in viraj alma yeteneğini geliştirmek olacağını belirtti.\nTakımın ekip üyelerinden biri COVID-19 hastalığına yakalandıktan sonra takımın yarışmaya başlaması kesintiye uğradı ve bu da McLaren'in 2020 Avustralya Grand Prix'sinden çekilmesine yol açtı. Yarış daha sonra iptal edildi.\n\n\nRıza Muhammedi Lengerudi\nRıza Muhammedi Lengerudi (3 Ağustos 1928 - 7 Mart 2020), Ayetullah rütbesi olan İranlı din adamı. Lengerud kasabasında İran dinî lideri Ali Hamenei'nin temsilcisi olarak görev yaptı.\nLengerudi, 7 Mart 2020'de COVID-19 nedeniyle 91 yaşında öldü.\n\n\nJoan Hackett\nJoan Ann Hackett (d. 1 Mart 1934, Doğu Harlem, New York – ö. 8 Ekim 1983, Encino, Kaliforniya), Amerikalı tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu.\nHackett 1 Mart 1934'te Doğu Harlem, New York'ta doğdu. 1960'lı ve 1970'li yılların yıldızlarındandır. En çok 1961-1965 yılları arasında yayınlanan Joan Miller'in eserinden uyarlanan televizyon dizisi \"The Defenders\" ile sinema filmi 1966 yapımı Dottie karakterini canlandırdığı başrolü oyuncu Candice Bergen ile paylaştığı \"The Group\" ile tanınmıştır. \nHackett 8 Ekim 1983'te rahim kanseri nedeniyle 49 yaşında Encino, Kaliforniya'da ölmüş cenazesi Hollywood Forever Mezarlığı'nda icra olmuştur.\n\n\nAhmetbeyler, Bergama\nAhmetbeyler, İzmir ilinin Bergama ilçesine bağlı bir mahalle.\n2012 TÜİK verilerine göre Ahmetbeyler mahallesinde toplam 257 kişi yaşamaktadır. Posta kodu 35700 olarak belirlenmiştir.\n\n\nDijital gazete\nDijital gazete, basılı gazetenin dijital versiyonudur. Gazeteler çevrimiçi olarak dijital olarak veya cep telefonu veya E Mürekkep okuyucu gibi dijital bir cihazda dijital bir kopya olarak yayınlanabilir.\nBasılı gazete yayınlayan birçok kuruluşun çevrimiçi gazetesi de vardır. Gazeteler basılı bilgileri çevrimiçi olarak yayınlamaya karar verebilir veya basılı gazeteye kıyasla farklı makaleler sunmayı seçebilir. Bilgiler ücretsiz veya ücretli abonelik olarak sağlanabilir. Bazı basılı gazeteler sadece çevrimiçi olarak yayınlanmaya karar vermiştir. Hollanda'da freesheet DAG basılı baskıyı 2008 yılında öldürdü. [3] ABD'de The Capital Times 2008'de de online olmaya devam etti. Avustralya'da, Avustralya Times, Mayıs 2010'da Avustralya Times Reader yazılımıyla erişilen dijital bir gazete baskısı yayınlayan ilk Avustralya gazetesi oldu.\nBazı gazeteler basılı basımlarının dijitalleştirilmiş versiyonlarını sağlar. Sık kullanılan bir format pdf'dir.\nDiğerleri, web sitelerinde haber sağlamak için yeni düzenleri dener. New York Times gazeteye tam bir gazete kağıdına benzeyen bir düzen kullanarak olabildiğince çok makale sığdırmaya çalıştı.\nPressDisplay.com iPhone'da gazete okumak için bir uygulama oluşturdu. [10] New York Times'ın ayrıca iPhone ve iPod Touch için tasarlanmış özel bir uygulaması var.\nBazı insanlar, dağıtımın kolay ve sezgisel tutulduğu sürece herhangi bir cihazın haberleri dağıtmak için uygun olabileceğini iddia ettiler. Gazeteci David Carr, Uluslararası Herald Tribune'da haberler için bir 'iTunes' için olası başarıyı tartıştı. [12] Ekonomist de bu seçeneği tartıştı.\n\n\nMohammad Kiavash\nMohammad Alavi Tabar (Kiyavash olarak da bilinir; 1930 - 10 Mart 2020), İranlı politikacı.\n10 Mart 2020'de COVID-19 nedeniyle öldü. Cenazesi 12 Mart'ta yapıldı.\n\n\nLissensefali\nLissensefali (Lissencephaly; engebesiz beyin), gen mutasyonuna bağlı izole olguların yanı sıra otosomal dominant yollar aktarılan kalıtsal bir anomali türüdür; 15 fenotipi bildirilmiştir. Fenotipler arasında en sık görüleni Miller-Dieker lissensefali sendromu'dur. Fetüsü etkileyen sitomegalovirüs (CMV) infeksiyonunun lissensefaliye neden olabileceği bildirilmektedir.\nBeyin yüzeyi neredeyse dümdüz görünümdedir; sulkuslar (beyin yüzeyindeki oluklar) silik, giruslar (beyin yüzeyindeki tümsekler) belli belirsizdir; beyin kıvrımları oluşmamıştır, beyin yüzeyi küre yüzeyi gibi düzdür. Beyin katmanlarında malformasyonlar izlenir; total agiri (total agyria)’dan subkortikal bant heterotopisine dek uzanan en geniş spektrumlu örneklerden biridir . \"Corpus callosum\" agenezi, serebellum ve beyin sapı hipoplazisi, ventriküllerde ve Virchow-Robin aralıklarında genişlemeler saptanır.\nKlinikte, giderek belirginleşen bir mikrosefali izlenir. Psikomotor gerilik belirgindir; epileptiform ataklar, zeka geriliği, hipotoni, spastik parezi bulguları vardır.\n\n\nMarcelo Peralta\nMarcelo Peralta (5 Mart 1961 - 10 Mart 2020, Madrid), Arjantinli sanatçı, öğretmen, besteci ve aranjör.\nPeralta, 10 Mart 2020'de 59 yaşında Madrid'de COVID-19 nedeniyle öldü.\n\n\nRoberto Stella\nRoberto Stella (22 Temmuz 1952 - 11 Mart 2020, Como), Busto Arsizio'da pratisyen hekim olarak çalışan İtalyan doktor.\nStella ve COVID-19 hastalarını tedavi etmekte olan bir diğer doktorun da COVID-19 testleri pozitif çıktı. bu haber toplulukta paniğe yol açtı ve belediye başkanı bir bildiri yayımladı. Stella, COVID-19 nedeniyle solunum yetmezliği nedeniyle hastaneye kaldırıldıktan sonra 11 Mart 2020'de Como'da öldü ve İtalya'da virüsten ölen ilk doktor oldu. Sağlık Bakanı Roberto Speranza, İtalyan sağlık sisteminin \"referans noktasını\" kaybettiğini belirtti.\n\n\nNasır Şabani\nNasır Şabani (1957 - 13 Mart 2020), İranlı general ve İslam Devrim Muhafız Gücü (IRGC) komutanı.\nShabani, 13 Mart 2020'de COVID-19 nedeniyle öldü.\n\n\nKabardino-Balkarya bayrağı\nKabardino-Balkarya bayrağı'nı kullanan Kabardino-Balkarya, Rusya'da bir özerk bölgedir. Mavi-beyaz-yeşil üç yatay bantın ortasındaki Elbruz Dağı, Avrupa'daki en yüksek dağı olarak Kabardino-Balkarya'da bulunur.\n\n\nPiero Schlesinger\nPiero Schlesinger (19 Mayıs 1930 - 14 Mart 2020), 1971'den 1993'e kadar Banca Popolare di Milano'nun başkanı olarak görev yapan bir İtalyan hukukçu, bankacı, avukat ve akademisyen.\n14 Mart 2020'de, başka rahatsızlığı sebebiyle 10 gün önce hastaneye kaldırıldığı Milano Policlinico hastanesinde COVID-19 ile ilgili komplikasyonlar nedeniyle öldü.\n\n\nVittorio Gregotti\nVittorio Gregotti (10 Ağustos 1927, Novara - 15 Mart 2020, Milano), Novara doğumlu İtalyan mimar. 1970'lerde Postmodernizmde hem Neo-Avant Garde'nin bir üyesi hem de önemli bir figür olarak görülüyordu.\nGregotti 15 Mart 2020'de Milano'da 92 yaşında COVID-19 nedeniyle öldü.\n\n\nHaşim Betahi Gülpayegani\nHashem Bathaie Golpayegani (1941 - 16 Mart 2020) Tahran Eyaleti'nin Ä°ran Uzmanlar Meclisi temsilcisiydi.\n16 Mart 2020'de COVID-19 nedeniyle öldü.\n\n\nFariborz Raisdana\nFariborz Raisdana (19 Ocak 1945, Tahran - 16 Mart 2020, Tahran), İranlı iktisatçı, sosyalist, aktivist, profesör ve İran Yazarlar Derneği üyesi.\nRaisdana, COVID-19 komplikasyonları nedeniyle 16 Mart 2020'de Tahran'da öldü. Son 6 gündür hastanedeydi.\n\n\nStephen Schwartz\nStephen Schwartz (1 Ocak 1942   - 17 Mart 2020), Amerikalı patolog. Kan damarlarının ve düz kas hücrelerinin yapısını araştırarak vasküler biyoloji üzerinde çalıştı.\nSchwartz, 17 Mart 2020'de 78 yaşında COVID-19 nedeniyle öldü.\n\n\nTrigonosefali\nTrigonosefali (trigonocephalia; trigonocephaly), metopik suturanın erken kapanmasına bağlı bir kraniyosinostozis türüdür. Sendroma-özgü ya da izole olgular biçiminde görülür. İzole olgularda, kraniyosinostozise neden olan faktörlerin etkisi görülür; metabolik (tiroid bezi sorunları) ve ilaçlar (epilepsi tedavisi-valproik asit) başlıcalarıdır. İzole olguların bazılarının oluşumu, fetüsün kafasının doğum yolundan geçerken sıkışmasına ya da beyin ön bölümünün (frontal loblar) hipoplazisine bağlanmaktadır. Trigonosefalilerin bir bölümü gen mutasyonlarından kökenlidir; 9p22–24, 11q23, 22q11, FGFR1 mutasyonu belirlenen genlerdir.\nTipik bir yüz görünümü vardır: Mikrosefalik izlenim vardır. Alın üçgen biçimindedir ve orta çizgi belirgin biçimde çıkıntılıdır, kafatası ön boşluğu (\"fossa cranialis anterior\") ve etmoid kemik hipoplazisi saptanır. Hipotelorizm belirgindir. Alt gözkapakları \"S\" biçimindedir. Kaşlararası bölge kıllı olabilir.. Zeka düzeyi normaldir.\nTrigonosefali görülen sendrom örnekleri: Münke sendromu, Jacobsen sendromu, Baller-Gerold sendromu, Baraitser-Winter sendromu, Bohring-Opitz sendromu, C sendromu, Greig sefalopolisindaktili sendromu, Potocki-Lupski sendromu, Short-rib thoracic dysplasia 9.\nSay-Meyer sendromu, trigonosefali bulguları içeren çok ender bir tablodur.\n\n\nRose Marie Compaoré\nRose Marie Compaoré (13 Kasım 1958 - 18 Mart 2020, Ouagadougou), Burkina Fasolu politikacı ve İlerleme ve Reform Birliği (UPC) siyasi partisi üyesiydi.\nRose Marie Compaoré, 18 Mart 2020'de 61 yaşında COVID-19 komplikasyonlarından Ouagadougou'da öldü. Ölümü kısa zamanda İlerleme ve Reform Birliği liderliği tarafından onaylandı. Diyabet de dahil olmak üzere önceden mevcut diğer rahatsızlıklardan muzdaripti.\nCompaoré'nin ölümü Sahra Altı Afrika'da kaydedilen ilk COVID-19 ölümüydü. Ayrıca pandeminin Burkina Faso'da bildirdiği ilk kurban oldu.\n\n\nLuciano Federici\n18 Mart 2020'de Federici, COVID-19 nedeniyle 81 yaşında öldü.\n\n\nCavit İsmayıl\nCavit İsmayıl (tam adı: İsmayıl Cavit Ejder oğlu; 1 Haziran 1972, Çomaxtur, Nahçıvan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti) - Azerbaycan ekonomisti, avukat. Ekonomi alanında doktora yaptı. Dr. Ekonomik Araştırmalar-uluslararası dergisinin kurucusu, Turan Araştırma Merkezi Kamu Birliği Başkan Yardımcısı.\nCavit İsmayıl Nahçıvan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Şerur bölgenin Çomaxtur köyünde 1 Haziran 1972 tarihinde doğdu. 1988 yılında liseden, 1995 yılında Nahçivan Devlet Üniversitesi İktisat Fakültesinden mezun oldu.\n2014 yılında Nahçıvan Devlet Universitesinin Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu ve 2018'de Uluslararası İlişkiler alanında üçüncü yüksek öğrenimini aldı. Gençken Cavit İsmayıl, Azerbaycan halkının SSRİ imperatorluğuna karşı yaptığı ulusal kurtuluş mücadelesine katıldı ve gönüllü olarak Nahcivan'ı istila etmeye çalışan Ermeni haydutlara karşı savaşlarda aktif rol aldı.\n1989 yılında sınır hareketinin ve SSCB imparatorluğun sınırlarının dağıdığılmasının aktif katılımcısı oıan genç Cavid, 1991 yılı Ocak ayının 7-de, o zamanın en stratejik sınır arazisi sayılan, bu günkü Azerbaycan -Türkiye sınırının bulunduğu arazinin Azerbaycan'a ait olmasına rağmen sınır kontrol etme tabiiyeti dönemin Ermenistan SSC'nin topraklarında yerleşdiyinden Moskova tüm gücünü toplayarak bu bölümden geçen sınır mühendislik tesis dokunulmazlığını sağlamasından ısrarlı olduğu halde Cavid İsmaıl ilk olarak az bir sayıda silahdaşları ile fedakarlık göstererek bu stratejik alanı dağıtmaya başardılar.\nGenel olarak, Cavit İsmayıl, ulusal kurtuluş hareketi sırasında SSCB KGB tarafından üç kez sorguya çekildi, o aynı zamanda Türkiye ile sınırın açılması konusunda yaptığı aktivit çalışmalar yüzünden araştırılmıştır. Genel olarak, halk tarafından imparatorluğun dikenli telinin imha edilmesi ve bu olay Moskova'da yayınlanan ulusal gazete olan \"Moskovski Novosti'nin çeşitli sayılarında ele alındı.\nAskeri mükellefiyyetli, evli, üç çocuk babasıdır.\nCavit Ismayıl 1996 yılından devlet teşkilatında Kolluk kuvvetlerinde çalışmaktadır ve okul yıllarından bu yana bilime olan büyük ilgisi bu yönde gelişmesine neden olmuştur. Böylece 1997-2000 yıllarında ANAS Ekonomi Enstitüsü'nde tez öğrencisi oldu. 2000 yılında \"Vergi sisteminin Azerbaycan'da girişimciliğin oluşumu ve gelişmesi üzerindeki etkisi \" konulu tezini savundu ve ekonomi alanında doktora yaptı.\nİkinci bir iş olarak, bazı üniversitelerde iktisat alanında çalışan Dr. olarak ekonomi ve hukuk dersleri verdi. \nCavit İsmayıl Fransanın Paris şehrindeki süreli yayınlar için olan ISSN 2522-9451 - Uluslararası Standart Seri Numarası (ing. International Standard Serial Number) takdim edilmiş bağımsız bir uluslararası bilimsel dergi olan Uluslararası Ekonomik Araştırmalar Dergisi'nin kurucusudur. Aynı zamanda, medyada esas olarak Cavit İsmayıl imzası, gazete makaleleri, hikaye ve şiirleriyle tanınıyor.\nAynı zamanda Cavit İsmaıl Azerbaycan'ın hayatında da aktif rol alıyor. Türk halklarının zengin kültürünü, ve antik tarihini tanıtmayı ve Türk halkları arasındaki kültürel bağların gelişmesini teşvik etmeyi desteklemek ve Azerbaycan halkının milli ve manevi mirası desteklemek için, Türki halklarının tarih, kültür, folklor ve geleneklerini tanıtmak için, Türk halkları arasındaki kültürel bağların gelişmesine yardımcı olan, tarihsel değerlerin korunması alanında farkındalığı artırmak ve Türk halkları arasındaki dayanışmayı ve tarihi bağları güçlendirmek amacıyla kurulan Turan Araştırma Merkezi Kamu Birliği'nin kurucularından ve başkan yardımcısıdır.\n\n\nJean Leber\nJean Leber (8 Ekim 1939 - 18 Mart 2020), Fransız müzisyen, orkestra şefi ve öğretmen.\nJean Leber 18 Mart 2020 tarihinde COVID-19 nedeniyle öldü.\n\n\nOzan Balcı\nOzan Balcı, (1974, Ardahan), Türk bürokrat.\n5 Kasım 2018’den beri Tokat Valisi olarak görev yapmaktadır. Ardahan Lisesini birincilikle bitirdi. ODTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü'nde 1992-1994 arası eğitim aldı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1998 yılında mezun oldu. Exeter Üniversitesi (İngiltere) Tarih, Politika ve Sosyoloji Bölümü'nde ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Yönetim Bölümü'nde ayrı ayrı yüksek lisans yaptı.\nİngiltere'de Southampton Üniversitesinde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünde PhD (doktora) derecesi aldı. Akkuş, Çelikhan, Eruh, Taraklı, Birecik, Vezirköprü, Merzifon Kaymakamlıkları ve Şırnak Vali Yardımcılığı yaptı. Diyarbakır Kayapınar Kaymakamlığı ve Kayapınar Belediye Başkan Vekili görevleri birlikte yürüttü.\n2018/202 sayılı Valiler Kararnamesi ile Tokat Valisi olarak atandı.\nEvli ve üç çocuk babasıdır.\n\n\nHenri Richelet\nHenri Richelet (16 Haziran 1944 - 18 Mart 2020, Paris), Fransız ressam.\nCOVID-19 salgını sırasında 18 Mart 2020'de 75 yaşında Paris'te COVID-19 nedeniyle öldü.\n\n\nAurlus Mabélé\nAurlus Mabélé (26 Ekim 1953 - 19 Mart 2020, Paris), Kongolu şarkıcı ve besteci. Genellikle \"Soukous Kralı\" olarak anılır.\nFransa'daki COVID-19 salgını sırasında COVID-19 hastalığına yakalandı. 19 Mart'ta Paris'teki bir hastanede COVID-19'dan dolayı öldü.\n\n\nAntonio Michele Stanca\nAntonio Michele Stanca (22 Mayıs 1942 - 19 Mart 2020) İtalyan genetikçi.\nCOVID-19 salgını sırasında 19 Mart 2020'de 77 yaşında Fidenza'da öldü.\n\n\nJean-Jacques Razafindranazy\nJean-Jacques Razafindranazy (1952, Madagaskar - 21 Mart 2020), Madagaskar doğumlu doktor. COVID-19 salgını sırasında doktor olarak çalışmasıyla biliniyordu, bu sırada COVID-19'dan dolayı öldü.\nRazafindranazy'nin ölümü Fransız sağlık profesyonelleri arasında bir ilkti ve koronavirüs bulaşmış hastaları tedavi ederken FFP2 maskeleri giymenin önemi üzerinde daha fazla stres yarattı.\n\n\nWilliam Stern\nWilliam George Stern (Vilmos György Stern, 2 Temmuz 1935 - 21 Mart 2020), İngiliz Stern Şirketler Grubu'nun sahibi iş adamı. 1973'te çöktüğünde Stern, 118 milyon £ borçla İngiltere'nin en büyük iflası oldu.\n21 Mart 2020'de COVID-19 nedeniyle öldü.\n\n\nGlamour fotoğrafçılık\nGlamour fotoğrafçılık, bir fotoğrafçılık türüdür. Modeller, tamamen giyinik ve çıplaklık arasında değişen erotik pozlarda tasvir edilmektedir. Terim erotik fotoğrafçılık ve çıplak fotoğrafçılık için bir hüsnütabir olabilir. Glamour modeller için vücut şekli ve büyüklüğü doğrudan başarı ile ilişkilidir.\n\n\nRhythm + Flow\nRhythm + Flow Netflix'de yayınlanan bir rap-müzik yarışma programıdır. İlk bölümü 9 Ekim 2019'da yayınlanmıştır. Bu program Netflix'in ilk orijinal müzik yarışma programıdır.\nYarışmanın jürileri Cardi B, Chance The Rapper ve T.İ.'dır. Program formatına göre bu 3 jüri konuk jüri üyeleri ile birlikte yarışmaya katılan kişileri dinleyip onları yorumluyorlar ve jürilerden biri, diğerlerinin yorumlarına göre dinledikleri kişinin bir sonraki tura geçip-geçmeyeceğine karar veriyor. Tüm turları geçen kişi 250.000 Amerikan doları kazanıyor.\n\"Rhythm + Flow\" Netflix'in ilk orijinal müzik yarışması programıdır. Netflix'in normal televizyon kanallarındaki gibi argo, küfür, şiddet kısıtlamaları olmadığı için program \"Hip-Hop (rap)\" müziğe odaklanmıştır. \"Rhythm + Flow\" programını kazan yarışmacılar ile kontrat imzalanmakta ve kendisine 250.000 Amerikan doları verilmektedir.\nCardi B, Grammy ödüllü New Yorklu kadın rapçi.\nChance The Rapper, Grammy ödüllü Şikagolu rapçi.\nT.İ., trap icra eden Grammy ödüllü Atlantalı rapçi.\nProgramın ilk sezonunun ilk 4 bölümü 9 Ekim 2019'da yayınlandı. 5., 6. ve 7. bölümleri 16 Ekim 2019'da, son 3 bölümü ise 23 Ekim 2019'da yayınlandı.\nIMDb'de \"\"\nNetflix'de \"Rhythm + Flow\"\n\n\nÜçbölük, Kars\nÜçbölük, Kars ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.\nKöyün eski adı 1889 yılı kayıtlarında \"Mağazpert\", 1918 yılı kayıtlarında Ermenice'de \"Malhas kalesi\" anlamına gelen \"Mağxazpert\" olarak geçmektedir.\nKöy, 10 Nisan 2002 tarih ve 24722 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İçişleri Bakanlığı'nın 8.4.2002 tarih ve 2002/2736 sayılı sınır tespit kararı ile Digor ilçesinden ayrılarak Kars'ın Merkez ilçesine bağlanmıştır.\nKöy, Kars il merkezine 50 km uzaklıktadır.\n\n\nBenito Joanet\nEsplugues de Llobregat'ta doğan Joanet, Espanyol, Real Zaragoza, Terrassa, Europa ve Deportivo de La Coruña takımları için kaleci olarak oynadı.\nEmekli olduktan sonra Hércules, Castellón, Antequerano, Cádiz, Mallorca, Tenerife, Espanyol, Salamanca ve Las Palmas'tan sorumlu bir futbol menajeri oldu.\nJoanet, COVID-19 salgını sırasında 22 Mart 2020'de COVID-19'dan dolayı Alicante'de öldü.\n\n\nJosé María Loizaga Viguri\nJosé María Loizaga Viguri (9 Mayıs 1936 - 22 Mart 2020, Ciudad Real), İspanyol iş insanı. ACS Group'un direktörü ve Başkan Yardımcısıydı.\nLoizaga, María Paz Jiménez Martínez ile evlendi, çiftin üç çocuğu vardı: Javier, Paz ve Rebeca Loizaga Jiménez. İspanya'daki COVID-19 salgını sırasında 22 Mart 2020'de COVID-19'dan dolayı Ciudad Real'de öldü.\n\n\nHandbra\nHandbra, aktrisler, modeller tarafından meme başı ve areolalarını kendi elleriyle örtmek için kullanılan bir tekniktir. Handbra tekniği, kadınlar tarafından alçakgönüllülüklerini korumak için göğüslerini örtmek için de kullanılabilir.\n\n\nMike Longo\nMichael Josef Longo (19 Mart 1937 - 22 Mart 2020, Manhattan), Amerikalı caz piyanisti, besteci ve yazar.\nLongo, 83. doğum gününden üç gün sonra 23 Mart 2020'de COVID-19 nedeniyle Manhattan'da öldü.\n\n\nPlagiosefali\nPlagiosefali (plagiocephaly), kafatası asimetrisiyle karakterize bir tablodur. Sagital kraniyosinostoz nedeniyle ortaya çıkan “sinostotik tip plagiosefali” olguları “gerçek plagiosefali” grubu olarak nitelendirilir; bu tür olgularda, orbitalar da asimetriktir.\nOlguların önemli bir bölümü “yalancı (psödo) plagiosefalidir; bebeklerin ve çocukların yatma alışkınlıklarıyla ilintilidir. Aynı pozisyonda uzun süre uyumak kafatasının uzun süreli basınç altında kalmasına ve yassılaşmasına neden olmaktadır. Bebeğin sürekli sırtüstü yatırılması sonucu artkafa kemiği (oksipital kemik) düzleşir. Alın bombesi yüksektir, kulak kepçeleri öne doğru yerleşebilir; orbita asimetrisi yoktur. Motor ve konuşma güçlüğü olabilir.\nPlagiosefali’lerin 1/3’ü sendroma-özgü bulgudur; özellikle maksillofasiyal sendromların bir bölümünde kafatasının sol yarısının etkilendiği saptanır (Apert sendromu, Münke sendromu, Crouzon sendromu, Pfeiffer sendromu, Saethre-Chotzen sendromu, Carpenter sendomu).\n\n\nCarole Brookins\nCarole Brookins (16 Ağustos 1943 - 23 Mart 2020, Florida), Dünya Bankası'nın Amerikalı yönetici direktörü ve küresel politik ekonomi uzmanı.\nBrookins, 23 Mart 2020'de COVID-19 nedeniyle Florida'daki Palm Beach'te öldü.\n\n\nNebojša Stefanović\nNebojša Stefanović (; d. 20 Kasım 1976), Sırp siyasetçi. 2014 yılından bu yana Sırbistan içişleri bakanlığı, 2016'dan itibaren de Sırbistan başbakan yardımcılığı görevlerini üstlenmektedir. Sırp İlerleme Partisi'nin (SNS) Belgrad yönetim kurulu başkanıdır.\nGörev süresi dolmuş son görevi, Temmuz 2012'den Nisan 2014'e kadar yürüttüğü Sırbistan Ulusal Meclisi başkanlığı görevidir.\nSiyasi kariyerine Sırp Radikal Partisi'nde (SRS) başlayıp 2008'de kurulmuş Sırp İlerleme Partisi'nin (SNS) kurucularından biri olan Stefanović, iktisat alanında tartışmalı bir doktora derecesine sahiptir.\nNebojša Stefanović 20 Kasım 1976'da Belgrad'da doğdu. Yeni Belgrad'da büyüdü ve ilkokulu ve Dokuzuncu Gymnasium \"Mihajlo Petrović Alas\"ı bitirdi. Megatrend Üniversitesi İşletme Araştırmaları Enstitüsü'nden mezun oldu. 2011 yılında \"Yerel özyönetimde modern yönetim ilkeleri\" başlıklı tezini savunarak ekonomi alanında yüksek lisans derecesi aldı. Doktora derecesini Haziran 2013'te yine aynı üniversitede, \"Yerel yönetim yönetiminde stratejik yönetimin yeni rolü\" konusuyla elde etti.\nİş hayatına 2004 yılında iç ve dış ticaret şirketi \"Interspeed Ltd.\" de pazarlama direktörü pozisyonunda başladı. 2008'de \"Jabuka\" şirketine mali direktör yardımcısı olarak atandı.\nNebojša Stefanović, İngilizce ve Rusça dillerini bilmektedir. Ana Stefanović ile evli olup çiftin Nina adlı bir kızı, Filip adında da bir erkek çocuğu vardır.\n25 yıldan uzun bir süredir siyasete karışmış olan Stefanović, siyasi kariyerine Sırp Radikal Partisi'nde (SRS) başladı. Sırbistan İlerleme Partisi'nin (SNS) kurucularından biri, başkanlık üyesi ve Belgrad Sırp İlerleme Partisi'nin yönetim kurulu başkanıdır. Belgrad yönetim kurulu başkanı olarak ekibiyle birlikte önemli başarılar elde etti. 2014 Belgrad Kent Meclisi seçimlerinde SNS %43,62 oyla iktidara gelirken 2018 seçimlerinde SNS %44,99 oyla seçimleri tekrar kazandı.\nSNS'nin kurulmasından SNS'nin dördüncü meclisine (2016'da düzenlenen) kadar, SNS ana kurulunun başkan yardımcısıydı.\nSRS temsilcisi olarak, 2004-2008 görev süresi boyunca Belgrad Kent Meclisi'nde meclis üyesi olarak görev yaptı. 2007 parlamento seçimlerinde Sırbistan Ulusal Meclisi üyeliğine seçildi ve aynı zamanda Sırbistan Cumhuriyeti Ulusal Meclisi Ticaret ve Turizm Komitesi Başkanı olarak görev aldı.\n2012 parlamento seçimlerinde SNS temsilcisi olarak Sırbistan Ulusal Meclisi üyesi ve Belgrad Kent Meclisi meclis üyesi seçildi.\nTemmuz 2012'den Nisan 2014'e kadar, Nebojša Stefanović Sırbistan Ulusal Meclisi başkanı ve Çocuk Hakları Komitesi başkanıydı. Ayrıca, Parlamentolar Arası Birlik'te Sırbistan Cumhuriyeti Ulusal Meclisi heyetinin başkanlığını da yaptı.\nUlusal Meclis başkanı olarak görev yaptığı süre boyunca hamile kadınlara ve annelere verdiği mücadeleler ve taahhütleri nedeniyle hatırlanmıştır. İnisiyatifinde, \"Çocukların, Hamile Kadınların ve Annelerin Sağlığını Koruma Hakkının Uygulanması Hakkında Kanun\" kabul edildi. Ayrıca bugün hala yürürlükte olan \"Çocuklar ve hamile kadınlar için öncelik\" girişimini başlattı.\n2014 parlamento seçimlerinden sonra içişleri bakanı olarak vazifelendirildi. 2016 parlamento seçimlerinin ardından aynı görevde seçildi ve başbakan yardımcılığına atandı. 2017 kabine değişikliğinden sonra aynı pozisyonlarda kaldı.\nİçişleri bakanı olarak görev süresi boyunca birçok reform uygulanmıştır. Kişisel girişimlerinden biri de Sırbistan'daki ilkokulların ilk, dördüncü ve altıncı sınıflarında Çocuk Güvenliği Temelleri programının uygulanmasıydı. Bu programın amacı, çocuklara karşılaşabilecekleri tüm zorlukları ve tehlikeleri tanıtmaktı.\nBelgrad'da şehit düşmüş polis memurları için anıt inşa etme girişimini başlatan ilk içişleri bakanıydı.\nBunların yanı sıra, insan ticaretine karşı mücadele için konsey başkanlığı, Sırbistan Cumhuriyeti'nin olağanüstü hal karargah komutanı, sporda tehlikeli olaylarla mücadele için Ulusal Konsey başkanı ve kara para aklama ve terörizmin finansmanı ile mücadelede faaliyetleri yönlendiren koordinasyon ekibinin başkanlığını da sürdürmektedir. 7 Kasım 2017'den itibaren Ulusal Güvenlik Konseyi sekreterliğine ve aynı zamanda Güvenlik hizmetleri Koordinasyon Bürosu başkanlığı görevine getirildi.\n1 Haziran 2014'te İngiltere'den bir grup bilim adamı Stefanović'in doktora tezinin bölümlerinin intihal edildiğini ve diğer bilimsel makalelerden kopyalandığını belirten bir metin yayınladı.\nHaziran 2014'te Megatrend Üniversitesi Senatosu doktora iptali prosedürünün başlatılması için esasların değerlendirilmesi gündemiyle bir komisyon oluşturdu. Üniversite Senatosu daha sonra komisyondan, Nebojša Stefanović'in doktora iptali prosedürünün başlatılması için bir neden olmadığını belirten bir raporu kabul etti. Ağustos 2014'te, Senato tarafından oybirliğiyle Nebojša Stefanović'in doktora iptali prosedürünün başlatılması için herhangi bir gerekçe olmadığına karar veren başka bir bağımsız komisyon daha kuruldu.\n\n\nBrian Crowe\nSir Brian Crowe (5 Ocak 1938 - 23 Mart 2020), 1989-1992 yılları arasında Avusturya Büyükelçisi olan İngiliz diplomat.\n5 Ocak 1938'de diplomat Eric Crowe ve Virginia Teusler'in oğlu olarak doğdu. Büyükbabası Sir Eyre Crowe'du. Sherborne School ve Oxford'da Magdalen College'da eğitim gördü.\nCrowe 23 Mart 2020'de COVID-19 nedeniyle öldü.\n\n\nErotik fotoğrafçılık\nErotik fotoğrafçılık, bir fotoğrafçılık türüdür. Ayrıca, erotik, müstehcen veya cinsel açıdan kışkırtıcı bir sanat tarzıdır. 1960'lardan sonra erotik fotoğrafçılık daha az yaygın olarak adlandırılmaya ve gittikçe daha fazla glamour fotoğrafçılık olarak tanımlanmaya başlandı.\n\n\nPaul Karslake\nPaul Karslake (1958 - 23 Mart 2020), İngiliz sanatçı, ressam.\nRolling Stones'tan Ronnie Wood'un eski karısı Jo Wood'un kardeşiydi.\n23 Mart 2020'de COVID-19'un neden olduğu ani başlayan pnömoni nedeniyle öldü.\n\n\nZororo Makamba\nZororo Makamba (17 Ocak 1990 - 23 Mart 2020, Harare), Zimbaveli gazeteci. Irene ve James Makamba'nın oğluydu.\n21 Mart 2020'de COVID-19 teşhisi kondu. İki gün sonra Harare'de öldü. COVID-19 hastalığı nedeniyle ülkedeki ilk ölüm vakası oldu.\n\n\nAlberto Ascari\nAlberto Ascari (d. 13 Temmuz 1918 - ö. 26 Mayıs 1955) Milan doğumlu İtalyan Formula 1 pilotu. Formula 1 öncesi yıllarda düzenlenen otomobil yarışlarında ve 1950 sonrasında da Formula 1'de yer alan motor sporlarının en ünlü otomobil yarışçılarından biridir. 1952 ve 1953 sezonlarında Formula 1 Pilotlar Şampiyonluğunu kazandı.\nAlberto Ascari ünlü İtalyan otomobil yarışçısı Antonio Ascari'nin oğludur. 1925 yılında henüz 7 yaşındayken Fransa Grand Prix'sinde babasını kaybeden Ascari yine babasının izini takip etti. Motor sporları hayatına motosiklet yarışları ile başladı ve 19 yaşında Bianchi motosiklet takımıyla anlaştı. Daha sonra babasının yakın arkadaşı Enzo Ferrari'nin desteğiyle, dönemin ünlü yarışlarından Mille Miglia'ya katıldı. 1940 yılından sonra ise otomobil yarışlarında düzenli olarak boy göstermeye başladı.\nDöneminin bir çok sporcusu gibi 2. Dünya Savaşı sırasında kariyerine ara veren Alberto Ascari savaş sonrasında artık bir aile babasıydı ve yarışmak istemiyordu. Ancak savaş döneminde iş ortağı, bir diğer taraftan da hem takım arkadaşı hem de yakın arkadaşı olan Luigi Villoresi'nin ısrarlarıyla motorsporlarına geri döndü ve 1947 yılında bir Cisitalia-Fiat D46 ile Mısır'da düzenlenen Sehab Almaz Bey Trophy yarışını 2'nci sırada bitirdi. İlk zaferini ise 28 Eylül 1947'de bir Maserati ile Modena'da kazandı.\nAscari'nin parlak kariyeri 1949 sezonu için arkadaşı Luigi Villoresi ile birlikte Ferrari'yle anlaşmalarından sonra yeni bir döneme girdi.\n1950 yılındaki Formula 1 Dünya Şampiyonası'nın ilk sezonunda Ferrari takımı, ilk yarışına sezonun ikinci mücadelesi Monaco'da çıktı ve Ascari ilk Formula 1 yarışını Juan Manuel Fangio'nun arkasında ikinci bitirdi.\n1951 sezonu bittiğinde 1952 ve 1953 sezonlarında otomobillerin 2 litrelik motorlar kullanarak Formula 2 kurallarıyla yarışmalarına karar verilmişti. Ascari, 1952 sezonunda Ferrari 500'üyle Spa'daki Avrupa Grand Prix'sinin ardından Fransa, İngiltere, Almanya ve İtalya yarışlarını da birinci bitirerek 1952 yılında ilk Formula 1 şampiyonluğunu kazandı. Hızını 1953 sezonuna da taşıyarak ilk üç yarış Hollanda, Belçika ve İsviçre Grand Prix'lerinde de podyumun zirvesinde yer aldı. Art arda dokuz yarış kazanmayı başarmıştı. Sezonun devamında da aldığı puanlarla Formula 1'in arka arkaya iki şampiyonluk kazanan ilk pilotu, Ferrari'nin de Formula 1 şampiyonluğu kazanan ilk ve tek İtalyan pilotu oluyordu.\n22 Mayıs 1955'te Ascari Monaco Grand Prix'sini lider götürdüğü sırada, limanda virajı kaçırarak saman yığınları arasından otomobiliyle denize uçtu. Otomobil denize gömüldükten bir kaç saniye sonra soluk mavi kaskı suyun yüzeyine çıktı. Bir tekneye çekilen Alberto Ascari'nin burnu kırılmıştı.\nGeçirdiği büyük kazadan dört gün sonra, 26 Mayıs 1955'te Ascari Ferrari 750 Monza spor otomobilin test sürüşünü yapan Eugenio Castellotti'yi izlemek üzere Monza'ya gitmişti. Takımı Lancia'dana aldığı özel izinle Castellotti ile birlikte Ferrari adına 1000 km Monza yarışına katılacaklardı. O gün otomobili kullanmayacaktı ama bir kaç tur atmaya karar verdi. Üçüncü turunda hızlı bir virajdan çıkarken otomobil kaydı ve burnu üzerinden iki tane takla atarak Alberto Ascari'yi piste fırlattı. Döneminin en büyük Formula 1 pilotlarından biri kazadan hemen sonra hayatını kaybetti.\nHayatını kaybettiği viraj daha sonra bir şikana dönüştürülmüş ve onun anısına \"Variente Ascari\" ismi verilmiştir.\nAlberto Ascari'nin ölümü bütün İtalya'yı ve motorsporları dünyasını yasa boğmuştu. Milan'daki cenazesine bir milyon kişinin katıldığı tahmin edilmektedir.\nAlberto'nun ölümü ile babası Antonio'nun ölümü arasında, yarış pistinde hayatlarını kaybetmelerinin dışında pek çok benzerlik vardı. İkisi de öldüklerinde 36 yaşındaydı. İkisi de geçirdikleri büyük bir kazadan dört gün sonra hayatlarını kaybetmişlerdir. İkisi de ayın 26'ncı günü öldüler. İkisi de hızlı bir sol virajın çıkışında kaza yaptılar. İkisinin de toplam 13 Grand Prix zaferleri vardı. İkisi de geride bir eş ve iki çocuk bırakmışlardı.\n\n\nWalter Robb (mühendis)\nWalter Lee Robb (25 Nisan 1928, Harrisburg, Pensilvanya - 23 Mart 2020, New York), Amerikalı mühendis, yönetici ve hayırsever.\n1928 yılında Harrisburg, Pennsylvania'da doğan Robb, 1993 yılında Ulusal Teknoloji ve Yenilik Madalyası'nın sahibi oldu. General Electric'in Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) yöneticisiydi.\nRobb, 23 Mart 2020'de COVID-19 nedeniyle 91 yaşında öldü.\n\n\nLazar Kaganoviç\nLazar Moiseyeviç Kaganoviç (Rusça: Ла́зарь Моисе́евич Кагано́вич) (22 Kasım (E.U. 10 Kasım) 1893 - 25 Temmuz 1991) Sovyet siyasetçi ve devlet adamı. Özellikle Sovyetler Birliği Komünist Partisi genel sekreteri Josef Stalin'in yakın çalışma arkadaşı ve önde gelen Eski Bolşeviklerden. Stalin döneminde Sovyet siyasetinde aktif rol almış, sonrasında Nikita Kruşçev döneminde Anti Parti Grubu sürecinde tasfiye edilmiştir.\nRus İmparatorluğu'nun Kiev Guberniyası'na bağlı Radomysl ilçesinde Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Kaganoviç'in ailesinin 13 çocuğundan 6 tanesi küçük yaşta hayatını kaybetmiştir. Kendi anlatımına göre Kaganoviç köyüne yakın bir reçine fabrikasında işçi olarak çalışmaya başlamıştır. Ailecek çok yoksulluk çekmiş ve kötü koşullarda yaşamışlardır. Kaganoviç Martynoviçi köyünde iki yıl okula devam ettikten sonra Kiev'e gitmiş, burada özellikle ayakkabı fabrikalarında işçi olarak çalışmıştır. Burada özellikle çalışma hayatında yaşadığı emek süreçlerinde devamlı olarak patronlara karşı durmuş, çeşitli işyeri protestoları örgütlemiştir. Kardeşi Mihail'in 1905 yılında Bolşeviklere katılmasından bir süre sonra 1911 yılında Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi (Bolşevik) üyesi olmuştur. 1914-15 döneminde RSDİP(B) Kiev komitesinde yer almıştır. 1915 yılında tutuklanıp sürgüne gönderilse kaçarak yasadışı olarak Kiev'e dönmüştür. Bir süre sonra Donetsk bölgesine geçmiş ve ayakkabı işçileri arasında sendikal örgütlenme faaliyeti yürütmüştür.\n1917 Şubat Devriminin ardından Donetsk bölgesindeki Bolşevik örgütünün güçlenmesi için çaba gösterdi. Mart ayında parti göreviyle Kiev'e geçti. Bolşeviklerin iktidarı aldığı Ekim Devrimi sürecinde Gomel'deki ayaklanmayı yönetti. Kurucu Meclis seçimlerinde Bolşevik listesinden aday oldu ve vekil seçildi. 3. Tüm-Rusya Sovyetleri Kongresine delege olarak katıldı. Kongrede Yakov Sverdlov başkanlığındaki Tüm Rusya Merkezi Yönetim Komitesine seçildi. 1918 yılıyla beraber artık Petrograd'da ikamet etmeye başladı. Bahar aylarında tüm diğer komite üyeleriyle beraber Moskova'ya geçti. Bu dönemde başta Kızıl Ordu olmak üzere çeşitli alanlarda propaganda sorumlusu olarak görev yaptı. 1921 yılıyla beraber sendikalarda eğitmen olarak çalıştı. Bu dönemde partinin örgüt bürosunda faaliyet gösterdi. Rusya Komünist Partisi (Bolşevik) 12. Kongresinde Merkez Komitesi yedek üyesi olarak seçilirken bir sonraki kongrede Merkez Komite üyesi olmuş ve Stalin başkanlığındaki Merkez Komite Sekreteryasına dahil olmuştur. Bu kongrenin ardından 7 Nisan 1925 itibarıyla Ukrayna Komünist Partisi (Bolşevik) Merkez Komitesi Genel Sekreteri olmuştur.\nKaganoviç'in göreve atandığı Ukrayna coğrafyası 1918 yılı başlarında önce Faustschlag Harekâtının ardından Alman İmparatorluğunun, sonrasında ise İkinci Polonya Cumhuriyeti'nin işgalinde kaldığı için belirli bir Sovyet karşıtı Ukrayna milliyetçiliğine maruz kalmış durumdaydı. Kaganoviç görevi boyunca etnik Ukrayna milliyetçiliğiyle mücadele etti, bu süreçte özellikle Vlas Çubar ile çatıştı. Görev yaptığı süre boyunca SSCB içindeki Rusya'dan sonraki en büyük cumhuriyet olan Ukrayna'da Sovyet iktidarının yerleşmesi ve özellikle sanayileşme hamlesi için altyapı çalışmalarında bulundu. 1928 yılında Moskova'ya geri alındı. 23 Temmuz 1926 itibarıyla Politbüro yedek üyeliğine seçildi.\nKaganoviç 13 Temmuz 1930 tarihinde Politbüro asil üyeliğine getirilmiştir. Bu dönemde merkezi olarak başlatılan sanayileşme ve paralel olarak yürütülen kolektivizasyon hamlelerinde görev almıştır.\nÖzellikle 1932 yılıyla beraber tüm Sovyet coğrafyasında ancak özellikle Ukrayna, Rusya'nın orta bölgeleri ve Kafkasların kuzeyinde yaşanan çok ciddi kıtlık döneminde tahıl tedariğinin merkezileştirilmesi sürecinde aktif rol almıştır.\nBu dönem merkezi hükümet görevlisi olarak yaptıklarına dair SSCB'nin dağılmasından sonra ortaya çıkan Ukrayna Cumhuriyeti'nde hakkında soruşturma açılmış ve o dönemde vefat etmiş olmasına rağmen Ukrayna halkına karşı etnik temizlik suçuyla hüküm giymiştir.\n1934 yılıyla beraber partinin ulaşım komisyonunda görev almış ve 1935 yılında açılan Moskova Metrosunda koordinasyon görevinde bulunmuştur. Bu dönemde Stalin'in Moskova'yı yeniden yapılandırması sürecine dahil olmuştur.\n1935-1939 yılları arasında Ağır Sanayi Halk Komiserliği görevinde bulunmuştur.\n1941 yılı Haziran ayında Nazi Almanyası Barbarossa Harekâtı kapsamında saldırdığı zaman Kaganoviç Demiryollarından sorumlu Halk Komiseridir. Bu dönemde Moskova'nın savunulması çalışmalarına dahil olmuştur. Demiryollarından sorumlu olmasından dolayı alman işgali altında kalma tehlikesinde bulunan fabrikaların Uralların ardına taşınması ve yine işgal tehdidi altındaki yerleşim yerlerindeki sivil nüfusun doğuya sevk edilebilmesi için demiryollarının tamamen açık kalmasını sağladı. Bu dönemde Devlet Savunma Komitesi üyeliği yaptı. 1942 yılında Kuzey Kafkasya ve Trans Kafkasya Cephelerinin Askeri Konsey üyeliğini yaptı. 4 Ekim 1942 günü Tuapse'deki konsey toplantılarının bombalanması sonucu çok sayıda general ölürken Kaganoviç elinden hafif şekilde yaralandı. Savaşın sona ermesiyle beraber askeri görevlerini bırakmıştır.\nKaganoviç, Stalin'in Mart 1953'deki ölümünün ardından gücünü önemli ölçüde kaybetmeye başladı. Partinin başına geçen Nikita Kruşçev'in faaliyetlerinden, özellikle de uygulanan destalinizasyon politikalarından rahatsız olan Kaganoviç, Anti Parti Grubu olarak adlandırılacak girişimle Kruşçev'i tasfiye etmeye çalışan ekip içinde yer almıştır. Başarısız tasfiye girişimi sonucunda kendisi tasfiye edilmiş ve Urallardaki bir fabrikaya sürülmüştür. 1961 yılı itibarıyla partiden atılmış ve emekli olarak Moskova'da yalamaya başlamıştır. 1984 yılında Vyaçeslav Molotov ile birlikte yeniden parti üyelikleri verilmiştir. 1991 yılında 97 yaşında öldüğünde neredeyse SSCB'nin tüm siyasi hayatına şahitlik etmiş durumdaydı. Mezarı Moskova'daki Novodeviçi Mezarlığındadır.\nMaria Markovna Privorotskaya (1894-1961) ile evlenmiştir. Kızları Maya Lazarevna Kaganoviç (1923-2001) mimardı ve babasının anılarını 1997 yılında Moskova'da basmıştır. Kaganoviç ayrıca evlat edindiği Yuri'ye (1931-1976) bakmıştır. Torunu Maria Georgievna Kaganoviç Minervina (d.1951) mimardır ve Rusya Uluslararası Turizm Akademisinde görev yapmaktadır. Diğer bir torunu Joseph G. Minervin (1941-2019) ise akademisyendi.\nKaganoviç'in aldığı ödüller şunlardır:\n\n\nJúlia Sigmond\nJúlia Sigmond (11 Temmuz 1929, Turda - 23 Mart 2020, Piacenza), Macar-Rumen kukla sanatçısı, Esperanto dilinde yazan yazar ve yayıncı.\nCOVID-19 nedeniyle 23 Mart 2020'de Piacenza'da öldü.\nJúlia Sigmond, Romanya'daki Cluj Kukla Tiyatrosu'nun \"Macarca Oyunlar\" bölümünde kadrolu kukla sanatçısıydı. 1956 yılında Esperanto dilinde eserler yazmaya başladı. \"Bazaro\" dergisinde yazı işleri müdürü ve \"Monato\" dergisinde düzenli köşe yazarı olarak çalıştı.\n\n\nBorja Domecq Solís\nBorja Domecq Solis, Francisco de Borja Domecq y Solís (Ekim 1945, Pamplona - 23 Mart 2020, Merida, İspanya), İspanyol işadamı ve çiftlik sahibi.\n23 Mart 2020 tarihinde COVID-19 nedeniyle bir gün önce kabul edildiği Mérida Genel Hastanesi'nde 74 yaşında öldü.\n\n\nMüge Çevik\nMüge Çevik; Saint Andrews Üniversitesi'nde hekim, bulaşıcı hastalıklar araştırmacısı ve bilim iletişimcisidir. Araştırmaları, gelişmekte olan ülkelerde HIV, viral hepatit, yeni ortaya çıkan enfeksiyonlar ve tropikal enfeksiyonları ele almaktadır. COVID-19 salgını sırasında, mücadelenin ön saflarında çalışmanın yanı sıra, İskoçya \"Baş Tıbbi Görevlisine\" ve Dünya Sağlık Örgütü'ne danışmanlık yapmaktaydı.\nTp fakültesini Ege Üniversitesi'inde okudu. Tıp öğrencisi olarak Çevik, cinsel sağlıkla ilgili projelerde ve gençlik organizasyonlarında yer aldı. Uluslararası Tıp Öğrenci Birlikleri Federasyonu üreme sağlığı yürütme komitesinde görev aldı. Bu sıfatla Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA), UNAIDS ve MTV gibi uluslararası kuruluşlarla çalıştı. UNFPA ile birlikte çalışan Çevik, üreme sağlığı ve hakları konusunda uluslararası bir akran eğitimi programı sunmuştur. Çevik, sağlık tesislerinde HIV ile ilgili insanların damgalanmasını incelemek için ABD Büyükelçiliği Gençlik Güçlendirme Hibelerinden fon sağladı. Bu araştırmanın sonuçları 11 tıp fakültesinde müfredatı dönüştürdü ve Meksika'da düzenlenen 2008'deki XVII Uluslararası AIDS Konferansı'nda sunuldu. İddialarının bir sonucu olarak, 2009 yılında UNAIDS programı koordinasyon kurulu toplantısına davet edildi.\nLisansüstü çalışmaları için Londra'ya taşındı ve London School of Hygiene & Tropical Medicine (Londra Hijyen ve Tropikal Tıp Okulu) ve University College London'nda halk sağlığı alanında yüksek lisans yaptı. Araştırmaları HIV ve cinsel yolla bulaşan diğer enfeksiyonları ele aldı. Çalışmalarına, Rotary Kulübü'nden her yıl dünyanın dört bir yanındaki seçkin önderlere verilen uluslararası bir lisansüstü bursu sponsor oldu. Chelsea ve Westminster Hastanesi'nde klinik araştırmacı olarak atandı ve burada dahili tıpta uzmanlık eğitimini tamamladı. Çevik 2015 yılında Kraliyet Doktor Koleji üyeliğini tamamladı. Halen Saint Andrews Üniversitesi'nde doktora araştırması yapmaktadır.\nÇevik 2016 yılında İskoçya'ya taşındı ve NHS Lothian'a (Ulusal Sağlık Servisi) bulaşıcı hastalıklarda Kıdemli Kayıt Uzmanı olarak katıldı. Araştırmaları HIV ve Tüberküloz üzerinde yoğunlaşıyor. Güney Afrika, Uganda, Zimbabve ve Tanzanya'da bu hastalıkların epidemiyolojisini inceledi. Çevik, ilaca dirençli tüberkülozlu hastaların tedavi süresini kısaltmayı amaçlayan bir faz 3 klinik çalışmasına liderlik etmektedir. 2020'de Kampala'daki hastalarda tüberküloz tedavisine yanıtın zayıf olmasına neden olan biyolojik mekanizmaları araştırmak için İskoçya Baş Bilim Bürosu tarafından desteklenen bir Klinik Akademik Eğitim Bursu verildi.\nCOVID-19 salgını sırasında Çevik, İskoçya Baş Tıbbi Görevlisi'ne ve Dünya Sağlık Örgütü'ne danışmanlık yaptı. Bu çalışmanın bir parçası olarak Çevik, koronavirüs hastalığını çevreleyen yanlış bilgilerin yönetimi ve düzeltilmesi üzerinde çalışmaktadır. Salgın boyunca halka koronavirüs hastalığı hakkında uzman görüşü bildirdi.\nMayıs 2020'den itibaren kanıtlar, bulaşmanın genellikle ev içi, aile toplantıları, restoranlar ve ofisler gibi bağlantılı iç ortamlarda olduğu gibi sürekli yakın temastan sonra gerçekleştiğini gösterdi. Çevik, SARS-CoV-2'nin bulaş dinamiklerini daha iyi anlamak için iletilen saha verilerinin daha kapsamlı incelenmesi gerektiği çağrısında bulundu. Colin McCowan ile birlikte çalışan Çevik, İskoçya'daki SARS-CoV-2'nin evdeki bulaş oranlarını araştırdı.\nUluslararası Şiddetli Akut Solunum ve Gelişen Enfeksiyon Konsorsiyumu (ISARIC) ile çalışan Çevik, koronavirüs hastalığı ile ilgili klinik çalışmaları gelişmekte olan ülkelere aktarmaya çalışmıştır. Klinik tedavi uzmanları için SARS-CoV-2'ye nasıl müdahele etmeleri gerektiğini özetleyen bir dizi rehber hazırladı. ISARIC ile yaptığı çalışmaların bir parçası olarak Çevik, HIV gibi Komorbiditesi olan hastalarda hastalığın ağır seyrine sebep olan risk faktörlerini belirlemeye çalışmaktadır. ISARIC ile hükümet politikasını bilgilendirebilecek hızlı bilimsel incelemeler üzerinde çalışmaktadır. BMJ'de yazan Çevik, HIV statüsünün garantiye alınmasının öneminin altını çizdi ve testlerin COVID-19'un yönetimine dahil edildiğini vurguladı.\nÇevik, Elsevier Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon dergisinin yardımcı editörüdür. Avrupa Klinik Mikrobiyoloji ve Bulaşıcı Hastalıklar Derneği'nin (ESCMID) yönetim kurulunun yanı sıra lisans tıp eğitiminde bulaşıcı hastalıklar eğitimi uygulatmak isteyen bir Erasmus Programı projesinde liderlik yapmaktadır. İskoç Mikrobiyoloji ve Viroloji Ağı ve İngiliz HIV Derneği'nin yürütme komitelerinde görev yapmaktadır.\nAkademik araştırmasının yanı sıra Çevik, bilim iletişimi ve doktorların araştırmalarını yaymak için sosyal medyayı en iyi nasıl kullanabileceğiyle de ilgilenmektedir. Bilim insanlarının ve doktorların Twitter'ı nasıl kullandıklarını anlamak için sosyal medya ağ analizinden faydalandı. Bilim iletişimine olan ilgisi BHIVA (İngiliz HIV Derneği) sosyal medya stratejisini geliştirmesiyle sonuçlandı.\n\n\nNashom Wooden\nNashom Wooden (1969 - 23 Mart 2020, New York), Afrikalı-Amerikalı sanatçı. Elektronik dans müzik grubu The Ones'in üyesiydi ve Mona Foot sahne adı altında bir drag queen olarak rol aldı.\n23 Mart 2020'de, New York'ta COVID-19 komplikasyonları nedeniyle 50 yaşında öldü. Kalıntıları New York, Brooklyn'deki Green-Wood Mezarlığı'na gömüldü.\n\n\nRomi Cohn\nRomi Cohn (Avraham Hakohen Cohn; 10 Mart 1929 - 24 Mart 2020, Brooklyn, New York), Çekoslovakya doğumlu bir Amerikan haham, \"mohel\" ve emlak geliştiricisiydi.\nCohn 24 Mart 2020'de Brooklyn, New York'ta zatürre ve COVID-19'un neden olduğu solunum sıkıntısı nedeniyle öldü.\n\nBački Breg\nBački Breg (Sırpça:Бачки Брег), (Macarca:Béreg) Sırbistan'ın Batı Bačka İlçesi'ndeki Sombor belediyesinde yer alan bir köydür. Özerk Voyvodina eyaletinde yer almaktadır. 2011 yılı itibarıyla 1.140 nüfuslu bir nüfusa sahiptir. Köyün Hırvat (Šokac) etnik çoğunluğu bulunmaktadır.\nBački Breg Sırbistan'ın en kuzeybatısında, Sırbistan ve Macaristan'ı birbirine bağlayan önemli bir otoyolda yer alıyor. Sınırın ötesinde Macar kasabası Hercegszántó bulunmaktadır.\nİlk olarak 1319'da köyden bahsedilmektedir. 1620'de köy, Split yakınlarındaki Klis'ten gelen Šokci'ler yerleşti. Köydeki ilk kilise 1740 yılında kuruldu. 18. yüzyılda Almanlar ve Macarlar da buraya yerleştiler.\n2011 nüfus sayımı sonuçlarına göre köyde 1.140 kişi yaşamaktadır.\nKöyün etnik yapısı (2002 sayımı):\n\n\nAlan Finder\nAlan Finder (19 Şubat 1948 - 24 Mart 2020, Ridgewood, New Jersey), Amerikalı gazeteci. \"New York Times\"'ın uzun zamandır çalışanıydı.\nFinder 24 Mart 2020'de, COVID-19 testi pozitif çıktıktan sonra, Ridgewood, New Jersey'deki The Valley Hastanesinde öldü.\n\n\nPakistan Millî Meclisi\nPakistan Millî Meclisi ( \"Ayvan-i-Zeyrin Pakistan\"), Pakistan Şûra Meclisi'nin alt meclisidir.\nMillî Meclis, demokratik olarak seçilmiş, toplam 336 üyeden oluşan bir organ olup üyeler, Millî Meclis seçmenleri olarak bilinen seçim bölgelerini temsil eden evrensel yetişkin oy hakkı altında ilk geçmiş sonrası sistem aracılığıyla seçilir. Anayasaya göre, kadınlara ve dini azınlıklara ayrılan 70 sandalye, orantılı temsillerine göre siyasi partilere ayrılır. Bir siyasi parti çoğunluğu elde etmek ve korumak için 137 sandalye elde etmek zorundadır.\nMillî Meclis, ilk oturuş tarihinden itibaren beş yıllık bir dönem için oluşturulur ve daha sonra otomatik olarak çözülür. Millî Meclis, cumhurbaşkanı tarafından feshedilemez, başbakan tarafından feshedilebilir.\n\n\nJohn F. Murray\nJohn F. Murray (8 Haziran 1927 - 24 Mart 2020, Paris), göğüs hastalıkları üzerinde yaptığı çalışmalarla bilinen Amerikalı pulmonologist.\nCOVID-19 enfeksiyonuna yakalandıktan sonra 24 Mart 2020 tarihinde Paris'te öldü.\n\n\nJenny Polanco\nJenny Altagracia Polanco de Léon (18 Ocak 1958 - 24 Mart 2020, Santo Domingo), Dominikli moda tasarımcısı. Profesyonel kariyeri 37 yıldan fazla süren Polanco, hazır giyim, kadın giyim, takı, dokuma çanta ve koleksiyonlarına Dominik ve Karayip kültürel öğelerini birleştiren diğer aksesuarlar ile biliniyordu. Çalışmaları, Bahamalar, New York, Paris, Porto Riko ve Miami Moda Haftası dahil olmak üzere Karayipler, ABD ve Avrupa genelinde sergilendi.\nJenny Polanco, 24 Mart 2020'de Santo Domingo'daki hastanede 62 yaşında COVID-19 nedeniyle öldü. Ölümü Dominik Halk Sağlığı Bakanı Rafael Sánchez Cárdenas tarafından açıklandı.\n\n\nMaría Araujo\nMaría Araujo (1950, La Aldea de San Nicolás, Las Palmas - 25 Mart 2020, Barselona); tiyatro, film ve televizyon karakterleri için İspanyol kostüm tasarımcısı. COVID-19 salgını sırasında koronavirüs hastalığından dolayı öldü.\n\n\nKees Bakker\nCornelis Klaas \"Kees\" Bakker (26 Ekim 1943 - 25 Mart 2020, Arnhem), Hollandalı futbol başkanı ve polis memuru.\nBir süredir ağır hasta olan Bakker, 25 Mart 2020'de COVID-19 nedeniyle Arnhem'de öldü.\n\n\nDanilo Barozzi\nDanilo Barozzi, (21 Ağustos 1927- 25 Mart 2020), İtalyan bisikletçi.\nBarozzi, 1949'dan 1958'e kadar profesyonel bir bisikletçiydi. 1950'de \"Volta a Catalunya\" ve 1954 ve 1956'da \"Gran Premio Industria e Commercio di Prato\" yarışlarını kazandı. 2020'de COVID-19'dan dolayı öldü.\n\n\nSandrine Josso\nJosso, Parlamentoda Kültürel İşler ve Eğitim Komitesi'ne geçmeden önce 2017'den 2019'a kadar Sosyal Kalkınma ve Mekansal Planlama Komitesi'nde görev yaptı.\nJosso, 2017'den 2019'a kadar La République En Marche'ın bir üyesiydi ve dolayısıyla parlamento grubunun bir parçasıdır. 2019 yılında Liberties ve Territories grubuna katıldı.\n\n\nPaul Goma\nPaul Goma (2 Ekim 1935 - 25 Mart 2020, Paris), 1989'dan önce komünist rejimin muhalif ve önde gelen rakibi olarak tanınan bir Rumen yazardı. Komünist yetkililer tarafından sürgüne gönderilmek üzere siyasi bir mülteci oldu ve Fransa'da vatansız bir kişi olarak ikamet etti. 2000'den sonra Goma, II. Dünya Savaşı, Romanya'daki Yahudi Soykırımı ve Yahudiler hakkında görüşlerini dile getirdi ve bu da yaygın bir antisemitizm iddialarına yol açtı.\n18 Mart 2020'de Paul Goma, COVID-19 ile enfekte olduktan sonra Paris'teki Pitié-Salpêtrière Hastanesi'ne yatırıldı ve 25 Mart 2020'de 84 yaşında öldü.\n\n\nValéria Faure-Muntian\nFaure-Muntian, Parlamentoda Dışişleri Komitesi'nde görev yapıyor. Komite görevlerine ek olarak, Fransız-Ukrayna Parlamento Dostluk Grubu'na başkanlık ediyor. Ayrıca Fransız Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenterler Meclisi heyetinin bir parçası.\nTemmuz 2019'da Faure-Muntian, Avrupa Birliği'nin Kanada ile Kapsamlı Ekonomik ve Ticari Anlaşması'nın (CETA) Fransa'nın onaylanması lehine oy kullandı.\n\n\n14 May覺s 2020 PKK sald覺r覺s覺\n14 Mayıs 2020 PKK saldırısı, PKK tarafından Van'da gerçekleştirilen ve iki kişinin öldüğü silahlı saldırı.\nVan'ın Özalp İlçesi'nde 2020 pandemisi dolayısıyla karantinaya alınan Mehmetalan Mahallesi'nde, belediye ekipleri tarafından yardım malzemesi dağıtımı sırasında PKK mensubu kişilerce bir araçtan açılan ateş sonucu iki kişi hayatını kaybetmiştir.\n\n\nYoshio (şarkıcı)\nYoshio (15 Ekim 1959 - 13 Mayıs 2020) olarak bilinen Gustavo Nakatani Ávila, en büyük hitleri 70 ve 80'lerde olan Meksikalı şarkıcı.\n13 Mayıs 2020 tarihinde COVID-19 nedeniyle 60 yaşında öldü.\n\n\nHollywood Forever Mezarlığı\nHollywood Forever Mezarlığı, Los Angeles, Kaliforniya'da bulunan Hollywood ağırlıklı kariyer yapmış elitlerin yattığı mezarlık.\nMezarlıkta yatan bazı şahsiyetler:\n\n\nRichard Ramos\n\n\n1990 Ä°spanya Bisiklet Turu\n1990 İspanya Bisiklet Turu, uzun mesafeli bisiklet etap yarışı ve üç büyük turdan biri olan Vuelta a España'nın 45. sürümü. 24 Nisan - 15 Mayıs 1990 tarihleri arasında yapıldı. Toplam kapsadı 22 etaptan oluşuyordu ve Seur bisiklet takımından Marco Giovannetti tarafından kazanıldı.\nBir önceki şampiyon Pedro Delgado yarışı kazanmak için en büyük favoriydi. Delgado, Miguel Induráin ve Julián Gorospe'nun olduğu güçlü Banesto ekibine katıldı. Diğer İspanyol favorileri arasında 1986 kazananı Álvaro Pino, Anselmo Fuerte ve 1982 kazananı Marino Lejarreta vardı. Fabio Parra ve Lucho Herrera gibi güçlü Kolombiyalılar potansiyel yabancı kazananlar arasındaydı.\n\n\nSaab 210\nUçak şu anda Linköping'deki hava kuvvetleri müzesi Flygvapenmuseum'da sergileniyor.\nPerformance\nİlişkili Uçaklar\nKarşılaştırılabilir uçaklar\nÄ°lgili listeler\n\n\nJean-Pierre Door\n\n\nAlphaTauri AT01\nAlphaTauri AT01, 2020 Formula 1 Dünya Şampiyonasında yarışmak için Scuderia AlphaTauri tarafından tasarlanan ve üretilen Formula 1 yarış otomobili. Araç Daniil Kvyat ve Pierre Gasly tarafından sürülecek. AT01, AlphaTauri adı altında üretilen ve çalıştırılan ilk otomobildir; daha önce Scuderia Toro Rosso olarak bilinen takım, 2020 şampiyonasının öncesinde yeniden adlandırıldı. Otomobilin 2020 Avustralya Grand Prix'sinde ilk yarışına çıkması planlandı, ancak yarış iptal edildiğinde ve sonraki dokuz etkinlik COVID-19 pandemisi yüzünden ertelendiğinde veya iptal edildiğinde gecikti. AT01'in şimdi Avusturya Grand Prix'inde ilk yarışına çıkması bekleniyor.\nAlphaTauri, Red Bull Racing'in kardeş takımı olduğu için AT01'deki bazı parçalar — süspansiyon, vites kutusu ve hidrolik — ile Red Bull Racing RB16 aynıdır. AT01 ve hava girişlerine birkaç küçük değişiklikler de ve ön burun tarafındaki karoser sebebiyle selefi aracı olan STR14'ten geliştirilmiş bir buruna sahiptir.\n\n\nLaëtitia Saint-Paul\n Laëtitia Rachèle Saint-Paul (d. 21 Ocak 1981), La République En Marche'ın Fransız bir politikacısıdır. 18 Haziran 2017 seçimlerinden bu yana Maine-et-Loire seçim bölgesini temsil ediyor.\nSaint-Paul, Mecliste Dışişleri Komitesi üyesi olarak görev yapmaktadır. Komite görevlerine ek olarak, Çin, Lübnan ve Mali ile Fransız parlamento dostluk gruplarının bir üyesidir. 2019'dan beri Fransız-Alman Parlamenterler Meclisi delegasyonunun da bir üyesidir.\nSaint-Paul, 2019'da Başkan Richard Ferrand'ın önderliğinde Carole Bureau-Bonnard'ı Ulusal Meclis'in altı başkan yardımcısından biri olarak değiştirdi. Aynı zamanda Cour de Justice de la République hakimi olarak görev yapan altı Meclis üyesinden biridir.\nTemmuz 2019'da Saint-Paul, Avrupa Birliği'nin Kanada ile Kapsamlı Ekonomik ve Ticari Anlaşması'nın (CETA) Fransa tarafından onaylanması lehine oy kullandı.\n\n\nXVII. Uluslararası AIDS Konferansı, 2008\nXVII. Uluslararası AIDS Konferansı 3-8 Ağustos 2008'de Meksiko, Meksika'da düzenlendi. Konferansın teması \"\"Şimdi Evrensel Hareket\"\" idi.\nKonferansta ele alınan konulardan bazıları şunlardır:\nKonferansa 25.000 kişi katıldı.\nMagnum Photos antiretroviral ilaç tedavisine başlamadan önce ve daha sonra dört ay sonra HIV'li kişileri gösteren bir fotoğraf sergisi düzenledi.\nInternational Planned Parenthood Federation (Uluslararası Planlı Ebeveynlik Federasyonu), HIV eğitimini cinsel sağlık ve üreme sağlığı ile çaprazlamak için kanıta dayalı sosyal hizmetlerin kullanılmasını destekliyordu.\nUNIFEM (Birleşmiş Milletler Kadınlar Kalkınma Fonu) kadın hakları ve cinsiyet eşitsizliği ile ilgili birçok etkinlik düzenledi.\nSınır Tanımayan Doktorlar, 15 yaşın altındaki kişilerin HIV eğitimine ve tedavisine erişmekte yaşadıkları zorluklar hakkında bir etkinliğe ev sahipliği yaptılar.\nEtkinliğin medyada yer alması, Latin Amerika'daki HIV konularında benzeri görülmemiş düzeyde yayına yol açtı. Dünyanın her yerinden birçok siyasi lider, konferanstan hemen önce veya sırasında HIV ile ilgili önemli duyurular yaptı.\nResmî site\n\n\nAntanas PoÅ¡ka\nAntanas Paškevičius - Poška(24 Mart 1903 - 16 Ekim 1992), Litvanyalı bir gezgin ve antropologun yanı sıra Litvanya'daki Esperanto hareketinin aktif bir üyesiydi. En çok 1929-36 yıllarında Hindistan'a yaptığı yolculukla tanınır. Hindistan'da Sanskrit eğitimi aldı ve Bombay Üniversitesi'nden antropoloji dalında lisans derecesi aldı ardından Shina dilini konuşan insanlar üzerine Kalküta Üniversitesi'nde doktora tezini yazdı, ancak savunamadı. Hindistan'ın entelektüel seçkinleriyle etkileşime girdi ve antropolojik keşiflere katıldı. Rabindranath Tagore ile bir araya geldi ve bazı eserlerini Litvancaya çevirdi. Poška 1936'da Litvanya'ya döndü ve gazeteci olarak çalışmaya başladı. Litvanya'daki Holokost sırasında üç Litvanyalı Yahudi'yi sakladığı için Uluslararası Dürüstler arasında yer aldı. 1945'te Sovyetler Birliği'nde, Gulag'da hapsedildi. Litvanya'ya dönemeyen Poška daha sonra Orta Asya'daki çeşitli müzelerde çalıştı. 1959'da Litvanya'ya dönmesine izin verildi. Litvanya'da öğretim görevlisi ve gazeteci olarak çalıştı ayrıca antropolojik çalışmalarına devam etti, ancak siyasi bir mahkum olarak geçmişi daha belirgin bir pozisyon almasını engelledi. 60 yaşına geldiğinde 75 ülkeyi ve 120 ülkeyi ziyaret etmişti. Poška, Litvanyalı ve yabancı basına makalelere katkıda bulunan üretken bir yazardı.\nPoška 1903 yılında, Litvanya'nın kuzeyinde, Pasvalys bölgesindeki Gripkeliai köyünde çiftçi bir aileye doğdu. Esperanto'ya olan ilgisi, ilk Esperanto ders kitabını hediye olarak aldığı 1913'te ortaya çıktı. Dili bağımsız olarak öğrendi ve 1917'de I. Dünya Savaşı sırasında bir Alman askeri'nin Esperanto kitabını okuduğunu fark etti. Asker, kendisine Esperantistlerin adreslerini paylaştı ve Poška birçok entelektüelle bu şekilde yazışmaya başladı. Bu bağlantılar daha sonraki yolculuklarında kendisi için hayati bir önem taşıyacaktı. Daha sonra Poska , Saločiai'de bir Esperantist grubunun aktif bir üyesi oldu. Hala bir öğrenci olan Poška, Litvanya basınına makale yazmaya başladı. Ailesi çeşitli etkinlikleri onaylamadı ve 1921'de Kaunas'a taşındı.\nKaunas'ta Poška, Žiburėlis toplumu tarafından idare edilen bir yurtta kaldı ve okul hayatı süresince inşaat da dahil olmak üzere çeşitli işler de çalıştı. 1922'de Veisiejai'yi ziyaret etti ve Esperanto'nun mucidi Ludwik Lejzer Zamenhof hakkında yerli halktan bilgi topladı. 1923'te Nürnberg, Almanya'daki Esperanto Dünya Kongresi'ne katıldı ve bir yıl sonra Litvanya Eğitim Bakanlığı'ndan bir Esperanto öğretmen sertifikası aldı. 1926'da, Kaunas'ta ilk Litvanya radyo istasyonu açıldığında, Poška düzenli bir Esperanto dil programı \"Nia anguleto'ya\" ev sahipliği yaptı. 1926-29'da Poška Vytautas Magnus Üniversitesi'nde tıp okudu. Poška Litvanya'da ve yurtdışında seyahat etmeye oldukça erken yaşlarda başladı. Temmuz 1925'te, Litvanya'daki ilk bisiklet turunu üç arkadaşıyla tamamladı. Üç yıl sonra, bir motosiklet satın aldı ve 12 ülkeyi ziyaret eden Baltık Denizi etrafında bir yolculuğa çıktı. Yolculuğunu Hindistan'a ulaşarak tamamlamak ile iddialı bir fikir tasarladı.\nLitvanca ve Sanskrit dilleri arasındaki dilsel benzerliklerden etkilenen Poška, Sanskrit eğitimi almak, Hint kültürünü araştırmak ve Litvanya'nın Hindistan ile kültürel bağlantılarını keşfetmek için Hindistan'a gitmeye karar verdi. Belçikalı motorsiklet üreticisi FN'den aldığı bir motosikletle seyahat etmeyi planladı. Yolculuğa hazırlanırken, çok eski ve zaten deneyimli bir gezgin olan gazeteci Matas Šalčius ile tanıştı. İkili, 20 Kasım 1929'da Kaunas'tan yola çıkarak motosiklet gezisine başladı. Gezginler önce İstanbul'a sonra da Kahire'ye ulaştı ve daha sonra Orta Doğu üzerinden yolculuklarına devam ettiler. Yanlarına çok az bir miktarda para aldılar, 69 ABD doları ile yolculuğa çıkmışlardı ve bu sebeple yol boyunca para kazanmanın yollarını bulmak zorunda kaldılar. Esperanto, Litvanya ve diğer konularda konferanslar vererek Litvanyalı ve yabancı basınlara makale ve fotoğraf göndererek geziyi finanse ettiler. Ancak, Šalčius ve Poška arasındaki ilişki mali sıkıntılar ve mekanik problemlerle karşılaştıkça kötüleşmeye başladı. Tahran'dayken Poška kötü bir şekilde hastalandı. Šalčius, Poška'yı terk etti ve daha sonra anılarında ona hiç değinmedi. Poška yerel Esperantistlerden yardım aldı ve yaklaşık yarım yıl iyileşebilmek için çaba harcadı. Daha sonra Buşehr'de bir gemiye binerek 23 Mart 1931'de Mumbai'e geldi. \nJivanji Jamshedji Modi ve NA Thooti de dahil olmak üzere yerel Esperantistlerin ve aydınların yardımıyla Mumbai Üniversitesi'ne kaydoldu. 1931'de Sanskrit okumak ve \"Bhagavad Gita\" ve Rigveda'yı Litvancaya çevirmek için 42 gün Varanasi Üniversitesi'ni ziyaret etti ( \"Bhagavad Gita'nın\" el yazması kayboldu; Rigveda'nın çevirisi Martynas Mažvydas Litvanya Millî Kütüphanesi'nde yer aldı). 1933'te Poška, Aryanlar, kökenleri ve göçleri üzerine antropoloji lisans tezini tamamladı. Mezun olduktan sonra Poška Kalküta'ya taşındı ve Kalküta Üniversitesi'ne kaydoldu. Mohenjo-daro'yu ziyaret ederken, kendisini Hint Müzesi Antropoloji Laboratuvarı'nda çalışmaya davet eden profesör Biraja Sankar Guha ile tanıştı. Litvanya basını, 1933'te Poška'nın Orta Asya'daki Taklamakan Çölü'nde antropolojik bir keşifte Oxford Üniversitesi profesörü Aurel Stein'e eşlik ettiğini belirtmektedir. Ancak, 1932-36 yıllarında Stein İran'da arkeolojik kazılar keşfetti. 1933-36 yıllarında, Güneydoğu Asya ve Himalayalar'daki antropolojik keşiflere katıldı ve burada kuzeybatı Himalayaların Şin dili konuşan halkları hakkında veri topladı. 1935'te, Hindistan Müzesi'nden genç akademisyenlerden oluşan bir ekiple Poška, Avustralyalı bilim adamı Dr. ME Smith tarafından yönetilen Andaman ve Nikobar adaları'na üç aylık bir keşfe çıktı. Takımadaların çeşitli bölgelerine seyahat ettiler ve yerel yerli kabileleri incelediler. Poška ve ekibi, yerel halkın yaşam tarzı, alışkanlıkları ve gelenekleri hakkında Antropometrik ölçümler ve diğer antropolojik verileri topladı. Bengal'deyken Poška, Calcutta'nın entelektüel seçkinleri, üniversite profesörleri ve genç araştırmacılar Biraja Sankar Guha, Himangshu Kumar Bose, Achyuta Kumar Mitra, Bajra Kumar Chatterji ve diğerleri ile aktif bir etkileşimde bulundu. Ayrıca daha sonra karşılaştırmalı bir çalışma olan Balts ve Aryans'a giriş yapan \"ve\" Hindistan'ın Vedalar ve Baltık pagan ayinleri arasındaki benzerlikleri araştıran Suniti Kumar Chatterji ile arkadaş oldu. Ünlü Hintli Esperantist Sinha Laksmiswar ile arkadaşlıĞI Poška'yı Shantiniketan'a yönlendirdi ve Rabindranath Tagore ile iletişim kurma şansı buldu. Tagore'un kişisel denetimi altında Poška, Tagore'un şiirlerinden bazılarını Litvancaya çevirdi; Bu elyazmalarının bazıları 2013'te bir Sovyet kadın sansürlerinden yıllarca korunmasından sonra Poška'nın kızına verildiğinde yeniden ortaya çıktı. Poška Mahatma Gandi ile iki kez (Bombay ve Allahabad'da ) bir araya geldi ve Litvanya halkının desteğini Hindistan Bağımsızlık Hareketine taşıdı; Gandi, Poška'ya çeşitli zorluklara rağmen koruduğu dekoratif el yapımı bir mendil sundu. 1936'da Poška, fizik antropoloji doktorasını profesör Biraja Sankar Guha denetiminde\", Batı Himalayaların\" Şina \"konuşan Halkının Fiziksel\" Affiniteleri başlıklı tezi ile sundu . Ancak, onu savunma şansı yoktu ve tezi kayboldu. 2014 yılında ölümünden sonra fahri diploma aldı.\nPoška, 1936'da Hindistan'dan ayrıldı. Litvanya'ya dönerken Afganistan, İran ve Türkiye'den geçti. Türkiye'de Kürtler ve tutuklanmaları hakkında bir makale yazdı ve Haziran 1936'da tutuklanarak sınır dışı edilmek üzere Bulgaristan'a götürüldü. Serbest bırakıldı, ancak \"Bhagavad Gita'nın\" çevirisi de dahil olmak üzere eşyalarının ve araştırma materyallerinin çoğuna el konuldu ve hiçbir zaman geri verilmedi. Bulgaristan'da biraz zaman geçirdi ve burada 19. yüzyılın sonunda Bulgaristan'da yaşayan bağımsız Litvanya'nın kurucu babalarından Dr. Jonas Basanavičius'ta hakkında Bulgarlar'dan bilgi topladı. Poška,1936 Noel'inden hemen önce Litvanya'ya döndü. 1937–40'ta Poška, ​​\"Akademikas\", \"Lietuvos aidas\", Trimitas gibi akademik gazete ve dergilerde gazeteci olarak çalıştı ve Darbas gazetesinin genel yayın yönetmenliğini yaptı. 1937-40 yıllarında Litvanya Esperantlar Birliği Başkanlığı yaptı. Litvanya'ya döndükten sonra Poška, ​​Hint yolculuğu hakkındaki anılarını yazmaya başladı. Baltık Denizi'nden Bengal Körfezi'ne kitabının iki cildi Haziran 1940'ta Sovyetler'in Litvanya'yı işgalinden hemen önce yayınlandı; üçüncü cilt, bir basında yer alan eserler ile beraber yok edildi. Nazi işgali sırasında (1941-44) Poška, ​​Vilnius Halk Kütüphanesi No. 3'ün yöneticisi olarak çalışmaya başladı. Tehlikelere rağmen, Poška en az üç Litvanyalı Yahudi'yi evinde Schutzstaffel birliklerinden saklayarak kurtardı. Poška, 1998 yılında Litvanya Cumhurbaşkanı tarafından Hayat Kurtarıcı Haç ile ödüllendirildi ve 2000 yılında İsrail Hükümeti tarafından Uluslararası Dürüstler arasında kendisine de yer verildi. Naziler'in Yahudi kitaplarını imha etmesine rağmen, daha sonra Yahudi Müzesi'ne transfer edilen 1000'den fazla yayını koruyarak sakladı. Sovyetler 1944'ün ortalarında Litvanya'ya döndükten sonra Poška, Sovyet Litvanya Eğitim Komiserleri Kütüphane Departmanının başına getirildi. Juozas ugiugžda'nın Sovyet işgalinden önce yayınlanan kitapları yok etme emirlerini reddettiği için Poška, Haziran 1945'te tutuklandı ve Sibirya'daki bir zorunlu çalışma kampında hapse mahkum edildi. Önce Velsk, Arkhangelsk Oblastı, ve daha sonra Komi Cumhuriyeti'nde bir zorunlu çalışma kampına yollandı. 1948'de zorunlu çalışma cezası sonrası, Litvanya'ya geri dönme hakkı olmadan zorla Orta Asya'ya tehcir edildi. Akademik bilgisi sayesinde, 1949-59 yıllarında Orta Asya'nın çeşitli etnografya müzelerinde pozisyonlarda çalıştı, ancak siyasi bir mahkum statüsü nedeniyle önde gelen görevleri üstlenemedi ve çalışmalarını yayınlamakta zorlandı. Kazakistan'daki Petropavl müzesinde (1949–53), Kırgızistan'daki Osh Müzesi'nde (1953-57), Özbekistan'daki Andican Müzesi'nde ve Tacikistan'daki Duşanbe Devlet Müzesi'nde (1958-59) çalıştı. Ayrıca Orta Asya'daki çeşitli arkeolojik seferlere katıldı. Oş'tayken Poška, ​​Süleyman Dağı ve petroglifleri olmak üzere özellikle Rusha-Unkur Mağarası veya Kartal Mağarası gibi mağaraları inceledi. Mağaradaki arkeolojik kazılar sırasında Poška, ​​Neolitik dönemine ait bir mikrolit envanteri buldu. Stalin'in 1953'te ölümü üzerine, Sovyet siyasi mahkumlarının birçoğu, Stalinizasyon kampanyası sırasında Sovyet yetkilileri tarafından yeniden incelendi ve Poška'nın 1959'da Litvanya'ya dönmesine izin verildi. Eve döndükten sonra Poška öğretim görevlisi, birkaç gazetenin muhabiri ve 1964-69'da yeniden kurulan Vilnius Esperantist Kulübü başkanı olarak çalıştı. Eski bir siyasi tutuklu olarak Sovyet yetkilileri tarafından şüpheli görüldü ve 1985'teki \"Perestroika\" reformlarına kadar akademik faaliyetlerine devam etmesine veya kitaplarını yayınlamasına izin verilmedi. Poška bu sırada seyahat etmeye devam etti. Örneğin, 1960 yılında biyolog Tadas Ivanauskas ile birlikte Tacikistan'daki Tigrovaya Balka Doğa Koruma Alanı'nı ziyaret etti ve daha sonra Leningrad ve Moldova'ya otostop ile seyahatlerde bulundu. 1972 yazında, 70 yaşındayken, son büyük yolculuğuna çıktı. Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan ve Karadeniz'deki Sohum'a giden Gürcistan Askeri Yolu üzerinden Kafkas Dağları'ndaki Elbruz Dağı'na beş haftalık bir motosiklet yolculuğu yaptı. Poška, hayatının son on yılını kurtarılan arşivinin yığınları altında geçirdi, yayınlamaya çalıştı ve fakat başarısız oldu. Büyük eseri, Hindistan'a yaptığı yolculuğun sekiz ciltlik kitabı \"Baltık Denizi'nden Bengal Körfezi'ne kadar\", destekçileri tarafından ölümünden sonra yayınlandı.\n1936'da Kalküta'dan ayrılmadan önce Poška, fizik antropolojide doktora tezini hazırladı ve \"Batı Himalayaların\" Şina \"konuşan Halkının Fiziksel\" Affiniteleri başlıklı tezini profesör Biraja Sankar Guha'ya sundu. Poška'nın günlüğüne göre, tezi 1936'da Londra'daki British Museum'a gönderildi ve kendisi tezini orada savunmak için Londra'ya gitmeyi planlıyordu. Ancak ayrılırken mali sıkıntılar ve II. Dünya Savaşı'nın patlak vermesi bu görevi tamamlamasını engelledi. 1966'da Litvanya ziyaretinden sonra, Dr. Suniti Kumar Chatterji, Poška'nın doktora tezini Londra'dan kurtarmasına ve derecesini korumasına yardım etmeyi kabul etti. Daha sonra Poška günlüğüne, Dr. Chatterji'den Kalküta Üniversitesi'nin Poška'ya doktora verdiğini bildiren bir mektup aldığını yazdı. Ancak, bu Kalküta Üniversitesi arşivleri tarafından doğrulanamadı. 2014 yılında, Yeni Delhi'deki Litvanya Büyükelçiliği, ölümünden sonra Poška'ya doktora derecesini vermek için Kalküta Üniversitesi ile ilitişime geçmeyi üstlendi. 28 Kasım 2014 tarihinde, Poška'ya Batı Bengal Valisi ve Kalküta Üniversitesi Rektörü Resen Keshari Nath Tripathi tarafından D.Litt onursal ödülü verildi. Bu arada Hindistan Cumhurbaşkanı Pranab Mukherjee de ödül töreninde hazır bulundu. Ödül, Antanas Poška'nın kızı Laimutė Poškaitė tarafından kabul edildi. Poška'nın Kalküta Üniversitesi ile bağlantısını anmak için 16 Ocak 2015'te üniversitenin kütüphanesinde bir anma töreni açıldı.\nPoška'nın 2006 yılında yayınlanan bibliyografyasında 3.756 kayıt bulunmaktadır. Bunların çoğu Litvanya ile diğer ülkelerde (Hindistan, SSCB, Polonya, İngiltere) ve uluslararası Esperanto dergilerinde yayınlanan makalelerdir. 1932-35 yılları arasında Hindistan basında en az 30 makale yazdı. Litvanya basınında Hindistan hakkında 100'den fazla makale yayınlandı. Poška'nın Kazakistan ve Kırgızistan'daki arkeolojik araştırmaları hakkındaki makaleleri, Orta Asya'nın çeşitli gazete ve dergilerinde ve SSCB'deki arkeolojik dergilerde, bazen varsayılan bir isim kullanarak yayınlandı. Ayrıca Poška, çok sayıda kitap yazdı, ancak sadece birkaç tanesini yayınlandı:\n\n\nDunnottar Kalesi\nDunnottar Kalesi (İskoçça: Dùn Fhoithear, “meyilli yamaçtaki kale”) İskoçya’nın kuzeydoğu kıyısındaki kayalık bir yamaçta, Stonehaven’ın yaklaşık 3,2 km güneyinde yer alan orta çağdan kalma harabe olmuş bir kaledir. Halen ayakta olan yapıların çoğunluğu 15. ve16. yüzyıllardan kalmadır ancak kalenin bu bölgeye Erken Orta Çağ'da takviye edildiğine inanılmaktadır. Dunnottar, stratejik konumu ve savunma gücü sebebiyle 18. yüzyılda Jacobite üyelerinin ayaklanmasına İskoçya tarihinde önemli bir rol oynamıştır.\nDunnottar, 17. yüzyılda Oliver Cromwell'in ordusu tarafından düzenlenen işgal esnasında İskoçya saray mücevherlerinin saklandığı yer olmasıyla ünlüdür. 14. yüzyıldan itibaren Keith klanına ait olan ve Kont Mareşal'in ikametgahı olan Dunnottar, son Kont'un 1715 yılındaki Jacobite ayaklanmasına katılarak tüm unvanlarından feragat etmesiyle önemini yitirmiştir. Kale 20. yüzyılda restore edilmiştir ve halka açıktır.\nKaleden geriye kalan harabeler 1,4 hektarlık bir alana yayılmış olup Kuzey Denizi'ne bakan 49 metre yüksekliğindeki sarp kayalıklarla çevrilidir. Yamaçla ana karayı birbirine bağlayan dar bir toprak parçası üzerinde girişteki bekçi kulübesine giden dik bir yol bulunur. Kalenin içinde bulunan çeşitli yapılar arasında 14. yüzyıldan kalma bir kule evi ve 16. yüzyıldan kalma bir saray yer alır. Dunnottar Kalesi koruma altında olan bir anıttır ve bu alandaki yapıların on iki tanesi İskoç hükümetince hazırlanan koruma listesine alınmıştır.\nDunnottar’da 5. yüzyılda Aziz Ninian tarafından bir şapel inşa edildiği söylenir, ancak bu bölgeye kalenin ne zaman inşa edildiği kesin olarak bilinmemektedir ve her halükarda bu efsanenin gerçek olma ihtimali oldukça düşüktür. Bu bölgeye yapılan en erken atıf, 681 ve 694 yıllarında gerçekleşen iki \"Dún Foither\" kuşatmasından söz eden Ulster Analları'nda yer alır. 681 yılındaki kuşatmanın Fortriu'nun Pikt kralı Brude tarafından İskoçya’nın kuzeydoğu kıyısındaki gücünü arttırmak üzere gerçekleştirildiği düşünülmektedir. İskoçya Günlükleri, \"rí Alban\" (Alba Kralı) adıyla anılan ilk kral olan İskoçya kralı II. Donald'ın 900 yılında Vikingler tarafından Dunnottar’da gerçekleştirilen bir saldırıda hayatını kaybettiğini yazar. Durham'lı keşiş Symeon'a göre 934 yılında İngiltere kralı Æthelstan ve ordusu İskoçya'ya girerek en kuzeyde Dunnottar’a dek yağmalarda bulunmuştur.\nW.D. Simpson, mevcut kalenin altında bir höyük bulunabileceğini iddia etmiştir ancak 1980’li yıllarda yapılan kazılarda erken orta çağda inşa edilmiş herhangi bir yapıya dair yeterli bulgu ortaya çıkarılmamıştır. Dunnottar yakınlarındaki Dunnicaer'de yer alan kaya balyalarında Pikt kayalarının bulunmasının ardından \"Dún Foither\"in aslında 48 kilometre kuzeyde yer alan Bowduns ana karasında yer aldığı yönünde spekülasyonlar ortaya atılmıştır.\n1165-1214 yılları arasında tahtta kalan Kral 1. William'ın hükümdarlığı sırasında (1165-1214 sayılı karar) Dunnottar Mearns bölgesinin yerel yönetim merkeziydi. Kalenin ismi 13. yüzyıl Arthur dönemiromansı \"Roman de Fergus'da geçer.\" Bu romansın kahramanı Fergus’un sihirli bir kalkanı almak için Dunnottar’a seyahat etmesi gerekmektedir. 1276 yılının Mayıs ayında bu bölgede yer alan bir kilise St. Andrews piskoposu William Wishart tarafından takdis edilmiştir. Kör Harry adlı şaire göre William Wallace Dunnottar’ı 1297 yılında İskoçya Bağımsızlık Savaşları esnasında İngilizlerden ele geçirmiştir. William Wallace’ın yenilgiye uğrayan 4.000 İngiliz askerini kiliseye kapatarak diri diri yaktığı söylenir.\n1336'da İngiltere kralı III. Edward 8. Roslin Baronu William Sinclair'esekiz gemiyle birlikte kısmen harabe olmuş Dunnottar’a yola çıkması ve kuzeye düzenleyeceği askeri harekatta yeniden ikmal noktası olarak kullanılmak üzere kaleyi tekrardan inşa etmesi ve güçlendirmesi emrini verdi. Sinclair beraberinde 160 asker, atlar ve bir grup duvar ustası ve marangoz götürdü. III. Edward’ın kendisi Temmuz ayında alanı ziyaret etti ancak İngilizlerin askeri mücadelesi sene sonu gelmeden İskoç hükümdarSör Andrew Murray'nin bir ordu ile Dunnottar’a saldırması ve burayı tekrardan harap etmesiyle sona erdi.\n14. yüzyılda Dunnottar Kalesi, 5. Sutherland Kontu William de Moravia'ya (ö.1370) tahsis edildi ve kendisine 1346 yılında II. David tarafından kale inşa etme izni verildi. 1359 yılında İskoçya Mareşali William Keith, I. Robert'ın yeğeni Margaret Fraser ile evlendi ve kendisine Dunnottar baronu unvanı verildi. Keith daha sonra Dunnottar topraklarını kızı Christian ve damadı Byres’lı William Lindsay'e verdi. Ancak 1392 yılında yapılan mübadele anlaşması ile Keith Dunnottar’ı geri alırken Lindsay ise Fife topraklarını aldı. William Keith Dunnottar’daki kule evinin inşasını tamamladı ancak bölge kilisesine ait kutsal topraklarda inşaat yaptığı gerekçesiyle aforoz edildi. Keith aslında Stonehaven yakınlarında yeni bir bölge kilisesi tahsis etmişti ancak Papa’ya mektup yazmak zorunda kaldı ve Papa XIII. Benedict 1395 yılında Keith’in aforoz edilmesini geri aldı. William Keith’in soyundan gelenlere 15. yüzyılın ortasında Kont Mareşal unvanı verildi ve 18. yüzyıla dek Dunnottar’ın sahibi onlar oldu.\n16. yüzyıl boyunca Keith klanı hem Dunnottar’daki hem de Doğu Lothian’daki Keith Mareşal adlı birincil konutlarını iyileştirdi ve genişletti. 1504 yılında IV. James Dunnottar'ı ziyaret etti ve 1531 yılında V. James Kont’un adamlarını Dunnottar’ın krallığın başlıca güçlü noktalarından biri olduğu gerekçesiyle askerlik görevinden muaf ilan etti. İskoç Kraliçesi Mary Stuart, 1562 yılında Corrichie Savaşı'nın ardından ve ikinci bir kez 1564 yılında Dunnottar’ı ziyaret etti. VI. James 1580 yılında Fife ve Angus üzerinden yapılan bir resmi gezi kapsamında on gün süreyle burada kaldı ve bu süre içinde Danışma Meclisi burada toplandı. Katolik soyluların 1592 yılında gerçekleştirdiği bir ayaklanma sırasında Dunnottar Huntly Kontu adına Kaptan Carr tarafından ele geçirildi ancak birkaç hafta sonra Lord Mareşal tarafından geri alındı.\n1581'de George Keith 5. Kont Mareşal oldu ve orta çağdan kalma bu kaleyi büyük çaplı bir restorasyondan geçirerek yaşanması daha rahat bir eve dönüştürdü. Aberdeen'deki Mareşal Yüksekokulu'nun kurucusu olan 5. Kont, Dunnottar’a hem güvenli olması hem de dramatik durumu nedeniyle değer veriyordu. Kuzeydoğu yamacına bir dörtgen şeklinde sıralanmış yapılardan oluşan bir “saray” inşa edilerek deniz manzaralı lüks yaşam alanları oluşturuldu. 13. yüzyıldan kalma şapel restore edildi ve bu dörtgene dahil edildi. Günümüzde Benholm’s Lodging olarak bilinen taştan etkileyici bir bekçi kulübesi inşa edildi. Burada girişe bakan birçok lombar bulunuyordu. Her ne kadar etkileyici olsa da bunlar büyük olasılıkla gerçekten savunma amaçlı değil süs amaçlıydı. Kont’un 'Samson' karakterini tasvir eden duvar halılarıyla süslü bir süiti vardı. Bunun Kont’un dini bakış açısını simgelediği düşünülmektedir.\n1639'da 7. Kont Mareşal William Keith mevcut Episkopal Kilise sistemine ve I. Charles'ın gerçekleştirmeye çalıştığı değişikliklere karşı çıkan Covenanters hareketini desteklediğini açıkladı. Mareşal, 1. Montrose Markizi James Graham ile birlikte Huntly Kontu ve 2. Aboyne Vikontu James Gordon'a karşı savaş açtı ve Kraliyet yanlılarının Stonehaven'i ele geçirme girişimini bertaraf etti. Ancak Montrose taraf değiştirerek Kraliyet yanlılarının yanına geçip kuzeye ilerleyince Mareşal Dunnottar’da kaldı ve bu tavrından Parlamento tarafından kendisine bu bölgenin kumandası verildiğinde de, Montrose Stonehaven’ı ateşe verdiğinde de vazgeçmedi.\nMareşal ardından Engager adlı akıma katıldı. Bu grup kralla bir anlaşma yapmıştı ve 1648’de kraliyet yanlılarını desteklemek için bir atlı birliğiyle Preston Savaşı'na katıldı. 1649 yılında I. Charles’ın idam edilmesinin ardından Engagers akımı I. Charles’ın oğlu ve varisine biat etti. II. Charles kral ilan edildi ve 1650 yılında İskoçya’ya geldi. Temmuz 1650'de Dunnottar'ı ziyaret etti, ancak İskoçya’da bulunması Oliver Cromwell'in İskoçya'ya saldırmasına sebep oldu ve İskoçlar Eylül 1650’de Dunbar'da yenilgiye uğradılar.\nII. Charles, 1 Ocak 1651'de Scone Sarayı'nda tahta çıktı ve tören esnasında saray mücevherleri (kraliyet sembolleri olan taç, kılıç ve asa) kullanıldı. Ancak Cromwell’in askerlerinin Lothian bölgesinde olması sebebiyle bu saray mücevherleri Edinburgh’a geri götürülemedi. Kont Mareşal saray mücevherlerinden resmi olarak sorumluydu ve Haziran ayındaki Danışma Meclisi toplantısında onların Dunnottar’da saklanmasına karar verdi. Mücevherler kaleye Katherine Drummond tarafından yün çuvallarına gizlenmiş bir şekilde getirildi. Sör George Ogilvie (veya Ogilvy) kalenin korunmasından sorumlu yüzbaşı-vali olarak görevlendirildi.\nKasım 1651 tarihinde Cromwell’in orduları Ogilvie’ye teslim olması çağrısında bulundu ancak Ogilvie bunu reddetti. Bunun üzerine kalenin çevresinde gerçekleşen kuşatma esnasında saray mücevherlerinin kaleden çıkarılması Sör George Ogilvie’nin karısı Elizabeth Douglas ve Kineff Bölge Kilisesi papazı James Granger’ın karısı Christian Fletcher tarafından planlandı. Önce krala ait belgeler Elizabeth Douglas’ın bir akrabası olan Anne Lindsay tarafından üzerindeki kıyafetlerin içerisine dikili bir şekilde gizlenerek kaleden çıkarıldı. Saray mücevherlerinin kaleden çıkarılmasına ilişkinse iki farklı hikâye bulunmaktadır. Fletcher 1664 yılında taç, kılıç ve asayı Şubat ve Mart 1652 yılında gerçekleştirdiği üç farklı ziyarette dolu çuvallara gizleyerek kaleden çıkardığını belirtti. 18. yüzyılda Kont Mareşale verilen bir diğer bilgiye göreyse saray mücevherleri kaleden sahile indirilmişti ve Fletcher’ın hizmetçisi tarafından yosun dolu bir sepet içerisinde taşınarak götürülmüştü. Saray mücevherlerini kaleden kaçıran Fletcher ve kocası onları Kinneff'deki Eski Kilise’nin zemini altına gömdüler.\nBu esnada Mayıs 1652 yılına gelindiğinde kuşatmanın kumandanı Albay Thomas Morgan, Dunnottar’ın alınması için gerekli ağır silahları teslim almıştı. Ogilvie 24 Mayıs’ta garnizonunun özgür kalması şartıyla teslim oldu. Saray mücevherlerinin yerinde olmadığını gören Cromwell destekçileri Ogilvie ve karısını bir sonraki yıl saray mücevherlerinin yurt dışına kaçırıldığına dair bir söylenti ortaya çıkıncaya dek kalede esir tuttular. Kaleye ait mal mülkün yirmi bir pirinç top da dahil olmak üzere büyük çoğunluğu götürüldü ve Mareşal’in Cromwell hükümeti tarafından kesilen cezaları ödeyebilmek için başka topraklarını ve mallarını da satması gerekti.\n1660’ta Restorasyon döneminde II. Charles’ın tahta geçmesi ile saray mücevherleri Kinneff Kilisesi’nden alınarak krala iade edildi. Oglivie ile Kont Mareşal’in annesi arasında, saray mücevherlerini hangi tarafın kurtardığı konusunda tartışma çıktı. Ancak Oglivie nihayetinde baron unvanıyla ödüllendirildi. Fletcher, Parlamento tarafından 2.000 Merk ile ödüllendirilmişti, ancak bu para hiçbir zaman kendisine ödenmedi.\nDunnottar’da dini ve siyasi çatışmalar 17. yüzyıl boyunca, 18. yüzyılın başlarına kadar devam etti. 1685’te, yeni tahta geçen VII. James'i hedef alan Argyll Kontu isyanı sırasında 167 Covenanters destekçisi tutuklanarak Dunnottar’ın mahzenlerinden birinde esir tutuldu. Bu esirler, yeni krala bağlılık yemini etmeyi reddeden 122 erkek ve 45 kadından oluşan bir gruptu. Covenanters akımının bünyesinde kraliyet karşıtı bir grup olan Whig üyeleri ile bağlantıları bulunuyordu. Bu Whiggamore destekçileri 24 Mayıs’tan Temmuz’un sonlarına kadar burada esir tutuldu. 25’i mahzenden kaçtıktan sonra bunların ikisi uçurumdan düşerek öldü, 15’i ise tekrar yakalandı. Beş esir mahzende hayatını kaybederken 37’si krala bağlılık yemini ettikten sonra serbest bırakıldı. Geriye kalan esirler ise Pitlochie'li George Scot tarafından düzenlenen bir koloni kurma planı kapsamında Perth Amboy, New Jersey'e nakledildi. Scot’ın kendisi de dahil birçok kişi bu yolculukta hayatını kaybetti. 16. yüzyıldan kalan kale binalarının arasında bulunan “Kralın Yatak Odası”nın altındaki bu mahzen, o dönemden bu yana “Whigs’ Vault” (Türkçe: Whig Mahzeni) olarak adlandırılmaktadır.\nJacobite üyeleri de (sürgün edilmiş Stuart Hanedanı'nın destekçileri) Hannover Hanedanı destekçileri de (I. George ve onun soyundan gelenleri destekleyenler) Dunnottar Kalesi'ni kullandı. 1689'da Vikont Dundee'nin tahttan alınmış II. James'i destekleme çabaları dahilinde kalede III. William ve II. Mary için garnizon kuruldu. Bu garnizonun komutanlığına ise Kont Mareşal atandı. Aberdeen’den gelen, Jacobite üyesi olduğu düşünülen ve aralarında Mareşal Yüksekokulu’nda matematik profesörü olarak görev yapan George Liddell da bulunan 17 kişi yakalanarak yaklaşık üç hafta boyunca kalede esir tutuldu. 1715 Jacobite Ayaklanması'nda 10. Kont Mareşal George Keith aktif olarak isyancılarla birlik olup Şerifmuir Savaşı'nda bir süvari birliğine önderlik etti. Yükselmeye devam eden Kont Mareşal daha sonra ayaklanmadan ayrılarak Avrupa’ya kaçtı ve Prusya Krallığı'nda Büyük Frederich'in yönetimi altında Fransız büyükelçiliğine atandı. 1716’da unvanları ve Dunnottar dahil tüm mülkleri elinden alınarak kraliyete teslim edildi.\nKont Mareşal’in el konulan mülkleri 1720’de York Buüldings Şirketi tarafından 41.172 İngiliz sterlini karşılığında satın alındı ve birçok bölümü yıkıldı. Kont Mareşal 1761 yılında İskoçya’ya geri dönerek Dunnottar Kalesi’ni yeniden satın aldı, ancak beş yıl sonra İskoçya’nın Şövalye Mareşali olarak görev yapan Edinburgh’lu avukat Alexander Keith'e (1736-1819) sattı. Dunnottar Kalesi’nin sahipliğini önce Alexander Keith ardından da oğlu Sör Alexander Keith (1768-1852) üstlendi. Ardından 1852 yılında Ochtertyre Baroneti Sör Patrick Keith Murray'e miras kalan kale Temmuz 1873’te Cowie’li ve Raemoir’lü Binbaşı Alexander Innes’e 80.000 İngiliz sterlini karşılığında satıldı. 1925 yılında 1. Cowdray Vikontu Weetman Pearson kaleyi satın aldıktan sonra eşi kalede tamir çalışmaları başlattı. O tarihten bu yana Pearson ailesinin mülkiyetinde kalan kale halka açılmış, 2009 yılında 52.500 ziyaretçi ağırlamıştır.\nDunnottar Kalesi ve üzerinde bulunduğu kayalık burnun 1970’te tarihi anıt olarak ulusal koruma altına alınmasına karar verildi. 1972’de Dunnottar’a ait 12 yapı koruma listesine alındı. Bunlardan üçü “ulusal öneme sahip” olduğu gerekçesiyle A kategorisine dahil edildi (iç kale, ana giriş kapısı, ve Benholm's Lodging). Listeye alınan diğer yapıların ise “bölgesel öneme sahip” olduğuna karar verilerek B kategorisine dahil edildi. Ancak 2018’de Historic Environment Scotlands'ın “Dual Designation 2A Project” adlı projesi kapsamında bu yapılar listeden çıkarıldı.\nGünümüzde Dunnottar Kalesi’nin sahibi ve yöneticisi 3. Cowdray Vikontu'nun küçük oğlu Saygıdeğer Charles Anthony Pearson'dır. Kale artık 210 kare kilometrelik Dunecht Mülkleri'nin bünyesindedir. Mel Gibson ve Glenn Close'un başrollerini paylaştığı 1990 \"Hamlet\" filminin bazı sahneleri burada çekilmiştir.\nDunnottar’ın stratejik konumu sayesinde sahipleri, Kuzey Denizi falezlerinden Mounth adı verilen dağlık alana kadar olan 3,5 km’lik denizden içe doğru uzanan ve kuzeydoğu İskoçya’dan geliş ve gidişe olanak sağlayan kıyı taraçası üzerinde hakimiyet kurabildiler. Kale alanına 720 metrelik yüksek (modern merdivenleri olan) bir patika yol ya da Stonehaven’dan kayalık boyu uzanan bir yol ile erişilebilmektedir.\nDunnottar’ın 13. ila 17. yüzyıllar arasında inşa edilen bazı binaları 1,4 hektarlık alanı kaplayan bir kayalık burnun üzerine yerleştirilmiştir. Kaleye uzanan yoldan en belirgin şekilde görünen bina 14. yüzyıla ait iç kale veya kule evidir. Diğer ana yapıların arasında giriş ana kapısı, şapel ve 16. yüzyıldan kalan “Whigs’ Vault” adı verilen mahzeni de içeren “saray” bölümü vardır.\nKaleye uzanan yolun üstünde, kayalık burnun batısında “Fiddle Head” adlı çıkıntının üzerinde siperler vardır. Girişler, kayalık uçurumun üzerindeki bir oyuğu tamamen kaplayan bir perde duvar üstüne kurulmuş, sıkı koruma altında olan ana kapıdan yapılır. Bu girişte kale kapıları mevcuttur ve kısmen bloke edilmiştir. Ana kapının yanında, alt katında zindan ile üst katlarında daireleri bulunan ve kayalığın içine gömülü şekilde inşa edilmiş olan 16. Yüzyıldan kalma  beş katlı Benholm’s Lodging yer alır. Bu binanın alt bölümlerinde dışarı bakan üç sıra lombar bulunur. Ana kapının iç kısmında ise girişe bakan dört lombar daha vardır. Giriş geçidi ileride aniden sola dönerek iki yeraltı tünelinden geçer ve kule evinin yakınına çıkar.\nSimpson bu siperlerin “İskoçya’nın gelmiş geçmiş en sağlam siperleri” olduğunu öne sürer, ancak bunu takip eden yıllarda bazı yazarlar lobbarların ne kadar etkili olduğu konusunda kuşkuya düşmüştür. Cruden, Benholm’s Lodging binasında bulunan lombarların patika yol boyunca uzanmak yerine yolun karşısında bulunduğu için kısıtlı kullanışlılığa sahip olduğunu ifade etmiştir. Girişe bakan lombarların kullanışlılığı da sorgulanmış olsa da 1612 yılına ait bir eşya dökümü bu lombarların dört pirinç kaplı topun yerleştirilmiş olduğunu gösterir.\nKaleye erişim sağlayan ikinci bir yol, Dunnottar uçurumlarının batısında bulunan ve içine küçük bir teknenin sığabileceği büyüklükte olan bir deniz mağarasına açılan kayalık bir koydan uzanır. Buradan uzanan yol yüksek bir patikaya bağlanır ve uçurumun tepesinde bulunan kuvvetlendirilmiş arka kapıya ulaşır. Bu kapı, saray bölümünde bulunan Su Kapısı’ndan geçilerek kaleye erişimi sağlar. Topraktan siperler kalenin hem kuzeybatısını hem de güneydoğusunu çevreler. Kuzeybatı köşesinde bulunan siperler iç karaya bakarken güneydoğudakiler denize bakar. Mülkün doğusunda yer alan ağır silah deposunun yanında, kıyı kenarına yukarıdan bakan küçük bir nöbetçi veya bekçi kulübesi bulunur.\n14. yüzyılın son dönemlerinden kalan ve başlangıçta üst bölümünde çatı arası ile birlikte üç kat olan kule evinin taş tonozlu bir bodrumu vardır. 14. yüzyılın son dönemlerinden kalan ve başlangıçta üst bölümünde çatı arası ile birlikte üç kat olan kule evinin taş tonozlu bir bodrumu vardır. Ana odalarını bir büyük salon ile kale sahibinin kullanımı için tasarlanmış bir oda oluşturur. Yukarıda ise yatak odaları mevcuttur. Kule evinin yanında bir ambar ile büyük bacalı bir demirci ocağı bulunur. Kayalık burnun güney kıyısı boyunca bir ahır uzanır. Bunun yakınlarında Priest’s House olarak da bilinen Waterton’s Lodging adlı, 1574’te 4. Kont Mareşal'in oğlu William Keith (ölüm yılı 1580) için inşa edildiği düşünülen bina yer alır. Diğer yapılardan bağımsız olan bu binanın alt katında bir salon ile mutfak, üst katında ise odalar vardır. Kuzey cephesinde çıkıntılı bir spiral merdiven mevcuttur. Adını 7. Kont Mareşal’in hizmetkarı Waterton’lı Thomas Forbes’dan alır.\nKayalık burnun kuzeydoğusunda bulunan saray 16. yüzyılın son yılları ve 17. yüzyılın başları ile ortaları arasında inşa edildi. Dörtgen etrafına inşa edilmiş üç ana kanattan oluşur. Binanın büyük bir bölümü yüksek olasılıkla 1581 yılında başa geçen 5. Kont Mareşal’in çalışmalarının eseridir. Kule evindekilere kıyasla buradaki odalar daha geniş ve konforlu bir konaklama imkânı sağlıyordu. 16. yüzyılda İskoçya’da hala yaygın olan yüksek kuleler ile karşılaştırıldığında bu bina daha uzun ve alçak bir tasarıma sahiptir, bu nedenle de günümüz İngiliz binalarına benzetilmektedir.\nBatı kanadı boyunca, her biri dörtgene açılan, pencereleri ile şömineleri olan birbiriyle aynı yedi daire dizilidir. Dairelerin üstünde batı kanadında 37 metre uzunluğunda bir galeri odası bulunur. Günümüzde çatısı olmayan bu galeri odası, döneminde ayrıntılı bir meşe tavana sahip olmakla birlikte Antoninus Duvarı'ndan alınmış bir Roma tabletinin sergilendiği odaydı. Galeri odasının kuzey ucunda kuzey kanadına bağlanan bir konuk odası bulunur. Galeri odasına, güneyde bulunan ve geniş bir merdiven ile üst katında hazine odası yer alan Silver House adlı binadan da erişilebilir.\nKuzey kanadındaki bodrum katında mutfaklar ile depolar bulunur. Üst katında ise bir yemek odası ve büyük oturma odası mevcuttur. Zemin katında, kuzey ile batı kanatları arasında yer alan ve kuzeydeki kayalıkların üzerinde bulunan arka kapıya erişim sağlayan Su Kapısı vardır. Doğu ile kuzey kanatları dikdörtgen bir merdiven ile bağlıdır. Doğu kanadının zemin katında ambar, bira yapım evi ve fırın mevcuttur. Üst katında ise Kontes’e ait daireler bulunur. Kuzeydoğu kanadında ise Kont’un daireleri yer alır. Bu daireler, II. Charles’ın kullanmış olduğu “King’s Bedroom” (Türkçe: Kralın yatak odası) adı verilen odayı da içerir. Bu odada, üzerine 7. Kont ile eşinin hanedan armaları ile 1645 yılının işlenmiş olduğu bir taş bulunur. Bu odaların altında ise 15,8’e 4,6 metre boyutlarındaki Whigs’ Vault adlı mahzen mevcuttur. 1685’te Covenanters hareketinin üyelerinin esir tutulduğu bu mahzenin doğusunda geniş bir pencere, altında ise aşağı açılan bir tuzak kapısı ile erişilebilen bir alt mahzen daha bulunur. Saraydaki odaların arasında yalnızca yemek odası ile Silver House’ın çatıları yerindedir. Bunlar da 1920’lerde restore edilmiştir.\nOrtada bulunan alanda, 15 metre çapında ve 7,6 metre derinliğinde dairesel bir sarnıç veya balık havuzu bulunur. Batısında ise avlu yer alır. Dörtgenin güneydoğusunda, 1272 yılında kutsallaştırılmış ve 16. yüzyılda büyük bir bölümü yeniden inşa edilmiş olan şapel yer alır. Ortaçağdan kalan duvarlar ile 13. yüzyıla ait pencereler hala ayaktadır. Güneyinde bir de mezarlık bulunur.\n\n\nGran Premio di Lugano\nGran Premio di Lugano (İngilizce: Grand Prix of Lugano) her yıl İsviçre'nin Lugano kentinde düzenlenen bir yol bisikleti yarışı. 1981'den önce bireysel zamana karşı olarak düzenlendi, ancak son yıllarda UCI Avrupa Turu'nda 1.1 etkinliği olarak düzenlendi. 2013 yılında kar yağışı nedeniyle yarış iptal edildi.\n\n\nToktaş\nToktaş, bir soyadı, şu anlamlara gelebilir:\n\n\nSquare Enix video oyunlarının listesi\nSquare Enix, 1 Nisan 2003'te video oyunu geliştiricisi Square ve yayıncı Enix'in birleşmesinden oluşan bir Japon video oyunu geliştirme ve yayıncılık şirketidir. Şirket, Final Fantasy, Dragon Quest ve Kingdom Hearts serilerini içeren rol oynayan video oyunu serileriyle tanınıyor. \"Final Fantasy\" serisi, mülklerinden dünya çapında toplam 144 milyon adet satışla en çok satanlar arasına girmiştir. Dragon Quest serisi dünya çapında 78 milyondan fazla sattı ve Kingdom Hearts serisi dünya çapında 24 milyondan fazla satmıştır. Kuruluşundan bu yana, şirket çeşitli oyun sistemlerinde çeşitli video oyunu serilerinde yüzlerce oyun geliştirdi veya yayınlamıştır.\n\n\nİdamlık (film)\nİdamlık senaristliğini ve yönetmeliğini Çetin İnanç'ın yaptığı 1983 yapımı Türk filmidir.\n\n\nHint Hilâfet Hareketi\nHint Müslüman Hareketi olarak da anılan Hint Hilâfet Hareketi (1919-1924), Sünni Müslümanların lideri kabul edilen Osmanlı halifesini etkin bir siyasi otorite haline getirmek amacıyla Şevket Ali, Muhammed Ali Cevher, Hakim Ecmel Han ve Ebul Kelam Azad liderliğindeki Britanya Hindistanı Müslümanları tarafından başlatılan pan-İslamcı bir siyasi protesto kampanyasıydı. Hareket, Türkiye'nin daha olumlu bir diplomatik mevki kazandığı ve laikliğe yöneldiği 1922 sonlarında çöktü. 1924'e gelindiğinde Türkiye halifenin rolünü ortadan kaldırdı.\nOsmanlı padişahı II. Abdülhamid (1842-1918), Osmanlı İmparatorluğu'ndaki Müslümanlar üzerinde egemenliğini kaybetmemek ve demokratik muhalefeti yurtta ezmek amacıyla pan-İslamcı programını başlattı. 19. yüzyılın sonlarında Hindistan'a Cemaleddin Efganî'yi elçi olarak gönderdi. Osmanlı hükümdarının politikası Hint Müslümanlar arasında dini tutku ve sempati uyandırdı. Halife olarak Osmanlı padişahı, dünyadaki tüm Sünni Müslümanların dini ve siyasi lideriydi ancak bu otorite hiçbir zaman gerçek anlamda kullanılmadı.\nÇok sayıda Müslüman dini lider, halifelik adına farkındalığı yaymak ve Müslüman katılımını geliştirmek için çalışmaya başladı. Müslüman dini lider Mevlana Mahmud Hasan, Osmanlı İmparatorluğu'nun desteğiyle İngilizlere karşı ulusal bir bağımsızlık savaşı düzenlemeye çalıştı.\nII. Abdülhamid, Jön Türk Devrimi tarafından İkinci Meşrutiyet döneminin başlangıcına işaret eden anayasal monarşiyi restore etmek zorunda kaldı. Yerine kardeşi V. Mehmed (1844-1918) geldi ancak devrimi takiben Osmanlı İmparatorluğu'ndaki gerçek güç İttihat ve Terakki'deydi. Hareket Şubat 1920'deki Londra Konferansı'na konu oldu ancak milliyetçi Araplar bunu Arap topraklarındaki İslam nüfuzunun devamına tehdit olarak gördüler.\nI. Dünya Savaşı sırasında İttifak Devletleri'nin yanında olan Osmanlı İmparatorluğu büyük bir askeri yenilgiye uğradı. Versay Antlaşması (1919) bölgesel boyutunu kısıtladı ve siyasi etkisini azalttı ancak muzaffer Avrupalı güçler Osmanlı padişahının halifelik rolünü koruma sözü verdi. Buna karşın Sevr Antlaşması (1920) uyarınca Filistin, Suriye, Lübnan ve Irak imparatorluktan kopmuştu.\nTürkiye içinde, Türk Ulusal Hareketi olarak bilinen ve ilerici, laik ve milliyetçi karakteri daha da belirginleşecek bir direniş hareketi ortaya çıktı. Türk Kurtuluş Savaşı (1919-1923) sırasında Mustafa Kemal Paşa (Atatürk) liderliğindeki vatanseverler, Sevr Antlaşması'nı Lozan Antlaşması (1923) ile kaldırdı. Cumhuriyet Devrimi sırasında, 1924'te, Türkiye halifelik makamını kaldırmış ve Türkiye içindeki yetkilerini Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne devretmiştir.\nHer ne kadar İslam dünyasında halifelik adına siyasi faaliyetler ve kitlesel patlamalar ortaya çıksa da, en önemli faaliyetler Hindistan'da gerçekleşti. Önde gelen bir Oxford eğitimli Müslüman gazeteci Mevlana Muhammed Ali Cevher, İngilizlere karşı direnişi savunduğu ve halifeliği desteklediği için dört yıl hapis yattı. Türk Kurtuluş Savaşı'nın başlangıcında Müslüman dini liderler, Avrupalı güçlerin halifeliği muhafaza etmek istememesinden korkuyorlardı. Hindistan'daki bazı Müslümanlara göre, Türkiye'deki diğer Müslümanlara karşı savaşmak için İngilizler tarafından askere alınma ihtimali korkunçtu. Kurucularına ve takipçilerine göre, Hilâfet Hareketi dini bir hareket değil, Türkiye'deki diğer Müslümanlarla bir dayanışma gösterisiydi.\nMuhammed Ali ve kardeşi Mevlana Şevket Ali, Pir Gulam Müceddid Serhendi Şeyh Şevket Ali Sıddıkvi, Dr. Muhtar Ahmed Ensarî, Reis'ül-Muhacirin Avukat Can Muhammed Cuneco, Hasret Mohani, Seyyid Ataullah Şah Buhari, Mevlana Ebul Kelam Azad ve Dr. Hakim Ecmal Han, Tüm Hindistan Hilâfet Komitesi'ni kurdu. Örgüt, Lucknow, Hindistan'da, toprak ağası Şevket Ali Sıddıkvi'nin evinde kuruldu. Müslümanlar arasında siyasi birlik kurmayı ve halifeliği korumak için etkilerini kullanmayı amaçlıyorlardı. 1920'de, İngilizleri hilâfeti korumaya ve Hint Müslümanları bir araya getirip İngilizleri bu amaçla sorumlu tutmaya çağıran Hilâfet Manifestosu'nu yayımladılar. Bengal'deki Hilâfet Komitesi, Muhammed Ekrem Han, Manirüzzaman İslamabadi, Muciburrahman Han ve Çitarancan Das'ı içeriyordu.\n1920'de Hilâfet Hareketi liderleri ile Hindistan'ın en büyük siyasi partisi ve milliyetçi hareketi olan Hindistan Ulusal Kongresi arasında bir ittifak kuruldu. Kongre lideri Mohandas Karamçand Gandi ve Hilâfet Hareketi liderleri, Hilâfet Hareketi ve Swaraj Hareketi'nin amaçları için birlikte çalışmaya ve savaşmaya söz verdiler. İngilizler üzerindeki baskıyı artırmaya çalışan Hilâfetçiler, ülke çapında kitlesel, barışçıl sivil itaatsizlik kampanyası olan işbirliği dışı hareketin önemli bir parçası oldular. Hilâfetçilerin desteği Gandi'ye ve Kongre'nin mücadelede Hindu-Müslüman birliğini sağlamasına yardımcı oldu. Dr. Ensarî, Mevlana Azad ve Hakim Ecmel Han gibi Hilâfet Hareketi liderleri de kişisel olarak Gandi'ye yakınlaştılar. Bu liderler 1920 yılında Müslümanlar için bağımsız eğitim ve sosyal gençleşmeyi teşvik etmek amacıyla Camia-yı Milliye-yi İslamiye'yi kurdular.\nİngilizlerle görüşmek ve faaliyetlerini sürdürmekle birlikte, Müslümanlar Hindistan Ulusal Kongresi, Hilâfet Hareketi ve Tüm Hindistan Müslüman Birliği teşkilatlarında bölündükçe Hilâfet Hareketi zayıfladı. Son darbe, bağımsız Türkiye'de ilerici, laik bir cumhuriyet kurmak için Osmanlı yönetimini deviren Mustafa Kemal Paşa'nın güçlerinin zaferiyle geldi. Halifelik makamını kaldırdı ve Hintlerden yardım istemedi.\nHilâfet Hareketi liderliği farklı siyasi çizgilere bölündü. Seyyid Ataullah Şah Buhari, Çavdhuri Efzelhak'ın desteğiyle Meclis-i Ahrar-ı İslam'ı kurdu. Dr. Ensarî, Mevlana Azad ve Hakim Ecmel Han gibi liderler Gandi ve Hindistan Ulusal Kongresi'nin güçlü destekçileri olarak kaldılar. Ali kardeşler Tüm Hindistan Müslüman Birliği'ne katıldı. Birliğin kitlesel çekiciliğinin ve ardından gelen Pakistan Hareketi'nin büyümesinde önemli bir rol oynayacaklardı. Bunlarla birlikte, Türkiye'nin hilâfeti kaldırmasının ardından 1931'de Kudüs'te halifelik hakkında ne yapılması gerektiğini belirlemek için bir hilâfet konferansı düzenlendi.\nHilâfet Hareketi tartışmalara ve güçlü görüşlere yol açtı. Eleştirmenler tarafından, pan-İslamcı, köktendinci bir platforma dayanan ve Hint bağımsızlık davasına kayıtsız kalan politik ajitasyonlardan biri olarak kabul edilir. Hilâfet Hareketi eleştirmenleri, hareketin Hindistan Ulusal Kongresi ile ittifakını bir çıkar evliliği olarak görürler. Hilâfet Hareketi savunucuları bunu Hindistan'daki işbirliği hareketine ve Hindu-Müslüman ilişkilerini geliştirmede önemli bir kilometre taşına götüren bir kıvılcım olarak görürken, Pakistan ve Müslüman ayrılıkçılık savunucuları bunu ayrı bir Müslüman devletin kurulmasına yönelik önemli bir adım olarak görüyorlar. Ali kardeşler Pakistan'ın kurucu babaları olarak kabul edilirken, Azad, Dr. Ensarî ve Hakim Ecmel Han Hindistan'da ulusal kahramanlar olarak yâd edilmektedir.\n\n\nPakistan cumhurbaşkanı\nPakistan cumhurbaşkanı veya resmî adıyla Pakistan İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ( \"Sadri-i Mumlikati-i Pakistan\"), Pakistan'ın devlet başkanıdır. Cumhurbaşkanı, cumhuriyetin birliğini simgelemekte olup aynı zamanda Pakistan Silahlı Kuvvetleri'nin başkomutanıdır.\nCumhurbaşkanı, Pakistan başbakanı tarafından iç ve dış politika ile ilgili tüm mevzuat önerileri hakkında bilgilendirilir. Anayasa, cumhurbaşkanına af, ceza erteleme ve ordunun kontrolü yetkileri veri, ancak ordunun daha üst düzey komutanlıklarındaki tüm atamalar başbakanın istişaresi ve onayı ile cumhurbaşkanı tarafından zorunlu ve gerekli durumlar esas alınarak yapılır. Anayasa, ayrıca cumhurbaşkanının hükûmeti yürütme yetkisini kullanmasını yasaklamaktadır.\nCumhurbaşkanı dolaylı olarak Şûra Meclisi tarafından Seçim Kurulu aracılığıyla beş yıllık bir süre için seçilir. Anayasa, cumhurbaşkanının 45 yaşından büyük bir Müslüman olmasını gerektirmektedir. Cumhurbaşkanı, başkent İslamabad'da Ayvan-ı Sadr olarak bilinen bir konutta ikamet etmektedir. Şimdiye kadar 13 cumhurbaşkanı görev yapmıştır. Cumhurbaşkanının yokluğunda Senato Başkanı, cumhurbaşkanı göreve dönene veya bir sonraki cumhurbaşkanı için seçim yapılıncaya kadar başkanvekili olarak görev yapar.\nGünümüzdeki cumhurbaşkanı 9 Eylül 2018 tarihinden itibaren Arif Alvi'dir.\n\n\nAyvan-ı Sadr\nAyvan-ı Sadr (), Pakistan'ın başkenti İslamabad'da bulunan Pakistan cumhurbaşkanının resmî ikametgâhı ve çalışma mekanıdır. Kırmızı Bölge'de Anayasa Bulvarı üzerinde diğer devlet binaları ile birlikte yer almaktadır. İnşaatına 1970 yılında başlanmış olup 1988 yılında tamamlanmıştır.\nAyvan-ı Sadr'ın idari başkanı, Ocak 2020 itibarıyla Pakistan Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Tarık Necib Necmi'dir.\n\n\n2020-21 Türkiye Basketbol Ligi\n2020-2021 Türkiye Basketbol Ligi sezonu, Türkiye Basketbol Ligi'nin 52. sezonudur. Şampiyon olan takım ile ligi 2-9 arası bitiren takımlardan play-off Şampiyonu olan takım BSL'ye yükselecektir. Bir önceki sezon iptal edildiği için bu sezona da aynı takımlar katılmaya hak kazanmıştır..\n\n\nÇıplak fotoğrafçılık\nÇıplak fotoğrafçılık, fotoğrafçılık türlerinden biridir. Çıplak veya yarı çıplak bir kişinin resmini veya çıplaklığı düşündüren bir resim içerir. Çıplak fotoğrafçılık, eğitim amaçlı kullanımlar, ticari uygulamalar ve sanatsal kreasyonlar dahil olmak üzere çeşitli amaçlarla gerçekleştirilmektedir. Çıplak fotoğrafların sergilenmesi veya yayınlanması, bazı kültürlerde veya ülkelerde diğerlerinden daha fazla ve tartışmalı olabilir.\nÇıplak veya yarı çıplak görüntüler, bazen pornografik dergi, fetiş dergisi, eğlence alanında yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu kartpostallar (fransız kartpostalı) ve diğer formatlar şeklinde olabilir. Çıplak fotoğraflar, etnografik çalışmalar, insan vücudu veya cinsel eğitim gibi bilimsel ve eğitim amaçlı kullanılabilir. Çıplak görüntüler, tıbbi veya diğer ders kitapları, bilimsel raporlar, makaleler veya araştırma kağıtlarına eşlik etmek için de kullanılabilir. \n\n\nŞehvetli fotoğrafçılık\nŞehvetli fotoğrafçılık, bir fotoğrafçılık türüdür. Fotoğraf stüdyosu, yatak odası veya özel giyinme odası ortamında samimi, şehvetli, romantik ve bazen erotik görüntüler içerir. Fotoğraflar, kadınların kısmen giyinik veya iç çamaşırları ile poz verdiği bir tarzı ifade eder.\n\n\nAntik Kolhis halklarının listesi\nBu sayfada antik Kolhis halklarının listesi bulunmaktadır. \nKolhis Krallığını oluşturan halklar bu sayfada listelenmiştir. Muhtemelen Zan dillerinin öncülleri olan Güney Kafkas dillerini konuşan bu halklar Anadolu'nun Pontus bölgesi ve Kafkasya bölgesinde yaşamaktaydı. Modern teoriler, Kolhis halklarının Laz ve Megrellerin doğrudan ataları olduğununu, ayrıca Gürcü ve Abhaz halklarının etnik kökeninde önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Karadeniz'in doğusu boyunca uzanan Kolhis'te birbiriyle ilişkili ama farklı özellikleri olan birçok halk yaşamıştır. \n\n\nHR 6819\nHR 6819, (diğer adları HD 167128 ve QV Telescopii)Telescopium'un güney takımyıldızında bulunan üç yıldızlı bir yıldız sistemidir. Sistem çıplak gözde görünemeyecek kadar, Uranüsle karşılaştırılabilecek bir parlaklıkta gözükür. Güneşten 1120 ışık yılı uzaktadır ve 9.4 km/s hızla uzaklaşmaktadır..\nRadikal ivme hesaplamalarına göre devasa bir görünmez refakatçisi vardır, ki bu da yüksek ihtimalle kara delik olduğunu gösterir. Güneşten 1120 ışık yılı uzakta olması, onu güneşe en yakın bilinen karadelik yapar.\n\n\nKazakistan'da insan ticareti\nKazakistan, ticari cinsel sömürü ve inşaat ve tarım endüstrilerinde zorla çalıştırma amacıyla Özbekistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Ukrayna'dan Kazakistan, Rusya ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) ticareti yapılan erkek, kadın ve kız çocukları için bir kaynak, transit ve varış ülkesidir. Kazakistanlı erkek ve kadınlar, zorunlu çalışma ve cinsel sömürü amacıyla dahili olarak ve ABD, Azerbaycan, Türkiye, İsrail, Yunanistan, Rusya ve Almanya'ya insan ticareti yapılmaktadır.\nKazakistan Hükümeti, insan ticaretinin ortadan kaldırılması için asgari standartlara tam olarak uymamaktadır; ancak, bunu yapmak için önemli çaba sarf etmektedir. Kazakistan, özellikle insan tacirlerini mahkum etme ve hapis cezasına çarptırmaya yönelik çabaları iyileştirerek, bir önceki yıl boyunca insan ticareti ile mücadele konusunda artan çabalar göstermiştir. 2007 yılında hüküm giymiş kaçakçıların sayısı önemli ölçüde arttı. Hükümet ayrıca devlet görevlilerinin insan ticaretindeki karmaşıklığını ele almak için adımlar attı. Kazakistan 2007 yılında yaklaşık 35.000$ mağdura yardım tahsis etmiştir. ABD Dışişleri Bakanlığı'nın İnsan Ticaretini İzleme ve Mücadele Ofisi ülkeyi 2017 yılında \"Tier 2\" ye yerleştirdi.\nKazakistan'da milliyet farketmeksizin birçok kadın ve kız çocuğu seks ticareti mağduru olmuştur. Genelevlerde, işyerlerinde, otellerde, evlerde ve ülkenin diğer yerlerinde tecavüze uğrar ve fiziksel ve psikolojik olarak zarar görürler.\nKazakistan hükümeti, tespit dönemi boyunca insan ticareti ile mücadele kolluk kuvvetlerinde önemli ilerleme kaydetmiştir. Kazakistan, 15 yaşına kadar hapis cezası öngören ceza kanununun maddeleri yoluyla hem iş gücü hem de cinsel istismar için insan ticaretini yasaklamaktadır. (Tecavüz gibi diğer ağır suçlar için öngörülen cezalarla yeterince sıkı ve orantılı cezalar.) Polis, 2006'da 13 kaçakçılık soruşturması gerçekleştirdi ve 2007'de 13 soruşturma ve yedi kovuşturmaya kıyasla 16 kovuşturma davası başlattı. Mahkemeler, 2007'de 19 kaçakçılık suçlusunu mahkum etti. Biri 12 yıl hapis cezasına, dördü 10 yıl hapse, beşi yedi yıl hapse, dördü altı yıl hapse, ikisi beş yıl hapse ve üçü de üç yıl hapse mahkum edildi. Yıl boyunca bazı sınır muhafızları, göç polisi, savcılar ve polisin kaçakçılık suç ortaklığı raporları vardı. Hükümet, Almatı'daki İnsan Ticareti ile Mücadele Birimi eski başkanı da dahil olmak üzere üç yolsuzluk yapan polis memurunu kovuşturdu. Bir memur altı yıl altı ay hapis cezasına çarptırıldı ve iki memur yetkililerden kaçtı ve bu rapor sırasında gizlenmeye devam etti.\nHükümet yıl içinde mağdurlara yardım ve koruma çabalarını geliştirdi. Yasa, mağdurların, insan ticaretine maruz kalmanın doğrudan bir sonucu olarak işlenen yasa dışı eylemler nedeniyle cezalandırılmamasını öngörmektedir; ancak STK'lar yetkililer tarafından tespit edilmemeleri sonucu bazı mağdurların hapiste alıkonulduğunu ve birkaç günden birkaç aya kadar süren ülkeden ayrılmasının engellendiğini bildirmeye devam etmiştir. STK'lar, kolluk kuvvetleri, savunmasız nüfuslar arasında mağdurları tespit etmek için resmi prosedürleri kullanmalarını geliştirirken, bazı işçi kaçakçılığı mağdurlarının tanımlanamayacağını bildirmiştir. 2007 yılında polis resmi olarak 87 insan ticareti mağduru ve 25 ticari cinsel sömürü mağduru tespit etti. Hükümet, tespit edilen mağdurların ceza soruşturması süresince Kazakistan'da kalmalarına izin verdi. Birçok kurban çile korkusuyla tanıklık etmeyi reddetti ve Kazakistan belirlenen insan ticareti mağdurunun fiziksel güvenliğini ele almak için yeterli kaynak ayırmadı.\nHükümet aktif kamuoyu bilinçlendirme çalışmaları yürüttü. 2007'de hükümet, kırsal alanlarda yaşayan insanlar ve okul çocukları da dahil olmak üzere insan ticaretine açık gruplar arasında STK'lar tarafından dağıtılan yaklaşık 3.000 kitapçık üretimini finanse etti. Hükümet, insan ticareti ile mücadele STK'larına raporlama döneminde farkındalık kampanyaları yürütmeleri için en az 12.500 dolar sağlamıştır. Hükümet, kaçakçılık kanıtı için resmi göç modellerini kontrol eder. Hükümet, raporlama döneminde ticari seks eylemlerine olan talebi azaltmak için önlemler uygulamadı. Kazakistan 2008'de 2000 BM TIP Protokolünü onayladı.\n\n\nZdeněk Štybar\nZdeněk Štybar, (d. 11 Aralık 1985), şu anda UCI WorldTeam adına yarışan Çek profesyonel bisikletçi. Daha çok Cyclo-cross yarışçısı olarak bilinirken, Štybar 2011 yılında profesyonel yol kariyerine başladı ve Cyclo-cross yarışına da devam etti.\nŠtybar, Planá u Mariánských Lázní'de doğdu. 2008 ve 2009 yıllarında üst üste ikinci sırada yer alan Štybar, kendi ülkesinde 2010 UCI Cyclo-cross Dünya Şampiyonasını kazandı. 2011 yılında ikinci kez Dünya şampiyonluğunu kazandı.\nMart 2011'de Stybar, cyclo-cross kariyerini yol bisikleti kariyeriyle birleştirmek için UCI Dünya Turu ekibi 'e katıldı.\n2012'de Dunkirk Dört Günlüğü'nde bir etap kazanarak yol yarışında bir zafer elde etti.\n2013'te Štybar Paris-Roubaix'te altıncı oldu. Sep Vanmarcke ve Fabian Cancellara ile önde gelen üçlünün parçası iken bir seyirciye çarpması pedallara asılmasını engelledi ve yavaşlamasına neden oldu. Yarışın iki liderine geri dönmeye çalıştı ama işe yaramadı. Aynı yılın Ağustos ayında, Štybar UCI Dünya Turu'nun bir parçası olan Eneco Turu'ndaki genel klasmanı iki etap zaferiyle birlikte kazandı. O ayın sonlarında Štybar, 2013 Vuelta a España 7. etabını Mairena del Aljarafe'deki sprint finişiyle dünya şampiyonu Philippe Gilbert'e karşı kazandı.\n2014 yılında Štybar, önceki dünya şampiyonu Sven Nys ile girdiği yoğun bir savaş sonrasında üçüncü kez Dünya Cyclo-cross şampiyonasını kazandı.\n2014 Eneco Turunda unvanını savunmaya çalışırken, Stybar dördüncü etapta bitiş çizgisinin yakınındaki çelik bariyerlere çarptı ve hastaneye yatmak zorunda kaldı. Kazada ön üst dişlerini kaybetti ve kırdı. Döner dönmez, Grand Prix Cycliste de Québec yarışında aynı tehlikeli bariyerlerin kullanılmasını UCI'ye şikayet etti. Döndüğünde ilk zaferi, yükselişin eteklerinde takım arkadaşı Niki Terpstra tarafından yönlendirildikten sonra küçük bir Arnavut kaldırımlı tırmanış öncesindeki iki kilometre içinde saldırdığı Binche-Chimay-Binche idi . Štybar, John Degenkolb ve diğer sprinterlerinden 2 saniye önce bitiş çizgisini geçti.\n2015 yılında Stybar, İtalyan Klasik Strade Bianche'yi kazandı. Ayrıca iyi bir Belçika klasikler serisi geçirdi. Geraint Thomas'ın arkasında E3 Harelbeke'de ikinci oldu. Flanders Turu'nda, 2014 yılında kırdığı takma ön diş seti, Arnavut kaldırımlı bir tırmanışa binerken gevşedi ve onları çıkarmak zorunda kaldı. Buna karşın yarışı dokuzuncu sırada bitirmeyi başardı. Paris-Roubaix'te, John Degenkolb'un arkasında Roubaix Velodrome'da ikinci sırayı elde etti.\nStybar, 2015 Fransa Bisiklet Turu için başlangıç listesinde seçildi. Le Havre'daki bitiş çizgisinden birkaç yüz metre önce yer alan kısa ama dik bir yokuştan güç aldığı 6. etap'ı kazandı. Peter Sagan'ın ona ulaşmasını engelledi, indirgenmiş gruba göre iki saniyelik bir avantajla çizgiyi geçti.\nStybar, kaçış arkadaşıFabian Cancellara'nın Siena'daki bitişte geçmesinin ardından 2016 Strade Bianche'yi ikinci sırada tamamladı. Ertesi hafta, 2016 Tirreno-Adriatico'nun ikinci etabını, tek başına yaptığı kaçışla kazandı ve yarış liderliğini elde etti. Yarışta genel olarak yedinci oldu.\nStybar, 2017 Paris - Roubaix'te Greg Van Avermaet'in ( ) arkasında Roubaix Velodrome'da beş kişilik bir sprint finişini ikinci tamamladı.\nMayıs 2018'de 2018 Giro d'Italia'nın başlangıç listesinde seçildi.\n\n\nPakistan başbakanı\nPakistan başbakanı veya resmî adıyla Pakistan İslam Cumhuriyeti Başbakanı ( \"Vezir-i Azam\"), Pakistan'ın hükûmet başkanıdır.\nBaşbakan, hükûmetin yürütme organını yönetir, ekonomik büyümeyi denetler, Millî Meclis'e önderlik eder, Ortak Çıkarlar Konseyi'nin yanı sıra Bakanlar Kurulu'na başkanlık eder ve nükleer cephanelikler üzerinde komuta yetkisine sahiptir. Bu pozisyon, ülkenin liderliğe ve iç ve dış politika ile ilgili tüm konularda kontrol altına almaktadır. Başbakan, Millî Meclis üyeleri tarafından seçilir ve bu nedenle genellikle parlamentodaki çoğunluk partisinin lideridir. Pakistan Anayasası'na göre başbakan, kabineyi atamaktan ve yürütme organını yürütmekten, icra onayı gerektiren icra kararları, randevular ve tavsiyeler almaktan sorumlu olan yürütme yetkilerine sahiptir.\nAnayasa gereği başbakan, cumhurbaşkanına kritik konularda baş danışman olarak hizmet vermekte olup askeri liderliğin her bir kolunda atamada etkili bir rol oynamaktadır ve aynı zamanda ortak kurmay başkanları başkanlığı aracılığıyla kontrolünü sağlamaktadır. Başbakanın yetkileri, her bir şubenin hassas bir kontrol ve denge sistemi ile önemli ölçüde büyümüştür. 1960-73, 1977-85 ve 1999-2002 yılları arasında, yürürlükteki sıkıyönetim nedeniyle başbakanlık makamı boş kalmıştır. Bu dönemlerin her birinde, cumhurbaşkanı tarafından yönetilen askeri cunta başbakanın yetkilerine sahipti.\nGünümüzdeki başbakan 18 Ağustos 2018 tarihinden itibaren İmran Han'dır.\n\n\nNokere Koerse\n2019'dan beri, Nokere Koerse'nin, erkek yarışıyla aynı yerde başlayan ve biten kadın yarışı aynı gün düzenlenmiştir.\n\n\nMithridatis Savaşları\nDardanos Antlaşması, Anadolu'da neredeyse uygulanmadığından, Roma generali Murena (Roma'nın Asya eyaletindeki topraklarından sorumlu) Pontus'a karşı ikinci kez savaş açmaya karar verdi. İkinci savaş Roma'nın yenilgisiyle sonuçlandı ve Mithridatis daha da güçlenerek Ermeni Kral II. Tigran ile ittifak yaptı. Mithridatis'in damadı olan Tigran, Levant bölgesi sınırlarındaki Ermeni imparatorluğunu kontrol etmekteydi. Pontus, Kalsedon Savaşı'nı (MÖ 74) kazandı ve Kilikya korsanlarına Roma ticaretine karşı destek verdi. Bunun sonucunda üçüncü savaş kısa süre sonra başladı.\nÜçüncü savaşta Romalılar, Konsül Lucullus'u Ermenistan ve Pontus'a karşı savaşması için gönderdi. Lucullus, Cabira ve Tigranocerta Savaşlarını kazandı, ancak Artaşata ve Zela Savaşlarından sonra görevinden alınmıştır. Aynı dönemde, Pompey'in Akdeniz'deki Kilikya korsanlarına yaptığı seferi kazanmış ve Senato tarafından Lucullus'un yerine seçilmiştir. Pompey'in sonraki seferlerinde, Levant'taki Ermeni İmparatorluğu çökmüş (bu savaşlarda Roma kuvvetleri Suriye ve Filistin'in kontrolünü ele geçirmiştir) ve Roma kuvvetleri Anadolu, Pontus ve neredeyse tüm Doğu Akdeniz'i ele geçirmiştir. Roma'ya teslim olan Tigran, Roma'nın vasal kralı olmuştur.\n\n\nTahsin HasoÄŸlu\nTahsin Hasoğlu (19 Mayıs 1984) Türk oyuncu, senarist ve komedyen.\n2005 yılından itibaren Erciyes Üniversitesi iktisadi ve idari bilimler fakültesinde işletme eğitimi alırken bir yandan da Belediye Konservatuvarında tiyatro ve oyunculuk eğitimi aldı.\n2010 yılından itibaren yaptığı video skeçler ile başta YouTube kullanıcıları olmak üzere sosyal medyada büyük beğeni topladı. Gani Müjde ile dizi/film ve skeç yazarlığı yaptı. Bizans oyunları filminde ilk oyunculuk deneyimini yaşadı. 2019 Yılından itibaren Beşiktaş Kültür Merkezi çatısı altında Stand Up gösterilerini sergilemeye başladı. Gösterileri BKM Mutfak olmak üzere Türkiye'nin birçok sahnesinde sergilenmektedir.\n\n\n1970 FA Charity Shield\n1970 FA Charity Shield, İngiltere'de futbolun yönetim organı olan Futbol Federasyonu (FA) tarafından desteklenen hayır kurumlarına para toplamak amacıyla düzenlenen yıllık futbol yarışması Charity Shield'in 48. organizasyonudur.\nMaç 8 Ağustos 1970'te, 1969-70 First Division şampiyonu Everton ile 1969-70 FA Cup kazananı Chelsea arasında, Londra'daki Stamford Bridge'de oynandı. Everton maçı 1-2'lik skorla kazandı.\n\n\nMareograf\nMareograf, dikey bir veriye göre deniz seviyesindeki değişimi ölçmek için kullanılan bir cihazdır. Mareograf, \"marigraf\", \"deniz seviyesi kaydedici\" ve \"limnimetre\" olarak da bilinir.\nSensörler, geoide yakın bir yükseklik referans yüzeyine göre su seviyesinin yüksekliğini sürekli olarak kaydeder. Su cihaza alt borudan girer, elektronik sensörler su seviyesinin yüksekliğini ölçer ve verileri küçük bir bilgisayara gönderir.\nDünya çapında yaklaşık 1450 istasyonda geçmişe ait veri bulunmaktadır ve bunların yaklaşık 950'si Ocak 2010'dan bu yana küresel veri merkezine güncellemeler yapmaktadır. Bazı yerlerde kayıtlar yüzyılları kapsar, örneğin Amsterdam'da 1700'e kadar uzanan veriler mevcuttur.\nBüyük Okyanus söz konusu olduğunda, yeni \"modern\" \"mareograf\"lar genellikle uydu verilerini kullanarak deniz seviyesini belirlemektedir..\nMareograflar gelgitleri ölçmek ve tsunamilerin boyutunu belirlemek için kullanılır. Ölçümler, ortalama deniz seviyesinin oluşturulmasını sağlar. Bu yöntemi kullanarak, deniz seviyesinin 0.1 m/1000 km'ye kadar eğimleri ve daha fazlası tespit edilebilir.\nDeniz seviyesi yükselmeye başladığında bir tsunami oluşabileceğinden, sismik aktiviteden gelen uyarlarıda dikkate almakta fayda vardır. \nDeniz seviyesinde ölçümler,1830'a kadar mekanik şamandıralar ve durgun kuyular ile kendi kendine kayıt göstergeleri oluşturan, basit ölçüm direkleri veya \"gelgit direkleri\" kullanılarak yapıldı.\nGelgit direkleri ve şamandıra göstergeleri, 150 yılı aşkın bir süredir deniz seviyesi ölçümünün birincil aracıydı ve bugün bazı yerlerde kullanılmaya devam edilmekte. Günümüzde mareograf, enstrümantasyonun bir parçası olsa da, bu teknolojilerin yerini basınç göstergeleri, akustik / ultrasonik göstergeler ve radar göstergeleri aldı.\nTarihsel olarak kullanılmış \"Mareografl\"ar:\nMareograf, düşük veya yüksek gelgit seviyelerinin olduğu sığ koylarda veya köprü olan yerlerde, nakliye ve balıkçılık endüstrileri için oluşabilecek engelleri belirlemede kullanılabilecek pratik bir uygulamadır. Örneğin, Portekiz deki Cascais Mareografı, Lizbon limanına yapılan nakliyelerde zorluklara sebep olan Tejo Nehrindeki kum yığınları nedeniyle kurulmuştur. Benzer sorunlar nedeniyle birçok endüstri, dünya çapındaki limanlara devlet kurumlarının da desteği ile (NOAA gibi) özel mareograflar yerleştirmiştir.\nMareograflardan toplanan veriler, küresel hava koşullarını, ortalama deniz suyu seviyesini ve eğilimlerini,özellikle küresel ısınma ile potansiyel olarak ilişkisini araştıran bilim insanlarını da ilgilendirmektedir.\nSon yıllarda, gerçek zamanlı, uzaktan gelgit bilgilerinin bir gelgit sensörüne güneş enerjili kablosuz bağlantı yoluyla çevrimiçi olarak yayınlanmasına izin veren yeni teknolojiler geliştirildi. Akustik /ultrasonik sensörler büyük bir etki oluşturacak şekilde yerleştirildi ve veriler Twitter üzerinden düzenli olarak yayınlanmakta ve çevrimiçi olarak da görüntülenmektedir.\n\n\nMilano-Torino\nMilano-Torino, kuzey İtalyan şehirleri Milan ve Torino arasında 199 kilometrelik bir mesafe üzerinde gerçekleştirilen Avrupa tek gün yarı klasik bisikleti yarışı. Etkinlik ilk kez 1876'da yapıldı ve bu durum yarışı klasik İtalyan yarışlarının en eskisi ve dünyanın en eski yarışlarından biri haline getirdi. Etkinlik, İtalyan günlük spor gazetesi \"La Gazzetta dello Sport'un\" sahibi olan RCS medya grubuna aittir. RCS ayrıca Giro d'Italia, Milan – San Remo ve Tirreno – Adriatico gibi diğer İtalyan bisiklet etkinlikleri de düzenlemektedir. Yarış, UCI kıta takviminde 1. HC olarak değerlendirildi. Yarış 2007 ilkbaharından 2012 sonbaharına kadar yapılmadı.Cyclingnews.com Gives details of race return in 2012.\nYarışın Avrupa takvimindeki konumu birkaç kez değişti. 1987'den önce etkinlik her zaman Milano-San Remo'dan yedi gün önceydi ve Bahar Klasikleri için önemli bir hazırlık yarışı olarak görülüyordu, ancak 1987'de Milano – Torino Ekim ayında Giro di Lombardia'dan hemen önceki bir tarihe geçti çünkü yarış organizatörleri kuzey İtalya'da Mart ayı başlarında görülen sert hava koşullarından memnun değildi. Ekim ayında yarış, aynı hafta koşulan Giro del Piemonte ve Giro di Lombardia ile birlikte “Trittico di Autunno” nun (Sonbahar Tizi) bir parçası oldu. 2005 yılında Milan-Torino geleneksel tarihine Mart ayı başlarında döndü, ancak 2008 baskısı yine Mart ayında gerçekleştirilen Monte Paschi Eroica yarışıyla tarih değiştirerek Ekim ayına geldi. Ancak yarış Ekim 2008'de yapılmadı ve Şubat 2012'de yarış sahipleri (RCS) ile Associazione Ciclistica Arona arasında yarışmayı önümüzdeki üç yıl boyunca organize etmek için anlaşmaya varılana kadar önümüzdeki dört yıl boyunca yürütülmedi.\nPiedmont bölgesinde toprak kaymalarına neden olan sağanak yağmur nedeniyle yarışın 2000 baskısı yapılmadı.\nYarış, Milano'nun hemen batısındaki Novate Milanese'de başlar ve 40 kilometre sonra Vigevano'daki Ticino nehrini geçerek Lombardiya bölgesini terk edip Piedmont'a girer. Yarışın ilk 95 kilometrelik kısmı geniş düz yollarda güney batı yönünde koşulur, Vignale Monferrato (293 metre) tırmanışı ve daha sonra küçük dalgalanmalar geçilerek 130 kilometrenin ardından yarışı Asti'ye getirir. Yarış rotası 70, 75, 129 ve 133 kilometrede dört demiryolu geçidinden geçer ve bunlar peloton bir trene yakalanırsa herhangi bir kaçış durumunda yardımcı olmak için önemli olabilir. Asti'de yarış, Superga Tepesi'nin (620 metre) zorlu tırmanışıyla bitişten sadece 16 kilometre önce kuzeybatı yönüyle Torino'ya doğru tırmanır. Superga tırmanışı genellikle bir grup sürücünün bitişten önce kaçması için sıçrama tahtasıdır. Superga'nın tepesinden, Torino'daki \"Corso\" Casale'deki Fausto Coppi velodrome'da bitirmek için \"Parco Naturale della Collina di Superga\" aracılığıyla \"Strada Panoramica dei Colli'den\" aşağı doğru Torino'ya hızlı bir iniş vardır.\n2012 baskısında bitiş Superga'nın zirvesine taşındı (iki kez tekrarlandı).\n\n\nŞarkıcı-şarkı yazarları listesi\nBu, kendi müzik sözlerinin yazan, besteleyen ve icra eden şarkıcı-şarkı yazarlarının bir listesidir. Liste iki kategoriye ayrılmıştır:\nBu liste, geleneksel şarkıcı-şarkı yazarı olan kişileri sıralar. Bu sanatçılar kendi sözlerinin yazarlar, gitar veya klavyelerde kendilerine eşlik ederler, genellikle solo veya sınırlı ve sade bir çalgıcı eşliğinde performans gösterirler ve şarkı yazma becerileri ile performans yetenekleri kadar bilinirler.\nAşağıdakiler geleneksel anlamda şarkıcı-şarkı yazarı olmayan ancak diğer türlerde hem şarkı yazan hem de şarkı söyleyen şarkıcılardır. Bu, daha çok solist olarak değil grup üyesi olarak bilinen sanatçıları içerir.\n\n\nFabien Di Filippo\nDi Filippo, Parlamentoda Ekonomik İşler Komitesi'nde görev yapıyor. 2018'den 2019'a kadar aynı zamanda Savunma Komitesi'nin bir üyesiydi.\nCumhuriyetçilerin 2017 liderlik seçiminde Di Filippo, Laurent Wauquiez'i destekledi ve daha sonra kampanya ekibine katıldı.\nTemmuz 2019'da Di Filippo, Avrupa Birliği'nin Kanada ile Kapsamlı Ekonomik ve Ticari Anlaşması'na (CETA) Fransa'nın onayına karşı oy kullandı.\n\n\nJérôme Nury\n\n\nSediment taşınması\nSediment taşınımı; katı madde taşınımı, tortu taşıma, katı parçacıkların (tortu) hareketidir. Tipik olarak tortu üzerinde etkili olan yerçekimi kombinasyonu ve/veya tortunun sürüklendiği sıvının hareketi nedeniyle meydana gelir. Tortu taşınması, parçacıkların kırıntılı kayaçlar (kum, çakıl, kayalar vb. olduğu doğal sistemlerde meydana gelir.) çamur veya kil; sıvı hava, su veya buzdur. Yerçekimi kuvveti, parçacıkları dinlenmekte oldukları eğimli yüzey boyunca hareket ettirir. Sıvı hareket nedeniyle tortu taşıma, nehirler, akıntılar ve gelgit nedeniyle su, okyanuslar, nehirler, denizler ve diğer organları oluşur. Ulaşım, buzulların akarken ve rüzgarın etkisi altındaki karasal yüzeylerden de kaynaklanır. Sadece yerçekimi nedeniyle tortu taşınması, genel olarak eğimli yüzeylerde, tepeler, yüzeyler, uçurumlar ve kıta sahanlığı - kıta eğim sınırı dahil olmak üzere meydana gelebilir.\nSediment taşınması sedimantoloji, jeomorfoloji, inşaat mühendisliği ve çevre mühendisliği alanlarında önemlidir. Tortu taşınması bilgisi çoğunlukla erozyon veya birikitme ile meydana gelip gelmeyeceğini, bu erozyonun veya birikimin büyüklüğünü ve gerçekleşeceği zaman ve mesafeyi belirlemek için kullanılır.\nAeolian veya eolian (æ'nin ayrıştırılmasına bağlı olarak), rüzgarla tortu taşınması için kullanılan terimdir. Bu işlem dalgaların ve kumulların oluşmasına neden olur. Tipik olarak, taşınan tortunun boyutu ince kum (<1 mm) ve daha küçüktür, çünkü hava düşük yoğunluklu ve viskoziteli bir sıvıdır ve bu nedenle yatağında çok fazla kayma yapamaz.Yatak oluşumları karasal yakın yüzey ortamında aeolian tortu taşıma tarafından oluşturulur. Dalgalanmalar ve kum tepeleri tortu taşımacılığına doğal bir kendi kendini organize eden tepki olarak oluşur.\nAeolian tortu taşımacılığı, plajlarda ve dünyanın kurak bölgelerinde yaygındır, çünkü bu ortamlarda bitki örtüsü kum alanlarının varlığını ve hareketini engellemez.\nRüzgar, çok ince taneli bir tozdur. Üst atmosfere girebilir ve dünya genelinde hareket edebilir. Sahra yataklarından gelen toz kanarya adalarına ve karayiplere, Gobi çölünden gelen toz ise Amerika Birleşik Devletlerinde birikmiştir. Bu tortu toprak bütçesi ve çeşitli adaların ekolojisi için önemlidir.\nRüzgarla taşınan ince taneli unsurlar bulunduran,tortu birikintilerine lös denir.\nJeoloji, fiziki coğrafya ve tortu taşınmasında, akışkan süreçleri doğal sistemlerde akan su ile ilgilidir. Bu, nehirleri, akarsuları, Periglasyal akışları, ani selleri ve buzul gölü taşma sellerini kapsar. Su ile taşınan tortu, hava hem taşınan tortudan daha büyük olabilir, çünkü su hem daha yüksek bir yoğunluğa hem de viskoziteye sahiptir. Tipik nehirlerde taşınan en büyük tortu kum ve çakıl büyüklüğündedir, ancak daha büyük seller, taş ve hatta kayalar taşıyabilir.\nFlüvyal tortu taşınması, dalgalanmaların ve kumulların oluşumuna, fraktal şekilli erozyon desenlerine, doğal nehir sistemlerinin karmaşık desenlerine ve taşkın yataklarının gelişmesine neden olabilir.\nKıyı tortu taşımacılığı, dalgaların ve akımların hareketleri nedeniyle yakın kıyı ortamlarında gerçekleşir. Nehirlerin ağızlarında, kıyı tortusu ve akışlı tortu taşıma süreçleri nehir deltaları oluşturmak için ağ oluşturur.Kıyı tortu taşınması, plajlar, bariyer adaları ve pelerinler gibi karakteristik kıyı yeryüzü şekillerinin oluşmasına neden olur. \nBuzullar, yataklarının üzerinde hareket ettikçe, her boyuttaki malzemeyi sürükler ve taşırlar. Buzullar en büyük çökeltileri taşıyabilir ve buzul birikimi alanları genellikle, birkaç metre çapında olan çok sayıda buzul erratiği içerir. Buzullar ayrıca kayayı \"buzul unu\" ya da kaya unu haline getiririr ve binlerce kilometre uzaklıktaki lös yatakları oluşturmak için genellikle rüzgarlar tarafından taşınır. Buzullarda sürüklenen tortu genellikle buzul akış çizgileri boyunca hareket eder ve bu da ablasyon bölgesindeki yüzeyde görünmesine neden olur.\nYamaç tortu taşınmasında, çeşitli işlemler regolit iniş eğimini taşır. Bunlar:\nBu süreçler genellikle, yamaçta difüzyon denklemine bir çözüm gibi görünen bir profil vermek için birleşir, burada difüzivite, belirli yamaçta tortu taşınmasının kolaylığı ile ilgili bir parametredir. Bu nedenle, tepelerin üst kısımları genellikle vadiler etrafında dışbükey bir profile dönüşen parabolik içbükey bir profile sahiptir.\nTepeler dikleştikçe epizodik heyelanlara ve diğer olaylarına daha yatkın hale gelirler.Bu nedenle, tepe eğimi işlemleri, sığ eğimler için klasik difüzyonun hakim olduğu ve tepe eğimi kritik bir ulaştıkça erozyon oranlarının sonsuzluğa ulaştığı doğrusal olmayan bir difüzyon denklemi ile daha iyi açıklanmaktadır.\nBüyük malzeme kitleleri , aşırı çamur karışımlarında, Kaya boyutuna kadar değişen klastlarda ve suda taşınır. Enkaz akışları, sarp dağ vadilerinden ve yıkamalarından aşağı akarken hareket eder. Tortuları tanecikli bir karışım olarak taşıdıkları için, taşıma mekanizmaları ve kapasiteleri akışkan sistemlerinkinden farklı ölçeklenir.\nSediman taşınması, birçok çevresel, jeoteknik ve jeolojik problemi çözmek için uygulanır. Tortu taşınması veya erozyonunun ölçülmesi için önemlidir. Sediman erozyonunu ölçmek için çeşitli tortu erozyon cihazları (örn., Partikül Erozyon Simülatörü (PES)) tasarlanmıştır. BEAST (Bentik Çevresel Değerlendirme Tortu Aracı) olarak da adlandırılan bu tür bir cihaz, tortu erozyon oranlarını ölçmek için kalibre edilmiştir.\nTortunun hareketi, nehirlerdeki balık ve diğer organizmalar için habitat sağlamada önemlidir. Bu nedenle, genellikle barajlar nedeniyle tortu açlığı olan yüksek derecede düzenlenmiş nehirlerin yöneticilerine, yatak malzemesini yenilemek ve çubukları yeniden inşa etmek için genellikle kısa taşkınlar düzenlemeleri önerilir. Bu, örneğin, Colorado Nehri'nin Büyük Kanyonu'nda , kamp alanı olarak kullanılan kıyı şeridi habitatlarını yeniden inşa etmek için de önemlidir .\nBir barajın oluşturduğu bir rezervuara tortu deşarjı, bir rezervuar deltası oluşturur. Bu delta havzayı dolduracak ve sonunda ya rezervuarın taranması veya barajın çıkarılması gerekecektir. Tortu taşınması bilgisi, bir barajın ömrünü uzatmak için uygun şekilde planlamak için kullanılabilir.\nJeologlar, tortul kayaçlardan ve alüvyal malzemelerin genç birikintilerinden akış derinliğini, hızını ve yönünü anlamak için taşıma ilişkilerinin ters çözümlerini kullanabilirler. Menfezlerde, barajların üzerinde ve köprü iskelelerinin etrafındaki akış yatağın erozyonuna neden olabilir. Bu erozyon çevreye zarar verebilir ve yapının temellerini açığa çıkarabilir. Bu nedenle, inşa edilmiş bir ortamda tortu taşınımının mekaniği hakkında iyi bilgi, inşaat ve hidrolik mühendisleri için önemlidir.\nİnsan aktiviteleri nedeniyle askıya alınmış tortu taşınması arttığında, kanalların doldurulması da dahil olmak üzere çevresel sorunlara neden olduğunda, işleme baskın olan tane büyüklüğü fraksiyonundan sonra denir.\n\n\nBenoît Potterie\nPotterie, Parlamentoda Finans Komitesi üyesi olarak hizmet vermektedir. Komite görevlerine ek olarak, Fransız-Arnavutluk Parlamento Dostluk Grubu ve Bosna-Hersek ile Fransız Parlamento Dostluk Grubu'nun bir parçasıdır.\nPotterie, 2019'da parlamento grubunun çoğunluğuna karşı oy kullanan ve Avrupa Birliği'nin Kanada ile Kapsamlı Ekonomik ve Ticari Anlaşması'nın (CETA) Fransa'nın onaylanmasına karşı çıkan sadece dokuz LREM üyesinden biriydi.\n\n\nMalta'da COVID-19 pandemisi\nCOVID-19 pandemisi sırasında, Malta'daki ilk koronavirüs hastalığı vakası 7 Mart 2020'de 12 yaşında bir İtalyan kız çocuğuydu. Kız ve ailesi, İtalya'dan veya diğer yüksek enfekte ülkelerden gelenlerle birlikte Malta sağlık otoritesinin kurallarına uyanlar tarafından istendiği gibi tecrit edilmişti. Daha sonra, kızın anne ve babasının testleri pozitif çıktı. Şu an itibarıyla, Malta'da vaka, iyileşme, ölüm ve aktif vaka doğrulandı.\nGezginlere ve yurt dışına seyahat edenlerle temas hâlinde olanlara zorunlu bir karantina uygulanmıştır. 7 Nisan'da vaka sayısı 52'ye yükselmeden önce 65 yaş üstü kişilere, kronik sağlık koşullarından muzdarip olanlara ve hanehalkı üyelerine zorunlu bir kilitlenme uygulanmıştır. DSÖ, Malta hükûmetinin pandemide aldığı önlemleri övdü. 1 Mayıs'ta, virüsün üreme oranının 0'ın altında olduğu göz önüne alındığında, bazı önlemlerin ilk gevşemesi açıklandı.\n12 Ocak'ta, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Çin'in Hubei eyaletinin, Wuhan şehrinde 31 Aralık 2019'da solunum hastalığına neden olan yeni bir koronavirüsün olduğunu doğruladı.\n2003'teki SARS'dan farklı olarak, COVID-19'un vaka ölüm oranı çok daha düşüktür, ancak toplam ölüm sayısı ile bulaşma sıklığı önemli ölçüde daha fazladır.\n\n\nParis-Tours\nParis-Tours, Paris'in eteklerinden katedral kenti Tours'a kadar her Ekim ayında düzenlenen Fransız bir günlük klasik yol bisikleti yarışı. Chevreuse ve Loire vadileri boyunca ağırlıklı olarak düz bir rotadır; en yüksek nokta 200m ile Le Gault-du-Perche'dir. \"Sprinters 'Classic\" olarak bilinir, çünkü Tours'da genellikle bitişte bir grup sprinti ile biter. Birkaç on yıl boyunca yarış, özellikle sprinterler arasında ünlü olan, bisikletin en iyi bilinen kaplamalarından biri 2.7 km uzunluğundaki Avenue de Grammont'ta bitti. Avenue de Grammont üzerine yeni bir tramvay hattı inşa edildiğinden, 2011 yılından bu yana bitiş farklı bir yere taşındı.\nParis - Tours ilk kez 1896'da amatörler için yapıldı ve bu da onu dünyanın en eski bisiklet yarışlarından biri haline getirdi. Eugène \"Prévost'un\" kazandığı baskıyı \"“Çılgın, duyulmamış, başarı için ümitsiz”\" olarak tanımlayan \"Paris-Vélo\" dergisi tarafından düzenlendi. Yarış tekrar yapılmadan beş yıl önce ve profesyoneller için yıllık bir etkinlik haline gelmeden beş yıl sonra (1906) \"L'Auto'nun\" organizatör olarak görev yapması gerekiyordu. \"L'Auto\" Tour de France'ı (TDF) yönetti ve Paris - Tours hala Tur organizatörü Amaury Sport Organizasyonu tarafından yönetiliyor.\nYarış, 1989'dan 2004'e kadar UCI Road World Cup'ın ve 2005'ten 2007'ye kadar UCI ProTour'un bir parçasıydı. 2008'den beri UCI Avrupa Turu'nun bir parçası. \nSonbahar İkilemesi, Paris-Tours ve sonbaharda bisikletin en önemli klasiklerinden kabul edilen Giro di Lombardia'yı ifade eder ve Ekim ayında bir hafta içinde birbirini takip eder. Yarışlar farklı olduğundan -Lombardia dağcılar için- ikileme yapmak zordur. Aynı yıl sadece dört bisikletçi başardı: 1917'de Belçikalı Philippe Thys ve 1959'da Rik Van Looy, iki kez Hollandalı Jo de Roo (1962-1963) ve 2009'da Belçikalı Philippe Gilbert .\n\"Ä°talik biniciler hala aktif\" \n1917 ve 1918'de Paris - Tours'un yanı sıra Tours - Paris'ten bir yarış düzenlendi.\nTours - Paris kazananları:\n\n\nTürkiye'de Afganlar\nTürkiye'deki Afganlar, Afgan diasporasının bir parçası olan Afganistan'da doğmuş ya da atası olan ve Türkiye'de yaşayan kimselerdir.\nAfganların Türkiye'ye göçü, büyük miktarda Afgan'ın Türkiye'ye geldiği Sovyet'in Afganistan'ı işgaline kadar uzanıyor. Ancak, dönem içerisinde uygun kayıt tutulmamıştır ve Türkiye'ye yapılan düzensiz göçün belirsiz durumu nedeniyle Afgan göçünün kesin istatistiklerinin tutulması güç olmuştur. 2002'de Türk gazetesi Hürriyet'in bir makalesi, ülke çapında yaşayan binlerce \"Afgan\" olduğunu iddia etti.\n\n\n1971 FA Charity Shield\n1971 FA Charity Shield, İngiltere'de futbolun yönetim organı olan Futbol Federasyonu (FA) tarafından desteklenen hayır kurumlarına para toplamak amacıyla düzenlenen yıllık futbol yarışması Charity Shield'in 49. organizasyonudur.\n1970-71 First Division ve 1970-71 FA Cup kazananı Arsenal fikstür sıkışıklığı nedeniyle Charity Shield'de yer alamadı. Yerine 1971 FA Cup finalisti Liverpool ve second division şampiyonu Leicester City katıldı. Maç 7 Ağustos 1971'de Leicester'daki Filbert Street'te oynandı. Leicester City maçı 1-0'lık skorla kazandı.\n\n\nYükselmiş kıyı\n\"Deniz Taraçaları\" da denilmektedir.\nYükseltilmiş bir kıyı, kıyı terası veya tünemiş kıyı şeridi deniz kökenli nispeten düz, yatay, hafifçe eğimli bir yüzey ve çoğunlukla dalga aktivitesi alanından kaldırılmış eski bir aşınma platformudur (bazen \"sırt\" olarak adlandırılmaktadır). Bu nedenle, oluşum zamanına bağlı olarak mevcut deniz seviyesinin üstünde veya altında yer almaktadır. Karaya doğru daha dik yükselen eğim ve deniz kenarında daha dik inen bir eğim ile sınırlanmaktadır (bazen \"yükseltici\" olarak adlandırılmaktadır).\nYükseltilmiş bir kıyı, ortaya çıkan bir sahil yeridir. Yükselmiş kıyılar ve deniz terasları, deniz seviyesinde göreceli bir düşüşle kıyı şeridinin üzerinde yükselen Kıyı ve dalga kesimli platformlardır.\nDünya çapında, tektonik kıyı yükselme ve Kuvaterner deniz seviyesi dalgalanmalarının bir kombinasyonu, çoğu deniz izotop aşamaları (MIS) ile ilişkilendirilebilen ayrı buzullar arası yükseklikler sırasında oluşan deniz teras dizilerinin oluşumuna neden olmaktadır.\nBir deniz terası genellikle bir kıyı çizgisi açısı-iç kenarı, deniz aşınma platformu ve paleo deniz-yamaç arasındaki kıvrılmayı korumaktadır. Kıyı açısı, bir transgresyonun (deniz yükselmesi) maksimum kıyı şeridini ve dolayısıyla bir paleo-deniz seviyesini temsil eder.\nBir deniz taraçasının platformu genellikle eski gelgit aralığına bağlı olarak 1°-5° arasında bir eğime sahiptir. Genişliği oldukça değişken olmakla birlikte 1.000 metreye (3.300 ft) kadar ulaşabilmekte ve kuzey-güney yarım küreler arasında farklı görünebilmektedir. Platformu sınırlayan uçurum yüzeyleri, deniz ve yan süreçlerin göreceli rollerine bağlı olarak diklikte değişebilmektedir. Eski kıyı (dalga kesme/aşınma -) platformunun ve yükselen uçurum yüzünün kesiştiği noktada, platform genellikle maksimum deniz girişi sırasında kıyı şeridinin yerini gösteren bir kıyı açısı veya iç kenarı (çentik) korumuş olmaktadır. Alt yatay platformlar genellikle düşük gelgit yamaçta sonlanır ve bu platformların oluşumunun gelgit aktivitesine bağlı olduğuna inanılmaktadır. Deniz terasları sahile paralel olarak onlarca kilometre uzayabilmektedirler.\nEn eski teraslar deniz, alüvyal veya kolüvyal malzemelerle kaplanırken, en üstteki teras seviyeleri genellikle daha az korunmaktadır. Nispeten hızlı yükselme oranlarındaki (> 1 mm/yıl) deniz terasları genellikle bireysel buzullar arası dönemler veya aşamalarla ilişkilendirilebilirken, daha yavaş yükselme oranlarındaki alanlar, hava koşullarına maruz kalma sürelerini takiben deniz seviyelerinin geri dönüş aşamaları ile polisiklik bir kökene sahip olabilmektedir.\nDeniz taraçaları karmaşık tarihlere ve farklı yaşlara sahip çok çeşitli topraklarla kaplanabilmektedir. Korunan alanlarda, tsunami yataklarından allokton kumlu ana malzemeler bulunabilmektedir. Deniz taraçalarında bulunan yaygın toprak tipleri arasında  solonetz ve planosoller bulunmaktadır.\nDeniz taraçalarının, deniz izotop aşamaları (MIS) ile ilişkili buzullar arası aşamaların birbirinden ayrılan en üst noktalarında oluştuğu düşünülmektedir.\nDeniz taraçalarının oluşumu, son jeolojik zamanlarda çevresel koşullardaki değişiklikler ve tektonik aktivite ile kontrol edilebilmektedir. İklim koşullarındaki değişiklikler, özellikle buzul ve bölgeler arası dönemlerdeki değişikliklerle, deniz kabuğunun östatik deniz seviyesi salınımlarına ve izostatik hareketlerine yol açmıştır. Östazi süreçleri, okyanuslardaki su hacmindeki değişiklikler ve dolayısıyla kıyı şeridinin gerileme ve ihlallerine bağlı olarak  östatik buz deniz seviyesi dalgalanmalarına yol açmaktadır. Son buzul döneminde maksimum buzul derecesinde, deniz seviyesi bugüne göre yaklaşık 100 metre (330 ft) daha düşüktü. Östatik deniz seviyesi değişikliklerine, sediman-östazi veya tektono-östazi yoluyla okyanusların boşluk hacmindeki değişiklikler de neden olabilmektedir.\nİzostasyum süreçleri, kıyı çizgileriyle birlikte kıtasal kabukların yükselmesini içermektedir. Günümüzde, buzul izostatik ayar süreci esas olarak Pleistosen buzlu alanları için geçerlidir. Örneğin, İskandinavya'da mevcut yükselme oranı 10 milimetreye (0.39 in)/yıla kadar ulaşmaktadır.\nGenel olarak, buzullar arası evrelerin farklı deniz seviyelerinde göze çarpan östatik deniz terasları oluşturulmuştur ve deniz oksijen izotopik evreleri (MIS) ile ilişkilendirilebilmektedir. İzostatik buz, deniz terasları esas olarak izostatik yükselmenin durağan yerleri sırasında oluşturulmuştur. Östazi, deniz teraslarının oluşumu için ana faktör olduğunda, türetilen deniz seviyesi dalgalanmaları eski iklim değişikliklerini gösterebilir. İzostatik düzenlemeler ve tektonik faaliyetler, östatik bir deniz seviyesindeki yükselmeyle aşırı derecede telafi edilebildiğinden, bu sonuca özen gösterilmelidir. Bu nedenle, hem östatik hem de izostatik veya tektonik etkiler alanlarında, göreceli deniz seviyesi eğrisinin seyri karmaşık olabilmektedir. Böylece günümüz deniz teras dizilerinin çoğu tektonik kıyı yükselmesi ve Kuaterner deniz seviyesi dalgalanmalarının bir kombinasyonundan oluşmuştur.\nSarsıntılı tektonik yükselmeler de belirgin teras adımlarına yol açabilirken, pürüzsüz göreceli deniz seviyesi değişiklikleri bariz teraslara neden olmayabilir ve oluşumları genellikle deniz taraçaları olarak adlandırılmazlar.\nDeniz taraçaları genellikle ılıman bölgelerde, dalga atakları ve dalgalarda taşınan tortu nedeniyle kayalık kıyı şeridi boyunca deniz erozyonundan kaynaklanır. Erozyon ayrıca ayrışma ve kavitasyon ile bağlantılı olarak gerçekleşir. Erozyon hızı kıyı malzemesine (Kaya sertliği), batimetriye ve ana kaya özelliklerine bağlıdır ve granitik kayalar için yılda sadece birkaç milimetre ve volkanik ejecta için yılda 10 metreden (33 ft) fazla olabilir. Deniz yamacının geri çekilmesi, aşınma süreci boyunca bir kıyı (dalga kesimi/aşınma) platformu oluşturur. Deniz seviyesinin göreceli olarak değişmesi, gerilemelere veya geçişlere yol açar ve nihayetinde farklı bir yükseklikte başka bir teras (deniz kesilmiş teras) oluşturur, uçurumun yüzündeki çentikler kısa durmaları gösterir.\nTeras eğiminin gelgit aralığıyla arttığı ve kaya direnci ile azaldığı düşünülmektedir. Buna ek olarak, taraça genişliği ile kayanın gücü arasındaki ilişki ters ve daha yüksek yükselme ve çökme oranları ile hinterlandın daha yüksek bir eğimi, belirli bir süre boyunca oluşan teras sayısını arttırır.\nAyrıca, kıyı platformları aşındırmayla oluşturulur ve kıyı erozyonu ile uzaklaştırılan malzemelerin birikmesinden kaynaklanan deniz terasları ortaya çıkar. Böylece hem erozyon hem de birikimle bir deniz terası oluşturulabilir. Bununla birlikte, kıyı platformlarının oluşumunda dalga erozyonu ve ayrışma rolleri hakkında süregelen bir tartışma da vardır.\nResif düzlükleri veya yükseltilmiş mercan kayalıkları, intertropik bölgelerde bulunan başka bir deniz taraça türüdür. Biyolojik aktivite, kıyı şeridi ilerlemesi ve resif malzemesi birikiminin bir sonucudur.\nBir teras dizisi yüz binlerce yıl öncesine dayanabilirken, bozulması oldukça hızlı bir süreçtir. Bir yandan uçurumların kıyı şeridine daha derin bir geçişi önceki terasları tamamen yok edebilirken ; Öte yandan eski teraslar çökebilir ya da tortular, kolüvyal veya alüvyal fanlar tarafından kaplanabilir. Kesin olmayan akımların neden olduğu yamaçların erozyonu ve geri aşınması bu bozunma sürecinde bir başka önemli rol oynamaktadır.\nKıyı şeridinin ilişkili buzullar arası evrenin yaşına göre toplam yer değiştirmesinde bir yükselme biliniyorsa, ortalama bir yükselme oranının hesaplanmasına veya belirli bir zamanda östatik seviyenin hesaplanmasına izin vermektedir. Dikey yükselmeyi tahmin etmek için, paleo deniz seviyelerinin mevcut olana göre östatik konumu mümkün olduğunca kesin olarak bilinmelidir. Kronolojimiz temel olarak jeomorfolojik kriterlere dayalı göreceli tarihlemeye dayanmaktadır fakat her durumda deniz taraçalarının kıyı açılarını sayısal yaşlarla ilişkilendirdik.Dünya çapında en iyi temsil edilen teras, son buzullar arası maksimum (Bayan 5e) ile ilişkili olandır (doyurucu ve Kindler, 1995; Johnson ve Libbey, 1997, Pedoja ve ark., 2006 a, b, c). Bayan 5e'nin yaşı keyfi olarak 130 ila 116 ka arasında değişir (Kukla ve ark . 2002) ancak Hawaii ve Barbados'ta 134 ila 113 ka arasında olduğu gösterilmiştir (Muhs ve ark., 2002), tektonik olarak kararlı sahil şeritlerinde 128 ila 116 ka arasında bir tepe ile (Muhs, 2002). Dünya çapında dizilerde iyi temsil edilen eski deniz terasları, MIS 9 (~303-339 ka) ve 11 (~362-423 ka) ile ilgili olanlardır (Imbrie ve ark., 1984). Derlemeler, MİSS 5e, MIS 9 ve 11 sırasında deniz seviyesinin mevcut olana göre 3 ± 3 metre ve MIS 7 sırasında mevcut olana -1 ± 1 m daha yüksek olduğunu göstermektedir (doyurucu ve Kindler, 1995, Zazo, 1999). Sonuç olarak, MIS 7 (~180-240 ka; Imbrie ve ark. 1984) deniz taraçaları daha az belirgindir ve bazen yoktur (Zazo, 1999). Bu terasların Yükseklikleri holosen ve geç Pleistosen için belirtilen paleo-östatik deniz seviyesindeki belirsizliklerden daha yüksek olduğunda, bu belirsizliklerin genel yorumlama üzerinde hiçbir etkisi yoktur.\nSıra, buz tabakalarının birikiminin araziyi bastırdığı yerlerde de oluşabilir böylece buz tabakaları eridiğinde plajların yüksekliğini (glacio-izostatik geri tepme) ve sismik yükselmenin meydana geldiği yerlerde arazi zamanla yeniden ayarlanır. İkinci durumda, ortak sismik taraça sadece Holosen için bilinse bile teras deniz seviyesinin yüksekliğiyle ilişkili değildir.\nMorfolojinin kesin yorumları için geniş taraçalar, deniz taraçalarının incelenmesi ve haritalanması uygulanır. Bu, stereoskopik hava fotografik yorumlamasını (yaklaşık 1: 10.000 - 25.000), topografik haritalarla yerinde incelenmesini (yaklaşık 1: 10.000) ve aşınmış-birikmiş malzemelerin analizini içerir. Kesin yükseklik bir sıvısız barometre  veya tercihen bir tripod üzerine monte edilmiş bir dengeleme aleti ile belirlenebilir. Topografyaya bağlı olarak 1 cm (0,39 inç) hassasiyetle ve yaklaşık her 50–100 metrede (160–330 ft) ölçülmelidir. Uzak bölgelerde fotogrametri ve takimetri teknikleri uygulanabilir.\nDeniz taraçalarının tarihlenmesi ve bağlantısı için farklı yöntemler kullanılabilir.\nMorfostratigrafik (Morfo-Şekil) yaklaşım, özellikle farklı yaşlarda kıyı çizgilerini ayırt etmek için en önemli kriter olarak deniz gerilimi bölgelerinde rakımda odaklanmaktadır. Ayrıca, bireysel deniz taraçaları büyüklükleri ve sürekliliklerine göre ilişkilendirilebilir. Teraslar arasındaki korelasyonları bulmak için paleo-toprakların yanı sıra buzul, akarsu, eolian ve periglayal yeryüzü şekilleri ve çökeltiler de kullanılabilir. Örneğin, Yeni Zelanda'nın Kuzey adasında, tephra ve loess, deniz teraslarını ilişkilendirmek ve ilişkilendirmek için kullanılmıştır. Eski buzulların terminus ilerlemesinde, sahil şeridi boyunca yavaş yavaş çözülen buzullar nedeniyle genişlikleri yaşla birlikte azaldığı için deniz taraçaları boyutlarıyla ilişkilendirilebilmektedir.\nLitostratigrafik yaklaşım karasal, denizel çökeltiler veya kıyı-sığ denizel çökeltilerin değişmesi temelinde deniz seviyesi dalgalanmalarını kanıtlamak için tipik tortu ve kaya tabakaları dizilerini kullanır. Bu tabakalar tipik transgresif ve regresif patern katmanları gösterir. Bununla birlikte, tortu dizisindeki bir uyumsuzluk bu analizi zorlaştırabilir.\nBiyostratigrafik yaklaşım, deniz taraçalarının yaşını gösterebilen organizma kalıntılarını elde etmek için yumuşakça kabuklar, foraminifer veya polen kullanılmaktadır. Özellikle Mollusca, sedimantasyon derinliklerine bağlı olarak spesifik özellikler göstermektedir. Böylece eski su derinlikleri daha kolay tahmin edilebilmektedir.\nDeniz taraçaları genellikle deniz oksijeni izotopik evreleri (MIS) ile ilişkilidir (örneğin Johnson, M.E .; Libbey, L. K. 1997) ve ayrıca stratigrafik konumları kullanılarak kabaca tarihlendirilebilir.\nDeniz taraçalarının ve bunlarla ilgili malzemelerin doğrudan tarihlendirilmesi için en yaygın yöntem olan 14C radyokarbon tarihleme de dahil olmak üzere çeşitli yöntemler vardır. Örneğin bu yöntem Yeni Zelanda'nın Kuzey Adası'nda çeşitli deniz taraçalarına tarih vermek için kullanılmıştır. 14C izotopunu analiz eden yumuşakça kabukları gibi kıyı sedimanlarında karasal biyojenik malzemeler kullanır. 230Th / 234U oranına dayanan bazı durumlarda, zararlı kontaminasyon veya düşük uranyum konsantrasyonları durumunda, yüksek çözünürlüklü bir randımanın zor olduğu görülmüştür.Güney İtalya'da yapılan bir çalışmada paleomanyetizma paleomanyetik tarihleri gerçekleştirmek için kullanılmış ve lüminesans tarihleme (OSL), San Andreas Fayı ve Güney Kore'deki Kuaterner Eupcheon Fayı ile ilgili farklı çalışmalarda kullanılmıştır. Son on yılda, karasal kozmojenik nüklitler yönteminin gelişinden bu yana özellikle yerinde üretilen 10Be ve 26Al kozmojenik izotopların kullanılmasıyla deniz taraçalarının tarihlendirilmesi geliştirilmiştir. Bu izotoplar, kozmik ışınlara yüzeyden maruz kalma süresini kaydeder ve bu maruz kalma yaşı, deniz taraçasının denizden terk edilme yaşını yansıtır.\nHer tarihli taraça için östatik deniz seviyesini hesaplamak adına en az bir deniz taraça karşılık gelen eustatik deniz seviyesi pozisyonunun bilinmekte olduğu ve yükselme oranının her bölümde esasen sabit kaldığı varsayılmaktadır.\nDeniz taraçaları tektonik ve deprem araştırmalarında önemli bir rol oynamaktadır. Tektonik yükselme paternleri ve oranları gösterebilirler ve bu nedenle belirli bir bölgedeki tektonik aktiviteyi tahmin etmek için kullanılabilirler. Bazı durumlarda, ortaya çıkan ikincil yeryüzü şekilleri, Yeni Zelanda'nın Wellington yakınlarındaki Wairarapa Fayı'ndaki 2,7 metre (8 ft 10 inç) yükselme üreten 1855 Wairarapa depremi gibi bilinen sismik olaylarla ilişkilendirilebilir. Bu rakam, bölgedeki yükseltilmiş sahil şeritleri arasındaki dikey uzaklıktan tahmin edilebilmektedir.\nÖstatik deniz seviyesi dalgalanmalarının bilgisi ile izostatik yükselme hızı tahmin edilebilir ve nihayetinde belirli bölgeler için nispi deniz seviyelerindeki değişiklik yeniden yapılandırılabilir. Böylece deniz terasları iklim değişikliği ve gelecekteki deniz seviyesi değişimlerindeki eğilimler üzerine araştırmalar için bilgi sağlamış olmaktadır.\nDeniz taraçalarının morfolojisini analiz ederken, hem östazi hem de izostazi oluşum süreci üzerinde bir etkiye sahip olabilmektedir. Bu şekilde, deniz seviyesinde değişiklikler olup olmadığı veya tektonik faaliyetlerin gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilebilmektedir.\nYükseltilmiş Kıyılar, Güney Amerika'nın Pasifik kıyısındaki yitim gibi çok çeşitli Sahil ve jeodinamik arka planda bulunmaktadır (Pedoja ve ark. 2006), Kuzey Amerika, Güney Amerika'nın Atlantik kıyılarının pasif marjı (Rostami ve ark. 2000), Kamçatka'nın Pasifik kıyısındaki çarpışma bağlamı (Pedoja ve ark. 2006), Papua Yeni Gine, Yeni Zelanda, Japonya (Ota ve Yamaguchi, 2004), Güney Çin Denizi kıyılarının pasif marjı (Pedoja ve ark. İrlanda'da Donegal Körfezi, County Cork ve County Kerry gibi batıya bakan Atlantik kıyılarında; Bude, Widemouth Bay, Crackington Haven, Tintagel, Cornwall Perranporth ve St Ives, Glamorgan Vale, Gower Yarımadası, Galler Pembrokeshire ve Hırka Bay, Jura ve İskoçya'da Arran Adası, Kuzey İspanya'da Brittany ve Galicia Finistère ve Eatonville Squally noktasında, Cape chignecto İl Parkı içinde Nova Scotia.\nBaşka önemki yerler arasında Yeni Zelanda'nın çeşitli kıyıları, ör. Wellington yakınlarındaki Turakirae Head, dünyanın en iyi ve en iyi incelenen örneklerinden birisidir. Ayrıca Yeni Zelanda'daki Cook Boğazı boyunca, Dil Noktasındaki geç Kuaterner'den iyi tanımlanmış bir yükseltilmiş deniz taraçaları dizisi vardır. Son buzullardan iyi korunmuş bir alt terasa, sondan önceki buzullardan geniş ölçüde aşınmış bir yüksek terasa ve neredeyse tamamen çürümüş olan daha yüksek bir terasa sahiptir. Ayrıca, Doğu'nun Plenty Körfezi'ndeki Yeni Zelanda'nın Kuzey Adası'nda yedi deniz taraçasından oluşan bir dizi incelenmiştir.\nPasifik çevresindeki birçok ana kara ve ada kıyıları boyunca, deniz terasları tipik sahil özellikleridir. Özellikle önde gelen deniz teraslı sahil şeridi, Santa Cruz'un kuzeyinde, Davenport, Kaliforniya yakınlarında, terasların muhtemelen San Andreas Fayında tekrarlanan kayma depremleri ile yükseltildiği yerlerde bulunabilmektedir. Hans Jenny (pedolog) Mendocino ve Sonoma ilçesi deniz teraslarının cüce ormanlarını ünlü bir şekilde araştırdı. Deniz taraçasının Salt Point State Park'taki \"ekolojik merdiveni\" de San Andreas Arızası'na bağlıdır.\nGüney Amerika kıyıları boyunca, en yüksek olanların plaka kenarlarının bastırılmış okyanus sırtlarının üzerinde olduğu en yüksek ve en hızlı artış oranlarının oluştuğu deniz terasları bulunmaktadır. Endonezya'nın Sumba Adası'ndaki Cape Laundi'de, on bir teras 100 m'den (330 ft) daha geniş olan bir dizi mercan kayalığı terasının bir parçası olarak deniz seviyesinden 475 m (1,558 ft) yükseklikte eski bir yama resifi bulunabilmektedir. Yeni Gine, Huon Yarımadası'ndaki 80 km'den (50 mi) daha fazla uzanan ve mevcut deniz seviyesinden 600 m'den (2,000 ft) yüksek mercan deniz taraçaları şu anda UNESCO'nun Houn Terraces - Merdiven adı altında Dünya Mirası alanları için geçici listededir.\nDiğer önemli örnekler arasında, bazı Filipin Adaları'nda ve Kuzey Afrika'nın Akdeniz Kıyısı boyunca, özellikle Tunus'ta, 400 m'ye (1.300 ft) kadar yükselen 360 m'ye (1.180 ft) kadar yükselen deniz taraçaları sayılabilmektedir.\nYükseltme gelgit çentik dizileri yoluyla da kaydedilebilmektedir. Çentikler genellikle deniz seviyesinde uzanıyor olabilirler fakat çentik tipleri aslında deniz seviyesinde sessiz koşullarda oluşan dalga çentiklerinden daha türbülanslı koşullarda ve deniz seviyesinden 2 m (6,6 ft) yükseklikte sörf çentiklerine kadar süreklilik oluşturmaktadırlar (Pirazzoli ve diğerleri, 1996 Rust ve Kershaw, 2000). Yukarıda belirtildiği gibi, Holosen sırasında yüksek bir deniz seviyesi vardı, bu çıkarıma göre bazı çentikler oluşumlarında tektonik bir bileşen içermeyebilirler.\n\n\n1972 FA Charity Shield\n1972 FA Charity Shield, İngiltere'de futbolun yönetim organı olan Futbol Federasyonu (FA) tarafından desteklenen hayır kurumlarına para toplamak amacıyla düzenlenen yıllık futbol yarışması Charity Shield'in 50. organizasyonudur.\nNormalde First Division şampiyonu Derby County ve FA Cup kazananı Leeds United arasında oynanması gereken maç, iki takımında yarışmaya katılmayı reddetmesi sebebiyle, 5 Ağustos 1972'de First Division dördüncüsü Manchester City ile Third Division şampiyonu Aston Villa arasında, Birmingham'daki Villa Park'ta oynandı. Manchester City maçı 1-0'lık skorla kazandı.\n\n\nMevlana Bisiklet Turu\n\n\nLetonya Şarkı ve Dans Festivali\nLetonya Şarkı ve Dans Festivali (Letonca: \"Vispārējie latviešu Dziesmu un Deju svētki\") dünyanın en büyük amatör koro ve dans etkinliklerinden biridir. Letonya kültürü ve sosyal yaşamında önemli bir olaydır.\nBaltık ülkelerindeki şarkı festivallerinden biri olarak, 2008 yılından bu yana UNESCO İnsanlığın Sözlü ve Somut Olmayan Mirasının Başyapıtları listesinin bir parçasıdır.\n\"All-Letonya\" \"Song Festival\" 1873'ten beri, normalde beş yılda bir, 1948'den beri de Letonya Dans Festivali ile birleşerek yapılmaktadır. Festivaller sırasında fotoğraf, sanat ve halk sanatı, orkestra konserleri ve şenlikli bir geçit töreni sergileri de düzenleniyor.\nEtkinlikler ve etkinliklerdeki yarışmalar, festivaller arasındaki dönem boyunca gerçekleşir. 2001 ve 2011 yıllarında Riga'nın kuruluşunun büyük yıldönümlerinde ek festivaller düzenlendi.\nEtkinliğe yaklaşık 40.000 sanatçı katılıyor. Modern popüler şarkılar son zamanlarda repertuvarına dahil edilmiş olsa da, bir akapella vurgusu ile, türküler ve klasik koro şarkıları söylenir.\n1960 yılından bu yana, farklı bir Latvian School Youth Song and Dance Festival'i (Letonca: \"Latvijas Skolu jaunatnes dziesmu un deju svētki\") eşleşen bir ölçekte, alternatif bir beş yıllık döngüde düzenlenmektedir.\nŞarkı festivalleri geleneği birçok Avrupa ülkesinde 19. yüzyılın ilk yarısında ortaya çıkmış ve daha sonra Baltık Almanları tarafından da organize edilmiştir. Letonya'da atılan ilk adımlar, 1864'te Dikļi'deki şarkı günlerinde gerçekleşti, bu da 1873 yazında Riga'da tam ölçekli bir şarkı festivalinin yapılmasına yol açtı. İlk festivale 1.003 şarkıcı ve 30 orkestra oyuncusu katıldı. Festival sadece bir kez Riga'nın dışında, 1895'te Jelgava'da düzenlendi. \n1940'ta Sovyetler Birliği'nin Letonya'yı işgali ve II.Dünya Savaşı'ndan sonra, festivallere Letonya SSC'de devam edildi. Sovyet ideolojisinden ağır bir şekilde etkilenen ve işgal rejimini övmek için kullanılan festival, her 5 yılda bir, ülkenin SSCB'ye zorunlu katılımının önemli yıldönümlerinde düzenlenmiştir. Festival 1973'te yüzüncü yıldönümünü kutlamak için ve 1977'de Ekim Devrimi'nin altmışıncı yıldönümünü kutlamak için yapılırken, her iki olay da Birinci Letonya Ulusal Uyanışının yüzüncü yıl anısına bağlandı.\nİşgal sırasındaki festival geleneği sürgünde de devam edildi, ilk olarak II. Dünya Savaşı'ndan sonra yerinden edilmiş kişilerin kamplarında, öncelikle Batı Almanya bölgelerinde, daha sonra Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Avustralya'da, geçmişin efsanevi şeflerinin çoğu, o yıllarda eğittikleri sonraki nesle aktaracaklar kişilere katkıda bulunmuştur. The Overseas Song and Dance Festival'i şu anda dört yılda bir, ABD ve Kanada arasında değişmektedir.\n1985'teki festival, Sovyet yanlısı hükümet tarafından nefret edilen ve burada performans gösterecek şeflerinden biri olarak yer almayan Haralds Mednis tarafından yürütülen efsanevi ilahi \"The Castle of Light\" ( \"Gaismas pils\"), katılımcı koroların emriyle söylenen büyük final konseri ile dikkate değer olmuştur.\nÖzgür bir Letonya ulusunun yeniden doğuşu hakkında bahseden şarkı, genellikle festivalin şarkı listesinin bir parçasıydı ve yalnız tarihteki üç festivalin parçası değildi (1960, 1965 ve 1977). 1980 festivalinde, ilk icra edilmesinin 80. yılında şarkının bestecisi Jāzeps Vītols'un dul eşi Annija Vītola'nın huzurunda sergilendi.\n24. festival Temmuz 2008'de düzenlendi. Ana etkinlikler Mežaparks Great Bandstand ve Riga'daki Daugava Stadyumu'nda gerçekleştirildi. 25. festival Temmuz 2013'te gerçekleşti.\n26. festival'in çeşitli etkinlikleri için mevcut 95.250 biletin 81.309'u ilk gün satıldı. Festival, Letonya'nın bağımsızlığının 100. yıldönümünü kutlayan 1-8 Temmuz 2018 tarihleri arasında gerçekleşti ve toplam 500.000 beklenen ziyaretçiyle 65 etkinlik içeriyordu.\n16.000 şarkıcı ve diğer katılımcılardan oluşan koronun gerçekleştirdiği kapanış konserine ve sonraki şarkı söyleme gecesine 67 binden fazla kişi katıldı ve bu da festival tarihindeki bir etkinliğe en yüksek katılımı sağladı.\nFestivalin 150. yıldönümünü kutlamak üzere Temmuz 2023'te 27. festival yapılacak.\n\n\nIp Man (anlam ayrımı)\nYip Man (Ip Man şeklinde de yazılır), Wing Chun sanatında uzman Çinli kung fu ustası.\nIp Man ayrıca aşağıdaki maddelerle ilgili olabilir:\n\n\nSürüngenler listesi\nSürüngenler listesi, iki alt sınıfın kapsadığı aileleri listeler. Buradaki 'sürüngen' geleneksel (parafiletik) anlamdadır ve bu nedenle kuşlar dahil edilmez (kladistik anlamda sürüngen olarak kabul edilmelerine rağmen).\nCrocodylomorpha üst takımı\n\n\n1973 FA Charity Shield\n1973 FA Charity Shield, İngiltere'de futbolun yönetim organı olan Futbol Federasyonu (FA) tarafından desteklenen hayır kurumlarına para toplamak amacıyla düzenlenen yıllık futbol yarışması Charity Shield'in 51. organizasyonudur.\nDivision One şampiyonu Liverpool ve FA Cup kazananı Sunderland'in yarışmaya katılmayı reddetmeleri sebebiyle, maç 18 Ağustos 1973'te Second Division şampiyonu Burnley ile organizasyonun son şampiyonu Manchester City arasında, Manchester'daki Maine Road'da oynandı. Burnley maçı 1-0 kazandı.\n\n\nOpština\nOpština, Općina, Občina, Obshtina veya Obshchina, Kiril: општина, опћина veya община, Doğu Avrupa ve Slav ülkelerindeki yerel yönetim birimidir, Türkçe'de genellikle belediye olarak çevrilmiştir. Aşağıdaki ülkeler tarafından kullanılır:\n\n\nFreddy Rodriguez (saksafoncu)\nFreddy Rodriguez (9 Şubat 1931 - 25 Mart 2020), Amerikalı caz müzisyeni.\nSARS-CoV-2 korona virüsü ile enfekte olmasının ardından, hastaneye kaldırılmasından 10 gün sonra, 25 Mart 2020'de COVID-19 nedeniyle öldü.\n\n\nYer'in Yapısı\nDünya'nın iç yapısı küresel katmanlardan: bir dış (silikat) katı kabuk, son derece viskoz astenosfer ve üst manto, alt manto ve daha az viskoziteye sahip bir sıvı dış çekirdek, ve katı bir iç çekirdekten oluşmaktadır. Dünya'nın iç yapısının bilimsel anlayışı topografya ve kaya gözlemleri , volkanlar veya volkanik aktivite tarafından daha büyük derinliklerden yüzeye getirilen örnekler, Dünya'nın içinden geçen sismik dalgaların analizi, Dünya'nın yerçekimi ve manyetik alanlarının ölçümleri, ve basınç ve sıcaklıklarda değişiklik gibi deneyler Dünya'nın derin iç karakteristik özelliklerini oluşturmaktadır.\nDünya'nın yerçekimi tarafından uygulanan kuvvet yer kütlesini hesaplamak için kullanılabilir. Gökbilimciler ayrıca yörüngedeki uyduların hareketini gözlemleyerek Dünya'nın kütlesini hesaplayabilmişlerdir.. Dünya'nın ortalama yoğunluğu tarihsel sarkaç dahil olan gravimetrik deneyler ile belirlenebilir.\nDünya'nın kütlesi yaklaşık 6×10 kg'dır.\nBu terim, geniş anlamda yer şekillerinin hammaddesini ve özelliklerini tanımlamaktadır. Örneğin bir bölgede dağılım gösteren kayaçların litolojisi ve tektonik özellikleri yer şekillerinin oluşumunu ilk seviyede kontrol etmektedir.\nKatmanları ayırt ederken, jeologlar reolojik veya kimyasal olarak iki kategoriye ayırırlar. Reolojik farklılaşma muazzam basınç ve sıcaklık altında: Örneğin, kaya, binlerce kilometreden daha az bir kayaya kıyasla normal atmosferik sıcaklık ve basınç altında zorlanmaya çok farklı tepki verecektir.\nKalınlığı, okyanus kabuğunun 5–10 km, kıtasal dağ sıralarının 30–45 km kalınlığında olması nedeniyle yerin neresinde olduğunuza bağlı olarak değişir. İnce okyanus kabuğu kalın kıta kabuğundan daha yoğundur ve bu nedenle kıtasal kabukla karşılaştırıldığında mantoda yüzer. Yerkabuğundaki sıcaklıklar yüzeydeki hava sıcaklıklarından daha derin bölümlerde yaklaşık 870 santigrat dereceye kadar değişecektir. Bu sıcaklık, kayayı eritmeye ve aşağıda yatan mantoyu oluşturmaya başlar.\nOkyanus kabuğu bazalttan oluşur ve kıtasal kabuk granite benzer kayalardan oluşur. Kabuk altında litosfer tabakası ile birleşir, üst manto katı nispeten soğuk kısmıdır. Litosfer, soğuk havası nedeniyle fiziksel olarak aşağıdaki tabakalardan farklıdır ve genellikle derinliği 70–100 km'dir.\nManto da viskozite de büyük ölçüde değişir. Çoğunlukla katı kaya, ama tektonik kayalar var yumuşak ve plastik (milyonlarca yıl boyunca) büyük derinlik ve basınç hareket etmektedir.\nDünya'nın mantosu 2.890 km derinliğe kadar uzanır. Manto üst ve alt manto olarak geçiş bölgesi ile ayrılmıştır. Üst manto kabuğun bittiği yerden yaklaşık 670 km'ye kadar uzanır.\nLitosfer, Dünya'nın katı, dış kısmıdır ve yaklaşık 100 kilometre (62 mil) derinliğe kadar uzanır. Litosfer hem kabuk ve manto kırılgan üst kısmını içerir.\nBu alan viskoz olarak kabul edilse de, daha kesin olması için peridotite adı verilen bir kaya olan kayadan oluşur. Kabuk ve manto arasındaki litosferdeki bölünmeye Mohorovicic süreksizlik denir , ya da sadece Moho. Moho tek tip derinlikte mevcut değildir, çünkü Dünya'nın tüm bölgeleri izostatik dengede eşit derecede dengeli değildir.\nAstenosfer litosferik manto altında yoğun, zayıf tabakadır. Dünya yüzeyinin yaklaşık 100 kilometre (62 mil) ile 410 kilometre (255 mil) arasında yer alır. Astenosferin sıcaklığı ve basıncı o kadar yüksektir ki kayalar yumuşar ve kısmen erir ve yarı erimiş olur. Astenosfer üzerinde çok yavaş hareket tektonik nedenidir, kıtasal sürüklenme ile ilişkili bu süreç , depremleri, dağların oluşumunu ve volkanları meydana getirir.. Aslında, volkanik çatlaktan fışkıran lav aslında astenosfer'in kendisidir \nBunun altında, alt manto yüzeyin altında 670'ten neredeyse 2900 kilometreye kadar uzanır. Isı genellikle yumuşatıcı kayaçlara karşılık olsa da, yoğun basınç alt manto katı tutar. Manto tabanında, yaklaşık 2.900 kilometre (1.802 mil) yüzeyin altında, çekirdek-manto sınırı ya da Gutenberg süreksizliği olarak adlandırılan bu nokta, mantonun sonunu ve Dünya'nın sıvı dış çekirdeğinin başlangıcını işaretler.\nDoğru uzanan sıvı bir \"dış çekirdek\" 3.400 km.'lik bir yarıçapa kadar uzanır. Yoğunluklar dış çekirdekte 9.900 ile 12.200 kg/m iç çekirdekte ise 12.600-13.000 kg/m arasındadır. \"İç çekirdek\" 1936 yılında Inge Lehmann tarafından keşfedildi ve genellikle öncelikle demir ve nikel elementlerinden oluşur.\nDış çekirdek sıcaktır ancak iç çekirdekte görüldüğü gibi demiri tekrar katı yapacak kadar basınç altında değildir. Dış çekirdeğin sıcaklığı 4.030 ile 5.730 santigrat derece arasında değişmektedir. Dış çekirdek tüm Dünya'dan daha hızlı dönebilecek kadar akışkan ve viskozite açısından yeterince düşüktür. Bu diferansiyel dönme hızı ile demir dış çekirdeğin konveksiyon uyanış ve çalkantılı akışı ile birlikte, Dünya'nın manyetik alanını oluşturur.\nDünya'nın merkezinde iç çekirdek vardır. İç çekirdek ortalama dış çekirdekten daha sıcak olmasına rağmen - 5,000 santigrat dereceye yaklaşan - katıdır çünkü Dünya'nın merkezi dış katmanlardan daha yüksek basınç altındadır. İç çekirdek, yerkabuğunda karada deneyimlediğimizden 3 milyon kat daha fazla basınçtadır. İç çekirdek 1.250 km kalınlığındadır.\n\n\nWürm buzullaşması\nWürm buzul veya Würm aşaması ( Almanca : Würm-Kaltzeit veya Würm-Glazial denilir , halk veya konuşma dilinde sıklıkla Würmeiszeit veya Würmzeit denir , bkz buz devri ), literatürde genellikle Wurm şeklinde ifade edilir. \"Wurm\" Alp bölgesindeki son buzul dönemidir. Alplerin ötesine uzanan bölgenin içinde en büyük buzullaşmalarından en küçüğüdür. Pleistosen döneminin diğer buz çağlarının çoğu gibi , bir nehir, Würm içinde , Bavyera bir kolu olan Amper 'dir . Würm buzul çağı yaklaşık 115.000 ila 11.700 yıl öncesine kadar tarihlendirilebilir; kaynaklar, buzullar ve buzullar arasındaki uzun geçiş evrelerinin (daha sıcak dönemler) bu dönemlerin birine veya diğerlerine tahsis edilip edilmediğine bağlı olarak farklılık gösterir . Alphine'de yıllık ortalama sıcaklık Würm buzul çağı boyunca -3'ün altında olmuştur (bugün 7 °C). Bu, vejetasyondaki değişikliklerden ( polen analizi ) ve fasiyedeki farklılıklardan belirlenmiştir .\nKuzey ve Orta Avrupa'nın dünya çapında karşılık gelen buz devri, olarak bilinir . Başlıca buzullaşma döngülerinden sorumlu olan küresel iklim değişikliklerine rağmen, Alp buz tabakasının ilerlemesi, İskandinav buz tabakasının en uzak derecesi ile lişkili değildir. Kuzey Amerika'da karşılık gelen \"son buzul çağı\" olarak adlandırılır .\nGelasian'da, yani yaklaşık 2,6 milyon yıl önce Kuvaterner döneminin başında, bugün devam eden Kuzey yarımkürede bir Buzul Çağı başladı. Bu tür buz çağlarının karakteristiği kutup kapaklarının buzullanmasıdır. Gelasian, erken, orta ve geç Pleistosen'i birkaç sıcak ve soğuk dönemle takip ettikten sonra. İkincisi genellikle \"buzul çağları\" veya \"buzullar\" olarak adlandırılır, eski terim genellikle kapsayıcı Buzul Çağı dönemi ile karıştırılmaktadır. Sıcak dönemlere \"interglacials\" denir. Buzullar defalarca Kuzey molasse foreland Alpler'den gelişmiş ve birkaç yüz metre kalınlığa kadar olan arkasında moraines ve erime suyu yatakları bıraktı. Bugün, Alpler'deki Pleistosen dönemi birkaç aşamaya ayrılmıştır: Biber, Tuna, Günzburg, Haslach, Mindel, Riss ve Würm buzulları. Alp Foreland'a en büyük buz ilerlemesi, Riss glaciation (Kuzey Avrupa'daki Saale glaciation) sırasında gerçekleşti. En son foreland buzullaşması olan Würm, bu kadar geniş ve sağlam bir buzul cephesine sahip değildi. Bununla birlikte, buz tabakasının çevresini gösteren terminal morainleri, tek bir dil olarak foreland'a doğru uzanır. Onlar Alplerin yüksek dağların tarafından sarılıyor iken, buz bu nehirler foreland girdikten sonra genellikle büyük buzullar oluşturmak için kombine.\nSıcak buzulda oluşan denizciler ve çakıl yatakları en iyi şekilde korunmuştur, çünkü o zamandan beri benzer jeolojik süreçler olmamıştır. Buz tabakasının izleri daha sonra buzullar tarafından aşındırılmamış veya çökeltileri tarafından kaplanmamıştır.Bu Würm buzullaşması daha önceki buzul çağlarına göre daha kesin bir randevu sağlar.\nWürm buzulundan yaklaşık 126.000 yıl önce başlayan ve 11.000 yıl süren Eemian geldi. Daha sonra, ortalama sıcaklıklarda birkaç derecelik dalgalanmalarla karakterize edilen önemli bir yavaşlama oldu. Bu sıcaklık dalgalanmalarıyla ilişkili buzulların çeşitli ilerlemeleri ve geri çekilmelerine \"stadyumlar\" (nispeten düşük sıcaklık dönemleri) ve \"ara noktalar\" (nispeten daha yüksek sıcaklıklar) deni.\nWürm Buzul yaklaşık 11.700 yıl önce Holosenin başlamasıyla sona erdi. Soğuk dönemi, bugün devam eden ve buzulların geri çekildiği bir ısınma izledi. Bununla birlikte, Holosen'de bile sıcaklık ve buz ilerlemelerinde farklılıklar olmuştur, modern çağdaki sonuncusu Küçük Buz Devri'dir. Holosen, kutuplar ve yüksek dağ alanları hala buzullandığından, daha büyük bir buzul çağının \"buzullar arası\" olarak kabul edilir.\n\n\nÇanakkale Bisiklet Turu\nÇanakkale Bisiklet Turu, Türkiye'de Çanakkale ilinde ve çevresinde düzenlenmiş profesyonel bir yol bisikleti etap yarışı. İlk olarak 2015 yılında düzenlendi ve 2.2 etkinliği olarak derecelendirildi . Açılış sürümünü Ahmet Akdilek kazandı.\n2015: \n\n\nErzincan 1. Amatör Ligi\nErzincan 1. Amatör Ligi, Erzincan ilindeki en üst düzey amatör futbol ligidir. 2019-2020 sezonunda 10 takımlı iki grup halinde oynanacaktır. Gruplarını ilk 4 sırada tamamlayan takımlar Play Offa yükselir. Play Offlar lig olarak değil eleme usulü yapılır. 2019-20 sezonu statüsüne göre Play Off grubu Şampiyon takım Bölgesel Amatör Lig'e yükselmek için Play Off maçı oynamaya hak kazanacak.\n2010-11 sezonunda Şampiyon olan Erzincan Refahiyespor, doğrudan Bölgesel Amatör Lige yükseldi. Takım ismini daha sonra 24 Erzincanspor olarak değiştirdi.\n2011-12 sezonunda Şampiyon olan Erzincanspor, ili BAL'da temsil eden Erzincan Refahiyespor'un 3. Lige yükselmesiyle baraj maçı oynamadan direkt BAL'a yükseldi.\n2012-13 sezonunda Şampiyon olan Tercan 17 Şubat, BAL'a yükselmek için, Erzincanspor ile baraj maçı oynadı. Maçı hükmen 2-0 kayederek BAL'a yükselemedi.\n2013-14 sezonunda Şampiyon olan 13 Şubat Erzincan Gençlik, BAL'a yükselmek için, Erzincanspor ile baraj maçı oynadı. Maçı hükmen 3-0 kazanarak BAL'a yükseldi.\n2014-15 sezonunda Şampiyon olan Tercan 17 Şubat, ili BAL'da temsil eden 13 Şubat'ın sezonu düşme hattında tamamlamasıyla baraj maçı oynamadan direkt BAL'a yükseldi.\n2015-16 sezonunda Şampiyon olan 13 Şubat Erzincan Gençlik, doğrudan Bölgesel Amatör Lige yükseldi.\n2016-17 sezonunda Şampiyon olan Üzümlü Belediyespor, Bölgesel Amatör Lige yükselmek için, 13 Şubat Erzincan Gençlik ile baraj maçı oynadı. Maçı 4-1 kaybederek Bölgesel Amatör Lige yükselemedi.\n2017-18 sezonunda Şampiyon olan Ulular Belediyespor BAL'a yükseldi. Takım daha sonra ismini Erzincan Ulularspor olarak değiştirdi.\n2018-19 sezonunu Şampiyon olan Kemahspor, BAL'a yükselmek için, Erzincan Ulularspor ile baraj maçı oynadı. Maçı 2-1 kaybederek Bölgesel Amatör Lige yükselemedi.\n*Erzincan Refahiyespor, isim değişikliğine giderek 24 Erzincanspor ismini aldı.\n\n\nJorge Sebá\nJorge González Sebá (Jorge) Sebá (1959/1960, Rio de Janeiro - 25 Mart 2020), Brezilyalı diplomat. Brezilya'da Surinam için fahri konsolosluk yaptı.\nSEBA diyabetik bir hastaydı ve COVID-19 pandemisi sırasında nefes darlığı ve ateş nedeniyle 21 Mart'ta Rio de Janeiro'da bir yerleşim bölgesi olan Barra da Tijuca'daki Rio Mar hastanesine kaldırıldı. Hastanede, COVID-19 testi pozitif çıktı. Sebá 25 Mart 2020'de 60 yaşında öldü.\n\n\nNitrolama\nNitrolama bir nitro grubunun organik kimyasal bileşik içine sokulması için genel bir kimyasal proses sınıfıdır. İfade daha genel olarak, ayrıca nitrogliserin sentezinde olduğu gibi alkoller ve nitrik asit arasında farklı nitrat esterleri oluşturma işlemine yanlış olarak uygulanır. Nitro bileşiklerinin ve nitratların ortaya çıkan yapısı arasındaki fark nitro bileşiklerindeki azot atomunun doğrudan oksijen olmayan bir atoma genel olarak da karbon veya başka azot atomuna bağlanmasıdır. Oysa ki organik nitratlar olarak da adlandırılan nitrat esterlerinde, azot bir oksijen atomuna genellikle dolayısıyla da bir karbon atomu (nitrito grubu)na bağlanır.\nNitrolama'nın tam anlamıyla birçok büyük endüstriyel uygulaması vardır; hacimce en önemlisi nitrobenzen gibi Nitroaromatik bileşiklerin üretimi içindir. Nitrolama reaksiyonları özellikle patlayıcı üretimi için kullanılır. Örneğin guanidinin nitroguanidine ve toluenin trinitrotoluene dönüşümü gibi. Bununla birlikte, kimyasal ara ürünler ve öncül maddeler olarak çok önemlidirler. Her yıl milyonlarca ton nitroaromatikler üretilmektedir.\nTipik nitrolama sentezleri \"karışık asit\" adlı, derişik nitrik asit ve sülfürik asitlerin karışımını uygular. Bu karışım aromatik nitrolamada aktif tür olan nitronyum iyonu (NO)nu üretir. Nitronyum tetrafloroborat halinde izole edilebilen, bu aktif bileşen ayrıca karışık aside ihtiyaç duyulmadan nitrolamayı da etkiler. Karışık asit sentezlerinde sülfürik asit tüketilmez. Bu nedenle, su için bir absorplayıcı olduğu kadar bir katalizör olarak da işlev görür. Benzenin nitrolamasında, reaksiyon 50 °C’yi aşmayan ılık bir sıcaklıkta gerçekleştirilir. İşlem, elektronca zengin benzen halkasının saldırısını içeren elektrofilik aromatik sübstitüsyonun bir örneğidir:\nTek elektron transferini (SET) içeren alternatif mekanizmalar da önerilmiştir.\n\n\nSaray helvası\nSaray helvası Kocaeli ilinin İzmit ilçesine ait bir pişmaniye türüdür.Çeşitli adlarda anılan bu tatlıya Osmanlı Dönemi'nden beri Kocaeli ilinde \"Saray Helvası olarak adlandırılmaktadır.\n2,5 su bardağı un\nYarım paket margarin ya da tereyağı\n4 yemek kaşığı pudra şekeri\nİsteğe göre ceviz ya da Antep fıstığı\n\n\nBölgelere göre sürüngenler listesi\nBölgelere göre sürüngenler listesi, ülke ve bölgelerde bulunan sürüngenleri içeren listeleri sıralar. \n\n\nEminönü (İstanbul metrosu)\nEminönü Tramvay İstasyonu, İstanbul'da bulunan ve 20 Nisan 1994 tarihinde açılan tramvay istasyonudur. T1 hattı ile ulaşım mümkündür. Gelecekte istasyon T5 hattına aktarma verecektir.\n\n\nJunije Palmotić\nJunije (Džono) Palmotić, (ayrıca İtalyanca'da Giunio veya Latince'de Junius Palmotta) (1606-1657 ) Ragusa Cumhuriyeti'nden bir Hırvat barok yazar, şair ve oyun yazarı idi. Palmotić soylu ailesinin bir üyesiydi.\nPalmotić 1606 yılında Ragusa'da (Dubrovnik, şimdi Hırvatistan ), Juraj Palmotić (Giorgio Palmotta) ve Ursula Gradić'in (Orsola Gradi) oğlu olarak dünyaya geldi. Ebeveynleri sırasıyla Palmotić ve Gradić (İtalyanca Gradi) isimli kayda değer patrik ailelerine mensuptur. Annesi aracılığıyla Ivan Gundulić ile ilgiliydi. Džore adında bir abisi ve çocukluğunda ölen Ivan adında kendine küçük bir kardeşi vardı vardı.\nOkul eğitimi hakkında çok az şey biliniyor, ancak erkek soylular için zorunlu olduğundan şehir okuluna gitmiş olabilir. İlerideki birkaç kuşakta Ivan Gradić, Ignjat Tudišević, Marin Gundulić, Ivan Dražić ve Bartol Kašić'in 1619 yılında Cizvitler tarafından açılan özel bir okula gittiği bilinmektedir. Stjepan Gradić, Palmotić'in o okuldaki öğretmenleri olarak özellikle Ignjat Tudišević ve Sienese İtalyanı Camillo Gori'den bahsediyor.\n18 yaşında Ragusa Cumhuriyeti'nde Büyük Konsey üyesi oldu. Ovid, Virgil, Tasso ve Ariosto'dan esinlenen Ivan Gundulić geleneğinin devamında gençken yazmaya başladı. Latin edebiyat geleneğinden etkilenmesine rağmen, Palmotić anadili olan Hırvat dilinde yazdı ve İtalyanca'dan libretto çevirdi. O, \"Christias di Girolamo Vida,\" \"Christiade,\" isminde 24 mısralık bir 'İliryalı' şiirini tercüme etti, 1670 yılında ölümünden sonra Roma'da yayınlandı.\nŞiiri melodramatik olmasına ve öncelikle mitolojik konularla uğraşmasına rağmen, draması çağdaş Dubrovnik'e, özellikle aristokrasinin yaşamına odaklandı. Şarkılarından birinde Sırp epik şiiri hakkındaki bilgilerini kahramanlarından bahsederek gösteriyor: Lazar Hrebeljanović, Miloš Obilić, İskender Bey, Sekula, Mihajlo Svilojević, Vuk Grgurević ve János Hunyadi.\nYeğeni Stjepan Gradić, büyükelçi ve Vatikan kütüphanecisi, onun hayatını yazdı ve gelecekteki biyografilere değerli malzemeler sağladı. Vinko Pribojević ve Juraj Križanić ile birlikte Slav birliğinin fikirlerinin erken öncülüğünü yaptı.\nPalmotić'in tüm eserleri 19. yüzyılın sonunda Croatian Cultural Association tarafından yayınlandı.\nPalmotić'in dikkate değer eserleri:\nPalmotta'nın Slav kahramanlarından yararlandığı dört önemli dramasına (\"Pavlimir\", \"Danica\", \"Bisernica\" ve \"Captislava\") ek olarak, Latin ve İtalyan kaynaklarına dayanan çeşitli taktik eserler yazdı. Böylece Allina'nın malzemesini Ariosto'dan ve Tasso'nun Armidası'ndan aldı. Mitolojik oyun Atalanta, Ovidius'un \"Dönüşümler\"ine dayanmaktadır (10. kitap).\n\n\nScott Rigell\nBir Cumhuriyetçi olan Rigell, Ağustos 2016 yılında parti ile bağlarını kopardı, Donald Trump'a olan desteğini çekti. Trump bu dönemde Cumhuriyetçi partinin Başkan adayıydı. Onun yerine Liberteryen aday Gary Johnson'ı destekledi.\nRigell Florida, Titusville'de büyüdü. 1978-1984 yılları arasında ABD Deniz Piyadeleri Rezervinde altı yıl görev yaptı ve Çavuş rütbesine ulaştı. Babası, II . Dünya Savaşı'nda Iwo Jima'ya inen Deniz Piyadeleri'nde hizmet etti ve oğlu bir denizci deniz piyadedir. Ön lisansını Brevard Community College'dan, Mercer Üniversitesi'nden işletme lisansı B.B.A. ve Regent Üniversitesi'nden MBA derecesine sahiptir.\nO ve eşi Teri Virginia Beach'te yaşıyor ve dört yetişkin çocuğu var.\nKongreye seçilmesinden önce Rigell ve karısı Teri, biri Norfolk'ta diğeri Chesapeake / Virginia Beach'te Freedom Automotive adı altında iki yeni otomobil bayisi kurdular ve bu bayilerin işletmeye devam ediyorlar. 3 Ağustos 2016'da Rigell, Liberteryen Parti başkan adayı Gary Johnson'ı destekleyen ilk Kongre üyesi olarak Cumhuriyetçi Parti'den ayrıldı. Rigell daha önce Cumhuriyetçi aday Donald Trump'a oy vermeyeceğini söylemişti.\nRigell, Cumhuriyetçi adaylığını altı yollu bir yarışta Bert Mizusawa'yı yenerek kazandı. \"The Hill\" ön seçim yarışını o seçim dönemi için en iyi yedi Kongre ön seçimlerinden biri olarak değerlendirdi. Rigell birçoğu tarafından ön seçimlerde olarak favori olarak kabul edildi, çünkü Ulusal Cumhuriyetçi Kongre Komitesi ve Eric Cantor'un desteğini kazanmıştı – en azından ön seçimlerden sonra, ve Cumhuriyetçi Virginia valisi Bob McDonnell'ın desteğini aldı.\nRigell, sahip olduğu araba galerileri Cash for Clunkers programında 138 araba sattığı için ön seçim rakiplerinin saldırısına uğradı, Rigell daha sonra bunu \"pervasız kurtarma ve kontrol dışı federal borç\" olarak eleştirdi. Rigell, satıcıların değil alıcıların daha yakıt tasarruflu bir araca almaları için devlet desteği aldığını belirtti. Bir sözcü, Rigell'in \"kendisi için çalışan insanlar ve müşterileri için bir yükümlülük\" hissettiğini söyledi. 2008'de Demokratik ön seçimleri sırasında Barack Obama'ya ve Virginia'da Forbes'e karşı Virginialı Demokrat Louise Lucas'a destek verdiği için saldırıya uğradı. Rigell, Hillary Clinton'ın Başkanlık için daha kötü bir seçenek olacağına inandığını söyledi.\nRigell, en büyük önceliğinin hükümet harcamalarını azaltmak ve sağlık yasasının pazar bazlı reformlarla değiştirilmesini desteklediğini belirtiyor. 4 Haziran 2010 itibarıyla Rigell, kişisel servetinin 775.000 dolarlık kısmıyla kampanyasına katkıda bulunmuştur. Rigell, Virginia'nın 2. Seçim Bölgesi için görevdeki Demokrat Glenn Nye'yi yendi.\nRigell'in rakibi, işadamı ve Demokrat parti adayı Paul Hirschbiel'di.\nGenel seçimlerde Rigell'e Demokrat Suzanne Patrick meydan okudu.\nRigell, 2014 seçiminde sosyal konulardansa ekonomik konular üzerinde yoğunlaşacağını söyledi. \"Her gün sosyal meseleleri düşünmeden uyanıyorum. Seçime girdim çünkü iş yaratma konusunda daha iyisini yapabileceğimizi biliyorum ve mali yolumuzdan da endişeliyim. \" \"Bence bunun bir parçası olarak kadınlar ve tabii ki erkekler için önemli olan şeyleri güçlendiriyoruz. Erken çocukluk eğitimi, çocuklarımızın güvende olduğundan ve lise veya kolejden çıktıktan sonra büyük fırsatlara sahip olduklarından emin olmak. \" \nRigell Ocak 2016'da, 2016 yılı seçimlerinde yeniden seçilmek için aday olmayacağını açıklandı.\nRigell, Ocak 2011'de 1940'lardan beri Temsilciler Meclisi'ndeki en büyük Cumhuriyetçi çoğunluğunun bir parçası olarak göreve başladı.\nHaziran 2012'de Rigell, ATF silah skandalı sırasındaki tutumundan dolayı için Kongre'ye karşı çıkmayla suçlanması için Başsavcı Eric Holder aleyhine oy kullanan sadece iki Cumhuriyetçiden biriydi (Ohio'dan Steven LaTourette ile birlikte). Milyarder Warren Buffett, Cumhuriyetçi Parti'ye Hazine'ye bağışlarla aynı miktarda bağış yapma konusunda meydan okudu. Rigell zaten maaşının %15'ini geri vermekteydi ve bunu Buffett'e gösterdiğinde, Buffett aynısını yapmayı kabul etti.\nRigell \"gururla hayat yanlısı\" olduğunu belirtiyor, eşcinsel evliliğe karşı çıkıyor ve \"Sorma, Söyleme\" politikasının iptaline karşı çıkıyor. 2011 yılında Rigell, ulusal Ekonomik Sağlık Hizmetleri yasası kapsamından kürtajın çıkartılması, Planlı Ebeveynlik için federal fonların kullanımını yasaklanması ve kürtajın vergi mükellefleri ile finansmanını yasaklanması için hazırlanan kanunların eş yazarı oldu. Rigell, Kadına Yönelik Şiddet Yasası'nın yeniden onaylanması için oy kullandı. Rigell, Cumhuriyetçilerin Vali Yardımcısı adayı E.W. Jackson'a, Jackson'ın eşcinsellik karşıtı yorumlarından dolayı destek vermeyi reddetti.\nRigell'in bölgesi, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en büyük aktif görev ve emekli hizmet üyelerini içermektedir. Meclis ve Senato'nun kabul ettiği Veterans' Compensation Cost-of-Living Adjustment (COLA) (Gazilerin Zorunlu Giderleri Desteğinin Ayarlanması) Yasası'nı destekledi. Bu yasa tasarısı, aktif görev sırasında sakatlanan gazilerin tazminat oranını artırdı. Rigell Afganistan'da devam eden askeri çabayı desteklemektedir; 2011 yılında askerleri ülkeden çekmek için yapılan oylamaya karşı oy kullandı. Bununla birlikte, Libya'ya kara birliklerinin konuşlandırılmasına karşı çıktı ve Başkan Obama ve Kongre'ye \"Irak'a 'hızlı' ve 'kolay' askeri müdahale çağrılarına\" karşı çıkması için çağrıda bulunan partiler arası koalisyona katıldı.\n2011 yılında Rigell, Başkan'ın Libya'daki güç kullanımını “anayasaya aykırı” olarak nitelendirerek, askeri eylem için Kongre'ye danışmadığı için 1973 Savaş Güçleri Kararı'nı ihlal ettiğini belirtti. Rigell aynı zamanda ABD'nin Libya'daki askeri operasyonlarının fonlarını durdurmak için Savunma Bakanlığı FY'12 Ödenekler tasarısına bir ekleme yaptı, ancak değişiklik Temsilciler Meclisi'nde başarısız oldu.\n2013 yılında, Suriye'deki Esad Rejimi tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen bir kimyasal saldırının ardından, Rigell, Başkan'a, yurtdışında herhangi bir askeri gücün kullanılmasına izin vermeden önce, Savaş Güçleri Kararı'nın öngördüğü şekilde Kongre'ye danışmaya çağıran bir mektup yazdı. 21'i Demokrat olmak üzere 139 Temsilciler Meclisi Üyesi bu mektuba katıldı.\nRigell ayrıca Birleşmiş Milletler'in (BM) Suriye Savaş Suçları Mahkemesi oluşturmasını savunan partilerin birlik yaptığı bir kongre kararını da destekledi. New Jersey Temsilcisi Chris Smith tarafından sunulan iki partili karar Suriye'de derhal ateşkes ve Başkan'ı hem Suriye hükumeti hem de ülkedeki isyancı gruplar tarafından işlenen savaş suçlarını soruşturmak üzere bir mahkeme kurmak için BM ile çalışma çağrısında bulundu.\nRigell, Paul Ryan'ın 2010 Sağlık Yasası'nın yürürlükten kaldırılması çağrısında bulunan Path to Prosperity (Refaha Giden Yol) bütçe planını destekledi. Meclis'in 2011'deki bütçe planlarında Senato eylemsizliğini eleştirdi, \"Deneysel olarak tıkanıklığın Senato'da olduğunu gösterebiliriz – umarım bütün Amerikalılar ayağa kalkar ve Senator Reid'e şunu söyler: hadi şu yasaları çıkartalım, hadi halledelim, hafta sonları çalışacağız ve bu şeyi tekrar hareket ettireceğiz\" dedi. Sonuçta, borç tavanını yükselten ve daha fazla somut harcama kesintisi sağlamak için bir üst komite gerektiren 2011 bütçe teklifi S 627 lehine oy kullandı.\n2016 Cumhuriyetçi Parti başkanlık ön seçimleri süreci sırasında Rigell, Donald Trump'ın adaylığına güçlü bir şekilde karşı çıktı, Mart 2016'da onun için \"dolandırıcı\", \"kabadayı\" ve potansiyel başkanlığının \"pervasız, utanç verici ve nihayetinde tehlikeli\" olacağını yazdı ve aday olursa Trump'ı desteklemeyeceğini söyledi. Rigell, Trump ve Demokrat adayı Hillary Clinton'ın başkanlık için Trump ile \"eşit derecede yetersiz\" olduğunu söyleyerek endişelerini Ağustos 2016'da tekrarladı ve Liberteryen Partisi adayı Gary Johnson'a destek verdi.\nJohnson'ı onayladıktan bir hafta sonra Rigell, Virginia Beach Cumhuriyetçi Parti'den istifa etti. İstifası hakkında yaptığı açıklamada Rigell'in sözcüsü, \"Scott partisinin şu anki Başkan adayını desteklemeyi reddettiği için, yerel komitenin Kongre Üyesi Rigell'in üyeliğini iptal etmesi bekleniyordu. Bunu bilerek Kongre Üyesi Rigell Virginia Beach Cumhuriyetçi Parti'den istifa etti. Artık yerel parti biriminin bir üyesi olmasa da, Cumhuriyetçi Parti'nin bir üyesi olmaya devam ediyor\" dedi.\nRigell, Ağustos 2016 tarihli Cumhuriyetçi Ulusal Komite'ye 100'den fazla Cumhuriyetçi'den Komite'nin Trump'ın kampanyasını desteklemeyi bırakma ve kaynaklarını Kongre'deki Cumhuriyetçilere harcama çağrsında bulundu.\n\n\nLilian Bond\nLilian Bond (18 Ocak 1908, Londra - 25 Ocak 1991, Reseda, Kaliforniya), İngiliz aktris. Kariyeri Amerika Birleşik Devletleri'nde geçirdi.\nBond 18 Ocak 1908'de Londra'da doğdu. İlk defa 14 yaşında pandomim sanatçısı Dick Whittington'un yanında gösterilerde yer aldı. 1932'de \"WAMPAS Bebek Yıldızı\" seçildi. Sanat hayatına katıldığı \"Piccadilly Revels\" korosunda devam etti. Amerika Birleşik Devletleri'ne yerleşerek burada sahne çalışmalarını sürdūrdū. Sahne çalışmalarından \"Earl Carroll's Vanities\" 'deki performansıyla göz doldurdu.\nFilm kariyerine 1929 yapımı \"No More Children\" sinema filmiyle başladı. 1929 ve 1931 yılları arasında oyuncu Tom Tyler ile birlikte dokuaz yapımda yer aldu. Tyler ile birlikte Avrupa kıtasındada gösterilen 1931 yapımı \"Rider of the Plains\" ile beğeni kazandı. 1932'de dönemin önemli vamp kadın oyuncuları; Gloria Stuart ve Ginger Rogers ile birlikte WAMPAS Bebek Yıldızı seçildi.\nBond 1932-1953'e yılları arasında çoğumluğu başrol olmak üzere 39 filmde rol aldı. James Whale'nin yönettiği başrolünde ünlü korku filmleri oyuncusu Boris Karloff'un yer aldığı 1932 yapımı korku komedi türünde sinema filmi \"The Old Dark House\" 'da başrol oyuncularından Roger Penderel'in canlandırdığı Melvyn Douglas karakyerinin kız arkadaşo Gladys DuCane rolünü canlandırdı. Ayrıca western türünde 1940 yapımı senaryosunu Lillie Langtry'nin yazdığı \"The Westerner\" adlı filmde Gary Cooper ve Walter Brennan ile başrolü paylaştı. 1950'lerde televizyon yapımlarında görülmüş 1958'de 50 yaşında kadar ekranlara geldikten sonra kariyerini bitirmiştir.\nBond üç kez evlendi, ilk evliliği kariyerinin zirvesindeyken 28 Haziran 1935'te komisyoncu olan Sidney Smith ile yaptı sonucunda geçimsizlik nedeniyle 1944 yılında boşandılar. İkinci eşi Morton Lowry ile 1950-1956 yılları arasında yine boşanmayla son bulan birlikteliği oldu.\nSom eşi yapımcı ve senarist Michael Fessier ile 1961'de evlendi Fessier'in 1988'de vefatına kadar ilişkileri devam etti. Bond'un üç evliliğinden iki çocuğu vardır.\nBond 25 Ocak 1991'de Reseda, Kaliforniya'da geçirdiği kalp krizi sonucu 83 yaşında vefat etti. Cenazesi Hollywood Forever Mezarlığı'nda icra oldu.\n\n\nAlıştım / Yağmur Gözyaşım\nAlıştım / Yağmur Gözyaşım Ferdi Tayfur'un 1975 yılında Elenor Plak'tan çıkan 45'lik plağıdır.Ferdi Tayfur bu plakla Altın Plak Ödülü almıştır.\nKısım A\nKısım B\nŞarkıların söz ve müzikleri Ferdi Tayfur'a aittir.\n\n\nKanarya Adaları'ndaki sürüngenler listesi\nKanarya Adaları'ndaki Sürüngenler Listesi, Kanarya Adaları'nda bulunan sürüngenlerin tamamlanmamış bir listesidir. Hem endemik hem de tanınmış türleri içerir.\n\"Tarentola angustimentalis\"\n\"Tarentola boettgeri\"\n\"Tarentola delalandii\"\n\"Tarentola gomerensis\"\n\"Gallotia atlantica\"\n\"Gallotia caesaris\"\n\"Gallotia galloti\"\n\"Gallotia simonyi\"\n\"Gallotia bravoana\"\n\"Gallotia stehlini\"\n\"Gallotia auaritae\"\n\"Gallotia goliath\"\n\"Gallotia intermedia\"\n\"Chalcides simonyi\"\n\"Chalcides sexlineatus\"\n\"Chalcides viridanus\"\n\"Centrochelys burchardi\"\n\"Centrochelys vulcanica\"\n\"Caretta caretta\"\n\"Chelonia mydas\"\n\"Eretmochelys imbricata\"\n\"Lepidochelys kempii\"\n\"Dermochelys coriacea\"\n\n\nMerak Etme Sen / Söz Veriyorum\nMerak Etme Sen / Söz Veriyorum Ferdi Tayfur'un 1977 yılında Elenor Plak'tan çıkan 45'lik plağıdır.Ferdi Tayfur bu plakla Altın Plak Ödülü almıştır.\nKısım A\nKısım B\nŞarkıların söz ve müzikleri Ferdi Tayfur'a aittir.\n\n\nJim Jackson (basketbolcu)\nJim Jackson (d. 14 Ekim 1970), şutör gard ve kısa forvet pozisyonlarında oynayabilen emekli olmuş ABD uyruklu basketbolcu. 1992 NBA Draft'ında 1. tur 4. sırada Dallas Mavericks tarafından seçilmiştir.\n\n\nHoutman Abrolhos\nHoutman Abrolhos (genellikle Abrolhos Adaları olarak adlandırılır), Avustralya'nın batı kıyısındaki Hint Okyanusu'nda 122 ada ve ilişkili mercan kayalıkları zinciridir. koordinatlarında bulunan zincir Geraldton'ın yaklaşık seksen kilometre batısındadır. Hint Okyanusu'ndaki en güneydeki gerçek mercan resifidir ve dünyanın en yüksek enlem resif sistemlerinden biridir. Dünyanın en önemli deniz kuşu üreme alanlarından biridir.\nHoutman Abrolhos üç ada gruplarından oluşur. Wallabi Grubu, Paskalya Grubu ve Pelsaert Grubu .\nEn kuzeydeki grup olan Wallabi Grubu, yaklaşık 17x10 kilometreye kadar bir ada kümesinden oluşur ve ayrıca 14 kilometre kuzeybatıda bulunan dış Kuzey Adasını da dahilinde alır. Wallabi Grubu'nun ana adaları Kuzey Adası, Batı Wallabi Adası, Doğu Wallabi Adası ve Beacon Adası'dır.\nPaskalya Grubu Wallabi Grubunun güneydoğusunda, Orta Kanal adlı geniş kanal ile 9 kilometrelik bir mesafeden ayrılmaktadır. Yaklaşık 20 kilometre x 12 kilometredir ve Rat Adası, Ormanlık Ada, Morley Adası, Suomi Adası ve Alexander Adası dahil olmak üzere bir dizi adadan oluşur.\nGüneydoğu yönünde, Zeewijk Kanalı boyunca, Hint Okyanusu'nun en güneydeki gerçek mercan kayalığı olan Pelsaert Grubu bulunmaktadır. Bu grubun ana adaları Middle Island, Square Island, Long Island, Pelsaert Adası, Basile Adası ve Mangrove Grubu'dur.\nHoutman Abrolhos'taki sürüngenler listesi\n\n\nKongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki sürüngenler listesi\nDemocratic Kongo Cumhuriyeti listesi, türleri aile ve takım olarak listelemiştir.\n\n\nReiss Nelson\nReiss Luke Nelson ( ; 10 Aralık 1999), Arsenal takımında forvet pozisyonunda görev yapan İngiliz futbolcudur.\nNelson, 10 Aralık 1999 tarihinde Elephant and Castle, Londra'da Zimbabveli bir baba ve İngiliz bir anneden dünyaya geldi. Aylesbury Estate'te büyüdü. London Nautical School'dan mezun oldu. Gençlik turnuvalarında bir araya geldikten sonra yakınlarda yaşayan meslektaşı Jadon Sancho ile arkadaş oldu.\nNelson, dokuz yaşındayken Arsenal akademisine katıldı ve genç takım antrenörlerinin beğenisini kazanarak düzenli olarak yaş grubunun kadrolarında yer almaya başladıç Arsenal genç takımlarında toplam 35 maça çıkan futbolcu, 201-17 sezonunda 21 yaş altı takımıyla dokuz maça çıktı. Genç takımda gösterdiği performansla 17. yaşını kutlarken 10 Aralık 2016 tarihinde, Arsenal ile ilk profesyonel sözleşmesini imzaladı. Arsène Wenger, 2017-18 sezon öncesi turunda Nelson'ı kadroya aldı.\n19 Temmuz 2017 tarihinde Nelson, as takımla ilk maçına 2017 Uluslararası Şampiyonlar Kupası sezon öncesinde Bayern München karşısında çıktı. Takımıyla ilk rekabetçi maçına ise Community Shield'da penaltılarda 4-1 yendikleri Chelsea karşısında çıkarken, oyuna sonradan dahil oldu.\n14 Eylül 2017 tarihinde Nelson, Avrupa'daki ilk maçına Avrupa Ligi'nde FC Köln karşısında çıktı ve 82. dakikada Theo Walcott'ın yerine oyuna girdi. Kulübü adına ilk 11'de ilk kez 20 Eylül 2017 tarihinde EFL Cup'ta Doncaster Rovers karşısında yer aldı.\n20 Ocak 2018 tarihinde Nelson, Premier League'deki ilk maçına 4-1 yendikleri Crystal Palace karşısında çıkarken, 72. dakikada oyuna dahil oldu. 8 Nisan 2018 tarihinde Premier League'de ilk kez ilk 11'de 3-2 yendikleri Southampton karşısında forma giyerken, 64. dakikada yerini Jack Wilshere'a bıraktı. 17 Mayıs 2018 tarihinde Nelson, PL2 Yılın Oyuncusu ödülünü kazandı.\n31 Ağustos 2018 tarihinde Nelson, bir sezonluğuna Alman kulübü 1899 Hoffenheim'a kiralandı. Takımı adına ilk maçına 15 Eylül 2018 tarihinde deplasmanda Fortuna Düsseldorf karşısında çıkarken 72. dakikada oyuna dahil oldu. Sahaya girdikten 14 dakika sonra gol atan Nelson, takımının 2-1'lik mağlubiyetinde tek golünü attı.\nBaşarılı bir kiralık sezonundan sonra Nelson, 2019-20 Premier League sezonunda Arsenal'e döndü. Teknik direktör Unai Emery tarafından as takıma yükseltildi ve 24 numaralı formayı aldı. Nelson, Arsenal'in sezondaki ilk iki maçında Newcastle United ve Burnley karşısında ilk 11'de forma giydi. 24 Eylül 2019 tarihinde Arsenal'in EFL Cup'ta 5-0 yendiği Nottingham Forest karşısında maçın tamamına oynadı. Bu maçta takımının adına ilk golünü atarken, bu gol 84. dakikada Arsenal'in maçtaki dördüncü golüydü.\nNelson, sezondaki ikinci golünü 6 Ocak'ta FA Cup'ta evinde 1-0 yendikleri Leeds United'a attı.\nNelson, 16 yaşından 21 yaşına kadar İngiltere'nin tüm genç millî takım seviyelerinde forma giydi. Ayrıca babasının kökeninden dolayı Zimbabve'yi seçebiliyordu.\nMayıs 2016 tarihinde Nelson, çeyrek finale gelen 17 yaş altı takımının 2016 UEFA Avrupa 17 Yaş Altı Futbol Şampiyonasında yer alırken, dört maça çıktı ve üç gol attı. Turnuvada gösterdiği performansla turnuva takımına seçildi.\nMart 2018'de Nelson, 19 yaş altı takımı formasıyla Macaristan'a iki gol attı ve takımını 2018 UEFA Avrupa 19 Yaş Altı Futbol şampiyonası'na katılma hakkı kazandı. Kulüpleri tarafından turnuva seçiminden çekilen birkaç oyuncudan biri oldu.\n11 Ekim 2018 tarihinde Nelson, 21 yaş altı ilk maçına Andorra karşısında çıkarken, ikinci yarıda oyuna dahil oldu. Uzatma dakikalarında tamımın altıncı golünü topuğuyla attı ve 7-0 kazanan takım 2019 UEFA 21 Yaş Altı Avrupa Futbol Şampiyonası'na katılmaya hak kazandı.\n27 Mayıs 2019 tarihinde Nelson, İngiltere'nin 2019 UEFA 21 Yaş Altı Avrupa Futbol Şampiyonası'ndaki 23 kişilik kadrosuna seçildi. Turnuvadaki tek maçı, 24 Haziran 2019 tarihinde San Marino Stadyumu'nda 3-3 berabere kaldıkları Hırvatistan maçı oldu.\nArsenal U-23\nArsenal\nKiÅŸisel\n\n\nHapishane (Görüş Günü) / Gönül Oyunu\nHapishane (Görüş Günü) / Gönül Oyunu Ferdi Tayfur'un 1979 yılında Elenor Plak'tan çıkan 45'lik plağıdır.Ferdi Tayfur bu plakla Altın Plak Ödülü almıştır.\nKısım A\nKısım B\nŞarkıların söz ve müzikleri Ferdi Tayfur'a aittir.\n\n\nErzurum 1. Amatör Ligi\nErzurum 1. Amatör Ligi, Erzurum ilindeki en üst düzey ve tek amatör futbol ligidir. 2019-2020 sezonunda 9 takımlı tek grup halinde oynanacaktır. Şampiyon olan takım Bölgesel Amatör Lig'e yükselmek için Play Off maçı oynamaya hak kazanır.\n2011-12 sezonunda Şampiyon olan Yakutiyespor, BAL'a yükselmek için 3 Mart Beldespor* ile Play Off maçı oynadı ve maçı penaltılarla kazanarak BAL'a yükseldi.\n2012-13 sezonunda Şampiyon olan Palandökenspor, BAL'a yükselmek için Yakutiyespor ile baraj maçı oynadı. Maçı 1-0 kaybederek BAL'a yükselemedi.\n2013-14 sezonunda Şampiyon olan Erzurum Yolspor, BAL'a yükselmek için, Yakutiyepor ile baraj maçı oynadı. Maçı 3-0 kazanarak BAL'a yükseldi. Fakat ertesi sezon lige katılmadı.\n2014-15 sezonunda Şampiyon olan Aşkale Belediyespor, doğrudan Bölgesel Amatör Lige yükseldi.\n2015-16 sezonunda Şampiyon olan Aras 12 Martspor, BAL'a yükselmek için, Aşkale Belediyepor ile baraj maçı oynadı. Maçı 2-0 kazanarak BAL'a yükseldi.\n2016-17 sezonunda Şampiyon olan Yakutiyespor, BAL'a yükselmek için, Aras 12 Martpor ile baraj maçı oynadı. Maçı 3-0 kazanarak BAL'a yükseldi.\n2017-18 sezonunda Şampiyon olan Erzurum Harb-İş, BAL'a yükselmek için Yakutiyespor ile baraj maçı oynadı. Maçı 4-1 kaybederek BAL'a yükselemedi.\n2018-19 sezonunda Şampiyon tamamlayan Ilıca İdmanocağı, BAL'a yükselmek için Yakutiyespor ile baraj maçı oynadı. Maçı 2-1 kaybederek BAL'a yükselemedi.\n*10. hafta maçına çıkmayan Tortumsporun mevcut 3 puanı silindi.\n*3 Mart Beldespor isim değişikliğine giderek Aşkale Belediyespor adını aldı.\n\n\nGladys Gale\nGladys Gale (15 Ocak 1891 – 4 Ekim 1948), Amerikalı şarkıcı ve aktris. Yer aldığı yapımlar arasında; \"Smart Woman\" (1931), \"Circus Shadows\" (1935), \"Sing While You're Able\" (1937) ve \"Find the Witness\" (1937) vb. sayılabilir.\n\n\nHoutman Abrolhos'taki sürüngenler listesi\nHoutman Abrolhos, Batı Avustralya'daki bir kıyı zinciridir. 24 türü ve yeşil kaplumbağaları barındırmasıyla tanınır.\n\n\nNepal'de COVID-19 pandemisi\nNepal'deki ilk COVID-19 salgını vakası 24 Ocak 2020'de Katmandu Bölgesinde doğrulandı. Hasta hafif semptomlar gösterdi ve bir evde kendi kendine karantina talimatıyla taburcu edildi; 31 Ocak'a kadar tamamen iyileştiği doğrulandı. Ocak ve Mart ayları arasında Nepal, temel malzeme, ekipman ve tıbbı malzeme tedarik ederek, sağlık altyapısını iyileştirerek, sağlık personelini eğiterek ve kamu bilincini yaygınlaştırarak salgınını önlemek için adımlar attı. İkinci vaka 23 Mart 2020'de Katmandu'da doğrulandı. İlk yerel salgın vakası 4 Nisan'da Kailali İlçesi'nde doğrulandı. altı ilde 15 ilçede toplam 110 vaka doğrulanmıştır. Otuz tanesinin iyileştiği bildirildi. Ülke çapında sokağa çıkma sınırlandırması 24 Mart'ta yürürlüğe girdi ve 18 Mayıs'ta sona ermesi planlanıyor.\nNepal, Ocak ayının ortalarından başlayarak uluslararası havaalanında ve Hindistan ile sınır kontrol noktalarında sağlık kontrol yerleri kurdu. Hindistan ve Çin ile olan kara sınırları daha sonra tamamen kapatıldı ve tüm uluslararası uçuşlar askıya alındı. Tüm sınavlar iptal edildi, okullar ve kolejler kapatıldı. Ülke genelinde karantina merkezleri ve geçici hastaneler kuruluyor. Laboratuar tesisleri yenileniyor ve genişletiliyor. Hastaneler yoğun bakım üniteleri ve izolasyon yatakları kuruyorlar. Güney Asya Bölgesel İşbirliği Teşkilatı ülkeleri bölgedeki hastalığın kontrolünde işbirliği sözü verdiler. Hindistan, ABD ve Almanya, Nepal sağlık sektörüne desteklerini artırdı.\nNepal, Nepal Ziyareti 2020 Yılı ile ilgili uluslararası tanıtım faaliyetlerini iptal etti. Dış istihdam, turizm, imalat, inşaat ve ticaret üzerindeki etkisinden dolayı ekonomisinin salgından ciddi şekilde etkilenmesi beklenmektedir. Yurt dışındaki Nepallilerde yurt içindekilerden daha fazla vaka olmuştur. Küresel olarak 2.000 onaylanmış vaka ve düzinelerce ölüm vardır.\nSalgın ilk olarak Aralık 2019'da Çin'in Hubei eyaletindeki Vuhan şehrinde tespit edildi ve 11 Mart 2020'de Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından bir salgın ilan edildi. 10 Mayıs 2020 itibarıyla 4,09 milyonun üzerinde vaka bildirilmiştir. 187 ülke ve bölgede, 282.000'in üzerinde kişi hayatını kaybetmişti. 1,39 milyon insan iyileşmiştir. Vaka ölüm oranının %4 olduğu tahmin ediliyor. \nÖnerilen önleyici tedbirler arasında el yıkama, öksürürken ağzını örtme, sosyal mesafeyi koruma ve kendi kendine karantina önlemi alma bulunmaktadır. Dünya genelindeki yetkililer, seyahat kısıtlamaları, karantinalar, sokağa çıkma kısıtlaması, iş yeri tehlike kontrolleri ve tesis kapanışlarıyla virüse yanıt vermişlerdir.\n\n\nBenin'de COVID-19 pandemisi\nCOVID-19 pandemisinin Benin'e ulaştığı Mart 2020'de doğrulandı.\n12 Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 31 Aralık 2019'da Vuhan şehrindeki bir grup insanda yeni bir koronavirüsün solunum hastalıklarına neden olduğunu doğruladı.\nÖlüm oranı COVID-19 için SARS 'a göre daha düşüktür. Ancak bulaş oranı çok daha büyüktür.\n16 Mart'ta ülkedeki ilk COVID-19 vakası Benin'in başkenti Porto-Novo'da doğrulandı. Üç gün sonra, ikinci vaka rapor edildi. Şehir, çeşitli uluslararası uçuşları askıya aldı ve ülkeye hava yoluyla gelen insanlar 14 günlük karantina altında tutuluyor. Benin'deki insanların maske takmaları ve sadece gerektiğinde evlerinin dışına çıkmaları tavsiye edildi.\n\n\nSierra Leone'de COVID-19 pandemisi\n31 Mart 2020'de COVID-19 salgınının Sierra Leone'ye ulaştığı doğrulandı.\n12 Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 31 Aralık 2019'da Çin'in Vuhan şehrindeki bir grup insanda yeni bir koronavirüsün solunum hastalıklarına neden olduğunu doğruladı.\nÖlüm oranı COVID-19 için SARS'a göre daha düşüktür. Ancak bulaş oranı çok daha büyüktür.\n25 Mart'ta, ülkenin ilk vakası onaylanmadan önce hükümet 12 aylık bir olağanüstü hâl ilan etti.\nÜlkeye giriş kısıtlandı ve dini toplanmalar yasaklandı. Üç günlük bir sokağa çıkma kısıtlanmasının 5 Nisan'da başlayacağı açıklandı.\nDünya Bankası, Sierra Leone'nin pandemi ile baş etmesine yardımcı olmak için 7,5 milyon dolarlık bir hibe açıkladı.\n\n\nAvustralya'da COVID-19 pandemisi\nAvustralya'daki COVID-19 pandemisi ile ilgili ilk vaka 25 Ocak 2020'de Victoria'da onaylandı. Çin'den dönen bir adamın SARS-CoV-2 testi pozitif çıktı.\nAvustralya sınırları 20 Mart'ta yerleşik olmayanların tümüne kapatıldı. 21 Mart'ta sosyal mesafe kuralları getirildi ve eyalet hükümetleri \"zorunlu olmayan\" hizmetleri kapatmaya başladı. \"Gerekli olmayan hizmetler\", barlar ve kulüpler gibi sosyal toplantı mekanlarını içeriyordu ancak diğer birçok ülkeden farklı olarak inşaat, imalat ve pek çok perakende kategorisi gibi ticari faaliyetlerin çoğunu içermiyordu.\nYeni vakaların sayısı başlangıçta keskin bir şekilde arttı, daha sonra 22 Mart civarında günde yaklaşık 350 seviyesine çıktı ve Nisan başında ayın sonuna kadar günde 20 vakanın altına düşmeye başladı. 14 Mayıs 2020 itibarıyla, saat 15.00'de, 6.989 vaka ve 98 ölüm bildirildi. Avustralya'da en fazla vaka 3.063 ile Yeni Güney Galler'de gerçekleşti.\n12 Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 31 Aralık 2019'da Vuhan şehrindeki bir grup insanda yeni bir koronavirüsün solunum hastalıklarına neden olduğunu doğruladı.\nÖlüm oranı COVID-19 için SARS 'a göre daha düşüktür. Ancak bulaş oranı çok daha büyüktür.\n\n\nGine-Bissau'da COVID-19 pandemisi\nMart 2020'de COVID-19 salgınının Gine-Bissau'ya ulaştığı doğrulandı.\n12 Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 31 Aralık 2019'da Vuhan şehrindeki bir grup insanda yeni bir koronavirüsün solunum hastalıklarına neden olduğunu doğruladı.\nÖlüm oranı COVID-19 için SARS 'a göre daha düşüktür. Ancak bulaş oranı çok daha büyüktür.\n25 Mart'ta, Gine-Bissau ilk iki COVID-19 vakasının, bir Kongo BM çalışanı ve bir Hint vatandaşı olduğunu doğruladı.\nGine-Bissau ilk ölümünü 26 Nisan'da kaydetti.\n1 Mayıs'ta Sağlık Bakanı Antonio Deuna'nın testi pozitif çıktı.\n\n\nAnn Sheridan\nClara Lou Sheridan (d. 21 Şubat 1915 -ö. 21 Ocak 1967), bilinen sahne adıyla; Ann Sheridan, Amerikalı aktris ve şarkıcı. Yer aldığı yapımlar arasında; \"Angels with Dirty Faces\" (1938), \"They Drive by Night\" (1940), \"Kings Row\" (1942) ve \"Shine on Harvest Moon\" (1944) vb. sayılabilir.\n\n\nKerala'da COVID-19 pandemisi\nKerala'da, 9 Mayıs 2020'den itibaren 485 iyileşme, 505 onaylı vaka ve 3 ölüm vardır. Kerala, Hindistan'daki tüm eyaletler arasında en düşük ölüm oranına sahip eyalettir. Kerala'nın COVID-19'u önlemedeki başarısı büyük ölçüde övüldü.\n45 gün sonra ilk kez, 1 Mayıs 2020'de COVID-19 pozitif vaka bildirilmedi.\n12 Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 31 Aralık 2019'da Çin'in Vuhan şehrindeki bir grup insanda yeni bir koronavirüsün solunum hastalıklarına neden olduğunu doğruladı.\nÖlüm oranı COVID-19 için SARS'a göre daha düşüktür. Ancak bulaş oranı çok daha büyüktür.\nKerala, Hindistan'da koronavirüs veya kırmızı/yüksek riskli bölgelerden dönenler için 28 günlük ev karantinasını zorunlu tutarken, Hindistan için ulusal yönergeler 14 gündür. Evde karantina yapılması tavsiye edilen kişilere 28 günlük dönemde evlerinde kalmaları ve koronavirüs enfeksiyonu belirtileri göstermeleri durumunda sağlık otoritelerine rapor vermeleri önerilir.\n\n\nCharlie Weber\nCharles Alan \"Charlie\" Weber Jr. (20 Eylül 1978, Jefferson City, Missouri), Amerikalı oyuncu ve model. ABC'de yayımlanan \"How to Get Away with Murder\" adlı dizide Frank Delfino rolünü oynadı.\nJefferson City, Missouri'de doğan Weber New York'a taşındıktan bir yıl sonra, 19 yaşındayken üniversiteden ayrıldı. Abercrombie & Fitch'in Bruce Weber'le yeniden canlanan yayınında, \"1998 Noel Kataloğu\"nda yer aldı. İki yıl sonra sinemadaki ilk rolünü \"\"de canlandırdı. Daha sonra 2000-2001 arasında \"Buffy the Vampire Slayer\"da 14 bölümde yer aldı. \"The Drew Carey Show\", \"Charmed\", \"Veronica Mars\", \"House\", \"Burn Notice\", \"Bones\", \"Warehouse 13\" ve \"Kanıt Peşinde\" gibi dizilerde konuk oyuncu olarak yer aldı. 2014 yılında \"How to Get Away with Murder\"da rol almaya başlamadan önce Vampires Suck, Gacy, The Kiss , Cruel Intentions 3, The CW ve 90210 gibi yapımlarda yer aldı. 2020'de yayımlanan \"After We Collided\" adlı filmde Vance Yayıncılık'ın sahibi Christian Vance rolünü oynadı.\n\n\nKarnataka'da COVID-19 pandemisi\nKarnataka eyaletinde COVID-19 pandemisinin ilk vakası 9 Mart 2020'de doğrulandı. İki gün sonra devlet, Hindistan'da, bir yıl sürecek olan Salgın Hastalıklar Yasası'nın, hastalığın yayılmasını engellemek için hükümlerini başlatan ilk yer oldu. 7 Mayıs 2020 itibarıyla, 363 iyileşme ve 30 ölümle birlikte onaylanmış 701 vaka bulunmaktadır.\n12 Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 31 Aralık 2019'da Çin'in Vuhan şehrindeki bir grup insanda yeni bir koronavirüsün solunum hastalıklarına neden olduğunu doğruladı.\nÖlüm oranı COVID-19 için SARS'a göre daha düşüktür. Ancak bulaş oranı çok daha büyüktür.\nHindistan'da COVID-19 salgını\n\n\nBhutan'da COVID-19 pandemisi\nMart 2020'de COVID-19 salgınının Bhutan'a ulaştığı doğrulandı. itibarıyla Bhutan'da koronavirüs ile enfekte olmuş toplam vaka sayısının ise olduğu açıklandı. hasta ise iyileşti ve taburcu edildi.\n12 Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 31 Aralık 2019'da Vuhan şehrindeki bir grup insanda yeni bir koronavirüsün solunum hastalıklarına neden olduğunu doğruladı.\nÖlüm oranı COVID-19 için SARS 'a göre daha düşüktür. Ancak bulaş oranı çok daha büyüktür.\nBhutanlı çiftçiler satışlarda büyük artışlar bildirdi.\nTüm okullar ülke çapında kapatılmıştır ve yaklaşık 190.000 öğrenciyi çevrimiçi derslere katılmaya başlamıştır. Basılı çalışma materyalleri, radyo yayınlarının yanı sıra internet erişimi olmayan öğrencilere dağıtılmaktadır.\n23 Mart itibarıyla ülkede yalnızca bir turist kaldı.\n\n\nOzan Gözel\nOzan Gözel (d. 23 Kasım 1971, Edremit, Balıkesir), Türk tiyatro, dizi ve sinema oyuncusu, mimar.\n1993 yılında Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden mezun olmuş, 1997 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamlamış, Şahika Tekand (Studio Oyuncuları)’nda 1998-2002 yıllarında oyunculuk eğitimi almıştır.\nStudio Oyuncuları’nda görev almış ayrıca 2004 yılı itibarıyla İstanbul Şehir Tiyatroları oyuncusudur. Şehir Tiyatroları sahne yöneticiliği yapmış ve 2019 yılı itibarıyla genel sanat yönetmen yardımcısıdır.\n\n\nKaşkaca\nKaşkaca, Kaşkaların konuştuğu Hint-Avrupa dil ailesine dahil olmayan ölü dildir. Tunç Çağı döneminde Karadeniz bölgesinin dağlık bölgelerinde konuşulurdu.\nBazen dilde yer alan kişi adları ve toponimlerden dolayı Hattice ile ilişkilendirilir. Ayrıca Kaşka dilinin Kuzeybatı Kafkas dilleri ile ilişkili olduğu da ihtimaller arasındadır. \"Kaşka\" adı, Çerkesya'nın eski adıyla eş asıllı olabilir. Kaşka konfederasyonundaki halklardan biri olan Abešla, Abhaz ve diğer Kuzey Kafkasya halklarıyla ilişkili olabilir. Bu yüzden Kaşkaların Çerkeslerin ve diğer Kafkas halklarının atası olduğu iddia edilmektedir. Bir diğer teori ise Kaşka dilinin Zan dillerinden olduğu ve Lazca ile Megrelceyle ilişkili olduğu yönündedir.\n\n\nTantoo Cardinal\nRose Marie \"Tantoo\" Cardinal, \"CM\" (d. 20 Temmuz 1950), Kanadalı kadın tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu.\n\n\nValentin Pavlov\nValentin Sergeyevich Pavlov (Rusça: Валéнтин Серге́евич Па́влов); 27 Eylül 1937 - 30 Mart 2003), Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Rus bankacı olan bir Sovyet görevlisiydi. Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti'nin bir parçası olan Moskova şehrinde doğdu. Pavlov siyasi kariyerine 1959'da Maliye Bakanlığı'nda başladı. Daha sonra Brezhnev döneminde, Devlet Planlama Komitesi'nin Mali Dairesi başkanı oldu. Pavlov, Mihail Gorbaçov Dönemi'nde Devlet Fiyatlar Komitesi Başkanlığına atandı ve daha sonra Nikolay Rıjkov'un ikinci hükümetinde Maliye Bakanı oldu. Sovyetler Birliği Başbakanı olarak Ryzhkov'un yerine hükümet başkanı olarak atandı.\nBaşbakan Pavlov, 1991 başlarında yaygın olarak Pavlov reformu olarak adlandırılan 1991 Sovyet para reformunu başlattı. Daha önce medyaya, Sovyetler Birliği'ne yurt dışından taşınan Sovyet ruble akışını durdurmak için reformun başlatıldığını söyledi. O zaman alay konusu olmasına rağmen, ifadenin daha sonra doğru olduğu kanıtlandı. Aynı yıl Haziran ayında Pavlov, Sovyetler Birliği Başkanı'ndan Başbakan ve Bakanlar Kurulu'na güç aktarımı çağrısında bulundu. Bu çağrısı başarısız olunca Gorbaçov'u devirmek için bir komploya katıldı. Ağustos ayında, Sovyetler Birliği'nin dağılmasını önlemeye çalışan 1991 Sovyet darbe girişimine katıldı. Pavlov darbeye karıştığı için tutuklandı ve Sovyet sonrası Rusya'da bankacılık sektöründe çalışmaya devam etti.\nHalefi İvan Silayev'in, Sovyet anayasal ilkeleri ihlal edilerek Rus Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti tarafından atandığından beri son meşru Sovyet hükümet başkanıydı.\nAntlaşmada yer alan ademi merkeziyetçi duruşa karşı çıkan Pavlov, Ağustos 1991'de Olağanüstü Hal Eyalet Komitesi'nin kurulmasındaki kilit oyunculardan biriydi. Komitenin temel amacı Sovyetler Birliği'nin son derece merkezi bir sendika devleti olarak devam etmesini sağlamaktı. KGB Başkanı Vladimir Kryuchkov, Pavlov'a darbeden başlamadan bir gün önce 18 Ağustos'ta yaptığı darbeyi anlatmıştı. Kryuchkov'dan, 19 Ağustos'ta kendisiyle birlikte komplocularının canlı yayında televizyonda göründüğü ve Sovyet halkına Gorbaçov'un rahatsız olduğunu söylediği Moskova Kremlin'de ortak çizicileriyle buluşmaları istendi. Gün geçtikçe, Pavlov'un birkaç çelişkili emir verdiği ve kendini tekrarladığı için içki içtiği belirlendi. Geçmişe bakıldığında bir gün önce oğluyla içtiğini itiraf etti. Aynı gün, arkadaşları Pavlov'u görevden almaya karar verdi.\nDiğerleri gibi Pavlov da darbenin çöküşünün ardından tutuklandı. Pavlov kısa süre sonra gözaltındayken hipertansiyon yüzünden hastaneye kaldırıldı. 1993 yılının Ocak ayında kefaletle serbest bırakıldı ve 1994 yılında Rusya Devlet Duması tarafından affedildi.\nGözaltından serbest bırakılmasının ardından Pavlov, 1994-1995 yılları arasında ticari banka Chasprombank'ın direktörü oldu. Bankanın yönetim kurulunun talebi üzerine istifa ederek kendisine \"süresiz izin verilmesine\" karar verdiklerini bildirdi. Şubat 1996'da, istifasından kısa bir süre sonra, Rusya Merkez Bankası tarafından oluşturulan bankacılık yasalarını ihlal ettiği için bankanın lisansı iptal edildi. Pavlov daha sonra 1996-1997 yılları arasında Promstroibank'ın danışmanı olarak çalıştı ve 1998'de Amerikan şirketi Business Management Systems'ın başkan yardımcısı oldu. Hem Serbest Ekonomik Toplumun hem de Uluslararası Yönetim Akademisi'nin başkan yardımcısı olarak çalıştı ve daha sonra Uluslararası İktisatçılar Birliği'nin bir departmanının başına geçti.\nPavlov, 30 Mart 2003 tarihinde Moskova'da öldü ve 2 Nisan'da Pyatnitskoye mezarlığına gömüldü.\n\n\nGiyim mağazası\nGiyim mağazası, hazır giyim, kıyafet endüstrisi ve tekstil endüstrisi ürünleri satan herhangi bir dükkandır. Giyim dükkanları tüm dünyada en talepli mağaza türlerinden biridir ve hemen hemen her AVM'ler, küçük alışveriş merkezi, esnaf, her köy ve kasabalarda yaygındır. Pahalı veya tasarımcı kıyafetler satan küçük bir mağazaya butik denir. Okul üniforması veya açık hava sporları gibi dar bir pazar için kıyafet satan mağazaya \"outfitter\" denebilir.\n\n\nGustave Bertrand\nGustave Joseph Marie Bertrand (1896, Nice - 1976, Toulon) Fransız askeri istihbaratçı subay. 1932 yılından itibaren Polonya istihbaratıyla beraber Alman Enigma makinesinin şifresinin kırılması için çalışmış ve İngiliz istihbaratçı Alan Turing başkanlığındaki Bletchley Park'daki ekibin şifreleri kırmasına önemli katkılarda bulunmuştur.\nBabası Fransız Ordusunda piyade subayı olan Bertrand I. Dünya Savaşına er olarak katılır. 1915 yılında Çanakkale Savaşında yaralanır ve cephe gerisine çekilir. Savaşın ardından orduda kalır, 1926 yılında muhabere ve istihbarat alanında çalışmaya başlar. 1930 yılıyla beraber Almanya'nın askeri şifreleme teknikleri üzerine faaliyet gösterir. Ajan Hans-Thilo Schmidt sayesinde edindikleri belge ve bilgileri Polonya istihbaratıyla paylaşan Bertrand, Binbaşı Gwido Langer ile çalışır ve önemli başarılar elde eder. II.Dünya Savaşı'nın başlamasıyla beraber artık Binbaşı rütbesinde olan Bertrand, Paris'in hemen dışında kurduğu büroda istihbarat çalışmalarına devam eder. Fransa'nın işgalinin ardından çalışmalarını Vichy Fransası topraklarında yasa dışı şekilde devam ettirir. Nazilerle işbirliği halindeki Vichy Fransasında İngiliz istihbaratıyla temas etmeye çalışan Bertrand 5 Ocak 1944'de Naziler tarafından yakalanır. Almanlar Bertrand'ın kendileri için çalışmasını teklif ederler. Bertrand teklifi kabul etmiş gözükür ve sanki hiçbir şey olmamış gibi İngiliz ajanıyla buluşmak üzere yola çıkar. Bu sırada kendi personeline durumunu bildiren şifreli bir mesaj bırakmayı başarır, kendisi de Almanlardan kaçarak saklanmaya başlar. Normandiya Çıkartmasından dört gün önce 2 Haziran 1944 günü Bertrand ve eşi Westland Lysander tipi bir uçakla İngiltere'ye kaçırılır. Derhal Hertfordshire bölgesinde faaliyet gösteren Polonyalı istihbaratçılarla çalışmaya başlar. Enigma şifrelemesinin analizinde önemli katkıları olmuştur. Savaşın ardından 1950 yılında Fransız askeri istihbaratından ayrılır ve Fransa'nın güneyindeki Théoule-sur-Mer kentinin belediye başkanı olur.\n\n\nBücür (film, 1964)\nBücür, Arşavir Alyanak'ın yönettiği 1964 yapımı Türk filmi.\nFilmin başrollerinde Türkan Şoray ve Fikret Hakan yer almıştır.\n\n\nMücevher mağazası\nMücevher mağazası, bir perakende ticaret kuruluşudur. Mücevher, değerli taş, saat, aksesuar satışı ve alışı konusunda uzmanlaşmışdır. Ayrıca onarım, tadilat, tasarım ve üretim gibi birçok hizmetler de sunmaktadır. Mücevher mağazaları küçük şekilde zanaat ve esnaf türlerinde, ayrıca pahalı ve marka ürünler sunan butik şeklinde daha yaygındır.\n\n\nKim Ji-seok (oyuncu)\nKim Ji-seok (21 Nisan 1981,Kim Bo-seok) Güney Koreli oyuncu.\n\n\nDillwyn Knox\nAlfred Dillwyn (Dilly) Knox (23 Temmuz 1884 - 27 Şubat 1943) İngiliz klasik dönem akademisyeni, King's College, Cambridge'de papiroloji uzmanı ve şifre kırıcı. I. Dünya Savaşı sırasında James Alfred Ewing idaresinde İngiliz Kraliyet Deniz Kuvvetleri bünyesinde kurulan ve \"Room 40\" adı verilen istihbarat dairesinde çalışmıştır. Knox, Zimmermann Telgrafı olarak bilinen şifreli mesajı kıran ve dolayısıyla ABD'nin savaşa dahil olmasını sağlayan ekip içindeydi. Knox, II. Dünya Savaşı'nın hemen öncesinde İngiliz-Fransız-Polonyalı istihbaratçıların toplantılarında önemli bir rol oynamıştır. Knox 1943 yılında ölümüne kadar Bletchley Park'daki istihbarat faaliyetlerine destek vermiş ve Nazilerin Enigma makinesinin kırılması çalışmalarına katılmıştır.\nDillwyn Knox, Merton Kolejinde eğitmen ve sonrasında Manchester piskoposu olan Edmund Knox'un altı çocuğundan dördüncüsüdür. Önce Oxford Summer Fields Lisesinde, sonra da Eton College'de okudu. Daha sonra King's College, Cambridge'de klasikler üzerine eğitimine devam etti. \nBirinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesinin ardından Kraliyet Donanması bünyesindeki istihbarat çalışmalarına dahil edildi. Görev yaptığı dönemde ünlü Zimmermann telgrafının şifresinin kırılmasında önemli rol oynamıştır.\nSavaşın ardından istihbarat alanından uzaklaşmayan Knox, 1925 yılında Viyana'da ticari olarak piyasada satın alınabilinen Enigma makinesinı tedarik etmiş ve üzerinde çalışmalar yapmıştır. İspanya İç Savaşı sırasında Francisco Franco güçlerine Naziler tarafından verilen görece basit Engima makinalarının şifresini 1937 yılında kırmıştır, ancak İngiliz istihbaratı bu bilgiyi İspanyol Cumhuriyetçileriyle paylaşmamıştır. Knox, II. Dünya Savaşı'nın hemen öncesinde İngiliz-Fransız-Polonyalı istihbaratçıların toplantılarında önemli bir rol oynamıştır.\nKnox, II. Dünya Savaşı sırasında Bletchley Park bünyesinde çalışmalara dahil olur, geliştirdiği şifre kırma sistemiyle İtalyan Donanmasında ve Alman Abwehr bünyesinde kullanılan Engima makinalarının şifrelerinin kırılmasını sağlamıştır. Ayrıca Enigma şifrelemesinin analizine önemli katkılar sağlamıştır. Özellikle İtalyan donanmasının iletişim şifrelerinin kırılması 1941 yılı Mart ayındaki Matapan Burnu Muharebesinin İngiltere tarafından kazanılmasında belirleyici olmuştur. Deniz muharebesinde İtalyan donanmasına büyük zayiat verdiren Amiral Andrew Cunningham ülkeye döndüğünde bizzat Bletchley Park'a gitmiş ve istihbaratın ulaştırılmasında emeği geçenlere teşekkür etmiştir.\nKnox, 1920 yılında Olive Rodman ile evlenmiştir. Oliver ve Christopher adında iki oğlu olmuştur. Ateist olan Knox 1943 yılında lenfoma neticesinde hayatını kaybetmiştir.\n\n\nYoon Kyun-sang\nYoon Kyun-sang (31 Mart 1987) Güney Koreli oyuncu.Daha çok \"Pinocchio\" (2014), \"Six Flying Dragons\" (2015-2016) ve \"The Doctors\" (2016)'dan tanınır. \"The Rebel\" (2017), \"Clean with Passion for Now\" (2018) ve \"Class of Lies\" (2019) gibi dizilerde başrol olarak yer aldı.\n2016 APAN Yıldız Ödülleri: Yeni Erkek Oyuncu Ödülü (Doctors)\n2015 SBS Drama Ödülleri: Yeni Yıldız Ödülü (Six Flying Dragons, The Time That I Loved You, 7000 Days)\n\n\nLee Young-eun\nLee Young-eun (9 Ağustos 1982) Güney Koreli oyuncu. \"Likeable or Not\", \"Obstetrics and Gynecology Doctors\", \"While You Were Sleeping\", ve \"Can't Take It Anymore gibi bir çok bilindik dizide yer aldı\".\nLee , Go Jung-ho ile 27 Eylül 2014 tarihinde Hotel Shilla , Seul'de evlendi.\n\n\nTürkiye'deki Japonlar\nTürkiye'deki Japon halkı, çoğunlukla Japonya'dan gelen son göçmenler ve Türkiye'de doğan torunları var. Eylül 2010 itibarıyla sayıları Japonya Dışişleri Bakanlığı tarafından 1.430 olarak kaydedildi. Türkiye'de yaşayan Japonların çoğu Ankara ve İstanbul'da yaşıyor.\nTürkiye'nin II. Dünya Savaşı sırasında Almanya ve Japonya'ya savaş ilan ettiği 1945'ten önce ülkede çok az sayıda Japon nüfusu vardı; Türkiye'nin Japonya ile olan ticari ve diplomatik ilişkilerinin çatışmasını ve kopmasını takiben, çoğu terk edilmişti. Bir Japon seyahat acentesı ve enformasyon ofisi varlığını kapatmış ve tüm personeli ayrılmıştı. Türkiye'de de Japon işadamları kalmadı. Sadece diplomatik ve konsolosluk statüsüne sahip kişiler on beş yaşlarında kaldı. İstanbul Ayaspaşa'daki bir konsolosluk binasında stajyerler. O zaman mahallede oturan bazı insanlar, stajyer Japon vatandaşlarının bazen Yıldız Parkı'na yürüyüş için gitmelerine izin verildiğini hatırlıyor.\n\n\nKim Sang-kyung\nKim Sang-kyung (29 Aralık 1971) Güney koreli oyuncu. Başrol olarak yer aldığı \"Memories of Murder\" (2003) ve \"May 18\" (2007)'den tanınır.\nHong Sang-soo tarafından yönetilen \"Tale of Cinema\" (2005) ve \"Ha Ha Ha\" (2010)'da yer almıştır Ayrıca \"King Sejong the Great\" (2008) ve \"What's With This Family\" (2014)'de de bulunmuştur.\n\n\nKabaçam Ören Yeri\nKabaçam (Kabaşam) Mersin ilinde yer alan ve geç Roma İmparatorluğu dönemine tarihlenen bir kent örenidir. Erdemli ilçesi kırsal alanındaki ören yeri koordinatlarındadır. Ziyaretçiler Mersin'i batıya bağlayan devlet kara yolundan Yemişkuyu yöresinde kuzeye dönen bir il yolunu izleyerek ören yerine ulaşırlar. Kabaçam'ın Erdemli'ye uzaklığı 19, Mersin'e uzaklığı ise 56 kilometredir.\nÖren yerinin antik dönemdeki adı bilinememektedir. Fakat iki kilometre kadar batıda yer alan Hisarin Kalenin varlığı o dönemde önemli bir yerleşim yeri olduğunu düşündürmektedir.\nÇok sayıda bina öreni arasında bazilika tipi kiliseler, konutlar, işlikler, lahitler ve bir kule yıkıntısı dikkati çeker. Kabartmalar arasında Herakles lobutu ve üzüm kabartmaları da vardır. Ancak ören yeri büyük ölçüde tahribata uğramıştır.\n\n\nMurat SoygeniÅŸ\nMurat Soygeniş (d. 1961, Ankara) Türk mimar.\n1961 yılında Ankara’da dünyaya gelen Murat Soygeniş 1982 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü’nden mimar olarak mezun oldu. New York Eyalet Üniversitesi / Buffalo’dan almış olduğu karşılıksız burs ile bu üniversitenin Mimarlık ve Çevre Tasarımı Okulu’nda öğretim üyesi olarak görev yaptı ve 1985 yılında yüksek mimar olarak mezun oldu. ABD’de mimar olarak çalıştı, 1990’da kendi mimarlık stüdyosunu oluşturdu.\nYTÜ Mimarlık Fakültesi’nde 1995 yılında araştırma görevlisi, 1997 yılında doçent, 2010 yılında profesör oldu, dekanlık görevinde bulundu. TÜBİTAK, TAÇ Vakfı, çeşitli belediyeler, üniversiteler, meslek odalarından çeşitli ödülleri, mimari ve kentsel tasarım proje yarışmalarında dereceleri bulunmaktadır.\nProf. Dr. Murat Soygeniş’e 2019 yılında mimarlık mesleğine olan önemli ve kalıcı katkıları nedeniyle, Amerikan Mimarlar Enstitüsü (American Institute of Architects -AIA) tarafından “Fellow of AIA College of Fellows” (FAIA) unvanı verildi. Soygeniş, Türkiye’de AIA üyesi olarak faaliyet gösterirken “FAIA” unvanı verilen ilk ve tek kişi oldu. Soygeniş’in mesleki üyelikleri arasında UIA-TMMOB Mimarlar Odası, FAIA Amerikan Mimarlar Enstitüsü ‘Fellow’, RIBA Britanya Kraliyet Mimarlar Enstitüsü üyelikleri bulunmaktadır.\n\n\nHaeyoon\nHaeyoon 10 Ocak 1996 tarihinde Suncheon,Güney Kore'de doğdu. Kendisinden büyük bir erkek kardeşi vardır.\nHaziran 2018'de, Haeyoon Mnet'in idol yaratma programı \"Produce 48\"'e katıldı ve yarışmayı 19. olarak bitirdi.\n22 Kasım 2018 tarihinde FNC Entertainment yeni kız grubu Cherry Bullet üyesi olarak Haeyoon'u tanıttı.\n21 Ocak 2019 tarihinde Haeyoon, Cherry Bullet grubunun ilk albümü \"Let's Play Cherry Bullet\" ile çıkışını gerçekleştirdi.\nHaeyoon kendisi gibi şarkıcı Chungha ile yakın arkadaş olduklarını söylemiştir.\n\n\nMetaverse\nMetaverse, tüm sanal dünyaların, artırılmış gerçeklik ve İnternet'in toplamı da dahil olmak üzere, neredeyse geliştirilmiş fiziksel gerçeklik ve fiziksel olarak kalıcı sanal alanın yakınsamasıyla oluşturulan kolektif bir sanal paylaşılan alandır. \"Metaverse\" kelimesi, \"meta\" (ötesinde anlam) ve \"evren\" önekinin bir portmantosudur; terim tipik olarak algılanan bir sanal evrene bağlı kalıcı, paylaşılan, 3D sanal alanlardan oluşan, gelecekteki internet yinelemesi kavramını tanımlamak için kullanılır.\nMetaverse, tüm sanal dünyaların, artırılmış gerçeklik ve İnternet'in toplamı da dahil olmak üzere, neredeyse geliştirilmiş fiziksel gerçeklik ve fiziksel olarak kalıcı sanal alanın yakınsamasıyla oluşturulan kolektif bir sanal paylaşılan alandır. \"Metaverse\" kelimesi, \"meta\" (ötesinde anlam) ve \"evren\" önekinin bir portmantosudur; terim tipik olarak algılanan bir sanal evrene bağlı kalıcı, paylaşılan, 3D sanal alanlardan oluşan, gelecekteki internet yinelemesi kavramını tanımlamTerim, Neal Stephenson 'ın 1992 bilim kurgu romanı' 'Kar Çöküşü' \" de üretilmiştir, burada insanlar avatar s ile etkileşime girer birbirleriyle ve yazılım aracısı, gerçek dünyanın metaforunu kullanan üç boyutlu bir alanda. Stephenson terimi sanal gerçeklik - Internet 'e dayalı halef. Metaverse'e benzer kavramlar çeşitli isimler altında ortaya çıktı. 1981'e kadar cyberpunk kurgu türün \" Gerçek İsimler \" romanı. Stephenson, \" Snow Crash \" kelimesini bitirdiğinde, romanı bitirdikten sonra Metaverse'e benzeyen erken bir MMORPG \" Habitat \" hakkında bilgi edindiğini söyledi. Ayrıca, 2016'da Persona 5'te yayınlanan popüler bir video oyununda bir yer olarak ortaya çıkmıştı.Konsept ilk önce...\"\n\n\nGuanidin nitrat\nGuanidin nitrat [C(NH)]NO formülüne sahip kimyasal bir bileşiktir. Renksiz, suda çözünür bir tuzdur. Gaz jeneratörü ve katı yakıtlı roket motoru itici yakıt uygulamaları olarak kullanılan yüksek enerjili yakıt olarak büyük ölçüde üretilmektedir. Esas adı guanidinyum nitrat olsa da guanidin nitrat ifadesi yanlış ve yaygın olarak kullanılmaktadır.\nGuanidinin nitrik asit ile nötürleştirilmesi suretiyle oluşan tuz olmasına rağmen, guanidin nitrat, endüstriyel olarak disiyandiamid (veya kalsiyum tuzu) ve amonyum nitratın reaksiyonu ile üretilir.\nModel uçaklar için Jetex motorunda monopropellant olarak kullanılmıştır. Yüksek gaz çıkışı ve düşük alev sıcaklığına sahip olduğu için caziptir. 177 saniye (1.7 kN•s/kg)’lik nispeten yüksek bir monopropellant özgül itici kuvvete sahiptir.\nGuanidin nitrat'ın patlayarak ayrışması aşağıdaki denklemle verilir:\nHNCO → 3 HO + 2 N + C\nBileşik tehlikeli bir maddedir, patlayıcıdır ve oksitleyici (nitrat) içerir. Ayrıca gözler, cilt ve solunum yolu için de zararlıdır.\n\n\nLet's Play Cherry Bullet\nLet's Play Cherry Bullet Güney Koreli kız grubu Cherry Bullet'in çıkış albümüdür. Albüm dijital olarak 21 Ocak 2019 tarihinde FNC Entertainment tarafından yayınlandı. Albüm başlık şarkısı \"Q&A\" de dahil olmak üzere üç şarkı içerir.\nAlbümün başlık şarkısı \"Q&A\" \"Billboard\" Dünya Dijital Şarkı listesinde 17 numarada giriş yaptı.\n\n\nPlaek Phibunsongkhram\nMareşal Plaek Phibunsongkhram 1938'den 1944'e ve 1948'den 1957'ye kadar Tayland Başbakanı ve diktatör olarak görev yapan Taylandlı bir askeri subay ve politikacıydı.\n\n\nBill Monroe\nWilliam Smith Monroe (/mənˈroʊ/; 13 Eylül 1911 – 9 Eylül 1996) Amerikan mandolist, Şarkıcı,ve şarkı sözü yazarı ve bluegrass tarzı müziğin kurucusudur. Bu nedenle kendisine daha çok \"Father of Bluegrass\" denmektedir.\nBu şarkı tarzı ismini grupları Blue Grass Boys'den almıştır grubun diğer adı ise Kentucky bluegrass'dir bunun nedeni ise grubun merkezi Kentucky olmasından kaynaklanır. Monroe 69 yıl boyunca sahnede yer almıştır.\nMonroe son performansını 15 Mart 1996 tarihinde gerçekleştirdi. Bir inme yaşaması sonrasından Nisan ayında turuna ve kariyerine son verdi. Monroe 9 Eylül 1996 tarihinde Springfield, Tennessee,'de 85. yaş gününe dört gün kala öldü.\n\n\nRepublic F-105 Thunderchief\nRepublic F-105 Thunderchief, Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri tarafından kullanılan bir Amerikan süpersonik avcı-bombardıman uçağıdır. Vietnam Savaşı’nın ilk yıllarında grev bombalama görevlerinin çoğunu gerçekleştirdi; yüksek kayıp oranları nedeniyle savaştan çıkarılan tek Amerikan uçağıydı. Başlangıçta tek kişilik, nükleer saldırı uçağı olarak tasarlanan iki kişilik Wild Weasel versiyonu daha sonra yüzeyden havaya füze sahalarına karşı özel Düşman Hava Savunmasının Bastırılması (SEAD) rolü için geliştirildi. F-105, ekipleri tarafından yaygın olarak “Thud” olarak biliniyordu.\nMach 1 yeteneğine sahip North American F-100 Super Sabre'ın bir devamı olarak, F-105 ayrıca füzeler ve bir döner top ile donatılmıştı; ancak tasarımı, tek bir nükleer silahı dahili olarak taşıyan yüksek hızlı alçak irtifa penetrasyonuna uyarlandı. İlk olarak 1955'te uçtu, Thunderchief 1958'de hizmete girdi. Tek motorlu F-105, Boeing B-17 Flying Fortress ve Consolidated B-24 Liberator gibi İkinci Dünya Savaşı'nın bazı Amerikan ağır bombardıman uçaklarından daha fazla bomba yükü sağlayabilir. F-105, Vietnam Savaşı'nın birincil saldırı uçaklarından biriydi; 20.000'den fazla Thunderchief uçtu, 62 operasyonel (savaş dışı) kayıp (üretilen 833'ten) dahil 382 uçak kaybedildi. Daha küçük MiG savaşçılarından daha az çevik olmasına rağmen, USAF F-105'lere 27,5 ölüm verildi.\n\n\nMatapan Burnu Muharebesi\nMatapan Burnu Muharebesi II. Dünya Savaşı sırasında İngiliz Kraliyet Donanması ile İtalya Krallığı donanması arasında 27-29 Mart 1941 tarihlerinde gerçekleşen deniz muharebesidir. Muharebe Mora Yarımadasının güneybatısında yer alan Matapan Burnu açıklarında gerçekleşmiştir. Bletchley Park'daki İngiliz istihbarat faaliyetleri sayesinde şifreleri kırılan İtalyan donanmasının kullandığı Enigma makinesi ile iletilen istihbarat sayesinde İngiliz donanması İtalyan donanmasını pusuya düşürmüş ve çok büyük zayiat verdirmiştir.\nİtalyan donanması Nazilerden gelen talep üzerine muharebe bölgesine intikal etmiştir. İngiltere'nin de destek verdiği Yunan-İtalyan Savaşı Mihver devletlerinin aleyhine gelişmektedir. Sonrasında Nazilerin dahil olacağı Yunanistan Savaşından önce İngiliz Kraliyet donanmasının Mısır ve Libya'daki limanları üzerinden Yunanistan'da savaşan Müttefik Devlet güçlerine verdikleri desteği kesmek amaçlanmaktadır.\nİngiliz istihbaratı tarafından ele geçirilen şifreli mesajda İtalyan donanmasının yapacağı sürpriz bir saldırıdan bahsedilmekteydi. İstihbarat alındıktan sonra bölgedeki birliklere geçildi. HMS Formidable uçak gemisinden kalkan keşif uçaklarınca durum teyti edildi.\n27 Mart günü \"Ajax\", \"Gloucester\", \"Orion \"ve \"Perth \"kruvazörleri, beraberlerinde çok sayıda destroyerle beraber Yunan karasularından ayrılarak İtalyan donmasına doğru harekete geçti. Eş zamanlı olarak Amiral Cunningham komutasındaki \"Formidable\", \"Warspite\", \"Barham \"ve \"Valiant \"ise İskenderiye'den ayrılıp aynı bölgeye doğru yola çıktı. 28 Mart sabahından itibaren Gavdos açıklarında İtalyanlarla temas sağlanmış ve karşılıklı ateş açılmıştır. Cunningham'ın güçleri Pridham-Wippel komutasındaki diğer İngiliz savaş gemileriyle temas sağlamaya çalışırken İtalyan \"Vittorio Veneto\" gemisine rastlar ve saldırır. İtalyan donanması koordinasyonsuzluk, istihbarat eksikliği ve \"Pola\"gemisinin hareketsiz hale gelmesiyle beraber saldırıya açık hale gelir. 28 Mart gecesi düşmana oldukça yaklaşan İngiliz donanması İtalyan donanmasına beklemedikleri bir anda saldırır ve büyük hasar almasına sebep olur. Saldırının ardından İngiliz donanması çok sayıda gemiyi batırmış, önemli sayıda savaş esiri almış durumda geri döner. Mihver Devletleri hava saldırılarından korunmak için ertesi sabaha kalmadan kurtarma faaliyetlerini durdurmuş ve bölgeye gelecek hastane gemilerine saldırılmayacağını bildirmiştir. 2300 seviyesindeki İtalyan can kayıpları büyük oranda batırılmış olan \"Zara\" ve \"Fiume\" gemilerindendi.\nMatapan, İtalyan donanmasının en büyük yenilgilerinden birisidir. Yenilgi İtalyan donanmasındaki koordinasyonsuzluğu, hava-kara muhabere eksikliğini ve harekât amaçlarının net tanımlanmamış olması gibi sorunları açığa çıkarmıştır. Öte yandan Amiral Cunningham ise İtalyan donanmasının önde gelen savaş gemisi \"Vittorio Veneto\"nun ellerinden hasarlı da olsa kaçmasından hayıflanmaktaydı. Savaşın ardından İtalyan donanması Girit'in alınmasına kadar Akdeniz'in doğusuna doğru çekinceli şekilde açılmıştır. İtalyan muhaberatının dinlendiğine dair bilgi ancak 1978 yılında ilgili askeri kayıtların açılmasıyla ortaya çıkmış, bu tarihe kadar kamuoyuyla paylaşılmamıştır.\n\n\nÇaldağ, Giresun\nÇaldağ, Giresun ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.\nKöyün adı, 1916 yılı kayıtlarında Melikli şeklindedir. 1990 yılı başlarında Gedikli köyü ile birleşerek \"Çaldağ\" adıyla beldeye çevrilen köyün belediye statüsü, nüfusunun 2000 kişinin altına düşmesi üzerine 2013 yılında sona erdi. Çaldağ'ın köye dönüşmesiyle Gedikli ve Melikli mahalleleri tekrar köye dönüştü.\nKöy, Giresun il merkezine 27 km uzaklıktadır.\n\n\nZengin Ve Serseri\nZengin ve Serseri yapım ve yönetmeliğini Süreyya Duru'nun yaptığı 1967 yapımı Türk sinema filmi\n\n\nLily-Rose Depp\nLily-Rose Melody Depp, ebeveynleri Johnny Depp ve Vanessa Paradis olan Fransız-Amerikalı oyuncu ve model. Depp oyunculuk kariyerine Tusk'ta küçük bir rolle başladı ve Isadora Duncan, Planetarium ve The King adlı dramalarda rol aldı.\n\n\nİntiharın önlenmesi\nİntiharın önlenmesi, intihar olasılığını azaltmak için yerel vatandaş örgütleri, sağlık çalışanları ve ilgili profesyonellerin kolektif çabalarını içerir. Genel çabalar arasında tıp, ruh sağlığı, halk sağlığı ve diğer alanlarda önleme ve proaktif önlemler yer almaktadır. Koruma, sosyal destek ve sosyal katılım faktörlerinin yanı sıra ölümcül araçlara erişim gibi çevresel riskler intiharı önlemenin önemli yönleri olarak göründüğünden, intihar, tek başına tıbbi veya zihinsel bir sorun olarak görülmemelidir.\nStres altındaki kişiler için telefon yardımı genellikle 1953'te Londra'da Anglikan rahip Chad Varah ve Samaritans yardım kuruluşu tarafından verilmiştir. İlk önleme merkezleri arasında Amerika Birleşik Devletleri'nde 130 merkeze genişleyen Los Angeles İntiharı Önleme Merkezi de bulunmaktadır.\nPek çok ülkede çevrim içi hizmet veya telefon hizmeti mevcuttur.\nİntiharı önlemeye yönelik doğrudan müdahalelerin ötesinde, yöntemler ayrıca şunları da içerir:\nİntiharı önleme konusu intiharbilim alanının inceleme konusudur. Hedefi dünya çapında intihar oranlarını azaltmaktır. Birçok uzman düzenli olarak dünya çapında önleme programları geliştirmekte ve değerlendirmektedir. Dünya Sağlık Örgütü 1950'den beri intiharla ilgili veri toplamaktadır ve etkili önleme programlarının uygulanmasına yardımcı olmak için konuyla ilgili araştırma programlarını ve dergileri desteklemektedir..\n1966'dan 2005'e kadar yapılan çalışmaların 15 ülkeden uzmanlar tarafından sistematik olarak gözden geçirilmesi, uygulayıcıların genel eğitiminin (depresyon ve tedavisinin tanınması konusunda eğitim) ve intihar araçlarının azaltılmasının (örneğin ateşli silahlar veya böcek ilaçları) kanıtlanmış önleme stratejileri olduğunu ortaya koymuştur.\nÖnleme programları topluluklar için finansal bir maliyeti temsil eder, fakat aynı zamanda uzun vadede faydalı finansal yansımaları da vardır. Bir programın maliyeti ile sonuçlanan insanın yanı sıra fayda-maliyet analizi olarak adlandırılan finansal fayda veya faydalar arasındaki ilişkiyi hesaplamak mümkündür.\nBöyle bir hesaplama İngiliz hükûmeti tarafından yapılmıştır ve Hollandalı araştırmacılar Aleman ve Denys tarafından \"Nature\" dergisinde yayımlanmıştır. Bu veri intihar önleme programlarının bir hükûmet için mükemmel bir ekonomik yatırım olduğunu göstermektedir. İntiharların maliyeti, hastaneye yatış, polis, cenaze masrafları ve aynı zamanda ölenlerin kaybettiği yıllar eklenerek değerlendirilir (yaşamın değeri olarak adlandırılan bir hesaplama, diğer şeylerin yanı sıra erken ölüm nedeniyle verimlilik kaybını tahmin eder). Bu maliyetlerin İngiliz hükûmeti tarafından 577,7 milyon £ (2008-2009) civarında olduğu tahmin edilmektedir. İntihar önleme programlarının maliyeti (klinik hekimler için eğitim, önleme tedbirleri) 10 milyon civarındadır. Uzun vadeli tasarruflar ise 567,8 milyon £'dir (bu programlar tarafından önlenen 600 intihar ölümüne karşılık gelen bir değerlendirme). Yazarlar, intiharın önlenmesiyle kıyaslandığında trafik kazalarının önlenmesinin faydasının yatırıma göre 10 kat daha fazla olduğu ve trafik kazası kurbanları azalırken kurbanlarının sabit kaldığı veya arttığı bu alana bu nedenle büyük ölçekte yatırım çağrısı yapmaktadır.\nİntiharı önleme, uygulayıcıların duygusal sıkıntıları ve kötü uygulama riski açısından sağlık uzmanları için risklidir.\n\n\nİnişdibi, Giresun\nİnişdibi, Giresun ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.\nKöy, uzun zamandır aynı adı taşımaktadır. 1994 yılından sonra Sultaniye ve Çimşir köyleriyle birleştirilerek beldeye çevrilen köyün belediye statüsü, nüfusunun 2000 kişinin altına düşmesi üzerine 2013 yılında sona erdi. İnişdibi'nin köye dönüşmesiyle Sultaniye ve Çimşir mahalleleri tekrar köye dönüştü.\nKöy, Giresun il merkezine 32 km uzaklıktadır.\n\n\nGedikli, Giresun\nGedikli, Giresun ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.\nKöy, 1928'den beri aynı adı taşımaktadır. 1990 yılı başlarında Çaldağ köyü ile birleşerek \"Çaldağ\" adıyla kurulan beldeye bağlı bir mahalleye dönüşmüştür. Çaldağ'ın belediye statüsü, nüfusunun 2000 kişinin altına düşmesi üzerine 2013 yılında sona ermiştir. Bunun üzerine, Gedikli tekrar köye dönüşmüştür.\nKöy, Giresun il merkezine 24 km uzaklıktadır.\n\n\nSenato (Malezya)\nSenato (), Malezya Parlamentosu'nun üst meclisidir. 26'sı eyalet yasama meclisleri tarafından seçilen 70 senatörden, her eyalet için iki senatörden, diğer 44'ü ise federal bölgeleri temsil etmek üzere atanan dörtü de dahil olmak üzere Yang di-Pertuan Agong tarafından atanır.\nSenato genellikle Temsilciler Meclisi tarafından kabul edilen yasaları gözden geçirir. Tüm yasalar genellikle kraliyet onayı için Yang di-Pertuan Agong'a gönderilmeden önce hem Temsilciler Meclisi hem de Senato tarafından kabul edilmek zorundadır. Bununla birlikte, Senato bir tasarıyı reddederse, yasanın geçişini Yang di-Pertuan Agong'a gönderilmeden önce en fazla bir yıl geciktirebilir, bu da Birleşik Krallık'taki Lordlar Kamarası'nda yapılana benzer bir kısıtlamadır. Temsilciler Meclisi gibi, Senato da Kuala Lumpur'daki Malezya Parlamentosu Evleri'nde toplanmaktadır.\n\n\nJerry Siegel\nJerome \"Jerry\" Siegel (d. 17 Ekim 1914 -ö. 28 Ocak 1996) Amerikalı çizgi roman sanatçısı ve yazar.\nSiegel 17 Ekim 1914'te Cleveland, Ohio'da Britanya Yahudisi kökenli bir ailenin oğlu olarak doğdu. Siegel eğitimini Greenville Yüksek Okulu'nda tamamladı. Kripton gezegeninden çıkıp Dünya'ya gazeteci Clark Kent olarak gelen süper kahraman Süpermen'i yaratarak ilk çizgi romanlarını yazıp çizmiştir. Başarılı getiren çizgi roman çalışmalarıyla birçok ödül ve başarı elde etmiştir. \nSiegel 1948'de evlendiği eşi Joanne Siegel ile kendisinin 1996'da vefatına kadar beraberliğini sürdürmüştür. Laura isminde bir kızı vardır. Siegel 28 Ocak 1996'da Los Angeles, Kaliforniya'da 81 yaşında vefat etmiş cenazesi Hollywood Forever Mezarlığı'nda icra olmuştur.\n\n\nÄ°nferior sagittal sinus\nInferior sagittal sinus Beyin orta ve alt kısmında, falks serebrinin alt sınırı boyunca önden arkaya doğru uzanarak, beynin derin yapılarından aldığı venöz kanı taşır. Derin yapılardan alınan venöz kan, arkada sinus rektus ile birleşir ve buradan kan konfluens sinuuma taşınır. falks serebrinin alt sınırı ve korpus kallozum üst sınırı boyunca ilerler.\n\n\nTrevor Stines\nTrevor Stines (d. 15 Temmuz 1994), Amerikalı aktör. 2017'den itibaren yer aldığı televizyon dizisi Jason Blossom karakterini canlandırdığı \"Riverdale\" ile bilinir. Ayrıca televizyon filmi \"A Tragic Love Story\" ile başarılı bir grafik çizdi.\n\n\nMelikli, Giresun\nMelikli, Giresun ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.\nKöy, 1990 yılı başlarında kurulan Çaldağ beldesine bağlı bir mahalleye dönüştü. Çaldağ'ın belediye statüsü, nüfusunun 2000 kişinin altına düşmesi üzerine 2013 yılında sona erdi. Bunun üzerine, Melikli tekrar köye dönüştü.\n\n\nAbdulkadir Uraloğlu\nAbdulkadir Uraloğlu (d.1966 Trabzon), Karayolları Genel Müdürü. \nKaradeniz Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden 1988’de mezun oldu. İzmir Bölge Müdürüyken 2015 yılında görevinden istifa ederek AK Parti’den Trabzon Milletvekili adayı adayı olmuştu. Ancak o dönem aday gösterilmedi.\n23 Temmuz 2018 tarihinde yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Karayolları Genel Müdürü olarak atandı. ​​\nEvli ve üç çocuk babasıdır.\n\n\nDarren McGavin\nDarren McGavin (7 Mayıs 1922, Spokane, Washington- 25 Şubat 2006, Los Angeles, Kaliforniya), Amerikalı tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu.\n\n\nSuperior petrozal sinus\nSuperior petrozal sinus kafa tabanı dural venöz sinuslerindendir. Kavernöz sinusten aldığı venöz kanı arkaya ve yana doğru uzanarak transvers sinüse taşır. Bu sinus kavernöz sinusten başlar ve \"tentoryum serebrinin\" sabit parçası boyunca, yine kendisinin temporal kemik petröz parçası üzerinde oluşturduğu \"superior petrozal sulkus\" boyunca arkaya ve dışa doğru seyreder. Burada transvers sinuse bağlanır.\n\n\nMalezya Parlamentosu\nMalezya Parlamentosu (), Malezya'nın ulusal yasama organıdır. İki meclisli bir yapıya sahip olup Temsilciler Meclisi ve Senato'dan oluşmaktadır. Hükümdar olarak Yang di-Pertuan Agong Parlamentonun üçüncü bileşenidir.\n\n\nÄ°merhevliler\nİmerhevliler (Gürcüce: იმერხეველები), Gürcüce'nin İmerhev lehçesini konuşan (\"imerheuli\") Gürcülerin etnografik alt grubudur. İmerhev lehçesinin Acara lehçesi ile benzer özellikleri vardır. İmerhevliler, Türkiye'nin kuzeydoğusundaki Artvin ilinin yerli halklarındandır. Türk toplumu ile bütünleşen İmerhevliler Sünni Müslümandır. İmerhevlilerin neredeyse tamamı hem Gürcüce hem de Türkçe konuşabilir.\nTürkiye'deki Gürcü toplulukları arasındaki farklıları yansıtan topluluklardan biri olan İmerhevliler, Acara kimliğini benimsemiş Borçka bölgesindeki Gürcülerden farklı bir kökene sahiptir. Buranın kültürünü akademik olarak inceleyen ilk kişi Nikolay Marr'dır. 1910'da Şavşat'a yaptığı keşif gezisinde İmerhev nehrinin çevresindeki birçok köyden etnografik ve halk edebiyatına dair bilgiler toplamıştır.\nİmerhevlilerin çoğu günümüzde İmerhev olarak bilinen bölgede yaşamaktadır. İmerhevi bölgesine adını İmerhevliler vermiştir. İmerhevi nüfusu büyük ölçüde Meydancık köyü çevresinde, daha önce Diobani olarak bilinen 14 mezrada yaşayan etnik Gürcülerden oluşmaktadır. Bu yerleşimlerin hem resmi Türkçe adları hem de resmi olmayan Gürcüce adları vardır.\n\n\nU-110\nU-100 II. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası Deniz Kuvvetleri Kriegsmarine tarafından kullanılmış olan IXB-sınıfı U-bot. 9 Mayıs 1941 günü Kraliyet Donanması gemileri tarafından ele geçirildikten sonra denizaltıdan çıkan belge, ekipman ve bilgi sayesinde Enigma makinesinin şifrelerinin kırılmasında önemli adımlar atılmıştır.\nU-110 1 Şubat 1940 günü Bremen'deki AG Weser tesislerinde kızağa konulmuştur. Aynı yıl Ağustos ayında denize inen denizaltı 21 Kasım itibarıyla hizmete girmiştir. Denizaltının komutanı Yüzbaşı Fritz-Julius Lemp idi. 9 Mart 1941 tarihinde Kiel'den ayrılan U-110 görevi gereği Büyük Okyanus'ta Faroe Adalarıyla Shetland Adaları arasında konum almıştır. Bu görevi sırasında \"Erodana\" ve \"Siremalm\" adlı ticari gemileri vurmuş ancak batıramamıştır. Güverte topunun hatalı kullanımı neticesinde kullanım dışı kalması üzerine üssüne erken dönmek zorunda kalmıştır. 29 Mart günü Lorient'e ulaşmıştır.\nU-110 ikinci görevi için 15 Nisan 1941'de Lorient'den ayrıldı. 27 Nisan'da İrlanda'nın Blasket Adaları açıklarında \"Henri Mory\" gemisini batırdı. Daha sonra OB 318 Atlantik Konvoyuna bağlı hareket eden \"Esmond\" ve \"Bengore Head\" gemilerine saldırdı ve ikisini de batırdı. Ancak konvoydaki koruma gemilerinin saldırılarıyla karşı karşıya kaldı. İngiliz korveti \"HMS Aubrieta\" ve destroyer \"Broadway\" tarafından yapılan sualtı bombası saldırıları sonucunda yüzeye çıkmak zorunda kaldı. Saldırıdan sonra ağır hasarlı da olsa ayakta kalan U-110 mürettebatına teslim olma uyarısı yapılır ve sonrasında \"HMS Bulldog\" gemisinden denizaltıya çıkan bir ekip içinde Enigma makinesi, iletişim kodları ve diğer kıymetli istihbarat ekipman, bilgi ve belgelerini alır. U-110'dan ele geçen çok değerli bilgiler sayesinde Enigma şifrelerinin kırılmasında önemli adımlar atılmıştır. Ele geçen bilgiler İngiliz Başbakanı Winston Churchill tarafından aylarca Müttefiklerden gizlenmiştir. İngiliz gemilerinin yedeğine alınıp taşınmak istenen denizaltı ertesi gün tamamen su aldığı için batmıştır.\n\n\n6ix9ine\n6ix9ine veya Tekashi 6ix9ine (\"six nine\" diye okunur), ya da doğum adıyla Daniel Hernandez (d. 8 Mayıs 1996, New York, New York), Amerikalı rapçi ve söz yazarıdır. Müziği agresifliği ile dikkat çekerken, tartışmalı kamusal kişiliği, kendine özgü gökkuşağı renginde saçları, geniş dövmeleri, akran olan ünlüler ile mevcut hasımlığı ve yasal sorunları ile tanınır.\n2015 yılında 6ix9ine, bir çocuğun istismarından suçlu bulundu. Dört yıllık şartlı tahliye ve 1.000 saatlik bir toplum hizmeti cezası aldı. 2018 yılında, haraççılık, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı suçlamalarından tutuklandı. Şubat 2019'da cinayete teşebbüs ve silahlı soygun da dahil olmak üzere dokuz suçtan suçlu bulundu ve ifadesinin ardından iki yıl hapis cezası aldı. Nisan 2020'de, astım rahatsızlığı nedeniyle COVID-19 salgını sırasında hastalığa karşı zayıf olduğundan ötürü erken tahliye edildi ve cezasının geri kalanında ev hapsine alındı.\nDaniel Hernandez, 8 Mayıs 1996'da Brooklyn, New York'da doğdu. Babasına da Daniel Hernandez denir. Annesi Natividad Hernandez, daha iyi bir yaşam ve fırsat aramak için 1988'de ABD'ye geldi; fabrika işçisi ve ev temizleyicisiydi. Aynı zamanda diyabet hastasıdır ve dört fıtık operasyonu geçirmiştir. Hernandez, gençliği boyunca beyzbol ve futbol oynadı. 13 yaşında büyük bir lig futbol takımına atandı, ancak annesi yabancı birinin genç yaştaki oğlunu götürmesine güvenmediğinden reddetti. Hernandez'in bir ağabeyi (Oscar Osiris Hernandez) vardır ve Hernandez'in başının sağ tarafında ağabeyinin isminin dövmesi bulunur. Hernandez ve ağabeyi Oscar, gençlikleri boyunca bir kilisede büyüdüler. Hernandez ayin sırasında şarkı söylerdi ve kutsal metinleri okumak için seçilirdi, en sevdiği pasaj Mezmur 121'di.\nÜvey babasının ölümünden dolayı duygusal rahatsızlık çeken Hernandez, çok fazla kilo verdiği noktaya kadar duş almadı ya da yemek yemedi, ardından tedavi edildi. Depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle hastaneye yatırıldı.\nHernandez 18 yaşına geldiğinde Sara Molina isimli kız arkadaşından Saraiyah isminde bir çocuğu oldu. 23 yaşında ise Marleyna M. isimli kız arkadaşından bir çocuğu daha oldu.\n\n\nAvalonya\nAvalonya paleozoik çağda bir mikro kıtaydı. Bu eski mikro kıtaların kabuk parçaları güneybatı Büyük Britanya'nın,güney İrlanda'nın ve Kuzey Amerika'nın doğu kıyılarının altında yatmaktadır. Batı Avrupa,Atlantik Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri kıyılarının eski kayalarının çoğunun kaynağıdır. Avalonya,Newfoudland'daki avalon yarımadası olarak adlandırıldı.\nAvalonya,gondwana'nın kuzey kenarında volkanik bir yay olarak gelişti.Sonunda uzaklaştı ve sürüklenen mikro kıta haline geldi.Arkasından Rheik okyanusu oluştu ve İyapetüs Okyanusu önünde küçüldü. Kıta Baltica,sonra Laurentia ve nihayet gondwana ile çarpıştı ve Pangea içine girdi. Pangea ayrıldığında Avalonya'nın kalıntıları Atlantik okyanusu olan yarık ile bölündü.\nAvalonya'nın erken gelişiminin , Gondwana marjındaki bir çökme bölgesinin yakınındaki volkanik yaylarda olduğuna inanılıyor .  Bazı malzemeler, okyanusta daha fazla oluşan ve daha sonra plaka tektonik hareketlerinin bir sonucu olarak Gondwana ile çarpışan volkanik ada yaylarından birikmiş olabilir. Magmatik aktivite 730 milyon yıl önce başlamış ve 570 milyon yıl öncesine kadar geç Neoproterozoik dönemde devam etmiştir .\nKambriyen'in başlarında , süper kıta Pannotia dağıldı ve Avalonya Gondwana'dan kuzeye doğru sürüklendi. Avalonya'nın bu bağımsız hareketi, yaklaşık 60 ° Güney enleminden başladı. Avalonya'nın doğu ucu, Baltica'nın saat yönünün tersine doğru yavaşça döndüğü için yaklaşık 30 ° G ila 55 ° G enlemlerini işgal eden bir kıta plakası olan Baltica ile çarpıştı . Bu Ordoviçyan'ın sonunda ve Erken Silüriyen sırasında oldu .\nGeç Siluryan ve alt Devoniyen'de , birleşik Baltica ve Avalonya , şimdi Kuzey Amerika'ya bağlı olan Avalonya'nın uzun ekstremitesinden başlayarak Laurentia ile kademeli olarak çarpıştı . Bunun sonucu Euramerica'nın oluşumuydu . Bu aşamanın tamamlanmasının ardından, İngiltere'nin yeri 30 ° G ve Nova Scotia yaklaşık 45 ° G idi. Bu çarpışma, Caledonian katlanmasıyla veya Kuzey Amerika'da, Acadian orojenisinde erken bir aşama olarak temsil edilir .\nGelen Karbonifer , yeni bir kıta ve başka bir kayaç Armorica dahil Iberia , Euramerica Iberia / Armorica ilave yüzden ve kıta arasındaki Avalonya bindirme, Gondwana'dan içinde süzüldü. Bunu Gondwana'nın gelişi izledi. Bu çarpışmaların etkileri Avrupa'da Variscan katlanması olarak görülmektedir . Kuzey Amerika'da Acadian orojenisinin sonraki aşamalarını gösterir. Bu sonradan sırasında Ekvator civarında oluyordu Karbonifer şekillendirme, Pangea kendi merkezine yakın Avalonyayı kısmen sığ deniz yoluyla su bastı.\nGelen Jura , Pangaea bölündü Laurasya Laurasya'nın parçası olarak Avalonya ile Gondvana'nın. In Kretase Laurasia'dan içine dağıldı Kuzey Amerika ve Avrasya aralarında Avalonya bölünmüştür.\nIberia, Gondwana'nın Afrikalı kısmı grevden geçerken daha sonra tekrar döndürüldü. Bu son hareket , Miyosen ve Pliyosen sırasında Pirenelerin yetiştirilmesi de dahil olmak üzere Alp orojenisine neden oldu . Bunun bir sonucu olarak, Avalonya'nın bir kısmı artık Cebelitarık Boğazı'nın her iki tarafında bulunmaktadır\nBüyük Britanya'nın Avalonya kısmı neredeyse tamamen İngiltere ve Galler ile çakışıyor. Başka bir yerde de Avrupa'da , Avalonya parçaları bulunur. Ardennes arasında Belçika'da ve kuzey-doğu Fransa , kuzey Almanya'da , kuzey-batı Polonya'da , güneydoğu İrlanda ve güney-batı ucunda İber Yarımadasın da bulumaktadır.\nİngiliz-Belçika bölümünün bir kısmı, kömür alanlarının yerleşimini etkileyen Karbonifer'de bir ada oluşturdu; bu ' Londra-Brabant Adası ' gibi isimlerle bilinir . Büyüklüğünün , Variscan çarpışması sonucu ortaya çıkan kabuk katlamasını etkileyerek Ardennes ve İngiliz Midlands arasındaki jeolojik yapı üzerinde etkisi oldu .\nKanada da , Avalonya içermektedir Avalon Yarımadası güneydoğusunda Newfoundland , güney New Brunswick , parçası Nova Scotia ve Prince Edward Island. ABD'de , Avalonya kuzey kıyı Maine , tüm Rhode Island'da ve New England kıyı diğer bölümlerinde oluşur\n\n\nTonadilla\nTonadilla, tiyatro orijinli İspanyol danssız bir müzikal biçimidir. Tür İspanya'da 18. yüzyılda popüler olan kısa ve hicivsel bir müzikal komedidir. Daha sonradan Küba ve diğer İspanyol kolonilerinde de popüler olmuştur.\nOrijinalinde bir şarkı türü olan tonadilla, daha sonradan tonadillaya karakterler için diyalog yazıldı ve 10 ila 20 dakika süren minyatür bir opera olarak değiştirildi. Kişileri günlük yaşamdan alınmış, popüler, halk müziği, dans ve yerel dili içeriyordu. Tonadilla ayrıca zarzuela'nın ortaya çıkmasına ilham kaynağı olmuştur. Zarzuela, İspanyol müzikal drama ve komedinin karakterist formudur.\nİlk tonadilla 1757 yılında Luis Misson'a atfedildi. İspanya'daki önemli tonadilla bestecilerinden bazıları; Blas de Laserna, Pablo Esteve, Joaquin Rodrigo ve Jacinto Valledor.\nTonadilla özellikle Küba'da çok popülerdi, 1790 ve 1814 yıllarında 200'ün üstünde tonadilla sahnesi bulunuyordu.\n\n\nÇimşir, Giresun\nÇimşir, Giresun ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.\nKöy, 1994 yılından sonra kurulan İnişdibi beldesinin bir mahallesi oldu. İnişdibi'nin belediye statüsü, nüfusunun 2000 kişinin altına düşmesi üzerine 2013 yılında sona erdi. Bunun üzerine, Çimşir tekrar köye dönüştü.\nKöy, Giresun il merkezine 32 km uzaklıktadır.\n\n\nÄ°nferior petrozal sinus\nİnferior petrozal sinusler her iki tarafta ikişer adet bulunan, kavernöz sinusten aldığı venöz kanı, temporal kemiğin petröz parçasının alt sınır boyunca arkaya doğru uzanarak internal juguler vene taşıyan küçük sinuslerdir.\nTemporal kemiğin petröz parçasının alt kısmı ile oksipital kemiğin bazal kısmının üst parçasının birleştiği yere\"inferior petrozal sulkus\" denir ve \"inferior petrozal sinus\" bu oluk içerisinde bulunur. Kavernöz sinusden başlar, arkaya doğru uzanır, \"juguler foramenin\" ön tarafında, internal juguler ven ile birleşir.\nİnferior petrozal sinus işitme kanallarından, eyin sapından, pons ve beyinciğin alt kısmında venöz dallar alır.\n\n\nPeru'da COVID-19 pandemisi\n6 Mart 2020'de İspanya, Fransa ve Çek Cumhuriyeti'ne seyahat etmiş 25 yaşında bir adamın testinin pozitif çıktığı ve COVID-19 pandemisinin Peru'ya ulaştığı bildirildi. 15 Mart 2020'de, Başkan Martín Vizcarra, ülke çapında bir sokağa çıkma kısıtlaması, sınırları kapatma, iç seyahati kısıtlama ve sağlık tesisleri, bakkallar, eczaneler ve bankalar hariç olmak üzere gereksiz ticari işlemleri engelleme gibi önlemler aldı.\nToplam nüfusu 32 milyon olan Peru, Nisan 2020 itibarıyla toplam 500 yoğun bakım ünitesi (YBÜ) yatağına sahiptir ve ülke çapındaki ventilatör stoğunu 40'tan 540 makineye genişletmek için çalışmaktadır.\n12 Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 31 Aralık 2019'da Çin'in Vuhan şehrindeki bir grup insanda yeni bir koronavirüsün solunum hastalıklarına neden olduğunu doğruladı.\nÖlüm oranı COVID-19 için SARS a göre daha düşüktür. Ancak bulaş oranı çok daha büyüktür.\n\n\nContigliano\nContigliano İtalya'nın Lazio bölgesine bağlı Rieti ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 30 Haziran 2017 tarihi itibarıyla 3,833'tür.\n\n\nSultaniye, Giresun\nSultaniye, Giresun ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.\nKöy, 1928 yılından beri aynı adı taşımaktadır. 1994 yılından sonra kurulan İnişdibi beldesinin bir mahallesi oldu. İnişdibi'nin belediye statüsü, nüfusunun 2000 kişinin altına düşmesi üzerine 2013 yılında sona erdi. Bunun üzerine, Sultaniye tekrar köye dönüştü.\nKöy, Giresun il merkezine 28 km uzaklıktadır.\n\n\nKsilitol pentanitrat\nKsilitol pentanitrat , beş karbon atomlu bir şeker alkolü bileşiği olan ksilitolün tamamen nitrolamasıyla oluşan son derece yüksek viskoziteye sahip, nadiren kullanılan sıvı bir patlayıcı bileşiktir . Saf formda, diğer tamamen nitratlanmış polioller gibi beyaz kristal patlayıcıdır. Bununla birlikte, sentez sırasında saflaştırılması zor viskoz bir sıvı karışım üreten düşük nitratlı formlar üretilir.\n\n\nU-559\nU-559 II. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası Deniz Kuvvetleri Kriegsmarine tarafından kullanılmış olan VIIC-sınıfı U-bot. 30 Ekim 1942 günü Kraliyet Donanması gemileri tarafından batırılırken ele geçen belge ve ekipman sayesinde Enigma makinesinin şifrelerinin kırılmasında önemli adımlar atılmıştır.\nU-559, 1Şubat 1940 günü Hamburg'daki Blohm + Voss tesislerinde kızağa konulmuştur. 8 Ocak 1941 tarihinde denize inen denizaltı 27 Şubat itibarıyla hizmete girmiştir. Denizaltının komutanı Yüzbaşı Hans Heidtmann idi. 4 Haziran 1941 tarihinde Kiel'den ayrılan U-559 görevi gereği Büyük Okyanus'ta Grönland ve İzlanda arasında konum almıştır. Toplamda 10 kez göreve çıkan U-559 dört ticari gemiyi, bir savaş gemisini batırmıştır.\n30 Ekim 1942 günü Kraliyet Hava Kuvvetlerine bağlı bir Short Sunderland uçağı tarafından Nil Deltasının kuzeyinde noktasında tespit edilir.\n\n\nLesotho'da COVID-19 pandemisi\n13 Mayıs 2020'de devam eden COVID-19 pandemisinin Lesotho'ya ulaştığı doğrulandı.\nBundan önce Lesotho, Afrika'da küresel pandemi sırasında herhangi bir koronavirüs hastalığı vakası bildirmemiş olan son ülkeydi.\nÜlke, virüsü test etme yeteneğine sahip değildi ve böylece, virüsün yayılmasını önlemek için hükümet Güney Afrika ile olan sınırını kapattı. 18 Mart'ta hükümet, doğrulanmış vaka olmamasına rağmen ulusal bir acil durum ilan etti ve 17 Nisan'a kadar okulları kapattı (ancak okul yemeklerinin devam etmesine izin verdi). Gelen gezginler, varışta 14 gün karantinaya alınacaklardır. Başbakan Thomas Thabane, 29 Mart gece yarısından itibaren üç haftalık bir sokağa çıkma kısıtlaması ilan etti. Lesotho, örneklerini test için Güney Afrika Ulusal Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü'ne göndermeye başladı. Lesotho, sokağa çıkma yasağının bazı taraflarını 5 Mayıs'tan itibaren kaldırmaya başladı.\n12 Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 31 Aralık 2019'da Çin'in Vuhan şehrindeki bir grup insanda yeni bir koronavirüsün solunum hastalıklarına neden olduğunu doğruladı.\nÖlüm oranı COVID-19 için SARS 'a göre daha düşüktür. Ancak bulaş oranı çok daha büyüktür.\n\n\nGeçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü\nGeçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı olarak tarımsal araştırma faaliyetlerine devam eden bir resmi kurumdur.\nGeçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, 1925 yılından bugüne kadar yürüttüğü çeşitli ıslah çalışmaları sonucunda tahıllar, endüstri bitkileri, yemeklik dane baklagiller, tıbbi aromatik bitkiler, yem bitkileri ve sebze bitkileri türlerinde çeşitler tescil ettirerek üreticilerimizin hizmetine sunan ve Toprak ve Su Kaynakları alanlarında araştırmalar yürüten bir tarımsal arge kuruluşudur. Son olarak Türkiye'nin ilk yerli etçi damızlık tavuk ırkını geliştirme çalışmalarına devam etmektedir. Irk Anadolu-T adıyla tescil edilmiştir.\n\n\nSaint Pierre ve Miquelon'da COVID-19 pandemisi\nCOVID-19 salgınının 5 Nisan 2020'de Fransa'nın deniz aşırı Saint Pierre ve Miquelon kolektifliğine ulaştığı doğrulandı. Daha önce Newfoundland ile Saint Pierre ve Miquelon arasındaki feribot seferleri askıya alınmıştı. St. Pierre ve Miquelon adaları arasındaki hava ve feribot seferleri azaltıldı. Turizm sektörünün pandemi ve ilgili tedbirlerden etkilenmesi beklenmektedir. Kolektivite 17 Mart 2020'den beri kilit altında.\n12 Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 31 Aralık 2019'da Çin'in Vuhan şehrindeki bir grup insanda yeni bir koronavirüsün solunum hastalıklarına neden olduğunu doğruladı.\nÖlüm oranı COVID-19 için SARS'a göre daha düşüktür. Ancak bulaş oranı çok daha büyüktür.\n5 Nisan'da ilk vaka doğrulandı.\nİşletmelerin çoğunluğu barlar ve restoranlar dışında yeniden açılacak. Okullar muhtemelen Mayıs ayının ilk haftasında tekrar açılacak. İki ada arasındaki seyahat 11 Mayıs'ta devam edecek. Spor ve toplantılarla ilgili kısıtlamalar kalacak.\n4 Mayıs'ta, Fransa ve Kanada metropolünde kalan 270'den fazla öğrencinin 12 Mayıs'tan itibaren Saint Pierre ve Miquelon'a döneceği bildirildi. 14 gün boyunca karantinaya alınacak ve test edileceklerdir.\n\n\nJohn Henry (folklor)\nJohn Henry bir Afro-Amerikan halk kahramanıdır . \"Çelik süren bir adam\" olarak çalıştığı söylenir - bir demiryolu tüneli inşa ederken kayayı patlatmak için yerleştirilecek patlayıcılar için delik açmak üzere çelik bir matkabı kayaya çakmakla görevli bir adam.\nJohn Henry'nin hikayesi, birçok versiyonu bulunan ve çok sayıda hikayenin, oyunun, kitabın ve romanın konusu olan klasik bir halk şarkısında anlatılır.\nEfsaneye göre, John Henry'nin çelik sürücüsü olma becerisi, buharla çalışan bir kaya delme makinesine karşı bir yarışı kazanıp yarıştan sonra yaşadığı stresten dolayı kalbinin durması ve elinde çekiciyle ölmesiyle ölçüldü. Batı Virginia'daki Big Bend Tüneli, Virginia'daki Lewis Tüneli ve Alabama'daki Coosa Dağ Tüneli gibi çeşitli yerlerin yarışmanın yapıldığı yer olduğu iddia edildi.\nJohn Henry efsanesinin birçok yönünün tarihsel doğruluğu tartışmaya tabidir. John Henry'nin öldüğü tünel için birkaç yer iddia edildi.\nSosyolog Guy B. Johnson, 1920'lerin sonunda John Henry efsanesini araştırdı. John Henry'nin Chesapeake ve Ohio Demiryolu'nun (C&O Demiryolu) Big Bend Tüneli üzerinde çalışmış olabileceği, ancak \"bu iddia lehine ve aleyhine dava açılabileceği\" sonucuna vardı. Bu tünel 1870'ten 1872'ye kadar (Johnson'un tarihine göre) Talcott, Batı Virginia yakınlarında inşa edildi ve adını yakındaki Greenbrier Nehri'ndeki büyük virajdan (big bend) alır.\nŞarkının bazı versiyonları John Henry'nin ölümünün yerini \"C & O'daki Big Bend Tüneli\" olarak adlandırır. 1927 yılında Johnson bölgeyi ziyaret etti ve olayı gördüğünü söylen birini buldu.\nNeal Miller olarak tanınan bu adam bana açık şekilde 17 yaşındayken babasıyla tünele nasıl gittiğini, çelik sürücüler için nasıl su ve matkap taşıdığını, nasıl John Henry'i her gün gördüğünü, ve sonunda, John Henry ve buharlı matkap arasındaki yarışma hakkında her şeyi anlattı.\n\"Buharlı matkap çalışanı, matkabı buraya getirdiğinde\" dedi Bay Miller, \"John Henry ona karşı çalışmak istedi. İşinden çok gurur duyardı ve makinelerin onun gibi adamların işlerini almasını görmekten nefret ederdi.\n\"Şey, buharlı delicinin ne kadar pratik olduğunu göstermek için bir deney yapmaya karar verdiler. Deney bütün gün ve sonraki günün bir kısmında sürdü.\n\"John Henry kazandı. Yeterince dinlenmemişti, ve çok çalıştı. Hastalandı ve sonrasında öldü.\nMr. Miller buharlı matkabı detaylıca anlattı. Buna göre bir çizim yaptım ve bunu erken dönem buharlı matkaplarla karşılaştırınca tarifinin doğru olduğunu gördüm. İnsanlara Bay Miller'in şöhretini sordum, ve herkes \"Eğer Neal Miller bir şey oldu diyorsa, o şey olmuştur\" dedi.\nJohnson, C&O Demiryolundan Baş Mühendisi Johns ile temasa geçtiğinde, \"bu tünelde hiç buharlı matkap kullanılmadığını\" yazdı. O dönemden kalma belgeleri sorulduğunda, Johns \"o kağıtların hepsinin yangında yok olduğunu\" söyledi.\nTalcott, Henry adına yıllık bir festival düzenliyor ve Talcott'un güney batısındaki West Virginia Route 3 yolunun Big Bend tünelini kestiği yerde heykel ve anıt plaketi yerleştirildi. (Koordinatlar )\n2006 tarihli \"Çelik Süren Adam: John Henry, bir Amerikan Efsanesinin Anlatılmamış Hikayesi\" adlı kitabında tarihçi Scott Reynolds Nelson, dönüşümlü olarak John Henry, John W. Henry veya John William Henry olarak anılan 19 yaşındaki bir Afrikalı-Amerikalı adamın Virginia Cezaevi'ndeki daha önce keşfedilmemiş belgelerini keşfini detaylı olarak aktardı. O zamanlar, cezaevi mahkumları çeşitli müteahhitlere işçi olarak kiralanırdı ve bu John Henry'nin tünel çalışmasına gidecek ilk mahkum grubunun başkanı olarak atandığı yazılmıştı. Nelson ayrıca C&O'nun yangında yok olduğunu zannettiği tünel kayıtlarını da keşfetti. Henry, birçok Afrikalı Amerikalı gibi, İç Savaş'tan sonra savaş alanlarının temizlenmesinde çalışmak için Virginia'ya gelmiş olabilir. Tutuklanıp ve hırsızlık için yargılanan John Henry, hapishane müdürü tarafından C&O Demiryolu'nda kiralık iş gücü olarak çalışmak üzere serbest bırakılan ilk hükümlü grubundaydı. \nNelson'a göre, Virginia hapishanesindeki sakıncalı koşullar, hapishane müdürünü, birçoğu önemsiz suçlamalarla tutuklanan mahkumların, müteahhitlere işçi olarak kiralanmaları halinde daha iyi giyinip besleneceğine inanmasına yol açtı. (Daha sonra fikrini değiştirdi ve hükümlü iç gücü kiralama sistemine karşı çıktı) C&O'nun tünel kayıtlarında Nelson, Big Bend Tüneli'nde buharlı matkap kullanıldığına dair kanıt bulmadı.\nNelson'ın bulduğu kayıtlar yarışmanın Talcott ve Millboro, Virginia arasındaki tutukluların gece gündüz buharlı matkap yanında çalıştığı Lewis Tüneli'nden uzakta gerçekleştiğini gösteriyor. Nelson ayrıca John Henry hakkındaki şarkının sözlerinde \"beyaz evin\" yakındaki \"kuma\", lokomotiflerin kükrediği bir yere gömüldüğü sözlerine dayanarak, Henry'nin cesedinin beyaz ev adı verilen Virginia Eyalet Hapishanesi yakınındaki bir hendekte gömüldüğü anlamına geldiğini iddia ediyor. Zamanın fotoğraflarına bakıldığında hapishanenin beyaz boyalı olduğunu ve etrafında çok sayıda işaretsiz mezarın bulunduğu görülüyor.\nJohn William Henry hakkındaki hapishane kayıtları 1873'te bitiyor ve geri dönmeyeceği ve öldüğü açık olana kadar kayıtlarda tutulduğuna işaret ettiği düşünülüyor. Nelson, John Henry'nin dağlarda tünel kazan ve bilinmeyen koşullardan dolayı veya kısa bir süre sonra matkaplardan ve patlamalardan çıkan tozlar yüzünden silikozis olup ölen yüzlerce tutuklu işçiyi temsil ettiğini vurguluyor.\nJohn Henry'nin ünlü yarışının Virginia veya Batı Virginia'da değil , Alabama'nın Dunnavant yakınlarında gerçekleştiği başka bir efsane var. 1920'lerin sonlarında Profesör Johnson, John Henry'nin 1882'de AGS Demiryolu'nun Cruzee veya Curzey Dağı Tüneli'nde çalıştığını ve 1887'de Oak Mountain'da olduğunu söyleyen üçüncü bir mektup aldı, ancak AGS'nin kendisine demiryolunun böyle bir tüneli olamdığını söyledikten sonra bu mektupları dikkate almadı. Georgia Üniversitesi'nden emekli kimya profesörü ve folklorist John Garst, yarışmanın 20 Eylül'de Dunnavant yakınlarındaki Coosa Dağ Tüneli'nde veya Columbus ve Batı Demiryolu'nun (şu anda Norfolk Güney Demiryolu'nun bir parçası olan) Oak Mountain Tüneli'nde, 20 Eylül 1887'de gerçekleştiğini iddia etti.\n1920'lerde yarışmaya tanık olduğunu iddia eden C. C. Spencer'ın ifadelerine dayanan belgeleri kullanan Garst, John Henry'nin 1850'de demiryolunun baş mühendisinin babası P.A.L. Dabney'e köle olarak doğan Henry adında bir adam olabileceğini tahmin ediyor. demiryolunun. Leeds şehri, 2007'den bu yana, her yıl Eylül ayınının üçüncü hafta sonunda düzenlenen Leeds Downtown Folk Festival & John Henry Celebration adlı etkinliğinde John Henry efsanesini anıyor.\nGarst ve Nelson, farklı araştırmalarının sonuçlarının değerini tartıştılar. Yıllar içinde Henry ve yarışmanın Kentucky veya Jamaika'da gerçekleştiği başka iddialar çıktı.\nJohn Henry'nin öyküsü, emek hareketleri ve İnsan Hakları Hareketi de dahil olmak üzere birçok kültürel harekette bir sembol olarak kullanılmıştır.\nJohn Henry fiziksel güç ve dayanıklılığın, insanlığın makineleşme çağının sapkınlarına karşı gururunun, ve ırk onuru ve birliğinin bir sembolüdür. II. Dünya Savaşı sırasında resmi ABD hükumeti propagandalarında sosyal hoşgörü ve çeşitlilik sembolü olarak kullanıldı.\nEkim 2018'de Dwayne \"The Rock\" Johnson'ın, \"John Henry and the Statesmen\" adlı Netflix'e özel bir filmde karakteri canlandıracağı açıklandı. Film, çeşitli etnik grupların ve kültürlerin efsane ve folklor kahramanların olacağı bir ortak evrenin ilk film olacak. Jake Kasdan, Tom Wheeler'ın senaryosunu yazdığı filmi yönetecek. Film, Seven Bucks Productions, Netflix Original Films ve FlynnPictureCo. şirketlerinin ortak yapımı olacak. Crews, Kasdan, Beau Flynn, Hiram Garcia ve Dany Garcia da ortak yapımcı olacak. Filmin duyurusu ile çıkış tarihi \"yakında\" olacak şekilde bir teaser fragmanı çıkarıldı.\n1995 yılında John Henry, \"Tall Tale\" filminde Roger Aaron Brown tarafından canlandırıldı.\n2020'de Terry Crews, \"John Henry\" efsanenin modern bir versiyonunda oynar. Filmde Ludacris tarafından oynanan eski çete liderinden kaçan iki genç gence yardımcı olan eski bir çete üyesi rolünü üstlenir. Film Saban Films tarafından gösterime girecek.\n1946'da animatör George Pal, John Henry'nin hikayesini Puppetoons stop-motion filmler serisinin bir parçası olarak \"John Henry and the Inky-Poo\" adlı kısa bir filme uyarladı . Kısa film, Afro-Amerikan folkloru hakkında olumlu bir görüşe sahip ilk filmlerden biri olarak Amerikan sinemasında bir kilometre taşı olarak kabul edilir.\n1974'te Nick Bosustow ve David Adams, Paramount Pictures için 11 dakikalık bir animasyon kısa filmi \"olan John Henry Efsanesi'ni\" birlikte üretti. 17 Mayıs 2019'da Arc-Hive adlı bir YouTube kanalı, Amerikan şarkıcı Roberta Flack tarafından anlatılan tüm kısa filmi yayımladı.\nKarakter daha sonra bir Walt Disney Feature Animation kısa filmi \"John Henry'de\" (1999) yer aldı. Mark Henn tarafından yönetilen, 2000 ve 2001 yıllarında sinemada gösterilmesi için planlar, Los Angeles'ta sınırlı bir Akademi Ödülü eleme gösterimi yaptıktan sonra iptal edildi, daha kısa bir versiyonu doğrudan videoya piyasaya sürülen tek yeni yapım olan \"Disney's American Legands (Disney'in Amerikan Efsaneleri)\" (2002) DVD'sinde yer aldı. Sonunda orijinal formatında Disney Channel'da bir geçiş reklamı olarak ve daha sonra 2015'teki ev video derlemesi \"Walt Disney Animasyon Stüdyoları Kısa Filmler Koleksiyonu'nun bir\" parçası olarak piyasaya sürüldü.\nDanny Glover, 1985-1987 yılları arasında \"Shelley Duvall'ın Uzun Öyküleri ve Efsaneleri\" dizisinde karakteri canlandırdı. Duvall, dizinin yaratıcısı, sunucusu, anlatıcısı ve baş yapımcısı olarak görev yaptı. Showtime Network ve Disney Channel'da yayınlandı ve Primetime Emmy Ödülü aldı.\nJohn Henry'nin öyküsü, 2008 yılında CBS suç draması \"Cold Case'in\" bir bölümünde belirgin bir şekilde yer aldı.\nJohn Henry'den \"30 Rock'ın 6. sezonunda\" “Kenneth Parcell Ballad ” başlıklı bölümünde kısaca bahsedildi.\n\"\" dizisinin 2. sezon 10. bölümünde John Henry, hem ZeiraCorp'un yapay zekasının adı hem de ilerlemeyi durduramayan bir adamın hikayesi olarak tanıtıldı.\nJohn Henry'nin hikayesi geleneksel olarak iki tür şarkıyla anlatılmaktadır: baladlar, yaygın olarak \"John Henry'nin Ballad'ı\" olarak adlandırılır, ve \" çekiç şarkıları\" (bir tür iş şarkısı), her çok farklı ve değişken şarkı sözlerine sahiptir. Bazı şarkılar ve bazı eski halk tarih araştırmaları, John Henry ile ilgili şarkıları Batı Virginialı kanun kaçağı John Hardy'nin şarkılarına benzetiyor. John Henry'nin hayatıyla ilgili baladlar tipik olarak dört ana bileşen içerir: John Henry'nin çocukken çelik sürüşünün ölümüne neden olacağına dair önsezisi, buhar çekicine karşı efsanevi yarışına kadar olanlar ve yarışın sonuçları, Henry'nin ölümü ve gömülmesi, ve karısının tepkisi.\n\"John Henry\" nin tanınmış anlatı şarkısı genellikle iyimser bir tempoda söylenir. Ancak \"John Henry\" baladı ile ilişkili çekiç şarkıları iyimser değildir. Daha yavaş ve kasıtlı olarak genellikle çekiç sallamayı andıran bir ritimle söylenen bu şarkılar genellikle \"Bu eski çekiç John Henry'yi öldürdü / ama beni öldürmeyecek\" dizlerini içerir. Nelson bu durmu şöyle açıklıyor: ...   işçiler çalışmalarını \"sınır\" ya da hız belirleyerek yönetiyorlardı. Sınırı aşan erkekler dışlandı   . . . İşte size çok hızlı çalışan erkeklere ne olduğunu anlatan bir şarkı: çirkin şekilde öldüler; iç organları yere saçıldı. Şarkıyı yavaşça söylersen, yavaş çalışır hayatını korursun ya da ölürsün. Baladın veya çekiç şarkılarından ilk önce hangisinin çıktığına dair akademisyenler arasında tartışmalar vardır. Bazı akademisyenler \"John Henry\" şarkısının çekiç şarkılarından türediğini öne sürerken, diğerleri ikisinin her zaman tamamen ayrı olduğuna inanıyor.\nJohn Henry'nin hikayesini içeren şarkılar birçok müzik sanatçısı ve farklı etnik kökenlerden gruplar tarafından seslendirildi. Bunlar: \nThey Might Be Giants, beşinci stüdyo albümüne John Henry'nin adını verdi.\nAmerikan country punk grubu Nine Pound Hammer adını, John Henry'nin kullandığı çekicin geleneksel tarifinden almıştır.\nHindistan'da Assam'daki Hint Halk Tiyatrosu Birliği Hareketi'nin Babası olarak kabul edilen Hemanga Biswas (1912-1987) 'John Henry'den esinlenerek Amerikan şarkısını, Bengalce'ye çevirdi kitlelerin yakından bildiği müziğini besteledi .\nHenry, resimleri tanınmış gravür sanatçısı J.J. Lankes tarafından çizilmiş 1931 Roark Bradford romanı kahramanıdır. Roman, 1940 yılında Paul Robeson'un başrolde oynadığı bir sahne müzikaline uyarlandı. Steven Carl Tracy'ye göre, Bradford'un çalışmaları, John Henry efsanesini demiryolu ve madencilik topluluklarının ötesinde ve Afro-Amerikan sözlü tarihlerinin dışında yaygın olarak popülerleşmesinde etkili oldu. \"The Journal of Negro Education'da\" 1933'te yayımlanan bir makalede Bradford, John Henry gibi \"bir halk kahramanını palyaçoya çevirdiği\" için eleştirildi. Bradford için 1948 yazılmış bir anma yazısında, \"John Henry'nin\" \"Paul Bunyan'dan daha iyi bir yerli folklor parçası\" olduğu belirtildi.\nEzra Jack Keats'in 1965'te yayınlanan \"John Henry:An American Legend (John Henry: Bir Amerikan Efsanesi)\" resimli kitabı, John Henry'nin tarihini anlatan ve onu \"aşılamaz zorluklarla mücadele edip kazanan sırdan ortaçağ adamının kişileştirmesi\" olarak tasvir eden önemli bir kitaptır .\nColson Whitehead'in 2001 yılındaki romanı \"John Henry Days\", John Henry mitini hikayenin arka planı olarak kullanır. Whitehead, Talcott, Batı Virginia'daki John Henry Days festivalini ve 1996'da John Henry posta pulunun çıkışını kurguladı.\nDaniel Kingman'ın \"Amerikan Müziği: Bir Panorama\" adlı kitabı, \"John Henry\" adlı şarkının sözlerini içerir, stilini inceler ve kahramanın tarihini anlatır. Bunlar kitaptaki 2.Bölüm: Afrika-Amerikan Geleneği kısmında yer alır.\nDC Comics süper kahraman Steel'in sivil adı \"John Henry Irons\", John Henry'den esinlenmiştir. John Henry'nin hikayesine Steel'in tercih ettiği silah olan balyoz da paralellik gösterir.\nYakında çıkacak çocuk romanı \"Tristan Strong, Gökyüzünde Bir Delik Açıyor\"'da \",\" John Henry de dahil olmak üzere siyah Amerikan tanrılarıyla karşılaşan yedinci sınıf öğrencisini konu alacak.\nPeter Clines'in \"Paradox Bound\" adlı romanında bir karakter olarak karşımıza çıkar.\nIDW Yay覺nc覺l覺k mini dizisi Transformers: Hearts of Steel'de de yer al覺r.\n1996'da ABD Posta Servisi bir John Henry posta pulu çıkardı. Paul Bunyan, Pecos Bill ve Sopadaki Casey gibi Amerikan halk kahramanlarını onurlandıran bir setin parçasıydı.\nJohn Henry, 2014 video oyunu \"Wasteland 2'de\" kurgusal bir karakter olarak yer aldı. Hikayeye oyun boyunca çeşitli NPC'ler tarafından değinilmiştir ve ayrıca John Henry ile robotik işçiler birliği arasındaki rekabetin hikayesini anlatan bir dizi oyun kitabı olarak da mevcuttur.\nAyrıca \"Code Name: S.T.E.A.M.\" adlı 3DS oyununda oynanabilir bir karakter olarak yer aldı.\n\"Team Fortress 2\" çizgi roman öykülerinde orijinal BLU ekibinin ilk Heavy üyesiydi.\n\"Civilization IV'te\", \"O buharlı matkap beni dövmeden önce, elimdeki çekicimle öleceğim.\" sözü çelik araştırıldığında ortaya çıkar.\n\n\nSint Maarten'de COVID-19 pandemisi\nSint Maarten'de COVID-19 pandemisi, Hollanda Karayipleri adası Sint Maarten'a ulaştığı 17 Mart 2020'de onaylanan, devam eden küresel koronavirüs hastalığı 2019 (COVID-19) viral pandemisinin bir parçasıdır. Ada, ana havaalanı Hollanda tarafında ve ana liman Fransız tarafında olmak üzere Hollanda ve Fransız bölgelerine bölünmüştür. İlk pozitif test, 1 Mart 2020'de Fransa'dan Saint Barthelemy ile geri dönen bir Fransız çiftiydi. Adanın 2016 yılında nüfusu 41.486 kişidir.\n12 Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 31 Aralık 2019'da Çin'in Vuhan şehrindeki bir grup insanda yeni bir koronavirüsün solunum hastalıklarına neden olduğunu doğruladı.\nÖlüm oranı COVID-19 için SARS'a göre daha düşüktür. Ancak bulaş oranı çok daha büyüktür.\n\n\nGMM Grammy\nGMM Grammy Public Company Limited (Tayca: จีเอ็มเอ็ม แกรมมี่ veya G\"MM' Grammy) Tayland'ın en büyük medya holding eğlence şirketidir. Tayland eğlence endüstrisinde yüzde 70'lik bir paya sahip olduğunu iddia ediyor. Grammy sanatçıları arasında Thongchai McIntyre, Silly Fools ve Loso sayılabilir. Müzik işinin yanı sıra konser prodüksiyonu, sanatçı yönetimi, film ve televizyon prodüksiyonu ve yayıncılığı da yapmaktadır.\n\n\nAnguilla'da COVID-19 pandemisi\nAnguilla'da COVID-19 pandemisi, Anguilla'nın İngiliz Denizaşırı Toprakları'na ulaştığı 26 Mart 2020'de doğrulanan, devam eden küresel koronavirüs hastalığı 2019 (COVID-19) viral pandemisinin bir parçasıdır. 26 Nisan 2020'de tüm hastalar iyileşti.\n12 Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 31 Aralık 2019'da Vuhan şehrindeki bir grup insanda yeni bir koronavirüsün solunum hastalıklarına neden olduğunu doğruladı.\nÖlüm oranı COVID-19 için SARS 'a göre daha düşüktür. Ancak bulaş oranı çok daha büyüktür. \n\n\nEskişehir Süper Amatör Ligi\nEskişehir Süper Amatör Ligi (kısaca SAL), Eskişehir ilindeki en üst düzey amatör futbol ligidir. 2019-2020 sezonunda 10 takımlı tek grup halinde oynanacaktır. Şampiyon olan takım Bölgesel Amatör Lig'e yükselmek için Play Off maçı oynamaya hak kazanacak. Ligde son 2 sırayı alan takımlar ise Eskişehir 1. Amatör Lige düşerler.\n2010-11 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan Eskişehir Sağlıkspor, doğrudan Bölgesel Amatör Lige yükseldi.\n2011-12 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan Anadolu Üniversitesi, BAL'a yükselmek için Eskişehir Sağlıkspor ile baraj maçı oynadı. Maçı 4-3 kaybedip BAL'a yükselemedi.\n2012-13 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan Kırka Boraksspor, BAL'a yükselmek için Eskişehir Demirspor ile baraj maçı oynadı. Maçı 8-0 kaybedip BAL'a yükselemedi.\n2013-14 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan Anadolu Üniversitesi, BAL'a yükselmek için Eskişehir Sağlıkspor ile baraj maçı oynadı. Maçı 4-0 kaybedip BAL'a yükselemedi.\n2014-15 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan Yunusemrespor, BAL'a yükselmek için Eskişehir Sağlıkspor ile baraj maçı oynadı. Normal süresi 2-2 biten maçı penaltılarla 9-8 kazanarak Bölgesel Amatör Lige yükseldi.\n2015-16 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan Eskişehir Kurtuluşspor, Bölgesel Amatör Lig'e yükselmek için Eskişehir Demirspor ile baraj maçı oynadı. Normal süresi 1-1 biten maçı penaltılarla 4-3 kazanarak Bölgesel Amatör Lige yükseldi.\n2016-17 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan Anadolu Üniversitesi, ili Bölgesel Amatör Ligde temsil eden Yunusemrespor'un sezonu düşme hattında tamamlamasıyla baraj maçı oynamadan direkt Bölgesel Amatör Lige yükseldi.\n2017-18 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan Çiftelerspor, BAL'a yükselmek için Eskişehir Kurtuluşspor ile baraj maçı oynadı. Maçı 2-1 kaybedip BAL'a yükselemedi.\n2018-19 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan Yunusemrespor, doğrudan Bölgesel Amatör Lige yükseldi.\n\n\nAçık Açık\nAçık Açık, Türkiye'de sivil toplum kuruluşları ile bağışçıları buluşturmak amacıyla 2016 yılında kurulmuş bir platform.\nWeb platformu yoluyla Türkiye'de hayırseverlik kültürünü geliştirmeyi, kamuoyu ve sivil toplum kuruluşları arasında şeffaf bir ilişki inşa etmeyi amaç edinmiş bir sosyal girişimdir. Dernek ve iktisadi işletme statüsündedir.\nPlatform, bireylerin Bağışçı Hakları Beyannamesi’ni imzalamış sivil toplum kuruluşlarına (STK) ait bilgiye tek noktadan ulaşması, farklı alanlardaki STK'lara bağışın kolaylaştırılması, geçmiş bağışların takibine imkân sağlanması, STK'Ların çevrimiçi bir platformda görünür kılınması, şeffaflık ve hesapverebilirlik konusunda kendilerini geliştirmelerinin desteklenmesi konularında hizmet vermektedir.\nAçık Açık'ın ana iki gelir kaleminde birincisi platformu kullanan STK'ların devlete beyan ettikleri toplam yıllık geliri üzerinden aylık platform kullanma bedeli, ikincisi ise platform üzerinden yapılan bağışlar üzerinden alınan kaynak geliştirme danışmanlık bedelidir. Açık Açık İktisadi İşletmesinin karı Açık Açık misyonu doğrultusunda ya iktisadi işletme bünyesinde ya da Açık Açık Derneği bünyesinde kullanılır.\nDernek, o tarihte %12 olan Türkiye'deki yıllık bağış yapma oranını, 2024’e dek %30’a çıkarmak amacıyla 2016'da bünyesinde 33 dernek ile kurulmuştur.\nUluslararası Şeffaflık Derneği tarafından verilen Şeffaflık Ödülü'ne 2016 yılında yurttaş/sivil inisiyatifi alanında layık görülmüştür.\n\n\n2019 Litvanya cumhurbaşkanlığı seçimi\nİlk turda oyların %50'sini hiçbir aday kazanamadığından, en çok oyları alan ilk iki aday olan Ingrida Šimonytė ve Gitanas Nausėda arasında ikinci bir tur düzenlendi. Nausėda %67 oyla seçildi ve 12 Temmuz'da Litvanya Cumhurbaşkanı olarak göreve başladı.\nSeçimler iki aşamalı sistem kullanılarak yapıldı. İlk turda kazanmak için, bir adayın oyların salt çoğunluğu alması ve seçime katılımının %50'nin üzerinde olması veya adayın aldığı oy oranının kayıtlı seçmen sayısının en az üçte birine eşit olması gerekiyordu. İlk turda hiçbir aday kazanamazsa, en çok olayan alan iki adayı içeren ikinci bir tur gereklidir.\nİlk tur, eski Maliye Bakanı Ingrida Šimonytė tarafından ucu ucuna kazanıldı ve iktisatçı Gitanas Nausėda ikinci oldu. Her iki aday da kullanılan oyların %50'sini geçmediği için 26 Mayıs'ta Šimonytė ve Nausėda arasında ikinci tur yapıldı. Nausėda %66'nın üzerinde oyla ikinci turu kazandı.\nBüyük bir farkla üçüncü sırada bitiren başbakan Saulius Skvernelis, seçim gecesi istifa etme niyetini açıkladı ve istifası 12 Temmuz'da gerçekleşecekti. Daha sonra, Skvernelis'in Başbakan olarak görevine Parlamento'nun bir sonraki seçimine kadar devam edeceği açıklandı.\n\n\nSaint Barthélemy'de COVID-19 pandemisi\nSaint Barthélemy'de COVID-19 pandemisi, Fransa'nın denizaşırı Saint Barthélemy kolektivitesine ulaştığı 1 Mart 2020'de onaylanan koronavirüs hastalığı 2019'un (COVID-19) devam eden küresel viral pandemisinin bir parçasıdır. Son pozitif vaka 31 Mart 2020'de oldu. 21 Nisan'da son vaka iyileşti. \n12 Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 31 Aralık 2019'da Vuhan şehrindeki bir grup insanda yeni bir koronavirüsün solunum hastalıklarına neden olduğunu doğruladı.\nÖlüm oranı COVID-19 için SARS 'a göre daha düşüktür., ancak bulaş çok daha büyüktür.\n\n\nSkafosefali\nSkafosefali (scaphocephaly), sutura sagittalis’lerin erken kapanmasıyla ortaya çıkan bir kraniyosinostoz türüdür (sagital kraniyosinostoz). Dar ve uzun bir kafatası ortaya çıkar (belirgin dolikosefali). Yüz bölgesi malformasyonların çok hafiftir. Genellikle kalıtsaldır; otosomal dominant ya da otosomal resesif yollar aktarılır.\n\n\nSuudi Arabistan'da COVID-19 pandemisi\nDevam eden COVID-19 pandemisinin Suudi Arabistan'a sıçradığı 2 Mart 2020'de onaylandı. 8 Nisan'a kadar Suudi kraliyet ailesinin 150 kadar üyesinin testi pozitif çıktı. Kralın yeğeni Faysal bin Bandar Al Saud, yoğun bakım ünitesine koronavirüs komplikasyonları nedeniyle kaldırıldı. 14 Mayıs itibarıyla 46.869 doğrulanmış vaka var.\n12 Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 31 Aralık 2019'da Çin'in Vuhan şehrindeki bir grup insanda yeni bir koronavirüsün solunum hastalıklarına neden olduğunu doğruladı.\nÖlüm oranı COVID-19 için SARS'a göre daha düşüktür. Ancak bulaş oranı çok daha büyüktür.\n27 Şubat: Tüm umre ziyaretleri askıya alındı.\n5 Mart: Kabe'nin etrafındaki tavaf alanı ile Safa ve Merve tepeleri arasındaki sa'y alanının kapatıldığını, Mescid-i Haram'da sadece namaz kılınmasına izin verileceği duyuruldu. Mescid-i Haram'ın, yatsı namazından bir saat sonra kapatılacağı ve sabah namazından bir saat sonra açılacağını açıkladı.\n8 Mart: Ülke genelinde eğitime ara verildi.\n18 Mart: Ülkede cemaatle namaz kılınması askıya alındı.\n23 Mart: 21 gün süreyle 19.00-06.00 saatlerinde kısmi sokağa çıkma yasağı uygulanması kararı alındı. Yasağı uymayanlara ilk ihlalinde 10 bin riyal, ikinci ihlal durumunda ise bunun iki katı şeklinde para cezası verileceği, ihlalin ısrarı sonucunda hapis cezası verileceği belirtildi.\n25 Mart: Riyad, Mekke ve Medine illerine giriş-çıkışlara kapatıldı, vilayetler arası seyahat yasaklandı, kısmî sokağa çıkma yasağının başlangıç saati 15.00'e çekildi.\n2 Nisan: Mekke ve Medine'de 24 saatlik sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Yasak kapsamında vatandaşların, ihtiyaçlarını ikamet ettikleri mahalle içerisinde 06.00 ile 15.00 saatleri arasında giderebilecekleri ifade edildi.\n12 Nisan: Sokağa çıkma yasağı ülke genelinde süresiz uygulanmaya başlandı.\n26 Nisan: Mekke hariç tüm ülkede, sokağa çıkma yasağının artık ilan edildiği pazar gününden çarşamba gününe kadar 09.00 ile 17.00 arasında uygulanacağı ve 29 Nisan'dan sonra işletmelerin 06.00 ve 20.00 arasında açık kalacağı ilan edildi. \n\nÅžili'de COVID-19 pandemisi\nMart 2020'de COVID-19 salgınının Şili'ye ulaştığı doğrulandı. Şili'de önemli bir COVID-19 salgını var. İlk vakalar Güneydoğu Asya ve Avrupa'dan gelmiş olsa da ülkeyi, DSÖ tarafından tanımlanan pandeminin 4. evresine yerleştirdi.\n12 Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 31 Aralık 2019'da Çin'in Vuhan şehrindeki bir grup insanda yeni bir koronavirüsün solunum hastalıklarına neden olduğunu doğruladı.\nÖlüm oranı COVID-19 için SARS'a göre daha düşüktür. Ancak bulaş çok daha büyüktür.\n\n\nTha Chill\nVernon Johnson (d. 24 Aralık 1970), bilinen sahne adıyla Tha Chill. Amerikalı rapçi ve prodüktör. 1990'lı yılların başında Compton merkezli west coast hip hop ve Gangsta Rap hip hop grubu ve MC Eiht'in liderliğindeki Compton's Most Wanted'ın bir üyesidir. Çocukluk yıllarından beridir arkadaşı olan MC Eiht'ın grubuna liseyi bırakıp katılmıştır.\n\n\nPescorocchiano\nPescorocchiano İtalya'nın Lazio bölgesine bağlı Rieti ilinde bulunan bir komündür. Komünün nüfusu 31 Mart 2018 tarihi itibarıyla 2,031'dir.\n\n\nGöksel küreler\nGöksel küreler, Plato, Eudoxus, Aristo, Batlamyus, Kopernik ve diğerleri tarafından geliştirilen kozmolojik modellerin temel unsurlarıydı. Bu kozmolojik modellerde, sabit yıldızların ve gezegenlerin görünen hareketleri, sanki kürelere yerleştirilmiş mücevherler gibi, eterik, şeffaf bir beşinci elementten (esîr) yapılmış dönen kürelere gömülü olarak düşünülmüştür. Sabit yıldızların birbirlerine göre konumlarını değiştirmediğine inanıldığından, bunların tek yıldızlı bir kürenin yüzeyinde olması gerektiği ileri sürülmüştür.\nModern öğretide, gezegenlerin yörüngeleri, çoğunlukla boş olan uzayda, gezegenlerin izledikleri yollar olarak bilinir. Ancak eski ve orta çağ düşünürleri, göksel kürelerin her birini, üzerindeki ve aşağısındaki küre ile tam temas halinde olan ve iç içe geçmiş seyreltilmiş maddenin kalın küreleri olduğunu düşünmüştür. Akademisyenler Batlamyus'un epiksiklesini uyguladığında, her gezegensel kürenin onları barındıracak kadar kalın olduğunu varsaydı. Bu iç içe geçmiş küre modelini astronomik gözlemlerle birleştirerek bilginler, Güneş'e (yaklaşık 4 milyon mil), diğer gezegenlere ve evrenin sınırına (yaklaşık 73 milyon mil) kadar olan mesafeler için genel olarak kabul edilen değerleri hesaplayabildiler. İç içe geçmiş küre modelinin öngördüğü Güneş ve diğer gezegenlerin bize olan uzaklığı, modern ölçüm sonuçlarından önemli derecede farklıdır ve evrenin boyutunun artık akıl almaz derecede büyük olduğu ve evrenin sürekli genişlediği bilinmektedir.\n\n\nZorbalık ve intihar\nZorbalık ve intihar, intiharın nedeni mağdurun şahsen veya sosyal medya aracılığıyla zorbalıkla ilişkilendirildiği durumlarla birlikte düşünülür. Yazarlar Neil Marr ve Tim Field bu konuyu 2001 yılında \"\" adlı kitapta yazmışlardır.\nHukuk analistleri, bir nedeni başka birinin kontrolü altında bir etkiye bağladığı için bulisit () terimini eleştirmektedir. Araştırmalar, zorbalığa maruz kalanların intihar etme ya da düşünme olasılığının, olmayanlara göre daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, intihar etmeyen zorbalık kurbanları da vardır ve bazıları zorbalık kurbanlarına intiharın tek seçenek olmadığını gösteren olumlu bir mesaj göndermek için deneyimlerini paylaşmaktadır.\n2010 yılında, Amerika Birleşik Devletleri'nde eşcinsel oldukları ya da öyle algılandıkları için zorbalığa uğrayan gençlerin intiharları, Dan Savage'ın \"It Gets Better\" projesinin kurulmasına yol açtı. \"Spirit Day\" adı verilen çevrimiçi etkinlikte katılımcılardan ölen zorbalık kurbanlarına, özellikle siber zorbalık kurbanlarına saygı sembolü olarak mor giymeleri ve LGBT topluluğunun zorbalığına karşı olduklarını belirtmeleri istendi.\n\n\nBurl Ives\nBurl Icle Ivanhoe Ives (14 Haziran 1909 - 14 Nisan 1995) Amerikalı şarkıcı ve sahne, ekran, radyo ve televizyon oyuncusuydu.\nIves, seyyar bir şarkıcı ve banjoist olarak kariyerine başladı ve geleneksel halk şarkılarını popüler hale getiren kendi radyo programı \"The Wayfaring Stranger'ı\" başlattı. 1942'de Irving Berlin'in \"This Is the Army\" müzikal komedisinde rol aldı ve CBS radyosunun büyük yıldızlarından biri oldu. 1960'larda başarılı bir şekilde coutry müziğine geçti ve \" A Little Bitty Tear \" ve \" Funy Way of Laughin'\" gibi hit şarkılara imza attı . 1940'ların ve 50'lerin sonlarında popüler bir film oyuncusu olan Ives'in en tanınmış filmleri, \"So Dear to My Heart\" (1949), \"Cat in a Hot Tin Roof\" (1958) ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar kazandığı Rufus Hannassey rolü ile \"The Big Country\" (1958).\nIves, genellikle 1964 Noel televizyon özel programı \"Rudolph the Red-Nosed Reindeer\" programının anlatıcısı olan Kardan Adam Sam'in sesi olarak tanınır ve program her yıl Noel zamanı yayınlanır.\nIves Jasper County, Illinois'ye dahil olmayan Newton yakınlarındaki Hunt City'de doğdu. Babası Levi \"Frank\" Ives (1880-1947) ve Cordelia \"Dellie\" (1882-1954; evlenmeden önce White). Altı kardeşi vardı: Audry, Artie, Clarence, Argola, Lillburn ve Norma. Babası önce bir çiftçi, sonra ilçe ve diğerleri için bir aracıydı. Bir gün, Ives bahçede annesiyle şarkı söylüyordu ve amcası onları duydu. Yeğenini Hunt City'deki eski askerlerin toplanmasında şarkı söylemeye davet etti. Çocuk halk şarkısı \"Barbara Allen\"ı söyledi ve hem amcası hem de seyircleri etkiledi.\n1927'den 1929'a kadar Ives, amerikan futbolu oynadığı Illinois, Charleston'daki Eastern Illinois State Teachers College'a (şu anda Eastern Illinois Üniversitesi) gitti. İlk senesinde, İngilizce sınıfında \"Beowulf\" üzerine bir ders dinlerken\",\" aniden zamanını boşa harcadığını fark etti. Kapıdan çıkarken profesör iğneleyici bir laf söyledi ve Ives arkasından kapıyı çarpıp çıkarken kapıdaki camı kırdı. Altmış yıl sonra okul bir binasına okulu bırakan en ünlü öğrencilerinden birinin adını vardı. Ives, The Order of Demolay'in Charleston Bölümünün bir üyesiydi ve adı DeMolay Şeref Listesi'nde yer alır. Ayrıca 1927'de İskoç Rite Masonluğu'na girdi. 1987'de 33. ve en yüksek dereceye yükseltildi ve daha sonra Büyük Haç'a seçildi.\n23 Temmuz 1929'da Richmond, Indiana'da Ives, Starr Piano Company'nin Gennett etiketi için \"Behind the Clouds\" parçasına deneme kaydı yaptı, ancak kayıt birkaç hafta sonra reddedildi ve imha edildi. İlerleyen yıllarda Ives böyle bir parça kaydettiğini hatılamadığını belirtti.\nIves, 1930'ların başlarında bir seyyar şarkıcı olarak ABD'yi dolaştı, garip işler yaparak ve banjosunu çalarak ekmeğini kazandı. Mona, Utah'da yetkililerin müstehcen bir şarkı olarak belirlediği \"Foggy Dew\" şarkısını söylediği için ahlak suçu işlediği gerekçesiyle tutuklandı. 1931'de Terre Haute,Indiana'da WBOW radyosunda çalmaya başladı. Ayrıca okula geri döndü ve Indiana Eyalet Öğretmen Koleji'nde (şimdi Indiana Eyalet Üniversitesi ) derslere devam etti. 1933'te Ives, New York'taki Juilliard School'a da gitti. Broadway'e ilk kez 1938'de Rodgers ve Hart'ın hit müzikali \"The Boys form Syracuse\"'de küçük bir rol ile sahne aldı. 1939'da Los Angeles'taki, \"The Boys from Syracuse'ün\" başrol oyuncusu, arkadaşı ve aktör Eddie Albert'e katıldı. İkili, Hollywood'un Beachwood Canyon mahallesinde bir süre bir daire paylaştı.\n1940 yılında Ives, kendi radyo şovuna kendi şarkılarından \"The Wayfaring Stranger\" adını verdi. Önümüzdeki on yıl içinde, \"Foggy Dew \" (bir İngiliz halk şarkısı), \"The Blue Tail Fly\" (şimdi \"Jimmy Crack Corn\" olarak bilinen eski bir âşık ezgisi) ve \" Big Rock Candy Mountain \"(eski bir hobo şarkısı) gibi pek çok halk şarkısını popülerleştirdi. Aynı zamanda farklı zamanlarda Woody Guthrie, Will Geer, Millard Lampell ve Pete Seeger'ın da dahil olduğu bir halk şarkısı grubu olan Almanacs'lara da katıldı. Almanacs, başlangıçta Amerikan'ın II . Dünya Savaşı'na ve Franklin Roosevelt'in Müttefik yanlısı politikalarına girmesine karşı çıkan en sol grup olan Amerikan Barış Seferberliği'nde (ABS) aktifti. \"Get Out and Stay Out of War\" ve \"Franklin, Oh Franklin\" gibi şarkıları kaydettiler.\nHaziran 1941'de, Sovyetler Birliği'nin Nazi istilasından sonra ABS pasifist duruşunu terk etti ve kendisini savaş yanlısı Amerikan Halkının Seferberliği'ne dönüştürdü . Ives ve Almanacs, grubun yeni duruşunu ABD'nin savaşa girmesi lehine yansıtmak için birkaç şarkısını yeniden kaydetti. Bunların arasında \"Dear Mr. President\" ve \"Reuben James\" (ABD'nin savaşa girmeden önce Almanlar tarafından batırılmış bir ABD gemisinin adı) vardı.\n1942'nin başlarında, Ives ABD Ordusu'na alındı. Önce Camp Dix'e sonra en Irving Berlin'nin \"This Is the Army\" kadrosuna katıldığı Camp Upton'a gitti\".\" Onbaşı rütbesine çıktı. Gösteri Hollywood'a gidince Ordu Hava Kuvvetleri'ne transfer oldu. Görünüşte tıbbi nedenlerle Eylül 1943'te terhis edildi. Eylül ve Aralık 1943 arasında, Ives California'da aktör Harry Morgan ile yaşadı (daha sonra Jack Webb'in TV şovu \"Dragnet'in\" 1960'lı versiyonunda Memur Bill Gannon ve \"M*A*S*H'de\" Albay Sherman T. Potter'ı canlandırdı.). Aralık 1943'te Ives, haftada 100$ karşılığında CBS radyosu için çalışmak üzere New York'a gitti. 1944'te Earl Robinson (müzik) ve Millard Lampell (söz) tarafından bestelenen Abraham Lincoln'ün hayatı ve ölümü hakkında bir şarkı olan \"The Lonesome\" \"Train\"'i kaydetti.\n1946'da Ives, \"Smoky\" filminde şarkı söyleyen bir kovboy olarak rol aldı.\n1947'de Ives, \"The Blue Tail Fly\"ın birçok versiyonundan birini kaydetti, ancak bu kez popüler Andrews Sisters (Patty, Maxene ve LaVerne) ile eşleştirdi. Kaydın kapak kısmı hızlı ilerleyen \"I'm Goin' Down the Road\" şarkısıydı. Ives, üçlünün başarısının kaydın iyi satılmasına yardımcı olacağını umuyordu, ve oldu. Şarkı hem çok satan disk hem de \"Billboard\" hit oldu.\n17. yüzyıl İngiliz şarkısı \"Lavender Blue\"nun kendi yorumu ilk hit şarkısı oldu ve 1949 yılında \"So Dear to My Heart\" filminde kullanılarak En İyi Orijinal Şarkı dalında Akademi Ödülü'ne aday gösterildi.\nMüzik eleştirmeni John Rockwell, \"Ives'in sesi ... son zamanlardaki Puccinian kibri ve opera ritüelinin gerginliği olmadan opera parlaklığı ve inceliğine sahipti. Sosyal uygunlukta kibar olmadan nazik bir ifade edici etki yarattı. Ve insanları etkiledi \".\nIves, 1950 \"Red Channels\" kitapçığına girdi ve sözde Komünist bağları olan bir şovmen olarak kara listeye alınmıştı. 1952'de Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (HUAC) ile işbirliği yaptı ve gelir kaynağını kaybetmekten korktuğu için ifade vermeyi kabul etti. Ives HUAC'ye verdiği ifade sayesinde kara listeden çıkartıldı ve filmlerde oynamaya devam etmesine izin verildi, ama aynı zamanda Ives ve dahil olmak üzere Pete Seeger birçok halk şarkıcısı arasının acı bir şekilde açılmasına neden oldu. Seeger, Ives'i kendi kariyerini kurtarmak için başkalarının adını vermek ve kültürel ve siyasi bağımsızlık hareketine ihanet etmekle suçladı. Kırk bir yıl sonra, Ives, o zaman bir tekerlekli sandalye kullanıyordu, yıllar önce barıştığı Seeger ile New York'taki bir yardım konserinde bir araya geldi. Birlikte \"Blue Tail Fly\" şarkısını söylediler. Ives bu on yıl boyunca daha çok filmde rol aldı. Filmleri arasında, \"Cennet Yolu\"'nda Salinas, California Şerifi Sam, \"Cat on a Hot Tin Roof\"'ta Big Daddy, \"Karaağaçlar Altında,\" \"Wind Across the Everglades\", En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü aldığı \"The Big Country,\" \"Mister Roberts\"'a devam filmi, Graham Greene romanından uyarlanan \"Our Man in Havana\" yer alır .\n7 Ağustos 1955 ve 1 Şubat 1959'daki \"What's My Line'ın\" gizli konuğuydu.\n1960'larda Ives, country müziğini daha sık seslendirmeye başladı. 1962'de hem country müziği hem de popüler müzik tutkunları arasında popüler olan üç şarkı yayınladı: \" A Little Bitty Tear \", \"Call Me Mister In-Between\" ve \"Funny Way of Laughin'\".\nIves, 1960'larda ve 1970'lerde birkaç film ve televizyon rolünü canlandırdı. 1962'de, Jan de Hartog'un aynı adlı bir romana dayanan \"The Spiral Road'da\" Rock Hudson ile oynadı. Ayrıca Disney'in \"Summer Magic\" filminde Hayley Mills, Dorothy McGuire ve Eddie Hodges ile rol aldı ve film müziklerini Robert ve Richard Sherman yaptı. 1964'te Tony Randall ve Barbara Eden ile \"The Brass Bottle\" filmindeki cini oynadı.\nIves'in \"A Holly Jolly Christmas \" ve \"Silver and Gold\" şarkıları, Rankin/Bass stop-motion animasyonlu özel aile filmi Rudolph the Red-Nosed Reindeer'ın 1964'te NBC-TV sunumunda ilk kez gösterilmasinin ardından Noel klasiği haline geldi. Johnny Marks, 1949'da filmin şarkısını (aslında kovboy Gene Autry için büyük bir hit olarak bestelenmişti) besteledi ve yapımcılar Arthur Rankin, Jr. ve Jules Bass onu TV özel filminin müziğini bestelemesi için ekibe aldı. Ives, banjo çalan \"ev sahibi\" ve hikâyenin anlatıcısı Kardan Adam Sam'i seslendirdi ve Rudolph'un Sam'in ifade ettiği gibi \"uygunsuzluğunu\" nasıl kullandığını açıklayarak Noel'i geçilmez bir kar fırtınası nedeniyle iptal edilmekten kurtardığını anlattı. Ertesi yıl Ives, TV özelinde söylediği Johnny Marks hitlerinin üçünü de yeniden kaydetti, ancak şarkılara \"pop\" hissi kattı. Hepsini 1965 tatil sezonu için tekli olarak yayınladı ve şarkıların önceki başarılarından faydalandı.\nIves, \"Pinokyo\" ve \"Kökler\" de dahil olmak üzere diğer televizyon yapımlarında sahne aldı\".\"\nKısa ömürlü \"O.K. Crackerby!'de\" rol aldı(1965-1966). Komedide Hal Buckley, Joel Davison, ve Brooke Adams'la birlikte rol aldı. Komedinin konusu dünyanın en zengin adamı olarak kabul edilen kişinin başından geçenlerdi. Önceki yıldan Walter Brennan'ın ABC'deki buna benzer \"Tycoon\" dizisinin yerini aldı.\n\"The Bold Ones\" serisindeki \"The Bold Ones: The Lawyers\" (1969-1972) dizisinde Walter Nichols rolünü canlandırdı.\nIves zaman zaman ürkütücü temalı yapımlarda rol aldı. Örneğin, 1970 yılında, \"The Man Who Wanted to Live Forever\"'da rızası olmayan bağışçıların organlarını çalan bir karakteri canlandırdı. 1972'de, karakterinin torununu öldürmek için korkunç bir intikam peşinde olduğu Rod Serling'in \"Night Gallery\" programının \"The Other Way Out\" bölümünde old man Doubleday olarak rol aldı.\nIves'in Amerikan vokal müziği üzerindeki etkisi onuruna 25 Ekim 1975'te Pennsylvania Üniversitesi Glee Kulübü Başarı Ödülü'ne layık görüldü. 1964 yılında başlatılan bu ödül, “her yıl müzik dünyasına önemli katkılarda bulunan ve yeteneklerimizin kendilerini geçerli bir şekilde ifade edebileceği bir ortam yaratmaya yardım eden kişileri takdir etmek amacıyla veriliyor.”\nAmerica Sings 1974'te Disneyland'da açıldığında, Ives ana sunucu olan Audio-Animatronic olan Sam Eagle'ı seslendirdi.\nIves, adını ve imajının 1970'lerde ABD Arazi Yönetimi Bürosu'nun \"Bu Arazi Sizin - Temiz Tuttun\" kampanyasında kullanılmasına izin verdi. Programın kurgusal sözcüsü Johnny Horizon ile tasvir edildi.\nBurl Ives, 1970'lerde ve 1980'lerde Luzianne çayının ticari sözcüsü olarak düzenli bir şekilde televizyon reklamlarına çıktı.\n1989 yılında Ives, 80. doğum gününde şov dünyasından emekli olduğunu açıkladı. Ancak, 1993 yılına kadar kendi isteği ile ara sıra fayda konserlerine çıkmaya devam etti.\nIves'in Broadway kariyeri \"The Boys from Syracuse\" (1938-39), \"Heavenly Express\" (1940), \"This Is the Army\" (1942), \"Sing Out, Sweet Land\" (1944), \"Paint Your Wagon\" (1951-52) ve \"Dr. Cook's Garden\"(1967) oyunlarındaki rollerini içerir. En önemli Broadway performansı (daha sonra 1958'de filmi çekildi), \"Kızgın Damdaki Kedi\" (1955-56) oynundaki \"Big Daddy\" Pollitt rolü oldu.\nIves'in otobiyografisi, \"Wayfaring Stranger\", 1948'de yayınlandı. Ayrıca \"Burl Ives' Songbook\" (1953), \"Tales of America\" (1954), \"Sea Songs of Sailing, Whailing and Fishing\" (1956) ve \"The Wayfaring Stranger's Notebook\" (1962) gibi birçok kitap yazdı veya derledi.\nIves , Amerikan İzcileri'yle uzun süreli bir ilişkiye sahipti. 1924'te Amerikan İzcileri'yle birleşmeden önce Yalnız İzci grubunun bir üyesiydi. Örgüt 1966'da Ives'i \"göreve aldı\". İzcilerinen büyük ödülü olan Gümüş Buffalo Ödülünü aldı. Ödül sertifikası Valley Forge, Pennsylvania'daki İzcilik Müzesi'nde sergileniyor. Ives genellikle dört yıldan bir düzenlenen Amerikan İzicleri jamboree etkinliğine, 1981'deki de Fort A.P. Hill, Virginia'da Oak Ridge Boys ile sahneyi aynı sahneyi paylaştığı etkinlik de dahil olmak üzere, katılırdı. 1977'de Pennsylvania'nın Moraine Eyalet Parkı'ndaki Ulusal Jamboree'de Erkek İzciler'e verdiği röportajın ses kaydı vardır. Ives ayrıca 1977 Ulusal Jamboree hakkında 28 dakikalık bir filmin anlatıcısıydı. Amerikan İzcileri tarafından üretilen filmde Ives \"İzciliğin gençlere karakter gelişimi ve ufuklarını genişlemesi için birçok yol sunuyor.\" \nIves, Illinois Lincoln Akademisi ödülüne layık görüldü ve 1976'da Illinois valisi tarafından sahne sanatları alanında Lincoln Nişanı'na (eyaletin en büyük ödülü) layık görüldü.\nIves, Haziran 1994'te DeMolay Uluslararası Şeref Salonu'na girdi.\n25 Haziran 2019'da, \"New York Times Dergisi\", 2008 Universal stüdyosu yangınında kayıtlarının yandığı bildirilen yüzlerce sanatçı arasında Burl Ives'i listeledi.\n6 Aralık 1945'te Ives, 29 yaşındaki senaryo yazarı Helen Peck Ehrlich ile evlendi. Oğulları Alexander 1949'da doğdu.\nIves ve Helen Peck Ehrlich Şubat 1971'de boşandı . Ives iki ay sonra Londra'da Dorothy Koster Paul ile evlendi. İlerleyen yıllarda Ives ve Paul, Anacortes, Washington'da, Puget Sound bölgesinde ve New Mexico Galisteo'da, Turkuaz Yolu üzerinde bir sahil evinde yaşadılar. 1960'larda, Bahamalar'daki Abacos'un bir bariyer adası olan Elbow Cay'de Hope Town'un hemen güneyinde başka bir evi aldı.\n1994 yazında uzun zamandır pipo ve puro içen Ives'e ağız kanseri teşhisi kondu. Birkaç başarısız operasyondan sonra daha fazla ameliyata yapılmasını istemedi. Komaya girdi ve 14 Nisan 1995'te 85 yaşında, 86. doğum gününden sadece iki ay önce Washington Anacortes'teki evinde öldü. Illinois, Jasper County'deki Hunt City Kasabası'ndaki Höyük Mezarlığı'na gömüldü.\n\n\nPakistan'da COVID-19 pandemisi\n26 Şubat 2020'de, COVID-19 pandemisinin Karaçi'deki bir öğrencinin İran'dan döndükten sonra pozitif çıkmasıyla Pakistan'a ulaştığı doğrulandı. 18 Mart'a kadar dört ilde, iki özerk bölgede ve İslamabad'da vakalar kaydedildi.\n14 Mart 2020 itibarıyla 35.700 doğrulanmış vaka, 9.695 iyileşen ve 770 ölüm vardır. Punjap 13.200 ile en yüksek vakayı, Hayber Pahtunhva 245 ile en yüksek ölümü kaydetti.\nBir rapora göre Pakistan, 25 Nisan'a kadar 50.000 hastalık vakası bekleyebilirdi. Bununla birlikte, bu rakam, beklenenin yarısından azı olan 13.000'in altında kaldı. Pakistan, Nisan 2020'de Çinli bir ilaç şirketiyle birlikte aşı denemelerine başladı.\n12 Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 31 Aralık 2019'da Çin'in Vuhan şehrindeki bir grup insanda yeni bir koronavirüsün solunum hastalıklarına neden olduğunu doğruladı.\nÖlüm oranı COVID-19 için SARS'a göre daha düşüktür. Ancak bulaş çok daha yüksektir.\n\n\nLockheed L-2000\nLockheed L-2000, Lockheed Corporation'ın ABD'nin 1960'larda ilk süpersonik taşımacılığını inşa etmek için hükümet tarafından finanse edilen bir yarışmaya katılmasıydı.\nL-2000, Boeing 2707 ile olan sözleşmesini kaybetti, ancak rakip tasarımın nihayetinde politik, çevresel ve ekonomik nedenlerle iptal edildi.\n\n\nWendy Long\nWendy Elizabeth Long (kızlık Stone ; 21 Haziran 1960 doğumlu) New York'ta yaşayan Amerikalı bir avukattır . Cumhuriyetçi Long, 2012 ve 2016'da Amerika Birleşik Devletleri Senatosu için seçime girdi ve sırasıyla görevdeki Demokratlar Kirsten Gillibrand ve Chuck Schumer'e yenildi.\nWendy Elizabeth Stone 21 Haziran 1960'ta Massachusetts, Worcester'da doğdu ancak New Hampshire'daki küçük bir kasabada büyüdü. \"New England Yankee ailesinde bir Congregational kilisesine bağlı yetiştirildi.\"\nLong Dartmouth Koleji'nden mezun oldu ve daha sonra Northwestern University Hukuk Fakültesi'ne gitti. Burada \"Northwestern University Law Review\" dergisinde editör olarak çalıştı. Hukuk fakültesinin üçüncü yılında, Long Harvard Hukuk Fakültesi'nde okudu ve 1995 yılında \"cum laude\" ve Order of the Coif unvanlarıyla \"mezun oldu\" . Long ayrıca Claremont Enstitüsü'nde Publius bursuyla çalıştı.\nLong, New York'taki A.B.D. İkinci Yargıtayı'nda Yargıç Ralph K. Winter altında hukuk memuru olarak çalıştı ve sonra ABD Yüksek Mahkemesi'nden Hakim Clarence Thomas'ın katibi oldu. Long daha sonra New York'taki Kirkland & Ellis, LLP hukuk bürosunda avukat olarak çalıştı.\n2005 yılında Long, baş hukuk müşaviri olarak görev yaptığı Judicial Confirmation Network'ün [Yargı Onay Ağı] (günümüzde Judicial Crisis Network [Yargı Krizi Ağı] olarak bilinir) kuruluşuna destek oldu. Long, medya ve kamu konuşmalarıyla adli kısıtlamayı savundu, ABD Bölge Mahkemesi, ABD Yüksek Mahkemesi adaylıkları hakkındaki tartışmalara ve çeşitli hakim adaylarına halkın desteğini ya da muhalefetini başlattı. Harriet Miers, Baş Hakim John Roberts ve Hakim Samuel Alito'nun Birleşik Devletler Yüksek Mahkemesi'ne atanmasını destekledi. Long ayrıca Yüksek Mahkeme'nin Hakim Sonia Sotomayor adaylığına karşı çıkılmasında da önemli bir rol oynadı. 2007'de Long, Mitt Romney'nin başkanlık yarışı kampanyasının hukuk danışmanı oldu .\nLong ayrıca iki Cumhuriyetçi ABD Senatörü, Colorado'dan William L. Armstrong ve New Hampshire'dan Gordon J. Humphrey için basın sekreteri olarak görev yaptı. \n2012 yılında Long, 6 Kasım 2012'de ABD Senatosu genel seçimlerinde Demokrat Senatör Kirsten Gillibrand'a karşı yarıştı. 16 Mart 2012'de Long, New York Eyaleti Cumhuriyetçi kongre oyunun %47'sini aldı, Nassau County Denetçisi George Maragos %27 ve Kongre Üyesi Bob Turner %25 aldı; her üç aday da Cumhuriyetçi ön seçimine girmeye hak kazandı. Long 26 Haziran Cumhuriyetçi ön seçimlerinde büyük bir farkla ve oyların %50,9'unu aldı; Turner %35.6 ve Maragos %13.5 oy aldı. Long, Muhafazakâr Parti'nin eyalet kongresinde delege oylarının yüzde 91'ini alarak New York Eyaleti Muhafazakâr Parti adayı olarak seçildi; böylece Long, 6 Kasım genel seçimlerinde hem Cumhuriyetçilerin hem de Muhafazakârların adayı olarak yer aldı.\nLong, Amerika Birleşik Devletleri Senatosu genel seçimlerini Kirsten Gillibrand karşısında 46 puanla kaybetti.\nLong'un Dartmouth'dan üniversite arkadaşı ve destekçisi Dinesh D'Souza, Long'un 2012 Senato seçim kampanyasına başkalarının adlarına yasa dışı katkıda bulunarak federal seçim yasasını ihlal etmeden 2014'te suçlu bulundu ve yılında hüküm giydi.\nMart 2016'da Long, ABD Senatosundaki yeri için Chuck Schumer'a karşı seçime gireceğini duyurdu. Kampanyasını 3 Mart'ta başlattı ve 8 Kasım'da seçimleri 43 puanla kaybetti.\nLong, Donald Trump'ı 2016 ABD başkanlık seçiminde destekledi, ancak karşılığında herhangi bir destek almadı. Artan suç nedeni olarak Syracuse, New York'taki camileri artan suç oranının nedeni olarak gösterdi.\nLong, Gibson Dunn hukuk bürosunun avukatı Arthur S. Long ile 1998 yılında evlendi. Long, kocası ve iki çocuğuyla birlikte New York'ta yaşıyor.\nLong, bir Congregationalist olarak yetiştirildi, ancak 35 yaşında Katolikliğe döndü. Manhattan'daki Kurtarıcımız Kilisesi'nin bir üyesi ve bir kateşizm öğretmeni olarak görev yapıyor.\nLong, New York Şehri Parklar Yardımcı Birimin üyesi olarak görev yaptı.\n\n\nTeofil Lapinski\nTeofil Lapinski (Lehçe: Teofil Łapiński; Çerkesçe: Уэпинскъо Теффик-бей, \"Wapinsqo Teffik-Bey\"), asker ve komutan.\n\n\nYıldız haritası (astronomi)\nYıldız haritası, karanlık gökyüzünün haritasıdır. Astronomlar, kullanımlarını kolaylaştırmak için bunları ızgaralara bölerler. Bu haritalar yıldız, nebula ve galaksi gibi astronomik nesneleri ve takımyıldızlarını belirlemek ve yerlerini tespit etmek için kullanılırdı. Çok eski zamanlardan beri navigasyon için kullanıldılar. Yıldız haritası, astronomi nesnelerinin türlerine, biçimlerine ve kökenlerine göre gruplandığı liste veya çizelge olan astronomik kataloglardan farklıdır. Yıldız haritacılığında usturlap ve planisfer kullanılır.\n\n\nPentaeritritol tetranitrat\nPENT, PENTA, TEN, korpent veya pentirit (ya da nadiren ve çoğunlukla Almanca olarak nitropenta) olarak da bilinen Pentaeritritol tetranitrat (PETN), patlayıcı maddedir. Pentaeritritolün nitrat esteridir ve yapısal olarak nitrogliserine çok benzer. Penta, neopentan iskeletinin beş karbon atomunu ifade eder. PETN rölatif etkinlik faktörü 1.66 olan güçlü bir patlayıcı maddedir. Plastikleştirici ile karıştırıldığında, PETN bir plastik patlayıcı oluşturur. RDX ile birlikte Semtex’in ana bileşenidir.\nPETN ayrıca, anjina pektoris yönetimi gibi belirli kalp hastalıklarını tedavi etmek için bir vasodilatör ilaç olarak kullanılır.\nPentaeritritol tetranitrat ilk olarak 1894 yılında Köln, Almanya’daki patlayıcı madde üreticisi Rheinisch-Westfälische Sprengstoff A.G. tarafından hazırlandı ve patentlendi. PETN üretimine, geliştirilmiş üretim yönteminin Alman devleti tarafından patentlenmesi ile 1912 yılında başlandı. PETN, I. Dünya Savaşı’nda Alman Ordusu tarafından kullanıldı.\nPETN neredeyse suda (50 °C’de 0.01 g/100 ml) çözünmez. Alifatik hidrokarbonlar (benzin gibi) veya tetraklorometan gibi polar olmayan basit çözücülerde zayıf çözünür. Ancak, diğer bazı organik çözücülerde, özellikle asetonda (20 °C’de yaklaşık 15 g/100 g çözelti, 60 °C’de 55 g/100 g) ve dimetilformamidde (40 °C’de 40 g/100 g çözelti, 70 °C’de 70 g/100 g) çözünür. PETN bazı sıvı veya erimiş aromatik nitro bileşiği,( \"örn.\"(trinitrotoluen (TNT) veya tetril) ile ötektik karışımlar oluşturur. Komşu neopentil benzeri kısmının yapısal engellemesi nedeniyle, PETN birçok kimyasal ayıraç (kimya)ın etkisine karşı dayanıklıdır; oda sıcaklığındaki suda veya zayıf alkali sulu çözeltilerde hidrolize olmaz. 100 °C veya üzerindeki sıcaklıktaki su dinitrata hidroliz olmasına nedendir; %0.1 miktarında nitrik asit bulunması reaksiyonu hızlandırır.\nEski silahlarda PETN’in varlığının tesbiti, onun kimyasal kararlılığını ilginç kılar. Bu konuda bir inceleme yayınlanmıştır. Nötron radyasyonu degrades PETN’I parçalayarak, karbon dioksit ve bazı pentaeritritol dinitrat ve trinitrat üretir. Gama radyasyonu PETN’in termal ayrışma hassasiyetini arttırır, erime noktasını birkaç santigrat derece düşürür ve numunelerin şişmesine neden olur. Diğer nitrat esterleri gibi, birincil bozunma mekanizması azot dioksit kaybıdır; bu reaksiyon otokatalitiktir. PETN’in termal ayrışması üzerine çalışmalar yapılmıştır.\nPETN, doğada biyolojik parçalanmaya uğrar. Bazı bakteriler PETN’i nitratsızlaştırarak, trinitrata ve ardından dinitrata ve daha ileride de parçalarlar. PETN suda düşük uçuculuğa ve düşük çözünürlüğe sahiptir. Bu nedenle çoğu canlı için düşük biyoyararlanım özelliğine sahiptir. Zehirliliği nispeten düşüktür ve transdermal emilimi de düşük gibi görünmektedir. Suda yaşayan organizmalar için bir tedhit oluşturur. Demir tarafından pentaeritritole bozunabilir.\nÜretimi; pentaeritritolün derişik nitrik asit ile reaksiyona sokularak bir çökelti oluşturulması ve bu çökeltinin asetondan yeniden kristalleştirilmesi ile olur.\nAcken and Vyverberg (1945 - Du Pont) tarafından US Patent 2,370,437’de ilk kez yayınlanan bir yöntemin varyasyonları, mevcut tüm ticari üretimin temelini oluşturur.\nPETN çok sayıda üretici tarafından toz olarak veya nitroselüloz ve plastikleştirici ile birlikte ince plastikleştirilmiş levhalar olarak üretilir (örnek: Primasheet 1000 veya Detasheet). PETN kalıntıları onu kullanan insanların saçlarında kolayca tespit edilebilir. En yüksek kalıntı tutumu siyah saçta olur; bazı kalıntılar yıkandıktan sonra bile kalır.\nPETN’in en yaygın olarak, yüksek brizanslı olduğundan dolayı bir patlayıcı olarak kullanılır. Patlatılması birincil patlayıcı maddelerden daha zordur. Bu nedenle, düşürmek veya tutuşturmak tipik olarak bir patlamaya neden olmaz (atmosfer basıncında ateşlemek zordur ve nispeten yavaş yanar). Ancak, şok ve sürtünmeye TNT veya tetril gibi diğer ikincil patlayıcılardan daha duyarlıdır. Belirli koşullar altında ateş almadan infilaka geçiş meydana gelebilir.\nNadiren tek başına kullanılır. Ancak, öncelikle küçük kalibreli mühimmatın patlama yükü ve güçlendiricilerinde, kara mayınları ve top mermilerindeki fünyelerin üst yüklerinde ve infilaklı fitilin patlayıcı çekirdeği olarak kullanılır. PETN, yaygın askeri patlayıcıların en az kararlı olanıdır. Ancak, önemli bir bozulma olmadan nitrogliserin veya nitroselülozdan daha uzun süre saklanabilir.\nII. Dünya Savaşı sırasında, PETN daha da önemlisi atom bombalarının elektronik fünyelerinde kullanıldı. Bu elektronik fünyeler primacord’a kıyasla, daha hassas bir patlama gerçekleştirdi. Bu fünyeler için kurşun azotür gibi birincil patlayıcı maddelerden daha güvenli olduğundan dolayı PETN kullanıldı: hassas olmasına rağmen, eşik enerji miktarının altında patlamaz. PETN içeren elektronik fünyeler mevcut nükleer silahlarda kullanılmaya devam etmektedir. Kıvılcımlı fünyelerde, birincil patlayıcı maddelerin ihtiyacına mani olmak için PETN kullanılır ; elektrik kıvılcımı ile PETN’in başarılı bir şekilde direkt ateşlenmesi için gereken enerji 10–60 mJ arasında değişmektedir.\nTemel patlama özellikleri:\nPETN birkaç bileşimde kullanılır. Semtex plastik patlayıcının ana bileşenidir. TNT ile 50/50 karışımı olan pentolitin bir bileşeni olarak da kullanılır. W68 ve W76 nükleer savaş başlıklarında kullanılan XTX8003 ekstrude edilmiş patlayıcı, %80 PETN ve bir silikon kauçuk olan %20 Sylgard 182 karışımıdır. Genellikle %5–40 vaks ilavesiyle veya polimerle (polimer bağlı patlayıcılar üretimi ile) flegmatize edilir; bu formda 30 mm kalibreye kadar olan top mermilerinde kullanıldığı halde, daha yüksek kalibreler için uygun değildir. Aynı zamanda, bazı silah itici yakıtları ve katı yakıtlı roket motorunun bir bileşeni olarak da kullanılır. Flegmatize edilmemiş PETN yaklaşık %10 su içeriği ile depolanır ve işlenir. PETN, erime noktasının biraz üzerinde patlayıcı bir şekilde ayrıştığından tek başına dökümü yapılamaz. Ancak dökülebilir karışımlar oluşturmak için diğer patlayıcılarla karıştırılabilir. \nPETN bir lazer ile ateşlenebilir. Q-anahtarlamalı yakut lazerinden 25 nanosaniye ve 0.5–4.2 joule enerjili bir darbe, bir mikrosaniyenin yarısından daha az bir sürede 100 nm kalınlığında alüminyum bir tabaka ile kaplanmış bir PETN yüzeyinin patlamasını başlatabilir.\nPETN, birçok uygulamada termal olarak daha kararlı ve daha uzun bir raf ömrüne sahip olan RDX ile değiştirilmiştir. PETN bazı ram hızlandırıcı tiplerinde kullanılabilir. Merkezi karbon atomunun silisyumla değiştirilmesi ile, son derece hassas olan Si-PETN üretilir.\n1980 Paris sinagog bombalamasında on kilogram PETN kullanıldı.\n1983 yılında, Beyrut kışlasında PETN ile dolu bir kamyon bombasının patlamasıyla 307 kişi öldü.\n1983 yılında, Berlin’deki \"Maison de France\" evi terörist Johannes Weinrich tarafından 24 kg. PETN patlatılmasıyla neredeyse tamamen çöktü.\n2001 yılında, El-Kaide üyesi Richard Reid, Paris - Miami seferindeki American Airlines’ın 63 sayılı uçuşunu gerçekleştiren uçağı, havaya uçurmak için yaptığı başarısız girişimde ayakkabısının tabanında PETN kullandı. Bu olay onun \"Ayakkabı Bombacısı\" olarak adlandırılmasına neden oldu. Fünye olarak katı triaseton triperoksit (TATP) kullanmayı amaçlamıştı.\n2009 yılında, Suudi Arabistan İçişleri Bakan Yardımcısı Muhammed bin Nayif’i öldürmek amacıyla, Arap Yarımadası el-Kaidesinin girişiminde Suudi intihar bombacısı Abdullah Hassan al - Asiri tarafından PETN kullanıldı. Hedef hayatta kaldı ve bombacı patlamada öldü. PETN, güvenlik uzmanlarının yeni bir teknik olarak tanımladıkları bir şekilde bombacının rektumunda gizlenmişti.\n25 Aralık 2009 tarihinde, PETN Arap Yarımadası el-Kaidesi ile bağlantılı Nijeryalı \"İç çamaşırı bombacısı\" olan Umar Farouk Abdulmutallab’in iç çamaşırında bulundu. ABD emniyet görevlilerine göre, Amsterdam’dan Detroit’e yaklaşırken Northwest Airlines’ın 253 sayılı uçuşunu gerçekleştiren uçağı havaya uçurmaya çalıştı. Abdulmutallab iç çamaşırına dikilen yaklaşık 80 gram PETN’ı bir şırıngadan sıvı ekleyerek başarısız şekilde patlatmaya çalıştı. Ancak, sadece küçük bir yangın çıktı.\nArap Yarımadası el-Kaidesi Ekim 2010 kargo uçağı bombalama girişimi, East Midlands Havalimanı ve Dubai’de ABD’ye giden uçuşlarda bir istihbarat sonucu içleri PETN dolu iki yazıcı kartuşu bulundu. Her iki paket de bilgisayar yazıcı kartuşlarına gizlenmiş ve PETN ile doldurulmuş gelişmiş bombalar içeriyordu. İngiltere'de bulunan bomba 400 gram PETN ve Dubai'de bulunan bomba 300 gram PETN içeriyordu. University College London iş güvenliği mühendisliği profesörü Hans Michels, bir gazete ie yaptığı röpartajda, 6 gram PETN’in—\"kullanıldığından yaklaşık 50 kat daha az—bir uçağın dış kaplama kalınlığının iki katı kadar bir delik açmak için yeterli olacağını söyledi\". Buna karşılık, Abdulmutallab'ın Noel Günü Bombalamasını simüle etmek için, bir BBC belgesel ekibi tarafından tasarlanan ve gerçekleştirilen bir deneye göre Boeing 747 uçağının gövdesinde, 80 gram PETN bile maddi olarak zarar vermek için yeterli değildi.\n8-12 Aralık 2019’da, Diyarbakır’da yapılan iki ayrı operasyonla 371 kg. PETN ele geçirildi.\nTerörist PETN bombalama girişimlerinin ardından, \"Scientific American\"’daki bir makalede PETN’in çevresindeki havaya kolayca buharlaşmadığından dolayı tespit edilmesinin zor olduğu belirtildi. \"Los Angeles Times\" Kasım 2010’da PETN'in düşük buhar basıncı nedeniyle, bomba koklayan köpeklerce tespitinin zor olduğunu belirtti.\nPETN’i tespit etmek için, başta hava yolculuğu olmak üzere bazı güvenlik tarama uygulamalarında uygulanan kimyasal sensörler, X-ışını, kızılötesi, mikrodalgalar ve terahertz dahil olmak üzere birçok teknoloji kullanılabilir. PETN, tipik olarak bu alanda ilgilenilen patlayıcı kimyasal maddelerden biridir ve genellikle aynı testlerle tespit edilebilen ortak nitrat bazlı patlayıcı kimyasal maddeler ailesine aittir.\nHavaalanlarında kullanılan bir algılama sistemi, yolculardan ve bagajlarından elde edilen sürüntü örneklerinin analizini içerir. Radyo frekanslı elektromanyetik dalgalar, düşük yoğunluklu ışınları veya terahertz frekansının T ışınlarını kullanan ve giysi altındaki gizli nesneleri algılayabilen tüm vücut görüntüleme tarayıcıları maliyet, ortaya çıkan seyahat gecikmeleri ve gizlilik endişeleri nedeniyle yaygın olarak kullanılmaz.\n2010 kargo uçağı bombalama girişimindeki her iki paketinde bombalar tespit edilmeden röntgeni çekildi. Qatar Airways PETN bombasının \"röntgen taraması veya eğitimli arama köpeği tarafından tespit edilemediğini\" söyledi. Bundeskriminalamt Dubai röntgen filmlerinin kopyalarını aldı ve bir araştırmacı, Alman personelinin de bombayı tanımlamayacağını söyledi. ABD'de büyük ölçüde PETN'e karşı koruma sağlamak için yeni havaalanı güvenlik prosedürleri izledi.\nNitrogliserin (gliseril trinitrat) ve diğer nitratlar gibi, PETN da kalp rahatsızlıklarının tedavisinde tıbbi olarak bir vazodilatör olarak kullanılır. Bu ilaçlar sinyal gazı olan nitrik oksiti vücuda salarak çalışır. Kalp ilacı \"Lentonitrat\" neredeyse saf PETN’dır.\nİlacın hastalar tarafından oral kullanımının izlenmesi, ilacın hidroliz ürünleri olan, pentaeritritol dinitrat, pentaeritriitol mononitrat ve pentaeritritol’ün plazmada gaz kromatografisi-kütle spektrometrisi kullanılarak plazma düzeylerinin belirlenmesi ile gerçekleştirilmiştir.\n\n\nUSS Langley (CV-1)\nUSS \"Langley\" (CV-1), Birleşik Devletler Donanması'nın ilk uçak gemisi ve \"turbo-elektrik enerjisi\" ile çalışan ilk gemisiydi. USS \"Langley,\" esasında USS \"Jupiter\" (AC-3) adında bir kömür gemisi idi. USS \"Langley\", adını Amerikan havacılık öncüsü Samuel Pierpont Langley'den almıştır. Gemi, 1922-1936 arasında uçak gemisi olarak, 1936-1942 arasında ise deniz uçağı taşıma gemisi olarak hizmet vermiştir. USS \"Langley,\" II. Dünya Savaşı'na da katılmıştır. 27 Şubat 1942'de Dokuz adet Japon Bombardıman uçağının saldırısına uğramıştır. Bu saldırı sonrasında hizmet dışı kalmıştır.\n\"Jüpiter\" , 18 Ekim 1911 tarihinde törenle kızağa konuldu. Vallejo, Kaliforniya'da bulunan Mare Island Tersanesi'ndeki törene Birleşik Devletler Başkanı William Howard Taft'da katıldı. 14 Ağustos 1912 tarihinde denize indirildi ve 7 Nisan 1913'te Joseph M. Reeves komutasına verildi ve Birleşik Devletler donanmasına katıldı. Geminin sınıfı ise \"Proteus sınıfı\" idi. Bu sınıftan üç adet gemi daha üretilmişti. Bunlar;\nidi. Bu üç gemide I. Dünya Savaşı esnasında aynı rota üzerinde iken bir iz bırakmadan kayboldular.\nDenemelerini ABD Deniz Kuvvetleri'nin \"turbo-elektrikle\" çalışan ilk gemisi olarak başarıyla tamamladıktan sonra, San Francisco, Kaliforniya'da ABD Deniz Piyadeleri'nden oluşan bir müfrezenin hizmetine verildi. 27 Nisan 1914'te Mazatlán Meksika'daki Pasifik Filosuna dahil edildi. Veracruz krizinin yaşandığı gergin günlerde ABD'nin Meksika kıyılarındaki gücü oldu. 10 Ekim'de Philadelphia'ya gidene kadar Pasifik kıyılarında hizmet etti. Panama Kanalı'ndan geçerek yeni görev yerine geldi.\nBirleşik Devletler'in I. Dünya Savaşı'na girmesinden önce, Atlantik Filosu Yardımcı Bölümü'ne bağlandı. Bu görev döneminde, Atlantik Okyanusu ve Meksika Körfezi'ni gezdi. Gemi, 6 Nisan 1917'de Norfolk, Virginia'ya geldi ve Denizaşırı Deniz Ulaştırma Hizmetine atandı, Geçici olarak kömür taşımayı bıraktı ve İtilaf Devletleri'ne asker göndermeye başladı. \"Jüpiter\" 23 Ocak 1919'da Norfolk'a geri döndü ve 8 Mart'ta muzaffer gazilerin ABD'ye dönüşünü hızlandırmak için Brest kentine gitti. 17 Ağustos'ta Norfolk'a ulaştıktan sonra gemi Batı Sahili'ne transfer edildi. 11 Temmuz 1919'da uçak gemisine dönüştürülmesi kararlaştırıldı. 24 Mart'ta hizmet dışı bırakıldı ve 12 Aralık'ta Virginia, Hampton Roads'a gitti.\n\"Jüpiter\", Portsmouth Norfolk Donanma Tersanesi'nde ABD'nin ilk uçak gemisine dönüştürüldü. 11 Nisan 1920'de, geminin adı Amerikan havacı Samuel Pierpont Langley'in onuruna \"Langley\" olarak değiştirildi. Yeni borda numarası ise CV-1 olarak belirlendi. 1921 baharında, I. Dünya Savaşı'nın ardından kamuoyunun silahlızlaşma isteği doğrultusunda Washington Denizcilik Antlaşması'nın 8. Maddesi ile silahsızlaşmadan muafiyeti sağlanmıştır. 20 Mart 1920'de uçak gemisi olarak tekrar hizmete girmiştir.\nİlk Amerikan uçak gemisi olan \"Langley\", ABD deniz havacılığındaki çeşitli olayların sahnesi oldu. 17 Ekim 1922'de Teğmen Virgil C. Griffin, geminin güvertesinden fırlatılan ilk Vought VE-7 uçağını kullandı. Bu bir uçağın bir gemiden ilk kez çıkmasına rağmen ve \"Langley\" kurulu bir uçuş güvertesi olan ilk gemi olmasa da, bu fırlatma modern ABD Donanması için anıtsal bir öneme sahipti. Uçak gemisinin devri, gelecekteki kuvvetlerinin öncüsü haline gelecek olan donanmaya tanıtarak doğdu. \"Langley\" dokuz gün sonra, Teğmen Godfrey de Courcelles Chevalier ilk inişini Aeromarine 39B uçağı ile yaptı. 18 Kasım'da Komutan Whiting, bir taşıyıcının güvertesinden fırlayan ilk havacı oldu.\n\"Langley'in\" alışılmadık bir özelliği, 51 kalibrelik topların arasındaki kıç üzerinde bir posta güvercini yuvası olmasıydı. Güvercinler, I. Dünya Savaşı'ndan itibaren mesaj taşımacılığı için deniz uçaklarında taşındı Bundan dolayıda \"Langley\"'de bulunduruldular. \"Langley\" dönüşüm geçirirken güvercinler Norfolk Deniz Tersanesi'nde eğitildi. Güvercinler egzersiz için her seferinde birkaç defa serbest bırakıldığı zamanlarda, gemiye geri döndüler; ancak \"Langley\" Tangier Adası'nda demir atarken tüm sürü serbest bırakıldığında, güvercinler güneye uçtu ve Norfolk tersanesinin vinçlerinde tüneklediler. Güvercinler bir daha asla denize gitmedi ve eski güvercin evi icra memurunun mahalli oldu; ancak \"Lexington\" ve \"Saratoga'yı\" dönüştürmenin ilk planları güvercinler için bir bölmeyi içermeye devam etti.\n15 Ocak 1923'e gelindiğinde \"Langley\", Karayip Denizi'nde uçak gemisi inişleri için uçuş testlerine başlamıştı. Haziran ayında, sivil ve askeri makam sahiplerine yapmak için Washington'a geldi. 13 Haziran'da Norfolk'a geldi, Atlantik kıyısı ve Karayipler'de eğitimini yıl sonuna kadar sürdürdü. Bu eğitimler esnasında Bar Harbor, Portland, Portsmouth, Gloucester, Boston ve New York City'de durdu. Liman ve demirlemeden sonra \"Langley\", ilgilenen sivillerin izleyebileceği bir kalkış ve iniş gösterisi yapacaktı. Havacılar şehirler üzerinde uçan bazı gösteriler yapsalar da, insanlar geminin kalkışlarını ve inişlerini izlemekle daha fazla ilgileniyorlardı. Uçak, gemi çok az rüzgarla veya hiç rüzgarsız,demirdeyken havalanırken güvertede uçan hıza nadiren ulaştı, ancak pilotlar Vought VE-7'lerinin suya ulaşmadan önce uçuş güvertesinden düşer. 1924'te \"Langley\" daha fazla manevra ve gösteriye katıldı ve yazları onarım ve değişiklikler için Norfolk'ta geçirdi, yılın sonlarında batı sahiline gitti ve Pasifik Savaş Filosuna katılmak için 29 Kasım'da San Diego'ya geldi.\n1927'de \"Langley\", Guantanamo Körfezi Deniz Üssü'nde bulundu . Bundan itibaren 12 yıl boyunca Kaliforniya kıyılarında faaliyet gösterdi ve Hawaii filo birimlerini eğitme, deneme, pilot eğitim ve taktik filo sorunları ile uğraştı. \"Langley\"'in bazı bölümleri, 1929'da çekilen \"Uçan Filo\" adlı sessiz filmde set olarak kullanıldı\".\" \n25 Ekim 1936'da, yenileme ve deniz uçağı taşıma gemisi dönüştürülmesi için Kaliforniya'daki Mare Island Navy Yard tersanesine girdi. Bir uçak gemisi olarak kariyeri sona ermesine rağmen, iyi eğitimli pilotları, sonraki iki uçak gemisine, \"Lexington\" ve \"Saratoga'ya\" (sırasıyla 14 Aralık ve 16 Kasım 1927'de görevlendirildi) için çok değerli olduğunu kanıtlamıştı.\n\"Langley\"'in dönüşümü, 26 Şubat 1937'de tamamlandı ve 11 Nisan'da borda numarası AV-3 olarak değiştirildi. Uçak İzcilik Gücü'ne atandı ve Seattle, Sitka, Pearl Harbor ve San Diego eğitim tatbikatları yaptı. 1 Şubat-10 Temmuz 1939 tarihleri arasında Atlantik Filosu ile kısa süreliğine yola çıktı ve 24 Eylül'de Manila'daki Asya Filosu ile görev üstlenmek için hareket etti.\n\n\nNenets Özerk Okrugu Bayrağı\nNenets Özerk Okrugu Bayrağı'nı kullanan Nenets Özerk Okrugu, Rusya'da bir özerk okrugtur. Beyaz bantı ve yeşil bantı ayıran mavi simge, Tyumen tacıdır. Bayrak, 25 Eylül 2003 tarihinde bir yarışmanın kazananı olarak kabul edildi . Oranı 2:3'tür.\nOrtadaki Tyumen tacı simgesinden dolayı, Yamalo-Nenets Özerk Okrugu Bayrağına benzer.\n\n\nVladimir Arnold\nVladimir Igorevich Arnold (alternatif yazım Arnol'd, Rusça: Влади́мир И́горевич Арно́льд, 12 Haziran 1937 - 3 Haziran 2010) Sovyet-Rus matematikçi. En iyi entegre sistemlerin stabilitesi ile ilgili Kolmogorov-Arnold-Moser teoremi ile tanınmasına rağmen, dinamik sistem teorisi, cebir, felaket teorisi, topoloji, cebirsel geometri, sezgisel geometri, diferansiyel denklemler, klasik mekanik dahil olmak üzere birçok alanda önemli katkılarda bulunmuştur., Hidrodinamik ve tekillik teorisi, ADE sınıflandırma problemini ortaya çıkarmak da dahil olmak üzere, ilk ana sonucundan bu yana - 19 yaşında 1957'de Hilbert'in on üçüncü probleminin çözdü. İki yeni matematik dalı kurdu: KAM teorisi ve topolojik Galois teorisi öğrencisi Askold Khovanskii ile).\nArnold aynı zamanda matematiğin popülerleştiricisi olarak da biliniyordu. Dersleri, seminerleri ve çeşitli ders kitaplarının (ünlü \"Klasik Mekanik Yöntemleri\" gibi) ve popüler matematik kitaplarının yazarı olarak birçok matematikçiyi ve fizikçiyi etkiledi. Kitaplarının çoğu İngilizceye çevrildi. Eğitim konusundaki görüşleri özellikle Bourbaki'ye karşıydı.\nVladimir Igorevich Arnold 12 Haziran 1937'de Sovyetler Birliği'nin Odessa şehrinde doğdu. Babası matematikçi Vladimirovich Arnold, (1900-1948). Annesi Yahudi sanat tarihçisi Nina Alexandrovna Arnold'du (1909-1986, \"née\" Isakovich). Arnold on üç yaşındayken, mühendis olan bir amca ona kalkülüsü ve bazı fiziksel olayları anlamak için nasıl kullanılabileceğini anlattı, bu matematiğe olan ilgisini arttırmaya katkıda bulundu ve babasının bıraktığı matematiksel kitapları kendi başına Leonhard Euler ve Charles Hermite'nin bazı eserlerini de dahil inceledi.\nMoskova Devlet Üniversitesi'nden Andrey Kolmogorov öğrencisi ve hala bir gençken Arnold 1957'de çeşitli değişkenlerin sürekli fonksiyonlarının sonlu sayıda iki değişkenli fonksiyonla inşa edilebileceğini gösterdi, böylece Hilbert'in on üçüncü problemini çözdü . Bu Kolmogorov-Arnold temsil teoremidir.\n1959'da Moskova Devlet Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra 1986'ya kadar (1965'ten beri profesör) orada çalıştı ve daha sonra Steklov Matematik Enstitüsü'nde çalıştı.\n1990 yılında Sovyetler Birliği Bilimler Akademisi'nin (1991'den itibaren Rusya Bilim Akademisi) akademisyeni oldu. Arnold'un sezgisel topoloji teorisini farklı bir disiplin olarak başlattığı söylenebilir.\n1999 yılında Paris'te ciddi bisiklet kazası geçirdi ve birkaç hafta sonra bilinci yerine gelmesine rağmen, hafıza kaybı vardı ve hatta hastanede kendi eşini tanıyamadı.\nArnold, ölümüne kadar Moskova'daki Steklov Matematik Enstitüsü'nde ve Paris Dauphine Üniversitesi'nde çalıştı. Rus bilim adamları arasında en yüksek atıf endeksine sahip olduğu, ve 40'lık h-endeksine sahip olduğu bildirildi.\nArnold 73 Haziran doğum gününden dokuz gün önce Paris'te 3 Haziran 2010'da akut pankreatitten öldü. Öğrencileri arasında Alexander Givental, Victor Goryunov, Sabir Gusein-Zade, Emil Horozov, Boris Khesin, Askold Khovanskii, Nikolay Nekhoroshev, Boris Shapiro, Alexander Varchenko, Victor Vassiliev ve Vladimir Zakalyukin yer alır.\n15 Haziran'da Moskova'da Novodevichy Manastırı'na defnedildi.\nArnold, matematiksel titizliği fiziksel sezgi ve kolay bir konuşma ve öğretim tarzı ile birleştiren berrak yazı stili ile bilinir. Yazıları, sıradan diferansiyel denklemler gibi geleneksel matematiksel konulara taze, genellikle geometrik bir yaklaşım sunmaktadır ve birçok ders kitabı yeni matematik alanlarının gelişiminde etkili olduğunu kanıtlamıştır. Arnold ile ilgili standart eleştiri, kitaplarının \"uzmanlarının takdir ettiği konuların güzel olduğu, ancak öğrencilerin bu kadar zahmetsizce haklı olduğunu kanıtlamak için gerekli matematiği öğrenmeleri için çok fazla ayrıntı atlanmadığıdır.\" Savunması, kitaplarının konuyu \"gerçekten anlamak isteyenler\" e öğretmek olduğu yönündedir (Chicone, 2007).\nArnold, geçen yüzyılın ortalarında matematikte yüksek soyutlama eğiliminin açık bir eleştirmeniydi. Fransa'da Bourbaki okulu tarafından en yaygın olarak uygulanan bu yaklaşımın başlangıçta Fransız matematik eğitimi ve daha sonra diğer ülkelerin de etkisi üzerinde çok güçlü görüşleri vardı. Arnold matematik tarihi ile çok ilgilendi. Bir röportajda , Felix Klein'ın \"19. Yüzyılda Matematik Gelişimi\" adlı kitabı - öğrencilerine sıkça önerdiği bir kitap - çalışarak matematik hakkında bildiklerini çok şey öğrendiğini söyledi. Klasikleri, özellikle Huygens, Newton ve Poincaré'nin eserlerini incelemekten hoşlandı ve birçok kez eserlerinde henüz keşfedilmemiş fikirleri bulduğunu bildirdi.\nArnold dinamik sistemler teorisi, felaket teorisi, topoloji, cebirsel geometri, sezgisel geometri, diferansiyel denklemler, klasik mekanik, hidrodinamik ve tekillik teorisi üzerinde çalıştı.\nSorun şu sorudur: üç değişkenin her sürekli fonksiyonu, iki değişkenin sonlu birçok sürekli fonksiyonunun bir bileşimi olarak ifade edilebilir mi? Bu genel soruya olumlu cevap 1957'de, daha sonra sadece on dokuz yaşında olan ve Andrey Kolmogorov'un öğrencisi Vladimir Arnold tarafından verildi. Kolmogorov, bir önceki yılda çeşitli değişkenlerin herhangi bir fonksiyonunun sınırlı sayıda üç değişkenli fonksiyonla inşa edilebileceğini göstermişti. Arnold daha sonra bu çalışmayı sadece iki değişkenli fonksiyonların gerekli olduğunu göstermek için genişletti ve böylece Hilbert'in sürekli fonksiyonlar sınıfı için sorulduğunda sorusunu yanıtladı.\nMoser ve Arnold Kolmogorov'un fikirlerini ( Poincaré'nin sorularından esinlenerek) genişletti ve şimdi bazı yarı-periyodik hareketlerin sürekliliği ile ilgili olan Kolmogorov-Arnold-Moser teoremi (veya \"KAM teorisi\") olarak bilinen şeye yol açtılar. (neredeyse bütünleşebilen Hamilton sistemleri) bozulduklarında. KAM teorisi, bozulmalara rağmen, bu tür sistemlerin sonsuz bir süre boyunca kararlı olabileceğini ve bunun için koşulların ne olduğunu belirtir.\n1965 yılında Arnold, Thom Thom'un felaket teorisi üzerine bir seminerine katıldı. Daha sonra şöyle dedi: \" Institut des Hautes Etudes Scientifiques'deki tekillik semineri, 1965 yılı boyunca sık sık konuştuğum Thom'a derinlemesine borçluyum, matematik evrenimi derinden değiştirdi.\" Bu olaydan sonra, tekillik teorisi Arnold ve öğrencilerinin en büyük ilgi alanlarından biri haline geldi.\n1966'da Arnold, \" \", hem Euler'in hem rijit cisimlerin dönmesi için denklemleri hem de Euler'in sıvı dinamiği denklemleri için ortak bir geometrik yorum sundu.\nHamilton semptomtomorfizmlerinin sabit noktalarının sayısını ve subjacent manifoldların topolojisini birbirine bağlayan Arnold varsayımı, sezgisel topoloji alanındaki birçok öncü çalışmanın motive edici kaynağıydı.\nVictor Vassiliev'e göre Arnold \"topoloji uğruna topoloji konusunda nispeten az çalıştı.\" Ve topolojinin kullanılabileceği matematiğin diğer alanlarındaki problemlerle motive olmuştu. Katkıları arasında Abel-Ruffini teoreminin topolojik bir formunun icadı ve sonuçta ortaya çıkan fikirlerin bazılarının ilk gelişimi, 1960'larda topolojik Galois teorisi alanının yaratılmasıyla sonuçlanan bir çalışma yer alıyor.\nArnold düzlem eğrileri teorisini kökten değiştir.\nKüçük gezegen 10031 Vladarnolda, 1981 yılında Lyudmila Georgievna Karachkina tarafından seçildi .\n2015 yılında ilk kez yayınlanan \"Arnold Matematik Dergisi\" adını almıştır.\nSırasıyla Vancouver ve Varşova'daki 1974 ve 1983 Uluslararası Matematikçiler Kongresi'nde genel konuşmacı olarak yer aldı.,\n\n\n1974 FA Charity Shield\n1974 FA Charity Shield, İngiltere'de futbolun yönetim organı olan Futbol Federasyonu (FA) tarafından desteklenen hayır kurumlarına para toplamak amacıyla düzenlenen yıllık futbol yarışması Charity Shield'in 52. organizasyonudur.\nMaç 10 Ağustos 1974'te, 1973-74 Football League First Division şampiyonu Leeds United ile 1973-74 FA Cup kazananı Liverpool arasında, Londra'daki Wembley Stadyumu'nda oynandı. Maç 1-1 eşitlikle tamamlandı. Penaltı vuruşlarının sonucunda Liverpool maçı 6-5 kazandı.\nÖzel\nGenel\n\n\nKasserine Geçidi Muharebesi\nKasserine Geçidi Muharebesi II. Dünya Savaşı sırasında Tunus'ta 1943 yılı Şubat ayında gerçekleşmiş olan muharebedir. Kasserine Geçidi, Tunus'un orta bölgesindeki Atlas Dağları boyunca uzanan 3.2 km uzunluğunda bir geçittir. Generalfeldmarschall Erwin Rommel komutasındaki Afrika Korps birliklerinin sahne aldığı bu muharebe ABD Ordusunun Afrika kıtasında Mihver Devletleriyle ilk karşılaşmasıdır. Savaş deneyiminden yoksun ve iyi teçhiz edilmemiş ABD birlikleri büyük zayiat vermiş ve mevzilerinden 80 km geriye atılmıştır. Bu mağlubiyet ABD Ordusunun tarihindeki en büyük mağlubiyetlerden birisi sayılmaktadır.\nMuharebenin ardından bünyesine yapılan İngiliz Ordu birliklerinin desteğiyle hızlı toparlanan ABD birlikleri yapılan çeşitli değişiklikler ve yeni komutan atamalarıyla Mihver ilerleyişini durdurabilmiştir.\n1942 yılı Kasım ayında Müttefikler hem Mihver Devletlerine karşı ikinci cepheyi açmak hem de Afrika kıtasının kuzeyinde sıkıştırmak amacıyla Cezayir ve Fas'a Meşale Harekâtı kapsamında asker çıkartmış ve bölgedeki Nazi işbirlikçisi Vichy Fransası birliklerini yenerak tutunmuştur. Yaklaşık aynı dönemlerde yapılan II. El-Alameyn Muharebesiyle de Naziler İngilizler tarafından Mısır önlerinden atılmıştır. Bu gelişmeler karşısında Nazi ve İtalyan birlikleri Sicilya'dan Tunus'a geçmiş ve direnişle karşılaşmaksızın bölgeyi denetimlerine almışlardır.\nBölgede Alman komuta yapısı Kuzey Afrika'da İtalyan Krallığının sömürgeci taleplerine uyumlu olacak şekilde Roma'daki Başkomutanlığa bağlıydı. Kuzey Tunus'da Generalfeldmarschall Hans-Jürgen von Arnim komutasındaki 5. Panzer Ordusu bulunuyordu. Güney Tunus'da ise Generalfeldmarschall Erwin Rommel'e bağlı Afrikakorps güney yönünden yaklaşmakta olan General Bernard Montgomery komutasındaki İngiliz 8. Ordusuna karşı bölgeyi korumaktaydı. Her iki Alman komutan da Roma'daki Generalfeldmarschall Albert Kesselring'e bağlıydı. Rommel, Libya'dan atıldıktan sonra ileri harekât için bir fırsat görmüş ve kuzeybatı yönünde bir harekât önerisinde bulunmuştu. Buna göre bölgedeki ABD Ordularının mevzileri kırılacak ve değerli hava alanlarıyla depolar ele geçirilecekti. Müttefiklerin 1. Ordusu muhasara altına alınacak, sonrasında ise doğudan gelen İngiliz birlikleri püskürtülecekti.\nMerkezi komuta heyetinden olur alan kuzeydeki von Arnim birlikleri 14 Şubat Sidi bou Zid bölgesindeki ABD birliklerine saldırır. ABD birliklerinin komuta heyetinden kaynaklanan koordinasyonsuzluğunu fırsat bilen Nazi birlikleri Faid Geçidinden ilerleyerek birbirinden ayrı Lessouda ve Ksiara Tepelerini savunan ABD birliklerini kuşatır. Diğer Alman unsurları da vadideki ABD zırhlı birliklerini saf dışı bırakır. Ertesi gün ABD birlikleri tarafından yapılan zırhlı birlik saldırısı da Stuka bombardıman uçakları ve Alman zırhlıları tarafından tamamen püskürtülür. Panik içinde geri çekilen ABD birlikleri Rommel'in cephesindeki Gafsa kasabasını da boşaltır ve Kasserine Geçidine giden hat savunmasız kalır. Von Arnim saldırıya devam etmek istese de Roma'daki Kesselring Rommel'in saldırıya devam etmesini ister. Rommel Kasserine Geçidinde ABD birliklerine darbe indirmek ister. 19 Şubat 1943 Naziler saldırıyı başlatır. Ağır bombardıman altındaki savunma mevzileri çöker, ABD birlikleri kontrolsüz şekilde geri çekilmeye başlar. İtalyan birliklerinin de katıldığı Alman saldırısında cephe hattı kolaylıkla yarılır ancak cephe hattının gerisinde özellikle Thala bölgesinde İngiliz birlikleri direniş üsleri kurmaya başlar ve tutunmayı başarırlar. Duruma acilen müdahale eden Müttefik Başkomutanı Dwight Eisenhower Fredenhall'ın yerine General Ernest Harmon'u atar. Ancak ABD komuta heyetinde ve cephe gerisinde moraller düşmüş, panik havası hakim olmuştu. Harmon gelmesiyle beraber direniş merkezlerini koordine etmeye çalışır ve Rommel'in ileri harekatının ivmesini düşürmeyi başarır. Dört gün boyunca cebri yürüyüşle cepheye gelen ABD topçu birliklerinin şiddetli ateşleri sonucunda 22 Şubat günü Alman birlikleri ilerlemeyi durdurmak zorunda kalır.\nSidi bou Zid ve Kasserine Geçidi Muharebeleri ABD birliklerine ve komuta heyetine kuvvetlerin koordineli şekilde kullanılması, hava kuvvetlerinin kullanılması, eğitim ve tatbikat gerekliliği, komutanların sevk ve idare kabiliyetleri gibi konularda yapılan yanlışları çarpıcı şekilde göstermiştir. Bu muharebede ABD birliklerine karşı savaşan Nazi komutanlar ve birlikler bundan sonraki muharebelerde ABD birliklerini küçümseme hatasında bulunmuşlardır. Yenilgilerin ardından eğitimleri artıran ABD komuta heyeti savaşın gerçeklerine uygun taktikleri ve yaklaşımları benimseyen bir tutum takınmış, bu alanlarda gelişkin General Patton gibi komutanlara görev vererek başarı kazanmıştır.\n\n\n1975 FA Charity Shield\n1975 FA Charity Shield, İngiltere'de futbolun yönetim organı olan Futbol Federasyonu (FA) tarafından desteklenen hayır kurumlarına para toplamak amacıyla düzenlenen yıllık futbol yarışması Charity Shield'in 53. organizasyonudur.\nMaç 10 Ağustos 1975'te, 1974-75 Football League First Division şampiyonu Derby County ile 1974-75 FA Cup kazananı West Ham United arasında, Londra'daki Wembley Stadyumu'nda oynandı. Derby County maçı 2-0 kazandı.\n\n\nGaziantep Süper Amatör Ligi\nGaziantep Süper Amatör Ligi (kısaca SAL), Gaziantep ilindeki en üst düzey amatör futbol ligidir. 2019-2020 sezonunda 14 takımlı tek grup halinde oynanacaktır. Şampiyon olan takım Bölgesel Amatör Lig'e yükselmek için Play Off maçı oynamaya hak kazanacak. Ligde son 2 sırayı alan takımlar ise Gaziantep 1. Amatör Lige düşerler.\n2010-11 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan Şehitkamil Belediyespor, doğrudan Bölgesel Amatör Lige yükseldi.\n2011-12 sezonunu Şampiyon Gaziantep TEDAŞ olmasına rağmen ligi ikinci sırada bitiren Şahinbey Belediye Gençlikspor BAL'a yükseldi.\n2012-13 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan Şenyurtspor*, BAL'a yükselmek için Şehitkamil Belediyespor ile baraj maçı oynadı. Maçı 1-0 kaybedip BAL'a yükselemedi.\n2013-14 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan Şenyurtspor*, BAL'a yükselmek için Şahinbey Belediye Gençlik ile baraj maçı oynadı. Maçı 3-0 kazanarak BAL'a yükseldi.\n2014-15 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan İslahiyespor, ili BAL'da temsil eden Şenyurtspor'un* sezonu düşme hattında tamamlamasıyla baraj maçı oynamadan direkt Bölgesel Amatör Lige yükseldi.\n2015-16 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan Araban Belediyespor, Bölgesel Amatör Lig'e yükselmek için İslahiyespor ile baraj maçı oynadı. Normal süresi 1-1 biten maçı penaltılarla 4-3 kazanarak Bölgesel Amatör Lige yükseldi.\n2016-17 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan Nizipspor, BAL'a yükselmek için Şehitkamil Belediyespor ile baraj maçı oynadı. Maçı 2-0 kaybederek BAL'a yükselemedi.\n2017-18 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan Ankas İstiklalspor, BAL'a yükselmek için Şehitkamil Belediyespor ile baraj maçı oynadı. Maçı 2-1 kazanıp BAL'a yükseldi.\n2018-19 sezonunu Şampiyon olarak tamamlayan Nizipspor, BAL'a yükselmek için Araban Belediyespor ile baraj maçı oynadı. Maçı penaltılarla kazanıp BAL'a yükseldi.\n* İslahiyespor isim değişikliğine giderek İslahiye Belediye Gençlikspor adını aldı.\n*Sakıcı İnşaat Şenyurtspor, isim değişikliğine giderek Gaziantep Anadoluspor adını aldı.\n\n\nSfenoparyetal sinus\nSfenoparyetal sinusler sfenoid kemiğin küçük kanadının alt kısmı boyunca uzanır ve kavernöz sinuse boşalır. \"superfisial orta serebral venlerden\" venöz kanı drene eder. Sfenoid kemik mediyalinde superior orbital fissürden gelen oftalmik ven ile birlikte kavernöz sinuse dökülür.\n\n\nGöttinger Tageblatt\nGöttinger Tageblatt, Almanya'nın Aşağı Saksonya eyaletinin güneyinde Göttingen'de yayınlanan günlük yerel bir gazete. Gazetenin içeriği genellikle Göttingen şehri, çevresindeki yerleşimler, Northeim ve Osterode am Harz kasabaları hakkındadır.\nGazete 1889 yılında kuruldu. I. Dünya Savaşı'ndan sonra gazete giderek milliyetçi bir yayın haline geldi ve sonrasında Nazi hareketini daha iktidara gelmeden önce desteklemeye başladı. Göttinger Tageblatt 125. yıl kutlamasında tarihinin bu bölümü hakkında eleştirel bir inceleme yayınladı:\n1973 yılından bu yana, Aşağı Saksonya eyaletinin başkenti Hannover'deki Madsack yayın grubunun bir parçasıdır. O zamandan beri Madsack'in Hanover günlük Hannoversche Allgemeine Zeitung'dan ulusal ve eyalet çapında konular alınırken, Göttinger Tageblatt'ın editoryal departmanı sadece yerel işlerle sınırlıdır.\n\n\nFimbulwinter\nFimbulwinter (Fimbulvetr), İskandinav mitolojisi'nde Ragnarök, her şeyin yıkımı ve yeniden doğuşu, gerçekleşmeden önce onun geleceğini haberdar eden uzun ve çetin kıştır.\nFimbulwinter diğer kışlara benzemez ve 3 yıl boyunca devam eder. Sürekli soğukluk, kar yağışı, fırtınalar ve donlarla geçeceği söylenmektedir. 3 yıl boyunca çetin ve sert geçecek olan Fimbulwinter'ın ardından ise İskandinav mitolojisi'nin kıyameti niteliğinde olan Ragnarök'un gerçekleşeceği söylenir. Ayrıca Fimbulwinter'ın sadece kış getirdiğine inanılmaz. Her gün Midgard'ın dört bir yanında olacak uzun savaşlar, kardeşin kardeşi öldürmesi gibi onursuzluklar da getireceğine inanılır. Fimbulwinter'ın bitiminde Midgard'da yaşayan tüm insanların öleceği ve sadece Líf ve Lífþrasir adında iki insanın hayatta kalacağı söylenir.\n\nÅžah Melik\nŞah Melik (d. (?), Oğuz Yabguluğu - ö. 1042, Mekran, Belucistan), Yengi-kent ve Cend Oğuzları Yabguluğu'nun başı; Harezmşahlar Devleti'nin valisi ve daha sonra da hükümdarı \"(1041-1042).\" 1042'de Çağrı Bey tarafından öldürüldü. Sonradan Büyük Selçuklu İmparatorluğu Sultanı Tuğrul Bey'in eşi olacak olan Altuncan Hatun'un ilk kocası idi.\n\"Şah Melik,\" Yabgu \"(Oğuzlar'ın ananevî önderi)\" sıfatını taşımakta idi. 1034 yılında Yabular'ın düşmanları olan Selçuklular, Gazneli Valisi 'un davetiyle Harezm'e girdiler.\nGazneliler'in Türk köle komutanı ve Harezm Valisi (H.408-23/M.1017-32) yılları arasındaki On Beş yıllık valiliği sırasında Gazneli Mahmud ile Mesud'a bağlı kalmıştı. Harezm eyaletinin sınırlarını kuzeyden gelen Oḡuz ve Kıpçak akınlarına karşı başarılı bir şekilde savunmuştu. Buhara yakınlarında Debusiye adı verilen bir mevkideki savaşta ağır yaralanan Altuntaş'ın kısa bir süre sonra ölümü üzerine Altuntaş'ın oğlu Harun Harezm'de onun yerine de fakto vali olarak geçti. Gelgelelim, Harun'un bu tutumundan şüphelenen Mesud onu sadece \"\"Halifetu'd-Dar\"\" sıfatıyle resmi Harzemşah sıfatını verdiği kendi oğlu Saʿid'in yardımcısı olarak tanıdı. Altuntaş'ın kurmuş olduğu ordunun kuvvetini Türkmenler'den alması H. 421 / M. 1030 yıllarından sonra Gazneli Mahmud ve daha sonra da Mesud'un bir hayli tedirgin olmasına neden olmuştu. Altuntaş'ın ölümü üzerinden henüz İki sene geçmeden Harun, Ali Tigin ve Selçuklular ile (H. 425 / M. 1034) ittifak kurarak açıkça Sultan Mesud'a karşı isyan etti. Fekat bir yıl sonra Mesud kendi muhafızlarına Harun'a karşı başarılı bir suikast düzenlettirdi. Harun'un katledilmesi üzerine Altuntaş'ın diğer oğlu Selçuklular'ın müttefiği ve Mesud'un yeminli bir düşmanı olarak Harezm'in mutlak hakimi konumuna yükseldi. İşte böyle bir ortamda Sultan Mesud akıllıca bir karar alarak H. 430 / M. 1038) yılında Oğuzlar'dan fekat Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun düşmanı olan Oğuz Yabguluğu'nun yabgusu Cendli Şah Melik'i Harezm Valisi olarak atadı. Şah Melik H. 432 / M. 1041 yılına kadar Harezm'de mutlak hakimiyeti eline geçirdi. İsmail Handan'ın ise Selçuklular'a sığımaktan başka bir çaresi kalmamıştı. Böylece \"Şah Melik\" Harezm Başkenti Gürgan'da hükümdar \"(Harezm-Şah)\" olarak ilan edildi. Bu vakte gelene kadar da Sultan Mesud vefat etmiş ve Gazneliler'in Harezm'deki hakimiyetleri sona ermiş bulunuyordu.\nBununla beraber Selçuklular Şah Melik'in Harezm'de uzun süre kalmasına izin vermeyeceklerdi. Büyük Selçuklu İmparatorluğu Sultanı Tuğrul Bey ve kardeşi Çağrı Bey 1042 yılında Harezm'e girerek Şah Melik'i buradan kovdular. Eski toprakları olan Cend ve Yengi-kent'in Kıpçaklar tarafından işgali üzerine oralara geri dönemeyerek önce Kirman'a oradan da Mekran'a kaçan Şah Melik burada yakalanarak Çağrı Bey tarafından öldürüldü. Karısı Altuncan Hatun'da Tuğrul Bey ile evlendirildi.\n\n\nEkvador'da COVID-19 pandemisi\nCOVID-19 pandemisinin, 70 yaşlarındaki bir kadının testi pozitif çıktığı 29 Şubat 2020'de Ekvador'a yayıldığı bildirildi. Ekvador, Nisan ayında Latin Amerika'daki salgının \"merkez üssü\" oldu. Nisan 2020 itibarıyla, Ekvador'da karton tabutlar dağıtmaktadır. Hükümet acil mezarlıklar kurmayı planlıyor. Ölüm sayısının düşük bir test oranı nedeniyle resmî rakamdan önemli ölçüde daha yüksek olduğuna inanılmaktadır ve binlerce fazla ölümün normal bir döneme denk olan rakamla karşılaştırıldığında rapor edilmiştir. Bir \"New York Times\" analizi, ölüm oranının normalden üç katına çıkması nedeniyle 1 Mart ile 15 Nisan arasında 7.600'den fazla ölüm meydana geldiğini ve bunun resmî ölüm bilgilerinin büyüklük sırasından daha az olduğundan daha düşük olduğunu gösterdi. itibarıyla ' koronavirüs ile enfekte olmuş toplam kişinin hayatını kaybettiği, toplam vaka sayısının ise olduğu açıklandı. hasta ise iyileşti ve taburcu edildi.\n12 Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 31 Aralık 2019'da Vuhan şehrindeki bir grup insanda yeni bir koronavirüsün solunum hastalıklarına neden olduğunu doğruladı.\nÖlüm oranı COVID-19 için SARS 'a göre daha düşüktür. Ancak bulaş oranı çok daha yüksektir.\nVirüs başlangçta yurt dışından seyahat eden insanlara, özellikle İspanya'daki Ekvadorlu öğrencilere bulaştı. Daha zengin sakinlerin kendi kendilerini karantinaya almasıyla virüs, fakir Ekvadorlular arasında yayılmaya başladı: ülkedeki en çok bulaş ve ölüm kaydeden yerleşim yeri Guayas eyaleti oldu.\nÜlkedeki yerel karton üreticileri ücretsiz karton tabut ürettiklerini duyurdu ve bir üretici günde 600 tane karton tabut verdiklerini söyledi.\nHükûmet, kayıt dışı işçilere evde kalmaları için ayda 60 dolar ödemeye başladı. Ekvador'da 500.000 Venezuelalı göçmen olduğu tahmin ediliyor ve bu göçmenlerin teşvik ödemelerine erişimi bulunmuyor.\n\n\nKatar'da COVID-19 pandemisi\nKatar'daki COVID-19 salgını ile ilgili ilk vaka 27 Şubat 2020'de doğrulandı. 15 Mayıs itibarıyla Katar, 29.425 vaka ile Arap devletleri arasında en fazla onaylanmış 2. vakaya ve dünyadaki (en az 100.000 nüfusa sahip bölgeler) kişi başına düşen en fazla doğrulanmış vaka sayısına sahiptir. Toplam iyileşme 14 ölümde 3.546 (her bir ölümde yaklaşık 253 kişi iyileşmektedir) kişidir.\n12 Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 31 Aralık 2019'da Çin'in Vuhan şehrindeki bir grup insanda yeni bir koronavirüsün solunum hastalıklarına neden olduğunu doğruladı.\nÖlüm oranı COVID-19 için SARS 'a göre daha düşüktür. Ancak bulaş oranı çok daha yüksektir.\nÜlke ve bölgelere göre COVID-19 pandemisi\n\n\nRussel paradoksu\nMatematiğin temellerinde, 1901'de Bertrand Russell tarafından keşfedilen Russell Paradoksu , Georg Cantor tarafından yaratılan sezgisel kümeler kuramının resmileştirilmesinin bazı girişimlerin bir çelişkiye yol açtığını gösterdi. Aynı paradoks 1899'da Ernst Zermelo tarafından da keşfedilmişti ancak Zermelo, sadece David Hilbert, Edmund Husserl ve Göttingen Üniversitesi'nin diğer üyeleri tarafından bilinen fikri yayınlamadı. 1890'ların sonunda Cantor, tanımının Hilbert ve Richard Dedekind'e mektupla söylediği bir çelişkiye yol açacağını fark etmişti.\nSezgisel kümeler kuramına göre, tanımlanabilir herhangi bir topluluk kümedir. O halde, \"X\" kendisini eleman olarak içermeyen kümeler kümesi olsun. Eğer X kendisinin bir elemanı değilse, kendisini içermelidir çünkü X kendisini içermeyen kümeleri içeren bir kümedir. Eğer X kendisinin bir elemanıysa, X kendisini içermeyen bir kümedir çünkü X kümesi kendisini içermeyen kümelerden oluşur. Oluşan bu paradoksa Russel Paradoksu denir.\nSembolik olarak:\nÇoğu küme kendi elemanı değildir. Örneğin, X bir düzlemdeki tüm karelerin kümesi olsun. Bu küme, düzlemde yer alan bir kare olmadığından kendisinin bir elemanı değildir. Eğer bir küme kendi elemanı değilse bu kümeye \"normal küme\", eğer kendi elemanıysa \"anormal küme\" diyelim. Yani yukarıda bahsedilen X kümesi normaldir. Öte yandan, X kümesinin tümleyeni, yani düzlemde kare olmayan her şeyi içeren küme, kendini içereceğinden ötürü anormal bir kümedir.\nY kümesi, tüm normal kümeleri içeren küme olsun. Y'nin normal mi yoksa anormal mi olduğunu anlamaya çalışacağız. Eğer Y normalse, o zaman kendini eleman olarak içermeli çünkü Y normal kümeler kümesiydi. Yalnız bu durumda Y kendisini içerdiği için tanım itibarıyla anormaldir. Öte yandan eğer Y anormalse, Y kendini eleman olarak içermemesi gerekir, ama kendini içermemesi onu normal küme yapar.\nSonuç olarak, Y ne normal ne de anormal bir kümedir. Bu durum Russel paradoksudur.\nSezgisel Kümeler Kuramı'nı, sembolik mantığın \"formula_2\" ikili ilişkisiyle ve tanımlı altküme aksiyom şemasıyla şu şekilde tanımlarsak:\nGörüldüğü gibi kümeler kuramında yazılmış herhangi bir formula_4 özelliği için sadece x değişkeni serbesttir. Bu formula_4 özelliğini formula_6 şeklinde tanımlayalım. O halde y=x seçtiğimiz durumda aşağıdaki gibi bir çelişki elde ederiz.\nBu da Russel bu çelişkiyi fark etmeden önce Frege'nin üzerinde çalıştığı kümeler kuramının tutarsız olduğunun bir göstergesidir.\n\n\nPeter Bardens\nPeter S. Bardens (19 Haziran 1944 - 22 Ocak 2002), İngiliz klavyeci, piyanist, şarkıcı ve söz yazarı. Camel müzik grubu bünyesinde uzun yıllar klavyeci olarak yer aldı.\n\n\nUfak Parti\nUfak Parti (UP), 1957'de Hüseyin Köycü tarafından kurulan siyasi parti. Amblemi ise sarı kalemdir. Hüseyin Köycü vefat ettiğinde Parti 1958 yılında mahkeme kararıyla kapatıldı.\n\n\nFreddy Rodriguez (anlam ayrımı)\n\n\nSingapur'da COVID-19 pandemisi\nSingapur'daki COVID-19 salgını ile ilgili ilk vaka 23 Ocak'ta doğrulandı. Erken vakalar, Şubat ve Mart aylarında yerel salgın başlayana kadar yurt dışından kaynaklanıyordu. Mart sonu ve Nisan ayına kadar, yabancı işçilerde birden fazla yurtta COVID-19 kümeleri tespit edildi. Singapur, şu anda Güneydoğu Asya'da en çok doğrulanmış COVID-19 vakasına sahiptir ve 19 Nisan'da Endonezya'yı geride bırakmıştır.\nCOVID-19'a karşı, 22 Ocak'ta Ulusal Kalkınma Bakanı Lawrence Wong ve Sağlık Bakanı Gan Kim Yong ile eş başkan ve Başbakan Lee Hsien Loong ile Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı ile çok bakanlıklı bir komite kuruldu. Singapur ayrıca COVID-19'a karşı Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) çabalarını desteklemek için 500.000 ABD Doları katkıda bulundu. Artan sayıda yeni vakaya yanıt olarak, Singapur, 3 Nisan'da, 7 Nisan-4 Mayıs tarihleri arasında uygulanacak tedbirleri açıkladı. Önlemler topluluk içinde takip edilmeyen salgının devam etmesinin ardından 21 Nisan'da 1 Haziran'a uzatıldı.\n12 Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 31 Aralık 2019'da Çin'in Vuhan şehrindeki bir grup insanda yeni bir koronavirüsün solunum hastalıklarına neden olduğunu doğruladı.\nÖlüm oranı COVID-19 için SARS'a göre daha düşüktür. Ancak bulaş oranı çok daha yüksektir.\n\n\nDuck River Mezarlığı\nDuck River Mezarlığı ya da Old Lyme Mezarlığı Eski Lyme kasabası, Connecticut'ta ortak gömü alanı olarak kullanılan mezarlık. Günümüze ulaşan en eski mezar yeri 1676'dan vefat eden Renold Marvin'in kabridir. Duck Nehri olarak bilinen nehir ve yanındaki tuz bataklığı gömme alanını ikiye böler. \nDuck River Mezarlığı'nda defnedilmiş önemli kişiler:\n\n\nNitrobenzoik asit\nNitrobenzoik asitler benzoik asit türevleridir. İkisi ticari olarak önemlidir. Esas benzoik asitten yaklaşık on kat daha asidiktirler.\nNitrobenzoik asitlerin tuzları ve esterleri nitrobenzoatlar olarak bilinir.\nNitrobenzoik asidin üç izomeri şunlardır:\n\n\nÄ°rlanda Cumhuriyeti'nde COVID-19 pandemisi\nDevam eden COVID-19 salgını 29 Şubat 2020'de İrlanda'ya ulaştı ve üç hafta içinde tüm illere yayıldı. Salgın toplumu birçok şekilde etkiledi. 12 Mart'ta hükûmet tüm okulları, kolejleri, çocuk bakım tesislerini ve kültür kurumlarını kapattı ve büyük toplanmaların iptalini önerdi. Aziz Patrick Günü şenlikleri iptal edildi ve Taoiseach (İrlandaca: İrlanda başbakanı), Leo Varadkar o gece ulusa seslendi. 24 Mart'ta neredeyse tüm işletmeler, mekanlar ve tesisler kapatıldı; ancak dörde kadar toplantıya izin verildi. Üç gün sonra hükûmet, \"zorunlu olmayan\" seyahat ve ev dışındaki kişilerle temas kurmayı yasakladı. Garda Síochána'ya, tekrar tekrar genişletilen ve en erken 18 Mayıs'a kadar yürürlükte olan önlemleri uygulama yetkisi verildi.\n12 Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 31 Aralık 2019'da Çin'in Vuhan şehrindeki bir grup insanda yeni bir koronavirüsün solunum hastalıklarına neden olduğunu doğruladı.\nÖlüm oranı COVID-19 için SARS 'a göre daha düşüktür. Ancak bulaş oranı çok daha yüksektir.\n\n\nBirleÅŸik Arap Emirlikleri'nde COVID-19 pandemisi\n73 yaşında Çinli bir kadın olan ilk hasta, iyileştikten sonra 9 Şubat'ta taburcu oldu. İlk iki ölüm 20 Mart'ta gerçekleşti. 22 Mart'ta Dubai, koronavirüse karşı 11 günlük bir sterilizasyon kampanyası başlattı. Ülke dezenfekte etmeye başlarken 4 gün sonra gece sokağa çıkma kısıtlaması uygulandı. Okulların kapatılması ilk olarak 8 Mart'ta 4 hafta süreyle ilan edildi. 3 hafta sonra okulun öğretim yılının sonuna kadar kapalı olacağı açıklandı. itibarıyla ' koronavirüs ile enfekte olmuş toplam kişinin hayatını kaybettiği, toplam vaka sayısının ise olduğu açıklandı. hasta ise iyileşti ve taburcu edildi. \n12 Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 31 Aralık 2019'da Vuhan şehrindeki bir grup insanda yeni bir koronavirüsün solunum hastalıklarına neden olduğunu doğruladı.\nÖlüm oranı COVID-19 için SARS 'a göre daha düşüktür. Ancak bulaş oranı çok daha yüksektir.\n\n\nBangladeÅŸ'te COVID-19 pandemisi\nCOVID-19 salgınının Mart 2020'den beri Bangladeş'e yayıldığı doğrulandı. Bilinen ilk üç vaka 7 Mart 2020'de ülkenin epidemiyoloji enstitüsü IEDCR tarafından bildirildi. Enfeksiyonlar Mart sonuna kadar düşük kaldı ancak Nisan ayında dik bir artış gördü. itibarıyla ' koronavirüs ile enfekte olmuş toplam kişinin hayatını kaybettiği, toplam vaka sayısının ise olduğu açıklandı. hasta ise iyileşti ve taburcu edildi.\nUzmanlar, 160 milyondan fazla nüfusu olan ülkede yapılan testlerin yetersizliğini eleştirmiştir. Gazete haberleri ve sosyal medya COVID-19 semptomları olan hastaların ek ölümleri hakkında rapor vermeye devam etti. Ölenlerin bir kısmı ilçelerdeki hastanelerdeki COVID-19 izolasyon merkezlerinde tedavi edilmiş, bazılarına ise bulaşmayı doğrulamak için hiçbir test yapılmamıştır. Uzun bir süre, testler sadece başkent Dakka'daki Epidemiyoloji, Hastalık Kontrol ve Araştırma Enstitüsü'nde (IEDCR) merkezileştirildi, ancak belirtileri olan hastalar ülke çapında rapor edildi.\n22 Mart'ta Bangladeş, 26 Mart - 4 Nisan tarihleri arasında 10 günlük bir sokağa çıkma kısıtlaması ilan etti. Bu daha sonra 5 Mayıs'a uzatıldı.\nBir dizi yardım hattı numarası, e-posta adresi ve Epidemiyoloji, Hastalık Kontrol ve Araştırma Enstitüsü (IEDCR) Facebook sayfası, insanların COVID-19 enfeksiyonundan şüphelendikleri veya daha fazla bilgiye ihtiyaç duydukları takdirde iletişim kurabilmeleri için sağlanmıştır.\n12 Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 31 Aralık 2019'da Vuhan şehrindeki bir grup insanda yeni bir koronavirüsün solunum hastalıklarına neden olduğunu doğruladı.\nÖlüm oranı COVID-19 için SARS 'a göre daha düşüktür. Ancak bulaş oranı çok daha büyüktür.\n\n\nCebeci, Akyaka\nCebeci, Kars ilinin Akyaka ilçesine bağlı bir köydür.\nKöy, 1928'den beri aynı adı taşımaktadır.\nKöy, 4 Temmuz 1987 tarih ve 19507 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3392 sayılı ‘103 İlçe Kurulması Hakkında Kanun’un 1/58. Maddesi gereğince Arpaçay ilçesinden ayrılarak Kars'ın yeni kurulan ilçesi olan Akyaka'ya bağlanmıştır.\nKöy, Kars il merkezine 76 km, Akyaka ilçe merkezine 16 km uzaklıktadır.\nKöyde 1886 yılında 251 Karapapak, 5 Türk ve 6 Kürt yaşamaktaydı.\n\n\nHelicia amplifolia\nHelicia amplifolia, Proteaceae ailesindeki bir bitki türüdür. Papua Yeni Gine için endemik bir türdür. Habitat kaybı nedeniyle türü tehdit altındadır.\n\n\nEndonezya'da COVID-19 pandemisi\n2 Mart 2020'de bir dans eğitmeni ve annesinin bir Japon vatandaşı tarafından enfekte olduğu ve COVID-19 salgınının Endonezya'ya yayıldığı doğrulandı. 9 Nisan'a kadar, salgın Gorontalo'nun ilk vakasını doğrulamasının ardından ülkedeki 34 ilin tamamına yayılmıştır. Jakarta, Doğu Java ve Batı Java en etkilenen yerler oldu.\n15 Mayıs itibarıyla, Singapur'un ardından Güneydoğu Asya'da vaka sayısı en yüksek ikinci ülke olarak olarak 16.496 can kaybetti. Ölüm sayıları bakımından Endonezya, 1.076 ölümle Asya'da beşinci sırada yer almaktadır.\n\n\nÇetindurak, Akyaka\nÇetindurak, Kars ilinin Akyaka ilçesine bağlı bir köydür.\nKöyün eski adı, 892 yılı kayıtlarında \"Şiragavan\" olup, Ermenice'de \"Şirak kenti\" anlamına gelmektedir. 1889 ve 1928 yılı kayıtlarında ise adı \"Başşüregel\" olarak geçmektedir. 962'de Ani kentinin inşasından önce Pakraduni/Bagratlı hanedanının başkenti olan Şirakavan kentidir. 892'de inşa edilen Amenapırgiç katedrali 1950'lere dek harabe halinde fakat ayaktaydı. Şimdi izi kalmamıştır. 1877 öncesinde Şüregel nahiyesi merkezi idi. Arpaçay-Akyaka-Ani ve Gümrü bölgelerini kapsayan Şirak ili Ermeni tarihçilerince 4. yy'dan itibaren kaydedilmiştir.\nKöy, 4 Temmuz 1987 tarih ve 19507 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3392 sayılı ‘103 İlçe Kurulması Hakkında Kanun’un 1/58. Maddesi gereğince Arpaçay ilçesinden ayrılarak Kars'ın yeni kurulan ilçesi olan Akyaka'ya bağlanmıştır.\nKöy, Kars il merkezine 73 km, Akyaka ilçe merkezine 13 km uzaklıktadır.\n\n\nMaria Janion\nMaria Janion (24 Aralık 1926'da, Mońki'de doğdu ) Polonyalı bir akademisyen, eleştirmen ve edebiyat kuramcısı ve ünlü bir feministtir . Polonya Bilimler Akademisi Edebiyat Araştırmaları Enstitüsü'nde profesör, edebiyatta Romantizm konusunda uzmanlaşmış bir akademisyendir. Janion aynı zamanda Polonya Öğrenme Akademisi üyesidir. Gdańsk Üniversitesi fahri diplomasına sahiptir. 1948-1978 yılları arasında Polonya Birleşik İşçi Partisi'nin aktif bir üyesiydi.\n24 Aralık 1926'da İkinci Polonya Cumhuriyeti'nde Mońki'de Babası Cyprian Janion ve annesi Ludwika (née Kurdyk) kızı olarak doğdu.1945'e kadar ortaokuldan mezun olduğu ve İkinci Dünya Savaşı yıllarını geçirdiği Vilnius'ta ikamet etti. İçişleri Ordusu'na bağlı ve irtibat görevlisi olarak çalışan Polonya İzcilik ve Rehberlik Derneği'nin (Lehçe: \"Związek Harcerstwa Polskiego\", ZHP) bir üyesiydi. Savaştan sonra, o ve ailesi, savaş sonrası nüfus transferleri sonucunda Bydgoszcz'a taşındı.\n1945'te Toruń'da Matura lise sınavını geçti. Łódź Üniversitesi'nde Polonya hakkında eğitimi aldı. 1946'dan sonra, \"Kuźnica\" haftalık dergisinden Stefan Żółkiewski tarafından yürütülen bir edebiyat eleştirisi kursuna katıldı. 1947'de kendi makalelerini ve yorumlarını yayınlamaya başladı ve Akademik Mücadele Birliği \"Yaşam\" a katıldı. 1948'de \"Wieś\" (\"Kırsal\") haftalık dergisinin editör kadrosuna katıldı. 1948'de Polonya Bilimler Akademisi Edebiyat Araştırmaları Enstitüsü'nde çalıştı ve 1996'da emekli oluncaya kadar çalışmalarını sürdürdü.\n1951'de Varşova Üniversitesi'nden yüksek lisans derecesi aldı. 1957'de Gdansk'taki Yüksek Pedagoji Okulu'nda (WSP) çalışmaya başladı. 1968'de 19. Yüzyıl Edebiyatı Tarihi Bölüm Başkanı olarak atandı. 1968 Polonya siyasi krizi'nden sonra, komünist yetkililer üniversite öğrencileri üzerindeki artan etkisi konusunda endişe duyduğundan WSP'deki görevinden alındı. Dersleri, edebiyat kanonunun resmi ve genel olarak kabul edilen yorumuna uymayan romantizmin devrimci ve özgürlükçü yönlerine vurgu yaptı ve öğrencilerini Polonya edebiyatı üzerine cesur, meydan okuyan ve orijinal bir bakış açısı benimsemeye teşvik etti. Gdańsk Üniversitesi'nin kuruluşundan sonra Polonya Filolojisi Fakültesi'nde çalışmaya başladı.\n1970 yılında Maria Janion, Polonya'da komünizme karşı gizli toplumlara katıldı. Bağımsız bir Çalışma Derneği Kurslarının kurucularından biriydi. 1973'te beşeri bilimler profesörü unvanını aldı. 1979'da Polonya Yazarlar Birliği'ne ( \"Związek Literatów Polskich\" ) katıldı.\nHem eski hem de çağdaş Polonya edebiyatı ve Polonya'nın savaş, askerler, kahramanlık, askeri ayaklanmalar ve şehitlik konusundaki görüşleri için dayatılan görüşler ve değerler için daha kritik hale geldi. 1976'da şair Miron Białoszewski'nin yakın zamanda yayınlanan Varşova Ayaklanması Özel Dergisi'ni tartışarak savaş ve form üzerine bir çalışma yayınladı. Dergiyi savaşı ve sivil ayaklanmayı, mitolojik olmayan, kahramanca olmayan bir bakış açısıyla betimleyen bir çalışma olarak nitelendirdiği için geniş bir şekilde eleştirildi. Miron Białoszewski gibi Polonya değerlerini utandırmakla suçlandı. Öğrenciler ve öğretim üyeleri arasında saygı kazanan bağımsız görüşleri ve muhalefetle olan bağlantıları, devletin potansiyel düşmanı olmasına neden oldu.\nDayanışma hareketi başladığında, Janion grevleri destekleyen 64 aydın tarafından yazılan ancak kan dökülmesine katkıda bulunmayacak eylemler çağrısında bulunan mektubu imzaladı. 1981'de Polonya'da sıkıyönetimin getirilmesiyle kesintiye uğrayan Polonya Kültür Kongresi'nde yer aldı . O döneme kadar esasen tutku tarafından yönlendirilen devasa ulusal hareketin entelektüel bir çabaya dönüşmesi çağrısında bulundu.\n1990'larda Hümanizm ve Bağımsız Etik Topluluğuna ( \"Stowarzyszenia na Rzecz Humanizmu i Etyki Niezależnej\" ) katıldı . 1989'da Polonya Yazarlar Derneği'ne ve 1991'de Polonya PEN Kulübü'ne üye oldu . 1994 yılında Gdańsk Üniversitesi'nde fahri diploma aldı. 1997-2004 yılları arasında Polonya'nın en büyük edebiyat ödülü olan Nike Ödülü jürisinde görev aldı ve 2000–2004 yıllarında Jüri Başkanı olarak görev aldı. 1992'den 2010'a kadar Polonya Bilimler Akademisi Sosyoloji ve Felsefe Enstitüsü'nde açık dersler vermeye devam etti.\nJanion, Romantizmin tarih, doğa ve insanlığa farklı bakış açılarına izin veren bir düşünce devrimidir. Romantizmde zamanla, ironi ve melankolik olarak ifade edilen varoluş açısından saçma ve grotesk duygusunun artan önemini vurgulamaktadır . Romantizmin doğuşunu, başlangıçta öncelikle belirli bir varoluşun deneyimini ve gizemini araştıran bireycilikte tezahür eden modern “benliğin” yeniden keşfine kadar izler.Romantik hayal gücü yeni bir gerçeği ortaya çıkarmıştır bunlar ise rüyaların ve düşlemlerin iç dünyasıdır. Halen çeşitli baskılama türleri kalsa da, daha önce gizlenmiş ve bastırılmış düşünceleri ifade eden \"bilinçaltı insan\" fikrini tanıttı. Romantik kurtuluş, klasikliğin reddedilmesi ve hayal gücünü kısıtlayan dogmatik ve tek boyutlu gelenek anlayışı sayesinde mümkün kılınmıştır. Geleneğe ilişkin romantik çok taraflı ve çoğulcu bakış açısı yeni kültürel paradigmanın temeli olmuştur. Bununla birlikte, \"Romantik Ateş\" adlı çalışmasında \"Romantizmin\" kendisini sadece antijenlerini güçlendirdiği ve stereotiplere dönüştürdüğü için epigonları arasında bile değil, statik ve açık bir sisteme sahip olamayacağını göstermektedir.\nKitaplarında, bu yeni paradigmanın yeni Romantik kahraman bastırılmış varoluşsal deneyimlerin yanı sıra; ölüm tabusunun radikal bir ihlali; yerel kültürlerin (özellikle halk kültürünün yanı sıra pagan, Slav, İskandinav ve Oryantal kültürlerin) gizlenmesine yol açan gizli ve unutulmuş olanların yeniden araştırılması; model olarak doğa kavramı; kaçınılmaz bir şekilde yaratımı yıkımla, hatta kendini yıkımla ve ölümle yaşamı tanımlayan bir varoluş tarzı; tarihin bir theophany olarak anlaşılması ; kurtuluştan hiçliğe uzanan dramatik varlık felsefesi'ni de belirtir.\n\"Niesamowita Słowiańszczyzna\" (\"Uncanny \"Slavdom\" \") kitabında, Janion Edward Said'in Oryantalizm kavramını Orta Çağ'da Batı Slavlarının Roma Katolikliği tarafından sömürgeleştirildiğini kanıtlamak için konuşlandırdı. Janion'a göre, Polonyalıların Latin etkisi alanına girmeleri onları pagan geleneğinden kopardı ve onlar için mevcut kolektif kimliklerini etkilemeye devam eden bir travma kaynağı haline geldi. Bu yoruma Dariusz Skórczewski tarafından postkolonyal teorinin yanlış uygulanması ve Polonya topraklarında Hıristiyanlığın rolünün yanlış yorumlanması nedenleriyle karşı çıkıldı.\nAçıkça \"Janion\" adlı kitapta lezbiyen olarak bilinmektedir. Polonya'da feminizmi aktif olarak teşvik etmiş ve ırkçılık, anti-Semitizm, homofobi ve kadın düşmanlığı eleştirisiyle tanınmıştır.\nLehçe:\nÄ°ngilizcede:\n\n\nDemirkent, Akyaka\nDemirkent, Kars ilinin Akyaka ilçesine bağlı bir köydür.\nKöyün eski adı, 1928 yılı kayıtlarında \"Rus Ergine\" olup, Gürcüce'de \"rk'ina\" sözcüğü \"demir\" anlamına gelmektedir. 1946 yılı kayıtlarında ise adı \"Yeni Ergine\" olarak geçmektedir.\nKöy, 4 Temmuz 1987 tarih ve 19507 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3392 sayılı ‘103 İlçe Kurulması Hakkında Kanun’un 1/58. Maddesi gereğince Arpaçay ilçesinden ayrılarak Kars'ın yeni kurulan ilçesi olan Akyaka'ya bağlanmıştır.\nKöy, Kars il merkezine 62 km, Akyaka ilçe merkezine 2 km uzaklıktadır.\n\n\nII. Aleksandr Suikastı\nII. Aleksandr suikastı, 13 Mart 1881'de Sankt-Peterburg, Rusya'da gerçekleşti. II. Aleksandr at arabasının kapalı vagonunda Mikhailovsky Manège'den Kışlık Saray'a dönerken gerçekleştirilen bir suikast neticesinde öldürüldü. Suikast, başta Andrey Jelyabov tarafından Narodnaya Volya (\" Halkın İradesi \") İcra Komitesi tarafından planlanmıştı. Sofya Perovskaya tarafından koordine edilen dört suikastçiden sadece ikisi aslında kararlı bir eylem gerçekleştirdi. Suikastçılardan olan Nikolay Rısakov, arabaya zarar veren bir bomba attı. Bu noktada ikinci bir suikastçı olan İgnati Grinevitski, arabaya II. Aleksandr'ı ölümcül şekilde yaralayan bir bomba daha attı. II. Aleksandr, Zaporijya'daki imparatorluk trenini dinamitle patlatma girişimi ve Şubat 1880'de Kış Sarayı'nın bombalanması gibi Dmitri Karakozov ve Aleksandr Solovyov'un girişimleri de dahil olmak üzere hayatında birkaç suikastten kurtulmayı başarmıştı. Gerçekleştirilen bu suikast, halkın 19. yüzyıl Rus Nihilist hareketinin en başarılı eylemi olarak kabul edilmektedir.\n25-26 Ağustos 1879'da, taç giyme töreninin yıl dönümünde, 22 üyeli Narodnaya Volya İcra Komitesi, devrimi hızlandıracağı umuduyla II. Aleksandr'a suikast düzenlemeye karar verdi.Sonraki bir buçuk yıl boyunca II. Aleksandr'ın hayatına yönelik düzenledikleri çeşitli suikast girişimleri başarısızlıkla sonuçlandı.Komite daha sonra Pazar günü Mikhailovsky Manège'ye yaptığı ziyaretin ardından II. Aleksandr'ın Kış Sarayı'na dönüşü sırasında bir kez daha kendisine suikast düzenlemeye karar verdi. Projenin baş organizatörü Andrey Jelyabov'du. Grup, II. Aleksandr'ın günlük rutin işlerini birkaç ay boyunca gözlemlediği için eylemin gerçekleşebileceği alternatif çevreleri tahmin edebilecek duruma gelmiş ve planını bu doğrultuda gerçekleştirmiştir. Çar, büyük ihtimalle ya Malaya Sadovaya Caddesi'nden geçerek ya da Katherin Kanalı boyunca ilerleyerek saraya gidecekti. Grup için iki seçenek vardı. Bunlardan birinde, İmparator'un Malaya Sadovaya Caddesi'nden geçmesi halinde, caddenin altına mayın döşeyerek arabayı patlatacak ve daha sonra caddenin başında gizlenen dört suikastçı arabanın içine el bombaları atarak eylemi başarıyla gerçekleştireceklerdi.İkinci seçenek ve umutları ise, İmparator'un kanaldan geçmesi halinde arabasını bombalayacak olan gönüllü suikastçılardı. İgnati Grinevitski, Nikolay Rısakov, Timofey Mihaylov ve İvan Yemelyanov bombayı İmparator'un bindiği arabaya atacak olan gönüllülerdi.\nGrup, Malaya Sadovaya'da bir peynir dükkanı açtı ve odalardan birini sokağın ortasına uzanan, büyük miktarlarda dinamit bırakacakları tüneli kazmak için kullandı. Eylemde kullanılacak el bombaları Nikolay Kibalçiç tarafından tasarlanmış ve üretilmişti.Saldırıdan önceki gece, Perovskaya Vera Figner (İcra Komitesindeki yedi kadından biri) ile birlikte bombaların toplanmasına yardımcı oldu.\nJelyabov bombalamayı yönetecekti ve hem mayın hem de bombaların başarısız olması durumunda II. Aleksandr'a hançer veya tabanca ile saldırması gerekiyordu. Ancak Jelyabov, saldırıdan iki gün önce tutuklandığı için görevini eşi Sofya Perovskaya devraldı.\nÇar, bir çift at tarafından çekilen kapalı iki koltuklu bir arabada Manège'den ve Kışlık saraya gidiyordu. Kendisine beş adet Kazak asker ve Polonyalı bir asilzade olan Frank (Franciszek) Josef Jackowski eşlik etmekteydi. İmparatora eşlik edenler arasında polis şefi Albay Dvorzhitzky ve iki Jandarma subayıda yer alıyordu.\n13 Mart öğleden sonra, \" Manège \" de iki Muhafız taburunun manevralarını izledikten sonra Çar'ın arabası Bolshaya Italyanskaya Caddesi'ne döndü. Perovskaya, mendilini çıkarıp suikastçıları Kanal'a mevzilenmeleri için önceden belirlenmiş bir işaret verdi. Dönüş yolunda Çar da kuzeni Büyük Düşes Katherina'yı ziyaret etmeye karar vermişti. Bu suikastçılara yürüyerek kanala ulaşması için yeterli bir zaman tanımıştı; Mihaylov hariç hepsi yeni pozisyonlarını aldılar.\nSaat 14: 15'te, araba mendile sarılmış bir bomba taşıyan Rısakov ile karşılaşana kadar rıhtımdan yaklaşık 150 metre aşağıya indi. Perovskaya tarafından verilen sinyal ile birlikte Rısakov bombayı Çar'ın arabasının altına doğru fırlattı.Geride kalan Kazak (Aleksandr Maleyçev) ölümcül bir şekilde yaralandı ve kısa bir süre sonra hayatını kaybetti. Yaralananlar arasında, bir kasap dükkanında çalışan on dört yaşındaki köylü bir çocuk da (Nikolay Zakharov) vardı. Ancak patlama sadece mermi geçirmez arabaya zarar fermişti. İmparator olayın etkisiyle sarsılmış ve şoka girmişti ama yaralanmamıştı.Patlamanın ardından Rısakov hemen yakalandı. Polis şefi Dvorzhitski, Rısakov'un toplanan kalabalığın içinde başkasına bağırdığını duydu. Bunun üzerine Dvorzhitzki, Çar'ı kızağıyla birlikte saraya geri götürmeyi teklif etti. Çar teklifi kabul etti, ancak önce suçluyu görmeye ve hasarı araştırmaya karar verdi. Yarananlar ve can kayıpları yaşayanların ailelerine destek olmak istedi. Çevredeki halkın Çar'ın durumunu soran endişeli sorularına II. Aleksandr, “Şükürler olsun, yaralanmadan kurtuldum” dedi. \nÇar'a yaklaşan ikinci bir suikastçı Grinevitski, Çar'ın ayaklarına denk gelecek şekilde ani bir hareketle ikinci bombayı fırlattı. Havada patlayan bomba Çar ve suikastçı Grinevitski'yi ağır bir biçimde yaraladı. İnsanlar Çar'a yakın bir kalabalık oluşturduğu için, Grinevitski'nin bombasısının ilkinden daha şiddetli olduğu iddiasında bulundu. Çar Aleksandrı sağ koluna yaslanmıştı. Dizinin altı parçalandığı için bacakları bolca kan kaybetmişti, karnı yırtılmış ve yüzü parçalanmıştı. Patlamadan ağır yaralanan Grinevitski'nin kendisi ise Çar'ın ve kasapta çalışan çocuğun yanında yatıyordu.\nKalabalıkta yer alan üçüncü bombacı İvan Yemelyanov ise, diğer iki bombacı başarısız olursa üçüncü bir bomba ile hazırda bekliyordu.Ancak, bunun yerine diğer seyircilerle birlikte Çar'ın zar zor duyulabilir çığlıklarına yardım etmek için koştu; Çar kendisine zar zor: \"Beni saraya götür...orada ... öleceğim.\" şeklinde fısıldadı. Çar Aleksandr, bir kızak yardımı ile neredeyse yirmi yıl önce aynı gün, köleleri serbest bırakan 1861 Kurtuluş reformu'nu imzaladığı Kış Sarayı'ndaki çalışma odasına taşındı.Romanov Hanedanı üyeleri hızla olay yerine geldiler. O gün saat 15:30'da, II. Aleksandr ağır yaraları sebebi ile hayatını kaybetti.\nÇar'ı öldüren ikinci bombayı atan Grinevitski, yakındaki askeri bir hastaneye taşındı ve orada birkaç saat boyunca tedavi edilmeye çalışıldı. Yetkililerle işbirliği yapmayı ya da adını bile vermeyi reddederek, o akşam öldü. Kendi hayatını kurtarmak için, olay yerinde yakalanan ilk bomba atıcısı Rısakov, sorulturmayı yürüten yetkililer ile işbirliği yaptı. Tanıklığı diğer katılımcıları da içeriyordu ve polisin grubun karargahına baskın düzenlemesini sağladı. Baskın, suikasttan iki gün sonra 15 Mart'ta gerçekleşti. Helfman tutuklandı ve Sablin polise birkaç el ateş ettikten sonra yakalanmamak için kendini vurdu. Mihaylov kısa bir silahlı çatışmadan sonra ertesi gün aynı binada ele geçirildi. Çarlık polisi 22 Mart'ta Sofya Perovskaya'yı, 29 Mart'ta Nikolay Kibalçiç'i ve 14 Nisan'da İvan Yemelyanov'u yakaladı. \nJelyabov, Perovskaya, Kibalçiç, Helfman, Mihaylov ve Rısakov 26-29 Mart'ta İktidar Senatosu Özel Mahkemesi tarafından yargılanmış ve asılarak idama mahkum edilmiştir. Ceza, 15 Nisan 1881 tarihinde Devlet yetkilileri tarafından usulüne uygun olarak yürütülmüştür. Hesya Helfman davasında, hamileliği nedeniyle infazı ertelenmiştir. III. Aleksandr sonradan Helfman'ın ölüm cezasını katorga'da belirsiz süreli zorunlu işçiliğe çevirmiştir. Daha sonra Helfman, ocak 1882'de doğum sonrası bir komplikasyondan öldü ve aynı şekilde bebeği de kısa bir süre sonra hayatını kaybetti. \nErtesi yıl Yemelyanov yargılandı ve ağır işlerde ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı, ancak 20 yıl hizmet ettikten sonra Çar'ın vermiş olduğu affa tabii oldu. Vera Figner 10 Şubat 1883 tarihine kadar büyük ölçüde Narodnaya Volya icra komitesinin başkanlığını yaptı, bu süre zarfında Odessa askeri savcısı olan Genel Belediye Başkanı Strelnikov'a suikast düzenledi. 1884'te Figner asılarak ölüme mahkum edildi ve daha sonra bunun yerine Schlüsselburg'daki kalede 20 yıl hapsedildi. \nDaha kalıcı bir anıt için planlar ve bağış toplama çalışmaları yapılırken, saldırı yerinde geçici bir mabet dikildi. Suikastın gerçekleştiği noktada kalıcı bir türbe inşa etmek için, kanalın daraltılmasına karar verildi, böylece çarın geçtiği yol bölümü kilisenin duvarlarına dahil edilebilirdi. Kalıcı anıt Voskresenia Khristova Kilisesi biçimini aldı. İnşaat 1883'te III. Aleksandr ile başladı ve 1907'de II. Nikolay ile tamamlandı. Sunak karşısındaki kilisenin sonunda, II. Aleksandr'ın suikastının gerçekleştiği yere, Siboryum şeklinde ayrıntılı bir tapınak inşa edildi. Topaz, lazurit ve diğer yarı kıymetli taşlarla süslendi ve tapınağın tabanına maruz kalan eski yolun basit parke taşlarıyla çarpıcı bir kontrast oluşturuldu. \n\n\nCharles Domery\nCharles Domery ya da ilerleyen dönemde bilinen adıyla Charles Domerz ( 1778 - 1800'den sonra), Prusya ve Fransız ordularında görev yapan ve olağanüstü derecede büyük iştahı ile tanınan Polonyalı askerdir. Birinci Koalisyon Savaşı sırasında Fransa'ya karşı Prusya Ordusu'nda hizmet verdiği sırada, Prusyalıların erzaklarının yetersiz olmasından ötürü yiyecek karşılığında Fransız Ordusu'na geçti. Genel olarak sağlıklı olmasına rağmen, Fransız hizmetinde geçirdiği süre boyunca ciddi bir şekilde aç kaldı ve mevcut olan tüm yiyecekleri yedi. Paris yakınlarında konuşlandırıldığı dönemde, bir yılda 174 kedi yediği kaydedilen Domery, sebzeleri tercih etmese de başka bir yiyecek bulamadığı durumlarda her gün 1,8 ila 2,3 kg arasında çimen yerdi. Fransız gemisi \"Hoche'deki\" hizmeti sırasında, bir mürettebat üyesinin top atışı nedeniyle kopan bacağını yemeye çalışırken mürettebatın diğer üyeleri kopan bacağı ondan alıp denize atmıştı.\nŞubat 1799'da \"Hoche\", Britanya kuvvetleri tarafından ele geçirildi ve Domery de dâhil olmak üzere mürettebat Liverpool'da alıkonuldu. Buradaki esareti esnasında kendisine olağan erzaklarının on katı verilmesine rağmen hapishane kedisi ile en az 20 farenin yanı sıra hapishane mumlarını yedi. Bir deneyde, kusmadan, dışkılama ya da idrar yapmadan bir gün boyunca 7,3 kg çiğ inek memesi, çiğ dana eti ve donyağı mumları yemiş ve dört şişe porter birası içmişti.\nDomery hakkında bilinen hemen hemen her şey, büyük ölçüde Dr. Thomas Cochrane tarafından sağlanan bilgilere dayanarak, Dr. J. Johson'ın \"Medical and Physical Journal\"'da yayımlanan 1799 tarihli bir raporundan gelmektedir.\nCharles Domery (daha sonra da Charles Domerz olarak da bilinir) 1778 civarında Benche, Polonya'da doğdu. 13 yaşından itibaren, Domery'nin alışılmadık derecede büyük bir iştahı vardı. Domery, aynı durumdan muzdarip olduğunu söylediği dokuz kardeşten biriydi. Domery, babasının iştahlı olduğunu ve genellikle etini yarı haşlanmış yediğini hatırladığını, ancak miktarı hatırlamak için oldukça genç olduğunu ifade etmişti. Domery'nin ailede bildiği tek hastalık, gençliği sırasında tüm aile tarafından atlatılan bir çiçek hastalığı salgınıydı.\nBeslenme düzeni ve yiyecek konusundaki alışılmadık davranışlarına rağmen, doktorlar Domery'nin normal bir yapıda olduğunu belirttiler. 1,91 m boya, uzun ve kahverengi saç ile gri gözlere sahipti. Pürüzsüz tenli ve \"hoş bir yüz ifadesine\" sahip olduğu belirtilmişti. Domery'yi gözlemleyen doktorlar hiçbir akıl hastalığı belirtisi görmediler ve okuma yazma bilmemesine rağmen, mürettebat üyeleri ve onu inceleyen hapishane doktorları tarafından normal zekâlı biri olarak değerlendirildi. Bol miktarda yiyecek yemesine karşın, büyük miktarlarda kavrulmuş veya haşlanmış etle beslenmediği sürece asla kusmadığı onu inceleyen doktorlar tarafından not edildi. Hiçbir hastalık belirtisi göstermedi ve onu gözlemleyen doktorlar gözlerinin \"canlı\" ve dilinin temiz olduğunu belirtti. Nabzı 84 civarında atım ile düzenliydi ve vücut ısısı normaldi. Kasları normal şekildeydi ancak doktorlar tarafından normalden daha zayıf olduğu gözlendi. Buna rağmen orduda geçirdiği süre boyunca hiçbir olumsuz etki göstermeden günde 14 Fransız ligi mesafe (yaklaşık 42 km) yürürdü.\nGece uyumaya gittikten sonra, genellikle saat 8.00 civarında, Domery'nin bolca terlemeye başladığı gözlemlenmişti. Bir iki saat uyanık hâlde uzanmadan ve terlemeden sonra, yatmadan önce ne yediğine bakılmaksızın aşırı acıkmış olarak saat 01.00'de uyanmadan önce uykuya dalardı. Bu sırada mevcut yiyecekleri yer, yiyecek yoksa tütün içerdi. Saat 02.00 civarı tekrar uyuyup saat 05.00 ile 06.00 arasında aşırı terleyerek tekrar uyanır, yataktan çıkar çıkmaz terlemesi durur ve yemeye başladığında tekrar terlemeye başlardı.\n13 yaşına gelindiğinde Domery, Prusya Ordusuna katıldı ve Birinci Koalisyon Savaşı sırasında Thionville'i kuşatan bir ordunun parçası oldu. Prusya Ordusu, Domery'nin \"dayanılmaz\" bulduğu gıda kıtlığı çekiyordu. Kasabaya giren Domery, kabuk da dâhil olmak üzere tamamını yediği bir kavunla ödüllendiren Fransız komutana teslim oldu. Daha sonra kendisine Fransız general tarafından hemen yediği çok çeşitli başka yiyecekler verildi.\nDomery daha sonra Fransız Devrim Ordusu'na katıldı ve yeni yoldaşlarını alışılmadık yeme alışkanlıkları ve obur iştahı ile \"şaşkına çevirdi\". Çift erzak aldı ve ücretini mümkün olduğunca ek yiyecek almak için kullanmasına rağmen yine de aşırı açlık çekti. Paris yakınlarındaki bir ordu kampındayken Domery, tek bir yılda 174 kedi yedi. Sadece derileri ve kemikleri bıraktı. Diğer yiyecekler mevcut olmadığında, her gün 1,8 ila 2,3 kg ot yedi. \nDomery, eti pişmiş yerine çiğ tercih etmekteydi. En sevdiği yemek çiğ boğa karaciğeriyken mevcut herhangi bir eti yerdi. Fransız gemisi \"Hoche\"de hizmetteyken, bir denizcinin bacağı top ateşiyle vuruldu ve Domery bir mürettebat üyesi ondan alıp denize atana kadar kopan uzvu kapıp yemeye başladı.\nEkim 1798 yılında John Borlase Warren komutasındaki bir Kraliyet Donanması komutasındaki filo, İrlanda açıklarında \"Hoche\" gemisini ele geçirdi ve Domery dâhil gemidekiler Liverpool yakınlarında bir esir kampına hapsedildi. İngiliz muhafızlar Domery'nin iştahı karşısında şaşkına döndüler ve ona çift erzak vermeyi kararlaştırdılar. Bu yetersizdi ve sonunda erzağını günde on kişilik miktara yükselttiler. Bu dönemde savaş esirleri için erzaklar, mahkûmların görev yaptığı ülke tarafından ödenmişti. Bir Fransız savaş esiri için standart günlük erzak 740 g ekmek, 230 g sebze, 57 g tereyağı veya 170 g peynirdi.\nDomery aç kalmaya devam etti ve hapishane kedisi ile hücresine girmiş olan en az 20 fareyi yediği kaydedildi. Domery, kampın revirinde onları almayı reddeden mahkumların ilaçlarını da yedi ve sonrasında hiçbir olumsuz etki yaşamadı. Ayrıca hapishanenin mumlarını düzenli olarak yediği ve bira istihkakı tükenirse yemeğinin yanında içme suyuna başvurduğu kaydedildi. Su kaynaklı hastalık riskini azaltmak için, birliklere küçük bira ve seyreltilmiş rom gibi hafif alkollü içecekler ve içmeden önce kaynar su içeren çay ve kahve gibi içecekler verilirdi.\nDr. J. Johnston Hapishane komutanı, olağandışı esirini, o zamanlar Kraliyet Donanması'nın tüm tıbbi hizmetlerini ve savaş esirlerinin refahını denetlemekten sorumlu kuruluş olan Hasta ve Yaralı Denizcilere Bakma ve Savaş Esirlerinin Bakımı ve Tedavisi için Komisyon Üyelerinin dikkatine sundu. Komisyon üyesi ve Edinburgh Kraliyet Hekimler Koleji Üyesi Dr. Cochrane, Domery'nin alışılmadık yiyeceklere karşı yeme kapasitesini ve toleransını test etmek için bir deney gerçekleştirdi. Saat 04.00'te Domery uyandırıldı ve tereddüt etmeden yediği 1,8 kg çiğ inek memesi ile beslendi. 09.30'da tamamı tüketilen 2,3 kg çiğ sığır eti, toplamda 453 g gelen on iki büyük donyağı mum ve bir şişe porter birasından oluşan bir öğün verildi. Saat 13.00'te Domery'ye başka bir öğün daha verildi başka bir 2,3 kg'dan oluşan sığır eti, 453 g mum ve üç büyük şişe porter birası verildi. Bunların da hepsini yedi ve içti. Deney sırasında herhangi bir noktada dışkılama, idrar yapma veya kusma belirtileri göstermedi. Nabzı düzenli kaldı ve cilt sıcaklığı değişmedi. Deneyin bitiminden sonra Domery'nin saat 18.15'te hücresine dönmesi üzerine \"özellikle neşeli\" olması, dans etmesi, piposunu içmesi ve bir şişe daha bira içmesi kaydedildi.\nDomery'nin iştahının nedeni bilinmemektedir. Bu döneme ait belgelenmiş benzer davranış vakaları olsa da, Domery ile aynı dönemde yaşamış olan Tarrare'den başka hiçbir kişinin otopsisi yapılmadı ve ve Domery kadar aşırı belgelenmiş modern bir polifaji (aşırı iştah) vakası olmadı. Bondeson (2006), Domery'nin muhtemelen hasarlı bir amigdala veya ventromedial çekirdekten muzdarip olduğunu tahmin ederken, hipertiroidi aşırı bir iştah ve hızlı kilo kaybına neden olabilir. Hayvanlarda amigdala veya ventromedial çekirdeğin hasarlarının polifajiye neden olabileceği bilinmektedir.\nHapsolmalarının ardından Domery veya diğer \"Hoche\" esirlerine ne olduğu, Domery'nin Fransa veya Polonya'ya mı döndüğü yoksa Liverpool'da mı kaldığı bilinmemektedir. Charles Domery'nin olayı Charles Dickens'ın 1852 yılında Domery hakkında şöyle yazması ile halk tarafından öğrenilmişti: \"Şimdi, benim görüşüme göre, Drury Lane sahnesinde halk arasında yemek yiyen böyle bir adam, sağlıklı sığır eti yerine asılsız sözleri çiğneyen bir trajedi oyuncusundan çok daha fazla izleyici çekecektir\".\n\n\nGüzel Vasilisa\nVasilisa (Rusça: \"Narodnye russkie skazki'de\") Alexander Afanasyev tarafından derlenen bir Rus masalı .\nTüccar bir adamın bir kızı olur adını Vasilisa koyar. Vasilisa sekiz yaşındayken annesi ölüm döşeğine düşer. Ölmeden önce ona her işini danışabileceği sihirli tahta bir bebek verir. Vasilisa bebeğe su ve biraz yiyecek verdiğinde bebeğin gözleri parlıyor ve konuşmaya başlıyordu. Annesi ölünce Babası bir süre sonra yeniden evlendi; yeni eş iki kızı olan dul bir kadındı. Vasilisa'nın üvey annesi ona karşı çok acımasız davranırdı çünkü Vasilisa iki kızından daha güzeldi. Üvey anne güneşte yanması için ona ağır işler yaptırırdı ancak bebeğin yardımıyla ona verilen tüm görevleri yerine getirebildi. Vasilisa büyüdükçe güzelleşti. Genç erkekler Wooing'e onu istemeye geldiğinde üvey annesi hepsini reddetti. Çünkü önce ondan büyük iki kızı evlenmeliydi ama hiç kimse çirkin kızlarını istemiyordu.\nBir gün tüccar bir yolculuğa çıkmak zorunda kaldı. Karısı evi sattı ve herkesi ormandaki kasvetli bir kulübeye taşıdı. Bir gün kızların her birine bir görev verdi ve tek bir mum hariç tüm mumları söndürdü. İki kız görevlerini yerine getirdi ama Vasilisa kendisine verilen dantel örme işini bitiremeden büyük kız mumu söndürdü. Bunun üzerine üvey anne Korkunç Cadı Baba Yaga'nın kulübesinden ateş alması için Vasilisa'yı gönderdi. Bebek ona gitmesini tavsiye etti. Yürürken, şafak vakti beyaz, öğlen kırmızı, akşam ise siyah kıyafetler giymiş birer atlının geçtiğini fark etti. Tavuk ayakları üzerinde duran bir eve geldi ve insan kemiklerinden yapılmış bir çitle karşılaştı. Siyahlar giymiş bir binici onun yanından geçti ve gece oldu. Bunun üzerine kafataslarının göz yuvaları parlamaya başladı. Vasilisa çok korktu ama kaçmadı. Vasilisa evin yanında beklerken Baba Yaga harç ve havaneli içinde uçarak ormandan geldi. Vasilisa'yı görünce iştahı kabardı ve ona istediğini sordu. Vasilisa evi aydınlatmak için ateş istediğini söyledi. \nBaba Yaga, Vasilisa'ya, ancak verdiği görevleri yerine getirirse ateşi alacağını ama eğer verdiği görevleri yerine getirmezse onu akşam yemeğinde yiyeceğini söyledi. Vasilisa evi ve avluyu temizleyecek, Baba Yaga'nın çamaşırlarını yıkayacak ve ona her akşam yemek pişirecekti. Ayrıca çürümüş mısır tanelerini sağlam mısırdan ayırması ve haşhaş tohumlarını bezelye tanelerinden ayırması gerekiyordu. Baba Yaga evden ayrıldı. Vasilisa görevleri yaparken yoruldu. Umutsuzluğa kapılarak uykuya daldı. Uyandığında bebeğin bütün işleri yaptığını gördü.\nŞafak vakti, beyaz binici geçti; öğle saatlerinde veya öğleden önce kırmızı. Siyah binici geçerken Baba Yaga geri döndü. Bütün işlerin yapıldığını görünce kızdı ama belli etmedi. Akşam yemeğinde Vasilisa'ya herhangi bir sorusu olup olmadığını sordu.\nVasilisa Baba Yaga'ya binicilerin kim olduğunu sordu. Baba Yaga beyaz olanın Gündüz, kırmızı olanın Güneş ve siyah olanın da Gece olduğunu ve hepsinin hizmetçileri olduğunu söyledi. Vasilisa, Baba Yaga'ya, başka sorusu olmadığını söyledi. Bunun üzerine Baba Yaga, Vasilisa'ya verdiği görevleri nasıl yerine getirdiğini sordu. Vasilisa \"küçükken annem beni kutsadı. Bu sayede yapabildim.\" dedi. Cevabı duyunca, evinde kutsanmış kimse istemeyen Baba Yaga, Vasilisa'yı evinden attı ve ona yanan bir kafatası verdi\nVasilisa bir çubuk ile yanan kafasını eve getirdi. O gittiğinden beri evde hiç ateş yakılmamıştı. Eve getirilen her ateş kapının eşiğini geçince sönüyordu. Vasilisa yanan kafatasıyı üvey annesine verdiğinde kafatsının gözleri parlamaya ve ateşi yükselmeye başladı. Anne ve iki çocuğu yanarak öldü. Vasilisa zarar görmedi. Vasilisa başka kimse zarar görmesin diye kafatasını usulüne uygun olarak bahçeye gömdü.\nDaha sonra Vasilisa, Rusya'nın başkentinde, Çar'ın tezicisinin yanında çalışmış, bir vesileyle onunla tanışmış ve kalbini kazanmıştır. Çar onunla evlenmiş ve Vasilisa Kraliçe olmuştur.\nBazı versiyonlarda hikâye, üvey annenin ve üvey kız kardeşlerinin ölümü ile sona erer ve Vasilisa babasıyla mutlu mesut yaşar.\nBeyaz, kırmızı ve siyah sürücüler Baba Yaga'nın diğer masallarında görülürler ve genellikle ona mitolojik bir önem verdiği şeklinde yorumlanırlar.\nDöneminin birçok folkloristi ile benzer olarak, Alexander Afanasyev birçok masalı doğayı görmenin ilkel yolları olarak gördü. Böyle bir yorumda, bu masalı güneş ışığı (Vasilisa), fırtına (üvey annesi) ve kara bulutlar (üvey kız kardeşleri) arasındaki çatışmayı tasvir ediyor olarak gördü.\nClarissa Pinkola Estés, hikâyeyi kadın kurtuluş hikâyesi, Vasilisa'nın itaatten güç ve bağımsızlığa yolculuğu olarak yorumluyor. Baba Yaga'yı, Vasilisa'nın ayrıldığını, nasıl besleneceğini öğrenerek ve öğrenerek öğrendiği ve büyüdüğü \"vahşi kadınsı\" prensibi olarak yorumlar.\n\n\nTarrare\nTarrare (c. 1772 - 1798), bazen Tarare olarak da yazılır, sıra dışı iştahı ve yeme alışkanlıklarıyla tanınmış bir Fransız şovmen ve askerdi. Çok miktarda et yiyebilir, sürekli açtı; ailesi onun yemek ihtiyacını karşılayamadı ve genç yaşta ailesinin evinden ayrıldı. Seyahat eden bir şarlatanın ısınma gösterisi hâline gelmeden önce bir grup hırsız ve fahişe eşliğinde Fransa'yı dolaştı. Bu gösteride şişe mantarlarını, taşları, canlı hayvanları ve bir sepet dolusu elmayı yutardı. Daha sonra bu gösteriyi sokak sanatçısı olarak çalıştığı Paris'e götürdü.\n\n\nRavi Zacharias\nRavi Zacharias (26 Mart 1946 - 19 Mayis 2020) Hindistan doğumlu Kanadalı-Amerikalı Hristiyan apolojesti. Hristiyanlık'ın bir savunucusu olan Zacharias, Evanjelik Hıristiyan Yayıncılar Birliği'nin Altın Madalyon Kitabı Ödülü'nün \"ilahiyat ve doktrin\" kategorisinden ödül kazanmış \"Can Man Live Without God? (İnsan Tanrı Olmadan Yaşayabilir mi?)\" ve Hristiyanlık hakkında çok satan \"Light in the Shadow of Jihad (Cihad'ın Gölgesinde Işık)\" ve \"The Grand Weaver (Büyük Dokumacı)\" kitaplarının yazarıdır. Zacharias, Ravi Zacharias Uluslararası Vekilleri'nin (RZIM) kurucusu ve yönetim kurulu başkanı ve \"Let My People Think\" ve \"Just Thinking\" radyo programlarının sunucusudur.\nZacharias 26 Mart 1946'da Hindistan'ın Madras kentinde doğdu. Ailesi oldukça gençken Delhi'ye taşındı ve orada büyüdü. Ailesi Anglikan'dı, ama o 17 yaşında zehir içip intihar girişiminde bulunana kadar ateist olduğunu söylüyor. Hastanedeyken, yerel bir Hristiyan işçi ona bir İncil getirdi ve annesine Yuhanna 14'ü okumasını söyledi. Zacharias, onu tanımlayan paradigma olarak Yuhanna 14:19'un ona dokunduğunu söyledi: \"Çünkü yaşadığım için siz de yaşayacaksınız.\" \"Bu benim tek umudum olabilir: Yeni bir yaşam biçimi. Yaşam Yazarının tanımladığı gibi bir hayat\" diye düşündüğünü söyledi ve hayatını Mesih'e adadı ve \"İsa eğer Sen hayata anlamını versen sensen, onu istiyorum. Lütfen bu hastahane yatağından sağlıklı kalkmamı sağla, ve söz veriyorum gerçeğin peşinde koşarken çevirmediğim taş bırakmayacağım\" diye dua etti. \n1966'da Zacharias, ailesiyle birlikte Kanada'ya göç etti ve lisans derecesini 1972'de Ontario İncil Koleji'nden (şimdi Tyndale Üniversitesi ) ve M.Div. derecesini Trinity International Üniversitesi'nden aldı. 1990'da Cambridge'deki İngiltere Kilisesi ilahiyat okulu Ridley Hall'da iki ile üç aylık bir süre boyunca değişim programı kapsamında çalıştı.\nZacharias, 1971 yazını A.B.D. askerlerini evanjelleştirdiği Güney Vietnam'da geçirdi ve Viet Cong üyelerini hapsetti. Ontario İncil Koleji'nden mezun olduktan sonra Kanada Hristiyan ve Misyoner Birliği (C&MA) ile gezici papaz olarak çalışmaya başladı. 1974 yılında C&MA onu Kamboçya'ya yolladı. Kamboçya'nın kontrolünü Kızıl Kmerler ele geçirmeden önce kısa bir süre çalışabildi. 1977'de Trinity'den mezun olduktan sonra Zacharias, C&MA tarafından dünya çapında vaaz vermek üzere görevlendirildi.\n1983 yılında Zacharias, Amsterdam'da Billy Graham Evanjelist Derneği'nin yıllık evangelist konferansına konuşmacı olarak davet edildi. Burada Hristiyan apolojetiği alanında papaz eksikliğini fark etti. Amsterdam'dan sonra Zacharias hem insanları Mesih'e yönlendirmek hem de Hristiyan liderleri yetiştirmek, apolojetist papaz ihtiyacını görmeye devam Hindistan'da yaz boyu insanları evangelizme geçirdi. Ağustos 1984'te Ravi Zacharias Uluslararası Papazları Kanada'nın Toronto kentinde, \"entelektüel direniş arenasında klasik bir evangelist\" olarak anılmak üzere kuruldu. Bugün merkezi Atlanta, Georgia'da bulunmaktadır ve Kanada, Hindistan, Singapur, İngiltere, Orta Doğu, Hong Kong, Romanya, Türkiye, Avusturya, İspanya ve Güney Afrika'da ofisleri bulunmaktadır. Daha sonra Hristiyan ve Misyoner İttifakı takdir edildi ve uluslararası bir evangelist olarak görevlendirildi.\n1989'da Berlin Duvarı'nın yıkılmasından kısa bir süre sonra, Zacharias Moskova'ya konuşmacı olarak davet edildi. Oradayken Lenin Askeri Akademisi'ndeki öğrencilerle ve Jeopolitik Strateji Merkezi'ndeki siyasi liderlerle konuştu. Bu, politik alanda Evanjelizm için pek çok fırsatdan ilkiydi. Buna benzer etkinlikler arasında 1993 yılında Kolombiya, Bogota'ya davet edilmesi vardı. Burada yargı mensuplarıyla sağlam bir ahlaki temelin önemi üstüne konuştu.\n1990 yılında ilk kitabı \"Shattered Visage: The Real Face Atheism\"'i yazdı\".\" 1993 yılında Zacharias Harvard Üniversitesi'ndeki Veritas Forumu'na ilk defa konuşma yapması için davet edildi ve sonrasında aynı yıl Urbana'daki açılış konuşmacılarından biriydi. Zacharias bu forumlara sık sık misafir olarak katılmaya devam ediyor, Georgia Üniversitesi, Michigan Üniversitesi, ve Pennsylvania Eyalet Üniversitesi gibi akademik kurumlarda hem ders veriyor hem de öğrencilerle soru-cevap oturumlarında buluşuyor.\nZacharias, 2004'te İsa Mesih'in Son Zaman Azizleri Kilisesi (LDS Kilisesi) ona bir dizi mesaj vermesi için Salt Lake Tabernacle'deki ünlü minberini açtığında medyanın dikkatini çekti. Zacharias \"Hakikat Kimdir? İsa Mesih'i Yol, Hakikat ve Yaşam Olarak Savunmak\" üstüne LDS ve Protestanlardan akademislerinden katıldığı 7.000'den fazla kişiyle bir seremoni düzenledi. Böylece LDS ve Protestanlar arasındaki açık diyaloğa bir adım atılmış oldu.\nBazı evanjelistler, Zacharias'ın bu fırsatı, tarihi Hristiyan inancı ile LDS Kilisesi'nin öğretileri arasındaki \"derin ve temel\" farklılıkları doğrudan ele almak için kullanmama kararını eleştirdiler. Hristiyanların Mormonizmin teolojik farklılıklarını derhal kınamamaları gerektiğini, bunun yerine \"inancımızı net ve inançla iletmek için her seferinde nazikçe bir adım atmaları\" gerektiğini söyleyerek karşılık verdi. Bunun birine inançlarının hatalarını göstermek kadar etkili olduğunu söyledi. Konuşma, Standing Together başkanı ve etkinlik organizatörü Greg Johnson'ın iddiası ile neredeyse sabote edilecekti. Johnson'un iddiasına göre tarafından Zacharias'ın \"The Kingdom of the Cults (Kültler Krallığı)\" kitabını düzenlemekle hiçbir ilgisi yoktu ve sadece adını en son baskıya koydurmuştu. Johnson daha sonra yaptığı açıklamadan dolayı özür diledi.\nZacharias, 2004'teki Gerçeğin Geleceği konferansı, 2005'teki Ulusal Dini Yayıncılar Konvansiyonu ve Sergisi, 2006'daki Hristiyan Apolojistleri Ulusal Konferansı gibi evanjelik topluluğun etkinliklerine sık sık konuşmacı olarak katılır. Ekim 2007'de birbirini izleyen gecelerde, Virginia Tech katliamının ardından kötülük ve ıstırap konusunda Virginia Tech'in öğrencilerine ve fakültesine, daha sonra Blacksburg, Virginia halkına hitap etti. Zacharias, Washington, DC'deki Ulusal Dua Günü, Birleşmiş Milletler'deki Yıllık Dua Kahvaltısı ve Maputo, Mozambik'teki Afrika Birliği Dua Kahvaltısı gibi etkinliklerde evanjelik topluluğu temsil etti ve 2008 Ulusal Dua Günü'nü görev gücünün fahri başkanı seçildi. Ayrıca Temmuz 2016'da Papa Francis'in konuştuğu ve yürekli bir çaba olarak nitelendirdiği ekümenik Together 2016 toplantılarına katıldı.\nFocus on the Family'nin Doğruluk Projesi'nde Zacharias ile röportaj yapıldı. Kasım 2009'da Zacharias, \"Manhattan Bildirgesi\" olarak bilinen ve insan yaşamının kutsallığını, karı koca birliği olarak evliliğin onurunu ve din özgürlüğünün temel adalet ve kamu yararı ilkeleri olduğunu onaylayan ekümenik bir ifade imzaladı.\n2014 yılında Zacharias, Adolf Hitler, İsa Mesih ve Dietrich Bonhoffer arasındaki hayali bir konuşma \"olan The Lamb and The Fuhrer (Koyun ve Führer\" adlı kitabını bir grafik roman olarak yeniden yayınladı . 2016'da, Cumhuriyetçi başkanlık adayı Marco Rubio, Zacharias'ı hayat yanlısı \"Hayatın Onuru\" danışma paneline atadı.\n2015 yılında, kamuya açık Form 990 vergi iadesine göre Ravi Zacharias ve karısı, kar amacı gütmeyen Ravi Zacharias Uluslararası Papazları'ndan(RZIM) toplam 523.926$ kazandıklarını bildirdi.\n2017'de \"Christianity Today\", Zacharias'ın akademik kimliklerini abarttığı yönündeki suçlamaları bildirdi; örneğin, doktora yeterliliğine sahip olmamasına rağmen kendisini \"Doktor\" veya \"Dr.\" olarak tanıtmıştır. Buna yanıt olarak Zacharias, kendisine \"on fahri doktora verdildiğini\" iddia etti ve ayrıca \"Ravi'nin Hindistan'ın anavatanında ... onur unvanlarının geleneksel olduğunu ve Ravi'ye hitap, ederken RZIM Hindistan ekibi de dahil olmak üzere, yaşlılara saygıdan kullanıldığını iddia etti.\" Zacharias'ın Oxford ve Cambridge üniversitelerindeki iddia edilen akademik konumlarının doğruluğu da sorgulandı.\nRZIM yaptığı açıklamada, \"önceki yıllarda 'Dr.' unvanı fahri doktoralara uygun ve kabul edilebilir bir şekilde web sitemiz de dahil olmak üzere, bazı materyallerimizde Ravi'nin adından önce kullanılAncak, bu uygulama bazı çevrelerde tartışmalı olabileceğinden artık kullanmıyoruz\" dedi. \"Christianity Today\", Zacharias'ın çevrimiçi biyografisinin, kimlik bilgileriyle ilgili suçlamaların ardından düzenlendiğini bildirdi.\nKanada papazlığı destekçisi Lori Anne Thompson, Zacharias'ı cinsel içerikli mesajlar ve uygunsuz e-postalar yollamakla suçladı. \"Christianity Today\" dergisi, Zacharias'ın, kendisine karşı açık iddialar içeren bir talep mektubuna yanıt olarak Thompson hakkında suç duyurusunda bulunduğunu bildirdi. Dava Kasım 2017'de karara bağlandı. 3 Aralık 2017 tarihli açıklamasında Zacharias, \"Kategorik olarak şunu söylememe izin verin: [Thompson] ile tek başıma, herkese açık olarak veya özel olarak hiç buluşmadım. Soru, ona ahlaka aykırı fotoğraf veya mesaj yollamam veya ahlaksızlık yapmam değil - yapmadım ve aksine bir kanıt yok- daha ziyade, bir eşim olmayan bir kadınla uzun süreli iletişimde istekli bir katılımcı olup olmamam. Kesinlikle söyleyebileceğim cevap hayır ve sorumluluğu tamamen kabul ediyorum\" dedi. Zacharias, evlilikleri boyunca karısı Margie'ye \"kesinlikle sadık\" olduğunu ekledi, ancak dikkatli davranmadığını ve kendisini uygunsuz görünmekten bile koruyamadığını kabul etti...\" Zacharias, Thompson'la olan gizlilik anlaşmasının şartlarından dolayı Bayan Thompson'a yaptığı intihar tehdidi hakkında yorum yapmayı reddetti.\nZacharias, tutarlı bir dünya görüşünün dört soruya tatmin edici bir şekilde cevap verebilmesi gerektiğini iddia eder: hayatın kaynağı, hayatın anlamı, ahlak ve kader. Her büyük din gerçek hakkında özel iddialarda bulunurken, Hristiyan inancının bu soruların dördüne de cevap verme yeteneğinde benzersiz olduğunu iddia eder. Düzenli olarak Hristiyan dünya görüşünün tutarlılığı üzerine konuşur, Hristiyanlığın en zorlu felsefi saldırılara dayanabileceğini söyler. Zacharias, apolojetistin üç seviyeden tartışması gerektiğine inanıyor: mantıkla savunulabilir hale getirmek için; duygulara yaşanabilir kılmak için; ve kişinin ahlaki yargılarda bulunmak için bunu kullanma hakkına sahip olup olmadığı. Zacharias'ın apolojetistlik tarzı ağırlıklı olarak Hristiyanlığın yaşamın büyük varoluşsal sorularına Tanrı'nın savunması ile verdiği cevaplara odaklanmaktadır.\nMayıs 1972'de Zacharias, kilisesinin gençlik grubunda tanıştığı Margaret \"Margie\" Reynolds ile evlendi. Üç çocukları var. Atlanta, Georgia'da yaşıyor .\nMart 2020'de Zacharias'a omurgasında kötü huylu ve nadir bir kanser teşhisi konduğu açıklandı.\n\n\nHMS Donegal (1798)\nHMS \"Donegal Fransız Donanması'nın bir Téméraire 74-gun gemisi olarak Barra\" ismi ile 1794'te denize indirildi. Ekim 1795'te adı \"Pégase\" olarak ve Aralık 1797'de \"Hoche\" olarak değiştirildi. İngiliz Kraliyet Donanması, 12 Ekim 1798'de Tory Adası Muharebesinde onu ele geçirdi ve HMS \"Donegal\" adı ile tekrar görevlendirdi.\n\n\nTürkiye Cumhuriyeti’nde Tek-Parti Yönetiminin Kurulması 1923-1931\nTürkiye Cumhuriyeti’nde Tek-Parti Yönetiminin Kurulması 1923-1931, Mete Tunçay'ın ilk olarak 1981'de Yurt Yayınları'ndan çıkan kitabı. Tunçay eserinde Türkiye'de tek partili dönemin tarihini Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın hemen sonrasına kadar getirir. Kitabın ikinci baskısı 1989’da Cem Yayınları tarafından, üçüncü ve sonraki baskıları ise 1999 sonrasında Tarih Vakfı tarafından yapıldı. Yurt Yayınları'nın yayımladığı ilk eserken sonraki baskılarında Tunçay tarafından muhtelif ekleme, düzeltme ve güncellemeler yapıldı.\nMete Tunçay 12 Eylül Darbesi sonrasında çevirmenlik ve Millî Kütüphane'de uzmanlık yapmıştı, özellikle kütüphanede geçirdiği süre muhtelif kaynaklara olan erişimi açısından faydalı olmuştu. Öte yandan 1950'deki Demokrat Parti iktidarını takiben Cumhuriyet'in ilk kuşağından isimler anılarını yazmaya başlamış ve çeşitli cep kitapları tek parti döneminin muhalif isimlerine ait eserlerle birlikte önemli bir külliyata tekabül eder olmuştu. Eser 1981'de yayımladıktan sonra ilgiyle karşılandı ve kısa sürede bu alanda referans kitabı haline geldi. Eserde döneme ilişkin eleştirel bir izlence ortaya koyuldu. Tunçay'ın demokrasinin belirli ölçüde gelişmişlik düzeyi gerektiğini ifade etmesi ve son kısımda Seymour Martin Lipset ve Daniel Lerner'a atıf yapması meslektaşı Zafer Toprak için eseri \"ahistorik\" ve \"teleolojik\" bir niteliğe sokmaktadır.\n\n\nPolifaji\nPolifaji veya hiperfaji, yemek yeme isteği sıklıkla aşırı yemeye yol açan anormal derecede güçlü bir açlık hissidir. Egzersizi takiben iştahtaki bir artışın aksine, polifaji yedikten sonra azalmaz ve sıklıkla hızlı bir şekilde aşırı miktarda yiyecek alımına yol açar. Polifaji kendi başına bir hastalık değil, altta yatan bir tıbbi durumu gösteren bir semptomdur. Sıklıkla anormal kan şekeri seviyelerinin (hem hiperglisemi hem de hipoglisemi) bir sonucudur ve polidipsi ve poliüri ile birlikte, diyabetes mellitus ile yaygın olarak ilişkili \"3 Ps\"den biridir.\n\n\nSofya Perovskaya\nSofya Lvovna Perovskaya (Rusça: Со́фья Льво́вна Перо́вская; 13 Eylül 1853 - 15 Nisan 1881) bir Rus devrimcisi ve nihilist devrimci örgütü Narodnaya Volya'nın bir üyesiydi. II. Aleksandr suikastı'nın düzenlenmesinde yer aldığı için 15 Nisan 1881 senesinde, 27 yaşında asılarak idam edilmiştir.\nPerovskaya, St.Petersburg'da, Rus İmparatoriçesi Yelizaveta'nın torunları olan aristokrat bir ailede doğdu. Babası Lev Nikolayeviç Perovski, Saint Petersburg'un askeri valisiydi. Büyükbabası Nikolay Perovski ise Tavrida Guberniyası valisi idi. İlk yıllarını, eğitiminin büyük ölçüde ihmal edildiği Kırım'da geçirdi, ancak kendi başına ciddi kitaplar okumaya başladı. Aile Saint Petersburg'a taşındıktan sonra, Perovskaya bir kız hazırlık programı olan Alarchinsky Kurslarına girdi. Burada radikal hareketlere ilgi duyan birkaç kız arkadaş edindi. On altı yaşında babasının yeni arkadaşlarına itirazları üzerine evden ayrıldı. 1871-1872'de, bu arkadaşlarıyla birlikte Çaykovski Çemberine katıldı. 1872-1873 ve 1874-1877'de Samara, Tver ve Simbirsk eyaletlerinde çalıştı. Bu süre zarfında öğretmen ve tıbbi asistan olarak diploma aldı.\nÇaykovski Çemberi'nin önde gelen bir üyesi olan Pyotr Kropotkin, Perovskaya hakkında şunları ifade etmektedir:\nAhlaki anlayışlarında bir \"\" idi, hitabeti de az değildi. Perovskaya, kalbinin en dibine bir \"popülist\" ve aynı zamanda devrimciliğin, en gerçek savaşçısıydı. Bana bir kez dedi ki: \"Harika bir şeye başladık. Belki iki kuşak görevde yenik düşecek ama yine de yapılması gerekiyor.\"\n1873'te Perovskaya, anti- çarlık propaganda toplantıları için Saint Petersburg'da birkaç daire tuttu. Ocak 1874'te tutuklandı ve 193 Yargılamaları ile bağlantılı olarak Petro ve Pavel Kalesine hapsedildi. 1877-1878'de beraat etti. Perovskaya, devrimci ve Narodnaya Volya'nın bir üyesi olan Ippolit Myshkin'i özgürleştirme girişiminde de başarısız oldu. 1878 yazında Perovskaya, bir Rus gizli devrimci örgütü olan Toprak ve Özgürlük örgütüne üye oldu, kısa süre sonra tekrar tutuklandı ve Olonets Guberniyası'na sürüldü . Sürgüne giderken kaçmayı başardı ve yer altında gizlendi.\nToprak ve Özgürlük örgütünün bir üyesi olarak Perovskaya, siyasi mahkumların merkez hapishaneden kurtulmasını organize etmek için Harkov'a gitti.1879 sonbaharında İcra Komitesi üyesi, daha sonra da Toprak ve Özgürlük yönetim kurulu üyesi oldu. Perovskaya öğrenciler, askerler ve işçiler arasında yayıldı, \"İşçi Gazetesi'nin\" organizasyonunda yer aldı ve Saint Petersburg'daki siyasi mahkumlarla bağlarını korudu. Kasım 1879'da, Saint Petersburg'dan Moskova'ya giden imparatorluk trenini havaya uçurma girişiminde bulundu. Deneme başarısız oldu. Saint Petersburg'a döndüğünde Narodnaya Volya'ya katıldı. \nPerovskaya, Moskova yakınlarında (Kasım 1879), Odessa'da (1880 baharı) ve Saint Petersburg (II. Aleksandr suikastı, 1 Mart 1881) Rusya imparatoru II. Aleksandr'ın suikast girişimlerinin hazırlanmasına katıldı. Narodnaya Volya'nın yürütme kurulu üyesi Andrey Jelyabov'un en yakın arkadaşı ve daha sonra karısıydı. Perovskaya 10 Mart 1881'de tutuklandı. Duruşmasından hemen önce annesine bir mektup yazdı:\nSevgili annacim, sakin olmanı ve benim için üzülmemen için sana yalvarıyorum; çünkü kaderim en azından beni rahatsız etmiyor ve bunu tam bir sükunetle karşılıyorum, çünkü uzun zamandır bekliyordum ve er ya da geç geleceğini biliyordum. [...] Hükümlerimin dikte ettiği gibi yaşadım ve başka türlü hareket etmem imkânsızdı.\nRusya'da terörizm nedeniyle ölüm cezasına çarptırılan ilk kadındı. Zhelyabov da dahil olmak üzere diğer dört suikast girişimcisi onunla birlikte asıldı.\nÖlümünden otuz yıl sonra Perovskaya, 1910 yılında İmparator Meiji'ye suikast planında yer alan Japon feminist Kanno Sugako için ilham kaynağı olacaktı. Kanno da tıpkı kendisi gibi asılarak idam edildi.\n2018'de \"New York Times\", Perovskaya için gecikmiş bir ölüm ilanı yayınladı.\n\n\nKolombiya'da COVID-19 pandemisi\nCOVID-19 salgınının Kolombiya'ya ulaştığı 6 Mart 2020'de doğrulandı. 17 Mart itibarıyla Kolombiya, Kolombiya vatandaşı, daimi ikametgahı veya diplomatı olmayanlara girişi reddetmektedir.\n12 Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 31 Aralık 2019'da Vuhan şehrindeki bir grup insanda yeni bir koronavirüsün solunum hastalıklarına neden olduğunu doğruladı.\nÖlüm oranı COVID-19 için SARS 'a göre daha düşüktür. Ancak bulaş oranı çok daha yüksektir.\n\n\nMaurice Larcher\nMaurice Constant Louis Larcher (1855-1963), Fransız asker, Fransa Genel Kurmayı'nda görevliydi. Paris’te Doğu Dilleri Enstitüsü’nden Türk dili diploması vardı ve Arapça ve Türkçe biliyordu. Larcher'in \"La Guerre Turque dans la Guerre Mondiale\" (Büyük Harpte Türk Harbi (1926), Ötüken, 2019) adlı eseri askerî tarih klasiklerindendir. \"La Campagne des Dardanelles\" (Çanakkale Harekâtı) adlı eseri de Türkçeye çevrilmiştir. Asker çocuğuydu ve kimliği uzun süre bilinmiyordu, hakkında bilgi veren bir biyografi makalesi \"Toplumsal Tarih\"in 242. sayısında askerî tarihçi Loubna Mamrhari tarafından neşredildi.\n\n\nEzio Bosso\nEzio Bosso (İtalyanca:ˈɛttsjo ˈbɔsso; 13 Eylül 1971; Torino, İtalya - 15 Mayıs 2020, Bologna), İtalyan besteci, orkestra şefi ve klasik müzik sanatçısı.\nBosso 13 Eylül 1971'de Torino'da doğdu. 30 Ekim 2015'te çıkardığı ilk önemli stüdyo albümü \"The 12th Room\", İtalyan FIMI albüm listesinde üç numaraya kadar yükseldi. Bosso müzik çalışmalarıyla; Avustralya Green Room Ödülü, Syracuse NY Ödülü ve iki David di Donatello Ödülü dahil olmak üzere birçok başarı getiren mükafatı elde etmiştir.\nEylül 2019'da Bosso'ya motor nöron hastalığı teşhisi konulduğu kamuoyuna duyuruldu. Bosso bu hastalığa bağlı nedenlerden 15 Mayıs 2020'de Bologna'da 48 yaşında vefat etti.\n\n\nFranco Nenci\nFranco Nenci (25 Ocak 1935 - 15 Mayıs 2020), İtalyan orta siklet boksör.\nNenci, 1956 Melbourne Olimpiyat Oyunları'nda ülkesi İtalya'yı temsil ederek Hafif Orta Siklet'te ikinci gelerek gümüş madalya kazandı.\n\n\nYanina Sokolova\nYanina Mıhaylivna Sokolova (; 6 Mart 1984), Ukraynalı gezeteci, televizyon sunucusu ve oyuncu. Channel 5'te \"Rendezvous\" ve \"Cinema\" programlarını, Channel 4'te “Shame!” programını ve YouTube'daki \"Evening with Yanina Sokolova\" kanalını sunmaktadır. Hayatındaki gerçek olaylara dayanan \"Ya, Nina\" multimedya projesinin yazarıdır. \"Varto Zhyty\" vakfının kurucusudur.\nZaporijya Ulusal Üniversitesi'nde psikoloji bölümünden mezun oldu ve Kyiv Ulusal Üniversitesi'nde tiyatro ve sinema oyunculuğu bölümünü okudu.\n2019 yılında Sokolova, hayatındaki gerçek olaylara dayanan ve kanser hakkındaki \"Ya, Nina\" multimedya projesine başladı.\n\n\nAnisuzzaman\nAnisuzzaman (18 Şubat 1937 -14 Mayıs 2020), Bengal Edebiyatı konusunda uzman olan Bangladeşli eğitimci, yazar, aktivist ve akademisyen. \nAnisuzzaman 18 Şubat 1937'de Kalküta, Bengal Krallığı, Britanya Hindistanı'nda doğdu.\n1952'de ülkesindeki Bağımsız Dil Hareketi'nin önde gelen aydınları arasında yer aldı. Bangladeş'in bağımsızlığından sonra Bangladeş Hükümeti Planlama Komisyonu üyeliği ve Bangladeş millî Eğitim Komisyonu üyeliği görevlerinde bulundu.\nSon olarak 2018 yılında Bangladeş Hükümeti tarafından ordinaryüs profesör unvanını aldı.\nAnisuzzaman 14 Mayıs 2020'de Dakka, Bangladeş'te böbrek ve kalp yetmezliği sonucu 83 yaşında vefat etti. Ölümünden sonra COVID-19 testi pozitif çıktı. COVID-19 hastaları için ayrılmış mezarlığa gömüldü.\n\n\nGaetano Gorgoni\nGaetano Gorgoni (26 Ağustos 1933 -13 Mayıs 2020), İtalyan siyasetçi.İtalyan Temsilciler Meclisi'nde delege olarak görev almıştır.\n\n\nDarya Bilodid\nDarya Bilodid (; d. 10 Ekim 2000), Ukraynalı judocu. 48 kg kategorisinde 2019 Dünya ve 2019 Avrupa'da altın madalya almıştır.\nBabası, kendisi gibi bir judocu olan Hennadiy Bilodid'dir.\nBilodid ilk dünya şampiyonluğunu kazandı ve bu süreçte 17 yaşında en genç judo dünya şampiyonu olma rekorunu kırdı. Yendiği rakipleri arasında eski Olimpiyat ve dünya bronz madalya sahibi Galbadrahın Otgontsetseg; yarı finalde eski Olimpiyat ve dünya şampiyonu, Paula Pareto; finalde Paris Grand Slam rakibi Funa Tonaki yer aldı. 1:59 dakikada turnuvayı kazanarak Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de 2018 Dünya Judo Şampiyonası'nda altın madalya kazandı.\n\n\nConstance Talmadge\nConstance Alice Talmadge (19 Nisan 1898 - 23 Kasım 1973]), Amerikalı sessiz sinema dönemi oyuncusu. Yer aldığı bazı yapımlar arasında; \"A Pair of Silk Stockings\" (1918), \"A Virtuous Vamp\" (1919), ve \"Her Night of Romance\" (1924) sayılabilir.\n\n\nMardin Büyükşehir Başakspor (kadın basketbol takımı)\nMardin Büyükşehir Başakspor Kadın Basketbol Takımı, Mardin Büyükşehir Başakspor'un kadın basketbol şubesidir. Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi'nde mücadele etmektedir. Maçlarını 2.300 kişi kapasiteli Artuklu Yeni Spor Salonu'nda oynamaktadır.\n\n\nEmlak Konut SK\nEmlak Konut Spor Kulübü, 2017 yılında Emlak Konut GYO sponsorluğunda kurulan kadın basketbol kulübüdür. Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi'nde mücadele etmektedir. Maçlarını 2.200 kişilik Complex İstanbul'da oynamaktadır.\n\n\nTekirdağ'da 1973 Türkiye genel seçimleri\n14 Ekim 1973 Genel Seçimleri Tekirdağ ilinin sonuçları;\n\n\nTokat'ta 1973 Türkiye genel seçimleri\n14 Ekim 1973 Genel Seçimleri Tokat ilinin sonuçları;\n\n\nRetrogaming\nKlasik oyun ve eski okul oyunları olarak da bilinen Retrogaming, eski bilgisayar oyunu, video oyunu konsolu veya arcade video oyunlarını çağdaş zamanlarda oynamak veya toplamaktır. Bazen bu, eski mobil oyun'lar için de geçerli olur.\nRetrogaming ve retrocomputing aktivitesi nostalji, retro ve remiks kültürünün bir yönü olarak tanımlanmıştır.\nRetrogaming üç ana faaliyete sahiptir: Vintage retrogaming, retrogaming emülatör ve netleştirilmiş retrogaming. Vintage Retrogaming, orijinal donanımda oynanan oyunları içerir.\n\nVitali Åžerbo\nVitali Venediktoviç Şerbo (veya Şçerbo) (, , \"Vital Venyadziktaviç Şçerba\", d. 13 Ocak 1972; Minsk, Beyaz Rusya SSC), Beyaz Rus eski bir artistik jimnastikçi. Tüm zamanların en başarılı jimnastikçilerinden biri, 8 branşta dünya şampiyonluğu kazanan tek erkek jimnastikçidir (1993'te Bireysel Genel tasnif, 1991'de Takım, 1994, 1995 ve 1996'da Yer, 1994'te Barfiks, 1993 ve 1995'te Paralel bar, 1992'de Kulplu beygir, 1992'de Halka, 1993 ve 1994'te Atlama masası). 1992 Yaz Olimpiyatları'nda en başarılı sporcuydu ve 8 etkinlikten 6'sını kazandı - (Takım, Genel tasnif ve 6 finalin 4'ü).\nŞerbo, 7 yaşında jimnastiği annesi tarafından tanıdı. Yerel kulübündeki antrenörler, genç sporcular için devlet yatılı okuluna gönderilmesini ve jimnastikçi olarak ilerlemeye devam etmesini ayarladı.\nİlk uluslararası performansları Dünya Şampiyonası ve Dünya Kupası'nda SSCB takımı için yarıştığı 1990-1991 yıllarında gerçekleşti. Takım arkadaşı Grigori Misutin'in arkasından 1991'de Dünya Genel tasnifte gümüş madalyası kazandı; 1990'da Avrupa Şampiyonalarında Atlama beygirinde tam 10.0 puan aldı; ve Seattle'daki Goodwill Games'te oynadı. Zaman zaman tutarsızlık nöbetleri geçirdi ve 1992 Barselona Olimpiyatları yaklaşırken, Birleşik Takım koçları onu daha deneyimli ve güvenilir takım arkadaşlarından daha az madalya ihtimali olarak gördüler. Tarihin en baskın performanslarından birinde Şerbo, Barselona'daki 1992 Yaz Olimpiyatları'nda verilen sekiz altın madalyadan altısını kazandı. Altınları takım, genel tasnif, kulplu beygir, halka, atlama beygiri ve paralel barda geldi. Sadece Michael Phelps ve Mark Spitz, tek bir Olimpiyat Oyununda daha fazla altın kazandı ve sadece Phelps ve Eric Heiden, tek bir Olimpiyat Oyununda bireysel olarak 5 (beş) altın madalya kazandı.\n1992 Olimpiyatlarından kısa süre sonra Şerbo, karısı İrina ile evlendi. Bununla birlikte, Şerbo'nun Beyaz Rusya'daki yaşamı giderek çalkantılı hale geldi. Daireleri soyuldu, burada para, değerli eşyalar ve Olimpiyat hatıraları çalındı. O sırada hiç kimse evde değildi ve Barselona'da kazandığı altı altın madalyası annesinin evinde güvenli bir şekilde duruyordu. Aile derhal Amerika Birleşik Devletleri'ne yerleşti ve Pennsylvania Eyalet Koleji'ne yerleşti. Bu durum, Şerbo'nun Olimpiyat başarılarına devam etmesini sağladı. Olimpiyat zaferini, 1993 Dünya genel klasman unvanı, 1993 ve 1994'te Amerikan Kupası'nı ve bunun yanında çok sayıda bireysel madalya kazanarak takip etti.  \n1996 yılında, karısı İrina korkunç bir araba kazası geçirdi, yoldan savrulup bir ağaca çarptı. Kaburgaları ve pelvisinde birden fazla kırık oluştu, komaya girdi ve iç yaralanmaları o kadar şiddetliydi ki doktorlar kocasına sadece 100'de 1 hayatta kalma şansı olduğunu söyledi. Şerbo her gün karısıyla kaldı ve aniden eğitimini tamamen durdurdu. 15 kilo aldı ve alkol kullanmaya başladı. Bir ay sonra İrina nihayet komadan uyandı ve kocasının yaklaşan Olimpiyat sezonu için eğitimine devam etmesi konusunda ısrar etti. Karısı mucizevi bir iyileşme sağladığında, Şerbo da benzer bir şekilde 1996'da başka bir Dünya şampiyonluğu kazanarak en iyi fiziksel durumu kazanmaya başladı. Atlanta'daki 1996 Yaz Olimpiyatları'nda, performansı hem karısının kazası hem de son omuz ameliyatı nedeniyle hazırlık süresini güzel kullanamadı. Performansları karakteristik olmayan hatalarla gölgelendi ve onu bu kadar ünlü yapan altın madalyalar gelmedi. Şerbo, altın kazanamamasından açıkça hayal kırıklığına uğramış olsa da, kazandığı dört bronz madalya çalkantılı bir yıldan sonra etkileyici bir zaferdi. Şerbo, 1997 Dünya Şampiyonasında yarışmayı planlamıştı, ancak o zamandan önce bir motosiklet kazasında elini kırdı ve kısa süre sonra emekli oldu.\nŞerbo, şu anda “Vitaly Scherbo School of Gymnastics” spor salonunu açtığı Las Vegas'ta yaşamaktadır.\nEkim 2017'de eski Sovyet jimnastikçi Tatyana Gutsu, Vitali'yi 15 yaşındayken tecavüz etmekle suçladı.\nŞerbo (Atlama beygiri) - Benzersiz girişi ile tanımlanan bir Yurçenko tarzı atlama beygiri, özellikle sıçrama tahtası ve atlama beygiri masası arasındaki sırt kısmında tam bükülme.\n\n\nTrabzon'da 1973 Türkiye genel seçimleri\n14 Ekim 1973 Genel Seçimleri Trabzon ilinin sonuçları;\n\n\nTunceli'de 1973 Türkiye genel seçimleri\n14 Ekim 1973 Genel Seçimleri Tunceli ilinin sonuçları;\n\n\nRetrocomputing\nRetrocomputing, daha eski bilgisayar donanımı ve yazılımın modern zamanlarda kullanılmasıdır. Son zamanlarda bu, eski cep telefonu, akıllı telefon'lar ve başka antika teknoloji ürünler için de geçerli olur. Şu anda en popüler koleksiyon ürünlerinden biri olarak nitelenir. Retrokomputing genellikle teknoloji pratik uygulamasından ziyade bir coşku, hobi ve rekreasyon olarak sınıflandırılır. Bunlar, nadir ve değerli donanım ve yazılımın duygusal nedenlerinden dolayı toplanır. Ancak bazı insanlar şimdiki zamanda da bunu kullanıyor.\nRetrocomputing, bilgisayar tarihinin bir parçasıdır. Retrogaming ve retrocomputing aktivitesi nostalji, retro ve remiks kültürünün bir yönü olarak tanımlanmıştır.\n\n\nKraniyosinostoz\nKraniyosinostoz, kraniyosinostozis (craniosynostosis), kraniyofasiyal malformasyonların ve maksillofasiyal (çene ve yüz) sendromların önemli bir bölümünde etkileri görülebilen konjenital bir patolojidir. Bu olgudaki temel bulgu kafatası eklemlerinin (kraniyal sutura) erken kapanmasıdır; etkilediği anatomik bölgelerde ortaya çıkan malformasyonlar, hangi suturaların ne düzeyde kapanmış olmasıyla orantılıdır. Malformasyonlar genellikle etkilenen eklemin dikey yönünde belirgindir.\nSagital kraniyosinostoz (sagittal craniosynostosis), en sık görülen tiptir. \"Sutura sagittalis\"’in (iki parietal kemiğin orta çizgi üzerinde eklemleşmesi) erken kapanmasının sonucudur. Bu aksaklık, dar ve uzun bir kafatasının oluşmasıyla sonlanır (dolikosefali). Çoğu kez izole bir olgu olarak ortaya çıkar. \"Sutura sagittalis\"’in etkilendiği “\"scaphocephaly\"” olgusunda, yüz bölgesi malformasyonların çok hafif olduğu saptanır. Oysa, sutura metopica’nın (frontal kemiklerin buluşma çizgisi) erken kapanmasıyla ortaya çıkan “\"trigonocephaly\"” ya da “\"Kleeblattschadel (yonca yaprağı kafatası)\"” olgularında, yüz bulguları oldukça güçlüdür; bu gruptaki sendromlara “\"craniofacial dysostosis sendromları\"” nitelemesi yapılır.\nKoronal kraniyosinostoz (coronal craniosynostosis), \"sutura coronalis\"’in (frontal kemiğin parietal kemiklerle olan eklem çizgisi) erken kapanmasının sonucudur. Sagital kraniyosinostoz’dan sonra ikinci sıklıkta saptanır. İki taraflı (bilateral) olduğunda geniş-yayvan bir kafatası (brakisefali) ile sonlanır. Tek taraflı (unilateral) olgulardaki kafatası deformitesi diyagonaldir (plagiosefali).\nKraniyosinostozlar, primer ya da sekonder olarak ortaya çıkar. Primer tip kraniyosinostozlardaki prematüre eklem kaynaşmalarında gen mutasyonları ve sendromlar söz konusudur. Sekonder tipler ise, talassemi ve hipertiroidizm gibi bir hastalığa özgü bulgulardan ya da komplikasyonlarından biridir. Spontan olguların bir bölümünde, gebelik sorunlarının (özellikle teratojenler) etkileri saptanmıştır.\nKraniyosinostozların oluşumunda 3 görüş öne sürülmektedir:\n(1) Virchow teorisi: Kraniyosinostozlar, kraniyofasiyal malformasyonlarda ortaya çıkan ilk patoloji olarak nitelendirilir. Kraniyosinostoz olgusundan öncelikle kafa tabanı kemikleri etkilenir.\n(2) Moss teorisi: Kraniyosinostozlar, kafa tabanı kemiklerindeki malformasyonların sonrasında ortaya çıkan patolojilerdir.\n(3) Mezenkimal blastema teorisi: Suturalardaki ve kafa tabanı kemiklerindeki malformasyonların birlikte ortaya çıkmasının sorumlusı “mezenkimal blastemada”ki bir defekttir.\nİndüksiyon mekanizması kurallarına göre, kafatası kemikleri beyin dokusunun (özellikle dura mater) gelişmesinden etkilenerek gelişirler. Suturalardan biri erken kapandığında, beyin büyüdükçe, kafatası genişlemesinin normal suturalar yönünde gerçekleştiği izlenir; kraniyofasiyal anomalilerde saptanan kafatası malformasyonlarının çok büyük bölümünün temelinde bu mekanizma etkilidir.\nKraniyosinostozis içeren çoğu sendromda saptanan 5 temel bulgu izlenir:\nKraniyosinostozis olgularında kafa tabanı kemikleri sıkça etkilenir; hidrosefalusla birlikte olduğunda nörolojik bulguların daha da belirginleşir, Arnold–Chiari malformasyonu gelişebilir. Sendroma-özgü olmayan olguların çoğunda önemli klinik bir belirti olmayabilir:\nTek taraflı (unilateral) sutura kapanmaları “plagiocephaly” olarak nitelendirilen malformasyona neden olur. Yüz orta bölümünün gelişmesi, kafatası ön bölgesinin gelişmesinden önemli derecede etkilenir; bu nedenle, iki taraflı (bilateral) kraniyosinostozda yüz orta bölüm malformasyonları çok güçlüdür (örneğin; Crouzon sendromu, Apert sendromu).\nKraniyosinostozlar, kromozom anomalilerinde ve maksillofasiyal sendromlarda görülen çene-yüz yarıklarının büyük bölümünün de temel nedenlerindendir; bunlardan en önemlisi Crouzon sendromu’dur. Crouzon sendromunda koronal suturalar ile birlikte sagittal-lambdoidal suturalar da kapanmıştır. Bu malformasyon, kafa tabanının gerektiğinden kısa oluşmasına yol açar. Bu sonuç, dışarıya yüz orta bölümünün hipoplazisi olarak yansır. Yüz orta bölümü çökmüştür; orbitalar sığdır ve gözler fırlaktır (eksorbitizm), hafif bir hipertelorizm ile yalancı bir altçene prognatisi saptanır. Arkaya itilmiş olan yumuşak damak oral ve faringeal boşlukların daralmasına neden olur (obstrüktif uyku apnesi nedeni).\nApert sendromu’nda (\"acrocephalosyndactyly\") ise, kafatası kısa ve kule gibidir; geniş bir alın yapısı izlenir (turribrakisefali); koronal suturaların kapanmasına sagittal ve lambdoidal suturalar da eşlik edebilir. Kaşlar üzerinde transvers bir çıkıntı izlenir. Oksipital kemik düzdür. Hipertelorizm oldukça belirgin; eksorbitizm belli belirsizdir. Yüz orta bölümündeki hipoplazi “psödomandibular prognatizm” algısı yaratır. Çukur damak, dar damak ve yarık damak bulguları olabilir. El ve ayak malformasyonları (sindaktili) Apert sendromunun önemli bir parçasını oluşturur.\nPfeiffer sendromu’ndaki maksillofasiyal bulgular, kraniyosinostozlarda saptanan bulgulardan oluşur. Orta yüz hipoplazisi ve turribrakisefalik yüz yapısı baskındır. Hipertelorizm ve eksorbitizm hafiftir.  Parmak anomalileri dikkat çekicidir.\nSaethre–Chotzen sendromu, koronal suturalraın sinoztozuyla birlikte akrosefalik bir nitelik taşır.  Yüz orta bölüm hipoplazisi yoktur; ancak, yüz yapısı tümüyle asimetriktir. Düşük saç çizgisi, ptozis, yayvan burun ve yüz açılarında düzensizlik saptanır. Parmaklar kısadır, sindaktili vardır.\nCarpenter sendromu’nda (\"acrocephalopolysyndactyly\") koronal suturaların kaynaşması asimetrik olduğu için kranyumdaki malformasyon da asimetrik bir kule biçimindedir. Parmak anomalileri arasında polidaktili öne çıkar. Konjenital kalp defektleri olabilir.                \nYonca yaprağı kafatası (kleeblattschädel): Kafatası üç lobludur. Bu anomalide temporoparietal, koronal, lambdoidal ve metopik suturaların değişen oranlarda katkıları vardır; en az 3 eklemin erken kapanmasının sonucudur (pansinostoz).  Hidrosefali, yüz orta bölüm hipoplazisi ve eksorbitizm saptanır.  \nKraniyosinostoz içeren sendromlara örnekler verilmektedir:\nKraniyosinostoz olgularındaki olumsuzluklar, nörolojik bozukluklara yol açtığı kadar entelektüel nitelikleri de etkiler. Yüz bölgesi kemiklerinin de etkilenmesi obstrüktif uyku apnesi bulgularına neden olur. Bu tür olumsuzlukların önlenmesindeki tek çözüm cerrahi girişimlerdir. Kafatası boyutlarının normal sınırlara getirilmesinin yanı sıra dişhekimliğinin katkıları da gerekebilir.\n\n\nUrfa'da 1973 Türkiye genel seçimleri\n14 Ekim 1973 Genel Seçimleri Urfa ilinin sonuçları;\n\n\nMillésime\nMillésime (veya vintage) şarapçılık'da üzüm toplama işlemi ve son ürün şarapları yaratma sürecidir. Genellikle bu, üzüm hasadının olgunlaşma yılı olarak kabul edilir. Güçlü alkollü içeceklerle ilgili olarak (örneğin, Armanyak, Porto şarabı, Pineau des Charentes vb.) bu terim sıklıkla kullanılır. Konyak ve kupaj şaraplar ile ilgili olarak ise bu terim uygulanmaz.\n\n\nKavernöz sinus\nKavernöz sinus dural venöz sinuslerden biridir. Sella turcicanın yanında, sfenoid kemik ve temporal kemik arasında, \"lateral sellar kompartman\" olarak tanımlanan alan içerisinde bulunur.\nKavernöz sinus bir dural venöz sinustur. Bir toplar damar ağıdır ve erişkinlerde büyüklüğü 1x2 cm boyutlarındadır.\nİçerisinde internal karotid arter sifonu, okülomotor sinir (CN III), Troklear sinir (CN IV], Abdusens siniri (CN VI], trigmeninal sinirin oftalmik (V1) maksiller (V2) ve dalları bulunur.\nKavernöz sinuse döküne venöz yapılar:\nKavernöz sinuse gelen venöz kan superior petrozal sinus ile transvers sinuse ve inferior petrozal sinus ile internal juguler vene taşınır.\nKavernöz sinusun içerisinden yukarı dahsedilen arter ve sinirler geçer. Bu yapıların dizilimleri aşağıda verilmiştir.\nCN V2 hariç diğer sinirler orbitaya superior orbital fissurden girerler. CN V2 foramen rotundumdan kafatasını terk eder.\nOptik sinir sinüslerin üst ve dış kısmında ilerler ve orbitaya optik kanal içerisinden geçerek girer.\nBir venöz sinus olarak kavernöz sinus, supoerior oftalmik ven ve inferior oftalmik venlerden, superfisiyal orta serebral venlerden venöz kan alır. Bu kanı Superior petrozal sinus ve inferior petrozal sinus ile arka kaide sinuslerine ve internal juguler vene aktarır.\nKavernöz sinus insan vücudunda bir arterin bir venöz yapı içerisinden geçtiği te anatomik yapıdır. İnternal karotid arter burada yırtılırsa karotid-kavernöz fistül ortaya çıkar. Bu durumda içerisinden geçen yapıların bir veya bir kaçı etkilenebilir. \nBüyüyen hipofiz adenomları daher iki kavernöz sinus içerisine girebilir. İçerisindeki yapıların etkilenmesi bağlı kavernöz sinuıs sendromu denen durum ortaya çıkar. CN III, IV, VI etkilenmesine bağlı oftalmopleji, CN V1 ve V2 etkilenmesine bağlı yüzün o tarafında duyu hissinden azalma veya tam kayıp ortaya çıkabilir. İnternal karotid arterin bu segment içerisinde seyri esnasıda etrafındaki sempatik pleksusun etkilenmesine bağlı Horner sendromu ortaya çıkabilir.\n\"Superior oftalmik venin\" fasiyal ven ile ilişkisinden dolayı, dudakların iki kenarı ve burun kökü arasında kalan ve tehlikeli alan olarak tabir edilen alanda oluşan enfeksiyon veya travmalardan sonra enfeksiyon bu venler ile kavernöz sinuse taşınabilir. Bu durumda kavernöz sinus trombozu denen durum ortaya çıkar.\n\"'Kavernöz sinus sendromuna\" sebep olabilecek diğer rahatsızlıklar:\nKarotid-kavernöz fistüller tıbbi acillerdir ve hızlı bir şekilde tanı ve tedavisi gerekir.\n\n\nÇeçenistan bayrağı\nÇeçenistan bayrağı'nı kullanan Çeçenistan, Rusya'da bir özerk cumhuriyettir. Bayrak yukarıdan aşağıya doğru üç yatay çubuktan oluşur. Yeşil İslam'ı, beyaz barışı ve Kafkas Dağları'nı ve kırmızı kanı temsil eder. Ayrıca beyaz çubuğun sağında ulusal süs bulunur. Yatay çubuklar 4:1:3 oranlarındadır. Bayrağın oranı 2:3'tür. 2004 yılında tanıtılan bu bayrak Çeçenistan bayrağı olarak kullanırken, bağımsız bayraklar muhalif güçler tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır.\n\n\nErik Bruhn\nErik Belton Evers Bruhn (d. 3 Ekim 1928 - ö. 1 Nisan 1986) Danimarkalı bir dansör, koreograf, sanat yönetmeni, oyuncu ve yazardır.\n\n\nBomba Gibi Kız\nBomba Gibi Kız, Orhan Aksoy'ın yönettiği 1964 yapımı Türk filmi.\nFilmin başrollerinde Türkan Şoray, İzzet Günay ve Sadri Alışık yer almıştır.\nKumarbaz olan Erol'u üç kişi sıkıştırmışken bir kumarhane patronu olan Kenan tarafından kurtarılır. Dost olan iki adam sonrasında Leyla yüzünden birbirlerine rakip olacaktır.\n\n\nTwyla Tharp\nTwyla Tharp (d. 1 Temmuz 1941) Amerikalı dansçı, koreograf ve yazar. 1966'da Twyla Tharp Dance'ı kurdu. Çalışmalarında genellikle klasik müzik, caz ve çağdaş pop müzik kullanıyor.\n\n\nVincent Thiébaut\nThiébaut, Parlamentoda Sürdürülebilir Kalkınma ve Mekansal Planlama Komitesi'nde görev yapıyor. Komite görevlerine ek olarak Andorra, Belarus ve Kamerun'la Fransa parlamentoları dostluk gruplarının bir parçasıdır.\nTemmuz 2019'da Thiébaut, Avrupa Birliği'nin Kanada ile Kapsamlı Ekonomik ve Ticari Anlaşması'nın (CETA) Fransa tarafından onaylanması lehine oy kullandı.\n\n\n1976 FA Charity Shield\n1976 FA Charity Shield, İngiltere'de futbolun yönetim organı olan Futbol Federasyonu (FA) tarafından desteklenen hayır kurumlarına para toplamak amacıyla düzenlenen yıllık futbol yarışması Charity Shield'in 54. organizasyonudur.\nMaç 14 Ağustos 1976'da, 1975-76 Football League First Division şampiyonu Liverpool ile 1975-76 FA Cup kazananı Southampton arasında, Londra'daki Wembley Stadyumu'nda oynandı. Liverpool maçı 1-0 kazandı.\n\n\nJean-Louis Touraine\n\n\n1977 FA Charity Shield\n1977 FA Charity Shield, İngiltere'de futbolun yönetim organı olan Futbol Federasyonu (FA) tarafından desteklenen hayır kurumlarına para toplamak amacıyla düzenlenen yıllık futbol yarışması Charity Shield'in 55. organizasyonudur.\nMaç 13 Ağustos 1977'de, 1976-77 Football League First Division şampiyonu Liverpool ile 1976-77 FA Cup kazananı Manchester United arasında, Londra'daki Wembley Stadyumu'nda oynandı. Takımlar golsüz berabere kaldılar ve Charity Shield'ı paylaştılar.\n\n\n1978 FA Charity Shield\n1978 FA Charity Shield, İngiltere'de futbolun yönetim organı olan Futbol Federasyonu (FA) tarafından desteklenen hayır kurumlarına para toplamak amacıyla düzenlenen yıllık futbol yarışması Charity Shield'in 56. organizasyonudur.\nMaç 12 Ağustos 1978'de, 1977-78 Football League First Division şampiyonu Nottingham Forest ile 1977-78 FA Cup kazananı Ipswich Town arasında, Londra'daki Wembley Stadyumu'nda oynandı. Nottingham Forest maçı 5-0 kazandı.\n\n\nAnthony Forster\nAnthony Forster (1941) Ä°ngiliz ressam.\nÇiftlik ve kır resimleriyle bilinen İngiliz ressamıdır.\nEserleri koleksiyonlarda toplanan İngiliz suluboya sanatçısı Anthony Forster 1941’de bir zamanlar çömlekçilerin olduğu kalabalık altı kasabanın dumanlı gökyüzleriyle bozkırları arasında kuzey Staffordshire’daki Smallthorne, Stoke-on-Trent’de doğdu.\n1950'lerde Staffordshire Junior Sanat okuluna \"Portland House\" gidip ordan sonra Queen caddesindeki Burslem Sanat Kolejinde bir başka Smallthorne doğumlu sanatçı Arthur Berry.den temel eğitimini aldı.\n1960 ‘dan 1967’e kadar Burslem, Royal Doulton‘ın prestijli Flambe bölümünde ilk elden dev çömlek sanayisinde tecrübe kazanarak premiere seramik sanatçısı olarak çalıştı. Birkaç yıl Royal Doulton Sanat topluluğunun aktif üyesi olan Forster, çoğu zaman ödül kazanarak topluluğun yıllık sergilerine katıldı.\n1967 ile 1973 arasında Stafford ‘da sanayi devi GEC’in çizim ofislerinde istenen doğru çizimle artistik ustalıklarını bileyen düzen ressamı ve teknik çizer olarak çalışan bir teknik ressamdı.\nMartda karısı Jill ile evlenerek, yeni bir ev, yeni bir işle yeni bir hayata başladığı ve aralıkta yeni kız bebek Stephanie ile 1967 mutlu bir yıldı.\n1970 ağustosunda ikinci çocuk başka güzel bir kız Justine’in gelişini gördü.\n1972 ‘de trajedi genç Forster ailesini vurdu - karısı Jill hastalandı ve Multiple Sclerosis teşhisi konuldu kızları Stephanie ve Justine 4 ve 2. yaşlarındaydı.\nKarısının kötüleşen hastalığı nedeniyle eve daha yakın bir işe gerek olduğuna karar verdiler bu yüzden evlerinden arabayla beş dakikadan daha az olan Etruria ‘nın Simon Hartley's için 1973 den 1977 ‘ye düzen teknik ressamı ( layout draughtsman ) olarak çalıştı.\n1977 ekiminden altı yıl sonrasına kadar Anthony ailesine bakmak için evde kaldı.\nJill 1983 Christmas ‘ından üç gün önce 39 yaşında vefat etti.\n1984 eylülünde sevgili karısı Jill’in hatırasına adanmış kendi ilk büyük tek kişilik sergisi gösterime açıldı. Sergi o zaman Royal Doulton ‘un başkanı olan Sir Richard Bailey CBE tarafından Lyme. altındaki Newcastle’daki Hood ve Broomfield galerisinde açıldı.\nİngiltere’nin en önde gelen öykü (narrative) sanatçılarından doğduğu ülkeye hiçbir zaman aşkını kaybetmeyen olan sanatçı, 2012 yazına kadar Newcastle-under-Lyme'ın bir mil kuzeyinden daha az uzaklıktaki bir bölge olan May Bank’daki kendi stüdyosunda çalıştı ve yaşadı. 2013 ün ocağında ABD'ye bir hareket beklenir.\nForster'in çalışmasının etkileyici gövdesi kuzey Staffordshire kasabalarının manzaralarını, çömlekçileri, ayrıca bozkırları ve onlara bağlı sürekli değişen güzel kırları kapsar. Rüzgârlı limanlardan yuvarlanan meralara , tabloları kır yaşamının basitliğini ve Çömlekçi kasabaların koşuşturmasını çağrıştırarak pek hoş Staffordshire'ın sonsuz cazibesini ve sürprizini aktarır.\n1984 ‘den beri yayıncıları ve temsilcileri olan Hood and Broomfield ile yakın çalışarak Forster yüzlerce resim yaptı. Sınırlı Baskı olarak basılan bu resimlerin çoğu tüm dünyada onun çalışmalarını toplayan binlerce koleksiyoncusuna ulaştı.\nBetween 1989 ile 1994 arasında Royal Doulton herbirisi dört çalışmadan oluşan üç seriden oluşan oniki resim siparişi verdi. İlk dört tabak “Köy Hayatı Village Life“ başlığıyla 1989’da yapıldı. Bunlar koleksiyonerlerce öyle beğenildi ki popüler talebe tepki olarak 1993’de dört tabak daha sunuldu.\nKonu gelişti ve takip eden yıl Forster'in porselen üzerindeki koleksiyonluk resimlerinin sürekli artan temsiline bir ek ve eşdeğer şekilde zevkli “Farmyard Companions“ “Çiftlik Avlusu Yoldaşları“ adlı başka dört tabağı gördü.\nBu son dördü de kendi güzel sanat baskıları \"Signet\"serisini sunan Hood and Broomfield, tarafından basıldı. \nThe book by Michael Doulton ... \"Discovering Royal Doulton\" adlı Michael Doulton ... tarafından kitap 2. dört tabak serisini gösterir ve Burslem, Stoke-on-Trent ‘deki Nile street works’deki prestijli ve dünyaca ünlü \"Flambe\" bölümününde bir zamanlar sanatçısı olduğu ve Forester in uzun süre devam eden işbirliği olduğu yorumunu yapar.\nArtık kendisi North Staffs mekanlarına suluboya resim dersleri vermez ama hala on-line suluboya sınıfını yönetir.\n\n\n1979 FA Charity Shield\n1979 FA Charity Shield, İngiltere'de futbolun yönetim organı olan Futbol Federasyonu (FA) tarafından desteklenen hayır kurumlarına para toplamak amacıyla düzenlenen yıllık futbol yarışması Charity Shield'in 57. organizasyonudur.\nMaç 11 Ağustos 1979'da, 1978-79 Football League First Division şampiyonu Liverpool ile 1978-79 FA Cup kazananı Arsenal arasında, Londra'daki Wembley Stadyumu'nda oynandı. Liverpool maçı 3-1 kazandı.\nGenel\nÖzel\n\n\n1980 FA Charity Shield\n1980 FA Charity Shield, İngiltere'de futbolun yönetim organı olan Futbol Federasyonu (FA) tarafından desteklenen hayır kurumlarına para toplamak amacıyla düzenlenen yıllık futbol yarışması Charity Shield'in 58. organizasyonudur.\nMaç 9 Ağustos 1980'de, 1979-80 Football League First Division şampiyonu Liverpool ile 1979-80 FA Cup kazananı West Ham United arasında, Londra'daki Wembley Stadyumu'nda oynandı. Liverpool maçı 1-0 kazandı.\n\n\nZoryana Skaletska\nZoryana Stepanivna Skaletska (, kızlık soyadı Çernenko (); d. 9 Ağustos 1980), Ukraynalı avukat, aktivist ve siyasetçi. 29 Ağustos 2019 tarihinde Honçaruk Hükûmeti tarafından Sağlık Bakanlığına atanmıştır.\nSkaletska, 2002 yılında Kiev-Mohıla Akademisi Ulusal Üniversitesi'nden mezun oldu. 2002-2006 yıllarında Maria Curie-Skłodowska Üniversitesi'nde okudu ve hukuk alanında doktora yaptı.\nDaha sonra Kiev-Mohıla Akademisi Ulusal Üniversitesi'nde kendisi hukuk dersleri verdi.\nReformların Yeniden Canlandırma Paketi organizasyonunda ve Bakanlar Kurulu altında Reformları Destekleme Merkezi'nde uzmandır.\nSkaletska \"Sağlık Forumu\" kamu kuruluşunun müdürü oldu ve Dünya Tıp Hukuku Derneği üyesiydi.\n\"Ukrayinska Pravda\" gezetesine göre Başkan Volodımır Zelenskıy, 29 Ağustos 2019 tarihinde Sağlık Bakanı adayları ile röportajlar yapmaya devam etti ve aynı gün, Honçaruk Hükûmeti Skaletska'yı Sağlık Bakanı olarak atadı. 31 Ağustos 2019 tarihinde halk hizip lideri Davıd Arakhamya, ZIK kanalında büyük olasılıkla (Sağlık Bakanı) Skaletska'nın yerini (Arakhamya'ya göre hazırlanmak için \"yaklaşık üç aya ihtiyaç duyan\") Mihail Radutskıy ile değiştireceğini söyledi.\n\n\nMischa de Vreede\nMischa de Vreede (17 Eylül 1936 – 12 Mayıs 2020), Hollandalı şair ve yazar. Çalışmalarıyla 1959'da Herman Gorterprijs Ödülü'nü aldı.\nDe Vreede 17 Eylül 1936'da Batavia, Hollanda Doğu Hint Adaları'nda doğdu. Üç çocuklı ailenin tek kızı olup babası papaz, annesi öğretmendi. Hollanda Doğu Hint Adaları'nda yaşadığı geçmiş yaşamı birçok eserinde rol oynayacaktı.\nİlk şiir koleksiyonu olan \"Morgen mooi weer maken\" 1957'de yayınlandı. 1959'da yayınlanan \"Met huid en hand\" (diğer adı: \"De Windroos\") adlı şiir serisiyle Herman Gorterprijs Ödülü'ne layık görüldü. Dönemin ünlü dergilerinden \"Podium\" için kısa hikâyeler yazdı.\n1969'dan itibaren hayatını yazarak kazandı. Vara Radyosu için köşe yazıları hazırladı. \"NRC Handelsblad\" için çocuk kitabında eleştirel konulara yer verdi. Schrijvers Okulu Sempozyumu'nda konuşmacı olarak çalıştı. Ayrıca \"Vrij Nederland\", \"Intermagazine\" ve \"Elégance\" gibi turizm yayınları için seyahat yazıları yazdı.\nSon roman çalışması \"Heilige Dagen\" 2007'de yayınlanırken 2019'da son dergi makalesini yazdı. De Vreede iki kez evlendi iki çocuk annesiydi. 1970'ten itibaren yayıncı Geert Lubberhuizen ile uzun süreli bir ilişkisi oldu. 12 Mayıs 2020'de Amsterdam'da 83 yaşında öldü.\n\n\nJorge Orlando Semería\nJorge Washington Orlando Semería (1944 veya 1945 - 25 Mart 2020), Ekvadorlu doktor ve politikacı.\n25 Mart 2020 tarihinde, 75 yaşında SARS-CoV-2 virüsünün neden olduğu COVID-19 nedeniyle öldü.\n\n\nNino Cassanello\nNino Antonio Cassanello Layana (12 Ocak 1945 - 26 Mart 2020), Guayaquilli profesör ve doktor.\n26 Mart 2020'de 75 yaşında, SARS-CoV-2 virüsünün neden olduğu COVID-19 hastalığı nedeniyle öldü.\n\n\nMenggie Cobarrubias\nDomingo \"Menggie\" Cobarrubias (10 Ağustos 1953 - 26 Mart 2020), yaklaşık 200 televizyon şovunda ve filminde yer alan Filipinli aktör.\nCobarrubias, 1979'daki \"Jaguar\" filmindeki rolü nedeniyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Gawad Urian Ödülü aldı. \"Mauban: Ang Resiko\"'daki performansı nedeniyle 2014 QCinema Uluslararası Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü de kazandı.\nCobarrubias 26 Mart 2020'de pnömoni komplikasyonlarından dolayı 66 yaşında öldü. Ölümünden önce COVID-19 testi uygulandı, ölümünden 5 gün sonra 1 Nisan 2020'de COVID-19 testi pozitif olarak geldi.\n\n\nUşak'ta 1973 Türkiye genel seçimleri\n14 Ekim 1973 Genel Seçimleri Uşak ilinin sonuçları;\n\n\nIto Curata\nIto Curata (2 Kasım 1959 - 26 Mart 2020), Filipinli moda tasarımcısı. Önemli müşterileri arasında Hollywood oyuncusu Sharon Stone, eski Filipin başkanı Gloria Macapagal Arroyo ve Filipinli oyuncu Bea Alonzo vardı.\nCurata, 2006 yılında Miller ile bir çocuk evlat edindi.\nO ve ortağı Miller COVID-19 semptomları nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Curata 26 Mart 2020'de COVID-19 enfeksiyonunun bir komplikasyonu olan pnömoni nedeniyle öldü.\n\n\nÇeçen naharı\nÇeçen naharı, Çeçen ayrılıkçıların planladığı Çeçen İçkerya Cumhuriyeti para birimi.\n1994 yılında İngiltere'de banknotlar 1995 tarihli 1, 3, 5, 10, 20, 50, 100, 500 ve 1000 nahar cinsinden basılmıştır.\nBu para dolaşıma sokulmadı ve Grozni bankasında depolanan neredeyse tüm basılı banknotlar Rus ordusu tarafından imha edildi.\n\n\nOlle Holmquist\n Bert Olav Holmquist (15 Kasım 1936 - 26 Mart 2020), 1960'lardan beri Avrupa müzik sahnesinde aktif olan İsveçli tromboncu.\nHolmquist, 26 Mart 2020'de COVID-19 nedeniyle öldü.\n\n\nDaf Bama Müzik Ödülleri\nThe Daf Bama Music Awards, Daf Entertainment tarafından Almanya'nın Hamburg şehrinde bulunan uluslararası çok kültürlü bir müzik ödülüdür. Ödüller Avrupa, Asya ve Afrika'daki en iyi ve en başarılı müzisyenlere veriliyor.\n\"Daf Bama Müzik Ödülleri\" kategori oluşturma ve en iyi adayları seçme konusunda belirli bir sisteme ve kurala sahiptir.\nÖdüller dört kategoriye ayrılır:\n\n\nAda (bilgisayar virüsü)\nAda, DOS işletim sistemlerini hedef alan bir bilgisayar virüsüdür. Ada ilk olarak 1991'de keşfedilmiştir.\nAda ilk olarak Arjantin'de 1991 yılının Ekim ayında keşfedildi.\nAda, bilgisayar hafızasında saklanan ve dosyaları enfekte eden bir virüstür. Ada genel olarak .COM dosyalarını ve özellikle COMMAND.COM dosyasını hedef alır.\nEnfekte edilmiş dosyaların başında fazladan 2600 byte olur ve dosyanın içine şu yazılar saklanır.\nAda virüsüne yakalanmış bilgisayarların hoparlöründen bazen tıklama sesi duyulabilir ve bu tıklama sesinin frekansı değişkenlik gösterebilir. Enfekte bilgisayalar ayrıca disk dolu olmamasına rağmen \"Disk Dolu\" hatasını gösterebilir.\nAda virüsüne sahip bir bilgisayarın işletim sistemin toplam hafızası 21312 byte'dan 21296 byte'a düşer. Virüslü bir dosya çalıştırıldıktan sonra hafızasının içerisinde kalmaya devam edecek ve diğer .COM dosyalarını da virüs bulaştıracaktır. Ayrıca 08, 21 ve 13 interruptlarını da ele geçirir.\nBir bilgisayara Ada virüsü bulaştırmanın tek bir yolu vardır, o da enfekte olmuş bir dosyayı çalıştırmak. Enfekte dosya birçok kaynaktan gelebilir: floppy diskler, internetten indirilmiş dosyalar ve enfekte olmuş ağlar bunların bazılarıdır.\n\n\nEv işletmeciliği\nEv işletmeciliği, küçük işletme türlerinden biridir. Bu, işletme sahibinin ev ofisinden (SOHO) yönetilir. Lokasyona ek olarak, ev işleri genellikle çok az sayıda çalışanı olmasıyla tanımlanır. Çoğu zaman bu, aile şirketi'ne dönüşür. En yaygın ev işletmeciliği türleri yemek, aksesuar, resim gibi ürün satışları, ayrıca hukuki, tıbbi ve diğer hizmet türleridir. Dünyada tanınan pek çok büyük şirketler ilk olarak ev işletmeciliğinden kurulmaya başlamışdır.\n\n\nEs geschah am hellichten Tag\nEs geschah am hellichten Tag, yönetmenliğini Ladislao Vajda'nın üstlendiği 1958 yılı İsviçre Almanya İspanya ortak yapımı bir filmdir. Senaryoyu Vajda ve Hans Jacoby Friedrich Dürrenmatt ile birlikte kaleme almışlardır. Aynı yıl Dürrenmatt Das Versprechen adlı polisiye romanını yayınlamıştır. Prömiyeri 4 Temmuz 1958'de 8. Berlin Uluslararası Film Festivalinde yapılmıştır.\nÇerçi Jacquier Zürih yakınlarındaki bir ormanda küçük bir kızın cesedini bulur. Cesedi bulduğu yeri polislere gösteren Jacquier, bir anda cinayet şüphelisi haline gelir. O sorguya çekilirken, polis memuru Matthai konuyu araştırmak üzere küçük kızın okuduğu okula gider ve burada bu kızın yaptığı bir resmi keşfeder. Resimde siyah elbise içinde bir dev tasvir edilmiştir. Resimde tasvir edilen diğer objeleri anlamlandıramayan Matthai resmi yanına alıp ofise geri döner. Yakın köyde yaşayan herkes Jacquier'in suçu işlediğine inanmaktadır. Bu baskı da Jacquier'in sorgusunun bir türlü sonlanmamasına yol açar. Nihayet suçunu itiraf eden Jacquier aynı gece intihar eder. Polis memuru Matthai, Jacquier'in bu suçu işlemediğine inanmamaktadır ve geçmişte aynı güzergah üzerinde iki farklı küçük kız cinayetinin işlendiğini tespit eder ve katilin bir seri katil olabileceğini düşünmeye başlar.\nYanındaki resim ile eski arkadaşı psikiyatr Manz'a giden polis memuru, onunla birlikte resmi analiz etmeye başlar. Psikiyatr, resimde katilin tasvir edildiği tezinden yola çıkarak bu kişinin kadınlara karşı bir aşağılık kompleksi olabileceği ve cinayetlere devam edebileceğini söyler. Bunun dışında psikiyatr, katilin çocuk sahibi olmadığının muhtemel olduğunu, aksi takdirde kız çocuklarını öldüremeyeceğini anlatır. Resimdeki belirli işaretleri yorumlayıp, arabanın Graubünden bölgesine ait olduğunu tespit eden Matthai, olayı çözmeyi kafasına koyarak buradaki cinayetlerin işlendiği karayolu üzerinde bir benzinci satın alır ve yanına küçük bir kız çocuğu olan bir kadını işe alır. Matthai'nin amacı bu kız çocuğunu yem olarak kullanarak katili yakalamaktır. Nihayet bir gün küçük kızın elinde çikolatalar gören Matthai, bu çikolataları nereden aldığını sorar ve küçük kızın bu çikolataları bir büyücüden aldığını söylemesi üzerine katil ile buluştuğunu anlar. Bir dahaki buluşmaya hazırladığı oyuncak bebek ile giderek katili yakalar.\n\n\nDaijiro Kato\nDaijiro Kato (加藤 大治郎, \"Katō Daijirō\", 4 Temmuz 1976 – 20 Nisan 2003) Japon profesyonel motosiklet yarışçısı. 2003 Japonya GP'si sırasında Suzuka Pisti'nde geçirdiği ölümcül kazadan iki hafta sonra hayata gözlerini yummuştur.\n\n\n2-Nitrobenzoik asit\n2-Nitrobenzoik asit , CH(NO)COH formülüne sahip bir organik bileşiktir. 2-Nitrotoluenin nitrik asit oksidasyonu ile hazırlanır.\n\n\nVan'da 1973 Türkiye genel seçimleri\n14 Ekim 1973 Genel Seçimleri Van ilinin sonuçları;\n\n\nİşçi Partisi (Malta)\nİşçi Partisi (Maltese: \"Partit Laburista\") \"e\"skiden Malta İşçi Partisi (MLP) olarak da bilinen, Malta'daki bir sosyal demokrat siyasi partisidir. Milliyetçi Parti'nin (PN) yanı sıra, İşçi Partisi Malta'daki iki büyük çağdaş siyasi partiden biridir. Mart 2013 genel seçimlerinden bu yana parti, Malta Temsilciler Meclisi'nde çoğunluktaki parti oldu. İşçi Partisi, Avrupa Sosyalistleri Partisi'nin bir üyesidir ve Aralık 2014'e kadar Sosyalist Enternasyonal'in bir üyesiydi. Parti, yapısına göre demokratik sosyalisttir.\nParti yapıları genel konferans, ulusal yürütme lider ve lider Yardımcıları, parti Kongresi, parti yönetimi, parlamento grubu, meclis grubu, vilayet ve bölge idareleri, yerel komiteler ve şubelerdir.\nGenel Konferans, büyük ölçüde partinin diğer kurucu yapılarından gelen delegelerden oluşur ve partinin en yüksek organıdır. Ulusal Yürütme, parti idaresi ile diğer kurucu yapıların ve koordinatörlerin seçilmiş temsilcilerini bir araya getirir. Parti Kongresi, partinin tüm üyelerinden oluşur ve lideri ile iki lider yardımcısını (biri parti için, diğeri parlamento işleri için) seçer ve partinin geniş politika ana hatlarını belirler. Parti İdaresi, parti lideri, lider yardımcısı ve parti yetkililerinden oluşur. Parlamento Grubu ve Meclis Üyeleri Bölümü, partinin parlamentoda ve yerel meclislerde seçilmiş temsilcilerini bir araya getirir. Parti coğrafi olarak yerel komitelerde (en küçük) ve ilçe ve bölgesel (en büyük) yönetimlerde organize edilir. Son olarak, parti şubeleri kadınlar, gençler, yaşlılar ve adayların bölümlerinden oluşmaktadır.\nPartinin yapılarının resmi olarak bir parçası olmamasına rağmen İP, bir dizi medya ve iletişim kuruluşuna sahiptir. Parti doğrudan haftalık pazar gazetesi \"Kullħadd\"'ın sahibi ve holding şirketi \"One Productions\" aracılığıyla parti, televizyon kanalı \"One\" ve radyo servisi One Radio'nun sahibidir.\nİşçi Partisi, 1921 yılında Imperial Government Workers Union'a bağlı işçi sendika şubelerinden biri tarafından İşçi Odası (Italian: \"Camera del Lavoro\") olarak kuruldu. Grup kulüpleri ve diğer kuruluşlar, Papa XIII. Leo'nun \"Rerum novarum\" eserinin 30. yıldönümü olan 15 Mart 1921'de partinin kurucu toplantısına delege göndermeye davet edildi.\nAlbay William Savona liderliğindeki parti, 1921 ve 1924'te ülkeye kendi kendini yönetme hakkı veren yeni anayasa uyarınca yapılan genel seçimlere itiraz etti. İşçi-Anayasal ittifakı 1927 genel seçimlerini kazandı, ancak İşçi Partisi, %13,9 oy ile yasama meclisinde üç sandalye aldı ve senatoda temsil edilmedi. Strickland başbakan oldu. İşçi lideri Savona başbakan olarak seçilemedi ve İşçi Partisi parlamento grubunun liderliği geçici olarak Albay Michael Dundon'a emanet edildi. Partinin başkanlığı ve parlamento grubunun liderliği Paul Boffa tarafından o yıl ele geçirildi.\nKasım 1945'te yapılan yirmi bir yaşın üzerindeki tüm erkeklerin oy kullanma hakkına sahip olduğu seçimlerde, İşçi Partisi on sandalyeden dokuzunu kazandı. Partinin seçim programı İşçi Partisi tarihinde ilk kez dine atıfta bulunmadı. Boffa hükümeti, Genel İşçiler Sendikası tarafından desteklendi ve senatonun kaldırılması, çoğul oyların kaldırılması ve kadınlara oy kullanma hakkının getirilmesi gibi bir dizi reform gerçekleştirdi. Ancak, İşçi milletvekilleri tersanelerde yapılan toplu işten çıkarmalar nedeniyle Temmuz 1946'da görevlerinden istifa ettiler. Bu arada, Malta'ya özyönetim veren \"MacMichael Anayasası\" tanıtıldı. Labour'un sonraki Ekim 1947 seçimlerine katılımı Genel İşçiler Sendikası tarafından bir kez daha desteklendi. Parti seçimde oyların %59,9'unu ve Yasama Meclisi'nin kırk sandalyesinin yirmi dördünü kazandı. Paul Boffa başbakan olurken, Dom Mintoff başbakan Yardımcısı ve İmar Bakanı oldu. İşçi Hükümeti Malta'da ilk kez gelir vergisi ve sosyal hizmetleri tanıttı.\nİşçi Partisi 1949'da, 1921'de kurulan İşçi Partisi'nin halefi olarak yeniden kuruldu. 1947'den bu yana İşçi Partisi lideri ve başbakan olan Paul Boffa istifa etti çünkü yardımcısı Dom Mintoff ile bir dizi kabine krizine yol açan ciddi anlaşmazlıklar yaşadı. Boffa, Malta Workers Party'i (MWP) oluştururken Mintoff, İşçi Partisi'ni Malta İşçi Partisi olarak yeniden düzenledi. \nMalta İşçi Partisi ertesi yıl Malta Yasama Meclisi için ilk seçimlerine itiraz etti. Eski İşçi Partisi'nin oyları MLP ve MWP arasında eşit olarak bölünmüş ve her birine on bir üye verilmiştir. Bu, Milliyetçi Parti'nin (PN) MWP ile koalisyon halinde yaptığı bir hükümetin kurulmasında hafif bir üstünlüğe sahip olmasına izin verdi. Hükümetin ömrü uzun sürmedi. 1951 ve 1953'te (Malta'da en son koalisyon yönetimi) iki seçim daha yapıldı; bu seçimler hem kısa ömürlü PN-MWP koalisyonları hem de İşçi Partisi'ne artan destekle beraber MWP'nin oylarının payındaki düşüşü gördü.\nMWP sonunda dağıldı ve MLP ilk kez 1955'te bir hükümet kurdu. Bu yasama organında Birleşik Krallık ile entegrasyon konusu hâkim oldu. Sömürge karşıtı bir parti olarak hayatına başlayan parti şimdi \"entegrasyon ya da kendi kaderini tayin etme\" sloganıyla formülün ilk bölümüne doğru eğildi. 1956'da referandum yapıldı, ancak Milliyetçi Parti ve Katolik Kilisesi tarafından çekimserlik ve büyük muhalefet sayısı göz önüne alındığında, sonuç sonuçsuz kaldı. Bu, deniz tersanesindeki bir dizi işten çıkarmayla birlikte Mintoff'un istifasına ve Nisan 1958'de büyük protesto çağrısına yol açtı.\nVali, 1962 yılına kadar süren doğrudan sömürge hükümetini yeniden kurdu. Bu arada, Malta İşçi Partisi'nin üçüncü dünya Bağlantısızlar Hareketi ve sosyalist hareketleriyle olan bağlantıları, partinin İngiliz yanlısı olarak algıladığı ve entegrasyon projesinin başarısızlığının nedeni olan Malta Katolik Kilisesi ile bir fikir ayrılığına yaşamasına yol açtı. Bu, parti gazetelerini okurken, reklam yaparken ve dağıtırken bunun ölümcül bir günah sayıldığı 1961'den 1964'e kadar parti liderliğinin engellenmesine yol açtı.1962 seçimlerinde bu, partinin sandıklarda yenilmesinin yanı sıra Hristiyan İşçi Partisi'nin oluşturulmasıyla bir bölünmeye yol açtı. Kilise ile barış, 1969 yılına kadar Hristiyan İşçi Partisi'nin dağıldığı zamana kadar yapılmayacaktı.  \nMLP bağımsızlık müzakerelerine katıldı, ancak teklif edilenlerle aynı fikirde değildi ve 1964'te bağımsızlığa ulaşıldığında bağımsızlık kutlamalarına katılmamalarına neden oldu. Parti, 1966 seçimlerinde güçlü bir kazanç sağladı; ancak bu onu görevde görmek için yeterli değildi. \nMalta Komünist Partisi'nin kurulduğu 1969'da önemsiz bir bölünme meydana geldi. Bu bölünme, Malta İşçi Partisi ile yerel Katolik makamlar arasındaki ateşkes sonucu meydana geldi. Komünist Parti o zamandan beri sadece 1987 seçimlerine itiraz etti.\nİşçi Partisi 1971 genel seçimini kazandı ve hemen bağımsızlık sonrası askeri ve mali anlaşmaları İngiltere ile yeniden müzakere etmeye başladı. Hükümet ayrıca sosyalist tarzda millileştirme programlarını, ithalat ikame programlarını, kamu sektörünün ve refah devletinin genişlemesini üstlendi. İş kanunları, maaş ödemesine cinsiyet eşitliği getirilerek gözden geçirilmiştir. Medeni hukuk söz konusu olduğunda, medeni (din dışı) evlilik getirilmiş, eşcinsellik ve zina suçsuzlaştırılmıştır. Muhalefet partisi ile kararlaştırılan bir anayasa reformları paketi ile Malta'nın yönetim biçimi 1974'te cumhuriyet oldu.\nİşçi Partisi 1976 seçimlerinde göreve başladı. 1981'de parti, muhalefetteki Milliyetçi Parti salt çoğunluğun üzerinde 4000'den fazla oy almasına rağmen, meclis çoğunluğunu elinde tutmayı başardı. Milliyetçi milletvekillerinin seçim sonucunu kabul etmeyi reddetmeleri ve yasama organının ilk yıllarında mecliste yer almayı reddetmeleri durumunda ciddi bir siyasi kriz yaşandı. Başbakan Dom Mintoff bu eylemi \"sapkın\" olarak nitelendirdi, ancak bu tartışmalı seçim sonuçlarıyla herhangi bir parlamenter demokraside nadir bir eylem değildi. O, parlamento grubuna yeni seçimlerin yapılmasını önerdi, ancak parlamenter grubunun çoğu üyesi teklifini reddetti. Parti liderliğini seçimlerden önce bile bırakmayı düşünen Mintoff, 1984 yılında gönüllü olarak başbakan ve parti lideri görevinden istifa etmiştir (parlamento koltuğunu sürdürmesine rağmen). Aynı yıl yapılan bir Parti Genel Konferansı, parti lideri olarak tartışmasız davranacak Karmenu Mifsud Bonnici'yi atadı.\nMifsud Bonnici yılları, siyasi gerilimler ve şiddet ile karakterize edildi. Anayasa değişiklikleri oyları kullanıldığında ve Ocak 1987'de yürürlüğe girdiğinde bu çıkmaz bozuldu ve bu da oyların salt çoğunluğuna sahip olan partiye, parlamentonun idaresinin verileceğini garanti etti. Bu, o yıldan sonra Milliyetçi Parti'nin hükümete geri dönüşüne zemin hazırladı.\nİşçi Partisi, 1992'de bir sonraki seçimlerde çok kötü performans göstererek yaklaşık 13.000 oy kaybetti. Mifsud Bonnici, kötüleşen sağlık nedeniyle istifa etti ve 26 Mart'ta İşçi Partisi, Alfred Sant'i yeni liderleri olarak seçti.\nParti liderliği seçimlerini kazanan ve ardından partiyi modernleştiren Sant, 1996'da sandıkta zafer elde etti. Sant liderliğinde parti birkaç değişiklik yaptı. Parti, Cottonera'daki eski Macina yerine Hamrun'da yeni İşçi Partisi Genel Merkezi'ni açtı. Parti ayrıca, radyo ve televizyon kanallarına sahip olan ilk Malta siyasi partisi olarak medyada dev adımlar attı.\nSant, 26 Ekim'de Milliyetçi Parti'den 8.000'den fazla oy alarak 1996 seçimlerini rahatça kazanmayı başardı. Parlamentodaki gerekli ilave koltukları temin eden 1987 anayasa değişiklikleri, 1987'de aynı zamanda kullanılmış olmasına rağmen ikinci kez kullanılmalıydı. Aynı değişikliğin 2008 yılında üçüncü kez kullanılması gerekiyordu.\nAncak, sorun büyümüştü. Mintoff, (MLP içinde) bilinen nedenlerden ötürü, İşçi Partisi'nin parlamentodaki tek sandalye farkla çoğunluğu için parlamentoda sorunlar yaratmaya başladı. 1998 yazında, İşçi Partisi, Mintoff'un parlamento grubuna geri dönmesi nedeniyle önerilen Cottonera sahil projesi sonucunda bölünerek koltuk kaybetti. Bu, Başbakan Sant tarafından hükümetine olan bir güvensizlik oyu olarak kabul edildi ve o zamanki cumhurbaşkanına, sonuç olarak artık meclis çoğunluğuna sahip olmadığını bildirdi. Cumhurbaşkanı çeşitli vesilelerle Başbakan Alfred Sant'den yaratılan siyasi kriz için bir çözüm bulmaya çalışmasını istedi, ancak tüm girişimler işe yaramazsa, Sant ve hükümetinin istifasını ve erken seçim çağrısını kabul etmekten başka seçeneği yoktu, seçim 5 Eylül 1998'de yapıldı. İşçi Partisi 13.000 oy farkıyla mağlup edildi.\nMuhalefete geri dönerek, AB üyeliğine karşı başarısız bir kampanya yürüttü ve 'HAYIR' kampanyası 8 Mart'ta Malta'nın Avrupa Birliği'ne girmesi için yapılan referandumu kaybetti (Sant zafer kazanmasına rağmen) ve bir ay sonra 14 Nisan 2003'te yapılan genel seçimlerde bir kez daha 12.000 oy farkla tekrar yenildi. Sant istifa etti, ancak parti liderliği için tekrar aday oldu ve oyların %65'inden fazlasıyla tekrar parti lideri seçildi.\nHaziran 2004'te parti, Avrupa Parlamentosu için ilk beş Maltalı milletvekilinin seçilmesi için yapılan seçimlerde oyların nispi çoğunluğunu elde etmeyi başardı. Parti 3 adayını seçti: Joseph Muscat (daha sonra Glenn Bedingfield ile değiştirildi), John Attard Montalto ve Louis Grech.\n2008'de İşçi Partisi 2008 genel seçimlerinde oyların %48,79'unu alarak üst üste üçüncü kez seçimleri kaybetti. Bu seçimde Milliyetçi Parti'ye sadece 1,580 oy farkı veya %0,5 oranında kaybetti. Seçim kaybının ardından Sant, 10 Mart 2008 tarihinde İşçi Partisi liderliğinden etti.  \nYeni liderin seçilmesinin ilk turu 5 Haziran 2008'de yapıldı. Beş üye bu seçimin adayları olarak itiraz etti: George Abela (eski bir lider yardımcısı), Evarist Bartolo (bir milletvekili ve eski bakan), Marie Louise Coleiro Preca (bir milletvekili ve eski parti genel sekreteri), Michael Falzon (milletvekili ve parti genel başkan yardımcısı) ve Joseph Muscat (Avrupa Parlamentosu milletvekili). İlk turda hiçbir aday %50 + 1 oy alamadı. Bu yüzden 6 Haziran'da en çok oy alan iki aday olan George Abela ve Joseph Muscat arasında yeni bir seçim yapılması gerekiyordu. Muscat, toplam oyların %66,36'sını alarak İşçi Partisi genel başkanlığına seçildi. Meclis'te de seçildi ve 1 Ekim'de muhalefet lideri olarak atandı.\nKasım 2008'de yapılan Olağanüstü Genel Konferans sırasında, partinin resmi adının eski İngilizce adı Malta Labour Party yerine Partit Laburista olacağına karar verildi. Meşale sembolü korunmasına rağmen, önceki amblem değiştirildi.\nHaziran 2009'da parti, Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oyların yüzde 55'ini alarak Sosyalist ve Demokratların İlerici İttifakı ile 3 Avrupa Parlamentosu milletvekili seçti. Bu sonuç Lizbon Antlaşması yürürlüğe girdiğinde ve Malta'ya tahsis edilen koltuk sayısı beşten altıya çıkınca bu, dördüncü Avrupa Parlamentosu milletvekilliği almalarına yol açtı. \nMuscat, 9 Mart'ta Milliyetçi Parti'yi 35.000'den fazla oy farkıyla geçerek 2013 seçimlerini rahatça kazanmayı başardı. İşçi Partisi oyların %55'ini kazandı.\n2014 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde İşçi Partisi 34.000 oy (%53) çoğunlukta kaldı, ancak Milliyetçi Parti, adayı Therese Comodini Cachia'nın dördüncü sandalyesini kaybetti.\n2015 yılında parti, üyelik aidatlarını ödemediği için Sosyalist Enternasyonal'den çıkarıldı.\n2017 yılında, Joseph Muscat genel seçim sırasında yeniden seçildi, İşçi Partisi oy sayımının başlamasından sadece bir saat sonra üst üste ikinci kez net bir ezici zafer kazanacak gibi görünüyordu.\nMuscat liderliğinde Malta'nın bütçe açığı ortadan kalktı, işsizlik tarihi en düşük seviyelere düştü, ve benzeri görülmemiş bir ekonomik büyüme dönemi yaşandı. Bununla birlikte Muscat, siyasi oportünizmle suçlanan, siyasi spektrumun her iki tarafındaki rakamlar; meritokrasi ve çevre hakkındaki sözleri ve yolsuzluk iddialarıyla eleştirildi. 1 Aralık 2019 tarihinde, Muscat, yolsuzlukla mücadele eden gazeteci ve hükümet eleştirmeni Daphne Caruana Galizia'nın öldürülmesinden kaynaklanan 2019 Malta protestoları nedeniyle 12 Ocak 2020'ten sonra yürürlüğe gireceği istifasını açıkladı. Muscat soruşturmayı engellemekle suçlandı. Robert Abela, partinin izlediği önceki politikalarla süreklilik vadederek onun yerine lider olarak seçildi. Parti, Muscat'ın istifası sırasında mecliste çoğunluğa sahip olduğu için, Abela hemen başbakan olacaktı.\n\"Teknik olarak İşçi Partisi lideri olmasına rağmen, onlar sadece görevdeki liderin istifası nedeniyle bu rolü üstlendiler ve göreve seçilerek gelmediler.\"\n\n\nKeith Lyons\nKeith Lyons (7 Mayıs 1952 - 13 Mayıs 2020), Galli-Avustralyalı eğitimci, yazar ve spor bilimleri uzmanı. \nLyons 7 Mayıs 1952'de Buckley, Galler'de doğdu. Eserlerinde sporda performans analizlerine değindi. İlk yayınladığı kitabında Sporda video kullanımı konusunu irdeledi.\nLyons 1992 yılında Cardiff Metropolitan Üniversitesi'nde Notasyonel Analiz Merkezi'ni kurdu. 2002'de Avustralya'ya yerleşerek \nburada Avustralya Spor Enstitüsü Performans Analizi Merkezi kurucu koordinatörü olarak görev yaptı. 2009 yılında Canberra Üniversitesi Spor Çalışmaları Enstitüsü'nün kurucu direktörü olarak hazır bulundu.\nLyons 13 Mayıs 2020'de Braidwood, Yeni Güney Galler, Avustralya'da 68 yaşında öldü.\n\n\nRain on Me (Lady Gaga ve Ariana Grande şarkısı)\n\"Rain On Me\", Amerikalı şarkıcılar Lady Gaga ve Ariana Grande tarafından seslendirilen bir şarkıdır. Gaga'nın altıncı stüdyo albümü \"Chromatica\"nın ikinci single'ı olarak Interscope tarafından 22 Mayıs 2020'de yayınlandı. Dans-pop, disko, house ve elektropop tarzına sahiptir. Gaga tarafından \"gözyaşlarının kutlanması\" olarak tanımlandı ve hayatın zorluklarına karşı devam etme temasını içerdiğini belirtti. Müzik eleştirmenleri tarafından olumlu yorumlar topladı. Kimileri Gaga ve Grande'nin vokal yeteneklerini överken diğerleri de şarkının doğal yüksek temposunu övdü.\nŞarkı \"Billboard\" Hot 100 listesine zirveden giriş yaptı ve Gaga'nın beşinci, Grande'nin ise dördüncü ABD bir numaralı single'ı oldu. Aynı zamanda listeye zirveden giren ilk iki kadın sanatçı düeti oldu ve Grande böylece dört şarkısı da bir numaradan giriş yapan ilk kadın sanatçı unvanını aldı. Ek olarak \"Rain on Me\" Birleşik Krallık, İrlanda, İskoçya ve Singapur'da da bir numaradan giriş yaparken Avustralya, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Finlandiya, Almanya, İtalya, Yunanistan, Litvanya, Hollanda, Yeni Zelanda, Norveç, Slovakya, İspanya ve İsviçre'de ilk 10 arasına girdi. Video klibi Robert Rodriguez tarafından çekildi ve iki şarkıcı da devasa bir arenada üzerlerine bıçak yağarken dans etti.\n\"Rain on Me\" Gaga, Grande, Nija Charles, Rami Yacoub, Burns, Boys Noize ve \"Chromatica\" ana yapımcısı BloodPop tarafından yazıldı. İlk kez Gaga'nın 16 Mart 2020'de \"Paper\" dergisine verdiği söyleşide açıklandı. Şarkıdan o zaman düet olarak bahseden ancak isim vermeyen Gaga, \"dans içerikli ve mesaj içeren bir kutlama şarkısı\" olarak tanımladı. Şarkıdaki konuk sanatçının \"pop dünyasından gözde bir kadın sanatçı\" olarak isim vermeden söylenmesi üzerine Ariana Grande'nin olduğu sonradan ortaya çıktı. İkilinin oturup hayatları üzerinde konuşmaları üzerine şarkının 22 Mayıs 2020'de yayınlanması kararlaştırıldı.\n\"Rain on Me\", 1990'ların müziği etkisi altında kalmış, dans-pop, disko, house ve elektropop tarzlarına sahiptir ve French house techno ve elektronik müzik tınıları içermektedir. Gwen McCrae şarkısı \"All This Love That I'm Giving\" ile aynı bas çizgilerine sahiptir. Do diyez minör notasında, dakikada 123 vuruş tempo ile yazılmıştır. Şarkı yüksek tempolu synth-disko vuruşlarına, yankılı el vuruşlarına, düz bas çizgilerine, funk gitar ve rolling synth'lerine sahiptir.\nGaga'nın vokalleri ile açılan şarkı filtreli house baslar ve fırtına perküsyonları ile devam eder. 90'ların ortasındaki house-pop müziği elementleri ile vokal tekrarları yapılır. Nakaratta ise vuruşlar yükselirken, şarkının normal akışındaki vuruşlar yerine tekno vuruşlar başlar. Vokal doğaçlamalarından sonra ikinci kısma Grande vokalleri ile devam eder ve burada el çırpma vuruşları eklenir. Son nakaratta ise şarkıcılar aynı anda şarkıyı söylerler.\nGaga ve Grande'nin vokalleri \"patlayıcı\" olarak tanımlandı, ve G♯ ve B aralığında değişmektedir. Vokal olarak Gaga, konuşma tekniği ile şarkıyı söylerken Grande, \"kendi imzası olan\" yüksek vokal tekniğini kullanır. Gaga'nın \"gözyaşları kutlaması\" olarak tanımladığı şarkıda yağmur metaforu, acı yerine alkolü kullanma olarak belirtildi. Şarkının ilk kısmında Gaga, hayatın zorluklarından bahsederken Grande ise gerçekliği kabullenme olarak şarkı sözü temalarını işler. \"Elle\" dergisine göre şarkı, \"zorluklar ve güzelliği acıda bulma, kalp kırıklığı ve hayat\" hakkındadır.\n15 Mayıs 2020'de Gaga ve Grande, Instagram ve Twitter üzerinde şarkının kapağını paylaştı ve bir hafta sonra yayınlayacaklarını duyurdu.\n\"Rain On Me\" \"Billboard\" Hot 100 listesine bir numaradan giriş yaparak ABD'de Gaga'nın beşinci, Grande'nin ise dördüncü zirvesi oldu ve aynı zamanda Hot 100 listesine zirveden giriş yapan ilk iki kadın sanatçı düeti oldu. \"Rain On Me\" Gaga'nın \"Born This Way\" ile birlikte zirveden giriş yapan toplamda ikinci şarkısı oldu.\nBirleşik Krallık'ta \"Rain on Me\", UK Singles Chart listesine bir numaradan giriş yaparak burada Gaga ve Grande'nin toplamda altıncı bir numarası oldu. 70,000 satış ile listede geçen haftanın lideri DaBaby'nin \"Rockstar\" adlı parçasından sonra \"Rain on Me\", en büyük açılış haftasını yaşadı ve Birleşik Krallık'ta yedi gün içerisinde toplamda 8.1 milyon dinlenme toplayarak en çok streaming toplayan iki kadın sanatçı düeti oldu. İskoçya'da Scottish Singles Chart listesinde ise \"Rain on Me\", Gaga'nın sekizinci bir numarası oldu.\nİrlanda'da \"Rain on Me\", Irish Singles Chart listesinde zirveden giriş yaparak Grande'nin altıncı, Gaga'nın ise yedinci bir numarası oldu. Aynı zamanda single, 2020'nin en büyük açılış haftasını yaşadı ve Billie Eilish'in \"No Time to Die\" adlı parçasını geride bıraktı. \"Rain on Me\" ile Gaga, dokuz yıl önceki single'ı \"Born this Way\"'den sonra ilk kez listede bir numaraya ulaştı ve Grande ise İrlanda'da ilk 50 arasındaki tüm parçaları ile birlikte Rihanna ile aynı konuma yükselerek listede en çok şarkısı bulunan sanatçılar oldular.\nAvustralya'da \"Rain on Me\", ARIA Singles Chart listesine iki numaradan giriş yaptı ilk 10 arasında ve Gaga'nın toplamda on dördüncü, Grande'nin ise on beşinci şarkısı oldu.\nKrediler Tidal'dan alınmıştır.\n\n\nRain on Me\nRain on Me ÅŸu anlamlara gelebilir:\n\n" } ]